PROGRAM GELİŞTİRME EĞİTİM TEMEL KAVRAMLAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "PROGRAM GELİŞTİRME EĞİTİM TEMEL KAVRAMLAR"

Transkript

1 PROGRAM GELİŞTİRME TEMEL KAVRAMLAR EĞİTİM Eğitim; bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik davranış değişikliği meydana getirme sürecidir. Eğitim olgusunun gerçekleşmesi için öğrencilerin mutlak suretle bir yaşantı geçirmesi gerekir. Geçirdiği bu yaşantı sonucunun öğrenende istendik bir davranış değişikliği yaratması ve bu değişimin de bir süreç içinde gerçekleşmesi gerekir. Bu bilgilerden hareketle eğitim faaliyetleri içinde tesadüfî ve refleksif davranışlar yer alamaz. Eğitim, öğrenme ile gerçekleşir. Eğitim geçerli öğrenmelerin oluşturulmasıyla gerçekleştiğine göre, eğitime istendik öğrenme oluşturma süreci de diyebiliriz. Eğitim sürecinin sonunda bireylere yeni davranışlar kazandırmak amaçlanmaktadır. Başka bir ifadeyle eğitim bireyleri belli amaçlara göre yetiştirme sürecidir. Bu süreçten geçen bireylerin kişiliği farklılaşır. Bu farklılaşma da eğitim sürecinde kazanılan bilgi, beceri, tutum ve değerler yoluyla gerçekleşir. Eğitim yalnızca okullarda yapılmaz. Okul dışında da bireyleri bir mesleğe hazırlamak ve onların hayata uyumlarını kolaylaştırmak için kısa süreli eğitim veren halk eğitim merkezi gibi kurumlar da yer almaktadır. Eğitimin başlıca genel amaçları şunlardır; Kültürel mirası aktarma Toplumsallaşmayı sağlama Araştırıcı ve üretici nitelikteki bireyleri yetiştirme Bireylerin sağlıklı gelişimine katkıda bulunma Bireyleri ilgi ve yetenekleri doğrultusunda geliştirme. Öğrenme: Öğrenme, beyinde fiziksel uyarımlar sonucu oluşan, yaşantı ürünü kalıcı izli davranış değişiklikleridir. Öğrenme, seçilmiş ve kontrollü bir ortam içinde öğrenenin kendisi tarafından gerçekleştirilir. Yaşantı: Eğitim tanımında yer alan yaşantı; bireyin doğrudan algılayarak yapmış olduğu her şeydir. Öğretim: Okullarda yürütülen planlı programlı kontrollü ve örgütlenmiş öğretme faaliyetlerine öğretim denir. Öğretim, öğrenmenin gerçekleşmesi ve bireyde istenen davranışların gelişmesi için uygulanan süreçlerin tümü olarak ele alınır. Öğretim faaliyetleri içerisinde öğretmenler çeşitli uyarıcılar ve öğrenme durumları yaratarak, öğrencilerin hedefler doğrultusunda davranışlar geliştirmesine yardım ederler. Bu sayede öğrenenler için öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gerekli araç ve gereçleri sağlama ve rehberlikte bulunma eylemlerinin tamamı öğretimin içinde yer alır. Soru: 2002 Okul toplumdan kopuk olmamalıdır. Okul toplumun kendisi olmalıdır. Okul bireylere toplumsal sorunları çözme ve bunların üstesinden gelme davranışları kazandırır. Yukarıdaki görüşü savunan program geliştirme yaklaşımında aşağıdakilerden hangisi ön plana çıkmaktadır? A) İnsan niteliklerini geliştirme B) Disiplinler C) Yeterlikler D) Sosyal işlevler E) Bireysel ihtiyaçları karşılama Eğitim geniş anlatımlı bir kavramdır. Bireylerarası ilişkilerle ve etkileşimlerin sonucunda ortaya çıkar. İnsanın eğitimi yaşamı boyunca sürer. Eğitim sisteminin sorumlu olduğu kesimse planlı eğitimdir. Planlı eğitim rast gele bir eğitim değildir. En az şu özelliklere sahiptir: 1- Eğitilenlerin ulaşacağı eğitim amaçları önceden saptanır. 2- Bu amaçları gerçekleştirecek eğitim programı belirlenir. 3- Eğitime elverişli bir ortam örgütlenir. 4- Eğitimi yapacak eğitmenler güçlerini eş güdümlerler. 5- Eğitilenlerle eğitmenler arasında etkili iletişim sağlanır. 6- Eğitim süreci sürekli denetlenerek Cevap: D

2 Öğretme: Öğretme öğrenmeyi kılavuzlama işidir. Öğretme faaliyetlerinin önceden saptanan hedefler doğrultusunda istendik davranışların kazandırılması amacıyla düzenlendiği yerler genellikle eğitim kurumlarıdır. Öğretme, öğrenmenin sağlanmasında yapılacak çevre düzenlemeleri faaliyetleridir. Kültür: İnsanların diğer insanlarla ve çevreleriyle etkileşimlerinin maddi ve manevi ürünlerine kültür denir. Kültürlenme: Toplumun var olan alt kültürleri ile dışarıdan gelen yabancı bir kültürün sentezi sonucunda yeni bir kültür ortaya çıkıyorsa buna kültürlenme denir. Kültürleme: Toplumdaki kültürel değerlerin bireylere aktarılması kültürlemedir. Kültürlemenin amaçlı olarak yapılan kısmı eğitimdir. Bu eğitim bilinçli ya da bilinçdışı kendiliğinden oluşan ve bireysel olan öğrenmeleri de kapsar. Bu anlamda kültürleme üç ana alt başlık altında toplanmaktadır. Bunlar: Zoraki Kültürleme: Kültürel değerlerin bireylere zorla kabul ettirilmesi sürecidir. Tek yönlü bir kültürleme söz konusudur. Tek yönlü beyin yıkama, propaganda, zorla din değiştirme, bir toplumun diğer topluma baskı yapması bu tür kültürlemeye örnektir. Gelişi Güzel Kültürleme: Kültürel değerlerin bireylere gelişi güzel yollarla kabul ettirilmesi sürecidir. Cinsel konuların gençlere gelişi güzel yollarla öğretilmesi bu kültürlemeye bir örnek olabilir. Kasıtlı Kültürleme: Kültürel değerlerin plânlı ve maksatlı bir şekilde bireylere aktarılması sürecidir. Okullarda yapılan her türlü eğitim kasıtlı kültürleme için birer örnektir. Çocuklara ana dili öğretmek bir kültürleme sürecidir. Başka bir dili istem dışı zorla öğretmek zoraki kültürlemeye girer. Çocuğun anadilini hiç okula gitmeden evde ve sokakta öğrenmesi ise gelişi güzel kültürlenmedir. Ancak anadili okulda bilinçli, maksatlı ve kasıtlı bir yolla öğrenirse bu kasıtlı kültürlemeye girer ve okulda yapılan "kasıtlı kültürlemeye de eğitim" denir. Eğitimciler kültürlemenin bir kısmını formal; bir kısmını ise informal eğitim olarak adlandırırlar. Formal Eğitim: Önceden hazırlanmış bir program çerçevesinde planlı, amaçlı, programlı olarak, öğretim yoluyla gerçekleştirilen eğitimdir. Formal eğitimde süreç, öğretmen tarafından planlanır, uygulanır ve izlenir. Başlangıçtan sona kadar kontrollü olarak yürütülür. Sürecin belli aşamalarında ve sonunda değerlendirme işlemi yer alır. Formal eğitim okul ve benzeri kurumlarda yapılır. Formal eğitim örgün ve yaygın eğitim olmak üzere iki biçimde sistemleştirilmiştir. Örgün Eğitim: Örgün eğitim belli bir yaş grubundaki bireylere, milli eğitimin amaçlarına göre hazırlanmış eğitim programlarıyla okul çatısı altında düzenli olarak yapılan eğitimdir. Soru: 2001 Eğitim ve kültür arasındaki ilişkiyle ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? A) Eğitim uygulamaları, kültürel değerlerin izlerini taşırlar. B) Eğitim hem kültürü etkileyen hem de kültürden etkilenen bir yapıya sahiptir. C) Eğitim ve kültür, gelişmeye karşı aynı ölçüde dirençlidir. D) Eğitim kurumları, işlevini yerine getirirken kültürel olanaklardan yararlanır. E) Eğitim, kültürün aktarılmasında önemli bir araç görevi yapar Cevap: C

3 Örgün eğitim sistemini meydana getiren öğeler şunlardır: Okul öncesi öğretim, ilköğretim, orta öğretim, yüksek öğretim. Yaygın Eğitim: Örgün eğitim sistemine girmemiş, bu sistemin herhangi bir kademesinde bulunan veya bu kademelerden ayrılmış olan kişilere ilgi ve ihtiyaç duydukları alanlarda yapılan eğitimdir. Halk eğitim merkezlerinde açılan kurslar, pratik sanat okulları ile resmi ve özel kurumlar ve işyerlerinde hizmet içi eğitim faaliyetleri yaygın eğitim sistemini oluşturur. Okul dışı formal eğitim sürecinin okullardakinden farkı; kısa süreli olması, öğrencilerin yaşlara göre gruplandırılmaması, ihtiyaç duyuldukça yapılması ve belli konularla sınırlandırılmamasıdır. İnformal Eğitim: Yaşam içerisinde kendiliğinden oluşan bir süreçtir. Amaçlı ve planlı değildir, gelişigüzeldir. Kişi karşılaştığı durum ve içine bulunduğu grubun üyeleriyle etkileşimde bulundukça farkında olmadan yeni şeyler öğrenir. Çocuklar arkadaşlarıyla oynarken grup içerisinde birbirleriyle etkileşirken yardımlaşmayı, dayanışmayı, işbirliğini, kurallara uymayı, grubun değerlerini benimsemeyi öğrenirler ve toplumsallaşırlar. Bu tür öğrenmeler ailede, sokakta, işyerinde, televizyon önünde, okulda, kısaca yaşam içinde kendiliğinden meydana gelir. Formal olmayan eğitim sürecinin iki önemli öğrenme yolu gözlem ve taklittir. Çok küçük ve ilkel toplumlarda eğitim tamamen informal yolla gerçekleşir. İnformal eğitim yoluyla insanlar istenmeyen ve zararlı davranışları da kazanırlar. Sigara içmek ve kopya çekmek gibi. OKULDA EĞİTİM Eğitim belli amaçlara göre önceden hazırlanmış programlara göre yürütülür. Okulda yapılan eğitim planlı olup formaldir. Okuldaki eğitim süreci öğretmen tarafından hazırlanır, uygulanır, sürekli izlenir ve belli aşamalarda da değerlendirilir. Okulda formal süreçler baskındır. Bunun yanında öğrenciler kendi aralarında oynarken, çalışırken, derste öğretmen ve arkadaşlarını dinlerken örnek alma yoluyla yeni davranışlar kazanabilirler. Bu yolla informal süreçler de etkili olabilir. Bunun yanında okul, toplumdaki informal eğitim süreçlerinin zararlı sonuçlarından çocuk ve gençleri korumak için eğitim çevresini genişletir, okulu topluma yaklaştırarak ve informal süreçleri kontrol altına alarak işlevlerini yürütür. MİLLİ EĞİTİMİN TEMEL İLKELERİ Atatürk İlke İnkılâpları ve Atatürk Milliyetçiliği Laiklik Demokrasi Eğitimi Bilimsellik Karma Eğitim Fırsat Ve İmkan Eşitliği Planlılık Eğitim Hakkı Bireylerin Ve Toplumun İhtiyaçları Süreklilik Genellik Ve Eşitlik Yöneltme Soru: Cenk gittiği kreşte, arkadaşının öğretmeninden bir şey isteyeceği zaman sürekli ağladığını görür. Bir süre sonra Cenk kendi istekleri olduğu zaman arkadaşının yaptığı gibi ağlayarak isteklerini öğretmenine anlatmaya çalışır. Cenk in göstermiş olduğu bu tür davranışlar aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanabilir? A) Yaygın eğitim B) Örgün eğitim C) Formal eğitim D) İnformal eğitim E) Kültürlenme Cevap: D Okullarda verilen eğitim formal eğitimdir ve planlı eğitim etkinliklerini kapsar.

4 Eğitim Programı Öğretim Programı Öğrenene, okulda ve okul dışında planlanmış etkinlikler yoluyla sağlanan öğrenme yaşantıları düzeneğidir. Okulda ifadesi ile okul içinde yapılan tüm etkinlikler ile sınıfta öğretilen tüm dersleri içine alan öğretimin, okul dışında derken de okul çevresinde ve program dışı etkinlikler olarak dile getirilen örtük program etkinliklerinin kastedildiği söylenebilir. Eğitim Programı; Ders içerikleridir Konular listesidir Çalışmaların programlanmasıdır Öğretim materyalleri listesidir Derslerin sıralanmasıdır Hedef davranışlar (kazanımlar) grubudur Okul içinde ve dışında öğretilen her şeydir Okul personeli tarafından planlanan her şeydir. Okulda ve okul dışında bireye kazandırılması planlanan herhangi bir dersin öğretimiyle ilgili tüm etkinlikleri kapsayan yaşantılar düzeneğidir. Soru: 2006 Akademik başarının düşük olmasının nedenleri üzerine yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, gençlerin çoğunlukla saat 15:00 ile 18:00 arasında riskli davranışlar gösterdikleri ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, gençlerin okul sonrasında spor yapmaları, müzikle ilgilenmeleri ve toplum hizmetlerinde gönüllü olarak görev almaları, onların hem olumsuz deneyimler yaşamalarına engel olma hem de daha sağlıklı ve üretken bireyler olmalarına yardım etme açısından önem taşımaktadır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi gençlerin okul dışında katılacağı etkinliklerin amaçlarından biri olamaz? A) Kendilerini daha iyi tanıyıp yeteneklerini keşfetmelerini sağlama B) Planlı çalışma alışkanlığı kazandırma C) Farklı görüş ve anlayışları hoşgörüyle karşılamalarına yardımcı olma D) Yeni durum ve ortamlara uyum sağlamalarını kolaylaştırma E) Not ortalamalarını yükseltme olanağı sağlama Müfredat Ders Programı Örtük Program Bir dersin yalnızca ünitelerinin ve konularının belirlendiği listedir. Konuların düzeneği olarak da ifade edilir. Bir ders süresi içinde planlanan hedeflerin bireylere nasıl kazandırılacağını gösteren tüm etkinliklerin yer aldığı programlardır. Ders dışı etkinlikleri içeren programdır. Eğitim programının, okul içi ve okul dışı etkinliklerinin birlikte düzenlenmesidir. Öğrencinin değişik ihtiyaçlarını karşılamayı ve yaratıcı yönlerini geliştirmeyi amaçlar. Öğrencilerin toplumsal hayata uyumunu sağlamadaki etkileri düşünüldüğünde eğitim programının önemli bir parçası olduğu söylenebilir. Bireyin değişik gereksinimleri ve yaratıcı yönlerini ortaya çıkaracak şekilde tasarlandığında, eğitim programlarıyla bütünleşmesi sağlanır. Önemli bir özelliği ise yazılı olmamasıdır. Soru: 2002 Eğitim programı, istendik davranışların kazanılması için hazırlanan yazılı doküman ya da eylem planıdır. Bu görüşte eğitim programının hangi temel öğesi vurgulanmaktadır? A) Ölçme ve değerlendirme işlemleri B) Konuların kapsamı C) Öğrenme ürünleri D) Eğitimin hedefleri E) Öğrenme-öğretme stratejileri Cevap: E C

5 Eğitim programı belirlenen hedefler doğrultusunda planlanan tüm eğitim etkinliklerini kapsamaktadır. Öğretim programı ise bir eğitim basamağında çeşitli sınıf ve derslerde ele alınacak konuların öğretimiyle ilgili tüm etkinleri kapsamaktadır. Eğitim programının başlıca faydaları şunlardır: Eğitim programlarıyla en az zaman ve enerjiyle yüksek düzeyde verimlilik elde edilmesi planlanır.(verimlilik) Program sayesinde öğretmen nerede, ne zaman, ne yapacağını ve nasıl yapacağını bilir. Bu sayede programlar öğreticiye yol haritası olur. (Rehberlik) Programlar ile ülkedeki aynı kademede olan tüm öğretim kurumlarında aynı kazanımlara ulaşmak için benzer çalışmaların yapılması sağlanır.(eş güdüm) Programda belirlenen etkinlikler ise eğitim öğretim faaliyetlerinin nasıl yürütülmesi gerektiği konusunda yön vericidir.(yön verici) SİSTEM OLARAK EĞİTİM Eğitim; bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik davranış değişikliği meydana getirme süreci olarak tanımlanır. Süreç; birikik, ucu açık, tutarlıya doğru gelişen dinamik bir örüntü olarak tanımlanır. Eğitim bu özelliğinden dolayı açık bir sistemdir. Sistem; en az bir hedefi gerçekleştirmek için birbirine uygun ve değişik öğelerden oluşan bir yapıdır. Eğitim sistemleri açık sistem, yarı açık sistem ve kapalı sistem olmak üzere 3 kısımda incelenmektedir. AÇIK SİSTEM GİRDİLER İŞLEM ÇIKTI Enerji, Sermaye, İşlenmemiş madde Yarı işlenmiş madde Hedefi geçekleştirmek için her türlü zihinsel ve fiziksel etkinlikler DÖNÜT Yeni enerji Sermaye, ürün ve davranışlar Organizma Sekil 1. Açık sistem ve Öğeleri Şekilde görüldüğü üzere açık sistemler girdi, işlem, çıktı ve dönüt öğelerinden oluşmaktadır. Bu öğelerin herhangi birindeki değişiklik sistemi tümüyle etkiler ve değiştirir. Aralarında sıkı bir ilişki vardır. Öğelerden bir ya da bir kaçının bulunmaması sistemin yapısını ve türünü belirler. Girdiler: Sistemin hedeflerini gerçekleştirmesi için dışarıdan alınan ve gerekli olan her türlü malzeme, bilgi, enerji, organizma vb. sistemin girdileri olarak tanımlanabilir. Bir sistemin çıktıları aynı zamanda başka bir sitemin yeni girdisi olarak düşünülebilinir. Her sistemin girdisi o sistemin hedefine uygun nicelik ve nitelikte olmalıdır. İşlemler: Sistemin hedefler doğrultusunda işlendiği, biçimlendirildiği, yeniden oluşturulduğu, bir anlamda istendik ürün durumuna getirildiği kısımdır. Bu bölüm sistemin en can alıcı öğesidir. Soru: 2006 Öğrencilerin, kazandıkları bilgi ve becerileri toplumsal yaş am becerilerini geliştirme amacıyla kullanmaları için hazırlanmış bir öğretim programında aşağıdakilerden hangisinin öğrencilere kazandırılması beklenmez? A) Öz güven ve sorumluluk duygusu B) Yaşam boyunca öğrenme isteği C) Olumlu toplumsal beceriler D) Eleştirel düşünme ve karar verme becerileri E) Bireysel davranma Soru: 2006 Aşağıdakilerden hangisi çağdaş anlayışa göre geliştirilen öğretim programının özelliklerinden biri değildir? A) Öğretimde farklı yöntem ve tekniklerin kullanılması B) Öğrencilerin düşünmeye, paylaşmaya ve soru sormaya özendirilmesi C) Millî değerleri kaybetmeden evrensel değerlerin benimsenmesi D) Öğrencilerin birbirleriyle aynı olduklarının varsayılması E) Öğrencilerin toplumsal sorunlara karşı duyarlı olmaya yönlendirilmesi Soru: 2006 Bazı öğrencilerin diğerlerine göre daha sıkılgan ve utangaç olabildiği durumlarda sosyal kulüpler önemli bir işlevi yerine getirebilir. Bu tür öğrencilerin ders dışı etkinliklere yönlendirilmesi, I. bilişsel, II. sayısal, III. kişisel, IV. pratik, V. kişiler arası yeterliklerden özellikle hangilerini geliştirmeyi amaçlar? A) I ve II B) I ve IV C) II ve III D) II ve V E) III ve V Cevap: E D E

6 Çıktı: Girdinin işlemler bölümünden hedefler doğrultusunda biçimlendirilmesinin sonunda ortaya çıkan yeni ürünlerin tümüdür. Bunlar yeni madde, yarı işlenmiş ürün, enerji, bilgi, beceri, tutum, alışkanlık, organizma vb olabilir. Eğer girdi ile çıktı özdeş ise sistem etkili ve verimli değildir. Çıktılar hedefe ne derecede yaklaşıyorsa sistem o derece tutarlı, etkili, verimli; ne derecede uzaklaşıyorsa o kadar tutarsız ve etkisizdir. Dönüt: Hedeflerin gerçekleşme derecelerine bakılarak, sistemin işleyip işlemediğini, işlemiyorsa işlemeyen yanlarının neler olduğunu, bunların nasıl ve ne yolla giderileceğini belirlemek amacıyla yapılan tüm etkinlikleri kapsar. Dönüt yoluyla sistemler onarılıp düzeltilebilir, yeniden işler duruma getirilebilinir. Soru:: Eğitim sisteminde üniteye başlamadan önce yapmış olduğu değerlendirme ile ünite sonundaki yaptığı değerlendirme arasındaki farkı belirlemeye çalışan öğretmen sistemin hangi öğesinde bu işlemi gerçekleştirmeye çalışmıştır? A) Değerlendirme B) Süreç C) Çıktı D) Girdi E) Düzeltme GİRDİ İŞLEM ÇIKTI B. YARI AÇIK SİSTEM Şekil 2: Yarı Açık Sistem ve Öğeleri Yarı açık sistem girdiler, işlemler ve çıktılardan oluşur. Sistemin yeterli ve düzenli dönütü yoktur. Sistemin hedefi ne derecede gerçekleştirdiğini, gerçekleştiremediyse bunun hangi öğe ve değişkenlerden kaynaklandığını belirlemek gerekli düzeltme, onarma, yenileme işlemlerine gitmek yeterli ve sürekli dönüt olmadığından mümkün değildir. Sistemi değerlendirmede işe koşulacak ölçütler ya belirsiz ya yok veya da onlara başvurulmadığından yapılan onarma ve düzeltme çalışmaları gelişigüzeldir. Bu nedenle sistem ya sağlıksız büyüyecek ya da küçülecektir. Sistemin denetleyici ve koruyucu mekanizmaları bir süre sonra çalışamayacağından entropi (enerji kaybı) gelişebilir. Bu durumda sistemlerde dinamik dengenin yerinin gelişigüzel denge alır. Örneğin zamanında tedavisi ve teşhisi yapılamayan hastalara iş işten geçtikten sonraki GİRDİ İŞLEM yapı lan Soru: Bir ilköğretim okulunda kayıt zamanı çocuğunu okula kaydettirmek isteyen bir veli okul müdürünün Sınıflarımız oldukça kalabalık olacak bu şekilde eğitim öğretim faaliyetlerini yürütmemiz imkansız hale gelecektir. şeklinde açıklama yaparak öğrenciye kayıt yaptırmaması; okuldaki hangi sistem öğesinin eğitim öğretimi zorlaştıracağını ifade etmektedir? A) İşlem B) Çıktı C) Dönüt D) Girdi E) Değerlendirme tıbbi müdahaleler gibidir. İŞLEM ÇIKTI KAPALI SİSTEM Cevap: C D

7 Kapalı sistemlerin ya yeterli girdisi ya da yeterli çıktısı yoktur. Girdi ve çıktılardan birisinin bulunmaması veya yeterli olmamasının zorunlu sonucu olarak, kapalı sistemlerde dönüt bulunmaz. Toplumsal çalkantıların yaşandığı toplumlar kapalı sisteme örnek olarak verilebilir. Bu tür sistemlerde farklılaşma, sağlıklı büyüme, gelişme ve iş bölümü yoktur. SİSTEMİN GENEL ÖZELLİKLERİ Sistemler boşlukta yer almaz. Sistemlerin herhangi bir öğesindeki değişiklik sistemin tümünü etkiler. Sistemler arasında etkileşim vardır. Tüm sistemlerde işlem vardır. Sistemler en az 2 öğeden oluşur. EĞİTİM SİSTEMİNİN GİRDİLERİ Eğitim sistemin girdileri; Öğrenci sayısı, yaşı, cinsiyeti Öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyi Yatırım Araç-gereç ve donanım Yiyecek- içecek-giyim-enerji Yeni bilgi Okula yeni alınan ve atanan yönetici öğretmen ve hizmetliler EĞİTİM SİSTEMİNİN İŞLEM ÖĞELERİ İşlemler; girdilerin hedefler doğrultusunda biçimlendirildiği kısımdır. Eğitim sistemindeki işlemler şöyle sıralanabilir; Ünitenin Sırası ve Niteliği: Üniteler hedef davranışla ilgili çağdaş ve bilimsel bilgiyle donatılmalıdır. Üniteler kolaydan zora, basitten karmaşığa, yakın çevreden uzak çevreye ve birbirinin ön koşulu olacak şekilde sıralanmalıdır. Pekiştireç- Dönüt ve Düzeltme- İpucu: Eğitim ortamında eğitim durumlarının değişkenleri olan bu öğeleri etkili ve verimli kullanmak hedefleri gerçekleştirmede yardımcı öğeler olarak söylenebilir. Öğrenci Katılımı: Öğrencinin eğitim ortamına etkin katılımının sağlanması gerekir. Araç-Gereçler: Hedef davranışları kazandırmada araç ve gereçler sınıf ortamına taşınarak, yeri ve zamanı geldiğinde kullanılmalıdır. Araç gereçler istendik davranışları kazandırmada zorunlu olabilir. Daktilo olmadan on parmakla yazabilme davranışlarını kazandırmak imkânsızdır. Öğrenme-Öğretme Stratejisi-Yöntem ve Teknikler: Hedef davranış düzeyi değiştikçe işe koşulacak strateji yöntem ve teknikler de değişir. Soru: I. Sistem tek başına boşlukta yer almaz. II Sistemlerdeki her türlü değişiklik doğrudan veya dolaylı sistemi III. etkiler. Sistemler arasında etkileşim vardır. IV. Tüm sistemler en az bir öğeden oluşur. V. Girdisi olmayan sistemlerde olabilir. Yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri sistemin genel özelliklerinden değildir? A) II-V B) III C) IV D) III-V E) I Cevap: C

8 Bilgi düzeyinde hedef davranışlar için sunuş yolu, düz anlatım yöntemi, Kavrama düzeyinde hedef davranışlar için buluş yolu, güdümlü tartışma, örnek olay yöntemi, Uygulama düzeyinde hedef davranışlar için araştırma inceleme, problem çözme yöntemi kullanılabilir. Zihinsel Süreçler: Hedef davranışların düzeyi ile zihinsel süreçler arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bilgi düzeyinde hedef davranışlar için; tümdengelim Kavrama düzeyinde hedef davranışlar için; tümevarım, analoji Uygulama düzeyinde hedef davranışlar için; tümevarım ve tümdengelim kullanılabilir. Öğretmen: İstendik davranışları kılavuzlayan kişidir. Eğitim durumlarını düzenleyendir. Öğretme Ortamının Fiziksel Koşulları Zaman Sevgi EĞİTİM SİSTEMİNİN ÇIKTILARI Ölçme değerlendirme sonucu belirlenir. Sistemin hedefi ne derecede gerçekleştirdiğini belirlemek için yapılan her türlü etkinliği kapsar. Değerlendirme sonunda belirlenen çıktı öğeleri Öğrenci sayısı ve cinsiyeti Öğrenci bilişsel, duyuşsal ve devinişsel erişisi İstendik davranışlar İstenmedik davranışlar Yeni deneyim DÖNÜT Dönüt sisteme her işlemin sonunda bilgi vermek; yani sonuçların bilgisini gerekli yer ve zamanda sisteme kazandırmak olarak tanımlanabilir. Açık sistemlerin vazgeçilmez öğesidir. Sistemin kendi kendini düzenlemesini sağlar. Sistemdeki her türlü değişimi, işleyen ve işlemeyen öğeleri sisteme bildirerek düzenleme yapar. Çıktıları değerlendirir. Beklenen çıktı ile gerçekleşen çıktı çakışıyorsa sistem etkili ve verimlidir. Beklenen çıktı ile gerçekleşen davranışlar arasındaki fark büyükse sistem o derece etkisizdir. PROGRAM GELİŞTİRME Program geliştirme bir eğitim programında yer alan hedef-içerik-öğrenme öğretme süreci değerlendirme öğeleri arasındaki dinamik ilişkiler bütünüdür. Soru: 2003 Aşağıdakilerden hangisi eğitim programının temel öğeleri bir arada verilmiştir? A) Öğretmen ve öğrenci; okul yönetimi; veli B) Kritik davranışlar; öğretme öğrenme etkinlikleri C) Öğretmen ve öğrenci; içerik; değerlendirme durumları D) Öğrenci; öğretme öğrenme etkinlikleri; okul yönetimi E) Özel hedefler; içerik; öğretme öğrenme etkinlikleri; değerlendirme durumları Soru: 2006 Öğretim planlamasında yer alan, I. kazanımların belirlenmesi, II. ölçme araç ve yöntemlerinin belirlenmesi, III. etkinliklerin belirlenmesi, IV. öğretimin değerlendirilmesi işlemleri aşağıdakilerin hangisinde sistematik olarak gerçekleştirilme sırasına göre verilmiştir? A) I, II, III, IV B) I, III, II, IV C) II, III, IV, I D) III, II, IV, I E) IV, III, II, I HEDEF İÇERİK EĞİTİM DURUMLARI DEĞERLENDİRME Şekil 4: Program Öğeleri

9 Program Geliştirme Sürecinin İlkeleri Uygulanmakta olan bir program araştırma geliştirme faaliyetleri ile değerlendirilerek geliştirilir. Program geliştirme dinamik ve devamlılığı olan bir süreçtir. Program geliştirme süreci, uygulanmakta olan eğitimin kalite kontrolünü yapar. Program geliştirme süreci, eğitim programının öğelerini sistem bütünlüğü yaklaşımıyla inceler. Programın bir öğesinde olan değişme, diğer öğeleri de etkiler. Örneğin; eğitim durumları öğesinde yer alan öğretim stratejileri ve yöntemlerinde meydana gelen bir değişme hedef, içerik ve ölçme değerlendirme öğelerini de etkiler. PROGRAMIN ÖĞELERİ HEDEF: Bireyleri niçin eğitiyoruz? sorusuna verilen bir yanıttır. Hedefler bir ülkenin eğitim felsefesini ortaya koyar. Hedefler belirlenirken eğitimin uzak ve yakın hedefleri, toplumun ve bireyin ihtiyaçları, konu alanı özellikleri dikkate alınır. Hedefler planlanmış ve düzenlenmiş yaşantılar yoluyla kazandırılacak davranış değişikliklerini kararlaştırmaktır. Yetiştirilecek bireylerde bulunması gerekli özellikler belirlenirken ilk adımda onların nasıl bir toplum içinde, ne gibi işler yaparak, ne gibi ilişkilerde bulunarak yaşayacaklarını bilmek gerekmektedir. Eğitimde hedefler üç düzeyde belirlenmektedir. Uzak Hedef: Ülkenin politik felsefesini yansıtan ve oldukça genel olarak belirtilen hedeflerdir. Genel Hedef: Uzak hedefin yorumu olan aynı zamanda okulun işgörüsünü yansıtan hedeflerdir. Milli eğitimin hedeflerini ve okulun hedeflerini yansıtır. Özel Hedef: Bir dersin öğretimi için hazırlanmış olan hedeflerdir. Eğitimin uzak, genel ve özel hedefleri arasında dikey bir kaynaşıklık vardır. Dikey kaynaşıklık yorumu ise; özel hedeflerin gerçekleştirildiği oranda genel hedefler, genel hedeflerin gerçekleştirildiği oranda ise uzak hedefler gerçekleştirilmiş olur. Eğitim yoluyla bireylere hedefler kazandırırken 3 alan üzerinde bu hedefler gerçekleştirilmeye çalışılır. Hedefler bilindiği üzere 3 alan üzerinde sınıflandırılmıştır. Bilişsel alan, duyuşsal alan ve devinişsel alan. Bilişsel alan, öğrenilmiş davranışların zihinsel yönü ağır basan bir alandır. Duyuşsal alan; ilgi, tutum, kaygı, benlik algısı, kişilik, değer yargıları gibi boyutlardan oluşur. Devinişsel alan ise; öğrenilmiş becerilerin kodlandığı bir alandır. Zihin ve kas koordinasyonunu gerektirir. Soru 2005 Türk eğitim sisteminde genel hedefler aşağıdakilerden hangisine dayalıdır? A) Öğretim programlarına B) Milli Eğitim Temel Kanunu'na C) Yönetmelikler D) Tebliğler Dergisi'ne E) Yapılan şuralarda alınan kararlar Soru: Aşağıdakilerden hangisi bir ders düzeyinde gerçekleştirilmek istenen hedef düzeyini yansıtır? A) Özel Hedefler B) Standart hedefler C) Genel hedefler D) Ölçüt hedefler E) Uzak hedefler Cevap: A- A Hedeflerin bilişsel, duyuşsal ve devinişsel alanlarının arasında ise yatay bir kaynaşıklık bulunmaktadır. Yatay kaynaşıklık demekle bu üç alana ait hedeflerin eş zamanlı olarak bir dersin öğretiminde gerçekleştirilmesi mümkündür.

