T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KALP DAMAR CERRAHİSİ ANABİLİM DALI. Dr. Serkan KETENCİLER. Tez Yöneticisi Prof. Dr.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KALP DAMAR CERRAHİSİ ANABİLİM DALI. Dr. Serkan KETENCİLER. Tez Yöneticisi Prof. Dr."

Transkript

1 T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KALP DAMAR CERRAHİSİ ANABİLİM DALI Tez Yöneticisi Prof. Dr. Mutasim SÜNGÜN FONKSİYONEL TRİKÜSPİT YETMEZLİĞİNDE DE VEGA ANÜLOPLASTİ İLE KALANGOS BİODEGRADABL RİNG ANÜLOPLASTİNİN ERKEN ve ORTA DÖNEM SONUÇLARININ KARŞILAŞTIRILMASI (Uzmanlık Tezi) Dr. Serkan KETENCİLER EDİRNE

2 TEŞEKKÜR Uzmanlık eğitimim süresince mesleki bilgi ve deneyimimi arttırmamda büyük destek ve yardımlarını gördüğüm, bana cerrahi sanatını öğreten değerli hocam Trakya Üniversitesi Rektörü ve Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı sayın Prof. Dr. Enver DURAN a, tezimin hazırlanması aşamasında yardımını esirgemeyen ve anlayışla eğitimime katkıda bulunan sayın Doç. Dr. Turan EGE ye, tez danışmanım sayın Prof. Dr. Mutasim SÜNGÜN e, anlayışla eğitimime katkıda bulunan öğretim üyesi sayın Prof. Dr. Murat DİKMENGİL ve Doç. Dr. Suat CANBAZ a, çalışmalarıma katkıda bulunan Biyoistatistik Anabilim Dalı öğretim üyesi sayın Yrd. Doç. Dr. Fatma Nesrin TURAN a, tüm asistan arkadaşlarıma, hemşirelere, teknisyenlere ve personele teşekkür ederim. 2

3 İÇİNDEKİLER GİRİŞ VE AMAÇ... 1 GENEL BİLGİLER... 3 TARİHÇE... 3 ANATOMİ... 5 KAPAK HASTALIKLARI... 9 GEREÇ VE YÖNTEMLER BULGULAR TARTIŞMA SONUÇLAR ÖZET SUMMARY KAYNAKLAR EKLER 3

4 SİMGE VE KISALTMALAR ACC AD AHA APZ AVR CCS DKMP DM EF EKG KABG KAH KBY KKZ KOAH KPBZ LA LV LVEDD LVEDV LVESD LVESV : Amerikan Kardiyoloji Koleji : Aort Darlığı : Amerikan Kalp Cemiyeti : Aktive Pıhtılaşma Zamanı : Aort Kapak Replasmanı : Canadian Cardiovascular Society : Dilate Kardiyomiyopati : Diyabetes Mellitus : Ejeksiyon Fraksiyonu : Elektrokardiyografi : Koroner Arter Bypass Greft Cerrahisi : Koroner Arter Hastalığı : Kronik BöbrekYetmezliği : Kros Klemp Zamanı : Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı : Kardiyopulmoner Bypass Zamanı : Sol Atriyum : Sol Ventrikül : Sol Ventrikül Diyastol Sonu Çapı : Sol Ventrikül Diyastol Sonu Hacmi : Sol Ventrikül Sistol Sonu Çapı : Sol Ventrikül Sistol Sonu Hacmi 1

5 LVESVI MD MY NYHA PAP PD PTFE PY RA RV SVH S2 S3 S4 TD TEE TTE TVR TY VYA YBÜ : Sol Ventrikül Sistol Sonu Hacim İndeksi : Mitral Darlık : Mitral Yetmezlik : New York Heart Association : Pulmoner Arter Basıncı : Pulmoner Darlık : Politetraflouroetilen : Pulmoner Yetmezlik : Sağ Atriyum : Sağ Ventrikül : Serebrovasküler Hastalık : İkinci Kalp Sesi : Üçüncü Kalp Sesi : Dördüncü Kalp Sesi : Triküspit Darlığı : Transözafagial Ekokardiyografi : Transtorasik Ekokardiyografi : Triküspit Kapak Replasmanı : Triküspit Yetmezliği : Vücut Yüzey Alanı : Yoğun Bakım Ünitesi 2

6 GİRİŞ VE AMAÇ Triküspit kapak patolojilerinin cerrahi tedavisi kapak cerrahisinin gelişimi içerisinde nedense en sona bırakılmıştır. Kalp kapaklarına yönelik cerrahi uygulamaların yeni başladığı yıllarda triküspit kapak patolojilerinin ihmal edilebileceği düşünülüyordu. Fakat bugün biz artık biliyoruz ki triküspit kapağı ihmal etmek hastayı ihmal etmektir. Cerrahi olarak triküspit hastalıklarını organik ve fonksiyonel triküspit hastalıkları olmak üzere iki grupta inceleyebiliriz, organik triküspit hastalıkları fonksiyonel triküspit hastalıklarına göre daha nadir görülür (1). Fonksiyonel triküspit yetmezliğinin sebepleri arasında sol ventrikül yetmezliği ile seyreden tüm sol ventrikül hastalıkları, mitral darlığı veya yetmezliği, pulmoner venöz konjesyon, pulmoner vasküler dirençte artışa sebep olan hastalıklar (primer pulmoner hipertansiyon, atriyal septal defekt, ventriküler septal defekt, patent duktus arteriozus, intrinsik pulmoner hastalıklar), akut veya kronik pulmoner emboli sayılabilir. Fonksiyonel triküspit yetmezliği sebepleri arasında en sık görülen sol taraflı kalp kapak patolojilerinin sebep olduğu pulmoner hipertansiyon ve sonucunda artmış sağ ventrikül diyastolik basıncı, sağ ventrikül dilatasyonuna ve anüler dilatasyona yol açar. Bu durumda triküspit kapağı tutan organik bir sebep olmamasına rağmen uzun süreli sağ ventrikül dilatasyonu ile triküspit yetmezliği kalıcı olabilir (2). Günümüzde sol taraf kalp kapak patolojilerine sekonder gelişen triküspit kapak fonksiyonel yetmezliğinin cerrahi olarak tedavi edilmesi gerektiği konusunda genel olarak görüş birliğine varılmıştır (3,4). Fonksiyonel triküspit yetmezliğinin cerrahi olarak tedavisinde sıklıkla kullanılan yöntemler arasında semisirküler sütür anüloplasti (De Vega), anüler plikasyon (Kay metodu), anüler ring anüloplasti ve kapak replasmanı sayılabilir. Tüm bu yöntemler arasında en sık 1

7 olarak sütür anüloplasti ve ring anüloplasti yöntemleri kullanılmaktadır. İyi bilinen ve sıklıkla uygulanan De Vega yöntemine karşı birçok ring materyali bulunmaktadır. Anüloplasti ringleri doğal kapak anülüsüne sütüre edilen, anülüsün dilatasyonunu düzelten, ona yeniden şekil veren, sistol sırasında yaprakçıkların tam kapanmasını kolaylaştıran ve kapak tamirinin tamamlayıcısı olan suni protezlerdir (5). Ringlerin gelişimine bakılacak olursa 1968 yılında Carpentier in insanda uyguladığı ilk rijid ring ile başlayıp sonrasında Duran ve Cosgrove un fleksibl ring materyalleri ile devam ettiğini görmekteyiz. Rijid ringlere alternatif geliştirilen fleksibl ringlerin triküspit anülüsün fizyolojik hareketine izin vermeleri en önemli özellikleri olmuştur (6,7). Tüm bu tamir yöntemleri düşünüldüğünde, fonksiyonel triküspit yetmezliğinin düzeltilmesi açısından üzerinde görüş birliğine varılan kusursuz bir tamir yöntemi olmadığı görülmektedir. Bu sebeple ringler evrimleşmeye devam etmektedir. Bu evrimin bir sonraki basamağı biodegradabl ringler olmuştur. Kalangos Biodegradabl Triküspit Ring (Kalangos Biodegradabl Triküspit Ring, Bioring SA, Lonay, İsviçre) anülüsün yeniden şekillenmesine izin veren, fleksibl ve doğal anülüsün büyüme potansiyelini koruyan biodegradabl bir ringtir (8,9). Bu çalışmadaki amacımız, fonksiyonel triküspit yetmezliği sebebiyle uygulanan De Vega yöntemi ile Kalangos biodegradabl ring anüloplasti yöntemini geriye dönük olarak inceleyip, birbirlerine göre avantaj ve dezavantajlarını ortaya koyarak, triküspit yetmezliğindeki etkinliklerini karşılaştırmaktır. 2

8 GENEL BİLGİLER Triküspit kapak hastalıkları çoğunlukla çoklu kapak hastalıkları şeklinde karşımıza çıkarlar. Bunlar arasında en sık karşılaştığımız mitral kapak hastalığı ve yüksek pulmoner arter basıncına sekonder gelişen triküspit yetmezlikleridir. Son yıllarda kalp kapak hastalıkları konusunda olduğu gibi triküspit kapak hastalıkları konusunda da iyi gelişmeler olmuştur. Çoklu kapak hastalığı olan hastalarda, yüksek riskli hastalık grubu haricinde, beraberindeki triküspit kapağın düzeltilmesinin kardiyak performansı da iyileştirdiği ortaya konulmuştur. Özellikle son 10 yılda çoklu kapak hastalıklarına eşlik eden triküspit kapak hastalıklarının cerrahi tedavi endikasyonlarında ve cerrahide kullanılan yöntemlerde yeni yaklaşımlar görmekteyiz. İntravenöz ilaç bağımlılarının, hemodiyaliz hastalarının ve invaziv kardiyak girişimlerin artmasıyla birlikte izole triküspit hastalıkları da eskiye göre daha sık görülür olmuştur. Triküspit kapak hastalıklarını incelerken özellikle sekonder sebeplere (en sık sol kalp kapak hastalıkları) bağlı gelişenlerde patofizyolojik olarak birbirinin devamı niteliğinde olan sol kalp kapak hastalıklarıyla birlikte incelemekte fayda vardır. TARİHÇE Karanlık çağlarda kalple ilgili bilgiler gözlemlerle ve kalbe ilişkin yaralanmalar sonucu meydana gelen değişikliklerle sınırlıyken Rönesansın başlaması ile birlikte geçmişteki bilgilerin sorgulanması ve yeni düşüncelere önem verilmesiyle kalp fonksiyonlarına yönelik ilerlemeler kaydedilmiştir. Klinikte ise kalbe ilk müdahale penetran yaralanmalar sonrasında yapılabilmiştir yılında Henry Dalton penetran yaralanması olan hastanın 4. interkostal aralığından toraksa girerek perikardiyal yaralanmayı tespit etti ve tamiri gerçekleştirdi (10). Yine 1896 yılında Dr. 3

9 Ludwig Rehn göğsünden bıçaklanan ve kalp yaralanması olan hastanın miyokardına sütür koyarak başarılı bir operasyon gerçekleştirdi (11). İntrakardiyak lezyonlara müdahale ancak kalp akciğer makinesinin geliştirilmesi ile sağlanmıştır da, Rusya da Brukhonenko ve Tchetchuline oksijenatör ve iki mekanik pompa ile oluşturdukları bir düzeneği hayvanlarda denemeye başladılar (12). Alexis Carel ve Lindbergh 1935 de bu düzenek ile bir kedinin tiroid glandını 18 gün boyunca perfüze etmeyi başardılar (12). Eş zamanlı olarak bir tıp öğrencisi olan Jay Mclean Heparini keşfetti ve 1920 lerde Heparinin efektif bir antikoagulan olduğu hayvan deneyleri ile kanıtlandı (13). Gibbon 1937 yılında akciğer ve kalp işlevini görebilecek ilk yapay kalp akciğer makinesini geliştirdi (12). Forrest Dodrill 3 Haziran 1952 de sol ventriküler bypass ını uyguladı ve daha sonra General Motors ile beraber univentriküler, biventriküler veya kardiyopulmoner bypass için gerekli ekipmanı geliştirdiler (12) yılında Dr. Gibbon, Atriyal Septal Defekti (ASD) olan 18 yaşındaki hastasını Gibbon IBM kalp akciğer makinesini kullanarak başarılı bir şekilde opere etti (14). Hipotermi tekniğinin geliştirilmesi operasyonlar için diğer bir aşamaydı deki hayvan deneylerini takiben F.J. Lewis ve M. Taufic 1952 de ASD onarımı için hipotermik teknikleri kullandılar (12). Fakat 1 yaşın altındaki hastalarda kardiyopulmoner bypass sonuçlarının kötü olması nedeni ile 1967 de Hikasa derin hipotermi kavramını ortaya attı (14). Derin hipotermi ve dolaşım arresti kavramları aort cerrahisinin ve yenidoğan cerrahisinin gelişmesinde önemli rol oynadı. Jeger ve Tuffier, 1913 yılında hayvan modelinde aort kapak darlığına yönelik cerrahi operasyonu yapmışlardır (11). Dr. Suttar 1925 yılında bayan bir hastanın mitral kapağının komissürlerini parmağı ile yırtarak ilk mitral komissürotomiyi yaptı (11) yılında Thomas Holmes Sellers, bilateral ilerlemiş pulmoner tüberkülozlu ağır fallot tetralojili hastasına ilk başarılı pulmoner valvulotomiyi yaptı (11). Tüm bunların yanında, kapak onarım ve replasmanları ancak kalp akciğer makinesinin rutin kullanımı ile gerçekleştirilebilmiştir. İlk başarılı subkoroner pozisyonda aort kapak replasmanı 1960 da Dwight Harken tarafından caged-ball protez kapak ile yapıldı (12). Aynı dönemlerde caged-ball kapak ile mitral kapak replasmanı Star ve Edwars tarafından yapılmıştır yılında, Donald Ross aortik homogreft kapağı aort kapak replasmanı için ilk defa başarılı olarak uyguladı (11). Aynı yıl Heimbecker tarafından da aortik homogreft kapak kullanıldı de Duran ve Gumming aort kapağını 4

