İTFAİYE TEŞKİLLERİ YÖNETMELİĞİ İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak gerçek dostu görendir. Mevlana Türkiye de itfaiyelerin kurumsallaşması için çağdaş bir yasaya ihtiyaç bulunmaktadır. Köklü bir değişiklik yapılmadıkça itfaiye su dağıtan, bahçe sulayan, baca temizleyen kurum dışına çıkamayacaktır. İtfaiye kurumları ile ilgili 23.08.1985 tarih ve 18851 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan İtfaiye Teşkillerinin Kuruluş, Görev, Eğitim ve Denetim Esaslarına Dair Yönetmelik, nihayet Resmi Gazete nin 21.10.2006 gün ve 26326 sayılı baskısında yayınlanarak yürürlüğe girdi. Ancak, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü tarafından İtfaiye Daire Başkanlıklarının da görüşü alınarak yenilendiği belirtilen yönetmeliği, çağdaş bir itfaiye yönetmeliği olarak kabul etmek oldukça zordur. Yeni yönetmelikte birkaç şekilsel değişikliğin dışında yenilik denebilecek bir husus bulunmamaktadır. Kanunların sınırladığı çerçeve içerisinde, yenilikler diyemeyeceğimiz bazı değişiklikler yapılmıştır. Türkiye de itfaiye hizmetlerinin etkinliğinin artırılması ve koordinasyonunun sağlanması, henüz çözülmemiş birçok sorunu barındırmaktadır. İtfaiyelerin daha iyi duruma gelmemesinde en büyük faktör, yasal düzenlemelerdir. Çağdışı diyebileceğimiz yasal düzenlemeler nedeniyle, itfaiye gerçek kimliğine şimdiye kadar ulaşamamıştır. Belediye teşkilatını düzenleyen kanunun 48. maddesinde, itfaiye tali bir birim gibi ele alınmıştır. Halbuki itfaiyenin, dünyadaki gelişmiş ülkelerdeki örneklerine uygun olarak başlı başına ayrı bir kanun ile düzenlenmesi gerekir. İtfaiyelerin kurumsallaşması için yönetmelik değil yeni bir yasa çıkarılmalıdır. Çıkarılan yönetmelik, yürürlükteki çağdaş olmayan kanunların sınırladığı çerçeve içerisinde boğulan itfaiyecilik mesleğini tanımlamayan, sadece çalışma esaslarını açıklayan bir yönetmeliktir. Öncelikle itfaiyecilik mesleğinin kanunla tanımlanması, özlük haklarının iyileştirilmesi, mesleğin, getirdiği riskler göz önüne alınarak yardımcı hizmetler sınıfından ayrılması gerekir. İtfaiyeler özerk olmalıdır. Gerek kanunda, gerekse de yönetmelikte itfaiye teşkilatı, görev ve sorumluluk bakımından belediyelerin iradesine bırakılmış- 119
tır. Halbuki, itfaiye belediyeye bağlı, ancak özerk bir kuruluş olmalıdır. Kadrolarını kendisi tespit etmeli, personelini kendisi seçip almalı ve bütçesini kendisi yapmalı; bu suretle hizmete yönelik teşkilatlanma, personel kadro tespiti ve temini ile personelin ücret ve sosyal haklarını yeterli bir şekilde yerine getirmeli, bunun için de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nda değişiklik yapılarak ayrı bir İtfaiye Hizmetleri Sınıfı oluşturulmalıdır. Avrupa Birliği (AB) ne girmek için bin bir takla atan zihniyet, itfaiyeyi hala sadece yangına su sıkan kurum olarak nitelendirmektedir. Yasal düzenlemelere göre itfaiyemiz, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi önleme, kurtarma, eğitim ve söndürme görevini yapan bir kuruluş değil; yangın söndüren ve belediye başkanının verdiği emirleri yerine getiren bir kurum olarak tarif edilmektedir. Gerçek itfaiye; önce yangını önleyecek tedbirleri aldıran, sonra her türlü kurtarma ve ilk yardımı yapan ve yangını söndüren kurum olmalıdır. Yönetmelikte, itfaiyede görevlendirilecek mühendis ve mimar kadrolarından, proje kontrol ve denetim elemanlarından ve bunların özelliklerinden bahsedilmemektedir. Yenilenen yönetmelikte, itfaiyelerin görevleri sıralanırken, eskiden olduğu gibi Belediye başkanının verdiği diğer görevleri yapar denilmektedir. Anadolu daki birçok itfaiyenin ana görevlerinden biri, belediye başkanının bahçesini sulamak, caddeleri ıslatmak ve resmi