T.C. ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 2. ULUSAL TAŞKIN SEMPOZYUMU TAŞKIN KORUMA PROJELERİNDE YAPISAL TEDBİRLER Recep ÖZBAL DSİ 18.Bölge Müdürü 22-24 Mart 2010 AFYONKARAHİSAR
GİRİŞ: Uluslararası sigorta Şirketlerince yapılan bir araştırmaya göre her yıl binlerce doğal afet meydana gelmektedir. Meydana gelen bu doğal afetler sırasıyla % 52 taşkınlar, % 17 depremler, % 15 fırtına ve kasırgalar, % 7 kuraklık ve % 9 diğerleridir. Doğal afetleri adı üzerinde önlememiz mümkün değildir. Ancak bu afetleri birtakım yapısal olan veya yapısal olmayan tedbirlerle felaket haline gelmeden zararlarını azaltabiliriz. Ülkemizde de her yıl bir çok doğal afet meydana gelmekte olup bunlardan taşkın afeti depremlerden sonra can ve mal kaybına en fazla sebep olan doğal afettir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 2/ 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 3/ 105
TAŞKIN: Bir akarsuyun muhtelif sebeplerle yatağından taşarak çevresindeki arazilere, yerleşim yerlerine, alt yapı tesislerine ve canlılara zarar vermek suretiyle o bölgedeki ekonomik ve sosyal faaliyetleri kesintiye uğratacak ölçüde bir akış büyüklüğüne ulaşması şeklinde tarif edilen taşkın (sel, feyezan, seylap) yaşandığı bölgenin iklim şartlarına, bitki örtüsüne, jeolojik ve topoğrafik niteliklerine bağlı olarak gelişen tabii oluşumdur. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 4/ 105
Ancak taşkının bir afet olarak karşımıza çıkması tamamen insan faaliyetlerinin bir neticesi olarak meydana gelmektedir. Sel riski bulunan sahalarda önceden tedbir alınmaksızın süregelen şehirleşme faaliyetleri, dere yatakları ve taşkın tesislerine yapılan müdahaleler taşkın afetinin en önemli sebepleridir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 5/ 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 6/ 105
TAŞKINLARIN SEBEPLERİ: Taşkın afetlerinin yalnızca meteorolojik oluşumlara bağlı olarak ifade edilmesi mümkün değildir. Sanayileşme ve sektör çeşitliliğinin beraberinde getirdiği şehirleşme süreci akarsu havzalarının muhtelif kesimlerindeki insan faaliyetlerinin çeşitliliğini ve yoğunluğunu da büyük ölçüde arttırmaktadır. Bu durum ise havza bütünündeki dengeyi bozmakta ve neticede büyük miktarda can ve mal kaybına yol açan taşkın afetleri yaşanmakta, elverişsiz tarım yöntemleri ile topraklar yoğun bir şekilde kullanılmakta ve taşkın afetleri giderek daha büyük ve sık olarak görülmektedir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 7/ 105
TAŞKINLARIN SEBEPLERİ: 1) Kısa sürede meydana gelen şiddetli yağmur ve dolu ile havzadaki kar erimeleri sonucu doğal veya düzenlenmiş akarsu yataklarının kapasitelerinin üzerinde meydana gelen akış büyüklüğü. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 8/ 105
2) Yerleşim yerleri içinden geçen dere ve çay yataklarında yapılaşma ile kesitin daraltılması. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 9/ 105
3) Dere yatağına tekniğine aykırı ve izinsiz köprü, menfez v.b. enine yapıların yapılması. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 10 / 105
4) Dere yatağına tekniğine aykırı kabartma tesisi, bent ve dolgu yapılması. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 11 / 105
5) Dere yatağına çöp, moloz, sanayi ve evsel atık atılması. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 12 / 105
6) Dere yatağına kanalizasyon şebekesi döşenmesi. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 13 / 105
7) Dere yatağının üzerinin kapatılarak konut, otopark, pazar yeri yapmak amacıyla kullanılması. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 14 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 15 / 105