10 xenogreft porcine aort kapak ile replase etti. Carpentier ilk başarılı xenogreft kapak replasmanını 1965 te gerçekleştirdi (15). Kardiyopulmoner bypass ta sağlanan gelişmeler doğrultusunda kapak onarımlarında da ilerlemeler sağlanmıştır buna paralel olarak mitral anüloplasti tekniği Wooler, Reed ve Kay tarafından tanımlanmıştır (12). Sonrasında Carpentier ve Duran tarafından anüloplasti ringleri geliştirilmiştir. Triküspit kapak morfolojisine uygun ringlerin oluşturulmasından sonra ringlerin flexible veya rijid mi olması gerektiği üzerine çalışmalar yapıldı. Tam anlamıyla mükemmel bir tamir yöntemi olmadığı için kalp kapak tamirleri üzerine araştırmalar devam etmektedir. ANATOMİ Atriyoventriküler Kapakların Oluşumu Atriyoventriküler endokardiyal yastıkçıklar birleştikten sonra lokal olarak prolifere olan mezenkimal doku atriyoventriküler orifisleri çevreler. Kan akımının başlamasıyla beraber ventriküler yüzde prolifere olan hücrelerde seyrekleşmeler gerçekleşir ve kapaklar oluşur. Bunlar ventriküler duvara kas kordaları ile tutunurlar. Sonuçta kordalardaki kas dokusu dejenere olarak yerini dens konektif dokuya bırakır. Konektif dokudan oluşan kapaklar endokard hücreleri ile kaplanır. Kapaklar ventrikül yüzeyindeki trabeküllere korda tendinealar ve papiller kaslar ile tutunurlar. Böylece, atriyoventriküler kanalda solda iki kapak yaprakçığı biküspit kapağı veya mitral kapağı, sağda üç kapak yaprakçığı triküspit kapağı oluştururlar (16). Kalp Kapakları ve Anülüs Bir pompa gibi çalışan kalbin içinde dört adet kapak kan akımının tek yönlü olmasını sağlar. Venöz girişlerde gerçek kapak bulunmadığından, atriyumlar ile ventriküller arasında iki kapak (atriyoventriküler) ve ventriküllerden büyük atardamarlara gönderilen kanın geri dönmesine izin vermeyen iki semilunar kapak bulunur. Kapakların işleyiş mekanizmaları birbirinden farklı olup, morfolojik yapılarıda tamamen farklıdır (17). Normal bir kalpte kapaklar arasındaki anatomik ilişkiler standarttır. Aort kapak santral bölgede, mitral ve triküspit kapak arasında yer alırken pulmoner kapak aort kapağın anterosuperiorunda ve hemen solunda yer alır. 5

11 Fibröz ring kalbin dört kapağına da destek oluşturur. Triküspit, mitral ve aort kapağın anülüsleri gerçekte yapısal olarak devamlılık gösteren halkalara benzerler. Pulmoner kapak anülüsü ise diğer 3 kapaktan bağımsızdır, embriyolojik olarak farklı bir dokudan köken alır. Kapak tabanı anülüse uzanım gösteren uzantılarla tutunur. Kapak dokusunun infeksiyonunda bu bağlantılar etkilenebilir sonucunda yaprakçık dehissansına veya anülüsün infeksiyonuna sebep olabilir. Bu 3 kapak anülüsünün yakınlığı infeksiyonun kolaylıkla bir kapaktan diğerine geçmesini kolaylaştırır. Anülüs ayrıca bağ doku lifleri yardımıyla ventrikül kasının içine doğru uzanarak kalbin tabanına tutunur. Ventriküler veya atriyal odacıkların dilatasyonu anülüslerde gerginliğe yol açar, bu da kapağı tabandan uzaklaştırarak kapanma kusuruna sebep olabilir ve kapak yetmezliğine yol açabilir (18). 1. Mitral kapak: Sol atriyoventriküler kapak (mitral kapak) biküspit yapıdadır. Mitral deyimi, Katolik piskoposların ve papanın törenlerde giydikleri ön ve arka iki üçgen dilimli başlığa benzetilerek yapılmıştır. Yaprakçıkları anterior (aortik veya septal) ve posterior (mural veya ventriküler) olarak adlandırılır. Geniş olan anterior yaprakçık kabaca bir üçgen şeklinde ve bu üçgenin tabanı anülüsün yaklaşık 1/3 kısmını işgal etmektedir. Anterior yaprakçık daha düz bir yapıya sahiptir, serbest kenarı genellikle girintili çıkıntılı değildir. Ayrı bir kabartı kapanma hattını (rough zone) yaprakçıkların geri kalanından (clear zone) ayırır. Clear zone da kordal bağlantılar yoktur. Anterior yaprakçık, aortik-mitral anülüs yoluyla aort kapakla fibröz devamlılığa sahiptir. Fibröz devamlılık mitral anülüsün 1/4 üne denk gelirken aort kapağın sol koroner ve nonkoroner cebinin yarısını içerir. Sol ve nonkoroner cep arasındaki komissür mitral kapağın anterior yaprakçığının orta hattına denk gelmektedir. Daha küçük ve deniz kabuğu şeklinde olan posterior yaprakçık ise anülüsün 2/3 ünü işgal etmektedir. Mitral kapak yaprakçıkları için segmental bir sınıflama yöntemi tariflenmiştir. Yaprakçıklar 6 kısımda incelenir. Anterior yaprakçık A1, A2 ve A3 olarak ayrılırken, posterior yaprakçık P1, P2 ve P3 olarak sınıflandırılır. A1 ve P1 anterolateral bölgede, A2 ve P2 orta kısımda, A3 ve P3 posteromedial kısımda yeralır. Bu sınıflandırma operasyon sırasında morfolojik gözlemleme ve ekokardiyografide kullanışlıdır (19,20). Mitral kapağa ait korda tendinea sayısı 25 civarındadır (2 komissüral, 9 anterior yaprakçığa, 14 posterior yaprakçığa). Mitral kapağa tutunan korda tendineaların büyük çoğunluğu sol ventriküldeki anterolateral ve posteromedial papiller kas gruplarından orijin 6

12 alırlar. Kordalar genellikle yaprakçıkların serbest kenarlarına tutunurlar. Her bir papiller kas grubundan 4-12 arası korda orijin almaktadır (17). 2. Triküspit kapak: Sağ atriyoventriküler kapağın (triküspit kapak) anterior, posterior ve septal olmak üzere 3 adet yaprakçığı vardır. Triküspit kapak kabaca üçgen şeklinde ve orifisi mitral kapaktan daha geniştir. Triküspit kapağın çevresi 11 cm dir. Anülüs ayrımı, özellikle septal bölgede olmak üzere belli belirsizdir. Yaprakçıklar ve korda tendinealar mitral kapağa göre daha incedir (21). Yaprakçıkların anülüse yakın sabit kısımları bazal zone olarak adlandırılır ve daha kalındır. Lümene bakan serbest kenarlar (distal zone) düzensiz ve sert kalınlaşmalar gösterir. Korda tendineaların çoğunluğu distal zone a tutunur. Yaprakçıkların orta bölümleri pürüzsüz, ince ve yarısaydam olduğu için clear zone olarak adlandırılır. Yaprakçıkları birbirinden ayıran 3 adet komissür bulunur, bunlar anteroposterior, anteroseptal ve posteroseptal komissürdür. Anterior yaprakçık, anterosuperior pozisyonda yer alır ve üç yaprakçık arasında en geniş olanıdır. Anterior yaprakçık üzerinde yarıklar bulunabilir. Silver ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada 50 anterior yaprakçıktan 47 tanesinde anteroseptal komissüre yakın bir yarık olduğunu ve bunun en az komissür kadar derin olduğunu saptamışlardır (22). Bu yarıkların, gerçek komissürden ayırt edilmeleri cerrahi açıdan önem taşımaktadır. Anterior yaprakçığa tutunan kordalar anterior ve medial papiller kaslardan orijin alırlar. Posterior yaprakçık genellikle küçük ve deniz kabuğu şeklindedir, kordaları posterior ve anterior papiller kaslardan orijin alır. Septal yaprakçık ise posterior yaprakçıktan biraz daha büyük yapıdadır, kordaları posterior ve septal papiller kaslardan orijin alır. Ortalama 25 adet korda yaprakçıkların serbest kenarlarına, ventriküler yüzlerine, bazal kısımlarına ve komissür yerlerine sıkıca yapışırlar (komissüral kısımlar 3, anterior yaprakçık 7, posterior yaprakçık 6 ve septal yaprakçık 9 korda alır). Kordalar cm uzunluğunda, 1-2 mm kalınlıkta olup, kompakt kollajen liflerinden oluşurlar. Buna rağmen esnemeleri ve yırtılmaları mümkündür. Triküspit kapak anülüsü anterior ve posterior kısımda daha esnek bir subendokardiyal yapıda olduğu için dilatasyona müsaittir (23). Triküspit kapağın cerrahi açıdan en önem taşıyan kısmı septal yaprakçığın ve anteroseptal komissürün iletim sistemine olan yakınlığından kaynaklanmaktadır (Şekil 1). Koch üçgeni, triküspit kapağın septal yaprakçığının inferiorunda, koroner sinüsün posteriorunda ve Todaro tendonunun superiorunda yer alan bölgedir. Bu bölgeyi önemli kılan atriyoventriküler nodun burada bulunmasındandır. Membranöz septum genellikle septal 7

13 yaprakçığın altında ve anteroseptal yaprakçığın inferiorunda seyreder fakat septal ve anterior yaprakçıkların septuma bağlantı noktaları çoğu zaman farklılık göstermektedir. His demeti, membranöz septumun interventriküler komponentinin altında seyrederek (komissürün yaklaşık 5 mm inferiorunda) sağ trigona girer ve musküler septum boyunca devam eder. Septal yaprakçığın membranöz septum ve komissür arasında kalan ve triküspit anülüs boyunca devam eden kısmı iletim sistemi ile yakın ilişkilidir. Şekil 1. Triküspit kapağın ileti yolu ile ilgisi (18) AV: Atriyoventriküler 3. Aort kapak: Semilunar kapaklar iki adet olup kalpten çıkan atardamarların başlangıcında yer alırlar. Bunların açılıp kapanması kan akımı ve basınç farkı sayesinde gerçekleşir. Atriyoventriküler kapaklarda olduğu gibi korda tendinea ve papiller kas gibi ayarlayıcı mekanizmaları yoktur. Damar lümenine içten tutunan üç adet yuvarlak cep şeklindeki yapı bunlara semilunar denmesine neden olur. Aort kapağı kalbin en merkezi konumda ve en zor ulaşılan kapağıdır. Açıklığı yaklaşık 3 cm çapındadır. Son derece önemli komşulukları vardır; sol tarafta mitral kapağın anülüsü ve anterior yaprakçık ile; sağ tarafta membranöz septum ve His demeti ile. Sinüslerin ikisinden sağ ve sol koroner arterler çıktığı için sağ semilunar yaprakçık klinikte sağ koroner yaprakçık, sol semilunar yaprakçık ise sol koroner yaprakçık olarak bilinir. Posterior kısımda bulunan ve herhangi koroner damarın çıkmadığı posterior semilunar yaprakçık için de nonkoroner 8

