ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
|
|
|
- Iskander Tandoğan
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Irmak GÜRSOY YUVA VE HASANBEY KAVUNLARINDA IŞINLANMIŞ POLENLE FARKLI TOZLAMA DÖNEMLERİNİN MEYVE TUTUMUNA ETKİSİ İLE FARKLI HASAT TARİHLERİ VE DEPOLAMA SICAKLIKLARININ EMBRİYO VERİMİ VE BİTKİYE DÖNÜŞÜME ETKİLERİ BİYOTEKNOLOJİ ANABİLİM DALI ADANA, 2009
2 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YUVA VE HASANBEY KAVUNLARINDA IŞINLANMIŞ POLENLE FARKLI TOZLAMA DÖNEMLERİNİN MEYVE TUTUMUNA ETKİSİ İLE FARKLI HASAT TARİHLERİ VE DEPOLAMA SICAKLIKLARININ EMBRİYO VERİMİ VE BİTKİYE DÖNÜŞÜME ETKİLERİ IRMAK GÜRSOY YÜKSEK LİSANS TEZİ BİYOTEKNOLOJİ ANABİLİM DALI Bu tez 27/08/2009 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği/Oyçokluğu İle Kabul Edilmiştir. İmza:. İmza:. İmza:... Prof. Dr. Nebahat SARI Doç. Dr. Yeşim YALÇIN MENDİ Doç. Dr. Halit YETİŞİR Danışman Üye Üye Bu tez Enstitümüz Bahçe Bitkileri Anabilim Dalında hazırlanmıştır. Kod No: Prof. Dr. Aziz ERTUNÇ Enstitü Müdürü İmza ve Mühür Bu Çalışma Ç.Ü. Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi ve Tubitak Tarafından Desteklenmiştir. Proje No: ZF2008YL59 ve TBAG 106T760 Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, şekil ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir.
3 ÖZ YÜKSEK LİSANS TEZİ YUVA VE HASANBEY KAVUNLARINDA IŞINLANMIŞ POLENLE FARKLI TOZLAMA DÖNEMLERİNİN MEYVE TUTUMUNA ETKİSİ İLE FARKLI HASAT TARİHLERİ VE DEPOLAMA SICAKLIKLARININ EMBRİYO VERİMİ VE BİTKİYE DÖNÜŞÜME ETKİLERİ Irmak GÜRSOY ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOTEKNOLOJİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Nebahat SARI Yıl : 2009, Sayfa: 59 Jüri : Prof. Dr. Nebahat SARI Doç. Dr. Yeşim YALÇIN MENDİ Doç. Dr. Halit YETİŞİR Birçok sebze türünde olduğu gibi kavun türünde de Fusarium solgunluğu büyük zararlara neden olmaktadır. Bu da yurdumuzun bazı bölgelerinde kavun üretimini sınırlandırmaktadır. Bu ıslah çalışmasında, klasik ıslaha göre daha kısa sürede sonuç veren ve daha yüksek oranda saf hatların elde edilmesini sağlayan dihaploidizasyon yöntemi tercih edilmiştir. Bu çalışmada Yuva-Hasanbey grubuna ait kavunlarda, haploid bitkiler elde edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada 4 farklı tarihte (10-17 Nisan, Nisan, 26 Nisan-03 Mayıs, 4-11 Mayıs) tozlamalar yapılarak en iyi tozlama dönemi belirlenmeye çalışılmıştır. Buna göre en iyi tozlama dönemi, 4. tozlama dönemidir (04-11 Mayıs). Oluşan meyvelerden elde edilen embriyoların bitkiye dönüşüm oranları hesaplanmıştır. 4. haftada (04-11 Mayıs) oluşan meyvelerin embriyolarının bitkiye dönüşüm oranları en fazla olduğu bulunmuştur. Ayrıca, bu çalışmada, tutan meyvelerin ağırlıkları, tohum sayısı, her bir meyveden elde edilen toplam haploid embriyo sayıları, farklı şekillerdeki haploid embriyo sayılarının yanında bitkiye dönüşen embriyo sayısı ve bitkiye dönüşüm oranları incelenmiştir. Üç farklı tarihte (22, 26 ve 30. günlerde) hasat yapılmış ve bu kavunlar 0, 1, 2, 3 hafta +13 ºC de depolanmıştır. Çalışma sonunda, en iyi sonuç 22. gün hasatlarından ve en fazla 2 hafta süreyle depolanan meyvelerden alınmıştır. Tozlamalar sonucu fazla sayıda meyve elde edilmesi ve laboratuvar çalışmalarının zaman alması meyvelerin birikmesine neden olmakta ve bu da embriyo kalitesini düşürmektedir. Bunu önlemek için, bu meyveler hasat sonu ekstraksiyon, oda sıcaklığında, +4ºC ve +13ºC de depolanmıştır. Çalışmada uygulanan depolama koşullarında en iyi sonuç hasattan hemen sonra yapılan ekstraksiyondan alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Haploidi, Kavun, Co 60, Embriyo kurtarma I
4 ABSTRACT MSc THESIS THE EFFECT OF DIFFERENT POLLINATION PERIODS WITH IRRADIATED POLLEN ON FRUIT SET, AND THE EFFECT OF DIFFERENT HARVEST DATES AND STORAGE TEMPERATURES ON EMBRYO YIELD AND ON TRANSFORMATION TO PLANT OF YUVA-HASANBEY MELONS Irmak GURSOY DEPARTMENT OF BIOTECHNOLOGY INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES UNIVERSITY OF CUKUROVA Supervisor : Prof. Dr. Nebahat SARI Year : 2009, Pages: 59 Jury : Prof. Dr. Nebahat SARI Assoc. Prof. Dr. Yeşim YALÇIN MENDİ Assoc. Prof. Dr. Halit YETİŞİR As in several vegetable species, Fusarium wilt also cause to serious damages in melon species. This situation limits the melon production in some areas of the our country. In this breeding study, haploidization method was prefered which results faster than classic breeding and more pure lines are obtained. In this study, in melons which belong to Yuva- Hasanbey Group, haploid plants were tried to produce. In the study, by pollinating at 4 different pollination dates (10-17 April, April, 26 April-03 May, May), the best pollination date was tried to determine. Accoring to this, the best term was 4 th pollination time (04-11 May). The highest transformation rate of embriyos to plant was obtained from fruits set in 4 th week of pollination. Besides, in this study weight of fruits, seed number, number of haploid embryos found in each fruit, number of different shaped haploid embryos (heart, torpedo, globular) of haploid embryos which tranformed to plant and transformation ratio were investigated. Melons were harvested in three different dates (22, 26 and 30 days after pollination) and these melons were stored at +13 ºC, for 0, 1, 2, 3 weeks. In the study the best results were obtained from the 22 nd day harvesting, the best result for storage was for maximum 2 weeks period. After the pollinations most of fruit can be grown. These fruits can cause to build up because the laboratory studies are time consuming. This situation decreases, the embryos quality. To prevent this, fruits extracted directly after harvest and fruits were stored at room temperature, +4 ºC and +13 ºC. In this study, the best results among the storage conditions applied was obtained from the direct extraction after harvest. Key words: Haploidy, Melon, Co 60, Embryo rescue II
5 TEŞEKKÜR Yüksek lisans tez konumun belirlenmesinde ve bu çalışmanın her aşamasında yönlendirici katkıları ve değerli yardımları için Danışman Hocam Sayın Prof. Dr. Nebahat SARI ya sonsuz saygı ve teşekkürlerimi sunarım. Yüksek lisans tezimin yürütülmesi aşamasında Bitki Biyoteknolojisi laboratuvarının tüm olanaklarını kullanmama izin veren, Hocam Sayın Doç. Dr. Yeşim YALÇIN MENDİ ye teşekkür ederim. Çalışmalarım boyunca, yaptığı katkılardan dolayı Ar. Gör. İlknur SOLMAZ, Ziraat Mühendisi Serkan KASAPOĞLU ve embriyo kurtarma aşamasındaki yardımları için, laboratuvarda çalışan arkadaşlarıma teşekkür ederim. Ayrıca çalışmamı finansal olarak destekleyen TÜBİTAK (TBAG 106T760 No lu Proje) ve Çukurova Üniversitesi Rektörlüğü ne (Bilimsel Araştırmalar Projeleri Birimine) teşekkür ederim. III
6 İÇİNDEKİLER SAYFA ÖZ... I ABSTRACT.... II TEŞEKKÜR.... III İÇİNDEKİLER IV ÇİZELGELER DİZİNİ... VI ŞEKİLLER DİZİNİ...XII KISALTMALAR.. X 1. GİRİŞ ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR MATERYAL ve METOD Materyal Metod Arazi Çalışmaları Laboratuvar Çalışmaları Yuva-Hasabey Kavunlarında Farklı Tozlama Tarihlerinin Meyve Tutumu, Embriyo Uyartımı ve Bitkiye Dönüşüm Oranlarına Etkileri Farklı Tarihlerde Hasat Edilen Meyvelerin Farklı Sürelerde Depolanmasının Embriyo Verimi, Kalitesi ve Bitkiye Dönüşümüe Etkisi Yuva ve Hasanbey Kavunlarında Farklı Depolama Sıcaklıklarının Embriyo Verimine, Kalitesine ve Bitkiye Dönüşüme Etkisi IV
7 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda Farklı Tozlama Tarihlerinin Meyve Tutumu, Embriyo Uyartımı ve Bitkiye Dönüşüm Oranlarına Etkileri Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda 1.Tozlama Haftasından (10-17 Nisan) Elde Edilen Bulgular Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva Hasanbey Grubu Kavunlarda 2. Tozlama Haftasından (18-25 Nisan) Elde Edilen Bulgular Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda 3.Tozlama Haftasından (26 Nisan- 03 Mayıs) Elden Edilen Bulgular Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda 4.Tozlama Haftasından (04-11 Mayıs) Elde Edilen Bulgular Farklı Tarihlerde Hasat Edilen Meyvelerin Farklı Sürelerde Depolanmasının Embriyo Verimi, Kalitesi ve Bitkiye Dönüşümüne Etkisi Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda Farklı Depolama Sıcaklıklarının Embriyo Verimi, Kalitesi ve Embriyoların Bitkiye Dönüşümüne Etkisi TARTIŞMA VE SONUÇLAR...49 KAYNAKLAR...54 ÖZGEÇMİŞ...59 V
8 ÇİZELGELER DİZİNİ SAYFA Çizelge 4.1.Yuva-Hasanbey Grubu Kavunların Geriye Melez Generasyonlarında Işınlanmış Polenle Tozlanan Çiçek Sayıları ile Meyve Tutum Oranları Çizelge 4.2. Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva-Hasanbey Kavunlarında 1. Tozlama Haftasında (10-17 Nisan) Elde Edilen Meyve Sayısı, Ortalama Meyve Ağırlığı, Toplam ve Ortalama Tohum Sayısı, Elde Edilen Embriyo Sayısı, Tipleri ve Bitkiye Dönüşüm Oranları.. 34 Çizelge 4.3. Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva Hasanbey Kavunlarında 2.Tozlama Haftasında (18-25 Nisan) Elde Edilen Meyve Sayısı, Ortalama Meyve Ağırlığı, Toplam ve Ortalama Tohum Sayısı, Elde Edilen Embriyo Sayısı,Tipleri ve Bitkiye Dönüşüm Oranları 36 Çizelge 4.4. Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva-Hasanbey Kavunlarında 3. Tozlama Haftasında (26 Nisan-3 Mayıs) Elde Edilen Meyve Sayısı, Ortalama Meyve Ağırlığı, Toplam ve Ortalama Tohum Sayısı, Elde Edilen Embriyo Sayısı, Tipleri ve Bitkiye Dönüşüm Oranları Çizelge 4.5. Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva-Hasanbey Kavunlarında 4. Tozlama Haftasında (04-11 Mayıs) Elde Edilen Meyve Sayısı, Ortalama Meyve Ağırlığı, Toplam ve Ortalama Tohum Sayısı, Elde Edilen Toplam Embriyo Sayısı, Tipleri ve Bitkiye Dönüşüm Oranları. 38 Çizelge 4.6. Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda Aynı Tarihlerde Tozlanmış Çiçeklerden Elde Edilen Meyvelerin 22,26 ve 30. Günlerde Hasat Edilmesi ve Bu Meyvelerin 0, 1, 2 ve 3 Hafta Depolanması Sonucunda Elde Edilen Embriyoların Sayısı, Şekilleri, Bitkiye Dönüşümünleri 40 Çizelge 4.7. Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda Aynı Tarihlerde Tozlanmış VI
9 Çiçeklerden Elde Edilen Meyvelerin Farklı Sıcaklarda Depo Edilmesinin ve Bu Meyvelerden Elde Edilen Embriyoların Bitkiye Dönüşümüne Etkileri 47 VII
10 ŞEKİLLER DİZİNİ SAYFA Şekil 3.1. Ana Materyal Olarak Kullanılan Açılım Generasyonları Şekil 3.2. Fom-1 ve Fom-2 Genlerini İçeren, Küllemeye de Dayanıklı Olan Baba Materyali Şekil 3.3. Fusarium Testi Sonucu Dayanıklı Olarak Tespit Edilen Genotiplerin Seraya Dikilmesi, Sulama Sisteminin Döşenmesi.. 18 Şekil 3.4. Fusarium Testinden Sonra Dayanıklı Bulunan Bitkilerin Seraya Dikiminden Sonra Alçak Tünellerin Kurulması. 19 Şekil 3.5. Seraya Dikilen Kavun Bitkilerinin Tek Gövdeli Olarak Askıda Yetiştirilmesi 19 Şekil 3.6. Erkek Çiçeklerin Işınlama için Hazırlanması.. 20 Şekil 3.7. Erkek Çiçeklerin Işınlandığı Ç.Ü. Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Radyoterapi A.B.D. ndaki Işınlama Cihazı. 20 Şekil 3.8. Haploid Embriyo Uyartımı Aşamaları a. Antesisten Bir Gün Önce Emasküle Edilecek Çiçek, b. Emaskülasyonun Yapılışı, c. Emaskülasyondan Sonra Selofan Kese Takılması d.,e. Işınlanmış Polenle Tozlama, f. Tozlamadan Sonra Tekrar Kese Takılması 22 Şekil 3.9. Haploid Embriyo Taşıyan Meyvelerin Kurutulması b. Ağırlıklarının Alınması. 23 Şekil Işınlanmış Polenle Tozlanarak Elde Edilmiş Ham Meyvelerin Sterilizasyonu (a), Embriyo Kurtarma Aşamaları (b, c, d, e) ve 25 İklim Odasına Yerleştirilmesi (f). Şekil a. Transfer Edilmiş Bitkicikler, b. Tüp Boyuna Ulaşmış Mikroçelik Aşamasındaki Bitkiler Şekil Meyvelerin Soğuk Hava Deposundaki Görüntüleri 29 Şekil 4.1. Farklı Tozlama Dönemlerine Ait Meyve Tutma Oranları.. 32 Şekil 4.2. a. Embriyo Kurtarmada Elde Edilen Beyaz-Sert Yürek Şeklinde Embriyo; b. Petrilerde Bitkiye Dönüşmüş Embriyolar Şekil 4.3. Yirmi İkinci Günde Hasat Edilen Meyvelerden Elde Edilen VIII
11 Embriyoların Bitkiye Dönüşüm Oranları.. 42 Şekil 4.4. Yirmi Altıncı Günde Hasat Edilen Meyvelerden Elde Edilen Embriyoların Bitkiye Dönüşüm Oranları. 43 Şekil 4.5. Otuzuncu Günde Hasat Edilen Meyvelerden Elde Edilen Embriyoların Bitkiye Dönüşüm Oranları Şekil , 1, 2, 3 Hafta Depolanan Meyvelerden Ede Edilen Embriyoların Bitkiye Dönüşüm Oranları.. 44 Şekil 4.7. Farklı Tarihlerde Hasat Edilmiş Meyvelerden Elde Edilen Embriyoların Bitkiye Dönüşüm Oranları 45 Şekil 4.8. Farklı Sıcaklıklarda Depolanan Meyvelerden Elde Edilen Embriyoların Bitkiye Dönüşüm Oranları IX
12 KISALTMALAR Gy : Gray AMS : Açılan Meyve Sayısı BDES : Bitkiye Dönüşen Embriyo Sayısı BDO : Bitkiye Dönüşüm Oranı HS : Hasat Sonunda Aynı Gün Ekstraksiyon OS : Oda sıcaklığı g : Gram mg : Miligram X
13 1. GİRİŞ Irmak GÜRSOY 1. GİRİŞ Cucurbitacea familyasının en önemli türlerinden biri olan kavun (Cucumis melo), Cucumis cinsi içerisinde de morfolojik olarak en fazla çeşitlilik gösteren türdür (Kirkbride, 1993; Whitaker ve Davis, 1962). Robinson ve Decker-Walters, (1997) kavunları Cucumis melo subsp. agrestis ve Cucumis melo subsp. melo olmak üzere iki ana gruba; ikinci ana grubu ise cantalupensis, inodorus, flexuosus, conomon, dudaim-chito ve momordica olmak üzere altı alt gruba ayırmışlardır. Çok sayıda alt türü olan kavunlarda mayoz bölünme düzenlidir ve diploid kromozom sayısı ise 2n=2x=24 tür. Kavunun gen merkezi konusunda net bilgiler yoktur. Ancak Güneydoğu Afrika olarak kabul edilmektedir (Robinson ve Decker Walters, 1997). Akdenizden Japonya ya kadar bütün Asya ise ikinci gen merkezi durumundadır. Yani Anadolu da kavunun gen merkezleri arasında yer almaktadır. Kavunlarda andromonoik, monoik ve ginoik bitki yapısı görülür; ancak andromonoik ve monoik bitki yapısı daha yaygındır. Dünyada kavun üretiminde, Türkiye ikinci sırada yer almaktadır. Ülkemizde 24 milyon ton civarında olan sebze üretiminin % 40 ına yakın kısmını Cucurbitaceae familyasına ait sebze türleri oluşturmakta ve kavun bu familya içerisinde üretim bakımından milyon ton ile karpuzdan sonra ikinci sırayı almaktadır. Türkiye de üretilen kavunların çoğu Cucumis melo var. inodorus grubuna ait kokusuz kışlık kavunlardır. Bu kavun genotipleri içerisinde Ege ve Orta Anadolu bölgelerinde yetiştirilen Kırkağaç, Yuva ve Hasanbey gibi genotipler ise en önemlileridir. Türkiye de kavun üretiminin % 85 ini, Kırkağaç, Hasanbey, Yuva ve Kışlık Sarı (Kuşçular) gibi inodorus grubu kavun çeşitleri, geriye kalan kısmını da Ananas ve Galia gibi cantalupensis grubu kavun çeşitleri oluşturmaktadır (Abak, 2001). Kavuna beslenme ve insan sağlığı yönünden bakacak olursak, 100 g kavunda % oranında su, % oranında kuru madde bulunur. Kuru maddenin büyük çoğunluğunu karbonhidratlar oluşturur. Şeker miktarı ise % 4-8 oranında olmakla beraber, ülkemizde % refraktometre değeri gösteren kavunlar bulunmaktadır. 1
14 1. GİRİŞ Irmak GÜRSOY Kavunlarda % oranında yağ, % oranında azotlu maddeler, % oranında kül bulunur. Kavun, limon asidi bakımından oldukça zengin bir sebzedir. % 2-3 arasında limon asidi içerir. Kavunun 100 g ında 2400 I.B. A vitamini, 0.04 mg B1, 0.06 mg B2, 1 mg Niacin, 30 mg C vitamini, 17 mg kalsiyum vardır. Bazı ülkelerde kavun tohumlarında bulunan yağ değerlendirilir. Ülkemizde ise Akdeniz Bölgesi ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde, kavun çekirdekleri besleyici ve hoş lezzetli sübye adı verilen şerbet yapımnda kullanılır. Kavunun küçük, olgunlaşmamış meyveleri turşu sanayinde önemli bir yer tutar. Ayrıca kavun dondurma yapımında kullanılır ve çekirdekleri ise kavrularak eğlencelik olarak da tüketilir (Anonim, 2006). Diğer sebze türlerinde olduğu gibi kavun üretiminde de karşı karşıya kalınan birçok problem vardır. Bunlardan biri de kavun üretiminde sık rastlanan Fusarium solgunluğu dur. Fusarium solgunluğu birçok etmenin birlikte oluşturduğu bir olgudur. En yaygın Fusarium patojeni, Fusarium oxysporum f.sp.melonis tir ve neden olduğu hastalık ise Fusarium solgunluğu dur. Bu hastalık etmeni bitkinin iletim demetlerini tıkar ve ani solgunluk ve ölümlere neden olur. Fusarium solgunluğu, Marmara ve İç Anadolu Bölgelerinde kavun ekimi yapılan alanlarda yaygın olarak görülmekte ve ekonomik olarak da zararlar vermektedir (Akdoğan, 1969; Karahan ve ark., 1981). Bunun için ıslahçılar hastalıklara dirençli çeşit geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmaktadırlar. Bu nedenle araştırmacılar klasik ıslah yöntemi ya da haploidizasyon yönteminden faydalanmaktadırlar. Haploid bitki elde etmenin iki yolu vardır. Bunlar, ovül-ovaryum kültürü (ginogenesis) ve anter kültürü (androgenesis) dür. Eksik veya yetersiz polenlerle tozlama ile elde edilen bitkiler yine dişi gametten haploidi uyartımı ile elde edilmektedir. Ovül-ovaryum kültürü sınırlı sayıda bitki türünde olumlu cevap vermektedir. Bu nedenle, polenlere çeşitli uygulamalar yapılarak partenogenetik embriyo oluşumu uyarılarak, haploid bitkiler elde edilmektedir. Bu teknikte kullanılacak yetersiz polenleri elde etmek için, çeşitli kimyasal maddeler ve radyoaktif ışın dalgaları kullanılmaktadır. Bunların dışında, türler arası melezlemeler, sıcaklık şokları da eksik veya yetersiz polenleri elde etmede kullanılmaktadır. Bu uygulamalar polenlerin generatif çekirdeğini inaktifleştirirken, vegetatif çekirdeğini aktif olarak korumakta ve dişicik tepesi 2
