BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 12. DÖNEM

Benzer belgeler
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

DUYGU ODAKLI ÇİFT TERAPİSİ

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

Kısa Süreli Dinamik Psikoterapi (TLDP) Eğitimi Modül-I Ağustos 2016 İbrahim Sarı MD, MSc

BİRLEŞTİRİLMİŞ PSİKOTERAPİ. Jeffrey J. MAGNAVITA, PhD, ABPP

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 9. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

Bilgi güçtür. Sevdiğiniz kişiyi dinleyin ve kendinizi eğitin.

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Yayınevi Sertifika No: Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

GELİŞİMSEL NÖROBİYOLOJİ VE BAĞLANMA KURAMI. Dr. Allan N. SCHORE

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 11. DÖNEM

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

Editörler Doç.Dr. Ahmet Akın & Yrd.Doç.Dr. Rukiye Şahin Psikolojik Danışma Kuramları ISBN:

Psikanaliz Sigmund Freud

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 12. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 11. DÖNEM

SORU-- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

PROJENİN BAŞINDAKİ VE ŞUANDAKİ SİMULTANE UYGULAMALAR, BAKIM UYGULAMALRI VE SOSYAL İLİŞKİLER YÖNETİMİ

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 12. DÖNEM

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi

Bilinen hikayedir. Adamın biri, akıl hastanesinin parmaklıklarına yaklaşmış. İçeride gördüğü deliye:

K İ Ş İ L İ K. Kişilik kavramı Kişilik kuramları Kişiliğin ölçülmesi. Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

Asistanlıkta Psikoterapi Eğitimi Neden Önemlidir? Doğan Şahin İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Sosyal Psikiyatri Servisi

ATBÖ Sürecinde Ölçme-Değerlendirmeye Hazırlık: ATBÖ Yaklaşımı Nasıl Bir Ölçme Değerlendirme Anlayışını Öngörüyor?

Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Kulübü Başkanı Metin Baykal: Halkla ilişkilerci girişken olmazsa çok şeyi kaybeder..

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

Cem Akaş BUMBA İLE BİBU. Resimleyen: Reha Barış

ÇOCUKLAR İÇİN OYUN TERAPİSİ BİLGİLENDİRİCİ EL KİTABI. Oyun Terapisi Nedir? Oyun Terapisti Kimdir?

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER

Çetin Özbey

Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor.

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

tellidetay.wordpress.com

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Öykü KURABİYE EV. Resimleyen: Burcu Yılmaz

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğuyla (DEHB) Nasıl Başa Çıkabilirim?

Herkese Bangkok tan merhabalar,

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

29-30 Eylül 1 Ekim 2017 SPONSORLUK DOSYASI

SEN SURAT OKUMAYI BİLİR MİSİN?

10-11 YAŞ GRUBUNUN ANNE BABASI OLMAK

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Tanşıl Kılıç. Roman ŞEKERLİ SİNEK. 12. basım. Resimleyen: Vaqar Aqaei

BÖLÜM 1. İLETİŞİM, ANLAMA VE DEĞERLENDİRME (30 puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. MUTLULUK HİKAYESİ

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 9. DÖNEM

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 11. DÖNEM

Anksiyete ve gerginlik veya endişe. Eminim bunu son zamanlarda hepimiz yaşıyoruz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

3. Global SATELLITE SHOW HALİÇ KONGRE MERKEZİ STK, Kurum ve Kuruluşlarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri,

Birbirimize anlatacağımız ne çok şey var; düşündünüz mü? İşte bu yazma nedenlerimden biri. İlki...

Bir başka ifadeyle sadece Allah ın(cc) rızasına uygun düşmek için savaşmış ve fedayı can yiğitlerin harman olduğu yerin ismidir Çanakkale!..

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

ÇOCUK-EBEVEYN İLİŞKİSİ EĞİTİMİ=FİLİAL TERAPİ UZM. KLİNİK PSİKOLOG&OYUN TERAPİSTİ ZEYNEP BETÜL TORUN

Dinamik Formülasyon Üzerine Bir Olgu Sunumu. Dr. Abdullah AKGÜN Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Menümüzü incelediniz mi?

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

Farkındalık sadece içerden açılan bir kapıdır

Aç l fl Vural Öger Çok değerli misafirler, Konrad-Adenauer vakfının 23 senedir yapmış olduğu bu gazetecilik seminerinde son senesinde bizim de k

AŞKI, YALNIZLIĞI VE ÖLÜMÜYLE CEMAL SÜREYA. Kalsın. Mutsuz etmeye çalışmayacak sizi aslında, sadece gerçekleri göreceksiniz Cemal Süreya nın

Temeller, Bölüm I: Freud. Psikolojiye Giriş. Değerlendirme. Temeller, Bölüm I: Freud Ders 3. Arasınav (%30) Final (%35)

DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN TEMEL KAVRAMLARI

Orhan Veli. BENİ BU GÜZEL HAVALAR MAHVETTİ Kendi Sesinden Şiirler

Filmin Adı: Şaban Oğlu Şaban. Oyuncular: Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Adile Naşit, Şener Şen. Filmin Yönetmeni: Ertem Eğilmez. Senaryo: Sadık Şendil

:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

semih yalman hayal et ki ol çünkü hayalin kadarsın ve hayalin olacaksın dreamstalk hayal peşinde

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

Bloomberg Businessweek. BASINDA GeniuSpy. Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6

Otizmli Eymen 10 Okuldan Geri Çevrildi

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 11. DÖNEM


HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

Cinsel Terapi: Cinsel Terapi Nedir? Ne değildir? - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

YURTDIŞI ÇALIŞMALARI

Yayınevi Sertifika No: Yayın No: 238. HALİM SELİM İLE 40 ESMA Mehmet Yaşar

Forex Ek Kazanç Sistemi

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR?

