GASTROİNTESTİNAL LENFOMALAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "GASTROİNTESTİNAL LENFOMALAR"

Transkript

1 GASTROİNTESTİNAL LENFOMALAR Bülent Eser Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Hematoloji Bilim Dalı, Kayseri Lenf düğümü dışından kaynaklanan Hodgkin dışı lenfomalar (HDL) Kuzey Amerika ülkelerinde %25 oranında gözlenirken bu oran Türkiye ve Orta Doğu ülkelerinde %50 lere varmaktadır. Lenf düğümü dışı HDL lar içerisinde de en sık görülen tutulum yeri gastrointestinal sistemdir (GİS). GİS tutulumu coğrafi bölgelere göre farklı olmak üzere lenf düğümü dışı lenfomaların %5-60 ında gözlenebilmektedir. Bunlar da çoğunlukla yaygın lenf düğümü tutulumunun parçası olarak görülür. Primer GİS lenfoması ilk defa 1871 yılında Billroth tarafından tanımlanmıştır. Primer GİS lenfoması tanımında Dawson kriterleri en sık kullanılandır. Tutulumun primer GİS olarak kabul edilmesi için: 1) İlk ortaya çıktığında periferik lenfadenopati bulunmaması; 2) Mediastinal lenf nodu büyümesinin olmaması; 3) Lökosit sayı ve dağılımının normal sınırlarda olması; 4) Laparatomi sırasında barsak lezyonlarının ön planda olması ve lenf nodu tutulumunun yakın çevrede olması; 5) Karaciğer ve dalak tutulumunun olmaması şartı aranmaktadır. Yıllık görülme sıklığı olgu/ kişidir. ABD de ortanca görülme yaşı 60-70, erkek/ kadın oranı 2/1 iken Türkiye de yaş ortalaması 50 civarında olup yine erkeklerde daha sık gözlenmektedir. Hodgkin dışı lenfomada genel olarak gözlenen etyolojik nedenlerin bir kısmı GİS lenfomaları için de geçerlidir. Özellikle mide marjinal zon lenfomalarında belirgin olmak üzere Helicobacter Pylori (H.Pylori) enfeksiyonu GİS lenfomalarının etyopatogenezinde önemli bir yer tutar. Bunun dışında insan immün yetmezlik virusu (HIV), çölyak (Celiac) hastalığı, Campylobacter jejuni (C. jejuni), Epstein-Barr virus (EBV), hepatitis B virus (HBV), human T-cell lymphotropic virus-1 (HTLV-1), inflamatuar barsak hastalıkları (daha ziyade Crohn hastalığı), immünsupresyonun etyolojide rolü olabileceği gösterilmiştir. Gastrointestinal sistem içinde en sık tutulan organ midedir. Bunu ince barsaklar, ileoçekal bölge ve kolon izler. Özefagus tutulumu çok nadirdir. Vakaların bir kısmında da birden fazla gastrointestinal bölge tutulumu gözlenebilir. Bazı Ortadoğu ve Afrika ülkelerinde ise, en sık tutulan bölge ince barsaktır. Bunu, mide ve kolon izlemektedir. Çocukluk çağı lenfomalarında da ince barsak en sık tutulan bölgedir. Semptom ve bulgular Hastaların başvuru anında mevcut olan yakınma ve bulguları, hastalığın yerleştiği bölgeye göre değişmektedir. Ağrı, iştahsızlık ve kilo kaybı, kanama, bulantı ve kusma en sık görülen semptomlardır. Bunlar dışında hastalar ishal, kabızlık, ateş, perforasyon, malabsorbsiyon, ileus ve B semptomları nedeni ile hastaneye başvurabilirler. B semptomu görülme sıklığı nodal lenfomalara göre daha düşüktür. Histopatoloji Histopatolojik olarak vakaların çoğunluğu B lenfosit, az bir kısmı ise T veya NK hücre kaynaklıdır. Birincil GİS tutulumuyla seyreden histopatolojik tipler aşağıda sıralanmıştır: Belirli histopatolojik tipler belirli GİS bölgelerini daha sık tutarlar: MALT lenfomada mide tutulumu sıktır. Mantle cell lenfoma terminal ileum, jejunum ve kolonu tutar. Enteropati ilişkili T hücreli lenfoma (EATL) jejunumu, foliküler lenfoma duodenumu daha sık tutar. Mantle cell, MALT ve foliküler 22 XXXVIII. Ulusal Hematoloji Kongresi

2 B Hücreli Lenfomalar: - MALT (mucosa associated lymphoid tissue) lenfoma - IPSID (immunoproliferative small intestinal disease) lenfoma - Mantle hücreli lenfoma - Diffüz büyük B hücreli lenfoma (DBBHL) - Burkitt lenfoma - Foliküler lenfoma T Hücreli Lenfomalar: - Enteropati ilişkili T hücreli lenfoma (EATCL) lenfoma birden fazla bölge tutulumu ile gidebilir. MALT lenfoma gibi histopatolojik olarak düşük dereceli lenfomalar ABD de daha sık gözlenirken Türkiye de bölgesel farklılıklar olmakla beraber genelde yüksek dereceli lenfomalar vakaların çoğunluğunu oluşturmaktadır. GİS lenfomalarında prognozu ve tedavi şeklini değiştirebileceğinden evreleme nodal lenfomalardan bazı farklılıklar gösterir. Günümüze kadar değişik evreleme sistemleri ortaya atılmıştır. Klasik Ann-Arbor evreleme sistemi dışında Musshoff evreleme sistemi, Lugano evreleme sistemi ve Paris TNM evreleme sistemi en sık kullanılanlarıdır: Evreleme ve prognoz belirleme için yapılacak tetkikler Tedavi öncesinde evreleme ve prognoz belirleme için nodal lenfomalarda kullanılan tetkikler [tam kan sayımı, LDH, ürik asit, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, açlık kan şekeri, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans, 18F-florodeoksiglukoz positron emisyon tomografisi (FDG-PET)] yanında GİS lenfomalarına özel tetkikler (endoskopi, kapsül endoskopi, baryumlu grafi, endoskopik ultrason) yapılmaktadır. Tutulum bölgelerine göre gis lenfomaları Özefagus lenfoması Özefagus GİS lenfomaları içinde en az tutulan bölgedir (<1%). Literatürde 30 civarı vaka yayınlanmıştır. Özefageal lenfoma sıklıkla servikal ve mediastinal lenf nodu tutulumu ve mideye yayılımla seyreder. Vakaların çoğu DBBHL tipindedir (hücre yüzeylerinde IgG ve kappa hafif zincir pozitifliği tespit edilir). Kesin olarak gösterilmiş bir etyolojik etken yoktur. İmmün yetmezlik durumu (HIV) muhtemel risk faktörlerinden birisidir. Değişik yaşlarda görülebilmektedir. Özefagus lenfomasında en sık gözlenen semptomlar disfaji (yutma güçlüğü), ödinofaji (yutma sırasında ağrı), kilo kaybı, göğüs ağrısıdır. Bunlar yanında çeşitli komplikasyonlara bağlı belirtiler de (kanama, tıkanma, perforasyon ve trakeoözefageal fistül) gözlenebilir. B semptomları pek sık görülmez. Özefageal lenfomada radyolojik ve endoskopik görüntülemelerde özel bir bulgu yoktur. Radyografik olarak striktür, ülsere kitle, çok sayıda submukozal nodül, varis benzeri görünüm, akalazya benzeri görünüm, dilatasyon ve trakeoözefageal fistül görünümleri gözlenebilir. Endoskopik olarak da nodül, polip, ülser veya stenoz gözlenebilir. PET-BT de özellikle DBBHL vakalarında dairesel duvar kalınlaşmasıyla giden bir tutulum görülür. Özefageal lenfoma tedavi yaklaşımları Çok nadir görülmesi nedeniyle standart bir tedavi yaklaşımı yoktur. Cerrahi (lokal rezeksiyon), kemoterapi (R-CHOP) ve radyoterapi (40 Gy) yaklaşımlarının biri veya bunların kombinasyonları uygulanabilmektedir. Mide lenfomaları Mide gastrointestinal lenfomalar içinde en sık tutulan organdır. Genel olarak yaş civarı en sık görülme yaşlarıdır. Erkeklerde kadınlara göre daha fazla görülür. Etyolojisinde, H.pylori ile ilişkili kronik gastrit, hepatit B virüsü, AIDS ve uzun sureli immunsupresif kullanımı rol oynamaktadır. Tanı öncesi semptom ve bulgular içerisinde karın ağrısı ve erken doyma hissi en sık rastlananlardır. Sık görülen diğer semptomlar; kilo kaybı, bulantı-kusma, karında dolgunluk hissi ve sindirim bozukluğudur. B semptomları nodal lenfomalara göre daha az sıklıkta gözlenir (%10-15). Kanama belirtileri (hematemez ve melena) daha ziyade ileri Lugano evreleme sistemi Evre I: Serozal tutulum olmadan tümör gastrointestinal sistem içinde sınırlı. (Bir veya çok sayıda tümöral bölge olabilir). Evre II1: Lokal (gastrik, mezenterik ) lenf nodu tutulumu. Evre II2: Uzak (paraaortik, kaval) lenf nodu tutulumu. Evre IIE: Seroza penetrasyonu veya perforasyon, peritonit. Evre IV: Yaygın ekstra nodal tutulum veya gastrointestinal tutulum ile birlikte supradiafragmatik nodal tutulum Musshoff evreleme sistemi Evre IE : Midede sınırlı Evre IIE1: Mide ve komşu lenf nodları tutulumu Evre IIE2: Mide ve komşu olmayan diafram altı lenf nodları tutulumu Evre III : Mide ve diaframın iki tarafında lenf nodu tutulumu Evre IV : Hematojen yayılma 31 Ekim-03 Kasım 2012, Antalya 23

