Coğrafya : Topografya : Dağlar :



Benzer belgeler
ELAZIÐ BELEDÝYESÝ STRATEJÝK PLANI

ŞANLIURFA YI GEZELİM

Yazar Administrator Perşembe, 26 Nisan :25 - Son Güncelleme Cumartesi, 19 Mayıs :22

BİRECİK İLÇEMİZ Fırat ta Gün Batımı

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:


DOĞU ANADOLU BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:

EDİRNE UZUNKÖPRÜ DOĞAL ORTAMI TEMİZ HAVASI İLE SÜPER BİR YAŞAM BURADA UZUNKÖPRÜ DE. MÜSTAKİL TAPULU İMARLI ARSA SATIŞI İSTER YATIRIM YAPIN KAZANIN

MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI

KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA GEZİMİZ

Başkale nin Tarihçesi: Başkale Coğrafyası:

1- Çevresine göre alçakta kalmış ve vadilerle derin yarılmamış düzlüklere ne denir?

SARAY Saray İlçesinin Tarihçesi:

Eşref Atabey Türkiye de illere göre su kaynakları-potansiyeli ve su kalitesi eserinden alınmıştır.

COĞRAFYA ARAZİ KULLANIMI VE ETKİLERİ ASLIHAN TORUK 11/F-1701

Şimdiye kadar özelliklerini belirtmeye çalıştığımız Kütahya Yöresi'nin kuzey kesimi içerisinde de farklı üniteler ayırd etmek mümkündür.

ELAZIĞ İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI

2016 Özalp Tarihçesi: Özalp Coğrafyası: İlçe Nüfus Yapısı: Yaş Grubu Erkek Kadın Toplam 0-14 Yaş Yaş Yaş Yaş Yaş

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı

MEKANSAL BIR SENTEZ: TÜRKIYE. Türkiye nin İklim Elemanları Türkiye de İklim Çeşitleri

Beşparmak, Karakümes ve Marçal Dağları'ndan oluşan dağlara "Batı Menteşe Dağları" denir.

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti

Çaldıran daha önceleri Muradiye İlçesinin bir kazası konumundayken 1987 yılında çıkarılan kanunla ilçe statüsüne yükselmiştir.

2016 Başkale nin Tarihçesi: Başkale Coğrafyası:

Fiziki Özellikleri. Coğrafi Konumu Yer Şekilleri İklimi

COĞRAFİ YAPISI VE İKLİMİ:

MENTEŞE YÖRESİ Kıyı Ege Bölgesinün Büyük Menderes Oluğu güneyinde kalan kesimine "Menteşe Yöresi" denilmektedir. 13. yüzyılda Manteşe yöresi

KURTALAN İLÇESİ. Siirt deki Kültür Varlıkları

MANİSA İLİ, ŞEHZADELER İLÇESİ, YUKARIÇOBANİSA MAHALLESİ, PARSEL: /1000 ÖLÇEKLİ UYGULAMA İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU

MANİSA İLİ SARUHANLI İLÇESİ

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

Finlandiya nın Tarihçesi

Tarım, yeryüzündeki belli başlı üretim şekillerinden en gerekli ve yaygın olanıdır. Tarımın yapılış şekli ve yoğunluğu, ülkelerin gelişmişlik

KÜTAHYA ADININ KÖKENİ VE TARİHİ

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

COĞRAFİ KONUM ÖZEL KONUM TÜRKİYE'NİN ÖZEL KONUMU VE SONUÇLARI

III.BÖLÜM A - KARADENİZ BÖLGESİ HAKKINDA

COĞRAFİ FAKTÖRLERDEN YERŞEKİLLERİNİN HARPUT UN KURULUŞU, GELİŞMESİ VE ŞEHRİN YER DEĞİŞTİRMESİ ÜZERİNE OLAN ETKİLERİ

Adıyaman'ın İsmi Nereden Geliyor?

BİRECİK REHBER KİTAP. Birecik Turizm Envanteri Projesi T.C. BİRECİK KAYMAKAMLIĞI 2011

Herhangi bir noktanın dünya üzerinde bulunduğu yere COĞRAFİ KONUM denir. Coğrafi konum ikiye ayrılır. 1. Matematik Konum 2.

SEYİTÖMER LİNYİT ÇIKARIM SAHASI

TARİH BOYUNCA ANADOLU

ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI ŞENKAYA İLÇE MERKEZİNİN MEKAN OLARAK DEĞİŞTİRİLMESİ PROJESİ ONUR PARLAK TUĞÇE YAĞIZ

GAZİANTEP İN TARİHÇESİ Gaziantep tarihinin oluşumunda ve niteliğinde yer unsurunun önemi büyüktür. Bölgenin, ilk uygarlıklarının doğduğu, Mezopotomva

COĞRAFYANIN PUSULASI HARİTALARLA COĞRAFYA 2018 KPSS BAYRAM MERAL

Ö:1/ /02/2015. Küçüksu Mah.Tekçam Cad.Söğütlü İş Mrk.No:4/7 ALTINOLUK TEL:

2011 YILINDA DOĞU ANADOLU BÖLGESİN DE URARTU BARAJ, GÖLET ve SULAMA KANALLARININ ARAŞTIRILMASI ALİKÖSE KANALI

ÖSYM. Diğer sayfaya geçiniz KPSS / GYGK-CS

BÖLÜMLERİ: - 1. Adana Bölümü - 2. Antalya Bölümü YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ: AKDENİZ BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: Akdeniz Bölgesi

Doğal Su Ekosistemleri. Yapay Su Ekosistemleri

B A S I N Ç ve RÜZGARLAR

Ilgın Sahip Ata Vakıf Hamamı. Lala Mustafa Paşa Külliyesi ve Cami. Ilgın Kaplıcaları. Buhar Banyosu

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

MURADİYE Nüfus Erkek Kadın Toplam Gürpınar Oran %52 % Kaynak: Tüik

MANİSA İLİ ŞEHZADELER İLÇESİ KARAAĞAÇLI MAHALLESİ TEKNİK TARIM ÜRÜNLERİ İTH. İHR. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi

Edirne Köprüleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

BÖLGE KAVRAMI VE TÜRLERİ

Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları

GÖLMARMARA MAHALLESİ, 234 ADA 1 PARSEL VE ÇEVRESİNE AİT

MANİSA İLİ SARUHANLI İLÇESİ

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

PERVARİ İLÇESİ. Siirt deki Kültür Varlıkları

SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER

BURDUR-YASSIGÜME KÖYÜNÜN, FİZİKİ COĞRAFYA AÇISINDAN, ÇEVRE SORUNLARI

TÜRKİYE EKONOMİSİ. Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü. Ankara

GÖÇ DUVARLARI. Mustafa ŞAHİN

59 UNCU TOPÇU EĞİTİM TUGAY KOMUTANLIĞI ERZİNCAN

DEVLETİN ADI: Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı BAŞŞEHRİ: Londra YÜZÖLÇÜMÜ: km2 NÜFUSU: RESMİ DİLİ: İngilizce

Silivri Nüfus Bilgileri Yıl Toplam Kadın Erkek

COĞRAFYA-2 TESTİ. eşittir. B) Gölün alanının ölçek yardımıyla hesaplanabileceğine B) Yerel saati en ileri olan merkez L dir.

128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ AÇIKLAMA RAPORU

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI COĞRAFYA

-İÇİNDEKİLER- 1.1.ANTALYA Tarihi Nüfus PLANLAMA ALAN TANIMI PLAN KARARLARI... 7

EGE BÖLGESİ BÖLGENİN YERİ VE SINIRLARI

AKHİSAR ( MANİSA ) NAZIM İMAR PLANI AÇIKLAMA RAPORU

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Orta Asya Tarihine Giriş

Muhteşem Pullu

Murat TÜRKEŞ ve Telat KOÇ Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü, Çanakkale

SİVRİCE-MADEN YÖRESİNİN MEVZİİ COĞRAFYASI

Neden Malatya ya yatırım yapmalı

VAN OVASININ İKLİM ÖZELLİKLERİ. Doç. Dr. Ejder KALELİOĞLU GİRİŞ

İTALYA. Sanayi,Turizm,Ulaşım

ÜLKELER NEDEN FARKLI GELİŞMİŞLERDİR

[vc_row][vc_column][vc_column_text css=.vc_custom_ {marginbottom: 10px!important;} ]

T.C. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Düzce Yatırım Destek Ofisi Yatırıma Uygun Turizm Alanları Raporu Sektörel Raporlar Serisi IX

PLAN AÇIKLAMA RAPORU

B-) Aşağıda verilen sözcüklerden uygun olanları ilgili cümlelere uygun biçimde yerleştiriniz.

Atoller (mercan adaları) ve Resifler

İdari Durum. İklim ve Bitki Örtüsü. Ulaşım

KAYACIK KÖYÜ HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kayacık Köyü nün isminin kaynağı hakkında iki rivayet bulunmaktadır. Bunlar şöyle açıklanabilir.

PLAN AÇIKLAMA RAPORU

2. İstanbul Boğazı 31 kilometre uzunluğundadır. 3. İstanbul Boğazı Asya ve Avrupa yı birbirinden ayırır. 4. İstanbul Boğazını turistler çok severler.

sonra Türkiye deki şehirli nüfus, toplam nüfusun yarısını geçmiştir. TÜİK in 2017 verilerine göre şehirli nüfus oranı %92,5 dir.

1 : ÖLÇEKLİ TÜRKİYE MÜLKİ İDARE BÖLÜMLERİ HARİTASI VE YÜZÖLÇÜMLERİ

TÜRKİYE NİN İKLİMİ. Türkiye nin İklimini Etkileyen Faktörler :

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

KÜNYE İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ SUNUŞ BİNGÖL... BİNGÖL HAKKINDA... GENEL BİLGİLER YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ... BİNGÖL HAVALİMANI...

TÜRKİYE DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI KORUMA ENVANTERİ ENV. NO. SİT ADI

Transkript:

