Dr.İtil: Vücudumuzun bir çok organlarını ameliyattan önce tetkik etmeniz anestezinin bu organların çalışmalarını değiştireceği düşüncesiyle mi?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Dr.İtil: Vücudumuzun bir çok organlarını ameliyattan önce tetkik etmeniz anestezinin bu organların çalışmalarını değiştireceği düşüncesiyle mi?"

Transkript

1 UNUTULAN BEYİN SORU: Unutulan Beyin ne demek? Prof. İtil:: Unutulan beyin, beyinin tıbbi olarak ve tıb mensupları tarafından vücudun bir organı olarak unutulduğu daha doğrusu beyine çok önem verilmediği Soru: Tıb mensuplarının beyine çok önem vermediğini nasıl söylersiniz? Prof. İtil: Bakın ben bile 60 senedir bir tıp mensubu olduğum halde beyinin doktorlar tarafından unutulduğunu ancak 30 sene önce farkına vardım. Soru: Nasıl Prof. İtil: 1980 lerde biraz komplike bir fıtık ameliyatı olmam gerekti. New York da üniversitemizin cerrahi kliniğine yatırıldım. Ve ameliyat öncesinde tetkike tabii tutuldum. Ameliyattan önceki akşam beni ameliyat edecek olan cerrah odama geldi ve her organımın normal olduğunu ve ameliyatın iyi geçeceği şansının yüksek olduğunu söyleyerek beni tebrik etti. Benim tahmin ettiği kadar sevinmediğimi görünce Ne var Dr. İtil neden memnun değilsiniz? diye sordu. Memnun değilim demedim. Ama hakikaten sukutu hayale uğradım. Adam bu sefer hakikaten şaşırmıştı. Neden, diye sordu? Ben de Prof. Albert dedim. Hakikaten vücudumun bütün organları arkadaşlarımız tarafından teker teker kontrol edildi. Anladığıma göre bunun sebebi vücudumun herhangi bir organının veya sisteminin bozukluğu yapılacak ameliyatın rutinini bozmasın, diye. Mesela yüksek tansiyonum var idiyse bunun ameliyat sırasında yapılacak müdahalelerle daha yükselmesi veya birden düşmesi krizlere sebebiyet verebilir ve bunları bilmeniz yapılacak müdalelerinizde daha mantıklı ve bilgili olmanızı sağlar. Prof.A:. Tamamen öyle Dr. İtil pekiy niye sukutu hayalden bahsediyorsunuz? Dr.İtil : Prof. Albert sukutu hayalimi anlamanızı hakikaten beklemiyorum. Eksik olmayın arkadaşlarımız kitaptaki yani ameliyatlardan önceki rutin tetkikleri tamamen yaptılar. Benim sukutu hayalim dünyanın en büyük en modern ve en meşhur bir üniversite kliniğinde ve 1980 senesinde New York şehrinde bir ameliyat öncesi tetkiki yapılması makul ve hatta lüzumlu olan bir organın unutulduğudur. Prof.A. Hangi organ? Prof.İtil: Prof. Schmid (bana ameliyatta anestezi yapacak olan doktor) siz üniversitemizin anestezi departmanı şefisiniz yani bu hususlarda en bilgili bir uzman sayılırsınız. Yapılacak ameliyatta fıtığın olduğu bölgeler dışında en çok hangi organ ameliyattan etkilenecek. Dr. Sch: Kardio- vasküler sistem ama tabii anestezi dolayısı ile beyin en çok etkilenecek. Dr:itil: Neden? Çünkü anestetik ilaçlar beyini rutin- fizyolojik çalışma yerine anesteziye sokuyor. Yani ağrıyı hastanın hissetmemesi için şuuru azaltıyor veya kaldırıyor. Dr.itil: Yani benim ameliyatımda beynimin rutin (normal) çalışmasını kimyevi maddelerle ve tecrübi olarak hiç olmazsa 1-2 saat için tamamen değiştireceksiniz. Dr. Sch: Evet öyle 1

2 Dr.İtil: Vücudumuzun bir çok organlarını ameliyattan önce tetkik etmeniz anestezinin bu organların çalışmalarını değiştireceği düşüncesiyle mi? DR.ScH: Evet, hem anestezi ve hem de ameliyatın etkisi Dr.İtil: Fakat Dr. Schmid şayet tıbbi-ilmi olarak mantıklı düşünürsek gerek anestetiklerin ve gerekse ameliyatın genel olarak beyine başka organlardan mesela karaciğer, akciğer, kan, idrar, göz, kulak vb. daha fazla etkisi olmaz mı? Dr. Sch: Olabilir. Dr. İtil: İşte benim de sukutü hayalim ameliyat ve anestezinin etkisinin çok az olduğu bir çok organımın ameliyattan önce tetkik edildiği halde ikimizin de tıbbi mantıkla hemfikir olduğumuz anestezi ve ameliyattan çok daha fazla etkilenecek olan beynimizin neden ameliyat öncesi tetkike tabi tutulmadığı. Prof.A.: Prof İtil şimdi sizi anlıyorum.tıbbi mantıkla sukutu hayale uğramakta haklısınız. Ama biliyorsunuz tıbbi mantık en iyi hastahenelerde bile son senedir tıbbi kurallar katılaştıkça, hastaların menfaatleri grupların, devletin menfaatleri ile çarpışıyor. Ve ekonomik kurallar şahısların menfaatlerini sınırlıyor. Ameliyat öncesi yapılan bütün organ tetkikleri kurallara göre ve bundan dolayı da hepsi teker teker sigortalar tarafından ödeniyor. Buna mukabil beyin için yapılacak hiçbir tetkik ödenmeyecek. Prof.İtil: Dr. A. Dr.Sch. Kusura bakmayın. Her ikinizden de özür dilerim. Böyle bir münakaşanın yeri katiyetle hastahane ve hasta başında değil. Fakat bu düşünce yani beyinin biz tıp mensupları için bir çok konularda unutulduğu veya önem verilmediği benim için bir problemdi. Fakat bu güne kadar akademik-filozofik olan bu problem bugün benim için şahsi bir probleme döndüğünden böyle bir münakaşaya başladım. Bu hem yersiz ve hem de zamansızdı. Eminim ki önümüzdeki senelerde sizler gibi beyinin önemini takdir edenler sayesinde halk ve toplum beyini çok daha sık bir şekilde hatırlayacak. Nitekim Amerikan Başkanı ve Dünya Sağlık teşkilatı 1990 ları Beyin Seneleri (Decades of the Brain) olarak ilan ettiler. 50 seneden beri sigortaların ödemediği psikiatrik problemlerin ABD de ve diğer başka ülkelerde tekrar hastalık kabul edilip ödenmeleri beyini unutan muhtelif tıbbi kuralların değişmeye başlamasını gösteriyor. S: Prof. İtil beyine az önem verilmesi dolayısı ile beyinin unutulmasının sebebleri var mı? Prof.İtil: Bunu iyi ki sordunuz. Elbette önemli sebebleri var. İlk sebep genel olarak beyin hastalıkları insanları öldürmüyor. Mesela beyinin en sık görülen hastalıkları olan depresyon, şizofreni, Alzheimer, parkinson vb. gibi hastalıklar ölümle sona eren hastalıklar değil. Stroke denen inmelerde ameliyatlarda veya kazalarda beyinin büyük bir kısmı hasara uğrasa dahi insanlar ölmüyor. Bundan dolayı da son 40 senede hakiki ölümün kalbin durmasıyla değil de beyinin çalışmasının durmasıyla olduğu kabul edildi. Bunlardan dolayı da beyinin kritik bir organ olmadığı yani hayati tehlike yaratmayan bir organ olarak kabul ediliyor. İkinci olarak ta beyin nescinde ağrı hissetme sinirleri yok. Cerahlar beyini anestezi yapılmadan da kesebilirler. ve insanlar ağrı hissetmezler. Beyinin öldürmemesi, ağrı hissetmemesi bunlara ilave olarak kafatası dolayısı ile korunmaya alınıp gözle görülmeyip ve elle hissedilmemesi beyinin kolay unutulmasının sebeblerinden bazılarıdır. Ayrıca ve yine çok önemli olarak beyin vücudun bir çok organlarını ve en önemli olarak bir çok vücut fonksiyonlarını idare eden bir merkezdir. Fakat bu merkezin bir çok çalışması şuur haricindedir veya önemi pek anlaşılmaz. Beyinin en önemli çalışmalarından bazıları ki bunlara yüksek beyin fonksiyon ve 2

3 performansları denir, mesela; karar verebilme, mantıklı olabilme, kendini bilme, planlama,organize edebilme, liderlik, hatırlayabilme, olayları hissedebilme kabiliyetleri. Bunların en iyi bir şekilde yapılabilmeleri için sağlıklı bir beyine ihtiyacımız olduğunu kaçımız düşünür? Hangimiz eşimizden boşanırken yanlış karar verdiğimizi yahut bir işi batırırken iyi organize etmediğimizi ve bunu beyinimizin sağlıklı olmamasına bağlarız. İşte benim bile beyini hatırlamam tamamen şahsi menfaatım icabı oldu. Tuhaf ama gerçek hepimizin kolayca beyini unutmamızdır. Ama birgün beyinimizi hatırlamak mecburiyetimiz olunca bazen geç olabiliyor. S: Peki sizin beyini unutmaya karşı mücadelenizde ne gibi pratik sonuçları almayı düşünüyorsunuz? Prof.İtil: Bunlar şu anda size sayabileceğimden çok daha fazla. Bunların bir çoğunun insanların bir arada sosyalleşmesi ve rahat yaşaması için önemli olduğu. Bunların bir çoğu pratik olarak önemli olduğu halde ekonomik, politik traditionel ve başka bir çok sebepten tatbikata geçirilmeleri kolay değil. Mesela size bir misal vereyim: 1980 lere kadar ABD ve bir çok ileri memlekette sigortalar vücudun hemen her organının hastalığında doktor ve ilaç parasını ödedikleri halde depresyon, şizofren gibi beyinin psikiatrik denen hastalıklarında bunları ödemiyorlardı. Sebep olarak da psikiatrik hastalıklar tıbbi hastalık olarak kabul edilmiyordu. Bunların vücudun hangi organındaki hastalık olduğu, sebepleri ve tedavileri bilinmediği için klasik tıbbi hastalık çevresinde kabul edilmiyorlardı. Halbuki 1950 senelerinde şizofrenlerin 1960 larda depresyonun kimyevi ilaçlarla tedavi edilebildiği keşfedildi. Bu hastalıkların sebebi o zamana kadar bilinmiyordu. Halen de kat i bilinmiyor. Depresyon ve şizofreninin beyin hastalığı olma ihtimali hipotez ediliyor fakat kat i değildi larda benim Missori Üniversitesi grubu, Fransız, İtalyan ve Alman araştırıcıları çok önemli bir hakikati keşfettik. Tesadüfen bulunan bir depresyon veya şizofreni ilacının hastalığa tesir edebilmesi için yalnız vücut kan sistemine geçmesinin kafi olmadığını gördük. İlacın kanbeyin filtresinden geçip beyine gitmesinin tedavi için çok önemli olduğunu bulduk. Yani bu demek ki depresyon veya şizofrenideki kimyevi bozukluklar beyindedir, yani bunlar bir beyin hastalığıdır ve ilaç beyine gitmezse tedavi tesiri yoktur. Bu şekilde bu hastalıkların da hakiki tıbbi hastalık yani beyindeki kimyevi bir hastalık olduğu ortaya çıktı. Bunun üzerine profesyonel cemiyetlerin ve halkın mücadelesi ile psikiatrik hastalıklar beyin kimyası hastalıkları olarak sigortalara dahil edildi. S : Türkiye de psikiatrik hastalıklar sigortalara dahil değil. Prof itil: Demek ki Türkiye de de diğer memleketlerde yapılan mücadeleyi tekrar etmek lüzumlu. Yukarıda da söylediğim gibi beyinin tıbbi olarak bir organ gibi hatırlanmasının bir takım problemleri var. İşte bunlardan biri ekonomik. Milyonlarca pşikiatrik hastaya doktor ve ilaç parası ödemek sigortaların işine gelmiyor. Halkın ve milletvekillerinin bunu anlayıp kanunlarla sigorta şirketlerini beyin hastalıkları için doktor ve ilaç parası ödemeye mecbur etmek onlarca sene alıyor. 3

4 S.Anlıyorum ki beyin unutuldu diye şikayetinizden bir sonuç alınması zor ve pek de haksız değil. Peki beyini hatırlamak için neler yapılacağı hakkında bir fikriniz ve yaptıklarınız var mı? Prof.İtil: beyinin biz tıp mensupları için unutulduğu hakkındaki fikirlerim bilhassa Missouri den New York Üniversitesine geldikten sonra çok daha kristalleşmeye başladı. Ben 1963 de Almanya da doçentliğimi aldıktan sonra Amerika ya çok özel bir proje için üniversiteden 2 seneliğine izinli olarak gelmiştim. S.: Neydi bu proje: Prof.İtil: Almanya ya gittiğim sene dünya tarihinde ilk defa şizofreniyi tedavi edecek haplar keşfedildi. Bu çok muazzam bir buluştu. O zaman arkadaşlarım ve ben bir şeyi müşahade ettik. Biz o zaman yeni keşfedilen ve psikotrop ilaçlar denen psikiatrik ilaçların hastalığa tesirli olması için beyine girmesinin lüzumlu olduğunu hipotez ediyorduk. İlaç fabrikaları bir ilacın psikotropik olması yani beyin hastalığına iyi gelmesi için beyine gitmesi lüzumunu hayvanlarda tetkik ediyorlardı. Ben de bunu insanlarda objektif olarak görmek ve göstermek için beyinin elektrik akımlarından istifade ediyordum. Bunun için de Elektransefalogram (EEG) denen aleti kullanıyordum. Bu aletin o günkü haliyle ilaçların beyine gidip gitmediğini gösterme kabiliyetinin tam olmadığını tespit ettiğimden bunu geliştirmek için doçentliğimi Almanya da alır almaz Amerika ya gitmeye karar verdim. Ve özel bir proje hazırladım. Bu projeyi ABD deki Prof. Max Fink adlı bir arkadaşla Sağlık Bakanlığına sunduk. EEG ve psikofarmakoloji adlı projeyi 5 senede bitirmek üzere büyük bir araştırma bursu aldık. Seneler süren çalışmalar sonunda EEG yi bir ilk olarak bilgisayarlarla dijitalize ve analiz etmeğe muvaffak olup (EEG firmaları buna ancak sene önce, yani bizden sene sonra başardılar) 1970 başlarında ilaçların insan beyinine gidip gitmediğini tespit edecek Beyin Fonksiyonları İzleme (Brain Function Monitoring=BFM) cihazının ilk şeklini ortaya çıkardık. Her yeni çıkan bilgisayar sistemi ile geliştirerek klinik ve psikolojik test sistemlerini de ilave ederek bu cihazı beyin hastalıkları teşhis metoduna (BFDU) çevirdik lerde BFM sisteminin piyasaya çıkarılabilmesi ABD Sağlık Bakanlığı tarafından onaylandı. Bu sistemle 25 ten fazla ülkede yüzden fazla beyin fonksiyonları merkezleri kurarak büyük malumat topladık. Ve dünyanın en büyük dijital EEG veritabanını (database) kurduk. S: Peki bu yaptığınızın beyinimizin unutulmamasına bir katkısı oldu mu? Prof.İtil: Bir miktar. Elbette 50 den fazla senelerce unutulan beyinin 3-5 senede hatırlanması imkansız, hele beyini hatırlamak hastalara, sigortalara ve devlete ekonomik yük getirirse. Buna rağmen kolaylığı ve ucuzluğu dolayısı ile BFM sistemini EEG yi normal olarak kullanmayan pşikiatrist ve psikofarmakologlarda beyini elektriki akımları vasıtası ile tekike başladılar. 4

5 BFM Sistemi ile ve 1970 lerde icat ettiğim Quantatite Pharmaco EEG (QPEEG) metodumuz vasıtası ile ilaç fabrikaları ve psikofarmakologlar yeni bir ilacın beyne gidip gitmediğini hangi dozda en fazla beyini etkilediğini ve klinik tesirinin devamını tespit ediyorlar. Psikiatristler ve neuro-psiko-farmakologlar bilhassa veri tabanlarımız vasıtası ile mesela Alzheimer ve depresyonlarda teşhisin objektifliğini kanıtlıyor ve beyin elektriki akımlarını biyolojik marker olarak kullanıyorlar. Başkaca keşfettiğimiz Test doz metodumuz sayesinde verilmesi kararlaştırılan bir ilacın bio yararlanımı (bio-availability) ve bio değişkenliği(bio variability) bulunuyor. Bu şekilde doktorlar haftalar veya aylarca o hastaya muhtelif sebeplerden etkili olmayan veya dozu optimal olmayan bir ilaç yerine en iyi biyo available olan ilaç ve dozunu veriyorlar.başka hiçbir metodla elde edilemeyen bu bulgular doktorlara bilgisayarla analiz edilen kantitatif dijital EEG yi her hastada kullanmak lüzumunu hissettiriyor. S: Başka yaptıklarınız: Prof.İtil: Beyinin klasik nörolojik denen muayeneleri son 200 yılda geliştirildi. En yeni muayene şekilleri anjiogram, ultrasound, CT Scan, MRI beyinin anatomisini pet scan ve spect beyinin kimyasını tetkikte muazzam aşamalar gösterdi. Fakat bu metodların çoğu ancak beyin hastalığı oldukça ilerleyince ve beyin morfolojisinde değişmeler yapınca faydalı. Buna mukabil beyindeki birçok, bilhassa fonksiyonel denen veya fonksiyonel olarak başlayan (yani daha beyin nescinde morfolojik arazlar görülmeyen) hastalığın erken teşhisi çok önemli zira bunlar için keşfedilen bir çok ilaç hastalığın başında çok daha etkili. Mesela Alzheimer ilaçları, antidepresanlar, antipsikotikler. Çok önemli bir husus beyinin, vücudun hiçbir başka organında bulunmayan özel kabiliyetleri var. Mesela, düşünme, anlama, mantıklı olma,makul olma, plan yapma, his etme, duygulanma, karar verme, v.b. gibi. Beyindeki herhangi bir hastalık sebebi ile bu kabiliyetlerin herhangi birinde bozukluklar olursa son 50 senede keşfedilen hiç bir modern teşhis metodu bu bozuklukları göstermiyor. Halbuki böyle beyin bozuklukları bir devlet başkanında olursa veya atom bombası tetikleyicisinde olup ta teşhis edilemiyorsa bunların tehlikesini tasavvur edebilirsiniz. 5

6 Biz New York Enstitüsü tıbbi araştırma departmanı arkadaşlarımla son 30 senede psikotropik hormon çalışmaları alanında ve nöro-psiko-farmakoloji ilmi çevresinde öğrendiklerimizle beyinin performanslarını çok daha hassas ve objektif biçimde klinik olarak ta tetkik etme yol ve metodlarını geliştirdik. Beyinin eskiden beri klasik olarak tetkik edilen intelligence quofficient (IQ) ya ilave olarak karar verme, planlama, organize, mantık, kendini bilme etme gibi yüksek beyin performanslarını, muhtelif kognitif fonksiyonlarını davranışları (behavior) içgüdüsel, seksüel hayatını, algılama (perception) kabiliyetini çok etraflı ve objektif tetkik etme metodlarını geliştirdik. Bu metodları beyin check upları esnasında uygulayarak her beyinin kendi normlarını bularak beyin hastalıklarını çok erken seviyede teşhis ve dolayısı ile tedavi imkanlarını araştırıyoruz. 1- Elektrofizyolojik sistemler metodlar: Tamamen kendi araştırma merkezimizde özel olarak geliştirdiğimiz klinik elektrofizyolojik, psikolojik, neuro psikolojiknve neuro-behavioral propriyete metotlar şunlardır: 1.1- Analog-Digital EEG-Bilgisayarla digitalize ve analiz edilen EEG(CEEG-Scan) 1.2- Beyin Fonksiyonlarını İzleme BFM sistemi (yüksek frekanslı EEG/evoked potential/klinik data toplama) 1.3- Kantitatif farmako EEG (QPEEG) 1.4- Test doz yöntemleri (Doğru İlaç- Doğru Doz Tedavi Sistemi) (biyolojik öngörüye CEEG veritabanları) 1.5- CEEG teşhis için (biyolojik marker) 1.6- CEEG prognoz için (biyolojik öngörücü) 1.7- CEEG ile standart ve özel beyin haritalamaları 2- Klinik metotlar: 2.1- ICQ (integrated Clinical extensive data toplama ve raporlama sistemi) 2.2- Özel psikolojik data toplama ve raporlama sistemleri 2.3- Özel nöropsikolojik data toplama ve raporlama sistemleri 2.4- Özel nörodavranış data toplama ve raporlama sistemleri 2.5- Yüksek beyin performans ve fonksiyonları tetkikleri 2.6- Davranış (behavior) tetkik ve profilleri 2.7- Özel algı (perception) profilleri 2.8- Özel içgüdü (Instinct) test ve profilleri 2.9- Özel cinsel hayat test ve profilleri Stres profilleri Duygusal hayat profilleri CEEG scan biyolojik marker 2.13 CEEG scan biyolojik predictor 2.14 CEEG scan test doz programı 3- Bu çeşitli teknoloji ve metotları kullanarak klinik olarak faydalı olabilecek aşağıdaki programlar geliştirildi ve Merkezler Kuruldu Beyin fonksiyonları tetkik sistemleri-beyin Fonksiyonlarını Teşhis ve Tedavi Merkezleri 3.2- Hafıza teşhis programları- Hafıza Teşhis ve Tedavi Merkezleri 3.3- Alzheimer erken teşhis-tedavi programı- Alzheimer Teşhis ve Tedavi Merkezleri 3.4- Kantitatif farmako EEG-ilaç keşfi ve klinik doz bulma programları- Klinik Farmakoloji Merkezleri 3.5- Beyin check upları- Beyin Merkezleri 6

7 3.6- Zihin-Beyin Rehabilitasyonu (bireysel-grup)- Zihin-Beyin Rehabilitasyon Merkezleri 3.7- Gençliğin devamı- Gençliğin devamı Merkezleri 3.8- Beyin-Zihin SPA- Beyin-Zihin SPA Merkezleri 4-Kendi sistemlerimizle ve metodlarımızla geliştirdiğimiz Merkezler şunlardır ABD de ve 25 üzerinde memleketlerde kurulan 125 üzeri BFM Merkezi 4.2- ABD de 9 Hafıza Merkezi 4.3- ABD de 5 Alzheimer Merkezi 4.4- ABD de ve Türkiye de 1 Beyin Merkezi 4.5- ABD de 2 Clinical Pharmacology Merkezi Soru: Bu geliştirdiğiniz metotlarla ne yaptınız veya ne yapacaksınız? Prof. İtil: Bu metotların klinik hayatta faydalı olup olmadıklarını tespit için muhtelif çalışmalara ihtiyaç vardır. Biz önce bu metotlara nerelerde ihtiyaç vardır diye kendimiz karar verdik. Buna göre bunları 4 yerde kullanabiliriz dedik: 1- Birincisi: Beyin fonksiyonları bozukluklarında 2- İkincisi: Hafıza bozukluklarının erken teşhisinde 3- Üçüncüsü: Alzheimer in erken teşhisinde. 4- Dördüncüsü: Beyin merkezlerinde. Araştırmalar için geliştirdiğimiz BFM sistemimizin ABD de piyasaya çıkarılabilme izni alınır alınmaz başka akademisyen ve araştırıcılara çeşitli kongrelerde takdim ettik. Kısa bir zamanda 25 ten fazla ülkede BFM sistemimizle 120 den fazla beyin fonksiyonları laboratuvarı kuruldu. Bunlar hem sistemi denetlemeyi hem de bize veri tabanı oluşturmayı taahhüt ettiler. BFM sistemi benim 30 senedir büyüttüğüm çocuğum gibiydi. Onu para karşılığı satmayı aklıma bile getiremiyordum. Fiyatını bile tespitte sıkıntım vardı. Bize başkalarının malumat toplaması çok daha makul görünüyordu. İkinci kademe olarak ABD de 9 hafıza merkezi kurduk ve metotlarımızı yavaş yavaş tatbik ve tetkik ettik. Üçüncü adım olarak New York, New Jersey havalesinde 5 tane Alzheimer merkezi kurduk. Gaye erken teşhis ve tedavi idi. Bütün bu deneyimlerden sonra anlaşıldı ki metotlarımızın büyük bir kısmı klinisyenler için faydalı olabilecekti. Bunun üzerine beyin merkezleri kurmaya karar verdim. Bunları ABD de yahut Türkiye de kurmaya tam kesin bir karar veremedim. S: Niye Türkiye de? Prof. İtil: Şahsi düşüncelerim vardı. Oğlum Türkiye ye taşındı. Yeğenim Esin de Türkiye de yaşamaya karar vermişti, ablam da 90 ın üzerinde. ABD de kendimi yanız hissettim. Böyle bir yeniliği Türkiye de yapmak egomu cidden çok tatmin edecekti. S: Peki ne oldu? Prof. İtil: Önemli bir şey olmadı. Hala Türkiye de yapılacak gibi uğraşıyoruz. Ama öğreniyorum ki Türkiye de bir ilk yapmak kolay değil. İkinci bir problem, anlaşıldığına göre Türkiye de ya yolunu bilerek resmi makamlarla yapmak veya yolunu bulup çok lüks bir şey yapmak tercihleri var. Bakalım nasıl olacak? 7

8 S: Bu beyin merkezleri nedir? Prof. İtil: Beyin merkezi nöro-sciense bilimin pratik klinik de tatbikidir. Yani nörolojik, psikiyatrik ve psikolojik teşhis ve tedavilerin nöro-bilimin en sofistike kuralları içinde yapılmasıdır. Sual: Bu hastalar herhangi bir üniversite nöropsikiyatri kliniğine gidemezler mi? Prof. İtil: Teorik olarak elbette giderler. S: O zaman bunlar neden beyin merkezine gelsinler? Prof. İtil: Hali hazırda bunun için bazı önemli sebepleri var: 1- Yukarıda saydığım geliştirdiğimiz birçok nöro fizyolojik ve nöro psikolojik teşhis metotları nöro psikiyatrik pratikte rutin (standart) olanlardan çok farklıdırlar ve şimdilik bizim beyin merkezi dışında kullanılmıyorlar. Bu teşhis metotlarını kullanmak için çok zamana ihtiyaç vardır. Bu metotların bir çoğunun rutin-standart kullanılabilmeleri için tıbbi-ilmi geçerliliğin ispat edilmeleri lüzumludur. S : Başka yaptıklarınız Prof.İtil: Yukarıda söylediğimiz gibi BFM sistemimizin klinik olarak faydalarını görmek ve veritabanı toplamak üzere beyin fonksiyonları merkezleri kurduk. Beyin tetkiklerimiz arttıkça bunların pratik kullanışlarını görmek ve veri tabanlarını toplamak için ABD de evvela hafıza merkezleri, sonra Alzheimer merkezleri kurduk. Son olarak Beyin Merkezi kuruyoruz. Bu arada yepyeni hususlar öğreniyoruz. Mesela öğreniyoruz ki beyin insanlar için çok hassas bir konu, bir tabu. Son sene önceye kadar cinsel hayat, seks bir tabu idi. Şimdi anlıyorum ki, beyin en büyük tabumuz. İnsanlar beyin check upı deyince çekiniyorlar. Korkulacak bir şey olmadığı, beyin check upı ile beyin sırlarını öğrenmeye imkan olmadığını anlayamıyorlar. Bunun için bir ilk olarak internette online beyin check up metodunu geliştirdik. Sonuçlar şifre ile alındığı, yani sahıstan başka herkese kapalı olduğu için kabulünün çok daha kolay olduğunu gördük. İnternette beyin check upında anormallik görenlerin beyin merkezi veya nöropsikiyatriye giderek erken teşhis ve tedavi olmaları daha fazla imkan dahilinde. S: Ameliyat öncesi ve sonrası beyinin hatırlanması ve bunun için tetkikleri mantıki ve faydalı olabilir. Psikiyatrik hastalıkların da hakiki hastalık kabul edilerek sigortalar tarafından ödenmesi gayet makul. Ama bunlar haricinde beyinin unutulmasını insanlık için zararlı olabileceğine dair beni ikna edecek örnekler verebilir misiniz? 8

9 Prof. İtil: Bunlar o kadar çok ki, bir kitap yazarak bunları açıklamaya karar verdim. Burada söyleyeceğim biraz kısıtlı olmasına rağmen bir fikir verecektir. Beyinin unutulmasından meydana gelebilecek zararları ben 3 kategoride topluyorum: Birincisi: Bu kategoride olanların beyinleri veya beyin fonksiyonları veya performansları herhangi bilinen bir sebeple kısa veya uzun süreyle bozulmuştur veya kesintiye uğramıştır, ve bu bozulmalar hiçbir muayeneye tabi olmadan veya basit muayene sonucu görebilir. Fakat bu bozulma gözle görülmezse de ancak bir beyin check upı ile anlaşılabilir (bilhassa beyin tetkiki longitidunal olarak tetkik edilirse). Mesela ameliyatlardan önce ve sonra beyinin tetkik edilmesi. Yukarıda da söylediğim gibi, ameliyatlardan sonra çeşitli kognitif bozukluklar olduğu bilinmektedir. Bunun anestezi dolayısı ile mi yoksa ameliyattan mı olduğu kati belli değil. Bilinen, bilhassa hafıza, konsantrasyon, dikkat, öğrenme gibi melekelerin az veya çok zayıfladığı. Şayet hasta yaşlı ise, ameliyat uzun sürmüşse hastanın beyinine evvelce zarar verilmişse (mesela kafa travmasından sonra) beyindeki zararlar ve dolayısı ile ameliyattan sonra arazlar daha çok artıyor. Halk arasında söylenen babamız (veya dedemiz) by pass tan sonra çok daha iyileşti ama birçok şeyi de hatırlamaz oldu. Ameliyat/anestezi komplikasyonlarını gösteren en kullanışlı tabir oldu. Tabii, benim ve cemiyetimiz için en önemli olan ameliyattan sonra hafıza bozukluğu olacağını herkes kabul etmiş durumda. Ama hafıza bozukluğu zamanla geçiyor diye kabul ediliyor. Ayrıca hafızanın zayıflama şekli, derecesi, bu zayıflamanın ne kadar devam edeceği belli değil. Neden? Çünkü ameliyat öncesi ve sonrası objektif beyin check upları yapılmadığı için hafıza kaybının kriterleri belli değil. Ameliyattan sonra hafıza kaybı ameliyat veya anestezinin kesin olarak beyin fonksiyon veya performanslarına negatif etki ettiği. Peki hafıza kaybından başka daha beyinin hangi fonksiyon veya performanslarını zarar görüyor? Bunları kimse muayene etmediği için ancak hipotetik ve ilkel cevaplar veriliyor. Dikkat, konsantrasyon, psikomotor koordinasyon, reaksiyon zamanı ve başka zeka kriterleri de azalır veya kaybolur deniyor. Bu arada en ünlü cerrahlar veya anestezistler kesin olarak ve apayrı yorumlarda bulunuyorlar: en ağır ameliyat ve en uzun anestezilerden sonra bile biz büyük yan tesir, bilhassa beyin çalışmalarında bozulma görmüyoruz. Onlar da şu şekilde haklı: Genel olarak ameliyatlardan sonra insanlarda aşikar nörolojik veya psişiatrik arazlar görülmüyor. Fakat aşikar olmayan bir çok beyin fonksiyon veya performansının bozulmasını tespit edilebilmesi için lüzumlu testler ve muayenelerde yapılmıyor. Genel olarak bir insan ellerini ve ayaklarını oynatıyor, gözleri açık, sorulara cevap veriyor, konuşuyor, düşünüyor, mantıksız konuşmaları, anormal davranışları yoksa ona normal deniliyor ve doktorlar beyinin düzgün çalıştığına inanıyorlar. Nasıl binlerce sene mikroskobun keşfine kadar insanoğlu içinde birşey görülmeyen bir bardak suyun temiz olduğuna inandıysa beyine daha hassas muayene metotları tatbik edilmediği veya ameliyattan önce ve sonra beyin check upları yapılmadığı müddetçe ameliyatlardan sonra beyine büyük zarar vermediğimize inanacağız. Nasıl yüzlerce sene sigaranın kötülüğüne inanmadıysak. Beyinin davranışlarımızı, içgüdülerimizi, cinsel hayatımızı ve yüksek mental fonksiyonlarımızıı (karar verme, muhakeme, planlama), entellektüel performanslarımızı idare ettiğini unutacak ve iyi bir aile babasının ameliyattan sonra muhakeme kabiliyeti azaldığı için senelik eşini boşayabileceği veya başarılı bir iş adamının unutkanlığı yüzünden firmasını batırabileceğini veya tecrübeli bir politikacının karar verme yeteneği bozulduğu için ülkesini felaketlere sürükleyebileceğini ve bunların ameliyat dolayısı ile olabileceğini düşünemeyeceğiz 9

10 Yüksek beyin fonksiyonları ve performanslarını, içgüdüsel hayatı, davranışları, algıları, cinsel hayatını ve daha bir takım önemli beyin yeteneklerini sistematik ve objektif olarak tetkik etmediğimiz sürece sosyal, ekonomik, şahsi başarısızlıkların hakiki sebeplerini bilemeyeceğiz ve bundan dolayı da alınan tedbirler hep kısıtlı olacaktır. Beyin rahatsızlıkları hakkında birçok insanın bilmediği veya düşünmediği bazı hakikatler var: Bunlardan biri bir insanın hasta ve tıbbi bir yardıma ihtiyacı olduğunu gösteren takriben araz(semptom) vardır. Mesela ağrı, ateş, halsizlik,(takatsızlık) öksürme, hapşırma, baş dönmesi, göz kararması, görme veya işitme veya koklama veya tad alma veya hissetme bozuklukları, yanma hisleri, nefes darlığı, şişmeleri deri altı veya üstündeki değişmeler, deri ve gözdeki renk değişmeleri, ağızdan, burundan idrar, salya ve gaitadan kan gelmesi, balgam olması vücut mayilerinin veya gaitanın renk değiştirmesi v.b. beyin hastalıklarının %80 ini teşkil eden Depresyon, Şizofren, Bipolar, Anxiete, Alzheimer, Parkinson, Mulphe Skleroz, organik beyin sendromlarında bu yukarıdaki arazların ya çok azı veya hiçbiri yoktur. Çok daha kötü olarak bir çok beyin hastasında kendini bilme, mantık, karar verme performansları bozulmuştur. Çoğu şüpheci olanlar veyahut güç ve enerjileri(drive) azalmış veya yoktur. Bütün bunlar bu hastaların doktora gitme lüzumunu veya arzusunu azaltır veya ortadan kaldırır. İkincisi birçok beyin hastalığının ilk arazları normal beyin fonksiyonu veya performanslarının ya biraz daha ağır derecede veya biraz farklı olarak görünmesi. Mesela birçok depresyon hastasının ilk arazları kederlilik, ümitsizlik, yardıma ihtiyaç, kıymetsizlik hisleridir. Uykuları, iştahları azalır. Sosyalleşmek istemezler. Biolojik marker denen hastalığın başladığının objektif bir arazı olmadığından şahsın normal bir performansı gibi olan arazlar hastalığın başladığını tam olarak işaret edemez. Üçüncüsü hastalığın ağırlaşmasının çok zaman şahsın iş hayatında, günlük hayatta aile ve sosyal hayattaki performans düşüklüklerinden tahmin edilir. Çünkü beyin hastalıklarında hastalar bu hastalığa ait direkt arazdan ziyade, genel olarak kendi davranış veya performanslarından şikayet ederler. Mesela; 10

