Kentsel Mekanlarda Kamusal Alan

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kentsel Mekanlarda Kamusal Alan"

Transkript

1 Kentsel Mekanlarda Kamusal Alan Serap Fırat Bu çalışma, kentsel mekanlarda şekillenen kamusal hayatı, tarihsel bir perspektifle incelemek ve bu mekanlarda yaşanan değişimle, kamusal yaşamın sönüşü arasında gösterilebilir bir paralellik olduğu tezini savunmak için kaleme a lınmıştır. Kamusal alanların yaşanan mekanlar olmaktan çıkıp, gelip geçilen yerlere dönüşmesiyle; özel alanlarına kapanan insanların, kamudaki sessizliği, yalnızlığı, yaşayan değil, seyreden birey haline gelmesi arasındaki ilişki, bu anlamda modernite projesinin bir boyutu ya da sonucu olarak kabul edilebilir mi? Modernitenin dayattığı modem kent tasarımının "kamusal" içeriği, nasıl bir değişime uğradı ve bu anlamda mekanlar ne kadar belirleyici oldu? Bu ilişkiyi doğrulayıcı belirtiler bizi hangi sonuçlara, kamusal öznedeki nasıl bir dönüşüme götürmektedir? Bu anlamda kamusallığın çözülüş ve çöküşü, özel sektörün kamu sektörüne, özelleştirmenin kamusallaştırmaya, liberalizmin kollektivizme galebe çaldığı bir dönemsel ortaklıkla da ilişkilendirilebilir mi? Böylesi bir zorlama çaba hangi anlamlı bütünselliklere ulaşabilir? Bu soruları cevaplandırabilmenin olanaklılığı kadar, soruların geçerliliğinin de sorgulanmasını amaçlayan çalışma öncelikle, mekanı -özellikle kentsel mekanı- konu edinirken, mekanın insan ve toplum üzerindeki etkilerini ve belirleyiciliklerini vurgulamaya çalışmaktadır. İkincil olarak ise "kamusal hayat", "kamusal insan" ve "kamusal alan" kavramlarını sorun edinen ve bu anlamda bir çöküşü vurgulayan Richard Sennet, Habermas gibi düşünürlerin görüşleri "mekansal ilişkilendirmelerle" yeniden okunmaya çalışılacak ve son bölümde bir senteze ulaşmak hedeflenecektir. Kent Mekanı Mekan, sözlüklerde, "varolanıarın içinde yer aldığı, tüm sınırlı büyüklükleri içine alan uçsuz bucaksız büyüklük. Boşluk, hiçlik durumu. Sınırsız ortam, sonsuz büyük kap ya da hazne. Üç boyutu, yani eni, boyu ve derinliği olan hacim. Yer kaplama" olarak tanımlanmaktadır (Cevizci, 1996: 359). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Kentleşme ve çevre Bilim Dalı Doktora ögrencisi. ÇağdllŞ Yerel Yönetimler, Cilt II Sayı 4 Ekim 2002, so

2 42 Çağdaş Yerel Yönetimler. Cilt / / (4) Ekim 2002 Mekan kavramını, dokunma ve görme duyusu aracılığıyla kazandığımızı söyleyen Locke'un empirist görüşünün karşısında, mekan kavramına rasyonel bir analizle ulaşan Descartes ve Leibniz'in mekan anlayışı yer alır. Boş mekanın var olmadığını savunan Descartes'a göre, mekan maddi tözden ya da maddeden başka bir şey değildir. Çünkü mekan işgal eden bir şey, yer kaplayan maddi bir şeydir; yer kaplama ise, mekandır. Mekanın bir öznel, bir de nesnel yanı, bir psikolojik, bir de ontolojik tarafı olduğunu söyleyen Leibniz ise, yalnızca monadların gerçek bir var oluşa s~hip olduğu sisteminde, mekanın hiçbir şekilde gerçek olmayıp, mantıksal bir yaptm olduğunu dile getirmiştir. Mutlak bir zaman anlayışı geliştirmiş olan Newton ise, mekanın içeriğinden bağımsız olarak, zorunlu ve soysuz olduğunu ifade etmiştir. Buna göre mekan tüm diğer varlıkların koşulu olan zorunlu yapıdır. Felsefesinde Newton fiziğini temellendirmeyi amaçlayan Kant da, tüm bu mekan görüşlerinden farklılık gösteren öznel bir mekan anlayışı geliştirmiştir. Buna göre, mekan duyarlığın a priori bir formudur" (Cevizci, 1996: 359). "Şehir, insanın, hayatını düzenlemek üzere meydana getirdiği en önemli, en büyük fizikiürünü ve insan hayatını yönelten, çevreleyen yapıdır. Bu yapıya biçim veren tercihleri ise, insan ve toplumlar, inanç ve düşüncelerinden hareket ederek belirlerler. İnsanlar arası ilişkinin ilk ve en alt düzeydeki biçimi bireysel savunma güdüsüdür. Kendisini tehlikeye karşı korumadan bir sonraki aşama ise, kendini koruma için bir başkasıyla beraber hareket etmesidir. Ancak insanın hayatını idame ettirmek için ihtiyacı olan maddeleri, nesneleri, bunların farklı çeşitlerini üretmek ve bu ürettiklerini başkalarının ürettikleri ile değişmek, satmak, satın almak ile oluşan iktisadi hayat da şehirlerin bir asli fonksiyonu olmuştur. Bu sosyal iktisadi alanlara ait faaliyetleri yürütmek için gereken bilgi ve yeteneklerin geliştirilmesi, bu faaliyetlerin düzenli işleyişini sağlamak üzere insanın oluşturduğu ahlak ve hukuk sistemlerinin uygulanması da ayrı bir yönüdür. İnsan bu oluşum içinde, şehirde artan ve yoğunlaşan nüfusun bütün bu faaliyetlerinin çelişki ve çatışmalara sebep olmadan gerçekleşmesini sağlayan idari sistemleri de oluşturmuştur. Şehiri şehir yapan yalnız evler değil, bütün bu faaliyetlerin içinde barındığı yapılar, yapı grupları ve bunları birbirine bağlayan u laşım, altyapı, sosyal donanım sistemleri ve bunları ayrıştıran, işleten kuruluşların bütünüdür. Bütün bu alanlarda insanların ve toplumların öncelik ve önemlilik açısından tercihleri şehirlere farklı özellikler kazandırır. Tarih bu açıdan sonsuz zengin örnekle doludur. Bu tercihleırin kökenini, insanın kendisi ve çevresi hakkındaki yargı ve tasarımları oluşturur" (Cansever, 1997: 125). Bu yargı ve tasarımlann fizik mekana yansımasıdır mimari. Bir süre sonra ise o kalıplar insanın yaşamı kadar fikirlerini de belirleyen bir anlam kazanır. Mimarİ eserlerin kahcıhğı üzerine birçok yorum yapılmış ise de Victor Hugo'nun bir katkısını da atlamamak gerekir. "Notre Dame de Paris" adlı eserin giriş bö