3 GİS lenfomalarında Lugano, Paris, Musshoff evreleme sistemlerinin karşılaştırması Lugano Musshoff Paris TNM Lenfoma yayılımı Evre I Evre IE T1-3 N0 M0 T1m N0 M0 T1sm N0 M0 T2 N0 M0 T3 N0 M0 Tek organ tutulumu, yayılım yok Mukoza ile sınırlı Submukozayı infiltre etmiş Muscularis propria veya subseroza tutulumu Seroza penetrasyonu Evre II Evre II1 Evre II2 Evre IIE1 Evre IIE2 T1-3 N1-2 M0 T1-3 N1 M0 T1-3 N2 M0 Abdominal lenf nodlarına yayılım Bölgesel lenf nodu tutulumu Uzak lenf nodu tutulumu (mezenterik, paraaortik, pelvik, inguinal) Evre IIE T4 N0-2 M0 Komşu organ veya dokuların direkt infitrasyonu Evre IV Evre III Evre IV T1-4 N3 M0 T1-4 N0-3 M1 T1-4 N0-3 M2 T1-4 N0-3 M0-2 B0 T1-4 N0-3 M0-2 B1 Abdomen dışı lenf nodlarının tutulumu Komşu olmayan GİS organ tutulumu (mide-rektum gibi) Komşu olmayan diğer organ (tonsilla, parotis, karaciğer, dalak) veya dokuların tutulumu (periton, plevra) Kemik iliği tutulumu yok Kemik iliği tutulumu var evre vakalarda gözlenir. Obstrüksiyon ve perforasyon ise daha az sıklıkta izlenir. En sık gözlenen endoskopik görüntüler ülserasyon, yaygın infiltrasyon ve polipoid kitledir. Endoskopik bulgular mide lenfoması ile mide karsinomasını ayırt etmede yeterli olmaz. Bununla birlikte ülser sınırlarının net olmaması ve lezyonların çok sayıda olması düşük dereceli lenfoma lehinedir. Birlikte duodenum tutulumu gözlenmesi de lenfoma lehinedir. Endoskopik ultrason (EUS) lezyonun mide içinde yayılımını ve derinliğini tespit etmede (evrelemede) faydalıdır. Lezyonlar çoğunlukla hipoekoiktir. Karsinomada mide duvarına vertikal yayılım gözlenirken lenfomada mide içinde horizontal yayılım ile birlikte perigastrik lenf nodlarında daha fazla tutulum gözlenir. Bu nedenle endoskopi sırasında haritalama yaparak çok sayıda biyopsi almak gerekir. Tanıda olduğu gibi takipte de aynı yöntem uygulanır. EUS ile lenfomanın midedeki derinliği tespit edilebildiği gibi perigastrik lenf nodu varlığı da gösterilebilir. Fakat lenf nodu büyümesi reaktif de olabileceği için EUS eşliğinde lenf nodu biyopsisi almak uygun bir yaklaşımdır. Bu şekilde doğru evreleme ve uygun tedavi planının yapılması sağlanabilir. Yaygın mide duvarı infiltrasyonuna rağmen mide genişleyebilme kapasitesi ve pililerin korunması lenfoma lehine bir bulgudur. Bilgisayarlı tomografide (BT) çevre dokulara invazyon olmaması lenfoma lehinedir. Transplorik yayılım, lenfadenopatilerin renal hilus seviyesinin altına yayılımı ve büyük lenf nodları lenfoma lehine bulgulardır. Midenin %50 den fazla infiltrasyonu, segmental tutulum mide lenfomasının sık rastlanan bir BT bulgusudur. 18F-FDG PET/CT de FDG tutulumu histopatolojik tipe göre değişkenlik gösterir. Genelde DBBHL da MALT lenfomaya göre daha yoğun tutulum gözlenir. Mide lenfomalarının büyük çoğunluğu B hücre kaynaklıdır. Hastaların %90 dan fazlası MALT lenfoma ve DBBHL histopatolojisine sahiptir. ABD, Japonya ve Almanya da MALT lenfoma daha sık gözlenirken Türkiye de DBBHL en sık gözlenen histopatolojik tiptir. Mide MALT (mukoza ilişkili lenfoid doku) lenfoması Mide MALT lenfoması etyolojisinde H.Pylori enfeksiyonu önemli bir yer tutar. Bu etkene bağlı kronik enflamasyonun B hücrelerinin malign dönüşümüne yol açtığı düşünülmektedir. H.Pylori MALT kökenli olan ve olmayan DBBHL etyolojisinde de rol oynayabilir. Sadece H.Pylori eradikasyonuyla erken evre DBBHL vakalarında düzelme gözlenmesi bu bulguyu desteklemektedir. Düşük dereceli MALT lenfoma, küçük-orta B hücre fenotipinde lenfoid hücrelerin yaygın infiltrasyonu ile karakterizedir. Tümör hücreleri yüzey immunoglo- 24 XXXVIII. Ulusal Hematoloji Kongresi