dairelerin bacalarını temizlemektir. Yönetmelikte diğer görevler olarak belirtilen, adı konulmayan su dağıtmak, bahçe sulamak, baca temizlemek, hatta bazı şehirlerde kanalizasyon temizlemek gibi görevler itfaiyeye yaptırılacaktır. AB ye girme çabasında olan bir ülkede en azından çağdaş sayılabilecek yeni bir yapılanmaya gidilmeden çıkarılan bu yönetmelikte, sadece isimler değişmekte, itfaiyenin kurumsallaşmasına ilişkin hususlar bulunmamaktadır. Büyükşehirlerde İtfaiye Müdürlüğü yerine Daire Başkanlığı getirilmiştir. Sanki çok gerekliymiş gibi, yılların itfaiye müdürlükleri daire başkanlığına dönüştürülmekte ve daire başkanlığına bağlı birçok müdürlük kadrosu oluşturulmaktadır. Paris, Londra, Tokyo, Newyork gibi metropollerde itfaiye müdürlükleri korunurken, Türkiye de büyükşehir olarak adlandırılan birçok şehirde daire başkanlığına geçilmesi, itfaiye için bir yenilik değil, yılların geleneğini ortadan kaldırmaktır. İtfaiyelerin çağdaş itfaiye düzeyine gelebilmesi için yeniden yapılanması gerekir. Şekilsel olarak yapılan bazı değişiklikler hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Öncelikle eleman alma ve itfaiyeci olma esasları yönetmelikte açık olarak yer almalıdır. Yönetmelik taslağında itfaiyeci olacaklar için, Sağlık açısından kapalı mekan, dar alan ve yükseklik gibi fobisi olmamak kaydıyla itfaiye teşkilatının 120
çalışma şartlarına uygun olmak denilmekte; en az lise veya dengi okul mezunu olunması istenerek, en az 167 cm boy ve 25 yaş sınırı getirilmektedir. Sürücü belgesine sahip olma, yüzme bilme şartları ve itfaiyeciliğe uygun sportif özelliklerden bahsedilmemektedir. Sürücü belgesi şartı getirilmemesi, ileride problemlere neden olacaktır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, belediyelerde genellikle yeni eleman yerine belediyenin başka müdürlüklerindeki elemanlar itfaiyeye gönderilmektedir. İtfaiyede çalışanlar devlet memuru olduğu için polis, asker, sağlık memuru gibi özel kadrosu olmadığından, başka müdürlüklerden buraya sürekli nakil yapılacak ve istenen gerekler karşılanmayacaktır. Diğer taraftan, itfaiyeci olmak için belirtilen koşullar yeterli değildir. Yönetmelikte görev tanımları değil, unvan tanımları yapılmıştır. Halbuki unvan değil görevler tarif edilmelidir. Eğitimci, merdivenci, keşifçi, ekip başı, makinist, kurtarmacı, telsizci vs. gibi görevlerde personelden istenen özellikler üzerinde durulmalıdır. İtfaiyecinin öncelikle sağlıklı olması gerekir; kapalı mekan, dar alan, yükseklik fobisi olmamasının istenmesi yeterli değildir. Yangın, su baskını, doğal afetler, can kurtarma ve enkaz kaldırma gibi itfaiye olaylarına müdahale etme, bu olaylara neden olabilecek etkenleri ortadan kaldırma ve önlem aldırma görevleri, itfaiye teşkilatlarında çalışacak elemanlar için önemli ayrıcalıklar getirmektedir. Bu da itfaiyecinin sosyal yapısı, kültürel durumu, fiziksel üstünlükleri, beden ve ruh sağlığı ile ilgilidir. İtfaiyecinin geçmişteki şikâyetlerinin saptanması, tansiyon ve nabız sıklığı ölçümü, görüş, işitme ve renk testi, ergometre ve akciğer işlevleri testi, idrar testi, göğüs kafesi röntgenleri, solunum organlarıyla ilgili hastalıkların kontrolü, alkol ve madde bağımlılığı gibi çok sayıda muayene ve testten geçirilmesi gerekir. Bunların kabul edilebilecek sınırları yönetmelikte belirtilmelidir. Bunlara ilave olarak, bütün gelişmiş ülkelerde uygulanan spor testleri yapılmalıdır. Bırakın yüzme bilmesini, çöldeki ülkeler bile göreve yeni alınacak itfaiyecilerin 10 m dalabilmesini zorunlu kılar. Deniz, göl, nehir kenarı gibi yerlerde bulunan bir şehirde görev yapan itfaiyecinin yüzme bilmemesi düşünülmemelidir. İtfaiyeye alınan elemanlar; 100 metrelik mesafeyi 15 saniyede koşabilmeli, 90 saniye içinde 25 kez diz büküp doğrulabilmeli, dinlenme yapmadan en az 10 kez şınav çekebilmeli, bir barfikste arka arkaya beş kez çene seviyesine kadar çekilebilmeli, 60 kg lık bir kütleyi kaldırıp, sırtında durmadan 50 m mesafeye taşıyabilmeli, sağ ve sol ele alınan iki bağ hortumu tutarak 1 m yüksekliğinde 10 cm enindeki bir duvar veya kalas üzerinde 10 m 121
