Hakikat ve İnsan Hakları

Benzer belgeler
13-18 Eylül 2010 Siyasal Bilgiler Fakültesi

2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU

GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİFEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYELERİ TARAFINDAN YÜRÜTÜLEN PROJELER ( )

Cumhuriyet Halk Partisi

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

İNSAN HAKLARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI ARALIK AYI İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU ARALIK 2012

GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYELERİ TARAFINDAN YÜRÜTÜLEN PROJELER ( )

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

SİYASET NEDİR? İnsan yaratılışı gereği sosyal bir varlıktır. İnsanlar eşit yaratılmamışlardır. SİYASET NEDİR?

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin Arabuluculuk Kanunu Tasarısı Hakkındaki Görüşü - Arabulucu.com

Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet MYO. Adalet Programı. Yargı Örgütü Dersleri

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

Ece Ayhan. Kardeşim Akif. Akif Kurtuluş'a Mektuplar. Hazırlayan Eren Barış. "dipnot

İçindekiler Önsöz 5 Kısaltmalar 19 Giriş 21 Birinci Bölüm İDARÎ YARGININ GELİŞİMİ VE TÜRK YARGI TEŞKİLATININ GENEL GÖRÜNÜMÜ I. YARGISAL DENETİMİNDE

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler Dersin adı ve konusu 17

İÇİNDEKİLER SUNUŞ...V ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX KISALTMALAR...XV GİRİŞ...1

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik

FELSEFİ PROBLEMLERE GENEL BAKIŞ

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

Eslen: Stratejik İnisiyatif Ayrılıkçılarda

Adli Psikolojiye Bakış ve Trafik Psikolojisi

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet MYO. Adalet Programı. Yargı Örgütü Dersleri

İçindekiler. xiü Kısaltmalar xvü Üçüncü Basıya Önsöz xix İkinci Basıya Önsöz xxi Önsöz. 3 BİRİNCİ KESİM Giriş 5 I. Genel Bilgiler

KADINA ŞİDDET SAATLİ BOMBA MI? ERAY KARINCA

Ev içi şiddeti önleme nihai kararı 2007 Suçlar (Ev İçi ve Kişisel Şiddet) Yasası


MADDE GEREKÇELERİ MADDE

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

HUKUKDIŞI, KEYFİ VE KISAYOLDAN İNFAZLARIN ETKİLİ BİÇİMDE ÖNLENMESİ VE SORUŞTURULMASINA DAİR PRENSİPLER

İkrime Sabri: Mescidi Aksa nın. Bir Karışından Bile Taviz Vermeyiz

DİYARBAKIR BÖLGE HALKININ CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ REFERANDUMUYLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİ ÖLÇMEYE YÖNELİK SAHA ÇALIŞMASI:

Şimdi 'ama' diyeceğim

NKP

Dr. MURAT YILDIRIM ULUSLARARASI VERGİ HUKUKU NDA TAHKİM

Tragedyacılara ve diğer taklitçi şairlere anlatmayacağını bildiğim için bunu sana anlatabilirim. Bence bu tür şiirlerin hepsi, dinleyenlerin akıl

KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ DERS TARİHİ 1. DERS SAATİ 2.

TMMOB TEMSİLCİLERİNE AÇILAN DAVALAR

Erkek egemenliğine, sömürüye, şiddete ve cinsel ayrımcılığa hayır demek için

İÇİNDEKİLER. Ceza Hukuku Genel Hükümler

TDUB - BİLGİ NOTU BİLİRKİŞİLERİN BELİRLENMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı Dengir Fırat ın düzenlediği basın toplantısının tam metni:

Biz yeni anayasa diyoruz

KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

Okuyarak kelime öğrenmenin Yol Haritası


KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

III. ÜLKE İLE İLGİLİ UYUŞMAZLIKLARDA İLERİ SÜRÜLEN BAZI SİYASÎ ESASLAR 23

T.C. İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ ALIMI SINAV SONUCU

1-Hâkim ve Savcılar idari görevleri dolayısıyla aşağıdaki kurumlardan hangisine bağlıdır?