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei

Transkript:

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 12. DÖNEM OCAK DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ Dr. Ahmet ÇORAK i

Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 184 Bütüncül Psikoterapi 12. Dönem Ocak 2014 Ders Notları ISBN 978-605-9137-10-2 Copyright Psikoterapi Enstitüsü Tüm hakları saklıdır. Yayıncının izni olmaksızın tümüyle veya kısmen yayımlanamaz, kısmen de olsa çoğaltılamaz ve elektronik ortamlarda yayımlanamaz. Birinci baskı: Aralık 2016 Editör: Tahir Özakkaş Yayıma hazırlayan: Sevgi Akkoyun Katkıda Bulunanlar: Halenur Alkoçlar, Gonca Küçüktetik Baskı: Acar Matbaacılık Prom. ve Yayın. San. ve Tic. Ltd. Şti. Litros Yolu Fatih Sanayi Sitesi No:12/243 Zeytinburnu - İstanbul Tel: 0212 613 40 41 PSİKOTERAPİ ENSTİTÜSÜ EĞİTİM ARAŞTIRMA SAĞLIK ORGANİZASYON VE DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. Eğitim ve Kongre Merkezi: Fatih Sultan Mehmet Cad. No:285 Darıca-KOCAELİ Tel: 0262 653 6699 www.psikoterapi.com - www.psikoterapi.org - www.hipnoz.com ii

SUNUŞ nsanlık tarihi boyunca, her toplumda psikolojik rahatsızlıkları İ tedavi etmeye yönelik girişimler olmuştur. Bu alanda yapılan girişimler sonucu ortaya çıkan pek çok farklı ekolün savunucuları, kendi ekollerini yüceltme ve diğer ekolleri küçümseyerek ötekileştirme yoluna gitmiştir. Ancak buna rağmen farklı yaklaşımlardan bilgiler edinerek kuramını zenginleştirmeye ve bu alanda çalışmalar yapmaya başlayan öncü terapistler, psikoterapide bütünleşmeyi sağlayarak alandaki bölünmeleri büyük oranda azaltmıştır. Bütüncül psikoterapi, hastanın bilişlerinin, davranışlarının, kişiliğinin ve duygusal süreçlerinin yeniden düzenlemesine yardımcı olmak için pek çok farklı ekolden faydalanarak daha gerçekçi, uyumlu ve esnek bir çalışma alanı sunar. Eğitimini verdiğimiz bütüncül psikoterapi, zaman zaman eklektik ve asimilatif, genellikle de entegratif ve ortak faktörler üzerine kurulmuş bütüncül bir yaklaşımı içerir. Bireye, teori odaklı değil danışan odaklı bakmaya çalışan bütüncül psikoterapiler, farklı yaklaşımların bileşenlerini bir araya getirerek terapisti geniş bir vizyona ulaştırır. Bu amaçtan yola çıkarak, çeşitli bilimsel etkinlik, araştırma, eğitim ve yayın çalışmalarıyla, ülkemizde bütüncül psikoterapi uygulamalarının gelişimine öncülük etmekten gurur duyuyoruz. Elinizdeki bu ders notları, ruhsal bozuklukların tedavisinde tek bir psikoterapi yaklaşımına bağlı kalmaktansa elindeki veriyi kullanarak uygulanabilecek en iyi tekniği ve teoriyi arayan bütüncül yaklaşımlı terapistler yetiştirme adına verilen Bütüncül Psikoterapi Teorik iii

Eğitimi 12. Grubunun Ocak ayı deşifrelerini sunmaktadır. Bu ders notları, eğitim deşifresinin derlemesi olma özelliğiyle dünyada eşi benzeri görülmemiş bir yayın niteliği de taşımaktadır. Bu ders notlarında ego psikolojisi, kimlik, Erikson un psikoseksüel gelişim evreleri, ego durumları ve bütüncül rölatif psikoterapi konuları ele alınmaktadır. Bütüncül psikoterapiler de insanın ruhsal yapısının gelişiminde olduğu gibi zamanla özerkleşecek, bireyselleşecek ve ayrışarak psikoterapi ruhunu ayakta tutacaktır. Psikoterapi uygulayıcıları için önemli olduğunu düşündüğümüz bu eğitim ders notlarını, sizlerin ilgisine sunmaktan kıvanç duymaktayız. Keyifli okumalar dileriz Tahir ÖZAKKAŞ Psikoterapi Enstitüsü Başkanı iv

İ Ç İ N D E K İ L E R 10 OCAK 2014 1. GÜN 1 EGO PSİKOLOJİSİ... 3 2 EGO PSİKOLOGLARI... 33 3 KİMLİK (IDENTITY) EGO KİMLİĞİ (EGO IDENTITY)... 63 4 ERİKSON UN PSİKOSEKSÜEL GELİŞİM EVRELERİ DEVAM... 108 11 OCAK 2014 2. GÜN 5 EGO DURUMLARI... 159 6 BÜTÜNCÜL BİR MODEL RÖLATİF PSİKOTERAPİ... 219 7 EGO PSİKOLOJİSİ EGO, KENDİLİK, KİŞİLİK... 242 12 OCAK 2014 3. GÜN 8 EGO PSİKOLOJİSİ... 255 9 EGO DURUMLARI BEN ve SAVUNMA MEKANİZMALARI... 284 10 EGO DURUMLARI EGO PSİKOLOJİSİ ve UYUM SORUNU... 322 11 EGO DURUMLARI Teori ve Terapisi Özeti... 346 D İ Z İ N... 391 v