Elazığ ili, Doğu Anadolu Bölgesinin güneybatısında, Yukarı Fırat Bölümünde yer almaktadır. 9153 Km2 yi bulan yüzölçümü ile Türkiye topraklarının % 0 12 sini oluşturmaktadır. 40 0 21 ile 380 30 doğu boylamları, 38 0 17 ile 39 0 11 kuzey enlemleri arasında kalan İl, doğudan Bingöl, kuzeyden (Keban Baraj Gölü aracılığı ile) Tunceli, batı ve güney batıdan (Karakaya Baraj Gölü aracılığıyla) Malatya, güneyden ise Diyarbakır illerinin arazileri ile çevrilidir. İl, merkez ilçe ile birlikte 11 ilçe, 537 köy ve 709 mezra yerleşmesinden oluşmaktadır. Coğrafya : Elazığ ili, Doğu Anadolu Bölgesinin güneybatısında, Yukarı Fırat Bölümünde yer almaktadır. 9153 Km2 yi bulan yüzölçümü ile Türkiye topraklarının % 0 12 sini oluşturmaktadır. 40 0 21 ile 380 30 doğu boylamları, 38 0 17 ile 39 0 11 kuzey enlemleri arasında kalan İl, doğudan Bingöl, kuzeyden (Keban Baraj Gölü aracılığı ile) Tunceli, batı ve güney batıdan (Karakaya Baraj Gölü aracılığıyla) Malatya, güneyden ise Diyarbakır illerinin arazileri ile çevrilidir. İl, merkez ilçe ile birlikte 11 ilçe, 537 köy ve 709 mezra yerleşmesinden oluşmaktadır. Topografya : Dağlar : Elazığ, doğusundan, batısından ve güneyinden, Güneydoğu Torosların batı uzantıları ile çevrili olup, Güneydoğu Toroslar, Malatya ili sınırları içinde doğuya doğru uzanarak Elazığ dan geçer. Van gölünün güneyine doğru kıvrımlar halinde devam ederek ülkemizin sınırlarını terk ederler. Bu dağların en yüksek noktasını İl in batısındaki Hasan Dağları (2118 mt) oluşturur. Hasan Dağının güneyinde Bulutlu Dağı (2004 mt.), Karga Dağı (1925 mt.) ve Kamışlık Dağı (2016 mt.) yer alır. Elazığ ovasının güneyinde bulunan Meryem Dağının yüksekliği 1490 metredir. Sıra dağlar Elazığ ovasının kuzeyinde, yeniden yükselir. Beydoğmuş yöresinde 1724 metreye çıkarak, Keban Barajı çöküntü alanına dek sürer. Çöküntü alanından sonra doğuya doğru, önce Asker Dağını, sonra Palu İlçesinin doğusunda Gökdere Dağını oluşturur. Kuzeye doğru açılarak İl in Bingöl ile olan sınırını çizer. Burada bulunan Karaboğa dağlarının en yüksek noktaları, Elazığ İl sınırları içinde kalır. Hazar Gölünün kuzeyinde 2140 metre yüksekliğindeki Mastar Dağı yer alır. Güneyinde ise en yüksek dağ silsileleri Hazar baba (2230 metre) dağını meydana getirir. Nehirler : Elazığ, akarsu havzası açısından açısından İlin güney kesimi dışında bütünü ile Fırat Havzası içinde kalmaktadır. Fırat Havzası, Basra Körfezi Havzası nın bir parçasıdır. Fırat Irmağı ile anılan havzanın sularını boşaltır. Fırat Doğu Anadolu nun en önemli akarsuyudur. Keban ilçesine kadar olan bölümü başlıca iki ana koldan oluşur. Bunlar Karasu ve Murat Nehirleridir. Elazığ ilinin sularını ise Murat ve onun kolları boşaltır. Murat Nehri : Murat nehrinin Palu İlçesi civarında Keban Baraj Gölü ne karıştığı noktaya kadar olan uzaklığı yaklaşık 500 Km.dir. 42000 km2 lik akaçlama havzasıyla, Fırat ın en önemli koludur. İlk kaynaklarını İl sınırları dışından, Van Gölünün kuzeyindeki Aladağ ın kuzey eteklerinden alır. Gülizar Yaylalarından gelen pek çok suyuda toplar. Murat nehri, Ağrı dan geçtikten sonra Güneybatıya yönelir. Bingöl ün Genç İlçesini geçerek Elazığ topraklarına girer. Sürekli batı yönünde akarak Palu ilçesine ulaşır ve Keban Baraj Gölüne dökülür. Fırat Nehri : Fırat nehrinin kolları olan Murat Irmağı ile Karasu, Keban İlçesinin kuzeyinde birleşir. Bu noktadan sonra oluşan Fırat Nehri, önce güneybatı yönünde akar. Keban İlçesinin Dummu yöresinden sonra Elazığ-Malatya İl sınırlarını oluşturacak şekilde geniş bir yay çizer ve Elazığ-Diyarbakır sınırına kadar gelir. Toplam uzunluğu 2800 Km. dir. Dicle Nehri : Hazar Gölü nün Güneydoğusundan süzülen sular, Dicle Havzasının üç deresinden biri olan Behremaz Deresi ile birleşerek Dicle Nehrinin ilk kaynağını teşkil eder. Maden dağlarından ve Behramaz ovasının ortasından kuzeydoğu yönünde akan nehir, önce doğuya, sonra güneydoğuya yönelerek Maden İlçesini geçer ve İl sınırları dışına çıkar. Peri Çayı : Murat nehrinin en önemli kollarından biridir. Saniyede ortalama 100-200 m3su akıtan Peri Çayı, Bingöl ün Şeytan dağlarından doğar. Munzur dağlarından çıkan Munzur suyu ile birleşerek İl sınırlarımız içerisinde Murat Nehrine katılır. Ovalar :