8) Yukarı havzadan çeşitli sebeplerle gelen rüsubatın dere yatağını daraltması. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 16 / 105
9) Dere yataklarında tabii olarak büyüyen ağaç ve çalıların yatak kapasitesini daraltması. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 17 / 105
Ülkemizde taşkın olayları sık sık meydana gelmektedir. Ancak, taşkınlar ve zararlarını o sırada hatırlayıp yaptığımız yanlışları görmekteyiz. Depremlerde, doğal afetlerde olduğu gibi taşkınlar için de tedbirlerimizi önceden almalıyız. Taşkınlar öncesinde yeterli tedbirleri alabilirsek taşkın olduğunun farkına bile varmayız. Bizler taşkını ancak zarar ziyan olduğunda görmekteyiz. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 18 / 105
Bu yüzden taşkınların can ve mal kaybına sebep olmaması, ulaşımı, ekonomik ve sosyal faaliyetleri kesintiye uğratmaması için taşkın kontrol tesislerinin iyi bir planlama ve proje ile inşa edilmesi, Taşkın Kontrol tesislerinin amacına uygun olarak işletilmesi, akarsu yatakları ile Taşkın Kontrol Tesislerinin korunması ve müdahale edilmemesi taşkınların afet haline gelmemesi açısından önem arz etmektedir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 19 / 105
TAŞKINLARIN ZARARLARI: Akarsuların doğal yatak kapasiteleri belirli aralıklarla gelmesi tekrarlanan ve ihtimal hesaplarına uygun beklenecek debilerin bir kısmını geçirirken bir kısmını da geçiremez. Geçmeyen debiler yatak kapasitesinden arta kalanı tesviye eğrilerine uygun olarak çevreye yayılıp belirli bir süre için ortaya çıkaracağı olağan dışı durum nedeniyle değişik zararlar oluşturur. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 20 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 21 / 105
Taşkın Zararlarının Yeri ve Biçimleri: 1) YERLEŞİM BİRİMLERİNDE TAŞKIN ZARARLARI 1.1. Yapıların Yıkılması - İnşaat tekniğine bağlı yıkılmalar - İnşaat tekniğine bağlı olmayan yıkılmalar 1.2. Yapıların Hasar Görmesi - Hafif Hasar - Ağır Hasar 1.3. Can ve Mal Kayıpları, Sağlık Problemleri, Bulaşıcı Hastalıklar DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 22 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 23 / 105
2) ÜRETİM MERKEZLERİNDE TAŞKIN ZARARLARI 3) TARIM ALANLARINDAKİ TAŞKIN ZARARLARI 3.1. Verim Düşüklüğü - Ekimin Yenilenmesi - Büyüme Döneminin Kısalması - Tarım Alanının Elden Çıkması 3.2. Tarımsal Üretim Araçlarının Zarar Görmesi - Araç Gerecin Ortadan Kaybolması veya Onarım Zararı - Araç Gerecin Hizmete Gecikmesi DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 24 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 25 / 105
4) ULAŞIM TESİSLERİNDE OLUŞAN ZARARLAR 5) ENERJİ ÜRETİM VE DAĞITIM TESİSLERİNDEKİ TAŞKIN ZARARLARI DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 26 / 105
DSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNCE YAPILAN ÇALIŞMALAR DSİ Genel Müdürlüğünün taşkınların önlenmesi ve zararlarının azaltılmasıyla ilgili çalışmaları 6200 sayılı Kuruluş Kanununda tanımlanan görev ve sorumluluklar çerçevesinde genelde yapısal önlemler içeren projeli faaliyetler şeklinde sürdürülmektedir. Bu çalışmalar çerçevesinde taşkınları önlemek maksadıyla barajlar, sel kapanları, tersip bentleri ve taşkından koruma tesisleri inşa edilmekte, dere yataklarında makineli tanzim ve ıslah çalışmaları yapılmaktadır. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 27 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 28 / 105
DSİ Genel Müdürlüğü tarafından ülkemizde taşkınların önlenmesi ve zararlarının azaltılmasına yönelik yapısal unsur içeren projeli faaliyetler; 1) Taşkın koruma ve kontrol ihtiyacını akarsu havzasının bütününde ve diğer su devolopmanı gerektiren ihtiyaçlarla birlikte (içmesuyu, sulama, enerji vb.) ele alan çok maksatlı BÜYÜK SU İŞLERİ PROJELERİ kapsamında, 2) Aciliyeti sebebiyle taşkından koruma ihtiyacını akarsu havzasının sınırlı bir bölümünde ele alan KÜÇÜK SU İŞLERİ PROJELERİ kapsamında, ele alınmaktadır. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 29 / 105