4 İntestinal lenfomalar Ekstranodal HDL lar içinde primer ince barsak lenfoması nadirdir. GİS-HDL ları içerisinde %10-30 oranında görülmektedir. İleum en sık tutulan bölgedir. Bunu jejunum ve duodenum izler. Yaş dağılımı histopatolojik tipe göre değişiklik gösterir. Lenfomaya özel klinik semptomlar yoktur. Kolik tarzı karın ağrısı, bulantı-kusma, kilo kaybı sık rastlanan semptom ve bulgulardır. Daha nadir olabulin ve pan-b antijenlerini eksprese eder. Bunlara ilave olarak MALT lenfoma hücrelerinde CD21 ve CD35 pozitifken CD5, CD10, CD23 ve cyclin D1 negatiftir. MALT lenfomada H.Pylori negatif veya pozitif olabilir. H.Pylori negatif olan grupta t (11;18) (q21;q21) translokasyonu görülme sıklığı çok yüksektir. Bu translokasyonun pozitif olduğu hastalarda BCL-10 gen mutasyonu da eşlik edebilmektedir. Bu grubun tedavi cevabı daha kötüdür. MALT lenfomalı hastalar, genellikle erken evre hastalıkla (evre I veya II) karşımıza çıkar ve yavaş ilerleme gösterirler (düşük dereceli ve yüksek dereceli MALT ayırımı REAL sınıflamasında mevcutken son WHO sınıflamasında yüksek dereceli MALT lenfomalar DBBHL grubu içine dahil edilmiştir). Bu hastalar için 5 ve 10-yıllık sağkalım %80-90 arasındadır. Erken evre mide MALT lenfoma da tedavi (evre IE ve IIE) Erken evre vakalarda tek başına antibiyotik tedavisi (H.Pylori eradikasyonu) yeterli olabilmektedir. Antibiyotik tedavisiyle t(11;18) negatif olan H.Pylori pozitif MALT lenfoma vakalarında %60-%100 arası cevap oranları elde edilmektedir. Tedavi sonrası 2. ayda H. Pylori eradikasyonunu doğrulamak için nefes testi yapılmalıdır. Pozitiflik durumunda yeni tedavi uygulanır. Lenfoma remisyonunu doğrulamak için endoskopik takip ilk 2 yılda 6 ay arayla, sonrasında yıllık yapılır. H.Pylori eradikasyonu antibiyotik tedavisinden sonra bir ay içinde gerçekleşirken lenfomanın ortadan kalkması için geçen süre 18 aya varabilmektedir. H.Pylori negatif veya antibiyotik tedavisine dirençli evre I ve II MALT lymphoma vakalarında tutulan alana 30 Gy RT ilk tercih edilecek tedavidir. Bu yöntemle %90 tam remisyon oranıyla birlikte %90 ın üzerinde 5 yıllık sağkalım oranı elde edilebilmektedir. Günümüzde üç boyutlu konformal RT ile hedefe yönelik tedavi verilebilmekte ve yan etki oranı oldukça azalmaktadır. Antibiyotik tedavisine dirençli vakalarda oral yoldan 100 mg/ gün siklofosfamid tedavisinin RT ile karşılaştırılabilir sonuçlar verdiği görülmüştür. Bununla birlikte t(11;18) pozitif olan vakalarda oral alkilleyici ilaçlara direnç gözlenmesi nedeniyle tedavi öncesi t(11;18) in negatif olduğunun gösterilmesi gerekir. RT nin uygun olmadığı vakalarda tek başına rituximab (375 mg/m 2 haftada bir, toplam 4 hafta) tedavisi iyi bir alternatiftir. Erken evre MALT lenfomalı hastalarda cerrahi rezeksiyon sadece perforasyon, diğer yöntemlerle tedavi edilemeyen kanama ve tıkanma durumlarında uygulanmalıdır. RT sonrası nükseden hastalarda 2-CdA (cladribine: 0.12 mg/ kg 5 gün) denenebilir. Cevapsız vakalarda kombine kemoterapi +/- RT uygulanabilir. İleri evre mide MALT lenfoma da tedavi Diğer düşük dereceli lenfomalarda olduğu gibi ileri evre MALT lenfomalarda da tedaviye başlamak için bazı durumların gerçekleşmesi beklenebilir. Hastalığa ait semptomlar olması, GİS kanaması, büyük kitle, tehlikeli uç organ hasarı, devamlı progresyon, klinik çalışma adayı olması ve hasta tercihi ile tedavi başlanabilir. Tek ilaç veya kombinasyon kemoterapisi genelde ilk tercihtir. Bölgesel (locoregional) RT vena kava süperior sendromu gibi özel durumlarda uygulanabilir. Tekrarlayan durumlarda tedavi yaklaşımı foliküler lenfoma gibidir. Mide DBBHL da tedavi Mide DBBHL hastalarında en uygun tedavi seçeneğinin kombine kemoterapi olduğu gösterilmiştir. Bununla birlikte, erken evre DBBHL da H.Pylori eradikasyon tedavisine de yanıt alınabilmektedir. Bu nedenle H.Pylori pozitif vakalarda, kemoterapiye H.Pylori eradikasyon tedavisi de eklenmelidir. Erken ve ileri evre vakalarda genelde uygulanan tedavi antrasiklin içerikli kemoterapi ve rituksimab kombinasyonudur (R-CHOP). Erken evrede (evre I ve II) 3 kür R-CHOP sonrası bölgesel alana RT, ileri evre hastalıkta 6 kür R-CHOP ve sonrasında rezidüel hastalığı olanlarda veya büyük kitleye sahip olanlarda tutulan alana RT uygulanabilir. Kemoterapi ile GİS kanaması veya perforasyon riski oldukça düşüktür. Cerrahi tedavi; özellikle kemo-radyoterapi sonrası kanama veya obstrüksiyon gibi komplikasyonların gelişmesi durumuna saklanmalıdır. Ayrıca kemoterapi ve/veya radyoterapiye yanıt veren ancak midede lokalize nüks hastalığa sahip yaşlı hastalarda da cerrahi denenebilir. 31 Ekim-03 Kasım 2012, Antalya 25

5 rak tıkanma belirtileri, invaginasyon, perforasyon ve ishal gözlenebilir. Histopatolojik olarak çok farklı tipler görülebilir: İntestinal lenfomalar DBBHL, MALT lenfoma, immünoproliferatif ince barsak (IPSID) lenfoması, mantle cell lenfoma, Burkitt lenfoma, foliküler lenfoma veya enteropati ilişkili T hücreli lenfoma (EATL) şeklinde karşımıza çıkabilir. Çeşitli coğrafik bölgelerde farklı histopatolojik tipler ön plana çıkar. IPSID lenfoma IgA alfa ağır zincirinin monoklonal çoğalmasıyla giden bir hastalıktır. Yaşamın birinci ve üçüncü on yıllarında artış gösterir. Düşük sosyoekonomik düzeye sahip, beslenmenin kötü olduğu, endemik paraziter enfeksiyonların ve infantil enfeksiyöz enteritlerin sık olduğu toplumlarda daha fazla görülür. Campylobacter Jejuni ile birliktelik sıktır ve etyolojik ajan olarak vakaların çoğunda sorumlu tutulmaktadır. Klinik bulgular içinde ishal, karın ağrısı, malapsorbsiyon, kilo kaybı, büyüme geriliği ve çomak parmak yer alır. Genellikle Orta Doğu da ve Akdeniz bölgesinde sık rastlanan bir lenfoma türü olması nedeniyle başlangıçta Akdeniz lenfoması adıyla anılmıştır. IPSID tipi intestinal lenfomada histolojik bulgular sentrosit benzeri plazma hücrelerinin mukozal infiltrasyonuyla karakterizedir. Jejunum tutulumu daha sıktır. Yüksek dereceli lenfomaya dönüşüm nadirdir. Mezenterik ve retroperitoneal lenf nodu tutulumu sıktır. Diğer lenf nodu tutulumları ile karaciğer ve dalak tutulumu nadir gözlenir. Erken evrede tetrasiklin ve metronidazol veya ampisilin kombinasyonu ile remisyon elde edilebilmektedir. İlerlemiş vakalarda antrasiklin içerikli kemoterapilere yine tetrasiklin tedavisi eklenmesi önerilir. İlave radyoterapi uygulaması da tedavi sonuçlarının düzeltilmesini sağlar. Genelde ince barsakta yaygın tutulum gözlenmesi nedeniyle cerrahinin rolü sınırlıdır. Komplikasyon gelişmesi durumunda cerrahiye başvurulur. Mantle cell lenfoma genelde 50 yaş üzerinde görülür ve erkeklerde daha sıktır. Terminal ileum ve jejunum sık tutulmakla beraber diğer GİS bölgelerinde de görülebilir. Çok sayıda polipoid tümörle karakterizedir, bu nedenle multipl lenfomatöz polipozis adıyla da anılmaktadır. Vakaların %70 i ileri evre hastalıkla karşımıza çıkar, mezenterik lenf nodları genelde tutulmuştur. Histopatolojik ve immünhistokimyasal olarak klasik mantle cell lenfoma bulguları vardır (CD5 ve 19 pozitif, CD23 negatif, Cyclin D1 pozitif, t(11;14) pozitif). Tedavide standart bir uygulama yoktur. Genelde yaygın has- talık tespit edildiği için antrasiklin içerikli kombine kemoterapiler uygulanır. Genç hastalarda buna ilaveten otolog kök hücre desteğinde yüksek doz tedavi (OKHT) ile iyi sonuçlar alınmaktadır. Cerrahi müdahale daha ziyade komplikasyon gözlenen hastalarda uygulanmaktadır. Burkitt ve Burkitt benzeri lenfomalar yüksek dereceli ve kötü seyirli lenfoma türü olup çocuk ve genç erişkinde daha fazla görülür. EBV ve HIV/ AIDS ile birliktelik olabilir. Tanı anında genelde ileri evredir ve kemik iliğinde sıklıkla tutulum vardır. Eğer kitle tamamen çıkarılabiliyorsa veya kemoterapi sonrası gelişebilecek komplikasyonları önleme amacıyla cerrahi rezeksiyon düşünülmelidir. Sonraki tedavide kombinasyon kemoterapileri, özellikle de yoğun, sık aralıklı uzun rejimler tercih edilir (CODOX-M, Hyper-CVAD, dose ayarlanmış EPOCH vb.). Kemik iliği tutulumu olmayan genç hastalarda pekiştirme amaçlı olarak otolog kök hücre nakli desteğinde yüksek doz kemoterapi eklenebilir. Enteropati İlişkili T-hücreli Lenfoma (EATL) primer intestinal lenfomaların %10-20 sini tüm NHL ların %1 ini oluşturur. Çoğunlukla jejunumda yerleşir. Erkeklerde daha sıktır ve ortalama görülme yaşı 65 civarıdır. Morfoloji, immünhistokimya ve genetik profile göre iki gruba ayrılır. EATL tip I büyük hücreli lenfoma karakterindedir ve çoğunlukla çölyak hastalığı ile (CD) birliktedir. Hastaların çoğunluğu malabsorbsiyon, kilo kaybı ve CD ilişkili semptomlarla müracaat ederler. EATL tip II ise küçük orta boy hücrelerden oluşmuş olup ince barsakta tıkanma veya perforasyonla seyreder. Bu tipte CD ile birliktelik yoktur. EATL tanısı konduktan sonra yayılım ve tutulum bölgelerinin tespiti için bir dizi tetkik yapmak gerekir: Bu tetkikler video kapsül enteroskopi, çift balon enteroskopi, bilgisayarlı tomografi ve bunun 18F-fluorodeoxyglucose pozitron emisyon tomografi scan (18F-FDG-PET scan) ile kombinasyonu ve yapılabilirse magnetik rezonans enteroklizis (MRE) tetkikleridir. EATL yayılımını belirlemede 18F-FDG-PET scan standart BT ye göre oldukça duyarlıdır. İnflamatuar durum olması nedeniyle CD ile karışabileceği düşünülse de refrakter CD de 18F-FDG tutulumu EATL ile kıyaslandığında oldukça düşüktür ( ve ). EATL çoğunlukla multifokaldir. Tümör barsak duvarını invaze eden ülseratif mukozal kitle ile karakterizedir. Bu nedenle kemoterapi öncesi cerrahi uygulanmayan hastalarda perforasyon ihtimali yüksektir. EATL için güncel tedavi yön- 26 XXXVIII. Ulusal Hematoloji Kongresi