3 Kentsel Mekanlarda Kamusal Alan 43 lümünde mimarlık felsefesi yapan yazar, "taştan kitap" olarak nitelediği mimarlığın "kağıttan kitap" karşısında öleceğini vurgulamaktadır. "İnsan düşüncesinin biçim değiştirerek anlatım tarzını da değiştireceği, her kuşağın başlıca düşüncesinin artık aynı özdekle ve aynı biçimde anlatılamayacağı, taştan kitabın, ne ölçüde dayanıklı ve kalıcı olursa olsun, yerini daha dayanıklı ve daha kalıcı olan kağıttan kitaba bırakacağı önsezisiydi bu 15. yüzyılda herşey değişir. İnsan düşüncesi kendini ölümsüzleştirrnek için, mimarlıktan daha yalın ve daha kolay bir yol bulur. Mimarlık tahttan düşer. Orpheus 'un taştan harflerinin yerini Gutenberg'in kurşundan harfleri alacaktır artık. Bu arada mimarlık, artık herhangi bir diğer sanat olduğuna göre, eksiksiz sanat, tiran sanat özelliklerini yitirir yitirrnez, öbür sanatları içine alma gücünden de yoksun kalır. Böylece öbür sanatlar özgürleşir, mimarinin boyunduruğundan kurtulur ve her biri kendi yönünde ilerlemeye koyulur. Hepsi kazançlı çıkar bu ayrılıktan. Her şeyi büyütür yalnızlık. Oymacılık heykelciliğe, resim ressamlığa, ayin müziğe dönüşür. Bu arada Ortaçağ güneşi bütünüyle battığında mimarlık artık hiçbir şeyanlatmaz; başka bir zamanın anısını bile anlatmaz" (Hugo, 1997: 64-66). Mekan bir fıziksel ortam olduğu kadar toplumsal boyutu da olan bir unsurdur. "İnsanlar ilk doğayı, doğalolarak bahşedilmiş kavramsalolarak düşünme, biyolojik olanın ötesinde aletler ve makineler yaratma ve bunu insan olmayan varılkıann davranış ve yeteneklerinden çok farklı olan yüksek bir kollektif örgütlenme ve amaçhlıkla yapma kapasiteleri sayesinde değiştirirler. Bu eşi görülmemiş insani hayatta kalma kapasiteleri doğal evrimin bir ürünü olmakla kalmaz, daha da yeni bir potansiyellik alanı -toplumsal çizgilerde evrilme ve ilk doğanın evrimini ve yaşam biçimlerini derinden etkileyen ikinci bir doğa üretme potansiyelini- açarlar" (Bookchin, 1994: 42). Urry'ye göre ise, "Farklı merkezleri, ana ulaşım yolları vb. sadece belirli bir mekansal yapının ögeleri ve insan etkinliğinin dışandan belirleyicileri değillerdir. Daha ziyade, bizzat bunlar toplumsaldır, toplumsalolarak üretilmiştir ve toplumsalolarak yeniden üretilirler... Yalın "mekan" yoktur, sadece farklı türden mekanlar, mekansal ilişkiler veya mekansallaşmalar vardır." (Urry, ı 999: 97) "Foucault'nun öne sürdüğü gibi, belki de 19. yüzyıl bir zaman ve tarih çağı, 20. yüzyıl ise bir mekan çağı olduğundan, mimarlık tartışmaları meslek içi tartışma boyutunu aşıyor" (Zeka, 1994: 12). İşte kentsel mekanlardaki kamusal alanlara dönük okumalar yapma çabasının dayanağı burada bulunmaktadır. Bu "üretilmiş mekanlar" aynı zamanda "üretilmiş bir kamusal alan"dırlar. Buralarda yaşanan dönüşüm de Sennet'ın öngördüğü sönüş ile paralellik taşır. "Kamusal alan aynı zamanda bir coğrafyadır. Başka bir alanla, yani özel alanla bağlantısı içinde var olmaktadır. Kamusallık toplumdaki çok geniş bir dengenin bir parçasıdır. Ayrıca politik davranışlar, haklar kavramı, ailenin düzenlenmesi ve

4 44 Çağdaş Yerel Yönetim/er, Ci/t / / (4) Ekim 2002 devletin sınırları gibi daha geniş bir bütünün bir parçası olarak taşıdığı anlamlar vardır" (Sennet, ı 996: ı ı 9). Kamu ile özel arasındaki ayırım Althusser' e göre de önemlidir. Devletin ideolojik mekanizmaları ile baskı mekanizmaları arasındaki ayrımlaşmayı vurgulamaya çalışırken şöyle demektedir: "Kamu ve özel ayırımı, burjuva hukukunda yeralan ve burjuva hukukunun "otoritesini" uyguladığı (bağımlı) alanlarda geçerli olan bir ayırımdır. Devletin alanı bu ayırımın dışında kalır, çünkü devlet alanı "hukuk üstü"dür. Yönetici sınıfın devleti olan devlet ne kamusal, ne de özeldir. Tam tersine her türlü kamusal ve özel ayrımının ön-koşuludur" (Althusser, 1995: 34-35). "16. yüzyıldan beri Kuzeybatı Avrupa'da kendisini gösteren ve oradan giderek dünyanın diğer yörelerini de etkileyip, büyük bir dönüşümü belirleyen kapitalizm, 19. yüzyılda sanayi devrimi ile beraber hem olgunlaşmış, hem de yeni bir aşamaya girmiştir. Bu aşamayı belirleyen ana toplumsalolgular sanayileşme ve kentleşme olmuş; böylece 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra başat toplumsal düzen, sanayileşmiş kent toplumu olarak tarih sahnesine çıkmıştır. Bu dönüşüm, aynı zamanda insanoğlunun düşünce düoyasının da köklü ve kapsamlı bir biçimde değişimi anlamına gelmektedir"(şaylan, 1998: 1). Kentin önemi, sadece kapitalizm tarafından içerimlenmiş boyutuyla değil, modernizmin de önemli bir fiziksel formu olmasıyla açığa çıkar. "Modernizmin kalesi: şehir. Aralarında bir aşamadan sonra neredeyse birebir örtüşen bir ilişki var. Birbirlerini zorunlu kıldılar; birbirlerinin üzerine basarak yükseliyorlar. E şiğinde kıpraştığımız yeni çağ, eğer dönüşümü başaracaksa, odağına şehiri alacak ve iktidarını sarsmaya yönelecektir" (Akaş, 1997: ). Neden derseniz, çünkü kentler "özgürlük havası" ile tanımlanan bir başlangıç öyküsüne sahip. Büyük nehirlerin kıyılarında ilk ortaya çıkan devletlerde üretimin organizasyonu, suyun kullanımı, savunmanın organize edilmesi gibi konu alanları, bir merkezi otoriteyi gerektirmekteydi. "Eskiçağda otoritenin ilk işlevinin, tarım i çin gerekli önlemleri almak olduğu" (Amittay, ı 983: 25-26) saptaması, bu gücüo mekansal düzenleme yetkisini de açıklamaktaydı. Kuşkusuz bu durumun "mülkiyetin toprak üzerine kurulması nedeniyle, site demokrasisine göre oldukça eşitsiz bir yapı sunduğu" (Huberman, 1982: 9) da doğrudur. Sadece bu demokratik yapının, köleler dışındaki p<:>lisin vatandaşlarına açık olduğu şeklindeki notu unutmamak kaydıyla.

5 Kentsel Mekanlarda Kamusal Alan 4S Kentsel Mekanlar ve Kamusal Alanlar Agoralar, Saraylar, Kiliseler "Kentlerde belirginleşen kamusal alanlar, Yunan kentleri ve agoralar ile başlatılabilir. Tipik Yunan bireyi, polis veya kent devletler çağında, bir kentli sınıfın biçimlenmesiyle belirmişti. Yüksek Ortaçağ Avrupa toplumunda ise özel alandan ayrı bir kamusal alan yoktu. Kamusal kabul edilen şeyler egemenlik simgeleriydi. Erkin kamusal temsili/sunumu vardı. Kilise ritüelleri ve ayinleri, saraylı-şövalye temsiliyeti, barok şölenler, erkin kamusal sunumu örnekleridir" (Kejanlıoğlu, 1995: 41). Egemenliğin simgeselleştiği mekanlar olarak saraylar, öncelikle bir 'merkez'diler. "Bir sarayen başta bir merkez, insanların kendilerini ona göre konumladıkları bir nokta olarak düşünuıür... ilk başta bu merkezi nokta hareketliydi;her yerde olabilirdi; etrafına hareket eden insanların yer değiştirmesiyle o da hareket ederdi. Ancak giderek konumu sabitlendi. Kayalar ve ağaçlar kalıcı olan her şeyin prototipieridir ve dayanıklı olması hedeflenen binalar kayalar ve ağaçlarla inşa edilmiştir. Zaman içinde, kalıcılık unsuruna giderek daha çok vurgu yapıldı. Böyle bir merkezi inşa etmenin, uzak mesafelere taş blokları taşımanın zorluğu, işin içindeki insan sayısı ve hatta bunun tamamlanmasının gerektirdiği süre, bunların hepsi binaların kalıcılığını borçlu olduğu saygınlığın artmasına yardım etti" (Canetti, Elias 1998: 396). Kentlerin kurulmasında "merkez" kadar "yollar" da askeri, coğrafi, siyasi ve ticari açıdan pek çok öneme sahiptir. Dolayısıyla "kamusal mekanların" yapılandırılmaları ve birbirleriyle ilişkilendirilmeleri de yollarla olanaklıdır. "ABD Federal iletişim Komisyonu'nun bir danışmanı olan Peter Cowhey'in benzetmesine göre, Roma İmparatorluğunun emperyal topraklarının gelişimi yol yapımıyla belirginleşmişti, 19 ve 20. yuzyıl emperyalizmi, demiryollarını inşa etti, çağımızda üretimin zirvesinde duran enformasyon ve iletişim üretilmiş metanın ta kendisidir; ağ da hem üretimin hem de dağıtırnın mekanıdır" (Hardt ve Negri, 2001: 310). Gerçekten de "Avrupa'da imparatorluk Roma'sının büyuklüğünde ve yaşam standartlarında başka bir şehir, 1750'lerin Londra'sına kadar ortaya çıkmayacaktı. Karanlık çağların sonunda (1453), Roma yolları bin yıl boyunca hiç bakım görmemiş olmalarına karşın halen kıtadaki en iyi yollardı" (Thurow,1 997: 219). Baechler ise yollarla belirginleştirilen bu dönemselleştirmeye, kentsel yapıların özellikleri boyutuyla bakarak yeni bir açılım getirir. "Uygarlık, insanı hayatta kalabilmek için gerekenden fazlasını üretme tekniğine sahip olarak varsayan bir lükstür. Daha doğrusu, onlara kabul ettirilen bir disiplinden doğmaktadır. Bu

