AZERBAYCAN EKONOMİSİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "AZERBAYCAN EKONOMİSİ"

Transkript

1 AZERBAYCAN EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK VE SEKTÖREL ANALİZ Dr. Osman Nuri ARAS Q A F Q A Z Ü N İ V E R S İ T E S İ K A F K A S Y A A R A Ş T I R M A L A R I M E R K E Z İ Y A Y I N L A R I N O : 2

2

3 AZERBAYCAN EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK VE SEKTÖREL ANALİZ Redaktör Dr. Cihan BULUT Dizgi Sahib Kazımov Qafqaz Üniversitesi Yayın Komisyonunun 05 sayılı tarihli teklifi ve İdare Heyeti nin tarih, 2003/10.02 sayılı kararıyla üniversite Kafkasya Araştırmaları Merkezi yayını olarak basılmasına karar verilmiştir. ISBN: Q Qafqaz University

4

5 Ö N S Ö Z 35 yılı aşkın bir süre Azerbaycan yönetiminde birinci derecede söz sahibi olan Haydar Aliyev in ifade ettiği gibi Azerbaycan son 12 yılda azap ve eziyetli, ancak şerefli bir dönem yaşamıştır. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ve bütün dünyada 1980 li yılların ortalarında başlayarak devam eden sosyal ve siyasal sürecin kaçınılmaz bir sonucu olarak Azerbaycan, 18 Ekim 1991 de bağımsızlığını elde etti yılında elde edilen bağımsızlık tıpkı 1918 yılında elde edilen bağımsızlık gibi verilen şehitler, akıtılan kanlar sonucunda kazanıldı. Böylece Azerbaycan bağımsız bir devlet olarak, 20. yüzyılın sonunda, tarih sahnesinde uluslararası ekonomik ve politik denge unsuru olmaya başladı. Azerbaycan da, geçen oniki yıllık süre içerisinde, ekonomi liberal bir bakış açısıyla serbest piyasa şartlarına göre yeniden yapılandırılmaya çalışıldı. Yeniden yapılanma süreci, hem reel piyasalara hem de mali piyasalara yönelik oldu. Bölgeye yönelik yabancı yatırımların ilk durak noktası olan Azerbaycan ın özellikle enerji sektörüne yabancı sermaye yatırımları başarılı şekilde devam etmektedir. Kısaca Azerbaycan ın geçen bu sürede siyasi, sosyal ve ekonomik bağımsızlık ve kalkınma açısından olumlu anlamda önemli mesafe aldığı görülmektedir. Gelinen nokta dikkate alındığında, daha çok ve önemli adımların atılması gerekmektedir. Gereken hukuki ve idari düzenlemelere rağmen uygulamaya ve ekonomik göstergelere yansıyan olumlu gelişmelerle 21. yüzyılda Azerbaycan dünyanın gelişmiş, sivil, güçlü bir devleti olmaya namzettir. Bu eser ile, Azerbaycan da görev yaptığım dört yılı aşkın süre içerisinde Azerbaycan ekonomisi ile ilgili bilgi birikimimi bir araştırma kitabı haline getirmeye çalıştım. Çalışma süresince başta Qafqaz Üniversitesi nin öğretim kadrosu olmak üzere Azerbaycan lı ve Türkiye li bir çok akademisyenin desteğini gördüm. Bu çerçevede, çalışmaya katkılarından dolayı Öğr. Gör. Hezi Eynalov, Öğr. Gör. Nesimi Kamalov, Dr. Cihan Bulut ve Dr. Ayhan Erdal, Öğr. Gör. Dilare Elmaya ve katkıda bulunan başka herkese teşekkür ederim. Tabii çalışma süresinde maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen eşime ve biricik oğluma da teşekkürü bir borç bilirim. Çalışmanın Azerbaycan ekonomisine ilgi duyan herkese faydalı olması temennisiyle. Dr. Osman Nuri ARAS [email protected] Bakü-2003 i

6 G E N E L B İ L G İ L E R Resmi Adı : Azerbaycan Cumhuriyeti Başkenti : Bakü Kuruluş Tarihi : 28 Mayıs 1918 Bağımsızlık Tarihi : 18 Ekim 1991 Önemli Şehirleri : Bakü, Gence, Sumgayıt, Mingeçevir, Alibayramlı, Şeki, Lenkeran. Yönetimi Biçim : Cumhuriyet Resmi Dili : Azerbaycan Dili Yüzölçümü : km 2 Para Birimi : Manat Para Birimi Paritesi : 1 $ = 4920 Manat (2003) Nüfusu : Nüfus Yoğunluğu : 94.7 (kişi/km 2 ) Ortalama Ömür : 72 Dinler : Müslüman %93.5, Rus Ortodoks %2.4, Ermeni Ortodoks %2.3, Diğer %1.8 Coğrafi Koordinatları : Doğu Meridyeni, Kuzey Meridyeni Komşuları : Güneyde 756 km İle İran ve 13 km ile Türkiye, Kuzeyde 390 km ile Rusya, Kuzeybatıda 480 km ile Gürcistan ve Batıda 1007 km ile Ermenistan. Büyük Gölleri : Dünyanın en büyük gölü Hazar Denizi (Yüzölçümü km 2, derinliği 1025 m), Sarısu, Ağgöl, Ağzıbirçala, Mehman, Büyükşor, Hacıkabul. Adalar : Pirallahi, Çilov, Karazira, Büyükzira Nehirler : Kür, Aras, Alazani, Samur, Terter, Kanık, Genceçay ve Beylegan. ii

7 İ Ç İ N D E K İ L E R GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM... 3 AZERBAYCAN EKONOMİSİNİN DEĞİŞİM SÜRECİ Bağımsızlık Öncesi Dönem Sovyetler Birliği ve Sonu Sovyetler Birliği nde Azerbaycan Bağımsızlık Sonrası Birinci Dönem ( ) Bağımsızlık Sonrası İkinci Dönem ( ) Bağımsızlık Sonrası Üçüncü Dönem (2001 ve Sonrası) Değişim Sürecinin Genel Değerlendirmesi İKİNCİ BÖLÜM MAKRO EKONOMİK ANALİZ Gayri Safi Milli Hasıla Enflasyon İstihdam Özelleştirme Devlet Bütçesi Döviz Kuru Dış Ticaret Dış Borçlar Çevre ve Ekoloji Nüfus ÜÇÜNCÜ BÖLÜM SEKTÖREL ANALİZ Sanayi Tarım ve Hayvancılık iii

8 iv 3.3. Hizmetler Eğitim Sağlık Turizm Finans Bankacılık Sigortacılık Menkul Kıymetler Borsası Ulaşım (Nakliyat) ve Haberleşme Deniz Yolu Ulaşımı Kara Yolu Ulaşımı Demir Yolu Ulaşımı Hava Yolu Ulaşımı Boru Hattı Ulaşımı Haberleşme Yeni İpek Yolu Projesi İnşaat DÖRDÜNCÜ BÖLÜM HAZAR ENERJİ KAYNAKLARININ EKONOMİK ÖNEMİ Petrol ve Doğal Gaz Potansiyeli Petrol ve Doğal Gaz Anlaşmaları Asrın Anlaşması: Azeri - Çırak - Güneşli Yatakları Anlaşması "Karabağ" Yatağı Anlaşması "Şahdeniz" Yatağı Anlaşması Eşrefi Dan Ulduzu Yatağı Anlaşması Lenkeran-Deniz Talış-Deniz Yatakları Anlaşması "Yalama" Yatağı Anlaşması Abşeron Yatağı Anlaşması Nahçıvan Yatağı Anlaşması Oğuz Yatağı Anlaşması Kürdaşı Kirgan Arazdaşı Yatakları Anlaşması İnam Yatağı Anlaşması Alov - Şark - Araz Yatakları Anlaşması Yanan Tava - Ateşgah - Muğan Deniz Yatakları Anlaşması Zafer - Meşel Yatakları Anlaşması

9 Lerik Deniz - Savalan - Dalga Cenub Yatakları Anlaşması Karadaki Yataklar Üzere Anlaşmalar Yıllarında Yapılan Anlaşmalar "Güneybatı Kobustan" Yatağı Anlaşması Muradhanlı - Caferli - Zerdab Yatakları Anlaşması Kürsengi Karabağlı Yatakları Anlaşması Padar - Harami Yatakları Anlaşması Hövsan - Zığ Yatakları Anlaşması Kalameddin - Mişovdağ Yatakları Anlaşması Şirvan Kurovdağ Yatağı Anlaşması Pirsaat Yatağı Anlaşması Petrol ve Doğal Gaz Üretimi Petrol ve Doğal Gaz Sektörüne Yapılan Yabancı Yatırımlar Petrol İhraç Miktarı ve Gelirleri Boru Hatları Bakü-Novorossiysk Petrol Boru Hattı Bakü-Supsa Petrol Boru Hattı Bakü-Tiflis Ceyhan Petrol Boru Hattı Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı BEŞİNCİ BÖLÜM EKONOMİDE HOLLANDA SENDROMU Hollanda Sendromu Azerbaycan da Hollanda Sendromu ve Ötesi ALTINCI BÖLÜM İKTİSAT POLİTİKALARI Para Politikası Maliye Politikası Döviz Kuru Politikası v

10 YEDİNCİ BÖLÜM AZERBAYCAN IN DÜNYA EKONOMİSİNE ENTEGRASYON SÜRECİ 203 vi 7.1. Entegrasyon Düzeyi Uluslararası Ekonomik Kurumlarla İlişkiler IMF İle İlişkiler Dünya Bankası İle İlişkiler Bölgesel Ekonomik İlişkiler Bağımsız Devletler Toğluluğu Karadeniz Ekonomik İşbirliği Ekonomik İşbirliği Teşkilatı GUÖAM Türk Ekonomik Birliği Düşüncesi Entegrasyonun Perspektifi SEKİZİNCİ BÖLÜM AZERBAYCAN DA YABANCI YATIRIMLAR VE YATIRIM POTANSİYELİ Yabancı Yatırımlar Yatırım İklimi Yatırım Potansiyeli Yatırım Alanları Tarım ve Gıda Kimya-Sanayii Hafif İmalat Sanayi İnşaat ve Turizm Ulaşım DOKUZUNCU BÖLÜM AZERBAYCAN-TÜRKİYE EKONOMİK İLİŞKİLERİ Ekonomik İlişkilerin Hukuki Temelleri Tarım Alanında İşbirliği Sanayi Alanında İşbirliği Standartlar Alanında İşbirliği

11 Enerji Sektöründe İşbirliği Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı Projesi Turizm Sektöründe İşbirliği Madencilik Sektöründe İşbirliği Eğitim Sektöründe İşbirliği Ulaşım Sektöründe İşbirliği Gümrük İşbirliği TİKA nın Faaliyetleri Ticari İlişkiler Türkiye Sermayesinin Azerbaycan daki Etkinliği Yeni Dönem SONUÇ VE ÖNERİLER 258 YARARLANILAN KAYNAKLAR 271 vii

12 viii

13 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz GİRİŞ Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ve bütün dünyada 1980 li yılların ortalarında başlayarak devam eden sosyal ve siyasal sürecin kaçınılmaz bir sonucu olarak, dünyanın en eski üretim ve medeniyet merkezlerinden biri olan, 86.6 bin kilometrekare yüzölçümü ve 8 milyonu aşkın nüfusu ile Güney Kafkasya nın doğusunda Hazar Denizi nin sahilinde yerleşen Azerbaycan, 18 Ekim 1991 de bağımsızlığını elde etti. Bu objektif tarihi gerçek SSCB nin dağılması, Komünist Parti nin tarih sahnesinden çekilmesi ve sonuçta birlik üyesi cumhuriyetlerin her birinin bağımsız bir devlet olmaları ile sonuçlandı. Böylece bağımsız bir devlet olarak Azerbaycan, 20. yüzyılın sonunda, tarih sahnesinde uluslararası ekonomik ve politik denge unsuru olmaya başladı. Denge unsuru olmanın kalıcılığı açısından geçiş süreci yaşayan Azerbaycan'ın, ekonomik kalkınmasını gerçekleştirerek, siyasi bağımsızlık ve istikrarın yanı sıra ekonomik bağımsızlık ve istikrara da tam olarak ulaşması gerekmekteydi. Bunun için geçiş sürecini yaşayan diğer ülkelerde olduğu gibi siyasi ve sosyal olduğu kadar ekonomik olarak da karşılaşılan sorunlar gidermeliydi. Karşılaşılan sorunlar daha çok yapısal karakter taşıdığından, öncelikle ülke ekonomisinin kendi başına ayakta durabileceği şekilde yeniden yapılanması gerekmekteydi. Ülkede onbir yılı aşkın süre içerisinde yapılmaya çalışılan; ekonominin liberal bir bakış açısıyla serbest piyasa şartlarına göre yeniden yapılandırılmasında mesafe almak olmuştur. Yer altı kaynakları bakımından zengin bir potansiyele sahip olan Azerbaycan'ın ekonomik açıdan en önemli zenginliği, üretimi diğer kaynaklara göre birinci sırada yer alan enerji kaynağı olarak petrol ve doğal gazdır. Dolayısıyla yapısal dönüşümün gerçekleştirilmesinde, sahip olunan enerji kaynaklarının en etkin biçimde kullanılması hayati önem taşımaktadır. Geçiş sürecindeki ekonomilerde devletin müdahalesi olmadan sermaye birikiminin karşılanması ve sermayenin en verimli alanlara yönelmesi gerçekleşmemektedir. Dolayısıyla ekonomide istikrarı sağlamada serbest piyasa ekonomisindeki "görünmez el"in yanı sıra, ikinci bir "el" olarak devlet de ekonomide yer almaktadır. 1

14 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras İktisadi kararları alma ve uygulama açısından önem arzeden siyasi istikrar, Azerbaycan'da Haydar Aliyev'in iktidara gelmesiyle sağlanmıştır. Azerbaycan'daki güçlü iktidar, ekonomik kalkınmanın gerçekleşmesi için önemli kararlara imza atmıştır. Gerçekten de Azerbaycan, yıkılan Sovyetler Birliği'nin ardından yaptığı anlaşmalarla, tarihi bir fırsatı hem siyasi bağımsızlık hem de ekonomik bağımsızlık 1 açısından yakalama imkanına sahip olmuştur. Zira Azerbaycan ın yapısal dönüşümünün gerçekleştirilmesinde en önemli kaynak olan enerji kaynakları ile ilgili önemli anlaşmalar bu dönemde imzalanmıştır. Petrol anlaşmalarında öngörülen yatırım miktarı toplamı 60 milyar $ civarındadır. Petrol satışından elde edilen gelirler ise, geçen süre içerisinde, bazı sosyal ve ekonomik problemlerin çözümünde anahtar olmuştur. Bu çalışmada akademik bir bakış açısıyla dönüşüm sürecini yaşamakta olan Azerbaycan ekonomisinin genel değerlendirmesi, sektörel analizi, ekonomi politikaları, uluslararası ekonomi ile entegrasyon düzeyi, yabancı yatırım düzeyi ile yatırım iklimi ve yatırım imkanları ele alınacaktır. Ayrıca Azerbaycan-Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilere de gene, hatlarıyla yer verilecektir. 1 Küreselleşme sürecinin yaşandığı günümüzde, ekonomik bağımsızlığı mutlak anlamda düşünmemek daha doğru olacaktır. 2

15 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz BİRİNCİ BÖLÜM AZERBAYCAN EKONOMİSİNİN DEĞİŞİM SÜRECİ Eski dönemlerde ve Ortaçağda ülkeler arasında ekonomik ilişkiler, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarındaki başlıca ticaret merkezleri aracılığıy-la gerçekleştirilirdi. Asya'nın içinden, Çin ve Hindistan'dan Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına uzanan temel kervan yolları, özellikle "Büyük İpek Yolu" Azerbaycan topraklarından geçerdi. Doğu Avrupa'yı (Rusya dahil) ve Volga nehri boyunca alanları, Derbent geçidi aracılığıyla Güney Kafkasya, İran ve Merkezi Asya'ya bağlayan ünlü kervan yolu da yine Azerbaycan'dan geçmekteydi. Böylece ülke içinden geçen uluslar-arası kervan yolları dünya devletlerinin dikkatini eskilerden beri Azerbaycan'a yöneltmişti. Azerbaycan, Batı ile Doğu arasında "altın köprü" rolünü oynamaktaydı. Bu önemi dolayısıyla 19.yüzyılın başlarında, 1913 de Gülistan, 1928 de Türkmen Çay anlaşmaları ile Kuzey Azer-baycan ve Güney Azerbaycan olmak üzere ikiye ayrılarak Rusya ve İran tarafından işgal edilerek paylaşıldı Bolşevik ihtilalinden sonra 28 Mayıs 1918 tarihinde Mehmet Emin Resulzade başkanlığında kurulan "Demokratik Azerbaycan Cumhuriyeti" Türkiye tarafından derhal tanınmış; ancak ülkenin Nisan 1920 gecesi Ruslar tarafından işgali ile tarihe mal olmuştur. Azerbaycan, 1922 de Kafkasya Ötesi Federal Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ne katılmış, 1936 dan sonra ise Azerbaycan SSCB adını almıştır. Nihayet Rusya içinde kalan kuzey Azerbaycan, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla tekrar bağımsızlığına kavuştu li yılların sonunda Mihail Gorbaçov tarafından uygulanan glasnost politikaları sonucunda çöken SSCB nin dağılmasıyla, Azer-baycan 1920 yılında henüz çiçeği burnunda kaybettiği istiklalini tekrar elde etti. Azerbaycan Parlamentosu 31 Ağustos 1991 de ülkenin bağım-sızlığını ilan 3

16 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras etmiş, 18 Ekim 1991 de ise Meclis Bağımsızlık Kanununu kabul emiştir. Bağımsızlığını kazanan Azerbaycan, sadece Sovyet emperyaliz-minden kurtulmadı, aynı zamanda totaliter Sovyet rejiminden, ütopik komünist ideolojiden ve harp sanayi kompleksine hizmet eden bir eko-nomik yapıdan da kurtulmuş oldu. Azerbaycan ın ekonomik kalkınmasını ve dünya ekonomisine entegresini sağlayacak olan en kıymetli milli serveti, Azerbaycan Cum-huriyeti nin yeniden bağımsız bir devlet olarak dünya devletleri arasında yer almasıdır. Çünkü sadece bağımsız devlet olması halinde Azerbaycan halkı tarihinin, kaderinin, milli kimliğinin ve zengin tabii kaynaklarının sahibi olarak ekonomik kalkınmasını ve refahını sağlayabilecektir. Bu gün Azerbaycan Cumhuriyeti tam bağımsızdır, arazisinde hiçbir yabancı ülkenin askeri üssü yoktur, ayrıca milletin ve ülkenin stratejik problemlerinin milli menfaatler doğrultusunda çözümü devlet organlarının yetkisi altındadır. Elbette siyasi bağımsızlığın kazanılması milli ekonominin yapılan-masına temel teşkil etmektedir. Ancak, ülkenin sosyo-ekonomik duru-munu değerlendiren veriler bağımsızlığı değerlendirmek için temel olmamalıdır. Ekonomik kalkınma ve dünya ekonomisine entegre bakımından ikinci amil, Azerbaycan ın iklim şartları ile coğrafi şartları ve konumu-dur. Dünyanın on bir iklim kuşağından dokuzu Azerbaycan da vardır. Tarım ve turizmin gelişimine geniş olanaklar sağlayacak şekilde elverişli coğrafyaya, verimli toprak alanlarına, uzun kıyı şeridine, geniş yayla-lara, geniş ormanlara, güzel hava şartlarına sahiptir. Coğrafi konumu ile, Yeni İpek Yolu projesi diye adlandırılan yolun geçiş güzergahında olmasının yanı sıra Orta Asya ve Hazar enerji kaynaklarının dünya pazarlarına naklinin gerçekleştirilmesi sözkonusu olan hatların geçiş güzergahında bulunmaktadır. Azerbaycan'ın elverişli coğrafi konumunun, Avrupa ve Asya ülkeleri arasında ekonomik ve 4

17 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz politik ilişkilerin gerçekleştirilmesinde tarihi süreçte rol oynadığı görül-mektedir. Bağımsızlığını kazanarak Birleşmiş Milletler üyesi olan ve dünya ülkeleri ile siyasi, sosyal ve ekonomik olarak bağımsız ilişkiler kuran Azerbaycan'ın jeopolitik konumuna günümüzde de büyük önem veril-mektedir. Avrupa ile Asya'nın kavşağında bulunan Azerbaycan, tedricen Avrupa-Kafkasya-Asya nakliye koridorunu oluşturabilme ve tarihte olduğu gibi güçlü iletişim merkezine dönüşebilme imkanına sahiptir. Ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmede, sacayaklarından üçüncü-sü ise doğal kaynaklar yönü ile önemli bir zenginliğe sahip olmasıdır. Doğal kaynaklar bakımından zengin olan Azerbaycan'da kurşun, çinko, bakır, demir cevheri, barit, kobalt, arsenik, mermer, kireçtaşı, maden suyu, maden tuzu ve kaya tuzu kaynaklar arasında dikkat çekmektedir. Az miktarda altın ve gümüş gibi değerli madenler de bulunmaktadır 2. Azerbaycan'ın en önemli zenginliği ise, üretimi diğer kaynaklara göre birinci sırada yer alan petrol ve doğal gazdır. Azerbaycan'da petrol, Hazar Denizi'nde, Hazar Denizi'ne uzanan Abşeron yarımadasında, Kür nehri kıyılarında, Kobustan bölgesinde ve Gence yakınlarında bulun-maktadır. Petrolün büyük bir kısmı Hazar Denizi'nden sağlanmaktadır. Ticari üretimine başlandığı 140 yılı aşkın süreden beri anahtar bir rol oynayan petrol, günümüzde de ülkenin temel döviz kaynağı ve ihraç kapasitesinin dayandığı önemli kaynak durumundadır. Geçiş sürecinde ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilme noktasın-da yukarıda ifade edilen sacayaklarına sahip olan Azerbaycan ın bağım-sızlığından bu yana geçen sürede ekonomik kalkınması, üç temel dönemden oluşmaktadır. Aşağıda Azerbaycan ın bağımsızlık öncesi dönemi ile 2 Mehemmedhesen Velili, Azerbaycan, Azerbaycan Devlet Neşriyyatı, Bakı, 1993, s

18 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras birbirinden ayrıştırılabilecek üç temel dönem olarak, bağımsızlık sonrası değişim süreci incelenecektir Bağımsızlık Öncesi Dönem Sovyetler Birliği ve Sonu 18. yüzyılın başından beri Sovyet halkları, Büyük Petro, Lenin ve Gorbachev in adıyla özdeşleşen, üç büyük sosyoekonomik değişim geçirmiştir. Petro ile birinci değişim dalgasını geçiren Sovyet halkları bakımından ikinci önemli büyük değişim dalgası, 1917 Devrimidir. İlk kez 1905 te patlak veren devrim, 1917 de çarlık otokrasisini yerle bir etti. Kısa bir süre sonra Bolşevikler devrime el koydu ve Ruslar demok-rasi ile pazar ekonomisini reddetmeye zorlandı 3. Kapitalizmin henüz filizlenme halinde olduğu Sovyetler Birliği nde, siyasi mekanizmaya egemen olan entellektüel güçler merkezi planlama esasına dayalı bir ekonomik örgütlenme modeli olan Komünizmi uygulamaya koydular. Böylece yarım yüzyılı aşkın bir süre, Ruslar, kendilerini ve dünyanın kalan bölümünü totaliter diktatörlük ve merkezi planlama konusunda kitlesel bir deneye sokarken, uluslararası ve ulusal sınırlar ile kimlikler de, değişik biçimlerde Sovyetler Birliği tarafından yönlendirilen Leninist rejimlerden meydana gelen bir dünyanın varlığına göre biçimlendiril-meye çalışıldı 4. Sovyetler Birliği 1985 ten itibaren, yetmiş yılı aşkın bir süre önce önünde durdukları ve kaderlerini belirleyecek olan yol ayrımına yeniden gelmiş, yeni bir tarihi döneme girmiş oluyorlardı. Hem bir yönetim biçimi, hem de ideolojik bir sistem ve siyasi cazibe kutbu olarak Marksizm-Leninizm in çöküşüne şahit olundu. Tarihin tabii gelişim seyri ve diyalektiğin kuramları sosyalizmi temelinden sarstı, Maksist- Leninist öğretiği hayatla ve gerçekle ilişkisi bulunmayan bir 3 Daniel Yergin Thane Gustafson, Rusya 2011 ve Dünyadaki Yeri, (Çev: Özden Arıkan), Sabah Yayınları, İstanbul, 1994, s.1. 4 Ken Jowitt, Yeni Dünya Düzensizliği, (Çev: Levent Köker), Demokrasinin Küresel Yükselişi, (Der: Larry Diamond Marc F. Plattner), Yetkin Yayınları, Ankara, 1995, s.303.

19 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz sistem olarak reddetti. Bu durum yeryüzünün altıda birini kaplayan, hür dünyayı daima endişe ve korkuya gömen totaliter Sovyetler Birliği nde de kendini hissettirmeye başladı. Sosyalist sistemin sadece sanayileşme sürecinde başarılı olabildiği Sovyetler Birliği nde, zamanla ekonomide ortaya çıkan aşırı istihdam, yeni teknoloji üretilemeyişi, işsizliğe sebep olabileceği endişesiyle yeni teknolojilerin ithal edilmemesi, işletme yönetim ve organizasyonunda başarısızlık gibi nedenlerle ekonomi durgunluğa girmişti. Kalitesiz mal üretimi ile, büyüme hızında artış görülüyor gibi olsa da, aslında olan şey satılamayan mal stoklarının büyümesiydi. Üretim araçlarındaki kollektif mülkiyet, motivasyonu yok etmiş ve bu durum ekonomide verimliliği büyük ölçüde düşürmüştü. Ekonomide rekabetin olmayışı ve kalkınma stratejisinin kapalı bir ekonomik modele dayanması, işletmeleri tekno-lojik geriliğe itmişti. Tüketici tercihlerini ve kaynakların kıtlık derece-sini yansıtmayan idari fiyat sistemi kaynak dağılımını bozmuş, karabor-sayı, suistimalleri ve israfı büyük ölçüde arttırmıştı. Verimliliğin ön plana çıktığı dünyada sosyalizmin tıkanması ve merkezi planlamanın yetersiz kalmasıyla ekonomik dengesizlikler gözlenmeye başladı. ABD ile silah yarışına girilmesi ise yatırımları olumsuz şekilde etkileyerek, tarım sektöründe ve tüketim malları üretiminde gerilemeye neden ol-muştu 5. Sonuçta, uzay yarışlarına katılan bir toplum asgari geçim standartlarındaki bir hayat seviyesinden bile mahrum kalmıştı. Böyle bir ortamda, Sovyet komünizmi, süregelen sosyoekonomik durgunlukla reform arasında bir tercih yapma durumunda kalmıştı. Ancak mütevazı reformlar durgunluğu giderememiş, daha köklü bir reformun da komünist sistemi büyük ölçüde zayıflatmadan yapılmasının mümkün olmadığı 5 İsmail Özsoy, Dağıstan ın Sosyo-Ekonomik Tarihi, Kaynak Yayınları, İzmir, 1997, s.246; İsmet Ergün, Kollektivist Bir Sistemde Piyasa Ekonomisine Geçiş Sorunları, Türkiye Modeli ve Türk Kökenli Cumhuriyetlerle Eski Sovyet Halkları, Yeni Forum Yayınları, Ankara, 1992, s.109; Yergin Gustafson, ss

20 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras ortaya çıkmıştır 6. Çernenko nun Mart-1985 de ölme-sinden sonra yerine geçen ve en az Petro kadar sabırsız olan Mihail Gorbachev, Sovyet ekonomi sisteminin teşebbüs ruhunu öldürdüğünü, çalışmayı değil tembelliği teşvik ettiğini, dolayısıyla ekonomik açıdan ilerlemenin mümkün olmadığını hareket noktası alarak, Komünist Parti nin Şubat-1986 daki kongresinde dile gerdiği, Glastnost ve Perestroika politikaları ile sosyalist dünyanın, 21. yüzyılının eşiğinde ciddi değişiklik ihtiyacını karşılamaya çalışmıştır. Bu politikalarla ekonomik açıdan dışa açık serbest piyasa ekonomisi, politik açıdan ise çoğulcu demokrasi amaçlanmıştır: Perestroika, bazı ihtiraslı bireylerin veya bir liderler grubunun aklına esen bir heves değildir. Sosyalist toplu-mumuzda derin gelişme süreçlerinden kaynaklanan acil bir zorunluluktur. Bu toplum değişim için olgunlaşmış bulun-maktadır. Uzun zamandır değişimin hasretini çekmekteydi. Perestroika yı başlatmadaki herhangi bir gecikme yakın gelecekte, açık konuşmak gerekirse, ciddi sosyal, iktisadi ve siyasi bunalımlarla yüklü çok şiddetli bir ortama yol aça-bilirdi. 7 Gorbachev da Çinli dostları gibi, piyasa mekanizmasının kapita-lizm ile özdeşleştirilmesine karşı çıkıyor, piyasa toplumunun sosyalist (marksist) teoriyi geçersiz kılmayacağını ileri sürüyordu. Bazı temel değerlerden büyük tavizler vermemek kaydıyla, serbest piyasa siste-minin sosyalist topluma uyarlanmasına çalışılmış ve bunun toplumun tabiatını değiştirmeyeceği düşünülmüştür 8. Böylece Sovyet halkları, gerçekleştirilmesi kolay olmayan, üçüncü büyük sosyal reform dalgasına da maruz 6 Marc F Plattner, Demokrasi Anı, (Çev: Ergun Özbudun), Demokrasinin Küresel Yükse-lişi, (Der: Larry Diamond Marc F. Plattner), Yetkin Yayınları, Ankara, 1995, s Mikhail Gorbachev, Perestroika: New Thinking for Our Country and the World, New York, 1987, s.17 den naklen Mustafa Özel, Değişim ve Kriz, İz Yayıncılık, İstanbul, s Özel, s

21 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz kalmış oluyorlardı. Üçüncü değişim dalgasında Rusya, diktatörlükten demokrasiye, merkezdeki planlamacılar tarafından yürütülen ve paranın gerçek anlamda rol oynamadığı güdümlü ekonomiden serbest piyasa ekonomisine ve dört yüzyıllık bir imparatorluktan ulus devlete geçiş olmak üzere, aynı anda çok zor üç geçişi birden gerçekleştirilmesini gerektiren çok yoğun bir gündemle karşı karşıya kalmış oluyordu: Kapitalizmden sosyalizme geçmek kolaydır. Yumurtaları kırıp omlet yapmaya benzer. Ama sosyalizmden kapitalist bir rejim üretmek kolay değildir. Omletten çiğ yumurta çıkar-maya çalışmak anlamına gelir. 9 Peretroika ve Glastnost politikalarının etkisiyle 1986 da liberal ekonomik kavramlar kullanılmaya başlanmış, 1988 de piyasa, mülkiyet, işsizlik gibi kavramlar tartışılmaya başlanmıştır. Böylece özel teşebbüs formlarının yasallaştırılması bakımından radikal adımlar atılmıştır de mülkiyet hakları tanınmıştır. Aile çiftliklerinin kurulması, fabrikaların işçilere kiralanması, hisse senetlerinin çıkarılması, Batı lı firmalarla müşterek teşebbüslerin kurulması kabul edilmiştir 10. Gorbachev e göre, sosyalizmin ve sosyalist değerlerin yok olması anlamına gelmeyen Perestroika ve Glastnost politikaları beklenmedik sonuçlar doğurmuştur. Sovyet halklarının milliyetçilik duyguları ekono-mik açıdan refahtan önce özgürlüklerini düşünür bir biçimde harekete geçmiştir. Böylece 1990 da yapılan anayasa değişikliği ile Başkanlık sistemine geçilmiştir. 5 Şubat 1991 de anayasada yapılan değişiklikle Komünist Parti nin iktidar tekeline son verilerek, 19 Ağustos 1991 de de, demokratik açılıma son vererek, 9 Rusya Federasyonu Başkan adaylarından Vadim Bakatin in tarihli Hürriyet teki demecinden naklen Ergün, s İlhan Uludağ Salih Mehmedov, Sovyetler Birliği Sonrası Bağımsız Türk Cumhuriyetleri ve Türk Gruplarının Sosyo-Ekonomik Analizi Türkiye İlişkileri, TOBB Yayınları, İstanbul, 1992, s.28. 9

22 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras ülkenin felakete sürüklenişinin önüne geçmek üzere 11, Marksist-Leninist lerin yaptıkları darbe girişim-lerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Komünist Parti kapatıl-mıştır. 21 Aralık 1991 de ise Alma-Ata da yapılan zirve ile Bağımsız Devletler Topluluğu resmen ilan edilirken, SSCB de dağılmış oluyor-du 12. Öte yandan Proleterya diktatörlüğü nden, öncü parti den, doğru çizgi den ve demokratik merkeziyetçilik ten söz etmeksizin tasavvur edilemeyecek Leninizmin yok oluşu ile birlikte, dünya üzerinde ülke-lerin uzun süredir kullandıkları jeopolitik referans da çerçevesini değiştirmiş oluyordu Sovyetler Birliği nde Azerbaycan Sovyetler Birliği döneminde, bu ülkenin bir alt parçası niteliğini taşıyan Azerbaycan ın ekonomik örgütlenme biçimi ve işleyiş mekaniz-maları Sovyetler Birliği nin ekonomik stratejisi doğrultusunda şekillen-mişti. Sanayi tesislerinin tümü Sovyetler Birliği nin ihtiyacına göre kurulmuş, dev tesislerden meydana gelmekteydi. Sovyetler Birliği nde merkezi planlama doğrultusunda ülkeler arasında uzmanlaşma ve işbölü-müne gidilmişti. Bu çerçevede Azerbaycan ekonomisinin itici motor gücü niteliğindeki sanayii öteden beri petrol sanayii olmuştu. İhracatın genellikle rafine petrol ürünleri, makine ve tekstil ürünleriyle, şaraptan oluşan çok önemli bir kısmı Rusya ve Ukrayna gibi diğer Cumhuri-yetlerle gerçekleştirilirken, ithalatın da büyük kısmı yine bu Cumhuri-yetlerden alınan gıda ürünleriyle, rafine edilip yeniden ihraç edilmek üzere ithal edilen ham petrol ürünlerinden oluşmaktaydı Charles S. Fairbanks, Moskova Darbesinden Sonra, (Çev: Levent Köker), Demokrasinin Küresel Yükselişi, (Der: Larry Diamond Marc F. Plattner), Yetkin Yayınları, Ankara, 1995, s Atila Artam, Türk Cumhuriyetlerinin Sosyo Ekonomik Analizleri ve Türkiye İlişkileri,Sabri Artam Vakfı Yayınları, İstanbul, 1993, s.4,13; Uludağ Mehmedov, s Jowitt, s ; Plattner, s Azerbaijan, IMF Economic Review, Washington DC, May, 1992, s.3 10

23 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Henüz Sovyetler Birliği dağılmadan önce, uzmanlar siyasi bağım-sızlığa ekonomik bakımdan hazır olan iki cumhuriyetten biri olarak Azerbaycan ı işaret ediyorlardı. Elbette bu değerlendirme, ülkenin sadece doğal kaynaklarının zenginliğine değil, ülke ekonomisinin kal-kınma perspektifine de dayanıyordu. Zira Azerbaycan ın bütçe gelirleri, harcamalarından genelde fazlaydı. Üretilen milli gelir, tüketilen milli gelirden yüksek oluyordu 15. Ekonomik veriler dikkate alındığında Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan ın belirli bir kalkınma seviyesine ulaştığı görülmektedir. Ancak bu dönemde Azerbaycan ın kaybettikleri kazandıklarından daha çok olmuştur. Zira bu dönemde ekonominin planlamasının merkezde yapılması, ülke ekonomik şartlarının dikkate alınmaması sonucunu doğuruyordu. Bir çok ürün ya hammadde ya da ara mamul olarak ayrı ayrı birlik üyesi cumhuriyetlere ucuz fiyatla satılıyor, daha sonra da nihai ürün olarak yüksek fiyattan Azerbaycan a geliyordu. Diğer yandan Azerbaycan her zaman ülkeye gelir getiren petrol ve petrol ürünler, pamuk, tütün, şarap gibi ürünlerin ihracatçısı olmasına karşın, bu ürünlerin satışından elde edilen gelirler Birlik bünyesinde tek bir merkezde toplandığından dolayı, Azerbaycan öz servetlerinde mülkiyet hakkına sahip olmamış oluyordu 16. Azerbaycan ekonomisi Sovyetler Birliği bünyesinde yüksek ancak anlamlı olarak değerlendirilmeyecek bir kalkınma seviyesine ulaşmıştı. Bağımsızlık öncesi son yirmi yıllık dönemde Azerbaycan ekonomisinin kalkınması istikrarlı bir süreç takip etmemiştir. Örneğin, ülkede yıllarında ortalama ekonomik büyüme oranı %5.2 iken, yılları arasında %7.4 e yükselmiştir yılları arasında ise bu oran keskin bir azalma trendi göstermiştir. Ekonomi yıllarında ortalama %4.9, yıllarında ise %5-6 oranında küçülme kaydet-miştir da ise üretim hacmi 15 Azer Emiraslanov, Dövlet Müsteqilliyi ve Milli İqtisadiyyatın Formalaşması Problemleri, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr 2001, ss Emiraslanov, ss

24 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras mutlak olarak azalma gösterirken, 1990 da ise milli gelir %7 azalmıştır. Özellikle doğal kaynakların, ucuz ve bol işgücünün yoğun kullanımına dayanan enerji sektörü gibi alanlara ağırlık verilmiş olması, ekonomik yapıda krizler için elverişli ortamlar yaratmıştır. Yukarıdaki değerlendirmeler de dikkate alındığında Sovyetler Birliği nin dağılması sadece siyasi değil ekonomik şartlardan da kaynak-lanmıştır. Ayrı ayrı cumhuriyetlerden oluşan bir birliğin yönetimi sosyo-ekonomik kalkınmayı gerçekleştirme bakımından ciddi problemler yaratmaktaydı. Dünya ekonomisinden tecrit olan Sovyet ekonomisinin mevcut durumu, gelişmiş ülkelerin ötesinde gelişmekte olan ülkelerden bile geride kalıyordu 17. Sovyetler Birliği nin dağılmasının ardından Azerbaycan ın bağım-sızlığına yeniden kavuşması ile sona eren planlı ekonominin Azerbaycan ekonomisine miras koyduğu problemler şöyle sıralanabilir 18 : 1. Ekonomik yapının sağlıklı olmaması. 2. Üretim gücünün bölgesel ve sektörel dağılımının dengeli olmaması. 3. Üretilen malların hem kalitesinin düşük olması, hem de kişi başına düşen miktarının Sovyetler Birliği nden iki kat az olması lı yılların başlarında Azerbaycan da tüketimin sadece %50 si iç üretimden sağlanabilmiştir. 4. Ekonomik yapının sağlıklı olmaması sonucunda Azerbaycan ın dış ticaretinde 1980 li yılların sonlarında ihracat ithalattan %30-40 fazla olmuştur. Ekonomik bakımdan olumlu değerlendirilmesi gereken bu du-rum, ülkenin alan ve coğrafi kuruluşunun uygun olmaması bakımından istenmeyen bir durumdur. Şöyle ki, hammadde ve ara malların ihracatın %55-60 ını teşkil etmesi, genelde ise ithalat ve ihracatın %45-50 sinin Rusya ile gerçekleştirilmiş olması, daha sonra 17 Emiraslanov, s Rasim Hesenov, Azerbaycanın İqtisadi İnkişaf Paradigması ve İqtisadi Tehlükesizlik Konsepsiyasının Seçimi, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Bakı, Oktyabr-2001, ss

25 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz ekonomik kalkınmanın dengesinin bozulmasına neden olmuştur. Azerbaycan ın yeniden siyasi bağımsızlığını kazanmasının, Sov-yetler Birliği nin dağılması öncesinde Azerbaycan ekonomisinde yaşa-nan olumsuz gelişmeler sonucu ekonomik krizin derinleştiği bir döneme rast geldiği görülmektedir Bağımsızlık Sonrası Birinci Dönem ( ) Bağımsızlık sonrası ekonomik kalkınma sürecinin doğru olarak değerlendirilebilmesi için özellikle bağımsızlığın kazanıldığı şartların ve bağımsızlığın elde edildiği ilk yıllarda yaşanan gelişmelerin dikkate alınması gerekir 19. Dolayısıyla yukarıda anlatılan bağımsızlığının kaza-nıldığı şartlarda Sovyet sisteminin Azerbaycan a bıraktığı problemlerle baş başa geçen ilk yıllar ve bu ilk yıllarda yaşanan gelişmeler ele alınacaktır: yılları siyasi bağımsızlığın elde edilmeye çalışıldığı dönemdir. Bu dönemde bağımsızlığı kazanmanın önündeki engellerle mücadele edilmiştir. Bu yılların ardından yılları birinci dönem olarak değer-lendirilebilir. 18 Ekim 1991 yılında Azerbaycan ın Devlet Bağımsızlığı Hakkında anayasa maddesinin kabul edilmesinden bu yana 12 yıl geçti. Bağımsızlığın kazanılması uğrunda verilen zor ve ağır mücadele dikkate alındığında, 18 Ekim 1991 tarihi Azerbaycan ın kalkınma sürecinde ne kadar önemli bir yer tuttuğu daha iyi anlaşılmaktadır. Elbette halkın yerine ikamesi mümkün olmayan bir milli serveti olan bağımsızlığının korunması ise onun elde edilmesinden kat kat ağır ve mürekkeptir. Bunu Azerbaycan ın bağımsızlık sonrası yaşadığı süreç bir daha açıkça ortaya koymaktadır. SSCB nin dağılması ile birlikte Azerbaycan da uzmanlaşma ve işbölümüne dayalı ekonomik yapılanma sona ermiş ve ülke, genel Pazar-larını kaybetmiştir. Hammadde, 19 Rasim Hesenov, ss

26 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yarı-mamul, teçhizat-ekipman, pazar, finansman ve işletme yöneticiliği konularında eski merkezi planlamaya göre örgütlenilmesi nedeniyle bir çok tesiste üretimin durması veya üretimin atıl seviyede kalması söz konusu olmuştur. Eski SSCB deki işletmelerle ekonomik bağlantıların koparılması ve ülkenin diğer Cum-huriyetlerdeki pazar payını kaybetmesinin yanı sıra SSCB döneminde merkezden sağlanan sübvansiyonların da kesilmesiyle birlikte üretimde şok çöküşler yaşanmıştır. Ermenistan savaşı ve Çeçenistan sorunu ise, ülke sanayii için gereken ara malların ithal yollarının kapanmasına neden olmuştur. Sovyetler Birliği nin dağılması ile bağımsızlığına kavuşan Azer-baycan ın bağımsızlığını ebedileştirmesi için, önünde çözmesi gereken önemli sorunlar vardı. Zira 20. yüzyılın 80 li yıllarının sonlarında Azerbaycan halkı önemli bir bunalıma girmiş; yönetim zaafı, kanuni düzendeki aksamalar, etnik bağlamda ayrımcı oluşumlar ve halkın emeği ile kazanılan iktisadi ve entellektüel potansiyel gelişim yerine azalma sürecine girmişti. Bütün bu problemleri çözebilmek için, kendi içinde tutarlı ve çok yönlü iç ve dış siyasetin hazırlanması ve uygu-lanması, ülkenin doğal, teknik, ekonomik ve entellektüel potansiyelin-den, sosyal ve siyasal enerjisinde verimli şekilde istifade edilmesi gere-kiyordu 20. Ne var ki, Azerbaycan da çözülmesi gereken problemler açısından önemli adımlar atılamayınca, 1990 lı yılların başı Azerbaycan da ekono-mik durgunluğun ve bunalımın arttığı yıllar oldu. Bu dönemde siyasi istikrarsızlık ve piyasa ekonomisine geçişle ilgili ülkede büyük ekonomik kriz ortaya çıkmıştır. Ekonomide yüksek oranda işsizlik ve hiper-enflasyon sürecine girilmiştir. Yüksek enflasyon ve istikrarsız sosyo-politik 20 Heyder Eliyev, Azerbaycan Respublikasının Dövlet Müsteqilliyinin Onuncu İldönümü Haqqında, Azerbaycan Respulikası Prezidentinin 20 Mart 2001 Tarihli Fermanı, Bakı, 20 Mart 2001; Settar Seferov, Evezsiz Milli Servetimiz: Müsteqillik, İqtisadiyyat ve Audit Jurnalı, No:10, Oktyabr-2001, ss

27 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz ortam, iktisadi büyümeye, özellikle sanayi ve tarım gibi önemli alanların gelişmesine engel olmuştur. Üretim hacminin azalması ve enflasyon hızının yüksek olması ekonomik buhranın ve toplumda sosyo-ekonomik gerginliğin artmasına neden oldu. Azerbaycan ın bağımsızlık süreci ve bağımsızlığın ilk yılları oldukça sancılı geçti. Ülke daha SSCB nin son yıllarından başlayarak 1988 yılından itibaren Ermenistan ın silahlı tecavüzüne maruz kaldı ve ateşkesin imzalandığı 12 Mayıs 1994 tarihine kadar topraklarının % 20 sini kaybetti. Ekonominin genel dengeleri için gerekli olan reformların gerçek-leştirilememesi, devlet bütçesinin büyük bir bölümünün savaş için harcanması, topraklarının %20 si işgal edilerek 1 milyondan fazla nüfusun göçmen durumuna düşmesi, yabancı sermayenin ülke ekonomi-sine çekilememesi ve özelleştirmenin sanayi sektöründe fiilen başlatıla-maması gibi olumsuzluklar Azerbaycan ekonomisini önemli bir darboğaza sürüklemişti. Serbest piyasa ekonomisine geçişe ilişkin tam bir stratejinin belirlenmemiş olması nedeniyle, bu yıllarda hayata geçirilmeye çalışan ekonomik kararlar da birbiri ile uzlaşmayan karakter taşımıştır. Dönüşüm sürecinin ilk yıllarında Ermenistan ile yaşanan savaş, Rusya nın Azerbaycan a ulaşım ambargosu koyması ve Çeçenistan savaşı nedeniyle önemli iki petrol boru hattının kullanılamaması gibi politik ve askeri sorunlar ekonomik performansı olumsuz yönde etkile-miştir. Kısaca yılları bağımsızlığın ardından bütün problem-lerle yüz yüze kalındığı, ülkede sosyal ve siyasal problemlerin bunalıma dönüştüğü, savaş ortamının yaşandığı, serbest piyasa ekonomisine geçişte ciddi suistimallerin yaşandığı bir dönem olmuştur. Ekonomide olumsuz gidişte en keskin hal ise 1992 de ortaya çıktı yıllarında GSMH iki kattan daha çok 15

28 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras azalarak 1991 yılının %48 i oranında gerçekleşti döneminde GSMH her yıl ortalama %13-20 azalarak 1994 yılında milyon $ olarak gerçekleşmiştir yılı ile karşılaştırıldığında 1994 de GSMH %53, sanayi %62, tarım %44, tüketim %75 ve vergi hasılatı %45 azalma göstermiştir. Sonuçta halkın geçim standardı 3,6 defa reel ortalama ücret seviyesi ise %80 azalmıştır. Aynı dönemde uygulanan yanlış iktisat politikaları bankacılık-finans sisteminde ve dış ticarette ciddi problemler yarat-mıştır yılları arasında enflasyon 4 haneli rakamlara yükselmiştir. Para politikasındaki önemli eksiklikler de ekonomik buhranda etken oldu. Krediler ise daha çok banka yöneticilerinin istekleri doğrul-tusunda verildi. Ekonomik buhran, üretimin hızla azalmasına, üretimin azalması ise mal arzının azalmasına, fiyatların artmasına ayrıca devlet bütçesinin önemli açıklar vermesine neden oldu. Vergi tahsil sistemindeki eksikler, vergi oranlarının enflasyon dolayısıyla erezyona uğraması gibi nedenlerle devlet bütçesindeki gelir kalemleri keskin şekilde azaldı. Devlet müesseselerine ve tarım sektörüne verilen büyük miktar-daki kredilerin verimsiz ve denetimsiz kullanımı ekonomik durumu daha da gerginleştirdi. Bu dönemde dış ticarete ilişkin veriler de gittikçe olumsuz bir boyut kazanmaya, ödemeler bilançosunda açıklar gittikçe artmaya başladı. Ekonomik bunalımın acı neticelerinden bir diğeri ise, milli paranın değer kaybı şeklinde ortaya çıktı. İlk Dönemde Yapılan Reformlar Özel Mülkiyet Kanunu Haziran 1991 de kabul edilmiştir yılının başlarında fiyat liberalizasyonuna gidilmiş, aynı yıl Ocak ayında Katma Değer Vergisi uygulamasına 21 Asef Nadirov, İqtisadiyyatın Yeni İnkişaf Merhelesi, Azerbaycan Gazeti, 15 Sentyabr 2001, s Rasim Hesenov, s.9. 16

29 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz geçilmiştir. Nisan ayında Yabancı Sermaye Kanunu, Ağustos ayında ise Merkez Bankası Kanunu yürür-lüğe konulmuş, ayrıca, Ağustos ayında para birimi olarak Manat piyasada işlem görmeye başlamıştır yıllarında da devam eden savaşın etkisiyle reform sürecinde yavaşlamalar olmuştur yılının Ocak ayında küçük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesine ilişkin olarak bir kanun yasala-şırken, 1994 yılının Ocak ayında Manat ın tek yasal para birimi olarak işlem görmesine başlanmıştır. Mayıs ayında Ermenistan ile ateşkes anlaşmasının imzalanması ile ekonomik dönüşüm süreci tekrar hız kazanarak, Haziran ayında İflas Kanunu kabul edilmiş, bankaların konsolidasyonu işlemine başlanmıştır 23. Görüldüğü üzere, yılları arasında ekonomik dönüşüm süreci oldukça yavaş işlemiş, ticaretin ve piyasanın liberalizasyonunu sağlayacak reformlar gerçekleştirilmiştir. Bankacılık, özelleştirme, dış ticaretin liberalizasyonu ve diğer bazı yapısal değişiklikler ise yılları arasında gerçekleştirilmeye çalışılmıştır Bağımsızlık Sonrası İkinci Dönem ( ) Yapılan seçimler sonucu 1993 yazında otuz yıldan fazla devlet idareciliği tecrübesine sahip olan Haydar Aliyev in Azerbaycan ın cumhurbaşkanı olması ile birlikte Azerbaycan yönetiminde önemli değişiklikler oldu. Aynı tarihten itibaren hukuki reformların hayata geçirilmesine hız verildi. Bu dönemde iktisadi süreçte kötüye gidişi durdurmaya dönük iktisadi reformlar programı hazırlandı, stratejik iktisadi gelişim yolunu belirleyen modeller oluşturulmaya çalışıldı. Çağın gereklerine uygun olarak ekonomide serbest piyasanın teşekkül ettirilmesi, özelleştirme ve özel teşebbüsün inkişaf ettirilmesi, yeni ekonomik yapının, gümrük, vergi ve mali sistemin yeniden oluşturulması, ticaretin liberalleşmesi, 23 Ayhan Karaca, Azerbaycan da Ekonomik Dönüşüm Süreci ve Reformların 10 Yılı, 17

30 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras toprak ve tarım reformlarının yapılması, halkın sosyal imkanlarının arttırılması, eğitim ve sağlık şartlarının geliştirilmesi için gerekli hukuki alt yapının oluşturulması amacıyla önemli kanunlar kabul edilmiştir 24. Ekonomide serbest piyasa şartlarının oluşturulmaya çalışılması, fiyatların, dış ticaretin ve döviz kurlarının liberalleşmesi doğrultusunda atılan adımlar ile birlikte enflasyon seviyesi önemli derecede azalmaya başlamış, bütçe açıkları minimuma indirilmiştir. Alınan önlemler sayesinde küçük müesseselerin özelleştirilmesi tamamlanmış, hizmet sektörü daha çok özel teşebbüse verilmiş, orta ve büyük işletmelerin özelleştirilmesine başlanmış, makro-ekonomik istik-rar sağlanmış, ekonomide durgunluk sona ererek yeniden iktisadi gelişme sürecine girilmiş, toprak reformu hayata geçirilerek özel mülki-yete devredilmiş, kolhoz ve sovhozların 25 emlakı özelleştirilmiş, tarım sektörü toprak vergisi istisna olmakla diğer vergilerden 5 yıl muaf tutul-muş ve vergi borçları silinmiş, bu müesseselere indirimli yakıt ve enerji satışı temin edilmiştir. Tarım sektörü üzere özelleştirilmesi planlanan emlakın %93.2 si özelleştirilmiştir. Sonuçta 1997 yılından başlayarak tarım ve hayvancılık ürünlerinin yılda %7 artış kaydetmesi sağlan-mıştır 26. Kendi imkanları ile iktisadi kalkınma sürecine ivme kazandırması mümkün olmayan Azerbaycan, uluslararası iktisadi ve finans sistemi ile entegre olmaya çalışarak, yabancı 24 İmran Ceferzade, Esaslı İnkişaf İlleri, İqtisadiyyat Gazeti, 18 Oktyabr-1 Noyabr 2001,s Kolhoz: Devlete ait topraklarda üretim yapan kollektif çiftliklere verilen isimdi. Belirlenmiş bir kotaya göre ürünlerini devlet kuruluşlarına satmakla yükümlüydüler. Elde ettikleri karın büyük bir kısmı üyeleri arasında paylaştırılırdı. Sovhoz: Doğrudan doğruya devlet tarafından işletilen çiftliklere verilen isimdi. Tüm gelirleri devlete aitti. İşçiler bu çiftliklerde belirli bir ücret karşılığında çalışırlardı. (Osman Nuri Aras, Rusya da Tıkanan Sosyo-Ekonomik Değişim Dalgası, Qafqaz Üniversitesi Yayınları, Bakü, 2000, s.43.) 26 Ş. E. Yaqubov A. M. Mahmudzade, Azerbaycan Respublikasında Aparılan Aqrar İslahatların Qiymetlendirilmesi, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss.60-63; Ceferzade, s.3. 18

31 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz sermayenin ülkeye akımı sağlanmaya çalışıldı ün ikinci yarısından itibaren hayata geçirilen düzenle-meler Azerbaycan ın sosyal, siyasal ve ekonomik hayatında istikrarı sağlamaya imkan vermiştir. Ülkede bankacılık ve finans sisteminin yeni-den yapılanmasına ilişkin önemli adımlar atıldı. Serbest piyasa ekono-misi yönünde atılan adımlar Azerbaycan ın uluslararası finans kuruluş-ları ile ilişkilerini arttırmıştır. Yine bu dönemde dünyanın en büyük petrol şirketleri ile asrın anlaşması adı ile anılan yüksek öneme sahip petrol anlaşmaları imzalandı yılında asrın anlaşması nın yapılması ve 12 Kasım 1995 de yeni anayasanın kabul edilmesi ile piyasa ekonomisinin hukuki normatif altyapısının kurulmasının hızlanması ile birlikte ülkeye büyük hacimde yabancı sermaye girmeye başladı. Ekonomik sistemin yeniden yapılandırılması bakımından en önemli adım, ülkenin stratejik açıdan, sosyal ve siyasal hayatında ve de ekonomik yapısında yeni dönemin başlangıcı olarak Azerbaycan ın ilk Anayasasının kabul edilmesi olmuştur. Yeni Anayasa devlet yönetiminin yapılanması, vatandaşların ve devletin hak ve ödevlerini belirlemenin ötesinde ilk defa demokratik değerlere dayanan, liberal piyasa ekono-misinin kurulma gerekliliğini kabul etti. Anayasa ile özel mülkiyetin, özel teşebbüsün, dünya ekonomisine entegrasyonun hukuki esasları tespit edildi. Bu bakımdan Azerbaycan da geniş anlamda ekonomik düzenlemelerin başlangıç yılı olarak 1995 yılı kabul edilebilir 27. Kısaca cephede varılan ateşkes ve içeride sağlanan istikrar ile beraber sıra artık ekonomik reformlara gelmişti yılından itibaren ülkede sert ekonomik önlemler alınmaya başlandı, IMF ile yürütülen sıkı işbirliği ve IMF programlarının tavizsiz uygulanmaya başlanmasıyla yürütülen sıkı para politikası ile kısa sürede ekonominin genel denge-lerinde bir rahatlama sağlayarak enflasyonun kontrol 27 Rasim Hesenov, s.12; Emiraslanov, s

32 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras altına alınması ve GSMH nın düşüşünün önlenmesi sağlandı. Sonuçta 1996 yılından itiba-ren Azerbaycan ekonomisinde gerileme süreci yavaşlamaya başladı. Oluşturulan kalkınma modeli reel sonuçlar vermeye başladı. Şöyle ki, son beş yıl içerisinde GSMH %26.3 artmış, nüfusun yaşam düzeyi iki kat iyileşmiş, ekonomide özel sektörün payı %29 dan %68 e yükselmiştir yılları arasında petrol yataklarının müşterek üretimi amacıyla yapılan anlaşmalarda yer alan şirketler tarafından yaklaşık 3.4 milyar $ yatırım yapılmıştır 28. Ancak Azerbaycan da yıllarında izlenen ve ekonomik istikrarı sağlayan politikaların, reel ekonomiyi teşvik edici devlet politikalarıyla desteklenmemesi, 1997 yılı öncesi yabancı sermayenin ülkeye celbi için uygulanan vergi muafiyetinden vazgeçilmesi ve devlet organlarının gerekli hassasiyeti göstermekte yeterli olmayışı nedenle-riyle üretime yönelik yatırımlar yapılamamıştır yılları arasında yatırılan toplam yabancı sermaye hac-mi ise 5.9 milyar $ olmuştur. Bu miktarın %22.8 i finansal kredi, %56.3 ü petrol sanayisine, %20.9 u ise diğer sektörlere yapılan yatırım şeklinde olmuştur 29. Azerbaycan petrol sektörüne yapılan önemli miktarlardaki yaban-cı yatırım neticesinde eski Sovyet Cumhuriyetleri içinde en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline gelmiştir. GSMH daki artış oranı 1998 yılında %10 olmuş, 1999 yılında ise %7,2 olmuştur. Azerbaycan ekonomisindeki büyüme petrol sektöründen ve petrol sektörüne bağlı inşaat faaliyetlerinden, iletişim sektörlerinden ve az miktarda tarım sek-töründen kaynaklanmaktadır. Bir başka açıdan değerlendirildiğinde, 2000 yılı sonu itibariyle GSMH 1990 yılına göre 2 kat, bu çerçevede sanayi 28 Akif Musayev, Azerbaycan Respublikasının İqtisadi İnkişaf Stratejiyası ve Vergi Siyaseti, İqtisadiyyat ve Audit Jurnalı, No:10, Oktyabr-2001, s Musayev, s

33 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz sektöründe üretim 3.3. kat, tarım sektöründe 2.4 kat aşağı gerçekleşmiştir yılına kadar yatırım hacmi 2.3 kat azalmakla birlikte, daha sonraki dönemde yaşanan artış sonucunda 2000 yılı sonu itibariyle yatırım hacmi 1989 yılına göre %55 artmıştır 30. Öte yandan bu dönem süresince uygulanan kur ve para politikaları yüksek fiyat artışlarını önlerken, ulusal para Manat ın diğer paralar karşısında istikrarlı bir seyir izlemesini sağlamıştır yılında % 1700 lere kadar yükselen enflasyon 2000 yılında % 1.8 lere gerilemiştir. Doğrudan yabancı yatırımlar Azerbaycan ın ekonomik canlan-masında anahtar rolü oynamıştır. Doğrudan yabancı yatırımların önemli kısmı petrol üretimi ve çıkarımı alanlarına olmuştur yılları arasında yatırımlar %59,1 oranında artış göstermiştir. Sabit yatırımların GSYİH içindeki payı 1998 yılında 1995 yılı payının iki katına çıkarak %40,6 olmuştur. Azerbaycan ın en önemli istihdam kaynağı olan ve GSMH ya katkıda bulunan ikinci önemli sektör olan tarım sektörüne yabancı yatırımların GSMH ya katkısı ise %0,5 in altındadır. Yabancı yatırımcılar imalat sanayi sektörüne yatırım yapmaktan kaçınmakta-dırlar. Bunun bir sonucu olarak da sektörün üretimi düşmüştür yılı itibariyle 122 ülke ile iktisadi ilişkiler kurulmuş, ticari ilişkilerin toplam hacmi 2.9 milyar $ dan fazla olmuştur. Bu miktar 1993 yılına göre 2.2 kat daha büyüktür 32. Ülkenin ekonomik gelişim sürecinde dikkate alınması gereken önemli bir nokta, sözkonusu bu değişim ve kalkınma; topraklarının %20 sinin Ermenistan işgali altında olduğu, dolayısıyla üretim potansi-yelinin çok büyük bir bölümünden (1/5) mahrum olduğu, 300 bin iş yerini kaybettiği ve bu topraklarda daha önce yaşayan halkın (nüfusun yaklaşık 30 Mezeddin Eyyubov, Bazar İqtisadiyyatına Keçid ve Senaye Kompleksi Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr-2001, ss Nadirov, s.2. 21

34 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras %12 si) göç etmek mecburiyetinde kaldığı son derece güç şartlarda elde edilmiştir: Ermenistan ın Azerbaycan topraklarının %20 sini işgal etmesi, bölgeden bir milyondan çok insanı göçe mecbur etmiştir. Ermenistan ın tecavüzü neticesinde zarara uğrayan 27 il ve ilçe (rayon) toplam 22.7 bin km2 dir. Dağlık Karabağ la birlikte Nahçıvan ın da sınır bölgeleri tesir altında kalmıştır bin km2 lik (Azerbaycan arazisinin %20 si) alan ise halen Ermenistan ın işgali altındadır. İşgal edilen arazide 800 den çok yerleşim alanı, 1.3 milyon hektar tarım arazisi, 600 bin büyük ve küçükbaş hayvan, 7000 tarım işletmesi, 850 eğitim kurumu, 650 sağlık merkezi, 120 bin ikamet yeri terk edilmek zorunda kalın-mıştır. Azerbaycan aynı zamanda zengin doğal kaynaklardan, özellikle 39.6 bin ton rezerve sahip olan 3 altın madeni yatağından, 4 civa ve antimon yatağından mahrum kalmıştır. Ermenistan ile savaş sonucunda ise, Azerbaycan ın milyar $ arasında kayba uğradığı şeklinde hesaplamalar yapılmaktadır 33. Ermeniler tarafından işgal edilen arazilerde narkotik bitkiler yetiştirilmekte ve ürünlerinin gizli yollarla İran, Rusya ve diğer ülkelere taşınmaktadır. Fuzuli bölgesindeki Horadiz kasabasından Ordubad bölgesine kadar uzanan 128 km mesafede uzanan Azerbaycan ın devlet sınırlarına Ermeniler nezaret ettiğinden dolayı narkotik maddelerin mübadelesi, kaçakçılık ve yerüstü servetlerin İran a taşınması daha da artmıştır. Kelbecer ve Zengilan arazilerinde yer alan altın yatakları Ermeniler tarafından sağlıksız bir şekilde kullanılmaktadır. Bu yatak-ların hammaddesi Ermenistan daki Ararat altın fabrikasına taşınmak-tadır. Bu hammadde külçe haline getirilerek Rusya ve diğer devletlere satılmaktadır. Ermenistan ın altın madeninden elde ettiği 33 Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 2002, Birleşmiş Milletler Teşkilatı İnkişaf Programı, 2002, s.59; Nadirov, s.2; Emiraslanov, s

35 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz gelirinin Ermenistan bütçesinin yaklaşık %51 ini teşkil ettiği ifade edilmektedir 34. Ermenistan ile yapılan savaş sadece Azerbaycan ın ekonomik dönüşüm sürecini etkilemekle kalmamış, söz konusu savaşın etkisinde şekillenen uluslararası ilişkiler de ekonomik dönüşüm süreci üzerinde etkili olmuştur. İkinci Dönemde Yapılan Reformlar 1995 yılının Ocak ayında haksız rekabete ilişkin bir kanun yasa-laşmıştır. Nisan-1995 de ise ilk IMF programı kabul edilmiştir yılında IMF ve diğer uluslararası kuruluşların desteğini alan finansal istikrar politikalarının uygulanmaya başlanmasıyla ekonomik büyüme sürecine yeniden girilmiştir. Eylül-1995 de küçük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesine ilişkin bir kanun tasarısı kabul edilmiştir. Kabul edilen kanunun ardından 1996 yılında küçük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesine başlanmıştır. Haziran ayında Merkez Bankası Kanunu nda değişiklik yapılırken, Eylül ayında bankacılık sektöründe yeniden yapılandırma faaliyetlerine hız verilmiş, hazine senetleri piyasası faaliyete geçirilmiştir. Ağustos ayında ise Toprak Reformu Kanunu kabul edilmiştir yılının Şubat ayında kamu alımlarında rekabetin korunma-sına ilişkin bir kanun kabul edilirken, Haziran ayında İflas Kanunu nda değişiklik öngören kanun tasarısı yasalaştırılmıştır. Haziran ayında ayrıca, yeni Gümrük Kanunu kabul edilerek basitleştirilmiş yeni bir gümrük tarife uygulamasına geçilmiştir. Telekom Kanunu ise Temmuz ayında kabul edilmiştir yılında ise enerji sektörünü yeniden düzenlemek üzere Elektrik Kanunu kabul edilmiştir. Ağustos ayında Rehin Kanunu, Eylül ayında yeni bir Menkul Kıymetler Kanunu 34 Tebriz Vefalı, Qarabağın İqtisadıyyatımıda İzi, Herbi And Gazeti, 1-15 Aprel 2003, s.3. 23

36 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras kabul edilmiştir yılının Şubat ayında İş Gücü Kanunu kabul edilmiştir. Petrol gelirlerinin tek bir hesap altında toplanmasını, harcamaların daha şeffaf kurallara göre yapılmasını temin amacıyla, Petrol Fonu kurulmasını öngören bir karar Aralık-1999 da yayımlanmıştır yılının sonlarında ise Emlak Komitesi lağvedilirken, yerine 2000 yılının Şubat ayında, kamuya ait mülklerin özelleştirilmesinden sorumlu olacak şekilde Emlak Bakanlığı kurulmuştur. Ayrıca Mayıs ayında yeni bir Özelleştirme Kanunu, Haziran ayında ise yeni bir Vergi Kanunu çıkarılmıştır 35. Ekonomik değişim sürecinin bu döneminde üç önemli hedef doğrultusunda yol alınmaya çalışılmıştır 36 : 1. Ülkenin temel doğal kaynak rezervlerinin işlenmesinin sağlanması. 2. Liberal-demokratik yönlü piyasa prensiplerine dayanan bir ekonomik yapının oluşturulmaya çalışılması. 3. Dünya ekonomisi ile global ve bölgesel ekonomik entegrasyonun gerçekleştirilmeye çalışılması. Yapısal değişime ilişkin alınan kararların da etkisiyle bu dönemde meydana gelen gelişmeler genel olarak şöyle sıralanabilir: 1. Ülke ekonomisinde istikrar sağlanmış, 2. Ülkenin önemli doğal kaynaklarını aktif hale getirme stratejisi doğrultusunda büyük başarılara imza atılmış, 3. Toprağın özel mülkiyete verilmesi ile Azerbaycan köylerinde yeni bir sosyo-ekonomik ortam oluşturulmuş, 4. Ekonomide liberalizasyon, dış ilişkilerin geliştirilmesi ve yabancı yatırımcıların özelleştirmeye katılımlarının sağlanması ile, ekonomik kalkınma adına temel, devamlı ve önemli bir kaynağa ulaşılmıştır. 35 Ayhan Karaca, Azerbaycan da Ekonomik Dönüşüm Süreci ve Reformların 10 Yılı, Rasim Hesenov, s

37 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Kısaca yılları, serbest piyasa ekonomisine geçişin temel-lerinin atılmaya çalışıldığı, ekonomik bunalımın derinleşmesinin sona erdiği, ekonomide şeffaflığın sağlanmaya çalışıldığı dönem olmuştur Bağımsızlık Sonrası Üçüncü Dönem (2001 ve Sonrası) 2001 sonrası, bağımsızlık sonrası üçüncü dönem olarak değerlen-dirilebilir. Bu dönemde; 1. İktisadi büyümenin ivme kazanarak devam ettirilmesi, böylece iktisat politikalarının güçlendirilmesi, 2. İkinci Devlet Özelleştirme Programının kabul edilmesi ile enerji sektörün yeniden yapılandırılması ve kapasitenin arttırılması, 3. Elde edilen gelişme düzeyine göre iktisat politikalarının sosyal yönünün güçlendirilmesi, sosyal refah düzeyinin arttırılması, bunun içinde cari perspektifte hükümetin iktisat politikasında enerji sektörünün hızla gelişmesi sonucu elde edilen kaynakların diğer sektörlere yöneltil-mesi, gerçekleştirilmesi hedeflenen önemli amaçlar olarak değerlendiri-lebilir. Azerbaycan hükümetinin uluslararası kurumlarla yaptığı görüş-meler sonucunda hazırlandığı orta vadeli yeni faaliyet programı ile refah düzeyinin arttırılması amaçlanmaktadır. Dolayısıyla bu aşamada uygula-nacak olan iktisat politikası ile daha çok petrol sektörü dışındaki alanların geliştirilmesi hedeflenmektedir. Hammaddede petrol ve yan ürünlerinin üstün olduğu petrol rafine-risi, kimya, petro-kimya sanayii ve elektrik enerjisi alanları petrolün ekonomideki rolünü daha da arttırmaktadır. Gerekli önemin verilmesi halinde Azerbaycan da dünya çapında petrol ürünleri piyasası oluşabilir. Stratejik öneme sahip olan bu alana son dönemde büyük miktarda yabancı sermaye yatırılmıştır. Sanayiinin temelini oluşturan EP-300 makinesinin enerji ve buhar teminatı 25

38 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yeniden kurulmaktadır. Sanayiinin içinde yer alan diğer üretim alanlarında da modernize edilmesi için gereken görüşmeler yapılmaktadır. Elektrik enerjisi sanayii de petrol ve gaz ürünlerinin büyük çevi-ricisi gibi onların kullanımının verimliliğini arttırmaktadır. Bu alana yabancı sermayenin girişi daha fazladır. Esas tüketicisi petrol sektörü olan diğer alanlar metalurji ve inşaat malzemeleri gibi alanlardır. Yabancı sermayenin yeteri kadar yatırılma-mış olması, bütçenin yeterli olmaması sonucu gerekli devlet yatırım-larının da yapılamamış olması nedeniyle bu alanların durumu iç açıcı değildir. Ancak bu alanların yeniden inşası için gerekli sermayenin yatırılması amacıyla bazı kanuni düzenlemeler yapılmaktadır. İktisadi kalkınma stratejisinin yakın perspektifte temel amacı; yapılan iktisadi düzenlemelerin derinleştirilerek çağdaş piyasa ilişkileri ve dünya üretim sisteminin gelişim eğilimi temelinde ülkenin iktisadi sisteminin yeni kalkınma seviyesine geçmesinin sağlanması olacaktır. Azerbaycan ın ekonomik gücünü hızla yükseltecek bu strateji; ülkedeki doğal ekonomik ihtiyatların aktif üretim aşamasına geçmesini sağlamak, bu doğrultuda Hazar ın petrol ve doğal gaz ihtiyatlarının ekonominin kompleks gelişmesinin sağlanmasına yöneltilmesi, ülkenin ulaşım potansiyelinin geliştirilmesi ve verimliliğinin yükseltilmesi, insan kaynaklarında verimliliğinin arttırılması gibi problemlerin çözümünü dikkate almalıdır. Ekonomik kalkınmanın sağlanması, yeni işyerlerinin açılması, halkın gelir düzeyinin arttırılması ile hayat standartlarının yükseltilmesi doğrultusunda çok önemli tedbirlerin hayata geçirilmesi amacıyla Haydar Aliyev in Mart-2001 de imzaladığı Yoksulluğun Azaltılması ve Ekonomik Kalkınma Üzere Devlet Programı na esasen yılla-rını kapsayacak şekilde yapılacak olan faaliyetler de önem arzetmekte-dir. Bu faaliyetler çerçevesinde 26

39 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Azerbaycan da yoksulluğun ortadan kaldırılması ve ekonomide kalkınmanın sağlanması için gerekli olan projelerin gerçekleştirilmesi için 3 milyar $ hacminde sermayenin yatırılması planlanmaktadır. Ekonominin tümü bakımından ise bu süre zarfında yaklaşık 10 milyar $ hacminde sermaye yatırımlara sevk edil-meye çalışılacaktır. 2 Temmuz 2001 de IMF Yönetim Kurulu "Azerbaycan da Yoksulluğun Azaltılması ve Ekonomik Kalkınma Üzere Devlet Progra-mı nı tasdik etti. Bu program çerçevesinde Azerbaycan a yaklaşık 100 milyon $ kredi ayrıldı. IMF nin yoksulluğun azaltılması programına ayırdığı bu kredi, aslında yoksul ülkelere tatbik edilmektedir. Azerbaycan da yoksulluğun azaltılması programının hayata geçi-rilmesini zaruri kılan sebepler vardır. Zira Dünya Bankası nın verilerine göre, Azerbaycan da halkın % sinin günlük geliri 1 $ dan aşağı-dır. Buna karşın yapılan bir başka hesaplamaya göre asgari geçim için yaklaşık 86 $ gerekmektedir. Bir işçinin ortalama aylık gelir ise 64.4 $ dır. Bu da Azerbaycan da halkın önemli bir kısmının (%40-50 sinin) yoksulluk seviyesinde yaşadığını göstermektedir yılının Nisan ve Mayıs aylarında Haydar Aliyev in yerli ve yabancı iş adamları ile görüşmesinin ardından, Aliyev in 2002 yılının Ağustos ve Eylül aylarında imzaladığı girişimciliği destekleyen ferman-lar 38 ile, özellikle vergi, gümrük, lisans ve işletmelerin teftişi ile ilgili yapılan yapısal düzenlemelerle işadamlarının karşısındaki bazı problemler giderilmeye çalışılmıştır. Yapılan bu düzenlemelerle işadamlarının ekonomide yeni bir devrin başladığı inancı arttırılmaya çalışıl-mıştır. Ülkede yaratılan atmosfer, yabancı işadamlarının dikkatini çekmeye başlamıştır. 37 Ekber Eldaroğlu, Azerbaycan Hökumeti Yoxsulluq Problemini Hell Etmeye Çalışır, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu Azerbaycan Bülleteni, No:32 (152), 09 Avqust Cumhurbaşkanı, kanunlardan sonra ve Bakanlar Kurulu kararlarından önce gelen ve ferman olarak adlandırılan kararlar alma yetkisine sahiptir. 27

40 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras İşadamları ile yapılan görüşmeler sonucunda vergi oranları düşü-rülmüş ve küçük ve orta ölçekli işletmeciliğin geliştirilmesi için program kabul edilmiştir Değişim Sürecinin Genel Değerlendirmesi Her ne kadar uluslararası finans kurumları başta olmak üzere dışardan önemli etki olsa da, serbest piyasa ekonomisine geçiş ve ülke ekonomisini öncelikle batı olmak üzere dünya ekonomisine entegre, Azerbaycan ın kendi tercihi olmuştur. Zaten dış etkiler de bu istikamet-tedir. Diğer yandan Azerbaycan, kendi varlığını ve kalkınmasını kendi finanse edebilme noktasında da önemli mesafe almıştır. Değişim sürecinde gelinen nokta dikkate alındığında, ekonomik bağımsızlığın en önemli göstergelerinin Azerbaycan da teşekkül ettiği görülmektedir: Artık ülke arazisindeki bütün doğal kaynaklar, sermaye ve ekonomik potansiyel büyük bir oranda Azerbaycan a aittir. Ülkenin uluslararası seviyede tanınan milli para birimi (Manat) vardır. Manat en azından Güney Kafkasya da en güçlü para birimi olma yolundadır. Ancak, doğal kaynakları hukuki açıdan Azerbaycan a ait olmakla birlikte, bu mülkiyetin ekonomik bakımdan gerçekleşmesi açısından bazı problemler vardır. Bu problemlerin varlığı, bağımsızlığı pekiştirme ve serbest piyasa ekonomisine geçiş döneminin tabii bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Önemli olan problemlerin çözüme kavuşma-sı için gerekli düzenlemelerin gecikmeden ve doğru olarak yapılmasıdır. Dönüşüm sürecinin başlangıcından itibaren devletin fonksiyonla-rında değişikliklerin ötesinde ekonomide köklü değişikliklerin gerçek-leştirilmesi sonucu, fiyatların serbestleştirilmesi konusuna ağırlık veri-lerek önemli düzenlemeler gerçekleştirilmiş, kamu alımlarını piyasa mekanizmasının dışında bırakan uygulamalara son verilmiştir. Ayrıca, dış ticarette uygulanan miktar 28

