1-ANA SAYFA: 2-KURUMSAL: Yönetim Kurulu, Üzeyir KARACA Süleyman YILMAZ Ramazan KEKLİK Murat ÇÖP. Denetim Kurulu, Denetim Kurulu Başkanı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "1-ANA SAYFA: 2-KURUMSAL: Yönetim Kurulu, Üzeyir KARACA Süleyman YILMAZ Ramazan KEKLİK Murat ÇÖP. Denetim Kurulu, Denetim Kurulu Başkanı"

Transkript

1 1-ANA SAYFA: Tarımsal yayım ve danışmanlık: Tarımsal işletme sahiplerinin, tarımsal üretim, işleme ve pazarlama sürecinin bütün aşamalarında karşılaştıkları problemler ve bunların birbirleriyle ilişkileri hakkında bilgi sahibi olmalarını, kendilerine, geliştirilen teknolojileri kullandırmak suretiyle, bu problemleri çözebilecek bilgi ve beceri kazandırılmasını ve kırsal alanda yaşam standardının yükseltilmesini amaçlayan tarımsal işletme sahiplerinin eğitimi, yayım, danışmanlık ve bilgilendirme faaliyetlerini, ifade eder. Amaç Bu Yönetmelik; tarımsal işletme sahiplerinin bilgi, teknik ve yöntemler konusundaki ihtiyaçlarının zamanında ve yeterli düzeyde karşılanması ile ilgili usul ve esasları belirlemek amacı ile hazırlanmıştır. Kapsam Bu Yönetmelik; kamu yayım hizmetleri ve sivil toplum örgütleri, ziraat odaları, tarımsal danışmanlık şirketleri, serbest tarım danışmanlarınca yerine getirilecek tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak; ilke ve kural belirleme, strateji ve program geliştirme, yönlendirme, özendirme, eğitim, sertifikalandırma, belgelendirme, görev ve sorumluluk tanımlama, izleme, değerlendirme, denetim ve yaptırım uygulama görevleriyle ilgili usul ve esasları, tarımdan girdi alan ve tarıma girdi veren kuruluşların ticari faaliyetleri çerçevesinde yapacakları çiftçi bilgilendirme faaliyetlerine ilişkin usul ve esasları kapsar. 2-KURUMSAL: Yönetim Kurulu, Hüseyin ŞENGÜL Mahmut KOÇAN Ömer YORULMAZ Üzeyir KARACA Süleyman YILMAZ Ramazan KEKLİK Murat ÇÖP Yönetim Kurulu Başkanı Yönetim Kurulu 2. Başkanı Muhasip Üye Üye Üye Üye Üye Denetim Kurulu, Recep KAN Habip AKÇA Mehmet Ruşan GÖKTUNA Denetim Kurulu Başkanı Üye Üye Çalışan Personel, Figen GÜLEÇ İbrahim MERSİN Süleyman KARAARSLAN Nuray AŞÇIOĞLU Muhasebe İdari İşler Bergama Bölge Büro Sorumlusu Ödemiş Bölge Büro Sorumlusu 3-MEVZUAT: Arıcılık Yönetmeliği, Yurt İçi Hayvan Sevkleri Yönetmeliği, Tarımsal Danışmanlık Hizmetleri Yönetmeliği,.2014 yılı TYDD Hizmetleri Tebliği. 4-BAĞLANTILAR: Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı linki (http://www.tarim.gov.tr/) bulundurulacaktır. Eğitim ve Yayınlar Dairesi Başkanlığının linki (http://www.tarim.gov.tr/eyydb) bulundurulacaktır. 5-ARICILIK: 1. Arıcılık Nedir:

2 Genel anlamda arıcılık, bir amaç doğrultusunda "Arıları Kullanabilme ve Yönetebilme Sanatı" olarak adlandırılabilir. Teknik arıcılık için bilgi ve tecrübeye ihtiyaç vardır. Aksi halde, bilgi ve tecrübe olmadan teknik arıcılık hatta sıradan bir arıcılık bile yapmak mümkün değildir. Arıcılığa başlamadan önce arı ailesi (koloni), aile bireyleri ve koloninin yaşam düzeni ile arıcılığı ilgilendiren diğer konularda bilgi sahibi olunmalıdır. Bilgi ve tecrübeden yoksun yapılacak arıcılık ekonomik kazanç bir yana, başarısızlıkla sonuçlanır. Arıcılığın tarihçesi insanların mağara hayatı yaşadığı on binlerce yıl öncesine kadar gitmektedir. M.Ö yıllarına ait mağaralara çizilen resimler, çok eski tarihlere ait arı fosilleri ve benzeri tarihi buluntular bu görüşü doğrulamaktadır. İlk insanlar doğal olarak ağaç kovukları ve kaya oyuklarına yuvalanan oğulları öldürerek ballarından yararlanmışlardır. Tarihi gelişim içinde taş devrinden itibaren; önce mantar ve ağaç kütükleri sonra da toprak ve kilden yapılmış kaplar kovan olarak kullanılmış ve zamanla bugün kullanılan kovanlar geliştirilmiştir. Gerçek arıcılık, insanların ağaç kovukları içinde yuvalanan arıları öldürmeden bir miktar bal almaları ve bir miktar balı da arılara bırakmaları ile başlamıştır. Arıların gen merkezlerinin Orta-Doğu ülkeleri olduğundan arıcılığın ortaya çıkması bu ülkelerde olmuştur. Bununla birlikte M.Ö yıllarına ait olduğu sanılan ve Hititler devrinden kalma Boğazköy'deki taş yazıtlarda arılardan bahsedilmesi arıcılığın Anadolu'da da çok eski tarihlere dayandığını göstermektedir. Son birkaç yüzyıl öncesine kadar çok uzun bir süre ilkel olarak yapılan arıcılık, bir çok bilimsel buluş ve gelişmelerin ışığında günümüz arıcılığına kadar gelişme süreci yaşamıştır. Günümüz arıcılığına gelinmesinde; 1787 yılında ana arının havada çiftleştiğinin tespiti, 1845 yılında arı üreme biyolojisinin izahı, 1851 yılında çerçeveli fenni kovanın keşfi, 1857 yılında temel petek kalıplarının bulunuşu, 1865 yılında bal süzme makinesinin icadı, 1882 yılında larva transfer yöntemiyle ana arı yetiştirme tekniğinin keşfi ve 1926 yılında ana arılarda yapay döllemenin bulunuşu gibi icatlar katkıda bulunmuştur. 2. Arıcı Kimdir: Meslek Standartları Kurumunun tanımına göre; Arıcı, kendi başına ve belirli bir süre içerisinde, arılı kovan hazırlama, ana arı, oğul arı ve arı ürünleri üretme, arı kolonisinin bakım, beslenme, arı ürünleri hasadı, arıcılık araç, gereç ve ekipmanlarının bakım ve onarım işlemlerini yapma bilgi ve becerisine sahip nitelikli kişidir. Arıcı, işletmenin genel çalışma prensipleri doğrultusunda, araç, gereç ve ekipmanları etkin bir şekilde kullanarak, işçi sağlığı, iş güvenliği ve çevre koruma düzenlemelerine ve mesleğin verimlilik ve kalite gerekliliklerine uygun olarak, belirlenmiş görev ve işlemleri yerine getirir. 3. Neden Arıcılık: Türkiye bitki varlığı bakımından dünyanın sayılı ülkeleri arasındadır.tüm Avrupa kıtasında dolayında bitki türü varken Türkiye de dolayında bitki türü bulunur Dünyada yetişen ballı bitkilerin ¾ ü Türkiye de yetişmektedir. Modern tarımın önemli dallarından biri olarak kabul edilen arıcılığı, yurdumuzun hemen her yerinde başarıyla yapmak mümkündür. Yaşadığımız coğrafyanın iklimi ve bitki örtüsü özellikleri, arıcılıktan verimi yüksek sonuçlar alınmasına olanak sağlayacak niteliktedir. Arıcılık az bir sermaye ve emekle yapılmaya çok uygun bir uğraştır. İsteyen herkes evinin bahçesinde komşularına zarar vermeden 2-3 kovana bakabileceği gibi, işe ticari boyut katıp bu sayıyı rahatlıkla kovana çıkartabilir. Bu özelliğinden dolayı, bir ailenin geçimini sağlayan ana uğraş olabileceği gibi, diğer işlerin yanında ek gelir sağlayan yardımcı bir faaliyet olarak da rahatlıkla yapılabilir. Arıdan elde edilen bal, balmumu, polen ve diğer ürünler ülke ekonomisine önemli girdiler sağlar. Bu ürünlerin besin olarak tüketilmesinin sağlıklı yaşam ve dengeli beslenme konusuna olan katkıları da herkesçe bilinir. Arıcılığın tarım açısından en büyük önemi ise, bitkilerin tozlaşmasında (polinasyonda) oynadığı roldür. Polen toplamak için çiçekten çiçeğe gezen arı, bitkilerin doğal yoldan döllenmesine yardımcı olur. Yapılan araştırmalara göre arının bu fonksiyonu yaklaşık olarak üründe % 40 verim artışı sağlar.yurtdışında birçok meyve bahçesi sahibi tozlaşma döneminde bahçesi için arı kovanı kiralar. Buralarda arıcılar bu işten gelir elde eder. Bir arı kolonisi diğer tarımsal üretim dallarında olduğu gibi sürekli bakım istemez. En azından sabah akşam, yem, su, gübre vs istemez. Belli dönemlerde birkaç saati alacak bir bakım işlemi, sağlıklı arı kolonilerine sahip olmak için yeter

3 de artar bile. Ancak en çok gereksinim duyduğu su arılığın önünden eksik edilmemelidir. Aksi takdirde arı kolonisi su bulmak için komşularımıza zarar verebilir. Arıcılık ayrıca büyük uzmanlıklar gerektirmez, kolaylıkla öğrenilebilir. Zaten arıcıların en büyük meziyetlerinden birisi de bildiklerini başkalarına öğretme arzusudur. Arıcılık yapmaya karar veren herkes, bu işi bilenlerin yardımlarıyla kısa zamanda arıcılık faaliyetinin ince ayrıntılarını öğrenmeye başlar. Arıcılığın çok önemli bir uğraş olduğu, bu işe gönül verenler tarafından sıklıkla vurgulansa da maalesef ülkemizde bu alanla ilgili gerekli ve yeterli yatırımlar önemsenerek yapılmamaktadır. Bilindiği gibi bütün dünyada sentetik katkı maddeleri içermeyen doğal gıdalara karşı büyük bir ilgi oluşmaya başlamıştır. Arıcılık hiçbir teknolojik yatırım yapmaya gerek kalmadan kendiliğinden katkısız ve doğal gıda üreten bir sistemdir. Bu yüzden ekonomik değeri önümüzdeki yıllarda kendiliğinden artacaktır. 4. Besleme: Her canlı gibi arılar da yaşam sürekliliği için besine ihtiyaç duyarlar. Doğanın bir bağışı olarak arılar temel besin ihtiyaçlarını; nektar (bal özü), salgı (basra) ve polenden karşılarlar. Ancak kimi zaman bu besin kaynaklarının yeterli olmadığı durumlarda teknik arıcılığın gereği olarak arıların beslenmesi gerekir. Genel olarak, koloniler erken ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde beslemeye ihtiyaç duyarlar. İlkbahar beslemesi 1/1 lik şeker şurubu (1 ölçek su ve 1 ölçek şeker) ile yapılırken sonbahar beslemesi 1/2 lik şeker şurubu (1 ölçek su ve 2 ölçek şeker) ile yapılır. Erken ilkbahar döneminde yapılan beslemedeki amaç; bu dönemde nektar kaynakları sınırlı olduğundan koloni ihtiyacının karşılanması ve ana arının yumurtlamaya teşvik edilmesidir. Bu dönemde yapılan şeker şurubu beslemesi koloninin hızlı gelişmesine büyük katkıda bulunur. Sonbahar beslemesi ise, arıların kış ihtiyacı için kolonide yeterli besinin bulundurulması için yapılır. Şeker şurubu veya bal yanında koloninin diğer önemli besin ihtiyacı polendir. Kolonide yeterli polen yoksa; koloni gelişemez, yavrular beslenemez ve işçi arılar arı sütü salgılayamazlar. Bu nedenle kolonilerde her dönemde yeterli polen stoku bulunmalıdır. Doğada polen kaynaklarının kıt olduğu dönemlerde (genellikle erken ilkbahar ve sonbaharda) polen ihtiyacının takviye edilmesi ve karşılanması yönüyle, KEK ile besleme yapılır. 5. Çam Balı Alanları: Türkiye çam balı üretiminin % ni İzmir, Aydın, Çanakkale, Antalya illerimizin sahil ve sahile yakın yerleşim birimlerinden ve % ini Muğla ilindeki kızıl çam ormanlarından karşılanmaktadır. 385 orman köyünün 260 adetinde basralı çam ormanı bulunmaktadır. Muğla ormanlarının % 14,46 sına tekabül eden 60,000 hektarlık bir alanda çam balı üretilmektedir. Çam balı üretimi Temmuz ayı sonunda başlayarak sahillerde Nisan sonuna yükseklerde 15 Mayısa kadar devam eder. Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım aylarında yoğun çam balı üretimi yapılır. Çam balı üretim alanları bölgesel olmasına rağmen üretimi ülkeseldir. Ülkemizin tüm arıcıları bu alanlardan faydalanmaktadırlar. 6. Flora Takibi: Profesyonel ve teknik arıcılıkta flora (bitki örtüsü) takibi ve buna bağlı olarak kolonilerin gezdirilmesi önemli bir kuraldır. Gezginci arıcılık yapılmadan sabit arıcılıktan gelir sağlamak mümkün değildir. Türkiye, bulunduğu iklim kuşağı yönünden olsun, nektar ve polen üreten doğal ve kültür bitkileri zenginliği yönünden olsun arıcılık yapmaya çok elverişlidir. Flora takibi ve gezginci arıcılık iyi planlandığı ve bilgili hareket edildiği taktirde arıcıya çok büyük gelir sağlar. Bu iş için her şeyden önce, kolay taşınabilir, çok iyi havalandırmaya sahip modern kovanların kullanılması şarttır. Nektar ve polen kaynaklarının seçiminde; bol miktarda ve uzun süre nektar ve polen veren bitkilerin bulunduğu yöreleri araştırmak işin esasıdır. Yonca, korunga, fiğ, üçgül, kekik, adaçayı, geven, karagan (karabaş), kuş dili (biberiye), ballıbaba, pamuklu, püren, hardal, oğul otu, pamuk, ayçiçeği, kestane ıhlamur, akasya, okaliptus, turunçgiller (narenciye), elma, kiraz, badem ve genellikle Ege Bölgesi kıyı şeridinde bulunan basralı çamlar arıcılık yönünden önemli bitki türlerinden bazılarıdır. Arıların konulacağı

