Modern Türklük Araştırmaları Dergisi Cilt 4, Sayı 3 (Eylül 2007) Mak. #36, ss. 18-25 Telif Hakkı Ankara Üniversitesi Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Bir Kırgız Dostuna, Edhem Tenişev e Tazim Bübiyna.O. ORUZBAYEVA Kırgızistan Bilimler Akademisi Gülzura CUMAKUNOVA Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi ÖZET Doç.Dr. Gülzura Cumakunova Kırgızistan Bilimler Akademisi aslî üyesi Ord.Prof.Dr. Bübiyna O. Oruzbayeva ile görüşerek 1971 yılında Akademi Komisyonu üyesi olarak Kırgızistan a gelen ve 1995 yılında sağlık sorunları başlayıncaya dek hiç aralıksız 23 yıl boyunca tatillerini Isık-Köl de geçiren, böylece Kırgız bilim dünyasında sadece bilimsel çalışmalarıyla değil, karakteriyle de unutulmaz izler bırakan E.R. Tenişev ile ilgili izlenimleri aktararak onun çalışmalarının ışığında Kırgız Türkçesini diğer Türk dil türleriyle olan ilişkisini değerlendiriyor. ANAHTAR SÖZCÜKLER E.R. Tenişev, Kırgızistan Bilimler Akademisi, Türk dili, Kırgızca, Lopnor, Sarı Uygur, Fu-Yu Kırgız. ABSTRACT Assoc. Prof. Dr. Gulzura Cumakunova is quoteting impressions about E.R. Tenishev, who came to Kirghizstan in 1971 as a member of Academy Commission and spent his holidays during 23 years in lake Ysyk-Kol and known in Kirghiz since world not only his scientific studies but also his manner, and evaluating relation of Kirghiz Turkish to the other Turkish varieties by interviewing with Ord.Prof.Dr. Bubiyna O. Oruzbayeva member of Scientific Academy of Kirghizstan. KEY WORDS E. R. Tenishev, Scientific Academy of Kirghizistan, Turkish language, Kirghiz Turkish, Lopnor, Yellow Uigur, Fu-Yu Kirghiz.
Edhem Tenişev e Tazim Bübiyna Oruzbayeva -Gülzura Cumakunova 19 Bişkek te bu yıl çok sıcak geçen bir Eylül gününde Akademinin aslî üyesi Profesör Oruzbaeva yı Kırgızistan İlimler Akademisinin ikinci katındaki odasında çalışırken buldum. İlerleyen yaşına rağmen (83) hâlâ çalışmaktan vazgeçmeyen, hâlâ önemli bilimsel etkinliklere katılmayı, kendi doğrularını herkesin yüzüne çekinmeden söylemeyi borç bilen Bübiyna Ece ile daha önce Edhem Tenişev hakkında konuşmak için randevulaşmıştık. Ece nin ( abla bütün Kırgızistan ona bu şekilde hitap ediyor) Edhem Bey ile çok yakın aile dostu olduklarını bildiğimden Modern Türklük Araştırmaları Dergisi nin özel Tenişev sayısı için hatıralarından istifade edecektim. Bübiyna Ece 40 50 yıla dayanan bu dostluğu daha sakin bir atmosferde anlatmak istediğinden midir yoksa bir duvarı tamamen pencere olan odasının sıcağı bunalttığından mıdır, bu sohbeti Akademiye çok yakın olan evinde yapmayı önerdi. Evin dört tarafı tavana kadar kitap dolu olan çalışma odasına geçtik. Beni büyük çalışma masasına oturttu ve kendisi de karşımdaki koltuğa kuruldu. Kendisi zamanında hocam ve tez danışmanım olduğu için Kırgızistan a her gidişimde ilk işim onu ziyaret etmek, ilim dünyasında olan