Bu dünya, yoruldu mu kuşlar konsun diyedir Haziran Direnişi nde ölümsüzleşenlerin anısına

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bu dünya, yoruldu mu kuşlar konsun diyedir Haziran Direnişi nde ölümsüzleşenlerin anısına"

Transkript

1 Bu dünya, yoruldu mu kuşlar konsun diyedir Haziran Direnişi nde ölümsüzleşenlerin anısına

2 elbet bir bildiği var bu çocukların kolay değil öyle genç ölmek yeşil bir yaprak gibi yüreği koparıp ateşe atmak pek öyle kolay değil hem öyle bir ağaç ki şu yaşamak denilen şey her bahar yeniden yeniden tomurcuklanır da yalnız bir bahar çiçeklenir a benim gülüm! Hasan Hüseyin

3 Mehmet Ayvalıtaş 2 Haziran 2013 Abdullah Cömert 3 Haziran 2013 Ethem Sarısülük 14 Haziran 2013 Medeni Yıldırım 28 Haziran 2013 Ali İsmail Korkmaz 10 Temmuz 2013 Ahmet Atakan 10 Eylül 2013

4

5 DEVRİMCİ PROLETARYA Yaşasın Proletarya Sosyalizmi!

6 PİNA BASIM YAYIN DAĞITIM İstiklal Caddesi Balo Sk. No: 32 Kat. 2 Daire No: 8 Beyoğlu/İstanbul Devrimci Proletarya Yerel Süreli Siyasi Dergi Sayı:4 Pina Basım Yayın Dağıtım San. ve Tic. Ltd. Şti. adına İmtiyaz Sahibi: Hüseyin Kezik Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Ali Filizler Yönetim Yeri: İstiklal Caddesi Balo Sk. No: 32 Kat. 2 Daire No: 8 Beyoğlu/İstanbul Tel: Baskı: Özdemir Matbaacılık Adres: Davutpaşa Cd. Güven Sanayii Sitesi C Blok No:242 Topkapı/İSTANBUL Tel: Fiyat: 10 TL ARALIK OCAK 2014

7 derken karanfil elden ele HAZİRAN DİRENİŞİ bu daha başlangıç mücadeleye devam...

8

9 İÇİNDEKİLER Sunu: Keşke Yalnız Bunun İçin İsyan Etseydik 11 Anlamak Gideni ve Gelmekte Olanı 13 Taksim: Direniş, Özgürlük, Sosyalizm! 43 Ve Biz Bilmezdik Taksim in Bu Kadar Özgür Olduğunu/ Yasaklanmadan Önce! 63 Artık Yeni Bir Noktadayız 97 Haziran Direnişi nin Ortaya Çıkardığı Kültür-Sanat Üzerine 101 Direnişin Zayıf Karnı: Orta Sınıf ve Pasifizm 115 Çatışma Kaçınılmazdır! 133 Haziran Direnişi Üzerine Notlar 149 Tek Kişi/Tek Parti Diktatörlüğü mü, Burjuvazinin Mali Oligarşik Diktatörlüğü mü? 157 Gezi nin Surlarda Açtığı Gediği Büyütmek 167 Zor, Her Toplumsal Dönüşümün Ebesidir 181 Bu Daha Başlangıç 185

10 Zamanın Ruhu: Artık Yeni Bir Başlangıçtayız 189 Gezi Tartışmaları: Sınıf Bileşiminden Sınıf Oluşumuna 195 Kitlelerin Öz Savaşım Organları ve Forumlar 207 HAZİRAN DİRENİŞİ NDE YAYIMLADIĞIMIZ BİLDİRİLER Genel Direnişi Süresiz Genel Grevle Birleştirelim! 237 Referandum mu İstiyorsunuz? Öneriyoruz! 241 EKLER Yeni Bir Yaşam İhtiyacı, Yeni Bir Yaşam Perspektifi 247 Burjuva Demokrasisinin Tekelci Mali Oligarşik Karakteri Mayıs, Taksim ve Zamanda-Mekanda Özgürlük Mücadelemiz! Yeni Kent Düzeni ve Mekan Savaşları 277

11 SUNU Keşke yalnız bunun için isyan etseydik Ankara da bir grup öğrenci Haziran Direnişi sırasında bir video hazırladı: Keşke yalnız bunun için kırsaydım seni. Camları kırılmış bir panonun önüne geçen gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine, öğrencisinden işçisine, birçok eylemci panoyu kastederek bunu ben kırdım, çünkü diye başlayan cümleler kuruyor. Video, devrimci kitle şiddetinin meşruluğunu Cemal Süreya nın Keşke yalnız bunun için sevseydim seni dizesine atıfla anlatıyor. Bir genç kadın geçiyor kırık panonun önüne Bunu ben kırdım, çünkü ses çıkarmak istedim, bir başkası Bunu ben kırdım, çünkü üstüne yazdığım yazıları siliyorlardı diyor. Bir erkek öğrenci tuzla buz olan panonun camlarını eline alıyor Bunların hepsini ben kırdım, çünkü bunların hepsi çok güzel, bir başkası Bunu ben kırdım, çünkü polisle yakan top oynarken aramıza girmesini istemedim, öteki Bunu ben kırdım, çünkü gaza geldim diyor ve bu sırada her taraftan gaz a gelmenin görüntüleri giriyor. Bunu ben kırdım, çünkü baretim sağlam mı merak etmiştim, Bunu ben kırdım, çünkü canım sıkılıyordu, Bunu ben kırdım, çünkü barikata eşya lazımdı, Bunu ben kırdım, çünkü kuşlar içinden ge- 11

12 çebilsin istedim Cemal Süreya nın yirmi şiirinin hepsi Keşke yalnız bunun için sevseydim seni dizesiyle biter. Her bir şiir farklı bir temayı ele alır. Ama en nihayetinde dönüp dolaşıp bu son dizeye bağlanır, sanki tek bir şiir olur. Şair sevmiştir; kuşlar toplanıp göçtüğü için de, konsolun üstünde noksan bir gümüş kutusu için de, eşiklere oturmuş bir dolu insan için de, iki çay söylemiştir, biri açık olduğu için de ve daha bir dolu şey için Öyle bir sevgidir ki bu, her şeyde kendini var eder, çoğalır. Yani dünyanın, kendisinin ve sevgilisinin her hali, her anı için sevmiştir ve sevmektedir. Evrensel bağıntılılık ilişkisi devrededir ve yaşamın kendisi onun sevgisini koşullamaktadır. Biz de bu kitapta, tıpkı şair gibi yaşamın her haline ve zamanına dokunarak Keşke yalnız bunun için isyan etseydik diyoruz. Birçok yönden bu isyanın nedenlerini ve zorunluluğunu (burjuvazi-proletarya çelişkisinin yaşamın her anına nüfuz etmesiyle birlikte) anlatıyoruz. Direnişin zayıf karnını ve taşıdığı dinamikleri, hareketin gelişim seyrini enternasyonal sınıf mücadelesinin -küresel isyan ve direniş dalgasının- bir parçası olarak değerlendirmeye, devrim ve komünizmin gündeki maddi-toplumsal temellerini çözümlemeye çalışıyoruz. İsyan ve direnişin zorunluluğuyla yeni bir yaşam ihtiyacı ve özlemimizin yakıcılığının birbirine nasıl bağlandığını Bunun geleceğe devreden yönünü Dergi-kitaptaki birçok yazı Haziran Direnişi nin sıcak günlerinde yazılmış ve sitesinde yayımlanmıştı. Bu yazılara, kimi küçük değişiklikler, güncellemeler dışında dokunmadan kronolojik sırayla yer verdik. Sondaki EKLER bölümündeki yazıların da Haziran Direnişi ni anlama ve gelişim dinamiğini serimleme yönüyle katkısı olacağını düşündük. Geleceğe çevirelim yüzümüzü. İnsanın tüm yetileriyle özgürce kendisini geliştirebileceği zamanlara Bu daha başlangıç, mücadeleye devam! Eylül