4 yerler olarak; rüzgar almayan, trafiği yoğun ana yollardan ve zirai mücadele ilaç uygulanan alanlardan uzak yerler seçilmelidir. Gezginci arıcılığın ve flora takibinin esasını oluşturan arı nakilleri sırasında; yeterli havalandırma sağlanmalı, özellikle sıcak günlerde taze örülmüş peteklerin eski peteklere göre daha kolay kırıldığı unutulmamalıdır. Nakil sırasında ballı tek bir peteğin dahi kırılması koloninin ölümü olacağından özellikle yaz aylarında taze örülmüş ballı peteklerle nakil yapılmaması, nakil zorunlu ise taze ve ballı peteklerin koloniden alınarak nakillerin mutlak surette geceleri yapılması uygundur. B-Arı 1-Arı Taksonomisi: Dünyada dolayında böcek türü taksonomik olarak sınıflandırılmıştır. Bu tür içinde dolayında arı türü bulunmaktadır. Bal arıları evrimleri süresince diğer böcek türlerinden farklılık göstererek kendilerine has morfolojik ve anatomik yapılarını geliştirmişlerdir. Örneğin bal arılarında polen toplamaya yarayan polen sepetçiklerinin oluşması, nektar ve polenle beslenmeye geçiş bu farklılaşmanın en tipik örnekleridir. Hayvanlar aleminin böcekler sınıfında yer alan bal arısının taksonomisi aşağıda verilmiştir. Alem (Kingdom) : Hayvanlar (Animalia) Şube (Phylum) : Eklembacaklılar (Arthropoda) Alt şube (Subphylum) : Antenliler (Antennata) Sınıf (Class) : Böcekler (Insecta) Takım (Order) : Zar kanatlılar (Hymenoptera) Familya (Family) : Arılar (Apidae) Cins (Genus) : Bal arıları (Apis) Tür (Species) : Bal arısı (Apis mellifera) Apis cinsi içinde "Batı" bal arısı olarak adlandırılan Apis mellifera dışında 3 tür daha bulunur ki bunlar "Doğu" bal arısı türleri olan; Apis cerana, Apis dorsata ve Apis florea'dır. Dünya bal üretiminde A. Cerana'dan kısmen yararlanılırken üretimin tamamına yakın kısmı A.mellifera kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Diğer 2 tür ise kovana alınamamış olup doğal yuvalarda tek bir petek üzerinde yaşamaktadırlar. 2-Arının Vücut Yapısı: Arının vücudu baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölümden meydana gelir. Arıların bütün vücudu kitinli kalınca bir katmanla örtülüdür. Bu katman bir dış iskelet meydana getirir ve hayvanın iç organlarının korunmasını sağlar. Ayrıca arıların vücudu sık bir tüy tabakasıyla kaplıdır. Arılarda baş önden bakıldığında bir üçgeni andırır. Başta; gözler, duyarga ve ağız parçaları bulunur. Gözler bir çift bileşik (petek) göz ile üç adet basit gözden ibarettir. Basit gözlerin her biri binlerce küçük üniteden oluşmaktadır. Bileşik göz; ana arıda 3.000, işçi arıda ve erkek arıda 8.000'den fazla gözcüğün

5 birleşmesinden meydana gelmiştir. Gözün her bir ünitesi bakılan cismin küçük bir kısmını görür ve bu görüntüler birleştirilerek cismin görüntüsü tamamlanır. Arılarda koku, tat ve dokunma, hissetme duyularını algılayan bir çift duyarga (anten) başta bulunmaktadır. Bu duyargalar oldukça kuvvetli kaslar yardımıyla her yöne hareket etme kabiliyetine sahiptirler. Duyargalar dişilerde 12, erkeklerde 13 halkadan meydana gelmiştir. Duyargalar içerisinde bulunan sinir uçları sayesinde arılar duyularına ek olarak rüzgar hızını ve hava sıcaklığını da algılayabilmektedirler. Arıların duyargaları o kadar hassastır ki 2 km mesafeden balın kokusunu algılayabilirler. Arılar; üst dudak, üst çene, alt çene ve alt dudak olmak üzere dört kısımdan meydana gelen yalayıcıemici ağız tipine sahiptirler. Alt çeneleri yardımıyla koparıcı özellik gösterirler. Alt çene ve alt dudak birlikte uzanarak hortum şeklindeki probozisi oluştururlar. Probozis ve bunun uzantısındaki dil sıvı gıdaların alınmasını sağlar. Dil uzunluğu, arı ırkına göre değişmekle birlikte 6-9 mm arasındadır. Arının, üzeri kıllarla kaplı bulunan dil kısmı iç içe geçmiş sert halkalardan oluşur. Bu halkalar arasında zarımsı, dar ve tüysüz kısımlar vardır. Bu yapısından dolayı dil gerektiğinde uzayıp kısalabilme özelliğine sahiptir. Beslenme işlemi bittiğinde probozis kıvrılıp başın arka kısmına katlandığında dil eski haline nazaran oldukça kısa görünmektedir. 3-Ana Arının Önemi Ve Üretimi : Ana arı yetiştiriciliğinde kullanılan başlatıcı ve bitirici koloniler yeterince güçlü olmalı, bol miktarda arı sütü salgılayacak genç işçi arı ve polen içermelidir. Polen, genç işçi arıların arı sütü üretebilmeleri için gerekli besin maddesidir. Ana arının ilkbaharla sonbahar arasındaki dönemde yetiştirilebilmesine karşın, en uygun dönem, nektar ve polen üretiminin en bol olduğu zamandır. Ana arının üretildiği dönemde nektar ve polen üretiminin yeterli ve dengeli olması; ana arı hücrelerine daha bol arı sütü bırakılmasına ve oğul dönemi devam ettiği için doğal çoğalma içgüdüsünün değerlendirilmesine neden olur. Ayrıca, bu dönemde erkek arıların aktif ve bol oluşları iyi bir fırsattır. Ana Arı Üretimi :

6 Ana arı üretimi, üretimle ilgili işlerin sırasıyla ve zamanında yapılmasını gerektirir. Başlatıcı kolonilerin hazırlanmasından itibaren yumurtlamaya başlayan bir ana arının üretimi yaklaşık 1 aylık bir zaman gerektirir. Ana arı üretim kapasitesini etkileyen en önemli faktör çiftleştirme kutularının sayısıdır. Mayıs-Eylül ayları arasındaki üretim döneminde her bir çiftleştirme kutusu için 4-5 adet ana arı üretilebilir. Örneğin 100 adet çiftleştirme kutusuna sahip ticari ana arı üretim işletmesi 1 yılı kapsayan üretim döneminde adet ana arı üretip satabilir. Bu sayıya ulaşabilmek için aşağıda verilen iş ve işlemlerin aksatılmadan yapılması zorunludur. Ana arı üretimi zor bir iş olmamakla birlikte plan, program ve ekip çalışması gerektiren bir iştir. Damızlıkların Seçimi ve Hazırlanması Damızlık olarak kullanılacak ana arılar, ait olduğu ırkın tüm özelliklerini belirgin bir şekilde göstermeli ve gerekli seleksiyon aşamalarından geçmiş olmalıdırlar. Ticari ana arı üretimi yapan kuruluşlar, üretimlerini damızlık değeri taşıyan ve nesilleri test edilmiş, tercihen damızlık sertifikası almış ana arılardan yapmalıdırlar. Sertifikalı damızlık ana arılar, ya yapay tohumlanmış, ya da izole edilmiş çiftleştirme alanlarında çiftleştirilmiş olmalıdır. Arıcı şartlarında damızlık koloni temin edilemediği taktirde en basit olarak; ilkbaharda gelişme hızı yüksek, önceki yıllarda en çok balı üreten, oğul vermeyen, hiçbir zaman hastalığa yakalanmamış, sakin ve uysal mizaçlı koloniler damızlık olarak kullanılabilir. Damızlık kolonilere, transferden 4-5 gün önce uygun renkte kabartılmış petek verilerek aşılamanın yapılacağı gün istenen yaşta larva bulunması sağlanır. Başlatıcı Kolonilerin Hazırlanması En az 15 arılı çerçeveye ulaşan iyi gelişme göstermiş koloniler seçilir. Bunların ana arısı, transferden 3-4 gün önce alınıp ana arısız bırakılır. Larva transferinin yapılacağı günün sabahında fazla çerçeveler çıkartılıp kolonideki arı yoğunluğu artırılır, kolonide üretilen doğal ana arı hücreleri bozulur ve çerçeve düzenlemesi yapılır. Bu koloniler, üretimde kullanıldığı sürece sürekli şurupla beslenir, genç işçi arı veya çıkmak üzere olan kapalı yavru ile takviye edilir. Başlatıcı koloni olarak, bol miktarda genç işçi arıların toplandığı polen ve bal bulunduran 2-3 petekli bir oğul kutusu da kullanılabilir. Temel Ana Arı Yüksüklerin Hazırlanması

7 Teknik ana arı yetiştiriciliğinde larvaların yerleştirileceği temel ana arı hücreleri (yüksük) saf bal mumundan yapay olarak hazırlanmaktadır. Parlak renkte, kokusuz saf bal mumu çift cidarlı eritme kabında eritilir. Su içerisinde bekletilerek suya doyurulmuş yüksük kalıbı önce suya sonra erimiş bal mumuna ve sonra tekrar suya batırılarak elde edilen yüksükler bir çıta üzerine erimiş balmumu yardımıyla monte edilir. Elde edilen yüksükler mm derinlikte ve 9-10 mm çapında olmalıdır. Çıtada adet yüksük bulunur ve bu çıtalardan bir çerçeveye üç adet takılarak bu iş için özel hazırlanmış olan bir çerçevede adet yüksük bulunması sağlanır. Ana arı üretiminde saf balmumundan yapılmış temel yüksükler kullanıldığı gibi bu amaç için üretilmiş plastik olanlar da kullanılabilir. Larva Transferi Damızlık kovandan, 6-12 saat yaşlı larvalı çerçeve seçilir. Bir fırça yardımı ile arıları kovan içerisine dökülerek temizlenir. Çerçevenin şiddetle silkelenmesi durumunda günlük balın larva üzerine akmasına neden olunacağından bu işlemden kaçınılmalıdır. Seçilen çerçeve rüzgar ve direkt güneş ışınlarından korunarak kısa sürede aşılama yerine (transfer odasına) getirilir. Transfer odası kovan içi şartlarına benzer olarak oc ısı ve % nem içermelidir. Uygun yaşlı larvalar, hücrelerden transfer kaşıkçığı yardımıyla alınır ve önceden hazırlanmış olan yapay yüksüklere yerleştirilir. Bu işlemi yaparken dikkat edilecek en önemli husus, larvanın zedelenmeden alınıp yüksüğe bırakılmasıdır. Larva transferi zor bir işlem gibi görülse de bu konuda çalışan kişiler zamanla tecrübe kazanarak bu işlemi kolaylıkla yapabilirler. Böylece hem larva tutma oranlarında artış sağlarlar hem de belirli bir sürede daha çok sayıda aşılama yapma melekesi kazanırlar. Ayrıca, özellikle başlatıcı kolonilerin ilk kullanım dönemlerinde, yapay yüksüklerin bu kolonilerde bir gün süreyle bekletilmesi ve aşılama öncesi yüksüklere sulandırılmış taze arı sütü uygulaması tutma oranlarını olumlu yönde etkilemektedir Aşılı Yüksüklerin Başlatıcı Kolonilere Verilmesi Bir başlatıcı koloniye verilecek adet larva transferi tamamlandığında aşılı yüksükler bekletilmeden başlatıcı kolonilere verilir. Larva transferinden 4-5 gün önce ana arısı alınmış ve birkaç saat önce de çerçeve düzenlemesi yapılmış başlatıcı kolonide, larva transfer edilen çerçeve, bir yanında açık yavrulu diğer yanında polenli iki çerçeve arasında koloninin ortasına verilir. Başlatıcı kolonideki diğer açık yavrulu petekler transfer edilen larvaların daha iyi bakılabilmesi için çıkartılmış olmalıdır. Bu kolonideki polenli petekler genç işçi arıların arı sütü üretebilmeleri, açık yavrulu petek de genç işçi arıların larva transferi yapılan çerçevenin koyulduğu yere toplanmaları için gereklidir. Başlatıcı kolonideki diğer çerçeveler ise kapalı yavrulu, ballı ve polenli olmalıdır. Sürekli üretimlerde her larva transferinden önce bu düzen sağlanmalıdır. Bitirici Kolonilerin Hazırlanması ve Kullanılması