14 yaprakçık deyimi kullanılır. Semilunar yaprakçıkların düğümcükleri Arantii nodülü, cepleri de sinüs Valsalva ismiyle bilinir (22). Belirgin bir supravalvüler kristanın altında aort kökü şişkindir ve bulbus aorta olarak isimlendirilir. Sağ sinüsün üst kenarına yakın 3-4 mm çapında sağ koroner ostium, sol sinüsün ortalarında 4-5 mm çapında sol koroner ostium görülür (24). 4. Pulmoner kapak: Pulmoner kapak sağ ventrikül infindibulum unda yer alır. Diğer kalp kapaklarına göre pulmoner kapak daha proksimal seviyede ve bağımsız konumdadır. Kapaklar düzleminin en önünde yer alır. İntraluminal basınç nispeten daha düşük olduğu için daha ince ve zarif yapısı vardır. Üç adet yarımaysı yaprakçık (anterior semilunar yaprakçık, sağ semilunar yaprakçık, sol semilunar yaprakçık) fetal kalbe göre tarif edildikleri için, yetişkinlerde 45º sola dönmüş pozisyondadır. Orta düğümcüklere Morgagni nodülleri denir. Pulmoner trunkus sinüsleri belirgin bir şişkinlik oluşturmazlar. Trunkusun iç yüzünde supravalvuler krista da çok net değildir. KAPAK HASTALIKLARI Kalp kapağı hastalığı olan hastaların değerlendirme ve tedavisi son kırk yıl içinde birçok değişikliğe uğramıştır. Gelişmiş ülkelerde akut romatizmal ateşin insidansının azalmasına paralel olarak romatizmal kalp hastalığı insidansı da azalmıştır fakat gelişmekte olan ülkelerde romatizmal kalp hastalığı hala ilk sırada yer almaktadır. Şiddetli kapak hastalığı olan hastaların tedavisi kapsamında kapak cerrahisinde majör ilerlemeler kaydedilmiştir; aslında şiddetli kapak hastalığı olan hastalar artık cerrahi adayları olarak kabul edilmektedir. Bu hastaların tanı ve takibinde ekokardiyografi/doppler ultrasonografi çok önemli bir role sahiptir. Aort Kapak Hastalıkları 1. Aort kapak darlığı: Aort darlığı (AD) sol ventrikülden aorta geçen kanın obstruksiyonudur. Obstruksiyon seviyesi aort kapağa göre adlandırılır. Obstruksiyon aort kapağın üzerindeyse supravalvüler, altındaysa subvalvüler veya kapaktaysa valvüler darlık olarak isimlendirilir. Supravalvüler AD konjenital bir lezyondur. Subvalvüler AD ise ya konjenital bir lezyon olan fibromüsküler obstruksiyondan ya da hipertrofik kardiyomiyopatiden kaynaklanır. En sık AD nedenleri konjenital, romatizmal ve dejeneratiftir (kalsifik). Dejeneratif AD yaşlı hastalarda en sık kapak replasman sebebidir (25). 9

15 Aort kapak alanının azalması ile birlikte kanın sol ventrikülden (LV) aortaya taşınması sırasında enerji tüketimi artar. Gradyan azalmasını tespit edebilmek için aort kapak alanının en az %50 azalması gerekmektedir (26). LV ile aorta arasında basınç gradyanı oluştuğu zaman LV basıncı artar fakat aortadaki basınç sabit kalır (son evre kalp yetmezliği gelişinceye kadar). LV basıncının artması duvar gerilimini arttırır bu da LV fonksiyonlarını bozar. Kompensatuvar mekanizma olarak hipertrofi gelişir bu da duvar gerilimini azaltır. AD nda kalbin diyastolik fonksiyonuda bozulur (27). AD nın semptomları arasında angina pektoris, senkop, efor presenkobu, dispne ve kalp yetersizliği bulguları görülebilir. AD olan hastalar infektif endokardit açısındanda risk altındadırlar. Aort darlığı en sık fatal seyreden kapak lezyonudur. Asemptomatik hastada ani ölüm riski %5 iken semptomatik hastada ani ölüm riski %20 civarındadır. Semptomlar ortaya çıktıktan sonra yaşam süresi 2-3 yıldır (28,29). Cerrahi endikasyon ve zamanlama: Aort darlığı olan hastalarda cerrahi endikasyonu ve zamanlamayı belirleyen en önemli faktör semptomatolojidir. Ciddi LV disfonksiyonu ve düşük gradientli aort stenozu olan olgularda, anatomik olarak kanıtlanmış ciddi darlık olmadığı sürece aort kapak replasmanı (AVR) yapılmamalıdır. Bu sebeple transvalvüler gradient yüksekte olsa asemptomatik hastada cerrahi endike değildir. Bunun yanında egzersize hipotansiyon yanıtı olan, LV sistolik disfonksiyonu, aşırı LV hipertrofisi (> 15 mm) veya kapak alanı 0.7 cm 2 nin altında olan hastalar asemptomatik olsalar bile cerrahi endikasyon vardır. Koroner arter bypass cerrahisi adayı hastalardan orta veya ileri aort darlığı olan içinde cerrahi endikasyon vardır. İleri derecede deprese LV ü olan ve dekompanse kalp yetmezliği gelişmiş hastalarda cerrahi tartışmalıdır. Deprese LV e karşın transvalvüler gradient 50 mmhg civarındaysa, AVR sonrası afterload azalacağından ve ejeksiyon fraksiyonu (EF) artacağından genellikle hastanın hemodinamik durumu düzelir. Transvalvüler gradient 30 mmhg ye kadar düşmüşse bu hastalarda LV düzelemiyecek kadar bozulmuştur ve kapak replasmanından fayda görmez (28,29). 2. Aort kapak yetmezliği: Romatizmal kapak hastalığı, anüloaortik ektazi, doğal kapak endokarditleri, konjenital aort kapak hastalığı, balon katater uygulamalarına bağlı iyatrojenik sebepler, sifilitik asendan aort anevrizmaları, aortitler ve göğüs travmalarına bağlı aort yaprakçık rüptürleri aort kapak yetmezliği sebepleridir. 10

16 Aort kapak yetmezliği olan hastalar stenozu olanlara göre daha uzun süre asemptomatik olarak kalabilirler. Birçok hastada görülen semptomlar aslında pulmoner venöz hipertansiyon bulgularını (dispne, ortopne, paroksismal noktürnal dispne, pulmoner ödem) yansıtmaktadır. Karotis ve diğer nabızlar sıçrayıcı tarzdadır. Nabız basıncı artmıştır. Oskültasyonda, aort odağında kalbin apeksine doğru yayılan erken diyastolik üfürüm duyulur. Apikal odakta duyulan mid-diyastolik üfürüm Austin Flint üfürümü olarak adlandırılır. Cerrahi endikasyon ve zamanlama: Gelişen cerrahi tekniklere rağmen aort yetmezliği sebebiyle opere edilen hastaların %20 sinde preoperatif varolan sol kalp yetmezliği bulguları postoperatif dönemde düzelmez, bu LV fonksiyonlarının geri dönüşümsüz olarak bozulduktan sonra operasyon yapılmış olmasına bağlıdır. Bu nedenle cerrahi karar, AVR nin getireceği komplikasyonlar ve geri dönüşümsüz LV disfonksiyonu gelişmesi arasındaki dengeye göre karar verilmelidir (28,30). Aort yetmezliğinde cerrahi karar vermede en önemli nokta LV fonksiyonlarının doğru olarak değerlendirilmesidir. Sol ventrikül fonksiyonlarını en iyi gösteren parametreler; sol ventrikül sistol sonu çapı (LVESD), sol ventrikül sistol sonu hacim indeksi (LVESVI) ve EF dir. EF si %50 nin altına düşmüşse, LVESD i 55 mm nin (veya 26 mm/m 2 ) üstüne çıkmışsa ve LVESVI i 60 ml/m 2 üzerine çıkmışsa LV fonksiyonlarının bozulmaya başladığından sözedebiliriz. Kesin AVR endikasyonları (31): 1. NYHA (New York Heart Association) klas 3-4, normal LV sistolik fonksiyonları (EF 50) olan hastalar, 2. NYHA klas 2, normal LV sistolik fonksiyonları (EF 50) olan fakat takipte LV dilatasyonu ve azalan efor intoleransı olan hastalar, 3. CCS (Canadian Cardiovascular Society) klas 2-4, koroner arter hastalığı ile birlikte veya olmayan hastalar, 4. Hafif-orta LV disfonksiyonu (EF: %25-%49) olan asemptomatik veya semptomatik hastalar, 5. Koroner arter bypass cerrahisi, aort cerrahisi veya diğer kapak cerrahisi geçirecek hastalar, 6. NYHA klas 2, normal LV fonksiyonları ve takiplerde stabil LV boyutları, stabil egzersiz toleransı olanlar, 11

17 7. Asemotomatik ve LV sistolik disfonksiyonu (EF<50) varsa veya ciddi LV dilatasyonu (LVEDD>75 mm veya LVESD>55 mm) ile EF normalse yüksek riske rağmen AVR endikedir. 8. Aort disseksiyonu veya anevrizma gibi proksimal aort hastalıklarında TTE ile aort kökü dilatasyonu 50 ise AVR endikedir. Aort Kapak Hastalıklarında Cerrahi Tedavi Aort kapak cerrahisinde genellikle AVR uygulanmaktadır, sınırlı sayıdaki vakalarda aort kapak tamiri düşünülebilir. Aort kapak tamirlerinde antikoagulasyon gerekmez. Dezavantajı erken kompetansın hemen sağlanamamasıdır. Kapak tamiri uygulanan vakaların yaklaşık %25 i ilerleyen dönemde AVR ye gitmektedir. Aort kapak replasmanında iki tip protez kullanılır; mekanik kapaklar ve biyoprotezler. Mekanik kapaklar: Mekanik kapak takılan hastalar ömür boyu antikoagulan kullanmak durumundadırlar. Ayrıca tromboembolik komplikasyonlar biyoprotezlere göre daha sık görülmektedir. Bileaflet kapaklar diğer mekanik kapaklar arasında en az sistolik gradient oluşturular ayrıca diyastolik geri akım miktarıda en az olan kapak tipidir. Mekanik kapaklar arasında en iyi hemodinamik performansı sağlayan bileaflet kapaklardır. Biyoprotez kapaklar: 1. Heterogreft kapak: Heterogreftler sığır veya domuzlardan elde edilir. Stentli ve stentsiz olabilirler. Bunların en önemli avantajı tromboemboli riskinin düşük olması ve antikoagulasyon gerektirmemesidir. Heterogreftlerin en önemli dezavantajı progresif dejenerasyondur. Çocuklarda kalsiyum döngüsü daha hızlı olduğu için dejenerasyon çok daha erken dönemde başlar. Erişkin hastalarda dejeneratif değişiklikler replasman sonrası yıllarda ortaya çıkar. Heterogreftle replasman yapılan hastaların %40 ında 10 yıl sonra kapakta oluşan dejenerasyon sebebiyle yeni bir operasyon gerekmektedir (32). 2. Homogreft kapak: Homogreft kapaklar, ölü insanlardan alınarak ya kriyoprezervasyon ile dondurarak ya da antibiotikli besleyici solüsyonlarda saklanarak hazırlanır. Kapak hemodinamiğinin mükemmel olması, antikoagulasyon gerektirmemesi, tromboemboli riskinin çok düşük olması ve endokarditte güvenli bir şekilde kullanılması önemli avantajlarıdır (33). Homogreft kapak takılan hastaların 10 yıl içerisinde %2-5 inde 12

