KULA
AFYONKARAHİSAR YÖRESİ
Kuzeyden Dumlupınar batısındaki Murat Dağı, Elmalı Dağ ve Yazılıkaya Platosu ; batıdan Murat Dağı, Ahır Dağı, Çatma Dağ ve Çivril doğusundaki Akdağ ; güneyden Kumalar ve Karakuş Dağları ; doğudan Eber Gölü, Emir Dağları ve Yazılıkaya Platosu tarafından kuşatılan yöreye "Afyonkarahisar yöresi" denilmektedir.
Orta Anadolu bölümüne oldukça sokulan bu yörede en yağışlı mevsim ilkbahar olmakla beraber, yağış miktarlarındaki artış, kışların daha ılık, yazların biraz daha serin geçmesiyle Orta Anadolu'dan ayrılmaktadır. Yağış miktarındaki artış, ovaları birbirinden ayıran eşik alanlarında ve dağlarda meşe ve karaçamların, Sultan Dağları'na komşu kısımlarda ise maki ve ardıçların tutunmasına yol açmıştır. Yukarı Sakarya Havzası içine gizlenmiş Emirdağ'da palamut meşeleri yer almaktadır. Bu alandan elde edilen meşe palamutları bir zamanlar İzmir'e sevk edilmekteydi. Son zamanlarda bitki örtüsündeki hızlı tahribat nedeniyle bu faaliyetler ortadan kalkmıştır.
Afyonkarahisar yöresi jeomorfolojik manzara olarak Orta Anadolu'ya göre daha yüksek bir saha görünümündedir. Batıda 600 metreye kadar alçalan aşınım yüzeyleri (platolar) burada 1300-1400 metrelere yükselmektedir. Yörenin güneybatı kesiminin dikkati çeken özelliklerinden biri plato yüzeyleri üzerinde çok kere tek başına durmakla beraber, yüksekçe dağların yer almasıdır. Bunlardan 2312 metrelik Murat dağı, Gediz ırmağının, Porsuk ve Adırnaz çaylarının kaynaklarını aldığı dağdır. Üzerinde 1800-2200m. ; 1000-1300m ve 700-800m. yükseklikteki aşınım yüzeylerini bulunduran Murat Dağı, KB-GD doğrultulu faylarla parçalanmış, üstü açılmış bir antiklinale tekabül eder. Dağın temelini oluşturan kalker ve şistlerle üstteki serpantinleri temasa geçiren bu faylar boyunca kablıcalara rastlanır.
Murat Dağı Zirvesi Kartaltepe 2309 m.
Kufi veya Başağaç derelerinin heriki yakasında yer alan Çatma (Burgaz) Dağ (1754m.) ve Akdağ (2345m.), Murat Dağı'nın aksi yönünde uzanmakta olup, bunlarda üstü açılmış birer antiklinali andırırlar. İstiklal Savaşımız sırasında önemli bir fonksiyon üstlenmiş olan Kocatepe'nin de içerisinde yer aldığı Sandıklı Dağları (2250m.) ise, lav-tüf ve volkanik konglomeralardan oluşurlar.
Kocatepe
Afyonkarahisar yöresinin başlıca ovalarını kuzeydeki Elmalı dağı'nın güneyinde yer alan İhsaniye Ovası, Afyonkarahisar şehrinin kuzeyinde ve doğusunda uzanan Afyon Ovası, bu ovanın güneydoğusundaki Akarçay Oluğu, Afyonkarahisar şehrinin batısında yer alan Sincanlı Ovası, daha güneydeki Sandıklı Ovası, ve Afyon güneyindeki Şuhut Ovası ile Karakuş Dağları'nın hemen kuzeyinde aynı doğrultuda (GB-KD) uzanan Haydar, Çamur, Karamık ovaları oluşturmaktadır. Akarsular Dinar-Sandıklı arasında uzanan çukur sahaya rağmen KD- GB doğrultulu olukları takip ederler. Ovalarda bu düzen üzere sıralanmışlardır. KD-GB doğrultulu ovalar arasında Sincanlı ve Sandıklı Ovaları'nı sayabiliriz. Bunlardan Sandıklı Ovası'nın suları B. Menderes'e bağlı olduğu halde, Sincanlı Ovası'nın suları Afyonkarahisar'dan geçen Akarçay vasıtasıyla Eber Gölü'ne taşınır.
İhsaniye Ovası: Kütahya yöresindeki Altıntaş Ovası'ndan neojen bir eşik alanıyla ayrılan İhsaniye Ovası, Afyon Ovası kuzeyinde yer alan tabanı alüvyonlarla kaplı küçük bir ovadır. Akarçay'a kuzeyden karışan bir derenin adeta toplak alanı durumunda olan bu ova güneyde dar bir boğazla Afyon Ovası'na bağlanır. Söz konusu bu boğaz, I. Zamana ait metamorfik kültelerden oluşan bir eşiğin faylarla kesilmesi ve belirtilen akarsuyun aşındırmasıyla meydana gelmiştir. Afyonkarahisarı madensuyu (sodası ) bu eşik alanının kuzey yamacında bahsettiğimiz fay hattı üzerinde yer almaktadır. İhsaniye ovası, tahıl, şekerpancarı tarlaları ve bağlarla örtülü olup, akarsu boylarında vişne bahçelerine rastlanır. Ovaya adını veren İhsaniye kasabası (2859), Afyon iline bağlı bir ilçe merkezi olup, ovayı kuzeyden kuşatan neojen eşik alanının ovaya bakan tarafında yer almaktadır. İhsaniye'de Germiyan oğullarınca yapılmış bir anıt kayanın yer alması ve biraz daha kuzeydeki Düğer köyünde Osmanlılarca inşa edilmiş kervansarayın bulunması, Orta Anadolu'yu Marmara'ya bağlayan kervan yollarının İhsaniye Ovası'ndan geçtiğine işaret etmektedir.
İHSANİYE
İHSANİYE GAZLIGÖL BELDESİNDEKİ KIZILAY MADENSUYU ŞİŞELEME TESİSİ
Afyon Ovası: İhsaniye Ovası güneyinde yer alan Afyon Ovası, Sandıklı Dağları'nın kuzeydoğu ucundaki Afyonkarahisarı şehrinin kuzeyinde, doğusunda ve güneydoğusunda uzanmaktadır. Ova alanı Afyonkarahisarı kuzeyinde oldukça geniş alanlı olduğu halde, şehrin doğusu ve güneydoğusunda biraz daralmaktadır. Ovaya kuzeybatıdan giren Akarçay, Afyon'a yaklaşarak KB-GD doğrultusunda akmakta ve batı-doğu doğrultusunda uzanan Akarçay Oluğunu izleyerek Eber gölüne ulaşmaktadır. Üzeri andezit ve trahitlerle örtülü Sandıklı Dağları'nın kuzeydoğu ucunda yer alan Afyonkarahisarı şehri, adını verdiği ovanın güneybatı köşesinde bulunmaktadır.
Bu ünitenin ve yörenin başlıca şehri Afyonkarahisarı'dır. 1000 metre yükseklikteki ova içerisinde yalçın bir ada gibi yükselen trakit bir tepenin eteğinde kurulmuş olan şehrin İlk Çağ'daki adı "Akroinos" idi. Selçukluların son döneminde burada beylik yapmış olan Sahib Ata Fahreddin Ali Bey'in adından dolayı Osmanlılar döneminde "Karahisar-ı Sahib" adıyla anılmıştır. Bu ad halk tarafından benimsenmediği için, şehrin adı uzunca bir süre "Karahisar" olarak kalmıştır. Karahisar adı, ova tabanına göre nisbi yükseltisi 200m.civarında olan ve üzerinde bir kale harabesi (Akroinos kalesi) bulunan koyu renkli trakit bir tepeden dolayı verilmiştir. Bu tepenin yakınında aynı volkanik yapıda birkaç tepe daha yer almaktadır. Anadolu'da birkaç yerde "Karahisar" adını taşıyan yerleşmenin bulunması nedeniyle bu şehri diğerlerinden ayırmak için adı 16. yüzyılın sonlarında bir ara "Karahisar-ı Devle" olarak değiştirilmiştir. İyi cins haşhaş bitkisinin yetiştirildiği ve bunlardan en kaliteli afyon sakızı'nın elde edildiği bir sahada yer alması nedeniyle, şehre "Afyonkarahisarı" adı verilmiştir.