10 Ocak 2014 1. GÜN

1 EGO PSİKOLOJİSİ T ahir Özakkaş: Bilim ile savaş, savaş kadar keyifli bir şey var mı ya hayatta!! Kursiyer H.Ç: Hocam onun için biz savaşma seviş diyoruz. Tahir Özakkaş: Sevişiriz de. O da agresyon unitin kardeşi. Libidinal ve agresyon unitler ömür boyu yin yang gibi kardeş olmuşlar. Gece ile gündüz gibi. Dualizm; hayatın her yerinde, her zaman egemen olan şeydir. Ölüm ve canlılık gibi, anabolizan ve katabolizan faaliyetler gibi. Çocuk sadece solucanları biliyormuş. Çıkmış kürsüye hoca sormuş sözlüde anlat bakayım filleri demiş. Hocam filler... Filler... Filler Fillerin hortumları var demiş. Hortumları solucanlara benzer, solucanlar üçe ayrılır demiş. (Gülüşmeler) Hadi, bir anımla başlayayım. Siyasal Bilgiler fakültesinde öğrenciyim. Biliyorsunuz Tıp Fakültesi ile beraber götürmeye çalışıyorum. Bazı derslere yetişebiliyorum, bazılarına yetişemiyorum. Devam mecburiyeti var her iki fakültede de. Bir şekilde idare etmeye

çalışıyoruz. Biri Kayseri de, biri de İstanbul da. Bazen kopyalanıyorum falan. İkinci sene extern (dışarıdan) öğrencilik diye bir sistem çıktı. Şimdi var mı, yok mu bilmiyorum. Eğer, sosyal bilimlerden öğrenciler dışarıda işçi olarak çalışıyorlarsa, emekçi ise, ona devam mecburiyetini kaldırıyorlardı. Emekçi olduğuna dair bir belge getirmesi gerekiyordu. Ben yaşadım! dedim. Hemen mali müşavirlik yapan enişteme gittim. Enişte şu inşaat şirketlerinin bir tanesinde beni işçi olarak kaydeder misin? dedim. Zaten müteahhitler de işçi arıyor Allah, Allah diyor. Bir müteahhitin yanında işçi olarak başladık kâğıt üzerinde. İşçilik evrakını aldım, dekanlığa verdim. Ve ben dışarıdan öğrenci oldum. Devam mecburiyetinden muaf, sözlü ve yazılılara girerek sınıfı geçtim. Ankara Siyasal Bilimler Fakültesi ne karşı rakip olarak kurulmuş bir fakülte İstanbul Siyasal Bilgiler. Ve onlardan daha iyi olmak zorunda, onunla rekabet ediyorlar. İşte, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi nin, İktisat Fakültesinin deve dişi gibi hocaları vardı. Onlar kurdular, Tarık Zafer Tunaya dekan oldu falan. Biz de ilk öğrencileriyiz, gözbebekleriyiz. Sizi iyi yetiştireceğiz diyorlar. Tamam, diyoruz. Onun için de diyorlar Ankara nın ilk kuruluş yıllarında olan sınav sistemini biz burada uygulayacağız. Onlar vazgeçti ama. Nedir o sınav sistemi? Öğrenciler yazılı sınava girmeden önce sözlü mülakatlardan geçecekler. Sözlü mülakatı başaranlar yazılıya alınacaklar. Böyle bir sistem. Ağır bir sistem. Üç vize var. Biz nitekim sözlüye alındık. Sözlülerden de bir şekilde geçiyoruz. Bir sözlüye girdim. Eğer öldüyse Allah rahmet eylesin, yaşıyorsa kulakları çınlasın öldü diye hatırlıyorum, bir hocamız vardı. Siyasal Bilgilerde biraz siyaset uç noktalarda yaşanır. Profesörlerin, doçentlerin de uç noktada siyasi görüşleri oluyordu. Hocalarımızın bir tanesi komünistti. Hep emekçi, anti-emekçi bağlamında dünya olaylarını değerlendiriyordu. Ben de tabi bir emekçi 4 12. BPT OCAK DERS NOTLARI

olarak, işçi olarak inşaatta çalışan ve ekmek parasını kazanan, siyasal bilgilerde okuyan bir delikanlıydım. (Gülüşmeler) Bir soru sordu bana. Filler gibi bir soru sordu. Filleri bilmiyorum. Bildiğim şey solucanlar. Anlatabildim mi? Sözlü sistemi. Sözlüde bizi masaya alıyor, dörder kişi, sınıf arkada oturuyor. Birer tane soru soruyor. Sen şunu söyle, sen şunu söyle, sen şunu söyle, sen şunu söyle diyor. Düşünün diyor. Bana da bir soru sordu. En baştakine anlat dedi. Kem küm, ee üü. Tamam! dedi. Pis tembel! İkinciye pis tembel. Ben bana sorduğu soruyu kenarından bir başka soruyla ilintilendirdim. Bildiğim alana çektim konuyu. Böyle haykırarak, bütün imanımla anlatmaya başladım. Hoca önce bir şaşırdı. Daha sonra hayran hayran dinlemeye başladı. Devam et dedi. Devam ettim, anlattım, anlattım. Zaten konu benim sahaya geldi. Solucanlar safhasına geldi olay. Hoca bunu sorup sormadığından emin değil ama çok iyi anlattığımdan, sonuçta o da hocanın derslerinden bir tanesi. Sizlere sıfır! dedi. Boğazda arabanızla gezersiniz akşama kadar kız tavlamak için akşama kadar uğraşırsınız, bu emekçi kardeşiniz hem inşaatlarda sürünür, sorulara da böyle çatır çatır cevap verir. Sana yüz veriyorum dedi. Biz de yüzümüzü aldık geçtik. (Gülüşmeler) Bir arkadaşım vardı, devam zorunluluğu varken zaman zaman benim yerime imza atan. Ulan, hoca başka soru sordu, sen başka cevap verdin dedi. (Gülüşmeler) Karıştırma sen dedim. (Gülüşmeler) Böylelikle başlamış olduk. Bazen hocayı tufaya getirmek iyidir. Kursiyer Y.T: Hocanın yüz veresi varmış. Tahir Özakkaş: Meğer hocanın da yüz vereceği varmış. Kursiyer M.C: Hoca ben sana başka sordum diyememiştir. Acaba bunu mu sormuştum? falan. Ego Psikolojisi 5