41 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz kısıtlamaları kaldırılarak, değişken bir kur rejimi kabul edilmiştir. Değişim süreci ile birlikte sabitleştirilmiş yeni bir tarife rejimi uygulanmaya başlanan Azerbaycan da gümrük tarifeleri ortalama % 15 düzeylerindedir. Öte yandan değişim sürecinde günümüze gelindiğinde, makro ekonomik göstergeler itibariyle ekonomide istikrar da sağlanmıştır: Manat ın değeri istikrarlıdır, enflasyon çok düşük oranda seyretmek-tedir, bütçe açığı düşüktür, GSMH reel olarak tatmin edici bir oranda ve istikrarlı olarak artmaktadır. Her bir ülkede, makro iktisadi istikrarın sağlanması ve devamı için öncelikle siyasi istikrar olmalıdır. Bu bakımdan Haydar Aliyev in ikti-dara gelmesinin ardından sağlanan siyasi istikrarın devamında endişeye sevk edici belirsizlikleri minimum düzeye çekerek beklentilerin olumlu kılınması gerekmektedir. Yani ekonomik iklimin elverişliliğinin devamlılığı sağlanmalıdır. 29

42 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras İKİNCİ BÖLÜM MAKRO EKONOMİK ANALİZ Birinci bölümdeki değerlendirmede de görüldüğü gibi, Azerbay-can ekonomik alanda bağımsızlık sonrası geçiş süreci yaşayan bölgedeki diğer ülkeler ile mukayesede farkedilir pozitif gelişmeler elde etmiştir. Zengin enerji kaynaklarının varlığı ise bu sektöre yabancı sermayedar-ları yönelterek ekonomik kalkınmayı motive edici amillerin başında yer alımıştır. Azerbaycan da ekonomik gelişme, makro ekonomik istikrarın süreklilik arzettiği bir ortamda devam etmektedir. Aşağıda değişim sürecini yaşayan Azerbaycan ekonomisinin makro ekonomik analizi yapılacaktır Gayri Safi Milli Hasıla Ülkede bağımsızlığın kazanıldığı ilk yıllarda henüz çağdaş bir vergi politikasının uygulanmaması, dış ticaretteki kısıtlamalar, milli gelirin düşük olmasının yanı sıra, savaş ve dağılma sonrası ortaya çıkan sorunlar nedeniyle milli gelir büyüme hızında da ciddi bir gerileme ortaya çıkmıştı. GSMH daki büyüme hızı 1990 da % -11.7, 1991 de % -7.8, 1992 de -22.6, 1993 te % -23, te % -19, te % -11,8 olarak gerçekleş-mişti 39. Ekonomide sosyalist yapıdan liberal yapıya geçiş sürecini yaşa-makta olan Azerbaycan da, 1990 lı yılların ortalarından itibaren önemli adımlar atılmıştır yılları arasında %60 oranında küçülme kayde-den Azerbaycan ekonomisi, 1995 yılından itibaren IMF ve Dünya Bankası ile işbirliği çerçevesinde başlatılan ekonomide yeniden yapılanma ve özelleştirme programları sonucunda, yeniden büyümeye başlamıştır. 39 Saleh Memmedov, İnflasiya ve Maliye Bazarı, Bakı, 1998, s

43 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Ekonomideki bu hızlı düşüş trendi ancak 1996 yılının ikinci yarı-sından itibaren yerini büyümeye terkedebilmiştir yılında %-11.8 olarak gerçekleşen GSMH, 1996 da %1.3, 1997 de %5.8, 1998 de %10 olarak gerçekleşmiştir de Rusya krizinden etkilenmesine karşın Azerbaycan ekonomisinin büyüme kaydetmesinde, dünyada artmaya başlayan petrol fiyatlarının ve petrol anlaşmalarının ülkeye çektiği yabancı sermayenin ve yılın özellikle son çeyreğinde inşaat sektörünün gösterdiği performans ve dış ticaretteki gelişme etken olmuştur. Azer-baycan ekonomisinde 1999 yılı başında durgunluk yaşanmasına karşın yine petrol ve doğal gaz ile ilgili yatırımlarda artış gözlenmiştir. Ancak diğer sektörlerde gelişme asgari seviyede kalmıştır. Sonuçta GSMH %7.4 ve 2000 de %11.4 olarak gerçekleşmiştir yılında bu artış 1990 yılından beri en yüksek düzeye çıkarak % 11,4 olarak gerçekleşmiştir yılında BDT sınırlar içinde en yüksek ekonomik artış Azer-baycan da müşahede edilmiştir. GSMH nın reel artışını temin eden amillerin yapısında ise değişiklikler olmuştur yılında GSMH nın oluşumunda sanayi %25.4, tarım %18, nakliye %12.7, ticaret ve hizmet-ler %6.6, inşaat %4.7, telekomünikasyon %2.8 ve sosyal hizmetler %22.5 oranında pay almıştır milyar $ olarak gerçekleşen 2000 yılı GSMH nın artış hızı %11,1 olarak gerçekleşirken, artışı hızı tarım sektöründe %12,1, sana-yide %6,9 inşaatta %2,6 ve hizmetler sektöründe de %11,3 olmuştur yılında %9.9 artışı hızı ile 5.7 milyar $ olarak gerçekleşen GSMH içerisinde önemli bir yere sahip olan sanayi sektöründe üretim oranı bir önceki yıla göre %5.1, tarım ve hayvancılık ürünleri ise %11.1 artış göstermiştir yılında GSMH artışı %10.6 olarak gerçekleşmiştir. 29,6 trilyon Manat (6 milyar $) olarak gerçekleşen GSMH nın 40 Azerbaycan Respublikasının Sosial-İqtisadi Veziyyeti, Milli Bank İllik Hesabat-2000, Azerbaycan Respublikası Milli Bankı, Bakı, 2001, s İqtisadiyyatımız Dirçelir, Azerbaycan Zaman Gazeti, Noyabr 2002, s.2. 31

44 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 2002 yılındaki sektörel dağılımı ise şöyledir: Sanayi %34.9, Nakliyat ve Haberleşme %9.8, Ticaret %7.5, Tarım %14.2, İnşaat %10.8, Sosyal hizmetler %14.7, diğer % Bir önceki yıla göre en yüksek artış ise inşaat sektöründe (%82) olmuştur Azerbaycan Zaman Gazeti, Yanvar 2003, s Arif Veliyev, Haftanın Konuğu Programı-AZTV1,

45 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Tablo 1. GSMH Değişim Oranı Yıllar GSMH Değişimi (%) Sanayi (%) Tarım (%) ,4-7, ,7 3, ,3-6, ,2 6, ,6 7, ,9 12, , Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, ss Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.7. Dönüşüm sürecinde Azerbaycan ekonomisi eski SSCB ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülkelerden biri olmuştur yılları arasında GSMH da önemli gerilemeler olmuşsa da, 1995 yılından itiba-ren IMF ve diğer uluslararası finansal kurumların desteğiyle uygulan-maya başlanan ekonomik istikrar programıyla büyüme sürecine yeniden girilmiştir. Büyümenin itici gücü yabancı sermaye girişi ve ihracat gelir-lerinin en çok olduğu hidrokarbon sektörüdür yılı sonu itibarıyla 1990 yılı GSMH düzeyine henüz ulaşılamamıştır. Kişi başına GSMH, 1990 lı yılların birinci yarısında yaşanan eko-nomik buhran dolayısıyla önemli bir azalış kaydetmiştir yılla-rında 7 kat azalış kaydeden geçim standardı (seviyesi), 1995 sonrasında uygulamaya konulan tedbirlerle 44 artış eğilim göstermeye başlamıştır. Gelir 44 E.S. İmanov-E. M. Babaşov-R. H. Dayıyev, İqtisadi İslahatlar Şeraitinde Ehalinin Sosial Müdafiesinin Teşkili Meseleleri, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s

46 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras düzeyindeki artış alım gücünün artmasına, dolayısıyla reel sektö-rün gelişmesine zemin yaratan amillerden olmuştur yılında Dünya Bankasının yaptığı araştırmaya göre nüfusun %61 i asgari geçim seviyesinin altında yaşıyordu. Ülkedeki resmi veri-lere göre ise yoksulluk sınırı altındaki nüfusun oranı 1999 yılı rakam-larıyla % 60 civarındaydı yılı verilerine göre kişi başına aylık ortalama gelir, asgari tüketim bütçesinin ancak % 45 ini karşılamaktadır yılında ise Kişi Başına Milli Gelir bir önceki yıla göre %9.8 artış kaydederek 3,7 milyon Manat (756 $) olmuştur. 34 Tablo 2: GSMH Yıllar GSMH (milyon $) Nominal GSMH (Milyar Manat) Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.27. Halkın parasal gelirinde özel mülkiyete ve özel teşebbüse dayanan faaliyetlerden elde edilen gelirler önemli bir paya sahiptir. Özel mülki-yetin ve teşebbüsün gelişimi için oluşturulan imkanlarla bu faaliyetler-den elde edilen gelirler %13.5 artmıştır. Halkın parasal gelirleri içinde ücret ikinci yeri tutmaktadır yılında ortalama aylık nominal ücret 1999

47 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz yılı ile mukayesede %15 artarak 205 bin Manat a (46$) çıkmış, tüketici fiyatlar endeksine mukayesede ise ücretlerdeki reel artış %13 olmuştur. 35

48 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 28. Tablo 3: Gayri Safi Milli Hasılanın Sektörel Dağılımı (%) Yıllar Sanayi Tarım Ulaşım İnşaat ve Haberleşme Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.27- Ancak Azerbaycan da iktisadi reformların IMF nin görüşleri doğ-rultusunda Monetarist ağırlıklı olması nedeniyle 45 sıkı para politikasının ve kamu harcamalarını azaltarak denk bütçe politikasının uygulanması, refah seviyesi çok düşük olan ve henüz istenen seviyeye ulaşmamış çoğunluğu oluşturan nüfusu olumsuz yönde etkilemektedir. Bu uygula-malar paralelinde gaz, akaryakıt ve ekmeğe uygulanan sübvansiyonların kaldırılması, göçmenler, özürlüler ve şehit aileleri dışında elektrik, su, toplu taşıma araçları gibi alanlarda önceden tanınan avantajların veya indirimlerin kaldırılması, geçiş sürecinde sıkıntıların yaşanmasına neden olmaktadır. Özellikle köylerde yaşayan nüfusun %90-95 i yoksulluk sınırındadır 46. Bölgesel boyutuyla kişi başına milli gelir incelendiğinde, Bakü de ortalama gelir düzeyini yüksek olduğu, diğer şehirlerde ise gelir düzeyinin Bakü deki gelir düzeyinin 45 E. Ö. Hüseynov, Reformatika ve Onun Hiperdövre Uyğunlaşdırmanın Zeruriliyi, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s Yaqubov Mahmudzade, s.66; Faruk Arslan, Azerbaycan Ekonomisinde Geçiş Dönemi, Hazar Bilim Sanat ve Kültür Dergisi, S.1, Bahar-2000, s

49 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz yaklaşık yarısı teşkil edecek bir seviyede yani bir hayli aşağı olduğu tespit edilmiştir Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 2002, ss.16,

50 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tablo 4. Kişibaşına Milli Gelir Yıllar Kişi başına GSMH ($) Kişi Başına Manat Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.27. Reform uygulamaları sonucunda GSMH nın sektörel dağılımında ve özel sektörün ekonomideki ağırlığında kaçınılmaz olarak değişiklik-ler olmuştu. GSMH içinde özel sektörün payı 1995 de %34 iken 2001 yılında %71, 2002 yılında ise %73 olmuştur. GSMH içinde en önemli yere ise, sanayi ve tarım sektörü sahiptir. Gerçekleştirilen yatırımlar sonucunda petrol üretiminin GSMH dan aldığı pay önemli oranda artış kaydet-miştir. Sovyet döneminden kalan ve verimli sanayi üretimini destekleyecek durumda olmayan alt yapının yeniden inşa edilmesiyle inşaat ve ulaşım sektörlerinde de önemli gelişmeler gerçekleşmiştir Enflasyon Enflasyon ile kavram olarak Azerbaycan halkının tanışması 1990 lı yılların başında olmuştur. Birlik ülkeleri arasında ekonomik bağımlılığın varolduğu Sovyetlerin dağılmasının ardından işletmelerin faaliyetlerinin durması, toplam arzın önemli oranda düşmesine ve sonuçta enflasyonun yükselmesine neden olmuştur. 38

51 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Halkın elindeki mal stoklarını piyasaya sürmesi ile toplam talebin bir ölçüde karşılanması nedeniyle yıllarında daha sonraki yıl-lara göre enflasyon oranı aşağı seviyede seyretmiştir. Ekonomide fiyat kontrollerinin kaldırılarak fiyatların göreceli serbestleştirilmesi, dönü-şüm sürecinin ilk dört yılında yaşanan savaş nedeniyle kamu harcamala-rındaki artışa bağlı olarak ortaya çıkan kamu açıklarının açık finansman yöntemi ile finanse edilmesi fiyat artışlarının önemli oranda yükselme-sine neden olmuştur yılına kadar para arzında dikkate alınan bir göstergenin olmaması ve bütçe açıklarını gidermek için devamlı para emisyonuna başvurulması, Manat ın sürekli değer kaybederek hiper enflasyon süre-cine girilmesi sonucunu doğurmuştur. Yine yaşanan enflasyonist süreçte Rusya- Çeçenistan savaşı nedeniyle kuzey demir yolu hattının kapanması ile ithalattaki düşüş ve dış ticaret ile ilişkili bazı mali kurumların uygulamaları da etken olmuştur 48. Bu yükselişte Merkez Bankası nın müdahalesi ile beraber Azerbaycan Manatı nın ABD Dolarına karşı değer yitirmesi ve tüketim malları tercihlerinin ithalata yönelmesi de etkili olmuştur. Kısaca SSCB nin dağılmasının ardından devralınan ve yaşanan ekonomik sorunlar ve savaş ekonomisi nedeni ile enflasyon oranları dört haneli rakamlara yükselmiştir yıllarında dört haneli rakam olarak gerçekleşen enflasyon % ile 1994 yılında en yüksek düze-ye ulaşmıştır yılı Mayıs ayında gerçekleştirilen ateşkes ve alınan tedbirler ile birlikte 1995 yılından itibaren enflasyon düşüş eğilimi göstermeye başlayarak %511.8 olarak gerçekleşmiştir. Tablo 5. Enflasyon Oranları Yıllar Enflasyon Oranı (%) Nesimi Kamalov, Yılları Arasında Azerbaycan da Enflasyon, Journal of Qafqaz University, Number 6, Fall-2000, ss

52 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, ss ; Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.7. Enflasyon oranı, IMF ile birlikte hazırlanan kalkınma programla-rının ilki ile başlayan sıkı para politikası uygulamaları sonucu 1996 da %19.9 a, 1997 de 3.7 ye ve %1998 de %-0.8 e, 1999 da %-8.5 e gerilemiştir 49. Dolayısıyla hükümetin Ermenistan la ateşkesin ardından uygulamaya koyduğu istikrar programı yüksek enflasyona son vermiştir yılında, istikrar programının uygulanmaya başlanmasından sonra yaklaşık on yıllık bir sürenin ardından enflasyon oranı tek haneye düşmüştür ve 1999 yıllarında fiyatlarda önemli düşüşler yaşan-mıştır. Açık bir ekonomiye sahip Azerbaycan, ulusal parasının başlıca ticaret ortaklarının ulusal paraları karşısında değer kazanması neticesinde ithalat maliyetlerindeki düşüşten yararlanmıştır yılında fiyatlarda ortalama %8,5 düşüş olmuştur yılının ikinci yarısından itibaren uygulanmakta olan sıkı para politikasında yumuşamaya gidilmesi sonucu 2000 yılında enflasyon oranı %1.8, 2001 yılında % 1.5 olmuştur yılında ise enflasyon %2.8 olarak gerçekleşmiştir. 49 Azerbaycan Respublikasının Sosial-İqtisadi Veziyyeti, s

53 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz 2.3. İstihdam Ülke ekonomisinde yaşanan geçiş ve durgunluk yüzünden iş kabiliyeti olan insanların büyük çoğunluğu işsiz kalmıştır. Ermenistan ın Azerbaycan topraklarının %20 sini işgal etmesi sonucu, bölgeden bir milyon civarında insanın göçe mecbur olması da istihdam problemini arttırıcı önemli bir etken olmuştur. İşsizlerin büyük çoğunluğu Rusya, Türkiye, İran gibi komşu ülkelere yönelmişlerdir. Ülkeyi bu şekilde terk edenler arasında gençler ve orta yaşlı insanların oranı daha çoktur. İşgücü potansiyelinin uluslararası dolaşımı, Azerbaycan da problem oluşturmuştur. Azerbaycan da işgücü dolaşım hızı çok yüksektir. Bu durum ülkenin gelecek demografik durumuna ciddi etki yapacaktır. Diğer bir taraftan, ülkede kalifiye işgücüne verilen değer de düşük olduğundan, onlar da ülkeyi terk etmektedirler. Bu tür beyin göçü sürecinin son 5-6 yılda daha fazla arttığı görülmektedir 51. Ermenistan dan ve Ermeni işgalindeki topraklardan göç etmek mecburiyetinde kalanların %60 ının ekonomik olarak aktif kabul edilmesine karşın, göçmenlerin büyük bir kısmı işsiz olup, devletten aldıkları yardımla yaşamlarını devam ettirmeye çalışmaktadırlar. Devlet işsizlik problemini çözmek amacıyla bazı düzenlemelere gitmektedir. Bir taraftan yeni iş yerlerinin açılması, uygun pazar siste-minin kurulması (emek piyasası, meslek değişme kursları v.b.), diğer taraftan işsizlerin sosyal korunumu için önlemler almaktadır yılında büyük ve orta ölçekli işletmelere çalışmak için 16.7 bin kişi yöneltilmiştir. Aynı zamanda 2502 kişiye işsizlik yardımı yapılmıştır. Son yıllarda özel sektörün gelişimi de bu programın çözümüne yeni imkanlar vermektedir. 51 Investment Possibilities of Azerbaijan, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, 2001, s.20; Azer Mehdiyev, Azerbaycan ın Dünya İqtisadiyyatına İntegrasiyasının Reallıqları, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, 2001, s

54 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tablo 6. İstihdamın Sektörel Dağılımı (%) Yıllar Sanayi Tarım ve Diğer Hayvancılık Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, ss.74-76; Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, ss Toplam nüfusun istihdam düzeyinin zamanla çok az bir artış kaydettiği görülmektedir: Toplam nüfusun istihdam edilen oranı de %53.4, 1999 da %56.7, 2000 de %56.8 ve 2001 de 56.9 olmuştur. İstihdamın sektörel dağılımı da zamanla değişmektedir. Sanayi ve inşaat sektöründe istihdam edilen işgücünün oranı bir hayli azalma kaydederken, hizmet sektöründe istihdam edilen işgücü artış kaydetmek-tedir. Tarım sektöründe çalışanların oranı 1998 yılına kadar hemen he-men sabit kalırken, bu tarihten sonra önemli artış göstermiştir. İstihdam edilen işgücünün sektörel dağılımı ise aşağıdaki tabloda yer almaktadır. İstihdam edilen işgücünün petrol ve gaz üretimi ile ilgili alanlarda en yüksek aylık gelire sahip olduğu, ortalama en düşük aylık gelirin ise sağlık sektöründen elde edildiği görülmektedir. Tablo 7. İstihdamda Devlet ve Özel Sektörün Payı Yıllar Devlet Özel

55 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, s.77; Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.14. Devlet sektöründe (devlet işletmeleri ve yönetim organlarında) çalışanların oranı, 1990 yılından itibaren devamlı olarak azalma göster-mektedir. Serbest piyasa mekanizmasına geçiş ve özelleştirmenin sonu-cu olarak 1990 yılında istihdamda %70.7 olan devlet sektörünün payı 2002 yılında %32.3 e inmiştir. Tablo 8. Resmi İşsizlik Oranı (İşsizlerin İktisadi Faal Nüfusa Oranı) Yıllar % Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.19. Şayet istatistiki verilerde yer alan rakamların gerçek işsizlik oranı olduğu kabul edilirse, bu oran gelişmiş ülkelerdeki işsizlik oranından bile aşağı seviyede olacaktır. Gerçekte ise ülkedeki işsizlik oranının resmi verilerle mukayese edilemeyecek derecede yüksektir. Yine de resmi olarak işsizlik oranının ise her yıl artış kaydettiği dikkat 43

56 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras çekmek-tedir. Her ne kadar devlet kurumlarının verdiği istatistiklere göre Azerbaycan da işsizlik oranı %1.5-2 olsa da, uluslararası kuruluşları verdiği bilgilere göre bu oran %20 civarındadır Özelleştirme Azerbaycan bağımsızlığın ardından serbest piyasa ekonomisine geçiş kararı almış ve bu yönde uygulamalara başlamıştır. İlk olarak 1993 yılında Özelleştirme Kanunu nu çıkarmış ancak fiili uygulamaya 1995 yılından sonra başlayabilmiştir. Serbest piyasa ekonomisine geçişin önemli aşamalarından biri sayılan ve ülkede ekonomide yeniden yapılanmanın önemli faktörlerin-den biri olan ve batı sermayesinin de iştirak edebileceği özelleştirme faaliyetleri, devlet mülkiyetinin özelleştirilmesi hakkında 7 Ocak 1993 de Azerbaycan Parlamentosu tarafından kabul edilen kanun ile birlikte başlamıştır. Geçmiş dönemden farklı olarak Azerbaycan ın eko-nomik temellerini devlet mülkiyeti, özel mülkiyet ve belediye mülkiyeti teşkil etmeye başlamıştır 52. Söz konusu tarihte çıkarılan ve 27 maddeden oluşan "Devlet Mülkiyetinin Özelleştirilmesi Kanunu" ile Azerbaycan da serbest piyasa ekonomisine geçiş çalışmalarının hukuki dayanağının sağlanmasıyla beraber ülkede ilk taslak özelleştirme çalışmaları 1993 yılında başlatılmış ancak bu program parlamentodan onay alamamıştı ve 1994 yıllarında Özelleştirmenin Devlet Programı uzun tartışmalar ve revizyonlardan sonra 1995 yılında Milli Meclis tarafından onaylanmıştır. Özelleştirme programı çerçevesinde restoran, kafe, berber, dükkan, atöl-ye gibi ticarethane olarak nitelendirilebilecek küçük ölçekli işletmeler, özelleştirilmesi mecburi sayılan işletmeler olmuşlardır. Petrol, doğalgaz, telekomünikasyon ile ilgili kuruluşlar, sanatsal mekanlar ve 52 Azerbaycan Respublikasının Konstitutyası, Azerbaycan Neşriyyatı, Bakı, 1996, s.7. 44

57 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz madenler özelleştirilmeyecektir. Ancak, bu kuruluşlar Devlet Başkanı veya Başbakan kararı ile özelleştirme kapsamına alınabilir. Özelleştirme, 1992 de kurulan Devlet Emlak Komitesi tarafından yürütülmektedir yılları arasında yalnızca konutlarda ve taksilerde özelleştirme gerçekleştirilmiştir. Azerbaycan ın yıllarını kapsayan birinci özelleştirme programında özelleştirme programına alınan küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük bir kısmı bu program çerçevesinde özelleştirilmiştir yılında özelleştirmeye hız verilerek, sayıları 6200 e varan küçük işletme özelleştirilirken, bu rakam 1997 yılı sonunda e ulaşmıştır yıllarını kapsayan birinci özelleştirme programı ancak 2000 yılı başlarında tamamlanabilmiştir. Bu sebeple ikinci özelleştirme prog-ramı tarihinde Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmıştır. Dolayısıyla ikinci özelleştirme programı 2 yıllık bir gecikme ile ancak uygulamaya konulabilmiştir. Cumhurbaşkanının 8 Şubat 1997 tarihli fermanı uyarınca her biri 4 adet çekten ibaret 8 milyon adet Devlet Özelleştirme Payı'ndan (Çek) adedi Azerbaycan vatandaş-larına ücretsiz dağıtılmıştır. Özelleştirmeye ülke vatandaşları bu çekler-le, yabancı ülke vatandaşları ise opsiyon adı verilen özelleştirme çekleri ile katılabilmektedirler. İkinci özelleştirme programı ile orta ve büyük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesi planlanmakta ve böylece devletin ekonomideki rolü iyice azaltılmaya çalışılmaktadır. Farklı alanları kapsayan 450 civarında işletme büyük özelleştirme kapsamında yer almaktadır. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük bölümünün özelleştiril-mesine rağmen, büyük ölçekli kamu iktisadi kuruluşlarının özelleştiril-mesi ile ilgili süreç yavaş işlemektedir. Özelleştirme programına göre özelleştirilecek tesis ve müesseseler küçük, orta ve büyük olarak 3 gruba ayrılmıştır. 45

58 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Küçük müesseselerin % 15'i çalışanlarına parasız verilmekte, % 85'i ise paralı açık arttırma ile satılmaktadır. Orta ve büyük müesseseler ise önce anonim şirket statüsüne dönüştürülmekte, sonra özelleştirilmektedir. Bu şirketler; hisselerinin en az % 50'si çek açık artırmaları ile, % 15'i müessese çalışanlarına çek karşılığında, %10'u paralı açık artırma ve kalan % 25'inin ise devlet tarafından kapalı yatırım fonuna verilmesi ile özelleştirilmektedir 53. Özelleştirmenin başladığı tarihten 2002 yılı sonuna kadar küçük işletme özelleştirilmiştir yılı içerisinde özelleştirilen küçük işletmeler 2400 civarındadır. Özelleştirilen işletmelerin dağılımı şöyledir: 605 sanayi, 113 tarım, 261 inşaat, 128 tamamlanmamış inşaat, 2257 ticaret, 649 iaşe, 9421 maişet, 514 petrol istasyonları, ulaşım işletmesi ve ulaşım araçları, 56 ticari tarım kurumları (toplumsal, halka açık), 2846 diğer işletmeler ve araçlar yılı başına kadar kuruluş sermayesi 3.4 trilyon Manat olan 1169 devlet müessesesi kooperatife çevrilmiştir 54. Sonuçta 150 bin civarında Azerbaycan vatandaşı özel mülkiyet sahibi olmuştur yılında yapılan özelleştirmeden ülke bütçesine 11,2 milyar Manat girmiştir. Özelleştirmenin başladığı 1996 yılından 2003 yılı 1 Mart tarihine kadar küçük işletmelerin özelleştirilmesi sonucu ise, devlet bütçesine yaklaşık milyar Manat dahil olmuştur. Yine bu süre içerisinde özelleştirilen işletmelerin yerleştikleri 718 toprak alanı da özelleştirilerek devlet bütçesine 7,1 milyar Manat ek gelir girmiştir yılında stratejik önem arzeden işletmelerin özelleştirilme-sinden devlet bütçesine yaklaşık 200 milyar Manat dahil olması beklenmektedir Azerbaycan Respublikasının Sosial-İqtisadi Veziyyeti, s.10; Eyyubov, s N. Ö. Hacıyev, Sahibkarlıq Sektorunun İnkişafının Süretlendirilmesi ile Bağlı Problemler, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s

59 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Ne yazık ki, 1995 den başlayarak gerçekleştirilen reformlar (özelleştirme), tarım sektöründe beklenen olumlu sonuçları vermemiştir. Yapılan reformlar bazı sahalarda ekonomik daralmanın daha da derinleşmesine sebep olmuştur. Yine özelleştirilen kurumlarda uzun yıllardır çalışanların işsiz kalması da önemli bir problemdir. Reform uygulamaları ile küçük işletmelerin hemen hemen tamamı özelleştirilmiştir. Tarım sektöründe de önemli sayılabilecek özelleştirme uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Özelleştirilen küçük işletmelerin top-lam varlık değeri GSMH nın % 6.5'i kadardır. Ancak, büyük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesinde benzer bir başarı elde edilememiştir. Reform sürecinin başlangıcından bu yana orta ve büyük ölçekli işletme anonim şirketlere dönüştürülerek açık artırma usulü ile özelleştirilmiştir yılında özelleştirme politikası değiştirilmiş, Emlak Komitesinin feshedilmesinden sonra özelleştirmeden sorumlu olacak Emlak Bakanlığı kurulmuştur yılı başlarında Cumhur-başkanı Aliyev, özelleştirmeye hız verilerek, imalat, enerji ve kimya sektörlerinde faaliyet gösteren 100 büyük kamu iktisadi teşebbüsünün özelleştirileceğini ilan etmiştir 56. Özelleştirme sürecine katılan yabancı yatırımların oranı her geçen gün yükselme kaydetmiştir. Alınan önemli mesafeye rağmen özelleştirmenin ve yapısal reformların yavaş ilerlediği de dikkatlerden kaçmamaktadır. Devlet-Özel Sektör Mukayesesi Hem devlet mülkiyetinin özelleştirilmesi, hem de halkın özel teşebbüs esasında özel müesseseler kurması sonucunda, özel sektör ekonominin temel bölümü haline gelmiştir. Bazı sektörlerde, özellikle tarım sektöründe temel ağırlığa özel sektör sahiptir. 56 Ayhan Karaca, Azerbaycan da Ekonomik Dönüşüm Süreci ve Reformların 10 Yılı, 47

60 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Gerçekleştirilen yeniden yapılanmanın sonucunda, özel sektörün makro-ekonomik göstergelerin teşekkülündeki ağırlığı devamlı olarak artmaktadır. Ekonominin özel sektör bölümünde 1997 yılında GSMH nın %46 sı, 1998 yılında %55 i, 1999 yılında %62 si, 2000 yılında %68 i üretilmiştir. Dolayısıyla GSMH içerisinde devletin rolü giderek azalmaktadır. Zira 1999 yılında bu miktar %38 iken 2000 yılında bu oran %32 ye düşmüştür yılında toplam sanayi ürünlerinin %43.6, tarım ürünlerinin %98 i, inşaatın %67 si, yük taşımacılığının %54 ü, yolcu taşımacılığının %83.3 ü, komünikasyon hizmetlerinin %61.1, ticaretin %98.5 i özel sektör kuruluşları tarafından yapılmıştır Azerbaycan Respublikasının Sosial-İqtisadi Veziyyeti, s.10; Hacıyev, s

61 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Tablo 9. GSMH da Özel ve Devlet Sektörünün Ağırlığı Yıllar Özel Sektör Devlet Sektörü Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.63. Ülke ekonomisinde 2001 yılında %71 olan özel sektörün payı 2002 yılında %73 olurken, toplam sanayi ürünlerinin %53.7, tarım ürünlerinin %98 i, yük taşımacılığının %56 ü, yolcu taşımacılığının %85.3 ü, komünikasyon hizmetlerinin %66.5 i özel sektör kuruluşları tarafından yapılmıştır 58. Ekonomik verilerin mukayesesinden de görüle-ceği gibi, her geçen yıl ekonomide özel sektörün payı artış kaydet-mektedir. Devlet bütçesinin teşekkülünde de vergi girdileri bakımından özel sektörün rolünün artış kaydettiği görülmektedir. Elbette devlet mülki-yetinin özelleştirilmesi, ekonomide özel sektörün rolünün artmasında birinci amildir 59. Ancak temel ve stratejik sektörlerde devletin tekel durumu ve ağırlığı devam etmektedir. Her ne kadar verilerden yola çıkarak ekonomide özel sektörün payının yüksek olduğu görülse de, bu görünüşte devlet mülkiyetinde kalan işletmelerin, özellikle sanayi işletmelerinin, faaliyette bulunma-ması etkindir. Ayrıca bazı ci İlin Yekunları Üzre Pul-Kredit Siyasetinin Yerine Yetirilmesi Veziyyeti Haqqında, Hacıyev, s

62 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras özel sektöre ait işletmeleri, özel sektör olarak görmek tam da doğru değil. Örneğin anonim şirketlerin (sehmdar cemiyyetlerinin) çoğu daha çok devlet işletmesi gibi faaliyet göster-mektedir. Öte yandan enerji üretiminde özel sektörün formal karakter taşıdığı, enerji satışında ayrı ayrı işletmelerin özel sektör tarafından işletilmesi yönünde girişimlerin olduğu, petrol ve doğal gazın üretimin-de ise özel sektör olarak sadece yabancı müteşebbislerin var olduğu dikkate alındığında, sanayi sektörünün temel bölümü olan enerji sektö-ründe özel mülkiyetin aslında olmadığını söylemek mümkündür 60. Vergi oranlarının yüksek olması nedeniyle, özel sektörün kayıt dışı faaliyete üstünlük verdiği görülmektedir. Özel işletmelerin büyük bir kısmı, istihdam ettiği personeline verdikleri ücretlerin %90 ını gayri resmi olarak vermektedirler. Kayıt dışı ekonomi daha çok silah, narkotik maddeler ve pornografik ürünlerin kanunsuz üretimi ve satışı olarak algılanmasına karşın, Azerbaycan da esas olarak en basit üretim, ticaret ve hizmet alanlarında kayıtdışı ekonomik faaliyetler yürütülmektedir. Yapılan bazı değerlendirmelerde, kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınan ekonomik faaliyetlerden daha büyük olduğu hesaplanmaktadır. Ekonomide kayıt dışını tercih eden veya tercih etmek zorunda kalan özel sektörün karşısına çıkan temel problem ise rüşvet olmaktadır 61. Sovyetler Birliği nin son dönemlerinde, dağılışının hayata getirdi-ği kaos ortamında devlet emlakının ve toplumsal servetin şahsi amaçlar doğrultusunda kullanılması ve dağıtılması sıradanlaşmıştı. Bu açıdan rüşvet ve yolsuzluk, toplumun Sovyet sisteminden miras aldığı ağır toplumsal hastalıklardan biridir. Her ne kadar daha sonra rüşvet ve yolsuzluk belirli şekil değişikliğine uğrasa da, varlığını toplumun genelinde yaygın şekilde hissettirmektedir. Öyle ki 60 Nazim İmanov, İlk On İlin Yekunları: İqtisadiyyat, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr-2001, ss Nazim İmanov, s

63 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz ülkede adeta resmi ve gayri resmi olmak üzere iki vergi sistemi mevcuttur. Gayri resmi verginin düzenleyici rolü, resmi verginin düzenleyici rolünden daha büyüktür. Son yıllarda bazı etkili uluslararası teşkilatlar tarafından (örneğin Transparency International ) yapılan anket sonuçlarında, Azerbaycan ın rüşvet ve yolsuzlukta önde gelen ülkeler arasında yer aldığı ifade edilmektedir 62. Rüşvet ve yolsuzlukla mücadelede, devlet müesseselerinin, öncelikle söz konusu problemin genişlemesine ve derinleşmesine, sosyo-ekonomik sistemi tamamen sarmasına engel olmaları gerekmektedir Devlet Bütçesi Karabağ savaşı sonucunda savunma harcamaları artan Azerbay-can ın devlet bütçesinde gelir-gider dengesinin 1993 yılından itibaren açık verecek şekilde bozulmaya başladığı görülmektedir. Ortaya çıkan bütçe açığı enflasyona sebep olmamak için, emisyon yerine yabancı kredilerle karşılanmıştır 63. Serbest piyasa ekonomisine geçiş sürecinde vergi siste-minde yapılan reformlar, devlet bütçesinde gelirlerin yıldan yıla artması ve 90 lı yılların başında yüksek olan bütçe açığının 1995 yılından itibaren azalma trendine girmesi sonucunu doğurmuştur yılında GSMH nın %9.4 üne eşit olan bütçe açığı 1999 da GSMH nın %2.4 üne, 2000 yılında %1 ine eşit olmuştur ve 2002 yıllarında ise bütçe açığı GSMH nın %1 inin altında olmuştur. Bütçenin açıkla hayata geçiril-mesinde yüksek enflasyon korkusu etken olmaktadır yılında bütçe gelirleri milyar Manat, bütçe harcama-ları ise milyar Manat olarak gerçekleşmiştir. Yıldan yıla artış kaydeden bütçe gelirleri 2002 yılında bir önceki yıl ile mukayesede ise %16 artarak GSMH nın %15.4 ünü oluşturmuştur. 62 Emiraslanov, ss.62-63, Nazim İmanov, s Ercan Sancak, Azerbaycan İqtisadiyyatı, Qafqaz Üniversiteti Neşriyyatı, Bakı, 1999, s F. Y. Bayramov-S. E. Necefov, Dövlet Bütcesinin Kesiri ve İnflasiya, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s

64 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 2002 yılı devlet bütçe gelirlerinin milyar Manat lık yani, %20.3 lük kısmını gümrük gelirleri oluşturmuştur. 52

65 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Tablo 10. Bütçe Gelir ve Giderleri (Milyar Manat) Yıllar Gelirler Giderler Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, s.36-37; Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.55. Bütçe gelirlerinin arzu edilen seviyeye ulaşmamasındaki en önem-li engellerden biri de vergi sistemindeki çıkmazlardır. Azerbaycan BDT devletleri ile mukayesede yolsuzluğun seviyesi-ne ve kayıt dışı ekonominin hacmine göre ilk sıralarda yer almaktadır 65. Bu durum bütçe gelirleri açısından olumsuz sonuç doğurmaktadır. 65 Javid Ahmadi, Development Perspectives of Azerbaijan Agriculture, Ekspert İqtiad Jurnalı, No.7-8, 2001, ss.8-9; Stanislav Zhukov, The Macroeconomik Situation in Azerbaijan: At the End of the First Post-Soviet Decade, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, 2001, ss

66 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tablo 11. Bütçe Açığı Yıllar GSMH nın % si Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, s.36-37; Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.55. Bütçe gelirlerine benzer şekilde yıldan yıla artan bütçe harcamaları ise 2002 yılında bir önceki yıla göre %15.4 artarak GSMH nın %15.7 sini oluşturmuştur 66. Azerbaycan da kamu harcamalarının GSMH da ağırlığının yüksek olarak kalmaya devam ettiği görülmektedir. Bütçe harcamalarında sosyal savunma ve güvenlik harcamalarının payının yıldan yıla arttığı görülmektedir. Bu karakterli harcamalar 1995 de bütçe harcamalarının %8.5 ini teşkil ederken, bu oran 1998 de %23.3, 2000 de %18.3 olarak gerçekleşmiştir Döviz Kuru Azerbaycan Ruble Bölgesi nden çıkarak Kasım-1992 de Bağım-sız Azerbaycan Cumhuriyeti nin milli para birimi Manat ı tedavüle çıkarmıştır. Azerbaycan milli para birimi Manat, ilk aşamada Rusya nın para birimi Ruble ile birlikte tedavülde olmuştur. Hükümetin serbest piyasa ekonomisine geçileceğini ve özelleştirmeyi Manat ile yapacağını 66 Azerbaycan Respublikasının Sosial-İqtisadi Veziyyeti, s

67 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz açıklamasının yanı sıra toplam hacminin piyasada az olması sonucu ilk zamanlar değerini koruyan Manat, ithalatın önemli bir kısmının Ruble ile yapılmak mecburiyetinde olması ve ithalatın yapıldığı ülkelerde, özellikle Rusya da fiyatların liberalleşmeye paralel olarak yükselmesi sonucunda, 1993 yılının ortalarında Ruble karşısında değer kaybetmeye başladı. Yine yıllarında bankacılık sektöründe yaşanan iflaslar ve Manat ın değer kaybedeceği endişesi başta dolar olmak üzere para ikamesine neden olmuştur 67. Nihayet Manat 1994 yılından itibaren ülkedeki tek ödeme aracı olmuştur de Valyuta Tenzimlenmesi Haqqında (Döviz Kuru Düzenlemeleri Hakkında) kanunun kabul edilmesi ve 1995 de anti-enflasyonist para ve kredi politikasının uygulanmaya başlanması sonucu 1996 yılının Mayıs ayından itibaren Manat değer ve itibar kazanmaya başladı. İlk yıllarda enflasyon, ekonomik ve siyasi istikrarsızlık gibi sebeplerle ABD Doları karşısında hızla değer yitirse de, 1995 yılından sonra ülkede gerçekleştirilen ekonomik tedbirler ve sıkı para politikası neticesinde döviz kurunda fazla bir dalgalanma olmamıştır. Merkez Bankası nın politikaları ve bunu destekleyen petrol anlaş-maları ile Manat, Amerikan Doları karşısında 1998 yılına kadar bir miktar değer kazanmıştır. Ancak 1999 yılından itibaren efektif döviz piyasasında Manat ın değeri aşağı düşürülmüş ve Azerbaycan ın ticari rekabet şansı artırılmaya çalışılmıştır. Komşu ülkeler daha yüksek enflasyon oranlarına sahip olduk-larından, Manat bu ülke para birimleri karşısında değer kazanmıştır yılları arasında Amerikan Doları nın değeri sırasıyla Manat olmuştur un ikinci yarısında, 1995 yılından itibaren uygulanmakta olan para ve 67 C. Şerifov, Azerbaycanda Valyuta Bazarının Müasir Veziyyeti ve Onun İnkişaf Perspektivleri, Azerbaycan 21. Esrin Astanasında, Azerbaycan İlmler Akademiyası Neşriyyatı, Bakı, 1998, ss ; Sancak, ss

68 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras döviz kuru politikalarında yumuşama ile birlikte yeniden döviz kuru yükselmeye başlamıştır yıllarında yabancı sermaye girişindeki artışlar nedeniyle Manat, Amerikan Doları karşısında değer kazanmıştır. Aşırı değerlenen para biriminin yanı sıra 1998 yılında yaşanan Rusya krizinin de etkisiyle ihracat gelirlerinde önemli miktarlara varan azalmalar yaşanmıştır yılının ortalarından itibaren dalgalı kur rejimine geçilmiş, ulusal para birimi ABD Doları karşısında % 7 oranında devalüe edilerek ihraç ürünlerine rekabet üstünlüğü kazandırılmaya çalışılmıştır. Amerikan Doları/Manat kuru 1999 da 4373, 2000 de 4550 olarak gerçekleşmiştir daki mali istikrar, sıkı para politikasının yanı sıra yapılan %6.9 oranındaki devalüasyon ile güç kazandı ve Manat istikrara kavuştu. Manat ın ABD doları karşısındaki değer kaybı 1999 yılında % 11 olarak gerçekleşirken, 2000 yılında devalüasyon % 3.8 ile sınırlı kalmıştır yılı sonu itibariyle 4800 Manat olarak gerçekleşen dolar kuru 2002 yılı sonunda 4890 Manat olmuştur. Böylece 2002 yılında Manat ın yumuşak bir devalüasyona uğradığı görülmektedir. Azerbaycan milli para birimi Manat ın değeri, günlük olarak Bakı Bankalararası Valyuta Birjası nda (Bakü Bankalararası Para Piyasası -nda) belirlenmektedir. Tablo 12. Döviz Kuru (Yıl Sonu) Yıllar $/MANAT Kamalov, s Ayhan Karaca, Azerbaycan da Ekonomik Dönüşüm Süreci ve Reformların 10 Yılı,

69 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.8 Reel ve nominal döviz kurları arasında ciddi bir fark bulunma-maktadır. Döviz büroları ve bankalar Merkez bankasının belirlediği kur üzerinden en fazla (+/-) 5 Manat farkla alım veya satım yapabilmekte-dirler. Azerbaycan da uygulanan döviz kuru politikası ile dış ticaret ve ödemler dengesi arasında yakın ilişki vardır. Yapılan araştırmalarda geçiş sürecinde olan ülkelerde döviz kurunun hem dış ticaret göstergesi, hem reel sektör imkanları, hem de enflasyona karşı düzenlemelerde rol oynadığı görülmektedir. IMF nin istekleri doğrultusunda dış borçların değerini korumak için döviz kurlarının sabitlenmesi ülke içi üretimi ve ihracatı olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum ithalat ve ihracat arasında farkın ithalat lehine olmasında da etken olmuştur 70. Öte yandan 2002 yılı sonu itibariyle Azerbaycan, 1 milyar 300 milyon $ lık bir döviz rezervine sahiptir. Azerbaycan ın döviz rezervlerinin yeterli düzeyde olması önem-lidir. Ancak milli varlıklara sadece devletin değil, onun vatandaşlarının da mülkiyeti dahildir. Çağdaş dünyada devletin varlığı hazinedeki paranın miktarından daha çok, onun vatandaşlarının varlıklı olması ile ölçülür. Bu açıdan ise Azerbaycan da problemin varlığı gözükmektedir: Halkın gelir düzeyi düşük, sosyal tabakalaşma keskin, orta tabaka yok denecek kadar zayıftır. Bu problemlerin çözümünde, hem Petrol Fonu nda toplanan gelirlerden, hem de dış kredilerden daha verimli olarak yararlanılması gerekmektedir Sancak, ss Nazim İmanov, s

70 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 2.7. Dış Ticaret Ülke Merkez Bankası (Milli Bank) tarafından 1995 den bu yana uluslararası standartlara cevap verecek şekilde ödemeler bilançosunun düzenlendiği Azerbaycan da, gerekli düzenlemelerde önemli mesafe alınmadan ülke ekonomisinin dünya ekonomisine entegresini sağlama amacıyla dış ticaretin tamamen liberalleştirmesi, ağır durumda olan üretim alanlarının yıkılışını hızlandırmış, yerli üretimi bir hayli azaltmış ve iç piyasayı tamamen ithalata bağımlı duruma getirmiştir. Geç de olsa yerli üretimin gelişimini sağlamak için hükümetin uygulamak istediği tedbirler ise uluslararası kurumlar, özellikler IMF ve Dünya Bankası tarafından itirazla karşılanmıştır yılı Nisan ayından itibaren Azerbaycan da yeni gümrük vergileri yürürlüğe konulmuştur. Hükümet, yerli üretimi arttırmak için ülkede üretimi mümkün olan bir çok ürünün ithalinden alınan gümrük vergilerini yükseltmeye çalışmıştır. Fakat uluslararası finans kurumları ile anlaşma mümkün olmadığından vergiler istenilen seviyeye çıkartılamadı. Bazı ürünler için vergi oranlarının %15 e yükseltilmesine rağmen, bu adımın varılmak istenen hedeflere ulaşmada yeterli olmayacağı düşünülmektedir 72. Bağımsızlığını elde ettiği yılların ardından yılları arasında Azerbaycan ın dış ticaret dengesi açık vermiştir. Ancak petrol ürünleri ihracının artması söz konusu açığı aşağılara çekmiştir. Tablo 13. Azerbaycan Dış Ticareti (Milyon $) Yıllar İthalat İhracat Dış Ticaret Hacmi Dış Ticaret Dengesi Mehdiyev, s

71 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, s.628; Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.51. Ülkede sosyal ve siyasal istikrarın sağlanması ile birlikte 1994 te asrın anlaşması nın imzalanması ile başlayan ve sonradan başarı ile devam ettirilen iktisat politikalarının hayata geçirilmesi sonucunda, 1993 ile mukayese edildiğinde dış ticaret hacmi 1997 de %16.4, 1998 de %24.3, 1999 da %45.2 oranında ve 2000 yılında 2.1 kat, 2001 de 2.7 kat, 2002 de 2.8 kat artış kaydetmiştir yılında Manat ın aşırı değerlenmesiyle ihracat gelirleri aza-lırken, ithalatın artması ve hidrokarbon sektörüne yatırım amaçlı yüksek miktarlı yabancı sermaye girişi dış ticaret açığının 1998 yılında milyon $ a yükselmesine neden olmuştur da milyon $ açık veren dış ticaret dengesi 2000 yılın-dan itibaren fazla vermeye başlamıştır. Bununda esas sebebi uluslararası petrol anlaşmalarının yeni aşamaya geçmesi; petrol çıkarma ve ihraç aşamasına geçilmesi sonucunda ülkeden petrol ihracının büyük oranda artışı ile bağlantılıdır. Petrol ve petrol ürünleri üretiminin ve ihracatının artması sonucunda 2000 yılında dış ticaret fazlası milyon $ olmuştur. Dış ticaret fazlası 2001 de milyon $ olurken, 2002 de milyon $ olmuştur yılında dış ticaret hacmi 1999 yılına göre %48.4 artış gös-tererek milyon $ olmuştur. Bu yılda ülkeye ithal olunan ürünlerin hacmi %13.1 arttığı halde, ihracat %87.7 artmıştır. 59

72 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Petrol ihracatının artmaya başladığı 2000 yılı ile birlikte ihracatın GSMH içindeki payının önemli bir yer tutmaya başladığı görülmektedir. İhracat içinde petrol ürünleri önemli yer tutmaktadır. Petrol ve petrol ürünlerinin ihracat içindeki payı 1998 de %64.8, 1999 da %75.9, 2000 de %84, 2001 de %91.23 ve 2002 de %81.23 olmuştur. Bu, esas olarak ham petrolün ihracından kaynaklanmaktadır. Bir taraftan dünya pazarında petrolün fiyatının artması ile ilişkili olarak ülkeden ihraç olun-muş ham petrolün her tonunun fiyatı 1999 yılına göre 90 $ artmış, diğer taraftan ise ihraç olunan ham petrolün hacmi de 800 bin ton fazla olmuştur. Öte yandan 2000 yılı süresince milyon $ lık ham petrol ihraç olunmuştur ki, bu da 1999 yılın aynı dönemine göre milyon $ daha çoktur. Azerbaycan ın ihracatında petrol ürünlerinin ağırlıkta olması, Azerbaycan ekonomisini petrol fiyatlarına son derece bağımlı bir hale getirmektedir. Diğer ihraç ürünlerde ise gıda ve metaller önemli yer tutmaktadır de milyon $ a gerileyen ihracat 1999 da toparlanarak milyon $ olurken 2000 de %87.7 artış kaydederek milyon $ oldu yılında ihracat miktarının temel ürünlere göre dağılımı şöyle olmuştur: Petrol ve petrol ürünleri %81.23, kimyasal ürünler %2, pamuk %1, makine ve donanım %1, diğer % İthalatın yapısı ihracatın yapısına göre tamamen farklıdır. Aynı zamanda vurgulamak gerekir ki, ithali ikame eden yerli üretimin artışı sonucunda 1999 yılına oranla genel tüketim mallarının ithali 80 milyon $, bu bağlamda tarım ürünlerinin ithali 40 milyon $ azalmıştır ile mukayesede 2000 yılında ithalatın toplam miktarı milyon $ artmıştır. Bunun esas sebebi objektif faktörlerin tesiri ve etkisi sonucunda dolaysız yabancı 73 Investors Handbook, International Conference Investing in Azerbaijan- Gateway to the Newly Insdependent States, Baku, May , s

73 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz sermayelerle ilgili ülke ekonomisine sermaye ağırlıklı ithal mallarının bir miktar azalması, yani önceki yıllarda geniş mikyaslı sermaye akımlarının ürün verme devrinin başlaması ve ithali ikame eden bazı sanayi alanlarının belli miktarda gelişmiş olmasıdır yılında 3.74 milyar $ dışı ticaret hacmine sahip olan Azerbaycan, 2002 yılında dünyanın 128 ülkesi ile ticari ilişkide bulunulmuş ve dış ticaret hacmi 3.83 milyar $ olarak gerçekleşmiştir. İhracat 2.16 milyar $, ithalat ise 1.66 milyar $ olmuştur. Dolayısıyla Azerbaycan ın 2002 yılında milyon $ lık bir dış ticaret fazlasına sahip olduğu görülmektedir yılında ithalatın %42.5 i petrol, petrol ürünleri, makine ve teçhizat, teknolojik cihaz ve malzemelerinin payına düşmüştür yılında ihracat miktarının temel ürünlere göre dağılımı şöyle olmuştur 74 : Doğal gaz %13, metaller %17, makine ve donanım %23.8, kimyasal ürünler %5, taşıt %7 ve diğer %20. Beyaz eşya ithalatının 2002 de arttığı görülmektedir. Ayrıca 9000 otomobil ve 900 kamyon 2002 de ithal edilmiştir. İthalatta ise makine ve donanım gibi yatırım malları alarak üretim hacmini ve teknolojik seviyesini artırma eğilimindedir. Sanayi tesislerinin özelleştirilmesinde yaşanan tıkanıklığın aşıla-maması gibi yapısal sorunlar nedeniyle üretim yapılamaması ve dolayı-sıyla ihracatın katma değeri düşük hammadde ve yarı mamul mallar üzerinde yoğunlaşması ve diğer yandan milli para birimi Manat ın yıllarında ABD $ ına karşı aşırı değer kazanması sonucu ithalat cazip hale gelmiştir. Petrol fiyatlarındaki beklenmedik dalgalanmalar nedeniyle ülke dış ticaret fazlası vermeye başlamıştır. Dış Ticarette Başlıca Ülkeler 74 Investors Handbook, s

74 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Dünyanın 128 ülkesi ile ticari ilişkinin kurulduğu 2002 yılında ise, dış ticaret işlemlerinin %24.6 sı Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri ile gerçekleştirilirken, %75.4 ü denizaşırı ülkelerle gerçekleş-tirilmiştir. Azerbaycan ın dış ticaret hacminin %80 inden fazlası İtalya, Rusya, Fransa, Türkiye, Kazakistan, ABD, İsrail, Türkmenistan, Alman-ya, İspanya, Gürcistan, İngiltere ve Ukrayna ile yapılmıştır. İhracatın %88 i İtalya, Rusya, Fransa, Türkiye, İsrail, İspanya, Gürcistan, Yunanistan, ABD ve Malta ile gerçekleştirmiştir. İthalatının %74 ünü ise Rusya, Türkiye, Kazakistan, Türkmenistan, Fransa, ABD, İngiltere, Almanya, Ukrayna ve İran ile gerçekleştirmiştir. İtalya, Trieste terminalinden gerçekleştirilen petrol yüklemeleri sebebiyle Azerbaycan ın ihracat yaptığı ülkeler içerisinde ilk sıradadır yılında Rusya Federasyonu nda yaşanan ekonomik kriz sonucu yapılan devalüasyon ve Rus mallarının Azerbaycan para birimi-ne oranla değer yitirmesi sebebiyle Rusya Azerbaycan pazarında fiyat avantajı sağlamış ve bu ülkenin mallarına olan talep artarak Rusya Azerbaycan ın dış ticaretinde bu tarihten itibaren ilk sıralara yüksel-miştir. Dış ticaret rakamlarına bakıldığında dış ticaretin yapısal değişime uğradığı, eski Sovyetler Birliği ülkeleri ile yapılan ticaretten uzaklaşma ve Batı piyasalarına yönelme eğilimi gözlemlenmektedir. Tablo Yılı Dış Ticaretinde İlk 6 Ülke (Milyon $) Ülkeler Ticaret Hacmi % İthalat % İhracat % Ticaret Dengesi Toplam İtalya Rusya Fransa Türkiye Kazakistan İsrail Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s

75 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Komşu ülke olan İran ın ise ihraç ettiği ürünlerinin düşük kaliteli olması sebebiyle Azerbaycan ın dış ticaretinde çok gerilerde kaldığı görülmektedir. İran ın 1994 yılında toplam ihracattaki % 38 lik payı ile Azerbaycan ın en önemli ihraç pazarı idi. Ancak 2000 yılına gelindi-ğinde İran ın ihracattaki payı yalnızca % 0,4 olmuştur. Azerbaycan ın ithalatında ise İran % 4.8 lik bir paya sahiptir yılında ise İran, Azerbaycan ın ithalatında %3.5, ihracatında ise %1.4 lük bir paya sahip olmuştur yılından beri, ekonomik düzelmeye bağlı olarak iç talebin yükselmesi sebebi ile ithalatta da hızlı bir yükselme gözlenmektedir. Azerbaycan ın 2000 yılı ticari ilişkilerinin % 69 u (ithalatın % 86,4 ü ve ihracatın % 58,7 si) özel sektör tarafından gerçekleştirilmiştir yılında dış ticaretin %20.9 u (ithalatın %32.0 ı, ihracatın %13.5 i) BDT ülkeleri ile, %79.1 i (ithalatın %68.0 ı, ihracatın %86.5 i) ise diğer ülkeler ile yapılmıştır yılında ise ihracatın %11 i BDT ülkeleri ile, %68 i Avrupa ülkeleri ile, %21 i ise diğer ülkeler ile gerçekleştirilmiştir. İthalatın ise 2002 yılında %32.9 u BDT ülkeleri ile, %24 ü Avrupa ülkeleri ile, %43.7 si ise diğer ülkeler ile gerçekleş-tirilmiştir. Bu değişim, Azerbaycan ın dış ticari ilişkilerinde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ile işbirliği yaptığını göstermektedir. BDT Ülkeleri İle Dış Ticari İlişkiler Azerbaycan 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmesinin ardından dış ticarette SSCB ülkeleri dışındaki yeni pazarlara yönelmiştir. Ancak bağımsızlığın ilk yıllarında Azerbaycan ın geçmiş ekonomik bölgeye bağımlılığı devam etmiştir. Ülke ekonomisinin Rusya ya bağımlılığı, bağımsız ekonomik politikanın hayata geçirilmesine ve milli ekonomi-nin yapılandırılmasına suni engeller yaratıyordu 75. BDT'nin, toplam ticaret içindeki payı 1998 yılında % 27.7 iken 1999 yılında bu değer % 22.6 olarak gerçekleşmiştir Emiraslanov, s

76 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yılında BDT Azerbaycan ın dış ticaret işlemleri içerisinde bu oran biraz daha geri-leyerek % 20,9 olmuştur. Dolayısıyla yıllarında dış ticaretinin %80-85 gibi bir oranını BDT ülkeleri ile yapan Azerbaycan ın dış ticaret ilişkileri 1994 yılından itibaren köklü bir şekilde değişme göstermesi sonucu BDT ülkeleri ile olan dış ticaret hacmi sürekli olarak azalmaya başlamıştır 76. Azerbaycan ın ihracatında BDT ülkelerinin payı 1991 de %94 iken, bu oran 1999 da %22.7, 2000 de %13.5 ve 2002 de %11 olarak gerçekleşmiştir. BDT ülkelerinin Azerbaycan ın ithalatı içindeki payı ise 1991 de %80 iken, bu oran 1999 da %31.4, 2000 de %32 ve 2002 de %32.9 olmuştur. BDT ülkeleri ve Rusya'dan yapılan dış ticarette, ithalatta görülen azalmanın ihracata göre daha yavaş olduğu görülmektedir. Ukrayna gibi diğer BDT ülkelerinden yapılan ithalat ise daha büyük oranda azalmıştır yılında BDT ülkeleri ile dış ticaret hacmi 894 milyon $ olarak gerçekleşmiştir. Bu miktarın milyon $ ı ithalatın, milyon $ ı ise ihracatın payına düşmüştür. Dolayısıyla BDT ülkeleri ile ticari ilişkilerinde Azerbaycan 2002 yılında milyon $ açık ver-miştir 77. Yukarıda da ifade edildiği gibi dönüşüm süreci ile birlikte, dış ticaretin yapısında da değişiklik olmuş, Azerbaycan ın BDT ülkelerine karşı ihracat bağımlılığı azalırken özellikle Avrupa Birliği ülkelerine yönelik ihracatında önemli artışlar kaydedilmiştir Dış Borçlar Azerbaycan ın dış borç stoku ve dış borçların GSMH içindeki payı yıllar itibariyle devamlı artış kaydetmektedir. 76 A. V. Veliyev, Azerbaycan ın İstihlak Bazarının Formalaşmasında MDB Ülkeleri İle İqtisadi Elaqelerin Rolu, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss Dövlet Statistika Komitesi Verileri, Azerbaycan Zaman Gazeti, Fevral 2003, s.6. 64

77 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dönüşüm sürecinin başlangıç yıllarında ortaya çıkan ve giderek artan cari açıklarının doğru-dan yatırım ve finansman amaçlı yabancı sermaye girişleriyle finanse edildiği görülmektedir. Örneğin, kamu açıklarının finansmanında da yabancı fonların kullanıldığı dış borçların GSMH içindeki payının artı-şından görülebilir yılında yabancı sermaye girişlerindeki azalmaya karşın dış borçlardaki artış cari açığın dış borçlanmayla finanse edildiğini göster-mektedir. Benzer şekilde, dış borçların ödenmesinde en önemli kaynak olan ihracat gelirlerindeki artış hızının dış borç artış hızından düşük gerçek-leşmesi dış borç/ihracat rasyosunda artışa neden olmaktadır. Dış borç/ ihracat oranı 1993 de %7.3 ten, 1999 da %77.1 e yükselmiştir. Söz konusu oran 2000 de %66, 2001 de %54 ve 2002 de %63 olarak gerçekleşmiştir. Bu durumda ihracat artış hızındaki bir yavaşlamanın, ülkenin dış borç batağına saplanmasına, yani borcu borçla ödeyen bir kısır döngüye sebep olabilecek bir nitelik taşıdığına dikkat çekmek gerekir. Dış borçların GSMH ya oranına bakıldığında, 1993 de %4 olan bu oranın 2002 yılında % 22.5'e yükselmiş olması, sürdürülebilir büyümenin kaynağına yönelik tehlike sinyallerinin çalması anlamına gelmektedir. Diğer taraftan cari açıkların finansmanında da yabancı kaynaklar kullanıldığından dış borç stoku önemli artışlar göstermiştir. Borçlardaki artışa rağmen, artan yatırımlarla petrol üretim ve ihracatın-daki artışın borçların geri ödenmesinde herhangi bir sorun yaşanmasını engelleyeceği düşünülmektedir yılları arasında alınan kredilerin % 63 ü ekonomik reformlar için hükümete verilen borçlar, % 16 sı hükümete verilen ve hükümetçe kullandırılan borçlar ve % 21 i ise hükümetin garantisi ile verilen kredilerdir. Başlıca kredi kuruluşları; IMF, Dünya Bankası, Avrupa Birliği ve Türk Eximbank tır. Öte yandan, Karabağ dan göç edenlere yardım, elektrik dağıtım sisteminin yeniden yapılanması, Baku hava limanının 65

78 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras rehabilitasyonu gibi projelerin gerçekleştirilmesi amacıyla 2003 yılında Avrupa Birliği 370 milyon Euro yardımda bulunmayı planladı. Tablo 15. Dış Borçlar Yıllar Dış Borç Miktarı GSMH nın % si (milyar $) Kaynak. Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002; Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.53. Diğer BDT ülkeleri ile mukayesede Azerbaycan ın dış borçlarının daha az olduğu görülmektedir 78. Azerbaycan da dış borçların öden-mesine bütçenin %3 ü ayrılmaktadır. Bu oran diğer BDT ülkelerine göre oldukça aşağıdır sonu itibariyle GSMH sını %22.5 ine karşılık gelen dış borçları, Azerbaycan ın döviz rezervlerine denk gelmektedir. Uluslararası standartlara göre ise dış borçların GSMH nın %40 ını, yıllık ihracatın % sini aşarsa kritik kabul edilmektedir. Öte yandan Azerbaycan ın dış borçlarının büyük bir kısmı 10 yıldan daha fazla bir vadeye sahip kredilerdir. Ayrıca Azerbaycan yabancı ülkelerden dış yardım da almaktadır yılında Azerbaycan a 42.7 milyon $ insani ve teknik yardım dahil olmuştur. Bu yardımın yarısından çoğu (22.1 milyon $) ABD tarafından yapılırken Japonya 3.6 milyon $, Almanya ise 3.6 milyon $, İsviçre 3.3 milyon $, Türkiye Zhukov, s.5. 66

79 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz milyon $, İtalya 1.6 milyon $, Finlandiya 1.3 milyon $ yardımda bulunmuştur Çevre ve Ekoloji km 2 lik yüzölçümüne sahip Azerbaycan ın topraklarının %50 si tarımsal, %2,5 i kentsel alanlardan oluşmaktadır. Azerbaycan arazisinin yüzde 12 si ormanlarla kaplıdır. Yönetim, ormanlardan sanayi ve başka amaçlarla kesimini yasaklamıştır. Koruma, bakım ve ağaçlandırma çalışmalarıyla ormanların geliştirilmesine çalışıl-maktadır. Ülkedeki ormanların, çoğunu yapraklarını döken ağaçlarla, çam ağaçları oluşturmaktadır. Azerbaycan florası ve bitki örtüsü de çok zengindir. Bilinen bitki sayısı 1400 den fazladır. Petrol ve doğal gaz en önemli doğal kaynaklardır. Demir, alümin-yum, çinko, bakır, arsenik, molibden, mermer ve ateş kili gibi zengin mineral kaynaklarına da sahiptir. Transkafkasya nın en fazla kirlilik sorunu olan bölgesi Azerbay-can dır. Yeterli miktarda su rezervlerine sahip olmasına rağmen yüzey suyu kirlidir. Ülkede ciddi su yetersizliği problemi olmasına karşın, suyun %29 u taşınma zamanı kaybolmaktadır. Sanayi üretimindeki düşüşe rağmen hava kirliliği yüksek düzey-lerde seyretmeye devam etmektedir. Ülkede hava kirliliğinde otomobil nakliyatı en önemli nedendir yılında 402 bin ton, bir başka ifadeyle atmosfere dahil olan zararlı maddelerin genel hacminin %41 i otomobil nakliyatından kaynaklanan atıklardır. Geçmiş yıllardan kaynaklanan tok-sin atıkları ise ülkenin ekolojik dengesinin bozulmasına bir hayli etki et-mektedir. Yaklaşık 3 bin ton civarında toksin atık birikmiş durumdadır 80. Zayıf sulama koşulları nedeniyle toprak verimliliği azalmıştır. Hazar Denizi sularının yükselmesi de diğer bir 79 Azerbaycan Zaman Gazetesi, Favral 2003, s Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakü, 2002, s

80 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras ekolojik sorundur. Önemli bir balıkçılık bölgesi olan Hazar Denizi nin verimliliği bu sebeple tehlike altındadır Nüfus 2003 yılı başlarında Azerbaycan ın nüfusu 8.2 milyon kişidir. Kilometrekareye yaklaşık 90 kişi düşmektedir yılında ülkenin nüfusu 61 bin kişi artmıştır yılında nüfus artış oranı %0.8 olmuştur. Doğum oranlarında bir düşüş eğilimi görülmektedir. İyi eğitilmiş, vasıflı işgücüne sahip Azerbaycan nüfusunun %40 a yakın kısmı başkent Bakü de yaşamaktadır. Genel olarak nüfusun %55.8 i kentte %44.2 si ise kırsal bölgelerde yaşamaktadır. Ortalama yaşam düzeyi 72 dir yılında Karabağ sorunu nedeni ile başlayan Azerbaycan-Ermenistan savaşı sırasında, Azerbaycan iç siyasi çekişmelerin de etkisiyle, 1993 yılında Dağlık Karabağ ile birlikte topraklarının %20 sini kaybetti. Yaklaşık bir milyon Azerbaycan vatandaşı-nüfusun %12 si işgal edilen toprakları terk etmek zorunda kaldı. Dağıstanlılar ve Ruslar ülkedeki en büyük azınlıklardır. Dağıstan-lılar nüfusun %3.2 sini, Ruslar 2.5 ini oluşturmaktadır. Ermenilerin ise nüfusun %2 sini oluşturduğu tahmin edilmektedir. Lezgi ve Talış gibi diğer etnik gruplar ise nüfusun %2.3 ünü teşkil etmektedir. Azerbaycan halkını dini İslam dır, azınlıklardan Ruslar Rus Ortodoks ve Ermeniler Ermeni Ortodoks inancına sahiptir. 81 Investors Handbook, s

81 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz 69

82 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras ÜÇÜNCÜ BÖLÜM SEKTÖREL ANALİZ Bu bölümde sanayi, tarım ve hizmetler sektörü alt başlıkları altında, Azerbaycan ekonomisinin sektörel değerlendirmesi yapılacaktır Sanayi Bağımsızlık öncesi Azerbaycan ekonomisinde temel ağırlığa sana-yi sektörünün sahip olduğu görülmektedir de milli gelirin %42.1 i sanayi sektörünün payına düşmekteydi de sanayi sektöründe faaliyet gösteren 1005 işletmeden 529 u ağır sanayi, 206 sı hafif sanayi, 263 ü tarım sanayi kompleksine bağlı olan gıda üretim işletmeleri olmuştu yılları, sanayi işletmelerinin serbest piyasa ekonomi-sine uyumlaştırılma dönemi olarak değerlendirilebilir yılı sonunda sanayi ürünlerinin fiziki hacminde 1990 yılına oranla %70 gerileme yaşanmıştır. Diğer sektörler de dikkate alındığında 1995 yılında 1990 yılında faaliyet gösteren 3839 dan fazla işletmenin faaliyeti durdurulmuştur. Bir kısmında ise kısmen faaliyete devam edilmiştir. Öte yandan yıllarında sanayi ürünlerinin bütün alanlarda düşüş kaydettiği görülmektedir. Hatta sanayi işletmelerinin sayısının, yeni kurulan özel mülkiyetli işletmelerle birlikte 1005 den 2984 e çıkması üretim hacmi-nin ciddi şekilde azalmasını engelleyememiştir 83. Ancak hemen şunu da ifade etmek gerekir ki, yıllarında yaşanan olumsuz ekonomik gelişmeler sadece Azerbaycan daki gelişme-lere değil, eski sosyalist blok ülkelerinde yaşanan siyasi ve ekonomik sürece bağlıdır yıllarında sanayi üretimi alanında devlet yöneti-minin 82 Eyyubov, s Eyyubov, ss

83 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz zayıflaması, uyumlu bir istikrar programının olmaması, işletme-lerin denetimden uzak kalması ise, sanayi üretiminde hızlı azalışın temel sebepleri olmuştur 84. Azerbaycan ekonomisinin petrole dayalı olması nedeniyle sanayi sektörünün temelini kimya, petrokimya, makine, imalat sektörü oluşturmaktadır. Petrol ve petrol ürünleri ağırlıklı bir sanayi yapılanması olan Azerbaycan da 1990 yılından itibaren hızla düşen sanayi üretimi, Azerbaycan ve diğer eski Sovyetler Birliği ülkelerinde siyasi ve iktisadi istikrarın sağlanmaya başladığı 1995 yılından itibaren tekrar yükselme trendine girmiştir yılında %20.8 olan oran 1995 de %29.6 olarak gerçekleşmiştir. Ancak bu oranın 1999 yılına kadar düşü gösterdiği görülmektedir. Tablo 16. GSMH da Sanayi Sektörünün Yeri Yıllar % Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, ss Sanayi ürünlerinin GSMH içindeki payı 1998 de %22.9, 1999 da %28.2 olarak gerçekleşmiştir yılı GSMH içerisindeki toplam payı % 36 olan sanayi ürünleri arasında; petrol, doğal gaz, petrol ürünleri, petrol teknik ekipmanı, çelik, demir cevheri, çimento, kimyasal, petro-kimya ve tekstil gibi ürünler bulunmaktadır yılı sanayi üretimi 1999 yılına göre önemli oranda büyümüştür yılları ekono-mik 84 Eyyubov, s

84 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras istikrarın sağlandığı bir dönem olmakla birlikte, GSMH nın artışı petrol üretim sanayisindeki ve yapılan hizmetlerin inşası alanındaki artıştan kaynaklanmıştır. Sanayi ürünlerinin GSMH içindeki payı 2001 yılında %37.6 ola-rak gerçekleşirken 2002 yılında bir önceki yıla göre düşüş kaydederek %34.9 olarak gerçekleşmiştir yılından itibaren makroekonomik istikrarın sağlanması ile birlikte ekonomide yaşanan süreç tersine dönerek, yılları ara-sında Azerbaycan da 2103 yeni sanayi işletmesi açılmıştır. İşletmelerin sayısı artmasına karşın, istihdam edilen işgücü 1995 yılına göre yaklaşık 1.6 kat azalmıştır yılı itibariyle ülkede faaliyet gösteren işletmelerin sayısı 4900 civarındadır. Yeni kurulan sanayi işletmelerinin %90 ı özel sektöre ait küçük ve orta ölçekli işletmelerdir. Ancak Azerbaycan ekonomisi henüz önceki seviyesine ulaşamamıştır. Mevcut sanayi tesisleri eski teknolojiye sahip ve verimliliği düşük tesislerdir. Bu nedenle, Azerbaycan petrol ve madenlerinin büyük bir kısmı hammadde veya yarı mamul olarak satılmaktadır. Petrol üretim ekipmanları imalat sanayi sektörü ve buna bağlı makine-inşaat sektörü Azerbaycan sanayiinin 1/5'ini oluşturmaktadır. Enerji imalatı sanayii, elektronik ve metal işleme, makine ve gemi inşası, lastik, tekstil sanayileri önde gelen sanayi dallarıdır. Ülke nüfu-sunun % 12.3 ü sanayi sektöründe istihdam edilmektedir. İmalat sanayiinde kurulu çok sayıda müessese bulunmaktadır. Ancak, diğer bir çok sektörde olduğu gibi sanayi sektöründe de dışa (eski SSCB ülkelerine) bağımlılık tesislerin büyük ölçüde atıl kalmasına neden olmuştur. İmalat sanayi sektörleri son on yıllık dönemde üretim miktarları bakımından gerileme kaydetmektedirler yılı demir çelik üretimi 1990 yılı üretiminin sadece % 4.4 ü kadardır. Kağıt ve orman ürünleri, yapı malzemeleri, tekstil 72

85 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz gibi diğer imalat sanayi sektörlerinde de benzer bir duruma rastlamak mümkündür. Gıda sanayiinde şarap üretimi en önemli üretim koludur. Hafif sanayide, tekstil, halı, deri ürünleri, oyuncak, mobilya ve bisiklet başlıca üretim kollarıdır. Tekstil sanayiinde orta, büyük ve küçük ölçekli pek çok tesis mev-cuttur (çırçır, iplik eğirme, düz ve yuvarlak örgü, ayakkabı, konfeksiyon ve deri işleme fabrikaları gibi). Bunlar dışında, pamuğu girdi olarak kullanan birkaç fabrika bulunmaktadır. Özellikle tekstil sektörü gittikçe zayıflama dönemini yaşamak-tadır. Bu alan Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan sanayisinin %10-15 ini oluşturmaktaydı. Bu alanda çalışanların sayısı ise bin idi. Günümüzde ise ülke sanayisinde tekstilin payı % 3-5 dir. Çalışan-ların sayısı da ciddi şekilde azalmıştır. Tekstil sanayiinin geliştirilmesi hükümetin öncelikli hedeflerinden biridir yılı Haziran ayında, Özelleştirme Programı çerçevesinde pamuk atölyelerinin özelleştirilmesine yönelik bir kararname çıkarılmış-tır 85. Tekstil ve bazı tüketime yönelik sektörler ithal malları ile reka-bette güçlük çekmektedirler. Gıda maddeleri üretiminde sürekli bir düşüş gözlenmektedir. Ağır sanayide genelde ara mal ve yarı mamul üretilmektedir. Ağır sanayiinin temelini petrol sanayii oluşturmaktadır. Azerbaycan da ağır sanayii Sumgayıt şehrinde yoğunlaşmıştır. 88 ana sanayi kuruluşu bu şehirde bulunmaktadır. Azerbaycan hükümeti bölgedeki sanayi kurumlarının rehabilitasyonuna yönelik 25 yıllık bir kalkınma planı hazırlamıştır. Bu planın gerçekleşebilmesi için 30 milyar $ lık yabancı yatırıma ihtiyaç vardır 86. Ağır sanayi komplekslerinin üretiminde ciddi azalmasının, eski Sovyetler Birliği nin dağılması ile sosyalist

86 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras cumhuriyetlerin işletmeleri arasındaki ilişkinin kesilmesine bağlı olduğu açıktır. Bu etkinin özellikle ağır sanayi sahalarını kapsadığı görülmektedir. Ancak bu etkiyi hafif sanayi açısından ifade etmek mümkün değildir sonrası sanayi sektöründeki üretim düzeyindeki değişim süreci dikkate alındığında, her ne kadar ülkede siyasi istikrar sağlanmış olsa da sanayi sektöründe üretim yapan işletmelerin istihdam sorununu çözmede yeterli olmadığı görülmektedir. Sanayi sektöründe 2000 yılında milyar Manat'lık ( bin $) sanayi ürünü üretilmiştir. Bir önceki yıla göre % 6.9 luk büyümede enerji, petro-kimya fabrikaları ve özel sektöre ait tesislerin büyük etkisi olmuştur. Üretimin % 44.5 i maden çıkarma ve işlenmesinin, % 40.9 u imalat sanayiinin ve % 14.6 sı ise elektrik enerjisi, gaz ve su teçhizatına aittir. Sanayi üretiminin % 56.4 ü devlet sektörünün ve % 43.6 sı ise özel sektörce (1999 da % 32.9) gerçekleştirilmiştir. Özel sektörün üretim içerisindeki payı 2000 yılı içerisinde artmıştır. 74

