YÖNETİMSEL ARAŞTIRMALARDA SÜREGELEN SORUNLAR: TRT ARAŞTIRMALARI ÖRNEĞİ. İrfan Erdoğan

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "YÖNETİMSEL ARAŞTIRMALARDA SÜREGELEN SORUNLAR: TRT ARAŞTIRMALARI ÖRNEĞİ. İrfan Erdoğan"

Transkript

1 YÖNETİMSEL ARAŞTIRMALARDA SÜREGELEN SORUNLAR: TRT ARAŞTIRMALARI ÖRNEĞİ İrfan Erdoğan GİRİŞ Önemli olan, bir gerçeğin nasıl söylendiği değildir. Nasıl söylendiği biçimsel tercihi ve ne söylendiği ise özü anlatır. Biçim özün önüne geçtiğinde, gerçeğin üstüne kara bir gölge düşer. 1 İrfan Erdoğan Yönetimsel araştırmalarda ampirik yöntemin nasıl kullanılacağını bilmek demek, istatistiği de içeren metodolojik süreçler yanında, hiç değilse sosyal-psikoloji sosyoloji, ekonomi, siyaset bilimi ve iletişim alanlarında insanı ve toplumu anlamak, bu yöntemin getirdikleri ve götürdüklerinin doğası üzerinde düşünebilecek bilgi ve beceriye sahip olmak demektir. Bu inceleme, Türkiye deki ampirik araştırmaların üzerinde durulması gereken ciddi sorunlar taşıdığına akademik çevrenin ve ilgililerin dikkatini çekmek; yapılan hataları belirleyerek, bu hataların yeniden üretilmemesi için gerekli bilgileri sunmak; yönetimsel araştırmalardaki akademik etik ve sosyal sorumluluk yoksunluğuna değinmek; herkesin bildiği ama kimsenin söylemediğini, yani kişiler arası özel konuşmalarda bol bol konuşulan, ama kamusal alanda açıkça söylenmeyen gerçekleri, inceleyerek açıklamak gerektiğini vurgulamak; dışı çok giyinmiş, içi çıplak ve boş profesörlerin, onların vezirlerinin, vekillerinin ve onlara özenenlerin geliştirdikleri ve kullandıkları strateji ve taktiklerle (örneğin dedikodu, yalan, iftira, şantajlarla) dürüst çalışan ve üreten insanları kötüleme kampanyalarına kulak asılmaması gerektiğine işaret etmek; ideolojileri ve kurumları kendi kişisel çıkarlarına göre kullananların ve doğruyu söyleyeni 1 Bu nedenle, okuyucuya önerim, yazdıklarıma bağlı olarak yaran olsa bile gocunma, çünkü bu makalenin amacı eleştirerek ve yanlışları göstererek doğrunun yapılmasına katkıda bulunmaktır. Birlikte eleştirel bilinçle soruşturarak öğrenmek.

2 dokuz köyden kovanların saltanatını açıkça soruşturmak ve hiç değilse akademik ve bilimsel dünyayı onlardan arındırmaya çalışmak; arındırmaya çalışanları da, en azından, öğrencilere ve akademik yapıya kendi bireysel çıkarlarını gerçekleştirmek için zarar verenleri desteklemeyerek destek vermek zamanının geldiğini ve geçtiğini hatırlatmak için tasarlandı. İnsan aynı zamanda yaptığı ve yapılan yanlışlardan da doğruyu öğrenir. Akademik hayatta elbette her türlü görüşü savunan insanlar olacaktır; ama tembellerin, hırsızların, siyasal partilerin çıkarlarını temsil eden kadrolaşmalarla gelen, öğrencilere ve bilime katkıda bulunmayan, kişisel materyal çıkarları için fakülteleri kullanan becerikli-tüccarların akademide asla egemenlik kurmaması ve kurulan bu tür egemenliklerin yıkılması gerekir. 2 Fakültelerdeki kadrolaşma ve egemenlik öğrenciye ve bilime hizmet eden bir kadrolaşma ve egemenlik olmalıdır. Ama ne yazık ki, genellikle ve hatta çoğunlukla bunun aksi olmaktadır. Yukarıda sunulan amaçlar ve nedenlerle, bu incelemede, önce, eleştirel bir sorun sunumu yapıldı. Sonra, 1999 ile 2006 arası yapılan 11 TRT araştırması, Türkiye deki durumu gösteren tipik yönetimsel araştırma örnekleri olarak ele alınıp incelendi. 3 Ne yazık ki, Türkiye deki bilişi ve iş yapış biçimini etkileyen duygusal, baskıcı ve sömürgen ortamlarda, cehaleti bilinçli bir şekilde sürdüren akıllılar ve akademide köşeleri kapmış bilgiç-cahiller, kendi bireysel çıkarları için belli materyal ve bu materyali besleyen düşünsel çıkarları destekleyerek işlevsel-cehaleti ve tembellik kültürünü sürekli yeniden 2 Yalakalık gibi bazı kelimeleri kullandığımda, bilgisayar bile bu dili kaba buluyor ve değiştirmemi istiyor: Değiştirmiyorum, çünkü sorunu kavramda ve kavramı kullananda aramayalım; o işi yapanda ve o ilişkinin doğasında arayalım. Yalakalık, aşağılık bir ilişki tarzını anlatır ve yalaka kavramı bu ilişkiyi ifade için vardır ve kullanılmalıdır. Fakültede öğrenciden her başvuru için harç ve para alıp cebine atan dekan ve ortaklarına hırsız, şerefsiz, aşağılık demeyelim de ne diyelim? Fırsat eşitliğinde fırsatları değerlendiren pragmatik iş adamı mı diyelim? Bilimin dili toplumun dilinden uzaklaştığında, ki öyle, bilim belli örgütlü güç yapılarındaki özel çıkarların hizmetçisi olur, ki öyle. 3 Harms ve Kellner in genel bir tanımıyla, yönetimsel iletişim araştırmaları, belli bir siyasal ekonomik düzende izleyicileri etkilemek, ürünleri satmak ve siyasetçilerin promosyonunu yapmak için kitle iletişiminin nasıl kullanılacağına odaklanır. Yönetimsel araştırmanın ayrıntılı açıklaması için bkz Erdoğan, İşler ve Durmuş (2006).

3 üretmektedir. Daha kötüsü, egemen iş yapış biçimi ve materyal çıkarlar nedeniyle, bilmeyenler bilmediği şeyleri biliyor gibi göstermekte ve yapmaması gereken işe girmekte; dolayısıyla, geçersiz, güvensiz ve yanlış ürünler üretmekte ve özel çıkarlara faydalı olurken genel çıkarların ciddi zarar görmesine neden olmaktadır. Hiç birimiz her şeyi bilemeyiz, her şeyi yapamayız; ama çoğu şeyi öğrenebilir ve yapabiliriz. Dolayısıyla, bilmemek ve hata yapmak suç veya aşağılayıcı bir şey değildir. Suç ve aşağılayıcı olan, bilmediği işlere girişmek, biliyorum diye kendini bile kandırmak ve biliyor gibi imaj satışı yapmaktır. Bu tür çıkarcı-cehaletin bir diğer özelliği de, bilene karşı duyduğu düşmanlık ve bu düşmanlıkla gelen iletişimler yoluyla kendini korumak için geliştirdiği stratejiler ve kullandığı aşağılık taktiklerdir. Yönetimsel araştırma, ne yazık ki, işlevsel cehaletin ve kurnaz cambazların iş gördüğü ve ortak çıkar bağı kurmuş birilerinin bol para kazandığı bir alandır. Paul Lazarsfeld 1941 yılında yönetimsel araştırma ile ilgili olarak şunları söylüyordu: Son yirmi yılda, kitle iletişim medyası, özellikle radyo, basın ve film, modern toplumun iyi bilinen ve en iyi belgelenen alanlarından bazıları olmuştur. İtinalı çalışmalar, tüm önde gelen radyo programlarının dinleyici büyüklüğünü ve bu dinleyicilerin cinsiyet, gelir ve birkaç diğer kritere göre kompozisyonunu ortaya çıkarmıştır. Gazete ve dergilerin tirajı, özel olarak düzenlenmiş araştırma ekipleriyle kaydedilmektedir ve diğerleri güncel olarak hangi dergi yazılarının ve hangi reklamların okunduğunu her hafta rapor etmektedir. Kitaplar, radyo programları ve filmler kullandıkları dilin zorluğu ve nüfusun farklı eğitim düzeyindeki kesimleri için ne kadar yeterli oldukları bağlamında test edilmektedir. Farklı gruplardaki insanların tercih ettikler eğlence türleri her zaman araştırılmakta ve pek çok promosyon kampanyasının başarısı günümüzde sınanmaktadır. Tüm bu araştırma çabaları sırasında birçok önemli yeni teknik geliştirilmiştir. Modern örneklem alma teknikleri, örneğin, çok büyük ilerleme yaptı, çünkü bir çalışmanın, sponsor firmanın ulaşmak istediği nüfus kesimlerini temsil etmeyen bir grup halk arasında yapılırsa pratik değerini kaybedeceği anlaşılmıştı. Görüşme teknikleri benzer nedenlerden dolayı inceleştirildi. Bu çalışmaların çoğunun rekabetçi karakteri, gerçekleri dinleme ve okuma yoğunluğuna göre çok daha iyi kaydetme yöntemlerine götürdü. Konular basit kayıt araçlarıyla ölçülmeye izin vermediği durumda, karmaşık tutum ve tepkiler için indekslerin

4 geliştirilmesinde büyük bir ilerleme sağlandı. (Lazarsfeld, 1941: 155). Lazarsfeld in uzun seneler önce söylediklerini günümüz Türkiye sindeki yönetimsel araştırmalar için söylemeyiz. Devlet kurumlarının, uluslararası firmaların ve kuruluşların yaptırdığı incelemelerin, dergilerde ve kitaplarda basılan araştırmaların, yüksek lisans ve doktora tezlerinin çok büyük bir kısmı ampirik yöntemin kurallarını çiğnediği ve bilimsel bir tasarım karakterini taşımadığı için, akademik bağlamda geçersiz ve yönetimsel bağlamda faydasızdır. Sadece birilerine bazı nedenlerle önemli materyal ve ilişkisel faydalar sağlamıştır. 4 Türkiye de yönetimsel incelemeye artan gereksinim yanında, akademik camiada hemen herkesin bildiği, aralarında özel olarak konuştuğu ama kamusal alana çok ender yansıtılan bir gerçek daha var: Yönetimsel incelemelerin yöntem ve özellikle etik bakımından büyük sorunlarla dolu olduğu. Ne yazık ki, Türkiye de egemen olan materyal ilişkiler ve özel çıkara hizmet eden her şeyin mubah olduğu iş etiği koşullarında, bir yandan akademik inceleme yapma gereğini anlamsız ve yersiz bulan, öte yandan yönetimsel araştırma yapmaya soyunan bir çalışmamaya ve kısa yoldan işini bitirerek para kazanmaya dayanan çalışma kültürü gelişmiştir. Daha kötüsü, bu kültürü yeniden üretenler, akademi dışı çevredeki ilgisizlik ve emeğin sömürüsünün etkisiyle birlikte, akademik alanda sorumlu üreticiliği değil üretmemeyi; bir taraftan gereği gibi hizmet vermeksizin maaşını alırken, öte yandan materyal kazanç getiren yan işleri kılıfına uydurarak yapmayı yeğlemekte ve yeğletmektedir. Elbette daima gönüllü kamu hizmeti veren insanlar vardır ve bunlar niceliksel olarak marjinal de olsa insanlığın geleceği için daima umut vericidir. İletişim fakültelerinin ciddi özverilerle çıkarttıkları dergiler, son yıllarda artan bir kıpırdanışın varlığını göstermektedir. Bu dergilerdeki makalelerin bilimsel tasarım bakımından akademik değerlerinin ve 4 Fakat yabancılar tarafından çok akıllıca hazırlanmış olan ve Türkiye de huşuyla taklit edilen, amacı insanlara belli düşünceleri yerleştirmek olan araştırmalar da yapılmaktadır.