bitenden haber almak olurdu. Bu defa doğrudan Isık Göl e gittiğimden görüşememiştik. Konuşacak çok şeyimiz vardı, fakat o an için önemli olan Edhem Tenişev i birimizin anlatmak, diğerimizin de kaydetmek olduğunu kıvrak zekâsı ile hemen anlayan Bübiyna Ece doğrudan konuya geçti. O anlatıyordu, ben yazıyordum, arada sırada sorduğum sorular bir tarafa bırakılırsa, ben sadece sessizce yazıyordum. İkimiz de ucu ta geçen yüzyılın başına kadar uzanan şerefli, haysiyetli bir hayatın seyrine dalıyorduk. Ben dinliyordum, yazıyordum ve Bübiyna Hanım ın bu yaşında en ufak ayrıntılara, isimlere kadar hatırlayabilen hafızasına da hayranlık duyuyordum. Birden bundan tam 7 yıl önce yine bir Eylül günü Türkiye de İzmir Çeşme de Edhem Tenişev in karşısında oturduğumu hatırladım. Çok beyefendi bir edası ve yüzünden hiç eksik olmayan tebessümü ile o da bana birşeyler anlatıyordu. Ben de karşımdaki adamı son defa görmekte olduğumdan habersiz, bu mücevher gibi şahsiyetlerimizin ilerleyen yaşlarda olduğuna, onlar hakkında çok şey bilmediğimize aldırmadan öylesine oturmuş dinliyordum. Benim Kırgız etnonimi hakkında yeni görüş bildiren Bir Kere Daha Kırgız Etnonimi Hakkında adlı makalemi aldığında, Kırgızca (belki de bütün Türk dilleri) konusundaki her yeniliğe sevindiği gibi sevinmişti. Bübiyna Ece yi dinlerken de hâlâ bu kayıtsızlıktan kurtulamadığımızı, her şeyi hafızasına saklayan bu insanlar göçüp gittiklerinde ilmimizin, tarihimizin bir çok hatırasını kendileriyle beraber götüreceklerini düşündüm ve hüzünlendim. Bübiyna Ece anlatıyordu... Ethem Rahimoviç Tenişev, 20 Nisan 1922 yılında Volga havzasındaki Penza şehrinde hem Tatar kültürüne, eğitimine, hem de Rus Çarlığına büyük emekleri geçmiş, tanınmış bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. 17 18. yüzyıldan itibaren Rus aristokrasisi ile yakınlığı ile bilinen soylu ve varlıklı aileye mensup olan babası
20 Modern Türklük Araştırmaları Dergisi Cilt 4. Sayı 3. Eylül 2007 Rahim Bey aynı zamanda örnek bir Müslüman imiş. Zamanın Rusya sında Tatar soylularına verilen Murza unvanına layık görülmüş. Çarlığa tâbi halklardan üstünlük göstergesi olarak bir tek Tatarlar askere alınırlarmış. Penza da Tenişev ailesine ait caddede köşkleri varmış. Kurdurdukları mektep, medreselerde hem kadınlara, hem erkeklere eğitim verilirmiş. Zamanın önde gelen Tatar ailelerinin çocukları gimnazyumda (özel kolejler) eğitim görürlermiş. Fakat küçük Edhem e ailesinin ve soyunun bu nimetlerinden yararlanmak nasip olmamış. Ekim Devriminden sonra bütün zengin ve soyluların başına geldiği gibi Tenişev lerin de bütün mal varlıkları ellerinden alınır, istimlâk edilir. Aile mensuplarının kimi Türkiye ye, kimi de Çin e Harbin, Şanhay bölgelerine kadar dağılır. Rahim Bey de gözlerden uzak bir yere, Kırgızistan ın güneyindeki Calalabad şehrine göç eder. Ailenin bu şehirde ne kadar kaldığı kesin