87 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Tablo 17. Sanayi Üretimi (1995=100) Yıllar Toplam Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, s yılının sanayi ürünlerinin üretimi ise bir önceki yıla göre %5.1 olarak gerçekleşmiştir yılında sanayi ürünleri üretimi 19.7 milyar Manat olarak gerçekleşmiştir yılına oranla %3.6 artış kaydetmiştir yılında sanayi sektöründe özel sektörün payı %53.7 olarak gerçekleşmiştir. Öte yandan sanayi ürünleri içinde üretim sana-yisini payı %48.5, imalat sanayisinin payı %42.0 ve elektrik enerjisi, gaz ve su taleplerinin karşılanmasına yönelik yapılan hizmetlerin payı ise %9.5 olmuştur. Enerji imalatı sanayii, elektronik ve metal işleme, makine ve gemi inşası, lastik, tekstil sanayileri önde gelen sanayi dallarıdır. Pamuğa dayalı entegre tesislerin kurulması ve petrol rafinerileri-nin modernizasyonu aciliyet taşımaktadır. Azerbaycan sanayi potansiyelinin %20 lik kısmını, petrol işleme makineleri üretim sektörü ve bağlı makine-inşaat sektörü oluşturmak-tadır. Petrol işleme makineleri üretimi Azerbaycan ın en eski ve ana sanayi dalıdır. SSCB döneminde bu sektör, SSCB ihtiyaçlarının %70 ini karşılamaktaydı. Ancak, çok eski teknoloji ile üretim yapılması, ham-madde ve yedek parça yokluğu gibi nedenler, ülke ihtiyaçlarının çok üstünde kapasiteye sahip olan fabrikaların ya eski kapasitelerinin çok altında üretim yapmasına ya da kapanmasına neden olmuştur. 75

88 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Sanayi müesseselerinin tümü Sovyetler Birliği dönemindeki başka cumhuriyetlerle irtibatlı olduğundan dolayı, bağımsızlık sonrasında sanayi sektöründe, büyük problemler yaşanmaktadır. Öte yandan, teçhizat ve donanımın keyfiyetinin düşük olması ise üretimin yapılmasını anlamsız kılıyor. Hükümet, petrole bağlı endüstrileri stratejik sanayi dalları olarak kabul etmiş ve özelleştirme kapsamına almıştır. Diğer yandan, 1995 yılında ortak üretime geçmek amacı ile yabancı yatırımcı aramak üzere bir program başlatılmıştır. Ancak, uluslararası bu yatırımlara bazı sınır-lamalar da getirilmiştir. Bağımsızlıktan sonra, petrole bağlı endüstrilerden metal işleme, bilgisayar, kimya sektörlerine yönelme başlamıştır. 1 Ocak 1997 tarihinden itibaren yeni Gümrük Vergisi ve KDV oranları yürürlüğe girmiş; koruma önlemleri arttırılmıştır. Bunun yanı sıra, yatırım için kullanılan her türlü ham madde, yarı mamul, makine ve teçhizat ithalatı Gümrük Vergisinden muaf tutulmuştur. Büyümedeki sürekliliğin nedeni, büyük ölçüde petrol sektörü ve buna bağlı inşaat faaliyetleridir. Son iki yılda petrol makineleri üretimi ve metalürji alanlarında önemli gelişmeler olmuştur. Sanayi ürünlerinin üretiminde özel sektörün payının gittikçe arttığı görülmektedir. Örneğin, sanayi ürünlerinin üretiminin 1998 de %26.4 ü, 1999 da %37.3 ü, 2000 de %43.7 si, 2002 de %53.7 si özel sektörün payına düşmektedir. Ancak bu artış, özel sektörün ekonomide ağırlığının artmasının yanı sıra, devlet sektörüne ait büyük sanayi işletmelerinin üretim hacminin aşağı düşmesinden ve bazı ürünlerin üretiminin tama-men durdurulmasından kaynaklanmaktadır. 76 Madencilik Sektörü Azerbaycan yeraltı kaynakları bakımından çok zengindir. Başlıca kaynakları; petrol, doğal gaz, bakır, alunit, çinko, kurşun, sülfat, polime-tal filizi, civa, molibden, demir cevheri, barit, kobalt, arsenik, mermer, kireç taşı, siyanit, maden tuzu

89 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz ve kaya tuzudur. Dolayısıyla Azerbaycan, hem metal cevheri hem de endüstriyel hammadde bakımından zengin bir portföye sahiptir. Doğal kaynakların kullanımı genellikle Sovyetler Birliği'nin kısa ve uzun vadeli ihtiyaçları dikkate alınarak planlanmıştı. Maden yatak-larından, eski merkezi hükümetçe aşırı derecede kullanılanların bazıla-rında verim düşerken, bazıları ise kapanmış veya ekonomiye yük olacak duruma gelmiştir. Demir rezervlerinin milyon ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. Demir cevheri çıkarımı SSCB nin dağılmasından sonra durmuştur. Bunun nedeni, en önemli alıcı konumundaki Gürcistan ın düşük kaliteyi öne sürerek demir satın almaktan vazgeçmesidir. Ancak, Alman ve İngiliz firmaları demir yataklarının rehabilitasyonu ile ilgilenmektedir. Filizçay daki polimetalik cevher yataklarında önemli bir potan-siyel olduğu tahmin edilmektedir. Kısaca Azerbaycan, madencilik sektöründe birçok sorunla karşı karşıyadır. Çok sınırlı olan maden üretimi tesislerinde teknoloji geri kalmıştır. Güneş kolektörü ve gümüş mücevheratı üretimi gibi konular, halen devlet tekelindedir. Yüksek tenör ve rezervde altın yatakları bulunmakla birlikte, henüz hiçbiri işletilmeye sokulmamıştır. Azerbaycan da zengin altın yataklarının işlenmesi için ABD nin "RV Investment Grour Servis" şirketi ile anlaşma yapılmıştır. 25 yıllık anlaşmaya göre ABD şirketi proje doğrultusunda 500 milyon $ a yakın sermaye yatırımında bulu-nacaktır bin ton sülfürik asit stokları olmasına rağmen, pazar imkanı bulunamamış ve 1 milyon $ değerinde gümüş mücevheratı Pazarlanamadığı için üretimi durdurulmuştur. 87 Azerbaycanın Qızıl Yataqlarının İşlenmesine Başlanılacaq,

90 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Madencilik sektöründe acil modernizasyona ihtiyaç varlığını ve önemini devam ettirmektedir. Elektrik Enerjisi Azerbaycan da enerji sektörü mega-watt (MW) üretim kapasitesine sahiptir. Ülkede, kapasitelerinin %85 ini kullanan sekiz termik santral ve altı hidroelektrik santral mevcuttur. Sovyet döneminde inşa edilen bu elektrik üretim merkezleri bağımsızlık sonrasında yeterince etkili olmamaktadırlar. Azerbaycan da elektrik enerjisinin %82 si termal elektrik istasyonlarında, %18 i ise hidroelektrik istasyonlarda üretilmek-tedir. Teknoloji ve ekipmanlar aşınmış ve eskidir. Üretim kaybı giderek yükselmektedir. Üretim kaybı, toplam üretimin yaklaşık %15-20 sidir yılında fiyat liberalizasyonu, enerji sektörünü de kapsayacak biçimde genişletilmiş ve ülke içindeki enerji fiyatları dünya fiyatları düzeyine yükseltilmiştir. Ülkenin elektrik enerjisi üretimi ise yıllar itibariyle şöyle gerçek-leşmiştir 88 : 1990 da 23152, 1995 de 17044, 1996 da 17087, 1997 de 16836, 1998 de 17998, 1999 da 18176, 2000 de , 2001 de milyon kw/saat. Gürcistan ve Ermenistan da üretilen enerjinin miktarı, iki ülkenin toplamı 1500 megavattır. Azerbaycan da ise bu rakam 4000 megavattır. Ancak bu miktar gerekli ihtiyaçları karşılayamamaktadır. Ülkenin elektrik enerjisi ile teminatını iyileştirmek amacıyla 2003 ve 2004 de 1,3 milyar kw elektrik enerjisinin Rusya dan alınması planlaştırılmıştır. Yazda elektrik tüketimi yaklaşık olarak 2.400, kışta ise MW kadardır. Günümüzde Azerbaycan kendi enerji ihtiyacını özellikle kış devrinde karşılayamamaktadır. Ülkenin kendi elektrik ihtiyacını karşılayamamasının en önemli nedenleri, üretim tesislerinin eskimesi ve bakım-onarımın yapılamamasıdır. Öte yandan olumsuz dağıtım koşulları nedeniyle enerjinin %20 si israf olmaktadır. Ülkenin tümünün 88 Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Neşriyyatı, Bakı, 2002, s

91 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz enerji ihtiyacının karşılanabilmesi için Azerbaycan Rusya, Türkiye ve İran dan enerji ithal etmektedir. Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye ile birleşik enerji sistemi kurmak için, AB programına katılmıştır. Öte yandan Azerbaycan, enerji sektöründe görülen kayıpların giderilmesi amacıyla özelleştirmeye gitmiştir yılında Cumhurbaş-kanı Aliyev, devletin tekelinde olan Azerenerji nin yeniden yapılanması, anonim şirket olması ve beş yıl içinde özelleştirilmesi konusunda kararı imzaladı yılında özelleştirilmeye sunulan 16 ağın satılması yolundaki başarısızlıktan sonra (satlığa sunulmuş 16 ağdan yalnız 4 ü için teklif gelmişti) Azerbaycan enerji bakımından beş bölgeye bölündü Bakü, Nahçıvan, Kuzey (Sumgayıt), Güney (Ali- Bayramlı) ve Batı (Gence), daha sonra bu beş bölgeye ilişkin anonim şirketlerin kurulması kararı alındı. Azerbaycan da elektrik enerjisi üretimi için gerekli yakıt problemi bulunmamaktadır. Ülke, kendi ihtiyacını karşılayacak petrol ve doğal gazın verimli olarak üretimi ve elektrik enerjisine dönüştürülmesi, teknik yönden uygun bir biçimde iletilmesi ve dağıtılması, buna karşılık bedelinin tahsili ile ilgili problemlerin yaşanması da dikkate alınarak başta Bakü olmak üzere, Sumgayıt, Ali Bayramlı, Mingeçevir şehir-lerinin elektrik şebekeleri, uzun süreli idare etmek üzere özel sektöre devredilmiştir. Bakü ile ilgili devir işlemi, Aralık de işletme hakkı devir ihalesinin yapılarak, elektrik dağıtımının işletilmesi 7 Kasım 2001 de Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan ferman ile 1 Ocak den başlamak üzere bir Türk şirketi olan Barmek Holding e verilmiştir. Bazı projelerde Azerbaycan ın enerji sektörünün yeniden inşasına destek verilmiştir yılları arasında yaklaşık olarak 500 milyon $ gelişen enerji sektörüne yatırıldı. Yabancı sermayedarlar bunda büyük rol oynasalar da, onların motivasyonunun petrol sektöründe olduğu gibi güçlü olmadığı görülmektedir. Mayıs 2002-de Yenikende hidroelektrik santralinin inşaatı tamamlandı. Mingeçevir de Kür nehri üzerinde olan Hidroelektrik istasyonunun 41 milyon $ 79

92 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras değerindeki yeniden inşaası projesi tamamlandıktan sonra enerji kapasitesinde önemli artış meydana geldi. Aralık-2000 de Bakü yakınlarında değeri 201 milyon $ olan Severnaya elektrik istasyonunun inşasına başlanıldı. Buranın çalışma kapasitesini artırabilmek için Japon şirketleri Mitsui ve Mitsubishi, İsveç şirketi ABB ve Türkiye şirketi TML Borova, bu projede taşaronluk yapmaktadırlar. Almanyalı KFW, Ekim 2000 de yarım-istasyonların kurulması ve teknik araçların elde edilmesi için 15 Milyon $ değerinde kredi ayır-mıştır. Azerbaycan ın enerji sektörünün tümüyle yeniden yapılanması için 2.5 Milyar $ a ihtiyaç olduğu tahmin edilmektedir. Japonya nın Uluslararası Tarafdaşlık Bankası da (JUTB) enerji sektöründe önemli fınans kaynağı olmuştur. Kurum, sektörün gelecekte gelişmesi için 339 Milyon ABD Doları değerinde kredi ve Sumgayıt ta petrokimya merkezi için blokların inşasına 100 Milyon ABD Doları değerinde kredi vermiştir. Kurum aynı zamanda Karadağ dan (Bakü nün güneyinde) bölgedeki elektrik istasyonuna gaz kemerinin gelmesini de sağlamıştır. Gelecekte, enerji sekörünü optimize etmek için Cumhurbaşkanı Aliyev, elektrik ağlarının uzun süreçde idaresine ilişkin dört anlaşmayı imzalamıştır Tarım ve Hayvancılık Tarım, Azerbaycan ekonomisinde gelişim ve yatırım için ikinci önemli sektördür. Azerbaycan'daki zengin tarım alanları ve değişik iklime sahip bölgeler, geniş çeşitlilikte, kaliteli ve işlenmeye değer ürün yetiştirilmesini mümkün kılmaktadır. Azerbaycan'da yeryüzünde mevcut 11 iklimsel bölge türünün 9'u mevcuttur. Bu çeşitlilik subtropik iklimden tundra iklimine kadar uzanmaktadır. Bir sezonda birden fazla hasat elde etmek mümkündür. Kısaca iklimi tarımsal üretime oldukça elverişli olan Azerbaycan ın başlıca tarım ürünleri buğday, pamuk, tütün, çay, zeytin, sebze ve meyvedir. 80

93 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Azerbaycan, çoğu km den daha uzun kanal ve borularla sulanabilmekte olan yaklaşık 6,5 milyon hektar (ha) ekili alana sahiptir. Ülkede ekilebilir alanlar % 18, sürekli ürünler % 5, bitki örtüsü % 25, ormanlar % 11, diğer % 41 dir. Toplam sulanabilen arazi miktarı ise ha dır. Diğer yandan 713 kilometre uzunluğundaki Hazar Denizi kıyılarında ve zengin akarsularında balıkçılık ve su ürünlerinin özel bir yeri vardır. Arazilerin özel mülkiyeti, Sovyetlerin 1920 de Azerbaycan'ı işgal etmesi ile birlikte tarım sektöründe de sona ererken, tarım arazileri kolhoz (kollektif işletmeler) ve sovhoz (devlet işletmeleri) adı verilen devlet mülkiyeti esasına dayalı tarımsal kooperatiflerle idare edilmeye başlanmıştır. Bu dönemde, hangi ürünlerin nerede üretileceği ve bu ürünlerin hasat edildikten sonra nereye gönderileceği merkezi yönetim tarafından planlanmaktaydı. Ülkenin güney sınırında İran'a yakın bölgede bulunan Lenkeran yöresi özellikle lahana, domates ve biber üretimi için çok elverişlidir. Bu yöre geçmişte çok verimli olduğunda "Tüm Birliğin Bahçesi" olarak adlandırılmaktaydı. Ayrıca, Guba, Haçmaz ve Masallı yörelerindeki kolhoz ve sovhozlarda da sebzecilik büyük bir öneme sahipti. Toplam olarak Azerbaycan, ton sebzeyi Birlik Fonu'na göndermekteydi. Azerbaycan için pamuk endüstrisi de büyük bir öneme sahiptir. 1970'ler ve 1980'lerde her yıl yaklaşık bir milyon ton civarında pamuk üretilmekteydi. Ancak, geçiş sürecinde yaşanan genel problemlerin yanı sıra, dünya piyasalarındaki pamuk fiyatlarının düşüşüne bağlı olarak günümüz üretimi oldukça büyük miktarlarda azalmıştır. Sovyet döneminde büyük bir artış gösteren tahıl üretimi 70 ve 80'li yıllarda yıllık bir milyon tona kadar çıkmıştır. Ayrıca, birim alandan elde edilen ürün miktarı da 1913 ve 1970 arasında üç kattan fazla artış göstermiştir. Sovyet yönetimi Azerbaycan'daki tahıl üretimini daha ileri seviyelere 81

94 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras götürmek yerine şarap endüstrisi üzerinde durmayı tercih etmiştir. Azerbaycan'da üretimden kesilen tarım ürünlerinden birisi de pirinçtir. Pirinç, Azerbaycan'da geleneksel olarak ve uzun yıllardır bazı güney bölgelerde ve kuzeydeki Gagavuz dağlarının eteklerinde yetiştirilmekteydi. Sovyet döneminde SSCB'nin diğer cumhuriyetlerinde çok fazla pirinç üretildiği gerekçesiyle Azerbaycan'da üretimi pirinç üretimini durdurulmuştur. 1970'lerde Azerbaycan tarımının özellikle şaraplık üzüm üretimi yönünde geliştirilmesi için girişimlere başlamışlardır. Mevcut sermaye-nin çoğu tren yolları ve sulama borularının döşenmesine ayrılarak yaklaşık hektar arazi şaraplık üzüm üretimine açılmıştır. Bu amaçla planlan hedef 1990'dan itibaren yıllık 3 milyon ton üzüm üretimi sağlamaktı yılında üretim alanlarını çok fazla genişletmeden ve verim düzeyini artırarak yıllık 2,1 milyon tona ulaşılmıştır. Sovyet rejimi zamanında yukarıda bahsedilen politikaların ışığında Azerbaycan'da rejimin gerekli gördüğü üç tarımsal üretim kolu geliştirilmiştir: - Pamuk üretimi - Şarap üretimi - Sebze üretimi Bu ürünlerin çok az bir kısmı Azerbaycan'da tutulmaktaydı. Örneğin, üretilen pamuk Rusya'ya gönderilmekteydi. Moskova Azerbaycan'ı her zaman bağımlı kılarak kendi bünyesi içerisinde tutmaya çalışmıştır. Azerbaycan her yıl Birlik Fonundan ortalama ton süt ve süt ürünleri ile ton et ve et ürünleri almaktaydı. Zira Azerbaycan da hayvancılığın gelişmesi için gerekli olan hayvan yemi üretim izni Sovyet yönetimince verilmemekteydi. Bunun sonucu olarak Azerbaycan da diğer Sovyet Cumhuriyetle-rine oranla çok daha az et ve süt ürünleri tüketilmiştir. Örneğin, Sovyetler Birliği'nin ortama kişi başına 82

95 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz düşen yıllık et tüketimi 65 kg iken Azerbaycan'da bu oran 37 kg civarında olmuştur 89. SSCB nin dağılması ile birlikte, Sovhozlar (devlet çiftlikleri) ve Kolhozlar (kollektif çiftlikler) kendiliğinden çözülmeye başlamıştır. Makroekonomik ve politik istikrarın sağlanması ile, hükümet tarımsal alanda reform çalışmalarına hız vermiştir yılında uygulamaya konulan Tarım Reformu Kanunu ve toprak reformuna yönelik hukuki düzenlemelerin (Toprak Kanunu, Mülkiyet Hakkında Kanun, Köylü İşletmelerinin Kurulması Hakkında Kanun, Sahipkarlık Hakkında Kanun v.b.) yapılması ile birlikte, Sovhoz ve Kolhozların sayısı azalırken, aile çiftliklerinin sayısı artmaya başlamıştır. Temmuz 1999 sonu itibariyle ülkede özel çiftlik bulunmaktadır. Özel çiftliklerin sayısı 1998 yılında iken 1999 yılında %74 oranında artmıştır. Ancak çiftliklerin ortalama büyüklükleri 6,5 hektardan 3,7 hektara düşmüştür. Aynı dönemde devlet çiftliklerinin sayısı ise 306 dan 201 e düşmüştür. Toprakta devlet mülkiyetinden, özel ve kollektif mülkiyete geçiş büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir 90. SSCB nin dağılmasının ardından BDT pazarını büyük oranda kaybeden ve genelde üretim güçlüğü içerisinde bulunan Azerbaycan ın tarımsal üretimi yılları arasında % 48 oranında azalmıştır. Ancak daha sonra bu azalma durdurulmuştur yılında yapılan toprak reformları ile üretim artışına geçilmiştir. Halkın beslenmesi için gerekli olan gıda madde-lerinin üretimi yönünde çok elverişli doğal şartlara sahiptir. Ancak iklim koşulları ve doğal ortamın elverişli olmasına rağmen; makine-ekipman yetersizliği, kaliteli tohum, gübre ve zirai ilaç kullanılmaması, banka-cılık mevzuatındaki yasal eksiklilerden dolayı tarımsal kredilerin açılamaması, tapu ve kadastro sisteminin yerleşik 89 Azerbaycan-Türkiye Tohum Üretim ve Araştırma İşletmesi Projesi ile İlgili Görüntüler,

96 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras olmaması v.s. nedenlerle ülke potansiyeli yeterince değerlendirilememektedir 91. Azerbaycan'ın bağımsızlığına kavuşmasından sonra, özelleştirmenin başlamasıyla birlikte tarım arazilerinin de özel mülkiyete devredilmesini, Bağımsız Devletler Topluluğu içerisinde uygulayan tek ülke olmuştur. Kazakistan, Özbekistan ve diğer Cumhuriyetlerde ise araziler, geçici kullanım için kira ya da leasing yoluyla verilmektedir. Ancak makinelerin artık iyiden iyiye eskimesi ve bakımsız kalması nedeniyle kullanım imkanı ve verimliliği sınırlanmaktadır. Ülke genelinde 1996 itibariyle devlete ait hayvanların hemen hepsi de (%99.8 büyükbaş, % 98 küçükbaş) özel sektöre dağıtılmıştır. Kalan hay-vanlar hükümet tarafından damızlık amacıyla kullanılmaktadır. Azerbaycan Tarım Bakanlığı verilerine göre, bir milyonun üzerin-de insan tarım arazisi sahibi olmuş ve çiftlik sayısı 'e ulaşmıştır. Yeni tip çiftlikler, eski Sovyet tipi kollektif formlarda (kolhoz) oluştu-rulmaktadır. Azerbaycan Tarım Bakanlığı, kendi iç yapısına tarıma yönelik yeni bir devlet politikası çerçevesinde işlevsellik kazandırmayı planlamaktadır. Bakanlık içerisindeki bu yeni reformlar, Dünya Bankası, İslam Kalkınma Bankası ve EBRD gibi kuruluşlar ve diğer uluslararası finans kurumlarından alınan tavsiyeler ışığında başlatılmıştır. Ülkede Sovyet rejimi döneminde azaltılan ürünler tekrar üretim zemini kazanma aşamasındadır. Sovyet rejiminin dağılmasından sonra Azerbaycan daha çok tahıl üretimine yönelmiştir. Tahıl üretimini artırmak için şaraplık üzüm bağlarının buğday tarlalarına çevrilmesi yönünde bir eğilim gözlemlen-mektedir. Üretiminin tekrar gündeme getirilmesi düşünülen bir başka ürün de şekerpancarıdır. Azerbaycan, Sovyet rejimi 91 Azerbaycanın İqtisadi İcmalı, Rüblük Bülleten, TASİS Avropa Ekspertiza Xidmeti, Bakı, İyul-Dekabr 1999, s. 41; Sinan Oğan, Bağımsızlığının Onuncu Yılında Azerbaycan Ekonomisi ve Türkiye İle Ekonomik İlişkileri,

97 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz döneminden önce önemli miktarlarda şekerpancarı üretmekteydi. Ancak Ukrayna da bu ürünü üretmeye ve SSCB'nin tümünün ihtiyacını karşılamaya başlayınca Azerbaycan'da pancar üretimi yapmaya gerek kalmamıştır. Bağımsız-lıktan sonra, Nahçıvan, Beylagan, Sabirabad, İmişli ve Salyan yöre-lerinde tekrar üretilmeye başlanmıştır. Günümüzde Azerbaycan da yıllık yaklaşık ton pancar üretilmektedir. Ancak ülkede şekerpancarını işleyecek fabrika bulunmamaktadır. Dolayısıyla, pancar sınır şehri Bilasuvar'dan İran'ın Erdebil şehrine gönderilmektedir. İran pancarı işleyip, işlenmiş ürün olarak Azerbaycan'a geri göndermektedir. Bu sistem Azerbaycan ın aleyhine olduğundan dolayı ülkede şeker üretimine ilişkin bazı girişimler mevcuttur. Guba ve Saatli yöresindeki fabrikalar küçük paketler halinde çeşitli reçel ve marmelatlar üretmektedir. Lenkeran'daki bir başka fabrika da salça üretmektedir. Bu üç yeni fabrika ürünlerini Japonya, Rusya, Belçika ve İsviçre gibi ülkelere ihraç etmektedir. Ayrıca çay işleme fabrikalarının da özelleştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Azerbaycan'ın çay üretimi 1970'lerde ton civarında iken bu miktar geçen zaman zarfında azalarak tona kadar düşmüştür. Bu durum kısmen ülkede çalışır vaziyette çay işleme fabrikasının bulunmayışından kaynaklanmaktadır. Ancak yakın zamanda Bakü'deki çay fabrikaları Türk şirketlerince satın alınmış ve çiftçiler yeniden çay üretimine başlamıştır. Bu fabrikalarda işlenen Azerbaycan çayı Türk ve Hint çayı ile karıştırılarak satışa sunulmaktadır 92. SSCB döneminde, merkezi planlama stratejileri çerçevesinde, Azerbaycan bir tarım ülkesi olarak varlığını sürdürmüştür yılında Dağlık Karabağ ile birlikte topraklarının %20 sini kaybeden ülkenin sebze, meyve ve 92 Azerbaycan-Türkiye Tohum Üretim ve Araştırma İşletmesi Projesi ile İlgili Görüntüler,

98 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras üzüm yetiştirmeye elverişli tarımsal alanları da elden çıkmış ve bu ürünlerin üretiminde büyük ölçüde düşüş meydana gelmiştir. Tarım alanlarının Ermenistan ın eline geçmesi ile birlikte sebze üretimi yarıya inmiş, üzüm üretimi ve şarap ihracatı önemli ölçüde azalmıştır. 117 üzüm işleme fabrikasından çoğu üretim dışı hale gelmiştir 93. Ermeniler tarafından işgal edilen arazilerin büyük kısmı verimli tarım alanlarıdır. Örneğin, Fuzuli yöresinde yıllık ton üzüm üretilmekteydi. Zangilan şehri üç üzüm işleme fabrikası ve 3000 hektar üzüm bağına sahipti. Ağdam pamuğu, Gubadli ise hayvancılığı ile meşhur bölgelerdi. Ermeni işgali nedeniyle bu bölgeden göç edilmek durumunda kalındığında, yaklaşık büyükbaş hayvan da yörede bırakıldı. Ülkedeki çoğu yetiştirici ve üretici açısından en büyük problem, nakit para akışının olmayışı ya da sağlanamayışıdır. Çiftçilerin ödünç para alacağı kredi birliği sistemleri henüz mevcut değildir. Tarım Bakanlığı her yörede kredi birlikleri oluşturma amacındadır. Ancak böylelikle tarımsal girdi alımlarındaki tıkanıklık ya da yetersizlik aşılabilir. Azerbaycan yukarıda bahsedilen problemleri aştığında tarımsal açıdan geleceği parlak görünmektedir. Çünkü Azerbaycan'ın iklim ve toprak koşulları birinci kalitede ürününün yetiştirilmesini mümkün kılmaktadır. Şu anki geçiş döneminin ardından, üretim verimliliğinin artışı da mümkün olacaktır. Damızlık tuhum, suni gübre, ilaç, ekipman gibi temel girdilerde ve pazara ulaşma konusunda yaşanan problemlerin aşılması durumunda, tarım sektöründe büyük bir gelişmenin yaşanması mümkündür. Tablo 18. Tarım Sektörünün GSMH daki Yeri Yıllar %

99 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.27- Nüfusun yaklaşık % 36 sının istihdam edilmekte olduğu tarım sektörünün GSMH ya katkısı ise her geçen yıl azalmaktadır. Tarım sektörünün ekonomideki ağırlığı azalırken, işgünün önemli bir kısmını istihdam etmeye devam eden tarım sektöründe de bazı reform uygulamalarına devam edilmektedir. Bu kapsamda, tarımsal altyapı iyileştirilmekte, eğitim, araştırma faaliyetleri, özel sektör girişim-ciliği desteklenmekte, çiftçilere makine ve teçhizat yardımında bulunul-makta, Tarım Bakanlığı yeniden organize edilerek politika üretmede ve uygulamada etkinliği artırılmaya çalışılmaktadır. Pamuk üretiminde geçmişten beri önemli bir yere sahip olan ülke-de üretim, büyük kısmı Rusya ve Özbekistan dan gelen nitrojen gübre ve biçme makineleri gibi girdilerin eksikliği ve bunların yedek parça fiyatlarındaki artışlar nedeniyle düşmüştür. 87

100 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 35. Tablo 19. Tarım Ürünleri Üretimi (bin ton) Yıllar Tahıl Pamuk Tütün Üzüm Çay Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.34- Ülkenin pamuk üretimi potansiyeli yılda tondur. Pamuk üretiminin %70 i hammadde olarak ihraç edilmektedir. Önemli ölçüde pamuk üretilmesine rağmen, pamuk işleme tesisleri az sayıdadır. Pamuk üretimine ilişkin el ile toplama (%35 i el ile toplanmaktadır), parazitlerin yeterli kontrol edilememesi gibi sorunlar yaşanmaktadır. Aynı sorunlar tütün ve çay için de geçerlidir. Sovyet döneminin son yıllarında metrik ton ulaşan tütün üretimi günümüzde önemli oranda azalma kaydetmiştir. İşletmecilik imkanı olan tarım ürünlerinden biri de fındıktır. Başta Zaqatala olmak üzere, Baku, Kuba ve Haçmaz da üretilmektedir. Kabuklu fındığın %65 i AB ye ihraç olunmaktadır. Üzümcülük ve şarapçılık ise Sovyet döneminde tarım sektöründe önemli bir yere sahip olmuştur. Günümüzde de tarım endüstrisinde yatırım alanlarından biri olma potansiyeline sahiptir. 88

101 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Tablo-19 da tarım ürünlerinin yıldan yıla üretim düzeyinin düştü-ğü görülmektedir. Tablo-20 de ise üretimi artan tarım ürünleri ile ilgili bilgiler yer almaktadır. 89

102 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tablo 20. Tarım Ürünleri Üretimi (bin ton) Yıllar Şeker Patates Sebze Meyve Pancarı Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s yılında tarım ve hayvancılık ürünleri üretiminde bir önceki yıla göre %6 artış sağlanmıştır 94. Hayvancılık ülke ihtiyacını karşıla-yacak şekilde gelişmiştir. Fakat 1999 yılına kadar hayvancılık sektö-ründe büyük düşüşler meydana gelmiştir. Bağımsızlık sonrası ülkede kârlı alanlardan biri de büyükbaş hay-van yetiştiriciliği olmuştur. Günümüzde ülkede geçmişle mukayese edildiğinde oldukça fazla et ve süt ürünleri bulunmaktadır. Bu üretimin hemen hepsi özel çiftliklerce sağlanmaktadır. 1996'daki özelleştirmeden sonra büyükbaş hayvan yetiştiriciliği artmıştır. Ayrıca ülkede süt ürünlerinin kalitesi de geliştirilmiştir. Şu an Azerbaycan şirketleri 15 çeşidin üzerinde süt mamulünü (yoğurt, kaşar, beyaz peynir, süt, vb.) üretmektedir. Hayvancılık ürünlerinin üretimi ile ilgili veriler ise Tablo-21 de yer almaktadır. Verilerde dikkat çeken nokta, et 94 N. E. Cavadov, Azerbaycanın Aqrar İqtisadiyyatı Müsteqillik Dövründe, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss

103 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz üretiminde 1998 yılına kadar gerilemenin ardından yeniden artış sürecine girildiğidir. Ancak henüz 1990 yılı seviyesine ulaşılamamıştır. Şeker pancarı üretimine rağmen şeker fabrikasının yokluğu nedeniyle, şeker pancarı işlenmek üzere İran a gönderilmektedir. Şeker ihtiyacı yaklaşık ton olan Azerbaycan da hem şeker pancarı üretimine hem de şeker fabrikalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Süt üretiminde ise 1997 yılına kadar azalmanın ardından yeniden artış sürecine girilirken, 2002 yılı üretiminin 1990 yılı üretim düzeyinin üzerinde olduğu görülmektedir. Yumurta üretiminin ise 1998 yılına kadar azalma kaydettiği, bu tarihten sonra ise yeniden artış göstermeye başladığı, ancak 2002 yılındaki üretimin 1990 yılı üretim düzeyinin bir hayli altında kaldığı görülmektedir yılından itibaren sanayide gözlenen iyileşme, tarım sektö-ründe 1998 yılından itibaren başlamış ve yıllarında da devam etmiştir. Bu olumlu gelişme de uluslararası kuruluşlarla işbir-liğinin de önemli katkısı vardır. Tarımın gelişen alanlarında ve hayvancılıkta hem üretim hem de hizmet alanları için yeni işyerleri kurulmaktadır. Tarım ve hayvancılık sektöründe yapılan reformların sonuçlarının da alınmaya başlamasıyla her yıl daha iyi sonuçlar alınmaya başlamıştır: 2002 yılında 2.195,7 bin ton tahıl, bin ton patates ve bin ton sebze üretilmiştir. Ancak yıllık tahıl ihtiyacı yaklaşık 2,5 ton civarında olan Azerbaycan, henüz tahıl ihtiyacının %80-85 ini karşılayabilmekte, geriye kalan kısmını ise ithal etmektedir. Sebze ve meyve ise ihraç edilmektedir. Ancak Azerbaycan ın 2002 de ilk defa buğday ihraç ettiği de (6.400 bin ton) görülmektedir. Tablo 21. Hayvancılık Ürünleri Üretimi (bin ton) Yıllar Et Süt Yumurta (milyon)

104 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.36- Hayvancılık ile ilgili olarak ise, 2002 yılında 124 bin ton et, 1120 bin ton süt ve milyon yumurta üretilmiştir. Azerbaycan kırmızı et ithal etmezken, tavuk ithal etmektedir. Et ürünlerinin %24 ü ve yumurtanın %35 i ithal edilmektedir. Devlet bütçesinden tarım ve hayvancılık sektörüne ayrılan pay 1998 de 34 milyar Manat, 1999 da 54 milyar Manat, 2000 de 32 milyar Manat, 2001 de 42 milyar Manat ve 2002 de 85 milyar Manat olmuştur yılları arasında tarım ve hayvancılık sektörüne 300 milyon $ yabancı sermaye yatırılmıştır. Sonuçta bu süre içinde tarım ve hayvancılık sektöründe üretimin reel artışı %51 olmuştur 95. Azerbaycan da Bakanlar Kurulu kararı ile Yıllarında Tarım Sektörünün Kalkınma Programı kabul edilmiştir. Bu programın hayata geçirilmesi ve başarı ile sürdürülmesi, tarım ve hayvancılık sektöründe üretimin gelecekte dinamik kalkınmasının temin edileceğini ifade etmeye imkan vermektedir yılında Azerbaycan da tarım sektörünün geliştirilmesi amacıyla 14 milyar Manat değerinde yeni proje gerçekleştirilmesi planlanmıştırecek. 95 Son Beş İlde Kend Teserrüfatına 300 Milyon Dollar Xarici Sermaye Qoyulub, 96 Cavadov, ss

105 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Balıkçılık Hazar Denizi'nin dünya piyasalarındaki önemini arttıran sektörler-den biriside balıkçılık sektörüdür. Petrol ve doğal gaz rezervlerinin yanı sıra Hazar Denizi, kaliteli ve zengin balık rezervlerine de sahip kapalı su havzasıdır. En kıymetli balık türü olan Mersin (Nere) balığının esas vatanıdır. Mersin balığı aynı zamanda Havyar elde edilen balıktır. Hazar'da, özellikle Mersin balığı üretimi ve bu balığın ürünü olan siyah havyar üretimi önemli bir ekonomik gelir olarak karşımıza çıkmaktadır. Azerbaycan da da balıkçılık özellikle Hazar da yapılmaktadır. Hazar'ın Azerbaycan sektöründe yaklaşık 120 çeşit balık vardır ve bun-lardan yedisi, tüketim ve ilaç sanayisinde kullanılan, nere balığının muhtelif türleridir. Önemli bir başka balık türü de kızıl balıktır 97. Günümüzde BDT ülkelerinde Hazar havzası, balık avının %55-56'sını, yiyecek balık ürünlerinin %40-42'sini, Balık konserve ürünlerinin %50'sini sağlamaktadır 98. Tablo 22. Azerbaycan da Balık Ürünleri Üretimi (bin ton) Yıllar Üretim İthal İhraç Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, s Yusuf Vezir Çemenzeminli, Tarihi Coğrafi ve İqtisadi Azerbaycan, Bakı Universiteti Neşriyyatı, Bakı, s.45; Budaq Budaqov Yaqub Qerbli, Azerbaycan Respublikasının Fiziki Coğrafiyası, Öyretmen Neşriyyatı, Bakı, 1996, s Nebi Nebiyev, İqtisadiyyat Cemiyyet ve Ekoloji Muhiti, Ağrıdağ Neşriyyatı, Bakı, 2000, s

106 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 1980'li yılların başına kadar Hazar zengin balık populasyonu ile çok ünlüydü. Özellikle Mersin balığından elde edilen siyah havyar bir zamanlar Rusya'nın batıya dışsatımının %90'ını oluşturmaktaydı. Daha önceden ton Mersin balığı çıkarılmasına karşın 1980 yılında bu rakam tona düşmüştür. Bu miktar 1994 yılında ise tona kadar azalmıştır. Volga deltasında balıkçı geçimini sadece bu işten sağlarken zamanla bu sayı balıkçıya gerilemiştir 99. Son yıllarda daha çok küçük balıkların tutulduğu Hazar'da önemli balık türlerinin miktarı düşmüştür. Her yıl miktar %10 azalma kaydet-mektedir 'lu yıllardan başlayarak Hazar'a dökülen çayların üzerine inşa edilen hidroteknik tesisler, Hazar kıyılarına inşa edilen sanayi ve inşaat alanları ile şehirlerin ve sanayi merkezlerinin genişlemesi, denizin hidroloji ve biyoloji rejimine olumsuz etkide bulunmuştur. Yavaş yavaş denizin atıklarla kirletilmesi, balık rezervlerinin üretimine ve kalitesine olumsuz etkide bulunmuştur. Volga ve Kür nehirlerinde kurulan sulama ve enerji amaçlı barajlar, kıymetli balıkların yumurtlama su sahalarının azalmasına yol açmıştır. Savaş sonrası yıllarda Volga nehri ve kolları üzerinde inşa edilen büyük hidroteknik tesisler, baraklar, bentler, hidroelektrik istasyonlar, bir çok sanayi tesisleri açık denizde tüketilen petrol ve gaz, sürekli faaliyette olan deniz nakliyatı son 60 yılda Hazar'da balık avlanmasını önemli düzeyde azalmıştır. Özellikle siyah havyar üretiminin % 90 nının bu havzadan elde edildiği günler geride kalmıştır. Havyar üretiminde kullanılan balık türlerinde düşüşün gerçekleşmesi sonucu 1950'li yıllarda Rusya, Kazakistan, İran ve 99 Etraf Muhitin Mühafizesi Üzre Milli Fealiyyet Planı, Dövlet Ekologiya ve Tebietden İstifadeye Nezaret Komitesi, Bakı, 1998, ss.39-40; Altan Türker, Tükenmiş Bir Çevresel Miras Orta Asya'da Sınır Ötesi Çevre Sorunları ve Doğal Kaynakların Tahribi, Avrasya Etüdleri, C.1, S.1, İlkbahar-1995, s Azerbaycan İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1997, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Proqramı, Bakı, 1997, s

107 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Azerbaycan'ın sahip olduğu 20'yi aşkın balık fabrikasında bu tür balıklar üretilirken, Hazar Denizi'nin sularının yükselmesi sonucunda bu fabrikalar sular altında kalmış ve balık üretiminde dolayısıyla havyar üretiminde büyük düşüşler yaşanmıştır. Hatta günümüzde bu husus havyar üretiminde kullanılan balık türlerinin kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına sebep olmuştur arasındaki dönemde söz konusu sebeplerden dolayı sadece Volga'nın kirlenmesi ve barajlar yüzünden balık kaybı 5 milyon tonun üzerinde olmuştur. Bunun tonu havyarlarıyla meşhur mersin balığı türleridir. Tablo 23. Balık Avı (ton) Yıllar Toplam Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, s.520. Havyarın yılları arasındaki toplam ticareti yılda ortalama 450 tondur 102. Azerbaycan'da Mersin Balığı ve havyar üretiminin idare edilmesi, üretimi, pazarlaması ve ihracat hakkı devlete ait "Azerbalıq" şirketine aittir. İstatistiki veriler yıllar itibariyle avlanan balıklar arasında kıymetli balık türlerinin oranının düştüğünü 101 Budaqov Qeribli, s.81; Etraf Muhitin Mühafizesi Üzre Milli Faaliyet Planı, s Etraf Muhitin Mühafizesi Üzre Milli Fealiyyet Planı, s

108 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras göstermektedir yılından bu güne kadar Azerbaycan'da balık avlanması ve deniz ürünleri üretimi altı kat azalmıştır 103. Hazar'da tutulan balıkların ve elde edilen havyardan elde edilen gelir 1990 yılı fiyatlarıyla incelendiğinde dikkat çekici gözükmektedir yılında toptan fiyatıyla Hazar'da yaklaşık 1500, 1936'da 996, 1956'da 822, 1988 yılında 618, 1990'da 602 milyon ruble değerinde balık tutulmuştur. 1990'da Hazar'dan çıkarılan 11 milyon ton civarında ham petrolden ve 4 milyar m 3 doğal gazdan 370 milyon ruble toplam gelir elde edilmiştir. Bu değer aynı yıl Hazar'da tutulan balığın değerinden 270 milyon ruble daha azdır. Demek ki, petrol ve gazın üretim ve taşınması için yapılan harcama oranında balık ve havyar üretimi içinde bir harcama yapılması durumunda ekonomiye önemli katkı sağlanmış olacaktır. Böylece Azerbaycan'da ve Hazar kıyısı devletlerde 21. yüzyılın başında kendini hissettirmeye başlayan gıda kıtlığının ihraç yoluyla giderilmesi yerine Hazar'ın biyolojik rezervleri, özellikle balık rezervleri ile karşılanması imkanı vardır. Havyar çıkarılan balık neslinin tehlikeye girmesinde statü problemin varlığı etken olmuştur. Sovyetler Birliği dağılmadan önce kaçak balık avcılığını gerek İran gerekse Sovyetler Birliği ciddi manada nezaret etmekteydi 104. Sovyet sonrası dönemde ise bu balık avı meselesinde ülkelerin ciddi anlamda bir boşluğa düştüğü görülmektedir. Bu durum hiç şüphesiz kaçak balık avcılığını da beraberinde getirmiştir. Her ne kadar Sovyet sonrası dönemde ülkeler balık avının yıllık miktarını belirleme konusunda anlaşmış görünseler de, kaçak avcılığın önü alınamamaktadır. Aynı şekilde ülkelerin ekonomik güçleriyle doğru orantılı olarak balık üretme çiftliklerinin kapasitesi ve sayısı düşmüş, bu suretle ortaya çıkan açık, kaçak avcılıkla giderilmeye çalışılmıştır. Bu da bölge ülkeleri arasındaki anlaşma gereği belirlenen miktarların korunmasını güçleştirmiştir. 103 Nebiyev, ss Etraf Muhitin Mühafizesi Üzre Milli Faaliyet Planı, s

109 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Hidrokarbon rezervlerinin yanı sıra biyolojik rezervler yönüyle de Hazar Azerbaycan'da ekonomik gelişme açısından büyük önem taşımaktadır. Önemli petrol ve doğal gaz rezervlerinin yanı sıra Hazar, dünyanın Nere balığı ve havyar üretiminin de % 90'ından fazlasını temin kaynağı olmuştur. Ancak hem kirlenme hem de fazlaca balık avı Nere balığı rezervlerinin kısa sürede ve hızlı bir şekilde azalması tehlikesini yaratmıştır 105. Ticari önemi olan balık populasyonunun özellikle yapılan üretim faaliyetleri sonucu büyük zarara uğradığı görülmektedir. 1950'li yıllardan başlayarak Hazar'a akan nehirlerin üzerinde su ve elektrik santrallerinin inşa edilmesi Mersin balıklarının üreme yerlerine büyük zarar verirken Hazar'ın seviyesinin artması da Mersin balıklarının üretim yerlerinin su altında kalmasına neden olmuştur. Sonuçta Mersin balıklarının yıllık avı 9.3 milyon kilogramdan kilogra-ma kadar azalmıştır. Ayrıca daha kıymetli bir balık çeşidi olan Hazar Kızıl balığının yıllık avı da kilogramdan kilogra-ma kadar azalmıştır. Ticari önemi olan diğer balık çeşitlerinde Hazar'ın Yılan balığı, Şemayı ve Ağgöz ise hemen hemen yok olmuştur. Hazar Denizi'nden elde edilebilecek biyolojik servetlerinin, özel-likle balık rezervlerinin arttırılması ise ancak kıyı devletlerinin birlikte çalışmaları ile mümkün olabilecektir 106. Ayrıca bölgede son dönemde ortaya çıkan yiyecek sıkıntısı karşısında özellikle ihracata yönelik olarak deniz ürünlerinin böyle bir potansiyele sahip olması karşısında bölge devletlerinin bu sorunu birlikte ele almaları kaçınılmaz hale gelmiştir 107. Kirliliğe karşı gerekli önlemlerin alınmaması durumunda Hazar birçok biyolojik kaynaklardan yoksun kalacaktır. 105 Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1999, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Proqramı, Bakı, 1999, ss Nebiyev, ss Nebiyev, s

110 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Sonuçta en çok kirlenmeye maruz kalan bölgeler olarak Azerbaycan ve Türkmenistan kıyılarında gelecek 15 yıl içerisinde denizin 50 metre derinliğinde balık tutulması önemini kaybedecek ve denizin 30 bin km2 alanı balık üretimi açısından yoksun kalacaktır 108. Öncelikle zararlı dışsal ekonomiyi gidererek balık üretiminin arttırılması için petrol ve doğal gaz çıkarma sanayisinde, Hazar havzasında ve kıyısında yer alan diğer sanayi tesislerinde daha az atıklı bir arıtma sistemi teknolojisi kullanması gerekmektedir. Ayrıca Hazar kıyısı şehirlerinde ve havzasında yaşayan 150 milyonu aşkın nüfusun atıklarının arıtılması, denizde yüzen tankerlerin, yolcu gemilerinin, petrol ve doğal gaz taşıyan gemilerin denize bıraktıkları atıkların ve petrol ile karışık atıkların zararsız hale getirilmesi gerekmektedir 109. Son yıllarda Dünya Bankası gibi uluslararası finans kuruluşlarının ve yabancı müteşebbislerin desteği ile gerçekleştirilen projelerle balık üretimi ve işleme potansiyelin arttırılmaya çalışılmaktadır Hizmetler Aşağıda hizmetler sektörü içinde yer alan önemli alt sektörlere yer verilecektir. Hizmetler sektörünün GSMH içindeki payı 1998 de %52.4, 1999 da %48.0, 2000 de %41.7, 2001 de %40.8 olarak gerçekleşmiştir Eğitim Geçim standartlarının aşağı düşmesi ve savaş ortamına bağlı olarak 1990 lı yılların başlarında eğitim seviyesinde gerileme yaşandı. Dolayısıyla eğitim seviyesi yüksek olmakla birlikte geçiş sürecinin ekonomik şartları, eğitimin seviyesinin gelişmesine olumsuz etkide bulunmuştur. Eğitimdeki bu 108 P. Memmedov, Xezerin Ekoloji Problemlerinin Hellinde Ölkelerarası Emekdaşlığın Ehemmiyeti, Azerbaycan 21. Esrin Astanasında, (Ed. Ziyad Semedzade), Azerbaycan Elmler Akademiyası Neşriyyatı, Bakı, 1998, s Nebiyev, s

111 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz olumsuz tablo bağımsızlığın onuncu yılının ikinci yarısına kadar devam etmiştir. Bu tarihten sonra ise eğitim seviyesi yükselmeye başlamıştır. Eğitim alanında bazı reformlar yapılmasına karşın, çok önemli bazı problemler varlığını henüz devam ettirmektedir: Dağlık Karabağ -dan göç edenlerin eğitim problemleri çözüme kavuşturulamamaktadır. Karabağ dan göç eden ailelerin çocukları 695 okulda eğitim almakta-dırlar. Bu okullardan bir kısmı çadır kentlerde ve evlerde eğitim hizmeti vermektedir. Söz konusu okullarda yaklaşık 90 bin öğrenci eğitim almaktadır 110. Ekonomik problemler, eğitimin niteliğini düşürecek şekil-de, eğitimi devamlı olarak olumsuz etkilemektedir. Eğitim kurumlarının teknik donanımının yetersizliği de önemli bir problem olarak çözüm beklemektedir. Eğitim sektöründe özel sektörün payı ise gittikçe artmaktadır. Özel eğitim kurumlarında daha çok serbest piyasa ekonomisinde ihtiyaç duyulan alanlarda eğitim verilmektedir. Örneğin, özel yüksek öğretim kurumlarında eğitim alan öğrencilerin %25 i iktisat, %18 i hukuk fakültelerinde okumaktadırlar. Özel eğitim kurumları içerisinde Çağ Öğretim İşletmeleri nin açmış olduğu bir ilköğretim (Kafkas İlköğretim Okulu), 13 lise (Özel Türk Liseleri), bir üniversite (Qafqaz Üniversitesi) ve üniversiteye hazırlık kurslarının (Araz Kursu) eğitim sektörüne önemli katkısı olmak-tadır. Bu eğitim kurumlarının uluslararası bilim olimpiyatlarında 100 e yakın altın-gümüş ve bronz madalya almış olmaları, çalıştıkları kamu ve özel sektöre ait işletmelerde, serbest piyasa ekonomisinin gereklerine uygun bir performans göstermeleri, Çağ Öğretim İşletmeleri ni, yeniden yapılanma sürecindeki eğitim sektörüne örnek kurumlar olma konumuna getirmiştir. Çağ Öğretim İşletmeleri nin yanı sıra orta öğrenimde ve yüksek öğrenimde hizmet veren özel eğitim kurumları da yer 110 Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Neşriyyatı, Bakı, 2002, ss

112 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras almaktadır. Ancak bazı özel yüksek öğretim kurumlarının eğitim seviyesinin düşük olması ise, bu kurumların eğitimine son verilmesi ile neticelenmiştir. Azerbay-can da 18 özel üniversitenin faaliyeti durdurulmuştur 111. Azerbaycan da Qafqaz Üniversitesi ile birlikte 15 özel üniversite faaliyet göstermek-tedir 112. Devlet harcamaları içinde eğitime ayrılan pay 1998 de %3.4, 1999 da %4.2, 2000 de %3.8 ve 2001 de %3.5 olmuştur. Bu oranlar da eğitime devlet bütçesinden ayrılan payın hem az olduğunu, hem de azalma eğiliminde olduğunu göstermektedir. Özellikle 1990 ve 1991 yıllarında büyük miktarda eğitim kurumu hizmete sunulmuştur yılları arasında ise çok az sayıda eğitim kurumu hizmete verilmiştir de ise 14 eğitim kurumu yapılmıştır yılları arasında inşa edilen eğitim kurumlarının sayısı ise 257 dir yıllarını kapsayan 5 yıl içerisinde 149 yeni eğitim kurumunun yapılması planlaştırılmıştır. Ayrıca Azerbaycan da Yoksulluğun Azaltılması ve İktisadi Kalkınma Programı çerçevesinde 28 yeni eğitim kurumunun inşası ve 200 eğitim kurumunun tamiri planlanmıştır. Bununla birlikte Devlet Petrol Fonu ndan Karabağ dan mecburi göçe maruz kalanlara yardım çerçevesinde 13 yeni eğitim kurumunun yapılması da planlan-mıştır. Böylece gelecek beş yıllık süre içerisinde 190 yeni eğitim kurumunun yapılması, tamir ve ek bina ile birlikte toplamda 1050 eğitim kurumunda normal şartlarda bir eğitim imkanı sağlanması planlan-mıştır yılı başı itibariyle Azerbaycan da 4513 eğitim kurumunda 1 milyon 700 bin öğrenci eğitim almaktadır. Azerbaycan da eğitim sisteminin, dünya eğitim sistemi ile enteg-rasyonunu sağlamak amacıyla, dünyanın gelişmiş 111 Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 2002, ss Misir Merdanov, Heyder Eliyev ve Azerbaycan Tehsili, Azerbaycan Müellimi Gazeti, 7-13 Mart 2003, ss.2-3. Ayrıca, eğitim kurumları hakkında geniş istatistiki bilgi için bkz Azerbaycan Tehsil Nazirliğinin Beyenatı, Azerbaycan Zaman Gazeti, Mart 2003, s.2; : Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Neşriyyatı, Bakı, 2003, s

113 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz 40 a yakın ülkesinde 3000 den fazla Azerbaycan genci eğitim almaktadır. Öte yandan, dünyanın 50 ye yakın ülkesinden ise yaklaşık 2000 kişi Azerbaycan da eğitim almaktadır 114. Ülkede güçlü bir bilimsel potansiyele sahip olunmasına karşın, bu potansiyelden faydalanılamamaktadır. Zira milli gelirden bilimsel araştırmalara ayrılan payın dünya ortalamasının bir hayli aşağısında kaldığı görülmektedir. Bilimsel araştırmalar için milli gelirden ayrılan payın dünya ortalaması %2.2 olmasına karşın, bu oran Azerbaycan da %0.2 dir. Bu oranın zamanla azalma eğiliminde olduğu da görülmek-tedir. Zira bu oran 1990 da %0.5 olarak gerçekleşmiştir. Bilimsel araştırmalar yapanların sayısı (her 100 bin kişiye 2791) ise dünya ortalamasının (her 100 bin kişiye 959) üzerindedir 115. Bu durum bilimsel araştırma yapan uzmanların gelir düzeyinin düşük olduğuna ve teknik donanımlarının yetersiz olduğuna işaret etmektedir. Sonuçta yapılan araştırmaların verimliliği de düşük olmaktadır. Dolayısıyla eğitim ve bilimsel araştırmaların gelişmesi bir ülkenin stratejik kalkınma yönle-rinden biri olmalıdır yılından başlamak üzere 10 yıllık süreyi kapsayan ikinci reform programı çerçevesinde Dünya Bankası, Azerbaycan eğitim alanına 63 milyon $ kredi verecektir. Bu program üç aşamada finansa edilecektir. İlk aşama 4 yılı kapsamaktadır. Dünya Bankası bu dönemde 18 milyon $ kredi verecektir. Diğer iki aşama üçer yılı kapsamaktadır. Dünya Bankası ikinci dönemde 20 milyon $, üçüncü aşamada ise 25 milyon $ kredi verecektir Sağlık Sovyetler Birliği sisteminin başarısı olarak değerlendirilebilecek şekilde Azerbaycan a, o günün şartlarında gelişmiş bir sağlık sistemi miras kalmıştı. Ancak, 114 Merdanov, s Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 2002, ss Dünya Bankı Tehsilin İnkişafına 63 Milyon Dollar Kredit Ayıracaq,

114 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras bir yandan bu sektöre bütçeden gerekli payın ayrılmaması, diğer yanda ise halkın gelir seviyesinin düşmesi nedeniyle, sağlık hizmetleri günümüzde tatmin edici değildir. Azerbaycan da faaliyet gösteren sağlık kurumları, çağdaş taleplere cevap verememekte, bir çoğu bina ve teçhizat yönüyle eski ve yararsızdır. Sağlık harcamalarının milli gelirden aldığı pay 1998 de %1.0, 1999 da %1.1, 2000 de 0.9 ve 2001 de 0.8 olmuştur. Azerbaycan genelinde, her kişiye düşen doktor sayısı 34.1, tıp personel sayısı 71.2, hastane yataklarının sayısı 81.3 dür. Bu sayı sadece Bakü için hesaplandığında, genel ortalamanın üzerinde olduğu görülecektir. Bakü de her kişiye düşen doktor sayısı 84.4, tıp personel sayısı 108.1, hastane yataklarının sayısı dir. Bu durum sağlık hizmetlerinin Bakü dışında daha da yetersiz olduğunu göstermektedir. Sağlık hizmetlerinin yetersizliği, bazı hastalıkların yıldan yıla sayısının artmasına neden olmaktadır 117. Kayda alınan hastalıklar arasında en fazla görülen hastalıklar başta üst solunum yolları olmak üzere, solunum yolları, sindirim sistemi, sinir sistemi, kulak burun boğaz hastalıklarıdır. 117 Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 2002, ss

115 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Tablo 24. Sağlık Verileri Yıllar Hastane Poliklinik Doktor Diş Doktoru Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.21. Hastanelerde resmi ve gayri resmi paralı hizmete geçilmesi, yeterli ilaç, teknik donanım ve finans kaynakların olmaması, hizmet ve ilaç fiyatlarının yüksekliği gibi nedenler halkın sağlık hizmetlerinden fayda-lanma düzeyini düşürmüştür. Açılan özel yeni sağlık merkezlerinin ise, sağlık hizmetinin kalitesinin artmasında önemli rolü olmaktadır. Sağlık sektöründe bir çok problem olmasına rağmen, ekonomik kalkınma ve gelir düzeyinin atması ile birlikte bu problemlerin de azalma sürecine girdiği görülmektedir Turizm Ülkede turizm sektörü için gerekli iklim, doğal güzellikler, tarihi ve arkeolojik eser potansiyeli kısaca doğal, tarihsel ve kültürel servetler mevcuttur. Azerbaycan da 11 iklim kuşağından 9 unun yaşanması, Hazar Denizi nin sahilleri, Haçmaz-Lenkeran-Astara bölgesindeki ormanlık alanlar ve tedavi amacıyla da faydalanılabilecek potansiyeldeki kaynak suları doğal imkanlar arasında dikkat çekmektedir 118. Azerbaycan da turizm sektörünü oluşturan alanlar aşağıdaki alt başlıklar altında toplanabilir; 118 Bkz. Z. N. Eminov, Azerbaycan Fiziki ve İqtisadi Coğrafiyası, Azerbaycan Coğrafiya İnstitutu Neşriyyatı, Bakı, 2000, ss

116 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tatil Turizmi: Zakatala, Şeki, Guba, Gence, Kazak, Lenkeran yaz aylarında tatil yapmaya en uygun yerlerdir. Plaj Turizmi: Azerbaycan ın doğusu Hazar Denizi ile kaplıdır. Bilgeh ve civarı kilometrelerce uzayan plajlara sahiptir. Av Turizmi: Ülkede evcil ve yabani olmak üzere toplam 97 çeşit memeli hayvan, 346 çeşit kuş ve 95 çeşit balık bulunmaktadır. Av tüfeği kullanmak ruhsata tabidir ve her tüfek sahibi av derneğine üye olmak zorundadır. Yayla ve Dağ Turizmi: Yayla ve dağ turizmi için elverişli yöreler; Zakatala meşelikleri, Şeki Gelesen Göresen Galası, Başdaşagıl, Guba Meşelikleri, İsmayıllı, Lahıç, Gebele, Ağdaş ormanları, Gence, Hacıkent, Göygöl olarak sayılabilir. Kaplıca ve Sağlık Turizmi: Azerbaycan da 1000 kadar mineral su (termal su) vardır. Naftalan denilen ve dünyada sadece Azerbaycan da bulunan petrol karışımlı çamursu bir madde başta sinir sistemi olmak üzere deri, cilt, kadın hastalıkları vb. bir çok hastalığa iyi gelmektedir. Azerbaycan da tedavi nitelikli senatoryumların çoğu Apşeron Yarımada-sındadır. Kültür Turizmi: Ülke çok zengin bir kültür ve tarih hazinesine sahiptir. Ülkedeki eski anıt, mezar, türbe, bina ve diğer tarihi eserleri korumak, restore etmek için cemiyetler kurulmuştur. Tablo 25. Turist Sayısı Yıllar Toplam BDT Türkiye İran Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s

117 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Gelen turist sayısı dikkate alındığında gelişmiş ülkelerden çok az sayıda turistin geldiği, BDT nin ağırlıkta olduğu görülmektedir. Aslında ülkeye gelen turist sayısı açıklanan istatistiki verilerde yer alan rakamdan çok yüksektir. Açıklamalara göre kayıt sistemindeki problem nedeniyle veriler gerçeği yansıtmamaktadır. Alınan yeni önlem-ler ve kararlarla bu problem çözülmeye çalışılmaktadır 119. Azerbaycan da iç turizm açısından gelir düzeyinin düşük olması, dış turizm açısından ise, ülkenin yurt dışında tanıtımının yeterli olma-ması, aksine Karabağ problemi nedeniyle Ermenistan ile arasındaki uyuşmazlığın tehlikeli bir bölge gibi algılanması önemli olumsuz etkenlerdir. Uzun süre turizm sektörüne ait tek bir devlet politikasının ve programının olmaması da turizm sektörünün gelişmemesinde etkili olmuştur. Azerbaycan ın turizm açısından en elverişli bölgelerinden biri olan Karabağ ın işgal altında olması, turizm sektörü açısından en önemli kayıpların başında gelmektedir. Karabağ daki turizmi olumsuz etkile-yecek şekilde Ermeniler tarafından bölgenin ekolojik dengesine önemli zararlar vermektedirler yılı bütçesinde sektörün gelişimi amacıyla 1,2 miyar Manat ayrılmıştır. Bu rakam önceki yıllara göre fazla olmakla birlikte, sektörün arzu edilen gelişme trendini yakalayabilmesi için yeterli değildir. Azerbaycan da turizm sektörünün gelişmesini engelleyen diğer nedenler şöyle sıralanabilir: - Dinlenme tesislerinde şartların gerekli seviyede olmaması - Turistik alanlara giden yolların ulaşım açısından elverişsiz olması, R. Abbasov, s

118 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras - Turistlerin kalabilecekleri otellerin elverişli sağlık şartlarına sahip olmaması, - Ülkenin 10 yıldan uzun süredir Ermenistan ile olan savaşın etkisi altında olması Azerbaycan, 1994 yılından bu yana turizm alanında çeşitli ülke-lerle birçok işbirliği anlaşması imzalamıştır. Azerbaycan Gençlik, Spor ve Turizm Bakanlığı, Uluslararası Turizm Teşkilatına üye olduğu 27 Eylül 2001 tarihinden sonra, turizm sektörünün geliştirilmesi amacıyla, uluslararası kurumların finansal destek ve diğer ülkelerde faaliyet gösteren turizm şirketlerinin Azerbay-can a yatırım yapmalarını teşvik amacıyla özel yatırım programı hazırlanmıştır. Hazırlanan dokümanlarla, ülkenin turizm sektörünün gelişmesi açısından hem tanıtımı yapılmaya hem de sektöre yönelik yatırımların yapılması teşvik edilmeye çalışılmaktadır. Turizm sahasında faaliyet göstermek amacıyla 70 den çok şirkete lisans verilmiştir. Turizm sektörü için gerekli kadroların yetiştirilmesi amacıyla da yüksek eğitim düzeyinde bazı çalışmalar yürütülmektedir. Ayrıca sektörde çalışanların mesleki gelişimlerinin sağlanması amacıyla, başta Türkiye olmak üzere bazı ülkelerin turistik bölgelerinde turizm konusunda eğitim kursları almaları sağlanmaktadır. Ülke bütçesinde 2004 yılından itibaren turizm gelirlerinin de yer alabileceği düşünülmektedir 121. Yeni oluşturulan Kuba-Haçmaz, Şeki-Zaqatala, Lenkeran-Astara ve Tovuz-Kazak turizm yollarını çağdaş standartlara ulaştırmak amacıyla, Azerbaycan Turizm Bakanlığı tarafından, uluslar arası turizm şirketlerine değeri 100 bin $ - 50 milyon $ arasında değişen projeler takdim edilmiştir R. Abbasov, Azerbaycan Turizm Üçüm Ehemmiyetli Bölgedir, Herbi And Gazeti, 1-15 Aprel, 2003, s.2; Ebülfez Garayev, Azerbaycan Bu Gün Uluslararası Olimpiyat Oyunlarına Başarılı İmza Atan Devletler Sırasındadır, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSAB Cemiyeti, Mart-2003, s

119 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev in imzaladığı ferman ile turizm şirketlerine verilen lisans süresi iki yıldan beş yıla çıkarılmıştır. Turizm sektörünün geliştirilmesi amacıyla 5 i 2002 yılında olmak üzere toplam 12 proje gerçekleştirilmiştir. Ülkeye gelmek isteyen her bir turist 40 $ karşılığında vize alabilmektedir. Ülke genelinde 87 otel faaliyet göstermektedir. Otellerde hizmet kalitesinin yükseltilmesi için çalışmalar yapılmaktadır Finans Finans sektörü bankacılık, sigortacılık ve menkul kıymetler bor-sası alt başlıkları altında aşağıda incelenecektir Bankacılık Yeni bir sisteme geçme çalışmaları sürdürülen ülkede aynı zaman-da başta bankacılık olmak üzere, yeni bir mali sistem kuruluşu da sürdürülmektedir. Ancak Azerbaycan da mali kesim yapısı itibariyle zayıf bir görünüm arz etmektedir. Azerbaycan halkı yapı itibariyle ticarete daha yatkındır. Ancak bunun için gerekli maddi birikimlere sahip değildir. Ülkede daha önce yaşanan banker faciaları sebebiyle halkın bankalara güveni kalmamıştır. Bu sebeple de maddi birikimi olanlar bunu banka dışı yöntemlerle değerlendirmektedirler. Bir kısım insanlar bankaların kredi verme görevini de üstlenmişlerdir. Ülkede Merkez Bankası (Milli Bank), sermayesi devlete ait olan bankalar, özel sermayeli yerel bankalar ve yabancı sermayeli bankalar faaliyet göstermektedir. Merkez Bankası mali piyasalar üzerinde çok sert bir denetim sürdürmektedir. Mali kesimde bankaların dışındaki enstrümanlar etkin olarak henüz piyasada yerini alamamıştır. 123 E. Garayev, s

120 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan da bankacılık sisteminin gelişim süreci üç aşamaya bölünebilir. Birinci aşama olarak yılları arasında Merkez Ban-kası sistemi teşekkül ettirilmiştir yıllarında hiper-enflasyon şartlarında istikrarsız bir ortamda bankacılık sistemi gelişmiştir ve sonrasında ise makroekonomik istikrar ortamında bankacılık sisteminin yeniden yapılandırılarak gelişimi sağlanmaya çalışılmıştır 124. Azerbaycan da bankacılık sisteminin hukuki esasları Azerbaycan Cumhuriyeti nin Ekonomik Bağımsızlığının Esasları hakkında 25 Mayıs 1991 tarihli Anayasa Kanunu nun Banka sistemi ve para teda-vülü adlı 14.cü maddesi ile atılmıştır 125. Bu madde ile Azerbaycan da bağımsız banka sisteminin ve ulusal para biriminin hukuki temelleri, Merkez Bankası nın statü ve yetkileri belirlenmiştir. Merkez Bankası 11 Şubat 1992 de kurulmuştur 126. Bankacılık ve Merkez Bankası konusundaki düzenlemelerle ilgili olarak 7 Ağustos 1992'de "Merkez Bankası Hakkındaki Kanun" ile "Bankalar ve Bankaların Faaliyetleri Hakkındaki Kanun" arka arkaya yürürlüğe girmiştir. Aralık 1992 de Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Bankı nın Nizamnamesi kabul edildi. Birinci seviyede Merkez Bankası, ikinci seviyede diğer bankalar olmak üzere, ülkede iki seviyeli banka-cılık sisteminin kurulması amaçlanmıştır: Para ve bankacılık sektöründe politikaları belirleme, denetim ve kontrol yetkisi Merkez Bankasına aittir. Bankacılık kanunu modern anlamdaki tüm bankacılık işlemlerini kapsamına almaktadır, fakat ekonominin tam anlamıyla serbest pazar sistemine geçememiş olması ve banka sisteminin de modern anlamıyla yerleşmemiş olması nedenleriyle hedeflenenler gerçekleştirilememek-tedir. Serbest piyasa ekonomisine geçişin ilk yıllarında Azerbaycan da, banka sisteminin oluşmamasından dolayı, 124 Azerbaycan Respublikası Bank Sistemi Haqqında Melumat Toplusu, Azerbaycan Banklar Assosiyası Neşriyyatı, Bakı, 2000, s Azerbaycan Respublikasının Milli Bankı, Azerbaycan Respublikasının Milli Bankı,

121 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz bankalar üzerinde güçlü bir kontrol ve denetim olmadı. Hukuki boşlulardan da yararlanan ticari bankalar hızla arttı. Kurulan bankalar genellikle spekülatif faaliyetler de yoğunlaştılar yılı sonunda 4 devlet bankası Agrobank, Sanayi Bankası, Emanet Bankası ve Uluslararası Banka, banka aktiflerinin %80 ine, geri ödenmeyen kredilerin %85 ine, mevduatların %75 ine, şubelerin %65 -ine ve banka sektöründe çalışanların %70 ine sahiptiler. Azerbaycan da banka sayısındaki artış trendi 1995 e kadar sürmüştür yılından itibaren banka sayısında azalma başlamıştır. Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Bankı hakkındaki kanun 10 Haziran 1996 da, Azerbaycan Cumhuriyetinde Bankalar ve Banka Faaliyeti hakkındaki kanun ise 14 Haziran 1996 da yeniden düzen-lendi Ekim 1997 de yapılan yeni düzenlemeler ile yeni açılan banka-lar için nizamname sermayesinin yeterliliği $ a, faaliyet gören bankalar için ise $ a yükseltildi. Bu düzenlemenin ardından küçük bankalar kapanmaya başladı yılından itibaren tüm bankalarda uluslararası muhasebe standartlarına göre işlemler gerçekleştirilmeye başlandı. Azerbaycan'da mali piyasa araçları ve bankacılık hizmetleri geliş-memiştir. Ancak yabancı banka şubeleri ile rekabet edebilmek amacıyla yerli sermayeli bankalar, hizmet çeşitliliğini ve kalitesini arttırmaya çalışmaktadırlar yılı başı itibariyle ülkede 2 devlet (Azerbaycan Beynelhalk Bankası ve Birleşmiş Universal Bankası) bankası vardır. Ticari banka-ların toplam sayısı ise 46 ya düşmüştür yılı başında 158 olan kredi kuruluşlarının sayısı 2002 de 116 ya düşmüştür yılı başı itibariyle ise 93 lisanslı kredi kuruluşu faaliyet göstermektedir. Faaliyet 127 Consulting & Business, October, Baku, Kommersiya Banklarının Sayı Azalıb, 525ci Gazet, 109

122 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras gösteren kredi kuruluşlarının şubele-rinin sayısı 2002 yılı başlında 191 iken bu sayı 2003 başında 226 ya yükselmiştir. Kredi kuruluşlarının yurtdışında şube, temsilcilik v.b. faaliyetleri ise zayıftır 129. Ülkedeki faaliyet gösteren ticari bankalar, şubelerinin sayısına göre incelendiğinde devlet bankalarının şubelerinin daha fazla olduğu görülmektedir. Ticari bankalara ait banka şubelerinin 121 i iki devlet bankasına aittir. Azerbaycan da kurulu Türk bankalarının yanı sıra bazı yabancı bankaların şubeleri de ülkede faaliyet göstermektedir. Bankalarda yabancı sermayenin payı %30 ile sınırlıdır. Ayrıca yerel ve yabancı bankalar kurmuş oldukları muhabir banka ilişkileri ile dünyanın birçok ülkesine yönelik parasal işlemleri yürütebilmektedirler. Mevduat kabulüne izni olan kredi kurumu sayısı 41, yabancı para birimi ile faaliyet yapmasına izin verilen kurum sayısı 43, kıymetli madenlerle faaliyet yapmalarına izin verilen kurum sayısı 1, plastik kartlarla faaliyet yapmalarına lisan verilen kurumların sayısı ise 23 tür yılında nizamname sermayesini 2.5 milyon $ a yükselte-meyen 8 bankanın lisansı iptal edildi. Bankacılık sektöründe kuruluş sermayesinde artıma gidilmesi doğrultusunda verilen karar sonucu 2001 den itibaren ülkede 50 ye yakın banka faaliyetini durdurmuştur. Sonuçta kredi kuruluşları içerisinde bankaların sayısı 2001 yılı başında 59 iken 2002 başında 53 e 2003 başında ise 46 ye düşmüştür. Bankala-rının ikisi devlet bankası, 44 ü ise özel bankadır. Bankalardan 15 i tamam olarak yabancı sermayeli veya yabancı sermaye iştiraklidir. Yabancı bankaların sektördeki payı yaklaşık %30-35 dir. Bir çok ülke ile mukayese edildiğinde bu oranın yüksek olduğu görülmektedir. Yerli bankaların öz sermayelerinin zayıf olması ise, yabancı bankalarla rekabette zayıf düşmelerini sonuç vermektedir

123 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Banka dışı kredi kuruluşlarının sayısı ise 2001 yılı başında 99 iken 2002 başında 63 e, 2003 başında ise 47 ye düşmüştür. Özellikle bağımsızlığın ilk yıllarında bankaların kuruluş sermaye-sinin düşük tutulması sebebiyle bankaların sayısında bir artış yaşandı. Daha sonra yaşanan banker faciasının ardından Merkez Bankası kuruluş sermayesi miktarını kademeli bir artış trendine otururken bankaların sayısında da kademeli bir düşüş gözlenmiştir itibariyle banka sistemini sağlamlaştırma politikası doğrultusunda bankaların asgari sermayeleri 2 milyon $ a ve yeni kurulacak bankalar için ise 5 milyon $ a çıkarılmıştır. Temmuz-2002 de ise faaliyette bulunan banka-lar için kuruluş sermayesi 2.5 milyon $ a yükseltilmiştir yılında da bankaların kuruluş sermayelerinin arttırmaları süreci devam etmektedir. Merkez Bankası özel bankaların nizamname sermayesini 2003 yılı Temmuz ayında 2.5 milyon $ dan 3 milyon $ a yükseltmeyi planlamıştır. Bu ise yeterli nizamname sermayesine sahip olamayacak bankaların kapanması sonucunu doğuracaktır. Hatta Merkez Bankası özel bankaların nizamname sermayesini, her altı ayda bir 0.5 milyon $ arttırarak, tedrici olarak 5 milyon $ a çıkarmayı planlamaktadır. Kuruluş sermayelerini 2,5 milyon $ a yükseltememeleri nedeniyle bazı ticari bankaların birleşmesi, bazı bankaların ise faaliyetine son vermesi sonucunda daha önceden yüksek olan banka sayısı düşmüştür. Sonuçta 1990 lı yılların başında ülkede 240 banka faaliyet göstermesine karşın 2003 yılında sayı yukarıda da ifade dildiği gibi 46 ya inmiştir. Elbette uygulanan sıkı para politikalarının da banka sayısının azalmasında önemli etkisi olduğu dikkate alınmalıdır

124 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Sektörün tüm banka aktifi yaklaşık 1 Milyar $ civarındadır. Bu miktar GSMH nın %17 sine tekabül etmektedir. Bankacılık sektöründe yaşanan problemlerin başında likidite probleminin olduğu görülmektedir. Sektörde gereğinden fazla ticari banka bulunmakta ve genellikle, tek şubeli yapısal özelliğe sahip bu bankalar, yetersiz sermaye yapılarına sahiptirler. Mali sektöre ilişkin reform çalışmaları ise çok yavaş ilerlemek-tedir. Özellikle ekonomide büyük ağırlığı olan yerel devlet bankaları özelleştirme kapsamına alınmış ve özelleştirme işlemleri devam etmek-tedir. Azerbaycan kendi bankacılık sistemini oluşturma konusunda ilerleme kaydederken, devlet bankalarında da yeniden yapılanmaya yönelik çalışmalar yapılmıştır. Sovyet döneminden kalan başlıca dört bankadan üçünün birleştirilmesine ancak 2000 yılının Haziran ayında başlanabilmiştir. Bankacılık sektörünün ekonomideki ağırlığı giderek artmış ve bankalara olan güvenin artması bankaları toplam mevduatlarının genişlenmesi bankaların kredi imkanlarını artırmıştır. Verilen kredilerde devlet bankalarının ağırlığının daha fazla olduğu görülmektedir yılında kredilerin %45 inden fazlası devlet bankaları tarafından, %35 inden fazlası özel bankalar tarafından, %15 civarında ise banka dışı kredi kurumları tarafından verilmiştir. Verilen toplam kredilerin %35 i Manat, %65 i döviz olarak verilmiştir. Özel sektöre yönlendirilen kredi miktarlarında da önemli artışlar olmuştur. Bu gibi önemli gelişmeler para kredi politikasının daha da başarı ile uygulanmasına imkan vermiştir.daha çok kısa vadeli olan kredilerin %70 i özel, %30 u devlet sektörüne verilmiştir. Ayrıca verilen krediler-de sektörel olarak ticarethizmet ve ulaşım-haberleşme sektörlerinin daha büyük pay aldığı görülmektedir

125 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz 2002 yılında banka kredileri reel olarak %15 artmıştır. Kısa vadeli krediler %5.2, uzun vadeli krediler ise %10.5 artmıştır. Kredilerin %86.9 u bankaların, %13.1 i ise banka dışı kredi kurumları tarafından verilmiştir yılı Ocak ayı başına kadar Azerbaycan ekonomisine verilen kredilerin toplam hacmi 2 trilyon 592,9 milyar Manat olmuştur. Kredi-lerin %47,85 i devlet bankaları, %39,08 i ise özel bankalar, %13,07 si banka dışı kredi kurumları tarafından verilmiştir. Kredilerin %70 inden fazlası kısa vadelidir. Uzun vadeli kredilerin oranı %30 a yaklaşmıştır. Tablo 26. Krediler (Milyar Manat) Yıllar Toplam Kısa Vadeli Kısa Vadeli (%) Uzun Vadeli Uzun Vadeli (%) Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.56. Faiz oranları piyasa tarafından belirlenmekte olup, Hazine tahvil-lerinin işlem gördüğü bir piyasa faaliyete geçirilerek mali sektörünün gelişmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Kısa vadeli kredi faiz oranları 2001 yılı başında %19.53, 2002 başında %19.74 ve 2003 başında %18.17 olmuştur. Uzun vadeli kredi faiz oranları ise 2001 yılı başında %21.60, 2002 başında %20.70 ve 2003 başında %18.86 olmuştur. Bankalararası piyasada üç aylık kredi faiz oranları 2001 yılın başında %20.3, 2002 başında %19.75 ve 2003 başında %19.67 olmuştur ci İlin Yekunları Üzre Pul-Kredit Siyasetinin Yerine Yetirilmesi Veziyyeti Haqqında,

126 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Mevduatların büyük bir kısmının döviz olarak yatırıldığı görül-mektedir de mevduatların %85 gibi büyük bir kısmı döviz olarak, sadece %15 ini Manat olarak gerçekleşmiştir yılı ilk yıllarında da aynı dağılım görülmektedir yılında, 2001 yılına göre döviz olarak mevduatlarda yaklaşık %5 lik bir artış görülmektedir 134. Ayrıca mevduatların büyük bir kısmı devlet bankalarında toplanmaktadır yılında bir önceki yıla göre mevduatların hacmi %31.1 artmıştır. Özel bankaların mevduatlardan aldığı pay %41.5 dir. Kısa vadeli mevduat faiz oranları 2001 yılı başında %9.26, 2002 başında %9.13 ve 2003 başında %8.01 olmuştur. Uzun vadeli mevduat faiz oranları ise 2001 yılı başında %11.80, 2002 başında %11.74 ve 2003 başında %8.46 olmuştur 135. Tablo 27. Mevduatlar (Milyar Manat) Yıllar Mevduat Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s bankanın bulunduğu sektör, %51 i devlet kontrolünde olan ve 2003 sonlarında özelleştirilmesi öngörülen Uluslararası Azerbaycan Bankası (BUS Bank) nın etkisi altında bulunmaktadırlar de 35 milyar Manat geliri olan BUS Bank 7 milyar, son 2.5 yılda ise toplam 21 milyar Manat

127 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz vergi vermiştir. BUS Bank ın öz sermayesi 32.5 Milyar Manat tır. Azerbaycan da ACDI/VOCA, ADRA, FINCA, NNE, NRC, MC, OXFAM, IOM, SCF ve WVI olmak üzere 9 uluslararası kredi kuruluşu faaliyet göstermektedir. Banka dışı kredi kurumlarının dan çok müşterisi bulunmaktadır. Bu kredi kuruluşlarının müşterileri 9163 iş yeri kurmuşlardır. Bu kurumlar müşterilerine yaklaşık 4 milyon $ kredi vermiş durumda. Ancak bu kurumların gelişimi ile ilgili bazı problemler söz konusudur. Öncelikle kurumsal düzenlemelerin yetersiz olmasıdır. Ayrıca küçük hacimli kredi verilmesi de henüz Azerbaycan da tam olarak anlaşılmamıştır. Bu kurumların $ arası verdikleri krediler, geçiş süreci ile ilgili geçici bir durum gibi algılanarak, insani yardım gibi değerlendirilmek-tedir. Aslında küçük hacimli kredilerin verilmesi, bankacılığın bu sahada etkin olarak yer almaması ve geçim seviyesinin düşük olması nedeniyle, Azerbaycan da küçük ölçekli işletmeciliğin gelişmesi açısından önem arzetmektedir. Bir başka problem de bu kuruluşlar tarafından verilen kısa vadeli kredilerin, ekonomik kalkınmada bir anlam ifade etmediği şeklinde değerlendirmenin yapılmasıdır 136. Devlet bankalarında yapılan reformlar; yönetimin gelişmesi, yeni hizmetlerin ve piyasaların gelişmesi, bankaların kurumsal ve örgütsel gelişmesi amacıyla Dünya Bankası nın SAC programına göre yapılmak-tadır Şubat 2001 de Merkez Bankası, bankalar tarafından yapılan ulusal döviz ödemelerinin daha sürekli şekilde ve online sisteminde yapılabilmesini sağlamak için AZIPS sistemini kurmuştur 138. Bu sistem uluslararası standartlara uygun olacak şekilde SWIFT esasında kurul-muştur. 136 S. Eyyuboğlu, Qeyri-Bank Kredit Teşkilatları Bazarda Hökümranlıq Edir, 525ci Gazet, İllik Hesabat, Azerbaycan Respublikası Milli Bankı, Banki i Biznes, Zerkalo Gazeti, 28 Fevral

128 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Bankacılık sektöründeki eksikliklerin giderilmesi amacıyla, hükü-met 1999 da Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu nun eşgüdümü ile, reform programları hazırlamıştır. Stratejinin ana hedefleri hükümete bağlı bankaların yeniden organize edilmesi ve özelleştirilmesi, özel bankaların birleşmesi, Azerbaycan Milli Bankası (AMB)nın düzenle-yici, denetleyici niteliğinin ve banka kapasitesinin artırılması ve teftiş, muhasebe de dahil olmakla sağlam, etkili ve rekabete dayalı teknik, gelişen altyapı oluşturabilmesidir de Milli Bank, sisteminin güçlendirilmesi için küçük ve orta ölçekli işletmelere parasal yardımın artırılmasına yönelik banka reform-larına devam etmiştir. Devlet banklarının özel sektöre devri için önemli çalışmalar yapılmıştır. Bankaların öz sermayesi artırılarak 2,5 milyar Manata çıkarılmıştır. Bunun neticesinde de 8 banka faaliyetini durdur-mak zorunda kalmıştır. Rekabetin artması amacı ile yabancı sermayenin bankacılık sektörüne teşvik süreci daha da kolaylaştırılmıştır. Bankacılık sektörünün gelişmesi için bu sahada altyapı çalışmalarına hız verilmiştir. Bankacılık ile ilgili yeni kanunlar yapılmaya başlanmıştır yılında bankacılık sektöründeki reformlar yeni bir aşamaya geçecektir. Daha önceden planlandığı üzere Uluslararası Bank ın özel-leştirilmesine başlanacak ve BUSBank ın özelleştirilmesi için hazırlık çalışmaları yapılacaktır. Cumhurbaşkanının kararı ile Azerbaycan Uluslararası Bank (Beynelhalk Bankası) ve Birleşmiş Universal Sehmdar Bankasının (BUSBank) 2004 sonuna kadar özelleştirilmesi planlan-mıştır. Azerbaycan da bankacılık sisteminin gelişmesine elverişli şartları yaratmak, bu sektöre öncü iş tecrübesini ve teknolojiyi çekmek, böylece yatırımları hızlandırmak amacıyla Azerbaycan Uluslararası Bank ın kuruluş sermayesinin %20 sinin Avrupa Kalkınma bankasına satılması planlaştırılmıştır. Reformlar çerçevesinde mevduatların sigortalanması için de bazı çalışmalar devam ettirilecektir. Bankacılık sektöründe 116

129 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz altyapı çalışma-ları, ödeme sistemi, muhasebe sistemi, banka kontrolü ve hukuki altyapı gibi çalışmalar da devam edecektir. Bankacılık sektörünün gelişmesi ise özel sektör açısından, özellikle kolay kredi bulma imkanları elde etme-sine imkan verecektir 139. Ülkede bankacılık sektörünün gelişmesi için, halkın bankalara güven duyması amacıyla mevduata sigorta fonunun kurulması gerek-mektedir. Mevduata sigorta fonunun oluşturulmasından kaynaklanacak problemler için de Milli Bank ın, bankaları finansal hesaplarını gerçeğe uygun açıklamaya yönelik politika takip etmelidir Sigortacılık Sovyetler Birliği nin dağılmasının ardından ilk zamanlarda yapı-lan işlerden biri de önceki sistemde yer alan Devlet Sigorta Kurumu nun Azerbaycan daki organı olan Azerbaycan Devlet Sigorta şirketinin yeniden örgütlenmesidir. 20 Eylül 1991 tarihinde Azerbaycan Respublikası Devlet Sigorta Kommersiya (Ticaret) Şirketi nin kurulması hakkında ferman çıkarıldı. Bu fermana esasen, Devlet Sigorta Kommersiya Şirketi bağımsız, Maliye Bakanlığı nın denetiminden serbest, kendi şartlarına ve tarif-lerine göre çalışabilen, kendi kendini finanse eden bir şirket olarak 22 Kasım 1991 de tüzüğü onaylanarak faaliyete başladı. 24 Ocak 1994 tarihinde şirketin tüzüğü Bakanlar Kurulu tarafından değiştirildi ve yürürlüğe koyuldu. Devlet Sigorta Kommersiya Şirketi reasürans alanında LLOYD (İngiltere) sigorta şirketleri grubunun SEDJWICK, WILLS FABER & DUMAS sigorta broker grupları, MUNHEN RE (Almanya) reasürans şirketi, Asia (İran) şirketi ve Lukoil (Rusya) sigorta A. Ş. ile işbirliği yapmaktadır. 139 Azerbaycan Respublikası Milli Bankının 2003-cü il Üçün Pul-Kredit Siyasetinin Başlıca İstiqametleri BaredeBeyanatı,

130 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Ülkede sigortacılık sektörünün gelişmesi amacıyla atılması gere-ken ikinci adım ise, sektörde monopole son koymaktı. Bu amaç doğrultusunda kısa bir süre sonra Devlet Sigorta Şirketine rakip nitelikte etkin çalışan şirketler sigorta şirketleri sektörde kendini göstermeye başladı. Sigorta şirketleri 1992 yılından itibaren yabancı ortaklar ile birlikte, 1995 yılından itibaren ise yerli sermayeli olarak kurulmaya başlandı yılı başı itibariyle ülkede 34 sigorta şirketi bulunmaktadır. Bunların 26 sı milli ve 8 i ise yabancı sermayeli (İngiltere, Türkiye, Rusya, İran, ABD, İtalya) müşterek sigorta şirketidir 140. Sigorta sektö-ründe yer alan şirketlerin toplam sermayelerinin önemli bir kısmı 5 Şubat 2002 de kurulan ve 1 nisan 2002 de lisans alan Uluslararası Sigorta Şirketi ne aittir. 5 Ocak 1993 tarihinde 436 no lu Azerbaycan Cumhuriyeti Sigorta Hakkında Kanunu çıkarıldı yılından başlanan petrol anlaşmalarının imzalanması ile Azerbaycan'da büyük miktarda sermaye girişine neden oldu. Bunun sonucu olarak, sigorta şirketlerinin büyük kısmı petrol sektörüne yönelmiştir. Azerbaycan da yaşayan yabancı vatandaşlar, vatandaşlığı olmayan şahıslar ve yabancı tüzel kişiler, ülke vatandaşları ve şirketleri ile eşit sigorta hakkına sahiptirler. Sigorta sektöründe yürütülen reformlar çerçevesinde, Azerbay-can da faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin kuruluş sermayesinde aşamalı olarak artışa gidilmiştir. 4 Mayıs 2000 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanının sigorta hakkında imzaladığı Serencam doğrultusunda Bakanlar Kurulu nda alınan karar ile sigorta kurumları için aşamalı olarak kararlaştırılan kuruluş sermayesi şöyledir 141 : tarihine kadar 500 milyon Manat, tarihine kadar 140 Azerbaycan Respublikası Dövlet Statistika Komitesi, 2002, Siğortacıların Nizamname Kapitalı Artırılır, Ekspert İqtisad Jurnalı, No:5-6 (17-18), , s.4.