Önceleri etrafı bağlarla çevrili olan Afyon'da şimdi bağlara pek rastlanmamaktadır. 20.yüzyıl başlarında 17000 nüfuslu olan Afyon, İstiklal Savaşımız sırasında Yunan ordusunun işgaline uğrayarak yakılıp, yıkılmıştır. 30 Ağustos 1922 de zaferle sonuçlanan Büyük Taarruzu büyük komutan Mustafa Kemal Atatürk, Koca Tepe'den bizzat yönetmiştir. Bu büyük zaferin anısına Afyon'da faaliyete geçirilen Kocatepe Üniversitesi, son yıllarda şehre büyük yarar sağlamıştır. Oldukça işlek durumdaki kara ve demir yollarının kavşağında yer alan Afyon, Marmara'yı Akdeniz'e, Orta Anadolu'yu Ege ve Akdeniz'e bağlamaktadır. Çok sayıda lokum, sucuk ve haşhaş yağı imalathanelerine sahip olan Afyon'da çimento, şeker, tuğlakiremit ve bira fabrikası bulunmaktadır. 187000 nüfuslu olan Afyonkarahisar KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ ile son yıllarda gösterdiği hızlı gelişmelere paralel olarak çevresinden nüfus çekmektedir. Afyon ovası hem tarım alanı hem de otlak alanı yönünden zengin bir potansiyele sahiptir. Devlet tarafından drene edilen bataklık alanlar tarım alanı haline getirilerek şeker pancarı, haşhaş, ayçiçeği, tahıl ve sebze yetiştirilen alana dönüştürülmüştür. Bir kısım arazi ise geniş otlaklar halinde büyükbaş hayvanlara ayrılmıştır. Bu otlaklarda veya besi ahırlarında beslenen hayvanlar canlı olarak veya kesilerek başta Ankara olmak üzere çevredeki büyük merkezlere pazarlanmaktadır.
Afyon ovasının kuzey kesiminde, Afyon'u İhsaniye'ye bağlayan karayolu üzerindeki Gazlıgöl kasabası'nın ve buradaki Gazlıgöl kaplıcası'nın yöre halkı için ayrı bir önemi bulunmaktadır. Frigyalılardan bu yana yararlanılan kaplıcada üç hamam bulunmaktadır. Hamamlardan biri içmece olarak kullanılmaktadır. Suyu kükürtlü hidrojen içeren ve sıcaklığı 80 dereceyi bulan Gazlıgöl kaplıcalarının çeşitli hastalıklar için şifa olduğu bilinmektedir. İhsaniye ilçesi sınırları içerisinde yer alan Gazlıgöl kasabası 2124 nüfuslu belde statüsünde bir yerleşme olup çevresinde geniş otlaklar bulunmaktadır. Her hafta kurulan büyükbaş hayvan pazarı ile yöreye adını duyuran bu kasabanın halkı hayvancılık ve tarımla geçinmektedir.
Akarçay Oluğu: Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Afyon Ovası, güneydoğuda hiçbir kesintiye uğramadan Çobanlar kasabası batısında batı-doğu doğrultusunu kazanmakta ve Eber Gölü'ne doğru genişleyerek uzanmaktadır. İşte, Afyon ovası'nın güneydoğusunda B-D doğrultusunda uzanan bu depresyona Akarçay Oluğu veya Çobanlar-Bolvadin Ovası adını vermekteyiz. Afyon ovasında olduğu gibi, şekerpancarı, haşhaş, tahıl, ayçiçeği, sebze ve meyve ziraatinin yaygın olduğu bu depresyon alanını Akarçay sulamaktadır. Ovanın batısında yer alan Çobanlar, 7600 nüfuslu küçük bir kasaba olup, Afyona bağlı bir ilçe merkezidir. Daha ziyade hayvancılıkla geçinen bir yerleşme olduğu için Çobanlar adını almıştır. Çobanlar kasabasının doğusunda Akarçay oluğunun genişliği giderek artmakta ve Bolvadin-Çay hattında azami değere ulaşmaktadır.
