DOĞAL KAYNAKLARIN SINIFLANDIRILMASI 1. TÜKENMEYEN DOĞAL KAYNAKLAR (Güneş Enerjisi, Rüzgarlar ve Okyanuslar vb.) 2. TÜKENEBİLEN DOĞAL KAYNAKLAR 2.1. Yenilenebilen Doğal Kaynaklar (Ormanlar, Otlaklar, Topraklar, Su Kaynakları, Yaban Hayvanları, Balıklar vs.) 2.2. Yenilenemeyen Kaynaklar (Demir, Kömür, Petrol ve Diğer Mineral Kaynaklar )
Havza amenajmanı tükenebilen doğal kaynakların düzenlenmesi ve yönetimi üzerinde durmaktadır. Yenilenebilen kaynaklar iyi bir amenajman pratiği altında artım gösteren, kendilerini yenileyen ve süreklilik gösteren kaynaklardır. Yenilemeyen kaynaklar ise en iyi amenajman altında dahi tükenir ve kullanma ile yıpranır. Yenilenebilen kaynakların zamanında kullanılması gereklidir. Örneğin kesim çağına gelmiş bir ormanı daha sonra kullanmak ekonomik zararlara ve kalite kayıplarına yol açar. Kömür ve petrol gibi yenilenemeyen kaynakları ise ekonomik durum ve ihtiyaca göre daha sonraki dönemlerde kullanabiliriz.
Yağış havzalarında karşılaşılan sorunlar Yağış havzalarında karşılaşılan sorunlar genel anlamda iki grupta ele alınır. 1- Doğal nedenlerden kaynaklanan sorunlar 2- İnsan kaynaklı (sosyo-ekonomik) sorunlar Doğal nedenlerden kaynaklanan sorunlar topoğrafya, iklim ya da jeolojik yapı kökenli çığ, heyelen veya doğal kaynak yetersizliği olarak karşılaşılan sorunlardır. İnsan kaynaklı sorunlar ise çeşitli sebeplerden dolayı insanların doğal kaynaklar üzerinde oluşturduğu baskı ve bu baskının kaynağını meydana getirdiği sorunlardır.
Sosyo-Ekonomik Etki -Nüfus patlaması -Eğitim noksanlığı -Fakirlik -Göç Karmaşık Güncel Sorunlar -Erozyon, sel arazi kaymaları - Taşkınlar - Çevre kirliliği (hava, su, toprak) Hidrolojik rejimin bozulması Arazi kaynaklarının Yanlış Kullanımı -Orman ve mera alanlarının diğer kullanım biçimlerine dönüştürülmesi - Tarım arazilerinin kentsel ve endüstriyel yerleşime açılması - Tarım ve ormancılıkta yanlış uygulamalar Doğal Kaynakların Bozulma Sürecinde Yer Alan Etmenler Arasındaki Karşılıklı İlişkiler
Karmaşık Güncel Sorunlar Su Yetersizliği Sel ve Taşkın, Heyelanlar Su Kirliliği Erozyon ve Sedimentasyon Çığ Enerji Yetersizliği Gıda Yetersizliği Yem Ürünü Yetersizliği Yaban Hayatı Yönetimi Rekreasyon Alanlarının Yetersizliği
1- Su Yetersizliği
Yıllık Toplam Kullanılabilir su miktarı: 112 000 000 000 m 3 2013 yılı itibarıyla Türkiye nüfusu 76.481.848 kişidir (TÜİK). Kişi Başına Düşen Su Miktarı: 112 000 000 000 / 76.481.848 1464 m 3 /yıl
Su varlığına göre ülkeler aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır: Su Fakirliği : Yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1.000 m3 ten daha az. Su Azlığı : Yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 2.000 m3 ten daha az. Su Zenginliği : Yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 8.000-10.000 m3 ten daha fazla. Türkiye su zengini bir ülke değildir. Kişi başına düşen yıllık su miktarına göre ülkemiz su azlığı yaşayan bir ülke konumundadır. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.519 m3 civarındadır.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2030 yılı için nüfusumuzun 93 milyon olacağını öngörmüştür. Yıllık toplam kullanılabilir su miktarı 112 milyar m 3 olduğuna göre; 2050 yılı için kişi başına kullanılabilir su miktarının 1.200 m 3 /yıl civarında olacağı söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisi ile su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca bütün bu tahminler mevcut kaynakların 20 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda söz konusu olabilecektir. Bu sebeple Türkiye nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynakların çok iyi korunup, akılcı kullanılması gerekmektedir.