13 ANLAMAK GİDENİ VE GELMEKTE OLANI Biz Kazandık Bize yeniden gerçekçi düşgücümüzü armağan etti Gezi Direnişi. Ayaklarımızın yerden kesilmesini Yürüdük, hareket ettik ve zincirlerimizin ağırlığını farkettik. Ezilme ve sömürülmemizin, yoksayılmamızın, üzerimizde tahakküm oluşturan güçlerin ayırdına vardık. Özgürlüksüzlüğümüzü öyle bir deneyimledik ki, bir kez bunun ayırdına varınca hücrelerimizin duvarları daha bir üzerimize üzerimize gelir oldu ve adeta nefessiz kaldık, sokaklara kendimizi atmaktan, mücadele etmekten başka çıkışımız olmadığını gördük. Kapitalizmin gölgesini satamadığı için kesmek istediği ağaca, kapitalist değer yasasının, değişim değerinin hükmünü yürüttüğü kapitalist sisteme karşı her şeyin kullanım değeri olarak karşımıza çıkacağı bir dünyaya sarılırcasına sarıldık. Bu aslında bilincinde olalım olmayalım özde, değişim değerinin hakim olduğu dünyayla kullanım değerinin hakim olacağı dünyanın çarpışmasıdır. Ve bal gibi de sınıfsaldır. Gezi yle başladı ama dur- 13

14 madı, her gün farklı eylem biçimleriyle, militan-pasif türlü çeşit karşı koyuş, itiraz eylemleriyle bir kent, bir ülke soluk alıp verdi, veriyor. Yeni yeni mayalanmalar yaşanıyor. Abbasağa da, Yoğurtçu da, Kuğulu Park ta, Tuzluçayır da, stadyumlarda, üniversitelerde, plazalarda ve henüz direniş ve isyanın dilini konuşmaya mesafeli de olsa fabrika ve işyerlerinde ve kentin birçok yerinde, özlemi damla damla/öfkeyi damla damla /umudu damla damla /yığıyor herkes. Ve şair diyor ya, görüyorum/birikiyor/duyuyorum/birikiyor /bilirim de bildiremem/yaşamak güzel /anlıyorum /birikiyor /el çırparak izliyorum çocukça. Biz de Haziran isyanının soluklanma evresinde suyun ağır ağır yükselişini görüyoruz. Sokakları terketmeme inadından biliyoruz birikiyor. Görüyoruz, duyuyoruz, anlıyoruz damla damla büyüyor ve çoğalıyor. Ta ki yeni ve daha büyük bir tsunamiye kadar Çünkü bir kez sokağa inmeyi, sokakta siyaset yapmayı öğrendik. Meydanlarda, parklarda yeni bir yaşamın yalansız perdesiz, kendimiz olarak, metalar dünyasında (meta dolayımlı) temsili ilişkiler kurmadan nasıl olabileceğini, üreterek, paylaşarak, mücadele ederek çoğaldığımız bir yaşamın nasıl inşa edilebileceğini ucundan da olsa deneyimledik. İşçi sınıfı ve emekçi kitleler, yeni bir yaşam ihtiyacı ve özlemini henüz Seni sevdim. Artık tek mümkünüm sensin dizesini kurarcasına yaşamıyor belki, ama soluksuz kaldığı, bıçağın kemiğe dayandığı her an, her durumda Haziran isyanıyla birlikte toplumsal/sınıfsal belleğinde yeniden canlanan, bilgisi genetik kodlarına işlemiş olan bu yaşamı çağıracak, onun arayışı, mücadelesi içerisinde olacaktır. Abbasağa forumunun ilk günlerinde bir direnişçi içimize işlemiş olan isyanın kodlarını çok yalın bir dille ifade etti: İnsanları Gezi Parkı ndan çıkartabilirler, ama Gezi Parkı nı insanların içinden çıkartamazlar. Kapitalizm kendi suretinden bir dünya yaratıyor. Ve bugün bunun kentlerdeki karşılığı da neolibeal kentleşmedir. Bir parkla başladı her şey. Ama aslında hiçbir şey sadece bir parkla başlamadı. Kentin yeniden yapılandırılması ve bizim kentin dışına sü- 14

15 pürülmek istenmemize karşı Gezi de yıkımı durdurmak için bir ağacın gövdesine sarılan, onca şiddete rağmen ağaçla bir olduğu için kopartılamayan Hazar gibi, biz de Gezi Parkı na sarıldık. Gezi Parkı ne bizim için ne de tekelci burjuvazi ve onun siyasal iktidarı için üç-beş ağaç meselesiydi. Tek başına rant projesi de değildi. Zira bu saldırıyla tekelci kapitalist devletin yaptığı salt rant devşirmek değil, kenti sermaye birikiminin konusu olarak dönüştürmektir. O halde yapıp ettiğimiz her şey, direnişimiz neoliberal sermaye birikim sürecini bazı yönleriyle sekteye uğratmıştır. Tarlabaşı, Sulukule, Ayazma ve birçok emekçi semt sermaye birikim politikalarının sonucu yıkıldı. Taksim in yayalaştırılması projesiyle birlikte işçi sınıfı ve emekçilerin gösteri ve eylem hakkının yasaklanması -Taksim de 1 Mayıs mitingini yasaklayarak kentte olağanüstü hal dönemlerini aratmayan saldırılar- ve Emek Sineması nın yıkılması işçi sınıfı ve emekçilerin tepki ve öfkesini büyüttü. Emek Sineması nı yutan kültür-sanat alanındaki neoliberal muhafazakarlaştırma projesinin bir yönü sermaye birikiminin konusu yapılmadık hiçbir alan bırakmamacasına kültür-sanat cephesine dönük geliştirilen saldırı konseptiyken diğeri ise bu sermayeleştirme saldırısıyla birlikle onu koşullayacak ve sorunsuz yeniden üretimini sağlayacak siyasal, ideo-kültürel muhafazakarlaştırma hamlesidir. Kentten sürülüşümüzün, bununla birleşik olarak yaşam tarzlarımıza müdahalenin kimliklerimizin saldırıya uğramasının son halkası. Taksim in yayalaştırılması projesi ve yapılan düzenlemelerin tümü tekelci kapitalist sınıfın ve devletinin işçi sınıfının sınıf kimliğine yönelen bir saldırısıdır. İşçi sınıfı ve emekçiler kentin merkezinden sürülmekte -işçi sınıfı ve emekçilerin yaşam alanlarına burada yer yoktur!-, işçi sınıfının ücretli emekçi olmanın dışında görünür olması engellenmekte ve mekan-kent burjuva sınıf için tasarlanıp soylulaştırılmaktadır. Mecidiyeköy Profilo AVM ye bir inşaat işçisi kıyafetlerinden, ellerindeki nasırdan, güneş yanığı suratından ve tüm bunların imlediği yalın gerçekten, 15

16 beş parasız oluşundan, dolayı alınmadı. İşte bu yüzden ne Emek sineması sadece sinema, ne Gezi Parkı sadece park -birkaç ağaçmeselesidir. Sınıf kavgasının mekan politiğini oluşturuyoruz. Bu da bir kentin yeniden üretimidir. Kentler soluk alıp verirler ve devinirler. Hiçbir kent yoktur ki bir fotoğraf karesi gibi donsun. Biz İstanbul da ve direnişin yayıldığı tüm kentlerde bir kenti bir ülkeyi yeniden ürettik. Kent gözümüzde güzelleşti. Öz benliğimiz haline geldi. Gezi Parkı ndaki kolektif yaşamı dağıtan saldırı, kolektif üretim-paylaşım olarak Gezi yi var eden herkes tarafından -ki bu yaşamı vareden sadece Gezi Parkı nda çadır kuranlar değil başta İstanbul olmak üzere tüm kentlerdeki direnişçiler, sokağa çıkamayıp evlerinde tencere tava senfonisine katılanlar ve ülke sınırlarını aşan eylemlerin katılımcılarıdır- kendi öz benliklerine bir saldırı olarak algılandı, yaşandı. Çünkü oradaki hayat dışlarında ve üstlerinde bir mekanizma tarafından dayatılıp oluşturulmadı. Aşağıdan örgütlendi. Karşılıklı etkileşim ve çoklu ilişkiler içerisinde var edildi. İşgal kolektif mekan ve yaşam oluşumunun biçimidir. Zamanın ruhunu yakalayan bir eylem, örgütlenme biçimidir. Çünkü bugün direnişin mekanla da simgeleşmesine ve bu mekanda üretilecek yeni bir dünyanın ilişki ve toplumsallaşma biçimine ihtiyaç var. İşgal eyleminin çekim etkisini oluşturan direnişin mekan politiğinin yeni bir yaşam ihtiyacının simgesi haline gelmesidir. Yeni bir yaşamın nüvelerini oluşturmak, her şeyin alınıp satıldığı bir dünyanın değil merkezinde insanın tüm ihtiyaç ve özlemleriyle birlikte varolacağı bir yaşamın yaratılabileceğini ucundan da olsa göstermek protesto çağrısından çok daha ateşleyici ve esinleyicidir. Bunu Türkiye daha küçük ölçekte Ankara Tekel işgalinde de yaşadı, deneyimledi. Ankara nın göbeğinde iki ay boyunca bir direniş kenti kurulmuş ve bu kent, orada kurulan toplumsal ilişkilerin tümü sendikal bürokratizminin türlü oyunlarına rağmen işçi sınıfı için sürekli eylem çağrısı olmuştu. Direnişin dalgasal etkisini sağlayan dire- 16

17 nişin mekan politiğidir. Ve aynı zamanda bu mekanın direnişe katılan herkes tarafından direnişle birlikte yeniden üretilmesi, inşaa edilmesidir. Bugün işçi sınıfı ve emekçilerin, özellikle de gençlerin dışlarında birileri tarafından belirlenip onları misafir sanatçı olarak konumlandıran, çağıran eski eylem ve örgütlenme biçimlerine karşı oldukça mesafeli olduğunu söyleyebiliriz. Bu yeni toplum-sınıf-birey durumunun bir sonucudur. Kitle de birey de eski düzlemin kodları, değer ve normlarıyla açıklanamaz. Ne kazandık? Bir genç kadın düşünebiliyor musununuz, Türkiye nin kaderi hiç bu kadar bizim ne yapıp edeceğimize bağlı olmamıştı, diyor haklı olarak. Sokaktakilerin gündemi belirlemesinden bahsetmiyor tek başına, kendi geleceğini inşa edebileceğini henüz tam bilince çıkaramamış da olsa örtük bir biçimde görüyor ve bunun bilgisiyle hareket ediyor, konuşuyor. Evet, Türkiye nin kaderi isyan günleri boyunca sokakların, meydanların nasıl hareket edeceğine bağlandı. Bu biraz abartılı gelebilir, ancak şu bir gerçek, sınıf kesimleri ve sınıflar arası güç ve mücadelelerinin, dizilimin yeniden şekillendiği bir dönem yaşadık, yaşıyoruz. Ve hala yeni durum içerisinde bir denge durumuna geçilmiş değil, türbülans devam ediyor. Olağan zamanlarda kitlelerin bilincinde şiddet tekelinin devlette olması meşrudur. Bu şiddet tekelini yıkma yönündeki en ufak hareket, yapı, örgütlenme, bu sınır çizgisini aşan her kesim marjinal olarak görülür. Ancak kitleler isyan günlerinde devletin şiddet tekelinin meşruiyetini sorgulamaya başladı ve reddetti. İşçi sınıfının söz, düşünce, örgütlenme, toplantı, eylem özgürlüğü hakkını ancak devletin bu şiddet tekelini yıktığında ve aşağıdan ve doğrudan demokrasi dinamiklerini harekete geçirdiğinde kullanabileceğini, kendi yaşamıyla ilgili kararları kendisi vermek istediğinde çarptığı duvarın yine devletin şiddet tekeli olduğunu, bunu yıkmanın da ancak karşı bir zor ve şiddeti gerektirdiğini gördü. Taş atmayın sesleri de sokak barikatlarında, çatışmalarında duyuldu. Ancak artık bir sınır çizgisi aşılmıştı, 17

18 tüm liberal sol çarpıtma ve dezanformasyona rağmen kitlelerin gözünde devrimci şiddet meşrulaştı ve kitleselleşti. Taş atmayanlar ve atamayacaklarını söyleyenler artık kendileriyle taş atanları özel olarak (onca liberal reformist kampanyaya rağmen) ayırma ihtiyacı duymadı. Çünkü meşru olan bu. Haziran Direnişi boyunca birçok kez tekrarlanan barikat kurup polisle önde çatışanlarla hemen arkada cephe gerisi olarak konumlanıp öndeki çatışmanın sürekliliğini sağlayan binlerce insanın varlığı bu meşruiyetin bir başka göstergesidir. Yaratıcı yıkıcı eylemimimizin gücünü gördük. Her birimiz kendimize ait oda lara (bu hiç de kadının özgürleşmesinin bir eşiği olarak kendisiyle baş başa kalacağı, bireyselliğini yaşayacağı, kendisi için yaşayabileceği bir mekan ve zaman metaforu değildir) hapsolmaktan kurtulduk. Korkunun, rekabetçiliğin, bireyciliğin duvarlarını büyüttüğü ve içine ışık sızmasın diye pencerelerini sımsıkı kapattığımız odalarımızdan/hücrelerimizden çıkmaya başladık. İnsanın kurduğu toplumsal ilişkilerle zenginleştiğini, üretken olduğunu, kendisini gerçekleştirebildiğini duyumsadık. Direnişin, mizahı da, kültür-sanatı da bunun en çıplak göstergesidir. Artık hepimiz şarkı söylüyoruz. Şarkı söyler gibi, dans eder gibi direniyoruz. Ağız dolusu kahkahalarımızın da, gök gürültüsünü kıskandıracak desibeldeki öfkeli slogan ve haykırışlarımızın da isyanın birer silahı haline geldiğini gördük. İnsana dair olan ne varsa onları kuşanıp direnmeyi öğrendik. Hepsini kendimize yakıştırdık. Sınıfsal olan politiktir! Sınıfsal olup da politik olmayan hiçbir şey yoktur. Ekonomi-siyaset bağını koparmanın ve sınıfı ekonomik bir kategoriye indirgemenin kendisi de politik bir tutumdur ve sınıfsaldır. Evdeki yaşam da dahil her şey değişti. Emekçi kadının evdeki burjuvaya karşı dilsizleşmesi toplumsal cinsiyet rollerinden kaynağını almaktadır. Sarsılması da gerisindeki tarihsel-toplumsal gericilik birikimi, neoliberal burjuva demokrasisi içerisinde bu rollerin yeniden üretimini sağlayan ekono- 18

19 mik-siyasi yapı nedeniyle oldukça zorlu bir mücadeleyi gerektirmektedir. Haziran Direnişi nin kadınları, gündelik hayatlarında toplumsal cinsiyet rollerinden köklenen tüm davranış kalıplarını, ilişkileri damarlarında dolaşan Gezi ruhuyla sorgulamaya, değiştirmeye başladı. Kadınlar, kadın-erkek hep birlikte direnmenin, varolmanın dayanılmaz güzelliğini yaşadıktan sonra kendilerini ikincilleştiren tüm ilişki ve kurumlara karşı artık eskisi gibi edilgen kalamazlar. Birey olarak, cins olarak, sınıf olarak kimlikleri keşfetmede önemli bir uğraktır Gezi. Henüz bilince yeterince çıkmamış olsa da bir kez kodlarımıza girdi. Her sınıfsal-toplumsal çelişkide davranış kalıplarımızın üzerinde etkili olacaktır bu kodlar. Artık boyun eğen, edilgen değil özneleşmenin, özgürleşmenin kapısı ufacık da olsa aralandı, yeni bir yaşamın özsuyuyla buluştuk. Burjuva demokrasisinde sınıf siyasetinin arenası sokak ve meydanlardır. Haziran isyan ve direnişi işçi sınıfı ve emekçilerin politika algısını farklılaştırdı. Burjuva siyaseti bir bütün olarak işçi sınıfı ve emekçilerin hayatına kastedince, hayata dışsallaşınca, hayat politikanın kendisi oldu.yemek yerken de, gülerken de, ağlarken de, koşarken de, şarkı söylerken de, dans derken de politika yapıyoruz. Politikanın tanımı yerli yerine oturdu, artık sandıkta ve yüksek katlarda yapılan bir şey olmaktan çıktı. Siyasetin sadece sandıkla kodlandığı Türkiye de gerçek siyasetin merkezi ve failleri tüm ihtişamıyla sahne aldı. Siyasetle bağını seçim sandığı dolayımıyla kuran geniş kitleler geri çağırma hakkının seçimlerle koşullu olmadığının bilinciyle olmasa da hükümet istifa sloganını atarak geriye çağrma hakkını kullandı. Haziran isyan ve direnişinde sokaklara taşan kitleler yine sosyalist demokrasi bilinciyle olmasa da, temsili demokrasiye karşı doğrudan ve aşağıdan demokrasi talep ve özlemlerini dillendirmiş, bunun arayışına girmiş, örgütlenme biçimlerini, dilini, hareket tarzını öğrenmeye, deneyerek bulmaya ve bilince çıkarmaya çalışmıştır. Bu süreç park forumlarıyla nitelik 19

20 değiştirerek hala devam etmektedir. Haziran isyan ve direnişi, dünün emeği, birikimi, işçi sınıfı ve emekçilerin mücadele deneyimleri üzerinden şekillendi. İşçi sınıfı ve emekçilerin tarihsel mücadele deneyimlerinden, yanıbaşındaki Kürt ulusal kurtuluş mücadelesinden, küresel isyan ve direniş dalgasından tüm sınıfsal-toplumsal-ulusal-cinsel mücadele ve deneyimlerden beslendiğini söyleyebiliriz. Öte yandan bugüne kadar bu topraklarda yaşanan siyasal-sınıfsal-toplumsal direnişlerin bir devamı olarak değil bir devrimci kopuş olarak yaşandı. Kendisinden önce yaşanan tüm sınıfsal-toplumsal mücadeleleri içine alıyor olmasına rağmen bunlarla aynı zincirin bir halkası olarak doğrusal bir dizilim sergilemiyor. Bu direniş bir kopuş çizgisini ifade ediyor. Çünkü, burada farklı olarak kitlelerde henüz tam bilince çıkmamış olsa da bir iç istem olarak yavaş yavaş mayalanan Kendi kararlarımızı kendimiz vermek istiyoruz düşüncesi geniş kitlelerce eyleme döküldü. Direnişe katılan yüzbinler aşağıdan ve doğrudan demokrasi talebiyle ilerledi, karar ve eylem süreçlerinin öznesi olarak kendini varedebilmeyi eylemin içerisinde kendi yaratıcı pratikleri olarak deneyimledi. Bu işçi sınıfı ve emekçilerin yeni bir yaşam ihtiyacının ve özlemlerinin daha bir yakıcılaştığını göstermektedir. Komünistlerin görevi asıl olarak bunun bilince çıkmasını sağlayacak politik-pratik bir öncülük sergilemek, sınıfsal-toplumsal-bireysel özgürlüklerin önündeki engeli, neoliberal burjuva demokrasisini, yıkma mücadelesini yükseltmektir. Gezi yle birlikte zamanın hızı değişti. Biyolojik saatimiz direnişin saatine bağlandı. Uyku, uykusuzluk, yemek vb. zorunlu ihtiyaçlarımız da dahil her şey direnişin saatine uyarlandı. Bu, hareketin Gezi Parkı nın dağıtılması sonrası yaşadığı geri çekilme sürecine de devreden bir zaman algısıdır. Kitleler, sanki her yeni direniş, eylem, toplaşma anında yine isyan günlerinin dinamizmini, yorulmak bilmezliğini, ve zaman algısını geri çağırıyor. Tersinmezlik ilkesi devrede ve zamanın oku hep ileriyi gösteriyor. 20

21 Direniş, isyan, ayaklanma artık uzak geleceğin değil bugünün içerisinden tartışılıyor. Devrim unutulan, tedavülden kaldırılan bir sözcüktü. Gezi nin simge pankartlarından biri Devrim Sanki Göz Kırptı oldu. Bir kez kendi yaşayacağımız bir şey olarak hayal etmeye başladıysak devrim ve sosyalizmi artık toplum için, insanlık için gibi soyut idealarla değil kendimiz için, kendi hayatımızı kurmak için eylemdeyiz, sokaktayız, direnişteyiz, isyandayız demektir. Ve bu müthiş bir enerjinin de açığa çıkması demektir. Yarın daha da fazlası için güç ve deneyim biriktiriyoruz. Meydanlarımızı, sokaklarımızı Haziran Direnişi yle kısa süreliğine de olsa özgürleştirdik. Yeniden özgürleştireceğiz! Sadece Taksim i değil, kolektif mekan olarak direniş odağı haline getirdiğimiz İstanbul un ve tüm diğer kentlerin meydanlarını, parklarını özgürleştirecek, yeniden inşa edeceğiz. Gaza, copa, TOMA ya karşı direnmenin ve polisi püskürtmenin, meydanları, sokakları özgürleştirmenin, özellikle de meydanları, parkları özgürleştirdikten sonra komünal yaşamdan izler taşıyan bir yaşamı kurmanın sevincini yaşadık. Sokak ve meydan demokrasisinin nasıl inşa edileceğini ucundan kıyısından da olsa deneyimledik, öğrendik. Başardığımızı gördük. Bencillik geniyle, insanın doğasıyla açıklanan rekabetçilik ve ben cilliğin gelişkin bir bireysellik-toplumsallık içerisinde belirleyen olmadığını, paylaşım ve kolektivizmin muhteşem güzelliğini ve yükselişini gördük. Biz devrimciler ve komünistler, sosyalizmin/komünizmin ne kadar güzel, ne kadar yaşanası bir sistem olduğunu okuduk, yazdık, anlattık. Ama onun ufacık bir izdüşümünü yaşamda kanlı canlı gördüğümüzde, ürettiğimizde, yaşadığımızda dehşet mutlu olduk. Düş gücümüzün ne kadar fukara olduğunu, büyük anlatının hayatla buluşma anlarını ne kadar kuru ve cansız resmettiğimizi gördük. Artık hiçbirimiz eski ben/biz değiliz. Çünkü, komünizmin maddi toplumsal temelini ve kaçınılmazlığını soyut ve teorik bir çözümleme olarak değil yaşamın yeşili içinde gördük. 21

22 Burjuva Demokrasinin Baskın Yönü: Mali Oligarşik Diktatörlük İçinde yaşadığımız dünyayı nasıl kavradığımızı belirleyen üç şey vardır: Dünyanın nasıl bir yer olduğu, bizim kim olduğumuz ve dünyayı nasıl incelediğimiz. (Bertell Ollman) Neoliberalizmin kriziyle (veya azami üretkenlik artışı saldırganlığını koşullayan krizi öteleme programıyla) rejim krizini birbirinden ayıran yaklaşımlar Gezi yle birlikte başlayıp tüm ülkeye yayılan ve uluslar arası etkileri de olan Haziran isyan ve direnişini antikapitalist özünü perdelemekte, sınıfsal karşıtlık zeminini silikleştirmekteler. Mesele iki üç ağaç değil diyen herkesle aynı mahalleden olmadığımız gibi, aynı şeyleri de kastetmiş olmuyoruz. Bu yüzden kendi konumlanma noktamızı belirtmek, Haziran isyan ve direnişini sınıf gözüyle analiz edebilmek için aynı zamanda, mesele tam da iki üç ağaçtır, diyoruz. Çünkü bu iki üç ağaç gölgesi alınıp satılamadığı için neoliberalizmin hedefi olmuştur. Ve biz, o iki ağaca sahip çıkarken onu hedefleyen neoliberalizmin sermaye birikim rejimine -iki üç ağacı da sermaye birikimi ve rantının konusu haline getiren rejime- karşı çıkmış olduk. Neoliberal burjuva demokrasinin sınırlarının daralması, baskı ve zorun öne çıkması, tekelci burjuvazi ve devleti için bir tercih değil zorunluluktur. Çünkü, neoliberal politikaların durduraksız uygulanmasının, hiçbir kontrol, denetim, sürtünme, esneme payını -hele de bugünkü küresel kriz koşullarında- içermeyen sermaye birikim rejiminin koşulladığı tam da budur. Neoliberalizm, emeğin ağır sömürü ve boyunduruğunu gerektiren emek kontrol rejiminin yanısıra yaşam alanlarını hedeflemektedir. Her taraftan azami sömürü için, azami sermaye birikimi için tüm mekanizmaların işletilmesi, bunlara yeni sömürü ve sermaye birikim alanlarının eklenmesi demektir. Bu yüzden yaşam alanlarımıza saldırıyor, doğayı yok ediyor, 22

