Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1 Verimlilik üzerine yazılar H. Gürak Mart-2008

2 ii ÖNSÖZ Bu eserde daha önce dergilerde veya internette yayınlanmış olan verimlilik konusu ile ilgili bazı çalışmalar toplu halde yer almaktadır. Böyle bir derleme yapmanın amacı verimlilik konusu ile ilgilenen kişilere eser sahibinin görüşlerini toplu halde sunma arzusudur. Bilgi-Verimlilik Artışı başlıllı birinci çalışmada verimliliği ilgilendiren bazı anahtar kavramların üzerinde durulacak ve "üretim için bilginin" (teknolojinin) ve bilginin kaynağı olan "bilgili insanın" (insan kaynakları veya beşeri sermayenin) bireysel ve toplumsal "verimlilik artışlarında" (büyümede) nasıl bir etkisi olduğu incelenecektir. Verimlilik Artışları başlıklı ikinci çalışmanın amacı, uzun dönem ekonomik büyümenin teknolojik yeniliklerden kaynaklanan verimlilik artışları olduğunu göstermektir. Teknolojik yenilikler olmasaydı kaçınılmaz olarak bir müddet sonra Neoklasik modellerin öngördüğü denge ye ulaşılacak ve büyüme sona erecekti. Üçüncü çalışmanın başlığı MPM Verimli mi? ve amaç "üretim için bilginin" (teknolojinin) uzun dönem büyümede nasıl bir etkisi olduğunu gösterdikten sonra bu özelliğe MPM çalışmalarında yeterince vurgu yapılmadığı ve sahip çıkılmadığını göstermektir. MPM çalışmaları genel itibarıyla veri teknoloji ile verimlilik artışlarını hedeflemektedir ki MPM nin yapabileceği katkıyı sınırlamaktadır. Verimlilik ve MPM başlıklı dördüncü ve son çalışma, MPM Verimli mi? başlıklı üçüncü çalışmanın devamı niteliğindedir ve amacı MPM nin kullandığı verimlilik ile ilgili temel kavramların tanımına ve çalışmalarının kapsamına yönelik eleştiriler yapnaktır. Savunulan görüşe göre, MPM öncelikle verimlik ve verimlilik artışı arasındaki önemli farkı iyi algılamalı ve tüm eylemlerini teknolojik yenilikleri de kapsayacak biçimde yeniden yapılandırmalıdır. Son çalışmada MPM ye yönelik çok ciddi eleştiriler yapılmasına karşılık maalesef MPM yetkilileri bu eleştirilere şimdiye kadar hiç yanıt vermemişlerdir.

3 iii İçindekiler Önsöz... ii 1- BİLGİ -VERİMLİLİK ARTIŞI İLİŞKİSİ *... 1 Giriş...1 Bilgi mi? Enformasyon mu?...1 Bilgi Toplumu Bilgi Çaği...3 Bilgi-Verimlilik- Büyüme...5 Üretken Bilgi - Büyüme İlişkisi...6 Değer / Fiyat Teorisi Ve Teknoloji...7 Kıssadan hisse...8 KAYNAKLAR VERİMLİLİK ARTIŞLARI *...11 Giriş...11 Yeni Teknolojiye Kimin İhtiyacı Var?...11 Büyüme Nedir?...12 Hangi Kritere Göre Büyüme?...13 Tarihsel Perspektif...14 Makro Verimlilik Artışı Kavramı...15 Verimlilik Artışı Neden Amaçlanır?...16 Verimlilik Artış Ölçümü...17 Yeni Ürünler...19 Ürün, Mal ve Hizmet...21 Verimliliği Nasıl Arttırabiliriz? Yeni üretim yöntemi (Yeni Teknoloji) Yeni Ürünler ve Üretim Yöntemleri (Yeni Teknoloji) Teknoloji Transferi (Veri Teknoloji) Yeniden Yapılanma Üretimin Reorganizasyonu (Veri Teknoloji) Kapasite Kullanımını Arttırmak (Veri Teknoloji) Vardiyalı Çalışma (Veri Teknoloji) Kaynakların Yeniden Dağılımı (Veri Teknoloji) Eğitim Ve Beceri Düzeyini Arttırmak (Veri Teknoloji) İşyerinde Mesleki Eğitim ve Deneyim (Veri Teknoloji) İşyeri Sağlık Güvenlik Koşullarının İyileştirilmesi (Veri Teknoloji) İşletmede Demokrasi (Veri Teknoloji) Sonuç... 32

4 iv 3- MPM VERİMLİ Mİ? *...38 Giriş Verimlilik-Etkinlik Alternatif Bir Yaklaşim...41 Makro Verimlilik MPM'nin Neresinde? Diğer İktisadi Alanlarda MPM nerede? Sonsözler VERİMLİLİK VE MPM...48 Giriş MPM ve Verimlilik...51 Tanımlar ve Ölçümler Verim...55 Verimin ölçümü...56 Verimlilik...58 Verimlilik ölçümü...60 Verimlilik artışı (büyüme)...65 Hizmet sektöründe verimlilik...69 Hizmet Üretiminde Verim, Verimlilik Ve Verimlilik Artışı Hizmet üretiminde verim Hizmet üretiminde verimlilik...72 Hizmet üretiminde verimlilik artışı (büyüme)...74 Kalite ve verimlilik...76 Sonuç...78 Ek: Ek: Solow modeli ve TFP yaklaşımının eleştirisi...81 Uzun dönem büyüme TFP ve kısa dönem büyüme...83

5 1 1- BİLGİ -VERİMLİLİK ARTIŞI İLİŞKİSİ * GIRIŞ Üretim için bilgi (teknoloji) ve bilgili işgücü (beşeri sermaye) kavramları ile ulusların zenginliği arasındaki ilişki iktisatçılar tarafından da gittikçe artan oranda ilgi ve itibar görmeye başladı. Özellikle "teknoloji" kavramı artık büyüme teorilerinin ayrılmaz bir parçası oldu. Hatta bazı araştırmacılar (Romer;1990: Gürak;1993) "üretim için gerekli bilgiyi" içsel (endojen) bir faktör olarak iktisadi teorilerine entegre etme gayreti içindeler. Ancak Türkçe'de bilgi-enformasyon gibi kilit kavramlar sözcüklerin yabancı dildeki orijinal anlamlarına göre doğru kullanılmadıklarından olgular da yanlış anlaşılmakta ve yorumlanmaktadır. Bu makalede önce bu anahtar kavramların üzerinde durulacak ve daha sonra "üretim için bilginin" (teknolojinin) ve bilginin kaynağı olan "bilgili insanın" (insan kaynakları veya beşeri sermayenin) bireysel ve toplumsal "verimlilik artışlarında" (büyümede) nasıl bir etkisi olduğu incelenecektir. Bu nedenle "bilgi" sözcüğünün doğru tanımı çok önem kazanmaktadır. BILGI MI? ENFORMASYON MU? Çok önemli bir kavram olan "BİLGİ" sözcüğünü maalesef yanlış kullanıyoruz. Başta eğitimli kişiler olmak üzere bir çok kişi bilgi (knowledge) ve enformasyon (information) sözcüklerini eşanlamlıymış gibi kullanmakta ve bunun neticesi olarak bilgi toplumu (knowledge society) ile enformasyon toplumu (information society) kavramları da birbirine karıştırılmakta ve yanlış anlaşılmaktadır. Sokaktaki vatandaşın böyle bir yanılgıya düşmesi anlayışla karşılanabilir. Ama bilimsel açıklamalar yapmakla yükümlü akademisyenlerin veya halkı etkileyebilecek konumda sosyal statüye sahip kişilerin böyle bir lükse sahip olmadığı düşüncesindeyim. Eğer "information" bilgi ise, "knowledge" nedir? sorusuna acaba bu yanlışın içine düşenler nasıl yanıt vereceklerdir. * Bu yazı Verimlilik Dergisi nin tarihli sayısında yayınlanmıştır. Enformasyon (information), herhangi bir konu ile ilgili bir bilinmeyeni (belirsizliği) açıklığa kavuşturma konusunda yardımcı olan veriler/betimlemelerdir. Enformasyonun altı çizilmesi gereken en önemli özelliği açıklayıcı değil, betimleyici oluşudur. Örneğin, masanın ne renk olduğu, sinemada