EBER GÖLÜ
Bu ünitenin en büyük yerleşim merkezi 32000 nüfuslu Bolvadin'dir. Şehirsel özellikler kazanmış olan Bolvadin, idari bakımdan Afyon'a bağlı bir ilçe merkezidir. Depresyonun doğu bölümünde kuzey tarafta bulunan Bolvadin, Orta Anadolu Bölgesi sınırları içerisinde kalan Eber Gölü'nün kuzeybatısında yer almaktadır. Bolvadin civarında haşhaş ziraati büyük önem kazanmaktadır. Sahip olduğu Alkoloid Fabrikası'nda Türkiye'de yetiştirilen haşhaş kapullerinden tıp ve eczacılıkta kullanılan uyuşturucu madde (morfin) elde edilmektedir. Şehir içerisinde de haşhaş yağı elde edilen imalathanelere rastlanılmaktadır. Akarçay Oluğu'nun güneyinde Karakuş Dağları ile Sultan Dağları'nın kesişim noktasının önünde bir fay basamağı üzerinde yer alan Çay (14500), şehirleşmeye başlamış bir yerleşme olup, idari yönden Afyon iline bağlı bir ilçe merkezidir. Konya'yı Afyon'a bağlayan karayolu buradan geçmektedir. Çay'dan kuzeye giden yol ise Bolvadin'den geçerek Eskişehir'e ulaşmaktadır. Bolvadin
SİNANPAŞA (Sincanlı) Ovası: Afyonkarahisar'ın batısında Ahır Dağı'nın kuzeyinde yer alan ovadır. Bu ovanın başlıca yerleşim merkezi, bir zamanlar adı Sinanpaşa olark değiştirilen SİNANPAŞA (Sincanlı) (3800) kasabasıdır. Tahıl, şekarpancarı ve haşhaş ziraatinin yapıldığı bu ova aynı zamanda büyükbaş hayvancılığın yaygın olduğu bir sahadır. Tabanları alüvyonlarla örtülü olan ve aynı doğrultuda seyreden oluklar içinde yer alan irili ufaklı ovalar, birbirinden paleozoik veya volkanik kültelerden oluşan plato özellikli eşiklerle ayrılırlar. Sincanlı ile Sandıklı Ovası arasındaki eşik KD-GB doğrultulu faylarla sınırlandırılmış olduğuna göre, söz konusu eşiklerin hiç değilse bir kısmının horstlara tekabül ettiği söylenir. Haydarlı ovası
Ovası
Sandıklı Ovası: Sincanlı-Sandıklı Ovası arasındaki eşiğin güneyinde Sandıklı Ovası yer almaktadır. Hamam Çayı tarafından suları boşaltılan ovanın batı kenarı faylıdır. Bu fay hattı üzerinde, Sandıklı'nın 8 km. batısında Hüdai Kaplıcaları yer almaktadır. Faylanmalar sonucunda Sandıklı ovasına doğru yamaçta üç basamak meydana gelmiştir. Ova tabanına göre ikinci 1100 metrelik neojen taraça üzerinde Sandıklı şehri yer almaktadır. Şimdi 32200 nüfuslu bir yerleşme olan Sandıklı, Afyon-Antalya karayolu ve Afyon-Karakuyu demiryolu üzerinde yer almaktadır. Sandıklı ovasındaki bazı yerleşmelerde keçecilik, dokumacılık ve el sanatları gelişmiştir.
Şuhut Ovası: Afyon Ovası'nın güneyindeki neojen bir eşik alanından sonra tabanı alüvyonlarla örtülü olan Şuhut Ovası'na geçilmektedir. Batıdan Sandıklı Dağları ile sınırlanan Şuhut Ovası'nın suları Kalı Çayı aracılığı ile Akarçay'a taşınmaktadır. Ovanın temelinde I. Zamana ait metamorfık külteler yer almaktadır. Mermer ocaklarının üzerinde yer aldığı bu külteler ovanın kuzeydoğu ve kuzeybatısında ortaya çıkmaktadırlar. Şuhut ovasında şekerpancarı, baklagiller ve tahıl ziraati yapılmakta, bunun yanısıra büyük ve küçükbaş hayvancılık ayrı bir önem taşımaktadır. Ovanın başlıca yerleşim merkezi olan Şuhut, Afyon'ın 26 km. güneyinde yer almaktadır. Tali bir kara yolu ile Afyon-Çay yoluna bağlı olan Şuhut, şehirsel fonksiyonları fazlaca gelişmemiş olan 12550 nüfuslu büyük bir kasaba olup, idari yönden Afyon iline bağlı bir ilçe merkezidir.
Afyonkarahisarı yöresi'nin güney kesiminde Karakuş Dağları'nın hemen önünde (kuzeyinde) onun uzanışına paralel olarak (GB-KD) uzanan küçük küçük üç ova bulunmaktadır. Dar alanlı eşiklerle birbirinden ayrılan bu ovalar güneybatıdan kuzeydoğuya doğru Haydarlı (Çöl) Ovası, Çamur Ovası ve Karamık Ovası şeklinde sıralanmaktadırlar. Karamık Ovası Çamur Ovası Ovası
Haydarlı (Çöl) Ovası: Sandıklı Dağları güneyindeki Kumalar Dağı ile Karakuş Dağları arasında GB-KD doğrultusunda uzanmaktadır. 1108 metrelik alüvyal tabanın güneydeki bir bölümü etrafı sazlarla kaplı yazın kuruyan bir bataklık halindedir. Bu ovanın başlıca yerleşmesi 1969 nüfuslu Haydarlı dır. İdari yönden Dinar ilçesi sınırları içerisinde belde statüsünde bir yerleşmedir. Çamur Ovası: Haydarlı ovasının kuzeydoğusunda yer alan Çamur ovası, Haydarlı ovasından 60 m. aşağıda olup, bir polyeye tekabül etmektedir. Bu ova dar alanlı olup, başlıca yerleşim merkezi Karaadilli (2614) kasabasıdır. Karaadilli, idari bakımdan belde statüsünde bir yerleşme olup, Şuhut ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Karamık Ovası: Çamur ovası'nın kuzeydoğusundaki 250 metre nispi yükseltideki bir kalker eşik alanı aşılarak Karamık ovası'na inilmektedir. Bu ova Çamur ovası'na göre 165 m. daha aşağıda bulunmaktadır. En çukur yerinde Karamık bataklığının yer aldığı bu ovanın başlıca yerleşmelerini 1998 yılında belediye örgütüne sahip olan Karamık (966) ile 1441 nüfuslu Koçbeyli oluşturmaktadır. Her iki yerleşme de idari bakımdan belde statüsünde olup, Çay ilçesi sınırları içerisinde bulunmaktadır.