8 Aşılı yüksükler, çiftleştirme kolonilerine dağıtılacağı güne kadar başlatıcı kolonilerde tutulabilirler. Ancak bu, büyük çapta üretim yapılan işletmelerde ekonomik olmayacağı gibi uzun süreli kullanımlarda yetiştirilen ana arının kalitesini de olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle sürekli ana arı üretimi için başlatıcı kolonilerde kabulü sağlanan ana arı hücreleri, başlatıcı koloniye verilişinden 1-2 gün sonra, ana arısı ızgara ile kuluçkalığa hapsedilmiş arılı çerçeveli güçlü kolonilerin üst katına aktarılır. Bu katta ballı, bol miktarda genç işçi arı, polenli ve kapalı yavrulu çerçeveler bulunmalıdır. Her hafta alt katla üst kat arasında düzen sağlama açısından çerçeve değiştirmesi yapılmalıdır. Başlangıç kolonisinde bitirici koloniye aktarılan transfer çerçevesinin yerine yenisi konur ve üretim süreklilik kazanır. Bitirici kolonilere aktarılan larvaların bu dönemden sonraki beslenme ve bakımları bu kolonilerde sağlanır. Çiftleştirme Kutularının Hazırlanması ve Kullanılması Transferden sonraki 10. günde kapalı durumdaki ana arı hücreleri bulundukları çıtalardan ayrılarak 1 gün önceden hazırlanmış çiftleştirme kolonilere dağıtılırlar. Çiftleştirme kolonilerinin oluşumunda farklı kovan tipleri kullanılmaktadır. Bunlar standart kovanların üçe-dörde bölünmüş olanları veya ahşap ya da tecritli malzemeden yapılan küçük çiftleştirme kutularıdır. 1. Çevreyi tanıma ve çiftleşme uçuşundan dönen ana arıların kendi kutularına dönebilmeleri için bu kutuların giriş delikleri farklı yönlere bakmalı ve geniş bir alana yerleştirilmelidirler. Ana arıya işaret olması yönünden çiftleştirme kutularının ön tarafları farklı şekillerde farklı renklerle boyanır. Üretim sezonunun başlangıcında oluşturulan bu çiftleştirme kolonilerinin sürekliliği her bir ana arının ürettiği yavrularla sağlanır ve böylece bütün sezon boyunca kullanılabilirler. Ana arısız kolonilere ana arı verilmesi: Kovana yumurtlayan ana arı vermede ki esas kural koloni ile ana arının karşılıklı olarak birbirini kabul etmelerini sağlamaktır. Bunun için ana arı ile işçi arıların teması oldukça yavaş olmalı, işçi arılardan besin istemesi için aç bırakılmalı ve kokusunun kovan kokusu ile aynı oluncaya değin kapalı kalması sağlanmalıdır. Alıştırma kafesleri bu amaçla kullanılan önemli bir ekipmandır. Kafes koloninin bulunduğu alanın ortalarında bir yerde iki çerçeve arasına 45 derece meyille çıkış deliği ve tel kafes tarafı üste gelecek şekilde yerleştirilmelidir. Kafes içerisinde ana arı verildiğinde kafeste bakıcı işçi arıların bulunmamasına dikkat edilmelidir. Özellikle ana arı üreticilerinden alınan ana arıların taşıma sırasında bakımı için içerisine konulan işçi arılar kafesten çıkarılmalıdır. Çünkü sayıları az da olsa ana arı yanında bulunan işçi arılar onun farklı bir koloni olduğu izlenimini vereceğinden diğer arılar tarafından ihmal edilebilir hatta bakılmayarak ölüme terk edilebilir. Kafesin çıkış deliği ana arı konulmadan önce şekerleme tıkacı veya plastik bir kapakla kapatılmalıdır. Şekerleme tıkacı sertlik derecesine göre 1-3 gün içerisinde ana arının kendiliğinden serbest kalmasını sağlar. Sertlik derecesi ve şekerlemenin miktarı ana arının zor veya kolay kabul edilme olasılığına göre ayarlanabilir. Plastik kapak kullanıldığında arıların çıkışı açmaları olanaksız olduğundan 1-2 gün sonra arıcı tarafından kovan açılır ve işçi arılar ile ana arının ilişkisi kurulmuş ise kafese dokunulmadan plastik kapak alınır. Kafesin alınması ise birkaç gün sonra yapılmalıdır. Ana arı verme sırasında yapılacak bütün çalışmalarda fazla duman kullanılması kabul edilme oranını azalttığından kovanı açmadan 1-2 dakika önce uçuş deliğinden az miktarda yumuşak duman verilmelidir. Ana arıların kovana kabul oranları ana arı ile kovanın içinde bulunduğu koşullara göre değişim göstermektedir. Özellikle mevsimin etkisi belirgin olarak hissedilir. Örneğin ilkbahar ve sonbaharda ana kabul oranları yaz mevsimine göre oldukça kolaydır. Bu nedenle yazın analandırma yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda ana arı önce standart çerçeveli ruşete verilmeli daha sonra anasız koloni ile bu ruşet birleştirilmelidir.

9 Ana arı değiştirme işleminde başarı oranı yapılacak uygulamalarda işçi arıların ana arı materyaline karşı şiddetli istekleri göz önüne alındığı ölçüde yükselir. Bu konuda bilinmesi gereken temel esaslar şunlardır; 1. Ana arısı değiştirilecek koloni birkaç dakikadan fazla anasız bırakılmamalıdır. Yani önceki ana arı alınır alınmaz yeni bir ana arı verilmelidir. Bu süre uzadıkça başarısızlık artacaktır. 2. Ana arı kafeste yalnız olmalıdır. Ana arı ile gelen yabancı işçi arıların kokusu kovandaki arıları alarma geçirecek ve ana arı kazandırmayı güçleştirecektir. 3. Ana arı kafesi birkaç saat içerisinde ana arıyı serbest bırakacak şekilde düzenlenmeli ve sorun yaratabilecek arıcı müdahalelerine gerek bırakılmamalıdır. 4. Ana arı kafesinin yapımında kullanılan tel kafes işçi arıların ana arıyı beslemelerine ve yalamalarına izin vermelidir. Delikler işçi arıların geçemeyeceği ölçüde fakat olabildiğince büyük olmalıdır. 5. Kafes içerisinde çıkış deliğini tıkayan sert şekerleme tıkacından başka ana arı için herhangi bir besin bulunmamalıdır. Çünkü çiftleşmiş bir ana arı için en ideal besin şans verilirse işçi arılar tarafından ona verilecek taze arı sütüdür. 6. Kafes bakıcı arıların yoğun olarak toplandığı genç kuluçka alanında tercihen genç larva içeren iki çerçeve arasında verilmelidir. 7. Kafes ana arıdan işçi arılara materyal geçişini engelliyor veya azaltıyorsa işçi arıların hemen ana arı gözü yaptıkları görülür. Bu durum dikkate alınmamalı ve müdahele edilmemelidir. Çünkü ana arı kafesten çıkıp bütün arılara yetecek kadar materyal verdiğinde bu gözler işçi arılar tarafından ihmal edilecektir. 8. Ana arı verildikten sonra koloni en az dört gün kendi haline bırakılmalıdır. Aksi halde ana arıyı kabul zorlaşacak ve hatta etrafında toplanıp onu boğabileceklerdir. Ana değişiminde uygulanan bir diğer yöntemde kovanın yanına 5 çerçeveli bir ruşet yerleştirilir ve esas kovandan alınan bir adet arılı ve bir adet çıkmak üzere kuluçka bulunan çerçeve ruşet içine konur. Kovandan alınan 2-3 kuluçka çerçevesi hafifçe silkilerek tarlacı arılar uzaklaştırıldıktan sonra üzerinde kalan genç arılar ruşete silkilir ve çerçeveler kovana yerleştirilir. Ortaya ana arının yumurtlaması için kabartılmış boş bir petek konulduktan sonra kafes içerisinde yumurtlayan genç bir ana arı verilir. Bir hafta sonra ruşet açılarak kontrol edilir. Ana arı yumurtlamış ise esas kovanın anası bulunarak alınır ve ortada iki çerçevelik yer açılır. Kovan ve ruşetteki arılar üzerine ince zerreler halinde tercihen kokulu su püskürtülür. Ruşetteki kuluçkalı iki çerçeve ana arı ile birlikte alınarak kovanda açılan boşluğa yerleştirilir. Kovan kapatılır ve ruşette kalan arılar kovanın önüne silkelendikten sonra hafif duman verilerek kovana girmeleri sağlanır. Ana arısız kovanlara hazır döllü ana arı verilmesi zaman kazanma açısından öncelikle başvurulması gereken bir yöntemdir. Bu yöntemde bölgesel koşullara uygun ırk ve ekotipten ana arılar seçilmeli ve yetiştirilmede gerekli koşulların sağlanmış olmasına dikkat edilmelidir. Hazır ana arı ana arı kabulünde en geçerli yöntem olmakla beraber her zaman elverişli hazır bir ana arı bulmak olası olmayabilir. Bu durumda herhangi bir kovandan alınacak çok sayıda kapalı ana arı memesi bulunan çerçeve arısız olarak kovana verilebilir. Kesilerek elde edilen tek memeler zedelenmiş olabileceğinden ve arılara verimli olan bir ana arıyı seçme olanağı tanımadığından zorunlu kalınmadıkça uygulanmamalıdır. Kapalı meme olmadığı durumlarda son çare olarak uygulanacak yöntem yumurtalı çerçeve verilerek ana arı gözü yapılmasının sağlanmasıdır. Ancak bu yöntemde arılar öncelikle 1-2 günlük işçi arı larvalarından daha düşük verimli ana arı üretimi yapacaklarından bu sakıncayı ortadan kaldırmak için çerçeve verildikten beş gün sonra meme kontrolü yapılarak kapatılmış memeler imha edilmelidir. Bu uygulamadan sonra bırakılan açık ana arı yüksüklerinde üretilen bütün ana arı larvaları yumurtadan çıktıkları andan itibaren ana arı olmak üzere özenle yetiştirildiklerinden yüksek verimli olacaklardır. Ana Arının Önemi Ve Üretimi : Çiftleşme sonrası yumurtlamaya başlayan ana arı, ilk işçi arı yavru gözleri kapanana kadar 2-3 haftalık süre ile çiftleştirme kolonisinde yumurtlamaya devam ettirilir. Bu süre sonunda ana arılar satılarak bunların yerine çıkmak üzere olan yeni ana arı hücreleri verilir. Ana arı hücrelerinin bulundukları çıtalardan alınmasında ve dağıtılmasında dikkatli davranılmalı, hücreler bu işlemler sırasında çıtadaki konumunda dağıtılmalı ve ters çevrilmemelidir. Ana arı hücrelerinin çiftleştirme kolonilerine verilmesinin ardından, transfer edilen larvanın yaşına bağlı olarak 2-3 gün sonra ana arılar çıkar. Ana arı hücrelerinin

10 çiftleştirme kolonilerine verilişinden 4-5 gün sonra yapılacak kontrollerde ana arı çıkmayan hücreler ya da işçi arılarca bozulmuş hücreler görülebilir. Bu durumda yeni hücreler verilmelidir. Ana Arıların Çiftleşmesi Çiftleşme kutularında çıkışlarını gerçekleştiren ana arılar 2-3 günlük olduklarında çevreyi tanıma uçuşu yaparlar ve daha sonraki 2-3 gün içinde de çiftleşme uçuşuna çıkarlar. Çiftleşme "Erkek Arı Toplanma Alanı" olarak adlandırılan özel bir alanda, havada metre yükseklikte uçarken gerçekleşir. Erkek Arı Toplanma Alanına ulaşan ana arı salgıladığı seks feromonu ve görme yoluyla erkek arılarca keşfedilir. Sayısı, 6-20 arasında değişebilen erkek arı ile çiftleşen ana arı kendi kolonisine (çiftleşme kutusuna) dönerek 3-5 gün sonra yumurtlamaya başlar. Ana arıyla çiftleşen erkek arılar çiftleşme sonrası ölürler. Ana arı, erkek arı toplanma bölgesinde yeterli sayıda erkek arı bulunmayışı ve olumsuz iklim şartları altında yeterli sayıda erkek arı ile çiftleşemezse aynı günde veya takip eden günlerde 1-2 kez daha çiftleşme uçuşuna çıkabilir. Çıkıştan itibaren 20 gün içinde çiftleşmeyen ana arılar çiftleşme isteğini kaybederek dölsüz yumurta yumurtlamaya başlarlar ki artık bundan sonra çiftleşme gerçekleşmez. Çiftleşmenin kontrol altına alınması, ya en az 8-10 km yarı çaplı izole bölgeler ya da yapay tohumlama ile sağlanır. Ana Arıların Yapay Tohumlanması Ana arıların yapay tohumlanması zor bir işlem olmamakla birlikte, yetenek ve tecrübe isteyen bir iştir. Teknik arıcılıkta, yapay tohumlama yapılabilmektedir. Bu uygulamada, damızlık değer taşıma gibi özel öneme sahip kolonilere ait erkek arılardan toplanan spermler laboratuar ortamında, yapay dölleme cihazı ile mikroskop altında özel bir amaç için yetiştirilen ana arıya enjekte edilir. Ana arıların yapay tohumlanması zor bir işlem olmamakla birlikte, yetenek ve tecrübe isteyen bir iştir. Bu uygulama üretim materyali olarak kullanılacak ana arı üretiminden ziyade araştırma ve ıslah çalışmalarında saf ırk ya da hibrit elde etmede çiftleşmenin kontrol altında alınması amacıyla yapılmaktadır. Ana Arıların Üretim Kolonilerine Verilmesi Çiftleştirme kutularında yumurtlamaya başlayan ana arıların buralardan alınıp satılması veya başka yolla değerlendirilmesi sürekli üretimlerde bir zorunluluktur. Yumurtlayan ana arıların diğer kolonilere verilmesinde en önemli işlem, öncelikle koloninin hazır hale getirilmesidir. Bunun için ana arının verileceği kolonide döllü veya dölsüz ana arı ya da ana arı hücresi bulunmamalıdır. Ana arının verileceği kolonideki eski ana arı imha edildikten bir gün sonra ana arının bulunduğu kafes yavrulu iki çerçeve arasına havalandırma ve besleme delikleri ön ve arka tarafa bakacak şekilde yerleştirilir. Ertesi gün kek haznesinin bulunduğu taraftaki çıkış deliği açılarak arıların keki yiyerek ana arıyı çıkarmaları sağlanır. Bundan sonra kovan açılıp fazlaca kurcalanmamalı, ancak 2-3 gün sonra ana arı ve yumurta kontrolü yapılmalıdır.

