AK PARTİ GENEL MERKEZ AR-GE BAŞKANLIĞI AK PARTİ KÜTÜPHANESİ Prof. Heath Lowry nin Eserlerinden Seçmeler Hazırlayan: Hale Sert 24 Nisan 2013 AK P A R T İ K Ü T Ü P H A N E S İ
Erken Dönem Osmanlı Devleti nin Yapısı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2010. Heath W. Lowry, Erken Dönem Osmanlı Devleti nin Yapısı adlı çalışmasının giriş bölümünde Osmanlı Beyliği nin doğmasına, büyümesine ve sonunda Osmanlı İmparatorluğu na dönüşmesine (yakl. 1299-1923) sebep olan faktörlerle ilgili temel soruna farklı araştırmacıların verdiği cevapların yarattığı tartışmanın kendi çalışması için çıkış noktası olduğunu belirtir: İslâmiyet, ilk Osmanlı hükümdarlarının ve onlara katılanların kültürel ve medeni köklerinde, oynadıysa nasıl bir rol oynamıştı? Paul Wittek in bu sorulara cevabı, aynı dönemde varlık göstermiş çok sayıdaki Müslüman Beyliğin arasından Osmanlı Beyliğini imparatorluğa taşıyan temel unsurun gazâ yada cihad yani Hıristiyan komşulara karşı İslâmiyeti yaymak olduğudur. Wittek in 1938 de Osmanlı İmparatorluğu nun Doğuşu adlı eserinin yayımlanmasıyla başlayan tartışma Cemal Kafadar ın İki Dünya Arasında: Osmanlı Devleti nin Oluşumu nun 1995 te yayınlanmasıyla yeniden gündeme gelmiştir. Yazar, Wittek in tezlerine yapılan itirazların tutarlı bir alternatif getirmediğini bu eksikliğin ise temelde itirazların çoğunun Wittek in parametrelerinden yola çıkılarak yapılmasından kaynaklandığını söyler. Bu temel parametre, Osmanlı nın gelişmesini açıklarken İslamiyet in temel bir faktör olduğunu kabul etmektir. Lowry, çalışmasının farkının tam da bu noktada olacağını çünkü soruna retrospektif değil prospektif bir yaklaşım getireceğini söyler. Çalışmada, Osmanlı gelişmesinin kuruluş aşaması hakkında geliştirilecek yeni bir kavrayışın parametreleri 14. Ve 15. yüzyılın günümüze kalmış en erken kaynaklarını arayıp taranmasına ve aylayışı onlar üzerine oturtarak şekillendirilmesine çalışılıyor. Ayrıca yazar, iki vaka çalışmasından yararlanacağını belirtir: ilki 15. yüzyılda Hıristiyan köylü hayatının analizi; ikincisi Osmanlı öncesinden o döneme gelen Bizanslı ve Balkan aristokratlarının Osmanlı idari mekanizmasının altında toplanma biçiminin incelenmesidir. Bunlardan hareketle Wittek in tezinin tersine erken dönem Osmanlıların karşılıklı etkileşime açık, çok dinli ve İslâmi temelli olmaktan çok herkese açık bir ganimet konfederasyonu olduğunu ileri süren bir yaklaşımı benimser. Ayrıca, yazar Osmanlı idare şeklinin ilk iki yüz yıllık kökenleri ve bu süreçteki gelişimini açıklamada alternatif bir yol çizeceğini söyler. Arka kapak yazısı: Lowry'nin, önemli birincil kaynakların okumasındaki hataları gün ışığına çıkararak ve farklı yorumlar önererek, Osmanlı İmparatorluğu'nun kökeninin tarihyazımını titizlikle yeniden değerlendirdiği eseri, Osmanlı İmparatorluğu çalışmalarıyla ilgilenen herkes için temel bir çalışma niteliğinde. Osmanlıların 14. yüzyılda Balkanlar'daki başarısının ardında İslâmı yaymak (cihad) olduğunu söyleyen eski bakış açısına karşı yazar, Osmanlıların bu topraklardaki akınlarındaki temel saiklerinin ganimet ve köle edinmek olduğunu savlıyor. Tarihsel olgularla Osmanlıların kendilerine yakıştırdığı imgeyi birbirinden ayırarak bu dönem üzerine ayrıntılı bir tarihsel döküm sunan ve Paul Wittek'in "Gazi" tezini ele alan Lowry, bu tezin tarihselliğini ve Osmanlı çalışmalarındaki yankısını da okura sunuyor. Cemal Kafadar, Halil İnalcık, Colin Imber, Rudi Lindner, Ronald C. Jennings, Colin Heywood ve Şinasi Tekin gibi Osmanlı tarihçilerinin ve Türkologların çalışmalarını da tartışan Lowry hem Osmanlı tarihi hem de Osmanlı tarihçiliği için önemli bir eser sunuyor.
