ZORUNLU HEKİM SORUMLULUĞU SİGORTASI. Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ZORUNLU HEKİM SORUMLULUĞU SİGORTASI. Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları"

Transkript

1 ZORUNLU HEKİM SORUMLULUĞU SİGORTASI 2011 tarihli (yeni) Türk Ticaret Kanunu nun yürürlüğe girmesinden sonra, sigorta genel şartları yeni yasaya uyumu sağlamak üzere yeniden düzenlenmektedir. Aşağıda Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan genel şartlar ve bunlara ilişkin kısa yorumlarımızı bulacaksınız. Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Resmi Gazete Tarihi: Resmi Gazete No: Yürürlük Tarihi: Son Değişiklik: RG, A. SİGORTANIN KAPSAMI A.1. Sigortanın Konusu Bu sigorta sözleşmesi, 1219 sayılı Kanunun Ek 12 nci maddesi çerçevesinde, serbest ya da kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların poliçede belirtilen mesleki faaliyeti ifa ederken, sözleşme tarihinden önceki on yıllık dönemdeki veya sözleşme süresi içinde mesleki faaliyeti nedeniyle verdiği zararlara bağlı olarak sözleşme süresi içinde kendisine yapılan tazminat taleplerine ve bu taleple bağlantılı yargılama giderleri ile hükmolunacak faize ve sigortalı aleyhine ileri sürülen tazminat talebine ilişkin makul giderlere karşı poliçede belirlenen limitler dahilinde teminat sağlar. Ancak on yıllık dönemin başlangıcı 30 Temmuz 2009 u geçemez ve bir aydan fazla sigortasız kalınan dönemlerde meydana gelen olaylara bağlı olarak sigortalı dönemlerde yapılan ihbarlar için sigorta koruması yoktur. Sigortalının Mesleki faaliyete son vermesi halinde, birinci paragraftaki teminata ek olarak, son sigorta sözleşmesi dönemindeki mesleki faaliyetinden dolayı sözleşmenin bitiş tarihinden iki yıl sonrasına kadar ortaya çıkabilecek talepler de teminat dahilindedir. Uygulamada kısaca malpraktis (tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sorumluluk) sigortası olarak bilinen sigorta, diş hekimleri dahil hekimlerin meslek etkinlikleri sırasında yol açacakları zararlardan sorumluluklarını sigorta teminatı altına almayı amaçlamaktadır. Sigortayı yaptırmakla yükümlü olan kişi (sigorta ettiren) ve sigortalı (sorumluluğu temin edilen hekim) her zaman aynı değildir. Özel kurumlarda görev yapan hekimler için sigorta bu kurumlar tarafından yaptırılacaktır. Yeni genel şartlar uygulamada claims made olarak bilinen tekniğe uygun bir düzenleme getirmiştir. Buna göre, sadece sigortalıya sigorta süresi içinde (uygulamada kural olarak bir yıldır) ileri sürülen talepler sigorta koruması altındadır. Bununla birlikte, sigortalı hekimin meslek etkinliğine son vermesi olasılığında, son

2 sigorta sözleşmesi dönemindeki (TTK m.1411 uyarınca sigorta dönemi kural olarak bir yıldır) etkinliklerinden dolayı, sözleşmenin bitiş tarihinden iki yıl sonraya kadar ileri sürülecek talepler de sigorta koruması altında olacaktır. Hekim sorumluluğu sigortası geçmişe etkili koruma sağlamaktadır. Sözleşmenin yapıldığı tarihten on yıl geriye doğru bir koruma süresi öngörülmüştür. Ancak bu on yıllık süre hiç bir halde 30 Temmuz 2009 dan öncesini kapsamayacaktır (Zaman Sınırı: 30 Temmuz 2009). Geçmişe etkili korumanın anlamı şudur: Sigortacı, sözleşmeden önceki on yıllık dönem içinde sigortalının meslek etkinliklerinden kaynaklanan zararlarla ilgili tazminat istemlerini karşılayacaktır. Ancak bu istemlerin sigorta koruması altında olmalarının ön koşulu sigorta süresi içinde ileri sürülmüş bulunmalarıdır ( claims made esası). Sigortalının meslek etkinliğine son vermesi halinde yalnızca son sigorta dönemi içindeki etkinlikler için iki senelik ek bir sigorta koruması öngörülmüştür. Bu sebeple, sigortalı hekim mesleği bıraktığında, sadece bırakmanın söz konusu olduğu sigorta dönemi içindeki etkinlikler için ek iki yıllık koruma süresinden yararlanacaktır. Genel şart metninden (kullanılan sözcük ve anlatımlardan) çıkan sonuç budur. Ancak bunun yeterli olmayacağı da ortadadır. Mesleğin icra edilmesine son verilmesi halinde, sadece son sigorta dönemini değil, geçmişe etki tarihine kadarki bütün süreyi kapsayan iki yıllık bir ek koruma daha uygun düşerdi. Genel şart metni sigorta süresi veya geçmişe etki süresi içinde sorumluluğa yol açan davranışın mı (malpraktis) yoksa zararın mı meydana gelmiş olması gerektiği hususunda açık değildir. Ancak konunun pratik önemi azdır. Çünkü oldukça uzun bir geçmişe etki süresi söz konusudur. Bu sebeple sorumluluğa yol açan olayın (tıbbi uygulama, malpraktis) zarardan önceki bir anda ortaya çıkması olasılığı uzaktır. Tazminat talebinin sigorta süresi içinde yapılmış olması gereklidir. Sözleşme öncesinde ileri sürülmüş olan tazminat talepleri sigorta koruması altında değildir. Bu halde riziko sözleşme öncesinde gerçekleşmiş olmaktadır. Hekim sorumluluğu sigortası tam anlamıyla geçmişe etkili sigorta oluşturmaz. Geçmişe etkili sigorta, rizikonun sigorta sözleşmesi öncesinde meydana geldiği (ancak tarafların bu durumu bilmedikleri) hallerde söz konusu olur. Oysa hekim sorumluluğu sigortasında riziko Genel Şartların B.1 maddesi uyarınca tazminat talebinin ileri sürüldüğü anda gerçekleşmektedir. Bu an ise (sözleşme yapıldıktan sonra) sigorta süresi içinde yer almaktadır. Hekim sorumluluğu sigortasının temin ettiği hususlar şunlardır: - tazminat talebi - taleple ilgili olarak mahkemenin hüküm altına alacağı yargılama giderleri ve faiz - taleple ilgili makul giderler. Tazminat talebi olay başına uygulanacak limit dahilinde temin edilir (şu an için TL). Mahkemenin hüküm altına alacağı yargılama giderleri, sigortalı aleyhine yargı kararında hükme bağlanan yargı harcı; bilirkişi, keşif ve tanık giderleri; davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti gibi hususlardır. Burada varsayım sigortacının dava edilmemiş ve bu tutarların kendisinden tahsil edilmemiş olmasıdır. Eğer tazminat isteyen kişi sigortacıyı da dava etmiş ve bu tutarlar sigortacı aleyhine hüküm altına alınmışlarsa, sigortacı bunları zaten davacıya karşı kendi yükümlülüğü olarak ödeyecektir. Mahkemece sigortalı aleyhine tazminat alacağına ilişkin olarak hükme bağlanan faiz de sorumluluğun kapsamına dahil bir unsur olarak sigortacı tarafından karşılanacaktır. Mahkemenin davalı sigortalı hekim aleyhine hükmettiği yukarıda sayılan çeşitli tutarların sigorta kapsamında olmaları makuldür. Aşağıda göreceğimiz üzere, sigortalı aleyhine dava

3 açılmışsa, bunun yönetimi kural olarak sigortacıya aittir. Başka bir anlatımla, sigortacı, eğer dilerse, dava hususunda ne gibi bir yol izleneceğine kendisi karar verecektir (bu hakka sahiptir). Eğer davaya sebep olmadan veya dava açıldığında hemen talebin karşılanmasına karar vermemiş ve bu yüzden fatura kabarmışsa, bundan dolayı sorumlu olması doğaldır. Özellikle faiz konusu sigortacı ile sigortalı arasında sorun doğurmaya elverişlidir. Bazı hallerde fatura uzun senelere yayılan faiz yüzünden (faizin uzun süren yargılama süreci sonunda mesela tazminat alacağının üç katına ulaşmış olduğu hallerle karşılaşıldığı vakidir) çok yüksek olmaktadır. Eğer sigorta ettiren/sigortalı aleyhindeki tazminat talebi olay tarihinden işlemeye başlarsa (zararın olay tarihinde ortaya çıktığı durumlarda öyle olacaktır), davanın ileri bir tarihte (zamanaşımı dolmadan hemen önce- eğer hekime karşı sözleşmesel sorumluluk uyarınca istemde bulunulmuşsa zamanaşımı çok daha uzun bir süre olacaktır-) açılması, faizi çok artırmaktadır. Bu gibi bir durumda sigortacının herhangi bir kusuru olmamakla birlikte, faizi karşılaması gerekecektir. Ancak faiz yükü için genellikle ayrı bir limit öngörülmemektedir (hekim sorumluluk sigortasında da ayrı bir limit yoktur). Bu durumda limitin önemli bir bölümü faizin karşılanması için kullanılmış olabilecektir. Tazminat isteminin ileri bir tarihte dava (veya icra takibi) yoluyla yapılmış olması sigorta ettiren/sigortalının da denetiminde olan bir husus değildir. Ancak, hekim sorumluluk sigortasında, genellikle tazminat talepleri zarar meydana geldikten veya gelmeye başladıktan kısa süre sonra yapılmaktadır. Asıl sorun, bu talepler hakkında doğru kararı kısa sürede verebilmektir. Yerinde olan bir talep derhal karşılanmaz ve yargıya götürülmesine izin verilirse, bunun maliyeti artıracağı kesindir. Eğer buna sigortacı sebep olmuşsa (verdiği karar hatalı ise) sonuçta çıkan fatura limitin çok ötesinde olsa dahi (işleyen faiz mesela TL olan limitin TL aşılmasına yol açmışsa), sigortacının limitten ayrı olarak bu faiz yükünü karşılaması lazımdır. Başka bir anlatımla, tazminat talebi karşısında nasıl hareket edileceğine ilişkin kararının hatalı olması rizikosu sigortacının üzerindedir. Bu halde limit aşımı ortaya çıkmış olsa dahi sigortacı fazlayı da ödeyecektir. Buna karşılık, sigortacının kendi karar ve tercihinin sonucu olmayan faiz yükü limit dahilinde karşılanacaktır. Tazminat talebine ilişkin makul giderler de sigortacının sorumluluğundadır. TTK m.1474 (1) bunu açıkça öngörmüştür. Burada söz konusu olan giderler, mahkemece hüküm altına alınanlar hakkında ayrıca düzenleme yapıldığı için, bunlar dışında kalan sigortalının kendi kararı doğrultusunda yapmış olduğu giderlerdir (sigortalının aldığı görüşler, hizmetine başvurduğu avukat, laboratuvar incelemesi v.b.). TTK 1474 (1) uyarınca tazminat talebine ilişkin makul giderler sigorta bedeline dahildir. Eğer ödenmesi gereken tazminat tutarı ve bu giderlerin toplamı sigorta bedelini aşarsa, aşan kısmın sigorta kapsamında karşılanabilmesi sözleşmede bu hususta özel hüküm bulunmasına bağlıdır. Mahkemece tazminat alacağı ile ilgili olarak hükmedilecek giderler ve faiz hususunda şu da belirtilmelidir: Sigortalı tazminat talebini ve hakkında dava açıldığını zamanında sigortacıya bildirmemişse, sigortacı bu bildirim zamanında yapılmış olsa idi, (yerinde görünen) tazminat talebini derhal karşılayarak ek masraf ve faiz yükünü önleyebileceğini, bu sebeple bunları karşılama yükümlülüğünün olmadığını ileri sürebilir. TTK m.1475(2) sigortalının tazminat istemini derhal sigortacıya bildirmekle yükümlü olacağını TTK 1475(3) ise bu yükümlülüğün ihlali halinde TTK 1446 (2) nin uygulama alanı bulacağını belirtmektedir. TTK 1446(2) uyarınca bildirimin yapılmaması veya geç yapılması sigortacı tarafından ödenecek tutarın artmasına sebep olmuşsa, kusurun ağırlığına göre indirim uygulanacaktır. Kusurun ağırlığı çok kolay işletilebilecek bir kriter olmamakla birlikte, bildirimin yapılmaması çoğu halde kasten veya ağır kusurla söz konusu olacağı için, önemli oranda indirim yapılması haklı görülebilecektir. Genel Şartların A.1 maddesi claims made esasını (talep esası) benimserken, sigortanın her yıl düzenli şekilde yenileneceğini varsaymıştır. Gerçekten claims made sigortalarda, her sene yenileme yapıldığı ve her yenilemede ilk sigortanın geçmişe etki tarihine yer verildiği takdirde, sigorta koruması kesintisiz biçimde elde edilebilmekte ve occurrence basis (olay

4 esaslı) sigortalara yakın bir durum ortaya çıkmaktadır. Olay esaslı sigortaların sağladığı avantaj, bir talep hakkında zamanaşımı dolana kadar sigortacının sorumluluğunun son bulmamasıdır. Sigorta süresi içine gerçekleşen olay (mesela malpraktis) sebebiyle zarar daha sonra meydana gelse ve tazminat talebi de yine daha sonra ileri sürülse dahi sigortalı (ve zarar gören) bu sigortadan yararlanma hakkına sahip bulunacaklardır. Mesela 2013 senesini kapsayan olay esaslı bir sigortada, zarar 2014 senesi içinde ortaya çıkmış olsa (mesela sakatlığın kalıcı olduğunun kesinleşmesi) ve zarar gören de 2017 senesinde tazminat istemini ileri sürmüş bulunsa dahi, sigortacı bu talep için koruma sağlamakla yükümlü olur. Oysa claims made (talep esaslı) sigortalarda, tazminat talebi 2013 senesi sonuna kadar ileri sürülmek zorundadır. Fakat eğer claims made sigorta kesintisiz yenilenirse (mesela 2014, 2015, 2016 ve 2017 senelerinde düzenli olarak yenileniyor) sigortalı da hiç boşluk söz konusu olmadan korunmuş olacaktır. En son yaptırılan 2017 senesine ilişkin sigorta, 30 Temmuz 2009 dan başlayarak sigorta koruması sağlayacağı (30 Temmuz 2009 dan itibaren gerçekleşecek ancak henüz tazminat talebine konu olmamış malpraktis vakalarını temin edeceği) için 2013 te meydana gelen malpraktis kapsama dahil sayılacak ve 2017 yılında (sigorta süresi içinde) ileri sürülen bununla ilgili tazminat talebi 2017 poliçesinden ödenecektir. Tazminatın ileri sürülme tarihi ile davanın açılma tarihi farklı olabilir. Mesela zarar gören 2016 yılında noterden ihtar göndererek tazminat istemiş ve üç gün içinde ödenmediği takdirde yasal yollara başvuracağını bildirmiş, ancak bir müddet bekledikten sonra 2017 de dava açmışsa, bu halde 2016 poliçesi devreye girecektir. Çünkü genel şartlar tazminat talebinin dava konusu olmasını değil, ileri sürülmesini aramaktadır. Bununla birlikte ihtarda belirtilen tutar ile dava yoluyla talep edilen tutar farklı ise ihtar konusu talepten vaz geçildiği ve dava yoluyla yeni bir talepte bulunulmuş olup olmadığı tartışılabilir. Kanımızca kural, ihtardaki talebin önemli ölçüde değişikliğe uğramadığı hallerde bu talebin esas alınması olmalıdır. Sigortalı, sigorta teminatını kesintisiz elde etmek konusunda ihmal göstermiş ve arada boşluklar meydana gelmişse, Genel Şartlar A.1 fk.1 son cümle uygulanacaktır. Bu hüküm, bir aydan fazla sigortasız kalınan dönemlerde meydana gelen olaylara bağlı olarak sigortalı dönemlerde yapılan ihbarlar için sigorta korumasının söz konusu olmayacağını öngörmektedir. Belirtmek gerekir ki bu hüküm hekim sorumluluğu sigortasının geçmişteki olaylar için teminat sağlama özelliği ile hiç bağdaşmamaktadır. Bir hekim ilk olarak 2013 tarihinde sigorta yaptırsa, 2009 dan sonraki (tazminat talebine konu olmamış) malpraktis vakaları için bu sigortadan yararlanabilecektir. Söz gelişi 2012 Temmuz ayındaki bir olayla ilgili olarak 2013 te sigorta süresi başladıktan sonra ileri sürülen tazminat talepleri için 2013 poliçesi devreye girecek ve koruma sağlayacaktır. Aynı hekim ilk olarak 2010 da sigorta yaptırmış, 2011 de ve 2012 de sigorta yaptırmayı ihmal etmiş ve 2013 için tekrar sigorta poliçesi düzenletmiş olsa, 2012 Temmuzundaki vaka için genel şartlara göre (arada bir aydan fazla boşluk olduğundan) açıkta kalacaktır. Bunun yerinde bir çözüm olmadığı düşüncesindeyim. Arada sigortalı olunmayan sürelerde de, tazminat talebi ileri sürülmüş (başka bir anlatışla riziko gerçekleşmiş) olmamak kaydıyla sigortadan yararlanma mümkün olmalıdır. Eğer sigortalı hekim, (henüz tazminat talebine konu olmayan) bir olayın (malpraktisin) varlığını bilerek sigorta yaptırmışsa, bu takdirde sigortacı sözleşme öncesi bildirim görevine aykırılıktan kaynaklanan haklarını sigortalıya karşı kullanabilecektir. Bu hakların zarar görene karşı kullanılması ise TTK 1484(1) uyarınca kural olarak mümkün değildir. Bununla birlikte, TTK 1477 nin (olayın kasten gerçekleştirilmesi halinde sigortacının sorumlu olmaması) bu durumda da uygulanması gerektiği kabul edilirse farklı bir sonuç söz konusu olabilir. Tartışma mümkün görünmektedir.

5 A.2. Sigortanın Coğrafi Sınırı Bu sigorta, sigortalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ifa ettiği mesleki faaliyetler için geçerlidir. Genel şartlar sadece mesleki etkinliğin Türkiye ülkesinde gerçekleştirilmiş olması koşulunu içermektedir. Dolayısıyla hangi ülke mahkemesinde dava açılmış olduğu ve/veya tazminatın hangi hukuka göre istendiği önemli değildir. Ancak yabancı hukuka göre ileri sürülen tazminat talepleriyle ilgili hüküm kamu düzenine açıkça aykırı ise, bunun Türkiye de geçerliliği (tenfiz edilme veya kesin delil olarak kabul edilme koşulları) mevcut olmayabilir. Özellikle, yabancı mahkeme tarafından örnek oluşturmak üzere gerçek zararı aşan tazminat tutarlarına hükmedilmiş bulunması hali bu kapsamda sayılabilecektir. A.3. Teminat Dışında Kalan Haller Aşağıdaki hâller teminat kapsamı dışındadır: a) Sigortalının, poliçede belirlenmiş ve sınırları hukuk kuralları veya etik kurallar ile tespit edilen mesleki faaliyeti dışındaki faaliyetlerinden kaynaklanan tazminat talepleri, b) Mesleki faaliyetin ifası sırasında sigortalı tarafından kasten sebep olunan her tür olay ile davranışları, c) Sigortalı veya çalıştırdığı kişilerin, poliçede belirtilen mesleki faaliyeti ifa ederken alkol, uyuşturucu ya da narkotik maddelerin tesiri altında bulunması sonucunda meydana gelen olaylar, ç) İnsani görevin yerine getirilmesi hariç, sigortalının, sigorta primine destek veren kuruluşların sorumluluk alanı dışındaki faaliyetlerinden kaynaklanan tazminat talepleri d) İdarî ve adlî para cezaları dahil her tür ceza ve cezai şartlar, e) Her türlü deneyden kaynaklanan tazminat talepleri. Teminat dışında kalan hallere ilişkin A.3 maddesi en azından bazı bentler açısından yetersiz veya hatalı görünmektedir. A.3 maddesinde sayılan hallerden birinin varlığı hakkında kanıt yükü sigortacının üzerindedir. Çünkü TTK 1409(2) istisnalardan birine (teminat dışında kalan bir hale) dayanarak sorumlu olmadığını ileri süren sigortacıyı iddiasını kanıtlamakla yükümlü tutmuştur. Bent b) de sadece olaya kasten sebep olunması yorum farklarına yol açabilecektir. Sigortalı hekim, hatalı tedaviyi/girişimi bilerek ve isteyerek uygulamış olabilir. Bu hal sigorta teminatının devre dışı kalması bakımından yeterli sayılmamalıdır. Tıbbi tedavinin/müdahalenin bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmesi, zararın da kasten gerçekleştirildiği anlamına gelmez. Sigortalı hekim ancak zararlı sonucu da bilerek ve isteyerek meydana getirmişse teminattan yoksun kalmalıdır. Başka bir anlatışla kast, sadece tıbbi tedavi/girişime ilişkin olmamalı, zararlı sonuca da yönelmelidir. Ayağın ancak ampüte edilmesi halinde hastayı kurtarabileceğini düşünen ve bu düşünce doğrultusunda operasyonu gerçekleştiren hekim, daha sonra ayak kesilmeden de hastanın hayatta kalıp sağlığına kavuşabileceği belirlenirse, yanlış kararı dolayısıyla sigortadan yararlanma hakkını kaybetmemelidir. Bent c) bakımından önemli olan husus, sigortalının gerçekleştirdiği tıbbi uygulamanın alkol veya uyuşturucu veya narkotik maddeler kullanmış olması dolayısıyla zarara yol açmasıdır. Başka bir anlatışla, alkol, uyuşturucu veya narkotik madde kullanımı, hekimin güvenli biçimde tıbbi uygulamalar yapma yeteneğini azaltmış veya ortadan kaldırmış ve

6 zarar da bundan kaynaklanmış olmalıdır. Sayılan maddelerin bu gibi bir etki meydana getirdikleri (bu olasılığı önemli ölçüde artırdıkları) kuşkusuzdur. Somut halde zararlı sonucun alkol, uyuşturucu veya narkotik madde kullanımından mı meydana geldiği, yoksa bu maddeleri hiç almamış olan bir hekimin dahi yapabileceği bir hatadan mı kaynaklandığına karar vermek zor olabilir. Hayat deneyimlerine göre, alkol, uyuşturucu veya narkotik madde etkisi altındaki bir kişinin hatalı mesleki uygulama yapma olasılığı yükseldiğinden, o halde uyguladığı tedavi veya yaptığı girişim zarara yol açmış olan hekimin, alkol, uyuşturucu veya narkotik madde kullanmış bulunması yüzünden zarar verdiği karine olarak kabul edilmeli ve aksini ispat yükü de hekime yüklenmelidir. Bent ç) şu yönden aksamaktadır: Eğer bir hekim aynı anda birden fazla kurumda veya kısmen bir kurumda kısmen de bağımsız olarak çalışmakta ise, onun sadece prime katkı yapan kuruluştaki mesleki uygulamaları için sigortalı sayılması uygun bir çözüm oluşturmayacaktır. Bent d) modern anlayışla pek bağdaşmamaktadır. Hekimin idari soruşturma sonucunda idari para cezası alması veya ceza prosedürü sonucunda suçlu bulunması, sigortacının da aleyhine sonuç meydana getirebilecektir. İdari, para cezası veya hekim hakkında uygulanacak ceza, hekimin hukuki sorumluluğunun varlığı yönünde kanıt oluşturabilecektir. Bu sebeple hekim hakkında idari veya adli yaptırım uygulanmaması sigortacının çıkarına hizmet eder. En azından, kastın varlığı kanıtlanana kadar sigortacının hukuki koruma sağlaması uygun olur. (Kast kanıtlandığında, o ana kadarki harcamaların geri istenmesi de söz konusu olabilecektir). A.4. Sigortanın Başlangıcı ve Sonu Sigorta, poliçede başlama ve sona erme tarihleri olarak yazılan günlerde, aksi kararlaştırılmadıkça, Türkiye saati ile öğlen saat de başlar ve öğlen saat de sona erer. Madde hükmü açıktır. Sigortacının rizikoyu taşıdığı süre gün ve saat bazında belirlenmektedir. Riziko, sigortalıya karşı tazminat talebinde bulunulması olduğundan, bu talebin süre içinde ileri sürülmüş bulunması lazımdır. Sorumluluğu sigorta edilmiş olan hekimin mesleki etkinliğini (sorumluluğa yol açan zarar verici olayı = tıbbi girişimi) sigorta süresi içinde gerçekleştirmiş olması ise şart değildir. Mesleki uygulama geçmişe etki tarihinden sonra yapılmışsa (bununla ilgili talep sigorta süresi içinde veya mesleğin bırakılmış/terkedilmiş olması halinde sigorta süresinin bitmesini izleyen iki sene içinde ileri sürülmüş olmak koşuluyla) sigorta teminatı altındadır. B. ZARAR VE TAZMİNAT B.1. Rizikonun Gerçekleşmesi Sigorta sözleşmesinin konusuna ilişkin olarak sigortalının kendisine tazminat talebinde bulunulduğunu öğrendiği ya da zarar görenin doğrudan doğruya sigortacıya başvurduğu anda riziko gerçekleşmiş sayılır. Rizikonun gerçekleşmesine bağlı sonuçların uygulanması her şeyden önce rizikonun ne zaman gerçekleştiğinin (daha doğru bir anlatışla, yapılan sorumluluk sigortası bakımından rizikoyu hangi olgunun meydana getireceğinin) belirlenmesine bağlıdır. Hekim sorumluluğu sigortası talep esasına dayalı bir sigorta olduğundan, bu sigortada riziko tazminat talebinin ileri sürülmesi olarak saptanmıştır. Buna ek olarak, zarar gören üçüncü kişinin doğrudan dava hakkı çerçevesinde sigortacıdan talepte bulunması da riziko niteliğinde sayılmıştır.

7 Sorumluluk sigortalarında sigortacı, sorumluluğunu sigorta etmiş olduğu sigortalıya yönelik talepleri karşılamakla yükümlüdür. Sigortalıdan hiç talepte bulunmadan sadece sigortacıya istem yöneltilmesi ise ilk bakışta doğru ve mümkün değil gibi görünmektedir. Buna karşın, zarar görene doğrudan dava hakkı tanınması ile, sigortalıdan hiç talepte bulunmadan sadece sigortacıya yönelik istemlere yeşil ışık yakılmış olduğunu kabul etmek gerekir. Rizikonun gerçekleşmesine bağlı sonuçların en önemlisi sigortalının teminattan yararlanma hakkının var olup olmadığının saptanmasıdır. Riziko sigorta süresi içinde gerçekleşmelidir. Hekim sorumluluğu sigortasında riziko (tazminat talebi) sigorta süresi sona ermeden önce ya sigortalı hekime ya da onun sigortacısına yöneltilmiş olmalıdır. Süre dolmadan önce gereken girişimde bulunmuş olmayı (mesela noterden ihtar yollanması, dava açılması) yeterli görmek gerekir. Süre içinde ulaşma zorunlu sayılmamalıdır. B.2. Rizikoya İlişkin Olarak Sigorta Ettirenin ve Sigortalının Yükümlülükleri Sigortalı ve sigorta ettiren, aşağıdaki hususları yerine getirmekle yükümlüdür: a) Haberdar olduğu andan itibaren rizikonun gerçekleştiğini, derhal sigortacıya bildirmek, b) Sigortalının sorumluluğunu gerektirecek olayları, on gün içinde, sigortacıya bildirmek c) Sigorta sözleşmesi yokmuş gibi imkanları ölçüsünde zararın önlenmesi, azaltılması ve artmasının önlenmesi için gerekli her türlü önlemi almak ve bu amaçla sigortacı tarafından verilecek mesleki faaliyet dışındaki sigortacılıkla ilgili makul talimatlara uymak, ç) Sigortacının talebi üzerine, olayın ve zararın nedeni ile hangi hâl ve şartlar altında gerçekleştiğinin ve sonuçlarının tespitine; tazminat yükümlülüğü ve miktarı ile rücu hakkının kullanılmasına yarayacak, elde edilmesi mümkün bilgi ve belgeleri makul sürede vermek, d) Zarardan dolayı, dava yolu ile veya başka yollarla bir tazminat talebi karşısında kaldığı veya aleyhine cezai kovuşturmaya geçildiği hâllerde, durumdan sigortacıyı derhal haberdar etmek ve tazminat talebine ve cezai kovuşturmaya ilişkin olarak almış olduğu ihbarname, davetiye ve benzeri tüm belgeleri gecikmeksizin sigortacıya vermek, e) Sigorta konusu ile ilgili başka sigorta sözleşmesi varsa bunları sigortacıya bildirmek. Bent a) ile bent d) arasında kısmen kesişme (overlap) söz konusudur. Bent a) uyarınca rizikonun gerçekleştiğinin bildirilmesi demek, (bent d) de sözü geçen) tazminat talebi karşısında kalma olgusundan sigortacıya haber verilmesi demektir. Arada fark yoktur. Rizikonun gerçekleşmesi üzerine bu durumun sigortacıya bildirilmesi sigorta hukukunun sigorta ettirene yüklediği temel görevlerden biridir. TTK 1475(2) söz konusu görevin derhal yerine getirileceğini hükme bağlamaktadır. Bu da gereklidir. Çünkü üçüncü kişi sigortalıya karşı tazminat talebini ileri sürdüğünde, en kısa zamanda gerekli kararların alınması (talebe karşı nasıl bir yol izleneceğinin belirlenmesi) gerekecektir. Bunun için sigortacının talebi en kısa zamanda öğrenmesi zorunludur. Eğer rizikonun gerçekleştiğinin (üçüncü kişi tarafından tazminat isteminde bulunulduğunun) bildirilmesi görevi zamanında ve gereği gibi yerine getirilmezse TTK 1446(2) ve (3) uygulanacaktır. TTK 1446(2) göreve aykırılık yüzünden sigortacının ödeyeceği tutar artmışsa, sigortacı tarafından ödenecek parada indirime gidilecektir. İndirimin ölçüsü de kusurun ağırlığı olarak hükme bağlanmıştır. Şu halde, eğer göreve aykırılık kusura dayanmıyorsa herhangi bir indirim (yaptırım) uygulanmayacaktır. Görevin kasten ihlal edilmesi halinde sigortacının edim yükümlülüğünden kurtulması ve sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olması aslında en