15 1. GİRİŞ Irmak GÜRSOY üzerinde çimlenerek partenogenetik haploid embriyoların oluşumunu sağlamaktadır. Polenler radyasyon uygulaması dışında toluidin mavisi ve kolhisin gibi kimyasalların kullanılması ile de inaktif hale getirilmektedir. Ancak, kimyasal maddelerin kullanılması ile haploid bitki elde edilmesi oldukça sınırlıdır. Yapılan çalışmalarda kimyasal maddelerin ve farklı doz uygulamalarının bazı kabakgil türlerinde haploid embriyo uyartımına hiçbir etksinin olmadığı saptanmıştır (Sarı, 1994). Yakın ya da uzak akraba türler arasında yapılan tozlamalarla da haploid embriyo uyartımı sağlanmaktadır. Kavun türünde, ilk haploid bitkiler bu şekilde elde edilmiştir (Dumas de Vaulx, 1979) li yıllardan itibaren ise ışınlanmış polenlerle dişi çiçeklerin tozlanmasıyla haploid bitkiler elde edilmeye başlanmıştır. Bu teknikle, birçok bitki türünde başarı sağlanmıştır. Işınlama işleminde Co 60 kaynağından elde edilen gama ışını kullanılır. Işına maruz kalan polenlerle yapılan tozlamanın ardından polenler dişicik tepesi üzerinde çimlenmeye başlar. Aktif haldeki vegetatif çekirdek bölünerek, polen tüpünü oluşturur. Tüpün oluşması da yumurta, sinerjit veya antipot hücrelerinden herhangi birinin bölünmesini ve kallus ya da embriyoların oluşumunu sağlamaktadır. Işınlamada kullanılacak doz türden türe değişmekle birlikte, Cucurbitaceae familyası için en uygun doz Gray dir. Işın dozlarının doğru ayarlanması oldukça önemlidir. Işınlamada vegetatif çekirdeğin fonksiyonunu koruması ve generatif çekirdeğin fonksiyonunu kaybetmesi önemlidir. Bu teknik, başta Cucurbitaceae familyası olmak üzere; şeker pancarı, çilek, kivi, petunya, havuç ve lahana gibi bitki türlerinde başarı ile uygulanmaktadır. Işınlanmış polenlerle yapılan tozlamaların sonucunda elde edilen haploid embriyoların daha sonra, bitkiye dönüştürülmesi gerekmektedir. Oluşan haploid embriyolar, normal bir döllenme sonucu oluşmadığı için endosperm dokuları bulunmamaktadır. Bu nedenle uzun süre canlı kalmazlar ve çimlenmezler. Uyartım sonucu oluşan haploid embriyoların, embriyo kültürüne alınarak bitkiye dönüştürülmesi sağlanır (Gürsöz, 1990; Ellialtıoğlu ve ark., 2000). Bu tekniği sınırlandıran faktör, sürekli ışın kaynağına olan gereksinimdir. Meyve tutumunda ve haploid embriyo uyartımında iyi sonuç alabilmek için ışınlanan 3
16 1. GİRİŞ Irmak GÜRSOY polenler, üzerinden çok zaman geçmeden (en fazla 3 gün) tozlama işlemine başlanmalıdır (Sarı ve ark., 1992a). Haploidizasyon tekniği heterozigot bitkilerden tek bir generasyonda saf hat üretimine olanak sağlar, ayrıca genetikçiler ve ıslahçılar için önemli avantajlar sağlar. Haploid bir bitki, normal bir bitkinin sahip olduğu kromozom sayısının yarısı kadar kromozom taşır, % 100 saftır ve morfolojik olarak daha küçüktür. Haploid bitkiler kendiliğinden de oluşabilir (spontan), ancak bu çok düşük sıklıklarda gerçekleşen bir olaydır (Pochard ve Dumas de Vaulx, 1971). Haploid bitkiler antermikrospor kültürü, ovül-ovaryum kültürü veya eksik-yetersiz polenlerle tozlama (kimyasallarla muamele edilmiş polen veya uyartılmış polenler gibi) ile elde edilir. Kabaklarda in vitro haploid elde etmek için kullanılan androgenesis ve gynogenesis teknikleri başarısız olmuştur (Chambonnet ve Dumas de Vaulx, 1985; Shail ve Robinson, 1987). Işınlanmış polen tekniği ile ilk haploid embriyolar yazlık kavun (Sauton ve Dumas de Vaulx, 1987); kışlık kavun (Sarı ve ark., 1992b), hıyar (Niemirowicz-Szczytt ve Dumas de Vaulx 1989), karpuz (Gürsöz-Sarı) ve ark., 1991) ve kabak Kurtar ve ark. (2002) tarafından elde edilmiştir. Işılanmış polen kavunda haploid uyartımı için son derece etkin bir tekniktir; ancak embriyo verimi, genotip, çevresel etmenler ve ışın dozu gibi çeşitli faktörlerin etkisindedir (Ficcadenti ve ark., 1995). Kavunda ışınlanmış polen tekniğinin ıslah programında kullanılması ile ilk kez ülkemizde, 1995 yılında Galia grubu kavunlarda Fusarium solgunluğuna karşı dirençli dihaploid hatlar geliştirilmiştir. Daha sonra elde edilen, bu hatlara genel ve özel kombinasyon testleri yapılmış ve çeşit olmaya aday hatlar belirlenmiştir (Sarı ve ark., 1999 a,b ve 2003). Belirlenen adaylardan; Sarı F yılında; Yetişir F 1, Solmaz F 1, Yücel F 1 ve Emin F 1 çeşitleri 2009 yılında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tohumluk Kontrol ve Sertifikasyon Genel Müdürlüğü tarafından standart tohumluk kaydına alınmış ve üretim izni verilmiştir yılında başlayıp halen devam etmekte olan bu çalışma ile, kışlık kavunlarda, Fusarium solgunluğunun 0, 1 ve 2 numaralı ırklarına dirençli bitkilerde, tozlama dönemlerinin meyve tutumuna etkileri ile uyartılmış meyvelerin farklı hasat 4
17 1. GİRİŞ Irmak GÜRSOY tarihleri ve depolama koşullarının haploid embriyo verimleri ile embriyo kaliteleri ve bitkiye dönüşüm üzerine etkileri araştırılmıştır. 5
18 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Irmak GÜRSOY 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Blakeslee ve ark. (1922) nın Datura stromonium bitkisi ile yaptıkları çalışmalarda spontan (doğal) haploidlere rastladıklarını bildirmeleri ile ilk haploidi çalışmaları başlamıştır. Daha sonra Kostoff, 1929 yılında Nicotiana tabacum un (2n=36) N. langsdorfi ile tozlanması sonucunda haploid bitkiler elde etmiştir (Sangwan ve Sangwan Norel, 1990). İlk olarak bu bitkilerden sonra bilim adamları diğer bitkilerde haploid elde etmek için değişik yollar geliştirme arayışına girmişlerdir ile 1960 yılları arasında türler arası tozlama tekniği ile haploidler elde edilmeye çalışılmıştır. Ancak çok düşük seviyede ve düzensiz haploidler elde edilmesinden ileri gidilememiştir. Haploidleri elde etmenin diğer yolları ise haploid gamet hücre kültürleridir. Bunlar; anter, mikrospor polen, ovül-ovaryum ve embriyo kültürü olarak adlandırılır. Dumas de Vaulx (1979), Cucumis melo L. yu (2n=24), Cucumis ficifolius (2n=4X=48) ile tozlayarak türler arası melezlemeler yapmıştır. Polenlerin çim borusu gelişimini uyarmak için, stigmalarını yüzeysel olarak kestiği dişi çiçekleri kavun polenleri ile tozlamış ve meyveler elde etmiştir. Araştırmacı, bu bitkilerde yaptığı kromozom sayımları sonucu, haploidi oranlarını ilkbaharda tozlananlarda % 0.284, sonbaharda tozlananlarda % olarak bildirmiştir. Zagorcheva ve ark. (1987), Cucumis ficifolius un (2n=24) izole edilmiş olan dişi çiçeklerini, C. sativus (2n=14) veya C. melo var. flexuosus un çiçek tozlarıyla tozlamışlar ve 8 adet bitki elde etmişlerdir. Bu bitkilerin herbirinde kromozom sayımı yapılmış ve n=12 olduğu görülmüştür. Bu haploidlerde kendileme yapıldığında meyve elde edilememiştir. C. sativus çiçek tozlarıyla tozlandığında çiçeklerin % 80 inin meyve bağladığı ve bu meyvelerdeki tohum sayısının ise 3.5 adet olduğu belirtilmiştir. Steril ortamda açılan tohumların içlerinde bulunan embriyoların tohum hacminin ancak yarısını kapladığı; kültüre alınan bu embriyoların, bitkiye dönüştükleri ancak enfeksiyon nedeni ile bitkilerin yaşatılamadığı bildirilmiştir. Custers ve Bergervoet (1984), Cucumis melo var. Noy Yizrael in 0, 10, 100 ve 1000 Gy dozlarında gama ışınına maruz polenleri ile Cucumis sativus var. 6
19 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Irmak GÜRSOY hardwickii yi tozlamışlardır. Meyveler tozlamadan 3 hafta sonra hasat edilmiş ve endospermli embriyosu olan ovül sayısı ile embriyo ve endosperm boyutlarını incelemişlerdir. 10 Gy dozundaki uygulama, kontrol polenleri ile yapılan uygulamaların sonuçlarından farklı bulunmamış, ışın dozu yükseldikçe ölçülen değerlerde düşüşler meydana gelmiştir. Sauton (1987), ışınlanmış polenlerle tozlama yoluyla parthenogenesis üzerinde çalışmalar yürütmüş ve kavunda normal döllenmenin olmaması için 30 krad dan daha yüksek dozların kullanılması gerektiğini bildirmiştir. Araştırmacı, tozlamadan 3-5 hafta sonra hasat edilen meyvelerde, 100 adet tohumdaki haploid embriyo sayısının ışın dozuna bağlı olarak artış gösterdiğini ve sayısının 3 e ulaştığını söylemiştir. Bu embriyoların kültür ortamında bitkiye dönüştürüldüğünü ve bitkiye dönüşen embriyoların ise in vitro mikroçoğaltım ile sayılarının arttırıldığını bildirmiştir. Araştırmacı ayrıca, in vitro kromozom katlamalarında çeliklerin 5 g/l kolhisin solüsyonunda 2 saat süreyle tutulmasının en iyi sonucu verdiğini açıklamıştır. Sauton ve Dumas de Vaulx (1987), Védrantais kavunlarının polenlerini 10, 30 ve 100 krad dozlarında Co 60 kaynaklı gama ışını ile uyartmış ve daha sonra Arizona ve Virka kavun çeşitlerini bu polenler ile tozlamışlardır. Bu çalışmada, ışınlanmış polenlerle tozlanmış çiçeklerin % 35 i meyve tutmuş ve olgunlaşmamış olan (3-4 haftalık) bu meyveler hasat edilmiştir. 10 krad ışın dozunda % 0.3 diploid, % 0.8 haploid embriyo, 30 ve 100 krad dozlarında ise sırasıyla % 1.8 ve % 1.6 oranında sadece haploid embriyoların oluştuğu gözlenmiştir. Ayrıca bir dişi çiçeğin iki adet ışınlanmış erkek çiçek ile tozlanmasıyla ortalama % 1.81 olan haploid embriyo oranının, tozlamada 4 adet çiçek tomurcuğu kullanıldığında önemli ölçüde arttığı ve ortalama % 2.54 e yükseldiği bildirilmiştir. Sauton (1988), kavunlarda ışınlanmış polenlerle uyartım yoluyla gynogenetik haploid embriyo elde edilmesi üzerine genotip ve mevsimin etkisini araştırmıştır. Araştırmacı mevsimin etkisini araştırmak için, Mart-Ekim ve Şubat-Haziran dönemlerinde cam serada yetiştirdiği Cucumis melo var. cantalupensis e dahil Arizona ve Virka çeşitlerinin bitkilerini, Védrantais çeşidinin 300 Gray dozunda ışınlanmış polenleriyle tozlamıştır. En iyi sonuçlar, 100 tohumdaki embriyo sayısının 7
20 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Irmak GÜRSOY yaklaşık arasında olduğu 10 Haziran-15 Eylül döneminde alınmıştır. Genotipin etkisinin incelendiği çalışmada ise, farklı 7 genotip kullanılmış ve her genotipten 100 tohum açılmıştır. Bütün genotiplerden haploid embriyolar elde edilmiş ve bu embriyolar in vitro kültüre alınarak bitkiye dönüştürülmüştür. Araştırmacı, en yüksek haploidi oranının, % 0.17 ve % 0.16 oranları ile Arizona ve Védrantais çeşitlerinde olduğunu tespit etmiştir. Niemirowicz-Szczytt ve Dumas de Vaulx (1989), Polan F1 hıyar çeşidinin dişi çiçeklerini, Gray dozlarında Co 60 kaynaklı gama ışını ile ışınlanan polenlerle tozlamışlar ve normal polenlerle tozladıkları çiçekleri de kontrol olarak kullanmışlardır. Işınlanmış polenlerle yapılan tozlamada meyve bağlama oranı % 50-60, meyve başına düşen ortalama tohum sayısı ise 250 adettir. Bu tohumların çoğunun içi ise boş olarak belirlenmiştir. Kontrol polenleri ile yapılan tozlamalarda meyve tutma oranı % 100, meyve başına düşen tohum sayısı ise ortalama 400 adet ve tohumların neredeyse tümünün normal embriyolar içerdiği tespit edilmiştir. Tozlamadan 20 gün sonra hasat edilen meyvelerin tohumlarının, yalnızca 300 Gray dozunda ışınlanmış polenlerle tozlanan çiçeklerde 13 adet yürek ve kotiledon gibi farklı safhalarda embriyolar taşıdığı belirlenmiştir. Normalden daha küçük olan bu 13 embriyo, kültüre alınmış ve 8 i bitkiye dönüşmüştür. Bu bitkilerden 4 ünün kök ve gövde meristemlerinde yapılan kromozom sayımlarında haploid oldukları, fakat daha sonraki mikroçelik safhasında, genç kök meristemlerindeki bazı hücrelerde spontan kromozom katlamaları olduğu belirtilmiştir. Brun (1990), ışınlanmış polenlerle haploid bitki eldesine genotipin etkisini incelemiştir. Fransız (Védrantais), Kore (Virka), Hindistan (MR1) ve Japonya kökenli (Freeman s Cucumber) olmak üzere 4 genotipi resiprokal olarak, 300 Gray dozuyla ışınlanmış polenlerle tozlamıştır. Ayrıca ışınlanmış polen dışında, polenleri 15 dakika, toluidin mavisi (10, 50 ve 100 ppm) ve kolhisin (% 0.02) e bandırarak da tozlamalar yapmıştır. Araştırma sonucunda haploid embriyo uyartımına ana genotipin önemli derecede etkili olduğu, tozlayıcı çeşidin etkisinin ise önemsiz olduğu tespit edilmiştir. Diğer uygulamaların hiçbirinde meyve tutumu gerçekleşmemiştir. 8
21 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Irmak GÜRSOY Gürsöz (1990), karpuzda haploid embriyo uyartımı üzerine genotipin etkisini incelemiştir. Bu çalışmada Panonia F 1, Sugar Baby, Halep Karası ve Crimson Sweet çeşitleri, yine bu dört çeşide ait karışık ve 300 Gray dozda ışın uygulanmış polenlerle tozlanmıştır. Tozlama sonucunda elde edilen 26 adet meyveden toplam tohum açılmıştır. 100 tohumdaki embriyo sayıları karşılaştırıldığında Halep Karası (% 14.2) nın, diğer çeşitlere göre daha fazla embriyo taşıdığı tespit edilmiştir. Tohumların ekstraksiyonu için meyvelerin tozlamadan sonraki 3-4. haftada hasat edilmesinin uygun olduğu saptanmıştır. Gürsöz (Sarı) ve ark. (1991) nın, karpuzda ışınlanmış polenlerle uyartım tekniği ile haploid embriyo oluşumu üzerine yaptığı çalışmada, değişik safhalarda toplam 761 adet embriyo elde edilmiştir. Araştırmacılar, embriyoların % 72 sinin globüler safhada olduğunu bildirmiş ve toplam 761 adet embriyodan 17 adet bitki elde etmişlerdir. 31 Mayıs-13 Haziran tarihlerinde yapılan tozlamaların en uygun tozlama dönemleri olduğu belirtilmiştir. Flow sitometri analizleri sonucunda elde edilen bitkilerin tamamının haploid oldukları tespit edilmiştir. Sarı ve ark. (1992b), Türkiye de en çok yetiştirilen kavunlardan Ananas, Hasanbey, Kırkağaç ve Yuva çeşitlerinin dişi çiçeklerini, Védrantais çeşidinin 300 Gray lik gama ışını ile uyartılmış polenleri ile tozlamışlardır. Galia F 1 çeşidini ise kontrol olarak kullanmışlardır. Araştırmacılar mevsimin ve genotipin haploid bitki eldesini önemli derecede etkilediğini bildirmişlerdir. Przyborowski ve Niemirowicz-Szczytt (1994), hıyarda 300 Gray gama ışınıyla uyartılmış iki saf hattın polenleriyle tozladığı dört F 1 çeşitten elde ettiği embriyoları in vitro da E20A ortamında kültüre almışlardır. En çok embriyo Polan F 1 çeşidinde (100 tohumda 1.34 embriyo) elde edilmiş ve bu embriyoların % 51 i gelişme göstermiştir. Yaz aylarında yapılan tozlamaların, bahar aylarında yapılan tozlamalara göre daha iyi sonuç verdiği ortaya konulmuştur. Elde edilen bitkilerden yalnızca bir adedi diploid, diğerlerinin ise haploid veya aneuploid olduğu belirlenmiştir. Sarı (1994), karpuzlarda Gray dozlarında gama ışını ile uyartılmış polenlerle yapılan tozlamalar sonucunda elde edilen haploid embriyolara genotip ve mevsimin etkisinin önemli olduğunu bildirmiştir Gray dozlarındaki ışının 9