5 geçerliliklerinin incelenmesi gerekir. Benzer şekilde, yüksek lisans ve doktora tezlerinin, kurumlar ve şirketler için yapılan yönetimsel araştırmaların yöntembilimsel inşalarının doğasının araştırılması gerekir, çünkü büyük olasılıkla çoğunun hiçbir bilimsel karaktere sahip olmadığı ortaya çıkacaktır. Sempozyumlarda ve çeşitli toplantılarda sunulan bildirilerin de akademik değerleri ciddi bir araştırma konusudur. Bunu sadece sosyal bilimler alanına sıkıştırmamak gerekir. Laboratuar ve klinik araştırması yapan, deney koşullarını birilerinin önceden hazırladığı koşulları soruşturmadan taklit eden, tıp ve ilaç endüstrilerinin çıkarına uygun tasarımlar ve sonuçlar uyduran fen bilimleri alanının araştırma ürünlerini de mercek altına yatırmak gerekir. Hele, özel teşebbüsün desteklediği sempozyumlar ve toplantılar; bilimin ikinci plana itildiği, şirket sistemine övgülerin yağdırıldığı ve siyasal ve ekonomik güçlerin kendi satışlarını yaptığı yağlı ekmek ve zengin sirk panayırına dönüşmektedir. Bu ve benzeri durumlar, akademik dünyanın ve bilimsel/yönetimsel araştırmaların doğasının sürekli soruşturulması gerektiğini de anlatır (Erdoğan ve Erdoğan, 2005; Özen, 2002; Erdoğan 2001a, 2001b; Miller ve Berger, 1999; Seltzer, 1996; Horowitz, 1975). Bilimsel ve yönetimsel araştırmalarla ilgili sorunlar aslında çok boyutlu olarak kendini göstermektedir. Fakat Türkiye de sosyal bilimlerin gelişmesi ve itibar kazanması, araştırma yöntemlerini bilmeyenlerin, yarım bilenlerin ve gereği gibi kullanmayanların hem kamu kurumlarına hem özel teşebbüse yaptıkları incelemeler hem de medyada sunulan incelemelerin geçerliliği, güvenirliliği, uyduruk olmadığı, amaca ve çıkara göre pişirilmediği üzerinde durulması gereken en önemli sorunlar arasındadır. Yönetimsel araştırma, uygun bir şekilde yapılması koşuluyla, kapitalist örgütlü hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır. Ne yazık ki, Türkiye de akademik hayatın emtialaştırılmasının getirdiği olumsuzluklar azalma yerine giderek artmaktadır. Bunu görmek (ve bundan hareket ederek araştırma tasarımı yapmak) için, araştırmalara çok ender konu yapılan hangi akademisyenin ne tür kişisel amaç nedeniyle kimin çıkarına uygun şeyler yaptığı ile ilgili birçok ilişkisel bilgileri ve dedikoduları aklımıza getirmemiz yeterlidir. Buna, asla Türkiye yi temsil etmeyen örneklemle rating işi yapan orta yolcu tüccar akademisyenlerden, ülkücülüğü kendi bireysel çıkarı için kullanan akademisyenlere ve burjuva solcu fırsatçı

6 çalıp çırpıcı araştırmacı ve geliştirmecilere kadar zengin örnekler var. Bu insanları hepimiz biliyoruz; kitaplarda, belgelerde ve internette isimleri açıklanıyor; ama onlara bir şey olmuyor: neden dersiniz? Neden sessiz ve ilgisiz kalınıyor? Bu örnekleri, bazı akademisyenlerin mantıksal pozitivizmi, istatistiği ve araştırma raporu yazmayı bilmeden yönetimsel araştırma yapmalarıyla zenginleştirebiliriz. Daha kötüsü, bu tür insanlarda sosyal sorumluluk ve etik yoksunluğunu belirleyen kendi çıkarları ve kendi çıkarlarıyla belirlenen haklılıklarıdır. Doğru, iyi ve sosyali soyarak kendilerine güç ve materyal kazanç sağlayanlar yaptıkları ve söyledikleriyle bu yoksulluğun zenginliğini daha da zenginleştirmektedir. Örneğin, yapılan bir araştırmanın geçersizliği hakkında bilgi verilen bir denetleyici hiçbir rahatsızlık hissetmeksizin ben imzamı atar, paramı alırım demektedir. Yaptığı araştırma olmayan araştırmaların geçerlilik ve güvenirlilik sorununu birileri övünerek şöyle çözmektedir: Araştırmanın güvenirliliği benim, kendimim. Bu tür çarpık duygular ve söylemler, sosyal bilimlerin ne türlü ciddi yoksunluk ve yoksulluk içinde olduğu hakkında bize üzücü ipuçları vermektedir: Ampirik tasarımda geçerlilik ve güvenirlilik sorununun, bireyin piyasada tanınmış olması ve herkesin ona güvenmesi gibi imajlar ve ilişkisel bireysel atıflarla hiçbir ilgisi yoktur; çünkü geçerlilik ve güvenirlilikle ilgili sorunlar pozitivizmin getirdiği istatistiksel, mantıksal ve belirlenmiş süreçlerden geçerek test edilir ve çözümlenir. 5 Ama Türkiye de güven imajla kurulduğu için elbette çok ilgisi vardır, çünkü bu yolla çıkar bağları kurulur ve para kazanılır. Ne yazık ki, Türkiye de egemenlik ilişkiler nedeniyle, resmi olarak akademik olan, ama aslında akademik karakterini önemli ölçüde yitirmiş akademik çevrelerde yanlışlıkların ve cehaletin (aslında, daha üzücü olarak, akıllı köşe dönmeciliğin) master tezlerinde, doktora tezlerinde, akademik-yönetimsel araştırmalarda ve siyasal ve ekonomik pazarda hızla artan yönetimsel alan araştırmalarında yeniden üretilmesiyle, yukarıda belirtilen sorunlar çözülme yerine çoğalmaktadır. Bu inceleme, yukarıda sunulan koşullardan ve sorunlardan hareket ederek, pozitivist-ampirik çerçeveyi kullanan yönetimsel araştırma sorunlarında yöntembilimle ilgili olanlar üzerinde duracaktır. Başta 5 Geçerlilik ve güvenirlilikle ilgili fazla bilgi için bkz Erdoğan, 2003

7 belirtildiği gibi, makalenin nihai amacı, yapılan yanlışlıkları işaret ederek, doğrunun yapılmasına katkıda bulunmaktır. Okuyucu kesinlikle bak, bu makalede bana/sana sataşmışlar gibi cahilce bir tutum sergilememelidir. Böyle bir tutum sergilenirse, cehaletin bilgiçlik taslamasına ve yeniden üretilmesine son vermenin zamanının çoktan geldiği gerçeği bir kenara itilir ve bilgiçlik taslayan egemen işlevsel-cehalet yeniden-üretilerek desteklenir. Eğer bilime ve topluma ve hatta endüstriye araştırmalarla bir şekilde yardım edilecekse, hiç değilse, bu iş doğru bir şekilde yapılsın; yoksa bilimsellik ve genel fayda iddia edilmesin. YÖNTEM Ampirik araştırmalarda Türkiye de ciddi yöntembilimsel (tasarım, uygulama, değerlendirme ve sonuç çıkartmada) sorunlar olduğu varsayımından hareket ederek tasarlanan bu makalede, tipik örnek olarak 11 TRT araştırması ele alınıp incelendi: Radyo-Televizyon Yayınları İzlenme ve Eğilim belirleme (TRT, 1999); TRT-GAP Radyo-Televizyon Yayınları İzlenme ve Eğilim Belirleme Kamu Oyu araştırması (TRT, 2000); Televizyon Yayınları Kamuoyu araştırması, (TRT, 2001); Televizyon Yayınları Kamuoyu Araştırması (TRT, 2002); Erzurum Bölge Radyosu Yayınları Kamuoyu araştırması (TRT, 2004a), Antalya Bölge Radyosu Yayınları Kamuoyu Araştırması (TRT, 2004b), Ulusal Televizyon Yayınları Türkiye Geneli Kamuoyu Araştırması (TRT, 2005a), GAP Diyarbakır Bölge radyosu Yayınları Kamuoyu Araştırması (TRT 2005b), Yayın Alanları Tespiti Teknik Kamuoyu Araştırması (TRT, 2005c), Trabzon Bölge radyosu Yayınları Kamuoyu Araştırması (TRT, 2005d), ve Marmara Bölgesi Radyo Yayınları Kamuoyu Araştırması (TRT, 2006). TRT araştırmaları Türkiye deki egemen durumu temsil eden tipik örnekler olarak nitelendi, çünkü bu araştırmalar Türkiye nin hemen her üniversitesinden profesörler, doçentler, yardımcı doçentler, öğretim ve araştırma görevlileri katılarak gerçekleşti. Sadece 2005 Teknik Kamuoyu Araştırmasının saha çalışması, veri girişi, tablolaştırma ve raporlaması özel bir şirket tarafından yapılmıştır. Elbette, 1999 dan beri bu 11 araştırmaya katılan zengin kadronun yaptığı ve yönettiği diğer araştırmalar da vardır ve bu araştırmalarda TRT araştırmalarında yapılan

8 yanlışlıklar büyük olasılıkla yeniden üretilmiştir ve yeniden üretilecektir. Bu katılıma bakıldığında şunlar görülür: (a) Soru formu, 1999 ve 2000 deki araştırmalarda Yayın Planlama Koordinasyon ve Değerlendirme Dairesi başkanlığı Araştırma Müdürlüğünce hazırlanmış, Radyo Dairesi başkanlığı, televizyon Daire başkanlığı veya TRT-GAP televizyon yayınları yetkilerince tartışılarak son şekli verilmiş; 2001 deki araştırma soruları TRT haber dairesi, Televizyon Daire başkanları ile yayın Planlama Koordinasyon ve Değerlendirme Dairesi başkanlığı yetkililerinden oluşan geçici danışma kurulu tarafından hazırlanmıştır. Bu soru oluşturma sürecine 2002 yılında Gazi Üniversitesi, ODTU, Başkent Üniversitesi ve DIE başkanlığı temsilcilerinden oluşan geçici danışma kurulu katılmıştır Erzurum araştırmasının soru formunun oluşturulmasına yayın Planlama Koordinasyon ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı Araştırma Müdürlüğü, Radyo Dairesi Başkanlığı, Reklam Dairesi başkanlığı, Vericiler Dairesi başkanlığı ve Erzurum Bölge radyosu yetkilileri katılmıştır Türkiye Geneli araştırmasının 5 üniversiteden 7 profesör danışma kurulunda soru formu tartışılmış ve son şekli verilmiştir ve 2005 deki bölge veya yerel araştırmaların soru formu TRT nin kendi bünyesindeki uzmanlar tarafından hazırlanmıştır. (b) Araştırmaların saha uygulaması, 1999 daki araştırmada 15 üniversitenin iletişimle ilgili bölümlerinden 8 profesör, 6 doçent ve 6 yardımcı doçent ve bir araştırma görevlisi; 2000 deki araştırmada 12 üniversiteden 15 öğretim üyesi; 2001 deki araştırmada 15 üniversiteden 6 profesör, 3 doçent, 6 yardımcı doçent; 2002 deki araştırmada 15 üniversiteden 7 profesör, 1 doçent, 6 yardımcı doçent ve 1 araştırma görevlisi yönetiminde yapılmıştır Türkiye araştırmasının 30 üniversiteden 10 profesör, 3 doçent, 16 yardımcı doçent, 2 öğretim görevlisi ile işbirliği yapılmıştır Antalya araştırması üç üniversiteden bir profesör, bir doçent ve bir yardımcı doçent tarafından yapılmıştır. (c) 1999 daki araştırmanın değerlendirilmesi, analiz ve raporla kitap olarak yayına hazır duruma getirilmesi bir profesörün yönetimindeki bir ekip tarafından; 2000 deki araştırma, Başkent Üniversitesi İstatistik ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü ve 5 öğretim üyesi tarafından; 2001 deki araştırmanın değerlendirilmesi ODTU Sosyoloji Bölümünden bir ekip

9 tarafından ve 2002 deki ise Başkent üniversitesinden bir ekip tarafından yapılmıştır Erzurum araştırmasının saha uygulaması bir yardımcı doçent tarafından yürütülmüş; değerlendirme ODTÜ Sosyoloji Bölümünden bir küçük ekip tarafından yapılmıştır Türkiye Geneli araştırmasının ve 2005 GAP Diyarbakır radyosu araştırmasının değerlendirilmesi, analiz ve yayıma hazır duruma getirilmesi Başkent Üniversitesinden bir öğretim üyesinin başkanlığındaki bir ekip tarafından yapılmıştır Antalya araştırmasınınkini ise Gazi Üniversitesinden bir profesör başkanlığında bir ekip yapmıştır. Dikkat edilirse, TRT araştırmaları Türkiye nin üniversitelerinin çoğunda çalışan ve sayısı 200 den fazla öğretim üyesi ve uzmanın katılmasıyla yapılmıştır. TRT araştırmalarının tipik olması, bu kadar çok kişinin katkısıyla gerçekleşen bir tasarımlar ve ürünler olmasında yatmaktadır: Bu araştırmaların, Türkiye nin hemen her ilgili üniversitesinden katılan öğretim üyelerinin katkısını içermesi nedeniyle, Türkiye de yapılan pozitivist ampirik yönetimsel incelemelerin ortak yöntembilimsel doğasını gösterme özelliğine sahip olma olasılığı çok fazladır. Bu kadar kişinin her biri, aynı zamanda diğer insanlarla, diğer yönetimsel araştırmalar yapmaktadır. 6 Ele alınan TRT araştırmaları survey Research türü bir ampirik araştırma tasarımının (rapor dahil) temel inşa süreçlerine ve her süreç içinde olması gereken öğelere göre değerlendirildi. Bunu yaparken, araştırmayla ilgili sorun sunumu, veri toplama ve değerlendirme yönteminin belirlenmesi, bulguların sonumu, sonuç sunumu ve bu sunumun var olan bilgiyle ve tasarımın sunduğu sorularla/hipotezle ilişkilendirerek sonuç bölümünde değerlendirilmesi, yönetimsel önerilerin bulgulara ve bulgularla bağıntılı bilgi birikimine dayanarak sunulmasının karakteri analiz edildi. Bu yolla, TRT araştırmalarındaki yöntembilimsel sorunlar (hatalar, tutarsızlıklar, eksiklikler, yanlış kullanma ve yanlış uygulamalar) belirlendi, açıklandı ve doğru olanın nasıl olması gerektiği belirtildi. Son olarak, sorun sunumunda üzerinde durulan sorunlar ve TRT 6 Eğer bu araştırmaya anketleri uygulamada yardım için benden istekte bulunulsaydı, anket sorularını ve ne yaptıklarını görür görmez, buna katılmayı asla kabul etmezdim.

10 araştırmalarının incelenmesinde elde edilen bulgular kullanılarak sonuçlar çıkarıldı. ANALİZ VE DEĞERLENDİRME TRT gibi teorik olarak kamuya/halka hizmet veren bir kurumun hizmetini geliştirmeyle ilgili bir meselesinde, izleyici araştırması veya kamuoyu araştırması, yapılacak en son şeydir. İzleyicileri anlamaya yönelik bir araştırma yapmadan önce, TRT de çalışanlara ve çalıştıranlara/çalıştırmayanlara yönelik araştırmaların yapılması gerekir. Önce, TRT kurumunun günlük üretiminin doğası, ürün (örneğin program) üretim faaliyetleri ve ilişkileri incelenerek saptanmalıdır. Bu saptamayla, genel halk arasında TRT ye yönelik iddialar yanıt bulur ve ona göre TRT politikaları ve iş yapış biçiminde, gerekiyorsa, değişiklikler yapılır. Araştırılması gereken bu iddiaların/varsayımların/kuşkuların bazıları şunlardır: TRT de ciddi bir gizli işsizlik vardır. Çalışan personelin büyük bir kısmı hiçbir şey üretmemektedir. İş yapanların çoğu düşük aylıklarla çalıştırılan gençlerdir. İşe uğramadan ve hiç bir iş yapmadan aylık alanlar vardır. Yönetici durumda olan üst kadrolardan başlayarak en altta programcı yardımcılarına kadar uzanan personel yapısında iletişimle ilgisi olmayan insanlar oldukça çoktur. Profesyonel ilişkiler yerine kişisel çıkar ilişkileriyle işler yürümekte veya engellenmektedir. Yönetmen ve programcı gibi üretim kadrosunda olanlar arasında kendini geliştirmek için son bir yıl içinde alanıyla ilgili bir şey okuyan yoktur. Haber ve bilgilendirmeyle uğraşanlar arasında Türkiye nin idari yapısıyla ilgili bilgileri ilkokul beşinci sınıf seviyesinde bile olmayanlar vardır. TRT önce kendini anlamalı ve kendini düzeltmelidir. Bunun için TRT de araştırma ile uğraşan daireler ve yöneticiler önce bu işi bilenler olmalı, biliyorum diye geçinenler değil. Bu kişiler, TRT yi özelleştirip özel sermayeye peşkeş çekmek isteyenlerin değil, dürüst ve bağımsız araştırmacıların yardımıyla, kendilerini anlamak için önce kendilerini soruşturmalı ve araştırmalıdır.

11 1. Başlık İster yönetimsel araştırma olsun isterse akademik türde bir araştırma olsun, bir araştırmanın başlığı o araştırmanın içeriğini yansıtmalıdır. TRT araştırmalarının hemen hepsi de yayınları kamuoyu araştırması olduğunu belirtmektedir. Bu başlıklar genel olarak kabul edilebilir. Fakat başlık okuyucunun aklına yayınlarının nesiyle ilgili kamuoyu araştırması? sorusunu getirmektedir. Örneğin, TRT 2000 yılı araştırmasının başlığı TRT GAP Radyo-Televizyon Yayınları İzlenme ve Eğilim Belirleme Kamu Oyu araştırması olarak belirlenmiş. Bu başlığa göre incelemenin İzlenme ve eğilim belirlenme üzerinde duracağı söylenmektedir. Fakat araştırmanın en önemli yanı olan eğilim belirleme işlevsel olarak tanımlanmamış, gereğince ölçülmemiş, dolayısıyla bu bağlamda herhangi bir değerlendirme yapılmamış. Bu nedenle, içerik başlığın bu önemli öğesini yansıtmıyor. 2. Giriş veya Sorun sunumu Ne yapılacağının belirlenmesi Mantıksal pozitivist epistemolojiye dayanan ampirik metodolojiyi kullanan bir tasarımın girişinde, ne yapılacağı gerekçeli bir şekilde belirtilir. TRT araştırmalarının hepsinin girişi incelendiğinde, hem nitel hem de nicel yoksunluk ve yoksulluk görülür: TRT nin bütün araştırmalarında satırdan oluşan girişte bir veya birkaç cümleyle ne yapıldığı anlatılmakta, fakat araştırılacak konuya, araştırma sorularına veya hipotezlere giden nitel bir tartışma ve gerekçe sunulmamaktadır. TRT araştırmalarının hepsi de, basit bir durum belirlemesi karakterindedir. Birikmiş bilgiye dayanan gerekçeli inşa Akademik dergilerde yayınlanan veya özel kurumlar ve şirketler için hazırlanmış kaliteli yönetimsel araştırmaların girişinde, araştırmayı gerektiren yönetimsel sorunlar/konular üzerinde durulur; bu bağlamda var olan bilgi birikimi irdelenir. Yani, sorun sunumu (ne yapılacağı); gerekçeli, dolayısıyla, tutarlı kuramsal varsayımlar seti ve setleriyle kurulan, bunu yaparken birikmiş bilgiye (önceki yapılan incelemelere ve çıkarılan sonuçlara) dayanan bir inşa ile yapılır. Bu inşa yoluyla ampirik gözlemle toplanan ve istatistiksel süreçlerden geçirilerek test edilecek araştırma

12 soruları ve/veya hipotezler üretilir. Araştırma sorularına bulunan yanıtlarla ve/veya hipotezlerin testi yoluyla, kuramsal varsayımlar, dolayısıyla, bu varsayımlardan geçerek kuramlar sınanır. TRT araştırmalarının hiçbirinde böyle bir inşaya rastlanmadı. Bunun yerine, en fazla yarım sayfa tutan bir giriş yapılmakta; bir veya iki cümlelik amaç verilmekte, gereksiz olan şeyler sunulmaktadır. Dolayısıyla, TRT incelemeleri başından itibaren bilimsel karakterden yoksundur. Bu durum, Türkiye deki akademik ve yönetimsel incelemelerde çok yaygın olarak kendini göstermektedir den beri bu makalenin yazarının çeşitli nedenlerle yaptığı literatür taramaları, tez ve makale değerlendirmeleri sırasında, ampirik (veya bilimsel) inceleme olarak sunulanların arasında bilimsel tasarım karakterini taşıyan çok az esere rastladı: (a) Hiçbir araştırmada hipotez veya araştırma sorusu çıkarmaya yönelik bir sorun sunumuna rastlanmadı. (b) Ama hiçbir kuramsal gerekçeye dayanmayan, dolayısıyla bilimsel gerekçeden yoksun olan hipotez olmayan hipotezlere ve araştırma sorularına çok rastlandı. Özlüce, TRT araştırmalarında olduğu gibi, gözden geçirilen yüzlerce araştırmalardan hemen hiçbirinde, ampirik bakımdan sınanabilir sorular/hipotezler sunulmamış ve bazı sorular veya hipoteze benzer şeyler sunulsa bile, sunum kuramsal gerekçelere ve birikmiş bilgiye dayanarak yapılmamıştır. Bundan çok daha kötüsü, ampirik olmayan araştırmalar ise (eleştirel olanlar dahil) var olan birikmiş bilgiyi şu şunu dedi, bu bunu söyledi diye ardı ardına sıralamakta ve bir dedikoduyu kendince toparlayıp anlatmaktadır; böylece, köylerdeki koca karı ve kahvehanelerdeki erkek dedikodusunu üniversitelere merkezi anlatı sistemi olarak taşıyanların yaptığı hataları yeniden üretmektedir. Gerekçenin gereksizliği TRT araştırmaları (ve hemen hemen tüm alan araştırmalarına dayanan kuramsız tezler ve basılı ürünler) yönetimsel araştırma olarak nitelenir. Yönetimsel araştırmalarda, sorun formülü yapılmaz veya hipotez üretilmez (istenirse, üretilir aslında), çünkü zaten araştırma isteyen kurum, şirket veya siyasal parti ne aradığını bilmektedir. Yani sorun bellidir. Bu tür araştırmada amaç bir firmanın, kurumun veya siyasal partinin bilme isteğini yerine getirmedir. Bilimsel bir kaygı yoktur; kaygı müşteriye bilgiyle hizmet ederek para kazanmaktır veya birilerine para kazandırmaktır. Gerekçenin gereksizliği, oldukça zengin kuramsal inşalar

13 olmasına rağmen, kuramla vakit geçirmeyen işletmecilerin, halkla ilişkilercilerin, reklamcıların ve diğer benzeri sosyal bilimcilerin bilimi belli çıkarlar için araç olarak kullanmakta çok işine yaramaktadır. Fakat bilimsellik iddia eden yönetimsel araştırmanın epistemolojik ve metodolojik doğası bu değildir, daha önceki paragraflarda açıklanandır. Amaç ve önem sunumu Bir araştırmanın amacı ve önemi çoğu kez gerekçeler sunulurken ortaya çıkar ve ayrıca bir amaç ve önem sunmaya gerek kalmaz. TRT Araştırmalarında amaç birer cümleyle şu şekilde belirtilmiştir: Elde edilen bilgi ve bulgular Radyo ve Tv yöneticileri ve yapımcılarına önemli katkılar sağlayacaktır (TRT, 2000:1), ışık tutacaktır (2004a:6); yapımcı ve yayıncılar tarafından TRT yayınlarının geliştirilmesi için kullanılacaktır (TRT 1999:1 ve 2001:1). Bunlar, yönetimsel bir araştırma için amaç olabilir. Fakat TRT 2002 araştırmasının girişinde amaç olarak sunulan asla amaç olamaz yılındaki araştırmayı büyük ölçüde kopyalayan ve taklit eden 2002 araştırmasında, araştırmanın amacı, yapılan yayınların izlenme oranları ile bu yayınlara ilişkin genel değerlendirmeleri ve varsa yeni istekleri belirlemektir denmektedir (s.1). Benzer şekilde, 2005 Türkiye Geneli araştırmasının amacı izlenme durumlarını tespit etmektir diye bir cümleyle belirlenmiş Teknik Kamuoyu Araştırmasında da aynı şekilde dinlenme oranlarını ve yayın alanlarını tespit etmek (s. 17) olarak belirlenmiş. (a) Bu tür amaç tespiti, amaç kavramının ne olduğu hakkında ya hiç, ya yetersiz ya da yanlış bilgiye sahip olunduğuna işaret eder; çünkü amaç ne yapıldığı değil, yapılanın neden yapıldığı sorusuna verilen cevapla belirlenir: izlenme durumunu neden tespit edeceğiz?. Dolayısıyla, TRT araştırmalarında, amaç olarak belirlenen amaç değildir; ne yapıldığının bir cümleyle açıklanmasıdır. (b) Bir araştırmada değişkenlerin ölçülmesi ve karşılaştırmaların yapılması, ancak çok özel bir durum dışında, asla amaç olamaz. Özel durum ise, örneğin ölçmenin (veya ölçeğin) geçerliliğinin test edilmesi olduğunda olabilir Türkiye Geneli araştırmasının girişinde araştırmanın bilimselliğinin en üst düzeyde sağlanabilmesi amacıyla Avrupa standartlarında seçilen ve temsil gücü yüksek olan bir örneklemle sahaya çıkılmıştır denmektedir. Bilimselliği en yüksek seviyede sağlama iddiası

14 örneklemin alınmasına indirgenerek sunulurken, bu sunum giriş bölümünde yapılmaktadır. Ardından da yüz yüze anketle bilgilerin toplandığından bahsedilmektedir (s. 1). Bu iddia geçersizdir, temelsizdir ve gülünçtür. Bu iddia sunulurken bile, pozitivist bilimin en temel kuralları çiğnenmektedir, çünkü (a) örneklem seçimi girişte anlatılmaz, girişte gerekçeli olarak ne yapılacağı ve neden yapılacağı sunulur. Ayrıca, girişte 11 satırlık bir giriş sunulmuş ve bunun sadece bir cümlesi giriş bölümüne ait; diğerleri ya tasarımın girişinin doğasıyla ilgili doğru enformasyon vermeyen laflar ya da yöntem bölümüne aitler. (b) Avrupa standartlarında seçilen ve temsil gücü çok yüksek olan bir örneklem demek için hakikaten özel bir bilişe ve etiğe sahip olmak gerekir. Böyle bir standart yok ve olamaz da. Bunu söyleyen ya göz boyamak için uyduruyor, ya ne dediğini bilmiyor, ya örneklem sürecinde temsili örneklem alma ve temsil gücünün ne olduğu hakkında en küçük bir bilgisi yok, ya da yukarıdakilerin hepsini içerek bir yapıya sahip. Örneklem almada Avrupa veya Amerika standardı diye bir şey olamaz. Örneklem alma ampirik yöntemin olasılık kurallarına bağlı olarak yapılan bir karar vermeyi ve uygulamayı anlatır. (d) Bilimselliği en üst düzeyde tutma örneklem seçmeyle elde edilmez; örneklem alma dahil, pozitivist ampirik bir araştırma tasarımında, girişten başlayarak sonuca kadar her aşamada ampirizmin kurallarını bilmeyi ve uygulamayı gerektirir. (e) Bilimselliği en üst düzeyde tutma, öncelikle dürüstlüğü, ahlaklı olmayı, etik kurallarına uyarak bilmediği işe girişmemeyi ve uydurmamayı gerektirir. Benzer şekilde, ilişkinin varlığının ampirik değerlendirmesi de amaç değildir; bir hipotez testi yapılacağını anlatır ve hipotez testi yapma da amaç olamaz. Amaç, bu ilişki değerlendirilmesinin ve hipotezin neden yapıldığının ardındaki nedendir. TRT araştırmalarında, elde edilen bilgi ve bulguların yayın planlanmasına, yöneticilere ve yapımcılara önemli katkılar sağlayacağı söylemiyle gelen fayda beklentisi, (a) gerekçesi olmayan ve yönetimsel tasarım karakterini daha baştan yitiren bir incelemede, hemen hemen tümüyle geçersizdir. (b) Ayrıca, tasarımda, nasıl önemli katkıda bulunacağı açıklanmalıdır. Bu açıklamayı da yapabilmek için, herkesin iletişim dersleri ve iletişim eğitimi verdiği ve hatta öğretim üyesi bile olduğu Türkiye de, kitle iletişimi alanında çalışan biri olunması yeterli değildir:

15 Gerçek anlamıyla sosyal bilimci olunması gerekir. (c) Daha kötüsü, TRT araştırmalarında, yönetici ve yapımcılara önemli katkılar sağlayacağı iddiasını doğrulayan hiçbir bulgu değerlendirmesi yok. Değerlendirme adı altında sunulanlar değerlendirme değil, sadece bulgu sunumudur. Grafikler ve frekans dağılımlarıyla sayfalar dolduran şişirmeler bir yapımcıya ne kadar faydalı olabilir? Kesinlikle hiçe yakın fayda. Programcıların faydalanması için, faydalanılabilecek araştırma raporu yazılması gerekir. 3. Yöntem: Temel öğeler Survey Research türü bir araştırma tasarımında, nelerin yapılacağı somut olarak belirlendikten sonra, bunların ayrıntılı olarak nasıl yapılacağı yöntem bölümünde açıklanır. Yöntem bölümünde araştırmanın tasarımın ve veri toplama yönteminin karakterine göre türü, kapsamı, veri toplama kaynağı, kaynağa ulaşma sorunları, kaynaktan en güvenilir ve geçerli veri toplama tekniği (örneklem ve anket sorularının nasıl oluşturulduğu), verilerin nasıl analiz edileceği ve değerlendirileceği açıklanır. TRT araştırmalarında bunların çoğu yok; yöntem olarak sunulanlar ya yöntemle ilişkisiz ya da yanlış. Özlüce, TRT araştırmalarında pozitivist yöntembilimsel bağlamda yönteme rastlanmadı. Araştırmanın türü TRT araştırmalarında yöntem bölümünde araştırma tasarımının tarama türü bir araştırma olduğu belirtilmektedir. Tarama türü diye bir araştırma yöntemi, yoktur; tarama bir araştırma yöntemi değildir. TRT araştırmalarının yapmaya çalıştığı survey research tarama türü araştırma değildir, ampirik bir alan araştırmasıdır. Survey kavramı, pozitivist bağlamda, tarama anlamına gelmez, gözlemle veri toplamaya dayanan inceleme anlamına gelir. Survey research pozitivist-ampirik metodolojinin katı kurallarına göre yapılan bir alan araştırmasıdır. Sistemlilikten yoksun gelişi güzel bir tarama değildir. Tarama denen şey genellikle kaynak taraması adı altında bir konuyla ilgili kaynaklara göz atmayı ve bu kaynaklardan araştırmanın tasarımına yardım için bilgi toplamayı içerir. Post-modern duyarlılıkla gelen bilinç yönetiminin bir parçası olan kimlik kavramı 2005 araştırmalarında yanlış kullanılmaktadır. Örneğin,

16 2005 Teknik Kamuoyu Araştırmasının yöntem girişindeki söylemi (s. 19) bir kelime değişikliğiyle kopyalayan 2005 Türkiye araştırmasındaki Yöntem bölümü altında bu bölümde araştırmanın kimliği ve metodolojik bilgilere yer verilmiştir. Ayrıca, araştırma örneklem seçimin nasıl yapıldığı, soru formunun hazırlanış şekli, saha çalışmasının nasıl yapıldığı konuları belirtilmiştir (s. 2) Araştırmanın kimliği de ne demek? Ampirik veya diğer metodolojilerde araştırmanın kimliği diye bir kavram yoktur. Çekici ve moda laflar etmek, belki kimlik kavramının doğasını anlamayan birilerini büyüleyebilir. Araştırmanın, masanın, kitabın kimliği olmaz; kimlik ancak kendini biçimlendirme kapasitesine/yeteneğine/becerisine sahip olan, bunun için de düşünebilen ve karar verebilen yaratıkta olabilir. Kimliği araştırmanın yöntembilimsel karakteri/yapısı olarak tanımlayalım ve 2005 Türkiye Geneli araştırmasına bakalım: Yöntem bölümünde, araştırmanın yöntembilimsel karakterini/yapısını açıklayan doğru bir şey yok. Olan dört şey de (örneklem alma, soru formu hazırlanması, saha uygulaması, değerlendirme) ya alakasız ya da büyük çoğunlukla yanlış. Nüfus ve örneklem TRT araştırmalarının hiç birinde alınan örneklemler geçerli değil, çünkü hiçbirinde nüfus ve örneklem çerçevesi belirlenmemiş. Keyfi olarak yerler seçilip örneklem diye seçmeler yapılmış. TRT 1999 araştırmasının, birkaç kelime ve cümle değişiklikleri ötesinde çoğunlukla kopyası ve yöntemsel taklidi olan diğer TRT araştırmalarında, örneklem seçimi doğru yapılmamış ve süreçleri uygun bir şekilde açıklanmamış. Her araştırmada örneklem seçiminde belirtilen birkaç cümlelik bazı doğru açıklamalar dışındaki her şey ya geçersiz ya da gereksiz olarak kullanılmış. Yöntemde asıl olması gereken öğeler araştırmanın bu bölümünde yok. TRT araştırmalarında yöntem bir bilimsel tasarımın gerektirdiği şekilde hazırlanmadığı için, araştırmanın geçersiz olmasına önemli ölçüde neden olmaktadır. Örneğin örneklem alma ile bir sayfa kadar açıklama getiren 2005 Türkiye Geneli araştırmasında, bu süreçlerin doğru olabilmesi için nüfusun belirlenmesi gerekir. Nüfusun Araştırmanın kapsamı Türkiye dir. Türkiye yi temsil eden bir örneklem seçilmiştir diyerek belirlenmesi yanlıştır. Çünkü araştırmanın kapsamı Türkiye dir ve Türkiye yi temsil eden bir örneklem seçilmiştir demek, örneklem seçme bağlamında işe

17 yarar hiçbir şey söylememektir. (a) Araştırmanın kapsamı (scope of Research) nicel/cografik alanı anlatmaz, anlatabilmesi için tasarımın nicel/coğrafik alan üzerine kurulmuş olması gerekir ki TRT araştırmalarının hiçbiri bunu yapmıyor. (b) Türkiye yi temsil eden bir örneklem seçebilmek için araştırma nüfusunun belirlenmesi gerekir. Bu nüfus da TRT araştırmalarında yapıldığı gibi keyfi olarak belirlenmez: Nüfus, araştırmanın araştırma sorusu (soruları) (anket soruları değil) veya hipoteziyle (hipotezleriyle) belirlenir. En basit anlatıyla, arananın ne olduğu ve bu arananın kaynağının kimler/neler olduğu nüfusu belirler. Bu araştırma nüfusu belirlenmeden, bu nüfustan örneklem çerçevesinin nasıl çıkartıldığı açıklanmadan, Türkiye deki herkesi veya kentleri, DIE nin bir gruplandırmasını kullanarak, örneklem alınmaz; alınırsa, neyi (hangi araştırma nüfusunu) temsil ettiği bilinmediği için geçersizdir. Pozitivist bir tasarımda örneklem konusunda, tanımlanmamış nüfus demek olan evren faydasız bir kavramdır. Örneklem çıkartmak için, kesinlikle nüfus tanımlanmalı, nüfustan örneklem çerçevesi belirlenmeli, örneklem sayısına karar verilmeli; örneklem çerçevesinden örneklemin nasıl çıkarılacağı saptanmalı ve ona göre örneklem alınmalıdır. Bunlar yapılmazsa, araştırma bilimsel karakter taşımaz. TRT araştırmalarında, bunlar yapılmamış. Onun yerine, evrenden örneklem çıkartılmış. Evrenden örneklem çıkartılamaz, çünkü tanımlanmamış nüfustan ve örneklem çerçevesi belirlenmemiş bir şeyden örneklem alınamaz; alınırsa, uyduruk olur. TRT araştırmalarında örneklem olarak sunulanlara bakıldığında, araştırmacıların evren, nüfus, kuramsal nüfus, örneklem çerçevesi ve örneklem arasındaki bağı bilmedikleri ortaya çıkar. Bu araştırmalarda doğru nüfus ve örneklem çerçevesi tanımlanmadan örneklem seçimine gidilmektedir. Yukarıda belirtildiği gibi, bir örneklemin seçilmesi için önce araştırma nüfusunun saptanması; bu nüfustan örneklem çerçevesinin belirlenmesi ve örneklemin bu çerçeveden çıkartılması gerekir. Örneklem çerçevesi çıkartılmadan örneklem sayısı belirlenemez ve örneklem sayısını bulmak için formül uygulanamaz. TRT araştırmalarının hiçbirinde nüfus ve örneklem çerçevesi kavramları kullanılmamıştır. Örneklemin nasıl alındığını anlatan cümlelerde örneklem almanın bilinmediği görülür.

18 Temsili örneklem almak için temsili örneklem alma süreçleri açıklanır ve uygulanır. Bunlar yapıldıktan sonra, örneklemin temsili olduğunu açıklamaya veya meşrulaştırmaya gerek kalmaz. TRT araştırmalarında temsili örneklem alma süreçleri yok; onun yerine, hepsinde geçersiz meşrulaştırma çabaları var: Örneğin, örneklem ve bireylerle ilgili değerlendirme alt-başlığı altında (TRT, 2002:5) ilk cümleden sonraki yapılan açıklamalar örneklemin temsili olduğunu kanıtlamaya çalışmadır ki, örneklemin temsili olduğu asla bu şekilde kanıtlanmaz. Ayrıca, kanıtlamaya çalışırken, Türkiye nin nüfusunun 14 yaş ve üzerindeki insanların % 75 inin kentte yaşadığı, aynı yaş ve üzerindeki nüfusun % 83 ünün lise mezunu ve daha alt düzeyde olduklarını doğrulayan bir istatistiksel kaynak sunulmamış. TRT nin araştırmalarının hepsinde örneklem alınırken 14 yaş ve üstündeki kişilerin örnekleme alındığı belirtilmiş. 14 yaş altı izleyici değil mi? Önemsiz mi? TRT nin çocuk bölümü ve çocuklara yapılan onca yayınların izleyicileri 14 yaş ve üzeri mi? Bu sınır neden konmuş? TRT programcıları çocuklara yönelik programlarda bilinen her şeyi biliyor ve bilinmesi gereken bir şey kalmadığı için mi araştırmacılar böyle bir karar almışlar? Bu tasarımı yaparken araştırmacılar hiç TRT programcılarına danışmışlar mı? Neden danışmamışlar? Bu gibi sorulara araştırmayı yapanlar cevap aramışlar mı? Bu keyfilik neden? Özlüce, araştırma nüfusunun 14 ve üzeri olarak belirlenmesi için geçerli bir gerekçe olması gerekir ki böyle bir gerekçe sunulmamış. İşlevsel tanımlama ve Ölçme Bir araştırma tasarımında ne yapılacağı belirlendikten, araştırma soruları veya hipotezler çıkartıldıktan sonra, değişkenlerin, işlevsel tanımlanmasının yapılması gerekir ki böylece doğru ölçekler hazırlanıp doğru ölçmeler yapılabilsin. Varsa, birim terimler, karakter terimler, ilişkisel terimler ve yapılar işlevsel olarak tanımlanmalı ki uygun ölçmeler yapılabilsin. Bir değişken belirlendiğinde bunun öğeleri o değişkenin karakterleridir. Bir faktör belirlendiğinde, onun altına düşen değişkenler yükleri en yüksek olanlardır. TRT araştırmalarının hiç birinde bu tanımlamalar ve açıklamalar yapılmamış; böylece, pozitivist-ampirik yöntemin en temel kurallarından biri çiğnenmiş. Bu nedenle ki, TRT araştırmalarındaki anket sorularının önemli bir kısmı hatalı olarak

19 biçimlendirilmiş. Bu hatalı biçimlendirme dolayısıyla ölçme de hatalı olmaktadır. Hatalı ölçme demek araştırmanın geçersiz olduğu demektir. Örneğin, TRT araştırmalarında, tv izleme durumu veya çalışmayan ferdin meşguliyeti vb. ile ilgili herhangi bir kuramsal ve işlevsel tanımlama getirilmemiş. Bu nedenle, değişkenlerin göstergeleri yanlış belirlenmiş, dolayısıyla ölçmeler geçersizdir. Bir kavramın tanımlanması onun belirleyici karakterinin uygun bir şekilde belirtilmesini gerektirir. Kavramlar iki soyutlama seviyesinde tanımlanır: Kuramsal ve gözlemsel. Kuramsal seviyedeki tanımlamalar kavramsal tanımlamalar (conceptual definitions) olarak nitelenir ve bir kavramı diğer soyut kavramlardan geçerek tanımlar. 7 Gözlem seviyesindeki tanımlamalar işlevsel tanımlamalar (operational definitions) 8 olarak nitelenir ve bu tanımlamayla kuramsal kavram gözlenebilir (ölçülebilir) yapılır. Aksi taktirde gözlem (ölçme) yapılamaz; yapılırsa uyduruk ve geçersiz olur. Örneğin 2002 araştırmasında, deneğin ne ile meşgul olduğu sorusunda, araştırmayı trajik-komediye dönüştüren seçenekler var: iş buldu-işini kurdu, başlamak için bekliyor ; özürlü; emekli; yaşlı; ailevi ve kişisel nedenler. Bu seçenekler birden fazla tanımlama kriterinin olduğunu, karşılıklı olarak birbirini dışarıda bırakma (mutually exclusiveness) ve tüm olasılıkları tüketme (exhaustiveness) 9 kuralının çiğnendiğini göstermektedir. Dolayısıyla, bu ölçmeler geçersizdir. Bir değişkenin bir ölçme için tek bir işlevsel tanımlaması yapılır; değişken birden fazla tanımlamaya dayandırılamaz. Bu seçeneklere bakıldığında en az şu soru akla gelmektedir: Araştırmacıların test inşasında seçenek belirlenmesi karşılıklı dışarıda bırakma ve olasılıkları tüketme gibi kurallar hakkında hiçbir bilgiye sahip değil mi? Sahipseler, neden yapılmaması gereken hataları yapmışlar? Ölçme: Anket sorularının hazırlanması Birbirini çoğu kez birikmiş bilgi ve deneyimden faydalanma yerine, çoğunlukla kopyalama yoluyla işin kolayına kaçan ve yapılan yanlışları 7 Pozitivist metodolojide kavramsal çerçeve diye bir şey olmaz; kuramsal çerçeve olur. Üniversitelerimizde yüksek lisans ve doktora tezlerinde sürdürülen bu yanlışlığın da düzeltilmesi gerekir. 8 Operational definition işlemsel tanımlama değildir; çünkü tanımlamayı işlem yapmak için yapmıyoruz; gözlem yapmak /ölçmek için yapıyoruz. 9 Bu kavramların açıklanması için bkz Erdoğan, 2003

20 çoğu kez yeniden üreten TRT nin bütün araştırmalarında, Soru formunun hazırlanması alt-başlığı altında, soruların hazırlanmasına katılanların isimleri ve kurumları yazılmış. Soru formunun bu kurulda tartışılarak son şekli verildiği belirtilmiştir. Yani, o isimlerin ve kurumların olması soruların doğru hazırlandığının garantisi mi? Asla, çünkü soruların doğruluğu, ölçmek istediklerini ölçüp ölçmediği bu tür göz boyama ile kanıtlanmaz. Tasarımın birkaç yerinde kullanılan bu yolla, TRT araştırmacıları kasıtlı veya bilinmeden yapılan mantıksal hatalardan (veya propagandada inanırlılığı sağlama yollarından) biri olan otoriteye başvurma konusuna oldukça yaratıcı (!) bir ekleme yapmaktadır. Bu tür kullanımın en az iki anlamı vardır: Bilmemek ve/veya bir sürü önemli kişilerin ve kurumların adı verilerek göz boyamak. Soru formuna gelmeden önce, nelerin nasıl ölçüleceğinin belirtilmesi, ölçeklerin saptanması gerekir. Sonra, soru formuyla ilgili açıklamada, standart bir test kullanıp kullanılmadığı, kullanıldıysa, bu kullanılan test açıklanır; kullanılmadıysa, neyi ve neden ölçmek için ne tür bir ölçmenin yapıldığı açıklanır; ardından, bu ölçme aygıtının geçerlilik ve güvenirlik sorununun çözümü üzerinde durulur. TRT araştırmalarında bunların hiçbiri yapılmamış. Ölçme: Ölçekler TRT araştırmalarında yöntemle ilgili diğer ciddi bir ölçme sorunu da ölçmek isteneni geçerli bir biçimde ölçmeyen ölçeklerin kullanılmasıdır. Örneğin, TRT 2002 araştırmasında tv izleme ile ilgili soruda ölçekler sıkça, ara sıra izliyorum ve izlemiyorum diye üç seçenekle belirlenmiş ve izleme böyle ölçülmüş. Bir kişinin izleme seviyesini diğer kişiden geçerli ve güvenilir bir şekilde bu ölçmeyle ayırt edebilir miyiz? Edemeyiz. Ölçeriz, fakat bu geçerli ve nesnel bir ölçme olamaz. Dolayısıyla, TRT araştırmalarının üç seçenekli izlemeyle ilgili ölçmeleri, özneldir; ölçmek istediğini nesnel olarak ölçme özelliğine sahip değildir. Bu tür değişkende doğru ölçme dakika veya saat birimiyle tanımlanarak yapılan ölçekle yapılır. TRT araştırmalarında, ölçme kuralları çiğnenmektedir. Kademeli ölçek nasıl kurulur bilinmemektedir. Bazen birinci kademe (yokluk kademesi) ve bazen ikinci kademe atlanmaktadır. Bazen son kademe konmamakta veya yanlış konmaktadır. Bazen iki yönlü ölçekte orta değer yanlış yere konmaktadır. Fark etmez seçeneği konacak ise, bu orta

21 değerdir. Orta değeri olan bir ölçme bazen dört kademeli yapılmaktadır; bu yanlıştır. TRT araştırmalarında mesafeli (interval) ve oranlı (ratio) ölçmelerde kategoriler kullanılmaktadır. (a) Bu tür gruplandırma, üst seviyede istatistik kullanmayı ve dolayısıyla ayrıntılı yorum yapmayı engeller. Bu nedenle, hipotezle gelen zorunluluk olmadıkça gruplandırma yapılmaz. Ki-kare testi yapmak için de gruplandırma yapılmaz. Eğer ölçme mesafeli/oranlı ise, o zaman, örneğin merkezi yönelime dayalı testler yapılabilir. (b) Ayrıca, bu tür ölçekleri gruplandırmada nesnel ve geçerli kıstas sunma sorunu vardır. Örneğin TRT araştırmalarının yaşla ilgili olarak 14-24, 25-30, diye giden 6 kademeli bir gruplandırmanın anlamlılığı, ancak geçerli ve ikna edici kuramsal gerekçeyle kurulabilir ki bu da çok zordur. Çünkü neden beş grup değil de altı grup veya 24 yaş ile 25 yaş arasındaki niteliksel fark ne ki biri birinci gruba girerken diğeri ikinci grupta gibi sorulara geçerli gerekçe sunmak çok zordur. Bir istatistikçi için kategorileştirme kurallara uygun bir şekilde, gruplandırma yapılabilir, ama bir sosyal bilimci için, gruplandırmanın bir sosyal, ekonomik, siyasal veya kültürel anlamlılığı olması gerekir. TRT araştırmalarında olduğu gibi keyfi gruplandırma kabul edilemez. Bu nedenle, zorunlu olmadıkça, gruplandırma kullanılmamalıdır. Gruplandırma yapıldığında ise geçerli gerekçeler sunulmalıdır. Saha uygulaması (verilerin nasıl toplandığı) Yukarıdaki aynı hatalar, saha uygulaması alt-başlığı altında üniversitelerin ve öğretim üyelerinin isimleri verilerek tekrarlanmış. Bir araştırma tasarımında, ölçme aygıtları ve saha uygulamaları alt başlığı kullanılacaksa, bu başlık altında bu süreçlerin nasıl gerçekleştirildiği açıklanır, o işi yapan kişilerin isimleri yazılmaz. Ne yazılacağı bilinmediği için şişirme ve göz boyama gibi nedenler ötesinde, saha uygulamasını kimin yaptığının yöntembilimsel hiç bir anlamı yoktur; önemli olan uygulamanın nasıl yapıldığının açıklanmasıdır. TRT araştırmalarının hiçbirinde bu yok. Değerlendirmenin nasıl yapıldığı TRT araştırmalarında, bu alt-başlık altında bir sayfa kadar yapılan sunumların yarım sayfasını yapanların isimleri doldurmaktadır. Diğer

22 yarım sayfasındaki açıklamaların çoğu ya bağlamdan kopuk, ya gereksiz ya da yanlıştır. Araştırmacı değerlendirme yaparken, toplanan nicel ve nitel verilerin bulgu olarak özetlenmesi, yorumlanması ve sonuçlar çıkartılması için nasıl analiz edildiğini açıklar. Neyin kendi içindeki dağılımı ve neyin neyle karşılaştırıldığını anlatmak (örneğin 2005 Türkiye Geneli araştırmasında ve diğerlerinde yapıldığı gibi) değerlendirme değildir. Önemli olan neyin neyle karşılaştırıldığı değil, her araştırma sorusuna ve/veya hipoteze göre yapılan ölçmelerin nasıl analiz edildiğini ve test için ne tür istatistikler kullanıldığını belirtmektir. Birbirini kopyalayarak üretim yapan TRT araştırmalarının hepsi de uygun durumda ki-kare testi yapılmıştır gibi genel şeyler söylemektedir. Değerlendirmede ne testi kullanıldığı böyle açıklanmaz. Ayrıca, TRT araştırmaları durum saptaması yapan keşfedici tasarım olduğu için, ki-kare dağılımına dayanan hipotez testi yapılmaz. TRT araştırmalarında, örneğin 2005 Türkiye Geneli araştırmasında da araştırmaya ait analizler tablolar halinde verilmiş, her bölümde yorum yapılarak tabloların daha kolay anlaşılması sağlanmıştır denmektedir. Bu cümleler ve daha birçok cümleler, ne yazık ki, araştırmacıları hem titiz olmadıklarını hem de ampirik bilimsel tasarımı ve tasarımın dilini bilmediklerini gösterir: (a) tablolarla sunulanlar analiz değil, bulguların dağılımıdır. Analiz bu bulguların dağılımının açıklanmasıyla olur. (b) Her bölümde yorum yapılarak tabloların daha kolay anlaşılması sağlanmıştır demek, tablonun neden kullanıldığını bilmemek, bir bulgu sunumunda ve analizinde amacın bir sürü tabloları arka arkasına sıralamak olmadığını bilmemektir. Bir bilimsel araştırmada bulgu sunumu ve yorumu yapılan bir bölümde, yorumlar tabloların kolay anlaşılması için yapılmaz; tablolar (ve grafikler) bulgu sunarken ve gerekirse yorum yaparken, ya yazıyla olan açıklamaya ayrıntı veren açıklama olarak kullanılır ya da yazıyla anlatıda en önemli olan sunulduktan sonra geri kalan bilgilerin verilmesi için sunulur. Analiz ve sentezin nasıl yapılacağı bilinmediği için, TRT araştırmalarında, değerlendirme (analiz ve sentez) yerine, sayfalar dolusu tablolar ve grafikler sunulmaktadır. TRT araştırmalarında değerlendirme alt-başlığı altında şu yapılmış: önceki TRT araştırmalardan biri örnek alınarak, gerekli yüzde, kelime ve

Yöntem Sunumu: Temel Öğeler

Yöntem Sunumu: Temel Öğeler Yöntem Sunumu: Temel Öğeler TRT ve RTÜK araştırmaları Survey Research adı verilen deneyselimsi-deneysel (deneysele benzeyen deneysel) tasarım biçimi içine düşerler. Bir araştırmada ne yapılacağı kesin

Detaylı

Ampirik Araştırmalarda Sorunlar

Ampirik Araştırmalarda Sorunlar Ampirik Araştırmalarda Sorunlar TRT ve RTÜK Kamuoyu Araştırmaları Üzerine Bir İnceleme İrfan Erdoğan Aralık 2007 Ampirik Araştırmada Sorunlar İrfan Erdoğan Genel Yayın ve Dağıtım Gazi Üniversitesi İletişim

Detaylı

Veri Toplama Teknikleri

Veri Toplama Teknikleri A. Gözlem Yoluyla Veri Toplama Teknikleri B. Soruşturma Yoluyla Nicel Veri Toplama Teknikleri Yazılı Soruşturma Tekniği Anket, Başarı Testi Yapılandırılmış Gözlem Önceden hazırlanmış göstergeler ve semboller

Detaylı

Türkiye Sosyoekonomik Statü Endeksi Geliştirme Projesi. Proje Yürütücüsü Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sunar İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü

Türkiye Sosyoekonomik Statü Endeksi Geliştirme Projesi. Proje Yürütücüsü Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sunar İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Türkiye Sosyoekonomik Statü Endeksi Geliştirme Projesi Proje Yürütücüsü Yrd. Doç. Dr. Lütfi Sunar İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Projenin Konusu, Amacı ve Anahtar Kelimeler Projemizin Konusu: Türkiye

Detaylı

Tez ve Eser Projesi Hazırlama Esaslarında kullanılan kısaltmalar aşağıdaki anlamları ifade eder:

Tez ve Eser Projesi Hazırlama Esaslarında kullanılan kısaltmalar aşağıdaki anlamları ifade eder: 1. AMAÇ VE KAPSAM T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ VE ESER PROJESİ HAZIRLAMA ESASLARI Bu Tez ve Eser Projesi Hazırlama Esasları nın amacı, Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501 Müfredat I. Yarıyıl Bilimsel Araştırma Yöntemleri Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501 Kredi AKTS Güz 3 3 6 Dili Seviyesi Yüksek Lisans Türü Zorunlu Amacı Öğrencilerin bilim ve bilim felsefesi konusunda

Detaylı

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL PSI 501 İleri İstatistik Zorunlu 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 II. YARIYIL Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 III. YARIYIL

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programları Bilimsel Araştırma Yöntemleri I Dr. M. Volkan TÜRKER 7 Bilimsel Araştırma Süreci* 1. Gözlem Araştırma alanının belirlenmesi 2. Ön Bilgi

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri. Doç. Dr. Recep KARA

Bilimsel Araştırma Yöntemleri. Doç. Dr. Recep KARA Bilimsel Araştırma Yöntemleri Doç. Dr. Recep KARA 3. Ders 1.Literatür Taraması - Literatür taraması nedir ve nasıl yapılır? - Literatür taramasında kütüphaneler 2. Süreli Yayın nedir? Süreli Yayınların

Detaylı

SPİKER TANIM A- GÖREVLER. Spikerleri, radyoda ve televizyonda görev yapanlar olarak iki gruba ayırabiliriz.

SPİKER TANIM A- GÖREVLER. Spikerleri, radyoda ve televizyonda görev yapanlar olarak iki gruba ayırabiliriz. TANIM Daha önce hazırlanan haber bültenlerini ve diğer duyuruları radyo veya televizyon kanalıyla izleyici veya dinleyicilere aktaran kişidir. TRT nin yapmış olduğu tanım: Dilbilgisi, fonetik, diksiyon,

Detaylı

BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ

BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ 359 BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ Osman ÇİMEN, Gazi Üniversitesi, Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı, Ankara, osman.cimen@gmail.com Gonca ÇİMEN, Milli

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ-II Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans (X) Yüksek Lisans() Doktora ( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim(

Detaylı

PROBLEM BELİRLEME ve LİTERATÜR (ALANYAZIN) TARAMA

PROBLEM BELİRLEME ve LİTERATÜR (ALANYAZIN) TARAMA PROBLEM BELİRLEME ve LİTERATÜR (ALANYAZIN) TARAMA Araştırma Problemi Araştırma problem çözmeye yönelik bir süreçtir. Bu kapsamda Araştırmaya başlamak için ortaya bir problem konulması gerekir. Öncelikle,

Detaylı

Araştırma Konusunun Seçimi: Problem Tespiti ve Hipotez Kurma

Araştırma Konusunun Seçimi: Problem Tespiti ve Hipotez Kurma Araştırma Konusunun Seçimi: Problem Tespiti ve Hipotez Kurma Kapsam Bilimsel araştırma fikri Problem tespiti Hipotez nedir? Nereden başlamalıyım? Problem Tespit i nedir? TDK: 1. Bir şeyi sağlam bir biçimde

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

Bilim ve Bilimsel Araştırma

Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim nedir? Scire / Scientia Olaylar ve nesneleri kavramak, tanımak ve sınıflandırmak üzere çözümleyen, olgular arasındaki nesnellik ilişkilerini kuran, bu ilişkileri deney

Detaylı

PROJE HAZIRLAMA Proje;

PROJE HAZIRLAMA Proje; PROJE HAZIRLAMA PROJE HAZIRLAMA Proje; önceden belirlenmiş bir süre içerisinde değişim yaratmayı hedefleyen, birbiriyle ilişkili amaç ve hedefleri olan, uygulanması sonucunda çeşitli ürünlerin elde edildiği

Detaylı

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI BİLİMSEL HAZIRLIK GÜZ YARIYILI DERSLERİ EGB501 Program Geliştirmeye Giriş

Detaylı

SOSYAL HİZMET UZMANI (SOSYAL ÇALIŞMACI)

SOSYAL HİZMET UZMANI (SOSYAL ÇALIŞMACI) TANIM Ekonomik, sosyal ve kültürel yönden sıkıntı içinde bulunan kişi, grup ve topluluklara sorunlarını tanıyıp çözümlemelerinde sahip oldukları olanakları kullanma ve çevredeki olanakları araştırma ve

Detaylı

Başarıya Bağlılık Taahhüdü

Başarıya Bağlılık Taahhüdü Başarıya Bağlılık Taahhüdü İyi İş uygulamaları Lider olan BENİMLE başlar. QuestNet TM Bağımsız Temsilcisi olarak QNet ile olan görüşmelerimde dürüst ve adil olacak; tüm profesyonel etkinliklerimi, kendi

Detaylı

SAĞLIK ETKİ DEĞERLENDİRMESİ

SAĞLIK ETKİ DEĞERLENDİRMESİ SAĞLIK ETKİ DEĞERLENDİRMESİ SAĞLIK ETKİSİ Bir politikanın, bir stratejinin programın veya projenin nüfusun ve nüfus gruplarının sağlığı üzerinde dolaylı yada dolaysız etkileridir. SAĞLIK ETKİ DEĞERLENDİRMESİNİN

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI TANIM Çalıştığı kurumun tanınmasını, çalışmalarına karşı insanlarda olumlu izlenimler uyandırmasını, çevresiyle iyi ilişkiler kurmasını ve saygınlığını artırmasını sağlamak

Detaylı

İLETİŞİM TASARIMI UZMANI

İLETİŞİM TASARIMI UZMANI TANIM Kurum, kuruluş ve işletmelerin politikaları doğrultusunda, teknoloji kullanımını tasarım becerisiyle birleştirerek etkili mesaj hazırlayan ve bu mesajı sunan kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ,

Detaylı

Ortadoğu Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümü Lisans Programı Yaz Stajı Yönergesi

Ortadoğu Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümü Lisans Programı Yaz Stajı Yönergesi Ortadoğu Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümü Lisans Programı 1. Lisans Stajının Amacı Lisans stajının temel amacı, lisans programında kazanılan bilgilerin alan tecrübesi ile desteklenmesi ve pekiştirilmesidir.

Detaylı

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM TANIM Sinema için oyunlaştırılmış öykü ve romanların (senaryoların) oyuncular tarafından canlandırılması ve oyunun filme alınmasını sağlayan kişidir. A- GÖREVLER - Yazılı metni (senaryoyu) görsel olarak

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı Tezli ve Tezsiz Yüksek Lisans Programları Bilimsel Araştırma Yöntemleri I Yrd. Doç. Dr. M. Volkan TÜRKER Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü vturker@marmara.edu.tr

Detaylı

2 PARADİGMALAR IŞIĞINDA BİLİMSEL ARAŞTIRMA ANLAYIŞLARI

2 PARADİGMALAR IŞIĞINDA BİLİMSEL ARAŞTIRMA ANLAYIŞLARI ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 BİLİM ve ARAŞTIRMA 11 1.1. Bilim 12 1.2. Bilimin Temel Özellikleri 13 1.3. Bilimin Dallarının Sınıflandırılması 13 1.3.1. Aksiyomatik Bilimler 13 1.3.2. Pozitif Bilimler 15

Detaylı

RADYO-TELEVİZYON MUHABİRİ

RADYO-TELEVİZYON MUHABİRİ TANIM Haber kaynakları ile ilişki kurarak sürekli haber toplayan, gerektiğinde olayları yerinde izleyen, haberi yazılı veya sözlü olarak bağlı bulunduğu radyo veya televizyon kurumuna ileten kişidir. A-

Detaylı

16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından

16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından 16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından Değerli üyelerimiz, değerli kongre katılımcıları... Bu sene 16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresini Antalya da yaptık. Kongrenin planlanması ve yapılmasında enerjisini

Detaylı

Bölüm 10 Pazarlama Fonksiyonu. I) Pazarlama Stratejilerine Giriş

Bölüm 10 Pazarlama Fonksiyonu. I) Pazarlama Stratejilerine Giriş Bölüm 10 Pazarlama Fonksiyonu I) Pazarlama Stratejilerine Giriş Pazarlama Nedir? Pazarlama: Müşteriler için değer yaratmayı, bunu tanıtma ve sunmayı; örgütün ve paydaşlarının yararına olacak şekilde müşteri

Detaylı

Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri Nedir? Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri 1 Konu 4 Sürüm 2,0 (Ekim 2011)

Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri Nedir? Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri 1 Konu 4 Sürüm 2,0 (Ekim 2011) Ekonometri Nedir? ve Yöntembilimi Ekonometri 1 Konu 4 Sürüm 2,0 (Ekim 2011) Ders Planı ve Yöntembilimi 1 ve Yöntembilimi Sözcük Anlamı ile Ekonometri Ekonometri Sözcük anlamı ile ekonometri, ekonomik ölçüm

Detaylı

Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ. Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü

Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ. Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü Bilginin sürekli bir gelişme içinde bulunduğu ve bilgi

Detaylı

T.C. ATILIM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA ESASLARI

T.C. ATILIM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA ESASLARI T.C. ATILIM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA ESASLARI 1. AMAÇ VE KAPSAM Bu Tez Önerisi Hazırlama Esasları nın amacı, Atılım Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Lisansüstü

Detaylı

SURİYE, IŞİD VE ASKERİ OPERASYONLA İLGİLİ SEÇMEN DÜŞÜNCELERİ

SURİYE, IŞİD VE ASKERİ OPERASYONLA İLGİLİ SEÇMEN DÜŞÜNCELERİ SURİYE, IŞİD VE ASKERİ OPERASYONLA İLGİLİ SEÇMEN DÜŞÜNCELERİ ŞUBAT 2015 www.perspektifs.com info@perspektifs.com Perspektif Strateji Araştırma objektif, doğru ve nitelikli bilginin üretildiği bir merkez

Detaylı

İSTATİSTİKÇİ TANIM A- GÖREVLER

İSTATİSTİKÇİ TANIM A- GÖREVLER TANIM Toplumsal, ekonomik, kültürel, bilimsel olgu ve olaylarla ilgili bilgileri derleyen ve derlemiş olduğu bilgileri istatistik tekniklerini kullanarak yorumlayan ve sayısal olarak ifade eden, karar

Detaylı

TÜRKÇE ANABİLİM DALI TÜRKÇE EĞİTİMİ BİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI

TÜRKÇE ANABİLİM DALI TÜRKÇE EĞİTİMİ BİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI TÜRKÇE ANABİLİM DALI TÜRKÇE EĞİTİMİ BİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI GÜZ YARIYILI DERSLERİ Dersin Kodu Dersin Adı T U K Dersin Türü TEA 500* Seminer 020 Zorunlu TEA 501

Detaylı

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Wilson Learning in yaptığı araştırma, Evet e Doğru Müzakere eğitiminin satış performansı üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere geliştirilmiştir.

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

MÜHENDİSLİK KARİYERİ Mühendislik Kariyeri Mezun olduktan sonra çalışmak için seçtiğiniz şirket ne olursa olsun genelde işe basit projelerle başlayacaksınız. Mühendis olmak için üniversitede 4 yıl harcamanıza

Detaylı

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview)

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview) Görüşme Görüşme Türleri Görüşme Süreci (mülakat-interview) Nitel araştırmada en sık kullanılan veri veri toplama aracıdır. Amacı, bir bireyin iç dünyasına girmek ve onun bakış açısını anlamaktır. Odak

Detaylı

KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE

KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE SUNUM PLANI 1. RİSK VE RİSK YÖNETİMİ: TANIMLAR 2. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ 3. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ DÖNÜŞÜM SÜRECİ

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI PERFORMANS YÖNETİMİ NEDİR?

İNSAN KAYNAKLARI PERFORMANS YÖNETİMİ NEDİR? İNSAN KAYNAKLARI PERFORMANS YÖNETİMİ NEDİR? Sefa ESEN Kurumsal Finansman Yönetmeni 1 Stratejik hedeflere ulaşmada stratejik plan çevriminin performans gözlemleme ve raporlama unsurları kurum tarafından

Detaylı

12. MĐSYON 13. VĐZYON

12. MĐSYON 13. VĐZYON 12. MĐSYON Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi nin misyonu, evrensel ölçütleri kendisine temel alan, beraberinde ulusal değerlere sahip çıkan, çağdaş tıp bilgi birikimine sahip, koruyucu hekimlik ilkelerini

Detaylı

İzleme ve Değerlendirme Planı. Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği

İzleme ve Değerlendirme Planı. Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği + İzleme ve Değerlendirme Planı + İzleme Planı Nedir? İzleme Planı, neyin izlenip değerlendirileceğini, hangi bilgiye ihtiyaç olduğunu ve kimin için izleme ve değerlendirme yapılacağını gösteren bir rehberdir.

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları

Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Yaratıcı Metin Yazarlığı SGT 332 Seçmeli 1 2 0 2 3 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

Bafra Ticaret ve Sanayi Odası 2012 Üye Memnuniyeti Anketi

Bafra Ticaret ve Sanayi Odası 2012 Üye Memnuniyeti Anketi Bafra Ticaret ve Sanayi Odası Giriş Anket çalışması ile ilgili kurum ile hizmet sözleşmesi imzalanması ve proje koordinatörü ile gerçekleştirilen toplantı sonrası araştırma çalışmaları hakkında bir faaliyet

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

26.12.2013. Farklı iki ilaç(a,b) kullanan iki grupta kan pıhtılaşma zamanları farklı mıdır?

26.12.2013. Farklı iki ilaç(a,b) kullanan iki grupta kan pıhtılaşma zamanları farklı mıdır? 26.2.23 Gözlem ya da deneme sonucu elde edilmiş sonuçların, raslantıya bağlı olup olmadığının incelenmesinde kullanılan istatistiksel yöntemlere HĐPOTEZ TESTLERĐ denir. Sonuçların raslantıya bağlı olup

Detaylı

MEÜ. SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ DERS TANIMI FORMU

MEÜ. SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ DERS TANIMI FORMU MEÜ. SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ DERS TANIMI FORMU Dersin Adı-Kodu: BİS 601 Örnek Genişliği ve Güç Programın Adı: Biyoistatistik Dersin düzeyi Doktora Ders saatleri ve Teori Uyg. Lab. Proje/Alan Çalışması

Detaylı

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU 2014 ÖNSÖZ Eğitim Bilimleri Enstitüsü 13/11/2010 tarih ve 27758 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2010/1053 Sayılı

Detaylı

HAKKIMIZDA Şirketimiz, akademik ve uzman kadrosuyla siyasal, sosyal, medya, piyasa (pazar), yerel yönetimler, gizli müşteri vb. araştırmalar, eğitim ve proje geliştirme alanlarında genel danışmanlık hizmetleri

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

KADINA ŞİDDETİN KİŞİ ANALİZİ YÖNELİK. www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa

KADINA ŞİDDETİN KİŞİ ANALİZİ YÖNELİK. www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN KİŞİ ANALİZİ www.perspektifs.com info@perspektifs.com twitter.com/perspektifsa PERSPEKTİF STRATEJİ ARAŞTIRMA ANALİZ - HAZİRAN 2015 ANALİZ NO: 6 Araştırma; doğru, nitelikli bilginin

Detaylı

Proje İzleme: Neden gerekli?

Proje İzleme: Neden gerekli? Proje İzleme: Neden gerekli? Mantıksal Çerçeve Matrisinde İzleme Göstergeleri Raporlama Araçlar Müdahale Mantığı / Projenin Kapsamı MANTIKSAL ÇERÇEVE Objektif Şekilde Doğrulanabilir Başarı Göstergeleri

Detaylı

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KILAVUZU ANTALYA 2013 TEZ ÖNERİSİ HAZIRLAMA KURALLARI Tezin Başlığı Tez başlığı, yapılacak çalışmanın içeriğini açıkça yansıtmalı;

Detaylı

ODTÜ-FEF ATAMA YÜKSELTME KRİTERLERİNDE TEZ DANIŞMANLIĞININ VE ÖĞRENCİ DEĞERLENDİRMESİNİN ETKİSİ ÜZERİNE ANKET ÇALIŞMASI ÖZET BULGULAR

ODTÜ-FEF ATAMA YÜKSELTME KRİTERLERİNDE TEZ DANIŞMANLIĞININ VE ÖĞRENCİ DEĞERLENDİRMESİNİN ETKİSİ ÜZERİNE ANKET ÇALIŞMASI ÖZET BULGULAR ODTÜ-FEF ATAMA YÜKSELTME KRİTERLERİNDE TEZ DANIŞMANLIĞININ VE ÖĞRENCİ DEĞERLENDİRMESİNİN ETKİSİ ÜZERİNE ANKET ÇALIŞMASI ÖZET BULGULAR Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı Haziran 2012 Çalışma Komisyonu Prof.

Detaylı

MEVLANA ÜNİVERSİTESİ İNSAN ARAŞTIRMALARI ETİK KURUL YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

MEVLANA ÜNİVERSİTESİ İNSAN ARAŞTIRMALARI ETİK KURUL YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM MEVLANA ÜNİVERSİTESİ İNSAN ARAŞTIRMALARI ETİK KURUL YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar, Kuruluş ve Temel Etik İlkeler Amaç MADDE 1 (1) Bu yönerge, Mevlana Üniversitesi İnsan Araştırmaları

Detaylı

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ Konusu Sürdürülebilir Yerel Kalkınma için Gençlerin Karar Mekanizmalarına Katılımı Araştırması Gerekçesi Bölgesel kalkınma ile ilgili çabaların sürdürülebilirliğinin sağlanması,

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları

Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları PISA ARAŞTIRMALARI ve TÜRKİYE Yrd. Doç. Dr. Ergül Demir Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Ankara, 21 Kasım 2015 1 PISA Nedir? Uluslararası eğitim

Detaylı

T.C. İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK MİMARLIK FAKÜLTESİ - MİMARLIK BÖLÜMÜ MİMARİ TASARIM DERSLERİ UYGULAMA ESASLARI YÖNERGESİ

T.C. İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK MİMARLIK FAKÜLTESİ - MİMARLIK BÖLÜMÜ MİMARİ TASARIM DERSLERİ UYGULAMA ESASLARI YÖNERGESİ T.C. İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK MİMARLIK FAKÜLTESİ - MİMARLIK BÖLÜMÜ MİMARİ TASARIM DERSLERİ UYGULAMA ESASLARI YÖNERGESİ Amaç: Madde 1: Bu yönergenin amacı İstanbul Arel Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık

Detaylı

UTEAK Ulusal Tıp Eğitimi Akreditasyon Kurulu Web sayfası: http://www.uteak.org.tr ARA DEĞERLENDİRME RAPORU HAZIRLAMA KILAVUZU

UTEAK Ulusal Tıp Eğitimi Akreditasyon Kurulu Web sayfası: http://www.uteak.org.tr ARA DEĞERLENDİRME RAPORU HAZIRLAMA KILAVUZU UTEAK Ulusal Tıp Eğitimi Akreditasyon Kurulu Web sayfası: http://www.uteak.org.tr ARA DEĞERLENDİRME RAPORU HAZIRLAMA KILAVUZU s.1.1 / 16 HAZİRAN 2013 İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... 2 I. Giriş... 3 II. Ara

Detaylı

KURUMSAL YÖNETİM KOMİTESİ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI

KURUMSAL YÖNETİM KOMİTESİ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI KURUMSAL YÖNETİM KOMİTESİ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI 1. AMAÇ Petkim Petrokimya Holding A.Ş. Yönetim Kurulu bünyesinde 22/01/2010 tarih ve 56-121 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile kurulan Kurumsal Yönetim

Detaylı

TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009

TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009 SAĞLIK BİLİMLERİNDE SÜRELİ YAYINCILIK - 2009 TÜBİTAK ULAKBİM TÜRK TIP DİZİNİ KOMİTESİ Yayın Etiği Araştırma Anketi Sonuçları 2009 Türk Tıp Dizini Kurulu ulusal dergilerin yöneticilerinin yayın etiği ile

Detaylı

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu OCAK 2013 1.1 Araştırmanın Amacı Araştırmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geliştirme

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Okuma-Yazma Öğretimi Teori ve Uygulamaları ESN721 1 3 + 0 7 Okuma yazmaya hazıroluşluk, okuma yazma öğretiminde temel yaklaşımlar, diğer ülke

Detaylı

Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulaması

Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulaması UFRS 1 Standarda (standardın ilgili paragraflarına referans verilmiştir) UFRS 1.20A UFRS 1.25B Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulaması Kontrol listesinin bu kısmı, bir işletmenin

Detaylı

Eğitimin Sonuçlarının Ölçülmesi

Eğitimin Sonuçlarının Ölçülmesi Eğitimin Sonuçlarının Ölçülmesi 5 Seviye Değerlendirme 1 Neden Ölçme ve Değerlendirme? Katılımcılar açısından Beklentileri netleştirmek Mevcut durumlarını farketmelerini sağlamak Gelişim faaliyetlerinin

Detaylı

GEBZE TEKNİK ÜNİVERSİTESİ İNSAN ARAŞTIRMALARI ETİK KURUL YÖNERGESİ. Birinci Bölüm Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Kuruluş

GEBZE TEKNİK ÜNİVERSİTESİ İNSAN ARAŞTIRMALARI ETİK KURUL YÖNERGESİ. Birinci Bölüm Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Kuruluş GEBZE TEKNİK ÜNİVERSİTESİ İNSAN ARAŞTIRMALARI ETİK KURUL YÖNERGESİ Amaç Birinci Bölüm Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Kuruluş Madde 1. Bu yönerge, Gebze Teknik Üniversitesi İnsan Araştırmaları Etik

Detaylı

Davranıs ve Çalısma İlkeleri

Davranıs ve Çalısma İlkeleri Davranıs ve Çalısma İlkeleri Saint-Gobain Grubu, hem yönetim hem de calışanlar tarafından uygulanan ve yıllar boyunca Grubun faaliyetlerine yön veren bir takım ilkeler geliştirmiştir. Günümüzde grup, bu

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMU KALİTE KOMİSYONU VE KİDR RAPORLAMA SÜRECİ

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMU KALİTE KOMİSYONU VE KİDR RAPORLAMA SÜRECİ YÜKSEKÖĞRETİM KURUMU KALİTE KOMİSYONU VE KİDR RAPORLAMA SÜRECİ 13.04.2016 ANKARA YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU YÜKSEKÖĞRETİM KURUMU KALİTE KOMİSYONU YÜKSEKÖĞRETİM KURUMU KALİTE KOMİSYONU* MADDE 7 (1) Yükseköğretim

Detaylı

CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ

CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ 2012 1 PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ KAPSAM MADDE 1- Parti içi eğitim çalışmaları, Parti Tüzük ve Programında belirtilen amaç ve hedeflerini, partinin

Detaylı

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu ARALIK 2011 1.1 Araştırmanın Amacı Araştırmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geliştirme

Detaylı

SAHNE VE GÖSTERİ SANATLARI YÖNETİCİSİ

SAHNE VE GÖSTERİ SANATLARI YÖNETİCİSİ TANIM Tiyatro, opera, sinema, televizyon, kültür ve eğlence alanlarındaki etkinlikleri planlayan ve yürüten kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ,GEREÇ VE EKİPMAN - Düzenlenecek sahne veya gösteri için

Detaylı

Ar-Ge Faaliyetlerinin Küresel Arenalarda Sınanması: Bilgiyi Üretmek, Analiz Etmek ve Yönetmek. A.Semih İŞEVİ * ve Baha KUBAN **

Ar-Ge Faaliyetlerinin Küresel Arenalarda Sınanması: Bilgiyi Üretmek, Analiz Etmek ve Yönetmek. A.Semih İŞEVİ * ve Baha KUBAN ** Ar-Ge Faaliyetlerinin Küresel Arenalarda Sınanması: Bilgiyi Üretmek, Analiz Etmek ve Yönetmek A.Semih İŞEVİ * ve Baha KUBAN ** Giriş Bu çalışmada, Şişecam Araştırma ve Teknoloji Genel Müdür Yardımcılığı

Detaylı

Veri Toplama Araçları Hazırlama Süreci ve Pilot Çalışma

Veri Toplama Araçları Hazırlama Süreci ve Pilot Çalışma Veri Toplama Araçları Hazırlama Süreci ve Pilot Çalışma Dr. Cem Babadoğan Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Ekip Araştırma ekibinde bir koordinatör, 2 teknik danışman, 1program tasarımcısı,1ölçme

Detaylı

Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış

Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış Satıcılar Hizmetlerini Nasıl Farklılaştırırlar? Wilson Learning in beş farklı kuruluşla yaptığı araştırmanın amacı, satıcıların farklılık ve rekabet avantajı yaratmadaki

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (10 Eylül-19 Ekim 2012)

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (10 Eylül-19 Ekim 2012) 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (10 Eylül-19 Ekim 2012) Sayın Velimiz, Sizlerle daha önce paylaştığımız gibi okulumuzda PYP çalışmaları yürütülmektedir. Bu kapsamda 6 PYP disiplinler üstü teması ile ilgili

Detaylı

UÇAK MÜHENDİSİ TANIM A- GÖREVLER

UÇAK MÜHENDİSİ TANIM A- GÖREVLER TANIM Uçak mühendisi, uçakların tasarlanması ve yapım projelerinin hazırlanması, üretilmesi, geliştirilmesi, bakım-onarımı ve işletilmesi konularında çalışan kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ

Detaylı

Özdeğerlendirme Raporu ve MÜDEK Değerlendirmesi Aşamaları

Özdeğerlendirme Raporu ve MÜDEK Değerlendirmesi Aşamaları ve MÜDEK Değerlendirmesi Aşamaları 10 Mayıs 2014 Mövenpick Hotel, Ankara Sunum İçeriği o İçeriği o Hazırlanması o Uyarılar MÜDEK Değerlendirmesi Aşamaları o Ziyaret Öncesi Aşaması o Kurum Ziyareti Aşaması

Detaylı

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06. 2009 EĞİTİM İŞ EĞİTİM VE BİLİM İŞGÖRENLERİ SENDİKASI ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.2009 ARAŞTIRMANIN AMACI Araştırmanın

Detaylı

Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi

Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi Tuna USLU Gedik Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Özel Gebze Doğa Hastanesi Sağlık Hizmetleri A.Ş.

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ I.YARIYIL Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I (2 0 2) : İnkılâp ve benzeri kavramlar. Osmanlı Devletinin son dönemlerinde batılılaşma adına yapılan

Detaylı

31/2000 TALİM VE TERBİYE DAİRESİ (KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI) YASASI

31/2000 TALİM VE TERBİYE DAİRESİ (KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI) YASASI Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Mayıs, 2000 tarihli birleşiminde kabul olunan Talim ve Terbiye Dairesi (Kuruluş Görev ve Çalışma Esasları) Yasası Anayasa nın 94(1) maddesi gereğince,

Detaylı

İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri

İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Sosyal Sorumluluk Projelerinin Amacı Yaşamın sürdürülebilirliği, Toplumsal yaşamın iyileştirilmesi için ortak evrensel değerlerin toplumlar tarafından

Detaylı

1. ÖRNEKLEME VE ARAŞTIRMA PROBLEMİNE UYGUN ÖRNEKLEME YAPMA

1. ÖRNEKLEME VE ARAŞTIRMA PROBLEMİNE UYGUN ÖRNEKLEME YAPMA 1. ÖRNEKLEME VE ARAŞTIRMA PROBLEMİNE UYGUN ÖRNEKLEME YAPMA Araştırmacı kişi ya da kurumlar birinci el veri elde etye yönelik araştırma yapmaya karar verdiklerinde çoğu zaman araştırma yapacağı grubun tüm

Detaylı

MEVLANA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV UYGULAMA ESASLARI YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

MEVLANA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV UYGULAMA ESASLARI YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MEVLANA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV UYGULAMA ESASLARI YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönergenin amacı, Mevlana Üniversitesi Tıp Fakültesinde

Detaylı

TUBİTAK ARDEB 1000 PROJESİ

TUBİTAK ARDEB 1000 PROJESİ EĞİTİM EKİBİ Prof.Dr. Birdogan BAKI, K.T.Ü., IIBF Prof.Dr. Asım KADIOGLU, K.T.Ü. Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Böl. Doç.Dr. Bülent GÜVEN, K.T. U. Fatih Egitim Fakültesi TUBİTAK ARDEB 1000 PROJESİ Cumhuriyet

Detaylı

Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır.

Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır. Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır. Öğrenme bölümlere ayrılır Öğrenme gerçekleşmediyse ek süre ve ek öğrenme

Detaylı

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS)

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TEDÜ-İYS ileri düzey bir İngilizce sınavı olup, üniversitemizde lisans eğitimi almak için başvuran öğrencilerin ilgili fakültelerdeki bölümlerinde

Detaylı

Prof. Dr Ayşen APAYDIN Türk İstatistik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Prof. Dr Ayşen APAYDIN Türk İstatistik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr Ayşen APAYDIN Türk İstatistik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ankara Üniversitesi, İstatistik Bölümü Öğretim Üyesi Ankara Üniversitesi, Öğrenci ve Bilişim Koordinatörü, Rektör Danışmanı KONU: Kamuoyunun

Detaylı

Beslenme ve Diyetetik Alanında Bilginin Güvenirliği 14 Kasım 2014 İstanbul

Beslenme ve Diyetetik Alanında Bilginin Güvenirliği 14 Kasım 2014 İstanbul Beslenme ve Diyetetik Alanında Bilginin Güvenirliği 14 Kasım 2014 İstanbul Prof.Dr. MUHİTTİN TAYFUR Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Beslenme ve Sağlık Bilgisinin

Detaylı

Pazar Bölümlendirmesi Pazar Araştırması Pazarlama Araştırması

Pazar Bölümlendirmesi Pazar Araştırması Pazarlama Araştırması Pazar Bölümlendirmesi Pazar Araştırması Pazarlama Araştırması Umut Al umutal@hacettepe.edu.tr - 1 Pazar Bölümlendirmesi Bir kurumun ürün ve hizmetlerine talep gösteren bireylerin oranı ile kurumun ürün

Detaylı

2014 Yerel Seçimleri Tekirdağ Kapaklı Siyasi Eğilim Araştırması

2014 Yerel Seçimleri Tekirdağ Kapaklı Siyasi Eğilim Araştırması 2014 Yerel Seçimleri Tekirdağ Kapaklı Siyasi Eğilim Araştırması ARAŞTIRMANIN AMACI Yaklaşan Belediye Başkanlığı seçimlerinde ortaya çıkacak tablonun önceden tahmin edilmesi araştırmanın en temeldeki amacı

Detaylı

RADEP ÇALIŞAN DESTEK PROGRAMI (RASYONEL DESTEK PROGRAMI)

RADEP ÇALIŞAN DESTEK PROGRAMI (RASYONEL DESTEK PROGRAMI) ALBERT ELLİS ENSTİTÜSÜ TÜRKİYE MERKEZİ RASYONEL PSİKOLOJİ RADEP ÇALIŞAN DESTEK PROGRAMI (RASYONEL DESTEK PROGRAMI) RATİONAL EMPLOYEE ASİSTANT PROGRAM RADEP-E Kimiz Biz? Albert Ellis Enstitüsü Türkiye Merkezi

Detaylı