10 UZAK HEDEF HEDEF GENEL HEDEF DİKEY KAYNAŞIKLIK ÖZEL HEDEF BİLİŞSEL DUYUŞSAL PSİKO- MOTOR YATAY KAYNAŞIKLIK

11 Örneğin; bir matematik dersinde bilişsel alanda dairenin ne olduğuna ilişkin hedef-davranışlar kazandırılırken, bununla birlikte duyuşsal alanla ilgili derse ilişkin tutumlar da geliştirilebilir. Aynı zamanda öğrencilerin daireyi nasıl çizeceklerine ilişkin devinişsel beceriler de kazandırılabilir. İçerik: İçerik kısmında Ne öğretelim? sorusuna cevap aranır. İçerik ile öğretilecek konuların düzenlenmesi söz konusudur. Hedefler ile içerik ilişkisi kurulur. İçerik seçiminde hedef davranışla tutarlı olarak birey ve toplumun ihtiyaçları dikkate alınır. İçerik bilimsel içeriğe, sosyal ve kültürel değerlere öğrencinin hazır bulunuşluk düzeylerine ve aşamalılık ilkesine uygun düzenlenmelidir. İçerik bir anlamda hedef-davranışları öğrenciye kazandırmada bir araçtır. Eğitim Durumları: Programın süreç boyutunda Nasıl öğretelim? sorusuna yanıt arama işidir. Öğrencilere kazandırılmak istenen hedef davranışların nasıl bir öğrenme yaşantılarıyla gerçekleşeceğini ele alır. Öğrenmenin meydana gelmesinde en önemli rolü üstlenir. Öğrenmenin gerçekleşmesinde hedef davranışa uygun strateji, yöntem ve tekniklerin belirlenmesi, faydalanılacak araç-gereçler, zaman yönetimi, öğrenciye verilecek pekiştireç, ipucu, dönüt düzeltme ve öğrenci katılımını sağlamanın nasıl gerçekleşeceği, eğitim durumlarının yanıt aradığı sorulardır. Değerlendirme: Değerlendirme sonunda hedef davranışlara ne kadar ulaşıldığı ortaya konur. Ne kadar öğrendik? sorusuna cevap arama işidir. Sisteme aynı zamanda dönüt sağlar. PROGRAM GELİŞTİRMENİN KURAMSAL TEMELLERİ Tarihsel Temeller: Program geliştirme çalışmalarını planlama ve tasarım aşamalarında bundan önceki program geliştirme anlayışları ve modelleri, yeni yapılacak program geliştirme çalışmalarına esin kaynağı olabilir. Geçmiş deneyim ve yaşantılar yeni ve geleceğe dönük çalışmalar için önemli olduğu gibi tarihsel gelişim süreci içinde program geliştirmenin geçirdiği evreleri tanımak gelecekte yapılacak çalışmalara temel oluşturur yılında Bobbit in yayınladığı Eğitim Programları adlı eser eğitimde program geliştirme çalışmalarını tüm aşamaları ile ele alan ilk kitap olmuştur. Bobbit program geliştirmede davranışçı yaklaşımı savunmuş ve eğitim programını öğrencilerin öğrenme yaşantılarıyla kazanabilecekleri bir dizi hedefler olarak görmüştür da Tyler ın yayınladığı Eğitim Programı ve Öğretimin Temel İlkeleri adlı eseri program geliştirmede önemli bir yere sahiptir de Taba Program Geliştirmede Kuram ve Uygulamalar adlı eserini yayınlamış, Amerika da bu gelişmeler yaşanırken Avrupa da eğitim programları üzerindeki çalışmalar devam etmiştir. 19. yy da Pestalozzi modern ilkokulun temellerini oluşturmuş ve ilkokullardaki uygulama ve programların yenileşmesine yardımcı olmuştur. Soru: 2005 I. Niçin II. Nasıl III. Ne kadar Bu sorular program geliştirme sürecindeki hangi temel öğelerle ilgilidir? A) Amaç Değerlendirme Eğitim Durumu B) Eğitim Durumu Değerlendirme Hedef C) Eğitim Durumu Hedef Değerlendirme D) Hedef Eğitim Durumu Değerlendirme E) Değerlendirme Hedef Eğitim Durumu Soru: Aşağıdakilerden hangisi içerik seçimini gerçekleştirmek amacıyla önerilecek yöntemlerden değildir? A) Araştırma bulgularından yararlanarak B) Uzman görüşlerinden yararlanarak C) Dogmatik yollarla D) Katılımcılar aracılığıyla E) İhtiyaç analizi yoluyla Soru: Aşağıdakilerden hangisinde programın öğeleri doğru bir şekilde sıralanmıştır? A) İçerik-Hedef- Eğitim Durumu- Değerlendirme B) Hedef-Değerlendirme-İçerik- Eğitim.Durumu C) İçerik-Değerlendirme-Hedef- Eğitim Durumu D) Hedef-İçerik-Eğitim Durumu- Değerlendirme E) Hedef- Eğitim Durumu İçerik- Değerlendirme Cevap: D - C - D

12 Alman eğitimci Frobel ise anaokulu konusundaki çalışmaları ile tanınmaktadır. Frobel eğitim sürecinin 3 4 yaşlarına geldiği zaman başlaması gerektiği ve bu sürecin organize edilmiş oyunlara dayanması gerektiğini öne sürmüştür. TÜRKİYE DE PROGRAM GELİŞTİRMENİN TARİHSEL TEMELLERİ Ülkemizde de 1924 yılında çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu (öğretim birliği) ile tüm öğretim kurumları MEB bünyesinde toplanmış ve okul programları üzerinde kapsamlı değişiklikler yapılmıştır. Eğitim sistemimizde uzun süre dersler ve konular listesi anlamında kullanılan Müfredat Programı 1950 den sonra yerini Eğitim Programı anlayışına bırakmıştır. Ülkemizdeki Program Değişiklikleri 1924 programı 1936 programı 1948 programı 1968 programı 2005 İlköğretim Programı Soru: Yeni ilköğretim müfredatı hazırlanırken geçmişte yapılan yurt içi ve yurt dışı program hazırlama tasarım değerlendirme süreç ve sonuçları göz önüne alınarak program modelleri oluşturulmuştur. Bu duruma bakılarak program geliştirmenin dayandığı kuramsal temeller aş a ğ ı dakilerden hangisidir? A) Psikolojik temeller B) Toplumsal temeller C) Bireysel temeller D) Tarihsel temeller E) Felsefi temeller Cevap: D

13 PROGRAM GELİŞTİRMENİN PSİKOLOJİK TEMELLERİ Oluşturulan programların öğrencilerin bedensel ve zihinsel gelişimine uygunluğunu sağlama açısından psikolojiden yararlanır. Özellikle hedeflerin belirlenmesi aşamasında, hedeflerin oluşturulabilirlik ve ulaşılabilirliklerinin sağlanması açısından psikolojiden yararlanılır. Öğrenme psikolojisi; temelde öğrenme nasıl olur? İnsan nasıl öğrenir? sorularını yanıtlamaya çalışarak eğitime yardımcı olur. Eğitim programları üzerinde en çok davranışçılık ve bilişselcilik kuramları etkili olmuştur. Psikolojiden her aşamada yararlanılmaktadır.öğrenme öğretme sürecinde; Öğrenme modelleri Öğrenme kuramları Öğrenme stratejileri Öğrenme sitillerinin Bireyin en iyi şekilde öğrenmesi için oluşturulan hedeflerin uygun olup olmadığına bakılır. PROGRAM GELİŞTİRMENİN TOPLUMSAL TEMELLERİ Eğitim programları bireyin sosyal gelişimini ve topluma uyumunu sağlayacak biçimde hazırlanmalıdır. Toplumsal değişimler analiz edilip değerlendirilmeli ve değişme yönelimleri programa belli oranda yansıtılmalıdır. Bu nedenle bir program toplumdan ve toplumsal yapıdan uzak kalmamalıdır. Eğitimin bir işlevi de; kültürel değerlerin bireylere aktarımıdır. Toplumun değerleri, inançları öğretme yoluyla bireyler kazandırılır, bu anlamda eğitim programı bir toplumu yansıtır ve toplumun şekillenmesine yardımcı olur. PROGRAM GELİŞTİRMENİN FELSEFİ TEMELLERİ Program geliştirmede felsefeden çeşitli aşamalarda yararlanılır. Özellikle program tasarımı ve hedeflerin belirlenmesi aşamalarında yararlanılır. Felsefe; bir okulun düşünce tarzını, görüşlerini, inançlarını yansıttığı, bununla birlikte hedefleri ve içeriği etkilediği için program geliştirmede önemli bir yere sahiptir. Felsefeden yararlanmak okul ve sınıf ortamlarını düzenlemede bir temel oluşturur. Okulların niçin olduğunu, hangi konuların değerli olduğunu, öğrencilerin nasıl öğrendiğini, hangi yöntem ve tekniklerin kullanıldığını yanıtlamada yardımcı olur. Eğitim programlarının dayandığı felsefi temeli belirlemede felsefenin gelişim süreci dikkate alınmalıdır. Bu nedenle toplumun genel bakış açısına uygun düşen eğitim felsefeleri görüşleri önem kazanmaktadır. BAŞLICA FELSEFELER Eğitimi başlıca dört felsefe etkilemektedir. Bunlar; idealizm, realizm, pragmatizm ve existentializm. İlk iki felsefe geleneksel diğer ikisi çağdaştır. Soru: Eğitim programları oluşturulurken aşağıdakilerden hangisi Türk Milli Eğitim Sistemi ndeki toplumsal temellerin içersinde yer almaz? A) Milli Eğitim Şuraları B) Bilimsel Çalışmalar C) Kalkınma Planları D) Atatürk ün eğitimle ilgili ilkeleri E) Bireyin eğitim ihtiyaçları Soru: Yeni eğitim programı oluşturulurken bazı hedeflerin birbiriyle arasında iç ve dış tutarlığın olmadığı fark edilmiş ve bu hedefler programdan çıkarılmıştır. Hedeflerin tutarlığı konusunda program geliştirmenin hangi temellerinden yararlanılmıştır? A) Toplumsal Temeller B) Felsefi Temeller C) Bireysel Temeller D) Psikolojik Temeller E) Tarihsel Temeller Soru: Okuldaki eğitim öğretim faaliyetlerinin hedeflendiği gibi yürütülmesi için okul-aile işbirliğinin artırılarak istenilen hedeflere ulaşılması eğitim programlarının hangi kuramsal temelleriyle açıklanabilir? A) Tarihsel Temeller B) Felsefi Temeller C) Psikolojik Temeller D) Sosyal Temeller Cevap: E B D

14 İdealizm: Gerçeğe giden yolun sadece bilimsel yöntem olduğunu kabul etmez; sezgisel düşüncenin de bilimsel tutum kadar önemli olduğunu savunur. Bu görüşte, değerler mutlak ve değişmez bir yapıya sahiptir. Gerçek bilgi aklın ürünü olan bilgidir. İyi, doğru ve güzelin evrensel olduğunu savunur. Öğrencilere yaşayan değerler ve bu değerlerle nasıl yaşanacağı öğretilmelidir. Okul kültürel mirası oluşturan değerleri öğretmelidir. Realizm(Gerçekçilik): Var olan her şey gerçektir. Dış dünyanın insanın algılarından bağımsız olduğu varsayımından hareketle maddenin varlığına olan inanç temeldedir. İdealistlerin öngördükleri gibi zihin kendi dünyasını yaratması yerine, insan zihninin yaşadığı çevre ile bilgi alış-verişinde bulunduğunu varsayarlar. Gerçekçi görüş temelde idealist görüşe karşıt olarak oluşturulmuştur. Pragmatizm(Faydacılık): 19. yy da Amerika da ortaya çıkmıştır. Bir fikrin, bir inancın ve bir hipotezin sonuçlarını değerlendirerek gerçeğe varma yoludur. İnsan deneyimine dayandığı için eğitim amaç ve yöntemlerinde esnekliğe sürekli deneme ve düzeltmelere olanak tanır. Buna bağlı olarak çıkış noktası konu değil çocuktur. Çocuğun tüm yaşamı bütün olduğundan eğitim yaşama hazırlıktan öte yaşamın kendisidir. Bu görüşü benimseyen eğitim anlayışında bireysel özellikler ve çocuğun etkin katılımı önemlidir. Existentializm(Varoluşçuluk): Eğitimin amacı özgürlüklerin artmasıdır. Her bir öğrencinin kendi değerler siteminin özgürce ve yetişkinlerin zorlaması olmaksızın geliştirilmesine izin verilmeli ve yardımcı olunmalıdır. Varoluşçu öğretmen ise yardıma ihtiyaç duyan öğrencinin yardımına koşan ve kişiliğinin gelişimine katkıda bulunan bir kişidir. EĞİTİM FELSEFELERİ Daimicilik: Eğitimin evrensel niteliklere göre şekillendirilmesi üzerinde dururlar. Bunlara göre insanın doğası ve ahlaki ilkeleri değişmez. İnsanların bu değişmeyen ilkelere göre yetiştirilmesi gerekir. İnsan doğasının en önemli yanı akıldır. Bu nedenle eğitimde insan zihninin gelişmesine önem verilmesi gerekir. İlkeleri: 1. Değişmeyen Evrensel Bir eğitim: İnsanlar özde değişmemiş, aynı kalmıştır. Bu nedenle eğitim herkes için aynı olmalıdır. Eğitimin amacı insanı geliştirmek olmalıdır. Bu nedenle de eğitim programlarının merkezinde beşeri bilimler olmalıdır. 2. Entellektüel Eğitim: İnsanın en önemli özelliği düşünmesidir. Bu nedenle insan kendini akıllıca yönetebilecek nitelikte yetiştirilmelidir. Soru: 2006 Dünyanın maddi ve manevi değerlerinin öğrenilmesinde klasik eserlerin önemini ve değişmeyen evrensel bir eğitim ilkesini savunan eğitim felsefesi aşağıdakilerden hangisidir? A) İlerlemecilik B) Varoluşçuluk C) Esasicilik D) Daimîcilik E) Kurmacılık Soru: 2006 Aşağıdakilerin hangisinde öğretmenin rolü daimîcilik felsefesine göre belirlenmiştir? A) Geçmişten gelen kesin doğruları ve bilgiyi nesilden nesile aktarmak B) Bireyin doğrulara ulaşabilmesi için bizzat etkileşimde bulunmasını sağlamak C) Bireyde problem çözme becerilerini geliştirmek D) Bireyin özgür bir ortamda doğruya ve bilgiye kendisinin ulaşmasını sağlamak E) Gerekli bilgi ve doğruları bireyin yaşantısıyla ilişkilendirmesini sağlamak Soru: I. Öğretmen öğrencilerin düşünmelerine yardımcı olur. Sokratik yöntem kullanılır. II. Üstün zekalı kişiler yetiştirmek amaç edinilmiştir. III. Eğitim programındaki odak nokta klasik konular ve edebi çözümlemelerdir. Yukarıda özellikleri verilen eğitim felsefesi aşağıdakilerden hangisidir? A) Esasicilik B) İlerlemecilik C) Daimicilik D) Pragmatizm Cevap: D A C

15 3. Uygar insanda özgürlük ve sorumluluk birbirini tamamlayan öğeler olmalıdır. Eğitim hayatın bir kopyası değil, yaşama hazırlıktır. Daimicilere göre okul toplumun bir benzeri olamaz. Okulun amacı insan zihnini geliştirmektir. Eğitim yaşama hazırlıktır derken öğrencinin kültürel mirası ve değerleri benimsemesi, benimsediği bu değerlerinin farkında olmasının sağlanması ve onların gelişimine katkıda bulunulması hedeflenmektedir. Okulun temel işlevi kültürü etkili bir şekilde yeni kuşaklara aktarmaktır. 4. Çocuklara ve gençlere dünyanın hem maddi hem manevi gerçeklerini tanıtacak bilgiler verilmelidir. Çocuklara belli zamanlarda önemli olan bilgiler yerine; her zaman, her yerde ve her yaş için geçerli bilgi ve değerler kazandırılmalıdır. Bunlar beşeri bilimler, matematik ve mantıkta bulunur. 5. Klasik Eserler Eğitimi: Öğrencilere evrensel sorunlar ve insanlığın üstün nitelikteki dilek ve istekleri edebiyat, felsefe ve tarihi eserler yoluyla öğretilmelidir. ESASİCİLİK: Bir felsefeye dayalı olmaktan çok bir eğitim hareketi olarak ortaya çıkmıştır. İnsanları eğitilmiş olarak kabul edebilmek için bütün insanların sahip olması gereken esaslar vardır. Esasiciler programın daha çok konu alanı üzerinde dururlar. Öğretmen otoritesinin sınıfta yeniden yerine oturtulmasını savunurlar. Bu görüşe göre geçmişten gelen temel bilgi ve değerlerin önemli yanları korunup yeni kuşaklara öğretilirse yeni kuşaklar için geçmişin başarıları üstüne daha mükemmel bir uygarlık yaratılabilir. İlkeleri; Öğrenmenin doğasında çok sıkı çalışma ve çoğu zaman zorlama vardır. Öğrenme zorlu bir süreç olup, çok çalışmayı gerektirir. Disiplin eğitimde çok önemli bir yer tutar. Bu nedenle öğrenciye kendini disiplin altına alma öğretilmelidir. Eğitim ve öğretimde girişim öğrenciden çok öğretimde olmalıdır. Ö ğ rencinin potansiyelini tam olarak gerçekleştirebilmesi için öğretmenin rehberliğine ve yetişkinlerin kontrolüne ihtiyacı vardır. Öğretmenin görevi yetişkin dünyası ile çocuğun dünyası arasında bir beraberlik kurmaktır. Eğitim sürecinin özünü konu alanının çok iyi özümlenmesi oluşturur. Okulda zihinsel disiplin yaklaşımının geleneksel yöntemleri kullanılmalıdır. İlerlemecilerin önem verdikleri gibi problem çözme yeteneği her konuya uygulanamaz. İnsanlığın süzgecinden geçen temel bilgiler soyut niteliktedir. Bunları pratik problemlere uygulamak her zaman mümkün olmayabilir. Bu nedenle genel kavramların geliştirilmesi ve hayatın bütününü kavratacak şekilde bir öğretimin yapılabilmesi için soyut düşünme, alıştırma ve ezberleme yöntemleri kullanılmalıdır. Soru: 2005 I. Daimicilik II.Yapısalcılık III. İlerlemecilik IV. Esasicilik Bu eğitim felsefelerinin en açık ve çağdaş olanından en tutucu olanına doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir? A) IV-II-I-III B) II-III-IV-I C) IV-I-III-II D) III-I-II-IV E) I-IV-III-II Soru: I. Okul yaşama hazırlık olmaktan çok yaşamın kendisi olmalıdır. II. Eğitim ve öğretimde girişim öğrenciden çok öğretimde olmalıdır. III. Öğretimde problem çözme esas alınmalıdır. IV. Geleneksel disiplin yaklaşımı kullanılmalıdır. Yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri esasicilik eğitim felsefesinin ilkelerinden değildir? A) II-III B) I-IV C) I-III D) II E) I-II Cevap: E C

16 İLERLEMECİLİK İlerlemecilik pragmatik felsefenin eğitime uygulanışıdır. Pragmatik felsefe değişmeyi gerçeğin esası olarak görür. Bu nedenle de eğitimin sürekli bir gelişim içinde olması öne sürülür. Eğitimin özü; topluma uyum, dış dünyaya uyum ve belli doğruluk, iyilik, güzellik kurallarına uyumda değil; tecrübenin sürekli olarak yeniden inşa edilmesindedir. İlkeleri; Eğitim aktif ve çocuğun ilgilerine göre olmalıdır. İlerlemeciler çocuğun bir bütün olarak görülmesi gerektiğini düşünürler. Buna dayalı olarak çocuğun merkezde olduğu bir eğitim düzeni önem taşır. Çocuklar ilgi, kapasite ve özelliklerine göre yetiştirilmelidir. Öğretimde problem çözme esas alınmalıdır. Bilgi etkileşim içinde aktif olarak kazanılmalı ve çocuğun ilgilerine bağlı olarak öğrenilmelidir. Problem çözme, bilgi edinmede esastır. Okul yaşama hazırlıktan öte yaşamın kendisi olmalıdır. Öğretmenin görevi yönetmek değil rehberlik etmektir. Okul öğrencileri yarışmaktan çok işbirliğine özendirmeli ve yöneltmelidir. Demokratik eğitim ortamı oluşturulmalıdır. YENİDEN KURMACILIK İlerlemeciliğin devamı şeklindedir. Akımın dayandığı felsefe pragmatizmdir. John Dewey, İsaac Bergson bu akımın temsilcileridir. Bu akıma göre eğitimin temel amacı toplumu yeniden düzenlemek ve toplumda gerçek demokrasiyi yerleştirmektir. Bu görüşe göre eğitim; açık seçik bir sosyal reform hareketi geliştirmede önemli araçlardan biridir. BAŞLICA PROGRAM GELİŞTİRME YAKLAŞIMLARI KONU MERKEZLİ (Daimicilik- Esasicilik) Konu Tasarımı Disiplin Tasarımı Geniş alanlar Tasarımı Süreç Tasarımı ÖĞRENEN MERKEZLİ (İlerlemecilik) Çocuk Merkezli Tasarım Yaşantı Merkezli Tasarım Romantik Tasarım Hümanist Tasarım SORUN MERKEZLİ (Yeniden Kurmacılık) Yaşam Şartları Tasarımı Çekirdek Tasarımı Toplumsal Sorunlar ve Yeniden Kurmacılık Soru: 2006 Öğrencilerin nasıl öğrendiklerinin, öğretmenlerin nasıl öğretmeleri gerektiği konusunda önemli bir etkisi vardır. Bilgi, öğretenden öğrenene doğrudan aktarılmamalı, bunun yerine öğrenen tarafından yapılandırılmalıdır. Öğrenci, bilgiye doğrudan ulaşmak yerine deneyimleriyle bilgiyi özümsemelidir. Bu görüşün dayandığı eğitim felsefesi aşağıdakilerden hangisidir? A) Daimîcilik B) Esasicilik C) İlerlemecilik D) Kurmacılık E) Varoluşçuluk Soru: 2005 Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde bir öğretim yöntemi ilgili olduğu eğitim felsefesi ile birlikte verilmiştir? A) Düz anlatım-ilerlemecilik B) Düz anlatım-inşacılık C) Problem çözme-ilerlemecilik D) Problem çözme-esasicilk E) Proje yöntemi-esasicilik Soru: 2006 Aşağıdakilerden hangisi, çağdaş eğitim anlayışıyla ilgili ilkelerden biri değildir? A) Her öğrenci öğrenebilir. B) Her öğrencinin öğrenme biçimi kendine özgüdür. C) Öğretim sürecinin merkezinde öğretmen yer alır. D) Öğrenmeyi öğrenme önemlidir. E) Öğrencinin deneyimlerinden yararlanılmalıdır. Şekil 5: Program Geliştirme Yaklaşımları Cevap: C C D

17 EĞİTİM FELSEFESİ DAİMİCİLİK ESASİCİLİK İLERLEMECİLİK YENİDEN KURMACILIK DAYANDIĞI FELSEFİ TEMEL EĞİTİMİN AMACI REALİZM (Gerçekçilik) Rasyonel Kişileri Eğitmek/ Üstün zekâlı kişiler yetiştirmek, akıllı kişiler seçmek. İDEALİZM REALİZM (İdealistlik, Gerçekçilik) Bireylerin Zihinsel Gelişimine Yardımcı Olmak, Yetenekli Kişileri Eğitmek. PRAGMATİZM (Yararcılık) Demokratik ve Sosyal Yaşamı Geliştirmek. PRAGMATİZM (Yararcılık) Toplumu Yeniden Yapılandırmak ve Geliştirmek, Değişim ve Sosyal Reform için Eğitim. EĞİTİMİN ROLÜ Öğretmen, öğrencilerin düşünmelerine yardımcı olur. Sokratik yöntem kullanılır. Öğretmen alanında uzman kişidir, geleneksel değerlerin yaygın bir şekilde öğretimi söz konusudur. Öğretmen, problem çözme ve bilimsel araştırmalarda yol göstericidir. Öğretmen, değişim ve reformun temsilcisidir. Araştırma yöneticisi ve proje başkanı gibidir. Öğrencilere problemlerin arkına varmalarına yardımcı olur. EĞİTİM PROGRAMINDAKİ ODAK NOKTA Klasik Konular, Edebi Çözümlemeler, Sabit Program Temel beceriler (3R=0kuma, Yazma, Sayma) ve Temel Konular (Ana Dil, Fen, Tarih, İlgili Programlar, Hümanisttik Eğitim, Radikal Eğitim Reformu Eğitimde Fırsat Eşitliğinin Yeniden kavramsallaşması

18 KONU MERKEZLİ TASARIMLAR KOD GS ÖĞRENEN MERKEZLİ TASARIMLAR Çocuktum Yaşlandım Romatizmam azdı Hasta oldum SORUN MERKEZLİ TASARIMLAR Yağdı yağmur Çaktı şimşek Toplanmak gerek Konu Tasarımı Çocuk Merkezli Tasarımlar Yaşam Şartları Tasarımı Disiplin Tasarımı Yaşantı Merkezli Tasarımlar Çekirdek Tasarımı Geniş Alanlar Tasarımı Süreç Tasarımı Romantik Tasarımlar Hümanist Tasarımlar Toplumsal Sorunlar ve Yeniden Kurmacılık

19 KONU MERKEZLİ TASARIMLAR Kültürel içeriğin düzenli bir şekilde yeni nesillere aktarımı söz konusudur. Öğretim ağırlıklı olup bireysel farklılıklar dikkate alınmaz. Doğru tekrarlar pekiştirilir, yanlışlar ise cezalandırılır. Öğrenci ilgi ve ihtiyaçları dikkate alınmaz. Okul ile yaşam arasında kopukluklar vardır. Konu Tasarımı: Konu uzmanlarınca konuların birbirinin ön koşulu olacak şekilde basitten karmaşığa, somuttan soyuta taksonomik bir şekilde sıralanması söz konusudur. Dersler arası ilişki yoktur. Her dersin konusu bağımsız bir şekilde yürütülür. Konular arasında mantıksal bir bağ vardır. Seçilen konular öğrenci hazır bulunuşluk düzeyine göre düzenlenir. Disiplin Tasarımı: Disiplinlerin yapısına dayalı programın öncüsü Bruner dir. Her disiplin yapısının öğretilmesi amaçlanır. Böylece bilgi bütünleştirilir, organize edilir. Bu tasarıma eleştiriler ise Matematik, Fen Bilgisi gibi derslere uygulanması olanaklı olduğu halde dil, tarih ve beden eğitimi gibi derslere göre uyarlanması zordur. Bu tasarımda konuların ne şekilde verildiği ve bu bilgilerin nasıl kullanılacağı önemli görülmektedir. Geniş Alanlar Tasarımı Bu yaklaşım konu merkezli tasarımın neden olduğu parçalanma sorunlarına çözüm getirmek amacıyla oluşturulmuştur. Amacı konuları mantığa uygun bir şekilde bir araya getirmektir. Örneğin tarih ve coğrafya derslerinin Sosyal Bilgiler dersi çatısı altında toplanması veya fizik, kimya, ve biyoloji derslerinin Fen bilgisi dersi altında toplanması. Süreç Tasarımı: Her konu için ayrı öğrenme yolları düzenleme yerine tüm konular için ortak bir öğrenme yolunu ön plana çıkaran bir tasarımdır. Eleştirel düşünme bu yaklaşımın önemli ürünlerinden biridir. ÖĞRENEN MERKEZLİ YAKLAŞIMLAR Tüm tasarımcılar öğreneni ön planda tutar. Programın kaynağı öğrencidir. Özgür ortam ve yaratıcılık ön plandadır. Soru 2006 Ortaöğretimde tarih, coğrafya, sosyoloji, biyoloji, fizik gibi derslerde ele alınan bazı konular ilköğretimin yıllarında fen ve teknoloji ve sosyal bilgiler dersleri içinde, ilk üç yılda ise hayat bilgisi dersi içinde ele alınır. Hayat bilgisi dersinin ele alınışı, aşağıdaki program tasarımı yaklaşımlarından hangisine bir örnektir? A) Disiplin B) Konu Alanı C) Geniş alan D) Süreç Tasarımı E) Çekirdek Soru: 2006 İlköğretim okullarında uygulanmaya başlayan yeni programlar; bilimin yol göstericiliğini öne çıkaran, dünyadaki gelişmeleri dikkate alan katılımcı bir model olmayı hedeflemektedir. Bu nedenle bu programlarda günlük hayattan kopuk olmayan, öğrenci merkezli yaklaşımların uygulanması beklenmektedir.yeni programların öğrencilere aşağıdaki alanların hangisinde beceri kazandırmayı hedeflemesi beklenmez? A) Öğretilenle yetinme B) Bilimsel araştırma yapma C) Problem çözme D) Bilgi teknolojilerini kullanma E) Yaratıcı düşünme Soru: 2005 Konuların ve bilgilerin, disiplinler/ dersler arasında bütünleşme sağlanarak, daha işlevsel hale getirilmesini benimseyen tasarım yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? A) Konu merkezli yaklaşım B) Sarmal yaklaşım C) Disipliner aklaşım D) Geniş alan yaklaşımı E) Teknolojik-bilimsel yaklaşım Cevap: C A D

20 Çocuk Merkezli Tasarımlar: Çocuğun en iyi şekilde öğrenebilmesi için etkin duruma geçirilmesi gerektiğini öne sürmüşlerdir. Onlara göre, öğrenme öğrencinin yaşantısından ayrılmamalıdır. Öğrenci ilgi ve ihtiyaçları ön plandadır. Taba nın Kişi yaşadığı öğrenir. görüşü bu yaklaşımın ana düşüncesidir. Yaşantı Merkezli Tasarımlar Çocuk merkezli tasarıma benzer. Fakat burada ilgi ve ihtiyaçların önceden tasarlanamayacağı dolayısıyla eğitim programı çerçevesinin tüm çocuklara göre planlanamayacağını öne sürülür. Bu nedenle eğitim programı tüm ihtiyaçları önceden belirtemez. Öğretmen her öğrenciye uygun olan öğrenme yaşantılarını uygulama esnasında vermelidir. Romantik Tasarımlar Savunucuları okulun işlev ve iş görüsünün tamamen gözden geçirilip değiştirilmesinin gerektiğini öne sürmüşlerdir. Bu tasarımcılardan Pestalozzi Kişiler kendilerini en iyi kendi doğalarında bulabilir görüşünü savunmaktadır. Bazı savunucular ise daha da ileri giderek velilere çocuklarını okula hiç göndermemelerini çünkü bizzat okulların öğrencinin gelişmesini engelleyici olduklarını ileri sürmüşlerdir. Her öğrencinin kendi doğasında ele alınması gerektiği savunmaktadırlar. Hümanist Tasarımlar Bu tasarımcılar hümanist psikolojiyi ön planda tutmuşlardır. 50 li yılların davranışsal psikolojisi ve eğitim programı tasarımlarına tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu psikolojinin bir etki-tepki ilişkisinden çok daha karmaşık olduğu ileri sürülmüştür. SORUN MERKEZLİ TASARIMLAR Kültürel ve geleneksel değerlerin güçlenmesini sağlamak, ayrıca toplumun halen karşılanmamış ihtiyaçlarına işaret etmesi amacıyla düzenlenmiştir. Kişi sorunlarını asla göz ardı etmez. Öğrencinin toplumsal sorunları, ilgi, ihtiyaçları ve yetenekleri üzerinde dururlar. Bu yaklaşımda konu kadar öğrencinin gelişmesi de ön planda tutulur. Bazı tasarımcılar toplumun yeniden yapılanmasıyla daha çok ilgilenirler. Soru: 2006 Günümüzdeki eğitim anlayışına göre, aşağıdakilerden hangisi öğrenciye kazandırılmaya çalışılan önemli becerilerden biri değildir? A) Bilgiye ulaşma B) Bilgi üretme C) Bilgiyi paylaşma D) Bilgiyi yorumlama E) Bilgiyi ezberleme Soru: 2006 Davranışçı öğrenme kuramlarına dayalı öğretim programı tasarımlarına tepki olarak ortaya çıkan ve insan davranışlarının basit bir etki-tepki ilişkisinden çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ileri süren temel program tasarımı aşağıdakilerden hangisidir? A) Yaşantı merkezli B) Öğrenci merkezli C) Romantik D) Hümanistik E) Süreç merkezli Soru: Ülkede yaşayan bir sanatçı çocuğunun okula göndermeme gerekçesini şöyle açıklamaktadır: Çocuğumu okula göndererek onun yeteneklerini, ilgi ve ihtiyaçlarını köreltmek istemiyorum Yukarıda açıklanan ifadenin dayanmış olduğu tasarım aşağıdakilerden hangisidir? A) Toplumsal Sorunlar ve Yeniden Kurmacılık B) Konu Tasarımı C) Yaşantı Merkezli Tasarım D) Romantik Tasarım E) Geniş alanlı Tasarım Cevap: E D D

21 Yaşam Şartları Tasarımı Eğitimciler öğrencilerin kavrayışlarını geliştirmekte ve gerçek dünya ile ilgili sorunları konusunda genelleme becerisi kazanmalarına yardımcı olmaktadırlar. Bu tasarımın en önemli özelliği, öğrencileri öğrenmeye ve sorun çözme süreçlerini kullanmaya özendirmesidir. Bu tasarım 3 varsayım üzerine temellenmektedir. Toplumun değişen yaşam ortamına uyum sağlaması ve bu amaca ulaşabilmek için eğitimde yapılması gerekenlerin ortaya konması gerekir. Konular toplumun yapısına göre düzenlenecekse öğrencinin içinde bulunduğu çevresi ile programdaki konuların birbiriyle bağdaştırılması gerekir. Öğrenciler yaşamı bizzat öğrenir ve sadece toplumu ne şekilde geliştireceklerini öğrenmekle kalmazlar toplumun ilerlemesine de katkıda bulunurlar. Çekirdek Tasarımı: Tasarımlar öğrenci sisteme girmeden önce yapılır. Fakat bazı değişikliklere olanak sağlar. Toplumun sorunları ön planda tutulur. Öğrenciyi, toplumu laboratuar olarak görmesi için teşvik eder. İşbirliğine dayalı öğrenme modellerini temele almaktadır. Bu program tasarımı okullarda ayrı ayrı ders konularının öğretilmesine ve toplumsal gelişmenin işlevsel olmayışına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Toplumsal Sorunlar ve Yeniden Kurmacılık: Bu yaklaşımda zamanın sürekli olarak toplumu değiştirmeye zorladığı tezi ön plandadır. Bu değişimin en yi şekilde okul ile gerçekleştirebileceği ya da düzenlenebileceği ileri sürülür. Soru: Öğrencilere toplumun sorunları örnek olay olarak verilip, bu sorunların işbirliği içersinde çözmelerinin istendiği bir eğitim programına dayalı yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? A) Çocuk Merkezli Tasarım B) Geniş alanlar tasarımı C) Çekirdek tasarımı D) Yaşam şartları Tasarımı E) Romantik tasarım Soru: Bir eğitim kurumunda gelişen ve değişen teknolojik çağa uygun geliştirilen tüm yenilikler, araçgereçler öğrencilere tanıtılmakta ve uygulama yaptırılmaktadır. Bu sayede öğrenciler var olan değişimleri önce okulda öğrenmektedirler. Böyle bir program tasarımı ile eğitimcilerin toplumun iyileştirilmesine katkıda bulunabileceklerine inanırlar. Yukarıda açıklanan program tasarımı aşağıdakilerden hangisidir? A) Toplumsal Sorunlar ve Yeniden Kurmacılık B) Disiplin Tasarımı C) Çocuk Merkezli Tasarım D) Süreç Tasarımı E) Yaşam Şartları Tasarımı Cevap: C A

22 BAŞLICA PROGRAM GELİŞTİRME MODELLERİ EĞİTİM PROGRAMI TASARIMI Bir eğitim programı planlanırken işe, öncelikle programın nasıl olacağını tasarlamakla başlanmalıdır. Program tasarımları bir eğitim programını oluşturan temel öğelerden oluşmakta ve bu öğeler arasındaki ilişkiler açısından farklılıkları ortaya koymakla farklı tasarımlar ortaya çıkmaktadır. Bir programın temel öğeleri; hedef, içerik (konu alanı), öğrenme yaşantıları ve değerlendirmedir. Eğitim programı tasarımları bu öğelere farklı ağırlıklar verilerek oluşur. Böylece tasarımcı kendine özgü tasarımını ortaya koyar. Genelde bu öğeler içinde en çok içerik boyutuna ağırlık verildiği görülmektedir. Kimileri de öğrenme yaşantılarına ya da değerlendirme boyutuna ağırlık vermektedir. Örneğin süreç değerlendirme ağırlıklı bir program tasarımında, öğrenme yaşantılarını düzenleme daha çok ağırlık kazanmakta; ürün değerlendirme ağırlıklı programda ise ölçme teknikleri daha çok ön plana çıkmaktadır. Program tasarımı yapılırken program geliştirme grubu ve görevli uzmanların felsefi görüşleri ile toplumun başat felsefi görüşleri hedeflerin seçiminde etkili olmaktadır. Bu felsefi görüş aynı zamanda içerik seçiminde, öğrenme öğretme süreçlerinin düzenlenmesinde ve geliştirilen programın başarısının nasıl değerlendirileceği konusundaki yargılara rehberlik etmede etkili olmaktadır. EĞİTİMDE PROGRAM GELİŞTİRME MODELLERİ Model geliştirmenin amacı, karmaşık bir süreci anlaşılabilir ve uygulanabilir hale getirmektir. Modellerde öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları önemlidir. Bu kısımda Taba Modeli, Tyler Modeli ve Taba-Tyler Modelleri ve özellikleri üzerinde durulacaktır. Tyler Modeli Tümevarım yöntemini benimsemiştir. En akılcı model olarak bilinmektedir. Tyler, ilerlemeci bir yaklaşımı benimsemiş ve üç kaynağı (konu alanı, birey ve toplum) birbirinden farklı olarak ele almış ve bunların etkileşimlerinden söz etmiştir. Tyler, program geliştirmeyi okulun hedeflerini belirleme, hedeflerle ilgili eğitimsel yaşantıları saptama, bu yaşantıları düzenleme ve hedefleri değerlendirme olarak sıralamıştır. Soru: 2006 Program geliştirme sürecinde toplumun beklenti ve ihtiyaçlarının dikkate alınmamasının yaratacağı en önemli güçlük aşağıdakilerden hangisidir? A) Bireylerin topluma uyum sağlamasının zorlaşması B) Toplumsal değişmenin yavaşlaması C) Eğitimde teknolojik imkânlardan yararlanılamaması D) Öğretmenlerin uygun yöntem ve teknikleri seçmelerinin güçleşmesi E) Yararlanılacak içerik miktarının değişmesi Soru: 2001 Hedeflerin belirlenmesi aşamasında, aşağıdakilerden hangisinin dikkate alınması gerekli değildir? A) Bireyin ihtiyaçlarının B) Toplumun ihtiyaçlarının C) Konu-alanı ihtiyaçlarının D) Eğitim ekonomisinin bulgularının E) Toplumun eğitim felsefesinin Soru: 2005 Aşağıdakilerden hangisi ilköğretim düzeyinde amaçların belirlenmesinde diğerlerinden daha az etkilidir? A) İstihdam olanakları B) Değer yargıları C) Toplumun yaşam anlayışı D) Bireyin geleceğe yönelik ihtiyaçları E) Konu alanının temelleri Cevap: A A A

23 Birey Toplum Konu Alanı Olası Genel Amaçlar Eğitim Felsefesi Eğitim Felsefesi Kesinleşmiş Öğretim Amaçları Öğrenme Yaşantılarının Sağlanması Öğrenme Yaşantılarının Düzenlenmesi Öğrenme Yaşantılarının Yönlendirilmesi Öğrenme Yaşantılarının Değerlendirilmesi Şekil 6: Tyler Modeli Taba Modeli Taba modeli de tümevarım yöntemini benimsemiştir. Taba modelinde, programla ilgili olan herkes program geliştirme faaliyetlerine katılması ve özellikle programın onun uygulayıcıları tarafından geliştirilmesi gerektiği görüşü savunulmaktadır. Şekil 7'de görüldüğü gibi yedi aşamadan oluşmaktadır. Soru: 2003 Taba'nın görüşüne göre program geliştirmenin ilk basamağı aşağıdakilerden hangisidir? A) Öğretim etkinliklerinin düzenlenmesi B) Öğrenme yaşantılarının seçilmesi C) İçeriğin düzenlenmesi D) Amaçların belirlenmesi E) İhtiyaçların belirlenmesi Taba Modeli İhtiyaçların belirlenmesi Amaçların belirlenmesi İçeriğin belirlenmesi İçeriğin düzenlenmesi Öğrenme yaşantılarının secimi Neyin nasıl değerlendirileceğinin saptanması Öğelerinin sırası ve ilişkilerinin kontrolü Şekil 7: Taba Modeli Ülkemizde Yaygın Olan Taba Tyler Program Modeli Demirel ve diğerleri tarafından yapılan bir araştırmada Tyler-Taba modeline uygun bir modelin önerildiği ortaya çıkmıştır. Özellikle konu alanını merkeze program geliştirme modeline yakın bir yolun izlendiğine ilişkin ipuçları bulunmaktadır. Şekil 8'de de görüldüğü gibi Tyler-Taba modelinin izlerini bulmak mümkündür. Soru: 2003 Aşağıdakilerden hangisi program geliştirme sürecinde kapsam değerlendirmede yanıt aranan temel sorulardan biri değildir? A) Kapsamda yer alan bilgiler önemli, dayanıklı ve geçerli mi? B) Kapsam öğrenciler için anlamlı mı? C) Kapsamın ele alınışı öğretmenlerin becerilerine uygun mu? D) Kapsam hedeflerle tutarlı mı? E) Kapsamın sunuluş sırası öğrenme ilkelerine uygun mu? Cevap: E C