11 Teknik arıcılıkta yumurtlayan hazır ana arı kullanılması ana arı kayıplarında ya da yapay oğullara ana arı kazandırılmasında önemli avantajlar sağlar. Ana arıların yumurtlamaya başlamalarında gün gibi zaman kazanılması, koloninin kendisinin çıkardığı ana arının çiftleşememesi riskini ortadan kaldırması ve orijini belli materyal kazanılmış olması bu avantajlardan bazılarıdır. Ancak, önemli avantajlarına rağmen arıcılarımız arasında hazır ana arı kullanma alışkanlığı yeterince yaygın değildir. C-Bal Bal, Türk Gıda Kodeksi 2000/39 sayılı Bal Tebliğinde "Bal; bal arılarının çiçek nektarlarını, bitkilerin veya bitkiler üzerinde yaşayan bazı canlıların salgılarını topladıktan sonra, kendine özgü maddelerle karıştırarak değişikliğe uğratıp, bal peteklerine depoladıkları tatlı madde" olarak tanımlanmıştır. 1-Balın Bileşimini Oluşturan Maddeler: MADDE ALT SINIF % Su Şekerler Früktoz (Meyve Şekeri) Glikoz(Üzüm Şekeri) Sakkaroz (Çay Şekeri) 1.31 Maltoz (Disakkaritler) 7.31 Yüksek Şekerler 1.50 Asitler 0.57 Protein 0.26 Kül 0.17 İz Elementler 2.21 Pigmentler Tat ve Aroma Maddeleri Şeker Alkolleri Teninler Enzimler Vitaminler Ballara Ait Diğer Özellikler Çiçek Balı Salgı Balı Çiçek ve Salgı Fırıncılık Balı Balı Karışımı Nem (en fazla) % 20 % 20 % 20 % 23 Sakaroz (en fazla) % 25 % 23 Püren Püren (Calluna) ballarında (Calluna) kaynaklı fırıncılık ballarında 5 g/100 g 5 g/100 g 5 g/100 g 5 g/100 g 10g/100g 10g/100g (Yalancı akasya (Robina psedoacacia) Adi yonca (Medicago sativa) Menzies Banksia (Banksia (Kızıl çam (Pinus brutia) ve Fıstık çamlarından (Pinus pinea) elde edilen

12 Çiçek Balı Salgı Balı Çiçek ve Salgı Balı Karışımı meziesii) salgı ballarında) Tatlı yonca (Hedysarum) Kırmızı okaliptüs (Eucalyptus camadulensis) Meşin ağacı (Eucryhia lucida, Eucyrphia milliganii) ve Narenciye ballarında) Fırıncılık Balı 15 g/100 g Fruktoz +Glukoz (en az) Fruktoz / Glukoz Lavanta çiçeği (Lavandula spp., Boraga officinalis) ballarında 100 g da 60 g 100 g da 45 g 100 g da 45 g - 0,9-1,4 1,0-1,4 1,0-1,4-1,0-1,85 Kestane (Castanea sativa) 1,2-1,85 Akasya (Robinia pseudoacacia) 1,0-1,65 Suda çözünmeyen madde (en fazla)* Serbest asitlik (en fazla) Kekik (Thymus spp.) 0,1 g/100 g 0,1 g/100 g 0,1 g/100 g 0,1 g/100 g 50 meq/kg 50 meq/kg 50 meq/kg 80 meq/kg Elektrik iletkenliği En fazla 0,8 ms/cm (Kocayemiş (Arbutus unedo), Çanotu (Erica), Okaliptus, Ihlamur (Tilia spp.), Süpürgeçalı (Calluna vulgaris), Okyanus mersini (leptospermum) Çay ağacı (Melaleuca spp), ve Pamuk (Gossipium spp. dan elde edilenler hariç ) En az 0,8 ms/cm En az 0,8 ms/cm En fazla 0,8 ms/cm En az 0,8 ms/cm En fazla 0,8 ms/cm (Kestane balında) (Kestane balı ve salgı balı karışımlarında) Diastaz sayısı (en az) HMF (en fazla)** (Narenciye balı gibi yapısında doğal olarak düşük miktarda enzim bulunan ve doğal olarak HMF miktarı 15 mg/kg dan fazla olmayan balda) 40 mg/kg 40 mg/kg 40 mg/kg -

13 Balda protein ve ham bal delta Cl3 değerleri arasındaki fark Çiçek Balı Salgı Balı Çiçek ve Salgı Balı Karışımı -1,0 veya daha pozitif -1,0 veya daha pozitif -1,0 veya daha pozitif Fırıncılık Balı -1,0 veya daha pozitif Balda protein ve ham bal delta Cl3 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı (en fazla) Prolin miktarı (en az) %7 %7 %7 %7 300 mg/kg 300 mg/kg 300 mg/kg 180 mg/kg 180 mg/kg (Kanola, ıhlamur, narenciye, lavanta, okaliptüs ballarında) 120 mg/kg (Biberiye, akasya ballarında) Naftalin miktarı (en fazla)*** 10 ppb 10 ppb 10 ppb 10 ppb * Pres balında suda çözünmeyen madde miktarı 0, 5 g/100 g ı geçemez. ** Üretildiği bölge etiketinde belirtilmek koşulu ile tropikal ülke kaynaklı ballarda HMF miktarı en çok 80 mg/kg olur. *** Balmumunda naftalin miktarı 10 ppb den fazla olamaz. Su Baldaki su miktarı balın olgunlaşma durumuna bağlı olarak farklılık gösterir. Normal olarak olgunlaşmış ballar %17 dolayında su içerirler. Baldaki su oranının yüksek olması balın daha kolay bozulmasına neden olur. Bu nedenle süzme bal, tamamen veya en azından yarısı sırlanmış peteklerden elde edilmelidir. Karbonhidratlar Bal, kaynağına ve bal özünü bala çeviren arıların salgı bezlerinin salgıladıkları enzimlerin aktivitelerine bağlı olarak yaklaşık 15 çeşit şeker içerir. Ancak, şekerler içersinde büyük çoğunluğu früktoz (levüloz) ve glikoz (dekstroz) oluşturur. Balda toplam şeker oranı % 80 dolayındadır. Mineral Maddeler Balda; demir, bakır, potasyum, kalsiyum, magnezyum, fosfor, silisyum, alüminyum, krom, nikel ve kobalt gibi değerli mineral maddeler vardır. Salgı balları mineral maddelerce daha zengindir. Bu özelliğinden dolayı tedavi amaçlı da kullanılırlar ve kristalize olmadıkları için bazı tüketiciler tarafından tercih edilirler. Proteinler Balın kaynağına bağlı olarak, proteinlerin yapı taşları olan aminoasitler ballarda oldukça düşük düzeylerde bulunurlar. Balda 17 adet farklı aminoasit tespit edilmiştir. Asitler Asitler, bala kendine has kokuyu veren maddeler olup balın asidik yapıda olmasını sağlarlar. Balın ph değeri değişik şartlar altında 3.4 ile 6.1 arasında değişmekle birlikte ortalama olarak 3.9'dur.

14 Enzimler Balda, bir kısmı bitkilerden bir kısmı da arının salgı bezlerinden gelen değişik enzimler bulunur. Enzimler balın en değerli maddeleridir. Doğal ve ısıtılmamış ballarda enzim miktarı oldukça yüksek olup bu tür ballar kaliteli ve çok değerlidir. Bal ısıtıldığı oranda enzim değerinde kayıplar olur. Vitaminler Bal, kaynağına ve içerisindeki polenlerin miktar ve çeşidine bağlı olarak B, C, E ve K vitaminleri içerir. 2-Fiziksel Özellikleri: Renk Özelliği Balın rengi, elde edildiği kaynağına bağlı olarak su renginden siyaha kadar büyük bir varyasyon gösterir. Ayrıca, balın ısıtılması ve uzun süre açıkta tutulması balın rengini değiştirmektedir. Viskozite Balın bünyesi ya da akıcılığa karşı koyma özelliği de denilen viskozite, bal içinde mevcut su oranı ile yakından ilgilidir. Balı ısıtarak viskozitesini azaltmak mümkündür. Işığı Döndürme Balın polarize ışığı sağa ve sola döndürmesi, balın kaynaklarına göre farklılık gösterir. Nektar balları ışığı sola, salgı balları ise sağa döndürmektedir. Sakkaroz denen çay şekeri de ışığı sağa döndürür. Bu özellik sahte balların tanınmasına yardımcı olur. 3-Kimyasal Özellikleri: Balın Tadı ve Kokusu Bal, elde edildiği kaynağa bağlı olarak kendine has tat ve kokuya sahiptir. Bu itibarla ısıtma, işleme, depolama gibi işlemlerde balın kendine özgü tat ve kokusunu değiştirecek yanlış uygulamalardan kaçınmak gerekir. Balın Şekerlenmesi Bazı tanım ve hükümleri "Bal standardı" bölümünde verilen 2000/39 sayılı "Bal Tebliği"nde kristalize bal "kristalizasyon metotlarının herhangi birine tabi tutularak veya balın kristalleşmesi için herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın tamamen veya kısmen şekerleşmiş, krema ve fondan kıvamdaki bal" şeklinde tanımlanmıştır. Görüldüğü gibi balın şekerlenmesi bozulma olmayıp balın elde edildiği bitkisel kaynağa göre oluşabilen doğal bir olaydır. Ancak tüketicilerin çoğu kristalize olan balı bilgisizlik sonucu hileli bal

15 olarak düşünürler. Bu yanılgı, ülkemizde özellikle süzme bal pazarlamasında sıkıntılara yol açmaktadır. Gerçek olan, pek çok doğal ve kaliteli balın çok çabuk hatta süzme aşamasından hemen sonra bile şekerlenmeye başlayabileceğidir. Balın şekerlenip şekerlenmemesi üzerine; balın su, glikoz ve früktoz oranları, balın depolanma sıcaklığı, depolama sıcaklığının dalgalanması ve balda bulunan polen gibi katı partiküllerin miktarı etkili olmaktadır. Balın früktoz oranı düşerken glikoz oranının artması şekerlenmeyi destekler. Ancak, son yapılan çalışmalarda balın şekerlenme eğiliminin belirlenmesinde daha çok glikoz/su oranı üzerinde durulmaktadır. Buna göre, glikoz/su oranı 1/7'den daha düşük balların şekerlenmediği, bu oranın 2/1'den daha yüksek olan balların ise kısa sürede şekerlendiği bildirilmektedir. Özellikle tüketicilerin bilgilendirilmesi yönünden tekrar etmek gerekirse, balın şekerlenmesi tamamen doğal bir olaydır ve balın kalitesini etkilemez. Batı ülkelerinde kristalize olmuş hatta özel yöntemlerle kristalleştirilip krem haline getirilmiş ballar zevkle tüketilirken ülkemizde bu tür ballara şüphe ile bakılması büyük bir yanılgı olup doğal ve kaliteli bala yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Balın kristalleşmesini önlemek için bazı yöntemler önerilse de çoğu ya yasal değildir ya da pratik uygulamadan uzaktır. Uygulanabilecek en basit yöntem balın önce oc'da 5 hafta bekletilmesi sonra da 14 oc da saklanmasıdır. Tüketiciler, istediklerinde kristalize olan balı sıvı hale getirmek için bal kabını, sıcaklığı 38 oc geçmeyen ılık su içinde tutabilirler. Ayçiçeği, yonca, kavun, karahindiba, pamuk balları çok çabuk şekerlenirken akasya, hardal, orman gülü ve salgı balları geç şekerlenir. Adaçayı balı yıllarca şekerlenmeden kalabilir. Balın Fermantasyonu Balın içindeki şekerlere dayanıklı mayalar, özellikle su oranı yüksek balların fermantasyonuna (ekşimesine) neden olur. Sırlanmış ve olgunlaşmış balların su oranı daha az olduğu için ekşimesi zordur. Bu yüzden ballar olgunlaşmadan hasat edilmemelidir. Balın ekşimesini önlemek veya geciktirmek için bal, belli sıcaklıklarda, belli sürede ısıtılıp pastörize edilebilir. Ancak her ısısal işlem balın kalitesini ve değerini olumsuz yönde etkiler. Balın Antibakteriyel Özelliği Bal, antibakteriyel bir özelliğe sahip olduğundan içersinde mikroorganizma yaşayamaz ve çoğalamaz. Son yıllarda bütün dünyada hızla gelişen arı ürünleri ile tedavi olarak adlandırılan apiterapi de arı zehiri, propolis, arı sütü ve polen yanında bal da kullanılmaktadır. Arı ürünlerinin tümünün genel sağlık ve vücut direncini koruması yanında tedavi edici özellikleri de vardır. Balın antibakteriyel özelliği; asidik yapıda oluşuna, büyük oranda kuru madde (şeker) ve ayrıca enzimlerle glikozun parçalanması sonucu oluşan antiseptik bir madde olan hidrojen peroksit içermesine bağlıdır. Yüksek oranda şeker içeren bal, yüksek