Türkiye nin yüzölçümü 78 milyon hektar olup, bu alanın yaklaşık üçte birini oluşturan 28 milyon hektarı tarım yapılan arazidir. Yapılan etütlere göre; mevcut su potansiyeli ile teknik ve ekonomik olarak sulanabilecek arazi miktarı 8,5 milyon hektar olarak hesaplanmıştır. Bu alan içerisinde 5,5 milyon hektarlık kısım sulamaya açılmıştır.
2- Sel ve Taşkınlar, Heyelanlar Nemli ve kurak bölgelerde görülen en büyük sorunlardan birisi olan sel ve taşkın olayı yağış dağılımındaki düzensizlik ve yanlış arazi kullanımı sonucu ortaya çıkan bir olgudur. Sel ve taşkınlar her yıl çok sayıda can kaybı ve maddi zararlara yol açmaktadır. Sel: Suların bulunduğu yerde yükselerek veya başka bir yerden gelip genellikle kuru olan yüzeyleri kaplamasına denir. Sel Afeti: Sel sularının fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplara neden olup, normal yaşamı ve insan faaliyetlerini durdurarak veya kesintiye uğratarak, olumsuz bir şekilde etkileyen ve yerel imkânlar ile baş edilemeyen durumlardır. Sel ve taşkınlardan korunmak havza amenajmanının başlıca amaçları arasındadır.
Derece İl Yıllık Sıklık Riske maruz Nüfus 1 İzmir 3.484 450,000 2 Rize 1.841 55,000 3 Kahramanmaraş 1.608 35,000 4 Denizli 0.596 20,000 5 Trabzon 0.508 32,000 6 Antalya 0.408 400,000 7 Kırıkkale 0.396 10,000 8 Balıkesir 0.172 15,000 9 Bartın 0.132 60,000 10 Bitlis 0.132 10,000 11 Sivas 0.132 10,000 12 Van 0.132 70,000 13 Batman 0.044 5,000 14 Zonguldak 0.024 25,000 15 Ankara 0.024 100,000 Toplam 1,297,000 Türkiye de geçmiş yıllarda meydana gelmiş olan su baskınları ile ilgili istatistiksel veriler, 1955-2002 yılları
Çamlıhemşin de Taşkından önce ve Sonraki durum
1958-2000 yılları arasında, olmuş ve muhtemel heyelan verileri derlenerek hazırlanmış olan heyelan tehlikesi haritası. Derece İl Olay Sayısı Riske maruz Nüfus 1 Trabzon 272 16,500 2 Kastamonu 229 13,800 3 Zonguldak 204 12,250 4 K.Maraş 201 12,100 5 Erzurum 155 9,300 6 Rize 151 9,100 7 Malatya 141 8,500 8 Sivas 137 8,200 9 Ankara 131 7,900 10 Erzincan 125 7,500 11 Sinop 120 7,300 12 Çorum 117 7,200 13 Bingöl 115 6,900 14 Artvin 114 6,850 15 İçel 108 6,500 Toplam 2,320 139,900
3- Su Kirliliği Havzada bulunan yerleşim alanı ve endüstri tesislerinin atık suları, tarım alanlarındaki gübreleme, ilaçlama ve erozyon sonucu akarsuların kalitesi bozulur ve faydalanılamaz hale gelir. Kaliteli su üretebilmek için her şeyden önce yukarı havzalardan kaynaklanan suların kalitesini bozacak uygulamalardan kaçınmak ve kirletilmiş suların arıtılmasına yönelik bir havza yönetimi uygulanmalıdır.