24 Taba-Tyler Modeli İhtiyacın Belirlemesi Genel Amaçların Belirlenmesi Amaçların Saptanması İçeriğin Seçimi İçeriği Düzenleme Öğrenme Seçimi Yaşantılarının Düzenlenmesi Öğrenme Yaşantılarının Değerlendirme Şekil 8:Taba-Tyler Modeli TABA - TYLER MODELİNİN Tyler Modeli Taba Modeli İlerlemeci yaklaşımı benimsemiş. 3 kaynağı; Konu alanı, birey ve toplum birbirinden farklı olarak ele almış Bunların etkileşimlerinden söz etmiştir. Daha çok programın öğrenme yaşantıları üzerinde durmuş Tümevarım yöntemi benimsenmiş Programla ilgili herkes program geliştirme faaliyetlerine katılması Özellikle programın uygulayıcıları tarafından geliştirilmesi gerektiği görüşü savunulmaktadır. Sistem Yaklaşımı ABD'de 1950'Li yıllardan günümüze kadar Tyler- Taba modeli etkili olmuştur. Bunun yanında Wulf ve Schave tarafından geliştirilen ve sistem yaklaşımını esas alan model de bulunmaktadır. Sistem yaklaşımını esas model, üç aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamada problemin tanımlanması yapılmaktadır. Komisyon üyeleri belirlenmekte ve bu üyeler, ihtiyaçları belirlemekte ve değerlendirmesini yapmaktadır. Gelişme şamasında ise önce program içeriği belirlenmekte, içeriğe uygun olarak amaçlar belirlenmekte, amaçlar davranışlara dönüştürülmekte, materyaller geliştirilmekte ve uygun ortamlar oluşturulmaktadır. Modelin son aşamasında dönüt ve değerlendirme üzerinde durulmaktadır. Soru: 2002 Taba Tyler modelinde değerlendirme sonunda yeterli sonuç alınmamışsa modelin hangi öğesine dönülür? A) Hedefleri belirleme B) İçeriği belirleme C) Öğrenme Yaşantılarını saptama D) İhtiyaçları saptama E) Değerlendirme

25 Sistem Yaklaşımına Göre Program Geliştirme Modeli AŞAMA İŞLEM 1. Problemin Tanımı 2.Gelişme 3.Değerlen dirme Komisyon üyelerinin seçimi İhtiyaçları değerlendirme Program içeriğinin belirlenmesi Araştırma yapma Uzman görüşünü alma Komisyon üyelerinin görüşünü belirleme Amacın Belirlenmesi Amaçların davranışa dönüştürülmesi Uygun ders planlarının yazılması Öğretim materyallerinin geliştirilmesi Öğretim ortamının desenlenmesi Sonuçların değerlendirilmesi Sürekli dönüt sağlanması Soru: Rasyonel planlama, süreç yaklaşım modeli ve yenilikçi model arasındaki ortak durum aşağıdakilerden hangisidir? A) Her üç modelin de başlangıç noktası farklı, sonucu aynıdır. B) Her üç modelde amaçlarla işe başlamaktadır. C) Modellerde esasici bir eğitim felsefesi ön görülmektedir. D) Modeller öğretmene mesleki özerklik sağlamaktadır. E) Modellerde okul merkeze alınmaktadır. Şekil 9: Sistem Yaklaşımı Rasyonel, Süreç ve Yenilikçi Modeller (Avrupa Ağırlıklı) Daha çok İngiliz eğitim sistemini etkilemişlerdir. Rasyonel planlama modeli, Tyler-Taba modeline uygun olup, teknokratik model de denilmektedir. Daha çok yeniden kurmacılık felsefi görüşünün etkisi altındadır. Sistem Yaklaşımı Modeli, daha çok öğretmenlerin ders planı yapmalarındaki yaklaşımlardan esinlenerek geliştirilmiş ve ilerlemecilik felsefi görüşün etkisi altında kalmıştır. Diğer adı durumsal model olan yenilikçi model, klasik hümanizm felsefi görüşün etkisinde kalmıştır. Program Geliştirme Modellerinin Karşılaştırılması Rasyonel Planlama Modeli Süreç Yaklaşım Modeli Yenilikçi/Durumsal Model Genel amaçlar İçerik-bağlam Durum çözümlemesi Soru: Wulf ve Schave nin sistem yaklaşıma göre problem tanımlanması işlem aşamasında aşağıdaki yöntemlerden hangisi yapılır? A) Uygun ders planlarının yazılması B) Amacın Belirlenmesi C) Komisyon üyelerinin görüşünü belirleme D) Komisyon üyelerinin seçimi E) Program içeriğinin belirlenmesi Amaçlar Öğrenme durumları Öğrenme durumları Genel amaçlar Amaçlar Öğrenme-öğretme Programı desenleme Programı uygulama Değerlendirme Yeniden Kurmacılık Değerlendirme İlerlemecilik Değerlendirme Klasik hümanizm Tabloya eklenti yap Şekil10:Program Geliştirme Modellerinin Karşılaştırılması Cevap: A D

26 Her üç modelin de başlangıç noktası farklı, sonucu aynıdır. Rasyonel model ile yenilikçi/durumsal model arasında ise farklılıklar azdır. Süreç yaklaşımı modeli öğretmene mesleki özerklik sağladığı için öğretmenlerin çok iyi yetişmiş olmasını gerekli kılmaktadır. Yenilikçi/durumsal model ise okulu merkeze aldığından okul ve yakın çevresindeki durumun değerlendirilmesini önemli görmektedir. Program Geliştirme Aşamaları Program geliştirme çok kapsamlı ve aşamalı bir süreçtir. Bu sürecin akış şeması on üç basamakta belirtilebilir: 1. Program geliştirme komisyonu oluşturma, 2. Çalışma planı hazırlama, 3. İhtiyaç analizi yapma, 4. Aday hedefleri belirleme, 5. Aday hedefleri kesinleşmiş hedefler haline getirme ve davranışsal tanımlarını yapma, 6. İçerik seçme ve örgütleme, 7. Belirtke tablosu hazırlama 8. Eğitim durumlarını (öğrenme yaşantıları) belirleme, 9. İzleme testi ya da performans testi hazırlama 10. Düzey belirleme testi hazırlama 11. Programı deneme (uygulama), 12. Programı değerlendirme (aksaklık ve eksikliklerini saptama), 13. Programı düzeltme ve sonucu raporlaştırma. Soru: 2001 Eğitim programı geliştirmek amacıyla oluşturulan ekipte, aşağıdakilerden hangisinin bulunması zorunlu değildir? A) Okul yöneticisi B) Program geliştirme uzmanı C) Ölçme ve değerlendirme uzmanı D) Konu alanı uzmanı E) Branş öğretmeni Program geliştirme her şeyden önce bir araştırmalar dizisi olduğundan, birlikte çalışan bir program geliştirme grubu ya da birimine ihtiyaç vardır. Program geliştirme çalışma gruplarını üçe ayırmaktadır: 1. Grup: Program Karar ve Koordinasyon Grubu, 2. Grup: Program Çalışma Grubu, 3. Grup: Program Danışma Üyeleri Grubu. Cevap: A

27 Program Karar ve Koordinasyon Grubu: Bu grup ilgili bakanlığın ya da kurumun yasal ve formal liderliği arasında düşünülen gruptur. Temel işlevi, hangi alanlarda program geliştirme çalışmaları yapılacağına karar vermek, ülkenin başat eğitim felsefesini bu programlara yansıtılmasını sağlamak, hazırlanan programları kabul ya da değiştirmede karar organı olarak görev yapmak ve tüm program geliştirme çalışmalarında koordinasyonu sağlamaktır. Buna göre bu grupta şu üyeler yer alır: a) Milli Eğitim Bakanlığı temsilcileri; İlgili genel müdürlük temsilcisi/temsilcileri, Talim Terbiye Kurulu temsilcisi, Teftiş Kurulu temsilcisi, b) Program geliştirme uzmanı (Üniversiteden) c) Öğretmen örgütlerinin temsilcisi, d) Konu alanı ile ilgili; Konu alanı öğretmenlerinin temsilcisi, Kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcisi, İşçi ve işveren temsilcisi, Meslek odası ve birliği temsilcisi, e) Veli temsilcileri; Okul aile birliği temsilcisi, Okul koruma derneği temsilcisi, Öğrenci velisi temsilcisi, f) Öğrenci temsilcisi (Orta ve yüksek düzeyde) Program Çalışma Grubu: Programın hazırlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi aşamalarında sürekli görev yapacak bir komisyondur. Bu gruba, tam süreli çalışma grubu da denilebilir. Bu grupta görev alacak üyeler şunlardır: Eğitimde program geliştirme uzmanı, Eğitimde ölçme ve değerlendirme uzmanı, İlgili konu alanı uzmanı (üniversiteden), İlgili konu alanı öğretmenleri (uygulayıcılar). Program Danışma Grubu: Program karar ve koordinasyon grubunun ihtiyacına göre zaman zaman danışma yapılabilecek eğitim uzmanlarının oluşturduğu gruptur. Bu grupta yer alacak üyeler şunlardır: Eğitim felsefecisi, Eğitim psikologu, Eğitim sosyologu, Eğitim ekonomisti, Eğitim denetçisi, Okul yöneticisi, Eğitim teknoloğu, İletişim uzmanı. Bu grupta ayrıca halkla ilişkiler uzmanı ile resim ve grafik hizmetlerini yürütecek bir uzman ekibin de bulunması gerekir. Danışma grubuna, eğitim planlaması uzmanı ve yeri geldikçe Devlet Planlama Dairesi uzmanını da dâhil edilebilir. Soru I. Program Karar ve Koordinasyon Grubu II. Program Danışma Grubu III. Program Çalışma Grubu Program geliştirme uzmanları yukarıdaki program geliştirme gruplarının hangisi ya da hangilerinde yer alır? A) Yalnız II B) II ve III C) Yalnız I D) I ve III E) II ve III I. Programın hazırlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi aşamalarında sürekli görev yapacak bir komisyondur. II. Programın hangi alanlarında çalışmalar yapılacağına karar vermek III. Ülkenin başat eğitim felsefesinin bu programlara yansıtılmasını sağlamak IV. Hazırlanan programları kabul ya da değiştirmede karar organı olarak görev yapmak Yukarıda verilen ifadelerden hangileri program karar ve koordinasyon grubunun görevleri arasında yer alır? A) I-II-IV B) I-II-III C) I-III-IV D) II-IV E) II-III-IV Cevap: D E

28 PROGRAM TASARISI HAZIRLAMA İHTİYAÇ SAPTAMA İhtiyaç saptama, program geliştirme çalışmasının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Programın hazırlanması için bir program ihtiyacının ortaya çıkması, bu ihtiyacın en iyi şekilde karşılanması için de gerçek ihtiyacın ne olduğunun saptaması gerekir. İhtiyacın saptanması yapılacak eğitim etkinliklerinin programlanması için gerekli bilgileri elde etmede yardımcı olmaktadır. İhtiyaç saptama çalışmaları programın hedeflerinin gerçek ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığını ortaya koymada yardımcı olur. Bu yolla ihtiyaç saptama çalışmaları program hedeflerinin yerindeliğini ortaya koymada yardımcı olur. Bu amaçla yapılması tasarlanan ihtiyaç saptama çalışmalarında toplumun, bireyin ve konu alanı ile ilgili ihtiyaçların saptanması önemli görünmektedir. Bu amaçla ihtiyaç saptama araştırmasında şu sorulara cevap aranmalıdır. Toplumun beklenti ve ihtiyaçları nelerdir? Bireyin ihtiyaçları nelerdir? Konu alanı ile ilgili ihtiyaçlar nelerdir? Toplumun beklenti ve ihtiyaçları temelde eğitim programlarının hedeflerini ortaya koymada da yardımcı olur. Bu belirlemelere uygun hedefler programda yer almazsa okul ile toplum arasında bir çatışma olabilir. Okullarda yetişen bireyler topluma uyum sağlamada başarısız olurlar. Toplumun ihtiyaçlarını belirlerken o toplumun felsefesini, değer ve inançlarını saptamakla işe başlamakta yarar vardır. Temelde o toplumu oluşturan bireyden toplumun beklentileri nelerdir? Toplumun hangi niteliklerle donanık bireylere ihtiyacı var bunlar irdelenmelidir. Esasen eğitim programlarının toplumsal temelleri konusunda bunun ele alınıp irdelenmesinde yarar görülmektedir. Bireylerin ihtiyaçları ile toplumun ihtiyaçları arasında bir paralellik kurulmalıdır. Birey, içinde bulunduğu toplumda uyum içinde yaşamak, maddi kazanç sağlamak için iyi meslek sahibi olma arzusundadır. Bu nedenle, toplumun kendisine sunduğu olanaklardan yararlanmak ister, bunu gerçekleştirdiği oranda toplumun ihtiyaçlarını karşılamada katkı getirir. Bunu eğitim yoluyla sağlamak olasıdır, bu süreci de gerçekleştiren eğitim programlarıdır. İhtiyaç saptamada Temel Sorunlar Genel Durum Nedir? Öğrencilerle ilgili veriler nelerdir? Ders kitaplarının içeriği nasıldır? Tüm bu sorulara yanıt ararken toplum, birey ve konu alanlarına ilişkin ihtiyaçlar dikkate alınır. Eğitim programlarının bireyin ve toplumun ihtiyaçlarına dönük olarak etkili olabilmesi için program hedefleri ile konu alanları arasında tutarlı ilişkiler kurulmalıdır. Belirlenen hedefleri gerçekleştirmek için ne tür konu alanlarının seçimine ihtiyaç olduğu belirlenmelidir. Bu seçimde sürekli değişen bilgilerin ve çağdaş düşüncelerin programa yansıtılmasına özen Soru: 2006 Bir ilköğretim okuluna yeni atanan bir öğretmenin derse gireceği sınıflar hakkında diğer öğretmenlerden, öğrenci dosyalarından ve rehber öğretmenden bilgi toplaması aşağıdakilerden özellikle hangisine bir örnek oluşturur? A) Ölçme-değerlendirme B) İhtiyaç analizine hazırlık C) Toplumsal değerlendirme D) Öğrenme ortamını belirleme E) Mesleki ve kişisel gelişimi planlama Soru: 2002 Yapılan araştırmalarda eğitim yapılacak bölgede sanayi sektörünün bölge ekonomisinde önemli yer tuttuğu saptanmıştır. Bunun üzerine sanayi ile ilgili eğitim hedeflerine öncelik verilmiştir. Bu öncelik aşağıdaki seçeneklerin hangisiyle açıklanabilir? A) Eğitim hedefleri belirlenirken toplumsal ihtiyaçlar dikkate alınmalıdır B) Özel hedefler araştırma sonuçlarına göre belirlenmelidir. C) Konu alanındaki ve bilgideki değişiklikler hedeflerin belirlenmesinde etkilidir. D) Bireylerin eğitimden bekledikleri zamanla değişir. E) Eğitim hedefleri belirlenirken farklı yollar izlenebilir Cevap: B A

29 İHTİYAÇ TANIMI İhtiyaç, savunmaya değer bir amacın gerçekleştirilmesi için gerekli ve yararlı olan husus ya da güçlü istek anlamına gelir. İhtiyacın analiz edilmesinde farklı yaklaşımlardan söz edilmektedir. Bu yaklaşımlardan önemli olanları aşağıda açıklanmıştır. Farklar Yaklaşımı: Bu yaklaşım gözlenenle beklenen başarı düzeyleri arasındaki farkı ortaya çıkarır. Bu tanımı aşağıdaki açıklamayla netleştirebiliriz. Bireyin beceri) biyolojik, psikolojik sosyolojik olarak gerek duyduğu yeterlikler (Bilgi-tutum- Bireyin sahip olduğu yeterlikler (Bilgi-tutumbeceri) Bireye kazandırılmak istenen yeterlikler (Bilgi-tutumbeceri) Bu yaklaşıma göre ihtiyaç; beklenilen beceri düzeyi ile gerçek/varolan beceriler arasında farkla ortaya çıkar. Bu farkın boyutu mevcut bir problemin varlığını ya da yokluğunu da ortaya koymaya yarar. Normlar ve standartlardan yararlanılarak ihtiyaçtan doğan problemin ortadan kaldırılması yolları aranır. Okul ortamı ve eğitim birimleri genellikle bu yöntemle ihtiyaç değerlendirmesi yoluna gider. Üniversiteye hazırlık eğitimi veren bir dershane öğrencilerinin %80'inin bir yüksek öğrenim kurumuna girmesini istemektedir. Bir önceki yılın sonuçları, dershaneye devam eden öğrencilerden sadece %30'unun üniversite sınavını kazandığını göstermektedir. Dershane yöneticileri ve çalışanları bu sonuçları inceleyerek programlarında, eğitim gün ve saatlerinde ve kullandıkları materyallerde değişiklik yapmaya karar verirler. Demokratik Yaklaşım: Bu yaklaşımın temelinde kimi referans (üstün, dominant) gruplarının çoğunluğu tarafından istenilen değerler değişiklikler vardır. İhtiyaç, toplumdaki baskı gruplarının isteklerinden hareketle ortaya çıkar. Baskı gruplarının değiştirme/yön verme istekleri ihtiyacı belirler. Birçok insanın ihtiyaç değerlendirme süreci içinde olması insan ilişkileri ve halkla bütünleşme özelliğine sahip olması bu yaklaşımın en önemli özelliğidir. Yüksek sayıda insan grubunun katılımı ihtiyacı belki çok geçerli kılar; ama bu o ihtiyacın çok değerli olduğu anlamına gelmez. Türkiye uzun yıllardır Avrupa Birliği'ne girme isteği ve çabası içindedir. Avrupa Birliği ne geçiş sürecinin somutlaşmaya başlamasının ardından yapılan anketler halkın birliğe girişin anlamını, yani bize neler sağlayacağını tam olarak bilmemekle birlikte bu sürecin genelde ülke ve özelde de halk için "iyi bir şey" olacağını düşündüğünü göstermektedir. Halkın getirişini ya da götürüşünü tam olarak bilmediği bir süreci desteklemesinin nedeni\güvendikleri politikacı, gazeteci ve aydınların Avrupa Birliği'ne girişi desteklemezidir. Dolayısıyla birliğe giriş bir ihtiyaç olarak tanımlanmaktadır. Soru Şirketteki tüm çalışanlarının bilgisayar kullanabilmesini hedefleyen bir şirket sahibi personeline çeşitli kurslar düzenlemiş ve kurs sonunda personelin yaklaşık % 60 ının bilgisayar kullanabildiğini görmüştür. Bu amaçla personele verilen eğitimin yetersizliğini düşünerek farklı yöntemlerle bir takım değişiklikler yaparak tekrar kurs vermeye karar verirler. Yukarıda verilen örnek durumda aşağıdaki ihtiyaç saptama yaklaşımlarından hangisi kullanılmıştır? A) Betimsel yaklaşımı B) Farklar yaklaşımı C) Analitik yaklaşım D) Demokratik yaklaşım E) Süreç yaklaşımı Soru: Eğitimde teftiş ve rehberlik hizmetlerini yürüten müfettişler yaptıkları gözlem ve araştırma sonuçlarına dayanarak öğretmenlerin sınıf yönetimi süreçlerini tam olarak hayata geçiremediklerini tespit etmişler ve bu suretle öğretmenlerin hizmet için eğitim seminerlerinden geçmeleri ve eksiklikleri gidermeleri için Milli Eğitim Bakanlığı na teklifte bulunmuşlardır. Bakanlık ise teftiş yöneticilerinin bu gerekçelerini göz önüne alarak hizmet içi eğitim seminerlerine bir takım yenilikler getirmiştir. Yukarıda verilen örnek durumda aşağıdaki ihtiyaç saptama yaklaşımlarından hangisi kullanılmıştır? A) Betimsel yaklaşımı B) Farklar yaklaşımı C) Analitik yaklaşım D) Demokratik yaklaşım E) Süreç yaklaşımı Cevap: B D

30 Analitik Yaklaşım: Bu yaklaşım da ulusal ve uluslararası koşullara dayalı değişimlere ait yönelimlerin dikkatli bir incelemesi esasına dayanır. Bu yaklaşım, gelecekte ortaya çıkması olası durumlardan yola çıkarak ihtiyacın belirlenmesi sürecidir. Bir durumla ilgili bugünkü mevcut duruma ait bilgilerden yararlanılır ve geleceğe yönelik varsayımların/ durumların ortaya konması istenir. Belirli olanlardan ya da eğitim yaşantılarından yoksunluk hallerinde ortaya konması ile ihtiyacın belirlenmesi sürecidir. Bu yaklaşımda eleştirel düşünceden yola çıkılarak çözüm aranır. Bir özel okul, program geliştirme çalışmaları sırasında Türkiye'de ve tüm dünyada hem eğitimde hem de meslek yaşamında bilgisayar kullanabilmenin öğrencilere sağlayabileceği pek çok yararı olduğunu öngörür. Öğrenciler, internet sayesinde başka yollarla ulaşamayacakları pek çok kaynağa ulaşabilmekte ve bunun da eğitim kalitesine katkıda bulunabileceği varsayılmaktadır. Ayrıca, gözlenen durum, bilgisayar kullanabilen kişilerin kullanamayanlara göre daha kolay ve daha iyi işler bulabildiklerini göstermektedir. Buradan yola çıkarak, gelecekte bilgisayar bilmeyen insan sayısının çok az olacağı düşünülür. Tüm bu verilerden yola çıkan okul, bilgisayar kullanabilmeyi bir ihtiyaç olarak belirler ve programına bu ihtiyaca cevap verecek bir ders ekler. Betimsel Yaklaşım: Bu yaklaşımda belirli olgu ya da eğitim yaşantılarından ortaya çıkan durumla ilgilenilir. Bir nesnenin yokluğu, eksikliği ile ortaya çıkan zararla o nesnenin varlığının ortaya koyacağı, sağlayacağı yarardan hareketle ihtiyaç belirlenmesi sürecidir. Mantık alanında ve araştırmalarda iki olasılığın varsayımından hareket edilir ve ihtiyaç belirlenir. Bir okulda İngilizce derslerinde öğretmenler, öğrencilerinin bazı konuları dili öğretilen kültürü bilmemeleri nedeniyle zor öğrendiklerini gözlemler ve öğrencilerin İngiliz kültürü hakkında fikir sahibi olmalarının dili öğrenmekte olanlara yardımcı olacağını düşünürler. Bu durumda, programa bu yönde materyaller konmasını bir ihtiyaç olarak görürler. İhtiyaç Belirleme Değerlendirme Teknikleri İhtiyaç değerlendirmesi yapmak için çok değişik yöntem ve teknikler vardır. Bu tekniklerin her birinin bir diğerinden üstün ya da zayıf yönleri vardır. Değerlendirme yaparken bir ya da daha fazla teknikten aynı anda yararlanmak olası görülmektedir. Bu teknikler: Delphi Tekniği Anket Geliştirme Progel Dacum Tekniği Gözlem Meslek Analizi Ölçme Araçları Testler Görüşme Grup Toplantıları Kaynak Tarama Literatür Tarama Raporları Değerlendirme Mevcut Programı İnceleme Soru Öğretmen yetiştiren kurumlardaki öğretmen adaylarının drama dersleri almalarıyla hem sosyal yaşama daha çabuk uyum sağlayacakları hem de mesleki yaşamlarında daha başarılı olabilecekleri araştırma sonuçlarına göre belirlenmiştir. Buradan yola çıkılarak gelecekte dramayı yaşamda kullanabilmenin öğretmenlere sağlayacağı birçok yarar görülmektedir. Öğretmen yetiştiren kurumlar bu verilere dayanarak drama derslerini ihtiyaç olarak belirler ve programlarına bu ihtiyaca cevap verecek drama dersini ekler. Yukarıda verilen örnek durumda aşağıdaki ihtiyaç saptama yaklaşımlarından hangisi kullanılmıştır? A) Farklar yaklaşımı B) Demokratik yaklaşım C) Analitik yaklaşım D) Süreç yaklaşımı E) Betimsel yaklaşımı Soru: Eğitim bilimleri sınıf öğretmenliği yüksek lisans bölümündeki öğrenciler yapmış oldukları tezlerde sonuçları değerlendirmek için SPSS programı kullanmaktadırlar. Danışmanlar öğrencilerin bu programı kullanmada ve yorumlamada zorluk çektiklerini, araştırma sonuçlarını istenildiği biçimde değerlendiremediklerini görmüşlerdir. Danışmanlar öğrencilerin bu araştırma değerlendirmelerini eksiksiz yapabilmeleri için programa istatistik dersinin eklenmesini bir ihtiyaç olarak görürler. Yukarıda verilen örnek durumda aşağıdaki ihtiyaç saptama yaklaşımlarından hangisi kullanılmıştır? A) Betimsel yaklaşım B) Farklar yaklaşımı C) Analitik yaklaşım D) Demokratik yaklaşım E) Süreç yaklaşımı Cevap: C A

31 1. Anket Geliştirme-Delphi Tekniği Tekniğin en büyük amacı konu ile ilgili seçilmiş uzmanlar grubunun akılcı bir yaklaşımla ortak görüşlerinin alınması, bir anlamda ortak görüş sağlanması çabalarıdır. Teknik, bir dizi anketin kontrollü dağıtımı sonucu elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi süreci olarak açıklanabilir. Delphi Tekniği, bugünkü durumu ortaya koyan görüşlerin toplanmasından ziyade gelecekte nelerin, nasıl olabileceği üzerinde görüşlerin alınması temeline dayanır. Önceliklerin saptanması, amaçların belirlenmesi ve bunların gelecekte alacağı durum üzerinde çalışılır. Bu anlamda tekniğin tanımlama, sıralama ve öncelikleri belirleme işlemlerini basitleştirdiği söylenir. Uzun bir zamanı gerektirmesi olumsuzluk olarak karşımıza çıkar. 2. Delphi Tekniğinin Olumlu Yönleri Parasal açıdan ekonomiktir, Katılımcıların görüşlerini etki altında kalmadan açıklama fırsatları vardır, Kontrollü iletişim kurulması, uzmanlar grubunun konu dışı kalmalarını (yorumlara girmelerini) önler, Grup kararları alınırken baskın kişilerden etkilenme söz konusu değildir, Anlamsız, yersiz tartışmalara girilmesi söz konusu değildir, Bağımsız düşünmeyi sağlar. 3. Progel-Dacum Yönteminin Kullanıldığı Alanlar Eğitim ihtiyacını belirleme (ihtiyaç değerlendirmesi) Program geliştirme İş tanımlarının yapılması Öğrenci/işçi değerlendirmesi Beceri testleri geliştirme Öğrenci eğitim ve rehberlik çalışmaları 4. Gözlem Bu teknik, program geliştirme sürecinde genellikle eğitimciler ve öğreticiler tarafından kullanılır. Okul merkezli olarak bireysel bilgi ve araştırmaya dayanır. Program geliştirme uzmanının neye, hangi düşünceye daha çok önem verdiği yönünde yoğunlaşması söz konusudur. Program geliştirme sürecinde kapsamın düzenlenmesi konusunda dış etkenlerin etkisi yok denecek kadar azdır. Gözlem, öğretmen, öğrenci ve sosyal çevre üzerinde odaklaşmalıdır. Gözlem yaparken doğal gözleme başvurulması önerilir. Doğal gözlem; doğal ortamda kişileri gözleyerek bilgi toplama yolu olarak tanımlanabilir. Gözlem yaparken, öğrencilerin bilgi düzeyleri, okuma, yazma, konuşma, problem çözme yetenekleri ve eleştirel düşünme becerileri gibi temel becerilerin gözlenmesi çok önemlidir. Bunun yanı sıra öğretmen ve öğrencilerin amaçları, sosyal ilişkileri, okul alışkanlıkları ve yaşam tarzları da gözlem yapılırken dikkate alınmalıdır. Soru 2004 Aşağıdakilerden hangisi program geliştirme amacıyla ihtiyaç belirleme sürecinde kullanılan yöntem veya tekniklerden biri değildir? A) Kaynak tarama B) Anket/Delphi C) Mikro öğretim D) Test E) Gözlem Soru: Öğretmenlerin yeni programa uyumlarını sağlamadaki yeterlikleri; öğretmenlerin yeni yöntem ve teknikleri uygulamalı olarak bilmeleri gerektiği, bilgisayar kullanabilme yeterliklerine sahip olmaları gerektiği ve yabancı dil bilmeleri gerektiği konusunda belirlenmiştir. Yukarıda belirtilen duruma dayanarak ihtiyaç belirleme sürecindeki hangi teknik kullanılmıştır? A) Meslek Analizi B) Gözlem C) Progel D) Delphi E) Literatür tarama Cevap: C C

32 5. Meslek Analizi İş ya da meslek tanımı fonksiyonlara ayrılır. Bir mesleğin yerine getirebilmesi için neleri yapmak gerektiğini belirlemede yarar vardır. Bir meslek profilinde var olan nitelikleri belirleme işidir. 6. Ölçme Araçları Testler Eğitimde ihtiyaç analizi yapmak için ölçme araçları tekniğinden yararlanılabilir. Ölçme araçları içinde en yaygın olan test, bireyde aranan özelliklerin ne miktarda var olduğunu saptamak üzere yapılan işlemlerdir. Testler, öğrencilerin bilişsel giriş davranışlarının saptanması amacıyla hazırlanan ve program girişinde öğrenciye verilen ölçme aracıdır. İzleme testleri ise ünitelere ilişkin öğrencilerin öğrenme eksikliklerini belirlemek amacıyla ünite programının giriş ve sonunda uygulanan testlerdir. İzleme testleri, öğrenme güçlüklerini ortaya çıkarmak amacıyla uygulanır. Test sonuçlarına göre öğrencilerin öğrenme ihtiyaçlarını belirlemek olası görülmektedir. 7. Görüşme-Grup Toplantıları İhtiyaç analizi yaparken en çok kullanılan tekniklerden biri de görüşme tekniğidir. Görüşme yoluyla öğrenenlerin program hakkındaki görüşleri sözlü olarak alınır. 8. Kaynak Tarama İhtiyaç analizi ve değerlendirme tekniklerinden kaynak tarama çalışmaları farklı aşamalarda ele alınmalıdır. Bunlar; Literatür taraması Rapor değerlendirmesi Mevcut programın incelenmesi aşamalarıdır. Soru: Uzmanlar bir ilköğretim okulunda bir dönem boyunca öğrencilerin okula ve derse karşı tutumlarını belirlemeye çalışmışlardır. Uzmanların burada kullandıkları ihtiyaç saptama tekniği ve kullandıkları araç aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? Kullanılan Teknik Ölçme Aracı A) Anket Başarı Testi B) Gözlem Tutum Testi C) Görüşme İzleme Testi D) Ölçme Aracı Tutum Testi E) Dacum Başarı Testi Soru: Program tasarımcılar son yıllarda yapılmış olan program geliştirme çalışmalarını inceleyerek değerlendirmişler ve dünyadaki eğitim eğilimlerini saptamışlardır. Aynı zamanda üniversitelerde eğitim programlarındaki son gelişmelerle ilgili bilimsel çalışmaları incelemişlerdir. Programcıların yapmış olduğu bu ihtiyaç saptama tekniği aşağıdakilerden hangisidir? A) Anket Tekniği B) Dacum C) Görüşme D) Gözlem E) Kaynak Tarama Cevap: D E

33 EĞİTİM AMAÇLARININ BELİRLENMESİ Amaçların saptanması için ilk iş, birey, toplum ve bilgi (konu) alanı kaynaklarının incelenmesidir. Birey, davranışları işlenecek olması açısından odaklanılan nokta, Toplum, bireyin yaşantı alanı olması açısından temel alınan nokta; Bilgi ise yaşanılan çağın gelmiş olduğu bilgi düzeyinin toplumda yaşayan bireyin topluma daha iyi uyum sağlaması için öğrenmesi düşünülen bilimsel bulgulardır. Toplum düzeninin bireylerden beklediği görevler ile onlara sunduğu fırsatlar yanında, kültürün yararlanılmaya hazır bulunuş biçimleri ve derecesinin, yetiştirilecek bireylerin genel olarak ihtiyaçlarının belirlenmesi gerekir. Bütün bu inceleme ve araştırmalardan sonra aday amaçlar belirlenmiş olur. Saptanan aday amaçlar daha sonra sırasıyla eğitim felsefesi, eğitim psikolojisi ve eğitim ekonomisi açılarından incelenir. Eğitim felsefesi açısından aday amaçlar ülkenin yürürlükte olan eğitim felsefesi görüşüne uygun olup olmama, birbirleriyle tutarlı olup olmama, kendi aralarında uygun bir sıralama içinde olup olmama yönleriyle incelenir. Böylece bu yönlerden uygun olmayan aday amaçlar elenip atılır. Daha sonra aday amaçlar bu sefer de bireyin davranışları ve öğrenmesi temel alındığından eğitimle oluşturulabilirlik, birbiriyle kaynaşıklık, dayanıklılık, işgörürlük, ulaşılabilirlik ve kullanışlılık yönleriyle eğitim psikolojisi süzgecinden geçirilir ve uygun bulunmayanlar yine seçilip elenir. Üçüncü olarak aday amaçlar toplumun insan gücü ihtiyaçları, var olan eğitim imkânları ve yatırım harcamalarına uygunluğu bakımından eğitim ekonomisi süzgecinden geçirilir. EĞİTİM AMAÇLARININ SINIFLANMASI Eğitim amaçları üzerinde yapılan çeşitli çalışmalar sonucu çeşitli şekillerde sınıflandırılmıştır. Bunlardan amaçların saptanması ve yazılmasına temel oluşturan iki sınıflandırma şunlardır: Amaçların aşamalı sınıflanması Amaçların hiyerarşik sınıflanması Amaçların Aşamalı Sınıflanması Amaçların aşamalı sınıflandırılması çeşitli eğitimciler tarafından ele alınmıştır. Ancak bunlardan en yaygın kullanılanı (ülkemizde de) Bloom Taksonomisi olarak da bilinen sınıflandırmadır. Soru 2002 Aşağıdakilerden hangisi, program geliştirmede eğitimin hedefleri belirlenirken cevaplanması gereken sorulardan biri değildir? A) Hedeflere ulaşılabilir mi? B) Hedefler öğrenci gereksinimlerine uygun mu? C) Hedefler birbiriyle tutarlı mı? D) Hedefler öğretmenlerin tercihlerine uygun mu? E) Hedefler ile dersin içeriği bağlantılı mı? Soru: 2003 Bireyin içinde yaşadığı topluma sağ l ı klı ve verimli uyum sağlamasını için hazırlanan bir programda aşağıdaki sorulardan öncelikle hangisinin sorulması gerekir? A) İçerik, toplumu nasıl etkileyecektir? B) Toplumun bireyden beklentileri nelerdir? C) Bireyin toplumdan beklentileri nelerdir? D) Toplum bireyi nasıl yönlendirecektir? E) Toplumu değiştiren etkenler nelerdir? Soru 2004 Toplumsal boyutla ilgili olarak yapılacak araştırmalarda eğitimin hedefleri belirlenirken aşağıdakilerden hangisinin kapsanmış olması gerekmez? A) Toplumun insan gücü gereksinmeleri B) Toplumun bireyden beklentileri C) Toplum içinde yaşayan bireylerin kendini gerçekleştirme düzeyleri D) Toplumun ekonomik, sosyal, kültürel vb. özellikleri E) Bireye içinde yaşadığı toplum tarafından sağlanan olanaklar. Cevap: D B E

