MİDİLLİ DE YUNAN İŞGALİ BAKİ SARISAKAL
MİDİLLİ DE YUNAN İŞGALİ Avusturya Kumpanyası nın Bukovina Vapuruyla evvelki gün Midilli den geldiklerini yazdığımızı yolculardan Midilli İbtidai Mektebi Muallimi Recep Naci ve Peyalmar Mal Müdürü Refik Hüseyin Hüsnü Beyefendiler matbaamıza geldiklerinden Midilli ahvali hakkında muharibimize şu bilgileri vermişlerdir: Midilli Yunan İşgali -Midilli ahvali ne derecededir? -Ahvalde hayli bir sükûnet görülüyorsa da ahali-i Müslime nin duçar tecavüz olmaktan hali kaldıkları yoktur. İslamlar en çok taarruzları yerli Rum vatandaşlarından görüyorlar. -Yunanlıların Midilli deki askerleri çok mu? - İlk gelenler sekiz yüz kişi kadar idiler. Bilahare daha bazı kafileler geldi. Hatta biz evvelki gün Midilli den ayrılırken bin iki yüz asker, iki mitralyöz, bir miktar cephane getirilmişti. Şimdi umum kuvvetleri dört bine yakın olsa gerektir. Yerli Rumlardan bir hayli efrat gönüllü sıfatıyla Yunanlılara iltihak etmişlerse de bunlar asker işlerine karıştırılmayıp kendilerine yalnız Jandarma, polis gibi vazifeler ifa ettiriliyor. - Adadaki Osmanlı askerinden ne malumatınız var? -Askerimiz merkezden sekiz saat mesafede muhakim mevkilere çekilmiştir. Orada mevkileri düşmanın taarruzi hareketine asla müsait değildir. Miktarı da düşman askerine yakındır. Mühimmatı, zahireleri mebzuldür. Askerlerimiz mevkiini her halde muhafaza edip kahramanca müdafaada bulunacakları muhakkaktır. - Yunanlılar, nefsi Midilli de mi bulunuyorlar? - İlk günlerde Midilli de idiler. Bilahare bir miktar daha asker gelince cesarete gelerek Midilli den dışarı bazı mevkileri tutmaya başladılar. En ziyade ilerledikleri yer Sarlice köyüdür ki Midilli ye iki saat mesafededir.
- Osmanlı askeri üzerine şimdiye kadar hiç yürümediler mi? - Hayır. Çünkü miktarları az idi. Şimdi getirdikleri taze kuvvetle kendilerinde tecavüzi harekete başlamak cüret ve kabiliyetini kendilerinde görüyor olmalıdırlar kibir-iki güne kadar Osmanlı mevkiine hücum eyleyeceklerini söylüyorlardı. Hâlbuki donanmamızın Adalar Denizine çıkması ve Yunan filosuyla ilk çarpışmada onu münhezim ve ricata icbar etmesi üzerine Midilli deki Yunan askerinin olsun, yerli Rumlar olsun yelkenleri suya indirecekleri şüphesizdir ve yine şüphesizdir ki Osmanlı mevkiine hücum etmek şöyle dursun Osmanlı sefain harbiyesi Midilli ye gelir korku ve endişesiyle çare-i selamet aramak kaygusuna düşeceklerdir. -Yunanlıların topçu kuvvetleri çok mudur? - Topçu kuvvetleri az miktardadır hatta yok denebilir. Midilli -Bu günlerde Yunan sefaini harbiyesi sık sık Midilli ye uğruyorlar mı? - Hayır. Şimdi sekiz-on günden beri Midilli de, Yunan ın üç nakliye gemisi var idi. Rumlardan öğrendiğimize göre Yunan ın kuvve-i bahriyesi Çanakkale Boğazı etrafında, Bozcaada, İmroz gibi yerlerde toplu halde bulunmakta imiş. - İki üç gün evvel Midilli den birçok top sesleri işitiliyor ve herkes Midilli de muharebe vukua geldiğine hükmediyordu. -Muharebe, falan olduğu yok. İşitilen top sesleri Sarlice köyüne kadar ilerlediklerini söylediğim. Bir miktar Yunan askerinin, bizim askere işittirmek için talim esnasında attıkları birkaç toptan ibarettir. -Yunanlıların Cami gibi dini müesseselere taarruz ettiklerini işitiyoruz. Doğrumudur? - Evet doğrudur. Camilere taarruz etmişlerdir. Camilerde, minarelerde her gün Yunan askerleri, yerli Rumlar görülüyor. Kale içindeki Cami-i Şerifte bir hayli tahribatta yaptılar. Levhaları, camları kırdılar. Sakalı Şerif ziyaretini yerlere attılar. Camileri Kiliseye tahvil etmek isteyip bu maksatla Camilere bir takım isim ve unvanlarda vermişlerdir.
Midilli Cami Taarruzdan masun kalan yalnız Çarşıdaki Yeni Cami ile Hançerli Camisidir. Bu iki Camiden gayrısına İslamların girip ibadet etmelerine izin vermiyorlar.
-Yağmakarlık hususunda nasıl davranıyorlar? -Silah, cephane taharri etmek ve daha doğrusu ziynet eşyası aşırmak maksadıyla günde bir-iki defa İslam hanelerini basıp taharri ve muayene ediyorlar. Bu meyanda gözlerine kestirdikleri eşyayı da aşırmakta kusur etmiyorlar. Hatta Müftü Efendinin hanesini taharri ederlerken kıymetli bir dürbünü de aşırdıkları gibi erbabı servetten Şakir Beyin hanesinden nakit olarak altı yüz lira, diğer evlerden de tuvalet eşyasına, lavanta şişelerine varıncaya kadar bir hayli eşya gasp etmişlerdir. Midilli - Şahsa da taarruz ediliyor mu? - Hayır, pek o kadar etmiyorlar. Yalnız bir gün Çınarlı Mahallesinde Rum un biri maktulen bulundu. Yerli Rumlar cinayeti İslamlara atfetmek isteyerek derhal tahdidata kalkışmışlar ve ellerinde silah olduğu halde İslam kahvehanelerine hücum etmişler, bir kısım İslamları iplerle kıskıvrak bağlayarak katliam edeceklerini tehdit ettikten sonra hükümete götürmüşlerdir. İslamlar orada dört gün mevkuf kaldıktan sonra salıverilmişlerdir. - Bu günlerde getirilen asker, taze asker mi? - Evet, muntazam askerdir. Yalnız bu asker meyanın da iki yüz kadar Giritli Rum gönüllüsü var idi. Bunlar kendi ifadelerine göre Midilli ye harp için değil, İslamları katletmek için ve eşya ve emvallerini gasp etmek için gelmişlermiş. Fakat Yunan Kumandanı o yağmakar gönüllüleri kapıdan kovup, kendi kuvvet muazzamasıyla iktifa eyleyeceğini beyan ederek geriye iade eylemiştir. -İslam eşrafından bir heyetin Osmanlı Askeri Kumandanının Yanya azimetle Yunanlılara teslim olmasını teklif eylediklerini duyuyoruz. Hatta bunu bugünkü Rumca gazetelerde de okuduk. Bu heyet meyanında Müftü Efendide var imiş. Bunlar sahi midir? - Evet sahidir? Giden heyette Müftü Efendi, Belediye Reisi Sabıkı Kaviçu Efendi, Kuyumcu Ömer Efendi zade Sezai Beyden ibaret idi. Fakat kendilerinden değil, Yunan Kumandanından gördükleri baskı üzerine çarnaçar gitmişlerdir.
- Osmanlı Kumandanından ne cevap aldıklarını biliyor musunuz? - Evet, onu da bilmiyoruz. Kumandan Gani Bey teslim olmayacağını, erzakı, mühimmatı bol, askeri cesur, kuvve-i maneviyesi yerinde, mevkii emin ve müstahkem olduğundan sonuna kadar müdafaaya devam eyleyeceğini ve teslime bir mecburiyeti olmadığını sureti katiyede bildirdi ve o yolda Yunan Kumandanına cevap vermelerini ilave eyledi. Midilli Belediye Dairesi - Demek giden Heyet, Yunan Kumandanından baskı görmüşlerde onun üzerine mi gitmişler? - Şüphesiz efendim. Müftü Efendi olsun, zevatı saire olsun, Osmanlı Kumandanına düşmana teslim olmasını teklif edecek hamiyetsizlerden değildirler. Müftü Efendi nin anasır İslam ın mümkün mertebe vakayı hukuk ve menfaaı namına hizmet ve himmetleri mütevelliyen görülmektedir. Heyet meyanında bulunmuş olan Belediye Reisi sabıkı Rum mutebaranından Kaviçu Efendi dahi hamiyetli bir Osmanlıdır. Ahali-i İslamiyeye mazaharatı defaatle görülmüştür. Hatta Kumandan Gani Bey in Midilli deki ailesini teselli ve tatmin eylemiş, korkuyorlarsa kendi hanesine gitmelerini bile teklif etmiştir. 1 1 İkdam 21 Aralık 1912