ANAYASA YARGISININ DEMOKRATİK MEŞRUİYETİ

KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ 2017 YILI İLK 3 AY DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ RAPORU BİLANÇO 05 MAYIS 2017 İHD DİYARBAKIR ŞUBESİ

İstanbul 13. Müebbet çıktı

2016 YILI İLK 6 AY DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ

1. BÖLÜM HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU BİRİNCİ KISIM:

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) sağlık tanımından yola çıkarsak şiddet, günümüzün önemli halk sağlık sorunlarından biridir.

OHAL Bilançosu, Hak İhlalleri Raporu

Yorumluyorum. Ceza Hukuku Perspektifinden Güncel Olaylara Bakış

T.C. ADALET BAKANLIĞI ADALET DERGİSİ YIL: 92 NİSAN 2001 SAYI: 7

MARUF VAKFI İSLAM EKONOMİSİ ENSTİTÜSÜ AÇILDI

GENEL BAŞKANIN MESAJI

Tanzimat tan Günümüze Anayasal Gelişmelerde Temel Hakları Sınırlayan Ceza Muhakemesine İlişkin Düzenlemeler

Tasarım Raporu. - Projemizde detaylı bir şekilde ulaşmak istediğimiz amaçların belirlenmesi,

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet Meslek Yüksekokulu DAMGA VERGİSİ ve HARÇLAR BİLGİSİ DERSİ Açık Ders Malzemesi

ZANAATLA TEKNOLOJİ ARASINDA TIP MESLEĞİ: TEKNO-FETİŞİZM VE İNSANSIZLAŞMIŞ SAĞALTIM

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR

Tecavüz veya diğer cinsel saldırıya uğramış 18 yaşından küçük gençler için

KADIN DOSTU AKDENİZ PROJESİ

Sağlık Personeline Karşı İşlenen Suçlar. Dt. Evin Toker

ADLİ TIBBİ AÇIDAN ADLİ PSİKİYATRİ

07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA. Mayıs İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi. Değerli Basın Mensupları,

Çarşamba İzmir Basın Gündemi

Yrd. Doç. Dr. Engin ŞAHİN Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi KURUCU İKTİDAR. politik bir yaklaşım

Hegel, Tüze Felsefesi, 1821 HAK KAVRAMI Giriş

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ 2017 YILI İLK 6 AY DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ RAPORU -BİLANÇO-

Kadına YÖNELİK ŞİDDET ve Ev İçİ Şİddetİn Mücadeleye İlİşkİn. Sözleşmesi. İstanbul. Sözleşmesİ. Korkudan uzak Şİddetten uzak

KASIM 2015 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Kenyada otele saldırı: 12 ölü

İçindekiler. Sunuş Önsöz GİRİŞ Gizli bir el... 27

Devam Eden Çatışma Şartları Altında Geçiş Dönemi Adaleti: Mekanizmalar, Dünya Deneyimi ve Türkiye 30 Eylül - 2 Ekim Armada Hotel - İstanbul

REHBERLİK VE İLETİŞİM 9

Yavuz Bayülken Tarafından Hazırlanıp Sunulan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri Başlıklı Rapor Üzerine Görüşler

Dr. SEYİTHAN GÜNEŞ Emekli Hakim HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ 2017 YILI İLK 9 AY DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ RAPORU -BİLANÇO-

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet Meslek Yüksekokulu DAMGA VERGİSİ ve HARÇLAR BİLGİSİ DERSİ Açık Ders Malzemesi

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR

Transkript:

Derleyenler Özkan Agtaş - Bişeng Özdinç Hakikat ve İnsan Hakları Ders Çözümleri dipnot yayınları

Ankara Üniversitesi SBF İnsan Haklan Merkezi ile İnsan Haklan Ortak Platformu (İHOP) tarafından düzenlenen "Hakikat ve İnsan Haklan" konulu İnsan Haklan Savunucuları Eğitim Programında verilen derslerin kitaplaştınlmasıdır.

