Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Proje Alanının Genel Özellikleri: Iğdır ili Türkiye nin en kurak ili olup yıllık yağış miktarı 250 mm civarındadır (Meteoroloji kayıtları). Yağan yağış ya da kar ilkbahar, sonbahar ve kış aylarında görülmektedir. Özellikle bitkiler ihtiyaç duyduğu suyu, nemi yaz aylarında görmemekte, alamamaktadır. Ayrıca yaz aylarında, ilkbaharda toprakta oluşan nem yağışların azalması ve bitmesiyle toprak tamamen kurumakta, özellikle 40-50 cm den daha aşağılarda toprak kupkuru bir hal almakta, bundan dolayı bitkiye yaz aylarında su takviyesi mutlaka yapılmalıdır. Iğdır-Aralık rüzgar erozyon sahası 39 81' - 39 92' kuzey enlemleri ve 44 32' - 44 61' doğu boylamları arasında yer almakta, denizden yüksekliği ortalama 825 m. dir. Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan bu saha bölge ikliminden farklı bir yapıya sahiptir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuktur. Yıllık yağışın toplam 244.2 mm. olduğu dikkate alınırsa, bu yörenin hemen hemen Türkiye'nin en kurak yerlerinden birisi olduğu söylenebilir. Yıllık sıcaklık ortalaması ise 12.9 C'dir. Yöre toprakları mevcut durum itibariyle tarıma elverişli olmadığından halkın büyük çoğunluğu hayvancılık yapmaktadır. Yörede erozyonun maksimum değere ulaştığı Temmuz ayında ortalama sıcaklık 27 C, nispi nem % 44, buharlaşma 252.9 mm. ve ortalama günlük rüzgar hızı 1.9 m/sn olarak gerçekleşmektedir. Yılın her döneminde hakim rüzgar yönü kuzeybatı-güneydoğu şeklinde oluşmaktadır. Yaz mevsimindeki yüksek sıcaklık, düşük nispi nem ve yok denecek kadar az yağış koşullarıyla birlikte gerçekleşen şiddetli rüzgârlar; bitki örtüsünden yoksun ve kumlu bünyeli arazide rüzgâr erozyonunu doğurmaktadır. Iğdır Aralık havzasında zaman zaman oluşan şiddetli rüzgâr nedeniyle kum fırtınaları meydana gelmekte ve ilçe merkezleriyle diğer yerleşim alanlarını ve Iğdır-Nahcivan uluslararası karayolunu tehdit etmekte, ulaşımı ve hayatı ciddi boyutlarda etkilemektedir. Toprak özelliklerine de bağlı olarak ince taneli olan topraklar şiddetli rüzgâr altında kolaylıkla uzak mesafelere kadar taşınmaktadır. Ülkemizde bulunan rüzgâr erozyon sahalarının, Konya-Karapınar'dan sonra ikinci büyük kısmı Iğdır ili Aralık ilçesinde yer almaktadır. Iğdır-Aralık yöresinde rüzgâr erozyonuna maruz kalan alan 135 542 dekardır.
Tablo-1 Çalışma Alan No Alanı ( Ha) 1 Nolu Alan 461 Ha 2 Nolu Alan 256 Ha 3 Nolu Alan 104 Ha 4 Nolu Alan 88 Ha 5 Nolu Alan 25 Ha TOPLAM 934 Ha
Proje Alanının İklim Özellikleri: Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesine konu sahanın bulunduğu yere en yakın meteoroloji istasyonu Iğdır Meteoroloji istasyonudur. Sahanın iklim özelliklerini en sağlıklı şekilde verecek olan istasyondur. Sahaya olan ortalama uzaklığı 40,0 km. dir. Bu istasyonun verilerine göre iklim değerleri aşağıda verilmiştir. Tablo-2 Yağış Sıcaklı k Rüzgâr hızı En hızlı esen rüzgarı n hızı En hızlı esen rüzgârı n yönü Buharl aşma Oca k Şuba t Mar t Nisa n May ıs Hazira n Temm uz Ağust os Eylü l Eki m 12,8 15,4 22, 35,1 49,0 34,3 12,6 8,7 10,0 25, 0 7-2,9-0,1 6,3 13,4 17,4 22,0 26,0 25,1 19,8 12, 5 Kası Aralı Topla m k m 18,7 12,1 256,4 5,4-0,2 12,1 1,0 1,3 1,6 1,6 1,4 1,5 1,4 1,4 1,2 0,9 0,9 0,9 1,3 19,0 23,0 25, 7 E SS 0 0 0 120, 2 25,4 22,9 21,7 19,9 22,0 19,7 24, 5 S S S N N S 151, 9 224,1 278,5 258,0 187, 0 SS 102,5 18,9 18,1 25,7 S 11,2 0 S SS Yıllık Ortalama Yüksek Sıcaklık Yıllık Ortalama Sıcaklık : 19,1 C : 12,1 C
Proje Sahasında Bugüne Kadar Gerçekleştirilen Çalışmalar: Rüzgâr erozyonu etkisindeki toplam alan 130.542 hektardır. Bölgede özel idare tarafından 380 hektar alanda Damla Su ile Rüzgâr Perdesi oluşturulmuş ve 130.000 adet fidan dikilmiştir. OGM tarafından 2009 yılında 70 hektar alana 1166.000 adet, 2010 yılında 80 hektara 123.000 adet olmak üzere toplam 150 hektar alana, 239.000 adet fidan dikimi yapılmıştır.
Genel Müdürlüğümüz Erozyon Kontrolü Dairesi Kurak ve Yarı Kurak Alanlar Şubesi tarafından 30 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında proje sahasına teknik gezi düzenlenmiştir. Yapılan teknik gezide bu sahaya değişik türlerden 6-7 tür (Karaağaç-Akçaağaç-Aylantus- Akasya-Badem-İğde-Gladiçya-Kapari-Ebucehil çalısı) dikildiği yapılan gözlemlerde bu türler içerisinde bu sahada en iyi gelişim gösteren türlerin akasya ve iğde fidanları olduğu, bu türlerin susuzluğa ve tuzluluğa daha iyi dayandığı için gelişimlerinin iyi ve dayanıklı olduğu gözlemlendi.