18 dejenerasyon sebebiyle yeni operasyon ihtiyacı doğmaktadır. Temin edilmesindeki zorluklar başlıca dezavantajıdır. 3. Otogreft kapak: Otogreft kapaklar hastanın kendi dokusundan elde edilir. Bunun için ya perikard kullanılarak peroperatif kapak yapılır, ya da hastanın pulmoner kapağı aort kapak yerine takılır pulmoner kapak yerine de homogreft kapak koyulur (Ross prosedürü). Pulmoner otogreft, mükemmele yakın hemodinami sağlar, endokardit riski yoktur, antikoagulan gerektirmez ve en önemlisi uzun dönemde dejenerasyon göstermemesi sebebiyle çocuklarda güvenle kullanılabilir (34). Aort kapak replasmanının hastane mortalitesi %5 in altındadır (31). Mitral Kapak Hastalıkları 1. Mitral darlık: Edinsel mitral kapak darlığının en önemli etyolojik sebebi romatizmal mitral kapak hastalığıdır (35). Diğer nadir sebepler arasında konjenital mitral darlık (MD), infektif endokardit, neoplazi, masif anüler kalsifikasyon, sistemik lupus eritromatozis, karsinoid, metiserjid tedavisi, Hunter-Hurler sendromu, Fabry hastalığı, Whipple hastalığı ve romatoid artirit sayılabilir. Romatizmal kökenli MD ile birlikte atriyal septal defekt varlığı Lutembacher sendromu olarak adlandırılır. Akut romatizmal kardit perikard, miyokard ve endokardı tutan bir pankardittir, patolojik ayırt edici özelliği Aschoff nodülüdür. En sık mitral kapak tutulur. MD komissürlerin, yaprakçıkların ve kordaların füzyonundan oluşur (36,37). Sonucunda deforme olmuş kapakta nonspesifik fibröz ve kalsifikasyon gelişir. Kapak alanının azalmasıyla birlikte sol atriyumdan (LA) LV e geçen kan bir basınç gradienti oluşturur. Devamlı yüksek LA basıncı LA da dilatasyona ve hipertrofiye yolaçar. Yüksek sol atriyum basıncı zamanla pulmoner venöz basıncıda arttırır ve pulmoner arter basıncındaki (PAP) dolaylı yükselmeden de sorumludur. PAP taki artış öncelikle sağ ventrikül (RV) sonrasında sağ atriyumda (RA) genişlemeye ve hipertrofiye yol açar beraberinde genellikle fonksiyonel triküspit kapak yetmezliğide gelişir, sonucunda sistemik venöz konjesyona da sebep olur. MD komplikasyonları arasında aritmiler (Atriyal flatter veya atriyal fibrillasyon), emboli, akut pulmoner ödem, pulmoner arter hipertansiyonu, sağ ventrikül hipertrofisi, triküspit yetmezliği, kalp yetersizliği, kardiyak siroz sayılabilir. Cerrahi endikasyon: NYHA sınıf 3-4 olan hastalar başlıca olmak üzere tüm MD vakalarında cerrahi ön planda düşünülmelidir. Tromboemboli öyküsü olan hastalarda 13

19 fonksiyonel kapasite daha iyi olsa bile cerrahi endikasyon vardır. Pulmoner arter hipertansiyonu gelişmiş, episodik pulmoner ödem atakları olan veya atriyal fibrillasyona (AF) girmiş olgular asemptomatik olsa bile cerrahi yapılmalıdır. Kapak alanıda cerrahi endikasyon belirlemede önem taşımaktadır. Normal mitral kapak alanı 4-6 cm 2 dir. Kapak açıklığı 1-2 cm 2 olan ağır MD lı hastalarda cerrahi endikedir. Kapak açıklığı 2-4 cm 2 olan hastalarda cerrahi endikasyon yukarki paragrafta belirtilen kriterlere göre belirlenir. MD nin kapak alanına göre klinik değerlendirme kriterleri Tablo 1 de gösterilmiştir. Tablo 1. Mitral darlığında klinik değerlendirme (38) Sınıf MKA (cm 2 ) Semptom 1- Minimal >2.5 Yok 2- Hafif Ağır egzersizde hafif dispne 3- Orta Ağır <1.0 Dispne, ortopne, PND, pulmoner ödem İstirahatte dispne, düşkünlük (NYHA 4), yatağa bağımlılık 5- Reaktif PHT <1.0 Ağır MD bulgularına ek olarak RV yetmezliği MKA: Mitral kapak alanı, PND: Paroksismal noktürnal dispne, PHT: Pulmoner hipertansiyon, MD: Mitral darlık, RV: Sağ ventrikül, NYHA: New York Heart Association. 2. Mitral yetmezlik: Mitral yetersizlik (MY) LV den LA ya anormal ters yönlü kan akımı ile karakterizedir. Mitral yetersizlik yapısal bir kapak hastalığına bağlıysa organik, kapak yapısının normal olduğu fakat ekstravasküler bir anormallik nedeniyle kaçak oluştuğu durumda fonksiyonel olarak adlandırılır. İskemik mitral yetmezlik organik (papiller kas rüptürü) veya fonksiyonel (LV disfonksiyonu) olabilir. Romatizmal MY genellikle darlık ve komissüral füzyonla birlikte görülür. Gelişmekte olan ülkelerde romatizmal MY hala sık görülürken, gelişmiş ülkelerde artık nadir görülmektedir (39). MY de LV ile LA arasında geriye doğru bir akım oluşur. Geriye akımın itici gücü geri akım hacmini oluşturan LV ve LA arasındaki sistolik basınç gradientidir. Geri akım hacmi sistolde LA ya ve diyastolde LV ye girerek hacim yüklenmesi sonuçta LV yüklenmesi ve fonksiyon değişikliğine sebep olur (40,41). Mitral yetmezlik diğer kapak patolojilerine göre daha selim bir hastalıktır. Stapleton (42), mitral yetmezliğin sol kalp kapak lezyonları arasında en bening hastalık olduğunu ve 14

20 hastaların semptomatik olduktan sonra ile başlanan medikal tedaviyle uzun yıllar sorunsuz geçirebildiklerini belirtmektedir. Cerrahi endikasyon: Mitral kapağın replasmandan çok tamir edilmesi önemlidir fakat replasman mı tamir mi sınırı net değildir. Tamir veya replasmandan maksimum yararı sağlamak için sol ventrikül kontraktilitesinin korunması çok önemlidir. İşte bu sebeplerden dolayı mitral kapak yetmezliğinde cerrahi endikasyon sınırları mitral darlık kadar net değildir. Sol ventrikül fonksiyonlarının bozulduğu (EF nin %50 nin altına düştüğü veya sol ventrikül diyastol sonu basıncının 45 mm nin üzerine çıkması) hastalarda NYHA sınıf 1 veya 2 de olsa cerrahi düşünülmelidir (43). Asemptomatik hastalarda NYHA sınıf 3 veya 4 te olsalar cerrahi tedavi ilk seçenek olarak düşünülmelidir. Sol ventrikül kontraksiyon kusurunun ilerlediği durumlarda cerrahi mortalite de artmaktadır. Sol ventrikül sistol sonu hacminin 30 ml/m 2 ve çapının 40 mm den düşük olan hastalar cerrahiden oldukça iyi yarar görürler. Sol ventrikül sistol sonu hacminin 90 ml/m 2 ve çapının 50 mm nin üzerinde hastalarda cerrahi mortalite yüksektir. Mitral Kapak Hastalıklarında Cerrahi Tedavi 1. Mitral kapak tamiri: Mekanik kapak replasmanı her ne kadar kalıcı bir çözüm olarak görünse de, fizyolojik olmayan bir tedavi biçimidir, bazı komplikasyonlarını da beraberinde getirir. Bunlardan biri, ömürboyu oral antikoagulasyon kullanma zorunluluğudur. Yaşam kalitesini düşüren ve kısıtlayan bu profilaksinin en sık karşılaşılan yan etkisi hemorajidir. Sürekli antikoagulan kullanımında hasta yılı başına %1 e varan oranlarda hemorajik komplikasyon riski vardır. Bunların bir kısmı majör hemorajidir ve özellikle yaşlı hastalarda mortal seyredebilir. Ayrıca protez kapaktaki infeksiyon riski, posterior yaprakçığın korunamadığı durumlarda ejeksiyon fraksiyonunda (EF) düşme, kapak replasmanının diğer dezavantajlarıdır. Tüm bu nedenlerle, hastanın kendi kapağının olabildiğince kullanımına olanak tanıyan onarım teknikleri geliştirilmiştir. Kapakta yetmezliğe yol açan bu patolojilerin preoperatif olarak transtorasik ekokardiyografi (TTE) veya transözafagial ekokardiyografi (TEE) ile iyice ortaya konması gerekir. Mitral yetmezliğinde kullanılan başlıca onarım teknikleri: 1. Kuadrangüler rezeksiyon 2. Sliding onarımı 3. Alfieri tekniği 15

21 4. Ön yaprakçık prolapsus onarımı yöntemleri (korda transferi, korda replasmanı, korda kısaltılması, upside-down tekniği) 2. Mitral kapak replasmanı: Standart mitral kapak replasman (MVR) ameliyatında genellikle sulkus terminalis posteriorundan sol atriyuma girilerek veya sağ atriyotomi ve transseptal yolla mitral kapak eksplore edilir. Nadirde olsa sol atriyum tavanından da ulaşım mümkündür (44). Mitral kapak yaprakçıklarının eksizyonunda posterior yaprakçık korunmaya çalışılmalıdır. Posterior yaprakçığın korunması papiller kas fonksiyonlarının ve dolayısıyla sol ventrikül fonksiyonlarının korunmasında önemli bir etkendir. Fakat ileri derecede dejenerasyon veya deformasyon bazen buna izin vermeyebilir. MVR nin olası komplikasyonları arasında; aortik anülüs veya ya da nonkoroner cebin yaralanması, atriyoventriküler blok, sirkumfleks koroner arterin yaralanması, atriyoventriküler bileşke yırtıkları, paravalvüler kaçak, kalsifik debris veya hava embolisi ve endokardit sayılabilir. Ameliyatın perioperatif dönem mortalitesi (ek kapak lezyonu ve/veya koroner arter hastalığı olmasına göre değişir) %5-9 arasındadır (45). Erken dönem mortaliteyi belirleyen parametreler preoperatif NYHA evresi, yaş ve koroner arter hastalığıdır (KAH). Replasmanın mortalitesi onarıma göre belirgin olarak daha yüksektir. Triküspit Kapak Hastalıkları İzole triküspit hastalıkları diğer kapak hastalıklarına göre nadir görülür. Triküspit kapak yetmezliği (TY) en sık fonksiyonel (sol kalp kapak veya diğer patolojilere sekonder) olmak üzere; travmatik, konjenital, kapak yaprakçıklarının organik hastalığı ve endokardite bağlı gelişebilir (46). 1. Triküspit darlığı: İzole triküspit darlığı (TD) çok nadirdir. Genellikle diğer kapak patolojileri ile beraberdir. En sık görülen formu romatizmal olanıdır. Fakat karsinoid sendrom, fibroelastozis, endomiyokardial fibrozis ve sistemik lupus eritromatozis de triküspit darlığına yol açabilir. En belirgin deformitesi komissüral füzyondur. Leaflet kalınlığı artar fakat hareket kısıtlılığı genellikle olmaz. Kapak orifisi ovaldir ve darlık ile beraber yetmezlikte görülür. Kapakaltı yapılarda ki füzyon mitral kapaktaki kadar ileri değildir. Kalsifikasyon genelde yaygın görülmez, fokal alanlarla sınırlıdır (47). 16

22 Sağ atriyal tümörler, kollajen vasküler hastalık ve karsinoid sendrom izole triküspit kapak darlığına sebep olabilir fakat triküspit darlık esas olarak romatizmal kaynaklıdır. Romatizmal triküspit darlık daha ılımlı olmakla beraber romatizmal mitral kapaktaki bulguları gösterir. Triküspit kapak darlığında en sık görülen semptomlar nefes darlığı, yorgunluk, ve periferik ödemdir. Daha nadir olarak karaciğer ve dalakta konjesyona bağlı karın ağrısı ve genel bir iştahsızlıkta görülebilir (48). Normal sinüs ritminde hastalarda juguler venöz pulsasyonda güçlü a dalgaları görülür ve y dalgasının inişinde düzleşme vardır (Şekil 2) (49). Sternum sol tarafında 4. interkostal aralıkta inspirasyonla şiddeti artan, ekspirasyonla şiddeti azalan diyastolik üfürüm duyulur. Triküspit darlığı bulunan hastalarda spesifik elektrokardiyografik değişiklik bulunmamaktadır. Hastaların yaklaşık yarısında atriyal fibrillasyon görülür. Dev sağ atriyum, triküspit darlık ve yetmezliğin kombine olduğu, atriyal fibrillasyonun bulunduğu ve sağ atriyum ortalama basıncının 12 mmhg den fazla olduğu hastalarda görülebilir. Triküspit darlığında diyastolik gradient 5 mmhg den fazladır, sağ atriyal basınç yüksek ve kardiyak output düşüktür. 5 mmhg den yüksek ortalama diyastolik basınç farkı, sistemik venöz hipertansiyon bulgu ve belirtilerinin görülmesine yol açar. Ayrıca kapak orifisinin 1.5 cm 2 nin altına inmesi ile belirgin hemodinamik değişiklikler ve ciddi semptomlar oluşur. Triküspit kapak açıklığı ile sağ atriyum basıncı arasında önemli bir ilişki saptanmamış, ancak darlığın şiddeti ile kardiyak output arasında bir hayli yüksek korelasyon saptanmıştır (48,50). Şekil 2. Triküspit kapak lezyonlarında juguler venöz basınç dalgası trasesi (18) 17

23 Noninvaziv tekniklerden renkli akım doppler ile iki boyutlu ekokardiyografi bulguları en doğru sonuçları verir. TTE sağ kalbin görüntülenmesinde yeterlidir. Bununla beraber preoperatif TEE obez hastalarda patolojik durumun belirlenmesinde gereklidir. Sağ kalp kataterizasyonu ile de hemodinamik durum ortaya konur. 2. Triküspit yetmezliği: Kalp cerrahisinin tarihine bakıcak olursak triküspit kapak cerrahisinin diğer kapaklara göre ihmal edildiğini görmekteyiz. Triküspit yetmezliğinin en sık görülen tipi LV hastalığına bağlı pulmoner hipertansiyon ve sağ ventrikül dilatasyonunun neden olduğu konjestif kalp yetmezliğine sekonder tiptir. Buradaki patolojik süreç sağ ventrikülün genişlemesine sekonder olarak oluşan triküspit kapağın anüler dilatasyonudur. Anüler dilatasyon genellikle posterior yaprakçığın anülüsünde olmaktadır. Sol kalp kapak hastalıklarına ilave olarak, sağ ventriküler infarkt, konjenital anomaliler, sağ ventriküler çıkım yolu obstruksiyonu fonksiyonel triküspit yetmezliğinin diğer sebepleridir. Önceleri konjestif kalp yetmezliğine sekonder olduğu zamanlar dışında miyokard infarktüsü TY nin yaygın bir nedeni olarak kabul edilmezdi (51). Bugün ekokardiyografik incelemelere dayanarak sağ ventrikül infarktının TY nin sık nedenlerinden biri olduğu bilinmektedir. Triküspit yetmezliğine yol açan sebepler Tablo 2 de özetlenmiştir. Travmatik triküspit yetmezliği genellikle künt göğüs travması sonrası gelişir, kapak hasarı, korda tendinea veya kapak laserasyonu yetmezliğe yol açabilir. Travma sonrası gelişen ileri triküspit yetmezliğinde acil cerrahi müdahale gerekir (52). Korda tendinea hasarı nadiren kardiyak kataterler vasıtasıyla olabilmektedir. Transplantasyon hastalarında gelişen hafif veya orta dereceli TY de medikal tedavi ilk seçenek olmalıdır (53). Triküspit kapak endokarditinin görülme sıklığı gün geçtikçe artmaktadır. En sık nedeni intravenöz ilaç kullanımıdır. Ayrıca kalıcı pacemaker elektrodlarının ve santral venöz kataterlerinin infeksiyonuda triküspit kapakta endokardite yolaçabilir. Triküspit kapak endokarditlerinde ister mekanik olsun isterse doku orijinli olsun kapak replasmanlarından kaçınılmalıdır. İnfekte triküspit kapakların başarılı onarımı için birçok teknik tarif edilmiştir. Buradaki esas nokta infekte kapak dokuları çıkarıldıktan sonra en az yabancı materyal kullanılarak onarımın yapılmasıdır. Vegetasyonların çıkarıldıktan sonra yaprakçıkların rekonstruksiyonu yararlıdır. Rekonstruksiyon yöntemleri arasında biküspidizasyon, edge to edge tamir, politetraflouroetilen (PTFE) ile yeni korda transferi ve otolog perikard kullanılarak yaprakçık onarımı sayılabilir. İlaç bağımlıları ve pacemaker elektrodlarının infeksiyonu neticesinde gelişen triküspit yetmezliğinin cerrahi tedavisinde PTFE ile yeni 18

24 korda oluşturulması ve otolog perikard ile anterior yaprakçık onarımı tekniğinin kısa ve orta dönem sonuçlarının iyi olduğu belirtilmektedir (54). Tablo 2. Triküspit kapak yetmezliğine sebep olan hastalıklar Fonksiyonel Triküspit Yetmezliği Triküspit Kapağın Primer Hastalıkları Sol ventrikül yetersizliği ile seyreden bütün sol ventrikül hastalıkları Mitral darlık veya yetmezliği Pulmoner venöz konjesyon Pulmoner vasküler dirençte artışa sebep olan hastalıklar Pulmoner emboli Romatizmal kalp hastalığı Romatoid artrit Travma Radyasyon tedavisi Karsinoid kalp hastalığı Sağ atriyum miksoma İnfektif endokardit Eozinofilik miyokardit Sağ ventrikül miyokard infarktüsü Miksamatöz triküspit kapak Ebstein anomalisinde; sağ ventrikülün atriyalize porsiyonu ile birlikte, triküspit kapağın izole olarak anterior yaprakçığının sağ ventrikülde yerleştiği, septal ve posterior yaprakçıkların aşağıya doğru bozuk yerleşimli olduğu bir anomolidir. Ebstein anomalisinde triküspit kapak replasmanının onarıma göre sonuçları kıyaslandığında oldukça kötüdür. Birçok onarım tekniği tariflenmiştir. Wu ve ark. (55), ebstein anomalisinde anatomik onarım tekniğini tariflemişlerdir. Bu teknik; ventriküler rezeksiyon, sliding yaprakçık plasti, otolog perikard ile septal yaprakçık oluşturulması başlıca komponentleridir. 78 hastada uyguladıkları bu tekniğin kısa ve orta dönem sonuçları mükemmeldir. Klinik: Sağ kalp yetmezliğinin işareti olan sistemik venöz hipertansiyon ciddi triküspit kapak hastalığının göstergesidir. Juguler venöz distansiyon, periferik ödem, asit, hepatomegali ve pulsatil karaciğer başlıca bulgulardır. Triküspit yetmezliğinde nefes darlığı ve ortopne sık görülür. Semptomlar ile kapak lezyonu arasındaki ilişki tartışmalıdır. Triküspit yetmezlikle birlikte olan mitral darlıkta semptomlar daha az şiddette görülür çünkü TY burada dekompansasyon mekanizması olarak devreye girer. Boyun venlerinde distansiyon hastaların 3/4 ünden fazlasında görülmektedir. 19

25 Sağ ve sol 4-5. interkostal aralıkta duyulan sistolik parasternal üfürüm TY li hastaların %20 sinden azında görülür. İleri triküspit yetmezliği olan hastaların büyük çoğunluğu atriyal fibrillasyon ritmindedir. Sinüs ritminde olan hastalarda sağ atriyal genişlemeyi gösteren sivri p dalgaları görülebilir. Telekardiyografide sağ atriyal genişleme, kardiyomegali (beraberindeki sol kalp lezyonlarına bağlıdır) ve belirgin pulmoner arter genişlemesi görülebilir. Triküspit yetmezliğinin hemodinamik yansımalarını göstermek kolay olmayabilir. Ortalama sağ atriyal ve sistolik pulmoner arter basıncı sivri v dalgası ile korele olarak yükselir. Sağ ventrikül dilatasyonuna bağlı gelişen hemodinamik değişiklikler TY nin yetmezlik derecesi ile uyumluluk gösterir. Triküspit yetmezliğinin artması ile dinlenme anında kardiyak output azalırken egzersiz ile output artar. Kardiyak kataterizasyon ile önemli triküspit yetersizliği olan hastalarda ortalama sağ atriyal basınç eğrisinin yükselişi, x inişinin olmaması ve v veya c-v dalgalarının kaybolması gösterilebilir. Triküspit yetmezliği ile sağ atriyal ve ventriküler diastol sonu basınçları genellikle yükselmiştir. Triküspit yetmezliğinin tanısında ve takibinde TTE altın standarttır. Kontrast M-mode ve iki boyutlu ekokardiyografinin kullanımı ile, sistolün %80 veya daha fazlasında triküspit kapak, inferior vena kava veya hepatik venlere geçiş gösteren mikro kavitasyon reflü paterni triküspit yetmezliğini düşündürür. Fakat kalp siklusunun diğer zamanlarında da olabileceğinden triküspit yetmezliği için patogonomik değildir. Doppler ekokardiyografi ile saptanan yetmezlik, kontrast ekokardiyografi ve sağ ventrikülografi ile saptanan yetmezlikten daha doğru bilgi verir. İleri triküspit yetmezliğinin doppler sinyalleri sistolün %80 lik bir kısmından sonra kaybolan ve triküspit kapaktan sağ atriyuma doğru genişleyici tarzda, atriyal septuma paralel, geniş band hız spektrumudur. Renkli akım doppler görüntüleri ile triküspit yetersizliği derecelendirilir. Geri akım jet alanının, sağ atriyum alanına oranına göre yetmezlik derecelendirilir. Buna göre 1/3 oranı hafif, 2/3 oranı orta ve 2/3 ten büyük ise ileri triküspit yetmezliğinden sözedilir. Sağ ventrikül anjiografisi sağ atriyum retrograd dolum derecesini, superior ve inferior kaval venler, hepatik venler ve sağ ventrikülün fonksiyonel aktivitelerini gösterir. Anjiografi triküspit yetmezliğinin gösterilmesinde güvenli bir yöntem değildir (56). 20

26 Triküspit Kapak Hastalıklarında Cerrahi Tedavi Tedavi protokollerine rehber olacak az sayıda kesin çalışma olan bu patolojide kardiyak cerrahlar hala onarımın zamanı ve şekli konusunda soru işaretlerine sahiptirler. Önceleri fonksiyonel triküspit yetmezliğine yaklaşım konservatifti, mitral kapağa müdahale sonrası kendiliğinden düzeleceğine inanılıyordu. Fakat daha sonraki çalışmalar bunun böyle olmadığını göstermiştir. Düzeltilmeyen triküspit yetmezliği uzun dönemde tek başına medikal tedavi ile takip edildiğinde morbidite ve mortaliteyi arttırmaktadır. Bu sebeple birçok cerrah primer sol kalp kapak cerrahisi veya diğer prosedürler uygulanırken orta veya ileri triküspit yetmezliğinin aynı seansta düzeltilmesini önermektedirler (57). Triküspit cerrahisinde en sık anüloplasti teknikleri kullanılmaktadır. Anüloplasti tekniklerindeki 40 yıllık geçmişe rağmen triküspit yetmezliğinin tedavisinde bir konsensus yoktur. En son Amerikan Kardiyoloji Koleji (ACC) ve Amerikan Kalp Cemiyeti (AHA) rehberlerinde ileri triküspit yetmezlikli hastalarda aort ve mitral kapak cerrahisi sırasında triküspit anüloplasti yapılması önerilmektedir. ACC ve AHA rehberlerinde anüler dilatasyon veya anlamlı pulmoner hipertansiyon olmayan fonksiyonel triküspit yetmezlikler için onarım önerilmemektedir. Konservatif yaklaşım inefektif olmasına rağmen triküspit onarımları sonrası anlamlı sayıda hastada rezidüel triküspit yetmezliği kalmaktadır. Rezidüel triküspit yetmezliği geç postoperatif artan mortalite ve morbiditeyle ilgilidir. Ghanta ve ark. (57) nın çalışmasında postoperatif 3. yılda hastaların %8 inde ileri TY gelişirken, %27 sinde orta derece TY gelişmiştir. Bu sonuçlar mitral onarıma göre kötü görünsede triküspit anüloplasti hastaların çoğunda efektiftir ve medikal tedaiye göre daha iyi sonuçlar vermektedir. Duran ve ark. (58) ın sonuçlarında ise tek başına mitral onarım sonrası 3. yılda hastaların %53 ünde orta veya ileri derece TY saptanmıştır. Triküspit kapak cerrahisinde kullanılan başlıca yöntemler şunlardır. 1. Triküspit kapak komissürotomi: Komissürotomi triküspit darlığında kullanılabilen bir metodtur. Komissürotomi anteroseptal ve posteroseptal komissürlerde yapılır. Komissürotominin bir formuda anteroseptal komissür ile posterior yaprakçığa yapılan insizyondur. Bu sayede biküspid triküspit kapak elde edilmiş olur. Füzyona uğramış komissürler anülüsten 1-2 mm uzaktan başlanarak serbest kenara doğru uzatılan insizyon ile birbirinden ayrıştırılırlar, komissüral kordalarda füzyon varsa onlarda ayrıştırılmalıdır. Komissüral kordalarda kısalma varsa papiller kaslardan en az 1 cm uzaktan başlayarak eksize 21

27 edilmelidirler. Komissürotomi sonrası, santral yetmezlik oluşturan yaprakçık retraksiyonunun kompansasyonu ve anülüsün desteklenmesi için ring anüloplasti uygulanmalıdır (56). 2. Anüler plikasyon: İlk kez Kay ve Reed tarafından tariflenen bu teknikte posterior yaprakçık dışarıda bırakılarak triküspit kapak biküspid hale getirilir. Bu bölgedeki sütürler iletim sisteminden uzakta olduğu için malign kalp blokları pek görülmez fakat bu tekniğin en önemli dezavatajı sağ ventrikül serbest duvarında kalan triküspit anülüse müdahale edilememesidir. Bu teknikte 3/0 plejitli sütür kullanılarak posterior yaprakçık anülüsü kendi üzerine dikilir. Destek olmak amacıyla anüloplasti ringide yerleştirilmelidir. Anüler plikasyon efektif bir tekniktir fakat posterior yaprakçığın kaybedildiği unutulmamadır (18). 3. De Vega sütür anüloplasti: De Vega anüloplasti tekniği birbirinden bağımsız olarak Paris te Cabrol ve Madrid te De Vega tarafından geliştirildi. Bu tekniğin en önemli avantajı basit uygulanabilirliği ve düşük maliyetli olmasıdır. Ayrıca bu teknikle anüler fleksibilite devam ettirilmiş, intrakardiyak prostetik mataryel miktarı azaltılmış ve ileti sistemi hasarını en aza indirilmiş olur. İntraoperatif kardiyopulmoner bypass a (KPB) girmeden veya girdikten sonra (cerrahın seçimine bağlı) sağ atriyum açılarak triküspit kapak yaprakçık kalınlığı, kapakaltı yapıların durumu ve anüler dilatasyon açısından değerlendirilmelidir. Kapakaltı yapıların normal, yaprakçık kalınlığının kabul edilebilir ve anüler dilatasyonun olduğu hastalarda De Vega tekniği teflon plejit ile desteklenmiş, iki uçlu polypropilen dikiş ile yapılır. İlk dikiş hattı anteroseptal komissürden başlar, dikiş aralıkları 3-5 mm aralıklarla ve anülüs-yaprakçık birleşimine yakın olacak şekilde saat yönünde posteroseptal komissüre kadar devam edilir fakat koroner sinüse kadar ilerletilmez. İkinci dikiş hattı ilkinin 2-3 mm lateralinde ve aynı seyirle geçilir aralık genellikle yeterli olmaktadır. İki uç yine teflon plejitten geçilerek bağlanır. Dikişler orifis mm olacak şekilde veya uygun kapak ölçüsü dikkate alınarak bağlanır (Şekil 3). İntraoperatif değerlendirme atriyotomi kapatılmadan önce izotonik ile doldurulmuş enjektör ile sağ ventrikül hızla doldurularak kapağın durumu değerlendirilebilir. Ayrıca intraoperatif olarak TEE ile de KPB tan çıkıldıktan sonrada triküspit kapak değerlendirilebilir. Yapılan intraoperatif değerlendirmelerde kapakta ileri yetmezlik devam ediyorsa ve kapanma tam değilse kapak replasmanı yapmak gerekebilir (59). Abe ve ark. (60), De Vega anüloplasti uygulanan 110 hastanın erken ve geç dönem sonuçlarının 22

MİTRAL DARLIĞI. Yrd. Doç. Dr. Sinan DEMİRTAŞ

MİTRAL DARLIĞI. Yrd. Doç. Dr. Sinan DEMİRTAŞ MİTRAL DARLIĞI Yrd. Doç. Dr. Sinan DEMİRTAŞ Mitral darlığı Kaç yaprakçık var? Anterior Posterior Anüler çevresi 10 cm Kapak alanı 5-6 cm2 NORMAL MİTRAL KAPAK ANATOMİ Mitral anülüs fibröz ve müsküler dokunun

Detaylı

EBSTEİN ANOMALİSİ. Uzm. Dr. İhsan Alur

EBSTEİN ANOMALİSİ. Uzm. Dr. İhsan Alur EBSTEİN ANOMALİSİ Uzm. Dr. İhsan Alur 1866 da W. Ebstein tarafından tanımlandı. 1964 te Lillehei tarafından ilk başarılı valvuloplasti ameliyatı yapıldı. Triküspit kapağın septal ve posterior lifletlerinin

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

Aort Kapak Darlığı Dr.Mustafa SAÇAR Tarihçe

Aort Kapak Darlığı Dr.Mustafa SAÇAR Tarihçe Aort Kapak Darlığı Dr.Mustafa SAÇAR 17.03.2008 Tarihçe v 1914: Tuffier Dijital yolla aort kapak dilatasyonu v 1952: Bailey LV den dilatör ile yaklaşım v 1954: Gibbon KALP AKCİĞER MAKİNASI Aortik valvotomi

Detaylı

SPORCULARDA KARDİYAK SEBEPLİ ANİ ÖLÜMLER

SPORCULARDA KARDİYAK SEBEPLİ ANİ ÖLÜMLER SPOR HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI SPORCULARDA KARDİYAK SEBEPLİ ANİ ÖLÜMLER DOÇ.DR.ERDEM KAŞIKCIOĞLU 1 35 yaşın altındaki sporcularda ani ölüm nedenleri 2% 1% 2% 4% 2% 2% 35% 3% 3% 3% 4% 5% 24% 10% Hipertrofik

Detaylı

2.Valvüler kalp hastalıklarına cerrahi yaklaşım: Aort,Mitral, Trikuspit (2 saat)(yrd.doç.dr.şenol Gülmen)

2.Valvüler kalp hastalıklarına cerrahi yaklaşım: Aort,Mitral, Trikuspit (2 saat)(yrd.doç.dr.şenol Gülmen) Kalp Damar Cerrahi Dönem 4 2012-2013 Öğretim Yılı Teorik Dersler 12.11.2012-16.11.2012 Staj Grubu(4) 1.Kardiyopulmoner Baypas, İntraaortik Balon Pompası, Yapay Kalp (1 saat) Yrd.Doç.Dr.Şenol 2.Valvüler

Detaylı

KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI

KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI KARDİYOJENİK ŞOK-TANIM Ø Kardiyojenik şok (KŞ), kardiyak yetersizliğe bağlı uç-organ hipoperfüzyonudur. Ø KŞ taki hemodinamik

Detaylı

Kardiyak Resenkronizasyon Tedavisi (CRT)

Kardiyak Resenkronizasyon Tedavisi (CRT) Kardiyak Resenkronizasyon Tedavisi (CRT) Dr. Sabri Demircan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji ABD September 20, 2014 Kardiyoloji Semineri 2009 1 Kalp Yetersizliğinin Ciddiyeti Ölüm Nedenleri

Detaylı

Hazırlayan ekip : Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çalışma Grubu. Üyeler - Dr.Baktash Morrad - Dr.Ayşe Hüseyinoğlu - Dr.

Hazırlayan ekip : Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çalışma Grubu. Üyeler - Dr.Baktash Morrad - Dr.Ayşe Hüseyinoğlu - Dr. Genç Kardiyologlar Grup Sorumlusu - Prof.Dr.Oktay Ergene Bilimsel İçeriğin Değerlendirilmesi, Son Düzenleme - Prof.Dr. Recep Demirbağ Düzenleme, Gözden Geçirme - Uz.Dr.Rida Berilğen - Uz.Dr.Barış Düzel

Detaylı

UZMANLAR İÇİN AKTİVİTE KARNESİ KİŞİSEL BİLGİLER Ünvanı, adı ve soyadı Doğum yeri ve tarihi Medeni durumu Bildiği yabancı dil / diller ve derecesi Yazışma adresi ŀ Telefon Elektronik posta adresi EĞİTİMİ

Detaylı

PDF created with pdffactory Pro trial version

PDF created with pdffactory Pro trial version BİLİFLET MİTRAL KAPAK PROLAPSUSUNA BAĞLI MİTRAL KAPAK YETERSİZLİĞİNİN CERRAHİ OLARAK DÜZELTİLMESİNDE YENİ BİR YÖNTEM: MİTRAL AĞ APARATI (İnvitro çalışma) E.Erek, K.Pekkan*, Y.K.Yalçınbaş, E.Salihoğlu,

Detaylı

MASUM ÜFÜRÜM-PATOLOJİK ÜFÜRÜM AYRIMINDA İPUÇLARI

MASUM ÜFÜRÜM-PATOLOJİK ÜFÜRÜM AYRIMINDA İPUÇLARI MASUM ÜFÜRÜM-PATOLOJİK ÜFÜRÜM AYRIMINDA İPUÇLARI DOÇ.DR.CEMŞİT KARAKURT İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PEDİYATRİK KARDİYOLOJİ BİLİM DALI Üfürüm: Kalp ve damarsal yapılardaki yapısal veya hemodinamik

Detaylı

Aort Anevrizmaları. Dr. Nevzat Erdil

Aort Anevrizmaları. Dr. Nevzat Erdil Aort Anevrizmaları Dr. Nevzat Erdil Asendan aort anevrizması (%45) Arcus aorta anevrizması (%10) Desendan aort anevrizması (%55) Torakoabdominal aort anevrizması (%10) Asendan aort anevrizması Tanım:

Detaylı

ÇOCUK KALP VE DAMAR CERRAHİSİ

ÇOCUK KALP VE DAMAR CERRAHİSİ Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK), uzmanlık eğitiminde kullanılmak üzere çekirdek müfredat ve standartları belirlemek için Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Sistemi (TUKMOS) çerçevesinde

Detaylı

Mitral Kapak Darlığı. Etyoloji. vgn. Romatizmal %50-60 vnon romatizmal

Mitral Kapak Darlığı. Etyoloji. vgn. Romatizmal %50-60 vnon romatizmal Mitral Kapak Darlığı Dr.Mustafa SAÇAR 21.04.2008 vgn. Romatizmal %50-60 vnon romatizmal Anuler, leaflet kalsifikasyon Konjenital mitral kapak deformiteleri Karsinoid sendrom Neoplasm LA trombüs Endokardit

Detaylı

Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER***

Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER*** Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER*** Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji AD*, Biyokimya AD**, Kalp Damar Cerrahi

Detaylı

İÇERİK. Giriş Kapak Anatomisi Kapak Fizyolojisi Kapak Hastalıkları Kapak Darlıkları Kapak Yetmezlikleri Bulgular Teşhis Tedavi Hemşirelik Bakımları

İÇERİK. Giriş Kapak Anatomisi Kapak Fizyolojisi Kapak Hastalıkları Kapak Darlıkları Kapak Yetmezlikleri Bulgular Teşhis Tedavi Hemşirelik Bakımları İÇERİK Giriş Kapak Anatomisi Kapak Fizyolojisi Kapak Hastalıkları Kapak Darlıkları Kapak Yetmezlikleri Bulgular Teşhis Tedavi Hemşirelik Bakımları GİRİŞ Endüstrileşmiş ülkelerde kalp kapak hastalığı (KKPH),koroner

Detaylı

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011 Trakea Rüptürü Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011 1 Klinik Öykü Ş.Ş., 75 yaş, erkek, Asenden Aort Anevrizması

Detaylı

Patent Duktus Arteriyozus

Patent Duktus Arteriyozus Patent Duktus Arteriyozus Dr. Mustafa SAÇAR Duktus arteriyozus v Ana pulmoner arter inen aort v Media tabakasında spirel yerleşimli düz kas hücreleri yoğun v İntima tabakası aorta göre kalın v Doğumla

Detaylı

KARDİYAK REHABİLİTASYON ÖĞR. GÖR. CİHAN CİCİK

KARDİYAK REHABİLİTASYON ÖĞR. GÖR. CİHAN CİCİK KARDİYAK REHABİLİTASYON ÖĞR. GÖR. CİHAN CİCİK KONJENİTAL KALP HASTALIKLARI KONJENİTAL KALP HASTALIKLARI Konjenital kalp hastalıkları; Kardiyovasküler sistemde doğumda veya daha sonra tanımlanabilen, doğustan

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Kardiyoloji Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Op.Dr.Fikri Yapıcı. Göğüs Kalp Damar Anestezi ve Yoğun Bakım Derneği 17. Ulusal Kongresi Nisan 2011, Antakya

Op.Dr.Fikri Yapıcı. Göğüs Kalp Damar Anestezi ve Yoğun Bakım Derneği 17. Ulusal Kongresi Nisan 2011, Antakya Op.Dr.Fikri Yapıcı Göğüs Kalp Damar Anestezi ve Yoğun Bakım Derneği 17. Ulusal Kongresi Nisan 2011, Antakya 1 İntraoperatif Transözofageal Ekokardiyografi Endikasyonları Kardiyak fonksiyonların monitorizasyonu

Detaylı

Biyoprostetik Aort Kapak Replasmanı

Biyoprostetik Aort Kapak Replasmanı Biyoprostetik Aort Kapak Replasmanı Stentli Perikardiyal ve Domuz Kapağı Dr.Mustafa SAÇAR Öğrenme Hedefleri vavr de kullanılan stentli biyoprotezler vavr endikasyonları vklinik sonuçlar ışığında Kapak

Detaylı

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Dokuların oksijen ve besin ihtiyacını karşılayan, kanın vücutta dolaşmasını temin eden, kalp ve kan damarlarının meydana getirdiği sisteme dolaşım

Detaylı

1. HİZMET KAPSAMI: UÜ-SK KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

1. HİZMET KAPSAMI: UÜ-SK KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 7 1. HİZMET KAPSAMI: Kardiyoloji Anabilim Dalı, erişkin ayaktan ve yatan hastalara tanı ve tedavi hizmetleri sunmaktadır. Bu hizmet haftada 7 gün ve 24 saat

Detaylı

Kapak Anatomisi. Kalp Kapak Acilleri. Mitral Darlığı. Mitral Darlığı Patofizyoloji. Mitral Darlığı - Patofizyoloji

Kapak Anatomisi. Kalp Kapak Acilleri. Mitral Darlığı. Mitral Darlığı Patofizyoloji. Mitral Darlığı - Patofizyoloji Kapak Anatomisi Kalp Kapak Acilleri Yrd. Doç. Dr. Cem Oktay Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı 4 kapak 3 parçalı Triküspit Pulmoner Aort 2 parçalı Mitral Her parça İki katlı endokard

Detaylı

Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir

Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp yetmezliği Ventrikülün dolumunu veya kanı pompalamasını önleyen yapısal veya işlevsel herhangi bir kalp bozukluğu nedeniyle oluşan karmaşık

Detaylı

Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna

Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna Ameliyatın Riski Ameliyatın Riski Major akciğer ameliyatı yapılacak hastalarda risk birden fazla faktöre bağlıdır. Ameliyatın Riski

Detaylı

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

Asendan AORT ANEVRİZMASI

Asendan AORT ANEVRİZMASI Asendan AORT ANEVRİZMASI Aort anevrizması, aortanın normal çapından geniş bir çapa ulaşarak genişlemesidir. Aorta nın bütün bölümlerinde anevrizma gelişebilir. Genişlemiş olan bölümün patlayarak hayatı

Detaylı

Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D.

Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D. Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D. Endotel zedelenmesi ATEROSKLEROZ Monositlerin intimaya göçü Lipid yüklü makrofajlar Sitokinler İntimaya kas h. göçü

Detaylı

Nasıl yapalım? / How to?

Nasıl yapalım? / How to? 440 Turk Kardiyol Dern Ars 2016;44(5):440-444 doi: 10.5543/tkda.2016.18055 Nasıl yapalım? / How to? (Ekokardiyografi / Echocardiography) Ekokardiyografi ile romatizmal kalp hastalığı tanısı nasıl konur?

Detaylı

Dr. Mustafa SAÇAR 18.03.2008. Etiyoloji

Dr. Mustafa SAÇAR 18.03.2008. Etiyoloji Aort Kapak Yetmezliği Dr. Mustafa SAÇAR 18.03.2008 Etiyoloji v Romatizmal v İE v Konjenital biküspid aorta v Künt göğüs travmaları v Uzun süreli HT miksomaöz dejenerasyon v Ascenden aort, aort kökünde

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

BRADİARİTMİLERE YAKLAŞIM DOÇ. DR. TAYFUN AÇIL ACIBADEM INTERNATIONAL HOSPITAL ISTANBUL

BRADİARİTMİLERE YAKLAŞIM DOÇ. DR. TAYFUN AÇIL ACIBADEM INTERNATIONAL HOSPITAL ISTANBUL BRADİARİTMİLERE YAKLAŞIM DOÇ. DR. TAYFUN AÇIL ACIBADEM INTERNATIONAL HOSPITAL ISTANBUL 3. Atriyal Fibrilasyon Zirvesi 31 Mayıs 2014 Antalya Kalbin elektriksel anatomisi Bradiaritmilerin patofizyolojisi

Detaylı

Kan Akımı. 5000 ml/dk. Kalp Debisi DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII. Dr. Nevzat KAHVECİ

Kan Akımı. 5000 ml/dk. Kalp Debisi DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII. Dr. Nevzat KAHVECİ MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİN İSKEMİK YANITI DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII Dr. Nevzat KAHVECİ Kan basıncı 60 mmhg nın altına düştüğünde uyarılırlar. En fazla kan basıncı 1520 mmhg ya düştüğünde uyarılır.

Detaylı

Doç.Dr. Mehmet Güngör KAYA

Doç.Dr. Mehmet Güngör KAYA ERCIYES ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ KARDİYOLOJİ Anabilim Dalı I. GENEL BĠLGĠLER Dersin Adı MED 402 KARDİYOLOJİ STAJI Yerel Kredi:2 Yıl ve Dönemi 4. sınıf & 7. ya da 8. sömestr AKTS Kredi:3 Öğretim Üyeleri

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 203: KALP-DAMAR SİSTEMİ VE HASTALIKLARI

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 203: KALP-DAMAR SİSTEMİ VE HASTALIKLARI Ders Kurulu Başkanı: Prof. Dr. Zarema Karben / Kardiyoloji Başkan Yardımcıları: Yrd. Doç. Dr. Hakan Darıcı / Histoloji ve Embriyoloji Yrd. Doç. Dr. Alper Serçelik / Kardiyoloji Üyeler: Prof. Dr. Lütfi

Detaylı

Doç.Dr.Mehmet Birhan YILMAZ Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Sivas, 2011

Doç.Dr.Mehmet Birhan YILMAZ Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Sivas, 2011 Doç.Dr.Mehmet Birhan YILMAZ Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Sivas, 2011 Önceden kapak cerrahisi uygulanmış olan bireyler, KAH bulunan hastaların önemli bir bölümünü (Avrupa

Detaylı

Kalp ve Damar Gelişim Anomalileri. Prof Dr. Murat AKKUŞ

Kalp ve Damar Gelişim Anomalileri. Prof Dr. Murat AKKUŞ Kalp ve Damar Gelişim Anomalileri Prof Dr. Murat AKKUŞ Kalp ve büyük damar anomalileri Her 1.000 doğumdan 6 8 i CHD (Congenital Heart Disease) Tek gen / kromozomal defektler (%8) Teratojenler (rubella

Detaylı

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ RESİRKÜLASYON NEDİR? Diyaliz esnasında, diyaliz olmuş kanın periferik kapiller dolaşıma ulaşmadan arter iğnesinden geçen

Detaylı

TRİKÜSPİD KAPAK HASTALIKLARI

TRİKÜSPİD KAPAK HASTALIKLARI TRİKÜSPİD KAPAK HASTALIKLARI DOÇ. DR. MEHMET ALİ KAYGIN ERZURUM BÖLGE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ KALP VE DAMAR CERRAHİ KLİNİĞİ KALP KAPAKLARI **Atrio-ventriküler kapaklar (mitral ve triküspit) sistol

Detaylı

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE): Pulmoner Emboli Profilaksisi Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD m Pulmoneremboli(PE): Bir pulmonerartere kan pıhtısının yerleşmesi Distaldeki akciğer parankimine kan sağlanaması Giriş Tipik

Detaylı

ASİYANOTİK KONJENİTAL KALP HASTALIKLARI 1 - VENTRİKÜLER SEPTAL DEFEKT (VSD)

ASİYANOTİK KONJENİTAL KALP HASTALIKLARI 1 - VENTRİKÜLER SEPTAL DEFEKT (VSD) ASİYANOTİK KONJENİTAL KALP HASTALIKLARI 1 - VENTRİKÜLER SEPTAL DEFEKT (VSD) En sık görülen konjenital kalp hastalığıdır. Perimembranöz tip en sık görülen tip olup (%80) membranöz septumda ve/veya etrafında

Detaylı

Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi

Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi DİYALİZ-MORTALİTE 200 ölüm/1000 hasta-yıl. USRDS-2011 En önemli ölüm nedeni kardiyak hastalıklardır. USRDS -2011:

Detaylı

KARDİYOVASKÜLER SİSTEM ANATOMİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

KARDİYOVASKÜLER SİSTEM ANATOMİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ KARDİYOVASKÜLER SİSTEM ANATOMİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ KARDİYOVASKÜLER SİSTEM Kardiyovasküler sistem içinde kanın vücuda dağıldığı kapalı bir ağ sistemidir. Bu sistem kanı vücuda pompalayan kalp ve kanın vücuda

Detaylı

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyak Yoğun Bakım Sertifika Programı

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyak Yoğun Bakım Sertifika Programı Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyak Yoğun Bakım Sertifika Programı Tanım: Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Ankara Hastanesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalında uygulanacak olan 2 yıllık kardiyoloji

Detaylı

HİPERTROFİK KARDİYOMİYOPATİ

HİPERTROFİK KARDİYOMİYOPATİ ANİ ÖLÜMLE İLİŞKİLİ YAPISAL KALP HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDE SON GELİŞMELER HİPERTROFİK KARDİYOMİYOPATİ Dr. Murat Sucu Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji AD. Tanım Eko, MR veya CT ile Herhangi

Detaylı

Kardiyak Öykü ve Fizik Muayene. Dr. Sabri DEMİRCAN Kardiyoloji Anabilim Dalı

Kardiyak Öykü ve Fizik Muayene. Dr. Sabri DEMİRCAN Kardiyoloji Anabilim Dalı Kardiyak Öykü ve Fizik Muayene Dr. Sabri DEMİRCAN Kardiyoloji Anabilim Dalı 1 ü Cinsiyet ü Yaş ü 45 yaş üzeri erkek ü 55 yaş üzeri kadın ya da erken menapoz 2 Göğüs ağrısı Nefes darlığı Çarpıntı Öksürük

Detaylı

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Vena Cava Superiorda kan akımının tıkanıklığa uğraması sonucu gelişen klinik tablodur. Acil olarak tanısal değerlendirme ve tedaviyi

Detaylı

YILDIRIM /1 /2 /3 /4 /5 KOD DERS ADI

YILDIRIM /1 /2 /3 /4 /5 KOD DERS ADI KAR 16 KARDİYOLOJİ Dr. Haksun EBİNÇ /1 Dr. Mehmet Tolga DOĞRU /2 Dr. Murat TULMAÇ /3 Dr. Vedat ŞİMŞEK /4 Dr. Nesligül YILDIRIM /5 KOD DERS ADI ÖÜ T P KREDİ AKTS KAR 7001 SEMİNER SAATİ (Her Öğretim Üyesi

Detaylı

Aort Kapağının Akkiz Hastalıklarının Cerrahi Tedavisi

Aort Kapağının Akkiz Hastalıklarının Cerrahi Tedavisi Aort Kapağının Akkiz Hastalıklarının Cerrahi Tedavisi - Kapak anatomisi - Patofizyoloji - Cerrahi tedavi Kapak Anatomisi: Aort kapağı 3 yaprakcıkdan oluşur.her yaprak ortalama 308 mm2 alana sahiptir. Hastaların

Detaylı

FALLOT TETRALOJİSİ (TOF)

FALLOT TETRALOJİSİ (TOF) FALLOT TETRALOJİSİ (TOF) Siyanotik konjenital kalp hastalıkları içinde en yaygın olanıdır. Konjenital kalp hastalıklarının %7.3 ünü oluşturur. Etyolojide kesin bir neden bilinmemekle birlikte gebeliğin

Detaylı

Konjenital Kalp Cerrahisinde Periferik Venöz Basınç Santral Venöz Basınca Alterna=f Olabilir Mi?