34 Bloom ve arkadaşları tarafından yapılmış olan aşamalı sınıflamada eğitim amaçları üç alana ayrılmıştır. Bunlar: Bilişsel alan Duyuşsal alan Devinişsel alandır. Eğitim amaçlarını; her amacın kişinin bilgi, beceri, alışkanlık, tutum gibi özelliklerinden birine dayanabileceği düşüncesiyle üç grup olarak sınıflayan Bloom ve arkadaşları, her alanın alt basamaklarını da aşamalı olarak belirlemişlerdir. Bu üç alan birbirinden tamamıyla soyutlanamaz. Yani bir amaç bütünüyle bilişsel, devinişsel ya da duyuşsal alana girmeyebilir. Amaç, bilişsel özellikleri ağır basıyorsa bilişsel, devinişsel özellikleri ağır basıyorsa devinişsel, duyuşsal özellikleri ağır basıyorsa duyuşsal olarak sınıflanmaktadır. 1. Bilişsel Alan Bu alan, kişinin öğrenilmiş davranışlarından zihinsel yönü ağır basan davranışları kapsar. Diğer bir ifadeyle öğrencilerin zihninde meydana gelen yeteneklerini ölçmeyi amaçlamaktadır. Bilişsel alan davranışları basitten karmaşığa, somuttan soyuta ve kolaydan zora doğru bir aşama içerisinde basamaklara ayrılmıştır. Böylece en basit zihinsel faaliyetten en karmaşık zihinsel faaliyete kadar uzanan tüm bilişsel davranışları kapsamaktadır. Bloom, bilişsel alanın basamaklarını bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez, değerlendirme olmak üzere altı basamağa ayırmıştır BİLGİ BASAMAĞI Bu basamakta kişinin herhangi bir nesne ve olguyla ilgili terimlerin, olguların, alışıların, yönelimlerin, sınıflamaların, ölçütlerin, ilkelerin, yapıların ve kuramların bazı özeliklerini anlamını ve mantığını bilerek görünce tanıması, sorunca söylemesi ya da ezberden aynen tekrar etmesi davranışları yer almaktadır. Anlamını ve mantığını bilmeden söyleme, tanıma davranışı söz konusu değildir. Bilginin bir öğretim hedefi olarak seçilmesindeki asıl neden onun diğer öğretim hedefleri için temel oluş özelliğinde yatar. Bilgi düzeyinde hedef yazarken tümcenin sonuna bilgisi, hatırlayabilme, tanıyabilme" sözcüklerinden biri gelmelidir. Anahtar sözcükler: Hatırlar, tanımlar, belirler, tarif eder, söyler, betimler, listeler, isimlendirir, kopya eder, seçer, bildirir, belirtir, tayin eder, sıralar, ifade eder Örnek: 1. İlk yardım hizmetlerindeki işlem basamaklarını hatırlayabilme 2. İlimiz ve bölgemizde geçen temel sınıflamalar bilgisi 3. Matematik dersinde geçen temel alışılar bilgisi 4. Genetik ile ilgili kavramların anlam bilgisi Soru: 2005 Aşağıdakilerden hangisi ilköğretim düzeyinde amaçların belirlenmesinde diğerlerinden daha az etkilidir? A) İstihdam olanakları B) Değer yargıları C) Toplumun yaşam anlayışı D) Bireyin geleceğe yönelik ihtiyaçları E) Konu alanının temelleri Soru: 2002 Aşağıdakilerden hangisi hedef davranışlara dayalı olarak belirlenmez? A) Öğretme - öğrenme etkinlikleri B) Genel hedefler C) İçeriğin oluşturulması D) Değerlendirmede kullanılacak ölçütler E) Öğrenme yaşantıları için gerekli hazırlıklar Cevap: A B

35 KAVRAMA DÜZEYİNDE HEDEF YAZMA Kavrama düzeyinde bilgi düzeyinde kazanılan davranışların öğrenci tarafından özümsenmesi, kendine mal edilmesi, anlamının yakalanması söz konusudur. Transfer türü öğrenmelerde yalnız başına ezberleme, anımsama ve tanıma yoktur. Bunlara ek olarak ve onların üstünde yeni bir anlatım biçimine çevirme, gra-fiğini çizme, yeni bir grafiği yazılı ya da sözlü olarak açıklama, bir olgunun nedenini, niçinini, nasıl ve niye olduğunu kendi cümleleriyle gerekçe göstererek açıklama, verilerin geçmişini ve geleceğini kestirme vardır. Basamağın öğrenme ürünleri açısından temel davranışsal yeterliklerinin kendi cümleleriyle ifade etme özetleme örnek verme çevirme dönüştürme ve kestirimlerde bulunma olduğu söylenebilir. Kavrama düzeyi kendi içinde çevirme, yorumlama ve öteleme olarak aşamalı şekilde üç alt basamağa ayrılmıştır. Öğrencinin bu basamakta öğrendiği bilgiyi kendine göre ifadelenmesi beklenmektedir. Anahtar sözcükler: Dönüştür/ çevirir, ayırt eder, tahmin eder, açıklar, kestirimde bulunur, izah eder, anlatır, örnek verir, anlam çıkarır, sonuç çıkarır, başka sözcüklerle ifade eder, kendi cümleleriyle ifade eder, özetler 2.10 Çevirme Bilgiler genellikle bir dille veya başka sembollerle ifade edilmiş halde bulunur. Bir ifadedeki anlamı kavrayan bir öğrenci onu kendi diliyle ifade edebilir. Bir bilgi, öğrencinin onu öğrendiği zamanki dilden farklı bir şekilde ifade edilmişse, öğrencinin onu, farklılığına rağmen tanıması da ancak bilginin kavranmasıyla olur. Bir bilginin anlamı, birbirinden farklı iki dilde ifade edilmişse, yani anlam iki ayrı sembol grubu ile ifade edilmişse, bu ikisinin aynı mesajı taşıdığını anlayabilen bir kimse mesajlardaki anlamı kavramıştır. Bu basamakta, anlamını bozmadan sayısal verileri grafiğe, grafiklerle gösterilenleri yazıya çevirme bu basamağın kapsamı içindedir. Türkçe verilen bir iletişimi, İngilizceye, İngilizce verilen bir tümceyi de Türkçeye çevirme bu basamakta istenilen davranışlardır. Bir cebir problemini okuyan ve onun çözümü için bir cebirsel denklem yazan kimse ile bir cebirsel denkleme sözel bir problem yakıştıran bir başka kimse de aynı davranışı göstermektedir. Soru: 2001 Aşağıdakilerden hangisi suyun buharlaşması olayının kavrama düzeyinde gerçekleştiğini gösteren bir davranış değildir? A) Olayı resmederek ifade etme B) Olayı kendi çizdiği bir şema ile gösterme C) Olayın kitaptaki tanımını söyleme D) Olayı kendi ifadesiyle açıklama E) Olayı değişik bir örnekle açıklama Soru: 2003 Hedef düzeyi ile eşleştirilen aşağıdaki hedef davranışlardan hangisi doğrudur? Hedef Düzeyi Hedef Davranış A) Değerlendirme Yordama B) Bilgi Öğelerine ayırabilme C) Analiz Özgün bir bütün meydana getirebilme D) Kavrama Başka bir biçimde ifade etme E) Alma Farkına varabilme Cevap: C D

36 2.20 Yorumlama Bilgi düzeyinde öğrenilen ilkelerin, olguların nedenini, niçinini, nasıl olduğunu; olgular arasındaki benzerlik ve farklılıkları kendi cümleleriyle açıklayıp yazma, söyleme bu basamağın davranışlarındandır. Bir bilgi mesajını yorumlamak, mesajda gizil olan anlamı daha açık ve daha kolay anlaşılır hale getirmektir. Yorumlamada mesajı diğer bir dille ifade etmekten öte, verilen bilgilerde bazı bağıntılar bulma ve onları açıklama davranışları da vardır. Yorumlama bazen, verilen bilgilerden bir genellemeye gidilerek, bazen de bir genelleme özel durumlara uygulanarak yapılır. Uzun bir paragrafı anlamını bozmadan özetleme, bir ilkeyi örneklerle açıklama da yorumlama davranışlarıdır. Bu ba-samakta hedef yazarken gereken ilkelere uyulmalı; hedef cümlesinin sonuna "açıklayabilme, yorumlayabilme gibi" ifadelerden biri getirilmelidir Öteleme Bir bilgiyi veya ilkeyi mevcut verilere dayanarak veriler dışına uzatmak; gözlenmiş olaylar alanına bakarak gözlenmemiş alandaki olaylar hakkında yargıya varmak gibi bilişsel davranışlara öteleme denir. Öteleme bir anlamda mevcut verilere dayanarak olayların veri sınırları dışındaki gidişleri hakkında yargıya varmaktır. Örnekler: 1. Yurdumuz, komşularımız ve diğer ülkelerle ilgili temel verileri istenilen anlatım biçimine çevirebilme 2. Sosyal bilgiler dersinde harita okuyabilme 3. İngilizce dersinde basit tümceleri istenilen anlatım biçimine çevirebilme 4. İlimiz, bölgemiz ve yurdumuzla ilgili temel ilkeleri açıklayabilme 5. Fen bilgisi dersinde belli başlı doğal olguları açıklayabilme 6. Hava kirliliğinin nedenlerini kendi cümleleriyle açıklayabilme Soru: Aşağıdaki hedef ifadelerinden hangisi kavrama basamağına uygun bir hedef olarak yazılmıştır? A) Bir yemeğin besin değerini sınayan kriterlerin bilme B) Olayların yönelimlerini önceden kestirebilme C) Problem çözebilme D) Bir metindeki düşünceler arasındaki ilişkileri belirleyebilme E) Çocukların okullarda sosyalleşmesini arttıran yeni bir teknik geliştirebilme Soru: I. Kişinin herhangi bir nesne ve olguyla ilgili terimlerin, olguları n, alı ş ı ları n, yönelimlerin, sınıflamaların, ölçütlerin, ilkelerin, yapıların ve kuramların bazı özeliklerini anlamını ve mantığını bilerek görünce tanıması, II. Var olanı yeni bir anlatım biçimine çevirme III. Temel davranışsal yeterliklerinin kendi cümleleriyle ifade etme özetleme örnek verme çevirme dönüştürme ve kestirimlerde bulunma IV. Öğeleri, belli ilişki ve kurallara göre birleştirip bir bütün oluşturma Yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri bilişsel alanın kavrama basamağına ilişkin özellikleri kapsar? A) Yalnız II B) I ve III C) I-II-III D) I ve IV Cevap: B E

37 3.00 UYGULAMA DÜZEYİNDE HEDEF YAZMA Bu düzeyde; bilgi ve kavrama basamağında kazandığı davranışlara dayanarak öğrenciden kendisi için yeni olan bir sorunu çözmesi istenmelidir. Sorun, nitelik ve nicelik açısından yeni olmalıdır. Öğrenci bu sorunu çözerken ilgili ilkeleri, genellemeleri, yöntem ve teknikleri işe koşmalıdır. Uygulamada öğrenci, sadece bilginin anlamını kavradığını göstermekle kalmamalı, bilgiyi kendisi için yeni olan somut durumlara da uygulayabilmelidir. Verilen kavram, genelleme, ilke, sınıflama, ölçüt, yöntem, model, kuram ve benzerini, kendisine sunulan yeni durumları anlama ve problemleri çözmede kullanma sırasında yararlanılan bilişsel yeterlikler bu gruptandır. Örnekler: 1. Bir problemin çözümü için gerekli olan ya da verilen duruma uygun düşen ilkeyi, verilen ilkeler arasında seçme. 2. Trafik sorununu ortadan kaldırmak için gerekli olan yöntemleri kullanabilme. 3. Ülkemiz yönetimi ile ilgili temel sorunları ortadan kaldırabilecek ilkeleri uygulayabilme. 4. Türkçe dersinde yazım kurallarını bir iletişim muhtevasında doğru kullanabilme 5. Matematik dersinde dört işlem gerektiren belli başlı problemleri çözebilme 4.00 ANALİZ DÜZEYİNDE HEDEF YAZMA Bir bilgi bütünü ya da bir sistemi, yapıyı oluşturan öğeleri, yine o bütün sistem ve yapıda yer aldığı biçimiyle öğelerine ayırma işidir. Karmaşık bir bilgi bütününün arasındaki ilişkilerin öğrenilebilmesi için onların analiz etmek zorunluluğu olabilir. Bir bilgi bütününde, sistemde ve yapıda bulunan öğeler arasında etkileşim vardır. Bu etkileşim, belli bazı bağıntılar yani ilişkilerden oluşur. Bu ilkeler arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılabilmesi için öğrencinin daha önceden öğrendiği bu ilkeleri uygun bir şekilde örgütleyebilmesi gerekir. Öğrencinin bu basamakta öğrendiği bilgileri ana hatlarıyla belirlemesi, ayrıştırması beklenmektedir. Sonuç olarak, öğrenci belli bir konu ile ilgili olan analiz yeteneğini, belli bir sistemin hangi öğelerden ve ilkelerden oluştuğunu ortaya çıkarması gerekir. Bu basamakta kırma, yıkma, bozma gibi davranışlar söz konusu değildir. Bu basamakta hedef yazarken tümcenin sonuna "öğelerini saptayabilme, öğelerine ayırabilme, öğelerini belirleyebilirle" gibi ifadeler bulunmalı ve genel ilkelere uyulmalıdır. Soru Aşağıdakilerden hangisi analiz düzeyinde bir hedefi ifade eder? A) Sosyal bilgiler dersinde harita okuyabilme B) Fen bilgisi dersinde belli başlı doğal olguları açıklayabilme C) İlimizin Yönetimi ünitesiyle ilgili temel sorunların çözümünde ilkeleri kullanabilme D) Bir kooperatifin muhasebe işlerindeki genel hukuk kurallarını saptayabilme E) Düzeyine uygun bir edebi metni, böyle bir metinde bulunması gerekli öze-liklere göre eleştirebilme Soru: Bir problem, bütün ya da sistemin organizasyon ve yapısını tanıma; problemi, bütünü ya da sistemi öğelerine ayırma; bir problemin, bütün ya da sistemin öğeleri arasındaki ilişkilerini belirleme; bir problemin bütün ya da sistemdeki kuram, ilke ve genellemelerini tanıma gibi davranışları içerir. Yukarıdaki açıklamalar bilişsel öğrenmenin hangi düzeyi ile ilgilidir? A) Değerlendirme B) Analiz C) Sentez D) Uygulama E) Kavrama Cevap: D B

38 Parçalar, bozar, böler, dağıtır, ayırır, ayrıştırır, çizerek anlatır, ayırt eder ve seçer, fark gözetir/ayrı tutar, ana hatlarını belirler, bağlantı kurar, ilişki kurar, sebep sonuç ilişkisi çıkarır. 1.Aile üyeleri arasındaki temel ilişkileri açıklayabilme. 2.Cümleyi öğelerine ayırabilme. 3.Kimya denklemini öğelerine ayırabilme. 4.Bir hastalığın tedavisinde kullanılan yöntemin dayandığı ilkeleri bulabilme 5.Türkçe dersinde verilen bir cümleyi öğelerine ayırabilme 6.Tarih dersinde belli başlı tarihi olguları öğelerine ayırabilme 7.Fen bilgisi dersinde verilen bazı doğal bileşikleri öğelerine ayırabilme 8.Sağlık kuralları ile dengesiz beslenme konusundaki karşılıklı ilişkileri saptayabilme 5.00 SENTEZ DÜZEYİNDE HEDEF YAZMA Sentez; öğeleri, belli ilişki ve kurallara göre birleştirip bir bütün oluşturma işidir; fakat her bütün oluşturma işi sentez olamaz. Sentezde yenilik, özgünlük, buluş, icat, yaratıcılık gibi özelikler söz konusudur. Bu niteliklerinden dolayı sentez bir bakıma bilimsel, felsefi, sanatsal yöntemlerle yaratma işidir. Taklidini, benzerini, bir örnekten yararlanarak özdeşini yapma, yapılanın aynısını oluşturma sentez değildir. Toplumsal sorunları çözmede yeni bir strateji, yöntem, teknik geliştirme, yeni bir plan oluşturma, toplumsal olguları açıklayan yeni bir ilke ortaya koyma vb. gibi etkinlikler sosyal bilgiler için sentez olabilir. Yeni bir anlatım tekniği geliştirme, duygu ve düşüncelerini özgün şekilde örgütleyip anlatma, yeni bir motor yapma, yeni bir enerji kaynağı bulma gibi etkinliklerde sentez söz konusudur. Kişinin kendine özgü, benzeri olmayan, yeni bir bilgi türü oluşturma işidir. Birleştirir, yaratır, meydana getirir, tasarlar, çözüm yolu yaratır, proje haline, getirir, Organize eder/ Örgütler, yeniden düzenler, üretir, özgün bir kompozisyon/ şiir yazar Çocuk eğitimi için yeni bir öğrenme modeli oluşturabilme Yeni bir giyim üretim tekniği geliştirebilme Bir hipotezin sınanması için bir yöntem teklif edebilme Eldeki verilere dayanarak bir hipotez kurabilme Soru 2004 Eğitim programlarında hedefler eğitim durumlarında kullanılacak olan öğretme-öğrenme yaklaşımlarını belirler. Aşağıdakilerin hangisinde verilen hedef düzeyi için, karşısında belirtilen öğretim yaklaşımının verimli bir yol olması beklenmez? Hedef Düzeyi Öğretim Yaklaşımı A) Kavrama Bilgisayar destekli öğretim B) Sentez Sunuş yoluyla öğretim C) Bilgi Bireysel çalışma yoluyla öğretim D) Uygulama Proje temelli öğretim E) Analiz Buluş yoluyla öğretim Soru: 2006 Bilişsel alan sınıflamasına göre, aşağıdaki kazanımlardan hangisi diğerlerinden daha yüksek düzeyde zihinsel beceri gerektirir? A) Bir olaya yol açmış olabilecek nedenleri sayma B) Yapılan tanıma uygun örnek verme C) Probleme, yeni ve orijinal bir çözüm yolu bulma D) Verileri tablo ya da grafikle gösterme E) Şekil ve bilgilere dayanarak açıklama yapma Cevap: C B

39 6.00 DEĞERLENDİRME DÜZEYİNDE HEDEF YAZMA Değerlendirmede, bir gözlem veya ölçme ile ölçüt kullanılır. Bu ölçme sonuçlarının bir ölçütle kıyaslayıp bir yargıya varma süreci olarak tanımlanabilir. Değerlendirme bilişsel alanın son basamağıdır. Değerlendirme düzeyinde hedef yazarken tümcelerin sonunda değerlendirebilme, eleştirebilme" gibi ifadeler bulunmalıdır. Karşılaştırır, sonuçlandırır, çelişkileri bulur, farkı bulur, gerekçe gösterir, savunur,kılavuzluk eder, rehber olur, kanıtlar, ölçüt koyar, sebep-sonuç ilişkisiyle değerlendirir 1. Yapılan kimya deneyinde elde edilen ürünleri belli ölçütlere göre değerlendirebilme 2. İlimizdeki tarım politikalarını değerlendirebilme 3. Ülkemizdeki ekonomik gelişmeleri değerlendirebilme 4. Düzeyine uygun bir edebi metni, böyle bir metinde bulunması gerekli özelliklere göre eleştirebilme 5. Bir güç kaynağını, diğer bir güç kaynağıyla karşılaştırıp belli ölçütlere göre değerlendirebilme 6. Kimyada birden fazla kuramı karşılaştırıp, belli ölçütlere göre değerlendirebilme Soru: 2002 Aşamalı sınıflamada bilişsel öğrenmelerle ilgili değerlendirme basamağının doğru ifade edildiği seçenek aşağıdakilerden hangisidir? A) Ortaya konmuş bir üründeki ilişkileri belirleme B) Yeni ve özgün bir ürün ortaya koyma C) Bir ürünün, belli ölçütlere uygunluğunu belirleme D) Öğrenilenleri ilk kez karşılaşılan bir durumda kullanma E) Ortaya konmuş bir ürünün öğelerini belirle Cevap: C

40 Hatırlar, tanımlar, belirler, tarif eder, söyler, betimler, listeler, isimlendirir, kopya eder, seçer, bildirir, belirtir, tayin eder, sıralar, ifade eder Karşılaştırır, sonuçlandırır, çelişkileri bulur/ gösterir, farkı bulur, gerekçe gösterir, savunur,kılav uzluk eder, rehber olur, kanıtlar, teyit eder, teşhis DEĞERLENDİRME SENTEZ BİLGİ BİLİŞSEL ALAN ANALİZ KAVRAMA UYGULAMA eder, Dönüştür/ anlatır, örnek çevirir, verir, ayırt anlam eder, tahmin çıkarır, sonuç eder, açıklar, çıkarır, başka kestirimde sözcüklerle bulunur, ifade izah Problem çözme, ilkeleri kullanabilm e Organize Birleştirir, Yaratır, eder/ Örgütler, Meydana getirir, Yeniden düzenler, Tasarlar, Tasarımlar, Üretir, Özgün bir Çözüm kompozisyon/ yolu yaratır, şiir yazar Proje haline, getirir, Parçalar, bozar, böler, dağıtır, ayırır, ayrıştırır, çizerek anlatır, ayırt eder ve seçer, fark gözetir/ayrı tutar, ana hatlarını belirler, bağlantı kurar, ilişki kurar, sebep sonuç ilişkisi çıkarır.

41 DUYUŞSAL ALANLA İLGİLİ HEDEF ve DAVRANIŞ YAZMA Bu alan da, bilişsel alan gibi kendi arasında aşamalı olarak sıralanmıştır; fakat bilişsel alanın bilgi basamağında sayılabilecek bazı öğeler olmadan, duyuşsal alandaki özelikler gerçekleşmeyebilir; çünkü bilmediğimiz bir nesneye, olguya karşı herhangi bir sevgi, nefret, korku vb. gibi duyuşsal bir tepki gösteremeyiz. Göstersek bile bu tepkiler süreklilik kazanmayabilir. Bir anlık bir ilgi, tutum, değer vb. bu basamakta söz konusu değildir. Kişi belli nesne ya da olgulara karşı sürekli ilgi gösterebilir. Onlara karşı güdülenmişliği yüksek olabilir. Bazı nesne ya da olgulara karşı kararlı bir tutumu vardır ve değerler sis-temi geliştirebilir. Duyuşsal alan, ilgi, tutum, güdülenmişlik, kaygı, benlik, kişilik, değer yargıları gibi boyutlardan oluşabilir. Duyuşsal alan öğrencilerin bilişsel alandaki yeteneklerini ortaya çıkarmada kullanılır ALMA Kişi nesne ve olguların farkında olmazsa, ona karşı bilişsel, duyuşsal, devinişsel, algısal bir davranış geliştiremez. Kişi önce nesnenin, olgunun farkına varır; ondan sonra uyarıcıya açık olabilir. Daha sonra da kontrollü ve seçici dikkat basamağına geçebilir. Bu düzey aşamalı olarak 1.1 Farkında olma, 1.2 Almaya Açıklık, 1.3 Kontrollü ve Seçici Dikkat olarak alt basamaklara ayrılmıştır. Bu düzeyde hedef yazarken genel ilkelere uyulmalı; hedef ifadesinin sonuna "farkında oluş, dönüklük, duyarlılık, seçicilik" gibi ifadeler bulunmalıdır. Farkındadır, duyarlıdır, almaya açıktır, dikkatlidir, seçmeye açıktır, isteklidir, kulak verir, ilgi duyar, izlemeye açıktır. Soru: 2003 I. Farklı düşüncelere hoşgörülü olma II.Demokratik ilkelere uyma eğilimi gösterme III.Düşünceleri yansıtan bir kompozisyon yazma IV. Buz pateninde yeni bir hareketi kolayca uygulama V.Eğitim için yeni bir eğitim modeli geliştirme Yukarıdaki hedeflerden hangileri, duyuşsal alanla ilgilidir? A) III, IV ve V B) I ve II C) I ve III D) IV ve V E) I II ve III Soru: Öğrenmeler; bir nesne, bir olay, bir konuya karşı ilgi, tutum, tavır ve duygu gibi davranış eğilimlerini içerir. Tercih, hoşlanma ya da hoşlanmama, yaklaşma ya da kaçınma eğilimleri gibi. Yukarıdaki tanımlanmaya çalılan hedef alanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Aşamalı B) Kavram C) Psiko motor D) Duyuşsal E) Bilişsel Cevap: B D

42 1.1 Farkında Olma Bu basamakta nesne ve olgudan gelen uyarıcıyı fark etme vardır. Bu basamakta hedef yazarken tümcelerin sonuna "farkındalık, farkında oluş" sözcüklerinde biri getirilebilir. Kişi, belli olayların uğraşıların farkındadır. 1. Güncel ekonomik, politik ve toplumsal sorunların farkında olma. 2. Ülkenin önemli sorunlarını fark ediş 3. İlimiz, bölgemiz ve yurdumuzla ilgili temel sorunların farkında oluş 4. İlimiz ve Bölgemizde Yaşayış ünitesindeki temel toplumsal olguların farkında oluş 1.2 Almaya Açıklık Bu basamakta kişi uyarıcıyı ret etmez, ondan kaçmaz; tersine ona doğru bir yönelme vardır. Yani uyaranı çekici bulma, ona ilgi duyma, onu yargılama, arama da söz konusu değildir. Böyle olmakla birlikte uyarıcıya karşı bir dönüklük, açıklık ve hoşgörürlük vardır. 1. Başkaları konuşurken dikkatlice dinleme; 2. Farklı görüşlere kar-şı hoşgörülü olma. 3. Farklı inanç ve düşüncede olan kişileri dinlemeye dönüklük 1.3 Kontrollü Seçici Dikkat Bu basamakta kişi birden fazla uyarıcı arasından birini ya da birkaçını seçebilir. Dikkatini ve ilgisini ona yöneltebilir. Örneğin; televizyon programlarında kişinin filmlere, haberlere, reklâmlara ya da müzik programlarına veya bunlardan birine dikkatini toplamasında olduğu gibi. 1. Okumak için gazetenin belli yerlerini yeğleme 2. Okuduğu kitaplar ya da yazılar konusunda seçicilik 3. Toplumsal sorunlarla ilgili yayınları seçmede dikkatli oluş 4. Alanıyla ilgili yayınları seçmede dikkatli oluş. Soru: I. Matematiğin insan yaşamındaki öneminin farkında oluş II. Farklı görüşleri dinlemeye dönüklük III. Bir sanat eserinden heyecan duyuş IV. Her türlü eleştiriye açık oluş Yukarıdaki hedeflerden hangisi ya da hangileri duyuşsal alanın alma basamağı ile ilişkilidir? A) I-II B) II IV C) Yalnız I D) I-IV E) I-III-IV Soru: Alsancakta gezinirken caddeden geçen son model iki araba dikkatini çeker Arda nın. Arda arabaların gittiği yere doğru yönelir. Coupe düşkünü olan Arda, otomobillerden Coupe un gittiği yere doğru yönelir. Bir süre otomobili gözden kayboluncaya kadar takip eder. Yukarıdaki örnekte Arda nın Coupe olan otomobile doğru yönelmesiyle başlayan süreç duyuşsal alanın hangi basamağı ile açıklanabilir? A) Tepkide Bulunma B) Değer verme C) Alma D) Örgütleme E) Kişilik haline getirme Cevap: A C

43 2. TEPKİDE BULUNMA Bu basamakta genellikle ilgiler söz konusudur. Kişi uyarıcılara bilinçlice tepkide bulunur ve onlarla ilgilenir, uyarıcıları arar, onlarla bulunmaya isteklidir ve üstelik bu işten zevk alır. Kişi uyarıcıya karşı uysallık, isteklilik gös-terebilir. Son basamakta ise tepkide doyum sağlayabilir. Bu basamakta hedef yazarken genel ilkelere uyulmalı; hedef cümlesinin sonuna " razı oluş, gönüllü oluş, zevk alış " gibi ifadelerden biri getirilmelidir. Bu basamakta öğrencinin aşağıdaki eğilimleri taşıdığı görünmektedir Tepkide Uysallık Bu basamakta tepkinin uyarına gitme söz konusudur. Uyarıcıya karşı direnme göstermez; fakat açık bir isteklilik de yoktur. Davranışları betimlemede itaat, rıza ya da uyma sözcükleri kullanılabilir. 1. Eğitim ve öğretimin kurallarına uymaya razı oluş 2. Demokratik ilkelere uymaya razı oluş 3. Trafik kurallarına uyma, 4. Sağlık kurallarına uygun yaşamaya isteklilik; 5. Oyun oynarken oyunun kurallarına riayet etme Tepkide İsteklilik Kişinin uyarıcıya karşı gönüllüce tepkide bulunması bu basamak için söz konusudur. Tepki kişi tarafından seçilmiştir. Burada zorlama, baskı söz konusu değildir. Davranış, kişinin kendi seçiminden kaynaklanmaktadır. Öğrenci istediği için gerekli davranışı gösterir. Burada, başkasının cezasından ya da hoşnutsuzluğundan kaçınmak için değil, kendiliğinden gösterilir davranış. Bu kategorideki bir davranışın belirleyicisi, onun gönüllü yapılmış olmasıdır. Soru: I. Fen bilgisi dersinde deney yapmaya isteklilik II. İnsanlığın mutluluğu için özveride bulunmaya kendini adamışlık III. Tutarlı bir şekilde belirli bir yaşam felsefesini savunan bir kişiliğe sahip oluş Yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri tepkide bulunma basamağı ile açıklanabilir? A) Yalnız III B) II ve III C) Yalnız I D) I ve III E) I--II-III Cevap: C

44 Örneğin; 1. Boş zamanlarda bir zorlama olmadan mobilya yapma, 2. Zevk alarak bir mo-bilya yapma 3. Boş zamanlarında gö-nüllüce okuma. 2.3 Tepkide Doyum Uyarıcıya karşı kişinin severek, zevkle, doyuma ulaşacak davranışlar göstermesidir. Uyarıcıya karşı istendik davranışı göstermeyince üzülür, sıkılır, pişmanlık duyabilir. T e p k i d e doyum kategorisinde asıl olan, zevkle, coşkuyla, bir doyum duygusuyla birleşmiş gönüllü davranıştır. 1. Sosyal kollarla ilgili etkinliklere katılmaktan zevk alış 2. Grupça ve demokratik olarak kendisine verilen bir işi yapmaktan zevk alış 3. Kütüphaneden gönül-lüce aldığı kitapları okumaktan zevk alma; 4. Başkalarıyla birlikte şarkı söylemek-ten doyum sağlama. 5. Matematik dersinden zevk alış 3.0 DEĞER VERME Değerler, tutumlar ve inançlar tümüyle kişi tarafından oluşturulmamıştır. Bu basamakta kişinin duyuşsal tepkileri sınırlı bir kararlılıktan açık bir kararlılığa ve tutarlılığa doğru derecelenebilir. Tutum, inanç ve takdir etme başlığı altında sınıflanan öğretim hedefleri bu kategori içinde düşünülür. Bu basamakta hedef yazarken genel ilkelere uyulmalı; hedef cümlesinin sonuna "düşkünlük, süreklilik, adanmışlık, takdir ediş, kendine iş ediniş, kendini veriş" gibi ifadeler getirilmelidir. Soru: Aşağıdakilerden hangisi duyuşsal alanın tepkide bulunma basamağına ilişkin bir hedef olarak ifade edilebilir? A) Grupça ve demokratik olarak kendisine verilen bir işi yapmaktan zevk alış B) Boş zamanlarında grup çalışmalarına isteyerek katılma C)Demokratik yaşamın sürekliliği için yapılan etkinliklere kendini veriş D)Mesleki sorunlarını giderici yeni değerler oluşturmada kararlılık E) Zor durumda olanlara elinden gelen yardımı yapmada kararlı oluş 1. Yurtta barış; dünyada barış ilkesinin önemini takdir ediş 2. Laboratuvarın, atölyenin eğitim ve öğretim için önemini takdir ediş 3. Matematik problemlerini başka yollardan çözme için sürekli isteklilik 4. Her türlü eleştiriye açık oluş 5. Eğitim ortamını temiz tutmayı kendine iş ediniş 6. Ulusun bağımsızlığı ve vatanın bütünlüğü için özveride bulunmaya adanmışlık 7. Demokrasinin temeli olan fikir ve ilkelere bağlılık Cevap: A

45 4.0 ÖRGÜTLEME Bu basamakta kişi yeni değerler, duyuşsal alanla ilgili yeni örüntüler oluşturur. Bu basamağa değin hep başkalarınca, ya da toplumca oluşturulan değerleri benimsemiş, savunmuştu. Oysa bu düzeyde, hem başkalarınca ve toplumca oluşturulan değerleri, hem de kendisince benimsenip savunulanları irdeler. Aralarındaki ilişkilere bakar ve bir sonuca varır. Sonuncul olarak da kendi içinde çelişmeyen yeni bir değerler sistemi oluşturur. İşte bunlar, bu basamağın kapsamı içindedir. Örgütleme, iç tutarlılığı olan bir değerler sistemi geliştirme ile ilgilidir. Aralarındaki ilişkilerin belirlenerek, farklı değerlerin bir sistem oluşturacak biçimde örgütlenmesi söz konusudur. Kişi, bu basamağa dek kazandığı ve etkileşim altında olduğu tüm duyuşsal değerleri ayrıştırıp inceleyebilir. Sonra benimsediği değere, yeni bir anlam verir. Bu, eskisinden tümüyle farklı değildir; fakat değer hem geliştirilmiş, hem de zenginleştirilmiştir. Yani değer kavramsallaştırılmıştır. Bu basamakta hedef tümcelerinin sonunda "kararlı oluş, kararlılık" gibi ifadeler bulunabilir. 1. Davranışlarının tutarlılığı konusunda kendini yargılamada kararlı oluş 2. Savunduğu siyasi, sosyal, felsefi, bilimsel, sanatsal vb. görüşün dayandığı ilkeleri tanımada kararlı oluş 3. Ailede mutlu bir ortama yaratmak için yeni yargılar oluşturmada kararlılık 4. Mesleki sorunlarını giderici yeni değerler oluşturmada kararlılık Soru: Kişi yeni değerler, duyuşsal alanla ilgili yeni örüntüler oluşturur. Bu düzeyde hem başkalarınca ve toplumca oluşturulan değerleri hem de kendisince benimsenip savunulanları irdeler. Değ erler kavramsallaştırılmıştır. Kişi benimsediği, ya da çevresinde oluşan birçok değeri irdeler. Yukarıda özellikleri verilen duyuşsal alanın basamağı aşağıdakilerden hangisidir? A) Alma B) Değer verme C) Tepkide Bulunma D) Örgütleme E) Kişilik haline getirme Cevap: D

46 5. NİTELENMİŞLİK Kişinin bu basamaktaki davranışları onun karakterini yansıtır. Bir bakıma dünya görüşünü, yaşam anlayışını ortaya koyar. Kişin tüm yaşamı boyunca oluşturduğu duyuşsal özelikleri, bu basamakta hem tutarlı olmuş hem de kapsam bakımından genişlemiş ve zenginleşmiştir. Artık kişinin davranışları büyük bir olasılıkla kestirilebilir. Birey, özümsediği değerlerle tutarlıca davranır. Böylece, kişinin davranışları inandırıcı, tutarlı ve yordanabilir olur. Bu düzeyde kişi, yaşamının çeşitli görünümlerini bütünleştiren, kendine özgü bir yaşam felsefesi ya da dünya görüşü geliştirmiştir. Kişinin karakteri, benliği söz konusudur. Değerlerle kişi özdeşleşmiştir. Kapsam açısından değerler genişlemiş ve zenginleşmiştir. Kişi hakkında ileri sürülen "namuslu, doğru, haksızlığa dayanamaz, ya da hilebaz, yalancı, ona güvenilmez" gibi yargılar bu basamağın kapsamı içindedir. Kişi belli nesne, olgu, ya da olaylara karşı birbirine çok yakın tepkilerde bulunabilir. Çevresini tutumlarına, değerlerine, inançlarına göre algılayıp yorumlayabilir. Kendine özgü değerlere göre davranabilir. Bu basamakta hedef yazarken tümcelerin sonuna "alışkanlık haline getiriş, kişiliğe sahip oluş" gibi ifa-deler bulunmalıdır. 1. Yasalara saygılı olmayı bir alışkanlık haline getiriş 2. Sorunlarını bilimsel yöntemle çözmeyi bir alışkanlık haline getiriş 3. Zor durumda olanlara elinden gelen yardımı yapmada kararlı oluş

47 DUYUŞSAL ALAN Tepkide İsteklilik Tepkide Uysallık Farkında Olma Almaya Açıklık TEPKİDE BULUNMA Kontrollü Seçici Dikkat ALMA Tepkide Doyum Bir Değerin Kavramsallaştırılması ÖRGÜTLEME Bir Değeri Kabullenmişlik Bir Değeri Yeğleyiş DEĞER VERME Bir Değer Sistemi Örgütleme Bir Değere Adanmışlık Örüntü NİTELEME Genellenmiş Niteleme

48 ALGILAMA BEDENSEL KURULUŞ UYARILMA BASAMAĞI Kılavuzlayanla Birlikte Yapma YARATMA KILAVUZ DENETİMİNDE YAPMA PSİKO-MOTOR ALAN Kendi Kendine Yapma DURUMA UYDURMA BECERİ HALİNE GETİRME e İstenil Yapma en Nitelikt İstenilen Yapma Nitelikte ve Sürede İstenilen Nitelikte, Sürede Ve Yeterlikte Yapma

49 DEVİNİŞSEL ALAN Öğrenilmiş becerilerinin kodlandığı alandır. Kişi kaslarını, vücut organlarından birini, ya da birkaçını veya tümünü kullanarak bazı davranışlar ortaya koyabilir. Bu tür davranışlar doğuştan geçici, ya da öğrenilmiş olabilir. Devinişsel (psikomotor) alanın kapsamına, öğrenilmiş beceriler girer. Öğrenilmiş davranışların girdiği alana "Devinişsel Alan" denir. Kişi devinişsel alanla ilgili bir davranışı öğrenirken, önce o davranışı gözler; yani gelen uyarıcıları algılar. Sonra aynı davranışı tekrarlamaya çalışır. Bu işe kılavuzlanmış faaliyet denebilir. Daha sonra beceri haline getirebilir. Bu becerileri yeni durumlara uydurabilir. En üst basamakta ise, bu becerileri kullanarak yeni ürünler ortaya koyabilir. Uyarılma Kılavuz Denetiminde Yapma Beceri Haline Getirme Yaratma Duruma Uydurma 1.0 UYARILMA BASAMAĞI Bu basamakta kişi doğru becerinin nasıl yapıldığını önce dikkatlice izler; sonra o davranışı yapmak için vücudu istenilen konuma getirir. Bu nedenden dolayı, devinişsel alanla ilgili davranış modelleri, ya da örnekleri kişiye, istenilen nitelik, süre ve yeterlikte yapılarak sunulmalıdır. Uyarılma hem bilişsel alanın bilgi, hem de duyuşsal alanın alma basamağıyla iç içedir. Bu basamakta öğrenci edilgen, davranışı yapıp sunan usta, uzman, öğ-retmen ise etkendir. 1.1 Algılama Bu basamakta becerinin nasıl yapıldığı öğrenci tarafından dikkatlice izlenmelidir. Davranış örüntülerinin, modellerinin tümünü, bir ya da birçok duyu organı yoluyla fark etme söz konusudur. Fark eder, idrak eder, uyarılır, bedensel olarak hisseder; irkilir, hareketi tanılar, hareketi teşhis eder, hareketle bağlantı kurar. 1. Müzik dersinde herhangi bir enstrümanın çalınışını izleyebilme 2. Beden eğitimi dersinde vücut hareketlerini gözleyebilme 3. Bir güç kaynağındaki çalışmayı izleyebilme 4. İlk yardım hizmetlerini izleyebilme

50 1.2 Bedensel Kuruluş Belli bir davranış için vücudu, organları ya da her ikisini birlikte, istenilen davranışın gerektirdiği biçime getirme işidir. Bu basamaktaki davranışlar zihinsel ve duyuşsal kurulma ile birlikte olabilir; fakat bu tür davranışların bu basamakta daha çok devinişsel yönleri söz konusudur. Kişi bu basamakta, davranışların tümünü değil; istendik davranışın başlangıcı için gerekli vücutsal ve organsal davranış, ya da davranışları gerektirdiği biçimde göstermelidir. Bedensel tepki verir, hareketi seçer, harekete hazırdır, hareketi bir şekle sokar (tanılar); bir hareketi diğerinden ayırır; harekete girişir. 1. Beden eğitimi dersinde kısa mesafe koşulan için vü cudu hazır duruma getirebilme 2. İş ve teknik eğitim dersinde araç - gerece göre vücudu hazır duruma getirebilme 3. Keman çalmak için vücudu hazır oluş durumuna getirebilme 2.0. KILAVUZ DENETİMİNDE YAPMA Öğrenci işin gerektirdiği sıraya göre, öğretmenle ya da usta ile beraber işi yapması söz konusudur. Kılavuzlayanla birlikte yaptıktan sonra, öğrenci modelini, örneğini, yapılanları göz önüne alarak kendi kendine yapmaya yönelir. Bu sırada özellikle kişi kılavuzlayan, öğretmen ya da usta tarafında sürekli denetim altında tutulur. Yapılan yanlışlar anında düzeltiler; çünkü yapılan yanlış davranış istenmeyen yan ürünlere götürebilir ve böyle bir davranışı da silmek kolay değildir. Kişi, bazı işlerin tümünü ilk hamlede öğrenemez. Bu nedenle böyle işlerin tümü, aşamalı olarak sırayla öğrenciye, kılavuz denetiminde adım adım kazandırılmalıdır. Bu adımlar istenilen işin tümünü oluşturacak nitelik ve nicelikte olmalıdır. Adımların şırası, işlem ve işlem basamaklarının doğru analiz edilmesine bağlıdır. Karmaşık bir beceriyi oluşturan her bir parça kolaydan zora, basitten karmaşığa ve becerinin tümünü oluşturacak biçimde sıralanmalıdır. Kişiye, karmaşık bir beceri kılavuz denetiminde kazandırıl irken ilk adımda basit ve kolay ile diğerlerine temel olandan başlanmalı; zincirleme ve aşamalı olarak izlenmelidir. Bu basamak Kılavuzlayanla yapma ve kendi kendine yapma gibi iki alt basamağa ayrılabilir.

