-- \ SEMPOZYUMU BiLDİRİLERi ULUSLARARASI AHMET YESEVİ'DEN GÜNÜMÜZE İNSANLIGA YÖN VEREN TÜRK BÜYÜKLEIÜ ROMANYA-KÖSTENCE EYLÜL 2008.

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "-- \ SEMPOZYUMU BiLDİRİLERi ULUSLARARASI AHMET YESEVİ'DEN GÜNÜMÜZE İNSANLIGA YÖN VEREN TÜRK BÜYÜKLEIÜ ROMANYA-KÖSTENCE EYLÜL 2008."

Transkript

1 -- \ ULUSLARARASI AHMET YESEVİ'DEN GÜNÜMÜZE İNSANLIGA YÖN VEREN TÜRK BÜYÜKLEIÜ SEMPOZYUMU BiLDİRİLERi ROMANYA-KÖSTENCE EYLÜL 2008 HAZlRLAYAN İRFAN ÜNVER NASRATTINOGLU ANKARA. 2009

2 YUSUF HAS HACİB'İN GÖK BİLİMİNE KATKILARI Yrd.Doç.Dr.Osman UYANlK* (Türkiye) Balasagun'da İslamiyet'in yaygınlaşmasından sonra 1018 yıllarında Yusuf dünyaya geldi. Ailesi tarafindan iyi bir eğitimden geçirildi. Türkçenin dışında Arap ve Fars dillerini öğrenip bu dille yazılmış eserleri yazıldığı dilden okudu. Bunlar arasında İbni Sina'nın Arapça yazdığı felsefe kitapları ile Firdevsi'nin Şehname'si de vardı. Hem sosyal bilimlere hem de fen bilimlerine merak saldı. Her konuda zamanının en ileri bilgilerine sahip oldu. Yusufun öğrendikleri arasında; efsaneler, aruz, belagat, kelam, İslami ilirnler, atasözleri, folklor, devlet örgütü, felsefe, Budacılık, ahlak, toplum biliı:rı, matematik, astronomi, hekirnlik, rüya tabirciliği, okçuluk, avcılık, kuşçuluk, satranç, çevgen ve benzerleri vardı. 1 Balasagunlu Yusuf tüm bu ilimleri öğrendikten sonra Balasagun' da Meşhur eseri Kutadgu Bilig'i yazmaya başladı yılında Balasagun'dan ayrılarak Kaşgar'a gitti yılında on sekiz aylık bir emekten sonra eserini tamamlayarak Karahanlı hakanı Buğra Karahan Ebu Ali Hasan Bin Süleyman' a sundu? Eseri beğenen hakan Yusufa Ulug Has Hacib unvanını verdi. Balasagunlu Yusuf bu zamandan sonra Yusuf Has Hacib olarak anılmıştır. Ölümüne kadar haciblik görevini yürütmüş kesin olmamakla beraber 1077 yılında vefat etmiştir. 3 YusufHas.Hacib'in büyük eseri Kutadgu Bilig, zamanında ve sonrasında oldukça rağbet görmüştür. Kitaba Çinliler "Adabül Mülftk'', Maçinliler ''Eminül Mernleke" ya da ''Enisül Memalik", Şarklılar "Zeynel Ümera" ya da "Zeynetül Ümera", İranlılar "Şehmamei Türki", Turanlılar da "Kutadgu Bilig" demiştir. Kutadgu Bilig'i ilim alemine tanıtan Jaubert ise "La Science Du Gouvemement" tabiriyle adlandırmaktadır. 4 Eserin üç nüshası tespit edilmiştir. Bunlardan biri Uygur alfabesiyle Tirnur'un oğlu Şahruh zamanında istinsah edilmiş olan Viyana nüshasıdır. Bir diğeri Mısır'da 13. veya 14. yüzyıllarda kopyalanmış Mısır nüshasıdır. Son nüshası da Fergana nüshasıdır. Eser İslami dönem eserlerinde görüldüğü üzere Tanrı'ya hamd, peygamber ve dört halifeye övgü ile başlar. Bahar tasvirinden sonra hüküındara övgüde bulunur. Kitabın adı ve anlamı hakkında bilgi verdikten sonra bilgi, dil, iyilik konularından söz eder. Bu bölümler kitabın girişi konumundadır. Kitap asıl olarak dört kavramı temsil eden dört Selçuk Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi. 1 Agop Dilaçar, Kutadg_ıı Bilig incelemesi, Ankara 1988, s Kutadgu Biliğ Tıpkı Basım I Viyana Nüshası, İstanbul 1942, s. ll. 3 Nihad Sami Banarlı, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbull983, s Kutadgu Biliğ Tıpkı Basım I Viyana Nüshası, İstanbul 1942, s