6 46 Çağdaş Yerel Yönetimler. Cilt II (4) Ekim 2002 disiplin gereği, üreticiler ürettikleri herşeyi tüketmemektedirler. Üretimin bir kesiri tutulmakta ve değişik kullanımlar için serbest bırakıımaktadır. Bir uygarlık en iyi, bu kesirle ne yaptığıyla tanımlanmaktadır. Eski Mısır bu kesirin bir bölümünü, ölülerini anmaya yönelik dinsel vakıflara; diğer bir bölümünü de, mabetler, mezarlıklar, piramitler, dinsel ve entelektüel bir sistemi taş ve metal halinde sabitleştirmeye yönelik heykellere ayırmaktaydı. Her toplumsal sistemin bir nihai amacı vardır (yalnızca seçkinleri için değil, halkın duygularını da okşamak için), Mısır'da bu amaç metafizik idi. Yunan-Roma uygarlığı, artıklarını öncelikle kentlerin yapım ve güzelleştirilmeleri için harcamıştır. Hellenistik dönem ve Roma seçkinleri, zenginlerin kentleri güzelleştirme ve halkı eğlendirme konusunda yapacakları harcamaları rekabet konusu haline getirmişlerdir. Ortaçağ ve Modem çağ Batısı köyler, kentler, manastırlar, kiliseler, katedraller, şatolar...inşa etmiştir. 18. yüzyılın sonundan ve özellikle de 19. yüzyıldan itibaren, artığı sistematik bir biçimde yatırımlara aktaran ilk toplum olmuştur. çağdaş Batı 'nın insani maceraya katkısı ise fabrikalardır" (Baechler, 1986: ).' Pirene, bütün yapılanmaları sadece yönetsel erke bağlamaz. Kentlilerİn oluşturduğu bir ortak duruştan söz eder ki bu boyut, kamusal yaşamda kentlilerin aktif katılımını gösterir. "Kentsoyluların kentsellik eğilimi, onlara yüklenen görevlere eşit olmasaydı, bütün bunlar gerçekleştirilemezdi. Gerçekten, kentsoylular kamu yararına öylesine bağlıydılar ki, eşine rastlayabilmek için antik çağa dönmek gerekir. Daha ıı. yüzyılda tüccarlar kazançlarının oldukça büyük bir bölümünü yurttaşlarının yararı için harcıyoriardı; kiliseler yaptırıyor, hastaneler kuruyor, pazar vergilerini ödüyorlardl. Ortaçağ komünü, günümüzde devletin sahip olduğu tüm temel nitelikleri taşıyordu. 13. yüzyılda yapılan o görkemli kiliseler, kentlilerin içtenlikti bağışlarıyla katkıları olmasaydı tasarlanamazdı. Bu kiliseler yalnızca Tanrı'nın evleri değildi; en büyük süsünü oluşturdukları ve görkemli kuleleriyle ta uzaktan göze çarpmasını sağladıkları kenti de yüceltiyorlardı. Antik çağda tapınaklar ne ise, ortaçağda da kiliseler kentler için oydu" (Pirene, 1982: 149). "Ticari büyümenin en önemli etkilerinden biri şehirlerin büyümesiydi. Ticaretin büyümesi devam ettikçe, yol kavşaklarında, nehir ağızlarında ya da toprak eğiminin elverişli olduğu yerlerde de şehirler oluştu. Şehirlerde canlanan yaşam, tüccarların serbest hareketlerine engelolan feodal kısıtlamalarla karşılaşınca "lonca" denilen birlikler kuruldu. Halk kendi özgürlüğü dışında toprağın da özgür olmasını, kendi mahkemelerinde yargılanmayı ve vergilerini kendileri düı "Kentleşme"kavramıyla somutlanan, çalışma ve hız çağı, roman insanlarına da yansır. Woolf bir romanında, bu hareketliliği, istem dışı bir "desen çizme" olarak: yorumlar: "Her zamanki haşin sesli adamlar, el araba lannda bitkiler, sokaklarda bir aşağı, bir yukarı geziniyorlardı. Kimisi şarkı söylüyor, kimisi de bağınyordu. Londra bir atölyeyi andınyordu. Bu düz fonun üzerinde hepimiz desenler çizmek üzere ileri geri itilip duruyorduk." Virginia Woolf, Kendine Ait Bir Oda. s. 3 ı.

7 Kentsel Mekanlarda Kamusal Alan 47 zenlemeyi istiyordu. Dönem içinde kazanılan haklar, toprak zenginliği yerine yeni bir servet kaynağı olan para mülkiyeti ile orta sınıfa da yönetime katılma imkanını veriyordu. Paranın ve faizin doğuşu, kilise öğretilerini de etkiledi ve yeni bir gelişme aşamasına girerken inançlar, yasalar, kişisel ilişkiler değişti" (Huberman, 1982; 23-48). Böylece "kent havası özgür kılar" felsefesi ile birlikte oluşan bir "burjuva kamusallığı" ortaya çıktı. Oysa Fukuyama bu savın tarihsel bazı noktalarda ironik bir tersineliğe uğradığına işaret etmektedir; "Ortaçağ ve erken dönem modem Avrupa ülkeleri, çok sayıda birbirinin içine geçmiş, bireyin davranışlarını sınırlayıcı komünel otorite kaynaklarıyla -asillik, kilise, derebeylik ve lokal- birçok açıdan son derece komünel toplumlardı. Kasabalarda ekonomik yaşam, geleneksel el sanatları loncaları tarafından sıkı bir biçimde düzenlenmişti. Bu loncalar, üyelik için gerekli nitelikleri saptıyor ve loncalara katılacak olanların sayısını ve uğraşabilecekleri işin türünü sınırlıyordu. Sanayi devriminin ilk aşamalarında, yeni işletmeler loncalar tarafından getirilen sınırlamalardan kaçabilmek için kasabaların dışına kurulmak zorundaydı -bu da "şehir havası özgürleştirir" vecizesini ironik bir biçimde tepe taklak ediyordu. Loncalann ortadan kaldırılması ve ekonomik faaliyetlerin bağlı bulundukları otoritelere karşı özgürlüğünü ilan etmesi, Fransa ve Britanya'nın sanayileşme sürecinde belli başlı kilometre taşlarını oluşturdu" (Fukuyama, 1998: 146). Ancak bu felsefe, kapitalizmin krizinin kaçınılmaz olarak kentsel mekana taşınmasıyla birlikte, kentli birey ve onun kamudaki varlığı üzerinde de etkide bulundu. "Bireyin talihi, hep kentsel toplumun gelişmesine bağlı olmuştur. Kent sakinleri, bireylerdir. Kent yaşamını eleştiren Rousseau ve Tolstoy gibi büyük bireycilerin kökleri kentsel geleneklerde yatar. Ormanıara kaçmayı öneren Thoreau 1, bir köylü değil, Yunan polisi üzerine çalışan bir öğrencidir. Bu insanlarda uygarlığa duyulan bireyci tepkiyi besleyen şey, yine o uygarlığın meyve leridir. Bireyselliğin kendi ekonomik ve toplumsal varoluş koşullanyla olan çatışması... bireyselliğin bugünkü bunalımının belirtisidir; bu bunalım da, Batı tarihinde 25. yüzyıl boyunca geçerli olan, geleneksel kent kavramının çöküşünü yansıtmaktadır" (Horkheimer, 1986: ). "17. yüzyılda ortaya çıkan kamusallık biçiminde ise, özel alan, kamu otoritesinin müdahalelerine karşı kendini savunan bir pozisyondadır. Kişinin görüşü, kimliği, özelde (yani devletten bağımsız iktisadi etkinliklerde ve özelin farklı bir alanı olan, kendi ailesinin dışarıya kapalı, sıcak, insani ortamında) biçimleı Siyasal katılırnda iktidar ilişkilerinin oluşumuna eleştirel bir bakış açısıyla iktidann nüfuz edemeyecegi şiddet- dışı bir pratik varoluş alanını işaret eden Thoureau, bunun adını: "yönetime boyun eymeyiş", "kişinin buyun eymezligi" veya yaygın tabiriyle "sivil itaatsizligi" kurgulamıştır. Bu düşüncede kentsel merkezin alanını aşıp dogaya dönebilmek özgürleştirici bir yönelim olarak olumlanmaktadır. H.David Thoureau-Mohandas K.Gandhi, Sivil itaatsizlik ve PasifDireniş, (Çev. Hakan Arslan-fatma Ünsal). Vadi yayınları, Ankara, 1997.