4- Erozyon ve Sedimentasyon Arazinin yanlış kullanımının ortaya çıkardığı erozyon ve bunun sonucu oluşan sedimentasyon onarılması güç zararlara neden olur. Farklı kıtaların bir kilometrekarelik sediment miktarı. alanında bir yılda oluşan KITALAR SEDİMENT (ton/km 2 /yıl) AFRİKA 25 AVRUPA 32 AVUSTRALYA 40 GÜNEY AMERİKA 56 KUZEY AMERİKA 86 ASYA 536 Ağırlıklı Dünya Ortalaması 182
Türkiye, Dünyada en çok erozyona uğrayan ülkeler arasında yer almaktadır. Ülke yüzölçümünün %85 kadarı değişik şiddet ve derecelerde erozyona uğramakta ve %55 ten fazla alanda şiddetli ve çok şiddetli erozyon hüküm sürmektedir. Türkiye de toprakların su erozyonundan etkilenme durumu. Erozyon Derecesi Alan (Ha 10 6 ) Türkiye Alanına Oranı Hafif 5.6 %7 Orta 15.6 %20 Şiddetli 28.3 %36 Çok Şiddetli 17.4 %22
Ülkemizde 1 km 2 lik alandan yılda ortalama 600 ton materyal taşınmaktadır. Bu rakam Dünya ortalamasının yaklaşık 3 katı kadardır. En fazla taşınım ise Yeşilırmak havzasında gerçekleşmektedir. Bazı nehirlerimizin taşıdıkları ortalama sediment verimi. Nehir Adı Sediment Verimi (ton/km 2 /yıl) Fırat (Birecik) 612 Dicle (Diyarbakır) 1085 Kızılırmak (İnözü) 939 Sakarya (Botbaşı) 651 Yeşilırmak (Çarşamba) 1521 B.Menderes (Söke) 519 Ceyhan (Yeniköprü) 992 Filyos (Devecikıran) 610 Gediz (Manisa Köprüsü) 582 Göksu (Karahacılı) 684 Dalaman (Akköprü) 368
5- Çığ Çığ, genellikle yoğun kar yağışı alan dağlık topoğrafyanın hakim olduğu havzalarda görülür. Çığ olaylarına Ülkemizde kış mevsiminde rastlanmaktadır. Çığlar, ulaşım ve iletişimi etkilemekte, can ve mal kayıplarına neden olmaktadır. Çığ olaylarının oluşumunda meteorolojik ve topoğrafik etkenlerin yanı sıra havzalarda orman örtüsü tahribatının da katkısı büyüktür. Çığ, genellikle bitki örtüsü olmayan engebeli, dağlık, ve eğimli arazilerde, vadi yamaçlarında tabakalar halinde birikmiş olan kar kütlesinin iç ve/veya dış kuvvetlerin etkisi ile başlayan bir ilk hareket sonucu, yamaçtan aşağıya doğru hızla kayması olarak tanımlanır
Çığ olayı sonucunda oluşan insan kayıplarının on yıllık dilimlere göre dağılımı(afet İşler Genel Müdürlüğü)
6- Enerji Yetersizliği Kırsal kesimde insanların yakacak gereksinimi genellikle yakacak odundan karşılanır. Bu odunun yeterli olmadığı durumda orman varlığı büyük tahribata uğrar. Teknik uygulamalar sonucu devletin ürettiği yakacak odunun yanında bir ölçüde de kaçak kesimlerle yakacak gereksinimi karşılanmakta, orman ve onun koruduğu toprak olumsuz etkilenmektedir.
7- Gıda Yetersizliği Arazilerin yeteneğine uygun kullanılmaması nedeniyle tarım ve hayvan ürünlerinde azalma görülebilir. Yine su kirliliği yüzünden su ürünleri zarar görebilir. Bu sayılanlar olmasa bile nüfus artışına bağlı olarak gıda yetersizliği söz konusu olabilir.
8- Yem Ürünü Yetersizliği Yeterli miktar ve kaliteye sahip mera alanlarının bulunmaması veya var olan meraların tahribi sonucunda ortaya çıkan yem yetersizliği havzaların önemli sorunları arasında yer alır.
9- Yaban Hayatı Doğal dengenin bozulması sonucunda ekosistemde yer alan yaban hayatı da zarar görür. Yaban hayatının dengeli ve çeşitli oluşu insanların refahına katkı sağlar. Çünkü bazı yaban hayvanlarının etinden, derisinden ve tüyünden yararlanıldığı gibi yaban hayvanı av turizmiyle de büyük gelir sağlanabilir.
