DEHB Tanýlý Çocuklarýn Ebeveynlerinde DEHB Oraný

Benzer belgeler
Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu Tanýsý Alan Çocuklarýn Ebeveynlerinde Kiþilik Bozukluklarý

Sýnav Kaygýsý ve Ýliþkili Psikiyatrik Belirtiler

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu (DEHB)

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu ve Primer Enürezis Nokturnalý Çocuklarýn Annelerindeki Psikiyatrik Belirtiler ve Yetiyitimi

Mevcut Semptomlar Ölçeði: Geçerlik ve Güvenirlik Çalýþmasý

Madde Baðýmlýlýðý Olan Hastalarýn Ebeveynlerinde Öfke Düzeyi: Öfkenin, Depresyon ve Anksiyete Düzeyi ile Ýliþkisi

Çocuk Psikiyatri Hastalarýnda Yatýþ Süresine Etki Eden Faktörler

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) DEHB Tanılı Çocukların Ebeveynlerinde DEHB ile İlişkili Bazı Sorunlu Yaşam Olayları

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER

GÜÇLER VE GÜÇLÜKLER ANKETÝ'NÝN (GGA) TÜRKÇE UYARLAMASININ PSÝKOMETRÝK ÖZELLÝKLERÝ

Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon

ÇOCUKLUKTA DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU TANISI ALMIŞ OLGULARIN ERGENLİK DÖNEMİNDEKİ PSİKİYATRİK DURUMLARININ İNCELENMESİ

Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý

Obsesif Kompulsif Bozukluðun Belirti Daðýlýmýnýn ve Komorbiditesinin Çocuk ve Ergenler ile Eriþkinler Arasýnda Karþýlaþtýrýlmasý

ÇOCUK VE ERGEN PSÝKÝYATRÝSÝ BÖLÜMÜNE BAÞVURAN ERGENLERÝN KLÝNÝK ÖZELLÝKLERÝ

Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik verilerin tedaviye direnç açýsýndan karþýlaþtýrýlmasý

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunda Beyin Kan Akýmý ve Elektriksel Beyin Aktivasyonunun Deðerlendirilmesi

Madde Kullanma Eðilimi Ölçeðinin Geçerlik ve Güvenilirliði

Özel Eðitim ve Ýlaç Alan Otistik Bozukluklu Çocuklarýn Otistik Belirtiler Açýsýndan Sekiz Haftalýk Ýzlemi ve Ek Taný Özellikleri

Mardin ili ilköðretim okullarýnda 6-15 yaþ grubu öðrencilerde kilo fazlalýðý ve obezite prevalansý

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMÝ PSÝKÝYATRÝK SORUNLARI ÝLE EBEVEYN DEPRESYONU ARASINDAKÝ ÝLÝÞKÝ: CÝNSÝYETÝN ROLÜ

Bipolar Bozukluk Baþlangýç Yaþýnýn Klinik ve Gidiþ Özellikleriyle Ýliþkisi

Hemodiyaliz ve Periton Diyalizi Uygulanan Hastalarda Psikiyatrik Bozukluklar, Algýlanan Sosyal Destek ve Yaþam Kalitesi Düzeylerinin Karþýlaþtýrýlmasý

Erişkin Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu nda Prematür Ejakülasyon Sıklığı: 2D:4D Oranı İle İlişkisi

Araştırma / Research. Şükriye Boşgelmez 1, Ali Evren Tufan 2

Madde Bağımlılığı Olan Hastaların Ebeveynlerinde Psikiyatrik Hastalıklar. Yard. Doç.Dr. Suat Ekinci

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Yatan hastalarýn anksiyete ve depresyon düzeyleri ve iliþkili faktörlerin incelenmesi

Erişkin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu: Eş tanı ve işlevsellik

Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi

Ergenlik döneminde DEHB bozukluğu tanısı konan bir grubun özellikleri ve altı-on yaş grubunda tanı konan çocuklarla karşılaştırılması

2006 cilt 15 sayý

Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri

A.Evren Tufan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi

Gençlerdeki Somatorform Bozukluklarda Kaygý Düzeyi, Annenin Baðlanma Biçimi ve Aile Ýþlevselliði

Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma

Agorofobisi Olmayan Panik Bozukluk Hastalarýnda Eþlik Eden Sosyal Fobik Semptomlarýn ve Sosyodemografik Deðiþkenlerin Ýncelenmesi

DEHB ve Otizm ile Ýlgili Bilgi Düzeyleri ve Damgalama: Sýnýf Öðretmenleri ve Anababalarla Çok Merkezli Bir Çalýþma*


Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Tanısı Konmuş Çocukların Ebeveynlerinde Psikiyatrik Yüklülük

Van Ýl Merkezi Lise Son Sýnýf Öðrencilerinde Obsesif Kompulsif Bozukluk Yaygýnlýðý

Dr. Sevim Buzlu*, Nihal Bostancý**, Derya Özbaþ***, Sevil Yýlmaz****

1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ

Çocuk ve Ergen Adli Olgularda Ruhsal Deðerlendirme

Sosyal Kaygý Bozukluðu ile Panik Bozukluðu Olgularýnýn Demografik ve Bazý Klinik Özellikler Açýsýndan Karþýlaþtýrýlmasý


Psikiyatrik Bozukluklara Baðlý Engellilik Hali; Üniversite Hastanesi Deneyimi. Disabilites Due to Psychiatric Disorders: Sample Of University Hospital

Conners-Wells Öz-Bildirim Ölçeði Kýsa Formunun Türk Ergenlere Uyarlama Çalýþmasý

Akne Vulgaris ve Psikopatoloji Ýliþkisini Aydýnlatmaya Yönelik Bir Çalýþma

Psikiyatri Polikliniðine Baþvuran Bir Grup Yaþlýda Huzurevi ya da Aile ile Kalmanýn Depresyon ve Anksiyete Düzeyine Etkisi

Dr. Sarp Üner*, Dr. Þevkat Bahar Özvarýþ**, Sevgi Turan***, Umut Arýöz***, Dr. Orhan Odabaþý****, Dr. Melih Elçin****, Dr. Ýskender Sayek***** Giriþ

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirtiler, Tanýlar ve Tanýya Yönelik Ýncelemeler

Depresyon Tanýsý Almýþ Hastalarda Ölüm Kaygýsýnýn Araþtýrýlmasý

Kahta Devlet Hastanesi Psikiyatri Kliniðinde Yatan Hastalarýn Sosyodemografik ve Klinik Özellikleri

Þizofreni Tanýlý Hastalarýn Çocuklarýnda Dikkat, Bellek ve Yürütücü Ýþlevler

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Etiyolojisi: Bütüncül Yaklaþým

Yataklý Tedavi Hizmeti Sunan Psikiyatri Kliniklerinde Ektanýlar

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Yetiþkinlikteki Yansýmalarý


Alkol/Madde Baðýmlýlarýnda Özkýyým Giriþimi Öyküsünün Klinik Belirtilerle Ýliþkisi

Erken ve Geç Baþlangýçlý Erkek Alkol Baðýmlýlarýnda Sosyodemografik, Klinik ve Psikopatolojik Özelliklerin Karþýlaþtýrýlmasý

Yaygýn Anksiyete Bozukluðu Tanýlý Bireylere Verilen Psikoeðitimin Tedavideki Etkinliðinin Ýncelenmesi

Þizofrenide Cinsel Ýþlev Bozukluklarý: Kesitsel Bir Deðerlendirme

Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, çocuklar için kişilik

ÇOCUK VE GENÇLER ÝÇÝN KLÝNÝSYEN TARAFINDAN UYGULANAN TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUÐU ÖLÇEÐÝ (TSSB-ÖÇE) GEÇERLÝK GÜVENÝRLÝK ÇALIÞMASI

Madde Kötüye Kullanım Öyküsü Olan Bireylerde Erişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtilerinin Yaygınlığı

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB);

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUKLARIN ANNE BABALARINDA PSİKOLOJİK BELİRTİLER VE AİLE İŞLEVSELLİĞİ

Kronik Hastalýðý Olan Çocuklar, Anne ve Babalarýndaki Depresyon ve Anksiyete Düzeyleri

Epidemiyolojik çalışmalar belirli bir hastalığın toplumda dağılımını ve bu hastalıkla. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Epidemiyolojisi

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN 8-12 YAŞ GRUBU ÇOCUKLARDA YAŞAM KALİTESİ DEĞERLENDİRMESİ

Cornell Demansta Depresyon Ölçeðinin Türk Demans Hastalarýnda Geçerlik ve Güvenilirliði

Erciyes Üniversitesi Öðrencilerinde Sigara Ýçme Durumunun Yýllarý Arasýndaki Deðiþimi

Ergenlerde Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Sıklığının Araştırılması ARAŞTIRMA

Obez Kadýnlarda Psikiyatrik Taný Sýklýðý

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu: Alt tipleri*

Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným

Conners-Wells Ergen Öz-Bildirim Ölçeði Uzun Formu: Türk Ergenlerde Psikometrik Özelliklerinin Deðerlendirilmesi*

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Belirtileri Bulunan Ergenlerde Madde Kullanımı ve Aile Özellikleri Üstüne Kesitsel Bir Çalışma

Omurilik Felçli Hastalarda Travma Sonrasý Stres Bozukluðu ve Ýliþkili Faktörler

Duchenne Muskuler Distrofili Çocuklarýn Aile Ýþlevlerinin ve Annelerinde Depresyon ve Kaygý Düzeylerinin Araþtýrýlmasý

Psikiyatri Kliniðinde Yatarak Tedavi Gören Þizofreni Hastalarýnýn Sosyodemografik ve Klinik Özellikleri

Çocuk Davranýþ Listesi Kýsa Formunun Türkçe Güvenilirlik Çalýþmasý ve Geçerliliðine Ýliþkin Ön Çalýþma

Motorlu Araç Kazasý Geçiren Kiþilerde Akut Stres Bozukluðu Semptomlarýnýn Deðerlendirilmesi #

ERGENLER ÝÇÝN SOSYAL KAYGI ÖLÇEÐÝNÝN (ESKÖ) GEÇERLÝK VE GÜVENÝRLÝÐÝNÝN ÝNCELENMESÝ

Bir Anadolu Þehrinde Psikiyatri Kliniðine Baþvuran Hastalarýn Hastalýk Açýklama ve Çare Arama Davranýþlarý

Klinik ve Subklinik Hipotiroidide Psikiyatrik Belirti Düzeyi ve Psikiyatrik Belirtilerin Tiroid Hormon Düzeyleri Ýle Ýliþkisi


Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunun Zeka Testlerinden ve Ýlgili Diðer Nöropsikolojik Araçlardan Yordanabilirliði

Acil Servise Baþvuran Adli Olgularda Psikiyatrik Taný Birlikteliðinin ve Madde Kullanýmýnýn Geriye Dönük Deðerlendirmesi

Transkript:

ARAÞTIRMA DEHB Tanýlý Çocuklarýn Ebeveynlerinde DEHB Oraný Hüner Aydýn 1, Rasim Somer Diler 2, Ebru Yurdagül 1, Þükrü Uðuz 3, Gülþah Þeydaoðlu 4 1 Dr., 3 Yrd.Doç.Dr., 4 Uz.Dr., Çukurova Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Adana, 2 Doç.Dr., Department of Child Psychiatry Western Psychiatric Instititute and Clinic University of Pittsburgh, USA ÖZET Amaç: Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu tanýlý çocuklarýn ebeveynlerinde Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu sýklýðýný araþtýrmak. Yöntem: 69 Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu hastasýna K-SADS, ebeveynlerine Wender Utah Derecelendirme Ölçeði uygulandý. Kontrol grubuna da ayný ölçekler uygulandý. Sürekli deðiþkenlerin analizinde student t testi, Mann Whitney U testi, kategorik deðiþkenlerin karþýlaþtýrýlmasýnda ki kare testi kullanýlmýþtýr. Bulgular: Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu grubundaki ebeveynlerin 23'ünde (% 33.8), kontrol grubundakilerin 2'sinde (%6.3) þu anda Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu bulgularý saptandý. Aradaki fark anlamlý idi. Çalýþmadaki Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu tanýlý çocuklarýn ebeveynlerin 27'sinde (%39.1), kontrol grubundaki ebeveynlerin 4'ünde (%12.5) Wender Utah Derecelendirme Ölçeði oraný kesim deðerinin üstünde idi. Kontrol grubu ile aradaki fark istatistiksel olarak anlamlýydý. Sonuç: Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu tanýlý çocuklarýn ebeveynlerinde eriþkin döneminde Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu belirtileri oraný ve çocukluk döneminde Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu belirtileri daha fazladýr. Wender Utah Derecelendirme Ölçeði çocukluk çaðý Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunu belirleyebilmekte yardýmcý bir araç olarak kullanýlabilir. Anahtar Sözcükler: Hiperaktivite, ebeveyn, çocuk. SUMMARY ADHD Rate in Parents of Children with ADHD Objective: The aim of this study is to search the Attention Deficiency Hyperactivity Disorder rates in parents of children with Attention Deficiency Hyperactivity Disorder. Method: K-SADS were completed by 69 Attention Deficiency Hyperactivity Disorder in children and Wender Utah Rating Scale were used to evaluate Attention Deficiency Hyperactivity Disorder by their parents. Same scales were used to evaluate control group. Student-t test, mann-whitney U test were used for continuous variables and chi care test for discontinuous variables. Results: 23 parents (33.8%) from the study group and 2 (6.3%) from the control group had adult Attention Deficiency Hyperactivity Disorder symptoms. The difference was significant of 69 Attention Deficiency Hyperactivity Disorder child parents, 27 patients (39.1%) had Wender Utah Rating Scale scores higher than the cut-off. The difference between the study and the control groups was statistically significant. Conclusion: Attention Deficiency Hyperactivity Disorder in childhood and adulthood was more prevalent in parents of children with Attention Deficiency Hyperactivity Disorder. Wender Utah Rating Scale is a reliable scale in assessing childhood symptoms in adults for Attention Deficiency Hyperactivity Disorder in childhood. Key Words: Hyperactivity, parent, kid. () 70 Makalenin geliþ tarihi: 30.11.2005, Yayýna kabul tarihi: 01.07.2006

DEHB Tanýlý Çocuklarýn Ebeveynlerinde DEHB Oraný GÝRÝÞ Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu (DEHB), genetik geçiþi olan bir bozukluk olarak tanýmlanmaktadýr. Son yýllardaki çalýþmalarda çocuklardaki yaygýnlýðý %3-9 olarak bildirilmiþtir (Larrson 2004). Bazý çalýþmalarda DEHB'nin ailesel ve ailesel olmayan tiplerinin bulunduðu, ailesel tipin daha çok genetik nedenlerle iliþkili olduðu bildirilmektedir (Martin ve Scourfield 2002, Faraone 1997b, Levy ve ark. 1997). Aile, evlat edinme ve ikiz araþtýrmalarý DEHB semptomlarýnýn ailesel olanlarda daha çok arttýðýný, aileselliðin geniþ bir genetik faktörden etkilendiðini ve DEHB'nin kalýtsallýðýnýn yaklaþýk olarak 0.8 olduðunu göstermiþtir. DEHB'nin aileselliði moleküler genetik çalýþmalarýn sonucuyla da gösterilmiþtir (Larrson 2004, Donelly 2002, Bradley ve Golden 2001). Çocukluk döneminde baþlayan DEHB %30-70 oranýnda eriþkinlik döneminde de devam etmektedir (Larrson 2004, Geller 1997, Mick ve Faraone 2000). DEHB'nin eriþkinlikteki riskini arttýran faktörler, ailede DEHB öyküsü, eþlik eden davraným bozukluðu, duygudurum bozukluðu ve anksiyete bozukluðun varlýðýdýr. Bu konuda yapýlan bir araþtýrmada bu hastalarýn dokuz yýl sonra %31'inde, onyedi yýl sonraki izlemde %8'inde DEHB kriterlerinin karþýlandýðý gösterilmiþtir. Fakat son yýllardaki çalýþmalar ise kiþilerin bildirdiðinden daha fazla DEHB oranýna rastlandýðýný bildirmektedir (Murphy ve Schachar 2000, Rutter 1991). Larrson ve Steinhausen (2003), yaptýklarý çalýþmada çocukluktan erken ergen dönemine kadar bulgulardaki deðiþimin genetik etkenler tarafýndan belirlendiðini fakat ayný zamanda bu dönemdeki çevresel etkenlerden de etkilendiðini göstermiþtir. Yapýlan çalýþmalarda DEHB'nin çocuklarýn ileriki yaþamlarýnda antisosyal davranýþlara, madde kullanýmýna, akademik baþarýsýzlýklara ve mesleki baþarýda azalmaya neden olabileceði bildirilmektedir (Steinhausen 2003, Chronis ve ark. 2003, Barkley 1997). Birinci ve ikinci derece akrabalarla yapýlan çalýþmalarda hiperaktif çocuklarýn ailelerinde antisosyal kiþilik bozukluðu, disosiyatif bozukluk, duygudurum bozukluðu, alkol ve madde kullanýmýnýn daha sýk olduðu ortaya konmuþtur. Genel olarak DEHB'nin yaygýnlýk oraný ve eriþkin dönemde de devam etme oraný düþünüldüðünde eriþkin dönemde bu tablonun sýk olabileceði söylenebilir. Eriþkin dönemde DEHB tanýsý koymanýn bazý zorluklarý mevcuttur. DSM-IV taný ölçütlerine göre eriþkinlerde DEHB tanýsý koymak için bu kiþilerde çocukluk çaðýnda da DEHB tanýsýnýn olmasý gerekmektedir. Eriþkinde taný koymak için hem þu andaki hem de çocukluktaki kriterler karþýlanmalýdýr. Ancak geçmiþe dair bilginin ve özbildirimin güvenirliði ve doðruluðu sorun teþkil etmektedir. Bu nedenle eriþkin hastalarýn deðerlendirilmesi için çeþitli ölçekler geliþtirilmiþtir. Bu ölçeklerden biri de, çocukluk dönemine yönelik davranýþlarý deðerlendirmek için geliþtirilen 61 maddeden oluþan Wender Utah Derecelendirme Ölçeðidir (WUDÖ) (Ward ve Wender 1993). Bu çalýþmanýn amacý DEHB tanýsý alan çocuklarýn ebeveynlerinde DEHB sýklýðýný araþtýrmaktýr. DEHB tanýlý çocuklarýn ebeveynlerinde geçmiþte ve þu anda daha yüksek oranda DEHB semptomlarýnýn olacaðý, WUDÖ'nün DEHB semptomlarýnýn deðerlendirilmesinde yardýmcý bir araç olarak kullanýlabileceði düþünüldü. GEREÇ VE YÖNTEM Örneklem: Çalýþmaya Çukurova Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi polikliniðine Eylül 2003 ve Eylül 2004 tarihleri arasýnda, DEHB tanýsý alan ve takipteki 7-12 yaþlarý arasýnda 69 hasta ve görüþme sýrasýnda yanýnda bulunan anne ya da babasý ile ayný poliklinikte DEHB dýþý taný almýþ benzer yaþtaki 32 çocuk ve görüþmede yanýnda bulunan anne ya da babasý kontrol grubu olarak alýnmýþtýr. Çalýþmaya organisiteye baðlý DEHB tanýsý düþünülenler dahil edilmedi. DEHB ile komorbid bozukluklarý olanlar da çalýþmaya dahil edildi. Kontrol grubu için mental retardasyon, yaygýn geliþimsel bozukluk tanýlý hastalar alýnmadý. Çalýþmaya alýnanlar, Çocuklarda Þizofreni ve Affekttif Bozukluklar Programý (K-SADS) ile deðerlendirilip tanýlarý tekrar gözden geçirilmiþtir. DEHB ve kontrol grubuyla ilgili tüm bilgiler görüþme sýrasýnda yanýnda bulunan anne ya da babadan alýnmýþtýr. DEHB 71

Aydýn H, Diler RS, Yurdagül E, Uðuz Þ, Þeydaoðlu G. Tablo 1. Gruplarýn cinsiyet ve yaþ ortalamasý CINSIYET Kontrol DEHB Kontrol DEHB grubundaki grubundaki grubundaki grubundaki çocuklar çocuklar ebeveynler ebeveynler Kadýn n (%) 14 (43.8) 11 (15.9) 11 (34.4) 35 (50.7) Erkek n (%) 18 (56.3) 58 (84.1) 21 (65.6) 34 (49.3) YAÞ (yýl±sd) 9.71±1.65 8.9±1.8 37.8±4.9 38.9±5.03 grubunda 69 ebeveynlerinde, kontrol grubunda 32 ebeveynlerinde çalýþmaya alýnmýþ olup deðerlendirilmelerinde ise SCID kullanýlmýþtýr. Yine ebeveynlere WUDÖ verilmiþ olup ölçek kendileri tarafýndan doldurulmuþtur. Araçlar: Wender Utah Derecelendirme Ölçeði (WUDÖ): WUDÖ, eriþkin hastalarda çocukluk dönemindeki DEHB semptomlarýnýn varlýðý ve þiddetini ölçmektedir. Ölçek 61 maddeden oluþmaktadýr. Her bir madde 0 ile 4 arasýnda puanlanmaktadýr. Ölçek 1993 yýlýnda Ward ve Wender tarafýndan geliþtirilmiþtir. Ölçekte kesme deðer 46 olarak belirlenmiþtir. Bu deðerin üstünde olanlarda çocuklukta DEHB tanýsý konmaktadýr (Ward ve Wender 1993). Ölçeðin Türkçe geçerlilik ve güvenirlik çalýþmasý Öncü ve ark. (2005) tarafýndan yapýlmýþtýr. Ýstatistiksel deðerlendirme: Verilerin istatistiksel analizinde SPSS 12.0 paket programý kullanýlmýþtýr. Sürekli deðiþkenlerin analizinde student t testi, Mann Whitney U testi, kategorik deðiþkenlerin karþýlaþtýrýlmasýnda ki kare testi kullanýlmýþtýr. p<0.05 deðeri anlamlý kabul edilmiþtir. BULGULAR Çalýþmaya 7-12 yaþlarý arasýnda DEHB tanýsýyla izlenen 69 hasta ile o anda yanlarýnda bulunan ebeveynleri alýnmýþtýr. Kontrol grubu olarak deðiþik psikiyatrik tanýlarla izlenen 32 hasta ve ebeveynleri (23 enürezis nokturna, 6 kekeme, 3 tik bozukluðu) alýnmýþtýr. DEHB grubunda onbir kýz (%15.9), kontrol grubunda 14 kýz (%43.8) bulunmaktadýr. DEHB grubundaki ebeveynlerin 35'i kadýn (%50.7), kontrol grubundaki ebeveynlerin 11'i kadýn (%34.4) idi. DEHB tanýlý çocuklarýn yaþ ortalamasý 9.71 (±1.65), ebeveynlerin yaþ ortalamasý 37.8 (±4.9), kontrol grubunun yaþ ortalamasý 8.9 (±1.8), ebeveynlerin yaþ ortalamasý 38.9 (±5.03) idi (Tablo 1). DEHB grubundaki erkeklerin sayýsý ile kontrol grubu arasýnda istatistiksel olarak anlamlý fark vardý (p<0.005). DEHB ve kontrol grubundaki ebeveynlerin eðitim düzeyleri arasýndaki fark anlamlý deðildi (p>0.05). Çalýþmaya katýlan ebeveynlerin tamamý WUDÖ'ni doldurmuþtur. Çalýþmada DEHB tanýlý çocuklarýn ebeveynlerinin yirmi yedisinde (%39.1) WUDÖ puaný kesim deðerinin (46) üzerindeydi. Kontrol grubundaki ebeveynlerin dördünde (%12.5) WUDÖ puaný kesme deðerinin üstündeydi (Tablo 2). Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlý idi (p<0.005). DEHB tanýlý çocuklarýn ebeveynlerinin yirmi üç (%33.8), kontrol grubundaki ebeveynlerin ikisinde (%6.3) þu anda DEHB belirtileri saptanmýþ olup aradaki fark istatistiksel olarak anlamlý idi (p<0.05). DEHB grubunda þu anda DEHB belirtileri olan 23 ebeveyn WUDÖ puanlarýna göre karþýlaþtýrýlmýþ olup, dokuzunda (%33.3) WUDÖ puanýnýn kesim deðerinin üstünde olduðu, on dördünde (%33.3) WUDÖ puanýnýn kesim deðerinin altýnda olduðu saptanmýþ olup aradaki fark istatistiksel olarak anlamlý deðildi (p>0.05). DEHB tanýlý çocuklarýn ebeveynlerinin ondördünde (%20.3) þu anda ya da geçmiþte depresyon, bir (%1.4) bipolar bozukluk, üç (%4.3) anksiyete bozukluðu, üç (%4.3) somatoform bozukluk, kontrol grubundaki ebeveynlerde ise üç 72

DEHB Tanýlý Çocuklarýn Ebeveynlerinde DEHB Oraný Tablo 2. Ebeveynlerin WUDÖ puanlarýnýn karþýlaþtýrmasý Kontrol grubundaki DEHB grubundaki Toplam ebeveynler n (%) ebeveynler n (%) n (%) WUDÖ <46 42 (60.9) 28 (87.5) 70 (69.3) WUDÖ 46+ 27 (39.1) 4 (12.5) 31 (30.7) TOPLAM 69 (100.0) 32 (100.0) 101 (100.0) P<0.05 (%9.4) depresyon, bir (%3.1) anksiyete bozukluðu, bir (%3.1) somatoform bozukluk mevcuttu. Yine DEHB grubundaki ebeveynlerin psikiyatrik tanýlarý deðerlendirildiðinde, bu tanýlarý alanlarýn beþinin (%18.5) WUDÖ puaný yüksek, onunun (%23.8) WUDÖ puaný düþük idi. TARTIÞMA Çalýþmada DEHB ve kontrol grubundaki cinsiyet oraný farký idi. Bilindiði gibi DEHB erkeklerde daha sýk görülen bir bozukluktur (Barkley 1997). Bu farkýn DEHB'nin daha çok erkek çocuklarda görülmesi ve çalýþma grubunun küçüklüðü nedeniyle ortaya çýktýðý düþünülmüþtür. Ebeveynlerin cinsiyeti, yaþý ve eðitim düzeyleri arasýnda fark yoktu. Çocukluk döneminde DEHB olan kiþilerin bir kýsmýnda eriþkin dönemde belirtiler devam etmektedir (Faraone 1997b). Çalýþmada þu anda DEHB belirtileri gösteren ebeveynler deðerlendirildiðinde DEHB ve kontrol grubu arasýndaki farkýn istatistiksel olarak anlamlý olduðu saptanmýþtýr. Yine gruplardaki ebeveynler arasýnda WUDÖ puaný arasýndaki fark anlamlý idi. Yani DEHB grubundaki ebeveynlerin çocukluk döneminde DEHB semptomlarý daha fazla idi. Ancak DEHB grubundaki ebeveynlerde WUDÖ puaný anlamlý olanlarla olmayanlar arasýnda benzer oranda þu anda DEHB belirtilerinin saptanmýþ olmasý düþündürücü bulunmuþtur. DEHB tanýlý çocuklarýn ebeveynlerinde baþta depresyon olmak üzere daha fazla oranda Eksen I tanýsý saptanmýþtýr. Yapýlan çalýþmalar DEHB tanýlý çocuklarýn ailelerinde psikiyatrik sorunlarýn normalden fazla sýklýkta olduðunu bildirmiþtir (Chronis 2003). Bu konudaki bir çalýþmada DEHB olan çocuklarýn annelerinde %6.3 oranýnda depresyon ya da anksiyete bozukluðu olduðu tespit edilmiþ ve bu durumun çocuðun davranýþ sorunlarýnýn aðýrlýðý ile iliþkili olduðu belirtilmiþtir (Barkley 1991). Çalýþmada bu oranýn daha yüksek olduðu saptanmýþ olup bu durumun genel olarak ebeveynlerin bu hastalýk ve baþa çýkma konusundaki bilgi ve beceri eksikliði ile ilintili olabileceði düþünüldü. Çalýþmada sadece bir ebeveynde bipolar bozukluk saptanmýþtýr. DEHB tanýlý bireylerin birinci derece yakýnlarýnýn bipolar bozukluk yönünden tarandýðý araþtýrmalarda bipolar bozukluk oraný istatistiksel olarak anlamlý oranda yüksek bulunmamýþtýr fakat konuyla ilgili meta-analizlerde bu bireylerin ailelerinde bipolar bozukluk sýklýðý normale göre daha fazla bulunmuþtur (Faraone 1997a). Çalýþmadaki örneklem grubunun küçüklüðü nedeniyle bu konuda yorum yapmak güçleþmektedir. Bu çalýþmada örneklem grubunun küçüklüðü bazý konularda yorum yapmayý güçleþtirmektedir. Yine çalýþmaya her iki ebeveynin alýnamamýþ olmasý, kýz/erkek oranýnýn farklý olmasý çalýþmanýn kýsýtlýlýklarý arasýndadýr. Tüm bu sonuçlar bize DEHB tanýlý çocuklarýn ebeveynlerinde çocukluk dönemi ve þu anda DEHB semtomlarýnýn daha fazla olduðunu göstermektedir. Eriþkinlerde çocukluk dönemi DEHB belirtilerini araþtýrýrken en önemli bilgi ebeveynlerden alýnmakla birlikte yardýmcý araç olarak WUDÖ gibi ölçeklerin kullanýlmasý yararlý olabilmektedir. Yazýþma adresi: Dr. Hüner Aydýn, Çukurova Üniversitesi Týp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalý, Adana 73

Aydýn H, Diler RS, Yurdagül E, Uðuz Þ, Þeydaoðlu G. KAYNAKLAR Barkley RA, Fischer M, Edelbrock C ve ark. (1991) The adolescent outcome of hyperactive children diagnosed by research criteria-iii. Mother-child interactions, family conflicts and maternal psychopathology. J Child Psychol Psychiatry, 32:233-255. Barkley RA (1997) Advancing age, declining ADHD. Am J Psychiatry, 154:1323-1325. Bradley JDD, Golden CJ (2001) Biological contributions to the presentation and understanding of attention-deficit/hyperactivity disorder: a review. Clinical Psychology Review, 21(6): 907-929 Chronis AM, Lahey BB, Pelham WE ve ark. (2003) Psychopathology and substance abuse in parents of young children with attention-deficit/hyperactivity disorder. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 42(12):1424-1432. Donelly CL (2002) Adult attention deficit disorder: brain mechanisms and life outcomes. Am J Psychiatry, 159 (11): 1951. Faraone SV, Biederman J, Menin D ve ark. (1997a) Attention deficit hyperactivity disorder with bipolar disorders; a familial subtype? J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 36;1378-1387. Faraone SV, Biederman J, Mick E (1997b) Symptom reports by adults with attention deficit hyperactivity disorder: are they influenced by attention deficit hyperactivity disorder in their children? J New Ment Dis, 185:583-584. Geller B (1997) Discussion of "Attention deficit hyperactivity disorder with bipolar disorders; a familial subtype." J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 36:1387-1388. Larsson JO, Larsson HMA, Lichtenstein P (2004) Genetic and environmental contributions to stability and change of ADHD symtoms between 8 and 13 years of age: a longitidunal twin study. Child Adolescent Psychiatry, 43(10): 1267-1275. Levy F, Hay D, McStephen M ve ark. (1997) Attention-deficit hyperactivity disorder: A category or a continuum? Genetic analysis of a large-scale twin study. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 36(6): 737-744. Martin N, Scourfield J (2002) Observer effects and heritability of childhood attention-deficit hyperactivity disorder symtoms. Br J Psychiatry, 180: 260-265. Mick E, Faraone SV (2000) Age-dependent decline of symtoms of attention deficit hyperctivity disorder: Impact of remission definition and symtom type. Am J Psychiatry, 157(5): 816-819. Murphy P, Schachar R (2000) Use of self-ratings in the assessment of symtoms of attention deficit hyperactivity disorder in adults. Am J Psychiatry, 157(7):1156-1160. Öncü B, Ölmez Þ, Þentürk V (2005) Wender-Utah Derecelendirme Ölçeði'nin Türkçe formunun eriþkin Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu'nda geçerlik ve güvenirlik çalýþmasý. Türk Psikiyatri Dergisi, 16(4): 252-259. Rutter M, Silberg J, O'connor T ve ark. (1991) Genetics and child psychiatry: II.empirical research findings. J Child Psychol Psychiatry, 40:19-55. Steinhausen HC, Drechsler R, Földenyl M ve ark. (2003) Clinical course of attention-deficit/ hyperactivity disorder from childhood toward early adolescence. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 1085-1092. Ward MF, Wender PH, Reimherr FW (1993) The wender utah rating scale: an aid in the retrospective diagnosis of childhood attention deficit hyperactivity disorder. Am J Psychiatry, 150: 885-890. 74