8 48 Çağdaş Yerel Yönetimler. Cilt IL (4) Ekim 2002 nir. Ve bu yüzden burjuva tipi bir kamusallık, özel bireylerin kendi yaşamlarının kurallarını kendilerinin belirlemeleriyle ilgili taleplerle kamu otoritesinin müdahalelerine karşı savunmacı nitelikte oluşturulmuş bir kamusallıktı. 17. yüzyılda oluştuğu şekliyle burjuva toplumunda özgürlüğün kaynağı, özelde, kişiselde tanımlıyken, Eski Yunan'da özgürlük kamunun içindedir" (Ergene, 1994: 78). "Kamusal alan insan yaratımıydı. Özel alan ise insanlık durumuydu" (Sennet, 1996: 131). "Temsilci kamusal alanla ilk kez bağlantısını gördüğümüz feodalotoriteler (Kilise, prensler ve soyluluk) uzun bir kutuplaşma dönemi sırasında parçalandılar. 18. yüzyıl sonunda sözkonusu otoriteler bir taraftan özel, diğer yandan kamusal alana ayrıldılar. Bu arada kilisenin konumu reform hareketi ile birlikte değişti: Kilisenin temsil ettiği ilahi otorite, ya da din, özel bir alan haline geldi. Dinsel özgürlük şeklinde betimlenen alan tarihselolarak ilk özel alanı garanti altına alma işlevini görmeye başladı. Feodal prensin otoritesinde görülen kutuplaşma da kamu bütçesinin hükümdarının özel hane bütçesinden ayrılması ile gerçekleşti. Bürokratik ve askeri kurumlar gibi kamu kurumları da diğer hukuk kurumlarıyla beraber, kendilerini (feodal) prensin özel alanından ayırarak bağımsız hale geldiler. En son olarak feodal malikaneler de dönüşüme uğradı: soyluluk, kamu otoritesi, parlamento ve hukuk kurumlarının bir organı haline geldi; bölgesel örgütlenmelerde ve kentlerdeki şirketlerde çalışan tüccar ve profesyoneller de devletten apayrı bir burjuva toplum alanı içinde gelişmeye başladılar" (Habermas, 1995: 63). Ancak bağlantının tümüyle kesilmesinden sözedilemez. Yaşanan bir iç dönüşüm şeklindeydi. "Yükselen talepler ve sıradan halkın mütevazi ve basit yaşam tarzına kıyasla incelmiş olan bir yaşam biçimi nedeniyle can sıkıntısına boğulmuş büyük toprak sahipleri, ayrıcalıklı bir mevki elde etme rekabeti ve çalışan nüfus karşısında belirginleşme çabalarında zaman zaman birleşmiş, idari görevlerde yer almak, aynı zamanda erklerini artırmak, dolayısıyla eğlence alanlarını genişletebilmek için, yasa koyucu organların ve en yüksek dereceden yargı kurumlarının komşuluğuna nakletmiştir ikametgahıarını. Büyük kentlerin kökeni işte budur, dolayısıyla da günümüzdeki başkentlerin" (Sombart, 1998: 58). Kahvehane ve Salonlar "Habermas burjuva kamusal alanının oluşumuna katkıda bulunan gelişmeleri şöyle sıralamaktadır: Gelişmelerden birisi, süreli yayınların ve basın ürünlerinin ortaya çıkmasıdır. Habermas, eleştirel dergilerin ve gazetecilerin 17. yüzyıldan itibaren görülmesine, burjuva kamusallığının gelişmesi bağlamında özel bir ö nem atfediyor. Bu tür yayınlar, edebi ve kültürel konuların yanı sıra genel sosyal ve politik tartışmaları ve görüşleri de içeriyoriardı. Bununla birlikte aynı dönemde, birçok Avrupa kentinde farklı sosyalizasyon şekilleri de ortaya çık

9 Kentsel Mekanlarda Kamusal Alan 49 mıştı. Kahvehaneler ve aristokratik salonlar" bu tür yerlere örnek olan, içlerinde eğitilmiş elitlerin soylularla, aşağı yukarı eşit şartlarda iletişim kurdukları, tartışabildikleri yerlerdir. Bu tür mekanlarda, burjuva kamusallığının iddialarına uygun bir şekilde, tartışmalarda statü gözardı edilmeye başlanmıştır. Tartışmalarda muhakemelerin niteliği gözönüne alınmaya başlanmış ve dahası, daha önce problematize edilmemiş, devletin ve kilisenin tekeli altındaki konular bu tür mekanlarda, statü gözetilmeden sorgulanmaya başlanmıştır. Bu tartışmalar ilke olarak kültürel ürünlere -kitaplar, piyesler, dergi ve gazeteler- ulaşabilen herkese açıktır; bu kimselerin hepsi potansiyelolarak tartışmayı yapan kamunun içine katılabilirler" (Ergene, 1994: 79). "18. yüzyıl başlarında bu konuşma işaretleri sisteminin hüküm sürdüğü kent kurumu kahvehane idi. Yüzyılın ortalarında, yabancıların toplandığı yeni kurumlar doğdu: Likör servisi sunan kafe ya da publar, ilk lokantalar ve gezinti parkıarı. Bu yeni kurumların bazılarında kahvehanelerdeki konuşma sistemi aynen korunurken, ötekilerde parçalanmıştı. Kahvehane sohbeti, mevki, soy, beğeni gibi somut anlam simgelerinden tamamen ayrı, aslında onlara meydan o kuyan anlamın işaret sistemi olan bir ifadenin uç örneğidir. İnsanlar böylece sözkonusu kahvehanelerde kendi duygularını, kişisel geçmişlerini ya da mevkilerini ele vermeksizin sosyalliklerini yaşadılar" (Sennett, 1996: 1 L0, 112). Tiyatrolar, Müzeler ve Konser Salonları "Habermas'a göre, tiyatrolar, müzeler ve konserlerde kökeni burjuva olan "büyük" kamu şekillenmeye başladı. Sanat eleştirmenliği mesleği ortaya çıktı ve önce el yazısı sonra basılı yazı şeklinde çıkan süreli yayınlar sanat eleştirisinin kamusal aracı haline geldi. Özel alanın temel taşlarından olan burjuva ailesi, İngiltere'de daha 17. yüzyılda kendini göstermeye başladı. Evin mimari stilindeki değişim (aile üyelerine ayrı odalar ayrılması ve evin salonunun biraraya gelişler için tasarlanması) burjuva ailesinin mahiyetini açıklar nitelikteydi" (Kejanlıoğlu, 1995: 42). Kamusal mekan olarak gelişen ilk yerlerden biri "tiyatro" idi. 18. yüzyıl tiyatrosundaki konuşmanın kendiliğindenliği özel bir anlamlılığa sahipti. "Seyirci tiyatroda, dışarıda tam ve düzgün bir biçimde yaşayamadığı konularda kendini açıkça ifade edebiliyordu. Comedie Française'deki 18. yüzyıl. davranışları ile sanat karşısında sessiz sakin oturan modern tiyatro seyircisinin davranışları arasında dünya kadar fark vardır. Bu farklılık sokaktaki konuşma ve giyim kuşam 3 Mareel Proust'un 1 ı ciltlik muhteşem eseri "Kayıp Zamanın İzinde" bu aristokrat ik salonlarda ol~n kamusal hayatı anlatan en degerli eserlerden biridir. Orada, giyim, asalet unvanlan, askerlik, toplumsal konum, Dreyfus Davası, aristokrasinin elitleri tarafından irdelenir ve birtakım eylemliliklere adım oluşturur. Marcel Proust "Kayıp Zamanın Izinde", Çev. Roza Hakmen, YK Y, İstanbul, 200 i.