kadar yürüyebilmeli, 1.50 m yükseklikten atlayabilmeli, 1 dakika süreyle nefesini tutabilmeli vs... Birçok ülkede bu kriterlerin de çok üzerinde özellikler istenmektedir. Yönetmelik yenilenirken değişen ne oldu diye bakıldığında, bazı detayların dışında radikal bir değişikliğin olmadığını görüyoruz. Kaynak aktarma zorunluluğu yok, eğitimi kimlerin yaptıracağı yok, bu yönetmeliğe uyulmaması durumunda ne olacağı yok. Bu yönetmeliğe göre daha önce olduğu gibi itfaiyeler belediye başkanının inisiyatifine bırakılmıştır. Belediye başkanı istediği kadar kaynak ayırır, istediği personeli itfaiyeye alır, istediğini itfaiyeden gönderir. Diğer taraftan, önemli olan yönetmeliklerin çıkarılması değil uygulanmasıdır. 1985 yılından bu yana yürürlükte olan 18851 sayılı yönetmeliğin 7. maddesine göre, itfaiye müdürü olabilmek için en az 18 yıl itfaiyede görev yapma zorunluluğu bulunmaktadır. Son 20 yıl içerisinde, bu esasa göre müdür atanan bir şehir göstermek çok zordur. Yine aynı düzen devam edecektir. Yönetmelikte yazıldığı halde uygulanmaması da, yönetmeliğin ciddiyetini kaybettirecektir. Yönetmelikte İtfaiye hizmetlerinin desteklenmesine ihtiyaç duyulan yerlerde 9.10.2005 tarihli ve 25981 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliği hükümlerine göre gönüllü itfaiye teşkilleri kurulabilir deniliyor. Peki, gönüllü itfaiyecilik nedir, kimler gönüllü itfaiyeci olabilir, kim bu teşkilleri kurabilir, nasıl çalışırlar; açıklama yok. Bir gönüllü itfaiyeci olay yerinde yaralanırsa veya hayatını kaybederse kim sorumlu olacak? Sivil Savunma Genel Müdürlüğü nün en önemli görevlerinden biri gönüllüleri organize etmek olmalı. Sadece gönüllü itfaiyecilik ile ilgili bir yönetmelik hazırlanması, ayrıca taslak yönetmelikte, gönüllü itfaiyecilerin Sivil Savunma Genel Müdürlüğü tarafından organize edileceği ve belediye itfaiyeleri ile çalışacaklarının belirtilmesi daha uygun olurdu. İtfaiye okulları var, ancak itfaiye okulu mezunları ile ilgili hiçbir husus yok. Taslakta, teknik lise mezunları gibi tercih konusu belirtilmesine rağmen, bu bile yönetmelikten çıkarılmış. Bu yönetmelikte, itfaiyeci olabilmek için İtfaiye Meslek Yüksek Okulu mezunu olunmasının şart koşulması gerekirdi. Polis okulunu bitirmeyen polis olabilir mi? Sağlık meslek okulunu bitirmeyen sağlık görevlisi olabilir mi? İtfaiyecinin de itfaiye okulunu bitirmeden itfaiyeci olmaması gerekir. Yönetmelikte rütbe değişimleri için sadece itfaiyede çalışma süresi kriter olarak yazılmış. Oysa üst rütbelere atanabilmek için, gelişmiş ülkelerde uzun süreli kurslarda başarılı olma şartı bulunmaktadır. Sivil Savunma Genel 122
Müdürlüğü nün görevlerinden biri de bu kursları düzenlemek olmalıdır. Sivil Savunma itfaiyenin görevlerini yapmamalı, sivil gönüllüleri organize etmeli, onlar için itfaiye eğitimleri ve terfi kursları düzenlemelidir. Türkiye deki itfaiyeler için çok söz söylemek, daha doğrusu Türkiye de itfaiye yok demek mümkün. İtfaiyeler ile ilgili kanun çıkarılarak özel statü oluşturulmadan itfaiyecilik mesleğinden söz edilemez. Mevcut kanunlara ve yönetmeliklere göre itfaiyelerin kurumsallaşması mümkün değildir. Yönetmeliklerdeki şekilsel değişiklikler itfaiyecilerin problemlerini çözemez, özlük haklarını düzenleyemez. Bana göre değişen hiçbir şey olmamıştır. 123