Ayrıca DSİ Genel Müdürlüğüne erozyonun önlenmesi görevinin kanunlarla verilmemiş olmasına rağmen zaman içinde inşa edilen bir çok taşkın kontrol tesisinin rüsubat birikimi sonrası fonksiyon yapamaz duruma gelmesi ve bunun yanında inşa edilen baraj ve göletlerin rezervuarlarında meydana gelen sedimantasyon (rüsubat birikmesi) problemleri sebebiyle dere yukarı havzalarında erozyon kontrol önlemlerinin alınması gereği duyularak çalışmalar sürdürülmektedir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 30 / 105
TAŞKIN KORUMA İŞLERİNDE YAPISAL TEDBİRLER Taşkın Koruma tedbirlerinin belirlenmesi ve problemin çözümü için öncelikle konunun iyi etüt edilmesi ve etüt sonucu oluşturulan rapora dayanılarak önerilen tesisin projelendirilerek inşa edilmesi ve işletilmesi önem arz etmektedir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 31 / 105
GENEL ETÜT YÖNTEMLERİ A) BÜRO ÖN ÇALIŞMALARI 1) Taşkın zararlarının söz konusu olduğu yer meskun mahal veya tarım arazisi ya da ikisi birlikte ise il, ilçe, kasaba ve köy adından yararlanılarak 1/25 000 ölçekli haritalarda aranır ve harita indeksi belirlenir. 2) Taşkın yapan akarsu ile ilgili yapılacak düzenleme 1/25000 1/100 000 ölçekli haritada işaretlenir. 3) Drenaj alanının yüzölçümü hesaplanır. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 32 / 105
4) Drenaj alanı içinde bulunan arazinin bitki örtüsü ve arazi kullanma durumu göz önünde bulundurularak yağış/akış katsayısı belirlenir. 5) Ampirik yöntemlerle akış değerleri mevcut gözlem değerlerindeki düzeltmeler yapıldıktan sonra aşağıdaki metotlardan biri ile debiler hesaplanır. - Rasyonel Metot - Sentetik Birim Hidrograf Metodu - DSİ Sentetik Metodu - Mockus Metodu DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 33 / 105
B) ARAZİDE BİLGİ TOPLAMA ÇALIŞMALARI - Projenin esası olacak çözüm şekli ve diğer alternatifler belirlenir. - Jeolojik yapı dikkate alınır. - Doğal yatağın eğimi belirlenir. - Yukarı havzadan geleceği beklenen askı ve sürüntü malzemesi belirlenir. Sürükleme gücüne esas olacak parametreler tespit edilir. Sürükleme gücünün etkisiyle şevlerdeki topuktan başlayan oyulmalar dikkate alınarak şev eğimleri tespit edilir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 34 / 105
Taşkın önleminin alınacağı memba kısmındaki kesitinin yeri belirlenir. Kesit geometrik bir biçimlemeye uydurularak Manning formülündeki değişik sürtünme katsayısı (pürüzlülük) n değerleri kullanılarak eğim de göz önünde bulundurularak taşkın debisi hesaplanır. Önceden değişik yinelemeli debilerle karşılaştırılarak doğal yatağın kapasitesi değerlendirilir. Taşkın koruma tedbirlerinde belirli ölçüler içinde kalınmadığı takdirde yani büyük yinelemeli debiler esas alındığında düzenleme yapılarının boyutlarındaki artış nedeniyle projelerin ekonomik olmayacağı aşikardır. Onun için belirli ölçüdeki zararların özel durumlar dikkate alınarak önceden kabul edilmesinin doğal olacağı kabul edilmelidir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 35 / 105
Proje Debileri Koruma Konusu Kesit Debisi m³/sn Hava Payı Dahil Kontrol Edilen Debi m³/sn Tarım Alanları Q 10 Q 50 Yerleşim Yerleri a) Köy-Kasaba Q 100 Q 500 b) Büyükşehirler Q 100 Q 1000 Yapılan etütler sonrasında belirlenen çözüm önerisi ile ilgili uygulama projesi haritası alınmak, zemin etüdü yapılmak, doğal yapı gereçleri dikkate alınmak suretiyle yapılır ve tatbikatına geçilir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 36 / 105
YAPISAL TEDBİRLER YUKARI HAVZA TEDBİRLERİ Yukarı Havza; taşkın sorunu nedeniyle etüt konusu edilen bir akarsu doğal yatağından geçen akımların toplandığı ve mansap kısmına iletildiği yağış toplama alanıdır. Yukarı Havza önlemlerinin amacı bozulan doğal dengenin eski durumuna getirilmesine yöneliktir. Fakat bu çabalar harcanan emek ve maddi külfetine karşılık beklendiği ölçüde olumlu sonuçlanmaz. Ancak mevcut durumun bir ölçüde daha kötüye gidiş hızı engellenerek yeni bir doğal denge oluşturulur. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 37 / 105
Yukarı Havza tedbirlerini, amaçlarına ve yapılış tekniğine göre sınıflandırmak gerekir. A) Kültürel Önlemler 1- Çayırlama- Otlatma Yöntemleri 2- Ağaçlandırma- Çalılandırma 3- Toprak İşleme DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 38 / 105
B) İnşaat Önlemleri 1- Gradoniler (Ters Eğimli Teraslar): Hendeksiz, Hendekli, Akıtmasız, Akıtmalı 2- Teraslamalar: Kuru Duvarlı, Harçlı Kargir, Ay Görüntülü, Sürekli 3- Islah Sekileri: Ahşap, Kuru Duvarlı, Harçlı Kargir, Karma, Beton Ağırlıklı 4- Taban Kuşakları 5- Britler 6- Tersip Bentleri 7- Sel Kapanları 8- Taşkın Maksatlı Barajlar DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 39 / 105
1- Gradoniler (Ters Eğimli Teraslar): Yüzeyden akışa geçen suları eğime dik ya da tesviye eğrilerine paralel olarak düzenleyen toprak yapılardır. Hendeksiz ve hendekli tipleri ile bunların yan vadideki derelere akıtmasız ve akıtmalı şekilleri vardır. Kazıdan çıkan toprağa sıralı ağaç dikilebilir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 40 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 41 / 105
2- Teraslamalar: Arazinin tarımsal çalışmalardaki kullanılış durumuna bağlı olarak teşkil edilirler. Meyvelik ve zeytin gibi tek ağaçlar için düşünülüyor ise ay şeklinde, sebze, tütün, muz gibi sıralı bitkiler için ise sürekli tipler oluşturulur. Bunlar da toprağın kendi kendini tutma kabiliyetine göre kuru duvarlı veya harçlı kargir şeklinde yapılır. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 42 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 43 / 105
3- Islah Sekileri: Erozyon sonucu taşınabilecek malzemenin doğal akarsu yatağı içinde tutunmasını, kıyı oyulması ya da yamaç kütlelerinin hareketini önleyecek taban destekleri oluşturan yapılardır. Yapıda kullanılan malzeme cinsleri değişik olabilir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 44 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 45 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 46 / 105
Bir akarsu yatağında ıslah sekileri vasıtasıyla düzenleme yapıldığında en önemli husus anahtar yapı olarak kabul edilen en mansaptaki sekinin önünde yapı küçükse sağlam zemine oturan bir kontur seki ya da enerji kırıcı havuz yapılmasıdır. Aksi takdirde oyulmalar tüm sekilerin kısa sürede yıkılmasına sebep olur. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 47 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 48 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 49 / 105
4- Taban Kuşakları: Oldukça geniş, kıyı şevlerinde oyulmalar durmuş, yatak içinde malzeme hareketinin sürdüğü hallerde dengeleme eğimini oluşturmak suretiyle hareket eden malzemenin depolanmasını yapılırlar. Taban kuşağının hemen hemen tamamı çalıştırılır. sağlamak için savak olarak DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 50 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 51 / 105
5- Britler: Taban kuşaklarına benzer yapılardır. Ancak malzeme depolama yerine yalnızca eğimin kırılması ve düzenlenmesi amacıyla yapılır. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 52 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 53 / 105
6- Tersip Bentleri: Rüsubat depolama yapılarıdır. Yatakta depolanmış uygun malzemenin kullanılmasıyla yapılabilirler. Burada önemli olan yapının üzerinden su aşmaması için yapılan dolusavağın iyi yerleştirilmesidir. Bu yapılar harçlı kargir olarak da yapılabilir. Bu takdirde ıslah sekilerine benzer şekilde tertiplenir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 54 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 55 / 105
7- Sel Kapanları: Yatak kapasitesinin yetersiz olduğu meskun mahallerin memba kısımlarında yapılan, taşkın sırasında suyu depolayıp taşkının piki geçtiğinde kontrollü olarak belirli bir debide suyu yatağa gönderen geçici su depolama yapılarıdır. Aynen baraj ve göletler gibi inşa edilirler. Ancak işletme sırasında rezervuarları boş bulundurulur. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 56 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 57 / 105
8- Taşkın Maksatlı Barajlar : Yalnız taşkın amacıyla yada çok maksatlı barajlarda taşkın hacminin boş bırakılarak, taşkın piki geçinceye kadar suların depolanıp daha sonra yatağa emniyetli bir şekilde gönderilmesi için yapılırlar. İşletme sırasında bu hacim devamlı boş bulundurulur. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 58 / 105
MANSAP TEDBİRLERİ Taşkın koruma tedbirlerinin akarsuyun drenaj alanı içindeki yukarı havzaya ilişkin olanları derenin ovaya açıldığı nokta olan boğaz kesiminde son bulur. Bundan sonra başlayan koruma önlemleri mansap tedbirleridir. Mansapta alınacak tedbirlerin amaçları sürüklenen malzeme akımını durdurmak, yetersiz doğal yatak dışına çıkarak zarara sebep olan akımları belirli frekanslara göre düzenlemek suretiyle zararsız hale getirmek, kıyıların oyulması sonucu toprak kayıplarını önlemek, yapıların ve diğer altyapı tesislerinin zarar görmesini engellemektir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 59 / 105
a) Sürüklenen Malzeme Akımını Durdurucu Yapılar: Yukarı havzadan taşınan ve sürüklenen malzemenin durdurulması ve tuzaklanmasını sağlamak için doğal yatağın uygun olduğu bir yerinde enerji kırıcı yapı ile bir düşü yapılır. Onun savak kanatlarından başlayan sağ ve sol sahilde proje debisinin savak yükü dikkate alınarak belirlenecek yükseltilerde oluşturulacak seddeler yakın yamaçlarda sıfırlandığı yerlere kadar uzatılır. Malzeme taşımayan enerjisi kırılmış akım doğal yatağa gönderilir ve gözleme alınır. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 60 / 105
b) Yetersiz Doğal Yatak Kapasitelerini Düzenleyici Tedbirler: Tarım alanları veya meskun alanlar dikkate alınarak kesitin şekli ve büyüklüğü belirlenir. Kesit Şekilleri: - Parabolik Kesit: Malzemenin yatakta depolanmış olduğu durumlarda, büyük ölçüde oyulmaların ortaya çıkmayacağı hallerde bu tip kesit uygulanır. Şevlerin yatık olmasına da özen gösterilir ve şev eğimleri 1/3 ten az tutulmaz. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 61 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 62 / 105
- Yamuk (Trapez) Kesit: Kazılarla düzenlenecek yataklarda yamuk kesit en çok uygulanan şekildir. Bu nedenle yamuk kesitlerde iki hususa dikkat edilmesi gerekir. Bunlar kesit taban genişliği (b) ve şev eğimi (m) dir. Şev eğimi toprağın fiziki yapısına bağlı olarak belirlenir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 63 / 105
- Dikdörtgen Kesit: Kesit başlangıçta trapez biçiminde makineli kazı ile açıldıktan sonra yerine ve duruma göre açılacak temel kazısı üzerine harçlı kargir, beton ağırlık ve betonarme kıyı koruma duvarları ile oluşturulan bu tip kesitler yerleşim yerleri içerisinden geçen yataklardaki düzenlemelerde seçilir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 64 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 65 / 105
- Depolu Yamuk (Trapez) Kesit: Doğal yatağın belirli bir kapasiteyi geçirmesi için, fazla miktarda malzemenin kazılarak dışarıya çıkarılmasını gerektirir. Bu gibi durumlarda kazı malzemesi yatağın ya bir tarafında ya da iki tarafına depolanır. Depolama aralıklı veya aralıksız olabilir. Genellikle yamaçlara yakın giden yatakların düzenlenmesinde kazı malzemesinin depolanması gerekiyorsa yamaç tarafında depolar aralıklı, karşı sahilde aralıksız olarak yapılır. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 66 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 67 / 105
- Seddeli Yamuk (Trapez) Kesit: Doğal yatağın derinleştirilmesi, yakın çevredeki araziler için derin drenaj gibi çalışacağından dolayı sulama yapılmadığı durumlarda tarım bitkilerine kök salma derinliğinde nem kaybına neden olacağından sakıncalıdır. Bu sakıncayı kaldırmak yinelenmeli debiler rigolün iki sahilinde oluşturulacak seddeler arasında palyeden geçirilir. Ancak sedde ile aralıksız deponun eş anlamda kabul edilmesi büyük bir hata olur. Zira depolar hiçbir zaman güvenilir olmadığında sedde gibi çalıştırılamaz. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 68 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 69 / 105
c) Şevlerin Duraylılığını (Stabilitesini) Sağlayıcı Tedbirler: Yeterli yatak kapasitesi olmasına rağmen kıyı oyulmaları gibi istenilmeyen durumların ortadan kaldırılması için önerilecek tedbirlerdir. 1- Pere Kaplamalar: Yamuk kesitlerin açılmasından sonra akımın hızı ve sürükleme gücü dikkate alınarak pere kaplamalar yapılır. Pere kaplamalar genelde sürüklenen malzeme akımı olan dere yataklarında uygulanmaz. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 70 / 105
1.1- Kuru Pere Kaplamalar: Ocak, kazı veya toplama taşından 20-40 cm arasında değişen kalınlıkta bir tabaka oluşturacak biçimde yapılır. Ufak parçalar ile aralar kamalanarak düzenli köşe ve yüzey oluşacak şekilde yapılır. Kuru pereler şevlerin gevşek ve akıcı olmayan hallerinde kullanılır. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 71 / 105
1.2- Harçlı Pere Kaplamalar: Kuru perelerden farkı taşların aralarının çimento harcı ile doldurulması ve gerekirse derz yapılmasıdır. Harçlı pereler siltli, kumlu gevşek ve su ile temas halinde akıcı hale dönüşen şevlerde uygulanır. Diğer kargir yapılar gibi anolara bölünerek yapılır. Her iki sahilde pere kaplamanın şev topuğunda bir sandık açılarak topuk tahkimatı oluşturulur. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 72 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 73 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 74 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 75 / 105
2- Beton Kaplamalar: Beton kaplamalar da siltli, kumlu gevşek ve su ile temas halinde akıcı hale dönüşen şevlerde uygulanır. Anolar halinde yapılır. Doğal yapı gereçlerinin sağlanması veya proje yerine taşınmasının çok yüksek maliyet gerektirdiği yerlerde tercih edilir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 76 / 105
3- Gabion (Fildöfer) Kaplamalar: Gabion; çift bükümlü, çinko veya PVC kaplı, yumuşak telden, altıgen gözenekli ve kafes örgü şeklinde imal edilen, dikdörtgen prizma (sandık) veya silindir şeklinde olabilen imalatlardır. Bu sandıklar akarsu yatağındaki doğal malzeme veya kaya ufağı ile doldurulmak suretiyle şevlerde tahkimat sağlanır. Gabion imalatlar, eğimin ve sürükleme gücünün fazla olmadığı, iri rüsubat taşımayan akarsularda kullanılmaktadır. Çok iri kaya ve taş bloklar sürükleyen dere yataklarında tellerin darbe etkisiyle kırılarak sandıkların dağılması ve yapının bütünlüğünün bozulması ihtimal dahilindedir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 77 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 78 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 79 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 80 / 105
4- Taş Dolgular: Dış kurplardaki oyulmalar nedeniyle şevler genellikle yatık eğimlerini kaybeder ve eğim dikleşir. Dere yataklarının bu duruma gelen kıyılarında şevlerin korunması için taş dolgular iki değişik biçimde uygulanır. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 81 / 105
4.1- İstifsiz Taş Dolgular: Doğal yatakta sürekli akımın bulunduğu durumlarda istifsiz taş dolgular uygulanır. Burada temel ilke yüksek su düzeyine kadar şev önünde oyulmanın durmasını sağlamak için şev üstünden boşaltılacak taşlarla bir dolgu oluşturulmasıdır. 4.2- İstifli Taş Dolgular: Doğal yatakta sürekli akımın kesildiği veya yatak içinde şev dibinden uzaklaştırma imkanı olduğu takdirde önce topuk tahkimatı yapılır ve şeve doğru dolguya devam edilir. Ancak burada şevlerin yüzünde dolguya geçmeden evvel şev eğimi 1/1 den 1/1,5 a kadar yatırılır. İstifli taş dolgular, kuru perelere göre daha kalın bir kaplama yüzeyi oluştururlar. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 82 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 83 / 105
5- Mahmuzlar: Şevlerin korunmasında doğrudan etkili değilse de belirli bir süre sonunda beklenen korumayı gerçekleştiren yapılardır. Mahmuzlar yapım amaçlarına ve yapı tekniklerine göre değişik olurlar. Ancak amaçları belirlendikten sonra yapı tekniklerine karar verilir. Bir bakıma bu kararı malzeme sağlama hususu da etkiler. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 84 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 85 / 105
5.1- Saptırıcı Mahmuzlar: Çok genişlemiş yataklarda yüksek düzeydeki suları karşı sahil veya açılmış rigol yönüne sevk etmek için yapılır. Ana saptırıcı mahmuzun korunması için memba tarafına bir koruyucu kısa mahmuzla birlikte yapılır. 5.2- Çöktürücü Mahmuzlar: Çok miktarda askı malzemesi taşıyan taşkın sularının akış hızı düşürülerek askı malzemelerinin mahmuz aralarında çöktürülerek bir yandan şevlerin aşınmasını durdurmak, öte yandan da yatak içinde yeni toprak kazanmayı gerçekleştirmek amacıyla yapılırlar. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 86 / 105
5.3- Yüzer Mahmuzlar: Mahmuzun üstü, maksimum su seviyesinin üstünde kalır ve bu mahmuzların üzerinden su aşmaz. 5.4- Batık Mahmuzlar: Taşkın debisinin belirli bir miktarından sonra mahmuzun su düzeyi altında kalarak amacına uygun çalışması beklenen mahmuzlardır. 5.5- Kaplama Mahmuzlar: Islak kumun mahmuz biçiminde şekillendirildikten sonra harçlı kargir veya betonla kaplanması ile yapılan mahmuzlardır. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 87 / 105
5.6- Beton Mahmuzlar: Yerinde hazırlanacak kalıba dökülecek beton ile oluşturulan mahmuzlardır. 5.7- Kargir Mahmuzlar: Çimento harcı ile yapılacak ocak, kazı veya toplama taş kullanılarak yapılan mahmuzlardır. 5.8- Fildöfer (Gabion) Mahmuzlar: Fildöferden hazırlanan sandıkların yerinde yataktan sağlanacak malzeme ile doldurularak yapılan mahmuzlardır. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 88 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 89 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 90 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 91 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 92 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 93 / 105
6- Bitkisel Kaplamalar: Yatak şevleri yerine sedde şevlerinde uygulanan bu tip kaplamalar ayrık cinsi çayır otları veya söğüt cinsi ağaçlardan oluşur. Belirli sürelerde yatakta malzeme birikmesi söz konusu olmayacak ise şevlere söğüt dallarından hazırlanacak çeliklerin dikilmesi ile kıyı oyulmaları önlenir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 94 / 105
İSTİNAT DUVARLARI Doğal zeminde şev veya her türden toprak, kum, çakıl ve benzeri dolgu malzemesini stabil halde tutmaya yarayan yapılardır. Uygulamada ilk bakışta ekonomik olacağı düşünülerek kuru duvar veya harçlı kargir duvar kullanılmaktadır. Yapı gereçlerinin sağlanmasında bazı ocakların yakın çevrede bulunmaması, taşımaların maliyet içerisinde büyük yer tutması gibi etkenler göz önüne alındığında bazı şartlarda beton ağırlık ve betonarme duvarlar da yapılabilir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 95 / 105
1- Kuru Duvarlar: Düzenlenecek taşkın yataklarında kıyı erozyonunu önlemek amacıyla kullanılan geçici tesislerdir. Kuru duvarların stabilitesinin sağlanması için kalınlıkları 0,5 m den az alınmazlar. İnşaat sırasında taşlar kabaca düzeltilerek kullanılır, tabakalar halinde yükseltilir ve ara boşlukları ufak taşlarla doldurulup sıkıştırılır. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 96 / 105
2- Harçlı Kargir Duvarlar: Bu tip duvarlar kıyı erozyonundan, gevşek zeminlerin tutulmasından ve düzenlenen proje yatağına tehlike yaratabilecek toprak kaymalarının önlenmesine kadar oldukça geniş bir amaç için kullanılan ve sürekli kalıcı sayılan yapılardır Yükseklikleri maksimum su düzeyinin 0,5 m yukarısında, temel derinliği en az 1 m altta kalacak şekilde seçilmelidir. Oyulmalara karşı uygun kesitle anroşman ile temelin direnci sağlanmalıdır. Duvarın üst yüzü en az 5 cm kalınlıkta harpuşta betonu ile örtülmelidir. Duvarlar herhangi bir yapının temeli olarak kullanılamazlar. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 97 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 98 / 105
3- Beton Ağırlık Duvarlar: Doğal yapı gereçlerinin sağlanması veya işyerine taşınmasının çok yüksek maliyet gerektirdiği hallerde harçlı kargir duvarların yerine beton ağırlık duvarlar da yapılabilir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 99 / 105
4- Betonarme Konsol Duvarlar: Kargir ve beton ağırlık duvarlar ile yapılan ekonomik kıyaslamalar ve de statik hesaplar neticesine göre betonarme konsol duvarlar da tercih edilebilir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 100 / 105
5- Gabion Duvarlar: Gabion duvarlar eğimin ve sürükleme gücünün fazla olmadığı, iri rüsubat taşımayan akarsularda, diğer duvar tiplerine göre ekonomik bulunması halinde tercih edilebilirler. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 101 / 105
TAŞKIN KORUMA PROJELERİNDE YER ALAN SANAT YAPILARI 1- Köprüler: Akarsuların ıslahı amacıyla yapılan taşkın koruma kanallarının ulaşım yollarını kestiği yerlerde ulaşımın sağlanabilmesi amacıyla yapılan sanat yapılarıdır. Açıklığın fazla olduğu yerlerde tercih edilir. Köprüler ahşap, çelik, kompozit (beton ve çelik karışımı), betonarme kirişli, öngerilmeli betonarme kirişli yapılabilirler. Yol ve akarsu açısı iyi ayarlanmalıdır. Hava payı taşkın sırasında yüzen materyallerin rahatça geçebilmesi için emniyetli alınmalıdır. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 102 / 105
DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 103 / 105
2- Menfezler: Akarsuların ıslahı amacıyla yapılan taşkın koruma kanallarının ulaşım yollarını kestiği yerlerde ulaşımın sağlanabilmesi amacıyla yapılan sanat yapılarıdır. Açıklığın fazla olmadığı yerlerde tercih edilir. DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 104 / 105
TEŞEKKÜR EDERİM Recep ÖZBAL DSİ 18. Bölge Müdürü DSİ 18. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 105 / 105