3 kişinin karşılıklı konuşmaları üzerine kurulmuştur. Hükümdar Kün Dogdı'yı "adalet", vezir Ay Toldı'yı ''baht", vezirin oğlu Ögdülrniş'i "akıl" vezirin kardeşi Odgurmış'ı "akibet" kavramları temsil etmektedir. 5 Kutadgu Bilig, Türk Dili - ve Edebiyatı açısından pek çok ilkleri taşıması bakınundan büyük değere sahiptir. Eser, Türklerin İslam medeniyeti dairesinde yazdığı ilk eserler arasındadır. Bu esere edebi yönden bakacak olursak mesnevi tarzında yiız:ılmış olması ve aruz vezninin sağlam bir şekilde kullanılması o dönemdeki Türkçenin gücünü göstem1esi bakımından dikkat çekicidir. Bunun dışında eserdeki kahramanların karşılıklı konuşmaları sebebiyle İslami dönemde Türklerin yazrpış olduğu ilk tiyatro eseri olma özelliği de vardır. Sosyal bilimler açısından bakıldığında ise bir siyasetname özelliği taşıması Türklerin devlet yönetimine verdiği önemi göstermektedir. Eserde bu ve buna benzer özelliklerin dışında dikkati çeken bir yön daha vardır ki çoğu araştırınacı tarafından göz ardı edilmektedir. Bu özellik kitabın ilk losınında "Yedi Yıldızı ve On İki Burcu Söyler" başlığı altında verilmiştir. Bu bölümde bazı yıldız ve gezegenlerden bahsedilmiş, bunların edebiyattaki karşılıgı verilmekle kalınmarınş aynı zamanda bir yörüngede seyretmeleri ve bu yörüngeyi belli zamanlarda tamamlaınalarına işaret edilmiştir. Bu durum Türklerin 11. yüzyılda fen alanında ne kadar ileri gittiklerini göstermektedir. "Gök bilim alanında, Balasagunlu Yusuf, yapıtının 5. babında 7 kat evrende (=felek) dolaşan 7 yulduzu (=yıldız, gezegen) Türkçe adlarıyle saymış, 12 ükek'in (=burç) adlarını da Türkçe olarak vermiştir. Kutadgu Bilig'in l:ıikaye bölümlerinde (III. ve N. bölümler) de, -Ögdülmiş akşam yatarken, sabah da kalkarken,- Yusuf, gerçek bir ozan kalemiyle günün kararınasını ve ağarmasını betiınlediği sırada, tam bir uranograf (= gökyüzünü betiınleyen bilgin) gibi ayın, gezegenlerin ve takımyıldızların gecenin gökyüzünde devinim yolunu çizmiş ve belli saatlerde nerede bulunduklarını birer birer bildirmiştir.',(i Yusuf Has Hacib'in kitabında gök bilimine özel bir yer de ayırdığı yukarıda verilmişti. Bu bölüm hem dönemin yazı dili ile yani asli şekliyle hem de günümüz Türkçesiyle aşağıda verilmiştir. YİTİ YULDUZ ON İKİ ÜKEKNİ A YUR 7 (YEDİ YILDIZI VE ON İKİ BURCU SÖYLER 8 ) 124 Bayat atı bir le sözüg başladım Törütgen igidgen keçürgen idiın (Tanrı adı ile söze başladım; O yaratan, yetiştiren ve göçüren Rabbiındir.) 5 Ahınet Bican Ercilasun, "Yusuf Has Hiicib ve Kutadgu Bilig", Büyük Türk KHisikleri, C 1, İstanbul ı985. s 'Op Dilaçar, 900. Yıldönümü Dolayısıyle Kutadgu Bilig incelemesi, TDK Yay., 2. \.nkara ı972, s. ı45. Ke~it Rahmeti Arat, Kutadgu Bilig I Metin, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul ı 947, s ı. n.cşit Rahmeti Arat, Kutadgu Bilig ll Tercüme, TTK Basımevi, Ankara ı959, s