Elazığ İlindeki ovalar genellikle depresyon alanlarına karşılık gelmektedir. Bu çöküntü alanlarının akarsuların taşıdığı maddelerle dolması sonucu oluşmuşlardır. Genellikle alüvyal topraklarla kaplı bu verimli ovaların, İl tarımında önemleri büyüktür. Elazığ Ovası : Güneybatı- kuzeydoğu yönünde uzanan küçük bir depresyondur. Denizden yükseltisi 1000-1050 m.dir. 36 Km2 lik alanı kaplayan ova, bir çöküntü havzasının alüvyonlarla dolması sonucunda meydana gelmiştir. Ovanın kuzeyinde üzerinde tarihi Harput şehrinin yer aldığı eski bir aşının yüzeyine karşılık gelen geniş dalgalı yüksek bir düzlük bulunur. Elazığ Ovası, yükselmiş, yükselirken çarpılmış ve genel olarak güneye meyilleşmiş bu yontukdüz (Penelen) sahasından dik yamaçlarla ayrılmıştır. Ovayla bu yontukdüz arasındaki yamaçların dik oluşu ovanın kuzeyinde çok belirgin birikinti konilerinin meydana gelmesine yol açmıştır. Etrafı dağlarla çevrili ova güneye doğru eğilimlidir. Elazığ ovasının sularını Uluova ya taşıyan Elazığ Deresi, Gümüşkavak boğazından geçer. Ovayı, Uluovadan ayıran eşik güneybatıda yer alan Meryem Dağı ile birleşir. Meryem Dağı ile Elazığ ovasının batı ve kuzeybatısındaki Sarını (Cip Çayı) suyunun direne ettiği Kuzova dan ayıran bir tepelik alan yer alır. Bugün Elazığ kentinin kurulmuş olduğu ova, gerçekte geniş depresyon dizilerinden biri olan Uluovanın bir parçasıdır. Uluova : Güneydoğu Torosların uzanış yönüne bağlı ve Hazar depresyonuna paralel olarak, Güneybatı-Kuzeydoğu yönünde uzanır. Elazığ ın en geniş ovasıdır. Kuzeyden kırık hatlar halinde uzanan, yükseltisi az Karakaya dağları ile çevrilidir. Güneyden Çelemlik, Mastar ve Kamışlık dağları dizisi ile sınırlanmıştır. Kuzeydoğuda Keban Baraj gölüne kadar uzanır. Ovanın uzunluğu yaklaşık 56 Km., genişliği l5 Km. kadardır. Yüzölçümü 325 Km2 yi bulur. Yükseltisi azalarak Keban Baraj Gölüne kadar sokulan bu ova, kalın bir alüvyal toprak tabakası ile örtülüdür. Ovanın ortasından Haringet Suyu geçer. Bu akarsu sağdan ve soldan kaynak suları ile beslenen birçok dereden oluşur. Haringet Suyu, yazın sulamada yoğun olarak kullanılır. Bu nedenle genellikle yaz aylarında Keban a Baraj Gölüne ulaşmadan kurur. Uluovanın uzun ekseni boyunca yerleşmiş bulunan Haringet Çayının kuzeyinde tipik bir Piyetmont kuşağı (Dağeteği ovası) uzanmaktadır. Meryem Dağı kütlesinden Uluova ya inen kolların oluşturduğu bu dağ eteği ovası kuşağı, aynı zamanda yoğun tarımsal faaliyetlerin görüldüğü bir alandır. Yerleşmeler, bu birikinti konileri üzerinde yer alırlar. Kuzova : Kuzeye akarak Murat Nehri ile birleşen Cip (Sarını) Çayının iki yanında yer alan uzun bir ovadır. Kuzeye gidildikçe genişleyen denizden 900-1000 metre yükseklikte olan ovanın, yüzölçümü yaklaşık 110 Km2 dir. Basamaklı bir durum gösteren Kuzova verimli bir ovadır. Sadece Sarını çayı vadisinde alüvyal topraklara rastlanır. Bu ırmağın suyu az olduğundan sulamaya yetmez. Bu nedenle ovada sulama amacına yönelik Cip Barajı yapılmış, birçok kuyu açılmıştır. Kuzova, Güneyde Tilki Tepe Karşıdağ-Kurt tepe-kızıldağ ve Kekliktepe den oluşan ve güneybatı ve kuzeydoğu yönünde uzanan ve bir sırtı andıran tepeler dizisi ile adeta iki bölüme ayrılmıştır. Çok daha geniş bir alanı kaplayan asıl Kuzova ya karşılık gelen ovanın kuzey bölümü bir senklinal halindedir. Kuzova havzasının doğusu volkanik bir araziden meydana gelir. Yaklaşık 48 Km2 bir alan kaplayan bu volkanik arazi, Elazığ ın 8-10 Km. kadar kuzeybatısında yer alan kısım Karayazı adıyla anılır. Burada doğu-batı yönlü bir kırık çizgisinden çıkmış olan olivinli bazaltlar kuzeye doğru ova eğimi yönünde akarak bir lave yelpazesi meydana getirmiştir. Behremaz Ovası : Sivrice İlçesinin güneyindeki Hazar baba Dağı ile Maden dağları arasındaki Behremaz Deresinin iki yanında yer alan bir ovadır. Kuzey-güney doğrultusunda uzanır. Hazar Gölüne yaklaştıkça genişler. Alüvyonlarla kaplı olan ovada, daha çok buğday, arpa, mısır ve fasulye ekimi yapılır. Palu (Yarımca) Ovası : Palu ilçesinin batısında Murat Nehrinin taşımış olduğu eski alüvyonlarla kaplıdır. Daha çok buğday, şeker pancarı, mısır, arpa ve baklagiller ekimi yapılır. Elazığ ilinde bu ovaların dışında, Harput un kuzeyinde genellikle üzüm bağlarının yaygınlık kazandığı, meyve ve sebzeciliğin yapıldığı Mürüdü Ovası ile Harput un kuzeyinde yaz aylarında suyu kuruyan Çakıl Deresi çevresinde Zahini Ovası vardır. Bu ovalarda nohut, arpa, buğday ve burçak ekimi yapılmaktadır. Platolar (Yaylalar) : İl alanı daha çok dağlar ve platolarla kaplıdır. İl toplam alanının çoğunu platolar oluşturur. Platolara Elazığ ın kuzeyinde Harput çevresinde Murat Nehrinin kuzey kesimlerinde ve Ağın yöresinde rastlanır. Hayvancılık faaliyetinin yoğunluk kazandığı alanlar, İl in doğusunda Bingöl ile sınır oluşturan Karaboğa Dağlarında Gökdere ve Akdağ üzerindedir. Urfa yöresinde kışlayan göçerler, Mayıs sonu ve Haziran ayı başlarında Siverek ve Ergani üzerinden Palu çevresine gelirler. Bir bölümü yöredeki yaylalarda kalır, bir bölümü ise Bingöl dağlarındaki yaylalara göçerler. Göller : Hazar Gölü (Gölcük) :