6 temi cerrahi sonrası kombinasyon kemoterapisi ve sonrasında da kök hücre nakli uygulamasıdır. Fakat bütün tedavilere rağmen 5 yıllık sağkalım olasılığı %10-20 gibi düşük oranlarda seyretmektedir. EATL Tip I hastaların %95 i HLADQ2 fenotipindedir. Kalan hastalarda da HLADQ8 pozitifliği gözlenir (toplam %98). EATL vakalarında pek çok kromozomda genetik değişimler mevcuttur (gain 1q32.2-q41, gain 5q34-q35.2, gain 8q24 (MYC), gain 9q31.3 veya loss 16q12.1). Yoğun tedavi rejimlerine rağmen prognozu kötü olan EATL oluşmadan engellemek mümkün olabilmektedir. CD hastalarında en az 3 yıllık sıkı glutensiz diyet uygulaması ile EATL gelişme riskinin ciddi oranda azaldığı gösterilmiştir. GİS lenfomaları içerisinde düşük dereceli foliküler lenfoma %5 oranında görülmektedir. Erken evre foliküler lenfoma vakalarında cerrahi rezeksiyonla kür sağlanabilir. Bununla birlikte bazı araştırmacılar bu vakalarda tedavisiz takip yapıp sadece hastalığın ilerleme durumunda veya semptomatik vakalarda tedavi uygulanmasını önermektedirler. MALT lenfomada midede olduğu gibi H.ylori eradikasyonu remisyon sağlayabilir. İleri evre ve çok odaklı MALT lenfomada çoklu ajan kemoterapi uygulamak gerekir. Semptomatik ve ileri evre foliküler lenfomada cerrahi, kemoterapi ve/veya radyoterapi gerekebilmektedir. Lokalize DBBHL vakalarında cerrahi tedavi kür şansını arttırır. Tam rezeke edilemeyen tümörü bulunanlarda rituksimab içerikli kombinasyon kemoterapileri uygulanmalıdır. Radyoterapi genelde tek başına yeterli değildir, özellikle batında yaygın olan DBBHL vakalarında kemoterapi sonrası radyoterapi ilave edilmesi tedavi başarısını arttırır. Kolorektal lenfomalar Tüm gastrointestinal sistem lenfomalarının %6-12 sini oluşturur. Erkeklerde ve yaş arası daha sık gözlenmekte olup ortalama görülme yaşı 55 tir. İnflamatuar barsak hastalıkları (Crohn hastalığı, ülseratif kolit) ve immünsupresyon önemli risk faktörleridir. En sık başvuru semptomu karın ağrısı olup bunu iştahsızlık ve kilo kaybı izler. Daha az oranda da batında kitle, rektal kanama, dışkılama alışkanlığında değişiklik görülebilir. Barsak tıkanıklığı ve perforasyon nadirdir. En sık tutulan bölge çekum olup bunu rektum izler. Histopatolojik dağılım diğer GİS bölgelerine benzerdir (DBBHL, MALT, mantle cell ve T hücreli lenfoma). Endoskopik olarak vegetan, ülserovegetan form daha sıktır. Tedavide çoklu yaklaşım uygulanır. Cerrahi ile birlikte kombinasyon kemoterapisi en çok tercih edilen tedavi yöntemidir. Büyük kitleye sahip olan veya kemoterapi sonrası rezidüel hastalık gözlenenlerde radyoterapi tedaviye eklenebilir. Cerrahi hem evrelemeyi doğru yapmamıza yardımcı olur, hem de kemoterapiye bağlı kanama, tıkanıklık ve perforasyon riskini azaltmada yardımcı olur. 5 yıllık sağkalım olasılığı %27-55 arası değişmektedir. İleri evre hastalıkta (IIIE ve IV) ve tümörün 5 cm den büyük olduğu vakalarda prognoz daha kötüdür. Kaynaklar 1. Aleman BMP, Haas RL, van der Maazen RW. Role of radiotherapy in the treatment of lymphomas of the gastrointestinal tract. Best Pract Res Clin Gastroenterol 2010; 24: Arıcan A, Dinçol D, Akbulut H, etal. Clinicopathological features and prognostic factors of primary extranodal non-hodgkin slymphoma in Turkey. Am J Clin Oncol 1999; 22: Aydin ZD, Barista I, Canpinar H, etal. Gastric lymphomas in Turkey. Analysis of prognostic factors with special emphasis on flow cytometric DNA content. Cancer 2000; 89: Billroth T. Multiple lymphome. Erfolgreiche behandlung mit arsenik. Wien Med Wochenschr 1871; 21: Bishton MJ, Haynes AP. Combination chemotherapy followed by autologous stem cell transplant for enteropathy-associated T cell lymphoma. Br J Haematol 2007; 136: Burke JS. Lymphoproliferative disorders of the gastrointestinal tract. A review and pragmatic guide to diagnosis. Arch Patol Lab Med. 135: 2011; Cirocchi R, Farinella E, Trastulli S, et al. Surgical treatment of primitive gastro-intestinal lymphomas: a systematic review. World J Surg Oncol. 2011; 9: Damaj G, Verkarre V, Demler A. Primary follicular lymphoma of the gastrointestinal tract: a study of 25 cases and a literature review. Ann Oncol 2003; 14: Dincol D, Icli F, Erekul S, et al. Primary gastrointestinal lymphomas in Turkey: a retrospective analysis of clinical features and results of treatment. J Surg Oncol 1992; 51: Eser B, Kaplan B, Unal A, et al. Clinicopathologic characteristics and prognostic factors of primary gastrointestinal non-hodgkin s lymphoma. Yonsei Med J 2006; 47: Ekim-03 Kasım 2012, Antalya 27