4 125 Törütti tilek teg tözü 'alemıg Yaruttı ajunka künüg hem ayıg (Bütün ~ilemi dilediği gibi yarattı; dünya için güneş ve ayı yarattı.) 126 Yarattı kör ewren tuçı ewrilür Anıng birle tezginç yime tezginür (Bak feleği yarattı durmadan döner; onunla birlikte hayat da durmadan devreder.) 127 Y aşıl kök yarattı öze yulduzı Kara tün törütti yaruk kündüzi (Mavi göğü ve üzerinde yıldızlan yarattı; karanlık geceyi ve aydınlık gündüzü var etti.) 128 Bu kökteki yulduz bir -ança bezek Bir ança kulavuz bir ança yezek (Bu gökteki yıldızların bir kısmı süs, bir kısmı kılavuz, bir kısmı da öncüdür.) 129 Bir ança yarutınış halayıkka ol Bir ança kulavuz bulur yi tse yol (Bir kısmını halk için aydınlatınıştır; bir kısmı kılavuzdur, insan yolunu kaybederse,bunlarla bulur.) 130 Kayusı örürek kayusı kodr Kayusı yarukrak ka yu eksüdi (Bazıları daha yüksek, bazısı daha alçaktır; bazılan daha çok, bazısı daha az parlaktır.) 131 Bularda eng üstün Sekentir yorır İki yıl sekiz ay bir ewde kalır (Bunlardan en üstte Zuhal dolaşır; bir burçta iki yıl sekiz ay kalır.) 132 Anıngda basa boldı ikinç Ongay Bir ewde kalır on adın iki ay (Ondan sonra ikinci olarak Müşteri gelir; bir burçta on iki ay kalır.) 133 Üçüncü Kürüd keldi köksün yorır Kayuka bu baksa yaşarmış kurır (Üçüncü olarak Merih gelir, gazapla dolaşır; nereye bakarsa, yeşermiş olan kurur.) 37-

5 134 Y aşık bo ldı törtinç yaruttı ajun Y akışsa yaratur bakışsa özün (Dördüncüsü Güneş 'tir, Dünya 'yı aydınlatır; yaklaşanlan, karşısına gelenleri ışığı ile aydınlatır.) 135 Sewüg yüz urundı bişinçi Sewit Sewe baktı erse sen özni awıt (Beşincisi Zühre'dir, sevimli yüzünü gösterir; sana severek bakarsa, müsterilı ol.) 136 Basa keldi Arzu Tilek arzular Kayulm yaguşsa angar öz ular (Bundan sonra Utarit gelir; ona kim yaklaşırsa, dilek ve arzularına kavuşur.) 137 Bularda eng altın bu Y alçık yorır Y aşık birle utru bakışsa tolır (Bunlardan en altta bu Ay dolaşır; Güneş ile karşı karşıya gelirse, dolunay haline gelir.) 138 On iki ükek ol bularda adın Ka yu iki ewlik ka yu birke in (Bunlardan başka bir de on iki burç vardır; bunların bazılan iki evli, bazısı ise, tek evlidir.) 139 Kozı yazkı yulduz basa U d kelir Erentir Kuçık bir le sançu yorır (Hamek bahar yıldızıdır, sonra Sevr gelir; Cevza ile Seretan dürtüşerek yürür.) 140 Kör Arslan bile koşnı Buğday başı Basa Ülgü bo ldı Çadan Ya işi (Bak, Esed'in komşusu Sünbüle'dir; sonra Akep ve Kavs'in arkadaşı Mizan gelir.) 141 Basa keldi Oglak Könek hem Balık Bular togdı erse yarudı kalık (Bundan sonra Cedi, Devl ve Hud gelir; bunlar doğunca, gökyüzü aydınlanır.) 142 Üçi yazkı yulduz üçi yaykı bil Üçi küzki yulduz üçi kışkı bil (Bil ki, bunlardan üçü bahar yıdızı, üçü yaz, üçü sonbahar ve üçü de kış yıldızıdır.) 38