6 2 gösterilen filmin adı, havanın nasıl olduğu veya aradığımız bir kitabın hangi kütüphanede veya kitapçıda olduğu, bilgi değil, enformasyondur? "Paparazzi" veya "televole" programlarından öğrenilenler de "enformasyondur", bilgi değil. Aslında anlam olarak karşılığı "malumat" veya "haber" olan enformasyon sözcüğünün Türkçe'deki yaygın kullanım şekli göz önüne alınarak mutlaka "bilgi" sözcüğü ile bağlantısı kurulmak istenirse herhalde "sıradan bilgi" olarak tanımlamak daha doğru olacaktır. Bilgi (knowledge), ise olguları ve olayları tanıma, anlama ve açıklamaya yönelik, eğitim, gözlem, araştırma veya deneyim yoluyla elde edilen ve bütün bunların insanın zihinsel değerlendirmesi neticesinde ortaya çıkan açıklayıcı nitelikteki ifadeler veya fikirlerdir. Bilgiye, bir çeşit işlenmemiş enformasyon da diyebiliriz. Örneğin, kredi kartlarının sağladığı enformasyon kullanılarak kredi kart sahiplerinin haklarında cinsiyet, yaş ve gelir durumlarına göre harcama alışkanlıklarını açıklayıcı bilgi sahibi olabiliriz. Görüldüğü gibi enformasyon ve bilgi sözcükleri arasında çok önemli anlam farkı vardır. Bilim (science), bilgi sözcüğü ile çok yakından ilişkilidir ve öz olarak temel bilgi havuzu olarak da tanımlanabilir. İnsanların yüz binlerce hatta milyonlarca yıldır yaşadıkları çevreyi daha iyi anlamak için fiziksel, biyolojik ve sosyal anlamda yaptıkları araştırmaların bulguları (öğrendikleri) bu havuzun içinde toplanmıştır. Ve insanoğlu sürekli olarak bu bilgi havuzuna katkıda bulunmaktadır. İçinde yaşadığımız "enformasyon toplumunun" en önemli özelliği ise elde edilen "yeni bilgilerin" bilişim teknolojileri sayesinde bilim havuzuna daha da hızlı akışını ve dağılımını sağlamak olmuştur. Bilimsel çalışmaların amacı, genellikle, ticari çıkar gözetmeksizin bir konu hakkında "daha fazla" bilgi sahibi olmak diye tanımlanabilir. Örneğin başka gezegenlerde yaşam olup olmadığı, örümceğin ağını hangi teknikle ördüğü gibi konular bilim insanlarının salt merak ettikleri için araştırdıkları konulardır. Kendini tatmin ve meslektaşları tarafından takdir edilme bilim insanlarının temel beklentileri ve ödülleridir. Bilimle arasındaki çizginin tam olarak nerede başladığının belirlenmesi bazen çok zor olan "teknoloji" ise insanların çevrelerini değiştirmek ve denetlemek için ürettikleri "bilgi" şeklinde tanımlanabilir. Söz konusu değişim ve denetimi yapabilmek için insanlar sahip oldukları bilgiler ve doğanın sunduğu hammaddelerle çeşitli aletler ve makineler üretirler. Bunlar ticari amaçla (kâr elde etmek için) kullanılmıyorlarsa bunlara bilimsel teknolojiler diyebiliriz. İçinde yaşadığımız toplumlarda ise teknolojiler genel olarak ticari (kâr) amaçlı

7 3 üretilirler. Teknolojiyi kısaca üretim için gerekli olan bilgi veya üretken bilgi, şeklinde de tanımlayabiliriz. Yeni teknolojiler dinamik bir süreç içinde temel araştırma (research), icat (invention) ve geliştirme (innovation) safhalarından sonra ortaya "yeni" bir ürün ve/veya üretim yöntemi çıkarır. Zaman içersinde "yeni" ürün başkaları tarafından da üretilerek standart ürün haline gelir ve kâr oranları da ortalama oranlara doğru düşüş gösterir. Ancak "daha yeni" ürünlerin sunulmasıyla trendler gene değişim gösterir ve teknolojik değişim devam ettiği sürece Marx'ın öngördüğü kâr oranında ki düşmenin gerçekleşmediği görülür. BILGI TOPLUMU BILGI ÇAĞI Ne yazık ki Bilgi Toplumu (Çağı) ve Enformasyon Toplumu (Çağı) kavramları da sıkça birbirine karıştırılmakta ve bu iki farklı kavram da eşanlamlıymış gibi kullanılmaktadır. Bunun sonucu olarak da bazı şeyler yanlış anlatılmakta ve/veya yanlış anlaşılmaktadır. Örneğin, sanayi sonrası toplumdan söz ederken Batılılar normal olarak enformasyon toplumu kavramını kullanırlar. Türkçe'de ise bu kavram genellikle Bilgi Toplumu şeklinde tercüme edilerek kullanılmaktadır (Çoban;1996; Erkan;1994). Hatta Erkan bir adım daha atarak bilginin (enformasyonun) klasik üretim faktörleri olan emek, doğa ve sermayeyi ikame edebileceğini (!?) iddia ediyor (1994;s.96). Erkan'ın (1994) iddia ettiği bilginin (enformasyonun!?) klasik üretim faktörleri olan emek, doğa ve sermayeyi ikame edebileceği savı yanlış bir yaklaşımdır. Çünkü bilgi zaten insan emeğin bir ürünüdür, zihinsel emektir. Zihinsel emek olmadan bilgi de olmaz, dolayısıyla bilgi emeği ikame edemez. Bilginin diğer klasik üretim faktörleri olan doğa ve sermaye mallarını ikame edebileceği görüşü de temelden yanlıştır. Çünkü yeni veya eski ürünler üretebilmek için de doğanın sunduğu hammaddelere gerek vardır. Aksi halde üretim olmaz. Zihinsel emeğin, üretim için bilgi (teknoloji) şeklinde katkıda bulunabilmesi, yani üretimin gerçekleşebilmesi için doğanın girdileri mutlak gereklidir. Sermaye mallarına gelince: Doğada, dolayısıyla yaşadığımız çevrede, "hiçbir şey yoktan var olmaz, varken de yok olmaz, sadece değişime uğrar". Bu herkes tarafından bilinen bir fizik yasasıdır. Bu nedenle sermaye malları denen fiziksel üretim araç-gereçleri da doğanın sağladığı hammaddelerin insan emeği ile değişime (transformasyona) uğramış yeni şekillerinden (formasyonlarından) başka bir şey değildir. Yeni bilgiler sayesinde daha az girdi (hammadde veya sermaye

8 4 malı) kullanarak daha fazla çeşit ve miktarda ürün elde etmek mümkündür. Ancak bu doğa ve sermaye mallarının bilgi ile ikame edilebilme özelliğinden farklı olarak verimlilik artışı ile ilgili bir anlam taşımaktadır. Dolayısıyla, BİLGİ'nin diğer (klasik) üretim faktörlerinin yerini aldığı." görüşü çok yanlış bir yaklaşımdır ve olayların-olguların yanlış anlaşılmasına neden olmaktadır. Şöyle bir ifade tarzı herhalde daha gerçekçi olurdu: "Bilişim teknolojileri sayesinde bilginin daha hızlı ve daha çok üretilebilmesi ve üretimde kullanılması sonucu kişi başı verimlilik daha hızlı artmakta ve daha az girdi kullanarak daha zengin ve daha kaliteli ürün yelpazesi ortaya konabilmektedir." Enformasyon sözcüğünün yanlış kullanımı sonucu bir çok kişi, örneğin öğrenciler, söz konusu kişilerin görüşlerini duyduklarında sanki daha önceleri bilgi yokmuş veya önemsiz bir rolü varmış gibi yanlış bir kanıya varabiliyorlar. Halbuki, bilgi üretimi insanların hayvanlardan en önemli ve belirgin farkı olarak hep varolmuş ve olmaya devam etmektedir. Örneğin ilk av aletlerinin veya tuzaklarının yapımı, ateşin bulunması, tekerleğin icadı çok uzun aralıklarla gerçekleşmelerine karşın insanın aklını (zihinsel emeğini) kullanarak ürettiği devrimsel nitelikte bilgilerdir. Hayvanların ehlileştirilmesi, toprağın işlenmesi, buhar makinesi, bilgisayarlar tarih boyunca hep aklımızın ürettiği bilgiler sayesinde mümkün olmuştur. Dolayısıyla insanlar hep bilgi ile birlikte olmuşlar, bilgi ve bilgili insanlar sayesinde bugünlere gelebilmişlerdir.

9 5 BILGI-VERIMLILIK- BÜYÜME Bilgi-Verimlilik-Büyüme (Verimlilik Artışı) kavramları ve bunların arasındaki ilişkiler oldukça önemlidirler. Verimlilik 1 üretim faaliyetleri sonucu elde edilen ürünün girdileri ile çıktı arasındaki oransal ilişkidir. Diğer bir deyişle, belli bir zaman biriminde belli bir kritere göre yapılan ölçümdür. Verimlilik artışı (büyüme) ise toplumsal ve firma düzeyinde gelişmeyi gösteren ve refah artışı açısından asıl önemli olan olgudur. Uzun dönemde verimlilik artışlarının yegane kaynağı yeni teknolojiler üreten "zihinsel emektir." (Gürak;2000). Ancak, bazı önlemlerle verimlilik artışı sınırlı çapta da olsa teknolojik yenilik içermeyen yöntemlerle de gerçekleştirilebilir. Örneğin, girişimciler, bazen aynı teknolojiyi kullanmalarına karşın üretimde yeniden yapılanmaya giderek maliyetleri düşürebilir, kaliteyi ve/veya toplam çıktıyı arttırabilirler. Buna üretimde yeniden yapılanma da diyebiliriz. Üretimde yeniden yapılanma sayesinde yönetim, pazarlama, dağıtım gibi hizmet alanlarında da verimlilik artışı sağlamak mümkündür. Genel eğitim seviyesini yükseltmek, işyerinde mesleki eğitim vermek (on the job training), teknoloji transfer etmek, kapasite kullanım oranını arttırmak, üretim kaynaklarını daha kârlı alanlara aktarmak, işyeri sağlık ve güvenlik ortamını iyileştirmek ve vardiyalı çalışmak suretiyle de teknolojik yeniliğe gerek duymadan verimliliği arttırmak mümkündür (Bak. Gürak,2000). Verimlilik artışı kavramı, makro ekonomik açıdan, daha değişik (daha soyut ve genel) bir anlamda kullanılmaktadır. Mikro ekonomik anlamda kullanıldığında verimlilik belli bir ürünün girdi-çıktı arasındaki oransal ilişkidir demiştik. Örneğin, traktör lastiği veya spor ayakkabısı üretimindeki verimlilik artışı buna iki iyi örnektir. Ancak pek çok kez de verimliliğin daha soyut ve genel anlamda kullanıldığına şahit oluruz. Böyle durumlarda somut bir ürün yerine bir ülkenin toplam girdi ve çıktı arasındaki ilişkiden söz edilmektedir. Örneğin: "Bir şeyin üretilmesi veya nakledilmesi işlerinde... verimlilik son 125 yılda, yıllık yüzde 3-4 kadar bir birleşik oranla - gelişmiş ülkelerdeki toplam verimliliğin 45 katı 1 Birbirine yakın anlamlar içeren Verimlilik (productivity), Ekonomik Etkinlik (economic efficiency), Teknik Etkinlik (technical efficiency) ve Kârlılık (profitability) kavramlarını birbirine karıştırmamak gerekir. Kısaca tanımlayacak olursak: Verimlilik : Ekonomik Etkinlik : Teknik Etkinlik : Kârlılık : çıktı (TR veya Q) / girdi(ler) (TC veya Q) oranı geliri maksimize, gideri minimize etmek. veri fiziksel girdilerle en yüksek fiziksel çıktıyı elde etmek kâr (r) / sermaye (K) oranı