7 11. Eser B, Çetin M, Ünal A ve ark. Primer nodal ve ekstranodal non-hodgkin lenfomalı hastaların karşılaştırılması: klinik, histopatolojik özellikler ve sağkalım. Türk Hematoloji-Onkoloji Dergisi (THOD) 2001; 11: Ghimire P, Wu GY, Zhu L. Primary gastrointestinal lymphoma. World J Gastroenterol 2011; 17: Gonzalez QH, Heslin MJ, Dávila-Cervantes A, et al. Primary colonic lymphoma. Am Surg 2008; 74: Hadithi M, Mallant M, Oudejans J, et al. 18F-FDG PET versus CT for the detection of enteropathy-associated T-cell lymphoma in refractory celiac disease. J Nucl Med 2006; 47: Heise W, GI-lymphomas in immunosuppressed patients (organ transplantation; HIV) Best Pract Res Clin Gastroenterol 2010; 24: Isaacson P, Wright DH. Extranodal malignant lymphoma arising from mucosa-associated lymphoid tissue. Cancer 1984; 53: Joyce AM, Burns DL, Marcello PW, et al. Capsule endoscopy findings in celiac disease associated enteropathy-type intestinal T-cell lymphoma. Endoscopy 2005; 37: Koch P, del Vale F, Berdel WE, et al. Primary gastrointestinal non-hodgkin s lymphoma: I.Anatomic and histologic distribution, clinical features, and survival data of 371 patients registered in the German Multicenter Study GITNHL 01/92. J Clin Oncol 2001; 19: Lai YL, Lin JK, Liang WY, et al. Surgical resection combined with chemotherapy can help achieve beter outcomes in patients with primary colonic lymphoma. J Surg Oncol 2011;104: Marco Silano, et al. Effect of a Gluten-free Diet on the Risk of Enteropathy-associated T-cell Lymphoma in Celiac Disease. Dig Dis Sci (2008) 53: Matsumoto T, Nakamura S, Esaki M, et al. Doubleballoon endoscopy depicts diminutive small bowel lesions in gastrointestinal lymphoma. Dig Dis Sci 2010; 55: Mendelson RM, Fermoyle S. Primary gastrointestinal lymphomas: a radiological-pathological review. Part 1:Stomach, oesophagus and colon. Australas Radiol. 2005; 49: Musshoff K: Klinische Stadieneinteilung der Nicht- Hodgkin-Lymphome. Strahlentherapie 1977; 153: Paydas S, Kekec Y, Zorludemir S. Gastrointestinal lymphoma in Southern Turkey. Centr Afr J Med 1996; 42: Nakamura S, Matsumoto T, Lida M, et al. Primary gastrointestinal lymphoma in Japan: a clinicopathologic analysis of 455 patients with special reference to its time trends. Cancer 2003; 97: Raderer M, Paul de Boer J. Role of chemotherapy in gastric MALT lymphoma, diffuse large B-cell lymphoma and other lymphomas. Best Pract Res Clin Gastroenterol. 2010; 24: Ruskoné-Fourmestraux A, Audouin J. Primary gastrointestinal tract mantle cell lymphoma as multiple lymphomatous polyposis. Best Pract Res Clin Gastroenterol. 2010; 24: Rohatiner A, d Amore F, Coiffier B, et al. Report on a work- shop convened to discuss the pathological and staging classifications of gastrointestinal tract lymphoma. Ann Oncol 1994; 5: Schechter NR, Portlock CS, Yahalom J. Treatment of mucosa-associated lymphoid tissue lymphoma of the stomach with radiation alone. J Clin Oncol 1998; 16: Stanojevic GZ, Nestorovic MD, Brankovic BR, et al. Primary colorectal lymphoma: An overview. World J Gastrointest Oncol 2011; 3: Willich NA, Reınartz G, Horst EJ, et al. Operative and conservative management of primary gastric lymphoma: interim results of a German multicenter study. Int J Radiation Oncology Biol Phys 2000; 46: Zhu Q, XU B, XU K, et al. Primary non-hodgkin s lymphoma in the esophagus. J Dig Dis 2008; 9; XXXVIII. Ulusal Hematoloji Kongresi

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı LENFOMALARDA RADYOTERAPİ Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı HL EPİDEMİYOLOJİ ve ETYOLOJİ Olguların çoğunluğu 15-30 yaş arası Kadın /Erkek: 1/1,5 Noduler

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

Dr. Sermin Özkal DEÜTF Patoloji AD

Dr. Sermin Özkal DEÜTF Patoloji AD Dr. Sermin Özkal DEÜTF Patoloji AD GIS Ekstranodal lenfoma en sık DBBHL > MALT Lenfoma > Diğer Mide > ince barsak > kalın barsak* ve rektum* Ekstranodal Lenfoma X Lenfoid Hiperplazi Özellikle küçük lenfoid

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD Multipl Myeloma da PET/BT Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD İskelet sisteminin en sık görülen primer neoplazmı Radyolojik olarak iskelette çok sayıda destrüktif lezyon ve yaygın

Detaylı

GASTROİNTESTİNAL SİSTEM LENFOMALARINDA KLİNİK VE TANI DR.SELİM KARAYALÇIN-AÜTF GASTROENTEROLOJİ

GASTROİNTESTİNAL SİSTEM LENFOMALARINDA KLİNİK VE TANI DR.SELİM KARAYALÇIN-AÜTF GASTROENTEROLOJİ GASTROİNTESTİNAL SİSTEM LENFOMALARINDA KLİNİK VE TANI DR.SELİM KARAYALÇIN-AÜTF GASTROENTEROLOJİ A:GENEL DEĞERLENDİRME: Lenfomalar basit olarak lenfoid dokulardaki normal lenfoid hücrelerin malign transformasyonudur.

Detaylı

*Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hematoloji Bilim Dalı. Mide lenfomalarındaki tedavi yöntemleri hakkındaki bilgilerimiz genel olarak

*Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hematoloji Bilim Dalı. Mide lenfomalarındaki tedavi yöntemleri hakkındaki bilgilerimiz genel olarak GIS LENFOMALARDA TEDAVİ Dr. M. Çetin* *Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hematoloji Bilim Dalı Mide lenfomalarındaki tedavi yöntemleri hakkındaki bilgilerimiz genel olarak retrospektif olgu serilerine

Detaylı

Perfore Primer İnce Bağırsak Lenfoması: Olgu Sunumu

Perfore Primer İnce Bağırsak Lenfoması: Olgu Sunumu Trakya Univ Tip Fak Derg 2008;25(1):60-64 Olgu Sunumu / Case Report Perfore Primer İnce Bağırsak Lenfoması: Olgu Sunumu Perforated Primary Small Bowel Lymphoma: A Case Report Doğan Albayrak, Abdil Cem

Detaylı

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI RAPOR BÜLTENİ İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI Tarih: 10/09/2015 Sayı : 8 Dünya Lenfoma Farkındalık Günü 15 Eylül 2015 Hazırlayan Neşet SAKARYA Birkaç dakikanızı ayırarak ülkemizde 2011

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ. Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ. Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİ MEME VE AKCİĞER KANSERİNDEN

Detaylı

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD 15-30 yaş arası ve > 55 yaş olmak üzere iki dönemde sıklık artışı (+) Erkek ve kadınlarda en

Detaylı

Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi

Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi Dr. E. Tuba CANPOLAT 1, Dr. Alper FINDIKÇIOĞLU 2, Dr. Neşe TORUN 3 1 Başkent Üniversitesi

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın KOLOREKTAL POLİPLER Prof. Dr. Mustafa Taşkın -Polip,mukozal örtülerden lümene doğru gelişen oluşumlara verilen genel isimdir. -Makroskopik ve radyolojik görünümü tanımlar. -Sindirim sisteminde en çok kolonda