10 50 Çağdaş Yerel Yönetimler, Cilt i i (4) Ekim 2002 kuralları için de sözkonusudur" (Sennet, ı 996: ı ı 7). Tiyatroda yaşanan içtenlikli, coşku dolu duygulanımlar bu 'kendiliğindenliği' besler. 4 Bir başka kamusal mekan ise sokaklar ve parklar idi. Buralardaki davranışlar kadar bir ifadeye sahip olup olmamasına göre giyim tarzı da kamusal alanda bir role sahipti. 5 Bütün bu mekanların içinde ya da dışında belirlenen ve sergilenen kamusallık bir kimliği ve bu çerçevede tiyatro ile bağlantılandırılabilecek bir aktörlüğü gereksinmekte idi. Mağazalar ve Ticari Fuarlar Bir başka "kentsel" ve "kamusal" mekan ise fuarlardır. "Dünya fuarları, adına mal denen fetişin hac yerleridir. Bu fuarlar insanın zaman geçirmek için içerisine daldığı bir fantazmagori oluşturur. İnsanoğlu da kendisine ve başkalarına yabancılaşmanın tadını çıkararak, kendini böyle bir dünyanın yönlendirmesine bırakmış olur. Mal denen fetişe hangi dinsel kurallarla tapılacağını moda saptar. Kapitalist kültürün fantazmagorisi, ı 867 Dünya Fuarı'nda en görkemli bir biçimde sergilenir. İmparatorluk yönetimi de iktidarının doru k noktasındadır. Paris, lüksün ve modanın başkenti olduğunu kanıtlar. Offenbach, Paris yaşamının ritmini belirler. Operet, sermayenin sürekli bir egemenliği ütopyasının ironik anlatımıdır" (Benjamin, 1995: 83-85). "Sanayi kapitalizminin kamusal alan üzerinde ikinci bir etkisi daha vardı. Kapitalizm özel yaşamın doğasını değiştirdi; yani kamusal alanın karşısında duran alanı etkiledi. Bu ikinci etkinin belirtileri şehir ticaretinde, mağazaların meydan okuduğu küçük dükkan ve marketlerde oluşan değişimlerde de saptanabilir" (Sennet, ı 996: 190). Bu değişim kapitalizmin geçirdiği dönüşümde, satış mekan ve yöntemleri ile kişilikler dünyasında yarattığı etkileri de apaçık sergiler.' 4 Stendhal da buyük romam Kınnızı ve Siyah'da taşrada duygulann, kenttekilere göre daha yavaş anlatılabildiğini belirtir: "Parisli olsaydı, Julien'in Madame de Renal'e karşı olan durumu çabuk anlaşılır, ParisH aşk romanlannda olduğu gibidir. Orada genç mürebbi ile sıkılgan hanımı üç dört romandan veya Gymnase tiyatrosundaki operetlerde söylenen birkaç şarkıdan birbirine karşı olan durumlanm anlatmakta gecikmezlerdi... Taşrada her şey yavaş yavaş, azar azar olur." Stendhal, Kınnızı ve Siyah, (I968), Remzi Kitabevi, 5. Bas., çev. Cevdet Perin, İstanbul, s Mareel Proust, Champs Elysees'da her gün mürebbiyelerle dolan parkıardan söz eder. Parklardaki sandalyeler kiralıktır ve görevli kadından, "sandalye kirası olarak, on santimlik bilet" alınır. (Proust, Marcel. 2001,Kayıp Zamanın İzinde (Swannlann Tarafı), ıstanbul, YKY, çev. Roza Hamken, s. 409,417). 6 Zola, Paris'de bir anda onbinlerce müşterinin alışveriş yaptığı, bir mahalleyi kaplayan, her şey satan, buyük giyim mağazası karşısında eski tarzdaki sade ve şatafatsız ticarete devam etmeye çalışan bir mağazanın durumunu, üstelik kadın gözüyle verdiği çarpıcı romanında bu konuyu ele almaktadır: Emile Zola, Kadınların Saadeti, çev. İnci Tokgöz, Akba Yay., 1971, İstanbuL. Bizim edebiyatımızda da İmparator daha farklı unsurlar da içennekle birlikte aynı çerçevede okunabilir: Erol Toy, Imparator, May Yay., 20. Baskı., 1974, İstanbuL.

11 Kentsel Mekanlarda Kamusal Alan 51 Walter Benjamin'e göre, 19. yüzyılın başkenti Paris'de, "Büyülü sütunları bu sarayların, göstermekte amatöre her yandan direkleraltında sergilenen mallarla yarıştığını endüstrinin sanatlarla "... Paris pasajlarının yükseliş döneminin birinci koşulu, tekstil ticaretindeki büyük yoğunlaşmadır. Pasajlar lüks eşya ticaretinin merkezlerinden biridir. Pasajıarın donatımıyla birlikte sanat, tüccarın hizmetine girer" (Benjamin, ı 995: 77). "Bu kamusal yaşam için ı 9. yüzyıl başkentlerinde perakende ticaretin nasıl dönüşüme uğradığının ilgi çekici hikayesinden daha iyi bir giriş olamaz. Mağazaların doğuşu, her ne kadar sıradan bir olay gibi görülse de, aslında bu, aktif bir alışveriş alanı olarak kamusal alanın yerini nasıl insan yaşamında daha yoğun fakat daha az sosyal bir kamusal deneye bıraktığı Pazarlık etmek ve ona ilişkin ritüeller bir kentte günlük tiyatronun aktörü olarak kamusal insanın en alışıldık anlarıdır. Bir toplumda sabit fıyatlar yoksa üretim ve dağıtım sürecinin bir ucunda, poz vermek, hile ile pozisyon elde etmek, rakibin zırhındaki çatlakları fark edebilme yeteneği yatar. Suni bir biçimde karşılıklı sergilenen oyun, alıcı ve satıcıyı sosyalolarak kaynaştırır; oyuna aktif olarak katılmamak para yitirme riskine girmektir. Boucicault'nun sabit fıyat sistemi, hiçbir rol oynamamanın riskini oldukça azaitmıştı. Onun serbest giriş nosyonu pasifliği bir norma dönüştürdü" (Sennet, 1996: ). paradigmasının özüydü. Süreç açıkça ekonomik sistemdeki dönüşüme paralelolarak toplum yaşamının tüm alanlarında, özellikle de kamusal alan niteliğindeki mekanlarda değişim yaratmaktadır. Bu nedenle şehir, ideolojik araç olarak taşıdığı önemini, yeni mekanlarıyla da vurgular. Sombart, dönüşümü ağırlıklı olarak "lüks"ün gelişimine bağlamaktadır: "Lüksün gelişmesi açısından büyük kentin sahip olduğu önem, coşkun ve zengin yaşamın yepyeni olanaklarını sunuyor olması, dolayısıyla lüksün yeni biçimlerinin önünü açıyor olmasıyla daha da artıyor. O zamana dek yalnızca prensin saraylarında kutlanılan festivalier, geniş halk tabakalarına yayılıyor; halk da aynı biçimde, düzenli olarak eğlenebileceği mekanlar kurmaya başlıyor. ı 8. yüzyılın sonunda... sıkı bir doku ya sahip olan kişisel özellikteki lüks, yerini bir tür kollektif lükse bırakmıştır. Artık, ekonomi politiğin ancak bir sonraki aşamasında özel bir yapıya bürünen yaşam biçiminin toplumsallaşması başlar. Bu bağlamda ilk elde akla gelenler şunlardır: 1- Tiyatrolar, ama özellikle de, ilk olarak İtalya'da görkemle inşa edildikten sonra diğer Avrupa devletlerini de kolaylıkla mesken edinebilmiş olan enfes opera binaları. Genellikle, saray dışından yalnızca davetlilerin girebildiği saray

SANAYİ KENTİNİN SORUNLARINA ÇÖZÜM ARAYIŞLARI:

SANAYİ KENTİNİN SORUNLARINA ÇÖZÜM ARAYIŞLARI: SANAYİ KENTİNİN SORUNLARINA ÇÖZÜM ARAYIŞLARI: Pragmatik Yaklaşımlar - Altyapı Planlaması Doç. Dr. Zeynep Enlil Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Pragmatik Yaklaşımlar

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

Helen Birliği/İskender İmparatorluğu

Helen Birliği/İskender İmparatorluğu Helen Birliği/İskender İmparatorluğu Makedonyalı İskender in tahta çıkışı = Per İmp. Aile kavgaları+yunan sitelerinin iflası Yunan Siteleri= Artan nüfus+işsizlik ve besin eksikliği+çiftçilerin sürekli