6 143 Üçi ot üçi suw üçi boldı yil Üçi boldı toprak ajun boldı il (Bunlardan üçü ateş, üçü su, üçü yel ve üçü topraktır; bunlardan dünya ve memleket meydana gelir.) 144 Bularda birisi biringe yagı Yagıka yagı ıdtı kesti çogı (Bunlar birbirine düşmandır; Tanrı düşmana karşı düşman gönderdi ve savaşı kesti.) 145 Karışmaz yagılar yaraştı için Körüşmez yagılar kötürdi öçin (Uyuşmaz olan düşmanlar kendi aralarında barıştılar; görüşmez olan düşmanlar öçlerini ortadan kaldırdılar.) 146 İtigli Bayat'ım ite birdi öz İte birdi tüzdi yaraşturdı tüz (Her şeyi yoluna koyan Tanrı'ın bunları da yola getirdi; tanzim etti, düzeltti ve birbirleri ile barıştırdı.) 147 Basa aydım emdi munu yalngukug Agırlıkı boldı bilig ög ukug (Bundan sonra imdi insandan bahsettim; onun değeri bilgi, akıl ve anlayıştır.) Yusuf Has Hacib, kitabının yedi yıldız ve on iki burcu anlattığı bu bölümünün bazı beyitlerinde gökyüzü cisimlerinden edebiyatta kullanıldığı anlamıyla bahsetmiştir. Buna göre Merih gazapla dolaşmakta baktığı yeşillik kurumaktadır. Güneş karşısına geleni aydınlatmakta, Zühre ise sevimli yüzünü göstermektedir. Utarit ise dilek ve arzuların kavuşulmasına sebep olmaktadır. Yusuf Has Hacib kitabın: bu bölümünde astrolojiden de bahsetmiş, burçlar arasındaki şu ilişkileri belirtmiştir: Cevza ve Seretan anlaşamamaktadırlar. Sünbüle Esed'e komşuluk etmekte, Mizanda Akrep ve Kays'a arkadaşlık etmektedir. Bu bilgilerin dışında burçlarda saydığı gök cisimlerini bahar, yaz, sonbahar ve kış yıldızı olarak sınıflandırmış ve bu gök cisimlerini enasır-erba ya göre ateş, su, yel ve toprak olarak ayırmıştır. Dünya da bu dört unsurdan meydana gelmiştir. Tanrı birbirine düşman olan bu unsurlardan birini diğerine karşı göndermiş ve bu sayede barışmalarını sağlamıştır. Kitapta bu başlık altında gökbilimi ile ilgili olarak şu bilgiler yer almaktadır: 39.

