ÜNİTE HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI İÇİNDEKİLER HEDEFLER. MEDENİ USUL HUKUKU-İCRA ve İFLAS HUKUKU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÜNİTE HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI İÇİNDEKİLER HEDEFLER. MEDENİ USUL HUKUKU-İCRA ve İFLAS HUKUKU"

Transkript

1 HEDEFLER İÇİNDEKİLER MEDENİ USUL HUKUKU-İCRA ve İFLAS HUKUKU Medeni Usul Hukuku Yargı kavramı ve yargı kolları Hukuk yargılamasında mahkemeler teşkilatı Mahkemelerde çalışan kişiler Mahkemeye yardımcı organlar Mahkemelerin görev yetkisi Dava Yargılama usulleri İspat ve delil Karar ve hüküm Kanun yolları İcra ve İflas Hukuku Teşkilat-süreler ve tatiller-taraflar İcra takibi yolları Cüz'i icra (İcra hukuku) İflas hukuku HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Medeni Usul Hukukunun temel kavramlarını tanımlayıp açıklayabilecek, Türk yargı sistemi hakkında genel bir bilgi sahibi olabilecek, Mahkemelerde görev yapan asli ve tali unsurlar hakkında bilgi sahibi olabilecek, Dava çeşitleri, dava koşulları, davanın safahatı hakkında bilgi sahibi olabilecek, İcra ve iflas hukkununun temel kavramlarını tanımlayıp açıklayabilecek, Türk hukukunda icra ve iflas takip yolları hakkında gerekli ve yeterli bir bilgiye sahip olabileceksiniz. ÜNİTE 14

2 GİRİŞ Genel bir ifade ile medenî usul hukuku, kişilere maddi hukuk tarafından tanınmış olan hakların korunmasına hizmet eder. Mesela kira ilişkisinde kiralayanın hakkı kira bedelidir. Kiracı bu bedeli öder ise sorun yoktur. Ancak ödemediği takdirde kiralayan hakkını nasıl alacaktır? İşte burada medenî usul hukuku devreye girer. Kiralayan, hakkını bu hukuk dalının belirlemiş olduğu kaidelere uyarak yani dava açarak, mahkemeden hüküm alarak temin eder. Ancak bazı durumlarda mahkemeden alınmış bir hükmün varlığı da hakkın yerine getirilmesini sağlamayabilir. Mesela bu olayda, mahkeme tarafından verilen kira bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin ilama rağmen davalı bedeli ödemezse, bu durumda davacı hükmün gereğinin zorla yerine getirilmesi için devletin icra dairelerine başvurur. Bu yeni durumda artık icra hukuku kuralları devreye girer. Medenî usul hukuku, hukuk mahkemelerinin özel hukuk alanındaki bütün yargısal faaliyetlerini düzenleyen hukuk dalıdır. (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2009:57) Bu bağlamda bir davanın hangi mahkemede açılacağı, açılmış olan davanın nasıl yürütüleceği, mahkemenin bu davayı nasıl görüp karara bağlayacağı, buna karşılık tarafların mahkeme karşısındaki tutumlarının nasıl olacağı, mahkemenin dava hakkında vermiş olduğu karara karşı hangi yollara başvurulacağı bu hukuk dalının konusuna girmektedir. Medenî usul hukukuna ilişkin kuralları düzenleyen yürürlükteki temel kanun 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu dur. Ancak bu ünitede esas aldığımız kanun 04 Şubat 2011 tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan ve tarihinde yürürlüğe girmesi beklenen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dur. Bununla birlikte birçok kanunda medenî usul hukukunu ilgilendiren düzenlemeler mevcuttur. Boşanma davalarında yargılama usulünü gösteren Türk Medenî Kanunu m.184 ve ticari davaların hangi mahkemelerde görüleceğine ilişkin Türk Ticaret Kanunu m.5 hükmü gibi. MEDENİ USUL HUKUKU Yargı Kavramı ve Yargı Kolları Maddi anlamda yargı, tarafsız bir mahkeme ve hâkim tarafından, yargılama faaliyeti sonunda haklı olan taraf lehine verilen karardır. (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, 2011:69). Bu faaliyet, yasama ve yürütme organlarından bağımsız olan mahkemeler tarafından yerine getirilir. Hukuki nitelikleri farklı olan meselelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar farklı yargı kolları içindeki mahkemeler tarafından görülür. Mesela Anayasa hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar Anayasa Mahkemesi tarafından görülürken ceza hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar ceza mahkemeleri tarafından görülmektedir. Özel hukuktan kaynaklanan uyuşmazlıklar ise hukuk mahkemeleri tarafından görülmektedir. Her bir yargı kolunun kendine özgü yargılama usulü bulunmaktadır. Türk Hukukunda yargı kolları şunlardır: Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 2

3 Anayasa mahkemesinin vermiş olduğu kararlar kesindir ve yasama, yürütme, yargı organları ile idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. (AY m. 153/1, 6) Anayasa yargısı Anayasa hukukuna ilişkin uyuşmazlıklara Anayasa Mahkemesi bakar. Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler (AY m. 148/1). Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruları da karara bağlar. Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar (AY m. 148/6) sayılı kanunun getirdiği değişiklikle birlikte, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar. (AY m. 148/7) Anayasa mahkemesinin vermiş olduğu kararlar kesindir ve yasama, yürütme, yargı organları ile idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar (AY m. 153/1, 6). Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır (AY m. 158/3). İdari yargı İdari makamların kamu hukuku alanındaki faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıklar idari yargı kolunun faaliyet alanına girer. Bununla birlikte idarenin özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları, hukuk yargı kolunun görev alanına girer. İdari yargı; genel idari yargı ve askerî idari yargı olarak alt kollara ayrılmaktadır. Genel idari yargı Askerî idari yargının görev alanı dışında kalan idari uyuşmazlıklara genel idari yargı kolunda yer alan mahkemeler bakar. Genel idari yargı teşkilatı üç derecelidir. İlk derecede idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri yer alır. Bunların üstünde Bölge İdare Mahkemeleri, en üstte ise Danıştay bulunur. Askerî idari yargı Askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklar askerî idari yargının faaliyet alanına girer (AY m. 157/1). Bu tür davalar Askerî Yüksek İdare Mahkemesi tarafından görülüp karara bağlanır. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 3

4 Uyuşmazlık yargısı Uyuşmazlık mahkemesi, farklı yargı kolları arasında (mesela adli-idari yargı kolları) yer alan mahkemeler arasında çıkan yargı yolu ve hüküm uyuşmazlıklarını karara bağlar (AY m. 158/1). Seçim yargısı Seçim yargısında görevli merci, Yüksek Seçim Kurulu dur. Bu kurul, seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzluklar, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçimi tutanaklarını kabul etme konularında görevlidir. Hesap yargısı Hesap yargısında görevli tek merci Sayıştay dır. Sayıştay, saymanların hesaplarını inceleyen ve sorumluluklarına karar veren mali denetim organıdır (AY m. 160). Sorumluların hesaplarını kesin hükme bağlama işlemini meclis adına yaptığı için Anayasa mahkemesi tarafından mahkeme olarak nitelendirilmemektedir. Adli yargı Ceza yargısı Ceza Hukukunu ilgilendiren uyuşmazlıklara, ceza yargısı kolunda yer alan ceza mahkemeleri tarafından bakılır. Adli yargı, ceza ve hukuk yargısından oluşur. Genel ceza yargısı Askerî ceza yargısının faaliyet alanı dışında kalan ceza hukuku alanındaki yargısal faaliyetleri düzenler. Genel ceza yargısında görevli ilk derece mahkemeleri, sulh ceza mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ve ağır ceza mahkemesi olmak üzere üçe ayrılır. Bu mahkemeler, faaliyetlerini yerine getirirken 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu nda düzenlenen usul kurallarını uygular. Askerî ceza yargısı Askerî ceza mahkemelerinin askerî ceza hukuku alanındaki yargısal faaliyetlerini düzenler (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 61). Askerî ceza ilk derece mahkemeleri disiplin mahkemeleri ile askerî mahkemeler olmak üzere ikiye ayrılır. Hukuk yargısı Özel Hukuktan kaynaklanan uyuşmazlıklar ile çekişmesiz yargı kapsamına giren işler hukuk yargısının konusunu oluşturur. Çekişmeli yargı, kişiler arasındaki uyuşmazlıkların hangi usullere göre incelenip karara bağlanacağını düzenlerken, çekişmesiz yargı, ilgililer arasında uyuşmazlık bulunmamasına yahut birbirlerine karşı ileri sürülebilecek herhangi bir Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 4

5 hakkın bulunmamasına rağmen bazı taleplerin yerine getirilmesi için mahkemeye başvurulması halinde, mahkemenin bu işleri hangi usule göre inceleyip karara bağlayacağını konu edinir. Bununla birlikte hâkimin resen harekete geçtiği işler de çekişmesiz yargının konusuna girer. Sadece kanunda örnek kabilinden sayılan çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme olmadığı takdirde sulh hukuk mahkemesidir. Hukuk Yargılamasında Mahkemeler Teşkilatı Hukuk yargılamasında mahkemeler üç derecelidir. En altta ilk derece mahkemeleri yer alır. Bunların üstünde istinaf yolunun işletildiği Bölge Adliye Mahkemeleri yer alır. En üstte ise temyiz yolunun işletildiği Yargıtay yer almaktadır. İlk derece mahkemeleri Kural olarak bir uyuşmazlık ilk önce ilk derece mahkemesi tarafından görülüp karara bağlanır. Genel mahkemeler Bu mahkemeler, kanunlarla özel mahkemelerin görev alanına bırakılmamış, özel hukuktan kaynaklanan her türlü uyuşmazlığa bakan mahkemelerdir. Genel mahkemeler her il merkezi ile bölgelerin cografi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca kurulur. Hukuk yargılamasında genel mahkemeler Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Sulh Hukuk Mahkemeleri olmak üzere ikiye ayrılır. Sulh Hukuk Mahkemeleri: Sulh hukuk mahkemeleri çözümü basit uyuşmazlıkların, daha az emek ve masraf harcanarak sonuca bağlanabilmesi için kurulmuş tek hâkimli mahkemelerdir. Bu mahkemelerin görevi istisnai olup sadece kanunlarda belirtilen belirli iş ve davalara bakmaktadırlar (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 59). Çekişmesiz yargı işleri de kural olarak sulh hukuk mahkemelerinin görev alanına girmektedir (HMK m. 383). Asliye Mahkemeleri: Hukuk yargılamasında asıl görevli mahkeme Asliye mahkemeleridir. Asliye mahkemeleri tek hâkimli mahkemeler olup Asliye Hukuk mahkemeleri ve Asliye Ticaret mahkemeleri olmak üzere ikiye ayrılır. 1- Asliye Hukuk Mahkemeleri : Asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. 2- Asliye Ticaret Mahkemeleri : Asliye ticaret mahkemesi kanunlarda hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara bakmakla görevlendirilmiş tek hâkimli mahkemelerdir. Özel Mahkemeler: İş Mahkemeleri, Aile Mahkemeleri, Kadastro Mahkemeleri gibi belirli kişiler arasındaki yahut belirli türdeki uyuşmazlıklara bakmak için özel kanunlarla kurulmuş mahkemelerdir. Asıl kural, bir uyuşmazlığa genel Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 5