İçindekiler Sunuş 7 Özkan Agtaş Hakikat ve Siyaset ya da Hakikati Savunma Üzerine Düşünmek 19 Ahmet Murat Aytaç Geçmişle Hesaplaşma: Niçin ve Nasıl? 59 Tanıl Bora Geçmişle Yüzleşme Siyaseti ve Türkiye 101 Alev Özkazanç Mekân ve Şimdiki Geçmiş 134 Elif Ekin Akşit Hakikati Bilme Hakkı ve 12 Eylül'ü Yargılama Zorunluluğu 152 Kerem Altıparmak Geçmişle Hesaplaşma Aracı Olarak Ceza Yargılamaları 209 Ozan Erözden Bellek Çalışması Olarak Toplumsal Yas 251 Cem Kaptanoğlu Psiko-politik Açıdan Türkiye'nin Egemen Politik Kültürü 313 Murat Paker

Forum 1 364 Ümit Fırat, Sezgin Tanrıkulu, Selçuk Kozağaçlı Forum 2 407 Faruk Alpkaya, Hüseyin Aygün, Ayhan Yalçınkaya Forum 3 449 Yılmaz Ensaroğlu, Funda Tosun, İlhami Algör

SUNUŞ Özkan Agtaş Rakamlar veriliyor bazen onlar hakkında her ölüye bir rakam, her rakama bir ölü tahsis eden, onları "akıl sıramızda efendice yerini almış bir vaka"ya dönüştüren, bizleri o soğuk ışığının altında mesafeli durmaya davet eden sayılar. 1 Bazen rakamlar bile olmuyor, rutin siyasal tahrifat faaliyetinin sonucunda çekiştirilmiş veya büzüştürülmüş nicelikleri, bütün o riyakâr yekünleri saymazsak tabii. Bazen onların birer adı ve gömülecek birer bedeni oluyor, 'fazladan', eğer yeterince şanslıysalar, eğer yeterince şanslıysak. Ve bazen de yüzler; artık tek tek hikâyelerine saygı talep eden insan çokluklarını mı, yoksa ortak bir adalet talebinin birleştirdiği tek bir yüzü mü ifade ettiğine karar veremeyecek olduğumuz. Sesler var elbette her nasılsa sağ kalmayı başarmış olanlar, bir şekilde olan bitene tanıklık etmiş olanlar, kaybettiklerimizin yakınlan, onların yaranda duran başkalan... Şimdi, işte bu zulüm coğrafyasının kararmış toprağının üzerinde durup yası tutulmamış ve hâlen tutulamayan ölülerimizle ne yapacağımızı düşünüyoruz. Sonunda hem zorunlu, acil ve kayıtsız kalınamayacak, fakat hem de müphem, kırılgan ve şüphe uyandırıcı bir 'yüzleşme' de- 1 Yıldırım Türker (1995) Gözaltında Kayıp, Onu Unutma!, İstanbul: Metis Yayınlan, s. 10.

8 Hakikat ve insan Hakları neyiminin sathı mahalline biz de toplumca girmiş bulunuyoruz. Epey zamandır dünyanın şiddet topografyasının üzerinde dolanmakta olan geçmişle hesaplaşma tartışmaları artık bize de, üstelik gündemde esaslı bir yer işgal edecek şekilde ulaşmış durumda. Ajandamız haliyle kalabalık. Ne de olsa olağanüstü rejim dönemlerinin toplamı, neredeyse olağan rejim dönemlerinin toplamı kadar olan nadide bir ülkemiz var tabii olağan dönemlere hâkim olan hukuk krizlerini ve olağanüstü yargı içtihatlarının engel olunamaz devamlılığını da yabana atmamamız gerekir. 2 Kayıplarımız, katliamlarımız, toplu kıyımlanmız, toplu mezarlarımız, suikastlarımız, faili meçhullerimiz, işkenceden geçirilmişlerimiz... Ve elbette malum faillerimiz, muhtemel faillerimiz, anonim faillerimiz, vekâleten faillerimiz, alkışlayan, hak veren, görmezden gelen başka başka faillerimiz... Elimizdeki liste kabarık. Ve türdeş, tekdüze, yekpare bir yanıttan fazlasını hak ediyor. Hem tek tek, özenerek ve dikkatlice, her bir durumda yemden ve bıkmaksızın, tam olarak ne olduğunu, sorumluların kimler olduğunu, sorumluluk silsilesinin uğraklarında nerelerin bulunduğunu, sonrasında nelerin yapılıp yapılmadığını vs. bilmek, doğrudan maruz kalanların, doğrudan tanık olanların, onların yanında durmakta sebat gösterenlerin söz almasına imkân sağlamak, yeni ve yarana yollan bulup zorlamak durumundayız. Fakat hem de bütün bu olanların anlamı üzerine, siyasal imalan üzerine, tam olarak ne yapmayı hedefliyor olduğumuz ve tam olarak neyi yapıyor olduğumuz üzerine kolektif bir siyasal muhakemeyi bina etmek, bunu 'açık' tutmayı becermek zorundayız. Lâkin ekstra bir siyasal-performatif hüner ve kolektif maharet gerektiren şey yalnızca bunlarla sınırlı değil, zira çok sayıda ve kritik önemi bulunan meydan okumanın içerisinden geçmeye zorlandığımız da açık. Şişesinden çıkmış cin misali serbest kalan 2 Haluk İnama (2011) "Örfi İdare Yargısından Yeni Devlet Güvenlik Mahkemelerine Sanık Hakları", Parçalanmış Adalet: Türkiye'de Özel Ceza Yargısı, (der.) Haluk İnama, İstanbul: İletişim Yayınları, s. 18-19.

Sunuş I 9 bu güçlü adalet istencinin, siyasallaşma imkânlarını bu defa öldürerek veya işkence ederek değil, tecrit ederek (hem içeride hem dışarıda) ve polis marifetiyle iptal etmeye meyletmiş bir yeni rejimin tahkiminde araçsallaştınlmak istenmesi, söz konusu meydan okumalardan belki de en önemli olanı. Buna henüz herhangi bir yanıt verilebilmiş değil. Olağanüstü usullerin izin verdiği kasıtlı bir özensizliği siyasi muhaliflere doğru agresif bir metastazla birleştiren 'yüzleşme davaları'm, siyasallaşma olanağını men eden, askıya alan, siyasal muhatabını kriminalleştirmeyi, böylelikle gözden düşürmeyi hedefleyen 'siyasal davalarla kör bir denge ve bulaşma oyununa terk etmek, bundan siyasal bir fayda, bir pazarlık gücü veya etkili bir pasifizasyon ummak, saf bir egemenlik kibrini ve yenilenmiş bir devlet aklım yansıtıyor. O hâlde bugün çifte bir çağrıya yanıt vermek zorundayız bir yanda kendi üzerine düşünmeye devam eden bir adalet talebini olabildiğince ilerletmek, fakat diğer yanda da siyasal olarım bilhassa hukuk tarafından temellük edilmesinin önüne geçmek. Şurası kesin ki, hemen hepsi özel yetkili savcılara ve özel yetkili ağır ceza mahkemelerine havale edilmiş olağanüstü siyasal sorunların, karşılanmayı bekleyen acil siyasal taleplerin, ikircikli, muğlâk, kararsız 'yüzleşme davaları' tarafından massedilmesi olanaksızdır. Siyasal özneler elbette hak ettikleri ve oldukları şekilde, yani kendine has saiklere, hedeflere, bunlara uygun performatif girişimlere sahip, hakiki siyasal özneler olarak tanınmak isterler, basitçe bir ceza davasının tarafı veya onarım bekleyen bir mağdur olarak değil. Üstelik söz konusu davaların kendinden beklenileni vermesi için de siyasal alanın açık kalması gerekir eğer her türlü siyasallaşma imkânı berhava edilirse, adalet talebinde bulunanların ilk yapacakları şey mahkemelere sırtım dönmek olur. Ne yazık ki deneyimlediğimiz haliyle devlet aklının siyasal tarihimize büyük ölçüde damgasmı vurmuş derin bir süreklilik noktası var, zehirleyici fakat dayanıklı bir yatay kesit. Bu, Jacques

10 Hakikat ve insan Hakları Derrida'nın 'otoimmünite', yani kendine karşı bağışıklık dediği şeyin ta kendisi aslında. Otoimmünite, diyor Derrida, "canlı bir varlığın intihar-benzeri bir tavırla 'kendi kendine' kendi savunmasını yıkmaya, 'kendi' bağışıklığına karşı bağışıklık kazanmaya çalıştığı tuhaf davranıştır". 3 Kendine ait bir şeyle, kendine içkin olan bir şeyle, tıpkı dışarıya ait olan bir şeye karşı, duhul etmeye çalışan bir şeye karşı savaşır gibi savaşmak var kalabilmek için kendini yok etmek. Bu intiharvari rasyonalite evet bu bir rasyonalite aynı zamanda değişik şekillerde tecessüm etmekle birlikte, siyasal varoluşumuzu zehirlemeye devam ediyor hâlâ. Bütün istisnaları kural hâline getirmekteki gözü karalık da bundan. Pek çok yönden analiz edilebilir bir şeyden söz ediyoruz, fakat belki de kendine karşı savaşta olmanın en ağır temsillerinden birini ölülerimizin yasını tutamıyor oluşumuzda görebiliriz. Söz konusu olan ister herhangi bir kamusal görünürlük imkânından men edilmiş yasaklı yaslanmız olsun, isterse soğuk bir resmi gösterinin gerisinde görünürlüğü yiten ertelenmiş yaslarımız olsun, sonuç değişmiyor. Judith Butler, yası tutulamayan hayatların, aynı zamanda gerçeklikten çıkanlmış hayatlar olduğu konusunda bizi uyarıyordu: Artık onlar ne canlıdır ne de ölü, tükenmeksizin hayaletimsidir, fakat bu, düşmanın hayaletimsi sonsuzluğundan başka bir şey değildir. 4 İşte bu andan itibaren savaş, hele ki var kalabilmek için kendini yok etmeye yönelmiş bir savaşsa, asla sonu gelmeyecek bir karanlık rotaya sapmış demektir. Ve tam da bu yüzden ölülerimizin yasını tutabümek, ki bu adalet talebinden ve hakikat talebinden ayrılamaz, asla üzerinden atlayamayacak olduğumuz bir şeydir. Burada, Butler'ın derhâl altını 3 Jacques Derrida (2008) "Otoimmünite: Gerçek ve Simgesel İntiharlar Jacques Derrida'yla Söyleşi", Terör Günlerinde Felsefe: Jürgen Habermas ve Jacques Derrida ile Diyaloglar, (haz.) Giovanna Barradori, (çev.) Emre Barca, İstanbul: YKY, s. 122. 4 Judith Butler (2005) Kırılgan Hayat: Yasın ve Şiddetin Gücü, (çev.) Başak Ertür, İstanbul: Metis Yayınlan, s. 48.

Sunuş I 11 çizdiği gibi, siyasetin hedefinin yas tutmak olduğu söylenmek istenmiyor elbette. Söylenmek istenen şey, "yas tutma yetimiz olmadığında şiddete karşı çıkabilmemiz için gereken, hayata dair o daha kesin anlayışı" da kaybedecek olmamızdır: "Kimileri için yas ancak şiddet üzerinden çözülebilir olsa da, şiddetin yalnızca daha fazla kayıp getirdiği ve kmlgan hayatın talebini dikkate alamamanın yalnızca bitimsiz bir siyasi hiddetin kuru kederine yol açüğı açık görünüyor". 5 Es geçmemiz mümkün olmayan şeylerden biri de, spesifikhukuksal boyutunun ve imalarının ötesinde (ve bunu asla önemsizleştirmeden), hakikatin, en genel anlamda siyasal eylemin kalbinde duruyor olduğu gerçeğidir. Deyim yerindeyse, hakikat, mekân tuttuğu yerde keşfetmemizi bekleyen değil, işçiliğini yapmak zorunda olduğumuz şeyin kendisidir aslında bizatihi siyasal mücadelenin konusudur ve siyasal özneleşme süreçlerinden koparülamaz. Kurulu ve sabitlenmiş olanın vazettiklerine meydan okuyarak, bizi yeni bir ufka, şimdiye kadar namevcut olan bir şeyin mevcudiyetine açan bir seçim ve bir karar ediminden, kaderi bütünüyle kendi yaraücıhğının devamlılığına bağlı olan bir yaratıcı-kurucu edimden, mahiyeti itibariyle farksızdır. 6 Bütün öngörülemezliğiyle, yenilikçiliğiyle, tüketilemezliğiyle 'potansiyel' olanda kendine kapı aralar. Öyleyse hakikat, çokluğun potentia'smm (güç) yanındadır, egemenin pofestas'ının (iktidar) değil ki potestas, asla kapaülamayacak olan potentia'nm geçici tabi kılınışından başka bir şey olarak sunulamaz. 7 Tam da bu yüzden, hakikat, potestas'ın cephesinden bütünüyle imkânsız gö- 5 Judith Butler (2005) Kırılgan Hayat: Yasın ve Şiddetin Gücü, (çev.) Başak Ertür, İstanbul: Metis Yayınlan, s. 16. 6 Antonio Negri (1999) Insurgencies: Constituent Power and the Modern State, (tr.) Maurizia Buscagli, Minneapolis and London: University of Minnesota Press, s. 20-21. 7 Antonio Negri (2005) Yaban Kuraldışılık: Spinoza Metafiziğinin ve Siyasetinin Gücü, (çev.) Eylem Canaslan, İstanbul: Otonom Yayıncılık, s. 311.