131 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz 750 milyon Manat, tarihine kadar 1 milyar Manat, tarihine kadar 1.5 milyar Manat, tarihine kadar 2 milyar Manat ( $). Sigorta şirketlerinin kuruluş sermayelerinin toplamı içinde yabancı sermayenin payı %10.5 dir 142. Sermayeleri dikkate alındığında sigorta şirketlerinin çoğunun küçük ve orta büyüklükteki şirketler olduğu görülmektedir yılında sigorta faaliyetlerinin %90 lık hacmini 10 sigorta şirketi yerine getirirken, geriye kalan %10 luk kısım ise diğer sigorta şirketlerinin payına düşmüştür. Sigorta sektöründe yabancı sigorta şirketleri daha fazla etkinliğe sahiptirler. Azerbaycan da faaliyet gösteren yabancı şirketler esasen kendi ülkelerindeki sigorta şirketlerinde sigorta olmaktadırlar. Ayrıca yerli sigorta şirketleri de ödeme kabiliyetleri zayıf olduğundan dolayı büyük hacimli sigorta anlaşmalarını yurtdışında tekrar sigorta (reasürans) ettirmektedirler. En yaygın sigorta türleri yangın, kasko, yük nakliyat, inşaat, elektronik cihaz, kredi alanlarının hayat sigortası, ferdi kaza sigortası, özel tarım işletmeleri müesseseleri sigortası, zorunlu trafik sigortasıdır. Azerbaycan'da sigorta sektörü henüz gelişme aşamasındadır ve ekonomiye katkısı, diğer finansal kurumlarla kıyaslandığında, çok fazla değildir. Ülkenin sigorta piyasasında mevcut sigorta devriyesi Gayri Safı Milli Hasılanın (GSMH) %1'inden de azdır 143. Serbest piyasa sistemine geçilmesinin ardından sigorta işinin geliştirilmesi ile sigorta hizmetlerinin sayısı da her geçen yıl artmak-tadır. Gönüllü sigorta türlerinin, zorunlu sigorta türlerinden daha fazla olması da Azerbaycan'da sigorta piyasasının gelişmesinin bir göster-gesidir A. Azizova, Minfin Podvodit İtogi Strahovogo Goda, Zerkalo Gazeti, No. 15(108), Bakı, 2002, ss

132 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Sigorta sektörünün gelişmesinin yavaş seyretmesinde, gelir düze-yinin düşük olması ve halkın sigortanın yararlarını yeterli düzeyde anlamamış olması önemli etkenlerdir. Sigorta sektörünün gelişmesi ve sektörün güven vermesi, yabancı yatırımları ülkeye akınını da arttıracak amillerden biri olacaktır Menkul Kıymetler Borsası Borsanın oluşmasına ilişkin yasal düzenlemeler Menkul Kıymet-ler ve Borsaları Hakkında kanunun kabul edilmesi ile başladı yılında Bakü Menkul Kıymetler Borsası kuruldu. Borsanın gelişmesi Azerbaycan da özelleştirme sürecinin başlaması ile daha da hız kazandı. 30 Aralık 1998 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanı tarafından Azer-baycan Cumhuriyeti nin Cumhurbaşkanı yanında menkul kıymetler üzere devlet kurumunun oluşturulması ile ilgili ferman imzalamıştır. Menkul Kıymetler Borsası hakkında en mühim bilgileri Sermaye Piyasası Hakkında Ulusal Mevduat Sistemi (Milli Depozit Sistemi) hakkında Azerbaycan Cumhuriyeti Kanununu 2.bölümünün 3. madde-sinde yer almaktadır. Şöyle ki kanunun ilgili maddesinde Menkul Kıymetler Borsasına ilişkin devlet düzenlemesi hakkında bilgi verilerek, katılımların ne şekilde ve kimler tarafından olabileceği açıklanmaktadır yılından sonra menkul kıymetler piyasasının oluşumuna özel dikkat verilmektedir. Menkul kıymetler piyasasının çalışma esasları ise Devlet kısa süreli tahvillerin ihracı hakkında kanuna esasen saptanmıştır. Borsada ilk yıllarda devlet tarafından ihraç edilen menkul kıymet-ler borsada işlem görmesine karşın, daha sonraki yıllarda kooperatif ve anonim şirketlere ait menkul kıymetler de işlem görmeye başlamıştır. Ülkede menkul kıymetler piyasasının tam anlamı ile oluşturul-duğunu ve belirli bir işlem hacmine kavuştuğunu söylemek mümkün değildir. Özellikle sermaye hareketlerinin sınırlı olması, ekonomik alanda yaşanan problemler ve mali

133 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz piyasalara olan güvensizlik borsanın gelişmesinin karşısını önemli ölçüde almıştır. Önümüzdeki yıllarda petrol sektörüne yatırım yapan yabancı şirketlerin kendi menkul kıymet-lerini piyasaya çıkarmaları beklenmektedir ki, bunlarla ilgili gerekli hukuki düzenlemeler de yapılmıştır. Menkul kıymetler piyasasının gelişmesi için, hacimleri az da olsa, repo ve ters repo işlemlerinin yapılması ise önemli bir adımdır. Tahvil piyasaları da henüz oluşmamıştır. Yerel firmalar olduğu gibi Azerbaycan hükümetinin de uluslararası tahvil piyasalarında herhangi bir işlemine rastlanılmamıştır. Özelleştirme sürecinin hızlan-masıyla tahvil piyasasının da gelişeceği düşünülmektedir de Menkul Kıymetler Borsası nın kuruluş sermayesini arttırma amacıyla yeni sermayedarlara ulaşılmaya çalışılmıştır. Sonuçta Borsa nın kuruluş sermayesi 5,4 milyar Manat a ulaştırılmıştır Ulaşım (Nakliyat) ve Haberleşme Azerbaycan, Gürcistan ya da Rusya üzerinden Karadeniz yolu ve İran üzerinden olmak üzere iki uluslararası yoldan Batı ya açılmaktadır. Ayrıca Azerbaycan ve Hazar'a kıyı devletler arasında doğrudan ve düzenli deniz seferleri yapılmaktadır. Ülkenin en büyük limanı Bakü Uluslararası Deniz Ticaret Limanı'dır. Aşağıdaki tablodan da görüldüğü gibi, ulaşım sektörünün GSMH daki payı %11-12 civarında seyretmiştir. Tablo 28: GSMH da Ulaşım ve Haberleşme Sektörünün Payı Yıllar %

134 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.27- Günümüzde Azerbaycan'ın açık denizlere çıkışının olmayışı ve karayolu bağlantılarındaki zorluklar ulaşım alanında en önemli sorun-larındandır. Aşağıda deniz, hava, kara, demiryolu, boru hattı ulaşımı ve haber-leşme ayrı ayrı ele alınacaktır Deniz Yolu Ulaşımı Azerbaycan, deniz yolu ulaşımı bakımından bölgede geçiş ülkesi olma gibi önemli bir potansiyele sahiptir. Hazar Denizi nde yüzlerce kilometrelik bir kıyı şeridi bulunmasına karşın, ülkede sadece biri büyük olmak üzere irili ufaklı toplam 15 liman bulunmaktadır. Azerbaycan da demir yolları olmadığı dönemde deniz yolu taşı-macılığı büyük rol oynamıştır. Azerbaycan ve Hazar'a kıyı devletler arasında doğrudan ve düzenli deniz seferleri yapılmaktadır. Hazar denizi vasıtasıyla İran, Türkmenistan, Dağıstan, Kazakistan ve Rusya ile ilişki kurulmaktadır 144. Bakü'deki Uluslararası Deniz Ticaret Limanı, Azerbaycan'ın lojistik altyapısının stratejik bir bölümü olarak görünmenin yanı sıra, Orta Asya'dan batı piyasalarına mineral, ürün ve diğer ürünlerin taşınmasında bir lojistik koridor olarak anahtar bir noktadır. Liman, derinlemesine stratejik incelemelerin konusu olmanın yanı sıra kurumsal finansal yardımlar ve yabancı yatırım iştirakleri için de adaydır. Bakü limanının iyileştirilmesinin çalışma ve geliştirilmesi konusu, konsoli-dasyon ve kargo kullanım avantajı bakımından önemlidir 145. Bakü limanı hem derin hem de hiçbir zaman donmamaktadır. Liman, yolcu taşımacılığına ise pek elverişli değildir. 144 Velili, ss Azerbaijan, Eurasian File, TICA, S.103, July 1998/2, s.2; Investment Guide to Azerbaijan 1998, USACC, Washington, 1998, s

135 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Altyapısı dünya entegrasyonuna uygun nitelikte olmayan Azer-baycan'da deniz taşımacılığı da eski ve yararsız durumdadır. Genel olarak nakliyat sektöründeki gerilemenin temel nedeni, sektörün eski Sovyet ülkeleri ile olan bağlılığından kaynaklanmıştır. Ulaşım sektö-ründen istifade etmede toplam yolcu sayısının deniz nakliyat payının yıllar itibariyle düşüş sergilediği görülmektedir yılında yolcunun deniz nakliyatından faydalanmasına karşın, bu miktar 1991'de , 1992 ve 1993'de , 1994'de , 1996'da ve 1997'de olmuştur yılına kadar her yıl düşüş kaydeden deniz yolu ile yolcu taşımacılığı Tablo-29 da da görüldüğü gibi 2002 yılında bir önceki yıla göre %28.4 artış göstererek kişi olmuştur. Bakü limanı, Orta Doğu, Avrupa ve Güney Doğu Asya ülkeleri için elverişli "transit" rolünü oynayabilir. Her türlü liman malzemeleri ve modern terminallerin yapımı için 2 milyar $ gerekmektedir. Projenin teknik ve ekonomik esasları hazırlanmaktadır. Projenin kısa bir sürede gerçekleşmesi mümkündür. Bakü limanı dışında, Azerbaycan ın Lenkeran şehrinde de liman inşası, Muğan ovasının güneyinde üretim ve ticaretin gelişimi açısından faydalı olacaktır 147. Deniz yolu ile yük taşımacılığının gelişimi ise şöyledir: 1960'da 9.163, 1970'de , 1980'de , 1990'da ve 1997'de milyon ton deniz yolu ile yük taşımacılığı yapılmıştır 148. Verilere dikkat edildiğinde 1970'lerden günümüze gelindiğinde yıllar itibariyle deniz yolu ile yük taşımacılığının hacminin de 90 lı yılların ortalarına kadar dikkat çekici oranda azaldığı görülmektedir. 146 Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1996, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Programı, Bakı, 1996, s.41; Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1998, ss Velili, s Narodnoye Hozyaistvo Azerbaicanskoi SSR V 1983 Godı Stat. Ejegodnik, Bakı, 1983, s.91; Statisticeskiye Pokazateli Azerbaicana V 1997 Godı Stat. Ejegodnik, Bakı, 1998, s

136 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 1990'lı yılların ortalarından itibaren nakliyat sektöründeki gözlenen gelişmede ise, Kazakistan petrolünün Hazar Deniz'den geçerek Karadeniz'e nakledilmesi önemli rol oynamıştır 149. Hazar Deniz Gemicilik İşletmesi tarafından 1997 yılında yaklaşık 3 milyon ton erken petrol ve petrol ürünleri taşınırken, bu rakam 1998 yılında 5.3 milyon ton olmuştur yılında Aktau (Kazakistan) ve Abşeron (Azerbaycan) limanları arasında 1.8 milyon ton, BDT ülkeleri limanları arasında 4 milyon ton, İran limanlarına ise 979 bin ton petrol ürünü taşınmıştır yılında deniz nakliyatında yük taşıması 1999 yılına göre %18.5 artarak 8779 bin ton olmuştur. Taşınan yüklerin %99.3 ü dış ilişkiler ile ilgilidir. Taşınan yüklerin %70 ini petrol ürünleri oluştururken %30 unu diğer ürünler oluşturmaktadır yılında ise 97.9 milyon ton yük taşınmıştır. Bu miktar 2001 yılında taşınan miktardan %5.7 daha fazladır. Taşınan yükün %54.9 u karayolları, %15.7 si boru hatları, %17.8 i demiryolu, %11.6 sı deniz yolu ile taşınmıştır 151. Tablo 29. Deniz Ulaşımı Yıllar Gemilerin Sayısı İthalat (bin ton) İhracat (bin ton) Yolcu taşıması (bin kişi) Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakü, 2003, s Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, İyul-Dekabr 1999, s Avrasya Dosyası, S.114, TİKA Bülteni, Şubat 1999/2, s Xezer Denizi Gemiçiliyinin Yükü Artıb, 525ci Gazet, TÜSİAB Cemiyeti Bülteni, No:03/91, 4 Şubat 2003, s

137 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Bakü Uluslararası Deniz Limanında 2000 yılında ithalat ve ihracat hacmi 1999 yılına göre %26.8 artış kaydederek, bin ton hacmin-de gerçekleşmiştir. Bu yüklerin %76.9 unu uluslararası transit yükler olmuştur. Özel bir önem arz eden deniz taşımacılığı konusunda maddi ve teknik altyapının sağlamlaştırılması gerekmektedir. Azerbaycan'da önemli olan bu taşımacılık türü için, ağır yükleri taşıma için kullanılan gemiler, petrol ve sıvı kimyevi yüklerin taşınması için kullanılan tankerler, frigorifik gemiler, demiryolu vagonlarında yükleri taşımak için kullanılan feribotlar, sıvı yükleri, katı ve döküm yükleri taşımada kullanılan kombine edilmiş gemi gibi ek yeni tip yük taşıma gemilerine ihtiyaç vardır Kara Yolu Ulaşımı Azerbaycan'ın karayollarının toplam uzunluğu km dir. Bunun çoğunluğu stabilize ve toprak yollardan oluşmaktadır. Karayolu taşımacılığında otobüs kullanımı ağırlıktadır 152. Toplam karayolu taşı-macılığının yüzde 82.9 u otobüslerle gerçekleşmektedir. Karayolları ağı oldukça bakımsız ve kötü durumdadır yılı itibariyle 1000 kişiden 35 ine bir binek otomobili düşmektedir ve 1998 yılları arasında dış ticaret hacmindeki düşüş nedeniyle kamyon sayısında %19,7 düşüş olmuştur. Tablo 30. Ulaşım Araçları Yıllar Küçük Otomobiller (bin adet) Her 100 kişiye düşen küçük otomobil Yük taşıma araçları Diğer Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s Investors Handbook, International Conference Investing in Azerbaijan- Gateway to the Newly Insdependent States, Baku, May , s

138 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Bakü nün karayollarının onarımı amacıyla, Bakü idaresi tarafın-dan 2003 yılı içerisinde 11 bölümden oluşan bir ihale açılmıştır. TRACECA projesinin bir bölümü olarak Azerbaycan- Gürcistan arasında kara yolu yapımına başlanmıştır. Kara yollarının yapım ve onarımı amacıyla EBRD ve Dünya Bankası finansal destek vermektedir. Azerbaycan'ın açık denizlere ulaşan 3 karayolu bağlantısı vardır. Bunlar; Gürcistan üzerinden Karadeniz'e, Rusya üzerinden Karadeniz'e ve İran üzerinden Basra Körfezine ulaşan yollardır. Tablo 31. Karayolu Ulaşımı Yıllar Genel Yollar (bin km) Yolcu Taşıma Hacmi (milyon kişi/km) Yük Taşıma Hacmi (milyon ton/km) Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s de Azerbaycan kara yolunun geliştirilmesi, yeniden inşası ve modernleştirilmesi amacıyla devlet bütçesinden 75 milyar Manat (16 milyon $) pay ayrılmıştır. 126

139 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Demir Yolu Ulaşımı Demiryolu taşımacılığı ülke içi ve uluslararası taşımacılıkta önemli yere sahiptir. Azerbaycan da sosyoekonomik yaşamın omurga-sını demiryolu taşımacılığı oluşturmaktadır. Yüklerin yaklaşık %70 i, yolcuların yaklaşık %30 u demiryolu taşımacılığı ile gerçekleştirilmek-tedir. Demiryollarının toplam uzunluğu 2120 km dir. Demiryolu ile daha çok petrol, petrol ürünleri, metal, makine-techizat, gıda maddeleri ve orman ürünleri taşınmaktadır. Bakü de şehir içi ulaşımda metronun önemli bir yeri vardır de faaliyete başlayan metro hatlarının günü-müzdeki uzunluğu 28.5 kilometredir 153. Metro genellikle yolcu taşıma-cılığında kullanılırken, diğer demiryolları daha çok yük taşımacılığında kullanılmaktadır. Demiryollarının büyük kısmının yeniden inşası gerekmektedir. 800 vagondan, 350 sinin tamirata ihtiyacı vardır. Ancak, Azerbaycan da bunun gerçekleştirebilecek mali kaynak olmadığından dolayı 20 milyon $ lık yabancı yatırım gerek duyulmaktadır de Azerbaycan Devlet Demir Yolunun (ADDY) geliştiril-mesine, yeniden inşasına ve modernleştirilmesine 40 milyar Manat tan fazla sermaye yatırılması planlaştırılmıştır. Tablo 32. Demir Yolu Ulaşımı Yıllar Demir Yolu (bin km) Yolcu Taşıma Hacmi (milyon kişi/km) Yük Taşıma Hacmi(milyon ton/km) Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s Investors Handbook, s.59; Eminov, ss

140 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Hava Yolu Ulaşımı 1924 yılında Bakü-Tiflis hava yolu seferlerinin başlaması ile Azerbaycan da hava yolu taşımacılığı başlamıştır 154. Azerbaycan da toplam 27 adet havaalanı bulunmaktadır. Ancak bunlardan 5 i normal yolcu uçakları trafiğine uygun alanlardır. Bakü ve Gence havaalanları uluslararası trafiğe açıktır. Diğerleri şehirlerarası taşımacılıkta kullanılmaktadır. Ülkenin sahip olduğu uçak filosu oldukça yaşlanmış bir durumdadır. Yedek parça ve aksamının üretilebileceği tesisler yetersiz ve bakım imkanları kısıtlıdır da Bakü de yeni havalimanının inşası ve yeni uçakların alınması ile birlikte daha fazla gidiş-dönüş seferini yapılabilmesi ve yolculara daha iyi hizmet sunulabilmesi mümkün olmuştur. Dış hat seferlerinin ardından Bakü nün iç hat seferlerinin gerçek-leştirildiği bölüm de gerekli yeniden inşa ve onarım yapılırken Nahçıvan ve Gence deki havaalanlarının tamirat ve yenilenmeye ihtiyacı bulun-maktadır. Azerbaycan dan bir çok ülkeye düzenli olarak uçak seferleri mevcuttur. Havayolu ulaşımı, ülkenin bağımsızlığını elde etmesinin ardından uluslararası siyasi ve ekonomik ilişkilerinin artması ile paralel olarak gelişme kaydetmektedir yılında havayolları ile, 2001 yılına göre %4.9 daha fazla olmak üzere 735 bin yolcu taşınmıştır. Tablo 33. Hava Yolu Ulaşımı Yıllar Yolcu Taşıma (bin kişi) Yük Taşıma (bin ton) Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s yılları arasında Azerbaycan hava yolu ulaşımı için 200 milyon $ sermaye yatırılmıştır. 154 Eminov, s

141 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Boru Hattı Ulaşımı ABD den sonra ilk defa boru hattının inşa edildiği Azerbaycan da ulaşım sektöründe boru hatları ile ulaşımın ayrı bir önemi vardır. Petrol ve doğal gazın ulaşımında daha çok boru hatlarından faydalanılmaktadır. Boru hatları ile taşınan yüklerin dağılımı ise aşağıdaki tabloda yer almaktadır: 129

142 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tablo 34. Baru Hatları İle Yük Taşıması (milyon ton) Yıllar Toplam Petrol Boru Hattı Doğlagaz Boru Hattı Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, s.603. Ulaşım sektöründe yük taşınmasında boru hatlarının payı 1990 da %9.5 iken, 1995 de 31.5 e yükselmiştir. Ancak daha sonraki yıllarda bu oranda azalmalar görülmektedir. Şöyle ki, bu oran 1997 de %27.1, 1998 de %26.3, 1999 da 22.0, 2000 de 20.0, 2001 de 17.8 olmuştur. Ulaşım sektöründeki rolü, petrol üretiminin artmaya başlaması ile önem kazanan boru hatlarının, temel ihraç boru hattı olarak Bakü-Tiflis-Ceyhan ın devreye girmesinin yanı sıra doğalgaz ihracına ilişkin Bakü-Tiflis Erzurum boru hattının işlerlik kazanması ile daha önemli paya sahip olacaktır. Boru hatlarına ilişkin bilgilere Hazar enerji kaynaklarının ekono-mik önemi adlı bölümde detaylı olarak ayrıca yer verilecektir Haberleşme Kablosuz haberleşme Azerbaycan daki telekom endüstrisinin en aktif alt sektörüdür. Kablosuz haberleşme 1994 yılından itibaren, ilk kablosuz ağ kurulduktan sonra etkili yabancı yatırım almaktadır. Azerbaycan 1996 yılı Aralık ayında GSM hücresel telefon sistemine katılmıştır. 130

143 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Azerbaycan da iki operator firma - Bakcell (GSM 900) ve Azercell (GSM 900)- firması faaliyet göstermektedir. Azerbaycan hükü-metinin tespit ettiği tarifelere uymak zorunlulukları olmadığı için operatörler rekabet edebilme avantajına sahiptirler. Azerbaycan da mobil telefon kullanım oranı bölgeden-bölgeye değişmektedir. Baku %50 gibi yüksek orana sahipken, bazı küçük şehirlerde bu oran % i geçmemektedir. Bir çok halde mobil telefon bağlantısı, eskimiş ve etkisiz kablolu telefon bağlantılarına alternatif olmaktadır. İletişim bağlantılarına olan yatırımlardan sonra bazı uluslararası üreticiler, sektöre uzun süreli yatırımlar yapmaya hazır olduklarını belirtmişler. Ulaştırma Bakanlığı (Rabıta Nazirliyi) Azerbaycan da üçüncü operatör şirketinin açılması için görüşmelere başlamıştır yılında i Bakü de olmak üzere yeni telefon abonesi hizmete sunulmuştur. Her 100 aileye düşen telefon hatlarının sayısı 1991 den 1996 sonuna kadar 1.6 kat artırılarak 39.7 adet olurken, 2002 yılı sonunda bu rakam 57 ye çıkmıştır 155. Ülkenin nüfusunun yarısına yakın kısmının, yaşanan göçler nedeniyle de Bakü ye göç ettiği düşünüldüğünde ekonomik yoğunluğun, telekom altyapısının da etkisiyle İnternet in daha çok Bakü de geliştiği ve mevcut abone kitlesinin % 90 lık bölümünün sadece Bakü de olduğu tespit edilmiştir. Tablo 35. Haberleşme Yıllar Posta ile Haberleşme (milyon) Telefon Aboneleri (bin) Mobil Telefonlar (bin) kişiye düşen Telefon 1000 kişiye düşen mobil telefon Azerbaycan Zaman Gazetesi, Mart, 2003, s

144 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.47. Azerbaycan da yaşanan hızlı gelişme ve oluşan İnternet piyasası nedeni ile ülkedeki tüm telekom hizmetlerini doğrudan veren Rabıta Bakanlığı nın gerek teknoloji gerekse yetişmiş personel açısından olduk-ça yetersiz kaldığı görülmektedir. Ayrıca üzerinde durulması gereken bir başka konu ise ülkede yaşanan lisan sorunudur. Azerbaycan da yazılı medya ve internet servis-lerinin çoğu Rusça olmakla birlikte devlet tarafından alınan kesin karar ile 1 Ağustos 2001 tarihinden itibaren latin alfabesinin kullanılması zorunlu kılınmıştır. Bu durum, internet ortamında dünya ile entegras-yonu hızlandıracak bilginin paylaşımını kolaylaştıracak en önemli adım olarak değerlendirilmektedir 156. Azerbaycan da büyük bir internet ve data piyasası oluşmaktadır. Sözkonusu piyasa gerek ülke çapında gerekse uluslararası bağlantılar anlamında önemli yatırımları kaldırabilecektir. Ancak bu yatırım ve işletmelerin ülkenin ekonomik yapısı ile kanuni çerçevesi de göz önünde bulundurularak, özellikle devletin yanında, Ulaştırma Bakanlığı ile bir-likte onun teknolojik ve insani açıklarını tamamlayacak şekilde yapıl-masının uygun olacaktır. Azerbaycan da telekom alt yapısı lokal devreler açısından yeterli olmakla birlikte ekonomik şartlar nedeni ile talebin sınırlı düzeyde kalması nedeni ile İnternet erişimi için yeterli yatırımın henüz yapılma-dığı görülmektedir. Ayrıca internet trafiğini taşımak için çok büyük avantaj sağlamaya yönelik fiber transmisyon alt yapısı mevcuttur. Bu altyapı şehirlerarası iletişim trafiğinin taşınması ve bu sayede internet in yaygınlaştırılması için kullanılabilecektir Orta Asya Türk Cumhuriyetleri Telekominikasyon ve İnternet Altyapısı İle İlgili Olarak Hazırlanan Teknik Rapor, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri Telekominikasyon ve İnternet Altyapısı İle İlgili Olarak Hazırlanan Teknik Rapor, 132

145 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Tüm uydulardan öncelikle Moskova ya bağlanılmakta, diğer ülke-lerle İnternet trafik yönlendirmesi Moskova üzerinden sağlanmaktadır. Bu durum ise hem mevcut durumda Rusya ve Rusça baskısının devamı, hem de gelecekte elektronik ticaret gibi ekonomik faaliyetlerin Moskova merkezli olarak yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. Moskova üzerinden yapılan İnternet trafik yönlendirmesinin Türkiye üzerinden daha geniş bantlı ve güvenli bir şekilde sağlanması sonucunda Türkiye, Azerbaycan da ve diğer Türk Cumhuriyetlerinde etkin bir rol alabilecektir. İnternet hizmetinden faydalananların sayısı 2003 yılı başı itiba-riyle civarındadır. İnternete üye olanların büyük bir kısmını işletmeler ve eğitim kurumları oluşturmaktadır. İnternet hizmeti Ulaştırma Bakanlığı ndan gerekli lisans alındıktan sonra verilebilmektedir. İnternet hizmeti sunan kurumlar bir tür Ulaştırma Bakanlığı nın ortağı gibi faaliyet göstermektedirler Yeni İpek Yolu Projesi İpek endüstrisi, eski çağlardan beri birçok milletin hayatında çok önemli bir yer tutmuş; Uzak Doğudan gelen ipek ve baharat, Batı dünyası için, uluslararası ilişkilerde önemli bir rol oynamıştır. İpek, ayrıca, Doğu kültürünün Batı tarafından tanınmasını da sağlamıştır. Doğunun ipeği ile baharatının kervanlarla batıya taşınması, Çin'den Avrupa'ya ulaşan ticaret yolların oluşturmuştur. Orta Çağda, ticaret kervanları, şimdiki Çin'in Xian kentinden hareket ederek Özbekistan'ın Kaşgar kentine gelirler; burada ikiye ayrılan yollardan ilkini izleyerek Afganistan ovalarından Hazar Denizi ne; diğeri ile de Karakurum Dağlarını aşarak İran üzerinden Anadolu'ya ulaşırlardı. Anadolu'dan deniz yolu ile veya Trakya üzerinden karayolu ile Avrupa'ya giderlerdi

146 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Doğudan batıya doğru gelişen bu ticari harekette, daha önceki çağlardan beri kullanılmakta olan bir yol şebekesinden yararlanılmıştır. Yoğun bir şekilde ipek, porselen, kağıt, baharat ve değerli taşların taşınmasının yanında kıtalar arasındaki kültür alışverişine de imkan sağlayan bu binlerce kilometre uzunluğundaki kervan yolları, zaman içinde ''İpek Yolu'' olarak adlandırılmıştır. İpek Yolu, Orta Çağ sonlarında yeni kıtaların ve ticaret yollarının bulunmasının ardından önemini kaybetmişti. Daha sonraları da Orta Asya'nın Sovyetler Birliği hakimiyeti altında hem güneye (İran, Afganistan ve Pakistan), hem de Kafkaslar üzerinden batıya açılan kapıları kapalı tutuldu. 1990'li yıllarla birlikte bu bölge halklarının talihi beklenmedik bir şekilde değişti. 21.yüzyılın en önemli bölgelerinden biri olacak olan Orta Asya'da Türk Cumhuriyetleri bağımsızlıklarını kazandılar. Böylelikle bölgenin bütün dünya için önemli yeraltı kaynaklarının Sovyet monopolünden kurtulabilme şansı doğdu. Fakat Rusya'nın Sovyetler Birliği döneminde bu bölgeyi dış dünyaya sadece kendisi üzerinden bağlamasından dolayı üretilen ürünlerin, çıkarılan petrol ve doğal gazın ve sahip olunan hammaddenin başka ticaret yolları ile dünya pazarlarına taşınması gerekiyordu 158. Bölgenin dış dünya ile olan bağlantısı, coğrafi bir gözlem yapıldığında, Rusya hariç üç yoldan yapılabilir. Bu yollar 159 ; - Birincisi Çin üzerinden Uzak Doğu ülkelerine ve Pasifik Okya-nusu'na (ki bu yol olası projelerin mesafelerin uzaklığından dolayı şu anda finans edilemez olmasından dolayı arka sıralarda yer almaktadır), - İkincisi Pakistan ve İran üzerinden (transit geçiş yolu olarak da Afganistan) Hint Okyanusuna, - Üçüncüsü ise Hazar Denizi nden Kafkaslar ve Türkiye üzerinden Akdeniz'e ve Avrupa'ya doğru uzanıyor. 158 Mehmet Binay, İpek Yolu Yeniden Canlanıyor, Mehmet Binay, İpek Yolu Yeniden Canlanıyor,

147 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz İkibin yıl boyunca Doğu'nun zenginliklerini Batı'ya taşıyan ker-vanların geçtiği, Beş Türk Cumhuriyeti'nin yanı sıra, Tacikistan, Gürcistan ve Ermenistan'ı da kapsayan, Karadeniz'den Çin'e tarihi İpek Yolu nun 21. yüzyıla bir İletişim, ulaşım ve enerji koridoru olarak taşınmasını öngören TRACECA (Transport Corridor Europe-Caucasus- Asia/Avrupa-Kafkasya-Asya Ulaştırma Koridoru) Projesi, 7-8 Eylül 1998 tarihlerinde Bakü'deki Gülistan Sarayı'nda gerçekleştirilen Zirve sonunda imzalanan yüzyılın en kapsamlı ulaşım ve taşımacılık anlaşması ile, global ekonomik ilişkiler zincirine yeni bir halka olarak eklenmiştir. İki kıtayı ve üç deniz havzasını birbirine bağlayacak olan İpek Yolu'nun Restorasyonu projesinin temelleri 1993 yılında beş Orta Asya ve üç Kafkas ülkesinin Ulaştırma ve Ticaret Bakanları'nın katılımıyla Brük-sel'de gerçekleştirilen bir konferansta ortaya atılmış ve AB'nin bu girişime verdiği ekonomik ve siyasi destek sayesinde somut bir çerçeve kazanmıştır 160. Sözkonusu proje, öngördüğü ulaştırma koridorları ile denize çıkışı olmayan Kafkasya ve Orta Asya Cumhuriyetleri nin uluslararası Pazar-larla bütünleşmelerini sağlayacak önemli bir aşamayı teşkil etmesinin ve bu çerçevede bölgedeki ekonomik büyümeye kayda değer bir katkı yapacak olmasının yanı sıra, sözkonusu devletlerin siyasi ve ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirecek ciddi bir katalizör olması bakımından da büyük önem arzetmektedir 161. İpek Yolu, Asya'yı Avrupa'ya bağlayan bir ticaret yolu olmasının ötesinde, 2000 yıldan beri bölgede yaşayan kültürlerin, dinlerin, ırkların da izlerini taşımakta ve olağanüstü bir tarihi ve kültürel zenginlik sunmaktadır. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri nin bağımsızlıklarını kazan- 160 Gani Gönüllü, İpek Yolu Stratejisi, ; Rovşen İbrahimov, Böyük İpek Yolu Proqramı ve Gözlenilen Netiğceleri, İpek Yolu II. Respublika Elmi-Praktiki Konferansının Materialları, Bakı, 2001, ss.22-24; İpek Yolu ve Türkiye, İpek Yolu ve Türkiye,

148 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras malarından sonra, İpek Yolu nun hem bir ticaret yolu, hem de tarihi ve kültürel değer olarak yeniden canlandırılması gündeme gelmiş, bu yol boyunca inşa edilmiş ve artık kullanılmayan yapıların, yeni işlevler kazandırılarak korunmaları ve yaşatılmaları için çalışmalar başlatılmıştır. Geçmişte kervanların Doğu'nun zenginliklerini Batı'ya taşıması gibi, şimdi de Avrasya Koridoru, barışı ve huzuru Orta Asya'ya ve Kafkaslara taşıyacak ve medeniyetler arası diyaloğun genişlemesini sağlayacaktır. Küreselleşme yönünde büyük dönüşümler yaşayan günümüz dünyasının ekonomik, siyasi ve teknolojik şartları karşısında, TRACECA projesinin bölgesel barış ve istikrarın sağlanmasında oynayacağı rol göz ardı edilemez. Bu bağlamda, asırlar boyunca tarihi İpek Yolu'nun güzergahı üzerinde önemli bir yer tutan, ancak bundan daha önemlisi, Soğuk Savaş sonrası gelişmeler ışığında, gerek ekonomik, gerek sosyal, gerek siyasi bakımdan 21. yüzyılın en dinamik coğrafyasını teşkil etmeye namzet Avrasya'nın kalbinde bir cazibe merkezi olarak duran Türkiye'nin de böylesine önemli bir projenin dışında kalmasını düşünmek mümkün değildir. Türkiye'nin bu özellikleriyle TRACECA idealine önemli bir katkı yapacağı aşikardır. İpek Yolu nun yeniden inşası, Azerbaycan ın bağımsızlık döneminde atılan en önemli olumlu adımlardan biridir. Merkezi Asya'dan Avrupa'ya en elverişli yol Hazar Denizi'nden ve Azerbaycan'dan geçen yoldur. Merkezi Asya, Hazar Denizi, Azerbay-can, Gürcistan ve Karadeniz'den geçerek Avrupa'ya uzanan yeni bir ulaşım yolu açıldı. İşlemekte olan bu yol, eski İpek Yolu'nu yeniden canlandırmak anlamına da gelmektedir. Bu yol ile Merkezi Asya'dan Avrupa'nın en ucunda yer alan ülkelere ve Avrupa'dan Merkezi Asya'ya en uygun ve güvenli şekilde taşıma yapılabilmektedir. Hem Orta Asya'dan Avrupa'ya hem de Avrupa'dan Orta Asya'ya yükler gitmekte-dir. Bu yükleri 136

149 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Hazar Denizi üzerinde Azerbaycan'a ait olan küçük gemiler taşımaktadır yılından başlayarak atılan adımlar ile bu güzergah, bölge ulaşım güzergahları ile rekabet edebilen ve ülke ekonomisinin kalkın-masına, yerüstü ulaşım kompleksinin teşekkülüne önemli tesir eden temel sebeplerden biri olmaktadır yılına oranla 2001 de İpek Yolu ile yük taşınması 1.5 kat, transit yük taşıması 1.9 kat, elde edilen gelir ise 1.6 kat artmıştır. Ayrıca Chevron-Tengiz petrol şirketinin Kazakistan'ın Tengiz petrol yatağında ürettiği petrolün dünya pazarlarına sunulması için Hazar Denizi'nin de yer aldığı bir güzergah kullanılmaktadır. Kazakistan petrolünün TRACECA Avrasya ulaşım güzergahı vasıtası ile Azerbay-can üzerinden Gürcistan ın Karadeniz limanına nakli 1996 yılından itibaren devam etmektedir. Ham petrol Aktau dan tankerlerle Bakü ye, buradan da demir yolu ile Batum a nakledilmektedir 164. Yeni İpek Yolu bünyesinde yer alan Türkiye-Gürcistan- Azerbaycan hattını sağlıklı biçimde birbirine bağlayacak "demir yolu projesi", bölgesel ticaret ve yatırım imkanlarını ikiye katlayacak; ülkeler arasındaki sosyal ve kültürel yakınlaşmayı daha da arttıracaktır. İpek Yolu, en az petrol boru hattı kadar stratejik öneme de sahip olacaktır İnşaat yıllarında Azerbaycan ın ekonomik ve sosyal kalkın-ması ile inşaat sektöründeki gelişmeler arasında sıkı bir ilişki vardır. Bu yıllarda ülkede üretime dönük olan ve olmayan yeni büyük bina ve kompleksler inşa edilmiştir. Yatırımların her geçen yıl daha büyük bir kısmı üretim amaçlı 162 Haydar Aliyev, Dünya Siyasetinde Azerbaycan Petrolü, (Der. İlham Aliyev Akif Muradverdiyev, Çev. Abdullah Çiftçi - Ergun Kocabıyık), Sabah Kitapları No.77, İstanbul, 1988, ss , H. Memmedov R. Ahundov, Qedim İpek Yolunun Neqliyyat Marşutları, İpek Yolu II. Respublika Elmi-Praktiki Konferansının Materialları, Bakı, 2001, ss

150 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras alanlara plase edilmiştir. Örneğin, üretim amaçlı yatırımların oranı 1990 da %63.5 iken, 1995 de %77.6, 2000 de %81.8 ve 2001 de %88 olmuştur. Yatırımların inşaat sektörüne plase edilen kısmı ise yılları arasında dalgalanma gösterirken, 1990 yılı hariç, toplam yatırımlardan inşaat sektörünün aldığı pay %1 in altında kalmıştır. Ayrıca faaliyette olan bazı binalar ise genişlendirilmiş ve restore edilmiştir. Tablo-36 da görüldüğü gibi inşaat sektörünün GSMH ya katkısı 1991 de %8.1 iken, 1999 da %10.9 olmuştur. Sözkonusu etki, yıllarında düşük kalmasının ardından 2002 yılında yeniden yükselerek %10.8 olmuştur. Tablo 36. GSMH da İnşaat Sektörünün Payı Yıllar % Kaynak: Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s IMF tarafından yapılan değerlendirmelere göre sektörün ekonomi-ye katkısı resmi istatistiklerde göründüğünden fazladır. İnşaat faaliyet-lerinin çok önemli bir kısmı kayıt dışı kalmaktadır. Petrol sektörüne yabancı yatırımların başladığı 1995 yılından itibaren inşaat faaliyetleri önemli oranda artış kaydetmiştir yılında inşaat sektörüne yönelen yatırımların hacmi bir önceki yıla göre %82.2 artış kaydederek 10.3 trilyon Manat olmuştur. Bu miktarın 7.8 trilyon Manatı (1.6 milyar $) yani 138

151 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz toplam yatırım miktarının %75.5 i yabancı yatırımların payına düşmektedir 165. Azersanayetikinti, Azersutikinti, Azerenerjitikinti gibi uzmanlaş-mış firmalar ve SOCAR, Hazar Denizcilik Şirketi, Azerbaycan Demir-yolları Departmanı gibi kuruluşların inşaat firmaları en büyük inşaat teşebbüsleridir. Türk firmalarının sektöre büyük ölçüde hakim oldukları görül-mektedir. Azerbaycan da faaliyet göstermekte olan Türk firmaları içinde, yaklaşık %20.1 ile inşaat firmaları en önemli paya sahiptir. Azerbaycan gündemini meşgul eden petrol boru hatları, konut restoras-yonu ve konut inşası, savaştan zarar gören ve Azerbaycan ın 1/5 ine karşılık gelen yörelerin yeniden inşası, altyapı restorasyonu, sanayi tesislerinin restorasyonu ve inşası, eğlence ve konaklama tesislerinin inşası gibi projeler Türk firmalarının pazara girmelerine imkan vermiştir. Konut ve iş merkezi inşaatı yapan Türk firmaları, Azerbaycan pazarında oldukça aktif faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte inşaat sektöründe Türk girişimcilerinin ABD ve Batı Avrupa nın güçlü firmaları ile rekabet etmeleri gerekmektedir 166. Her geçen gün eski binaları yıkılarak yerlerine yeni binaların inşa edilmesi ile Bakü nün görünümü modernleşmektedir. Boru hatlarının inşası, modern sanayi tesislerinin kurulması, yeniden yapılanma ve restorasyon projeleri ve özellikle, turizm-eğlence sektörü için oteller, restoranlar ve çeşitli tesisler inşası, Azerbaycan inşaat sektöründe önemli yatırım fırsatlarıdır. Yani inşaat projelerinin kaliteli inşaat malzemelerine olan talebi arttırması beklenmektedir. İç üretim ise gerek kalite gerekse miktar yönünden ihtiyacı karşılayacak durumda değildir. İnşaat sanayiine ait malzemelerin ve hammaddelerin bol ve ucuz olması ve arz açığının bulunması ci İlin Yekunları Üzre Pul-Kredit Siyasetinin Yerine Yetirilmesi Veziyyeti Haqqında,

152 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras nedenleriyle inşaat sektörü bu bakımdan da dış yatırımlar için özendirici bir sektördür. 140

153 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz DÖRDÜNCÜ BÖLÜM HAZAR ENERJİ KAYNAKLARININ EKONOMİK ÖNEMİ Petrol Azerbaycan ın en kıymetli doğal servetidir. Ticari üretimi-ne başlandığı 140 yılı aşkın süredir anahtar bir rol oynayan petrol, günümüzde de ülkenin temel döviz kaynağı ve ihraç kapasitesinin dayandığı önemli kaynak durumundadır. Ülkenin gelişmesinin orta ve uzun dönemli perspektifleri direkt olarak petrol sektörünün güçlenmesine bağlıdır. Petrol satışından elde edilen gelirler bazı sosyal ve iktisadi problemlerin çözümünde anahtar rol almaktadır. Enerji kaynaklarının keşif ve geliştirilmesi açısından yaptığı anlaşmalarla, tarihi bir fırsatı hem siyasi bağımsızlık hem de ekonomik bağımsızlık açısından yakalama imkanına sahip olmuştur. İmzalanan petrol anlaşmaları ülkeye yabancı sermaye girişini hızlan-dırdı. Buna paralel olarak yabancı yardımlar ve uluslararası mali kuruluşların açtığı krediler de arttı Petrol ve Doğal Gaz Potansiyeli Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki; Hazar bölgesinin hidro-karbon rezervleri ile ilgili olarak farklı değerlendirmeler söz konusudur. Bölgenin hidrokarbon rezervleri yaklaşık 40 milyar varil olarak değerlendirilmektedir ki, bu da dünyadaki bütün hidrokarbon yatakları-nın %5 ine tekabül etmektedir. Öte yandan Foreign Affairs dergisinde yapılan değerlendirmeye göre bölgedeki hidrokarbon rezervlerinin 100 milyar varilden az olmadığı, ABD enerji bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmeye göre 200 milyar varil petrol olduğu (yaklaşık 30 milyar ton), Fransız Express dergisinde yapılan değerlendirmeye göre milyar varil arasında petrol olduğu, Rus uzmanlara göre ise milyar varil (7-8 milyar 141

154 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras ton) petrol ve 5.3 milyar m 3 doğalgaz olduğu şeklinde değerlendirme yapılmaktadır 167. Öte yandan Bağımsız Devletler Toğluluğu (BDT) İcra Komite-si nin Moskova şubesince yapılan açıklamaya göre, Topluluk 55 yıllık petrol, 77 yıllık doğal gaz ve 90 yıllık kömür rezervine sahiptir yıllarında Hazar bölgesinde üretilen petrol dünya petrol üretiminin yaklaşık %6-7 sine tekabül edecektir. Rusya nın tüm üretimi de hesaplamaya dahil edildiğinde bu oran %15 olacaktır 168. Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) tarafından yapılan açıklamaya göre ise Hazar ın Azerbaycan sektöründe yer alan yataklarda 80 milyar ton petrol olduğu tahmin edilmektedir. Azerbaycan ın onay-lanmış 30 milyar ton, toplam ise milyar ton petrol rezervine sahip olduğu ifade edilmektedir. Yukarıdaki verilere göre Azerbaycan petrol rezervleri, dünya petrol rezervlerinin yaklaşık %0.7 sini oluştur-maktadır. Azerbaycan ın faaliyette olan yataklarında 200 milyar m 3 doğal gaz rezervi vardır. Dünyanın önemli kondensat yatağı olan Şahdeniz yatağının keşfi ile birlikte, yatağın doğal gaz rezervinin bir trilyon m 3 olduğu tespit edilmiştir. Yapılan hesaplamalara göre risk amili de dik-kate alınarak Azerbaycan da toplam jeoloji gaz rezervlerinin 10.7 trilyon m 3 olduğu tahmin edilmektedir 169. Bu rezervleri ile Azerbaycan, gelecek yıl içerisinde petrolün yanı sıra dünyanın doğal gaz ihraç eden ülkeleri arasında da yer alacaktır. 167 İ. T.Akbarov, The Role and Economic Importance of Caspian Sea Region, Materials of The İnternational Conference on a Theme Caucasus and Central Asia During Globalization, Baku, 2003, ss.66-67; Gubad İbadoğlu, Azerbaycan ın Kalkınma Stratejisinde Petrolün Rolü:Ortodoks Bakış Açısıyla, 2023 Dergisi, S.18, 15 Ekim-2002, s S. Eyyuboğlu, Xezer Bölgesi Neft Qıymetlerine On İlden Sonra Tesir Edebilecektir, 525ci Gazet, Fikret Sucayev, Azerbaycanda Qaz Hasilatı ve Ona Olan Telebatın Ödenilmesinin Başlıca İstiqametleri, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss

155 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Azerbaycan Enerji Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre ise, Azerbaycan ın yapılan anlaşmaları kapsayan bölgelerinde 4-6 milyar ton petrol rezervi ve 4-5 trilyon metreküp doğal gaz rezervi bulun-maktadır. Sadece Azeri-Çırak-Güneşli yataklarının petrol rezervleri 730 milyon ton ve Şahdeniz yatağının doğal gaz rezervi 1 trilyon metreküptür yılından itibaren Azeri-Çırak-Güneşli yataklarından 27 milyon tondan fazla petrol elde edilmiştir Petrol ve Doğal Gaz Anlaşmaları Orta Asya ve Kafkaslarda ham petrol yataklarının mevcudiyetinin fark edilmesi 13.yüzyıla kadar gider. 19.yüzyılın sonlarına doğru, bölgesel güçler, dünya güçleri ve petrol şirketleri arasında büyük bir rekabet başladı. Petrol piyasası üze-rindeki kontrolünü kaybetmekten korkan Rusya, 1895 yılında Amerikan Standart Oil, the Rothschilds ve Nobels şirketleri arasındaki bir anlaş-mayı sabote etti. Bölgedeki rekabet; etnik çatışmalar, idari kokuşma ve azgelişmiş hukuki ve ticari uygulamalarda artan ölçüde ateşlenmek-teydi yüzyıldaki teknolojik gelişmeler petrol rezervlerinin yoğun olarak işletilmesini mümkün kıldı ve bölgenin kontrolü için verilen mücadeleler daha da yoğunlaştı. Rekabet esas olarak Kafkasya ve Hazar Denizi alanında odaklandı 172. Bölgeden çıkan ham petrol 20.yüzyılın iki dünya savaşı esnasında ana stratejik bir rol oynadı. Kafkasya petrol alanlarının muhafazası müttefiklerin en önemli önceliği oldu. İkinci Dünya Savaşı sırasında, Kafkasya petrolleri Hitler'in yayıl-macı politikalarının en önemli hedefi idi Alman-Rus Paktı'ndan sonra, Kafkasya'dan çıkarılan Sovyet petrolü Alman petrol ithalatının üçte birini teşkil etmekteydi Bocutoğlu, ss Ersan Bocutoğlu, Orta Asya ve Kafkasya daki Durum ve Avrupa Güvenliği, Karadeniz Teknik Üniversitesi Matbaası, Trabzon, 1998, s

156 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 1942 yılında, Almanya bölgenin doğal kaynakları üzerinde kontrolü ele geçirmek için sürekli askeri saldırılar düzenledi. Sovyetler Birliği zamanında Azerbaycan'ın, faydasından yoksun kalacak şekilde, birliğin petrol ihtiyaçlarının önemli bir bölümünü karşıladığı görülmektedir. Petrol üretimini ve ihracatını arttırmak üzere petrol sanayisine yapılan yatırımlarda dengesiz artışa karşın, diğer sanayi dallarına yapılan yatırımlar gittikçe azalmıştı 173. SSCB nin dağılmasının ardından da neredeyse bütün dünyanın dikkati bağımsızlığını kazanan Türk Cumhuriyetleri ne yöneldi. Vazge-çilmez enerji kaynaklarından olan petrol ve doğal gaz bu özelliğini sürdürdüğü sürece zengin petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan bu cumhuriyetlerin önemi devam edecektir. Zengin petrol ve doğal gaz yataklarına sahip olan Türk Cumhuriyetleri ne yazık ki tek başlarına mevcut petrol ve doğal gaz rezervlerini işleyecek yeterli mali ve teknik potansiyele sahip değildiler. Azerbaycan'ın Hazar Denizi'ndeki petrol üretim ve geliştirme çalışmaları Güneşli, Çırak, Azeri ve Kepez olmak üzere dört sahada yoğunlaşmıştı. Ancak basit bir teknoloji kullanılması nedeniyle hem üretimde hem de üretilebilir kaynaklarda azalma problemi ile karşı karşıya kalınmıştı yılında petrol üretimi 14,7 milyon ton iken, petrol üretimi giderek azalarak 1990 yılında 12,5 milyon ton, 1995 yılında 9,2 milyon ton ve 1996 yılında ise 9,1 milyon tona düştü. Petrol üretimindeki meydana gelen bu azalma eski teknoloji kullanılması ve petrol alanlarının bakımının iyi yapılmaması nedeniyle verimliliğin düşmesinden kaynaklanmıştır. Azerbaycan'ın sahip olduğu zengin petrol rezervlerinin işletilmesi için Eylül 1992'de Azerineft ve Azneftkimya adlı iki devlet şirketi birleştirilerek, Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (State Oil Company of The Azerbaijan Republic - SOCAR) kurulmuş-tur. Petrol üretiminin artırılması ve mevcut 173 Resul Guliyev, "Neft ve Siyaset", Qanun Jurnalı, No.10, May

157 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz rezervlerin iyileştirilmesi ancak modern teknolojiler kullanılması ve yeni projeler geliştirilmesi halinde sağlanabilecekti. Azerbaycan'ın ekonomik potansiyeli ve sahip olduğu teknoloji mevcut rezervlerinin işletilmesi ve geliştirilmesi için yeterli değildi. Söz konusu yetersizlik Azerbaycan'ı büyük petrol şirketleriyle işbirliğine yöneltti 174. Azerbaycan ın petrol anlaşmaları daha çok deniz yatakları üzerin-de yoğunlaşmaktadır. Deniz yatakları dışında karadaki yataklara ilişkin anlaşmalar da yapılmıştır. Azerbaycan büyük petrol şirketleri ile yaptığı anlaşmalarla petrol rezervlerini ülke ekonomisine kazandırmayı hedeflemiştir. Bu hedef doğrultusunda, karadaki yataklara ilişkin olanlar da dahil olmak üzere, 1994 yılından itibaren Azerbaycan da dünyanın 19 ülkesinden 36 şirketin katılımı ile 23 uluslararası petrol anlaşmaları imzalanmıştır. Bunlar Üretimin Paylaşım Anlaşmaları (PSA) tipli anlaş-malardır. Bu anlaşmalar yıllık süreyi kapsamaktadır 175. Kararlaştırılan yatırımların toplam hacmi 60 milyar $'ın üzerindedir. Yapılan anlaşmaların en önemlisi olan 14 Eylül 1994'de imza-lanan ve Sovyet zamanında devamlı gerileme kaydeden sektöre yeni nefes aldıran "asrın anlaşması" Azerbaycan açısından büyük bir ekono-mik öneme sahiptir 176. Asrın anlaşmasının ilk aşamasının gerçekleşmesinin ardından Azeri-Çırak-Güneşli projesinin petrol stoklarını değerlendirme meselesi başarıyla çözülürken, Hazar'da yeni petrol çıkarım teknolojileri denendi ve Hazar petrolünün dünya piyasalarına transfer sistemi oluşturuldu. Petrol projelerinin gerçekleştirilmesinde ise 72'si yerli şirket olmak üzere toplam 400 şirket yer almaktadır. Şirketlerin faaliyetleri inşaattan ekolojik hizmetlere kadar uzanmaktadır. Yerel ve yabancı şirketler arasındaki işbirliği, 174 Çelik Kenan - Kalaycı Cemalettin, "Azeri Petrolünün Dünü ve Bugünü", Journal of Qafqaz University, V.II, No.II, 1999, s Investment Possibilities of Azerbaijan, s Azerbaijan International Magazine, Summer-1995, ss

158 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras modern teknolojilerin, donanımın, mater-yallerin ve yönetim tekniklerinin uygulanmasına imkan yaratmakta ve böylece, merkezi karar ekonomisinden piyasa ekonomisine geçişte büyük rol oynamaktadır 177. Azerbaycan da petrol sektöründe yaklaşık 75 bin kişi istihdam edilmektedir. Petrol sektöründe çalışanlar diğer sektörlere oranla çok yüksek maaş almaktadırlar yılından itibaren petrol çıkarımından kendi payını almaya başlayan Azerbaycan, en önemli ekonomik gelirini daha sonraki yıllarda elde edecektir. Genel olarak yabancı petrol şirketleri ile işbirliğinin yapılmasının Azerbaycan a ekonomik açıdan katkısı şöyle sıralanabilir: - Azerbaycan modern teknoloji elde edecek, petrol sanayisinin aktiflerini yenilemeğe fırsat bulacak ve petrol-gaz sanayisinin gelişmesi-ne yardım edebilecek müessese ve teşkilatları kurabilecektir, - Petrolün, Azerbaycan bütçesinde önemli bir yere sahip olması nedeniyle, yapılan anlaşmalar sonucu artan petrol üretimi bütçe gelir-lerinin de önemli ölçüde artması sonucunu doğurmaktadır. - Yapılan anlaşmalar vasıtasıyla Azerbaycan evrensel işgücü ve hammadde piyasalarına girebilme ve izlenecek gerekli politikalarla ülkenin gelişimi için gelir kaynağı olarak hammadde alanındaki üstün-lüğünden başarıyla yararlanabilme imkanını elde etmiştir. - Modern araştırma, petrol çıkarma, işleme ve ulaşım teknoloji-lerinin ülkeye girmesinden de fayda elde edilmektedir. - Artan petrol ve doğal gaz üretiminin istihdamı teşvik etmesi sonucu, yeni altyapı yatırımları da gerçekleştirilmiş olacaktır. Yapılan petrol ve doğal gaz anlaşmaları yerel işgücünün istihdamının gittikçe artmasını sağlayacak şekilde 177 Fikret Aliyev, Kontrakt Veka: 5 Let Spustya, Consulting & Business, S.9, 1999, s.40-41; Haydar Aliyev, ss Natık Aliyev, Petrol Azerbaycan ın Milli Serveti (Eyvaz Gasanov un Röportajı), Diyalog Avrasya Dergisi, Şubat-2001, s

159 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz imzalanmıştır. Bu durum, yerel nüfus için yeni iş yerlerinin açılmasıyla istihdam düzeyini daha da yükseltecektir. - Azerbaycan başta "asrın anlaşması" olmak üzere yaptığı anlaşma-larla, tüm dünyaya birlikte eşit düzeyde çalışabileceğini ve işbirliği yapabileceğini de ispat etmiştir. Yukarıda sıralanana ve ekonomik açıdan genel katkılarının yanı sıra petrol anlaşmalarının Azerbaycan ın milli menfaatlerine uygun olmayan şartlar taşıdığına dair bazı endişeler de zaman zaman dile getirilmektedir. Sadece hammaddenin hasılatı değil, yerli üretimcilerin mal ve hizmetlerine büyük hacimli siparişlerin temin edilmesi ve çok sayıda iş yerinin açılmasını da kapsamasına karşın, faaliyette olan petrol anlaşmaları için zaruri teçhizat ve hizmetler genel itibari ile dışarıdan getirilmekte, siparişlerde yerli üreticilerin ürün ve hizmetlerinin pay oranı çok düşük kalmaktadır. Aşağıda yapılan anlaşmalara genel hatlarıyla yer verilecektir Asrın Anlaşması: Azeri - Çırak - Güneşli Yatakları Anlaşması Azeri-Çırak-Güneşli yataklarını kapsayan anlaşma Azerbaycan'ın bağımsızlığından ve konumunu kapsamlı şekilde değiştirme yolunda yaptığı çabalardan kaynaklanan en önemli tarihi olaydır. Çok zor bir şekilde yapılan görüşmeler, Azerbaycan hükümeti ve batı şirketleri arasında, Eski Sovyet Birliği zamanında başladı. Sovyet ekonomisini hafifleten liberalizasyon süreci daha çok Batı şirketlerini Azeri, Çırak ve Güneşli off-shore alanlarındaki zengin mine-ral kaynaklarının keşfi ve Azerbaycan'ın iyi gelişmiş petrol endüstrisi ile cezbetti. Kaynakların geliştirilip araştırılması için gerekli fonların yokluğu yüzünden Azerbaycan hükümeti projelerin gerçekleştirilmesi amacıyla Batı yatırımlarını ülkeye çekmeyi kararlaştırdı yılının Ocak ayında hükümet projeleri ihaleye açtı. BP, Statoil, Amoco, Unocal ve diğer şirketler bu ihaleye katıldılar. 147

160 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 1991 de, içinde Amoco, BP, McDermott, Pennzoil, Ramco, Unocal, TPAO ve Statoil gibi şirketlerin bulunduğu bir grup yabancı şirket Azerbaycan ile, Azerbaycan ın Hazar Denizi ndeki sektöründe yer alan Çırak ve Güneşli alanlarının iyileştirilmesi konusunda 3 yıl boyunca devam edecek görüşmeleri başlattılar yılında Hazar'ın petrol yataklarında faaliyet göstermek isteyen şirketler konsorsiyumda birleşerek görüşmeler yaptılar. Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) ın projenin %30 unu alması kaydıyla, Elçibey yönetimi ile Azerbaycan Uluslararası Petrol Konsorsiyumu (Azerbaijan International Oil Consortium-AIOC) arasında petrol alanlarının geliştirilmesi amacıyla bir anlaşma yapıldı 179. Anlaşmalar gereğince Haziran-1993'de Londra'da görüşmelerin devam etmesi gerekiyordu. Ancak Azerbaycan'da yaşanan yönetim değişikliği nedeniyle görüşmeler sonuçsuz kaldı. Elçibey görüşmeleri gerçekleştiremeden, Suret Hüseyinov tarafından 18 Haziran 1993'de askeri darbeyle devrildi. Aynı yıl içerisinde Azerbaycan'ın yeni Cumhurbaşkanı olan Haydar Aliyev söz konusu petrol anlaşmasını iptal etti. Bu arada, Başkan Elçibey in ani devrilişi şirketleri tekrar Cumhurbaşkanı Aliyev le görüşme masasına getirdi. 4 Şubat 1994'de görüşmeler yeniden başladı. Nisan-1994'te SOCAR, Rus şirketi Lukoil'in Azerbay-can'ın kendi hissesinden %10 payı alacağını konsorsiyum ortaklarına resmen açıkladı. Konsorsiyumda yer alan firmalar, Rusya'nın gelecekte uygulayabileceği baskıları dikkate aldılar, çünkü Volga nehri üzerindeki kontrolü nedeniyle Ruslar Hazar Denizi'nin iç sularından gelecek ağır yük gemilerine geçişi tıkayabilirdi. Bakü, İstanbul ve Hyuston şehirlerinde devam ettirilen bu görüşmeler sonucunda Konsorsiyuma Rusya'da dahil edilerek anlaşma yeniden düzenlendi ve SOCAR'ın %10'luk hissesi Rusya'ya devredildi. Yaklaşık üç yıl süren 179 S. Bölükbaşı, Ankara's Bakü-Netred Transcaucassa Policy, The Middle East Journal, Winter-1999, s

161 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz görüşmeler sonucunda, 20 Eylül 1994 yılında Bakü'nün Gülistan sarayında SOCAR ile Konsorsiyum arasında asrın anlaşması olarak adlandırılan "Hazar Denizi'nin Azerbaycan Sektöründe yer alan Azeri, Çırak ve Güneşli yataklarında Petrolün Ortak İşlenmesi ve Pay Bölüşümü Hakkında Anlaşma" imzalanarak ilgili bölgelerde petrol arama ve çıkarma yetkisi AIOC'a verildi. Güneşli yatağı 82 km, Çırak yatağı 94 km ve Azeri yatağı 113 km kıyıdan uzakta bulunmaktadır 180. Sonuçta bir çok baskı ve tepkilere rağmen anlaşma imzalanarak Azerbaycan açısından hayati bir adım atılmış oldu. Anlaşma hükümlerine göre Azerbaycan bu üç petrol yatağı üzerinde mülkiyet hakkını korumaktadır. İlgili anlaşma 2 Aralık 1994'de Azerbaycan Milli Meclisi tarafın-dan onaylandıktan sonra 12 Aralık 1994'de yürürlüğe girdi 181. Mega Proje olarak da adlandırılan ve toplam yatırım bedeli 13 milyar $ a ulaşan bu proje kapsamında toplam üretilebilir petrol rezerv-lerinin 4.3 milyar varil, doğal gaz rezervlerinin ise 90 milyar metre küp olduğu tahmin edilmektedir. Beklenen kâr ise 120 milyar $ dır m2 alanı kapsamaktadır. Anlaşma, 30 yıllık bir süreyi kapsamaktadır. Aralık-1994'te Konsorsiyum, Azerbaycan Uluslararası İşletme Şirketini (AIOC) kurdu. Görevi projeyi günlük bazda izlemek olan AIOC un programında, Azerbaycan petrol sanayisinin altyapısının batı standartlarına göre ve bu ölçütler dikkate alınarak kurulması esas yer tutuyor 182. Anlaşmadan doğacak kârın %70'i Azerbaycan'a gidecekti yılı sonuna kadar üretim günde varil olabilecek, fakat 2004'e 180 Nasser Sagheb- Masoud Cavadi, Azerbijan's 'Contract of the Century' Finnally Signed With Western Oil Consortium, Azerbaijan International Magazine, Winter-1994, s Azerbaijan International Magazine, Summer-1998, s N. Aliyev, E. Şahbazov, Heydar Eliyev ve Azerbaycan Neft Sanayisinin İnkişafı, Azerbaycan İnternational Matbaası, Bakı, 1998, ss

162 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras kadar tam kapasiteyle ulaşılamayacaktı. Anlaşmanın müzakeresi esnasında karşılaşılan problemler veri olmak üzere, şirketler anlaşmayı feshedebilecekleri hususunu kapsıyordu. Bu şartlar şunlardı: Dağlık Karabağ'daki savaşın yayılması, Rusya ile Azerbaycan arasındaki hem ekonomik, hem de siyasi ilişkilerin ileri derecede bozulması, Azerbaycan içindeki istikrarsızlıklar, Azerbaycan Hükümeti'nin istikrarlı bir ihracat hattı bulamaması ve Hazar Denizi'nin statüsünü belirleyen rejim üzerinde doğacak herhangi bir anlaşmazlık 183. Katılım payının her %1'i için yabancı şirketlerce Azerbaycan hükümetine ödenecek prim tutarı 300 milyon $'dır. Primin % 50'si anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde, %25'i ortalama günlük üretim varile ulaşıldıktan sonra, %25'i ise ihraç boru hattı çalışmaya başladıktan sonra ödenecektir. Petrolün kârı ise Azerbaycan'a %80 diğer taraflara ise %20'lik bölümü düşecek şekilde paylaştırılacaktır. 253 milyon ton petrol ve petrolle birlikte çıkarılan 55 milyar m 3 doğal gaz Azerbaycan'ın olacaktır. Azerbaycan'ın elde edeceği gelir tahminen 34 milyar doları bulacaktır 184. Konsorsiyumda yer almayan Japonya'da daha sonra konsorsiyuma dahil olmuştur. Japonya'nın "Itochu" şirketi önce anlaşmaya katılmazken daha sonra tüm paylarını satan "McDermott International"dan %2.45 pay elde ederek "Azeri- Çırak-Güneşli" konsorsiyumuna katılmıştır. Japon şirketi daha sonra Amoco'nun sattığı %5'lik paydan %1.5'ini alarak toplam payını %3.9'a çıkarmıştır 185. Amoco'nun sattığı paylardan %3'ü Exxon, % 0.5'i ise Unucal tarafından satın alındı. Daha önce SOCAR'ın payı % N.E. Ferruhov, Asrın Petrol Anlaşması - XX Asrın En Önemli Olayı, Azerbaycan 21. Esrin Astanasında, (Ed. Ziyad Semedzade), Azerbaycan İlmler Akademiyası Neşriyyatı, Bakı, 1998, s.196; Bocutoğlu, ss Elman Nesirov, Azerbaycan Neftinin Düneni Bugünü ve Sabahı, Azerbaycan Neftinin Düneni Bugünü ve Sabahı, (Ed. M Merdanov v.d.), Bakı, 1997, s Yaponskie Kompanii v Azerbaydjane - Tam Gde Net Riska, Net i Bolşoy Pribıli, Capital Magazine, Aprel-May 1997, ss