Karamık Ovası Haydarlı Ovası Çamur Ovası
Afyonkarahisarı ovası ile Akarçay oluğunun kuzeydoğusunda 1300-1400 m. yükseklik gösteren meşe ve karaçam ormanlarının yer aldığı platolar sahası başlar. Bu platoların yüzeyleri birer aşınım düzlüğü halinde olup, çok yerde mermerler açığa çıkmış haldedir. Afyonkarahisarı'nın 25 km. kuzeydoğusunda yer alan İscehisar kasabası (9762) civarındaki plato sahası mermer ocakları, kasaba ise mermer atölyeleriyle doludur. İscehisar mermerleri dünyaca tanınmış olup, Roma'daki Sen Pier kilisesinin sütunları buradan giden mermerlerden yapılmıştır. Türkiye'nin iç tüketimde de bu yörenin mermerleri öncelikli olarak tercih edilmektedir. İscehisar ilçe alanı içerisinde boz renkli volkanik tüfler oldukça yaygındır. Bu sahadaki Seydiler kasabası (1715) civarında meydana gelmiş peri bacaları oldukça ilginç bir manzara oluşturmaktadır. Bu durum peribacalarının sadece Ürgüp-Göreme yöresine özgü bir jeomorfolojik oluşum olmadığının açık bir kanıtıdır. Söz konusu bu saha tarım hayatı yönünden pek elverişli olmayıp, daha çok küçükbaş hayvancılık önem kazanmaktadır.
İhsaniye kasabası kuzeydoğusunda İçbatı Anadolu ile Orta Anadolu bölgesi arasında sınır oluşturan Yazılıkaya Platosu'na geçilmektedir. Çok yerde I.Zamana ait kalker ve mermerlerin ortaya çıktığı ve aynı zamanda volkanik tüflerin de geniş yer tuttuğu bu sahaya Eskişehir ili Han ilçesi sınırları dahilinde bulunan Yazılıkaya köyü' ndeki Friglere âit kaya abidesi nedeniyle Yazılıkaya Platosu adı verilmiştir. Bu alanda Afyon-İhsaniye ilçesi sınırları içerisinde yer alan 1167 nüfuslu Ayazini köyü'nde volkanik tüfler içerisine oyulmuş tarihi mezarlar kültür turizmi yönünden son derece önemli olduğu halde, maalesef gereken ilgiden yoksundur.
Platosu
İç Ege Bölgesi ile Orta Anadolu'nun Yukarı Sakarya ve Konya bölümleri arasında uzanan Emir Dağları'nın en yüksek yeri Eber Gölü kuzeyinde Emir Dağ zirvesinde 2281metredir. Bu dağlar Afyon yöresinde İhsaniye kasabası doğusunda Şaphane (1765m) ve Ağın (1808m) Dağlarıyla başlayarak Konya bölümündeki Yunak kasabasına kadar KB-GD doğrultusunda uzanmaktadırlar. Emir Dağları Orta Anadolu'da (Eber-Akşehir Gölleri kuzeyinde) plato özelliği kazanmaktadır. Gene bu dağlar kuzeyde (Türkmen dağları doğusunda Eskişehir güneyine kadar uzanan sahada ) yerini Yazılıkaya Platosuna bırakmaktadır. Üzerinde seyrek olarak meşe-ardıç ve karaçamların yer aldığı Emir Dağları ünitesinin Afyon Yöresi içindeki başlıca yerleşmesi Bayat kasabasıdır. 4400 nüfusa sahip olan Bayat Afyon'a bağlı bir ilçe merkezidir.
İÇ EGE BÖLGESİ SON