23 kenti doğal, tarihsel ve ideo-kültürel değerleriyle tahrip edip dönüşüme uğratıyor, tekelci burjuvazi namına yeniden üretiyor. Bir yandan işçi sınıfı ve emekçileri kent merkezinden atarken bir yandan da kentin üretim ve yeniden üretim sürecinin sağlayıcısı olarak -yani ücretli köle olarak- ve meta fetişizminin ve egemenliğinin sembolü olan mabedlerini tavaf edip metanın dolaşım sürecinde sermaye olarak kendisini gerçekleştirmesi döngüsünün bir parçası olarak -yani müşteri olarak- kente kabul ediyor. İstanbul un her sokağı, parkı işçi sınıfı ve emekçilerin bilincinde böyle yer etmemiş -çok az bir kesimi bunu görmüş- olsa da sınıfsal karşıtlık ekseninden bakan burjuvazinin oldukça doğru bir biçimde okuduğu üzere nesnel olarak kapitalist kentsel dönüşüme, neoliberal sermaye birikim sürecine ve neoliberal burjuva demokrasine karşı bir direniş mevzisi haline geldi. Bu isyan neoliberal politikalara ve onların uygulanmasının gerek koşulu olan işçi sınıfı ve emekçiler için kölece yönetilmekten başka bir şey olmayan geri tipteki neoliberal burjuva demokrasisine karşı gelişti. Bu isyana sınıfsal karakterini veren budur. Siyasal özgürlük talep ve özlemlerinin yakıcılığı salt baskı ve zor mekanizmasından dolayı değil bugün üretimin toplumsal güçlerinin geldiği gelişim düzeyi ile kapitalist üretim ilişkilerinin bağdaşmazlığından dolayıdır. Sorunu tersten tanımlayınca her şey tersyüz olur. O halde soruyu doğru sorarak başlayalım AKP hükümetinin baskı ve zor politikalarını öne çıkarmaya, neoliberal burjuva demokrasinin sınırlarını geriden çekmeye iten ne? Kentsel dönüşümle hedeflenen sermaye birikimini sekteye uğratan Gezi Direnişi ne karşı bu kadar pervasızlaşmasının asıl nedenini ancak bu sorunun yanıtını aradığımızda bulabiliriz. Tekelci burjuvazi, Türkiye nin küresel kriz anaforuna savrulmamasının ancak, neoliberal sermaye birikim rejiminin kesintiye uğramamasıyla, onun da sıkı emek kontrolü rejimiyle koşullu olduğunu biliyor. Ve bunun salt ekonomik temelli bir sorun olmadığını, onu tamam- 23

24 layan siyasal-toplumsal-kültürel boyutunun bugün oldukça öne çıktığını da Muhafazakar siyasal-toplumsal dönüşüm politikaları ve toplumsal mühendislik projelerinin -Fettullah Gülen in altın nesil yetiştirme hedefinin- bağlandığı yer tam da burasıdır. Emeğin tevekkülünü üretecek siyasal-toplumsal-kültürel bir dokunun var edilmesi sorunu Her şeyi AKP rejimiyle açıklayanlara sormak gerekir: Neoliberal sermaye birikim rejimi Tayyip Erdoğan AKP sinde simgeleşen baskı ve zor politikalarını koşullamış olamaz mı? Tek adam diktatörlüğü ve diktatörün psikolojisi savlarından önce asıl yanıtlanması gereken soru budur. Elbette her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır ve Tayyip Erdoğan da gerici ideolojik-kültürel angajmanlarıyla burjuva yönetim anlayışına kendi rengini, tarzını katmıştır. Öyle uzun boylu kişilik çözümlemelerine hiç gerek yok strateji belgesine bakmak yeterlidir. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, bu, tekelci burjuvazinin belli ton farkları olsa da tüm kesimlerinin arkasına yazıldıkları stratejik bir belgedir. Ve 2023 hedefleri tekelci kapitalist devletin, hükümette kim olursa olsun üzerimizden bir buldozer gibi geçmesini gerektirmektedir. Çünkü o hedeflerin gerçekleşebilmesi neoliberal sermaye birikim rejiminin önünde hiçbir engel, hız kesecek hiçbir kurum, yapı, ilişki vb. bırakmamaya, varolanları da ortadan kaldırmaya ayarlıdır. Başbakanın kişiliği ve otoriterizmi tartışmaları, küresel kriz koşullarında tekelci kapitalizmin esneme katsayısının iyice düştüğü bir dönemde oldukça sığ kalmaktadır. Tartışmanın bu yöne daralması yakın bir tehlike olarak seçimlerde, AKP gitsin diye siyasal tutum geliştirmeye ve Haziran isyanında parlamentoya alternatif olarak çıkan sokak siyasetini etkisizleştirmeye, bu siyasal tutumun payandası haline getirmeye varabilir. Burjuva partiler arasında yapılacak bir tercihin sonucu ancak şu olabilir: Birinin tekelci mali oligarşinin saldırı programını yaşama geçirirken tüm nobranlığını ve saldırgan yüzünü hiç perdelemeksizin göstermesi, diğerinin bu saldırı programına işçi 24

25 sınıfı ve emekçileri kimi zaman kırıntı düzeyinde tavizlerle rıza üretim sürecine dahil ederek içermeye çalışması. Tek parti/kişi diktatörlüğü ve buna karşı yükselen öfke patlaması tarzı tespitlerde bulunanlar sorunun kaynağını görmedikleri ve sadece semptomlara işaret ettikleri için çözümü de doğru bir biçimde tespit edememekteler. Sınıfsal-toplumsal ilişkilerin sermaye birikim rejimi temelinde dönüşümünü hedefleyen AKP programına karşıtlık, tam da sermaye temeline karşıtlığı içermediğinde ideo-kültürel çatışma, yaşam tarzlarına müdahale, dinci-gericilik gibi kendinde görülen sorunlara karşı mücadeleye doğru daralacak ve işçi sınıfı ve emekçilerin sınıfsal karşıtlık yönünde konumlanmasını da engelleyecek, hatta tam tersi yönde bir kamplaşma ve karşıtlık ilişkisi içerisine sokacaktır. Gezi nin sermaye cephesinden bakiyesi, rejim krizinin daha da derinleşmiş olmasıdır. Neoliberal burjuva demokrasisinin kapsama ve rıza üretim mekanizmaları tümüyle devre dışı kalmamış olsa da artık tekelci kapitalizmin esneme katsayısının oldukça düşmüş olmasıyla iyice geriye itilmiş, baskı ve zor politikaları, polis şiddeti öne çıkmıştır. Gelişen sınıfsal-toplumsal hareketlere karşı müsamahasızlığı bugün onun zayıf karnını oluşturmaktadır. Baskı ve zor politikalarının öne çıkmasının ve rıza üretim mekanizmalarının alabildiğine işlevsizleşmesinin temelinde, Türkiye nin bölgede rol model olarak, bölgesel güç yükseltimi ve buna uygun ekonomik-siyasal-kültürel hegemonya geliştirme stratejisinde yaşadığı ciddi tıkanmanın olduğunu söyleyebiliriz. Tekelci burjuvazi ve siyasal iktidarı Gezi nin mesajını gayet net aldı. Onlar bu isyanı sınıfsal karşıtlık ekseni üzerinden okudular. Haziran Direnişi doğrudan neoliberal burjuva demokrasisinin gündeki hedeflerinde bir kırılma yaratmıştır. Azami artıdeğer sömürüsü için azami metalaştırma saldırısını içeren tekelci kapitalist devletin programına karşı geliştirilen muhalefet ve blokaj neoliberal kapitalizmin sermaye birikim 25

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

İlerici Kadınlar Kimdir?

İlerici Kadınlar Kimdir? İlerici Kadınlar Kimdir? Türkiye de AKP iktidarı ile ivme kazanan piyasacılık ve gericilik kadınlar üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır. Özellikle son on yılda toplumsal yaşamın dincileştirilmesi kadın

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Doç. Dr. Ýlker BELEK Akdeniz Üniversitesi Týp Fakültesi Halk Saðlýðý Anabilim Dalý Öðretim Üyesi SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Burjuva Sýnýf Saldýrýsýnýn Tepe Noktasý Yukarýda tanýmlanan saðlýk sistemi yapýsý

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

Polis Taksim Meydanı'na girdi

Polis Taksim Meydanı'na girdi On5yirmi5.com Polis Taksim Meydanı'na girdi Gezi Parkı eylemlerinin 15. gününde polis, Taksim Meydanı na girdi. AKM ve Cumhuriyet Anıtı ndaki afişler söküldü, barikatlar da kaldırıldı. Yayın Tarihi : 11

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! Silahlý Propaganda ve Gerilla Savaþý Nikaragua da Devrim ve Seçim Proletarya ve Sosyalist Siyasal Bilinç Demokratik Muhalefette Demokrat! Türkiye Devriminde Kürt

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Slide 2 Yeniden Yapılanma Kamu yönetiminde sorunlar Kötü ekonomik performans Yönetimin hantallaşması, verimsizlik ve etkinsizlik

Detaylı

SANAYİ KENTİNDE ÇALIŞANLAR -ÇATIŞANLAR

SANAYİ KENTİNDE ÇALIŞANLAR -ÇATIŞANLAR SANAYİ KENTİNDE ÇALIŞANLAR -ÇATIŞANLAR TEPKİLER PARİS 1848 ayaklanması Avrupa kentleri 1848 ayaklanmaları CHICAGO 1877 İşçi Ayaklanması 1886 Haymarket ayaklanması NEW YORK Grevler ve Triangle Yangını 1911

Detaylı

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

KENTSEL TASARIM ve KATILIM

KENTSEL TASARIM ve KATILIM KENTSEL TASARIM ve KATILIM Kentsel Tasarım Kamusal Mekan Kamusal Mekan Olarak Yeşil Alan Katılım OET Ya sonra? Kentsel Tasarım Kentsel tasarım, çağdaş yaşama hizmet eden yapılar ve kamusal mekan arasında

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

4.2 Radikal demokrasinin kurucu gücü olarak kadın özgürlük deneyimleri

4.2 Radikal demokrasinin kurucu gücü olarak kadın özgürlük deneyimleri Bu konuşma 3-5 Şubat arası Hamburg Üniversitesi'nde düzenlenen Kapitalist moderniteye karşı Alternatif konseptler ve Kürtlerin arayışı isimli konferansta yapıldı. Bütün program, ses kaydı, daha fazla metin

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ 162 Şubemiz, Odamızın ana yönetmeliği uyarınca ülke ve toplum çıkarları doğrultusunda, yurdumuzun

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve. Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy

Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve. Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve Mitler «Gelecek nesil!» «Bugünün küçüğü yarının büyüğü.» «Çocuklar

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

Şehrin en doğal hali!

Şehrin en doğal hali! Şehrin en doğal hali! Geleceğe dair hayalleriniz vardır, ne zaman gerçekleşeceğini bilemediğiniz... Konforlu bir ev yer alır hayallerinizde. Dışarı çıkmak içinizden gelmez... Çocuklarınız doğanın kucağında

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması İçindekiler 44. Dönem Genel Kurul Gündemi... 11 43. Dönem Organları... 12 43. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 16 44. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 18 İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcilikleri... 20 18

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

DEĞİŞEN KENT MEKANI ALGISI: UZLAŞI VE ÇATIŞMA ZEMİNLERİ ÜZERİNDEN DERECELENMİŞ MEKAN KURGULARI

DEĞİŞEN KENT MEKANI ALGISI: UZLAŞI VE ÇATIŞMA ZEMİNLERİ ÜZERİNDEN DERECELENMİŞ MEKAN KURGULARI DEĞİŞEN KENT MEKANI ALGISI: UZLAŞI VE ÇATIŞMA ZEMİNLERİ ÜZERİNDEN DERECELENMİŞ MEKAN KURGULARI Gezi Olayları ndan bu yana taraflar, uzlaşı anlarının işlevini yitirdiği esnalarda, çatışmalar ister salt

Detaylı

Günümüzde Bilgisayar Mühendisliğinin Durumu ve Konumu

Günümüzde Bilgisayar Mühendisliğinin Durumu ve Konumu Bilgisayar Mühendisliği Çalıştayı Günümüzde Bilgisayar Mühendisliğinin Durumu ve Konumu izlem.gozukeles@emo.org.tr 15 Ekim, 2011 Ankara Dünden bugüne baki kalan soru: BOŞUNA MI OKUDUK? İki Farklı Bağlam

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek Tarih: 19.01.2013 Sayı: 2014/01 İSMMMO dan Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı Raporu Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek İSMMMO nun Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı adlı

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 10-11 Aralık 2005, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 1 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar Tarihte, Günümüzde ve ERÝÞ YAYINLARI Bu broþüre yer alan yazýlardan "Tarihte ve Günümüzde Emekçi " yazýsý, Kurtuluþ Cephesi'nin Mart-Nisan 1997 tarihli 36. Sayýsýnda; " " yazýsý, Kurtuluþ Cephesi'nin Mart-Nisan

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ İLE PROGRAM YETERLİLİKLERİ İLİŞKİSİ

BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ İLE PROGRAM YETERLİLİKLERİ İLİŞKİSİ Alana Özgü Yetkinlik YETKİNLİKLER İletişim ve Sosyal Yetkinlik Öğrenme Bağımsız Çalışabilme ve Sorumluluk Alabilme BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI - TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ

Detaylı

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI. 1 Haziran-30 Ağustos 2013

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI. 1 Haziran-30 Ağustos 2013 TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI 1 Haziran-30 Ağustos 2013 Türk Psikologlar Derneği Travma, Afet ve Kriz Birimi

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN  TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 10 Nisan 2015 İstanbul, Martı Otel Sayın Misafirler, Değerli Katılımcılar

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01. Günlük Haber Bülteni 27.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 26.01.2015

Detaylı

Neden Daha Fazla Satın Alalım?

Neden Daha Fazla Satın Alalım? Neden Daha Fazla Satın Alalım? Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler Giderek artan bilinçsiz tüketim ve üretim çevreyi olumsuz etkiliyor.

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Kentsel Dönüşüm ve Sulukule Çocuk Atölyesi

Kentsel Dönüşüm ve Sulukule Çocuk Atölyesi Kentsel Dönüşüm ve Sulukule Çocuk Atölyesi Cem Ergun Araş. Gör. Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyoloji Bölümü E-posta: tusawi@hotmail.com Sulukule Çocuk Atölyesi İlanı Fotoğraf 1. Çocuk atölyesinin görünümü

Detaylı

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı.

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı. Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Konuklar, İstanbul, 14 Temmuz 2008 Öncelikle Real Hipermarketleri Türkiye Genel Müdürü olarak gerçekleştirdiğimiz ilk basın toplantımıza katılımınız için çok teşekkür

Detaylı

Metodoloji Türkiye Ne Diyor?

Metodoloji Türkiye Ne Diyor? HAZİRAN 2013 Metodoloji Türkiye Ne Diyor? Araştırması İNC Araştırma ve İletişim Danışmanlığı tarafından 24-29 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın alan uygulaması NUTS 2 sınıflamasına

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ DÜNYANIN İŞLEYİŞİ. (10 Şubat - 21 Mart 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ DÜNYANIN İŞLEYİŞİ. (10 Şubat - 21 Mart 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ DÜNYANIN İŞLEYİŞİ (10 Şubat - 21 Mart 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 10 Şubat - 21 Mart 2014 tarihleri arasında işlediğimiz dördüncü temamıza

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

2. Iletisim Adresi : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü,

2. Iletisim Adresi : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, 1. Kisisel Bilgiler (Ad,Soyad) : H. Tülin Öngen (Hoşgör) Doğum yeri ve tarihi: Ankara, 1949 Mezun olduğu okullar: İzmir Kız Lisesi (İzmir, 1964-1967) W. Groves High School (Birmingham, Michigan, A.B.D.

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Kıymetli Sanayici Dostlarım, Değerli İMES Ailesi,

Kıymetli Sanayici Dostlarım, Değerli İMES Ailesi, Kıymetli Sanayici Dostlarım, Değerli İMES Ailesi, Türk Sanayisi nin önemli kilometre taşlarından biri olan İMES te, hedeflerimiz, stratejilerimiz ve projelerimizle hem İMES i daha iyi noktalara taşıma

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

BROADACRE CITY. Frank Lloyd Wright. Doç. Dr. Zeynep Enlil Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

BROADACRE CITY. Frank Lloyd Wright. Doç. Dr. Zeynep Enlil Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü BROADACRE CITY Doç. Dr. Zeynep Enlil Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü The new city will be nowhere, yet everywhere. () BROADACRE CITY Howard ın Bahçeşehir önerisi

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 23 Aralık 2013 DÜNYA EKONOMİSİNDE 2013 ÜN EN LERİ 1. FED Başkanı Bernanke nin piyasaları dalgalandıran açıklamaları 2. Gelişmekte olan ülke risklerinin

Detaylı

İşsiz Kapıcılara AB Parasıyla Boya Badana Kursu Verilecek 26 Ocak 2005 Büyükşehirlerde doğalgazın yaygınlaşmasıyla apartmanların ısınma sorununun ortadan kalkması sonucu işinden olan kapıcı sayısı hızla

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ocak 2014, No: 83

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ocak 2014, No: 83 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ocak 2014, No: 83 i Bu sayıda; 2013 Kasım Kısa Vadeli Dış Borç; TCMB Rezervlerinin son durumu değerlendirilmiştir. i 1 Kısa Vadeli Dış Borçdaki Hızlı Artışa

Detaylı

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER Burçin BAŞLILAR Sınıf Öğretmeni burcinbaslilar@terakki.org.tr SUNUM İÇERİĞİ Yaratıcılık Nedir? Neden Yaratıcı Yazma? Yaratıcılığı Engelleyen Faktörler Yaratıcı Yazmaya

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010

Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010 Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010 Var olduğundan bu yana çevre şartlarına göre şekillenen fiziksel, yapısal ve davranışsal değişimleri ile türünü güçlendirerek sürdüren canlılar arasında insan, bu doğal değişimlerle

Detaylı

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146 TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI EMO Kocaeli Şubesi 146 İKK Sekreterliği Makina Mühendisleri Odası tarafından yürütülmektedir. Şubemiz, üniversite, resmi kurum, sendika, oda ve derneklerle sürdürülebilir

Detaylı

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ 2014 EKİM SEKTÖREL inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ Nurel KILIÇ OECD verilerine göre, 2017 yılında Türkiye, Çin ve Hindistan dan sonra en yüksek büyüme oranına sahip üçüncü ülke olacaktır. Sabit fiyatlarla

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

23 Mart Dünya Meteoroloji Günü Kutlandı

23 Mart Dünya Meteoroloji Günü Kutlandı 1 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü Kutlandı Dünya Orman, Su ve Meteoroloji Günü kutlamaları, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Sayın Veysel Eroğlu, İstanbul Valisi Sayın Vasip Şahin, Emniyet Müdürü Sayın

Detaylı

H+Bredgatan H+ BREDGATAN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ. Erik Giudice Architects sunar. Helsingborg, İsveç

H+Bredgatan H+ BREDGATAN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ. Erik Giudice Architects sunar. Helsingborg, İsveç Görseller: EGA H+ BREDGATAN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ Helsingborg, İsveç İsveç in en iddialı planlama ve kentsel dönüşüm projelerinden biri olan H+ projesi, Helsingborg kentinin güney kısımlarının mavi-yeşil

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ ATATÜRK Atatürk kim olduğunu hatırladık Atatürk ün hayatını inceledik. Atatürk ün kişisel

Detaylı

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor.

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor. Babalarını Yola Getiren Kızlar! Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 28 Aralık 2014 Yakın geçmişte Cübbeli Ahmet Hoca hakkında bir yazı yazdım. Özellikle dindar geçinen

Detaylı

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU ÖĞRENCİNİN ADI-SOYADI: BEP HAZIRLAMA :07.10.2011 BEP Birimi Üyeleri: - ÖĞRENCİNİN ŞU ANKİ PERFORMANS DÜZEYİ:.. öz bakım becerilerini yerine getirir... okuma yazmayı

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi: www.sanliurfa.com

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi: www.sanliurfa.com Günlük Haber Bülteni 13.03.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi: www.sanliurfa.com Tarih:12.03.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi: www.sabah.com.tr Tarih:12.03.2015 İNTERNET HABERLERİ

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ

SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ 1.Sanatsal düzenleme öğeleri Çizgi: Çizgi, noktaların aynı veya değişik yönlerde sınırlı veya sınırsız olarak ardı arda dizilmesinden elde edilen şekildir. Kalemimizle

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili MART 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarının

Detaylı

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! Şehir ve Medeniyet İÇGÜDÜSEL DEĞİL, BİLİNÇLİ TERCİH: ŞEHİR Şehir dediğimiz vakıayı, olguyu dışarıdan bir bakışla müşahede edelim Şehir denildiğinde herkes kendine göre bir

Detaylı