İlin Güneydoğusunda bulunan ve İl merkezine 25 Km. uzaklıkta, Elazığ-Diyarbakır Karayolu na paralel olan Hazar Gölü, tektonik bir göldür. Güneyinde Hazar baba Dağı bulunan göl, Uluova dan Mastar Dağlarıyla ayrılır. Denizden 1250 mt. yükseklikteki gölün uzunluğu yaklaşık 22 Km. en geniş yeri ise 5-6 Km. dir Yüzölçümü 86 Km2. yi bulan gölün derinliği 200-250 metre arasında değişmektedir. Hazar Gölünden turistik ve ekonomik olarak yararlanılmaktadır. Keban Baraj Gölü : Keban Baraj Gölü Türkiye nin en büyük yapay gölüdür. Doğal Göller arasında 675 km2 lik alanıyla 3. sırada yer almaktadır. Baraj Gölünün Murat vadisi boyunca uzunluğu 125 km.dir. Genişliği yer yer değişmektedir. Keban baraj gölünde elektrik üretiminin yansıra su avcılığı yapılmakta ve balık üretimi de gerçekleştirilmektedir. Cip Baraj Gölü : İlimizin 10 km. batısında bulunan Cip Barajı, Murat Nehri ile birleşen Cip Çayı üzerinde ve Cip Köyünün güneyinde yer almaktadır. Barajın yapımıyla oluşan göl sularıyla 800 hektar alan sulanmaktadır. Göl çevresi ise mesire yeri olarak kullanılmaktadır. İklim : Doğu Anadolu Bölgesinin güneybatısında yer alan Elazığ İlinde bölgenin diğer bölümlerinden oldukça farklı ve karakteristik bir iklim dikkati çekmektedir. İlin gerek coğrafi konumu, gerekse morfolojik özellikleri bu elverişli durumun ortaya çıkmasında en büyük etken olmuştur. İlde karasal iklim egemen olup, kışlar soğuk ve yağışlı, yazlar ise sıcak ve kurak geçmektedir. Ancak il çevresinde oluşturulan baraj gölleri, iklimde kısmen sapmalar göstermektedir. ULAŞIM : Elazığ, Doğu Anadolu yu batıya bağlayan yolların bir kavşak noktası konumundadır. Elazığ dan; Elazığ-Bingöl, Muş, Van, Elazığ-Diyarbakır, Elazığ-Tunceli, Erzincan, Erzurum, Elazığ- Malatya karayollarıyla; Elazığ-Muş,Tatvan ve Elazığ- Diyarbakır tren hattı geçmekte olup, hava yolu ile ulaşım Ankara ya ve Ankara bağlantılı İstanbul, İzmir ve Antalya ya yapılmaktadır. Batıdan gelen karayollarını, doğunun çeşitli illerine bir yelpaze gibi bağlayan Elazığ, bu bölgenin önemli bir ulaşım merkezidir. Genel olarak; Ankara, Kayseri, Malatya yönünden Elazığ a gelen, Bingöl, Muş yönüne giden; Adana, Kahramanmaraş, Malatya yönünden Elazığ a gelen, Tunceli, Erzurum yönüne giden; Mardin, Diyarbakır yönünden Elazığ a gelen ve Keban-Arapkir-Sivas yönüne giden devlet yolları Elazığ ın başlıca ana yollarıdır. Demiryolu Ulaşımı Hava Yolu Ulaşımı : Elazığ dan, haftanın her günü, Türk Hava Yolları uçakları ile Ankara ya Salı, Perşembe ve Cumartesi günleri ise Ankara bağlantılı İstanbul, İzmir ve Antalya ya tarifeli uçak seferleri yapılmaktadır. Karayolu Ulaşımı : İlde karayolu ile ulaşım, hemen hemen tüm bölgelere (bu bölgelerdeki bazı illere) özel otobüs işletmeleri tarafından sağlanmaktadır. Elazığ İl merkezi Malatya dan gelerek Maden ve Ergani ilçesi üzerinden Diyarbakır a giden demiryoluna 1934 yılında açılan Yolçatı - Elazığ hattıyla bağlanmış, bu hat Elazığ İlinden geçerek Tatvan a ulaşmaktadır. Bununla birlikte Elazığ dan İstanbul a ve Adana ya demiryolu ile yolcu ve yük taşımacılığı yapılmaktadır. Tarihçe Feribot Ulaşımı Keban Baraj gölü üzerinde, Elazığ-Pertek, Elazığ- Çemişgezek, Elazığ-Ağın arasında ulaşım feribotla sağlanmaktadır. Bu feribotlar belirtilen ilçe belediyeleri tarafından işletilmektedir.

Elazığ, Doğu Anadolu da Tarihi Harput Kalesinin bulunduğu tepenin eteğinde kurulmuş bir şehirdir. Deniz seviyesinden 1067 metre yükseklikte bulunan şehir hafif meyilli bir zemin üzerindedir. Elazığ ın yerleşim yeri olarak tarihi yeni olmakla beraber bölgenin tarihi oldukça eskidir. Bu nedenle Elazığ ın tarihini devamı olduğu Harput un tarihi ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Mevcut tarihi kaynaklara göre Harput un en eski sakinleri M.Ö. 2000 yıllarından itibaren Doğu Anadolu ya yerleşen Hurrilerdir. Hurrilerden sonra bölgenin, Hitit hakimiyeti altına girdiğini görmekteyiz. Çok uzun sürmeyen Hitit hakimiyetinden sonra M.Ö. 9. Asırdan itibaren Doğu Anadolu da devlet kuran Urartular Harput ta uzun süre hüküm sürmüştür. Bugün bile tarihi heybetiyle ayakta duran Harput Kalesi Urartu devrinin izlerini taşımaktadır. Kale de kaya içine oyulmuş merdivenler, tünel ve hücrelerle su yolu bulunduğu tespit edilmiştir. M.Ö. 9. Asırdan beri bu kalesiyle müstahkem mevkii olarak bilinen Harput, en az 4000 yıllık bir maziye sahip bulunmaktadır. Harput isminin ilk hecesi olan Har, taş (kaya) anlamına, son hecesi olan put (berd) ise kale anlamına gelmektedir. Günümüz Türkçe si ile Taş Kale anlamını taşımaktadır. Harput un; M.S. 1. asırdan 3. asra kadar, zaman zaman Romalıların siyasi ve askeri nüfuzunda kaldığını görmekteyiz. Ancak Romalıları Anadolu dan çıkarmak için uzun ve çetin mücadeleler yapan Pontus Kralı Mithradates devrinde ve ondan sonraki zamanlarda el değiştirdiği de bilinmektedir. Bununla beraber, Miladi 3. asırda, İmparator Dioclatianus zamanından itibaren Harput bölgesi tamamen Roma İmparatorluğuna bağlanmıştır. Daha sonra Sasanilerle, Bizanslılar arasında devam eden harplerde daima ihtilaf hududu olarak görülen ve kimi zaman Sasanilerin, kimi zaman Bizanslıların hakimiyetine girerek el değiştiren Harput ta Bizans hakimiyetinin ilk devresi 7. asrın ortalarına rastlar. Ancak Hz. Ömer zamanında Suriye ve Irak ı ele geçiren Arapların 7. asrın ortalarına doğru Harput ve çevresini de zapt ettiklerini görüyoruz. Bu şekilde başlayan Arap hakimiyeti, 10. asrın ortalarına kadar devam etmiştir. Harput ta, Romalılar devrinde olduğu gibi, Araplar devrinde de etkin bir ize rastlanmamıştır. Bölge, daha çok Bizans ve Arap siyasi ve askeri gücünün gövde gösterilerine sahne olmuştur. Harput un Bizanslıların hakimiyetine ikinci defa geçişi 10. asra rastlar. Bizanslıların İslam alemine karşı giriştikleri büyük seferlerin ilk hedefi daima Harput olmuştur. Nitekim, ilk taarruzda Bizanslılar Harput u ele geçirmişler ve burada bir vilayet teşkilatı kurarak kaleleri tahkim etmişlerdir. Bizans tarihinde Harput, bugünkü söyleyişe çok yakın olarak Harpote diye geçmektedir. Aslında Harput bölgesi de Mesopotamia olarak adlandırılmaktadır. Harput ta Bizans hakimiyeti aşağı yukarı 11. asrın sonuna kadar devam etmiştir. Harput un Türklerin Eline Geçişi : Harput ve çevresi, 26 Ağustos 1071 Malazgirt muharebesinden sonra 1085 yılında Türklerin eline geçmiştir. Bu ise Selçuklular devrine rastlamaktadır. Harput un ilk Türk hakimi Çubuk Bey dir. Çubuk Bey, burada diğer Selçuk ümerası gibi Selçuklu Sultanına bağlı olmak şartıyla bir hükümet kurmuştur. Kendisine oğlu Mehmet Bey, halef olduğu içindir ki, Harput tarihinde bu devire Çubukoğulları Devri denir.