16 oranda su içeren hastalık etmeni mikroorganizmanın su kaybederek ölmesine ya da çoğalamamasına yol açarak antibakteriyel etkisini gösterir. 4-Balın İnsan Sağlığı Açısından Önemi: Yüksek enerjili ve karbonhidratlı bir madde olan bal, tadı, aroması ve diğer üstün özellikleri nedeniyle insanlar tarafından daha çok bir besin ve enerji kaynağı olarak tüketilmektedir. Bal, aynı zamanda tedavi edici olarak da örneğin çam balı sindirim sistemi rahatsızlıklarında, okaliptüs balı ise solunum sistemi rahatsızlıklarında kullanılabilmektedir. Zengin bir besin kaynağı olan bal, bebek ve çocukların beslenmesinde de önemli bir yere sahiptir. Çabuk sindirilmesi, bünyesindeki serbest asitler dolayısıyla yağ hazmını kolaylaştırması, anne ve inek sütündeki demir ve diğer eksikliklerin gidermesi, iştah açması gibi özellikleri ve ayrıca sakinleştirici etkisi balın önemini daha da arttırmaktadır. Koyu renkli balların kan yapıcı özelliği, açık renkli ballara kıyasla daha fazladır. Bal, yalnızca bebek ve çocukların beslenmesinde değil büyüklerin beslenmesinde de yararlıdır. Özellikle çabuk enerjiye dönüşen hazır bir gıda olması nedeniyle, yüzme, dağcılık, atletizm, basketbol, futbol, bisiklet yarışı gibi sporlarla meşgul olan kimselere güç vermek ve yorgunluklarını hafifletmek için kullanılabilir. Bal besin ve enerji kaynağı olması yanında çeşitli hamur işlerinde ve pastalarda da kullanılmaktadır. Kattığı hoş tat ve aromasının yanı sıra, özellikle levüloz şekerinin su tutma yeteneğinden dolayı, bu yiyeceklerin uzun süre bayatlamadan taze kalmasını sağlar. Balın Hasadı: Arılar tarafından bitkilerin çiçeklerinden toplanan nektar (bal özü), arının midesinde kimyasal değişime uğrar ve daha sonra yiyecek olarak kullanılmak üzere petek gözlerine depolanır. Bitki çeşidine bağlı olarak %20-80 oranında su içeren nektar, petek gözlerine depolandıktan sonra su oranı %17-20 düzeyine indirilerek petek gözlerinin üzeri sırlanır. Mevcut petek gözlerinin en az yarısı sırlanmış ise bal olgunlaşmış ve hasat zamanı gelmiş demektir. Bal hasadı, genellikle arıların daha sakin olduğu sabah saatlerinde yapılır. Kovana duman verilip kovan açılır. Ballıktaki sırlı petekli çerçevelerin arıları alt kata (kuluçkalığa) indirilir ya da silkelenir. Bu işlem esnasında hızlı fakat telaşsız çalışılmalıdır. Ballı çerçeveler ağzı kapalı bal kasalarına alınıp kapalı ortama taşınır. Bu esnada ballı çerçeveler, zedelenmemeli ve etrafa bal bulaştırılmamalıdır. Balın Süzümü: Bal süzme işlemi yapılmadan önce oda sıcaklığı, süzme kolaylığı ve akıcılığın sağlanması açısından oc olmalıdır. Süzülecek çerçevelerin petekleri üzerindeki sırlar, sır bıçağı veya sır tarağı ile alınır.

17 Sırı alınan petekler elle veya elektrikle döndürülen santrifüj (bal süzme) makinesine yerleştirilerek balları çıkartılır. Yurt dışında sır alma ve bal süzme işlemi, çoğunlukla tamamen otomatik makinelerle yapılmaktadır. Peteklerde kalan bal bulaşıklarının temizlenmesi için balı süzülmüş petekler akşam üzeri kuluçkalığın üzerine verilerek arılarca temizlenmesi sağlanır. Bu çerçevelerden temiz ve kullanılabilecek olanlar saklanarak ilkbaharda tekrar kovanlara verilebilir. Balı Süzülmüş Peteklerin Değerlendirilmesi Balı alınan peteklerin tekrar kullanılabilecek durumda olanları tecritli petek odalarında muhafaza edilir. Petek güvesine karşı, petekler askıya dizilerek içinde korlaşmış mangal kömürü bulunan mangallarda veya elektrik ocaklarında toz kükürt yakılarak dumanlama yapılır. Ancak bu uygulamada peteklerde bulunan güve yumurtaları ölmediğinden uygulama 2-3 haftalık aralıklarla bir kaç kez tekrarlanır. Gerektiğinde bu petekler gelecek ilkbaharda tekrar kullanılabilir. Ancak bu tür peteklerin tekrar kullanılması hastalıklar yönünden riskli olabilir. Bu yüzden bazı ülkelerde peteklerin sadece bir yıl kullanılmasına müsaade edilir. Muhafaza yönteminde naftalin kesinlikle kullanılmamalıdır. Petrol ürünü olan naftalin kanserojen bir madde olup bal ve balmumundaki kalıntısı insan sağlığı için tehlikelidir. Kullanılamayacak durumdaki petekler, eritilerek kalıp mum haline getirilir. Balın Dinlendirilmesi Bal süzme makinesinde elde edilen bal, gittikçe incelen çok katlı elekten geçirilerek mum kırıntıları ve diğer yabancı maddeler ayıklanır. Buna rağmen küçük parçacıklar ve oluşan hava kabarcığı balın rengini bulandırır. Bunun için bal, dinlendirme tankına alınır ve dinlendirilir. Küçük mum kırıntıları ve hava kabarcığı köpük şeklinde üstte toplanır. Köpüklü kısım arılara yem olmak üzere ya da sirke ve likör yapımı için ayrı bir yerde depolanır. Dinlendirme kabındaki bal durulduğunda ve berraklaştığında ambalajlanabilir. Balın Depolanması: Bal, değişik yapı taşlarından oluştuğundan depolama sırasında bile yapısal olarak sürekli değişikliğe uğrar. Bu değişmeler genellikle kristalleşme, renk koyulaşması, asitlik derecesinin artması, balın içinde bulunan şeker çeşitlerinde artma ve azalma olması şeklindedir. Bunun yanında balın depolanma süresinin artması ve ısıtılması HMF (hidroksi metilfurfurol) değerini yükseltir. Balın kristalleşmesi 5-7 oc'da, ekşimesi 10 oc'da başladığından süzülen ballar eğer ısıtılmayacaksa 5 oc'nin altında tutulmalıdır. Kristalize olmuş balın tekrar eski haline dönmesi için bal kabı sıcak su dolu bir kap içerisinde bekletilerek balın çözülmesi sağlanır. Bal kabı hiçbir zaman doğrudan ateş ile temas etmemelidir. Çözünen bal tekrar kristalize olabilir. Bal Standardı:

18 Bal, 22 Ekim 2000 tarihine kadar "TS 3036" sayılı bal standardı ile tanımlanmaktaydı. Ancak, bundan böyle bu tarihte sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlülüğe giren Türk Gıda Kodeksi 2000/39 sayılı "Bal Tebliği" hükümlerince tanımlanmaktadır. Bal Tebliği'nin 6. maddesinin bazı hükümleri aşağıda verilmiştir. Buna göre; Balın nem miktarı % 20'den, asitlik miktarı 40 mg/kg'dan fazla olamaz, Balda diastaz sayısı 8'den az olamaz, ancak narenciye balı gibi yapısında doğal olarak düşük miktarda enzim içeren ve doğal olarak HMF miktarı 15 mg/kg'dan fazla olmayan balda diastaz sayısı 3'den az olamaz, Balda hidroksimetil furfurol (HMF) miktarı 40 mg/kg'dan fazla olamaz, Bala herhangi bir madde katılamaz ve yapısında bulunan herhangi bir madde uzaklaştırılamaz. Bal ticari glikoz, naftalin ve nişasta içeremez. İlgili tebliğde balın ambalajlanması, etiketlenmesi ve diğer konularında ayrıntılı tanım ve açıklamalara yer verilmiştir. Bu nedenle balla ilgilenen herkesin Bal Tebliği'ni bilmesi ve buna göre hareket etmesi zorunludur. Polen Bitkilerin erkek üreme birimi olan polen,kovanda 21 gününü tamamlamış 22.günden itibaren tarlacı işçi arılar tarafından koloninin protein gereksini -mini karşılamak için toplanmaktadır. Bitkinin çiçeklerine nektar almak için giden arılar, vücutlarına bulaşan polenleri düzenli hareketlerle bir araya getirir, arka bacaklarında bulunan polen sepetçiğine biriktirerek kovana taşırlar. Her bir işçi arı 50 mg kadar poleni arka ayaklarında yer alan polen sepet çiğinde toplayarak kovana taşır Arılar kovana polen taşımak için günde 5-20 sefer yapmaktadır. Bal arıları her seferinde mg polen taşımaktadırlar. Bir koloni uygun koşullarda yılda kg polen toplayabilmektedir. Polenin İçeriği Polen, % 21 ham protein, % 32 karbonhidrat, % 5 yağ, % 3 kül, % 11 su, % 28 diğer maddeler, içermektedir. Ayrıca (K) Potasyum, (Na) Sodyum,(Ca) Kalsiyum, (Mg) Magnezyum, (S) Kükürt, (A1) Aliminyum, (B) Bor, (Co) Kobalt, (Cu) Bakır, (I) İyot, (Fe) Demir, (Mn) Manganez, (Ni) Nikel, (Si) Silisyum, (Ti) Titan, (Zn) Çinko mineralleri ile A, B, C ve E vitaminleri ile enzimler bulunmaktadır Polenin Hasadı Bal arıları polen yüklerini arka bacaklarındaki polen sepetçiğinde toplayarak kovana getirmektedir. Polen tuzağı ancak bir arının geçebileceği büyüklükte delik bulunan plastik plaka ile altında polenlerin biriktiği tabladan oluşmaktadır.

19 Kovan önüne takılı olan polen tuzağı arıların arka ayaklarında bulunan polenin tuzağın altında bulunan tablaya düşmesini sağlar. Polenin Kurutulması Polen havadar serin ve temiz bezler üzerinde kurutulmalıdır. Kurutulan polenler içerisindeki yabancı maddelerden temizlenmesi için elekten geçirilmelidir. (arı bacağı, arı kanadı vs.) Havalandırma sistemi çalışan bir elektrikli fırında C de 5-6 saat tutularak kurutma yapılabil- mektedir. Polenin nem oranı % 5-10 düzeyinde olacak şekilde kurutulmalıdır. Polen, sindirimi kolaylaştırıcı, hücre yenileyici, canlılık verici, iştah artırıcı, hemoglobini yükseltici, seksüel aktivite artışı yanında soğuk algınlığı, sinirsel rahatsızlıklar ve ülser rahatsızlıklarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Arı Sütü 7-12 günlük genç, kovan içi görev yapan işçi arıların başlarındaki salgı bezlerinden salgılanan, besin değeri oldukça yüksek, beyaz renkli, peltemsi, hafif acımtırak bir arı ürünüdür. Arı Sütünün İçeriği Arı sütünün yapısında; % 66 su, % protein, % 5.46 yağ, % şeker, % 0.82 mineraller, % 2.84 bilinmeyen maddeler vardır. B, B5, vitaminleri yönünden zengindir. A, C, D ve K vitaminleri eser derecede bulunur. Kozmetikte, fiziksel performansın uyarılmasında, öğrenme kapasitesi ve kendine güvenin sağlanmasında, cinsel sorunlarda, kansızlık, kolesterol, viral enfeksiyonlara karşı direncin artırılmasında, kanser, yüksek ve düşük kan basıncı damar sertliği, kronik ve tekrarlayan hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Arı Sütü Üretimi Arı sütü üretiminin temeli; kalıplarla hazırlanan yüksükler içerisine 1 günlük larvaları transfer etme esasına dayalıdır. Transfer edilen larvaları taşıyan aşılama çerçevesi anasız koloninin ortasına konur. Anasız kolonide 72 saat duran aşılama çerçevesi alınarak arı sütü hasat edilir çerçeve popülasyona sahip koloninin transferden 6-7 gün önce ana arısı 1 çerçeve arısı ile birlikte boş ruşet kovana alınır. Anasız olarak hazırlanan kolonideki açık gözlü yavrulu petekler alınarak diğer kovanlardaki kapalı yavru içeren peteklerle değiştirilir. Böylece 7-12 günlük yaşta genç işçi arılara sahip koloni elde edilmiş olur. 5-6 gün sonra başlatıcı kolonide oluşan ana arı gözleri bozulur ve açık gözlü yavru bırakılmaz. Böylece anasız koloniler larva transferinde kullanılabilecek düzeye getirilir.

20 Anasız kolonilerde transfere başlamadan önce fazla petekler alınarak bölme tahtası ile boş kısım kapatılır. Larva Transferinin Yapılması Damızlık kovana önceden bırakılan boş petek 1-2 günlük larva içermiş şekliyle transfer için alınır. Transfer rüzgar ve doğrudan güneş almayan kapalı ortamda yapılmalıdır. Ortam sıcaklığı 22-28ºC, nem % olmalıdır. Aşılama yapılacak olan ana arı gözlerinin içerisine 1:1 oranında su ve arı sütü karışımından 1 damla konulur. Transfer için larva, sırtının altından kaşığın ucuna alınır, ana arı gözünün tabanının ortasına bırakılır. Anasız koloniye adet larva transferi yapılmış çerçevesi verilir. Transfer edilen larva sayısı arttıkça üretilen arı sütü düzeyi de düşecektir. Koloni şurup ve polen ikame yemle beslenir günlük genç işçi populasyonu için 4-5 günde bir, çıkmak üzere yavrulu, ancak açık gözlü larva içermeyen petek takviye edilir. Boş petek dışarıya alınır. Arı Sütü Hasadı Aşılamadan 72 saat sonra yüksükler içerisinde bulunan larvalar bir pens yardımıyla atılır. Gözlerin tabanında bulunan arı sütü plastik veya tahta bir kaşıkla alınarak toplanır. Kesinlikle metal kaşık ve metal aksam kullanılmamalıdır. Elde edilen arı sütleri ışık almayacak şekilde folyo kağıdı ile sarılmış koyu renkli şişelere depolanır ve buzdolabında saklanır. Arı sütü üretim miktarı iç ve dış etkenlere bağlı olarak önemli oranda değişmektedir. Her bir yüksükten yetiştirme ve besleme yöntemine bağlı olarak mg süt elde edilir. Bir koloniden bir transfer döneminde g arasında arı sütü elde edilebilmektedir. Balmumu Balmumunun ana maddesi bal olup günlük kova içi görev yapan işçi arıların karın halkalarının alt yüzündeki balmumu salgı bezleri tarafından salgılanan maddedir. Saf balmumu yeni salgılandığında beyaz renkli, ince saydam görünüştedir. Daha sonra polenden geçen ve yağda çözünen karotenoid pigmentleri nedeniyle rengi sarıya dönüşür ve katılaşır. Kendine özgü bir kokusu vardır. Balmumu; % 14 hidrokarbonlar, % 35 monoesterler, % 14 diesterler, % 3 triesterler, % 12 hidroksi mono ve poliesterler, % 1 asit esterler, % 2 poliesterler, % 12 serbest asitler, % 1 serbest alkoller, % 6 diğer maddeleri içermektedir. 7. Bal mumu

BAL TANIMI BALIN BİLEŞİMİNİ OLUŞTURAN MADDELER

BAL TANIMI BALIN BİLEŞİMİNİ OLUŞTURAN MADDELER BAL TANIMI Bal, Türk Gıda Kodeksi 2000/39 sayılı Bal Tebliğinde "Bal; bal arılarının çiçek nektarlarını, bitkilerin veya bitkiler üzerinde yaşayan bazı canlıların salgılarını topladıktan sonra, kendine

Detaylı

ARICILIK ANASIZ KOLONİLERİN ANALANDIRILMASI

ARICILIK ANASIZ KOLONİLERİN ANALANDIRILMASI ARICILIK ANASIZ KOLONİLERİN ANALANDIRILMASI Analandırmak amacıyla kovana yumurtlayan ana arı vermede esas kural koloni ile ana arının karşılıklı olarak birbirini kabul etmelerini sağlamaktır. Bunun için

Detaylı

Arı. 1-Arı Taksonomisi:

Arı. 1-Arı Taksonomisi: Arı 1-Arı Taksonomisi: Dünyada 100.000 dolayında böcek türü taksonomik olarak sınıflandırılmıştır. Bu 100.000 tür içinde 23.000 dolayında arı türü bulunmaktadır. Bal arıları evrimleri süresince diğer böcek

Detaylı

ARICILIĞA GENEL BAKIŞ

ARICILIĞA GENEL BAKIŞ ARICILIĞA GENEL BAKIŞ TÜRKİYE VE DÜNYADA ARICILIK Dünyada 65 milyon koloni ile 1.5 milyon ton bal üretimi yapılmaktadır. Türkiye ise 5 milyon koloni ile Çin in arkasından 2.,bal üretim miktarı 94.000 ton

Detaylı

Bal. Ballara Ait Diğer Özellikler. Çiçek Balı Salgı Balı Çiçek ve Salgı Fırıncılık Balı. % 25 % 23 Püren Püren (Calluna) ballarında

Bal. Ballara Ait Diğer Özellikler. Çiçek Balı Salgı Balı Çiçek ve Salgı Fırıncılık Balı. % 25 % 23 Püren Püren (Calluna) ballarında Bal Bal, Türk Gıda Kodeksi 2000/39 sayılı Bal Tebliğinde "Bal; bal arılarının çiçek nektarlarını, bitkilerin veya bitkiler üzerinde yaşayan bazı canlıların salgılarını topladıktan sonra, kendine özgü maddelerle

Detaylı

Bal Tebliği Yetki Kanunu:Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Yayımlandığı R.Gazete: 17.12.2005/26026 Tebliğ No:2005/49 Amaç Madde 1 Bu Tebliğ in amacı;

Bal Tebliği Yetki Kanunu:Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Yayımlandığı R.Gazete: 17.12.2005/26026 Tebliğ No:2005/49 Amaç Madde 1 Bu Tebliğ in amacı; Bal Tebliği Yetki Kanunu:Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Yayımlandığı R.Gazete: 17.12.2005/26026 Tebliğ No:2005/49 Amaç Madde 1 Bu Tebliğ in amacı; balın, tekniğine uygun ve hijyenik şekilde hazırlanması,

Detaylı

TEBLİĞ TÜRK GIDA KODEKSĠ BAL TEBLĠĞĠ (TEBLĠĞ NO: 2012/58)

TEBLİĞ TÜRK GIDA KODEKSĠ BAL TEBLĠĞĠ (TEBLĠĞ NO: 2012/58) 27 Temmuz 2012 CUMA Resmî Gazete Sayı : 28366 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından: TEBLİĞ TÜRK GIDA KODEKSĠ BAL TEBLĠĞĠ (TEBLĠĞ NO: 2012/58) Amaç MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, balın tekniğine uygun

Detaylı

TÜRK GIDA KODEKSİ Bal Tebliği (Tebliğ No: 2000/ 39 )

TÜRK GIDA KODEKSİ Bal Tebliği (Tebliğ No: 2000/ 39 ) Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği nde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ Resmi Gazete: 29.12.2001-24625 Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği nde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ Resmi Gazete: 26.07.2003-25180

Detaylı

Dünyada ve Türkiye'de A R I C I L I K

Dünyada ve Türkiye'de A R I C I L I K Dünyada ve Türkiye'de A R I C I L I K Arıcılık tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda önemli gelişme kaydeden bir sektör haline gelmiştir. Ülke ekonomisine önemli katkısı olan arıcılık dünyanın

Detaylı

A R I C I L I K MİLLİ EKONOMİNİN TEMELİ ZIRAATTIR. KEMAL ATATÜRK

A R I C I L I K MİLLİ EKONOMİNİN TEMELİ ZIRAATTIR. KEMAL ATATÜRK A R I C I L I K MİLLİ EKONOMİNİN TEMELİ ZIRAATTIR. KEMAL ATATÜRK ARILARIN BİYOLOJİK EVRELERİ: Yumurta : Petek üzerinde işçi arılar için yapılmış gözler küçük, döllenmemiş yumurtadan oluşan erkek arıların

Detaylı

AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM

AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM ARILI KOVANLARININ KONULDUĞU VE ARICININ ÇALIŞTIĞI YERE ARILIK DENİR GEZGİNCİ? SABİT? Arıcılık büyük ölçüde doğa koşullarına bağlıdır! DOĞA KOŞULLARI? İKLİM BİTKİ ÖRTÜSÜ

Detaylı

İlkbahar Dönemi Çalışmaları

İlkbahar Dönemi Çalışmaları İlkbahar Dönemi Çalışmaları İlkbaharda Yapılacak İşlemler Hava sıcaklığının +14 0 C üzerine çıktığı zaman kovanlarda ilk kontroller yapılır. İlk kontroller kısa ve seri bir şekilde yapılarak yavruların

Detaylı

Arı ürünleri ve Etkin Üretim Yöntemleri. Prof. Dr. Muhsin DOĞAROĞLU

Arı ürünleri ve Etkin Üretim Yöntemleri. Prof. Dr. Muhsin DOĞAROĞLU Arı ürünleri ve Etkin Üretim Yöntemleri Prof. Dr. Muhsin DOĞAROĞLU ARI ÜRÜNLERİNDE VERİMLİLİĞİ BELİRLEYEN FAKTÖRLER BÜTÜN ÜRÜNLER İÇİN YAKLAŞIK OLARAK AYNI DÜZEYDE ETKİ EDER GENETİK YAPI KULUÇKA ETKİNLİĞİ

Detaylı

BALIN TANIMI,KALİTE KONTROLÜ VE PAZARLAMA TEKNİKLERİ AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM

BALIN TANIMI,KALİTE KONTROLÜ VE PAZARLAMA TEKNİKLERİ AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM BALIN TANIMI,KALİTE KONTROLÜ VE PAZARLAMA TEKNİKLERİ AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM BAL NEDİR? 27 TEMMUZ 2012 TARİH VE 28366 SAYILI TÜRK GIDA KODEKSİ BAL TEBLİĞİNE GÖRE : Bal: Bitki nektarlarının, bitkilerin

Detaylı

BAL ARISININ TAKSONOMİSİ

BAL ARISININ TAKSONOMİSİ BAL ARISININ TAKSONOMİSİ Alem (Kingdom) : Hayvanlar (Animalia) Şube (Phylum) : Eklembacaklılar (Arthropoda) Alt Şube (Subphylum) : Antenliler (Antennata) Sınıf (Class) : Böcekler (Insecta) Takım (Order)

Detaylı

ARI ÜRÜNLERİNİN ÜRETİMİ ve DEĞERLENDİRİLMESİ

ARI ÜRÜNLERİNİN ÜRETİMİ ve DEĞERLENDİRİLMESİ ARI ÜRÜNLERİNİN ÜRETİMİ ve DEĞERLENDİRİLMESİ Polen Bitkilerin erkek üreme birimi olan polen, 21 günlük işçi arılar tarafından koloninin protein gereksinimini karşılamak için toplanmaktadır. Polen Bitkiler

Detaylı

TÜBİTAK ULUSAL METROLOJİ ENSTİTÜSÜ REFERANS MALZEMELER LABORATUVARI. Rapor No: KAR-G3RM-160.2013.02. Koordinatör: Dr.

TÜBİTAK ULUSAL METROLOJİ ENSTİTÜSÜ REFERANS MALZEMELER LABORATUVARI. Rapor No: KAR-G3RM-160.2013.02. Koordinatör: Dr. BALDA HMF (Hidroksimetil Furfural), GLİKOZ, FRUKTOZ ve SAKKAROZ TAYİNİ YETERLİLİK TESTİ RAPORU TÜBİTAK ULUSAL METROLOJİ ENSTİTÜSÜ REFERANS MALZEMELER LABORATUVARI Rapor No: KAR-G3RM-160.2013.02 Koordinatör:

Detaylı

Türkiye Arıcılığının Yapısı, Sorunları ve Sürdürülebilir Arıcılık Açısından Değerlendirilmesi. Yrd. Doç. Dr. Ayhan GÖSTERİT

Türkiye Arıcılığının Yapısı, Sorunları ve Sürdürülebilir Arıcılık Açısından Değerlendirilmesi. Yrd. Doç. Dr. Ayhan GÖSTERİT Türkiye Arıcılığının Yapısı, Sorunları ve Sürdürülebilir Arıcılık Açısından Değerlendirilmesi Yrd. Doç. Dr. Ayhan GÖSTERİT Amaç Türkiye arıcılığının yapısı ve sorunlarını ortaya koymak Doğal kaynaklardan

Detaylı

Arı Yetiştiriciliği ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ. 1. Giriş

Arı Yetiştiriciliği ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ. 1. Giriş Arı Yetiştiriciliği ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ 1. Giriş Arıcılık, Anadolu insanının bir geleneği olarak Ülkemizde çok eski dönemlerden beri yapıla gelmektedir. Çok eski bir geçmişe sahip olmasına karşın arıcılığın

Detaylı

ARILAR. Arıların yaşadıkları yere arı kovanı denir. Her kovanda yaklaşık 50.000 (elli bin) arıdan oluşan bir arı kolonisi yaşar.

ARILAR. Arıların yaşadıkları yere arı kovanı denir. Her kovanda yaklaşık 50.000 (elli bin) arıdan oluşan bir arı kolonisi yaşar. ARILAR Arıların yaşadıkları yere arı kovanı denir. Her kovanda yaklaşık 50.000 (elli bin) arıdan oluşan bir arı kolonisi yaşar. Böyle bir kovan içinde farklı arılar farklı görevleri yerine getirmek zorundadır.

Detaylı

İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü CANİK

İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü CANİK İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü CANİK 2015 ARI ÜRÜNLERİ 1 ARI ÜRÜNLERİ 1. BAL 2. BAL MUMU 3. POLEN ARI ÜRÜNLERİ 4. PROPOLİS 5. ARI SÜTÜ 6. ARI ZEHİRİ 2 BAL BAL, çiçeklerdeki nektarın, bitkilerin

Detaylı

Arıcılıkta Yeni Yaklaşımlar

Arıcılıkta Yeni Yaklaşımlar Arıcılıkta Yeni Yaklaşımlar Yeni Yaklaşımlar? Ana Arı Genotipinin Önemi Kovan Yapısı ve Yönetimi Varroa ile Mücadele Arı Ürünleri Kestane Balı Hijyenik Bal Üretimi Polinasyon Koloni Ölümleri Arı Besleme

Detaylı

VETERİNER HEKİMİ HARUN KULOĞLU

VETERİNER HEKİMİ HARUN KULOĞLU VETERİNER HEKİMİ HARUN KULOĞLU TÜRKİYE DE YAPILAN BİR ANKET ÇALIŞMASINDA: Arıcılar; % 34 ü yaşlı, zayıf kovan ve kraliçeyi, % 26 sı varroosisi, % 20 si aşırı soğuk ve rutubeti, %12 si açlığı, % 4 ü kireç

Detaylı

BESLENME VE SAĞLIK AÇISINDAN KEÇİ SÜTÜNÜN NİTELİKLERİ

BESLENME VE SAĞLIK AÇISINDAN KEÇİ SÜTÜNÜN NİTELİKLERİ BESLENME VE SAĞLIK AÇISINDAN KEÇİ SÜTÜNÜN NİTELİKLERİ Keçi, kuru ve sıcak yerlerde ve özellikle tarımsal açıdan geri kalmış bölgelerde yaşayan insanlar için çok önemli bir besin ve gelir kaynağıdır. Gerek

Detaylı

ARICILARIN KENDİ ANA ARILARINI ÜRETME TEKNİĞİ

ARICILARIN KENDİ ANA ARILARINI ÜRETME TEKNİĞİ ARICILARIN KENDİ İHTİYAÇLARI ANA ARILARI ÜRETME TEKNİĞİ ÜRETECEĞİNİZ YÜKSEK VERİMLİ IRKLARIN GENÇ ANA ARILARI İLE; Ana arıları ölen kolonilerinizin sönmesini önleyebilirsiniz. Yaşlı ana arıları gençlerle