7 ı25. beyitte Güneş ve Ay Dünya için yaratılmıştır ve görevleri Dünya'yı aydınlatmaktır beyitte evrenin durmadan döndüğü bildirilmiştir. Evrende en küçük güneş sistemlerinden Samanyolu sistemi gibi büyük sistemlere kadar her türlü sistem bir uyum içinde durmadan yörüngelerinde dönmektedir. ı27. beyitte bir üst beyitte bahsedilen evrenin dönmesiyle bağlantılı olarak ge~.;enin ve gündüzün yaratılmasından söz edilmiştir. ı28. beyitte yıldızların bir kısmının kılavuz olarak kullamldığı anlatılmış bir sonraki beyitte yolunu kaybedenierin yıldızlardan yararlanarak yollanın bulacağı bildirilmiştir. ı29. beyitte Tanrı'nın bazı yıldızları halk için aydınlattığı söylenmiştir. Bu şekilde gezegenler ile yıldızlar arasındaki farktan ı ı. yy.da bahsedilmektedir beyitte yıldızların dünyaya farklı mesafelerde ve farklı konumlarda olduğu üzerinde durulmuştur. 13 ı ve 132. beyitlerde Zuhal ve Müşteri yıldızlarının yörüngelerini tamamlama süreleri verilmiştir. Buna göre Zuhal iki yıl sekiz ayda, Müşteri on iki ayda yörüngesini tamamlamaktadır beyitte ayın dünyaya en yakın konumdaki gök cismi olduğu bildirilmiş ayrıca güneş le karşı karşıya geldiğinde dolunay baline geldiğine değinilmiştir. Yani ay ışığım güneşten almaktadır, güneşten aldığı ışığı yansıtmaktadır. ı41. beyitte en parlak yıldızlar-gökyüzünü aydınlatacak kadar parlak- olan Cedi, Devl ve Hud yıldızlarından söz edilmiştir. ı46. beyitte de her şeyi yoluna koyan Tanrı'nın gök cisimlerirıi yola getirdiğine düzenlediğine değinerek uyum içinde olduklarım vurgulamıştır. Bugün bile güneş sisteminde kaç gezegen olduğu tartışmaları sürmektedir. Günümüzde güneş sisteminde Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün olmak üzere sekiz gezegen olduğu kabul ediliyor. Uluslararasi Astronomi Birliği, ı930 yılında keşfedilip güneş sisteminde olduğu kabul edilen Plüton gezegenini 2006 yılında gezegen statüsünden çıkarmıştır. Ancak Japonya'da Kobe Üniversitesi araştırmacılarımn Plüton dışında başka bir gezegenin güneş sisteminde olduğu- iddialarının bulunduğu bir gazetenin Anadolu Ajansına dayanarak verdiği bir haberde yer almaktadır. 9 Yusuf Has Hacib'in yukarıdaki beyitlerde vermiş olduğu bilgiler bugünkü tartışmalara bakıldığında 1 ı. yüzyılın imkanları dahilinde insanlığın gök biliminde ne kadar ileri gittiğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Yusuf Has Hacib'in gök bilimi hakkında bu kadar geniş bilgiyi kendi kendisine keşif yoluyla öğrendiğini kabul etmek elbette doğru değildir. Kutadgu Bilig'i siyasi, hukuki, içtimai, ahlaki açıdan inceleyen Türk ve yabancı ilim adamları, eserde Farabi ve İbni Sina yoluyla Aristo ve Eflatun'un etkilerirıi göstermeye çalışmışlardır. Halil İnalcık da özellikle Türk, Hint ve İran tesiri 9 Hürrüyet, Japonlara Göre 9. Gezegen Var, 29 Şubat 2008, s.7. 40

8 üzerinde durm~ştur. ıo Aslınd~ başka kültürlerin etkisi olarak görülen pek çok özellik insanlığın ortak değerleridir. Asıl önemli olan Yusuf has Hacib'in vemıiş olduğu bilgileri Türkçe yoluyla ifade etmiş olmasıdır. Verilen bilgilerin kaynağının hangi dille anlatılmasından ziyade hangi kelime ve terimlerle ifade edilmesi o bilginin hangi topluluk tarafından üretildiğini göstermesi bakımından önemlidir. Bugün teknolojik alet ve cihazıann adianndan yola çıkarak hangi millet tarafından icat edildiğini anlamarnız buna örnektir. Bu bakış açısıyla konumuz itibariyle Kutadgu Bilig'de geçen gök bilimi ile ilgili terimleri incelemekte fayda vardır. Kaya Türkay, Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig'de gök bilimi ile ilgili kullandığı şu terimleri belirlemiş tir: ı ı Adgır: Sirius yıldızı Ajun (S.): dünya, alem alem (A.): kainat, evren Arslan: Arslan burcu 'arş (A.): gökyüzünün en yüksek katı Arzu Tilek: Utarit, Merkür ay: takvim ay: ay Ay burcı: Ay burcu Balık: Balık burcu Bakır Sukun: Merih batar: batı Bugday başı: Başak burcu bulıt: bulut cihan (F.): evren, kainat Çadan: Akrep burcu Dünya (A.): dünya Erentir: İkizler burcu (Terazi burcu, Jüpiter, Müşteri yıldızı) esir (A.): esir, uzayda varsayılan tatsız, esnek ve akıcı bir cisim ew: burç ewren: kainat, alem evrilmek: gök cisimleri (dönmek, devretmek) fasl (A.): mevsim felek (A.): gök bazan (F.): sonbahar ikindi: ikindi in: burç, ev 10 Ahmet Bican Ercilasun, "Yusuf Has Hacib ve Kutadgu Bilig'', Büyük Türk KU1sikleri, C 1, İstanbul 1985, s Kaya Türkay, Kutadgu Bilig'de Terimler, (Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Türk Dili Ana Bilim Dalı Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Ankara 1983, Sayfa

9 ir: güney, güneşli yön kalık: gök kalık: hava, gökyüzü kalık mengzi: gökyüzü Kara kuş: Jupiter, Müşteri karangku: karanlık kış: kış kışkı yulduz: kış yıldızı kiçe: gece kiçe: akşam Kozı: Koç burcu kök: gök, gökyüzü kölik(e): gölge Könek: Kova burcu Kuçık: Yengeç burcu kuz:kuzey kün: gün kün: gündüz Kün: Güneş kün yarugu: gün ağarması, gün ışığı kündüz: gündüz Kürüd: Mars, Merih gezegeni küz: güz, sonbahar küzki yulduz: sonbahar yıldızı, güz yıldızı meşrik (A.): doğu müneccim (A.): yıldız bilimci nur (A.): aydınlık nücum (A.): yıldız bilim, heyet ilmi, astroloji Oglak: Oğlak burcu Ongay: Jupiter, Müşteri on iki ükek: on iki burç saat (A.): saat Sekentir: Satürn, Zühal Sertan (A.): Yengeç burcu Sewit: Çoban Yıldızı, Çolpan, Zühre tang: tan, sabah vakti tang atmak: şafaksökmek togar: doğu togmak: güneş ay doğmak, yükselrnek tolmış ay: dolunay tolımak: (ay) dolunay olmak tolu: dolunay tolun: dolunay tün: gece 42

10 tünerig: karanlık Ud: Boğa burcu ükek: burç Ülgü: Terazi burcu Ya: Yayburcu Yalçık: Ay yangı ay: yeni ay, hilal yaruk: aydınlık yarugluk: aydınlık yay: ilkbahar yay: yaz yaykı yulduz: yaz yıldızı yaz: yaz yaz: bahar yaz faslı: yaz mevsimi yazkı yulduz: bahar yıldızı yıl: yıl yıl ülügü: mevsim Yıldırık: Sirius yıldızı Yıldınk yulduz: Sirius yıldızı yiti kat felek: yedi kat evren yitiken: Büyükayı burcu, kutup yıldızı yiti yulduz: yedi gezegen yulduz: yıldız yulduzçı: müneccim, astrolog Bu araştırmaya göre Kutadgu Bilig' de toplam olarak doksan yedi terim geçmektedir. Bu terimlerden biri Soğdça, ikisi Farsça, on üçü Arapçadır. Geri kalan seksen dördü Türkçedir. Yabancı dilde kullamlan kelimelerin o dönemde eş anlamlı karşılıklannın zamamu Türkçesinde de var olduğunu hesaba katarsak verilen bilgilerin az sayıda yabancı kelimeye ihtiyaç duyularak ifade edilebileceğini görmüş olurıiz. Verilen bilgilerin Türkçe yoluyla ve Türkçe teriınlerle verilmesi, aktanlan bilgilerin Türk kaynaklı olduğunu ya da yabancı kaynaklı olsa bile Türklerin gök bilimi kavraınlarım, Türkçe ad verecek kadar uzun süredir bildiğini göstermesi açısından önemlidir. Bu durum Yusuf Has Hacib ve eserinin sadece Türk sosyal tarihine değil ayın zamanda Türk fen ilimleri tarihine sağladığı katkı yönünden ve bu katkıyı bize ulaştırması bakımından da önemgösteimektedir. 43