Tahir Özakkaş: Tabi güvenemedi. O kadar emin ve rahat anlatıyordum ki, hoca kendinden şüphelendi. Yani sözlüye kaldırdığımda nasıl davranacağınızı öğrendiniz (Gülerek) (Yoklama alınıyor.) Tahir Özakkaş: Muti yapsın ne demek? Arkadaşlar bilen var mı aranızda? Bilmediğiniz kelimeleri sorun arkadaşlar. Ben araya zarf kelimeler atıyorum. Kursiyer E.E: Mesut etsin mi demek? Tahir Özakkaş: Hocam, o kelimeyi bilmiyorum. Bir şey mi söylediniz, küfür mü ettiniz. Hastalar size çaktırmadan araya kelimeler sıkıştırır ve sizi tartarlar. Siz onu anlamış gibi gösterdiğiniz andan itibaren kontrol ona geçti. Özellikle narsisist insanlar bunu çok yapar. Orada duracaksın bu kelimeyi ben bilmiyorum, hiç duymadım, ne demek? diyeceksiniz. Hasta, bunu nasıl bilmiyorsun der. Bir yazardan bahseder size, Ali Oğlu Veli. Bana ne ya, ben ne bileyim? Freud un nesi olur diye sorarsınız hemen siz. Amca oğlu mu, nedir bu adam? Kursiyer: Muti ne demek peki hocam? Tahir Özakkaş: Muti; itaat eden, yumuşak başlı, boyun eğen kimse demek. İtaat kelimesinden gelir. Muti olmak, Tabi olmak, itaat etmek. Anneye babaya karşı gelmemek. Onlara iyi evlat olmak demek. (Yoklama devam ediyor. Hoca kursiyer N.G ile konuşuyor. Sesinin duyulmamasıyla ilgili) Tahir Özakkaş: Acaba bu senin sesini ürkek ve çekingen olarak söylemiş olmasından olmasın? Ürkek ve çekingen yapılar her zaman kendilerine oturacak bir minder bulurlar. Kimse onlara kızmaz, sever herkes. Gayet uyumlu bir psikolojik yapıdır. Böyle be- 6 12. BPT OCAK DERS NOTLARI

nim gibi cabbar olan insanlar pek böyle gittiğin yerlerde huzur vermezler. Sıkıntı verirler. Nereden saldıracak. ne yapacak. Bunlar hep tedirgin olur. Ama N.G. gibi arkadaşlarımız Aa bak N. gelmiş, oh! uyumludur yani. Senden odağımı çekeyim mi? Yeter mi bu kadar? Evet, gözyaşları gelmeye başlayacak. Bir cümle söyleyecektim, boğazımda kaldı ama N.G.nin hiç alakası yok o cümleyle. Tamam? (Gülüşmeler). Tahir Özakkaş: Nasıl gidiyor? Hiç beklemiyor mu insanlar benim soru sormamı. Tedirginlik mi yaratıyor? Aileleri tarafından, sekiz çocuk arasından fark edilmeye çalışan çocuklar, kendilerine hitap edildiği zaman emin olamazlar. Bana mı? Sekiz kişi arasından derler ama benim gibi narsisistik özelliklere haiz birisi, 800 kişi arasından birisine hitap edildiğinde kesin ben! diye kaldırır elini. (Gülüşmeler)... İkisinin arasındaki farkı gördünüz mü? Kursiyer G.S. Ö: Hocam biz iki kardeşiz, hep bana hitap ediliyordu küçüklükte. Ama işte yine bana mı! diyorum. Tahir Özakkaş: Görmemişler, görmemişler. Benim teorimi çürütme şimdi. En azından saygı çerçevesinde ara ara söyle. (Gülüşmeler) Kursiyer H.Ç: Ben de kursiyer Ö.. e (aslında isimi E.V, fakat kursiyer lapsus yapıyor) hitap ediyorsunuz diye düşünmüştüm hocam. Tahir Özakkaş: Hee, senin de erkek kardeşlerin var, olsa olsa kursiyer E.V olur diye düşündün herhalde. (Gülüşmeler). Her şeyden bir şey çıkıyor değil mi? Bunlara döngü diyoruz aslında. Kursiyer E.V: Hocam lapsus var orada. Ö... değil ismim. Tahir Özakkaş: Evet, lapsus var, öndesin, önder. Ego Psikolojisi 7

1800 lü yılların sonunda Freud bilinçdışını keşfedip, id in analiziyle, bilinçdışının analiziyle semptomların nasıl kaynaklandığını keşfettiğinde, semptomlardaki problemi ve sıkıntıyı hafifletebilmek için bilinçdışında olanı bilince getirmenin yollarını aramıştır. Hatırlıyorsunuz değil mi? Bu konuları anlatmıştık. Ne zaman ki hipnotik trans altında bilinçdışında yaşanan hadiseleri bilince çıkarıyordu ona bağlı meydana gelmiş olan semptom ortadan kalkıyordu. İzale oluyordu, yok oluyordu. Bir kelime daha söyledim arada. Kursiyerler: İzale. Tahir Özakkaş: İzale, izole değil. Ahmet Hamdi Tanpınar okuyorsunuz değil mi? Reşat Nuri Güntekin? Tûtî-i mu'cize-gûyem ne desem lâf değil Çerh ile söyleşemem âyînesi sâf değil Ehl-i dildir diyemem sînesi sâf olmayana Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil Yine endîşe bilir kadr-i dürr-i güftârım Rûzigâr ise denî dehr ise sarrâf değil Girdi miftâh-ı der-i günc-i ma'ânî elime Âleme bezz-i gevher eylesem itlâf değil Levh-i mahfûz-ı suhandir dil-i pâk-i Nef'î Tab'-ı yârân gibi dükkânçe-i sahhâf değil Evet, neyse.. Bilmeden ne kadar sürç-i lisan ettiysem affola. Bilinçdışını bilinçli hale getirme Freud un tek hedefiydi. Fakat hipnozla bilinçdışını bilinçli hale getirdiğinde, travmatik anıya gittiğinde ve onu bilinçli kıldığında semptomun kaybolduğunu görmüştü. Bir müddet sonra semptom kaybolduğu halde hipnotik trans altında, daha sonraki dönemlerde haftalar veya aylar sonra bir başka semptomun yeşerdiğini fark edince problemin sadece semptomun ortadan kaldırılması değil, rahatsızlığın kaynağının 8 12. BPT OCAK DERS NOTLARI