Detaylı

Farklı Sistemlerde Kentleşme

Farklı Sistemlerde Kentleşme Farklı Sistemlerde Kentleşme Farklı Sistemlerde Kentleşme Kentleşme ve kent planları farklı ekonomik sistemlere göre değişebilir. Kapitalist ve sosyalist ülkelerin kentleşme biçimleri, (keskin olmamakla

Detaylı

Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010

Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010 Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010 Var olduğundan bu yana çevre şartlarına göre şekillenen fiziksel, yapısal ve davranışsal değişimleri ile türünü güçlendirerek sürdüren canlılar arasında insan, bu doğal değişimlerle

Detaylı

AŞKIN BULMACA BAROK KENT

AŞKIN BULMACA BAROK KENT AŞKIN BULMACA 18.yy'da Aydınlanma filozoflarıyla tariflenen modernlik, nesnel bilimi, evrensel ahlak ve yasayı, oluşturduğu strüktür çerçevesinde geliştirme sürecinden oluşur. Bu adım aynı zamanda, tüm

Detaylı

MİTOLOJİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

MİTOLOJİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR MİTOLOJİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR Mit, Mitoloji, Ritüel DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Kelime olarak Mit Yunanca myth, epos, logos Osmanlı Türkçesi esâtir, ustûre Türkiye Türkçesi: söylence DR. SÜHEYLA SARITAŞ

Detaylı

Çalışma alanları. 19 kasım 2012

Çalışma alanları. 19 kasım 2012 Çalışma alanları 19 kasım 2012 Çalışma alanları Hizmet alanları Sanayi alanları Tarım tarımsal üretim tarım+ticaret kenti Sanayi imalat sanayi atölyeden hafif sanayi fabrikaya ağır sanayi seri üretim (fordizm)

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Bu yüzden de Akdeniz coğrafyasına günümüz dünya medeniyetinin doğduğu yer de denebilir.

Bu yüzden de Akdeniz coğrafyasına günümüz dünya medeniyetinin doğduğu yer de denebilir. Sevgili Meslektaşlarım, Kıymetli Katılımcılar, Bayanlar ve Baylar, Akdeniz bölgesi coğrafyası tarih boyunca insanlığın sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimine en çok katkı sağlayan coğrafyalardan biri

Detaylı

Sosyoloji. Konular ve Sorunlar

Sosyoloji. Konular ve Sorunlar Sosyoloji Konular ve Sorunlar Ontoloji (Varlık) Felsefe Aksiyoloji (Değer) Epistemoloji (Bilgi) 2 Felsefe Aksiyoloji (Değer) Etik Estetik Hukuk Felsefesi 3 Bilim (Olgular) Deney Gözlem Felsefe Düşünme

Detaylı

KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ

KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ 1 632-1258 HALİFELER DÖNEMİ (632-661) Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali, her biri İslam ın yayılması için çalışmıştır. Hz. Muhammed in 632 deki vefatından sonra Arap

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

KENTSEL TASARIM ve KATILIM

KENTSEL TASARIM ve KATILIM KENTSEL TASARIM ve KATILIM Kentsel Tasarım Kamusal Mekan Kamusal Mekan Olarak Yeşil Alan Katılım OET Ya sonra? Kentsel Tasarım Kentsel tasarım, çağdaş yaşama hizmet eden yapılar ve kamusal mekan arasında

Detaylı

www. vadistanbul.com

www. vadistanbul.com www.vadistanbul.com İçinde bambaşka bir İstanbul var... Vadistanbul Teras Arazi : 51.000 m 2 Konut : 8 blok / 1.111 adet 1+1, 2+1, 3+1, 4+1, 5+1 Dubleks Otopark : 1.800 araçlık Vadistanbul Bahçe Arazi

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı. Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü

Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı. Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...xi KISALTMALAR... xvii GİRİŞ...1 Birinci

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ 13 1.1.Türkiye Ekonomisine Tarihsel Bakış Açısı ve Nedenleri 14 1.2.Tarım Devriminden Sanayi Devrimine

Detaylı

TEKİRDAĞ- MALKARA. G-17-b-13-b PAFTA. Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU

TEKİRDAĞ- MALKARA. G-17-b-13-b PAFTA. Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU TEKİRDAĞ- MALKARA G-17-b-13-b PAFTA Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU 1. PLANLAMA ALANININ GENEL TANIMI İlçemiz Yenimahalle,

Detaylı

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz.

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Festivalin Amacı Gaziantep, yeryüzünde, derin tarihi, çok sesli, çok renkli

Detaylı

BROADACRE CITY. Frank Lloyd Wright. Doç. Dr. Zeynep Enlil Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

BROADACRE CITY. Frank Lloyd Wright. Doç. Dr. Zeynep Enlil Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü BROADACRE CITY Doç. Dr. Zeynep Enlil Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü The new city will be nowhere, yet everywhere. () BROADACRE CITY Howard ın Bahçeşehir önerisi

Detaylı

Bitkilerle Alan Oluşturma -1

Bitkilerle Alan Oluşturma -1 Bitkilerle Alan Oluşturma -1 Peyzaj Mekanlarının 3 Temel Elemanı Yüzey Zemin Düzlemi: Mekanın tabanını oluşturur. Mekanın diğer elemanları bu tabanın üzerinde yer alır.örneğin üstünde hiçbir bitki veya

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Bırakın doğa evinize gelsin!

Bırakın doğa evinize gelsin! Unica Class Bırakın doğa evinize gelsin! Gerçek malzemeler ile doğal tasarım 444 30 30 www.schneider-electric.com.tr Doğal bir özlem Modern hayat genellikle varlığımızın orijinal, gerçek ve saf yapıtaşlarını

Detaylı

ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet

ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet ANAYASAL ÖZELLİKLER Ulus devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde belirli bir nüfus ve egemenliğe sahip bir örgütlenmedir. Ulus-devlet üç unsura sahiptir: 1) Ülke (toprak), 2) Nüfus, 3) Egemenlik (Siyasal-Yönetsel

Detaylı

İKTİSADÎ DÜŞÜNCENİN EVRİMİ (Başlangıcından Neoklasiklere) (İktisada Giriş I dersi için yardımcı kısa notlar)

İKTİSADÎ DÜŞÜNCENİN EVRİMİ (Başlangıcından Neoklasiklere) (İktisada Giriş I dersi için yardımcı kısa notlar) İKTİSADÎ DÜŞÜNCENİN EVRİMİ (Başlangıcından Neoklasiklere) (İktisada Giriş I dersi için yardımcı kısa notlar) Merkantilizm: 15. ve 16. yüzyıllardaki coğrafî keşiflerde birlikte Avrupa ülkeleri dünyaya açılmaya

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

HER TÜRLÜ MEKANIN YIKILIŞINI İŞİTİYORUM,PARÇALANAN CAMI VE ÇÖKEN

HER TÜRLÜ MEKANIN YIKILIŞINI İŞİTİYORUM,PARÇALANAN CAMI VE ÇÖKEN ZAMAN-MEKAN HER TÜRLÜ MEKANIN YIKILIŞINI İŞİTİYORUM,PARÇALANAN CAMI VE ÇÖKEN DUVARLARI, ZAMAN İSE SON BİR KIZGIN ALEV. JAMES JOYCE Küreselleşme sürecinde hız kazanan teknoloji, mesafelerin sesten bile

Detaylı

DÜNYA GÖRÜŞÜ VE SİYASAL SİSTEMİN MEKANA YANSIMASI. Dy3 ANTİK YUNAN KÜLTÜRÜ YUNAN KENTİ SİTE (POLİS)

DÜNYA GÖRÜŞÜ VE SİYASAL SİSTEMİN MEKANA YANSIMASI. Dy3 ANTİK YUNAN KÜLTÜRÜ YUNAN KENTİ SİTE (POLİS) DÜNYA GÖRÜŞÜ VE SİYASAL SİSTEMİN MEKANA YANSIMASI Dy3 ANTİK YUNAN KÜLTÜRÜ YUNAN KENTİ SİTE (POLİS) Yalnızca üç poliste nüfus 20.000 i aşıyordu: Atina; Syracuse (Sicilya) ve Acragas (Sicilya). POLİS : OTONOM

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

KENT SOSYOLOJİSİ GİRİŞ PLANLAMA TEKNOLOJİ ORGANİZASYON. Kutsal Üçlü (Storper,1997)