Çubukoğulları ve onlarla birlikte gelen Türkmenlerin Harput halkının ecdadını teşkil ettiğine şüphe kalmamıştır. Harput un Türkler tarafından alınmasına kadar sadece müstahkem bir kale hüviyetinde kalan bu yer, Türklerle beraber büyüyen bir şehir haline gelmiştir. Çubukoğulları devrinden sonra Harput ta Artukoğulları Devri başlar. 12. asrın ilk yıllarında başlayan bu devir, 1234 yılına kadar devam etmiştir. Artukoğullarının, Türkmenleriyle beraber Doğu Anadolu ya gelip yerleşmelerinden sonra bir kol da Harput a gelmiştir. Bunlara bu sebeple Harput Artukluları denmektedir. Artukoğulları devrinde; adı hala Harput ve Elazığ da anılan Belek (Balak) Gazi nin Harput un yetiştirdiği en ünlü Türk Fatihi olduğu bilinmektedir. (1965 yılında Harput Turizm Derneği tarafından Belek Gazi nin, at üstünde güzel bir heykeli yaptırılmıştır.) Onun en önemli hizmeti, Haçlı seferleri sırasında görülmüştür. Selahattin Eyyubi ile mukayese edenler bile olmuştur. (Tarihçiler son araştırmalar ışığında Balak Gazi nin asıl isminin Belek Gazi olduğunu ifade etmektedirler.) Balakgazi den sonra 1185 yılına kadar Harput ta yine Artukoğullarından gelen Prensler, hüküm sürmüşlerdir. Bunlardan Fahrettin Karaaslan ında Harput tarihinde unutulmaz yeri ve eserleri vardır. 1148-1174 yılları arasında Harput ta hüküm sürmüş ve burada bulunan Ulu Camiyi yaptırmıştır. 1234 yılında Harput ta Artuk Hanedanının hakimiyeti son bulur ve Harput Selçuklu Hanedanına ilhak olunur. Selçuklular devrinde Harput, bir Subaşı tarafından idare edilmiş ve bu devirde Arap Baba Camii ve bitişiğindeki türbe hariç önemli bir eser bırakılmamıştır. Anadolu Selçuklularının bölgedeki hakimiyeti sona erince, 14. asırda Harput ta bir müddet İlhanlıların daha sonra da Dulkadiroğullarının hüküm sürdüklerini görüyoruz. Dulkadiroğulları devrinden sonra da Harput, 1465 de Uzun Hasan tarafından zapt edilmiş ve 40 yıl kadar Akkoyunluların idaresinde kalmıştır. Akkoyunlulardan sonra 1507 yılında Harput, Şah İsmail in idaresine geçmiştir. 1516 yılında Çaldıran muharebesinden sonra Osmanlı ordusu tarafından fethedilmiştir. Osmanlı İdaresine geçen Harput, başlangıçta Diyarbakır Eyaletine bağlı bir sancak halinde teşkilatlandırılmıştır. 1530 tarihli bir kayda göre Harput ta o zaman 14 Müslüman, 4 ermeni mahallesi vardı. 19. Asrın sonlarında Harput ta 2670 ev, 843 dükkan, 10 cami, 10 medrese, 8 kütüphane ve kilise, 12 han ve çeşitli büyüklükte 90 hamam bulunduğu Kamus-ül-a lam da belirtilmektedir. Yukarıda tarihi devirlerinden kısaca bahsettiğimiz Harput, birbirine benzeyen sebeplerle tarihe karışan birçok eski Türk şehirleri gibi nihayet terk edilmiş ve yerini bugünkü Elazığ a bırakmıştır. Bugünkü Elazığ, II. Mahmut zamanında, 1834 yılında şark vilayetlerinde ıslahata ve devlet otoritesini yeniden kurmaya memur edilen Reşit Mehmet Paşa zamanında halk arasında Mezra denilen şimdiki yerinde kurulmaya başlanmıştır. Aynı yıl içinde (1834) hastane, kışla ve cephane binaları yapılmış Vilayet Merkezi Harput tan buraya nakledilmiştir. Bu nakilde Harput un artık bir hudut şehri olmaktan çıkması, gelişmeye elverişli olmaması, ana yollara sapa kalması, bilhassa kış mevsiminde ulaşım güçlüğü ve mezranın güzel bir şehir kurulmasına elverişli bulunması rol oynamıştır. Yeni kurulan şehir önceleri eyalet ve bilahare vilayet merkezi olmuş, bir ara Diyarbakır vilayetine bağlı bir Sancak haline getirilmiştir. 1875 de Müstakil Mutasarrıflık, 1879 da da tekrar vilayet olmuştur. Osmanlı devletinin son yıllarında Malatya ve Dersim Sancakları da buraya bağlanmış 1921 de bu iki sancakta Elazığ dan ayrılmıştır. Sultan Abdulaziz in tahta çıkışının 5. yılında Hacı Ahmed İzzet Paşa devrinde buraya tayin edilen Vali İsmail paşanın teklifi ile 1867 yılında Mamurat ul -Aziz adı verilmiştir. Fakat telaffuzu güç olduğundan halk arasında kısaca