tedavi edilmesiyle ilintili bir çalışma yapılması gerektiğine inandı Freud. Herkese hipnoz yapılmaması, herkesin hipnoza girememesi ve her terapistin de hipnozu becerememesi sonucunda serbest çağrışım yöntemini çıkarmıştır. Hatırlarsanız Anna O. vakasında Breuer in yapmış olduğu baca temizleme hareketini aldı free association denen serbest çağrışıma dönüştürdü ve burada bilince getirmeye çalıştı. EGO NUN OLUŞUMU Amacımız nedir psikanalizde? Bilinçdışında olanı bilince getirmek. Bilince gelmeyi engelleyen şey ne idi? Kursiyerler: Direnç. Tahir Özakkaş: Kim yapıyordu bunu? Kursiyerler: Ego. Tahir Özakkaş: Ego yapıyordu. Şimdi, tamam, önümüzde bir engel var, sürekli biz engeli aşmaya çabalıyoruz değil mi? Engelin altından giriyoruz, üstünden giriyoruz, yanından giriyoruz, sağından giriyoruz ki arkada olanı bilinçdışında olanı bilince getirelim. Bunu rüyaların yorumlarıyla, lapsuslarla, serbest çağrışımla hipnotik trans gibi bilinçdışına birtakım erişim yöntemleriyle hep bunun türevleri dediğimiz bilinçdışının gölgesini anlayarak bilinçdışına ulaşmaya çalışıyor idi. Yürüyüşümüz, hareketimiz, konuşmamız, cümle kuruşumuz matematiksel bir bütünlük içerisinde bilinçdışında gölgeler taşıyor idi. Rüyaların simge dili, lapsuslar, birtakım sakarlıklar hatırlarsanız bunların hepsi bilinçdışının türevleri olarak bize arkadaki hikaye hakkında bilgi veriyor. Fakat buna engel olan bir şey var. Engel olan şey ego idi fakat Ego nun üzerinde hiç durmadılar. Derdimiz Ego Psikolojisi 9

bilinçdışında olanı bilince getirmekti. Fakat bazılarının engelleri alçak, bazılarınınki yüksek, bazılarınınki ise aşılmazdı. Ruhsal aygıtı tanımlarken yapısal olarak; hatırlarsanız id, ego ve süperegodan oluştuğunu konuşmuştuk. Psikanaliz daha çok; id in analizi idi. İd i açığa çıkarmak idi. İd in içerisindeki primer düşünce süreçleri olan, libidinal ve agresyon unitteki malzemeyi bilince getirmek idi. İd in içerinde neler vardı? Libidinal unitte; seksüel arzular, yasak arzular, fanteziler, birbiriyle uyuşmayan düşünceler, duygular, primer süreç dediğimiz birincil süreç. Yani mantığın olmadığı, aklın olmadığı, direkt olarak duyguların, dürtülerin hemen yaşanmak istediği bir dünyaydı. Agresyon unit ise; öfke ve kızgınlığın, ölüm ve yok etmenin hemen yanı başında seyrettiği, zıtlıkların bir arada olduğu, sevdiği insandan ölümüne nefret ettiği ama aynı zamanda onu ölümüne sevdiği bir yapı. Birincil, İkincil Düşünce Süreçleri: İşte bu birincil süreç dediğimiz, rüya dili dediğimiz, id in dünyayı algılama şekli dediğimiz yapı dünyada var olabilmek için sekonder sürece (ikincil süreç) dönüşmek zorundaydı. Yani mantığa bürünmek zorundaydı. Bunu da hatırlarsanız, birincil süreç yani id imiz dünya ile temasa geçtikçe bebek doğduktan sonra o temasla beraber hayatın gerçekliğini anlamaya başladı. Yavaş yavaş id in bir kısmı değişerek ve dönüşerek ego haline dönüştü. Sekonder düşünce tarzı bizim sistemimize egemen olmaya başladı. Birincil düşünce tarzından gelen dürtüleri ve arzuları ertelemeye başladı sistem itibariyle. 10 12. BPT OCAK DERS NOTLARI

İşte burada ego nasıl oluştu? Bu ego ne işe yarar? Bu ego birincil süreçleri nasıl denetim altına alıyor? Bu ego hangi fonksiyonları icra ediyor? Ve hayatımızda nasıl rol alıyor? Sadece bizim amacımız bu egoyu devre dışı bırakacak, Ego nun altına sızacak, alttaki bilinçdışındaki libidinal ve agresyon malzemelerini bilince çıkararak kişinin oluşturduğu tüm semptomlar; obsesif kompulsif bozukluklar, yeme bozuklukları, cinsel işlev bozukları gibi çok çeşitli ve binlerce formda görünen içsel şikayetlerimiz; fobilerimiz, korkularımız ve endişelerimiz (nasıl çözeriz dediğimizde bunlar) bilinçdışındaki çatışmalarımızın izleri ve uzlaşma noktalarıydı. Bu semptomları anlamak ve çözmek için de bilinçdışına gitmek gerekiyordu. Bu çatışmalar bir şekilde fark edildiğinde ve daha olgun şekilde ifade edildiğinde sistem otomatik olarak çözülüyordu ve problemler ortadan kalkıyordu. Buna inanıyordu. Bu da yorumlar yoluyla, serbest çağrışım yoluyla oluyor demiştik. Fakat buna engel olan, bilinçdışının bilince gelmesine engel olan güç; ego idi. Ego nun özelliği ne idi? Yine baştan alıyorum. Dış dünyayla temasa geçtikçe bebeklik döneminde hayatın gerçekliğini ve realitesini algıladıkça sistem ego laşıyor diyorduk. İd in bir tarafı ego ya dönüşüyordu. Buna da örnek olarak, tavuk yumurtlarken, yumurta örneğini, dış karbon yüzeyini anlatmıştım. Bağırsak kanalında çok yumuşak, zar şeklinde olan yumurtalar normalde yumurtlama kanalının içinde çok yumuşaktır. Fakat ne zamanki yumurtlamaya çok yakın hale geldi, dış dünya ile temas etti ve oksijen almaya başladı, gittikçe sertleşir. Eğer o halde bırakırsanız yarısı içerde yumuşak, yarısı sertleşmiş bir kabukla karşılaşırsınız. Ego nun ve id in farklılaşması örneğinin hafızada kalıcı olması için bu şekilde garip bir yumurta yumurtlama örneğini vermiştik. Bu da akılda kalıyor. Ego Psikolojisi 11