163 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz olarak kararlaş-tırılırken anlaşma imzalanmadan önce %10'unu Rus Lukoil, anlaşma imzalandıktan sonra Nisan-1995'de % 5'ini Exxon şirketine, %5'ini aynı tarihte TPAO'ya devretti. İran'a %5'lik pay verilmek istense de, Batı'nın tepkisi nedeniyle devir gerçekleşmedi. Bu gelişmeler sonucunda Azerbay-can 8 milyon ton petrol ve petrolden elde edilebilecek 0.8 milyar $'dan vazgeçmiş oldu 186. Konsorsiyum üyeleri arasında imzalanan "İşlemlerin Birlikte Yürütülmesi Konusunda Razılaşma Üzere Anlaşma"yla uyumlu olarak daha sonra Azerbaijan International Operating Company kuruldu. Dünyanın 11 şirketinin katılımı ile tesis edilen bu kurum anlaşma alanında yer alan yatakların işletilmesine hizmet etmektedir. Asrın anlaşmasında mevcut paylaşımın son şekli aşağıdaki gibidir: Azerbaycan SOCAR %10, Amerikan Amoco Caspian Sea Limited %17.01, İngiliz BP Exploration (Caspian Sea) Limited % , Suudi Arabistan Delta Nimir Khazar Ltd %1.68, Norveç Den Norske Stats Olieselscp a.s. %8.5633, Rusya S/C Lukoil %10, Amerikan Pennzoil Caspian Corporation %4.8175, İngiliz Ramco Khazar Energy Ltd. %2.0825, Türk Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı %6.75, Amerikan Unocal Khazar Ltd. % , Amerikan Exxon %8.006, Japon Itochu % Production Sharing Agreement (hazır ürünün bölünmesi) tipli bir anlaşma olan "Asrın Anlaşması"nda hisselerin dağılımına bakıldı-ğında en büyük payın ABD'ye ait olduğu görülmektedir. Amerikan şirketlerinin toplam payı 186 Elşan Memmedov, Asrın Müqavilesi Azerbaycan Neft Saneyisinin İnkişafında Mühüm Merheledir, Azerbaycan Neftinin Düneni Bugünü ve Sabahı, (Ed. M Merdanov v.d.), Bakı, 1997, ss

164 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yaklaşık olarak %40'dır. İngiliz şirketlerin toplam payı ise yaklaşık olarak %19'dur. Amerika ve İngiliz şirket-lerinden sonra konsorsiyumdaki en büyük pay %10'la Rus ve Azerbaycan şirketlerine aittir. "Asrın Anlaşması nın" Azerbaycan Cumhuriyeti için rolü, alanların işletilmesi için gerekli olan yatırımlarının %90 ının Konsor-siyum tarafından yerine getirilecek olmasıdır. Azerbaycan petrol ve gaz alanlarının kullanılması üzerinde kontrol ve yönetim hukukunu kendisinde tutmaktadır. En önemlisi, "Asrın Anlaşması", petrolden sağlanacak kârın %80'ini ve aynı zamanda çıkarılan gazın tamamını Azerbaycan a veriyor. Hiç şüphesiz ki, denizin petrol rezervlerinin hızlı ve faydalı şekilde işletilmesi için büyük miktarda yatırım yapma ve yeni teknolojiyi satın alma açısından yabancı ülkelerden en tecrübeli petrol şirketlerini hemen bu bölgelere cezbederek onları ortak yapmak çok önemlidir. Çünkü bu alanların işletilmesi amacıyla kazıma ve imal platformlarının, boru hatlarının, kuruda teçhizat sistemlerinin kurulması için büyük miktarlarda yatırıma gerek duyulmaktadır. Milli ekonominin gelişmesinde önemli bir unsur olmanın yanı sıra dış politikada da önemli bir araç olan enerji kaynaklarına ilişkin imzalanan "Asrın Anlaşması" ile Azerbaycan, dünya ekonomisine aktif bir şekilde entegre olmaya ilk adım atmış oldu "Karabağ" Yatağı Anlaşması 10 Kasım 1995 günü yapılan anlaşmada SOCAR'ın yanı sıra Rus, Amerikan ve İtalyan şirketleri yer almıştır. Pirim tutarı 135 milyon $ olan anlaşmanın gerçekleştirilmesi için "Hazar Denizi Uluslararası Petrol Şirketi" CIPCO Konsorsiyumu kuruldu 187. Azerbaycan Hükümeti ile Lukoil, Agip ve Pennzoil'den müteşekkil Hazar Denizi Uluslararası 187 Azerbaycan'ın Petrol Anlaşmaları, Avrasya Dosyası, S.85, Ekim-1997/2, s.4; Elşan Memmedov, s

165 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Petrol Şirketi CIPCO arasında 130 milyon ton rezerve sahip olan, Karabağ kıyı ötesi yataklarında 1.7 milyar $ değerinde keşif ve geliş-tirme yapmak üzere 25 yıl süreli bir anlaşma imzalandı. Anlaşma 13 Şubat 1996 tarihinde Azerbaycan Milli Meclisi tarafından onaylandı ve 23 şubat 1996 tarihinde CIPCO operatörlüğünde yürürlüğe girdi 188. Anlaşmaya göre; Lukagip %45, İtalyan Agip %5, Rus Lukoil %12.5, Amerikan Pennzoil %30 Azerbaycan SOCAR şirketinin payı %7,5 oldu. Karabağ Yatağı anlaşması, asrın anlaşması gibi "Production Sharing Agreement (hazır ürünün bölünmesi)" tipli bir anlaşmadır. İmtiyaz alanı, Bakü kıyısından 120 kilometre Hazar'ın içine doğru uzaklıkta Karabağ (Dağlık Karabağ ile sadece isim benzerliği söz konusudur) alanı olup yaklaşık 427 kilometre kare yüzeye sahiptir. Alan, AIOC tarafından geliştirilen Çırak ve Güneşli alanlarının 20 km kuzeyindedir 189. Daha önce petrol rezervlerinin milyon ton 190 veya milyon ton 191 olarak tahmin edilmesine rağmen, yapılan araştırmalarda rezervlerin daha az olduğu tespit edilmiştir. Araştırma aşamasında 120 milyon $'lık bir harcamanın yapıldığı Karabağ yatağında 7 milyon ton çıkarılabilir petrol ve 23 milyar m 3 çıkarılabilir doğal gaz olduğunun belirlenmesi üzerine, CIPCO'nun dağılma tehlikesi söz konusu olmuştur Azerbaycan Gazeti, 11 Noyabr 1995; Azerbaijan International Magazine, Summer-1998, s Bocutoğlu, ss Nesirov, s Hart's EUROIL, Aralık-1995, s Rauf Hüsseynov, CIPCO Clinging to Life Support, Baku Sun Newspaper, 17 December 1998, s

166 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras "Şahdeniz" Yatağı Anlaşması Şahdeniz Yatağı na ilişkin anlaşma 4 Temmuz 1996 tarihinde imzalanmış ve 4 Ekim 1997'de onaylanıp, 17 Ekim 1996'da yürürlüğe girmiştir. "Production Sharing Agrement" biçiminde imzalanan anlaşma, 30 yıllık süreyi kapsamaktadır. Bu anlaşma ile sorumluluk Şah Deniz Konsorsiyumu'na verilmiştir. BP Exploration Ltd., arazinin işletilme-sinden sorumludur. Şahdeniz Yatağı, Bakü'den 70 km uzaklıktadır. BP Exploration 1996 yılının Ekim ayının sonlarına doğru çalış-malarına başlamıştır 193. Projenin maliyeti 4 milyar $ olup, üretimin 2004 yılında başlaması planlanmaktadır 194. Şah Deniz'de şirketler arasında pay dağılımı şöyledir: İngiliz BP %25,5 Norveç Statoil Alliance %25,5 Azerbaycan SOCAR %10, Rus Lukoil %10, Fransız TotalFinaElf %10, İran OIEC %10 Türk TPAO %9. Üretim paylaşımı anlaşması, üç yılı araştırma aşaması ve yeni güvenlik ve çevresel standartların ortaya konuş raporunun basımı olmak üzere 200 milyon dolarlık bir bütçeye sahiptir. Azerbaycan'ın payına düşen yatırımların ise yabancı şirketler tarafından karşılanacağı kararlaş-tırılmıştır. İşletme için yabancı şirketlerin pirim olarak ödeyecekleri miktarın 37 milyon $'ı güvence bedeli olarak ödenmiştir milyon $'ın ise ödeneceği taahhüt edilmiştir 195. Anlaşmanın yatırım tutarının 4.5 milyar $ olacağı tahmin edilmiştir Caspian Staging a Comeback, Offshore Engineer, June-2000, s Doing Business in Azerbaijan, Baker&McKenzie, May-2000, s Mehmet Dikkaya, Türk Cumhuriyetleri Enerji Kaynakları:Yeni Büyük Oyunun Temel Dinamikleri, Akademik Araştırmalar Dergisi, Y.1, S.3, Kasım-Aralık 1999 Ocak 2000, s Zerkalo Gazeti, 5 Oktyabr

167 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Yukarıda temel göstergeleri hakkında bilgi verilen üçüncü büyük projenin konsorsiyumuna katılma talepleri anlaşmayı siyasi mücadele alanına çevirdi. Karabağ yatağı ile ilgili anlaşmanın ardından "Liberation" gazetesi 6 ay içerisinde yeni bir petrol anlaşmasının imzalanacağı konusunda bilgi verdi ve Fransız petrol şirket Elf Acquitaine in anlaşmaya katılacağını bildirdi 197. Yeni petrol anlaşmasına Fransa'nın katılmasında, Aliyev in Aralık-1993 tarihinde Fransa ya yaptığı resmi ziyaretin etkisi olmuştur 198. Öte yandan LUKOİL'in diğer Rus şirketi Yukos ile ortak olarak konsorsiyuma katılacağı kesinlik kazandı. Ancak İran'ın katılımı noktasında problemler çıktı. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın Mayıs-1996'da Aşgabat'taki toplantısında Azerbaycan'ın Şahdenizi'ndeki %20'-lik payının %10'unu İran a vereceği hakkında Aliyev ve Rafsancani anlaşma imzalamışlardı. Böylece Hazar petrolleri konusunda bazı olumsuz etkileri yok etme amaçlanmıştı. Ancak daha önceden konsorsiyumda ABD şirketlerinin de katılacağı öngörülmesine karşın, İran'ın katılması durumunda Washington ABD şirketlerinin anlaşmada yer almalarını yasakladı 199. Sonuçta İran şirketi OIEC konsorsiyumda yer alırken hiçbir ABD şirketi konsorsiyumda yer almadı. Şahdeniz yatağında bir trilyon m 3 doğal gaz, 3 milyon tona yakın kondensat rezervi keşfedilmiştir. Yılda 60 milyar metre küp gaz çıkarılabileceği tahmin edilmektedir 200. Böylece "Şahdeniz" yatağı Azerbaycan ın doğal gaz potansiyelini 1 trilyon arttırmıştır. Uzmanlara göre Abşeron strüktürü, Azerbaycan'ın dünyanın doğal gaz üreticisi ve ihracatçısı ülkeleri arasında yer almasına imkan verecektir. Bu nedenle Bakü-Ceyhan hattı kararlaştırılmadan Trans-Hazar hattı da tartışılmaya başlamıştır. 197 Nesirov, s N. İbrahimov - İ. Şükürov, Geydar Aliev Otkrıvaet Miru Azerbaydjan, Bakı, 1994, s Yasin Aslan, Hazar Petrolleri, Kafkas Kördüğümü ve Türkiye, Ankara, 1997, s.75-76; Liberal Press Gazetesi, 20 Temmuz 1996, s.7, Azerbaycan Zaman Gazeti, 20 Mart Caspian Staging a Comeback, s.38; Consulting & Business, S.9, 1999, s

168 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Eşrefi Dan Ulduzu Yatağı Anlaşması Eşrefi ve Dan Ulduzu, 1970'li yıllarda Azerbaycanlı jeologlar tarafından keşfedilen yataklardır. 14 Aralık 1996'da Bakü'nün Gülistan sarayında, Abşeron yarımadasının kuzeydoğusunda ve kıyıdan 70 km uzaklıkta olan Eşrefi ve Dan Ulduzu petrol yataklarının işletilmesine ilişkin 25 yıllık süreyi kapsayacak şekilde imzalanan anlaşmaya; SOCAR %20, AMOCO %30, UNOCAL %25.5, ITOUCHU %20 ve DELTA %4.5 oranında payla katıldı. 25 Şubat 1997'de onaylanan anlaşma 17 Mart 1997'de yürürlüğe girdi. Anlaşmanın yürütülmesi için yabancı petrol şirketlerinin kurduğu konsorsiyumun adı "Kuzey Abşeron; North Absheron Operating Company" (NAOC) müşterek şirketidir 201. Bu konsorsiyum tarafından yapılan yatırımlar milyar $ dır. Kâr paylaşımı anlaşması, Azerbaycan hükümetine pirim payını da kapsamaktadır. Azerbaycan hükümetine ödenecek pirim tutarı 75 milyon $ olarak öngörülen anlaşma alanı 453 kilometrekare olup derinliği 75 ila 200 metre arasında değişmektedir. Anlaşmada keşif çalışmaları 1 yıl, ana çalışmalar 3 yıl içerisinde bitirilerek 2003 yılında petrol üretimine başlanması hedeflenmiştir. ABD bu anlaşmada %55.5 paya sahip olmuştur. Japon "Itouchu" şirketinin %20'lik payla bu projede yer alması ve SOCAR'ın ilk defa bir petrol anlaşmasında %20'lik pay alması anlaşmaya ayrı bir önem vermiştir. İlk değerlendirmelerde petrol rezervlerinin 150 milyon ton ve keşfedilen doğal gaz rezervlerinin ise 60 milyar m Xalq Gazeti, 17 Dekabr 1996; N. Nebiyev, s.250; Azerbaijan International Magazine, Summer-1998, s.83; Avrasya Dosyası, TİKA Bülteni, S.94, Mart 1998/1, s

169 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz olduğu tahmin edilmiştir 202. İlk değerlendirmelerin ardından yapılan araştırmalarda Eşrefi yatağında tahminlerin %10-12 üzerinde olacak şekilde, 105 milyon ton petrol, 49 milyar m 3 de doğal gaz rezervinin olduğu belir-lendi 203. Ancak daha sonra NAOC tarafından yapılan petrol rezervleriyle ilgili keşiflerin ticari açıdan haklı çıkarmayacak şekilde gelişmesi nedeniyle Mart-2000'de resmi olarak konsorsiyum fesh edildi Lenkeran-Deniz Talış-Deniz Yatakları Anlaşması 13 Ocak 1997 tarihinde Paris'te, Hazar'ın Azerbaycan sektöründe yer alan ve Bakü Arhipelağı'nın güneyinde yer alan "Lenkeran" ve "Talış" yataklarının araştırılması, işlenmesi ve üretimin bölüşülmesi ile ilgili olarak SOCAR ile Fransa'nın "Elf-Aquitaine" ve "Total" şirketleri arasında anlaşma imzalandı. 25 yıllık süreyi kapsayan bu anlaşmada pay sahibi belli olmayan %25'lik kısım daha sonra yapılan görüşmelerle Almanya'nın "Deminex" ve İran'ın OIEC ve Belçika nın "Petrofina" şirketlerine verilmiştir 205. Projenin yatırım tutarı yaklaşık 2 milyar $ dır. Katılım aşağıdaki gibidir: Fransız TotalFinaElf %35 Azerbaycan SOCAR %25, İran Oil İndustries Engineering and Construction %10. Wintershall (30%) Bu anlaşmada SOCAR'ın projede gösterilen %25 payının yabancı şirketler tarafından finanse edilmesi kararlaştırıldı Nesirov, s.151; Avrasya Dosyası, TİKA Bülteni, S.116, Mart 1999/2, s Avrasya Dosyası, Mart 1998/1, s Doing Business in Azerbaijan, Baker&McKenzie, May-2000, s.57; Azerbaijan International Magazine, Summer-2000, s Azerbaijan International Magazine, Summer-1998, s.85; N. Nebiyev, s Azerbaycan'ın İmzaladığı Anlaşmalar, Avrasya Dosyası, TİKA Bülteni, S.85, Mart- 1997/2, s

170 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 13 Haziran 1997'de onaylanarak 25 Haziran 1997'de yürürlüğe giren anlaşmanın operatörü "Elf Peroleum Lenkoran-Talish" şirketidir. Elf Peroleum Lenkoran-Talish Şirketi, 25 Haziran 1997'de çalışmalarına başlamıştır 207. Lenkeran - Talış alanları 420 kilometre kare olup, metre derinlikte bulunmaktadır. Yatakların toplam petrol rezervi yaklaşık 700 milyon varildir 208. Yapılan anlaşma ile Fransız şirketlerine %50 oranında bir pay verilmesinde, Azerbaycan tarafından, Ermeni yanlısı dış politika uygu-layan Fransa'nın politika değişikliğinin sağlanması amaçlanmıştır "Yalama" Yatağı Anlaşması Yalama yatağının keşif çalışmaları ve işletilmesi üzerine, Rusya'nın Lukoil ve Azerbaycan'ın SOCAR şirketi arasında, Aliyev'in Rusya'yı ziyareti esnasında 3 Temmuz 1997 tarihinde altıncı petrol anlaşması imzalanmıştır 210. Ancak daha sonra 3 Kasım 1997'de yapılan anlaşma ile SOCAR, payını LUCARCO şirketine devretmiştir. LUKARCO şirketinin payları-nın şirketlere göre dağılımı şöyledir 211 : %60'I Lukoil %40'ı ARCO. LUKARCO Operating Company'nin operatörü olduğu anlaşma, 4 Kasım 1997'de onaylanarak 5 Aralık 1997'de yürürlüğe girmiştir. 750 milyon ton petrol rezervi olduğu tahmin edilen projenin toplam yatırım bedeli ise yaklaşık 4 milyar $ dır Caspian Staging a Comeback, s ; Azadlıq Gazeti, 10 Yanvar 1997; Doing Business in Azerbaijan, Baker & McKenzie, May-2000, s Azerbaycan Gazeti, 23 Yanvar Azerbaycan'ın Petrol Anlaşmaları, s.5; N. Nebiyev, s Azerbaijan International Magazine, Summer-1998, s

171 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Abşeron Yatağı Anlaşması Daha önceden Zeynelabidin Tağıyev olarak bilinen Abşeron yata-ğının keşif ve üretim çalışmalarını kapsayan anlaşma 1 Ağustos 1997 tarihinde Washington'da Chevron, Total ve SOCAR arasında imzalan-mıştır. Total şirketi 2 Eylül 1997'de anlaşmaya dahil olmuştur. Operatörü Chevron Overseas Azerbaijan şirketi olan anlaşma 11 Kasım 1997 tarihinde onaylanarak 27 Kasım 1997 tarihinde yürürlüğe girmiştir 213. Yatırım tutarı milyar $ olan bu projede; SOCAR'ın payı %50, Chevron'un payı %30, TotalFinaElf 'in payı ise %20 olarak kararlaştırılmıştır. Petrol rezervlerinin 13 milyar varil, doğal gaz rezervlerinin ise 100 milyar metreküp olduğu tahmin edilmektedir. Proje 3.5 milyar dolarlık bir sermaye yatırımını gerektirmektedir Nahçıvan Yatağı Anlaşması Nahçıvan yatağının keşif ve üretim çalışmalarını içeren anlaşma, ABD'nin Exxon şirketi (%50) ve SOCAR arasında payları eşit olacak şekilde, 1 Ağustos 1997 tarihinde Washington'da imzalanmıştır. Opera-törü "Exxon Azerbaijan Operating Company (EAOC)" olan anlaşma 14 Kasım 1997'de onaylanarak, 27 Kasım 1997'de yürürlüğe girmiştir 215. Nahçıvan yatağı D-3(Resulzade), D-9 (Vezirov) ve D-38 (Kuzey Vezirov) olmak üzere üç farklı alanı kapsamaktadır. Bu alanlarda 750 milyon varil petrol ve 172 milyar metreküp 213 Azerbaycan'ın Petrol Anlaşmaları, s.4-5; Azerbaijan International Magazine, Summer- 1998, s.89; Caspian Staging a Comeback, s ; N. Nebiyev, s.250; Doing Business in Azerbaijan, Baker&McKenzie, May-2000, s Azerbaycan'ın İqtisadi İcmalı, Rüblük Bülleten, TASİS Avropa Ekspertiza Xidmeti, Bakı, Aprel-İyun 2000, s.72; Caspian Staging a Comeback, s.38; Azerbaijan International Magazine, Summer-1998, s

172 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras doğal gaz rezervi tahmin edilmektedir. Projenin yatırım değeri ise 2 milyar $ dır Oğuz Yatağı Anlaşması İran'ın iştiraki ile, Lenkeran-Talış yatağı anlaşmasına katılması engellenen ExxonMobil ile SOCAR arasında eşit oranda paya sahip olacak şekilde, Oğuz yatağı ile ilgili olarak 1 Ağustos 1997'de Washington'da bir anlaşma imzalanmıştır. 7 Kasım 1997'de Azerbaycan Milli Meclisi'nce onaylanan anlaşma 5 Aralık 1997 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anlaşmanın operatörü ise "The Oguz Operating Company (OOC)" şirketidir 217. Oğuz yatağında 550 milyon varil petrol ve 1.8 Tcf doğal gaz rezervi olduğu tahmin edilmektedir. Proje için gereken yatırım tutarı yaklaşık 2 milyar $ dır Kürdaşı Kirgan Arazdaşı Yatakları Anlaşması Kürdaşı-Kirgan ve Arazdaşı yataklarını kapsayan anlaşma SOCAR, ENİ/AGIP (İtalya), TPAO (Türkiye), MITSUI (Japonya), Repsol (İspanya) şirketleri arasında 2 Haziran 1998 tarihinde Bakü'de imzalandı. Anlaşma Haziran 1998'de Azerbaycan Milli Meclisi tara-fından onaylanarak 7 Temmuz 1998'de yürürlüğe girmiştir 219. Kür nehrinin Hazar Denizi'ne döküldüğü yerde olan Kürdaşı yatağı, Hazar Denizi'nin Azerbaycan'a ait bölümünün güneyinde ve Bakü'nün Güney-Batı'sında km uzaklıkta yer almaktadır ; Doing Business in Azerbaijan, Baker&McKenzie, May 2000, s Azerbaijan International Magazine, Summer-1998, s Doing Business in Azerbaijan, Baker&McKenzie, May-2000, s Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, İyul-Dekabr 1999, s.12; Azerbaycan'ın İqtisadi İcmalı, Aprel-İyun 2000, s

173 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz 1955 tarihinde keşfedilen ve arasında jeofizik araştır-maları yapılan Arazdaşı yatağı, kıyıdan 45 km uzaklıkta olup, derinliği 70 ila 200 metre arasındadır yılında keşfedilen Kirgan yatağı kıyıdan 50 km uzaklıkta ve derinliği 150 ila 200 metre arasındadır. Verimli kat 18 km uzunlukta, 4.5 km eninde ve metre yüksekliktedir 220. Üç yatakta toplam 1.3 milyar varil petrol rezervi olduğu tahmin edilmektedir. Projeye yatırılacak sermaye miktarı 2.5 milyar $'dır. Operatör "AGIP Azerbaijan BV" dir. Anlaşmada yer alan şirketler; SOCAR % 50, AGIP % 25, MITSUI % 15, Repsol % 5 ve TPAO % 5 oranında paya sahiptirler İnam Yatağı Anlaşması Blair ve Aliyev'in katılımıyla Londra'da 21 Temmuz 1998'de, İnam yatağının araştırılma geliştirilme ve üretimi üzerine bir anlaşma yapılmıştır. Anlaşmada yer alan şirketlerin pay dağılımı ise şöyledir 221 : İngiliz BP Amoco %25, İngiliz/Hollanda Royal D Shell %25, SOCAR %50. BP/AMOCO'nun operatörü olduğu anlaşma 1 Aralık 1998'de Azerbaycan Milli Meclisi tarafından onaylanmıştır. Projenin yatırım tutarı ise yaklaşık 2 milyar $ dır Azerbaijan International Magazine, Summer-1998, s Doing Business in Azerbaijan, Baker&McKenzie, May-2000, s Caspian Staging a Comeback, s.38; Azerbaycan'ın İqtisadi İcmalı, Aprel-İyun 2000, s

174 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras İnam yatağı Bakü'nün 160 km güneyinde yar almaktadır. 225 km karelik alanda 2.2 milyar varil petrol rezervinin olduğu tahmin edilmektedir Alov - Şark - Araz Yatakları Anlaşması Yine Blair ve Aliyev'in katılımıyla Londra'da 21 Temmuz 1998'-de, Alov-Araz ve Şark yatakları üzerine bir anlaşma imzalanmıştır. Anlaşma 18 Aralık 2000'de Azerbaycan Milli Meclisi tarafından onaylanmıştır. 25 yıllık dönemi kapsayan anlaşmaya göre 2004 yılına kadar beş kuyu kazılabilecektir. BP ve Statoil projenin araştırma aşama-sında asgari 75 milyon $ yatırım yapmayı taahhüt etmişlerdir 223. BP/AMOCO'nun operatörü olduğu anlaşma, Bakü'nün güney-doğusunda metre arasında değişen 1400 m2'lik bir alanı kapsamaktadır. Anlaşmada yer alan şirketlerin pay dağılımı şöyledir: İngiliz BP/Amoco %15, Norveç Statoil %15, Amerikan Exxon/Mobil %15, Türk TPAO %10, Kanada Alberta Energy %5 ve SOCAR %40. 4 milyar varil petrol rezervi olduğu tahmin edilen projenin yatırım değeri ise yaklaşık 10 milyar $ dır Yanan Tava - Ateşgah - Muğan Deniz Yatakları Anlaşması Aliyev'in de katılımıyla 25 Aralık 1998 tarihinde SOCAR ve "Japon Petroleum", "Indenosian Petroleum", "Itochu Oil Exploration" ve "Teycocu Oil" olmak üzere dört şirketten oluşan Japonya konsorsiyumu arasında üç yatağın ortak keşif ve işlenmesine ilişkin PSA tipli bir anlaşma imzalandı. Japex'in 223 Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, İyul-Dekabr 1999, s.20; Azerbaijan International Magazine, Summer-1998, s

175 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz operatörü olduğu anlaşma 11 Haziran 1999'da Azerbaycan Milli Meclisi tarafından onaylandı. Şirketlerin anlaşmadaki payları ise şöyledir 224 : Japan Petroleum %22.5, Indenosian Petroleum %12.5, Itochu Oil Exploration %7.5, Teycocu Oil %7.5, SOCAR %50. Yatırım tutarı 2.5 milyar $ değerinde olan anlaşmaya göre Azerbay-can'ın yapması gereken harcamaları Japon konsorsiyumu ödeyecektir. Anlaşmada yer alan yataklar 1950'li yıllarda keşfedilmiştir. Yaklaşık 750 milyon varil petrol rezervine sahip olan yatakların kapsadığı alan 510 km 2 'dir Zafer - Meşel Yatakları Anlaşması milyon ton petrol rezervine sahip olduğu tahmin edilen Zafer ve Meşel yataklarının keşfine ve işlenmesine ilişkin olarak Washington'da 27 Nisan 1999 tarihinde bir anlaşma imzalandı. Sözkonusu anlaşma 21 Nisan 2000 tarihinde ise Azerbaycan Milli Meclisi tarafından onaylandı. Anlaşmaya katılan şirketlerden; Amerikan Exxon Mobil %30, Amerikan Conoco %20, SOCAR ise %50 pay aldı. Operatörü Exxon'un olduğu anlaşmaya göre toplam yatırım hacmi 3 milyar $ dır. Toplam petrol rezervleri 1-2 milyar varildir Doing Business in Azerbaijan, Baker&McKenzie, May-2000, ss Xalq Gazeti, 26 Dekabr 1998, s.1-2; Avrasya Dosyası, TİKA Bülteni, S.112, Ocak 1999/1, s

176 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Lerik Deniz - Savalan - Dalga Cenub Yatakları Anlaşması 120 milyon ton petrol rezervine sahip olduğu tahmin edilen Lerik-Deniz, Savalan, Dalga ve Cenub yataklarının keşfine ve işlenmesine ilişkin olan anlaşma da yine Washington'da 27 Nisan 1999 tarihinde imzalandı. Anlaşmaya göre toplam yatırım hacmi 3 milyar $ dır. Anlaşmaya katılan şirketlerden Amerikan Exxon Mobil %30, SOCAR ise %70 pay sahibidir. Mobil'in operatörü olduğu anlaşmada aslında SOCAR'ın payı %50'dir. Geriye kalan %20'lik pay ise henüz bölüştürülmemiştir 227. Toplam petrol rezervleri 1 milyar varildir Karadaki Yataklar Üzere Anlaşmalar Yukarıda ifade edildiği gibi, günümüzde Azerbaycan enerji kay-nakları Hazar Denizi nde yoğunlaşmakla birlikte, karada da petrol üretimi yapılmaktadır. Aşağıda karada petrol üretiminin gerçekleştiril-mesine ilişkin yapılan anlaşmalara yer verilecektir Yıllarında Yapılan Anlaşmalar Azerbaycan ın karadaki enerji kaynakları üzerine 1993 ve 1994 yıllarında yapılan anlaşmalarının kapsadığı alanların hem tahmini petrol rezervleri, hem de öngörülen yatırım hacmi bakımından belirsizlik söz konusudur yılında JV (Joint Venture) olarak imzalanan ve 2000 yılında PSA olarak değiştirilen Anşad petrol yatakları anlamasında şirketlerin pay dağılımı şöyledir: SOCAR %51, Attila Doğan %31.5 ve Land and General Berhard %17.5. Neftçala Killi ve 227 Azerbaycan'ın İqtisadi İcmalı, Aprel-İyun 2000, s Mülkiyyet Gazeti, , s

177 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Babazanan da tahmini petrol rezev miktarı 219 milyon varildir yılında imzalanan anlaşmaya göre, Batı Abşeron olarak da adlandırılan Karadağ-Kepez ve Umbaki yataklarının toplam petrol rezervleri 200 milyon varil olarak tahmin edilmektedir. Öngörülen yatırım hacmi ise 700 milyon $ dır "Güneybatı Kobustan" Yatağı Anlaşması 2 Haziran 1998'de Bakü'de "Güneybatı Kobustan" yatağındaki mevcut petrol kuyularının yeniden çalıştırılması ve geliştirilmesi ile ilgili olarak PSA tipli bir anlaşma yapılmıştır. Güneybatı Kobustan, Kuzey, Merkez ve Sahil olmak üzere üç farklı bloktan oluşmaktadır 229. Merkez ve Sahil blokları 1949 ve 1995 arasında arasında keşfedilmiştir. Kasım- 1998'de tasdik edilen ve operatörü Commonwealth olan anlaşmada şirketlerinin pay dağılımı şöyledir: Commonwealth %67.25, Sooner %12.75, SOCAR %20. Güneybatı Kobustan yatağında 300 milyon varil petrol rezervinin ve 900 milyar metreküp doğal gaz rezervinin olduğu tahmin edil-mektedir. Yatırım tutarı ise yaklaşık 0.9 milyar $ dır Muradhanlı - Caferli - Zerdab Yatakları Anlaşması 21 Temmuz 1998'de Londra'da imzalanan anlaşma ile "Muradhanlı-Caferli-Zerdab" yataklarının geliştirilme ve işletilmesi amaçlanmıştır. Anlaşmada eşit paylara sahip olacak şekilde SOCAR ve RAMCO yer almaktadır. Anlaşmanın operatörü ise Ramco Caspian Ltd. Şirketidir. 20 Kasım 1998'de onaylanan anlaşma 25 yıl süreyi kapsamaktadır. Yataklardaki toplam petrol rezervinin Doing Business in Azerbaijan, Baker&McKenzie, May-2000, s

178 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras milyon varil olduğu tahmin edilmektedir. Toplam yatırım tutarı ise 1 milyar $ dır Kürsengi Karabağlı Yatakları Anlaşması 2 Haziran 1998'de Bakü'nün 130 km güneybatısında yerleşen Salyan bölgesinde yer alan "Kürsengi" ve "Karabağlı" yatakları üzerine anlaşma yapıldı. SOCAR, Frontera Resources ve Delta/Hess şirketlerinin yer aldığı anlaşmanın operatörü Frontiera Resources şirketidir. Şirketlerin payları ise şöyledir: CNPC %30, Amerada Delta-Hess JV %20 SOCAR %50. PSA tipli anlaşmanın toplam yatırım tutarı yaklaşık 1 milyar dolar olarak öngörülmektedir. Her iki yatakta toplam milyon ton petrol rezervinin olduğu tahmin edilmektedir. Anlaşma Azerbaycan Milli Meclisi tarafından 16 Nisan 1999 tarihinde onaylanmıştır Padar - Harami Yatakları Anlaşması Kürsengi, Karabağlı ve Neftçala yatakları arasında yer alan, Padar ve Harami yataklarının keşfine ve işlenmesine ilişkin PSA tipli anlaşma Washington'da 27 Nisan 1999 tarihinde imzalandı. Anlaşmada yer alan şirketlerden; Amerikan Moncrief Oil %80, SOCAR %20 paya sahiptir. Anlaşmaya göre toplam yatırım hacmi 2 milyar $ dır 233. Toplam petrol rezervi 750 milyon varildir. Moncrief Oil'in operatörü olduğu anlaşma 9 Haziran-2000 tarihinde Azerbaycan Milli Meclisi tarafından onaylandı. Moncrief Oil 231 Azerbaycan'ın İqtisadi İcmalı, Aprel-İyun 2000, s.73; Doing Business in Azerbaijan, Baker&McKenzie, May-2000, s Mülkiyyet Gazeti, 27 Oktyabr - 3 Noyabr 1998; Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, İyul- Dekabr 1999, s.25; Doing Business in Azerbaijan, Baker&McKenzie, May-2000, s Doing Business in Azerbaıjan, Baker & McKenzie, May-2000, s.61; Azerbaycan Zaman Gazeti, 1-2 İyun 2000, s

179 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz şirketi payını 2003 de Kanada nın "Nation`s Energy" şirketine sattı Hövsan - Zığ Yatakları Anlaşması 5 Haziran 2000 tarihinde Lukoil ve SOCAR arasında "Hövsan" ve "Zığ" yataklarının yeniden inşası, keşfi ve işletilmesi konusunda ortaklık üzere prensip anlaşması imzalandı. PSA tipli anlaşmanın ise 2000 yılı içerisinde imzalanması kararlaştırıldı. Söz konusu yataklar Azerbaycan tarafından 70 yılı aşkın süredir işletilmektedir. Bu yatakların petrol rezervleri 150 milyon varildir. Toplam yatırım hacmi 250 milyon $ olarak belirlendi Kalameddin - Mişovdağ Yatakları Anlaşması Haydar Aliyev'in de katılımıyla, Eylül-2000'de Washington'da ABD Kongresi'nde yapılan anlaşma ile Azerbaycan'ın Kalameddin-Mişovdağ bölgesinde petrol çıkarılmasına karar verildi. 178 milyon $ tutarındaki anlaşmada Özel Türk petrol şirketi Petoil, Amerikan Şirketi Moncrief Oil ve Azerbaycan petrol şirketi SOCAR yer almaktadır. Anlaşmaya göre Petoil %35.7, Moncrief Oil %49.3ve SOCAR %15 pay sahibidir. Moncrief Oil ve Petoil şirketleri paylarını 2003 de Kanada nın "Nation`s Energy" şirketine sattı. Söz konusu petrol yataklarının dahil olduğu blokun keşfi, işlen-mesi ve hasılatın pay bölüşümüne ilişkin anlaşma, Azerbaycan Cumhu-riyeti Milli Meclisi tarafından Ekim- 2000'de onaylandı. 200 milyon varil petrol rezervine sahip olan yataklar için öngörülen yatırım miktarı 1 milyar $ dır. 234 Azerbaycan Zaman Gazeti, 6-7 İyun 2000, s

180 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Şirvan Kurovdağ Yatağı Anlaşması 1997 yılında JV olarak imzalanan ve 2000 yılında PSA olarak değiştirilen Anşad petrol yatakları anlamasında şirketlerin pay dağılımı şöyledir: SOCAR %60, Whitehall %40. Kurovdağ da tahmini petrol rezev miktarı 650 milyon varildir Pirsaat Yatağı Anlaşması Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) ile Çin in Devlet Şir-keti Sinopec e bağlı olan Sheng Lee şirketi arasında Pirsaat petrol yatağına ilişkin PSA tipli anlaşma 5 Haziran 2003 tarihinde Bakü de imzalandı. Anlaşmaya göre SOCAR %25, projenin operatorü olan Sheng Lee şirketi ise %50 paya sahiptir. Projenin %25 i yabancı şirketler arasında bölüştürülecek. 25 yıllık süreyi kapsayan ve 5 yıl uzatılma imkanı olan anlaşmaya göre 140 milyon $ sermaye yatırılacak 235. Bakü den km güneyde ve Hazar ın kıyısında yerleşmekte Pirsaat yatağında tahmini petrol rezervi 7 milyon tondur Petrol ve Doğal Gaz Üretimi Hazar daki en deneyimli petrol üreticisi olan Azerbaycan da son 100 yıl içerisinde 1.4 milyar ton petrolün, 445 milyar m 3 doğal gazın çıktığı hesaplanmıştır. Üretimine başlandığı tarihten itibaren Azerbay-can da en fazla petrol üretimi 23.4 milyon ton ile 1941 yılında gerçek-leştirilmiştir. Değişim sürecine girilmesi ile birlikte petrol üretiminin iyice düştüğü Azerbaycan da, yapılan anlaşmaların ardından petrol üretimine dönük yapılan faaliyetlerin ardından üretim miktarı yeniden artmaya başlamıştır Kasım ında Çırak yatağının ilk kuyusundan petrol üretimine başlanmasıyla, 1997'ye kadar azalma gösteren petrol üretimi, 1998'den

181 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz itibaren artmaya başlamıştır. Doğal gaz üretimi ise 1999 yılı hariç, düşüş göstermektedir 236. Toplam petrol üretiminin Hazar Denizi'nden elde edilen kısmı 1995'de %82.3 iken bu oran 1999'da %89'a 2000 ve 2001 yıllarında ise %89.2 ye yükselmiştir 237. Dolayısıyla Petrol üretiminin Hazar Denizi'-nden elde edilen kısmı yıllar itibariyle artış göstermektedir. Yıllar itibariyle toplam petrol üretimi Tablo- da yer almaktadır. Tablo 37. Petrol Üretimi Yıllar Petrol Üretimi (milyon ton) Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, s.437 ve 471; Müsteqil Azerbaycan, s deki petrol üretiminin 1990 yılı ile mukayese edildiğinde 2.5 milyon ton daha fazla üretildiği görülmektedir. Bu üretim miktarı Azer-baycan da 1979 yılında üretilen petrol üretimi seviyesine denk gelmekte-dir. Böylece 1960 lı yılların sonlarından itibaren yıldan yıla devam eden petrol üretimindeki gerileme sona ererek yeniden yükselişe geçmiş 236 Müsteqil Azerbaycan, Azerbaycan Republikası Dövlet Statsitika Komitesi, Bakı, 2001, s Müsteqil Azerbaycan, s.402; Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, İyul-Dekabr 1999, s.64, Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Neşriyyatı, Bakü, 2002, s

182 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras bulun-maktadır. Petrol üretiminin 2003 yılında ise 15,25 milyon ton olacağı tahmin edilmektedir. Günümüzde ham petrol üretiminin esas itibariyle Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) ve Azerbaycan Uluslararası Petrol Şirketi (AIOC) tarafından yapıldığı Azerbaycan'da, yıllık ham petrol üretiminin, 2008 yılında 40 milyon tona, 2010 yılında ise 50 milyon tona çıkacağı hesaplanmaktadır. Azerbaycan da doğal gaz üretimine ise 1902 yılında başlanmıştır. Üretimine başlandığı tarihten itibaren Azerbaycan da en fazla doğal gaz üretimi 17 milyar m 3 ile 1981 yılında gerçekleştirilmiştir. Günümüzde doğal gaz üretimi geçen yüzyılın 60 lı yıllarındaki düzeyine inmiştir. Öte yandan Azerbaycan da iki büyük rafineri vardır. Bunlar; Bakü ve Novo-Bakü Rafinerileridir. Bakü Rafinerisi ni günlük kapasitesi varil, Novo-Bakü Rafinerisi nin ise varildir. Çok düşük kapasite ve eski teknoloji ile çalışmakta olan her iki rafinerinin de rehabilitasyonu ve yenilenmesi amacıyla, yaklaşık 700 milyon $ gerek-mektedir. ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı, Bakü Rafinerisi ve Sumgayıt petro-kimya tesisinin modernizasyonunun fizibilite etütleri için sırasıyla $ ve $ finansman sağlamıştır. Doğal gaz üretiminin yaklaşık %96'sı Hazar Denizi'nden elde edilmektedir. 170 Tablo 38. Doğal Gaz Üretimi Yıllar Doğal Gaz Üretimi (milyar m 3 )

183 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, s.437 ve 471; Müsteqil Azerbaycan, s.402. Azerbaycan'da doğal gaz üretimi en yüksek seviyeye 1980'lerin sonunda ulaşmıştır. Bu yıllarda üretim yıllık olarak 14 milyar metreküp'e çıkmıştır. Ancak 1990'dan itibaren üretim önemli düzeyde düşme kay-detmiştir yıllarında doğal gaz üretim hacmi %16.3 azalmıştır yılında ise doğal gaz üretimi yaklaşık %7.4 oranında azalma kaydederek 5150 m 3 olmuştur 238. Üretilen doğal gaz ülke için talebin ancak %40 ını karşılayabilmektedir. Doğal gazın üretimi, şimdilik ülkenin iç talebini karşılamaya yetecek seviyede değildir 239. Bu nedenle, doğal gaz ithali sözkonusudur. Doğal gaz üretiminin azalmasının başlıca nedenleri arasında, tek-nik altyapının eski ve yetersiz olması ile az sayıda yeni gaz kuyularında üretime başlanmasıdır. Üretimin azalması daha çok denizdeki kuyularda gözlenmektedir. Gerekli donanım yetersizliği nedeniyle, gazın talebi karşılayamadığı bir ortamda, petrol ile birlikte çıkan önemli miktardaki gazın yakılmaktadır. Öte yandan naklinde de ciddi kayıplar yaşanmak-tadır 240. Doğal gaz üretiminin 5-6 milyar metreküpe kadar gerilemesi sonu-cu, Azerbaycan önceden Ermenistan ve Gürcistan'a gaz ihraç ederken, 1990'dan itibaren kendisi Türkmenistan ve İran'dan ithal etmeye başla-mıştır. Ancak doğal gaz ithalatını 1995 de durdurmuştur yılında ise 238 5,1 Milyard Kubmetr Qaz Çıxarılıb, Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, İyul-Dekabr 1999, s.64; Müsteqil Azerbaycan, s Fikret Sucayev, Azerbaycanda Qaz Hasilatı ve Ona Olan Telebatın Ödenilmesinin Başlıca İstiqametleri, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss

184 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Rusya'dan ithal etmek üzere anlaşma yapılmış ve Kasım- 2000'de deneme olarak doğal gazın verilmesine başlanmıştır yılında ithal edilen doğal gaz ile birlikte kullanılan toplam doğal gaz miktarı milyon m 3 olmuştur. Ancak yine de toplam talep karşılanamamaktadır yıllarda ülkedeki doğal gaz üretiminin yıllık hacminin 60 milyar m 3 e ulaşması gerekiyor ki, milyar m 3 ü ülke içi talebi karşılayabilsin Petrol ve Doğal Gaz Sektörüne Yapılan Yabancı Yatırımlar Azerbaycan da, enerji kaynakları ve bunlara bağlı olarak ülkeye giren yabancı sermaye, 1990 ların ortalarından itibaren Azerbaycan ekonomisinin iyileşmesinde hayati bir rol oynamaya devam etmektedir. 241 Osman Nuri Aras, Azerbaycan ın Hazar Ekonomisi ve Stratejisi, Der Yayınları, İstanbul, , ss

185 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Tablo 39. Petrol Sektörüne Yapılan Yabancı Yatırımlar (milyon $) Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, s.379 Anlaşmalarla kararlaştırılan yatırımların toplam hacmi 60 milyar $ civarındadır yılları arasında petrol sanayisine toplam 3.34 milyar $ yatırım yapılmıştır ve 2002 yılları da dikkate alındığında petrol sektörüne yapılan toplam yatırım miktarının 5 milyar $ a ulaştığı görülmektedir Petrol İhraç Miktarı ve Gelirleri Azerbaycan ın ihracatı içerisinde en önemli yeri, %85-90 lık bir oranla, başta ham petrol olmak üzere, petrol ve petrol ürünleri oluştur-maktadır. Bu, esas olarak ham petrolün ihracından kaynaklanmaktadır. Petrol ve petrol ürünlerinin toplam ihracat içindeki yeri 1997'de %61, 1999'da %76, 2001 de %91 ve 2002 de ise %88.9 olmuştur. Azerbaycan ın dış ticaret kalemlerine bakıldığında, ihracatının % ının petrol ve petrol ürünlerinden oluşması, Azerbaycan ekonomi-sini petrol fiyatlarına son derece bağımlı bir hale getirmektedir. 1997'de petrole bağlı vasıtalı vergiler toplam vergilerin %57'sini teşkil etmiştir. Petrole bağlı bütün gelirler bütçe gelirlerinin esas artan bölümünü teşkil ederek 'de tahminen toplamın %50'si olmuştur ve 98'de petrol fiyatlarının aşağı düşmesi ise devlet gelirlerine ve genel iktisadi güce olumsuz etkide bulunmuştur 242. Ancak petrol fiyatlarındaki düşüş 1997 ve 1998 yıllarında petrol sektörü gelirlerinin bir hayli azalmasına neden olmuştur de ihracat gelirlerinin dörtte üçünü petrol ve 242 Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, İyul-Dekabr 1999, s

186 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras petrol ürünlerinden elde eden Azer-baycan, petrol fiyatlarının düşmesine bağlı olarak 1998 de önemli ölçü-de gelir kaybına uğradı. İhracat ve vergi gelirlerinde önemli bir yer tutan petrol kaynaklı vergilerin gerilemesi bütçe açığını arttırmıştır. 1999'da ise, yılın ortalarında petrol fiyatının artması ve yeni yatakların üretime başlaması sonucunda, gelirlerde yeniden artış olmuştur. 1999'un ikinci yarısında petrol fiyatlarının önemli derecede artış göstermesi petrol üretiminin de artmasına sebep olmuştur. Bu gelişme petrol gelirlerine ve devlet bütçesine olumlu etkide bulunmuştur. OPEC petrol fiyatlarındaki artış 2000 yılında da devam etmiştir yılında bir taraftan dünya pazarında petrolün fiyatının artması ile ilişkili olarak ülkeden ihraç olunan ham petrolün her tonunun fiyatı 1999 yılına göre 90 $ artmış, diğer taraftan ise ihraç olunan ham petrolün hacmi de 800 bin ton fazla olmuştur yılında milyon dolarlık ham petrol ihraç olunmuştur ki, bu da 1999 yılına göre milyon $ daha çoktur. Bu durum Azerbaycan'ın petrol sektörün-den elde ettiği gelirlere olumlu etkide bulunmuştur. Sonuçta 2000 yılında önemli ölçüde yükselen petrol fiyatları, bütçeyi olumlu yönde etkilemiştir. Çünkü petrole dayalı gelirler, direk gelirlerinin yarıdan fazlasını oluşturduğu gibi bütçe gelirlerinin yaklaşık yarısını teşkil ediyordu yılında Azerbaycan ın mineral yakıt, petrol ve petrol ürünleri ihracı 1.927,4 milyon $ olarak gerçekleşmiştir. Ham petrol ihracı 8.793,6 bin ton (1.159,5 milyon $) olmuştur. Buna karşın 2002 yılında mineral yakıt, petrol ve petrol ürünleri ithalatı ise 292,6 milyon $ (toplam ithalatının %17,5 i) olarak gerçekleşmiştir yılında ise, ABD nin Irak a müdahale ihtimalinin gittikçe güçlenmesiyle petrolün varil fiyatı 32 $ civarına yükselmiştir. Bu ise Azerbaycan ın petrol gelirlerinin artmasının sonuç vermektedir yılı bütçesinde petrolün 243 Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, İyul-Dekabr 1999, ss.42, Aliyev Natık, s

187 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz varil fiyatı 19 $ olarak dikkate alınmıştı. Petrolün varil fiyatının 1$ yükselmesi Azerbaycan a yılda milyon $ gelir getirdiği dikkate alındığında, sadece petrol fiyatlarındaki artış sonucunda Azerbaycan 100 milyon $ dan çok gelir elde etmiştir yılı devlet bütçesinde ise petrolün varil fiyatı 19,5 $ olarak dikkate alınmıştır. Yapılan tahminlere göre Azerbaycan ın ham petrol ihracatı 2010 yılında 1 milyar varil/gün e ve 20 yıl içinde ise 2 milyar varil/gün e ulaşacaktır. Doğal gazı ise ithal etmekte olan Azerbaycan, 1990 yılında 13441, 1995 de 579, 2000 de 274, 2001 de 3337 ve 2002 yılında 3935,3 milyon m 3 (211,6 milyon $) doğal gaz ithal etmiştir. 30 yıllık süre içerisinde Azerbaycan a petrol ve doğal gazdan dolayı 45 milyar $ gireceği hesaplanmaktadır. Azeri, Çırak ve Güneşli yatakla-rından elde edilecek gelir yıllarında en yüksek seviyeye ulaşacaktır. Bu dönemde ülkeye yılda yaklaşık 5-6 milyar $, nihai olarak ise toplam milyar $ girecektir. Şahdeniz yatağının işlenmesinden beklenen gelir ise 2029 yılına kadar 7 milyar $ dan fazladır 246. Petrolden elde edilen servetin nasıl kullanılacağı da önemlidir. Bu bağlamda Azerbaycan deneyimindeki en temel sorun, Ahbap-Çavuş Kapitalizmi nin (Crony Capitalism) ortaya çıkması kadar kamu kesimindeki rüşvet ve suiistimalin de yüksek düzeyde oluşudur. Ülkeye yönelik petro-para akımı bu konudaki reformların yapılmasını güçleştir-mektedir. Petrol gelirlerinin kolaylıkla elde edilmesi kamu harcama politikasının zayıflamasına da neden olabilmekte, petrol fiyatlarındaki ani değişme devlet bütçesini etkileyerek uzun vadeli dış borç ve faiz ödemelerinin artmasına yol açabilmektedir N. Sefereliyev, Neft Bahalaşır. İqtisadiyyatımız Bundan Yararlanacaq, İki Sahil Gazeti, 5 Mart Bu hesaplamalar bir varil petrol 25 $ olduğu dikkate alınarak yapılmıştır. 247 Country Assistance Strategy For The Azerbaijan Republic, The World Bank Report, No:19892-AZ, November 29,1999, s.11; Alkan Soyak Zenfira Nesirova, Küreselleşme 175

188 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Dolayısıyla ülke ekonomisini yönlendiren hükümetin petrol gelir-lerini, sürdürülebilir bir büyüme sürecini sağlayacak bir kaynak dağılımı mekanizmasıyla ve büyümenin niteliğini yönlendirecek şekilde (petrol ve petrol-dışı ticari sektörler ile dış ticarete konu olmayan sektörler arasında) dağıtmaya özen göstermesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Finansal kurum ve piyasaların tam olarak gelişmediği bir ekonomide petrolden elde edilen gelir ve karların üretken yatırımlara yönlendirilmesi temel bir sorun teşkil etmektedir. Bu sorunun çözülebilmesi ise, devletin ekonomideki planla-yıcı rolüne gerek olduğu görülmektedir. Petrol ihracatından Azerbaycan ın elde edeceği döviz gelirleri ülke ekonomisinin diğer alanlarının, özellikle ithali ikame eden ve ihraç yönlü alanların geliştirilmesine yöneltilmelidir. Günümüzde Azerbaycan dünya piyasasına sadece enerji taşıyıcıları ve hammaddenin ihracatçısı gibi çıkmaya mecbursa da, gelecekte yalnız bu rolle yetinmek olmaz. Ayrıca, petrol ihracatçısı olan ülkelerin acı tecrübesini derinden öğrenmeğe bağlı sonuçlar çıkarmak da gerekecektir Boru Hatları Boru hatları da ekonomik açıdan önem arzetmektedir. Enerji kay-naklarının etkin kullanımında en temel sorunlardan biri, kaynakların dünya piyasalarına ulaşmasını sağlayan nakil hatlarının oluşturulmasıdır. Rusya dışında nakil hatlarına sahip olunması halinde, ekonomik bağımsızlık açısından en temel adım atılmış olacaktır. Azerbaycan petrolü Dağıstan, Gürcistan, İran gibi yabancı ülkelere 1880 yılına kadar trenle yük şeklinde, Hazar da ise gemilerle nakledil-mekteydi. Daha sonra ise Bakü petrolü Rusya, Gürcistan ve diğer ülkelere ve aynı zamanda Grozniden Sürecinde IMF Politikalarının Sonuçları: Azerbaycan Deneyimi, Globallaşma Prosesinde Qafqaz ve Orta Asiya Mövzusunda Beynelxalq Konfransın Materialları, Bakı, 2003, s.29.

189 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz 720 km uzunluğunda olan boru hatları ile işlenmek üzere nakledilmeye başlandı 248. Bu hatlar Bakü-Novorossiysk ve Bakü-Supsa hatlarıydı. Hazar petrollerinin keşfinin ve Azerbaycan ın bağımsızlığının ardından üçüncü bir hat olarak ise Bakü-Tiflis-Ceyhan gündeme geldi. Azerbaycan petrollerinin dünya gündemine girdiği günlerde, petrolün taşınması için 7-8 güzergahın gündeme gelmesine karşın Azer-baycan petrollerini çıkarmak amacıyla kurulan Azerbaycan Uluslararası Petrol Konsorsiyumu (AIOC)'nun hazırladığı raporla güzergah sayısı Bakü- Novorossiysk, Bakü-Supsa ve Bakü-Tiflis-Ceyhan olarak 3'e indi-rildi. Azerbaycan petrolü batı pazarlarına günümüzde Bakü- Novorossiysk ve Bakü-Supsa boru hattından nakledilmektedir Bakü-Novorossiysk Petrol Boru Hattı Erken üretim petrolünün hangi güzergahtan taşınacağının tartışıl-dığı dönemlerde, Rusya Bakü ile Novorossiysk limanı arasında zaten bir boru hattı olduğunu ve ayrıca bu hattın hem ucuz hem de hızlı bir biçimde gerçekleştirilebilecek tek alternatif olduğunu ileri sürdü. Rusya bununla da kalmayıp boru hattının Çeçenistan topraklarından da geçecek olması nedeniyle Çeçenistan'la anlaşmaya vardı. Daha sonra Azerbaycan - Rusya ve Çeçenistan arasında Bakü-Grozni-Tihoretsk-Novorossiysk boru hattına ilişkin üç taraflı sözleşme imzalandı 249. AIOC ve Rusya'nın Transneft şirketi arasında 16 Şubat 1996'da imzalanan anlaşma ile Bakü-Grozni-Novorossiysk hattıyla erken petro-lün ihracına karar verildi yılının Kasım ayından itibaren petrol bu hattan ihraç edil-mektedir. Boru hattı yoluyla Bakü'den Rusya'nın Novorossiysk limanına akıtılan petrolü, buradan tankerlerle 248 F. Ş. Eliyev, Azerbaycan Respulikasının Yeraltı Suları ve Ehtiyatlarından İstifade ve Jeokoloji Problemleri, Çaşıoğlu Neşriyyatı, Bakı, 2000, s Haydar Aliyev, ss

190 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras dünya pazarlarına taşıyan tanker-lerin ilki 12 Aralık 1997 tarihinde İstanbul Boğazı'ndan geçmiştir Bakü-Supsa Petrol Boru Hattı Bakü-Novorossiysk hattının yanı sıra 9 Ekim 1995'de Bakü'de erken üretim petrolünün uluslararası piyasalara pazarlanması için belir-lenen diğeri güzergah ise Bakü'den Gürcistan'ın Supsa limanına varan Batı Boru Hattıdır. Aliyev ve Şeverdnadze'nin de katılımıyla 8 Mart 1996'da Tiflis'de, erken petrolün Azerbaycan'dan Gürcistan'a naklini kararlaştıran anlaşma AIOC, Gürcistan hükümeti ve SOCAR arasında imzalandı. Anlaşmada öncelikle Azeri, Çırak ve Güneşli yataklarından çıkarılan petrolün uluslararası piyasalara nakli kararlaştırılmıştır. Hattın azami kapasitesi beş milyon tondur. Bu hattın 1999 yılı içerisinde tamamlanarak faaliyete geçmesi hedeflenmiştir. Hedef doğrultusunda ilk petrol 10 Aralık 1998'de Gürcistan'ın Supsa limanından 1999 yılının Nisan ayında tankerlere yüklenmek üzere taşınmaya başlamıştır. Hattın kendisi ise 17 Kasım 1999'da kullanıma girmiştir. Çeçenistan probleminin Bakü-Novorossiysk i tehlikeli kılması nedeniyle Bakü-Supsa hattı inşa edilerek devreye sokulmuştur Bakü-Tiflis Ceyhan Petrol Boru Hattı Petrol üretiminin birkaç yıl içerisinde artması durumunda şu anki boru hatları yetersiz kalacağından, Batı piyasalarına ihraç için temel ihraç boru hattı noktasında farklı tercihler gündeme gelmiştir. Bu tercihlerden üzerinde karar kılınan ise Bakü-Tiflis-Ceyhan olmuştur km'lik Bakü-Tiflis-Ceyhan hattı, Bakü yakınlarındaki Sanga-çal limanından kara geçişiyle, Gürcistan ın Başkenti Tiflis üzerinden geçip, Türkiye sınırının 42 derece 49 dakika kuzey ve 43 derece 18 dakika doğu koordinatları arasından Anadolu ya giriş yapacaktır. Hat

191 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, Sivas, Kayseri, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Adana il sınır güzergahını takip ederek Ceyhan'da inşa edilecek olan terminale bağlanacaktır 250. Uzun vade de Doğu-Batı Koridoru ile Azerbaycan'ın yanı sıra Kazakistan petrolü ve Türkmenistan doğal gazının da taşınması düşünül-mektedir. Buna göre Hazar Denizi'nin altına döşenmesi düşünülen Transkafkasya hattı ile Kazak petrolü ve Türkmen doğal gazı Bakü'ye, buradan ise Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı ile Türkiye'ye ulaştırılacaktır. Uygulamaya konulan saha geliştirme planlarına göre, Azerbaycan 2005 yılında 40 milyon ton, Kazakistan ise 35 milyon ton petrol ihraç edecektir. Bu çerçevede, Türkiye tarafından gerçekleştirilen proje çalış-masında, inşa edilecek bir boru hattı ile Kazakistan'dan 20 ve Azerbay-can'dan da 25 olmak üzere toplam 45 milyon ton ham petrolün Ceyhan terminaline taşınması esas alınmıştır. Ceyhan ham petrol ihraç terminali 120 milyon ton/yıl kapasiteli olup, yaklaşık 71 milyon ton/yıl kapasitesi olan Irak-Türkiye ham petrol boru hattı da dikkate alındığında, atıl kalan 49 milyon ton/yıl'lık kısım, Hazar-Akdeniz boru hattının 2005 yılında 45 milyon ton/yıl'a ulaşacak olan kapasitesini karşılamaya yeterli bulunmaktadır. 18 Eylül 2002 de Azerbaycan Türkiye ve Gürcistan cumhurbaş-kanlarının katılımı ile Bakü-Tiflis Ceyhan boru hattının inşasına ilişkin temel atma töreni yapılmıştır. Bakü- Tiflis-Ceyhan boru hattının Azerbaycan ekonomisine gerçek anlamda katkısı faaliyete geçmesi planlanan 2005 yılında kendini göstermeye başlayacaktır. Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının gerçekleşmesi sonucu Azerbaycan da üretilecek petrolün yanı sıra Kazakistan petrolünün de bu boru hattından dünya piyasalarına ulaştırılması halinde ise, 250 Baku-Tblisi-Ceyhan Pipeline, Energy Ecology Economy Popular Science Journal, 13/2003, ss

192 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras petrolün ekonomik gelişmeye ve bağımsızlığa etkisi daha açık olarak gözükecektir Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı Şahdeniz de zengin doğal gaz yataklarının bulunmasının ardından, doğal gazın nasıl ihraç edileceği gündeme geldi. Aliyev ve Türkmen başı arasındaki telefon görüşmesinde Azerbaycan'ın Trans-Hazar hattından yılda 5 milyar m 3 doğal gaz ihracı konusunda uzlaşılmasına karşın, Türkmenistan'ın Trans-Hazar'ı yapacak şirketin sözleşme süresini uzatma-ması, hattın gerçekleşmesini şüpheye soktu. Ayrıca Türkmenistan'ın Rusya'ya yılda 50 milyar m 3 doğal gaz satacak olması bir yönüyle Türkmenistan'ın Trans-Hazar boru hattından soğuması demekti. Bu gelişmeler Azerbaycan ın, kendi doğal gazını pazarlamak için yeni yol arayışına girmesinde etken oldu. Mart-2001 de Aliyev in Türkiye yi ziyaretinde Ankara da Azer-baycan ve Türkiye arasında doğal gaz ihracına ilişkin olarak bir anlaşma imzalandı. Anlaşmaya göre 2004 de Türkiye ye Şahdeniz yatağından çıkarılacak 2 milyar metreküp hacminde, 2005 de 3 milyar metreküp, 2006 da 5 milyar metreküp ve yıllarında 6.6 milyar metreküp olmak üzere 5 yıl içerisinde toplam 23.2 milyar metreküp doğal gaz ihracı planlanmıştır. Azerbaycan ve Gürcistan arasında 14 Mart 2002 de Tiflis te yapılan anlaşmaya göre ise, ilgili hat ile Türkiye dışında Avrupa ülke-lerine de doğal gaz nakledilmesi öngörülmüştür. Yapılan anlaşmada ihracına 2004 yılında başlanacağı kararlaştırıl-mış olmasına karşın, gelişmeler doğrultusunda daha sonra Şahdeniz doğal gazının Türkiye ye ulaştırılması amacıyla Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz boru hattının yapımına 2004 yılında başlanması planlanmıştır. Sözkonusu hat, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattına paralel olacaktır. İki boru hattı arasındaki mesafenin 12 metre olarak dikkate 180

193 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz alınması ise, iki projenin gerçekleştirilmesinde zamanın ve finansal harcamaların azaltılmasına imkan verecektir. Trans-Hazar doğal gaz boru hattının da işlerlik kazanması duru-munda enerji kaynaklarının ekonomik gelişmeye ve bağımsızlığa etkisi daha da net ortaya çıkacaktır. 181

194 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras BEŞİNCİ BÖLÜM EKONOMİDE HOLLANDA SENDROMU Azerbaycan da sektörel yatırımların daha çok petrol sektörüne yapılması ve bu doğrultuda GSMH'nın önemli bir bölümünün petrol gelirlerinden oluşması endişe vericidir. Bütün dikkatin sadece tabii kaynaklara yöneltilmesi ekonomi için risk demektir. Böyle bir yöneliş ekonominin bazı konjonktürel dalgalanmalara açık olması sonucunu doğurmaktadır. Petrol sektörünün tek taraflı gelişimi nedeniyle dünya piyasalarındaki fiyat değişmeleri GSMH üzerinde de dalgalanmalara neden olmaktadır Hollanda Sendromu Genel anlamda Hollanda sendromu ; bir ülke ekonomisinde bir bölgenin veya bir sektörün hızlı gelişimi karşısında diğer bölgelerin veya sektörlerin gelişmemsi, geri kalması veya çökmesi olarak tanımla-nabilir. Özel anlamda ise, sadece doğal kaynaklara dayalı petrol sanayii itişli büyüme süreci ve bu sektörün aşırı kullanımının getirdiği ekonomik yapının, diğer sanayilerin sağlıklı gelişmesini engellemesidir. Literatürde Hollanda Sendromu ya da Hastalığı 251 olarak anılan bu durum, varolduğu ülkenin dengesiz iktisadi büyümesine işaret etmektedir. 251 Hollanda Hastalığı (Dutch Disease) bir doğal kaynağın keşfi ya da aşırı kullanımı neticesinde bir ekonominin sanayisizleştirilmesi anlamına gelmektedir lı yıllarda Kuzey Deniz doğla gaz yataklarının bulunmasından sonra Hollanda da ortaya çıktığı için bu şekilde isimlendirilmiştir. Hollanda Sendromunu İngiltere, Norveç, Avustralya ve Meksika da yaşamıştır. (Y. Hesenli, Neft Gelirlerinin Azerbaycanın İqtisadiyyatına Tesirinin Semerelilik Problemleri Valyuta Böhranı: Dağıdıcı Artım, Holland Xesteliği, ve Asiya Maliyye Virusu, Globallaşma Prosesinde Qafqaz ve Orta Asiya Beynelxalq Konfransın Materialları, Bakı, 2003, s.217.) 182

195 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Hollanda Sendromu, üç farklı yoldan makroekonomik istikrarın bozulmasına yönelik etkide bulunmaktadır 252 : Birincisi oil-boom ile birlikte ulusal paraya olan talep artmakta ve merkez bankası enflasyonu kontrol altında tutma arzusuyla sterilizasyon politikalarında gönülsüz davranarak reel döviz kurunun (yabancı para karşısında ulusal paranın) aşırı değerlenmesine göz yumabilmektedir. İkincisi petrol gelirlerinin miktarı ve toplanmasına yönelik belirsizlikler ödemeler dengesinin sürdürülebilirliğini riske atabilmekte ve ayrıcalıklı olmayan dış borç sözleşmelerinin imzalanmasına ve dış borç yükünün artmasına yol açılabilmektedir. Üçüncü olarak, beklenmeyen gelir akımları, hükümet harcamaları üzerine ratchet etkisi yaratabilmekte ve ülkenin mali politikasının istikrarına yönelik bir tavır alışa neden olabilmektedir. Petrol gelirlerinin kolaylıkla elde edilmesi devletin harcama politikası-nın zayıflamasına da neden olabilecektir. Örneğin, ilave petrol gelirleri-ne paralel olarak devlet harcama düzeyinin arttırılması, petrol fiyatları-nın düşmesi sonucunda devlet bütçesine olumsuz etki edecek ve uzun süreli bütçe açıkları dış borçların ve faiz ödemelerini artmasına neden olacaktır. Klasik Hollanda Sendromu argümanı petrol sektörü ve petrol-dışı ticari sektörlerle, dış ticarete konu olmayan sektörler arasındaki dengesiz büyüme üzerine odaklanır. Hollanda Sendromu na göre, doğal kaynakla-rın yoğun olarak işletilmesinin ekonominin dış ticarete konu olan diğer alanlarına olumsuz etkisi iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Birincisi, harca-maların artması etkisidir: Eğer enerji kaynaklarından elde edilen gelir yurtdışında tutulmaz ve finansal yollarla doğrudan ve dolaylı yollarla dış ticarete konu olmayan mallara harcanırsa, bu malların fiyatları, dış ticarete konu olan malların fiyatları ile mukayese edildiğinde, artacak ve reel etki döviz kurlarının yükselmesi olarak kendini 252 Osman Nuri Aras, Geçiş Sürecinde Azerbaycan da Yaşanan Hollanda Sendromu ve Çözüm Önerileri, Nesreddin Tusinin 800 İllik Yubileyine Hesr Edilmiş Republika Elmi Konferans Materialları, Bakı, 2-3 Aprel 2001, ss

196 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras gösterecektir. Bu da geleneksel dış ticarete konu olan alanlara zarar verecektir. Karakteristik olarak dış ödemeler dengesi bozulacaktır. Şöyle ki, enerji kaynakları ihracının daha sonraki aşamada fiyatının yükselmesine bakmayarak, gelecekte enerji kaynağı gelirlerinin artacağının beklenmesi iç tüketim ve ithalatı en yüksek seviyeye çıkaracak, petrol sektörü dışındaki sektörlerin ihracı ise azalacaktır. Azerbaycan örneğine bakıldığında dış ticarete konu olmayan sektörlerin (perakende ticaret, restoran ve otel gibi) GSYİH içindeki payının petrol üreticisi olmayan geçiş ülkelerininkinden çok daha hızlı büyüdüğü görülecektir 253. İkinci etkisi ise üretimde en önemli faktörlerden biri olan işgücü-nün sektörel dağılımı yoluyla olacaktır. Gelişmekte olan sektörde ücretlerin yükselmesi nedeniyle, sözkonusu sektör ekonominin diğer sektörlerindeki kalifiye işgücünü kendine doğru çekecektir. Sonuçta diğer sektörlerde kalifiye işgücünün azalması, üretimin de aşağılara düşmesine neden olacaktır. Enerji sektörüne vasıflı işgücü ve araçların akımı diğer sektörlerin gelişim potansiyelini olumsuz yönde etkileyecektir. Petrol sektörü ile petrol dışı sektörler arasında meydana gelen parçalanmanın artması, söz konusu sektörlerde serbest piyasa mekanizmasının işlerliğini engelle-mektedir. Ekonominin sadece enerji sektörüne bağımlı olması bazı sosyo-ekonomik olumsuz sonuçlar da doğurabilecektir. Petrol gelirlerinin ithal malları alımında harcanması, özellikle yatırım malları yerine tüketim malları ithal edilmesi durumunda, ülke-nin ticaret bilançosu da açık verebilecektir. Petrol ile ilgili olmayan alanların üretim ve istihdam düzeyinin geliştirilmesi için gerekli yatırım ikliminin oluşturulması gerekmektedir. Petrol fiyatlarının istikrarsızlığı bakımından hükümet temkinli bir politika yürüterek ihtiyatlardan istifadeyi fiyatlar 253 C. B. Rosenberg and T. O. Saavalainen, Dealing with Azerbaijan's Oil Boom, Finance and Development, Vol.35, No.3, Sept

197 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz yükseldiğinde arttırmalı, fiyatlar düştüğünde ise talebe göre belirlemelidir. İhtiyat fonunun oluşturulması da amortisman rolü görecektir. Kısaca Hollanda Sendromu tabii kaynakların yoğun artımının uygun olmayan bir siyasetle yönetilmesinin olumsuz etkilerini ifade etmektedir. Petrol sektörü dışında ihracata yönelik diğer sektörlere gereken önemin verilmemesi neticesinde dengesiz bir artış meydana gelecektir. Reel döviz kurlarının yükselmesi diğer dış ticaret konusu olan sektörlerin rekabet kabiliyetine etki eder. Petrol sektörünün yoğun artımı ile bağlı olarak ücret ve fiyat çekişmesi petrol dışı sektöre oranla artabilmekte ve sonuçta emek piyasası ile fiyatlar arasında denge bozulabilmektedir. Örneğin, Azerbaycan'da 1994 yılından itibaren reel döviz kurundaki artış, diğer Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerindeki artıştan daha yüksek olmuştur Azerbaycan da Hollanda Sendromu ve Ötesi Azerbaycan da büyük miktarda yatırıma gerek duyan petrol dışı sektörlerin yatırımlardan yeterince faydalanamaması söz konusudur. İktisat politikasında, şeffaflık, ileri görüşlülük ve kaynakların den-geli dağılımı karar almada birinci derecede dikkate alınmalıdır ki, petrol sektörünün yoğun gelişmesinden serbest piyasa mekanizmasına geçişte maksimum düzeyde faydalanılabilsin. Azerbaycan ekonomisine yabancı yatırımların akımının güçlendirilmesi ve onların korunması için her türlü şartların yerine getirilmesi ülkenin iktisat politikasının en temel amacı olmalıdır. Bu önemli bir nokta olarak her zaman devletin dikkat merkezinde olmalıdır. Kısaca Azerbaycan ın dünya ekonomisine entegre olmasında ve ülkeye yabancı sermayenin çekilmesinde yalnız petrol sektörüne istinat etmek yanlıştır. Ülkenin yıllık ihracatının %90 a kadar kısmını petrol ve petrol ürünleri teşkil etmektedir; eğer petrol anlaşmaları çerçevesinde ülkeye getirilen üretim-teknolojik ağırlıklı ürünler dikkate alınmazsa, 185

198 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras ithalatın yarısına yakın kısmını tarım ürünleri teşkil etmektedir. Aslında, Azerbaycan ın doğal-iklim ve toprak durumu ülkede tarım ürünlerinin üretiminin artırılmasına, iç talebin karşılanması dışında ihraç etmek için-de üretmeye imkan vermektedir. Buna göre de petrol dışı sektörlere yabancı sermayenin çekilmesi için gerekli şartların oluşturulması gerekmektedir 254. Ayrıca Hollanda sendromunun ikinci boyutu olarak, yatırımların hemen hepsinin Abşeron bölgesinde, hatta Bakü de, toplanması sonucu, diğer bölgelerde yabancı sermayenin yok denecek kadar olması da Azerbaycan ekonomisi açısından önemli bir tehlikedir. Halbuki ülkede bir çok bölge yabancı yatırımların faaliyeti için; güçlü üretim ve bilimsel - teknik potansiyelin yaratılması, uzman kadroların varlığı ve teşkili, zengin biyolojik ve mineral ihtiyatların varlığı, tüketim ve üretime dönük teknik donanım ürünlerinin geniş bir pazara sahip olması, elve-rişli jeo-siyasi durum, ulaşım ve coğrafi konumdaki üstünlükler ve İpek Yolu nun yeniden inşası gibi çok elverişli şartlara sahiptir 255. Toplanan vergilerin yaklaşık %90 ı Bakü nün payına düşmektedir. Nahçıvan, Gence, Mingeçevir ve Sumgayıt gibi şehirlerde dahil olmak üzere, toplanan verilerin geriye kalan yaklaşık % 10 u ise Azerbaycan ın Bakü dışında kalan şehirlerine düşmektedir. Aslında bu durum bir başka açıdan değerlendirildiğinde, Bakü haricinde ülkenin ağır ekonomik şartlarda olduğunu göstermektedir 256. Aslında Azerbaycan ekonomisi, iç piyasa bakımından yeterli bir potansiyele sahiptir. Bu da üretimin çeşitli sektörlerde artmasına zemin oluşturuyor. Ayrıca Azerbaycan ın zengin servetlerinin dünyada, özellikle Avrupa ülkelerinde ekonomik gelişmenin zaruri taleplerine uygun olarak büyük miktarda kabul görmesi, uluslararası düzeyde uzun süre 254 Mehdiyev, s Zerife Musayeva, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss.34-46; Şaulov, s Nazim İmanov, s

199 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz geçerlili-ğini koruyacaktır. Ayrıca bazı ülkelerde yaşanan ekonomik durgunluk sonucu sermayeden istifadenin sınırlı hale gelmesi, söz konusu serma-yenin Azerbaycan ekonomisine yöneltilmesine de imkan verebilecektir 257. Fakat günümüzde Azerbaycan da "Hollanda Sendromu"ndan da tehlikeli durum sözkonusudur. Petrol ve petrol gelirlerinin ihracat için-deki payı %90 civarındadır. Öte yandan bütçe gelirlerinin ise %50 si petrol ve petrol ile ilgili alanlardan elde edilmektedir. Böylece, bütçenin petrol gelirlerinden petrol gelirlerinin ise dünya piyasalarındaki konjonktüre bağlım olması Hollanda Sendromunun daha ağır halini Azerbaycan için meydana çıkarmıştır. Devlet Petrol Fonu Azerbaycan da yabancı şirketlerle imzalanan anlaşmalar çerçe-vesinde üretilen petrolden elde edilen gelirler, Devlet Petrol Fonu (DPF) nda toplanmaktadır. Fon, 29 Aralık 1999 da Cumhurbaşkanı Aliyev in çıkarttığı karar-name ile kurulmuştur. Fon un yönetim kuralları IMF uzmanları ile birlikte hazırlanmıştır. DPF, petrol ve doğal gazın araştırılması, çıkarılması ve üretiminin paylaştırılması konusunda SOCAR ile yabancı petrol şirketleri arasında yapılan anlaşmaların uygulanmasından ve Azerbaycan da, özellikle Hazar ın Azerbaycan sektöründe petrol-doğal gaz kaynaklarının araştırılması konusunda imzalanan anlaşmaların uygulanmasından Azerbay-can ın elde edeceği gelirlerin toplanması amacıyla kurulmuş olan bir fondur. Dolayısıyla Devlet Petrol Fonu nda toplanan paraların Azerbay-can ın sanayi, tarım ve sosyal yatırım alanlarında kullanılması planlaş-tırılmıştır yılında Fon un hem gelirleri hem de harcamaları artmıştır. Petrol anlaşmalarının reelleşmesi sonucunda gelirler 1 trilyon 93 milyar Manat olarak gerçekleşmiştir. 257 Nadirov, s Aliyev Natık, s

