Anlamın Türleri ve Boyutları
Giriş: Anlamsal ve dilbilgisel anormallik Dilbilgisel açıdan düzgün olan ifadelerin göreceli normalliği Bağlamsal yaklaşım Göreceli normallik sadece farklı öğeler birleştiğinde ortaya çıkar. İki ifadenin anlamları farklıysa bir bağlamda normallikleri farklılaşır. Aynı anlama gelen iki ifadenin tüm bağlamlarda aynı normalliği olur. ör. kedi köpek Kedi huzurla mırlıyordu.?köpek huzurla mırlıyordu. ör. plaj kumsal? Normallik profili: ifadenin imkân dahilindeki tüm bağlamlarda çizdiği (a)normallik örüntüsü İfadenin anlamının bir resmini verir.
Giriş: Anlamsal ve dilbilgisel anormallik Anlamsal anormallik dilbilgisel anormallik Düzeltilebilirlik Dilbilgisel anormallikte düzgün yapının ne olması gerektiği hemen belli. Anlamsal anormallikte düzgün ifadenin ne olması gerektiği pek belli değil. ör. *Sizi gitti miniz? Size eğleniyor musunuz? *Sessiz sedasız patlayan daktilo bombaları? Bu tünel Can ın sürünüp geçebilmesi için fazla geniş. Anormalliği düzeltecek en küçük değişiklik ne türden? i. İçerikli sözcüklerden biri değiştirilerek düzeltiliyor: Anlamsal anormallik sorunu vardır. ör. Bu tünel Can ın sürünerek geçebilmesi için biraz genişdar. ii. Sadece dilbilgisi öğelerinden birini değiştirilerek gideriliyor: Dilbilgisel anormallik sorunu vardır. ör. Ayşe eve gidiyorum.
Giriş: Anlamsal ve dilbilgisel anormallik iii. Anormallik ya bir sözcüğü değiştirerek ya da bir dilbilgisi öğesini değiştirerek halloluyor. Olası sözcükler anlamsal bir doğal sınıf oluşturuyor mu? Öyleyse anormalliğin anlamsal olduğuna kanaat getirilebilir. ör. Ayşe yarın okula gitmediyecek. (Dilbilgisel değişiklik) Ayşe dün/geçen hafta/vs./yarın okula gitmedi. (Sözcük değişikliği) ör. Kitabımaı kaybettim. (Dilbilgisel değişiklik) Kitabıma çarptım/dokundum/baktım/kaybettim. (Sözcük değişikliği) İyileştirilebilirlik Bağlamı değiştirerek anormalliği iyileştirebiliyorsak sorun anlamsaldır. (Bkz. Oraya dün gideceğim.)
Giriş: Anlamsal anormallik türleri Temel anlamsal anormallik türleri Haşiv/Söz uzatımı ör. Can ekmeği ağzıyla yedi. Araç yasadışı yollardan çalınmış. Maç ileri bir tarihe ertelendi. Fazlalık, laf kalabalığı Uyumsuzluk ör. Balon giderek daha aşağı yükseldi. Fare azıcık ölmüştü. Renksiz yeşil fikirler öfkeli öfkeli uyuyor. Birbiriyle uyumsuz anlamlar mecazi olarak yorumlama ihtiyacı
Giriş: Anlamsal anormallik türleri Çift anlamlılık ör. Can parasıyla aynı günde tükendi. Niçin kondun a bülbül kapımdaki asmaya, Ben yârimden ayrılmam götürseler asmaya. Tek bir ifade, iki anlamsal iş, kelime oyunu Olanakdışılık ör. Köpek yavrusu bir paket sigarayı içip bitirdi. Tahtta eli silahlı bir maymun vardı. Uyumsuzluk olanakdışılık
Betimsel ve betimsel olmayan anlam Betimsel anlamın temel özellikleri i. Cümlenin dile getirdiği önermenin doğruluk değerini belirler. mantıksal, önermesel ör. Birisi canına yandığım ışığı söndürdü. = Birisi ışığı söndürdü. Birisi ışığı söndürdü. Birisi ışığı yaktı. ii. iii. Bir ibarenin neye gönderme yapabileceğini kısıtlar. Dinleyicinin göndergeleri teşhis etmesine yardımcı olur. gönderimsel Dünya tecrübemizi sınıflandırmaya yarayacak kavramsal kategoriler sunar. kavramsallaşmış canına yandığım ör. SÖNDÜR, IŞIK
Betimsel ve betimsel olmayan anlam iv. Konuşucu ile söylediği şey arasına bir «mesafe» koyar. nesnel, zamandışı ör. Birisi oraya gidip ışığı söndürecek. zaman ve mekanda uzaklık canına yandığım konuşucunun sözce anındaki hissiyatı v. Olumsuzlanabilir ya da sorgulanabilir. açıkta ör. A: Birisi canına yandığım ışığı söndürdü. B: Yalan söyleme! ör. A: Birisi Allah ın cezası ışığı söndürdü. B: Allah ın cezası değil o ışık!