22 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Irmak GÜRSOY karpuz için en uygun doz olduğu, 100 Gray ışın dozu uygulanan polenlerin ise melezleme etkisi yaptığı bildirilmiştir. Araştırmacı, yürek şeklindeki embriyoların ve bu embriyoların bitkiye dönüşümü sonucunda oluşan bitkilerin % 90 ının mayıstemmuz aylarında yapılan tozlamalardan geliştirildiğini ve toplam 54 adet bitki elde edildiğini bildirmiştir. Doré ve ark. (1995), ışınlanmış polenlerin ve embriyo kurtarma yönteminin birlikte kullanılmasının haploid bitki elde edilmesinde son derece geçerli bir yöntem olduğunu belirtmişlerdir. Bu yöntem, Fransa da 1987 yılından beri kullanılmakta ve kavun, soğan, lahana, havuç, hıyar, karpuz gibi birçok sebze türünde başarı ile uygulanmaktadır. Kavunda bu yöntem ıslah programlarında rutin olarak yer almaktadır. Bu teknikte her tür için ayrı koşullar vardır. Kavunda, genotip ve mevsim haploid üretim miktarını etkilemektedir. Kavunda tohum içerisindeki embriyolar X ışını yardımı ile belirlenebilmektedir. Lahana ve soğanda embriyo kurtarma gerekli değildir, çünkü erkek kısırlık ve resesif markör genler istenmektedir. Çağlar (1995), hıyarda ışınlanmış polenlerle uyartım yolu ile haploid embriyo elde edilmesi üzerine genotipin ve mevsimin etkili olduğunu bildirmiştir. Polenlerin ışınlanmasında 3 farklı ışın dozu (300, 450 ve 600 Gy) uygulanmış denemede kullanılan 4 genotipte (Qamar F 1, Seraset F 1, Dere ve Çengelköy) de yıl boyu embriyo uyartımı sağlanmış, en uygun ışınlama dozunun ise 300 Gray ve en iyi dönemin mayıs-eylül arasındaki dönem olduğu belirtilmiştir. Qamar F 1 den 704, Seraset F 1 den 603, Dere den 29 ve Çengelköy den ise 43 adet haploid bitki elde edilmiştir. Bu bitkilerin dihaploidlerini elde etmek için ise en uygun kolhisin dozunun % 1 ve muamele süresinin 2 saat olduğu saptanmıştır. Ficcadenti ve ark. (1995), kavunda Cucumis melo var. reticulatus a ait üç ve Cucumis melo var. inodorus a ait iki çeşit üzerinde ışınlanmış polen tekniği ile haploidi uyartımını sağlamak için yaptıkları çalışmada; ışın dozu olarak, 0.6, 1.2 ve 2.4 kgy i seçmişler ve resiprokal tozlamalar yapmışlardır. 0.6 ve 1.2 kgy dozları ile uyartılmış polenlerle yapılan tozlamalar sonucunda haploid bitkiler elde edilmiştir. Yanmaz ve Taner (1996), 300 ve 350 Gy dozundaki gama ışını ile uyartılmış polenlerle Yuva, Kırkağaç ve ümitvar bulunan birkaç kantalop hattını 10
23 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Irmak GÜRSOY tozlamışlar ve haploid bitkileri elde etmişlerdir (% 48.18). Bu çalışmada 300 Gy ışın dozunun haploid bitkilerin elde edilmesinde etkili olduğu bildirilmiştir. Abak ve ark. (1996), Cucumis melo türünün üç farklı varyetesine (var.inodorus, var. reticulatus, var. cantalopensis) dahil 18 kavun çeşidinde Co 60 kaynaklı gama ışını ile uyartılmış polenlerle tozlama yapılarak haploid embriyo oluşumuna genotipin etkisini araştırmışlardır. 14 genotipte embriyo elde edilmiş ve embriyolar in vitro embriyo kurtarma yoluyla bitkiye dönüştürülmüştür. Haploid bitkiler in vitro da 2 saat % 0.5 lik kolhisin çözeltisinde tutulmuş ve daha sonra mikroçoğaltım ile çoğaltıldıktan sonra diploid hale getirilmiştir. Elde edilen diploid bitkicikler dış ortama alıştırılarak gelişmeleri sağlanmıştır. Dış ortama alıştırmadaki başarı oranı % 53 ile % 63 arasında değişmiştir. Serada gelişen bitkilerin kendilenmesiyle tohumları alınmış ve diploid hatlar oluşturulmuştur. Flow sitometri ve kök uçlarında kromozom sayımı yapılarak haploid bitkilerin ploidi düzeyleri belirlenmiştir. Ayrıca ploidi seviyesi stoma boyutları ve bekçi hücrelerdeki kloroplast sayıları araştırılarak morfolojik gözlemlerle tespit edilmiştir. Diploidlerde, haploidlere göre stoma çaplarının % 31, stoma uzunluklarının ise % 58 daha fazla olduğu saptanmıştır. Haploidlerde kloroplast sayıları 6-8, diploidlerde ise arasında değişmiştir. Yanmaz ve ark. (1997), acur (Cucumis melo var. flexuosus) türünde haploid embriyo elde etmek için 250, 300 ve 350 Gray ışın dozlarını denemişler ve 300 ile 350 Gy dozlarında embriyo ve bitki elde ettiklerini bildirmişlerdir. Sarı ve ark. (1999b), Galia grubu kantolop kavunlarında Fusarium oxysporum f.sp.melonis in 0 ve 1 ırklarına dayanıklılık üzerinde çalışmışlardır. Melezlemeler sonucunda F1 ler oluşturulmuş ve elde edilen F 1 lerin birinci geriye melezlerinde partenogenetik haploid embriyo uyartımı yapılmıştır. Uyartılmış polenler ile tozlama sonucunda meyve bağlama oranları, meyvelerdeki tohum sayıları, embriyo sayı ve şekilleri ile bitkiye dönüşüm oranları incelenmiştir. Meyve tutma oranları genotiplere göre % 25-% 54 arasında değişmiştir. Elde edilen 147 adet meyvenin açılmasıyla tohumlardan toplam bulunan embriyo sayısı 552 adettir. Embriyo şekilleri ise % 80 yürek, % 20 globüler formda bulunmuştur. Çalışmada toplam 219 adet embriyo bulunmuş ve bunlara in vitro ve in vivo ortamda kolhisin 11
24 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Irmak GÜRSOY uygulaması yapılmıştır. Sonuç olarak toplam 50 adet saf hat elde edilmiştir. Bu saf hatların 47 si test edilmiş ve 25 hattın hastalığa dayanıklı olduğu belirlenmiştir. Yashiro ve ark. (2001), kavunda partenogenetik haploid bitki oluşturmada yeni bir metot geliştirmiştir. X ışını (65KR) ile uyartılmış polenler ile tozlanmış 5 F 1 çeşidine ait meyveler hasat edilmiş ve ovülleri in vitro da kültüre alınmıştır. Her çeşitte 20 meyve ile çalışılmıştır. Bu meyvelerden elde edilmiş yaklaşık ovülden 51 haploid bitki geliştirilmiştir. Beş çeşit için haploid üretim oranı % 0.03 ile % 0.17 arasında blunmuştur. In vitro gelişim sırasında 20 adet bitki vitrifiye olmuş veya ölmüştür. Sonuçta, 31 bitki oluşmuş ve katlama için seraya alıştırılmıştır. Yan sürgün uçları az miktarda deterjan içeren % 0.1 lik kolhisin solüsyonuna daldırılmştır. Kolhisin uygulamasının ardından 31 hattın 21 inde katlanma (% 68 oranında) meydana gelmiştir. Kurtar ve ark. (2002), kabakta Co 60 kaynaklı gama ışını ile farklı dozlarda ışınlanmış polenlerle 4 genotipte (Eskenderany F 1, Acceste F 1, Sakız ve Urfa Yerli) yapılan tozlamaların ardından partenogenetik haploid embriyoların elde edilmesi, elde edilen embriyoların bitkiye dönüştürülmesi, bitkilerin ploidi düzeylerinin, kromozom sayımları ve diğer tekniklerle (stomatal incelemeler ve morfolojik gözlemler) belirlenmesi üzerinde çalışmışlardır. Bu araştırmada sadece 25 ve 50 Gray dozlarıyla ışınlanmış polenlerle tozlamaların etkili olduğu tespit edilmiştir. Farklı türlere ait polenlerle yapılan tozlamalar ile uyartım sağlanamamıştır. Işınlanmış polen tekniğinde genotiplerin etkisi önemli bulunmuş; Eskenderany F 1 genotipinden 43 adet, Sakız genotipinden 27, Urfa Yerli genotipinden 13, Acceste F 1 genotipinden 10 ve toplamda 93 adet haploid bitki üretilmiştir. Haploid bitkilerden dihaploid hatların elde edilmesinde en uygun sürenin 4 saat ve kolhisin dozunun ise % 0.5 olduğu belirlenmiştir. Yetişir ve Sarı (2003), haploid kavun (Cucumis melo L.) bitkilerinin katlanması için in vivo dihaploidizasyon yöntemini geliştirmişlerdir. Araştırmacılar, tek göz içeren kesilmiş bitki parçalarının kolhisin solüsyonu ile in vitro muamelesi ile sürgün uçlarını in vitro koşullarda kolhisin solüsyonuna daldırarak yapılan in vivo yöntemi karşılaştırmışlardır. Uygulamadan sonra, ploidi seviyesi morfolojik (yaprak ve çiçek büyüklüğü ve polen varlığı) ve sitolojik olarak (flow sitometri) 12
25 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Irmak GÜRSOY belirlenmiştir. Sonuçlar sürgün ucu in vivo daldırma yönteminin en başarılı katlama yöntemi olduğunu göstermiştir. Apikal büyüme ucunun daldırılması ile dihaploidizasyon oranı % 88.8 bulunmuştur. In vivo katlanma oranı, in vitro kolhisin uygulamalarından 3 kat daha fazladır. Damlatma ile kolhisin uygulamalarının kromozom katlamada etkin bir yöntem olmadığı belirtilmiştir. Bal ve ark. (2003), E20A kültür ortamının kavunda dihaploidizasyon tekniğinin bir parçası olduğunu ve uzun süren çelikleme döneminde bitkilerin canlılığını korumasının çok önemli olduğunu vurgulamışlardır. Bu yüzden, bu çalışmada bitkilerin güçlü gelişimleri için uygun ortam araştırılmıştır. E20A ve MS ortamı IAA nın yalnızca bir konsantrasyonunu içerir veya içermezken (0.01 mg/ml) ve BAP ın ise mg/ml, mg/ml IAA ve 2.25 mg/ml olmak üzere üç farklı konsantrasyonu ile kombine edilmiştir. Bitki uzunluğu, boğum sayıları, kallus uzunluğu ve çapı, kök ve sürgünlerin uzama oranları kültür süresince her hafta kayıt edilmiştir mg/ml içeren E20A ortamında tek bir sürgünü olan bitkicikler elde edilmiş ve mg/ml BAP içeren E20A ortamında ise boğum arası uzunluğu kısa olan ve çoklu sürgüne sahip bitkicikler gelişmiştir. En çok istenen sürgün gelişimi BAP içermeyen, ancak 0.01 mg/ml IAA içeren ortamdan elde edilmiştir. BAP ın ortama eklenmesi sürgün gelişimini sınırlandıran kallus oluşumuna neden olmaktadır. Kavunda, düşük miktarlarda tuz içeren ortamın koltuk altı tomurcukların ve sürgün gelişiminin in vitro uyarılmasında daha uygun olduğu saptanmıştır. Taner ve ark. (2003), acur (250, 300 ve 350 Gy) ve kavunda (300 ve 350 Gy) gama ışını uygulamasının haploid embriyo oluşumu ve çiçek tozu canlılığı üzerine etkilerini incelemişlerdir. Acurda 250 ve 300 Gy lik dozlarda çiçek tozu canlılığı sırasıyla %28.8 ve % 28.0 olarak bulunmuş ve ayrıca bu oran 350 Gy e göre (% 19.4) daha yüksek bulunmuştur. Doz ve çiçek tozu yaşı arttıkça çiçek tozu canlılığının azaldığı belirlenmiştir. Kavunda ise ışınlarla uyartılmış çiçek tozları ile yapılan tozlamadan 72 saat sonra, 300 Gy lik dozda uygulama yapılan anterlerde çiçek tozu çim borularının % ünün yumurtalığa ulaştığı ve haploid embriyo oluşumunu uyarttığı tespit edilmiştir. Her iki türde de meyve tutumu ve haploid embriyo oluşumu üzerine 300 ve 350 Gy lik dozların 250 Gy e göre daha olumlu etkilere sahip olduğu belirlenmiştir. 13
26 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Irmak GÜRSOY Claveria ve ark. (2005), ışınlanmış polen tekniği ile, ilk olarak polenlere Co 60 kaynaklı, 500 Gy dozunda ışın uygulayarak hıyarda partenogenetik embriyo oluşumunu teşvik etmişlerdir. Embriyo kurtarmada X ışınlarından faydalanmışlar ve kurtardıkları embriyoları in vitro da kültüre almışlardır. Daha sonra kültüre alınan embriyolarda istenilmeyen zigotik yapıları tanımlamak için kodominant hıyar ve kavun SSR markırları ile flow sitometri yöntemlerini kullanmışlardır. Bunlardan başka spontan haploid bitkilerin oluşumlarının olmadığı da bildirilmiştir. Elde edilen haploid bitkiler kolhisin uygulaması ile in vitro koşullarda dihaploid hale getirilmiştir. Dolcet ve ark. (2006), hıyarda çiçek tozlarına 0.5 kgy dozda Co 60 kaynaklı gama ışını ile ışınlama yaparak haploid embriyo uyartımını sağlamışlardır. Daha sonra X ışınlarından faydalanarak haploid embriyoları bulup kurtarmışlardır. Flow sitometri yöntemi ile de ploidi seviyesini belirlemişlerdir. Ardından haploid bitkiler kolhisin uygulamasına tabi tutularak, kromozomlarının katlanması sağlanmıştır. Diploid hale getirilen bu bitkiler dış koşullara alıştırılmış ve sonra da kendilemeleri yapılmıştır. Kodominant markırlar ve flow sitometri teknikleri kullanılarak gametofitik orijinli oldukları belirlenmiştir. Araziye aktarılmadan önce flow sitometri ile ploidi düzeyleri belirlenmiş ve kolhisinle kromozomları katlanmıştır. Çalışmanın sonunda kendileme yapılan tüm hatlardan tohum elde edilmiştir. Lim ve Earle (2008), tarafından yapılan bir çalışmada, gama ışını kullanarak toplam 63 adet haploid kavun bitkisi elde edilmiştir. Daha sonra mikroçelikleme yoluyla bitki sayısı arttırılmıştır. Bu bitkilere, farklı kolhisin dozları uygulanmış ve bitkilerin kromozomlarının katlanması sağlanmıştır. Katlamanın ardından bu tekniğin, gelişen bitkilerde çiçek tozu üretimi ve meyve tutumu üzerine etkileri incelenmiştir. En etkin uygulamanın, 3 cm lik sürgün uçlarına yapılan 500 mg/l kolhisinde 3 saat süre ile tutulması olduğu belirlenmiştir. Bu uygulamanın verilerine göre, bitkilerin yaşama oranı % 83 ve katlanma oranı ise % 26 olarak tespit edilmiştir. En yüksek meyve elde etme oranınının % 60 olduğu ve en iyi meyve gelişiminin en kaliteli polenlere sahip bitkilerden elde edildiği belirtilmiştir. In vivo kolhisin uygulamalarında ise 500 mg/l lik kolhisinde sürgün uçlarının 2-4 saat süre ile tutulması sonucunda birkaç meyve elde edilmiş, ancak yaşayan bitki sayısı az olmuş ve bazı morfolojik bozukluklar gözlenmiştir. 14
27 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY 3. MATERYAL VE METOD Çalışmalar, Ç.Ü Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama Serası, Biyoteknoloji laboratuvarı ve Soğuk Hava Deposunda yürütülmüştür Materyal Bitkisel materyal olarak, Türkiye den toplanmış ve hala gen havuzumuzda bulunmakta olan, Yuva ve Hasanbey (koyu yeşil, girintili çıkıntılı ve kalın kabuklu) kavunlarının içerisinden gelecek vadeden 6 adedi kullanılmıştır (Şekil 3.1.). Seçilen materyal 2003 yılında Dünya kavun gen bankası koordinatörü Michel PİTRAT dan getirtilen Yuva-Hasanbey için 1 adet aynı tipteki koyu yeşil girintili çıkıntılı kabuklu baba ile tozlanmış ve F1 ler elde edilmiştir. Elde edilen bu F1 lerden bir generasyon geriye melezleme yapılmış ve bu çalışmada GM 1 ler kullanılmıştır. Yuva-Hasanbey grubu genotiplere donör (verici) olarak kullanılan genotip Axio dur (Şekil 3.2). Yurtdışından getirtilen ve baba olarak kullanılan Axio, fom-1 ve fom-2 genlerini bulundurmakta olup, küllemeye de dayanıklıdır. Çalışmada kullanılan tüm genotiplerin yanı sıra Yuva-Hasanbey grubuna dahil ümit vaadeden Kav 96, Kav 97, Kav 98, Kav 99, Kav 100 ve Kav 103 olarak kodlanmış olan genotiplerden de hasat süresi, sıcaklık ve depolama denemesi için faydalanılmıştır. 15
28 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY Şekil 3.1. Ana Materyal Olarak Kullanılan Açılım Generasyonları 16
29 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY Şekil 3.2. Fom-1 ve Fom-2 Genlerini İçeren, Küllemeye de Dayanıklı Olan Baba Materyali 17
30 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY 3.2. Metod Arazi Çalışmaları Fusarium testlerinde dayanıklı olduğu belirlenen fideler 25/02/2008 tarihinde ısıtmasız cam seraya m x 0.5 m aralık mesafelerle dikilmiştir (Şekil 3.3.). Dikimin ardından, geceleri örtülmek üzere bitki sıralarına alçak tüneller kurulmuştur (Şekil 3.4.). Tüneller 01/04/2008 tarihinde kaldırılmış ve bitkiler, tek gövdeli olarak askıya alınmıştır. Budamalar da haftalık olarak yapılmıştır (Şekil 3.5.). Denemede damla sulama sistemi kullanılmıştır. Yuva-Hasanbey grubundan 140 adet bitki seraya dikilmiştir. Şekil 3.3. Fusarium Testi Sonucu Dayanıklı Olarak Tespit Edilen Genotiplerin Seraya Dikilmesi, Sulama Sisteminin Döşenmesi 18
31 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY Şekil 3.4. Fusarium Testinden Sonra Dayanıklı Bulunan Bitkilerin Seraya Dikiminden Sonra Alçak Tünellerin Kurulması Şekil 3.5. Seraya Dikilen Kavun Bitkilerinin Tek Gövdeli Olarak Askıda Yetiştirilmesi Seraya dikilen bitkiler, nisan ayının başlarında çiçeklenmeye başlamıştır. Çiçeklenmeyle birlikte, ışınlama ile uyartım ve tozlamalara başlanmıştır. Erkek çiçek tomurcukları, 9 Nisan ve 5 Mayıs tarihleri arasında 10 kez ışınlanmıştır. Işınlama tarihleri, 09/04/2008, 11/04/2008, 14/04/2008, 16/04/2008, 18/04/2008, 21/04/2008, 23/04/2008, 25/04/2008, 28/04/2008 ve 05/05/2008 dir. Şekil 3.6. da erkek çiçeklerin ışınlama için hazırlanması, Şekil 3.7. de ise ışınlama işlemi gösterilmiştir. 19
32 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY Şekil 3.6. Erkek Çiçeklerin Işınlama için Hazırlanması Şekil 3.7. Erkek Çiçeklerin Işınlandığı Ç.Ü. Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Radyoterapi A.B.D. ndaki Işınlama Cihazı 20
33 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY Antesisten bir gün önce toplanmış erkek çiçekler, taç ve kısmen çanak yapraklarından ayrılarak ışınlama için hazırlanmıştır. Işınlama için hazırlanmış erkek çiçeklere 300 Gray dozunda Co 60 kaynaklı gama ışını Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Radyoterapi Anabilim Dalı nda uygulanmıştır. Haploid embriyo uyartımı ışınlanmış polenle sağlanacak olan genotiplerin erselik çiçekleri, antezisten bir gün önce emasküle edilmiştir. Bir sonraki gün tozlanacak olan erselik çiçekler ışınlama ile aynı gün emasküle edilmiştir. Gama ışını ile uyartılmış erkek çiçeklerin polenleri, ışınlama işleminden bir sonraki gün anterlerin patlaması ile dışarı çıkmıştır. Bu da tozlamanın başarı ile yapılmasını sağlamıştır. Selofan keselerle kapatılmış olan çiçeklerin stigması üzerine uyartılmış erkek çiçeklerin dikkatli bir şekilde sürtülmesi ile tozlama işlemi tamamlanmıştır. Şekil 3.8. de erselik çiçeğin emaskülasyon öncesi görüntüsü, emaskülasyon, ışınlanmış polenle tozlama, tozlamadan önce ve sonra selofan keselerle izolasyon çalışmaları gösterilmiştir. 21
34 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY a ). b ) c d e f Şekil 3.8. Haploid Embriyo Uyartımı Aşamaları a. Antesisten Bir Gün Önce Emasküle Edilecek Çiçek, b. Emaskülasyonun Yapılışı, c. Emaskülasyondan Sonra Selofan Kese Takılması d., e. Işınlanmış Polenle Tozlama, f. Tozlamadan Sonra Tekrar Kese Takılması 22
35 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY Labaratuvar Çalışmaları Yuva-Hasanbey Kavunlarında Farklı Tozlama Tarihlerinin Meyve Tutumu, Embriyo Uyartımı ve Bitkiye Dönüşüm Oranlarına Etkileri Çalışmanın birinci bölümünde Yuva-Hasanbey grubu kavunlarda ışınlanmış polen uyartımında en uygun tozlama tarihini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaçla, yaklaşık 1 ay süren tozlama dönemi birer haftalık dört döneme bölünmüş, belirlenen tozlama haftaları Nisan, Nisan, Mayıs ve Mayıs tarihleri olarak belirlenmiştir. Işınlanmış polen yöntemi ile elde edilen meyveler araziden hasat edilerek bitki biyoteknolojisi laboratuvarına getirilmiştir. Getirilen meyveler çeşme suyu altında hipoklorit çözeltisi ile yıkanıp tezgahlarda kurutulmuştur. Kurutulan meyvelerin ağırlıkları alınmıştır (Şekil 3.9). Ağırlıkları alınan meyveler laminar flow da krom küvetler içerisinde %96 lık alkol ile kuru yakma metoduyla sterilize edilmiştir. Sterilizasyonu yapılmış bu meyvelerin tohumları, dikkatli bir şekilde meyvelerden ayrılmış ve sayıldıktan sonra, steril kavanozlara konulmuştur. a Şekil 3.9. a. Haploid Embriyo Taşıyan Meyvelerin Kurutulması b. Ağırlıklarının Alınması b 23
36 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY Kavanozlardaki tohumlar, laminar flow da binoküler mikroskop altında pens ve bistüri yardımı ile açılmıştır. Embriyolar dikkatli bir şekilde kurtarıldıktan sonra E20A ortamları bulunan petrilere alınmıştır. Petrilerin çevresi, hava ile teması kesmek için streç film ile sarılmıştır. Petrilerin üzerine gerekli bilgiler yazıldıktan sonra kayıtları alınmış ve C sıcaklıktaki, lux ışık yoğunluğu olan, 16 saat aydınlık, 8 saat karanlık fotoperiyoduna sahip iklim odasına yerleştirilmiştir (Şekil 3.10). Kültüre alınmış embriyoların 6-7 gün sonra kotiledonları yeşile dönmeye başlamış, kökleri oluşmuş ve küçük bitkicikler haline gelmeye başlamıştır. Daha sonra da bitkicikler, petrilerden tüplere transfer edilmiştir. Transferi yapılan bitkiler tüp boyuna eriştiğinde (yaklaşık 10 cm) ise mikroçelikle çoğaltma aşamasına geçilmiştir (Şekil 3.11). 24
37 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY a b c d e f Şekil Işınlanmış Polenle Tozlanarak Elde Edilmiş Ham Meyvelerin Sterilizasyonu (a), Embriyo Kurtarma Aşamaları (b, c, d, e) ve İklim Odasına Yerleştirilmesi (f) 25
38 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY a Şekil a. Transfer Edilmiş Bitkicikler, b. Tüp Boyuna Ulaşmış Mikroçelik Aşamasındaki Bitkiler b Embriyo kurtarma ve mikroçeliklerin yanı sıra her bir tozlama dönemi için aşağıdaki parametreler de incelenmiştir. Meyve tutma oranı (%): Meyve bağlayan toplam çiçek sayısının, tozlanan toplam çiçek sayısına oranı ve bu oranın 100 ile çarpılması ile elde edilmiştir. Ortalama meyve ağırlığı (g): Hasat edilen meyvelerin tek tek elektronik tartıda tartılması ve toplanıp meyve sayısına bölünmesi ile elde edilmiştir. Ortalama tohum sayısı (adet/meyve): Aynı genotipteki meyvelerin her birinin içerdiği tohum sayısının belirlenip, toplam meyve sayısına bölünmesi şeklinde bulunmuştur. Toplam embriyo sayısı: Aynı genotipe ait meyvelerden elde edilen embriyoların toplam sayısıdır. Toplam yürek şekilli embriyo sayısı: Aynı genotipe ait meyvelerden elde edilen toplam yürek şeklindeki embriyoların toplam sayısıdır. Toplam globüler şekilli embriyo sayısı: Aynı genotipe ait meyvelerden elde edilen globüler embriyoların toplam sayısıdır. 26
39 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY Toplam torpedo şekilli embriyo sayısı: Aynı genotipe ait meyvelerden elde edilen toplam torpedo embriyo sayısıdır. Toplam bitki sayısı: Her genotipten elde edilen toplam bitki sayılarıdır. Bitkiye dönüşme oranı (%) : Her genotipten elde edilen toplam embriyoların bitki sayısına oranının 100 ile çarpılması ile hesaplamıştır Farklı Tarihlerde Hasat Edilen Meyvelerin Farklı Sürelerde Depolanmasının Embriyo Verimi, Kalitesi ve Bitkiye Dönüşüme Etkisi Cucumis melo var. cantolupensis te ışınlanmış polenle tozlama yoluyla elde edilen, içerisinde endosperm taşımayan ve sadece embriyo bulunduran tohumları içeren meyvelerin hasadı, tozlamadan gün sonra yapılmaktadır (Sauton ve Dumas de Vaulx, 1987; Sarı ve ark., 1999b). Yuva-Hasanbey grubu geççi kavunlarda içerisinde endosperm taşımayan ve sadece embriyo bulunduran tohumları içeren meyvelerin hasat süresi önem taşımaktadır. Bu amaçla, 3 farklı hasat süresi denenmiştir. Benzer olarak farklı tarihlerde hasat edilen meyvelerin, soğuk hava deposunda en fazla ne kadar dayanabileceği sürenin planlanması yönünden önem taşımaktadır. Tezin bu bölümünde, tozlamadan sonra 22., 26. ve 30. günlerde hasat edilen meyvelerin 0, 1, 2 ve 3 hafta depolanmasının embriyo verimine, kalitesine ve bitkiye dönüşümüne etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, toplam 24 adet meyve kullanılmış ve her hasat döneminde 8 adet meyve kesilmiştir. Bu meyvelerden 2 şer adedi, 0. gün ekstraksiyonu için hemen embriyo kültürüne alınmış, diğer meyveler ise 1, 2 ve 3 hafta +13 ºC de (Tuncay ve ark., 2008) depolanmıştır bölümünde belirtilen parametrelerin tamamı bu denemede de incelenmiş ve sonuçları sunulmuştur. 27
40 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY Yuva ve Hasanbey Kavunlarında Farklı Depolama Sıcaklıklarının Embriyo Verimine, Kalitesine ve Bitkiye Dönüşüme Etkisi Serada bulunan Yuva-Hasanbey grubuna ait bitkilerden 121 adet meyve elde edilmiştir. Bu meyvelerin tohumlarının binoküler mikroskop altında tek tek açılmaları oldukça zaman alıcı bir iştir. Tecrübeli bir kimse, günde inodorus grubuna ait kavunlardan ortalama 4-5 adet meyvenin tohumlarını ekstrakte edebilmekte ve embriyolarını kurtarabilmektedir. Bu durum karşısında da ekstraksiyon için meyveler bekletilmek zorunda kalınmaktadır. Ekstraksiyon için uzun süre bekletilen meyvelerin tohumlarına ait embriyolar kahverengileşip, bitkiye dönüşme potansiyelleri azalmakta ya da yok olmaktadır. Bu durumu önlemek için bu şekilde bekletme yerine, uygun sıcaklıkta en uzun depolama süresini belirlemek amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Çalışmada aşağıda sunulan 4 farklı sıcaklık derecesi çalışılmıştır. Her sıcaklık derecesinde 3 er adet meyve 15 gün süre ile muhafaza edilmiştir. Bu denemede toplam 12 meyve ile çalışılmıştır. Hasattan hemen sonra ekstraksiyon (HS): Aynı tarihte tozlanan ve aynı tarihte hasat edilen meyvelerin tohumlarının hasadın hemen ardından açılmasının, embriyo kalitesi ve bitkiye dönüşümüne etkileri araştırılmıştır. Meyve depolanmasının embriyo verimine, kalitesine ve bitkiye dönüşümüne etkisi (OS): Aynı tarihte tozlanan ve aynı tarihte hasat edilen meyvelerin oda sıcaklığında 15 gün süre ile depolanmasının etkileri araştırılmıştır. Meyvelerin +4 C de depolanmasının embriyo kalitesi ve bitkiye dönüşüme etkisi: Aynı tarihte tozlanan ve aynı tarihte hasat edilen meyvelerin +4 C de 15 gün boyunca depolanmasının etkileri araştırılmıştır. Meyvelerin +13 C de depolanmasının embriyo, kalitesi ve bitkiye dönüşüme etkisi: Aynı tarihte tozlanan ve aynı tarihte hasat edilen meyvelerin +13 C de (Tuncay ve ark., 2008) 15 gün süre ile depolanmasının etkileri araştırılmıştır. Şekil de +13 C de meyvelerin depolanması gösterilmiştir bölümünde dikkate alınan parametrelerin tamamı bu denemede de incelenmiştir. 28
41 3. MATERYAL VE METOD Irmak GÜRSOY Şekil Meyvelerin Soğuk Hava Deposundaki Görüntüleri 29
42 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY 4. ARAŞTIRMA BULGULARI 4.1. Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda Farklı Tozlama Tarihlerinin Meyve Tutumu, Embriyo Uyartımı ve Bitkiye Dönüşüm Oranlarına Etkileri Inodorus grubu kavunlarda ışınlanmış polen uyartımıyla haploid embriyo elde etmek için en etkili tozlama tarihini belirlemek amacıyla 4 hafta süreyle tozlamalar yapılmıştır. Tozlama tarihleri, Nisan (1. Hafta), Nisan (2. Hafta), 26 Nisan-03 Mayıs (3. Hafta) ve son tozlama haftası ise Mayıs (4. Hafta) olarak belirlenmiştir. Çizelge 4.1 de sunulduğu gibi, 1. tozlama haftasında 6 genotipten toplam 143 adet çiçek tozlanmış ve tozlanan çiçeklerden 73 adet meyve elde edilmiştir. Bu dönemde meyve bağlama oranı % tespit edilmiştir. 2. tozlama haftasında ise toplam 85 adet çiçek tozlanmıştır. Bu çiçeklerden 24 adet meyve elde edilmiş ve meyve bağlama oranı % olarak bulunmuştur. 3. tozlama haftasında, 22 adet çiçek tozlanmış ve bunların 14 adedi meyveye dönüşmüştür. Bu dönemdeki meyve bağlama oranı % tür. Dördüncü ve son tozlama döneminde ise toplam 11 adet çiçek tozlanmıştır. Bu tozlanan çiçeklerin 10 adedinden meyve elde edilmiş ve meyve bağlama oranı % olarak hesaplanmıştır. Meyve tutum oranları incelenecek olursa, en yüksek oran % 100 ile 4. tozlama haftasındaki 100x120 ve 106x126 genotiplerine aittir. 30
43
44 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY Şekil 4.1 de farklı tozlama tarihlerine ait meyve tutum oranları gösterilmiştir. Şekilde de görüldüğü gibi en yüksek meyve tutma oranı mayıs ayının ilk haftalarına isabet eden dördüncü tozlama haftasından (% 90.91) elde edilmiştir. En düşük oran ise (% 28.23) ikinci tozlama haftasına aittir. Meyve Tutum Oranları (%) Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Tozlama Haftaları Şekil 4.1. Farklı Tozlama Dönemlerine Ait Meyve Tutma Oranları 32
45 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda 1.Tozlama Haftasından (10-17 Nisan) Elde Edilen Bulgular Birinci haftada (10-17 Nisan) tutan her bir meyvenin ağırlığı, tohum sayıları, her bir meyveden elde edilen toplam haploid embriyo sayısı, farklı safhalardaki (globüler, torpedo, yürek) haploid embriyo sayıları ile birlikte bitkiye dönüşen embriyo sayısı ve bitkiye dönüşüm oranları Çizelge 4.2. de sunulmuştur. Çizelge incelendiğinde, 1. tozlama haftasında 6 genotipten ortalama ağırlığı 1212 g olan toplam 73 adet meyve elde edilmiştir. Bu meyvelerden elde edilen tohumların ekstraksiyonu sonunda toplam adet tohum çıkarılmıştır. Genotip başına, ortalama 739 adet tohum elde edilmiştir. Tohumların binoküler mikroskop altında açılması sonucu toplam 113 adet embriyo kurtarılmıştır. Elde edilen bu embriyoların 105 adedi yürek şeklindeki embriyolardan oluşmaktadır (Şekil 4.2.a.). Bu embriyoların 95 adedi beyaz-sert yürek, 3 adedi şeffaf yürek, 4 adedi yumuşak yürek ve 3 adedi de nekrotiktir. Bu haftada genotip başına ortalama embriyo sayısı 19 adettir. 73 adet embriyo bitkiye dönüşmüştür (Şekil 4.2.b.). Ortalama bitkiye dönüşüm oranı % dir. En yüksek toplam embriyo sayısı, 106x126 genotipine ait meyvelerden elde edilmiştir. Embriyoların bitkiye dönüşüm oranları incelendiğinde en yüksek oran % olup, 103x123 genotipine aittir. Bu haftada meyve başına embriyo sayısı, 1.55 adet bulunmuştur. 33
46 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY Çizelge 4.2. Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva-Hasanbey Kavunlarında 1. Tozlama Haftasında (10-17 Nisan) Elde Edilen Meyve Sayısı, Ortalama Meyve Ağırlığı, Toplam ve Ortalama Tohum Sayısı, Elde Edilen Embriyo Sayısı, Tipleri ve Bitkiye Dönüşüm Oranları Genotip AMS Ortalama Meyve Ağırlığı(g) Toplam Tohum Sayısı Ortalama Tohum Sayısı Toplam Embriyo Yürek Globüler Torpedo BDES BDO (%) 100x x x x x x Toplam Ortalama AMS: Açılan Meyve Sayısı, BDES: Bitkiye Dönüşen Embriyo Sayısı, BDO: Bitkiye Dönüşüm Oranı a ) Şekil 4.2. a. Embriyo Kurtarmada Elde Edilen Beyaz-Sert Yürek Şeklinde Embriyo; b. Petrilerde Bitkiye Dönüşmüş Embriyolar b ) 34
47 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda 2. Tozlama Haftasından (18-25 Nisan) Elde Edilen Bulgular Elde edilen verilere göre ikinci tozlama haftasında (18-25 Nisan) ortalama ağırlığı 1464 g olan toplam 24 adet meyve elde edilmiştir (Çizelge 4.3.). Bu meyvelerin tohumlarının ekstrakte edilmesi ile toplam adet tohum çıkarılmıştır. Daha sonra tüm bu tohumlar steril kabin içerisinde mikroskop altında pens ve bistüri yardımı ile açılarak, içlerindeki embriyolar kurtarılmıştır. Bu dönemde elde edilen toplam 57 adet embriyonun 54 adedi yürek şekilli embriyolardan oluşmaktadır. Genotip başına düşen embriyo sayısı en fazla 20 adet olup, 104x124 no lu genotipe aittir. Kurtarılan 57 adet embriyonun, 41 adedi bitkiye dönüşmüştür. 54 adet yürek şeklindeki embriyonun 50 adedi beyaz-sert yürek şeklinde, 1 adedi yumuşak yürek, 1 adedi şeffaf yürek ve 2 adedi de nekrotiktir. Bu dönemdeki ortalama bitkiye dönüşüm oranları incelenecek olursa, en yüksek oranda bitkiye dönüşüm 106x126 genotipine ait meyvelerden elde edilen embriyolarda hesaplanmıştır ve dönüşüm oranı % 100 dür. Elde edilen tüm embriyolar üzerinden bitkiye dönüşüm oranı hesaplandığında ise, ortalama bitkiye dönüşüm oranı % olarak bulunmuştur. Meyve başına embriyo sayısı bu dönemde, 2.37 adet olarak hesaplanmıştır. 35
48 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY Çizelge 4.3. Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva-Hasanbey Kavunlarında 2.Tozlama Haftasında (18-25 Nisan) Elde Edilen Meyve Sayısı, Ortalama Meyve Ağırlığı, Toplam ve Ortalama Tohum Sayısı, Elde Edilen Embriyo Sayısı, Tipleri ve Bitkiye Dönüşüm Oranları Genotip AMS Ortalama Meyve Ağırlığı(g) Toplam Tohum Sayısı Ortalama Tohum Sayısı Toplam Embriyo Yürek Globüler Torpedo BDES BDO (%) 100x x x x x x Toplam Ortalama AMS: Açılan Meyve Sayısı, BDES: Bitkiye Dönüşen Embriyo Sayısı, BDO: Bitkiye Dönüşüm Oranı, - : Bu Dönemde Bu Genotipten Meyve Elde Edilememiştir Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda 3.Tozlama Haftasından (26 Nisan-3 Mayıs) Elde Edilen Bulgular Üçüncü haftaya (26 Nisan-3 Mayıs) ait veriler incelenecek olursa, ortalama ağırlığı 1394 g olan toplam 14 adet meyve elde edilmiştir (Çizelge 4.4.). Bu meyvelerden elde edilen tohumların ekstraksiyonu sonucu toplam 33 ü yürek olmak üzere, 35 adet embriyo elde edilmiştir. Yürek şeklindeki embriyoların 29 u beyazsert yürek, embriyoların 2 adedi şeffaf yürek ve 2 adedi de nekrotiktir. Genotip başına en fazla embriyo sayısı 16 adet olup, 106x126 genotipine ait meyvelerden elde edilmiştir. Bu dönemde elde edilmiş embriyoların 2 si globüler formda bulunmuş, torpedo şeklinde embriyoya rastlanmamış ya da torpedo şeklinde değildir. 35 adet embriyonun 28 adedi bitkiye dönüşmüştür. Ortalama bitkiye dönüşüm oranı ise % olarak hesaplanmıştır. Ortalama bitkiye dönüşüm oranları incelendiğinde en yüksek oran % 100 olup, 100x120, 103x x126 genotiplerine aittir. 36
49 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY Çizelge 4.4. Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva-Hasanbey Kavunlarında 3. Tozlama Haftasında (26 Nisan-3 Mayıs) Elde Edilen Meyve Sayısı, Ortalama Meyve Ağırlığı, Toplam ve Ortalama Tohum Sayısı, Elde Edilen Embriyo Sayısı, Tipleri ve Bitkiye Dönüşüm Oranları Genotip AMS Ortalama Meyve Ağırlığı (g) Toplam Tohum Sayısı Ortalama Tohum Sayısı Toplam Embriyo Yürek Globüler Torpedo BDES BDO (%) 100x x x x x x Toplam Ortalama AMS : Açılan Meyve Sayısı, BDES: Bitkiye Dönüşen Embriyo Sayısı, BDO: Bitkiye Dönüşüm Oranı - : Bu dönemde Bu Genotipten Meyve Elde Edilememiştir Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda 4.Tozlama Haftasından (04-11 Mayıs) Elde Edilen Bulgular Son tozlama haftasına (04-11 Mayıs) ait bilgiler Çizelge 4.5 de verilmiştir. Buna göre, ortalama ağırlıkları 1361 g olan toplam 10 adet meyve elde edilmiştir. Meyvelerin ektraksiyonu sonucunda toplam adet tohum çıkarılmıştır. Genotip başına ortalama tohum sayısı ise 3850 dir. Daha sonra bu tohumlarda bulunan embriyolar kurtarılmış ve E20A kültür ortamlarına alınmıştır. Genotip başına en yüksek embriyo sayısı 23 adettir ve 106x126 genotipine ait meyvelerden elde edilmiştir. Bu dönemde de globüler ve torpedo safhasında bulunan hiçbir embriyoya rastlanmamıştır. Kurtarılan 45 adet embriyonun 40 adedi beyaz-sert yürek şeklinde, 5 adedi de şeffaf yürek şeklindedir. Bu embriyolardan 37 adedi bitkiye dönüşmüş ve bitkiye dönüşüm oranı ise % olarak hesaplanmıştır. 37