Onun dışındaki bilimsel şeylerden hiçbiri akılda kalmıyor. Hocam bir yumurta hikayesi vardı, ego öyle oluşuyordu diyor. Freud, id i bilinçli hale getirip, bununla ilgili psikanalitik serbest çağrışım yöntemini uygulamaya başlarken, bir kısım bilim adamları ego nun ve süperego nun da üzerine kafa yormaya başladılar. Bunlar böyle kucakta bulunmuş bir malzeme olarak değil de, acaba nedir diye incelemeye başladılar. Bunlardan ilk inceleyeni, Freud un kızı Anna Freud du hatırlarsanız. Anna Freud dedi ki; ben ego üzerine çalışacağım. Sadece id in bilinçdışındaki yasak arzuların analizi ve incelenmesi, ilk fanteziler değil, bunların türevleri değil, ego nun da incelenmesi lazım, ego nun da üzerine bir analiz yapılması lazım. İd analizinden ego analizine geçmek gerekir. Böylelikle Ego Psikolojisi nin ilk temellerini attı. O zaman ego analizi yapabilmek için bu ego yu anlamamız ve kavramamız gerekir dedi. Ve ego üzerine ilk kitabı yazdı. Ana Freud un Ego ve Savunma Mekanizmaları kitabını geçen ay sizlere önermiştim hatırlarsanız. Ve ilk defa Ego nun savunma mekanizmalarını derli toplu bir yayın halinde sunan ilk bilim kadını diyebilirsiniz Anna Freud için. Freud savunmaları, çalışmalarının bir çok yerinde atıf yaparak konuşmuştur, anlatmıştır. Cümlelerden bahsetmiştir. Ama Ego nun fonksiyonu olarak ilk kez derli toplu yazan ve savunma düzeneklerini bize gösteren Anna FREUD ve Sigmund FREUD bilim kadını kimmiş? Kursiyerler: Anna Freud. Kursiyerler: Anna Freud. 12 12. BPT OCAK DERS NOTLARI

Tahir Özakkaş: İşte biz yolumuza bugün Ego Psikolojisi ile id in analizinden ego nun analizine doğru bir çıtayı yükseltme sürecini başlattık. Bizim bu teorik süreçte hikayemiz şöyle başlayacak: Önce ruhsal aygıtımızı anlamak için bir yola girdik. Dedik ki, ilk başladığımız noktada Freud un ruhsal aygıt diye tanımlamış olduğu topografik ve yapısal süreçteki ve psikoseksüel gelişim evrelerindeki ruhsal aygıtımızı anlayalım. Önce bir id imizi anlayalım. Bir yaratılışımızı anlayalım, bilinçdışımızı anlayalım. İkinci yapı itibari ile ego ya doğru çıkacağız. Yaa, bir dakika bilinçdışı dursun orada da, biz insanız ve bir insan olarak da daha çok gerçeklik ilkesindeki perspektife göre hareket eden, realiteye önem veren ve ruhsal yapımızı realitede daha çok var eden bir yapı içerisindeyiz diye ego psikolojisine tırmandık. Ardından şöyle bir şey olacak, bu önümüzdeki aylarda olacak. Ya tamam benim idim var, egom var, hatta süperegom bile var ama yani bak, hiçbir şey olmuyor bak. (Hoca bunu söylerken kollarını sallıyor ve başının üzerinde ellerini birbirine vuruyor. Alkışlar gibi. Daha sonra yeni gelen kursiyerlere hitap ediyor.) Hoş geldiniz diye yapmıyorum bunu, bu bir örnek, tamam mı? (Gülüşmeler)... (Hoca az önce yaptığı kolunu sallama ve daha sonraki alkış hareketi için açıklama yapıyor.) Nesne İlişkileri: Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Öteki olmadan birey olmuyor. O zaman Nesne İlişkileri başlıyor. Önümüzdeki ay göreceğiz. Efendim id i, ego yu, süperego yu burada anlat. Bunlar nereden oluyor? Ego Psikolojisi 13