10- Rekreasyon Alanlarının Yetersizliği İnsanlar streslerini atmak, sportif faaliyetlerde bulunmak ve eğlenmek için ev, iş ve kent ortamından uzaklaşmaya ve açık alanlarda zaman geçirmeye yönelmektedir. Zamanımızda bu yöndeki istekleri karşılamak için rekreasyon alanları açılmakta ve sayısal olarak hızla artmaktadır. Bu alanların artırılması, var olanların işlevini yerine getirebilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması gibi sorunlar havza amenajmanı kapsamında görülmektedir.
Havza amenajmanı amaçları: Havza amenajmanı, havzadaki sorunu veya sorunları çözerek doğal kaynakların havza içerisinde ve/veya dışında yaşayan toplumların isteklerine bütünüyle cevap verecek ve refahını sürekli kılacak şekilde işletilmesini sağlamayı amaçlar. Bu amacı gerçekleştirebilmek için kapsamlı incelemeler ve araştırmalar sonucunda havza sorunları belirlenir ve bir proje hazırlanır. Havza amenajmanı proje ve uygulamalarında amaçların tamamını veya birkaçını birlikte gerçekleştirme kuralı yoktur. Çünkü her havza kendine özgü bir nitelik taşır ve bu niteliklere göre temel amaç ya da amaçlar belirlenmek suretiyle uygulamalar gerçekleştirilir.
Doğal Kaynak Sorunlarının Çözümünde Havza Amenajmanının Rolü Sorun Su Yetersizliği Çözüm Seçenekleri Bitki örtüsü yönetimi Evapotranspirasyonu azaltmak Baraj depolaması Su hasadı Derin taban suyunu kullanmak Havza Amenajmanı ile İlişkilendirilmesi İğne yapraklıları yapraklılara, derin köklüleri sığ köklülere dönüştürmek İğne yapraklıları yapraklılara, derin köklüleri sığ köklülere dönüştürmek Sediment verimini azaltmak, bitki örtüsünü korumak Yerel noktalarda su sağlama ve depolama imkanları Taban suyunu besleme alanlarına yöneltmek
Doğal Kaynak Sorunlarının Çözümünde Havza Amenajmanının Rolü Sorun Su kalitesinde bozulma Çözüm Seçenekleri Su arıtma işlemleri Kuyu ve kaynaklardan su sağlama Akarsulardan gelen kirleticileri kontrol etmek Atık su arıtımı Havza Amenajmanı ile İlişkilendirilmesi Suyu ormanlık alanlardan geçirmek Taban suyunu kirlenmeden korumak Havzada bitki örtüsü tesisi, akarsu kanalları boyunca tampon şeritler oluşturmak Orman alanlarını atık su arıtımı için kullanmak
Doğal Kaynak Sorunlarının Çözümünde Havza Amenajmanının Rolü Sorun Erozyon ve sedimentasyon Çözüm Seçenekleri Bitkilendirme Teras yapımı Erozyon kontrol yapıları Bitkilendirme Havza Amenajmanı ile İlişkilendirilmesi Erozyon önlenene kadar bitki örtüsü tesisi, korunması Bitkilendirme, arazi kullanım ilkelerinin tesisi Bitkilendirme ve yönetim yoluyla tesis edilen yapıların kullanım ömrünü artırmak Uygun bitki örtüsünün tesisi Taşkın Baraj depolaması Alan yönetimi Bitki örtüsü tesis etmek, sediment girişini en aza indirmek Taşkına uygun alanlarda insan faaliyetlerini en aza indirmek
Sorun Besin Yetersizliği Doğal Kaynak Sorunlarının Çözümünde Havza Amenajmanının Rolü Çözüm Seçenekleri Ürün ekimini artırmak Tarımsal ormancılığı geliştirme Hayvancılığı geliştirme Havza dışı kaynaklara yönelme Havza Amenajmanı ile İlişkilendirilmesi Yamaç alanlarda düzenleme yapmak, kontur işlemesi, teras ve diğer uygulamalar Toprak verimliliğini korumak, toprak ve iklim koşullarına uygun tür yetiştirmek, erozyonu en az seviyede tutmak Otlatma sistemlerini geliştirmek Ekonomik girdi sağlamak üzere orman kaynaklarını geliştirmek
Sürdürülebilir entegre havza amenajmanında çok yönlü kullanma ilkesinin göz önünde bulundurulması gereklidir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde kırsal nüfusun yukarı havzalarda üretilen ürün çeşitliliğine gereksinimi vardır. Bu gibi ülkelerde yukarı havzada yoğun tarım, hayvancılık ve ormancılık yapılırken havza tahrip olmakta ve aşağı havzalarda olumsuz etkiler yapmaktadır. Bir havzada verimliliği amaçlayan projelerde, havzada erozyon, sedimentasyon ve suya ilişkin sorunları azaltmayı amaçlayan uygulamaları gerçekleştirme zorunluluğu vardır. Ancak, yukarı havzaların planlanmasında tarımsal ve doğal kaynak üretimi yoluyla insanların gelirini artırmak ve aynı zamanda toprak koruma ve su kaynaklarını geliştirmek hedef olmalıdır.