ELAZİZ olarak söylene gelmiştir. Atatürk ün 1937 yılında şehre teşrifleri sırasında Atatürk ün teklifi ile Azık İli anlamına gelen ELAZIK adı verilmiş, bu isim daha sonra ELAZIĞ a dönüşmüştür. İlçeler İlin merkez ilçe ile birlikte 11 ilçesi bulunmaktadır. İlçe adları : Ağın, Alacakaya, Arıcak, Baskil, Karakoçan, Keban, Kovancılar, Maden, Palu ve Sivrice, Ağın:İlçenin tarihinin M.Ö. XVI-XIV yüzyıllarda yöreye yerleşen Hurrilere kadar uzandığı bilinmektedir. Yörede hakimiyet kuran çeşitli kavimlerin egemenliğinde kalan Ağın, 1071 yılından sonra Türklerin Anadolu ya girmesiyle 1115-1234 e kadar Artukoğulları yönetiminde kalmış, 1514 Çaldıran savaşından sonra Osmanlı topraklarına katılmıştır. Kamus-ül Alam da İlçeye ilişkin şu bilgiler yer almaktadır. Mamuret-ül Aziz (Elazığ) sancağında Eğin İlçesine bağlı bir bucaktır. 52 köyden oluşmuştur. Ağın doğudan Çemişgezek, batıdan Arapkir, güneyden Keban, kuzeyden yine Arapkir ve Kemaliye ile çevrilidir. Yüzölçümü 526 km2 dir. Fırat ın bir kolu olan Karasu, İlçenin doğu sınırı boyunca uzanmakta ve Keban civarında Murat Nehri ile birleşerek asıl Fırat ı teşkil etmektedir İlçenin en önemli gelir kaynağını tarım teşkil eder. Ancak ekim yapılan arazinin bir bölümü Keban Baraj Gölü sahasında kaldığından tarım alanı daralmıştır. Elazığ dan 77 km. Uzaklıkta olan Ağın a ulaşım, karayolu ile yapılmakta olup, Keban baraj gölü üzerinden de feribotla sağlanmaktadır. İlçe Roma devrinden kalma kaya mezarları ve leblebisi ile ünlüdür. Alacakaya : Elazığ ın güneydoğusunda ve İl merkezine 85 km. uzaklıkta bulunan Alacakaya nın ilçe olarak geçmişi yenidir. Yörede bulunan krom cevherinin çıkarılması ve işlenmesi amacıyla 1935 yılında Etibank tarafından İşletme Tesisi kurulması ve işletmede istihdam edilen insanların bölgeye yerleşmeleri ile oluşmuş bir yerleşim merkezidir. Krom İşletmesinin zamanla faaliyet alanının genişlemesi ile birlikte gelişen ve büyüyen Alacakaya 1987 yılında Belediye 1990 yılında da İlçe olmuştur. 12 köyü bulunmaktadır. İlçede zengin krom yataklarının yanı sıra, Elazığ Vişnesi adı ile anılan dünya çapında kalitesi ve rengi ile özel bir yere sahip zengin mermer yatakları da vardır. Alacakaya İlçesi, Maden, Palu, Arıcak, Ergani ve Dicle İlçeleri ile çevrelenmiş olup il merkezine asfalt bir yol ile bağlanmıştır. İlçede Murat Hanı adını taşıyan tarihi bir yapı bulunmaktadır. Doğal güzelliklere sahip ilçede (Elazığ- Alacakaya karayolu üzerinde Sori mıntıkasında) görülmeye değer bir şelale ile ilçe merkezine 3 Km. Mesafede Gölalan adında bir gölcük mevcuttur. İlçe, Dicle Kral Kızı Barajının tamamlanmasıyla yaşanmaya ve görülmeye değer bir sayfiye yeri olmaya aday durumdadır. Arıcak : 1972 yılında Belediye olmasından sonra 1987 yılında ilçe olan Arıcak a halen belediye olan Erimli, Bükardı ve Üçocak kasabaları ile 26 köy bağlıdır. İlçenin İl merkezine olan uzaklığı 125 km.dir. İlçe topraklarının çoğunluğu dağlıktır. İlin en yüksek dağı olan 2517 metre rakımlı Hacı Ali Dağı ilçe sınırları içerisindedir. İlçe ekonomisi tarıma ve özellikle hayvancılığa dayanmaktadır. Dicle nehrinin kaynağını oluşturan Mirvan Çayı ilçe merkezinden geçer. Yaz aylarında bu çayın kıyıları mesire yeri olarak

tercih edilir. Ayrıca ilçenin Erimli Kasabasında enfes doğal güzelliğe sahip bir şelale bulunmaktadır. Baskil : Elazığ a 25 km. Uzaklıkta bulunan İlçenin batısında Malatya, kuzeyinde Keban ilçesi yer almaktadır. Yüzölçümü 1525 km2 olup, İlçeye 2 teşkilatsız bucak ve 60 köy bağlıdır. İlçe dağlık bir bölge olup, Haroğlu ve Hacı Mustafa önemli dağlardır. İlçede yapılan kazılarda buranın Roma ve Bizans döneminde de yerleşim merkezi olduğu ortaya çıkmıştır. Ulaşım kara ve demiryolu ile sağlanmaktadır. Karakoçan : Cumhuriyet döneminde kurulan İlçelerimizdendir. 1934 yılında ilçe olmuştur. İlçe yeni bir yerleşim yeri olduğundan merkezinde ve çevresinde tarihi önem taşıyan herhangi bir yapıya rastlanmamaktadır. İlçenin 2 bucağı, 88 köyü, 5 mezrası bulunmaktadır. Kuzeyde Kiğı, doğuda Bingöl, batıda Mazgirt ve Nazimiye, güneyde Palu ve Kovancılar ilçeleri ile komşu olan Karakoçan ın ilçe merkezi ovalık bir alanda yer almasına rağmen genellikle dağlık bir araziye sahiptir. İlçenin kuzeyinde yer alan dağlık kesimler meşe ormanlarıyla kaplıdır. Peri Çayı da ilçenin içlerine kadar uzanmaktadır. Asfalt bir yolla ulaşılan ilçenin İl Merkezine olan uzaklığı 105 Km. dir. İlçe ekonomisinde tarım ve hayvancılık önemli bir yer tutmakla birlikte, halkın büyük bir çoğunluğunun 1960 lı yıllardan itibaren yurt dışında (Avrupa ülkelerinde) çalışmaları sosyo-ekonomik yapıyı olumlu yönde etkilemiştir. Zengin doğal güzelliklere sahip olan ilçede, Peri çayı kenarında bulunan Kolan kaplıcalarını her yıl binlerce kişi sağlık amacıyla ziyaret etmektedir. Yine ilçe merkezinde Kalecik Barajı Çamlığı, Beyaz Çeşme Mesire Yeri, Güzel baba Ormanı yaz aylarında halkın rağbet ettiği dinlenme yerleridir. Keban : İlçenin hangi tarihte kurulduğu kesin olarak bilinememekle birlikte X. Yüzyıla ait bir yerleşim yeri olduğu, Keban Barajının yapımı nedeniyle yörede gerçekleştirilen kazılar neticesinde ortaya çıkarılmıştır. İlçenin kendisini çevreye duyurması ise Osmanlı İmparatorluğu dönemine rastlamaktadır. Harput un tarihin çeşitli devrelerinde doğunun stratejik öneme haiz bir kale şehri olmasına rağmen, Keban ın 1700 lü yıllardan itibaren ekonomik yönden (simli kurşun madeni üretimi ve işletmesi dolayısıyla) canlanmaya başladığı hatta 1834 yılına kadar Eyalet Merkezi olduğu bilinmektedir Keban 1830 lu yıllardan itibaren eski önemini yitirmiş ve eyalet merkezi Harput a nakledilmiştir. IV. Murat, Bağdat seferine giderken yöreye uğramış ve Denizli köyü yakınlarında bir kervansaray yaptırmıştır. Tanzimat sonrası idari düzenlemelerde Mamuret-ül Aziz Vilayeti merkez sancağına bağlı bir kaza olmuştur. İlçe, doğudan Elazığ, batıdan Arapgir İlçesi kuzeyden Ağın İlçesi,güneyden Baskil İlçesi ile çevrili olup, yüzölçümü 543 km2 dir. Elazığ a 45 km. uzaklıkta bulunan İlçeye ulaşım karayoluyla sağlanmaktadır. 30 köyü, 21 mezrası bulunan İlçede ülkemizin en büyük barajlarından birisi olan Keban Barajı ile Yusuf Ziya Paşa tarafından inşa ettirilen ve kendi adıyla anılan bir camii ve çocuklarına ait bir tarihi türbe bulunmaktadır. Kovancılar : 1987 yılında ilçe olmuştur. İlçeye bir teşkilatsız bucak ile 76 köy bağlıdır. Ekonomisi genelde tarıma dayalı olan ilçede, son yıllarda endüstri bitkileri de yetiştirilmektedir. Elazığ- Bingöl karayolu üzerinde bulunan ilçe, İl merkezine 67 km. uzaklıktadır. Maden : Bilinen tarihi kaynaklara göre, İlçenin tarihi M.Ö. 2000 yıllarına kadar uzanır. Bölgeye M.Ö. 1450 yıllarında Mitanni Krallığı, M.Ö. 30, M.S. 180 yıllarında Roma

İmparatorluğu, M.S. 1077 de Selçuklular hakim olmuşlardır. 1515 yılında doğuya sefer düzenleyen Osmanlı Hükümdarı Yavuz Sultan Selim tarafından Maden, imparatorluk topraklarına katılmıştır. Maden ilçesi, Doğu Torosların devamı olan Mihrap dağı eteklerinde, dar bir vadinin yamaçlarında kurulmuştur. Elazığ - Diyarbakır yolu üzerinde bulunan ilçeye bir belde (Gezin), 37 köy bağlıdır. Elazığ a 80 km. uzaklıkta olup, ulaşım kara ve demiryolu ile sağlanmaktadır. Palu : İlçenin tarihi oldukça eskidir. Yörede ilkçağ ve ortaçağdan kalma birçok eser vardır. Palu ve çevresi Urartu, Roma ve Bizans hakimiyetlerinde kalmış, Halife Hz. Ömer devrinde İslam orduları buraları fethetmiştir (634). Bir müddet sonra Bizanslılar Palu ve Çevresini yeniden alarak Selçuklu akınlarına kadar bölgede varlıklarını sürdürmüşlerdir. Palu yakınlarındaki Şimsat kalesi, o dönemde oldukça önem arz etmiştir. Selçuklular bu toprakları ele geçirdikten sonra önce Çubukoğullarının daha sonra da Artukoğullarının bölgede hakimiyetleri görülür. Osmanlı Hükümdarı Yavuz Sultan Selim in komutanlarından Karaçinoğlu Ahmet in 1515 yılında bölgeyi fethiyle yeni bir dönem başlamıştır. İlçenin doğusunda Bingöl İli, batısında Elazığ, kuzeyinde Kovancılar İlçesi, güneyinde Arıcak ve Alacakaya ilçeleri bulunmaktadır. Elazığ a 76 km. uzaklıkta, Murat nehri vadisinde bulunan İlçeye bir teşkilatsız bucak ve 34 köy bağlıdır. Sivrice : İlçenin tarihi ile ilgili olarak Selçuklu öncesine dayalı çok kesin bilgi ve belgeler yoktur. Öyle ki Hazar Gölü altındaki Batık Şehrin tarihi bile kesin olarak ortaya çıkarılamamıştır. Sivrice, 1936 yılında ilçe olmuştur. Gözeli adında bir bucağı ve 49 köyü vardır. Doğu Torosların bir parçasını teşkil eden Hazar baba ve Mastar dağları arasına sıkışmış olan Hazar Gölünün batı sahiline kurulmuş olan Sivrice ilçesi, doğudan Maden, batıdan Baskil, güneyden Pötürge, kuzeyden ise Elazığ ile çevrilidir. Sivrice ilçesinin en büyük varlığını teşkil eden Hazar Gölü, eşine ender rastlanan göllerden biridir. Özellikle Elazığ ve çevre illerin eğlence, dinlenme ve tatil merkezi durumundadır. Göl çevresinde 25 e yakın Kamu Kurum ve Kuruluşlarının kamp ve dinlenme tesislerinin yanı sıra halka açık tesislerde bulunmaktadır. Son yıllarda çeşitli siteler, yazlıklar ve ikinci konutlarla çevresi bir hayli renklenen Hazar gölü, turizmin yanı sıra balıkçılık için de elverişli olup, İlçeye ekonomik yönden bir katkı sağlamaktadır. İlçe Elazığ a 25 km. uzaklıktadır.