10 6 bir büyüme - artmıştır. Bu ülkelerdeki hem yaşama standardındaki hem de yaşam kalitesindeki bütün artışların temelinde verimlilikteki bu patlama vardır." derken, Drucker (1995;s.13) verimliliği soyut ve genel anlamda kullanmaktadır. Bir ülkenin gelecekteki yaşam standardının ana belirleyicisi verimlilikteki artıştır, diyen Baumol-McLennan da (1985;s.5) aynı şekilde somut değil soyut ve genel verimlilikten söz etmektedirler. Verimliliğin bu ikinci anlamda kullanılması toplam çıktıdaki soyut makro artışları içermektedir. Verimlilik artışı ülkelerin zenginliğinin kaynağı ise, verimlilik artışlarının kaynağı nedir? Verimlilik artışı gökten vahiy yoluyla inmediğine göre iktisadi açıdan açıklanabilir bir kaynağı olması gerekmez mi? ÜRETKEN BILGI - BÜYÜME İLIŞKISI Uzun dönemde verimlilik artışının (büyümenin) kaynağı nedir? diye sorulduğunda doğayı veri olarak alırsak verilebilecek tek yanıt vardır; insanın zihinsel emeği veya "yaratıcı zekasının ürünü olan teknolojik değişim". Teknolojiyi üretim için gerekli bilgi şeklinde tanımlamıştık. Özellikle çağımızda daha önce görülmemiş bir hızda ve sürekli olarak yeni ürünler (mallar ve hizmetler) ve üretim yöntemlerinin üretildiğine şahit olmaktayız. Eğer teknolojik değişim olmasaydı, sadece aynı türden (homojen) malların üretimine devam edilseydi, günün birinde pazarlar doyuma ulaşacak, kâr oranları düşecek ve yatırımlar duracaktı. Karamsar iktisatçıların görüşlerinin aksine verimlilik artışlarının ve büyümenin sürekli olmasının ve uzun dönemde ortalama kâr oranlarının azalma trendinde olmayışının nedeni teknolojik yeniliklerdir. Diğer bir deyişle, insan kaynaklarının zihinsel emekleri ile ürettikleri üretim için gerekli olan bilgiler de diyebiliriz. Toffler'in dediği gibi; "... zihin işi olmadan, ekonomide hiçbir katma değer, hiçbir servet yaratılamaz. O halde değer dediğimiz şey toprak, emek ve sermayeden daha fazla bir şeylere dayalıdır... Bu da değer kavramını tümden değiştirmektedir." (Toffler;1992;s.96). Bilginin önemini her çalışmasında tekrar tekrar vurgulayan Drucker da bir çalışmasında (1995;s.30) refahın kaynağının beşeri bir şey olduğunu söyler: BİLGİ.

11 7 DEĞER / FIYAT TEORISI VE TEKNOLOJI Teknolojik yenilikler uzun dönem toplumsal ve bireysel refah artışının gerçek kaynağı olduğuna göre acaba teknolojinin değer / fiyat teorisi içindeki yeri nedir? Zihinsel emeğin ürünü olan teknolojik yenilikler üzerine inşa edilmemiş kuramlar gerçek olguları ne kadar kavrayabilirler veya yansıtabilirler? Bu açıdan bakıldığında "büyüme" teorisinde teknolojik yenilikleri içsel (endojen) bir faktör olarak içeren yaklaşımlar olduğunu görerek umutlanıyoruz. Ama aslında büyüme teorisinden önce Bilgi-Teknoloji-Verimlilik Artışı kavramlarının iktisadi analizin temelini oluşturan değer-fiyat teorisine monte edilmesi gerekirdi. Bilindiği gibi, fiyat iktisadi sistemin en önemli ve temel düzenleyicisidir. Oluşan fiyatlar sayesinde üretim şekillenir, ücretler ve kârlar dolayısıyla gelir dağılımı da belirlenir. Tüketici talebin büyüklüğü ve şiddeti (intensity) yanında üretici firmaların arz stratejisini belirleyen, kaynakların dağılımını sağlayan fiyatlardır. Teknolojik yenilikler ve verimlilik artışları temeline oturtulmuş yeni bir değerfiyat teorisi sayesinde daha gerçekçi iktisadi analizler yapabilir, yeni teorik sentezler ve istikrarlı politikalar üretilebilir. Drucker yayınlanan bir eserinde, haklı olarak, iktisat teorisinin olguları açıklamada yetersiz kaldığını belirterek "Gelecek İktisat"ın (Next Economics) tekrar siyasal gerçeklerle ekonomik gerçekler arasındaki ilişkileri inceleyen bir bilim olacağını iddia ediyordu (Drucker;1981). Yeni iktisadın bir değer teorisi olmalı ve bu teori tüm ekonomik değerlerin kaynağının insan emeği aracılığıyla kaynaklara uygulanan bilgi, yani verimlilik, olduğunu beyan etmeliydi. Gene Drucker'a göre, son yüzyılın Marksist olmayan büyük iktisatçıları, Marshall, Schumpeter, Keynes, Değer Teorisi olmayan bir iktisat biliminden rahatsızlık duymaktaydılar. Ancak ortada bir alternatif yoktu. Artık yeni bulgular ışığında yeni ekonomik teoriler, yeni sentezler üretmek gerekir. Ve bu yeni sentezlerin çıkış noktası üretim için gerekli bilgi ve bilgili insan olmalıdır. Drucker'a göre " şimdilik bir sentez belirtisi yoktur, ortalarda" (Drucker;1993;s.160). Ama kendisinin yanıldığını söyleyebiliriz. Romer'in yeni İçsel Büyüme Teorisi bu konuda atılmış önemli bir adımdır. Değer-fiyat ve büyüme teorileri içine zihinsel emeği yerleştirme konusunda da girişimler vardır (Gürak;1993). Üretim için gerekli bilgiyi (teknolojiyi) ve bilgili yaratıcı insanı da değer-fiyat teorisi içine gerçekçi bir şekilde entegre etmek iktisatçıların kaçınılmaz bir sorunu ve görevidir.

12 8 KISSADAN HİSSE Özetleyecek olursak, üretim için gerekli bilginin, yani yaratıcı zihinsel emekten kaynaklanan teknolojik yeniliklerin, ülkelerin zenginliğinin asıl nedeni olarak kabul edilmesi klasik sermaye tanımına da yeni bir boyut getirir. Bu değerlendirmeler sonucu ülkeleri refah artışına götüren en önemli girdinin bilgi, daha somut olarak, üretim için gerekli bilgi olduğunu iddia etmek mümkündür. Yeni bilgilerin kaynağı ise insanın yaratıcı zihinsel emeğidir. Ancak üretim için gerekli bilginin kendisi yeterli değildir. Bu bilgiyi kullanacak bilgili ve becerili insan en az bilginin kendisi kadar önemlidir. Çünkü bilgili insan olmazsa insanlığın sahip olduğu bilgileri faydalı ürünlere dönüştüremezsiniz. Dünyanın dört bir köşesindeki patent enstitülerinde, bilimsel kitaplarda, dergilerde kayıtlı üretimle ilgili muazzam bir bilgi hazinesi vardır. Hatta her ürün almasını bilene yeni teknolojik bilgiler sunabilir. Ama elinizde bu verileri ve bilgileri değerlendirebilecek insan kaynakları olması koşuluyla. Sihirli bir değnekle Almanya'da bulunan tüm üretim tesislerini bir gece içinde Türkiye'ye taşımak mümkün olsaydı, ülkemizde gerçekleşen üretimin çok daha düşük miktar ve kalitede olacağını gözlemlerdik. Çünkü Türkiye'nin insan kaynakları henüz Almanya'dakinin bilgi ve becerisine sahip değildir. Bu nedenle bilgili insan aslında en önemli üretim girdisi ve ülkelerin refahının birincil kaynağıdır. Özetleyecek olursak toplumsal ve bireysel verimlilik artışları, diğer bir deyişle refah artışları için en önemli unsur BİLGİLİ ve YARATICI İNSANdır diyebiliriz.

13 9 KAYNAKLAR Çoban, H. (1996) Bilgi Toplumuna Planlı Geçiş DPT, Ankara. Drucker, P.F. (1981) Toward The Next Economics Harper & Row Publ., New York. (1993) Yeni Gerçekler İş Bankası Kültür Yayınları No: 315 (1995) Gelecek İçin Yönetim. (Managing for Future) İş Bankası Kültür Yayınları No: 327 Erkan, H. (1994) Bilgi Toplumu Ve Ekonomik Gelişme. İş Bankası Kültür Yayınları No: 326 Gürak, H. (1990) Transfer Of Technology Yayımlanmamış Tez, Lund Üniversitesi., İsveç. (1993) An Alternative Price Theory. Yayımlanmamış Doçentlik Tezi, İstanbul. (1999) On Productivity Growth YK Economic Review, Dec., Istanbul (2000) Verimlilik Artışları Verimlilik Dergisi, Mayıs-Haziran, MPM. Marshall, A. (1961) Principle of Economics, Vol. 1 & 2 Macmillan And Co., London. Romer, P.M. (1990) "Endogenous Technological Change" Journal Of Political Economy, Vol.98, October. (1993) "Economic Growth" in D.R. Henderson (Ed.) The Fortune (1994) "Beyond Classical And Keynesian Macroeconomic Policy". Policy Options, July-August. Schumpeter, J.A. (1970) Capitalism, Socialism and Democracy. Unwin Uni. Books, London. Smith, Adam. (1976) An Inquiry Into The Nature And Causes Of T The Wealth Of Nations, Vol. 1 & 2

14 10 Smith, Anthony (1986) İnsan Beyni ve Yaşamı Inkilap Yayınevi, İstanbul. Toffler, A. (1992) Yeni Güçler - Yeni Şoklar (Powershift) Altın Kitaplar, İstanbul

15 11 2- VERİMLİLİK ARTIŞLARI * ve Eğitimli - Yaratıcı İnsan Kaynakları İlişkisi Giriş İnsanların hem bireysel hem de toplumsal refah düzeyleri gün geçtikçe artıyor. Tarihsel süreç içinde incelendiğinde de toplumların yaşam standardının sürekli bir artış trendinde olduğunu görürüz. Bu refah artışı kimi dönemlerde yavaşlamış, kimi zaman savaşlar gibi tahrip edici etkenlerden olumsuz etkilenmiş, kimi zaman ise, özellikle Sanayi Devrimi nden sonra, hızlı bir artış trendine girmiştir. Geçmişe dönüp bakacak olursak Bin Yıl önce yaşamış olan atalarımızın toplumsal ve bireysel refah düzeylerinin onlardan 500 ya da 1,000 sene önce yaşamış olan atalarımızın refah düzeyinden çok farklı olmadığını görürüz. Ne de ülkeler arasında ki refah farkında günümüzde olduğu gibi büyük uçurumlar vardı. Günümüzde ise maalesef bir yandan bireysel refah eşitsizlikleri artarken bir yandan da ülkeler arası refah farkı gittikçe açılmaktadır. Ülkeler açısından bakıldığında bunun nedeninin toplumların tarihsel süreç içinde farklı verimlilik artış oranları göstermelerinden ve bu farklılıkların devam etmesinden kaynaklandığını görürüz. Toplumların verimlilikleri, dolayısıyla refah düzeyleri, neden sürekli bir artış trendindedir? Acaba bu verimlilik artışları nasıl olmaktadır? Uzun ve kısa dönem arasında fark var mıdır? Bu yazının ana hipotezi uzun dönem ekonomik büyümenin, diğer bir deyişle yaşam standardındaki iyileşmelerin, teknolojik yeniliklerden kaynaklanan verimlilik artışları olduğudur. Teknolojik yeniliklerin kaynağı ise insanın zihinsel emeğidir. Teknolojik yenilikler olmasaydı kaçınılmaz olarak bir müddet sonra Neoklasik modellerin öngördüğü denge ye ulaşılacak ve büyüme sona erecekti. Yeni Teknolojiye Kimin İhtiyacı Var? Teknolojik yenilikler gelişmiş ülkelerin firmaları için olduğu kadar gelişmekte olan ülkelerin firmaları için de önem taşımaktadır. Ancak gelişmekte olan ülkelerdeki durum bazı farklılıklar arz etmektedir. Gelişmekte olan bir ülke firması için çoğu * Bu yazı Verimlilik Dergisi nin tarihli sayısında yayınlanmıştır.

16 12 zaman teknolojik yenilik gelişmiş ülke firmalarınca bilinen ve hala kullanılmakta olan veya bir zamanlar kullanılmış olan bir teknoloji anlamına gelmektedir. Bu nedenle gelişmiş ülke firmaları için yeni teknoloji ne anlama geliyorsa, birçok gelişmekte olan ülke firması için de gelişmiş ülkelerde tanınan-bilinen ama henüz söz konusu ülke firmalarınca tanınmayan teknolojiler o anlama gelmektedir. Örneğin iletişim amaçlı uydu üretme teknolojisi gelişmekte olan ülke firmaları tarafından kullanılmaya başladığında "yeni" teknoloji olacaktır. Bu arada gelişmekte olan ülke firmalarınca hiç teknolojik katkılar yapılmıyor demek haksızlık olur. Fakat yapılan bu katkıların küresel anlamda çok marjinal oldukları ve teknolojik yeniliklerin aslan payının gelişmiş ülke firmalarınca gerçekleştirildiği bir gerçektir. Küresel açıdan bakıldığında uzun dönemde yeni teknolojilerin, daha kısa dönemlerde ise gelişmekte olan ülkelere teknoloji transferinin küresel ve bölgesel büyümenin en büyük ve güçlü motoru olduğunu ileri sürmek sanırım yanlış olmaz. Bu arada yeni teknolojilere gereksinim duymadan da bilinen teknolojileri kullanırken bazı önlemler alarak verimlilik artışları sağlamak mümkündür. Ama bu tür verimlilik artışlarının belli bir sınırı vardır. Buna örnek olarak işgücünü daha iyi eğitmek, vardiyalı çalışmak, işyeri sağlık-güvenlik koşullarını iyileştirmek gibi etkenler sayılabilir. Böylece teknolojik değişime gerek kalmadan fakat sınırlı ölçüde de olsa büyüme sağlanabilecektir. Büyüme Nedir? Bu yazıda büyüme kısaca üretimden kaynaklanan katma değer artışı olarak üretici firmalar (mikro ekonomi) açısından değerlendirilecektir. Bu tür artışlar kısa dönemde de olabilir, uzun dönemde de. Makro ekonomik politikalar/uygulamalar ancak firma düzeyinde verimlilik artışları sağlayan ortam ve olanak yaratabildikleri oranda başarılı olabilirler, dolayısıyla katkıları dolaylıdır. Bazen, Türkiye örneğinde sıkça görmeye alıştığımız gibi, makro ekonomik politikaların verimliliği arttırmak yerine sadece bazı kişi ve grupları zengin ettiğine tanık oluruz. Bu nedenle mikro (firma) düzeyinde verimlilik artışları yaklaşımının ülke ekonomisindeki büyümeyi daha iyi ve sağlıklı anlamamıza yardımcı olacaktır. Temel varsayımımız enflasyonsuz bir serbest rekabet ortamının, dolayısıyla rekabet edebilecek (katma değer yaratabilecek kapasitede) firmaların var olduğudur. Bu varsayım aynı zamanda kurumsal ve kültürel altyapının çağın gereklerine "uygun" bir seviyede olduğunu da öngörmektedir.

17 13 Hangi Kritere Göre Büyüme? İşgücü açısından değerlendirildiğinde büyüme bir birim zamanda kişi başına veya çalışan kişi başına gerçekleşen katma değerde (VA) artış demektir. Kişi başı üretim artışı kriteri yanıltıcı olabilir. Ülke ekonomisi büyürken nüfus da büyüyorsa kişi başı üretim artışı bundan etkilenecek, genel olarak büyüme gerçekleşenden daha küçük görünecektir. Dönemsel veya ülkeler arası refahı kıyaslamada çok yararlı olan bu kavram yerine çalışan kişi başına bir birim zamanda gerçekleşen verimlilik artışı kriteri firma düzeyinde büyümeyi incelemede daha yararlı olacaktır. Büyümeyi üretilen katma değerde artışlar çerçevesinde incelediğimize göre verimlilik artışı ölçümlerinde alternatif olarak bir birim zamanda harcanan bir birim sermayenin ürettiği katma değer kriteri de dikkate alınabilir. Zaten yatırımcı için de önemli olan yatırım olarak harcanan bir birim sermaye (K) karşılığında bir birim zamanda elde ettiği kâr oranıdır (r). Bu birim zamanda elde edilen kâr oranı ne kadar yüksekse yatırımcı da o kadar çok tatmin olacaktır. Dolayısıyla firma açısından önemli olan unsur katma değeri oluşturan unsurlardan biri olan kârın (π) kendisidir. Üstelik bu yaklaşım konuya ideolojik açıdan yaklaşanların da işine gelecektir. Çünkü be durumda sermayenin verimliliği ölçülüyor gibi bir durum ortaya çıkacaktır. Ama bu yaklaşıma bir kaç açıdan ve çok haklı gerekçelerle itiraz etmek mümkündür. Öncelikle, sermaye malları emek ve doğa gibi üretken değildirler fakat emeğin üretkenliğini (verimliliğini) arttırmak amacıyla emek tarafından doğal girdileri yeniden şekillendirmek suretiyle üretilmiş üretim araçlarıdırlar. Ayrıca, ideolojik çerçeve dışında sermaye mallarının verimliliği diye bir şey yoktur, olamaz da. Olsa olsa, Keynes in yaptığı gibi, sermayenin marjinal etkinliğinden söz edilebilir ama bu farklı bir kavramdır. Üretken olan insan ve doğadır. Üretkenliği arttıran unsur ise "zihinsel emektir" (Gürak;1993). İkincisi, sermaye sahibini ilgilendiren elde ettiği kâr oranıdır (r), oysa ülke ekonomisi açısından önemli olan hem kâr (π) hem de ücretleri içeren katma değerin (VA=w*L + π) büyüklüğü, daha da önemlisi katma değerin büyüme hızıdır. Üçüncüsü, katma değeri arttıran her tür girişim aynı zamanda çalışan kişi başına üretilen kâr oranını da arttıracaktır, cet.par. Diğer bir deyişle, kısa dönemde ücretler ve diğer girdilerin fiyatları sabit olduğundan (sıfır enflasyon varsayımı ve ücretlerin yeni toplu sözleşmeye kadar sabit olması nedenlerinden), katma değeri arttıran her verimlilik artışı katma değer içindeki kâr oranının artması

18 14 anlamına gelmektedir. Dolayısıyla katma değerdeki büyüme incelenirken kârlılıktaki büyümeyi de kolaylıkla izleyebiliriz. Dördüncüsü, her türlü ticari üretim insanlar tarafından ve insanların tüketimi için gerçekleştirildiğine göre verimlilik artışlarını da insan gücü kriterine göre ölçüp, değerlendirmek kadar doğal bir şey olamaz. Tarihsel Perspektif 1950 lerde Abramowitz, Solow, Denison gibi birçok iktisatçının yaptıkları araştırmalar sonucu büyümenin (verimlilik artışının) kaynağı olarak yeniden keşfedilen teknolojik yenilik kavramı iktisatçılar tarafından gittikçe artan oranda önem ve ilgi görmeye başladı. Teknoloji artık Neoklasik büyüme teorilerinin vazgeçilemez bir parçasıydı ve araştırmacılar bu etkeni göz ardı edemez olmuşlardı. Ancak, bu kadar önemsenmesine rağmen iktisat teorilerinde teknolojinin ayakları tam olarak yere basmayan bir yönü vardı; teknolojik değişim dışsal bir etken olarak yer almaktaydı. Tabiri caizse, teknoloji sanki gökten zembille firmalara iniyor ve ekonomiye katkısını yapıyordu. Bir türlü Neoklasiklerin öngördüğü dengeye ulaşılamadığına göre sürekli olarak gökten zembille inmeye devam ediyor ve refah artışının sürekli olmasını sağlıyordu. Teorideki yeni gelişmeler sonucu büyüme modellerinin geleneksel üç üretim faktörüne (emek, doğa ve sermaye) ilaveten iki önemli faktörü daha oluşmuştu; teknolojik değişim ve beşeri sermaye (zihinsel emek). Bazıları ise bunlara girişimci faktörünü de eklemeyi ihmal etmiyordu. Ancak tüm bu gelişmelere rağmen hala önemli bir eksiklik vardı. Ne teknolojik değişim ne de beşeri sermaye büyüme modellerine içsel bir faktör olarak monte edilememişlerdi ve teknoloji gökten zembille inen bir faktör olmaya devam ediyordu. İktisatçıların Neoklasik geleneğin etkisinde olanları (Lucas, Romer gibi) soyut matematiksel modeller çerçevesinde yeni (endojen) modeller üretmeye çalışırken, bir kısmı da bu geleneğin dışında katkılarda bulunmaya, büyüme surecini açıklamaya çalışıyorlardı (Bak. Silverberg-Soete, Eds. 1994). Elbetteki büyüme ile ilgilenen sadece iktisatçılar değiller. Ünlü yönetim felsefecisi Peter Drucker veya Alvin Toffler gibi gelecek bilimciler de konuya ilgi duymakta ve katkıda bulunmaktaydılar. Iktisat kökenli olmayanların bazı ekonomik olguları bir çok iktisatçıdan daha iyi değerlendirebilme yeteneğine sahip olduğunu görürüz. Drucker bunlardan biridir. Drucker a göre: Refahın kaynağının özellikle beşeri bir şey olduğunu artık biliyoruz: Bilgi. Şayet bilgiyi, nasıl yapılacağını bildiğimiz işlere uygularsak, bunun adına verimlilik deriz. Şayet bilgiyi, yeni

19 15 ve farklı işlere uygularsak, bunun adına yenilikçilik deriz. (Drucker;1995;s.30). Diğer bir deyişle, bilgiden kaynaklanan verimlilik artışı veya yenilik getiren teknolojik değişim refah artışının kaynağıdır. Bilginin kaynağı da insanın zihni yani beyni olduğuna göre, teknolojik değişimin, dolayısıyla verimliliğin kökenin, insanların zihinsel yeteneği ve kapasitesi kısacası bilgili ve yaratıcı insan gücüdür (eğitimli emektir) diyebiliriz (Gürak,1993). Gelecek bilimci Toffler a göre de ülkelerin refah artışlarının kaynağında verimlilik artışları bulunmaktadır. Gelişmiş ülkelerin, hem yaşama standardındaki hem de yaşam kalitesindeki bütün artışların temelinde bu patlama vardır. Harcanabilir gelirler ile satın alma gücündeki büyük artışı sağlayan da budur. (Toffler;1995,s.99). Ancak, Toffler ın söz ettiği verimlilik artışı, Drucker ınkinden farklı olarak yenilikçiliği de içermektedir. Diğer bir deyişle, Toffler ın verimlilik artışı sadece bilinenin daha ucuza üretimini değil fakat aynı zamanda tamamen yeni ürünler ve üretim araçlarının üretimini de kapsamaktadır. Makro Verimlilik Artışı Kavramı Ülke ekonomisinin yeni ürünler ve üretim yöntemleri sayesinde büyümesine, dolayısıyla yaşam standardında görülen artışlara makro verimlilik artışı da denebilir. Makro verimlilik artışlarının en önemli ve belirgin özelliği sadece firmaların genel üretim kapasitelerindeki genel bir artışı değil, daha önce üretilmemiş yepyeni ürünleri ve üretim yöntemlerini de içermesidir. Böylece bir yandan toplam ürünlerin çeşidinde artış sağlanırken bir yandan da toplam çıktının değerinde, dolayısıyla yaşam standardında ve harcanabilir gelirlerde artış sağlanmaktadır. Makro verimlilik artışlarının temeli de elbette mikro (firma) seviyesinde gerçekleşen verimlilik artışlarına dayanmaktadır. Bir firma üretmekte olduğu bir ürünü daha ucuza üretebilmeyi sağlayan yeni bir teknoloji geliştirdiğinde büyük bir olasılıkla üretimde hem miktar (kantitatif) hem de mali (finansal) açıdan bir artış sağlayacaktır. Ancak firmalar durmaksızın daha önce üretime sunulmamış yepyeni ürünler de piyasaya sürmekte ve bu yeni ürünler çoğu zaman yeni üretim yöntemleri ile üretilmektedirler. Bu durumda yeni yatırımlar sayesinde yeni iş alanları yaratılmakta, harcanabilir gelir artmakta ve genel yaşam standardı yükselmektedir.

20 16 Verimlilik Artışı Neden Amaçlanır? Firmalar neden verimlilik artışları peşindedirler sorusuna gelince; siyaset ve siyasetçilerden kolaylıkla etkilenme eğilimimde olan Kamu sektörüne ait üretim birimlerini ve kâr amacı gütmeyen gönüllü kuruluşların ve vakıfların faaliyetlerini bir tarafa bırakacak olursak, herkesin bildiği gibi ticari üretim özel sektör firmalarınca gerçekleştirilmektedir. Gene herkesin çok iyi bildiği gibi, bazı ders kitapları ve ideolojik yaklaşımlar farklı şeyler söylese de, ticari üretimin amacı kâr (π) elde etmek ve içinde bulunulan koşullara uygun olarak bu kârı en üst seviyeye çıkarmaktır. Durum böyle olunca firma için önemli olan şey bir birim yatırım karşılığı, bir birim zamanda elde edeceği kâr (π) veya kâr oranıdır (r=π/k). Firma kâr oranını nasıl arttırır? sorusunun yanıtına gelince: kısa dönemde ücretler, işverenle yapılan toplu sözleşmeler ile belirlendiğinden, ayrıca tüm üretim girdilerinin ve rakip ürünlerin fiyatlarının sabit kaldığı varsayıldığından, hem kâr oranını arttırmak hem de rakip firmalara karşı avantaj elde edebilmek için yapılması gereken şey kısa ve uzun dönem stratejilerle verimliliği arttırmaktır. Uzun dönemdeki verimlilik artışları (büyüme) sadece teknolojik yeniliklerle sağlanabildiğinden rekabet gücünü kaybetmek istemeyen firmaların uzun dönemde mutlaka teknolojik yenilikler yapmaları gerekir. Aksi halde rakip firmalar teknolojik üstünlüğü ele geçirecek ve firma sistemin özünü oluşturan yaratıcı yok edicilik nedeniyle piyasadan çekilmek, yerini daha rekabetçi firmalara terk etmek zorunda kalacaktır. Görüldüğü gibi bir firmanın öncelikli hedefi olan kâr maksimizasyonu ile ülkenin öncelikli hedefi olan toplam katma değerin maksimizasyonu farklı şeylerdir. Ancak firmalar verimlilik artışları vasıtasıyla maksimum kâr peşinde koşarken aynı zamanda toplam katma değerin de artmasını sağlarlar. Bu yeni yatırımlar vasıtasıyla daha fazla istihdam alanları yaratmak suretiyle hem toplam ücretlerin hem de kârların artması şeklinde gerçekleşebilir. Toplam ücretlerin toplam katma değer içindeki payının değişimi ise işçi-işveren arasında yapılan pazarlıklar sonucu belirlendiğini söylemiştik. Ancak ücretler, fiyatlar ve kâr oranları gibi esnek olmadığından verimlilik artışları sonucu kısa dönemde toplam katma değerin sermaye lehine, dolayısıyla ücret aleyhine değiştiğini görürüz. Ücretler aleyhine gibi görünen bu durum reel ücretlerin azaldığı anlamına gelmez, sadece toplam VA içinde ücretin oranının azaldığını gösterir.