Detaylı

Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama

Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama Banu Bilezikçi Güven Hastanesi Patoloji Bölümü, Ankara 25. Ulusal Patoloji Kongresi 6. Sitopatoloji Kongresi 14-17 Ekim 2015, Bursa 2014

Detaylı

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Kısa Kitaplar, Sunumlar.. Almanların yemek kitabı Amerikalıların tarihi Onkologların

Detaylı

MULTİPL PLAZMASİTOMLA SEYREDEN PLAZMA HÜCRE HASTALIKLARINDA TEDAVİ YAKLAŞIMI

MULTİPL PLAZMASİTOMLA SEYREDEN PLAZMA HÜCRE HASTALIKLARINDA TEDAVİ YAKLAŞIMI MULTİPL PLAZMASİTOMLA SEYREDEN PLAZMA HÜCRE HASTALIKLARINDA TEDAVİ YAKLAŞIMI PROF. DR. RAUF HAZNEDAR Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İlik dışı plazmasitomlar ; Plazma hücre hastalıklarının

Detaylı

(İlk iki harfleri - TR)

(İlk iki harfleri - TR) VET-A Kayıt Tarihi:. /. /.. THD Veritabanları Lenfoma Veritabanı Hasta Kayıt Formu VET-A HEKİM BİLGİLERİ 1. Merkez 2. Hekim HASTA BİLGİLERİ 3. Hasta Kodu Sistem tarafından otomatik olarak verilecektir

Detaylı

MIDE KANSERİ. Prof.Dr.Yusuf ÇİÇEK GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI

MIDE KANSERİ. Prof.Dr.Yusuf ÇİÇEK GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI MIDE KANSERİ Prof.Dr.Yusuf ÇİÇEK GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI GENEL BİLGİLER %95 adenokarsinom Hastaların %80 i ileri evrelerde müracaat eder, metastaz nedeniyle kaybedilir 20.000 yeni vaka 30 yıl öncesine

Detaylı

HODGKİN DIŞI LENFOMALAR. Dr Mustafa ÇETİN 2004-2005 Kayseri

HODGKİN DIŞI LENFOMALAR. Dr Mustafa ÇETİN 2004-2005 Kayseri HODGKİN DIŞI LENFOMALAR Dr Mustafa ÇETİN 2004-2005 Kayseri 1 Hodgkin Dışı Lenfomalar Genellikle lenf nodlarından ve bazende herhangi bir organdan köken alan heterojen bir grup B veya T hücre malignitesidir.

Detaylı

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Doğu Asya Cerrahi D2 sonrası oral floropirimidin bazlı adjuvan tedavi Avrupa Perioperatif kemoterapi (neoadjuvan ve adjuvan) Amerika Adjuvan kemoradyoterapi Surg Oncol

Detaylı

PEDİATRİK HODGKİN LENFOMA DR. CEM ÖNAL BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJISI A.D.

PEDİATRİK HODGKİN LENFOMA DR. CEM ÖNAL BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJISI A.D. PEDİATRİK HODGKİN LENFOMA DR. CEM ÖNAL BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJISI A.D. Vaka 16y, K. Şikayet: sol boyunda 6 aydır var olan şişlikte giderek artış olmuş. Şişlik sayısında artış mevcut. Fizik

Detaylı

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir.

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENFOMA LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENF SİSTEMİ NEDİR? Lenf sistemi vücuttaki akkan dolaşım sistemidir. Lenf yolu damarlarındaki bağışıklık hücreleri,

Detaylı

LENFOMADA ERKEN YAPILAN PET/CT TEDAVİYE YÖN VERİR Mİ?

LENFOMADA ERKEN YAPILAN PET/CT TEDAVİYE YÖN VERİR Mİ? 1 LENFOMADA ERKEN YAPILAN PET/CT TEDAVİYE YÖN VERİR Mİ? O. Meltem Akay Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hematoloji Bilim Dalı Ege Hematoloji Onkoloji Kongresi 13-15 Mart 2015, Çeşme Giriş 2 Son 2-3 dekadda,

Detaylı

Küçük Hücreli Akciğer Kanserlerinde Radyoterapi. Dr. Meltem Serin

Küçük Hücreli Akciğer Kanserlerinde Radyoterapi. Dr. Meltem Serin Küçük Hücreli Akciğer Kanserlerinde Radyoterapi Dr. Meltem Serin Sınırlı hastalıkta radyoterapi Yaygın hastalıkta radyoterapi Sınırlı hastalıkta radyoterapi Torakal radyoterapide tartışmalı konular Proflaktik

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE

LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE NEOADJUVAN KıSA DÖNEM VE UZUN DÖNEM KEMORADYOTERAPI SONRASı HAYAT KALITESI DEĞERLENDIRILMESI SORUMLU ARAŞTIRMACI: Prof.Dr.ESRA SAĞLAM YARDIMCI ARAŞTIRMACI: Dr. ŞÜKRAN ŞENYÜREK

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

56Y, erkek hasta Generalize LAP ( servikal, inguinal, aksiller, toraks ve abdomende ) Ateş Gece terlemesi Lenfopeni IgG, IgA, IgM yüksek

56Y, erkek hasta Generalize LAP ( servikal, inguinal, aksiller, toraks ve abdomende ) Ateş Gece terlemesi Lenfopeni IgG, IgA, IgM yüksek 56Y, erkek hasta Generalize LAP ( servikal, inguinal, aksiller, toraks ve abdomende ) Ateş Gece terlemesi Lenfopeni IgG, IgA, IgM yüksek Sedimantasyon (77mm/saat) CRP 7.67(N:0-0.8mg/dl) Servikal lenf nodu

Detaylı

Akut Karın Ağrısı. Emin Ünüvar. İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. eminu@istanbul.edu.tr

Akut Karın Ağrısı. Emin Ünüvar. İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. eminu@istanbul.edu.tr Akut Karın Ağrısı Emin Ünüvar İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı eminu@istanbul.edu.tr 28.07. Acil ve Yoğun Bakım Kongresi 1 AKUT Karın ağrısı Çocuklarda karın ağrısı

Detaylı

Evre III KHDAK nde Radyoterapi

Evre III KHDAK nde Radyoterapi Evre III KHDAK nde Radyoterapi Dr. Deniz Yalman Ege Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi A.D. 20. UKK, 2013, Antalya Evre III Alt Grupları IIIA 0 : N2 tutulumu yok (T3N1, T4N0-1) IIIA 1 : Rezeksiyon spesimeninde

Detaylı

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Santral Sinir Sistemi Rabdoid Teratoid Tümörü Radyoterapisi. Dr. Ayşe Hiçsönmez AÜTF Radyasyon Onkolojisi Nisan 2013

Santral Sinir Sistemi Rabdoid Teratoid Tümörü Radyoterapisi. Dr. Ayşe Hiçsönmez AÜTF Radyasyon Onkolojisi Nisan 2013 Santral Sinir Sistemi Rabdoid Teratoid Tümörü Radyoterapisi Dr. Ayşe Hiçsönmez AÜTF Radyasyon Onkolojisi Nisan 2013 RT nin yeri varmı? RT endike ise doz ve volüm? Hangi teknik? Kurtarma tedavisinde RT?

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI Prof. Dr. Aydan Kansu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı 7 y, ~ 1 yıldır karın ağrısı Göbek çevresinde Haftada

Detaylı

Marjinal Zon Lenfoma Tedavi Rehberi

Marjinal Zon Lenfoma Tedavi Rehberi Marjinal Zon Lenfoma Tedavi Rehberi Epidemiyoloji Marjinal Zon Lenfoma (MZL) non Hodgkin Lenfomalar (NHL) arasında 3. En sık görülen lenfoma alt tipidir. Mukoza ilişkili lenfoid doku (MALT) tipi NHL lerin

Detaylı

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI Akut tonsillofarenjit veya çocukluk çağında daha sık karşılaşılan klinik tablosu ile tonsillit, farinks ve tonsil dokusunun inflamasyonudur ve doktora başvuruların

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALKANS ER TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHĠSĠ DERNEĞĠ ANAL KANSER NEDİR? Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasındaki kontrol mekanizmalarının değişmesi (genetik

Detaylı

Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK

Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK HASTA SUNUMU 47 yaşında erkek hasta; midede yanma, ekşime, bulantı, kusma, geğirme hissi ve epigastrik rahatsızlık hissi.. Progresif olarak katı gıdaları yemede güçlük İki defa olan

Detaylı

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Dr. ALĠ MURAT SEDEF Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Dr. ALĠ MURAT SEDEF Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ MEDĠKAL ONKOLOJĠ

Detaylı

LİSTEYE EKLENENLER DEĞİŞİKLİK YAPILANLAR

LİSTEYE EKLENENLER DEĞİŞİKLİK YAPILANLAR 01.05.2013-14.11.2013 TARİHLERİ ARASINDA SAĞLIK BAKANLIĞI EK ONAYI ALINMADAN KULLANILABİLECEK ENDİKASYON DIŞI HEMATOLOJİ-ONKOLOJİ İLAÇLARI LİSTESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER LİSTEYE EKLENENLER SIRA NO İLAÇLAR

Detaylı

EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA

EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA 1. vaka S.P ERKEK 1982 DOĞUMLU YUTMA GÜÇLÜĞÜ ŞİKAYETİ MEVCUT DIŞ MERKEZDE YAPILAN ÖGD SONUCU SQUAMOZ HÜCRELİ CA TANISI ALMIŞ TEKRARLANAN

Detaylı

Dr. Zeynep Özsaran. E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi AD

Dr. Zeynep Özsaran. E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi AD Dr. Zeynep Özsaran E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi AD Son cümle: Geçmiş yıllarda yapılan randomize çalışmalarda endometrium kanserinde RT nin rolü tanımlanmıştı Ancak eksternal RT nin yeri yüksek risk faktörlü

Detaylı

igog toplantıları 23.şubat 2011

igog toplantıları 23.şubat 2011 igog toplantıları 23.şubat 2011 PUCCINI MADAM BUTTERFLY OPERA III PERDE ANADOLU SAĞLIK MERKEZĠ Medikal Onkoloji vaka sunumu M.B 54 yaşında kadın hasta ilk başvuru tarihi: 6/5/2010 Öykü: 6 hafta önce başlayan

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi okült (gizli, saklı, bilinmeyen, anlaşılmaz) okült + kanser primeri bilinmeyen

Detaylı

Erken Evre Mide Kanserine Yaklaşım

Erken Evre Mide Kanserine Yaklaşım Erken Evre Mide Kanserine Yaklaşım Cerrahi İlkeler ve Türkiye de Durum Dr. Dursun Buğra Mide Tümörleri Sempozyumu 17-18 Aralık 2004, İstanbul TNM Sınıflaması 2002 T Tümör Tis Karsinoma in situ (lamina

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ

XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ İnteraktif Olgu Sunumu KEMİK TÜMÖRLERİ . 17 yaşında bayan hasta. 2.5 yıldır sol bacakda yürürken ağrı Enfeksiyon ve dolaşım bozukluğu tedavisi uygulanmış. Son 6 aydır ağrı

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

MİYELODİSPLASTİK SENDROM

MİYELODİSPLASTİK SENDROM MİYELODİSPLASTİK SENDROM Türk Hematoloji Derneği Tanı ve Tedavi Kılavuzu 2013 30.01.2014 İnt. Dr. Ertunç ÖKSÜZOĞLU Miyelodisplastik sendrom (MDS) yetersiz eritropoez ve sitopenilerin varlığı ile ortaya

Detaylı

AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI. Hemş.Birsel Küçükersan

AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI. Hemş.Birsel Küçükersan AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI Hemş.Birsel Küçükersan Graft vs Host Hastalığı (GVHH) Vericinin T lenfositlerinin alıcıyı yabancı olarak görmesi ve alıcının dokularına karşı reaksiyon göstermesi Allojenik

Detaylı

Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir.

Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir. BEYİN TÜMÖRÜ BEYİN TÜMÖRÜ NEDİR? Beyin tümörü beyinde anormal hücrelerin çoğalması sonucu gelişen bir kitledir. Bazı beyin tümörleri iyi huylu (örneğin meningiom), bazıları ise kötü huylu kitlelerdir.

Detaylı

GASTROINTESTINAL LYMPHOMAS. Gülen Do usoy 1. Key words: Gastrointestinal lymphoma, MALT, IPSID

GASTROINTESTINAL LYMPHOMAS. Gülen Do usoy 1. Key words: Gastrointestinal lymphoma, MALT, IPSID Türk Aile Hek Derg 1998; 2(4): 154-161 GASTRO NTEST NAL LENFOMALAR GASTROINTESTINAL LYMPHOMAS Gülen Do usoy 1 Özet Primer gastrointestinal lenfomalar; daha önceden periferik lenf dü- ümü tutulumu olmaks

Detaylı

KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ

KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ KOLONOSKOPİ HAKKINDA ÖZET BİR REHBER OP. DR. ŞABAN BEYAZPINAR GENEL CERRAHİ UZMANI www.cerrahiklinik.com BU SUNUMDA KULLANILAN VERİLER, 2004 YILINDA YAPILAN DÜNYA CERRAHLAR

Detaylı

ERKEN EVRE SEMİNOM OLGUSU

ERKEN EVRE SEMİNOM OLGUSU ERKEN EVRE SEMİNOM OLGUSU Dr. Mustafa ERMAN Hacettepe Kanser Enstitüsü İzmir, Kasım 2014 36 y, E Aralık 2009 da sol orşiektomi Markerlar ve CT normal Patoloji: Klasik seminom, tm 2,5 cm. Tm testis içine

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ

ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ Sİ ALTIN KURDELE ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERİNİN SİMGESİDİR UR ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ S KLU ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERI NEDIR? Kanser vücutta bir dokunun anormal şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan, çıktığı dokuyu

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor

Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor Dev Krukenberg tümörlü Mide Kanserli hastada Sitoredüktif

Detaylı

Rekürren/Metastatik Baş Boyun Kanserleri Tedavisinde Son Gelişmeler

Rekürren/Metastatik Baş Boyun Kanserleri Tedavisinde Son Gelişmeler Rekürren/Metastatik Baş Boyun Kanserleri Tedavisinde Son Gelişmeler Dr. Mustafa Özdoğan Medstar Antalya Hastanesi Tıbbi Onkoloji 60 yaşında, erkek, inşaat işçisi, VAKA 60 paket/yıl sigara öyküsü, İlk başvuru:

Detaylı

Plazma Hücreli Lösemi. Prof.Dr.Ercüment Ovalı

Plazma Hücreli Lösemi. Prof.Dr.Ercüment Ovalı Plazma Hücreli Lösemi Prof.Dr.Ercüment Ovalı Wladyslaw Antoni Gluzinski 1906 da 47 yaşında kemik ağrısı, kosta kırığı, idarda porteinöz birikim ve lokositoz ile başvuran bir hastada mevcut lokositozda

Detaylı

RADYASYONA BAĞLI GEÇ BARSAK TOKSİSİTESİ VE TEDAVİSİ

RADYASYONA BAĞLI GEÇ BARSAK TOKSİSİTESİ VE TEDAVİSİ RADYASYONA BAĞLI GEÇ BARSAK TOKSİSİTESİ VE TEDAVİSİ Dr. MERİÇ ŞENGÖZ Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabiim Dalı İstanbul UKK KURSU 20 Nisan 2005, Antalya BAŞLIKLAR GENEL BİLGİLER,

Detaylı

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM Tanım Az diferansiye tiroid karsinomları, iyi diferansiye ve anaplastik

Detaylı

Dr. Metin ÖZKAN Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji BD Kayseri. 5. TTOK-2014 Antalya

Dr. Metin ÖZKAN Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji BD Kayseri. 5. TTOK-2014 Antalya Dr. Metin ÖZKAN Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji BD Kayseri 5. TTOK-2014 Antalya Neoadjuvan Kemoterapi (KT) nin Rasyoneli Adjuvan tedavi olarak KT (5-FU veya Gemsitabin) veya KRT hastalıksız

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

MATÜR T- HÜCRELİ LENFOMALAR TANISI PATOLOG GÖZÜYLE

MATÜR T- HÜCRELİ LENFOMALAR TANISI PATOLOG GÖZÜYLE 4. ULUSAL LENFOMA MYELOMA KONGRESİ 2-5 MAYIS 2013, ANTALYA MATÜR T- HÜCRELİ LENFOMALAR TANISI PATOLOG GÖZÜYLE DR. NALAN AKYÜREK GAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PATOLOJİ ANABİLİM DALI Matür T- Hücre ve

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polipte Kanser Dr.Cem Terzi Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polip ve polipoid karsinoma POLİP Epitelyal yüzeyden kaynaklanan çıkıntı HİSTOLOJİK POLİP TİPLERİ

Detaylı

GİS KANAMALARI. Prof.Dr.Tayfun KARAHASANOĞLU

GİS KANAMALARI. Prof.Dr.Tayfun KARAHASANOĞLU GİS KANAMALARI Prof.Dr.Tayfun KARAHASANOĞLU Ekim 2006 ÜST GİS KANAMASI GİS kanamalarının % 80 i Treitz ligamanının proksimali ETYOLOJİ Peptik ülser hastalığı Varisler Mallory-Weiss Eroziv gastrit Tümörler

Detaylı

Primer meme lenfoması; yineleyen hastalık

Primer meme lenfoması; yineleyen hastalık Türk Onkoloji Dergisi 2012;27(2):88-92 doi: 10.5505/tjoncol.2012.0121 OLGU SUNUMU CASE REPORT Primer meme lenfoması; yineleyen hastalık Primary breast lymphoma; disease recurrence Hüseyin KADIOĞLU, 1 Serap

Detaylı

Araştırma 2012 DEÜ TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ CİLT 26, SAYI 1, (NİSAN) 2012, 21-26

Araştırma 2012 DEÜ TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ CİLT 26, SAYI 1, (NİSAN) 2012, 21-26 21 Araştırma Tek Merkez Deneyimi: Folliküler Lenfomalı Olgularımızın Retrospektif Değerlendirmesi SINGLE CENTER EXPERIENCE: RETROSPECTIVE ANALYSIS OF FOLLICULER LYMPHOMA Abdullah KATGI 1, Aybüke OLGUN

Detaylı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes Mellitus Akut Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus akut komplikasyonlar Hipoglisemi Hiperglisemi ilişkili ketonemi

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

Primer Gastrointestinal Lenfoma Hastalar n n Klinik Özellikleri ve Tedavi Sonuçlar : Tek Merkez Deneyimi

Primer Gastrointestinal Lenfoma Hastalar n n Klinik Özellikleri ve Tedavi Sonuçlar : Tek Merkez Deneyimi ULUSLARARASı HEMATOLOJI-ONKOLOJI DERGISI MAKALE / ARTICLE International Journal of Hematology and Oncology Primer Gastrointestinal Lenfoma Hastalar n n Klinik Özellikleri ve Tedavi Sonuçlar : Tek Merkez

Detaylı

Gastrik lenfoma mukozal alanlardan, lenf

Gastrik lenfoma mukozal alanlardan, lenf Güncel Gastroenteroloji Gastrik Lenfoma Dr. Ayfle ÇARLIO LU 1, Doç. Dr. Cansel TÜRKAY 2 Fatih Üniversitesi T p Fakültesi, ç Hastal klar Anabilim Dal 1, Gastroenteroloji Anabilim Dal 2, Ankara Gastrik lenfoma

Detaylı

Prognostik Öngörü. Tedavi Stratejisi Belirleme. Klinik Çalışma Dizaynı

Prognostik Öngörü. Tedavi Stratejisi Belirleme. Klinik Çalışma Dizaynı Prognostik Öngörü Tedavi Stratejisi Belirleme Klinik Çalışma Dizaynı Prognostik faktörlerin idantifikasyonu ve analizi Primer tumor; BRESLOW Tumor kalınlığı Mitoz oranı Ulserasyon CLARK seviyesi Anatomik

Detaylı

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

PRÝMER KUTANÖZ LENFOMA: RETROSPEKTÝF DEÐERLENDÝRME* Primary Cutaneous Lymphomas: A Retrospective Evaluation

PRÝMER KUTANÖZ LENFOMA: RETROSPEKTÝF DEÐERLENDÝRME* Primary Cutaneous Lymphomas: A Retrospective Evaluation ARAÞTIRMALAR (Research Reports) PRÝMER KUTANÖZ LENFOMA: RETROSPEKTÝF DEÐERLENDÝRME* Primary Cutaneous Lymphomas: A Retrospective Evaluation Ayten Ferahbaþ 1, Yýlmaz Ulaþ 1, Serap Utaþ 1, Bülent Eser 2,

Detaylı

AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert

AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert AMELİYAT SONRASI TAKİP n Ameliyat sonrası evreleme; - TNM sınıflaması kullanılmakla beraber eksiklikleri var; post-op kalsitonin- CEA ölçümü, CEA

Detaylı

METASTATİK BEYİN TÜMÖRLERİ Hazırlayan: Türk Nöroşirürji Derneği Nöroonkoloji Eğitim ve Araştırma Grubu (TURNOG)

METASTATİK BEYİN TÜMÖRLERİ Hazırlayan: Türk Nöroşirürji Derneği Nöroonkoloji Eğitim ve Araştırma Grubu (TURNOG) METASTATİK BEYİN TÜMÖRLERİ Hazırlayan: Türk Nöroşirürji Derneği Nöroonkoloji Eğitim ve Araştırma Grubu (TURNOG) Metastatik tümörler en sık görülen beyin tümörleridir. Her geçen yıl çok daha fazla sayıda

Detaylı

KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D.

KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. PSA nın tanımı Prostate Specific Antigen PSA yı hasta nasıl

Detaylı

Endoskopi indikasyonları. Dr. Mehmet İnan Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi

Endoskopi indikasyonları. Dr. Mehmet İnan Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Endoskopi indikasyonları Dr. Mehmet İnan Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi ALT GIS ENDOSKOPİSİ KOLOREKTAL KANSERLER Kolorektal kanserler dünyada ve ülkemizde 4.sıklıkla görülürler. Kansere bağlı ölüm sebebleri

Detaylı

Metastatik Hastalık Takibinde Positron-Emission Tomografi

Metastatik Hastalık Takibinde Positron-Emission Tomografi Metastatik Hastalık Takibinde Positron-Emission Tomografi Dr. Nuriye Yıldırım Özdemir Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniği 22.03.2014 5. Tıbbi Onkoloji Kongresi, Antalya Society

Detaylı

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul Öğrenim hedefleri Mezenterik vasküler olay şüphesi ile gelen hastayı değerlendirmede kullanılan

Detaylı

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Kolon tümörlü olguların %40-50 sinde karaciğer metastazı gelişir ; % 15-25 senkron (primer tm ile /

Detaylı

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi Erman Alçı, Özer Makay, Adnan Şimşir*, Yeşim Ertan**, Ayşegül Aktaş, Timur Köse***, Gökhan İçöz, Mahir Akyıldız Ege Üniversitesi Hastanesi, Genel

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir.

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir. ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ETACİD % 0,05 Nazal Sprey 2. BİLEŞİM Etkin madde: Mometazon furoat 50 mikrogram/püskürtme 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ETACİD erişkinler, adolesanlar ve 6-11 yaş arasındaki çocuklarda

Detaylı

FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi

FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi Prof. Dr. Volkan Korten Marmara Üniversitesi Tıp T p Fakültesi İnfeksiyon Hastalıklar kları ve Klinik Mikro. ABD. Risk? Başlangıç tedavisine yanıtsızlık değil. Ciddi

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle

Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle III.Tıbbi Onkoloji Kongresi Onkolojik Görüntüleme Kursu 24 Mart 2010,Antalya Böbrek Mesane Prostat Böbrek Mesane Testis Radyolojiye Sorular Tümör

Detaylı

MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi

MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi MEMENİN PAGET HASTALIĞI Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi Meme başındaki eritamatöz ve ekzamatöz değişiklikler ilk kez 1856 da Velpeau tarafından tariflenmiştir. 1874 de ilk kez Sir James

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı