Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması

Benzer belgeler
Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması-2017 Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması

DİYARBAKIR BÖLGE HALKININ CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ REFERANDUMUYLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİ ÖLÇMEYE YÖNELİK SAHA ÇALIŞMASI:

Haziran 2015 Seçimlerine Giderken Kamuoyu Dinamikleri

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

frekans araştırma

TÜRKİYE SİYASİ GÜNDEM ARAŞTIRMASI AĞUSTOS 2016

SEÇMENLERİN TOPLUMSAL PROFİLİ VE SİYASAL EĞİLİMLERİ: SINIF, TOPLUMSAL CİNSİYET, ETNİSİTE, DİN, İDEOLOJİ VE GEZİ OLAYLARI

Demokrasi Nöbeti Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

16 Nisan Anayasa Değişikliği Referandumu Sandık Sonrası Araştırması

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR

Prof. Dr. Özer SENCAR

Kamuoyunda Erken Seçim Algısı Araştırması

GENEL SEÇİMLERİN YEREL SEÇİMLERE ETKİSİ ARAŞTIRMASI

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

TÜRKİYE SİYASİ GÜNDEM ARAŞTIRMASI MART 2014

NÜKLEER SİLAHLAR ARAŞTIRMASI - SONUÇ RAPORU RAŞTIRMASI - S

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE

TÜRKİYE SİYASİ GÜNDEM ARAŞTIRMASI

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması

ACR Group. NEDEN? neden?

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP

GENÇLERİN GÖZÜYLE ETİK

AK PARTİ OY KAYBI ANALİZİ. twitter.com/perspektifsa

24 Haziran Seçimlerine İlişkin Kamuoyu Eğilimleri

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

GEMLİK TİCARET ve SANAYİ ODASI

Emekliler her gün 1 4 saatlerini internette geçiriyor. Emekliler günde 1 4 saat bilgisayar başında. Emekliler bilgisayar ve interneti seviyor

Doğruluk Payı Aylık Rapor Kasım 2014

2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU. Mart, 2012

Araştırma Notu 15/181

KONDA. 30 Mart. Yerel Seçimler Sonrası Sandık ve Seçmen Analizi

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/ Çankaya/ANKARA Tel: (312) Faks: (312)

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

Ahmet Davutoğlu'nun Görevinden Ayrılması ve Başkanlık Sistemi Tartışmaları Anketinin Sonuçları

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ,SURİYE YE ASKERİ MÜDAHALE VE ÇATIŞMALI DURUMA İLİŞKİN ALGI, TUTUM VE BEKLENTİLER SAHA ARAŞTIRMA RAPORU EYLÜL 2016

ekonomi olduğu görülüyor. Erken seçim olma ihtimalinin zor olduğu, AKP'nin ekonomide rahatlama yaşatmadan seçimi tekrarlatmasının mümkün olmadığı görü

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

TÜRKİYE ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

KKTC SİYASİ ARAŞTIRMA RAPORU

Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. Doğu ERGİL Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Cengiz YILMAZ Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN NİSAN

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... VII 24 HAZİRAN 2018 CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ

Paydaşlar Tanım Yöntem. Finans Çevresi Finans çevresinden kişiler Yüz yüze& telefonla

2014 Yerel Seçimleri Tekirdağ Kapaklı Siyasi Eğilim Araştırması

BABA BENİ OKULA GÖNDER PROJESİ ETKİ ANALİZİ YÖNETİCİ ÖZETİ

TÜRKİYE DE KİMLİKLER, KÜRT SORUNU VE ÇÖZÜM SÜRECİ ALGILAR VE TUTUMLAR

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

Gezi Parkı Araştırması. GEZİ PARKI ARAŞTIRMASI Kimler, neden oradalar ve ne istiyorlar?

TÜRKİYE DE SİYASET, MEDYA VE İNTERNETTE ÖZGÜRLÜKLER

HÜRRİYET GAZETESİ OKUR PROFİLİ

KONYA-KARAMAN YAŞAM MEMNUNİYETİ DEĞERLENDİRMESİ

Vatandaşlar koalisyonun kurulmamasından MHP yi sorumlu tutuyor. Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, Ağustos ayı gündem araştırma sonuçlarını açıkladı.

İnternet, televizyon dahil tüm mecraları geride bırakarak sektörel haber alımında zirveye oturdu.

İnteraktif Türkler 2009 İnteraktif Mecra Kullanım Araştırması

Özet Değerlendirme 1

Yerel Seçimler Sonrası Sandık ve Seçmen Analizi

ANKET DEĞERLENDİRME RAPORU

15 Temmuz Sonrası Süreçte Yapılan Uygulamalara Seçmen Nasıl Bakıyor?

Kazandı ama bu sonuç Erdoğan ı mutlu etmez

İÇİNDEKİLER SUNUŞ...IX KISALTMALAR... XIII I. BÖLÜM SEÇİM DÖNEMİ

Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması. Kadir Has Üniversitesi. Kantitatif Araştırma Özeti 5 Şubat 2014

TÜRKİYE NİN NABZI KASIM 2014 Cumhurbaşkanlığı Sarayı, İş Kazaları, Barış Süreci ve Sığınmacılar Sorunu

2017 REFERANDUMU NDA SİYASİ PARTİLERİN MEDYA KULLANIMLARI

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

Suriyeli Mülteciler Anketinin Sonuçları

Merakla Beklenen Anket Sonuçları Açıklandı

DİYARBAKIR ÇINAR BELEDİYESİ BELEDİYE MEMNUNİYET ARAŞTIRMASI

Sosyal Medyada Markalar

Çocuk İstismarı Anketinin Sonuçları

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/ Çankaya/ANKARA Tel: (312) Faks: (312)

E-demokrasi Projesi Anket Sonuçları

( 25 ŞUBAT - 2 MART 2017 )

Kadına Yönelik Şiddet

GENÇ TÜRK MİLLİYETÇİLERİ NİN SİYASETTEN BEKLENTİLERİ ANKETİNİN RAPORU

Cumhuriyet Halk Partisi

Prof. Dr. Özer SENCAR OCAK- 2013

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü. 10 Ağustos için gerçekleştirilmiştir.

İSTANBUL KAMUOYU ARAŞTIRMASI MAYIS 2015

Standard Eurobarometer EUROBAROMETER 7 AVRUPA BİRLİĞİNDE KAMUOYU BAHAR Bu rapor Avrupa Komisyonu Kıbrıs Temsilciliği için hazırlanmıştır.

tepav Ocak2013 N TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

ANKARA 1.BÖLGE ERKEN SEÇİM SEÇMEN EĞİLİMLERİ ARAŞTIRMASI. Ekim, 2015

Bu araştırma, 24 Haziran 2018 de yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinde seçmenin oy tercihlerini tahmin etmenin yanı sıra seçmenin

NEDEN ANNEMETRE? NE DiYOR?

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

BASIN BÜLTENİ. Reklamcılar farklı eğitimlerden geliyorlar...

KONDA. 30 Mart. Yerel Seçimler Sonrası Sandık ve Seçmen Analizi

SURİYE, IŞİD VE ASKERİ OPERASYONLA İLGİLİ SEÇMEN DÜŞÜNCELERİ

Transkript:

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması Özet Bulgular İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Marshall Fonu nun (GMF-German Marshall Fund) bir projesi olan Karadeniz İşbirliği Fonu nun (BST-Black Sea Cooperation Trust) desteğiyle yürütülen Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması Kasım-Aralık 2017 tarihlerindeki saha çalışmalarıyla tamamlandı ve 5 Şubat 2018 de İstanbul Bilgi Üniversitesi nde yapılan bir sunumla kamuoyuyla paylaşıldı. Yürütücülüğünü İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Erdoğan ın yaptığı araştırma çalışması 2015 yılında yürütülmüş olan saha araştırmasının bir devamı niteliğini taşımaktadır. Araştırma çalışması 2017 yılının Haziran ayında başladı ve saha araştırmalarıyla tamamlandı. Saha araştırmaları çerçevesinde Türkiye nin 18 yaş üstü nüfusunu temsil eden, 16 ilde yaşayan 2004 kişiyle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirildi. Ayrıca İstanbul da dört farklı parti taraftarlarının katılımıyla -AK Parti, CHP, HDP ve MHP- dört odak grup tartışması yapılarak Türkiye toplumundaki kutuplaşma niceliksel olarak da değerlendirildi. Araştırma çalışmasının başlıca sonuçlarını şu şekilde özetleyebiliriz: Parti Taraftarları ve Dışlama Araştırma çalışmasına katılanlara kendilerini en yakın hissettikleri siyasi parti sorulduğunda AK Parti %43.4 oranıyla en fazla belirtilen siyasi parti oldu. İkinci sırayı %21.5 ile CHP, üçüncü sırayı %11.5 ile MHP alıyor. Kendisini HDP ye yakın hissedenlerin oranı %9 ken, % 5.5 lik bir kesim de araştırmanın yürütüldüğü tarihte yeni kurulmuş olan İYİ Parti ye yakın olduğunu belirtti. Katılımcılar, kendi partilerine en uzak hissettikleri parti taraftarlarının hangisi olduğu sorulduğunda %53 oranında HDP yi, %24 oranında da AK Parti yi belirttiler. CHP yanıtı verenlerin oranı %13, MHP diyenlerin oranıysa %8 de kaldı. 2015 yılında yürütülen araştırma çalışmasıyla karşılaştırıldığında en uzak hissedilen parti taraftarlarında bir değişiklik gözlemlenmedi. Parti taraftarları bazında bakıldığında, HDP taraftarlarının diğer partilerin tamamında en uzak hissedilen parti taraftarı olarak tanımlandığı görüldü. AK Partililerin %65 i, MHP lilerin %80 i ve İYİ Partililerin %63 ü HDP lileri en uzak hissedilen parti taraftarları olarak tanımladı. Bununla beraber CHP lilerin %62 si, HDP lilerin %36 sı ve İYİ Partililerin %27 si AK Partilileri kendilerine en uzak parti taraftarları olarak tanımladıklarını belirtti. HDP taraftarlarının kendilerine uzak olarak gördükleri bir başka grup da MHP taraftarları olarak belirtildi.

2 Siyasal kutuplaşmanın önemli göstergelerinden biri de, parti taraftarlarının diğer parti taraftarlarına karşı hissettikleri sosyal mesafe. Bogardus (1925) tarafından geliştirilen bu kavram, bireylerin diğer bireylerle beraber var olma eğilimlerinden yola çıkarak, toplumdaki ayrışmayı ölçmeyi hedefliyor. Araştırma çalışmasının sonuçlarına göre, görüşülen kişilerin %79 u kızlarının en uzak hissettikleri partinin taraftarlarından biriyle evlenmesini istemiyor. %74 lük bir kesim o partinin taraftarlarından biriyle iş yapmak istemediğini belirtirken, komşu olarak istemeyenlerin oranı da yüzde 70 i buluyor. Çocuklarının o partinin taraftarlarından birinin çocuklarıyla oynamasını istemeyenlerin oranı da yüzde 68. Bu rakamlardan yola çıkarak Türkiye de parti taraftarları arasında en azından ifade düzeyinde önemli bir sosyal mesafe bulunduğunu söyleyebiliriz. Parti taraftarlarının kendileriyle, diğer parti taraftarlarını karşılaştırdıklarında kendilerini ahlaki olarak daha üstün görmeleri kutuplaşmanın başka boyutunu gösteriyor. Ahlaki Üstünlük duygusu, bireylerin diğer parti taraftarlarını dışlamalarını kolaylaştıran bir mekanizma. Bir dizi sıfat sayıldığında, katılımcıların iyi sıfatların tamamını kendi parti taraftarlarına uygun gördüğü gözlemlendi: Ülkesinin yararına çalışan (%92), Vatansever (%91), Onurlu (%90), Zeki (%84), Cömert (%83) ve Açık Fikirli (%83). Buna karşılık, bütün kötü sıfatlar da diğer parti taraftarlarının özelliği olarak sayıldı: ülkeye tehdit oluşturan (%86), Bencil (%84), İkiyüzlü (%84), Zalim (%83), Kibirli (%80) ve Bağnaz (%72). Hem iyi, hem kötü sıfatlar sayılırken, katılımcıların bu sıfata her ikisi de ya da hiçbiri deme olanağı varken, bunu tercih etmemeleri de kutuplaşmanın bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Bu noktada, Ahlaki Üstünlük konusunda parti tabanları arasındaki farkın sınırlı olduğunu da belirtmemiz gerekir. Kutuplaşmanın somutlaştığı konulardan biri de, bireylerin kendileri gibi olmayanların siyasi haklarına gösterdikleri hoşgörü ya da hoşgörüsüzlük. Diğerini kendinden farklı görme, onunla arasına sosyal mesafe koyma ve en önemlisi ahlaki olarak kendisini daha üstte görme; diğerinin sahip olduğu hakların kısıtlanması talebini de doğuruyor. Görüşülenlerin %47 si kendilerini en uzak hissettikleri parti taraftarlarının yürüyüş yapmasına olumsuz yaklaşıyor. %44 lük bir kesim o grubun toplantı düzenlemesini, %43 lük bir kesim de basın açıklaması yapmasını onaylamıyor. Diğer grubun telefonlarının dinlenmesini onaylayanların oranı da %50. Dolayısıyla, siyasi parti taraftarlarının öteki parti taraftarlarının siyasal haklarının sınırlanmasını onayladığı, bir başka deyişle o gruba karşı bir siyasal hoşgörüsüzlük içerisinde olduğunu söyleyebiliriz. Partiler, Kimlikler, Grup Üstünlüğü ve Dışlanması Demokrasinin olmazsa olmazı olan siyasal partilerin taraftarları arasındaki kutuplaşmanın bu derece yaygınlaşabilmesinin en önemli nedenlerinden/kolaylaştırıcılarından biri partiler ve siyasal kimliklerin birbiriyle örtüşmesi. Dünyadaki bir yer olarak tanımlanan siyasal kimlikler ortak mağduriyetler ve ortak zaferlerle dolu bir geçmişi paylaşan, ortak tercihleri ve ortak özellikleri olan, bireyin kendisini kolaylıkla özdeşleştirebileceği ve bu özdeşleştirme sonucunda diğerinin

3 kim olduğunu kolaylıkla belirleyip duvarları yükseltebileceği toplumsal anahtarlar olarak tanımlanabilir. Parti taraftarları siyasal kimlikleri açısından tektipleşip, partiler ve siyasal kimlikler kümelenirse, siyasal kutuplaşma çok daha kolay gerçekleşebilir. Çünkü siyasi parti tercihi geçici bir tercih olmaktan çıkar, diğeriyle arasındaki duvarı oluşturur. Siyasal kimliğin dünyayı yorumlamada sağladığı kolaylık, siyasal parti taraftarlığının benimsenmesini kolaylaştırır. Ülkemizde geçerliliği olabilecek bir dizi siyasal kimlik sayılıp bu kimliklerden bahsederken ne sıklıkta biz kelimesinin kullanıldığını sorduğumuzda birinci sırada Türkler (%76) yanıtı alındı. İkinci sırada gelen kimlikler ise Dindar İnsanlar ve Eğitimli İnsanlar (%56). Atatürkçüler (%50), Milliyetçiler (%44), Modern İnsanlar (%43) ve Laikler (%41) sıklıkla belirtilen siyasal kimlikler. Buna karşılık Azınlıklar (%14), Geziciler (%20) ve Aleviler (%25) görece daha az yaygın olan kimlikler olarak ortaya çıktı. Katılımcıların kendilerini tanımlamakta kullandıkları kimlikler arasından en yakın kimliğin hangisi olduğunu sorduğumuzda birinci sırayı %30 luk bir oran ile Türkler aldı. İkinci sırada Atatürkçüler (%17), daha sonra da Dindar İnsanlar (%13) geldi. Diğer kimlikler ise daha düşük oranlarda belirtildi. Parti tabanları ve kimlikler arasındaki ilişkileri göstermek için hazırlanan Mütekabiliyet Haritası, kimliklerin partiler etrafında kümelendiğini gösterdi. CHP tabanı, Aleviler, Atatürkçüler ve Laikler; HDP taraftarları Azınlıklar, Geziciler ve Kürtler kimliklerini diğer kimliklere ve diğer partilere kıyasla daha sık belirtmiş durumdalar. AK Parti taraftarlarının Dindar İnsanlar ve Muhafazakarlar; MHP taraftarlarınınsa Ülkücüler, Milliyetçiler ve Muhafazakar kimliklerini ön plana çıkardıkları görülmekte. İYİ Parti ise Eğitimli İnsanlar ve Modern İnsanlar kimliklerine yakın konumlanmış durumda. Partiler ve kimlik gruplarının bu kadar iç içe geçmesi, partiler arasındaki kutuplaşmanın boyutunun bu denli yüksek olması hakkında önemli bir fikir veriyor. Siyasal kimliklerin önemli bir özelliği, kimlik sahibine grubu diğer gruplarla kıyaslandığında bir üstünlük hissi vermesi. Araştırma çalışması çerçevesinde sorulan sorular, grup üstünlüğü algısı konusunda parti tabanları arasında kayda değer farklar olduğunu gösteriyor. Genel olarak bakıldığında AK Parti ve MHP taraftarlarının diğer parti taraftarlarına göre daha yüksek bir grup üstünlüğü algısına sahip olduğunu söyleyebiliriz. Buna karşılık, HDP ve CHP taraftarları da bu sorulara en düşük oranda olumlu yanıt veren kişiler. Grup dışlanması da kimliklerin oluşumunda önemli rol oynayan algılar arasında. Araştırmaya katılanlar arasında en fazla dışlandığını düşünen parti taraftarlarının HDP taraftarları olduğunu görmekteyiz. Bu parti taraftarlarının %43 ü karakollarda, %35 i devlet dairelerinde, %31 i iş başvurularında kendi grubuna kötü davranıldığını belirtiyor. CHP lilerin %27 si karakollarda, %28 i devlet dairelerinde ve %25 i iş başvurularında dışlandığı kanısında. Bu tabloda en düşük dışlanma oranlarına AK Parti ve MHP taraftarlarında karşılaşmaktayız. Bu iki parti taraftarları da kendi gruplarına belirtilen ortamlarda kötü davranılmadığını belirtiyor.

4 Yankı Odaları ve Suskunluk Sarmalları Siyasal kutuplaşmanın en önemli tetikleyicilerinden biri, kişilerin sadece kendi gibi düşünenlerle görüş alışverişinde bulundukları, farklı görüşlerle karşılaşmadıkları ve bu nedenle düşüncelerini pekiştirdikleri, düşüncelerine dair eleştirileri duymadıkları ve buna bağlı olarak da değiştirme şansına erişemedikleri ortamlarda yaşamaları. Yankı Odaları, insanların hem aile çevresinde, hem geleneksel medyada, hem de sosyal medyada sadece kendi görüşlerini paylaşanlarla bir arada yaşamalarından dolayı, sadece benzer görüşlerin var olduğu yanılsamasına varmaları. Farklı görüşlerle karşılaşmayan kişiler, kendi görüşlerini paylaşmayanların azınlıkta olduğunu varsayıyor, kendi görüşlerini paylaşmayanlarla karşılaştıkları zaman da gerçeği kavrayamayan bu kişilere karşı reaksiyon veriyorlar. Suskunluk Sarmalı hipotezi de, Noelle-Neumann tarafından geliştirilen bir hipotez. Noelle- Neumann bireylerin kendi siyasal görüşlerinin azınlıkta olduğunu düşündükleri zaman görüşlerini kamusal alanlarda paylaşmaktan çekindiklerinin altını çiziyor. Araştırma çalışmasına katılanların %17 si yakın çevrelerindeki insanlarla her zaman, %55 iyse çoğunlukla görüş birliği içerisinde olduklarını söylemekteyken, sadece %15 lik bir kesim yakın çevresindeki kişilerle siyasal konularda görüş ayrılığına düştüğünü belirtti. Bu rakamlar, görüşülen kişilerin siyasi görüşlerinin çevreleri tarafından da paylaşıldığını gösteriyor. Suskunluk Sarmalı hipotezinin Türkiye bağlamında ne kadar geçerli olduğunu anlamak amacıyla, katılımcılara bir örnek olarak Hükümetin OHAL uygulamaları hakkında bir tartışmaya sıralanan ortamlarda katılıp katılmayacakları soruldu. Görüşülenlerin %64 ü aileleriyle yedikleri bir yemekte böyle bir tartışmaya katılacaklarını belirtirken, arkadaşlarıyla dışarıda yedikleri bir yemekte bu tartışmaya katılacağını söyleyenlerin oranı %57 ye düştü. Mahalle toplantısında bu konuyu tartışacaklarını söyleyenlerin oranı %45 olarak gerçekleşirken, görüşülenlerin sadece üçte biri işyerlerinde ya da okullarında tartışmaya hevesli. Facebook ve Twitter da tartışabileceklerini söyleyenlerin oranıysa %25 civarında kaldı. Bu rakamlar, görüştüğümüz kişilerin kritik bir konuyu kamusal alanı bırakın, aile ya da arkadaşlar arasında tartışmaya bile çekindiğini gösterdi. Keza, bir kamusal alan alternatifi olarak sunulan Twitter ya da Facebook katılımın olduğu etkin bir kamusal alan olmaktan çok uzakta. Yine aynı başlık altında, görüşülen kişilere hükümetin OHAL uygulamaları konusunda etrafındaki kişilerle aynı fikirde olup olmadığı sorulduğunda, büyük çoğunluğunun yakın çevresinin -eşi, kız/erkek arkadaşı, yakın arkadaşı ve ailesi- kendisiyle aynı fikirde olduğunu öğrendik. İşyerinde/okuldaki arkadaşlarıyla aynı fikirde olanların oranı %63, mahalledeki komşularla aynı fikirde olanların oranı %59 iken, Facebook (%57) ve Twitter (%53) da bu konuda türdeş bir ortamda yaşandığını gösterdi.

5 Geleneksel ve Sosyal Medyada Kutuplaşma Siyasal kutuplaşmanın hem nedenlerinden hem de sonuçlarından biri de medyada kutuplaşmadır. Bireyler bu süreçte kendi siyasi görüşlerine yakın iletişim araçlarını takip ederler, böylelikle hem kendi görüşleri onay bulur, hem de kendi görüşlerine yakın çerçeveden dünyadaki yeni gelişmeleri yorumlarlar. Medyada kutuplaşma öyle bir düzeye varabilir ki, farklı parti taraftarları farklı dünya algılarıyla çevrilirler ve diğerinin dünya algılamasını görmezler. Araştırma çalışması, Türkiye de de bu olgunun yaygınlığını gösterdi. Televizyon -siyasal konularda en fazla bilgi alınan araç- söz konusu olduğunda CHP ve İYİ Parti taraftarlarının CNN Türk, FOX TV ve Halk TV yi diğer kanallardan ve diğer parti taraftarlarından daha fazla takip ettiğini görmekteyiz. AK Parti taraftarları yoğun olarak A Haber, ATV Ana Haber, TRT Ana Haber ve Kanal 24 ü izlerken, MHP liler Habertürk ve Star Ana Haberi izlemeyi tercih ediyorlar. Böyle bakıldığında televizyondaki haber kanalları tercihleri konusunda tam bir ayrışma olduğunu görebiliriz. Takip edilen gazetelerde de benzer bir ayrışma görünümü var. AK Parti ve MHP taraftarları için Milliyet, Sabah, Yeni Şafak ve Karar siyasi konuları takip etmek için tercih edilen gazeteler. CHP seçmenleri Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerini, İYİ Parti taraftarlarıyla Hürriyet ve Yeniçağ gazetelerini tercih ediyorlar. Medya tercihlerindeki bu kutuplaşma, bireylerin hangi gazete ve televizyonların tarafsız olduğu konusundaki algılarını da etkiliyor. AK Parti taraftarları için Sabah, A Haber ve TRT1; MHP liler için Yeniçağ ve Sabah diğer yayın organlarına kıyasla daha tarafsız haber kaynakları. Buna karşılık CHP ve İYİ Parti taraftarları Fox TV, Halk TV ve Sözcü nün tarafsız olduğu kanısındalar. Bu resim de geleneksel medyadaki kutuplaşmanın toplumsal yansımasını açıkça gösteriyor. Araştırma çalışmamız, sosyal medyanın da bu kutuplaşmaya bir çare olmadığını gösteriyor. İnternete erişimi olan kişiler arasında Twitter hesabı olanların oranı %33. Twitter kullanıcılarının sadece %15 i Twitter ı siyasi görüşlerini sık sık paylaşmak için kullanıyor, yaklaşık yarısı Twitter da siyasi görüşlerini paylaşmıyor. Twitter kullanıcılarının yüzde 60 ı takip ettikleri kişilerin siyasi görüşlerinin kendi siyasi görüşleriyle uyumlu olduğunu söylüyor. Facebook kullanan %87 lik İnternet kullanıcısı için durum daha farklı değil. Siyasi görüşlerini Facebook ta paylaşanların oranı %7 ve %56 lık bir kesim bu araçta siyasi görüşlerini paylaşmıyor. Facebook kullanıcılarının üçte ikisi, arkadaşlarının siyasi görüşlerinin kendileriyle benzer olduğunu söylüyor. Bu durum daha önce bahsettiğimiz Yankı Odaları ve türdeş ortamların varlığının sosyal medyanın bu iki aracı için de geçerli olduğunu gösteriyor.

6 Siyasal Katılım, Kurumlara Güven, Liderlerin Beğenisi ve Kolektif Hafıza Araştırma çalışmamız ülkemizdeki siyasal kültürde de kayda değer bir ayrışma olduğunu gösteriyor. Siyasal kültür, insanların ülkelerindeki siyasal sisteme dair normatif algılarını oluşturur ve siyasi katılım, kurumlara ve liderlere güven gibi unsurlarda gözlemlenebilir. Öncelikle siyasal katılım boyutuna baktığımızda, araştırma çalışması daha önceki çalışmalara benzer bir şekilde Türkiye de siyasal katılımın düşük olduğunu gösteriyor. Bunun ötesinde, iki sembolik eylem, toplumdaki siyasal kutuplaşmayı yansıtıyor. Daha eski tarihli olandan başlayacak olursak Gezi Protestolarına katıldığını söyleyenlerin oranı genel olarak yüzde 5 civarındayken, HDP ve CHP seçmenlerinde bu oran yüzde 12 ye kadar yükselmekte. AK Parti, MHP ve İYİ Parti taraftarları arasında bu eylemlere katılan kimseye rastlanmıyor. 15 Temmuz sonrası gösterilerine katılımdaysa tam tersi bir durum söz konusudur. Genel kitlede yüzde 26 olan bu oran AK Parti taraftarları arasında yüzde 43, MHP taraftarları arasında yüzde 31. Buna karşılık CHP, HDP ve İYİ Parti tabanları arasından bu eylemlere katılanların oranı yüzde 10 un altında kalıyor. Kurumlara güven söz konusu olduğunda da benzer bir ayrışma gözlemliyoruz. En fazla güvenilen kurumlar sıralamasında -Ordu %74, Cumhurbaşkanlığı %57, Üniversiteler %57 ve Hükümet %56- daha önceki araştırmalara kıyasla büyük bir farklılık gözlemlenmese de; parti tabanları arasında kayda değer farklılıklar bulunmakta. Öncelikle AK Parti taraftarları bütün kurumlara en fazla güvenen parti tabanı olarak öne çıkıyor. Bu parti taraftarları arasında Ordu ya güvenenlerin oranı yüzde 89, Cumhurbaşkanlığı na güvenenlerin oranı yüzde 93 ve Hükümet e güvenenlerin oranıysa yüzde 91 ken diğer kurumlara güven düzeyi de yüzde 70 lerin altına düşmüyor. MHP tabanı da siyasi kurumlara göreli yüksek bir güven düzeyine sahiptir. Ordu yüzde 87; Cumhurbaşkanlığı yüzde 53 ve Hükümet yüzde 51. Buna karşılık CHP tabanının Ordu haricinde siyasi kurumlara güvenmediği görülüyor. Bu parti taraftarları arasında Cumhurbaşkanlığı na güven düzeyi yüzde 9, Hükümet e güven düzeyi yüzde 10. İYİ Parti seçmenleri de benzeri bir profil sergiliyor. Benzer bir kutuplaşma Meclis, Siyasi Partiler ve Basın söz konusu olduğunda da var. Sıradan bir AK Parti taraftarı bir CHP taraftarıyla karşılaştırıldığında Meclis e ve Belediyeler e dört kat, siyasi partilere üç kat daha fazla güvenmekte. Liderlerin beğeni düzeyine geldiğimizde de benzer bir kutuplaşma gözlemlenmekte. Kolayca tahmin edileceği üzere her lider kendi parti tabanı tarafından beğeniliyor. Recep Tayyip Erdoğan ın AK Parti seçmenleri arasında ortalama beğeni skoru 9.2, Binali Yıldırım ın aynı parti tabanındaki ortalaması 7.3. Diğer parti tabanları da kendi liderlerini 7.7 ile 8.2 arasında değişen ortalamalarda beğeniyor.