6 mahkemelerin bakmasıdır. Genel mahkemeler içinde ise asıl görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Bölge adliye mahkemeleri Bölge adliye mahkemeleri, adli yargı ilk derece mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek için kurulmuş mahkemelerdir. İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu karara karşı kanun yolu açık ise, bu karara bölge adliye mahkemesinde itiraz (istinaf yolu) edilebilir. Yargıtay Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Yargıtay Kanunu ve diğer kanunların hükümlerine göre görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir (AY m. 154). Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Yargıtay da temyiz yoluna başvurulabilir. Mahkemelerde Çalışan Kişiler Hâkimler Mahkemelerde görev yapan kişilerin başında hâkimler gelir. Açılmış olan bir davayı hâkim görüp karara bağlar. Bu bağlamda kanunlarda bazen mahkeme terimi yerine hâkim terimi de kullanılmaktadır. Hâkimler yargılama faaliyetlerini yerine getirirken yasama ve yürütme organlarından bağımsız, davacı ve davalı karşısında ise tarafsız olmalıdırlar. Bunun temini için Anayasada, mahkemelerin bağımsızlığı (A.Y. m. 138) ve hâkimlerin görevlerini kaygı ve endişelerden uzak şekilde yerine getirebilmesi için hâkimlik ve savcılık teminatı (A.Y. m. 139) müesseseleri düzenlenmiştir. Hâkimlerin sorumluluğu Hâkimlerin yargı faaliyetini yerine getirirken yaptıkları işlem ve eylemlerden dolayı hukuki (tazminat) sorumlulukları mevcuttur (HMK m. 46). Bununla birlikte cezai ve disiplin sorumlulukları da vardır. Hâkimlerin yargılama faaliyetlerini yerine getirirken taraf tutma, taraflardan birine olan kin ve düşmanlığı gibi HMK m. 46/1 deki sebeplerden ötürü hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş ise devlet aleyhine tazminat davası açılabilir. Hâkimin davaya bakmaktan yasak olması ve reddi Kanunda tahdidi olarak sayılan durumlarda hâkim davaya bakamaz (HMK m. 34). Mesela hâkimin nişanlısına ait bir davaya bakması yasaktır (HMK m. 34/1-e). Böyle bir durumda talep olmasa bile çekilmek zorundadır. Yasaklama sebebinin doğduğu tarihten itibaren, o hâkimin huzuru ile yapılan bütün işlemler, üst Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 6

7 mahkemenin kararı ile iptal olunabilir. Hüküm ve kararlar ise herhâlde iptal olunur. Bu durumda, hâkim yargılama giderlerine mahkûm edilebilir (HMK m. 35/2). Buna karşılık hâkimin reddi müessesesi, hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin (ki bu sebeplerden bir kısmı HMK m.36 da örnek kabilinden sayılmıştır) olması halinde taraflara hâkimi reddedebilme (hâkime de davadan bizzat çekinme) imkânı tanır. Adliye memurları Adliye memurları arasında; mahkeme kaleminin başında bulunup bütün kalem işlerinin düzen içinde yürütülmesini sağlayan kişi olan yazı işleri müdürleri, mahkeme kaleminde yazı işleri müdürü tarafından kendilerine verilen işleri yapan ve özellikle yargılamanın yapılış şeklini tutanağa geçirmek ve verilen kararları yazmak suretiyle hâkime yargılama faaliyetinde yardımcı olan zabıt kâtipleri ve duruşmaya çağrılan tarafları, tanıkları sırası gelince çağırmak ve duruşma salonuna almak, bunların verdiği belgeleri hâkime sunmak, duruşmanın disiplininin temini için hâkim tarafından verilen talimatları yerine getirmekle görevli olan mübaşirler yer almaktadır. Mahkemeye Yardımcı Organlar Avukatlar Avukatlar bağımsız savunmayı serbestçe temsil etmek suretiyle kamu hizmeti icra ederler. Avukatlık mesleğinin amacı 1136 sayılı Avukatlık Kanunu nun 2. maddesinde tespit edilmiştir. Buna göre, avukatlığın amacı: hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır. Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 226). Savcılar Cumhuriyet Savcılarının asıl görevleri ceza muhakemesine ilişkindir (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 231). Ancak kamu düzeni sebebiyle medenî usul hukukunda da bazı görevleri mevcuttur. Birtakım hukuk davalarını açmak (Derneğin feshi davası, Evlenmenin butlanı davası gibi), başka birinin açmış olduğu bu davalara müdahale etmek gibi (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 232). Ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının da bazı kesin kararları kanun yararına temyiz etmek gibi hukuk yargılamasına ilişkin görevleri mevcuttur. Noterler Noterler, yargılama faaliyetlerine doğrudan katılmamakla birlikte, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirmek gibi Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 7

8 yargılama faaliyetine yardım eden organlar arasında yer alır (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 232). Hakimin talepten fazlasına hükmedememesine taleple bağlılık ilkesi denir. Yargılamaya hâkim olan temel ilkeler Yargılama faaliyetleri tasarruf, taleple bağlılık, aleniyet, usul ekonomisi gibi birtakım temel ilkeler doğrultunda gerçekleştirilir. Aleniyet ilkesi duruşmaların kural olarak herkese açık olduğunu ifade eder (HMK m. 28). Yani herkes duruşmaları izleyebilir. Ancak bu kural mutlak değildir. Genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde duruşmaların bir kısmının veya tamamının gizli olarak yapılmasına mahkemece talep üzerine yahut kendiliğinden karar verilebilir (HMK m. 28/2). Usul ekonomisi ise yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını ifade eder (HMK m. 30). Taleple bağlılık ilkesi ise hâkimin talepten fazlasına hükmedememesini ifade eder (HMK m. 26). Mesela TL nin ödenmesi talebiyle açılan davada hâkim TL nin ödenmesine hükmedemez. Ancak talepten daha azına hükmetmesi mümkündür. Mahkemelerin Görev Ve Yetkisi Görev Bu kavram, bir davaya belli bir yerdeki hangi ilk derece mahkemesinin (Asliye Hukuk Mahkemesi mi, yoksa Sulh Hukuk Mahkemesi mi?) bakacağını belirleyen kurallar bütününü ifade etmektedir. Mesela TL lik bir alacak davası hangi mahkemede açılacaktır? Yahut boşanma davasına hangi mahkeme bakar, gibi soruların cevabını bu kavram verir. Bir mahkemenin hangi tür davalara bakacağı (görevi) kanunla düzenlenir ve kamu düzenine ilişkindir (HMK m. 1). Yani taraflar görevli mahkemeyi kendileri belirleyemezler. Görev dava şartıdır (HMK m. 114/1-c). Bu sebeple, mahkeme açılan davada görevli olup olmadığını kendiliğinden incelemek zorundadır. Taraflar da mahkemenin görevsiz olduğunu her zaman ileri sürebilirler. Yetki Yetki, Bir davaya hangi yerdeki görevli hukuk mahkemesinin bakılacağını belirler. (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 149). Dava nerede açılacaktır? (kendi ikametgâhımızın olduğu yerdeki mahkemede mi, yoksa karşı tarafın ikametgâhı mahkemesinde mi?) sorusunun cevabını bu kavram verir. Genel yetki kuralı davalının, davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6/1). Bununla birlikte bu kuralı kaldıran kesin yetki kuralları olduğu gibi (mesela taşınmazın aynından doğan davaların sadece taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerektiğini düzenleyen yetki kuralı (HMK m. 12/1) ) bu kuralla birlikte davacının başka yer mahkemesinde dava açmasına imkân tanıyan kesin olmayan özel yetki kuralları da mevcuttur. (Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin yetkisinde olduğu gibi (HMK m. 10)). Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 8

9 Bireysel Etkinlik Medeni Usul Hukuku İcra ve İflas Hukuku Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler (HMK m. 17/1). Taraflar aksini kararlaştırmamışlarsa dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır (HMK m. 17/2). Ancak, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz (HMK m. 18/1). Görev ve Yetki arasındaki farkları saptayınız? Dava, bir başkası (davalı) tarafından sübjektif hakkı ihlal edilen veya tehlikeye sokulan veya kendisinden haksız bir talepte bulunulan kimsenin (davacının) mahkemeden hukuki koruma istemesidir. Dava Dava, bir başkası (davalı) tarafından sübjektif hakkı ihlal edilen veya tehlikeye sokulan veya kendisinden haksız bir talepte bulunulan kimsenin (davacının) mahkemeden hukuki koruma istemesidir (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 336). Her dava mahkemeye hitaben yazılmış bir dava dilekçesi ile başlar. Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Dava şartları Dava şartları, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan şartlardır (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, 2011:286) Dava şartlarının neler olduğunun bilinmesi önemlidir. Bu şartlar HMK m. 114 te gösterilmiştir. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır (HMK 115/1). Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. İlk itirazlar Davanın esasına girmeye engel teşkil eden ve davanın başında ileri sürüldüğünde dikkate alınan usule ilişkin itirazlara ilk itirazlar denir (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, 2011:350). İlk itirazların dinlenebilmesi için mutlaka cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekmektedir (HMK m. 117). Üç çeşit ilk itiraz vardır (HMK 116/1): a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı. b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı. c) Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki İş bölümü itirazı. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 9

10 Taraf kavramı Her davada sadece iki taraf bulunur. Davacı ile davalı. Bir tarafta birden fazla kişinin (mirasçıların birlikte dava açması durumunda olduğu gibi) bulunması, bu durumu değiştirmez. Davacı ile davalı tarafın birbirinden farklı kişiler olması gerekir. Hiç kimse kendine karşı dava açamaz (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 237). Taraf ehliyeti Bu kavram bir davada davacı yahut davalı olarak yer alabilme ehliyetini ifade eder. Bu ehliyet medenî hukuktaki hak ehliyetinin usul hukukundaki yansımasıdır. Buna göre medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan herkes, davada taraf ehliyetine de sahiptir (HMK m. 50). Şu halde bütün gerçek kişiler ile tüzel kişilerin taraf ehliyeti mevcuttur. Dava ehliyeti Bu kavram, kişinin bir davayı bizzat takip edebilme ve usul işlemleri yapabilme ehliyetini ifade eder (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 246). Bu ehliyet medenî hukuktaki fiil ehliyetinin usul hukukundaki yansımasıdır. Dava çeşitleri Hemen her davanın bir ismi olmakla birlikte (tahliye davası, izaleyi şüyu davası gibi) bu kavramdan kasıt davaların belli kıstaslar kullanılarak sınıflandırılmasıdır. (Mahkemeden talep edilen hukuki koruma çeşidine göre eda, tespit ve inşaî davalar; dava konusu hakkın niteliğine göre ayni davalar-şahsi davalar-karma davalar gibi.) Yargılama Usulleri Yazılı yargılama usulü Asliye hukuk mahkemelerinde uygulanan bu usulde yargılama dört kısma ayrılır. Dilekçeler aşaması Davanın açılması mahkemeye sunulan dava dilekçesi ile olur (HMK m. 118). Davacı davasını açarken yargılama harçları ile keşif giderleri, tebligat ücretleri gibi giderleri karşılamak üzere belirlenecek olan avans tutarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır (HMK m. 120). Dava dilekçesinin bir sureti davalıya tebliğ edilir (HMK m. 122). Davalı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkemeye sunacağı cevap dilekçesi ile kendisine karşı açılan davaya cevap verebilir (HMK m. 122). Davalının kendisine açılmış olan bir davaya karşı koymak için başvuracağı savunma vasıtaları şunlardır: - Maddi Hukuka dayanan savunma vasıtaları Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 10

11 1- İtiraz: Bir hakkın doğumuna engel olan (mesela karşı tarafın sözleşmeyi yaparken fiil ehliyetinin bulunmadığı itirazı) yahut hakkı sona erdiren (mesela borcun ödendiği itirazı) vakıalardır (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 335). 2- Def i: Karşı tarafa ait var olan hakkı yerine getirmekten kaçınma imkânı tanıyan savunma vasıtalarıdır. (mesela zamanaşımı def i gibi. Zira bir alacak zamanaşımına uğramış olsa bile halâ mevcuttur. Ancak borçlu zamanaşımı def inde bulunarak bu borcu yerine getirmekten kaçınabilir.) - Usul Hukukuna dayanan savunma vasıtaları 1- İlk itirazlar: Davanın esastan incelenmesine engel olan bu itiraz sebeplerinin neler olduğu yukarıda görüldü. İlk itirazların cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir (HMK m. 117). 2- Usule ilişkin diğer itirazlar: Dava şartlarının bulunmadığına dair usule ilişkin itiraz sebepleri taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Hâkim de bu şartların var olup olmadığını her zaman resen göz önünde bulundurur. Davalı ilk itirazlarını da cevap dilekçesi ile birlikte ileri sürmek zorundadır. Cevap dilekçesinin bir sureti davacıya tebliğ edilir. Davacı bu dilekçenin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap dilekçesi (replik) verebilir. Davalı da davacının replik dilekçesini tebliğ aldığı tarihten itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi (düplik) verebilir. Ön inceleme aşaması Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme bu aşamada; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe teşvik eder (HMK m. 137/1). Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez (HMK m. 137/2). Tahkikat aşaması Tahkikat aşamasında tarafların ileri sürdükleri vakıaların doğru olup olmadığı araştırılır (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 353). Bunun için taraflar mahkemece duruşmaya davet edilir. Sözlü yargılama ve hüküm aşaması Bu aşamada hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder (HMK m. 185/3). Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 11

12 Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir (HMK m. 186/1). Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir (HMK m. 186/2). Deliller, bir vakıanın doğru olup olmadığını ispat edebilmek için başvurulan vasıtalardır. Basit yargılama usulü Yargılamanın daha kısa süre içerisinde tamamlanabilmesi için bu yargılama usulünde dilekçeler aşaması sadece dava ve cevap dilekçesinden ibarettir. Ön inceleme ve tahkikat aşamaları birleştirilmiştir. Kural olarak ilk duruşmadan sonra, en fazla iki duruşmada tahkikatın tamamlanması amaçlanmıştır (HMK m. 320/2). Sözlü yargılama ve hükmün verilmesi de kural olarak aynı duruşmada yapılır. Sulh hukuk mahkemesinde görülen dava ve işlerde bu usul uygulanır. İspat ve Delil İspat Dava konusu sübjektif hakkın yahut buna karşı yapılan savunmanın dayanağı olan vakıaların gerçekten var olup olmadığı hakkında mahkemenin kanaat getirmesine ispat denir (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 375). Taraflar bunu ispat vasıtası olan delilleri kullanarak yaparlar. Ancak resmi tatilin hangi güne denk geldiği gibi herkesçe bilinen vakıaların ispat edilmesine gerek yoktur. Karşılıklı iki iddianın varlığı halinde ilk önce hangi taraftan iddiasını ispat etmesi isteneceği hususuna ispat yükü denir (Muşul, 2009: s. 226). İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK m.190/1). Deliller Deliller, bir vakıanın doğru olup olmadığını ispat edebilmek için başvurulan vasıtalardır. Bunlardan bir kısmı kural olarak hâkimi bağlar ki bunlara kesin deliller denir (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 387). Yani hâkim bir vakıanın varlığı ya da yokluğu bu delillerle ispat edilmiş ise bunların hilafında karar veremez. Bir tarafın, karşı tarafın bildirmiş olduğu vakıanın doğruluğunu kabul etmesi olarak nitelendirilen ikrar ise kanunda delil gösterilmesine gerek olmayan hal olarak düzenlenmiştir. (HMK m. 187/2) Yazılı olan ve aleyhine delil teşkil edecek kişinin imzasını taşıyan belge olarak nitelendirilen senet, taraflardan birinin, bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında kendisine sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğine ve hiçbir şey saklamayacağına namusunu, şerefini ve kutsal saydığı bütün inanç ve değerlerini tanık göstererek ahdetmesi olarak tanımlanabilen yemin, mahkemenin uyuşmazlığı esastan, kesin olarak karara bağlayan hükmü yani kesin hüküm kesin delillerdir. Delillerin bir diğer kısmı ise, Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 12

13 hâkimi bağlamaz. Yani hâkim bunları serbestçe değerlendirir. Bunlara da takdiri deliller denir (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 387). Bir vakıaya ilişkin gözlemlerini (görme, dokunma, işitme, tatma, koklama) yorum ve eklemede bulunmadan mahkemeye aktaran ve davanın taraflarının dışında yer alan tanık, bir davanın çözümü için hâkim tarafından bilinmeyen teknik veya özel bilgiye ihtiyaç duyulması halinde bu bilginin sağlanması için kendisine başvurulan bilirkişi, hâkimin uyuşmazlık konusunu oluşturan şeyi bizzat müşahede ederek bilgi sahibi olması olarak tanımlanabilen keşif, davanın taraflarının bilirkişi dışında uzman bir kişiden aldıkları görüş olarak belirtilebilen uzman görüşü takdiri delillerdendir. Karar ve Hüküm Kararlar Yargılamayı sona erdirmeyip bilakis devam ettiren karara ara karar denir. Mesela yetki itirazına ilişkin talebin reddine ilişkin karar bir ara karardır (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 474). Buna karşın, yargılamayı sona erdirip hâkimin dosyadan el çekmesini sağlayan karar ise nihai karardır (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 475). Nihai karar, davanın esasına (yani dava konusu uyuşmazlığa) ilişkin olabileceği gibi usule ilişkin de olabilir. Kesin hüküm Bu kavram, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kesin olarak sona erdirilmesini ifade eder (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 715). Bir uyuşmazlığın iki anlamda kesin olarak son bulması mümkündür. Verilen hükme karşı normal kanun yollarına başvurulamaması şekli anlamda hükmün kesinleşmesi olarak ifade edilirken, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan kesin olarak çözüme kavuşturan, artık bir başka yargı merciine başvuru imkânı bırakmayan hükümler ise maddi anlamda kesinleşmiş hükümler olarak tanımlanmaktadır (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2008: s. 715). Kanun Yolları Mahkemenin vermiş olduğu kararın üst mahkemece incelenip denetlenmesi için taraflara tanınmış olan hukuki imkândır. Kanun yolları şunlardır: İstinaf İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m. 341). İstinaf incelemesini Bölge Adliye Mahkemeleri yapar. İstinaf yoluna başvurma, dilekçeyle yapılır. İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine verilebilir. İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, kural olarak ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf incelemesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesinin verebileceği kararlar şunlardır: Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 13

14 Tartışma Medeni Usul Hukuku İcra ve İflas Hukuku İstinaf başvurusunun haksız olması ve reddi İstinaf başvurusunun haklı olması ve kabulü. İkinci ihtimalde, üç şekilde karar verme gereği ortaya çıkar. ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak gönderme kararı verilmesi ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen ya da tamamen kabulü kararı verilmesi ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, 2011: ). Temyiz Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi mümkün nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz yoluna başvurulabilir (HMK m. 361). Temyiz incelemesini Yargıtay yapar. Yargıtay, temyiz incelemesi sonucunda üç şekilde karar verebilir. Bunlar, temyiz olunan kararı onamak, kararı bozmak ve kararı değiştirerek onamak şeklindedir. Kanun yararına temyiz Mahkemeler karar verirken yürürlükteki hukuku yanlış uygulamış olabilirler. Bu halde söz konusu yanlışlığın tekrarlanmaması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Adalet Bakanlığı yürürlükteki hukukun yanlış uygulandığı gerekçesiyle kanun yararına temyiz yoluna başvurabilir (HMK m. 363). Temyiz talebi Yargıtay ca yerinde görüldüğü takdirde karar kanun yararına bozulur ve Resmi Gazetede yayımlanır. Ancak bu bozma, mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Yargılamanın iadesi Bazı ağır yargılama hataları ve noksanlıklarının bulunması halinde, maddi anlamda kesinleşmiş bir hükmü (ve bunun sonuçlarını) ortadan kaldırmak için başvurulan istisnai bir kanun yoludur. Kanun yolları bizlere hak arama bakımından neler sağlar? Düşüncelerinizi sistemde ilgili ünite başlığı altında yer alan tartışma forumu bölümünde paylaşabilirsiniz. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 14

15 İCRA VE İFLAS HUKUKU Borçlunun borcunu rızasıyla yerine getirmemesi halinde, alacaklının kendi hakkını alabilmek amacıyla icra organları aracılığıyla zor kullanabilmesi yani borçlunun malları üzerinde bazı yaptırımlar uygulanmasını sağlayabilmesi ve bu uygulamanın usulü İcra ve iflas Hukuku nun konusunu oluşturmaktadır. İcra ve İflas Hukuku nun en önemli kaynağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunudur. Tabi ki İcra ve İflas Kanunu Tüzüğü ve İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği de bu alanda önemli kaynaklar olarak öne çıkmaktadır. Her kanunda olduğu gibi İcra ve İflas Kanunu da kabul edildiğinden beri birçok değişikliğe uğramıştır. Çalışmamızda İcra İflas Hukuku nun temel kavramlarını, bahsi geçen kanunda benimsenen sistematiği izleyerek önce icra hukuku ve daha sonra iflas hukuku şeklinde sunmaya çalışacağız. Teşkilat-Süreler ve Tatiller-Taraflar Teşkilat İcra daireleri, iflas daireleri, icra mahkemeleri, Yargıtay ın ilgili hukuk daireleri ve genel mahkemeler icra ve iflas teşkilatını oluşturur. 1- İcra daireleri İcra ve İflas Kanununa göre her asliye hukuk mahkemesi çevresinde yeterince icra dairesi ve bu icra dairelerinde de icra müdürü, müdür yardımcısı ve kâtipler bulundurulmalıdır (İİK m. 1). Hemen belirtelim ki, icra işlerinde birinci derecede yetkili organ icra dairesidir (Ulukapı, 2008: s. 12). Örneğin; icra takibi, takip talebinin icra dairesine verilmesiyle başlar, icra dairesi borçluya ödeme emri gönderir, icra takibine itiraz icra dairesine yapılır. Malların haczi, satımı ve en son olarak tahsil edilen paraların paylaştırılması icra dairesinin görevleri arasındadır. Eğer icra dairelerinin yaptığı işlemler hukuka veya somut olaya uygun değilse veya işlem sebepsiz yere sürüncemede bırakılıyorsa, bu durumda icra dairesine karşı şikâyet yoluna başvurulabilir (İİK m. 16). Şikâyet, icra mahkemesine yazılı veya sözlü olarak şikâyet konusu işlemden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. 2- İcra mahkemeleri İcra mahkemelerinin görevleri, icra dairelerini denetlemek, şikâyet ve itirazları, istihkak iddialarını, ihalenin feshi taleplerini inceleyip karara bağlamak olarak özetlenebilir. 3- İflas takibi teşkilatı (İflas dairesi, iflas idaresi, ticaret mahkemesi) İflas hukukunda, icra mahkemesi ve icra dairesine ek olarak iflas dairesi, iflas idaresi ve ticaret mahkemesi görev yapmaktadır. İflas idaresi ve iflas dairesi genelde birbirine karıştırılmaktadır. Hemen belirtelim ki iflas dairesi resmi bir organdır (İcra dairesi gibi). Fakat iflas idaresi özel organdır. İflasın açıldığını gerekli yerlere bildirmek, iflası ilan etmek, müflisin mallarının defterini tutmak, muhafaza tedbirlerini almak, adi tasfiyede alacaklıları toplantıya çağırmak, toplantıya başkanlık etmek, iflas idaresini denetlemek, birinci alacaklılar toplantısı Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 15

16 yapılamazsa iflas masasını idare ve tasfiye etmek, basit tasfiyeyi bizzat yapmak, iflas dairesinin görevidir (Ulukapı, 2008: s. 176). Ticaret mahkemesi ise iflas kararını alan yargı merci olarak önemli bir yere sahiptir (İİK m. 154/3). 4- Genel mahkemeler Esas organlar icra daireleri ve icra mahkemeleri olsa da genel mahkemeler de icra iflas hukukunda önemli bir yere sahiptir. İtirazın iptali, borçtan kurtulma davaları, menfi tespit ve istirdat davaları genel mahkemelerin görevine girmektedir (Ulukapı, 2008: s. 25). Süreler ve Tatiller Süreler İcra hukukunda süreler hesaplanırken gün olarak belirlenen sürelere ilk gün dâhil değildir (İİK m. 19/1). Ay ve yıl olarak belirlenen süreler hangi ay ve günde başlamışsa biteceği ayın o gününde biter (İİK m. 19/2). Örneğin sekiz nisanda başlayan bir süre bir ay sonra bitecekse biteceği gün sekiz mayıstır. Hemen belirtelim ki bir sürenin sonu resmi tatile rastlarsa süre tatilden sonraki ilk mesai günü bitimine kadar uzamış sayılır (İİK m. 19/3). Örneğin; sürenin bitimi pazara denk geldiğinde pazartesi günü mesai bitimine kadar süre uzamış olur. Ayrıca unutulmaması gereken önemli bir nokta da takip hukukunda yani icra daireleri ve mahkemeleri açısından adli tatil hükümlerinin uygulanmamasıdır (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2007: s. 92). Bu durumda bir ağustos beş eylül tarihleri arasındaki sürede dahi icra takip işlemleri yapılabilecektir. Tatiller Kural olarak tatil saat ve günlerinde takip işlemi yapılamaz (İİK m. 51). Bu kuralın istisnası iki yönden ortaya çıkar. Birincisi tatillerde haciz, tebligat ve muhafaza tedbirlerinin uygulanabilmesidir. İkincisi de gece çalıştırılan yerlerde veya borçlunun mal kaçırdığının anlaşıldığı durumlarda gece vakti de haczin yapılabilmesidir. (Takip hukuku açısından gece vakti, güneş battıktan bir saat sonra başlayıp güneşin doğmasından bir saat önceye kadar devam eden zaman dilimidir.) Erteleme (Talik) Eğer borçlunun eşi veya akrabası ölmüşse; borçlu ölmüş ve takip terekeye karşı devam edecekse; borçlu tutuklu veya hükümlüyse, askerlik hizmetini yerine getiriyorsa veya ağır hastaysa icra takibi İİK m da yazılı süreler kadar ertelenir. Taraflar Bir icra takibinin sorunsuz bir şekilde devam edebilmesi için öncelikle icra takibinin taraflarını belirlemek gerekir. Ayrıca icra takibi için tarafların taraf ve takip ehliyetlerinin de tespiti gereklidir (Ulukapı, 2008: s. 35). Taraf ehliyetinden anlaşılması gereken; kişinin üzerinde hakların ve borçların doğabilme kabiliyeti bir başka deyişle hak ehliyetidir (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2007: s. 100). Takip ehliyeti ise Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 16

17 fiil ehliyetinin icra hukukundaki görünümüdür (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2007: s. 101). Buna göre sahip olduğu hakları tek başına kullanabilme yetkisine sahip kişiler takip ehliyetine de sahiptirler. Aksi takdirde kanuni temsilcilerinin onların yerine takip işlemlerini gerçekleştirmesi gerekecektir (Ulukapı, 2008: s. 36). Örneğin, on dört yaşındaki bir kişi yerine, kanuni temsilcisinin borca itiraz etmesi gerekir. İcra Takibi Yolları Hukuk sistemimizde cebri icra hukuku, cüzi icra (bireysel) ve külli icra (iflas) olarak ikiye ayrılmaktadır (Ulukapı, 2008: s. 43). Cüzi icrada borçlunun borcunu ödemesine yetecek kadar malı haczedilip alacaklının tatmin edilmesi amaçlanmaktadır. Külli icrada ise borçluya ait bütün mal varlığı paraya çevrilip alacaklıların tamamının tatmin edilmesi amaçlanmaktadır. Cüzi icra, kendi içinde ilamlı icra, ilamsız icra, kambiyo senedine dair icra ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip olmak üzere dört ana başlığa ayrılmaktadır (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2007: s. 111). Külli icra ise doğrudan doğruya icra ve takipli icra olmak üzere kendi içerisinde ayrılmaktadır. Cüz i İcra (İcra Hukuku) Genel haciz yoluyla takip Genel haciz yoluyla takipte icra takibi, yetkili icra dairesine bir takip talebi verilmesiyle başlar. Yetkili icra dairesi, borçlunun ikametgâhının bulunduğu, sözleşmenin yapıldığı veya sözleşmenin uygulanacağı yerdir. Takip talebinde borçlunun ve alacaklının adı, soyadı, adresi, alacağın miktarı, vadesi, yoksa borcun sebebi, takip yollarından hangisinin seçildiği belirtilir ve en önemlisi alacaklının imzası gerekmektedir (İİK m. 58). Ayrıca takip talebine, borç bir senede dayanıyorsa bu senedin de eklenmesi gerekir. Takip talebini alan icra dairesi, borçluya yedi gün içinde borcunu ödemesi veya bu süre içinde itiraz etmesi gereğini; aksi takdirde takibin devam edeceğini belirten bir ödeme emri gönderir (İİK m. 60). Borçlu, bu ödeme emrine karşı eğer yedi gün içinde herhangi bir cevap vermezse ödeme emri kesinleşir ve alacaklı haciz istemeye hak kazanır. Borçlu ödeme emrine itiraz ederek cevap vermeyi tercih edebilir. Borçlunun itirazı, itiraz edilen kısım açıkça gösterilmek kaydıyla kısmen de gerçekleşebilir. Borçlu sadece imzaya itiraz ediyorsa bu hususu da açıkça belirtmelidir. Sadece borca itiraz edildiği durumlarda imzanın kabul edilmiş olduğu varsayılır. İmzaya veya borca itirazın sonucu takibin durmasıdır (Ulukapı, 2008: s. 52 vd). Duran takibin devam edebilmesi için alacaklı, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını (İİK m. 68) isteyebileceği gibi genel mahkemelerde itirazın iptali davası (İİK m. 67) da açabilir. İtirazın kaldırılması: İcra mahkemesinin görevleri içinde yer alan itirazın kaldırılması yolu, itiraz üzerine duran icra takibine devam edilebilmesini sağlayan pratik bir yoldur. İtirazın kaldırılmasını inceleyen icra mahkemesinin inceleme yetkisi genel mahkemelere göre daha sınırlıdır. İcra mahkemesinde sadece belge Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 17

18 üzerinde inceleme yapılır. Tanık, keşif ve yemin gibi delillere icra mahkemesinde görülen davalarda başvurulamaz. İcra mahkemesinden itirazın kaldırılması ancak itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde istenebilir. İtirazın kaldırılması; itirazın kesin kaldırılması ve itirazın geçici kaldırılması olarak kendi içinde ikiye ayrılır. İtirazın kesin kaldırılması: İtirazın kesin kaldırılmasının istenebilmesi için alacaklının elinde, imzası borçlu tarafından ikrar edilmiş adi senet, imzası noterlikçe onaylanmış senet, resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri senet veya kredi kurumlarınca düzenlenmiş belgelerden birinin bulunması gerekir (İİK m. 68, 68a, 68b ). İtirazın geçici kaldırılması: Borçlunun senedin altındaki imzayı inkâr etmesi halinde itirazın geçici kaldırılması imkânı ortaya çıkar (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2007: s. 197 vd). Bu durumda da alacaklı için altı aylık süre söz konusudur. İcra mahkemesi bu durumda imzanın borçluya ait olup olmadığını inceler. Mahkeme, icra dairesinden borçlunun karşılaştırma yapmaya uygun imzasının resmi kurumlardan getirtilmesini ister. Eğer böyle bir imza bulunamazsa borçluya yazı yazdırılıp imza attırılır. İtirazın geçici kaldırılması kararı sonucunda alacaklı, borçlunun mallarının geçici olarak haczini isteyebilir. Buna karşılık borçlu, yedi gün içinde genel mahkemelerde borçtan kurtulma davası açmazsa geçici haciz kesin hacze dönüşecektir. İtirazın iptali davası: Borca veya imzaya itiraz hallerinde genel mahkemelerde bir yıl içinde açılabilecek olan bu davanın amacı duran takibin devam etmesini sağlamaktır (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2007: s. 160 vd). Davacı, takip alacaklısıdır; davalı ise takip borçlusudur. Dava sonunda alacaklının haklı çıkması halinde borçlu, borcuna ek olarak borcunun yüzde kırkı kadar icra inkâr tazminatına mahkûm edilecektir (İİK m. 67/2). Yine alacaklının takibi yaparken kötü niyetli olduğu yapılan yargılama sonucunda anlaşılırsa ve cevap dilekçesinde borçlu (davalı) tazminat isteminde bulunmuşsa, bu durumda alacaklı hakkında da kötü niyet tazminatına hükmedilir (İİK m. 67/2). Bu dava sonunda taraflar temyize gitme hakkına sahiptirler. Mahkeme kararı, alacağın mevcut olup olmadığı hakkında kesin hüküm oluşturur. İcra takibinin iptali ve ertelenmesi: Ödeme emri kesinleştikten sonra (yani borçlu borca itiraz etmemişse, itiraz etmiş, fakat itiraz kaldırılmışsa veya iptal edilmişse) borçlunun borcunun sona ermiş olması durumunda karşımıza icra takibinin iptali ihtimali ortaya çıkar (İİK m. 71). Takibin iptali; ya ödeme (itfa) sebebiyle (m. 71/1) veya zamanaşımı (m. 71/2) sebebiyle icra mahkemesinden istenebilir. Haciz: Alacaklının isteğiyle takibe konu alacağın tahsilini sağlamak için borçlunun alacağı karşılayacak değerdeki mallarına el konulması işlemidir (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2007: s.231). Haciz işlemi ancak ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde fakat ödeme emri kesinleştikten sonra yapılabilir (İİK m. 78/2). Haczin uygulanması bakımından icra müdürü zor kullanma yetkisine sahiptir (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2007: s. 234). İcra müdürü haczi uygularken borçlu ile alacaklının menfaatlerini gözetmelidir. Onun için yükçe hafif fakat değeri çok olan eşyayı haczetmelidir (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2007: s. 237). Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 18

19 Haczedilemeyen mal ve haklar: Bazı mal ve hakların tamamı haczedilemez iken, bazı mal ve hakların ise bir kısmı haczedilemez. Tamamı haczedilemeyen mal ve haklar, devlet malları, borçlunun kendisi ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası, yatak takımları, ibadete mahsus kitap ve eşyası, vazgeçilemez nitelikteki mutfak eşyası, borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyeceği ve yakacak eşyası, vücuda veya sağlığa verilen zararlar sonucu ödenen maddi ve manevi tazminatlar, savaş malulü olan kişilere bağlanan maaşlar, bir yardım sandığı tarafından hastalık veya ölüm sebebiyle bağlanan maaşlar, borçlunun haline münasip evidir (İİK m. 82). Bir kısmı haczedilemeyen mal ve haklar ise, maaşlar, tahsisat ve her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, sigortalar, bir mahkeme kararına dayanmayan nafakalardır (İİK m. 83). Hacizli malların satılması: Taşınır malların haciz tarihinden itibaren bir yıl içinde paraya çevrilmesi yani satılması gerekmektedir (İİK m. 106). Aynı şekilde taşınmazların da hacizden itibaren iki yıl içinde satışlarının istenmesi gerekmektedir (İİK m. 123). Aksi takdirde mal üzerindeki haciz ortadan kalkacaktır. Yine alacaklının haciz isteminden itibaren taşınırlarda bir ay (İİK 112) içinde ve taşınmazlarda iki ay (İİK 123) içinde icra müdürü, haczedilen malları satmakla yükümlüdür. Satış, ihale veya pazarlık yoluyla yapılabilir. Ancak taşınmazların satımında pazarlık söz konusu olamaz (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2007: s. 327). Eğer kanuna ve ahlaka aykırı bir şekilde ihaleye fesat karıştırılmışsa, artırmaya hazırlık aşamasında kanuna aykırı davranılmışsa, artırmanın yapılmasında usulsüzlük yapılmışsa, alıcı malın esaslı noktalarında hataya düşmüşse icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurularak ihalenin feshi istenebilir (İİK m. 134). Paraların paylaştırılması: Satıştan elde edilen paradan öncelikle satış masrafları karşılanır. Daha sonra alacaklılara paranın paylaştırılmasına geçilir. Ödeme yapılırken alacağın aslı, faizi ve takip giderleri göz önünde tutularak hesaplama yapılır (Ulukapı, 2008: s. 104). Elde edilen para paylaşmaya konu olan borcun tamamı için yeterli değilse icra müdürü kendiliğinden tekrar haciz yapar ve bu malları satışa çıkarır. İcra müdürünün kendiliğinden yaptığı bu hacze tamamlama haczi denilir (Ulukapı, 2008: s. 43). Öncelikle alacaklıların tespiti ile sıra ve derecelerini gösteren bir çizelge yapılır. Bu çizelgeye sıra cetveli denir. Sıra cetveline ilgililer yedi gün içinde icra mahkemesinde dava açarak itiraz edebilirler (İİK m. 142). Borç ödemeden aciz belgesi: Borç ödemeden aciz belgesini kesin ve geçici olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Haciz sırasında haczedilebilir bir mal bulunmadığını gösteren haciz tutanağı ile paraların paylaştırılmasından sonra verilen borcun tamamının tahsil edilemediğini gösteren belgeler kesin borç ödemeden aciz belgesi hükmündedir (Ulukapı, 2008: s. 105). Borçlunun yeteri kadar malının bulunmadığını gösteren haciz tutanağı ise geçici borç ödemeden aciz belgesi niteliğindedir (Ulukapı, 2008: s. 105). Aciz belgesine sahip alacaklı bir yıl içinde eğer borçluya karşı yeniden takip yaparsa borçluya ödeme emrinin tebliğine gerek yoktur (Ulukapı, 2008: s. 106). Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 19

20 Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip Öncelikle bu takipten bahsedebilmemiz için bir kambiyo senedine yani çek, bono veya poliçeden birine sahip olmamız gerekmektedir. Genel olarak kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takibe genel haciz yoluyla takipteki prosedür uygulanır. Yani yine takip talebi, ödeme emri ve ödeme emrinin kesinleşmesi, haciz, satış ve paraların paylaştırılması aşamaları söz konusudur. Ancak bazı yöntem ve süre farklılıkları bulunmaktadır. En bariz farklılıklar takip talebi, ödeme emri ve takibin kesinleşmesi aşamalarında ortaya çıkmaktadır. Bu takip türünde genel haciz yolundakinden farklı olarak takip talebine kambiyo senedinin aslı ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğinin eklenmesi zorunluluğu vardır (İİK m. 167/2). İtiraz süresi beş gündür (İİK 168/4) ve itirazın ayrıca ve açıkça bir dilekçeyle icra mahkemesine yapılması gerekmektedir (İİK m. 169). Ayrıca itiraz, genel haciz yoluyla takiptekinin aksine takibi kendiliğinden durdurmaz (İİK m. 169). Bu konuda mahkeme kararı gerekir. Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesi Kira bedeli ödenmemişse veya kira süresi sona ermişse bu yolla kiracı tahliye ettirilebilir. Kira bedelinin ödenmemesi halinde öncelikle kiracıya ihtar çekilmeli ve ona altı aydan az süreli kira sözleşmelerinde altı gün, altı aydan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise otuz günlük bir mehil verilmelidir. Eğer buna rağmen kira bedeli ödenmemişse hem kira borçlarının ödettirilmesi hem de kiracının tahliye edilmesi istemiyle icra dairesine bir icra takip talebiyle başvurulmalıdır (Ulukapı, 2008: s. 115). Borçluya bir ödeme emri gönderilir. Bu durumda borçlu, yedi günlük süre içinde itiraz hakkına sahiptir (Ulukapı, 2008: s. 116). Borçlu itirazında kira sözleşmesini ve imzayı açıkça reddetmelidir (İİK m. 269/2). Aksi takdirde sözleşmeyi kabul etmiş sayılır. Borçlu yedi günlük süreyi itiraz etmeden ve borcu da ödemeden geçirirse, alacaklı ihtar süresinin bitimi tarihinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden kiracının tahliyesine karar verilmesini isteyebilir (İİK m. 269/a). Borçlu eğer kira sözleşmesine ve imzaya itiraz ederse, alacaklı buna karşı noterlikçe re sen düzenlenmiş senetle veya imzası tasdik edilmiş bir sözleşmeyle icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını isteyebilir (Ulukapı, 2008: s. 116). Eğer alacaklı, böyle bir belgeyi elinde bulundurmuyorsa bu durumda sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açabilir. Borçlu eğer sözleşmeyi kabul ediyor, fakat borcunu ödediğini iddia ediyorsa bu durumda bu iddiasını sadece noterlikçe re sen düzenlenmiş veya imzası noterlikçe onanmış, alacaklı tarafından ikrar edilmiş veya resmi olarak düzenlenmiş belgelerden biriyle desteklemelidir. İlamlı icra İlam, mahkemeden alınan karar suretidir. Kanun un maddeleri arasında düzenlenmiştir. İlamlı icra takibinde Türkiye nin bütün mahkemeleri yetkilidir. Para ve teminat dışındaki alacaklar hakkında icraya başvurulabilmesi için bir ilam gerekmektedir. Ancak hemen belirtelim ki eğer para ve teminat alacaklarıyla ilgili bir ilama sahipsek ilamlı icraya başvurmak, sonuca ulaşmak açısından daha pratik olacaktır. Takip talebi, icra emri gönderilmesi, haciz, paraya çevirme ve paraların paylaştırılması ilamlı icranın safhalarını oluşturur. İlamlı Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 20

21 icranın en önemli özelliği borçlunun itiraz hakkının bulunmamasıdır. Borçlu sadece teminat göstererek icranın durdurulmasını icra mahkemesinden isteyebilir. Para ve teminat alacakları dışında taşınır teslimi, taşınmazların tahliye ve teslimi, bir şeyin yapılması veya yapılmamasına ilişkin haklar, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması, irtifak hakkının tesisi de ilamlı icranın konularını oluşturmaktadır. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip Alacaklı, alacağını bir rehinle temin etmişse öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurması gerekmektedir (İİK m. 45). Bunun istisnası alacaklının kambiyo senedine sahip olması halidir (İİK m. 45/2). Rehnin paraya çevrilmesinde de takip talebi söz konusudur. Alacağın on beş gün içinde ödenmesi gerekir veya yedi gün içinde ödeme emrine itiraz edilmesi gerekir. İtiraz aşamasında sadece rehnin varlığına itiraz edilirse bu durumda takip ilamsız icra yoluyla takip şeklinde devam eder (Ulukapı, 2008: s. 152). Bunun dışında süreç genel haciz yoluyla takiptekiyle aynıdır. İhtiyati haciz İhtiyati haciz, bir para borcunu güvence altına almak amacıyla mahkeme kararıyla borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2007: s. 435). Borcun güvence altına alınmasını gerektiren bir durum olmalıdır. Vadesi gelmemiş alacaklar açısından borçlunun bilinen bir ikametgahının olmaması, borçlunun malları kaçırmaya hazırlanması veya buna teşebbüs etmesi, hileli işlemler yapması güvence gerektiren durumlara örnek teşkil eder (İİK m. 257/2,3). İhtiyati haciz için mahkeme kararı gerekmektedir. Mahkeme ihtiyati haciz talebini incelerken tam bir ispat aramamaktadır (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2007: s. 437). İflas Hukuku Külli icradan kasıt iflas yoluyla takiptir. İflas takibi icra takibine göre daha objektiftir (Ulukapı, 2008: s. 173). İflas takibinde borçlunun bütün malvarlığı onun borçlarının ödenmesi amacıyla değerlendirilir (Ulukapı, 2008: s. 173). Amaç, borçlunun bütün alacaklılarının tatmin edilmesidir. İcra takibinde borçlunun borcuna yetecek kadar malı haczedilirken iflas takibinde iflasın açılmasıyla borçlunun bütün mal varlığına el konulmak suretiyle iflas masası oluşturulur (Ulukapı, 2008: s. 173). İflas takibi tacirlere özgü bir takip yoludur (İİK m. 43). Yani sadece tacir borçluların iflası istenebilir. İflasın bir diğer ayırt edici özelliği de kişinin kendi iflasını isteyebilmesidir (Ulukapı, 2008: s. 175). Aşamaları İflas takibini başlatmak amacıyla takip talebi icra dairesine yapılır. İcra dairesi iflas ödeme emri gönderir. Ödeme emrine itiraz da icra dairesine yapılır. İflas takipli ve doğrudan iflas şeklinde iki türlü olabilir. Takipli iflas yolunda alacaklı açıkça iflas isteğinde bulunduğunu belirten bir takip talebiyle icra dairesine başvurur (Ulukapı, 2008: s. 203). İcra dairesi borçluya bir icra emri gönderir. Borçlu yedi gün içinde icra dairesine borcunu öderse takip sona erer. Bu yedi günlük sürede borçlu konkordato da isteyebilir (İİK m. 155). Yine borçlu bu süre içinde Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 21

22 imzaya veya borca itiraz edebilir. Yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m. 156/3). Alacaklı bu itirazın kaldırılmasını ve borçlunun iflasını ticaret mahkemesinden ister. Bu istemin ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde yapılması gerekir (İİK m. 156/4). Mahkeme genel hükümler çerçevesinde öncelikle itirazın kaldırılması talebini daha sonra da iflas istemini inceler. Taraflar genel hükümlere göre iddialarını ispatlamak zorundadırlar (İİK m. 158/2). Eğer mahkeme borçlunun itirazını haksız görürse borçlu hakkında depo kararı verir (İİK m. 158/2). Yani borçludan yedi gün içinde borç tutarını ve masrafları mahkeme veznesine depo etmesi istenir. Borçlu, bu emri yerine getirmezse mahkeme bir sonraki oturumda borçlunun iflasına karar verir. Davacının iflas kararından sonra iflas isteminden vazgeçmesi mümkün değildir. Eğer borçlu yedi günlük sürede itiraz etmemiş ise ticaret mahkemesi borçlunun gerçekten borçlu olup olmadığını araştırmaksızın onun hakkında iflasa karar verecektir (İİK m. 158/2). Taraflar iflas kararını on gün içinde temyiz edebilirler. İflas kararının alınmasından sonra iflas dairesi kararı ilan eder ve ilgili yerlere bildirir (İİK m. 166). Kambiyo senedine dair iflasla ilgili de yukarıdaki prosedür geçerlidir. Ancak itiraz süresi kambiyo senedine dair takiplerde beş gündür (İİK 168/4). Doğrudan doğruya iflas yolunda takip talebi söz konusu değildir (İİK m. 177). Borçlunun direkt iflası istenir (Borçlu kendisi de iflasını isteyebilir.). Ancak bunun için, borçlunun yerleşim yerinin belli olmaması, borçlunun borcunu ödememek amacıyla kaçması veya kaçmaya hazırlanması, borçlunun alacaklıların haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması, borçlunun ödemelerini tatil etmiş olması, sermaye şirketlerinin pasiflerinin aktiflerinden fazla olması, borçlunun konkordato teklifinin kabul edilmemiş olması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesi gerekir (İİK m. 177/1,2,3,4). İflasın hukuki sonuçları İflasın açılmasıyla borçlunun bütün mal varlığı, daha önce haczedilmiş olanlar da dâhil olmak üzere iflas masasını oluşturur (İİK m. 184). İflasın müflisin fiil ehliyetine etkisi yoktur (Ulukapı, 2008: s. 223). Ancak İİK e göre müflisin iflas masasına giren malları üzerinde tasarruf hakkının kısıtlı olduğu unutulmamalıdır (Ulukapı, 2008: s. 223). Çünkü iflasın açılmasıyla iflas masasını oluşturan malların üstündeki tasarruf yetkisi iflas idaresine geçer. İflasın açılmasıyla müflise karşı başlamış olan takipler durur, iflasın kesinleşmesiyle bu takipler düşer (İİK m. 193). Ancak müflisin alacaklı olarak bulunduğu takipler devam eder (İİK m. 193/2). Bu takipleri devam ettirme yetkisi iflas idaresine aittir. Borçlunun gayrimenkul rehni ile garanti altına alınmış borçları dışında bütün borçları muaccel (yani ödenme vakti gelmiş olan) borç haline gelir (İİK m. 195). İflasın kapanması ve kaldırılması Masaya giren mallar satılmış, paralar paylaştırılmış ve paylarını tam alamayanlara aciz belgesi verilmişse iflas idaresi iflasın kapanması için ticaret mahkemesine başvurur (İİK m. 254). İflas idaresi iflasın kapanmasına karar vermeye yetkili bir merci değildir; sadece ticaret mahkemesinden iflasın kapanmasını Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 22

23 isteyebilir (İİK m. 254/2). Mahkeme iflasın kapanmasına karar verir (İİK m. 254/3). İflas dairesi de bunu ilan eder (İİK m. 254/4). İflasın kapanmasıyla iflas idaresinin görevi sona erer. Ancak müflisin müflis sıfatı devam eder (Ulukapı, 2008: s. 266). İflasın kaldırılması ise, bütün alacaklıların iflas talebini geri almış olmaları, bütün alacakların ödenmiş olması, müflisin iflasın açılmasından sonra teklif ettiği konkordatonun alacaklılar tarafından kabul edilmiş olması hallerinde gerçekleşecektir (Ulukapı, 2008: s. 267). İlk iki halde müflis, konkordatonun kabulü halinde ise iflas idaresi iflasın kaldırılmasını ticaret mahkemesinden ister. İflasın kaldırılması halinde ise müflis hakkındaki iflas bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar (Ulukapı, 2008: s. 268). Müflis hiç iflas etmemiş gibi olur. İflasın kamu hukuku açısından sonuçları Adi iflas: Müflisin kusuruna dayanmayan iflas halidir (Kuru/Arslan/Yılmaz, 2007: s. 610). Adi müflise ceza verilmez. Ancak iflas kapandıktan sonra müflis sıfatı devam eder. İtibarı yerine getirilmeyen adi müflis noter, avukat veya banka müdürü, yardımcısı, denetçisi olamaz (İİK m. 314). İtibarın yerine getirilmesi ise ancak borçların ödenmesiyle olabilir. Taksirli iflas: İflasın borçlunun kusurundan kaynaklanması halinde taksirli iflas halinden bahsederiz. İİK te hangi durumların kusur sayılacağı açıklanmıştır. Buna göre: borçlunun ziyanları için geçerli sebep gösterememesi, evin masraflarının çok fazla olması, şans oyunlarında yüklü miktar para kaybetmesi, borcunun mevcudundan fazla olmasına rağmen yüklü miktarda mal alması, işleri terk ederek kaçması taksiratlı iflas açısından kusur sayılmaktadır (İİK m. 310). İtibarının yerine getirilmesi şartı adi iflastaki gibidir. Ancak müflis, itibarı yerine getirilse bile noter veya avukat olamaz. Hileli iflas: İflastan önce veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kastıyla hileli işlemlerde bulunan kişi hileli müflis sayılır. Müflis, alacaklıların zararına gerçeğe aykırı borç ikrarı veya muvazaalı işlem yaparsa; gerçeğe aykırı muhasebe ve sahte bilançolarla aktifini gerçekten daha fazla veya eksik gösterirse hileli müflis sayılır (İİK m. 311). Hileli müflis devlet memuru, belediye başkanı, avukat veya noter olamaz. Hileli müflisin itibarının yerine getirilmesi için alacaklıların alacaklarının itfa edilmiş olması, müflisin mahkûm olduğu cezasını tamamen çekmesi veya bu cezanın kanuni bir sebeple düşmüş olması, ayrıca iyi halinin varlığı gerekmektedir. İptal davası Mali durumu bozulan borçlu, mallarına haciz konmasını önlemek için yani alacaklıdan mal kaçırmak için bazı tasarruflarda bulunabilir. Örneğin; borçlu kendine ait malların mülkiyetini başkasına geçirebilir. Bir başka deyişle mal kaçırmak amacıyla hileli ve muvazaalı işlemler yapabilir. Böyle bir durumda alacaklı iptal davası açarak bu tasarrufları iptal ettirebilir. İptale tabi tasarruflar, ivazlı tasarruflar (İİK m. 278), haciz halinde yapılan tasarruflar(iik m. 279) ve zarar verme kastıyla yapılan tasarruflar (İİK m. 280) olarak sıralanabilir. İptal davasının davacısı haciz yoluyla takipte alacağını kısmen veya tamamen alamamış olan haciz alacaklısıdır (Ulukapı, 2008: s. 286). Alacaklı bu durumunu kesin veya geçici borç ödemeden haciz belgesiyle kanıtlamalıdır. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 23

24 İflasta ise davacı, iflas masasının kanuni temsilcisi iflas idaresidir. Davalı ise lehine tasarruf yapılan 3. kişidir. İptal davası sonunda dava konusu mal borçlunun mülkiyetine dönmez. 3. kişinin malik sıfatı devam eder. Fakat iptal davasını kazanan kişi, mahkeme kararıyla tasarruf konusu mal sanki borçlunun mülkiyetindeymiş gibi onu haczettirebilir, satışa çıkartabilir (İİK m. 283/1). Geriye artan para söz konusu ise, bu para üçüncü kişiye verilir. İflastaki iptal davasında ise iptal davasının kazanılması halinde dava konusu mal, borçlununmuş gibi iflas masasına dâhil edilir. İflas masasındaki mallara uygulanan prosedür söz konusu mal için de uygulanır. Konkordato Amerikan hukukundan esinlenilerek İcra ve İflas Kanununda düzenlenen konkordato, alacaklıların çoğunluğunun kararı ve mahkemenin tasdiki ile borçlunun borçlarının bir kısmından kurtulmasını veya borçların ödeme şartlarının değiştirilmesini sağlayan bir icra çeşididir (Ulukapı, 2008: s. 292). Konkordato, dürüst borçluların ekonomik olarak devamını sağlamak amacıyla onların haciz veya iflas takibine maruz kalmalarını önler (Ulukapı, 2008: s. 292). Konkordatonun değişik kriterlere göre çeşitli türleri bulunmaktadır. Bunlar; mahkeme içi konkordato-mahkeme dışı konkordato, alelade konkordato-mevcudun terki suretiyle konkordato, yüzde konkordatosu-vade konkordatosu, iflas içi konkordatoiflas dışı konkordatodur. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 24

25 Özet Medeni Usul Hukuku İcra ve İflas Hukuku Medeni Usul Hukuku dersinde bu hukuk dalının amacı, yargı kavramı, yargı kolları, adli yargı teşkilatı, hukuk yargılamasında görevli mahkemeler,mahkemede çalışan kişiler, hâkimin davaya bakmaktan yasak olması ve reddi, mahkemeye yardımcı organlar, mahkeme işlerinin görüldüğü yer ve zaman, yargılamaya hâkim olan ilkeler, mahkemelerin görev ve yetkisi, yetki sözleşmesi, yetki itirazı, dava kapsamı, dava şartlarının nelerden ibaret olduğu, ilk itirazlar, yargılama usulleri ve aşamaları, ispat kavramı ve deliller, karar çeşitleri ve hüküm, kanun yolları kavramı ve çeşitleri, bu anlamda istinaf, temyiz ve yargılamanın iadesi konuları genel hatlarıyla işlenmiştir. Ders materyali hazırlanırken, tarihinde yürürlüğe girmesi beklenen 6100 sayılı kanun esas alınmıştır. İcra ve İflas Hukuku dersinde İcra ve İflas teşkilatı, iflas takibinde görevli teşkilat, süreler ve tatiller, icra işlemlerinin ertelenmesi, icra takibinin tarafları, icra takibi yolları, bu bağlamda genel haciz yoluyla takip ve takibin aşamaları, itirazın kaldırılması ve iptali kavramları, icra takibinin iptali, haciz, haczedilemeyen mal ve haklar, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip,kiralanan taşınmazların ilamsız icra yokuyla tahliyesi, ilamlı icra, rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip, ihtiyati haciz, iflas hukuku, iflas takibinin aşamaları, iflasın hukuki sonuçları, iflasın kapanması ve kaldırılması, iflasın kamu hukuku açısından sonuçları, iptal davası, konkordato konuları genel hatlarıyla işlenecektir. Ders materyali hazırlanırken 2004 sayılı Kanun esas alınmıştır. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 25

26 Ödev Medeni Usul Hukuku İcra ve İflas Hukuku Bir alacağın takibi sürecini anlatınız? 200 kelimeyi aşmayacak şekilde yazınız. Hazırladığınız ödevi sistemde ilgili ünite başlığı altında yer alan ödev bölümüne yükleyebilirsiniz. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 26

ÜNİTE HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI İÇİNDEKİLER HEDEFLER. MEDENİ USUL HUKUKU-İCRA ve İFLAS HUKUKU. Doç.Dr.M.Tevfik Gülsoy

ÜNİTE HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI İÇİNDEKİLER HEDEFLER. MEDENİ USUL HUKUKU-İCRA ve İFLAS HUKUKU. Doç.Dr.M.Tevfik Gülsoy HEDEFLER İÇİNDEKİLER MEDENİ USUL HUKUKU-İCRA ve İFLAS HUKUKU Medeni Usul Hukuku Yargı kavramı ve yargı kolları Hukuk yargılamasında mahkemeler teşkilatı Mahkemelerde çalışan kişiler Mahkemeye yardımcı

Detaylı

TAKİP HUKUKU EL KİTABI

TAKİP HUKUKU EL KİTABI İsmail ERCAN Avukatlar ve Hâkimler için TAKİP HUKUKU EL KİTABI İcra Hukuku İflas Hukuku İyi leştiṙme (Konkordato ve Yeniden Yapılandırma) Hukuku Alacaklıları Koruyucu Diğer Önlemler İÇİNDEKİLER Takip Hukukuna

Detaylı

İFLAS HUKUKU (HUK206U)

İFLAS HUKUKU (HUK206U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İCRA İFLAS HUKUKU (HUK206U) KISA ÖZET-2013

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

İsmail ERCAN THEMIS İCRA VE İFLAS HUKUKU TAKİP HUKUKU

İsmail ERCAN THEMIS İCRA VE İFLAS HUKUKU TAKİP HUKUKU İsmail ERCAN THEMIS İCRA VE İFLAS HUKUKU TAKİP HUKUKU İÇİNDEKİLER Takip Hukukuna Giriş I. KAVRAM...3 II. TAKİP HUKUKUNDA TARAFLAR...4 A. Taraf Ehliyeti...4 B. Takip Ehliyeti...5 C. Sıfat (Husumet)...6

Detaylı

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 MADDE 1.- 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 10/a maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki

Detaylı

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI İİK. nun 277. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Her ne kadar İİK. nun 277/1 maddesinde İptal davasından maksat 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmetmektir.

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ İDER AVANSI, GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2012/13494 KARAR NO : 2013/12373 GİDER AVANSI VE DELİL AVANSI ARASINDAKİ FARKLAR KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN

Detaylı

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010 T.C. Resmi Gazete Yayın Tarihi 24 Aralık 2009 PERŞEMBE Sayı : 27442 GENEL HÜKÜMLER Konu ve kapsam MADDE 1 (1) Bütün hukuki yardımlarda avukat

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2013-31.12.2013

AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2013-31.12.2013 ANKARA BAROSU AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 0.0.0 -..0 0 Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun..0 gün ve / sayılı kararı ile kabul edilerek, meslektaşlarımıza tavsiye niteliğinde duyurulmasına

Detaylı

Prof. Dr. ALİ CEM BUDAK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra-İflas Hukuku Anabilim Dalı İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP

Prof. Dr. ALİ CEM BUDAK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra-İflas Hukuku Anabilim Dalı İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP Prof. Dr. ALİ CEM BUDAK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra-İflas Hukuku Anabilim Dalı İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP İÇİNDEKİLER İKİNCİ BASKI (TIPKI BASIM) İÇİN ÖNSÖZ...

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/120, 324

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/120, 324 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/10115 Karar No. 2012/9215 Tarihi: 20.03.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/4 İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/120, 324 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi Bölge adliye mahkemelerinde karar düzeltme Madde 339- Bölge adliye mahkemesi ceza

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ

BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ Dr. MÜJGAN TUNÇ YÜCEL Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii YAZARIN

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

Herkes İçin Hukuk: 15 İHTİYATİ HACİZ

Herkes İçin Hukuk: 15 İHTİYATİ HACİZ Herkes İçin Hukuk: 15 İHTİYATİ HACİZ Av. Osman OY Av. Teoman ULUSOY Yay n No : 2358 Hukuk Dizisi : 1113 1. Bas Haziran 2010 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-279 - 8 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye

Detaylı

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ ANKAR A BAROSU AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 0.0.0-3..0 Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun 03..0 gün ve / sayılı kararı ile kabul edilerek, meslektaşlarımıza tavsiye niteliğinde duyurulmasına

Detaylı

DÖNEMİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ. A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti

DÖNEMİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ. A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti 01.01.2016-31.12.2016 DÖNEMİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti 4.700,00 Yasasından Kaynaklanan Uyuşmazlıklar 2 Mirasçılık belgesinin 2.500,00 alınması 3

Detaylı

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ ANKAR A BAROSU AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 0.0.0-3..0 Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun..03 gün ve 63/ sayılı kararı ile kabul edilerek, meslektaşlarımıza tavsiye niteliğinde duyurulmasına

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da

Detaylı

A. SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR

A. SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR Avukatlık Ücreti Peşin Ödenir. K.D.V. ayrıca eklenir. A. SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Mirasçılık Belgesinin Alınması 900,00 TL. 2 Tahliye Davaları 3 Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan

Detaylı

II 6183 SAYILI KANUNUN 79 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİK

II 6183 SAYILI KANUNUN 79 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİK I GENEL AÇIKLAMALAR Bilindiği gibi, 5479 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Özel Tüketim Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

Detaylı

Borçlunun İcr a Takibinde İstenen İşlemiş Faiz Miktarı ile İşleyecek Faiz Oranına Süresi İçinde İtiraz Etmemesinin Sonuçları

Borçlunun İcr a Takibinde İstenen İşlemiş Faiz Miktarı ile İşleyecek Faiz Oranına Süresi İçinde İtiraz Etmemesinin Sonuçları Borçlunun İcr a Takibinde İstenen İşlemiş Faiz Miktarı ile İşleyecek Faiz Oranına Süresi İçinde İtiraz Etmemesinin Sonuçları Talih UYAR* * Avukat. Bilindiği gibi, yapılan icra takiplerinde, alacaklı,

Detaylı

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yardımcı Kuruluşlar Hükümete veya bakanlıklara görevlerinde yardımcı olmak, belirli konularda görüş bildirmek, bir idari

Detaylı

01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti Yasasından Kaynaklanan Uyuşmazlıklar 2 Mirasçılık belgesinin

Detaylı

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI Tasarrufun iptali davası, borçlunun üçüncü kişilerle yapmış olduğu tasarrufi işlemlerin dava açan alacaklı bakımından geçersizliğinin sağlanmasına yönelik bir hukuk davasıdır.

Detaylı

6183 SAYILI YASA VE SGK KANUNU KAPSAMINDA HACİZ İŞLEMLERİ VE BU İŞLEMLERE KARŞI YARGISAL VE İDARİ ÇÖZÜMLER

6183 SAYILI YASA VE SGK KANUNU KAPSAMINDA HACİZ İŞLEMLERİ VE BU İŞLEMLERE KARŞI YARGISAL VE İDARİ ÇÖZÜMLER 6183 SAYILI YASA VE SGK KANUNU KAPSAMINDA HACİZ İŞLEMLERİ VE BU İŞLEMLERE KARŞI YARGISAL VE İDARİ ÇÖZÜMLER YMM A.Şeref ACAR YMM Mustafa DÜNDAR 6183 SAYILI KANUNUN KAPSAMI 6183 SAYILI KANUN KAPSAMINA GİREN

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti Yasasından Kaynaklanan Uyuşmazlıklar 2 Mirasçılık belgesinin

Detaylı

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz ZİYNET (ALTIN) EŞYASI İSPAT YÜKÜ. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2012/6-1849 KARAR NO : 2013/1006 KARAR TARİHİ:03.07.2013 Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gölcük 1. Asliye

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877)

(Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877) 350 Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti Arasında Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun (Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/16110 Karar No. 2014/94 Tarihi: 13.01.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/3 İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 ISLAHIN BİR HAFTALIK KESİN SÜREDE

Detaylı

T.C. KASTAMONU BELEDİYE BAŞKANLIĞI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

T.C. KASTAMONU BELEDİYE BAŞKANLIĞI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ T.C. KASTAMONU BELEDİYE BAŞKANLIĞI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL KURALLAR KAPSAM : MADDE 1 : Bu yönetmelik Kastamonu Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğünün

Detaylı

7 Mirasçılık belgesinin iptali

7 Mirasçılık belgesinin iptali 01.07.2008-31.12.2008 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti Yasasından 3.150,00 YTL Kaynaklanan Uyuşmazlıklar 2 Mirasçılık

Detaylı

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI BELEDİYE BAŞKANI BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRÜ AVUKAT BÜRO ELEMANI

Detaylı

İZMİR BAROSU 01.01.2015-31.12.2015 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

İZMİR BAROSU 01.01.2015-31.12.2015 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ İZMİR BAROSU 01.01.2015-31.12.2015 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ Avukatlık ücreti peşin ödenir. Tarifede

Detaylı

ORDU BAROSU BAŞKANLIĞI AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 2013 YILI BARO TAVSİYE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİDİR.

ORDU BAROSU BAŞKANLIĞI AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 2013 YILI BARO TAVSİYE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİDİR. ORDU BAROSU BAŞKANLIĞI AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 2013 YILI BARO TAVSİYE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİDİR. A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Mirasçılık belgesinin

Detaylı

Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007

Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007 ULUSLARARASI ÇOCUK KAÇIRMANIN HUKUKÎ YÖN VE KAPSAMINA DAİR KANUN Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; velâyet hakkı ihlâl edilerek

Detaylı

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Temyiz Eden (Davacı) : Vekili : Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Vekili : Av. Cansın Sanğu (Aynı adreste) İstemin

Detaylı

01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ İSTANBUL BAROSUNUN TAVSİYE NİTELİĞİNDEKİ ÜCRET TARİFESİ A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti Yasasından

Detaylı

İÇİNDEKİLER 1. MEDENÎ USÛL HUKUKUNA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER 37 1. UYUŞMAZLIĞIN ORTAYA ÇIKIŞI VE ÇÖZÜM YOLLAR] 40 II. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜ - HUKUKÎ KORUNMA TALEBİ VE ADALETE ERİŞİM 43 III. MEDENÎ USÛL HUKUKUNUN

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582 T.C D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785 Karar No : 2012/3582 Anahtar Kelimeler : Haciz İşlemi, İhtiyati Haciz, Şirket Ortağı, Teminat, Kişiye Özgü Ev Eşyaları Özeti: Teşebbüsün muvazaalı olduğu

Detaylı

İZMİR BAROSU 01.01.2013-31.12.2013 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

İZMİR BAROSU 01.01.2013-31.12.2013 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ İZMİR BAROSU 01.01.2013-31.12.2013 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ 01.01.2013-31.12.2013 DÖNEMİ TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ Avukatlık ücreti peşin ödenir. Tarifede

Detaylı

İŞ KANUNU NDA İDARİ PARA CEZASI UYGULAMASI VE CEZAYA İTİRAZ USULÜ

İŞ KANUNU NDA İDARİ PARA CEZASI UYGULAMASI VE CEZAYA İTİRAZ USULÜ makaleler Kemal AKINBİNGÖL İŞ KANUNU NDA İDARİ PARA CEZASI UYGULAMASI VE CEZAYA İTİRAZ USULÜ Kemal AKINBİNGÖL* Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü tarafından uygulanan idari para cezaları

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/13098 Karar No. 2013/6371 Tarihi: 26.03.2013 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 İŞÇİNİN TANIK OLDUĞU DOSYADA KENDİ DURUMUNA İLİŞKİN VERMİŞ OLDUĞU BEYANIN

Detaylı

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken, A- 01/10/2011 yürürlük tarihli 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ndan önce yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun 43. maddesinde düzenlenen İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI müessesesi

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/77. 6545 Sayılı Kanunla Vergi Yargılamasına ve Ticaret Mahkemelerine İlişkin Getirilen Yenilikler

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/77. 6545 Sayılı Kanunla Vergi Yargılamasına ve Ticaret Mahkemelerine İlişkin Getirilen Yenilikler DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Nurol Maslak Plaza Ayazağa Mah. Büyükdere Cad. A ve B Blok No:255-257 Kat:5 Maslak/İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60

Detaylı

01.01.2012-31.12.2012 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ Malatya Barosu Yönetim Kurulu nun 22.03.2012/47 sayılı Kararı ile

01.01.2012-31.12.2012 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ Malatya Barosu Yönetim Kurulu nun 22.03.2012/47 sayılı Kararı ile 01.01.2012-31.12.2012 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ Malatya Barosu Yönetim Kurulu nun 22.03.2012/47 sayılı Kararı ile kabul edilerek tavsiye niteliğinde meslektaşlarımıza duyurulmasına

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80

İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80 T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/21222 Karar No. 2014/6804 Tarihi: 25.03.2014 İlgili Kanun / Madde 506 S.SSK. /80 SİGORTA PRİMLERİNDEN ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN SORUMLULUĞU İFLASIN AÇILMASINDAN

Detaylı

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM HUKUK HAKKINDA GENEL BİLGİLER A. HUKUK B. TOPLUMSAL KURALLAR VE MÜEYYİDELERİ 1. Toplumsal Kuralların Gerekliliği 2. Toplumsal Kuralların Sınıflandırılması a. Görgü

Detaylı

(01/09/2004 TARİHLİ MERHABA GAZETESİNDE YAYINLANMIŞTIR) KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ

(01/09/2004 TARİHLİ MERHABA GAZETESİNDE YAYINLANMIŞTIR) KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ (01/09/2004 TARİHLİ MERHABA GAZETESİNDE YAYINLANMIŞTIR) KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Yasal Dayanak Amaç Madde 1 Bu yönetmeliğin

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı....eski Hâkimi hâlen emekli... (... ) ile... Hâkimi... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

İCRA ve İFLÂS HUKUKU İLÂMLI İCRA

İCRA ve İFLÂS HUKUKU İLÂMLI İCRA İCRA ve İFLÂS HUKUKU İLÂMLI İCRA Bu doküman Prof. Dr. M. Özekes tarafından eğitim amacıyla hazırlanmış ve öğrenciye verilmiştir. İzinsiz çoğaltılması ve satılması halinde gerekli cezaî ve hukukî yollara

Detaylı

DOKUZUNCU BÖLÜM HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ NÜN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI DOKUZUNCU BÖLÜM

DOKUZUNCU BÖLÜM HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ NÜN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI DOKUZUNCU BÖLÜM DOKUZUNCU BÖLÜM HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ NÜN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI DOKUZUNCU BÖLÜM Hukuk İşleri Müdürlüğünün Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esasları

Detaylı

2. Haczin aşağıdaki safhalarından hangisi alacaklının talebine gerek olmadan icra müdürü tarafından re sen yapılır?

2. Haczin aşağıdaki safhalarından hangisi alacaklının talebine gerek olmadan icra müdürü tarafından re sen yapılır? İCRA İFLAS KANUNUİLE İLGİLİ SORU VE CEVAPLAR 1. İcra mahkemesi hakiminin reddi ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır? A) Ret talebinde bulunan kimse, dilekçesinde ret sebeplerini delilleri

Detaylı

ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ

ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ T.C. ANKARA BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ Karar No: 81 23.02.2004 - K A R A R - ASKI Genel Müdürlüğünün 1. Hukuk Müşavirliğinin

Detaylı

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI İÇİNDEKİLER I. GENEL AÇIKLAMALAR 1. Bireysel başvuru nedir? 2. Bireysel başvurunun temel nitelikleri nelerdir? 3. Bireysel başvuru yolu hangi ülkelerde uygulanmaktadır? 4. Ülkemizde bireysel başvuru kurumuna

Detaylı

ZİKZAK TEKNİĞİNİN UYGULAMA METİNLERİ

ZİKZAK TEKNİĞİNİN UYGULAMA METİNLERİ ZİKZAK TEKNİĞİNİN UYGULAMA METİNLERİ Zikzak 3 satır ile yazılır. Örnek metinleri 3'er satırlara bölmedik, her metni bütün olarak yazdık. Bunu yapmamızın amacı odaklanarak yazmanızı sağlamaktır. Uygulama

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

Y. Doç. Dr. Vural SEVEN. İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı

Y. Doç. Dr. Vural SEVEN. İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı Y. Doç. Dr. Vural SEVEN İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı KIYMETLİ EVRAK 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda en az değişikliğe uğrayan bölüm kıymetli evrak kitabıdır. Kıymetli

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ HUKUK MAHKEMELERİ-I Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ HUKUK MAHKEMELERİ-I Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ HUKUK MAHKEMELERİ-I Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Hukuk sistemimizde, hukuk mahkemeleri, ceza mahkemeleriyle birlikte, en yeni şekliyle, 26 Eylül 2004 tarih

Detaylı

Prof. Dr. Muhammet ÖZEKES

Prof. Dr. Muhammet ÖZEKES Türkiye Adalet Akademisi HMK Toplantısı ÖN İNCELEME Prof. Dr. Muhammet ÖZEKES Bu bir eğitim materyali olup, izinsiz kullanılması, çoğaltılması, atıf yapılmadan yararlanılması halinde gerekli hukuki ve

Detaylı

Tutanağın imzalanması MADDE 6 (1) Kararın uygulandığı kişiye aşağıdaki hususlarda bilgi verilir ve karar tutanağını imzalaması istenir.

Tutanağın imzalanması MADDE 6 (1) Kararın uygulandığı kişiye aşağıdaki hususlarda bilgi verilir ve karar tutanağını imzalaması istenir. 27 Mayıs 2008 SALI Resmi Gazete Sayı : 26888 TEBLİĞ İçişleri, Maliye ve Sağlık Bakanlıklarından: KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA AİT YER, ARAÇ, BİNA VE TESİSLERDE TÜTÜN ÜRÜNÜ TÜKETENLERE VERİLECEK İDARİ YAPTIRIM

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE CELAL ÇAĞLAR TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 11181/04) KARAR STRAZBURG 20 Ekim 2009 İşbu karar AİHS

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8

İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/28927 Karar No. 2012/577 Tarihi: 17.01.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8 NEMA ALACAĞI ZORUNLU TASARRUFLARDAN

Detaylı

YENİ VAKIFLAR KANUNUNA VE VAKIFLAR YÖNETMELİĞİNE SİVİL DEĞERLENDİRME

YENİ VAKIFLAR KANUNUNA VE VAKIFLAR YÖNETMELİĞİNE SİVİL DEĞERLENDİRME YENİ VAKIFLAR KANUNUNA VE VAKIFLAR YÖNETMELİĞİNE SİVİL DEĞERLENDİRME Tüzel Kişilik MADDE 4 Vakıflar, özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir. Yeni vakıfların kuruluşu, mal varlığı, şube ve temsilcilikleri

Detaylı

Tahsilat Genel Tebliği (Seri: A Sıra No: 1) nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri: A Sıra No: 7) Sonrasında Zamanaşımı Uygulaması

Tahsilat Genel Tebliği (Seri: A Sıra No: 1) nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri: A Sıra No: 7) Sonrasında Zamanaşımı Uygulaması 16/04/2016 tarihli ve 29686 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Seri:A Sıra No:7 Tahsilat Genel Tebliği ile; mevzuatta ve uygulamada ortaya çıkan değişiklikler dikkate alınarak 30/06/2007 tarihli ve 26568

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y.

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y. T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 04.2013.1870 KARAR TARİHİ : 10/03/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU :F.Y. : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ziyabey Cad. No:6 Balgat/ANKARA

Detaylı

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI - DAVANIN CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLMADAN AÇILDIĞI - TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKEN GEÇERLİ TÜM DELİLLERİ SORULUP TOPLANARAK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

Detaylı

KALKINMA AJANSLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (Resmi Gazete Tarihi: 25.07.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26239)

KALKINMA AJANSLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (Resmi Gazete Tarihi: 25.07.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26239) KALKINMA AJANSLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (Resmi Gazete Tarihi: 25.07.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26239) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

1- GENEL OLARAK 2- MUHAKEMAT BİRİMLERİ

1- GENEL OLARAK 2- MUHAKEMAT BİRİMLERİ 1 GENEL OLARAK Bakanlığımız ana hizmet birimlerinin birinci sırasında yer alan Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü, 4353 sayılı Kanun ve 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Devlet

Detaylı

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ Yrd. Doç. Dr. Güray ERDÖNMEZ Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... vii KISALTMALAR CETVELİ...xix GİRİŞ...1

Detaylı

TEBLİĞ. Türkiye Barolar Birliği Başkanlığından: AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER

TEBLİĞ. Türkiye Barolar Birliği Başkanlığından: AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER 28 Aralık 2013 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28865 Türkiye Barolar Birliği Başkanlığından: TEBLİĞ AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER Konu ve kapsam MADDE 1 (1) Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda,

Detaylı

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ T.C. Resmi Gazete Yayın Tarihi: 28 Aralık 2013 Cumartesi Sayı: 28865 GENEL HÜKÜMLER Konu

Detaylı

TEBLİĞ AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER

TEBLİĞ AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER 28 Aralık 2013 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28865 Türkiye Barolar Birliği Başkanlığından: TEBLİĞ AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER Konu ve kapsam MADDE 1 (1) Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda,

Detaylı

GİRİŞ I. BELİRSİZ ALACAK DAVASI

GİRİŞ I. BELİRSİZ ALACAK DAVASI GİRİŞ 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun getirdiği en önemli yeniliklerden biriside, Hukuk Muhakemeleri Kanunun Belirsiz Alacak ve Tespit Davası başlıklı 107.

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/28980 Karar No. 2013/435 Tarihi: 23.01.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA ÖZETİ 4857 sayılı

Detaylı

659 SAYILI KHK ya GÖRE İDARİ DAVALARIN TAKİBİ

659 SAYILI KHK ya GÖRE İDARİ DAVALARIN TAKİBİ İDARİ DAVALAR 659 SAYILI KHK ya GÖRE İDARİ DAVALARIN TAKİBİ GENEL YAZI İdari davaların yargılama usulü adli davaların yargılama usulünden farklılık göstermektedir. Uygulamada birliğin sağlanması amacıyla

Detaylı

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler Yargı ÜNİTE 9 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Yargı bağımsızlığı kavramını tanımlayabilecek, Yargı içinde yer alan farklı mahkemeleri ve bunların görevlerini öğreneceksiniz. İçindekiler Yargı Yetkisi

Detaylı

ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER

ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER Prof. Dr. Mustafa ÇEKER Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 31.10.2013 FAİZ KAVRAMI Faiz, para alacaklısına parasından

Detaylı

AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER

AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER 31 Aralık 2014 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29222 TEBLİĞ Türkiye Barolar Birliği Başkanlığından: Konu ve kapsam AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER MADDE 1 (1) Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda,

Detaylı

DENİZ İCRA HUKUKUNDA KANUNİ REHİN HAKKINA SAHİP ALACAKLILARIN KANUNİ REHİN HAKKINDAN FERAGATI (TTK. m. 1379)

DENİZ İCRA HUKUKUNDA KANUNİ REHİN HAKKINA SAHİP ALACAKLILARIN KANUNİ REHİN HAKKINDAN FERAGATI (TTK. m. 1379) Deniz İcra Hukukunda Kanuni Rehin Hakkına Sahip Alacaklıların 2907 DENİZ İCRA HUKUKUNDA KANUNİ REHİN HAKKINA SAHİP ALACAKLILARIN KANUNİ REHİN HAKKINDAN FERAGATI (TTK. m. 1379) The Renunciation from the

Detaylı

İZMİR BAROSU 01.01.2011-31.12.2011 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

İZMİR BAROSU 01.01.2011-31.12.2011 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ İZMİR BAROSU 01.01.2011-31.12.2011 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ 01.01.2011-31.12.2011 DÖNEMİ AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ Avukatlık ücreti peşin ödenir. Tarifede belirlenen ücretler

Detaylı

1- GENEL OLARAK 2- MUHAKEMAT BİRİMLERİ

1- GENEL OLARAK 2- MUHAKEMAT BİRİMLERİ MUHAKEMAT İŞLEMLERİ 1- GENEL OLARAK Bakanlığımız ana hizmet birimlerinin birinci sırasında yer alan Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü, 4353 sayılı Kanun ve 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/1967 Karar No. 2014/1792 Tarihi: 10.02.2014 İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İŞYERİNE YENİ ALINAN İŞÇİLERİN

Detaylı

Motorlu Taşıtlar Vergisi Ve Trafik Para Cezalarının Gelir İdaresi Başkanlığı İnternet Sitesinden Kredi Kartı İle Ödenebileceği Anlaşmalı Bankalar

Motorlu Taşıtlar Vergisi Ve Trafik Para Cezalarının Gelir İdaresi Başkanlığı İnternet Sitesinden Kredi Kartı İle Ödenebileceği Anlaşmalı Bankalar İÇİNDEKİLER 1. Kamu Alacaklarının Takip ve Tahsili Nasıl Yapılır? 6 2. Ödeme Emri Nedir ve Kimler Adına Düzenlenir? 6 3. Ödeme Emrinde Hangi Hususlar Yer Alır? 6 4. Hangi Nedenlerle Ödeme Emrine Karşı

Detaylı

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015 T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015 * YEMİN TEKLİFİ HAKKININ HATIRLATILMASI (Ancak İspat Yükü Kendisine Düşen Tarafın Yemin Deliline Başvuru Hakkının Varlığı İle Mümkün

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/31285 Karar No. 2012/3117 Tarihi: 13.02.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1 DENİZ İŞ YASASININ KAPSAMI ÖZETİ:

Detaylı

Ayhan TUNCAL Yargıtay 12.Hukuk Dairesi Üyesi

Ayhan TUNCAL Yargıtay 12.Hukuk Dairesi Üyesi Ayhan TUNCAL Yargıtay 12.Hukuk Dairesi Üyesi KıYMET TAKDIRINE ITIRAZ İcra müdürlülüğünce haczedilen taşınır ve taşınmaz malların satışına esas olmak üzere bir değer tespiti yapılır. Borçlu, haciz alacaklıları

Detaylı

TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNUN KONTROLÜNDEKİ ŞİRKETLERİN TASFİYESİNE DAİR YÖNETMELİK

TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNUN KONTROLÜNDEKİ ŞİRKETLERİN TASFİYESİNE DAİR YÖNETMELİK TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNUN KONTROLÜNDEKİ ŞİRKETLERİN TASFİYESİNE DAİR YÖNETMELİK 02/09/2006 tarih ve 26277 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNUN KONTROLÜNDEKİ

Detaylı

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU 6 6 HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU Kavramlar Tebligat Kanunu Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında

Detaylı