T.C. YALOVA VALİLİĞİ İL ÖZEL İDARESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. YALOVA VALİLİĞİ İL ÖZEL İDARESİ"

Transkript

1 T.C. YALOVA VALİLİĞİ İL ÖZEL İDARESİ

2 T.C. YALOVA VALİLİĞİ İL ÖZEL İDARESİ

3 İÇİNDEKİLER TABLOLAR DİZİNİ... iii GRAFİKLER DİZİNİ...iv HARİTALAR DİZİNİ...v AMAÇ KAPSAM ve YÖNTEM MADENCİLİK SEKTÖR VE FAALİYETLERİNİ ETKİLEYEN POLİTİKALAR Türkiye de Maden Arama Faaliyetleri Türkiye de Maden Aramacılığında Öncelikler Türkiye de Madencilik Sektörü Kalkınma Planlarında Madencilik İLİN GENEL TANIMI, ÜLKE ve BÖLGESİNDEKİ YERİ Yönetimsel Yapı - İdari Bölünüş Bölgesel Demografik Yapı Bölgesel Ekonomik Yapı Kentsel Kademelenme ve Etki Alanları Bölgesel Ulaşım TARİHİ GELİŞİM ve ÇEVRESEL DEĞERLER Tarihi Gelişim Tarihsel Çevre Doğal, Çevresel ve Turistik Değerler DOĞAL YAPI ÇEVRESEL KAYNAKLAR Jeomorfolojik ve Topoğrafik Yapı İklim Sıcaklık Yağış Rüzgâr Basınç Bağıl Nem Buharlaşma Bitki Örtüsü ve Orman Durumu Ekolojik Yapı, Flora Fauna Toprak Kabiliyeti Tarımsal Arazi Kullanımı Hidrografik Yapı Su Kaynakları - Akarsular Doğal Göller Barajlar Göletler Sulama Alanları Su Toplama Alanları Jeolojik Yapı Genel Jeoloji Yapısal Jeoloji Doğal Afet Durumunun Değerlendirilmesi Yer Altı Kaynakları DEMOGRAFİK YAPI Nüfus Değişimi Nüfusun Dağılımı Nüfusun Yapısı i

4 5.4. Nüfus Projeksiyonları EKONOMİK YAPI ARAZİ KULLANIM ve ALTYAPI Arazi Kullanım Altyapı Ulaşım Altyapısı Teknik Altyapı ONAYLI PLANLAR, ÖZEL KANUNLARLA TANIMLANMIŞ ALANLAR Özel Kanunlarla Tanımlanmış Alanlar Onaylı Planlar Çevre Düzeni Planları İmar Planları SONUÇ DEĞERLENDİRME VE KARARLAR Sınıf Alanlar Sınıf Alanlar Sınıf Alanlar I II (A) Grubu Madencilik Faaliyetleri Açısından Kısıtlamaya Tabi Olmayan Alanlar ii

5 TABLOLAR DİZİNİ Tablo.1. Yalova İli İlçeleri, Belediye, Köy ve Mahalle Sayıları Tablo.2. Bölgelerin Şehir ve Köy Nüfusları ve Nüfus Artış Hızları Tablo.3. Bölgedeki İllerin Şehir ve Köy Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı Tablo.4. NUTS Sistemine Göre Bölgelerin Şehir-Köy Nüfusları ve Nüfus Artış Hızları.. 13 Tablo.5. Çalışanların Ekonomik Faaliyetlere Dağılımı (x 1000) Tablo.6. Yalova İlini Etki Alanı İçine Alan Kentsel Kademelenme Merkezleri Tablo.7. Yalova İlinin Önemli İl Merkezlerine Uzaklığı Tablo.8. Yalova İli Denizyolu Ulaşım Güzergâhları ve Yolculuk Süreleri Tablo.9. Yalova İli Tescili Yapılmış Sit Alanları Tablo.10. Yalova İli Eğim Derecelerinin Alansal Dağılımı Tablo.11. Yalova İli Bakı-Yön Analizi Tablo.12. Yalova İli Yüksekti Kuşakları Analizi Tablo.13. Aylara Göre Sıcaklıklar Tablo.14. Yağış Göstergeleri Tablo.15. Orman Alanlarının Nitelikleri Tablo.16. Armutlu Yarımadasında Yetişen Endemik Türler ve Durumları Tablo.17. Yalova İlinde Bulunan Yaban Hayvanlar Tablo.18. Yalova İlinde Bulunan Akarsuların Yıllık Su Potansiyeli Tablo.19. Yalova İli nde Bulunan Başlıca Akarsular ve Özellikleri Tablo.20. Yalova İli nde Bulunan Mevcut ve Planlanan Baraj ve Göletler Tablo.21. Maden Varlığı, Rezerv ve Tenör Bilgileri Tablo.22. Yalova İli Nüfusunun Tarihsel Süreçteki Değişimi Tablo.23. Yalova İli, İlçeleri 2010 Yılı Nüfusu, Yüzölçümü ve Nüfus Yoğunluğu Tablo.24. Yalova İlinde Bulunan İlçelerin Nüfus Gelişimleri Tablo.25. Yalova İli, İlçeleri Nüfus Artış Oranları (Log - %) Tablo.26. Nüfusun Yaş Gruplarına Dağılımı Tablo.27. Nüfusun Yapısı Tablo.28. Nüfus Artış İndeksi Tablo.29. Nüfus Projeksiyon Hesapları Tablo.30. Nüfus Projeksiyonları Tablo.31. Yalova İlindeki İstihdam Göstergeleri Tablo.31. Çalışanların Sektörel Dağılımı Tablo.32. Yıllar İtibariyle Gelen Yerli ve Yabancı Turist Sayısı (Kişi x1000) Tablo.33. Yalova İli Arazisinin İlçelere Göre Genel Dağılımı Tablo.34. Yalova İli İlçelere Göre Yerleşim Alan Büyüklükleri ve Brüt Yoğunluklar Tablo.35 İl Merkezi Bağlantılı Karayolunun Çift Yönlü Günlük Trafik Yoğunluğu (Adet) 70 Tablo.36. Yerleşim Birimindeki Yolların Satıh Cinsine Göre Dağılımı Tablo.37. Denizyolu Taşımacılığı Yapılan En Yakın Yerleşim Birimleri Tablo.37. Yararlanılan Elektrik Enerjisi Kaynakları ve Üreten Kuruluşlar Tablo.38. Yaralanılan İçme ve Kullanma Suyu Kaynakları Tablo.39. Atık Su Arıtma Tesisinin Teknik Özellikleri iii

6 GRAFİKLER DİZİNİ Grafik.1. Bölgedeki İllerin Yıllık Nüfus Artış Hızları ( ) Grafik.2. Marmara Bölgesi Ekonomik Sektörlerin Dağılımı Grafik.3. Ortalama Sıcaklık (C) Grafik.4. Yıllık Ortalama Yağış Miktarı (mm) Grafik.5. Yalova Meteoroloji İstasyonuna Göre Yalova İli Rüzgâr Gülü Grafik.6. Ortalama Buhar Basıncı (hpa) Grafik.7. Ortalama Bağıl Nem Grafik.8. Ortalama Buharlaşma (mm) Grafik.9. Yalova İli Nüfus Değişimi Grafik.10. Yalova İli Yaş Piramidi Grafik.11. Nüfus Projeksiyonu Sonuçları Grafik.12. Çalışanların Sektörlere Göre Dağılım iv

7 HARİTALAR DİZİNİ Harita - 1 Ülke İçindeki Yeri Harita - 2 Bölge İçindeki Yeri Harita - 3 İdari Yapı Harita - 4 İstatistikî Bölge Birimleri Harita - 5 Kentsel Kademelenme ve Etki Alanları Harita - 6 Bölgesel Ulaşım Ağı Harita - 7 Sit Alanları Kültür Varlıkları Harita - 8 Turizm ve Rekreasyon Harita - 9 Eğim Haritası Harita - 10 Bakı Haritası Harita - 11 Yükselti Kuşakları Haritası Harita - 12 Sıcaklık Haritası Harita - 13 Yağış Haritası Harita - 14 Orman Alanları Harita - 15 Endemik Türler Haritası Harita - 16 Tarım Alanları Harita - 17 Hidrografi Haritası Harita - 18 Jeolojik Yapı Haritası Harita - 19 Deprem Bölgeleri Haritası Harita - 20 Yer Altı Kaynakları Haritası Harita - 21 Ulaşım Altyapısı Harita - 22 Teknik Altyapı Harita - 23 Onaylı İl Çevre Düzeni Planı Harita - 24 Planlı Alanlar ve Turizm Merkezi Sınırları - Yalova İli Madencilik Faaliyetlerine İlişkin Master Plan - I - Yalova İli Madencilik Faaliyetlerine İlişkin Master Plan - II v

8 AMAÇ KAPSAM ve YÖNTEM Yalova İli Madencilik Faaliyetlerine İlişkin Master Plan Çalışmasının temel amacı; sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için ilin mevcut kaynakları ve mekânsal kapasitesinin analiz edilmesi yoluyla potansiyelinin doğru kullanılmasına yönelik yönlendirmeler belirlemek, ilgili hukuki mevzuat çerçevesinde koruma - kullanma dengesinin gözetilmesiyle madencilik faaliyetleri için yol haritası oluşturmaktır. Çalışma 3212 Sayılı Maden Kanununda değişiklik yapan 5995 Sayılı Kanunun Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği de dikkate alınarak gerçekleştirilmekte olup, Yalova İl sınırının tamamını kapsamaktadır. Bu kapsamda hazırlanan Yalova İli Madencilik Faaliyetlerine İlişkin Master Plan Çalışması madencilik faaliyetlerine dair koruma ve kaynakları kullanma konusundaki düzenleyiciler ve karar alıcılar için yol gösterici olmanın yanı sıra girişimci için ildeki yatırım alanlarının ve kısıtlamaların belirlenmesinde kaynak olacaktır. Çalışma kapsamında; yürürlükteki maden kanunu ve ilgili mevzuatı ile diğer mevzuat hükümleri de dikkate alınarak; madencilik faaliyetlerin hangi alanlarda ve ne şartlarda yapılabileceği konusunda gerekli bilgi ve yönlendirmeler yapılacak, böylece bürokratik işlemlerin daha hızlı ve sağlıklı bir biçimde gerçekleştirilmesi hedef alınacaktır. Böylece bir yandan sınırlı kaynakların daha etkin ve verimli kullanılması sağlanırken diğer yandan Yalova ilinin doğal, tarihi, kültürel, çevresel, sosyal ve ekonomik kaynakları korunmuş olacaktır. Bu çalışma; belli bir gelecek döneme göre hazırlanacak olup, çalışma sonucunda doğru kararların verilebilmesi için dayandığı tespitlerin ve verilerin sağlıklı olması gereklidir. Çalışmada benimsenen yöntem; konuyla ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüş birliği içinde katılımının sağlanması esasına dayanmaktadır. Bu kapsamda öncelikle çalışmanın paydaşları belirlenmiş ve mevcut kurum - kuruluş görüşleri ile veriler derlenerek eksik olan bilgi, belge ve dokümanlar idare vasıtası ile temin edilmiştir. Elde edilen veriler çalışmada kullanılacak şekilde derlenerek tasnif edilmiş ve çalışmaya girdi sağlayacak şekilde raporlanmıştır. Temin edilen harita vb. mekânsal veriler ile çalışmada kullanılan tüm grafik tabanlı veriler Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamındaki veritabanlarına aktarılarak çalışma sonuçları ve raporlamaya sağlıklı veri teşkil edilmesi sağlanmıştır. Çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilen ve çalışmaya altlık veri teşkil edecek tüm grafik veriler için 6 derecelik UTM dilime esas, 1/ ölçekli topoğrafik haritalara uygun analiz haritaları hazırlanmıştır. Toplanan tüm bilgi ve belgeler, gerekli teknik ayrıntıda uygun yöntemlerle değerlendirilerek yorumlanmış ve çalışmayla ilgili sonuçlara ulaşılmıştır. Çalışma sonunda yürürlükteki maden kanunu ve ilgili mevzuatı ile diğer mevzuat hükümleri dikkate alınarak; Yalova İli Madencilik Faaliyetlerine İlişkin Master Plan Çalışması için hazırlanan haritalar ve eki bu çalışma raporu elde edilmiştir. 1

9 1. MADENCİLİK SEKTÖR VE FAALİYETLERİNİ ETKİLEYEN POLİTİKALAR Ülkemizde madencilik sektörünün en zayıf halkası arama safhasıdır. Ülkelerin kalkınmasının temel dayanağı ve itici gücü olan maden kaynaklarının aranması ve bulunan yatakların en rasyonel şekilde kullanımının sağlanması sanayileşme sürecinde önemli bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır. Madencilik sektörünün arama ve işletme aşamasında, yatırımın geri dönüş süresinin uzun ve riskinin fazla olmasına rağmen, yarattığı istihdam olanakları, ekonomik girdi, sanayinin devamlılığına sağlayacağı güvence ve özetle yaratacağı katma değer üzerinde önemle durulması gereken hususlardır. Burada, arama ve işletme safhalarında, devletin destekleyici ve planlayıcı gücü ile madencilik sektörünün yurt ekonomisinde gereken yeri alacağını, bu sektörün başlama noktası olan aramacılığın önceliğini ve önemini vurgulamak gerekir Türkiye de Maden Arama Faaliyetleri 1935 yılında özel bir kanunla kurulan Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA), ülkemizde maden arama çalışmalarının çok önemli sayılabilecek bir kısmını kurulduğu tarihten günümüze dek yürütmüştür. MTA, kuruluş kanunu gereği, ülkenin jeolojik haritalarını yapmak, her türlü maden ve taşocağı yataklarını aramak, halen üretimde olan maden yataklarında mevcut jeoloji ve rezerv problemlerine çözüm bulmak, maden yatakları ile ilgili ön fizibilite ve/veya fizibilite etütlerini gerçekleştirmek ve madencilik sektöründe ihtiyaç duyulan teknik elemanları yetiştirmekle görevlendirilmiştir. Kurum, madencilik sektörünün gereksinim duyduğu jeolojik alt yapı bilgilerini yaptığı arazi çalışmaları ile üretmek, bu bilgilere dayanarak çeşitli ölçekli jeolojik harita ve dokümanları hazırlamak işlevi yanında, cevherleşme içermesi umutlu olan bölgelerde ve bilinen maden yataklarına sahip havzalarda çoğunlukla endüktif, kısmen de dedüktif prospeksiyon çalışmaları yapmaktadır. Bu ön arama çalışmalarının sonucunda saptanan cevher oluşumu yönünden müspet sahalar için ruhsat başvurusunda bulunulmakta ve maden hakkı elde edilen sahalarda detay etütlere (eksplorasyon) geçilmektedir. Gerektiğinde jeofizik ve jeokimyasal arama metotlarının eşlik ettiği söz konusu detay etütlerin ve yapılacak yeterli sayıda ve derinlikte istikşaf sondajlarının madencilik yönünden olumlu bulunması sonucu bu sahalar, MTA nın maden işletme hakkı olmadığından, ön işletme dönemi sonunda ihaleyle şatışa çıkarılmaktadır. MTA, ayrıca, kamu ve özel sektör madencilik kuruluşları için ücretli maden arama çalışmaları yerel yönetimler için muhtelif amaçlı (özellikle teshin amaçlı yeraltı sıcak suyu ve buhar aramaları) ücretli sondaj çalışmaları yapmaktadır. Bunun yanında, madencilere devlet tarafından teknik ve ekonomik yönden destek sağlanması yaklaşımından hareketle, Kurum, ruhsat sahipleri ile yaptığı Tip Mukavele çerçevesinde maden aramalarını gerçekleştirmektedir. Ayrıca, Eti Holding AŞ, TDÇİ, TKİ, TTK ve KBİ gibi madencilikle ilgili devlet kuruluşlarında idari yapının değişik kesimlerinde değişik isimler altında yer alan aramayla görevli birimler bulunmaktadır. 2

10 Bu birimler, yapıları itibariyle, bölgesel veya yerel ölçekte maden arama çalışmalarına girememekte ancak işletmede meydana çıkan çeşitli jeolojik sorunların çözümüne yönelik araştırma ve inceleme çalışmaları yapmakta, gerek prospeksiyon, gerekse detay etütlere ilişkin problemlere çözüm bulmak için zaman zaman MTA ile ortak çalışmalar yürütmektedirler. Özel sektör ise, prospeksiyon etütlerini yürürlükteki maden kanununda belirtilen esaslar çerçevesinde, çevre sahalarda yer alan saha veya işletmelere zarar vermeyecek şekilde yapabilme hakkına sahiptir. Özel sektörün sahip olduğu ruhsat sahasında gerçekleştirebileceği arama faaliyetleri ile ilgili yükümlülükler kanunda ayrıntılı bir şekilde yer almaktadır. Şöyle ki; toplam süresi 30 ay olan arama ruhsatı 3 arama dönemi ve 6 aylık proje hazırlama dönemine bölünmüştür. Her dönem sonunda Maden İşleri Genel Müdürlüğüne bir arama faaliyet raporu ve arama dönemi sonunda, ön işletme veya işletme ruhsatı talebinde bulunulacaksa, bir ön işletme veya işletme projesi verilmesi zorunludur. Diğer taraftan ülkemizde, 1985 yılında yürürlüğe giren 3213 sayılı Maden Kanunu nun getirdiği hükümler çerçevesinde dışa açılımın bir neticesi olarak, Türk kanunlarına göre kurulmuş madencilik şirketlerince, arama döneminden başlamak üzere madencilik yatırımları yapılmış ve bunun sonucu olarak da birçok proje üretilerek maden işletme aşamasına gelinmiştir Türkiye de Maden Aramacılığında Öncelikler Son yıllık dönemde madenciliğe gereken önemin verilmediği ve sektörün GSMH daki payının %2 nin altına düştüğü görülmektedir. Madencilik sektörünün ülke ekonomisinin gelişmesinde olumlu bir rol üstlenebilmesi ancak ciddi bir maden arama politikasının tespiti ve uygulanmasıyla başlar. Bu noktada kuşkusuz en önemli husus maden aramacılığını kimin üstleneceği konusudur. Devletin bu konuda öncelikli ve aktif bir görev ve yükümlülük almasının, yurdumuzda günümüze dek bilinen ve/veya işletilen madenlerin çok önemli bir kısmının, 1935 yılında Atatürk ün direktifi ile kurulan MTA tarafından bulunduğu hususu göz önüne alınırsa, kurumun madencilik sektörü için ne kadar hayati bir önem taşıdığı şüphe götürmez bir gerçek olarak ortaya çıkar. Maden aramada öncelikleri belirlemenin temel amacı eldeki sınırlı kaynakların en verimli biçimde kullanılabilmesi, ulaşılacak hedeflerin kârlı üretimlere dönüşerek planlanan dönemler içinde yeni kaynaklar yaratılabilmesidir. Maden arama çalışmalarında üç tür öncelik verilebilir: Öncelikli Bölge Seçimi: Amaç, seçilen bölgenin sosyal ve ekonomik koşullarını iyileştirmek, yeni iş alanlar açmak ve bölgenin doğal kaynak potansiyelini saptamaktır. Öncelikli Hammadde Seçimi: Hammadde seçimi ülke ekonomisinin arzu edilen şekilde yürümesi için gerekli stratejik madenler veya gelecekte üretimin kârlı ya da gerekli olacağı düşünülen ve üretilmesinde yarar görülen hammaddelerden yapılır. Öncelikli Alan Seçimi: Bu seçimde önceki çalışmaların derlenmesi ile elde edilen jeoloji bilgileri ve aranan yatakla ilgili oluşturulan model birlikte değerlendirilmelidir. 3

11 Maden arama önceliklerinin belirlenmesinde jeolojik yapı ve pazar durumu çok büyük önem arz etmektedir. Jeolojik yapı, aranması hedeflenen madenlerin tespitinde en önemli faktör durumundadır. Daha önce değinildiği gibi bir bölgenin jeolojik yapısı, o bölgede hangi madenlerin bulunmasının mümkün olduğunu, hangi madenlerin söz konusu edilemeyeceğini belirlemekte, böylelikle daha başlangıç aşamasında önemli bir tasarruf imkânı sağlamaktadır. Jeolojik yapının yanı sıra, pazardaki talebin yapısı da hedef tespiti açısından kritik öneme sahiptir. Pazarda talebi olmayan ürünlerin aranmasına yönelik yatırım yapılması kaynak israfından öteye anlam taşımayacaktır. Jeolojik yapı ve pazar durumu açısından konuya bakıldığında Türkiye de maden aramacılığının başlıca iki alanda yoğunlaşması gerektiği ifade edilebilir: Birinci grupta kömür ve endüstriyel hammaddeler yer almaktadır. Geçen 20 yıldır uygulanan arama politikalarının sonucu ülkede kömür aramaları tamamen durmuş dolayısıyla bu geçen süre içinde yurdun bilinen kömür rezervinde herhangi bir artış olmamıştır. Enerji sektöründe öz kaynak kullanımının mutlaka arttırılması ve böylelikle uzun dönemde giderek artma eğilimi gösteren dışa bağımlılık oranının azaltılması gerekir. Bu da enerji sektöründe en güvenilir öz kaynak olan kömüre dayalı termik santralların sayısının çoğaltılması, dolayısıyla inşa edilecek yeni santrallara yakıt verebilecek yeni kömür kaynaklarının bulunması amacıyla aramaların hızlandırılması ile mümkün görülmektedir. Türkiye nin jeolojik yapısı itibariyle endüstriyel hammaddelerde önemli bir potansiyele sahip olduğu ve bu ürünlerde gerek hammadde ve gerekse işlenmiş ürün olarak önemli bir ihracat potansiyelinin bulunduğu bilinmektedir. Özellikle son yıllarda bu alanda önemli gelişmeler izlenmektedir. Söz konusu gelişmenin sürdürülebilmesi bakımından, endüstriyel hammaddelere yönelik arama faaliyetlerine ağırlık verilmesi kritik öneme sahiptir. Maden aramaları açısından özel önem taşıyan ikinci grubu ise yurt içi talebin karşılanmasında, ithalata bağımlılığın yüksek düzeyde olduğu ürünler oluşturmaktadır. Bu ürünler içinde, demir cevheri ve fosfat en önemli olanlarıdır. Bunların yanı sıra, metal madenciliği de Türkiye açısından büyük önem taşımaktadır. Türkiye, baz metallerin büyük çoğunluğunda kendi kendine yeterli olmaktan uzak durumdadır. Son yıllarda, yabancı şirketlerin özellikle metalik maden aramaları konusunda elde ettikleri başarılar, bu alanda önemli bir potansiyelin varlığına işaret etmektedir. Söz konusu birikimin değerlendirilebilmesi için, başta çevre ülkeler olmak üzere, yurt dışında ortak aramaların öncelikle ele alınmasında büyük yarar görülmektedir. Yukarıda genel çerçevede kriterleri sunulan ve değerlendirilen madenler, arama önceliğine göre şöyle sıralanabilir: Metalik Madenler: Demir, Bakır, Çinko-Kurşun, Manganez, Krom, Altın-Gümüş, Pirit, Antimuan, Boksit, Nikel, Molibden vb. 4

12 Endüstriyel Hammaddeler: Fosfat, Kükürt, Grafit, Potas, Olivin, Titan-Zirkon, Andaluzit- Disten, Feldspat, Kuvars, Stronsiyum, Sepiyolit, Nadir Toprak Elementleri, sanayide kullanılabilecek nitelikte kalker vb Türkiye de Madencilik Sektörü Madencilik endüstrisinin toplam cirosu, 2002 ve 2008 yılları arasında % 32,1 lik YBBO ile Türkiye nin gayrisafi yurt içi hâsılasının yaklaşık % 1 1,5 lik kısmını oluşturmuş, 2008 yılında 10,2 milyar ABD dolarına ulaşmıştır ve sektörün büyüklüğü 2009 yılında 9,2 milyar ABD dolarına düşmüştür. (Kaynak: Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) Türkiye çok geniş bir maden ve mineral çeşitliliğine sahiptir ve önemli miktarda da rezerve sahiptir. En önemlileri, mermer ve doğal taş, bor mineralleri, krom, feldspat, sünger taşı, bentonit, perlit, kalsit ve trona rezervleridir. Bunlar içerisinde, Türkiye nin önde gelen ihracat kalemleri mermer ve doğal taş, bor, krom, feldspat ve sünger taşıdır. Buna ek olarak, altın, gümüş, bakır, krom ve mangan gibi metal cevherlerinin sondajı ve madenciliğinde de önemli bir artış olmuştur. Türkiye, küresel endüstriyel mineral rezervlerinin % 2,5 ini, bor rezervlerinin % 72 sini, mermer rezervlerinin % 33 ünü, bentonit rezervlerinin % 20 sini ve perlit rezervlerinin yarısından fazlasını elinde bulundurmaktadır.13 Türkiye, çeşit metal ve çeşit mineral rezervine sahiptir. Çıkarılan bu mineraller imalat sanayisinde ham madde olarak kullanılır ve fazlası ihraç edilir.(kaynak: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (ETKB) Sektördeki liberalleşme ve özelleştirmenin yanında devlet tarafından son yıllarda sağlanan teşviklerle birlikte, sektörde yerli ve yabancı yatırımlar çoğalmış, bu durum üretimde artış olmasını sağlamıştır. Aynı zamanda, imalat sanayisinde kullanılan ham maddelere ve metallere yönelik talep, küresel ekonomideki düzelmeye bağlı olarak artmıştır. Yatırımlar ve ekonomideki değişimlerin yanı sıra, Türkiye nin coğrafi konumu madencilik ürünlerinin ihracatını çok düşük bir maliyetle yapmasına izin vermektedir. Türkiye madencilik ürünleri ihracatı, 2005 ten 2008 e % 28,6 YBBO kaydetmiş ve 2008 de 3,24 milyar ABD doları tutarında gerçekleşmiştir yılında, küresel ekonomik krize bağlı olarak ihracat düşüşe geçmiştir ve Türkiye 2,45 milyar ABD doları değerinde madencilik ürünü ihraç etmiştir. Mermer ve doğal taş, değer olarak en büyük ihraç ürünleridir ve 2009 Türkiye nin madencilik ihracatının yarısını oluşturmuşlardır. Bakır ve krom da ihracatta çok önemli rol oynamaktadır ve bu ürünleri feldspat ve bor izlemektedir.(kaynak: MİGEM) 1.4. Kalkınma Planlarında Madencilik Dokuzuncu Beş Yıllık ( ) Kalkınma Planı; kırsal kesimde kalkınmanın sağlanması ve madencilik sektörüne ilişkin saptamalar yapmaktadır. Plana göre; Tarımla birlikte ekonominin iki temel hammadde üreticisinden birisi olan madencilik sektörü, imalat sanayinin önemli bir bölümünün varlık nedeni durumundadır. 5

13 Bunun yanı sıra enerji ihtiyacının karşılanmasında da madenciliğin çok özel bir yere sahip olduğu konusunda kuşku yoktur. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye de de enerji talebinin yaklaşık %90 ı madencilik kökenli fosil yakıtlarla (petrol, doğal gaz ve kömür) karşılanmaktadır. Alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesi yönündeki yoğun çabalara karşılık, enerji talebinin karşılanmasında fosil yakıtlara bağımlılığın daha uzun süre devam edeceği konusunda kuşku yoktur. Öte yandan, alternatif enerji kaynakları içinde önemli bir ağırlığa sahip olan nükleer ve jeotermal enerji kaynaklarının da esas itibariyle madencilik kökenli olduğu dikkate alındığında, madenciliğin enerji açısından taşıdığı önem açıkça ortaya çıkmaktadır. Demir- çelik, demir dışı metaller, çimento, seramik, cam vb imalat sanayinin büyük bölümü girdilerini ağırlıklı olarak madencilik sektöründen almaktadır. Bu kapsamda, sağlıklı bir madencilik altyapısı olmaksızın söz konusu sanayilerin gelişmesinin hiç de kolay olmayacağı açıktır. Bütün dünyada olduğu gibi, Türkiye de de söz konusu sanayiler tümüyle yurtiçi madenciliğe dayalı olarak oluşmuş ve bugünkü gelişmişlik düzeylerine ulaşmışlardır. Açıklanan bu durum çerçevesinde, madencilik sektörünü göz ardı eden veya yeterince önem vermeyen bir Kalkınma Planının eksik olacağına hükmedilmiş. Bu kapsamda, 9. Kalkınma Planı nda madencilik sektörünün önem ve önceliğinin açıklıkla vurgulanmasının zorunlu olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca bunun yapılmasıyla, sektörel politikalar arasında birinci sırada yer verilen madenciliğin kamuoyuna tanıtılması ve toplumda sağlıklı bir madencilik bilincinin oluşturulması politikasının amacına ulaşmasına ciddi şekilde katkı sağlanmış olacaktır. Madencilik sektörünün ülke kalkınmasına gereğince katkı yapabilmesi için aşağıda sıralanan hususlarla ilgili politikalara ve bunlarla bağlantılı olarak önerilen Tedbirlere 9. Kalkınma Planı nda öncelikle yer verilmesi önerilmektedir. 1. Madencilik üzerinde doğrudan veya dolaylı etkisi olan yasal mevzuatın günün değişen ihtiyaçlarına en hızlı şekilde çözümler üretecek tarzda güncelleştirilebilmesi sektörün gelişmesi ve ekonomiye katkısının artırılabilmesi bakımından önemlidir. Yasal ihtiyaçların zamanında ve istenilen düzeyde karşılanamaması sorunların zaman içinde daha da büyümesine yol açtığı gibi, yatırımcıların sektöre olan ilgililerinin yok olmasına ve sektörden uzaklaşmalarına neden olmaktadır. Sektörün sorunlarının çözümü ve sağlıklı bir gelişme ortamının oluşturulabilmesi için yasal altyapının yanı sıra, etkin bir bürokratik ve kurumsal yapılanmaya da aynı düzeyde ihtiyaç vardır. Bu çerçevede, merkezi yönetimden mahalli idarelere kadar tüm bürokratik yapıların, madenciliğin sorunlarının çözümüne katkı yapabilecek fiziki imkânlara ve personel yapısına kavuşturulması gerekmektedir. 2. Günümüzün açık ekonomik ortamlarında var olabilmenin temel koşulu yeterli rekabet gücüne sahip olmaktır. Firma düzeyinde rekabet gücüne sahip olabilmenin koşulları arasında ise, ölçek ekonomisinden yararlanmaya imkân verecek firma büyüklüklerine, yeterli sermaye yapısına, nitelikli işgücüne ve bilgi ve teknoloji üretebilme yeteneğine sahip olmak en başta gelmektedir. 6

14 Bu çerçevede, sektörde firma ve işletme ölçeklerinin büyütülmesine, güçlü sermaye gruplarının sektöre olan ilgililerinin artırılmasına, kredi imkânlarının geliştirilmesine, kaliteli eğitim yoluyla sektörel işgücünün niteliğinin yükseltilmesine ve her düzeyde AR- GE çalışmalarının desteklenmesine özel önem verilmelidir. 3. Hızla büyüyen nüfusu ve sanayileşen ekonomisiyle Türkiye nin enerji ve hammadde ihtiyacı hızla artmaktadır. Ülkede önemli yeraltı kaynakları bulunmakla birlikte, başta enerji hammaddelerinde olmak üzere, bilinen kaynaklar Türkiye nin artan ihtiyacına cevap vermekte yeterli değildir. Bu çerçevede, artan enerji ve hammadde ihtiyacının karşılanması için yurtiçi kaynakların geliştirilmesinin yanı sıra yurtdışına yönelmek, Türkiye açısından bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Öncelik yakın siyasi ve kültürel ilişkilere sahip olunan çevre ülkelere verilmek suretiyle, uzun vadeli ortak projelerle yurtdışı potansiyelin değerlendirilmesine çalışılmalıdır. 7

15 2. İLİN GENEL TANIMI, ÜLKE ve BÖLGESİNDEKİ YERİ Yalova İli, Türkiye nin kuzeybatısında, Marmara Bölgesi nin güneydoğu kesiminde, ve doğu boylamları, ve kuzey enlemleri arasında yer almaktadır. İl kuzeyinde ve batısında Marmara Denizi, doğusunda Kocaeli İli, güneyinde Bursa İli (Orhangazi-Gemlik) ve Gemlik körfezi ile sınırlıdır. İl merkezinin denizden yüksekliği 2 metre olup, İl sınırları içindeki en yüksek nokta 921 metredir. Yalova 847 km 2 lik alanı ile ülke yüzölçümünün % 0.11 lik bölümünü kaplamaktadır. İlin TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) genel nüfus sayımı sonuçlarına göre 2000 yılı nüfusu olup, TÜİK-ADNKS (Türkiye İstatistik Kurumu, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi) verilerine göre 2010 yılı nüfusu dir. İl, bugünkü idari bölünüşe göre merkez ilçeyle birlikte altı ilçeden oluşmaktadır. İlçeler; Merkez, Altınova, Armutlu, Çınarcık, Çiftlikköy ve Termal ilçeleridir. Yalova, yüzölçümü itibariyle (847 km 2 ) Türkiye nin en küçük ilidir. İl ülke içerisinde denize uzun kıyısı olan (105 km) turistik illerinden de birisidir. Yalova, verimli ve bereketli ovalara sahiptir; Çınarcık, Gökçedere, Kirazlı, Kılıçköy ve Taşköprü ile deniz arasında birbirinden alçak tepeciklerle ayrılan büyüklü küçüklü ovalar oluşmuştur. Bu ovalar, akarsular boyunca uzanmakta olup çevrelerinde meyvecilik, sebzecilik yapılmaktadır. Yalova nın toplam yüzölçümünün ( ha) %82 si, tarım arazisi, orman alanı ve çayır-mera arazilerinden oluşmaktadır. Yalova doğu kıyılarındaki düzlükler dışında, dağlık bir araziye sahiptir. Bölgenin güneyi; batıdan doğuya doğru İzmit-Sapanca arasında Kocaeli Sıradağları ile birleşen Samanlı Dağlarıyla çevrelenmiş durumdadır. Birçok tepelerin bulunduğu bu dağlık arazide en yüksek tepe 926 m. yüksekliği ile Beşpınar tepesidir. Yalova ilinin kıyıları girintili çıkıntılı bir özellik göstermez. Sahil şeridi dar olmakla birlikte, doğal plaj özelliklerine sahiptir. Yalova ili sahilleri kumsal olmakla birlikte, sadece Çınarcık ve Esenköy sahilleri çakıl taşlıdır. İlin bitki örtüsünü makiler ve ormanlar oluşturmaktadır. Samanlı dağlarının kuzey ve güneyinde vadi içlerinde bulunan makiler, bu kütlenin etekleri boyunca kesintili şeritler ve parçalar halinde bulunurlar. Yalova nın güneyindeki dik yamaçlar tümüyle gür bir orman örtüsü ile kaplıdır. Orman alanları ilin yaklaşık % 55 ini kaplamaktadır. Ormanlık alanlarda genellikle kayın, meşe, gürgen, kızılcık, kestane ve ıhlamur ağaçları görülür. Yalova İl inin iklimi, makro-klima tipi olarak; Akdeniz ve Karadeniz iklimleri arasında bir geçiş niteliği taşır. Yalova iklimi, kimi dönemlerde karasal iklim özelliklerini yansıtmaktadır. Yalova bölgesinde kuzeyden ve güneyden gelenlerle, sakin nitelikli olmak üzere başlıca üç tür hava akımı egemendir. İlde yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve bol yağışladır. (Harita 1. Ülke İçindeki Yeri) 8

16 Yalova İli Marmara Bölgesinin güneydoğu kesiminde yer almaktadır. İl toprakları Marmara Bölgesinde bulunup da aynı zamanda Marmara Denizine kıyısı olan bölgedeki 7 ilden biridir. Marmara Bölgesi coğrafi sınırları; doğuda Düzce İl topraklarının batısından geçerek güneydoğuda Bilecik ili ve güneyde Bursa İl topraklarını bölmektedir. Coğrafi bölge sınırının güneyini Balıkesir ve Çanakkale İl topraklarının kuzey ve orta kesimleri teşkil etmektedir. Marmara Bölgesi coğrafi sınırı batıda Ege Denizi ve Yunanistan a, kuzeyde ise Karadeniz e dayanmaktadır. Yalova İlinin içinde yer aldığı Marmara Bölgesi her yönüyle Türkiye nin en gelişmiş bölgesidir. Batıya yakınlığı, yer şekillerinin elverişli olması, boğazların varlığı ve konumu nedeniyle, üstün ulaşım olanaklarına sahiptir. Bu durumun sağladığı olanaklarla güçlü bir ekonomik yapıya kavuşmuştur. Çalışanların ekonomik faaliyet kollarına göre dağılımına bakıldığında Bölgede; İstanbul un hizmetler sektöründe, Batı Marmara Bölgesi nin tarım sektöründe, Doğu Marmara Bölgesi nin ise hizmetler sektöründe gelişmiş olduğu izlenmektedir. Marmara Bölgesi Türkiye nin ortalama yükseltisi en az, ancak yeryüzü şekilleri yönünden çeşitlilik gösteren bir bölgesidir. Sade görünümlü olmakla birlikte; dalgalı düzlükler, tek tek kırık dağlar, aşıntı tepe ve dağları, aşıntı platosu, ovaları, karstik şekilleri, enine ve boyuna kıyı şekilleri bölgeye özellik kazandırmıştır. Bölgedeki dağların genel yükseltisi azdır. Uludağ dışında 2000 m üzerinde yükseltisi olan kabarıklık yoktur. Marmara Bölgesi kıyıları iki ayrı özellik gösterir. Karadeniz ve Kuzey Marmara kıyıları fazla girintili-çıkıntılı değildir. Silivri ve Tekirdağ körfezleri ile Büyükçekmece ve Küçükçekmece lagünleri bu kesimde yer alır. Fakat Güney Marmara kıyıları girintili-çıkıntılıdır. İzmit, Gemlik, Erdek ve Saros körfezleri vardır. Gelibolu, Biga, Kapıdağ, Armutlu, Çatalca-Kocaeli bölgenin başlıca yarımadalarıdır. Gökçeada, Bozcaada, Marmara Adaları, İmralı, İstanbul Adaları ise başlıca adalarıdır. İstanbul ve Çanakkale Boğazları riva tipi kıyılardır. Bölgedeki akarsuların çoğu Marmara Denizi ne dökülür. Bunların başlıcaları; Susurluk, Gönen ve Biga Çayları ile Meriç in bir kolu olan Ergene dir. Bölgedeki en önemli göller çöküntü alanlarının en derin yerlerinde bulunan İznik, Manyas, Sapanca ve Ulubatlı Tektonik gölleridir. Bölge, bitki örtüsü çeşitliliği açısından zengindir. Bu durum, bölgedeki iklim çeşitliliğinin fazla olmasından kaynaklanır. Marmara ve Ege Denizi çevresinde, Akdeniz ikliminin etkisi ile m. yüksekliğe kadar maki toplulukları bulunur. Güney Marmara'nın yüksek kesimlerinde ise, iğne yapraklı ormanlar yer alır. Bölge, Türkiye ormanlarının % 13'ünü kaplayarak bölgeler arasında dördüncü sırada bulunur. Marmara Bölgesinin coğrafi sınırları toplam 6 adet havza ile çakışmaktadır. Marmara Havzası bölgede en geniş havza olup bölgenin büyük bir bölümünü teşkil etmektedir. Bölgenin bir diğer büyük havzası Trakya kesiminde yer alan Ergene Havzasıdır. Bölgenin güney kesiminde Susurluk ile doğusundaki Sakarya havzalarının büyük bölümü diğer coğrafi bölgeler kapsamında yer almaktadır. Doğudaki Batı Karadeniz ile güneybatıdaki Kuzey Ege Havzaları nın çok küçük parçaları Marmara Bölgesi kapsamında yer almaktadır. Yalova İl toprakları Marmara havzası kapsamında yer almaktadır. (Harita 2. Bölge İçindeki Yeri) 9

17 2.1. Yönetimsel Yapı - İdari Bölünüş Tarihsel süreçte bölgedeki yönetimsel yapıda ilk olarak M.Ö yıllarında batıdan gelen bir kavim olan Frigler görülür. M.Ö. 700 yılına doğru meydana gelen Kimmiryalılar ın akımından sonra Bithynler bölgeye kendi adlarını vermiş ve tümüyle egemen olmuşlardır. Bizans devrinde İstanbul un Konstantinos tarafından başkent yapılması ve o güne kadar İzmit üzerinden geçen yolun Yalova yakınından geçmesi yörenin önem kazanmasına neden olmuştur. Osmanlı döneminde, Osmanlılar tarafından yapılan akınlar İznik ve Pythia arasındaki yöreyi kaplamakta ve denize kadar yayılmaktaydı yılında Yalova tamamen Türklerin eline geçmiş, Gazi Karamürsel e korumak üzere tımar olarak verilmiştir. 15. ve 16. yüzyıl tarihçileri bu yöre için YALAKOVA veya YALAKABAD adını kullanmışlardır. 17. yüzyılda da Evliya Çelebi de Yalova kasabasının adını, orayı fetheden Kara Yalvaçoğlu ndan aldığını söyler. Cumhuriyet döneminde, 1921 Ocağında T.B.M.M. Hükümeti Yalova ya kaymakam olarak Demir Bey i göndermiştir yılının Mart ve Nisan aylarında Rum çetelerinin yakıp, yıkmaları başlamıştır. 19 Temmuz 1921 de Yalova ve köyleri düşman işgalinden kurtarılmıştır da da Atatürk ün isteği ile Yalova İstanbul a bağlı bir kaza durumuna gelmiştir. Daha sonra gün ve 550 sayılı kanunla İl olmuştur. Bununla birlikte Bursa İlinin Gemlik İlçesine bağlı Armutlu Beldesi ile Kocaeli nin Karamürsel İlçesine bağlı Altınova, Subaşı ve Kaytazdere beldeleri İl sınırları içine alınmıştır. Tablo.1. Yalova İli İlçeleri, Belediye, Köy ve Mahalle Sayıları İlçe Belediye Sayısı Köy Sayısı Mahalle Sayısı Merkez İlçe Altınova İlçesi Armutlu İlçesi Çınarcık İlçesi Çiftlikköy İlçesi Termal İlçesi Yalova Toplamı Kaynak: Yerel Gündem 21, Yalova Mevcut Durum Raporu, Tabloda da belirtildiği gibi, İl bugünkü idari bölünüşe göre merkez ilçeyle birlikte altı ilçeden oluşmaktadır. Yalova da merkez ve 5 ilçe belediyesi ile birlikte toplam 15 belediye bulunmaktadır. Merkez ilçede 2 (Kadıköy ve Yalova), Altınova da 4 (Merkez, Kaytazdere, Subaşı ve Tavşanlı), Armutlu da 1 (Merkez), Çınarcık ta 5 (Merkez, Koruköy, Esenköy, Teşvikiye ve Kocadere), Çiftlikköy de 3 (Merkez, Kılıç ve Taşköprü) ve Termal de 1 (Merkez) belde belediyesi bulunmaktadır. Merkez İlçeye 11 köy; Altınova İlçesine 13 köy; Armutlu İlçesine 5 köy, Çınarcık İlçesine 3 köy; Çiftlikköy İlçesine 10 köy ve Termal İlçesine 2 köy bağlı bulunmaktadır. (Harita 3. İdari Yapı) 10

18 2.2. Bölgesel Demografik Yapı 2011 yılı başında TÜİK tarafından açıklanan Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) 2010 yılı göstergelerine göre Marmara Bölgesi toplam nüfusu kişi olup bunun ü kentsel, si kırsal nüfustur. Bu göstergelere göre bölge genelindeki kentsel nüfus oranı % 90,64 dür. Yine TÜİK-ADNKS verilerine göre 2010 yılı toplam nüfusu olan Yalova İli, Marmara Bölgesi toplam nüfusunun % 1,02 sini teşkil etmektedir. Bölge nüfusu son 10 yıllık süreçte 1,2 kat artmıştır. Bölgenin nüfus yoğunluğu 326 kişi/km 2 dir. Bu değer 90 kişi/km 2 olan ülke ortalamasının oldukça üstündedir. Marmara Bölgesi kentsel nüfusu en fazla olan bölgedir ve halkın % 79 u kentlerde yaşamaktadır. Bölge, nüfusu çok fazla olduğu için diğer bölgelerden tarımsal ürün ithal etmektedir. Yalova İlinin içinde bulunduğu bölge olan Marmara Bölgesinin son on yıllık nüfus değişimi incelendiğinde; artış eğiliminin kent nüfuslarında ülke değerlerinin 1,23 puan üstünde, köy nüfusunda ise ülke değerlerinin 2.03 puan altında olduğu görülmektedir. Bölgenin yılları arasındaki toplam nüfus değişimi ülke değerleriyle karşılaştırıldığında artış değerlerinin 1,47 puan üstünde olduğu görülmektedir. Bölge genelindeki nüfus değişimleri tarihsel süreçte incelendiğinde; artış trendinin son on yıllık dönemde daha stabil olduğu görülmektedir. İleriki bölümlerde de görüleceği üzere bölge geneli ve yerleşimler bazındaki artış eğiliminin son 25 yıllık süreçte daha hızlı olduğu görülmektedir. Tablo.2. Bölgelerin Şehir ve Köy Nüfusları ve Nüfus Artış Hızları Nüfus Artış Hızı (log-%) Bölgeler Toplam Şehir Köy Toplam Şehir Köy Toplam Şehir Köy Türkiye ,84 2,45-3,07 Marmara ,31 3,68-5,73 Akdeniz ,79 2,54-2,54 Ege ,81 2,54-2,78 İç Anadolu ,17 1,96-5,65 Karadeniz ,13 0,62-3,15 Doğu Anadolu ,09-1,53-2,76 Güneydoğu ,71 2,53 0,17 Anadolu Kaynak: TÜİK (ADNKS) 11

19 Bölgede nüfus endüstriyel gelişmelere bağlı olarak Çatalca-Kocaeli yarımadasına yoğunlaşmıştır. Bölgenin en kalabalık ili İstanbul dur. Bursa, Kocaeli ve Balıkesir diğer büyük illeridir. Yalova ili bölge içerisinde kişi ile en düşük nüfusa sahip ildir. Bölge, ülke içerisinde nüfus ve nüfus yoğunluğu bakımından 1. sırada yer almaktadır. Tablo.3. Bölgedeki İllerin Şehir ve Köy Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı Nüfus Artış Hızı (log-%) Toplam Şehir Köy Toplam Şehir Köy Toplam Şehir Köy TÜRKİYE ,84 2,45-3,07 MARMARA ,31 3,68-5,73 Balıkesir ,68 1,85-0,87 Bilecik ,48 3,32-2,97 Bursa ,04 3,47-5,09 Çanakkale ,53 2,22-1,19 Edirne ,31 1,26-2,90 İstanbul ,80 3,67-19,33 Kırklareli ,13 1,48-2,05 Kocaeli ,57 7,03-15,72 Sakarya ,44 3,41-2,71 Tekirdağ ,47 3,22 1,02 Yalova ,89 3,46-0,83 Kaynak: TÜİK (ADNKS) Son 10 yıllık süreçte toplam nüfus artış hızlarına bakıldığında İstanbul başta olmak üzere Kocaeli, Tekirdağ, Bursa ve Yalova illerinin bölge içinde en yüksek artışı gerçekleştirdiği görülmektedir. Kentsel nüfus artışında ise sırasıyla Kocaeli, İstanbul, Bursa ve Yalova illeri en hızlı artış oranına sahiptir. Kırsal nüfus değişiminde; bölgede Tekirdağ hariç diğer tüm illerin azalma eğiliminde olduğu nüfus artış hızlarının eksi yönde seyrettiği görülmektedir. Grafik.1. Bölgedeki İllerin Yıllık Nüfus Artış Hızları ( ) 10,00 5,00 Nüfus Artış Hızı (Log - %) 0,00-5,00-10,00-15,00 Balıkesir Bilecik Bursa Çanakkale Edirne İstanbul Kırklareli Kocaeli Sakarya Tekirdağ Yalova Toplam Şehir Köy -20,00-25,00 Kaynak: TÜİK (ADNKS) 12

20 Bölgesel demografik yapıyı istatistikî bölge birimleri sınıflaması (NUTS) sistemine göre de incelemekte fayda vardır. Bilindiği üzere İBB sınıflandırmasında iller "Düzey - 3" olarak tanımlanmış; ekonomik, sosyal ve coğrafi yönden benzerlik gösteren komşu iller ise bölgesel kalkınma planları ve nüfus büyüklükleri dikkate alınarak "Düzey - 1" ve "Düzey - 2" olarak gruplandırılarak, hiyerarşik İBBS yapılmıştır. Bu sınıflamaya göre Yalova ili Düzey - 1 sınıflamasında Sakarya, Kocaeli, Düzce, Bolu illeri ile birlikte TR-4 Doğu Marmara bölgesinde yer almaktadır. Yalova İli Düzey 2 sınıflamasında yine Sakarya, Kocaeli, Düzce, Bolu illeri ile birlikte TR 42 Sakarya Alt Bölgesi içinde yer almaktadır. (Harita 4. İstatistikî Bölge Birimleri) Tablo.4. NUTS Sistemine Göre Bölgelerin Şehir-Köy Nüfusları ve Nüfus Artış Hızları Nüfus Artış Hızı (log-%) NUTS DÜZEY 1 BÖLGELERİ Toplam Şehir Köy Toplam Şehir Köy Toplam Şehir Köy TÜRKİYE ,84 2,45-3,07 İstanbul ,80 3,67-19,33 Batı Marmara ,89 2,13-0,93 Doğu Marmara ,75 4,01-5,63 Ege ,81 2,54-2,78 Batı Anadolu ,85 2,34-6,98 Orta Anadolu ,85 1,33-4,63 Akdeniz ,79 2,54-2,54 Batı Karadeniz ,80 1,09-3,07 Doğu Karadeniz ,19-0,89-3,64 Kuzeydoğu Anadolu ,30-0,81-1,85 Ortadoğu Anadolu ,22 0,23-0,76 Güneydoğu Anadolu ,39 2,27-0,30 Kaynak: TÜİK (ADNKS) Tablodan da görüldüğü gibi Yalova İlinin bulunduğu TR-4 Doğu Marmara Bölgesi nin toplam ve şehir nüfus artış hızları İstanbul da dahil olmak üzere tüm Marmara Bölgesi ve Ülke geneli değerlerinin oldukça üstündedir. Ülkenin en önemli endüstri bölgesi olarak değerlendirilen bu bölgedeki nüfus kümelenmesi yoğunluk değerleri de ülke değerlerinin üstünde seyretmektedir. Yalova nın içinde yer aldığı TR-4 Doğu Marmara Bölgesi toplam nüfus büyüklüğü açısından aynı düzeydeki bölgeler arasında 6. sırada, kentsel nüfus büyüklüğü açısından ise 5. sırada yer almaktadır. Diğer demografik göstergelerden 1,91 lik doğurganlık oranı ve 3,85 lik ortalama hane halkı büyüklüğü ile Marmara, bölgeler arası sıralamada en iyi değerlere sahiptir. Bu değerler, Marmara Bölgesi nde modernleşme öğelerinin büyük ölçüde sosyal yaşama egemen olduğunu ve modern toplumlara özgü çekirdek aile yapısına geçiş sürecinin tamamlanmak üzere olduğunu göstermektedir. Bölge, en düşük doğurganlık oranıyla beraber, en düşük bebek ölüm oranına da (binde 39) sahiptir. 13

21 2.3. Bölgesel Ekonomik Yapı Marmara Bölgesi her yönüyle Türkiye nin en gelişmiş bölgesidir. Batıya yakınlığı, yer şekillerinin elverişli olması, boğazların varlığı ve konumu nedeniyle, üstün ulaşım olanaklarına sahiptir. Bu durumun sağladığı olanaklarla güçlü bir ekonomik yapıya kavuşmuştur. Çalışanların ekonomik faaliyet kollarına göre dağılımına bakıldığında Bölgede; İstanbul un hizmetler sektöründe, Batı Marmara Bölgesi nin tarım sektöründe, Doğu Marmara Bölgesi nin ise sanayi ve hizmetler sektöründe gelişmiş olduğu izlenmektedir. Tablo.5. Çalışanların Ekonomik Faaliyetlere Dağılımı (x 1000) Ekonomik faaliyetler Tarım Sanayi İnşaat Hizmetler Toplam Türkiye İstanbul Batı Marmara Doğu Marmara Kaynak: TÜİK Grafik.2. Marmara Bölgesi Ekonomik Sektörlerin Dağılımı 15% 53% 32% Tarım Sanayi Hizmetler Kaynak: TÜİK 2004 Bölgede tarım sektörü ulaşımın kolay olması, sulamanın yaygın olması ve tüketici nüfusun fazla olması nedeniyle gelişmiştir. Yüzölçümüne göre ekili-dikili alanı en fazla olan bölge Marmara Bölgesidir. Bunun en önemli sebebi; engebenin az, düzlüklerin fazla olmasıdır. Bölgede makineli tarım yaygındır. İklim çeşitliliği yetiştirilen ürünleri de çeşitli kılmaktadır. Yetiştirilen ürünler bölgedeki kalabalık nüfusa yetmediği için başka bölgelerden tarımsal ürün ithal edilmektedir. Bölgedeki lokomotif sektör sanayi sektörüdür. Bölgedeki sanayi sektörünün etkisi ile toplam milli gelirin %20 si bu bölgeden karşılanır ve ülke genelindeki sanayi işçilerinin yarısı burada çalışır. 14

22 Tüm ülke genelindeki sanayi ürünlerinin 1/3 ü bu bölgeden karşılanır. Bölgesel ulaşımının kolay olması, hammadde teminin kolay olması, Hinterlandının geniş olması, işgücünün fazla olması, tüketici nüfusunun fazla olması ve pazarlama kolaylığı gibi sebeplerle bölge sanayisi gelişmiştir. Enerji üretimi en az olan bölge olmasına rağmen enerji tüketiminde ilk sıradadır. Türkiye nin en büyük sanayi kuşağı olan İstanbul- Kocaeli-Adapazarı bu bölgede yer alır. Bursa başka bir sanayi ilidir. İstanbul en işlek ve gelişmiş liman olarak Türkiye nin en büyük ithalat limanıdır. Sektörlere göre ihracat ve ithalat durumuna bakıldığında bölgede imalat sektörünün bu konuda önde olduğu görülmektedir. Bu durum bölgenin ekonomisinin imalat sektöründe çok gelişmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bölge, yeraltı kaynakları bakımından zengin sayılır. En önemli yeraltı zenginliği bor mineralleridir (Balıkesir, Bursa, Bigadiç ve Mustafa Kemalpaşa da). Bu yatakların varlığı nedeniyle Türkiye dünyada en zengin bor minerallerine sahip ülke durumundadır. Ancak bor mineralleri az üretilir ve az ihraç edilir. Bölgenin çeşitli yerlerinde linyit yatakları vardır (özellikle Trakya ve Güney Marmara da). Başta Marmara Adası olmak üzere birçok yerde mermer çıkarılır. Bursa da krom, Çanakkale de bakır-kurşun, Balıkesir de antimon, civa, demir ve çinko bölgenin önemli yeraltı zenginliklerindendir. Türkiye de üretilen enerjinin üçte birinden fazlasını bu bölge tüketir. Trakya da bulunan petrol, ekonomik olmadığı için işletilmemektedir. Hamitabat ta çıkarılan doğalgaz, burada kurulu bulunan çevrim santralinde elektrik enerjisine dönüştürülür. Marmara Denizinde de doğalgaz arama çalışmaları sürdürülmektedir. Türkiye nin büyük petrol arıtma kuruluşlarından olan İzmit rafinerisi İzmit te yer almaktadır Kentsel Kademelenme ve Etki Alanları Yalova İlinin İstanbul a olan yakın konumundan dolayı mal ve hizmet ilişkilerinde il İstanbul a yüksek düzeyde bağımlı olmaktadır. Devlet Planlama Teşkilatının Kademelenme ve Etki Alanları çalışmasına göre, Yalova İli tüm iller gibi yedinci kademe ilişkilerde ulusal büyük kent (metropol) İstanbul a bağlıdır. İl toprakları alt kademe olan altıncı ve beşinci kademe işlevlerde yine İstanbul il merkezinin etki alanında yer almaktadır. Yalova il topraklarının tamamı dördüncü kademe işlevlerde de İstanbul un etkisi altında yer almaktadır. Yalova İli üçüncü kademe bir merkezdir. İlçe topraklarının doğu kesimi hariç tamamı üçüncü kademe işlevlerde Yalova İl merkezinin etkisi altında yer almaktadır. İl topraklarının doğu kesimindeki bir bölüm ise yine üçüncü kademe bir merkez olan Karamürsel İlçesinin etkisi altında yer almaktadır. (Harita 5. Kentsel Kademelenme ve Etki Alanları) Tablo.6. Yalova İlini Etki Alanı İçine Alan Kentsel Kademelenme Merkezleri Kademeler Merkezler VII Kademe Merkez VI Kademe Merkez V Kademe Merkez IV Kademe Merkez III Kademe Merkez Kaynak: Devlet Planlama Teşkilatı İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul Yalova, Karamürsel 15