7 Farklı parti tabanlarına bakıldığında Erdoğan ve Yıldırım ın MHP ve Bahçeli nin AK Parti tabanında ortalamaya yakın değerlerde beğenildiğini görmekteyiz. Bunların haricinde diğer parti seçmenlerinin de sempatisini toplayan bir siyasi lider örneğine rastlanmıyor. Her toplumun hafızasında bugünkü topluma biçim veren bazı kırılmalar bulunur. Bu tarihsel kırılmalar sadece topluma biçim vermekle kalmaz, aynı zamanda siyasi saflaşmanın fay hatlarını da oluşturur. Bazı kırılmalar üzerinde uzlaşma bulunurken, bazıları da sadece belirli bir siyasi hareketin hafızasında yer alır ve o siyasi harekete meşruiyet verir. Siyasi kutuplaşmanın ne derece yaygın olduğu, farklı siyasi parti taraftarlarının öne çıkardığı kırılmaların da farklılaşmasından anlaşılıyor. AK Parti taraftarları için en önemli kırılmalar 28 Şubat Muhtırası ve Gezi Protestolarının yanı sıra 15 Temmuz Darbe Girişimi. MHP taraftarları da aynı olayları ön plana çıkarmakla birlikte 15 Temmuz Darbe Girişimi ne önem vermekte. 2015 yılı çalışmasında Kürt Sorunu na odaklanan parti tabanındaki bu değişim akılda tutulması gereken bir unsur. 15 Temmuz Darbe Girişimi CHP tabanı için de önem taşıyan bir konu, ancak bu parti seçmenleri 17-25 Aralık Yolsuzluk Suçlamalarını da önemli bir kırılma noktası olarak görüyor. İYİ Parti yi diğer partilerden ayrıştıran unsursa Balyoz-Ergenekon Davalarına diğer partilerden ve diğer konulardan biraz daha fazla yer vermesi. HDP tabanıysa hem 1980 Darbesi ni hem de Kürt Sorunu nu biraz daha öne çıkarıyor. Siyasi parti taraftarlarının kendilerine ait tarihçeler etrafında kümelenmesi, kutuplaşmanın bir başka göstergesi olarak kabul edilebilir. Ortaklıklar bulunmakla birlikte Kürt Sorunu ve bir nebze 15 Temmuz Darbe Girişimi- farklılıklar daha fazla göze çarpıyor. Ortaklıklar Yukarıda ifade edilen farklılıkların yanı sıra dış politika alanında ve Suriyelilere olan tutumda diğer alanlara kıyasla parti tabanları açısından daha büyük bir ortaklık söz konusu. Amerika Birleşik Devletleri tüm parti tabanları için en büyük tehdit olarak görülmekte, AB ye dair algıda da parti taraftarları arasında farklar olmakla beraber olası bir AB üyeliği referandumunda en yüksek evet yüzdesi bile yüzde 49 ile HDP taraftarları tarafından ifade edilirken; en düşük evet oranı yüzde 20 ile MHP taraftarlarıdır. Suriyelilerin ülkelerine geri dönmesi konusu en geniş ortaklığın olduğu alan olarak belirtilmelidir ve burada parti tabanlarının yukarıda ele almaya çalıştığımız mesafelerinin neredeyse kapandığı gözlemlenmiştir.