KENT SOSYOLOJİSİ GİRİŞ PLANLAMA TEKNOLOJİ ORGANİZASYON. Kutsal Üçlü (Storper,1997) KENT SOSYOLOJİSİ GİRİŞ Ayşe e Nur ÖKTEN Yıldız z Teknik Üniversitesi PLANLAMA Kutsal Üçlü (Storper,1997) SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK TEKNOLOJİ ORGANİZASYON MEKAN 1 PLANLAMA Ekonomi Siyaset bilimi Sosyoloji Antropoloji

Detaylı

SOSYOLOJİ DERSİ 2.ÜNİTE TOPLUMSAL YAPI

SOSYOLOJİ DERSİ 2.ÜNİTE TOPLUMSAL YAPI SOSYOLOJİ DERSİ 2.ÜNİTE TOPLUMSAL YAPI YAPI TOPLUM KURUMLAR TOPLUMSAL GRUPLAR BİREYLER İLİŞKİLER TOPLUMSAL YAPI VE UNSURLARI T E M E L KÖY K A METROPOL TOPLUMSAL YAPI KENTLEŞME V R A KENT M L A MİLLET

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI GÜRCİSTAN ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI GÜRCİSTAN ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI GÜRCİSTAN ÜLKE RAPORU TEMMUZ 2016 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı : Gürcistan Cumhuriyeti Nüfus : 4,931,226 Dil :Resmi dil Gürcücedir. Rusca,Ermenice,Azerice

Detaylı

6.15 TURİZM. 6.15.1 Ana Konular

6.15 TURİZM. 6.15.1 Ana Konular 6.15 TURİZM 6.15 TURİZM 334 6.15 TURİZM Başkent Lefkoşa çeşitli dönemlere ait tarihi, mimari, ve kültürel değerler açısından oldukça zengindir. Ayrıca Başkent olması nedeniyle ülkenin yönetsel, iş ve alışveriş

Detaylı

DERS ÖĞRETİM PLANI. İktisat Tarihi. Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Türü. Seçmeli Doktora

DERS ÖĞRETİM PLANI. İktisat Tarihi. Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Türü. Seçmeli Doktora Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Türü DERS ÖĞRETİM PLANI Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi 8 Haftalık Ders Saati 3 Haftalık Uygulama Saati - Haftalık Laboratuar Saati - Dersin Verildiği Yıl Dersin Verildiği

Detaylı

Planlama Kademelenmesi II

Planlama Kademelenmesi II Planlama Kademelenmesi II İMAR PLANLAMA SÜRECİ İmar Planı Elde Etme Yolları İmar planları İmar Planlarının Yapımını Yüklenecek Müellif ve Müellif Kuruluşlarının Yeterlilik Yönetmeliği nde tanımlanan niteliklere

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

İktisat Tarihi II. IV. Hafta

İktisat Tarihi II. IV. Hafta İktisat Tarihi II IV. Hafta İnsan Bilgisinde Devrim - devam Çağdaş yabanlarda olduğu gibi eski çağlarda tıp kuramının özü büyüydü. II. Devrimden sonra Babil de doktorlar aynı zamanda rahipti. Mısır da

Detaylı

ÖZEL EGEBERK ANAOKULU Sorgulama Programı. Kendimizi ifade etme yollarımız

ÖZEL EGEBERK ANAOKULU Sorgulama Programı. Kendimizi ifade etme yollarımız Disiplinlerüstü Temalar Kim Olduğumuz Bulunduğumuz mekan ve zaman Kendimizi ifade etme Kendimizi Gezegeni paylaşmak Bireyin kendi doğasını sorgulaması, inançlar ve değerler, kişisel, fiziksel, zihinsel,

Detaylı

İktisat Tarihi I. 8/9 Aralık 2016

İktisat Tarihi I. 8/9 Aralık 2016 İktisat Tarihi I 8/9 Aralık 2016 Kredi, Finans ve Servetler İslam dinindeki faiz yasağının kredi ilişkilerinin gelişmesini önlediği sık sık öne sürülür. Osmanlı kredi ve finans kurumları 17. yüzyılın sonlarına

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

LYS 3 DENEME-5 KONU ANALİZİ SORU NO LYS 3 TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ KAZANIM NO KAZANIMLAR. 26/05/2014 tarihli LYS-3 deneme sınavı konu analizleri

LYS 3 DENEME-5 KONU ANALİZİ SORU NO LYS 3 TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ KAZANIM NO KAZANIMLAR. 26/05/2014 tarihli LYS-3 deneme sınavı konu analizleri LYS 3 DENEME-5 KONU ANALİZİ SORU NO LYS 3 TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ A B KAZANIM NO KAZANIMLAR 1 11 30027 1 / 31 Kelimelerin anlam oluşturmada birbirleriyle ilişkilerini belirler. 2 12 30027 Kelimelerin

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

Bağlıca nın En Kapsamlı Projesi

Bağlıca nın En Kapsamlı Projesi Bağlıca nın En Kapsamlı Projesi YAZICI GRUP / YAZICI İNŞAAT Yazıcı İnşaat, Hasan Yazıcı nın 1954 yılında Trabzon dan iş hayatına atılmak üzere yaptığı göçle başlamıştır. Başlangıçta taşeron olarak çalıştığı

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

1.Kameranın Toplumsal Tarihi. 2.Film ve Video Kameraları. 3.Video Sinyalinin Yapılandırılması. 4.Objektif. 5.Kamera Kulanım Özellikleri. 6.

1.Kameranın Toplumsal Tarihi. 2.Film ve Video Kameraları. 3.Video Sinyalinin Yapılandırılması. 4.Objektif. 5.Kamera Kulanım Özellikleri. 6. 1.Kameranın Toplumsal Tarihi 2.Film ve Video Kameraları 3.Video Sinyalinin Yapılandırılması 4.Objektif 5.Kamera Kulanım Özellikleri 6.Aydınlatma 1 7.Ses 8.Kurgu 0888 228 22 22 WWW.22KASİMYAYİNLARİ.COM

Detaylı

Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları

Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Uygarlık Tarihi HIST 201 Güz 3 0 0 3 4 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili Dersin Türü

Detaylı

Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı

Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı SANAT TARİHİ I Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı Gotik Sanat Ortaçağ: Antik Çağ ın sona ermesinden (6. yüzyılın ilk yarısından) Rönesans a kadar olan yaklaşık bin yıllık dönem - klasik çağ

Detaylı

KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR

KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR

Detaylı

İKİNCİ BİNYILIN MUHASEBESİ İÇİNDEKİLER

İKİNCİ BİNYILIN MUHASEBESİ İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER B İ R İ N C İ C İ L T Kitap Hakkında 1 Başlarken 5 CENGİZ HAN MEDENİYETE YENİ YOLLAR AÇMIŞTIR 1. Cengiz Han ın Birlik Fikrinden Başka Sermayesi Yoktu 23 2. Birlik, Beraberlik ve Çabuk Öğrenme

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1

TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 ( STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 Yeni Dönem Türkiye - Suudi Arabistan İlişkileri: Kapasite İnşası ( 2016, İstanbul - Riyad ) Türkiye 75 milyonluk nüfusu,

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm

KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm MSGSÜ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA BÖLÜMÜ PLN 703 KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm 2014-2015 GÜZ YARIYILI Prof.Dr. Fatma ÜNSAL unsal.fatma@gmail.com TÜRKİYE NİN KENTLEŞME DİNAMİKLERİ Cumhuriyet öncesi Cumhuriyet

Detaylı

BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ KAYI PLAZA. www.kayiplaza.com

BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ KAYI PLAZA. www.kayiplaza.com BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ KAYI PLAZA www.kayiplaza.com BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ www.kayiplaza.com BURÇEV İnşaat Bilecik te yatırımınıza değer katıyor... Bilecik te Bilecik marka şehir oluyor,

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DOKTORA PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI

TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DOKTORA PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DOKTORA PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI GÜZ DÖNEMİ DERSLERİ Kodu Dersin Adı Statüsü T P K AKTS TAE 700 Özel Konular Z 5 0 0 30 TAE 701 Kültür Kuramları ve Türkiyat Araştırmaları

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

2. Hafta: Klasik Sosyolojide Endüstri Toplumu Düşüncesi

2. Hafta: Klasik Sosyolojide Endüstri Toplumu Düşüncesi 2. Hafta: Klasik Sosyolojide Endüstri Toplumu Düşüncesi http://senolbasturk.weebly.com Bu bir dinleyici notudur ve lütfen ders notu olarak değerlendirmeyiniz. Bu slaytlar, ilgili ders kitabındaki 16-20

Detaylı

ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I)

ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I) ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I) Günümüzde bilişim ve iletişim teknolojilerindeki hızına erişilemez gelişme ve ilerlemelerin sonucunda özellikle

Detaylı

Kadir CANATAN, Beden Sosyolojisi, Açılım Yayınları, 2011, 720 s. İstanbul.