Bir anne olmadan, bir öteki olmadan, bir bakıcı olmadan, karşılıklı ilişki olmadan (ellerini çırpıyor) asla bir ruhsal aygıt gelişmez. Sen o zaman bu id, ego, süperego yu havada anlatırsın. Bir başkasıyla ilişki içerisinde bunlar var oluyor. Dolayısıyla nesne olmadan kendiniz olamazsınız. Nesnedir size id inizi, ego nuzu, süperego nuzu hatırlatacak olan yapı diyeceğiz ve nesne ilişkilerine geçeceğiz. Nesne ilişkilerinde bir kıyamet kopacak, diyecek ki ben varım, ama benim varlığım ötekine bağlı ve mahkum. Eğer bana bakan bir göz yok ise ben varlığımı göremiyorum, hiçim ve yokum. Birisi bana sevgi ve öfkeyle bakarsa sevilecek bir varlık olduğuma dair id imi, ego mu, süperego mu ve kendiliğimi geliştiriyorum. Sevilmeyecek varlık olduğumda da nefret edilecek bir varlık olduğuma dair hem bedensel, hem de ruhsal kendiliğimi geliştiriyorum diyecek. O zaman egodan nereye sıçrayacağız? Nesne ilişkilerine. Kendilik Nesnesi, Kendilik, Nesne: Nesne ilişkilerine girince öteki nasıl var? sorusu olacak. Orada da Kohut diyecek ki; bir dakika, öteki var ama öteki bizim varlığımızı devam ettirmek için gerekli olan oksijenimiz, o nedenle var. Ben öteki demeyeceğim, kendilik nesnesi diyeceğim. Kendilik diyeceğim o benim. Bir de nesne diyeceğim o da nesne. Nesne ilişkilerini böyle kuracağım ilk on yıl. Hatta araya da bir (tire) çekeceğim. Kendilik- nesnesi diyeceğim. On yıl kadar da bu şekilde yazdıktan sonra da yok ya, aradaki tireyi kaldırıyorum diyeceğim. Dünyanın en büyük depremi olacak bilimde. Kendiliknesnesi yeni bir kelime olarak tek bir kelime olacak. Kendiliknesnesi Freud un self-object kendisine ait bir terim olacak. Kendilik nesnesi; insanoğlu doğduğundan itibaren etrafında ona bakım veren herkestir. Ve bir ömür boyu onunla bir- 14 12. BPT OCAK DERS NOTLARI

likte, ölene kadar da oksijenle yaşamak gibi onunla yaşamak zorundadır. Kendiliknesnesi olmadan ve onun işlevi olmadan bir hayat mümkün değildir diyecek ve kendilik nesnesini tanımlayacak Kohut. Bir kişilik terapilerden iki kişilik terapilere geçmiş olacağız. Yani bir öteki olmadan varlığın devam etmesi mümkün değil. Terapi seansları da bu şekilde olacak. İlişkisel Psikoterapi İş burada da durmayacak. Kendilik, kendilik nesnesi, nesne ilişkilerinde insan ne memeyi arar, ne anneyi arar, ne ötekini arar diyecek bir grup bilim adamı çıkacak. Son yıllarda çıkıyor. Son yirmi yıldır, otuz yıldır. İnsanın aradığı şey bağlanma ve ilişki diyecek. Nesnenin kendisinin hiçbir önemi yok, aslında İlişkiyi arar. Kendisi de önemli değildir, öteki de önemli değildir. İkisinin arasında oluşmuş olan hoş bir ilişkinin varlığı ve yokluğu insanoğlunun temel varoluş hikâyesi diyecek. Ve biz de bunların peşine düştük. Bu yolculuğu onların ilişki dedikleri relational psychotherapy, intersubjective psychotherapy dediğimiz alana gidene kadar bunları takip edeceğiz. Biz şimdi işin başındayız. Daha ilk istasyonda, birkaç ay oyalandık. Şimdi ikinci istasyon olan ego istasyonuna geldik, bilimi takip ediyoruz. Onlar da bu şekilde gitmişler. Ego istasyonunda biraz egoyu anlayacağız. Ondan sonra bakacağız ki; id ve ego yalnız başına hiçbir işe yaramıyor. Önümüzdeki ay diyeceğiz ki, nesne olmadan bu işler olmuyor arkadaşım. Nesneyi ve nesneyle olan ilişkiyi anlatacağız. İçimizde nesne tasarımlarının nasıl olduğunu anlatacağız. Dış gerçeklikten ziyade içe aldığımız internalize ettiğimiz, introject yaptığımız nesne tasarımlarının nasıl bizim dünyamızı belirlediğini aslında gerçek bir dünya ile ilişki kurmak yerine Ego Psikolojisi 15

zihnimizde örgütlediğimiz, örüntü halini alan o ağın (network) içerisinde, tasarımsal bir dünyada yaşadığımızı, zaman zaman da dış dünyaya bakarak güncellediğimiz (update) içerideki nesne tasarımlarını öğreneceğiz. Kendilik Psikolojisi: Oradan kendilik psikolojisine geçeceğiz. Kendilik psikolojisine göre; bütün kâinatın merkezinde insan vardır, primer narsisistik bir yapıyla doğar. Bütün amacımız, primer narsisistik bir yapıyla doğan bu güzel insanı sekonder narsisizm dediğimiz olgun narsisizme eriştirmektir. Sekonder narsisizm çok güzel bir şeydir. İnsanın kendisiyle barışık olması, kendisini sevmesi ve içindeki üretkenliği hayata taşımasıdır diyecek. Ondan sonra yolumuz yine devam edecek. İstasyonda durmuyoruz, devam ediyor çünkü. Evet, insanlar ne kendiliği ararlar, ne nesneyi ararlar. Kendilikle nesne arasında kurmuş oldukları ilişkiyi ararlar, bağlanmayı ararlar. İnsanoğlunun temel esprisi ve yaratılışı bunun üzerinedir şeklinde bir başka yapıya doğru giderek bunların hepsini bütünleştiren bir katar olacağız. Bu katarlara ne diyoruz? Kursiyerler: Bütüncül diyoruz. Tahir Özakkaş: Bütüncül diyoruz. Katarı biliyorsunuz değil mi? Bu Birleşik Arap Emirlikleri falan değil. Ayrı ayrı vagonların bir araya getirmiş olduğu vagonlar bütününe katar denir. Artık dilbilgisi ve dağarcığıyla devam edeceğiz. Yolculuğumuz id den çıktı, bugün itibariyle ego ya geldik. Trenimiz devam edecek, ben ve ötekini alacak ikinci durakta. Üçüncü durakta ilişkiyi alacak. Ve bunun hepsi katar olacak, devam edecek. Kursiyer Ö.Y: Süperegoyu nasıl alacak? 16 12. BPT OCAK DERS NOTLARI