12 I Hakikat ve insan Hakları rünen şeyin mümkün hâle gelişine, potentia'nın o sarsıcı ve zorunlu yeniden söz alışma tanıklık eder. 8 Yönü, egemenin değil, çokluğun tarafına dönüktür. Devletin arşivinin karşısma halkların hafızasını çıkanr, fakat çok özel bir şekilde, kendi tekilliğine halel getirmeden hepimiz adına söz alma 'cüretini', cesaretini, maharetini göstererek. Ve işte, bugün eksikliğini bütün yakıcılığıyla hissediyor olmamızın nedeni! Çünkü biliyoruz ki bunu herkesten fazla o, Hrant öğretti bize. Örneğin şunu derken: "Gerçek hakem halklar ve onların vicdanlarıdır. Benim vicdanımda ise hiçbir devlet erkinin vicdanı, hiçbir halkın vicdanı ile boy ölçüşemez". 9 Cesedinin önünde "hepimiz Hrant'ız" diyebiliyorduk, çünkü o çoktan hepimiz adına söz almıştı bile. Kabul etmeliyiz ki, gerçek 'hakikat komisyonu', öldürüldüğü gün Hranf m başında toplandı. Orada yapılan çağrının ne anlama geldiğini bir an olsun unutmamamız gerekir: Siyasal adlarımız olmalı! Bütün hukuksal hakikat taleplerimizin, yüzleşme taleplerimizin, geçmişle hesaplaşma taleplerimizin biricik garantisi budur: Jacques Rancière gibi söyleyecek olursak, 'nesnel', 'doğru', kimliksel adlarımızın ötesinde (ki bu bizi yalnızca bir 'öteki' yapar), siyasal özneleşmeden ileri gelen, bir bakıma 'yanlış' adlara sahip olmak. 10 Hakikat kurulu olanın vazettiği 'doğru'yu karşısma alan şeyse eğer, yalnızca 'yanlış' adlara, yani siyasal adlara sahip olduğumuzda (tıpkı "hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz" sözünde olduğu gibi) hakikat adma bir şeyler yapıyor olduğumuzdan emin olabiliriz. 8 İşte, bu muammanın hayranlık verici bir ifadesi: "umut yoktur/kimse yoktur umut etmemeyi önleyecek/çünkü umut kaçınılmaz gelecektir/bütün gümbürtüsüyle/umut kaçınılmaz gerçektir çünkü". Turgut Uyar'ın "Umuttur" adlı şiirinden bir bölüm. Bkz. Turgut Uyar (2004) Büyük Saat (Bütün Şiirleri), İstanbul: YKY, s. 515. 9 Alındığı yer için bkz. Tuba Çandar (2010) Hrant, İstanbul: Everest Yayınlan, s. 446. 10 Jacques Rancière, Siyasalın Kıyısında, (çev.) Aziz Ufuk Kılıç, İstanbul: Metis Yayınları, s. 77-78.