8 doğrusudur. Ancak zorunlu sigortalarda, sigortacı tarafından sigorta ettirene ve sigortalıya karşı ileri sürülmesi mümkün savunmalar zarar gören üçüncü kişiye karşı geçersizdir. TTK 1484(1) bunu açıkça öngörmüştür. Bu açıdan, yaptırım daha sonra sigorta ettirene veya sigortalıya rücu etme biçiminde uygulanacak ve sigortacı, zarar görene yasa gereğince ödemek zorunda kaldığı tutarları sigorta ettiren veya sigortalıdan (indirim uygulanmasının mümkün olduğu ölçüde) geri isteyebilecektir. TTK 1446(2) yalnızca kusurun ağırlığı dikkate alınarak indirim yapılmasına izin vermiştir. Sigortacının kast halinde dahi tamamen kurtulması (zarar görene ödediğini bütünüyle sigorta ettiren/ sigortalıdan geri alması) söz konusu olmayacaktır. İndirim kusurun ağırlığı ile orantılı olarak yapılacağı (sigortacıya bu orana göre sigorta ettiren/sigortalıya rücu etmek olanağı verileceği) için, uygulanacak indirimin, göreve aykırılık yüzünden sigortacı tarafından ödenmesi gereken fazla tutarı aşması mümkündür. Sigortacının rizikonun gerçekleştiğini (zarar gören tarafından talepte bulunulduğunu) daha önce başka şekilde öğrenmiş olduğu hallerde indirim (yaptırım) uygulanması mümkün değildir. Bent b) sorumluluk sigortalarında daima yer verilen bir görevdir. TTK 1475(1) sorumluluğa yol açabilecek olayların 10 gün içinde sigortacıya bildirilmesini öngörmekte ve TTK 1475(3) hükmü de buna aykırılık durumunda rizikonun gerçekleştiğinin bildirilmesi görevinin çiğnenmesine ilişkin TTK 1446(2) ve (3) ün uygulanacağını hükme bağlamaktadır. 10 günlük süre, olayın sigortacıya bildirilmesi görevinin varlık sebebi göz önüne alındığında gereğinden fazla uzun sayılabilir. Olayı öğrenen sigortacı, bunun üzerine durumu hemen değerlendirme, gerekirse zararı önleyici girişimlerde bulunma (bunları tavsiye etme) ve delilleri toplama gereksinimi içinde olabilecektir. Bu bakımından 10 gün beklenmesi uygun bir çözüm oluşturmamaktadır. Bent c) koruyucu önlemlere başvurma görevini düzenlemektedir. Sigorta ettiren/sigortalı, nasıl olsa sigorta var düşüncesi ile zararın meydana gelmesine veya artmasına seyirci kalmamalı ve olanaklar ölçüsünde zararı önleyici/azaltıcı önlemlere başvurmalıdır. Bu esas hekim sorumluluğu sigortasında da aynen geçerlidir. Genel şartlar, sigorta ettiren/sigortalıyı sigortacı tarafından verilecek mesleki faaliyet dışındaki sigortacılıkla ilgili makul talimatlara uymak göreviyle yükümlü tutmuştur. Bunların neler olabileceği açık değildir. Genel şartlarda zararı önleme/azaltma amacıyla önlem alma görevine aykırılık halinde hangi yaptırımın söz konusu olacağı belirtilmemiştir. TTK 1485, sorumluluk sigortalarına genel hükümlerin uygulanacağını öngördüğünden, bu genel hükümler arasında yer alan TTK 1448(2) uyarınca kusurun ağırlığına göre indirim söz konusu olabilecektir. (kusurun ağırlığına göre indirim hakkında yukarıda bent a) altındaki açıklamalarımız burada da geçerlidir). TTK 1448(1) hükmü de dikkate alınmalıdır. Buna göre sigorta ettiren/sigortalı üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunması için de önlem almak zorundadır. TTK 1481(1) sigortacının, ödeme yaptığında sigortalının haklarına halef olacağını ve sigortalının sorumlulara karşı dava hakkı varsa bunun sigortacıya geçeceğini belirtmektedir. Sigorta ettiren/sigortalı bu rücu haklarını korumak için gereken hukuki girişimleri gerçekleştirmek görevi altındadır. Bent c) bağlamında son olarak TTK 1448(1) de yer alan hatalı düzenlemeyi de dile getirmemiz lazımdır: TTK 1448(1) rizikonun gerçekleşme olasılığının yüksek olduğu durumlarda da zararı önleme/azaltma, artmasına engel olma görevinin devreye gireceğini belirtmektedir. Buradaki yüksek sözcüğü yanlıştır. Doğru sözcük kaçınılmaz olmalıydı. Yüksek zarar olasılığını önlemek görevi ile sigortacının (aksine anlaşma olmadığı takdirde) rizikoya kusurla yol açılması halinde dahi tazminatın tamamını ödeme yükümlülüğü birbiriyle bağdaşmaz. Sigortacı rizikoya kusur ile (rizikonun meydana gelmesini önleyici nitelikteki temel ve herkesten beklenebilecek önlemleri ihmal ederek, bu konuda en temel özeni dahi göstermeyerek) yol açmış olsa dahi, sigortacı ona karşı yüksek zarar olasılığını neden önlemediği savunmasında bulunamaz. Buna karşılık, önlemler ihmal edildiği için rizikonun gerçekleşeceği kesin hale gelmiş (an meselesi) ise, sigorta ettiren/sigortalıdan bu rizikodan doğabilecek zararları en düşük düzeyde tutabilmek için önlem alınması (gerçekleşeceği artık kesinlik kazanan ancak henüz gerçekleşmemiş rizikoların

9 doğuracağı zararları engellemeye çalışması istenebilecek (ve bunlar ihmal edilmişse, yaptırım kusurun ağırlığına göre indirim- uygulanabilecektir). Bent ç) de düzenlenen sigortacının istemi üzerine zararın nedeni ve hangi koşullar altında gerçekleştiği ve sonuçları, tazminat yükümlülüğü ve miktarı ile rücu hakkı için yararlı bilgi ve belge verme görevi hakkında vurgulanması gereken temel husus elde edilmesi mümkün bilgi ve belge anlatımının yasadakinden farklı oluşudur. TTK 1447(1) sigorta ettirenden beklenecek olan bilgi ve belge demektedir. Bazı belgelerin sigorta ettiren tarafından elde edilmesi olanaksız olmamakla birlikte bunları elde etmesini beklemek gerçekçi olmayabilir. Bu sebeple, TTK 1452(3) uyarınca emredici niteliğe sahip bulunan kanundaki anlatım esastır. Bent ç) ye aykırılık halinde uygulanacak yaptırım kusurun ağırlığına göre indirim olarak öngörülmüştür (TTK 1447(2)). Bu uyuşuşta bent a) altındaki açıklamalarımıza bkz. Bent d) deki ceza kovuşturmasının bildirilmesi (ve buna ilişkin belgelerin sigortacıyla paylaşılması) görevi yerindedir. Ceza kovuşturması sigortalının hukuki sorumluluğu üzerine de etki edebilecektir. Bu sebeple aslında sigortacının bu kovuşturma (ve yönetsel soruşturma) sırasında sigortalıya destek sağlama (hukuki koruma) yükümlülüğü öngörülmeliydi. Ceza kovuşturmasının bildirilmesi görevi niteliği açısından TTK 1449 anlamında bir sözleşmesel görevdir. Buna aykırılık durumunda yaptırım uygulanması, aykırılığın kusurla gerçekleştirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak yasa herhangi bir yaptırım öngörmemiş ve sadece sigortacının sigorta sözleşmesinde yer vereceği özel bir hüküm uyarınca sözleşmeyi feshederek edim yükümlülüğünden kurtulması olanağından bahsetmiştir. Bu durumda yaptırım uygulamak isteyen sigortacının sözleşmeye buna ilişkin hüküm koyması gerektiği anlaşılmaktadır. Bent e) deki başka sigorta sözleşmeleri varsa bunların bildirilmesi görevi yasada mal sigortaları hakkındaki hükümler arasında (TTK 1465(2) de) düzenlenmiştir. Bu görevin ihlali durumunda, yasa, sigortacının bu yüzden daha fazla ödeme yapmak zorunda kalmış olması koşuluyla kusurun ağırlığı dikkate alınarak indirim uygulanabileceğini hükme bağlamaktadır. Bu bağlamda sorun, TTK 1465 in sorumluluk sigortalarına uygulanacak sigortalar arasında sayılmamasıdır. Bu sebeple TTK 1465(2) hükmünün bu sigortalar bakımından geçerli olduğunu söylemek mümkün değildir (Kaldı ki sorumluluk sigortalarına uygulanacak hükümlere ilişkin TTK 1485 e aykırı sözleşme şartları da geçersizdir). Başka sigortaların bildirilmesi görevinin genel şartlarda sözleşmesel bir görev olarak düzenlenmiş olduğu kabul edilebilir. Ancak bu halde de yaptırım uygulanabilmesi için sözleşmede bu yaptırıma açıkça yer vermek lazımdır (Yukarıda bent ç) hakkındaki açıklamalarımıza bkz.) B.3. Rizikoya İlişkin Olarak Sigortacının Hak, Borç ve Yükümlülükleri B.3.1. Giderlerin Ödenmesi Sigortacı, zararı önleme, azaltma, artmasına engel olma ve rücu haklarının korunmasına yönelik sigortalının yaptığı makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, sigorta tazminatından ayrı olarak tazmin eder. Sigortacı, sigorta ettirenin istemi üzerine giderlerin karşılanması amacıyla gerekli tutarı avans olarak ödemek zorundadır. B.3.1. hükmü TTK 1448(3) ve (4) ü tekrarlamaktadır. Burada ölçü makul olmadır. Alınan önlemler, makul görülebildikleri ölçüde sigortacı bunların gerektirdiği giderleri karşılayacaktır. Önlemlerin faydalı sonuç vermiş (zararı önlemiş veya rücu hakkını garanti altına almış) olması zorunlu değildir.

10 Önlemlerin yol açtığı giderler, sigorta bedeline ektir. Zarar görene tazminat olarak ödenmesi gereken tutar ile makul önlemlerin yol açtığı giderlerin toplamı, olay başına uygulanacak limiti aşsa dahi, sigortacı bu toplamı ödemekle yükümlü olacaktır. İkinci fıkra, sigortacının avans verme yükümlülüğünü düzenlemektedir. Burada bir görevin mi yoksa gerçek anlamda bir yükümlülüğün mü (borcun) söz konusu olduğu açık değildir. Sigortacı TL olarak talep edilen avansı vermemiş ve bu sebeple de önlem alınamadığı için mesela meydana gelen toplam zarar TL artıp TL olarak gerçekleşmiş ise, sigortacı acaba yalnızca olay başı limiti olan TL mi ödeyecektir? Yoksa, avans verilmemiş olması sebebiyle ortaya çıkan TL ek zarardan da sorumlu mudur? Burada bir borcun söz konusu olduğu ve bunun yerine getirilmemesinden kaynaklanan zararların da sigortacının sorumluluğunu doğuracağını kabul etmek daha doğru görünmektedir. B.3.2. Tazminata İlişkin Avans Verilmesi Sigortacı, sigortalının talebi üzerine, tazminat talebine ilişkin giderler için avans vermek zorundadır. Tazminat talebine ilişkin avans deyimi TTK 1474(1) uyarınca sigorta ettiren tarafından tazminat istemi karşısında (bu istemle ilgili olarak) yapılması söz konusu olan makul giderler için kendisine sigortacının avans vermesini anlatmaktadır. TTK 1474(2) sigortacıya avans verme yükümlülüğü getirmiştir. Burada da bu yükümlülüğe aykırılık, bundan kaynaklanan zararlar için sigortacının sorumluluğunu gerektirecektir. Tazminat talebine ilişkin makul giderleri karşılamak sigortacının teminat sağlama borcu kapsamındadır. Genel Şartların A.1 maddesi sigortacının edim yükümlülüğünü tanımlarken onun...sigortalı aleyhine ileri sürülen talebe ilişkin makul giderlere karşı (da) teminat sağlayacağını açıkça belirtmektedir. Bu yükümlülük TTK 1474(1) de düzenlenen hukuki koruma teminatına dahildir. B.3.3. Tazminatın Ödenmesi Rizikonun gerçekleşmesi hâlinde, özel durumlar hariç olmak üzere, hangi belgelerin istenileceği poliçe ekinde açık ve anlaşılır şekilde yer almak zorundadır. Sigorta tazminatı, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmasından kırkbeş gün sonra muaccel olur. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmişse süre işlemez. Araştırmalar, rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmasından ya da zarar görenin doğrudan sigortacıya başvurmasından başlayarak üç ay içinde tamamlanamamışsa; sigortacı, tazminattan mahsup edilmek üzere, tarafların mutabakatı veya anlaşmazlık hâlinde mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucuna göre süratle tespit edilecek hasar miktarının en az yüzde ellisini avans olarak öder. Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.