bilinmemekle beraber küçük Edhem in 1. sınıfa Calalabad da başladığı ve o 3. sınıfa geldiğinde ailesinin tekrar Rusya ya döndüğü biliniyor. Çocukluğunun bu sıkıntılı ve ailesi için hayatî önem taşıyan yıllarını Kırgızistan da geçirmesi Edhem Tenişev in sonradan bu topraklara büyük bir aşk ile bağlanmasına neden olsa gerek. Liseyi Rusya da bitirmiş olan genç delikanlı asker yaşına geldiğinde gözlerindeki astigmat ve miyop yüzünden askerlikten muaf edilir. Lisans öğrenimine de Moskova Demiryolu Enstitüsünde başlar. Fakat daha orta okul, lise çağından itibaren halasının evde verdiği derslerle Arapça eğitimi alması, evde ve yakın çevresinde konuşulan Tatarca, belki de çocukluk döneminde konuştuğu Kırgızcanın da etkisi ile genç Tenişev mühendislikten daha çok dil ile ilgilenir olmuş. Bu ilgi onu Leningrad (şimdiki Sank Peterburg) Üniversitesinin Doğu Bilimler Fakültesine girmesine kadar götürür. Lisans öğrenimi için Voronej şehrinden gelen Elena Aleksandrovna ile tanışması ve evlenmeleri de bu şehirde gerçekleşir. Edebiyat eğitimi alan Elena Aleksandrovna daha sonra Maksim Gorki eserleri üzerine doktora yapar ve bu sahadaki tanınmış uzmanlardan biri olur. Leningrad da A.N. Kononov un yanında çalışma şansına sahip olan genç araştırmacıdaki yetenek ve hırsı fark eden Moskova Dil Bilimi Enstitüsünün Türk Dilleri Bölümü Tenişev i Moskova ya davet eder. Başkanı N.K. Dmitriyev olan Bölümde o zamanlar E.V. Sevortyan, N.A. Baskakov, Ubryatova gibi Türkolojinin ünlü isimleri çalışıyormuş. Elena Aleksandrovna da Maksim Gorki Dünya Edebiyat Enstitüsüne ilmî redaktör olarak işe başlar. Ailenin iş hayatı böyle yaver gitse de, Moskova ya taşınmakla büyük geçim sıkıntısı içine düşmüşler. Kiralık ev bulunmadığından çeşitli üniversite yurtlarında yaşamak zorunda kalmışlar. Edhem Tenişev in ilmî kariyeri de bir taraftan devam ediyordu. S.E. Malov un danışmanlığı altında yazılan Eski Uygur eserlerinden olan Altun Yaruk un gramer
Edhem Tenişev e Tazim Bübiyna Oruzbayeva -Gülzura Cumakunova 21 özelliklerini konu alan yüksek lisans tezini başarıyla savunur. 1949 da Çin de gerçekleşen sosyalist devrim sadece Sovyetler Birliği ve sosyalist kesim için değil, Doğu Bilimleri, onun içinde Türkoloji için de büyük imkânlar yaratan bir dönüm noktası olmuştur. SSCB ile Çin arasındaki sıkı ilişkiler sayesinde Doğu Türkistan bölgesi başta olmak üzere Çin deki Türkleri araştırma imkânı doğar. Devrimin daha ilk yıllarından itibaren birçok Sovyet araştırmacısı Çin e gönderilir. Bunların arasında bulunan Edhem Tenişev de çoktan düşlediği hayallerini gerçekleştirmiş olur. Danışmanı S.E. Malov, 1909 1911 ve 1913 1915 yıllar arasında Radlov un tavsiyesi ile iki kez Doğu ve Orta Asya Araştırmaları Komitesi adına Batı ve Orta Çin de yaşayan Sarı Uygur, Salar, Lobnor kıyısı Türkleri arasında araştırma yapmış, onların dili, edebiyatı, inançları, folkloru, etnografisi hakkında büyük bir malzeme toplamıştı. Bu zengin malzeme daha sonra yayımladığı dergi, kitaplarda 1 bilim dünyasına sunulmuş ve genç Türkologları heveslendirmişti. Malov un birçok açıdan rehber sıfatını taşıyan fikirlerinin içinden Kırgızcanın gelişme tarihi için çok büyük önem arz eden bir görüşünden burada bahsetmek gerekir. Yazık jeltıv uygurov adlı eserinde Sarı Uygurcanın en eski Türk dillerinden biri olduğu görüşünü ortaya attıktan sonra bu dil ile Lobnor ağzı arasında bir bağlantı kuruyor. Son zamanlarda ben Sarı Uygurların dili ile Lobnor dili arasında bir bağlantı kurulabileceğini düşünmeye başladım. Lobnor dili, bana göre bir zamanlar kendi esas kitlesi olan Kırgızcadan ayrılmış ve etrafını saran Uygurcanın etkisi ile bugünkü durumuna kadar gelmiş olan Kırgızcanın bir kalıntısı. Sarı Uygurların dili, belki Kırgız dilinin bundan bir önceki tarihi basamağı olmasın? Sarı Uygurların diline bir Uygur lehçesi demek çok güç, zira biz (Sinjan daki ) Uygurların konuşma dilini de, yazı dilini de (genel olarak Budist edebiyatından) iyi biliriz. Bu, ya çok eski zamanlarda güçlü bir şekilde Kırgızlaşmış Uygur dili ya da bambaşka bir dil olmalı. Lobnor dilini de, Sarı Uygurcayı da Uygur dilinin esas mensubiyetinden ayırt etmek lâzım. Umarım geleceğin Türkologları benim düşüncelerimi daha da netleştirerek, tamamlayarak aynı sonuca varırlar (Malov 1957: 7). Malov un öğrencisi olarak onun bu ve başka fikirlerinden esinlenmiş olmalı ki Tenişev Çin deki araştırmaları için Malov un rotasını tercih etmiş. Lobnor ağzı, Salarlar 1 Skazki jeltıh uygurov. Jivaya starina, god XXI, 1912, SPb,1914; Ostatki şamanstva u jeltıh uygurov, Jivaya starina, god XXI, 1912, SPb, 1914, 61 71; Rasskazı, pesni, poslovitsı i zagadki jeltıh uygurov. Jivaya starina, god XXIII, 1914, SPb, 1915; Drevniye i novıye tyurkskiye yazıki. İzvestiya AN SSSR, C.XI., 2.Vıp. Moskva,1952; Eniseyskaya pismennost tyurkov. Tekstı i perevod. Moskva Leningrad, 1852; Lobnorskiy yazık, Frunze,1956 ; Yazık jeltıh uygurov. Slovar, grammatika, Alama Ata, 1957.
22 Modern Türklük Araştırmaları Dergisi Cilt 4. Sayı 3. Eylül 2007 ve Sarı Uygurlara gidip ayrıntılı çalışmalar yapan Tenişev, bu malzemeleri daha sonra yayımlayacağı Yazık jeltıh uygurov, Salarskiy yazık, Stroy sarı uygurskogo yazıka, O dialektah uyguskogo yazıka Sintzyana, O yazıke kirgizov uyezda Fu yuy (KNR) gibi eserlerinde işlemiştir 2 Tenişev in özel hayatındaki önemli olaylardan biri de iki odalı (bir artı bir) bir dairenin 1959 yılında İlimler Akademisi tarafından tahsis edilmiş olması olmuş. Tek çocuğu olan kızı Ayşa nın Tenişev lerin ev sahibi olmasından bir yıl sonra dünyaya gelmesi de bu olayla bağlantılı olsa gerek. Bübiyna Oruzbayeva ile Edhem Tenişev in tanışmaları ise Edhem Bey in Çin den yeni döndüğü yıllara rastlamış. Dmitriyev in başkanı olduğu bölümde o zamanlar Tenişev araştırma görevlisi (Türkiye deki kavramından çok farklı bir statü) imiş. Dmitriyev in 1954 te vefatından sonra E.İ. Ubryatova, E.V. Sevortyan, N.A. Baskakov ların yürüttüğü bölüm başkanlığı görevini daha sonra E. Tenişev uzun yıllar yürüttü. Edhem Bey, Türk dillerinin çoğunu serbestçe konuşabilen derin bilgisi olduğu kadar beyefendiliği, zarafeti ve alçakgönüllü kişiliği ile de çalışanları ve öğrencileri arasında büyük sempati ve saygı kazanmış bir şahsiyetti. Onun kendi eserleri dışında Yazıki narodov mira ( Dünya Halkları Dilleri ) serisinin Türk dilleri cildinde, Slovar drevnetyurkskogo yazıka, Tatar, Başkurt dillerinin akademik gramerleri v.s. gibi Türkolojinin baş yapıt eserlerinde baş editör olarak görev alması, faaliyetlerini ne kadar kapsamlı ve kalıcı eserlere adadığının göstergesidir. Edhem Tenişev 1971 yılında bir Akademi Komisyonu üyesi olarak Kırgızistan a gelmiş. Kırgız âlimleri onu Isık Köl e götürmüşler, ve bu gidiş onun hayatına Isık Köl adlı vazgeçilmesi güç bir tutkunun girmesine neden olmuş. 1972 senesinden itibaren Edhem Tenişev her tatilini 1995 yılında sağlık sorunları başlayıncaya dek hiç aralıksız 23 yıl boyunca Isık Köl de geçirmiş. Sanırım o bu kısa tatillerinden büyük keyif ve bir seneye yetecek enerji alırdı. Bir defasında eşim Razak Bey le Isık Köl e ziyaretine gittiğimizde, bir çok genç Kırgız arkadaşları ile yüzmeden dönen Edhem Bey i akşam serinliğinde, ince giysilerle ve çıplak ayak gezerken çok enerjik ve neşeli gördüğümde onu Moskova daki hâli ile kıyaslayarak Isık Köl insanları ne kadar gençleştiriyor demekten kendimi alamamıştım. Tabiî ki Tenişev in her gelişine Kırgız dili ve edebiyatı camiasında görüşmeler, ilmî sohbetler, müşavereler, toplantılar ile eşlik edilirdi. Ayrıca o 1997 yılında neşrettiği Drevnekirgizskiy yazık (Eski Kırgız Dili) adlı kitabına da malzeme, fikir toplama 2 E.R. Tenişev (1963) O dialektah uygurskogo yazıka Sintzyana, Tyurkologiçeskiye issledovaniy, Moskva Leningrad; (1963) Salarskiy yazık. Moskva; (1966) O yazıke kırgızov uyezda Fu yuy (KNR), Voprosı yazıkoznaniya, No 7, 88 95; (1997) Drevnakirgizskiy yazık, Bişkek; E.R. Tenişev, B.H. Todayeva, (1966) Yazık jeltıh uygurov, Moskva.
Edhem Tenişev e Tazim Bübiyna Oruzbayeva -Gülzura Cumakunova 23 imkânına sahip olurdu. Zamanında ünlü Kırgız dil bilimcisi Prof.Dr. B.M. Yunusaliyev tarafından ortaya atılmış, fakat o zamanın araştırmalarının el verdiği imkânlar ile sınırlı kalmış Kırgız dilinin gelişme sürecine ayrı ayrı devirler içinde bakma fikri son yıllarda birçok Türkologun yeni araştırmaları ile doğrulanmaya ve tekrar gözden geçirilmeye başlamıştı. Prof.Dr. Tenişev de kendisinin Sarı Uygurların, Lobnor kıyısı Kırgızlarının ve Çin deki Fu Yu Kırgızlarının dilleri üzerine yaptığı araştırmaların sonucu ile bu yönde yapılan S.E. Malov, Ü. Asanaliyev (1964), Hu Zhen Hua ve Guy İmart (1988), L. Cusupakmatov (1983) gibi araştırmacıların da vardığı sonuçlara da dayanarak Kırgızcanın meçhul dönemlerini aydınlatacak malzemelerin artık mevcut olduğu görüşüne varmıştı (Tenişev 1997: 5). Birbirinden bağımsız olarak yapılan bu araştırmaların temel yönüne bakıldığında, Kırgızcanın tarihsel sürecini aydınlatacak yukarıdaki üç kaynak üzerinde yoğunlaştıkları görülür. S.E. Malov ve E.R. Tenişev, Sarı Uygurcayı Kırgızcanın eski durumundan çok etkilenen ve hâlâ o özelliğini koruyan bir dil olarak göstermişler. Sarı Uygurca, Kırgızca ile Uygurca arasında çok eski zamanlara dayanan dil temasını açıkça göstermesi ve Kırgızcanın gelişmesinde meçhul kalmış birçok sayfaya ışık tutabilecek unsurları koruması ile büyük önem taşıyor. Örneğin, Eski Kırgızcanın Çağdaş Kırgızcadan çok farklı fonetik yapıya sahip olduğu, onun bir y dili değil, bir z dili olduğu kanaatine Sarı Uygurcanın Kırgızcayla genetik yakınlığı olan Hakas, Tuva, Şor, Çulım Türkçelerinin verilerini bir araya getirip karşılaştırarak varabilmişlerdir. Son yıllarda Çin Halk Cumhuriyeti nde yaşayan Fu Yu Kırgızlarının dili üzerinde yapılan araştırmalar da B.M. Yunusaliyev in Kırgız dilini üç ayrı devirde inceleme fikrini doğrulayıcı niteliktedir. Fu Yu Kırgızlarının menşei Sibirya da Hakasların yaşadığı bölgeden 1703 yılında Cungar kontayşesi Sevan Rabdan tarafından zorla sürülerek Mançurya nın Heylunsan vilâyetinin Fu Yu ilçesine yerleştirilmiş olan 3000 haneli Kırgızlardan gelir (Çorotegin, Moldokasımov 2000: 76). Fu Yu Kırgızlarının dili bir yandan Sarı Uygurların, diğer yandan da eski Kırgız grubu olarak da bilinen Hakas, Tuva, Şor, Çulım Tatarlarının dilleri ile ortak yanları olan (Cumakunova 2002: 596 606) Kırgızcanın en eski ağzı olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Fu Yu Kırgızcasının Çağdaş Kırgızca ile temel unsurlarda (bilhassa gramerde) görülen aynılığı da ikisi arasında güçlü bir genetik bağ olduğunu inkâr edilemez kılıyor. Edhem Tenişev, Sarı Uygur, Fu Yu Kırgızlarının dilinin Kırgızcayla köklü bağlantısı olduğuna ciddi deliller ile açıklık getiriyor ve Eski Kırgızcanın Türkçenin en eski durumunun temsilcilerinden sayılan Eski Türk Yazıtlarının dili, Sarı Uygurca,
24 Modern Türklük Araştırmaları Dergisi Cilt 4. Sayı 3. Eylül 2007 Tuva, Tofalar, Hakas, Şor Çulım Türkçeleri ile aynı sırada alınabilecek unsurlar taşıdığını ortaya koyuyor. Tenişev in Kırgız diline, ilmine sağladığı büyük katkıları Kırgızistan devleti tarafından da biliniyordu. Kırgızistan ın Yüksek Devlet nişanlarından biri olan Danaker nişanının birincisi Edhem Rahimoviç Tenişev e verilmiştir. Manas destanının 1000. yıldönümü kutlamalarında Tenişev Cumhurbaşkanı A.Akaev in özel konukları arasında yer almıştı. 1995 ten sonra Edhem Tenişev Kırgızistan a, çok sevdiği Isık Köl e gelemedi. Ömrünün son bir kaç yılını yakalandığı amansız hastalıkla uğraşarak geçirdiği biliniyordu. Fakat uzun yıllar fikrini taşıdığı Eski Kırgız Dili kitabını 1997 yılında Kırgızistan da yayımlattı. Kitabında o da tıpkı S.E. Malov gibi Kırgızcanın geçmişi için bir perspektif olarak ele aldığı bu konunun çok daha başında olduğunu ve gelecek kuşakların bu fikri devam ettireceğine inandığını yazıyordu. Umarız onun bu temennisi boşa çıkmayacak ve Kırgızcanın geçmişi layık olduğu şekilde aydınlatılacak, tarihin beyaz sayfalarını aralamada Kırgız halkının yanında olan herkes gibi Ethem Tenişev in ismi de unutulmayacaktır. Kaynaklar ASANALİYEV Ü. (1964) Lobnor tilinin grammatikalık kıskaça oçerki, Frunze. BASKAKOV N.A. (1960) Tyurkskiye Yazıki, Moskva. BATMANOV İ.A. (1963) Sovremennıy kirgizskiy yazık, Frunze. CUMAKINOVA G. (2002) Kırgız Türkçesi. Türkler Ansiklopedisi. Ankara, c.19, 596 606. CUSUPAKMATOV L. (1983) Otnoşeniye kirgizskogo yazıka k sibirskim tyurkskim yazıkam. Frunze, 1983. ÇOROTEGİN T.K., MOLDOKASIMOV K.S. (2000), Kırgızdardın cana Kırgızstandın tarıhı. Bişkek. HU ZHEN HUA, IMART G. (1988) Fu Yu Girgis: A tentative description of the Easternmost turkic language. Univ. of California at Santa Barbara. Kırgız adabiy tilinin grammatikası, Frunze,1980. MALOV S.E. (1952) Drevniye i novıye tyurkskiye yazıki, İzvestiya AN SSSR, c.xi, 2 vıp. Moskva. MALOV S.E. (1956) Lobnorskiy yazık. Frunze. MALOV S.E.(1957) Yazık jeltıh uygurov: Slovar, grammatika, Alma Ata. MALOV S.E.(1952) Yeniseyskaya pismennost tyurkov: Tekstı i perevod, Moskva Leningrad. ORUZBAEVA B.O.(1997) Kirgizskiy yazık, Yazıki mira:tyurkskiye yazıki, Bişkek, 286 289. TINISTANOV K. (1998) Ene tilibiz. C.I II, İstanbul.1998. TENİŞEV E.R. (1997) Drevniy kirgizskiy yazık, Bişkek. TENİŞEV E.R., (1963) O dialektah uygurskogo yazıka Sintszyana, Tyurkologiçeskiye issledovaniya. Moskva Leningrad, 1963. TENİŞEV E.R. (1966) O yazıke kirgizov uyezda Fuüy (KNR). Voprosı yazıkoznaniya, 1966, No7, 88 95. TENİŞEV E.R. (1976) Stroy sarı uygurskogo yazıka, Moskva. TENİŞEV E.R., B.H. TODAEVA (1956) Yazık jeltıh uygurov, Moskva.
Edhem Tenişev e Tazim Bübiyna Oruzbayeva -Gülzura Cumakunova 25 YUNUSALİYEV B.M. (1971) Kırgız dialektologiyası. Frunze. YUNUSALİYEV B.M. (1955) Problema formirovaniya obşenarodnogo kirgizskogo yazıka, Voprosı yazıkoznaniya, No 2, 30 41. Bübiyna.O. ORUZBAYEVA Ord.Prof.Dr., Kırgızistan Bilimler Akademisi, Bşkek Kırgızistan Gülzura CUMAKUNOVA Doç.Dr. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü, Kuzey-batı (Kıpçak) Türk Lehçeleri ve Edebiyatları AD Öğretim Üyesi Adres: Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü, Kuzeybatı (Kıpçak) Türk Lehçeleri ve Edebiyatları AD 06100 Sıhhiye ANKARA / TÜRKİYE E-posta: gulzura@yahoo.com Yazı bilgisi : Alındığı tarih: 15 Ağustos 2007 Yayına kabul edildiği tarih: 5 Eylül 2007 E-yayın tarihi: 2 Ekim 2007 Çıktı sayfa sayısı: 8 Kaynak sayısı: 21