İZMİR TİCARET ODASI ALLIANOI KAZILARI VE GELİŞMELER Hazırlayan: Hitay BARAN, Ümit ÇİÇEK, Ahmet BÜKE İZMİR, Eylül 2006 1
I. GİRİŞ Bergama, İzmir den kuzeye doğru yola çıkıldığında, Ayvalıktan Edremit körfezine uzanan kıyı yolu ile Manisa nın kuzeyine inen Soma yolunun ayrıldığı kavşak noktasındadır ve bereketli Bergama Ovası na hakim konumda yer almaktadır. Sularının şifalı olması ayırıcı bir özelliğidir. Bu nedenlerle tarihin bir çok evresinde yerleşim görmüş, özellikle Pergamon Krallığı ve vasiyet ile Roma İmparatorluğuna intikal ettiği dönemde imar yönünden en şaşaalı günlerini yaşamıştır. Bahsi geçen dönemlerde mimari açıdan oldukça zenginleşmiştir. Sularının şifalı olması nedeniyle sağlık merkezi özelliği kazanmıştır. Mimari ağırlıklı olarak termlerden(hamam yapıları) oluşmaktadır. Yukarıda sayılan nedenlerle, asırlar boyunca sağlık merkezi olarak kullanılmış Bergama da yapılması olası büyük yada küçük boyutlu tüm projelerde oldukça kapsamlı arkeolojik araştırmaların yapılmış olması zaruridir. Bu bölgedeki dikkat çekici merkezlerden birisi de, Allianoi antik şifa merkezidir. 2
II. ALLİANOİ: KONUMU, TARİHÇESİ ve BULUNTULARI Allianoi, özellikle Roma Döneminde en parlak günlerini yaşamış, Anadolu coğrafyasındaki termal bazlı antik şifa merkezlerinden biridir. Bugün, Bergama-İvrindi Karayolunun 18. km sinde, Paşa Ilıcası mevkiinde, mevkiinde yer almaktadır. Allianoi şifa merkezi, Bergama Kınık Ovası nın düzenli sulanabilmesi amacıyla Yortanlı deresi üzerine baraj yapılması işinin ihale edilmesi sonrasında DSİ nin Kültür Bakanlığı ile yaptığı protokole bağlı olarak başlatılan sondaj kazıları sonucu gün ışığına çıkarılmıştır. Prehistorik Dönem: Allianoi un batısında orman arazisinde yapılan kazı çalışmaları sırasında, bir adet Yortan kabı ele geçmiştir. Çakmak Tepe eteklerinde ise çok sayıda çakmak taşı eser saptanmıştır. Bunun haricinde dolgu toprak içerisinden iki adet taş balta ele geçmiştir. Tüm bunlara dayanılarak Allianoi ve yakın çevresinde prehistorik bir yerleşim olduğu düşünülmektedir. Helenistik Dönem: Bu dönemde sıcak sudan dolayı küçük bir termal merkezi olduğu sanılmaktadır. Sıcak sudan bu dönemden itibaren yararlanılıyordu. Helenistik Çağ a ait sadece birkaç arkeolojik ve nümizmatik eser ele geçmiş olmasına rağmen Allianoi merkez yerleşiminde Helenistik mimariye rastlanılmamıştır. Roma Dönemi: Allianoi da, Roma İmparatorluk Dönemi nde (İ.S. II. yüzyıl) kült merkezinde, Anadolu nun pek çok merkezinde ve Pergamon daki Asklepieionda olduğu gibi büyük bir bayındırlık faaliyeti yaşanmıştır. Kült merkezinde mevcut binaların büyük bir kısmı bu döneme aittir. Ilıcanın yanı sıra, köprüler, caddeler, sokaklar, insulalar (yapı adası), geçiş yapısı, propylon (Bina kapısı), ve nympheum (çeşme yapısı) bu döneme aittir. Bizans Dönemi: Allianoi da yoğun yerleşimin görüldüğü dönemdir. Ancak Pergamon da olduğu gibi sosyo-ekonomik açıdan son derece zayıf bir dönem yaşanmıştır. Kült merkezinde yaşamaya başlayan Bizanslılar, Roma Çağı na ait heykeltıraşlık eserlerini ve mimarlık kalıntılarını tahrip edip,devşirme malzeme olarak kullanmaya başlamışlardır. Roma Çağı na ait, stoaların ve ana caddelerin tabanları kullanılmak suretiyle, yeni basit mekanlar yapılmıştır. Allianoi un en önemli yapısı olan ılıcanın ve nympheumlar da ihtiyaçlara uygun küçük değişiklikler yapılarak kullanılmaya devam etmiştir. 3
Bazilikal planda büyük bir kilise inşa edilmiştir. Yerleşmenin içinde ve yakın çevresinde de şapeller yapılmış, ayrıca bu dönemde metal, seramik ve cam atölyelerini kurulmuştur. Osmanlı Dönemi: Osmanlı döneminde Paşa Ilıcası, Aydın Salnameleri nde geçmektedir. Ancak yoğun bir şekilde kullanılmamıştır. Çünkü kazılar sırasında Osmanlı dönemine ait birkaç sikkenin dışında iz yoktur. 20. yy ın başında bölge Kaymakamı Kemal Bey tarafından Ilıca ele alınmış ve büyük havuzun bulunduğu yerin kısmen yeniden kullanıma açılmasını sağlamıştır. Ancak ılıcanın batısında Roma köprüsünün, Osmanlı döneminden 1979 yılına kadar Bergama-İvrindi arasında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Günümüz: 20. yüzyılın başında kısmen temizlenmiş ancak sonra yeniden gelen sel nedeniyle, 1950 li yıllara kadar atık durumda, ılıcanın olduğu kısım, atıl durumda kullanıldığı anlaşılıyor. 1992 yılında, Bölge Karayolları Müdürlüğü tarafından mevcut ve hallen kullanılan Roma Köprüsü, kurul kararı olmaksızın ihale ile kısmen deforme edilerek yeni bir köprü inşa edilmiştir. Aynı yıl Ilıcanın restorasyonu İzmir Valisi tarafından İl Özel İdaresi aracılığı ile ihaleye verilmiştir. Bir yıl süren restorasyon işlemleri sırasında yine kurul kararı olmaksızın ılıcanın içi deforme edilerek üzerine modern bir bina yapılmıştır. Bu tarihten itibaren işletmeye verilmiştir, Şubat 1998 de yaşanan ağır bir sel taşkını ile tesis yeniden kullanılamaz duruma getirmiştir. Çayın güneyinde ise özel şahıslara ait olan arazide tarım yapılmıştır. Bu onarımlarda ilave edilen modern binaların büyük bir bölümü 2003 yılı çalışmaları sırasında kaldırılmış ve antik ılıca mekanları ortaya çıkarılmaya başlanmıştır. Antik merkezde ortaya çıkarılan temel mimari buluntular şunlardır: Ilıca(İ.S. II. yy.) Decumanus (Doğu-Batı Doğrultulu Cadde) (İ.S. II. yy.) Cardo (Kuzey-Güney Doğrultulu Cadde) (İ.S. II. yy.) Geçiş Yapısı (İ.S. II. yy.) Batı Köprüsü (İ.S. II. yy.) Nympheum (Çeşme) (İ.S II. yy.) Insulalar (Yapı Adaları) (İ.S. II. yy.) Kült Yapısı (İ.S. II. yy.) Peristylli Yapılar(İ.S. II.-III yy) Latrinler (Tuvalet) (İS II.-III. yy.) Öte yandan Allionai Kazılarında çok sayıda kıymetli kemik, metal, organik, cam, taş, heykel, seramik ve sikke buluntusuna rastlanmıştır. 4
III. YORTANLI BARAJI ve ALLİANOİ Geçmişi 1963 lere dayanan ancak kesin projesi 1985 yılında ve ihalesi 1992 yılında yapılan Yortanlı Barajı hususunda Devlet Su İşleri, resmi internet sitesinde şu açıklamaya yer vermektedir: Yortanlı barajı İzmir ili Bergama ilçe merkezinin 18 km kuzeydoğusunda Yortanlı deresi üzerinde yer alır. Yortanlı barajının aks yerinde ve göl alanında varlığı bilinen ve bulunması olası eski eserlerin kurtarma kazıları yapılarak belgelenmeleri ve kurtarılmalarını sağlamak üzere, Yortanlı barajı inşaatı ihalesinin hemen sonrasında DSİ, Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile bir protokol imzalamıştır. 4 Mayıs 1994 tarihinde imzalanan protokole göre kurtarma kazılarına 17 Ekim 1994 tarihinde baraj aks yerinde Bergama Müze Müdürlüğünce başlanılmıştır. Yapılan kurtarma kazıları sonucunda Müze Müdürlüğünce DSİ'ye inşaata başlama konusunda uygun görüş verilmesinden sonra Yortanlı barajı gövde inşaatına başlanılmıştır. Açıklamanın altı çizili bölümüne bakıldığında, bu işin daha başlangıcında, Devlet Su İşlerinin burada çıkması muhtemel bir arkeolojik varlığı kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bergama Müze Müdürlüğü, bu aşamada baraj gövdesi inşaatı için arkeolojik yönden bir sakınca görmemiştir. Daha sonra Bergama Müze Müdürlüğü'nce Yortanlı barajı göl alanı içinde kalan Paşa Ilıcası mevkiinde Arkeolojik araştırma amaçlı sondaj kazılarına başlanmıştır. Bu kesimde Yortanlı deresinin alüvyal birikintileri ile kaplanmış ve tarımsal amaçla kullanılan araziler bulunmaktaydı. 5
Burada yapılan sondaj kazılarında daha önceden bilinmeyen nitelik ve yaygınlıkta bazı Arkeolojik kalıntılara rastlanılması üzerine daha sonraki yıllarda kurtarma kazıları bu kesimde yoğunlaştırılmıştır. Yapılan kazı çalışmalarının ilerlemesiyle bu kalıntı alanının İS II. Yüzyıla ait bir eserde adı geçen Allianoi şifa merkezi olduğu öngörüsü yapılmıştır. Gerek baraj alanında gerekse DSİ Bölge Müdürlüğü nde yapılan yüz yüze görüşmelerde Devlet Su İşleri yetkilileri, buranın Allianoi olmayabileceğini ve aslında çok da önemli bir tarihi yerleşme olmadığını ileri sürmektedir. 1995 ten 2005 yılına kadar Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü nün talebi üzerine 11 adet ek protokol yapılmıştır. 1994 yılları ile 2005 yılları arasındaki 12 yıllık dönemde DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kazılara 2005 yılı fiyatları ile toplam 2.770.000 YTL ödenek verilmiştir. ALLİANOİ YORTANLI BARAJI GÖVDESİ 6
IV. DEVLET SU İŞLERİNE GÖRE BARAJ NEDEN YAPILMALIDIR? Kuzey Ege havzasının en önemli akarsuyu olan Bakırçay, Akdeniz iklim bölgesinde büyük ölçüde yağışlardan beslenen bütün akarsular gibi düzensiz bir akış rejimine sahiptir. Yağışlı geçen kış aylarında Bakırçay ın akımları en üst düzeydedir ve zaman zaman taşkınlara da neden olur. Sıcak ve kurak yaz aylarında ise akımlar en düşük düzeyde olup çoğunlukla akarsu yatağı kurur. Pamuk ve domates gibi ürünler başta olmak üzere tarımsal faaliyetin yöre ekonomisinin belkemiğini oluşturduğu Orta Bakırçay daki Kınık ovasında çiftçiler büyük miktarda sulama suyuna ihtiyaç duyarlar. Bu suyun düzensiz akış rejimine sahip Bakırçay dan yaz aylarında karşılanması imkansızdır. Bu nedenle çiftçilerin su isteklerini karşılayabilmenin tek yolu, düzensiz akış rejimi nedeniyle kış aylarında denize giden suları bir barajda depolamak ve çiftçinin istekte bulunduğu yaz aylarında kendisine vermektir. Bu durum Bakırçay Kınık projesinin kilit depolama tesisi olan Yortanlı barajının yapılmasını zorunlu kılmaktadır. DSİ ye göre Yortanlı Barajı nın Önemi: Sulama Alanı: Kınık sulamasının %43 ü olan 7.793 hektar tarım arazisi Su Miktarı: Ortalama 37 milyon m 3 /yıl Sağlayacağı Net Gelir Artışı: 22,3 Milyon YTL Bir Çiftçi Ailesinin Ortalama Yıllık Gelirindeki Ek Artış: 8.600 YTL Proje ile yaratılacak iş imkanı: 6000 kişi Bakırçay-Kınık Projesinin Gerçekleşmesiyle; Pamuk üretiminin 26 bin tona, Sanayi domatesi üretiminin 450 bin tona, Hububatın 8 bin tona, Sebze üretiminin 107 bin tona, Patates üretiminin 29 bin tona ulaşması beklenmektedir. Türkiye sanayi domatesi üretiminde ABD ve İtalya dan sonra dünyada 3.sıradadır. Türkiye de mevcut sanayi domatesi üretiminin % 40 Kınık ovasındaki tarım alanlarında yapılmaktadır. Bakırçay-Kınık projesi ve onun anahtar tesisi Yortanlı barajının vereceği sulama suyu ile hem % 30 a varan bir verim artışı hem de % 119 oranında ekim alanları artışı gerçekleşecektir. Yortanlı Barajı inşaatında son durum: - Yortanlı barajı akarsu tabanından itibaren 45,5 m yüksekliğinde toprak dolgu tipinde bir barajdır. Yortanlı barajı potansiyeli itibarıyla Bakırçay-Kınık Projesinin anahtar tesisi durumundadır. - Yortanlı barajı inşaatı tamamlanmıştır. Baraj su tutmaya hazırdır. - Baraj inşaatında 2005 yılı fiyatları ile bugüne kadar 53,6 Milyon YTL harcanmıştır. 7
V. ALLİANOİ KAZI HEYETİ BAŞKANLIĞINA GÖRE ALLİANOİ UN GELECEĞİ: Projede değişiklik yapılmadan baraj yapıldığı takdirde, 67.3 hm 3 tarıma elverişli alan su altında kalacaktır. Allianoi ise baraj gölet alanının tam ortasında kalmaktadır. Su toplanmaya başladığı an, Allianoi un su altında kalması kaçınılmazdır. Yortanlı Barajı nda birikecek su hedeflenen miktarına ulaşıldığında, Allianoi 17 m su altında kalacaktır. 40-50 yıl sonra antik yerleşim üzerinde yaklaşık 12 m alüvyon birikecektir. Kazı heyeti Allionai nin kurtulması için aşağıdaki öneriyi getirmektedir: Beton setlerle doğu ve batıda ana kayaya kadar inilerek geçirimsiz tabakaya beton enjekte edilecek. Perde duvarları ile kuşaklama yöntemiyle Allianoi un su altında kalması önlenecektir. Ilıcanın kuzeyinden bir tünel aracılığı ile baraj gölet alanına su verilmesi sağlanabilecektir. Eğer bu proje uygulanabilirse, Ilıcanın kuzeyindeki Çam Tepe ye kongre amaçlı bir turistik tesis yapılmak suretiyle, kültür, sağlık ve kongre amaçlı tesis ile olağanüstü bir kompleks elde edilebilir. Kazı Başkanlığı konu ile ilgili bir Eylül 2000 tarihinde uzmanlara bir çalışma hazırlatmış ve projenin maliyetini çıkartmıştır. Ayrıntılı çalışma EK1 de sunulmuştur. 8
VI. ALLİANOİ ile İLGİLİ BAZI ÖNEMLİ GELİŞMELER Süreç 1 Koruma Kurulu Kararları: Allianoi ile ilgili olarak İzmir I.Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 29.03.2001 tarih ve 9229 sayılı karar ile alanın 1. derece Arkeolojik Sit olarak tesciline, antik yerleşimin göl alanı dışına çıkarılmasına ve İlya Çayı nın su baskınından korunması için, DSİ tarafından gerekli bilimsel ve teknik çalışmaların yapılmasına karar verilmiştir. İzmir II Numaralı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu da 20.04.2005 tarihli, 742 sayılı kararı ile Allianoi Antik Kenti ile ilgili İzmir I Nolu KTVKK ınca alınan 29.03.2001 gün ve 9229 sayılı kararın geçerli olduğuna karar vermiştir. Süreç 2: Bu arada Kültür ve Turizm Bakanlığı na bağlı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, sorunun çözümü için; bugüne kadar ortaya çıkan kalıntıların üzerinin mil tabakası ile kaplanması önerisinde bulunmuş, barajı yapan Devlet Su İşleri (DSİ) de öneriyi kabul etmiştir. Süreç 3: İzmir II.Numaralı Koruma Kurulu nun 20.04.2005 tarihli Allianoi nin 1.Derece Arkeolojik Sit olduğuna ilişkin 20.03.2001 tarihli kararın geçerli olduğuna ilişkin kararının ardından, mille kaplama önerisi Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından koruma kurulunun gündemine getirilmiştir. Bunun üzerine İzmir II.Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu 01.06.2005 tarihli kararında; Allianoi un korumasına yönelik farklı önerilerin ve yöntemlerin bu konuda uzmanlaşmış kurum ve/veya kuruluşlara bilimsel olarak incelettirilerek, Kurula iletilmesine, konunun bundan sonra değerlendirilmesine karar verilmiştir. Bu karar doğrultusunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı- Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından akademisyenden oluşan beş kişilik bilimsel heyet oluşturulmuştur. Bu heyet, Allianoi a giderek ayrıntılı bir inceleme yaptı ve 18.07.2005 tarihli Yortanlı Baraj Gölü İçinde Kalacak Allianoi Antik Kenti nde Korumaya Yönelik Farklı Önerilerin Değerlendirilmesine İlişkin Rapor hazırlanmıştır. 9
Raporun sonuç bölümünde özetle; Allianoi olarak adlandırılan tescilli arkeolojik sit alanının, kültür tarihimize katkıları nedeniyle korunmasının tartışmasız olduğu; ancak bu amaçla sunulmuş olan koruma önerilerinin alanın korunması konusunda gerçekçi bir çözüm getirmediği, ( ) onbinlerce yıllık süreçten geçerek bize ulaşan bir kültür varlığını yok etme hakkına sahip olmadığımız gibi, bunları gelecek nesillere aktarma yükümlülüğümüzün olduğu da kesinlikle unutulmaması gerektiği, bu nedenle anlık çözümler aramak yerine, alanın bütüncül ve kalıcı olarak korunması ve sergilenmesi için daha fazla zaman kaybetmeden harekete geçilmesi, bu konuda ulusal ve uluslararası sorumluluğumuzun bir gereği olduğu belirtilmektedir. Allianoi un suya gömülmesini önleyen koruma kararı; Rapordaki değerlendirmeler ve öneriler doğrultusunda Allianoi un korunması konusu, İzmir II.Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu nun 28 Eylül 2005 tarihinde yapılan toplantısında görüşüldü. Toplantı sonunda, koruma kurulu üyeleri tarafından Allianoi da inceleme yapılması karar verilmiştir. İzmir II.Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyeleri tarafından 13 Ekim 2005 tarihinde Allianoi da inceleme yapılmış ve antik sağlık yurdunun üzerinin mille kaplanması tartışmalarını bitiren ekli karar verilmiştir. 13.10.2005 tarih ve 1453 sayılı kararda; Allianoi un Dünya mirası literatürüne girebilecek nitelikte korunması gerekli Kültür Varlığı olduğu kabul edilmiş, Allianoi un korunmasına yönelik önlemlerin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından çözümlenmesine, çözüm üretilene kadar barajda su tutulmamasına karar verilmiştir. Süreç 4: İzmir II.Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 13 Ekim 2005 tarih ve 1453 sayılı kararı gereği, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bir bilimsel heyet görevlendirmiştir. Bu heyet Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi nden 2 Arkeolog ve ODTÜ Mühendislik Fakültesinden 2 Jeoloji Mühendisinden oluşmaktadır. Heyet Mart 2006 da alanı incelemiştir. Raporunu Mayıs ayı içerisinde vermesi beklenmektedir. 10
Allianoi için dava süreci: Allianoi un sular altında kalmasının önüne geçmek, kültür mirasının, gelecek kuşaklara kalmasını sağlayabilmek için, 2004 yılı Eylül ayında, (arkeologlar, avukatlar, mimarlar, mühendisler, hekimler, meslek odaları ve sivil toplum örgütleri temsilcileri, basın çalışanları ve duyarlı yurttaşlar tarafından) Allianoi Girişim Grubu oluşturulmuştur. Kazı heyeti dışında bu girişim gurubu da baraj inşaatının durdurulması ve ayrıca yürütmenin durdurulması için İdare Mahkemesine dava açmıştır. Mahkeme yürütmeyi durdurma talebini reddetmiştir. Karara Bölge İdare Mahkemesinde itiraz edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi bir bilirkişi heyeti tespit etmiştir. Bu heyetin raporunu beklemektedir. Bu konuda ikinci dava da Arkeoloji ve Arkeologlar Derneği, Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı, TMMOB Mimarlar Odası ile İzmir Turist Rehberleri Odası tarafından açılmıştır. Her iki dava da devam etmektedir. VII. SONUÇ ve DEĞERLENDİRME: Giriş yazısında da bahsedildiği üzere, bölge önemli bir sağlık merkezidir ve halihazırda hatırı sayılır miktarda turist bölgeyi ziyaret etmektedir. Allianoi şifa merkezi, bu bütünü tamamlayan parçalardan biridir. 11
2005 yılında Bergama Müzesi, Akropol, Asklepion ve Bazilikayı gezen yerli ve yabancı toplam ziyaretçi sayısı 434.242 kişi ve elden edilen toplam gişe geliri 950.750 YTL. dir. Burada yaşanan sıkıntının başlangıç noktası, şifa merkezinin baraj inşaatının yapımına başlanmasından sonra sondaj kazıları ile birlikte ortaya çıkmasıdır. Bu nedenle baraj inşaatından tümüyle vazgeçilmesi olanaksız gözükmektedir. Buna ek olarak sulama ihtiyacını karşılaması yönünden çiftçinin ihtiyaç duyduğu bir projedir. Önemli antik şifa merkezlerini barındıran Bergama nın turizme katkılarından yola çıkıldığında, Allianoi nin önemli bir kültür mirası olduğu görülmektedir. Kaldı ki, özellikle Avrupa Birliğine girmeye çalıştığımız ve müzakerelerin yürütüldüğü bugünlerde, Avrupa Kültürünün yapısında önemli bir yeri olan Roma İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşan bu antik merkezin korunması ülke prestiji açısından da hatırı sayılır bir öneme sahiptir. Baraj yapımıyla bir sular altında kalacak olması Avrupa Birliği nin ve Unesco nun ilgisini çekmiştir. Genel temenni bu şifa merkezinin sular altında kalmasının önlenmesidir. Bu konuda, TBMM de bir araştırma komisyonu kurulmuştur. Bu konuda Kazı Başkanı Yrd.Doç. Dr. Ahmet YARAŞ ın girişimleri sonucunda, Allianoi nin durumu Avrupa Birliği Kültür Programlarından Europa Nostra nın 1 Aralık 2005 Paris te yaptığı toplantılarda ele alınmıştır. Dönemin Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli REHN, Dışişleri Bakanı Sn. Abdullah Gül e hitaben yazdığı mektubunda Allianoi nin kurtarılması yönünde girişimde bulunulmasını istemiştir. ICOMOS (Uluslar arası Anıtlar ve Arkeolojik Siteler Konseyi) ve Avrupa Arkeologlar Birliği, Baş Müzakereci Sn. Ali BABACAN a gönderdiği mektupta konunun önemini hatırlatmış, hatta Başbakan Erdoğan dan barajın yerinin değiştirilmesi istenmiştir. Ülkelerin sahip oldukları topraklarda, hangi kültürden olursa olsun, mevcut kültür kalıtlarını koruması ve sahip çıkması, insanlığa borcudur. Ülkeler ve kentler, tarih açısından ne kadar zengin ve tarihte ne kadar çok geriye giderlerse o kadar çok prestij kazanmaktadırlar. Örneğin biz İzmirliler kentimizin 7000 yıllık tarihi ile övünüyoruz. Daha önce kurulan barajlarda su tutulması nedeniyle Zeugma Antik kenti sular altında kaldığı ve Hasankeyf in de sular altında kalacak olması nedeniyle Türkiye nin sicili bu konuda pek de parlak değildir. Bu noktada, ne barajdan ne de Allianoi dan vazgeçemiyor isek, o zaman yaratıcı düşüncelere ihtiyaç vardır: Yapılan incelemeler sonucunda bu konuda iki öneri ağırlık kazanmaktadır: 12
1) Allianoi nin üzerinin mil ile kaplanması: DSİ nin savunduğu bu öneriye göre, nasıl daha önce nehrin taşıdığı alüvyonlar alanın üzerini örtmüş ve bugüne kadar gelmesini sağlamış ise, yine alanın üzerinin mil ile kapatılması ve baraj ömrünü tamamladıktan sonra tekrar gün ışığına çıkarılması mümkün olacaktır. Ancak bu öneri Kazı Başkanlığı tarafında gerçekçi bir çözüm kabul edilmemektedir. 2) Allianoi nin çevresinin setler ile kapatılması: Kazı Heyeti nin ısrarla desteklediği bu projeye göre alan doğu ve batı aksında yapılacak seddelerle çevrilerek su altında kalması önlenebilecektir. Baraj gölünü ikiye bölen bu setler nedeniyle, alanın kuzeyindeki tepenin altına bir tünel yapılarak suyun geçişi ve gölün birleşmesi sağlanabilecektir. Bu projenin fizibilitesi bir mühendis tarafından DSİ ye sunulmuştur. Ancak DSİ bu projeye şiddetle karşı çıkmaktadır. Karşı çıkma nedenleri şunlardır: - Bu projenin uygulanması halinde su tutma alanı azalacaktır. - Setlerin yapılma maliyeti 100 Milyon YTL civarındadır. - Zemin geçirgendir, setler yapılsa dahi su yalıtımı sağlanamayabilir. Sonuç olarak, Allianoi nin yargı ve bilimsel heyetlerin inceleme süreci devam etmektedir. Bilimsel heyetlerin raporlarını 2006 Haziran ayına kadar tamamlamış olmaları beklenmekte ve buna bağlı olarak yargı sürecinin içinde bulunduğumuz yıl sonuna kadar sonuçlanması umulmaktadır. Baraj yatırımının ve arkeolojik alanın geleceğini yargı ve bilimsel inceleme süreci belirleyecektir. 13