11 Sigortacının temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir. Genel şartların B.3.3. maddesi ilkönce rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacı tarafından hangi belgelerin istenebileceği sorununu düzenlemektedir. Buna göre, hangi belgelerin isteneceği poliçe ekinde açık ve anlaşılır biçimde yer almak zorundadır. Ancak özel durumlarda, bunlar dışında belge istenmesi de mümkündür. Sigortacı ek belgeler istemekte ise, çekişme halinde, özel durumun varlığını ve istediği ek belgelerin gerekliliğini kanıtlamakla yükümlü sayılmalıdır. B.3.3. maddesinin diğer fıkraları TTK 1427(2), (3), (4) ve (5) ten aynen alınmıştır. Bu hükümler, sigortacının borcunun ne zaman muaccel olacağına, avans verme yükümlülüğüne, ne zaman temerrüde düşeceğine ve temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme koşullarının hükümsüzlüğüne ilişkin bulunmaktadır. Sigortacının ödeme borcunun muacceliyeti hususunda TTK 1427(2) deki genel düzenleme yetersizdir. Sorumluluk sigortalarında muacceliyet konusunun ayrıca (özel olarak) düzenlenmesi gerekirdi. Sorumluluk sigortası kendi hesabına yapılmış olabileceği gibi, başkası hesabına da (başkası lehine) yapılmış olabilir. Nitekim hekim sorumluluğu sigortası, özel kurumlarda çalışmakta olan hekimler hesabına bu kurumlarca yaptırılmaktadır. Öte yandan sorumluluk sigortasında sigortacıdan zarar gören üçüncü kişi dışında sigorta ettiren veya sigortalı da talepte bulunabilir. Sigorta ettiren/sigortalının ileri süreceği istem sorumluluktan kurtarılmayı veya zarar görene ödeme yapılmış olan hallerde- ödenen tazminat tutarının sigortacıdan geri alınmasını (sorumluluk dolayısıyla aktifte meydana gelmiş olan azalmanın giderilmesini hedefleyecek veya hukuki koruma masraflarının karşılanmasına ilişkin bulunacaktır. Sorumluluk sigortası sadece başkası hesabına veya aynı zamanda hem kendi hem de başkası hesabına yapılmışsa, hesabına (lehine) sigorta yapılan kimsenin sigortacıya karşı doğrudan talep hakkı ile donatılmış olması ana kuraldır (TTK m.1454(1) son cümle). Bununla birlikte, hesabına (lehine) sigorta yapılan kişinin sigortacıya karşı doğrudan talep hakkı ile donatılmamış olması da mümkündür (TTK m.1454(1) son cümlede öngörülen aksine sözleşme olanağı: Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir ). Hekim sorumluluğu sigortası genel şartları TTK 1454(1) son cümle anlamında bir aksine sözleşme içermemektedir. Şu halde sigortalı hekim, aynı zamanda sigorta ettiren olmadığı hallerde, sigortacıdan kendisine sigorta koruması sağlanmasına yönelik- istemde bulunabilecektir. Üçüncü Kişi Yararına Sözleşme BK m.129 da düzenlenmiştir. Üçüncü kişi yararına sözleşme kısaca kendi adına sözleşme yapan kişi tarafından, sözleşmede üçüncü kişi yararına edim yükümlülüğü öngörülmesi [sigorta ettirenin sigortalı hesabına (lehine) sigorta sözleşmesi yapmış olması] olarak tanımlanabilir. BK 129/1 çerçevesinde üçüncü kişi yararına sözleşme yapan kişi, borçludan edimi doğrudan üçüncü kişiye ifa etmesini isteme hakkına sahiptir (sigorta ettirenin sigortacıdan, sigortalıya edimde bulunmasını istemesi)

12 BK 129/2 de ise, yararına sözleşme yapılan (üçüncü) kişinin dahi tarafların amacına veya örf ve adete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebilme hakkı öngörülmüştür [Sigorta ettirenin tarafı olduğu (kendi adına kurduğu) sigorta sözleşmesine dayanarak sigortalının sigortacıdan edimi talep etmesi. Sigortalı (veya halefleri) bu hakkı kullanınca sigorta ettiren artık sigortacıyı ibra edemeyecek ve borcun nitelik ve kapsamında değişiklik yapamayacaktır]. Üçüncü kişi yararına sözleşme yapan kişinin, yararına sözleşme yaptığı üçüncü kişiye değil kendisine edimde bulunulmasını isteme hakkı ise yasada öngörülmemiştir (o zaman üçüncü kişi yararına değil, kendi yararına sözleşme yapmış olurdu). Yukarıdaki açıklamalar ışığında, başkası hesabına sigortanın söz konusu olduğu hallerde, TTK 1454 (1) son cümle anlamında bir aksine sözleşme varsa sadece sigorta ettirenin ifayı talep yetkisi mevcut olacak, sigortalının ise olmayacaktır. Sigorta ettiren, sigortalıya ifada bulunulmasını (sigortalıya sigorta koruması sağlanmasını) isteyebilecektir. Her ne kadar sigorta ettirenin kendisine ifada bulunulmasını isteme hakkı TTK nda düzenlenmiş değilse de, sorumluluk sigortaları bakımından bu husus kural olarak önemli değildir. Çünkü sigortacı doğrudan üçüncü kişiye ödeme yaparak sigortalıyı sorumluluktan kurtaracaktır. Sigorta ettiren/ sigortalının sorumluluktan kurtarılma/ tazmin edilme talebi Sorumluluk sigortasında, sigorta ettiren/ sigortalının sorumluluktan kurtarılma/ tazmin edilme talebi çerçevesinde sigortacı, sigortalının malvarlığını (gerçek veya iddia edilen) sorumluluk sebebiyle ortaya çıkacak kötüleşmelere karşı koruyacaktır. Zarar gören üçüncü kişi (sigortalının kendisine karşı sorumlu olduğu öne sürülen kişi) sigortalıdan tazminat isteyince, sigortacı, durum kendisine bildirilmiş olmak koşuluyla, o andan başlayarak korumayı sağlamakla yükümlü olur. Sorumluluk sigortalarında sigortacı, sigortalıyı Üçüncü kişinin yerinde görünen tazminat talebinden kurtarmak Yerinde olmayan (haksız veya aşırı) tazminat taleplerinin sonuçsuz kalmasını sağlamak yoluyla korur. Üçüncü kişinin tazminat talebi sigortacı için de bağlayıcı olacak biçimde sigortalı aleyhine verilmiş bir yargı kararı ile, sigortalının zarar gören üçüncü kişiyle yaptığı bir sulh sözleşmesi ile veya zarar görene yönelik bir ikrar (talebin kabul edilmesi işlemi) ile sabit olduğu takdirde, sigortacı, ödeme yaparak sigortalıyı tazminat taleplerinin sonuçlarından korumakla yükümlüdür. Eğer sigortalı üçüncü kişiye (sigortacıya karşı da geçerli olacak biçimde) ödeme yapmış olursa, sigortalının sorumluluktan kurtarılma talebi doğrudan sigortalıya ödeme yapma talebine dönüşmüş olacaktır. Zamanaşımı genel olarak TTK 1420 de (ve sorumluluk sigortaları bağlamında da TTK 1482 de) düzenlenmiştir. TTK 1420 uyarınca

13 Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler alacağın muaccel olmasından başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Ancak, sigorta tazminatına ilişkin istemlere uygulanacak tavan süre hakkında, TTK 1482 hükmü saklıdır. TTK 1482 tavan süre olarak anlaşılmalıdır. Başka bir anlatışla Sigortalının sigortacıya yönelik alacağı sigorta sözleşmesine ilişkin iki senelik zamanaşımına Zarar görenin sigortacıya yönelik talep hakkı da sigortalıya karşı sahip olduğu tazminat alacağına ilişkin zamanaşımı ile aynı zamanaşımı süresine Her halde (sigortalının sorumluluğuna yol açan) olaydan başlayarak on senelik süreye tabi olmalıdır. Sigorta sözleşmesinde sigortacıya yönelik tazminat alacağının muaccel olma anı TTK 1427 de düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca tazminat alacağı Rizikonun gerçekleşmesi + Rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesi + sigortacının edimine ilişkin araştırmalarının bitmesiyle Her halde rizikonun gerçekleştiği ihbarından 45 gün sonra muaccel olur. Ancak, rizikonun gerçekleştiği ihbarından başlayarak üç ay içinde araştırmalar tamamlanamamışsa, sigortacının avans verme yükümlülüğü söz konusu olabilir. Sigortacıya yönelik tazminat alacağının muaccel olmasına ilişkin düzenleme sorumluluk sigortaları için yeterli ve uygun değildir. Sorumluluk sigortalarında sigortacıya yönelik tazminat alacağının ne zaman muaccel olacağı özel olarak düzenlenmeli idi. Oysa TTK 1475 (2), muacceliyet konusunda genel düzenlemeye (TTK 1427 ye) yollama yapmaktadır. TTK 1475 (2), muacceliyeti tetikleyen olguyu tazminat talebinin sigortalı tarafından sigortacıya bildirilmesi, veya zarar gören üçüncü kişinin tazminat talebini doğrudan sigortacıya yöneltmesi (her iki halde de sigortacının tazminat talebini öğrenmesi) olarak belirlemiştir. Şu halde TTK 1427 de muacceliyet sürecini tetikleyen olgu rizikonun gerçekleşmesi olarak öngörülmüş olduğu halde, TTK 1475 te bu olgu sigortacının tazminat talebini öğrenmesi olarak tanımlanmıştır. Sorumluluk sigortalarında sigortacı tazminatı ileriki bir aşamada (buna zorunluluk ortaya çıktığı zaman = sigortalının malvarlığının sorumluluk sebebiyle artık serbest kalmayacağının anlaşıldığı, mesela sigortalı aleyhindeki yargı kararının kesinleştiği, ihtiyati tedbir veya haciz kararı alındığında) öder. Yangın sigortasındaki muacceliyet kuralının sorumluluk sigortasında geçerli olması uygun ve uygulanması mümkün bir çözüm değildir. Sorumluluk sigortalarında sistem aşağıdaki gibi işler: Sigortacı tazminat talebini öğrendikten sonra durumu değerlendirerek Tazminat talebinin yerinde olduğunu ve karşılanması gerektiğini,

14 veya Haksız veya aşırı olduğunu ve karşılanmaması gerektiğini (yargının vereceği kararın beklenmesini ve ona göre hareket edilmesinin uygun olacağını) saptamış olabilir. Eğer tazminat talebinin yerinde olduğunu ve ödenmesi gerektiğini saptamışsa ve bunu sigorta ettirene/sigortalıya yazılı olarak bildirmişse, BK 154/1 uyarınca zamanaşımı sigortacının ikrarı sebebiyle kesilmiş olur ve yeni zamanaşımı süresi BK 156/2 uyarınca on yıldır. Sigortacı, sigorta teminatına engel bir halin olmadığını yazılı olarak beyan etmişse ( yapılmış olan sigorta sözleşmesi çerçevesinde sigorta ettirenin/sigortalının, aleyhine ileri sürülen tazminat talebi ile ilgili olarak, sigorta teminatından yararlanacağını yazılı biçimde belirtmişse) BK 154/1 uyarınca zamanaşımı kesilmiş olur, yeni zamanaşımı süresi de yine BK 156/2 uyarınca on yıldır. Zarar görenin tazminat alacağı için sigorta ettiren/sigortalı aleyhine ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir uygulanmışsa sigortacının bu haczi/tedbiri teminat göstererek kaldırması (ve sigorta ettirenin/sigortalının malvarlığını tekrar serbest hale getirmesi) lazım gelir. Sigortacı teminat göstermişse, bu hal BK 154/1 kapsamında değerlendirilmelidir. Burada da zamanaşımı kesilmiş olur. Yeni süre BK 156/2 uyarınca on senedir. Sigortacı hukuksal giderler için sigorta ettirene/sigortalıya ödeme yapmışsa, acaba bu ( sigorta ettiren/sigortalı aleyhindeki tazminat talebinin de teminat dahilinde karşılanacağı hususunda) ikrar niteliğinde midir? Bu husus tartışmaya açıktır. Sigortacı bazı hallerde, sigorta teminatının işlemesi gerektiğini kabul anlamında olmamak üzere hukuksal koruma masraflarını karşılama yoluna gidebilir. Ancak bunu açıkça bildirmediği durumlarda hukuksal koruma teminatını işletmesi, sigorta koruması sağlamayı kabul ettiği (borcunun varlığını tanıdığı) anlamına gelir mi? Sigorta ettiren/sigortalının sorumluluktan kurtarılma talebine ilişkin zamanaşımının süresi muacceliyetten başlayarak iki yıldır. Ancak 2011 TTK 1482 uyarınca eğer sigorta konusu olaydan itibaren on yıl geçmişse, muacceliyetten başlayarak hesaplanması gereken iki yıl henüz geçmiş olmasa (hatta alacak henüz hiç muaccel olmamış bulunsa) dahi zamanaşımı dolmuş sayılır. Sigorta konusu olay deyiminin olay esaslı (occurrence basis) sigortalarda sorumluluğun doğumuna yol açan hukuka aykırı davranışı kastettiği kesindir. Buna karşılık, talep esaslı (claims made) sigortalarda sigorta konusu olay deyiminin tazminat talebini kastetmiş sayılıp sayılmayacağı tartışmaya açıktır. Burada da zamanaşımının tavan süresinin sorumluluğa yol açan hukuka aykırı davranış tarihinden başlayarak hesaplanacağını kabul etmek gerektiği düşüncesindeyim. Sigorta ettiren/sigortalının zarar görene karşı sorumluluğu, sigortacıya karşı da geçerli olacak bir şekilde, Yargı kararı sulh sözleşmesi veya

15 ikrar (kabul) ile sabit olduğu zaman sigortacı makul bir süre içinde edimini yerine getirmelidir. Sorumluluk sigortası, sigortalının malvarlığını hukuksal sorumluluğun (veya sorumluluk savının) olumsuz sonuçlarına karşı korur. Bunun için en basit yöntem sigortacının doğrudan zarar görene ödeme yapmasıdır. Bu ödeme ile iki zarar aynı anda (ödeme oranında) ortadan kalkmış olur: Her şeyden önce zarar görenin zararı karşılandığı için (sigortacı tarafından yapılacak ödeme zarar görenin uğramış olduğu zararın karşılanması amacıyla gerçekleştirilmektedir), onun, sorumluluğu sigorta edilen sigortalıya yönelik tazminat istemi son bulacaktır. Aynı anda, sigortalının malvarlığına bir tazmin borcu olarak eklenmiş bulunan mali yük (pasif) de ortadan kalkacaktır (böylece sigortalının zararı da sona erecektir). Sorumluluk sigortası, bir zarar sigortasıdır ve asıl amaç sigortalının zararının (sorumluluk dolayısıyla sigortalının malvarlığında meydana gelen kötüleşmenin = pasifin) karşılanmasıdır. Bu amaç, sigortalının kendisine karşı sorumlu olduğu zarar gören üçüncü kişiye ödeme yapılarak elde edilmektedir. TTK 1473 de, bu doğrultuda (sigortalının... sorumluluğu nedeniyle) sigortacının... zarar görene... tazminat ödeyeceğini öngörmüştür. Ancak, sigortalının sigortacıya yönelik sorumluluktan kurtarılma talebi, sigorta ettiren/sigortalı, sigortacıya karşı da geçerli olacak bir şekilde, zarar gören kişiye tazminat öderse, ödeme istemine dönüşecektir. Bu halde (sorumluluktan kurtarılma talebi ödeme talebine dönüştüğü zaman), yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması lazım gelir mi? Yeni süre işlemesi çözümü daha uygun görünmektedir. Bu noktada yasadaki bir eksikliğe de kısaca değinmek gerekir. TTK 1476(4) sadece sulh sözleşmesinden bahsetmekte ve sigortacının haklı bir sebep olmadıkça buna onay vermekten kaçınamayacağını hükme bağlamakta ise de, tazminat borcunu ikrar etme veya zarar görene ödeme yapılması da benzer bir düzenlemeye tabi olmalıdır. Sigortacı, bu hallerde de haklı bir sebebin söz konusu olması hali hariç, sigorta teminatını işletmekle yükümlü bulunmalıdır. Sigorta ettiren/sigortalının hukuksal koruma giderlerine ilişkin talebi Hukuksal koruma masrafı, zarar görenin tazminat talebinin sonuçsuz kalmasına yönelik olarak yapılması gereken masraflardır. Bu kapsamdaki masraflar esas olarak aşağıda sayılanlardır: Yargılama masrafları Yargılama dışı masraflar (Sigortalının üçüncü kişiye karşı sorumlu olması sonucuna götürebilecek bir olguya ilişkin) ceza yargılaması masrafları Sigortacının zarar görene tazminat ödenmesinde gecikmeye sebep olması halinde işleyecek faizler Teminat gösterilmesi veya tevdi yoluyla cebri icranın geri bıraktırılması mümkün ise, teminat veya tevdi için gerekli giderlerin karşılanması Yargılama masrafları, yukarıda da belirttiğimiz üzere, yargı harçları, karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti, bilirkişi ücreti gibi yargılama etkinliğine bağlı olarak ortaya çıkan ve sonuçta sigorta ettiren/sigortalıya yüklenen masraflardır. Mahkeme eliyle delil tespiti gibi asıl yargılama öncesinde yapılan ve yargılama

16 etkinliği niteliğinde görülmesi gereken etkinliklerden kaynaklanan giderler de bu kapsamdadır. Yargılama dışı masraflar ise, sigortalı aleyhindeki istemi sonuçsuz bırakmak amacıyla yapılmış olan harcamalardır (mesela hukuksal görüş alınması, uzman görüşü alınması, laboratuvar incelemesi giderleri v.b.). Ceza yargılaması ve yönetsel soruşturma ile ilgili savunma masrafları da (sigortacının ön onayı ile yapılmak koşuluyla) hukuksal koruma gideri sayılabilir (Alman VVG 101 (1) sigortalı aleyhindeki, onun hukuki sorumluluğunu doğurabilecek bir olayla ilgili ceza kovuşturması bağlamında sigortacının talimatı doğrultusunda yapılan giderlerin de hukuksal koruma teminatı kapsamında olacağını öngörmektedir). Sigortacının doğrudan dava edilmediği hallerde- sigortalı tarafından ödenmesi gereken tazminatı (zarar görene) ödemeyi geciktirmesi sebebiyle uygulanacak faiz de hukuksal koruma gideri sayılabilir. Bunlardan başka, sigortalının malvarlığının sorumluluktan kaynaklanan olumsuz durumlara karşı korunması, tazminat talebinin kesin bir yargı kararıyla sonuçlanması öncesinde (hatta çoğu zaman yargısal sürecin başlangıç aşamasında) ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz uygulanması söz konusu olur ise, teminat gösterilerek bu tedbir veya haczin kaldırılmasını da kapsar. Sigortacı, teminat için gereken masrafı karşılamak zorundadır (mesela banka teminat mektubu komisyonu). Hukuksal koruma teminatı bu gideri de içerir. Sigorta ettiren/sigortalının hukuksal koruma teminatı kapsamındaki istemi hususunda zamanaşımı, bu giderlerin yapılması gereğinin ortaya çıkmasını izleyen "makul bir süre" sonrasında başlamalıdır. Sigorta ettiren/sigortalının bu andan itibaren iki yıl içinde sigortacıdan talepte bulunması gerekir. Ancak, bir masrafın karşılanmasına yönelik istemin sigortacı tarafından kabul edilmesi veya ödenmesi, diğer masraflara ilişkin borç ikrarı niteliğini taşımaz. Her masrafın teminata girip girmediğini ayrı ayrı değerlendirmek lazımdır. Kaldı ki, sigorta sözleşmesi farklı masraflar için değişik hükümlere (teminat koşullarına) yer vermiş olabilir. Zarar gören kişinin sigortacıya yönelik talebi TTK 1478 (isteğe bağlı veya zorunlu sigorta ayırımı yapmaksızın) bütün sorumluluk sigortalarında zarar gören üçüncü kişiye sigortacıyı dava etmek hakkını vermektedir. İcra takibi yapmak olanağını da bu kapsamda görmek lazımdır. Zarar görenin sigortacıya doğrudan dava açma süresi TTK 1478 de yetersiz biçimde hükme bağlanmıştır. Buna göre zarar gören sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içine kalmak kaydıyla (yani iki sene içinde) doğrudan sigortacıyı dava edebilecektir. Bu, yerinde olmayan bir çözümdür TTK 1482 sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımın uğrar hükmünü getirmiş olmakla

17 birlikte, bu hüküm sadece zamanaşımının tavan süresine ilişkindir. Zarar görenin sigortacıya yönelik tazminat talebinde süre, zarar görenin zarardan sorumlu sigorta ettiren/sigortalıya yönelik tazminat talebine ilişkin zamanaşımı süresidir. Sürenin başlangıcı da, zarardan sorumlu kişiye yönelik talebe ilişkin zamanaşımının başlangıç tarihi olmalıdır. Başka bir anlatışla, zarar gören, zarardan sorumlu olan kişinin sorumluluk sigortacısına karşı, zarardan sorumlu kişiye karşı sahip olduğundan fazla bir olanağa (daha uzun zamanaşımı süresine) sahip sayılmayacaktır. Bu çerçeve içinde, TTK 1478 zarar gören üçüncü kişinin sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla sigortacıdan doğrudan talepte bulunması gerektiğini hükme bağlarken, kısmen yerinde olmayan bir düzenleme getirmiş bulunmaktadır. Zarar gören sigorta sözleşmesine uygulanacak zamanaşımı süresine değil, zarardan sorumlu kişiye yönelik tazminat alacağına ilişkin zamanaşımı süresine tabi olmalıdır. Hüküm bu açıdan hatalıdır. Buna karşılık 10 yıllık tavan süre bakımından yerindedir. Eğer zarar gören sorumluluğun doğmasına yol açan olaydan başlayarak 10 sene içinde sorumluluk sigortacısından dava veya icra takibi yoluyla talepte bulunmamışsa, bu sigortacı zamanaşımı savunmasını ileri sürebilecektir. Sorumluluk sigortalarında geçmişe etkili teminat sık karşılaşılan bir durumdur. Hatta bazı sözleşmelerde beş sene (bazen on sene) önceye kadar giden geçmişe etki klozları mevcut olabilmektedir. Hekim sorumluluğu sigortasında da genel şartlar on senelik geçmişe etki süresi (reprise du passé inconnu = bilinmeyen geçmiş zaman rizikosunun üstlenildiği süre) öngörmektedir. Acaba geçmişe etkili teminat alınmışsa, zamanaşımı nasıl işleyecektir? Özellikle on senelik tavan süre (olaydan başlayarak hesaplandığı için) kısalmış mı olacaktır? Öte yandan, normal zamanaşımı süresinde bir değişiklik olacak mıdır? Burada on senelik tavan süre aslında kısalmamakta, ancak geçmişte işlemeye başlamış sayıldığı için ileriye doğru 10 sene olarak uygulanabilmesi söz konusu olmamaktadır. Normal (2 senelik) zamanaşımı süresinde ise herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Geçmişte meydana gelen olayla ilgili olarak sigortacıya sözleşme kurulduktan sonra sigorta süresi içinde yapılacak bildirim üzerine sistem işlemeye başlayacak ve zamanaşımı da muacceliyet tarihinden başlayarak iki senelik süreye tabi bulunacaktır. Zamanaşımının kesilmesi Zamanaşımı bağlamında üzerinde durulması gereken konu başlıklarından biri de zamanaşımının kesilmesidir. En önemli sorular şunlardır: - Zamanaşımı sigortacıya yönelik alacak bakımından kesilince zarardan sorumlu sigorta ettirene/sigortalıya yönelik alacak bakımından da kesilmiş olur mu? - Zamanaşımı zarardan sorumlu sigorta ettirene/sigortalıya karşı kesilince, sigortacıya karşı da kesilmiş olur mu? BK m. 61 uyarınca birden fazla kişi...aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. BK m.155 uyarınca zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesilirse, diğerlerine karşı da kesilmiş olur. Zarar sigortalarında sigortacı,

18 sigortalının zararını karşılama yükümlülüğü altındadır. Başka bir anlatışla, sigortacı da, (tarafı olduğu sigorta sözleşmesi uyarınca) zararı giderme borçluları arasında yer almaktadır. Borçlar Kanunu'ndan çıkan bu sonuç çerçevesinde mesela, üçüncü kişinin sorumlu olacağı biçimde hasarlanmış, zayi olmuş veya elden çıkmış olan bir malın maliki, eğer o mal sigortalıysa, zararını sorumlu üçüncü kişiden veya mal sigortacısından isteyebilecektir (taşıma sırasında taşıyanın kusuru sebebiyle zarar gören bir mal için gönderilen, hem taşıyana hem de yük sigortacısına başvurabilecektir). Taşıyana karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş olacaktır (veya tersi). Sorumluluk sigortalarında zarar gören üçüncü kişi, zarardan sorumlu sigortalıya veya onun sorumluluk sigortacısına veya -varsa- kendi mal sigortacısına başvurabilir. Sigortalıya yönelik tazminat talebi, hem sorumluluk sigortacısına hem de mal sigortacısına karşı zamanaşımını kesecektir. Hekim sorumluluğu sigortasında, zarar görenin hekime yönelttiği talep sigortacıya karşı, hekimin çalıştığı sağlık kurumuna yönelik talebi ise hem hekime hem de hekimin sorumluluğunu sigorta etmiş olan sigortacıya karşı zamanaşımını kesmiş olacaktır. Zarar görene doğrudan dava hakkını tanıyan bir sistem bakımından, zamanaşımının zarardan sorumlu kişiye (sigortalıya) karşı kesilmesi durumunda, sorumluluk sigortacısına karşı da kesilmiş sayılması çok vahim bir sonuç sayılmayabilir. Yine de, bunu sadece zorunlu sigortalar için öngörmek daha uygundur. Hekim sorumluluğu sigortasında bu çözüm kabul edilemez bir yön taşımamaktadır. Zamanaşımı hususunda on senelik tavan süre getiren TTK 1482, sigorta ettiren/ sigortalının sigortacıya yönelik tazminat talepleri hakkında da geçerlidir. Ancak bunun uygun bir çözüm olup olmadığı tartışmaya çok açıktır. (Almanya da da zorunlu sigortalarda zarar gören üçüncü kişiye tanınan doğrudan dava hakkının tavan süresi VVG 115 (2) cümle 2 uyarınca on yıldır. Fakat bu süre sadece zarar görenin talepleri hakkında geçerlidir; sigorta ettiren/sigortalının talepleri bunun dışındadır). On yıllık tavan sürenin yol açacağı sonuçları açıklamak için şu örneği ele alabiliriz: Zarar gören çalışan (mühendis), iş kazası sebebiyle sürekli sakat kaldığını öne sürerek, kazadan sekiz sene sonra (işten çıkarılması üzerine) sigortalı işverene dava açar. Dava 2,5 sene sürer ve zarar gören lehine sonuçlanır. Sigortalı işveren sigortacısına başvurur. Bu örnek olayda sigortalının sigortacıya yönelik talebi bakımından zamanaşımı, arada kesilmiş olmadığı takdirde, on yıl geçince gerçekleşmiş sayılacaktır. Yukarıdaki gerçek olayda sigortalı iş kazasını sigortacıya haber vermiş ve hasar dosyası açtırmıştır. Sekiz buçuk sene sonra açılan davayı da bildirmiştir. Sigortacı herhangi bir şekilde devreye girmemiş ve sigortalıya karşı açılan dava kaybedilince ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Örnek olaya uygulanması gereken 1956 tarihli (önceki) TTK çerçevesinde, o olayda zamanaşımı şöyle idi:

19 Teminat olay esaslı verilmiş olduğundan, iş kazasının davadan sekiz sene önce meydana gelmiş olması teminata engel oluşturmamaktaydı. Sigortacıya yönelik talepler iki senede zamanaşımına uğrayacak olmakla birlikte, zamanaşımının başlangıcı sigortalının malvarlığı üzerinde cebri icra yürütülecek noktaya gelindiği tarih idi (iş kazasından = olaydan on buçuk sene sonrası) (Olayda faizin iş kazasından itibaren işletildiğini ve milyon liradan fazla tazminat ödendiğini de vurgulayalım) 1956 tarihli (önceki) TTK ile 2011 tarihli (yeni) TTK arasındaki fark, sigortacı lehine on senelik tavan zamanaşımı sınırlaması getirilmiş olmasıdır. Bir tür yasal claims made esası öngörülmüştür. Yeni TTK sigorta ettiren/sigortalının haklarını kısıtlamıştır. (Yeni) BK çerçevesinde, zarardan sorumlu sigorta ettirene/sigortalıya karşı kesilen zamanaşımı, BK 155/1 uyarınca sigortacıya karşı da kesilmiş olacaktır (ama bu kesilme zarar görenin talepleri bakımındandır). Sigorta ettiren/sigortalı, zarar gören kişiye tazminat ödemiş ise, sigortacıya acaba müteselsil sorumlunun diğer müteselsil sorumluya rücu etme hakkına dayanarak başvurabilir mi? BK m.167/2 uyarınca kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. BK m.168/1 ise diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlunun, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağını hükme bağlamaktadır. Borçlar Kanunu nda yer alan bu (müteselsil sorumluluğa ilişkin) hükümlerin sigorta ettiren/sigortalı sigortacı ilişkisinde uygulanması mümkün değildir. Çünkü sigorta ettiren/sigortalının sigortacıdan istemde bulunma hakkına sahip olup olmadığı münhasıran sigorta sözleşmesi hükümleri çerçevesinde belirlenmek lazımdır. Dolayısıyla TTK nun sigorta sözleşmesinde zamanaşımına ilişkin hükümleri burada özellikle uygulanmalı ve BK hükümleri aracılığıyla dolanılmamalıdır. Sigortalı-sigortacı arasında iç ilişki (hekim sorumluluğu sigortasında, sigortalı hekim ile onun sorumluluğunu sigorta etmiş olan sigortacı arasındaki iç ilişki) şu şekildedir: Sigortacı sigortalıya karşı edim ile yükümlü ise, edim yükümlülüğü ölçüsünde bütün mali yük sadece sigortacıya ait olur. Eğer sigortacı edim ile yükümlü değilse, mali yük o ölçüde sigortalıya ait olur tarihli TTK, zorunlu sorumluluk sigortaları alanında zarar görenle olan ilişkiler bakımından eksik bir düzenleme getirmiş ve kendi sözleşmesine göre aslında herhangi bir yükümlülük altında olmayan fakat zarar görene karşı bu durumu bir savunma olarak ileri süremeyen sigortacının rücu hakkını özel olarak düzenlememiştir. Sigortacının rücu hakkına ilişkin zamanaşımı, ödeme tarihinden itibaren başlayacaktır. Bu sürenin uzunluğu özel bir düzenleme söz konusu olmadığından- Borçlar Kanunu na tabi olacaktır (BK 73, rücu alacağı hakkında tazminatın tamamının ödenmesinden itibaren iki yıllık ve her halde tazminat ödemesinin tamamlandığı andan başlayarak 10 yıllık sürelere yer vermektedir. Ancak sigortacının kendisinden tazminat istendiğini diğer borçlu sigortalıya bildirmemiş olması halinde zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği tarihten başlayarak hesaplanacaktır- BK 73(2)).

20 Sigorta ettirene rücu edecek olan sigortacı BK 62 (2) uyarınca alacaklıya (zarar gören üçüncü kişiye) halef de olacaktır. Çünkü sigorta ettiren/ sigortalı ile sorumluluk sigortacısı zarar görene karşı müteselsil olarak sorumludurlar (aralarında BK 61 anlamında yukarıda da belirttiğimiz üzere aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olma hali vardır). BK 62 (2) kendine payına düşenden fazlasını ödeyen müteselsil borçlunun diğer müteselsil borçlulara karşı zarar görenin haklarına sahip olarak rücu edebileceğini öngörmektedir. Böylece zarar görenin sigorta ettirene/ sigortalıya karşı sahip olduğu yan haklar da (mesela rehin) sigortacı tarafından kullanılabilecektir. Hekim sorumluluğu sigortasında, bu gibi yan hakların varlığı ender rastlanacak bir durumdur. Talep esaslı (claims made) sigortalarda, TTK 1482 (hemen daima sigorta süresi + uzatılmış bildirim süresi < on sene olacağı için) uygulanmaz. Talep esaslı sigortalarda, sigorta süresi veya uzatılmış bildirim süresi sonuna kadar tazminat talebinin sigortacıya bildirilmemiş olması, sigortacıya yönelik talebin zamanaşımına uğramasına değil, teminatın işlerlik kazanmamasına (rizikonun zaman açısından- teminat dahilinde gerçekleşmemesine) yol açar. B.3.4. Sigortalıya Yardım Sigortacı, sigortalı tarafından usulüne uygun olarak bildirimde bulunulması ya da zarar gören tarafından kendisine doğrudan talepte bulunulmasından itibaren beş gün içinde, zarara uğrayanın istemleriyle ilgili olarak ve sigortalının adına, fakat sorumluluk ve tüm giderler kendisine ait olmak üzere, gerekli hukuki işlemlerin gerçekleştirilip, kararların alınmasını ve ayrıca savunmaya yardımda bulunmayı üstlenip üstlenmeyeceğini sigortalıya bildirir. Bu sürenin sonuna kadar yapılması zorunlu işlemleri sigortalı yürütür. Sigortacı yaptığı işlemlerde sigortalının hak ve menfaatlerini gözetir. Sigortacı bildirimde bulunmamışsa, sigortalı aleyhine kesinleşen tazminatı öder. Ancak, sigortalının sigortacının onayını almadan yaptığı sulh sözleşmesi, bildirimden itibaren onbeş gün içinde onay verilmemişse, sigortacıya karşı geçersizdir; sigortacı haklı olmayan sebeplerle sulhe onay vermekten kaçınamaz. Yukarıda, çeşitli kereler sigortacının tazminat talebi hakkında süreci yönetme yetkisine sahip bulunduğunu belirtmiştik. Sonuçta sorumluluğun mali yükü (limit elverişli olduğu ölçüde) sigortacının üzerinde olacağından, bu çözüm makul ve mantıklıdır. Genel şartlar, TTK düzenlemesine paralel olarak, sigortacının tazminat talebine karşı ne şekilde hareket edileceği hususunda söz sahibi olacağını öngörmektedir. Bu temel tercih yerinde olmakla birlikte, yasanın ve (onu izleyen genel şartların) düzenlemesi yeterli görünmemektedir. Buna bağlı bazı sorunlarla karşılaşılması da kaçınılmazdır. Aşağıda (genel şartlar ile yasal düzenleme arasında fark olmadığından) sadece yasa hükümleri değerlendirilecektir.

TIBBİ KÖTÜ UYGULAMAYA İLİŞKİN ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI 1

TIBBİ KÖTÜ UYGULAMAYA İLİŞKİN ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI 1 TIBBİ KÖTÜ UYGULAMAYA İLİŞKİN ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI 1 A. SİGORTANIN KAPSAMI A.1. Sigortanın Konusu Bu sigorta sözleşmesi ile 1219 sayılı Kanunun Ek 12 nci maddesi çerçevesinde,

Detaylı

Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (Bu Genel Şartlar 21.07.2010 tarihli ve 27648 sayılı Resmi Gazete de yer alan Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk

Detaylı

Bu sigorta, sigortalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ifa ettiği mesleki faaliyetler için geçerlidir.

Bu sigorta, sigortalının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ifa ettiği mesleki faaliyetler için geçerlidir. TIBBİ KÖTÜ UYGULAMAYA İLİŞKİN ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI Yürürlük Tarihi 30.07.2010 A. SİGORTANIN KAPSAMI A.1. Sigortanın Konusu Bu sigorta sözleşmesi, 1219 sayılı Kanunun Ek 12 nci

Detaylı

BAĞIMSIZ DENETÇİLİK MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI. (Onay Tarihi:16/5/2013)

BAĞIMSIZ DENETÇİLİK MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI. (Onay Tarihi:16/5/2013) A. SİGORTANIN KAPSAMI A.1. Sigortanın Konusu BAĞIMSIZ DENETÇİLİK MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI (Onay Tarihi:16/5/2013) Bu sigorta ile Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu

Detaylı

Zorunlu meslek sigortası bizleri koruyor mu?

Zorunlu meslek sigortası bizleri koruyor mu? Zorunlu meslek sigortası bizleri koruyor mu? Doç. Dr. Mustafa Serinken Pamukkale Üniversitesi Acil Tıp AD. 1972 2010 1 Hekimler Hastalar 2 Hekimler Hekimler Hastalar Sigortacılar Hastalar Sigortacılar

Detaylı

ZORUNLU DEPREM SİGORTASI GENEL ŞARTLARI

ZORUNLU DEPREM SİGORTASI GENEL ŞARTLARI ZORUNLU DEPREM SİGORTASI GENEL ŞARTLARI Hazine Müsteşarlığından A SİGORTA KAPSAMI A.1 Sigortanın Kapsamı 587 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız

Detaylı

Sorumluluk Sigortalarında Zamanaşımı

Sorumluluk Sigortalarında Zamanaşımı Sorumluluk Sigortalarında Zamanaşımı GİRİŞ 20. Y.Y. başlarından günümüze dünya kapitalizmin hızlı gelişimine ve hakim ekonomik sistem olmasına tanıklık etmiştir. Dünyada hakim ekonomik sistem olan kapitalizmin

Detaylı

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI. Yrd. Doç. Dr. A. Taner Güven Adli Tıp Anabilim Dalı

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI. Yrd. Doç. Dr. A. Taner Güven Adli Tıp Anabilim Dalı MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI Yrd. Doç. Dr. A. Taner Güven Adli Tıp Anabilim Dalı DÜNYA DA Kusura dayalı Kusura dayanmayan Karma sistemler ABD İSVEÇ FRANSA ALMANYA YENİ ZELANDA AVUSTRALYA İTALYA İNGİLTERE

Detaylı

3- ÖLÜM VE YARALANMALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ

3- ÖLÜM VE YARALANMALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ TRAFİK SİGORTASINDA ZAMANAŞIMI 1- YASADA ZAMANAŞIMI ÇELİK AHMET ÇELİK 2918 sayılı KTK nun Ortak Hükümler başlıklı Beşinci Bölümünde yer alan 109. maddesinde zamanaşımının uygulanması yönünden dayanışmalı

Detaylı

13 SORUDA HEKİM MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTALARI

13 SORUDA HEKİM MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTALARI 13 SORUDA HEKİM MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTALARI Zorunlu Hekim Sorumluluk (Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk), Hekim Hukuk Asist, Hekim Plus Poliçeleri 1 1) TIBBİ KÖTÜ UYGULAMAYA İLİŞKİN

Detaylı

Sorumluluk Sigortalarının Yeni TTK Uyarınca Değerlendirilmesi 6 Mart 2013, İzmir. Prof. Dr. Didem Algantürk Light

Sorumluluk Sigortalarının Yeni TTK Uyarınca Değerlendirilmesi 6 Mart 2013, İzmir. Prof. Dr. Didem Algantürk Light Sorumluluk Sigortalarının Yeni TTK Uyarınca Değerlendirilmesi 6 Mart 2013, İzmir Prof. Dr. Didem Algantürk Light Bir malın bir pazardan ötekine aktarılması değişik taşıma sistemleriyle gerçekleşir. Malın

Detaylı

Prim Tutarları (4. Basamak) Risk Grubu Prim Miktarı (TL) I. Grup 150 II. Grup 300 III. Grup 500 IV. Grup 750

Prim Tutarları (4. Basamak) Risk Grubu Prim Miktarı (TL) I. Grup 150 II. Grup 300 III. Grup 500 IV. Grup 750 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: TIBBİ KÖTÜ UYGULAMAYA İLİŞKİN ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASINDA KURUM KATKISINA İLİŞKİN USUL VE ESASLARA DAİR TEBLİĞ (2010/1) DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

Detaylı

Poliçe No : 310001013097-7 Acente No : 2010 Ürün No : 350 Tecdit No : Müşteri No: 1000119176 Seri No :

Poliçe No : 310001013097-7 Acente No : 2010 Ürün No : 350 Tecdit No : Müşteri No: 1000119176 Seri No : 1.Sayfa Sigorta Ettirenin Adı-Soyadı/Ünvanı/Adresi Sigortanın GÖKHAN Başlangıç Tarihi : 11/07/2012 TOKSOY Bitiş Tarihi : 11/07/2013. Süre : 365 Gün MALTEPE/İSTANBUL Düzenleme Tarihi : 11/07/2012 Saati

Detaylı

Bu sigorta sözleşmesi ile sigortalının poliçede belirtilen ve ilgili taraflarca konusu tarif edilerek sınırları çizilen mesleki faaliyeti ifa ederken;

Bu sigorta sözleşmesi ile sigortalının poliçede belirtilen ve ilgili taraflarca konusu tarif edilerek sınırları çizilen mesleki faaliyeti ifa ederken; Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A. SİGORTANIN KAPSAMI A.1. Sigortanın Konusu Bu sigorta sözleşmesi ile sigortalının poliçede belirtilen ve ilgili taraflarca konusu tarif edilerek sınırları

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT EDİLDİĞİ TARİH OLDUĞU

İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT EDİLDİĞİ TARİH OLDUĞU T.C YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas No. 2013/21-2216 Karar No. 2015/1349 Tarihi: 15.05.2015 İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT

Detaylı

Doktorlar için. Mesleki Sorumluluk. Sigortası Genel Şartları

Doktorlar için. Mesleki Sorumluluk. Sigortası Genel Şartları Doktorlar için Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Değerli Sigortalımız, Şirketimiz tarafından düzenlenmiş sigorta poliçeniz ekte yer almaktadır. Allianz Sigorta nın size özel hizmet ve avantajlarından

Detaylı

Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Yayımlandığı Resmi Gazete: 16 Mart 2006 tarihli ve 26110 A. SİGORTANIN KAPSAMI A.1. Sigortanın Konusu Bu sigorta sözleşmesi ile sigortalının poliçede belirtilen

Detaylı

Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A. SĐGORTANIN KAPSAMI

Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A. SĐGORTANIN KAPSAMI Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A. SĐGORTANIN KAPSAMI A.1. Sigortanın Konusu Bu sigorta sözleşmesi ile sigortalının poliçede belirtilen ve ilgili taraflarca konusu tarif edilerek sınırları

Detaylı

Dr. İnan Deniz Dinç. ÜRÜN SORUMLULUK SİGORTASINDA RİZİKONUN KONUSU ve TEMİNATIN KAPSAMI

Dr. İnan Deniz Dinç. ÜRÜN SORUMLULUK SİGORTASINDA RİZİKONUN KONUSU ve TEMİNATIN KAPSAMI Dr. İnan Deniz Dinç ÜRÜN SORUMLULUK SİGORTASINDA RİZİKONUN KONUSU ve TEMİNATIN KAPSAMI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII Birinci Bölüm GIRIŞ I. SUNUM...1 II. KONUNUN SINIRLANDIRILMASI

Detaylı

SİGORTACIYA KARŞI DAVALARDA FAİZ BAŞLANGICI

SİGORTACIYA KARŞI DAVALARDA FAİZ BAŞLANGICI SİGORTACIYA KARŞI DAVALARDA FAİZ BAŞLANGICI Sigortacıya, gerekli belgelerle başvurulmuş olup da, sekiz gün içinde ödeme yapılmamışsa, temerrüt gerçekleşeceğinden, faiz başlangıcı temerrüt tarihi olacaktır.

Detaylı

1.Sayfa. Ödenecek Prim : 236,25

1.Sayfa. Ödenecek Prim : 236,25 1.Sayfa Sigorta Ettirenin Adı-Soyadı/Ünvanı/Adresi Sigortanın GÖKHAN Başlangıç Tarihi : 11/07/2012 TOKSOY Bitiş Tarihi : 11/07/2013... Süre : 365 Gün.../İSTANBUL Düzenleme Tarihi : 11/07/2012 Saati : 11:36

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 488 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2010/4805 Karar No. 2012/12361 Tarihi: 11.04.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 FAZLA ÇALIŞMA ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN

Detaylı

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ İDER AVANSI, GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2012/13494 KARAR NO : 2013/12373 GİDER AVANSI VE DELİL AVANSI ARASINDAKİ FARKLAR KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN

Detaylı

Yeni Borçlar Yasasında Hizmet Sözleşmesi

Yeni Borçlar Yasasında Hizmet Sözleşmesi Yeni Borçlar Yasasında Hizmet Sözleşmesi 04.01.2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Borçlar Yasasına bakacak olursak yeni yasada hizmet

Detaylı

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI R A P O R 07/39-40-41-42 15 EYLÜL 2007 21

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI R A P O R 07/39-40-41-42 15 EYLÜL 2007 21 MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI 21 MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI I. GİRİŞ İlgili Devlet bakanlığı tarafından, 16 Mart 2006 Tarihli, 26110 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel

Detaylı

1- Haksız rekabet davalarında zamanaşımı bir yıl üç yıl haksız rekabet, cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanıyorsa

1- Haksız rekabet davalarında zamanaşımı bir yıl üç yıl haksız rekabet, cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanıyorsa 1- Haksız rekabet davalarında zamanaşımı Bu konuda yürürlükteki 6762 sayılı TTK. ile yeni 6102 sayılı Yasa hükümleri aynı olup, yürürlükteki Yasa nın 62.maddesine (yeni Yasa nın 60.maddesine) göre, 58

Detaylı

KORU MAKİNE KIRILMASI SİGORTASI BİLGİLENDİRME FORMU

KORU MAKİNE KIRILMASI SİGORTASI BİLGİLENDİRME FORMU En az iki nüsha olarak düzenlenen bu form, sigorta ettiren kişiye, yapılacak sözleşmeye ilişkin önemli bazı hususlarda genel bilgi vermek amacıyla, 28.10.2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Sigorta

Detaylı

GİRİŞ I. BELİRSİZ ALACAK DAVASI

GİRİŞ I. BELİRSİZ ALACAK DAVASI GİRİŞ 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun getirdiği en önemli yeniliklerden biriside, Hukuk Muhakemeleri Kanunun Belirsiz Alacak ve Tespit Davası başlıklı 107.

Detaylı

GENEL SORUMLULUK SİGORTALARI 05.11.2015

GENEL SORUMLULUK SİGORTALARI 05.11.2015 GENEL SORUMLULUK SİGORTALARI 05.11.2015 2 SORUMLULUK SİGORTALARI KAPSAMINDAKİ POLİÇELER: A. ZORUNLU SORUMLULUK SİGORTALARI 1. Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atıklar Sorumluluk 2. Tüpgaz Sorumluluk 3.

Detaylı

bilinmesi gerekenler

bilinmesi gerekenler 54 55 tıp hukuku Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin Mali Sorumluluk Sigortası hakkında bilinmesi gerekenler İLKBAHAR 2014 SAYI: 302 MESLEK HAYATIMIZA 2010 YILINDA GİREN, DAHA ÖNCESİNDE ACABA İŞE YARAR MI? DİYE

Detaylı

KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK (TRAFİK) SİGORTASI GENEL ŞARTLARI

KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK (TRAFİK) SİGORTASI GENEL ŞARTLARI KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK (TRAFİK) SİGORTASI GENEL ŞARTLARI A.1. AMAÇ Bu Genel Şartların amacı,13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/13098 Karar No. 2013/6371 Tarihi: 26.03.2013 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 İŞÇİNİN TANIK OLDUĞU DOSYADA KENDİ DURUMUNA İLİŞKİN VERMİŞ OLDUĞU BEYANIN

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI Türkiye Cumhuriyeti ile Romanya (bundan böyle "Akit Taraflar" olarak anılacaklardır), Ulusal egemenlik, haklarda eşitlik

Detaylı

KREDİLİ MEVDUAT HESABI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU

KREDİLİ MEVDUAT HESABI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU KREDİLİ MEVDUAT HESABI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU MÜŞTERİ NO : ADI SOYADI : MADDE 1 TANIMLAR İşbu Sözleşme Öncesi Bilgi Formu metninde geçen aşağıdaki ibareler karşılarındaki anlamları ifade edecektir.

Detaylı

Seyahat Araç Destek Sigortası Genel Şartları

Seyahat Araç Destek Sigortası Genel Şartları Seyahat Araç Destek Sigortası Genel Şartları A -Sigortanın Kapsamı A.1. Sigortanın Konusu Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının karayolunda kullanılabilen motorlu aracı ile daimi ikametgah adresi dışındaki

Detaylı

Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Bilgilendirme Formu

Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Bilgilendirme Formu Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Bilgilendirme Formu En az iki nüsha olarak düzenlenen bu form, sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen ve sigortadan menfaat sağlayacak

Detaylı

Ekler: Nakit Kredi Taahhütnamesi Sözleşme Öncesi Bilgi Formu (4 sayfa) Nakit Kredi Uygulama Esasları Hakkında Prosedür

Ekler: Nakit Kredi Taahhütnamesi Sözleşme Öncesi Bilgi Formu (4 sayfa) Nakit Kredi Uygulama Esasları Hakkında Prosedür .. A.Ş. Sn..( Müteselsil Kefil) Sn...( Müteselsil Kefil) Bankamız ile.. A.Ş arasındaki kredi ilişkisi çerçevesinde, ekte sizinle yapmayı arzu ettiğimiz Nakit Kredi Taahhütnamesinin bir örneği ve bu Taahhütnamenin

Detaylı

ZORULU DEPREM SİGORTASI (DASK) ZORUNLU DEPREM SİGORTASI GENEL ŞARTLARI A - SİGORTA KAPSAMI A.1 - Sigortanın Kapsamı 587 sayılı Kanun Hükmünde

ZORULU DEPREM SİGORTASI (DASK) ZORUNLU DEPREM SİGORTASI GENEL ŞARTLARI A - SİGORTA KAPSAMI A.1 - Sigortanın Kapsamı 587 sayılı Kanun Hükmünde ZORULU DEPREM SİGORTASI (DASK) ZORUNLU DEPREM SİGORTASI GENEL ŞARTLARI A - SİGORTA KAPSAMI A.1 - Sigortanın Kapsamı 587 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki

Detaylı

Av. Mustafa ULU Sağlık Bakanlığı Hukuk Müşaviri

Av. Mustafa ULU Sağlık Bakanlığı Hukuk Müşaviri Av. Mustafa ULU Sağlık Bakanlığı Hukuk Müşaviri MESLEKİ MALİ SORUMLULUK SİGORTASI 1219 Sayılı Kanun Ek 12.madde 21/1/2010-5947/8 md Kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve

Detaylı

ZORUNLU SERTİFİKA MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI. Yürürlük Tarihi: 27 Ocak 2005

ZORUNLU SERTİFİKA MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI. Yürürlük Tarihi: 27 Ocak 2005 ZORUNLU SERTİFİKA MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI Yürürlük Tarihi: 27 Ocak 2005 A- SİGORTANIN KAPSAMI A.1- Sigortanın Konusu Bu sigorta ile; ulusal veya uluslararası düzeyde nitelikli elektronik

Detaylı

TRAFİK SİGORTASINDA SİGORTA ETTİRENİN SİGORTACISINA RÜCU HAKKI ÇELİK AHMET ÇELİK

TRAFİK SİGORTASINDA SİGORTA ETTİRENİN SİGORTACISINA RÜCU HAKKI ÇELİK AHMET ÇELİK TRAFİK SİGORTASINDA SİGORTA ETTİRENİN SİGORTACISINA RÜCU HAKKI ÇELİK AHMET ÇELİK 1- Bildirim (ihbar) yükümlülüğü Uygulamada sigorta ettirenin (poliçe sahibinin), kendi sigortacısına karşı dava açması az

Detaylı

a) Harp veya harp niteliğindeki harekat, ihtilal, isyan, ayaklanma ve bunlardan doğan iç kargaşalıklar,

a) Harp veya harp niteliğindeki harekat, ihtilal, isyan, ayaklanma ve bunlardan doğan iç kargaşalıklar, SAĞLIK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI 1 Yürürlük Tarihi: 10 Ekim 1990 Teminat Kapsamı Madde 1- İşbu sigorta, sigortalıların sigorta süresi içinde hastalanmaları ve/veya herhangi bir kaza sonucu yaralanmaları

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/88

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/88 VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/88 KONU: Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına ve Bu Karşılıkların Yatırılacağı Varlıklara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapıldı. 17 Temmuz 2012

Detaylı

MÜFETTİŞİN ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETMESİ NEDENİYLE TAZMİNAT

MÜFETTİŞİN ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETMESİ NEDENİYLE TAZMİNAT YARGITAY Hukuk Genel Kurulu ESAS: 2014/77 KARAR: 2015/1712 MÜFETTİŞİN ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETMESİ NEDENİYLE TAZMİNAT Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;

Detaylı

Avukat sorumluluk sigortası nedir?

Avukat sorumluluk sigortası nedir? Avukat sorumluluk sigortası nedir? Sigortalı nın Mesleki Hizmetleri nelerdir? Avukatlık Kanunu uyarınca yasal merciler önünde yürütülen bilirkişilik ve benzeri görevler... Görev Aksatma Hata Yanlış, Hatalı,

Detaylı

1. DARÜŞŞAFAKA Cad. No:14 Maslak-Sarıyer / İstanbul adresinde mukim DARÜŞŞAFAKA CEMİYETİ (bundan böyle kısaca DARÜŞŞAFAKA olarak anılacaktır).

1. DARÜŞŞAFAKA Cad. No:14 Maslak-Sarıyer / İstanbul adresinde mukim DARÜŞŞAFAKA CEMİYETİ (bundan böyle kısaca DARÜŞŞAFAKA olarak anılacaktır). DARÜŞŞAFAKA CEMİYETİ MALTEPE REZİDANS ASANSÖR REVİZYON İŞİ MADDE 1 : TARAFLAR İşbu Sözleşme; 1. DARÜŞŞAFAKA Cad. No:14 Maslak-Sarıyer / İstanbul adresinde mukim DARÜŞŞAFAKA CEMİYETİ (bundan böyle kısaca

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

Güvence Hesabı Yönetmeliği

Güvence Hesabı Yönetmeliği Güvence Hesabı Yönetmeliği BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) (Değişik: RG-05.03.2013-28578) Bu Yönetmeliğin amacı; 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılısigortacılık Kanununun

Detaylı

KREDÝLÝ MENKUL KIYMET ÝÞLEMLERÝ ÇERÇEVE SÖZLEÞMESÝ

KREDÝLÝ MENKUL KIYMET ÝÞLEMLERÝ ÇERÇEVE SÖZLEÞMESÝ SANKO KREDÝLÝ MENKUL KIYMET ÝÞLEMLERÝ ÇERÇEVE SÖZLEÞMESÝ TARAFLAR Bir tarafta, SANKO MENKUL DEÐERLER A.Þ. (Bundan sonra ARACI KURUM olarak anýlacaktýr.) ile diðer tarafta.... bundan sonra kýsaca MÜÞTERÝ/LER

Detaylı

Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL. : Bilirkişi 2. Ek Rapor ve Ayrık 2. Ek Rapora Karşı Beyanlarımızdan İbarettir.

Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL. : Bilirkişi 2. Ek Rapor ve Ayrık 2. Ek Rapora Karşı Beyanlarımızdan İbarettir. 24 MAYIS 2011. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI NA 200/. ESAS DAVALILAR VEKİLİ : 1-2-.. : Av. AHMET AYDIN Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL DAVACI :. SİGORTA A.Ş. VEKİLİ :

Detaylı

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM İŞ KAZASI VEYA MESLEK HASTALIĞINDAN DOĞAN MADDİ TAZMİNAT DAVALARI

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM İŞ KAZASI VEYA MESLEK HASTALIĞINDAN DOĞAN MADDİ TAZMİNAT DAVALARI İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM İŞ KAZASI VEYA MESLEK HASTALIĞINDAN DOĞAN MADDİ TAZMİNAT DAVALARI A- YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME 17 1- Yetkili Mahkeme 17 2- Görevli Mahkeme 35 Yasal Düzenleme ve İçtihatlar 40 B- DAVADA

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/20255 Karar No. 2010/11968 Tarihi: 03.05.2010 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 GÜVENLİK HİZMETLERİNİN YARDIMCI İŞ OLMASI HAKLI NEDENLERLE FESİHTE SAVUNMA

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/28980 Karar No. 2013/435 Tarihi: 23.01.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA ÖZETİ 4857 sayılı

Detaylı

SATIŞ SÖZLEŞMESİ MADDE 1- TARAFLAR: 1.2. Ltd. Şti. Ümraniye İstanbul

SATIŞ SÖZLEŞMESİ MADDE 1- TARAFLAR: 1.2. Ltd. Şti. Ümraniye İstanbul SATIŞ SÖZLEŞMESİ MADDE 1- TARAFLAR: 1.1.. Ltd. Şti. Ümraniye İstanbul 1.2. Ltd. Şti... MADDE 2- TANIMLAMALAR: 2.1. ALICI madde 1.2. adı geçen. yı 2.2. SATICI madde 1.1. de adı geçen. Ltd. Şti. yi 2.3.

Detaylı

6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU NUN SORUMLULUK SİGORTALARINA İLİŞKİN HÜKÜMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU NUN SORUMLULUK SİGORTALARINA İLİŞKİN HÜKÜMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ 6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU NUN SORUMLULUK SİGORTALARINA İLİŞKİN HÜKÜMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Doç. Dr. Rauf KARASU ÖZET 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu nun Sigorta Kitabı, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret

Detaylı

HDI Sigorta, Alman sigorta grubu HDI Gerling International AG nin Türkiye deki temsilcisidir.

HDI Sigorta, Alman sigorta grubu HDI Gerling International AG nin Türkiye deki temsilcisidir. HDI SİGORTA A.Ş. HDI Sigorta, Alman sigorta grubu HDI Gerling International AG nin Türkiye deki temsilcisidir. 110 YILLIK SİGORTA TECRÜBESİ ALMAN SİGORTA DEVİNİN MALİ GÜCÜ HDI International AG (Talanx):

Detaylı

Project Group. Restatement of European Insurance Contract Law. Established by: Prof. Dr. Fritz Reichert-Facilides ( ), LL.M., Innsbruck.

Project Group. Restatement of European Insurance Contract Law. Established by: Prof. Dr. Fritz Reichert-Facilides ( ), LL.M., Innsbruck. Project Group Restatement of European Insurance Contract Law Established by: Prof. Dr. Fritz Reichert-Facilides ( ), LL.M., Innsbruck Chairman: Prof. Dr. Helmut Heiss, LL.M., Zurich www.restatement.info

Detaylı

İŞVEREN SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI. Yürürlük Tarihi: 27 Nisan 1983

İŞVEREN SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI. Yürürlük Tarihi: 27 Nisan 1983 İŞVEREN SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI Yürürlük Tarihi: 27 Nisan 1983 Sigortanın Teminatının Kapsamı Madde 1- Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek

Detaylı

Zorunlu Hekim Sorumluluğu Sigortası (Genel Şartlar Şerhi)

Zorunlu Hekim Sorumluluğu Sigortası (Genel Şartlar Şerhi) Zorunlu Hekim Sorumluluğu Sigortası (Genel Şartlar Şerhi) Dr. Iur. Samim Ünan SİGORTA HUKUKU TÜRK DERNEĞİ (AIDA TURKEY) SİGORTA HUKUKU TÜRK DERNEĞİ Zorunlu Hekim Sorumluluğu Sigortası (Genel Şartlar Şerhi)

Detaylı

Kredi Koruma Sigortası Bilgilendirme Formu

Kredi Koruma Sigortası Bilgilendirme Formu En az iki nüsha olarak düzenlenen bu form, sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen ve sigortadan menfaat sağlayacak diğer kişilere, yapılacak sigorta sözleşmesine ilişkin önemli bazı hususlarda genel

Detaylı

DEVLET DESTEKLİ ARICILIK (ARILI KOVAN) SİGORTASI GENEL ŞARTLAR 2016

DEVLET DESTEKLİ ARICILIK (ARILI KOVAN) SİGORTASI GENEL ŞARTLAR 2016 A. SİGORTANIN KAPSAMI A.1. Sigortanın Konusu DEVLET DESTEKLİ ARICILIK (ARILI KOVAN) SİGORTASI GENEL ŞARTLAR 2016 Bu sigorta ile 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanununun 12 nci maddesine istinaden, Bakanlar

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2014/9315 Karar No : 2015/9212

T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2014/9315 Karar No : 2015/9212 Anahtar Sözcükler: Nisbi vekalet ücreti, maktu vekalet ücreti, hak arama özgürlüğü, mahkemeye erişim hakkı Özet: Gerçekte hak edilen tazminat miktarı kestirilemeyen, çözümü davanın her iki tarafı için

Detaylı

ÇOCUKLARIN DESTEKTEN YARARLANMA SÜRELERİ

ÇOCUKLARIN DESTEKTEN YARARLANMA SÜRELERİ ÇOCUKLARIN DESTEKTEN YARARLANMA SÜRELERİ Haksahibi kız çocukların destekten yararlanma süreleri, evlenmelerinin üstün olasılık içinde bulunduğu yaşa göre belirlenir ki, bu yaş kural olarak köylerde 18,

Detaylı

YENİ BORÇLAR KANUNU NUN YILLIK İZNE İLİŞKİN HÜKÜMLERİ İLE 4857 SAYILI İŞ KANUNU NUN YILLIK İZNE İLİŞKİN HÜKÜMLERİNDE FARKLILIK VE DEĞERLENDİRMESİ

YENİ BORÇLAR KANUNU NUN YILLIK İZNE İLİŞKİN HÜKÜMLERİ İLE 4857 SAYILI İŞ KANUNU NUN YILLIK İZNE İLİŞKİN HÜKÜMLERİNDE FARKLILIK VE DEĞERLENDİRMESİ YENİ BORÇLAR KANUNU NUN YILLIK İZNE İLİŞKİN HÜKÜMLERİ İLE 4857 SAYILI İŞ KANUNU NUN YILLIK İZNE İLİŞKİN HÜKÜMLERİNDE FARKLILIK VE DEĞERLENDİRMESİ Selahattin BAYRAM * I- GİRİŞ: Yeni Türk Borçlar Kanunu

Detaylı

SİGORTA ARACILARI HUKUKU I

SİGORTA ARACILARI HUKUKU I Doç. Dr. Emine YAZICIOĞLU SİGORTA ARACILARI HUKUKU I Sigorta Aracısı Kavramı ve İlgili Düzenlemeler Sigorta Aracılarının Denetimi Sigorta Acentesi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...ix KISALTMALAR...

Detaylı

MAKALE 6098 SAYILI BORÇLAR KANUNU VE YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA İŞ HUKUKUNDA İBRA SÖZLEŞMESİ

MAKALE 6098 SAYILI BORÇLAR KANUNU VE YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA İŞ HUKUKUNDA İBRA SÖZLEŞMESİ MAKALE 6098 SAYILI BORÇLAR KANUNU VE YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA İŞ HUKUKUNDA İBRA SÖZLEŞMESİ İBRA SÖZLEŞMESİNİN TANIMI İbra, kelimesi kökeni olarak Arapça kökenli olup; Türkçe temize çıkarmak, borçtan

Detaylı

BİRİNCİ KISIM GENEL HÜKÜMLER

BİRİNCİ KISIM GENEL HÜKÜMLER BİRİNCİ KISIM GENEL HÜKÜMLER A) SİGORTA SÖZLEŞMESİ Madde No: I- TEMEL KAVRAMLAR 1. Tanım 1401 2. Karşılıklı sigorta 1402 3. Reasürans 1403 4. Geçerli olmayan sigorta 1404 II- HÜKÜMLER 1. Sözleşmenin yapılması

Detaylı

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI PRİMLERİNİN İNDİRİM KONUSU YAPILIP YAPILMAYACAĞI SORUNU

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI PRİMLERİNİN İNDİRİM KONUSU YAPILIP YAPILMAYACAĞI SORUNU MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI PRİMLERİNİN İNDİRİM KONUSU YAPILIP YAPILMAYACAĞI SORUNU 1. GİRİŞ Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı İzmir Vergi Dairesi Başkanlığınca verilmiş bulunan ve örneği Mevzuattaki

Detaylı

6661 SAYILI ASKERLİK KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYIMLANDI

6661 SAYILI ASKERLİK KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYIMLANDI 27.01.2016/4-1 6661 SAYILI ASKERLİK KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYIMLANDI ÖZET : 27/01/2016 tarih ve 29606 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 6661 sayılı Kanun ile 2016

Detaylı

Özel Güvenlik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

Özel Güvenlik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Özel Güvenlik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Yürürlük Tarihi: 26 Şubat 2005 A. SİGORTANIN KAPSAMI A.1. Sigortanın Konusu Sigortacı, sigorta ettiren tarafından 5188 sayılı Özel Güvenlik

Detaylı

Hukuksal koruma sigortası

Hukuksal koruma sigortası Hukuksal koruma sigortası Hukuksal koruma sigortası Mevcut poliçelerinizde yeralan/alabilecek hukuki koruma sigortası ek teminat olarak ta verilmekte olup. bu teminatın hukuki yapısı ektedir. her poliçe

Detaylı

TIBBĠ KÖTÜ UYGULAMAYA ĠLĠġKĠN ZORUNLU MALĠ SORUMLULUK SĠGORTASI

TIBBĠ KÖTÜ UYGULAMAYA ĠLĠġKĠN ZORUNLU MALĠ SORUMLULUK SĠGORTASI TIBBĠ KÖTÜ UYGULAMAYA ĠLĠġKĠN ZORUNLU MALĠ SORUMLULUK SĠGORTASI Mehmet KALKAVAN Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Genel Sekreter Yardımcısı 2011 MESLEKĠ UYGULAMALARDAN DOĞAN SORUMLULUKLAR

Detaylı

Serbest muhasebeci mali müşavir sigortası

Serbest muhasebeci mali müşavir sigortası Serbest muhasebeci mali müşavir sigortası Serbest muhasebeci mali müşavir sorumluluk sigortası Bu sigorta ile Sigortacı, Sigortalının vermekte olduğu mesleki hizmetleri kusurlu olarak yerine getirmesinden

Detaylı

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI - DAVANIN CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLMADAN AÇILDIĞI - TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKEN GEÇERLİ TÜM DELİLLERİ SORULUP TOPLANARAK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 818.S.BK/161

İlgili Kanun / Madde 818.S.BK/161 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/17402 Karar No. 2011/19618 Tarihi: 30.06.2011 İlgili Kanun / Madde 818.S.BK/161 CEZAİ ŞART KARŞILIKLIK İLKESİ BAKİYE ÜCRETİN YANINDA CEZAİ ŞARTINDA İSTENEBİLECEĞİ

Detaylı

T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire. Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği

T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire. Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği T.C. DANIŞTAY Yedinci Daire Esas No : 2009/1602 Karar No :2013/6426 Anahtar Kelimeler : Katma Değer Vergisi, Müteselsil Sorumluluk, Ek Tahakkuk, İdari İşlemin İcrailiği Özeti : Müteselsil sorumlulardan

Detaylı

YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ E.2006/435 K.2007/7464 T.15.05.2007 YOLCU TAŞIMA. ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI

YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ E.2006/435 K.2007/7464 T.15.05.2007 YOLCU TAŞIMA. ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ E.2006/435 K.2007/7464 T.15.05.2007 YOLCU TAŞIMA. ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI Özet : Yolcunun ölümü halinde, bir can ve meblâğ sigortası türü olan

Detaylı

SİGORTALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ

SİGORTALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ SİGORTALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ ÇELİK AHMET ÇELİK I- TRAFİK SİGORTASINDA ZAMANAŞIMI Kısaca Trafik Sigortası denilen Yasa daki adıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası na başvurularda ve açılacak davalarda

Detaylı

TÜRK P ve I Sigorta A.Ş. Balıkçı Gemisi Sorumluluk Sigortası TTK İLE UYUMLU

TÜRK P ve I Sigorta A.Ş. Balıkçı Gemisi Sorumluluk Sigortası TTK İLE UYUMLU TÜRK P ve I Sigorta A.Ş. Balıkçı Gemisi Sorumluluk Sigortası TTK İLE UYUMLU Balıkçı Gemisi Sorumlulukları Konusunda Artık Uzman Bir Sigortacınız Var! Balıkçı gemisi armatörleri, işletenleri ve operatörlerine

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ALACAKLARINDA TEMİNAT OLARAK GÖSTERİLEN TAŞINIR-TAŞINMAZLAR VE DEĞER TESPİTİ

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ALACAKLARINDA TEMİNAT OLARAK GÖSTERİLEN TAŞINIR-TAŞINMAZLAR VE DEĞER TESPİTİ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ALACAKLARINDA TEMİNAT OLARAK GÖSTERİLEN TAŞINIR-TAŞINMAZLAR VE DEĞER TESPİTİ Mikail KILINÇ* 1.GİRİŞ Sosyal Güvenlik Kurumu, sosyal sigortacılık ilkelerine dayalı, etkin, adil, kolay

Detaylı

ÖZEL GÜVENLİK ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI. Yürürlük Tarihi: 26 Şubat 2005

ÖZEL GÜVENLİK ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI. Yürürlük Tarihi: 26 Şubat 2005 ÖZEL GÜVENLİK ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI Yürürlük Tarihi: 26 Şubat 2005 A. SİGORTANIN KAPSAMI A.1. Sigortanın Konusu Sigortacı, sigorta ettiren tarafından 5188 sayılı Özel Güvenlik

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /47

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /47 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/26389 Karar No. 2014/2398 Tarihi: 05.02.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/3 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /47 GENEL TATİLLERDE ÇALIŞILAN HER

Detaylı

İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIĞI SİGORTA KOLUNDA İŞVERENİN

İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIĞI SİGORTA KOLUNDA İŞVERENİN İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIĞI SİGORTA KOLUNDA İŞVERENİN SORUMLULUĞU Kazaların sıkça yaşandığı ülkemizde 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu nun 26. maddesi ile iş kazaları ve meslek hastalıklarında işverenin

Detaylı

Prim Tutarları (4. Basamak) Prim indirimi ve prim artırımı aşağıdaki tabloda yer alan basamak esasına göre uygulanır. Prim

Prim Tutarları (4. Basamak) Prim indirimi ve prim artırımı aşağıdaki tabloda yer alan basamak esasına göre uygulanır. Prim TIBBİ KÖTÜ UYGULAMAYA İLİŞKİN ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASINDA KURUM KATKISINA İLİŞKİN USUL VE ESASLARA DAİR TEBLİĞ (2010/1) DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (26/7/2014-29072) HAKKINDA KARŞILAŞTIRMALI

Detaylı

4.1. Tabii (Doğal) Aydınlatma oaydınlatma mümkün mertebe doğal olarak, güneş ışığı ile yapılması esastır. Bu sebeple İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu na göre işyeri taban yüzeyinin en az 1/10 u oranında

Detaylı

Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları

Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları DEVLET DESTEKLİ BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASI GENEL ŞARTLARI A. SİGORTANIN KAPSAMI A.1. Sigortanın Konusu Bu sigorta ile 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanununun

Detaylı

ÖZEL SAĞLIK SİGORTALARI YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ÖZEL SAĞLIK SİGORTALARI YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: ÖZEL SAĞLIK SİGORTALARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı, özel sağlık sigortası uygulamalarına

Detaylı

ZORUNLU DEPREM SĠGORTASI GENEL ġartlari

ZORUNLU DEPREM SĠGORTASI GENEL ġartlari 13 Mayıs 2011 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27933 TEBLĠĞ Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığından: ZORUNLU DEPREM SĠGORTASI GENEL ġartlari A- SĠGORTA KAPSAMI A.1- Sigortanın Kapsamı 587 sayılı Kanun Hükmünde

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/16110 Karar No. 2014/94 Tarihi: 13.01.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/3 İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 ISLAHIN BİR HAFTALIK KESİN SÜREDE

Detaylı

ÖNCE SABİT SONRA DEĞİŞKEN FAİZLİ KONUT FİNANSMANI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU

ÖNCE SABİT SONRA DEĞİŞKEN FAİZLİ KONUT FİNANSMANI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU Tarih: Müşteri Adı Soyadı Müşteri Numarası : : ÖNCE SABİT SONRA DEĞİŞKEN FAİZLİ KONUT FİNANSMANI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

KONU: AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİNİN BAYİ YATIRIMLARI NEDENİYLE UĞRADIKLARI ZARARLARA İLİŞKİN SEBEBSİZ ZENGİNLEŞME DAVALARI

KONU: AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİNİN BAYİ YATIRIMLARI NEDENİYLE UĞRADIKLARI ZARARLARA İLİŞKİN SEBEBSİZ ZENGİNLEŞME DAVALARI 20.05.2014 ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. DUYURU 2014/3 KONU: AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİNİN BAYİ YATIRIMLARI NEDENİYLE UĞRADIKLARI ZARARLARA İLİŞKİN SEBEBSİZ ZENGİNLEŞME DAVALARI

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/8,10,11

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/8,10,11 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2010/5999 Karar No. 2012/12208 Tarihi: 10.04.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/8,10,11 BELİRSİZ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ

Detaylı

SİGORTA BEDELİ VE TEMİNAT LİMİTLERİ (USD)

SİGORTA BEDELİ VE TEMİNAT LİMİTLERİ (USD) YAT SİGORTALARI SİGORTA BEDELİ VE TEMİNAT LİMİTLERİ (USD) Teminat Sigorta Bedeli/ Teminat Limiti Yıllık Max. Tem. Limiti Tenzili Muafiyet Yat 5.000.000 % 0,5 özel % 1 ticari 3.Ş.M.M. 1.250.000/5.000.000

Detaylı

TAŞIT KREDİSİ SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU

TAŞIT KREDİSİ SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU TAŞIT KREDİSİ SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU Müşteri No :... Adı ve Soyadı :... MADDE 1 AMAÇ İşbu Sözleşme Öncesi Bilgi Formu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun un 23.maddesi uyarınca sözleşmenin

Detaylı

KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI

KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI Yürürlük Tarihi: 15 Ağustos 2003 A. SİGORTA KAPSAMI A.1- Sigortanın Kapsamı Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi

Detaylı

Bilgilendirilmiş Onam Alımı ve Hukuki Anlamı

Bilgilendirilmiş Onam Alımı ve Hukuki Anlamı Bilgilendirilmiş Onam Alımı ve Hukuki Anlamı Dr. Osman Celbiş Adli Tıp Profesörü, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Şekil Değiştiren Hekimlik Sanatı İnsanlık tarihi ile başlayan süreç içerisinde belli kurallar

Detaylı

Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları

Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları A. SİGORTANIN KAPSAMI A.1. Sigortanın Konusu Bu sigorta ile 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanununun 12 nci maddesine istinaden Bakanlar Kurulu kararı

Detaylı

Alman Federal Mahkeme Kararları

Alman Federal Mahkeme Kararları Federal İş Mahkemesi Karar Tarihi : 24.02.2005 Sayısı : 2 AZR 373/3 Beşten fazla işçi istihdam eden işveren bir hizmet akdini fesih ettiği zaman İş Güvencesi Yasasının (KSchG) uygulanamayacağını ispat

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 5510 S.SGK/21 RÜCÜ HAKKI HALEFİYET

İlgili Kanun / Madde 5510 S.SGK/21 RÜCÜ HAKKI HALEFİYET T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/19635 Karar No. 2013/11653 Tarihi: 28.05.2013 İlgili Kanun / Madde 5510 S.SGK/21 RÜCÜ HAKKI HALEFİYET ÖZETİ: Sigortalı ya da hak sahibini tatmin eden kurumun

Detaylı

a) Harp veya harp niteliğindeki harekat, ihtilal, isyan, ayaklanma ve bunlardan doğan iç kargaşalıklar,

a) Harp veya harp niteliğindeki harekat, ihtilal, isyan, ayaklanma ve bunlardan doğan iç kargaşalıklar, Sağlık Sigortası Genel Şartları Madde 1- İşbu sigorta, sigortalıların sigorta süresi içinde hastalanmaları ve/veya herhangi bir kaza sonucu yaralanmaları halinde tedavileri için gerekli masrafları ile

Detaylı