50 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY Çizelge 4.5. Işınlanmış Polenler ile Tozlanmış Yuva-Hasanbey Kavunlarında 4. Tozlama Haftasında (04-11 Mayıs) Elde Edilen Meyve Sayısı, Ortalama Meyve Ağırlığı, Toplam ve Ortalama Tohum Sayısı, Elde Edilen Embriyo Sayısı, Tipleri ve Bitkiye Dönüşüm Oranları Genotip AMS Ortalama Meyve Ağırlığı(g) Toplam Tohum Sayısı Ortalama Tohum Sayısı Toplam Embriyo Yürek Globüler Torpedo BDES BDO (%) 100x x x x x x Toplam Ortalama AMS : Açılan Meyve Sayısı, BDES: Bitkiye Dönüşen Embriyo Sayısı, BDO: Bitkiye Dönüşüm Oranı, - : Bu Dönemde Meyve Elde Edilememiştir. Sonuç olarak dört farklı tozlama haftası genel olarak incelendiğinde, toplam 121 adet meyve ile çalışıldığı görülmektedir. Toplamda elde edilen tohum sayısı adettir. Toplamda 250 adet embriyo elde edilmiş olup, 237 adedi yürek şeklinde, 10 adedi globüler ve 3 adedi torpedo şeklindedir. Elde edilen 250 adet embriyonun 179 adedi bitkiye dönüşmüş ve bitkiye dönüşüm oranı ortalama %71.60 bulunmuştur. Meyve başına ortalama 2.07 adet embriyo elde edilmiştir. Bu dört farklı tozlama haftası karşılaştırılacak olursa, elde edilen en fazla meyve sayısı 73 adet olup, 1. haftada yapılan tozlamalardan elde edilmiştir. En az meyve sayısı 10 adettir ve 4. hafta yapılan tozlamalardan elde edilmiştir. En yüksek tohum sayısı ortalaması 1112 adettir ve 4. haftaya ait meyvelerden elde edilmiştir. En fazla embriyo sayısı 113 adettir ve 1. haftada elde edilmiştir. En fazla yürek şekilli embriyo sayısı 105 adettir ve 1. haftaya ait meyvelerden elde edilmiştir. En fazla globüler embriyo sayısı 6 adet olup, yine 1. hafta ya ait meyvelerden elde edilmiştir. En fazla torpedo embriyo sayısı 2 adettir ve bu da 1. hafta tozlamaları sonucu elde edilen meyvelerden sağlanmıştır. 38
51 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY 4.2. Farklı Tarihlerde Hasat Edilen Meyvelerin Farklı Sürelerde Depolanmasının Embriyo Verimi, Kalitesi ve Bitkiye Dönüşümüne Etkisi Bu denemede 3 farklı tarihte hasat edilen meyvelerin, 0, 1, 2 ve 3 hafta süre ile +13 ºC de depo edilmelerinin embriyo verimi, kalitesi ve bitkiye dönüşümleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Çizelge 4.6 da bu deneme ile ilgili veriler sunulmuştur. Bu denemede, her koşul için 2 adet meye kullanılmış ve toplam 24 adet meyve ile çalışılmıştır. Buna göre, 22. günde hasat edilen meyvelerin ortalama ağırlıkları 1657 g dır. Toplam tohum sayısı adettir. Bu tohumlardan toplam 16 adet embriyo elde edilmiştir ve 16 sı da yürek şeklinde embriyolardır. Elde edilen embriyoların 14 adedi bitkiye dönüşmüştür. Ortalama bitkiye dönüşüm oranı ise % dir. Yirmialtıncı günde hasat edilmiş meyvelerin ortalama ağırlıkları 1136 g dır. Bu meyvelerden elde edilen toplam tohum sayısı 6964 adet adettir. Bu tohumlardan, toplam 14 adet embriyo elde edilmiştir. Bu embriyoların 13 adedi yürek şeklindedir ve bunların 8 adedi bitkiye dönüşmüştür. Bu gruptaki bitkiye dönüşüm oranı ise % dür. Otuzuncu günde hasat edilen meyvelerin bulunduğu grup incelendiğinde, meyvelerin ortalama ağırlığı 1896 g dır. Toplam adet tohum elde edilmiştir. Bu tohumların tek tek açılması ile toplam 45 adet embriyo elde edilmiş ve bunların 44 adedi yürek şeklindedir. Bu embriyoların 36 adedi bitkiye dönüşmüştür. Ortalama bitkiye dönüşüm oranı ise % dir. Çizelge 4.6. genel olarak incelendiğinde, 30. günde hasat edilen meyvelerin ortalama ağırlıkları 1404 g olup, diğer hasat dönemlerindeki ortalama meyve ağırlıklarından fazladır. En fazla ortalama tohum sayısı, 2204 adettir ve 30. gün hasadına ait meyve grubundan elde edilmiştir. En fazla yürek embriyo sayısı 40 adettir ve 30. gün hasadına ait meyvelerin bulunduğu gruptan elde edilmiştir. Toplam embriyo sayıları karşılaştırıldığında, en fazla embriyo sayısının 40 adet olduğu ve 30. gün hasadına ait meyvelerin grubuna dahil olduğu görülmektedir. Ortalama bitkiye dönüşüm oranları bakımından karşılaştırıldığında, en yüksek oran % dir. 39
52 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY Çizelge 4.6. Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda Aynı Tarihlerde Tozlanmış Çiçeklerden Elde Edilen Meyvelerin 22, 26 ve 30. Günlerde Hasat Edilmesi ve Bu Meyvelerin 0, 1, 2 ve 3 Hafta Depolanması Sonucunda Elde Edilen Embriyoların Sayısı, Şekilleri ve Bitkiye Dönüşümleri Ağırlık Tohum Sayısı Toplam Embriyo Sayısı Yürek 22. Gün 0. Hafta Globüler 1. Hafta Torpedo 2. Hafta BDES BDO (%) Top. Ort. Top. Ort. Top. Ort Hafta Top. Ort. Toplam Ortalama Hafta Top. Ort Gün 1. Hafta Top. Ort Hafta Top. Ort Haf ta Top
53 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY Çizelge 4.6 nın Devamı Ağırlık Tohum Sayısı Toplam Embriyo Sayısı Yürek Globüler Torpedo BDES BDO (%) Toplam Ortalama Hafta Top Ort Gün 1.Hafta 2.Hafta Top Ort Top Ort Hafta Top. Ort Toplam Ortalama BDES: Bitkiye Dönüşen Embriyo Sayısı, BDO: Bitkiye Dönüşüm Oranı Şekil 4.3, 4.4 ve 4.5 de üç farklı tarihte hasat edilen meyvelerden elde edilen embriyoların bitkiye dönüşüm oranları üç ayrı grafikle gösterilmiştir. Şekil 4.6 da depolama hasat günleri genel olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca Şekil. 4.7 de bu denemede elde edilen embriyoların tipleri genel olarak değerlendirilmiştir. Şekil 4.3 de görüldüğü gibi embriyolarda en yüksek bitkiye dönüşüm oranı (% 100), meyveler hiç depolanmadan embriyo kurtarma işlemlerinin yapılması sonucu elde edilmiştir. En düşük bitkiye dönüşüm oranı ise % 75 olup, meyvelerin hasattan sonra bir hafta depolanması sonucu elde edilen embriyoların bitkiye dönüşümlerinden elde edilmiştir. Grafikte meyvelerin 3 hafta depolanması sonucu, 41
54 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY bu dönemde hiçbir meyveden embriyo elde edilemediği için rakam 0 olarak görülmektedir (Şekil 4.3). Yirmi altıncı günde hasat edilen meyvelerden elde edilen embriyolarda en yüksek bitkiye dönüşüm oranı %100 olup, 22. günde olduğu gibi, hasat edilen meyvelerin hiç depolanmadan embriyolarının kurtarılması sonucu elde edilmiştir. En düşük oran ise % 0 olup, 1 hafta depolama sonucu kurtarılan embriyolardan elde edilmiştir. Bir hafta depolama sonucunda meyvelerden 2 adet embriyo elde edilmiştir. Ancak bu embriyolar bitkiye dönüşememiştir (Şekil 4.4.). Bitkiye Dönüşüm Oranları (%) Depolama Haftaları Şekil.4.3. Yirmi İkinci Günde Hasat Edilen Meyvelerden Elde Edilen Embriyoların Bitkiye Dönüşüm Oranları 42
55 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY Bitkiye Dönüşüm Oranları (%) Depolama Haftaları Şekil 4.4. Yirmi Altıncı Günde Hasat Edilen Meyvelerden Elde Edilen Embriyoların Bitkiye Dönüşüm Oranları Otuzuncu günde en yüksek bitkiye dönüşüm oranı % dir ve bu oran hasat edilen meyvelerin 1 hafta depolanması sonucunda elde edilen embriyolardan tespit edilmiştir. En düşük oran ise % 0.00 dır. Bu hasat döneminde elde edilen meyvelerin 3 hafta depolandığı koşullarda, hiçbir embriyo elde edilemediği için sonuç 0 olarak tespit edilmiştir. Şekil 4.6 da sunulan grafikte görüldüğü gibi hasat edilen embriyoların 1 hafta depolanması sonucunda elde edilen oran (% 80.64) tüm depolama süreleri içinde en yüksek orandır. En düşük bitkiye dönüşüm oranı % olup, hasat edilen meyvelerin 3 hafta depolanması sonucunda elde edilmiştir (Şekil 4.6). 43
56 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY Bitkiye Dönüşüm Oranları (%) Depolama Haftaları Şekil.4.5. Otuzuncu Günde Hasat Edilen Meyvelerden Elde Edilen Embriyoların Bitkiye Dönüşüm Oranları 100 Bitkiye Dönüşüm (%) hafta 1 hafta 2 hafta 3 hafta Depolama Süreleri Şekil , 1, 2, 3 Hafta Depolanan Meyvelerden Elde Edilen Embriyoların Bitkiye Dönüşüm Oranları 44
57 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY Şekil 4.7 de farklı tarihlerde hasadı yapılan meyvelerden elde edilen embriyoların bitkiye dönüşüm oranları sunulmuştur. Bitkiye dönüşüm oranlarına genel olarak bakıldığında, 22. günde hasat edilen meyvelerden elde edilen embriyoların bitkiye dönüşüm oranları % 87.5, yirmi altıncı günde hasat edilen meyvelerden elde edilen embriyoların bitkiye dönüşüm oranı % 57.14, otuzuncu günde hasat edilen meyvelerden elde edilen embriyoların bitkiye dönüşüm oranı ise % olarak hesaplanmıştır. Görüldüğü gibi en yüksek bitkiye dönüşüm oranı % 87.5 olup, 22. günde hasat edilen meyvelerin embriyolarının bitkiye dönüşümleri ile elde edilmiştir. Bitkiye Dönüşüm Oranları (%) Tozlamadan Hasada Kadar Geçen Gün Sayısı Şekil 4.7. Farklı Tarihlerde Hasat Edilmiş Meyvelerden Elde Edilen Embriyoların Bitkiye Dönüşüm Oranları 45
58 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY 4.3. Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda Farklı Depolama Sıcaklıklarının Embriyo Verimi, Kalitesi ve Embriyoların Bitkiye Dönüşümüne Etkisi Yuva-Hasanbey kavunlarında yapılan bu çalışmada ise tozlamadan itibaren 4. haftada olgunlaşmamış kavun meyveleri hasat edilmiş ve farklı sıcaklıklarda depolanmıştır. Bu meyvelerden elde edilen embriyolar E20A kültür ortamına alınmıştır. Çizelge 4.7 de Yuva-Hasanbey kavunlarında aynı tarihlerde (29/04/2009) tozlanmış ve tozlamadan 30 gün sonra aynı tarihlerde (29/05/2009) hasat edilmiş meyvelerin farklı sıcaklıklarda depolanmasının, bu meyvelerden elde edilen embriyoların bitkiye dönüşümüne etkisi incelenmiştir. Hasat edilen meyveler, hasattan hemen sonra ekstraksiyon, oda sıcaklığında, +25 C, +4 C ve +13 C de olmak üzere üç farklı sıcaklık derecesinde 15 gün bekletilmiştir. Her bir depolama koşulu için 3 adet olmak üzere bu dönemde Yuva-Hasanbey grubuna ait toplam 12 adet meyve kullanılmıştır. Hasat sonu grubuna ait 3 meyve hiç bekletilmeden, araziden gelir gelmez, laboratuvarda sterilize edilmiş ve embriyo kurtarma işlemlerine başlanmıştır. Çizelge 4.7 de araştırmada incelenen parametreler ve elde edilen sonuçlar verilmiştir. Buna göre, hasat sonu yapılan ektraksiyonda, kullanılan meyvelerin ortalama ağırlıkları 1817 g dır. Bu koşulda çalışılan ortalama tohum sayısı 1261 adettir. Bu tohumlardan toplam 11 adet embriyo elde edilmiştir. Elde edilen embriyoların tamamı yürek şeklindeki embriyolardır ve tamamı bitkiye dönüşmüştür. Böylece bu depolama koşulunda elde edilen embriyoların bitkiye dönüşüm oranı % 100 dür. Oda sıcaklığında depolanmış olan meyvelere ait veriler incelendiğinde, bu koşulda çalışılan meyvelerin ortalama ağırlıkları 1411 g dır. Bu meyvelerden toplam 4603 adet tohum elde edilmiştir. Tohumların in vitro koşullarda tek tek açılması sonucunda toplam 9 adet embriyo bulunmuştur. Elde edilen embriyoların tamamı yürek şeklindedir. Bu 9 embriyonun 6 adedi bitkiye dönüşmüştür. Bu koşullardaki bitkiye dönüşüm başarısı % olarak hesaplanmıştır. 46
59 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY Çizelge 4.7. Yuva-Hasanbey Grubu Kavunlarda Aynı Tarihlerde Tozlanmış Çiçeklerden Elde Edilen Meyvelerin Farklı Sıcaklarda Depo Edilmesinin ve Bu Meyvelerden Elde Edilen Embriyoların Bitkiye Dönüşümüne Etkileri Uygulama Ağırlık (g) Tohum Sayısı Toplam Embriyo Sayısı Yürek Globüler Torpedo BEDS BDO(%) HS Toplam Ortalama OS Toplam Ortalama ºC Toplam Ortalama ºC Toplam Ortalama Genel Toplam Genel Ortalama BDES: Bitkiye Dönüşen Embriyo Sayısı, BDO: Bitkiye Dönüşüm Oranı (%) +4 C de depolanan meyvelerde ortalama ağırlık 1255 g dır. Bu meyvelerden 2579 adet tohum elde edilmiştir. Tohumların ekstrakte edilmesinin ardından elde edilen embriyo sayısı 4 adettir ve bu embriyoların tamamı yürek şeklindedir. Bitkiye dönüşen embriyo sayısı ise 2 dir. Buradaki bitkiye dönüşüm başarısı % dir. +13 C de depolanan meyvelerin ortalama ağırlıkları 1431 g dır. Toplam tohum sayısı 3311 adettir. Elde edilen embriyo sayıları ise 10 adettir ve bu embriyoların tamamı yürek şeklindedir. Bu 10 adet embriyonun 5 adedi bitkiye dönüşmüştür ve bitkiye dönüşüm başarısı %50.00 dir. Dört depolama koşulu karşılaştırılacak olursa, hasat sonu ekstraksiyonda bitkiye dönüşüm başarısı % dür ve bu oran elde edilen en yüksek orandır. Oda sıcaklığında depolama koşullarında bitkiye dönüşüm başarısı % dir. +4 C de ve +13 C de depolama koşullarında bitkiye dönüşüm başarıları % dir (Şekil 4.8.). Çizelge 4.3. genel olarak incelenirse, bu çalışmada kullanılan meyvelerin toplam ağırlıkları g dır. Toplam tohum sayısı adettir. Toplam 34 adet embriyo elde edilmiştir ve elde edilen embriyoların tamamı yürek 47
60 4. ARAŞTIRMA BULGULARI Irmak GÜRSOY şeklindedir. Bu 34 embriyonun 24 adedi bitkiye dönüşmüştür. Bitkiye dönüşüm başarı oranı ise %70.59 dur Bitkiye Dönüşüm Oranı (%) HS OS 4 C 13 C Depolama Sıcaklıkları Şekil 4.8. Farklı Sıcaklıklarda Depolanan Meyvelerden Elde Edilen Embriyoların Bitkiye Dönüşüm Oranları 48
61 5. TARTIŞMA VE SONUÇLAR Irmak GÜRSOY 5. TARTIŞMA VE SONUÇLAR Kavun, ülkemizin birçok yerinde geniş alanlarda yetiştirilmektedir. Bu bölgeler Ege, Marmara, İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz Bölgeleridir. Yıllık ortalama üretim miktarı yaklaşık ton arasında değişmektedir. Günümüzde kavun, sera ve plastik tüneller altında yetiştirilen çeşitlerle, muhafazaya uygun kışlık çeşitlerin saklanması sayesinde mevsim dışında da satılmakta ve değerlendirilmektedir. Kavun, daha çok soğuk meyve olarak değerlendirilmektedir. Kavunun küçük meyveleri turşu sanayinde önemli bir yer alır. Ayrıca, yaz aylarında dondurması da sevilerek tüketilmektedir (Anonim, 2007). Yuva-Hasanbey kavunlarının Fusarium solgunluğuna dayanıklı hale getirilmesi ve uzun vadede yeni çeşitler geliştirilmesini hedefleyen bu tez çalışması üç denemeden oluşturulmuştur. İlk denemede farklı tozlama tarihlerinin meyve tutumu ve bitkiye dönüşüm oranlarına etkileri incelenmiştir. Bu 4 ayrı tozlama dönemi meyve tutumu bakımından karşılaştırıldığında, 1. hafta tozlamalarından (10-17 Nisan) % 51.05, ikinci hafta (18-25 Nisan) tozlamalarından % 28.23, üçüncü hafta (26 Nisan-3 Mayıs) tozlamalarından % 63.64, dördüncü hafta (04-11 Mayıs) tozlamalarından % oranında meyve tutumu elde edilmiştir. Bu denemenin verilerine göre, meyve tutum oranında hava sıcaklıklarının artması ile doğrusal bir artış gözlenmiştir. İkinci tozlama döneminde ise o hafta azalan hava sıcaklıklarının meyve tutumunu azalttığı tahmin edilmektedir. Bu konu ile daha önceden yapılmış bir çalışmada Sauton ve Dumas de Vaulx (1987), Védrantais kavunlarının polenlerini 10, 30 ve 100 krad dozlarında Co 60 kaynaklı gama ışını ile uyartmış ve daha sonra Arizona ve Virka kavun çeşitlerini ışınlanmış polenle tozlamışlardır. Bu çalışmada, ışınlanmış polenlerle tozlanmış çiçeklerin % 35 i meyve tutmuş ve olgunlaşmamış olan (3-4 haftalık) bu meyveler hasat edilmiştir. Bu denemede, birinci tozlama haftasında meyve tutmuş genotiplerden elde edilen embriyo sayıları tek tek incelenecek olursa, en fazla embriyo 106x126 kodlu genotipe aittir ve toplam 46 adettir. Tüm genotipler birlikte değerlendirilecek olursa, 49
62 5. TARTIŞMA VE SONUÇLAR Irmak GÜRSOY toplam 113 adet embriyo elde edilmiştir. Bu embriyoların 105 adedi yürek şeklindedir. Bitkiye dönüşüm oranları incelenecek olursa; en yüksek oranda bitkiye dönüşüm; % olup, 103x123 kodlu genotipe aittir. Bitkiye dönüşüm oranı genel olarak incelendiğinde ise % olduğu görülmektedir. İkinci tozlama döneminde ise, en fazla embriyo 20 adet olup, 104x124 kodlu genotipe aittir. Tüm genotiplerdeki embriyolar genel olarak değerlendirildiğinde ise toplam 57 adet embriyo elde edilmiştir. Bu embriyoların 54 adedi yürek şeklindeki embriyolardan oluşmuştur. Bitkiye dönüşümün en yüksek oranı % 100 dür ve 106x126 kodlu genotipte hesaplanmıştır. Bitkiye dönüşümün tüm genotipler için ortalama oranı ise % dür. Üçüncü tozlama döneminde, en fazla embriyo 106x126 kodlu genotipten elde edilmiş olup, 16 adettir. Elde edilen genel embriyo sayısı ise 35 adet olup, 33 adedi yürek şeklindeki embriyolardan oluşmaktadır. Bitkiye dönüşüm oranları incelendiğinde, en yüksek oranda bitkiye dönüşüm 100x120, 103x123 ve 106x126 no lu genotiplere aittir ve % 100 dür. Genel olarak bitkiye dönüşüm oranı ise % dür. Dördüncü ve son tozlama döneminde, en fazla embriyo 106x126 genotipinde elde edilmiştir ve 23 adettir. Genel olarak 45 adet embriyo elde edilmiştir ve embriyoların 45 adedi de yürek şeklindeki embriyolardır. Bitkiye dönüşümleri incelediğinde en yüksek dönüşüm oranı 102x122 kodlu genotipe aittir ve oran % olarak hesaplanmıştır. Bitkiye dönüşümün genel ortalama oranı ise % dir. Sarı ve ark. (1994), karpuzlarda yürek şeklindeki embriyoların ve bu embriyoların bitkiye dönüşümleri sonucunda oluşan bitkilerin % 90 ının Mayıs- Temmuz aylarında yapılan tozlamalardan elde edildiğini bildirmiş ve sonuç olarak toplam 54 adet haploid bitki elde etmişlerdir. Çağlar (1995) ın hıyarda yaptığı bir çalışmada ise ışınlanmış polenlerle uyartım yolu ile haploid embriyo elde edilmesi üzerine genotipin ve mevsimin etkili olduğu bildirilmiştir. Sarı ve ark, (1999) nın, kantalop kavunlarında yaptıkları çalışmada meyve tutma oranları genotiplere göre % 25 - % 54 arasında değişmiştir. Elde edilen 147 adet meyvenin açılmasıyla 50
63 5. TARTIŞMA VE SONUÇLAR Irmak GÜRSOY tohumlardan toplam 552 adet bulunmuş; bu embriyoların % 80 i yürek, % 20 si globüler formda tespit edilmiştir. İkinci denemede de en uygun hasat dönemini belirlemek için farklı tarihlerde hasat edilen meyvelerin 0, 1, 2 ve 3 hafta depolanmasının embriyo verimine, kalitesine ve bitkiye dönüşümüne etkisi incelenmiştir. Bu denemede en çok embriyo 45 adet olup, 30. günde hasat edilen meyvelere aittir. Ortalama bitkiye dönüşüm oranları bakımından incelendiğinde, en yüksek oran % olup, tozlamadan 22 gün sonra hasat edilen meyvelerin embriyolarının bitkiye dönüşümlerinden elde edilmiştir. En düşük bitkiye dönüşüm oranı % dür ve 26. gün hasadına ait meyvelerden elde edilmiştir. Depolama süreleri bakımından inceleme yapıldığında ise, hasattan sonra hiç bekletilmeden yapılan ekstraksiyonlardan elde edilen embriyoların bitkiye dönüşüm oranı % 80 olup, diğer depolama süreleri içerisindeki en yüksek bitkiye dönüşüm oranıdır. Tohumlarında olgunlaşmamış haploid embriyo bulunduran meyveler için en uygun muhafaza süresi en fazla 2 haftadır. Meyvelerin 1 ve 2 hafta depolanması bitkiye dönüşümü etkilememektedir; ancak, 3 hafta depolamada bitkiye dönüşüm oranında düşüş gözlenmektedir. Niemirowicz-Szczytt ve Dumas de Vaulx (1989), Polan F1 hıyar çeşidi ile çalışmışlar ve hıyar Gray dozlarında Co 60 kaynaklı gama ışını ile ışınlanan polenlerle tozlamışlardır. Işınlanmış polenlerle yapılan tozlamalar sonucunda meyve bağlama oranı % 50-60, meyve başına tohum sayısı ise 250 adet olarak bulunmuştur. Yalnızca 300 Gray dozunda ışınla ışınlanmış polenlerle yapılan tozlamalardan 20 gün sonra hasat edilen meyvelerden 13 adet yürek ve farklı safhalarda embriyo elde edilmiştir. Bu embriyoların sadece 8 i bitkiye dönüşmüştür. Üçüncü ve son denemede ise farklı depolama sıcaklıklarının embriyo verimi, kalitesi ve embriyoların bitkiye dönüşümüne etkisi incelenmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, hasattan sonra hiç bekletilmeden yapılan ekstraksiyonda, toplam 11 adet embriyo elde edilmiş ve bu embriyoların tamamı bitkiye dönüşmüştür. Dolayısıyla bu dönemdeki bitkiye dönüşüm oranı % 100 dür ve bu oran da tüm depolama koşulları içerisindeki en yüksek orandır. Oda sıcaklığında depolama sonucunda elde edilen embriyoların bitkiye dönüşümleri ise % dir 51
64 5. TARTIŞMA VE SONUÇLAR Irmak GÜRSOY ve ikinci en yüksek bitkiye dönüşüm oranıdır. +4 C de ve +13 C de depolamalarda ise bitkiye dönüşüm oranları % 50 olup, eşit değerdedirler. Önceki yıllarda yapılmış olgunlaşmamış kavunlarda depolama sıcaklıklarının, tohumlarda bulunan embriyoların bitkiye dönüşüm üzerine etkisinin araştırıldığı bir çalışmaya rastlanmamakla birlikte, Tuncay ve ark de, Kırkağaç kavunlarında hasat sonrası ömrünün uzatılması üzerine yaptıkları çalışmaya göre, depolama için en uygun sıcaklığın +13 C olduğunu tespit etmişlerdir. Yapılan bu araştırmada, Fusarium solgunluğuna dayanıklı çeşit ıslah etmek için, dihaploidizasyon yöntemi kullanılmıştır. Dihaploidizasyon yöntemi, klasik ıslah yöntemi ile karşılaştırılırsa saflık oranı yüksek hatların elde edilmesi ve ıslah sürecini kısaltması yönününden daha avantajlıdır. Haploidizasyon çalışmaları esnasında toplam 261 adet çiçek tozlanmış ve bu tozlanan çiçeklerin 121 adedi meyveye dönüşmüştür. En fazla meyve bağlama oranı % oranındadır ve 4-11 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. İnodorus grubu kavunlarda yapılacak haploidi çalışmalarında, tozlama tarihlerinin Nisan sonu- Mayıs dönemine denk getirilecek şekilde tohum ekimlerinin yapılması önerilmektedir. Meyve başına embriyo sayısı (4.5 adet embriyo/meyve) en fazla Mayıs ayı başında yapılan tozlamalardan elde edilmiştir. Meyve başına embriyo sayıları rastlantısal olmakla birlikte bu çalışmada ekstrakte edilen 121 adet meyve arasında bir meyveden 0-18 adet arasında embriyo tespit edilmiştir. Elde edilen haploid embriyoların bitkiye dönüşüm oranları da en fazla 4. tozlama haftasında (04-11 Mayıs) % oranı ile elde edilmiştir. Işınlanmış polenle tozlandıktan sonra hasatların 22. günde yapılmasının elverişli olduğu ve mümkünse tohumların hemen ekstrakte edilmesi, buna karşılık meyvelerin iki haftaya kadar embriyo kalitelerini kaybetmeden bekletilebildiği tespit edilmiştir. 22. günde embriyoların % 87.5 i, 26. günde % 57.1 i, 30. günde % i bitkiye dönüşmüştür. En uygun sıcaklığı belirlemek için yapılan çalışmalardan elde edilen verilere göre, haploid embriyo taşıyan ham Yuva-Hasanbey meyvelerinde en iyi sonuç hasat sonu hemen ekstraksiyonda alınmış olmakla birlikte, bekletme yapma zorunluluğu 52
65 5. TARTIŞMA VE SONUÇLAR Irmak GÜRSOY durumunda oda sıcaklığında depolamanın + 4 ºC ve + 13 ºC ye göre bir miktar bitkiye dönüşümü arttırdığı tespit edilmiştir. Bu çalışmanın devamında elde edilen haploid bitkilerin in vitro ve in situ koşullarda katlama işlemleri tamamlanacak, dihaploid hatlar geliştirilecek ve kavun ıslah programında kullanılacaktır. 53
66 KAYNAKLAR ABAK, K., Melon Growing in Turkey. Proceedings of The 23 rd Geisenheim Meeting February, Frankfurt, Germany, ABAK, K., SARI, N., PAKSOY, M., YILMAZ, H., AKTAŞ, H., TUNALI, C., Kavunda Işınlanmış Polen Tozlamaları ile Haploid Embriyo Uyartımında Genotip Etkisi, Dihaploid Hatların Oluşturulması, Haploid ve Diploid Bitkilerin Değişik Yöntemlerle Ayrımı. Türk Tarım ve Ormancılık Dergisi, 20 (5), AKDOĞAN, M., Kavun ve Karpuzlardaki Solgunluk Hastalığına (Fusarium spp.) Karşı İlaçlı Mücadele Usulünün Araştırılması, Bitki Koruma Bülteni, 9 (2), ANONİM, ANONİM, BAL, U., SARI, N., YILMAZ, H., Effects of E20A and MS Based Media on In vitro Induction of Axillary Buds and Shoot Development from Haploid Cucumis melo Microcuttings. Pak. J.Biol. Sci., 6 (13), BLAKESLEE, A. F., BELLING, J., FARNHAM, M.E., BERGNER, A. D., A Haploid Mutant in the Jimson Weed, Datura stromonium. Science, 55, BRUN, P., Etude de l Effect Genotype sur l Obtention d Haploides par Parthenogénese Induite par du Pollen Irradié chez le Melon Cucumis melo L.et Recherche Preliminaire d une Alternative á l Irradiation. Memoire (D.E.A) Option Sciences Agronomiques: Génétique et Biotechnologies, Ecole Nationale Superieure d Agronomie et des Industries Alimentaires, Nancy, 29 p. CHAMBONNET, D., DUMAS DE VAULX R., Obtention of Embryos and Plants From in vitro Culture of Unfertilised Ovules. Cucurbit Genet. Coop., 8,
67 CLAVERIA, E., GARCIA-MAS, J., DOLCET-SANJUAN, R., Optimization of Cucumber Doubled Haploid Line Production Using in vitro Rescue of in vivo Induced Parthenogenic Embryos. Journal of the American Society for Horticultural Science, 130 (4), CUSTERS, J.B.M., BERGERVOET, J.H.W., Embryo Size in Cucumis sativus x C. melo as Effected by Irradiation of Polen and Genotype of the Female Parent. Cucurbit Genetics Coop., 7, ÇAĞLAR, G., Hıyarda (Cucumis sativus L.) Işınlanmış Polenlerle Tozlama Yoluyla in situ Haploid Embriyo Uyartımı ve Haploid Embriyolardan in vitro Bitki Eldesi Üzerine Araştırmalar. Ç.Ü Fen Bil. Enst. Doktora Tezi, 227 s. DOLCET-SANJUAN, R., CLAVERIA, R., GARCIA-MAS, I., Cucumber (Cucumis sativus L.) Dihaploid Line Productionusing in vitro Rescue of in vivo Induced Parthenogenic Embryos. Acta Horticulturae, 725 (Vol. 2), DORE, C., BOULIDARD, L., SAUTON, A., RODE, J.C., CUNY, F., NIEMIROWIECZ-SZCYTT, SARI, N., DUMAS DE VAULX, R., Interest of Irradiated Pollen for Obtaining Haploid Vegetables. Acta Horticulturae, 392, DUMAS DE VAULX, R., Obtention des Plantes Haploides chez le Melon (Cucumis melo L.) Apres Pollinisation par Cucumis ficifolius A. Rich. Comptes Rendus de L Academie des Sciences. Paris, Serie D, 289, ELLİALTIOĞLU, Ş., SARI, N., ABAK, K., Haploid Bitki Üretimi (Bitki Biyoteknolojisi Cilt:I, Ed: Babaoğlu, M., Özcan, S., Gürel, E.). 374 s. FICCADENTI, N., VERONESE, P., SESTILI, S., CRINO, P., LUCRETTI, S., SCHIAVI, M., SACCARDO, F., Influence of Genotype on the Induction of Haploidy in Cucumis melo L. by Using Irradiated Pollen. Journal Genetic and Breeding, 49, GÜRSÖZ (SARI), N., Kavun (Cucumis melo var. inodorus ve reticulatus) ve Karpuzda (Citrullus lanatus (Thunb.) Mansf) Işınlanmış Polenle in situ Partenogenetik Embriyolardan in vitro Kültürü ile Haploid Bitki Elde Eldesi. Ç.Ü. Fen Bil. Enst. Yüksek Lisans Tezi, Adana, 60 s. GÜRSÖZ (SARI), N., ABAK, K., PITRAT, M., RODE, J. C., Obtention of 55
68 Haploid Plants Induced by Irradiated Pollen in Watermelon (Citrullus lanatus). Cucurbit Genetic Coop., 14, KARAHAN, O., BARIŞ, M., MADEN, S., KOCABIYIK, S., TOPÇU, H., AYLA Ç., Orta Anadolu Bölgesinde Kavunlarda Kök Çürüklüğü ve Solgunluk Hastalığına Neden Olan Fungusların (Phytium spp., Rhizoctonia sp. Fusarium spp.) Zarar Edeceklerini Etkileyen Faktörler ve Mücadele Metotları Üzerine Araştırmalar. Bitki Koruma Bülteni, 21 (3), KIRKBRIDE, J.H., Biosystematic Monograph of the Genus Cucumis (Cucurbitaceae). Parkway Publishers, Boone, North Carolina. KURTAR, E. S., SARI, N., ABAK, K., Obtention of Haploid Embryos and Plants Through Irradiated Pollen Technique in Squash (Cucurbita pepo L.). Euphytica, 127, LIM, W., EARLE, E.D., Effect of in vitro and in vivo Colchicine Treatments on Pollen Production and Fruit Set of Melon Plants Obtained by Pollination with Irradiated Pollen. Plant Cell Tiss. Organ Cult., 95, NIEMIROWICZ-SZCZYTT, K., DUMAS DE VAULX, R., Preliminary Data on Haploid Cucumber (Cucumis sativus L.) Induction. Cucurbit Genetics Cooperative, 12, POCHARD, E., DUMAS DE VAULX, R., La Monoploidie chez le Piment (Capsicum annum L.) Z Pflanzenzüchtg, 65, PRZYBOROWSKI, J., NIEMIROWICZ-SZCZTT, K., Main Factors Affecting Cucumber (Cucumis sativus L.) Haploid Embryo Development and Haploid Plant Characteristics. Plant Breeding, 112 (1), ROBINSON, R., DECKER-WALTERS, D.S., Cucurbits. CAB Int. University Pres, Cambridge, 226 p. SANGWAN, R. S., SANGWAN-NORREL, B. S., Anther and Pollen Culture (S.S. Bhojwani). Plant Tissue Culture: Applications and Limitations. Elsevier Science Publishers B.V. Amsterdam. The Nedherlands, 9, SARI, N., Karpuzlarda Işınlamış Polen Uyartımıyla Haploid Bitki Eldesi Üzerine Genotipin ve Mevsimin Etkisi ile Işınlama Yerine Geçebilecek Uygulamalar Üzerine Araştırmalar. Doktora tezi, Ç. Ü. Fen Bil.Ens., Adana,
69 s. SARI, N., ABAK, K., PITRAT, M., RODE, J.C., DUMAS DE VAULX, R., 1992a. Karpuzda (Citrullus lanatus L.) Işınlanmış Polenle Haploid Bitki Eldesi: Işınlanmış Polenlerde Çimlenme Yeteneğinin Değişimi. KÜKEM Dergisi, 15 (2), SARI, N., ABAK, K., PITRAT, M., DUMAS DE VAULX, R., 1992b. Kavunlarda (Cucumis melo L. var. inodorus Naud ve C.melo L. var.reticulatus Naud) Partenogenetik Haploid Embriyo Uyartımı ve Bitki Eldesi. Doğa Türk Tarım ve Ormancılık Dergisi, 16, SARI, N., ABAK, K., PITRAT, M., RODE, J.C., DUMAS DE VAULX, R., Induction of Parthenogenetic Haploid Embryos After Pollination by Irradiated Pollen in Watermelon. Hort Science, 29 (10), SARI, N., ABAK, K., EKİZ, H., YÜCEL, S., YETİŞİR, H., EKBİÇ, E., 1999a. Kavunda Dihaploidizasyon Yöntemiyle Örtüaltı Tarımına Uygun ve Fusarium oxysporum f.sp. melonis e Dayanıklı Hatların Geliştirilmesi Türkiye III.Ulusal Bahçe Bitkileri Kongresi, Eylül 1999, Ankara, SARI, N., YÜCEL, S., EKİZ, H., YETİŞİR, H., TUNALI, C., 1999b. Dihaploidizasyon Yöntemiyle Örtüaltı Tarımına Elverişli ve Fusarium oxysporum f.sp. melonis e Dayanıklı Kavun Çeşitlerinin Geliştirilmesi. TÜBİTAK TOGTAG-1430 No lu proje. Sonuç Raporu. SARI, N., YETİŞİR, H., EKİZ, H., EKBİÇ, E., YÜCEL, S., Kavunda Fusarium Solgunluğuna Dayanıklı Fı Hibrit Çeşit Islahı. DPT ULS.2001.ZF.10 No lu proje. Sonuç Raporu. SHAIL, J.W. ROBINSON, R. W Anther and Ovule Culture of Cucurbita. Cucurbit Genet Coop.,10, 92. SAUTON, A., Recherce d Haploides chez le Melon (Cucumis melo L.). Etude et Application a la Selection de la Parthenogenese Induite par du Pollen Irradié. Thése (Docteur nouveau regime), Specialité: Biologie et Physiologie Vegetales, Université des Sciences et Téchnique du Languedoc, Montpellier, 123 p. SAUTON, A., Effect of Season and Genotype on Gynogenetic Haploid Production in Muskmelon, Cucumis melo L. Scientia Hort., 35,
70 SAUTON, A., DUMAS DE VAULX, R., Obtention de Plantes Haploides chez le Melon (Cucumis melo L.) par Gynogenese Iduite par du Pollen Irradie. Agronomie, 7, TANER, K.Y., YANMAZ, R., KUNTER, B., SAĞEL, Z., TUTLUER, M.İ., PEŞKİRCİOĞLU, H., USLU, N Bazı Kabakgil Türlerinde Gama Işınlamasının Polen Canlılığı ve Haploid Bitki Oluşumu Üzerine Etkileri. VIII. Ulusal Nükleer Bilimler ve Teknolojileri Kongresi, Ekim 2003, Kayseri, Bildiri Özetleri, 39 s. TUNCAY, Ö., KARAÇALI, İ., DUMAN, İ., ŞEN, F., KINAY, P., Kırkağaç Kavununun (Cucumis melo L.subsp.melo inodorus) Hasat Sonrası Ömrünün Uzatılması Üzerinde Araştırmalar. TÜBİTAK/TOVAG 104 O 177 No lu Proje Sonuç Raporu 79 s. (Basılmamış). YETİŞİR, H., SARI, N., A New Method for Haploid Muskmelon (Cucumis melo L.) Dihaploidization. Scienta Horticulturae, 98, 3, YANMAZ, R., TANER, Y., In vitro Partenogenetik Haploid Bitki Elde Etme Yönteminin Kavun Islah Programında Kullanılabilirliği Üzerinde Araştırmalar. TÜBİTAK- TBGAG-Kesin Proje Raporu, 38 s. YANMAZ, R., ELLİALTIOĞLU, Ş., TANER, Y., The Effects of Gamma Irradiation on Pollen Viability and Haploid Plant Formation in Snake Cucumber. Abstract Book 1 st International ISHS Symposium on Cucurbits, May 1997, Adana. YASHIRO, N., HOSOYA, K., KUZUYA, M., TOMITA, K., EZURA, H., Efficient Production of Doubled Haploid Melon Plants by Modified Colchicine Tratement of Parthenogenetic Haploids, Acta Horticulturae, 588. WHITAKER, T.W., DAVIS, G.N., Cucurbits: Botany, Cultivation and Utilization. Interscience Pub, N. Y. ZAGORCHEVA, L., ALEXANDROVA, M., KICHUKOVA, C., Pollen Mother Cell Meiosis in the Haploid of Cucumis ficifolius A.Rich. Cucurbit Genetic. Coop., 10,
71 ÖZGEÇMİŞ 1984 yılında Ankara nın Polatlı ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Polatlı da tamamladı yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü ne girdi yılında Biyolog unvanı ile mezun oldu. Eylül 2007 döneminde Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Biyoteknoloji Anabilim Dalı nda Yüksek Lisans Eğitimine başladı ve hala devam etmektedir. 59
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Serkan KASAPOĞLU KIRKAĞAÇ KAVUNLARINDA IŞINLANMIŞ POLENLE FARKLI TOZLAMA DÖNEMLERİNİN MEYVE TUTUMUNA ETKİSİ İLE FARKLI HASAT TARİHLERİ VE
HAPLOİD BİTKİ ÜRETİMİ. Doç.Dr. Yıldız AKA KAÇAR
HAPLOİD BİTKİ ÜRETİMİ Doç.Dr. Yıldız AKA KAÇAR Somatik hücrelerindeki kromozom sayısı, ait oldukları bitki türünün gamet hücrelerinde bulunan kromozom sayısı kadar olan bitkilere haploid bitkiler denmektedir.
SOMATİK EMBRİYOGENESİS
4.DERS EMBRİYO KÜLTÜRÜ Bitkilerin tohumlarından ya da tohum taslaklarından embriyoların aseptik koşullarda izole edilerek yapay besin ortamları üzerinde kültüre alındığı in vitro tekniktir. Embriyo kültürü
Doğal koşullarda poliploid bitkilerin ortaya çıkması mümkündür, ancak bunların oluşum frekansı düşüktür.
POLİPLOİDİ ISLAHI Bir canlı türünde genom olarak bilenen temel kromozom sayısı x ile gösterilir. Gamet hücrelerinde kromozom sayısı n=x tir. Bu kromozom sayısı seviyesine haploid veya monoploid adı verilmektedir.
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Meltem BERBER KABUKSUZ ÇEKİRDEK KABAKLARINDA (Cucurbita pepo L. var. styriaca) IŞINLANMIŞ POLENLE TOZLAMA YÖNTEMİYLE HAPLOİD ÜRETİMİ BİYOTEKNOLOJİ
belirlenmiştir. En iyi meyve tutumu 22 nolu tozlayıcının %5 lik çiçek tozu un karışımından elde edilmiştir. 3. Denemede kullanılan tozlayıcı
ÖZET 1. Denemenin yürütüldüğü yıllarda tozlayıcı tip ve dişi çeşitlerde çiçeklenmenin Nisan ayında olduğu gözlenmiştir. 1998 yılında tozlayıcı tip ve dişi çeşitlerin çiçeklenmesi 6 Nisan (çiçeklenme başlangıcı)
Selcuk Journal of Agriculture and Food Sciences
ISSN: 2458-8377 Selcuk J Agr Food Sci, (2017) 31 (1), 34-41 DOI: 10.15316/SJAFS.2017.4 34 Selcuk Journal of Agriculture and Food Sciences Selçuk Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi Hıyara (Cucumis sativus
ISLAH AÇISINDAN BAHÇE BİTKİLERİNDE ÇİÇEK VE DÖLLENME BİYOLOJİSİ
ISLAH AÇISINDAN BAHÇE BİTKİLERİNDE ÇİÇEK VE DÖLLENME BİYOLOJİSİ Bitkilerde çoğalma tohumla (seksüel) ya da vegetatif organlarla (aseksüel) gerçekleşmektedir. Seksüel çoğalmada, üreme hücreleri adı verilen
Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi
Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi Akide ÖZCAN 1 Mehmet SÜTYEMEZ 2 1 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniv., Afşin Meslek Yüksekokulu,
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ ÇEKİRDEKSİZ KARPUZ (Citrullus lanatus (Thunb.) Matsum ve Nakai) ÇEŞİTLERİ GELİŞTİRMEYE YÖNELİK TETRAPLOİD HATLARIN ELDE EDİLMESİ BAHÇE BİTKİLERİ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Onur KILLI DİHAPLOİDİZASYON TEKNİĞİ İLE GELİŞTİRİLEN YUVA VE KIRKAĞAÇ SAF HATLARININ MORFOLOJİK KARAKTERİZASYONU BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM
KABUKSUZ ÇEKİRDEK KABAKLARINDA (Cucurbita pepo L. var. styriaca) IŞINLANMIŞ POLENLE TOZLAMA YÖNTEMİ KULLANILARAK HAPLOİD ÜRETİMİ
KABUKSUZ ÇEKİRDEK KABAKLARINDA (Cucurbita pepo L. var. styriaca) IŞINLANMIŞ POLENLE TOZLAMA YÖNTEMİ KULLANILARAK HAPLOİD ÜRETİMİ Production of haploids in naked seed pumkins by pollination with irradiated
ISSN: Yıl /Year: 2017 Cilt(Sayı)/Vol.(Issue): 1(Özel) Sayfa/Page: Araştırma Makalesi Research Article
VII. Bahçe Ürünlerinde Muhafaza ve Pazarlama Sempozyumu, 04-07 Ekim 2016 1 Incir ISSN: 2148-0036 Yıl /Year: 2017 Cilt(Sayı)/Vol.(Issue): 1(Özel) Sayfa/Page: 15-23 Araştırma Makalesi Research Article Araştırma
KAVUN Orijin ve Tarihçe: Kokulu kavunlar: Afrika Anadolu-İran-Hindistan Dünya Yazlık kavunlar: Güney Anadolu (Adana kavunları) Kışlık kavunlar: Batı
KAVUN Orijin ve Tarihçe: Kokulu kavunlar: Afrika Anadolu-İran-Hindistan Dünya Yazlık kavunlar: Güney Anadolu (Adana kavunları) Kışlık kavunlar: Batı Anadolu (Kasaba tipi kavunlar) Kantalop kavunları: Van
ISLAHI. Prof.Dr.Ş.Şebnem Ellialtıoğlu
F HİBRİT ÇEŞİT 1 ISLAHI Prof.Dr.Ş.Şebnem Ellialtıoğlu F1 hibrit gücüg ve F1 hibrit çeşitlerin özellikleri İki veya daha fazla homojen yapıda materyalin (kendilenmiş hat, çeşit, klon veya f1 melezlerin)
Prof. Dr. Necmi İŞLER M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü
Prof. Dr. Necmi İŞLER M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü ÜREME ORGANI ÇİÇEK ÇİÇEKLER BİTKİLERİN EŞEYLİ ÜREME ORGANIDIR. ÇİÇEĞİN KISIMLARI taç yaprak TAM ÇİÇEĞİN ŞEKLİ başçık sapçık dişicik
NOHUT ÇİÇEĞİNİN YAPISI VE MELEZLEME TEKNİĞİ. Prof. Dr. Ercan CEYHAN
NOHUT ÇİÇEĞİNİN YAPISI VE MELEZLEME TEKNİĞİ Prof. Dr. Ercan CEYHAN NOHUT ÇİÇEĞİNİN YAPISI Nohut bitkisinde çiçek durumu salkımdır. Nohut çiçekleri koltuklarındaki kısa salkım sapında tek, nadiren de iki
TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİYE GİRİŞ
TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİYE GİRİŞ Bitki Doku Kültürü Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TB101 Çiğdem Yamaner (Yrd. Doç. Dr.) 4. Hafta (08.10.2013) ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü
Asmada Tozlanma ve Döllenme Biyolojisi I- Megasporogenez ve Mikrosporogenez
Asmada Tozlanma ve Döllenme Biyolojisi I- Megasporogenez ve Mikrosporogenez Asma polenleri 25-15 µm boyutlarında Çiçek tozu verimi: ort. 3500 adet/anter Birhan KUNTER Birhan KUNTER Çiçeklenme Sürme ile
Nar, Kestane ve Enginar Döllenme Biyolojisi
Nar, Kestane ve Enginar Döllenme Biyolojisi Md Rashedul Islam TÜBİTAK PhD Fellow Biyoteknoloji Anabilim Dalı Fen Bilimleri Enstitüsü Çukurova Üniversitesi NAR DÖLLENME BİYOLOJİSİ 2 NARIN SINIFLANDIRILMASI
BAHÇE BİTKİLERİNİN ÇOĞALTILMASI
BAHÇE BİTKİLERİNİN ÇOĞALTILMASI Tür ve çeşitlerin devamını sağlamak Ticari üretimin ve bahçelerin devamını sağlamak 1. Generatif (Eşeyli=tohum ile) çoğaltma 2. Vejetatif (Eşeysiz) çoğaltma GENERATİF ÇOĞALTMA
Bazı Üzüm Çeşitlerinin Döl Verimleri Üzerine Tozlayıcı Kalecik Karası Çeşidinin Etkileri
TARIM BİLİMLERİ DERGİSİ 2007, 13 (3) 261-264 ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ Bazı Üzüm Çeşitlerinin Döl Verimleri Üzerine Tozlayıcı Kalecik Karası Çeşidinin Etkileri Hüseyin KARATAŞ 1 Y. Sabit AĞAOĞLU
ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı
iii ÖZET Yüksek Lisans Tezi AYDIN EKOLOJĐK KOŞULLARINDA FARKLI EKĐM ZAMANI VE SIRA ARALIĞININ ÇEMEN (Trigonella foenum-graecum L.) ĐN VERĐM VE KALĐTE ÖZELLĐKLERĐNE ETKĐSĐ Đmge Đ. TOKBAY Adnan Menderes
Acurun anavatanı hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Anadolu, İran, Afganistan ve Güney Batı Asya anavatanı olarak kabul edilmektedir.
ACUR YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ 1.Black Strong Ürünlerinin Acur YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Acur organik maddece zengin topraklarda çok iyi yetişir. Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise
BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica)
BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) SİSTEMATİKTEKİ YERİ Takım: Brassicales Familya: Brassicaceae Cins: Brassica Tür: B. oleracea var. italica SAĞLIK VE BESLENME YÖNÜNDEN Brokkoli, A ve C vitamini,
Doç.Dr. Yıldız AKA KAÇAR
Doç.Dr. Yıldız AKA KAÇAR EMBRİYO KÜLTÜRÜ Yüksek bitkilerin tohumlarından ve tohum taslaklarından embriyoların izole edilerek belli ortamlarda kültüre alınmasına embriyo kültürü denir. Bitki embriyolarının
Kullanım Yerleri. İnsan beslenmesinde kullanılır. Şekerin hammadesidir. Küspesi hayvan yemi olarak kullanılır. İspirto elde edilir
ŞEKER PANCARI Kullanım Yerleri İnsan beslenmesinde kullanılır. Şekerin hammadesidir. Küspesi hayvan yemi olarak kullanılır. İspirto elde edilir Orijini Şeker pancarının yabanisi olarak Beta maritima gösterilmektedir.
Seleksiyon Islahı. Toplu seleksiyon Teksel seleksiyon Klon seleksiyonu
Seleksiyon Islahı Toplu seleksiyon Teksel seleksiyon Klon seleksiyonu Seleksiyon Doğal olarak meydana gelmiş bir varyabiliteye sahip populasyonlardan ıslah amaçlarına uygun bitkileri seçip, bunlara daha
Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Erdoğan Eşref Hakkı Selçuk Üniversitesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü
TÜBİTAK-1003 Projesi Serin İklim Tahıllarında Çeşit Islah Programlarının Oluşturulması Çağrısı 214O072 no lu Klasik ve Moleküler Islah Yöntemleri Kullanılarak Bazı Buğday Çeşitlerine Tuza Toleranslılık
GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları
GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GİRİŞ Sulamanın amacı kültür bitkilerinin ihtiyacı olan suyun, normal yağışlarla karşılanmadığı hallerde insan eliyle toprağa verilmesidir. Tarımsal
Şeker Kamışı Sugarcane (Saccharum officinarum L.)
Şeker Kamışı Sugarcane (Saccharum officinarum L.) 1 Önemi, Kökeni ve Tarihçesi 1850 li yılara kadar dünya şeker üretiminin tamamı şeker kamışından elde edilmekteydi. Günümüzde ise (2010 yılı istatistiklerine
ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI. Doç.Dr. Soner KAZAZ
ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI Doç.Dr. Soner KAZAZ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü 06110-Ankara [email protected] GERBERA YETİŞTİRİCİLİĞİ-2 GERBERANIN
KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ
KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ VI. SEBZE TARIMI SEMPOZYUMU 19-22 Eylül 2006, Kahramanmaraş Editörler Prof.Dr. Gülat ÇAĞLAR Prof.Dr. Kazım ABAK Doç.Dr. İrfan
Uygun koşullar altında gelişen bir bitkinin ilk çiçek taslaklarının görüldüğü zamana kadar geçen dönemi gençlik (juvenile) olarak isimlendirilir.
GENERATİF BÜYÜME VE GELİŞME Uygun koşullar altında gelişen bir bitkinin ilk çiçek taslaklarının görüldüğü zamana kadar geçen dönemi gençlik (juvenile) olarak isimlendirilir. Çiçek tohum ve meyve gelişiminden
TÜBİTAK 1003 Buğday Tuzluluğu Projesinin Üçüncü Dönem Raporu Özeti
TÜBİTAK 1003 Buğday Tuzluluğu Projesinin Üçüncü Dönem Raporu Özeti Toprak tuzluluğu, özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde buğday verimliliğini etkileyen başlıca tarımsal sorunlardan biridir. Ayrıca,
Doç.Dr. Yıldız AKA KAÇAR
Doç.Dr. Yıldız AKA KAÇAR Selülozik yapıdaki hücre çeperleri, mekanik ya da enzimatik yollarla çıkarılmış olan hücrelere protoplast denilmektedir. Protoplast kültürü ise, izole edilen Protoplast kültürü
Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Erdoğan Eşref Hakkı Selçuk Üniversitesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü
TÜBİTAK-1003 Projesi Serin İklim Tahıllarında Çeşit Islah Programlarının Oluşturulması Çağrısı 214O072 no lu Klasik ve Moleküler Islah Yöntemleri Kullanılarak Bazı Buğday Çeşitlerine Tuza Toleranslılık
6. Seçilmiş 24 erkek tipte ağacın büyüme biçimi, ağacın büyüme gücü (cm), çiçeklenmenin çakışma süresi, bir salkımdaki çiçek tozu üretim miktarı,
ÖZET Bu çalışmada, Ceylanpınar Tarım İşletmesi'nde bulunan antepfıstığı parsellerinde yer alan bazı erkek tiplerin morfolojik ve biyolojik özelikleri araştırılmıştır. Çalışma, 1995 ve 1996 yıllarında hem
Bitkilerde Eşeyli Üreme
Bitkilerde Eşeyli Üreme İki farklı cinsiyete ait üreme hücrelerinin birleşmesiyle yeni canlılar oluşmasına eşeyli üreme denir. Oluşan yeni canlı, ana canlılardan farklı kalıtsal özelliklere sahiptir. Bitkiler
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ Nihat YILMAZ HİBRİT KAVUN (Cucumis melo var. cantalupensis) ISLAHINDA TEKLİ, ÜÇLÜ VE ÇİFT MELEZLERDE HETEROZİS ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR BAHÇE BİTKİLERİ
BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit
BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit -18, 2-4 arasında ise 40 lt su ile Hum Elit 15 uygulaması
Solem Organik / Ürün Kullanımı
Solem Organik / Ürün Kullanımı Bitki Türü Gübre Uygulama zamanı Dozlama / saf gübre Arpa, Buğday, Yulaf, Çavdar, Darı, Süpürge Darısı, Kara Buğday Uygulama Metodları K Ekim Öncesi, Yılda 1 defa 20-200
22.04.2015 MBG 112 BİYOLOJİ II BİTKİLERDE ÜREME VE BİYOTEKNOLOJİ YRD. DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN. Döl almaşı
MBG 112 BİYOLOJİ II BİTKİLERDE ÜREME VE BİYOTEKNOLOJİ YRD. DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN Döl almaşı Angiospermlerde; Baskın döl sporofit, Gametofit indirgenmiş, Sporofit üreme yapısı olan çiçeği oluşturur. Ovaryum
Tohumların saklanması sırasındaki rutubet içerikleri %5-14 arasında değişmekle birlikte, genel olarak %8-10 civarına düşmektedir.
Kısa ömürlü tohumlar sınıfında yer alan yumuşak kabuklu Göknar ve Sedir tohumları, %7-12 rutubet içeriği ve -15ºC de 3-5 yıl kadar çimlenme kabiliyetine zarar vermeden saklanabilmektedir. Tohumların saklanması
8ÇEVRE TANZİMİ ve AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI
8ÇEVRE TANZİMİ ve AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI 8.1. Ağaçlandırma: Bölgemiz imar planı içerisinde yeşil alan olarak ayrılan yerlerin çevre tanzimi ve ağaçlandırma çalışmaları kapsamında; 2009 yılı içerisinde
Bahçıvanlık kursu 2015
Bahçıvanlık kursu 2015 FİDAN ÜRETİM TEKNİKLERİ ÜRETİM ÜRETİM EŞEYLİ ÜRETİM EŞEYSİZ ÜRETİM TOHUMLA ÜRETİM ÇELİKLE ÜRETİM AŞI İLE ÜRETİM DALDIRMA İLE ÜRETİM ÇELİKTEN ÜRETİM ÇELİKTEN ÜRETİM GÖVDE ÇELİKLERİ
TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI
T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI KORUMA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI YEMLİK PANCAR (HAYVAN PANCARI)
APOMİKSİS. Öte yandan apomiksis ıslahçı açısında yeni varyasyonların oluşturulamaması gibi bir soruna da neden olmaktadır.
APOMİKİ Döllenme gerçekleşmeden ve kromozom sayısı yarıya inmeden Yumurta hücresinden tohum oluşumudur. Vegetatif çoğalma yöntemidir. Bahçe bitkilerinin değişik kültür veya yabani türlerinde apomiksis
son hacim 20 30 litre olacak şekilde sulandırılarak toprak yüzeyine püskürtülüp, 10 15 cm toprak derinliğine karıştırarak uygulanabilir.
TKİ HÜMAS ın Kullanım Zamanı, Şekli ve Miktarı Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) HÜMAS; tarla bitkileri, sebzeler, sera bitkileri, süs bitkileri, çim, fide, bağ ve meyve ağaçları olmak üzere bu kılavuzda
Genetik materyal olarak tohum depolamanın üstünlükleri
Genetik materyal olarak tohum depolamanın üstünlükleri 1. Pratik açıdan tohum depolama bitkinin vejatatif kısımlarını depolanmaktan daha kolaydır. 2. Tohumlar oldukça küçük, oldukça fazla depolanabilir
BAHÇE BİTKİLERİ BİYOLOJİSİ
BAHÇE BİTKİLERİ BİYOLOJİSİ BAHÇE BİTKİLERİNİN BİYOLOJİSİ Generatif gelişmeyi düzenleyen çiçek, meyve ve tohumların morfolojik, biyolojik, sitolojik ve fizyolojik özelliklerinin bilinmesi büyük önem taşımaktadır.
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Gökhan BAKTEMUR KAVUNDA (Cucumis melo var. inodorus) IŞINLANMIŞ POLENLE UYARTILMIŞ HAPLOİD EMBRİYOLARIN AYRILMASINDA KULLANILABİLECEK FARKLI
4. Hafta Bahçe bitkilerinin ekolojik istekleri: İklim ve toprak faktörleri, yer ve yöney
4. Hafta Bahçe bitkilerinin ekolojik istekleri: İklim ve toprak faktörleri, yer ve yöney BAHÇE BİTKİLERİNİN EKOLOJİK İSTEKLERİ Bitkide büyüme ve gelişme, bitkisel üretimde çeşitlilik Bitkinin genetik yapısı
ALATARIM, 2002, 1 ( 2 ): 30-34
KAYISI (Prunus armeniaca L.) ve YENİDÜNYA (Eriobotrya japonica Lindl.) ÇİÇEKLERİNDE ÜRETİLEN POLEN MİKTARININ AĞIRLIK OLARAK SAPTANMASI Davut KELEŞ 1 Ali KORKMAZ 1 Sinan ETİ 2 1 Alata Bahçe Kültürleri
: Menşe Adı : Kale Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı Başvuru Sahibinin Adresi : Hükümet Konağı Kale/DENİZLİ Ürünün Adı
Koruma Tarihi : 18.12.2008 Başvuru No : C2008/049 Coğrafi İşaretin Türü Başvuru Sahibi : Menşe Adı : Kale Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı Başvuru Sahibinin Adresi : Hükümet Konağı
Çayın Bitkisel Özellikleri
Çayın Bitkisel Özellikleri Bir asırlık bir ömre sahip bulunan çay bitkisi doğada büyümeye bırakıldığında zaman bir ağaç görünümünü alır. Görünüş itibarı ile dağınık bir görünüm arz eden bitki yapısı tek
TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI
T.. TRIM VE KÖYİŞLERİ KNLIĞI KORUM VE KONTROL GENEL MÜÜRLÜĞÜ TOHUMLUK TESİL VE SERTİFİKSYON MERKEZİ MÜÜRLÜĞÜ TRIMSL EĞERLERİ ÖLÇME ENEMELERİ TEKNİK TLİMTI KOLZ (rassica napus oleifera L.) 2001 TRIMSL EĞERLERİ
KAVUN YETİŞTİRİCİLİĞİ
KAVUN YETİŞTİRİCİLİĞİ Kavunun anavatanı Asya dır. Doğu Anadolu, Kafkasya, İran, Afganistan ve Türkistan da yabani kavun çeşitlerine rastlanmaktadır. Kavun dünyaya bu bölgelerden yayılmıştır. Bugün Amerika
I. KISIM: Temel Bilgiler ve Muhafaza
İçindekiler I. KISIM: Temel Bilgiler ve Muhafaza 1. Sebzeciliğin Önemi... 3 1.1. İnsan Beslenmesindeki Önemi...4 1.1.1. Sebzelerin Besin Değeri... 5 1.1.1.a. Su... 5 1.1.1.b. Protein... 6 1.1.1.c. Karbonhidratlar...
Kullanma Kılavuzu. 10 dönüm için 1 l gübre kullanılarak ilkbaharda sürgünler püskürtme(ya da damlama) yöntemiyle
Yazlık ve kışlık tahıllar, patates, pancar, patlıcangiller, kabakgiller, lahana grubu, ağaçlar, soğanlar, yeşillikler, çiçekler ve çimler, ay çiçeği, üzüm, meyve çalılıkları ve dekoratif çalılıklar, küçük
ASMANIN ÇOĞALTILMASI
ASMANIN ÇOĞALTILMASI Asmalar başlıca iki yolla çoğaltılır; Eşeyli (tohumla) Eşeysiz TOHUMLA (EŞEYLİ) ÇOĞALTMA Asmalar biyolojik olarak yabancı döllenmeleri nedeniyle, tohumdan elde edilen bitkiler çok
ÇUKUROVA KOŞULLARINDA BAZI Crambe TÜRLERİNİN VERİM ve YAĞ ORANLARININ SAPTANMASI *
ÇUKUROVA KOŞULLARINDA BAZI Crambe TÜRLERİNİN VERİM ve YAĞ ORANLARININ SAPTANMASI * The Determination Of Yield And Oil Content Of Some Crambe Species Under The Cukurova Conditions Özlem KÖYBAŞI Tarla Bitkileri
YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM
IMPROVING OF F 1 HYBRIDS CUCUMBER (CUCUMIS SATIVUS L.) VARIETIES FOR GREENHOUSE SPRING CULTIVATION
Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Derim Dergisi, 2009,26(1): ISSN 1300-3496 HIYARDA (Cucumis sativus L.) İLKBAHAR ÖRTÜALTI YETİŞTİRİCİLİĞİNE UYGUN HİBRİT ÇEŞİT GELİŞTİRME ÇALIŞMALARI Volkan GÖZEN
Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Erdoğan Eşref Hakkı Selçuk Üniversitesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü
TÜBİTAK-1003 Projesi Serin İklim Tahıllarında Çeşit Islah Programlarının Oluşturulması Çağrısı 214O072 no lu Klasik ve Moleküler Islah Yöntemleri Kullanılarak Bazı Buğday Çeşitlerine Tuza Toleranslılık
FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK SCYMNUS SUBVILLOSUS (GOEZE) (COLEOPTERA: COCCINELLIDAE) UN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ *
Ç.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Yıl:8 Cilt17-3 FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK SCYMNUS SUBVILLOSUS (GOEZE) (COLEOPTERA: COCCINELLIDAE) UN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ * The Effect Of
T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ
T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ HAŞHAŞ (Papaver somniferum L.) BİTKİSİNİN VERİMİ VE BAZI ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE GİBBERELLİK ASİDİN (GA 3 ) FARKLI DOZ VE UYGULAMA ZAMANLARININ
YURTİÇİ DENEME RAPORU
YURTİÇİ DENEME RAPORU PERLA VİTA A+ UYGULAMASININ MARUL VERİM VE KALİTE ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİ GİRİŞ Marul ve marul grubu sebzeler ülkemizde olduğu gibi dünyada geniş alanlarda üretilmekte ve tüketilmektedir.
Ilıman iklim kuşağında Dinlenme
Ilıman iklim kuşağında Dinlenme - Meristem dokuları düşük sıcaklık ve gün uzunluğunun azalması ile uyarılarak tomurcuklar dinlenmeye girer. - Yaprak dökümü olur. Bitki soğuğa ve dona karşı dayanım geliştirir.
ADIM ADIM YGS- LYS 92. ADIM KALITIM 18 GENETİK MÜHENDİSLİĞİ VE BİYOTEKNOLOJİ ÇALIŞMA ALANLARI
ADIM ADIM YGS- LYS 92. ADIM KALITIM 18 GENETİK MÜHENDİSLİĞİ VE BİYOTEKNOLOJİ ÇALIŞMA ALANLARI GENETİK MÜHENDİSLİĞİ Belirli bir amaca yönelik olarak genetik madde üzerinde yapılan çalışmaları içerir. Canlıların
Taksonomi. Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof)
Taksonomi Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof) Anavatanı Hindistan Türkmenistan Baykal Gölü Çevresi Sibirya D.Akdeniz Türkiye Ülkemizde Şikori Akdeniz Böglesinde
ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI. Doç.Dr. Soner KAZAZ
ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI Doç.Dr. Soner KAZAZ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü 06110-Ankara [email protected] GERBERA YETİŞTİRİCİLİĞİ-1 Anavatanı
ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI. Doç.Dr. Soner KAZAZ
ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI Doç.Dr. Soner KAZAZ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü 06110-Ankara [email protected] KASIMPATI (KRZANTEM) YETİŞTİRİCİLİĞİ-1
ASMALARDA ÇİÇEK ve ÇİÇEKLENME MORFOLOJİSİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ ÖZEL BAĞCILIK DERSİ ASMALARDA ÇİÇEK ve ÇİÇEKLENME MORFOLOJİSİ Dersin sorumluları: Prof. Dr.Birhan Kunter Araş.Gör. Hande Tahmaz Hazırlayanlar:
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakultesi Bahçe Bitkileri Bolumu Selçuklu/KONYA (Sorumlu Yazar)
VII. Bahçe Ürünlerinde Muhafaza ve Pazarlama Sempozyumu, 04-07 Ekim 2016 ISSN: 2148-0036 Yıl /Year: 2017 Cilt(Sayı)/Vol.(Issue): 1(Özel) Sayfa/Page: 40-45 Araştırma Makalesi Research Article Selçuk Üniversitesi
BİTKİLERDE DOKU KÜLTÜRÜ DERSİ SOMAKLONAL VARYASYON KONUSU İLE İLGİLİ SORULAR Gizem TERZİ
BİTKİLERDE DOKU KÜLTÜRÜ DERSİ SOMAKLONAL VARYASYON KONUSU İLE İLGİLİ SORULAR Gizem TERZİ 1) İn vitro kültür sırasında ortaya çıkan ve rejenere olan bitkilerde gözlenen değişiklikler Somaklonal Varyasyon
kalkerli-kumlu, besin maddelerince zengin, PH sı 6-8
Ayvalık(Edremit Zeytini) Yağı altın sarısı renginde, meyve kokusu içeren, aromatik, kimyasal ve duyusal özellikleri bakımından birinci sırada yer alır. Son yıllarda meyve eti renginin pembeye döndüğü dönemde
SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012
SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 Sera nedir? Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli iklim etmenlerinin
Tohum Bahçeleri. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER
Tohum Bahçeleri Tohum bahçeleri irsel (genetik) bakımdan daha yüksek nitelikli tohum elde etmek üzere, bir anlamda damızlık olarak seçilen üstün ağaçlardan alınan aşı kalemleriyle aşılanan fidanlardan
Sebze Islahında Moleküler Markırların Kullanımı
Sebze Islahında Moleküler Markırların Kullanımı Esra CEBECİ Ziraat Yüksek Mühendisi 28.12.2012-28.06.2013 Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü YALOVA Sunu Planı Çalışmanın tanıtımı, Yapılan
8Çevre Tanzimi ve Ağaçlandırma Çalışmaları
8Çevre Tanzimi ve Ağaçlandırma Çalışmaları Bölgemiz çevre tanzimi ve ağaçlandırma çalışmaları kapsamında 2008 yılı içerisinde toplam 7.500 ağaç, 50.000 adet çalı grubu bitki dikilmiştir. 8.1. Bitkisel
HAPLOID PLANT PROPAGATION BY ANTHER CULTURE OF SQUASH (Cucurbita pepo L.)
O.M.Ü.Z.F., Dergisi, 1999, 14, (2):33-45 J.Agric.Fac., O.M.U., 1999, 14, (2):33-45 KABAKDA (Cucurbita pepo L.) ANTER KÜLTÜRÜ YOLUYLA HAPLOİD BİTKİ ELDESİ * Ertan Sait KURTAR O.M.Ü. Bafra Meslek Yüksekokulu,
Hindistan Çay Plantasyonlarında Yürütülmekte Olan Dört Farklı Bitki Islah Programı
Hindistan Çay Plantasyonlarında Yürütülmekte Olan Dört Farklı Bitki Islah Programı Bitki Islahı UPASI Çay Araştırma Kurumu 1 Ocak 31 Aralık 2005 Periyodu, 79. Yıllık Raporu. ISSN : 0972-3129 Botanist Dr.R.Victor
Yerfıstığı ıslahı Prof. Dr. Necmi İŞLER M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü
Yerfıstığı ıslahı Prof. Dr. Necmi İŞLER M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü yerfıstığının yabani türleri Synthetic" groundnut plants developed at ICRISAT. Yerfıstığının çiçeklenme ve döllenme
Bazı Kavun (Cucumis melo L.) Çeşitlerinin Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi
Ege Üniv. Ziraat Fak. Derg., 2005, 42(1):25-33 ISSN 1018-8851 Bazı Kavun (Cucumis melo L.) Çeşitlerinin Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi Dursun EŞİYOK 1 M. Kadri BOZOKALFA 2 Kaya BOZTOK 1 Summary
AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ
AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN AHUDUDU Ahududu, üzümsü meyveler grubundandır. Ahududu, yurdumuzda son birkaç yıldır ticari amaçla yetiştirilmektedir. Taze tüketildikleri
İÇİNDEKİLER VII. SULAMA GİRİŞ SULAMANIN GENEL PRENSİPLERİ Sulamanın Amacı ve Önemi... 32
İÇİNDEKİLER TOPRAK VE GÜBRELEME GİRİŞ... 1 1. BAHÇE TOPRAĞI NASIL OLMALIDIR... 2 1.1. Toprak Reaksiyonu... 2 1.2. Toprak Tuzluluğu... 3 1.3. Kireç... 4 1.4. Organik Madde... 4 1.5. Bünye... 5 1.6. Bitki
ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DÖNEM PROJESİ İMAR ÖZELLİKLERİNİN TAŞINMAZ DEĞERLERİNE ETKİLERİ. Yeliz GÜNAYDIN
ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DÖNEM PROJESİ İMAR ÖZELLİKLERİNİN TAŞINMAZ DEĞERLERİNE ETKİLERİ Yeliz GÜNAYDIN TAŞINMAZ GELİŞTİRME ANABİLİM DALI ANKARA 2012 Her hakkı saklıdır ÖZET Dönem Projesi
Elma kış dinlenmesine ihtiyaç duyan meyve türü olup, soğuklama gereksinimi diğer meyvelere göre uzundur.
Elma Tarihçe İklim İstekleri Elma ılıman, özellikle soğuk ılıman iklim bitkisidir. Akdeniz Bölgesinde 800 m. den yukarı yerlerde yetişir. Yüksek ışık yoğunluğu elmada çok iyi renk oluşumunu sağlar. Elma
İnce çeperli parankima hücrelerinin kitlesel yapısı. Kallus
İnce çeperli parankima hücrelerinin kitlesel yapısı Kallus Kallus oluşumu Köklerde ve gövdede yaralı bölgede kallus oluşur.. Kallus oluşumu: Erythrina ağacı Yapraktan kallus oluşumu Vaskular dokudan kallus
ÖZEL SEKTÖR SEBZE ISLAH ÇALIŞMALARI. Dr. Ercan ÖZKAYNAK Yüksel Tohum Ar-Ge Müdürü 01 NİSAN 2017, ANTALYA
ÖZEL SEKTÖR SEBZE ISLAH ÇALIŞMALARI Dr. Ercan ÖZKAYNAK Yüksel Tohum Ar-Ge Müdürü 01 NİSAN 2017, ANTALYA GİRİŞ Bitkisel üretimdeki en önemli girdi tohumdur. Üstün nitelikli tohum kullanılmasıyla verim ve
ÖZGEÇMİŞ 1.GENEL T.C. KİMLİK NO
ÖZGEÇMİŞ 1.GENEL T.C. KİMLİK NO : 22504041402 ÜNVANI ADI SOYADI : Doç.Dr. Ertan Sait KURTAR YAZIŞMA ADRESİ : Ondokuz Mayıs Üniversitesi Bafra Meslek Yüksekokulu 55400 Bafra/SAMSUN DOĞUM TARİHİ ve YERİ:
EVDE BİYOTEKNOLOJİ. Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 5. DERS
EVDE BİYOTEKNOLOJİ Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 5. DERS STERİLİZASYON; BİTKİ DOKU KÜLTÜRLERİNDE KULLANILAN STERİLİZASYON YÖNTEMLERİ VE BU STERİLİZASYON
FARKLI YETİŞTİRME ORTAMLARININ SERA VE İKLİM ODASI KOŞULLARINDA PATATES (Solanum tuberosum L.) MİNİ YUMRU ÜRETİMİNE ETKİLERİ
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2004, 17(2), 109-114 FARKLI YETİŞTİRME ORTAMLARININ SERA VE İKLİM ODASI KOŞULLARINDA PATATES (Solanum tuberosum L.) MİNİ YUMRU ÜRETİMİNE ETKİLERİ Ercan ÖZKAYNAK
Meyva Bahçesi Tesisi
Meyva Bahçesi Tesisi Meyve bahçesi tesisinde dikkate alınması -gereken koşullar 1. Yer seçimi 2. Tür ve çeşit seçimi 3. Anaç seçimi 4. Tozlanma isteğinin bilinmesi 5. Dikim sistemleri ve dikim sıklığı
Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak /
Kök gelişimini ciddi oranda desteklediği için, özellikle dikim esnasında granül gübrenin kullanılması tavsiye edilir. Üreticilerin, topraktaki besin ihtiyacını tespit edebilmeleri için toprak analizi yaptırmaları
Prof.Dr. Fatmagül GEVEN
Prof.Dr. Fatmagül GEVEN Tıbbi bitkilerde pek çok türün yetiştirilmesinde tohumla çoğaltma yöntemi kullanılır. Kekik (Thymus sp), Adaçayı (Salvia sp.), Dağçayı (Sideritis sp.), Oğulotu (Melissa officinalis),
VEJETATİF ÇOĞALTMA (EŞEYSİZ)
VEJETATİF ÇOĞALTMA (EŞEYSİZ) Çelikle Çoğaltma Yeni bir bitki elde etmek amacıyla, bitkilerin gövde, dal, kök ve yapraklarından kesilerek hazırlanan parçalara 'çelik' adı verilir. Böyle beden parçalarıyla
KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER
KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER Populus nigra Dr. Süleyman GÜLCÜ - 2008 1 KAVAK FİDANI ÜRETİMİ VE FİDANLIK TEKNİĞİ Kavak fidanı yetiştirilmesinde en önemli konuların başında, kaliteli kavak fidanı yetiştirilmesine
TANIMI VE ÖNEMİ Susam dik büyüyen tek yılık bir bitkidir. Boyu ( cm) ye kadar uzayabilir. Gövdeler uzunlamasına oluklu (karıklıdır) ve sık tüylü
SUSAM HASADI TANIMI VE ÖNEMİ Susam dik büyüyen tek yılık bir bitkidir. Boyu (30-125 cm) ye kadar uzayabilir. Gövdeler uzunlamasına oluklu (karıklıdır) ve sık tüylüdür. Ülkemizde tarımı yapılan yağ bitkileri