Çok Yönlü Kullanım Amenajmanının Amacı Havzadaki doğal kaynaklar arz talep durumuna göre farklı ölçülerde kullanılabilir. Bir havzada çok yönlü kullanım, aşağıdaki seçeneklerden birisini veya birkaçını uygulamakla sağlanabilir. Havzada gereksinim duyulan birçok ürün ve hizmet üretiminden elde edilebilir birçok doğal kaynak ürünlerinin devamlı kullanımı. Havzada doğal kaynak ürünlerinin dönüşümlü kullanımı. Havzayı coğrafik birimlere ayırarak her bir birime giren araziyi en uygun kullanıma tahsisi etmek ve her birimde tek ürün elde etmek.
Çok Yönlü Kullanım Amenajmanının Tipleri Çok yönlü kullanım amenajmanında iki tip vardır. Bunlar kaynak odaklı amenajman ve alan odaklı amenajman olarak adlandırılabilir. Eğer bir havzada birden çok ürün ve hizmet üretimi amaçlanıyorsa alan odaklı çok yönlü kullanım amenajmanı bir havzada bir doğal kaynağı farklı kullanımlar için üretmek amaçlanıyorsa bu da kaynak odaklı çok yönlü kullanım amenajmanı olarak nitelendirilmektedir. Kaynak odaklı çok yönlü kullanım amenajmanında havzadaki doğal kaynağın üretim kapasitesinin bilinmesi gereklidir. Alan odaklı çok yönlü kullanım amenajmanında havzanın doğal kaynak ürünlerinin geliştirilmesi ile ilgili fiziksel, biyolojik, ekonomik ve sosyal etmenlerin dikkate alınması gereklidir.
Tarımsal Ormancılık ve Çok Yönlü Kullanım Bir havza sınırı içerisinde muhafaza ormanı, üretim ormanı, mera, tarım alanı ve tarımsal ormancılık eylemlerinin yapıldığı birçok arazi kullanım şekli olabilir. Tarımsal ormancılık, bir alanda orman ağaçları yetişirken aynı yerde tarımsal ürün veya hayvan yetiştirilmesini kapsayan bir arazi kullanım sistemidir. Bu haliyle tarımsal ormancılık kombine bir üretim sistemini yansıtır ve yukarı havzalarda yaşayan insanlar tarafından kabul görür.
Tarımsal ormancılık uygulamaları ile çok yönlü kullanım amenajmanını bütünleştirme nedenleri aşağıdaki şekilde açıklanabilir; Tarımsal ormancılık uygulamaları ormanla iç içe yaşayan toplumlar tarafından asırlardır kullanılmakta ve yerel toplumlar tarafından kabul görmektedir. İnsanlar işledikleri topraklarda eskiden beri uyguladığı sürdürülebilir teknikleri kullanma eğilimi vardır.
Tarımsal ormancılık farklı toprak, topoğrafya ve iklim şartlarında uygulanabilir. İyi planlanmış bir tarımsal ormancılık sisteminde orman ağaçları; rüzgar perdesi, toprak erozyonunu önleyici ve toprak nemini düzenleyici olarak hizmet edebilir.