200 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 2002 yılında fonda toplanan paranın faiz gelirleri 12 milyon $ olmuştur. Bu rakamın 2003 yılında 10 milyon $ olması beklenmektedir. Bu azalmanın sebebi Fon harcamalarının artmasının planlaştırılması ve banka faizlerinin düşmesidir. Devlet Petrol Fonu her üç ayda bir gelir ve harcamaları hakkında bilgi vermektedir Haziran ayı itibariyle Devlet Petrol Fonu nda 750 milyon $ bulunmaktadır yılı Devlet Petrol Fonu gelirleri içerisinde Azeri-Çırak-Güneşli yataklarının işlenmesi ile ilgili anlaş-malar sonucu petrol satışından elde edilen gelir en büyük yere sahiptir. DPF, Karabağ dan göç eden ailelere yapılan harcamaları ve bazı projeleri finanse etmektedir yılında Fon un harcamaları, Karabağ göçmenlerinin geçim standartlarını yükseltmek amacıyla 189 milyar Manat, Bakü-Tiflis-Ceyhan projesinde SOCAR ın payının finanse edil-mesi amacıyla 242 milyar Manat olmak üzere toplam 434 milyar Manat olarak gerçekleşmiştir 260. Elbette ideal şartlarda petrol fonundaki ihtiyatlar cari harcamalara değil, yatırımlara yönlendirilmelidir ki, yatırımlardan elde edilen gelir petrol fiyatları düştüğünde açığı telafi edici olsun. Dış etkenler de petrol sektörünün yoğun inkişafının ihtiyatla yönetilmesini gerektirmektedir. Devlet bütçesine etkisi dikkate alınırsa, petrol fonunun bir bölümü petrol üretiminin yoğun artışı sonucunda karşılaşılacak beklenmedik harcama-lara yöneltilebilecektir 261. Fondaki ihtiyatların yatırımların genişlemesine, devlet tüketim harcamalarına veya iktisat politikasına uygun olarak bireysel tüketimin arttırılması için vergilerin azaltılmasına yöneltilmesinin daha uygun olduğuna öncelikle karar verilmelidir. Petrol Fonu nun özel sektör vasıtası ile daha verimli kullanılacağı söylenilebilse de, ülkenin geneli 259 Azerbaycan Dövlet Neft Fondunda 750 Milyon Dollar Var, ci Gazet, Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, Aprel-İyun 2000, s

201 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz açısından daha çok faydanın elde edilebilmesi için, devlet yatırımlarına öncelik verilebilir. Yapılan düzenlemeler çerçevesinde fonda biriken gelirler yatırım amacıyla, daha çok yüksek reytingli kredi kuruluşlarında depozit olarak bulundurulmaktadır. Azerbaycan da petrolden elde edilen gelirin yurtdı-şındaki finansal kurumlarda tutulmasının yanısıra finansal kanallar vasıtasıyla doğrudan ve dolaylı olarak dış ticarete konu olmayan mallara harcanmamaktadır. Böylece dış ticarete konu olan diğer alanlar için bu bakımdan ortaya çıkabilecek birinci olumsuz etkinin ortaya çıkması önlenmeye çalışılmaktadır 262. İngiltere nin Now-how Merkezi tarafından yapılan araştırmaya göre, DPF hesaplarında 2005 yılında milyon $ paranın birikeceği hesaplanmıştır 263. Devlet Petrol Fonu ndaki gelirlerin tarım sektörünün kalkınması için kullanılması gerekmekle birlikte, sadece bu alana Fondan plasman da bulunulması, ülkenin karşı karşıya kaldığı Hollanda Sendromu ndan kurtulması için yeterli olmayacaktır. Bu problemden kurtulmak, ihraç potansiyeline sahip sanayi alanlarının geliştirilmesine dönük politikalar uygulamakla mümkün olabilecektir. Uygulanacak politikalarda seçici de davranılarak, zaruri alanlara yatırımların plase edilmesi gerekmektedir 264. Serbest Bölgelerin Kurulması Azerbaycan da ekonomik kalkınmaya ivme kazandıracak ve Hol-landa Sendromunu yaşatmayacak amillerden birisi de ticari bakımdan serbest bölgelerin kurulması olacaktır. Özellikle petrol dışı sektörlerin gelişmesinde serbest bölgeler önemli rol oynayacaktır 262 İlkin Sabiroğlu, Neft Böhranları ve Holland Sindromu'', Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu Azerbaycan Bülleteni, No: 19 (139), 10 May İbadoğlu, s Ekber Eldaroğlu, Neft Fondunun Vesaitleri Hansı İstiqamete Yöneldilmelidir?, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu, ''Azerbaycan'' Bülleteni - 25 (145), 21 İyun

202 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Bu gün dünyada sayısı bir hayli fazla olan serbest bölgeler ülke-lerin dış ticaret hacmini arttırmak, ihracat ve ithalatı kolaylaştırmak, döviz gelirlerini ve istihdam seviyesini artırmak, sanayiinin gelişmesine ivme kazandırmak, ülkeye gelişmiş teknolojilerin gelmesini mümkün kılmak amacıyla kurulmaktadırlar. Serbest Bölgeler bir çok ülkenin sanayisinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Örneğin, Türkiye de 20 den fazla serbest bölge var. Serbest bölge-ler Türkiye de ekonomik bakımdan bölgeler arasında dengenin sağlan-masında önemli rol oynamaktadırlar. Sumgayıt, Lenkeran ve Nahçıvan da serbest bölgelerin oluşturul-ması mümkündür. Bu şehirlerde demir yolu hatlarının varlığı, Sumgayıt ve Lenkeran ın denize açılması, Lenkeran ve Nahçıvan da havaalan-larının olması ve aynı zamanda Nahçıvan ın birkaç ülke ile sınırlarının varlığı serbest bölgelerin kurulması bakımından bu şehirleri elverişli kılan amillerdir Ekber Eldaroğlu, Qeyri-Neft Sektorunun İnkişafında Azad İqtisadi Zonalar Mühüm Rol Oynaya Bilerdi, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu, Azerbaycan Bülleteni 30 (150), 26 İyul

203 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz ALTINCI BÖLÜM İKTİSAT POLİTİKALARI Her bir ülkede ekonomik buhranlar ve toplumsal değişimin farklı dönemlerinde, ekonomik gidişe devlet müdahalesinin yoğunlaşması zorunlu olmaktadır 266. Geçiş sürecini yaşayan ülkelerde, ekonomi liberalleştikçe devletin ekonomideki rolü, üretim sürecinde etkinlik yerine, ekonomik ortamın elverişli hale gelmesi için gerekli düzenleme, planlama ve denetimleri yapma haline dönüşmektedir. Özel işletmelerin sayısının artmasına para-lel olarak devletin düzenleyici ve denetleyici rolü de artmaktadır Para Politikası Bütün post-sovyet ülkelerde değişim sürecinin ilk yıllarında yüksek enflasyon müşahede edilmiştir. Fiyatlarda, dış ticaret faaliyetle-rinde ve finans sektöründe liberalleşmeye dönük adımların atılması, tabii olarak fiyatlar genel düzeyinde önemli artışları beraberinde getirmiştir. Böyle bir ortamda, tek çıkış yolu ise, para-kredi politikası araçları vasıtası ile dolaşımda olan para miktarının seviyesini düzenlemek ve bu yolla fiyatlar genel düzeyinde görülen artışı durdurmaktır. Ancak burada önemli olan para miktarının fiyatlar genel düzeyinin dışındaki ekonomik amaçlar olarak, dengeli ve istikrarlı büyüme veya gelişmekte olan ülkeler bakımında yüksek kalkınma düzeyinin sağlanması ve tam istihdama varma hedefleri doğrultusunda dengeli kullanılabilmesidir. Ülkede Merkez Bankası nın para piyasaları üzerindeki hakimiyeti tamdır. Merkez Bankası sıkı para politikası uygulamaktadır. 266 Rovşen Quliyev, Aqrar Bazarların Tenzimlenmesi Üzre Dünya Tecrübesi, Meşveret Bülleteni, No:12(48), Mart-2002, s

204 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 1995 yılından itibaren mevcut hiper-enflasyonu dizginleyebilmek için Merkez Bankası sıkı para-kredi politikaları uygulamaya başlamıştır yılında Manat ın emisyon hacmi % 500 seviyesinden 1995 te % 175 e inmiş ve 1997 yılında toplam % 28 oranında artmıştır yılı başlarında piyasadaki para miktarı, uygulanan sıkı para-kredi politikaları neticesinde azalmıştır. Ancak 1999 yılının ikici yarı-sından itibaren tedavüldeki para miktarı artmaya başlamıştır yılında dolaşımda olan nakit para (M0) % 19,9 ve para kütlesi (M2) % 18,3 oranında artmıştır. Para miktarındaki artış oranı ise % 33,3 düzeyinde olmuştur. Para miktarı artışının temel nedeni döviz ile mevduatların hacminin artması sebebiyle zorunlu ihtiyatlara olan talebin artmasıdır yılında ise dolaşımda olan nakit para (M0) % 11,5 ve para kütlesi (M2) % 15,7 oranında artmıştır yılında da para miktarındaki artışa karşın GSMH daki artış daha fazla olmuştur. Tablo 37. Para Arzı (Milyar Manat) Yıl M0 M1 M Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, s.459. Özellikle 1990 lı yılların ortalarından başlayarak makroekonomik temel göstergelerden olan GSMH nın reel artış oranı ile para arzı artış oranı arasında farkın, para miktarının aleyhine olduğu açıkça gözükmek-tedir yılından 2000 yılına kadar GSMH daki artış oranı yıllar itibariyle %1.3, %5.8, %10, %7.4 ve %11,4 olarak gerçekleşirken, M2 para arzı hacmi 1995 yılında 957.6, 1996 yılında , 1997 de , 192

205 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz 1998 de , 1999 da ve 2000 yılında milyar Manat olmuştur. Yani, yılı içerisinde yani toplam altı yıl içerisinde GSMH artışı %36 olurken, M2 para arzı 1996 yılının biraz üzerinde olmuştur. M2 para arzı 2002 yılında ise milyar Manat olmuştur. GSMH artış oranı ve para arzı artış oranı arasındaki fark iki şekilde doldurulmaktadır: Birincisi başka bir para biriminin fonksiyonel olarak ekonomide yer almaya başlaması, yani para ikamesidir. İkincisi ise, ekonomide büyük sorunlar yaratan ödemeler problemidir. Bu durum da dikkate alındığında, milli paranın ekonomideki rolünün zayıf olduğu dolayısıyla da yapılan reformların etkinliğini azalttığı söylenebilir lı yılların ortalarında uygulanmaya başlayan ve enflasyonun önlenmesi bakımından başarılı bir netice veren sıkı para-kredi politikası, ne yazık ki, daha sonraki süreçte ekonomide yatırımların hacmini ve ekonomide arz cephesi (üretim) için gerekli olan talebin oluşması bakı-mından satın alma gücü olarak ifade edilen dolaşımdaki para miktarının azalması sonucunu doğurmuştur. Uygulanan sıkı para politikası yıllarında hiper-enflasyonun kontrol altına alınmasını mümkün kılarken, 1997 den sonra ise, ekonomide olumsuz etkiler yaratmıştır. Sıkı para politikası uygulamaları sonucu deflasyonist bir sürecin yaşanmasından, başta henüz ayakları üzerine duramayan yerli müteşebbisler olmak üzere, reel sektör olumsuz şekilde etkilenmiştir. Amerikan Doları nın sabitliğin-den faydalanan ithalatçılar, hiç bir sınırlama ile karşılaşmadan, ülke piyasasını ithal ürünleri ile doldurabilmişlerdir. Dolayısıyla günümüzde Azerbaycan da tüketim ürünleri piyasası, hemen hemen ithal ürünlerden oluşmaktadır. Bu ise tüketim sektöründe fiyatların daha çok Amerikan Doları na bağlı olduğuna işaret etmektedir. Sonuçta, dolar kurundaki değişme kendi başına hiçbir anlam ifade etmemekte, otomatik olarak bütün tüketim malları dolarla 267 İ. Ehmedov, ss

206 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras hesaplandığına göre, bu malların fiyatları da kurdaki değişme oranında değişmektedir 268. Öte yandan sıkı para-kredi politikası ile talebe yönelen kredilerin önlenmesi paralellik göstermektedir. Ancak sıkı para-kredi politikasının üretimin arttırılmasına yönelik orta vadeli kredilerin verilmesine engel olmaması gerekir. Gerekli kaynağın olmaması gerekçesi ile, Milli Bank (Merkez Bankası) tarafından bu tür kredi verilmesine imkan yaratılmaz-ken, talep edilen teminatın devlet tarafından verilmemesi ise, yabancı bankaların bu tür kredi vermelerinin önünü almaktadır yıllarında mevcut olan deflasyon hareketlerinin etkisi altında reeskont faizi seviyesi artmış ve Mart-1999 yılında bu oran % 28 e kadar yükselmiştir. Merkez Bankası ise mevcut reeskont oranlarını %14 ten % 10 a düşürmüştür yılı Mart ayında ise bu oran % 8 e düşmüştür. Ticari Bankaların kısa müddetli kredi faiz oranları 1999 yılı başlarında % 20 seviyesinde sabit kalmış iken 2000 yılında bu oran % 22.2 olmuştur. Bu durum, Azerbaycan Manatı nın değer kaybedeceği ve enflasyon oranında bir hareketliliğin olacağı tahminlerine sebep olmuştur. Manat ve Dolar arasında kısa ve uzun müddetli krediler arasındaki fark Manat ın ucuzlamaya başlamasıyla azalmaya başlamış ancak önemli derecedeki fark kapanmamıştır. Banka mevduatlarında Dolar özellikle tercih edilen para birimi olmuştur yılında ise dolarizas-yonda belirli azalma olmuş, toplam mevduatlar içinde döviz tevdiat hesaplarının oranı azalmıştır. 12 yılı aşkın bir sürenin geçtiği değişim süreci sonunda, henüz milli para birimi olarak Manat ın paranın temel fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremediği görülmektedir. 268 İnqilab Ehmedov, İqtisadi İslahatlarda Pul-Kredit Siyasetinin Rolu, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr 2001, ss Eyyubov, s Sinan Oğan, Bağımsızlığının Onuncu Yılında Azerbaycan Ekonomisi ve Türkiye İle Ekonomik İlişkileri,

207 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Manat olarak fiyatı mevcut olsa bile, dolar olarak malların değeri dikkate alınmaktadır. Bu ise, Manat ın fonksiyonunu teknik bir özellik taşıma ile sınırlandırmış oluyor. Para miktarının yetersizliğinin döviz ile ikame edilmesi, elbette ekonomi açısında büyük bir tehlikedir. Zira ikame para ne Merkez Bankası (Milli Bank) ne de diğer hükümet kurumları tarafından kontrol edilememektedir. Kontrol altına alınamayan para ikamesi, para politika-sının etkinliğini azaltmaktadır 271. Merkez Bankası Doların dolaşımdaki hacmini sınırlamak amacıyla, tek mücadele metodu olarak, dolaşıma bırakılan miktarını sınırlama yoluna gitmektedir. Bu ise problemi biraz daha büyültmekte, sebep yerine sonuç ile mücadele verilmiş olmaktadır. Kısaca yaşanan bu durum Azerbaycan da para politikalarına yönelik kontrol gücünün zaman içinde ortadan kalkabileceği izlenimini vermektedir. Çözüm yolu ise; GSMH daki artış hızını da dikkate alarak sıkı para politikasından belirli miktarda ödün verilmesidir. Para ikamesi döviz hacminin, sonuçta ülkedeki mevcut kayıt dışı ekonominin dayanak noktası olmaktadır. Dolayısıyla kayıt dışı ekono-minin gelişmesinde para ikamesi önemli rol oynamaktadır 272. Para hacminin yaklaşık olar %80 M0, %20 M2 terkibinde olması ise, dolaşımda daha çok nakit paranın olduğunu ifade etmektedir. Bu ise bankacılık sektörü ve yönetimi açısından büyük engeller yaratmaktadır. Toplam para arzı içerisinde nakit paranın büyük bir ağırlığa sahip olması, öncelikle denetimden dolayısıyla vergi denetiminden uzak olma-ya zemin hazırlamaktadır Osman Nuri Aras, Azerbaycan İqtisadıyyatında Ehtimal Olunan Problem: Pul Evezi, Azerbaycan İqtisadiyyatında Strateji Problemleri adlı Konferans Materialları, Bakı, Mart 2002, ss Geniş Bilgi İçin Bkz: Osman Nuri Aras, Para Talebi Para İkamesi ve Finansal Gelişme, Qafqaz Ünşiversitesi Yayınları, Bakü, İnqilab Ehmedov, İqtisadi İslahatlarda Pul-Kredit Siyasetinin Rolu, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr 2001, ss

208 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Kısa vadeli kredi faiz oranları 2001 yılı başında %19.53, 2002 başında %19.74 ve 2003 başında %18.17 olmuştur. Uzun vadeli kredi faiz oranları ise 2001 yılı başında %21.60, 2002 başında %20.70 ve 2003 başında %18.86 olmuştur. Bankalararası piyasada üç aylık kredi faiz oranları 2001 yılın başında %20.3, 2002 başında %19.75 ve 2003 başında %19.67 olmuştur yılında uygulanan para kredi politikasının başlıca amaçları, fiyatlarda ve döviz kurunda istikrarın sağlanması, döviz rezervlerinin belirli seviyede korunması, bankacılık sisteminin daha da iyileştirilmesi ve ekonomideki para darlığının giderilmesi olmuştur. Milli Bank para politikası ile ilgili önceden belirlediği hedeflere ulaşmak için kendi kontrolünde olan araçları kullanmıştır yılında açık piyasa işlemle-rinin para politikasının bir aracı olması için çaba harcanmış ve kıymetli kağıtların alınması ve satılması işlemi bir hayli artmıştır. Milli Bank bu dönemde Manat kurundaki istikrarı piyasaya müdahale ederek ve Manat hacmini kontrol ederek elde etmiştir. Bu sürede Monetarist para politika-sında meydan gelen değişiklikler de yakından takip edilmiştir. Ayrıca özel sektörün geliştirilmesi ile ilgili Cumhurbaşkanı kararı neticesinde de özel sektöre verilen kredilerin faiz oranları %10 dan %7 ye çekil-miştir. Azerbaycan daki kredi faiz oranı BDT ülkeleri içinde en düşük olanıdır. Milli Bank ın 2002 de de enflasyonun kabul edilebilir bir seviyede olmasına, milli para biriminin değerinin istikrarlı olmasına, uluslararası normlara uygun döviz rezervlerinin elde bulundurulmasına, bankacılık sisteminin daha da güçlendirilmesine ve ekonomide monetizasyonun gerçekleştirilmesine uygun bir para-kredi politikası yürütmesi ile belirle-nen hedeflere ulaşılmıştır 275 : Döviz kurunda ci İlin Yekunları Üzre Pul-Kredit Siyasetinin Yerine Yetirilmesi Veziyyeti Haqqında, , Azerbaycan Respublikası 196

209 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz meydana gelen değişiklikler sabit bir duruma gelmiştir. Ekonomik büyüme oranı ise %11 olarak gerçekleşmiştir. Uygulanan ekonomik reformların olumlu sonuçları özel sektörü geliştirmiş ve özel sektörün GSMH daki payı %70 i geçmiştir. İhraç hacmi artarak 2,1 milyar $ olarak gerçekleşmiştir. Yabancı sermaye akımı da tahmin edilenden fazla olarak 2 milyar $ olmuştur. Bu yatırımların da 1,7 milyarını dolaysız yatırımlar oluşturmuştur. Bu döne-mde petrol dışı sektörlere de yabancı sermayenin gitmesi için çaba harcanmış ve neticede bir önceki yıla göre petrol dışı sektöre yabancı sermaye akımı %90,4 artarak 9 trilyon Manat olmuştur. Ülkenin döviz rezervi de artarak 1,3 milyar $ a ulaşmıştır. Bu rezervlerin 110 milyon $ ı dış borç ödemesi ve Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının sponsorluğu için harcanmıştır yılında uygulanan para kredi politikasının 2003 yılında da devam ettirilmesi hedeflenmiştir: Milli Bank 2003 yılında da ekonomi-deki hızlı büyümeye, makroekonomik istikrarın sağlanılmasına ve sağlam makroekonomik idare etmenin oluşmasına yardımcı olacak para kredi politikası uygulamayı planlamaktadır. Özellikle de enflasyon ora-nının %2,5 olarak gerçekleşmesi 2003 yılında beklenen hedeflerden en önemlisidir. Bu dönemde para miktarının %18-20 arasında artırılması da planlanmaktadır. Özellikle petrol ve yabancı sermaye vasıtasıyla ülkeye girecek paraların döviz kuruna olumsuz etkilerini minimuma indirmek için önlemler alınması düşünülmektedir. Yukarıda söylenen amaçlara ulaşmak için Milli Bank kredi politi-kası, faiz politikası, kanuni karşılık oranı, açık piyasa işlemleri ve döviz piyasasına müdahale gibi para-kredi politikası vasıtalarını başarı ile kullanmayı hedeflemektedir. Para politikası kararlarının temel problemi, ne kadar garip gelse de, Manat ın gerektiğinden fazla güçlü bir Milli Bankının 2003-cü il Üçün Pul-Kredit Siyasetinin Başlıca İstiqametleri Barede Beyanatı,

210 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras konumda olmasıdır. Sonuçta yerli üretimin aleyhine olacak şekilde, ithalat ihracata göre cazip hale gelmektedir. Olması gereken ise, Manat ın değerini tedrici olarak düşür-mektir Maliye Politikası Azerbaycan da Karabağ savaşı ile ilgili ateşkesin ilanı ve siyasal istikrarın sağlanması ile birlikte ekonomik istikrarı sağlamaya yönelik politikalar da uygulanmaya başlamıştır. Bu çerçevede bir vergi reformu uygulamaya konulmuştur. KDV uygulaması başlatılmış, ham petrol üretimine %25 oranında vergi getirilmiştir yılları arasında Ermenistan ile yaşanan savaşın kamu maliyesi üzerinde yarattığı olumsuzluk büyük olmuştur. Bu dönemde kamu harcamalarının GSMH ya oranı %55 e, kamu finansman açıkla-rının GSMH ya oranı %15 lere kadar yükselmiştir. Bir taraftan, petrol ve özelleştirme gelirleri kamu açıklarının finansmanında kullanılmaya devam ederken, diğer taraftan kamu gelirlerini artırıcı, giderleri azaltıcı tedbirler de uygulanmaya çalışılmıştır yılında kamu finansman açığının GSMH ya oranı %5.4 e yükselmesine karşın alınan tedbirlerle bu oranın daha düşük seviyede tutulması amaçlanmıştır. IMF destekli maliye politikaları çerçevesinde kamu harcamala-rının azaltılması hedeflenmiş ve bu yolla bütçe açığının kontrol altına alınması amaçlanmıştır. Uygulamaya konan sıkı para politikasıyla temelde düşük enflasyon düzeyinin sürdürülmesi ve komşu ülkelerdeki krizlerden en az etkilenilmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla sıkı bir likidite yönetimi uygulanarak, Manat a olan güvenin yeniden sağlanmasına çalışılmıştır. Böylelikle reel ve nominal faizlerin düşürülmesi amaçlan-mıştır. IMF destekli sıkı maliye politikaları neticesinde kamu harcama-larında yaşanan azalmalara rağmen, kamu 276 Nazim İmanov, s

211 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz gelirlerinde de gerçekleşen düşüşler, kamu finansman açığının kapatılmasında dış kaynak kullanı-mının artmasına yol açmıştır. Bununla birlikte bütçe açığının finanse edilmesinde özelleştirmeden 277 elde edilen gelir ve diğer benzeri iç kaynaklardan da yararlanılmıştır yılına gelindiğinde devlet gelir-leri içerisinde en önemi gelir kaynağını KDV gelirleri oluşturmuştur. Reform uygulamaları kapsamında vergi gelirlerini artırıcı, vergi otoritelerini güçlendirici tedbirler uygulamaya konulmuştur. Son yıllarda görülen kamu harcamalarındaki artışlar ücretler, sosyal transferler ile sermaye stokunu artıran yatırımlarda görülen artışlardan kaynaklanmak-tadır. Kamu harcamaları içinde eğitime ayrılan pay değişmezken, sağlık hizmetlerine ayrılan pay döneminde %1 oranında azalmıştır. Hükümet bu yolla kamu finansman dengesinde iyileşme sağlamaya çalışmaktadır. Azerbaycan da vergi sistemi ülke Anayasası ve diğer kanuni düzenlemelerle belirlenmiştir. Söz konusu hukuki düzenlemelere göre de verginin belirlenmesi ve tahsil edilmesi uygulanmaktadır. Özellikle son yıllarda bütçe gelirlerinin büyük bir kısmının vergilerden oluşması bu konunun önemini artırmaktadır. Bu bakımdan da vergi ile ilgili kurum-ların önemi de her geçen gün artmaktadır. Bu kurumların en önemlisi olan Vergi Bakanlığı 1990 yılında Maliye Bakanlığı terkibinde kurul-muş, 1991 yılında bağımsız vergi müfettişliği, 2000 yılında da Cumhurbaşkanın kararı ile Bakanlık olmuştur. Bundan sonra da bu bakanlığın diğer bölümleri oluşturulmuştur. Ayrıca farklı bölgelerde de vergi şubeleri açılmıştır. 277 Azerbaycanda küçük ve orta ölçekli devlet kuruluş ve teşkilatlarının özelleştirilmesi tamamlanmış ermiş, büyük ölçekli devlet kuruluşlarının özelleştirme sürecine ise başlanmıştır. Aynı zamanda, halen devlet mülkiyetinde olan petrol-dışı sektörlere ait kuruluşlarda verimli yapısal değişiklikler yapılmamış, ülkede büyük potansiyele sahip fabrikalar olmasına rağmen Azerbaycan ın sanayi potansiyeli bir hayli zayıflamıştır. Ayrıntılı bilgi için bkz: Zenfira Nesirova, Sovyetler Birliği Dağıldıktan Sonra Azerbaycan da Ekonomik Gelişme, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, M.Ü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2002, ss

212 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Genel olarak ülkede üç tür vergi vardır. Bunlar devlet vergileri, özerk cumhuriyet vergisi ve yerel vergilerdir. Vergi alınması ise iki türlü hayata geçirilmektedir. Birincisi direk kaynaktan alınır, diğeri ise beyanname esasına göre gerçekleştirilir. 9 çeşit devlet vergisi, 8 çeşit özerk cumhuriyet vergisi (Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ne aittir), 4 çeşit de yerel (belediye) vergisi vardır. Belirli insanların ise gelir vergisinden ya muafiyeti ya da bazı indirimleri vardır. Bütün bunlarla beraber vergi sisteminde de devamlı olarak gelişme ve değişim sürecine devam edilerek vergi sisteminin gelişmiş ülkelerin sistemine göre kurulması planlanmaktadır. Kamu sektöründe kurumsal yapıyı güçlendirmek amacıyla birçok yeni düzenlemeye gidilmesine karşın, kamu sektörünün halen etkin bir şekilde çalıştığını söylemek mümkün değildir. Vergi Kanunları yenilenirken, vergi otoriteleri güçlendirilmeye çalışılmıştır yılı içerisinde KDV de, Kurumlar Vergisi nde, Sosyal Güvenlik Fonuna işverenlerden kesilen primlerde indirimlere gidilerek kamu gelirleri artırılmaya çalışılmıştır. IMF ile yapılan anlaşma kapsamında kamu harcamaları disipline edilmeye çalışılmaktadır. Kamu sektöründeki düşük ücret aşırı istihdam politikası terk edilerek, performans kriterine dayalı bir kamu personel yönetmeliği hazırlıkları Dünya Bankası nın desteğiyle devam etmektedir. Ayrıca Bakanlar Kurulu da dahil olmak üzere bir çok bakanlıkta, kamu sektörünü bütünüyle yeniden yapılandırmayı öngören bir yapısal reform çalışması ile yargı gücünü ve bağımsızlığını artıracak çalışmalara da devam edilmektedir. Bu çalışmaların tamamlanmasıyla alt yapı ve işletmelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin endekslerde yükselme beklenmelidir 278. Tablo 41. Mali Göstergeler (GSMH nın % si) 278 Ayhan Karaca, Azerbaycan da Ekonomik Dönüşüm Süreci ve Reformların 10 Yılı,

213 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Yıl Kamu Kamu Kamu Dış Borçlar Harcamaları Gelirleri Dengesi Uygulanan politikanın en önemli amaçlarından biri ise piyasayı canlandırarak petrol sektörü dışındaki sahalarında gelişmesini sağlamak-tır. Yoksulluğun azaltılması ve reel ekonominin canlandırılması da önemli hedeflerdendir. Mali politikaların hızlandırılması küçük ve orta ölçekli işletmelerin mali durumlarına olumlu etki gösterecektir Döviz Kuru Politikası Azerbaycan Manat ı, artan enflasyon hızının da etkisiyle, dolaşı-ma çıktığı 1992 den, tek para birimi olarak kabul edildiği 1994 yılına kadar keskin bir şekilde değer kaybetmiş ve özellikle de 1994 yılında aşırı dalgalanmalar söz konusu olmuştur yılından itibaren uygulamaya konan makroekonomik istikrar politikaları ve izlenen kontrollü dalgalanan kur politikası neticesinde gerçekleşen sermaye girişleriyle, para arzı kontrol altında tutularak, fiyatların daha da yükselmesi önlenmeye çalışılmış, ancak Manat ın dolar karşısında nominal değeri de yükselmeye başlamıştır. Bu yıldan itibaren Milli Bank döviz kuru politikasını değiştirmemiş ve 1998 yılına kadar Manat nominal ve reel olarak değerlenmiştir. Bu değer kazan-manın altında fiyat istikrarının sağlanmasının yanı sıra petrol sektörüne gelen yabancı sermayenin önemli etkisi vardır krizinin de etkisiyle ve ihracatta ortaya çıkan gerilmelerin zorlamasıyla, 201

214 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 1999 yılının ortala-rından itibaren dalgalı kur rejimine geçilmiş, ulusal para biriminin dolar karşısında değeri düşürülerek ihraç ürünlerinde rekabet üstünlüğü kazanılmaya çalışılmıştır yılında dalgalı kur rejimine geçişle bera-ber Manat dolar karşısında değer kaybetmeye başlamış ve bu durum ihracata yansımıştır. Manat ın dolar karşısındaki değer kaybı 1999 ve 2000 yıllarında da sürmüştür. Geleneksel olarak Azerbaycan önemli ölçüde dış ticarete bağımlı bir ülke konumundadır. Dış ticaretteki rekabet gücü ise fiyat avantajlarına dayanmaktadır Özellikle uygulanan kur politikaları bu noktada önemli hale gelmektedir. Diğer taraftan en önemli ihracat kalemi olan petrol ve petrol ürünleri, özellikle petrol konsorsiyumlarının yeni petrol yataklarını kullanmaya başlamasıyla birlikte önemli artışlar göstermiştir 279. Kur politikası çerçevesinde 2003 yılı itibari ile Manatın değerinin fazla değişmeyeceği belirtilmektedir 280. Bakü-Tiflis- Ceyhan projesinin hayata geçirilmesi ile ilgili döviz rezervlerinin harcanacak olmasına ve önemli dış borç ödemelerinin olmasına bakmayarak 2003 yılı için Milli Bank döviz rezervlerini aynı seviyede korumayı hedeflemektedir. 279 Nesirova, ss Azerbaycan Respublikası Milli Bankının 2003-cü il Üçün Pul-Kredit Siyasetinin Başlıca İstiqametleri BaredeBeyanatı,

215 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz YEDİNCİ BÖLÜM AZERBAYCAN IN DÜNYA EKONOMİSİNE ENTEGRASYON SÜRECİ 20. yüzyılın sonlarında siyasi bağımsızlığını yeniden elde eden Azerbaycan yöneticilerinin ekonomik alandaki önemli görevlerinden biri de ülke ekonomisinin dünya ekonomisine entegre olmasının temin edilmesi olmuştur. Uluslararası ekonomik entegrasyon dış ticaret, sermayenin ulus-lararası dolaşımı, işgücünün uluslararası dolaşımı, uluslararası ekonomik kuruluşlara üyelik, bölgesel ekonomik birliklere katılım şeklinde gerçek-leşmektedir. Dış ekonomik ilişkiler, her devletin dünya ülkeleri arasında yerini ve nüfuzunu belirleyen faktörlerdendir. Bu ilişkilerin sağlam temeller üzerine kurulması ve genişlemesi bağımsızlığını yeni kazanan ülkeler açısından özellikle büyük önem arz etmektedir. Azerbaycan'da dış ekonomik ilişkiler, uzun süre "demir perde-lerle" çevrilmiş Sovyetler Birliği döneminde ekonominin bağımsız bir alanı gibi mevcut olmamıştır. Merkezin izni olmadan dış dünyayla bağlantı kuramayan ülke, bağımsızlık sonrası yeni bir sistem oluşturma sürecine girmiştir. Azerbaycan ekonomisinin geçmiş birlikten miras kalan yapısı, bağımsız bir ülkenin milli ekonomisinin taleplerine cevap vermemesinin yanı sıra, dünya ekonomisine uygun bir şekilde entegre olunmasına, ülkenin ekonomik bağımsızlığının temin olunmasına da imkan verme-mekteydi. Özellikle Haydar Aliyev in Cumhurbaşkanı olmasından sonra hassas denge politikaları çerçevesinde Azerbaycan ın uluslararası ilişkile-rini şekillendirdiği ve ekonomisinin dünya ekonomisine entegrasyonunun başladığı görülmektedir. Coğrafi bakımdan Azerbaycan'ın elverişli olması, büyük enerji tesisleri, petrol ve petrol ekipmanları sanayii, kimya, elektronik ve şarapçılık sanayii, ulaştırma altyapısı ve 203

216 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras hammadde kaynaklarının zenginliğine rağmen teknoloji potansiyelinin zayıflığı, üretimin yeterli düzeyde olmaması, ucuz işgücü gibi faktörler dış ekonomik ilişkiler sistemini yönlendiren esas etkenler olmuştur Entegrasyon Düzeyi Bağımsızlığının ilk yıllarında sadece BDT ülkeleri ile yoğun olan ilişkiler, zamanla diğer yabancı ülkeleri de kapsamış ve günümüzde ticari anlaşmalar, yabancı yatırımlar ve uluslararası finans kuruluşların-dan alınan kredilerle birlikte gelişmekte olan bir sistem haline dönüş-müştür. Bu sistemin yönetimi, ilgili devlet kurumları (Ticaret Bakanlığı'- na dönüştürülen Dış Ekonomik İlişkiler Bakanlığı, Devlet Gümrük Komitesi, Ekonomi Bakanlığı'na bağlı Yabancı Yatırımlar Müdürlüğü, Bakanlar Kurulu bünyesindeki Dış Kredi ve Yardımlar Ajansı) tarafın-dan gerçekleştirilmektedir. Azerbaycan ın liberal ekonomi modeline geçmesi ile ülkenin iç piyasasının dünya piyasalarının bir parçası durumuna çevrilme süreci, dış ticaretini liberalleştirme yolunda ciddi mevzuat değişiklikleri ile hızla devam etmektedir. Dünya ekonomisine entegrasyon sürecinde önemli bir mesafe aldığına gösterge olacak şekilde 2002 yılında Azerbaycan, 128 ülke ile ekonomik ilişkiler kurmuştur. Ancak işletmelerin dünya piyasalarında rekabet edebilecek durumda üretim yapamamaları Azerbaycan ın hazır ürün ihraç etmekle entegre imkanlarını kısıtlamaktadır. Amerikalı ve Avrupalı şirketlerin Azerbaycan daki yatırımlarının artmasıyla bu ülkelere Azerbaycan la olan ilişkilerini geliştirmişlerdir yılının Nisan ayında, Avrupa Birliği ve Azerbaycan 1999 yılında yürürlüğe giren Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmasını imzalamış-lardır. Avrupa Birliği ülkeleri içinden özellikle İngiltere, Azerbaycan da faaliyet gösteren petrol şirketleri 204

217 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz nedeniyle diplomatik ilişkilerini güçlendirmeyi tercih etmektedir. Azerbaycan, Avrupa Birliği nin Kafkasya da en büyük ticari ilişki içinde olduğu ülkedir. Bu ticari ilişkinin en temel ürünleri ise petrol, doğal gaz ve pamuktur den itibaren Azerbaycan ın Avrupa Birliği ile toplam ticaret hacmi artış kaydetmektedir 281. Yeniden inşası için geniş çapta çalışmaların yapıldığı İpek Yolu, jeo-siyasi önemi ile birlikte yeniden inşasında yer alan ülkelerin ekonomik kalkınmasına olumlu etki edecektir. İpek Yolu, Doğu ile Batı arasında köprü olmakla Azerbaycan ürünlerinin satış piyasasının genişlemesine, iç piyasanın güven altına alınmasına ve gelir seviyesinin yükselmesine etki edecektir. Bu yolun yeniden inşasında Avrupa Birliği-nin yardımı ile hayat geçirilen TRACECA Projesi özel rol oynamak-tadır 282. TRACECA, mevcut yollara yenilerinin ilave edilmesi ile, Avru-pa dan Karadeniz ve Kafkas vasıtası ile Orta Asya ya en hızlı ve en az maliyetli çift yönlü yolun yapılması amacını gütmektedir. İpek Yolu nun yeniden faaliyete geçirilmesi amacıyla 1991 yılında Avrupa Birliği nin TACIS programı ile ilk adım atıldı yılının Mayıs ayında Brüksel de Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbe-kistan ın ekonomi ve ulaşım bakanlarının katılımında da ele alınan Büyük İpek Yolu Projesi çerçevesinde yüzyılın en büyük ulaşım ve nakliyat anlaşması 1998 yılında Bakü de imzalandı. 281 Gülgez Eliyeva, Azerbaycan Respublikasının Avropa İttifaqı İle Münasibetleri, Meşveret Bülleteni, No:11(47), Fevral-2002, s Sahile Allahverdiyeva, Bakı Deniz Limanının Böyük İpek Yolunun Berpasında Ehemmiyeti, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss.10-12; R. T. Hesenov, Azerbaycan İqtisadiyyatının İnkişaf Stratejiyasının Perspektivleri, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss

218 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan ın yanı sıra, Türkiye, Gürcistan, Özbekistan, Moldo-va, Kırgızistan, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan cumhurbaşkanlarının katıldığı konferansta Avrupa Kafkasya Asya Koridoru ndaki uluslara-rası taşımacılığın geliştirilmesine ilişkin birçok anlaşma imzalandı. Avrupa Birliği nin 1991 yılında aldığı kararla Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerine teknik yardım programı (TACIS) çerçevesinde destek verdiği zirveye Avrupa ve Asya ülkelerinin de içinde bulunduğu 32 ülkenin temsilcileri katıldı. 32 ülkenin yanı sıra 12 uluslararası teşkilattan 150 temsilcinin katıldığı TRACECA (Büyük İpek Yolu nun yeniden hayata geçirilmesi) konferansı sonunda imzalanan anlaşmayla İngiltere den başlayarak Japonya ya kadar uzanan yeni ulaşım koridoru resmen uygulanmaya kondu. Konferansın sonunda Bakü Deklarasyonu adı altında bir belgeye de taraflar imza attılar. Katılımcı ülkelerin iyi ilişkilerinin geliştiril-mesinin önemine dikkat çekilen belgede Avrupa - Karadeniz - Kafkasya - Hazar Denizi - Asya arasında kurulacak ulaşım hattının 7 Mayıs 1993 tarihinde Brüksel de varılan anlaşma çerçevesinde olacağı vurgulandı. Belgede şu maddelere yer verildi 283 : Zirveye katılan tüm ülkeler Brüksel beyannamesinde yer alan esaslara aynen uyacaklarını beyan ederler. Avrupa Birliği nin TRACECA -nın uygulanmaya konulması için yaptıkları çalışmalar takdire şayandır. TRACECA nın uygulanmaya konulmasının bölge huzur ve güveninin sağlanmasına katkıda bulunacağı aşikardır. Taraflar İpek Yolu nun hayata geçirilmesiyle Karadeniz ve Hazar limanlarından daha kolay şekilde istifa edeceklerdir. Bölgedeki ekolojik dengeler gözetilerek, taraflar yapacakları taşımacılıkta bölgenin ekolojik dengesine zarar vermemek için azami gayret göstereceklerdir. Bu programla büyük işbirliklerinin doğacağını ümit edilerek BM, KEİB ve ECO ile daha çerçeveli işbirliklerinin geliş-tirilmesine karar verildi. Projenin tam ; Zaman Gazetesi, 9 Eylül

219 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz olarak uygulanabilmesi için ilgili ülkeler gerekli tüm hukuki düzenlemeleri en kısa sürede yapacaklardır. Hükümetlerarası bir komisyon ve bu komisyonun işlerini yürüt-mesi için bir genel sekreterlik kurulması sağlanacak. TRACECA ile gerek Avrupa Birliği ülkeleriyle ve gerekse diğer ülkelerle koordinasyon daha rahat sağlanacaktır. TRACECA çerçevesinde yeni kara ve demiryollarının yapılması sağlanacak. Globalleşme ve uluslararası ekonomik ilişkilerin gelişim süreci özellikle ulaşım sektörünün yeniden gözden geçirilmesini gerekli kıl-maktadır. Şöyle ki, dünya ekonomisinin gelişimine ilişkin değerlendir-melere ve tahminlere göre, 21. yüzyılda ekonomik ilişkiler Avrupa-Asya hattında yoğunlaşacaktır. Bu bölgede elverişli transit geçişi sağlamaya dönük İpek Yolu nun coğrafi konumundan tam olarak faydalanılması gerekmektedir 284. Zira, uluslararası finans kurumlarının TRACECA programını desteklemeleri, projede iştirakçi olan ülkelerin sayısı, ulaşım korido-runun geçtiği bölgenin tabii hammadde ihtiyatları ile zengin olması ve TRACECA yolunun uzunluğunun diğer yollara göre merkezi Asya ve dünya pazarları ile ilgili limanlar arasında en kısa (6500 km) ve potan-siyel olarak hızlı yol olması bu yolu öne çıkaran olumlu yönleridir Uluslararası Ekonomik Kurumlarla İlişkiler Azerbaycan'ın dış ekonomik ilişkiler sisteminde yeni olan husus-lardan biri de bazı uluslararası ekonomik örgütlere 284 A.A. Salmanov, Azerbaycan Neqliyyat Tranzit Potensialı-İqtisadi Elaqeleri Stimullaş-dıran Amil Kimi, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s.54; Natiq Elesgerov, Tarixi İpek Yolu ve Azerbaycan Neft Senayesi Müasir Merhelede, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss Vüqar Dergahov, Neft Siyaseti ve İpek Yolunun Xarici Turizmin İnkişafında Rolu, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss.21-24; Rehime Nureliyeva, Azerbaycan İqtisadiyyatında Böyük pek Yolunun Rolu ve Ehemmiyeti, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, s.50; Salmanov, s

220 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras üyelik ve bunlardan alınan kredilerdir. Dış ekonomik ilişkiler sisteminin esasını ise, Azer-baycan'ın dış ticaret rejimi oluşturmaktadır. Azerbaycan ın üyesi olduğu ekonomik kuruluşlar şunlardır: Uluslararası Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (IBRD), Uluslararası Para Fonu (IMF), Karadeniz Ekonomik İşbirliği (BSEC), CCC, CE (gözlemci), Göçmen Çalışmaları Merkezi (CIS), Avrupa Atlantik Ortaklık Konseyi (EAPC), Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (EBRD), Avrupa İktisat Komisyonu ECE, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO), Asya ve Pasifik Ekonomi ve Sosyal Komisyonu (ESCAP), Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO), Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu (ICAO), ICRM, IDA, İslam Kalkınma Bankası (IDB), Uluslararası Tarım Kalkınma Fonu (IFAD), IFC, IFRCS, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), IMO, Intelsat, Interpol, IOC, ITU, NAM (gözlemci), OIC, Birleşmiş Milletler (BM), BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı UNCTAD, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO), Endüstriyel Kalkınma Örgütü (UNIDO), Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO), Dünya Ticaret Örgütü (WTO-gözlemci). Azerbaycan, ülke içi finansman kaynaklarının sınırlılığından, ülkenin üretim ve sosyal yapısının yeniden yapılanmasında uluslararası finansal kuruluşların geniş finansal imkanlarından maksimum düzeyde faydalanmayı dikkate alarak, bu kuruluşlarla işbirliğine gitmiştir. Azerbaycan'a kredi veren kuruluşların başında Avrupa Birliği (TACIS, TRACECA, INOGATE), IMF, Dünya Bankası (IBRD), ABD İhracat ve İthalat Bankası, Uluslararası Kalkınma Örgütü, Avrupa Yeniden Yapı-lanma Kalkınma Bankası (EBRD), Türk Eximbank, İslam Kalkınma Bankası (IsDB), Japonya Uluslararası İşbirliği Bankası, Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası (BSTDB), Uluslararası Finansman Şirketi (IFC), Kreditanstalt fur Wiederaufbau (KfW, Almanya) gelmektedir. Garanti bakımından sermaye riskinin azaltılması yolunda çalışan Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı (MIGA) da 208

221 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Azerbaycan da faaliyette bulunmak-tadır. Bu kuruluşlar tarafından açılan krediler, pazar ekonomisine geçişi kolaylaştırmak amacıyla açılan proje kredileridir. Dış kredi almasının yanı sıra Azerbaycan a uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan yardımlar da önemli boyutlara ulaşmıştır. Bunların içinde, Avrupa Birliği tarafından yapılan yardımların özel bir yeri bulunmaktadır 286. Avrupa Yeniden Yapılanma Kalkınma Bankası (EBRD), Azerbay-can a yılları arasında 22 farklı proje için Euro su doğrudan yatırım, Euro su bölgesel yatırım olmak üzere, toplam Euro kredi vermiştir 287. EBRD, aktif olarak, Azerbaycan daki petrol, taşımacılık, banka sektörü gibi alanların gelişmesine destek vermektedir. Bu ise Azerbay-can da petrol dışı sektörlerin gelişmesini sağlamaktadır. Ülkede sermaye yatırımı ortamını oluşturabilmek için, EBRD, özellikle küçük ve orta çaplı işletmelere, özel sektöre yardım etmektedir. Banka ayrıca Azerbay-can da petrol ve doğalgaz sektörüne yaptığı yardımları da devam ettir-mektedir. Asya Kalkınma Bankası (ADB) da yıllarında, Yoksul-luğun Azaltılması ve Ekonomik Kalkınma Üzere Devlet Programı çerçevesinde, Azerbaycan a 180 milyon $ hacminde kredi verecektir yılından Azerbaycan da faaliyete başlayan (ADB), çalışmalarını özellikle halkın mal ve hizmet ihtiyacının sağlanması ve özel sektörün gelişmesi için çevrenin ve iş yerlerinin oluşturulması yönünde yoğunlaştırmıştır. Azerbaycan 1992 den beri IsDB sının üyesidir. Altyapı sermaye-sine yardımın yanında IsDB mültecilere ve sosyal ve özel sektörlere 1,2 milyon $ değerinde yardımda bulunmuştur. 286 Nail Feteliyev-Rafiq Ehmedov, Beynelxalq Maliyye-Kredit Qurumları ve Onların Azerbaycan Respublikası İle Elaqeleri Haqqında, Meşveret Bülleteni, No:10(46), Yanvar-2002, s.26. ss.24-43; Fuad Hüseynov,

222 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan, 1997 yılında BSTDB nin üyesi olmuştur. Örgüt Azerbaycan da çalışmalarını genel olarak; petrol-dışı sektörlerde uygu-lanan projelere, özel müesseselerin yeniden yapılanması ve gelişmesine yardım etmek amacıyla finansal yardımda bulunmak üzere yoğunlaş-tırmıştır. BSTDB, telekomünikasyon, taşımacılık, üretim, tarım ile bağlı projelerin finanse edilmesini öngörmektedir. Dünya Bankası Grubunun üyesi olarak MIGA, gelişmekte olan ülkelerde siyasi risk faktörünün azaltılması amacıyla yabancı sermaye-darlara yardım yapmaktadır. MIGA, Azerbaycan da çalışan yabancı şirketlere yardım olarak altı kez değeri 77.1 milyon $ olan garanti sağlamıştır. İlk garanti Baku deki Coca-Cola fabrikasına 18.3 milyon $ sermaye yatıran Türkiye nin Efes şirketine verilmiştir. İkinci garanti Türkiye den Koçbank a 2.7 milyon $ sermayesine verilmiştir. Ayrıca Almanya nın Bank Kreiss AG, Türkiye nin Pamukbank ve Azertel şirketlerine, onların Azercell şirketine ve Azerbaycan ın dijital bağlantı sektörlerine sermayeleri için garanti verilmiştir. MIGA Şubat-2003 tarihinde ise un değirmenin genişletilmesi ve modernleştirilmesi için Türkiye den Fataoğlu Gıda Sanayii ve Ticaret Şirketi ne $ değerinde garanti vermiştir. Bu sermaye yatırımları mülkiyet haklarının geçirilmesi ile bağlı kısıtlamalar, özel mülkiyetin zorunlu müsaderesi, savaş ve çatışmaları da içermekle politik risklere karşı sigortalanmışlar. IFC nin stratejisi finansal sektörün güçlenmesi, küçük çaplı işlet-melerin çoğalması, ülkenin sanayii ve ziraat sektörüne yardımın artışı, finansal yardımın enerji sektörü dışında olan alanlara da yatırılması ve enerji sektörüne olan yatırımlara yardımda bulunması gibi hedeflere uygulanmaktadır. IFC nin yılları içinde genel sermaye yatırı-mı, yaklaşık olarak 55 milyon $ ı bulmaktadır. Azerbaycan ın piyasa mekanizmasına geçişini ve ekonomik istik-rarı sağlamaya yönelik çalışmalarını uluslararası kuruluşlar da destekle-mektedir. Bu çerçevede, 210

223 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Azerbaycan ve IMF arasında makroekonomik gelişmeyi desteklemek ve ülkeyi petrol gelirlerine hazırlamak amacıyla yardım anlaşmaları imzalanmıştır. Roma da Aralık-1990 da yapılan AB Zirve toplantısında, eski SSCB ülkelerini ekonomik reformlar konusunda desteklemek üzere TACIS teknik yardım programı benimsendi. Programın en önemli özelliği AB nin BDT ülkeleriyle mali işbirliğinin temel aracı olması ve Program, Partnerlik İşbirliği Anlaşmalarının uygulanmasına yardımcı olma fonksiyonunun üstlenmesidir. Avrupa Birliği TACIS programı vasıtasıyla Avrupa dan Azerbay-can a yeni teknolojiler getiren projeleri finanse ederek, Azerbaycan da serbest piyasa ekonomisi ve demokratik toplum yapısının oluşumunu teşvik etmektedir. TACIS programı çerçevesinde finansmana ihtiyaç duyulan sektörler belirlenmesi için, Avrupa Komisyonu ve Azerbaycan hükümeti ve diğer teşkilatlar birlikte faaliyet göstermektedirler. Azerbaycan ın altyapı sistemini teşkil eden köprü ve yolların yeniden yapılmasında büyük rol oynayan TACIS ulaşım ve haberleşme altyapısının yeniden yapılanmasına yardım etmektedir. TACIS küçük ve orta işletmeciliğin artması amacıyla eğitim programları düzenlemekte, enerji sanayisindeki üretim sonucunda ortaya çıkan çevre kirliliğinin ve genel ekolojik problemlerin çözümü ve Azerbaycan ın önemli sanayi bölgelerine enerjinin paylaşımı yöntemleri üzere görüş bildirmekte, Hazar bölgesi ve Orta Asya dan Avrupa piyasalarına enerji kaynak-larının nakli ile ilgili alternatif güzergahların belirlenmesinde yardımcı olmaktadır 288. Petrol ve Gazın Avrupa ya Uluslararası Nakli Projesi (Interstate Oil and Gas Trasport to Europe- INOGATE) ise AB nin eski SSCB için öngördüğü teknik yardım çerçevesinde esas bölgesel program olarak gerçekleştirilmektedir. Projenin hedefleri arasında bölgesel gaz ulaştır-ma sisteminin, petrol ve 288 Gülgez Eliyeva, Azerbaycan Respublikasının Avropa İttifaqı İle Münasibetleri, Meşveret Bülleteni, No:11(47), Fevral-2002, ss

224 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras petrol ürünlerinin nakli sistemlerinin yeniden yapılanması, geliştirilmesi ve Avrupa pazarlarına enerji kaynaklarının nakli için alternatif yolların belirlenmesi yer almaktadır. INOGATE projesinde Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan -ın enerji kaynaklarına önemli yer ayrılmıştır. Bu çerçevede hem mevzuat hem de teknik konularda yardımlarda bulunulmuştur. 8 Aralık 1998 de Brüksel de INOGATE Programına katılan ülkelerin toplantısı yapılmış ve hem Bakü-Supsa hem de Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hatlarını destekleyici kararlar alınmıştır 289. Uluslararası Kalkınma Teşkilatı, Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası 290, Japonya Uluslararası Ekonomik İşbirliği Fonu gibi diğer uluslararası finansal kurumlardan da kredi alınmış olmasına karşın, alınan dış kredilerde üstünlüğün IMF ve Dünya Bankası nda olduğunu belirtmek gerekir. H. Aliyev in iktidara gelmesi ile alınan ilk önemli karar milli para birimi olarak Manat ın tek ödeme aracı olarak kabul edilmesi olmuştur. İkinci önemli adım ise enerji kaynaklarından yararlanma stratejisinin seçilmesidir. Bundan sonra dünya ekonomisine entegrasyon yolunda gelen adım olarak IMF ve Dünya Bankası ile ilişkiler kurulmaya başlandı. Azerbaycan Eylül-1992 de IMF, Dünya Bankası ve Uluslararası Kalkınma Birliği'ne üye olmuştur. Her ne kadar Dünya Bankası ve IMF ye üyelik 1992 yılında kabul edilse de, bu teşkilatlarla kredi anlaşmaları 1995 yılında yapılmaya başlanmıştır. Aşağıda önemine binaen IMF ve Dünya Bankası ile olan ilişkileri ayrı ayrı incelenecektir. 289 Azerbaycan Ülke Raporu, DPT Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü, Ankara, Mayıs-2002, s Bkz: Elçin Süleymanov, Azerbaycan ve Avropa Yenidenqurma ve İnkişaf Bankı Münasibetleri, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss

225 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz IMF İle İlişkiler IMF ve Dünya Bankası, gelişmekte olan ülkelerin küreselleşen dünya pazarına yapısal uyum sağlaması ve onun bir parçası haline gelmesi için dış kredi ve borçlandırma mekanizmalarını kullanmakta, bu süreci garanti altına almak için de sözkonusu ülkelere, istikrar ve yapısal uyum programları tavsiye etmektedir. Doğu Bloku nun yıkılmasıyla birlikte buradaki ülkelerin piyasa ekonomisine geçişini yönetme rolünü de üstlenen IMF, bu ülkelerin çoğunda kendi politikalarını uygulama şansı bulmuştur. Ekonomik kriz-den çıkma arayışlarında dış yardıma sıcak bakan ve 117 Milyon SDR ile 18 Eylül 1992 tarihinde IMF ye üye olan Azerbaycan, IMF den ilk krediyi 19 Nisan 1995 tarihinde kullanabilmiştir 291. Bu kredinin tutarı 46 milyon $ dır. IMF, Azerbaycan da uygulanan ekonomik reform programını Kasım-1995 de 132 milyon $ lık krediyle desteklemiştir. Sözkonusu ekonomik reform programı sıkı para ve maliye politikalarıyla enflasyonun azaltılmasının yanı sıra finans sektörünün yeniden yapılan-ması, fiyat yapısının rasyonelize edilmesi ve özelleştirmede hızlı bir gelişme sağlamak gibi yapısal reformları da içermekteydi programını desteklemek için ise IMF, Aralık de toplam 64 milyon $ lık yeni iki kredi daha onayladı. Bu kredilerle enflasyonun düşürülmesi ve büyümenin yeniden başlatılması gibi makroekonomik istikrar amaçlanıyordu. Ocak-1999 da tasdik edilen ve 112 milyon $ olan kredi ise 1999 ekonomik ve finansal programını desteklemek ve 1998 de dünya petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün ihracata yönelik olumsuz etkilerini gidermek amacına yönelikti. IMF verdiği bu 291 Azerbaijan,: Financial Position in the Fund, Fuad Aliyev, The International Monetary Fund and Reforms in Azerbaijan, Budapest, Hungary, February

226 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras krediyle kamu kesiminin yeniden yapılandırılmasına yönelik yapısal reformlara da destek vermeye devam etmiş oluyordu. Azerbaycan IMF den Yoksulluğun Azaltılması ve Ekonomik Kalkınma Üzere Devlet Programı çerçevesinde de kredi almaktadır. Azerbaycan hükümetinin ekonomik reformlarını desteklemeyi sür-dürmek için Temmuz-2001 de Fakirliği Azaltma ve Büyüme Kolay-lığı adı altında 100 milyon $ lık kredi verildi. Bu kredinin ana amacı, makroekonomik istikrarı yeniden sağlamak, ekonominin petrol-dışı sektörlerinin büyümesini teşvik etmektir Dünya Bankası İle İlişkiler Azerbaycan'ın yeni ekonomik sisteme geçişi sırasında karşılaştığı problemleri çözme ve ekonomik bunalımdan kurtulma çabalarına Dünya Bankası çeşitli program ve projelerle destek sağlamaktadır. Bunlar direkt ekonomik ıslahatlarla ilgili olanlar ve ekonomik kalkınmaya dolaylı destek sağlayanlar olarak ikiye ayrılabilir. Dünya Bankası Azerbaycan a kalkınma politikası konusunda tavsiyelerde bulunmasının yanısıra, yatırımlar ve hükümet bütçesinin finansmanı ile dış yardımların koordi-nasyonu konusunda yardımcı olmaktadır 293. Stratejik görüşlerin ve yatırımların temin edilmesi yolu ile, hükümet bütçesinin finanse edilmesi ve yardımın düzenlenmesi ile geçiş sürecinde ülkeye gerekli yardımın sağlanması Dünya Bankası nın Azerbaycan a dönük faaliyetlerinin temelini oluşturmaktadır. Dünya Bankası özellikle hükümetin petrol rezervlerini yönetiminde kurumsal imkanların güçlendirilmesi ve değişikliklerin temel politikasının yapı-landırılması, reformların hızlandırılması 293 World Bank Activities in Azerbaijan, 1998, s

227 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz amacıyla Azerbaycan yönetimi ile birlikte faaliyette bulunmaktadır 294. Dünya Bankası, özelleştirmeye ve yatırım ikliminin elverişli hale gelmesine, su, doğal gaz ve elektrik sisteminin iyileştirilmesine, sağlık ve eğitim sektörlerinin kalkınmasına, fakirliğin azaltılması stratejisinin hazırlanmasına dikkatini vermiştir. Dünya Bankası yılları arasında 19 farklı proje için Azerbaycan a 531 milyon $ kredi ayırmıştır 295. Dünya Bankası nın Azerbaycan'a yardım programının temel amacı, petrol kaynaklarını idare etmek için Hükümetin yapısal kapasitesini güçlendirmek yönünde teknik yardım sağlamak ve reformları hızlandırmak için temel ilkeleri belir-lemektir 296. Dünya Bankası'nın Azerbaycan'a sağladığı ilk kredi petrol sektörüne yöneliktir. Petrolün Azerbaycan ekonomisindeki konumu ve önemi dikkate alındığında söz konusu kredinin ekonomiye ne kadar yararlı olduğu belli olmaktadır. Dünya Bankası tarafından sağlanan krediler de yabancı yatırım niteliğindedir ve ekonomi için aynı olumlu sonuçları doğurmaktadır. Banka kredilerinin ayrı bir özelliği ise sözko-nusu kredilerin uzun dönemli ve çok düşük faizli olmasıdır. Fakat, kredilerden beklenen yararların elde edilmesi için onların amacına uygun kullanılması, gerekli olmayan harcamalardan kaçınıl-ması gerekmektedir. Böyle yapılmazsa, yani kredi üzere hesaplanan faizler kredi kullanımı sonucu kazanılan ekonomik değerler, artımlar vasıtasıyla 294 Nail Feteliyev-Aygül Şamçıyeva-Ruqiyyet Memmedova, Dünya Bankı ve Onun Azerbaycandaki Fealiyyeti, Meşveret Bülleteni, No:3(39), s. 26. ss World Bank Lending to Azerbaijan, 5C4256C3A001980A7?Opendocument, ; Nail Feteliyev-Aygül Şamçıyeva- Ruqiyyet Memmedova, Dünya Bankı ve Onun Azerbaycandaki Fealiyyeti, Meşveret Bülleteni, No:3(39), s Elçin Süleymanov, Müsteqillik Sonrası Azerbaycan ve Dünya Bankı Münasibetleri, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss ; Tarık Aydın, Azerbaycan ve Dünya Bankası, Mutasyon.Net, Erişim Tarihi:

228 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras karşılanamazsa, bu dönemde alınan krediler gelecek nesiller için taşınması zor bir yük oluşturacaktır. Dünya Bankası yılları arasında Azerbaycan da 9 proje gerçekleştirecektir. Bu süre içinde finansal yardımının hacmi milyon $ arasında olacaktır de su teçhizat sisteminin yeniden inşası üzere ek projenin gerçekleştirilmesi amacıyla 12 milyon $, eğitim sistemi ile ilgili proje için 18 milyon $, sulama sistemi ile ilgili proje için 30 milyon $ ayıracaktır. Ayrıca Dünya Bankası Yoksulluğun Azaltıl-ması ve Ekonomik Kalkınma Üzere Devlet Programı çerçevesinde 2003 yılında 17 milyon $ kredi vermeyi de planlamıştır de köylerin geliştirilmesi amacıyla 15 milyon $, emeklilik maaşı sisteminin yeniden yapılanması amacıyla 10 milyon $, elektrik dağıtım sitemi için 40 milyon $ vermeyi planlamıştır de "Şahdağ" milli parkının inşasına 8 milyon $, yoksulluğun azaltılması için 15 milyon $ kredi verecektir de değeri 20 milyon $ olan PRSC-2 gerçekleştirile-cektir. Ayrıca Dünya Bankası ticari kanadı "Bakü-Tiflis-Ceyhan" petrol boru hattının inşası projesine 300 milyon $ ayırmayı planlamıştır Bölgesel Ekonomik İlişkiler Azerbaycan aynı zamanda bazı bölgesel örgütlerin de üyesidir. Bunlardan en önemlileri Karadeniz Ekonomik İşbirliği, Bağımsız Dev-letler Topluluğu, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve GUÖAM (Gürcistan-Ukrayna-Özbekistan- Azerbaycan-Moldova)dır Bağımsız Devletler Toğluluğu Sovyetler Birliği nin üç Slav Cumhuriyeti olan Rusya Federasyo-nu, Beyaz Rusya (Belarus) ve Ukrayna nın liderleri 8 Aralık 1991 de bir araya gelerek Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği nin (SSCB) resmen dağıldığını ve bu 297 Dünya Bankı ci İllerde Azerbaycanda 9 Layihe Gerçekleşdirecek,

229 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz siyasi öznenin yerini alacak yeni bir birliğin, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) nun kurulduğunu açıkladılar. Bu açıklamadan kısa bir süre sonra, 21 Aralık 1991 de Kazakistan ın Almatı şehrinde Almatı Deklarasyonu olarak bilinen Bağımsız Devletler Topluluğu nun kuruluş bildirgesi imzalandı. Böylelikle SSCB nin uluslararası bir varlık oluşu hukuki olarak sona eriyordu. Azerbaycan ise, Eylül-1993 de Bağımsız Devletler Topluluğu na katılmıştır. Eski Sovyetler Birliği bünyesinde yer alan ve bağımsızlığını kazanan 15 cumhuriyetten 12 sinin katılımıyla kurulan Bağımsız Devlet-ler Topluluğu başta ekonomi olmak üzere birçok alanda birbirinden bağımsız olan yeni devletler arasında işbirliğinin geliştirilmesi amacını taşıyordu. Ana dil, milli para, kültürel değerler gibi konularda her cumhuriyet bağımsız olacaktı ama diğer konularda bu topluluğun amaçlarına riayet edecekti. Geçen süre içerisinde BDT ülkeleri arasındaki ilişkiler dikkate alındığında, BDT ile ilgili şöyle bir değerlendirme yapılabilir: Soğuk savaş döneminde sosyalist modeli tüm Avrasya ülkelerine zorla dayatan Sovyetler Birliği modeli çökünce, Rusya Federasyonu bu bölge için Bağımsız Devletler Topluluğu ya da yakın çevre adı altında bu ülkeleri kendi denetimi altında tutmak amacıyla yeni bir model geliştirmeye çaba göstermiş, ancak başarılı olamamıştır Karadeniz Ekonomik İşbirliği Karadeniz Ekonomik İşbirliği (BSEC), dünyada küreselleşme ve bölgesel düzeyde uluslararası bütünleşme yönünde, siyasal ve ekonomik alanda yeniden yapılanma sürecinin bir ürünüdür li yılların sonun-da, Doğu Avrupa da ekonomik boyutta serbest piyasa ekonomisine ve siyasal boyutta çoğulcu demokrasiye geçiş sürecinin yarattığı ortamda konumunu bulan BSEC, bölgesel bir ekonomik işbirliği girişimidir. 217

230 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Karadeniz Ekonomik İşbirliği (BSEC) Türkiye nin öncülüğünde, 25 Haziran 1992'de İstanbul'da 11 ülkenin devlet ya da hükümet başkanlarının katıldığı toplantıda kuruldu. Azerbaycan ın yanı sıra Bir-likte yer alan diğer ülkeler şunlardır 298 : Arnavutluk, Bulgaristan, Erme-nistan, Gürcistan, Moldavya, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye, Ukrayna ve Yunanistan. Birbirinden farklı bu ülkeler; refah, barış ve istikrarı bölgesel düzeyde sağlayarak dünya ekonomisine güç katmayı amaçlamışlardır. BSEC teorik olarak ve başlıca üç alt siyasal coğrafyayı (Kafkasya, Orta Doğu, Balkanlar) ve üç denizi (Karadeniz, Ege, Hazar) birleş-tirmiştir. Şu haliyle ne bir serbest ticaret bölgesi ve ne de gümrük birliği modeli olmasa da, BSEC Bölgesi (BSEC), dünya ekonomisinin geleceğinin tasarlanmasında dikkate alınan bir bölgedir. BSEC nin uluslararası platformda önemli bir bölgesel girişim olabilmesi için, ileriye dönük olarak belirli hedefler dahilinde, daha ileri ekonomik bütünleşme aşamalarına geçebilecek şekilde düzenlemelere gidilmesi gerekmektedir. Bu da üye ülkelerin serbest piyasa düzenine geçmeleri, üye ülkeler arasındaki mevcut köklü anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulması ve üyelerin diğer ekonomik bütünleşme girişimlerine dahil olmaları veya diğer girişimlerdeki yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin engellenmemesi ile sağlanabilir Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Türkiye, İran ve Pakistan arasında bölgesel ekonomik işbirliğini geliştirmek ve güçlendirmek hedefi doğrultusunda 1964 yılında kurulan Kalkınma için Bölgesel İşbirliği 298 Bkz. Nail Feteliyev-Aygül Şamçıyeva, Qara Deniz İqtisadi Emekdaşlığı, Meşveret Bülleteni, No:12 (48), Mart-2002, ss İrfan Kalaycı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği: Dünya Ekonomisi Açısından Geleceği, Globallaşma Prosesinde Qafqaz ve Orta Asiya Mövzusunda Beynelxalq Konfransın Materialları, Bakı, 2003, ss.62-63; Karadeniz Ekonomik İşbirliği, 5 Haziran

231 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz (Regional Cooperation for Develop-ment), şekil ve içerik değişiklikleri yapılarak 1985 de Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO) adını aldı. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, 1990 lı yılların başında Avrasya da meydana gelen köklü tarihsel değişim sürecinden genişleyecek şekilde yararlandı yılında Afganistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Türk-menistan ın Ekonomik İşbirliği Teşkilatı na katıldı. Genişleme sonunda Teşkilat; nüfusu 300 milyonu bulan 7 milyon kilometrekare alana yayılmış, zengin doğal kaynaklara sahip on üyeli bir örgüt halini almış-tır 300. ECO, orta vadede üye ülkeler arasındaki işbirliğine ilişkin olarak ticaret, ulaştırma, iletişim ve enerji sektörlerine öncelik ve ağırlık verilmesi stratejisini benimsemiştir. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, ulaş-tırma ve iletişim alanına verdiği öncelik bağlamında, özellikle denize çıkışı olmayan örgüt üyelerinin ihtiyaçlarına cevap verecek, uluslararası limanlara ve pazarlara ulaşmalarını mümkün kılacak şekilde bölgenin altyapısını geliştirmeyi, eksiklerini tamamlamayı, ayrıca iletişim ağını günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde geliştirip yaygınlaştırmayı hedeflemektedir. Öte yandan bölgenin zengin enerji kaynaklarının akılcı bir şekilde kullanılması ve uluslararası pazarlara ulaştırılması hayati önem taşımaktadır. Teşkilatın belirlediği hedefler doğrultusunda bazı adımlar attığı görülmektedir 301. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı nın, globalleşmenin etkilerinin özel-likle gelişme yolundaki ülkeler üzerinde açık bir şekilde hissedildiği günümüzde, küreselleşmenin olumsuz yansımalarını asgari seviyeye indirme çabalarına katkıda bulunmaya çalıştığı da söylenebilir. 300 Ferhan Erkmenoğlu, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Devlet veya Hükmet Başkanları Yedinci Doruk Toplantısı (İstanbul; Ekim 2002), Ferhan Erkmenoğlu, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Devlet veya Hükmet Başkanları Yedinci Doruk Toplantısı (İstanbul; Ekim 2002),

232 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras GUÖAM Rusya nın Bağımsız Devletler Topluluğu üyeleri üzerinde daha fazla güçlü olmasını sağlayacak politikaların karşısında bir tutuma sahip olan Azerbaycan, GUÖAM (Gürcistan- Ukrayna-Özbekistan-Azerbaycan - Moldova) olarak bilinen bir alternatif bölgesel oluşuma da öncülük etmiştir. Üye ülkeler arasında siyasi, ekonomik ve stratejik ittifak oluşturmayı amaçlayan, bağımsızlık ve toprak bütünlüğü ilkelerini işbirliği içinde güçlendirmeyi hedefleyen teşkilat, 1997 yılında oluşturuldu. Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan ve Moldova arasındaki ekonomik işbirliği imkanlarının geliştirilmesi amacıyla oluşturulan bu yeni oluşu-ma 1999 da Özbekistan da dahil oldu. Ancak Özbekistan, 2002 yılında teşkilatın işlevini yetersiz bulduğu gerekçesiyle ayrılma kararı aldı 302. Azerbaycan petrolünün Gürcistan dan geçen boru hattı ile Karadeniz limanından tankerlerle Ukrayna ya ve Moldova ya ulaştırıl-ması bu ittifak için önemli bir etkendir Türk Ekonomik Birliği Düşüncesi Sovyetler Birliği nin dağılmasının ardından, bağımsızlığını kaza-nan yeni Türk Cumhuriyetlerinin enerji kaynağı ihraç potansiyeli, enerji kaynakları açısından büyük oranda dışa bağımlı olan Türkiye nin de bu handikaptan kurtulması için fırsat olmuştur. Türkiye ve yeni Türk Cumhuriyetleri arasında ekonomik, siyasi ve kültürel alanda sağlıklı ilişkilerini geliştirmesinin de etkisiyle, petrol ve doğal gazın, Türkiye üzerinden geçirilerek batı pazarlarına ulaştırılması ile yeni Türk Cumhuriyetleri siyasi bağımsızlıklarının pekiştirecek şekilde ekonomik bağımsızlık 302 Özbekistan, 5 üyeli GUUAM dan çekiliyor, Bkz: Rovşen İbrahimov, GUÖAM Örgütünün Kurulma Sebeplerinin Uluslararası İlişkiler Karar Verme Süreci Teorisi Açısından Değerlendirilmesi, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss

233 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz ve kalkınmalarını gerçekleştirmeleri, Türkiye nin ise hem enerji maliyetini büyük oranda düşürmesi, hem de önemli bir gelir kaynağına ulaşması mümkün olacaktır. Enerji kaynağı naklinin Türkiye üzerinden gerçekleştirilmesi, şüphesiz Türkiye'nin kıtalar arası jeopolitik önemini de arttıracaktır. Ancak Türkiye ve yeni Türk Cumhuriyetleri arasındaki ekonomik ilişkinin adının, Türk Ekonomik Birliği, Türk Ortak Pazarı ve biraz da hissi ve hamasi duyguların harekete geçirmesiyle Türk Birliği şeklinde bir oluşuma giden yol olarak seslendirilmesi doğru değildir. Hatta bu şekilde bir seslendirme ve hedef belirleme, Türkiye ve yeni Türk Cumhuriyetleri arasındaki ekonomik ilişkilerin arzu edilen sevi-yede gelişmesine bazı engellerin konulmasında ve enerji kaynaklarının batı piyasalarına ihracına ilişkin temel güzergahların tespitinde, Türkiye geçişli hatların gecikmesinde ve/veya gerçekleşmeme ihtimalinde en önemli nedenlerden biridir. Türkiye nin önüne çıkan fırsatları değerlendirerek, enerji ihraç hatlarında geçiş ülkesi olması ile hem ekonomik açıdan gelişme kaydetmesi hem de yeni Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerini geliştirmesi; ancak bu süreçte hem batı çıkarları ile bağdaşacak hem de batıya alternatif muhtemel oluşumlara zemin hazırlama gibi bir niyetinin olmadığını yansıtacak şekilde bölgeye ilişkin bir politika takip etmesi ile mümkün olabilecektir. Özellikle bağımsızlığını kazanan yeni Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerini daha hızlı geliştirmesindeki engellerin ve Türkiye geçişli enerji kaynağı nakil hatlarının gerçekleşmesindeki endişelerin giderilmesi için, Türkiye nin, birinci olarak bölgede medeniyetler arası sınır ülkesi olma fırsatını değerlendirerek, gönüllü kuruluşlar tarafından başlatılan ve resmi kurumlarca benimsenen medeniyetler arası diyalog girişimlerinde daha aktif rol alması gerekmektedir. Ayrıca Türkiye ve yeni Türk Cumhuriyetleri arasında, Birlik ve Ortak Pazar ifadelerini çağrıştırmayacak bir mahiyette, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini sağlayacak 221

234 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras işbirlikleri ne önem vermelidir. Hatta bu ilişkilerin diğer bölge ülkelerini kapsamasına da özen göste-rilmelidir Entegrasyonun Perspektifi 1947 yılından beri GATT ın bütün toplantılarında alınan kararlar dünya ticaretindeki serbestliği sınırlayan engellerin ortadan kaldırılma-sına yönelik olmuştur da Uruguay da yapılan 8.ci toplantıda, uluslararası ticari ilişkiler düzenlemek amacıyla kurulması kararlaştırılan Dünya Ticaret Örgütü (WTO), nihayet 1 Ocak 1995 de kuruldu. Günü-müzde 140 dan fazla ülke örgüte üye kabul edilmiştir. Teşkilat belirle-diği kuralarla dünya ticaretinin % 95 ini düzenlemektedir. Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası ile birlikte yakın gelecekte uluslararası ekonomik ilişkilerin gelişmesinde en önemli üç dünya teşkilatından biri olacaktır. Dünya Ticaret Örgütüne üyeliğin, gelişmekte olan ülkeler açısın-dan önemi, teşkilatın kurulduğu ilk yıllarda iki tartışmalı problemde görülmesi mümkündür: Venezuella ve Brezilya, ABD yi petrol ürünle-rinin ticareti ile ilgili kuralları aykırı hareket etmekle ilgili olarak WTO ne şikayet etti. WTO 29 Ocak 1996 tarihli kararında şikayeti haklı buldu. ABD 19 Haziran da 1996 da karara uyacağını açıkladı. 14 Mart 1996 da ise Hindistan, ABD nin trikotaj ürünleri ile ilgili olarak uyguladığı koruyucu tedbirlerin triko trikotaj ve giyim malları ticaretinin kurallarına aykırı olduğunu iddia ederek WTO de müzakere açılmasını istedi. 17 Nisan 1996 da şikayet kabul edildi. 24 Nisan da ise ABD anlaşmazlık doğuran tedbirleri ortadan kaldırdığı için şikayet geri alındı. Her iki gelişmeyi de göz önünde bulundurarak WTO ne üyeliğin gelişmekte olan ülkeler, bu bağlamda Azerbaycan için de kurtarıcı olmadığı gibi felaket getirici gibi de değerlendirilmemesi gerekmektedir. Azerbaycan ihracatının yaklaşık %90 ı petrol ve petrol ürünlerin-den oluşmaktadır. Bunların ise piyasası ve fiyatları 222

235 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz WTO kurallarıyla belirlenmiyor. Dolayısıyla, bu teşkilata üye olunması halinde ihracatın hacminin artması ve çeşitliliği açısından bir kayıp olmayacaktır. Ancak WTO kurallarına uygun olarak iç piyasanın dışarıya genişçe açılması, yabancı ürünlerin üreticileri ile henüz rekabet yapma gücüne sahip olmayan ve varlığını devam ettirmek için adeta direnen Azerbaycan sanayisinin ve tarım ve hayvancılık sektörünün daha da kötü duruma düşmesine neden olabilecektir. Bu bakımdan, WTO ne üye olmanın zamanı ve şartları çok dikkatle hesaplanmalı ki, ülke ekonomisi için bu üyelikten maksimum fayda sağlanabilsin 304. İthalatı ikame etmeye dayalı bir sanayileşmenin birinci aşaması tüketim malları sanayisinde inkişaf ile sonuçlanmaktadır. Bundan sonra ülkeler için sanayileşme politikasını geliştirebilecek iki yol vardır. Birincisi, dış piyasalara açılmaktır. Güney Kore, Tayvan ve Doğu Asya ülkeleri gibi, iç piyasaları küçük olan ülkeler bu yolla kalkınmışlardır. Çünkü sadece iç piyasadaki talebe yönelik bir üretimle bu ülkelerin yüksek kalkınma seviyesine ulaşmaları mümkün değildi. İkinci yol ise, sanayileşme politikasıyla ara mal ve yatırım malları üretimini arttırmayı hedeflemektir. Türkiye ve piyasası büyük olan bir çok ülke bu yolla kalkınmıştır. Büyük bir iç pazara sahip olan Rusya da bu pazarı kaybetmemek için sanayileşme politikasını ikinci yolla gerçek-leştirmeye çalışmaktadır. Azerbaycan için ise sanayileşme politikası iç pazarı küçük olan bir çok Doğu Asya ülkeleri gibi birinci yolla, yani ihraç eğilimli olmalıdır. Buna göre de Azerbaycan ın WTO tarafından düzenlenen yeni uluslar-arası ticaret sistemine zamanında uyum sağlayarak bu sistemin vermiş olduğu 304 Rasim Musabeyov, Qloballaşma ve Azerbaycan, Meşveret Bülleteni, No:11(47), Fevral- 2002, s

236 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras fırsatlardan yararlanması, ülkenin ekonomik kalkınmasında önemli rol oynayabilir 305. Uluslararası kurumlarla ilişkilerin doğru kurulması da entegre olmanın temel şartlarından biridir. Yukarıda da ifade edildiği gibi 1992 de IMF ve IBDR ye üye olan, 1993 den itibaren GATT a gözlemci statüsünde katılan Azerbay-can, 2003 de ise Dünya Ticaret Örgütüne üye olmayı planlamaktadır. WTO ne üyelik ise IMF ve IBDR ye üyelikle mukayesede daha ciddi müzakerelere neden olmaktadır. Zira WTO ne üyelik, ekonomik bağımsızlığı gönüllü olarak sınırlama gibi görülmektedir. WTO ile temasları 1993 yılında gözlemci statüsünde katılım ile başlayan Azerbaycan, 1997 de görüşmelere başlanmış ve 2002 yılında üyelik ile ilgili oluşturulan komisyon toplantılara başlamıştır yılı Aralık ayında Cenevre de verilen karar ve 2003 yılı başında yapılan uzun müzakerelerden sonra Ermenistan, Dünya Ticaret Örgütü ne Teşkilatına üye olarak kabul edildi. Ermenistan dan önce Gürcistan ve Moldova da WTO ne üye oldular. Azerbaycan dışında BDT üyesi olan Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan da WTO ne üye olmak için başvuruda bulunmuşlardır. Azerbaycan ın WTO ne üye olamamasının nedenleri arasında başta gümrük vergileri ile ilgili yaşanan problem yer almaktadır. WTO uygulanan vergilerin azaltılmasını veya kaldırılmasını talep etmektedir. WTO ye üyelik için ileri sürülen şartlar arasında tarım sektörüne yardım ayrılmasının durdurulması da yer almaktadır. 305 Ekber Eldaroğlu, Dünya Ticaret Teşkilatı ve Azerbaycan, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu, ''Azerbaycan'' Bülleteni, No:22 (142), 31 May Ayhan Erdal, Dünya Ticaret Örgütü ve Azerbaycan ın Üyelik Süreci, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss

237 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Azerbaycan ın üç önemli dünya teşkilatı IMF, IBRD ve WTO ile münasebetlerine ciddi önem vermesi zaruridir. Azerbaycan ın uluslar-arası ekonomik ilişkilerini bu teşkilatların belirlediği kurallar çerçeve-sinde kurması gerekecektir. Uluslararası entegrasyon sürecinde uluslararası kurumların yalnız emredici konumda olması ülkenin milli çıkarlarına darbe vurabilir. Çeşitli uluslararası kurumlara üyelikte, ülkenin kazancını ve kaybını karşılaştırmak, milli çıkarlara uygun karar kabul etmek gerekir. Son zamanlar hükümet tarafından Azerbaycan ın Dünya Ticaret Örgütü ne üye olması ile ilişkin hazırlık işleri hızla devam etmektedir. Böyle bir üyelikte Azerbaycan ın milli menfaatleri dikkate alınmalıdır Mehdiyev, s

238 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras SEKİZİNCİ BÖLÜM AZERBAYCAN DA YABANCI YATIRIMLAR VE YATIRIM POTANSİYELİ Bu bölümde bağımsızlık sonrası Azerbaycan da yapılan yabancı yatırımlar, yabancı yatırımı ülkeye çekmek için yapılan düzenlemelerle oluşan yatırım iklimi, yatırım potansiyeli ve yabancı müteşebbisler açısından cazip olarak değerlendirilebilecek olan yatırım alanları ele alınacaktır Yabancı Yatırımlar Bağımsızlığın kazanılmasının ardından, Azerbaycan da petrolün yanı sıra, petrol dışı sektörlerin de batı sermayesine açılması doğrul-tusunda girişimler oldu. Bunun için önce serbest piyasa ekonomisine geçişin hukuki altyapısını oluşturmaya yönelik çalışmalara girişildi yılından itibaren yabancı yatırımların korunması için bazı önlemler alındı. 18 Ekim 1991 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti nin Devlet Bağımsızlığı Hakkında Anayasa maddesinin kabulünden sonra, ilk önemli adım 1992 yılında atıldı. 15 Ocak 1992 de Yabancı Yatırımların Korunması hakkında kanun kabul edilerek, ülke arazisinde yabancı yatırımların hukuki ve iktisadi esasları belirlendi ve korunması için devlet garantisi verildi. Zaman içerisinde üzerinde çeşitli düzeltmeler yapılarak güncelleştirilen bu kanun ile Azerbaycan hükümeti yabancı sermayeye; kanunların değişmesi, millileştirme, istimlak, tazminat, zararın ödenmesi, transfer ve gelirini kullanma gibi hususlarda devlet garantisi verdi 308. Bağımsızlık sonrası serbest piyasa ekonomisine geçiş kararı alan ve yabancı sermayeye kapılarını açan Azerbaycan a karşı yabancı sermayenin ilgisi gecikmedi. Özellikle zengin petrol ve doğal gaz kay-naklarına yönelen 308 Sancak, s. 44; Investment Possibilities of Azerbaijan, s

239 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz yabancı sermayeli şirketler ilk yıllarda diğer sektör-lerde de artmaya başladı. Ancak genel olarak döneminde yabancı sermayenin ülkeye akımını gerçekleştirme noktasında başarılı olunamadığı görül-mektedir. Azerbaycan ekonomisine yabancı sermayenin akımı 1994 yılından itibaren başlamıştır yıllarında yabancı sermayenin ülkeye akı-mını sağlamak amacıyla yapılan kanuni ve idari düzenlemeler sonu-cunda yabancı sermayenin reel olarak akımının sağlandığı görülmek-tedir. Azerbaycan da yıllarında izlenen ve ekonomik istikrarı sağlayan politikaların, reel ekonomiyi teşvik edici devlet politikalarıyla desteklenmemesi, 1997 yılı öncesi yabancı sermayenin ülkeye çekilmesi için uygulanan vergi muafiyetinden vazgeçilmesi ve devlet organlarının gerekli hassasiyeti göstermekte yeterli olmayışı nedenleriyle üretime yönelik yatırımlar yapılamamıştır yılından başlayarak Azerbaycan a yabancı sermayenin akımı 1998 de maksimum miktara çıkmıştır. Ancak uygulanan sıkı para politikaları, ekonomideki durgunluk, geciken özelleştirme ve beklenen ekonomik reformların gerçekleştirilemeyişi sonucu ekonomi bir yandan deflasyonist baskı altına girmiş, diğer yandan da 1998 yılından sonra Azerbaycan ekonomisinde özellikle yabancı sermaye kaynaklı bir geri-leme müşahede edilmiştir Rusya krizinin yanısıra ülkedeki mevcut bürokrasi, kırtasiyecilik, rüşvet ve belirli sahalarda gidilen gizli monopolleşme de bu tarihten itibaren ülkedeki yabancı firma sayısının önemli bir oranda azalmasında ve yabancı sermaye oranının düşmesinde etkili olmuştur. Azerbaycan da yabancı sermayeye vergi teşviklerinin kaldırıl-ması ise petrol dışı sektörlerdeki bu olumsuzluğu körüklemiştir Sinan Oğan, Bağımsızlığının Onuncu Yılında Azerbaycan Ekonomisi ve Türkiye İle Ekonomik İlişkileri, 227

240 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Yabancı şirketler yıllarında yaklaşık 5.9 milyar $ hac-minde bir sermayeyi Azerbaycan ekonomisine yatırmışlardır. Bu yatı-rımların %77.2 sini doğrudan yatırımlar, %22.8 ini mali krediler oluşturmaktadır. Doğrudan yatırımların %73 ü ise petrol sanayisine yönelmiştir. Azerbaycan ekonomisinde yabancı sermayenin GSMH da ağırlığı yüksek düzeydedir yılları arasında yabancı yatırımların hacminin GSMH ya oranı %30 dan %35-40 a kadar yükselmiştir yılında toplam yatırımların %64.3 ünü yabancı yatırımlar oluşturmuştur. Petrol anlaşmaları ile bağlantısı olmayan dolaysız sermayenin ülkeye girişi devam etmiş ve bu tür sermayenin toplam tutarı 2000 yılında milyon $ olmuştur. Dolaysız sermaye şeklinde konulan sermaye miktarı ülkeye konulan yabancı sermayenin %47.7 sini oluşturmaktadır yılında milli ekonomiye yönelen yabancı sermayelerin toplam hacminin %44.2 sini kısa ve uzun vadeli krediler, ticaret kredileri, avans ödemeleri, depozitler v.b. döviz işlemleri şeklinde dahil olan kaynaklar oluşturmuştur yılının son aylarından itibaren yabancı sermaye girişi yeni-den artmaya başlamıştır. Kanunlarda yapılan bazı değişiklikler, gümrük ve vergi oranlarının kısmen azaltılması ve bu süreci devam ettirilmesi, yabancı sermayenin korunması ve bu yolda devlet tarafından atılın adımlar yabancı sermaye artışına hareketlilik kazandırmıştır. Makroekonomik yapının istikrara kavuşması, özel sektörün güç-lendirilmesine yönelik düzenlemeler ve petrol sektörünün daha da geliştirilmesi Azerbaycan a dünya finans merkezlerinden yüksek ser-maye akımının gerçekleşmesi için geniş imkanlar oluşturmaktadır yılında Azerbaycan ekonomisine yatırılan yabancı yatırım-ların miktarı, bir önceki yıla göre %17.7 artış 310 Azerbaycan Respublikasının Sosial-İqtisadi Veziyyeti, s

241 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz göstermiştir. Bu yatırım-ların %70 i yabancı sermaye, %30 u yerli sermaye şeklinde dağılım göstermiştir yılında genel olarak tüm kaynaklardan Azerbaycan ekonomi-sine 10.3 trilyon Manat (2.1 milyar $) tutarında yatırım yapılmıştır yılı yatırım miktarı bir önceki yıla göre %34.4 fazla gerçekleşmiştir yılı yatırımlarının %80.9 u yabancı, %19.1 i ise yerli müteşeb-bisler tarafından gerçekleştirilmiştir. Yatırımların sektörel dağılımı ise şöyle olmuştur: %77 si sanayi, bu çerçevede %68.5 i petrol ve doğal gaz, %11.3 ü inşaat, %9.4 ü konut inşaatına, %38 i ulaşım, %2.4 i telekomünikasyon, %1.8 i ticaret ve hizmet, %0.8 i tarım ve %2.9 u diğer alanlara yapılmıştır yılında toplam yabancı yatırımlar milyon $ olmuştur. Bu rakam Ermenistan ve Gürcistan a yapılan yabancı yatırımların iki-üç katına tekabül etmektedir. Kişi Başına 211 $ düşen yabancı yatırım oranı, bir çok ülkeden yüksektir ve 2004 de ise bu oranın artması beklenmektedir. Son sekiz yılda % 80 i yabancı olmak üzere toplam 13 milyar $ yatırım yapılmıştır. Azerbaycan petrol sektörüne yapılan önemli miktarlardaki yabancı yatırım neticesinde eski Sovyet Cumhuriyetleri içinde en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline gelmiştir. Azerbaycan ekonomisindeki büyü-me petrol sektöründen ve petrol sektörüne bağlı inşaat faaliyetlerinden, ulaşım sektörlerinden ve az miktarda tarım sektöründen kaynaklan-maktadır. Ekonominin geri kalan kısmında ise genel bir durgunluk hakimdir. Diğer sahalarda önemli adımların atılamaması durumunda yakın gelecekte herhangi bir gelişme olması beklenmemektedir. Doğrudan yabancı yatırımlar Azerbaycan ın ekonomik canlanma-sında anahtar rolü oynamıştır. Ekonomik iyileşme daha çok petrol sektörüne yapılan doğrudan yabancı yatırımın ci Gazet,

242 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras sonucu olarak son derece yüksek düzeyde sermaye yatırımı ile desteklenmiştir. Doğrudan yabancı yatırımların önemli kısmı petrol üretim alanına olmuştur yılında, sermaye yatırımı petrol alanlarındaki daha düşük yabancı yatırım, iki arama konsorsiyumunun kapanması ve AIOC nin ilk işinin sona ermesi nedeniyle % 3 oranında düşmüştür. Bununla bir-likte, sermaye yatırımının GSMH ya oranı 1999 yılında % 26.9 ve 2000 yılında yapılan milyon $ yatırım ile bu rakam GSMH nın % 21.5 ine tekabül etmiştir. Azerbaycan ın en önemli istihdam kaynağı olan ve GSMH ya katkıda bulunan ikinci önemli sektör olan tarım sektörüne yabancı yatırımların GSMH ya katkısı ise % 0,5 in altındadır. Yabancı yatırımcılar imalat sanayi sektörüne yatırım yapmaktan kaçınmaktadırlar. Bunun bir sonucu olarak da sektörün üretimi düşmüştür 312. Toplam yatırımlar ve toplam yatırımlar içinde yabancı yatırımların payı yıllar itibariyle şöyledir: Tablo 42. Azerbaycan da Yatırım Miktarı (Milyon $) Yıllar Toplam yatırımlar Dahili yatırımlar Yabancı yatırımlar Yıllar Toplam Yatırımlar Dahili Yatırımlar Yabancı Yatırımlar Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, s.379 Kişi başına düşen yabancı sermaye hacmine göre, Azerbaycan BDT ülkeleri arasında ilk sırada yer almaktadır s

243 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Günümüzde Azerbay-can da sosyo-ekonomik kalkınmanın sağlanması amacıyla, işsizliğin azaltılması, halkın refah düzeyinin yükseltilmesi ve Azerbaycan ın uluslararası iktisadi ilişkilerinin genişlemesi için önemli adımlar atıl-mıştır 313. Tablo 43. Yabancı Yatırımlar (milyon $) Yıllar Toplam Finansal Kredi Petrol Sektörü Diğer Sektörler Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, s yıllarında yapılan doğrudan yabancı yatırımların sek-törel dağılımı ise şöyledir 314 : Petrol %84, sanayi (petrol dışı) %3, ulaşım ve haberleşme %23, inşaat %5, diğer % yılları arasında Azerbaycan da yapılan yabancı yatı-rımların ülkelere göre dağılımı dikkate alındığında %25 lik paylar ile ABD ve İngiltere nin ilk iki sırada yer aldıkları görülmektedir. Türkiye ise %15 lik pay ile üçüncü sırada yer almaktadır. Azerbaycan a başlıca yabancı sermaye akımı; uluslararası finans kuruluşlarının kredileri, doğrudan konulan sermayeler, petrol primleri, diğer kredi ve sermayeler şeklinde olmaktadır. Ülkeye gelen yabancı sermayenin büyük çoğunluğu kredi karakterlidir, yani gelecekte ilave faizlerle geri verilecektir. Uluslararası maliye kurumlarından alınan kre-dilerden başka, petrol sektörüne yöneltilen sermayeler de aslında kredi-lerdir ve bunlar çok yüksek faiz oranları ile 313 Ceferzade, s Investors Handbook, s

244 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras birlikte Azerbaycan petrolü hesabına geri verilmelidir. Son üç yılda ülkeden dışarıya sermaye akımının artış eğiliminin de bununla bağlı olduğu görülmektedir. Bir taraftan Azerbaycan uluslararası finans kurumlarından aldığı kredilerle ilgili ödeme yapmakta, diğer taraftan uluslararası kurumlara üyelik hakkı ödemektedir. Ayrıca asrın anlaşması nda pay sahibi sermayedarların gelirlerinin iadesi de başlamıştır. Dünya Bankası ve İngiltere nin Oxford Analytical şirketi tarafından yapılan hesaplamalara göre, geçiş sürecinin on yılı içerisinde Azerbaycan, Orta ve Doğu Avrupa nın, Orta Asya nın eski sosyalist 26 ülkesi arasında, yabancı yatırım hacmi itibariyle beşinci sırada yer almıştır. Azerbaycan a yapılan toplam yabancı yatırım hacmi, Polonya, Rusya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti gibi devletlerden daha yüksek olmuştur 315. Özellikle enerji sektörü ve petro-kimya alanında yatırımlar artarak sürmektedir. Ancak diğer sahalarda özellikle de gıda ve tekstil sektöründe yatırım iklimi istenilen düzeye çıkarılamamıştır. Bu husus bazı açılardan yatırımcılar için bir dezavantaj olarak görülse de özellikle de piyasa payı ve piyasaya ilk girme gibi sebepler dahilinde bu durum bir çok açıdan avantaj olarak da algılanabilir. Yabancı yatırımcılar ülkeye davet edilmekte ve onlara her türlü kolaylıkların yapılacağı vaad edilmektedir. Genelde Azerbaycan da yabancı sermaye olumlu karşılan-maktadır 316. Azerbaycan İktisadi İnkişaf Bakanlığı tarafından hazırlanan Azer-baycan Yatırım Haritası ise, yurtdışından gelen işadamlarının, Azer-baycan ın hangi bölgesinde, hangi alanlarda ve ne kadar bir yatırım yapabilecekleri hakkında yardımcı olma amacını taşımaktadır. 315 İbadoğlu, s Nizami Süleymanov, Azerbaycan ın İqtisadi Tarixi, Bakı, 2001, s. 232; Sinan Oğan, Bağımsızlığının Onuncu Yılında Azerbaycan Ekonomisi ve Türkiye İle Ekonomik İlişkileri,

245 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Hazar enerji kaynaklarının üretimi için toplam 40 milyar $ dan fazla bir yatırım 2010 yılına kadar yapılacağı hesaplanmaktadır 317. Bakü de faaliyet gösteren İngiltere nin MAİ Consulting firma-sının araştırmalarına göre, 2030 yılına kadar ise yatırımların toplamı 135 milyar $ a ulaşacaktır 318. Azerbaycan da mevcut rezervlerin geliştirilebilmesi, ekonomilerin teknolojik yapılarının yenilenmesi, üretim yapılarının çeşitlendirilmesi, yeni haberleşme ve ulaşım ağlarının oluşturulabilmesi içinde gerekli olan yabancı sermayenin artarak ülkeye gelmesinin sağlanması gerekmektedir. Azerbaycan da yatırımların daha çok petrol sektörüne yapılması ve bu doğrultuda GSMH nın önemli bir bölümünün petrol gelirlerinden oluşması endişe vericidir. Petrol sektörünün tek taraflı gelişimi nede-niyle dünya piyasalarındaki fiyat değişmeleri GSMH üzerinde de dalgalanmalara neden olmaktadır. Bu durum 1998 Rusya krizinde açıkça görülmüştür. Kısaca Azerbaycan ekonomik açıdan Hollanda Sendromu diye ifade edilen; bir bölgenin veya bir sektörün hızlı gelişimi karşısında di-ğer bölgelerin veya sektörlerin gelişmemesi sonucunu doğuracak bir tehlike ile karşı karşıyadır. Hollanda sendromu dışında Azerbaycan açısından yabancı serma-yeden kaynaklanan problemler şunlardır 319 : 317 Amanda Batters, Hart s Evroil, West Byfleet U.K., Vo.8,I.7, July-1997, s D. A. Mamedov, O. A. Aliyev, "Kontrakt Veka i Ago Vliyaniye Na Ekonomiçeckoye Rzvitiye Azerbaicanskoy Respublika" (Asrın Kontraktı ve Azerbaycan'ın İktisadi Gelişmesine Etkisi), Azerbaycan 21. Esrin Astanasında, (Ziyad Semedzade), Azerbaycan Elmler Akademiyası Neşriyyatı, Bakı, 1998, s V. E. Rüstemov, Azerbaycan İqtisadiyyatının Struktur Yenidenqurulmasında Xarici Kapitalın Rolu, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss.27-28; R. X. Şaulov, Müteqillik Şeraitinde Regional İnkişafın Strategiyası, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss

246 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Ülkenin dış borcunun artması, Yabancı sermayeli ve müşterek işletmelerin faaliyetlerinin daha çok erken gelir getiren hammadde yönlü ve hizmet sahalarına yönelmesi, Ülkenin üretim sanayisi sahalarına yabancı sermaye yatırımının çok az olması, Yatırımların hemen hepsinin Abşeron bölgesinde toplanması sonucu, diğer bölgelerde yabancı sermayenin yok denecek kadar az olması, Uluslararası finans kuruluşlarından alınan krediler ve finans kuruluşlarının verdikleri tavsiyelerin ülkede makroekonomik istikrarın sağlanmasında büyük rol oynamasına karşın, reel sektörde üretimin seviyesinin ve veriminin yükseltilmesi ve halkın sosyal güvenliğinin artması gibi sosyo-ekonomik problemlerin çözümünde farkedilir bir değişiklikler sağlamaması Yatırım İklimi Azerbaycan ı petrol dışı alanlarda da yatırım yapma bakımından cazip kılan faktörlerin başında, ucuz işgücü ve zengin yer altı kaynak-larına sahip olması gelmektedir. Ancak değişim sürecindeki ülkelerde yatırım ikliminin elverişliliği bakımından, gerekli kanuni düzenlemelerin yetersizliği, müteşebbisler açısından endişe edilen noktaların başında gelmektedir. Bu endişeyi dikkate alan Azerbaycan, özellikle 1995 yılından itibaren gerekli kanuni düzenlemeler konusunda önemli mesafe almıştır. Gümrük, vergi, emek, toprak, devlet hizmeti ve anti monopol alanında kabul edilen kanunlar ile birçok reform gerçekleştirilmiştir. Yapılan kanuni düzenlemeler ile Azerbaycan da, hem ülke içi hem de uluslararası piyasalar bakımında rekabetçi bir ortam oluşturulmaya çalışılmıştır. 234

247 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Avrupa Yeniden Yapılanma Kalkınma Bankası (EBRD) tarafın-dan yapılan bir araştırmaya göre, Azerbaycan daki ticari kanunlar yeterli görülmüştür. Elbette bugüne kadar yapılan düzenlemelerin ötesinde yapılması gereken düzenlemeler ve atılması gereken önemli adımlar vardır. Yapıl-ması gereken reformlar için Azerbaycan Cumhurbaşkanı nın çıkardığı fermanlar özel bir öneme sahiptir. Cumhurbaşkanı tarafından Temmuz-2002 de alınan kararlarla, Azerbaycan ın yabancı yatırımlara karşı açık kapı politikası yürüttüğü ve gerekli elverişli ortamın sağlanmaya çalışıl-dığı görülmektedir. Milli savunma gibi istisnalar dışında yeni düzenlemelere göre yabancı yatırımcılar ile yerli yatırımcılar aynı hukuka sahiptirler. Yabancı yatırımcılar tarafından kurulan işletmeler, kanunen Azerbaycan işletmesi olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla yerli ve yabancı müte-şebbislere hemen hemen aynı kanuni prensipler uygulanmaktadır. Ancak şube ve temsilcilikler böyle bir uygulamanın dışındadır. Vergi Kanununda ve prosedüründe yapılan düzenlemeler vergi mükelleflerinin vergi rejiminin şeffaflığı konusundaki kanaatlerini pekiştirmiştir. Yabancı fiziki ve hukuki şahısların, kanuni olarak, toprak özelleş-tirme hakları yoktur, ancak anlaşma yoluyla kiralama hakları vardır. Kiracı olmakla birlikte yabancılara bir çok hak tanınmıştır. İşletmelerin Hukuki Kayıt Süreci Azerbaycan da ister yerli isterse yabancı sermayeli işletmelerin kurulması için öncelikle Adliye Bakanlığına kayıt yaptırmaları gerek-mektedir. Kayıt işleminde istenen belge ve dokümanların sunulması mecburidir. Kayıt yaptırma süresi olarak kanuni süre 10 gün olarak belirlenmekle birlikte uygulamada bu sürenin iki-üç katına çıktığı görülmektedir. Adalet Bakanlığı ndan sonra vergi organlarına, Sosyal Sigorta Kurumu na ve Devlet İstatistik Komitesi ne de kayıtların yaptırılması gerekmektedir. Eylül-2002 de Cumhurbaşkanı 235

248 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras tarafından ilan edilen ferman ile, işletmelerin kayıt yaptırma prosedüründe bir çok sadeleştirmeye gidilmiştir. İşletme lisansı almak üzere yapılması gereken işlem sayısı 240 dan 30 a indirilmiş ve lisans süreleri 2 yıldan 5 yıla çıkarılmıştır. Mülkiyet Haklarının Korunması ve Anlaşmalara Saygı Dönüşüm sürecindeki ülkelerde sermayedarlar, mülkiyet hakları-nın ve anlaşmaların emniyetinden rahatsız olmaktadırlar. Ancak bu konuda EBRD in yaptığı çalışmalara göre, Azerbaycan dönüşüm süre-cindeki en iyi ülkeler arasında yer almaktadır. Mülkiyet haklarının korunması Azerbaycan Anayasası tarafından öngörülmektedir de yürürlüğe giren Medeni Kanun, anlaşmaların, ticari ilişkilerin, mülkiyet haklarının ve kıymetli kağıtların yapısal koşullarını da kapsamaktadır. Son zamanlarda kabul edilen Medeni Usul Kanunu mahkeme sürecini kolaylaştırmaktadır. Öte yandan, Cumhurbaşkanı Aliyev in Eylül-2002 de verdiği karar, hükümetin mülkiyet haklarına yasadışı kısıtlamaların ve mülkiyet sahiplerine yasadışı muhtemel baskıların engellenmesi yüküm-lülüğünü öngörmektedir. Fikir Haklarının Korunması Telif hakkı, ticari marka ve patent yürürlükte olan kanunlar ile düzenlenmektedir ların ortalarından Azerbaycan, fikir haklarının savunması ve kayıtlanması yolunda kendi ulusal sistemini hazırlamıştır. Telif haklarına yönelik güncel kanun (Telif Hakları ve İlgili Haklara Dair Kanun-1996), (Patentle İle İlgili Kanun-1997) ve ticari markanın savunmasına yönelik (Ticari Marka ve Coğrafi Yer Bilimlerine Dair Kanun-1998) yürürlüktedir. Ayrıca Azerbaycan, Sanayii Mülkiyetinin Korunmasına İlişkin Paris Anlaşması; Edebiyat ve Sanat Çalışmalarının Korunması Anlaşması gibi uluslararası anlaşmalara katılmıştır. Özel Sektöre Devletin Finansal Yardımı 236

249 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Hükümet tarafından Müteşebbisliğe Yardım Fonu kurulmuştur yılları arasında Fon un 250 milyar Manat değerinde özel müteşebbisler için mali yardım yapması öngörülmüştür. Düzenleme Sisteminin Şeffaflığı, Genel Standartların Yönetimi ve Rüşvet Sorunu Yatırımcılar ve ekonomiye destek veren uluslararası kurumlar hükümetin hukuk alanındaki düzenlemelerini olumlu değerlendirmekte ve iş hayatını etkileyen kanun ve tüzükleri amaca yönelik ve faydalı olarak görmektedirler. Kanuni düzenlemelerde bazı zaafların olmasına rağmen, bu konularda alınan mesafe piyasa ekonomisine yeni adım atan ülke için takdir edici bir başarı sayılabilir. Haziran-2000 de Cumhurbaşkanı Aliyev, rüşvetle mücadaleye ilişkin kanun imzalamıştır yılında Devlet Hizmeti konusunda kanun kabul edilmiştir. Bu kanun devlet memurları için davranış kural-larını belirlemekte ve onların göreve atanması, görevde ilerlemesi ve ücretlerinin verilmesi ile bağlı kuralları belirlemiştir. Kanun, devlet hizmetinin güçlenmesi ve rüşvete kaynak olabilecek faktörlerin azaltılmasını öngörmektedir. Hükümet, aynı zamanda yargı organlarında mahkemelerin etkin-liği ve özgürlüğünü geliştirmek için reformlara başlamıştır. Medeni Usul ve Ceza Usul Hukukuna getirilen yeni düzenlemeler hakimlerin atamasında yeni yöntemler getirmiştir. Eylül-2002 Cumhurbaşkanı kara-rına uygun olarak, özel izin ve belgelerin sayısı 240 dan 30 a indirilmiştir. Bu müteşebbislerin önündeki gereksiz bürokratik engelleri kaldır-makta ve izin alma sürecini hızlandırmak için ekstradan ödemeleri azaltmaktadır. 237

250 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 238 Ulusal Düzenleme Yabancı Sermayenin Korunmasına Dair Kanun, en azından yaban-cı girişimcilere yerel girişimcilerle eşit şartlarda teşebbüste bulunma koşullarının oluşturulmasını öngörmektedir. Kanunda gösterilen tek istisnai hal, yabancı girişimcilerin sermaye yatırılacak alanın önemi dikkate alınarak yerli girişimcilerin çıkarlarını olumsuz etkilemeyeceği halde avantajlı bulunmasıdır. Millileştirme, Müsadere ve Tazminat Yabancı Sermayenin Korunmasına Dair Kanun, yabancı sermaye-darların mülklerini millileştirme ve müsadereden korumaktadır. Yalnız ülkenin ulusal çıkarları veya yerel halka karşı bir zarar söz konusu olur-sa, o zaman etkili, hızlı ve sermaye değerinde tazminatla yukarıda adı geçen işlemler yapılabilir. Son yıllarda hiç bir millileştirme olmamıştır. Anlaşılmazlıkların Çözümü Anlaşılmazlıların yargı yolu ile çözümlenmesinde bir takım eksikler olsa da, son yıllar Azerbaycan da bu alanda önemli reformlar gerçekleştirilmiştir. Uluslararası Arbitraj Hakkında Kanun 2000 yılından yürürlüğe girmiştir. Kanuna göre taraflar kendi isteklerine göre her hangi bir yabancı mahkemeye başvurabilirler. Yabancı mahkemenin kararı ülkede siyasi istikrarı bozmayacak şekilde, yerine getirilecektir. Parlamento, Yabancı Arbitrajın Kabulü ve Geçerliliği hakkında 1958 tarihli New York Anlaşmasını da onaylamıştır. Bu Azerbaycan Hükü-meti ile yabancı sermayedarlar arasında ortaya çıkan sorunların Azer-baycan mahkemelerinde bakılmaksızın, sorunun Uluslararası Arbitraj Mahkemesine götürülmesi yükümlülüğünü getirmektedir. Azerbaycan Hükümeti ve üçüncü taraflar arasındaki bazı anlaşmalar, yabancı serma-yedarlara Sermaye Anlaşılmazlıklarının Çözümlenmesi Üzere Uluslar-arası

251 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Merkeze (ICSID) baş vurmaya imkan vermektedir. Azerbaycan, ICSID bünyesinde imzalanmış, Bir Devletle Başka Bir Devletin Uyruğu Arasında Çıkan Sermaye Anlaşmazlılarının Çözümlenmesi Üzere Uluslararası Anlaşma nın gerçek üyesidir. 239

252 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras İkitaraflı Sermaye Anlaşmaları Azerbaycan Çin, Fransa, Gürcistan, Almanya, İngiltere, İran, İtalya, Kazakistan, Kırgızistan, Lübnan, Moldova, Pakistan, Polonya, Türkiye, Ukrayna, ABD ve Özbekistan la iki taraflı sermaye korunması anlaş-masına imza atmıştır. Uluslararası anlaşmalar yerel Azerbaycan yasamasını bağladığı için, İkitaraflı Sermaye Anlaşmaları, bazı sermayedarlar için ülkede güven sağlayıcı olumlu koşullar oluşturabilir. Yatırıma Katkılar ve Yardımlar Cumhurbaşkanının Eylül-2002 de çıkardığı ferman doğrultusunda, girişimciliğin gelişmesine yardım için, İş Adamları Birliği kurulmuştur. Birlik devamlı olarak mevcut problemlerin tespiti ve analizi ile ve bu sorunların çözümlenmesi için çalışmalarla meşgul olacaktır. Birlik yabancı yatırımcıların da sorunları ile ilgilenerek onların seslerini duyurmasına yardımcı olacaktır Yatırım Potansiyeli Azerbaycan da yatırım yapılmasına ilişkin planlamada, sadece ülkenin pazar potansiyelinin dikkate alınması doğru olmayacaktır. Zira Azerbaycan ın coğrafi konumu, dikkate alındığında, bölge ülkeleri ile birlikte önemli bir pazar potansiyeline sahip olduğu görülmektedir. Azerbaycan Kafkasya ve Orta Asya nın ekonomik nefes borusu dur. Böyle bir öneme sahip olduğu Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hattının faaliyete geçmesi ile daha açık olarak görülecek, Hazar dan geçecek boru hatları ile sözkonusu hatlarla Kazakistan petrolünün ve Türkmenistan doğal gazının dünya piyasalarına ihracının gerçekleşmesi ile değerini ve önemini pekiştirmiş olacaktır. Öte yandan bu potansiyel her geçen gün İpek Yolu nun yeniden canlılık kazanması ile daha da artacaktır. Dolayısıyla 240

253 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Azerbaycan a yatırım yapılırken, Azerbaycan pazar potansiyelinden çok bölgenin pazar potansiyelinin, bölgenin de bugünden daha çok gelecek potan-siyelinin dikkate alınması gerekir. Bölge pazar potansiyeli dikkate alınacağına göre, Azerbaycan da ihracata yönelik, dünya fiyatları ile rekabet edebilecek şekilde malın maliyetini ve fiyatını düşük seviyelerde tutabilen ölçekte ve büyüklükte yapmak şartıyla bir çok alanda yatırım yapılması mümkündür. İklim şartları ve toprağının verimli olması, tarım ve tarım sanayiine yatırım yapılmasını mümkün kılmaktadır. Petrol sektöründeki yatırımların da etkisi ile bankacılık ve finans sektörü ve diğer hizmetler sektöründeki yatırımlar da daha cazip hale gelecektir 320. Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev tarafından 2002 yılında yerli ve yabancı işadamları ile yapılan görüşmeler ve ardından alınan yeni kararlarla, müteşebbisleri teşvik eden ve önünü açacak şekilde, serbest piyasa ekonomisine geçiş için gerekli olan hukuki ve kurumsal yapıdaki olumlu gelişmeler ile birlikte kalifiye işgücüne ihtiyacın hızla artması, Azerbaycan a yatırım yapılması ve ekonomik ilişkilere girilmesi için gerekli olan yatırım ve pazar iklimini daha elverişli hale getirmiştir. Küreselleşmenin finansal sacayağı ile birlikte, sermayenin sınır tanımadığı günümüz dünyasında, Almanya, Fransa, İngiltere, Japonya gibi bölgeye daha uzak ülkelerden gelen müteşebbisler, Azerbaycan da gerçekleştirilecek olan büyük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesine ilgili duyarken, Türkiyeli müteşebbislerin, Türkiye de yaşanan ekonomik sorunlara bir açılım sağlayacak şekilde ve devlet desteğini de alarak, Azerbaycan daki özelleştirmeye ilgi göstermeleri ve farklı sektörlere yatırım yapmaları hem müteşebbisler hem de ülke ekonomisi açısından faydalı olacaktır. 320 Osman Nuri Aras, Azerbaycan İqtisadiyyatında Sermaye Strategiyasının Nezeri İnfrastrukturu, Azerbaycan İqtisadiyyatında Strateji Problemleri adlı Konferans Materialları, Bakı, Mart 2002, ss

254 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 8.4. Yatırım Alanları Aşağıda farklı sektörlerde yer alan başlıca yatırım alanları yer almaktadır Tarım ve Gıda Tarım Makineleri Üretimi ve Tesisi, Tereyağı Üretimi, Çocuk Gıda Ürünleri Üretimi, Bitkisel Yağlar (Mısır ve Ayçiçek Yağı) Üretimi, Gıda Katkı Maddeleri ve Konsantreleri Üretimi, Zeytinyağı Üretimi, Çikolata ve Şekerleme Ürünleri Üretimi, Nar Suyu ve Nar Konsantresi Üretimi, Salça Üretimi, Konserve Ürünleri Üretimi, Konserve Fabrikasının Modernizasyonu, Tarım Ürünlerinin Saklanması ve Ambalajı, Modern Seraların İnşası, Soğuk Hava Depolarının İnşası, Şeker Fabrikasının İnşası, Şarap Fabrikasının İnşası Kimya-Sanayii Deterjan İmalatı, Etilen-Propilen Fabrikasının Modernizasyonu, Gübre Üretimi, İyot ve Brom İmalatı, Polietilen Ürün İmalatı, Polipropilen Üretimi, Soda ve Klor Üretim Tesis İnşaası, Glas Fiber ve Doku İmalatı, Şişe Üretim. 321 Geniş bilgi için Bkz: 242

255 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Hafif İmalat Sanayi Klima İmalatı, Kompresör İmalatı, Elektrikli Ürünler İmalatı, Transformatörlerin Tamiri ve İmalatı, Ev Aletleri İmalatı, Ev Donanım Ürünleri İmalatı, Kağıt ve Mukavva İmalatı, Plastik Boru İmalatı, Buzdolabı ve Dondurucu İmalatı, Sabun Üretim Tesis Modernizasyonu, Lastik İmalatı, Tel Kablo İmalatı, Doğal ve Sentetik Parçaların Üretimi, Fosfat Üretim Tesisinin Modernizasyonu, İpek Üretimi, Tekstil Fabrikasının Yeniden İnşası, Smartkart Tipli Gaz Sayaçlarının İmalatı, Doğal Gaz Tüketimi İle İlgili Ürünlerin Üretimi İnşaat ve Turizm İnşaat Malzemeleri Üretimi, Demir Madeni Üretimi, Dağcılık Spor Dinlenme, Turizm ve Eğlence Merkezi İnşası, Otel İnşası, Turizm Kompleksinin Yapılması, Tedavi Dinlenme Merkezi İnşası Ulaşım Lokomotif Deposunun Yeniden Yapılması, Vagon Deposu Bünyesinde Çeşitli Yükj Vagonlarının Tamiri Fabrikasının İnşası, Bakü Metropoliteninin 3. Kuzey Sahasının İnşası. 243

256 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras DOKUZUNCU BÖLÜM AZERBAYCAN-TÜRKİYE EKONOMİK İLİŞKİLERİ Azerbaycan ın 18 Ekim 1991 de ilan ettiği bağımsızlığını ilk olarak tanıyan Türkiye, Azerbaycan ın siyasi bağımsızlığının güçlenmesinin, ekonomik bağımsızlığını gerçek anlamda elde etmesi ve ekonomik kalkın-masını sağlaması ile mümkün olacağını göz önünde bulundurarak, sahip olduğu ekonomik imkan ve deneyimleri, devlet ve özel teşebbüs olarak Azerbaycan ile paylaşmaya başlamıştır. Türkiye Azerbaycan da tarihinden itibaren Konsolosluk ve tarihinden itibaren ise Büyükelçilik olarak temsil edilmeye başlanmıştır. Böylece Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ilişki fiili boyut kazanarak ulaştırma, haberleşme, inşaat, petrol, eğitim gibi birçok sektörde işbirliğine gidilmiştir. Çalışma, bağımsızlık sonrası Azerbaycan ekonomisini kapsamakla birlikte, önemine binaen, bu bölümde genel hatlarıyla Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler ele alınacaktır Ekonomik İlişkilerin Hukuki Temelleri Tarihi, coğrafi ve manevi değerleri ile birbirine bağlı olan Azer-baycan ve Türkiye arasında, Azerbaycan ın bağımsızlığından itibaren çeşitli sahaları ihtiva eden ve aynı zamanda iki ülke arasındaki ekono-mik ve ticari ilişkilerin hukuki altyapısını oluşturan 150 civarında çeşitli işbirliği, anlaşma ve protokoller imzalanmıştır 322. Azerbaycan ve Türkiye arasında ekonomik ve ticari ilişkiler tarihli Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması çerçeve-sinde yürütülmektedir. Diğer yandan yatırımcılar için önem taşıyan Yatırımların Karşılıklı Teşviki 322 Bahri Özdemir, Azerbaycan Ekonomisi ve Azerbaycan-Türkiye Ticari İlişkileri, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSAB Cemiyeti, Mart-2003, ss

257 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz ve Korunması Hakkında Anlaşma tarihinde, Azerbaycan ile Türkiye Arasında Çifte Vergilen-dirmenin Önlenmesi Anlaşması tarihinde imzalanmıştır. Ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde önemli araçlardan birisi olan Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Birinci Dönem Toplantısı Protokolü tarihinde imzalanmış ve ilişkilerin geliştirilmesi yönünde karar alınmıştır. İkinci Karma Ekonomi Komis-yon Toplantısı Protokolü ise tarihinde imzalanmıştır Tarım Alanında İşbirliği Tarım sektöründe işbirliği her iki ülke arasında tarihinde imzalanan Tarım Alanında Bilimsel, Teknik ve Ekonomik İşbirliğine İlişkin Protokolü ne göre yürütülmektedir. Tarım Yürütme Komitesi İkinci Dönem Toplantısı Temmuz 2001 tarihlerinde Azerbaycan da yapılmış ve bir protokol imzalanmıştır. Türkiye Tarım Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO) Güney-Güney İşbirliği kapsamında Azerbaycan da gıda güvenliğinin sağlanması için bir proje hazırlanmıştır 323. Azerbaycan da yaşayan Ahıska Türklerine bedeli Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA) Başkanlığı nca karşılanmak üzere, T.C. Tarım Bakanlığı, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü nce 25 ton tohumluk buğday gönderilmiş ve ekimi sırasında danışmanlık hizmeti sunulmuştur. Azerbaycan ın Haçmaz yöresinde Örnek Tarım Çiftliği kurulma-sına yönelik faaliyetler devem etmektedir. T.C. Tarım Bakanlığı ve TİKA ile işbirliği içerisinde yürütülmekte olan Avrasya Ülkelerinde Tarım Seminerlerini Araştırma ve Geliştirme Projesi çerçevesinde Azerbaycan Bitki Sağlığı ve Karantina Labora-tuarları Revizyonu Projesi devam etmektedir. 323 Azerbaycan Ülke Raporu, DPT Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü, Ankara, Mayıs-2002, s

258 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Sanayi Alanında İşbirliği T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde bulunan Türk Patent Enstitüsü görev alanına giren Sınai Mülkiyet Hakları kapsamında, Türk Cumhuriyetleri Patent kuruluşları arasında işbirliğini başlatmak ve geliştirmek için 12 Kasım 1998 de Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan ve Tacikistan arasında niyet protokolü imzalanmıştır. Türk Cumhuriyetleri ile yapılan teknik işbirliği alanında ekonomik, ticari, teknik, eğitim konularında Azerbaycan ın da içinde yer aldığı eğitim programı Mayıs 2000 tarihinde yapılmıştır Standartlar Alanında İşbirliği Azerbaycan Devlet Standartlaştırma ve Meteoroloji Merkezi (Azer Devlet Standard) ile Türkiye nin Türk Standartları Enstitüsü (TSE) arasında ilk işbirliği protokolü Aralık 1990 da imzalanmıştır. Bu proto-kol ve diğer protokollerde tarafların mütekabiliyet esasına bağlı olarak ticarete konu olan mal ve hizmetlerde, uluslararası kaliteyi ifade eden teşkilat, marka ve belgelerini tanıdıkları belirtilmektedir. Bu alanda en önemli gelişme 13 Haziran 1996 da imzalanan uygulama protokolüdür. Bu anlaşma ile her iki ülke, birbirlerinden veya üçüncü bir ülkeden gelen malların her iki ülkenin ilgili kuruluşlarından belge aldıkları takdirde ülkeye girişlerde Standart Teşkilatlarınca ayrı bir kontrole tabi tutmayacakları konusunda mutabakata varmıştır de Azerbaycan da temsilcilik açan TSE, faaliyetlerini doğru-dan tanıtabilme imkanı sağlamıştır. Ayrıca Azerbaycan ın da dahil olduğu Bölgesel Standardizasyon Birliği (BASN) in faaliyetleri devam etmektedir. 246

259 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Enerji Sektöründe İşbirliği Azerbaycan ve Türkiye arasındaki en önemli ekonomik işbirliği enerji sektöründedir. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi ve Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı Projesi ise ekonomik ve stratejik önem arzeden enerji sektöründeki en önemli iki projedir. Bu iki proje dışında Azerbaycan ile potansiyel işbirliği arasında yer alan ve BOTAŞ ın Türkiye içinde yer altı depoları hazır olana kadar Türkiye dışında depo kiralama stratejisi doğrultusunda Bakü nün 50 km yakınında yer altı depolarının kiralanması sözkonusudur Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi, 18 Kasım 1999 tarihinde İstanbul da yapılan AGİT Zirvesi nde Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan Hükümetleri arasında imzalanan Hükümetlerarası Anlaşma ile faaliyete geçmiştir. Azerbaycan tarafından 3 Ekim 2000 de Projeyi desteklemek üzere bir Sponsor Grup oluşturulmuştur. İlgili grup 17 Ekim 2000 de imza-lanan Sponsor Grup Finansman ve İşbirliği Anlaşması ile resmiyet kazanmıştır. İlgili grupta Exxon-Mobil, LUKOIL ve Devon dışındaki tüm AIOC üyeleri yer almıştır Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı Projesi Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı Projesi ile ilgili olarak 18 Kasım 1999 da, İstanbul da yapılan AGİT Zirvesi nde Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan Enerji Bakanları düzeyinde yapılan görüş-meler sonunda imzalanan Mutabakat Zaptı ile ilk adım atılmıştır. Sözkonusu Zapt çerçevesinde iki ülke arasında Azerbaycan doğalgazının Türkiye ye sevkine ilişkin 12 Mart 2001 de Hükümetler-arası Anlaşma imzalanmıştır. İmzalanan anlaşma doğrultusunda BOTAŞ ve SOCAR arasında 15 yıl 247

260 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras süreli Doğal Gaz Alım-Satım Anlaşması imzalanarak, alımların 2004 de 2 milyar m 3 /yıl ile başlaması ve 2007 de 6.6 milyar m3/yıl a ulaşması hedeflenmektedir Turizm Sektöründe İşbirliği Azerbaycan ve Türkiye arasında 1992 de Turizm İşbirliği Anlaş-ması imzalanmıştır. Azerbaycan turizm sektöründe çalışan personel Türkiye ye eğitimi almak üzere gitmektedir. Ayrıca yapılan anlaşmalar çerçevesinde, özel şirketler tarafından Azerbaycan ve Türkiye arasında karşılıklı turlar düzenlenmektedir Madencilik Sektöründe İşbirliği Türkiye Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Genel Müdürlüğü yıllarında her bir ülkenin yer bilimleriyle ilgili temsilcilerin katıldığı Türkçe Konuşan Ülkeler Yer Bilimleri ve Madencilik Konfe-ransı gerçekleştirmiştir. İlgili toplantıda bütün ülkelerin doğal kaynak potansiyelleri ve madencilik faaliyetleri ile ilgili görüşmeler yapılmıştır. Ayrıca Azerbaycan ın 1/ ölçekli maden yatakları haritası, Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Ehtiyalar Komitesi ile Türkiye Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Genel Müdürlüğü tarafından ortak çalışma sonucu basılmıştır Eğitim Sektöründe İşbirliği Büyük Öğrenci Projesi kapsamında diğer Türkiye Cumhuriyetle-rinden olduğu gibi Azerbaycan dan da Türkiye ye lisans, yüksek lisans ve doktora eğitim amacıyla öğrenci gitmektedir. Türk Cumhuriyetlerinden Türkiye ye eğitim almak üzere giden öğrencilerin %11 i Azerbaycanlıdır. Azerbaycan daki liselerin tamirat, ders kitaplarının karşılanması, demirbaş alımı gibi giderlerinin karşılanması amacıyla Türkiye yılları arasında $ yardımda bulunmuştur. Ayrıca Türkiye Diyanet Vakfı tarafından Bakü Devlet Üniversitesi Bünyesinde İlahiyat

261 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Fakültesi açılmıştır. Yine Türkiye Diyanet Vakfı tarafından Bakü Türk Lisesi, hem Azerbaycanlı öğrencilere hem de Azerbaycan da yaşayan Türkiyeli öğrencilere eğitim vermektedir Ulaşım Sektöründe İşbirliği 1 Kasım 1992 yılında Türkiye ile Azerbaycan arasında kapsamlı bir Kara Ulaştırma Anlaşması imzalanmıştır. Nahçıvan yolu ile direkt bağlantı sağlanmış, ancak bu Nahçıvan dan öteye gidememiştir. Türkiye ile karayolu bağlantısı Gürcistan ve İran üzerinden sağlanmaktadır Gümrük İşbirliği İki ülke arasında tarihinde imzalanan İdari Yardım Anlaşması çerçevesinde 1992, 1995 ve 2000 yıllarında (ECO ülkeleriyle birlikte) Azerbaycan gümrük personeli için Türkiye Gümrük Mevzuatı ve Uygulamalarının tanıtıldığı seminerler düzenlenmiştir TİKA nın Faaliyetleri Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA) iki ülke arasında ekonomik ve kültürel işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla Azerbaycan da aşağıdaki alanlarda farklı projeleri gerçekleştirmiş veya gerçekleştir-mektedir: Kurumsal ve İdari Yapıların Geliştirilmesi Programları Avrasya Ülkelerinde Tarım Sistemlerini Araştırma ve Geliştirme Programları Avrasya Ülkelerinde Girişimciliği ve Küçük ve Orta Ölçekli Sanayii Geliştirme Programları Turizm ve Hizmet Sektörünü Geliştirme Programları Sosyal İşbirliği Programları Eğitim ve Kültürel İşbirliği Programları 249

262 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 9.2. Ticari İlişkiler Azerbaycan ve Türkiye ekonomileri yapı ve coğrafi devamlılık itibariyle birbirlerini tamamlar niteliktedir. Türkiye ekonomisi dışa dönük ve imalat sanayii ağırlıklı bir yapılanma görüntüsü çizerken Azer-baycan ekonomisi daha çok hammadde ağırlıklıdır. Dünya ekonomisine entegrasyon sürecinde önemli bir mesafe aldığına gösterge olacak şekilde 2002 yılında 128 ülke ile ekonomik ilişki kuran Azerbaycan ın dış ticaret hacminde de Türkiye önemli bir yere sahiptir. Türkiye den yapılan ithalatın, toplam ithalat içindeki payı 1998 yılındaki % 20.4'lük değerden 2000 yılında % 11,0 a, 2002 yılında ise 9.4 e düşmüştür 1997 yılından 2001 yılına gelindiğinde Türkiye den ithal edilen ürünlerin hacmi 179 milyon $ dan 148 milyon $ a gerilemiştir. Buna karşın İran ve Rusya dan yapılan ithalat hacmi ise artmıştır. Tablo 44. Azerbaycan ın Dış Ticaretinde Türkiye Yıllara İthalattaki payı % İthalattaki Yeri İhracattaki payı % İhracattaki Yeri Kaynak: Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakı, 2002, s ; Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, 2003, s.53. Türkiye den yapılan ihracatın, toplam ihracat içindeki payı ise 1998 de %22.4 iken, 2000 de %6.0, 2002 de ise %3.8 e gerilemiştir de en yüksek değerine ulaşarak 356 milyon $ olarak gerçek-leşen iki ülke arasındaki ticaret hacmi, daha sonraki yıllarda 250 milyon $ ı bile aşamamıştır. 250

263 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz 1991 yılından itibaren gelişen siyasi ve ekonomik ilişkilere paralel Türk işadamlarının bu ülkeye olan yoğun ilgisi ve Türk şirketlerinin Azerbaycan piyasasında şube açmak suretiyle Türkiye den ithalat yap-ması sebebiyle sürekli bir yükselme içerisinde bulunan iki ülke ticareti Türkiye lehine fazla vermiştir. Türkiye nin bağımsızlığın ilk yıllarında Azerbaycan ile ekonomik ve ticari ilişkilerinde olan üstünlüğü zaman içerisinde hem diğer ülke-lerin bu pazara girmesi ve hem de yerel müteşebbislerin artık kendi ayakları üzerinde durmaya başlaması ile gerilemeye başlamıştır. Türkiye nin Azerbaycan a olan ihracatındaki azalmanın başlıca sebeplerinden biri de Türk müteahhit firmalarının üstlenmiş oldukları taahhüt işlerinin büyük ölçüde tamamlanmış olması ve yeni projelerin başlamamasıdır. Ancak başta bavul ticareti olmak üzere, kayıt dışı ticaret işlemleri göz önüne alındığında iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi resmi verilerden daha fazladır. Azerbaycan ın Türkiye den ithal ettiği mal grupları arasında ilk sırayı gıda maddeleri almaktadır. Önemli ihraç ürünleri; un ve unlu mamuller, margarin, buğday, zeytinyağı, çiçek yağı, süt ve süt ürünleri, yumurta, makarna, bira, patates, küp ve tozşeker, çikolata ve şekerleme ürünleri, meyve suları, peynir, bisküvi, hazır deri mamulleri, trikotaj ürünleri, sentetik deterjanlar, sabun, duvar kağıtları, sıhhi tesisat malze-meleri, tekstil sanayii için makineler, lastik ve plastikten mamul eşya, beyaz eşya, telekomünikasyon ürünleri, elektrik malzemeleri, elektrik enerjisi v.b dir. Başta petrol ve petrol ürünleri olmak üzere ham alümin-yum, pamuk polietilen, ham deri, pamuk ipliği, yün, ham bakır, alkollü içecekler ve fosfatlı gübreler Azerbaycan ın Türkiye ye ihracatında önem arz eden ürünlerdir. Azerbaycan ve Türkiye arasında direkt karayolu bağlantısının olmaması iki ülke arasındaki ilişkilerin özelliklede ekonomik ve ticari ilişkilerin zaman zaman zora girmesine ve diğer ülkelere (Rusya ve İran) göre Türkiye nin 251

264 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras dezavantajlı duruma düşmesine neden olmaktadır. Zira Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde bu bağlantısızlık ekonomik ve politik ilişkilerin üzerinde üçüncü ülkelerin ipoteğini her zaman olası hale getirmektedir. Karayolu bağlantısının sağlandığı Gürcistan ın koyduğu yüksek vergiler ve İran ın getirdiği tonaj sınırlamaları, Azerbaycan ın aynı zamanda BDT üyesi olması ve BDT ülkeleri ile sağladığı gümrük anlaşmaları Azerbaycan ile Türkiye nin ekonomik ve ticari ilişkilerini zora sokmuştur. Türk taşıtlarına uygulanan yüksek orandaki yol vergile-ri, gümrükleme sıkıntıları, vize uygulamaları, bürokratik işlemlerin çok-luğu, mevzuat eksikliği, kayıt dışı ekonominin getirdiği haksız rekabet ortamı, gizli monopolleşme, kamu görevlilerinin menfaat temini ama-cıyla özel sektör üzerinde kurduğu baskılar ve bazen pazar ekonomisinin mantığıyla çelişen bazı kanunlar ve uygulamalar Azerbaycan da Türkiyeli işadamlarının rekabet şartlarını zorlaştırmakta ve ülkeye olan ilgilerini azaltmaktadır Türkiye Sermayesinin Azerbaycan daki Etkinliği Bağımsızlığına kavuştuğu yıldan bu yana, Türk işadamları Azer-baycan a yatırım yaparak her iki ülkenin ekonomik gelişimine katkıda bulunma bilinci ile önemli teşebbüslerde bulunmuşlardır. Geçiş döneminde olan ve yatırıma ihtiyacı bulunan Azerbaycan a Türk sermayesinin katkısı önemli boyutlardadır. Türk müteşebbisleri daha çok petrol sektörü dışındaki alanlara yaptıkları yatırımlarla dikkat çekmektedirler 325. Azerbaycan daki Türk yatırımları ülkedeki petrol dışı yabancı yatırımlar içinde ilk sırada yer almaktadır. Değişik alanlarda faaliyet gösteren Türk firmalarının büyük bir kısmı ticaret yapmakta veya küçük ve orta ölçekli yatırımı tercih 324 Sinan Oğan, Bağımsızlığının Onuncu Yılında Azerbaycan Ekonomisi ve Türkiye İle Ekonomik İlişkileri, Musayev, s

265 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz etmektedir. Bu firmaların faaliyet alanları; petrol, telekomünikasyon, bankacılık ve sigortacılık, gıda malları imalatı, eğitim, basın-yayın, tekstil ve konfeksiyon, ulaşım, haberleşme, otomotiv, orman ürünleri, demir-çelik, demir dışı metaller, inşaat, inşaat malzemeleri ve müteahhitlik hizmetleri gibi sektörlerdedir yılı başı itibariyle Azerbaycan da faaliyet gösteren 2500 yabancı şirketin, 800 den fazlası Türk sermayelidir. Bunlardan 380 inin tamamı Türk sermayeli, 370 i Azerbaycan- Türkiye ortaklığı, 60 u ise temsilcililiktir. Türk sermayeli işletmelerin %22.8 i üretim, %3.5 i hizmet, %9.3 ü inşaat, %4.8 i taşımacılık, %36.9 u ticaret, %22.7 si ise diğer alanlarda faaliyet göstermektedirler. Azerbaycan sanayi sektöründe Türk yatırımları, bu sektörün şirket sayısına göre %19 unu oluştururken, yatırım hacmi yaklaşık 350 milyon $, istihdam edilen işçi sayısı ise 4000 civarındadır. Ticaret sektöründe Türk yatırımları, bu sektörün şirket sayısına göre %34 ünü oluştururken, yatırım hacmi yaklaşık 550 milyon $, istihdam edilen işçi sayısı ise civarındadır. Ulaşım ve haberleşme sektöründe Türk yatırımları, bu sektörün şirket sayısına göre %10 unu oluştururken, yatırım hacmi yaklaşık 470 milyon $, istihdam edilen işçi sayısı ise 1650 civarındadır. Hizmetler sektöründe Türk yatırımları, bu sektörün şirket sayısına göre %26 sını oluştururken, yatırım hacmi yaklaşık 300 milyon $, istihdam edilen işçi sayısı ise civarındadır 326. Türk işadamları modern oteller, bankalar, sigorta şirketleri, üretim ve eğitim kurumlarını Azerbaycan a kazandırmada ilke imza atmışlardır. Katma değeri Azerbaycan'ın Gayri Safi Milli Hasılası'nın %7'sini oluşturan Türkiye sermayeli şirketler Azerbaycan ekonomisine istihdam açısından önemli bir katkıda bulunmaktadırlar. Türkiye sermayedarları tarafından Azerbaycan da açılan işletmelerde Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSAB Cemiyeti, Mart-2003, s

266 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras bin civarında Türkiyeli, 30 bin civarında ise Azerbaycanlı çalışmaktadır. Son dönemde Azerbaycan ekonomisine dahil olan yabancı serma-yenin %15 i Türkiye kaynaklıdır. Yapılan petrol anlaşmalarını destek-leyen ve petrolün dünya piyasalarına ulaştırılmasında Bakü-Ceyhan boru hattının en kısa zamanda hayatiyet kazanmasıyla Azerbaycan'ın ekonomik kalkınmasında önemli bir mesafe alınmasını bekleyen Türkiyeli İşadamla-rının, Azerbaycan da petrol sektörü dışındaki sektörlerin gelişimi amacıy-la yaptığı yatırımlar, 1996 da 45.3, 1997 de 129.6, 1998 de 160.3, 1999 da 67.8 ve 2000 yılında 31.6 milyon $ hacminde olmuştur yılı başı itibariyle ülkede Türk şirketleri tarafından 1.3 milyar $ değerinde 126 çeşit proje hayata geçirilmiştir 328. Dolayısıyla toplam 1.3 milyar $ lık yatırım ile Türkiye Azerbaycan da yatırım yapan ilk üç ülke arasında yer almaktadır 329. Azerbaycan ın yabancı sermayeye açılan petrol ve doğal gaz sahasında yapılan uluslararası konsorsiyumların dördünde TPAO nun ortaklığı bulunmaktadır. Türk yatırımları, Azerbaycan ın petrol rezervle-rinin işletilmesi için hazırlanan 8 milyar $ tutarındaki (Azeri, Çırak ve Güneşli) projede % 6,5; 4 milyar $ tutarındaki Şah Deniz projesinde ise, % 9,0; Kürdaşı sahasında % 5 ve Araz-Alov-Şerq sahasında ise % 10 oranında pay almıştır. Ayrıca Pet Holding ve Atilla Doğan isimli iki özel Türk Şirketi, Azerbaycan Devlet Petrol şirketi (SOCAR) ile oluşturdukları ortak şirketler (Joint Venture) ile karada (Mişovdağ ve Hilli Babazanan sahaları) petrol çıkarmaktadırlar. TPAO yalnızca Azeri-Çırak-Güneşli sahalarında petrol üretilmesi ve Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol ana ihraç boru 327 Fazıl Memmedov, Azerbaycan da Vergi Oranları, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, Sayı:10, Ekim-2001, s TÜSİAB Cemiyeti Bülteni, No:03/91, 4 Şubat 2003, s Ahmet Ünal Çeviköz, Türkiye Azerbaycan Ekonomik İlişkileri - İşbirliğinde Yeni Ufuklar, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSAB Cemiyeti, Mart 2003, ss

267 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz hattının inşaatı proje-leri çerçevesinde 2002 yılı sonu itibariyle 650 milyon $ tutarında yatırım yapmıştır. Ancak bir yandan Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ticaret hacminde azalma yaşanırken, bir yandan da Azerbaycan a Türkiye nin yaptığı yatırımların hacminde gerileme ve Türk sermayeli işletmelerin sayısında azalma görülmektedir. Örneğin, 1997 yılında yapılan toplam yatırımlar içinde Türkiye nin payı %14 olmasına karşın, 2001 yılında bu oran %7,6 olmuştur yılında Türk işadamları bir araya gelerek Azerbaycan Türk Sanayici ve İşadamları Beynelhalk Cemiyeti (TÜSİAB) ni kurdular. Genelde dünyada, özelde Azerbaycan ve Türkiye de yaşanan ekonomik krizlere rağmen Türk işadamları uzun vadeli düşünerek, gelişmekte olan Azerbaycan ekonomisinin bir çok sektöründe, faaliyetlerini devam ettir-mektedirler. Ayrıca, Azerbaycan ın devlet bütçesi içinde Türk sermayesinin %6 oranında bir paya sahip olduğu da görülmektedir 331. Kısaca Türkiye sermayesi, yabancı sermaye olmaktan çok "bir millet iki devlet" ifadeleriyle bağdaşacak şekilde dost ve kardeş sermaye olarak Azerbaycan ekonomisinin gelişmesine ve dünya ekonomisine entegre olmasına hız kazandırmaya çalışmaktadır. Ziraat Bankası nın ortaklığı ile kurulan Azer-Türk Bank bankacı-lık alanındaki işbirliğinin ilk örneğidir. Baybank, Royalbank, Koçbank, İş Bankası Azerbaycan ve Cibank gibi Türk sermayeli bankalar faaliyet göstermektedir. Ayrıca Türk sermayeli 3 sigorta şirketi de faaliyet göstermektedir. 330 Türkiye Azerbaycanla İqtisadi Elaqerlerini İnkişaf Etdirmek Niyyetindedir, 525ci Gazet, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, Sayı:10, Ekim-2001, s

268 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Yeni Dönem Yukarıdaki bölümlerde dikkat çekildiği gibi Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ticaret hacminin azalmasının yanı sıra, Azerbaycan da faaliyet-te bulunan işletmeler içinde Türk sermayeli işletmelerin azalması, bazı acil önlemler alınmasını özellikle Türkiye bakımından gerekli kılmaktadır. Azerbaycan Tarım Bakanlığı 2015 yılından sonra yurtdışından gıda ürünlerinin alınmasını sona erdirmek istemektedir. Türkiye nin Azerbaycan a ihraç ettiği ürünlerin büyük bir kısmı ise gıda ürünleridir. Bu durum, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin zamanla daha da azalacağı sonucunu doğuracaktır. İki ülke arasında ticaret hacminin azalmaması, daha da önemlisi arttırılabilmesi için, ekonomik ilişkilerde daha çok sanayi sahalarına ilişkin ürünlerin üretimine yönelik işbirliğine gidilmesi gerekmektedir 332. Öte yandan Türk müteşebbisleri için, ülkede piyasa mekanizma-sına yönelik hukuki altyapı yetersizliği ve ülkenin bürokratik yapısından kaynaklanan ciddi politik risk sorunları bulunmaktadır. Ancak Türk iş adamlarının ve diğer yabancı ülke işadamlarının Azerbaycan da yatırım yapabilmeleri için gerekli yatırım iklimi son zamanlarda yapılan düzen-lemelerle her geçen gün daha da olumlu bir atmosfere bürünmektedir. Böylece, Türk işadamlarının Azerbaycan ekonomisindeki etkinliği-nin, bundan sonraki dönemde hem büyük hem de küçük ve orta ölçekte yapılacak yatırım ve açılacak işletmelerle daha da artması beklenmek-tedir. Elbette Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol ve Bakü-Tiflis- Erzurum doğalgaz boru hatlarının gerçekleşmesiyle, Azerbaycan ve ekonomisin-de gözlenecek olumlu gelişmelerin yanı sıra, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler de artacaktır. Bakü-Tiflis-Ceyhan projesi doğrultusunda Ocak-2003 de borula-rın Azerbaycan a getirilmiş ve Mart ayında dizilmeye 332 S. Eyyuboğlu, Türkiye Azerbaycanla İqtisadi Elaqerlerini İnkişaf Etdirmek Niyyetindedir, 525ci Gazet,

269 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz başlanmıştır. Şahdeniz Doğal Gazı ise Bakü-Tiflis-Erzurum boru hattı ile 2006 yılında Türkiye ye ulaştırılacaktır. Öte yandan Türkiye siyasi hayatına gelen istikrar ile birlikte ekonomide gözlenen istikrar ve gelişme sürecinin, Azerbaycan ile Türki-ye arasındaki ticari ilişkilere ve Türkiye sermayesinin Azerbaycan a akınına olumlu etki edeceği gözlenmektedir. Olumlu etkinin ilk işareti; Aliyev in EKO zirvesi çerçevesinde 2002 yılı sonlarına doğru Türkiyeli işadamları ile görüşmesi ve ardından Türkiyeli işadamlarının Azerbaycan a gelmeleridir. İkinci ve daha önemli işaret ise; 2003 yılı başında Recep Tayyip Erdoğan ın büyük bir işadamı topluluğu ile birlikte Azerbaycan ı ziyaretidir. Her iki ziyarette, Türkiye den gelen işadamlarına bir çok önemli ve büyük projenin takdim edildiği de dikkate alındığında, gelecekte Türkiye sermayesinin Azerbaycan a akınının artacağı tabiidir. Öte yandan iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2003 yılında milyon $ a, 2004 yılında ise 1 milyar $ a çıkarılması hedeflenmek-tedir. İki ülke arasında 2003 ve sonraki yıllarda ekonomik işbirliğinin daha da geliştirilmesi amacıyla, Uzun Vadeli Ekonomik İşbirliği Prog-ramı nın hazırlanmasına çalışılmaktadır 333. Türkiye nin başta Azerbaycan olmak üzere Kafkasya ve Orta Asya -ya dönük politikasında öncelik vermesi gereken noktalar ise şöyle sırala-nabilir: 1. Bölge ülkelerini kapsayacak ortak kalkınma işbirliği stratejilerinin geliştirilmesine, 2. Bölgeye yönelik Sigortacılık Birliğinin kurulmasına, 3. Bölgede çalışacak uluslararası bir tahkim sisteminin kurulmasına, 4. Eximbank kredileri verilirken yatırımcıların bölgedeki gayri menkullerinin de ipotek olarak kabul edilmesine, 5. Kars-Tiflis demir yolunun yeniden gündeme alınmasına, 333 Çeviköz, s

270 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 6. Azerbaycan ve Türkiye arasında ticaret hacminin, bilgi ve tekno-loji akışının artmasına, 7. Ticaret hukuku, vergi hukuku, icra-iflas hukuku, rekabet hukuku ve sermaye piyasası hukuku altyapısının geliştirilmesine destek vermek. Azerbaycan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde geçen süre içerisinde, ilişkiler için sağlam bir temel oluşturmak üzere, hukuki altyapının oluş-turulmasına öncelik verilmiştir. Bundan sonraki süreçte ise, ekonomik ilişkilerin ve işbirliğinin dinamik bir anlayışla, daha kapsamlı projelerle, karşılıklı çıkar ve ortak menfaatler çerçevesinde geliştirilmesi ve arttırıl-ması sağlanmalıdır. Başta tarım, turizm, sanayi, finans, ulaşım, haberleşme, inşaat ol-mak üzere çeşitli sektörlerin Azerbaycan da gelişmesi için Türk işadam-larını büyük görevler beklemektedir. Diğer Orta Asya cumhuriyetleri için köprü konumunda olduğu da dikkate alındığında, Türkiye bakımından Azerbaycan ın önemi bir kat daha artmaktadır. 258 SONUÇ VE ÖNERİLER Azerbaycan Cumhuriyeti, zengin doğal kaynakları ile Güney Kafkasya nın en stratejik ve kalkınma perspektiflerine sahip ülkesidir. Azerbaycan, bağımsızlığının ilk yıllarında yaşadığı siyasi sorunlar nedeniyle uluslararası ortamdaki konumu pek parlak olmamakla beraber zengin enerji kaynakları sebebiyle ekonomik açıdan gelecek vaadeden bir ülke olarak algılanmıştır. Nihayet Haydar Aliyev in iktidara gelmesi ile birlikte siyasi istik-rara kavuşan Azerbaycan, ekonomik açıdan zor durumdan kendisini çıkartmayı başarmış ve dünya çapında petrol üretimi yapan bir ülkeye dönüşme yolunda mesafe almaya başlamıştır. Bölgeye yönelik yabancı yatırımların ilk durak noktası olan Azer-baycan ın özellikle enerji sektörüne yabancı sermaye

271 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz yatırımları başarılı şekilde yapılmaktadır. Böylece Azerbaycan, Güney Kafkasya nın temel ticaret ve yatırım merkezi olmuştur. Birçok batılı şirketlerin özellikle enerji sektörüne parasal açıdan çok büyük yatırımlar yaptığı bir ülke olması nedeniyle Azerbaycan ın yatırım yapan ülkelerin ekonomik anlamda bir tür garantisi altında olacağı muhakkaktır. Enerji kaynaklarının Batı pazarlarına ulaştırılması ile Azerbaycan bölgenin en önemli ve en zengin ülkesi konumuna gele-cektir. İkinci önemli sektör olan tarımın ekonomideki ağırlığı % 18 ler civarındadır. Nüfusun % 36 sı tarım sektöründedir. Petrol ve doğal gaz üretimi ekonominin belkemiğini oluştur-maktadır. İhracatta petrol ve petrol ürünlerinin payı % 84 tür. Petrol fiyatlarındaki küçük dalgalanmalar ekonomiyi büyük oranda etkilemek-tedir. Mali kesim oldukça zayıf ve hassastır. Sıkı para politikası uygula-maları sonucunda emisyon hacmi daralmış ve enflasyon kontrol altına alınmıştır. Ödemeler dengesinde kronik açıklar petrol fiyatlarının artışına paralel olarak elde edilen petrol gelirleriyle kapatılmaktadır. Aliyev yönetimi ile beraber ülkede siyasi ve ekonomik istikrar sağlanmış, yüzde 1700 lere varan enflasyon uygulanan sıkı para politi-kası sonucunda 1995 yılından itibaren düşüşe geçmiş ve fiyatlar genel düzeyinde istikrar sağlanmıştır yılından itibaren fiilen başlatılan özelleştirme çalışmaları sonucunda birinci özelleştirme programı tamamlanırken, 2001 yılından itibaren ikinci özelleştirme programı uygulamaya konulmuştur. Bu program ile orta ve büyük ölçekli şirketlerin ve stratejik öneme sahip bir kısım şirketlerin özelleştirilmesi planlanmıştır yılındaki Rusya krizi ve petrol fiyatlarındaki düşüş ülke ekonomisini olumsuz etkilemişse de 2000 yılındaki petrol fiyatlarında beklenenin üzerinde olan artış ekonomiye canlılık getirmiştir. Ülkede ekonomisinde sağlanan istikrar ve kontrol altına alınan enflasyon dövize de yansımış ve $/Manat paritesinde ciddi bir değişiklik olmamıştır. 259

272 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan dış ticaret politikasını pazar ekonomisi şartlarına göre oluşturmaya çalışmaktadır. Belirlenen gümrük oranları ile bazı stratejik ürünlerin dışında özellikle de gıda sektöründe herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır. Bankacılık ve finans sektöründe bağımsızlığın ilk yıllarında yaşanan karmaşa ortadan kalkmış ve bu sektör Merkez Bankasının ciddi denetimi altına geçmiştir. Hukuki düzenlemeler henüz tamamlanmamış olmakla birlikte, ekonominin genel dengelerini düzenleyen temel kanunlar mevcuttur. Tarım, sanayi ve hizmetler sektörlerinde özelleştirmenin başlatıl-mış olması ve özel mülkiyete izin verilmesi sonucunda özel sektörün GSMH içindeki payı 1990 yılında % 13 iken, 1999 da % 62 ye, 2003 yılı başında ise %73 e çıkmıştır. Elbette Azerbaycan ın ekonomik kalkınma sürecinde yapılması gereken işler, atılması gereken adımlar çoktur ve yerine getirilmesi zaruridir. Azerbaycan serbest piyasa ekonomisinin değil, geçiş sürecinin problemlerini yaşamaktadır. Ancak ifade etmek gerekir ki, yaklaşık 12 yıllık süre içerisinde bundan sonraki dönemde gerekli önlemlerin hayata geçirilmesi için hukuki ve kurumsal temeller oluşturulmuştur. Bakü-Tiflis-Ceyhan gibi petrol sektörüne yönelik ekonomik proje-lerin gerçekleşmeye başlamasıyla Azerbaycan ekonomisinde ciddi bir kalkınma beklentisi bulunmaktadır. Siyasi sorun olarak Dağlık Karabağ probleminin çözüme kavuşturulmasının da ekonomik kalkınmaya ve ekonomik istikrarın devamına katkısı olacaktır. Azerbaycan'ın Hazar enerji kaynaklarının üretimi ve uluslararası piyasalara nakline ilişkin tercihlerinde, ekonomik olmanın ötesinde stratejik çıkarları da göz önünde bulundurduğu görülmektedir. Bölgede eski Sovyetler Birliği dönemindeki etkinliğini devam ettirmeye çalışan Rusya'ya karşı Azerbaycan'ın, siyasi bağımsızlığını devam ettirme ve ekonomik bağımsızlığını pekiştirme zorunluluğunda olması, kaçınılmaz olan bu tercihte önemli bir rol oynamaktadır. 260

273 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Her şeye rağmen, zengin doğal kaynakların varlığı, büyük insan gücü, ekonominin ve ekonominin ilk değişim sürecine başladığı düzey, önemli ulaşım yollarının kesiştiği bir noktada bulunması, komşu ülke piyasalarının yapısı, özel mülkiyet ve bireysel teşebbüse dayanan milli medeniyetinin varlığı, Azerbaycan ekonomisinin geleceğine iyimser bakmaya imkan veriyor. Yavaş ama emin adımlarla ilerlemekte ve gelecek adına ümit vaad etmekte olan Azerbaycan ekonomisinde varolan problemlerin çözümü için ekonomik kalkınmada çözüm önerisi olarak aşağıda yer alan önerilerin ve bazı değişikliklerin yapılması gerekmektedir: Ekonomide yeniden yapılanmaya ilişkin temel adımlar süratle atıl-malı ve bu süreçte yabancı sermayeden yararlanmanın önemini kavrayan Azerbaycan da daha geniş ve büyük yatırımlara imza atılmalıdır. Azerbaycan ekonomisine yabancı yatırımların akımının güçlen-dirilmesi ve korunması için her türlü şartların yerine getirilmesinin yanı sıra, "Hollanda Sendromu"ndan kurtuluş da ekonomi politikalarının temel amaçları arasında yer almalıdır. Ekonomik gelişmenin sadece doğal kaynakların ihracı üzerine kurulması, ülke rezervlerinin tükenmesi ve sosyal adalet ilkesinin aksine olarak nüfusun yalnız küçük bir grubu dışında, çoğunluğun yaşam düzeyinin düşmesi sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla sadece doğal kaynaklara ekonomilerini dayandıran ülkelerin hem iç hem de dış ilişkilerde bağımsızlıklarını kaybetme konumuna düşmesi nedeniyle, ekonomik açıdan petrolden elde edilecek gücün diğer sektörlere ve insan kaynaklarının gelişimine kanalize edilmesi gerek-mektedir. Böylece ekonomide tek bir sektöre bağımlılık da önlenmiş olacaktır. Petrolün ötesinde ekonominin dengeli gelişimi Azerbaycan'a gerçek anlamda ekonomik ve siyasi bağımsızlığı temin edebilecektir. Bazı sektörlerin ve ihracatın geliştirilmesi için devlet teşviklerinin uygulanması gerekmektedir. Özellikle sektörel bağımlılık açısından gelecekte tehlike doğmaması için, petrol 261

274 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras dışındaki diğer sektörler destek-lenmelidir. Desteklenmesi gereken sektörlerin başında tarım, hayvan-cılık, gıda işleme ve sanayii gibi sektörler gelmektedir. Bu sektörlere öncelikle yabancı sermayenin çekilmesi, yine bu sektörlerde verim ve kalitenin arttırılması sağlanmalıdır. Bu alanlara ayrılan kredilerin kulla-nımının kalaylaştırılması ise, sektörün ihracata dönük üretim yapmasını, istihdamın artmasını ve gizli işsizliğin azalmasını sağlayacaktır. Sovyet sisteminden miras alınan ağır toplumsal hastalıklardan biri olan ve her ne kadar belirli şekil değişikliğine uğrasa da, varlığını gün geçtikçe toplumun genelinde yaygın şekilde hissettirmekte olan rüşvet ve yolsuzluk ile mücadele edilmelidir. Bu mücadelede devlet müessese-lerinin, öncelikle sözkonusu problemin genişlemesine ve derinleşmesine, sosyo-ekonomik sistemi tamamen sarmasına engel olmaları gerekmek-tedir. Günümüz dünyasında ekonomiye egemen olan görüş küreselleşme olgusudur. Bu olgu daha çok son yıllarda "yeni ekonomi" kavramı çerçevesinde biçimlenmektedir. Yeni ekonomi kavramı, makinelerin yerine yeni fikirlerin ve buluşların önem kazandığı bir dünyayı ifade etmektedir. Yeni ekonomi, Alvin Toffler'in "üçüncü dalga" kitabında ifade ettiği "bilgiye dayalı üretim yapan" bir ekonomi biçimidir. Birinci dalga olan tarım toplumunda sahip olunan toprak ve tarım araçları gibi üretim faktörlerinin sahipliği ekonomik kalkınmanın ve refahın belirleyicisi iken, ikinci dalga olan sanayi toplumlarında, bu faktörlerin yerini maden, enerji kaynakları gibi unsurlar almıştır. Üçüncü dalga olarak adlandırılan bilgi toplumunda ise artık ekonomik kalkınma ve refahın belirleyicisi ne topraktır ne de enerji kaynakları. Bilgi toplumlarında kalkınma ve refah, zihinsel üretim tarafından belirlenecek şekilde doğru-dan bilginin yaratılması, dönüştürülmesi ve sermaye haline getirilmesine bağlıdır. Böylece ekonomik kalkınma mücadelesi farklı boyutlar kazana-rak, ekonominin altyapısı elle tutulabilir mallardan 262

275 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz çok bilgi temelli mallar üzerinde oturmaya başlamıştır. Bilginin üretim süreçlerindeki yerinin gittikçe büyümesi sonucunda, sanayi mallarının göreceli olarak değer kaybına uğradığı söylenebilir. Otomobil, cep telefonu, uydu ve genetik aşısının fiyatı arasında bir mukayese yapıldığında, günümüzde bilginin çok önemli ve değerli hale geldiği görülecektir. Yani ekonomide katma değerin çoğu beyin tarafından üretilmektedir. Bu çerçevede, bilgi boşluğunun azaltılması için; bilginin elde edilmesinden daha çok üretilmesi, kavranması ve iletilmesine gerek duyulmaktadır. O halde Azerbaycan'ın siyasi bağımsızlığını gerçek anlam kazanması bakımından önemli olan ekonomik bağımsızlık, ekonomik kalkınma ve ekonomik entegrasyon için, bilgiye ve bilgili insana ihtiyaç vardır. Yoksa Azerbaycan'ın sadece petrol ve doğal gaz rezervlerinin varlığına odaklanarak, siyasi bağımsızlığını ebedi kılacak ekonomik bağımsızlığını ve kalkınmasını gerçekleştirmek günümüz dünyasında mümkün olamayacaktır. Kaldı ki Azerbaycan önemli bir işgücü potansiyeline sahiptir. Yapılması gereken işgücünün potansiyel kabiliyetinin, yeni ekonominin şartlarına uygun olarak, inkişaf ettirileceği bir eğitim altyapısının oluşmasıdır. Enerji kaynaklarından elde edilen gelirin, bilginin elde edilmesine ve daha da önemlisi bilgiyi üretecek insanları yetiştirecek eğitim kurumlarının teşekkülüne plase edilmesi en doğru karar olacaktır. Bu konuda Hindistan örneğinden faydalanılması için gerekli çalışmaların yapılması ve yapılan çalışmalara destek verilmesi de gerekmektedir. Küreselleşen dünyamızda sermayenin de küresel bir boyut kaza-narak uluslararasılaşması nedeniyle, uluslararası sermaye hareketleri ekonomideki konjonktürel dalgalanmaların da temel etkeni olmuştur. Ekonomideki konjonktürel dalgalanmalar özellikle 1980'lerden sonra finansal kriz şeklinde başlayarak genel ekonomik krize dönüşür bir mahiyet kazanmıştır. 263

276 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Finansal krizlerden en az derecede etkilenmek için uluslararası sermayenin ülke içinde prodüktif alanlara yönlendirilmesi yani, yabancı sermayeden uluslararası direkt sermaye yatırım şeklinde faydalanılması gerekir. Zaten gelişmekte olan ülkelerde de ekonomik büyümenin sağlam temellere oturtulabilmesi için sıcak para yerine uzun vadeli finansmana gerek vardır. Gelişmekte olan ve geçiş sürecindeki ülkeler de, kalkınma ve büyüme açısından ekonominin üretim kapasitesini arttırıcı politikalar uygulanmalıdır. Arz Yanlı İktisat olarak bilinen bu politikalar çerçe-vesinde yeni vergi indirimlerinin yapılması gerekmektedir. Teorik açıdan 1970'li yıllardan sonra ortaya çıkan Arz Yanlı İktisat Teorisi durgunluğun giderilmesi için ekonominin arz cephesinin yani, üretim faktörleri arzının teşvik edilmesi gerektiğini, bunu için de özellikle vergi indirimlerinin gerekliliğini savunmaktadırlar. Talep yetersizliğinden çok arz yetersizliğinin görüldüğü gelişmekte olan veya geçiş sürecindeki ekonomilerde de bu teori bağlamında vergi indirimleriyle başta sermaye olmak üzere üretim faktörleri, üretimi arttıracak şekilde harekete geçiril-melidir. Dolayısıyla 1998 Rusya Finansal Krizi ile birlikte sarsılan Azer-baycan ekonomisinin Hollanda Sendromu ndan kurtulacak şekilde, yabancı sermayenin ve kârının geriye dönüşünü önlemek ve ülke içine yeni bir akımı başlatabilmek; özellikle portföy yatırımı yerine katma değeri yüksek direkt yatırımları arttırmak için, yabancı sermaye girişini ve bu bağlamda üretime yönelik yatırımları teşvik edici ve destekleyici politikalara gerek duyulmaktadır. Bu politikaların başında; petrol ve doğal gaz ile ilgili olmayan alanların üretim ve istihdam düzeyinin geliştirilmesi için gerekli yatırım ikliminin elverişli kılınması gelir. Yatırım ikliminin elverişliliği, ülkede siyasi ve makro iktisadi istikrarın olmasını gerektirir. Bunun için ise önce ticari olmayan risklerin ortadan kaldırılması, ardından vergi oranları, vergi toplama sistemi ve etiği, yabancı sermayeyi güvenceye alıcı hukuki ve idari 264

277 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz düzenlemelerin varlığı ve icraatı, vergi ve gümrük sistemlerinin optimizasyonu ile ilgili düzenlemeler yapılmalıdır. Ticaret hacminin arttırılması için ise dış ticarette liberalizasyon ve gümrük idaresinin modernleştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca ülkenin ihraç potansiyelinin arttırılması için de serbest bölgeler oluşturulmalıdır. Yabancı yatırımların ülkeye akımını sağlamaya çalışan kurumların devlet tarafından daha aktif şekilde koordine edilmesi gerekir. Dünya sermaye pazarlarında ülkenin enerji kaynakları dışındaki sektörleri ile ilgili yabancı yatırımı çekici reklam ve enformasyon da teşekkül ettirilmelidir. Uluslararası finans kurumları ile yatırım işbirliğinin geliştirilmesi gerekmektedir. Mevcut ulaşım, altyapı ve telekomünikasyon sisteminin yenilenmelidir. Bankacılık ve finans sektörünün uluslararası düzeye ulaştırılması için gerekli düzenlemeler ivedilikle yapılmalıdır. Sermaye stokundaki artışa ve ekonominin daha fazla kayıt altına alınmasına paralel olarak bankacılık ve finans sektörleri gelişecek, özel sektörün bu piyasalardaki ağırlığı artacaktır. Ancak, dış borç stokunda sürekli bir artışa meydan verilmemeli, kamu finansman açığı bu yolla kapatılmamalıdır. Azerbaycan da yapılması gereken bir çok büyük ölçekli yatırım ve projenin finansmanı için dış kaynağa ihtiyaç duyulmaktadır. Dış finans kaynaklarının yatırım ve projeleri kredi ile destekleyebilmeleri için, devlet garantisi talep etmektedirler. Proje ve yatırımlara devlet garantisi verilmesi için gerekli hukuki düzenlemeler yapılmalıdır: Vergi ve gümrük oranlarının makul yani ödenebilir bir seviyeye getirilmesi, vergi kontrol sisteminin korkutucu ve teşebbüsü caydırıcı bir mahiyette olması ve ticari faaliyeti olan herkesten verginin alınması yani vergini tabana yayılması. Bu bağlamda KDV uygulamasının yeniden gözden geçiril-mesi de gerekmektedir. Yatırım politikasında yeni bir adım olarak, yatırımların sigorta-lanması sisteminin teşekkül ettirilmesi, yatırım fonları ve menkul kıy-metler piyasasının teşekkülünün hızlandırılması vasıtası ile ülkeye portföy yatırımlarının 265

278 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras gelmesi sağlanmalıdır. Bu noktada Eoru ya geçen Avrupa ülkelerinin muhtemel etkilerinden olumlu anlamda faydalanmak Azerbaycan açısından mümkün olabilecektir. Yatırım politikasında yerli yatırımcıların ülke ekonomisinin kalkınmasına iştiraklerini arttırmak için de ayrı bir önem verilmelidir. Bürokrasi asgari düzeye çekilmeli ve suni engeller ortadan kaldı-rılmalıdır. Ülkede bağımsız rekabet ve mülkiyet ortamında özel teşebbüsü sağlayan mekanizmanın şekillenmesini tamamlamak yani ekonomide liberalleşme eğiliminin devam etmesi özel teşebbüsün güçlendirilmesi gerekir: Bu amaç için piyasa ekonomisi anlayışına zıt olan tekelciliğin oluşmasına izin verilmemesi, ekonominin varolan tekellerden kurtarılmasına devam edilmesi ve tabii tekellerin uygun önlemlerle düzenlen-mesi gerekmektedir. Uygulanacak politikalar kümülatif bir karakter de taşımalıdır. Böyle bir karakter taşıyabilmesi için gerçekleşen kârların ülke dışına çıkmasına imkân vermeyerek yeniden yatırımını sağlayacak politikalara da ihtiyaç vardır. Hazar'ın statüsündeki belirsizlik ise yabancı yatırımcılar üzerinde olumsuz etki yapmaktadır. Bu nedenle çözüm için atılacak olumlu adımlar hem kıyı devletleri, hem de bölgenin enerji kaynaklarının işletilmesine katılmak isteyen yabancı şirketler için olumlu sonuçlar doğuracaktır. Özelleştirmede en kısa zamanda ve en sağlıklı şekilde önemli adımlar atılarak devletin ekonomideki etkinliğinin azaltılması gerekir. Ekonomide devletin rolünün azaltılması ve devlet mülkiyetinin özelleşti-rilmesi yeni ekonomik ilişkilerin oluşturulma vasıtası gibi değerlen-dirilmelidir. Mülkiyet ilişkilerinin serbest piyasa prensiplerine esasen oluştu-rulmasının hız kazanması, gizli ekonomi ve kriminal ekonomi ve vergiden kaçma ve gayri kanuni sermaye akımı gibi durumlara karşı önlem almayı daha zaruri kılmaktadır. 266

279 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Mülkiyet ilişkilerine sivil karakter vermek için, öncelikle işletme mekanizması ve maliye ve para politikalarında şeffaflık sağlanmalı, bürokratik engeller ortadan kaldırılmalıdır. Çağdaş ekonomik yönetim sistemi ile devletin ekonomik kalkın-madaki yönlendirici rolü arttırılmalıdır. Bunun için devlet bütçesinde sosyal yatırımlara ağırlık verilerek devlet harcamalarının, kalkınmayı teminde rolünün arttırılması sağlanmalıdır. Ülke ekonomisinin dünya ekonomisine entegrasyonunu derinleş-tirmek, hızlandırmak ve genişletmek gerekir: Uluslararası ekonomik entegrasyonun derinleştiği günümüzde dış ticaretin önemi bir hayli artmaktadır. Dış ekonomik faaliyetler de daha çok dünya piyasalarının çağdaş kurallarının uygulanması, uluslararası ekonomik ve finansal kurumlar ile işbirliğinin güçlendirilmesi ve uluslararası ikili ve/veya çok taraflı işbirliğinin derinleştirilmesine önem verilmese gerekmektedir. Uluslararası piyasalarda kendine has bir yer tutmak için ülkeler arasında rekabet gittikçe keskin bir hal almaktadır. Bu süreçte geri kalmanın, hızlı davranmamanın her bir ülke için olumsuz etkileri olabilir. Bu sebepten de, Azerbaycan kendi ekonomisinin şimdiki duru-munu göz önünde bulundurarak, dünya ekonomisine entegre etmesine imkan veren tüm potansiyelini belirlemeli ve bundan gerektiği gibi faydalanmalıdır. Yeterli potansiyele sahip olan ülkenin jeosiyasi konu-mu ve coğrafi yerleşimi, doğal kaynaklarının zenginliği, büyük ilmi-teknolojik ve kadro potansiyeli, insanların yüksek iş yapma kabiliyetine sahip olması dikkate alınmalı, bu imkanlar dünya ekonomisine verimli ve faydalı entegrasyon için seferber edilmelidir. Hiçbir ülke, hatta en büyük ülkeler bile, dünya ekonomisine entegre olmadan, uluslararası ekonomik ilişkiler kurmadan gelişemez. Uluslararası ekonomik ilişkilere bağlanma ise ilk önce ve daha ağırlıklı olarak bölgesel entegre şeklinde gerçekleşir. Çünkü, bölgesel entegre tarafları çeşitli 267

280 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras kaynaklar ve teknolojilerin elde edilmesinde, yeni pazarlara çıkış, üçüncü ülke şirketleri ile mukayesede bu pazarlara daha serbest girme ve rekabet üstünlüğü kazanması gibi bazı elverişli şartlar temin etmektedir. Aynı zamanda ülkenin dünya ekonomisine entegre olmasının ekonominin tamamen ithalata bağlı duruma düşmesi gibi bazı olumsuz sonuçlarının da ortaya çıkabileceği göz önünde bulundurularak gereken tedbirler alınmalıdır. Yerli üretime destek verilmelidir: Sanayide temel sahaların, bu noktada yerli hammadde işleyen ve dünya piyasalarında yüksek talebe sahip ürünleri üreten temel sektörlerin çağdaş teknoloji ile dinamik gelişimi sağlanmalıdır. Asya daki yeni sanayi ülkelerinin tecrübesi gösteriyor ki, yerli üretimin gelişimi ve güçlendirilmesi için belirli dönemlerde iç piyasanın korunması ve yerli üretimin himaye edilmesi yönünde ciddi tedbirler alınmalıdır. Gelişmiş olan ülkeler ekonomik gelişimin belirli aşamalarında yerli üretimcilerini himaye eden ve iç piyasayı koruyan siyaset yürütmüşlerdir. Azerbaycan da yerli üreticilere yabancı ürünlerle rekabette belli oranda uygun şartlar oluşturmak, yerli ürünlerin rekabet imkanlarının güçlendirilmesi için gereklidir. Petrol üretiminin son halkası ve ülkenin mineral ihtiyatları ile doğrudan ilgili olan petro-kimya sanayii Hollanda Sendromu na düşmeme noktasında geliştirilmesi gereken en önemli sektörlerin başında gelmektedir. Metalurji sanayii, zengin hammadde kaynağına sahip olan ve üretilen ürünlerin dünya piyasasında yüksek likiditeye sahip olması nedeniyle öncelik verilmesi gereken sektörler arasında yer almaktadır. Dünya piyasalarında önemli bir talep potansiyeline sahip olan üretim alanlarına ağırlık verilmeye çalışılırken, öncelik ülkede varolan doğal kaynaklardan faydalanılabilecek alanlar üzerinde yoğunlaşmalıdır. Farklı bölgelerin kalkınmasını sağlayacak bölgesel kalkınma politikalarının hayata geçirilmelidir: Ülkede 268

281 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz ekonomik kalkınmaya ivme ve denge kazandırılması için ayrıayrı bölgelerin dinamik kalkınmasını sağlayacak bölgesel politikalara gerek duyulmaktadır. Bölgesel kalkın-mada dengenin sağlanması için yerli doğal kaynakların işletmelerde kullanılmasına özen gösterilmelidir. GSMH artışı yılda %10 da yukarı gerçekleştirilmeye çalışılmalı-dır. Sürdürülebilir bir ekonomik gelişmenin, kamu idaresinin ve geliş-mekte olan siyasi mekanizmanın etkin çalışmasına, beşeri sermayenin gelişimine bağlı olduğu düşünülmektedir. Ülkenin siyasi bağımsızlığı, milli ekonominin kalkınmasına ortam yarattığı gibi, milli ekonominin kalkınması da ülkenin bağımsızlığının temellerini daha da kuvvetlen-direcektir. Bağımsızlığın ilk on yılı, siyasi bağımsızlığın ekonomiye hizmet ettiği bir dönem olarak değerlendirmek mümkündür. On yıllık dönemden sonraki süreç ise, ekonominin ülkenin siyasi bağımsızlığının güç kazanmasına hizmet etmesi gereken bir dönem olarak dikkate alınması, değerlendirilmesi gerekir. Gelir düzeyinin yükseltilmesi ile birlikte gelirin dağılımında ada-letin sağlanması da gerekir. Özellikle toplumda orta sınıfın güçlendiril-mesi gerekmektedir. Sosyal güvenlik sisteminin çağdaş taleplere uygun olarak yapılan-dırılması ve halkın refah düzeyinin yükselmesinin sağlanması gerek-mektedir. Bu bağlamda ekonomik kalkınmanın ve devlet bütçesinin sosyal yönüne ağırlık verilmesi gerekmektedir. Azerbaycan da zamanla orta tabakanın giderek azaldığı gözlenmektedir. Bu olumsuz gidişin tehlike boyutuna varmaması için, ekonomik kararların sosyal boyutuna daha fazla önem verilmesinin gerektirmektedir. Petrol ve doğal gaz üretiminin yanı sıra metalürji, enerji, kimya gibi yüksek düzeyde su ve enerjini kullanımı sonucu büyük miktarda atıkların oluşmasına sebep olacak sahalardan oluşması ve arazisini %20 si işgal edilmiş olması nedeniyle dünyanın ekolojik açıdan en tehlikeli bölgelerinden biri haline gelen Azerbaycan da ekolojik güven-liğin sağlanacağı bir 269

282 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras sosyo-ekonomik yeniden yapılanmada hassasiyetin attırılması gerekmektedir. Halkın gelirlerinin harcamalarından fazla olması için devlet sektö-ründe çalışanların ortalama aylık ücretlerinin asgari geçim standartla-rının üzerinde olması sağlanmalıdır. Manat ın alım gücünün korunması amacıyla, halkın reel gelirleri-nin arttırılması ile yoksulluk düzeyinin düşürülmesi sağlanmalıdır. Ülkede uygulanan ekonomi politikalarının değişen şartlara göre hızla yeniden gözden geçirilerek uyum sağlaması gerekmektedir. Reel ekonominin normal faaliyeti için parakredi politikasının şeffaflığının ve ekonomik şartlara uyumunun sağlanması gerekmektedir. 270

283 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz YARARLANILAN KAYNAKLAR Azizova, Minfin podvodit itogi strahovogo goda, Zerkalo, No. 15(108), Bakı, 2002, s A. V. Veliyev, Azerbaycan ın İstihlak Bazarının Formalaşmasında MDB Ülkeleri İle İqtisadi Elaqelerin Rolu, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss A. A. Salmanov, Azerbaycan Neqliyyat Tranzit Potensialı-İqtisadi Elaqeleri Stimullaşdıran Amil Kimi, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s.54. Ahmet Ünal Çeviköz, Türkiye Azerbaycan Ekonomik İlişkileri - İşbirliğinde Yeni Ufuklar, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSAB Cemiyeti, Bakü, Mart-2003, ss Akif Musayev, Azerbaycan Respublikasının İqtisadi İnkişaf Stratejiyası ve Vergi Siyaseti, İqtisadiyyat ve Audit Dergisi, No: 10, Ekim-2001, s.12. Alkan Soyak Zenfira Nesirova, Küreselleşme Sürecinde IMF Politikalarının Sonuçları: Azerbaycan Deneyimi, Globallaşma Prosesinde Qafqaz ve Orta Asiya Mövzusunda Beynelxalq Konfransın Materialları, Bakı, 2003, ss Altan Türker, Tükenmiş Bir Çevresel Miras Orta Asya da Sınır Ötesi Çevre Sorunları ve Doğal Kaynakların Tahribi, Avrasya Etüdleri, C.1, S.1, İlkbahar 1995, s.42. Amanda Batters, Hart s Evroil, West Byfleet U.K., Vo.8,I.7, July-1997, s.12. Arif Veliyev, Haftanın Konuğu Programı-AZTV1, Asef Nadirov, İqtisadiyyatın Yeni İnkişaf Merhelesi, Azerbaycan, 15 Sentyabr 2001, s.2. Atila Artam, Türk Cumhuriyetlerinin Sosyo Ekonomik Analizleri ve Türkiye İlişkileri, Sabri Artam Vakfı Yayınları, İstanbul, Avrasya Dosyası, TİKA Bülteni, S.114, Şubat 1999/2, s.2. Avrasya Dosyası, TİKA Bülteni, S.102, Temmuz 1998/1, s.2. Avrasya Dosyası, TİKA Bülteni, S.112, Ocak 1999/1, s.7. Avrasya Dosyası, TİKA Bülteni, S.116, Mart 1999/2, s.3. Avrasya Dosyası, TİKA Bülteni, S.94, Mart-1998/1, s.3. Ayhan Erdal, Dünya Ticaret Örgütü ve Azerbaycan ın Üyelik Süreci, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss Ayhan Karaca, Azerbaycan da Ekonomik Dönüşüm Süreci ve Reformların 10 Yılı, 271

284 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Azadlıq Gazeti, 10 Yanvar Azer Emiraslanov, Dövlet Müsteqilliyi ve Milli İqtisadiyyatın Formalaşması Problemleri, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr 2001, ss Azer Mehdiyev, Azerbaycan ın Dünya İqtisadiyyatına İntegrasiyasının Reallıqları, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, 2001, s.26. Azerbaijan International Magazine, Summer Azerbaijan International Magazine, Summer Azerbaijan International Magazine, Summer Azerbaijan, IMF Economic Review, Washington DC, May Azerbaycan Cumhuriyeti, Azerbaycan Gazeti, 11 Noyabr Azerbaycan Gazeti, 23 Yanvar Azerbaycan İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1997, Birleşmiş Milletler Teşkilatı-nın İnkişaf Proqramı, Bakı, Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, Azerbaycan Respublikası Bank Sistemi Haqqında Melumat Toplusu, Azerbaycan Banklar Assosiyası, Bakı, Azerbaycan Respublikası Dövlet Statistika Komitesi, 2002, Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1996, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Programı, Bakı, Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1998, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Proqramı, Bakı, Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1999, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Proqramı, Bakı, Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 2002, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Programı, Bakı, Azerbaycan Respublikasının Konstitutyası, Azerbaycan Neşriyyatı, Bakı, Azerbaycan Respublikasının Milli Bankı, Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakü, Azerbaycan Ülke Raporu, DPT Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü, Ankara, Mayıs Azerbaycan Zaman Gazeti, 1-2 İyun 2000, s.6. Azerbaycan Zaman Gazeti, Fevral 2003, s.6. Azerbaycan Zaman Gazeti, Yanvar 2003, s.2. Azerbaycan Zaman Gazeti, 20 Mart

285 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Azerbaycan Zaman Gazeti, Mart, 2003, s.2. Azerbaycan Zaman Gazeti, 6-7 İyun 2000, s.6. Azerbaycan Zaman Gazeti, 9 İyun Azerbaycanın İqtisadi İcmalı, Rüblük Bülleten, TASİS Avropa Ekspertiza Xidmeti, Bakı, Aprel-İyun Azerbaycanın İqtisadi İcmalı, Rüblük Bülleten, TASİS Avropa Ekspertiza Xidmeti, Bakı, İyul-Dekabr Bahri Özdemir, Azerbaycan Ekonomisi ve Azerbaycan-Türkiye Ticari İlişkileri, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSAB Cemiyeti, Mart-2003, ss Budaq Budaqov Yaqub Qerbli, Azerbaycan Respublikasının Fiziki Coğrafiyası, Öyretmen Neşriyyatı, Bakı, C. B. Rosenberg-T. O. Saavalainen, Dealing with Azerbaijan's Oil Boom, Finance and Development, Vol.35, No.3, September C. Şerifov, Azerbaycanda Valyuta Bazarının Müasir Veziyyeti ve Onun İnkişaf Perspektivleri, Azerbaycan 21. Asrın Astanasında, Azerbaycan İlmler Akademiyası Yayını, Bakı, 1998, ss Charles S. Fairbanks, Moskova Darbesinden Sonra, (Çev: Levent Köker), Demokrasinin Küresel Yükselişi, (Der: Larry Diamond Marc F. Plattner), Yetkin Yayınları, Ankara, 1995, ss Consulting & Business, Oktyabr, Baku,1997. Consulting & Business, S.9, Baku,1999. Çelik Kenan-Kalaycı Cemalettin, Azeri Petrolünün Dünü ve Bugünü, Journal of Qafqaz University, V.2, No.2, 1999, s.63. D. A. Mamedov, O. A. Aliyev, Kontrakt Veka i Ago Vliyaniye Na Ekonomiçeckoye Rzvitiye Azerbaicanskoy Respublika (Asrın Kontraktı ve Azerbaycan ın İktisadi Gelişmesine Etkisi), Azerbaycan 21. Asrın Astanasında, (Ziyad Semedzade), Azerbaycan İlmler Akademiyası Yayını, Bakı, 1998, s.87. Daniel Yergin Thane Gustafson, Rusya 2011 ve Dünyadaki Yeri, (Çev: Özden Arıkan), Sabah Yayınları, İstanbul, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti, Sayı:10, Bakü, Ekim-2001, s.15. Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti, Bakü, Mart-2003, s.12. Doing Business in Azerbaijan, Baker&McKenzie, May Dövlet Statistika Komitesi Verileri, Azerbaycan Zaman Gazetesi, Fevral 2003, s

286 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras E. Ö. Hüseynov, Reformatika ve Onun Hiperdövre Uyğunlaşdırmanın Zeruriliyi, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss E. Ş. Semedzade, Ekoloji Tehlükesizlik Menecement ve Audit Obyekti Kimi, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss E.S. İmanov-E. M. Babaşov-R. H. Dayıyev, İqtisadi İslahatlar Şeraitinde Ehalinin Sosial Müdafiesinin Teşkili Meseleleri, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı-2001, s.102. Ebülfez Garayev, Azerbaycan Bu Gün Uluslararası Olimpiyat Oyunlarına Başarılı İmza Atan Devletler Sırasındadır, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSAB Cemiyeti, Bakü, Mart-2003, s.16. Ekber Eldaroğlu, Azerbaycan Hökumeti Yoxsulluq Problemini Hell Etmeye Çalışır, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu Azerbaycan Bülleteni, No:32 (152), 09 Avgust Ekber Eldaroğlu, Dünya Ticaret Teşkilatı ve Azerbaycan, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu Azerbaycan Bülleteni, No:22 (142), 31 May Ekber Eldaroğlu, Neft Fondunun Vesaitleri Hansı İstiqamete Yöneldilmelidir?, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu Azerbaycan Bülleteni, No:25 (145), 21 İyun Ekber Eldaroğlu, Qeyri-Neft Sektorunun İnkişafında Azad İqtisadi Zonalar Mühüm Rol Oynaya Bilerdi, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu Azerbaycan Bülleteni, No: 30 (150), 26 İyul Elçin Süleymanov, Azerbaycan ve Avropa Yenidenqurma ve İnkişaf Bankı Münasibetleri, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss Elçin Süleymanov, Müsteqillik Sonrası Azerbaycan ve Dünya Bankı Münasibetleri, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss Eldar Şahbazov, XXI Esrin Evvellerinde Azerbaycan Respublikasının Neft ve Gaz Senayesi, Dirçeliş - XXI Esr Jurnalı, No 5 (63), May-2003, ss Elman Nesirov, Azerbaycan Neftinin Düneni Bugünü ve Sabahı, Azerbaycan Neftinin Düneni Bugünü ve Sabahı, (Ed. M Merdanov v.d.), Bakı, 1997, s.141. Elşan Memmedov, Asrın Müqavilesi Azerbaycan Neft Saneyisinin İnkişafında Mühüm Merheledir, Azerbaycan Neftinin Düneni Bugünü ve Sabahı, (Ed. M Merdanov v.d.), Bakı, 1997, ss Ercan Sancak, Azerbaycan İqtisadiyyatı, Qafqaz Üniversitesi Yayınları, Bakı,

287 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Ersan Bocutoğlu, Orta Asya ve Kafkasya daki Durum ve Avrupa Güvenliği, Karadeniz Teknik Üniversitesi Matbaası, Trabzon, Etraf Muhitin Mühafizesi Üzre Milli Fealiyyet Planı, Dövlet Ekologiya ve Tebietden İstifadeye Nezaret Komitesi, Bakı, F. Ş. Eliyev, Azerbaycan Respulikasının Yeraltı Suları ve Ehtiyatlarından İstifade ve Jeokoloji Problemleri, Çaşıoğlu Neşriyyatı, Bakı, F. Y. Bayramov-S. E. Necefov, Dövlet Bütcesinin Kesiri ve İnflasiya, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı-2001, s.148. Faruk Arslan, Azerbaycan Ekonomisinde Geçiş Dönemi, Hazar Bilim Sanat ve Kültür Dergisi, S.1, Bahar-2000, s.17. Fazıl Memmedov, Azerbaycan da Vergi Oranları, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, Sayı:10, Ekim-2001, s.12. Ferhan Erkmenoğlu, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Devlet veya Hükmet Başkanları Yedinci Doruk Toplantısı (İstanbul; Ekim 2002), Fikret Aliyev, Kontrakt Veka: 5 Let Spustya, Consulting & Business, S.9, 1999, s Fikret Sucayev, Azerbaycanda Qaz Hasilatı ve Ona Olan Telebatın Ödenilmesinin Başlıca İstiqametleri, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfransın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss Fuad Aliyev, The International Monetary Fund and Reforms in Azerbaijan, Budapest, Hungary, February Fuad Hüseynov, Gani Gönüllü, İpek Yolu Stratejisi, Gubad İbadoğlu, Azerbaycan ın Kalkınma Stratejisinde Petrolün Rolü:Ortodoks Bakış Açısıyla, 2023 Dergisi, S.18, 15 Ekim-2002, ss Gülgez Eliyeva, Azerbaycan Respublikasının Avropa İttifaqı İle Münasibetleri, Meşveret Bülleteni, No:11(47), Fevral-2002, s.20. H. Memmedov - R. Ahundov, Qedim İpek Yolunun Neqliyyat Marşutları, İpek Yolu II. Respublika Elmi-Praktiki Konferansının Materialları, Bakı, 2001, ss Xalk Gazeti, 26 Dekabr 1998, s.1-2. Hart s EUROIL, Dekabr-1995, s.32. Haydar Aliyev, Dünya Siyasetinde Azerbaycan Petrolü, (Der. İlham Aliyev - Akif Muradverdiyev, Çev. Abdullah Çiftçi - Ergun Kocabıyık), Sabah Kitapları No.77, İstanbul, 1988, ss

288 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Heyder Eliyev, Azerbaycan Respublikasının Dövlet Müsteqilliyinin Onuncu İldönümü Haqqında, Azerbaycan Respulikası Prezidentinin 20 Mart 2001 Tarihli Fermanı, Bakı, 20 Mart Investors Handbook, International Conference Investing in Azerbaijan- Gateway to the Newly Insdependent States, Baku, May Investment Guide to Azerbaijan 1998, USACC, Washington, 1998, s.70. İlhan Uludağ - Salih Mehmedov, Sovyetler Birliği Sonrası Bağımsız Türk Cumhuriyetleri ve Türk Gruplarının Sosyo-Ekonomik Analizi Türkiye İlişkileri, TOBB Yayınları, İstanbul, İlkin Sabiroğlu, Neft Böhranları ve Holland Sindromu'', Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu Azerbaycan Bülleteni, No: 19 (139), 10 May İllik Hesabat, Azerbaycan Respublikası Milli Bankı, İmran Ceferzade, Esaslı İnkişaf İlleri, İqtisadiyyat, 18 Oktyabr-1 Noyabr 2001, s.3. İnqilab Ehmedov, İqtisadi İslahatlarda Pul-Kredit Siyasetinin Rolu, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr 2001, ss İsmail Özsoy, Dağıstan ın Sosyo-Ekonomik Tarihi, Kaynak Yayınları, İzmir, İsmet Ergün, Kollektivist Bir Sistemde Piyasa Ekonomisine Geçiş Sorunları, Türkiye Modeli ve Türk Kökenli Cumhuriyetlerle Eski Sovyet Halkları, Yeni Forum Yayınları, Ankara, 1992, ss İ. T.Akbarov, The Role and Economic Importance of Caspian Sea Region, Materials of The İnternational Conference on a Theme Caucasus and Central Asia During Globalization, Baku, 2003, ss Javid Ahmadi, Development Perspectives of Azerbaijan Agriculture, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, 2001, ss

289 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Ken Jowitt, Yeni Dünya Düzensizliği, (Çev: Levent Köker), Demokrasinin Küresel Yükselişi, (Der: Larry Diamond Marc F. Plattner), Yetkin Yayınları, Ankara, 1995, s M. F. Gadcizade, Nekatorıye Vaprosı Organı Akrujayuşey Sredı na Ploşadyah Ekspulutatsiyi Neftegazovıh Mestarajdeniy Mejdunarodhıh Kampaniy, Azerbaycan 21. Esrin Astanasında, Azerbaycan İlmler Akademiyası Neşriyyatı, Bakı, 1998, s.235. Marc F Plattner, Demokrasi Anı, (Çev: Ergun Özbudun), Demokrasinin Küresel Yükselişi, (Der: Larry Diamond - Marc F. Plattner), Yetkin Yayınları, Ankara, 1995, ss Mehemmedhesen Velili, Azerbaycan, Azerbaycan Devlet Neşriyyatı, Bakı, Mehmet Binay, İpek Yolu Yeniden Canlanıyor, Mehmet Dikkaya, Türk Cumhuriyetleri Enerji Kaynakları:Yeni Büyük Oyunun Temel Dinamikleri, Akademik Araştırmalar Dergisi, Y.1, S.3, Kasım-Aralık 1999 Ocak 2000, s Mezeddin Eyyubov, Bazar İqtisadiyyatına Keçid ve Senaye Kompleksi Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr 2001, ss Mikhail Gorbachev, Perestroika: New Thinking for Our Country and the World, New York, Misir Merdanov, Heyder Eliyev ve Azerbaycan Tehsili, Azerbaycan Müellimi Gazeti, 7-13 Mart 2003, ss.2-3. Mustafa Özel, Değişim ve Kriz, İz Yayıncılık, İstanbul, s.120. Mülkiyyet Gazeti, 27 Oktyabr-3 Noyabr Mülkiyyet Gazeti, 27 Yanvar 1999, s.4. Müsteqil Azerbaycan, Azerbaycan Republikası Dövlet Statsitika Komitesi, Bakı, N. Aliyev, E. Şahbazov, Heyder Eliyev ve Azerbaycan Neft Sanayisinin İnkişafı, Azerbaycan İnternational Matbaası, Bakı, N. E. Cavadov, Azerbaycanın Aqrar İqtisadiyyatı Müsteqillik Dövründe, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss N. E. Ferruhov, Asrın Petrol Anlaşması - XX Asrın En Önemli Olayı, Azerbaycan 21. Esrin Astanasında, (Ed. Ziyad Semedzade), Azerbaycan İlmler Akademiyası Neşriyyatı, Bakı, 1998, s.196. N. İbrahimov - İ. Şükürov, Geydar Aliev Otkrıvaet Miru Azerbaydjan, Baku, 1994, s.32. N. Ö. Hacıyev, Sahibkarlıq Sektorunun İnkişafının Süretlendirilmesi ile Bağlı Problemler, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyet- 277

290 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras leri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s.117. N. Sefereliyev, Neft Bahalaşır. İqtisadiyyatımız Bundan Yararlanacaq, İki Sahil, 5 Mart Nail Feteliyev-Aygül Şamçıyeva, Qara Deniz İqtisadi Emekdaşlığı, Meşveret Bülleteni, No:12(48), Mart-2002, ss Nail Feteliyev-Aygül Şamçıyeva-Ruqiyyet Memmedova, Dünya Bankı ve Onun Azerbaycandaki Fealiyyeti, Meşveret Bülleteni, No:3(39), ss Nail Feteliyev-Rafiq Ehmedov, Beynelxalq Maliyye-Kredit Qurumları ve Onların Azerbaycan Respublikası İle Elaqeleri Haqqında, Meşveret Bülleteni, No:10(46), Yanvar-2002, ss Narodnoye Hozyaistvo Azerbaicanskoi SSR V 1983 Godı Stat. Ejegodnik, Bakı, Nasser Sagheb-Masoud Cavadi, Azerbijan s 'Contract of the Century' Finnally Signed With Western Oil Consortium, Azerbaijan International Magazine, Winter 1994, s.27. Natık Aliyev, Petrol Azerbaycan ın Milli Serveti (Eyvaz Gasanov un Röportajı), Diyalog Avrasya Dergisi, Şubat-2001, s.82. Natiq Elesgerov, Tarixi İpek Yolu ve Azerbaycan Neft Senayesi Müasir Merhelede, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss Nazim İmanov, İlk On İlin Yekunları: İqtisadiyyat, Meşveret Bülleteni, No:7 (43), Oktyabr 2001, s.32. Nebi Nebiyev, İqtisadiyyat Cemiyyet ve Ekoloji Muhiti, Ağrıdağ Neşriyyatı, Bakı, Nesimi Kamalov, Yılları Arasında Azerbaycan da Enflasyon, Journal of Qafqaz University, Number 6, Fall-2000, ss Nizami Süleymanov, Azerbaycan ın İqtisadi Tarixi, Bakı, Osman Nuri Aras, Azerbaycan İqtisadiyyatında Sermaye Strategiyasının Nezeri İnfrastrukturu, Azerbaycan İqtisadiyyatında Strateji Problemleri Konfrans Materialları, Bakı, Mart 2002, ss Osman Nuri Aras, Geçiş Sürecinde Azerbaycan da Yaşanan Hollanda Sendromu ve Çözüm Önerileri, Nesreddin Tusinin 800 İllik Yubileyine Hesr Edilmiş Republika Elmi Konferansda Sunulan Tebliğler, Bakü, 2-3 Nisan 2001, ss Osman Nuri Aras, Azerbaycan İqtisadıyyatında Ehtimal Olunan Problem: Pul Evezi, Azerbaycan İqtisadiyyatında Strateji Problemleri adlı Konfrans Materialları, Bakı, Mart 2002, ss Osman Nuri Aras, Azerbaycan ın Hazar Ekonomisi ve Stratejisi, Der Yayınları, İstanbul,

291 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Osman Nuri Aras, Para Talebi Para İkamesi ve Finansal Gelişme, Qafqaz Üniversitesi Yayınları, Bakü, Osman Nuri Aras, Rusya da Tıkanan Sosyo-Ekonomik Değişim Dalgası, Qafqaz Üniversitesi Yayınları, Bakü, P. Memmedov, Xezerin Ekoloji Problemlerinin Hellinde Ölkelerarası Emekdaşlığın Ehemmiyeti, Azerbaycan XXI. Esrin Astanasında, (Ed. Ziyad Semedzade), C.II, Azerbaycan İlmler Akademiyası Neşriyyatı, Bakı, 1998,, Bakı, 1998, s.208. R. Abbasov, Azerbaycan Turizm Üçüm Ehemmiyetli Bölgedir, Herbi And Gazeti, 1-15 Aprel, 2003, s.2. R. T. Hesenov, Azerbaycan İqtisadiyyatının İnkişaf Stratejiyasının Perspektivleri, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss R. X. Şaulov, Müteqillik Şeraitinde Regional İnkişafın Strategiyası, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss Rasim Hesenov, Azerbaycanın İqtisadi İnkişaf Paradigması ve İqtisadi Tehlükesizlik Konsepsiyasının Seçimi, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Bakı, Oktyabr- 2001, ss.6-8. Rasim Musabeyov, Qloballaşma ve Azerbaycan, Meşveret Bülleteni, No:11 (47), Fevral-2002, ss Rauf Hüsseynov, CIPCO Clinging to Life Support, Baku Sun Newspaper, 17 December 1998, s.21. Rehime Nureliyeva, Azerbaycan İqtisadiyyatında Böyük İpek Yolunun Rolu ve Ehemmiyeti, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, s.50. Rovşen İbrahimov, Böyük İpek Yolu Proqramı ve Gözlenilen Neticeleri, İpek Yolu II. Respublika Elmi-Praktiki Konferansının Materialları, Bakı, 2001, ss Rovşen İbrahimov, GUÖAM Örgütünün Kurulma Sebeplerinin Uluslararası İlişkiler Karar Verme Süreci Teorisi Açısından Değerlendirilmesi, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfransın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss Rovşen Quliyev, Aqrar Bazarların Tenzimlenmesi Üzre Dünya Tecrübesi, Meşveret Bülleteni, No:12(48), Mart-2002, ss S. Bölükbaşı, Ankara's Bakü-Netred Transcaucassa Policy, The Middle East Journal, Winter 1999, s.87. S. Eyyuboğlu, Qeyri-Bank Kredit Teşkilatları Bazarda Hökümranlıq Edir, 525ci Gazet, 279

292 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras S. Eyyuboğlu, Türkiye Azerbaycanla İqtisadi Elaqerlerini İnkişaf Etdirmek Niyyetindedir, 525ci Gazet, S. Eyyuboğlu, Xezer Bölgesi Neft Qıymetlerine On İlden Sonra Tesir Edebilecektir, 525ci Gazet, Sahile Allahverdiyeva, Bakı Deniz Limanının Böyük İpek Yolunun Berpasında Ehemmiyeti, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss Saleh Memmedov, İnflasiya ve Maliye Bazarı, Bakü, Settar Seferov, Evezsiz Milli Servetimiz: Müsteqillik, İqtisadiyyat ve Audit Jurnalı, No: 10, Oktyabr-2001, ss.5-6. Sinan Oğan, Bağımsızlığının Onuncu Yılında Azerbaycan Ekonomisi ve Türkiye İle Ekonomik İlişkileri, Sinan Oğan, Türkiye-Azerbaycan Ekonomik ilişkilerinin Geliştirilmesi Konferansı, İAV-TİKA, Bakü, Stanislav Zhukov, The Macroeconomic Situation in Azerbaijan: At the End of the First Post-Soviet Decade, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, 2001, ss.6-7. Statisticeskiye Pokazateli Azerbaicana V 1997 Godı Stat. Ejegodnik, Bakı, Ş. E. Yaqubov A. M. Mahmudzade, Azerbaycan Respublikasında Aparılan Aqrar İslahatların Qiymetlendirilmesi, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss Tarık Aydın, Azerbaycan ve Dünya Bankası, Mutasyon.Net, Tebriz Vefalı, Qarabağın İqtisadıyyatımıda İzi, Herbi And Gazeti, 1-15 Aprel 2003, s.3. Diyalog Azerbaycan İş Düntası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti Bülteni, No:03/91, 4 Şubat 2003, s.2. V. E. Rüstemov, Azerbaycan İqtisadiyyatının Struktur Yenidenqurulmasında Xarici Kapitalın Rolu, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss Vüqar Dergahov, Neft Siyaseti ve İpek Yolunun Xarici Turizmin İnkişafında Rolu, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss World Bank Activities in Azerbaijan, 1998, s

293 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Xalq Gazeti, 17 Dekabr Yasin Aslan, Hazar Petrolleri, Kafkas Kördüğümü ve Türkiye, Ankara, 1997, s Yusuf Vezir Çemenzeminli, Tarihi Coğrafi ve İqtisadi Azerbaycan, Bakı Universiteti Neşriyyatı, Bakı, Z. N. Eminov, Azerbaycan Fiziki ve İqtisadi Coğrafiyası, Azerbaycan Coğrafiya İnstitutu Yayınları, Bakı, 2000, ss Zenfira Nesirova, Sovyetler Birliği Dağıldıktan Sonra Azerbaycan da Ekonomik Gelişme, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, M.Ü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, Zerife Musayeva, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss Zerkalo Gazeti, 5 Oktyabr Y. Hesenli, Neft Gelirlerinin Azerbaycanın İqtisadiyyatına Tesirinin Semerelilik Problemleri Valyuta Böhranı: Dağıdıcı Artım, Holland Xesteliği, ve Asiya Maliyye Virusu, Globallaşma Prosesinde Qafqaz ve Orta Asiya Mövzusunda Beynelxalq Konfransın Materialları, Bakı, 2003, ss ci İlin Yekunları Üzre Pul-Kredit Siyasetinin Yerine Yetirilmesi Veziyyeti Haqqında, Azerbaijan, Eurasian File, TICA, S.103, July 1998/2, s.2. Azerbaycan, Avrasya Dosyası, TİKA Bülteni, S.128, Mart 2000, s.2. Azerbaycan'ın Petrol Anlaşmaları, Avrasya Dosyası, S.85, Ekim-97/2, s.4-5. Yaponskie Kompanii v Azerbaydjane - Tam Gde Net Riska, Net i Bolşoy Pribıli, Capital Magazine, Aprel-May 1997, s ,1 Milyard Kubmetr Qaz Çıxarılıb, Azerbaijan,: Financial Position in the Fund, Azerbaycan Respublikası Milli Bankının 2003-cü il Üçün Pul-Kredit Siyasetinin Başlıca İstiqametleri BaredeBeyanatı, Azerbaycan Respublikasının Sosial-İqtisadi Veziyyeti, Milli Bank İllik Hesabat-2000, Azerbaycan Respublikası Milli Bankı, Bakı, 2001, s.6. Azerbaycan Tehsil Nazirliğinin Beyenatı, Azerbaycan Zaman Gazetesi, Mart 2003, s.2. Azerbaycanın Qızıl Yataqlarının İşlenmesine Başlanılacaq, Azerbaycan-Türkiye Tohum Üretim ve Araştırma İşletmesi Projesi ile İlgili Görüntüler,

294 Azerbaycan Ekonomisi - Makro Ekonomik ve Sektörel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Baku-Tblisi-Ceyhan Pipeline, Energy Ecology Economy Popular Science Journal, 13/2003, ss Banki i Biznes, Zerkalo Gazeti, 28 Fevral, Caspian Staging a Comeback, Offshore Engineer, June-2000, s.38. Country Assistance Strategy For The Azerbaijan Republic, The World Bank Report, No:19892-AZ, November 29,1999. s.11. Dünya Bankı ci İllerde Azerbaycanda 9 Layihe Gerçekleşdirecek, Dünya Bankı Tehsilin İnkişafına 63 Milyon Dollar Kredit Ayıracaq, Investment Possibilities of Azerbaijan, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, İpek Yolu ve Türkiye, İqtisadiyyatımız Dirçelir, Azerbaycan Zaman Gazeti, Noyabr 2002, s.2. Karadeniz Ekonomik İşbirliği, 5 Haziran Kommersiya Banklarının Sayı Azalıb, 525ci Gazet, Neft Fondunun Vesaiti 727 Milyon Dollara Çatıb, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri Telekominikasyon ve İnternet Altyapısı İle İlgili Olarak Hazırlanan Teknik Rapor, Özbekistan, 5 üyeli GUUAM dan çekiliyor, Siğortacıların Nizamname Kapitalı Artırılır, Ekspert İqtisad Jurnalı, No:5-6 (17-18), 2001, s.4. Son Beş İlde Kend Teserrüfatına 300 Milyon Dollar Xarici Sermaye Qoyulub, Türkiye Azerbaycanla İqtisadi Elaqerlerini İnkişaf Etdirmek Niyyetindedir, 525ci Gazet, World Bank Lending to Azerbaijan, B704B85C4256C3A001980A7?Opendocument, Xezer Denizi Gemiçiliyinin Yükü Artıb, 525ci Gazet, 525ci Gazet, 282

AZERBAYCAN EKONOMİSİ VE

AZERBAYCAN EKONOMİSİ VE AZERBAYCAN EKONOMİSİ VE YATIRIM İMKANLARI Dr. Osman Nuri ARAS B a k ü 2005 Azerbaycan Türk Sanayici ve İşadamları Beynelhalk Cemiyeti (TÜSİAB) Yayınları AZERBAYCAN EKONOMİSİ VE YATIRIM İMKANLARI ISBN:

Detaylı

AZERBAYCAN EKONOMĐSĐ MAKRO EKONOMĐK VE SEKTÖREL ANALĐZ. Dr. Osman Nuri ARAS MAKRO EKONOMĐK VE SEKTÖREL ANALĐZ. Redaktör. Dizgi ISBN: 9962-28-011-10

AZERBAYCAN EKONOMĐSĐ MAKRO EKONOMĐK VE SEKTÖREL ANALĐZ. Dr. Osman Nuri ARAS MAKRO EKONOMĐK VE SEKTÖREL ANALĐZ. Redaktör. Dizgi ISBN: 9962-28-011-10 AZERBAYCAN EKONOMĐSĐ MAKRO EKONOMĐK VE SEKTÖREL ANALĐZ AZERBAYCAN EKONOMĐSĐ MAKRO EKONOMĐK VE SEKTÖREL ANALĐZ Redaktör Dr. Cihan BULUT Dizgi Dr. Osman Nuri ARAS Sahib Kazımov Qafqaz Üniversitesi Yayın

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU TEMMUZ 2016 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı : Azerbaycan Cumhuriyeti Nüfus : 9,780,780 Dil :Resmi dil Azerice dir. Rusca ve Ermenice

Detaylı

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ 13 1.1.Türkiye Ekonomisine Tarihsel Bakış Açısı ve Nedenleri 14 1.2.Tarım Devriminden Sanayi Devrimine

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ...

BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ... 1-20 1.1. Temel Makro Ekonomik Göstergelere Göre Türkiye nin Mevcut Durumu ve Dünyadaki Yeri... 1 1.2. Ekonominin Artıları Eksileri; Temel

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

2010 YILI OCAK-MART DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2010 YILI OCAK-MART DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ 2010 YILI DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ 2010 yılı Ocak-Mart döneminde, Türkiye deri ve deri ürünleri ihracatı % 13,7 artışla 247,8 milyon dolara yükselmiştir. Aynı dönemde

Detaylı

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Rusya Federasyonu na ihracat yapan 623 firma

Detaylı

TÜRKĠYE DÜNYANIN BOYA ÜRETĠM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA

TÜRKĠYE DÜNYANIN BOYA ÜRETĠM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA TÜRKĠYE DÜNYANIN BOYA ÜRETĠM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA Nurel KILIÇ Türk boya sektörü; Avrupa nın altıncı büyük boya üreticisi konumundadır. Türkiye de 50 yılı aşkın bir geçmişi olan boya sektörümüz, AB entegrasyon

Detaylı

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ KIBRIS RUM KESİMİ ÜLKE RAPORU Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Kıbrıs Cumhuriyeti Yönetim Şekli : Cumhuriyet Coğrafi Konumu : Akdeniz deki beş büyük adadan

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

AZERBAYCAN EKONOMİSİ ve TARIMI

AZERBAYCAN EKONOMİSİ ve TARIMI AZERBAYCAN EKONOMİSİ ve TARIMI Resmi adı: Yönetim sekli: Temel Sosyal Göstergeler Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhuriyet Başkent: Diğer şehirler: İdari yapı: Komsuları: Federasyonu Yüzölçümü: Nüfus: Bakü Gence,

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 56

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 56 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 56 i Bu sayıda; 2012 yılı Büyüme rakamları değerlendirilmiştir. i 1 Ekonomide sert fren Türkiye 2012 de % 2,2 büyüdü. % 4 büyüme hedefi ile

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

Erkan ERDİL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi ODTÜ-TEKPOL

Erkan ERDİL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi ODTÜ-TEKPOL Erkan ERDİL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi ODTÜ-TEKPOL Brezilya: Ülkeler arası gelir grubu sınıflandırmasına göre yüksek orta gelir grubunda yer almaktadır. 1960 ve 1970 lerdeki korumacı

Detaylı

KAYSERİ SANAYİ ODASI. AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU 17 Ağustos 2017

KAYSERİ SANAYİ ODASI. AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU 17 Ağustos 2017 KAYSERİ SANAYİ ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU 17 Ağustos 2017 AZERBAYCAN Ülke Raporu Resmi Adı : Azerbaycan Cumhuriyeti Yönetim Biçimi : Parlamenter Cumhuriyet Cumhurbaşkanı : İlham Aliyev Başkent : Bakü

Detaylı

RUS TÜRK İŞADAMLARI BİRLİĞİ (RTİB) AYLIK EKONOMİ RAPORU. Rusya ekonomisindeki gelişmeler: Aralık Rusya Ekonomisi Temel Göstergeler Tablosu

RUS TÜRK İŞADAMLARI BİRLİĞİ (RTİB) AYLIK EKONOMİ RAPORU. Rusya ekonomisindeki gelişmeler: Aralık Rusya Ekonomisi Temel Göstergeler Tablosu RUS TÜRK İŞADAMLARI BİRLİĞİ (RTİB) AYLIK EKONOMİ RAPORU Rusya ekonomisindeki gelişmeler: Aralık Rusya Ekonomisi Temel Göstergeler Tablosu 11 1 13 1 * GSMH (milyar dolar) 1.9..79 1.86 1.3 1.83 1.578 1.61

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI GÜRCİSTAN ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI GÜRCİSTAN ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI GÜRCİSTAN ÜLKE RAPORU TEMMUZ 2016 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı : Gürcistan Cumhuriyeti Nüfus : 4,931,226 Dil :Resmi dil Gürcücedir. Rusca,Ermenice,Azerice

Detaylı

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Bulgaristan a ihracat yapan 585 firma bulunmaktadır. 31.12.2013

Detaylı

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ KUZEY KORE ÜLKE RAPORU Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ 2 I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı Yönetim Şekli Coğrafi Konumu : Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti : Sosyalist Cumhuriyet : Kuzey Kore,

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (NİSAN 2015)

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (NİSAN 2015) TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (NİSAN 2015) Hane Halkı İşgücü İstatistikleri 2014 te Türkiye de toplam işsizlik %10,1, tarım dışı işsizlik ise %12 olarak gerçekleşti. Genç nüfusta ise işsizlik

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi Mayıs 2017 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2017 NİSAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU

TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Hazırlayan: Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı Türkiye Düzenli Ekonomi Notu ve Raporun İçeriği Hakkında

Detaylı

2010 OCAK MART DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

2010 OCAK MART DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 OCAK MART DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2009 yılında ülkemiz halı ihracatı % 7,2 oranında düşüşle 1 milyar 86 milyon dolar olarak kaydedilmiştir. 2010 yılının ilk çeyreğinin sonunda

Detaylı

MALİYE POLİTİKASI II

MALİYE POLİTİKASI II DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. MALİYE POLİTİKASI II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

IMF KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ

IMF KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ IMF KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik Görünümü IMF düzenli olarak hazırladığı Küresel Ekonomi Görünümü

Detaylı

Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı

Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı Polonya da 400-450 un değirmeni olduğu biliniyor. Bu değirmenlerin yıllık toplam kapasiteleri 6 milyon tonun üzerine. Günde 100 tonun üzerinde üretim gerçekleştirebilen

Detaylı

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli www.ekrempakdemirli.com 21.05.2014 1923 sonlarında Cumhuriyet Kurulduğunda Savaşlardan yorgun Eğitim-öğrenim seviyesi oldukça düşük bir toplum Savaşlar sonrası ülke harap ve

Detaylı

2010 OCAK NİSAN DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

2010 OCAK NİSAN DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 OCAK NİSAN DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 yılına iyi başlayan ülkemiz halı ihracatı, yılın ilk dört ayının sonunda bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla % 23,1 oranında artarak

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AĞUSTOS 2014 Hazırlayan: Zeynep Küheylan Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı TEMEL BİLGİLER Ülke Adı: Fas Krallığı

Detaylı

2010 OCAK AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

2010 OCAK AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 OCAK AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemiz halı ihracatı 2009 yılını % 7,2 oranında düşüşle kapanmış ve 1 milyar 86 milyon dolar olarak kaydedilmiştir. 2010 yılının ilk ayında ise halı

Detaylı

%7.26 Aralık

%7.26 Aralık ÖZET GÖSTERGELER Piyasalar (Mart 2018) USD/TRY 3.95 Altın (USD) 1,324 EUR/TRY 4.87 Petrol (Brent) 69.0 BİST - 100 114,930 Gösterge Faiz 14.07 Büyüme %7.26 Aralık 2017 Sanayi Üretimi Enflasyon İşsizlik

Detaylı

Türkiye Ekonomisi 2000 li yıllar

Türkiye Ekonomisi 2000 li yıllar Türkiye Ekonomisi 2000 li yıllar Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü TÜRKİYE EKONOMİSİ DERS NOTLARI 1 1999 17 Ağustos 1999 depremi Marmara bölgesinde Üretim,

Detaylı

Kaynak : CIA World Factbook

Kaynak : CIA World Factbook Türk Plastik ve Mamulleri, Ambalaj Sektörü ve Plastik İşleme Makine Üreticileri İçin SIRBİSTAN Pazarının Değerlendirmesi GENEL BİLGİLER : Barbaros Demirci Genel Müdür PAGEV EIU tahminine göre Sırbistan

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi Haziran 2017 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2017 MAYIS İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE PROFİLİ

HOLLANDA ÜLKE PROFİLİ HOLLANDA ÜLKE PROFİLİ Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı Sıla Özsümer ARALIK 2016 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı :Hollanda Krallığı Başkenti :Amsterdam Nüfusu :17 Milyon Yüzölçümü :41,526 km2

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU

AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU BÜYÜME 2012 yılı ikinci çeyreğe ilişkin hesaplanan gayri safi yurtiçi hasıla değeri bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla

Detaylı

Ocak 2015 HALI SEKTÖRÜ Ocak Aralık Dönemi İhracat Bilgi Notu. Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 01/2015 Page 1

Ocak 2015 HALI SEKTÖRÜ Ocak Aralık Dönemi İhracat Bilgi Notu. Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 01/2015 Page 1 Ocak 2015 HALI SEKTÖRÜ 2014 Ocak Aralık Dönemi İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 01/2015 Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2014 YILI ARALIK AYI İHRACAT PERFORMANSI Ülkemizin halı

Detaylı

7.36% 2.9% 17.9% 9.7% % Temmuz 18 Nisan 18 Temmuz 18 Ağustos 18

7.36% 2.9% 17.9% 9.7% % Temmuz 18 Nisan 18 Temmuz 18 Ağustos 18 ÖZET GÖSTERGELER Piyasalar USD/TRY 6.56 Altın (USD) 1,202 Ağustos 18 EUR/TRY 7.65 Petrol (Brent) 77.4 BİST - 100 92,723 Gösterge Faiz 24.5 Büyüme Sanayi Üretimi Enflasyon İşsizlik 7.36% 2.9% 17.9% 9.7%

Detaylı

ORTA VADELİ PROGRAM ( ) 8 Ekim 2014

ORTA VADELİ PROGRAM ( ) 8 Ekim 2014 ORTA VADELİ PROGRAM (2015-201) 8 Ekim 2014 DÜNYA EKONOMİSİ 2 2005 2006 200 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 T 2015 T Küresel Büyüme (%) Küresel büyüme oranı kriz öncesi seviyelerin altında seyretmektedir.

Detaylı

Orta Asya daki satranç hamleleri

Orta Asya daki satranç hamleleri Orta Asya daki satranç hamleleri Enerji ve güvenlik en büyük rekabet alanı 1 Üçüncü on yılda Hazar Bölgesi enerji kaynakları Orta Asya üzerindeki rekabetin en ön plana çıktığı alan olacak. Dünya Bankası

Detaylı

ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ. Mayıs Hazırlayan: Suğun Şıvga Keleş Uluslararasılaştırma ve Dış Ticaret Şefliği Uzman

ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ. Mayıs Hazırlayan: Suğun Şıvga Keleş Uluslararasılaştırma ve Dış Ticaret Şefliği Uzman AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ Mayıs 2018 Hazırlayan: Suğun Şıvga Keleş Uluslararasılaştırma ve Dış Ticaret Şefliği Uzman 1 GENEL BİLGİLER Ülke Adı : Azerbaycan Cumhuriyeti Nüfusu

Detaylı

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org Azerbaycan Enerji GÖRÜNÜMÜ Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi EKİM 214 www.hazar.org 1 HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi, Geniş Hazar Bölgesi ne yönelik enerji,

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 4 Nisan 2016, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 4 Nisan 2016, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 4 Nisan 2016, Sayı: 14 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ. Prof. Dr. Atilla SANDIKLI

5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ. Prof. Dr. Atilla SANDIKLI 5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ Prof. Dr. Atilla SANDIKLI Karadeniz bölgesi; doğuda Kafkasya, güneyde Anadolu, batıda Balkanlar, kuzeyde Ukrayna ve Rusya bozkırları ile çevrili geniş bir havzadır.

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

TÜRKIYE NİN MEVCUT ENERJİ DURUMU

TÜRKIYE NİN MEVCUT ENERJİ DURUMU TÜRKIYE NİN MEVCUT ENERJİ DURUMU Zinnur YILMAZ* *Cumhuriyet Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, SİVAS E-mail: [email protected], Tel: 0346 219 1010/2476 Özet Yüzyıllardan

Detaylı

PETROL BORU HATLARININ ÇUKUROVA'YA KATKILARI VE ÇEVRESEL ETKİLERİ

PETROL BORU HATLARININ ÇUKUROVA'YA KATKILARI VE ÇEVRESEL ETKİLERİ Dosya PETROL BORU HATLARININ ÇUKUROVA'YA KATKILARI VE ÇEVRESEL ETKİLERİ Hüseyin ERKUL Yrd. Doç. Dr., İnönü Üniversitesi İ.İ.B.F. Kamu Yönetimi Bölümü [email protected] Yeliz AKTAŞ POLAT Arş. Gör., İnönü

Detaylı

AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU

AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU BÜYÜME 2011 yılı dördüncü döneme ilişkin hesaplanan gayri safi yurtiçi hasıla değeri bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü

TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü 1 Ekonomik düzen nedir? Ekonomik düzen, toplumların çeşitli gereksinimlerini karşılamak üzere yaptıkları

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE PROFİLİ

HOLLANDA ÜLKE PROFİLİ HOLLANDA ÜLKE PROFİLİ Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı Hande TÜRKER NİSAN 2018 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı :Hollanda Krallığı Başkenti :Amsterdam Nüfusu :17 Milyon Yüzölçümü :41,526 km2

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: EKONOMİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER VE TEMEL KAVRAMLAR...

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: EKONOMİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER VE TEMEL KAVRAMLAR... İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: EKONOMİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER VE TEMEL KAVRAMLAR... 1 1.1. EKONOMİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELER... 3 1.1.1. Romalıların Ekonomik Düşünceleri... 3 1.1.2. Orta Çağ da Ekonomik Düşünceler...

Detaylı

B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ HONG KONG RAPOR Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ 2 I. GENEL BİLGİLER Resmi Adı Yönetim Şekli Coğrafi Konumu : Hong Kong Özel İdare Bölgesi (Çin Halk Cumhuriyeti) : Çin Halk Cumhuriyeti

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Ekim 2016 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2016 EYLÜL İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME Yılın İlk 9 Ayında %2,6

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 3 Ekim 2016, Sayı: 38. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 3 Ekim 2016, Sayı: 38. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 38 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Deniz Bayram 1 DenizBank

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2009 OCAK - ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2009 OCAK - ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2009 OCAK - ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME 2010 Ocak- Şubat İki Aylık Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatı 2010 yılının Ocak-Şubat döneminde Türkiye

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015

RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015 RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Ruanda ya ihracat yapan 1 firma bulunmaktadır. (AHENK KOZMETİK İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş) 30.06.2015 tarihi

Detaylı

2010 ŞUBAT AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

2010 ŞUBAT AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 ŞUBAT AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemiz halı ihracatı 2009 yılını % 7,2 oranında düşüşle kapanmış ve 1 milyar 86 milyon dolar olarak kaydedilmiştir. 2010 yılının ilk iki ayının

Detaylı

2012 Nisan ayında işsizlik oranı kuvvetli bir düşüş ile 2012 Mart ayına göre 0,9 puan azalarak % 9 seviyesinde

2012 Nisan ayında işsizlik oranı kuvvetli bir düşüş ile 2012 Mart ayına göre 0,9 puan azalarak % 9 seviyesinde 1 16-31 Temmuz 2012 SAYI: 41 MÜSİAD Araştırmalar ve Yayın Komisyonu İşsizlikte Belirgin Düşüş 2012 Nisan ayında işsizlik oranı kuvvetli bir düşüş ile 2012 Mart ayına göre 0,9 puan azalarak % 9 seviyesinde

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

T.C. BAKÜ BÜYÜKELÇİLİĞİ TİCARET MÜŞAVİRLİĞİ

T.C. BAKÜ BÜYÜKELÇİLİĞİ TİCARET MÜŞAVİRLİĞİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI (KARS, ARDAHAN, IĞDIR, AĞRI) T.C. BAKÜ BÜYÜKELÇİLİĞİ TİCARET MÜŞAVİRLİĞİ 14-15 MAYıS 2012 2 1. Azerbaycan Cumhuriyeti SUNUM PLANı Ekonomik ve Sosyal Göstergeler Enerji Kaynakları

Detaylı

1960 ile 2012 arasında ortalama yıllık büyüme oranı yüzde 4,5 olarak gerçekleşmiştir.

1960 ile 2012 arasında ortalama yıllık büyüme oranı yüzde 4,5 olarak gerçekleşmiştir. MESAJ 1 GEÇTIĞIMIZ ONYILLARDA KAYDEDILEN ISTIKRARLI BÜYÜME TÜRKIYE YI YÜKSEK GELIR EŞIĞINE GETIRIRKEN, REFAH PAYLAŞILMIŞ VE ORTA SINIFIN BÜYÜKLÜĞÜ IKI KATINA ÇIKMIŞTIR. 1960 ile 2012 arasında ortalama

Detaylı

İktisat Tarihi

İktisat Tarihi İktisat Tarihi 7.5.18 SAVAŞLAR VE EKONOMİK PERFORMANS Savaş 10 milyon askerin ölümüne, 20 milyonunun yaralanmasına neden oldu. Ekonomik açıdan uzun dönemde fizik yıkımdan daha zararlı olan normal ekonomik

Detaylı

1.56% -4.1% 20.3% 11.4% % Kasım 18 Ekim 18 Kasım 18 Aralık 18

1.56% -4.1% 20.3% 11.4% % Kasım 18 Ekim 18 Kasım 18 Aralık 18 ÖZET GÖSTERGELER Piyasalar USD/TRY 5.29 Altın (USD) 1,258 Aralık 18 EUR/TRY 6.05 Petrol (Brent) 51.9 BİST - 100 91,527 Gösterge Faiz 20.9 Büyüme Sanayi Üretimi Enflasyon İşsizlik 1.56% -4.1% 20.3% 11.4%

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

ŞUBAT 2019-BÜLTEN 13 MARMARA ÜNİVERSİTESİ İKTİSAT FAKÜLTESİ AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ

ŞUBAT 2019-BÜLTEN 13 MARMARA ÜNİVERSİTESİ İKTİSAT FAKÜLTESİ AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ ŞUBAT 2019-BÜLTEN 13 MARMARA ÜNİVERSİTESİ İKTİSAT FAKÜLTESİ AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ 1 Bu Ay 1. Cari İşlemler Hesabında Dördüncü Kez Fazla... 2 2. Dış Ticaret Açığında Gerileme... 2 3. Dış Ticaret Haddinde

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos 2012

EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos 2012 EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

MAKROEKONOMİ BÜLTENİ OCAK 2018

MAKROEKONOMİ BÜLTENİ OCAK 2018 Busiad Hazırlayan:Doç.Dr.Metin 05.02.2018 1 ENFLASYON Aralık 2017 itibariyle tüketici fiyatlarının, %0,69 olarak gerçekleştiği ve %12,98 olan yıllık enflasyonun %11,92 düzeyine düştüğü görülmüş-tü. Ocak

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi Mart 2017 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2017 ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

Detaylı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı Mart 2015 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 03/2015 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 TEMMUZ AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 TEMMUZ AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi. HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 TEMMUZ AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Ağustos 2017 1 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2017 TEMMUZ İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME Yılın İlk 7 Ayında

Detaylı

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Cezayir e ihracat yapan 234 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 KASIM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği. Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 KASIM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği. Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi. HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 KASIM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi Aralık 2017 Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi 1 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2017

Detaylı

Coğrafya Proje Ödevi. Konu: Hindistan ve Nijerya nın Ekonomik Özellikleri. Kaan Aydın 11/D

Coğrafya Proje Ödevi. Konu: Hindistan ve Nijerya nın Ekonomik Özellikleri. Kaan Aydın 11/D Coğrafya Proje Ödevi Konu: Hindistan ve Nijerya nın Ekonomik Özellikleri Kaan Aydın 11/D---1553 Hindistan ın Genel Özellikleri DEVLETİN ADI: Hindistan Cumhuriyeti BAŞKENTİ: Yeni Delhi YÜZÖLÇÜMÜ: 3.287.590

Detaylı

Politika Notu Nisan ve 2008 Krizlerinin Karşılaştırması. Müge Adalet Sumru Altuğ

Politika Notu Nisan ve 2008 Krizlerinin Karşılaştırması. Müge Adalet Sumru Altuğ nokta dikkati çekiyor. Birincisi, kriz öncesi döneme bakıldığında, 21 krizinde zirveye daha hızlı ulaşıldığını, bir başka deyişle, büyümenin daha keskin olduğunu görüyoruz. Bununla birlikte, zirveden inişte,

Detaylı

Dış Ticaret Verileri Bülteni

Dış Ticaret Verileri Bülteni (Milyar $) 216 Haziran - 216 TÜİK dış ticaret verilerine göre ihracat 216 yılı Haziran ayında, 215 yılının aynı ayına göre %8,1 artarak 12 milyar 916 milyon dolar, ithalat %7 artarak 19 milyar 475 milyon

Detaylı

İSPANYA ÜLKE RAPORU AĞUSTOS 2017 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

İSPANYA ÜLKE RAPORU AĞUSTOS 2017 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ İSPANYA ÜLKE RAPORU AĞUSTOS 2017 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı : İspanya Krallığı Nüfus : 48.146.136 Dil :İspanyolca (resmi dil), Katalanca, Portekizce. Din :%96 Katolik Yüzölçümü

Detaylı

ÜLKELERİN 2015 YILI BÜYÜME ORANLARI (%)

ÜLKELERİN 2015 YILI BÜYÜME ORANLARI (%) 2016/17 Global İhracat-Büyüme Tahminleri Kaynak : EDC Export Credit Agency - ÜLKE ANALİZLERİ BÜYÜME ORANLARI ÜLKELERİN YILI BÜYÜME ORANLARI (%) Avrupa Bölgesi; 1,5 % Japonya; 0,50 % Kanada ; 1,30 % Amerika;

Detaylı

MAKROEKONOMİ BÜLTENİ MAYIS 2018

MAKROEKONOMİ BÜLTENİ MAYIS 2018 BUSİAD Hazırlayan:Doç.Dr.Metin 05.06.2018 1 ENFLASYON Nisan 2018 itibariyle tüketici fiyatlarının, %1,87 olarak gerçekleştiği ve %10,23 olan yıllık enflasyonun %10,85 düzeyine düştüğü görül müştü. Mayıs

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm T.C. KALKINMA BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm Erhan USTA Müsteşar Yardımcısı 29 Şubat 2012 3. İzmir Ulusal Ekonomi Kongresi 1970 li Yıllar : Dünya 1971 yılında Bretton Woods sisteminin çöküşü Gelişmekte

Detaylı

TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖRÜ 2014 YILI 4 AYLIK DEĞERLENDİRMESİ ve 2014 BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci PLASFED - Genel Sekreter

TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖRÜ 2014 YILI 4 AYLIK DEĞERLENDİRMESİ ve 2014 BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci PLASFED - Genel Sekreter TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖRÜ 2014 YILI 4 AYLIK DEĞERLENDİRMESİ ve 2014 BEKLENTİLERİ Barbaros Demirci PLASFED - Genel Sekreter 2013 yılı, dünya ekonomisi için finansal krizin etkilerinin para politikaları açısından

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Mayıs 2017, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Mayıs 2017, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Deniz Bayram 1 DenizBank

Detaylı

AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU

AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU ENFLASYON % TÜFE ÜFE Temmuz 2011 2012 2011 2012 Yıllık 6,31 9,07 10,34 6,13 Yıllık Ort. 6,37 9,11 9,59 9,88 Aylık -0,41-0,23-0,03-0,31 2012

Detaylı

İktisat Tarihi II. 13 Nisan 2018

İktisat Tarihi II. 13 Nisan 2018 İktisat Tarihi II 13 Nisan 2018 Modern Çağ ın Başlangıcında Avrupa Ekonomisi 11 yy başından itibaren Avrupa Rostow'un deyimiyle kalkışa geçmiştir. Bugünün ölçütleriyle baktığımızdaavrupa gelişmemiş bir

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

5.21% -11.0% 25.2% 10.8% % Eylül 18 Ağustos 18 Eylül 18 Ekim 18 AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ ÖZET GÖSTERGELER. Piyasalar

5.21% -11.0% 25.2% 10.8% % Eylül 18 Ağustos 18 Eylül 18 Ekim 18 AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ ÖZET GÖSTERGELER. Piyasalar ÖZET GÖSTERGELER Piyasalar USD/TRY 5.50 Altın (USD) 1,225 Ekim 18 EUR/TRY 6.24 Petrol (Brent) 76.2 BİST - 100 90,201 Gösterge Faiz 24.4 Büyüme Sanayi Üretimi Enflasyon İşsizlik 5.21% -11.0% 25.2% 10.8%

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI KKTC DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI BAŞBAKANLIK KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMASONUÇLARI GERÇEKLEŞME DÖNEMİ: 2009-2012 TAHMİN DÖNEMİ: 2013-2016

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2018 KASIM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU ARALIK 2018 İTKİB GENEL SEKRETERLİĞİ HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON AR-GE ŞUBESİ

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2018 KASIM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU ARALIK 2018 İTKİB GENEL SEKRETERLİĞİ HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON AR-GE ŞUBESİ HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2018 KASIM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU ARALIK 2018 İTKİB GENEL SEKRETERLİĞİ HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON AR-GE ŞUBESİ İçindekiler Yılın İlk On Bir Ayında %4,8 Artış Gerçekleşti...

Detaylı