11 Hastalığın Teşhisi DEPRESYON POST TRAVMATİK ORGANİK BEYİN SENDROMU ALZHEİMER SENİLE DEMENTİA Hastalığın Direkt Klinik Araz-Semptomları *Kederlilik *Ümitsizlik *Güvensizlik *Kıymetsizlik *Yardıma ihtiyaç *Arzusuzluk *Enerji-içgüdü azlığı *Hassaslaşma*Tahammülsüzlük *Unutkanlık *Hareketlerde yavaşlama *Koordinasyon bozuklukları *Konsantrasyon-dikkat bozuklukları *Entelektüel gerileme *Unutkanlık-öğrenme bozukluğu * Dikkat- Konsantrasyon azalması *Sosyalleşme azalması *Kavgacılık-tahammülsüzlük Hastaların Doktora Şikayetleri *Başarı ve performans azalması (işte-aile-sosyal hayattaakademik hayatta-evlilik) *Mutsuzluk *Kavgacılık-geçimsizlik *Sırt ağrıları *Mide-bağırsak problemleri *Az veya çok uyku *İştahsızlık *Başarı performans azalması (işte-aile-sosyal hayattaakademik hayatta-evlilik) *Mutsuzluk-asabilik *Hassaslık-geçimsizlik *Başağrıları-başdönmeleri *Sinirlilik *Depresyon *Kederlilik *Unutkanlık Bu veya buna benzer bir çok sebepten beyin beyin hastalıklarında hastayı daha iyi tanımak ve bunun içinde çok zaman vermek çok önemlidir. 14b 11

12 Birinci kategoride ameliyat sonrası beyin performans bozukluklarına ilave olarak beyini unutma ve önem vermeme sonucu olarak insanların zarar görmesine örnek olarak mesela çeşitli cins kafa travmalarını gösterebiliriz. Birçok üçüncü dünya ülkesinde kaza dolayısı ile olan kafa travmalarından sonra beyin performans bozuklukları - ki bunlara Posttravmatik Organik Beyin Sendromları denir-ne tetkik edilir ve ne de rehabilitasyona tabi tutulur (mesela, Türkiye de hakiki anlamda tek bir beyin teşhis-rehabilitasyon merkezi bile yok). İnternete bakarsanız başka diyarlarda binlerce beyin jimnastik-egzersiz metoduna, beyin rehabilitasyon merkezine rastlarsınız. Dünyanın neredeyse en güzel otel ve hastahanelerini açan 70 milyonluk Türkiye de bir tane dahi beyin rehabilitasyon merkezi olmaması cidden düşündürücü. Türkiye de bugün yüzlerce trafik kazasında binlerce kafa travması oluyor. Bilhassa beyin travmaları çocuklarda ve gençlerde kapalı travma cinsinden ve hafif olarak görülürse bu çocukların büyüme çağlarında kronik beyin sendromu ile neredeyse demans (senilite) ya da benzer arazlar ve aşikar başarısızlıklar görülebilir. Birçok çocukta doğum travması veya bebeklik devrinde olan iltihabi hastalıklar sonunda beyin fonksiyon ve performanslarında bozukluklar olur. Bu bozukluklar çocukların akademik hayatlarına tesir edip sınıfta başarısız olmalarına yol açar. Bunun yanında çocukların aile içi ve dışındaki sosyal gelişmelerini engeller, bunlar gençlik devrelerini sıkılgan, çekingen, kendine güvensiz şahsiyetler haline dönüşür ve gerekse içgüdüsel ve cinsel hayatları olumsuz olarak etkilenir. Bu çocuklar ve gençler görünür bir şekilde özürlü olmadıkları halde sosyal ve akademik engelli olurlar. Halbuki bu çocuklar daha bebek iken veya kazalardan sonra, ateşli hastalıklardan sonra nörolojik muayeneye tabi tutulsa veya beyin check upı yapılsa ve norm dışında davranışları,, hareketleri, algıları tespit edilirse bu bilgilerle- hatta tedavi edilmeseler dahi doktorlar ve anne-baba çocuklara yardım edebilirler. Halbuki bir beyin rahatsızlığı tespit edilemez veya aile tarafından kabul edilmezse çocuğun davranış bozuklukları karı, koca, doktor ve hasta arasında tatsız bir anlaşmazlığa sebep olur. Birinci kategoriden üçüncü önemli grup olarak genetik olarak ufak tefek entellektüel problemleri olan çocuklar çok küçük yaşlarda beyin check upları ve tetkiklerine tabi tutulmazsa hele aşikar bir hastalık göstermezlerse kesin bir teşhis ve dolayısı ile tedavileri yapılmaz yaşlarına gelince aile doktor doktor dolaşıp bu çocuklarda teşhis ve tedavi ister. Bilhassa anası veya babası başarılı olan ailelerde çocukları için eniyi eğitim veren okullar arayan, en iyi meslekleri isteyen anne babalar şayet arzu ettikleri başarıyı gösteremeyen çocuklarını ilkokul yaşlarında klinik-psikolojik beyin check uplarına tabi tutmazlarsa veya psikologların tetkik sonuçlarını ciddiye almaz, önem vermezlerse çocukluktaki hafif beyin performans bozuklukları buluğ çağlarında ve gençlik yıllarında çacuğun aile ve etrafa karşı olumsuz davranışlarına arzu edilmeyen hareketlerine sebep olabilir. Yetişkinliğinde maddi ve sosyal başarısızlığa yol açabilir. Gerek genetik ve gerekse bebek veya çocukluk yaşlarında travmalardan dolayı beyin fonksiyon veya performanslarına hatalar, eksiklikler olanlar vücudun veya beyinin iltihabı hastalıklarından her türlü kafa travmalarından, ameliyat veya anestezilerden, muhtelif allerjik durumlardan çok çabuk ve çok ağır bir şekilde etkilenip tedavisi çok güç olan eğitim veya sosyal bozukluklar gösterebilirler. Birinci kategoride dördüncü grup olan şahıslar şüpheli teşhisleri olan narkoleptik-piknoleptik veya hafif epileptik krizleri olanlardır. Bu hastaların klinik ve analog-dijital kantifiya EEG çekimi ile teşhisleri katileşirse erken tedaviye sokulmak şansını elde ederler ve hastanın ailesinin uzun seneler sıkıntılı günler geçirmelerinin önüne geçilir. 12

13 İkinci kategori unutulan beyin problemlerinde şahıslarda tipik beyin hastalığını işaret etmeyen semptomlar olabilir ve bu semptomlar yüzünden beyin check up ve tetkikleri yapıldığı takdirde gerçek beyin hastalığı tespit ve tedavi edilir. Mesela, son senelerde hafıza bozukluğu şikayeti ile gelen hastalarda %2-3 gibi çok yüksek oranda meningiom cinsinden beyin urlarına rastladık. Bunlar erken teşhis edilirse oldukça kolay ameliyat edilir ve hastalık tamamen geçer. Şayet hastalar check up yapılmayıp erken teşhis ve tedavi (ameliyat) yapılmazsa urlar beyine tazyik veya kanamaya sebeple inme (stroke) yapabilirler ve hastların senelerce bakım ve rehabilitasyona ihtiyaçları olur. Yine ikinci kategoride şahıslar baş ağrısından, baş dönmesinden, arada bir şuur azalmasından, çift görmeden, mide bulantı veya kusmalardan şikayet ederlerse bu hastalarda beyin tümörü olma ihtimalinden dolayı beyin check upı ve incelemeleri yapılmalıdır. Yine bu kategoride hormonal bozukluğu veya çok susayan, çok sıvı içen ve çok idrar yapan hastaların beyin check up ve tetkikleri hipofizer sistemde olan bozuklukları ortaya çıkarabilir. Bir çok dahiliye, cilt ve nörolojik hastalıklarda verilen ilaçların yan tesiri olarak görülen beyin hastalıkları da ikinci kategoriye girer. Bunlardan misal olarak Parkinsonda verilen L-Dopa cinsinden ilaçların ortaya çıkardığı paranoid düşünceler, birçok hastalıkta, mesela allerjilerde verilen kortizon cinsi ilaçlar veya anti kolinerjik denen ilaçlar konfüzyon hali meydan getirdikleri gibi hastalarda hezeyanlar, halüzinasyonlar görülebilir. Bu hastalarda antipsikotik (nöroleptik) ilaçlar verilince hastalarda akatizi denen huzursuzluk, yerinde duramama olur. Bu şekilde yan tesirler hastalar ve aile için cidden rahatsızlık vericidir. Yapılacak check up sonucu verilen ilaçların cinsi veya dozu değiştirilince hastalar rahatlar. Üçüncü kategoride beyinin unutulmayarak check up ve incelemelere tabi olmasını icab ettirecek durumlar hem halk tarafından ve hem de profesyoneller tarafından bilinmez veya önem verilmez. Bunlardan en çok rastlananlar adli tıpta görülür. Ben Almanya da iken adliye tarafından tetkik için göndrilen bir yüksek hakimi hatırlıyorum: L. K. isimli 59 yaşındaki bu hakim bütün mesleki hayatında fevkelade başarılı olmuş. Özel hayatında da gayet konservatif ve model bir insan, aile hayatında 3 çocuğu ve kendi yaşındaki karısı ile çok mutlu bir aile babası. Günün birinde LK bir sivil polis tarafından bir okul bahçesi dışında çocuklara cinsel organını gösterirken yakalanmış. Hakimi suç esnasında gören akıllı bir polis LK nın kanunsuz davranışını hç olmazsa bir defa daha tekrarlamasını beklemiş ve ondan sonra savcılığa suç duyurusunda bulunmuş. Bulunduğu şehirde büyük bir skandal diye adlandırılan bu hadiseyi kendisini tanıyanların anlamalarına imkan yoktu. Bütün hayat boyu gayet namuslu görünen mazbut bir insanın birden böyle bir hareket yapması mantığa sığmıyordu. Bu arada aile doktoru savcıya müracaat ile bazı malumat veriyor. Hakimin karısı kocasının son 3 ay içinde birdenbire son senelerde hiç olmayan bir şekilde cinsel hayat arzu ettiğini doktora anlatmış. Hakimin asistanı da savcıya LK nın son aylarda hafızasında bazı problemler görüldüğünü bunun dışında iki davada kararların değiştirildiğini söylüyor. Halbuki hakimi tanıyanlar kendisinin hafızasının fevkelade olduğunu ve karar verme kaabiliyetinin çabuk ve kesin olduğunu söylüyorlardı. Hakimde son 3 ayda bazı değişiklikler olduğu süphesi ile savcı LK yı bizim üniversite kliniğimize tetkik için göndermiş. Bay LK nın konuşmalarımızda hakikaten çok ciddi, makul, düşünceli, oldukça tutucu kişilikli, aydın bir entellektüel olduğunu gördük. Yaptığının kanun dışı olduğunu gayet iyi biliyor ve bunu anlatırken çok sıkıntı ve acı çektiği aşikar olarak farkediliyordu. Kendisine sıkıntı veren 13

14 konuşmalar yerine karısından ve asistanından duyduklarımızı daha derinleştirdik. Eşinin aksine LK cinsel arzusunun her zamandan çok olmadığını, fakat eşinin cinsel hayatta kendisinden daha az aktif olduğunu söylüyor. Kendisini daima çok kontrol ettiğini bunun için de hanımı ile bu konuda konuşmamayı tercih ettiğini söylüyordu. İki oturumda olaya pek dokunmadan genel hayatını konuştuktan sonra yavaş yavaş daha ciddi konuşmak gereğini anlayarak cinsel hayatının kanunsuz taraflarını konuşmaya başladık. En aşağı 5-6 saat sonra LK bana güvenmeğe ve içini açmaya başladı. Bu vakanın beyinin unutulmaması bakımından birçok özelliği var. Birincisi, suçu işleyen hakiminki gibi çok önemli bir işi olması ve işlenen suçun Almanya da yapılması. Alman savcılar bütün hayatı bounca namuslu yaşamış bir hakimin kolay kolay bir suç işleyeceğini düşünemedikleri için olayı ciddiye almışlar ve hakimi en iyi bir şekilde tetkike tabi tutulması için onu bir üniversitenin nöropsikiyatri departmanına çok önemli sorularla yönlendirmişlerdir. Mahkemenin sorduğu sorulara cevap vermek hakikaten kolay olmadığı için LK rutinden çok daha ciddi uzun süreli mülakat ve müşahadelere ve daha ciddi tıbbi tetkiklere tabi tutulmuş ve her türlü zaman ve masraf esirgenmemişti. Hakikat şudur ki, beyinin unutulmaması için çok zaman rutin dışında mülakatlara ve tetkike ihtiyaç vardır. Yoksa böyle bir suç üstünde yakalanan bir insan demokratik toplumlarda, hele mevki yüksekse derhal exhibistionist damgası ile politik bir skandale sokulan gazete ve televizyonların oyuncağı olurdu. Gerçekte hakimin tıbbi bir hastalık dolayısı ile böyle bir suç işlediğini ispat etmek elbette hergün görülenler gibi bir psikopat olduğunu söylemekten çok daha zordu. Kliniğimizin profesyonelleri için bu vaka hakiki bir hukuki meydan okumaydı. Bunu tıp mensuplarımız ABD TV mahkemelerinde sıkça görüldüğü gibi bir oyun olarak değil de insani bir trajedi sonuçlu tıbbi bir problem olarak gördüler ve hallettiler. Bu vakanın özelliği suçlananın yüksek hakim seviyesinde biri olması, etrafındakilerin böyle bir suç işlemez diye onu desteklemeleri, bundan dolayı da savcının böyle bir şeyi bir psikopat yapar demeyip LK yı bizden önce gönderdiği adli tıp uzmanları bir hastalık bulamadıkları halde, işin ucunu bırakmayıp LK yı bir üniversite kliniğinde tetkike göndermesi, önemliydi. Kliniğimizde de kendisinin bütün rutin muayeneleri dışında uzun süre müşahade altında tutulması ve bilhassa uyku EEG sinin yapılması, klasik hastalık bulgularının elde edilmesi. Doğru teşhisin yapılabilmesi için lüzumluydu. Eğer gerek adliyede ve gerekse kliniğimizde rutin dışında vakit harcayarak tıbbi tetkikler yapılmasa ve LK ciddi tetkiklere tabi tutulmasaydı, yani LK da bir beyin hastalığı şüphesi olmasaydı yüzlerce psikopat gibi LK da bir teşhirci olarak görülüp yalnız hapise girmekle kalmayıp bütün şahsi, mesleki ve ailevi hayatı tamamen parçalanmış olacaktı. Üçüncü kategori, unutulan beyinli şahıslarda beyinle alakalı direkt veya dolaylı problemler olmadığı gibi bu şahıslarda bir beyin tetkikini gerektirecek semptomlar da yoktur. Misal olarak 21 yaşında Alex B. yi verebilirim: Alex kliniğimize eroinman olarak polis tarafından gönderilmişti. Alex in ailesi oldukça iyi durumda bir NY ailesi. Babasının 3-4 tane lokantası varmış. Kendisi de liseyi bitirinceye kadar çok çalışkan bir çocuk, mektebin tenis takımında iyi bir sporcu. Liseyi bitirdikten sonra Amerika nın Ivy League denilen en ünlü ünüversitelerinden ikisine kabul edilmiş ve tıp öncesi tahsili yapacakmış. Yaz tatilinde yeni bir kız arkadaş tanımış ve onunla yepyeni bir arkadaş muhitine girmiş. Bu arkadaşlar rock müziğini seven, spor yapmayan ve bazıları kendisinden 3-5 yaş büyükmüş. Akşamları arkadaşları esrar içiyorlar ve başka maddeler de alıyorlarmış. Birkaç akşam Alex israrlara 14

15 karşı durmuş ve nihayet bir iki esrar çekmiş. Derken günün birinde ona eroin ikram etmişler. Eroinden sonra hemen çok rahatlamış, sevmiş ve parası oldukça almaya başlamış. Kısa bir zaman sonra parası yetişmemeye başlamış ve zengin çocuklara eroin bulup satmaya başlamış. Polisler satışların birinde onu yakalamışlar, kısa bir hapisten sonra ilaç alışkanlığı merkezine götürülmüş ve tedaviye başlanmış. Bize gelmesinin sebebi cidden kültürlü ve oğlunu çok seven babası Alex in morfinman olduğunu kabul etmediğinden. Geldikleri zaman ben bütün kitapları okudum oğlumun eroinman olması için hiçbir sebep ve özelliği yok, diyordu. Böyle hareket etmesi için bence bir sebep yok ama belki tıbbi bir sebep ve eğer bir sebep olsa olsa beyninde olacak, bundan dolayı size geldim, diyordu. Yapılan ilk tetkik ve muayenelerde Alex in klasik eroinmanlara benzemediği bulundu. Daha sonraki tetkikler Alex in ta yaşlarından itibaren davranış bozuklukları olduğu ve bir takım depressif semptomları bulunduğunu ortaya çıkardı. O zamanlar ailesi onu defalrca aile doktorlarına götürmüş, o da psikologlara havale etmiş. Psikologlar da psikoterapi yapmışlar fakat Alex hiçbir zaman bir psikiyatrist tarafından görülmemiş ve depresyon ilacı almamıştı. Alex bize geldiği zaman depresyon semptomları yoktu. Bunlar kronik olarak eroin alması dolayısı ile kamufle edilmişti. Biz kendisini yalnız eroinman olarak değil de sanki hiçbir hastalığı olmayan biri gibi beyin check upına ve arkasından tedaviye tabi tuttuk. Kısa zamanda eroin almadığı için depresyon semptomları ortaya çıktı. İlk anti depressan ilaç gayet iyi tesir ederek depresyonu azalttı. Gerçek bir eroinman olmadığı için depresyon tedavi edilince eroine de ihtiyacı olmadı. Alex depresyon olarak teşhis edilerek bir anti depressan tedaviye başlandı. Eroin alışkanlığı için yapılan tedavilerin çoğu kesildi ve 3 ay içinde tamamen iyileşip evine gönderildi. Dört sene içinde Yale Üniversitesini bitirip bir avukat oldu, evlendi, 2 çocuğu ile mutlu yaşıyor. Üçüncü kategoriye başka bir misal de 47 yaşındaki Jak M. Jak NY Eyaletinin çok tanınmış bir politikacısı. Kendisi ne eyalet ne de federal hükümette görevli, senatör değil kongre adamı değil. Cumhuriyet Partisinin King Maker (kral yapan) denen küçük bir grubuna dahil. Eyaletin hem kongre mensupları hem de senatörleri kendisinden çok çekiniyorlar ve sayıyorlar. Bana kendisini desteklediğim bir kongre mensubu tarafından gönderilmişti. Şikayetleri, karısı ve genç oğluyla iyi anlaşamadığı idi. Hele yanlız olunca başlıyoruz münakaşaya sonra da kavgaya diyor. Karısı ve oğlu da Jak ın söylediğini teyid ediyorlardı, biz özel olarak komplo kurmuyoruz ama Jak her seferinde bizden ayrı düşünüyor, fakat ayni zamanda çok hassas, kırgın ve kavgacı. Her söylediğimiz ona dokunuyor. Eşi, benim babam da bu yaşlarda Jak a çok benziyordu ama onun kanseri vardı ve çok ağrı çekiyordu diyordu. Yapılan muayenelerde Jak ın büyük bir stress altında olduğu tespit edildi. Ama konuşmalarda ne o ne de eşi stressli bir hayattan şikayet etmiyorlardı. Jak aileden çok zenginmiş ve Politikayı neredeyse hobi olarak yapıyormuş. Hakikaten kendisi stressli sokak politikasına girmiyor, yalnız politika yapanları idare ediyordu. Jak ın stresinin nereden geldiğini bulmak bize birkaç haftaya mal oldu. Sebebi de psikiyatriye gelen veya psikiyatrist tarafından muayene edilen birçok vaka gibi Jak ta sorulara açık ve direkt olarak cevap vermiyordu. Nihayet anlaşıldı ki Jak ın stresli hayatı cinsel alandaki problemlerinden ortaya çıkıyordu. Jak kendisinden 10 yaş genç olan eşi ile seks yapmaktan korkuyor ve bunu söylemiyordu. Ereksiyon oluyormuş fakat birkaç dakika sonra ereksiyon azalıyormuş. Karısından utanıyor ne yapacağını bilmiyormuş. Birkaç doktora gitmiş, çeşitli ilaçlar denemiş fakat hiçbiri tesir etmiyormuş (viagaranın daha piyasaya çıkmadığı zamanlarda). Fakat bu arada jack kendisinden 20 yaş daha genç bir hanım tanıyor. Bu hanımın paraya ihtiyacı varmış. Jack ona yardım ediyor ve kısa bir zaman da bu hanımla cinsel ilişkiye başlıyor. Sertleşme problemi bu 15

16 hanımla da oluyormuş fakat bundan dolayı bu hanımdan utanması sıkılması yokmuş. Buna mukabil evlilik dışı ilişkisi kendisini çok daha fazla rahatsız etmeğe başlamış. Günlerce tetkik sonunda Jak ın ereksiyon probleminin sebebi bulundu. Kalbindeki taşikardi ve yüksek tansiyon dolayısı ile aile doktoru kendisine birkaç sene önce propranolol denen bir beta blocker i vermiş. Cinsel problemleri bunu almaya başladıktan 2-3 ay sonra ortaya çıkmış. Propranololun çok bilinen yan tesirlerinden biri ereksiyon kalitesini azaltması. Bunu aldığı bütün ilaçların ismini ve dozlarını bilgisayardaki bir programa konunca ilaçların yalnız veya başka ilaçlarla alındığı zaman yaptıkları yan tesirler arasında cinsel yetmezlik propranolol ile beraber çıktı. İlk yaptığımız şey propranololu kesip başka bir ilaç verdik. Bir ay sonra Jak ın cinsel problemleri azaldı ve 3 ay sonra tamamen bitti. Görüldüğü gibi, Jak ın problemini ciddiye alıp problemin sebebinin verilen bir ilacın yan tesiri olarak bulamasaydık bu kadar forslu ve her şeyi olan bir insanın hayatı korkunç olmakta devam edecekti. Ancak bir polis hafiyesi gibi çok zaman harcayarak beyin ile ilgili her şey tetkik edilince hakikat bulunarak nihai tedavi yapıldı. Jack ın başına gelen ve para ile genç bir kız bulmada bir çok insanın başına geliyor. Seks hayatında senelik eşinden utanan bir çok erkek seksüel rahatlığı para ile tuttukları genç kızlarda buluyorlar. Seks dolaysı ile olan problemleri azalırken evlilik dışı ilişkileri dolayısı ile ortaya çıkan korku ve stres cinsel problemlerden daha fazla oluyor. Bu iki vaka gibi daha birçok vakada beyine ait hiçbir hastalık semptomu görülmeyebilir. Doktorların hastaları dinlerken diğer birçok organlar gibi beyinin de rahatsızlanacağı ve fakat daha önemlisi beyin fonksiyon veya performanslarının azalacağı veya çoğalacağını düşünmeleri yani beyini unutmamaları çok önemlidir. Bunun için doktorun yalnız bilgili ve tecrübeli olması kafi değil. Hastayı iyi tanımak, hasta hakkında bol malumat toplamak ve bunun için de bol zaman vermek çok önemli. İnsanların ruhi, sosyal, iş hayatlarındaki ani değişiklikler (bilhassa kötüleşmeler) fiziki bulgular bulunmadığı müddetçe beyin ile ilgili olabilir. Bunu düşünmek teşhise ve teşhis dolayısı ile tedaviye yardımcı olabilir ve bir manada insan hayatı (manevi anlamda) kurtulabilir. Bu ve buna benzer düşüncelerle beyin check upı nosyonunu ortaya attık. Bu her organda olduğu gibi hastalık olmadığı zamanda beyinin de tetkik ve muayenelere tabii tutulması ve hastalık olduğunda check up tekrarlanarak beyinin be gibi fonksiyon veya performanslarının değiştiğini, azaldığını tespit ederek tedaviyi en randımanlı şekle sokmak. Check uplarda diğer organlarda olduğu gibi beyin anatomisi, kimyası, fonksiyonları önemlidir. Fakat bunlardan daha önemlisi yalnız beyine has performansların tetkikidir. Bunlar mesela, beyinin kognitif performansları, muhakeme, kendini bilme, planlama, karar verme gibi yüksek mental performansları; algılama, içgüdü, cinsel hayat, emosyonlar gibi karmaşık performanslar. Bunların hastalıklar esnasında değişmelerin tetkiki zordur çünkü normları yoktur. Beyin check upları her kişinin kendne has özel normlarını sağlamak ve bu suretle hastalık esnasında değişen normları objektif olarak göstermek amacını taşıyor. S: Prof. İtil, anlattıklarınız oldukça yeni kavramlar ve enteresan. Gayelerinizin birkaç sene değil de birkaç on senede bile yerine gelmesi yani beyinin daha çok önem verilen bir organa dönmesi çok zor görünüyor. Sizin hiç olmazsa tıp alemini beyinin standartların (rutinin) üzerinde tetkike tabi tutulması için herhangi bir öneriniz var mı? 16

17 Prof. İtil: Kuracağımız ilk beyin merkezinin çok başarılı olması gayemize ulaşmak için faydalı bir adım olabilir. Siz haklısınız, beyinin rutin dışında çok zamana ihtiyaç gösteren ve tabii çok masraflı olan tetkiklerinin benim yaşadığım sürede rutin olarak yapılacağı çok şüpheli. Elbette arzu etmem ama beyine gerekli önemin verilebilmesi için ve bir daha unutulmaması için unutulan beyinin insanlık alemini bir felakete sürüklemesi olabilir. S: Bu nasıl olabilir? Prof. İtil: Ben ABD de Kennedy den itibaren 10 dan fazla Başkan gördüm. Başkanlar her seçildiklerinde gazeteler uzun uzun ve tafsilatlı olarak başkanların geçmesi gereken sağlık check upı sonuçlarını bildirirler. Kolesterol, trigliserit, karaciğer fonksiyonları gibi laboratuvar bulguları başkanın sapasağlam olduğunu gösterir. Son senelerde her check up sonucundan sonra Beyaz Saraya Sormak istiyordum, acaba başkanın beyin check upı yapıldı mı ve sonuç neydi? Elbette başkanın mide, bağırsak, karaciğer ve hatta kalbinin normal işlediğini bilmek sevindirici bir haber. Fakat bütün bu tetkik edilen organlardan hangisinin hastalığı başkanın kendisine veya ailesinden başka birine zarar verebilir? Kalbi bile dursa ABD anayasası bunun için hazırlığını yapmış, başkan yardımcısı otomatik olarak başkan olur. Halbuki çok korkunç olan bir şey başkanın bilhassa mevkii icabı çok önemli bir organı olan beyinini teferruatlı, ilmi ve objektif bir şekilde tetkik edilmediği. Başkanın beyninin doğru işleyip işlemediği ve performansları günlük hayatını takip ile kararlaştırıyor: Başkanın konuşması, yemesi, içmesi, yürümesi, davranışları hareketleri normalin dışı değilse onun normal olduğu kabul ediliyor. Senelerce onu tanıyanlar yaptığı bir sürü iş ve başarılarına göre başkanın karar verme sürat ve kaabiliyetinin gayet iyi, mantığının yerinde, planlama ve organize etmesinin şaheser, duygu ve emosyonlarının yerinde, davranışlarının normal olduğunu söylüyorlarsa etraf onun beyninin normal olduğunu kabul ediyor. Başkanın hakikaten tıbbi olarak nörolojik veya psikiyatrik muayenelere tabi tutulup tutulmadığını bilmiyorum ama gerçek şu ki, bunlar yapılsa dahi bir hastalığı teşhis etmek için olacak. Halbuki beyin check upı ve tetkiklerinde gaye hastalık daha yerleşmeden, teşhis edilmeden önce özel tetkiklerle şahsın kendi normlarını tespit edip, ondan sonraki longitidiminal tetkikleri ile değişiklikleri bulmak ve kendisine veya etrafa zarar verebilme riskini tahmin etmek. Rutin nöropsikiyatrik muayeneler bu semptomları göstermeyebilir. Buna mukabil bir başkan için beyinin en önemli performansları ilmi olmaktan çok uzakta etrafındakilerin şahsi-subjektif fikirlerine göre kararlaştırılıyor. Halbuki başkanlığa başladığında yapılan fiziki check uplara bizim geliştirdiğimiz ama aslında her nöropsikiyatri kliniğinin üç aşağı beş yukarı tatbik edilebileceği bir beyin check upı Ronald Reagan da olduğu gibi başkanın Alzheimer öncesi yaşlılık dolayısı ile hafıza bozukluğu (AAMI) yahut hafif kognitif bozuklukların (MCI) yahut Alzheimer olabilme (possible Alzheimer s) safhasında olduğunu objektif olarak gösterebilirdi. Başkanlık esnasında bir sürü kognitif problemleri görülen Reagan ın politik-ekonomik büyük hatalar yapmaması için gerek eşinin ve gerekse politik yakınlarının ne kadar uğraştıkları yazılan kitaplardaki anekdotlardan anlaşılabilir. Düşünün ki, Reagan ın kominizme ve Rusya ya olan sonsuz nefreti sonucu ve hastalık sonucu kötüleşen mantıksızlığıyla ve yanlış karar verebilen yüksek beyin performanslarıyla Rusya ya atom bombası atmayı emretseydi yalnız politik değil ayni zamanda ordunun kumandanı rolünde olan ABD başkanına hayır diyecek bir kuvvet yoktu. Ancak ABD anayasasına ilave edilecek başkanlara yapılması gereken bir beyin check upı böyle bir tehlikeyi ortadan kaldırmaz ama bir dereceye kadar önleyebilir. 17

18 S: Bizim de Başbakanımız B. Ecevit in parkinson hastalığı vardı. Bu da tehlikeli değil miydi? Prof. İtil: Parkinson da bunama (demans) yapıyor ama bu Alzheimer kadar ağır değil ve daha önemlisi parkinsonun başka semptomları çıktığı için bunama ağırlaşmadan teşhis yapılıp tedaviye başlanabiliyor. Buna mukabil parkinsonlular bilhassa politik önemli mevkilerde olanlar çok daha büyük tehlike yaratabilir. Parkinson ilaçlarının en etkili olanlarından dopaminerjikler (L-Dopa/carbi Dopa) birçok hastada, bilhassa yüksekçe dozda şüpheler (paranoya) ortaya çıkarıyor. Şayet B. Ecevit te böyle bir tıbbi durum olsaydı hipotetik olarak biraz sola meyilli olan Başbakanın komşu ülkelerden birini Nazi hükümeti olarak görüp faşistlere harp ilan etmek istemesi tıbbi olarak mümkün bir hipotez olabilir. Vakıa B. Ecevit in hastalığı hakkında bir bilgim yoksa da kendisini başbakanlıktan düşürmek isteyenlerin sebepleri muhakkak yürüyüşündeki yavaşlık veya duruşundaki kamburluk değildi. Konuşmaları ve fikirleri anlaşıldığına göre her zaman makul veya mantıklı değildi. Böyle bir halin ilmi-tıbbi teşhisi longıtıdunal beyin check upları ile mümkün ve gelecekte de büyük bir ihtimalle birçok memlekette yapılacaktır. İnşallah mantığını kaybeden bir devlet başkanı veya atom bombası ateşleyicisi paranoid bir asker tarafından bir dünya felaketine sebep olmadan hayata geçirilir. Sual: Siz bizim konuştuğumuz tıp mensuplarına nazaran biraz daha negatif ve biraz daha mübalağacı gibi gözüküyorsunuz. Prof. İtil: Benim söylediklerimi dikkatle okursanız, hepsi tıbbi, makul ve olma ihtimali olan şeyler. Bunların bazıları çok ilmi sayılmazlar çünkü bir şeyin ilmi olabilmesi için evvelce predictable olmaları ve ayni şartlarda tekrarlanabilir olması gerekir. Birçok tıp mensubunun beyinin insanı insan yapan yeteneklerini tıbbın dışında bırakmaları da normal. Çünkü bu yeteneklerin (mesela hafıza, karar verme, mantık, zihin, düşünce) hastalık seviyesinde bozulmaları zaten gerek aile, arkadaşlar ve gerekse doktorlar tarafından fark edilebiliyorlar. Problem, birçok beyin hastalığı (mesela Alzheimer, parkinson, MS, depresyon, şizofreni) birden ortaya çıkmıyorlar ve biyolojik markerlar olmadığı için hemen ve kat i teşhis edilemiyorlar. Hastalığın teşhisi bazen başlamasından 5-10 sene sonra olabiliyor. Mesela Alzheimer teşhisi yapılmadan hastada 3-5 sene hafıza bozukluğu oluyor, buna önce yaşlılık hafıza bozukluğu (AAMI), ondan sonra hastalık ilerleyip kognitif bozukluklar da ekleniyor buna da hafif kognitif bozukluk (MCI) devresi deniyor. Bu devre de 3-6 sene sürüyor. Alzheimer başlangıcı devresi ancak bu iki devreden sonra teşhis ediliyor. Bu kadar sene içinde daha hastalık (Alzheimer) tıbbi olarak teşhis edilmeden önceki hastalık Semptomları (hafıza zayıflığı, yüksek mental fonksiyon ve performans bozuklukları) şayet hastanın önemli bir görevi varsa bunu negatif olarak etkileyebilir. Hastalığın tıbbi sübjektif olarak başladığına daha karar verilmeden hastada olan beyin semptomları önemli bir görevde olan şahısların ve etraflarının hayatlarını çok ciddi bir şekilde değiştirebilir. Benim bugünkü negatatif gibi görünen fikirlerim veya abartmam gazetelere demeç veren zelzele uzmanlarından ilim adamalrından çok farklı değil. Onlar, 3-5 senede İstanbul civarında 8 şiddetinde zelzele olacak ve birkaç yüz bin kişi yaralanacak, ölecek. Diyorlar. Bense tıbbın beyinle alakalı neredeyse gizli olan bazı gerçeklerini anlatmaya çalışıyor ve büyük kitle insanlara sorumlu mevkilerde olan şahısların beyinlerinin önemi dolayısı ile 18

19 unutulması halinde insanlığa büyük zararı olabileceğini hatırlatıyorum. İnsanlara sorsanız 60 yaşından sonra kalbiniz durup ani ölmeyi mi tercih edersiniz yoksa her şeyiniz sağlam fakat 2-8 yaşındaki çocuktan daha ilkel davranışları olan bir Alzheimerli olarak yaşamayı mı tercih edersiniz, ABD deki cevapların %80 i kalpten ölmek olur. İnsanı gerçek insan olarak tutan yegane vücut organımız beynimizdir. Bu organımızı hergün olmazsa bile haftada bir hatırlayıp dietine, sağlığına ve stresten uzak kalmasına yardım etmek, check uplarla sağlığını takip etmek, hastalığını erken teşhis ettirip tedavisini biran önce yaptırmak beyinimizin fiziki yaşamımız boyunca bizi bırakmamasına yardım eder. Bütün günlük zevklerimiz ve mutluluğumuz sağlıklı bayinimize bağlı. Ayni zamanda bütün kötülükler, geçimsizlikler, kararsızlıklar veya yanlış kararlar verme, tamahkarlık, yalancılık, hırsızlık, sahtekarlık beyinimizin sağlıklı işlememesine bağlı. Eşinden boşananların bir sürü boşanma sebebi bulmaları, seçimi kaybeden politikacıların rakibini veya halkı suçlaması büyük işini batıranların bunu dünya krizine bağlamaları kendi beyinlerini unuttuklarındandır. Dış sebepler bulundukça beyin hep unutulacak ve insanlar hata yapmaya devam edeceklerdir. Bugün 21inci asrın başında en modern milletlerde bile birinci kategori hastalıklarda (kafa travması, ameliyat sonrası vs) beyin profesyoneller tarafından unutulursa, beyini gerçekten hatırlamamız için en aşağı daha 50 seneye ihtiyaç vardır. 19

İstanbul Beyin Merkezleri. Beyin Merkezleri. ALZHEİMER HASTALIĞIN da ERKEN TEŞHİS İÇİN BEYİN CHECKUP LARI VE ÖNLEME İÇİN BEYİN REHABİLİTASYONU

İstanbul Beyin Merkezleri. Beyin Merkezleri. ALZHEİMER HASTALIĞIN da ERKEN TEŞHİS İÇİN BEYİN CHECKUP LARI VE ÖNLEME İÇİN BEYİN REHABİLİTASYONU İstanbul Beyin Merkezleri İstanbul Beyin Merkezleri Adres:Güzelbahçe sok. No:27/3 Nişantaşı, İstanbul (Amerikan Hastanesi Acili Karşısı) Tel: 0212 2313656 Fax: 0212 2319121 www.istanbulbeyinmerkezleri

Detaylı

BEYİN CHECK-UP I NEDİR?

BEYİN CHECK-UP I NEDİR? BEYİN CHECK-UP I NEDİR? NASIL YAPILIR? NE ZAMAN YAPTIRILSIN? İstanbul Beyin Merkezleri Sülün sok. No 9 1. Levent /İstanbul 0212 281 36 96 www.istanbulbeyinmerkezleri.com BEYİN CHECK-UP I NEDİR? Beyin Check-up

Detaylı

(2) Hafif kognitif bozukluklar (Mild Cognitive Impairmanet-MID)

(2) Hafif kognitif bozukluklar (Mild Cognitive Impairmanet-MID) 1. ALZHEİMER TEŞHİSİ Alzheimerin başladığına dair objektif araz veya semptomlar yoktur. Yani, biyolojik marker veya pathognomonik semptomlar halen bulunamamıştır. Bilinen, her Alzheimer hastalığının hafıza

Detaylı

İstanbul Beyin Merkezleri

İstanbul Beyin Merkezleri İstanbul Beyin Merkezleri BEYİN CHECK-UP I NEDİR? NASIL YAPILIR? NE ZAMAN YAPTIRILSIN? Beyin Check-up incelemeleri nelerdir? *Beynin fiziki yapısı (=morfolojik) MRI ve CT scan ile, *Kimyası PET scan ve

Detaylı

İstanbul Beyin Merkezleri

İstanbul Beyin Merkezleri İstanbul Beyin Merkezleri N E D E N B E YİN M E R K E Zİ? B E YİN Y M E R K E ZİN D E N E LE R Y A PIL IR? Merkezde Nöro -Biliminin en zor ve faydalı teşhis ve tedavi gelişmelerinin tatbiki yanında tedavide

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ:

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: Bu anket durumunuz hakkında bilgi edinmede bize yardımcı olacaktır. Bu anket sorununuza uygun yaklaşımda yardımcı olacaktır. Cevaplarınız gizli tutulacaktır. Lütfen

Detaylı

Dr. İsmet Turanlı. Köln

Dr. İsmet Turanlı. Köln Dr. İsmet Turanlı Köln Fertilite bozukluklarında Psikosomatik yönden diagnoz ve tedavi Fertilite bozukluğu olan hastalara prensip olarak BİO-PSİKO-SOSYAL dimensiyonda yaklaşmak lazımdır. Lüzumlu diyagnostik:

Detaylı

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır. Alzheimer hastalığı nedir, neden olur? Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.

Detaylı

İstanbul Beyin Merkezleri

İstanbul Beyin Merkezleri İstanbul Beyin Merkezleri KAFA TRAVMALARI-YAŞLILIK-ALZHEİMER N ew Y ork Institute for M edical Research, Inc., (aff. w ith N ew Y ork U niversity) O rtho& Sport M erkezi Beyin Rehabilitasyonu ve Beyin

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

TABURCUYUZ, YA SONRASI?

TABURCUYUZ, YA SONRASI? TABURCUYUZ, YA SONRASI? Uzm. Hemş. Emel DİLEK Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları ABD Annem, 67 yaşında, Emekli öğretmen, HT hastası, 2002 yılında geçirmiş olduğu beyin ameliyatı sonrası

Detaylı

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder?

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? Sağlık Dairesi Bilgilendiriyor. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? ÿ Demans nasıl tedavi edilebilir? ÿ Ne gibi önlem

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir.

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir. Psikiyatrinin en önemli hastalıklarından biridir. Bu hastalıkta gerçeği değerlendirme yetisinde bozulma, acayip tuhaf davranışlar, hezeyanlar ( mantıksız, saçma, olması mümkün olmayan veya olması mümkün

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

IV. DERECE HAVA TRAFĐK KONTROLÖR YARDIMCISI MEVKĐĐNĐN ĐLK TAYĐNĐ ĐÇĐN GEREKEN KĐŞĐSEL SAĞLIK BEYANNAMESĐ

IV. DERECE HAVA TRAFĐK KONTROLÖR YARDIMCISI MEVKĐĐNĐN ĐLK TAYĐNĐ ĐÇĐN GEREKEN KĐŞĐSEL SAĞLIK BEYANNAMESĐ BÖLÜM 1 EK A SHDHTKS 001 A (Sivil Havacılık Dairesi Hava Trafik Kontrol Sağlık 001 A) IV. DERECE HAVA TRAFĐK KONTROLÖR YARDIMCISI MEVKĐĐNĐN ĐLK TAYĐNĐ ĐÇĐN GEREKEN KĐŞĐSEL SAĞLIK BEYANNAMESĐ Şu anda, Özürlü

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

CEP TELEFONUNUN ZARARLARI VE ALINABİLECEK TEDBİRLER

CEP TELEFONUNUN ZARARLARI VE ALINABİLECEK TEDBİRLER CEP TELEFONUNUN ZARARLARI VE ALINABİLECEK TEDBİRLER Nobel ödül sahibi Onkolog Devra Davis: Cep telefonunun zararları konusunda Küresel bir alarm durumu ilan edilmeli. Bir bilim adamı olarak, 6 yıl öncesine

Detaylı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Pestisit Uygulama Davranışları ve Sağlık Etkilerine İlişkin Bilgi Durumu

Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Pestisit Uygulama Davranışları ve Sağlık Etkilerine İlişkin Bilgi Durumu Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Pestisit Uygulama Davranışları ve Sağlık Etkilerine İlişkin Bilgi Durumu Z. Ş İ M Ş E K, C. D E M İ R, Z. KEKLİK, B. K A R A, M. A K B A B A Toplumların üretim biçimi, erken

Detaylı

Yazar Ad 41 Prof. Dr. Haluk ÖZEN Cinsel hayat çocuk yaştan itibaren hayatımızın önemli bir kesimini oluşturur. Yaşlılık döneminde cinsellik ayrı bir özellik taşır. Yaşlı erkek kimdir, hangi yaş yaşlanma

Detaylı

ÇINLAMA KONUSUNDA EN SIK RASTLANAN SORULAR

ÇINLAMA KONUSUNDA EN SIK RASTLANAN SORULAR KULAK ÇINLAMASININ NEDENİ? Bazı zamanlar kulağımda zil sesi duyuyorum bu normal midir? Tamamiyle değil. Kafa içinde ki bu seslere genel olarak tinnitus denilir ve çok yaygındır. Tinnitus zaman zaman ortaya

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 Bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Yaşla gelen unutkanlık, Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir! Her yaşta insanın

Detaylı

ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ?

ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ? ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ? Cerrahi Servisler İnsanlar duyuları aracılığı ile dış dünyayı algılar, ruhsal, zihinsel, sosyal gelişimini sağlar. Duyulardan birinin eksikliği, algılamanın bütünlüğünü

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir film tablette 5 mg Levosetirizin dihidroklorür

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir film tablette 5 mg Levosetirizin dihidroklorür KULLANMA TALİMATI XYZAL 5 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir film tablette 5 mg Levosetirizin dihidroklorür Yardımcı maddeler: Mikrokristalin selülöz, laktoz monohidrat, kolloidal anhidrus

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Hasta Güvenliği Açısından Risk Yönetimi. Prof. Dr. Haydar SUR Marmara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi

Hasta Güvenliği Açısından Risk Yönetimi. Prof. Dr. Haydar SUR Marmara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Hasta Güvenliği Açısından Risk Yönetimi Prof. Dr. Haydar SUR Marmara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Sağlık hizmetleri.. Birbirine ulalı binlerce sürecin oluşturduğu bir sistem içindeyiz..

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

İşçi Sayısı : Erkek Kadın Genç Çocuk Özürlü. Kaza Tarihi :... Kaza Gününde İşbaşı Saati :... Kazanın olduğu saat :...

İşçi Sayısı : Erkek Kadın Genç Çocuk Özürlü. Kaza Tarihi :... Kaza Gününde İşbaşı Saati :... Kazanın olduğu saat :... EK-2 İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI BİLDİRİM FORMU Düzenlenme tarihi... 1 İ şy eri ni n Unvanı : SGK/Bölge Müdürlüğü Sicil No : Adresi : Tel No. ve E-mail : İşçi Sayısı : Erkek Kadın Genç Çocuk Özürlü Toplam

Detaylı

Beyni geliştirmek ve zekâmızı parlatmak mümkün. Beyin, yeni bilgiler ve beyin faaliyetleri ile gelişir ve büyür.

Beyni geliştirmek ve zekâmızı parlatmak mümkün. Beyin, yeni bilgiler ve beyin faaliyetleri ile gelişir ve büyür. Beyni geliştirmek ve zekâmızı parlatmak mümkün. Beyin, yeni bilgiler ve beyin faaliyetleri ile gelişir ve büyür. Kullanılmayan beyinde kısmi ve genel büzülme meydana gelir. Bilim adamlarının araştırmaları,

Detaylı

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?... ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU OKUL KORKUSU Her yıl milyonlarca çocuk okula başlayıp, neşeyle devam ederken

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Barsak kanseri halk taraması

Barsak kanseri halk taraması Barsak kanseri halk taraması 2015 Neden halk taraması? Barsak kanseri ciddi bir hastalıktır. Her 100 kişiden 4-5 kişi ömürlerinde barsak kanserine yakalanırlar. Her yıl 13.000 insanda barsak kanseri tespit

Detaylı

Prostat kanserine karşı erken teşhis için

Prostat kanserine karşı erken teşhis için Prostat kanserine karşı erken teşhis için Prostat Erkeğin hassas noktasi Sayın Erkekler, Almanya da her yıl 40.000 den fazla erkek yeniden prostat kanserinden hastalanıyor. Ancak tüm erkeklerin % 15 ile

Detaylı

RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER

RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER Sağlık Dünya Sağlık Örgütü tanımlaması Biyolojik, ruhsal ve sosyal iyilik hali. Tıp Özgül bir kurama ve bu kuramdan biçimlenen yöntemle belirlenen uygulamalarla biyolojik,

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

DAVRANIŞSAL KİLO KONTROLÜ VE PSİKOLOJİK FAKTÖRLER - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

DAVRANIŞSAL KİLO KONTROLÜ VE PSİKOLOJİK FAKTÖRLER - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Kilo alma karışık mekanizmaların sonucudur. Genetik, fizyolojik, çevresel ve davranışsal öğelerin bir karışımıdır. Sanıldığının aksine, psikolojik sorunların aşırı kiloya neden olmadığı, tam tersine aşırı

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK Prof. Dr. Sirel Karakaş Neurometrika Medikal Tıp Teknololojileri Ltd. Şti Nöropsikoloji ve Psikofizyoloji Derneği Başkanı Uslarası Kıbrıs Üniversitesi

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

Evliliğin Yazısız Kuralları!..

Evliliğin Yazısız Kuralları!.. On5yirmi5.com Evliliğin Yazısız Kuralları!.. Evlilik insan hayatının en önemli dönüm noktası. Peki iyi günde kötü günde evlilik nasıl olmalı? Aklınızdaki bütün sorulara bu röportaj cevap verecek!.. Yayın

Detaylı

ANKET. Katılımcı ZORGVRAGER

ANKET. Katılımcı ZORGVRAGER ANKET Katılımcı ZORGVRAGER Sağlık hizmetlerinden yararlanmaktasınız. Bu listede, sağlık bakımından yararlanan kişi olarak, sağlık hizmetlerinin sizin için ne anlama geldiği ile ilgili sorular bulunmaktadır.

Detaylı

AIG ACİL YARDIM ŞARTLARI HİZMET KAPSAMI

AIG ACİL YARDIM ŞARTLARI HİZMET KAPSAMI AIG ACİL YARDIM ŞARTLARI HİZMET KAPSAMI Tıbbi Danışmanlık Acil Sağlık Hizmetleri Acil Kara Ambulansı Hizmeti : AIG Sigorta AŞ sigortalısının Alarm Merkezi ne ulaşan talebi üzerine, MEDLINE hekimleri tarafından,

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU Formun Amacı: Bu form çocuğun sağlık durumu, psikomotor gelişimi, özbakım gelişimi, sosyal duygusal gelişimi ve davranışsal özelliklerine ilişkin bireysel gereksinimleri

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. CASODEX film tablet 28 tablet içeren ambalajda sunulmaktadır.

KULLANMA TALİMATI. CASODEX film tablet 28 tablet içeren ambalajda sunulmaktadır. KULLANMA TALİMATI CASODEX 50 mg film tablet Ağız yoluyla alınır. Etkin madde : 50 mg bikalutamid Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, magnezyum stearat, polividon, sodyum nişasta glikolat, metil hidroksi

Detaylı

DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ DÜŞÜK KAN ŞEKERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ HİPOGLİSEMİ (KAN ŞEKERİNİN DÜŞMESİ) Tedavi planınız kan şekerinizi hedef değerler arasında tutmada daha etkili hale geldikçe, arada sırada hipoglisemi (düşük

Detaylı

GÖREVLENDIRME KARARLARI

GÖREVLENDIRME KARARLARI Portal Adres GÖREVLENDIRME KARARLARI : www.hakimiyet.com İçeriği : Gündem Tarih : 21.01.2015 : http://www.hakimiyet.com/genel/gorevlendirme-kararlari-h783915.html 1/3 GÖREVLENDIRME KARARLARI 2/3 GÖREVLENDIRME

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir enterik kaplı tablet 250 mg B 1 vitamini, 250 mg B 6 vitamini ve 1 mg B 12 vitamini içerir. Yardımcı madde(ler):

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi,

Detaylı

İŞYERİ HEKİMLİĞİ BELGESİ EK-1

İŞYERİ HEKİMLİĞİ BELGESİ EK-1 İŞYERİ HEKİMLİĞİ BELGESİ EK-1 1 İŞE GİRİŞ / PERİYODİK MUAYENE FORMU EK-2 İŞYERİNİN : Unvanı: SGK Sicil No: Adresi: Tel No: Faks No: E-posta: İşe giriş/periyodik muayene olmayı kabul ettiğimi ve muayene

Detaylı

KULLANMA TALĐMATI. MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır.

KULLANMA TALĐMATI. MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır. KULLANMA TALĐMATI MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: Her bir tablet 160 mg megestrol asetat içerir. Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, mikrokristalize selüloz, kolloidal silikon

Detaylı

2014 / 2015 - SAYI: 04 Haftanın Bazı Başlıkları Ruh Sağlığımıza Sahip Çıkalım Renkli Bahçemiz En Son Haberler Gazetemizde Hayvanları Koruma Günü

2014 / 2015 - SAYI: 04 Haftanın Bazı Başlıkları Ruh Sağlığımıza Sahip Çıkalım Renkli Bahçemiz En Son Haberler Gazetemizde Hayvanları Koruma Günü 2014 / 2015 - SAYI: 04 Haftanın Bazı Başlıkları Ruh Sağlığımıza Sahip Çıkalım Renkli Bahçemiz En Son Haberler Gazetemizde Hayvanları Koruma Günü Ruh Sağlığımıza Sahip Çıkalım Ruh Sağlığımıza Sahip Çıkalım

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Tiedot turkiksi DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri 1 Aşağıda zaman zaman herkeste olabilecek yakınmaların ve sorunların bir listesi vardır. Lütfen her birini dikkatle okuyunuz. Sonra bu durumun bu gün de dâhil olmak üzere son üç ay içerisinde sizi ne ölçüde

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME

Detaylı

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Ass. Dr. Toygun Tok İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Kliniği

Detaylı

Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir.

Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir. Konuşma gecikmesi Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir. Aylara göre konuşmanın normal gelişimi: 2. ay mırıldanma, yabancılara

Detaylı

İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Birlikte Şehrin Gürültü Haritasının Çıkarılması

İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Birlikte Şehrin Gürültü Haritasının Çıkarılması İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Birlikte Şehrin Gürültü Haritasının Çıkarılması Amaç ve İçerik Projenin temel amacı şehrin farklı bölgelerinde İl Çevre ve Orman Müdürlüğü nün yönlendirmesi ile gürültü

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

9. Sigarayı bırakma zamanı

9. Sigarayı bırakma zamanı 9. Sigarayı bırakma zamanı 1 9. Sigarayı bırakma zamanı Dünyada 8 saniyede 1 can alan, yılda 4 milyon kişinin ölümüne neden olan, dünyada her 10 erişkinden birinin ölüm nedeni sayılan sigarayı bırakmak

Detaylı

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir.

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. HİPERTANSİYON Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Yüksek tansiyon (hipertansiyon) nedir? Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon

Detaylı

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALĐMATI ANTHĐX 10 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablette 10 mg rupatadine eşdeğer 12,80 mg rupatadin fumarat bulunur. Yardımcı maddeler: Laktoz, mikrokristalin selüloz, kırmızı

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. NEROX-B12, 30 ve 60 tabletlik blister ambalajlarda sunulan B vitamini kompleksidir.

KULLANMA TALİMATI. NEROX-B12, 30 ve 60 tabletlik blister ambalajlarda sunulan B vitamini kompleksidir. KULLANMA TALİMATI NEROX-B12 film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir film tablet 250 mg B 1 vitamini, 250 mg B 6 vitamini ve 1 mg B 12 vitamini içerir. Yardımcı maddeler: Sitrik asit monohidrat,

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

DEPRESYON. Belirtiler

DEPRESYON. Belirtiler DEPRESYON Toplumumuzda depresyon psikiyatrik hastalıklar arasında en sık görülenlerdendir. Bu sebeple halkımız arasında en çok bilinen, en çok ismi duyulan hastalıktır. Fakat ne yazık ki en sık yanlış

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ

İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ İngiltere de Şubat ayından beri yüksek ateş, epileptik atak ve şiddetli ağrı şikayeti İle defalarca İngiltere deki hastanelere

Detaylı

Diğer: Diğer:... Diğer:...

Diğer: Diğer:... Diğer:... Anket Üniversite Bu anket formu, işitme engellilerin üniversite eğitimlerini desteklemeyi amaçlayan bir proje çerçevesinde sizlerin sorunlarını değerlendirmek için hazırlanmıştır. Ad Soyad: Devam ettiğiniz

Detaylı

Çocuğumuza Etkili Ve Verimli Ders Çalışma Alışkanlığını Kazandırma Konusunda Nasıl Destek Olabiliriz?

Çocuğumuza Etkili Ve Verimli Ders Çalışma Alışkanlığını Kazandırma Konusunda Nasıl Destek Olabiliriz? Çocuğumuza Etkili Ve Verimli Ders Çalışma Alışkanlığını Kazandırma Konusunda Nasıl Destek Olabiliriz? Aile, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde,toplumsal birlik ve beraberliğin sağlanmasında en önemli

Detaylı

BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER

BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER 0-2 Yaş Süt çocukluğu 2-5 Yaş Oyun çocukluğu veya okul öncesi 6-12,14 Yaş Okul çağı veya büyük çocukluk 4-5 yıl Ergenlik dönemi 23-26 Yaş Gençlik veya ergenlik sonu 2-5 YAŞ

Detaylı

18-24 Mart Yaşlılar Haftası münasebetiyle Üniversitemiz Tıp Fakültesi ve Karabük Alzheimer Derneği organizasyonluğunda üniversitemiz ev sahipliğinde Yaşlılık-Bunama ve Alzheimer Hastalığı Tanıtım ve Bilinçlendirme

Detaylı

Kepçe kulak ameliyatında yapılan temelde kulak şeklini değiştirmek. Bu yukarıda saydığım iki sorun için ayrı ayrı müdahaleler yapılıyor.

Kepçe kulak ameliyatında yapılan temelde kulak şeklini değiştirmek. Bu yukarıda saydığım iki sorun için ayrı ayrı müdahaleler yapılıyor. Kepçe kulak genellikle olması gerekenden daha büyük kulak olarak algılanır. Hâlbuki çok doğru değil. Kepçe kulakları olan bir insan ile normal kulakları olan bir insanın aslında kulak büyüklüğü olarak

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Information på turkiska DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

GAMIAN-EUROPE TARAFINDAN FİZİKSEL VE RUH SAĞLIĞI ÜZERİNE AVRUPA ÇAPINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN ANKET

GAMIAN-EUROPE TARAFINDAN FİZİKSEL VE RUH SAĞLIĞI ÜZERİNE AVRUPA ÇAPINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN ANKET GAMIAN-EUROPE TARAFINDAN FİZİKSEL VE RUH SAĞLIĞI ÜZERİNE AVRUPA ÇAPINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN ANKET Sizi, bu özgün araştırma projesine katılmaya davet ediyoruz. Bu araştırmaya sadece gerçekten gönüllüyseniz

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

KANSER VE AİLE. Dr. Hayriye Elbi Ege üniversitesi Psikiyatri A. D. Konsültasyon Liyezon Bilim Dalı

KANSER VE AİLE. Dr. Hayriye Elbi Ege üniversitesi Psikiyatri A. D. Konsültasyon Liyezon Bilim Dalı KANSER VE AİLE Dr. Hayriye Elbi Ege üniversitesi Psikiyatri A. D. Konsültasyon Liyezon Bilim Dalı Kanserle karşılaşan aile Hastalık döneminde Krizle başa çıkma, duygusal destek Bakım verme Mali ve sosyal

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRıZINDE ILK MÜDAHALE Kalp krizi tıbbi bir acil durumdur. Erken tanı ve hızlı tedavi oldukça hayati

Detaylı

Tıbbi kaynakların son derece kısıtlı olması var olan kaynaklarında etkin

Tıbbi kaynakların son derece kısıtlı olması var olan kaynaklarında etkin GİRİŞ: Tıbbi kaynakların son derece kısıtlı olması var olan kaynaklarında etkin Kullanılmaması sonucu her yıl yüz binlerce kişi hayatını kaybediyor. Tıpta ve sağlık Sistemlerinde sayısal tekniklerin kullanılması

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

Bayındır Hastanesİ Söğütözü Genel Yoğun Bakım Zİyaretçİ Kılavuzu

Bayındır Hastanesİ Söğütözü Genel Yoğun Bakım Zİyaretçİ Kılavuzu Bayındır Hastanesİ Söğütözü Genel Yoğun Bakım Zİyaretçİ Kılavuzu Bu broşür, Bayındır Hastanesi Söğütözü (BHS) Genel Yoğun Bakım (Reanimasyon) süreci hakkında sizi aydınlatmak amacıyla hazırlanmıştır.

Detaylı