Betimsel ve betimsel olmayan anlam! Doğruluk değerine/koşullarına etki ör. Çomar bir köpek. Çomar bir hayvan. (Gerektirme) Çomar bir köpek. Çomar havlar. (Gerektirme yok ama ) D/Y olma ihtimaline katkı! Olumsuzluk ya da sorunun «normal» kapsamı ör. Çomar bir köpek. Çomar bir hayvan. Bu bir köpek mi? KÖPEK? HAYVAN? Olumsuzluk/sorudan «korunaklı» betimsel anlam Olumsuzlanamayacak/sorgulanamayacak türden anlam
Betimsel anlamın boyutları İçsel boyutlar bir öğenin kendinde mündemiç anlamsal özellikleri Nitelik ör. kırmızı yeşil, kedi köpek, elma portakal vs. Nitelik farkı testi: X değil, Y. ve Y değil, X. tuhaflık yaratmıyorsa ör. Orası değil, burası./burası değil, orası. Koşmadım, yürüdüm./yürümedim, koştum. ör.?o benim çocuğum değil, yavrum./?o benim yavrum değil, çocuğum.?vefat etmedi, geberdi./?gebermedi, vefat etti. Yoğunluk ör. büyücek < büyük < iri < kocaman < devasa; puslu < sisli; kırmak < paramparça etmek Aynı nitelik, farklı yoğunluk Yoğunluk farkı testi: X ne kelime, Y. ve Pek öyle Y sayılmaz ama yine de X. tuhaflık yaratmıyorsa ör. Büyük ne kelime, devasa!/pek öyle devasa sayılmaz ama yine de büyük. Korkmak ne kelime, ödüm koptu!/pek öyle ödüm koptu sayılmaz ama yine de korktum.
Betimsel anlamın boyutları Belirlilik Nitelik alanında daha dar ya da geniş yere işaret etme i. Türde belirlilik ör. yumruklamak:vurmak, kadın:insan vb. (Tek yönlü) gerektirme ör. Bu bir köpek. Bu bir hayvan. Bu bir hayvan değil. Bu bir köpek değil. ii. Parça belirliliği ör. el:parmak, bisiklet:gidon, üniversite:fakülte vb. (Tek yönlü) gerektirme (lokatifle) ör. Parmağımda yara var. Elimde yara var. Edebiyat Fakültesinde hocayım. Üniversitede hocayım.
Betimsel anlamın boyutları iii. Yoğunlukta belirlilik ör. yağmur yağmak:ahmak ıslatan yağmak/sağanak yağmak vb. (Tek yönlü) gerektirme Ahmak ıslatan yağıyor. Yağmur yağıyor. Müphemlik İbarenin kullanım ölçütleri kesin değil. Genellik ör. Bir sürüngen gördüm./bir engerek yılanı gördüm. Soyutluk ör. «Gerektirme» kavramı
Betimsel anlamın boyutları i. İyi tanımlanmamışlık ör. «genç», «orta yaşlı» vs. nin sınırları ellilerinde ii. Gevşeklik ör. Gençler polisin etrafında çember oldu. Bin tane adam üstüme çullandı. Temellik Bazı anlamlar diğerlerine göre daha temel i. Somut ( soyut) Gözlemsel söz dağarcığı İlk öğrenilen, psikodilbilimsel süreçlerde daha çabuk erişilebilir vs. Soyut alanlar mecaz yoluyla somut alanlardan türetiliyor.
Betimsel anlamın boyutları ii. Bağımsızlık ( bağımlılık) Bir anlam önkoşul olarak diğer bir anlamı gerektirebilir, o anlama bağımlı olabilir. ör. ivme < hız < hareket < fiziksel nesne, yer, zaman Bileşen, anlamsal yapı taşı ör. ivme: hareket eden nesnenin kısa bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin bu zamana oranı ör. aygır: ERIL, AT Bakış noktası Bazı ifadelerin anlamında belirli bir «görüş açısı» var. ör. bu, şu, bura, ora, sonra vb. sözce zamanında konuşucunun bakış noktası ör. Köy tepenin kuzey yamacında. Köy tepenin ardında. Köy tepenin diğer yamacında. Köy tepenin dibinde.