Kadir CANATAN, Beden Sosyolojisi, Açılım Yayınları, 2011, 720 s. İstanbul. KİTAP TANITIM VE DEĞERLENDİRMESİ Devrim ERTÜRK Araş. Gör., Mardin Artuklu Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü. Kadir CANATAN, Beden Sosyolojisi, Açılım Yayınları, 2011, 720 s. İstanbul. Beden konusu, Klasik

Detaylı

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI BİRİNCİ HAFTA 2 TURİZM OLAYI VE GELİŞİMİ Turizm kelimesinin Latincede dönmek, etrafını dolaşmak, geri dönmek anlamına gelen tornus kökünden türetildiği

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Genel Kamu Hukuku I Law 151 1 2+0 2 2 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Türkçe Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler Lisans Zorunlu

Detaylı

.88N BORNOVA KÜÇÜK PARK K*N9

.88N BORNOVA KÜÇÜK PARK K*N9 N BORNOVA KÜÇÜK PARK K N OB A A AR 1 A AR ÜN V R ANA V A AR AKÜ N Ü R A AR B Ü Ü 3 O A A B B B BİF (Bornova İçin Fikirler) Bir kenti tasarlamak, o kent için bir yașam hayal etmek ve bu hayali gerçekleștirmeye

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

CATI YALITIM CEPHE DOSYA MEHPARE EVRENOL SELÇUK AVCI BOĞAÇHAN DÜNDARALP. MART 2014 Say 371 Fiyat 10 TL

CATI YALITIM CEPHE DOSYA MEHPARE EVRENOL SELÇUK AVCI BOĞAÇHAN DÜNDARALP. MART 2014 Say 371 Fiyat 10 TL MART 2014 Say 371 Fiyat 10 TL TÜRK YE N N ULUSLARARASI YATIRIM, PROJE VE MÜTEAHH TL K DERG S MEHPARE EVRENOL SELÇUK AVCI BOĞAÇHAN DÜNDARALP CATI DOSYA CEPHE YALITIM CEPHE YALITIM ÇATI BOĞAÇHAN DÜNDARALP

Detaylı

H+Bredgatan H+ BREDGATAN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ. Erik Giudice Architects sunar. Helsingborg, İsveç

H+Bredgatan H+ BREDGATAN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ. Erik Giudice Architects sunar. Helsingborg, İsveç Görseller: EGA H+ BREDGATAN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ Helsingborg, İsveç İsveç in en iddialı planlama ve kentsel dönüşüm projelerinden biri olan H+ projesi, Helsingborg kentinin güney kısımlarının mavi-yeşil

Detaylı

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ. Nihan Demirkasımoğlu

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ. Nihan Demirkasımoğlu TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ Nihan Demirkasımoğlu 1 İçerik Sistem Kuramları Eğitime Sistem Yaklaşımı Eğitim sisteminin Alt Sistemleri Bu konu, Başaran ve Çınkır ın (2012) Türk Eğitim Sistemi ve

Detaylı

Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları

Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Uygarlık Tarihi HIST 201 Güz 3 0 0 3 4 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili Dersin Türü

Detaylı

MEKANIN SOSYOLOJİSİ. Derse kabul koşulları. (Ön Koşul, Bağlantı Koşul)

MEKANIN SOSYOLOJİSİ. Derse kabul koşulları. (Ön Koşul, Bağlantı Koşul) Bölüm SOSYOLOJİ Dersin Kodu SOSY4207 Dersin Adı MEKANIN SOSYOLOJİSİ Kredi AKTS Türü (Seçmeli - Zorunlu) Derse kabul koşulları (Ön Koşul, Bağlantı Koşul) Öğretim dili 3 6 Seçmeli YOK TÜRKÇE Dersin işleniş

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul Saygıdeğer Konuklar, Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Öncelikle, Sayın

Detaylı

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar Bu kitabın sahibi:... Tüm zamanların insanları, bütün dünyada, her zaman içinde yaşadıkları ve barındıkları bir yaşam alanına, bir eve ihtiyaç duymuşlardır. Öncelikle, mimari,

Detaylı

İnşaat Sanayii YÜZKIRKBEŞ EYLÜL - EKİM 2014 TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ

İnşaat Sanayii YÜZKIRKBEŞ EYLÜL - EKİM 2014 TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ İnşaat Sanayii TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ EYLÜL - EKİM 2014 YÜZKIRKBEŞ DOSYA İNŞAATA HAYAT VEREN ÇİZGİ: MİMARİ Doğan HASOL Mimar Mimarlık Uygarlığın

Detaylı

ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ

ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ STRATEJİK VİZYON BELGESİ ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ Ekonomi, Enerji ve Güvenlik; Yeni Fırsatlar ( 20-22 Nisan 2016, Pullman İstanbul Otel, İstanbul ) Karadeniz - Kafkas coğrafyası, tarih boyunca

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM ENDÜSTRİ DEVRİMİ, SOSYAL SORUN VE SOSYAL POLİTİKA İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM SOSYAL POLİTİKA BİLİMİNİN KONUSU, KAPSAMI VE TEMEL YAKLAŞIMI

İKİNCİ BÖLÜM ENDÜSTRİ DEVRİMİ, SOSYAL SORUN VE SOSYAL POLİTİKA İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM SOSYAL POLİTİKA BİLİMİNİN KONUSU, KAPSAMI VE TEMEL YAKLAŞIMI İKİNCİ BÖLÜM İÇİNDEKİLER Sayfa No ÖNSÖZ GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM SOSYAL POLİTİKA BİLİMİNİN KONUSU, KAPSAMI VE TEMEL YAKLAŞIMI I. EKONOMİ, TOPLUM BİLİMİ VE SOSYAL POLİTİKA...7 A. EKONOMİ BİLİMİ...7 B. TOPLUM

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

4 -Ortak normlar paylasan ve ortak amaçlar doğrultusunda birbirleriyle iletişim içinde büyüyen bireyler topluluğu? Cevap: Grup

4 -Ortak normlar paylasan ve ortak amaçlar doğrultusunda birbirleriyle iletişim içinde büyüyen bireyler topluluğu? Cevap: Grup 1- Çalışma ilişkilerinin ve endüstriyel demokrasinin başlangıcı kabul edilen tarih? Cevap: 1879 Fransız ihtilalı 2- Amerika da başlayan işçi işveren ilişkilerinde devletin müdahalesi zorunlu kılan ve kısa

Detaylı

AYIRAN SINIRLAR OLMADAN AVRUPA İÇİN PAYLAŞILAN TARİHLER

AYIRAN SINIRLAR OLMADAN AVRUPA İÇİN PAYLAŞILAN TARİHLER AYIRAN SINIRLAR OLMADAN AVRUPA İÇİN PAYLAŞILAN TARİHLER 33Sanayi Devriminin etkisi 33Eğitimin gelişimi 33Sanat tarihinde yansıtıldığı haliyle insan hakları 3 3 Avrupa ve dünya BİR GEZGİN Tarih öğretimi

Detaylı

TÜFEK, MİKROP VE ÇELİK

TÜFEK, MİKROP VE ÇELİK TÜFEK, MİKROP VE ÇELİK * Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik, Çeviri: Ülker İnce, Tübitak Yayınları, Ankara 2006, 17. Baskı, 662 sayfa. ISBN 975.403.271.8 Geleneksel gelişme teorisi özellikle İkinci

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

ULUSLARARASI EKONOMİK KURULUŞLAR (İKT206U)

ULUSLARARASI EKONOMİK KURULUŞLAR (İKT206U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. ULUSLARARASI EKONOMİK KURULUŞLAR (İKT206U)

Detaylı

YÖNT 101 İŞLETMEYE GİRİŞ I

YÖNT 101 İŞLETMEYE GİRİŞ I YÖNT 101 İŞLETMEYE GİRİŞ I YONT 101- İŞLETMEYE GİRİŞ I 1 İşletmeleri gruplandırırken genellikle 6 farklı ölçüt kullanılmaktadır. Bu ölçütler aşağıdaki şekilde sıralanabilir: 1. Üretilen mal ve hizmet çeşidine

Detaylı