51 2.1. Kılavuzlayanla Birlikte Yapma Karmaşık bir beceriyi öğrenci, kılavuzlayanla öğretmenle ya da ustayla birlikte veya onların yardımıyla iş ve işlem basamaklarına uyarak yukarda belirtilen ilkelere göre yapar. Örneğin; öğretmenin yardımıyla kasadan atlama, takla atma, dikiş makinesini çalıştırma, ulusal oyunu oynama, dans etme gibi. Ayrıca örnekten mandolin çalma, ya da maketten yararlanarak aynısını yapma da bu basamağın kapsamı içindedir. 1. Fen bilgisi dersinde basit deneyleri laboratuarda öğretmenin yardımıyla yapabilme 2. Öğretmenin yardımıyla istenilen enstrümanı çalabilme 2.2 Kendi Kendine Yapma Bu basamaktaki hedeflerde öğretmenin yardımından çok denetimi, ya da gözetimi söz konusudur. Öğrenci; kılavuzlayanla yaptığı davranışı, bu basamakta onun gözetiminde kendi başına yapmaya çalışır. Ayrıca kılavuzlayandan gelen ipucu, düzeltme ve dönüt yoluyla davranış, istenilen nitelikte yapılmaya doğru geliştirilir. Öğrenci denemeler ve tekrarlar yoluyla davranışı pekiştirir. Yanılmalar ise, kılavuzlayan tarafından anında gerektiği bi-çimde düzeltilir. 1. Bir dinamoyu atölyede öğretmenin gözetiminde kendi başına sökebilme 3.0 BECERİ HALİNE GETİRME Kişi, bu basamakta becerikli insan durumuna gelir. Hedef davranışları kendi başına, hiç kimseden yardım almadan, o işin gerektirdiği nitelikte yapar. Daha sonra hem gereken nitelikte, hem de belirtilen zamanda işi yapıp ortaya koyar. Davranış tümcelerinin sonunda kesme, alma, çakma, biçme vb. sözcükler bulunabilir. 3.1 İstenilen Nitelikte Yapma Öğrenciler bu basamakta işi istenilen nitelikte yapmalıdırlar. Süre, malzeme ve enerjide ekonomiklik; ayrıca öğretmenin ya da kılavuzlayanın yardımı, gözetimi söz konusu de-ğildir. Kaba deneme ve yanılmalara da artık yer yoktur. 1. İlk yardım hizmetlerini kurallara uygun yapabilme 2. Daktiloda on parmakla yazı yazabilme 3. Müzik dersinde melodiyi ezgisine uygun icra edebilme

52 3.2 İstenilen Nitelikte ve Sürede Yapma Devinişsel alanla ilgili beceri, hem istenilen kalitede, mükemmellikte, olgunlukta yapılmalı; ayrıca belirtilen sürede bitirilmelidir. Malzemede ve enerjide ekonomiklik söz konusu değildir. Yani kişi istenilen işi belirtilen nitelik ve sürede yaptıktan sonra yorgun düşebilir. Önemli olan işi belirtilen nitelikte ve sürede yapmış olmasıdır. 1. Damardan kanı, kurallara uygun olarak bir dakikada alabilme 2. Giyim dersinde basit bir etekliği iki saatte ekonomik olarak kolayca dikebilme 3. Beden eğitimi dersinde yüz metreyi 13 saniyenin altında koşabilme 3.3 İstenilen Nitelikte, Sürede Ve Yeterlikte Yapma Bu basamakta; öğrencilerin becerileri hem istenilen nitelikte, sürede hem de istenilen yeterlikte yapmaları beklenilir. Bu basamakta enerji ve malzemede ekonomiklik sağlanır. Örnek: metreyi 10 saniyenin altında zorlanmadan koşabilme kelimelik bir metni daktiloda en fazla 2 hata ile yazabilme 3. Damardan kanı kurallarına uygun olarak 1 dakikada kolayca alabilme 4. DURUMA UYDURMA Kişi, beceri haline getirme basamağında kazandığı davranışları, devinişsel özelikleri ağır basan yeni bir problem durumuna kolayca uygular. Bu düzeyde, önceden kazanılan becerilerin alana genellemesi söz konusudur. Örneğin; belli bir tür keman çalan bir öğrencinin viyolonselle ilk kez karşılaştığında, onu da bir iki deneme sonunda kolayca çalması gibi. 1. Elde ettiği becerilerle, ilk kez karşılaştığı başka bir müzik aletini çalabilme 2. Ağaç işlerinde kazandığı beceriyle, istenilen yeni işi kolayca yapabilme 3. Giyim dersinde kazandığı becerilerle, yeni bir dikiş makinesini kolayca çalıştırabilme 5.0 YARATMA BASAMAĞINDA HEDEF YAZMA Bu basamak, özellikle bilişsel alanın sentez, bir dereceye kadar da duyuşsal alanın nitelenmişlik basamaklarıyla iç içedir; fakat burada devinişsel alanla ilgili nitelikler ağırlık taşır. Yaratma, yeniden ortaya koyma, benzeri olmayanı yapma, devinişsel özelikleri ağır basan orjinal benzersiz, yeni davranış örüntüsü oluşturma işidir. Ayrıca orjinal davranış örüntülerinin ekonomik olması, enerjide tasarruf sağlaması ve tutarlı olması da söz konusu olabilir. Yoksa yapılanın aynısı, benzerini yapmak yaratma olamaz. 1. Yeni ve orjinal bir beste yapabilme 2. Belli duygu ve düşüncelerini anlattığı özgün bir resim yapabilme

53 HEDEF YAZMADA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR Eğitimde bilişsel, duyuşsal, devinişsel alanın her basamağında bir ders için hedef yazarken uyulacak temel kurallar vardır. Bu kurallar şunlar olabilir: 1. Hedef tümcesinin sonunda "bilgisi, becerisi, gücü, yeteneği, oluş, ilgililik, farkındalık, hoşgörürlük" gibi sözcüklerden biri bulunmalıdır. Bilişsel ve devinişsel alanla ilgili hedef tümcelerinin sonunda "bilme" fiiliyle biten bir bileşik sözcük bulunabilir; fakat "bilgisi, becerisi, gücü, yeteneği" sözcüklerinden birinin kullanıldığı hedef tümcesinin sonunda,"bilme" fiiliyle biten bir bileşik sözcük getirilemez. Ayrıca "yapar, çizer, keser, bilir, bilmeli, yapmalı, öğretmeli, yapmak, bilmek" gibi sözcüklere hedef tümcelerinde yer verilmez. Matematik dersinde, dört işlemden yararlanarak problem çözebilme 2. Hedefler öğrenci davranışına dönüştürülecek ve öğrenme özeliğini belirtecek nitelikte yazılmalıdır; çünkü hedefler, öğrenciye kazandırılmak istenen davranış değişikliklerini kapsar. Öğ-retmenin yapacakları ya da okulun görevi hedef olamaz.(davranışa dönüklük) 3. Hedefler öğrenme ürününü dile getirmelidir. Öğrenme sürecine dönük ifadeler hedef olamaz, çünkü hedefler kursu, dersi ya da okulu başarıyla bitiren bir öğrencinin ne yapacağını göstermelidir. (Ürüne yönelik) Fen dersinde öğrenci bilimsel yöntemi kullanır ifadesinde, öğrenme ürünü değil, öğrenme süreci söz konusudur. Böyle bir ifade Fen bilgisi dersinde verilen doğal problemlerin çözümünde bilimsel yöntemi kullanabilme biçiminde yazılınca hedef olur. 4. Konu başlıkları hedef olamaz; çünkü bu tür anlatımlar, davranışa dönüştürülemez. Ayrıca hangi konuda, hangi davranışların bulunduğu bu ifadelerden çıkarılamaz. Matematik dersinde toplama işlemi Soru: 2005 Hedeflerde bulunması gereken özelliklere ilişkin aşağıda açıklamalar verilmiştir. I. Konuyla bağlantılı olmalı. II. Öğrenciye yönelik olmalıdır. III. Belirli bir davranış grubunu kapsar nitelikte geniş ve tek bir özelliğe yönelik olmalı. IV.Herkes tarafından aynı biçimde anlaşılmalı. Bu açıklamalar hedeflerde bulunması gereken özelliklerin hangilerine aittir? I II III IV A Davranış dönüklük B Kenetlilik C Kenetlilik D Açık seçiklik E Açık seçiklik Açık seçiklik Genellik ve sınırlılık Davranışa dönüklük Kenetlilik Genellik ve sınırlılık Genellik Ve sınırlılık Açık seçiklik Genellik ve sınırlılık Davranışa dönüklük Davranışa dönüklük Kenetlilik Davranışa dönüklük Açık seçiklik Genellik ve sınırlılık Kenetlilik 5. Hedef kapsamlı ve aynı zamanda sınırlı olmalıdır. Yani bir hedef bir öğrenme ürününü kapsamalıdır. Duygu ve düşüncelerini yazılı ve sözlü olarak anlatabilme ifadesi kapsamlıdır; fakat bir öğrenme ürününü dile getirmemektedir; çünkü sözlü anlatabilme, ayrı bir öğrenme ürünü, yazılı anlatabilme ise, başka bir öğrenme ürünüdür. (sınırlılık) 6. Hedeflerin hangi konu içeriğiyle ilgili olarak gerçekleştirileceği belirtilmelidir. Yani hedeflerde ders, kurs ya da içerik belirtilmelidir. "Kavramların anlam bilgisi, bilimsel yöntemi kullanabilme" gibi ifadeler bu açıdan eksiktir. Oysa " felsefede geçen belli başlı kavramların anlam bilgisi", "psikolojide kişiyi tanıma tekniklerini kullanabilme" ifadeleri, hedeflerin özeliklerine daha uy-gundur.(kenetlilik) Cevap: C

54 7. Hedefler binişik olmamalı, tamamlayıcı yani bitişik olmalıdır, bir hedefin kapsamı, diğer hedef ya da hedeflerin kapsamına girmemelidir. "Toplumun bir öğesi olduğunu bilip, kurallara isteyerek uyma" gibi bir ifade, hedef olamaz; çünkü bu ifadede "toplumun öğesi olmanın bilgisi", "kuralları benimseme" ve "kurallara uyma" gibi üç ayrı basamakta ve iki ayrı alanda hedef özelikleri vardır. Oysa bir hedefin kapsamının bittiği yerde, diğer bir hedefin kapsamı başlamalıdır.(binişik olmama) 8. Hedefler hangi alanla ilgili yazılıyorsa, o alanın niteliklerine ve basamaklarına uygun olmalıdır. Bilişsel özelikleri ağır basan davranışlar bilişsel alana, devinişsel özelikleri ağır basan davranışlar devinişsel alana, duyuşsal özelikleri ağır basan davranışlar duyuşsal alana giren hedefi ifadeleriyle belirtilmelidir. Ayrıca hedefler, bilişsel, duyuşsal ve devinişsel alanın alt ba-samaklarına da uygun olmalıdır. Bununla beraber basamaklardan biri atlanınca, ondan sonraki basamak için o ders düzeyinde hedef yazılmayabilir. Türkçe dersinde bilgi, kavrama, uygulama basamaklarında hedef yazıldığında; analiz basamağında hedef yazmadan sentez basamağı için hedef önerilemez; çünkü analiz düzeyinde bazı hedefler bu derste, ya da başka derslerde kazandırılmamışsa, sentez düzeyindeki hedef öğrenciye mal edilemez. Bu ilke duyuşsal ve devinişsel alan için de söz konusudur.(bitişiklik-yatay kaynaşıklık) 9. Hedefler birbirlerini destekler nitelikte olmalıdır. Bir ders için belirlenen hedefler, kendi içinde mantıksal açıdan tutarlı olmalıdır. Ayrıca bir derste belirlenen hedefler, diğer ders ya da derslerdeki hedeflerle çelişir nitelikte olmamalıdır. Bunun yanı sıra, dersin hedefleri sınıfın, sınıfın hedefleri okulun, okulun hedefleri milli eğitimin, milli eğitimin hedefleri devletin uzak hedefleriyle kenetli olmalı ve birbirlerini desteklemelidirler. (Tutarlılık- dikey kaynaşıklık) 10. Herkes tarafından açık ve anlaşılır olmalıdır.(açıklık) 11. Birey, toplum ve konu alanını ifade etmelidir. (İhtiyaca dönüklük)

55 ÖLÇÜT DAYANAKLI HEDEF YAZMANIN GEREĞİ Hedefler saptandıktan sonra, bunların her biri ölçüt dayanaklı hale getirilmelidir; çünkü programın değerlendirilmesinde, belirlenen ölçütleri kullanabiliriz. Ayrıca ölçütler, başarının değerlendirilmesinde hem birliği sağlar, hem de değerlendirme sırasında doğan farklılıkları ortadan kaldırabilir. Ölçüt dayanaklı hedef yazmanın diğer bir nedeni de her hedef davranışın ne kadar sürede ve hangi yeterlikte öğrenciye kazandırılacağının belirlenmesidir; çünkü her hedef davranış, ya da davranış zinciri belli bir sürede ve yeterlikte öğrenciye kazandırılmalıdır. Örneğin; Daktiloda on parmakla en fazla dört hata ile bir dakikada 64 vuruş yapabilme Beden eğitimi dersinde, yüz metreyi 13 saniyenin altında koşabilme hedeflerinde olduğu gibi hem ne kadar sürede hem de hangi yeterlikte yapacağı belirtilmelidir. Ölçüt dayanaklı hedef yazarken şu ilkelere uyulmalıdır: 1. Zaman hem hedef davranışını niteliğine, hem de öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyine uygun olmalıdır. Ayrıca öğrencinin bulunduğu yaş ve okul düzeyine de uygun olmalıdır. 2. Her hedef için belirlenen ölçüt, o hedefte bulunan özellikleri kapsamalıdır; çünkü bu özelikler, değerlendirmede işe koşulacakları belirler. Örneğin "verilen on yeni tümceden, en az sekiz tanesinin öğelerini doğru olarak on dakikada bulabilme" hedefinde derste işlenmemiş on tane değişik tümce verilmeli; öğrencinin tümü on dakikada, bu tümcelerin en az sekiz tanesinin öğelerini tam ve doğru olarak saptamalıdır. 3. Birbirinin önkoşulu olan ve çok sıkı aşamalık gösteren hedefler için ölçütler çok yüksek tutulmalıdır; çünkü birindeki eksiklik, kendinden sonra gelenin tam ve doğru olarak öğrenilmesini etkileyebilir. Örneğin "Fen bilgisi dersinde temel deneyleri kendi başına azami 20 dakikada doğru olarak yapabilme" hedefi,"temel deneylerde kullanılan araç-gereç bilgisi" hedefiyle sıkı bir ilişki içindedir; çünkü araç-gerecin ne işe yaradığını, nerede ve nasıl kullanıldığını bilmeyen öğrenci, belirlenen sürede ve nitelikte deneyleri yapamaz. Bu nedenden dolayı, bu türden hedeflerdeki ölçütler yüksek tutulmadır. Soru: Aşağıdakilerden hangisi ölçüt dayanıklı hedefler yazma gerekçelerinden biri olamaz? A) Hedef davranışın ne kadar sürede kazandırılacağı belirlenir B) Hedef davranışın hangi yeterlikte öğrenciye kazandırılacağının belirlenir. C) Ölçütler, başarının değerlendirilmesinde birliği sağlar. D) Değerlendirme sırasında doğan farklılıkları ortadan kaldırır. E) Hedeflerin hangi konu içeriğiyle ilgili olarak gerçekleştirileceği belirlenir. Soru: I. Zaman hedef davranışın niteliğine ve uygun öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyine uygun olmalıdır II. Birbirinin önkoşulu olan ve çok sıkı aşamalık gösteren hedefler için ölçütler çok yüksek tutulmalıdır. III. Hedef davranışların yokluğu ya da yeterli düzeyde olmayışı, büyük ekonomik kayıplara, zaman ve emeğin boşa gitmesine neden oluyorsa, yine ölçütler çok yüksek tutulmalı IV. Hedefler binişik olmalıdır.. Yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri ölçüt dayanıklı hedef yazarken dikkat edilecek hususlardan değildir? A) III IV B) I-II C) I-II-III D) II-III-IV D) Yalnız IV Cevap: E D

56 4. Kazandırılmadığı ya da yeterli düzeyde kazandırılmadığı zaman öğrencinin, başka birinin, ya da hizmetin sunulacağı kişinin sakat kalmasına, yaşamını yitirmesine neden olabilecek hedef davranışlarda ölçütler, tam ya da tama yakın olmalıdır. Bu tür hedef davranışlardan taviz verilmemelidir. "Paraşütle 200 metre yükseklikten belirlenen hedefin en fazla bir metre uzağına inebilme" hedefinin her davranışı tam ve istenilen nitelikte öğrenciye kazandırılmalıdır; çünkü bu dav -ranışların birindeki yetersizlik, kişinin sakat kalmasına, ya da ölmesine neden olabilir. 5. Hedef davranışların yokluğu ya da yeterli düzeyde olmayışı, büyük ekonomik kayıplara, zaman ve emeğin boşa gitmesine neden oluyorsa, yine ölçütler çok yüksek tutulmalı ve bunlardan taviz verilmemelidir. Örneğin "Bilgisayarla bir torna tezgahını yeni bir iş için azami beş dakikada programlayabilme" hedefinde olduğu gibi bu işi, belirlenen sürede kişi yapamıyorsa, geçen her süre büyük ekonomik kayıplara, zaman ve emeğin boşa gitmesine neden olabilir. 6. Hedef davranışların yokluğu ya da yeterli düzeyde olmayışı, kişinin kendini gerçekleştirmesine, toplumun, ulusun ve insanlığın mutluluğuna engel olacaksa, yine ölçütler yüksek tutulmalıdır. Örneğin "Sorunları bilimsel yöntemle çözmeyi bir alışkanlık haline getiriş" hedefinde olduğu gibi. Bu hedeften taviz veremeyiz; çünkü kişi, toplum ya da kurumlar bilimsel yöntemi kullanarak sorunları çözebilirler. 7. Hedef davranışların yokluğu, ya da yeterli düzeyde olmayışı kurumun, ailenin, ulusun varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte ise, yine ölçütler yüksek tutulmalı ve bunlardan taviz ve-rilmemelidir. "Demokratik yaşamı düzenleyen kurallara uyabilme", "Vatanın, ulusun bağımsızlığını ve bütünlüğünü her değerin üstünde tutuş" hedefleri bunlar için örnek olarak verilebilir.

57 HEDEFLERİN DAVRANIŞA DÖNÜŞTÜRÜLMESİNİN GEREKÇELERİ En genel anlamda organizmanın bir uyarıcı karşısında eylemde bulunması olarak tanımlanabilen davranış, programın önemli bir öğesidir. Burada kastedilen davranışlar, öğrenilmemiş olanlardır. Davranışlar hem hedefler, hem de eğitim ve sınama durumlarıyla ilgilidir; çünkü eğitimde hedef "bir öğrencinin planlanmış ve tertiplenmiş yaşantılar sayesinde kazanması kararlaştırılan ve davranış değişikliği veya davranış olarak ifade edilmeye elverişli olan özellik biçiminde tanımlanabilir. Eğer hedef, davranışa dönüştürülemiyorsa, yani davranış olarak gözlenemiyorsa, o hedefin varlığından ya da gerçekleştirildiğinden söz edilemez. Üstelik bilgi, güç, beceri, alışkanlık gibi özeliklerden herkes aynı anlamı çıkaramayabilir. Herkesin aynı, en azından benzer anlam çıkarabilmesi için o özeliğin göstergesi olan davranışların belirlenmesi gerekir. Tüm bunlardan başka şu nedenlerden dolayı da hedeflerin davranışa dönüştürülmesi gerekli olabilir: Eğitimde her türlü değerlendirme işleminin yapılabilmesi için davranışların hem nitelik, hem de niceliksel olarak belirlenmesi gerekir. Davranışlar belirlenmeden eğitimde ölçme aracı hazırlanamaz; çünkü neyi ölçeceğimiz belli değildir. Eğitim durumlarının düzenlenebilmesi için, yine davranışların hem nitelik, hem de niceliksel olarak belirlenmesi gerekir. Hangi öğrenciye, hangi davranışların, nasıl ve ne yolla kazandırılacağı, ancak davranışlar belirlenerek bilinince saptanabilir. Açık bir sistem olan eğitimde her türlü düzenleme, yenileme, onarma, sistemi yeniden kurma gibi etkinliklerin yapılabilmesi için, sistemce kazandırılacak davranışların bilinme zorunluluğu vardır. Davranışlar bilinmeden sistemde hiçbir etkili düzenleme, yenileme, onarma, yeniden kurma gibi etkinliklere başvurulamaz. Ölçütlerde standartlar sağlamak için, davranışların belirlenme zorunluluğu vardır. Eğitim sisteminde ölçüt, davranıştır denilebilir. Sistemde çalışan kişilerin (yöneticiler, öğretmenler, hizmetliler) değerlendirilmesinde, yetiştirilmesinde, denetlenmesinde, eşgüdümün sağlanmasında, sistemce kazandırılacak davranışların belirlenme zorunluluğu vardır. Bu davranışlar bilinmezse, gözlenebilir, ölçülebilir olmazsa, yürürlükteki eğitim sisteminde çalışan kişilerin yetiştirilmesi, denetlenmesi, değerlendirilmesi ve eşgüdüm sağlanması etkili ve verimli bir tutarlılıkla gerçekleşmeyebilir. Soru: 2001 Öğretmenler, öğrenilmesi hedeflenen davranışların gerçekleşmesi için ortam yaratırlar. Aşağıdakilerden hangisi, öğretmenin hedeflerin gerçekleşmesi için yararlanabileceği yollardan biri değildir? A) Öğrencileri, hedeflenen davranışların kullanılacağı durumlarla karşı karşıya getirme. B) Öğrencilerin ilgili olsun olmasın tüm davranışlarını pekiştirme C) Öğrencileri, hedeflenen davranışları öğrenme çabası göstermeye özendirme D) Öğrencilerin hedeflenen davranışları yapmaya çalışırken karşılaştıkları güçlükleri giderme. E) Öğrencilere, hedeflenen davranışları gösterdiklerinde pekiştireç verme. Soru: Aşağıdakilerden hangisi hedeflerin davranışa dönüştürülme nedenlerinden biri olamaz? A) Değerlendirme işleminin yapılabilmesi için B) Eğitim durumlarının düzenlenebilmesi için C) Eğitimde her türlü düzenleme, yenileme, onarma, sistemi yeniden kurma gibi etkinliklerin yapılabilmesi için D) Ölçütlerde standart sağlamak için E) Hedeflerin alanlarını belirlemek için Cevap: B E

58 DAVRANIŞ YAZILIRKEN DİKKAT EDİLECEK KURALLAR Bilişsel, duyuşsal, devinişsel alanlarla ilgili aşamalı sınıflamanın her basamağında istendik davranış değişikliği oluşturmak üzere saptanan her hedef için, yeter sayıda davranış belirlemek zorunludur. Bu nedenden dolayı, her hedef yeter sayıda ve nitelikte davranışa dönüştürülmelidir. Eğer hedef davranışa dönüştürülemiyorsa, o zaman hedef atılmalıdır; ya da yeniden yazılmalıdır. Davranış yazılırken uyulması gerekli diğer ilkeler şöyle sıralanabilir: 1.Yazılan her davranış hangi hedefle ilgiliyse, o hedefin niteliklerine uygun olmak zorundadır. Yani bilgi basamağında yazılan davranışlar bilginin; kavrama basamağındaki davranışlar kavramanın; uygulama basamağındaki davranışlar uygulamanın niteliklerine uygun olmalıdır. Hedef bilgi düzeyinde, onun davranışları kavrama düzeyinde ya da tersi olamaz. Eğer bu ilkeye uyulmazsa, öğrencinin bilginin hangi boyutunda olduğu yoklanamaz ve hedefin gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılamaz. Soru: Aşağıdakilerden hangisi davranış yazmada dikkate alı nacak hususlardan değildir? A) Davranış cümlesinin sonuna söyleme/yazma/işaretleme sözcüklerinden biri gelmelidir. B) Davranışlar binişik değil; bitişik olmalıdır. C) Davranış ifadeleri hem sınırlı, hem de kapsamlı olmalıdır. D) Davranışlar öğretmenin yapacakların ifade etmelidir. E) Her davranış tümcesi, bir özeliği içermelidir. 2. Davranış tümcelerinin sonunda "yazma, söyleme, seçip işaretleme, eşleştirme, kesme, biçme, çizme, alma, tutma, çakma, çıkarma vb " gibi davranış ifade eden sözcüklerden biri bulunmalıdır. Faaliyet gösteren anlatma, hareket ettirme vb. "gibi, ya da "yazar, çizer, keser, bilir vb." gibi sözcüklere yer verilmez; çünkü faaliyet olanlar ölçülemez. Ötekiler ise sürece dönük ifadelerdir. 3. Bir davranış ifadesi açık, seçik ve anlaşılır olmalıdır. Yani davranış ifadesinden herkes aynı anlamı çıkarmalıdır. 4. Her hedefin kritik davranışları belirlenmelidir. Eğitim durumlarında da öncelik, bu en kritik olan davranış ya da davranışlar öğrenciye kazandırılmalıdır; çünkü bu tür davranışlar, öğrencinin hedefe ulaşıp ulaşmadığının güçlü kanıtı olabilirler. 5. Davranışlar binişik değil; bitişik olmalıdır, yani bir davranışın kapsadığı alan, diğer bir davranışın kapsadığı alanın bir kısmını içermemelidir, birinin bittiği yerden ötekisi başlamalıdır. 6. Davranış ifadeleri hem sınırlı, hem de kapsamlı olmalıdır. Örneğin "ülkeler coğrafyası dersinde, devletlerin siyasi yapılarıyla ilgili belli başlı olgular bilgisi" gibi bir hedefin yıllık düzeyde davranışları yazılırken "İngiltere'nin yönetim biçiminin adını yazma/söyleme, Fransa'nın yönetim biçiminin adını yazma/ söyleme, Almanya'nın yönetim biçiminin adını yazma/ söyleme" gibi bir davranış yazamayız. Bunun yerine "verilen bir ülkenin yönetim biçiminin yazma/söyleme" davranışı hem kapsamlı, hem de sınırlı olabilir. Bir ya da iki saatlik hedeflerin davranışları yazılırken, bu kez davranışlar çok sınırlı hale getirilmelidir. Ör-neğin eğer bir iki saatte Almanya işlenecekse, Cevap: D

59 7. Davranışlar kolaydan zora, basitten karmaşığa, somuttan soyuta doğru sıralanmalıdır. 8. Ayrıca öğrenme birikik bir süreçtir. Bu nedenden dolayı, davranışlar birbirinin önkoşulu oluş özeliklerine göre sıralanmalıdır. (Özellikle kavrama ve daha yukarı basamakları için). Beceri gerektiren devinişsel alanla ilgili davranışlarda, işlem basamaklarına uyulmalı ve adım adım davranışlar sıralanmalıdır, bu tür davranışlar, işin tümüyle ilgilidir. Davranışların tümü aşamalı olarak yazılmalıdır. 9. Davranışlar öğrenciye göre olmalıdır. Özürlü çocuklar için belirlenen davranışlarla normal çocuklar için belirlenen davranışlar aynı olmayabilir. Bu durum davranışın nitelik boyutuyla da sıkıca ilgilidir. 10. Davranışlar, öğretmenin yapacakları değil; öğrencinin yapacakları olmalıdır; çünkü davranışları öğretmen değil; öğrenci yapacaktır. 11. Her davranış tümcesi, bir özeliği içermelidir. Ya yazacak, ya da söyleyecek, seçip işaretleyecek, eşleştirecek bir davranış tümcesinin sonunda iki özelik bulunmamalıdır.

60 İÇERİK Eğitim programının ikinci öğesi içeriktir ve hedeflere ulaşmak için öğrencilere ne öğreteceğiz? sorusunun cevabını verir. İçerik, eğitim hedeflerine ulaşmak için öğrencilere öğretilmesi planlanan ünite ve konuların düzenlenmesi şeklinde tanımlanabilir. İçerik hedef davranışlar için bir araçtır. Önce hedef davranışlar belirlenir sonra da bu davranışların kazandırılmasına yardımcı olabilecek biçimde içerik düzenlenir. İçerik nitelik yönünden ikiye ayrılır: İÇERİĞİN SEÇİLMESİNDEKİ ÖLÇÜTLER İçerik seçiminde her şeyden önce bazı ölçütler aranmalıdır. Bu ölçütler; Geçerlik ve güvenirlilik, Bilimsellik, Öğrenci ilgi ve ihtiyaçlarını karşılama, Faydalılık, Öğrenebilirlik, Sosyal gerçeklerle tutarlıktır. Geçerlilik ve Güvenirlik Öğretilecek içeriğin hem geçerli hem güvenilir olması gerekir. Geçerlilik, içeriğin amaçla bağlantısını kurmaktır. İçeriğin gerçek bilgileri kapsaması gerekir. Gerçek bilgi doğru bilgidir. İçeriğin bir diğer geçerlik ölçüsü kullanışlılığıdır. Sonuçta güncel, doğru ve kullanılan bilgi geçerli bilgidir. İçeriğin güvenirliği, tutarlığıdır. Birbiriyle tutarlı olmayan bilgi güvenilir değildir. Ya da bir yerde farklı başka yerde farklı anlaşılan bilgi güvenilir değildir. Ancak bazı bilgiler her yerde güvenilir, aynı olup, geçerli yani doğru olmayabilir. Bilimsellik İçerik yeni bilgileri araştırmaya teşvik etmeli ve yeni fikirlere temel oluşturmalıdır. Verilen içerik geniş problemlere bilimsel cevaplar aramaya yardımcı olmalıdır. İçerik bilimsel anlamda da diğer içeriğe geçiş sağlamalıdır. Öğrenci İlgi ve İhtiyaçlarını Karşılama Öğrenci ilgi ve ihtiyaçlarını karşılama yalnızca içeriğin seçimini değil, eğitim programlarının temelini oluşturur. Öğrenci ilgileri içerik seçiminde özel ölçütler koymaya yardımcı olmalıdır. Ayrıca öğrencilerin tecrübeleriyle ilişki kurabilecek içeriğin seçimine özen gösterilmelidir. Faydalılık Sosyal ilişkiler açısından içerikte aranması gereken bir özellikte içeriğin "faydalı" olmasıdır. Öğrenciye öğretilen içerik onun mevcut ve gelecekteki problemlerine de cevap vermelidir. Öğrenebilirlik İçeriğin güçlük düzeyi öğrencinin özelliğine uygun olmalıdır. Bu ise içeriğin öğrenebilirlik düzeyini belirler. Sosyal Gerçeklerle Tutarlık Öğrencilere içerik olarak en gerekli bilgiler verilmelidir. Soru: 2005 İlköğretim ve ortaöğretim kurumlarındaki öğretmenlerin içerik seçiminde yanıt araması gereken sorular arasında aşağıdakilerden hangisi ver almaz? A) İyi düzenlenmiş ve sistematik mi? B) İçerikte bulunan bilgilerin tekrarı yapılıyor mu? C) Eğitim programlarında yer alan hedefler tutarlı mı? D) Özel bir alanla ilgili ve güncel mi? E) Bilimsel açıdan doğru mu? Soru: 2002 Öğretmenlerin, öğretim etkinliklerine temel oluşturacak içerik öğelerini belirlemeye çalışırken bu öğelerle ilgili olarak kendi kendilerine sormaları ve olumlu bir yanıt almaları gereken sorular vardır. Aşağıdakilerden hangisi bu sorulardan biri değildir? A) Öğrenci seviyesine uygun mu? B) Önceki öğrenmelerle uyumlu mu? C) Hedeflerle ilişkili mi? D) Bilimsel açıdan doğru mu? E) Kullanılacak öğretim yöntemine uygun mu? Cevap: B E