Osmanlıların Ayak izlerinde: Kuzey Yunanistan da Mukaddes Mekânlar ve Mimari Eserleri Arayış Yolculukları. Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları, 2009. Kitabın iç kapak tanıtım yazısı: Heath W. Lowry bu çalışmasında okuru, günümüzde Kuzey Yunanistan ı oluşturan eski Osmanlı toprakları boyunca hayranlık verici bir yolculuklar dizisine çıkarıyor. Kimi zaman bir seyahatname, kimi zaman da bir zamanların Osmanlı yönetiminin kilit unsurunun tarihçesi olan bu eserde okurlar tahrip edilmiş ve/veya çoktan unutulmuş Osmanlı eserlerinin keşfedilmesine ve günümüze kadar ayakta kalabilenlerin de mevcut durumunun ayrıntılı bir şekilde incelenmesine katılmaya davet ediliyorlar. Lowry konuyu, bu alanda 20. yüzyılın başlarında çalışmalar yapmış olan ve Anadolu ile Balkanlardaki kutsal pagan mekanlarına ne şekilde Hıristiyan bir kimlik verildiğini ve bu mekanların daha sonra Müslüman kutsal mekanlarına dönüştürülmüş olduğunu inceleyen ilk akademisyen olan İngiiz arkeolog F.W. Hasluc un ayak izlerini takip ederek ele alıyor. Lowry nin cevabını bulmak üzere yola çıktığı soru ise: Birinci Dünya Savaşı nın sonunda Osmanlı İmparatorluğu nun çökmesinin ardından, Kuzey Yunanistan daki Müslüman kutsal mekânlarının akıbeti ne oldu? Lowry nin anlatımı, hayret verici sayıda Müslüman kutsal mekânının, sonrasında nasıl Hıristiyan kutsal mekanlarına dönüştürüldüğünün (ya da duruma göre, yeniden dönüştürüldüğünün) izinden gidiyor. Günümüzde her ikisi de Ortodoks Kilisesi olan Yıldırım Bayezid in Drama daki daha önce hiç ele alınmamış 14. yüzyıl Camii nden, Selanik teki Osmanlı 3.Ordu Karargâhının Camiine kadar Osmanlı mimarisinin önemli eserlerini çok geniş bir yelpazede irdeleyen yazar, sadece camilerin değil, mezarların ve hatta ağaç kütleleri ve totem taşlarına kadar çeşitlilik arz eden meselelerin de akıbetini gün ışığına çıkarıyor. Yazarın geçtiğimiz beş yıl boyunca kuzey Yunanistan daki seyahatlerinin bir yansıması olan bu çalışma, daha önce yayınlamış olduğu, Osmanlı Döneminde Balkanların Şekillenmesi adlı eserinin mutlaka okunması gereken bir devamı niteliğindedir. Osmanlı Döneminde Balkanların Şekillenmesi, 1350-1550: Kuzey Yunanistan ın Fethi, İskânı ve Altyapı Gelişmesi. Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları, 2008. İç kapak tanıtım yazısı: 15. ve 16. yüzyıllarda Osmanlı bürokrasisi tarafından tanzimi sürdürülen tahrir defterlerinin öncü niteliğindeki bir çabayla değerlendirilmesi, Heath W. Lowry nin son otuz beş yıldır devam ettirdiği çalışmaların tutarlı bir özelliğini oluşturmaktadır. Yazar, kaleme aldığı bir dizi kitap ve makalede Trabzon dan Makedonya ve Selanik e kadar uzanan bölgeyi Osmanlı Devleti ndeki müslim ve gayrimüslim nüfusun statüsüne ve rolüne ışık tutmak amacıyla araştırmıştır. Bu eser, yazarın daha
önceki araştırmalarını genişleterek devam ettirmektedir. Kitapta bugün elde bulunan ve 15. yüzyıla ait tahrir defterlerinin tanıklığı ile bugünkü Kuzey Yunanistan ın (ve daha da geniş bir alana yayılarak, bir bütün olarak Balkanların) 14. ve 15. yüzyıllar boyunca Osmanlı idaresine nasıl entegre edildiği araştırılmaktadır. Bunun ardından da elde edilen profil, fethin, iskânın ve altyapı gelişmesinin gerçek evrelerini belirlemek amacıyla, bölgedeki Osmanlı mimarisi kalıntılarının sessiz tanıklığı ile karşılaştırılmaktadır. Erken Osmanlı tarihine ait bilgilerin çoğunun daha geç Osmanlı tarih geleneğine dayanması olgusu karşısında, bu eserin tonu revizyonist niteliktedir, bir başka deyişle, geleneksel bilgi birikiminin büyük bölümünü tartışma konusu yapmaktadır. Bu tartışmaya ilişkin kanıtlar, bölgedeki beş yüz yıl sürmüş olan Osmanlı varlığının fiziksel kalıntılarını gösteren kabarık sayıda (ve yazar tarafından çekilmiş) fotoğraf aracılığıyla sergilenmektedir. Mimari ve arkeolojik kalıntıları, elde bulunan en eski bürokratik kayıtları ve seyyahların anlatmış olduklarını bir araya getiren eser, bu yapısıyla erken dönem Osmanlı tarihinin daha iyi kavranabilmesi bakımından eşsiz bir örnek niteliği taşımaktadır. Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi, 1461-1583. Boğaziçi Üniversitesi, 1998. çalışmasıdır. 15. yüzyılda, nüfusu neredeyse tamamen Hıristiyan ve Rum olan bu kentin 1461 yılındaki fethinin ardından neler yaşandığı, Osmanlı kaynakları eşliğinde adım adım izleniyor. Aradan geçen yüzyıl içinde sürgün ve iskân politikaları, dönemin savaşları ve gerginliklerinin arasında şehir nüfusunun çoğunluğunun nasıl Müslümanlaşıp Türkçe konuşan bir halk haline geldiği sorusuna cevap aranıyor. Bilinmeyen Türkler. Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları, 2012. Tanıtım: Bilinmeyen Türkler' 90 yıl sonra ortaya çıktı. Amerikalı bir gazetecinin 90 yıl önce Anadolu'da çektiği fotoğraflar ve aldığı notlar ilk defa ortaya çıktı. Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Osmanlı İmparatorluğu tarihçisi Heath W. Lowry tarafından kaleme alınan "Bilinmeyen Türkler" kitabı yayımlandı. Kitapta 1921 Anadolu'suna ait daha önce hiç yayımlanmamış fotoğraflar, Mustafa Kemal (Atatürk) ile yine aynı tarihlerde yapılmış bir röportaj ve özel fotoğrafları yer alıyor. Tanıtım bülteninden: Bu kitap, Trabzon şehrine ait 1486, 1523, 1553 ve 1583 tarihli tahrir defterleri incelenerek hazırlanmış bir demografi tarihi 1920-1921 kışında Ankara'yı ziyaret eden genç bir Amerikalı gazeteci olan Clarence K. Streit'ın notları ve fotoğraflarından yola çıkılarak yayıma hazırlanan kitap, Heath W. Lowry imzasıyla Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları'ndan çıktı.
Clarence K. Streit, ileride Union Now adlı kitabın yazarı ve savaşı önlemek için dünya demokrasilerinden bir konfederasyon oluşturmayı tasarlayan uluslararası hareketin kurucusu olarak ünlenmiş bir gazetecidir. 1921'in başında kontrol ettiği Anadolu'da iki ay geçirir. Bu süre içerisinde yirmi altı gün Ankara'da kalır ve Mustafa Kemal Paşa da dahil olmak üzere birçok kişiyle tanışıp mülakatlar yapar (Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildiğinden beri Mustafa Kemal Paşa ile konuşan ilk yabancı gazetecidir). Seyahati boyunca 200'e yakın fotoğraf (yine yayımlanmamış) çekmiş olup 120 tanesi Lowry'nin çalışmasında yer almaktadır. Seyahatinin akabinde Streit Paris'e döner ve orada Bilinmeyen Türkler ismini verdiği, Türkiye'deki deneyimlerini ayrıntılı şekilde anlattığı kitabının taslağını oluşturur. Ancak kitap İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yayınevleri tarafından basılmaz. Nedeni de Streit'ın Mustafa Kemal Paşa'yı başarılarından dolayı "Türk George Washington olarak tanımlaması ve tarihteki ilk Türk Cumhuriyeti'nin kurulacağını iddia etmesidir. Bugün, kitabını yazdıktan tam doksan sene sonra en sonunda gün ışığını görebilmiştir. oynadığı rol ve Bolşeviklerle ilişkiler hakkındaki görüşleri; * Samsun, Çorum, Ankara, Eskişehir ve Antalya'da savaş döneminde gündelik hayat; * Ankara hükümeti tarafından eğitime verilen önemin Streit'ın Eskişehir'deki okulları ziyareti sırasında gördükleriyle örneklendirilmesi (Bir tanesinde ilkokulda erkek ve kız çocuklarının birlikte vals yaptığı görülmektedir). Kaynak:http://www.haberturk.com/kultursanat/haber/683166-bilinmeyen-turkler-90-yil-sonraortaya-cikti Erişim tarihi: 27 Ekim 2011 Perşembe "ÇOCUK ASKERLER VE İLKOKULDA VALS YAPAN ÇOCUKLAR" Birçok benzersiz katkılarının dışında Lowry tarafından gözden geçirilmiş, hazırlanmış ve notlandırılmış haliyle Streit'ın kitabı az bilinen şu konulara fotoğraflar aracılığıyla ışık tutmaktadır: * Milli Mücadele ve liderine karşı Anadolu köylülerinin tavrı; * 1921 kışında Anadolu köylerinde savaş koşulları; * Çocuk askerlerin savaşta oynadıkları önceden bilinmeyen rol; * Mustafa Kemal'in dinin önemi, Osmanlı Hanedanı'nın geleceği, Anadolu'da komünizmin