1 ÖNCE BİLGİLİ İNSAN Ekonomik Büyüme ve Refahın Gerçek Kaynakları Olan: Üretim Bilgisi (Teknoloji) ve Nitelikli Emek Üzerine Prof. Dr. Hasan GÜRAK hasmendi@gmail.com www.hasmendi.net 2006 1 Giriş Üretim

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

11.10.2015. Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher Ohlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri. Heckscher Ohlin Modelinden Çıkartılan Teoremler

11.10.2015. Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher Ohlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri. Heckscher Ohlin Modelinden Çıkartılan Teoremler Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher hlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri Karşılaştırmalı üstünlükler teorisi uluslararası emek verimliliğindeki farklılıkların nedeni üzerinde durmamaktadır. Bu açığı

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

1 EMEK-YOĞUN SEKTÖRLERİN GELECEĞİ ÜZERİNE Hasan Gürak www.hasmendi.net hasmendi@gmail.com Sakarya, Mayıs-2003 1 EMEK-YOĞUN SEKTÖRLERİN GELECEĞİ ÜZERİNE Gelişmekte olan ülkelerde (GOÜ) ücret seviyesini,

Detaylı

DERS BİLGİLERİ ULUSLARARASI İKTİSAT TPB 215 3 2+ 0 2 4

DERS BİLGİLERİ ULUSLARARASI İKTİSAT TPB 215 3 2+ 0 2 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI İKTİSAT TPB 215 3 2+ 0 2 4 Dersin Dili Türkçe Dersin Seviyesi Önlisans Dersin Türü Zorunlu Dersin Koordinatörü Öğretim Görevlisi Serkan

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

DENEME SINAVI A GRUBU / İKTİSAT

DENEME SINAVI A GRUBU / İKTİSAT DENEME SINAVI A GRUBU / İKTİSAT 2 1. A malının fiyatındaki bir artış karşısında B malına olan talep azalıyorsa A ve B mallarının özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A) A ve B

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI İKTİSAT I UİK317 5 2 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI İKTİSAT I UİK317 5 2 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI İKTİSAT I UİK317 5 2 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

tepav Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve satın alma işlemleri ne anlama geliyor? Haziran2014 N201419 POLİTİKANOTU

tepav Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve satın alma işlemleri ne anlama geliyor? Haziran2014 N201419 POLİTİKANOTU POLİTİKANOTU Haziran2014 N201419 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Selin ARSLANHAN MEMİŞ 1 Yaşam Bilimleri ve Sağlık Politikaları Analisti Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve

Detaylı

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ 1 İçerik Finansal Yönetim, Amaç ve İşlevleri Piyasalar, Yatırımlar ve Finansal Yönetim Arasındaki İlişkiler İşletmelerde Vekalet Sorunu (Asil

Detaylı

ONBĠRĠNCĠ BÖLÜM BÜYÜME, KALKINMA VE YOKSULLUKLA MÜCADELE

ONBĠRĠNCĠ BÖLÜM BÜYÜME, KALKINMA VE YOKSULLUKLA MÜCADELE ONBĠRĠNCĠ BÖLÜM BÜYÜME, KALKINMA VE YOKSULLUKLA MÜCADELE Bu ünite tamamlandığında; Büyümenin kaynaklarının neler olduğunu belirtebileceğiz Büyüme teorilerini açıklayabileceğiz Hızlı büyüme için nelerin

Detaylı

ÜRETİM VE MALİYETLER

ÜRETİM VE MALİYETLER ÜRETİM VE MALİYETLER FİRMALARIN TEMEL AMACI Mal ve hizmet üretimi firmalar tarafından gerçekleştirilir. Ekonomi teorisine göre, firmaların mal ve hizmet üretimindeki temel amacı kar maksimizasyonu (en

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

IKTI 101 (Yaz Okulu) 04 Ağustos, 2010 Gazi Üniversitesi İktisat Bölümü DERS NOTU 05 ÜRETİCİ TEORİSİ

IKTI 101 (Yaz Okulu) 04 Ağustos, 2010 Gazi Üniversitesi İktisat Bölümü DERS NOTU 05 ÜRETİCİ TEORİSİ DERS NOTU 05 ÜRETİCİ TEORİSİ Bugünki dersin işleniş planı: 1. Kârını Maksimize Eden Firma Davranışı... 1 2. Üretim Fonksiyonu ve Üretici Dengesi... 5 3. Maliyeti Minimize Eden Denge Koşulu... 15 4. Eşürün

Detaylı

11/10/14. Yeni ürün geliştirme stratejisi Yeni ürün geliştirme süreci Yeni ürün geliştirme yönetimi Ürün yaşam döngüsü stratejileri

11/10/14. Yeni ürün geliştirme stratejisi Yeni ürün geliştirme süreci Yeni ürün geliştirme yönetimi Ürün yaşam döngüsü stratejileri Yeni ürün geliştirme stratejisi Yeni ürün geliştirme süreci Yeni ürün geliştirme yönetimi Ürün yaşam döngüsü stratejileri Kullanılan Kaynaklar: - Mucuk, İ. (2012). Pazarlama İlkeleri. Türkmen Kitabevi

Detaylı

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar İŞLETMELERİN AMAÇLARI Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge Kar ın İşlevleri

Detaylı

Bu Bölümde Neler Öğreneceğiz?

Bu Bölümde Neler Öğreneceğiz? 7. MALİYETLER 193 Bu Bölümde Neler Öğreneceğiz? 7.1. Kısa Dönem Firma Maliyetleri 7.1.1. Toplam Sabit Maliyetler 7.1.2. Değişken Maliyetler 7.1.3. Toplam Maliyetler (TC) 7.1.4. Marjinal Maliyet (MC) 7.1.5.

Detaylı

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU ve TEMEL KAVRAMLAR 11 1.1.Makro Ekonominin Doğuşu 12 1.1.1.Makro Ekonominin Doğuş Süreci 12 1.1.2.Mikro ve Makro Ekonomi Ayrımı 15 1.1.3.Makro Analiz

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

BÖLÜM: 2 İŞLETMENİN TANITIMI VE TEMEL KAVRAMLAR

BÖLÜM: 2 İŞLETMENİN TANITIMI VE TEMEL KAVRAMLAR DERS : GENEL İŞLETME BÖLÜM: 2 İŞLETMENİN TANITIMI VE TEMEL KAVRAMLAR İŞLETMENİN TANIMI İşletme; farklı anlamlarda kullanılabilmektedir. Bunlar; Bir aracı, makineyi, dükkanı veya iş yerini vb. çalıştırma.

Detaylı

KÜRESELLEŞME NEREYE GÖTÜRÜYOR?

KÜRESELLEŞME NEREYE GÖTÜRÜYOR? KÜRESELLEŞME NEREYE GÖTÜRÜYOR? Doğrudan Yabancı Yatırımlar, Verimlilik ve Gelir Dağılımı H. Gürak e-mail: hasmendi@turk.net -2003 H. Gürak Küreselleşme Nereye Götürüyor? Verimlilik Dergisi 2003/2, MPM

Detaylı

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLERDE OTORİTE KAYNAK: SourceOECD

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLERDE OTORİTE KAYNAK: SourceOECD İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLERDE OTORİTE KAYNAK: SourceOECD Metin TUNÇ Ekonomik İşbirliği ve Gelişme Örgütü, 1948 yılında aralarında kurucu üye olarak Türkiye nin de bulunduğu Avrupa ülkeleri tarafından Organization

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Cahit YILMAZ Kültür Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İstanbul c.yilmaz@iku.edu.tr Key words:kredi,büyüme. Özet Banka kredileri ile ekonomik büyüme arasında

Detaylı

Ekonomi I FĐRMA TEORĐSĐ. Piyasa Çeşitleri. Tam Rekabet Piyasası. Piyasa yapılarının çeşitli türleri; Bir uçta tam rekabet piyasası (fiyat alıcı),

Ekonomi I FĐRMA TEORĐSĐ. Piyasa Çeşitleri. Tam Rekabet Piyasası. Piyasa yapılarının çeşitli türleri; Bir uçta tam rekabet piyasası (fiyat alıcı), Ekonomi I Tam Rekabet Piyasası FĐRMA TEORĐSĐ Bu bölümü bitirdiğinizde şunları öğrenmiş olacaksınız: Hasılat, maliyet ve kar kavramları ne demektir? Tam rekabet ne anlama gelir? Tam rekabet piyasasında

Detaylı

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Başkanlığı (ŞUBAT 2014) Ankara 0 Avrupa 2020 Stratejisi ve Eğitim de İşbirliğinin Artan Önemi Bilimsel ve teknolojik ilerlemeler

Detaylı

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2.

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. Ekonominin Tanımı... 3 1.3. Ekonomi Biliminde Yöntem... 4 1.4.

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

Tablo 11. Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı Not: Kod 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1112 1113 1114 1115 1116 1117

Tablo 11. Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı Not: Kod 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1112 1113 1114 1115 1116 1117 Tablo 11. Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı Not: Bu tablo ile ilgili koşul (111, 112, 113, 114, 115, 116), kısaltmalar ve tanımlar dokümanın sonunda yer almaktadır. Kod Bilim Alanı Koşul No

Detaylı

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015 YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015 HÜKÜMETİN YAPISI VE BAKANLIKLAR EKONOMİ YÖNETİMİ; REFORMLAR İLE HIZLI EKONOMİK

Detaylı

Mikroiktisat Final Sorularý

Mikroiktisat Final Sorularý Mikroiktisat Final Sorularý MERSĐN ÜNĐVERSĐTESĐ ĐKTĐSADĐ VE ĐDARĐ BĐLĐMLER FAKÜLTESĐ MALĐYE VE ĐŞLETME BÖLÜMLERĐ MĐKROĐKTĐSAT FĐNAL SINAVI 10.01.2011 Saat: 13:00 Çoktan Seçmeli Sorular: Sorunun Yanıtı

Detaylı

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir BÖLÜM 5 Açık Ekonomi Açık Ekonomi Önceki bölümlerde kapalı ekonomi varsayımı yaptık Bu varsayımı terk ediyoruz çünkü ekonomilerin çoğu dışa açıktır. Kapalı ve açık ekonomiler arasındaki fark açık ekonomide

Detaylı

Komisyon İKTİSAT ÇEK KOPAR YAPRAK TESTİ ISBN 978-605-364-577-1. Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.

Komisyon İKTİSAT ÇEK KOPAR YAPRAK TESTİ ISBN 978-605-364-577-1. Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Komisyon İKTİSAT ÇEK KOPAR YAPRAK TESTİ ISBN 978-605-364-577-1 Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. 2014 Pegem Akademi Bu kitabın basım, yayın ve satış hakları Pegem Akademi

Detaylı

Klasik & Keynesyen İktisat Çalışma Soruları.