Detaylı

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA 6.3.2.4. Akdeniz Bölgesinde Tarımsal Ormancılık Uygulamaları ve Potansiyeli Bölgenin Genel Özellikleri: Akdeniz kıyıları boyunca uzanan Toros

Detaylı

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı,

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, MİTOZ Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdekten meydana gelmiştir. Hücreler büyüme ve gelişme sonucunda belli bir olgunluğa

Detaylı

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ) TOPRAK Toprak esas itibarı ile uzun yılların ürünü olan, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemini barındırarak bitkilere durak

Detaylı

Yer Yumurtasının Kontrolü Ve Çözüm Önerileri. Dr. Tolga Erkuş Ross Breeders Anadolu

Yer Yumurtasının Kontrolü Ve Çözüm Önerileri. Dr. Tolga Erkuş Ross Breeders Anadolu Yer Yumurtasının Kontrolü Ve Çözüm Önerileri Dr. Tolga Erkuş Ross Breeders Anadolu Neden Önemli??? Yer yumurtası nedir? Temiz görünüşlü yer yumurtası nedir? Sanitasyon ne işe yarar? Yer yumurtasına nasıl

Detaylı

"ARI ÜRÜNLERİNDE ÜRETİM ve TÜKETİMİNDE GIDA GÜVENLİĞİ "

ARI ÜRÜNLERİNDE ÜRETİM ve TÜKETİMİNDE GIDA GÜVENLİĞİ "ARI ÜRÜNLERİNDE ÜRETİM ve TÜKETİMİNDE GIDA GÜVENLİĞİ " 5 Temmuz 2012 İstanbul Prof. Dr. Muhsin DOĞAROĞLU Bal ve Diğer Arı Ürünleri ile Sağlık Yaşam Platformu Bal ve Diğer Arı Ürünleri ile Sağlıklı Yaşam

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı. Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı)

Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı. Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı) Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı Zararlı Organizma Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı) Sınıf: Insecta Takım: Hymenoptera Familya:Cynipidae Tanımı Konukçuları Zarar

Detaylı

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ Badem Anadolu nun en eski meyve türlerinden birisidir. Ancak ülkemizde bademe gerekli önem verilmemekte, genellikle tarla kenarlarında sınır ağacı olarak yetiştirilmektedir. Ülkemizde

Detaylı

Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler Prof. Dr. Serap GÖNCÜ Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü 01330 Adana Bir ineğin kendisinden beklenen en yüksek verimi

Detaylı

Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği. 04 Şubat 2014 İzmir

Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği. 04 Şubat 2014 İzmir Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği 04 Şubat 2014 İzmir Ajanda Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği (GMY) Modern Meyve Yetiştiriciliği (MMY) GMY ve MMY Farkları GMY Nasıl MMY Çevrilir 2 Geleneksel

Detaylı

Çukurova Bölgesi Sığır Yetiştiriciliğinin Yapısı. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ

Çukurova Bölgesi Sığır Yetiştiriciliğinin Yapısı. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ Çukurova Bölgesi Sığır Yetiştiriciliğinin Yapısı Prof. Dr. Serap GÖNCÜ Memeli hayvanlardan elde edilen süt, bileşimi türden türe farklılık gösteren ve yavrunun ihtiyaç duyduğu bütün besin unsurlarını içeren

Detaylı

Print to PDF without this message by purchasing novapdf (http://www.novapdf.com/)

Print to PDF without this message by purchasing novapdf (http://www.novapdf.com/) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından: TÜRK GIDA KODEKSİ TAHİN HELVASI TEBLİĞİ (Tebliğ No: Taslak ) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, tahin helvasının

Detaylı

Sütlü tatlıların ana malzemesi olan sütün temizliği son derece önemlidir. Hastalık yapıcı mikroorganizmalardan arındırılmış olmalıdır. Sektörde kullanılan açık sütler süzülerek kaynatılır. Sütlü tatlılar

Detaylı

PROJENİN ADI VE KONUSU

PROJENİN ADI VE KONUSU 1 PROJENİN ADI VE KONUSU 100 ADET ARILI - 50 ADET BOŞ KOVANLIK ARICILIK PROJESİ Arıcılık tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda önemli gelişme kaydeden bir sektör haline gelmiştir. Ülke ekonomisine

Detaylı

Ziraat. Müh. Fatma MAMAK

Ziraat. Müh. Fatma MAMAK IV.ULUSLARARASI ORTA/DOĞU AVRUPA VE ORTA ASYAORGANİK SEKTÖRDEKİ GELİŞMELER KONFERANSI AB VE TÜRKİYE ORGANİK TARIM MEVZUATININ UYUMLAŞTIRILMASI Ziraat. Müh. Fatma MAMAK 13-14 14 NİSAN 2012 AB VE TÜRKİYE

Detaylı

YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ

YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ 2014 2015 YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ Kanatlı Hayvan Yetiştiriciliği 1 YUMURTA TAVUKÇULUĞU Yumurta tavukçuluğu piliçlerde 20.haftadan sonra klavuz yumurta görülmesiyle başlar. Yumurta verimi 23. haftada

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

TEKNİK ARICILIK KOŞULLARI VE İLKBAHAR BAKIMI

TEKNİK ARICILIK KOŞULLARI VE İLKBAHAR BAKIMI TEKNİK ARICILIK KOŞULLARI VE İLKBAHAR BAKIMI Hasad Hayvancılık Dergisi,2009 Sayı 287 yayınlanmıştır. Mustafa KÖSOĞLU Giriş Arıcılıkta başarı, her üretim dalın olduğu gibi üretim materyalini iyi tanımak

Detaylı

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK Beslenme İle İlgili Temel Kavramlar Beslenme: İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması, Yaşam kalitesini artırması için

Detaylı

ANA ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ TALİMATNAMESİ

ANA ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ TALİMATNAMESİ ANA ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ TALİMATNAMESİ 1. AMAÇ Bu talimatnamenin amacı, ana arı yetiştiriciliğini denetim altına alarak kamu, özel ve tüzel kuruluşlarca üstün vasıflı ana arı üretimi ve satış denetimini

Detaylı

SPORCULAR için......sizin için

SPORCULAR için......sizin için SPORCULAR için......sizin için 1 NEDEN EGZERSİZ YAPARIZ? Kilo kontrolü İyi bir görünüm Fitness / Egzersiz Performans 2 2 ENERJİ KAYNAKLARI 3 MAKROBESİNLER 4 Gün içinde beslenmenizi çeşitlendirmek önemlidir...

Detaylı

KREDİLENDİRME KONULARI ve TEKNİK KRİTERLER (HAYVANCILIK ve SU ÜRÜNLERİ)

KREDİLENDİRME KONULARI ve TEKNİK KRİTERLER (HAYVANCILIK ve SU ÜRÜNLERİ) MADDE 4 Damızlık süt sığırı On baş ve üzerinde manda veya damızlık süt sığırı işletmesi kurmaları veya işletme kapasitesini on baş ve üzerine çıkarmaları gerekir. Manda veya holstein (siyah alaca/kırmızı

Detaylı

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları

Detaylı

İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm HİJYEN ve SANİTASYON İkinci Bölüm GIDA HİJYENİ, TANIMI ve ÖNEMİ Üçüncü Bölüm PERSONEL HİJYENİ

İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm HİJYEN ve SANİTASYON İkinci Bölüm GIDA HİJYENİ, TANIMI ve ÖNEMİ Üçüncü Bölüm PERSONEL HİJYENİ İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm HİJYEN ve SANİTASYON Hijyenin Tanımı ve Önemi... 1 Sanitasyon Tanımı ve Önemi... 1 Kişisel Hijyen... 2 Toplu Beslenme Sistemlerinde (TBS) Hijyenin Önemi... 3 Toplu Beslenme Sistemlerinde

Detaylı

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Isıtma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Isıtma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü SERALARIN TASARIMI (Seralarda Isıtma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Seralarda Isıtma Sistemlerinin Planlanması Bitki büyümesi ve gelişmesi

Detaylı

ARI SÜTÜ ÜRETİMİ. Dr. Ali KORKMAZ & Doç. Dr. Ethem AKYOL

ARI SÜTÜ ÜRETİMİ. Dr. Ali KORKMAZ & Doç. Dr. Ethem AKYOL ARI SÜTÜ ÜRETİMİ Dr. Ali KORKMAZ & Doç. Dr. Ethem AKYOL Dizgi/Baskı Ceylan Ofset Matbaacılık 1. Baskı (1.000 adet) Samsun, Mart 2015 ISBN : 978-605-65564-0-1 İÇİNDEKİLER Önsöz 1. Giriş 1 2. Arı Sütünün

Detaylı

Manda Ürünlerini Ekonomik Değeri Nasıl Artırılabilir Yrd. Doç. Dr. Zeki GÜRLER

Manda Ürünlerini Ekonomik Değeri Nasıl Artırılabilir Yrd. Doç. Dr. Zeki GÜRLER Manda Ürünlerini Ekonomik Değeri Nasıl Artırılabilir Yrd. Doç. Dr. Zeki GÜRLER Manda Ürünleri Süt ve Süt Ürünleri Manda sütü Afyon kaymağı Lüle kaymağı Manda yoğurdu Dondurma Manda tereyağı Manda peyniri

Detaylı

PEYNiR....gıdanıza değer katan çözümler... www.apack.com.tr

PEYNiR....gıdanıza değer katan çözümler... www.apack.com.tr PEYNiR...gıdanıza değer katan çözümler... Peynir uzmanlık ister... Hayvansal kaynaklı gıdalar arasında önemli bir yeri olan peynir, toplumumuz tarafından sevilen ve zevkle tüketilen bir gıdadır. Son yıllarda

Detaylı

10. ÜNİTE ENERJİ İLETİM VE DAĞITIM ŞEBEKELERİ

10. ÜNİTE ENERJİ İLETİM VE DAĞITIM ŞEBEKELERİ 10. ÜNİTE ENERJİ İLETİM VE DAĞITIM ŞEBEKELERİ KONULAR 1. Elektrik Enerjisi İletim ve dağıtım Şebekeleri 2. Şebeke Çeşitleri 10.1. Elektrik Enerjisi İletim ve dağıtım Şebekeleri Elektrik enerjisini üretmeye,

Detaylı

Simental sığır ırkının anavatanı İsviçre dir. Simental hem süt ve hemde etçi olmalarından dolayı kombine bir sığır ırkıdır. Dünyada bir çok ülkede

Simental sığır ırkının anavatanı İsviçre dir. Simental hem süt ve hemde etçi olmalarından dolayı kombine bir sığır ırkıdır. Dünyada bir çok ülkede BESİLİK BÜYÜKBAŞ SIMMENTAL (SİMENTAL) Simental sığır ırkının anavatanı İsviçre dir. Simental hem süt ve hemde etçi olmalarından dolayı kombine bir sığır ırkıdır. Dünyada bir çok ülkede yetiştirilmektedir.

Detaylı

GENEL RODENT KONTROLÜ VE TARLA FARELERİ İLE MÜCADELE

GENEL RODENT KONTROLÜ VE TARLA FARELERİ İLE MÜCADELE GENEL RODENT KONTROLÜ VE TARLA FARELERİ İLE MÜCADELE A. GENEL RODENT KONTROLÜ Kemirgenler olarak tabir edilen rodentler, üreme ve canlı kalma gücü çok yüksek, depo, ambar, tarla vb gibi uygun yerlerde

Detaylı

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Âlim Çağlayan 1 Ertan Demoğlu 1 Besinlerin rolü Yeterli bir gübreleme programı sadece bütün besinlerin temel görevleri açık bir

Detaylı

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GİRİŞ Sulamanın amacı kültür bitkilerinin ihtiyacı olan suyun, normal yağışlarla karşılanmadığı hallerde insan eliyle toprağa verilmesidir. Tarımsal

Detaylı

YÖNETMELİK ARICILIK YÖNETMELĠĞĠ

YÖNETMELİK ARICILIK YÖNETMELĠĞĠ 30 Kasım 2011 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 28128 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından: YÖNETMELİK ARICILIK YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

TARIMSAL YAPILARDA HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ. Doç. Dr. Berna KENDİRLİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

TARIMSAL YAPILARDA HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ. Doç. Dr. Berna KENDİRLİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü TARIMSAL YAPILARDA HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ Doç. Dr. Berna KENDİRLİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Havalandırma neden yapılır? Yazın uygun hızda, kışın ise hava cereyanı

Detaylı

T.C. Samsun Valiliği İl Tarım Müdürlüğü A R I C I L I K. Dr. Ali KORKMAZ Ziraat Yüksek Mühendisi

T.C. Samsun Valiliği İl Tarım Müdürlüğü A R I C I L I K. Dr. Ali KORKMAZ Ziraat Yüksek Mühendisi T.C. Samsun Valiliği İl Tarım Müdürlüğü A R I C I L I K Ziraat Yüksek Mühendisi Samsun / 2010 Kapak Tasarımı Dizgi/Baskı Refik YILMAZ Çiftçi Eğitimi ve Yayım Şube Müdürlüğü Samsun İl Tarım Müdürlüğü Çiftçi

Detaylı

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hayvan Beslemede Vitamin ve Minerallerin Önemi Vitaminler, çiftlik hayvanlarının, büyümesi, gelişmesi, üremesi, kısaca yaşaması ve verim vermesi için gerekli metabolik

Detaylı

ORGANİK ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ

ORGANİK ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ T.C. Samsun Valiliği İl Tarım Müdürlüğü ORGANİK ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ Mehmet Ali YETGİN Ziraat Mühendisi Samsun / 2010 Kapak Tasarımı Dr. Ali KORKMAZ Dizgi/Baskı Refik YILMAZ Çiftçi Eğitimi ve Yayım Şube

Detaylı

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması Pestisit; herhangi bir istenmeyen canlının (zararlı organizma), yayılmasını engelleyen, uzaklaştıran ya da ondan koruyan her türlü bileşik ya da bileşikler karışımıdır. Tarımda pestisitler, zararlı organizmaları

Detaylı

Rahim ağzı kanseri hücreleri doku kültürü mikroskopik görüntüsü.

Rahim ağzı kanseri hücreleri doku kültürü mikroskopik görüntüsü. Doç.Dr.Engin DEVECİ HÜCRE KÜLTÜRÜ Hücre Kültürü Araştırma Laboratuvarı, çeşitli hücrelerin invitro kültürlerini yaparak araştırmacılara kanser, kök hücre, hücre mekaniği çalışmaları gibi konularda hücre

Detaylı

ELAZIĞ ARICILIK İŞLETMELERİNDE KOLONİLERİN EK BESLENME ŞEKİLLERİNİN TESPİTİ

ELAZIĞ ARICILIK İŞLETMELERİNDE KOLONİLERİN EK BESLENME ŞEKİLLERİNİN TESPİTİ F.Ü. Sağlık Bil. Dergisi 006, 0(), -6 ELAZIĞ ARICILIK İŞLETMELERİNDE KOLONİLERİN EK BESLENME ŞEKİLLERİNİN TESPİTİ İsmail SEVEN Pınar TATLI SEVEN Fırat Üniversitesi, Sivrice Meslek Yüksekokulu, Elazığ TÜRKİYE

Detaylı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER A-HAYVANCILIK DESTEKLERİ HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ Hayvan Başı Ödeme Bakanlar Kurulu Kararı MADDE 4- (1) Birime Destek 1 Sütçü ve kombine

Detaylı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı Sporcu Beslenmesi Ve Makarna Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı BESLENME Genetik yapı PERFORMANS Fiziksel kondisyon Yaş Cinsiyet Yaş Enerji gereksinimi Vücut bileşimi

Detaylı

TÜRK GIDA KODEKS ŞEKER TEBLİĞİ (Tebliğ No:99/10 )

TÜRK GIDA KODEKS ŞEKER TEBLİĞİ (Tebliğ No:99/10 ) Türk Gıda Kodeksi Şeker Tebliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ Resmi Gazete: 22.04.2002 24734 Türk Gıda Kodeksi Şeker Tebliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ Resmi Gazete: 28.02.2003 25034

Detaylı

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER,

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, mikrobiyal formülasyondan ve bitki menşeli doğal ürünlerden oluşur. Bu grupta yer alan gübreler organik tarım modelinde gübre girdisi olarak kullanılırlar. Bitkilerin ihtiyaç

Detaylı

BİNBOĞA BALI KALİTE POLİTİKASI BİNBOĞA BALI GIDA GÜVENLİĞİ POLİTİKASI

BİNBOĞA BALI KALİTE POLİTİKASI BİNBOĞA BALI GIDA GÜVENLİĞİ POLİTİKASI Doğanın Sofranızda BİNBOĞA BALI KALİTE POLİTİKASI 745 SAYILI KOZAN BAL TARIM SATIŞ KOOPERATİFİMİZİN Kalite Politikası genel olarak müşteri memnuniyeti ve sürekli gelişme esasına dayanmakta olup Kooperatif

Detaylı

ARI ÜRÜNLERĠ SEKTÖRÜNDE ĠZLENEBĠLĠRLĠĞĠN SAĞLANMASI ve ÖNEMĠ"

ARI ÜRÜNLERĠ SEKTÖRÜNDE ĠZLENEBĠLĠRLĠĞĠN SAĞLANMASI ve ÖNEMĠ ARI ÜRÜNLERĠ SEKTÖRÜNDE ĠZLENEBĠLĠRLĠĞĠN SAĞLANMASI ve ÖNEMĠ" 7. Gıda Mühendisliği Kongresi 24-26 Kasım 2011 Ankara Aslı Elif SUNAY/Gıda Y. Mühendisi Altıparmak Gıda San. ve Tic. Koll. ġti. Ar-Ge ve Kalite

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

DEPOLAMA UYGULAMALARI. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006

DEPOLAMA UYGULAMALARI. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006 DEPOLAMA UYGULAMALARI Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006 1 Gıda Maddelerinin Depolanması Gıda maddeleri canlı kaynaklı maddelerdir. Bu nedenle özel olarak saklanması gerekir. Aksi durumda büyük miktarlarda

Detaylı

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIÐI

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIÐI T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIÐI TAVUKÇULUK ARAÞTIRMA ENSTÝTÜSÜ MÜDÜRLÜÐÜ www.arastirma.tarim.gov.tr/tavukculuk ankara.tavukculuk@gthb.gov.tr TAVUKÇULUK ARAÞTIRMA ENSTÝTÜSÜ MÜDÜRLÜÐÜ TÝCARÝ KAHVERENGÝ

Detaylı

A H M E T A L İ Y A Ğ C I V E T E R İ N E R H E K İ M

A H M E T A L İ Y A Ğ C I V E T E R İ N E R H E K İ M ARILARIN BESLENMESİ A H M E T A L İ Y A Ğ C I V E T E R İ N E R H E K İ M BAL ARILARININ DOĞAL BESİN MADDELERİ NEKTAR BAL POLEN NEKTAR Bazı bitkilerin özel yapıya sahip organları tarafından salgılanan

Detaylı

GIDA ve TARIM KİMYASI LABORATUVARI TEST VE ANALİZLERİ - 2015

GIDA ve TARIM KİMYASI LABORATUVARI TEST VE ANALİZLERİ - 2015 BİTKİSEL VE HAYVANSAL YAĞ ANALİZLERİ GT 1 KIRILMA İNDİSİ TS 4960 EN ISO 6320 50 GT 2 ÖZGÜL AĞIRLIK (YOĞUNLUK) TS 4959 40 GT 3 İYOT SAYISI (Katı ve Sıvı Yağlarda) EN ISO 3961 60 GT 4 İYOT SAYISI (Ekstre

Detaylı

Türk Gıda Kodeksi Özel Tıbbi Amaçlı Diyet Gıdalar Tebliği

Türk Gıda Kodeksi Özel Tıbbi Amaçlı Diyet Gıdalar Tebliği Türk Gıda Kodeksi Özel Tıbbi Amaçlı Diyet Gıdalar Tebliği Resmi Gazete Tarihi Sayısı Değişiklik Açıklaması İlk Yayın 24.12.2001 24620 1. Değişiklik 31.08.2003 25125 EK-1 in 7 inci maddesi, Madde 6 (Eklendi)

Detaylı

Kimya Bilim Danış ışmanlığı Çalıştayı Farklı Kaynaklardan Elde Edilen Sütlerin S Mayalanma Sürelerinin S ve ph Değişimlerinin imlerinin Karşı şılaştırmalı Olarak İncelenmesi PROJE EKİBİ: : Nurdan Yavuz

Detaylı

HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ

HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ Ordo (Takım): Blattoptera (Hamam böcekleri) Vücutları kahverengi tonlarında, yassı ve ovaldir. Antenler çoğunlukla

Detaylı

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir.

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız ve Diş Sağlığı Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı: Dişler ve onları

Detaylı

ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK

ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprak Nedir? Toprağın Tanımı Toprağın İçindeki Maddeler Toprağın Canlılığı Toprak Neden Önemlidir? Toprağın İnsanlar İçin Önemi Toprağın Hayvanlar İçin Önemi

Detaylı

Sayı : Yaz.İşl./2015/351 28/09/2015 Konu : Küçük Miktarlardaki Yumurtanın Doğrudan Arzına Dair Yönetmelik ODALARA 078 NOLU GENELGE

Sayı : Yaz.İşl./2015/351 28/09/2015 Konu : Küçük Miktarlardaki Yumurtanın Doğrudan Arzına Dair Yönetmelik ODALARA 078 NOLU GENELGE Sayı : Yaz.İşl./2015/351 28/09/2015 Konu : Küçük Miktarlardaki Yumurtanın Doğrudan Arzına Dair Yönetmelik ODALARA 078 NOLU GENELGE İLGİ : TESK Genel Başkanlığı nın 21.09.2015 tarih ve 1748 sayılı (69 nolu

Detaylı

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 Sera nedir? Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli iklim etmenlerinin

Detaylı

SÜT VE ÜRÜNLERİ ANALİZLERİ

SÜT VE ÜRÜNLERİ ANALİZLERİ Süt Nedir? SÜT VE ÜRÜNLERİ ANALİZLERİ Gıda Mühendisi Tülay DURAN Türk standartları çiğ süt standardına göre: Süt; inek, koyun, keçi ve mandaların meme bezlerinden salgılanan, kendine özgü tat ve kıvamda

Detaylı

ANA ARIYLA İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER

ANA ARIYLA İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER ANA ARIYLA İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER Yumurtlayan ana arı, işçi arılardan daha uzun yapıda olup iri ve gösterişlidir. Kanatları karnının 2/3 ünü kaplar. Göğsü, işçilerinkinden daha geniş olduğundan ana

Detaylı

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu T.C. ANTALYA VALİLİĞİ Tarım İl Müdürlüğü MEVZUATLAR KANUNLAR 6968 Sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu. 5179 Sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin

Detaylı

SIKÇA KARŞILAŞILAN HİLELER VE SAPTAMA YÖNTEMLERİ

SIKÇA KARŞILAŞILAN HİLELER VE SAPTAMA YÖNTEMLERİ SIKÇA KARŞILAŞILAN HİLELER VE SAPTAMA YÖNTEMLERİ Doğada yeterli ve dengeli beslenmenin gerektirdiği ögelerin tümünü amaca uygun biçimde içeren ve her yaştaki insanın beslenme kaynağı olarak kullanılabilecek

Detaylı

2. KAYNAK ÖZETLERİ. 2. 1. Damızlık ve Yetiştirme Kolonileri

2. KAYNAK ÖZETLERİ. 2. 1. Damızlık ve Yetiştirme Kolonileri 1. GİRİŞ Türkiye, arılı kovan varlığı, yıllık bal ve balmumu üretimi ve arıcılık için son derece uygun iklim ve bitki örtüsü koşullarıyla dünya arıcılığında önemli bir konuma sahiptir. Dünya ülkeleri arasında

Detaylı

4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ

4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ 4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ Ekonomi: İnsanların geçimlerini sürdürmek için yaptıkları her türlü üretim, dağıtım, pazarlama ve tüketim faaliyetlerinin ilke ve yöntemlerini inceleyen bilim dalına ekonomi denir.

Detaylı

Aksi durumda yabacı bir bölgeden getirilen ırk/ırklar o yöreye uyum sağlamış yerel ırklarla polen alışverişine giriştiklerinde genetik tabanda

Aksi durumda yabacı bir bölgeden getirilen ırk/ırklar o yöreye uyum sağlamış yerel ırklarla polen alışverişine giriştiklerinde genetik tabanda Ağaçlandırma çalışmalarına temel oluşturacak tohum sağlanmasını emniyetli hale getirebilmek için yerel ırklardan elde edilen tohum kullanılması doğru bir yaklaşımdır. Aynı türde de olsa orijin denemeleri

Detaylı

TEBLİĞ. a) 29/12/2011 tarihli ve 28157 3 üncü mükerrer sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğine dayanılarak,

TEBLİĞ. a) 29/12/2011 tarihli ve 28157 3 üncü mükerrer sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğine dayanılarak, 15 Ağustos 2014 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29089 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından: TEBLİĞ TÜRK GIDA KODEKSİ DEVAM FORMÜLLERİ TEBLİĞİ (TEBLİĞ NO: 2014/32) Amaç MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı; devam

Detaylı

The project is funded by European Union Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir. ARICILIKTA MEVSİMSEL ÇALIŞMALAR ve BAKIM İŞLERİ

The project is funded by European Union Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir. ARICILIKTA MEVSİMSEL ÇALIŞMALAR ve BAKIM İŞLERİ The project is funded by European Union Bu proje Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir. ARICILIKTA MEVSİMSEL ÇALIŞMALAR ve BAKIM İŞLERİ Bu kitapçık BTC Şirketi maddi desteği ile üretilmiştir.

Detaylı

T.C KONYAALTI KAYMAKAMLIĞI. İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü

T.C KONYAALTI KAYMAKAMLIĞI. İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü T.C KONYAALTI KAYMAKAMLIĞI İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü GIDA GÜVENLİĞİ Gıdalarda oluşabilecek fiziksel, kimyasal ve biyolojik her türlü zararın ortadan kaldırılması için alınan tedbirlerin

Detaylı

T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI

T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI SAMSUN TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ ARICILIK Ziraat Yüksek Mühendisi Samsun, 2003 İÇİNDEKİLER Sayfa No 1. Giriş... 1 2. Tarihsel Gelişim İçersinde Arıcılık... 1 3. Arıcılığın Yeri

Detaylı

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi FİDAN ÜRETİMİNDE BAKIM ÇALIŞMALARI Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi SULAMA Sulamada kullanılan suyun miktarı; toprağın

Detaylı

İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü,

İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü, TOZ İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü, Termal Konfor gibi unsurlardan biriside Tozdur. Organik

Detaylı

UYGULAMALI MİKROBİYOLOJİ LABORATUARI

UYGULAMALI MİKROBİYOLOJİ LABORATUARI 27.02.2012 UYGULAMALI MİKROBİYOLOJİ LABORATUARI DANIŞMANLAR: Araş.Gör.Dr. Ali KOÇYİĞİT Caner VURAL Hazırlayanlar: Sinem BÜYÜKKALP Ezgi OSMANOĞULLARI Sevcan ŞATIR Simge KAHYA 1 http://www.geyigiz.biz/2012/02/16/inek-isi-iskence/

Detaylı