Tahir Özakkaş: Süperegoyu da bunun arasında geçiştirirler bir kısım bilim adamı bununla ilgili çok ciddi çalışmalar yaptı. Ama süperego psikolojisi diye bir psikoloji kurmadılar. Ego nun devamı olarak kuruldu. Süperegonun oluşumu da egoyla beraber değerlendirilen bir yapı. Orada da patolojiler var. Süperego patolojileri ve sıkıntıları var oluşum süreçlerinde. Şimdi, id biliyorsunuz ki haz prensibi üzerine çalışıyordu. Doğru mu? İdin tek derdi var; haz almak (pleasure principle). Nerede haz var oraya bak. Aş buldun giriş, iş buldun sıvış derler. Kimindir bu düşünce? İdin düşüncesidir. Pür neymişiz biz? İdimize göre yaşıyoruz. Ama sizler öyle değilsiniz, çok dikkatli bir biçimde beni dinleyebildiğinize göre gerçekten insansınız. Çünkü diyor ki, ego sunu geliştiren, primer düşünce sistemini ikincil, sekonder sisteme yükselten insanlar, realite prensibine göre yaşarlar. EGO NUN FONKSİYONLARI Bunlar en son haliyle ego nun fonksiyonlarını içeren yapılar ve çeşitli kuramcılar tarafından ifade edilmiş bu maddeleri şuraya yazalım. 1. Gerçekliğe adaptasyon, gerçeklik prensibi: Birincisi; Gerçekliğe adaptasyon, gerçeklik ilkesidir. Haz prensibine dayalı arkadaşlar ders dinleyemezler. Ama biraz insan olmuşlarsa gerçeklik prensibine dayanarak ders dinleyebilirler. Yani sizin insanlık ölçünüz haz prensibinden gerçeklik prensibine geçme oranınızla ilintilidir. Bir milletin de aynı şekilde, bir grubun da, bir toplumun da. Şöyle bakacaksınız, bu id toplumu, atın bu tarafa, bu gerçeklik toplumu, alın bu tarafa. Kursiyer M.A: Hocam, gerçeklikte de haz vardır ama değil mi? Ego Psikolojisi 17

Tahir Özakkaş: Bakacağız. Eğer bu konuşmaları dinlerken de bir taraftan haz alıyorsan, demek ki var. Gerçekliğin hizmetinde bir haz alıyorsun aynı zamanda. Kursiyer M.A: O zaman dış dünyaya uyuyor? Tahir Özakkaş: Bakacağız. Hartmann uyum diyor. 2. İçgüdüsel dürtülerimizin kontrolü ve düzenlenmesi (regülâsyonu): İkincisi, içgüdüsel dürtülerimizin kontrolü ve düzenlenmesi (regülâsyonu). İçgüdüsel dürtülerimiz nedir? a. Seksüel dürtülerimiz b. Saldırganlık dürtülerimiz Kursiyer E.A: Freud un dediği gibi mi? Tahir Özakkaş: Evet, zaten bu Freud un kızı. Zaten bunu Freud diyor. O yazmış. Her şeye yetişememiş, bazı satır başları bırakmış, o satır başlarını alan evlatları onu büyüterek büyük bir kuram haline getirmişler. Bunlardan zaten Freud kitaplarında bahsetmiş fakat satır aralarında geçiyor. Bu satır aralarında ego nun fonksiyonlarını alıyorsunuz. Burada madde haline getiriyorsunuz. İçgüdüsel dürtülerimizin kontrolü demek, içgüdüsel olarak her istediğini her yerde yapan kişi demektir. Çişini yapar, kakasını yapar, tekmeyi basar, acıktım der ağlar, uykum geldi der, olmadık yerde yatar, olmadık hareketleri yapar. Bunlara hâlâ devam eden kişiler haz prensibi kontrolü altında bulunan, biraz daha hayvani yaşayan arkadaşlarımızdır. Yani ego kontrol kuramıyor. Pat diye öfkeleniyor. Mesela burada üç tane laf söylüyorum, biraz laf vuruyorum arkadaşların bir kısmına, ismi lazım değil, yüzleri ekşiyor, 18 12. BPT OCAK DERS NOTLARI

sıkıntılanıyor, midesine kramp giriyor vs. hani kontrol diyor, hani içgüdüsel dürtüler (instinctional drives), agresyonunu kontrol edemiyor, her şekilde sesinde, yüzünde yansıdığını görebiliyorum. Yani bir yumruk atmadığı kalıyor bana. Agresyon dürtülerini, ne kadar kızdırılırsa kızdırılsın, kontrol edebilme kabiliyeti primer yapıdan sekonder yapıya geçiştir. Birincil süreçten ikincil sürece, gerçeklik (reality) ilkesinin kontrolüne vermek demektir. Ego nun ikinci fonksiyonu neymiş? Bizim temel dürtülerimiz olan libidinal ve agresyon dürtülerini, istek ve arzularımızı, öfke ve kızgınlıklarımızı tutabiliyor muyuz? Kontrol edebiliyor muyuz? Bu prefrontal korteksin superior attention system dediğimiz korteksten kontrol sistemi yeteri kadar nöronal örüntü (network), nöronal bağlantılar oluşmuş mu? Bu bağlantıları oluşturanlar amigdaladan, limbik sistemden, daha alt beyin bölgelerinden gelen dürtüleri ve öfkeleri kontrol edebilme kabiliyetine sahiptir diyoruz. Burası anlaşıldı mı? Kursiyer Z.A: Bu ağrı ve acılarımızı, onların yarattığı duygularımızı kontrol altına alabilmek gibi mi? Tahir Özakkaş: Kontrol altına alabilmek, yani her şeyin realite prensibine göre uygulanması lazım. Bunu basit olarak hastalarıma şöyle diyordum: Cafer, bak sen bu kızla beraber yatmak istiyorsun. Kızı güzel gördün diye caddenin ortasında zorla tecavüz edemezsin. Tamam, istiyorsan kızı tavla, anasının babasının gönlünü et, onlara güzel bir daire aç, altına güzel bir araba ver, ondan sonra seni telli duvaklı bir şekilde evlendirelim, konu komşu herkes de sana alkış tutsun bu işi yaparken. Böyle yaparsan toplumda alkışla- Ego Psikolojisi 19