Klasik & Keynesyen İktisat Çalışma Soruları. Klasik & Keynesyen İktisat Çalışma Soruları. 1-Genel teoriye göre effektif talep ile ilgili hangisi yanlıştır? a)milli Gelir seviyesini effektif talep belirler b)sermayenin marjinal etkinliği artarsa effektif

Detaylı

Klasik ve Neo-klasik Dış Ticaret Teorileri

Klasik ve Neo-klasik Dış Ticaret Teorileri Klasik ve Neo-klasik Dış Ticaret Teorileri Dr.Dilek Seymen Uluslararası İktisat HECKSCHER-OHLIN TEOREMİ Klasikler ülkeler arasındaki dış ticaretin nedenini ülkeler arasındaki üretim maliyetlerinin farklılığına

Detaylı

Küresel Eğilimler ve Türkiye

Küresel Eğilimler ve Türkiye economicpolicyresearchinstitute ekonomipolitikalarıaraş tırmaenstitüsü Küresel Eğilimler ve Türkiye Güven Sak Ankara, 22 Kasım 2006 Küresel Eğilimler ve Türkiye Slide 2 Gündem Dünyaya ne oluyor? Dünyada

Detaylı

Yeni Dış Ticaret Teorileri

Yeni Dış Ticaret Teorileri Yeni Dış Ticaret Teorileri Dr.Dilek Seymen Dr. Dilek Seymen Nitelikli İşgücü Teorisi (Skilled Labor-Keesing&Kenen) Sanayi ülkeleri arasındaki ticaretin büyük bir bölümü nitelikli işgücü farklılıkları ile

Detaylı

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU Güldem Berkman YASED Fikri Ve Sınai Mülkiyet Hakları Çalışma Grubu Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi YATIRIMLARIN

Detaylı

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ Bu bölümde faiz oranlarının belirlenmesi ile faizin denge milli gelir düzeyinin belirlenmesi üzerindeki rolü incelenecektir. IS LM modeli, İngiliz iktisatçılar John

Detaylı

KALKINMANIN YOLU EĞİTİMDEN GEÇER

KALKINMANIN YOLU EĞİTİMDEN GEÇER KALKINMANIN YOLU EĞİTİMDEN GEÇER Melisa KORKMAZ Giriş Türkiye, 2023 te küresel güç olma yolunda kararlı adımlarla ilerliyor. Bilişim teknolojilerinin ucuzlaması ve yaygınlaşması bilgi akışını hızlandırması

Detaylı

MİLLİ GELİRİ BELİRLEYEN FAKTÖRLER: TÜKETİM, TASARRUF VE YATIRIM FONKSİYONLARI

MİLLİ GELİRİ BELİRLEYEN FAKTÖRLER: TÜKETİM, TASARRUF VE YATIRIM FONKSİYONLARI MİLLİ GELİRİ BELİRLEYEN FAKTÖRLER: TÜKETİM, TASARRUF VE YATIRIM FONKSİYONLARI Harcama yöntemine göre yapılan GSYİH hesaplaması GSYİH = C + I + G şeklinde idi. Biz burada GSYİH ile MG arasındaki farkı bir

Detaylı

... v. BURSA EKONOMISININ 2003 YILI DEGERLEMESI Prof.Dr.Ali CEYLAN

... v. BURSA EKONOMISININ 2003 YILI DEGERLEMESI Prof.Dr.Ali CEYLAN --.... v. BURSA EKONOMISININ 2003 YILI DEGERLEMESI Prof.Dr.Ali CEYLAN 1.GİRİş Bilindiği gibi,dünya ekonomisi son 3-4 yıldır ciddi anlamda büyüme sancıları çekmektedir. Bu anlamda, ABD ekonomisindeki yavaşlama

Detaylı

A İKTİSAT KPSS-AB-PS / 2008 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli nedeni aşağıdakilerden

A İKTİSAT KPSS-AB-PS / 2008 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli nedeni aşağıdakilerden 1. Her arz kendi talebini yaratır. şeklindeki Say Yasasını aşağıdaki iktisatçılardan hangisi kabul etmiştir? A İKTİSAT 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli

Detaylı

Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış

Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış Satıcılar Hizmetlerini Nasıl Farklılaştırırlar? Wilson Learning in beş farklı kuruluşla yaptığı araştırmanın amacı, satıcıların farklılık ve rekabet avantajı yaratmadaki

Detaylı

ARA DÖNEM FAALIYET RAPORLARI BEKLENTİLER VE SORUNLAR. Uğur Saçmacıoğlu SPK Uzmanı -

ARA DÖNEM FAALIYET RAPORLARI BEKLENTİLER VE SORUNLAR. Uğur Saçmacıoğlu SPK Uzmanı - ARA DÖNEM FAALIYET RAPORLARI BEKLENTİLER VE SORUNLAR Uğur Saçmacıoğlu SPK Uzmanı - Ara dönem faaliyet raporlarının masaya yatırılması Soru işaretleri: Ara dönem faaliyet raporu neden gerekli? Bu gereklilikler

Detaylı

EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI KAMU HİZMETLERİ DIŞSALLIKLAR KAMU HARCAMALARININ ARTIŞINA YÖNELİK GÖRÜŞLER

EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI KAMU HİZMETLERİ DIŞSALLIKLAR KAMU HARCAMALARININ ARTIŞINA YÖNELİK GÖRÜŞLER 4.bölüm EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI KAMU HİZMETLERİ DIŞSALLIKLAR KAMU HARCAMALARININ ARTIŞINA YÖNELİK GÖRÜŞLER EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI 1.Kaynak Dağılımında Etkinlik:

Detaylı

İktisat Bölümü Ders Tanımları

İktisat Bölümü Ders Tanımları İktisat Bölümü Ders Tanımları ECON 102 İktisat Sosyolojisi (3,0,0,3,8) İktisat sosyolojisinin temel prensiplerinin sunumu; iktisat sosyolojisinin ekonomik dinamikler üzerindeki etkisinin aktarılması; temel

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl

Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Çetin DOĞAN 2. Doğum Tarihi : 28.01.1964 3. Unvanı : Profesör 4. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Doktora İktisat Bölümü Bradford Üniversitesi, 1993 İngiltere

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

TARSUS TİCARET BORSASI

TARSUS TİCARET BORSASI TARSUS TİCARET BORSASI Ülkemizde yetiştirilen tarımsal ürünlerden, tarımsal üretimin bir kısmı doğrudan tüketilirken, bir kısmı sanayide hammadde olarak işlenerek değişik gıdalara dönüştürülmektedir. Tarımsal

Detaylı

Mağazanızın içinde olduğu AVM ve AVM deki konumu ne kadar doğru?

Mağazanızın içinde olduğu AVM ve AVM deki konumu ne kadar doğru? Mağazanızın içinde olduğu AVM ve AVM deki konumu ne kadar doğru? Paranın icadından AVM lere Ticaret, insanlık tarihi kadar eskidir, yalnızca araçlar değişmiştir. Kullanılan araçlarla beraber, ticaretin

Detaylı

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Doç.Dr.Tufan BAL GİRİŞ Not: Bu sunuların hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.İ.Hakkı İnan ın Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Kitabından Faydalanılmıştır. 2 Ekonominin

Detaylı

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır KSS Söyleşileri Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Çevre Projeleri Koordinatörü Ferda Ulutaş ile Vakfın faaliyetleri, kurumsal sosyal sorumluluk

Detaylı

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret www.maviperde.com 1995 li yıllardan sonra Dünyada ve Türkiye'de elektronik ticaretin ön plana çıkmasıyla ve gelecek yıllarda mekanik perde sistemi pazarının çoğunu elektronik ticaretle olacağı varsayımı

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

İKTİSAT SORU BANKASI ECONOMICUS TAMAMI ÇÖZÜMLÜ DİLEK ERDOĞAN KURUMLU TEK KİTAP

İKTİSAT SORU BANKASI ECONOMICUS TAMAMI ÇÖZÜMLÜ DİLEK ERDOĞAN KURUMLU TEK KİTAP ECONOMICUS İKTİSAT SORU BANKASI TAMAMI ÇÖZÜMLÜ Mikro İktisat Makro İktisat Para-Banka Kredi Uluslararası İktisat Büyüme ve Kalkınma Türkiye Ekonomisi İktisadi Doktrinler Tarihi KPSS ve kurum sınavları

Detaylı

İŞLETME YÖNETİMİ I-II

İŞLETME YÖNETİMİ I-II Editörler Doç.Dr.Ali Erbaşı & Yrd. Doç. Dr. Sezar Karaca İŞLETME YÖNETİMİ I-II Yazarlar Doç.Dr.Ali Erbaşı Yrd.Doç.Dr.Yağmur Özyer Yrd.Doç.Dr.Tolga Gök Dr.Müge Aksu Canan Şeker Eylem Bayrakçı Hakan Kırbaş

Detaylı

Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman

Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman 2 Đçerik 1.Dış Ticaret Politikası-Giriş: Tanım, Genel Ekonomi Politikası içindeki Yeri, Teori-Politika Farkı, Devlet Müdahalesinin Gerekliliği;

Detaylı

Stratejik Performans Yönetimi ve Dengeli Sonuç Kartı (Balanced Scorecard-BSC)

Stratejik Performans Yönetimi ve Dengeli Sonuç Kartı (Balanced Scorecard-BSC) Stratejik Performans Yönetimi ve Dengeli Sonuç Kartı (Balanced Scorecard-BSC) Kontrol Fonksiyonu Gerçekleştirilmek istenen amaçlara ne ölçüde ulaşıldığını belirlemek, planlanan amaçlar (standartlar), ile

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri Makro İktisat Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

1. Toplam Harcama ve Denge Çıktı

1. Toplam Harcama ve Denge Çıktı DERS NOTU 03 TOPLAM HARCAMALAR VE DENGE ÇIKTI - I Bugünki dersin içeriği: 1. TOPLAM HARCAMA VE DENGE ÇIKTI... 1 HANEHALKI TÜKETİM VE TASARRUFU... 2 PLANLANAN YATIRIM (I)... 6 2. DENGE TOPLAM ÇIKTI (GELİR)...

Detaylı

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu?

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Yrd. Doç. Dr. Elif UÇKAN DAĞDEMĠR Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi 1. GĠRĠġ Avrupa Birliği (AB)

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

1960 ile 2012 arasında ortalama yıllık büyüme oranı yüzde 4,5 olarak gerçekleşmiştir.

1960 ile 2012 arasında ortalama yıllık büyüme oranı yüzde 4,5 olarak gerçekleşmiştir. MESAJ 1 GEÇTIĞIMIZ ONYILLARDA KAYDEDILEN ISTIKRARLI BÜYÜME TÜRKIYE YI YÜKSEK GELIR EŞIĞINE GETIRIRKEN, REFAH PAYLAŞILMIŞ VE ORTA SINIFIN BÜYÜKLÜĞÜ IKI KATINA ÇIKMIŞTIR. 1960 ile 2012 arasında ortalama

Detaylı

1. GENEL EKONOMİK GÖSTERGELER

1. GENEL EKONOMİK GÖSTERGELER 1. GENEL EKONOMİK GÖSTERGELER 1.1. GSYİH (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla) 1. Ekonomik kalkınmanın önemli göstergelerinden biri olan kişi başına düşen GSYİH, TÜİK tarafından en son 2001 yılında hesaplanmıştır.

Detaylı

H1. GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR 1.1. Girişimcilik

H1. GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR 1.1. Girişimcilik H1. GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR 1.1. Girişimcilik 1. Girişimcilik nedir? a) Yaşanan çevrenin yarattığı fırsatları sezmek b) Sezgilerden düşler üretmek c) Düşleri projelere dönüştürmek d) Projeleri yaşama

Detaylı

2012 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

2012 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÜNYADA ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ Bilindiği üzere, elektrik enerjisi tüketimi gelişmişliğin göstergesidir. Bir ülkedeki kişi başına düşen

Detaylı

1 ÜRETİM VE ÜRETİM YÖNETİMİ

1 ÜRETİM VE ÜRETİM YÖNETİMİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 ÜRETİM VE ÜRETİM YÖNETİMİ 13 1.1. Üretim, Üretim Yönetimi Kavramları ve Önemi 14 1.2. Üretim Yönetiminin Tarihisel Gelişimi 18 1.3. Üretim Yönetiminin Amaçları ve Fonksiyonları

Detaylı

İçİ İç ndek ndek ler Birinci Kısım GİRİŞ 1. Dijital Devrim...3 2. Yeni Ekonomi...19 3. Küreselleşme ve Değişim...35

İçİ İç ndek ndek ler Birinci Kısım GİRİŞ 1. Dijital Devrim...3 2. Yeni Ekonomi...19 3. Küreselleşme ve Değişim...35 İçindekiler Birinci Kısım GİRİŞ 1. Dijital Devrim...3 Küreselleşme... 4 Fütüristlerin Görüşleri... 7 Bilgi Toplumu... 8 Kağıtsız Fabrikalar... 9 Tek Kişilik Şirketler...10 Küresel Üretici...11 Küresel

Detaylı

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sayın Bakan, Değerli Konuklar, Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Forumun Türkiye hakkındaki genel

Detaylı

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI 2023 e 10 Kala Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı nda konuya yönelik düşüncelerimi ifade etmeden önce sizleri, şahsım ve İstanbul

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI MİKRO İKTİSAT DOÇ. DR. YÜKSEL BAYRAKTAR MALİYETLER 7. Kısa ve Uzun Dönem Firma Maliyetleri 7.1. Kısa Dönem Firma Maliyetleri

Detaylı

2013 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

2013 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÜNYADA ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ Bilindiği üzere, elektrik enerjisi tüketimi gelişmişliğin göstergesidir. Bir ülkedeki kişi başına düşen

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

Sağlık Hizmetlerinde Pazarlamaya Neden İhtiyaç Duyulmaktadır?

Sağlık Hizmetlerinde Pazarlamaya Neden İhtiyaç Duyulmaktadır? Sağlık Hizmetlerinde Pazarlamaya Neden İhtiyaç Duyulmaktadır? Alvin Toffler in endüstrinin gelişmesi yaklaşımı Pazarlama nedir? Kullanımı neden önemlidir? Pazarlama olanaklarının kullanımı, eğitim ve geliştirme

Detaylı

ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL

ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON Bireylerin günlük hayatlarının yaklaşık üçte birini geçirdikleri işyerleri, kişi için önemli bir ortamdır. İşyerlerinde

Detaylı

Ekonomik Olarak Güçlü! Bir Çarpan Olarak Vazgeçilmez! Türkiye'nin Başarı Hikayesi!

Ekonomik Olarak Güçlü! Bir Çarpan Olarak Vazgeçilmez! Türkiye'nin Başarı Hikayesi! Ekonomik Olarak Güçlü! Bir Çarpan Olarak Vazgeçilmez! Türkiye'nin Başarı Hikayesi! Mustafa Erkan Ekim 2013 Mustafa Erkan Almanya-Aşağı Saksonya Eyalet Milletvekili Ofis-Adres Schloßstraße 3 31535 Neustadt

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE TEMEL KAVRAMLAR İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) İKY Gelişimi İKY Amaçları İKY Kapsamı İKY Özellikleri SYS BANKASI ÖRNEĞİ 1995 yılında kurulmuş bir

Detaylı

MİKRO İKTİSAT SORULARI:

MİKRO İKTİSAT SORULARI: MİKRO İKTİST SORULRI: 1) şağıdakilerden hangisi iktisatta soyut modeller kullanılmasının nedeni değildir? a) Yaşadığımız dünyayı daha iyi anlama çabası b) Normatif bilim olma özelliği nedeniyle c) Karmaşık

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci)

İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İŞLETME POLİTİKASI (Stratejik Yönetim Süreci) İşletmenin uzun dönemde yaşamını devam ettirmesine ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamasına yönelik bilgi toplama, analiz, seçim, karar ve uygulama

Detaylı

1. İŞLETMELERDE KAYNAK BULMANIN ÖNEM NEMİ VE KAYNAK SAĞLAMA SİSTEM STEMİ OLARAK FİNANSMAN 1.1. İşletmelerde Kaynak Bulmanın Önemi ve Likidite Kavramı Bütün işletmeler amaçlarını gerçekleştirmek için temel

Detaylı

STANDART VE STANDARDİZASYON

STANDART VE STANDARDİZASYON STANDART VE STANDARDİZASYON İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana karışıklıktan kurtulma ve belirli bir düzen tesis etme gayreti içerisinde olmuştur. Bu düzenleme sürecinin tabiî bir neticesi olarak ortaya

Detaylı

DERS BİLGİLERİ PARA TEORİSİ VE POLİTİKASI TPB 204 4 2 + 0 2 3

DERS BİLGİLERİ PARA TEORİSİ VE POLİTİKASI TPB 204 4 2 + 0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS PARA TEORİSİ VE POLİTİKASI TPB 204 4 2 + 0 2 3 Dersin Dili Türkçe Dersin Seviyesi Önlisasn Dersin Türü Mecburi Dersin Koordinatörü Öğretim Görevlisi

Detaylı

Gürc r an n B ange g r

Gürc r an n B ange g r Gürcan Banger Hareket Noktası Kendi işini kurmaya karar vermede başlıca etkenler şunlardır: 1. İşini kaybetmek, 2. İşsizlik döneminin uzun sürmesine tepki, 3. Bir iş fırsatının belirlenmesi, 4. Daha çok

Detaylı

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi. bilgilendirme notu. Sayfa 1

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi. bilgilendirme notu. Sayfa 1 Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi bilgilendirme notu Sayfa 1 İçindekiler: Konu Sayfa Genel Değerlendirme: Türk ilaç piyasasında neler oldu?... 3

Detaylı

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır Türkiye, AKP iktidarı zamanında ekonomik büyüme ve istikrar elde etmiştir. Bu başarı, geçmiş hükümetler ve diğer büyüyen ekonomiler ile karşılaştırıldığında pek de etkileyici değildir Temel Mesajlar 1.

Detaylı

Eskişehir Sanayi Geliştirme Merkezi SANGEM 19 Ağustos 2009

Eskişehir Sanayi Geliştirme Merkezi SANGEM 19 Ağustos 2009 Eskişehir Sanayi Geliştirme Merkezi SANGEM 19 Ağustos 2009 SANGEM, bir ESO kuruluşudur Neden SANGEM? Eskişehir Sanayi Odası ESO nun öncü girişimiyle kurulan ve kâr amaçsız (non-profit) bir kuruluş olan

Detaylı

2015 YILI GİRİŞİMCİLİK SERTİFİKA PROGRAMI EĞİTİM MODÜLLERİ KATALOĞU

2015 YILI GİRİŞİMCİLİK SERTİFİKA PROGRAMI EĞİTİM MODÜLLERİ KATALOĞU 2015 YILI GİRİŞİMCİLİK SERTİFİKA PROGRAMI EĞİTİM MODÜLLERİ KATALOĞU ZORUNLU EĞİTİM MODÜLLERİ ( 30 SAAT) Kodu Adı Açıklama Modül Saati Eğitim Yöntemi (*) GSER01 GSER02 GSER04 GSER14 Girişimciliğin Temelleri

Detaylı

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U)

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U)

Detaylı

İSTİHDAMA KATKISI. Tülin Keskin TMMOBMakine Mühendisleri Odası

İSTİHDAMA KATKISI. Tülin Keskin TMMOBMakine Mühendisleri Odası ENERJİ VERİMLİLİĞİ VE YENİLENEBİLİR ENERJİNİN İSTİHDAMA KATKISI Tülin Keskin TMMOBMakine Mühendisleri Odası Enerji Verimliliği Danışmanı Türkiye de İstihdam Türkiye nin çalışma çağındaki nüfusu önümüzdeki

Detaylı

Standart Ticaret Modeli

Standart Ticaret Modeli Chapter 6 Standart Ticaret Modeli Copyright 2012 Pearson Addison-Wesley. All rights reserved. Önizleme Relatif arz ve relatif talep Dış Ticaret Hadleri (Terms of Trade) ve refah Ekonomik büyüme, ithal

Detaylı