Konjenital Kalp Cerrahisinde Periferik Venöz Basınç Santral Venöz Basınca Alterna=f Olabilir Mi? Konjenital Kalp Cerrahisinde Periferik Venöz Basınç Santral Venöz Basınca Alterna=f Olabilir Mi? Onur IŞIK 1, Cengiz SAHUTOĞLU 2, Zeliha Korkmaz DİŞLİ 3, İsmail AYTAÇ 1, Olcay Murat Dişli 4, Ali KUTSAL

Detaylı

HAZIRLAYAN KONTROL EDEN ONAYLAYAN Kalite Yönetim Direktörü

HAZIRLAYAN KONTROL EDEN ONAYLAYAN Kalite Yönetim Direktörü Doküman No: ENF.TL.11 Yayın Tarihi:19.11.2008 Revizyon Tarihi: 27.03.2013 Revizyon No: 02 Sayfa: 1 / 9 GENEL İLKELER : Cerrahide profilaktik antibiyotik kullanımının genel kabul gören bazı temel prensipleri

Detaylı

Kardiyomyopatiler. Dilate kardiyomiyopati. Dr. Faruk Güngör. Spesifik Kardiyomiyopatiler. Dilate kardiyomiyopati

Kardiyomyopatiler. Dilate kardiyomiyopati. Dr. Faruk Güngör. Spesifik Kardiyomiyopatiler. Dilate kardiyomiyopati Kardiyomyopatiler Dr. Faruk Güngör Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Kardiyomiyopati Kalbin yapısını doğrudan değiştiren ve miyokard fonksiyonunda bozulmaya yol açan bir grup hastalıktır

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Atrial Fibrillasyon Ablasyonu Sonrası Hasta İzlemi

Atrial Fibrillasyon Ablasyonu Sonrası Hasta İzlemi Atrial Fibrillasyon Ablasyonu Sonrası Hasta İzlemi Dr.Ahmet Akyol Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji A.B.D Ablasyon sonrası hasta izlemi amacı İşlem başarısının değerlendirilmesi Komplikasyonların

Detaylı

RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi

RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi, Nefroloji Bilim Dalı Renal arter stenozu Anatomik bir tanı Asemptomatik Renovasküler hipertansiyon

Detaylı

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi VAKA SUNUMU Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi ÖYKÜ 58 yaşında, erkek hasta, emekli memur, Ankara 1989: Tip 2 DM tanısı konularak, oral antidiyabetik

Detaylı

DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Kalp Yetmezliği) DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Kalp Yetmezliği) DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Kalp Yetmezliği)

DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Kalp Yetmezliği) DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Kalp Yetmezliği) DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Kalp Yetmezliği) Kalp yetmezliği, kalbe gelen kanı, kalbin tekrar dokulara ihtiyacı olduğu miktarda iletememesi durumudur. Kalp yetmezliği, akut kalp yetmezliği (sol kalp yetmezliği) ve kronik kalp yetmezliği (sağ kalp

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Kardivasküler Sistem

Kardivasküler Sistem Kardivasküler Sistem Kalp Fonksiyonları Kan damarları yoluyla oksijeni ve barsaklarda emilen besin maddelerini dokulara iletir Metabolizma sonucu oluşan artık maddeler ve CO 2 nin dokulardan uzaklaştırılmasında

Detaylı

İskemik Serebrovasküler Olaylarda Karotis Arterinin Cerrahi Tedavisi Prof. Dr. Ayla Gürel Sayın

İskemik Serebrovasküler Olaylarda Karotis Arterinin Cerrahi Tedavisi Prof. Dr. Ayla Gürel Sayın İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Ateroskleroz; Koroner, Serebral, Periferik Arter Tutulumu Sempozyum Dizisi No: 52 Ekim 2006; s. 99-107 İskemik Serebrovasküler Olaylarda Karotis

Detaylı

DOĞUŞTAN KALP HASTALIKLARINA TANISAL YAKLAŞIM

DOĞUŞTAN KALP HASTALIKLARINA TANISAL YAKLAŞIM DOĞUŞTAN KALP HASTALIKLARINA TANISAL YAKLAŞIM Prof. Dr. Erdal YILMAZ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı Doğuştan kalp hastalıkları (DKH) sıklığı bin canlı doğumda 5-10 MVP, PDA

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

PULMONER EMBOLİ TANISINDA

PULMONER EMBOLİ TANISINDA PULMONER EMBOLİ TANISINDA KARDİYAK BELİRTE AKDENİZ ÜNİVERSİTES TESİ TIP FAKÜLTES LTESİ ACİL L TIP ANABİLİM M DALI Dr. İlker GÜNDG NDÜZ 12-01 01-2010 ÖZET PE tanısı koymak veya onaylamak; Kısa vadeli prognoz

Detaylı

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2 Yeni Yüzyıl Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 215 216 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2 DERS KURULU YÜRÜTME KURULU DÖNEM III KOORDİNATÖRÜ:

Detaylı

BRADİKARDİK HASTAYA YAKLAŞIM

BRADİKARDİK HASTAYA YAKLAŞIM Türkiye Acil Tıp Derneği Asistan Oryantasyon Eğitimi BRADİKARDİK HASTAYA YAKLAŞIM SB İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İzmir, 24-27 Mart 2011 Sunumu Hazırlayan Yrd. Doç. Dr Ayhan ÖZHASENEKLER

Detaylı

T.C. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KALP VE DAMAR CERRAHİSİ ANABİLİM DALI

T.C. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KALP VE DAMAR CERRAHİSİ ANABİLİM DALI T.C. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KALP VE DAMAR CERRAHİSİ ANABİLİM DALI KORONER BAYPAS CERRAHİSİ UYGULANAN HASTALARDA CERRAHİ MÜDAHALE UYGULANMAYAN İSKEMİK MİTRAL YETMEZLİĞİN POST OPERATİF DÖNEMDE

Detaylı

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Kolon tümörlü olguların %40-50 sinde karaciğer metastazı gelişir ; % 15-25 senkron (primer tm ile /

Detaylı

Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler

Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler Dr. Lütfi Eroğlu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik cerrahi Anabilim Dalı Mastektomi ile ilgili ameliyatların tarihsel süreci

Detaylı

2016 YILI GÖSTERGE YÖNETİMİ SORUMLULARI

2016 YILI GÖSTERGE YÖNETİMİ SORUMLULARI 2016 YILI GÖSTERGE YÖNETİMİ SORUMLULARI Kalite Yönetimi DÖF Sonuçlandırma Oranı Gülistan UYAR Acil Durum Yönetimi Eksiksiz Doldurulan Mavi Kod Olay Formu Oranı Eksiksiz Doldurulan Beyaz Kod Olay Formu

Detaylı

TEŞHİSTEN TEDAVİYE > ALT EKSTREMİTE ATARDAMARI HASTALIĞI

TEŞHİSTEN TEDAVİYE > ALT EKSTREMİTE ATARDAMARI HASTALIĞI TEŞHİSTEN TEDAVİYE > ALT EKSTREMİTE ATARDAMARI HASTALIĞI Genç Kardiyologlar Grup Sorumlusu - Prof.Dr.Oktay Ergene Bilimsel İçeriğin Değerlendirilmesi, Son Düzenleme - Prof.Dr. Mahmut Şahin Düzenleme, Gözden

Detaylı

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas MYOLOGIA CRUSH SENDROMU Dr. Nüket Göçmen Mas Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi AD Kas hücresi ve kas dokusu Kısalma özelliğini taşıyan hücreye kas hücresi denir. Bunların oluşturduğu dokuya

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI DÖNEM-V DERS PROGRAMI TEORİK DERSLER: 1- Toraksın cerrahi anatomisi (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 2- Göğüs cerrahisinde invaziv tanı yöntemleri (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 3- VATS (Video yardımlı torakoskopik

Detaylı

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER İ.Ü. CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI Dr Ahmet DEMİRKAYA 21 Eylül 11 Çarşamba C6-T4 arasında uzanan trakea infrakrokoid seviyeden karinaya kadar

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri Doç. Dr. Onur POLAT Toraks Travmalarında Temel kuralın tanı ve tedavinin aynı anda başlaması olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Havayolu erken entübasyon ile sağlanmalı, eğer entübasyonda zorluk

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

Prof.Dr.Abdurrahman Oğuzhan. Doç.Dr. Mehmet Güngör KAYA

Prof.Dr.Abdurrahman Oğuzhan. Doç.Dr. Mehmet Güngör KAYA ERCIYES ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ Kardiyoloji Anabilim Dalı I. GENEL BĠLGĠLER Dersin Adı MED 607 KARDİYOLOJİ STAJI Yerel Kredi: Yıl ve Dönemi 011-01 6. SINIF AKTS Kredi:3 Öğretim Üyeleri Prof.Dr.Abdurrahman

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

9.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 7.Ünite Yaşam Bulguları NABIZ. 17.18.19. Hafta ( 6-24 / 01 / 2014 )

9.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 7.Ünite Yaşam Bulguları NABIZ. 17.18.19. Hafta ( 6-24 / 01 / 2014 ) 9.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 7.Ünite Yaşam Bulguları NABIZ 17.18.19. Hafta ( 6-24 / 01 / 2014 ) NABIZ 2 Kalbin sol ventrikülünün kasılmasıyla aorta gönderilen kanın neden olduğu basınç artışına karşı,

Detaylı

KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU?

KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU? KORONER ARTER HASTALIĞINDA BETA BLOKERLER GÖZDEN DÜŞÜYOR MU? TABİ Kİ HAYIR, HER HASTAYA VERMELİYİZ DR. SABRİ DEMİ RCAN Beta Blokerler Adrenerjik reseptörler katekolaminler tarafından stimüle edilen G-protein

Detaylı

TIPTA YAN DAL UZMANLIK EĞİTİMİ GİRİŞ SINAVI (YDUS) KALP VE DAMAR CERRAHİSİ 9 KASIM 2013

TIPTA YAN DAL UZMANLIK EĞİTİMİ GİRİŞ SINAVI (YDUS) KALP VE DAMAR CERRAHİSİ 9 KASIM 2013 T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi TIPTA YAN DAL UZMANLIK EĞİTİMİ GİRİŞ SINAVI (YDUS) KALP VE DAMAR CERRAHİSİ 9 KASIM 2013 Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, testlerin tamamının

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ KARDĠYOLOJĠ BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU. Lisans

CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ KARDĠYOLOJĠ BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU. Lisans CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ KARDĠYOLOJĠ BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU Bölüm Kardiyoloji Yıl/yarıyıl 4/1-2 Dersin Adı Ders düzeyi (Önlisans, lisans,vb) Dersin Türü(Z/S) Dersin dili Kodu Kardiyoloji

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

Prof Dr Barış Akin Böbrek Nakli Programı Başkanı İstanbul Bilim Üniversitesi Florence Nightingale Hastanesi

Prof Dr Barış Akin Böbrek Nakli Programı Başkanı İstanbul Bilim Üniversitesi Florence Nightingale Hastanesi İSTANBUL AVRUPA YAKASI EĞİTİM VE İSTİŞARE TOPLANTISI 22.02.2015 DİYALİZ HEKİMLERİ DERNEĞİ VE TÜRK NEFROLOJİ, DİYALİZ VE TRANSPLANTASYON HEMŞİRELERİ DERNEĞİ Prof Dr Barış Akin Böbrek Nakli Programı Başkanı

Detaylı

KONJENİTAL MİTRAL KAPAK HASTALIKLARI Mitral kapağın konjenital anomalileri son derece nadir olarak görülür. Mitral kapağın konjenital anomalileri AV kanal, univentriküler kalp, hipoplastik sol kalp sendromu,

Detaylı

KARDİYOVASKÜLER SİSTEMİN GELİŞİMİ. Prof Dr. Murat AKKUŞ

KARDİYOVASKÜLER SİSTEMİN GELİŞİMİ. Prof Dr. Murat AKKUŞ KARDİYOVASKÜLER SİSTEMİN GELİŞİMİ Prof Dr. Murat AKKUŞ KARDİYOVASKÜLER SİSTEMİN GELİŞİMİ Gelişiminin ilk aşamalarında besin ihtiyacını diffüzyonla karşılayabilen embriyo, kısa zamanda hızla büyümesi nedeniyle

Detaylı

Dr. Sabri DEMİRCAN İstanbul Bilim Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

Dr. Sabri DEMİRCAN İstanbul Bilim Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Dr. Sabri DEMİRCAN İstanbul Bilim Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Aritmini başlamasını veya devamını sağlayan lokalize kardiyak dokunun tahrip edilmesi Odak İleti yolları Anatomik substrat Direk

Detaylı

Mustafa GÜLER, Kaan KIRALİ, Veysel KUTAY, Esat AKINCI, Ali Rıza CENAL, Turan BERKİ, Cevat YAKUT

Mustafa GÜLER, Kaan KIRALİ, Veysel KUTAY, Esat AKINCI, Ali Rıza CENAL, Turan BERKİ, Cevat YAKUT İntravenöz Uyuşturucu Bağımlılığı Sonucunda, Aortik Kapak Endokarditine Sekonder Gelişen Paraannüler Abse ve Sinüs Valsalva Ruptürünün Cerrahi Tedavisi Mustafa GÜLER, Kaan KIRALİ, Veysel KUTAY, Esat AKINCI,

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı