Bellekleri Taze Tutalım. Onlar Cumhuriyet ve demokrasi adına şehit oldular

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bellekleri Taze Tutalım. Onlar Cumhuriyet ve demokrasi adına şehit oldular"

Transkript

1 Sayı: İlkbahar 09 / 5 Onlar Cumhuriyet ve demokrasi adına şehit oldular Bellekleri Taze Tutalım İsmail Ünal: Sonuna Kadar Erkan Can: Sanat Ustasından Yaşam Sohbetleri Leyla Alaton: Kendimi Ait Hissettiğim Yer BKM Mutfak Rüzgârı Yeni Türkü ile Üzerine STK lar Belediyesi yle El Ele

2 Laik Cumhuriyeti ve demokrasiyi seviyoruz Sonuna kadar! CENGİZ KAHRAMAN ARŞİVİ / 1935 SEÇİMLERİ

3 Sevgili lılar, Tam bir yıl oldu. Bir dergi çıkartalım ama resmiyet değil, içtenlik koksun istedik; sivil ve aydınlık bir dergi istedik; bizi değil ı ve kentlisini anlatsın istedik. Ortak duygularımızı dillendirsin, onurla sahip olduğumuz değerlerimizi tanıtsın, tarihimize, kültürümüze ve yaratıcı insanlarımıza ayna olsun, ortak kimliğimizin temel taşlarını anımsatsın istedik. İlk sayımızda biraz telaşla ama heyecanla şu cümleleri paylaştık sizlerle: Bundan sonra her mevsim kapınızı çalarak size bir B+ dergisi bırakacağız. Bırakacağımız sadece bir dergi değil; bu kenti sevmenin, sizlerden güç almanın, geleceği umutla ve birlikte kucaklamanın ortaklığıdır. Güvenle söylüyorum ki başardık. Her şeyde olduğu gibi ; birlikte başardık! B+ dergimiz bir yaşında. Elinizdeki sayı B+ dergisinin ikinci yılının ilk sayısı Her sayıda olduğu gibi 65 bin haneye konuk olmayı sürdüreceğiz. Katkılarınız, yardımlarınız ve yol göstermeleriniz için sonsuz teşekkür. Bu süreci elbette kimi eksiklerimizle tamamladık. Ortak sevgimizin ve birlikte yaşama heyecanımızın bu sorunları aşmada en iyi yardımcımız olacağına inanıyorum. Bu sayı, güzel bir rastlantı ile yeni bir demokrasi sınavına denk geliyor. 29 Mart 2009 tarihinde Türkiye genelinde yerel yöneticilerimizi seçmiş olacağız. Belediye başkanlarından muhtarlara, ilçe meclislerinden il genel meclisleri üyelerine kadar, yerinden yönetimin tüm organları yeniden seçiliyor! Bu anlamlı yarışmanın hepimiz için önemi büyük kuşkusuz. Ancak Türk demokrasisinin geldiği aşamanın, sahip olduğu olgunluk ve siyasal düzey açısından da ulusca gurur duyacağımız bir kazanca dönüşmesini diliyorum. B+ yerel seçimleri de gözönüne alarak, daha önceki sayılarda başladığı demokrasi tarihimizi anlatmayı sürdürüyor. Bizleri bugünlere taşıyan gelişmelere, sahip olduğumuz siyasal özgürlükler ve sosyal haklar için verilen uğraşlara, kısaca da olsa dikkat çekiyor. Elbette ın demokrasi tarihimiz içindeki önemli konumuna yeniden vurgu yapıyoruz. Laik Cumhuriyetimizden ve demokrasimizden vazgeçemeyiz. Bu idealin bir devamı olarak demokrasi geleneği ve birikimi bu denli yoğun bir yerleşme olan ımızdaki bu birikimin güncel izlerini de takip ettik. Önemli sosyal projelere katkı koymuş, önderlik yapmış sivil toplum kuruluşları (STK) ile yapılan söyleşileri okuyunca, en azından kentinde temsili demokrasi den katılımcı demokrasi ye geçtiğimizi söylemek mümkün. Bu elbette gurur duyulacak bir ortaklık ve karşılıklı bir güvendir ama yeterli değildir. Önümüzdeki yıllarda bu başarının çıtasını yükseltmek ve katılımcı demokrasi modelimizi besleyip geliştirmek gibi tarihsel bir sorumluluğumuz var. Bu sorumluluğu birinci derecede kentlisine karşı duyuyoruz. Çünkü bu denli yetkin ve ilgili, yaşadığı kente bu kadar sevgi ve sorumlulukla bağlı bir kentli varlığına sahip olmak özel bir şans. Bu şansı bir yönetim ortaklığına, bir yaşam dostluğuna, için güzel projeler ve uygulama enerjisine dönüştürmeye gayret etmeliyiz. Ama bir o kadar da tarihin bize yüklediği görevlere açık olmalıyız. Unutkanlık gösterirsek ihanet ederiz. Bu nedenle laik Cumhuriyet ve demokrasi için verilen şehitleri, aydınlık kimlikleri unutamazdık. Demokrasi Kahramanları adıyla 12 yürekli ve öncü insanımızın heykellerini yaptırarak Abbas-ağa Parkı nda kentlisine emanet ettik. Bu projeyi büyüterek tüm la paylaşacağız. Çünkü ımızın gerek demokrasi geleneği, gerekse çağdaş ve ilerici insan varlığı bu paylaşımı haklı kılıyor. Hem de sonuna kadar! Hepinize saygı ve sevgilerimi sunarım. İsmail ÜNAL Belediye Başkanı B+ İLKBAHAR 03

4 26 Benim ım: Leyla Alaton Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton Günyeli kendimi ait hissettiğim yer... BEŞİKTAŞ KENTLİSİ NİN DERGİSİ İlkbahar 09 / 5 İMTİYAZ SAHİBİ BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ adına Belediye Başkanı İsmail Ünal YÖNETİM YERİ Belediyesi Nispetiye Mahallesi Aytar Caddesi Başlık Sokak No: Levent, İstanbul EDİTÖR Melih Nedimoğlu Kapak: Demokrasi kahramanları Heykelleri Bahriye Üçok ve Apdi İpekçi / Fotoğraf: Nurcan Volkan 02 Başkan ın lılara mesajı 06 Demokrasiye Uzanan Yol 87 yılda büyük bir demokrasi savaşı veren Türk halkı, yeni bir bahar sabahı seçim sandıklarının yolunu tutacak. YAYIN KURULU Hasan Özgen, Yüksel Türkili, Füsun Türkvan, Görkem Kızılkayak YAYIN TÜRÜ Dergi/Yaygın GENEL YAYIN YÖNETMENİ Gülçin Tahiroğlu GENEL KOORDİNATÖR Görkem Kızılkayak SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Çağlar Dal YAZI İŞLERİ Nilüfer Oktay, Sevil Gülben, Çağlar Dal GÖRSEL YÖNETİM Nadir Mutluer Belediye Başkanı İsmail Ünal Laik Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, karanlık güçlere direnmek için lıyız Semt: Dikilitaş Yerleşim tarihini göçmenlerin yazdığı cıvıl cıvıl bir yaşam durağı. 30 SAYFA YAPIM Bahadır Erşık KATKIDA BULUNANLAR Engin Ak, Aytunç Aka, Serda Aydın, Mehmet Can Biber 08 FOTOĞRAFLAR Nurcan Volkan, Şenol Kaşıkçı YAPIMCI Rekta Halkla İlişkiler Ltd. Şti. Dr. Cemil Bengü Cad. No: 2 Kat: 5 Çağlayan, İstanbul REKLAM SATIŞ PAZARLAMA Rekta PR BASKI ÖNCESİ HAZIRLIK NDR Tasarım BASKI APA UNIPRINT Baskı Tarihi: ŞUBAT Demokrasi Kahramanları Bellekleri taze tutalım. "Demokrasi Şehidi" 12 aydının heykeli lılara emanet Yeni Türkü Yılların eskitemediği Yeni Türkü ile üzerine Albüm: Gökhan Tan Fotoğraf sanatçısı Gökhan Tan ın Balyan Ailesi Eserleri çalışmasından kareler B+ İLKBAHAR

5 Artı Demokrasinin rengi var mı? Erkan Can Sanat ustasından yaşam sohbetleri STK lar ta Sivil toplum kuruluşları Belediyesi ile el ele Kazanım: Yeni projeler Levazım ve Akatlar spor sahaları. 70 Sanat ve Topluluk BKM Mutfak rüzgârı. Bu soruyu ilk kez duymuş olabilirsiniz. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi nden beş akademisyen de ilk kez duydular. Bize göre demokrasinin rengi beyaz olmalıydı. Öyle ya, umudun rengi beyaz değil miydi? Ama hocalarımız bu konuda farklı farklı görüşteydiler. Sanatçı, Prof. Ferit Özşen e göre demokrasinin rengi kırmızıydı. Beyaz olamazdı. Coşkuyu anlatması gerektiğinde, bir tuvali rengârenk boyamak gelirdi içinden Ama yine de ona göre en uygun renk kırmızıydı. Neden? sorusuna ise cevabı; Çünkü beni en heyecanlandıran renk kırmızı. Demokrasi de coşkuyu, heyecanı anlatıyor. Bir yılı geride bırakırken dergimizin ana konusu; Demokrasi. Türkiye nin demokrasi tarihini bulacaksınız bu sayıda. Tek partiden çok partiye geçiş dönemini, ilk seçim coşkusunu okuyacaksınız. İlk yerel seçimlerin kadınlar için ne ifade ettiğini öğreneceksiniz. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi nin değerli akademisyenleri ile Belediyesi nin hayat verdiği Demokrasi Kahramanları nın öyküsünü bulacaksınız. Sanatçılar Parkı nı, tarihi Dikilitaş ı okuyacaksınız. ta demokrasi inancı sözde kalmıyor. Sivil toplum kuruluşlarının en etkin faaliyette bulunduğu bölgelerden biri de bölgesi. Dergide yer alan Birlikte Yönetiyoruz haberinde de bu sözlerin hayata geçmiş halini göreceksiniz Yaşam: Sanatçılar Parkı Yedi sanat olgusunun hayat bulduğu yer. 80 Kadın Girişimci: Ceyda Aydede İş ve özel yaşamına ilişkin ayrıntılar Haberler 'ta gerçekleşen etkinlikler soruda lılarla a dair Saat 94 Eski Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Heykel Bölümü Başkanı Doç. Fatma Akyürek e göre; demokrasinin rengi mavi ydi. Nedenini ise şöyle açıklıyordu: Demokrasinin beşiği Akdeniz. Onun rengi de mavi... Prof. Vedat Somay da aynı fikirdeydi Doç. Neslihan Pala ya göre, saydam olmalıydı. Şeffaflık, paylaşım, açıklık, katılımcılık saydam olmayı da gerektirmez miydi? Ve Yard. Doç. Ayla Özsungur konuya son noktayı koydu; demokrasinin rengi gökkuşağı olmalıydı. Bu fikir tüm akademisyenler tarafından kabul gördü. Gökkuşağındaki tüm renkler, demokrasinin olmazsa olmazı çoksesliliği anlatıyordu. Demokraside her düşünceye, her inanca yer vardı. İyi de gökkuşağının renklerini 360 derece hızla çevirirsek ne olur; bembeyaz bir renk ortaya çıkmaz mı? Sonunda yine bizim dediğimiz olmuştu... Sözümüz meclisten dışarı ama bu renkli konuya Prof. Ferit Özşen son verdi: İyi de çok evirip çevirip oynarsan; demokrasi de demokrasi olmaktan çıkar, özünden sapar. Bir yaşını dolduran B+ da yer alan konu ve konukların sizler için özenle seçildiğini biliniz. Hayata karşı duruşlarıyla dikkat çekenler dergimizin sayfalarında da yer aldı. ın tarihi ilk çağlara kadar uzanıyor. O günlerde bölgesine Taş Beşik anlamına gelen Kune Petr adı verilmişti. Tarihten günümüze Taş Beşik, oldu. Tüm kişi ve kurumları ile Demokrasi kavramı da ta taşlaştı adeta Geçmişteki anlamıyla Taş Bir Beşik e dönüştü. ta tarihin nefesinin buram buram hissedilmesi de belki bu yüzden... Geçmişin mirası geleceğe emanet olsun, bize de bu hikâyeyi yıllar yılı sizlere anlatmak düşsün. Hoşça kalın Dün olduğu gibi bugün de demokrasiye sevdalı kalın B+ İLKBAHAR 05

6 Güncel 1927 den 2009 a seçim coşkusu. Harf Devrimi nden önceki son seçim. Cumhuriyet yoluna serilen çiçekler rey sandıklarında... YKB TARİHİ ARŞİVİ S. GİZ KOLEKSİYONU Demokrasiye uzanan yol Yazı: Gülçİn Tahİroğlu Atatürk, Cumhuriyet Destanı na ilk adımı 1919 da ta attı. Kurtuluş hareketi daha sonra dalga dalga tüm yurdu sardı. 87 yılda büyük bir demokrasi sınavı veren Türk halkı, bu kez yeni bir bahar sabahı seçim sandıklarının yolunu tutacak. İnançla, güvenle ve iliklerine kadar demokrasiyi hissederek. Kırmızı beyaz renkli kâğıt çiçeklerle süslü kamyon halkın önünden geçip gitti. Kamyonun içinde çoluk çocuk, genç kadın bembeyaz elbiseler içindeydi. Beyaz; umudu, demokrasiye olan o sonsuz inancı simgeliyordu adeta Yüzlerinde bir gülümseme vardı. Önlerinde kocaman bir çiçekle süslü pankartta eski harflerle Galata intihabat rey sandıkları yazıyordu. Harf Devrimi nde önceki son seçimdi. Bugünün Türkiyesi nde anlaşılması zor olan bu yazı ilk seçim coşkusunu anlatan onlarca kareden sadece biri. Bıkmadan usanmadan İstanbul sokaklarında rey (oy) sandıklarını dolaştıran insanlar yeni devletin, yeni aydınlık yüzleriydi. Çöken imparatorluğun ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti nde halk kendini yönetecek olanları seçimle belirleme coşkusuna kapılmıştı. O günlere kolay gelinmedi Bir koca nesil, kökenleri yeryüzünde olan hiçbir güce karşı sorumluluk kabul etmeyen ve bütün yetkiyi kendinde toplamış bir sultanın kişisel yönetimi altında yetişmişti. Tebaa dan yurttaş a geçmenin yolu hayli zordu. Gerçi 20 Ocak 1921 yılında egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunu söyleyen bir Teşkilat-ı Esasiye Kanunu çıkarılmıştı ancak, bu anlayışın tabana inmesi, demokrasi kavramını halkın benimsemesi kolay olmadı. Ama zor olan oldu ve Halk demokrasiyi içtenlikle özümsedi, sahiplendi ve nesiller boyu da korumaya yemin etti. Bu uğurda şehitler verdi. Zira, ulusun önünde çağdaş, devrimci bir lider vardı ve onun yol göstericiliği, halkın özgüvenini kazanmasında çok önemli bir rol oynadı. Mustafa Kemal Paşa tarih sayfalarına altın harflerle yazılan Kurtuluş Destanı na ilk adımı ta attı. Cumhuriyet te uzanan yol tan geçiyordu. O günlerde itilaf donan- 06 B+ İLKBAHAR

7 maları ve askerleri İstanbul sokaklarında cirit atıyordu. Mustafa Kemal 1919 da tan yol alıp, Samsun a çıktığında durum ümitsizdi. O nun sözleriyle, Ordunun elinden silah ve cephanesi alınmış ve alınmakta İtilaf Devletleri, devletin bir an evvel çökmesine sarf-ı mesai etmekteydiler. ta ilk adımı atılan ulusal kurtuluş rüzgârı tüm yurda dalga dalga yayıldı. demokrasimizin beşiği Aslında, demokrasi tarihimizin beşiği olma payesine çoktan ulaşmıştı. Anayasalarımızın ve demokrasi girişimlerimizin ilk adımı kabul edilen 1876 Kanun-i Esasisi, Dolmabahçe Sarayı nın Muayede Salonu nda ilan edildi. Meclis-i Meb usan toplantıları Dolmabahçe de yapıldı. Türk demokrasinin de doğduğu yerdi. Saltanatın noktalanışı ta gerçekleşti. Ülkemizde ilk bilim topluluğu 19. yy ın ilk çeyreğinde ta faaliyette bulunan bazı bilim insanlarının çabalarıyla ortaya çıktı. O gün yayılan ışık bugünlere doğru uzandı. Üniversitelerin ta benzeri olmayan bir şekilde yoğunlaşmaları da bu yüzden. Milli liderimiz Atatürk, Cumhur reisi olarak 1927 de İstanbul a ilk gelişinde Dolmabahçe de ikâmet etti, dil ve tarih kongrelerini ilk kez burada topladı. Meclisin ilk toplantısı Yeni bir seçim heyecanı yaşanan Türkiye de şimdi tarih sayfalarında dolaşalım ve demokrasi tarihimizin ilk lerini sizlerle paylaşmaya devam edelim. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti nde Meclis 11 Ağustos 1923 te ilk toplantısını yaptı. Meclisin görev süresini tamamlaması 26 Haziran 1927 yi buldu. Yeni devlet, anayasasını ertesi yıl kabul edecekti. Cumhuriyet rejiminin köktenci siyasetini uygulamaya koyması devrim niteliğindeki bir dizi kanunların çıkarılmasıyla mümkün olabildi. Bunlar arasında ilk akla gelenler; 25 Kasım 1925 te şapka giyilmesine, 26 Aralık 1925 te uluslararası takvimin kabulüne, 1 Kasım 1928 de yeni Türk alfabesine ilişkin kanunlarla, Medeni Kanun dur. Türkiye de çok partili rejime 1946 da şeklen, 1950 yılında ise esas itibariyle geçildi. İki kez parlamento kapatılarak hükümet dağıtıldı; siyasetçiler hapse atılıp yargılandı ve biri başbakan olmak üzere üç bakan idam edildi. Bir kez parlamentoya dokunulmadan açık bir muhtıra ile iktidara el kondu, bir kez de yumuşak bir müdahale ile iktidarda olan koalisyon hükümeti değiştirildi. Çok partili hayatın başladığı 1946 yılından bu yana demokrasi birçok kez kesintiye uğradı. 27 Mayıs, 12 Mart ve son olarak da 12 Eylül, demokrasinin kazaya uğradığı dönemler olarak belleklerde yerini aldı. Toplam süresi Türkiye deki ortalama insan ömrü olan 69 yıldan da kısa olan çok partili dönemde; çok sayıda parti kuruldu. Çok sayıda parti de ya kendiliğinden, ya askeri yönetimler tarafından ya da yargı yolu ile kapatıldı. Kapatılan partilerin yerine ise aynı çizgide oldukları gözlenen başka partiler kuruldu. Seçimlere katılan parti sayısında önemli değişimler oldu dönemde seçimlere dörder parti katılırken, 1965 seçimindeki parti sayısı altı, döneminde ise sekiz oldu. Sadece izin verilenlerin katılabildiği 1983 seçimine dahil olan parti sayısı ise üç olarak gerçekleşti. Bu sonuç en az partinin katıldığı seçim olarak tarihe geçti. Bir sonraki seçimde sayı yediye çıkmışsa da daha sonrakinde ittifaklar nedeniyle sayı altıya indi te parti sayısı 12 ye yükseldi da 20, 2002 seçimlerinde ise 18 parti yer aldı. İlk belediye başkanlığı Demokrasilerde halk hem ülkeyi yönetecek temsilcilerini, hem de yerel yöneticilerini seçer. Yerel yönetim Avrupa da ortaya çıktı ama, eski Yunan daki, Roma daki kent yönetimi; Bizans taki belediye yönetimi modern yerel yönetimin bir anlamda kaynağını oluşturdu. Avrupa nın aksine 19. yy a kadar Osmanlılar da belediye yoktu yılında İstanbul da ilk belediye başkanlığı kuruldu. Bu kuruluşun adı Dersaadet ve Biladi Selasede Şehremaneti ydi. Osmanlı da konumu farklı iki Şehremini yani bugünkü adı ile Belediye Başkanı vardı. İstanbul Şehreminliği; kentin Osmanlılar tarafından fethedildiği yıl olan 1453 ten 1832 yılına kadar var oldu, 1832 yılında kaldırıldı. Daha sonraki yıllarda Osmanlı da farklı uygulamalar göze çarptı. Osmanlı İmparatorluğu nun dağılmasının ardından Cumhuriyet in kurulmasıyla birlikte belediyeler bir yandan yaygınlaştırıldı, bir yandan da yeniden düzenlendi. İkinci Dünya Savaşı ndan sonra çok partili rejime geçen Türkiye de, yerel yönetimlerin önemi ve demokrasideki yeri 1970 lerden itibaren dikkat çekicidir yılından önceki seçimlere ilişkin düzenli, merkezi bir veri kaynağı yoktur ten itibaren ise seçim istatistikleri düzenli ve ayrıntılı olarak incelenmektedir. Kadınlara ilk hak İlk belediye seçimleri tek parti döneminde yapılan 1930 belediye meclisi seçimleridir seçimlerinde uygulanan üç yenilik göze çarpar; tek dereceli seçim, kadınların seçme ve seçilme hakkı ile iki partinin seçime katılması da Belediye Yasası yla kadınlara belediye meclislerine seçme ve seçilme hakkı getirilmesi, Cumhuriyet tarihinde kadınlara tanınan ilk seçme ve seçilme hakkıdır. Daha sonra 1933 te köy ve muhtar heyetlerine seçilme hakkı getirilmiştir. Çok partili döneme geçişten sonra Türkiye de belediye başkanlarının doğrudan halk tarafından seçilmesi 1963 yılında başladı. Yerel yönetimlerde yoğun siyasallaşma bu dönemden sonra gerçekleşti yılında üç büyük kentte büyükşehir belediyesi kuruldu öncesinde belediye meclisi seçimleri yapılırdı dönemindeki seçimlerde hem belediye meclisi seçimi hem de belediye başkanları seçimi yapıldı yılından itibaren bunların yanı sıra büyükşehir belediyesi olan kentlerde büyükşehir belediye başkanı seçimleri de yapılmaya başlandı yılında yerel seçimler ile genel seçimler bir arada yapıldı ve sonrası ise siyasi yelpazede merkeze kayan bir çizginin süreklilik kazandığı bir dönem oldu un 29 Mart ında gerçekleşecek yerel seçimlerde ise halk bir kez daha sandık başına gidecek. Demokrasinin kilometre taşlarının sağlamlığı bir kez daha testten geçecek. Türkiye her alanda çok hızlı değişimlerin yaşandığı bir ülke. Seçimde ipi göğüsleyenlerin yanı sıra, kim kaybederse kaybetsin hiç kuşkusuz demokrasi bir kez daha kazanacak. B+ Unkapanı nda rey sandıkları deve üstünde (Üstte). İlk seçim döneminde rey sandıklarını sokaklarda dolaştırmak âdettendi... CENGİZ KAHRAMAN ARŞİVİ YKB TARİHİ ARŞİVİ S. GİZ KOLEKSİYONU B+ İLKBAHAR 07

8 Söyleşi İsmail Ünal: Sonuna kadar Söyleşi: HASAN ÖZGEN Fotoğraflar: GÖRKEM KIZILKAYAK - NURCAN VOLKAN - Derya Aydoğan Başkan İsmail Ünal'la yeni projelerini ve 'ın geleceğini konuştuk. Yeniden Belediye Başkanı İsmail Ünal ın çalışma odasındayız. Bu kez ın geleceği üzerine konuşmayı planladık. 29 Mart 2009 Yerel Seçimleri nde yeniden başkan seçilirse neler yapacak? Aklında, dağarcığında kenti ve kentlisi için hangi projeler var? Bir süre gündelik telefon ve imza trafiğinin bitmesini bekliyoruz. Ardından ilk sorumuz geliyor Sayın Başkan, beş yıllık yerel yönetim deneyiminizden sonra nedir ın geleceği? ın geleceğinde elbette yöneticilerin, özellikle yerel yöneticilerin çabası ve sorumluluğu birinci derecede önemlidir. Ancak gibi bir kente daha geniş vizyonla ve katkılara açık olarak bakarsak doğru bir gelecek kurgulayabilirsiniz. Bu nedenle işe ın bir değer tanımı ile başlamak gerekiyor. Yani ta geleceği kurmamıza yardımcı olacak değerler nelerdir? Baktığımızda kenti, yerini başka bir şeyin alması mümkün olmayan değerli bir varlık olarak karşımızda duruyor. Bu kentsel varlık ekonomik, sosyal, kültürel, tarihsel değerler ve yüksek kent standartları ile bunları yaratan ve taşıyan kentlilerden oluşuyor. Kentsel varlığımız bu değerlerin toplamından oluşuyor. Bu yüksek değerin yaşatılabilmesi, geliştirilmesi ve sürdürülebilmesi için; ekonomik refah, sosyal denge, sağlıklı çevre, kaliteli sağlık ve eğitim hizmetleri ile yaygın ve kurumlaşmış kültür-sanat yaşamı gibi temel bileşenlere ihtiyaç duyulur. Bu saydıklarımın yanı sıra yönetim anlayışımızda, kentsel gelişme önceliklerinde daha açık ve paylaşılır yeni bir yapıya geçmek gerekiyor. Biz de öyle yapacağız Biraz açıklar mısınız? Sevinerek! Yeni yönetim anlayışımızı şu dört temel ilkeye yaslandırıyoruz. Bu ilkeleri bir masayı dengede tutan dört ayak gibi düşünün: Güvenli Bir Yaşam - Güvenilir Bir Kent 360 Derece Yönetim Ulaşılabilir - Erişilebilir Hizmetler Katılımcı Demokratik Yönetim Güvenli Bir Yaşam - Güvenilir Bir Kent ilişkisini nasıl anlamalıyız? Güvenlik neden öncelik kazanıyor? Günümüzde yaşamımızı etkileyen birçok tehdit ve risk var. Depremden asayiş sorunlarına, gelecek korkusundan ekonomik sıkıntılara, laik demokratik cumhuriyete karşı tehditlerden işsizliğe kadar birçok etken farkında olmasak da gelecek kurgumuzu ve yaşam dirliğimizi etkiliyor. Kentin yaşanabilir olmasının ilk koşulu, söylediğim bu tehditlere karşı bireyin kendini güvende hissetmesidir. Bütün insanlar gibi kentlisi de daha güvenli bir yaşam sürdürmeyi istiyor. Bu anlamda daha güvenli bir yaşam talebinin arkasında daha güvenilir bir kent beklentisi var. Bu talep her yaş ve kesimden insanımız için farklı çözümler olarak algılanır. Önce kentin genel beklentisine bakalım. Fiziki çevreye yönelik üç önemli sorunumuz var: Deprem, otopark ve daha kaliteli bir çevre 8 B+ İLKBAHAR

9 B+ İLKBAHAR 9

10 Deprem ülkemizin genel tedirginlik kaynağı. İstanbul da olası bir deprem de kamuoyumuzda sıkça dillendirilen bir konu. Sizce beklenen büyük İstanbul depremine hazır mı? Bu konuda Belediyesi neler yaptı? Doğal olarak deprem gibi büyük bir felaketin yeniden yaşanmaması için hazır olmak gerekiyor. Hazır olup olmadığımızı sadece olarak değil İstanbul olarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Özellikle konut dokusu ve inşaatların kalitesi itibarıyla ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. İstanbul da yaklaşık 1,3 milyon bina var. Bazı uzmanlar, bunların yarıdan fazlasının yıkılıp yeniden yapılması gerektiği görüşündeler. Bu da karşımızdaki meselenin boyutlarıyla ilgili bence net bir fikir veriyor. ta sorunlu binaların sahiplerini, binalarını güçlendirmeleri için teşvik ediyoruz. Belediye olarak bu konuda yoğun bir çalışma içindeyiz. ın depreme hazır olması için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Deprem konusu ile ilgili çok basit ama çok etkili ve verimli olacağına inandığımız bir projemiz daha var. Projeyi kısaca şu şekilde anlatabilirim: Projemiz büyük ölçüde, genelde afetler sonrasında yaşanan karmaşayı aşmayı hedefliyor. Belediyesi olarak afet sonrası toplanma alanları belirledik. kentlilerine kapı kapı dolaşarak bu konuda eğitim vereceğiz. Her bireyin hangi toplanma alanına gideceği, ailesini nerede bulabileceği belli olacak bu sistem ile. ta afet durumunda sığınılacak, kentlilerimizin temel ihtiyaçlarını afet durumu geçinceye dek karşılayacak olanaklarla donatılacak kırktan fazla mekân belirledik. Bu noktalarda görev yapacak elemanlar söz konusu mekânların yakınında oturan personelimizin arasından seçildi. Seçilen mekânlar yürüme uzaklığında belirlendiğinden ulaşımı da kolay olacak. Ulaşımı sağlayacak sokak ve caddelerde alınacak önlemlerle güvenlik sağlanacak. Bu güzergâhlar sadece afet zamanı değil, günlük yaşamda da güvenli yaya ulaşımı için kullanılacak. Güneş enerjisi ile aydınlatılacak bu yollar kentimizde güvenli yaşamın omurgasını oluşturacak. ın en önemli sorunu otopark olarak biliniyor. Bu konudaki projelerinizi B+ ile paylaşabilir misiniz? gündüz nüfusu 2 milyon, gece nüfusu ise 200 binin üzerinde olan bir kenttir. Trafik ve otopark sorunumuz olduğu doğrudur. Yeni yapılan kaldırım ve sokak düzenlemeleri ile bu sorunların yayalara dair olan kısmını yani kaldırım işgali kısmını çözdüğümüzü düşünüyorum. Otopark için temel sıkıntı, ta yeterli kamu arazisinin bulunmayışıdır. Bu nedenle bundan sonra yeşil alan altlarında katlı otoparklar yapacağız. Yeni dönemde uygun bulduğumuz her yeşil alanın altına girerek yeni otoparklar oluşturmayı öngörüyoruz. Ama yeşil alana, yeşil dokulara zarar vermemek koşulu ile Bu konuda Japonya daki gibi yeni yapım modelleri ve inşaat teknikleri üzerinde çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde enerjimizin büyük bir kısmını buna harcayacağımızı söyleyebilirim. Trafikteki yoğunlaşmalar ise esas olarak üzerindeki transit taşıt trafiğinin aşırı yoğunluğu ve ana arterin fiziksel yetersizlikleriyle ilgili bir sorundur. Biz genelde bütün ana arterlerde yol verimini artıracak düzenlemeleri yapıyoruz. Bunu yaparken, kavşak düzenlemelerini, bekleme ve dönüş ceplerini, durakları, trafik işaret ve levhalarını belli bir bütünlük içinde planlayan bir yaklaşımı benimsiyoruz. ın bütününü bu anlayışla yeniden düzenliyoruz. Bu çerçevede üzerinde çalıştığımız projeler var. Bu projeler farklı aşamalara ulaşmış durumda. Çalışmalarımızı sürdürüyoruz. ta yaşayan herkes deprem durumunda hangi noktada buluşacağını bilecek. Bu noktalar aynı zamanda kesintisiz iletişim olanaklarıyla donatılacak. Böylece aile fertleri ve yakınları kolaylıkla haberleşebilecekler. Peki Başkan, Daha kaliteli bir çevre programınızda neler var? ın büyük bir ihtiyacını karşıladığına inandığım projeden söz ede- 10 B+ İLKBAHAR

11 Türkiye de bir ilki daha gerçekleştireceğiz ve her mahalleye bir belediye kuracağız. Çevre duyarlılığına yaklaşımımız, insan yaşamının sürdürülebilirliği için çevrenin vazgeçilmez önemidir. Dünyanın kaynaklarını, insan yaşamımızı riske atacak kadar bilinçsizce tüketiyoruz. Yeni dönemde çevre için yol haritamız; Çevre bilincinin yaygınlaştırılması, çevre kirliliğinin azaltılması, yenilenebilir enerji ve geri kazanım uygulamalarıdır. Son beş yılda çevre duyarlılığı anlamında gerek belediye olarak gerekse de sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde hizmet ürettik. Belediyesi deniz temizliği hizmeti üreten tek ilçe belediyesidir. Denizlerimizin kirliliği konusunda toplumsal bilinç yaratmak amacıyla Sualtı Temizlik Hareketi ile birlikte defalarca etkinlik düzenledik. Okullarımızda çevre duyarlılığı konusunda eğitimler verdik. Tıbbi atıklar, atık piller ve evsel yanık yağların toplanması konularında örgütlü, yaygın hizmet sunduk. yim öncelikle. Ulus ta 41 bin metrekare büyüklüğünde bir bahçe yapıyoruz: Ulus Meyve Bahçesi ve Rekreasyon Alanı. Tamamen çeşitli meyve ağaçlarından oluşacak eşsiz bir bahçe yapıyoruz. Bu uygulama İstanbul da ve belki de Türkiye de bir ilktir. lılar bu meyve bahçesi içinde oluşturmakta olduğumuz yürüme yolları ve spor koridorlarından da yararlanacak. Bu projede o bölgeye ferah bir yeşil alan ve bol oksijen sağlayacaktır. Bundan sonra lının Belgrat Ormanı na gitmesi gerekmeyecek. Ayrıca Ortaköy Vadisi Yeşillendirme Çalışması var Biliyorsunuz biz Ortaköy Vadisi ne 20 bin yetişmiş ağaç diktik. Biz gece diktik, büyükşehir belediyesi gündüz söktü, biz yılmadık yine diktik. Bu ağaçlandırma çalışması egzoz gazı içerisinde, yoğun trafikle yaşayan kentlisi için bir oksijen takviyesidir. Bizim yeni akciğerlerimizdir. Burayı mümkün olduğunca koruyacağız, yaşatacağız. Evsel atıkların toplanması konusunda hizmet kalitemizi kentlilerimiz takdir ediyorlar. Ancak evsel atıkların toplanması konusunda yaşanan en temel sorun, çöp araçlarımızın yarattığı trafik sıkışıklığıdır ki bu dönem çeşitli önlemlerle bunu aşacağız. Önümüzdeki beş yıl içinde ayrıştırılmış evsel atık toplanması konusunda en yaygın hizmet sunan kent olacak. B+ Dergisi olarak a yakışmayan bir görüntü kirliliği olduğuna inanıyoruz. Ayrıca bu konuyu yaşayanlar da sıkça vurguluyorlar. Nasıl bir çözüm düşünüyorsunuz? ın hızlı gelişmesi ve konumu nedeniyle konuttan işyerine dönüşün yoğun olması, kentteki görüntü kirliliğini tetikleyen nedenler. Levent Mahallesi nin Cumhuriyet döneminin örnek bir yerleşmesi olarak sit ilan edilmesi ile yeni bir şans yarattık ve hızla iş yerine dönüşen bu semtimizde iş yeri ruhsatlarına sınırlama getirdik. Ancak esas çözüm; Ortaköy ve Levent meydanlarında gerçekleştirdiğimiz çevre düzenlemelerini ve sokak sağlıklaştırma çalışmalarını yaygınlaştırmaktır. Tabela, klima, bina ve reklam kirliliğine karşı semt sakinleri ve esnafımızla işbirliği yaparak çözümler üreteceğiz ve denetimleri sıklaştıraca- B+ İLKBAHAR 11

12 ğız. Bir de Avrupa da artık sıkça görülen yaratıcı sokak sanatı denilebilecek akımlardan yararlanabilir miyiz, ona bakacağız. Doğal olarak Kirletmeyen-Yenilenebilir enerji kullanımını özendireceğiz, öncü olacağız. Hizmet binalarımızda, sokak aydınlatmalarında güneş enerjisinden yararlanan teknolojiler kullanacağız. Özellikle sitelerimizle işbirliği yaparak yağmur suyundan yararlanma projeleri geliştireceğiz. Gürültü kirliliği konusunda yeşil ses duvarı uygulaması da sürdürülecek. Trafik akışının yoğun olduğu ana yolların kenarına ağaç dikerek, ses engelleyici paneller yerleştirerek çevrede yaşayan kentlilerimizin olumsuz etkilenmesini önleyeceğiz. Kısacası daha kaliteli yeni bir çevre için kolları sıvadık, kentlisinin desteği ile bunu da başaracağız. kentlisi Mustafa Kemal in ilkelerini birer yaşam ışığı olarak kabul eder. Güvenli bir yaşam kavramına sığan başka ne gibi çalışmalarınız olacak? Türkiye genç bir ülke. En büyük sorunumuz da işsizlik, gençlerimizin çoğunluğu iş-güç sahibi değil. Ekonomik krizin sosyal sonuçlarını da gözeterek bazı çareler geliştireceğiz. Her şeyden önce, öğrenci nüfusun yoğun olarak yaşadığı bir kent, bir eğitim kenti. taki iş dünyası ile birlikte çalışarak işsiz gençlerimize ve üniversitelilere yarı zamanlı iş olanakları yaratacağız. Kültür turizmi alanında gerek altyapı, gerekse sahip olduğu değerler açısından önemli bir merkez. Ancak kentlimiz turizmin girdilerinden yeteri kadar yararlanamıyor. Bu sektörün canlandırılmasına öncülük ederek yeni iş olanakları yaratılmasını amaçlıyoruz. Ayrıca bilgi ve AR-GE gibi yeni sektörlerin aradığı her şey var ta. Eğitimli ve donanımlı nüfus, bilgi altyapısı, ulaşım kolaylığı gibi Bu sektörlerin gelişmesi de teşvik edilecek. Bu arada engelli insanlarımızın kenti bizimle daha kolay kullanabilmeleri için yeni önlemler alacağız. Ama aynı anda engellilerin iş bulmaları için belediyemiz öncü olacak, istihdamları için iş çevrelerini ikna etmeye çalışacak. Asayişle ilgili sosyal projelere sahiplik yaparak kentimizdeki yaşamı daha güvenilir hale getireceğiz. Başta mafyanın, çetelerin hedef haline getirdiği gençleri uyuşturucudan korumak gibi bir programımız da var. Bu alanda çalışan kamu kurumları, aileler ve STK larla işbirlikleri oluşturacağız. Yazılı ve görsel uyarı malzemeleri; seminer, konferans ve yarışmalar düzenleyeceğiz. Öte yandan gıda güvenliği konusunu da ciddiye alıyoruz. Gençlerimizin sağlıklı beslenmelerine yardımcı olacak önlemler geliştirilecek. Ortaöğretimdeki gençler için okul aile birlikleri ile birlikte okul kantinlerini denetleyecek ve öğrenci beslenme sistemi üzerinde çalışacağız. Bildiğiniz gibi, bir yanı mahallelerden diğer yanı sitelerden oluşan bir kent. Hırsızlık ve kapkaç gibi asayiş konularında güvenli bir kent oluşturmak için bizim çocukluk günlerinin bekçi amca sını -yasalar izin verirse- yeniden sokaklarımızda görmek istiyoruz. Ya da özel güvenlik birimlerinden daha iyi yararlanmayı deneyeceğiz. Son yıllarda laik Cumhuriyet karşıtı oluşumlar var. Bunlar özellikle kapalı cemaatlar halinde örgütleniyorlar. Bu sizce için bir tehdit midir? Bu eğilimler ve oluşumlar sadece için değil, Türkiye için, laik ve demokratik Cumhuriyetimiz için ciddi tehditlerdir. kenti için, kentlisi için ise özel olarak yaşam tarzlarına, özgürlük ve ilerleme anlayışlarına ve gelecek beklentileri ne karşı açık bir tehdittir. Çünkü, Cumhuriyet değerlerinin, Mustafa Kemal Atatürk ilkelerinin kalbidir, kalesidir. Bu özel varlığımızı korumak ve geliştirmek için kent halkıyla el ele vererek yapacağımız çok şey var ve biz bunu da bir programa bağladık! Birlikte başarmak zorunda olduklarımızı başlıklar halinde söylersek, şunlar: l Eğitim çağındaki gençlerimize daha fazla burs ve yurt olanağı sağlamak l Öğrenci pansiyonculuğu projesini hayata geçirmek l Beceri ve meslek kurslarına ek kariyer kursları düzenlemek l Yaşam ve Etüt Evleri ni yaygınlaştırmak l Sanat ve kültür etkinliklerine, spor yapma olanakların daha kolay erişebilmek l Yurttaş organizasyonu olan festival ve toplu buluşmaları desteklemek l STK larla bilgi ve eylem ortaklığı yapmak l Ulusal bayramları halkımızla ve büyük coşkuyla kutlamaya devam etmek Tüm bunlar birlikte yaşama geçtiğinde, gerçekten daha da güvenilir bir kent haline gelecektir. 12 B+ İLKBAHAR

13 Laik Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, karanlık güçlere direnmek için lıyız. Sayın Başkan 360 Derece Yönetim başlığı altında kastettiğiniz nedir? Nasıl bir yerel yönetim öngörüsü bu? Artık vatandaş-belediye ilişkisinde sizleri çepeçevre sarmalayacak bir sistem kuruyoruz. Bugüne kadar VİYÖS-Vatandaşlık İlişkileri Yönetim Sistemi ile gerek yüz yüze, gerek telefonla ve gerekse dijital olarak gerçekleştirdiğimiz iletişim hizmetlerini daha kaliteli, yaygın ve hızlı gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki dönemde insana odaklı hizmet anlayışımızı 360 Derece Yönetim yaklaşımı ile bütünleştireceğiz. Hayata geçireceğimiz Vatandaş Hizmet Yönetimi ile kentlisinin tüm yaşamsal ihtiyaçlarının ve sorunlarının en etkin şekilde çözülmesini sağlayacağız. Bu kapsamda her mahallenin, her sitenin bir temsilcisi, bir anlamda müşteri temsilcisi olacak. Böylece vatandaşlarımız sorunlarının çözümü için doğru adrese yönlendirilecek. Vatandaş Hizmet Yönetimi ile insan odaklı, hızlı ve kaliteli hizmeti ile özdeşleştireceğiz. B+ İLKBAHAR 13

14 360 Derece Yönetim i şöyle de anlatmak mümkün. Yurttaşı çepeçevre saran, her alanda yanında duran; ya çözümü doğrudan üreten ya da yurttaşın çözüm kaynağına en kısa sürede ulaşmasını sağlayan çağdaş bir yönetim anlayışı Bu anlamda; her insanımız, bütün yaşamı boyunca belediyemizden yeterli hizmeti alacaktır. Yurttaşların Belediyesi ile olan ilişkisi mutlaka sonuçlanacak ve sonuç bildirilecektir. lıların diğer kamu kurumları ile olan ilişkilerini yönlendirmek, kolaylaştırmak için Belediyesi örgütlü bir yapı ile vatandaşa hizmet verecektir. Bu yapının sağlıklı yürümesi için doğrudan Başkan a bağlı Mahalle ve Site Temsilcileri oluşturuyoruz. 23 mahallenin ve sitelerin ayrı ayrı temsilcisi olacak ve bu arkadaşlarımız gerek alanda, gerekse Belediye de Mahalle ve sitelerin talep ve şikâyetlerini sonuçlandıracaklardır. Güneş enerjisi ve yağmur suyundan yararlanarak kirletmeyen, yenilenebilir enerji kullanımını özendireceğiz. Türkiye de bir ilki daha gerçekleştireceğiz ve her mahalleye bir belediye kuracağız. Her mahallede tutacağımız dairelerle belediyeciliği mahallelere yayacağız ve sıkça bu ek binalarda ben ve ekibim mahallenin sorunlarını dinleyip, sorunlara yerinde çözüm bulacağız. Bu uygulamayla mahalleliler belediye binasına gelmek yerine, kendi mahallelerindeki belediye hizmet birimlerine giderek sorunlarını çözebilecekler. Sayın Başkan Ulaşılabilir - Erişilebilir Hizmetler başlığı altındaki hedeflerinizi ve projelerinizi de dinlesek Çağdaş kentlerin en belirgin ölçülerinden biri de yürünebilir olmasıdır. Bizim hedefimiz ı Türkiye ve Avrupa nın en çok yürünen kenti haline getirmektir. Zaten çağdaş kentler, artık ulaşımda yaya öncelikli bir düzen hedefiyle yola çıkmaktadır. Ulaşım, sağlık, eğitim, güvenlik, rekreasyon gibi temel hizmetlere yürüme uzaklığında ulaşabilmek bir kent için gelişmişlik ölçütüdür. Temel hizmetlerin yürüme uzaklığında olduğu Ulaşılabilir bir, kentimizin yeni mekânsal örgütlenmesinde ana hedefimizdir. ı baştan başa yürünebilir hale getirmek, halkı özel araçlarını kullanmadan istedikleri yere sağlıklı, güvenli bir şekilde ulaştırmak istiyoruz. Bu anlamda kentimiz için yeni bir yaşam biçimi, yeni bir kent yapısı öneriyoruz. Bu önerinin temel amacı, kentlilerin temel hizmetlere yürüme uzaklığı içinde ulaşabilmesidir. Kentliler metre yarıçapında bir alanda temel hizmetlere yürüyerek ulaşılabilmeli diye düşünüyorum. Bu anlamda iki şey yapılacak. Öncelikle var olan kentsel imkânlar bu bakışla yeniden ele alınacak, güçlendirilecek ve birbiri ile bütünleştirilecek. Buna koşut olarak da yeni bir kent içi ulaşım ve yürüme aksı oluşturulacak. Başta var olan yaya ulaşım güzergâhlarının güvenliği sağlanacak, kalitesi yükseltilecek. Yaya ulaşımı toplu taşıma ile bütünleştirilecek; sinyalizasyon, aydınlatma ve renklendirme çalışmaları yapılacaktır. Bu doğrultuda ihtiyaç duyulacak bazı noktalara da kent içi ring seferleri konulacaktır. Çünkü kentimizde belirli saatten sonra anakentin sunduğu belediye otobüs seferlerinin yetersiz kaldığı açıktır. Özellikle ın güneyinde yaşayan insanlarımızın ve gençlerimizin kültür ve sanat etkinliklerinden yeterince yararlanamadığını biliyoruz. Belediyemizin düzenlediği kültür ve sanat etkinliklerinin yoğunluğu, mekânlarımızın konumlanması nedeniyle kentimizin kuzeyinde yoğunlaşmaktadır. Ancak ulaşım olanakları olmadığı için yurttaşlarımız bu etkinliklerden yeterince yararlanamamaktadır. Benzer şekilde kentine nefes aldıran vadiler boyunca da gerek yaya, gerek toplu ulaşım açısından sorunlar ve yetersizlikler vardır. Ulaşılabilir Kenti projemizin somut hedefleri şunlardır: Bebek ten sahile, Levent ten Ortaköy e, Gayrettepe ve Dikilitaş tan Çarşı ya yürüme keyfi ve güvenliği yüksek yaya yolları yapılacak. Bu yaya yolları kent içi ring seferleri ile bütünleştirilecek. Böylece her yöne yürünebilen yaya yollarıyla, yaşayan meydanlarıyla Türkiye nin ilk yaya öncelikli kenti haline gelecek. Bu yeni projemizi gerçekleştirirken engelli kentlilerimizin de rahatça yararlanmasının çözümleri yaratılacak ve bu imkânlar birlikte kullanılacak. Yürüme yollarına ek olarak düzenlediğimiz kenti içi ring seferleri ile kentimizin her noktası ulaşılabilir olacak. Zaten şu anda ring seferlerimiz kentlimize hizmet veriyor. Ring seferleri ile kentlilerimizi toplu ulaşım duraklarına, alışveriş merkezlerine ve kültür merkezlerimize ulaştırıyoruz. Ayrıca eğlence dünyasından rahatça yararlanmak, alkollü araç kullanmaktan sakınmak isteyen kentliler için Evlere Vale Hizmeti de hayata geçirilecek. Erişilebilir Hizmetler derken ne kapsamda söylüyorsunuz? Aslında başta sözünü ettiğim ve masanın dört ayağı diye sıraladığım temel başlıklar birbiriyle bütünleşiyor. 360 Derece Yönetim sistemi ile kurduğumuz yapı, kentlilerin hizmete daha çabuk ve yerinden erişebilmesinin altyapısıdır. Amacımız her lının yaşadığı yerde, yaşam çevresine en yakın noktada belediye hizmetine erişebilmesidir. Bu da metrelik bir yarıçap olarak öngörülüyor. Bir anlamda yurttaşlar belediyeye gelmeyecek, belediyemiz yurttaşların ayağına gidecek Bu anlattıklarımızı gerçekleştirebilmek için kentlileriyle ilişkilerimizi karşılıklı olarak daha sıklaştırmak ve zenginleştirmek zorundayız. Bu da zaten sonuna kadar demokrat olan yönetim anlayışımızı yeni projelerle desteklemek anlamına geliyor Galiba Demokratik Katılımcı Yönetim başlığına geldi sıra Projelerimize geçmeden önce beş yıllık başkanlık döneminde edindiğimiz deneyimlerimizden hareketle yönetim anlayışımızda oluşan derinliği paylaşmalıyım. Bilindiği gibi günümüzde merkezi yönetimler için yeterli bulunan temsili demokrasiler, kentleri yönetmek için yetersiz kalmaktadır. Yukarıda sözü edilen programın yaşama geçirilmesi için Belediyesi demokratik katılımcı yönetim yapısını oluşturacaktır. Çünkü küresel dünyada sorunların da, çözümlerin de odağında artık kent- 14 B+ İLKBAHAR

15 ler var. Bu açıdan kenti, Cumhuriyetimizin temel ilke ve değerlerini koruyarak, insan haklarına dayalı, çok aktörlü, yaygın ve etkileşimli bir iletişimi esas alarak, kendisi yapmaktan çok yerel ve sivil aktörleri yapabilir kılan, yönlendiren, kaynakların oluşumunu ve kullanımını kolaylaştıran bir yönetim anlayışına geçecektir. İnanıyoruz ki bu karşılıklı paylaşım, siyasal ve ekonomik güçlerin daha yaygın ve adil dağılımını sağlayacaktır. Kamu kuruluşları, özel sektör, STK ve diğer aktörler arasında yarışmacı ya da çatışmacı bir ilişki yerine birlikte çözmeye yönelik işbirlikleri geliştirecektir. Ve yine inanıyoruz ki ta bireylerin yaşamına dayanışma, yaratıcılık, özgürlük ve kentli sorumluluk olarak yansıyacaktır. Çünkü kentlisinin temel karakteri laik Cumhuriyet ve demokrasi değerleriyle yaşaması ve onlara sahip çıkmasıdır. Bu değerleri ve Mustafa Kemal ilkelerini birer yaşam ışığı olarak kabul eder. Yeni dönemde gerek yönetim anlayışımızın, gerekse hizmet kalitemizin ortak paydası daha fazla katılımcılık, daha fazla demokrasi olacaktır. Çünkü fırsatlar ve tehditler karşısında artık biliyoruz ki birbirimize daha çok ihtiyacımız var! lıların kentsel ihtiyaçlarında kullanılmak üzere belediyenin hizmet binalarında, kültür merkezlerinde ve taksi duraklarında bilgi terminalleri- panelleri hizmet verecek! Mahalle belediyeciliği olarak adlandırdığımız uygulamada oluşacak yeni idari yapılarımızın tümünde yurttaşların doğrudan bilgiye ulaşımı sağlanacak! Yaşamımızda başka bir paylaşma daha var. ın kamusal alanlarını da hep birlikte paylaşıyor, kullanıyoruz. Yani sokaklarını, parklarını ve meydanlarını Nedir bu alanlarla ilgili yeni yaklaşımınız? Kamusal mekânlar yani sokaklar, meydanlar ve parklar gibi ortak alanların fiziki ve sosyal kalitesi arttırılacak! Meydanların çevresinde yetkin ve yaratıcı meslek erbabının, sanat ve kültür üreticilerinin yerleşmesi teşvik edilecek. Sokak etkinlikleri ve gösterileri düzenlenecek, sokak sanatçılarına ve sporcularına yeni olanaklar yaratılacak. Bir anlamda geçen dönem başlattığımız kaliteli kamusal alanlar projesi boyutlanıp devam edecek. Yeni dönemde en az dört başlıkta daha demokratik ve yaygın çözümleri hayata geçireceğiz. Bilgi paylaşımı, kaliteli kamusal mekânlar, kentli dayanışması, daha saydam yönetim ve proje demokrasisi Bilgi paylaşımından neleri kastediyorsunuz Sayın Başkan? Katılımcı kent demokrasileri bir yanıyla, bilgi demokrasileridir. Kentlilerin bilgi edinme hakları sadece devletle olan ilişkilerinde uygulanan sınırlarda tutulamaz. Bilgi üretiminde, dağıtım ve kullanımındaki dijital teknolojileri daha yaygın olarak halkımızın yararlanmasına sunmalıyız! Köyiçi, Meydanı, Levent Çarşı, Ortaköy Meydanı, Arnavutköy ve Bebek gibi kentlilerce yoğun ve oturmalı kullanılan alanlarda telsiz-internet uygulamasına geçilecek! Kent demokrasilerinin kalbi kent meydanlarıdır. Biz bu dönem a meydanlar kazandırma konusunda önemli adımlar attık. Uzun yıllardır çözümlenemeyen meydan düzenlemesi konusunda hazırladığımız çözüm kabul edildi. 40 dükkân, 3 büfe, köprü altında 9 dükkân ile, halk pazarı ve Tansaş mağazası yıkıldı. Yeşillendirme ve çevre düzenlemesi yapıldı metre karelik yeni bir meydana kavuştu. Levent Meydanı nı da yeniden düzenlendik. Meydana bakan binaların cephe yenilemeleri yapıldı. Çiçekçiler ve manavlar yeniden düzenlendi, tabelalara standart getirildi. Trafiği rahatlatacak düzenlemeler yapıldı. Gele- B+ İLKBAHAR 15

16 Başkana bağlı mahalle ve site temsilcileri oluşturuyoruz. 23 temsilci taleplerini anında iletebilecek. cek İçin El Ele heykeliyle meydan süslendi. Ortaköy Meydanı ve çevresindeki harap binalar tespit edilerek tek tek elden geçirildi. Sahildeki yer döşemesi değiştirildi. Motor iskelesi tamir edildi. Tabela, tente ve seyyar satıcılara standart getirildi. Kentimizdeki işyerlerinde yoğun iş saatlerinde çalışacak gençlerimiz, giderlerinin bir kısmını karşılama imkânı bulacak. Burslu öğrenci sayısı... Özel sektörün de katkısı alınarak burslar % 100 arttırılacak! Özetle kentinin kamusal alanlarını daha güzel, kaliteli, özenli hale getireceğiz. Özellikle meydanlar ve parklar bizleri daha çok bir araya getirmeli, merhabalarımızı çoğaltmalı, diye düşünüyorum. Sözü edilen kamusal alan düzenlemeleri kadar önemli olan bunları kullanan nüfus! ta ağırlıklı olarak bir eğitim kenti ve öğrenci yaşamı yoğun. Neler var İsmail Ünal ın programında gençler için? Haklısınız, bir eğitim ve öğrenci kentidir. Bu anlamda özellikle üniversite öğrencilerinin yoğun olarak yaşadığı bir beldedir. Hem öğrenci kardeşlerimize hem de halkımıza yeni dönemde yeni imkânlar sunacağız. Belediyemiz olanaklarıyla hizmete giren öğrenci yurtlarımızın talebi karşılamasının olanaksızlığını göz önüne alarak Öğrenci Pansiyonculuğu projemizi yaşama geçireceğiz. Yeni yetişen ortaöğretim çağındaki gençlerimizin beden ve ruh sağlıkları özenle korunacak. Okul Aile Birlikleri işbirliğinde okul çevresi ve kantinlerindeki gıdalar denetlenecek, çocuk ve velilerine medya okur-yazarlığı kursları verilecek. Meslek edindirme kurslarımızı kariyer geliştirme kurslarıyla genişleteceğiz. Çalışan kentlilerimizi de düşünerek kariyer geliştirme kurslarımızı mesai saatleri sonrasında ve hafta sonlarında düzenleyeceğiz. Sayın Başkan daha saydam yönetim ve proje demokrasisi konusundaki değerlendirmelerinizi de alsak Daha saydam yönetim ve proje demokrasisi derken şunları söylemek istiyoruz: Bundan sonra belediyemizde üretilecek projeler, hem kentlilerle hem de projeden etkilenen aktörlerle birlikte değerlendirilecek, internet ortamında tartışmaya açılacaktır. Evlerini ya da evlerinin odalarını öğrencilere kiralamak isteyen kentlilerimiz için teşvikler getireceğiz. Öğrencilerimiz, kendileri sokak sokak ev aramak yerine belediyemize gelerek, kalabilecekleri evler konusunda bilgi alabilecekler. Öğrencilerimiz kiralayacakları evleri, sponsorlar kanalıyla sağlayacağımız malzemeleri kullanarak, kendi emekleriyle boyayacak ve onaracaklar. Belediyemiz kanalıyla kalacak yer bulan öğrencilerimizi sonrasında da yalnız bırakmayacağız. Belediyemizin gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projelerinde onlardan yararlanacağız. Daha önemlisi üniversite öğrencilerine yarı zamanlı iş sağlayacağız. Benzer açık ve saydam uygulamalar, planlama çalışmalarımız için de geçerli olacaktır. Yıllık bütçe öngörüleri ve uygulama sonuçları da her yıl, kentlileri ile paylaşılacaktır. Bu dönem uygulamaya soktuğumuz proje karar toplantıları na devam edilecek. Belediye kaynaklarını daha etkin ve verimli kullanan bir yönetim yapısı oluşturulacak ve kentlilerin denetimine açık olacak. Bu arada bu yapıyı güçlendirecek, kentlilerle gündelik bağımızı ve işbirliğini güçlendirecek özel projelerimiz ve yatırımlarımız da var. Ne gibi Sayın Başkan? Çeşitli kentli gruplara hizmet verecek yeni yatırımlarımız ve özel projelerimiz şunlar: 16 B+ İLKBAHAR

17 Meydanlar ve parklar bizleri daha çok bir araya getirmeli, merhabalarımızı çoğaltmalı l huzurevi ne kavuşacak l ın çocuk müzesi olacak l Kadın Sığınma Evi açılacak l lılar sağlıklı yaşam için spor merkezi ne kavuşacak l Yeni yaşam evleri, kültür-sanat merkezleri açılacak l Sokak hayvanlarını sahiplendirme projesi hayata geçirilecek, hayvan bakım evleri açılacak Son olarak ın üstü örtülmüş çok önemli tarihi misyonunu öne çıkartacak bir projem var. Çoğumuz bilmeyiz. Mustafa Kemal ve arkadaşları Kurtuluş Savaşı için Samsun a tan hareket ederler. Meydanı ndaki Sinan Paşa Camisi nde cuma selamlığı na katılan Mustafa Kemal, arkadaşları ile İskelesi nde bir tekneye binerek Bandırma Vapuru na geçerler. 16 Mayıs ile 19 Mayıs 1919 tarihleri arasındaki bu üç gün çok bilinmez ama ulusal tarihimiz açısından çok önemlidir. Belediyesi olarak bundan sonra her yıl bu üç günü, yani Mayıs tarihlerini Kurtuluş Şenlikleri olarak kutlayacağız ve ileriki yıllarda bunu Türkiye nin, giderek de dünyada emperyalizme karşı bağımsızlık savaşı vermiş ulusların şenliği haline getireceğiz! Cumhuriyetimizin antiemperyalist ve bağımsızlıkçı özünü de bu şenlikle yaşatmayı amaçlıyoruz. Genel olarak bakıldığında, bir anlamda yeni bir kentsel demokrasiye, katılımcı kent demokrasisine yani birlikte yönetme sürecine geçiyoruz. Çünkü ın temel karakterini Laik Cumhuriyet ve Demokrasi Değerleri oluşturur. lının da özünde bu anlayış vardır. Laik Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak ve geliştirmek için lı yız! Ama bir o kadar da geleceğimizi kendi irademizle, kentli ortaklığımıza güvenerek, bilim ve sanata inanarak herkesten güzel kurgulamak ve kurmak zorundayız. Hem de sonuna kadar! Teşekkürler Sayın Başkan. Yeni dönemde başarılar diliyoruz! B+ B+ İLKBAHAR 17

18 Kapak Demokrasi kahramanları Yazı: GÜLÇİN TAHİROĞLU Fotoğraflar: NURCAN VOLKAN Abdi İpekçi, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Bedrettin Cömert, Cavit Orhan Tütengil, Çetin Emeç, Doğan Öz, Muammer Aksoy, Onat Kutlar, Uğur Mumcu, Ümit Doğanay ve Asım Bezirci; 12 Demokrasi Şehidi Belediyesi ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi nin el verdiği projede hayat buldular 18 B+ İLKBAHAR

19 Tophane-i Amire nin Küçük Kubbesi nin altında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi nden yedi akademisyen bir araya geldi. Yüzyıllardır savaşta kullanılan topların imal edildiği alanda bu kez barışa, demokrasiye hizmet edilecekti. Tıpkı öğrencilik yıllarında olduğu gibi aynı duyguları paylaşarak, beş ay o küçük, tek kubbe altında çalıştılar. Beş ayın bir ayı maket yapımıyla geçti. 12 dev insanın heykelini yapmak, keyifli olduğu kadar zorlu bir süreçti. Bir heykelin boyu 2 metre 20 santimi buluyordu. Heykellerin yapımında yaklaşık 40 ton kil, 9 bin 600 kilo da bronz kullanıldı. Teknik ekibiyle, dökümcüsüyle zincir halinde yoğun bir emek vardı ortada. Ama işin en zor yanı da heykellere bir anlam yüklerken gerçekleşecekti. Heykellerin her biri onurla tüketilen koca bir hayatı anlatacaktı. İnancı, umudu, kararlılığı; kısaca taşıdıkları duyguları bronza aktaracaklardı. İşin en zor yanı da buydu. Heyecanlıydılar. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Heykel Bölümü nün bugünkü başkanı Doçent Fatma Akyürek in söylediği gibi; toplum bu kez değerlerine sahip çıkacaktı. Birileri o yaratılan değerleri yok etmek için güç kullanırken bu çaba çok önemliydi. Kamu kurumlarından biri ilk kez alışılmışın dışına çıkarak toplumun vicdanının anısını yaşatmaya kararlıydı. Projenin mimarlarından Sanatçı Profesör Ferit Özşen, Belediye Başkanı İsmail Ünal ın sır gibi sakladığı bir projesi olduğunu öğrendiği zaman çok heyecanlanmıştı. İsmail Ünal bu projeden Prof. Özşen e söz etmişti ama, yalnızca ana hatlarını konuşmuşlardı. O, Başkan projeyi öylesine heyecanla bizlere anlattı ki, bize de onun hayalini gerçekleştirmek düştü diyor. Evet Başkan ın hayali, aynı ideali paylaşan yedi akademisyen heykeltıraş ve onların öğrencilerinin de hayali olmuştu artık. Projenin adı; Demokrasi Kahramanları ydı. Teröre kurban verilen 12 aydının heykeli yapılacaktı. Abdi İpekçi, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Bedrettin Cömert, Cavit Orhan Tütengil, Çetin Emeç, Doğan Öz, Muammer Aksoy, Onat Kutlar, Uğur Mumcu, Ümit Doğanay ve Asım Bezirci. Aydınlık Türkiye nin aydınlık yüzlü yazar, gazeteci ve düşünürlerinin heykellerini yapmak, toplumun bu değerli insanların mücadelesini kavramaları adına önemli bir karardı. Bellekler taze tutulmalı, gelecek kuşaklara da aktarılmalıydı. Mesleği mimarlık olan İsmail Ünal projenin hayata geçmesini bir görev sayıyordu ve düşüncelerini Şehit olan ustaları yaşatmak bizim sosyal demokrat, cumhuriyetçi, laik ve çağdaş anlayışımızın gereğidir sözleriyle açıklıyordu. İhaleye çıkmak uzun zaman alacaktı o nedenle de projeyi üniversitede döner sermaye kapsamında gerçekleştirmeye karar verdiler. Bu kararda projeye sonsuz desteğini veren Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Rahmi Aksungur un payı vardı. Bu proje; yapım aşamasından son noktayı koyana kadar öğrencileri için de önemli bir tecrübe birikimi oluşturacaktı. Heykel bölümü hocaları önemli bir koleksiyona imzalarını atacaklardı. Heykelin yapımında yoğun emekleri geçen araştırma görevlileri Ömer Emre Yavuz ve Ferit Yazıcı ile birlikte Hakan Ersiz, Barış İlkhan, Alp Alanbay ve Hakan Bakır dı. Dudullu daki dökümcü ustası Yusuf Selvi nin adı da unutulmayanlar arasındaydı. B+ İLKBAHAR 19

20 Belediye Başkanı İsmail Ünal, Prof. Ferit Özşen le (sağda) birlikte Demokrasi Kahramanları projesinin her aşamasına tanıklık etti. Heykellerin kimlere ait olacağını belirlemek hayli zaman aldı. Belli bir tarih aralığı seçildi ile 1999 yılları arasında katledilen aydınlardan 12 tanesi seçildi. Peki ya diğerleri? Teröre kurban giden yüzlerce aydın vardı. Seçilen 12 aydının heykelinde onlar da vücut bulacaktı. Onlara ayrılan alanın adı Demokrasi Kahramanları ydı Belediye Başkanı da, akademisyenler de projenin devam etmesinden yanaydılar. Bir gün sıra onlara da gelecekti. Hangi heykeli kimin yapacağını akademisyenler aralarında belirledi Çoğu 68 kuşağıydı ve öldürülen aydınları tanıyordu. İşte o noktadan itibaren zorluklar da başladı. Tek tek ailelere ulaşıldı. Arşivler tarandı, albümleri incelendi. Gerçekleştirecekleri heykeller aslına en yakın haliyle tasarlanmalıydı. Öyle de yapıldı. Bu konuda titizlikle çalıştılar. Bazı aileler her türlü veriye ulaşmaları için yardımcı olurken, bazıları bu çalışmayı tedirginlikle karşıladı. Onlara ulaşmak kolay olmadı. Asım Bezirci nin heykelinin yapımını üstlenen Doç. Dr. Neslihan Pala, bu zorlu süreci şu sözlerle anlatıyordu: Asım Bezirci nin eşi heykelin dikilmesi konusunda bir sevinç göstermedi. Kendisini kaybettim, yok oldu, bir gün birileri o heykeli kaldıracak yorumunu yaptı. Acı içindeydi. Bu sözleri aslında açıkça görülen onun yalnızlığının ve kederinin de bir yansımasıydı. Asım Bezirci nin eşi her şeye rağmen, yine de aile albümünü açtı ve Asım Bezirci nin internette ulaşılamayan gülümseyen bir portresi bugün Demokrasi Parkı ndaki yerini buldu. Sivas ta Madımak Oteli nde diri diri yakılan onca aydının onurlu gülümsemesi bugün Asım Bezirci nin yüzünde dalgalanıyor. Bazı aydınların fotoğrafına ulaşılamadı. Örneğin Prof. Muammer Aksoy un bir-iki kare vesikalık fotoğrafından başka bir fotoğrafı yoktu. O nun heykelini yapan Prof. Ferit Özşen, inanılır gibi değil diyordu; 8 yıl Ankara Barosu Başkanlığı yap Anayasası nı hazırla... Bu insanlar işte bu kadar da mütevazıydılar Zor da olsa Prof. Aksoy un fotoğrafı bulundu ve elinde anayasası ile bu değerli aydınımızın silueti gelecek nesillere armağan edildi. Uğur Mumcu nun heykelini üstlenen Prof. Ferit Özşen, Mumcu nun aile dostuydu ve kadere bakın ki, Mumcu nun anıt kabristanı da onun elinden çıkmıştı. Bu paylaşımlar akademisyenlerin duygulu dünyasında yerini ziyadesiyle buldu ve ortaya duygu yüklü bronz heykeller çıktı. Prof. Rahmi Aksungur la ortaklaşa emek veren eşi Yard. Doç. Ayla Aksungur, Çetin Emeç in ailesinden yoğun destek gördüklerini bu ilgiden de çok memnun olduklarını söylüyordu. Çetin Emeç in yüzündeki yumuşak ifadeyi heykele yansıtmak onunla yapıtı arasında bir sevgi yumağı oluşturmuştu. Ayla ve Rahmi Aksungur, Abdi İpekçi nin geçmişini araştırdıklarında Mısırlı aristokrat bir aileden geldiğini öğrendiler. O nedenle de onun heykelini yaparken, daha mesafeli, düşünceli bir adam portresi oluşturmaya dikkat ettiler. Heykellerin yapımına başlandığı tarih olan 1977 nin son aylarında Heykel Bölümü nün başkanlığını üstlenen Prof. Vedat Somay ın ise önemli bir saptaması vardı: Onlar demokrasi adına bir kahraman olarak öldürülmek isterler miydi? Onlar ben kahraman olayım diye yola çıkmadılar. Hayatlarını bu uğurda yaşamaya adamışlardı. O nedenle de bu heykeller toplum olarak sürekli bir hatırlatma ve sürekli yüzleşmemiz gereken simgeler aslında. Gerçekten de Prof. Vedat Somay öğrencilik yıllarından tanıdığı gazeteci Onat Kutlar ın heykelini yaparken bu yoğun duyguları yaşadı ve bu duyguları yapıtına yansıttı. Bahriye Üçok un heykelinin yapımını üstlenen Doç. Fatma Akyürek için ise çalışması başka bir anlam ifade ediyordu. Alışılmışın dışında ilk kez bir kadın heykeli üzerine çalışılacaktı. Bu onun çalışmasına farklı bir anlam yüklemesine de neden oldu. Bahriye Üçok un duruşunu, kişiliğini, kararlılığını, demokrasiye olan inancını yansıtırken işin duygusal boyutunu asla göz ardı etmedi. Ona göre seçilen 12 kişi de terör ve şiddetin mağdurlarıydı ve onlar Demokrasi Şehitleri ydi. Demokrasi Kahramanları Parkı, bugün terörü ve şiddeti lanetlercesine ta Abbasağa Parkı nda 10 dönümlük bir arazide yer alıyor. Bir gün yolunuz düşerse Demokrasi Kahramanları nın önünde tek tek saygı duruşunda bulunmak boynunuzun borcu olsun. Onlar Belediyesi nin, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğretim üyelerinin, öğrencilerinin, işçilerin yoğun emek ve demokrasiye olan inançları ile var edilen heykeller Toplumsal belleğimizi taze tutmak adına orada sizi bekliyor olacaklar. B+ 20 B+ İLKBAHAR

21 Doç. Dr. Bahriye Üçok ( ) Asım Bezirci ( ) İnceleme yazarı, eleştirmen. Doğum yılı kaynaklarda farklı yer alıyor ya da 1927 yılında doğduğu söyleniyor. Erzincan doğumlu. Rıfat Ilgaz la yakın arkadaş olan Asım Bezirci, Ilgaz hakkında en kapsamlı incelemeyi yayınladı. Bezirci nin Orhan Veli incelemesi, 300 den fazla makalesi ve araştırmaları, 35 kitabı ve 4 tezin dökümü bulunmakta. Sivas ta Madımak Oteli ni ateşe verenler, Asım Bezirci nin de ölümüne neden oldular. Bezirci bugün Sivas olaylarında katledilen 37 kişiyle birlikte anılıyor. Ordu da doğdu. Tarihçi ve siyaset bilimci. Kandilli Kız Lisesi ni bitirdi. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Orta Çağ Türk İslam Tarihi Bölümü nü ve Devlet Konservatuvarı Opera Bölümü nü bitirdi. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesiydi. Siyasete atıldı, Kontenjan Senatörü oldu. Ordu Milletvekili ve SHP Parti Meclisi üyesiydi. Fransızca, Arapça, Farsça biliyordu. Ankara daki evine gönderilen bombalı paketin patlaması sonucu yaşamını yitirdi. Doç. Fatma Akyürek, Bahriye Üçok un heykelini yaparken... Doç. Neslihan Pala, Asım Bezirci... Çetin Emeç ( ) Abdi İpekçi ( ) İstanbul da doğdu. Galatasaray Lisesi ni bitirdi. Bir süre Hukuk Fakültesi ne devam etti. İstanbul da doğdu. Babası Demokrat Parti nin kurucularından milletvekili Selim Ragıp Emeç ti. Galatasaray Lisesi nden sonra Gazeteciliğe Yeni Sabah ta başladı. Yeni İstanbul, İstanbul Ekspres te çalıştı. Milliyet İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi nden mezun oldu. Gazeteciliğe babasının Son Posta Gazetesi nde başladı. Hayat ve Ses Gazetesi nin Genel Yayın Yönetmeni olarak dergilerinden sonra Hürriyet e geçti. Hürgün ün Genel Müdürü, görev yaptı. Gazetenin başyazarlığını üstlendi. Hürriyet in Genel Yayın Yönetmeni oldu. Bir süre Milliyet in Genel Koordinatörlüğü nde de bulunduktan sonra tekrar Hürriyet e Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı nda bulundu. Uluslararası Basın Enstitüsü nün ikinci başkanlığı ve Ba- döndü. 7 Mart 1990 da Suadiye deki evinin önünde şoförü Sinan Ercan la birlikte kurşunlandı. sın Şeref Divanı Genel Sekreterliği görevlerini üstlendi. 1 Şubat 1979 gecesi İstanbul daki evinin önünde öldürüldü. Doğan Öz ( ) Çetin Emeç in heykelinin yapımı Doç. Ayla Aksungur a ait. Abdi İpekçi ve Doğan Öz de ise eşi Rahmi Aksungur la birlikteler. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Savcılığa başladığı 1962 yılından itibaren sürekli tehdit edildi de Denizli den Ankara ya Cumhuriyet Savcı Yardımcısı olarak atandı. Katledildiği sırada Devletin içindeki kontrgerilla yapılanmasını araştırıyordu. Doğan Öz ün araştırmasında 30 yılın Türkiye ye sayısız cana, tırmandırılan düşmanlıklara, kardeş kavgalarına neden olduğu vurgulanıyordu. Eşi Sezen Öz e Soruşturduğum bazı olayların izi devlet içinde üst makamlara kadar tırmanıyor. Ama üzerine gidilmesi lazım demişti. İki ay sonra üstüne gittiği çetenin silahlı saldırısına uğradı. B+ İLKBAHAR 21

22 22 B+ İLKBAHAR

23 Bugün aydınlık güçler olarak hâlâ ayaktaysak bunu demokrasi kahramanlarına borçluyuz... İsmail Ünal B+ İLKBAHAR 23

24 Onat Kutlar ( ) Şair, yazar ve düşünce adamı. Türk edebiyatının en özgün yazarları arasındaydı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ndeki öğrenimini son sınıfta bıraktı. Felsefe okumak için Paris e gitti. İki yıl sonra döndüğünde Doğan Kardeş dergisini çıkardı. Türk Sinamatek Derneği ni kuranlar arasında yer aldı. İstanbul Film Festivali Düzenleme Kurulu nda, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı İcra Kurulu nda bulundu yılında yayınlanan İshak ile 60. yılında Türk Dil Kurumu Ödülü nü kazandı yılında Fransız Hükümeti tarafından verilen L Ordre des Arts et des Lettres ödülüyle onurlandırıldı. 30 Aralık 1994 te The Marmara Oteli nin pastane katına yapılan bombalı saldırı sonucunda ağır yaralandı. 11 Ocak 1995 te hayatını kaybetti. Ümit Doğanay ( ) Onat Kutlar ve Ümit Doğanay heykellerinin yapım aşaması Prof. Vedat Somay a bambaşka duygular yaşattı. Prof. Dr. Ümit Doğanay 1920 yılında Erzincan Kemaliye de doğdu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi dekan yardımcısı olanak görev yaptı. Medeni hukuk alanında yorulmaz bir araştırmacı, bir aydın olarak hukuk devletinin yılmaz bir savunucusuydu. Uğur Mumcu, Doğanay ın ölümünden duyduğu üzüntüyü şu sözlerle dile getirdi: 23 hain kurşun saptanan gövdesinde hep dik tuttuğu başı ile, gerisinde kolay kolay doldurulmayacak bir boşluk bırakarak aramızdan ayrılıp, gitti 20 Kasım 1979 da evinin önünde öldürüldü. Uğur Mumcu ( ) Ankaralı olan Uğur Mumcu, babasının memuriyeti dolayısıyla Kırşehir de doğdu. İlk ve ortaokulu Ankara da okudu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ni bitirdi. Bir süre avukatlık yaptı. İlk yazıları 1962 yılından itibaren Yön, Türk Solu, Devrim, Ant, Kim dergilerinde yer aldı. Akşam, Milliyet ve son durağı olan Cumhuriyet Gazetesi nde köşe yazarlığı yaptı. Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 yılında uğradığı bombalı saldırı sonucu öldü. Muammer Aksoy ( ) Hukukçu ve siyaset adamı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ni bitirdikten sonra Zürih Üniversitesi nde Hukuk ve Devlet Bilimleri Fakültesi nde doktorasını yaptı. Türkiye ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi nde asistanlık, Ankara Üniversitesi nde de öğretim üyeliğinde bulundu de üniversiteden ayrıldı ve CHP ye girdi. 27 Mayıs 1960 sonrasında yeniden üniversiteye döndü, Siyasal Bilgiler Fakültesi nde profesör oldu. Avrupa Konseyi Türkiye Temsilciliği, Türk Hukuk Kurumu Başkanlığı görevlerini üstlendi. Ankara Barosu Başkanı oldu Anayasası nı hazırlayan komisyonun sözcülüğünü yaptı. Atatürkçü Düşünce Derneği nin kurucuları arasındaydı. 31 Ocak 1990 da Ankara Bahçelievler de evinin önünde kurşunlanarak öldü. Prof. Ferit Özşen, Uğur Mumcu nun Ankara daki anıtmezarının yapımını da üstlenmişti. Prof. Özgen, Muammer Aksoy u da Demokrasi Parkı ndaki yerine hazırladı. 24 B+ İLKBAHAR

25 Orhan Cavit Tütengil ( ) İlk ve ortaokulu Tarsus ta bitirdi. İstanbul Haydarpaşa Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nden mezun oldu. Antalya ve Diyarbakır da liselerde felsefe öğretmeni, Kepirtepe ve Aksu köy enstitülerinde eğitmen olarak çalıştı. İngiltere ye gitti. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi nde akademik yaşamına başladı. Doktorasını Monteisquieu Siyasi ve İktisadi Düşünceleri üzerine yaptı. Profesör oldu. Atatürkçü düşüncenin savunucuları arasındaydı. Cumhuriyet Gazetesi nde denemeler yazdı da Doçent oldu. 7 Aralık 1979 da evinin önünde saldırıya uğradı. Prof. Ahmet Taner Kışlalı ( ) Zile doğumlu. Galatasaray Lisesi nden sonra Sorbonne da doktorasını tamamladı. Tezinin konusu Modern Türkiye de Siyasi Güçler di yılında Ecevit Hükümeti nin Kültür Bakanı ydı. 12 Eylül de Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesiydi. Cumhuriyet Gazetesi nde yazarlık, Atatürkçü Düşünce Derneği nde Genel Başkan Yardımcılığı yaptı. 44 yıllık yaşamına karanlık güçler tarafından bir Cumhuriyet Bayramı nda, 29 Ekim 1994 yılında son verildi. Doç. Önder Büyükerman ın usta elleri Tütengil ve Kışlalı nın heykellerini hazırladı. Bedrettin Cömert ( ) Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesiydi. Sivas Lisesi nden sonra, Roma Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi de Roma Üniversitesi Felsefe Enstitüsü nde Son 50 Yılda Türkiye de Sanat Eleştirisi konulu tezi ile doktorasını tamamladı. Forum, Yansıma, Gelecek, Varlık, Soyut, Yeni Ufuklar ve Yeni Ortam dergilerinde şiirleri yayınlandı. Önemli çeviriler yaptı. Tüm Öğretim Üyeleri Derneği Başkanlığı nı üstlendi. Ankara Gaziosmanpaşa daki evinin önünde silahlı saldırıya uğradı. Yard. Doç. Yıldız Güner, Bedrettin Cömert in heykeline hayat verdi adeta... B+ İLKBAHAR 25

26 Benim ım Leyla Alaton Günyeli: " İstanbul'un en Avrupalı yüzüdür" Söyleşi: NİLÜFER OKTAY Fotoğraflar: NURCAN VOLKAN Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton Günyeli başarılı bir iş kadını ve anne. Alaton 'ı neden sevdiğini, bir anne olarak kentle ilgili eleştirilerini, önerilerini B+ ile paylaştı. B aşarılı bir iş kadını. Fotoğraf sanatçısı Mehmet Günyeli ile evli, 8 ve 10 yaşlarında iki oğlu var. Hayatının önemli ayrıntılarından bazıları şunlar: 1961 İstanbul doğumlu. Notre Dame de Sion u bitirdi. Fairleigh Dickinson University de işletme okudu. New York University de master yaptı. Türkiye ye döndükten sonra Alarko Holding de Üzeyir Garih in asistanı olarak çalıştı yılları arasında kendi kurduğu şirketi ile halkla ilişkiler ve danışmanlık hizmetleri verdi de Milli Prodüktivite Merkezi tarafından Yılın İş Kadını, 1993 Davos Dünya Ekonomik Forumu nda Geleceğin Global Liderleri nden seçildi. TÜSİAD, GYİAD, KAGİDER, Doğal Hayatı Koruma Derneği, Bir Dilek Tut üyesi olduğu kuruluşlardan bazıları... Halen Alarko Holding de iş hayatına devam ediyor. Şimdi Leyla Alaton Günyeli ile üzerine konuşmaya başlayalım. Alaton un anlatımını onun sözleriyle sizlere aktaralım. Pazarından çok alışveriş etmişliğim vardır Ben lıyım. 17 yaşına kadar Bebek, Akif Paşa Korusu nda; ardından daha merkeze geldim ve 25 yaşına kadar Çırağan Yokuşu nun orada yaşadım. Amerika ya okumaya gittim, döndüm, bu kez de Naciye Sultan da oturdum uzun bir süre. Şimdi Sarıyer deyim ama bence İstanbul un en önemli kavşağı tır. Şehre gidip gelirken Boğaz yolunu tercih ediyorum. Ben Boğaz âşığıyım, her şeye rağmen heyecan verici. Üst yollarda trafikte sürüneceğime Boğaz yolunda yavaş ama manzaraya bakıp giderim. benim en çok kullandığım güzergâh. Yaş olarak, görüntü olarak, kadın-erkek eşitliği olarak da çok güzel bir kesit sunar. Pazarın- dan çok alışveriş etmişliğim vardır. Annemin de en sevdiği şeylerden biriydi. Pazarı na gidip taze meyve-sebze almak, küçüklüğümüzde biz de giderdik. Şimdi gidemiyorum. O zamanlar daha az kalabalıktı, daha az dükkân vardı, trafik müsaitti... Birçok yol burada kesişir, bu yüzden çok önemli bir ağın başı diye düşünüyorum. Bizim Bir Dilek Tut un ofisi de Barbaros Bulvarı nda, onun için de ı her gün anıyorum, yaşıyorum. hâlâ kendimi ait hissettiğim yer Biz vasıtalarda büyüdük, ben dolmuş çocuğuyum. Arkadaşım Baltalimanı ndan gelir, beni Boğaziçi Üniversitesi durağında toplardı. Yanında yer ayırırdı bana, kimse binmesin diye... Üniversite durağında dolmuşa binerdim, Nişantaşı na giderdik arkadaşlarla buluşmaya... Bebek ten dolmuşa biner, ta değiştirir, karşıya geçerdik. Hani vücudun kalbi vardır ya merkez odur, öyle bir görev gördü. İstanbul un çok modern, bizim hâlâ kendimizi parçası hissettiğimiz çok önemli bir halkası. Demografik açıdan; genciyle yaşlısıyla, kadın ve erkeğiyle kendimi sokakta yürürken özdeşleştirdiğim bir yer. Ait olduğum yer... Ortaköy ü olsun, Bebek i olsun, Çırağan tarafı olsun... Kendimi hiçbir zaman yabancılaşmış hissetmiyorum çünkü İstanbul da her yer artık eskisi gibi değil biliyorsunuz. o ruhunu korumayı bildi, İstanbul daki bütün demografik çarpıklıkları, gariplikleri, değişiklikleri burada hissetmezsiniz. Meydanda kaykay yapan çocukları seyrediyoruz Çocuklarımı Yıldız Parkı na götürdüm. Şu andaki projem Deniz Müzesi ziyareti ama galiba restorasyon yapılıyor, kapalı. Onlarla tan geçer- 26 B+ İLKBAHAR

27 B+ İLKBAHAR 27

28 ken mutlaka meydanda duruyoruz çünkü kaykay yapan çocukları seyretmek istiyorlar. O da bence İstanbul un çok Avrupai, çok renkli bir yüzü. Belki orası gençler için daha enteresan hale getirilebilir. Gençlerin kendilerini ifade edebildikleri merkezlere, kültürel yerlere ihtiyaçları var. Bunların ille de kapalı mekânlar olması gerekmiyor. O meydan dünyanın en güzel manzaralarından birine sahip. Avrupa da görürüz böyle grafitili duvarların önünde çıkıp dans eden, kayan gençleri; bana onları hatırlatıyorlar. Türkiye de de kendini böyle ifade eden çağdaş gençlerin olması çok guzel. Çocuklarım küçük ve erkek oldukları için her geçişte durup mutlaka onları seyrederler. Bir gün yapmak isterlerse? Keşke. Becerebilirlerse tabii, o kadar profesyonel ki o gençler. Orası er meydanı, öyle herkes çıkamaz. Kuruçeşme Arena şehre gelen hediyelerden biri Bebek teki Starbucks bence dünyadaki en güzel Starbucks. Çok zevk aldığım bir mekân. Aşşk Kafe de çok özel bir yer; misafir götürmek, bir arkadaşla buluşup yemek yemek için. En çok gittiğim semtlerden biri işime yakın olması nedeniyle Ortaköy. Oradan alışveriş ederim, iş yemeklerimi House Cafe de yaparım. Spora da Etiler Hillside a gidiyorum. Ben ı en çok yaşayanlardan biriyim yani... Mustafa Kemal Merkezi muhteşem bir bina. Eşim fotoğrafçı ve orada birkaç sergiye katıldı. Sergi salonunu çok beğeniyorum. İkinci köprünün çıkışında, lojistik bir noktada bulunuyor. Orası başka bir AKM olabilir. Belki altındaki alışveriş merkezi oradan taşınabilir, daha verimli kullanılabilir. Güzel sergi alanlarından bir diğeri de Dolmabahçe de. Deniz kenarında, hem güzel hem merkezi., İstanbul un en güzel deniz kıyısı olan, en kullanışlı ilçesi. Kuruçeşme Arena mesela. Bütün bunlar şehre gelen hediyeler. Bu bölgenin değerini, çekiciliğini artıran yerler. Tabii bu kadar yoğun bir insan trafiği olacağını hiçbir zaman düşünemezdik. Keşke alttan geçen bir yol daha olsa... Veyahut tıkır tıkır tekneler çalışsa, Venedik te olduğu gibi deniz yolu kullanılsa daha çekilir, daha zevkli bir hale gelirdi. Çünkü denizden şehri görmenin tadı apayrı. Şehir hatları vapuruyla geçerken veyahut birinin teknesiyle gezerken doyamadan bakıyorsunuz, her seferinde başka bir güzellik yakalıyorsunuz. Her mevsimde bir başka güzel; erguvanlar zamanı, manolyalar zamanı... Bitmiyor o değişim ve çekicilik. Üniversiteleriyle de çağdaşlık örneği ın kültür-sanatın yanı sıra bir finans merkezi olduğu fikrine yüzde yüz katılıyorum. Belki farkında değiliz ama, İstanbul un en Avrupalı yüzüdür. Başından beri homojenliğin üzerinde durdum. Her semtinde var bu görüntü, hiç bozulmuyor; bu miks, bu renk, bu medenilik... Bunun nedenlerinden biri üniversiteleri tabii. Ben dünyanın en güzel üniversitesi Boğaziçi zannederdim, ona rakip Bahçeşehir Üniversitesi çıktı. Böyle bir manzara olamaz, balkonundan elini uzat ve suya dokun... üniversiteleriyle de inanılmaz bir çağdaşlık ve güzellik örneği. Ama dediğim gibi bunların hepsini kaldıracak bir mide lazım. O da trafik sorununun çözülmesi ile sağlanabilir. Bunun için de toplu taşımacılığa çok önem vermek gerekiyor, insanları kendi araçlarını kullanmaktan caydıracak sistemler olmalı. Küçük botlar mı olur, küçük takalar mı olur... Zaten insanlar neredeyse caymak durumundalar. Trafik yavaş ilerliyor, park yeri yok, olanlar pahalı... Çok yokuşlu bir bölge, mesela bisikleti kullanmak mümkün değil. Güzelliği de belki oradan geliyor, iki kat yukarı çıkıyorsun, başka bir manzara görüyorsun. Bir de en eski yerleşim bölgelerinden biri. Eskiden de nispeten bir yoğunlaşma varmış, yalı ve köşkleriyle. Çok kitaba konu olmuş bir bölge. ta pazar kocaman bir bölgede açılırdı; o pisliği temizlemek, orayı halkın kullanımına sunmak büyük gelişmeler. Servis arabaları yerine servis motorları koyalım Belediyenin gençlere, kadınlara yönelik meslek kursları olduğunu biliyorum. Özellikle kadınlara daha çok önem verilmeli çünkü hayat şartları artık iki maaşlı aileyi gerektiriyor. Hatta bunu bir adım ileri götürmek, onlara aynı bölgede iş sunmak lazım. Benim için çift kaymaklı ekmek kadayıfı olurdu bu. Keşke insanlar kendi bölgelerinde çalışıp yaşıyor olsa, çocuklar iki saatlerini servis arabalarında geçirmese. Kolay ve medeni yaşam bence bu, o zaman trafik gibi bir sorunumuz da kalmaz. Gezmeye tozmaya başka bölgeye gideriz. Bugün ben İstanbul da hem okulu hem işi oturduğu evin iki-üç kilometre civarında bulunan kimseyi tanımıyorum. Hepimiz ha babam seyahat ediyoruz. Milletin Avrupa da seyahat diye baktığı mesafelere biz günlük gidip geliyoruz. Tamam şehir düz değil, metrosu da yeterli değil 28 B+ İLKBAHAR

29 ruhunu korumayı bildi. İstanbul daki demografik çarpıklıkları, gariplikleri burada hissetmezsiniz. -çok şükür ki yapılmaya başlandı, hiç yapılmayabilirdi de- onun için şu denizi kullansak iyi olurdu. Gönül isterdi ki aşağıda bir iskele olsun, servis arabası yerine servis motorları koyalım. En medenisi bu olmaz mıydı? Bu çok mu uçuk bir düşünce, gayet basit yapmak. İnsanlar evlerine akşam sekize doğru dönüyor. Hangi çocuğu görecek, hangi yemeği yapacak, nasıl dinlenecek? Bu anlamda çok cezalandıran bir şehir İstanbul insanı, ama kimse de vazgeçemiyor. İş icabı madem bir yere gidemiyoruz bari daha medeni yaşayalım. Deniz yolunu verimli kullanmak bizi medeni kılar. Bin kat mutlu oluruz. Suya çok yakın ama aynı zamanda çok uzak bir milletiz. Birkaç iskelede dursa motorlarımız, çalışanları bıraksa... Bu bir lüks olmamalı. Benzine, zamana yazık, çevre kirliliğine girmiyorum bile. Sabahları çocukları okula ben bırakıyorum En büyük zevklerimden biri çocuklarımı her sabah okula bırakmak. Güne güzel başlamak için ben götürüyorum onları. Kaliteli zaman geçiriyoruz arabada; radyo dinliyoruz, gülüyoruz, yapılmamış ödevlerin üzerinden geçiyoruz veya zorla bir şeyler yediriyorum. Ellerini tutuyorsam ve yandan onların okulunun servis arabası geçiyorsa işte o zaman büyük bir dram yaşanıyor, acaba gördüler mi ellerini tutarken oluyor. Erkek çocukları böyle. Biri 8, diğeri 10 yaşında. Okula vardığımızda artık hiç arabadan inmiyorum, arkadaşları görür diye. Öpmek zaten haşa yasak... Yolda onlarla bir arada olmayı seviyorum. Çok önemli bir zaman dilimi benim için, çok şey anlatabiliyorum, çok şey konuşabiliyoruz. Bu da benim İstanbul trafiğinde bir şeyi de pozif görmem için bir neden. Bu bir saati beraber geçirelim diye Allah beni bu kadar uzun yola gönderiyor diyerek teselli buluyorum. Bardağın dolu tarafını görüyorum. Okula 10 dakikalık mesafede otursaydık, sabahları bu yakınlığı yaşayamayacaktık, ona yarıyor. Yıldız Parkı çocukların oyun alanı olmalı Bu bölgeye yapılan iyi yatırımların ortağı ve kullanıcısıyım. Bunun için Başkan a tebriklerimi sunmak istiyorum. Hakikaten gün geçtikçe daha medeni bir ortam oluyor. Elbette daha yapılacak işler var ama güzel otellerin bu bölgeye kazandırılması çok önemli diye düşünüyorum. Halkın kullanımına açılabilecek daha çok yer var bu bölgede. Binaların fonksiyonları değişebilir; bir müze yer değiştirebilir, eskiden okul olan bir yer sanat merkezi haline getirilebilir. Şehir böyle bir değişim gerektiriyorsa bunlar yapılmalı, maksimum fayda sağlanacak hale getirilmeli. Zaten yapılıyor da. Bir Yıldız Parkı mesela daha çok insana hizmet edebilir. Ben isterim ki New York un Central Park ı gibi olsun, aktiviteler yapılsın, hafta sonlarımızı geçirdiğimiz bir yer olsun. Şehrin akciğeri gibi, muhteşem bir yer; Yıldız Parkı çocukların oyun alanı olmalı. Biraz unutulduğunu düşünüyorum, halkın kullanımına açılmamış bölgeleri var gibi geliyor bana. Çırağan ın arkasındaki yer nedir bilmiyorum, askeri bölgeyse askerin orada ne işi var? Mesela Ortaköy e inen yol, subay evleri var. Oradaki binalar halkın kullanımına açılmalı, verimli hale gelmeli. Tabii ki bu belediyenin elinde değil. Bisiklet kiralama olayını İstanbul da hiçbir yerde görmedim. Yıldız Parkı nda var mı? Niye olmasın, bisikleti alıp kaçacak mıyız? Oraya kadar bisikletinle gidemezsin ama bir bisiklet olsa iki tur atmak istersin. Biz Paris te bisiklet kiraladık çocuklarımızla, bir saat gezip bıraktık, sonra da metromuza bindik. Çocukların mutluluğuna ehemmiyet vermek lazım. Madem insanlar oturdukları yerde çalışamıyor, çocuklarını okula yollayamıyor, bari özel zamanlarını daha iyi hale getirelim. Hasta çocukların dileklerini yerine getiriyoruz Bir Dilek Tut un ofisi Barbaros Bulvarı nda. Moralleri düzelsin, hastalıkları gerilesin diye ölümcül hastalıkları olan çocukların dileklerini yerine getiriyoruz. Türkiye nin diğer illerinden, yurtdışından İstanbul a gelen çocuklarımız var. Mesela Hollanda dan bir çocuk geldi, burada Fifty Cent konserine götürdük. Bir çocuğumuz pilot olmak istedi, Antalya ya gidip Atlas Jet te pilotluk yaptı. Hatta bir uçağı boyamamıza izin verdiler. Prenses olmak isteyen kızlarımız var, Çırağan Otel de bütün gün prenses gibi ağırlanıyorlar. Düşünsenize onun ve ailesinin psikolojisine ne kadar iyi geldiğini. Sihirli bir gün yaşatmak amacımız. İyi bir örgütümüz, çocuklara ulaşma konusunda bize yardımcı olan doktorlar, sponsorlarımız var. Şimdi Mohini de bir stand açtık, Bir Dilek Tut ayıcıklarını satıyoruz. Bu bölgedeki bütün otellerin, özellikle Conrad Otel in desteğini alıyoruz. Mesela onun önündeki park da çocuklara açılabilir. Avrupa, Amerika daki parklar gibi insanlara bütün günlerini orada geçirebilecekleri olanaklar sunulabilir. Belediyesi, STK lar konusunda ileri Bir Dilek Tut için belediye ile henüz ortak bir çalışma yapmadık ama Başkan ın desteğini her zaman hissettik. Sivil toplum örgütleriyle belediyelerin beraber çalışmasının şehre çok büyük kazanımlar sağlayacağını düşünüyorum. Türkiye de yeni yeni değerinin farkına varılan bir ilişki bu. El ele vermemiz gerekiyor. Çünkü amaç aynı: Bölgeyi güzelleştirmek, verimli hale getirmek. Tabii ki şehrin çok büyük sorunları, günlük ihtiyaçları var ama bu beraberlik çok önemli. Belediyesi nin bu konuda en ileri bölgelerden biri olduğunu düşünüyorum. Buna önem veren, bu konuda adım atan, bu ilişkinin artarak devam etmesini isteyen bir belediye. İyi ki lıyım... B+ B+ İLKBAHAR 29

30 Tarihten bugüne; Dikilitaş Yazı ve Röportajlar: SEVİL GÜLBEN Fotoğraflar: NURCAN VOLKAN 93 Harbi sonrasında bölgeye yerleşen göçmenlerin kurduğu Dikilitaş, metropol hayatının tam orta yerinde hâlâ selamı sabahı kesmeden yaşamayı seçen insanların mahallesi. 30 B+ İLKBAHAR

31 Dikilitaş. Geçmiş ve gelecek yan yana... B+ İLKBAHAR 31

32 Dikilitaş ın hikâyesi Sultan II. Mahmut a kadar uzanıyor. Sınırları içerisinde bulunan tarihi taş anıtlar nedeniyle, İstanbul un adı taş ile sonlanan çok sayıda semtinden biri. Mahallenin adı ile ilgili en yaygın rivayete göre; Osmanlı nın 30 uncu Sultanı II. Mahmut, mesire yeri ve avlak olarak kullanılan bölgede amcası III. Selim gibi tüfek atışları yaparmış. Ok atışlarında da oldukça başarılı olan Sultan II. Mahmut, 1810 (Hicri 1224) tarihinde bir yarış sırasında bugünkü taşın bulunduğu yere hedef olarak devekuşu yumurtası koydurmuş Sultan II. Mahmut adım öteden şeşhane olarak tanımlanan tüfekle bu devekuşu yumurtasını vurduğunda, yumurtanın bulunduğu yere, olayın anısına bugünkü anıt taş dikilmiş. Sonraki yıllarda Yeniçeriler, dikilen anıt taşın bulunduğu yeri karşı tepedeki Nişantaşı na ok atmak için kullanmışlar. Mahalleye adını veren Dikilitaş, ne yazık ki etrafına yapılan binalar arasına, güçlükle fark edilebileceği bir alana sıkışıp kalmış. Aynı mahallede oturanlardan bazılarının bile farkında olmadıkları Dikilitaş ın bulunduğu yaklaşık 15 metrekarelik alan, yakın zamanda banklar konularak küçük bir park haline getirildi. Uzun yıllar bu taş ile anılan bölge, sonraki yıllarda bu ada resmen sahip oldu. Kır ve kent iç içeliği Oldukça derin tarihi olan, ancak yerleşim yeri olarak çok da eskilere gitmenin pek mümkün olmadığı bir yer Dikilitaş. Osmanlı nın son yıllarına kadar ormanlık ve koruluk alan olarak korundu. 17. yy dan itibaren Abbasağa ve Vişnezade mahallelerinin oluşumuyla sırtlara doğru genişleyen ın, Dikilitaş mahallesinin de bulunduğu sırtları kır-kent iç içeliğini 18. yy ın sonlarına kadar sürdürdü. Bu süreç, Osmanlı İmparatorluğu nun Doğu Anadolu ve Balkanlar da 18. yy ın ortalarında had safhaya ulaşan toprak kaybı nedeniyle yoğun göç alan İstanbul da birbiri ardına yeni yerleşim yerleri oluşmaya başlamasına kadar devam eder. İstanbul a gelen göçmenlerden varlıklı ve eğitimli olanlarının yerleşmek için tercih ettiği mahallelerin başında da Pera geliyor. Bu semtin saraya yakın olması tercih nedenlerinden biriydi. Bu tercih ın sırtlara doğru genişleme sürecini hızlandırıyordu. Dikilitaş Mahallesi nin yerleşim yeri olarak oluşumu da bu dönemin sonuçlarından biri. İlk sakinleri 93 Harbi göçmenleri Osmanlı İmparatorluğu nun yıllarında Rusya ile girdiği ve 93 Harbi olarak da anılan savaşı kaybetmesinin ardından Osmanlı topraklarına sürülen 1 milyonu aşkın göçmenden bir bölümüne yerleşmeleri için bugünkü Dikilitaş Mahallesi nin bulunduğu alan gösterilmiş. Çoğunluğu Arnavut kökenli olan göçmenler, dut ağaçlarıyla dolu olan bölgede kısa süre içerisinde ünü tüm İstanbul a yayılacak olan bostanlar oluşturmuşlar. On yıllarca yıl çoğu tek katlı binalarda yaşam süren göçmenler, mahallelerini 1960 lı yıllardan itibaren Anadolu dan göç ederek bölgeye yerleşenlerle paylaşmaya başladılar. Bölgenin gecekondudan çok katlı binalara geçişi ve çehresinin değişmeye başlaması ise 1960 lı yıllarda gerçekleşti. Barbaros Bulvarı nın açılması ile hız kazanan yapılaşmadan merkeze yakın tüm mahalleler gibi Dikilitaş da nasibini aldı... Bir dönem yeşilin her renginin bulunduğu mahallede yakın zamana kadar rastlanılan dut ağaçları, bostanlar yerini bir bir gökdelenlere bıraktı. Sosyal doku renkli Bölgede oturanlar arasında evsahipliği oranı oldukça yüksek. Bir dönem gecekondu olarak yaptıkları evleri apartmana dönüşünce bir-iki daire sahibi olan halkın bir bölümü mahalleyi terk etmedi. Gayrettepe, Balmumcu, Yıldız, Abbasağa, Türkali mahalleleri ve Şişli ilçesiyle komşu olan Dikilitaş ın sosyal dokusu oldukça renkli. Bölge halkını genellikle 93 Harbi nde Balkanlar dan gelen Arnavutlar ın yanı sıra çok sayıda Karadenizli ve bugün sayıları azımsanmayacak rakamlara ulaşan Doğu ve Güneydoğu Anadolu göçmenleri ile öğrenciler oluşturuyor. Mahallenin yaşlıları semtin bugününü anlatırken, geçmişe de atıfta bulunarak, Eskiden burada çocuklar sarı sapsarıydı, hepimiz muhacir çocuklarıydık. Şimdi karmançorman oldu, sarısı da var, karası da... diye tanımlıyorlar. Birbirine tezat yaşamların sürdüğü mahallede halk, birbirine saygılı, medeni ilişkiler içerisinde sorunsuz yaşıyor. Çocukluğunuzda yaşadığınız mahalle kültürünün az da olsa kokusunu alacağınız bölgede, kulaklarında i-pod u olan gençleri, elinde laptop u ile işe gitme telaşındaki işadamını, vakit geçirmeye çalışan emekli amcaları, mini etekli, döpiyesli, türbanlı, çarşaflı kadınları, hepsini bir arada görebilirsiniz. Eğitim ve kültür seviyesi de yüksek sayılabilecek mahallede üç ilköğretim okulu, bir de lise var. İnşaat halinde olan ikinci lisenin de önümüzdeki yıl hizmete girmesi bekleniyor. Sağlık hizmetlerini ise Sait Çiftçi Kamu Sağlığı Merkezi ve Emirhan Caddesi üzerinde bulunan sağlık ocağı karşılıyor. Öğrenci nüfus yoğun Mahalledeki kiralık evlerin büyük bölümünün müşterileri olan üniversiteli öğrenciler, ekonomik canlılığa azımsanmayacak ölçüde katkıda bulunuyor. Çoğunluğu Yıldız Teknık Üniversitesi ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi nin öğrencileri olan genç kiracı nüfus, ev kiralarının lira arasında değiştiği mahalleyi okullarına ve biraz da Taksim e olan yakınlığı nedeniyle tercih ediyor. 32 B+ İLKBAHAR

33 Çocukluğunuzda yaşadığınız mahalle kültürünün tadına varabileceğiniz nadir semtlerden biri... B+ İLKBAHAR 33

34 Neden Dikilitaş? diye sorduğunuz öğrencilerden arada muzip yanıtlar da alabiliyorsunuz: Beş dakkada, Taksim e de çok yakın... Şükrü Şahin, Berber Dikilitaş ın yerlisinin vazgeçemediği esnaflardan biri de 1987 yılından bu yana semtte berberlik yapan Şükrü Şahin. Emirhan Caddesi nde, bir apartmanın giriş katında hizmet veren Şahin, semte 1980 yılında yerleşmiş. Şahin geçmişi şöyle özetliyor: 1980 li yıllara kadar burada herkes birbirini tanırdı lara geldiğimizde ise yerlisi buraları terk etmeye, dışarıdan insanlar gelip yerleşmeye başladı. İstanbul içinden güzel havası ve az olan trafiği nedeniyle çok göç aldı semtimiz. Yine de bütün bu değişimlere rağmen bazı değerlerimizi koruyabildik. Bu semtte herkes birbirine saygı gösterir. Esnaflar arasında çok iyi bir kaynaşma vardır, kavga gürültü hiç olmaz. Belediye Başkanımız sorunlarımızla yakından ilgilenir. Emirhan Caddesi nde yok yok Dikilitaş ın tek ve uzun caddesi bir hayli canlı ve aradığınız herşeyi bulabileceğiniz iş yeri zenginliğine sahip. Emirhan Caddesi nin en keyif veren yerleri şüphesiz 3-5 liraya yemek yemenin mümkün olduğu samimi esnaf lokantaları. Çok sayıda market, restaurant, pastane, bakkal, manav, kuaför, eczane barındıran caddenin esnafı, dayanışma ve oluşabilecek sorunları çözmek amacıyla Dikilitaş, Emirhan Caddesi Esnafları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ni kurmuş. Emirhan Caddesi nde görüştüğümüz vatandaşlar, bölgeye birçok yönden olumluluk katan Kentsel Dokuyu Yenileme Projesi nin, trafikte biraz sorun yarattığını anlattılar. Kaldırımların genişletilmesinin var olan park sorununu katladığını anlatan Dikilitaş halkı, konu ile ilgili sıkıntılarını Belediye Başkanı İsmail Ünal a ilettiklerini, Başkan ın da sorunu çözmek için bizzat ilgilenme sözü verdiğini ifade ettiler. Emirhan Caddesi nde 1963 yılından bu yana hizmet veren ve mahalle halkının keyifli yemekler yediği mekânların başında Aspava Kebap Salonu geliyor. Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu güreşçimiz Mahmut Atalay tarafından kurulan Aspava, tüm spor dallarıyla uğraşanların yanı sıra birçok sahne ve sinema sanatçısının da uğrak yeri. Günde 1500 kişiye hizmet Hayırsever işadamı Sait Çiftçi tarafından 1972 yılında yaptırılan Sait Çiftçi Kamu Sağlığı Merkezi nde bu günlerde farklı bir telaş var. Günde 1500 kişinin şifa bulabilmek umuduyla akın ettiği merkez, bitişiğindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi ne ait arsa üzerine yapılacak ek bina ile kapılarını Hasan Akar, Kasap 1954 yılında Erzincan dan İstanbul a, 1966 yılında da Dikilitaş a yerleşen Hasan Akar, 42 yıldır aynı dükkânda kasaplık yapıyor. Hamidiye nin, Terkos un suyu ile büyüdük diyerek geçmişe özlemini dile getiren Akar ın semtte yaşadıkları, Dikilitaş ın yakın tarihini de özetliyor: Dikilitaş biz geldiğimizde tamamen gecekondu semtiydi lerde müteahhitlerin keşfiyle değişmeye başladı. Belediye hizmetlerinin gelmesi ise 1990 lı yıllarda oldu. Eskiden sosyal yapı farklıydı. Anadolu nun birkaç ilinden insanlar vardı. Apartmanlar boy gösterdikçe çok çeşitli bölgelerden insanlar gelip yerleşti. Bizler sokaklarda oyun oynayarak büyüdük. Ailelerimiz kayboluruz, araba ezer diye kaygı yaşamazdı. Çünkü mahalleden hiç araba geçmezdi, sadece a yolcu götürüp getiren birkaç tane dolmuş vardı. Şimdi torunları ancak ellerinden tutarak dolaşmaya çıkarabiliyoruz. Eskiden insan ilişkileri de çok daha güzeldi. Herkes birbirini tanıyordu, bir köy havası vardı. Apartman hayatına geçince ilişkiler azaldı. Ancak başka semtlere bakınca şükür ediyoruz. Ne kadar kopukluk olsa da yine de düğünde, cenazede bir araya gelip, sevinçlerimize, acılarımıza ortak olabiliyoruz. 40 yılı aşan tarihi ile Darphane 1967 yılından bu yana hizmet veren 11 bin metrekare alan üzerine kurulu Darphane binası, ın sembol yapılarından biri. 7 bin metrekare kapalı alan, 4 bin metrekare iç avlunun yer aldığı Darphane nin yapımı 1953 yılında planlanmış. Madeni para taleplerindeki artışın sonraki yıllarda daha da yükseleceği düşünülerek, yeni binanın inşası kararlaştırılmış. İnşa çalışmalarına 1961 yılı ortalarında başlanan bina, yeni makinelerle donatılarak 1967 yılında hizmete girmiş. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, haftanın iki günü kapılarını Darphane Arşivinden adlı sergiyle halka açıyor. Darphane kasalarında bulunan değerlerin toplandığı sergi, salı ve perşembe günleri saat 13:30-16:30 arası gezilebiliyor. Darphane kasalarında toplanan ve MÖ 7. yy dan 1921 yılına kadar olan dönemi kapsayan 2571 parçanın yer aldığı sergide sadece paralar değil, Osmanlı sultanları ile Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ün madalyonları da görülebiliyor. Geçmişimizi sergiliyoruz sloganıyla açılan sergiye halkın yoğun ilgisi var. 34 B+ İLKBAHAR

35 daha fazla sayıda vatandaşa açabilecek. Nisan ayında mevcut binaları güçlendirme ve yenileme çalışmalarına başlanması planlanıyor. Yeni bina inşaatı için de resmi onayların tamamlanması bekleniyor. Başhekim Uzman Doktor Mustafa Tanyer, ek binanın yapılabilmesi için tüm kurumların kendilerine olumlu ve gönülden katkıda bulunduğunu anlattı. Her santimetrekaresini birden fazla amaçla kullandıkları Merkez in zaman içerisinde artan talebi karşılamada yetersiz kaldığına dikkat çeken Dr. Tanyer, ın bir hastaneye ihtiyacı var. Karar mekanizmalarına iki değişik proje sunduk. Hastane statüsüne geçersek ek binadaki 72 oda, yataklı tedavi için kullanılacak. Diğer proje ise bu odaların poliklinik olarak kullanılmasını öngörüyor dedi. Randevulu sisteme geçtiklerini de hatırlatan Dr. Tanyer, vatandaşlara Lütfen numaradan telefonla veya scksm.gov.tr adresli web sitemizden randevu alınız çağrısında bulunuyor. Muhtar Abdullah Sızmaz: Komşuluk ilişkisini yaşatıyoruz Süleyman Seba Kapalı Spor Salonu Adı spor ile anılan ta çok sayıda spor salonu bulmak mümkün metrekare alan üzerine kurulu bulunan çok amaçlı Süleyman Seba Spor Salonu da bunlardan biri. Jimnastik Kulübü nün erkek ve bayan basketbol ile hentbol takımları, amatör şubeler ve tekerlekli sandalye engelliler basketbol takımının antreman yaptıkları, ulusal ve uluslararası turnuva müsabakalarını oynadıkları salonun 1500 seyirci kapasitesi var yılında Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü nden devralınan tesis tadilatla NBA standardında, parke zeminli modern bir spor salonu haline getirilmiş. Basketbol şubesi idari kadrosu da çalışmalarını aynı parsel üzerindeki prefabrik binada sürdürüyor. Dikilitaş Spor Kulübü ın yanı sıra İstanbul un çeşitli semtlerden gelen futbol meraklısı gençlere umut kapısı olan Dikilitaş Spor Kulübü, 55 yıllık tarihi ile bölge halkı üzerinde unutulmaz anılar bırakmış. Kuruluş tarihinden bu yana çok sayıda kulübe oyuncu yetiştirerek veren Dikilitaş Spor Kulübü nde bu günlerde tatlı bir telaş var. Dikilitaş Spor Kulübü, Süper Amatör Ligi nde gösterdiği başarıların ardından 3. Lig e terfi etti. Başkan Haluk Çemberli ve 2. Başkan Adnan Sürenkök, kulübün başarılarının devamı için herkesin üzerine düşeni yapacağını belirttiler. Dikilitaş Spor Kulübü nün 70 x 43 ve 42 x 22 metre boyutlarında iki çim halı sahası var. B+ Dikilitaşlı çocuklara sporu sevdiren Süleyman Seba Kapalı Spor Salonu ve Dikilitaş Spor Kulübü dür. Dikilitaş ın nabzını tutan en önemli isimlerden biri de semtte 5 yıldır muhtarlık yapan Abdullah Sızmaz tarihleri arasında İstanbul Büyükşehir ve Belediyesi nde Meclis Üyeliği, Dikilitaş Spor Kulübü Başkanlığı yapan Sızmaz, çeşitli sivil toplum kuruluşlarında çalışmış Siirt doğumlu olan Sızmaz, evli ve 6 çocuk babası. Muhtar Abdullah Sızmaz, dünden bugüne Dikilitaş ı şöyle anlattı: Sevgi ve saygılı yaşam sürüyoruz Ben 42 senedir Dikilitaş ta yaşıyorum. Doğal güzelliğine ek olarak Dikilitaş ı diğer semtlerden ayıran en belirgin özelliği sevgi ve saygıya dayalı komşuluk ilişkilerinin sürüyor olması. Semtimizin güzelliği insanlarımızın da yüreğine işlemiştir. Türkiye nin her yöresinden insan yaşıyor burada ama herkes birbirini çok iyi tanıyor. Çoğunluğu ile akraba ilişkisinde yaşıyoruz. Büyük bölümünü mutfaklarına girip yemeklerine ortak olacak kadar yakından tanırım. Kayıtlı 26 bin nüfusumuz olmasına karşılık semtimizde bunun iki katı nüfus yaşıyor. Kayıtları burada değil ama hizmeti biz veriyoruz. Başkanımız semtin görüntüsünü değiştirdi Gecekondu mahallesinden bugünkü haline gelen Dikilitaş ta 1970 li yılların ortalarına kadar sadece bir-iki tane 3 katlı bina vardı. Semtimizde bugün olan binaların yerinde bostanlar, meyve bahçeleri yer alıyordu. Ama sonrası malum. Dikilitaş değişti, değişmeye devam ediyor. Bir yandan gecekondular yerini çok katlı binalara bırakırken, bir yandan da gökdelenler yapıldı. Bu gökdelenlerin semt ekonomisine büyük katkısı oldu. İsmail Ünal Belediye Başkanı olunca için çok güzel hizmetler gerçekleştirdi. Dikilitaş için tarihinde görülmemiş hizmetler yaptı, birçok sorunumuzu çözdü. Sokaklarımızın hepsinin görüntüsü değişti. Muhtarlık Adresi: Dikilitaş Mah. Cami Meydanı Sok. No: 12 A PK , İstanbul Muhtarlık Tel: , Muhtarlık Faks: B+ İLKBAHAR 35

36 Dikilitaş Semt Evi nde hizmet de var mutluluk da... Belediyesi nce yaptırılan ve halkın okuma, spor, kültür, sağlık eğlenme, dinlenme gibi gereksinimlerinin karşılanması, çevre halkı arasında sosyal dayanışmanın sağlanması, bireylerin beceri ve yeteneklerini geliştirerek üretici konumuna getirilmesi amacıyla ücretsiz hizmet veren Dikilitaş Semt Evi, açılışının üzerinden bir yıl geçmeden çevre halkının adeta ikinci evi oldu. Semt Evi nin sunduğu hizmetlerden yararlanan vatandaşlar, merkezi Semt Evi, bize hizmet de veriyor mutluluk da... diyerek özetliyorlar. Kapılarını Kent Konseyi Yönetim Kurulu, STK lar ve çalıştayların toplantılarına da açık tutan Semt Evi nde haftanın belirli günlerinde İstanbul Barosu ndan gelen bir avukat, kadın hakları ile ilgili bilgilendirme toplantısı yapıyor. Her alanda destek var Semt Evi nde, her yaş grubuna psikoloji ve sağlık konularında danışmanlık hizmetleri, 5-12 yaş arası çocuklar ile yetişkinler için de eğitim kursları veriliyor yaş arası çocuklara, yaratıcı drama kursları veren merkez, 18 yaş üstü yetişkinler için de bilgisayar, İngilizce, İspanyolca ve el sanatları kursları düzenleyip, sağlıklı yaşam ve sağlıklı spor yapma olanağı sağlıyor. Yaz döneminde ise Yaz Okulu adı altında 7-16 yaş arasındaki çocuklara İngilizce ve matematik dersi veriliyor. Toplumun her kesiminden yoğun talep aldıklarını belirten Semt Evi yöneticileri, hizmetlerden faydalanmak için başvuranların sayısının 4 bini aştığını belirttiler. Evde Sosyal Destek Hizmeti Semt Evi çalışanlarının özveri ve güler yüzle yerine getirdiği hizmetlerden biri de 75 yaşını aşan vatandaşlara evinde hizmet vermeyi hedefleyen 75+ Evde Sosyal Destek Hizmeti. Proje ile günlük aktivitelerini tek başına yapamayan, kişisel temizlik, yemek konularında bakıma ihtiyacı olan 75 yaş üstü kişilere hastabakıcılık hizmeti ve küçük ev arızalarının tamirinde destek veriliyor. Aynı konularda desteğe ihtiyacı olan bedensel engellilere verilen hizmetlerde yaş sınırı aranmıyor. İletişim Tel: Adres: Dilek Sokak No: 2 Dikilitaş, 36 B+ İLKBAHAR

37 Tekin Akmansoy: Ben bu semti çok seviyorum Kimdir? ı yaşam alanı olarak seçen ünlü sanatçılarımızdan biri de Türk sanat yaşamına sinema ve tiyatro oyunculuğunun yanı sıra senarist, yönetmen ve yapımcı olarak da hizmet veren Tekin Akmansoy. Sanat çalışmalarını 1993 yılında satın aldığı Dikilitaş taki dairesinde sürdüren Akmansoy, semtin zaman içerisindeki gelişimine de tanıklık etmiş. Akmansoy, birçoğunu özel olarak yurtdışından getirtip bahçesine diktiği bitkilerine de gözü gibi bakıyor. Biz burada sözü sanatçımıza bırakarak sanat yaşamını ve Dikilitaş ı dinliyoruz: Tiyatrocu olmak için evden kaçtım 1941 den bu yana sanatın içerisindeyim. Sanat hayatımda ilk parayı Halkevi nde Necip Fazıl ın Para adlı oyununda oynayarak kazandım. Bu bir süre devam etti. Daha sonra Feridun Çölgeçen in Ankara daki tiyatrosunda August Strindberg in Baba adlı oyununda oynadım. Halkevi nin oyunlarıyla turnelere gidip gelirken konservatuvar eğitimi almanın şart olduğunu düşünmeye başladım. Fakat bu isteğimi babam bir türlü kabul etmedi, Hukuk Fakültesi ne gitmemi istiyordu. Beni konservatuvara göndermeyeceklerini anlayınca evden kaçtım. Muhlis Sabahattin operetiyle çalışırken yakaladılar, götürdüler. Liseye devam etmek zorunda kaldım. Daha sonra hukuk imtihanına giriyorum diyerek konservatuvar imtihanlarına girdim. Ardından Devlet Tiyatroları ve TRT yılları geldi. Çok emeğim var TRT de. Kaynanalar dizisinin TRT nin TRT olmasına çok büyük katkısı var. Kaynanalar TRT nin klasik yerli dizisiydi. Dikilitaş gecekondu mahallesiydi Ben bu semte geldiğimde burası bir gecekondu mahallesiydi. Doğru dürüst yol yok, her yer çamur. Buraları eskiden Balgat a kadar uzanan ormanlık bir alanmış. Fulya daki Şale de toplanan sultanlar, avcılar ok atar, av partileri yaparlarmış. Dikilitaş çok tarihi bir yer ama 20 yıl öncesinde bomboş bir araziydi. Sonra Anadolu dan gelenler bu boş alana gecekondular yapmışlar yılında ben de Ankara dan İstanbul a göç ettim. Sanat dünyasındaki 70 inci yılı, 2 Nisan da Cemal Reşit Rey Konser Salonu nda sanatçı dostlarının da katılacağı törenle kutlanacak olan Tekin Akmansoy, 1924 Denizli Sarayköy doğumlu. Ortaokul yıllarında adım attığı tiyatro yaşamını yıllarca başarıyla sürdüren sanatçı meddahlık geleneğinin günümüze kadar ulaşmasına da katkıda bulundu. Tiyatro yoğunluklu sanat yaşamı 1974 yılında TRT ekranlarında yayınlanan Kaynanalar adlı dizi ile farklı bir alana kaydı. Dizi, biri kent soylu, diğeri ise sonradan görme iki aile arasındaki çekişmeler ve farklılıkları konu ediniyordu. Akmansoy, 1998 yılında Devlet Sanatçısı seçildi. Böyle bir güzellik başka yerde yok İstanbul un en güzel semtlerinden birisidir Dikilitaş. Bütün Boğaz ve deniz ayaklarınızın altında, böyle başka bir yer yok. Burada çok güzel komşuluk ilişkileri var. Hiç kimse birbiriyle selamlaşmadan geçmez. Burayı satın aldıktan sonra mahalle için bir şeyler yapma ihtiyacı hissettim. Sokağı derleyip toplamaya başladık. Apartmanımızın önündeki bahçeyi yaptım. Dönemin Belediye Başkanından da bazı taleplerde bulunduk ama bir sokak lambası bile taktıramadık. Ardından bazı göz yummalarla her gecekondu çok katlı apartmanlara dönüşmeye başladı. İsmail Başkan kafayı taktı a Daha sonra duyarlı başkanlarla beraber bir şeyler yapılmaya başlandı. Temizleme, yeşillendirme başladı. Mahalle halkı da çok şey yaptı. Herkes evinin önünü temizledi, ağaçlar dikti. Bu arada samimiyetle söylemeliyim ki İsmail Başkan kafayı taktı bu a. Bir semt konağı açtı, orada sürekli birtakım faliyetler yapılıyor. Daha birçok yerde çok şey yaptı, daha da yapacağını tahmin ediyorum. İsmail Ünal ın başkanlığı ile başladı buralar güzelleşmeye. Örneğin pazarımız ile bizzat ilgilendi ve buranın cankurtaranı oldu. Ayrıca semtin de en güzel pazarı. Şimdi asfalt sokakları parke yapmak istiyor. Bunlara ilaveten kültür merkezleri, tiyatrolar yaptırdı. Parklar yaptırıp, yollara ağaç diktirdi. Yani çok çalışan bir başkan. B+ B+ İLKBAHAR 37

38 Birikim Yeni Türkü'nün ilham kaynağı Söyleşi: NİLÜFER OKTAY Fotoğraflar: NURCAN VOLKAN Yılların eskitemediği grup, 'a sevdalı. Yaratıcılıklarında 'ın da payı var. Kentin yüksek enerjisi onları sarmış, yeni albümleri yolda. 38 B+ İLKBAHAR

39 Ş arkıları olmasa hayatımız kuru kalırdı. Maskeli Balo, Telli Telli, Çember, Sesler, Yüzler, Sokaklar, Yağmurun Elleri, Fırtına, Destina... Kısaca Yeni Türkü den bize gelen, kıymetli armağanlar. Grup bu sene 30. yılını kutluyor. Yeni Türkü nün kurucularından, en eski üyesi Derya Köroğlu ile grubun genç müzisyenleri Erkin Hadimoğlu, Furkan Bilgi ve Serdar Barçın la Sinan Paşa İş Merkezi nde buluştuk. B+ dergisinde gördükleri eski, siyah-beyaz bir fotoğrafını ilgiyle inceleyip neresi olduğunu tahmin etmeye çalıştılar. Sonra sıra müziğe ve a geldi. Birkaç ay önce sizi Beyoğlu nda bir mekânda dinledim yaşında gençler şarkılarınızın neredeyse hepsine eşlik ettiler. Hep böyle genç midir izleyiciniz? Derya Köroğlu: Bu hep böyleydi, hep böyle kalacak gibi. Konserlerimize genelde yaş arası bir seyirci geliyor. Şimdiki gençler ya da yaşlarına gelmiş olanlar, yani internet kuşağı her şeyi biliyor. Eski filmleri benden iyi biliyorlar. Çünkü her dönemi internet sayesinde çok kolay bir şekilde keşfetme şansına sahipler. Türk filmleri dedim; özellikle oradaki naifliği, dürüstlüğü gençler çok beğeniyor. Bir özlemle seyrediyorlar çünkü o naiflik ve dürüstlük artık yok; tarih öncesi bir dönem gibi filmlere kazılmış haliyle herkesin ilgisini çekiyor. Bence eski müzikleri de tekrar keşfediyorlar. Bu arada bizim Yeni Türkü olarak yeri doldurulamayan olduğumuz açık, hiç mütevazılığa gerek yok. Dolayısıyla bizi de izliyorlar, şarkılarımızı biliyorlar ama yeni bir şeyler yapmamızı da istiyorlar. Erkin Hadimoğlu: Ben kendimden örnek vereyim: Lisede arkadaşlarımla bir grubumuz vardı, Yeni Türkü parçalarını çalıp konserler veriyorduk. Şimdiki liseli gençlere bakıyorum, birçoğu hâlâ eline ilk gitar aldığı zaman Yeni Türkü parçaları çalıyor. Lisede de, üniversitede de Yeni Türkü hayranıydım; şu anda 36 yaşındayım ve Yeni Türkü hâlâ aynı şekilde seviliyor, sahipleniliyor. Günümüzde bir sistem var: Şarkılarınızın dinlenmesi, bilinmesi için tanıtım yapmak gerekiyor, birtakım kriterleri var o işlerin. Onları yapınca insanlar duyuyor ama bizim için durum farklı. Gençler tanıtımsız falan sahipleniyorlar Yeni Türkü yü, yıllardır böyle olduğunu görmek beni mutlu ediyor. Derya Köroğlu Serdar Barçın: Ben de öyle düşünüyorum. Zaten çaldığımız kitle genelde üniversite öğrencileri. Tabii ki Yeni Türkü nün başladığı dönemden takip edenler, 30 yılını bilen insanlar da var. Mayıs-haziran aylarında sürekli üniversiteleri dolaşıyoruz. Bir ayda 10 konserin altında çalmıyoruz. Gençler büyük bir hayranlıkla izliyor. Zaten internet linklerine de insanların talebi çok fazla, ilgi gören bir kişinin internet sitesinden çok daha fazla tıklanan linklerimiz var. Bunları oradan da takip ediyoruz. Gençler yeni bir şey yapmamızı istiyorlar dediniz. Var mı iyi haberler, bir şeyler yapacak mısınız? D.K.: Bu sene önemli bir sene. Gerçi kriz de başladı ama 2009 bizim 30. yılımızı tamamladığımız yıl. Aslında kuruluş olarak bitirdik ama ilk albümümüz Buğdayın Türküsü 1979 da çıkmıştı. Bir seri kutlama, yaşgünü anmaları düşünüyoruz. Buğdayın Türküsü, 12 Eylül 1980 de engellenmiş, ortadan kaldırılmıştı. Dolayısıyla o ilk albümü long play olarak yeniden çıkarmayı düşünüyoruz. Biliyorsunuz şimdi öyle bir merak da var. Bizim ilk altı albümümüz long play olarak bulunuyor ama ondan sonra yapmadık. Bunun dışında eski arkadaşlarımızı da içine alacağımız bir 30. yıl konser serisi düşünüyoruz. Gruptan ayrılan arkadaşların hepsi aktif müzisyen olarak devam etmiyor hayatına, ama en azından bazılarını şöyle bir sahnede görmek istiyoruz. Ayrıca bu konserlerden bir DVD yapacağız. İki tane de web sitesi açacağız. Bir tanesi tam ansiklopedilik, arşiv niteliğinde (www. yeniturku.org). Bu site 30 yılın türküsü şeklinde bir arşiv sitesi olacak. Şimdi mevcut olan adlı siteyi de yenileyeceğiz. Bir de yeni albümümüz olacak, yaz sonuna doğru... Sizler 30. yılla ilgili neler söylemek istersiniz? Kaç yaşında olduğunuzu sorabilir miyim bu arada? S.B.: Ben 31 yaşındayım. Tabii ki biz de 30. yıl albümünü kaydetmeyi bekliyoruz. Ben özellikle eski müzikleri takip ettiğim için çok saygı duyuyorum long play e. İşte bu Issız Adam dan sonra pikap satışları da tavan yaptı. Bence long play çok daha anlamlı çünkü CD, kaset gibi şeyler zaten bitti; MP3 kolaylığı var artık. Long play e çok sıcak bakıyorum ve bence artık B+ İLKBAHAR 39

40 herkesin pikabı olmalı. Hatta bundan sonraki albümlerin de long play olarak çıkmasını isterim. D.K.: Hiç olmazsa prestiji olur değil mi? S.B.: Evet. Ses kalitesi ve samimiyet olarak da çok daha yukarıda pikap. E.H.: Ben bu 30 yılın 17 yılında gruptaydım. Bu 30. yıl benim için de çok önemli. Yıllardır yeni bir albüm yapmadık ama bu yıl inşallah hepsini yapacağız. Bu yılı dolu dolu yaşamak istiyoruz, hepimiz heyecanlıyız. Furkan Bilgi: Tam 30 yaşındayım, ben doğduğumda kurulmuş Yeni Türkü. Birlikte kutlayacağız 30. yılı. Hakikaten yeri doldurulamayan bir grup olması ve 30. yılın bizim için önemi büyük. Ben de long play i kesinlikle samimi buluyorum, bu aralar sarmış durumdayım zaten; devamlı Beyoğlu na gidip long play ler alıyorum. Siz de Issız Adam dan mı etkilendiniz? F.B.: Yok. Çok ayrı bir zevk onu dinlemek. Geçen gün bir internet sitesinde Buğdayın Türküsü nün long play ini bulduk liraya satıyorlardı. Koleksiyoncular saklamışlar ve şimdi ciddi paralar istiyorlar. Bu çalışmayla long play dinlemek, almak isteyen insanlara da ulaşacağız. S.B.: Bir şey ekleyebilir miyim? 10 yıldır albüm yapmadık ama bu sürede hep aktif olarak çalıştık. Yılda 50 nin üzerinde konser çaldık, Amerika turneleri yaptık; TV programları, dizi müzikleri oldu. Albüm kaydetmedik ama bu çalışmadığımız anlamına gelmiyor. Dikkatimiz sahneye yoğunlaşmıştı ama şimdi yeni şarkılarla da insanların karşısına çıkmak zorundayız. Yeni albümle bu yeni grubun performansını da daha iyi tanıyacak insanlar. Söz Issız Adam dan açılmışken; bu filmden sonra her yerde filmde duyduğumuz eski şarkılar çalındı, ayrıca Sonbahar filmi müziğiyle çok konuşuldu... D.K.: Sonbahar ın müziği olağanüstü güzel. O yöreye has müzikleri çok iyi yakalamışlar. 40 B+ İLKBAHAR

41 ın göbeğinde hal olması kötüydü. Meydandaki yeni düzenleme çok iyi. tün künyesi var; oyuncular, senaristler, yönetmen hatta ulaşım, kuaför ama müziklerde isimler yok. Oysa bir diziyi, bir filmi iyi yapan en önemli öğelerden biri müzik. Bunun en iyi örneğini biz sahnede yaşıyoruz. Süper Baba biteli neredeyse 13 sene oluyor. Fakat biz her konserde hâlâ Süper Baba çalıyoruz, bu kadar sene sonra bile onun müziğiyle yaşıyor insanlar. Yurtdışında müzisyenler ödüller alıyorlar bu konularda. Türkiye bu anlamda çok geri kalmış bir ülke. S.B.: Müziğe ayrılan bütçe her şeyden çok daha düşük. Yurtdışındaki film müziği yapan arkadaşlarımdan da, üyesi olduğum internet sitelerinden de biliyorum: Bir filmin bütçesinden yüzde 10 u müziğe ayrılıyor. O yüzden öyle büyük müzikler çıkıyor. 200 kişilik orkestralar; kayıtlar, düzenleme harikaları, solistler... Burada öyle bir şey yok tabii ki. D.K.: Burada yüzde 1 bile değil, ekleyeyim. Kaldı ki yüzde 1 isteyene de çok pahalısın deyip başka bir müzisyen buluyorlar. Yapımcılar bu kafayla çalıştıkları sürece hiçbir şey olmaz. Ayrıca bir müzisyen yılda kaç filme müzik yapabilir, bir yönetmen kaç film çekebilir ki? En son hangi diziye müzik yaptınız? D.K.: En son Zuhal Olcay ın Beni Unutma adlı dizisi var. Hayat Bilgisi nin son bir yılını biz yaptık. Ayrıca Hayat Türküsü, Gönül, Derman gibi kısa sürede yayından kalkan diziler var. Her şey çok gümlediği için son dönemde, gümlemiş dizi müziklerimiz var. Şunu sormak istiyorum: Sinema müzik sektörünü daha çok desteklemeye başladı mı? D.K.: Evet, mecburen evet. Çünkü artık hakikaten MP3 dünyası, müziğin internetten indirilebilir olması albümleri değersiz kılmaya başladı. Bu da aslında çok tatsız bir gelişme. Dolayısıyla insanların kalbine yerleşen bir film, bir dizi yani içinde birkaç öğeyi barındıran işler değerli oluyor. Ama bir yandan da yazık. Belki iki sene sonra plak şirketi kalmayacak. Herkes evinde kaydettiğini internetten sunacak, bu da sektörün belini kıracak. Ama sanayi olarak belinin kırılması çok da kötü değil; belki daha yaratıcı, yenilikçi, ticari olmayan albümlerin çıkmasına sebep olacak bu durum. Gerçi şu anda bunu engelleyen bir şey yok ama ileride tamamen doğrudan internetten yayınlayacak insanlar albümlerini... F.B.: Türkiye de özellikle dizi ve sinema sektöründe müziğe gereken değer verilmiyor. Ben internette çok görüyorum: İnsanlar şu dizideki tema kimin teması, kim çalıyor diye soruyorlar ama cevaplarını bulamıyorlar. Dizinin bü- Bu sene malum Eurovision da Hadise yarışıyor. Siz hep soğuk bakmışsınız Eurovision olayına. D.K.: Eskiden yarışma yapılırdı, şimdi artık ısmarlama; şu yapsın, bu yapsına döndü iş. Yeni Türkü yü birlikte kurduğumuz Selim Atakan, eşi Zerrin Atakan la ilk yarışmaya katılmıştı. O sene Seninle Bir Dakika birinci olmuştu. Yeni Türkü nün bu karakteriyle oraya girmesi bize anlamlı gelmemişti. Şimdi de gelmiyor. İngilizce yapmanın çok büyük avantajı var ama İngilizce söyleyerek Yeni Türkü yapamayız. Evet, İngilizce şarkı yaparız ama başka bir şey olur, çünkü Yeni Türkü artık kurumsal bir kimlik ve Eurovision bu kimliğin dışında kalıyor. Ancak kendi dilimizde, kendi müziğimizi yaparsak ne olurdu diye düşünebiliriz. Bir ara İsrail de yapılan etnik şarkılar vardı, öyle olabilirdi ama biz tercih etmedik. Türkiye de Eurovision hep uluslararası bir maça çıkıyoruz havasında gerçekleştirildi, psikolojisi bozuktu yani. Diğer önemli nokta da ilk başladığında şarkılarda asla Türk öğelerinin bulunmaması gerektiği, Batı popu yapılması gerektiği savunuluyordu. Ali Rıza Binboğa olayı bir göstergedir. Halk onu seçmişti ama göndermediler. Yazılanları gayet iyi hatırlıyorum; Garo Mafyan mesela Oraya öyle Türk müziği gönderilmez ki demişti. Batı seviyesinde olmalıymış, o seviye ne demekse... İyice psikolojisi ve zihniyeti bozuk yerlere gitmişti iş, o yüzden çok antipatimi çekmiştir. Ama sonunda birinci olan şarkı, Sertap Erener in şarkısı, Türk motiflerinin yer aldığı bir şarkı oldu. Biraz da ta dolaşalım. Derya Bey ta oturuyor, peki siz? F.B.: Ben ta değilim ama konservatuvarda okudum. 17 yıllık bir B+ İLKBAHAR 41

42 Furkan Bilgi Derya Köroğlu lılığım var yani. Bahçeşehir de oturuyorum ama buraya sık geliyorum ve hakikaten çok seviyorum. Eşim taşınmak için yoğun bir çaba sarf ediyor, ben de çok istiyorum fakat işimden dolayı şimdilik Bahçeşehir deyiz. Biraz asosyaliz yani... eski İstanbul tarihini de, günümüzü de yaşatan çok özel bir yer. Enerjisi çok yüksek. Çok güzel bir kesimi barındıran bir semt, halkı çok güzel. D.K.: Ben ortaokuldan beri buralardayım. Daha önce Fındıklı daydı ailem, sonra Etiler son durakta kurtları kovaladık biz çocukken. Yazın da uçurtma uçuruyorduk. Hakikaten kışın ciddi bir kar ve kurtlar iniyor denecek bir manzara vardı oralarda. Daha sonraki yıllarda Balmumcu civarında oturdum. Oğlum da ta doğdu, ayrıca BJK lıdır. Böyle uzun benim maceram. E.H.: Ben doğma büyüme lıyım, Serencebey de oturuyorum. Daha önce Çırağan tarafında yaşıyorduk. Bir dönem karşıya, Bostancı ya taşındık. Belki bir aile için çok daha rahat; her apartmanın otoparkı, önünde iki-üç ağacı var ama buranın o dinamik yanını özledim. İki yıl ancak dayandım, döndüm a. Her ne kadar içindeyken şikâyet etseniz de biraz uzaklaşınca o heyecanını, dinamiğini, kargaşasını, kalabalığını özlüyorsunuz, o kesin... ın merkezinde, aynı şekilde Ortaköy ve Arnavutköy de tarihi doku korundu; belediye bu konuda çok başarılı, tebrik ediyorum. En son şu Beltaş ın, halin yıkılması bunlar hakikaten radikal kararlar. Politika için değil insanlar için alınmış olumlu kararlar. ın göbeğinde öyle bir hal olması kötüydü. Alandaki yeni düzenleme çok olumlu; çehresini değiştirdi, otantik yapıya yeniden büründürdü. Erkin Hadimoğlu Sunay Akın, ın ilham verici olduğunu söylüyor. D.K.: Çok doğru söylemiş Sunay; özlenen, insanı çeken bir yerdir. Tabii deyince iskele ve civarını, çarşı pazarı, balıkçıları kastediyorum; budur ilk özlenen şey. Hatta burada 12 Eylül ün kulağını bir daha çınlatacağım, iskelenin yanında çay bahçeleri vardı. Bunu kimse bilmez çünkü 30 yıl öncesinden söz ediyorum. Orası 12 Eylül bıçkınları tarafından silin- 42 B+ İLKBAHAR

43 ta hâlâ çekiciliğini koruyan şeyler var. di ortadan, insanların toplandıkları yerleri askerler sevmiyorlardı o zamanlar. Diktatör kafası diyelim, 2-3 kişinin yan yana gelmesi yasaktı, yıktılar ve bence o a da çok büyük bir darbe oldu. Buradan Sarıyer e kadar kıyıdaki bütün toplanma yerleri ortadan kaldırıldı. Yakın zamanda da tekneler kaldırıldı. Hep bir şeyler biçiliyor, yerine bir şey konmuyor. Yine de hayıflanmayalım ta hâlâ güzelliğini, çekiciliğini koruyan şeyler var. Hiç olmazsa yine bir iskelemiz var. Balık Pazarı tabii çok önemli, bu çarşı... Balık Pazarı yenilendi evet ama o ışıklar gözümüzü kör ediyor. (Gülüyor.) Işıklandırmayı daha farklı yapabilirlerdi. F.B.: Balıklar daha parlak görünsün diye... D.K.: Balıklar daha parlak görünüyor, evet... Bu arada pozitif bir şey; Abbasağa Parkı çok güzel. Canlılığını koruması, yazın etkinlikler olması güzel. a can katan şeyler bunlar. İşte biz de hâlâ buradayız. E.H.: ta denize yakınız ama deniz kenarında oturabileceğimiz bir yer yok. merkezden bahsediyorum tabii. Burada deniz kıyısını değerlendiremiyoruz. Belediye her şeye yetişemez ama... D.K.: Şimdi hakkını da yemeyelim, var kıyıda bir şeyler ama motorlar örtüyor. Bu yüzden deniz kenarı hissini vermiyor... Bir kere ta Yıldız Parkı muhteşem bir yer, şehrin içinde dolaşılabilecek yegâne parklardan bir tanesi. İstanbul un böyle korkunç bir eksiği var; şehrin içinde park, nefes yeri ihtiyacı. Yıldız çok başarılı. Bu arada Yıldız da gezerken sekiz-dokuz köpek beni tehdit etmişti, onu da buradan ilgililere duyurmak istiyorum. Gözlerinin içine bakmak gafletinde bulundum bir gün, sekizi de hır falan diye... Niye bu kadar başıboş köpek var anlamıyorum. Serdar Barçın Alışverişinizi buradan mı yapıyorsunuz? D.K.: Kesinlikle, ta yapıyoruz. Tabii o sabit pazar bir bakıma iyiydi. Kalkması, meydan olması, çevre düzenlemesi açısından daha hoş ama sabit pazarlarımız yok artık. Levent Çarşı dakinin kalkmasına üzüldüm. Biraz süpermarketlere kaldık mecburen, oraya kadar gitti iş, bu da pek hoş değil. Allah tan balığımızı buradan alıyoruz. Tamam sebze falan da var ama her şeyi bulamamaya başladık, büyük bir pazarda olduğu gibi... E.H.: Biz her şeyi çarşıdan karşılıyoruz. Çok zevk alıyorum çarşıda gezmekten, alışveriş yapmaktan. F.B.: Benim bir eleştirim olacak. Geçen gün gece saat de, bir arkadaşıma gidiyorum. Tam Çarşı nın orada, arabamı park edecek yer bulamadım. Parkı geçtim bazı sokaklara arabalar öyle bırakılmış ki Allah korusun bir yangın çıksa, bir hasta olsa kimse ulaşamaz. E.H.: O, İstanbul un her yeri için geçerli. F.B.: Çok kalabalık tabii... E.H.: İstanbul un beyni, kalbi aslında. İstanbul un kalbi olduğuna göre, Türkiye nin de kalbi... F.B.: İstanbul a en hâkim olan belediye... Biraz önce de adı geçti, ta son olarak Abbasağa Parkı nda konser verdiniz. D.K.: Evet. Çok keyifliydi. Biz kıyıda, Barbaros heykelinin orada, Ortaköy Meydanı nda da çok konser verdik. Halk konserlerinin keyfi başka oluyor. F.B.: Bir de Abbasağa da sahneyle seyirci arası mesafe çok değil; bu iç içelik, samimiyet bizim de enerjimizi yükseltiyor. D.K.: Bayağı bir hareket var kültür-sanat konusunda. a katkıda bulunan bir BKM var. Kuruçeşme Arena, Akatlar daki kültür merkezi... Bunlar tabii çok güzel. ta yaşamaktan çok memnunum ama insan tabii ki başka şeylerin de yapılmasını istiyor. 12 Eylül bir taradı, kahvelerimizi elimizden aldı deniz kıyısındaki. Şimdi de Tayyip Erdoğan ın güvenliği nedeniyle yeni iskelenin yanındaki oturma yerleri kaldırılmış, öyle duydum. B+ Albümler arasında... l Yeni Türkü 1978 yılında Derya Köroğlu, Selim ve Zerrin Atakan tarafından kuruldu. l 1979 da ilk lon gplay leri Buğdayın Türküsü nü çıkardılar. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra Derya Köroğlu nun deyimiyle albüm ortadan kaldırıldı. Köroğlu İnsanların kitaplarını yaktılar, Buğdayın Türküsü de tak diye piyasadan çekildi. O dönemde yapılan hataların haddi hesabı yok diyor. l 1983 te Akdeniz Akdeniz, ardından Günebakan ve Yeşilmişik albümleri Yeni Türkü nün şarkılarına eşlik edenlerin sayısını hızla artırdı. Fakat yine aynı yıllarda Selim ve Zerrin Atakan gruptan ayrıldı. l Derya Köroğlu farklı müzisyenlerle yoluna Yeni Türkü söyleyerek; Vira Vira, Aşk Yeniden, Külhani Şarkılar, Süper Baba Film Müzikleri albümleriyle devam etti. l Son albümleri 1999 da yayınlanan Yeni, Her Dem Yeni ve Koleksiyon ise grubun sevilen şarkılarını bir araya getirdiği çalışmaları... B+ İLKBAHAR 43

44 Albüm Ustanın Vizöründen Fotoğraf sanatçısı Gökhan Tan, B+ ile Balyan Ailesi Eserleri çalışmasını paylaştı. gökhan tan 1972 de Ankara da doğdu. Fotoğrafa, ekonomi öğrenimi gördüğü ODTÜ de 1989 da, gazeteciliğe muhabir olarak girdiği Atlas Dergisi nde 1995 te başladı. Bu dergide 10 yıl muhabir ve editörlük, National Geographic Dergisi nde yaklaşık iki yıl editörlük yaptı. Atlas Dergisi nde 30 a yakın makalesi ve foto röportajı yayımlandı. Başta Hürriyet Gazetesi olmak üzere, yurtiçinde gazete ve dergilerde yazı ve fotoğrafları yer aldı. Yurtdışında National Geographic, Der Spiegel, Le Monde 2 gibi dergilerde fotoğrafları yayınlandı den bugüne İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri bölümünde öğretim görevlisi. Aynı zamanda, muhabirleri bu üniversitenin öğrencilerinden oluşan habervesaire.com sitesinde editörlük yapıyor. İstanbul a ve arkeolojiye ilgi duyuyor. Özellikle kültür mirasını belgeleyen fotoğraflar çekiyor. Bu sayıda yer alan fotoğraflar, 2007 de gerçekleştirdiği Balyan Ailesi Eserleri çalışmasından seçildi. B+ 44 B+ İLKBAHAR

45 Çırağan Sarayı Kapısı B+ İLKBAHAR 45

46 46 B+ İLKBAHAR Asvad Zadzin Ermeni Kilisesi

47 Akaretler'de bir film seti B+ İLKBAHAR 47

48 Ortaköy Camii 48 B+ İLKBAHAR

49 B+ İLKBAHAR 49

50 Çırağan Sarayı 50 B+ İLKBAHAR Bezm-i Alem Valide Sultan (Dolmabahçe) Camii

51 Dolmabahçe Sarayı B+ İLKBAHAR 51

52 52 B+ İLKBAHAR

53 Dolmabahçe Sarayı B+ İLKBAHAR 53

54 Söyleşi Erkan Can: "Sekiz silindirin sesini Akaretler rampasında dinlersin" Söyleşi: NİLÜFER OKTAY Fotoğraflar: NURCAN VOLKAN 15 yıllık bir aradan sonra sahnelere dönen Erkan Can tam bir klasik araba tutkunu. Telefon çalıyor. Konuşmaya mecburen kulak misafiri oluyoruz. Erkan Can Senaryonu vermiştin oğlum, ona bakamadık daha. Bakacağız, seni arayacağız oğlum. Rica ederim, ne demek, ayıp ediyorsun. Hadi kendine iyi bak, eyvallah! deyip kapatıyor telefonu. Telefonda verdiği sözü mutlaka tutacak; senaryoyu okuyacak ve fikrini söyleyecek. Çünkü gençleri seviyor, onlara önem veriyor. Ama bir karar da almış: Artık kısa filmlerde oynamak istemiyor. Nedeni ise şöhretiyle öne çıkıp filme zarar verdiğini düşünmesi. 15 yıl sonra İstanbul Halk Tiyatrosu nun Sürmanşet iyle sahneye dönen Can la, oyunu sahneledikleri BKM de konuştuk. Anlattıkları kadar samimi tarzı da hâlâ aklımızda... Tiyatroyla başlayalım: 15 yıl ara verdiniz, gerçekten çok uzun bir ara, korkmadınız mı? Tabii canım hâlâ korkuyorum. Dikkatliyim, antrenman yapıyoruz, ısınıyoruz. Niye bu kadar uzun sürdü dönüşünüz? Hayat başka yerlere götürdü beni; diziler çıktı, sinema filmleri vs. Bakırköy den istifa etmiştim; orada yapamadım, olmadı. Diziyle ikisi gitmiyordu. Oranın başka iç durumları... Yani olmadı bir şekilde, ben de bıraktım. Rol arkadaşlarınızdan Tardu Flordun bir röportajda Özel tiyatrolar, şehir ve devlet tiyatrolarında genelde suya sabuna dokunmayan oyunlar oynanıyor demiş. Evet. Oyunlara karışıldığı sürece sanat yapamayız. Belediyeler ya da devlet karıştığı zaman... Ben de bunun acısını çektim. Tiyatroya gidiyorsun, cumartesi-pazar matinen var ama belediyenin bilmem ne toplantısı yüzünden oyun iptal ediliyor. Öyle oyunlar falan iptal olunca ben de bir gün oyun unuttum. Bir oyuncunun oyun unutması çok önemlidir. Bundan sonra 15 sene küstüm tiyatroya belki de. Sanatla uğraşanların kendi otokontrolleri zaten var. Müdahale edilince özgürlük kalmıyor. O zaman da kürsülerde bağırılıyor, sanat hayat damarlarından kopmuş falan filan, bir sürü nutuklar; yalan oluyor o zaman işte, o zaman olmuyor. 54 B+ İLKBAHAR

55 Belediyesi nin de kültür merkezleri var. Gruplar gelip oyunlarını sahneliyorlar. Tamam işte, bak ne güzel, 10 numara... Belediyeler bunu yapacaklar Kültür Başkenti İstanbul. Her belediye sahne yapmak zorunda. Şimdiye kadar olmaması kötü. Çünkü tiyatro, sanat, toplumun emniyet supaplarıdır. Oradan onun gazını alırsın, rahatlatırsın yoksa patlar; nitekim patlıyor, elimizde patlıyor bütün bombalar. Nasıl yapacağız bilmiyorum. Benim işim oyunculuk ve ben de bunu en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Kültür ve sanata yatırım şart. Geleceğimize, çocuklarımıza, beyinlerimize yatırım... Açız, bu açlığı doldurmalıyız. Bu sevindirici tabii, her yerde tiyatro salonu olması. Genç bir nüfusuz biz çünkü. En büyük eğitim araçlarından biri de sanat. Yani burada lügat parçalamaya gerek yok. Bilen biliyor. Her belediye, tiyatro salonları açmak durumunda; çünkü Avrupa dan ödenek geliyor. Buyurun proje getirin Avrupa 2010 a... Benim de iki tane tiyatro projem var. Siz de 2010 a katılıyorsunuz. Onları kovalıyoruz. Ali Sürmeli yle birlikte sahneye koyacağız ve oynayacağım. Güzel olacak. Şimdi her yerde tiyatro salonu olması ne kadar güzel. İnanın psikolojimiz değişecek ve rahatlayacağız. Kültürel durumlara bütün belediyeler yardım ederse daha çok severiz onları. Böylece kendileri de güçlenmiş olurlar. Birtakım bürokratik işler, kurallar illa ki vardır; herkes birbirinin kuralına uyacak, saygı gösterecek. Başka bir yere gidemeyeceğimize göre imece usulü yapacağız. El ele vereceğiz, mesele bu; iyi niyetli, hoşgörülü olacağız. Sonuçta sanat iyiden, güzelden, doğrudan, barıştan, kardeşlikten yanadır. O yüzden hiçbir zarar gelmez, sanata yatırım yapılsın diyorum. Belediyeler, özel şirketler sanata yatırım yaparlarsa inan çok fazlası geri dönüyor. Gençlere yardım etmek, doğru yolu göstermek lazım ki biz böyle olduk, bizden sonrakiler olmasın. Elimizden geleni yapmak zorundayız. Kendi adıma yaptığımı zannediyorum. Hiç gözüm arkada değil... Gemide filmi farklı bir iş miydi sizin için? Şimdiye kadar yapılmayan bir şeydi. Bu kadar açık, net; gerçeği de bu ve öyle olması gerekiyordu. Bir arkadaşım var, üniversitede hoca. Günlük hayatında sizin filmdeki repliklerinizle yaşıyor. Her film kült oldu. Çok küfürlü bir film, bazıları şikâyetçi bazıları değil ama herkesi memnun edemeyiz. İnternet sitelerinde Küfür bir insanın ağzına bu kadar mı güzel yakışır diye yorumlar var. Özel hayatta pek etmem ama bazen sinirlendirip ettirtiyorlar. Ediyorum, onlar da gülüyorlar, Gemide öyle bir film, çok şey anlatan bir film. Bir memleket gibidir gemi diye başlar ya, al işte gemi, Anadolu gemisi... Bursalısınız, tiyatro eğitimi için İstanbul a geldiniz. ta yaşadınız mı hiç? 85 te geldim. Sanırım yıllarında, iki sene ta yaşadım; önce Yıldız Sarayı nın arkasında, sonra çarşıya yakın oturdum. Bu caddenin sonunda terzi Muharrem Amca vardı, dükkânı ikiye bölmüş, onun bir bölmesinde dükkânda kaldım öğrenciyken. Tabii parasızlık günleri. Gençtik bize koymuyordu ki; gece gidip yatıyorduk, sabah çıkıyorduk okula... Şimdi Anadolu yakasında yaşıyorum ama uğrak yerimizdir. İstanbul un en merkezi yerlerinden biri. BKM yi kime sorsan biliyor. Ayrıca Balık Pazarı nı merkez tutarak her yeri tarif edebilirsiniz. Kayıklara yakın, Üsküdar a yakın, Taksim e yakın... Deniz benim için önemli, kızımın adı da Deniz. Bakıyorsun işte ufkun açık, bir rahatlık hissi veriyor... Bir dönem hayatımız Ortaköy de geçti. Çok zaman geçirdik burada. İşte şimdi BKM de oyun oynuyorum. Burada lostra salonum var, gelirim. Ayakkabıcı arkadaşlarımız var, dükkânlarına uğramadan geçmeyiz. Buralarda işimiz varsa, otoparka arabamızı koyarız. Bütün işlerimizi ta hallederiz. ta üniversite öğrencileri var, ayrıca her yerden seyirci alıyor. Nasıl bir seyirci buluyorsunuz karşınızda? Düğün Şarkıcısı nda klasik araba zevkini alan Erkan Can, son oyununda Tardu Flordun ile görülüyor (üstte). Benim için sınıflar yoktur; benim için insan insandır. Onu da ölçmedim, benim için seyirci seyircidir, nasıl ölçülür bilmiyorum... Varoştaki de geliyor buraya, lüks semtte oturan da... Herkes var burada ama ın kurallarına uyuyorlar, bir başka durum oluyor. Nedir ın kuralları? Nasıl diyeyim onu sana... Hissedilir bir şey o ya. Ne bileyim kendine belki bir çekidüzen veriyorsun, bakıyorsun kimse aykırı davranmıyor. Esnafta da yerlisinde de bir tanışıklık var; kimse kimseye yabancı değil, bir olay olsa ayırıyor. Bir mahallelilik durumu var, bu da benim hoşuma gidiyor. Bir saygı sevgi var, onu hissediyorsun. Güzel bir saygı sevgi. Öyle bir durumu var ın... Ben mahalle çocuğuyum. Eskiden mahalleler vardı. ta da mahalle kültürü durumu tutuluyor hâlâ, bir dayanışma var. Görüyorum, biliyorum. Ayrıca takım olarak lıyım. Yani burası hep irtibat yerimiz; buradan ayağımızı çekemeyiz, kopamayız. B+ İLKBAHAR 55

56 Belediyeler bu kültürü korumak için neler yapmalı; meydanlar, parklar... Açık alanlar, parklar olmalı çünkü hep apartmanlar, apartmanlar... Çocuklar sokakta oynayamıyor. Araba vs. Çok tehlike var sokakta. Eskiden akşama kadar beş tane araba ya geçer ya geçmezdi, öyle bir serbestliğimiz vardı. Belediyelerin sosyal alanlar yaratması gerekiyor; parklar, kafeler, meydanlar, çarşılar mı ne bileyim, burada sosyal aktiviteleri devamlı yapmak gerekiyor. Bu da işte bir müzik dinletisi, bir resim sergisi, bir tiyatro gösterisi, bir dans gösterisi olabilir. Burada insanları toplayıp, argo olacak ama işte bu sıkıntının lastik havalarını ayarlamalıyız, ancak öyle stresimizi dağıtabiliriz. Güzel bir sanat eseri seyrettiği zaman insan ister istemez kötü şeyleri atıp başka yerlere gidiyor. Siniri, stresi gidiyor; kavga edecekse etmiyor, küfür edecekse etmiyor. Tabii bu boyacı küpü değil, uzun bir süreç, bir yol... Biz gidiyoruz, zaten az kaldı, yolun yarısındayız. Bunu bildikten sonra insan ne ister ki hayatta? Tamam para, kazan eyvallah. Yani Mısır medeniyeti bir sürü şeyi çözmüş belki de, Tutankamon un yanına da koydular öbür tarafa götürür müyüz diye ama ışınlanmadı; yok, gitmiyor yani... Anladın mı? Öyle bir durum, o yüzden kalacak olan tek şey maneviyattır, manevi şeylerdir, yaptıklarındır; doğrudan, güzelden yana ürettiklerindir. Balık Pazarı 10 numara, harika olmuş. Balık sevmeye gidiyorum kızımla. vardı. Ne diyelim hakkında? işte daha ne... Bütün saraylar burada... Akaretler Yokuşu mesela. Orada Atatürk ün annesi oturuyordu değil mi? Önemli yani. Mesela Amerikan arabasını bir tek Akaretler Yokuşu nda dinlersin. Parke taştır ya orası. Bir salarsın arabayı neresinden ses geliyor orada çözersin; tıngır tıngır yapar, sol arka çamurluk tık gider... Sonra gider kaynak yaptırırsın. Akaretler de denerdi İstanbul un eski şoförleri, Amerikancılar yani klasikçiler. Siz de dinlediniz herhalde arabalarınızı Akaretler Yokuşu nda. Tabii canım. Oradan bir geçersin. Bir de orada akustik de güzeldir, sekiz silindirin sesi güzel çıkar o rampada. Gece kimse yokken basarsın, ses dinlersin. Makinenin, motorun sesini dinlersin. Ona göre ayar verirsin; sibop ayarı, rölanti ayarı, hava ayarı... Akaretler rampası benim için önemlidir. Bütün eski taksici abilerimiz arabalarını burada dinlerler. Bina ya iki taraf... Yazın, gece kimse yokken dinlersin, arızayı bulursun. Bu klasik araba merakı devam ediyor değil mi? Bitmez ki. Çok araba toplayıp dağıttım. Yine yapacağız, araba arıyoruz. Vakit harcamak lazım, tamirhaneden çıkmamak lazım. Sizce son yıllarda taki en olumlu değişim nedir? Valla bilmiyorum ki... Ben palık pazarlarına bayılırım, Balık Pazarı 10 numara. Balık sevmeye gidiyorum kızımla. Harika olmuş... Alıcı gözüyle bir daha bakayım a. Bazen burnunun dibinde oluyor ama görmüyorsun. Mesela Bursa Uludağ ı ben kışın bilmem, yazın gideriz biz pikniğe. Onun gibi bir şey yani... Mimari işte. Bütün İstanbul için söylüyorum; temizlenmeli ya da başka bir şey yapılmalı. Bursa da öyle, çok kötü. Mersin e gittim, bir otel var 50 katlı. Terasından baktım, fena bir görüntü Kızınız altı yaşında. Ona bir klasik araba miras bırakmak istiyormuşsunuz, başka... Yapacağız bir 59 İmpala, koyacağız garaja duracak. Ayrıca filmlerimi bırakacağım. Bu telif hakları yasası da oluyor, kültür bakanına kadar çıktık. Sağolsun bizi çok güzel karşıladı. Oyuncuların meslek birliğini kuruyoruz şimdi; BİROY. Bu yasa olursa bir oyuncunun çocuğuna bırakacağı şey filmden gelecek paradır, o da çok paralar değil zaten; mirasım o olacak. Zaten dünya kalıyor ve biz dünyayı hor kullanıyoruz, İstanbul u çok hor kullanmışız; tarihi eseri yıkıp üstüne oturmuşuz. Bu bizim mantığımız; yık ve üstüne otur. Başka hiçbir ülkede yok. Korumamışız. İnşaat kirliliği var, bir estetik yok. Beni en çok rahatsız eden bu, estetikten yoksunuz. Biraz farkına vardık mı bunun? Hayır. Koskoca Berlin yıkılmış, aynısını yapmışlar. İstanbul un da bütün eski rölöveleri, planı, projesi var yani. Tarih her şeyi yazıyor. Ne bileyim bir tarihi bina yanına apartman yapılmış, ön cephesi çok kötü. Aynı şeyden önüne yap bari. Avrupalı da tarihi eserin yanına modern bir bina yapmış ama uymuş; bir mimari, sanatsal çalışma yapmış. Her önüne gelen ev yapıyor burada, bir tarz yok. Oysa önümüzde örneğimiz var, Osmanlı mimarisi var, örnek almamışız; karmakarışık olmuşuz. Şu devirde öyleyiz; herkesin kafası karışık, ülke karışık. Karışık yani ne olacak bilmiyoruz. Kızınızla bir gününüz nasıl geçiyor? Oyun oynuyoruz. Bir çizgi film var sevdiği; kaplan, domuz, ayı, bir sürü hayvanın olduğu. Onların taklitlerini yapıyoruz. Repliklerini ezbere biliyor. Ben de ezberledim biraz. Kaplan oluyorum, samsar -sansar diyemiyor-, köstebek oluyorum... Müthiş. Bir başlıyor, 3-4 saat, bana roller veriyor. Ne iş yaptığınızı biliyor mu? Tam çakamadı, daha oraları göstermiyorum. Zamanı gelince seyredecek, her şeyi bilmesi lazım. Çocuklar her şeyi ister istemez kaydediyorlar, sonra kullanacağını kullanıyorlar. Biz onu sadece yönlendireceğiz; buraya gitme çarparsın, burası düz yol, buradan git diye. Ara sıra düşecek tabii ama arkasındayız, düşmeden de olmuyor, sağlıklı olsun gerisini hallederiz. Yeni film var mı yakında? Proje var. Bir sürü senaryo var elimde okuyorum, okuyacağım. Yeni Sinemacılar la projelerimiz var, esas onları yapmak istiyoruz. Bekliyoruz, bakalım nasıl olacak. Film yapmak zor şu sıralar. 56 B+ İLKBAHAR

57 Kimdir? Erkan Can, 1958 yılında Bursa da doğdu te Bursa Devlet Tiyatrosu, Ahmed Vefik Paşa Sahnesi ndeki kurslara giderek tiyatro hayatına başladı te İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü ne girdi, 1990 da mezun oldu yıllarında Bakırköy Belediye Tiyatroları nda çalıştı. Mahallenin Muhtarları dizisiyle ünlendi. Serdar Akar ın Gemide adlı filmiyle oyunculuk kariyerinde yeni denizlere açıldı. Bu filmdeki başarılı performansıyla Orhan Arıburnu, Antalya Altın Portakal Film Festivali ve Ankara Film Festivali nde En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini aldı. Özer Kızıltan ın yönettiği son filmi Takva da İstanbul Film Festivali, SİYAD, Antalya Altın Portakal Film Festivali ve Nürnberg Türkiye/Almanya Film Festivali nden En İyi Erkek Oyuncu ödülleriyle döndü. Fatih Akın ın Yaşamın Kıyısında, Zeki Demirkubuz un Kader, Uğur Yücel in Yazı-Tura, Ömer Faruk Sorak ın Vizontele si oynadığı filmlerden bazıları... Biz gidiyoruz, zaten az kaldı, yolun yarısındayız... Bunu bildikten sonra insan ne ister ki hayatta? AB nin bir araştırmasına göre sinema seyircisi artışında Türkiye birinci sırada. Bir başka araştırma da seyircilerin Türk filmlerini tercih ettiğini söylüyor. Güzel. İşte gidelim, sinema sektörümüz büyüsün, tam büyüyecekti kaldı şimdi. Öyle bir tur attı, yavaş yavaş gidiyordu, kriz çıktı. Bir şeyler yeniden değişecek önümüzdeki sezon ve geriden çok daha güzel çocuklar, senaryolar, yönetmenler geliyor. Tiyatroda da sinemada da ben gelecek için umutluyum. Ben bu kanalda üstüme düşen görevi yaparım, herkes kendi görevini yapacak. İşini yap, başka işe karışma; atölyeler de yazar, tamirhaneler de... Yoksa elini kesersin, kolun kopar; kendi işinden başkasını yapmayacaksın. Herkes kendi işinin en iyisini yapmaya çalışacak. Futboldan konuşalım biraz. Yıllar önce Bursa da Dinamo Mesken takımına amigoluk yapmışsınız. Mahalle takımımızdı, 1980 de kapatıldı. 25 sene sonra Ertuğrulgazi Gençlik Spor Kulübü nü tekrar açtık, kurduk takımı. Oranın kurucu üyesiyiz. Dinamo aslında bitmeyen enerji demek ama o zamanlar başka türlüydü. Rus takımı Dinamo Kiev e gönderme yapmıştık, komünist takımdı. Şimdi durum öyle değil tabii. Tam bir sosyal kulüp olacağız. Futbolun yanında hentbol, basketbol, yüzme gibi başka branşlar olacak. Resim, tiyatro kursları da. Güzel bir sahnemiz var orada. Ben o kadar anlamam futboldan ama ruhunu çakarım; bilirim, bildiğimi zannederim ya da hissederim. Kurucu üyeyim ama bu işlerden anlayan başka arkadaşlarımız var. Kelle Bülent, lılar bilir, sene önce ta oynadı. Bülent Abi mahallemizin abisidir, teknik direktörümüz o... Başka hocalarımız da var. taraftarıyım dediniz biraz önce. Çok maça gidemiyorum, vaktim olmuyor. Ben işte tam amatörüm, seyircisini seviyorum ın. 9 numara nerede oynar, ne yapar, adı nedir bilmem. Bilmediğimiz konuda da atıp tutamayız. Ama futbol öyle bir şey, aynı anda hem seyirci, hem hakem, hem teknik direktör, hem oyuncusun; böyle bir oyun. Aslında sırf eğlence, stres atmak için yapılan bir şey ama işte fanatizm durumları beni rahatsız ediyor. Oysa her şey centilmence, asil ve güzel olmalı. Sadece bir oyun bu, sen iyi çalışıp çık sahaya, herkes işini yapsın. Tabii ki yenilebilirsin, ne var? Kavga, gürültü insanın canını sıkıyor. Bu durum dünya takımları için geçerli... seyircisinin çok güzel, zekice tezahüratları var. Ama dediğim gibi maçlara pek gidemiyorum. Yılmaz Erdoğan ın sizin için bir yorumu var, onunla bitirelim: Erkan Can şuradaki pet şişeyi oyna dersen, en güzel şekilde oynar. Onun gibi başka insan tanımıyorum. İşte havaya girersek oynarız yani, niye oynamayalım? Yılmaz sevdiğimiz bir arkadaşımız, çok hizmet etti tiyatroya. Kalemi çok iyidir. İşte gençleri toparladı... Gençler mezun olduktan sonra ortada kalıyorlar. Ortada kalınca da her şeye meyilliler... Belediyelerin de bunları yapması gerekiyor, sosyalkültürel mekânlar. Gençleri kahve köşelerinden, sokaklardan toparlamak için... Bu konuda vaktimiz olduğunca, elimizden geldiğince yardım ederiz. Gençler önemli, en önem verdiğim durum o. Şimdi bir sürü senaryo geliyor bana, Abi oyna, abi oyna diyorlar ama bunların hangi birinde oynayayım. Oynuyorsun, filmin önüne çıkıyorsun, çocuğun filmi kayboluyor. Halbuki bana teklif ettikleri rolü bir başkası oynasa daha güzel olacak, sırıtmayacak. O yüzden kısa film konusunda Yok, tamam artık dedim. Filmlerine zarar veriyorum, onu fark ettim. Senaryolarını okuyoruz, fikirlerimizi veriyoruz ama oynamaya gelince artık oynamıyorum, oynamayacağım. B+ B+ İLKBAHAR 57

58 Sivil Toplum Kuruluşları Birlikte yönetiyoruz STK lar demokrasi köprüleridir Yazı ve Fotoğraflar: SEVİL GÜLBEN Sivil toplum kuruluşları demokratikleşme sürecinin en önemli göstergelerinden biridir. Bu bilinçle hareket eden Belediyesi, Halkı karar alma mekânizmalarına dahil eden örnek belediye olarak tanımlanıyor.

59 Sivil toplum kuruluşları Cumhuriyet in ilk yıllarında devletin özendirmesi ve önderliğinde kurulup gelişti ve bugünlere geldi. Türkiye de pek çok alanda faaliyet gösteren dernek sayısı 80 bine ulaştı. Toplum sorunlarını gönüllü olarak üstlenmeyi hedefleyen vakıf, dernek ve vatandaş girişimleri her geçen gün artarak ilerliyor. Sosyolog Nilüfer Göle nin sözleri ile; Demokratik bir kamusal alan için güçlü bir sivil toplum kuruluşu ön koşuldur. Sivil toplum kuruluşları bu yolda ilerlerken en önemli desteği yerel yönetimlerden alırlar. İşte bu noktada bazı yerel yönetimler iyi not alırken, bazıları sınıfta kalır. Sivil topluma gönül vermek sözde olamaz. Bu konuyu test etmek de çok kolaydır. Gidersiniz tek tek konuşur halkın nabzını tutar, doğruları öğrenirsiniz. Biz de öyle yaptık. Bölgesi nde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına Belediye ile ilişkilerini sorduk. Belediyesi nin örnek bir model oluşturduğunu zaten biliyorduk ama, bunu bir kez daha tescillemiş olduk. Bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları Belediyesi ni Halkı kendini ilgilendiren konularda karar alma mekânizmalarına dahil eden örnek bir belediye olarak nitelendiriyor. Belediyesi bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile bir arada hareket ediyor. Toplumsal duyarlılığa dikkat ediyor, yönetim şeklini buna göre belirliyor. Katılımcı belediyecilik anlayışı gereği, ve bölgesini sivil toplum kuruluşları ile birlikte yönetiyor. STK lar bu işbirliğinden memnun, bu hareketin dalga dalga diğer belediyelere de örnek teşkil etmesini diliyorlar. Sivil toplum kuruluşları yaşadıkları sorunların tespiti ve çözümü konusunda sundukları önerilerin dikkate alınmasından memnunlar. Şimdi onların görüşlerini aktaralım Kapılar açık Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi Kurucu Başkanı Hakan Tiryaki, Belediyesi nden Bize Deniz Ozanı Gerek etkinliğinin Aşiyan- Orhan Veli etabında destek aldıklarını söylüyor. Tiryaki, aldığı destekten memnun ve Çabalarımızı destek almadan yürütmemiz imkânsız diyor. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Şube Başkanı Aysın İzer, aldıkları desteği şu sözlerle açıklıyor: Burs verdiğimiz 341 öğrencimizin sosyalleştirilme çabalarında Belediyemizin de büyük emeği var. İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Başkanı Av.Nazan Moroğlu, kadınlara yasal haklarını anlatmak için belediyenin kendilerine tüm mekânların kapılarını açtığına dikkat çekiyor. Yaşadığımız sıkıntıları yerel yönetimlere aktarıp çözümlenmesini sağlamak ancak örgütlenerek sağlanabilirdi diyen Çağdaş Levent Derneği Başkan Yardımcısı Zehra Eliçin, sivil toplum kuruluşlarının sosyal devlet statüsünün hayata geçirilmesindeki önemine değiniyor. Akatlar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Şinasi Yalçın, Karanfilköy için planlanan Kentsel Dönüşüm Projesi ne sunulan katkıyı anlatırken, Bebekliler Derneği 2. Başkanı İhsan Namık Poroy, semtin sorunlarına çözümler üretmek için belediye ile birlikte oluşturulan Bebek Semt Yönetim Kurulu nu örnek veriyor. Boğaziçi Arnavutköylüler Derneği Başkanı Mahmut Çelebi ise, sokakların Kentsel Düzenleme başlığı altında yenilenmesi çalışmalarındaki katılımcı yaklaşıma dikkat çekiyor. Sıra, bölgede yer alan sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerine ve yerel yönetimle ilişkilerine geldi. B+; bu konudaki duyarlılığını tüm sivil toplum kuruluşlarının sesini sizlere duyurarak göstermeye devam edecek. Bu sayıda yer verdiğimiz STK ları diğerleri de izleyecek B+ İLKBAHAR 59

60 Çağdaş Levent Derneği "Kentsel Sit" statüsünü belediye ile el ele vererek aldık Başkan Yardımcısı Zehra Eliçin: Sivil toplum kuruluşlarının sosyal devlet statüsünün hayata geçirilmesinde çok önemli rolü var. ilçesinde faaliyetini sürdüren etkili sivil toplum örgütlerinden biri de Çağdaş Levent Derneği. Dernek, yürüttüğü ses getiren etkinliklerle tanınıyor. Başkan Yardımcısı, Endüstri Yüksek Mühendisi Zehra Eliçin ile Levent i daha çağdaş kılabilme projelerini konuştuk. Derneğin kuruluş amacı ve misyonunu anlatır mısınız? Levent, Cumhuriyet döneminin ilk toplu konut projelerinden ve Boğaziçi sit geri görünüm alanına dahil bir mahalle statüsünde. Mimari stilleri belirlenmiş özgün evleri, ağaçları ile bir dönemin Yeşilçam filmlerine mekân olan mahallemiz, Cumhuriyet dönemi sanatçılarına ait duvar mozaiklerine de evsahipliği yapıyor lerden 80 li yıllara kadar yerleşim yeri statüsünü koruyan Levent, 80 li yılların sonlarına doğru Etiler gibi eğlence yerlerinin akınına uğradı. Buna zaman içerisinde artan gökdelenler eklendi. Mahalle sakinleri tüm bu oluşumlara karşı örgütlenerek 1996 yılında derneğimizi kurdu. İsteklerimiz ütopik görülebilir Amacımız; mahallemizin Anıtlar Kurulu nca belirlenen Geleceğe İntikal Ettirilecek Konut Mahallesi özelliğinin bozulmadan sürdürülmesi ve komşuluk ilişkilerinin olduğu çağdaş bir mahalle olmaya devam etmesi için çalışmak. Günümüz İstanbul unda çok az yere nasip olan bahçeli evleri korumak, çocuklarımızın sokaklarda oynamasını istemek gibi ütopik görülebilecek isteklerimiz var. Dernek yönetiminde hepsi meslek ve iş sahibi olan kişiler gönüllü olarak çalışıyor, rahatsızlık duyulan konuları yerel yönetimlere aktarma ve koordinasyon görevini yapıyorlar. Bunun dışında mahalle halkı arasında komşuluk ilişkileri ve dayanışmayı geliştiren sosyal faaliyetler düzenliyoruz. Yerel yönetimlerde STK ların rolü ne olmalıdır? Sivil toplum kuruluşları, sosyal devlet statüsünün hayata geçirilmesinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Mahallemizden örnek verecek olursak, yaşadığımız sıkıntıları yerel yönetimlere aktarmak ve çözüm üretilmesi ancak örgütlenerek sağlanabilirdi. Yerel yönetimlerin araştırma ve değerlendirme çalışmaları yapması oldukça zor ve masraflıdır. Çoğu zaman da eski alışkanlıklarla iyi niyet ve mantık çerçevesinde hareket ederek, halkı pek de memnun edemeden çalışmalar yapma durumunda kalmaktadır. Çağdaş belediyecilik anlayışını benimseyen yerel yönetimler için projelerle ilgili halkın nabzının yoklanmasında sivil toplum kuruluşları bulunmaz bir fırsattır. Yerel yönetimlerin STK larla çalışma yöntemi nasıl olmalıdır? Buna en kestirme yanıtı Kent Konseyi oluşumuyla vermek mümkün. Ülkemizde AB ye uyum çerçevesinde devreye sokulan Kent Konseylerinin etkin kullanılması çok önemli. Yerel yönetimler bu konseyler aracılığıyla tüm gönüllü kuruluşlardan görüş alabilir. Belediyemiz ile ortak çalışmalarımızın en güzel ürünü, mahallemizin Kentsel Sit statüsünü kazanmasıdır. ı birlikte yönetmek adına neler yapılabilir? Kent Konseyi nin iyi çalışması. Belediye Meclisi nin de Kent Konseyi kararlarını hassasiyetle ele alması bunun tek yolu. Ayrıca Muhtarlık sistemi de yerel yönetim-stk işbirliğinde çok önemli bir unsur. Muhtarlığın halka en yakın nokta olduğunu düşünürsek, iletişim kanalı olarak daha etkili bir şekilde değerlendirilmesinin yolları bulunmalıdır. 60 B+ İLKBAHAR

61 Akatlar Kültür ve Dayanışma Derneği Temel prensip birlikte çalışmak AK-DER Başkanı Şinasi Yalçın: Temel prensibimiz yerel yönetimlerle el ele vererek çalışmak. Bu anlamda çok huzurluyuz. Çünkü Başkanımıza günün 24 saati bir telefon mesafesindeyiz. Akatlar Kültür ve Dayanışma Derneği (AK-DER), Karanfilköy bölgesindeki merkezinden hizmet veren etkin bir sivil toplum örgütümüz. Güler yüzlü hizmetlerine tanık olduğumuz derneğin temel prensiplerinden biri de yerel yönetimle el ele vererek çalışmak de kurulan AK-DER de çevre, eğitim ve kadın kolları gibi çeşitli komisyonlar başarılı çalışmalar yapıyor. Derneğin iki yıldan bu yana ÇEKÜL Vakfı ile işbirliği içinde düzenlediği okuma yazma kursları büyük ilgi görüyor. İlkokul çağındaki çocuklara İngilizce kursu verilen dernekte gerçekleştirilen ilgi çekici bir etkinlik de Baba Destek Programı. Kolay ulaşılan bir Başkanımız var Belediyesi ile işbirliği içerisinde oldukça faydalı çalışmalara imza attıklarını belirten AK-DER Başkanı Şinasi Yalçın, Belediye Başkanımız İsmail Ünal a günün 24 saati bir telefon mesafesindeyiz. Başkanımız gece-gündüz, ihtiyacımız olan her an bizimle birlikte. Çalışmalarımızda belediyenin tüm birimlerinden destek alabiliyoruz. diyor. AK-DER Başkanı Yalçın, belediye ile birlikte gerçekleştirilen etkinlikleri de şöyle örnekliyor: Kentsel dönüşüm projesinde büyük çabası var Plansız bir gecekondu yerleşim yeri olan Karanfilköy bizim sınırlarımız içerisinde. Mahallemizin rantsal alana dönüştürülmemesi için yıllardır çaba gösteriyoruz. Başkanımız bu bölge için planlanan Kentsel Dönüşüm Projesi ne çok büyük katkı sağladı. Projelendirme aşamasında teknik açıdan gerekli olan her şey belediye ekipleri tarafından yapıldı. Çocuklarımızı sokaktan kurtardı Çocuklar ve gençler bizim için çok önemli. Derneğimiz yönetimini her yıl üçte bir oranında gençleştirerek onları daha aktif olmaya zorluyoruz. Mahallemizde bir spor sahamız vardı ama Valilik tarafından el konuldu. Başkanımız bize Size yenisini yaptıracağım vaadinde bulunmuştu. Bu vaadini, kısa sürede çocuklarımıza çok güzel bir çim saha yaptırarak yerine getirdi. Bu saha çocuklarımızı sokaktan, sokakta edinecekleri yanlış alışkanlıklarından kurtardı. Önemli gün ve haftalarda yapılan tören ve kutlamalarda, Belediyemiz üzerine düşen teknik ve sosyal görevleri yerine getiriyor. B+ İLKBAHAR 61

62 Bebekliler Derneği Bebek i korumaya çalışıyoruz Bebek Semt Yönetim Kurulu çözüm üretmede demokratik katılımı sağlıyor. Bebekliler Derneği, Kent züm üretmeye çalışıyoruz. Belediye ile yaptığımız örnek çalışmalar arasında Bebek Şen- Konseyi nde yer alan sivil toplum kuruluşlarından biri de semtin sosyal dokusunda meydana gelen olumsuz gelişliği de var. melerle mücadele etmek amacıyla kurulmuş. En büyük yardımcımız Elbetteki tek amaç bu değil. Dernek çatısı altında birleşenlerin amaçları arasında Bebek te STK ların müşterek çalışacakları kuruluşla- Belediyesi doğmuş ve büyümüş olup halen Bebek te oturanlar, Bebek te doğmuş olup halen başka rahat yaşanan, kişilerin, işletmelerin birbirirın başında belediyeler geliyor. Biz, Bebek i semtlerde oturanlar ve Bebek te doğmamış ne saygılı olduğu bir köy haline getirmek istiyoruz. Bunu gerçekleştirebilmek için de en olup halen Bebek te oturanları birbirine kaynaştırmak, onların ekonomik, sosyal, kültürel büyük yardımcımız doğal olarak yerel bele- Bebekliler Derneği nin 2. Başkanı İhsan Namık Poroy haklarını koruyup geliştirmek ve Bebek in çevre korumasını sağlamak da diye olacak. Semtimizin her türlü sorununu kendi belediyemiz ile çözmeye çalışıyoruz, hatta Büyükşehir in ilgi alanına giren sorunlarımızı da Beşik- var. Amaçları doğrultusunda oldukça etkili kampanyalara imza atan Bebekliler Derneği nin 2. Başkanı İhsan Namık Poroy, çabalarına taş Belediyesi üzerinden yürütüyor ve olumlu sonuçlar alıyoruz. Şu anda Belediyesi nin de büyük destek verdiğini belirterek şöyle konuştu: Bebek te en büyük sorun otopark olmaması. Bebek te oturanların arabalarını park edecek yeri yok. Bütün ara sokaklar valeler tarafından tutulmuş. Bebek Semt Yönetim Kurulu oluşturuldu Belediye Başkanımız İsmail Ünal a Etiler de yapılan otoparkı Bebek te çalışan valelerin de kullanmalarını önerdik. 7 Mart ta yapacağımız Dernek Belediyemiz ile beraber semtin sorunlarına çözümler üretmek için Bebek Semt Yönetim Kurulu oluşturduk. Kurulda belediyeden, derneğimizden, Bebek teki iş yeri sahiplerinin kendi aralarından seçtiği temsilci- ağırlıklı olarak ele alacağı konu bu olacaktır. Olağan Genel Kurulu nda işbaşına gelecek yeni Yönetim Kurulu nun da ler var. Gerçekleştirdiğimiz toplantılarda semt sorunlarını tartışıyor ve çö- Bize çok yakın bir başkanımız var Kabataş Erkek Lisesi Eğitim Vakfı "Belediyemizin, kültür yuvalarına gösterdiği özen bizi çok mutlu ediyor." 2008 Mayıs ayında 100 üncü kuruluş yılını kutlayan Kabataş Erkek Lisesi, adı takdirle anılan, köklü ve seçkin eğitim kurumlarımızdan. Türkiye nin yanı sıra dünyanın birçok ülkesinde çeşitli dallarda büyük başarılara imza atan mezunları var. Kendine güvenen, başarılı öğrencilerin tercih ettiği okulların arasında ilk sıralarda yer alıyor. ta, muhteşem Ortaköy sahilinde yer alan okulun yöneticilerinin kurduğu Kabataş Erkek Lisesi Eğitim Vakfı nın yılları arasında başkanlığını yapan Mütevvelli Heyeti üyesi Erdal Dumanlı, İsmail Ünal ın başkan seçilmesiyle birlikte belediye hizmetlerinden daha fazla faydalanmaya başladıklarını belirtti. Dumanlı şöyle konuştu: Başkan istediğimizden fazlasını vermeye çalışıyor İsmail Ünal başkanlığındaki Belediyesi, bugüne kadar Kabataş Eğitim Vakfı, Kabataşlılar Derneği ve Kabataş camiası ile en yakın ilişki içinde olan yönetim oldu. Daha önceki yönetimlerden zaman zaman hizmeti para karşılığı aldığımız oluyordu. Ancak mevcut belediyeden, Başkan İsmail Ünal dan belediye hizmeti anlamında bir talebimiz olduğunda bırakın para lafını, Camianıza başka ne tür dostluk, hizmet edebilirim şeklinde ekstra sorular alıyoruz. Son olarak Kültür Sitesi nin tadilatı için temin ettiğimiz mali kaynağın yetersiz gelmesi durumunda katkıda bulunma sözü verdi. Komşu belediyelerden hizmet talep ederdik Geçmiş dönemlerde kendi belediyemizin bizden esirgediği hizmetleri komşu belediyelerden istemek zorunda kaldığımız oluyordu. Belediyelerin kendi sınırlarında yer alan kültür yuvaları ile temas halinde olup bu kurumlara özel ilgi göstermesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bize bu yaklaşımda bulunan Başkanımız İsmail Ünal gibi insanlar ve kurumlarla daha sıcak ilişkileri zorlama şansımız oluyor. Kültürel işbirliği ve binalarımızın fiziki iyileştirmeleri konularında Başkanımız ve Belediyemizin bize karşı sıcak ve ilgili olduklarını keyif ve iftiharla söyleyebilirim. Camiamız bu tür dostlukları ilelebet hatırlayacaktır. Kabataş Eğitim Vakfı Mütevvelli Heyeti üyesi Erdal Dumanlı 62 B+ İLKBAHAR

63 Yönetimle olumlu işbirliğimiz var Boğaziçi Arnavutköylüler Derneği Belediyesi ile Boğaziçi Arnavutköylüler Derneği, "Kentsel Düzenleme" çalışmalarında, proje ekibi ile semt halkını buluşturarak demokratik katılım örneği sergiledi. Arnavutköy, varlığını gür sesli gönüllüleri sayesinde, tarihi dokusunu koruyarak sürdürmeye çalışan semtlerimizden. Semtte, mevcut doku korunarak, günlük yaşam sıkıntılarının asgariye indirilmesi için belediye ile el ele vererek çaba gösteren etkili sivil toplum kuruluşları var. Sorunları halkla birlikte, çözmeyi amaçlayan belediyenin gönüllü destekçilerinin başında Boğaziçi Arnavutköylüler Derneği geliyor. Dernek Başkanı Mahmut Çelebi, belediye işbirliği ile yaptıkları çalışmalarını şöyle özetledi: Belediyenin desteği artarak sürüyor Arnavutköy İskelesi nin karşısındaki meydan, park olarak düzenlendi ve Atatürk heykeli yerleştirildi. Arnavutköy-Bebek sahil yolu üzerinde bulunan tarihi çeşme restore edildi. 3 üncü köprüye karşı direniş döneminden beri gelenekselleşen Arnavutköy Şenlikleri ne belediyenin artarak devam eden desteği de bir başka örnek. Kentsel Düzenleme Projesi Yönetim Kurulu üyeleri İsmail Üstün, Ahmet Ergelen, Hamiyet Açıkel ve Angeliki Arpacı nın dikkat çektiği çalışmalar da şöyle: Sokaklarımızın Kentsel Düzenleme başlığı altında yenilenmesi çalışmalarında belediyemizin son derece katılımcı yaklaşımları oldu. Çalışmanın başında, proje ekibi, mahallemizde yaşayan veya çalışan bazı mimarlar ile semt halkını Arnavutköy Spor Kulübü nde buluşturdu. Bu buluşmada çeşitli fikir ve görüşler dile getirildi. Projenin son kararları verilmeden Belediye Başkanımızın bizzat başkanlık ettiği son toplantıda kendisine görüşlerimizi özetleyen bir liste sunduk. Projenin devamında bazı aksaklıklar yaşandı. Son buluşmamızda Belediye Başkanımıza projelendirme döneminde sunmuş olduğumuz görüşlerin bir bölümünün uygulanamamasından kaynaklanan sıkıntıları anlattık. Projenin tamamlanma sürecinde bu görüşlerimizin dikkate alınacağına güveniyoruz. Zeminaltı katlı otopark şart Kentsel düzenleme çalışmalarının başarısını belirleyecek kritik konulardan biri sokaklarımızı araç parklanmasından kurtarmaktır. Bu konuda önemli seçeneklerden biri zeminaltı katlı otoparkların yapımıdır. Belediye Başkanımızın elinden gelen yardımı yapacağına dair verdiği güvence, bizi son derece umutlandırdı. Daha önce semtimize itfaiye istasyonu kurulması için verilen uğraşta olduğu gibi bu sorunu da Belediyemiz ile birlikte çözümleyeceğimize inanıyoruz. Semt girişimcilerinin de içinde yer aldığı STK lar, yerel yönetimler tarafından dikkate alındıklarında hizmetlerde isabet oranını yükseltebiliyorlar. Yeter ki katılım, hizmet sürecinin tüm safhalarına yayılabilsin. B+ İLKBAHAR 63

64 Kadının insan hakları ortak paydamız İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Başkan Nazan Moroğlu: Kadın erkek eşitliğinin, demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olduğuna dikkat çekme çabalarımızın gönüllü destekçilerinden biri de Belediyesi dir. İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB), 1995 yılından beri belli bir protokol çerçevesinde işbirliği yapan dernek ve vakıflardan oluşuyor. Demokrasi, insan hakları, kadın erkek eşitliği, laiklik ve Cumhuriyet in temel felsefesi ortak paydasında bir arada çalışıyor. 36 dernek ve partilerin kadın kollarından oluşan birlik, öncelikle yasaların değiştirilmesi için çaba gösteriyor. Yerel yönetimlerle işbirliği yaparak çeşitli kampanyalar yürütüyor. İKKB koordinatörü Nazan Moroğlu, İKKB ve faaliyetlerini B+ ya anlattı: Belediyeler işimizi kolaylaştırıyor Kuruluşlarımızın önceliklerinden biri eğitim fırsatını yakalayamamış, herhangi bir becerisi olmayan kadınlara ve genç kızlara ulaşmak. Kız çocuklarının eğitimi, kadınların meslek edinmesi için yerel yönetimlerle işbirliği yaparak projeler yürütüyoruz; yasalarda yer alan hakları konusunda bilgilendirme toplantıları düzenliyoruz. Çünkü onların halka ulaşması çok daha kolay. Kadına yönelik istihdam projelerimizi belediyelerin semt evlerinde ya da halk eğitim merkezlerinde çoğu kez belediyelerle birlikte yürütüyoruz. Belediyenin sosyal proje ekibine destek veriyoruz Haklar konusunda bilgilendirme, kadın erkek eşitliğinin aslında demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olduğuna kamuoyunun dikkatini çekmek için meydanlara, kentin farklı köşelerine giderek bunları anlatmaya çalışıyoruz. Diğer belediyelerle olduğu gibi Belediyesi ile de bu gibi çalışmalarımıza devam ediyoruz. Son etkinliklerimizden biri 5 Aralık 2008 de kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınmasının yıldönümünde oldu. TBMM kapısını ta inşa ettik Kamuoyunun merakını ve dikkatini çekmek için Meydanı na Türkiye Büyük Millet Meclisi nin eski kapısını inşa ettik. Geçen yıl Kadıköy Kadın Konseyi nin yaptığı kapı bu yıl Meydanı ndaydı. Kadınların Meclis e girmek istediğini, ancak o kapının bir anlamda kadınlara kapalı olduğunu gösterdik. Batı ülkelerinde uygulanan kota sisteminin, kadınlara olumlu pozitif ayrımcılık uygulamasının bu kapıyı açabileceğini anlatmaya çalıştık. Aynı etkinlikte kadınlara küçük anahtarlıklar dağıttık. Ama ucunda anahtarı yoktu. O anahtar kota anahtarıydı. Kültür merkezlerinin kapıları bize açık Kültür Merkezi, Mustafa Kemal Kültür Merkezi ni Atatürk ü anma, Cumhuriyet ve kadın hakları ile ilgili panellerimiz, toplantılarımız için kullanabiliyoruz. Belediyelerle işbirliğinde semt evleri ya da semt Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği El ele gönül gönüle çalışıyoruz Çalışmalarımızı birçok kurumun yanı sıra belediyeler ile birlikte gerçekleştiriyoruz. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, çağdaş eğitim yoluyla çağdaş insan ve çağdaş topluma ulaşmak amacını taşıyan bir gönüllüler ordusu üyesi, 27 si İstanbul da olmak üzere 96 şubesi var. Sorunların değil çözümün bir parçası olmak adına yapılacak çok şey olduğuna inanan ÇYDD gönüllüleri, çalışmalarını birçok kurumun yanı sıra Mahalli İdareler ile birlikte gerçekleştiriyor. Şube Başkanı Aysın İzer bu işbirliği ile bölgesinde oldukça verimli sonuçlar aldıklarını anlattı. Başkan İzer, ÇYDD olarak Belediyesi ile çok başarılı çalışmalarımız oldu ve olmaya devam ediyor. Çalışmalarımıza büyük katkı sunan Belediyemize biz de her zaman destek olduk, olmaya devam edeceğiz dedi. Belediye ile ortak çalışmalarınız nelerdir? ÇYDD Şubesi olarak 341 öğrenciye burs veriyoruz. Bu öğ- 64 B+ İLKBAHAR

65 konakları olarak anılan mekânlarda kadınlara yasal haklarını anlatma, beceri kazandırma kurslarına destek gibi çabalarımızı da aralıksız sürdürüyoruz. Özellikle aile içi şiddet konusunda belediyelere düşen çok önemli bir görev var. Sığınma evleri kurmak. Gece ve tatil günlerinde şiddete uğrayan kadınlar için ilk adım istasyonları ve sığınaklar hayati önem taşıyor. Yasal bir zorunluluk haline getirilmesine rağmen maalesef belediyeler bunu yerine getirmiyorlar. rencilerin bilgi ve görgülerini artırmak için hafta sonları öğrencilerimizi, kent gezilerine, müzelere, sergilere ve tiyatrolara götürüyoruz. Belediyemiz bütün bu gezilerimizde bize araç tahsis ediyor. Burslu öğrencilerimize kültür merkezleri ve Onat Kutlar Sinema Salonlarından ücretsiz yararlanma imkânı sağladılar. Ayrıca aynı merkezlerin salonlarını toplantılarımız için kullanmamıza izin verdiler. Belediyemiz burslu öğrencilerimizi yaz kurslarına katarak boş zamanlarını değerlendirip ve kendilerini geliştirmelerine de imkân tanıyor. ta olmak çalışmalarınızı kolaylaştırıyor mu? Evet. Örneğin etkinliklerimize destek vermenin yanı sıra dernek olarak senelerdir oturduğumuz daire, Belediyemiz tarafından bize ücretsiz olarak kullandırılıyor. Dairemizin demirbaşı olan bütün teçhizat gerektiğinde yine Belediyemiz tarafından tamir ettirilip bakımı yaptırılıyor. Belediyemize bu konuda teşekkür borçluyuz. Kent Konseyi nde nasıl bir görev aldınız? Belediyemiz bünyesinde kurulan Kent Konseyi nin Yürütme Kurulu nda yer alan sivil toplum kuruluşlardan biriyiz. Ayrıca çeşitli komisyonlara da katkı sunuyoruz. Belediyesi bünyesinde kurulan Dost Eller yardım programına ÇYDD olarak devamlı bağışlarda bulunduk ve onları destekledik. Her Cumhuriyet Bayramı nı Belediyemizle beraber akşam Fener Alayı ve konserlerle kutlamayı gelenek haline getirdik. B+ İLKBAHAR 65

66 Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi Bize deniz ozanı gerek Etkinliklerimizde bireylerin yanı sıra kurumların da desteğine ihtiyacımız var. Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi üyeleri, önemini bir türlü kavrayamadığımız denizlerimizin gönüllüleri. Toplumda deniz bilincini geliştirmek için rastgele diyerek yola çıkan ekibin amacı, sualtı temizliğinin yanı sıra, öncelikle kirlenmemesini, kirletilmemesini sağlamak. Bize deniz ozanı gerek Kurucu Başkan Hakan Tiryaki, hareketi, Bin kişiden birine ulaşabilmek adına çıkılan bir yolculuk olarak özetliyor. Bilinçlendirme çabalarını çok sayıda etkinlikle sürdüren hareket, altı etaptan oluşan bir seride değerli kültür adamlarımıza da görevler yüklemiş. Denizlerin önemini, edebiyatçı gözüyle başta çocuklar olmak üzere topluma anlatmayı amaçlayan ekip, değerli kültür insanlarımızı gündeme taşıyarak bir başka hizmete daha imza atıyor. Açık havada sergi Etkinlik, 25 Ocak ta ünlü şairlerimizden Orhan Veli Kanık ın ebedi istirahatgâhının da bulunduğu Aşiyan dan başlatıldı. Etkinlikte; değerli şairimizin anısına hazırlanan Orhan Veli Köşesi nin yanı sıra STH Açık Hava Sergisi ile İstek Vakfı Kemal Atatürk İlköğretim Okulu öğrencilerinin resim sergisi yer aldı. Etkinliğe katılan öğrencilere STH gönüllüleri tarafından deniz kirliliği sunumu yapıldı. STH sualtı temizlik ekibi tarafından çıkartılan katı atıklar envanteri sergilendi. Öğrenciler ise Orhan Veli nin şiirlerini okuyup, ünlü şairi anlatan kompozisyonlar sundular. İstanbul, Boğaz ve Orhan Veli Hakan Tiryaki, etkinlik ile bir yandan deniz kirliliğini, bir yandan da Orhan Veli yi anlattıklarını belirterek, Aslında yapmaya çalıştığımız şey çok basit bir tespiti paylaşmaktı. Nasıl ki Boğaz ı olmadan İstanbul, İstanbul olmaz ise, Orhan Veli de Boğaz olmasa mutlaka olurdu ama bu Orhan Veli olmazdı. Çocuklara bunu anlatmaya çalıştık dedi. Desteğe ihtiyacımız var Deniz kirliliğine insan katkısı açısından bakıldığında denizlerimizin halini içler acısı olarak değerlendiren Tiryaki, düzenlenen etkinliklerde bireylerin yanı sıra kurumların da desteğine ihtiyaç duyduklarını belirtti. Tiryaki, Bize Deniz Ozanı Gerek etkinliğine lojistik katkı sunan Belediyesi ne dikkat çekerek, Çabalarımızı destek almadan yürütmemiz imkânsız diye konuştu. Etkinlik Takvimi Cemal Süreya, Kadıköy, İstanbul, 22 Şubat 2009 da yapıldı. Can Yücel, Kuzguncuk, İstanbul, 15 Mart 2009 Sait Faik Abasıyanık, Burgaz, İstanbul, 23 Nisan 2009 Yaşar Kemal, Menekşe, İstanbul, 10 Mayıs 2009 Cevat Şakir Kabaağaçlı, Bodrum, Muğla, 5 Haziran B+ İLKBAHAR

67 İsmail Ünal ın hakkı ödenmez Bugüne kadar Belediyesi nden hayır lafını hiç duymadık. Engelli golfçülerimiz belediyenin araçlarıyla haftada iki defa Silivri ye gidip geliyorlar. Yavuz Kocaömer, TESYEV in (Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı) kurucusu ve yönetim kurulu başkanı. Ben bedensel engelli bir abiyle yaşadım. Abim 22 sene boyunca ne yürüdü ne de oturdu. Çok zekiydi, yattığı yerden evin hâkimiydi. Bugünkü inatçılığımı, gözü karalığımı; devlet kurumları ya da özel kurumlarla bu konuda mücadele etme gücümü abimden aldım. O kadar ızdırap çekti ki benim yaşadığım sıkıntıların lafı bile edilmez diyen Kocaömer le 2009 dan beklentilerini ve yerel yönetimlerle sivil toplum kuruluşlarının ilişkisini konuştuk. TESYEV 1999 da kuruldu. Bu 10 yılda Türkiye de engellilere bakış değişti mi? Türkiye deki engellilerin en önemli sorunlarından biri istihdam. Dün bir şirketten İşe bir engelli alacağız, yardımcı olur musunuz? diye aradılar, İstedikleri özellikler şunlar: Çok iyi derecede yabancı dil bilecek, üç kat merdiven çıkabilecek. Ayrıca Gittiği servislerde nelerle karşılaşacağını bilemeyiz diyorlar. Fıkra gibi. Bu vasıflarda, engeli olmayan birini bulmak bile zor... Engellilerle ilgili yasalar çıkıyor ama uygulanmıyor. Bütün bunlara rağmen Türkiye de engelli insanların da insan olduğunu duyurmaya başladığımızı düşünüyorum. 2008, TESYEV için nasıl bir yıl oldu? En verimli yılımız oldu diyebilirim. Özellikle Acun Ilıcalı ile gerçekleştirdiğimiz Engelleri Kaldıralım projesinden çok önemli bir rakam geldi vakfa. Bununla da birçok insana ortez, protez taktırdık. Şu anda 400 engelli öğrenciye burs veriyoruz. TESYEV kurulana kadar Türkiye de engelliler sporu neredeyse yok gibiydi, bugün Hakkâri Yüksekova da bile spor kulübü bulunuyor. TESYEV in bugünlere gelmesinde İsmail Ünal ın büyük katkısı var. Bilen bilir, benim kimseye iltifat etmek gibi bir derdim yoktur ama İsmail Bey bu vakfa sahip çıktı, daha doğrusu bu vakıf dolayısıyla engelli insanlara sahip çıktı. En büyük katkısı nedir? Bir defa vakfa maddi bakımdan kaynak aktarılmasını sağladı. Reina da 3 gece yapıldı ve geliri vakfımıza verildi. Bölgesi ndeki büyük şirketlerin bize yardım etmelerini sağladı. Ünal ın hakkı ödenmez; önayak olmasıyla, bir derdimiz olduğunda yardım etmesiyle... Bugüne kadar Belediyesi nden hayır lafını hiç duymadık. Etkinliğimiz var, otobüs lazım diyoruz, cevap hep Peki oluyor. Engelli golfçülerimiz Belediyesi nin araçlarıyla haftada iki defa Silivri ye gidip geliyorlar. Malzeme dağıtacağız yine aynı şekilde... Artık yeter! lafını gerçekten hiç duymadım. Dolayısıyla ta bulunmamız bir şans, İsmail Ünal ın burada bulunması bir şans. İnşallah bu böyle devam eder. Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı Demokrasi-STK ilişkisini nasıl yorumlarsınız? Belediyeler ve bu kuruluşlar kenti birlikte yönetmeye başladılar mı? Bu Türkiye nin politik durumuna bağlı. Bunu Belediyesi için söylemiyorum, benim gözlemlediğim Türkiye de belediyeler hangi par tilere ait ise onların görüşünde olan sivil toplum örgütlerine destek verip diğerlerini dışlıyorlar. Bu vakıfta hiçbir insana politik görüşü nedeniyle uzak ya da yakın durulmaz, çünkü biz bir sivil toplum örgütüyüz. Senin adamın anlayışı devam ettikçe sağlıklı demokrasi uygulayamazsınız. ta bu kırıldı mı peki? Evet. Şunu da söyleyeyim: Biraz evvel hiç tarzım olmadığı halde İsmail Ünal a iltifat ettim. Oysa bizim Ünal la tartıştığımız günler de oldu ama ne o bana kırıldı ne de ben ona. Çünkü amacımız ortak: Hizmet etmek. Birlikte çalışmanın çok güzel örneklerini verdik. Bizi dışlayan belediyeler de var, medya gücümüz olduğu için biraz zorlanıyorlar ama... Yeni projeler, 2009 dan beklentileriniz neler? 2009 herkes için zor bir yıl, 2010 da öyle geçecek. İnsanlar geçim sıkıntısı çekerken, şirketler zor durumdayken bize kim, nasıl yardım edecek? Amacımız bu bir-iki seneyi kazasız belasız atlatmak. Dr. Trawinski Turnuvası, Görme Engelliler Satranç Turnuvası gibi etkinliklerimiz yine olacak. Acun Ilıcalı ile bir program daha yapacağız. Ayrıca okullarda bilinçli eğitim seminerleri düzenliyoruz. Öğrencilere engelin ne olduğunu, başımızdan geçenleri anlatıyoruz. Bu arada bilgisayar kurslarımız devam ediyor. Biz 2009 da özellikle eğitim ağımızı genişletmek istiyoruz. Ortezlere, protezlere, takma gözlere, işitme cihazlarına ihtiyaç var. Bu kadar ekonomik zorluk yaşanırken bunların hepsinin devlet tarafından sağlanması mümkün değil. İşte burada sivil toplum örgütleri devreye girip özel kurumları harekete geçirmek zorunda. Tabii ki belediyeler sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapacaklar ama ben şunun peşindeyim: Keşke bu işler, cumhurbaşkanlığı ya da bir üst kurum tarafından koordine edilse ve bir bilgi bankası olsa... B+ B+ İLKBAHAR 67

68 Kazanım ta spor yapmak için bahane çok Yazı: NİLÜFER OKTAY Fotoğraflar: NURCAN VOLKAN Atalarımızın sözleriyle; Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Bu bilinçle hizmet veren Belediyesi, Levazım ve Akatlar mahallelerinde iki yeni spor tesisini daha hizmete sundu. 68 B+ İLKBAHAR Belediyesi, çim sahanın kapılarını herkese açıyor.

69 Güneşli bir gün. Uzun bir süreden sonra nihayet bulutlar dağılıyor, havamız açıyor. Levazım Mahallesi nde taksiden indiğimizde bizi çocuk sesleri karşılıyor. Oyuna adamakıllı kendilerini kaptırmışlar, top peşinde koşturuyorlar. Çocukların olması gerektiği gibi ve çocuklara çok yakıştığı gibi; hareketli ve mutlular. Mini futbol sahasında 8-10 yaşında ufaklıklar var. Hemen yanındaki sahada ise abi ler. Bu gençlerin arasına sızmış bir baba da gözümüzden kaçmıyor bu arada. Onların maçı, çekişmesi sanki biraz daha ciddi yaşındaki birkaç çocuk basketbol potasında başarı yakalamanın peşinde... Seyircileri de eksik değil. Birkaç genç kız, bir anne tribün e oturmuş onları izliyorlar, sohbeti ihmal etmeden... İstanbul un kültür-sanat merkezi olan yeni tesislerle spor yapmak isteyen lılara da her geçen gün daha fazla olanak sunuyor. Bu zincire eklenen son halkalardan biri Akaretler Spor Kulübü ndeki yeni tesis, diğeri ise yukarıda sözünü ettiğimiz Levazım Spor Kompleksi. Bunlardan ilki Ocak 2009, ikincisi ise Şubat 2009 da, kendisi de eski bir amatör sporcu olan Belediye Başkanı İsmail Ünal ın katıldığı açılış törenleriyle hizmete girdi. Akatlar Spor Kulübü nün artık 750 metrekarelik bir çim halı futbol sahası ve prefabrik soyunma odaları bulunuyor. Amatör sporcuların yanı sıra yaşları nedeniyle şimdilik spor değil oyun ve eğlence peşinde olan çocuklar da unutulmadı: Tesisin hemen yanında inşa edilen çocuk parkı küçük lıların yüzünü güldürdü. Ünal, açılış konuşmasında hem yeni tesisten hem de parktan söz etti: Her amatör spor kulübüne yaptığımız hizmeti, katkıyı burada da yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Ankara daki 19 Mayıs Stadyumu nun zemini de suni çim. 1. Lig in profesyonel kulüpleri orada futbol oynuyorlar. Çocuklarımız, gençlerimiz de burada futbol oynayacaklar. Ben de sporcu bir insanım. 5 yıl söyledim, 5 yıl daha söylemeye devam edeceğim. Sporun içinden geldim, amatör sporculardan biriyim. Bu yüzden de spora ve amatör sporculara elimden gelen desteği yapmayı sürdüreceğim... Burada, Akatlar spor tesisimizin hemen yanında yer alan çocuk parkımızı da mahalle sakinlerimizin gönülden desteğiyle hep birlikte yaptık. Güzel bir şeyler yapmış olmaktan dolayı mutluyum. Emek veren herkese teşekkürler. Levazım Spor Kompleksi ise 800 metrekarelik çim halı futbol sahası, asfalt basketbol sahası ve mini futbol sahasından oluşuyor. Açılış günü dört büyüklerde ter dökmüş, Türk futbolunun yıldız oyuncularından oluşan karma takımın kendi aralarında yaptığı gösteri maçını keyifle seyreden Levazım Mahallesi sakinleri, özellikle çocuk ve gençler, şimdi bu tesiste kendileri eğleniyorlar. Akatlar da olduğu gibi tesisin hemen yanında açılan çocuk parkı da aileleri kendine çekiyor. B+ Nur Sancak Yaklaşık 20 senedir Levazım da oturuyorum. Biz çocukluğumuzda da buradaydık, o zaman da basketbol sahası vardı ama şimdi daha güzel oldu. Çok kötü bir durumdaydı burası... Oğlum Bohaç dokuz yaşında, hava güzel olunca buraya gelip futbol oynamayı çok seviyor. Böyle yerler olması çok güzel. bu yönden zaten zengin. Kapalı bir spor tesisi de yapılsa iyi olur. Ayrıca şu çim sahada ne yapılacak, onu merak ediyorum. Orada futbol okulu gibi bir şey açılabilirse çok yararlı olabilir. O zaman bu sitenin çocukları buradan spor okulu olarak faydalanırlar. Keşke bütün sitelere, bütün mahallelere böyle tesisler yapılabilse. Özellikle maddi imkânı olmayan yerlere... Buradaki insanların zaten yüzde 50 sinin çocuğunu spora yazdırma imkânı var, asıl diğer mahallelere de yayılması lazım diye düşünüyorum. Ahmet Şenyüz 20 yıldır buradayım. Burası iki sene atıl bir şekilde kaldı, bunu eleştiriyorum. İkincisi çok güzel yaptılar, ona da teşekkür ediyorum. Üçüncüsü, çim halı kaplı saha kapalı. Bu tesis yeni haliyle iyi oldu ama o sahadan henüz yararlanamıyoruz. Oğlum Ali Alp le gelip futbol oynuyoruz... Aşağıda boş bir alan var bu arada, o çocuk parkı olarak değerlendirilebilir. Ayrıca belediyeden bir isteğimiz var: Servis minibüslerinin sitenin içine girmesinden, burada park etmesinden şikâyetçiyiz. Ahmet Şenyüz ün oğlu Ali Alp. Muhammed Öztürk 18 yaşındayım, ben de doğma büyüme Levazımlıyım. Güzel yaptılar ama suni çim saha henüz açılmadı. Çocuklar da biz de merak içinde bekliyoruz. Orayı da açsalar çok güzel olur. Ayrıca aynı saha içinde hem pota hem kale var, bence bu çocuklar arasında anlaşmazlığa neden olabilir. Gökhan Yıldız 13 yaşındayım, doğduğumdan beri burada yaşıyorum. Okul olduğu için hafta içi gelemiyorum ama hafta sonları burada futbol, basketbol oynuyorum. Bence çok güzel bir yer yaptılar ama çim sahanın da açılmasını istiyoruz. Geçen gün bir abi geldi, buraya kampüs gibi bir şey yapılacağını söyledi; herkese saat vereceklermiş, o saatte oynanacakmış. B+ İLKBAHAR 69

70 Sanatçı Gözüyle BKM Mutfak Çıraklar pişti, kıvamını buldu Söyleşi: NİLÜFER OKTAY Fotoğraflar: NURCAN VOLKAN BKM ARŞİVİ 70 B+ İLKBAHAR

71 Bu sezon yaklaşık 50 bin kişi tiyatroya gelerek Çok Güzel Hareketler Bunlar ı seyretti. Ekibin oyuncularından Ersin in 8 milyon hayranı var. Kısaca tiyatroda da televizyonda da onların rüzgârı esiyor. BKM Mutfak ın çırakları, artık ustaları Yılmaz Erdoğan ı bile şaşırtıyor. Çarşıda bir tur attıktan sonra BKM ye doğru ilerliyorum. Tam yanımdan çocuklar geçiyor. Neşeli ve haliyle gürültücüler. İçlerinden birine Nereye gidiyorsunuz? diye soruyorum. Aldığım cevap tahminimi doğru çıkarıyor. Evet, BKM ye gidiyorlar. Birazdan hayranı oldukları oyunculara kahkahalarıyla eşlik edecek, hatta oyun sonrasında oyuncuları ısrarla bekleyip hatıra fotoğrafı çektirecekler. Filmleri defalarca gösterilen ve hep çok sevilen rahmetli Kemal Sunal Sosyologlar filmlerimi incelesin derdi. BKM Mutfak da sanki incelenmesi gereken bir noktaya doğru gidiyor. Özellikle yaşındaki çocukların mizah anlayışını, dünyaya bakışını Çok Güzel Hareketler Bunlar a bakarak çözmek mümkün. Rakamlar da zaten olayın ciddiye alınması gerektiğini söylüyor. BKM Mutfak, Atölye adıyla 2005 te kuruldu. İlk yıl sınavsız, ikinci yıl ise rahat bir sınav la çıraklar alındı. Yılmaz Erdoğan ın yanı sıra Demet Akbağ, Altan Erkekli, Muhsin Kızılkaya gibi isimler eğitim verdiler. Toplam 70 gençten bazısı çeşitli nedenlerle Mutfak tan erken mezun oldu. Kalan 24 çırak ise önce Mutfak ın küçük sahnesinde kulaktan kulağa yöntemiyle tanındı. Mayıs 2008 de ise TV için seyircili çekilen Çok Güzel Hareketler Bunlar dönemi başladı. Programın Caner Alkaya ile birlikte genel koordinatörlüğünü yapan Celal Tak şöyle anlatıyor: Mutfak ilk başladığında Kim gelir de bu çocukları seyreder diye düşünenler oldu. Ama Yılmaz ın inancı ekibi de etkiledi; hem sahne üstünde olanları hem onları yetiştirenleri. Geldikleri noktada hiçbir şey sürpriz değil. Bu gençler burada birçok oyuncunun cesaret edemeyeceği şeyi yaptı. Kimse onları tanımazken alkol alınan, sohbet edilen bir yerde insanları güldürdüler. Bu projenin en önemli yanlarından biri, hiçbir şeyi gizlemez BKM Mutfak oyuncuları. Hatalarını da gösterirler, gülüyorsa gülüyordur. Çok inandırıcı dekor, kostüm yoktur. Her şey düz, anlaşılır ve eğlencelidir. Aslında onlara BKM oyuncuları diyebilirdik ama markalarını yarattılar ve adları da öyle kaldı. Celal Tak, Her şey düz, anlaşılır ve eğlenceli... B+ İLKBAHAR 71

72 Yılmaz Erdoğan Akıllı tipleri toplayıp delirttik 19 bin genç Mutfak ta olmak istiyormuş. Şaşırtıyor mu sizi bu rakam? Yeni bir işe başlarken iki senaryo var: Bir iyi, bir kötü senaryo. Zaten daha sahneye çıkmadan önce bir 3 bin olmuştu BKM Atölye yi yani Komedi Kulübü nü bilenler. Dolayısıyla iyi senaryoda bu vardı, evet. İyi derken iştah açıcı bir iş olması açısından iyi ama hani o başvuruları ne yapacağız? Biz şimdi adam almak için öldürsek kendimizi bu ancak kişidir. Yeni öğrenciler gelecek, eskiler gidecek diye de bir şey yok tabii. Komedi kulübünde kendilerini ispat ettikten sonra gruba dahil olacaklar. Buraya gelen arkadaşlar kulüpte başladıktan 3 yıl sonra TV ye çıktılar. Yeni öğrenciler alırsak onlar için de öyle bir eğitim yolu var. Bu deneyimle, çıraklarla siz neler kazandınız? Canlı seyirciyle skeç çekme formatını insanlar yıllardır düşünüyorlardı. Fakat belki de televizyon formatları içinde en zoru bu. Şimdi o modeli gerçekleştirmiş olmak güzel ama daha da güzeli, burada herkes yazar mesela. Herkes yazar, oyuncu, yönetmen. Kadroya skeç sokmayı başarmış 15 kişi var burada. Bu projeyi özel yapan bu. Gerçekten ustaçırak ilişkisinin lafta değil de fiili olarak seyircinin gözü önünde uygulanması, usta için de çırak için de güzel bir şey. Çocuklar da bilirler, bizde herkes çıraktır, bazıları daha deneyimli çıraktır. Ben de onlardan biriyim. Bizim geçen senelerde konuklarımız da oluyordu, işte o zaman da en usta orada en deneyimli olandı. Atölyenin özü bu. Yoksa hani ben ustayım bitti falan yok... Birlikte öğreniyoruz, birlikte araştırıyoruz. En zevkli tarafını söyleyeyim: Bir skeçle ya da bir sonraki adımla, işle ilgili usta böyle yapardı tahmininde bulunmaktır, önce usta söyler, hayat da onu sınar ve çoğunlukla doğru ve güzel çıkar, şimdiye kadar çıktı. Bu sektörde artık herkes biraz yazmayı, yönetmeyi bilmek zorunda mı? Genel bakmak zorunda. Yok ben buraya oyuncu olmaya geldim, yazarlık öğrenmek istemiyorum gibi bir şey yok; çünkü iyi bir oyuncu olmak için yazmayı, iyi bir yazar olmak için de oyunculuğun inceliklerini bilmek gerekir. Birisinin yazarlığı, diğerinin oyunculuğu daha geç gelişebilir ya da tersi olabilir ama bilmek zorunda. Dekoru, kostümü, rejiyi her şeyi... Atölyenin prensibi komple adamlar yetiştirmek ve bunu da seyirciyle birlikte yapmak. Yapıyoruz da anladığım kadarıyla. Ersin in hayran sayısı 8 milyonu bulmuş, buna ne diyorsunuz? Her aşamada deneyimle neler olabileceğini kestirmeye çalışıyorsun ama bazı şeyleri de göremiyorsun. 10 bölüm sonra Ersin in 8 milyon fanı olması falan, ben bunları görememiştim yani (Gülüyor)... Tabii TV nin payı var ama bu proje özellikle genç bir kitlenin çok acayip bir şekilde sahip çıktığı bir iş oldu. Bu formatın güzel bir tarafı da şu: Bir dizide Alaaddin adında birini oynarsın, herkes seni Alaaddin diye bilir ve ilk beş seneni böyle geçirirsin. Burada böyle bir şey yok. Burada herkes kendisi olarak var hatta seyirciler hayatının detaylarını biliyor çünkü en sevdiğimiz skeç türü kendinizi anlatın. Şimdi yaşında bir adam gelmiş, Meclis skeci yazdım abi falan diyor, ya sen önce kapının önünü yaz. Meclisi de yaz tabii de, önce kendisiyle alay eden bir ekip olma meselesi vardır ki, mizahın bence birinci adımı bu. Atölyeye geliyor bazı arkadaşlar, kendisiyle alay etme yetenekleri yok, çünkü bizde bu geleneksel bir şey değil. Bunu deliler yapar yani biz de akıllı tipleri toplayıp delirtmeye çalışıyoruz, onlar da yeterince delirdiler. 72 B+ İLKBAHAR

73 Pazartesi günleri seyircili prova gibi BKM Mutfak çıraklarının bizzat kendilerinin yazdığı, oynadığı ve yönettiği skeçler bir süredir Kanal D de yayınlanıyor. Televizyonun da etkisiyle grubun hayran sayısında ciddi bir artış olmuş. Şu anda yaklaşık 22 bin kişi Mutfak kadrosunda yer almak istiyor. Aralarında 13 yaşında çocuklar bile var. Ersin Korkut, kuzeni ve ustası Yılmaz Erdoğan ı geride bırakmış; internet ortamında yaklaşık 8 milyon kişilik bir hayran listesinden söz ediliyor. Çok Güzel Hareketler Bunlar tiyatro sahnesinde de yoğun ilgi görüyor. Seyirci sayısı sadece bu sezon turnelerle birlikte 50 bini geçmiş durumda. Pazartesi günleri bizim için seyircili genel provadır diyor Celal Tak: Salı günü TV için çekilecek skeçleri pazartesi günü bir anlamda seyirci ile tartışıyoruz. Yılmaz çok önem verir seyircinin düşüncesine, aldığımız tepkiye göre bazı düzeltmeler yaptığımız olur. Genç seyirciler Yılmaz ın olduğu sırayı tespit ettiler. Oradaki görüntünün daha uzun süreli olduğunu biliyorlar ve o sıra için bilet satılmamasına rağmen oturmak istiyorlar. Peki nedir bu ilginin sebebi? Celal Tak a göre iki önemli neden var: Mutfak oyuncularının hayran kitlesi yüzde oranında gençlerden oluşuyor. Hayranlığını daha rahat ifade edebilen bir kitle bu. Biz BKM de hiçbir oyunumuzdan sonra salonda kişinin oyuncuları beklediğini görmemiştik. Şöyle bir sorunları yok bu gençlerin: Ben Şahin le ya da Ersin le fotoğraf çektiririm, imza da alırım; bunun herhangi bir tuhaf yanı yok. Eskiden böyle bir hayranlık anlayışı mevcut değildi. Mutfak oyuncuları da ünlü olmuş oyuncu abla ve abilerinden biraz farklılar, hâlâ onların içinde duruyorlar. Bizim BKM deki adımız usta, onlar henüz çıraklık dönemindeler ama kalfa olacaklar yakında. Ben onlara artık meslektaşlarım diyorum. Şimdi başa dönelim. Yolda karşılaştığımız çocuk seyircilere, fuayeye yaşındalar. Büyükçekmece Fatih Sultan Mehmet İlköğretim Okulu nda okuyorlar. Daha önce bu kadar büyük bir tiyatroya gelmemişler, o yüzden biraz heyecanlılar. Biri Büşra yı, diğeri Bülent i seviyor çünkü çok komikler. Bir başkasının favori oyuncusu Oğuzhan. Neredeyse şehir dışından, Bahçeşehir den oyunu görmek için a gelen, anne-baba ve iki çocuktan oluşan Şahin ailesinin en küçük ferdi Bertay, Eser i çok seviyor. Çünkü kendisi gibi güler yüzlü, bir de doğal ve iyi oynuyor. 22 yaşındaki Çağatay Şahin, Murat tan yana yapıyor tercihini. Ersin Korkut ta günüm fotoğraf çektirmekle geçiyor Vallahi hayranlarım demek ki beni çok seviyor, çok teşekkür ediyorum. Bunu Çok Güzel Hareketler Bunlar ın başarısına bağlıyorum. İyi takip eden izleyiciler var, fun clup a üye oluyorlar. ta günüm fotoğraf çektirmekle geçiyor. Mesela 150 kişilik bir grubun hepsi tek tek fotoğraf çektirmek istiyor. Bu benim için de sevindirici. Bu gençler yaşlarında... Ben kuruluşundan beri Mutfak tayım. Teknisyenlikten gelmeyim. Yılmaz Erdoğan, Demet Akbağ, Altan Erkekli, Caner Alkaya, Celal Tak tan çok şey öğrendim ben. Yılmaz Erdoğan ın bize söylediği şey: Oynadığınız zaman kendiniz olun. Bir cümleyi söylerken bile kalben inanın ki o cümle güzel olsun. Ben bunu hiçbir zaman unutmam. B+ İLKBAHAR 73

74 Eskiden böyle bir hayranlık anlayışı yoktu BKM nin genç yeteneklere yer vermesinin hoşuna gittiğini söylüyor. Anne Şahin, Büşra cı; baba ise galiba ailenin en az televizyon seyreden üyesi, yorum yapmıyor. Onlar fuayede beklerken içeride hazırlıklar sürüyor. 9 u kameraman, 24 ü oyuncu 70 kişilik ekip oyun ve yayın için hazırlanıyor. Birazdan seyirciler salona alınacak, mavi gömlekli teşrifatçılar yerlerini gösterecek, Yılmaz Erdoğan mikrofonu elinde onların arasına karışacak ve hareketler başlayacak. Seyircilerin oylamasıyla bazıları yani, bazıları güzel, bazıları çok güzel hareketler olacak. Şahin Irmak Mizah anlayışımız gençlere yakın geldi Aslında Yılmaz Abi nin hayal etttiği ama bizim hayal etmekte zorlandığımız bir yerdeyiz. Küçükken arkadaşlarımla oyun oynuyordum, şimdi de arkadaşlarımla oyun oynuyorum; benim için farkı yok. Mesleki anlamda özgürüz, ayrıca başımızda çok keyifli bir adam var. Ustamız olmasının dışında hayatla ilgili bir sözüyle de aklımı başıma getiren bir adam. Yılmaz Abi den duyduğum ve aklımın hep bir köşesinde olan şey şu: Dünyanın en saçma şeyini de oynasak kalben ne kadar inanırsak, o kadar inandırıcı olabiliriz... Skeç yazıyorum. Yılmaz Abi nin gazıyla aslında yazmaya başladık. Başlarda çok ürkektik ama baktık ki yazdıkça oluyor. Yazdığımız şeylere Yılmaz Erdoğan gülüyorsa herhalde başkalarını da güldürürüz dedik. Gençlerin ilgisi... Hepimiz çok genciz, karşılarında yaşıtları insanları gördüler, çok kendilerinden hissettiler yaptığımız şakaları. Mizah anlayışımız onlara yakın geldi. Aydan Taş BKM nin muhasebesinde çalışıyordum Mutfak kurulduğunda Bu işi yapmak istiyorum, çok istekliyim diyerek Yılmaz Hoca dan rica ettim ve çalışmalara katıldım. Aslında BKM nin muhasebesinde çalışıyordum. Her şeyi burada öğrendim diyebilirim... O kadar şanslıyız ki başımızdaki hoca her bakımdan donanımlı, çok zeki bir insan. Ondan öğreneceklerimin biteceğini hiç sanmıyorum. Şimdiye kadar dört skecim oynandı; yazmak oyunculuk kadar heyecan verici, zor ve keyifli bir iş. Yazmayı asla geri plana atmayacağım. Metin Keçeci Herkes birbirini ciddi seviyor Süper güzel gidiyor. Karşımızda ciddi eğlenmek isteyen bir yoğunluk var. Burada herkesin gönlüne hitap edecek skeçleri kısa zamanda yetiştirmenin heyecanı bambaşka... Ekipte herkes birbirini ciddi seviyor, çünkü neredeyse burada yaşıyoruz. mıntıkası da başka bir enerji durumunu ortaya çıkarıyor. Her yerde oyunculuk yapabilirsiniz ama özellikle bu ekibin içinde olmak, Yılmaz Erdoğan la beraber olmak büyük bir güzellik. 74 B+ İLKBAHAR

75 Büşra Pekin Birbirinize güvenin ve inanın 2006 da Mutfak a giren gruptanım. Enteresan etkileşimi olan bir grubuz. Kalabalık olmamıza, uzun süredir birlikte çalışmamıza rağmen hâlâ iyi vakit geçirebiliyoruz. Oyuna bir gün kala ya da o gün içerisinde bir skeç hazırlayıp sahneye çıkabiliyoruz, birbirimize destek oluyoruz. Yılmaz Hoca dan inanılmaz güzel şeyler öğrendim. Tiyatro bir ekip çalışmasıdır; birbirinize güvenin ve inanın der. Samimi olun, yazdığınız şey gerçekçi olsun der... Ayça Erturan Öğrendiğim en önemli şey samimiyet Muhteşem ve yoğun gidiyor. Bir yandan yazıp oynuyoruz, bir yandan da turnelerimiz oluyor. Keyifle yoruluyoruz diyebilirim. Oynanan birkaç skecim oldu, yazmaya da devam ediyorum ama bazen çok güvenemediğiniz için daha çok yazan arkadaşlara öncelik tanıyorsunuz. Onlarınki daha bir garanti olabiliyor. Burada öğrendiğimiz en önemli şey samimiyet. Zaten ilk derslerimizden biri de buydu. Samimi olun demişti Yılmaz Abi. Pelin Öztekin Fırçalar sayesinde kendimi yetiştirdim Yılmaz Hoca nın çırakları olmaktan çok mutluyuz. İleride en çok fırça yiyerek kendime geldiğim günleri, sahnedeki güzel anları, başardığımız zaman hocalarımızın bize bakışını hatırlayacağım. Ekiple o kadar kenetlendik ki birbirimizden ayrılamayız. BKM de oynamak güzel; çocukluğumuzda buraya gelip oyun izliyorduk, şimdi aynı sahnede biz oynuyoruz. Metin Yıldız BKM çok profesyonel Ben birçok tiyatroda çalıştım, BKM gerçekten çok profesyonel; hem mizaha hem sanata bakış açısı çok farklı. Bu da burada çalışan herkesin çok mutlu olmasını sağlıyor. Gençlerin bize ilgisini ben şöyle açıklıyorum: Ekip çok kalabalık ve her hafta başka birisi ön plana çıkabiliyor, her hafta içimizden birinin yeni bir yönünü öğrenebiliyorlar. Bu da onları sürekli canlı tutuyor, sıkılmıyorlar bizden. Bir de Yılmaz Abi bize Sahnede gerçek olun, oynamadan oynayın der. Gençler bu doğallığı yakaladılar ve bize inanıyorlar... Atölyenin en çok skeç yazanlarından biriyim, devam edeceğim, sıkıysa etme. Yazmayı burada öğrendim. İlk önce çok berbat deneyimlerim oldu. İşte o yanlış yaptığım yerlerde Yılmaz Abi devreye girdi ve düzeltti. Şimdi aslında tam yazıyoruz da diyemem, deniyoruz. Yazmak çok keyifliymiş. Yılmaz Abi de şunu söyler: Hepinize aynı suyu, aynı yemi veriyoruz ama aranızdan yazarlar çıktı. Bülent Emrah Parlak Herkesi, her yönüyle sevmek... Çırak olmaktan sıkılmak kendi gelişiminden sıkılmak gibi bir şey. Zaten oyunculuk mesleğinde öğrenme süreci bitmiyor. Buradan aklımda kalacak en önemli öğüt samimiyet. Hepimiz çocukluğumuzda sevmeyi öğreniyoruz fakat bazen yaşam koşulları onu bizden alıyor; bazı hırslar, kaprisler giriyor araya... Onları tekrar vücudumuzdan atıp herkesi, her şeyi, her yönüyle sevmeyi öğrenebilmek gerekli. Mutfak bunun farkına varmamızı sağladı. Murat Eken Yaşayarak öğrenilen bir sistem var Konservatuvardan çıkıp buraya geldiğimde genç bir oyuncu adayıydım. Her genç mezun gibi mesleğimin o yönünü tercih ediyordum fakat gün geçtikçe yazmak çok hoşuma gitmeye başladı. Yazdığın sahnelendiğinde büyük bir haz duyuyorsun. BKM ye gelmeseydim ve Yılmaz Erdoğan la tanışmasaydım bu yönümü geliştirmeyi hiç düşünemezdim. Buradan öğrendiklerim... Derginizin bir 86 sayfası var mı buna ayıracak? Birkaç söze indirmek kolay değil; 3-4 senelik bir birikim, yaşayarak öğrenilen bir sistem var. Birçok konuda hiç tahmin etmediğim kadar gelişiyorum. Sağ olsunlar gençlerin ilgisi inanılmaz haz veriyor. B+ B+ İLKBAHAR 75

76 Yaşam Sanatın yedi dalı Sanatçılar Parkı nda 76 B+ İLKBAHAR Yazı: SEVİL GÜLBEN Fotoğraflar: NURCAN VOLKAN Türkiye nin sanatçılara ve sanata adanmış ilk parkı. Yedi sanat olgusunun temsil edildiği park, sanatseverlerle doğa tutkunlarının buluşma noktası.

77 İstanbul da egzoz dumanından uzaklaşıp, yeşillikler içerisinde yürüyüş veya koşu mu yapmak istiyorsunuz? Ya da arkadaşlarınızla bir kır kahvesinde tatlı bir sohbet mi? İsteğiniz keyifli bir öğlen ya da neşeli bir akşam yemeği mi? Bu sayımızda bunların hepsini bir arada bulabileceğiniz bir mekânı tanıtacağız sizlere. Etiler deki Sanatçılar Parkı, size Türk sanat dünyasında nostaljik bir zaman geçirmeyi de vaat ediyor. Bölge halkı belirledi Belediyesi tarafından Etiler Tepecik Yolu üzerindeki yeşil alana kurulan Sanatçılar Parkı, yedi sanat dalında topluma mal olmuş, yaşamını sürdüren ve aramızdan ayrılan sanatçıları gelecek kuşaklara aktararak ölümsüzleştirmeyi amaçlıyor. Özellikle Etiler ve civarındaki vatandaşların yeşile olan özlemlerini giderdikleri parkın girişinde, yaşayan sanatçılarımızın el izleri ve çoğu hayatını kaybetmiş sanatçılarımızın büstleri ile karşılanıyorsunuz. Edebiyat, resim, heykel, müzik, mimari, tiyatro ve sinema olmak üzere yedi sanat dalında etkinlikler düzenlenen parkta, bu dallarda önde gelen çok sayıda sanatçının rölyef, büst, heykel ve el izleri sergileniyor. Parka, zaman içerisinde ekleneceklerle birlikte 350 sanatçının ölümsüzleştirilmesi amaçlanıyor. Parkta yer verilen sanatçıların isimleri 30 bin semt sakiniyle yapılan anketler sonucunda belirlenmiş. Parkın etrafını çevreleyen demir parmaklıklarda ve parkın içerisindeki çeşitli alanlarında yine sanatın yedi dalını temsil eden semboller yer alıyor. Doğa tutkunu İstanbulluların da büyük ilgi gösterdiği parkta, açık hava sergileri, imza günleri ve sivil toplum örgütleri tarafından çeşitli etkinlikler düzenleniyor. İlk ve örnek oldu Belediyesi nin 2003 yılında hizmete açtığı park, Türkiye nin sanatçılara ve sanata adanmış ilk parkı olma özelliğini de taşıyor. Projeyi hayata geçirilmesinden sonra örnek alan Anadolu nun birçok il ve ilçesinde de sanatçı parkları oluşturuldu. B+ İLKBAHAR 77

78 Topluma mal olmuş, sanatçılar ölümsüzleşti Toplam 16 bin 400 metrekare alan üzerine kurulan Sanatçılar Parkı nda 1500 metre yürüyüş parkuru bulunuyor. Parkın bitişiğine yapılan yürüyüş parkuru, Akatlar daki Mustafa Kemal Kültür Merkezi ne kadar uzanıyor. Parkta yaklaşık 60 eserin sergilenebileceği bir sergi alanı ile yazar ve şairlerin kitaplarını imzalamak, okurlarıyla buluşmalarını sağlamak amacıyla tasarlanmış özel bir alan bulunuyor. Parkta yer alan havuzun yanı başında hizmet veren Rest Café Sanat, çevre halkının doğum günü, dernek ve okul toplantılarına, özel partilerine, kutlama günlerine ev sahipliği yapıyor. Türk/Japon Dostluk Anıtı Belediyesi, sivil toplum örgütleri, öğretim üyeleri ve halkın görüş ve önerileri doğrultusunda parkta zaman zaman değişiklikler ve eklentiler yapıyor. Parka geçen yıl eklenen Türk Japon Dostluk Anıtı, iki ülke halkı ve sanatçıları arasındaki dostluğu pekiştirmeyi amaçlıyor. Anıtta Türkiye de eserleri sergilenen Japon sanatçıların isimlerine yer verilmiş. Ölümsüzleştirilen sanatçılar Parkta; aralarında Orhan Gencebay, Muazzez Abacı, Gönül Yazar, Müjde Ar, Fikret Hakan, Cüneyt Arkın, Müjdat Gezen, İzzet Günay, Kadir İnanır, Zeki Müren, Barış Manço, Kemal Sunal, Sezen Aksu, Adile Naşit, Mimar Sinan, Abidin Dino, Safiye Ayla, Muhsin Ertuğrul, İlhan Koman, Orhan Kemal, Ajda Pekkan, Burhan Doğançay, Sadri Alışık, Bedia Muvahhit, İbrahim Çallı, Kuzgun Acar, Türkan Şoray, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Şükran Güngör, Zühtü Müridoğlu, Yahya Kemal Beyatlı, Halide Edip Adıvar, Sedat Hakkı Eldem, Jale Yılmabaşar, Mehmet Güleryüz, Emin Onat, Muazzez Ersoy, Adnan Şenses, Erdal Özyağcılar, Müşfik Kenter, Ali Poyrazoğlu, Bedri Baykam ın da bulunduğu sanatçılardan bir bölümünün büstleri, bir bölümünün rölyefleri bir bölümünün de el izleri sergileniyor. Bu arada bazı sanatçıların el izlerinin yer aldığı bazı plaketlerin çalınmış olması gerek vatandaşları, gerekse parkı her geçen gün zenginleştirmeyi amaçlayan belediye yetkililerini oldukça üzmüş. İki sembol kadın Sanatçılar Parkı nda isimleri yaşatılan sanatçılardan ikisi ise Türk kadınının toplumsal gelişimine önemli katkıda bulunan tiyatro ve sinema sanatçısı Bedia Muvahhit ile gazeteci yazar Duygu Asena. Türk tiyatrosunun duayenlerinden ve ilk Müslüman kadın oyuncularından biri olan tiyatro ve sinema oyuncusu Muvahhit, 1897 de İstanbul da doğdu, 1994 de yaşama gözlerini yine İstanbul da kapattı. Sanata adım attığı yıllarda kadın olmanın zorluklarını yaşayan Muvahhit, 1987 de Devlet Sanatçısı seçildi. Ülkemizde kadın haklarının gelişimine önemli katkılarda bulunan feminist yazar Duygu Asena yı anmak için hazırlatılan Mobius eğrisi adlı anıtın açılışı, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 74. yıldönümü olan 5 Aralık 2008 de yapıldı. B+ 78 B+ İLKBAHAR

79 Sanatçılar Parkı nda bir Lezzet Evi Onlar bir mutfak çatısı altında buluşan damak tadı meraklıları. Kimi meslek edinmek, kimi ailesine, konuklarına daha lezzetli yemek yapma telaşında. İşte lezzetli bir telaşın öyküsü Ailenize, misafirlerinize zevkli lezzetler hazırlayıp, sağlıklı yemekler pişirmek, dünya mutfaklarını tanımak, mutfak ile ilgili püf noktaları, pratik bilgiler edinmek istiyorsanız ve de bunları avuç dolusu para ödemeden yapmak istiyorsanız aradığınız adres Sanatçılar Parkı ndaki Lezzet Evi. Belediyesi nin, Halk Eğitim Merkezi nin eğitmen desteğiyle, Etiler Tepecik Yolu üzerindeki Sanatçılar Parkı nda hizmete sunduğu Lezzet Evi atölyesi, adından da anlaşıldığı gibi tam bir lezzet durağı. Tüm donanımı Belediyesi tarafından yaptırılan ve elektrik, su gibi temel giderleri yine belediye tarafından karşılanan yemek atölyesinde, haftanın dört günü, sayıları 18 ile 22 arasında değişen 4 ayrı grup, Milli Eğitim Bakanlığı nın hazırladığı plan doğrultusunda tam gün eğitim alıyor. Eylül ayında Beslenme Uzmanı Yadigar Özdinç in öğretmenliğinde başlatılan ve ilçe sınırları içerisinde oturanların faydalandığı kurs, Mayıs ayına kadar devam edecek. Lezzet Evi, terapi evi oldu Beslenme ve Ev Ekonomisi Uzmanı Yadigar Özdinç, hayatının 33 yılını öğretmenlik yaparak geçirmiş. Mesleğine âşık, emekli olmak yerine eğitim gönüllüsü olmayı tercih etmiş, titiz bir öğretmen. Kursun temel amacının sağlıklı beslenme ve hijyen olduğunu, yiyeceklerdeki besin değerlerini, pişirirken, yıkarken dikkat edilmesi gereken kuralları öğretmek olarak özetleyen Yadigar Özdinç, Birçoğumuz sağlıklı beslenmeyi bilmiyoruz. Bu nedenle de destek ilaçlarıyla ayakta durmaya çalışıyoruz. Bu tür kurslara devam eden arkadaşlarımızdan bir bölümü bu destek ilaçlarını kullanmaktan kurtuluyor diyor. Özdinç, Lezzet Evi nin amaçlarını şöyle anlatıyor: Projemiz Belediyesi nin halka meslek edindirmek, sağlıklı beslenmeyi öğretmek, boş zamanlarını değerlendirtmek amacıyla gerçekleştirdiği bir hizmet. Herhangi bir meslek sahibi olmayan kursiyerlerimizi mesleki bilgi ve beceri ile donatarak, meslek sahibi olmalarına yardımcı olmak, meslek sahibi olanlara da bu alanda bilgi kazandırmayı hedefliyoruz. Kurs ücretsiz olduğu için yoğun ilgi gördü. Önümüzdeki yıl için şimdiden 600 kişi başvurdu. Bu da insanların bu konuda bir ihtiyaçları olduğunu ortaya koyuyor. Kursiyerlerimiz arasında çok güzel dostluklar oluştu. Bu nedenle biz buraya Lezzet Evi nden ziyade terapi evi diyoruz. Değerlendirme yemeği Projenin Pastacılık Kursu olarak planlandığını, ancak programdan faydalanan vatandaşların talepleri doğrultusunda mutfak ile ilgili bilinmesi gereken, ihtiyaç duyulan her şeyin öğretildiğini anlatan Yadigar Özdinç, Bu değişik yemek kültürlerini uygulamalı tanıma da olabilir, alışveriş detayı da. Arkadaşlarımızın öğrenmek istedikleri konuları, alanımız değil diyerek reddetmiyoruz dedi. Yadigar Özdinç, Gün içerisinde Lezzet Evi nde yapılan yemekler nasıl değerlendiriliyor? sorumuza da şöyle yanıt veriyor: Yaptığımız yemekler, salatalar, tatlılar, ekmek çeşitleri günün sonunda, genel kurallar gözetilerek kurulan masada yeniliyor. Tabii ki bu sadece yemekleri tüketmek anlamına gelmiyor. Yapılan yemekler üzerine tadarak değerlendirme yapıyoruz. Mutfakla hasret gideriyoruz Kursiyerlerin proje ile ilgili buluştukları ortak nokta, oldukça zevkli sosyal bir aktivitede yer almaları. Kursiyerler, daha önce evde yapmayı hayal bile edemedikleri yemekleri artık çok daha kolay ve sağlıklı hazırlayabildikleri görüşünde de birleşiyorlar. Lezzet Evi nde ilk göze batan şey oldukça temiz olması. Bir ikinci detay ise kursiyerlerin aralarında kurmuş oldukları dostluk. Pazartesi Grubu na katılan Canan Ortaç, Ayşe Şentürk, Canan Kutay, Samiye Öz, Aynur Karpuz, Fatma Muştu, Rosa Muştu, Hülya Alpay, Gönül Büyüksu, Deniz Demir, Nurdan Erkal, Elmas Orbak, Vivet Yannier, Asuman Baydar, Şeniz Aybaba, Seyhan Ergül, Mücevher Güleryüz, Serap Altınışık ve grubun tek erkek katılımcısı olan Mustafa Zayım eğitimlerini, bir arkadaş evinde toplanmışlar samimiyetinde sürdürüyorlar. Yalnız yaşadığı için kendi yemeğini kendi pişirmek durumunda olduğunu belirten Mustafa Zayım, Mutfak konusunda bayanlar kadar pratiğim olmadığı için ben genelde hafif, kolay yapılan yemeklerin yapımını öğrenmeye çalışıyorum. Ancak hamur açmayı öğrenmeden buradan mezun olamayacağımı da biliyorum diyor. Kursa kızı Fatma Muştu ile birlikte katılan İtalyan asıllı Rosa Muştu, Türk yemeklerini çok beğendiğini ve detay öğrenmeye geldiğini belirtti. Fatma Muştu da bir süredir işsiz olduğunu, burada kendisine yeni iş kapıları açacak yeni bir meslek edindiğini söyledi. B+ B+ İLKBAHAR 79

80 Kadın Girişimci Ceyda Aydede: Dinamik bir emekliliğe hazırlanıyorum Aydede iş hayatı boyunca defalarca Yılın Girişimcisi ilan edildi. Çocuklarının farklı kariyer hedefleri nedeniyle şirketini büyütmek için yabancı ortak aldı. Şimdi sıra kendini sosyal girişimciliğe adamaya geldi. İş hayatına Arthur Andersen de başlayan Ceyda Aydede 1989 yılında Global Tanıtım ı kurdu. İş hayatındaki başarısını sosyal projelerde de sürdürmeyi bildi. Önemli sosyal sorumluluk projelerine imzasını attı. Çocuklarının farklı kariyer planları ortaya çıkınca, kurduğu yabancı ortaklıkla örnek model oluşturdu. Global Tanıtım Halkla İlişkiler Şirketi nin kurucusu Ceyda Aydede iş ve özel yaşamına ilişkin B+ nın sorularını yanıtladı. Yaşam Boyu Başarı Ödülü nü aldınız. Uluslararası arenada bu başarıyı yakalamak nasıl bir duygu? Bir Türk insanı olarak uluslararası platformda var olmak, ülkemi temsil etmek çok keyifli. Ben bu platformları ülkemi temsil etmek için bir fırsat olarak görüyorum. Bu nedenle de ödülleri bireysel olarak değerlendirmiyorum, halkla ilişkiler sektörü için edinilmiş bir başarı olduğunu düşünüyorum. Bu ödülü almanızda IPRA Başkanlığı dönemindeki başarılı çalışmaların payı oldu mu? İlk defa 1994 yılında olmak üzere ve daha sonraki yıllarda üç defa Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği IPRA da Türkiye yi temsil ederek konseye girdim. Sekiz sene konsey üyeliği, yönetim kurulu üyeliği yaptım. Ondan sonra başkan oldum. Bu süre içinde geliştirdiğim olumlu ilişkilerin ödüllerini aldım. Uluslararası alanda kabul görmenin kriterleri neler? Önceleri insanlar önyargılı bakıyorlar. Milliyetinle seni değerlendiriyorlar, tanıdıktan sonra bu önyargılar yıkılıyor. İşin güzel yanı da bu. Ceyda Aydede yi kariyer yolunda diğerlerinden farklı kılarak başarıya götüren özellikler neydi? Her zaman daha iyisini yapmaya çabalamak. Olaylara objektif bakabilmek. Zaman zaman hislerini törpüleyebilmek belki Güven ortamı yaratmak, güvenilir olmak en önemli kalite kriteri haline geldi. Etik olmak, hesap verebilir ve şeffaf olmak önemli ve tabii ki ekibini iyi oluşturmak. Her zaman ekip çalışmasının başarıyı getirdiğine inandım. 80 B+ İLKBAHAR

81 Öğrencilerinize bu konuda ne öğütler veriyorsunuz? Başarısızlık yapamamak değil, yapamayacağını sanmaktır. Master öğrencilerime bakıyorum, heyecan duymak çok önemli. Gençlerin gözlerinden anlıyorsun. Salt heyecan duymak da yeterli değil. Birçok insan heyecan duyar ama o duyguyu enerjiye dönüştürmek önemli. Mutlaka sonuca ulaşmalı. Kadın olmanın zorluklarıyla karşılaştınız mı iş hayatında? Ben şanslılar arasındayım, kadın olduğum için bir zorlukla karşılaşmadım. Kadınların dominant olduğu bir sektörde olduğum için ayrım yaşamadım. KAGİDER in kurucu üyeleri arasındasınız. Türkiye de kadın girişimci olmak ne ifade ediyor? Kadın Girişimciler Derneği ile birlikte Anadolu ile daha fazla iletişim başladı. Anadolu da çok başarılı kadın girişimcimiz var, birçoğu da kocalarına direnerek işlerini kurmuşlar. Zaman içinde kocalarını da işlerine dahil etmişler. Hikâyelerini dinledim. Kadınlarımızın genlerinde farklı bir yaratıcılık, üretkenlik var. Tuttukları işi heyecanla sonuna kadar götürüyorlar. Hem anne hem iş kadını olarak zorlukları oldu mu hayatın? Şanslıydım, ailem çok destek oldu. Ama çocuklarının yetiştiğini anlamıyorsun yoğun iş temposunda, ben daha az hasarla atlattım diyebilirim. Çocuklarımın çok önemli günlerinde, zamanlarında onlardan ayrı kalmak zorunda olduğum anlar oldu. Çok seyahatlerim oldu. Ayda kaç kez seyahat ediyorsunuz? Şu anda ayda bire düştü seyahatlerim. Ama bir hafta içinde iki farklı ülkeye gittiğim çok oldu. Çocuklarınızın kariyer seçiminde etkili oldunuz mu? Doğrusu kariyer seçimlerinde etkili olmak istemedim. Zaten ikisi de halkla ilişkiler sektöründe çalışmak istemediler. İşin zorluklarını gördüler. Yaptığım işi yapmamaları konusunda etkili oldum diyebilirim. Kızım daha küçükken Hangi mesleği seçeceksin? diye sorulduğunda, Hangi mesleği seçeceğimi bilmiyorum ama halkla ilişkilerci olmayacağımı biliyorum. Ben çocuklarımla birlikte olacağım derdi. Bu da bana bir mesajdı tabii. Oğlum Can, Alman Lisesi nden sonra makine mühendisi oldu, işletme master ı yaptı. Migros ta Satış Bölümü nde çalışıyor. Kızım Cansu ise Harvard da matematik ve ekonomi okuyor. Daha şimdiden uluslararası bir kariyer planı var, finansçı olmak istiyor. Yabancı ortaklık kurarak önemli bir başarıya da imza attınız. Bu süreç nasıl gelişti? Çocuklarımın şirketimle ilgilenmeyecekleri ortaya çıktıktan sonra kurduğum şirketin yaşaması gerektiğini düşündüm. 40 kişiye iş imkânı sunmuştuk. Burada bir değer yaratılmıştı, bu durumun devam etmesi gerekiyordu. Hatta daha da ileriye gitmesi gerektiğini düşündüğüm için farklı model arayışlarına girdim. Çok başarılı bir yönetici ekibi kurdum. Genel Müdürümüz, genel müdür yardımcımız ve tüm ekibimiz dikkat çekiyordu. Sektörümüzdeki birçok şirketin aksine kurumsallaşmayı tamamlamıştık, önde gidiyorduk. Kurumsallaşmanın yararlarını ortaklıkta da gördünüz Evet. Yabancı şirketlerin gözü üzerimizdeydi. Birçok teklif aldık. Görüşmelerimiz sürerken burnumuzun dibinden, Yunanistan dan teklif geldi. İş fikirlerimiz, iş yapış biçimlerimiz uyuyordu. Hisselerimizi almayı teklif ettiler, bana da cazip geldi. Yunanistan ın en büyük şirketlerinden biri Civitas. Sektöründe yüzde 60 lık bir pazar payı var. Balkanlar da, Doğu ve Güney Akdeniz Bölgesi nde birlikte şirketler kurmaya karar verdik. Bulgaristan ve Romanya da şirketler kurduk. Bu başarılı çizgiye ta ulaştınız değil mi? İlk ofisiniz Arnavutköy deydi, sonra Levent e geldiniz Evet, öyle oldu. İstanbul a İzmir den geldiğim zaman ilk önce Boğaziçi Üniversitesi ne yurda yerleştim. Boğaziçi nin yurtları ilginçtir. Yurdun bir tarafından Sarıyer, bir tarafından da görülür. Bir başka güzelliktir hissedilen. Bölgesi nden başka bir yere gitmeyi düşünmedim. Ceyda Aydede ABD de Yaşam Boyu Başarı Atlas Ödülü nü alırken. Kendimi bir lı olarak görüyorum. şehrin atardamarı adeta da İstanbul Kültür Başkenti olacaksa ın payı ne olacak bu projede? Bölgede çok önemli projeler hayata geçecek. Bölge finans merkezi, iş merkezi oldu. Kültür merkezleri, alışveriş merkezleriyle de İstanbul a bambaşka bir hava katıyor. Burası New York un Manhattan Bölgesi gibi olacak. Ceyda Aydede nin yerinde duramayan yapısıyla gelecek planları neler? Çok aktif bir emekliliğe hazırlanıyorum. Kendime değişik kurslar ve gönüllü çalışacağım alanlar arıyorum. Bunların araştırması içindeyim. Birkaç sene daha bu yoğun tempodayım ama sonra dinamik emeklilerin arasına katılacağım. Yurtdışındaki üniversitelerde emekliler için aylık programlar var, onlardan birine mutlaka katılırım. Daha sonra da karşınıza bir butik ya da restoran işletmecisi olarak çıkarsam şaşırmayın. Ama ticari olmaktan öte daha çok gönüllü çalışacağım sosyal girişimciliğe odaklanmak istiyorum. Şimdilik hedefim bu. B+ Yaşam boyu başarı İzmir Amerikan Kız Koleji ve Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği nden mezun olan Ceyda Aydede, ABD New Hampshire de Hesser College da Parekende İletişim konulu eğitim aldı. Profesyonel iş yaşamına Arthur Andersen de denetçi olarak başlayan Aydede, Migros ta 9 yıl satış müdürlüğü ve 1 yıl halkla ilişkiler müdürlüğü yaptı. Farklı sektörlerde edindiği iş deneyimini profesyonel bir halkla ilişkiler anlayışıyla birleştirerek 1989 yılında Global Tanıtım ı kuran Ceyda Aydede, 20 yıl boyunca birçok önemli halkla ilişkiler projesine imza attı. Ulusal ve uluslararası alanda birçok ödül kazandı. Dünya Gazetesi 2000 yılı Halkla İlişkiler Sektörü nün En Başarılı İş Kadını, 2001 yılında AHİD in Ülkemizi Halkla İlişkiler Alanında En İyi Temsil Eden ve Tanıtan Kişi ve ATO nun Sektörü En İyi Temsil Eden Profesyonel ödüllerini aldı yılında Ekonomist tarafından Yılın Kadın Girişimcisi seçildi. Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği IPRA nın 2003 yılı Dünya Başkanı olan Aydede, Kadın Girişimciler Derneği KAGİDER in de kurucu üyesi. Galatasaray ve Yeditepe Üniversitelerinde yüksek lisans öğrencilerine halkla ilişkiler dersi veren Ceyda Aydede son olarak Amerikan Halkla İlişkiler Derneği PRSA tarafından verilen Halkla İlişkilerde Yaşam Boyu Başarı Atlas Ödülü ne layık görüldü. Aydede nin Halkla İlişkiler Kampanyaları, Profesyonel Bir İlişki: Medya ve Halkla İlişkiler, Sanal Ortam Günlükleriyle Blog Çağı ve Yükselen Trend Kurumsal Sosyal Sorumluluk adlı kitapları bulunmaktadır. B+ İLKBAHAR 81

82 Haberler İsmail Cem'in gözüyle hayat Dışişleri Eski Bakanı, yazar İsmail Cem 25 Şubat ta ölümünün 2. yılında anıldı. Zincirlikuyu Mezarlığı ndaki törene katılan kızı İpek Nur Cem Taha, Babam insan ve vatan sevgisi olan ilkeli bir insandı. Bu özelliği tüm siyasilerde görmek istiyoruz dedi. İsmail Cem in eşi Elçin Cem ise Çok değerli bir eş ve çok büyük bir vatanseverdi diye konuştu. Katılanlar tören sonunda ellerindeki karanfilleri İsmail Cem in mezarına bıraktı. O günün anısına B+ İsmail Cem in Mevsim Mevsim Fotoğraflar kitabından kareleri sizlerle paylaşıyor. 82 B+ İLKBAHAR

83 ta aşk başkaydı Türk pop müziğinin son dönemdeki başarılı isimlerinden Yalın, Ortaköy de kalpleri ısıttı. Belediyesi nin ta Aşk Başkadır diyerek düzenlediği 14 Şubat Sevgililer Günü konserinin davetlisi Yalın dı. Genç şarkıcı Zalim, Sonsuz Ol, Herşey Sensin, Cumhuriyet, Meleklerin Sözü Var gibi sevilen şarkılarını Ortaköy Meydanı nda lılar ve severler ve tabii sevgililer için seslendirdi. Brecht Akatlar da Semaver Kumpanya, Bertolt Brecht in Cesaret Ana ve Çocukları adlı oyununu Akatlar Kültür Merkezi nde seyirciyle buluşturuyor. Tilbe Saran ın Cesaret Ana rolüyle sahneye çıktığı oyunda Serkan Keskin, Tansu Biçer, Bülent Çolak, Sarp Aydınoğlu, Ümit İlban, Ahmet Kaynak, Burcu Doğan, Nadir Sarıbacak, Öyküm Elif Erdoğan ve Özlem Durmaz da rol alıyor. Işıl Kasapoğlu nun yönettiği Cesaret Ana ve Çocukları, 18 ve 25 Mart günleri saat 20:30 da izlenebilir. BJK Fulya Süleyman Seba Kompleksi açıldı Kulübü nün önemli projelerinden biri olan BJK Fulya Süleyman Seba Kompleksi nin açılışı, 11 Şubat günü bir törenle yapıldı. Törene spor, siyaset, sanat ve iş dünyasından birçok isim katıldı. Açılışta ayrıca ın futbol ve basketbol şubeleri başta olmak üzere tüm şubelerinin teknik heyet ve sporcuları da yer aldı. Adı komplekse verilen Kulübü Onursal Başkanı Süleyman Seba, açılışta yaptığı kısa konuşmada, tesisleşmeye başladıkları günlerde nasıl sıkıntılar yaşadıklarını anlatmaya gerek duymadığını kaydetti. Bu görkemli eserle bu sıkıntıların unutulduğunu vurgulayan Seba, Bu eser, bunları helal ettiriyor ve gurur veriyor. Yönetimdeki arkadaşlarla ve bürokratların desteğiyle bunu hayata geçirdik. Kompleksin lılara hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum dedi. Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören de BJK Fulya Süleyman Seba Kompleksi nin açılışında bir konuşma yaptı: Bugün çok önemli bir gün. için yeni bir çağın başladığı gün. 106 yıllık tarihimizde, son 50 yıldır hayalini kurduğumuz bir resme dokunduğumuz gün. B+ İLKBAHAR 83

84 Haberler Çocukların yeni adresi: Levent Kültür Merkezi Levent Kültür Merkezi yenilenen kafeteryası ve zengin seçenekli program düzeniyle 6 Şubat Cuma günü kapılarını yeniden sanatseverlere açtı. Kısa bir süre içinde yenilenen Levent Kültür Merkezi nde artık hafta içi günlerde vizyon filmleri, hafta sonları da saat 12:00-17:00 arası eğlenceli ve eğitici çocuk filmleri izlenebilecek. Sinema gösterimlerinin yanı sıra düzenli olarak gerçekleştirilecek söyleşiler ve sanatçılar platformu da Levent Kültür Merkezi ne renk katacak. Fuaye alanının da birçok kültürel ve sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapacağı Levent Kültür Merkezi nde sergiler, imza günleri, tematik kitap stantları, çocuklara yönelik okuma günleri ve kukla gösterileri de yer alacak. Okullarında artık çok amaçlı bir spor salonu var Belediyesi tarafından yaptırılan Şair Behçet Kemal Çağlar İlköğretim Okulu Çok Amaçlı Salonu, 9 Ocak Cuma günü gerçekleştirilen bir törenle hizmete açıldı. Eğitim standartlarının geliştirilmesi konusunda bugüne kadar yaptığı çalışmalarla öne çıkan Belediye Başkanı İsmail Ünal açılış konuşmasında şunları söyledi: Biz her zaman okullarımızı kolejler seviyesine getireceğiz dedik. ta özel okullarla birlikte toplam 79 okul ve 8 tane üniversite var. Bu kent, kültür ve sanatın başkenti olduğu kadar eğitimin de başkentidir. Bizler okullarımızı çok seviyoruz. Okullarımız için çok iyi şeyler yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Spor salonunun açılışına Belediyesi Meclis Üyeleri, CHP İlçe Başkanı Uğur Gedik, Akatlar Mahallesi sakinleri ve öğrenci velileri de katıldı. Açılış bir grup öğrencinin yaptığı küçük bir gösteri ile sona ererken öğrenciler, okul yöneticileri ve veliler de İsmail Ünal a teşekkür ettiler. Ulus a yeni muhtarlık binası ve etüt merkezi Ulus Mahallesi Muhtarlık Binası, Belediyesi tarafından yenilenerek, 5 Şubat Perşembe günü yeni yerinde hizmete açıldı. Belediye Başkanı İsmail Ünal ın katılımıyla gerçekleşen açılışa, Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Büyükbalkan, CHP İlçe Başkanı Uğur Gedik, Belediye Meclis Üyeleri ve Muhtarlar katıldı. CHP İlçe Örgütü nün de hazır bulunduğu açılışa mahalle sakinleri büyük ilgi gösterdi. Binanın alt katı Ulus Etüt Merkezi ve Yaşam Evi olarak kullanılıyor. Kent içi ring seferleri başladı Belediyesi toplu taşıma araçlarına (metro, metrobüs, otobüs durakları), ana arterlere ve alışveriş merkezlerine pazar hariç her gün 07:00-20:00 saatleri arası ring seferleri başlattı. Belediyenin sunduğu bu hizmet, her saat başı 5 ayrı güzergâh üzerinden gerçekleştiriliyor. Ring seferlerinin güzergâhları şöyle: Vişnezade, Muradiye, Türkali, Abbasağa, Dikilitaş, Gayrettepe güzergâhı; Konaklar, Levent Metro güzergâhı; Türkali, Abbasağa, Dikilitaş, Gayrettepe güzergâhı; Ulus, Nisbetiye, Levazım, Levent güzergâhı ve Ortaköy, Kuruçeşme, Ulus güzergâhı. 84 B+ İLKBAHAR

85 Evde değil, Yaşam Evi nde Yaşam Evi ni arkadaşlarımdan duydum. Bizim gibi yaşlıların sosyalleşmesi ve yeni insanlarla tanışması için oldukça güzel bir yer. Sağ olsun belediyemiz çok iyi çalışıyor. Burada sağlığımızla da ilgileniyorlar. Yağmurlu havalarda dışarıya pek çıkamıyorum ama havalar güzelleşince, Yaşam Evi nin bahçesi çok hoşuma gidiyor. Bahçede oturup sohbet ediyor, çaylarımızı yudumluyoruz. Geçenlerde satranç turnuvası bile yapıldı. Ömer Öztekin, Ulus Yaşam Evi yle ilgili düşüncelerini böyle anlatmış. Artık benzer yorumları Ortaköy ve Etiler mahallelerinin 65 yaş üstü sakinlerinden de duymak mümkün. Ortaköy ün Yaşam Evi 10 Şubat Salı günü, Etiler Yaşam Evi 3 Mart Salı günü konuklarını ağırlamaya başladı. Belediyesi Başkanı İsmail Ünal, CHP İlçe Başkanı Uğur Gedik, Ortaköy Mahallesi Muhtarı Refik Mamunlu ve lılar, Ortaköy Yaşam Evi nin açılışı birlikte yaptılar. Ortaköy Yaşam Evi nin çok güzel bir yer olduğunu belirten İsmail Ünal Zaman zaman diyetisyenler ve psikologlar da Yaşam Evi ne gelerek destek verecekler dedi. Belediyesi nin önemli projelerinden olan Yaşam Evi Projesi 65 yaş üstü, emekli ve sosyal olanakları kısıtlı vatandaşlara hizmet veriyor; onlara film izleyebilecekleri, oyun oynayabilecekleri, kitap okuyacakları keyifli bir ortak yaşam alanı sunuyor. Ücretsiz sağlık taraması Belediyesi, Florence Nightingale Hastanesi işbirliğinde ve Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü nün de desteği ile 60 yaş ve üzeri lılar için ücretsiz Felç Riski Hesaplama Kampanyası düzenliyor. Kampanya için başvuran ilk 500 kişi, Şişli Florence Nightingale Hastanesi nde ücretsiz olarak çeşitli testlerden geçirilecek, muayene edilecek. Her hafta çarşamba günleri 10 kişinin muayene edileceği ve inme risklerinin belirleneceği kampanyada Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü nün de desteği olacak. Kampanyaya başvuran hastalar için Belediyesi Levent Başkanlık binası önünden Florence Nightingale e ücretsiz servis hizmeti de verilecek. B+ İLKBAHAR 85

86 Haberler İsmail Ateş ten Evren Tasarımları Ortaköy Sanat Galerisi, 17 Şubat tan bu yana İsmail Ateş in resimlerini sanatseverlerle buluşturuyor. Türk resim sanatının son dönemde öne çıkan isimlerinden Ateş in sergisi Evren Tasarımları adını taşıyor. Ressam, akademisyen, sanat eleştirmeni Jale N. Erzen in resimlerle ilgili yorumu şöyle: İsmail Ateş in resimleri tinsel mekân kurguları. Geometrik biçimler, renk payetleri, gölge yansıtan renk yüzeyleri içerseler de bu mekânlar sınırlarla ve cisimlerle tanımlanmayı reddeden sonsuzluklar, süreklilikler ve açıklıkları ifade ediyorlar. Bu açıdan bütün duyumların simgesi olan renklerle nitelenmiş özgürlük ve varlık alanlarını temsil ediyorlar. Evren Tasarımları sergisi 11 Nisan a kadar gezilebilir. 2008, Evren Tasarımı - Mavi , Evren Tasarımı - Kobalt Mavisi. Ortaköy Sanat Galerisi Tel: , Evren Tasarımı - Kahverengi. 2007, Evren Tasarımı - Kırmızı , Evren Tasarımı - Kırmızı 4. Çağdaş, Vincent van Gogh un peşinde Sanatçılar, sanat tarihçileri, yazar ve entelektüellerden oluşan 25 kişilik bir grup 9-16 Haziran 2008 tarihleri arasında, Fransa nın Paris, Arles, Saint Remy, Saintes Maries de la Mer, Barbizon, Auvers sur Oise kentlerinde bir araya gelip Vincent van Gogh un izini sürdü. Gogh ve modernlik üzerinden bir dizi sanatsal çalışma gerçekleştirdi, Türkiye de ve Fransa da düşüncenin ve sanatın durumunu günlerce tartıştı, Günümüzde insanlığın ve sanatın yaşıyor olduğu tarihsel krizin muhtemel gelişimi ve çözüm önerileri nelerdir? sorusuna yanıt aradı. Bu çalışma ve tartışma döneminin sonuçları ise bir sergiye konu oldu: Vincent van Gogh un Peşinde/Modernizmin İzinde. Çağdaş ta 17 Mart ta açılacak Vincent van Gogh un Peşinde/ Modernizmin İzinde sergisi, alışılmış bir karma sergi olmaktan çok entelektüel bir deneyim/çalışma olarak sunuluyor. Her sanatçının farklılığının öne taşındığı sergide çok sayıda Van Gogh ve modernlik yorumu var. Özdemir Altan, Tomur Atagök, Bedri Baykam, Ekrem Kahraman, Utku Varlık, Ali Sirmen, Coşkun Aral, Ümit Gezgin, Prof. Dr. Kıymet Giray, Sunay Akın, Mustafa Asım Dinçer, Fransa daki çalışmaya katılan isimlerden bazıları... Vincent van Gogh un Peşinde/Modernizmin İzinde ; Doğu-Batı, Türkiye-AB ilişkilerinin sürekli gündemde bulunduğu bu dönemde etrafındaki tartışmalar açısından da ayrı bir önem kazanıyor. Bu kapsamlı ve ilginç çalışma Çağdaş ta 26 Nisan a kadar açık. Çağdaş, MKM Tel: B+ İLKBAHAR

87 Ustalara saygı Orhan Kemal i andık Ulus un Meyve Bahçeleri Belediyesi, Ulus ta meyve ağaçlarından oluşacak eşsiz bir bahçe tasarlıyor. Ulus Meyve Bahçesi ve Rekreasyon Alanı projesi için 140 bin ağaç lılarla buluşacak. Bu projede Uluslulara ferah ve yeşil bir alan ve bol oksijen sağlanması hedefleniyor. Çocuklara otuz saniye Sanat Galerisi, 3 Mart ta başlayan hayırlı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Genç fotoğraf sanatçısı Burak Sarıca nın 30 (Otuz Saniye) adını taşıyan sergisinden elde edilen gelir, 15. yılını kutlayan TOÇEV e (Tuvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı) bağışlanacak. Fotoğraflarında zamanı ve doğayı sorgulayan Sarıca nın çalışmaları 21 Mart a kadar Sanat Galerisi nde görülebilir. Kadın gözüyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamasına Rotary Kulubü de bir sergiyle katılıyor. Rotary Kulübü nün himayesinde düzenlenen Kadın Gözüyle Resim ve Heykel Sergisi 25 Mart a kadar Derinlikler Sanat Galerisi nde görülebilir. Sergiden elde edilen gelir Bolluca Çocuk Köyü ne bağışlanacak. Anadolu insanının en büyük sorunları olan göç, eğitimsizlik, geçim derdi ve dışlanmışlığı, satırlarıyla en yalın biçimde anlatan büyük usta Orhan Kemal, 16 Şubat Pazartesi akşamı Ustalara Saygı programında anıldı. Faruk Şuyün ün hazırladığı ve moderatörlüğünü üstlendiği etkinlikte, okurlara aralarında 72. Koğuş, Kardeş Payı ve Önce Ekmek in de bulunduğu sevilen birçok öyküyü; Baba Evi, Murtaza, Bereketli Topraklar Üzerinde, Gurbet Kuşları ve Cemile gibi romanları yadigâr bırakan Orhan Kemal, yapıtları ekseninde anıldı. Eserleri birçok kez sahneye ve beyazperdeye uyarlanan yazar için hazırlanan Ustalara Saygı toplantısına, aralarında Orhan Kemal Roman Armağanı sahiplerinin de bulunduğu edebiyatçıların yanı sıra tiyatro ve sinema dünyasından sevenleri de katılırken, Adalet Ağaoğlu, Adnan Özyalçıner, Bülent Kayabaş, Ergün Işıldar, Erol Şadi Erdinç, Fikret Otyam, Halit Kıvanç, Haydar Ergülen, Haşmet Zeybek, Hıfzı Topuz, Nebil Özgentürk ve Sennur Sezer, kitaplardan futbola, hapishaneden kamera önüne uzanan Orhan Kemal sohbetleriyle geceyi renklendirdi. Etkinlikte Bakırköy Belediye Tiyatroları sahnelerinde perde açan Orhan Kemal eseri Tersine Dünya nın Bitirim Leyla sı Gül Onat ve Ev Erkeği Süleyman ı Levent Tülek de yapıttan şarkılı bir bölümü seyirciler için yeniden yorumladı. Salih Kalyon ise 72. Koğuş taki ünlü Kaptan tiplemesini sahnede canlandırdı. Orhan Kemal Kültür Merkezi nin hazırladığı Kendi Sesinden Orhan Kemal ve Bir Ömür Böyle Geçti belgeselinden parçalarla Nebil Özgentürk ün Bir Yudum İnsan ından bir bölümü seyircilere sunulurken Ustalara Saygı toplantısına yazarın oğulları Işık Öğütçü ve Kemali Öğütçü ile kızı Yıldız Yorgancıoğlu da katılarak evdeki Orhan Kemal i anlatarak ünlü yazarı yeniden andılar. B+ İLKBAHAR 87

88 5 Soruda lılarla 'a dair... Röportaj ve Fotoğraflar: MEHMET CAN BİBER Ahmet Gülseren (33), Kitapçı, Çarşı sizin için ne demek? Ekmeğimi kazandığım yer, 30 senedir burada yaşıyorum. lı olmanın ayrıcalığı nedir sizce? Entelektüel insanların olması. Gelir düzeyi daha yüksek, müşterileri daha kaliteli. Nedir sizce ı, İstanbul un diğer bölgelerinden ayıranlar? Uzun bir sahilinin olması., Boğaz demek. Ayrıcalığı bunlardır. taki en favori noktanız neresi? Beltaş ın oraları seviyorum. Çarşı da favori noktam. Bu kadar çeşitli iş sektörünün yoğun olarak bünyesinde olmasını neye bağlıyorsunuz? Geçiş yeri olmasına bağlıyorum. Aybars Öztürk (39), Gümüşçü, Merkez sizin için ne demek? Yaşam. lı olmanın ayrıcalığı nedir sizce? Her şeyi. Her istediğimizin, her an elimizin altında olabilmesi. Eski hatıraları bende yaşatması ve de benim için eski bir sevgili gibi olması ın. Nedir sizce ı, İstanbul un diğer bölgelerinden ayıranlar? Dışarı çıktığında herkesin birbirine selam vermesi. İnsanların birbirini tanıması. taki en favori noktanız neresi? Dolmabahçe nin önünden geçen yol. Bu kadar çeşitli iş sektörünün yoğun olarak bünyesinde olmasını neye bağlıyorsunuz? Küçük esnafın yoğun olmasının nedeni, halkın bütçesine uygun bir yer olması. Hayri Kalpkırmaz (72), Fırıncı, Pazarı sizin için ne demek? bizim için yetiştiğimiz şehir demek. Bulunmaz bir nimet. lı olmanın ayrıcalığı nedir sizce? Herkesin birbirini tanıması. Nedir sizce ı, İstanbul un diğer bölgelerinden ayıranlar? Boğaz'ın en güzel yerinde olmamız. Vasıtalara yakın olması. taki en favori noktanız neresi? Sahil, Balık Pazarı ve dükkânım. Bu kadar çeşitli iş sektörünün yoğun olarak bünyesinde olmasını neye bağlıyorsunuz? Çok eskiden beri burada bir Pazar kültürü olmasına bağlıyorum. Hasan Gürsoy (39), Ev Aletleri Satışı, Sahil sizin için ne demek? bizim için yaşam alanı demek. Çocukluğumuzun geçtiği yer. lı olmanın ayrıcalığı nedir sizce? Daha elit bir semt. Problemsiz olmak, kültürlü olmak. Nedir sizce ı, İstanbul un diğer bölgelerinden ayıranlar? ın takımı var. Ayrı bir ruhtur lı olmak. taki en favori noktanız neresi? Sahil ve de Kartal heykelinin olduğu meydan. Bu kadar çeşitli iş sektörünün yoğun olarak bünyesinde olmasını neye bağlıyorsunuz? Hareketli, gel-geç bir semt. Geçiş yeri. Zülay Özden (49), Ev Hanımı, Arnavutköy sizin için ne demek? Huzur bulduğum yer. lı olmanın ayrıcalığı nedir sizce? İnsan gibi yaşamaktır, lı olmanın ayrıcalığı. Nedir sizce ı, İstanbul un diğer bölgelerinden ayıranlar? İstanbul un en saygılı semti olmasıdır. taki en favori noktanız neresi? Sahil. Bu kadar çeşitli iş sektörünün yoğun olarak bünyesinde olmasını neye bağlıyorsunuz? Belediye Başkanımıza bağlıyorum. 88 B+ İLKBAHAR

89 Güler Şengül (18) Meslek: Öğrenci Yer: Ortaköy sizin için ne demek? En çok dinlendiğim yer. lı olmanın ayrıcalığı nedir sizce? Ruha sahip olmak. Nedir sizce ı, İstanbul un diğer bölgelerinden ayıranlar? Sevgi dolu olması, denizin olması. taki en favori noktanız neresi? Ortaköy sahili. Bu kadar çeşitli iş sektörünün yoğun olarak bünyesinde olmasını neye bağlıyorsunuz? Buranın çok işlek olmasına ve Belediyenin çok iyi çalışmasına bağlıyorum. Demet Ortaç (28) Meslek: Müzisyen Yer: Aşiyan İbrahim Topaç (37) Meslek: Tekstilci Yer: Ortaköy sizin için ne demek? Çok güzel bir semt demek, hayat demek. lı olmanın ayrıcalığı nedir sizce? Her şeyi ayrıcalıktır ın. Top oynadım ta eskiden. Sahili de büyük bir farklılıktır. Nedir sizce ı, İstanbul un diğer bölgelerinden ayıranlar? Boğaz ıdır. taki en favori noktanız neresi? Ortaköy ve Stat. Bu kadar çeşitli iş sektörünün yoğun olarak bünyesinde olmasını neye bağlıyorsunuz? En büyük ve merkezi bir ilçe olmasına bağlıyorum. Berat Huylu (23) Meslek: Tezgahtar Yer: Merkez sizin için ne demek? Sevgi demek. Her şey demek. lı olmanın ayrıcalığı nedir sizce? Jimnastik Kulübü. Nedir sizce ı, İstanbul un diğer bölgelerinden ayıranlar? Bağlılık. taki en favori noktanız neresi? Stat. Bu kadar çeşitli iş sektörünün yoğun olarak bünyesinde olmasını neye bağlıyorsunuz? Merkezi bir yer olmasına ve imkan verilmesine bağlıyorum. sizin için ne demek? sanat demek. Stil demek. lı olmanın ayrıcalığı nedir sizce? lı olmanın ayrıcalığı, İstanbul u derinden hissetmektir. Nedir sizce ı, İstanbul un diğer bölgelerinden ayıranlar? Tarihidir. Kokusudur. Gerçek bir mazisinin olmasıdır. taki en favori noktanız neresi? Bütün benim için favori nokta. Bu kadar çeşitli iş sektörünün yoğun olarak bünyesinde olmasını neye bağlıyorsunuz? ımın çok gelişmiş olmasına Sibel Saraç (33) Meslek: Tekstilci Yer: Bebek sizin için ne demek? Yaşanılacak yer. Seviyorum ımı. lı olmanın ayrıcalığı nedir sizce? 24 saat boyunca yaşaması. Burası kadar canlı bir semt bulamazsınız. Nedir sizce ı, İstanbul un diğer bölgelerinden ayıranlar? Her türlü faaliyet var. Sinema, tiyatro. Çocuklarımız da gidebiliyor. taki en favori noktanız neresi? Ortaköy, çünkü oralıyım. Bu kadar çeşitli iş sektörünün yoğun olarak bünyesinde olmasını neye bağlıyorsunuz? Merkezi olmasına bağlıyorum. Kamil Çakır (26) Meslek: Oto Tamiri Yer: Arnavutköy sizin için ne demek? Futbol demek, iş demek. lı olmanın ayrıcalığı nedir sizce? Balık tutabilmek. Nedir sizce ı, İstanbul un diğer bölgelerinden ayıranlar? Boğaz dır, futbol takımıdır. taki en favori noktanız neresi? Arnavutköy. Bu kadar çeşitli iş sektörünün yoğun olarak bünyesinde olmasını neye bağlıyorsunuz? İstanbul un kalbi olduğu için. Dilek Duran (27) Meslek: Yönetmen Yardımcısı Yer: Merkez sizin için ne demek? Merkez demek. Nezih insanlar demek. lı olmanın ayrıcalığı nedir sizce? lı olmak, başlı başına bir ayrıcalıktır bence. Nedir sizce ı, İstanbul un diğer bölgelerinden ayıranlar? Her yere yakın olması ve tarihi. taki en favori noktanız neresi? Ortaköy ve Bebek. Bu kadar çeşitli iş sektörünün yoğun olarak bünyesinde olmasını neye bağlıyorsunuz? Bu ilçenin güzelliğine bağlıyorum. Ve de ulaşımın kolaylığına. B+ İLKBAHAR 89

90 24 Saat 'ta Yaşam Rehberi Her konu için arayın... 7 gün 24 saat ACİL NUMARALAR 110 Yangın İhbar 112 Sıhhi İmdat 121 Telefon Arıza 122 Ankesör Arıza 126 Kablo TV Arıza 154 Alo Trafik 155 Polis İmdat 156 Jandarma İmdat 158 Alo Sahil Güvenlik 175 Alo Tüketici 177 Orman Yangın İhbarı 182 Ruhsal Bunalım Danışma 184 Sağlık Danışma 185 Su Arıza 186 Elektrik Arıza 187 Gaz Arıza 188 Cenaze Hizmetleri Evlendirme Dairesi BEŞİKTAŞ BELEDİYES Belediye Başkanlığı Nisbetiye Mah. Aytar Cad. Tel: Faks: İletişim: Belediye Başkanlığı (Eski Bina) Çırağan Cad. No: 77 Yıldız Mah. Tel: (10 Hat) Faks: Özel Kalem Müdürlüğü Tel: Emlak ve İstimlak Müdürlüğü Tel: Teftiş Kurulu Müdürlüğü Tel: İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü Tel: Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Tel: Plan ve Proje Müdürlüğü Tel: Fen İşleri Müdürlüğü Tel: Park ve Bahçeler Müdürlüğü Tel: Temizlik İşleri Müdürlüğü Tel: Yazı İşleri Müdürlüğü Tel: Çevre ve Koruma ve Kontrol Müdürlüğü Tel: Mali Hizmetler Müdürlüğü Tel: Hukuk İşleri Müdürlüğü Tel: Sağlık İşleri Müdürlüğü Tel: Destek Hizmetler Müdürlüğü Tel: İmar ve Şehircilik Müdürlüğü Tel: Zabıta Müdürlüğü Tel: Evlendirme Dairesi Nüzhetiye Cad. No: 68 Türkali Mah. Tel: Ortaköy Zabıta Karakolu Tel: Çarşı Zabıta Karakolu Tel: Arnavutköy Zabıta Karakolu Tel: Levent Zabıta Karakolu Tel: Gayrettepe Zabıta Karakolu Tel: Dikilitaş Semt Evi Emirhan Cad. Dilek Sok. No.2 Tel: Ulus Yaşam Evi Nisbetiye Mah. Ilgın Sokak No: 3 Ulus- Tel: Ortaköy Yaşam Evi Ambarlıdere Yolu Sk. No: 4 Ortaköy Tel: Gençlik Merkezi Sinanpaşa Mah. Hasfırın Cad. No: 3 Kat: 5 Tel: Kız Öğrenci Yurdu Çitlenbik Sok. No: 29 Yıldız- Tel: Erkek Konukevi Prof. Dr. Bülent Tarcan Sok. No: 25/A Gayrettepe- Tel: , RESM DA RELER Harp Akademileri Komutanlığı Konaklar Mah. Org. İzzettin Aksalur Cad. Tel: İstanbul Merkez Komutanlığı Mecidiye Mah. Palanga Cad. No:62 Tel: Faks: İlçe Emniyet Müdürlüğü Yıldız Mah. Çırağan Cad. No: 81 Tel: Faks: Şube Emniyet Müdürlüğü Gayrettepe Mah. Prof. Dr. Bülent Tarcan Sok. No: 7 Tel: Faks: Kolordu Komutanlığı Konaklar Mah. Org. İzzettin Aksalur Cad. No: 1 Tel: Faks: Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü Gayrettepe Mah. Barbaros Bulvarı No: 137 Tel: Kadastro Müdürlüğü Cihannuma Mah.Yıldız Cad. No: 42 Tel: Faks: Darphane Dikilitaş Mah. Yenidoğan Sok. No: 55 Tel: Faks: Deniz Müzesi Komutanlığı Sinanpaşa Mah. Cezayir Cad. No: 2 Tel: Faks: Devlet İstatistik Enstitüsü Bölge Müdürlüğü Cihannuma Mah. Barbaros Bulvarı No: 53 Tel: Faks: Halk Eğitim Merkezi Dikilitaş Mah. Leylak Sok. No:10 Tel: Faks: İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Nisbetiye Mah. Okul Sok. No: 4 Tel: Faks: İlçe Özel İdare Müdürlüğü Yıldız Mah. Çırağan Cad. No: 77 Tel: Faks: İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı Nisbetiye Cad. Başlık Sok. No:1 Tel: Faks: Jandarma Bölge Komutanlığı Balmumcu Mah. Şakir Kesebir Cad. No: 1 Tel: Kaymakamlık Yıldız Mah. Çırağan Cad. No: 77 Tel: Faks: Nüfus Müdürlüğü Yıldız Mah. Çırağan Cad. No: 77 Tel: Faks: Milli Saraylar Daire Başkanlığı Vişnezade Mah. Dolmabahçe Cad. No: 11 Tel: Faks: Müftülük Sinanpaşa Mah. Cad.No: 37 Tel: Faks: Polis Eğitim Müdürlüğü Akat Mah. Selçuklar Sok. No: 24 Tel: Faks: B+ İLKBAHAR

91 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü Cihannuma Mah. Yıldız Cad. No: 42 Tel: Faks: Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü Cihannuma Mah. Yıldız Cad. No: 42 Tel: Faks: İSKİ Şube Müdürlüğü Tel: İSKİ Müşteri Hizmetleri Tel: Faks: İSKİ Şefliği Tel: Faks: TRT İstanbul Televizyonu Kuruçeşme Mah. Ahmet Adnan Saygun Cad. No: 83 Tel: Faks: İTFAİYE Tel: Faks: Türk Telekom Müdürlüğü Gayrettepe Mah. Yıldız Posta Cad. No: 40 Tel: Faks: İlçe Afet Merkezi Yıldız Mah. Çırağan Cad. No: 83 Tel: MUHTARLIKLAR Abbasağa Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Yüksel Sağat Cihannuma Mah. Çömezler Sok. No: 1 Tel: Faks: Ortaköy Mahallesi Muhtarlığı POLİS MERKEZLERİ Arnavutköy Polis Merkezi 1.Cadde No: 52 Arnavutköy- Tel: Polis Merkezi Yıldız Parkı girişi Çırağan- Tel: Etiler Şehit Naci Soydan Polis Merkezi Nisbetiye Caddesi Dilhayat Sok. No: 1 Etiler- Tel: Levent Polis Merkezi Hacı Adil Caddesi No:1 Levent- Tel: Faks: H ZMET B R MLER BEDAŞ Bedaş Genel Müdürlük Tel: Faks: Bedaş Beyoğlu İşletme Şefliği Tel: Faks: İ.E.T.T. 1. Hareket Amirliği Tel: İ.E.T.T. Boğaz Hareket Amirliği Tel: İ.E.T.T. İşletme Şefliği Tel: İ.E.T.T. Dereboyu Hareket Amirliği Tel: İ.E.T.T. 4. Levent Aktarma Merkez Amirliği Tel: İGDAŞ Genel Müdürlüğü Tel: Faks: İGDAŞ İstanbul Bölge Müdürlüğü Tel: Faks: İGDAŞ Etiler Şefliği Tel: Faks: İGDAŞ Fulya İşletme Şefliği Tel: Faks: Akat Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Murat Tayfun Kirmanlı Akat Mah. Haydar Aliyev Cad. No: 3 Tel: Faks: Arnavutköy Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Sedef İrteş Arnavutköy Mah. Satış Meydanı Sok. No: 27 Tel: Faks: Balmumcu Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Cüneyt Doğan Balmumcu Mah. Zincirlikuyu Sok. No: 21 Tel: Faks: Bebek Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Aydın Onar Bebek Mah. Bebek Hamamı Sok. No: 8B Tel: Faks: Cihannuma Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Ertan Kurtlutepe Cihannuma Mah. Mazharpaşa Sok. No: 15 D: 1 Tel: Faks: Dikilitaş Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Abdullah Sızmaz Dikilitaş Mah. Cami Meydanı Sok. No: 12A Tel: Faks: Etiler Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Seçil Eşki Etiler Mah. Ahular Sok. No: 19 Tel: Faks: Gayrettepe Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Necla Başar Gayrettepe Mah. Fahri Gizden Sok. No: 26 Tel: Faks: Konaklar Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Mehmet Rıfat Akyüz Konaklar Mah. Faruk Nafiz Çamlıbel Sok. No: 1 Tel: Faks: Kuruçeşme Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Adnan Soysal Kuruçeşme Mah. Kırbaç Sok. No: 40 Tel: Faks: Kültür Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Dursun Gül Kültür Mah. Sekbanlar Sok. No: 88 Tel: Faks: Levazım Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Ziya Uygur Levazım Mah. Koru Sok. No: 7 Tel: Faks: Levent Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Muzaffer Türk Levent Mah. Gonca Sok. No: 12 Tel: Mecidiye Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Sabit Akgün Mecidiye Mah. Ambarlıdere Sok. No: 5 Tel: Muradiye Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Cengiz Hacıömeroğlu Muradiye Mah. Muradiye Deresi Sok. No: 2 Beşitaş Tel: Nisbetiye Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Hatice Ayşe Şirinler Nisbetiye Mah. Ahmet Adnan Saygun Cad. No: 30 Tel: Ortaköy Mahalle Muhtarlığı Gürcü Kızı Sokak. No:4 Tel: Sinanpaşa Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Zeki Bölükbaşı Sinanpaşa Mah. Hasfırın Cad. No: 5 Tel: Türkali Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Y. Ahmet Bayraktar Türkali Mah. Ihlamurdere Cad. No: 136 Tel: Ulus Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Kadir Gedik Ulus Mah. Öztopuz Cad. Yol Sk. No: 2 Tel: Faks: Vişnezade Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Reyhan Cinyusuf Vişnezade Mah. Şair Nedim Cad. No: 53 Tel: Faks: Yıldız Mahalle Muhtarlığı Muhtar: Şevki Yıldırım Yıldız Mah. Çırağan Cad. No: 17/1 Tel: SAĞLIK KURULUŞLARI Dentistanbul Diş hastanesi Abbasağa Mah. Yıldız Cad. No: 71 Tel: Dünya Göz Hastanesi Nisbetiye Mah. Saydam Sok. No: 1 Tel: Hattat Hastanesi Levent Mah. Yeni Sülün Sok. No: 13 Tel: Metropolitan Florance Nightingale Hastanesi Gayrettepe Mah. Cemil Arslan Güder Sok. No: 8 Tel: Levent Semt Polikliniği Levent Mah. Binbir Çiçek Sok. No: 2 Tel: Şaban Gündeş Semt Polikliniği Kültür Mah. İETT Blokları Yolu No: 21 Tel: Ege Polikliniği Nisbetiye Mah. Nisbetiye Cad. No: 26/16 Tel: Polikliniği Sinanpaşa Mah. Şair Leyla Sok. No: 2 Tel: Sefa Polikliniği Muradiye Mah. Nüzhetiye Cad. No: 15/2 Tel: Transmad Polikliniği Levent Mah. Fulyalı Sok. No: 7 Tel: Cosmed Polikliniği Levent Mah. Yeni Sülün Sok. No: 17 Tel: Yaşasın Hayat Polikliniği Vişnezade Mah. Süleyman Seba Cad. No: 39 Tel: Medis Polikliniği Konaklar Mah. Akasyalı Sok. No: 10 Tel: Clinika Gayrettepe Polikliniği Gayrettepe Mah. Yıldız Posta Cad. No: 34 Tel: Micromed Polikliniği Levent Cad. Sümbül Sok. No: 34/A Levent Tel: Etiler Kardiyoloji Polikliniği Akat Mah. Nisbetiye Cad. No: 41/25 Tel: Kranioplast Polikliniği Nisbetiye Mah. Aytar Cad. No: 40: 7 Tel: Refresh Polikliniği Levent Mah. Krizantem Sok. No: 19 Tel: Tunç Polikliniği Kültür Mah. Esra Sok. No: 2A D: 3 Tel: Güzel Günler Polikliniği Levent Mah. Güllü Sok. No: 4 Tel: Dikilitaş Sağlık Ocağı Dikilitaş Mah. Bestekâr Aralığı Sok. No: 4 Tel: Sağlık Grup Başkanlığı Yıldız Mah. Çırağan Cad. No: 77 Tel: Verem Sağlık Dispanseri Sinanpaşa Mah. Sinanpaşa Köprüsü Sok. No: 13 Tel: Faks: Merkez Sağlık Ocağı Yıldız Mah. Çırağan Cad. No: 77 Tel: Faks: Ana Çocuk Sağlığı Dispanseri Mecidiye Mah. Müverrih Saadettin Sok. No: 20 Tel: SSK Dispanseri Cihannuma Mah. Bostancı Veli Sok. No: 3 Tel: B+ İLKBAHAR 91

92 24 Saat Sait Çiftçi Kamu Sağlığı Merkezi Dikilitaş Mah. Barbaros Bulvarı No: 109 Tel: Ortaköy Tıp Merkezi Balmumcu Mah. Varnalı Sok. No: 3 Tel: Ortaköy Beltaş Sağlık Ocağı Mecidiye Mah. Müverrih Saadettin Sok. No: 20 Tel: Levent Sağlık Ocağı Nisbetiye Mah. Yücel Sok. No: 15 Tel: Karanfilköy Sağlık Ocağı Akat Mah. Zeytinoğlu Cad. No: 121 Tel: Baykent Tıp Merkezi Nisbetiye Mah. Aydın Sok. No: 8 Tel: Boğaziçi Tıp Merkezi Dikilitaş Mah. Yenidoğan Sok. No: 7 Tel: Çebi Tıp Merkezi Ortaköy Mah. Dereboyu Cad. No: 58 Tel: Ota Tıp Merkezi Sinanpaşa Mah. Cad. No: 23 Tel: Jinemed Tıp Merkezi Muradiye Mah. Deryadil Sok. No: 1 Tel: Dikilitaş Tıp Merkezi Dikilitaş Mah. Karakol Çıkmazı Sok. No: 1A Tel: Acıbadem Etiler Tıp Merkezi Nisbetiye Mah. Aytar Cad. No: 40/8 Tel: International Etiler Tıp Merkezi Levent Mah. Nisbetiye Cad. No: 19 Tel: Belediyesi Lezzet Evi Otim Med Diyaliz Merkezi Dikilitaş Mah. Yeşilçimen Sok. No: 9 Tel: Renmed Diyaliz Merkezi Levent Mah. Begonya Sok. No: 10 Tel: K.S.V. Onkoloji Merkezi Nisbetiye Mah. Yücel Sok. No: 6-8 Tel: Cosmed Estetik ve Plastik Cerrahi Merkezi Levent Mah. Yeni Sülün Sok. No: 17 Tel: Levent Genel Cerrahi Merkezi Levent Mah. Yasemin Sok. No: 2/1 Tel: İstanbul Anestezi Merkezi Levent Mah. Çamlık Cad. No: 31 Tel: İstanbul Ortopedi Merkezi Levent Mah. Çilekli Cad. No: 32 Tel: Onep Estetik ve Plastik Cerrahi Merkezi Levent Mah. Manolyalı Sok. No: 15 Tel: Novita Cerrahi Merkezi Levent Mah. Manolyalı Sok. No: 5 Tel: Özel Acıbadem Göz Sağlığı Merkezi Etiler Mah. Yıldız Çiçeği Sok. No: 7 Tel: Özel Dünya Göz Sağlığı Merkezi Nisbetiye Mah. Aytar Cad. No: 38/ Tel: Kuruçeşme Arena Sevgi Kadın Sağlığı Merkezi Nisbetiye Mah. Aytar Cad. No: 38/11 Tel: Özel Gastro Med Merkezi Nisbetiye Mah. Aytar Cad. No: 38 Kat: 2 Tel: Fertijin Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Mrk. Bebek Mah. Bebek Dağı Sok. No: 99 Tel: Natal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Nisbetiye Cad. Erdölen İş Merkezi No: 38 / 13 Etiler Tel: Jinepol Kadın Sağlığı Kliniği Aytar Cad. Başlık Sok 1/B Levent Tel: Faks: Animalia Hayvan Hastanesi Levent Mah. Yeni Sülün Sok. No: 1 Tel: (4 Hat) OTELLER Bebek Oteli Bebek Mah. Cevdetpaşa Cad. No: 34 Tel: Faks: Conrad International Yıldız Mah. Yıldız Cad. No: 79 Tel: Faks: Çırağan Palace Kempinski Yıldız Mah. Çırağan Cad. No: 32 Tel: Faks: Dedeman Otel Gayrettepe Mah. Yıldız Posta Cad. No: 50 Tel: Faks: La Maison Hotel Yıldız Mah. Müvezzi Cad. No: 43 Tel: Faks: Ortaköy Princess Hotel Ortaköy Mah. Dereboyu Cad. No: 10 Tel: Faks: Parksa Hilton Vişnezade Mah. Bayıldım Cad. No: 12 Tel: Faks: Radisson Sas Bosphorus Hotel Yıldız Mah. Ortaköy Salhanesi Sok. No: 9 Tel: Faks: Sürmeli Hotel Gayrette pe Mah. Prof. Dr. Bülent Tarcan Sok. No: 3 Tel: Faks: The Plaza Otel Gayrettepe Mah. Barbaros Bulvarı No: 165 Tel: Faks: Hotel Les Ottomans Kuruçeşme Mah. Muallim Naci Cad. No: 68 Tel: Faks: Swissôtel The Bosphorus, Istanbul Bayıldım Caddesi No: 2 Maçka Tel: Faks: W Hotel Süleyman Seba Cad. No: 22 Tel: Faks: SİNEMALAR Akmerkez AFM Kültür Mah. Nisbetiye Cad. No: 56 Tel: Peugeot Cine City (Alkent Sitesi) Akat Mah. Tepecik Yolu Kaktüs Sok. No: 3 Tel: Mayadrom AFM Akat Mah. Orkide Sok. No: 1 Tel: Movieplex Sinemaları Nisbetiye Mah. Aytar Cad. No: 11 Tel: Ortaköy Feriye Sinemaları Yıldız Mah. Çırağan Cad. No: 42 Tel: Sinematek Levent Mah. Çalıkuşu Sok. No: 2-4 Tel: KÜLTÜR MERKEZLERİ Akatlar Kültür Merkezi Melih Cevdet Anday Sahnesi Akat Mah. Zeytinoğlu Cad. No: 16 Tel: Mustafa Kemal Merkezi Attila İlhan Sahnesi Akat Mah. Uğur Mumcu Cad. No: 8 Tel: Levent Kültür Merkezi Onat Kutlar Sinema Salonu Levent Mah. Çalıkuşu Sok. No: 2-4 Tel: Ortaköy Kültür Merkezi Afife Jale Sahnesi Ortaköy Mah. Ortaköy Dere Çıkmazı No: 1 Tel: Kültür Merkezi Sinanpaşa Mah. Hasfırın Cad. No: 7 Tel: MÜZELER Aşiyan Müzesi Bebek Mah. Aşiyan Yolu No: 15 Tel: Deniz Müzesi Sinanpaşa Mah. Cezayir Cad. No: 2 Tel: B+ İLKBAHAR

93 Mimar Sinan Üniversitesi Resim Heykel Müzesi Vişnezade Mah. Dolmabahçe Cad. No: 4 Tel: TAKSİ DURAKLARI Abbasağa Mahallesi Şehir Müzesi Yıldız Mah. Serencebey Yokuşu Yıldız Sarayı Tel: Yıldız Sarayı Müzesi Yıldız Mah. Serencebey Yokuşu Tel: Yıldız Taksi Tel: Conrad Taksi Tel: Çırağan Taksi Tel: ÜNİVERSİTELER Bahçeşehir Üniversitesi Yıldız Mah. Osmanpaşa Mektebi Sok. No: 4-6 Tel: Boğaziçi Üniversitesi Bebek Mah. Şehitlik Dergâhı Sok. No: 2 Bebek Mah. Cevdetpaşa Cad. No: 115 Tel: Galatasaray Üniversitesi Yıldız Mah. Çırağan Cad. No: 36 Tel: İstanbul Teknik Üniversitesi Vişnezade Mah. Süleyman Seba Cad. No: 90 Tel: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Yıldız Mah. Çiğdem Sok. No: 1 Tel: Yıldız Teknik Üniversitesi Yıldız Mah. Hamam Sok. No: 2 Tel: Dolmabahçe Saat Kulesi Akat Mahallesi Karanfil Taksi Tel: Akatlar Taksi Tel: Site Taksi Tel: Mayadrom Taksi Tel: Arnavutköy Mahallesi İskele Taksi Tel: Sizin Taksi Tel: Kültür Taksi Tel: Bebek Taksi Tel: Balmumcu Mahallesi Merkez Taksi Tel: Levazım Taksi Tel: Yıldız Şale Köşkü Bebek Mahallesi Çınar Taksi Tel: İkiler Bizim Taksi Tel: İskele Taksi Tel: Dikilitaş Mahallesi Güven Taksi Tel: Dikilitaş Merkez Taksi Tel: Emirhan Taksi Tel: Dikilitaş Taksi Tel: Öner Taksi Tel: Koza Taksi Tel: Etiler Mahallesi Doğan Taksi Tel: Günaydın Taksi Tel: Özen Taksi Tel: Bahar Taksi Tel: Gayrettepe Mahallesi Esentepe Taksi Tel: İdil Taksi Tel: Cihan Taksi Tel: Esen Taksi Tel: Öz Ulaş Taksi Tel: Konak Mahallesi Oyak Site Taksi Tel: Yeni Levent Taksi Tel: Levent Merkez Taksi Tel: Konaklar Taksi Tel: Köşk Taksi Tel: Kuruçeşme Mahallesi Çeşme Taksi Tel: Park Taksi Tel: Sahil Taksi Tel: Kültür Mahallesi Bulut Taksi Tel: Levent Mahallesi Sevgi Taksi Tel: Basın Taksi Tel: Levent Taksi Tel: Site Taksi Tel: Levent Merkez Taksi Tel: Uygun Taksi Tel: Birlik Taksi Tel : Nisbetiye Mahallesi Birlik Taksi Tel: Nisbetiye Taksi Tel: Öz Turizm Taksi Tel: Ortaköy Mahallesi Öz Ortaköy Taksi Tel: Aile Taksi Tel: Ulus Mahallesi Merkez Taksi Tel: Ulus Vadi Taksi Tel: Öz Ulus Taksi Tel: Ulus Taksi Tel: Ulus Turizm Taksi Tel: Turizm Taksi Tel: Vişnezade Mahallesi Öz Valide Çeşme Taksi Tel: Valide Çeşme Taksi Tel: Merkez Taksi Tel: İSKELELER Arnavutköy İskelesi Arnavutköy Mah. Bebek-Arnavutköy Cad. Tel: Bebek İskelesi Bebek Mah. Cevdetpaşa Cad. Tel: İskelesi Sinanpaşa Mah. Cezayir Cad. Tel: Ortaköy İskelesi Mecidiye Mah. Vapur İskelesi Sk. Tel: B+ İLKBAHAR 93

94 Eski Yıldız Sarayı na çıkan yolda bugün insan seli yerine dinginlik hâkim. Toplumsal heyecan ise o günlerden bugünlere aynı... Yıldız Camii nde bir cuma selamlığı / Cengiz Kahraman Arşivi 94 B+ İLKBAHAR

95

96 Yönetim Anlayışımız: 3 Güvenli Bir Yaşam Güvenilir Bir Kent Derece Yönetim 3 Ulaşılabilir Erişilebilir Hizmetler 3 Katılımcı Demokratik Yönetim BEŞİKTAŞ A HİZMET SONUNA KADAR!

YAȘLI OLMAK ÖNCE İNSAN ÇOCUKLAR. Yașlılık Bir Varlıktır Bilge Yașlıdan Korunmaya Muhtaç Yașlıya Alzhemier; Öncesiz-Sonrasız. yiz.

YAȘLI OLMAK ÖNCE İNSAN ÇOCUKLAR. Yașlılık Bir Varlıktır Bilge Yașlıdan Korunmaya Muhtaç Yașlıya Alzhemier; Öncesiz-Sonrasız. yiz. Görme engelliler için Sesli Dergi CD niz kapak içindedir biz bir yiz Yıl: 1 Sayı: 1 Temmuz-Ağustos-Eylül 2012 YAȘLI OLMAK Yașlılık Bir Varlıktır Bilge Yașlıdan Korunmaya Muhtaç Yașlıya Alzhemier; Öncesiz-Sonrasız

Detaylı

10. YIL. Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı Sonuç Raporları

10. YIL. Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı Sonuç Raporları 10. YIL Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı Sonuç Raporları 27 Mayıs 2013 ÖNSÖZ Demokrasinin ve Anayasamızın en temel prensiplerinden biri olan bilgi edinme hakkı, kamu yönetiminde açıklığın ve şeffaflığın sağlanması

Detaylı

2014 ÜN EN İYİ 10 KONUT PROJESİ

2014 ÜN EN İYİ 10 KONUT PROJESİ OCAK 2015 SAYI 5 www.yeniprojeler.com İNTERAKTİF PROJE GAYRİMENKUL YATIRIM DEKORASYON YAPI DERGİSİ 2014 ÜN EN İYİ 10 KONUT PROJESİ İNŞAAT 2015 TE TÖKEZLEYECEK Mİ? DUMANKAYA DAN D PLANI NEF TEN KOLAY YATIRIM

Detaylı

Kafkas Dernekleri Federasyonu. YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU

Kafkas Dernekleri Federasyonu. YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU Kafkas Dernekleri Federasyonu YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU Ankara, 2006 YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU Kafkas Dernekleri Federasyonu

Detaylı

ZM RL OLMAK. SEMPOZYUM B LD R LER 22-24 Ekim 2009-1-

ZM RL OLMAK. SEMPOZYUM B LD R LER 22-24 Ekim 2009-1- ZM RL OLMAK SEMPOZYUM B LD R LER 22-24 Ekim 2009-1- Bu kitap BB Ahmet Pirifltina Kent Arflivi ve Müzesi taraf ndan yay na haz rlanm fl olup zmir Büyükflehir Belediyesi nin kültür hizmetidir. zmir Büyükflehir

Detaylı

ZİRVE SONUÇ kitabı. www.balkanekonomizirvesi.com

ZİRVE SONUÇ kitabı. www.balkanekonomizirvesi.com ZİRVE SONUÇ kitabı www.balkanekonomizirvesi.com www.balkanekonomizirvesi.com / 3 1. RUMELİSİAD ULUSLARARASI BALKAN EKONOMİ ZİRVESİ 01-02 ARALIK 2012 PROJE SAHİBİ DESTEKLEYEN KURUMLAR I. RUMELİSİAD ULUSLARARASI

Detaylı

şahin: Pendik in yapısı kültür ve sanatla değişecek

şahin: Pendik in yapısı kültür ve sanatla değişecek MARMARA BELEDİYELER BİRLİĞİ YAYIN ORGANIDIR TEMMUZ 2015 - SAYI: 48 - ÜCRETSİZDİR www.marmara.gov.tr şahin: Pendik in yapısı kültür ve sanatla değişecek Pendik Belediye Başkanı Kenan Şahin bir doktor...

Detaylı

ERGOBizK fl 2010-Say. ERGO SV ÇRE N N ücretsiz yay n d r Üç ayda bir yay nlan r

ERGOBizK fl 2010-Say. ERGO SV ÇRE N N ücretsiz yay n d r Üç ayda bir yay nlan r 01 ERGOBizK fl 2010-Say ERGO SV ÇRE N N ücretsiz yay n d r Üç ayda bir yay nlan r Ak n Kozano lu: "Ana hedefimiz, sahip oldu umuz küresel güç ve tecrübeyle Türkiye sigorta ve emeklilik pazar nda daima

Detaylı

İYİ YÖNETİŞİM EL KİTABI

İYİ YÖNETİŞİM EL KİTABI İYİ YÖNETİŞİM EL KİTABI Yayına Hazırlayan: FİKRET TOKSÖZ İYİ YÖNETİŞİM EL KİTABI ISBN 978-605-5832-00-1 TESEV YAYINLARI Yayına Hazırlayan: Fikret Toksöz, TESEV Kitap Tasarımı: Rauf Kösemen, Myra Kapak

Detaylı

Yeni bir KIZILAY. düşünüyorum. yeni toplumcu belediye

Yeni bir KIZILAY. düşünüyorum. yeni toplumcu belediye KIZILAY Yeni bir düşünüyorum yeni toplumcu belediye Çankaya Belediyesi Bas n Yay n ve Halkla liflkiler Müdürlü ü Tel : 0312-458 89 05 Faks : 0312-434 28 47 halkils@cankaya.bel.tr Bask Tarihi: fiubat 2010

Detaylı

Binlerce Ümraniyeli Birlik ve Beraberlik Sofralarında Buluştu

Binlerce Ümraniyeli Birlik ve Beraberlik Sofralarında Buluştu ağustos 2013 sayı 41 Binlerce Ümraniyeli Birlik ve Beraberlik Sofralarında Buluştu Her Türlü Darbe Gayrimeşrudur sf. 06 Hedef: Her Yere Metro! sf. 08 Ramazan Bu Yıl da Bir Başka Yaşandı sf. 14 İstanbul

Detaylı

Açılış Konuşması, Davut Kavranoğlu

Açılış Konuşması, Davut Kavranoğlu SONUÇ BİLDİRGESİ Açılış Konuşması, Davut Kavranoğlu Sevgili genel başkan yardımcım, çok değerli misafirler Yeni Dijital Dünya toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. Geçmişin tecrübesiyle bugünün dünyasını

Detaylı

Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı

Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı Türkçe versiyon Altındağ Nilüfer Osmangazi Tepebaşı Umeå Yıldırım Elif Karadenizli Bostancıoğlu Süleyman Yavuz Yiğit Bağdaş Ali Gülbay Süleyman

Detaylı

ISSN 1307-6124 www.milasmedya.com

ISSN 1307-6124 www.milasmedya.com ISSN 1307-6124 www.milasmedya.com Yıl: 65 Sayı: 10346 21.11.2014 Cuma Fiyatı: 75 Krş. (KDV Dahil) Kurucusu: Turgut Dizdar 430 gündür sayfa 2 de direnişe devam Yeniköy, Kemerköy, Yatağan Santrali nin özelleştirilmemesi

Detaylı

ELAZIĞ İLİNİN EKONOMİK GELİŞMESİ

ELAZIĞ İLİNİN EKONOMİK GELİŞMESİ 2009/202 ELAZIĞ İLİNİN EKONOMİK GELİŞMESİ SEMİNER AÇILIŞ - TEBLİĞ - PANEL ELAZIĞ, 2009 1 İşbu kitap, 9 Ekim 2009 Cuma günü, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu nda gerçekleştirilen Seminerin

Detaylı

ebülten Bülend Engin: ÇTSO olarak ilklere imza atan oda olduk ÇANAKKALE TİCARET VE SANAYİ ODASI ORTAK KOMİTE VE MECLİS TOPLANTISI YAPILDI

ebülten Bülend Engin: ÇTSO olarak ilklere imza atan oda olduk ÇANAKKALE TİCARET VE SANAYİ ODASI ORTAK KOMİTE VE MECLİS TOPLANTISI YAPILDI ETKİNLİKLER... 1 DUYURULAR... 8 İHALELER.... 10 FUARLAR... 11 DIŞ TİCARET TALEPLERİ. İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ. MEVZUAT... 11 ORTAK KOMİTE VE MECLİS TOPLANTISI YAPILDI Bülend Engin: ÇTSO olarak ilklere imza

Detaylı

lüyorum. Ebeveynlerinizi seniz düşersiniz. i belki de hiçbir şeyi Bu hayat mağduri- kalmayacak vaziyet-

lüyorum. Ebeveynlerinizi seniz düşersiniz. i belki de hiçbir şeyi Bu hayat mağduri- kalmayacak vaziyet- 01-15 ARALIK 2014 \\ www.212haber.com // Yıl:4 Sayı: 66 Fiyatı: 1 HAYATI OGRETIYORLAR BUGÜNLERDE farklı bir İLKELERİNİZDEN TAVİZ VERMEYİN projeye imza atan Darülaceze, Hayat Okulu ile çınarlarından biri

Detaylı

SEMPOZYUM 16-17-18 Nisan 2010. CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA DOĞRU ÜNİVERSİTE VİZYONUMUZ (Tebliğler)

SEMPOZYUM 16-17-18 Nisan 2010. CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA DOĞRU ÜNİVERSİTE VİZYONUMUZ (Tebliğler) SEMPOZYUM 16-17-18 Nisan 2010 CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA DOĞRU ÜNİVERSİTE VİZYONUMUZ (Tebliğler) Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi Ankara - 2010 SEMPOZYUM 16-17-18 Nisan 2010 CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA

Detaylı

Odamız Kurum İçi Eğitim düzenliyor

Odamız Kurum İçi Eğitim düzenliyor sayı 238 / 1 haziran 2014 TMMOB 43. Olağan Genel Kurul 1 Haziran 2014 1 Sonuç Bildirisi...4 te TMMOB 43. Dönem Kurulları... 6 da TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI YAYIN ORGANIDIR Denetleme Kurulu ilk toplan

Detaylı

MILAS. Muğla 3-2-1 ile. Yıl: 12 Sayı: 3591 08 Haziran 2015 Pazartesi Fiyatı: 75 Krş. (KDV Dahil) Hasan Kökten

MILAS. Muğla 3-2-1 ile. Yıl: 12 Sayı: 3591 08 Haziran 2015 Pazartesi Fiyatı: 75 Krş. (KDV Dahil) Hasan Kökten Bağımsız Günlük Siyasi Gazete gazete MILAS Yıl: 12 Sayı: 3591 08 Haziran 2015 Pazartesi Fiyatı: 75 Krş. (KDV Dahil) Muğla 3-2-1 ile www.gunaydinmilas.com Milas ın gündemini gunaydinmilas.com dan takip

Detaylı

Tüketici odaklı olmak...

Tüketici odaklı olmak... AYIN RÖPORTAJI a 6 ISSN: 1309-0054 Sayfa 5 Sayfa Sayfa 5 65 Sayfa 9 OCAK-ŞUBAT 2014 www.deloitte.com.tr Tüketici odaklı olmak... Tüketiciyi merkeze alma odaklı bir dönüşüm sürecini, Deloitte işbirliğiyle

Detaylı

Veda SUNUŞ. Sevgili Sarı-Siyahlılar; 7. sayımızda (Kış 2011) tekrar merhaba.

Veda SUNUŞ. Sevgili Sarı-Siyahlılar; 7. sayımızda (Kış 2011) tekrar merhaba. 07KIŞ 2011 SUNUŞ Veda Sevgili Sarı-Siyahlılar; 7. sayımızda (Kış 2011) tekrar merhaba. Geçen üç aylık dönemde bahçe yemeği, hazırlık sınıfları ile tanışma toplantısı, üniversitede okuyan genç mezunlarımızla

Detaylı

REKTÖRÜMÜZÜN MESAJI ÖĞRENCİ KONSEYİ BAŞKANI MESAJI KAMPÜS'TEN NOTLAR YENİ BİR ORYANTASYONUN ARDINDAN ÖZGÜN, DİSİPLİNLER ARASI VE ARAŞTIRMAYLA

REKTÖRÜMÜZÜN MESAJI ÖĞRENCİ KONSEYİ BAŞKANI MESAJI KAMPÜS'TEN NOTLAR YENİ BİR ORYANTASYONUN ARDINDAN ÖZGÜN, DİSİPLİNLER ARASI VE ARAŞTIRMAYLA SAYI 30 KIŞ 2011 İÇİNDEKİLER KULE 30 KOÇ ÜNİVERSİTESİ ADINA SAHİBİ Prof. Dr. Umran İnan YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Ayça Yürük EDİTÖR Enis Demirbağ GÖRSEL YÖNETMEN Levent Pakdamar KATKIDA BULUNANLAR Leyla Atay,

Detaylı

Özışık'a stratejik görev

Özışık'a stratejik görev Durmuş Tanış: 'İşi ehline veririm' Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen Kariyer Günlerine katılan Tanışlar Grup Yönetim Kurulu Başkanı hemşehrimiz Durmuş Tanış başarı hikayesini anlattı. Yozgat

Detaylı

Enerji sektöründe riske dayalı karar verme artıyor! House da buluştu

Enerji sektöründe riske dayalı karar verme artıyor! House da buluştu ISSN: 1309-0054 Sayfa 8 Farklı bir bakış açısına mı ihtiyacınız var? Enerji sektöründe riske dayalı karar verme artıyor! Sayfa 10 The Kasım 2014 - Ocak 2015 Deloitte Times www.deloitte.com.tr Vergisel

Detaylı