61 İÇERİK DÜZENLEME ÖLÇÜTLERİ 1. İçerik çağdaş, bilimsel, sanatsal ve felsefi bilgeye ters düşmemeli, akıl yürütme yollarıyla tutarlı olmalıdır. 2. İçerik, hedef ve hedef davranışlara göre belirlenmeli, öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyini dikkate almalıdır. 3. İçerik, kişinin kendi öğrenme şemasını kurmasına izin verecek şekilde düzenlenmelidir. 4. İçerik, öğrencinin elde ettiği bilgi ve becerilere dayanarak, geçmişi ve geleceği kestirmesine olanak vermelidir. 5. İçerik, öğretilen bilgi içeriğine uygun materyalin iyi örgütlenmesini gerektirmektedir. 6. İçerik, öğrencilerin öğrenmelerini kolaylaştırmaya yönelik alıştırmalara yer vermelidir. 7. İçeriğin görsel olarak düzenine dikkat edilmeli, görsel araç ve gereç ne olduğundan fazla, ne de olduğundan az kullanılmalıdır. 8. İçerik hedef davranışlara göre düzenlenmelidir. Bu düzenleme yapılırken hedefin düzeyi, sınırlama ve basamak göz önüne alınmalıdır. 9. İçerikte, gelişme ve değişmelere yer verilmelidir. 10. Konu alanları ile sorunların çözümünde kullanılan yöntem ve teknikler içerikte sunulmalıdır. Bu yöntem ve tekniklerdeki değişme ve yenilikler, yeni yaklaşımlar, stratejilerin iş ve işlem basamakları, d a y a n d ı ğ ı i l k e l e r ve hangi durumlarda nasıl kullanılacağı örnekler üzerinde gösterilmelidir. İçerik öğrencinin içinde yaşadığı doğal ve toplumsal koşullara göre düzenlenmelidir. 11. İçerik, öğrencinin içinde yaşadığı kültürel değerlere göre düzenlenmelidir. 12. İçerik; somuttan soyuta, basitten karmaşığa, kolaydan zora, yakın çevre ve zamandan uzağa doğru sıralanmalıdır. Derslerin içeriği bu ilkelere de uymalıdır. 13. İçeriğin aşamalı ve birbirinin önkoşulu olacak şekilde sıralanması gerekmektedir. Böyle yazılmış bir metinde öğrenilmesi ve hatırlanması daha kolaydır. Bunun için konular anlamlı temel kavram ve ilkelere dayandırılmalı ve bir bütünlük oluşturacak şekilde yapılandırılmalıdır. 14. İçerik; öğrencinin elde ettiği bilgi ve becerilere dayanarak geçmişi ve geleceği kestirmesine olanak vermelidir. 15. İçerik hedef davranışlarda belirtilen ve o bilim, sanat, felsefe için geçerli olan genel ilkeler tarafından örgütlenmelidir. Bu durumda içerikle ilkeler şemalarla, tablolarla, örneklerle desteklenmeli, öğrencilerin bu ilkelere değişik ve uygun durumlarda kullanmasına imkân verecek biçimde konular düzenlenmelidir. 16. Her içerikte bölüm başlarında, sonlarında ya da ünite sonlarında; hedeflenen davranışlarla ilgili sorular bulunmalıdır. Bölüm başlarındaki sorular öğrencinin Soru: Aşağıdakilerden hangisi içerik düzenleme ölçütlerinden değildir? A) İçerik hedef davranışlara göre düzenlenmelidir. B) İçeriğin aşamalı ve birbirinin önkoşulu olacak şekilde sıralanması gerekmektedir. C) İçerik, öğrencinin içinde yaşadığı kültürel değerlere göre düzenlenmelidir. D) İçerik; somuttan soyuta, basitten karmaşığa, kolaydan zora, yakın çevre ve zamandan uzağa doğru sıralanmalıdır. E) Hedefler içeriğe göre belirlenir. Cevap: E

62 İÇERİK DÜZENLENMESİNDE KULLANILAN YAKLAŞIMLAR Doğrusal Programlama Yaklaşımı (Tyler) Birbiri ile ardışık sıralı, yakın ilişkili ve zorunlu ya da önkoşul öğrenmelerin ağırlıklı olduğu konuların düzenlenmesinde doğrusal programlama yaklaşımı kullanılır. Özellikle aşamalılık özelliği taşıyan dersler için kullanılır Soru: 2005 Aşağıdakilerden hangisi Bruner tarafından ortaya atılan bir program geliştirme yaklaşımıdır? A) Piramitsel B) Doğrusal C) Modüler D) Sarmal E) Çekirdeksel Sarmal Programlama Yaklaşımı (Bruner) Bu tip programda içerik doğrusal bir sıra izlemez. Daha önce öğrenilmiş olan bazı konular, gerektikçe tekrar edilebilir. Bu tekrarlar, konuyu sadece hatırlatmaktan çok kapsamını genişletmektir. İçeriğin bu tip yaklaşımla hazırlanmış programları daha esnektirler. Ancak öğrenilecek konular ve öğrenme süresi kontrollüdür. Konuların yeri ve zamanı geldikçe tekrar tekrar öğretilmesi söz konusu olduğunda bu düzenlemeden yararlanılır. Her konunun kendi içindeki konuları arasında da bir ardışıklık söz konusudur. Özellikle dil öğretim programlarının içeriğini düzenlemede bu yaklaşımdan yararlanılmaktadır. Soru: 2004: Bir derste öğrenilecek davranışlar arasında sıkı bir aşamalılık vardır. Yani sonra öğrenilecekler önce öğrenilenlere dayanmaktadır. Bu derste öğrencilerin öğrenme sürecine aktif bir biçimde katılabilmeleri için öncelikle aşağıdakilerden hangisinin yapılması gerekir? A) Öğretimde öğretilecek davranışların somut örneklerinden yararlanma B) Derste, öğrencilerin çok sevdikleri oyun, müzik vb.nden yararlanma C) Öğrenme sürecinin çeşitli evrelerinde öğrencilere uygun pekiştireçler verme D) Öğrencilerin konu ile ilgili önkoşul niteliğindeki davranışları önceden öğrenmiş olmalarını sağlama E) Öğrencilerin derste yaptıkları yanlışları zaman geçirilmeden düzeltme Cevap: D D

63 Modüler Programlama Yaklaşımı İçerik düzenlenirken konular öbekler halinde düzenlenir. Bu öbeklerin (ya da modüllerin) birbiriyle ilişkili olması beklenemez. Bu programla öğre-tim sonunda alınacak sonuçlar bellidir. Konuların hangi sırayla öğrenileceği açısından esnektir, ancak yine de program çıktısı açısından kontrollü bir yaklaşım özelliği taşır. Öğrenme üniteleri modüllere ayrılır. Her modül kendi içinde doğrusal, sarmal ya da fark-lı yaklaşımla düzenlenebilir. Modüller arasında aşamalı bir bağ olması önemli değildir; önemli olan her modülün anlamlı bir bütün oluşturmasıdır. Piramitsel Yaklaşımı Piramitsel yaklaşımda; ilk yıllarda geniş tabanlı konuların yer aldığı gi-derek uzmanlaşmanın küçük birimlerde olduğu ve darı bir yaklaşıra tarzıdır. Bu yaklaşıma göre içerik, ayrıntılı ve kesin bir biçimde belirlenmiş ko-nular bütününden oluşur. Program esnek değildir. Bilgiler karmaşık ve özel bir formata büründürülür ve konuların kapsamları giderek daralır. Öğrencinin programa başlamadan önceki ve programı bitirdikten sonraki durumu kesinlikle bilinmektedir. Öğrenci, programı bitirdikten sonra o alanın uzmanı olur. 4.YIL Öğretmen Eğitimi 3.YIL UZMANLAŞMA 2.YIL UZMANLAŞMA 1.YIL UZMANLAŞMA

64 Çekirdek Programlama Yaklaşımı Çekirdek programda ise ortak çekirdek konular ilk öğrenilecek konular olarak planlanır ve piramit yaklaşımda olduğu gibi her öğrenci tarafından alınır. Bu çekirdek program etrafında her öğrenci ilgi duyduğu alanlarda ders alabilir. Sözgelimi Fen Bilgisi konulan çekirdek programla, Fizik, Kimya, Biyoloji konuları da ilgi alanlarıyla alınır ve buna göre içerik düzenlemesi yapılır. Piramitsel Programlama Yaklaşımı'ndan temel farkı, birden fazla uzmanlık seçeneği sunuyor olmasıdır. Dolayısıyla program, öğrencileri bir noktadan sonra seçim yapabilmeleri açısından biraz daha esnektir. Bunun dışındaki tüm özellikler Piramitsel Programlama Yaklaşımı'yla aynıdır. Konu Ağı- Proje Merkezli Program Yaklaşımı Konu Ağı- Proje merkezli program yaklaşımında öğrencilere konuların ağı bir harita gibi çıkartılıp verilir ve belirli zamanlarda nerelerde olmaları gerektiği söylenir. Bu yaklaşımda konuların içeriğine öğrenciler kendi kendine ya da grup halinde karar verirler. Konular küçük projeler olarak da belirlenebilir. 1 Seçenek A Seçenek D K Ortak Çekirdek Seçenek B Seçenek C K 1 L 1 L Soru: 2003 Program geliştirme sürecinde içerik belirlenirken çeşitli programlama yaklaşımları kullanılmaktadır. Bu yaklaşımlarla ilgili bazı açıklamalar aşağıda verilmiştir: I.İlk yıllarda geniş tabanlı konuların ele alınması ve giderek küçük birimlerde derinlemesine çalışmaya gidilmesi II. Ardışıklık gösteren, yakın ilişki içinde olan, aralarında önkoşul olma ilişkileri bulunan konuların bu ilişkilere uygun biçimde düzenlenmesi III. İçeriğin öğrencilerin sorularına göre oluşturulması IV. Öğrenme ünitelerinin, aşamalı olup olmadıklarına bakılmadan anlamlı parçalara ve ünitelere ayrılarak düzenlenmesi Bu içerik düzenleme yaklaşımlarının isimleri aşağıdakilerin hangisinde doğru sırayla verilmiştir? A) Doğrusal-Sarmal-Sorgulama Merkezli-Proje B) Doğrusal-Modüler-Sarmal- Piramitsel C) Piramitsel-Doğrusal-Sarmal- Çekirdek D) Piramitsel-Doğrusal-Sorgulama Merkezli- Modüler E) Piramitsel-Sarmal-Doğrusal- Modüler 2 K 2 L 2 Cevap: D

65 Sorgulama Merkezli Programlama Yaklaşımı İçerik düzenlemesi öğrencilerin sorularına göre oluşturulur. Bu yakla-şım öğrencilerin sorularına ve gereksinimlerine yanıt verme gerekliliğini benimseyen felsefi görüşe göre temellendirilir. Özellikle ilkokul düzeyinde öğrenci soruları çok değerli bir öğrenme yaşantısı oluşturabilir. Eğitim dü-zeyi yükseldikçe daha sınırlı ve özel uzmanlık alanlarına ilişkin sorulara gö-re programların içerikleri düzenlenir. Konu seçiminde dikkate alınacak ölçütler: Kullanım sıklığı Nitelik Önemlilik Evrensellik Verimlilik BELİRTKE TABLOSU Soru 2006 Aşağıdakilerden hangisi, öğretim programında, kazanımlarla etkinlikler arasındaki ilişkileri göstermek, öğrenme yaşantılarının seçilmesine ve uygun ölçme aracının geliştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla hazırlanır? A) Spiral sistem B) Yaşantı konisi C) Yıllık plan D) Gözlem formu E) Belirtke tablosu Eğitim programında yer alan hedef ve hedef davranışlarla ilgili program içeriğinin iki boyutlu çizelgede gösterilmesidir. Yatay boyutta hedefler ve bu hedefleri gerçekleştirecek davranışlar yazılır. Dikey boyutta ise içerik yazılır. İçerik boyutuna ise ders programında yer alan konu başlıkları ve alt başlıklar yazılır.tabloda hedef ve içerik ilişkisini kurmak için ilgili davranışlarla konu başlıklarının kesiştiği kısma x işareti konur. Belirtke tablosunun işlevleri; Programın hedef niteliği belirlemek Ölçme aracı hazırlamak (kapsam geçerliğini ortaya koymada) BİLİŞSEL ALAN Konular Bilgi Kavrama Uygulama Analiz Sentez Değerlendirme Hedef İçerik Eğ.Duru mları Değerle ndirme X x X X x X X x x X Cevap: E

66 EĞİTİM DURUMU Hedef davranışları öğrenciye kazandırmak için gerekli uyarıcıların düzenlenip işe koşulması eğitim durumu olarak tanımlanabilir. Örneğin bölgenin haritasını aslına uygun olarak ezbere çizebilme hedefinin davranışlarını öğrenciye kazandırmak için eğitim ortamında yapılacak olanlar şöyle sıralanabilir: İçeriğin bu hedefe göre düzenlenmesi, öğrenciye verilecek ipuçları, düzeltme, pekiştireç ve dönütlerin belirlenmesi; öğrencinin bizzat bu işi yapması yani öğrenci katılganlığının sağlanması; uygun öğrenme-öğretme strateji, yöntem ve tekniklerin kullanılması; araç-gereçlerin öğrenci ve öğretmen tarafından işe koşulması; yeterli zamanın verilmesi; sınıfın uygun bir şekilde düzenlenmesi; öğ-renciye sevgiyle davranılması ve yüreklendirilmesi; uygun akıl yürütme süreçlerinin kullanılması; biçimlendirme ve yetiştirmeğe dönük değerlendirmenin yapılması gerekmektedir. İşte bunların tümünün mantıki bir sıra içinde düzenlenip, eğitim ortamında kullanılması eğitim durumunu oluşturabilir. Eğitim durumu, her uygulamanın sonucunda değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme sonucuna göre, işleyen yanlar elde tutulmalı, eksikler giderilmeli, işlemeyen değişkenler ya yeniden düzenlenmeli, ya da değiştirilmeli; son ba-samakta bu düzenlenen eğitim durumu yeniden uygulamaya konulmalıdır. EĞİTİM DURUMLARININ DEĞİŞKENLERİ PEKİŞTİREÇ Pekiştireç, bir davranışın ilerde yinelenme olasılığını artıran uyarıcı olarak tanımlanabilir. Yani bir davranışın sonunda ortama sokulan, ya da ortamdan kaldırılan uyarıcı, bu davranışın ilerde yinelenme olasılığını artırıyorsa, bu uyarıcılara pekiştireç denir. Örneğin; istendik bir davranışta bulunan öğrenciye "aferin" demek, ya da "şeker, çikolata, not, kitap vermek, alkışlattırmak, saçını, yanağını okşamak vb" öğrencinin bu davranışı ilerde yineleme olasılığını artırabildiğinden bu tür uyarıcılar, pekiştireç olarak işe koşulabilir. Pekiştireçlerin işlevini yerine getirebilmesi, verilme zamanına, öğrenciler için anlamlı olmasına ve hazır bulunuşluk düzeylerine uygun olmasına bağlıdır. Pekiştireçlerin sıklığı ve kullanılma yerinin, her öğrencinin ihtiyacına göre belirlenmesinde ve bireysel farklılıkların dikkate alınarak verilmesinde yarar görülmektedir. İPUCU İpucu, istenilen davranışı ortaya çıkarmak amacıyla öğrenciyi teşvik edici ve ona bazı şeyleri hatırlatıcı ön uyarıcılar vermektir. Öğretmen öğrencilerin özgüvenini ve derse katılımlarını ipucu vererek artırabilir. Öğretmenin sınıfa yönelttiği soruları cevaplamada özellikle motivasyonu ve başarısı düşük olan öğrenciler cevap vermek istemezler. Yanlış cevap verdiklerinde ise hem kendilerinin hem de diğer öğrencilerin soru cevaplama konusundaki istekleri azalır. Ama öğretmen ipucu kullanarak öğrencinin cevabı bulmasını sağladığında, öğrencinin derse katılmakla ilgili güdüsü artacaktır.

67 Doğru yanıtı hatırlatıcı uyarıcı olarak tanımlanabilen ipucu öğrenme-öğretme ortamında zamanı gelince kullanılmalıdır. İpuçlarının öğrenme sürecinde sağladığı yararlar: 1. Öğrenciye öğretme durumunda neler öğreneceğini duyurmak, 2. Öğrenciye öğreneceklerine nasıl ulaşacağını gösterme, 3. Öğrenilecek öğeler ve bu öğeler arasındaki ilişkileri ortaya koymak, 4. Öğrenme işinde en kritik noktaları öğrenciye duyurmak, 5. Öğrencilerin dikkatini belli noktalar üzerine çekmek, 6. Öğrenciyi düşünmeye sevk etmek, 7. Öğrenciyi cevap vermeye özendirmek, 8. Öğrenciye konu ile ilgili eski bilgilerini hatırlatmak ve bunlarla yeni öğreneceği bilgiler arasında ilişkiler kurmasına yardımcı olmak, 9. Öğrenmenin kesintiye uğramadan sürmesini sağlamak, 10. Öğrenciye öğrenme sonuçları hakkında bilgi vermek. İpuçları Nasıl Verilir? İpucu verilmesinde önemli olan öğrencinin mümkün olduğu kadar az ipucu kullanarak öğrenmeyi gerçekleştirmesidir. Küçük sınıflarda ve yeni konuların öğrenilmesinde bol ipucu vermek yararlı olur. Büyük sınıflarda öğrenilen bu konular, birbirinin önkoşulu olacak şekilde sıralandığından ipucu sayısının azaltılması gerekmektedir. İpucunun çokluğu, öğrencinin kendi kendine öğrenme çabasını azaltabilir. Bunun yanında, öğrenciyi karmaşık problemler karşısında da çaresiz bırakmamak gerekir. İlk sınıflarda öğrencilerin hemen hemen bütün duyu organlarına hitap edecek yollarla ipucu verilmelidir. Öğrencilerin bazıları görerek, bazıları duyarak, bazıları da dokunarak daha kolay bilgi edinirler. Bu nedenle, sınıfta ipuçlarının sunuluşunda değişik yolların bir arada kullanılmasının yararı vardır. Belli bir ipucunda öğrencilerin yararlanma dereceleri bakımından aralarında farklar vardır. İpuçlarını yalnız sözlü olarak vermek, sözlü işaretleri kolayca alan öğrenciler için yararlı olur. Bu nedenle öğretimde ipuçları verme yollarının çeşitlendirilmesi gerekmektedir.

68 ÖĞRENCİ KATILIMI Öğrenciler öğrenme sürecine etkin katıldıkları süre içinde daha kalıcı izli öğrenme yaşantılarına sahip olmaktadırlar. Grup çalışması, drama, benzetim gibi tekniklerin kullanmanın yanı sıra bilgisayar destekli eğitim ve bilgisayar destekli öğretim çalışmalarına daha çok yer verilerek öğrenci katılımı sağlanabilir. Öğrenci katılımı, öğrencinin açık ya da örtülü olarak öğrenmeöğretme sürecine katılma derecesi olarak da betimlenebilir. Öğrenme ortamında; öğrencinin kendisine yöneltilen soruları ya -nıtlaması, açıklama yapması, deney ve gözlem yapması, parmak kaldırması, ünite ya da konuyla ilgili sorular sorması, öğrencinin öğrenim sürecine açık olarak katılmasına ilişkin örnek davranışlar olarak sayılabilir. Öğrencinin zihinsel olarak derse katılması, dinlemesi, ilgisini derse, dersin hedef davranışlarına toplaması örtük katılıma ilişkin örnekler olarak verilebilir. Bu tür katılgınlığı dolaysız olarak ölçmemiz mümkün değildir. Ancak bazı ölçme araçlarıyla bunu yoklayabiliriz. Bloom a göre, bireylerin başarılarında göz-lenen değişkenliğin %20 ye kadarı onların sınıftaki öğrenme sürecine katılma dereceleriyle açıklanabilmektedir. Öğrencinin açık ya da örtülü olarak öğrenme sürecine katılma derecesi, öğretim hizmeti niteliğinin de en iyi göstergesidir. Çünkü öğrencilerin öğretime etkin katılımı yüksek düzeye çıkarmak için öğrenme düzeylerinin yeterince pekiştirilmeleri, kendilerine sunulan ipuçlarının ilgi çekici ve anlamlı olması gerekmektedir. DÖNÜT VE DÜZELTME Bloom a göre; öğretim hizmeti niteliğini ve öğrenme düzeyini belirleyen en önemli öğe ise dönüt ve düzeltmedir. Çünkü toplu öğretme-öğrenme ortamında her öğrenci ile eşit düzeyde etkileşim sağlanamadığından, ipuçları, katılma ve pekiştirme ne kadar etkili bir şekilde kullanılırsa kullanılsın bu öğeler her öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyine göre anlam kazanacağından öğrenme ürünlerinde değişkenlik gözlenebilecektir. Bir öğrenci için yeterli olan katılma düzeyi, diğer bir öğrenci için yetersiz kalabilecek; bazı öğrencilerin öğrenmesi için uygun olan ipuçları bazıları için uygun olmayabilecek; bir öğrenci için çok etkili olan pekiştirme tür ve zamanı diğeri için uygun olmayabilecektir. Bu durumda öğrencilerin ünitedeki davranışları ne düzeyde öğrendiklerini ünite sonunda izleme testleriyle tespit edip öğrencilere duyurmak gerekmektedir. Yapılan düzeltme çalışmalarıyla öğrenme ünitesindeki davranışlar öğrencilerce tam olarak öğrenildikten sonra bir sonraki öğrenme ünitesine geçilmekte ve birbirinin ön koşulu olan öğrenme dizileri içerisinde yer alan bir sonraki giriş davranışları da tam olarak öğrenilmektedir. Dönüt, karşılıklı bir süreçtir. Bir kişinin diğerinin davranışının etkileriyle ilgili mesaj göndermesidir. Soru: 2006 Oya öğretmen, doğal sayılar konusunu işlerken öğrencilerinden konuya ilişkin örnekler vermelerini ister. Ahmet in verdiği örneği çok beğenir ve ona gülümser. Oya öğretmen Ahmet e gülümsediğinde, I. ipucu, II. dönüt, III. pekiştirme, IV. düzeltme işlevlerinden hangilerini yerine getirmekte olabilir? A) I ve II B) I ve III C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV Cevap: C

69 DERS PLANININ HAZIRLANMASI 1. DİKKATİ ÇEKME: Bir dersin işlenişinde ilk basamak dikkati çekmedir. Öğretmen dersin başında öğrencilerin dikkatini konuya ve kazandırılacak davranışlara çekmek için olgu, olay, anı, espri, fıkra, şarkı gibi etkinliklerden bir ya da birkaçını kullanabilir. Olgu, olay, anı, espri, fıkra, şarkı gibi etkinlikler, hem konu ve kazandırılacak davranışlarla hem de öğrencilerin yaşına, cinsiyetine, psikolojisine ve sahip olduğu kültürel değerlere uygun olmalı; bunlara ters düşen etkinliklere yer verilmemelidir. Ayrıca bu basamakta yanıtı olmayan, fakat konu ve davranışlarla ilgili olan sorular da dikkati çekme için kullanılabilir. Hedeflerin düzeyine göre dikkati çekme yapılmalıdır. Sözgelişi, eğer hedef davranışlar bilgi düzeyinde ise, anı, fıkra, öykü, masal, günlük bir olay (2-5 dakikalık) anlatılabilir. Bunlar yukarda belirtilen ilkelere uygun olmak zorundadır. Hedef davranışlar kavrama, analiz, sentez ve değerlendirme düzeylerinin birinde ise, bu kez hedef davranışlarla ilgili açık uçlu (nedenli, niçinli, nasıllı vb) bir soru sorulabilir. Yanıtlar üzerinde hiçbir açıklama, ya da "doğru, yanlış gibi" ifadeler kullanmamalıdır. Hedef davranışla ilgili dramatizasyon, rol yapma, gösteri, demonstrasyon, yaratıcı drama gibi etkinlikler öğrenme-öğretme ortamında etkin bir şekilde kullanılabilir. GÜDÜLEME, İSTEKLİ KILMA (Motivation): Bir dersin işlenişinde ikinci basamak güdülemedir. Hangi konu olursa olsun, öğrencilerin niçin öğrenmek zorunda oldukları bir tartışma ortamı açılarak öğretmen ve öğrencilerle birlikte ortaya konulabilir. Bu güdüleyici tartışma ortamının başlaması için öğretmen ilk girişimi yapabilir. Öğrencilerin öğrenme isteklerini güdülemek için öğretmen, bu davranışların bir sonraki derste nasıl işe yarayacaklarını ya da yaşamlarında mutlu ve başarılı olmaları için neden gerekli olacağını örneklerle gösterip vurgulayabilir. Her örnek olay, davranışlarla ve öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyiyle ilgili olmalıdır. Bu örnek olaylar, öğrenci için güçlü birer güdüleyici olabilir. Örnekler, başarılı kişilerin yaşamlarından, anılardan seçilebilir. Bu basamakta kazandırılacak davranışların öğrenci için neden gerekli olduğu konusunda dersin başında kısa bir açıklama yapmak güdülemeyi sağlayabilir. Soru: 2005 Bir öğretmen, dersinde yöntemlerin planlanması, bilgi kaynaklarının saptanması, bilgilerin düzenlenmesi, özetlenmesi, yorumlanması ve değerlendirilmesinde yapılacak etkinlikleri belirlemiş ve bunları uygulamıştır. Bu açıklamanın tamamında ifade edilen süreç aşağıdakilerden hangisidir? A) Dersin işlenişi B) Ders programı yapma C) Konuya giriş D) Konun neticelendirilmesi E) Ara değerlendirme Soru:2004 Öğretmen, öğrenme-öğretme sürecinin başında öğrencilerini dersin amaçları ve içeriği konusunda bilgilendirmelidir. Aşağıdakilerden hangisi bu bilgilendirmenin gerekçelerinden biri değildir? A) Öğrencilerin birbirine destek olmaları için onlara fırsat verme B) Öğrenme zamanını verimli ve etkili kullanma için ortam hazırlama C) Öğrencilerin ilgi ve dikkatini konuya çekme D) Öğrencileri öğrenmeye güdüleme E) Öğrencileri hedeflerden haberdar etme izleme Cevap: A A

70 GÖZDEN GEÇİRME (Hedeften haberdar Etme) Üçüncü basamak gözden geçirmedir. Derste kazandırılacak hedef ve hedeflerle ilgili davranışlar bu basamakta öğrencilere sunulur. Yani hedef davranışların neler olduğu söylenir; çünkü böyle bir tutum, öğrenme için yol gösterici bir harita olarak iş görebilir. Ayrıca neyi, nasıl kazanacakları konusunda öğrencilerin bilgi sahibi olmaları, onların kafasındaki şüpheleri ortadan kaldıracağı için dersin kolayca işlenmesine katkıda bulunabilir. Üstelik öğrenciler, dersin sonunda kendilerinden beklenenlerin neler olduklarını bildikleri zaman, dersi daha dikkatlice izleyebilirler; kazandırılan davranışlar daha da kalıcı izli olabilir. Bu bölümün bir başka amacı da öğrencilerin dersin gelişme bölümünü dikkatlice dinlemelerini sağlamaktır. GEÇİŞ: Derse geçiş hedef davranışlara göre düzenlenmelidir. Sözgelişi bir önceki ders, bir sonraki dersin hedef davranışlarının önkoşulu ise, bir önceki derste kazandırılan hedef davranışların hatırlatılmasıyla geçiş yapılabilir. Bunun için öğretmen "bir önceki derste öğrendiklerimiz, bu ders için gereklidir. Bu nedenden dolayı, geçen derste öğrendiklerimizi tekrarlamak zorundayız. Şimdi size geçen derste öğrendiklerimizle ilgili sorular soracağım" demesi ve o dersin hedef davranışlarıyla ilgili olanları sınıfa yöneltmesi; yanıt alması; eksikleri tamamlaması; yanlışları düzeltmesi gerekir. Ayrıca dikkati çekme basamağında kullanılan olgu, olay, anı, fıkra, vb. dikkat tekrar çekilerek derse geçiş yapılabilir. Bir önceki derste kazandırılan davranışlar bir sonraki ders için geçiş olabilir; fakat bu durumda bir önceki derste kazandırılan davranışlar, bir sonraki derste kazandırılacaklar için önkoşul olmalıdır. GELİŞTİRME BÖLÜMÜ: Belli bir konu alanında belli bir sürede kazandırılacak davranışların her bir öğrenciye mal edilmesi için yapılan her türlü yerinde ve tutarlı etkinliği kapsar. Bu basamakta yapılacak her türlü etkinlik hem kazandırılacak davranışa, hem öğrencinin yaşına, cinsiyetine, psikolojisine, değerlerine, hem de eğitim biliminin ilkelerine uygun olmalıdır. Bu bölümde şunlar bulunmalıdır: Öğrenciye sorulacak sorular ve onlardan beklenen doğru yanıtlar önceden belirlenmelidir. Bu sorular ve yanıtlar kazandırılacak davranışa ve öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyine uygun olmalıdır. Eğer öğrenciden doğru yanıt gelmiyorsa, verilecek ipuçları (yan sorular, olgu, olay, anı,resim, tablolar vb.) belirlenmelidir. Eğer öğrenciden yarım ya da eksik yanıtlar geliyorsa, yapılacak düzeltme ve dönütler belirlenmelidir. Doğru yanıtlayan öğrencilere verilecek pekiştireçler saptanmalıdır. Pekiştireçler öğrencinin yaşına, cinsiyetine ve sahip olduğu psiko-sosyal değerlere uygun olmalıdır. Soru: 2001 Türk Dili ve Edebiyatı dersi öğretmeni elindeki kasetçalarla birlikte sınıfa girip kaseti taktıktan sonra elindeki kitabı açarak fonda oluşturduğu hoş müzik eşliğinde şiirleri okumaya başlar. Ders tamamlandığında öğrenciler dersin bitmesini istemediklerini dile getirirler. Öğretmen de teşekkür edip şiirleri okumaya devam eder. Öğretmenin derse elinde bir kitap ve kasetçalarla derse girmesi aşağıdakilerden hangisine örnektir? A) Öğrencileri kontrol etme B) Hedeften haberdar etme C) Dönüt verme D) Derse hazırlık E) Dikkat çekme Soru: 2001 Şiirin fondaki müzik eşliğinde okunması hangi amaca hizmet eder? A) Ö ğ renme eksikliklerini belirleme B) Sınıfta disiplin sağlama C) Yeni davranışları düzeltme D) Uygun bir ortam yaratma E) Doğru davranışları pekiştirme Soru: 2001 Bu etkinlik özellikle aşağıdakilerden hangisini gerçekleştirmek amacıyla düzenlenmiştir? A) Sanatın topluma etkilerini kavratma B) Hoş bir sınıf ortamı oluşturma C) Müzik dinleme alışkanlığını geliştirme D) İşbirliği içinde çalışma Cevap: E D B

71 Öğrencinin derse katılımı sağlanmalıdır. Sorular tüm öğrencilere adil biçimde da-ğıtılmalı; yanıtlama işi öğrencilerce yapılmalıdır. Yanıtlar istendik düzeyde değilse, ya da hiç yoksa ipucu, düzeltme ve dönüt işlemlerine başvurulmalı ve öğrenciler yüreklendirilmelidir. Doğru yanıtlayanlara pekiştireç verilmelidir. Uygulama düzeyinde ve devinişsel alanla ilgili davranışların kazandırılmasında, her bir öğrencinin davranışları yapması ve öğretmence denetim altında tutulması zorunludur. Kazandırılacak davranışlarla ilgili araç-gereç ve kaynak kişi sınıfa getirmeli, yeri gelince sırasıyla kullanmalıdır. Araç ve gereçlerin kullanılması öğrencinin dik-katini, derse katılgılığını, davranışın öğrenilmesini ve kalıcılığını da sağlayıcı nitelikte olmalıdır. Kazandırılacak davranışına uygun öğrenme ve öğretme yöntemi kullanmalıdır. Davranışın düzeyi ile bilişsel, duyuşsal ve devinişsel alana ait oluş durumuna göre kullanılacak öğrenme-öğretme yöntemi de değiştirilmelidir. Zaman hedef davranışlara, öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyine göre olmalıdır. Öğrencinin öğrenme güçlüklerini, eksiklerini belirlemek, bu güçlükleri gidermek, eksikleri tamamlamak için bu tür değerlendirme yapılır. Bu tür değerlendirmelere biçimlendirmeye ve yetiştirmeye dönük değerlendirmeler denir. Bu durumda önce, öğrenci "hangi davranışları ne derece öğrendi,hangi davranışları öğrenemedi ya da öğrenmede güçlük çekti, eksikleri nelerdir " gibi özellikler belirlenir. Daha sonra ona nerede, nasıl yardım yapılacağı saptanır. Gerekli ipucu, düzeltme, dönüt, kaynak araç-gereçler sağlanıp işe koşulur. Her öğrenci bir üniteyi tam öğ-renmeden ondan sonrakine geçilmez. Ders işlenirken hangi tür akıl yürütme süreçlerinin kullanılacağı saptanmalı ve plan buna göre düzenlenmelidir. Bu tür akıl yürütmeler hedef davranışlarla ilgili olmalıdır, birden farklı düzeyde hedef davranış varsa, uygun ve değişik akıl yürütme süreçleri eğitim ortamında işe koşulmalıdır. ÖZET:Eğer davranışların hepsi bilgi düzeyinde ise, bilgi vermek amacıyla her yardımcı nokta (düşünce) açıklandıktan sonra özetlemeye gidilebilir. Eğer hedefler değişik düzeylerde ise, her hedef kazandırıldıktan sonra bir ara özet yapılabilir. TEKRAR GÜDÜLEME-TEKRAR İSTEKLİ KILMA: Tekrar güdüleme basamağındaki amaç, öğrencilerin derse ve öğrendiklerine karşı ilgilerinin devamını sağlamaktır. Etkili bir öğretmen, güdülemeyi ders süresince devam ettirir; çünkü tekrar güdüleme basamağı, derste kazandırılan davranışların önemini öğrencilerin anlamalarını sağlamak için öğretmen açısından son bir fırsattır. Ayrıca, bir önceki derste öğretilen davranışlar, bir sonraki ders için önkoşulsa, bu basamak daha da önemli olabilir; çünkü bir önceki derste öğrenilen davranışlar, bir sonraki derste öğretilecek davranışların öğrenilmesinde kolaylık sağlayacaktır. Bunu gören öğrenci, öğrenilenlerin ne işe yaradığını anlayabilir. Bu basamakta dersin girişinde yapılan güdüleme tekrar kullanılabilir. Soru: 2004 Aşağıdakilerden hangisi bireyin öğrenmeye güdülendiğinin en güçlü işaretidir? A) Başkalarına bir şeyler öğretmek isteme B) Derse katılmaya istekli olduğunu yansıtan davranışlarda bulunma C) Kendisine görev ve sorumluluk verilirse yerine getirme D) Konuyla ilgili soru sorulduğunda cevap verme E) Öğretmenin söz ve hareketlerini kurallara uymaya özen göstererek izleme Soru: 2002 İlköğretimin ilk yıllarında, bir derste gerçekleştirilecek öğretmeöğrenme etkinliklerinin sıra ve düzeni belirlenirken aşağıdakilerden hangisinin göz önünde tutulması doğru olmaz? A) Bugünden geçmişe doğru gitme B) Soyut kavramlara öncelik verme C) Bütünden parçaya ve sonra tekrar bütüne gitme D) Yakın çevreden uzağa doğru gitme E) Basitten karmaşığa doğru ilerleme Cevap: B B

72 8. KAPANIŞ: Bu basamakta öğretmen dikkati çekme basamağında sorduğu açık uçlu soruyu tekrar sormalıdır. Sunup yarım kestiği film, oyun ve bunların sonunun ne olduğunu gündeme getirmeli, aldığı yanıtlara göre filmin, oyunun sonunu göstermeli, şarkı, oyun ve gösteriyle dersi bitirmelidir. Eğer bu soruların yanıtları öğrencilerce hala verilemiyorsa, ipucu, dönüt ve düzeltme kullanmalı, yine yanıt yoksa eğitim durumunu yeniden düzenlemelidir. Bu tür etkinliklerin tümü hedef davranışlarla ilgili olmalıdır. Eğer gelecek derste işlenecek hedef davranışlarla ilgili öğrencilerin yapacakları ödev, getirecekleri araç-gereç varsa, bu bölümde belirtilmelidir. 9. DEĞERLENDİRME BÖLÜMÜ: Burada öğretmen, öğrenciye kazandırmayı amaçladığı hedef davranışların her biriyle ilgili en az bir soru sormalıdır. Dersin bitmesine 5-10 dakika kala, biçimlendirme ve yetiştirmeye dönük bir değerlendirme yapmalı ve öğrencilere not ver-memelidir. Aldığı sonuçlara göre ders planında gerekli düzeltmelere gitmelidir.

73 PROGRAM DEĞERLENDİRME "Gözlem ve çeşitli ölçme araçları ile eğitim programlarının etkililiği hakkında veri toplama, elde edilen verileri programın etkililiğinin işaretçileri olan ölçütlerle karşılaştırıp yorumlama ve programın etkililiği hakkında karar verme sürecidir. Eğitim sürecinde değerlendirme çalışmaları genellikle iki amaç için yapılır: 1. Öğrenci başarısını değerlendirerek bir dersin hangi öğrenciler tarafından tekrar edilmesi gerektiğine karar vermek, 2. Eğitim programlarının etkililiği hakkında yargıda bulunmak ve programdaki aksaklıkların, programın hangi öğe ya da öğelerinden kaynaklandığını belirleyerek gerekli düzeltmelerin yapılmasına olanak sağlamak. Program Değerlendirmenin Gerekliliği Eğitim programının başarılı olabilmesi için bütün öğrencilerin programda öngörülen hedeflere ulaşmış olması gerekir. Ancak, bu durum her zaman gerçekleşmeyebilir. Bu nedenle, program uygulandıktan sonra, aksayan öğelerin olup olmadığını, varsa bunların nelerden kaynaklandığını belirlemek ve gerekli düzeltmeleri yapmak amacıyla programın değerlendirilmesine gereksinim duyulur. Program değerlendirme süreci: Veri toplama, Verileri ölçütlerle karşılaştırıp yorumlama ve Etkililik hakkında karar verme basamaklarından oluşmaktadır. Gerek örgün, gerekse yaygın eğitim kurumlarındaki eğitimin niteliğinin arttırılması, büyük ölçüde uygulanan programlara bağlıdır. Birey, toplum ve bilim alanındaki gereksinim ve değişmeler dikkate alınarak, programlarda meydana gelen aksaklık ve eksikliklerinin giderilmesi; kısaca, sürekli yapılan program geliştirme çalışmaları, eğitimin niteliğinin olumlu yönde gelişmesine hizmet etmektedir Hazırlanmış olan her program ne kadar eksiksiz ve kusursuz hazırlanmış olursa olsun, henüz uygulamaya konulmadığı için denencel niteliktedir. Program hakkında bu aşamada verilecek olan yargılar bizi yanıltabilir. Kesin yargıya, program gerçek ortamlarda denenip uygulandıktan ve sonuçlar görüldükten sonra varılabilir. Program geliştiriciler, program hakkında değer yargılarına sahip olmak ve bu yargılar doğrultusunda programı kabul etmek, reddetmek veya düzeltmeye tabi tutmak durumundadır. Program hakkında bu şekilde verilecek olan kararların isabetli olabilmesi için yapılacak olan ölçme ve değerlendirme işlemlerinin geçerli ve güvenilir olması gerekir. Aksi halde, değer yargıları da yanlış olabilir. Bu bilgiler neticesinde, program değerlendirme işinin, program geliştirme sürecinde önemli ve sürekli bir yer tuttuğu söylenebilir. Soru: 2004 Aşağıdaki sorulardan hangisi, program geliştirme sürecinde ölçme yöntemi değerlendirilirken yanıtlanmaya çalışılan sorulardan biri değildir? A) Davranışı en uygun yoklama yolu seçilmiş mi? B) Yeni bir yöntem mi? C) Ölçme sonuçları yeterince geçerli mi? D) Ölçme sonuçları yeterince güvenilir mi? E) Kullanılan ölçüt uygun mu? Soru: 2002 Aşağıdakilerden hangisi eğitim programlarının değerlendirilmesinin temel amacıdır? A) Programların yeniden düzenlenmesine olanak sağlama B) Öğrencilerin başarı düzeylerini belirleme C) Okul ve çevre işbirliğini geliştirme D) Öğretmenleri hizmet içinde yetiştirme E) Okulun eksiklerini saptama Cevap: B A

74 Program Değerlendirme Yaklaşımları Eğitim programlarının değerlendirilmesi konusunda, program geliştirme ve değerlendirme uzmanları tarafından çeşitli yaklaşım ve modeller ortaya konulmakla birlikte, bunlar incelendiğinde ortak yönlerinin çok olduğu görülür. Turgut öğretimin değerlendirilmesinde; öğretim programına, öğretim stratejisine ve öğretimi tamamlamış öğrencilerin öğrenme derecelerine bakılarak programın etkililiği hakkında karar verilebileceğini belirtmektedir. Bunlar: a. Programına Bakarak Öğretimi Değerlendirme Hazırlanmış olan yazılı programın henüz uygulamaya konulmadan önce, incelenerek değerlendirilmesi esastır. Bu yapılırken, programın dört öğesi ayrı ayrı incelenir. Tasarlanan programdaki hedeflerin tutarlılığı, hedef davranışların hedeflerle ilişkileri, konuların ve öğrenme etkinliklerinin hedefleri gerçekleştirme olasılığı, öğrenme araç ve yöntemlerinin öğrenci seviyesine uygunluğu, öğrenci başarısının değerlendirilmesinde kullanılacak araç ve yöntemlerin geçerliliği üzerinde uzmanların ve tecrübeli öğretmenlerin görüşlerine baş vurularak değerlendirilir. Böylece, programların uygulamaya konulmadan önce eksiklikleri giderilmeye çalışılır. b. Stratejisine Bakarak Öğretimi Değerlendirme Bu yaklaşımda, programların gerçek ortamlarda uygulanarak öğretim işlemleri hakkında veriler toplanır. Veriler; gözlem, kayıt ve dereceleme araçlarıyla toplanır. Burada "öğretim stratejisi" kavramı içine; öğretim ortamı, öğretici araçlar, öğretmenin kontrol sağlayıcı ve öğretici etkinlikleri, öğrencilerin öğrenme etkinlikleri, öğrenmenin değerlendirilmesi girmektedir. Cevap aranan ana soru, tasarlanan stratejinin, hedef alınan davranışların geliştirilmesinde ne derece etkili olduğu sorusudur. Dolayısıyla, uygulanan öğretim stratejilerinin; hedeflere ve konuya, öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeylerine, öğretmenin yeterliğine, programdaki öğretim süresine, maddi imkânlara uygunlukları ve hedef alınan davranışların oluşturulmasındaki etkililikleri açısından incelenir. Değerlendirmeler, bu alanda yetişmiş uzman gözlemcilerin görüşlerine dayalı olarak yapılır. c. Ürüne Bakarak Öğretimi Değerlendirme Bu yaklaşımda, programın başında belirlenen hedef davranışların, öğretim işlemleri sonunda ne kadarının, ne mükemmellikte öğrenildiği sorusuna cevap aranır. Değerlendirmenin ana konusu; programın kendisinden veya işlemlerden öğrencilerin davranışlarına yönelmiştir. Programda yer alan davranışların ne kadarının öğrenildiği, hedef davranışlara yönelik olarak hazırlanan ayrıntılı bir testle ölçülmesi sonucunda belirlenebilir. Ölçme sonuçları, davranışların hangi düzeyde öğrenilmesi gerektiğine ilişkin önceden belirlenmiş bir yeterlilik düzeyi ile karşılaştırılarak değerlendirmeye gidilir.

75 Örneğin: Hedeflerin % 50'si gerçekleşmişse "geçerli", % 70'i gerçekleşmişse "yeterli", % 90'ı gerçekleşmişse "tam öğrenme" düzeyine ulaşılmış olduğu söylenebilir. Ürüne bakarak yapılan değerlendirmede programdan mezun olanların kalitesi de dikkate alınabilir. Mezunların üst öğrenimdeki veya iş başındaki başarıları izlenerek program hakkında bir değer yargısına varılabilir. Bu üç tür değerlendirme yaklaşımından her biri program geliştirme çalışmalarına katkı sağlar ve birbirini tamamlar. Bunlardan sadece birini ele alıp programın etkililiği hakkında değer yargısına varmak, yanıltıcı olabilir. Çünkü, bu yaklaşımlar aynı bilgileri vermedikleri gibi eşdeğer kullanılışlığa da sahip değildir. Ertürk ise, değerlendirme yaklaşımlarını altı grupta toplamıştır: Yetişek tasarısına bakarak, ortama bakarak, başarıya bakarak,erişiye bakarak, öğrenmeye bakarak, ürüne bakarak yapılan değerlendirme. Yetişek (program) tasarısına bakılarak yapılan değerlendirme; tasarlanmış olan programın, program geliştirme esaslarına uygun olarak yapılıp yapılmadığını ortaya koymaya yöneliktir. Ortama bakarak yapılan değerlendirmede/ programda ön görülen uyarıcıların, gerçek eğitim ortamındaki uyarıcılarla ne derece örtüştüğüne bakılır. Başarıya bakarak yapılan değerlendirme; yapılan sınavlarda öğrencilerin elde ettiği başarıya, yani kazandığı davranışlara bakılarak yapılır. Başarı sonucunda kazanılan davranışların, gerçekten uygulanan programın eseri olduğu tam bilinemeyeceği için, sadece başarı sonucuna bakarak program hakkında yargıda bulunmak yanıltıcı olabilir. Erişiye bakarak yapılan değerlendirmede; öğrencilerin programa girişteki davranışları (başarı 1) ile çıkıştaki davranışları (başarı 2) arasındaki farkın, programın hedefiyle ne derece tutarlı olduğu incelenir. Bu yaklaşım, program değerlendirme çalışmalarına önemli katkılar sağlar ancak, erişi; programın tümünü temsil edemeyeceği için, erişiye bakarak yapılacak olan bir değerlendirme tek başına yetersiz kalabilir. Öğrenmeye bakarak yapılan değerlendirme/ erişiye ilaveten, öğrencilerde oluşan istenmedik öğrenmeleri, ters gelişmeleri, beklenmeyen öğrenmeleri de inceleme konusu yapar. Ürüne bakarak yapılan değerlendirme; erişiye ağırlık verilerek yapılan bir değerlendirmedir. Öğrenci davranışlarındaki değişmelere ilaveten, diğer öğrenciler ve öğretmenin davranışları ve ortamdaki diğer değişmeleri de ele aldığından program değerlendirme aşamalarında önemli bir yer tutar.

76 Ürüne bakarak değerlendirme yaklaşımının, daha çok erişiye ağırlık verilerek yapılması, programın etkililiği hakkında daha tutarlı sonuçlara ulaşılmasını sağlar. Bu tür değerlendirme çalışmalarının odak noktasını, öğrenci davranışlarındaki değişmeler olacağı için, öğrenci davranışlarının biri programa girişte, diğeri programdan çıkışta olmak üzere en az iki defa ölçülmesi oluşturur. DEĞERLENDİRME ÇEŞİTLERİ Değerlendirme, kullanılan kıyaslama esasına ve yönelik olduğu amaca göre yapılabilir. Buna göre kıyaslamaya göre yapılan sınıflandırma kendi içinde ikiye ayrılmaktadır. Bunlar: 1. Norma dayalı değerlendirme 2. Hedefe dayalı değerlendirmedir. Norma dayalı değerlendirmede bireyleri birbirleriyle karşılaştırma ve seçme söz konusu olduğundan program değerlendirmede hedefe dayalı değerlendirmeler daha tutarlı olmaktadır. Çünkü program geliştirme çalışmalarında öğrencilerin birbirlerine göre durumlarını değil, öğrencilerin uygun program yoluyla gerçekleştirilmesi hedeflenen istendik özellikleri kazanıp kazanmadıkları önemlidir. Değerlendirme, yönelik olduğu amaca göre yapıldığında bu da kendi içinde üçe ayrılmaktadır. Bu daha çok programa girişte, süreçte ve çıkışta yapılan değerlendirmedir. Bu ölçütlere göre: Programa girişte yapılan değerlendirme, tanılayıcı değerlendirme Program sürecinde yapılan değerlendirme, biçimlendirici değerlendirme Programın çıkışında yapılan değerlendirme, düzey belirleyici değerlendirmedir. Tanılayıcı Değerlendirme Öğrencilerin programa başlamadan önce ön koşul niteliğindeki bilişsel davranış, duyuşsal özelik ve devinişsel becerilerini tanılamak için yapılan değerlendirmedir. Öğrencileri tanırken bilişsel giriş davranışları, duyuşsal giriş özelikleri ile devinişsel giriş becerilerinin ne olduğuna bakılması ve buna göre öğrencilere kazandırılması istenen özellikleri kazandırıcı uygulamalara yer verilmesi planlanmalıdır. Biçimlendirici Değerlendirme Öğrencilerin bir programa girdikten sonra süreç içinde sürekli değerlendirmeleri önemli görülmektedir. Bu süreç içinde öğrencilerin öğrenme güçlüklerini ortaya çıkarmak ve gerekli düzeltmeleri yapmak için yapılan değerlendirme yaklaşımına biçimlendirici değerlendirme denilmektedir. Bu değerlendirme, programa sürekli dönüt sağlanmakta ve iyileştirici önlemlerin alınması için de bir kontrol sistemi oluşturmaktadır. Soru: 2006 Geliştirilen bir programda kazandırılmak istenen davranışlara ulaşılıp ulaşılmadığı önemlidir. Bu nedenle öğrencilerin süreç içindeki yaşantılarının ve öğrenme eksikleri veya güçlüklerinin saptanarak iyileştirici önlemlerin alınması gerekir. Bu amaçla yapılan değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir? A) Öğrenciyi tanıma amaçlı B) Öğrenmeleri izleme amaçlı C) Öğrenme düzeyini belirleme amaçlı D) Ortama bakarak E) Ürüne bakarak Soru: 2003 Öğrenme-öğretme sürecinin başında, öğrencinin giriş özellikleri ya da hazır bulunuşluk düzeyini saptamak ve öğretim sürecinin nasıl düzenleneceğini belirlemek amacıyla yapılan değerlendirmedir. Bu değerlendirme aşağıdakilerden hangisine dönük bir değerlendirmedir? A) Tanıma ve yerleştirmeye B) Teşhis ve düzeltmeye C) Biçimlendirme ve yetiştirmeye D) Etkililiği ve verimliliği belirlemeye E) İzleme ve düzey belirlemeye Cevap: B A

77 Düzey Belirleyici Değerlendirme Program sonunda öğrencilerin kazanılmış davranış, özellik ve becerilerini ölçmeye yarayan değerlendirme türüdür. Bu değerlendirme ile eğitim programının öğrencilere istenilen davranışları kazandırma açısından programın yeterli olup olmadığı hakkında bir yargıya varılması olası görülmektedir. Bu değerlendirme daha çok başarı testleri ya da yeterlilik testleri ile yapılmaktadır. Böylece öğrenciye kazandırılmak istenen tüm özellikler test edilmeye çalışılmaktadır. 2) Hedefe Dayalı Değerlendirme Modeli Tyler'in değerlendirme modeli, program geliştirme modeline dayalıdır. Tyler'a göre bir programın üç temel öğesi vardır. Bunlar; hedefler, öğrenme yaşantıları ve değerlendirmedir. Hedefler, program sonucunda öğrencilerin kazanmaları beklenilen istendik davranışları ifade eder. Öğrenme yaşantısı, öğrencilerin istendik davranışları kazanmaları için geçirmeleri gereken yaşantı ve etkinliklerdir. Değerlendirme ise, hedeflere ulaşma derecesini tayin etmek için yapılan etkinlikleri kapsar. Tyler'a göre bu üç öğe karşılıklı etkileşim içindedir. Değerlendirme sürecinde hem hedeflerin hem de öğretme yaşantılarının etkililiğine bakılır. Bu modelin merkezinde eğitim hedefleri vardır, önce hangi hedeflere ulaşılabildiğine bakılır. Sonra ulaşılamayan hedeflere niçin ulaşılamadığını belirlemek için, hedef ve öğretme yaşantıları incelenir. Hedeflerin değerlendirilmesinde, ulaşılamayan hedefler nelerdir? Bu hedefler programın hizmet ettiği gruba uygun mu? vb. sorulara yanıt aranır. Elde edilen bulgulara dayalı olarak ulaşılamayan hedefler değiştirilir ya da programdan çıkartılır. Hedeflerde bir hata yoksa hedefin kazandırıldığı öğrenme yaşantısına bakılır. Yaşantıda bir sorun varsa yaşantı değiştirilir. Hedefe dayalı değerlendirme sürecinde aşağıdaki aşamalara yer verilmesi gerekir. Programın hedeflerini belirleme Hedefleri kazandırılmak istenilen özelliğe göre sınıflama Hedefleri davranış cinsinden ifade etme Hedefe ulaşılıp ulaşılmadığını gösterecek durumu saptama Ölçme tekniklerini geliştirme ya da seçme Öğrencilerin davranış yeterlilikleri ile ilgili veriyi toplama Elde edilen verilerle belirlenen hedefleri karşılaştırma Tyler'ın değerlendirme modelinde niceliksel verilerden yararlanılır. Tyler değerlendirme sürecinde öğrenci davranışlarının öğretimin başında ve sonunda olmak üzere en az iki kez ölçülerek hedeflere ulaşma derecesini tayin etmek gerektiğini savunmuştur. Ayrıca davranışların kalıcılığını kontrol etmek için programın bitiminden belli bir süre sonra da davranışların izlenme çalışması ile değerlendirilmesinin önemi üzerinde durmuştur.

78 Bu özelliğinden ötürü hedef dayanaklı değerlendirme modeli deneysel araştırma yöntemlerine uymaktadır. Bu tür değerlendirmede, bilişsel hedeflere ulaşma derecesini tayin etmek için hedef dayanaklı başarı testleri, devinişsel beceriler için gözlem formları ve duyuşsal hedefler için tutum ölçeklerinden yararlanılabilir. EĞİTİM ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİNİN PLANLANMASI Eğitim öğretim etkinliklerinin en etkili şekilde yürütülebilmesi için temel koşul eğitim öğretim etkinliklerinin planlanmasıdır. Eğitimde plan kavramı; öğretim etkinliklerinin mevcut koşullar dikkate alınarak en etkili biçimde nasıl yapılacağının önceden kâğıt üzerinde tasarlanması şeklinde tanımlanabilir. Böyle bir ön tasarlamanın yapılabilmesi için ise öğretmenlerin; öğrencilere kazandırmayı hedefledikleri davranışları önceden saptamaları, bu davranışları hangi konuları anlatarak kazandırabileceklerini belirlemeleri yani içeriği saptamaları gerekir. Saptanan içeriğin, hangi strateji, yöntem ve teknikle öğrencilere sunulabileceğine karar vermek, bu strateji, yöntem ve teknikleri kullanırken hangi yardımcı araç gereç ve materyallerden yararlanılacağını saptamak da öğretmenlerin görevlerindendir. Ayrıca öğretmenlerin, hangi kaynakların kullanılacağı ve öğretim etkinliğinin sonunda, başlangıçta belirlenen hedef davranışları öğrencilerin ne kadar kazandıklarını saptamak için değerlendirme yapılmaları da gerekmektedir. Yine plan yapılırken öğretim etkinliğinin yapılacağı öğrenci grubunun hazır bulunuşluk düzeyleri, öğrencilerin derse ya da konuya karşı ilgi ve tutumları, öğrencilerin dikkatlerinin konuya karşı nasıl çekileceği ve motivasyonlarının nasıl sağlanabileceği önceden tasarlanması gereken değişkenlerdir. Soru: 2002 Öğretmen tarafından hazırlanan planlar eğitim surecinin temelini oluşturur. Bir öğretim planı dört temel boyutu içermelidir. Aşağıdakilerden hangisi bu temel boyutlardan biri değildir? A) Kazandırılacak davranışlar B) Öğretmen tercihleri C) Öğrenme-öğretme süreci D) Konular E) Değerlendirme sureci Soru: 2002 Ders planı hazırlamanın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir? A) Öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeyine uygun hareket etme B) Önemli bilgi kaynaklarından yararlanma C) Zaman çizelgesine uygun hareket etme D) Öğretme - öğrenme etkinliklerini etkili ve verimli kullanma E) Bireysel özelliklerden yararlanma Cevap: B D

79 Planlı Çalışmanın Yararları: Öğretim etkinliklerinin planlı bir biçimde yürütülmesi öğretimin kalitesini arttırır. Zamanın etkili kullanımını sağlar. Planlı bir şekilde yapılan öğretim etkinlikleri sınıf içi olumsuz öğrenci davranışlarını azaltarak olumlu bir sınıf atmosferi oluşturur. Öğretmen ve öğrencilerin düzenli ve işbirliğine dayalı olarak çalışmasını sağlar. Öğretim etkinliklerinin eksiklerinin ve varsa hatalarının bulunarak bunların giderilmesini ve düzeltilmesini sağlar. Öğrencilerin ilgi, ihtiyaç, hazır bulunuşluk ve yeteneklerine göre yetiştirilmesini sağlar. Eğitimde Kullanılan Plan Çeşitleri: Eğitimde genellikle üç türlü plan kullanılmaktadır. Bunlar; Yıllık plan Ünite planı Ders planı Gezi gözlem planı Deney planı Yıllık Plan: Yıllık plan, bir öğretim yılı içinde yapılması tasarlanan tüm öğretim etkinliklerinin bulunduğu genel bir taslaktır. Yıllık plan bir dersin öğretmeni tek başına ya da aynı derse giren diğer öğretmenlerle birlikte yapılır. Bu plan türünde o okul düzeyinin genel hedefleri yer alır. Yıllık plan belli başlı bölümler halinde hazırlanır. Bu bölümler şunlardır: Süre Konular Amaçlar (Hedefler) Strateji Yöntem ve Teknikler Kaynak, Araç, Gereç ve Materyaller Deney, Gezi, Gözlem Diğer Zümre Öğretmenleriyle İşbirliği Ödev ve Konusu Değerlendirme Düşünceler Soru: Ünite planı 2. Yıllık plan 3. Ders planı Plan türlerinin, kapsamı en geniş olandan en dar olana doğru sıralandığı seçenek aşağıdakilerden hangisidir? A) B) C) D) E) Soru: 2001 Aşağıdakilerden hangisi öğretimi planlama ve uygulamada zamanı dikkate almak için yapılacak bir çalışma değildir? A) Yetiştirilemeyen etkinlikleri ev ödevi olarak yaptırma B) Resmi tatil ve özel gün veya haftaları dikkate alma. C) Ünite veya dersleri süresi içinde bitecek şekilde planlama D) Yıllık planda, ünite veya konuların sürelerini dikkate alma. E) Uzun zaman alacak etkinlikler için hazırlıkları önceden yapma. Soru: 2001 Öğretim planı hazırlamanın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir? A) Ölçme-değerlendirme için kriterler oluşturmak B) Okulun çevresi ile ilişkilerini güçlendirmek C) Öğrenme ihtiyaçlarını belirlemek D) Okul yönetimi işlerini kolaylaştırmak E) Öğretim etkinliklerini planlı ve organize bir şekilde düzenlemek Cevap: D A D

80 Ünite Planı: Yıllık planda ana hatlarıyla yazılan ünitelerin ayrıntılı bir şekilde ifade edildiği plandır. Ünite planında yer alan bölümler yıllık planda yer alan bölümlerle aynıdır. Bunun için ünite planları yapılırken yıllık planda belirtilen açıklamalara dikkat edilmeli, yapılan açıklamalar yıllık planla paralel olmalıdır Ders Planı: Ders planı bir günde kaç ders varsa her dersler için ayrı ayrı yapılan ve özel hedeflerin ve davranışlarının ele alınarak bunlara ilişkin öğrenme yaşantılarının tasarlanmasıdır. Ders planında yer alan bölümler yıllık ve ünite planlarındaki bölümlerle aynıdır. Bir ders saati içinde işlenecek konu ya da konularla ilgili yapılacak öğrenme öğretme etkinliklerinin tasarlandığı plan olması nedeniyle en ayrıntılı plandır. Bir ders planı giriş, geliştirme ve değerlendirme bölümlerinden oluşur. Bu bölümler şu aşamalardan oluşur: Soru: 2005 Aşağıdaki özelliklerden hangisi günlük ders planında olması zorunlu değildir? A) Zamanın nasıl kullanılacağını belirtme B) Genel hedefleri belirtme C) Esnek olma D) Kullanılacak materyalleri içerme E) Yıllık planla ilişkili olma Ünitelendirilmiş Yıllık Planlar Ünitelendirilmiş yıllık planlar bir yıl içerisinde yapılacak öğrenme-öğretme etkinliklerinin planlanmasını içerir. Tüm planlarda olduğu gibi ünitelendirilmiş yıllık planlarda da bir öğretim programında bulunması gereken dört öğe yer almalıdır sayılı (Ağustos, 2003) tebliğler dergisinde ünitelendirilmiş yıllık plan aşağıdaki gibi tanımlanmaktadır: "Ünitelendirilmiş yıllık plan, öğretim yılı süresince ders vermekle yükümlü olunan sınıflarda, program uyarınca belli üniteleri ya da konuları hangi aylarda yaklaşık olarak ne kadar zamanda işleyeceklerini gösteren, duruma göre zümre öğretmenler kurulu veya şube öğretmenler kurulu tarafından ortak hazırlanarak ders yılı başında okul yönetimine verilen çalışma planıdır." (Tebliğler dergisi, 2551:441). Unitelendirilmiş yıllık plan yapılırken bazı hususlara dikkat etmek yapılan planın daha sistematik bir şekilde yapılmasını sağlar. Bu hususlardan biri, yıllık planın teb-liğler dergisinde yayınlanan yönerge ve derslerle ilgili değişikliklere göre yapılması gereğidir. Yıllık plan yapılışını kolaylaştıran bir husus ise, bir akademik takvim hazırlayıp, tatil ve özel günleri dikkate alarak, aylara göre ders bazında her hafta için net ders (saati) sürelerinin önceden belirlenmesidir. Cevap: B

81 Ünitelendirilmiş Yıllık Plan Örneği Ünitelendirilmiş yıllık planın yapılmasına ilişkin bir örnek şablon aşağıda sunulmuştur:... OKULU DERSİ SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI ÖRNEĞİ SÜRE ÜNİTE:... A Y HAFTA DERS SAATİ Hedef ve Davranışlar Konular Öğrenmeöğretme Yöntem ve Teknikleri Kullanılan Eği-tim Teknolojileri, Araç ve Gereç-leri Değerlendirme (Hedef ve Davranışlara Ulaşma Düzeyi EYLÜ L 1.HAFTA 2. HAFTA 3. HAFTA 4. HAFTA

82 PROGRAM DEĞERLENDİRME MODELLLERİ Metfessel-Michael Değerlendirme Modeli 1960'ların sonlarında Metfessel ve Michael değerlendirme sürecini sekiz adımda açıklamışlardır. Değerlendirme uzmanları: Eğitim dünyasındaki öğretmenler, yöneticiler, öğrenciler ve sıradan vatandaşların dolaylı ya da doğrudan değerlendirmede yer almasını sağlamalı, Genelden özele doğru aşamalı olarak sıralanan hedeflerin yoğun paradigmasını geliştirmeli, İkinci maddede oluşturulan özel hedefleri programda uygulanabilir bir biçime dönüştürmeli, Belirlenen hedeflerin ışığında programın etkililiğini bireyler üzerinden ölçebilecek ölçme araçları geliştirmeli, Programın uygulandığı sürece, test ve diğer uygun araçları kullanarak düzenli gözlemler yapmalı Toplanan bilgileri analiz etmeli, Programı felsefi anlamda değerlendirebilmede kullanılabilecek standartları ve değerleri açıklamalıdır. Buradan elde edilecek sonuçlar belli bir alanda eğitim gören öğrencideki gelişim ve değişimleri değerlendirmeye yarayacaktır. Ayrıca programın tümünün etkililiğini değerlendirmek söz konusu olacaktır. Toplanan bilgilere dayanarak programın ileriye yönelik uygulanabilirliği konusunda öneriler geliştirmek söz konusu olur. Programın temellerinden olan genel hedefler, özel hedefler, yaşantılar ve araç-gereçlerin genel değerlendirmesi yapılmalıdır.

83 Provus'un Farklar Yaklaşımı ile Değerlendirme Modeli Malcolm Provus tarafından geliştirilen bu model sistem yönetimi kuramına dayalı değerlendirmeyi beş evreye ve dört bileşene ayırır Bu dört bileşen; i. Program standartlarını belirleme, ii. Program edimini (performans) belirleme, iii. Edim ile standartları karşılaştırma, iv. Edim ile standartlar arasında bir farklılığın olup olmadığını belirlemedir. Farklarla elde edilecek bilgiler her evrede karar vermek zorunda olanlara açıklanır. Bu durumda karar verecekler için karar seçenekleri şunlardır: a. Bir sonraki evreye gitmek, b. Önceki evreyi yeniden kullanılacak hale getirmek c. Programı yeniden başlatmak, d. Edim ve standartları yeniden düzenlemek ya da programı bitirmek. Farklılıklar mevcut olduğunda karar vericiler karar vermede anahtar kişilerdir. Provus'un modelinde beş evre vardır. Bu evrelerde programın yeterliliği, belirlenen program standartlarıyla karşılaştırılır. 1.Tasarım:Daha önce hazırlanan ölçütler yada standartlar yönünden program tasarımının karşılaştırılmasını içerir.tasarlanan standartlarla program tasarımı arasında fark varsa karar vericilere bildirilirki, program reddedilip edilmeyeceğine,geliştirilip geliştirilmeyeceğine ya da kabul edilip edilmeyeceğine karar verilebilsin. 2.Oluşturma: Olanaklar, yöntemler öğrenci davranışları olarak adlandırılan program öğeleri burada değerlendirilir.programın oluşumu ile ölçütlerin oluşumu arasındaki fark yine rapor edilir. 3.Süreçler: Öğrenci ve personel etkinlikleri, işlevleri, ilişkileri bakımından değerlendirme yapılır. Uyumsuzluk varsa rapor edilir. 4.Ürün Sonuç: Orijinal hedefler göz önünde bulundurularak programın genel değerlendirilmesi yapılır. Ürün değerlendirmeye okul-toplum ilişkisi açısından bakılır. 5.Program çıktıları benzer program çıktılarıyla karşılaştırılır, Maliyet-yarar analizleri yapılır. Geliştirilen ve uygulanan yeni eğitim programının sonuçlan, maliyeti karşılayıp karşılamadığı araştırılır. Burada maliyet sadece para değil ekonomik, politik ve toplumsal değerler açısından da değerlendirme içermektedir.

84 Stake nin Uygunluk Olasılık Modeli Stake göre eğitimciler değerlendirme yaparken sezgisel normları ve göreli yargıyı dışta tutarak düzenli değerlendirmenin temel ilkelerini oluşturmalıdır. Çünkü düzenli değerlendirme süreçleri eğitimcileri nesnel sonuçlara götürür. Değerlendirme uzmanları yalnızca programda yer alan değişik alanlardan insanların yoğun katılımının da programa yansıdığı görüş ünü paylaşmaktadırlar. Birçok değerlendirme uzmanı, yerel birimlerin program değerlendirmeye ilişkin görüşlerinin alınmasında isteklidirler. Stake, bir yargıya varmanın çok zor olduğunu, ancak profesyonel bir değerlendirme uzmanının görevinin yargıya varmak olduğunu açıklamaktadır. Stake, değerlendirmeye dayalı bilgilerin üç boyutta düzenlenebileceğini söylemektedir. Girdi: Girdiler öğrenme-öğretme süreci öncesi var olanlar çıktıyı etkiler. Süreç: Etkileşim söz konusudur. Öğretmen-öğrenci, öğrenci-öğrenci, öğrenci-kaynak kişi). Sınıf ortamı, zaman ayarlamaları,boş zaman düzenlemeleri iletişim ve süreçteki kişilerin karşılıklı etkileşim içinde olmaları değerlendirmede dikkate alınır. Bu boyut öğrenme-öğretme süreci olarak adlandırılabilir. Çıktı(Ürün):Akademik başarı, tutum ve beceri düzeyinde değerlendirme söz konusudur. Yeni programı, bu programı uygulayan öğretmen ve yöneticilerin değerlendirmesi gerekir. Stake'in modelinde tasarlanan ve gerçekleşen çıktının uygunluğuna bakılır. Tasarlananla gözlenenin uyumu, tasarlanan gerçekleşti mi? gibi sorulara yanıt aranır. Stufflebeam'in Bağlam, Girdi-Süreç ve Ürün Modeli Bu model, oldukça kapsamlı ve çok yönlüdür. Stufflebeam'e göre değerlendirmenin amacı, program hakkında karar verme yetkisine sahip olan kişilere bilgi vermektir. Program geliştirme sürecinde yetkililerin programla ilgili, dört alanda karar vermesi gerekir. i. Planlama ile ilgili kararlar ii. Yapılaştırma ile ilgili kararlar İiiUygul ma ile ilgili kararlar iv. Yeniden düzenleme ile ilgili kararlar Bu kararlara dayanak olacak bilgilerin toplanması için programın dört farklı aşamasının değerlendirilmesi söz konusudur. Bunlar; bağlam, girdi, süreç ve üründür. Bağlamın değerlendirilmesi: Bu aşamada programla ilgili tüm faktörler ve mevcut durum analiz edilir. Bu aşamanın amacı hedeflerin belirlenmesine temel olacak bilgilerin toplanması ve hedeflerin belirlenmesidir. Analiz sırasında özellikle karşılanamayan ihtiyaçlar, kaçırılmış fırsatlar ve ihtiyaçların niçin karşılanamadığının tanısı üzerinde durulur.

85 Girdinin değerlendirilmesi: Bu aşamada, programın hedeflerine ulaşabilmesi için gerekli olan kaynaklar ve bu kaynakların nasıl kullanılacağı hakkında bilginin sağlandığı bağlamın değerlendirilmesinin aksine program ve öğeleri mikro düzeyde analiz edilir. Girdi analizi sırasında, amaçlar mevcut duruma uygun olarak belirlenmiş mi? Hedefler okulun amaçları ile tutarlı mı? Öğretim stratejileri hedeflere uygun mu? Kapsam, genel amaçlar ve özel hedeflerle tutarlı mı? gibi programın çeşitli öğeleri ile ilgili sorulara yanıt aranır. Sürecin değerlendirilmesi: Bu aşama ise programın uygulanması ile ilgili kararların alınması için gereklidir. Bu süreçte, program uygulanırken gerçekleştirilen ve planlanan ile gerçek etkinlikler arasındaki uyuma bakılır. Ürünün değerlendirilmesi. Bu aşamada programın ürünü hakkında veri toplanarak beklenen ürünle gerçek ürünün karşılaştırılması söz konusudur. Ürün değerlendirme ile uygulanan programın devam edip etmeyeceği ya da nasıl bir değişikliğe uğratılması gerektiği hakkında bilgi verilir. Stufflebeam'e göre değerlendirme, sürekli bir işlemdir. Program hakkında sürekli bilgi toplanması, program ve öğretimle ilgili doğru kararların alınmasına değerlendirme çalışmaları yardımcı olmaktadır. Stufflebeam Toplam Değerlendirme Modeli Bu model bağlam, girdi, süreç ve burun değerlendirmesini getirir. Dört tür karar vermeyi gösterir; Planlama, yapılandırma, uygulama ve geri dönüşüm. 1. Planlama Kararlan; çevre değerlendirmesinden sonra yapılır. 2. Yapılandırma Kararları; girdi değerlendirmesinden sonra yapılır. 3. Uygulama Kararları; süreç değerlendirmesini İzler. 4. Geri Dönüşüm Kararları; ürün değerlendirmesinden sonra yapılır.geri dönüşüm kararlan için bilgi sağlar. Program sonuçlarını belirtir. Eisner'in Eğitsel Eleştiri Değerlendirme Modeli Eğitim programı, bu konuda geniş bilgisi olan, eleştirme yeteneğine sahip kişiler tarafından eleştirilebilir. Eisner, bu modelde değerlendirmede veriler ve sonuçlardan daha fazlasını üretmesi gereken eğitsel eleştiri ya da uzmanlık adı verilen bir süreç önermektedir. Eisner, eğitimsel eleştiriyi kullanacak değerlendirmecilerin "Belli bir programın uygulanması sonucunda öğretim yılı boyunca neler oldu? Anahtar olaylar nelerdi? Bu olaylar nasıl ortaya çıktı? Öğretmen ve öğrenciler bu olaylara nasıl katıldı? Bu olaylara katılanların tepkileri nasıldı? Bu olaylar daha nasıl etkin yapılabilirdi? Öğrenciler yeni bir programı denerken ne öğrendiler?" gibi soruları sormaları gerektiğini belirtir. Bu sorular süreç okul yaşantısı ve eğitimin niteliği üzerine odaklanır. Eisner, uzman değerlendiricilerin Okulda neler Olduğuna İlişkin elde ettikleri bilgilerin veli, toplum ve kamu kuruluşlarına iletilmesine izin verilmesi gerektiğini söyler.

86 Görüldüğü gibi bu model uzman kişilerce uygulanmakta, program uygulandıktan sonra programın niteliksel sonuçları ile ilgili bilgilerin elde edilmesi, bunların yorumlanması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu yönüyle modelin üç boyutu vardır. Bunlar, betimleme, yorumlama ve değerlendirmedir. Betimlemede, eğitimin niteliği İle ilgili özellikler, yorumlamada programın uygulanması sonucu ortaya çıkan olayların olası bazı sonuçlarının kestirilmesi ve değerlendirme de betimleme ve yorumlama sonuçlarına göre program hakkında bir yargıya varılır. Stake'nin İhtiyaca Cevap Verici Program Değerlendirme Modeli Robert Stake tarafından ortaya konulan bu modelde değerlendirmeciler, sonuçlardan çok program etkinliklerini ve sürecin değerlendirilmesiyle ilgilenir. Değerlendirme uzmanı, 1. Programın öyküsünü anlatır, 2. Özelliklerini anlatır, 3. Müşterilerini ve personelini tanımlar. 4. Önemli konularını ve sorunlarını belirtir, 5. Başarılarını rapor eder. Bu modelde değerlendirmecinin programın etkinliği ve içeriği ile ilgili bir plan geliştirmesi gerekir. Bu planda gözlem yapacak, öykü ve betimlemeleri hazırlayacak ve ürün sunumunu gerçekleştirecek kişilere gereksinim vardır. Kimi değerlendirme uzmanları program değerlendirme ile öğrenci başarısını değerlendirmeyi birbirinden ayırırlar. Programı değerlendirenler, programın çıktılarına ve bu çıktıların program uygulamasının bir sonucu olup olmadığına karar verirler. Öte yandan öğrenci başarısını değerlendirme ise öğretim programını tamamlayamayan öğrencinin mezun olmaya yeterli olup olmadığına karar vermek için öğrenci performansı ile ilgili verileri toplamayı içermektedir.

87 PROGRAMA SÜREKLİLİK KAZANDIRILMASI (ARGE) Program değerlendirme sonuçlarına göre programa süreklilik kazandırılması açısından atılması gereken ilk adım arge çalışmalarına başlamaktır. Bunun diğer adı programın düzeltilmesi ve geliştirilmesidir. Burada sorgulanan sorular ise; Program bireylere temel becerileri kazandırmada yeterli midir? Program bireylere kazandırdığı düşünülen kazanımlar açısından tüm yeterlikleri ve bireysel farklılıkları dikkate almakta mıdır? Programın geliştirilmesine ve uygulanmasına tüm engeller ortadan kaldırılmış mıdır? Bu anlamda programa ilişkin yapılacak adımlar; Programdaki eksikliklerin tespiti Olası çözüm yolarının bulunması Programdaki eksikliklerin tespiti Programa son şeklinin verilmesi Soru: 2001 Eğitimde program geliştirme sürecinde süreklilik önemlidir. Aşağıdakilerden hangisi bu açıklamaya uygun değildir? A) Okulların bürokratik bir yapı içerisinde örgütlenmiş olması B) İlk uygulamada yüzde yüz öğrenme sağlayacak etkinlikte program hazırlamanın çok güç olması. C) Konu alanlarındaki bilgi birikiminde önemli değişiklikler olması. D) Eğitim teknolojisinde ilerlemeler kaydedilmesi. E) Bilginin sürekli ve birikimli olarak değişmesi. Cevap: A

88

BILIMSEL Eğitimde ortaya çıkan problemlere bilimsel arastırma yöntemlerini kullanarak çözüm arama EKONOMİK Mevcut olanaklarla uyumlu,

BILIMSEL Eğitimde ortaya çıkan problemlere bilimsel arastırma yöntemlerini kullanarak çözüm arama EKONOMİK Mevcut olanaklarla uyumlu, PROGRAMIN TEMELLERİ PROGRAMIN TEMELLERİ BILIMSEL Eğitimde ortaya çıkan problemlere bilimsel arastırma yöntemlerini kullanarak çözüm arama EKONOMİK Mevcut olanaklarla uyumlu, SOSYAL Programlar bireyin sosyal

Detaylı

Sınama Durumları. Sınama durumlarını düzenlerken dikkat edilecek hususlar şunlardır:

Sınama Durumları. Sınama durumlarını düzenlerken dikkat edilecek hususlar şunlardır: Sınama Durumları Sınama durumları, öğrencide gözlemeye karar verdiğimiz istendik davranışların kazanılıp kazanılmadığı hakkında bir yargıya varma işidir. Her davranışı yoklayan bir ölçme aracı ya da test

Detaylı

BİREY 29.3.2015 EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ. Biyolojik. Sosyal. Kültürel EĞİTİM VE ÖĞRETİM KAVRAMLARI

BİREY 29.3.2015 EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ. Biyolojik. Sosyal. Kültürel EĞİTİM VE ÖĞRETİM KAVRAMLARI BİLİMİNE GİRİŞ Yrd. Doç. Dr. Ali SICAK Bülent Ecevit Üniversitesi Ereğli Eğitim Fakültesi KAVRAMLARI Kelime olarak eğitim; terbiye, talim, uysallaştırma anlamlarına gelir. İngilizce karşılığı education

Detaylı

Eğitim Bilimlerine Giriş

Eğitim Bilimlerine Giriş Eğitim Bilimlerine Giriş Yrd. Doç. Dr. Tuncay Sevindik E-posta: [email protected] Web: www.tuncaysevindik.com 1/44 Ders İçeriği Bu dersin amacı; eğitimle ilgili temel kavramlar, eğitimin psikolojik,

Detaylı

BÖLÜM 4: EĞİTİM PROGRAMI TASARIMI VE MODELLER

BÖLÜM 4: EĞİTİM PROGRAMI TASARIMI VE MODELLER BÖLÜM 4: EĞİTİM PROGRAMI TASARIMI VE MODELLER Eğitim Programlarında Tasarım Yaklaşımları Programların hazırlık ve uygulanma aşamasında öne çıkan faktöre göre tasarım yaklaşımlarından biri ya da bir kaçı

Detaylı

Program Geliştirme ve Öğretim. Yard. Doç. Dr. Çiğdem HÜRSEN

Program Geliştirme ve Öğretim. Yard. Doç. Dr. Çiğdem HÜRSEN Program Geliştirme ve Öğretim Yard. Doç. Dr. Çiğdem HÜRSEN Temel Kavramlar Eğitim: Eğitim, bireyin doğumundan ölümüne kadar süre gelen bir süreçtir. Bu süreçte bireylere çeşitli bilgi, beceri, tutum ve

Detaylı

PROGRAM TASARIMI YAKLAŞIM VE MODELLERİ

PROGRAM TASARIMI YAKLAŞIM VE MODELLERİ PROGRAM TASARIMI YAKLAŞIM VE MODELLERİ 1 EĞİTİM PROGRAMI TASARIMLARI Bir eğitim programı planlanırken işe öncelikle programın nasıl olacağını tasarlamakla başlanır. Eğitimi planlama sürecinde; Ne yapılmalıdır?

Detaylı

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Yrd. Doç. Dr. FATİH ÇINAR TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim teknolojisi

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Yrd. Doç. Dr. FATİH ÇINAR TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim teknolojisi TEMEL KAVRAMLAR Eğitim Öğrenme Öğretme Ortam Teknoloji Araç - gereç Öğretim materyali Eğitim teknolojisi Öğretim teknolojisi İletişim EĞİTİM: Davranışçı yaklaşıma göre eğitim, bireyin davranışında kendi

Detaylı

3/7/2010. ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ ve ÖNEMİ EĞİTİM EĞİTİM ANLAYIŞLARI EĞİTİM

3/7/2010. ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ ve ÖNEMİ EĞİTİM EĞİTİM ANLAYIŞLARI EĞİTİM EĞİTİM REHBERLİK ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK NİN YERİ ve ÖNEMİ Eğitim? İnsana en iyi olgunluğu vermektir (Eflatun). İnsana tabiatında bulunan gizli bütün kabiliyetlerin geliştirilmesidir (Kant). Bireyin

Detaylı

Programın Denenmesi. Hazırlanan program taslağının denenmesi uygulama sürecinde programda gerekli düzeltmelerin yapılmasına olanak sağlamalıdır.

Programın Denenmesi. Hazırlanan program taslağının denenmesi uygulama sürecinde programda gerekli düzeltmelerin yapılmasına olanak sağlamalıdır. Programın Denenmesi Hazırlanan program taslağının denenmesi uygulama sürecinde programda gerekli düzeltmelerin yapılmasına olanak sağlamalıdır. Deneme sonuçlarından yararlı bilgiler edinilmesi için program

Detaylı

Eğitim bilimlerinde birbiri ile karışan kavramlar.

Eğitim bilimlerinde birbiri ile karışan kavramlar. Eğitim bilimlerinde birbiri ile karışan kavramlar. Kaçma Koşullanması - Kaçınma Koşullanması Farkı Kaçma koşullanması kaçınma koşullanması arasındaki farkı bilmek KPSS denemelerinde ve sınavda arkadaşlara

Detaylı

SÜLEYMAN DEMĠREL ÜNĠVERSĠTESĠ EĞĠTĠM FAKÜLTESĠ PEDAGOJĠK FORMASYON EĞĠTĠMĠ SERTĠFĠKA PROGRAMI DERS ĠÇERĠKLERĠ

SÜLEYMAN DEMĠREL ÜNĠVERSĠTESĠ EĞĠTĠM FAKÜLTESĠ PEDAGOJĠK FORMASYON EĞĠTĠMĠ SERTĠFĠKA PROGRAMI DERS ĠÇERĠKLERĠ SÜLEYMAN DEMĠREL ÜNĠVERSĠTESĠ EĞĠTĠM FAKÜLTESĠ PEDAGOJĠK FORMASYON EĞĠTĠMĠ SERTĠFĠKA PROGRAMI DERS ĠÇERĠKLERĠ Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı Zorunlu Dersleri Teorik Dersler Teori Uygulama

Detaylı

İÇERİK VE İÇERİK DÜZENLEME ÖĞRETIM İLKE VE YÖNTEMLERI- II. HAFTA

İÇERİK VE İÇERİK DÜZENLEME ÖĞRETIM İLKE VE YÖNTEMLERI- II. HAFTA İÇERİK VE İÇERİK DÜZENLEME ÖĞRETIM İLKE VE YÖNTEMLERI- II. HAFTA İÇERİK Hedefler İçerik Hedef davranışları kazandıracak biçimde ünite ve konuların düzenlenmesi İçerik, hedef davranışlara göre düzenlenir.

Detaylı

FEN TEKNOLOJİ PROGRAMI VE PLANLAMA

FEN TEKNOLOJİ PROGRAMI VE PLANLAMA FEN TEKNOLOJİ PROGRAMI VE PLANLAMA PROGRAM GELİŞTİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR EĞİTİM ÖĞRETİM EĞİTİM PROGRAMI ÖĞRETİM PROGRAMI DERS PROGRAMI ÖRTÜK PROGRAM Bireyin yaşam için sahip olması gereken davranışları

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM UZMAN YARDIMCILIĞI GÜNCELLENMİŞ TEZ KONULARI LİSTESİ

MİLLÎ EĞİTİM UZMAN YARDIMCILIĞI GÜNCELLENMİŞ TEZ KONULARI LİSTESİ MİLLÎ EĞİTİM UZMAN YARDIMCILIĞI GÜNCELLENMİŞ TEZ KONULARI LİSTESİ (Not: Tez konuları listesi 25 yeni tez konusu da ilave edilerek güncellenmiştir.) 1. Öğretmen yetiştirme sisteminde mevcut durum analizi

Detaylı

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ÖZEL EĞİTİM GEREKTİREN BİREYLER AİLE DESTEK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ÖZEL EĞİTİM GEREKTİREN BİREYLER AİLE DESTEK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ÖZEL EĞİTİM GEREKTİREN BİREYLER AİLE DESTEK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

EĞİTİMİN FELSEFİ TEMELLERİ. 3. Bölüm Eğitim Bilimine Giriş GÜLENAZ SELÇUK- CİHAN ÇAKMAK-GÜRSEL AKYEL

EĞİTİMİN FELSEFİ TEMELLERİ. 3. Bölüm Eğitim Bilimine Giriş GÜLENAZ SELÇUK- CİHAN ÇAKMAK-GÜRSEL AKYEL EĞİTİMİN FELSEFİ TEMELLERİ 3. Bölüm Eğitim Bilimine Giriş GÜLENAZ SELÇUK- CİHAN ÇAKMAK-GÜRSEL AKYEL FELSEFENİN ANLAMI Philla (sevgi, seven) Sophia (Bilgi, bilgelik) PHILOSOPHIA (Bilgi severlik) FELSEFE

Detaylı

EĞİTİM (PEDAGOJİK) TEMELLERİ

EĞİTİM (PEDAGOJİK) TEMELLERİ EĞİTİM (PEDAGOJİK) TEMELLERİ Temel Kavramlar Kuramsal Temeller Öğrenmenin Temel Alanları Spor Pedagojisi Motor Becerilerin Öğrenilmesi Beden eğitiminde Ölçme ve Değerlendirme Eğitim Kasıtlı kültürleme

Detaylı

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK HUKUK SEKRETERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK HUKUK SEKRETERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK HUKUK SEKRETERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile

Detaylı

Eğitimde Program Geliştirme Süreci

Eğitimde Program Geliştirme Süreci Eğitimde Program Geliştirme Süreci ve Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi Konu Başlıkları Eğitimde program geliştirme süreci Program geliştirme nedir? Eğitim programı nedir? Eğitim programının ögeleri arasındaki

Detaylı

ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ SINAV SORUMLUSU MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ SINAV SORUMLUSU MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ SINAV SORUMLUSU MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not I Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Çağdaş Eğitim *Toplumların ihtiyaç ve beklentileri durmadan değişmiş, eğitim de değişen bu

Detaylı

ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ DİREKSİYON EĞİTİMİ SINAV SORUMLUSU MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ DİREKSİYON EĞİTİMİ SINAV SORUMLUSU MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ DİREKSİYON EĞİTİMİ SINAV SORUMLUSU MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2015 ANKARA 1 ÖN SÖZ

Detaylı

EĞİTİM VE ÖĞRETİM SÜRECİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

EĞİTİM VE ÖĞRETİM SÜRECİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR EĞİTİM VE ÖĞRETİM SÜRECİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR Temel Kavramlar İnsan: Biyo-kültürel ve sosyal bir varlıktır. 1. Biyolojik boyut: İnsanın insan olabilmesi için temel bir neden olarak görülür. Diğer

Detaylı

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI SEKRETERLİK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI SEKRETERLİK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI SEKRETERLİK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

MATEMATİK DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI. Programın Temel Yapısı

MATEMATİK DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI. Programın Temel Yapısı MATEMATİK DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI Programın Temel Yapısı MATEMATİK DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI İlkokul ve Ortaokul 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. Sınıflar Çıkmış soru (ÖABT-LS) Uygulanmakta olan Ortaöğretim Matematik

Detaylı

ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ TRAFİK VE ÇEVRE ÖĞRETİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ TRAFİK VE ÇEVRE ÖĞRETİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ TRAFİK VE ÇEVRE ÖĞRETİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde

Detaylı

ULAŞTIRMA HİZMETLERİ LOJİSTİK ELEMANI (2.SEVİYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ULAŞTIRMA HİZMETLERİ LOJİSTİK ELEMANI (2.SEVİYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü ULAŞTIRMA HİZMETLERİ LOJİSTİK ELEMANI (2.SEVİYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

AİLE VE TÜKETİCİ BİLİMLERİ EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

AİLE VE TÜKETİCİ BİLİMLERİ EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü AİLE VE TÜKETİCİ BİLİMLERİ EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2010 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

YABANCI DİLLER MESLEKİ RUSÇA (KONAKLAMA VE SEYAHAT HİZMETLERİ) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

YABANCI DİLLER MESLEKİ RUSÇA (KONAKLAMA VE SEYAHAT HİZMETLERİ) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü YABANCI DİLLER MESLEKİ RUSÇA (KONAKLAMA VE SEYAHAT HİZMETLERİ) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2010 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

NEDEN ÇiZGi OKULLARI. Yılların Tecrübesi Çizgi ye Dönüştü. Çünkü Çizgi Okulları;

NEDEN ÇiZGi OKULLARI. Yılların Tecrübesi Çizgi ye Dönüştü. Çünkü Çizgi Okulları; NEDEN ÇiZGi OKULLARI Yılların Tecrübesi Çizgi ye Dönüştü Çünkü Çizgi Okulları; Özgün çizgisiyle bireyselleştirilmiş eğitim programı uygulayan bir okuldur. Öğrenci kalabalıkta kaybolmaz. Başarı için bütün

Detaylı

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ LAZER KESİMİ İLE APLİKE MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ LAZER KESİMİ İLE APLİKE MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ LAZER KESİMİ İLE APLİKE MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile

Detaylı

EĞİTİMDE PLANLAMA 1. DERS

EĞİTİMDE PLANLAMA 1. DERS EĞİTİMDE PLANLAMA 1. DERS I. KALKINMA VE EĞİTİM Dünya üzerindeki tüm ülkelerin amacı kalkınmış bir ülke olmaktır. Bir ülkenin kalkınmışlığının göstergesi, sahip olduğu teknolojik düzeyle ilgilidir. Sadece

Detaylı

KONAKLAMA VE SEYAHAT HİZMETLERİ KIRSAL TURİZM ETKİNLİKLERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

KONAKLAMA VE SEYAHAT HİZMETLERİ KIRSAL TURİZM ETKİNLİKLERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü KONAKLAMA VE SEYAHAT HİZMETLERİ KIRSAL TURİZM ETKİNLİKLERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2010 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ EL VE AYAK BAKIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ EL VE AYAK BAKIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ EL VE AYAK BAKIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2009 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

OKUL ÖNCESİ REHBERLİK HİZMETİ

OKUL ÖNCESİ REHBERLİK HİZMETİ OKUL ÖNCESİ REHBERLİK HİZMETİ Marmara Evleri Anaokulunda Rehberlik Hizmetleri (3 6 yaş) Okulumuzdaki tüm öğrencilerin her yönüyle sağlıklı gelişmeleri, okul ortamına uyum sağlamaları ve kapasitelerini

Detaylı

Program Yeterlilikleri hazırlama Ders Öğrenme Çıktıları Yazma AKTS Hesaplama. Fahri YAVUZ 1 Nisan 2010, Kültür Merkezi Mavi Salon Erzurum

Program Yeterlilikleri hazırlama Ders Öğrenme Çıktıları Yazma AKTS Hesaplama. Fahri YAVUZ 1 Nisan 2010, Kültür Merkezi Mavi Salon Erzurum Program Yeterlilikleri hazırlama Ders Öğrenme Çıktıları Yazma AKTS Hesaplama Fahri YAVUZ 1 Nisan 2010, Kültür Merkezi Mavi Salon Erzurum Neden? Bilişimsel, eğitimsel ve teknolojik gelişmeler yüksek öğretim

Detaylı

Öğretim içeriğinin seçimi ve düzenlenmesi

Öğretim içeriğinin seçimi ve düzenlenmesi Öğretim içeriğinin seçimi ve düzenlenmesi Öğretim hedefleri belirlendikten sonra öğrencileri bu hedeflere ulaştıracak içeriğin saptanması gerekmektedir. Eğitim programlarının geliştirilmesinde ikinci aşama

Detaylı

İNŞAAT TEKNOLOJİSİ TEHLİKELİ VE ÇOK TEHLİKELİ İŞLERDE BETON SANTRAL İŞLERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

İNŞAAT TEKNOLOJİSİ TEHLİKELİ VE ÇOK TEHLİKELİ İŞLERDE BETON SANTRAL İŞLERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü İNŞAAT TEKNOLOJİSİ TEHLİKELİ VE ÇOK TEHLİKELİ İŞLERDE BETON SANTRAL İŞLERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde

Detaylı

SINIF REHBERLĠĞĠ PROGRAMI. Prof. Dr. Serap NAZLI

SINIF REHBERLĠĞĠ PROGRAMI. Prof. Dr. Serap NAZLI SINIF REHBERLĠĞĠ PROGRAMI Prof. Dr. Serap NAZLI Tam Öğrenme Modeli Tam öğrenme modeli, bütün öğrencilerin okullarda öğretileni öğrenebilecekleri varsayımına dayanır. Bloom işin başından beri olumlu öğrenme

Detaylı

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI YÖNETİCİ ASİSTANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI YÖNETİCİ ASİSTANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI YÖNETİCİ ASİSTANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2009 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

DERS: EĞİTİM YÖNETİMİ

DERS: EĞİTİM YÖNETİMİ DERS: EĞİTİM YÖNETİMİ Dersin verildiği Fakülte: Bölüm: Öğretim Üyesi: İletişim: Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışma Doç.Dr. Şakir ÇINKIR [email protected] 1.HAFTA: EĞİTİM YÖNETİMİ

Detaylı

MÜZİK VE GÖSTERİ SANATLARI DRAMA MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

MÜZİK VE GÖSTERİ SANATLARI DRAMA MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü MÜZİK VE GÖSTERİ SANATLARI DRAMA MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2009 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı karşıya

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM GİRİŞİMCİLİK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM GİRİŞİMCİLİK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM GİRİŞİMCİLİK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2010 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı

Detaylı

AHŞAP TEKNOLOJİSİ AHŞAP BOYAMA VE VERNİKLEME ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

AHŞAP TEKNOLOJİSİ AHŞAP BOYAMA VE VERNİKLEME ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü AHŞAP TEKNOLOJİSİ AHŞAP BOYAMA VE VERNİKLEME ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders)

Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders) Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders) Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Dersin Kodu Dersin Adı T U/L Kredi ECTS EYD-504 Eğitim

Detaylı

MAKİNE TEKNOLOJİSİ ÜÇ BOYUTLU ÇİZİM-SOLIDWORKS MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

MAKİNE TEKNOLOJİSİ ÜÇ BOYUTLU ÇİZİM-SOLIDWORKS MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü MAKİNE TEKNOLOJİSİ ÜÇ BOYUTLU ÇİZİM-SOLIDWORKS MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2011 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

TARIM TEKNOLOJİLERİ ORGANİK TARIM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

TARIM TEKNOLOJİLERİ ORGANİK TARIM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü TARIM TEKNOLOJİLERİ ORGANİK TARIM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2012 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı karşıya olması

Detaylı

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ KADIN ÜST GİYSİLERİ DİKİMİ-1 (DÜZ DAR ETEK-TEMEL ETEKLER-MODEL UYGULAMALI ETEK-SPOR ETEK) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ KADIN ÜST GİYSİLERİ DİKİMİ-1 (DÜZ DAR ETEK-TEMEL ETEKLER-MODEL UYGULAMALI ETEK-SPOR ETEK) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ KADIN ÜST GİYSİLERİ DİKİMİ- (DÜZ DAR ETEK-TEMEL ETEKLER-MODEL UYGULAMALI ETEK-SPOR ETEK) MODÜLER PROGRAMI

Detaylı

MUHASEBE VE FİNANSMAN MUHASEBEDE WEB TABANLI PROGRAM KULLANMA GELİŞTİRME VE UYUM EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAM (YETERLİĞE DAYALI)

MUHASEBE VE FİNANSMAN MUHASEBEDE WEB TABANLI PROGRAM KULLANMA GELİŞTİRME VE UYUM EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAM (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü MUHASEBE VE FİNANSMAN MUHASEBEDE WEB TABANLI PROGRAM KULLANMA GELİŞTİRME VE UYUM EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAM (YETERLİĞE DAYALI) 2014 ANKARA 1

Detaylı

MOTORLU ARAÇLAR TEKNOLOJİSİ TEHLİKELİ VE ÇOK TEHLİKELİ İŞLERDE İŞ MAKİNELERİ BAKIM ONARIM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

MOTORLU ARAÇLAR TEKNOLOJİSİ TEHLİKELİ VE ÇOK TEHLİKELİ İŞLERDE İŞ MAKİNELERİ BAKIM ONARIM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü MOTORLU ARAÇLAR TEKNOLOJİSİ TEHLİKELİ VE ÇOK TEHLİKELİ İŞLERDE İŞ MAKİNELERİ BAKIM ONARIM MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA

Detaylı

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ TÜRK BAYRAĞI DİKİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI )

GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ TÜRK BAYRAĞI DİKİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ TÜRK BAYRAĞI DİKİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI ) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ ATIK KÂĞIT VE MUHTELİF AMBALAJDAN AKSESUAR YAPIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ ATIK KÂĞIT VE MUHTELİF AMBALAJDAN AKSESUAR YAPIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ ATIK KÂĞIT VE MUHTELİF AMBALAJDAN AKSESUAR YAPIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde

Detaylı

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ MAKİNEDE ANTEP İŞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ MAKİNEDE ANTEP İŞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ MAKİNEDE ANTEP İŞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2009 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile

Detaylı

İTFAİYECİLİK VE YANGIN GÜVENLİĞİ ORMAN VE KIRSAL ALAN YANGINLARINA MÜDAHALE MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

İTFAİYECİLİK VE YANGIN GÜVENLİĞİ ORMAN VE KIRSAL ALAN YANGINLARINA MÜDAHALE MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü İTFAİYECİLİK VE YANGIN GÜVENLİĞİ ORMAN VE KIRSAL ALAN YANGINLARINA MÜDAHALE MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2014 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde

Detaylı

PAZARLAMA VE PERAKENDE EMLAK KOMİSYONCUSU MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

PAZARLAMA VE PERAKENDE EMLAK KOMİSYONCUSU MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü PAZARLAMA VE PERAKENDE EMLAK KOMİSYONCUSU MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile

Detaylı

AŞÇI YARDIMCISI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

AŞÇI YARDIMCISI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü YİYECEK İÇECEK HİZMETLERİ AŞÇI YARDIMCISI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile

Detaylı

SAĞLIK GIDA VE SU SEKTÖRÜNDE ÇALIŞANLAR İÇİN HİJYEN EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

SAĞLIK GIDA VE SU SEKTÖRÜNDE ÇALIŞANLAR İÇİN HİJYEN EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü SAĞLIK GIDA VE SU SEKTÖRÜNDE ÇALIŞANLAR İÇİN HİJYEN EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2015 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Mesleki Gelişim Programı

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Mesleki Gelişim Programı T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü 1. ETKİNLİĞİN ADI Zihinsel Engellilerin Eğitimi Kursu 4 Mesleki Gelişim Programı 2. ETKİNLİĞİN AMAÇLARI Bu faaliyeti başarı

Detaylı

SOSYAL HİZMETLER VE DANIŞMANLIK TÜRKİYE BAĞIMLILIKLA MÜCADELE EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

SOSYAL HİZMETLER VE DANIŞMANLIK TÜRKİYE BAĞIMLILIKLA MÜCADELE EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü SOSYAL HİZMETLER VE DANIŞMANLIK TÜRKİYE BAĞIMLILIKLA MÜCADELE EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2015 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme Giriş Öğretim bir sanattır ve her sanat dalında olduğu gibi öğretim alanında da incelikler vardır. Disiplinler arası

Detaylı

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ KUMAŞ ABAJUR YAPMA MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ KUMAŞ ABAJUR YAPMA MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ KUMAŞ ABAJUR YAPMA MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2009 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile

Detaylı

YABANCI DİLLER MESLEKİ İTALYANCA (AYAKKABI) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

YABANCI DİLLER MESLEKİ İTALYANCA (AYAKKABI) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü YABANCI DİLLER MESLEKİ İTALYANCA (AYAKKABI) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı

Detaylı

GRAFİK VE FOTOĞRAF FOTOĞRAF BASKI OPERATÖRÜ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GRAFİK VE FOTOĞRAF FOTOĞRAF BASKI OPERATÖRÜ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü GRAFİK VE FOTOĞRAF FOTOĞRAF BASKI OPERATÖRÜ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile

Detaylı

CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ

CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ 2012 1 PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ KAPSAM MADDE 1- Parti içi eğitim çalışmaları, Parti Tüzük ve Programında belirtilen amaç ve hedeflerini, partinin

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ MÜŞTERİ ASİSTANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ MÜŞTERİ ASİSTANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ MÜŞTERİ ASİSTANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2011 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ SÜRÜ YÖNETİMİ ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ SÜRÜ YÖNETİMİ ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ SÜRÜ YÖNETİMİ ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı

Detaylı

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ NESNEYE DAYALI PROGRAMLAMA C# GELİŞTİRME VE UYUM EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ NESNEYE DAYALI PROGRAMLAMA C# GELİŞTİRME VE UYUM EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ NESNEYE DAYALI PROGRAMLAMA C# GELİŞTİRME VE UYUM EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2014 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde

Detaylı

BÖLÜM I: EĞİTİM BİLİMİ İLE İLGİLİ KAVRAMLAR

BÖLÜM I: EĞİTİM BİLİMİ İLE İLGİLİ KAVRAMLAR Önsöz İÇİNDEKİLER III BÖLÜM I: EĞİTİM BİLİMİ İLE İLGİLİ KAVRAMLAR 11 Eğitimin Amacı 12 Eğitim 13 Formal ve İnformal Eğitim 15 Formal (Biçimlendirilmiş) Eğitim 15 Örgün Eğitim 15 Yaygın Eğitim 16 İnformal

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ MANKEN MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ MANKEN MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ MANKEN MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

HUKUK ADLİ TAKİP ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

HUKUK ADLİ TAKİP ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü HUKUK ADLİ TAKİP ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2009 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı karşıya olması

Detaylı

HARİTA-TAPU KADASTRO BİLGİSAYAR DESTEKLİ HARİTA ÇİZİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

HARİTA-TAPU KADASTRO BİLGİSAYAR DESTEKLİ HARİTA ÇİZİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü HARİTA-TAPU KADASTRO BİLGİSAYAR DESTEKLİ HARİTA ÇİZİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2011 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

DİŞ PROTEZ DİŞ PROTEZ YARDIMCI PERSONEL EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

DİŞ PROTEZ DİŞ PROTEZ YARDIMCI PERSONEL EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü DİŞ PROTEZ DİŞ PROTEZ YARDIMCI PERSONEL EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2012 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı

Detaylı

METAL TEKNOLOJİSİ GENEL ELEKTRİK ARK KAYNAĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

METAL TEKNOLOJİSİ GENEL ELEKTRİK ARK KAYNAĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü METAL TEKNOLOJİSİ GENEL ELEKTRİK ARK KAYNAĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2010 ANKARA ÖNSÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile

Detaylı

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ EVDE ÇOCUK BAKIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ EVDE ÇOCUK BAKIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ EVDE ÇOCUK BAKIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı

Detaylı

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ 0-36 AYLIK GELİŞİMSEL RİSK ALTINDAKİ ÇOCUKLAR AİLE DESTEK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ 0-36 AYLIK GELİŞİMSEL RİSK ALTINDAKİ ÇOCUKLAR AİLE DESTEK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ 0-36 AYLIK GELİŞİMSEL RİSK ALTINDAKİ ÇOCUKLAR AİLE DESTEK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ

Detaylı

MÜZĠK VE GÖSTERĠ SANATLARI TÜRK HALK OYUNLARI ANTALYA YÖRESĠ MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI)

MÜZĠK VE GÖSTERĠ SANATLARI TÜRK HALK OYUNLARI ANTALYA YÖRESĠ MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) T.C. MĠLLÎ EĞĠTĠM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü MÜZĠK VE GÖSTERĠ SANATLARI TÜRK HALK OYUNLARI ANTALYA YÖRESĠ MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) 2011 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

MUHASEBE VE FİNANSMAN BİLGİSAYARLI MUHASEBE ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

MUHASEBE VE FİNANSMAN BİLGİSAYARLI MUHASEBE ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü MUHASEBE VE FİNANSMAN BİLGİSAYARLI MUHASEBE ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile

Detaylı

SPOR MASA TENĠSĠ MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI)

SPOR MASA TENĠSĠ MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) T.C. MĠLLĠ EĞĠTĠM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü SPOR MASA TENĠSĠ MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) 2011 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı karşıya olması ve daha karmaşık

Detaylı

GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ MASÖR-MASÖZ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ MASÖR-MASÖZ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ MASÖR-MASÖZ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile

Detaylı

PAZARLAMA VE PERAKENDE EMLAK DANIŞMANLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

PAZARLAMA VE PERAKENDE EMLAK DANIŞMANLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü PAZARLAMA VE PERAKENDE EMLAK DANIŞMANLIĞI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2015 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı karşıya

Detaylı

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ ÖZEL GÜN VE NİKÂH ŞEKERİ HAZIRLAMA MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ ÖZEL GÜN VE NİKÂH ŞEKERİ HAZIRLAMA MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ ÖZEL GÜN VE NİKÂH ŞEKERİ HAZIRLAMA MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ BİLGİSAYAR DONANIM VE TEKNİK SERVİS GELİŞTİRME VE UYUM EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ BİLGİSAYAR DONANIM VE TEKNİK SERVİS GELİŞTİRME VE UYUM EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ BİLGİSAYAR DONANIM VE TEKNİK SERVİS GELİŞTİRME VE UYUM EĞİTİMİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2014 ANKARA ÖN SÖZ

Detaylı

METALURJİ TEKNOLOJİSİ PİROMETALURJİ TEKNOLOJİSİ İLE ÜRETİM İŞLERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

METALURJİ TEKNOLOJİSİ PİROMETALURJİ TEKNOLOJİSİ İLE ÜRETİM İŞLERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü METALURJİ TEKNOLOJİSİ PİROMETALURJİ TEKNOLOJİSİ İLE ÜRETİM İŞLERİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2015 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ 22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ Eğitimde Rehberlik Hizmetleri kitabına gösterilen ilgi, akademik yaşamımda bana psikolojik doyumların en büyüğünü yaşattı. 2000 yılının Eylül ayında umut ve heyecanla

Detaylı

1.ÇAĞDAŞ EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK. Abdullah ATLİ

1.ÇAĞDAŞ EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK. Abdullah ATLİ 1.ÇAĞDAŞ EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK Geleneksel eğitim anlayışı bireyi tüm yönleri ile gelişimini sağlama konusunda sorunlar yaşanmasına neden olmuştur. Tüm bu anlayış ve

Detaylı

HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ HİNDİ YETİŞTİRİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2012 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı

Detaylı

4-6 YAŞ ÇOCUK EĞİTİMİ VE ETKİNLİKLERİ SERTİFİKA KURSU İÇERİĞİ :ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ MESLEK : MESLEK SEVİYESİ :

4-6 YAŞ ÇOCUK EĞİTİMİ VE ETKİNLİKLERİ SERTİFİKA KURSU İÇERİĞİ :ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ MESLEK : MESLEK SEVİYESİ : -6 YAŞ ÇOCUK EĞİTİMİ VE ETKİNLİKLERİ SERTİFİKA KURSU İÇERİĞİ ALAN :ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ MESLEK : MESLEK SEVİYESİ : MESLEK ELEMANI TANIMI Çocuğun gelişim özelliklerine ve yaşına uygun basit etkinlik

Detaylı

İLKÖĞRETİM 6. ve 7. SINIF FEN ve TEKNOLOJİ DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMININ İÇERİĞİNE VE ÖĞRENME- ÖĞRETME SÜRECİNE İLİŞKİN ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ

İLKÖĞRETİM 6. ve 7. SINIF FEN ve TEKNOLOJİ DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMININ İÇERİĞİNE VE ÖĞRENME- ÖĞRETME SÜRECİNE İLİŞKİN ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ İLKÖĞRETİM 6. ve 7. SINIF FEN ve TEKNOLOJİ DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMININ İÇERİĞİNE VE ÖĞRENME- ÖĞRETME SÜRECİNE İLİŞKİN ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ Yrd.Doç.Dr.Cavide DEMİRCİ Uzman Esra ÇENGELCİ ESOGÜ Eğitim Fakültesi

Detaylı

İÇERİK Hareket Eğitimi Nedir? Niçin Hareket Eğitimi? Hareket Eğitiminin Faydaları Hareket Eğitiminin Amacı Temel Hareketler -Lokomotor Hareketler

İÇERİK Hareket Eğitimi Nedir? Niçin Hareket Eğitimi? Hareket Eğitiminin Faydaları Hareket Eğitiminin Amacı Temel Hareketler -Lokomotor Hareketler 2013 İÇERİK Hareket Eğitimi Nedir? Niçin Hareket Eğitimi? Hareket Eğitiminin Faydaları Hareket Eğitiminin Amacı Temel Hareketler -Lokomotor Hareketler -Lokomotor Olmayan Hareketler -Manipulatif Hareketler

Detaylı

SANAT VE TASARIM TASARIM UYGULAMA MODELCİSİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

SANAT VE TASARIM TASARIM UYGULAMA MODELCİSİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü SANAT VE TASARIM TASARIM UYGULAMA MODELCİSİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2011 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile

Detaylı

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ EBRU MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ EBRU MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ EBRU MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı karşıya olması

Detaylı

KPSS 2007 EB (1) DENEME 19 / 66. SORU 1. İlköğretimin ilk üç yılında hayat bilgisi dersi içinde ele alınan konular, 6., 7. ve 8. sınıflarda sosyal bilgiler ve fen ve teknoloji dersleri, ortaöğretim yıllarında

Detaylı

İlköğretim (İlkokul ve Ortaokul) Programları. Yrd.Doç.Dr.Gülçin TAN ŞİŞMAN

İlköğretim (İlkokul ve Ortaokul) Programları. Yrd.Doç.Dr.Gülçin TAN ŞİŞMAN İlköğretim (İlkokul ve Ortaokul) Programları Yrd.Doç.Dr.Gülçin TAN ŞİŞMAN Yakın Geçmiş... 1990 Eğitimi Geliştirme Projesi Dünya Bankası nın desteği - ÖME 1997 8 Yıllık Kesintisiz Eğitim 2000 Temel Eğitime

Detaylı

Öğretim Tasarımı ve Eğitim Teknolojisi. Yrd.Doç.Dr. Gülçin TAN ŞİŞMAN

Öğretim Tasarımı ve Eğitim Teknolojisi. Yrd.Doç.Dr. Gülçin TAN ŞİŞMAN Öğretim Tasarımı ve Eğitim Teknolojisi Yrd.Doç.Dr. Gülçin TAN ŞİŞMAN Öğrenme - Eğitim Teknolojisi Yaşantı ürünü Kalıcı izli Davranış değişikliği Nasıl Öğretirim? Öğrenme ile ilgili sorunların analizi ve

Detaylı

SPOR TAEKWONDO (BEYAZ KUġAK) MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI)

SPOR TAEKWONDO (BEYAZ KUġAK) MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) T.C. MĠLLĠ EĞĠTĠM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü SPOR TAEKWONDO (BEYAZ KUġAK) MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) 2011 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı karşıya

Detaylı

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ EVDE ÇOCUK BAKIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ EVDE ÇOCUK BAKIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ EVDE ÇOCUK BAKIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2009 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile

Detaylı

GIDA TEKNOLOJİSİ HUBUBAT DEPOLAMA ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GIDA TEKNOLOJİSİ HUBUBAT DEPOLAMA ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü GIDA TEKNOLOJİSİ HUBUBAT DEPOLAMA ELEMANI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2008 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile

Detaylı

KPSS/1-EB-CÖ/ Bir öğretim programında hedefler ve kazanımlara yer verilmesinin en önemli amacı aşağıdakilerden hangisidir?

KPSS/1-EB-CÖ/ Bir öğretim programında hedefler ve kazanımlara yer verilmesinin en önemli amacı aşağıdakilerden hangisidir? 82. Belgin öğretmen öğrencilerinden, Nasıl bir okul düşlerdiniz? sorusuna karşılık olarak özgün ve yaratıcı fikir, öneri ve değerlendirmeleri açıkça ve akıllarına ilk geldiği şekilde söylemelerini ister.

Detaylı