23 2.4. Bölgesel Ulaşım Karayolu, denizyolu ve havayolu imkânları ile diğer illere bağlı olan Yalova, ulaşımda coğrafi konumu ve İstanbul, Kocaeli ve Bursa gibi merkezlere olan yakınlığı ile birçok avantajlara sahiptir. Kente karayolu ve denizyolu ile yoğun yolcu giriş çıkışı olmaktadır. Yalova, Avrupa ve İstanbul un Ege ve Akdeniz e geçiş yolu üzerinde önemli bir konuma sahiptir. Yalova da gerek ilçelere olan bağlantılar gerekse komşu illere olan bütün bağlantılar asfalt yollarla sağlanmaktadır. Yalova nın güneyinde yer alan Bursa İli ile olan karayolu bağlantısı, Samanlı dağları üzerinden geçmesi sebebiyle hem virajlı hem de inişliçıkışlıdır. Oldukça işlek olan bu yolun standartlarını arttırmaya ve genişletmeye yönelik çalışmalar devam etmektedir. Yalova-Bursa bağlantısı ile Yalova dan İç Anadolu Bölgesine ve Ege ile Akdeniz Bölgelerine de ulaşmak mümkündür. Yalova-Kocaeli karayolu bağlantısı ise, Yalova nın aynı zamanda İstanbul a ve İç Anadolu ya açılan diğer önemli bağlantısıdır. Yalova ili içinde mevcut karayolu ağı toplamı 334 km dir. Bu ağın 90 km sini devlet yolları, 179 km sini köy yolları oluşturmaktadır. Yol ağının 288 km si asfalt, 43 km si stabilize ve 3 km si tesviye nitelikli; köy yollarının 133 km si asfalt, 43 km si stabilize ve 3 km si de tesviye nitelikli yoldur. (Bkz. Harita 5: Ulaşım Altyapısı) Aşağıdaki tabloda Yalova il merkezinin önemli merkezlere olan karayolu uzaklıkları kilometre olarak gösterilmektedir. Buna göre Yalova ya karayolu ile en yakın olan il merkezleri İzmit ve Bursa dır (65 69 km.). En uzak il merkezleri ise Ankara ve Edirne dir. Tablo.7. Yalova İlinin Önemli İl Merkezlerine Uzaklığı Güzergâh Uzaklık (km.) YALOVA Bursa 69 İstanbul 176 İzmit 65 Ankara 407 İzmir 392 Sakarya 102 Edirne 404 Tekirdağ 308 Çanakkale 337 Bilecik 126 Kaynak: Yerel Gündem 21, Yalova Mevcut Durum Raporu, Yalova, bir kıyı ili olması sebebiyle denizyolu ulaşımına açık olup genellikle Yalova- İstanbul arasında yolcu ve yük taşımacılığı yapılmaktadır. Yalova-İstanbul arasında şehir hatları yolcu vapurları ve deniz otobüsleri ile sadece yolcu taşımacılığı gerçekleştirilirken, arabalı vapurlarla araç ve yolcu taşımacılığı, feribot seferleriyle ise yük, yolcu ve araç taşımacılığı yapılmaktadır. 16

24 Yalova dan İstanbul ve Kartal a düzenli ekspres ve deniz otobüsleri, Armutlu dan Yenikapı ve Bostancıya deniz otobüsü seferleri yapılmaktadır. Ayrıca Yalova dan Yenikapı ya ve Pendik e feribot ve Topçular dan Eskihisar a arabalı vapur seferleri yapılmaktadır. Aşağıdaki tabloda da belirtildiği gibi deniz yolu güzergâhları arasında 140 dk. ile en uzun yolculuk süresi Yalova-Sirkeci hattına, en kısa yolculuk süresi 30 dk. ile Yalova-Kartal hattına aittir. Tablo.8. Yalova İli Denizyolu Ulaşım Güzergâhları ve Yolculuk Süreleri Ulaşım Hattı Ulaşım Türü Yolculuk Süresi (dk) Yalova-Yenikapı Hızlı Feribot 60 Yalova-Kartal Deniz Otobüsü 30 Topçular-Eskihisar Feribot 40 Yalova-Sirkeci Yolcu Vapuru 140 Yalova-Kartal Yolcu Vapuru 70 Yalova-Pendik Feribot 40 Armutlu-Yenikapı-Bostancı Deniz Otobüsü 60 Kaynak: Yerel Gündem 21, Yalova Mevcut Durum Raporu, Yalova, bugün için havayolu ulaşımı imkânına sahip değildir. Fakat Hava Harp Okulu'na ait olan Yalova-Kocaeli karayolu üzerinde bir adet askeri havaalanı bulunmaktadır. (Harita 6. Bölgesel Ulaşım Ağı) 17

25 3. TARİHİ GELİŞİM ve ÇEVRESEL DEĞERLER 3.1. Tarihi Gelişim Yalova yöresi, Türkler den önce Roma - Doğu Roma (Bizans) ya, daha önce de Bitinya ya bağlıydı. Bitinya yla ilgili Bizans arşivlerinin hemen hemen tamamının kaybolmuş olması, bu bölgenin Osmanlı fethi öncesindeki durumunun bilinmesini zorlaştırmaktadır. Ancak, Bizans kaynaklarının yetersizliği, arkeolojik araştırmalar ve bazı 15. yüzyıl Osmanlı kaynaklarıyla bir noktaya kadar giderilebilmektedir. Bitinya ve önceki dönemde, Yalova yöresiyle ilgili olarak; Prainetos Prenektos (Karamürsel), Drepane Drepanum (Hersek civarında köy), Pylai (Çiftlikköy civarında, olasılıkla Sahil Mahallesi civarında yerleşim yeri), Pythia Therma (Termal Kaplıcaları), Soteropolis (Koru Köy civarında bir yerleşim yeri) vb. isimler göze çarpar. Bitinya Krallığı nın İÖ.1 nci yüzyılda veraset yoluyla Romalılara geçişinden sonra, Batı Anadolu nun kimi bölümleriyle birlikte, günümüzdeki Yalova nın topraklarının da bulunduğu Bitinya yöresinde, Roma egemenliği başladı. Ancak, Roma egemenliğinin ilk dönemlerinde Bursa ve kaplıcaları daha çok tanınıyor, Yalova-Termal kaplıcaları, çevre yerleşim yerleri halkı tarafından biliniyordu. 11 nci yüzyılın sonlarına doğru yöre I.Haçlı seferi ne katılanların istilasına uğradı. Bunu takiben, Türkler bölgede görünmeye başladılar. Bu da, yöredeki sosyal ve kültürel yapıyı kökten etkileyen olay oldu. Daha sonraki dönemde; Malazgirt Meydan Muharebesi nden sonra, fetih hareketleri süratle gelişmiş ve Selçuklu orduları, kısa sürede Marmara Denizi kıyılarına ulaşmışlardı yılından Selçuklular Dragon Vadisi (Yalakdere Vadisi) nde başlayan bir akınla haçlıları pusuya düşürürler. Selçuklu kuvvetleri asıl haçlı orduları bölgeye gelinceye kadar burada kalırlar ve ardından bölgeden çekilirler. Bu dönemden sonra Bizans İmparatorları, Türk tehdidinden dolayı tedirgin olur. Ama buna rağmen Yalova yöresi Osmanlı yönetimine geçinceye kadar Bizans hâkimiyetinde kalır. 14.yüzyılın başlarında kurulan Osmanlı Beyliği, Batı ya, yani Britinya topraklarına doğru genişleme siyaseti izlemişti. Türk atlıları, her fırsatta Marmara Denizi güney kıyılarına kadar iniyordu. Bölgenin kesin Türk hâkimiyetine geçmesi Osman Gazi ile Bizanslar arasında 27 Temmuz 1301 tarihinde yapılan Bafeus Muhaberesi sonucu gerçekleşir. Bizans bilimcilerinin çoğunluğu; 27 Temmuz 1301 tarihinde gerçekleşen Bafeus muharebesinde elde edilen zaferle Osmanlıların sonraki birkaç on yıl içinde Bizans ya da Balkan devletlerine karşı alacağı kesintisiz başarıların işaretini verdiği konusunda hemfikirdir. 18

26 Osman Gazi den sonra Osmanlı Beyliği nin başına geçen Orhan Bey, İznik in fethinin ardından ( ), Yalak Ova kıyısına yayılma planlarını uygulamaya başladı. Bölgedeki Yalakova Kalesi ile Çoban Kale (Koyun Hisarı), İzmit teslim olana kadar (1337) direnmeyi sürdürdüler. Osmanlı atlıları, Yalova yöresine 1301, 1307, 1326 ve 1327 gibi yıllarda akınlar yapmalarına rağmen, yöre, kesin olarak Osmanlı hâkimiyetine 1337 de bu iki kalenin düşmesinden sonra girdi. Emir Ali, Yalakova Kalesi ve Çobankale nin düşmesinden sonra, Yalova yöresini ele geçirdi. Yalova nın Osmanlı topraklarına katıldığı dönemde, İzmit Körfezi nin güney kıyıları boyunca, Yalakdere batısında kalan kısım ile Armutlu Yarımadası nda Rum ve Ermeni nüfus hâkimdi. Yörenin Türk hâkimiyetine girmesiyle birlikte, Müslüman Türk nüfus giderek arttı. Kırım Savaşı ( ), Osmanlı Rus Savaşı ( ), Osmanlı-Yunan Savaşı (1897), Balkan Savaşı ( ), Birinci Dünya Savaşı ( ), Kurtuluş Savaşı ( ) sırasında, bunların arasındaki devrelerde ve Cumhuriyet in ilanından sonra, Yalova çevresinde büyük nüfus değişiklikleri meydana geldi. Yalova nüfusu, 1893 yılında Balkanlar dan ve Kırım dan göç eden Bulgaristan Türkleri, Yugoslavya Türkleri, Romanya Türkleri, Yunanistan Türkleri ile Çerkezler, Lazlar ve Gürcüler den oluşmaktadır. Ayrıca Türkiye nin hemen her yerinden göçler almıştır. Bu yüzden Yalova nın sosyal yapısı heterojen nitelik göstermektedir. Birbirini takip eden muhtelif devrelerde, göçmen olarak gelenler boş sahaları süratle doldururken, bazı unsurlar da göç ederek veya mübadele ile bu topraklardan ayrıldılar. Zaman içinde Yalakova, Yalakabad gibi isimlerle tanımlanan Yalova, kısa sürelerle Bursa ya bağlanmasına rağmen uzun süre Karamürsel e bağlı kaldı tarih ve 877 sayılı kanunla Nahiye haline getirildi ve Kocaeli Vilayeti Karamürsel Kazasına bağlandı. Yalova Nahiyesi, Atatürk ün gelişinden sonra tarih ve 1533 sayılı kanunla kaza haline getirilerek İstanbul vilayetine bağlandı. Yalova Kazası da 6 Haziran 1995 tarihinde 550 sayılı Kanun hükmündeki Kararname ile Türkiye nin 77 kodlu ili oldu Tarihsel Çevre Yalova kent merkezinde ve özellikle ilçelerinde tarih içindeki konumundan ve sahip olduğu doğal güzelliklerden dolayı çok sayıda korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı ve sit alanı bulunmaktadır. İl de 1. ve 3. derece doğal arkeolojik sit alanları, doğal sit alanları ve tarihi sit alanları mevcuttur. Çobankale kale kalıntıları 3. derece arkeolojik sit alanı ve kaya anıtı hem 3. derece arkeolojik sit alanı hem de doğal sit alanıdır. Termal su şehri 1. derece arkeolojik sit alanı, doğal sit alanı ve tarihi sit alanı özellikleri ile karma sit alanı özelliği göstermektedir. Soğucak köyündeki mağara ve Hersek köyündeki Lagün gölü de doğal sit alanıdır. Bunların dışında ilçelerde pek çok tarihi sit alanları da bulunmaktadır. 19

27 Tablo.9. Yalova İli Tescili Yapılmış Sit Alanları YERLEŞME ADI TÜRÜ Çobankale Kale Kalıntıları 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı Çobankale Kaya Anıtı 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı Termal Suşehri Termal Suşehri 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı Soğucak Köyü Mağara Doğal Sit Alanı Çobankale Kaya Anıtı Doğal Sit Alanı Hersek Köyü Lagün Gölü Doğal Sit Alanı Termal Suşehri Termal Suşehri Doğal Sit Alanı Yalova Merkez Değirmen Tarihi Sit Safran Köyü Değirmen Tarihi Sit Yalova Merkez Halk Eğitim Merkezi Tarihi Sit Hersek Köyü Ahmet Paşa Hamamı Tarihi Sit Hersek Köyü Hersekzade Ahmet Paşa Camii Tarihi Sit Hersek Köyü Çeşme Tarihi Sit Armutlu Armutlu İskele Camii Tarihi Sit Armutlu Eski Kitabeli Çeşme Tarihi Sit Armutlu Eski Camii Tarihi Sit Armutlu Köprü Tarihi Sit Armutlu Yeni Hamam Tarihi Sit Armutlu Çeşme Tarihi Sit Armutlu Eski Hamam Tarihi Sit Esenköy Koza İşletme Binası Tarihi Sit Şenköy Kilise Kalıntısı Tarihi Sit Koruköy Yapı Tarihi Sit Koruköy Fırın Tarihi Sit Taşköprü Taşköprü Tarihi Sit Gacık Köyü Hamam Tarihi Sit Çiftlikköy Kara kilise Tarihi Sit Termal Suşehri Büyük Gazino Binası Tarihi Sit Termal Suşehri Sinema Tarihi Sit Termal Suşehri Kaynak ve Çevresi Tarihi Sit Termal Suşehri Valide Hamamı Tarihi Sit Termal Suşehri Çınar Otel Tarihi Sit Termal Suşehri Köprü Tarihi Sit Termal Suşehri Kurşunlu Hamam Tarihi Sit Termal Suşehri Büyük Lokanta Binası Tarihi Sit Termal Suşehri Büyük Otel Tarihi Sit Termal Suşehri Exedra Tarihi Sit Termal Suşehri Yaver Köşkü Tarihi Sit Termal Suşehri Atatürk Köşkü Tarihi Sit Yalova Merkez Yürüyen Köşk Tarihi Sit Kaynak: Yalova İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü 20

28 Daha önce de bahsedildiği üzere il genelinde korunması gerekli sit alanlarının yanı sıra yapı ölçeğinde çok sayıda taşınmaz kültür varlığı bulunmaktadır. Çalışma alanında bulunan tüm eserler ilçe bazında incelenmiştir. Merkez İlçe Atatürk Köşkü Müzesi (Baltacı Çiftliği Köşkü) Atatürk ün Yalova yı ziyaretleri sırasında bir süre kaldığı Baltacı Çiftliği ndeki bu köşk, 1929 yılında çok kısa bir süre içinde tamamlanmıştır. Cumhuriyet dönemi mimarisinin ilk örneklerinden biri olan yapı, döneminde kullanılan eşyaları ile günümüze kadar gelmiştir. Köşkün bahçesi Atatürk ün yurttaşlarla sohbet ettiği bir yer olarak önem kazanmıştır. Halk Eğitim Merkezi Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunca tescilli olan bu bina Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılmıştır. 17 Ağustos Marmara depreminde hasar görmesi nedeni ile yıkılarak aslına uygun bir şekilde Milli Eğitim Bakanlığınca 360 kişilik Konferans salonu haline dönüştürülmüştür. Rüstempaşa Camisi Yalova nın merkezinde son Osmanlı Dönemi camilerinden olan yapı, Rüstem Paşa tarafından yaptırılmıştır. Depremde minaresi yıkılan yapı onarım görmüş, halen işlevini sürdürmektedir. Yalova ve çevresinde bulunan farklı dönemlere ait arkeolojik kalıntılar, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait eserler Yalova nın merkezindeki Açık Hava Müzesi nde sergilenmektedir. TİGEM Atatürk Köşkü TİGEM (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne) bağlı arazi üzerinde bulunan iki katlı bir binadan oluşmaktadır. İçerisinde Ata'nın kullandığı bazı malzemeler ve Ata'nın Yalova'da çekilmiş resimlerinin panoları mevcuttur. Yürüyen Köşk Bugün, Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü olan Millet Çiftliği nde bulunan köşk, deniz kenarında, Atatürk ün 21 Ağustos 1929 yılında Yalova yı ziyaretinde verdiği talimatla, ahşaptan, iki katlı, dörtgen planlı olarak inşa edilmiştir. Atatürk, bir gün çiftliğe geldiğinde bahçıvanın köşkün hemen yanındaki ağacın dallarını kesmeye çalıştığını görür. Bahçıvanı yanına çağırıp nedenini sorduğunda ise, ağacın köşkün duvarlarını korumak için budandığını öğrenir. Bunun üzerine ağaca dokunulmamasını, köşkün kaydırılmasını söyler. İstanbul dan getirtilen tren rayları üzerinde bina 4.80 m. kaydırılarak ağacın dalları kesilmekten kurtarılır. Bu tarihten sonra eşsiz manzaralı yapı yürüyen köşk adını alır. Elmalık Kalesi Ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı belirlenememiş olan Elmalık Kalesi, Elmalık köyünden 500 metre güneyde, 270 rakımlı Bahçe tepe üzerinde bulunmaktadır. Kale içinde su sarnıcı, tünel, ambar gibi yapılanmalar bulunmadığından buranın savunma amaçlı yapılmadığı düşünülmektedir. Kale etrafından geçen iki yola da hâkim olduğu için kontrol ve güvenlik amaçlı yapıldığı söylenmektedir. 21

29 Yalova Kagıthanesi-Kâğıthane-İ Yalakabad Kâğıthane-i Yalakabad adıyla Yalova Kağıthanesi "el ile kâğıdın yapıldığı" dönemde Elmalık Köyünde İbrahim MÜTEFERRİKA tarafından 1745 yılında kurulmuştur. Yalova Kağıthanesi kurulduğu dönem itibari ile Osmanlı Dönemi'nin ve tarihi önemi ile Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli Kağıthanesi olma kimliğini de beraberinde taşımaktadır. Karaca Arboretum 1980 yılında TEMA Vakfı kurucusu Hayrettin KARACA tarafından kurulmuştur. Yalova- Termal karayolu üzerinde, İl merkezine 5 Km mesafede Samanlı köyü içerisinde bulunmaktadır. Peyzaj ağırlıklı, koleksiyon bir arboretum karakterinde olup, m 2 lik bir alanda tesis edilmiştir. İçerisinde kaya bahçeleri, bitki bahçeleri, iris bahçeleri, gül bahçeleri, minyatür bitkiler, Türkiye doğumlu bonsai bitki koleksiyonları vb. örnekler vardır. Başta Türkiye olmak üzere, Asya, Avrupa, Afrika, Amerika, Avustralya kıtaları ve Yeni Zelanda'dan bitki örnekleri yanında, Türkiye'nin endemik bitki örnekleri mevcuttur. Arboretum içerisinde tahminen 5 bin odunsu, bir o kadarda otsu rizomlu ve soğanlı bitki mevcuttur. Açıkhava Müzesi Birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan ilde, kalıntı ve buluntu eserler Merkez İlçedeki açık hava müzesinde sergilenmektedir. Altınova İlçesi Yalova ya 27 km. uzaklıkta, sahil kenarında yer alan Altınova İlçesi nde farklı dönemlere ait hamam, su kemerleri, çeşme, kale gibi tarihi eserler bulunur. Bizans İmparatoru Constantinius tarafından kurulan ve annesi Helena nın adını verdiği Helenopolis, bugünkü Hersek civarında önemli bir yerleşme merkeziydi. Doğu Roma İmparatorluğu nun merkezi İstanbul olduktan sonra, Justiniaus devrinde Helenepolis İstanbul-İznik yolu üzerinde bulunduğu için çok önem kazanmıştır. Hersekzade Ahmet Paşa Külliyesi Altınova İlçesi nin Hersek Köyü nde cami, hamam, su kemeri ve su deposundan oluşan külliye, 16. yüzyılda Hersekzade Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. İki kubbeli caminin kubbelerinden biri depremde yıkılmıştır. Camii iki kubbeli olup, son cemaat yeri ve caminin ana binası halen hizmet vermektedir. Camii yanında Hersekzade Ahmet Paşa'nın mezarı, bir çeşme ve hamam kalıntısı mevcuttur. Hersekzade Ahmet Paşa Camiinin yakınında bulunan hamam günümüze kadar ayakta kalabilmiştir. Ayrıca hamamın yakınında tek gözlü su deposu olup diğer yanında da çeşme bulunmaktadır. Çobankale Tarihi İpek Yolu nun Hersek Köyü ile İznik arasındaki güzergâhında bulunan Çobankale nin Bizans Dönemi ne ait olduğu sanılmaktadır. Yüzyılların tahribatı ile bugün kalenin sadece kalıntıları görülebilmektedir. 22

30 Armutlu İlçesi Yalova ya 51 km. uzaklıkta, 38 km.lik sahil şeridine ve koylarına sahip ufak bir sahil kasabasıdır. Armutlu sahilleri Marmara Denizi nin en temiz kıyılarını oluşturmaktadır. Ayrıca güzel kaplıcalara sahiptir. Armutlunun tarihine ilişkin Bizans dönemine ait kalıntılar bulunmuştur yılında Osmanlıların eline geçen yörede uzun yıllar Rumlar ve Türkler birlikte yaşamıştır. Armutlunun merkezinde bulunan tarihi köprü ve Osmanlı hamamı restore edilerek işlevlerini sürdürmeleri sağlanmıştır. Bunun dışında 24 adet sivil mimari örneği konut, Hacı Ali Paşa Camii ve bir çeşme, yörenin diğer tarihi ve kültürel eserleridir. Kaplıca yöresinde bulunan tarihi hamamda halen kullanılmaktadır. Armutlu Merkezde bulunan tescilli köprü ve Osmanlı Hamamı restore edilmiş ve şu an işlevlerini sürdürmektedirler. Bunun dışında tescilli 24 adet sivil mimari özelliği koruyan konut, eski camii ve bir çeşme, yörenin diğer tarihi ve kültürel eserlerindendir. Bu eserler halen kullanılmakta olup, kullanılmayacak durumda olan bazı konutların gerekli restorasyon çalışmaları yapılarak kullanılabilir hale getirilmeleri ve geleceğe aktarılmaları sağlanmalıdır. Hacı Ali Paşa Camii Yapım tarihi'nin Orhangazi dönemine kadar uzandığı söylenir. İlçe merkezinde bulunan camii, ibadete açık durumdadır. Camii nin iç ahşap tasarımı ve dış ahşap saçakları, ince bir işçilik örneği olarak gösterilmektedir. Çınarcık İlçesi Yalova ya 17 km. uzaklıktaki Çınarcık İlçesi, ormanları ve sahil şeridi boyunca plajları, yazlıkları, otel, motel ve pansiyonlarıyla önemli bir turizm merkezidir. Çınarcık ta Karpuzdere, Kanlıçınar ve Üçpınarlar mevkilerinde Bizans ve Osmanlılardan kalma eserlere rastlanmıştır. Osmanlı döneminden kalma su kemerleri, hamam ve su deposu kalıntıları vardır. Osmanlı döneminde donanmaya ait gemilerin ve sarayın tüm gereksinimi, Paşa Limanı aracılığıyla buradan karşılanmıştır. Çınarcık ın Rumlar dönemindeki adı temiz havası olan şehir anlamında Kio dur. Çınarcık İlçesinde Osmanlı döneminden kalma su kemerleri, hamam ve su deposu kalıntıları vardır. Koru Belde Merkezi'nde dağınık durumda bulunan antik mermer eserler Koru Belediyesince korunmaktadır. Kocadere'de tescilli, Şenköy'de tescilsiz birer yapı kalıntısı bulunmaktadır. Ancak her ikisinden de hiçbir iz kalmamıştır. Esenköy de ise az sayıda sivil mimari örnekleri, kitabe, koza işleme binası ve çeşme bulunmaktadır. Bunlardan sadece koza işleme binası tescillidir. Ancak bölgedeki inşaat sırasında yıkılmıştır. Çiftlikköy İlçesi Yalova ya 4 km. uzaklıkta, sahil, plaj ve kamp alanları ile hoş tatil beldesi olan Çiftlikköy ün tarihi geçmişi de oldukça eskiye dayanır. Helenistik Dönem den Bizans Dönemi ne kadar çok sayıda ve değişik zamanlara ait yazıtlar ile Filotimes onuruna dikilen ve 1-2 yy. a ait olduğu sanılan kabartma resimli stel bulunmuştur. Yörenin bilinen ilk adı Pylai ye ilk olarak 4. yy da rastlanır. Justinianus devrinden sonra, Pylai sayfiye şehri ve civarı önem kazanmaya başlamıştır. 23

31 Yalova-Karamürsel arasındaki sahilde imparatorun sarayı, imparator ailesinin köşkleri devletin ileri gelenlerinin sayfiye evleri bulunmaktaydı. Justinianus, Constantinius devrinde yapılan kilise ve hastaneyi onartmış ve yeni bir saray ile genel bir hamam yaptırmıştır. Çiftlikköy de Justinianus devrine ait olduğu sanılan bir başka yapı da, kubbesi ve kemerleriyle kısmen sağlam kalmış olan Kara Kilise dir yılında, I. Haçlı Seferinde Latin ordularının bir kısmı buradan geçmiştir da Manuel Kommenos bazı Hristiyan göçmenlerini Pylai ye yerleştirmiştir. 93 Harbi nden sonra Bulgaristan ın Şumnu Kasabası ndan gelenler tarafından iskân edilen yöreye, 1923 ten sonra Kafkasya dan gelenlerde yerleşmiştir. Kara Kilise Çiftlikköy Başkent 1 sahil sitesi içinde bulunan ve halk arasında Kara kilise olarak bilinen Roma Dönemine ait su mimarisi yapısı bulunmaktadır. Bu yapı Bizans Dönemi'nde kilise haline getirilmiştir. Termal İlçesi Yalova ya 12 km. uzaklıkta, dünyaca ünlü kaplıcaları, doğal ve arkeolojik değerleri ile turizmin geliştiği en önemli yerleşim bölgelerinden biri haline gelen Termal, her yıl binlerce turist ağırlamaktadır. Termal kaplıcaları tarihin her döneminde önemini korumuş, yıllar boyu yararlanılan şifalı sıcak su kaynaklarında tesislerin kurulması, yörenin büyüyüp gelişmesinde rol oynamıştır. Constantinius döneminde, kaplıcaların olduğu bölgeye, toprak yarıklarından çıkan buhar ve sıcak su nedeniyle yeraltı tanrısına ait olduğu düşünülerek Pythia Therma deniliyordu. Bizans İmparatoru Justinianus devrinde en büyük yapım işleri kaplıcalarda görülür. Osmanlılar döneminde de 1892 de Camiyet-i Tıbbiye tarafından suları incelenen yörede hamamlar yaptırılmıştır. Termal de 1932 yılında yapılan kazılarda bulunan beş adak steli bugün Kurşunlu Hamam duvarlarında yer alıyor. Stellerin hepsinin üst kısmında Herkül ün çıplak, sakallı, bir elinde sopası, diğer elinde aslan postu taşıyan, atletik vücutlu betimlemeleri vardır. Kazılarda, biri Kurşunlu Hamam da, biri İstanbul müze bahçesinde, diğer ikisi de Dehliz in önünde yer alan dört mezar taşı bulunmuştur. Termal İlçesi olan Gökçedere'deki termal su kaynaklarının bulunduğu alan doğal, tarihi ve arkeolojik niteliklerinden dolayı "Karma Sit Alanı" olarak koruma altına alınmıştır. Arkeolojik Eserler: Termal de 1932 yılında Arif Mufit Mansel tarafından yapılan kazılarda (Şu anda kurşunlu banyo duvarlarında ), 4 adet mezar taşı (İtfaiye yanında ), 1 başlık sütunu, 2adet Sofia ve jüsten'in monogramı ortaya çıkartılmıştır. Bir de Niyet Kemeri vardır. Exedra: Tarihsel bulgulara göre Kral Konstantinos tarafından yapılan en büyük kilisenin bulunduğu alandır. Kiliseden günümüze kalan sadece Diabakan dehlizidir. Dehliz itfaiye binasının arkasındaki dağa yaslanmış durumdadır. 24

32 Sivil Mimari Örnekleri Termal su kaynakları yakınındaki iki binanın yenileme çalışmaları gerçekleştirilerek otel olarak kullanımları sağlanmıştır. Bunlar dışında bulunan iki ahşap yapı ise tamamen harap haldedir. Bunlar Büyük Otel ve Büyük Lokanta binalarıdır. Bu binaların Fransızlar tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Bunların da restorasyon çalışmaları yapılarak kamu kullanımına kazandırılmaları ve geleceğe aktarılmaları sağlanmalıdır. Termal Atatürk Köşkü Tedavi edici doğal kaynakları ve yeşil çevresiyle Atatürk ün büyük ilgisini kazanmış olan Termal İlçesi ndeki köşk, 1929 yılında Atatürk ün Yalova yı ziyaretinde yapılmıştır. Orijinalinde tümüyle ahşaptan, iki katlı olan yapı, daha sonra yenileme çalışmaları sırasında bugünkü haline getirilmiştir. Üç şeref salonu ve 11 odası Cumhuriyet tarihinin çok önemli kararlarının alındığı mekânlardır. Dolmabahçe Sarayı ndan getirilen mobilyalarla döşenen köşk, dönemin kullanılan eşyalarıyla müze haline getirilerek halka açılmıştır. İçerisinde Rus ressam Ayvazovski tarafından yapılmış bir resim, İran ve Hereke halıları, Fransız, Japon ve Çin porselenleri, pirinç yatak odası, Fransız lake sandalye, Ceylan derisiyle kaplı radyo ve Alman piyano bulunmaktadır. Köşkün hemen yakınında bulunan yapı restore edilerek, Atatürk ün en yakın arkadaşlarına ve yaverine tahsis edilmiştir. Atatürk bu yapılarda yurttaşlarıyla iç içe yaşama imkânı bulmuş, Yalova yı dünyaca ünlü bir sağlık merkezi ve su şehri haline getirmek için çabalamış ve Burası geleceğin su şehri olacaktır demiştir. Kurşunlu Hamam Bizans İmparatoru Jüstinyen tarafından yaptırılmıştır. Afet ve savaşlar nedeniyle zamanla toprağa gömülmüş olan Kurşunlu Hamamı, 1900 yılında Osmanlı Padişahı Abdülhamit'in emriyle onarılmıştır. Hamamın üstü kurşunla kaplı olduğu için Kurşunlu Hamam adını almıştır. Banyonun dış cephesinde mermer üzerine Osmanlıca yazılmış bir kitabe bulunmaktadır. Valide Hamamı Bizans Kralı Konstantin döneminde 6 kubbeli olarak yapılmıştır. Halen 3 kubbesi yoktur. Osmanlı döneminde Sultan Mecit tarafından onarılmış ve annesi burada tedavi gördüğünden Valide Hamamı adını almıştır. Banyonun buharlı oda bölümünde mermer üzerinde Osmanlıca bir kitabe bulunmaktadır. Bunlar dışında Gökçedere'de tescilli bir köprü bulunmaktadır. Ayrıca kaplıca içindeki ve yol güzergâhındaki çınar ağaçlarının Koruma Kurulunca anıt ağaç olarak tescilleri yapılmıştır. İl topraklarının zengin tarihi, kültürel ve doğal yapısı ve ilin muhtelif bölgelerinde bulunan sit alanları ile taşınmaz kültürel varlıkların korunması ve sürdürülebilirliği büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle 2863 sayılı yasa kapsamında bulunan kültür ve tabiat varlıklarının korunması için bu bölgelerde madencilik faaliyetlerinin kısıtlanması büyük önem arz etmektedir. (Harita 7. Sit Alanları Kültür Varlıkları) 25

33 3.3. Doğal, Çevresel ve Turistik Değerler Çevresinde biriktirdiği tarihi değerleri ve özellikle doğal güzellikleri ile Türkiye nin güzide bölgelerinden biri olan Yalova, Termal şifalı suları ile sağlık açısından yarar sağlarken, kentlerin aşırı gürültüsünden ve iş hayatından belirli sürelerle uzaklaşmaya çalışan, doğa ile iç içe yaşamayı seven yerli ve yabancı turistler için tercih edilen bir yerdir. Yalova ve çevresi denizin ve yeşilin birbiriyle kaynaştığı, doğanın eşsiz güzelliklerinin birleştiği bir bölgedir. Özellikle gençlik aşısı yerine geçen Hayat İksiri kaplıca suları ile dört bin yıldan beri bilinen Termal ve yakın çevresi Roma ve Bizans dönemlerinden bu yana sağlık turizmine hizmet eden bir bölgedir. Günümüzde turizm olgusu her geçen gün farklı boyutlarda öne kazanmaktadır. Bunların başında da Termal turizmi gelmektedir. Yalova bu alanda iki kaplıcayı bünyesinde bulundurduğu için şanslı bir ildir. Termal suyu 1911 yılında İtalya'nın Roma şehrinde yapılan Uluslararası Endüstriyel Fuarda birinci olarak Altın Madalya ile ödüllendirilmiştir. Aynı zamanda Termal İlçesinde Türkiye'nin tek şifalı Gözsuyu bulunmaktadır. Armutlu kaplıcaları çok sayıda ana kaynaktan oluşmuş ve banyo olarak kullanılmaktadır. Türkiye nin ilk özel canlı ağaç müzesi, "Arboretum" Yalova'da bulunmaktadır. Bu özelliklerin yanında geniş orman alanları, yayla turizmi, spor amaçlı turizm ve dağcılık sporları için elverişli bir yapıya sahiptir. Yalova günübirlik turizm olanakları zengin olan bir ildir. İlde çok sayıda mesire yeri bulunmaktadır. Günübirlik turlar rekreasyon alanlarında ve doğal özelliklere sahip alanlarda yapılmaktadır. Çınarcık-Hasan Baba-Esenköy: Hasanbaba piknik alanı mesire alanı ve hayvan koruma parkıdır. Termal ve Çınarcık ilçeleri arasında ve Çınarcık sırtlarında bulunan Hasan Baba Piknik ve mesire yeri geniş bir alana yayılmış olup, meşe, kestane ve ıhlamur ağaçlarıyla kaplı, denize nazır, foto safari yapılabilecek doğal güzellikler içermektedir. Ayrıca bu alanda doğal ortamda Geyik koruma alanı mevcuttur. Çınarcık-Esenköy sahilleri, denize girmek için en çok tercih edilen sahil bandıdır. Çınarcık-Esenköy arasında bulunan "Kumluk Plajı" kumsalı ve altyapısıyla en düzenli plaj durumunda olup, en yoğun olarak denize girilen plajdır. İlçede çok sayıda konaklama, yeme-içme ve eğlence tesisi mevcuttur. Yalova İli, kıyı, orman, yayla olanakları ve uygunluğu ile gençlik turizmine uygun bir yöredir. Yurtiçi ve yurtdışından gelen gençler gruplar halinde kamp yapmaktadırlar. Bilhassa Delmece yaylası ve Sudüşen Şelalesi tercih edilen merkezlerdendir. Sudüşen Şelalesi: Üvezpınar köyünden 8 km mesafede bulunan Şelale ve çevresi eşsiz doğal güzelliklere sahiptir. Şelaleye giden yol, mükemmel bir doğa yürüyüş (trekking) parkuru olup, yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerce yoğun olarak tercih edilmektedir. 26

34 Şelale ye çıkan yol güzergâhında eşsiz bir baraj gölü, deniz ve doğa manzarası mevcuttur ki, bu güzergâh foto safari, doğa yürüyüşü ve piknik alanı olarak kullanılmaktadır. Delmece Yaylası: İlin önemli yaylaları; Kocadere ve Teşvikiye beldelerinin güneyinde yer alan Erikli ve Delmece yaylalarıdır. Delmece Yaylası içerisinde Yalova'nın tek doğal Göl'ü "Dipsiz Göl" adı ile bilinen krater göl'ü bulunmaktadır. Bu yaylalar büyük oranda; çam, meşe, kestane ve ıhlamur ağaçlarından oluşan ormanlarla kaplıdır. Yaylalara ulaşım ise Teşvikiye beldesinden ayrılan toprak yolla yapılmaktadır. Delmece Yaylası alanı 400 dönüm olup üzerinde 60 hane ahşap ve 20 hane kargir bina bulunmaktadır. Karlık Yaylası: Belde merkezinden 8 km mesafede olup doğal yürüyüş parkurlarıyla ve motorlu araçlarla ulaşılabilir konumdadır. Yayla etrafında her türlü orman ağaçları, içme suları ve endemik bitkiler bulunmaktadır. Doğa kampçılarının tercih ettiği bir yerdir. Erikli Yaylası: Teşvikiye Köyünün 8 km yukarısında yer alan Erikli Yaylası da gerek fotoğraf tutkunları, gerek doğayla baş başa kalmak isteyen kamp ve doğa yürüyüşçüleri için ideal yerlerden biridir. Kestane, karaağaç, ıhlamur, erik ve elma ağaçlarıyla bezenmiş olan yayla eşsiz bir dinlenme yeridir. Doğa yürüyüşü için ideal bir parkur olan Teşvikiye Deresi üzerinde bulunan ikiz şelaleler buraya ayrı bir güzellik katmaktadır. Bunların dışında; Teşvikiye Beldesi ile Erikli Yaylası arasında irili ufaklı birçok şelale bulunmaktadır. Biraz eforlu yürüyüş gerektiren 10 km lik parkur üzerinde kamp yapılabilecek alanlar mevcuttur. Erikli yaylası alanı 100 dönüm olup, üzerinde 5 hane ahşap bina bulunmaktadır. Mülkiyet durumu: 50 dönüm 2/B ve 50 dönüm orman arazisidir. Çaldere Şelalesi: Esenköy-Armutlu karayolu üzerinden yoldan 700 m içeride yer almaktadır. Akış yüksekliği 8 m olup, her mevsim yerli ve yabancı turistler tarafından tercih edilmektedir. Termal Kaplıcaları: Roma ve Bizans dönemi eserlerinden olan Yalova Termal Kaplıcaları, il merkezine 12 km mesafede olup, kaplıca tesisleri içerisinde Sultan banyo, Valide banyo, Kurşunlu banyo ve Köylü hamamı gibi tarihi banyolar mevcuttur. Tarihi kurşunlu hamamı içinde sauna ve açık yüzme havuzu bulunmaktadır. Tesis bünyesinde şifalı mide suyu-göz suyu ve ayak suyu olarak adlandırılan şifalı sular mevcuttur. Çınar ve Çamlık Otelleri mevcut olup, bu otellerin bodrum katlarındaki hamamlarda, banyo suyu olarak kaplıca suları kullanılmaktadır. Fiziksel ve kimyasal analizler sonucu bu suyun sülfatlı, sodyum ve kalsiyumlu hipotermal ve hipotonik bir maden suyu olduğu saptanmıştır. Mide ve bağırsak hastalıklarında, kronik gastrit, nezlevi bağırsak hastalıkları, spastik kolit ve bağırsak salgısı ve safra yetersizliğine bağlı ishallerde, asabi kaynaklı kabızlık, bağırsak parazitleri ve hemoroidlerde, dejeneratif romatizmaları (artroz) ve yumuşak doku romatizmaları da kürden şifa bulan hastalıklar arasındadır. Kaplıcalar çevresindeki Gökçedere ve Üvezpınar mahallelerinde çok sayıda konaklama ve yeme içme tesisi mevcuttur. 27

35 Armutlu Kaplıcaları: Kaplıca, ilçe merkezinin 2,5 km kuzeyinde olup, Armutlu Kaplıcaları Yalova'ya 50 km. mesafededir. Kaplıca bölgesinde; otel, restorant, Türk Hamamı, masaj salonları, jakuzi ve kapalı yüzme havuzu bulunmaktadır. Kaplıca suları kimyasal sınıflandırma bakımından sülfatlı, bikarbonatlı, klorürlü, kalsiyumlu, sodyumlu ve karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Kaynaklarda mineral miktarı mg. arasındadır. Banyo ve içme kürlerine uygun olan kaplıca suları banyo, içme ve çamur olarak uygulandığı gibi, sudan çıkan gazlar teneffüs yoluyla da uygulanır. Armutlu kaplıcaları, radyoaktivitesi yüksek kaplıcalar sınıfına girmektedir. Kaplıcalar kalbin işlemesinde, asidin vücuttan atılmasında, sinirler üzerinde, iltihabi hastalıklarda ve kadın hastalıklarında, mide ve bağırsak hastalıklarında, yaraların iyileşmesinde, karaciğerin düzenli çalışmasında, hormonların düzenlenmesinde ve idrar söktürücü olarak yararlar sağlar. Armutlu ilçesinde çok sayıda konaklama yeme-içme ve eğlence tesisi mevcuttur. (Harita 8. Turizm ve Rekreasyon) 28

36 4. DOĞAL YAPI ÇEVRESEL KAYNAKLAR 4.1. Jeomorfolojik ve Topoğrafik Yapı İl geneli topoğrafik yapısının karakteristik özelliği; doğu kıyılarındaki düzlükler dışında, dağlık bir araziye sahip olmasıdır. İlin güney tarafı Samanlı Dağları tarafından kaplanmıştır. Samanlı Dağları nın en yüksek noktası Yalova ile Gemlik sınır noktasında bulunan Beşpınar Tepesi (926 m) dir. İl çok dalgalı bir yapıya sahip olmamasına karşın farklı arazi yapılarını içinde barındırmaktadır. İl in önemli yaylaları; Kocadere ve Teşvikiye beldelerinin güneyinde yer alan Erikli ve Delmece yaylalarıdır. Delmece Yaylası içerisinde Yalova'nın tek doğal Gölü "Dipsiz Göl" adı ile bilinen krater gölü bulunmaktadır. İl deki yaylalar büyük oranda; çam, meşe, kestane ve ıhlamur ağaçlarından oluşan ormanlarla kaplıdır. Yaylalara ulaşım ise Teşvikiye beldesinden ayrılan toprak yolla yapılmaktadır. Yalova il topraklarında tarımsal faaliyetlerin sürdürüldüğü ovalar bulunmaktadır. Kocadere Köyü yakınındaki Kocadere Ovası, Koru Köy ile Akköy arasında yer alan Koru Ovası, Devlet Üretme Çiftliği (Baltacı Çiftliği) sahilindeki Liman Ova ile başlayan ve Sellimandıra ya kadar uzanan Samanlı ve Kadıköy Ovaları, Elmalık Köyü nden başlayıp Araştırma Enstitüsü (Millet Çiftliği) ne kadar uzanan Kazımiye Ovası ve Taşköprü Ovası İl in başlıca ovalarıdır. Gemlik Körfezi ve Yalova arasında batı-doğu doğrultusunda uzanan dağlık alan içinde dere yatakları doğrultusunda uzanan küçük vadiler bulunmaktadır. Bunların içinde en önemli yere sahip olan ise Sellimandıra vadisidir. Genellikle tüm bu vadiler birbirine paralel olarak uzanmaktadırlar. Sellimandıra vadisi Gökçedere yöresinde tabanını genişletir ve Marmara Denizi ne açılır. Bu çeşitli vadiler arasında küçük tepelerle birbirinden ayrılan ovalar bulunmaktadır. Yalova İli eğim durumu incelendiğinde toplam alanın yaklaşık %40 ını %30 ve üstü eğimli alanların oluşturduğu görülmektedir. İlin güney kısımları ormanlarla kaplı ve %30 ve üstü eğime sahip alanlardan oluşmaktadır. Yaklaşık %19 luk bir kısmı %0-5 eğimli alanlar, %18 lik bir kısmı %20-30 eğimli alanlar ve %11 lik bir kısmı da %15-20 eğimli alanlar oluşturmaktadır. (Harita 9. Eğim Haritası) Tablo.10. Yalova İli Eğim Derecelerinin Alansal Dağılımı Eğim Derecesi Alan (ha) Oran (%) % 0-5 Eğim % 5-10 Eğim % Eğim % Eğim % Eğim % 30 Üstü Eğim Toplam Kaynak: Büro Analiz Çalışmaları 29

37 Yalova İli bakı analizi incelendiğinde yaklaşık %19 luk bir kısmı düz alanların oluşturduğu görülmektedir. Yaklaşık %15 lik bir kısmı kuzeydoğu yönlü alanlar, %13 lük alanı doğu yönündeki alanlar, %24 lük bir kısmı da batı ve kuzeybatı yönündeki alanlar oluşturmaktadır. (Harita 10. Bakı Haritası) Tablo.11. Yalova İli Bakı-Yön Analizi Bakı Yönü Alan (ha) Oran (%) Düz ,25 Kuzey ,28 Kuzey-Batı ,26 Batı ,19 Güney-Batı ,90 Güney ,11 Güney-Doğu ,08 Doğu ,48 Kuzey-Doğu ,43 Toplam Kaynak: Büro Analiz Çalışmaları Yalova İli yükseklik kuşakları incelendiğinde en yüksek tepenin 920 m olduğu görülmektedir metre yükseklik kuşağı yaklaşık %18 ile ilde en yüksek orana sahiptir. Yüksekliklerin ilin güneyinde yer aldığı görülmektedir. (Harita 11. Yükselti Kuşakları Haritası) Tablo.12. Yalova İli Yüksekti Kuşakları Analizi Yükseklik (Metre) Alan (ha) Oran (%) ,27 1, ,13 5, ,39 3, ,36 6, ,96 10, ,04 18, ,99 13, ,41 10, ,67 9, ,08 8, ,43 5, ,66 4, ,44 1,52 Toplam 80092, Kaynak: Büro Analiz Çalışmaları 30

38 4.2. İklim Marmara Bölgesinin doğu kısmında yer alan bu bölge makro-klima tipi olarak Akdeniz iklim kuşağı içinde yer almaktadır. Bu iklim tipinin etkisi bilhassa yaz mevsimi süresini uzatmakta ve Türkiye nin büyük bir kısmını içine almakla birlikte bölgesel farklarla kendini hissettirmektedir. Bu şekilde Yalova ve çevresi, Marmara geçiş tipi veya Marmara iklimi olarak vasıflandırılan bölgesel iklim tipine girmektedir. Buna ek olarak bu tip içinde coğrafi etkenlerle lokal farkların olması doğaldır. İl yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve bol yağışlıdır Sıcaklık Yalova İlinde sıcaklık ortalaması 14,6 o C olup, sıcaklık ortalamasının yüksek olduğu aylar Temmuz ve Ağustos, sıcaklık ortalamasının en düşük olduğu aylar Ocak, Şubat ve Mart aylarıdır. Ortalama yüksek sıcaklık yıllık ortalaması 19,4 o C, ortalama düşük sıcaklık yıllık ortalaması 10 o C dir. Bölgede en yüksek sıcaklık tarihinde 45,4 o C en düşük sıcaklık tarihinde 6 o C olmuştur. (Harita 12. Sıcaklık Haritası) Tablo.13. Aylara Göre Sıcaklıklar (yıl) Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ortalama Sıcaklık ( C ) 30 6,6 6,5 8,3 12,5 16,9 21,5 23,7 23, ,8 11,4 8,5 Maksimum Sıcaklık( C) ,2 31,4 36,5 34,2 39,5 45,4 40,0 37,5 36,6 29,0 24 Minimum Sıcaklık ( C) 30-5, ,4-1,6 1,2 8 10,8 10,6 6,2 1,3-3,2-5,6 Kaynak: İl Meteoroloji Müdürlüğü Grafik.3. Ortalama Sıcaklık (C) Ortalama Sıcaklık ( C ) Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ortalama Sıcaklık ( C ) Kaynak: İl Meteoroloji Müdürlüğü 31

39 Yağış İl Meteoroloji Müdürlüğü nün 30 yıllık meteorolojik verilerine göre Yalova İlinde ortalama toplam yağış miktarı 727,5 mm dir. En az yağışlı ay 25,1 mm ile Temmuz ayı, en fazla yağış alan ay ise 106,8 mm ile Aralık ayıdır. Yıllık ortalama yağışlı gün sayısı ise 144 dür. Yağış durumu 3 aylık periyotta toprak nemine hemen etki etmekte, 6 aylık periyotta akarsulara, 12 aylıkta akarsu ve göllere ve 24 aylık periyotta da yeraltı su kaynaklarına etki etmektedir. İl meteoroloji Müdürlüğü nün Yalova İli ne ait grafik haritalarından çıkardıkları bilgiye göre; 3 aylıkta 1993 yılının 5. ayından 1994 yılının 5. ayına kadar kurak bir periyot yaşanmıştır. Bunun anlamı bahsi geçen tarım yılında tarım açısından kurak bir yıl yaşanmıştır denilebilir. Buna karşılık 2001 yılının 8. ayından 2002 yılının 2. ayına kadar da nemli bir periyot yaşanmıştır. (Harita 13. Yağış Haritası) Tablo.14. Yağış Göstergeleri Yıllık Ortalama Yağış Miktarı (mm) Günlük Max, Yağış Miktarı Yağış >=0,1 mm Olduğu Günler Sayısı Yağış >=10 mm Olduğu Günler Sayısı Yağış >=50 mm Olduğu Günler Sayısı Ortalama Kar Yağışlı Günler Sayısı En yüksek kar örtüsü kalınlığı (cm) Ortalama Sisli Günler Sayısı Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık YILLIK 83,1 66,3 64,4 57,2 35,6 36,8 25,1 36,7 45,4 81, ,8 727,5 62,8 54,7 72,5 57,1 44,3 60,7 45,1 90,8 181,9 83,3 57,5 78,6 181,9 15,8 12,7 11,8 11,6 8 6,2 4,5 4,7 5,7 10,7 12,4 14,5 118,6 2, ,1 1 0,8 1,1 1,4 2,6 2,9 3,5 22,7 0, ,1 0 0,1 0,1 0,1 0,1 0,1 0,7 3,1 4 1, ,2 1,4 10, ,9 2,1 1,3 1 0,3 0,3 0,1 0,2 0,7 2,4 1,5 13,8 Ortalama Dolulu 0, , ,1 0,3 Günler Sayısı Kaynak: İl Meteoroloji Müdürlüğü Grafik.4. Yıllık Ortalama Yağış Miktarı (mm) Yıllık Ortalama Yağış Miktarı (mm) Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Kaynak: İl Meteoroloji Müdürlüğü Temmuz Ağustos Eylül Yıllık Ortalama Yağış Miktarı (mm) Ekim Kasım Aralık 32

40 Rüzgâr Yalova İlinde ortalama rüzgâr hızı 1,8 m/sn, baskın rüzgâr yönü güneybatıdır (SSW). Uzun yıllar ortalamalarına göre en hızlı esen rüzgârın hızı yıllık olarak 16.5m/s dir. Grafik.5. Yalova Meteoroloji İstasyonuna Göre Yalova İli Rüzgâr Gülü YALOVA UZUN YILLARA AİT RÜZGAR DİYAGRAMI RASAT SÜRESİ: NW NNW N NNE NE WNW W ENE E WSW ESE SW SE SSW S SSE Kaynak: İl Meteoroloji Müdürlüğü Basınç 30 yıllık meteorolojik verilere göre Yalova İlinde ortalama buhar basıncı en yüksek olduğu aylar 21,7 hpa ile Temmuz ve Ağustos, en düşük olduğu ay ise 7,2 hpa ile Şubat ayıdır. Grafik.6. Ortalama Buhar Basıncı (hpa) Ortalama Buhar Basıncı (hpa) Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ortalama Buhar Basıncı (hpa) Kaynak: İl Meteoroloji Müdürlüğü Ekim Kasım Aralık 33

41 Bağıl Nem 30 yıllık meteorolojik verilere göre Yalova İlinde en yüksek ortalama bağıl nem oranı % 77 ile Ekim ayında en düşük ise % 72 ile Haziran ayında görülmüştür. Grafik.7. Ortalama Bağıl Nem Ortalama Bağıl Nem Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ortalama Bağıl Nem Kaynak: İl Meteoroloji Müdürlüğü Buharlaşma 28 yıllık meteorolojik verilere göre ortalama buharlaşmanın en fazla olduğu ay 158,7 mm ile Temmuz ayıdır. Yine uzun yıllar ortalamalarına göre günlük en çok buharlaşmanın olduğu ay 15,6 mm ile Nisan ayı en az olduğu ay ise 3,2 mm ile Aralık ayıdır. Grafik.8. Ortalama Buharlaşma (mm) Ortalama Buharlaşma (mm) Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Kaynak: İl Meteoroloji Müdürlüğü Ortalama Buharlaşma (mm) 34

42 4.3. Bitki Örtüsü ve Orman Durumu Yalova İli coğrafi konum olarak yarımada üzerinde dar bir alana sıkışmış olmakla birlikte; kısıtlı su kaynaklarına rağmen orman varlığı açısından önemli bir zenginliğe sahiptir. Orman ve makilik alanlar ilin karakteristik bitki örtüsüdür. Samanlı dağlarının kuzey ve güneyinde vadi içlerinde bulunan makiler, bu kütlenin etekleri boyunca kesintili şeritler ve parçalar halinde bulunurlar. Yalova nın güneyindeki dik yamaçlar tümüyle gür bir orman örtüsü ile kaplıdır. Orman alanları ilin yaklaşık % 55 ini kaplamaktadır. Orman İşletme Müdürlüğü verilerine göre ormanlık alanlar 0 ila 921 m kotları arasında bulunmaktadır. İldeki orman alanlarının niteliği incelendiğinde; büyük bölümün bozuk baltalık orman olduğu, il genelinde hektar normal koruluk alan yer aldığı bilinmektedir. Tablo.15. Orman Alanlarının Nitelikleri Orman Türü Kapladığı Alan (Hektar) Normal Koru Bozuk Koru 1.181,5 Normal Bataklık ,5 Bozuk Bataklık Toplam Kaynak: İl Çevre ve Orman Müdürlüğü Yalova Orman İşletme Müdürlüğü ne ait ormanlık alan hektar olup, başlıca ağaç türleri kayın, meşe, ıhlamur, kestane, karaçam, fıstıkçamı ve sahil çamıdır. İl genelindeki orman alanları oldukça gençtir ve yenilemeyi gerektirecek orman alanı bulunmamaktadır. Bölgenin arazi yapısı itibariyle kıymetli olması sebebiyle orman alanları da sık sık tecavüze muhatap olmaktadır. Bu nedenle koruma faaliyetinin iyi yapılması gerekmektedir. Çınarcık civarında Hasanbaba Mevkii ndeki ormanlar rekreasyon amaçlı halka açılmıştır. Teşvikiye civarındaki Erikli Yaylası ndaki ormanların bir kısmı rekreasyon amaçlı halka açılacaktır. İşletme Müdürlüğü bünyesindeki ormanlık alanlardan, Termal Kaplıcaları nın olduğu yerdeki ormanlık alan kaplıca turizmi açısından değer taşımakta olup, üretime uygun alanlar değildir. Yine Gökçedere Barajı havzasındaki orman alanları öncelikli olarak korunması gereken orman alanlarındandır. Orman alanlarının korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanarak geleceğe intikali konusu ülkemizde ve uluslar arası ölçekte önemli bir politika durumundadır. Bu kapsamda; orman alanlarındaki artan madencilik faaliyetleri bu alanların tahrip edilmesine ve yok olmasına yok olmasına sebep olmaktadır. İlde yer alan orman alanlarında mevcutlar hariç madencilik faaliyetlerinin kısıtlanması büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda; Orman İşletme Müdürlüğünden temin edilen verilerle il genelindeki orman vasfındaki alanlar ve muhafaza ormanları tespit edilmiş ve ilgili haritalara aktarılarak master plan çalışması için önemli bir girdi elde edilmiştir. (Harita 14. Orman Alanları) 35

43 4.4. Ekolojik Yapı, Flora Fauna Yalova, yer aldığı coğrafi konumu, ılıman iklim şartları ve orman varlığı ile önemli bir ekolojik zenginlik bölgesi içinde bulunmaktadır. Yalova İli nin Akdeniz Floristik Bölge sinin etkisi altında kaldığı kabul edilmektedir. Yalova İlinde chenopodium, lactura serriola, cichorium inthybus ve centaurea solstitialis türleri tahrip edilmiş alanlarda yaşamaktadır. Ekolojik toleransı fazla olan bu türler kozmopolittir. Yalova ilinde kozmopolit türlerin oluşturduğu bitkilere ilave olarak park, bahçe ve tarla yabani otların oluşturduğu genellikle tek tel veya çok yıllık otsu türler ile karakterize edilen bir vejetasyon hâkimdir. Doğa derneği yayınlarına göre; Armutlu Yarımadası uluslar arası kriterler kapsamında önemli doğa alanıdır (ÖDA). Doğa derneği yayınında da bahsedildiği üzere; Armutlu Yarımadası Yalova ilinin Çınarcık ve Termal ilçeleriyle Bursa ilinin Orhangazi ilçesiyle çevrili bir yarımadadır. Doğu batı doğrultusunda uzanan alan, makiliklerle çevrili bakir ormanlardan ve yerleşime fazla açılmamış bir kıyı şeridinden oluşur. Akdeniz ikliminin ılıman etkisinin gözlendiği alanda; ÖDA kriterlerini sağlayan bölge endemik bitki türleri açısından zengindir. Armutlu Yarımadası ÖDA; maki toplulukları, yaprak döken ormanlar ve nispeten iyi korunmuş bir kıyı şeridinden oluşur. Yarımadanın batı ucunda ve kıyılarda geniş alan kaplayan makilikler içeri girdikçe ve yükseldikçe yerini yaprak döken ağaçların oluşturduğu ormanlara bırakır. ÖDA da yedi bitki taksonu ÖDA kriterini sağlamaktadır. Nesli küresel ölçekte tehlike altında bulunan ve endemik Çatalca peygamberçiçeği (Centaurea hermanii) ve Ümraniye çiğdemi (Crocus pestalozzae) gibi türler bulunur. Aynı bölgede Uludağ Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölüm Başkanlığı çalışmalarına göre 35 endemik türün yayılış gösterdiği saptanmıştır. Bu kapsamda yapılan çalışmada endemik ve nadir türlerin tehlike kategorileri belirlenmiş ve bu türler Bern Sözleşmesine göre verilmiştir. Bern sözleşmesine göre bölgede; Galanthus Plicatus Bieb. Subsp Byzantinus, Centaurea Hermanni F, Cylamen Mirabile Hilderbr türleri küresel ölçekte tehlike altında bulunmaktadır. Yine Carduus Nutans L. Subsp, Centaurea Olympica, Crocus Pestalozzae, Hypericum Avicularifolium Jaub. Et Spach Subsp Byzantinum, Taraxacum Pseudobrachyglossum, Verbascum Bomboyciferum Boiss türleri Avrupa ölçeğinde nesli tehlike altında bulunan türlerdir. Bern sözleşmesine göre ulusal ölçekte nadir diğer türler ise; Colchicum Burtii Meikle ve Anemone Blanda dır. Aynı sınıflamada Pinus Pinea (Fıstık Çamı) ormanları tehlike altındaki habitatlar kategorisinde bulunmaktadır. İl topraklarının zengin ekolojik yapısı ve ilin muhtelif bölgelerinde bulunan nadide floristik türlerin korunması ve sürdürülebilirliği büyük önem taşımaktadır. (Harita 15. Endemik Türler Haritası) 36

44 Tablo.16. Armutlu Yarımadasında Yetişen Endemik Türler ve Durumları TÜR DURUMU Alkanna Tinctoria (L.) Tausch Subsp Glandulosa Hub.-Mor. Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Anthemis Aciphylla Boiss Var Discoidea Boiss Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Asperula Lilaciflora Boiss Subsp. Phrygia (Bornm.) Schönb-Tem. Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Ballota Nigra L. Subsp. Anatolia P.H. Davis Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) C. Betonicifolia Sm. C. Persicifolia L. Campanula Lyrata Lam. Subsp. Lyrata Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Carduus Nutans L. Subsp trojans P.H Davis Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Centaurea Hermanni F. Tehlikede (EN) Centaurea Olympica C. Koch Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Colchicum Burtii Meikle Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Crocus Flavus Weston Subsp Dissectuc T. Baytop et Mathew Zarar Görebilir (VU) Crocus Pestalozzae Boiss Zarar Görebilir (VU) Cyclamen Cilicicum Boiss. Et Heldr. Subsp. Intaminatum Meikle Zarar Görebilir (VU) Cylamen Mirabile Hilderbr Tehlikede (EN) Eryngium Bithynicum Boiss Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Euphorbia Anacampseros Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Ferulago Humilis Boiss Galanthus Plicatus Bieb. Subsp Byzantinus (Baker) D.A. Webb Zarar Görebilir (VU) Galium Fissurence Ehrend. & Schonb-Tem. Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Heracleum Platytaenium Boiss Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Hypericum Avicularifolium Jaub. Et Spach Subsp Byzantinum (Azn.) Robson Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Knauria Byzantina Fritsch Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Lathyrus Undulatus Boiss Zarar Görebilir (VU) Lavandula Stocheas L. Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Phlomis Russelina (Sims) Bentham Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Pilosella Hoppeana (Schultes) C.H et F.W. Schultes Subsp. Iydia (Bornm.) Sell et West Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Scrophularia Cryptophyla Boiss Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Taraxacum Pseudobrachyglossum Van Soest Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Taraxacum Turcicum Van Suest Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) V. Bithynicum Boiss. V. Lydium Boiss. Var. Heterandum Murb. V. Tossiense Freyn. & Sint. Verbascum Bomboyciferum Boiss Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Wiedemannia Orientalis Fisch. & Mey. Tehlike Altına Girebilir ve Zarar Görebilir (NT) Kaynak: Uludağ Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölüm Başkanlığı Bern Sözleşmesine göre küresel ölçekte nesli tehlike altındaki türler Bern Sözleşmesine Avrupa ölçeğinde nesli tehlike altındaki türler Bern Sözleşmesine ulusal ölçekte nesli tehlike altındaki türler Günümüzde Yalova ili ve çevresinde yaban hayatı habitatları insan etkileri nedeniyle gitgide daralmakta ve yaban hayatının yaşama alanları gün geçtikçe sınırlanmaktadır. Yabani hayvanların kentsel ve endüstriyel faaliyetlerin yanı sıra yer altı ve yer üstü madencilik faaliyetlerinden de etkilendikleri çeşitli araştırmalarla ortaya koyulmuştur. Bu kapsamda bölgedeki hayvan varlığının korunması, tahribatının önlenmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için türlerin habitatlarında madencilik faaliyetlerinin kısıtlanması büyük önem arz etmektedir. Yalova ilinde arazi çalışması ve literatür taraması sonucu İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından belirlenen yaban hayvanları aşağıda verilmiştir. 37

45 Tablo.17. Yalova İlinde Bulunan Yaban Hayvanlar Kemirgenler (Rodentıa) Latince ismi Türkçe ismi Bern sözleşmesi SORICIDAE Sorex minutus Cüce fare - ERINACEIDAE Erinaceus concolor Kirpi ** X SPALACIDAE Spalax leucodon Körfare - MURIDAE Rattus rattus Sıçan - Mus musculus Ev faresi - Yırtıcı Hayvanlar Latince ismi Türkçe ismi Bern Söz. Canis lupus Kurt - Canis aureus Çakal - Vulpes vulpes Tilki* - Mustela nivalis Gelincik* X Meles meles Porsuk Martes martes Ağaç sansarı Urcus arctos Boz ayı* X Kertenkeleler (Lacertilia) Familya Latince ismi Türkçe ismi Bern sözleşmesi GEKKONIDAE Crytodactylus kotschyi İnce parmaklı kele X AGAMIDAE Agama stellio Dikenli keler X LACERTIDAE Lacerta saxicola Kaya kertenkelesi X Yılanlar (Serpentes) Familya Latince ismi Türkçe ismi Bern Söz. Colubridae Coluber caspius Ok yılanı X Typhlopidae Typhlops vermicularis Kör yılan X Viperidae vipera ammodytes Boynuzlu engerek X Kaplumbağalar (Testudines) Familya Latince ismi Türkçe ismi Bern Söz. Emydidae Emys orbicularis Benekli kaplumbağa X Testudinidae Testudo graeca Adi tospağa X Kurbağalar (Anura) Familya Latince ismi Türkçe ismi Bern Söz. Ronidae Rana ridibunda Ova kurbağası X Ronidae Rana macrocnemis Uludağ kurbağası X Bufonidae Bufo bufo Siğilli kurbağa X Bufonidae Bufo viridis Gece kurbağası X Pelobatidae Pelobates syriacus Toprak kurbağası X Semenderler (Urodela) Familya Latince ismi Türkçe ismi Bern Söz. Salamandridae Triturus vulgaris Küçük semender X Salamandridae Triturus cristatus Pürtüklü semender X Kuşlar (Aves) Familya Latince ismi Türkçe ismi Bern sözleşmesi COLUMBIDAE Steptopelia turtur Üveyik X ALAUDIDAE Melanocorypha calandra Boğmaklı toygar** X HIRUNDINIDAE Hirundo rustica Kır kırlangıcı X TURDIDAE Turdus pilaris Tarla ardıcı** X CORVIDAE Pica pica Saksağan*** - Corvus monedula Küçük karga*** - STURNIDAE Sturnus vulgaris Sığırcık** - LARIDAE Larus argentatus Gümişi martı** - PASSERIDAE Passer domesticus Serçe** - Kaynak: İl Çevre ve Orman Müdürlüğü MEMELİLER SÜRÜNGENLER (REPTİLİA) ÇİFT YAŞAMLILAR (AMPHIBIA) 38

46 4.5. Toprak Kabiliyeti Tarımsal Arazi Kullanımı 6 İlçe, 15 Belde, 44 köyden ibaret olan çalışma alanı toplam yüzölçümü hektardır. İl deki toplam tarım alanı 221,738 dekar, orman alanı dekar, çayırmeralar 7944 dekar dır. İlin toprak yapısı incelendiğinde; çalışma alanının %7 si alüvyal topraklar, %6 sı kahverengi orman toprakları, %70 u kireçsiz kahverengi orman toprakları, %3 sı kolüvyal topraklar, %11 sı rendzinalar, %3 i diğer toprak sınıflarından olduğu bilinmektedir. Yalova ili ilçelere göre toprak grupları dağılımında kireçsiz kahverengi orman toprakları Altınova İlçesinde %53 ile, Armutlu ilçesinde %91 ile, merkez ilçede %63 ile, Çınarcık ilçesinde %87 ile ve Termal ilçesinde% 90 ile en çok alanı kaplamaktadır. Sadece Çiftlikköy ilçesinde %38 ile Rendzinalı topraklar en fazla alanı kaplamaktadır. İldeki toprak varlığı arazi kullanım kabiliyet sınıfına göre incelendiğinde; çalışma alanında 1. sınıf topraklar % 7,53, 2. sınıf topraklar % 5.91, 3. sınıf topraklar % 67,49, 4. sınıf topraklar % 3.36, 5. sınıf topraklar % lık ve diğer toprak sınıfları da % 3.25 lük bir alanı kaplamaktadır. Yalova İl Tarım Müdürlüğü verilerine göre İl sınırları içinde dekar tarım alanında 5778 çiftçi ailesi tarımla uğraşmaktadır. Tarım yapılan arazilerin %29 u tarla alanı, %20 si meyve alanı, %17 si zeytin alanı, %3 ü sebze (açıkta) alanı, %1 i sebze (örtü altı) alanı, % 0,1 i kesme çiçek (açıkta) alanı, % 1 i kesme çiçek (örtü altı) alanı, %1 i iç mekân ve dış mekân süs bitkileri alanı, % 1 i de kavaklık ve söğütlüktür ton tarla bitkileri, ,5 ton sebze, ton meyve, 8770,3 ton zeytin, adet süs bitkisi üretilmiştir. Tarım İl Müdürlüğünün ilgili görüşü doğrultusunda hazırlanan tarımsal alanlar haritasında da açıkça görüldüğü üzere il geniş tarım topraklarına sahip değildir. İldeki tarım alanlarının % 5,38 ini mutlak tarım alanları, % 7,84 ünü organik tarım alanları, %10,74 ünü zeytinlik (dikili tarım alanları), % 5,38 ini mera alanları (tescilli), % 1,76 sını sera alanları ve % 68,87 sini diğer tarım alanları oluşturmaktadır. İldeki batı kesimindeki Armutlu Yarımadası, güneydeki Sugören Köyü civarı, Kılıç Köyü civarı ve kuzey sahillerinde yer alan muhtelif zeytinlik alanlar tarımsal üretim açısından korunması büyük önem arz eden karakteristik bir bitki örtüdür. Zeytinlik alanlarla ilgili 3573 sayılı yasada belirtildiği üzere; zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır. Yine ilde bulunan mutlak, organik ve diğer tarım alanları ile sera alanları ve mera alanlarının korunması ve ilde zaten çok sınırlı olan tarımsal üretimin kapasitesinin azaltılmadan devamı hayati önem taşımaktadır. Bu alanların madencilik faaliyetleri açısından değerlendirilmesi ve bu alanların sürdürebilirliğinin sağlanması büyük önem arz etmektedir. (Harita 16. Tarım Alanları) 39

47 4.6. Hidrografik Yapı Su Kaynakları - Akarsular Yalova ilinde bulunan önemli su kaynakları doğudan batıya doğru sırası ile Laledere (Kılıç), Safrandere (Kurtköy), Sellimandıra Deresi (Gökçedere), Karpuzdere (Teşvikiye), Hamamdere (Armutlu), Yamandere (Kapaklı) ile doğrudan denize ulaşan birçok küçük (Balabandere, Korudere, Kocadere vb.) Yanderelerdir. Ayrıca İlin doğusunda yer alan Yalakdere, Karamürsel İlçesi ile sınır olduktan sonra Hersek ovasında denize mansap olmaktadır. Yalova İli akarsularının su potansiyeli aşağıda verilmiştir. Tablo.18. Yalova İlinde Bulunan Akarsuların Yıllık Su Potansiyeli Akarsu Su Potansiyeli (hm 3 /yıl) Safrandere (Kurtköy) 32,3 Sellimandıra (Gökçedere) 63,6 Karpuzdere (Teşvikiye) 30,2 Hamamdere (Armutlu) 7,2 Yamandere (Kapaklı) 10,2 Diğer havzalar 198,5 TOPLAM 342 Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü, I.Bölge Müdürlüğü Safrandere (Kurtköy): Yalova İl merkezinin güneyinde ve Sellimandıra deresinin hemen doğusunda yer alır. Samanlı Dağları ve Erikli dağlarından kaynağını alan Kurtköy deresi kuzey yönünde akarak Yalova İl merkezinin içinden geçer ve Marmara Denizine dökülür. Safran Derenin üzerinde Kurtköy içerisinde yer alan Safrandere- Kurtköy AGİ daki yağış alanı 51,5 km 2, yılları arasındaki 8 yıllık gözlem periyodundaki yıllık ortalama akımı ise 32,3 hm 3 tür. Safrandere nin hemen batısındaki komşu havzayı oluşturan Sellimandıra deresi aynı coğrafik alandan kaynağını almakta olup, genelde kuzey yönünde akarak Yalova İl merkezinin içinden geçip denize ulaşır. Sellimandıra deresi üzerinde Yalova-Gölcük sahil şeridinin içme kullanma suyu ihtiyacı karşılama amacıyla Gökçe Barajı tesis edilmiştir. Gökçe Baraj yerindeki Gökçe AGİ daki yağış alanı 86,5 km 2 olup, yılları arasındaki 12 yıllık ortalama akımı 63,64 hm 3 tür. Daha batıda yer alan Karpuz Deresi de Armutlu Yarımadası boyunca uzanan Samanlı Dağlarından kaynağını almakta olup, kuzey yönünde akışına devam ederek Çınarcık İlçe merkezinin batı ucundan geçip denize dökülür. Karpuz Deresinin üzerinde ve Teşvikiye AGİ daki yağış alanı 46,2 km 2, yılları arasındaki 9 yıllık gözlem periyodundaki yıllık ortalama suyu ise 30,2 hm 3 tür. 40

48 Armutlu yarımadasının en uç kesiminde yer alan Hamam Deresi yarımadayı oluşturan yükseltilerden kaynağını aldıktan sonra önceleri batı yönünde, daha sonra ise dönüş yaparak güney yönünde akışına devam ederek Armutlu İlçe merkezinin içinden geçer ve Gemlik Körfezine dökülür. Hamam Deresinin üzerinde Ilıca mevkiinde yer alan Hamamlı dere - Armutlu AGİ daki yağış alanı 25,3 km 2 ve yılları arasındaki 8 yıllık gözlemlerine göre yıllık ortalama 10,2 hm 3 tür. Yalova İli içerisinde üzerlerinde AGİ açılıp gözlemleri bulunan ve potansiyelleri ortaya konulan akarsulardan başka birçok yan dere de mevcuttur. Balaban Dere: Sugören Köyü civarından doğan ve Harita Tepe civarından gelen dereciklerle birleşen Balaban Dere; Esadiye Köyü içerisinden geçer. Soğucak Köyü altında ise Reşadiye Deresi ile birleşir ve Araştırma Enstitüsü sınırları içinde denize dökülür. Erozyonun fazla olduğu bu dere ile her yıl tarıma elverişli toprakların bir kısmı denize dökülmektedir. Elmalık Deresi: Ayıcı Tepe yöresinde doğan birçok derenin beslediği bu dere Elmalık Köyü ve Kazımiye Köyü arazisini suladıktan sonra Araştırma Enstitüsü sınırları içinde denize dökülür. Sultaniye Deresi: Gacık Köyü nün güneyindeki Erikli Tepe den doğan dereciklerle beslenir ve etraftan yine birçok derecikler alarak Gacık Deresi adı ile Sultaniye Köyü ne kadar gelir. Buradan itibaren Sultaniye Deresi adını alır ve Çiftlikköy den geçerek denize dökülür. Dere yazın kurumaktadır. Kılıç Deresi: Dumanlı Tepe den akan dereciklerin Burhaniye Deresi ve Laledere ile birleşmesinden meydana gelmektedir. Taşköprü civarında Çatal Burun mevkiinde denize dökülür. Dere temmuz ve ağustos aylarında kurumaktadır. Kocadere: Kocadere ve Şenköy güneyindeki sırtlardan doğan dereciklerin birleşmesiyle oluşur. Kocadere Köyü nden geçtikten sonra denize dökülür. Bu akarsu adını taşıdığı ovayı sulamaktadır. Yaz aylarında suyu çok azalmakta ve sulama işlerinde pek kullanılamamaktadır. Koru Deresi: Hafız Yolu Tepesi ve Çakıllı Tepe sırtlarından çıkan dereciklerin birleşmesiyle oluşan bu dere Ortaburun Köyü içinden geçerek Çalıca Köyü topraklarının bir bölümünü de suladıktan sonra Koru Ovası nda denize dökülmektedir. Bu ova üzerinde Yalova ekonomisinin yeni bir gelir kaynağı olan çiçekçiliğe ait olan seralar yer almaktadır. Yalova nın en eski değirmeni olan ve İbo nun Değirmeni adı ile bilinen su değirmeni de bu derenin üzerinde Çınarcık yolunun dereyi kestiği yerde kurulmuştur. Yalova İli nin akarsuları ile ilgili debi miktarları (m3/sn), il sınırları içerisinde başlangıç ve bitiş noktaları, kolu olduğu akarsu ve özellikleri ile ilgili ayrıntılı bilgi aşağıdaki tabloda görülmektedir. 41

49 Tablo.19. Yalova İli nde Bulunan Başlıca Akarsular ve Özellikleri İlçe Adı / Akarsu Adı YALOVA MERKEZ Debisi (m 3 /sn) (Q 500 ) 1) Kazımiye Dere 72 2) Balaban Dere 181 3) Safran Dere 214 4) Selimandıra Dere 168 ÇINARCIK İLÇESİ 1) Teşvikiye Beldesi Karpuz Dere 2) Kocadere Beldesi Kocadere 3) Esenköy Beldesi Kurudere ARMUTLU İLÇESİ 118 İl sınırları İçinde Başlangıç ve Bitiş Noktaları Orta ve pilav tepe, Büyükdüz mevk. /deniz Salihağa suyu tepesi / deniz Kapıdağ mvk./deniz Beşkardeşler mvk./deniz Paşahamamı ve sazlık mvk../deniz Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü, I.Bölge Müdürlüğü ) Armutlu deresi 65 ÇİFLİKKÖY İLÇESİ 1) Sultaniye (Gacık) Dere ALTINOVA İLÇESİ 53 1) Yalak Dere 624 Manastır tepe Kapakolan mvk./deniz Ayazma mvk. Kanaryasırtı mvk./deniz Kantarağaç tepe/deniz Muhtelif köy arazileri/deniz Köy arazileri/deniz 2)Kılıç (Lale) Dere 169 Dumanlı tepe/deniz Kolu Olduğu Akarsu Elmalık dere Kör Dere Domuz dere Paşacık Dere Reşadiye Dere Kurtköy Dere Karapınar Dere Çakaldere Nacaklı dere Çağlayan dere Şaban dere (taşkın) Kızılcık dere (taşkın) Sazlı dere Armutlar dere Güngörmez dere Göldere Hamam dere Ayazma dere Kanaryasırtı dere mercan dere Hamam dere Ayazma dere Ağıl dere Kör Dere Gacık dere Kara dere Yağcı Dere Semetler Dere Avcı Dere Derbent Dere Lale dere Kızılağaç dere Burhaniye dere Özellikleri Memba: Ormanlık Mansap: Ziraat alanı rusubi karakterde taşkın özelliği var. Memba: Ağaçlık Mansap:Tarım arazisi Taşkın yok Memba: Ormanlık Mansap: Ziraat arazisi Kısmi taşkın mevcut Memba: Ormanlık Mansap: Ziraat alanı ve meskun mahal ana kolda taşkın yok Memba:Ormanlık dik eğimli, rusubi karakterde, taşkın özelliği var. Ormanlık, rusubi değil, eğimi normal, Kısmi taşkın mevcut Ormanla kaplı, dik eğimli, rusubi taşkın özelliği var. %85'i ormanlık rusubat çok az, taşkın mevcut Memba: ağaçlık Mansap: Meskun mahal ve tarım arazisi rusubat az, taşkın yok. Memba ve mansap tarım arazileri ve meskun mahal taşkın özelliği var. eğim normal Memba: ağaçlık Mansap: Ziraat Alanı taşkın mevcut 42

50 Devlet Su İşleri (DSİ) 1. Bölge Müdürlüğü nün konuyla ilgili görüşünün 5. maddesinde; akarsu ve derelerle ilgili bazı kısıtlamalar getirilmiştir. Akarsu ve derelerle ilgili kısıtlamalar kurum görüşünden aynen alındığı şekli ile aşağıda aktarılmıştır. Bugüne kadar; mevzuatlar çerçevesinde izinlendirilerek faaliyetlerini sürdüren madencilik tesislerinde genel olarak; faaliyet esnasında dere yataklarının pasa malzemeler ise doldurulması, derelerin kesitlerinin daraltılması, akış şartlarının bozulması veya dere yatağının tamamen ortadan kaldırılması gibi pek çok olumsuzlukla karşılaşılmış, geriye dönüşü olmayacak şekilde dere yataklarının tahrip edildiği gözlenmiştir. Bu nedenle; ruhsat sahası içinden geçen mevcut dere yatakları ve dereler için aşağıda belirtilen koruma mesafelerinin ruhsat dışında tutulması; A. 1/ Ölçekli topoğrafik haritalarda mavi renkli sürekli çizgi ile gösterilen sürekli akışa sahip derelerin her iki sahilinden 50 şer metre, B. 1/ Ölçekli topoğrafik haritalarda mavi renkli kesikli çizgi ile gösterilen mevsimsel akışlı veya kuru dere niteliğindeki derelerin her iki sahilinden 25 er metre koruma bandı bırakılması, bu saha içerisinde hiçbir suretle pasa malzeme depolanmaması ve bu alana stok veya pasa sahalarından malzemenin kaymasını önleyici tedbirlerin işletmeci tarafından alınması gerekmektedir Doğal Göller Çalışma alanı olan Yalova İli sınırları dâhilinde 3 adet doğal göl bulunmaktadır. Bunlar; Hersek Gölü, Dipsiz Göl ve İsimsiz Göl dür. Dipsiz Göl ve İsimsiz Göl Çınarcık İlçesinde Dipsizgöl Tepe mevkiinde bulunmaktadır. Hersek Gölü ise ildeki en geniş yüzölçümlü su yüzeyi olup aynı zamanda sulak alan statüsündedir. Hersek Lagün Gölü olarak da adlandırılan bu su yüzeyiyle ilgili olarak; DSİ 1. Bölge Müdürlüğü görüşünde bakanlık tarafından çalışmaların başlatıldığı ifade edilmektedir. Hersek Gölü, Marmara Denizinin güney yönünde doğu batı doğrultusunda uzanan çöküntü bir alanda oluşmuştur. Gölün denizle olan üç bağlantısı eskiden açık bir durumda iken şu anda kumla kaplı bir durumdadır. Sahil şeridi boyunca uzanan beton bir set, lagünü denizden ayırmaktadır. Deniz seviyesinde olan gölün batı yönünde yükseltisi fazla olmayan, üzeri ağaçlık ve çalılıklarla kaplı olan ve Deniz Üssü Komutanlığı sınırları içinde kalan tepelik bir alan bulunmaktadır. Gölün doğu ve güney kısımları çayırlık ve tarım arazileriyle çevrelenmiştir. Ortalama göl alanı 150 hektar civarında olup, yıllara ve mevsimlere göre değişiklik göstermektedir. Büyük bir bölümü sığ olan gölün ortalama derinliği 1,5 2 metre civarındadır. Gölü besleyen yüzeysel tatlı su kaynağı bulunmamaktadır. Gölün yeraltı suyu beslenimi olduğu tahmin edilmektedir. Göl ekolojik yönden ötrofik (bol gıdalı) bir göl olup, su içi bitkileri bakımından oldukça zengindir. Gölün özellikle batı kesimlerinde sazlık alanlar dikkat çekmektedir. 43

51 Su ürünleri açısından önem taşıyan gölde kefal, levrek, pisi, gümüş, dil ve ispari gibi balık türlerin yaşadığı öğrenilmiştir. Başta bu özellikler olmak üzere alanın biyolojik çeşitlilik açısından son derece zengin olduğu ve önem arz ettiği gözlenmiştir. Hersek Gölü Anadolu ya kuzeybatıdan giren kuş göç yolu üzerinde bulunması, uygun iklim koşulları ve besin maddeleri yönünden oldukça zengin oluşu nedeniyle değişik türden kalabalık kuş gruplarına beslenme, kışlama ve barınma olanağı sağlamaktadır. Yapılan gözlemler neticesinde alanda değişik ördek türleri, sakarmeke, batağan, gri balıkçıl, büyük ve küçük beyaz balıkçıl, alacabalıkçıl, büyük karabatak ve çok sayıda değişik martı türlerin varlığı tespit edilmiştir. Özellikle alandaki ördek ve balıkçıl popülasyonların çokluğu dikkat çekmektedir. Alanın geneli değerlendirildiğinde, başta su kuşları olmak üzere çok çeşitli yaban hayatı barındırması, floristik açıdan zengin oluşu ve yukarıda belirtilen diğer özellikleri nedeniyle büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, Türkiye nin 1994 yılında taraf olduğu Ramsar Sözleşmesinde (Sulak Alanların Korunması Hakkındaki Sözleşme) yer alan sulak alan tanımına uygun bir alan olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda; Hersek Gölü ve diğer doğal göller ile sulak alanlarda madencilik faaliyetlerinin sınırlandırılması ve bu alanların sürdürebilirliğinin sağlanması doğal çevrenin korunması açısından büyük önem arz etmektedir Barajlar Göletler Çalışma alanı olan Yalova İl sınırları dâhilinde 3 ü işletmede 20 si planlanan olmak üzere toplam 23 adet baraj-gölet kapsamında su yüzeyi bulunmaktadır. İşletme halinde olan Gökçe Barajı ve Armutlu Göleti içme suyu temini, Ortaburun Göleti ise sulama amaçlı kullanılmaktadır. Planlama aşamasında olan 20 tesisin 9 u DSİ ye ait olup bu tesislerin 6 sı sulama, 3 ü ise içme suyu temini amaçlıdır. Yine planlama aşamasında olan 20 tesisin 11 i Özel İdare ye aittir ve bu tesislerin 7 si sulama 4 ü ise içme suyu temini amaçlı planlanmaktadır. Konuyla ilgili olarak DSİ 1. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan kurum görüşünün 1. maddesinde; mevcut baraj ve göletlerin baraj gövdesine en az 1000 m mesafede patlayıcı madde kullanımı ile işletmecilik yapacak tesislere izin verilmemesinden (baraj enjeksiyonları ve duraylılığına zarar verilmemesi) bahsedilmektedir. Yine aynı görüşün 2. maddesinde; planlanan baraj ve gölet rezervuar alanı ve baraj gövde alanına en az 250 metre yakınında madencilik faaliyetlerine izin verilmemesi (baraj yeri ve rezervuarının doğal yapısının bozulmaması çerçevesinde), baraj / gölet gövdesine 1000 metre mesafede bulunan ve patlayıcı madde kullanarak çalışan işletmelere ise inşaata (baraj/gölet) başlandığında faaliyetlerinin sonlandırılması kaydıyla izin verilmesinden bahsedilmektedir. 44

52 DSİ 1. Bölge Müdürlüğü ve İl Özel İdare ye ait tüm baraj ve göletler temin edilerek görüş doğrultusunda öngörülen koruma ve tampon alanları belirlenmiş ve ilgili haritalara aktarılmıştır. Tablo.20. Yalova İli nde Bulunan Mevcut ve Planlanan Baraj ve Göletler Adı Durumu Kullanım Amacı Kurum Gökçe Barajı İşletme halinde İçme suyu Armutlu Göleti İşletme halinde İçme suyu Ortaburun Göleti İşletme halinde Sulama Armutlu - 2 Göleti Planlama aşamasında İçme suyu Karadere Barajı Planlama aşamasında İçme suyu + Sulama Kınalı Barajı Planlama aşamasında İçme suyu + Sulama Orhangazi Barajı Planlama aşamasında Sulama Kaytazdere Göleti Planlama aşamasında Sulama Sarpdere Göleti Planlama aşamasında Sulama Yumrudere Göleti Planlama aşamasında Sulama Çukurköy Göleti Planlama aşamasında Sulama Karacakaya Göleti Planlama aşamasında Sulama Çukurca Göleti Planlama aşamasında Sulama Derebaşı Göleti Planlama aşamasında İçme suyu Elmalık Göleti Planlama aşamasında Sulama Akdere Göleti Planlama aşamasında Sulama Sarıca Göleti Planlama aşamasında Sulama Domuzdere Göleti Planlama aşamasında Sulama Karasa Göleti Planlama aşamasında İçme suyu Yagcı Göleti Planlama aşamasında İçme suyu Örencik Göleti Planlama aşamasında İçme suyu Dereköy Göleti Planlama aşamasında Sulama Mecidiye Köyü Göleti Planlama aşamasında Sulama Kaynak: DSİ I.Bölge Müdürlüğü, Yalova İl Özel İdaresi DSİ İL ÖZEL İDARE Çalışma alanındaki işletme halindeki barajlardan biri olan Gökçe Barajı; Çınarcık- Yalova-Karamürsel sahil şeridinin varan içme-kullanma ve endüstri suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmıştır. Baraj yapımından önce Yalova-Karamürsel arasındaki sahil siteleri, fabrikalar ve Karamürsel ilçesinin su ihtiyaçları yeraltı sularından karşılanmaktaydı. Yeraltı suyu rezervinin ihtiyaçları karşılayamaması nedeniyle yeraltı suyu seviyesi gittikçe düşmekte ve bu nedenle deniz suyunun karaya doğru nüfuz etmesi sonucu yeraltı suyunda aşırı derecede tuzlanma görülmekteydi. Yeraltı suyunun seviyesinin düşmesi ve tuzlanması sonucunda yeterli verim alınamamaktaydı. 45

53 Çınarcık-Yalova-Karamürsel sahil şeridinin içme-kullanma ve endüstri suyu ihtiyacını karşılayabilecek iki kaynak bulunmaktadır. Bu kaynaklardan birisi Yalova-Termal kesiminde Sellimandıra Deresi üzerinde 1981 de yapımına başlanılan ve şu anda faaliyette olan Gökçe Barajıdır. İkinci kaynak ise Altınova-Karamürsel kesiminde Yalakdere üzerinde inşa edilebilecek Ayazma Barajıdır. Gökçe Barajı daha ekonomik bulunduğundan öncelikle yapılması uygun görülmüştür. Ayazma Barajı ise Gökçe Barajı nın ihtiyaçları karşılayamaz duruma geldiğinde (25 30) yıl sonra devreye girmek üzere geleceğe bırakılmıştır. Gökçe Barajı Karakteristikleri Bitiş Yılı :1989 Özel Hali :İçme suyu tesisleri işletmede İli :Yalova İlçesi :Termal Akarsuyu :Gökçedere (Sellimandıra Dere) Dolgu Tipi :Kaya Temelden Yüksekliği :62.00 m. Kret uzunluğu : m. Gövde hacmi :1330 x 103 m 3 Rezervuar Hacmi :25500 x 103 m 3 Rezervuar Alanı :13280 x 102 m 3 Rezervuar Uzunluğu :2000 m Amacı :İçmesuyu+sulama Drenaj Alanı :86.50 km 2 Dolusavak Kapasitesi :496 m 3 / s. Sulama Alanı :600 ha İçmesuyu Kapasitesi :37 hm 3 /yıl İdare :DSİ Armutlu Göleti Karakteristikleri Bitiş Yılı :1999 Özel Hali :İçme suyu tesisleri işletmede İli :Yalova İlçesi :Armutlu Akarsuyu :Kaledere Dolgu Tipi :Kaya Temelden Yüksekliği :27.00 m. Kret uzunluğu :99.00 m. Gövde hacmi :73 x 103 m 3 Rezervuar Hacmi :480 x 103 m 3 Rezervuar Alanı :550 x 102 m 3 Amacı :İçmesuyu Drenaj Alanı :17.80 km 2 İsale Kapasitesi : 70 lt/sn Arıtma Kapasitesi : 70 lt/ s / 6048 m 3 / gün Dolusavak Kapasitesi : 85 m 3 / s İdare : İller Bankası 46

54 Armutlu nun içme suyu ihtiyacı için İller Bankası tarafından Hamam Deresi nin üzerinde de gölet inşası bitirilmiştir. Ayrıca Kocaeli İli ile sınır oluşturan Yalakdere üzerinde Yalova-Karamürsel sahil şeridinin mutasavver içme suyu ihtiyacının karşılanması Altınova ve Karamürsel İlçeleri güneyinde yer alan köylerin sulama suyu üst kotlarda sağlamak üzere Yalakdere havzasında İhsaniye, Avcıdere, Karadere ve Kınalı Barajları etüdü devam etmektedir. Gökçe barajının yıllık ortalama suyu 60,68 hm 3 tür. Bu değer 22,24lt / sn/ km 2 lik verime, 1.92 m 3 / s debiye ve 701,5 mm lik akışa eşdeğerdir. Mevcut durumda Gökçe barajından yılda 38 hm 3 su çekilmekte olup yıllık ortalama suyu 60,68 hm 3 olan Sellimandıra deresinin % 65 oranında regüle etmektedir. Görüleceği gibi kullanılmayan su miktarı yaklaşık 29 hm 3 tür. Bunun yanında Sellimandıra deresinin 1 km doğusunda yer alan Safran Derenin yıllık ortalama akımı ise 32 hm 3 tür. Bu iki su potansiyelden istifade amacıyla Gökçe Barajı mansabında ve Sellimandıra deresi üzerinde Harmankaya mevkiinde ikinci bir barajın projelendirilmesi planlanmıştır. Böylece Sellimandıra deresinin kullanılmayan suları ile Safran derenin mevcut su potansiyeli bir derivasyon tesisi yardımı ile mevcut Gökçe Barajı gölüne çevrilerek değerlendirilecektir. Harmankaya barajı yeri ise Gökçe barajının 5 km menbasındadır. Baraj yerinde talveg kotu 192 m, kret kot 272 m de baraj yüksekliği 80 m dir. Baraj yağış alanı 48,2 km 2, depolama hacmi 22,80 hm 3 tür. Baraj yerindeki tahmin ortalama akım ise 33,8 hm 3 tür. Bu amaçla Gökçe barajının mansabına 1996 yılında no.lu Sellimandıra-Gökçe giriş AGİ, açılmış ve gözlemlerine devam etmektedir. Safrandere nin Kurtköyün hem üstünde yer alan derivasyon noktasındaki yağış alanı 50 km 2 ve yıllık ortalama su miktarı 32,3 hm 3 olup, bu suyun %70 i olan 23 hm 3 ü Gökçe barajına derive edilebilecektir. Böylece önerilen tesisler yardımı ile Sellimandıra ve Safranderenin hidrolojik potansiyelleri optimum bir şekilde değerlendirilmiş olunacaktır. Madencilik faaliyetleri için kısıtlayıcı nitelikte diğer bir faktör ise içme suyu temini yapılan barajların koruma alanlarıdır. Çalışma alanı kapsamında işletme halinde bulunan Gökçe Barajı ile planlama aşamasında olan Karadere Barajı, Kınalı Barajı, İznik Gölü, Gökçe Barajı Kurtdere I (Sarısu) Derivasyonu, Gökçe Barajı Kurtdere II (Odaiçi) Derivasyonu koruma alanlarıyla ilgili olarak Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğince (SKKY) kısıtlamalar bulunmaktadır. DSİ 1. Bölge Müdürlüğü nün konuyla ilgili görüşünün 3. maddesinde de belirtildiği üzere; SKKY (Madde 16, 17, 18, 19, 20) göre mutlak, kısa ve orta mesafeli koruma alanlarında madencilik faaliyetlerine izin verilmemektedir. Yine içme suyu rezervuarları koruma havzası içerisindeki derelerde kum-çakıl ocaklarına izin verilmemektedir. Bu alanlara ek olarak DSİ görüşünün 4. maddesinde; Çalı Dere Memba (Esenköy), Delmece Dere (Delmece Yaylası), Karpuz Dere (Erikli Yaylası) alanlarıyla ilgili kısıtlamalar getirilmiştir. İlgili madde kurum görüşünden aynen alındığı şekli aşağıda aktarılmıştır. 47

55 Henüz içme suyu temini amacıyla herhangi bir proje geliştirilmeyen, ancak içmesuyu kaynağı olarak gelecekte kullanılabilecek potansiyele sahip su kaynaklarının korunmasına yönelik Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Madde.11 (g) bendinde bazı koruma tedbirlerine yer verilmektedir. Bu çerçevede Bölge Müdürlüğümüz tarafından etüt veya planlama programına alınmamış ancak gelecekte ihtiyaçlar çerçevesinde değerlendirilebilecek yüzeysel su kaynakları ve hidrolojik havzaları ekli haritada işaretlenmiştir. Bu havzalarda madencilik faaliyetlerinin sınırlandırılması su kaynaklarının korunması açısından önem taşımaktadır Sulama Alanları Su Toplama Alanları Çalışma alanı olan Yalova İl sınırları dahilinde 1 i işletmede 7 si planlama aşamasında olmak üzere toplam 8 adet sulama projesi kapsamında saha bulunmaktadır. İşletme aşamasında olan Ortaburun Göleti sulama alanı yaklaşık 140 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Planlama aşamasında olan sulama alanları ise; Karadere Barajı Sulama Alanı, Kınalı Barajı sulama alanı, Altınova-Kaytazdere Göleti sulama alanı, Armutlu- Sarpdere Göleti sulama alanı, Armutlu-Yumrudere Göleti sulama alanı, Çiftlikköy- Çukurköy Göleti sulama alanı, Çınarcık-Karacayaka Göleti sulama alanıdır. Konuyla ilgili olarak DSİ 1. Bölge Müdürlüğü görüşündeki 6. maddesinde sulama alanları içerisinde madencilik faaliyetlerine izin verilmediği belirtilmektedir. İl sınırları kapsamında bulunan göletlerinin su toplama havzaları da madencilik faaliyetlerinin kısıtlanması açısından büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda 1 i mevcut olmak üzere toplam 8 adet su toplama havzası bulunmaktadır. Bunlar; Derebaşı Göleti su toplama havzası, Domuzdere Göleti su toplama havzası, Çukurca Göleti su toplama havzası, Akdere Göleti su toplama havzası, Laledere su toplama havzası, Karpuzdere su toplama havzası, Delmece Deresi su toplama havzası ve Çalı Deresi su toplama havzasıdır. DSİ Genel Müdürlüğü, 1. Bölge Müdürlüğü görüşünün 7. maddesinde Ayrıca İl Özel İdaresi (mülga Köy Hizmetleri Bölge Müdürlüğü) tarafından geliştirilen gölet ve sulama alanları için de yukarıda belirtilen sınırlanmaların getirilmesi konusu, Yalova İl Özel İdaresi tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir. DSİ ve Özel İdare tarafından gerçekleştirilmiş ve yapımı planlanan tüm baraj, gölet, sulama vb. proje ve tesisler temin edilmiş ve ilgili haritalara aktarılmıştır. (Harita 17. Hidrografi Haritası) 48

56 4.7. Jeolojik Yapı Çalışma alanının jeolojik yapısıyla ilgili bilgiler; Bayındırlık ve İskan Bakanlığı nın tarihli ve sayılı genelgesinde belirtilen format 1 e göre hazırlanan Yalova İl Sınırları Kapsamında 1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni Planına Dayalı Arazi Kullanımına Esas Jeolojik Etüt Raporundan alınmıştır. Söz konusu rapor Yalova İl Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından tarihinde onaylanmıştır Genel Jeoloji İnceleme alanında Paleozoyik ten günümüze kadar değişik zamanları temsil eden çeşitli kaya türleri yüzeylenmektedir. Prekambriyem-Alt Paleozoyik yaşlı olduğu düşünülen Pamukova Metamorfitleri bölgenin temelini oluşturur. Alt Triyas yaşkı Taşköprü formasyonu, Üst Kretase yaşlı Bakacak Formasyonu, Üst Paleosen-Orta Eosen yaşlı İncebel formasyonu, Eosen yaşlı Sarısu formasyonu temeli örten Sedimanter ve volkano-sedimanter birimlerdir. Eosen döneminde Fıstıklı Granitoyidi bölgeye yerleşmiştir. Daha üstte ise Sarmasiyen yaşlı Kılıç formasyonu, Üst Miyosen-Alt Pliyosen yaşlı Yalakdere formasyonu ve Pleyistosen yaşlı denizel seki çökelleri ile güncel alüvyonlar yer alır. Bölgede bir çok araştırmacı çalışmıştır. Bu çalışmada, Akartuna (1968), Erendil vd., (1991), Skınç ve Bargu ve Sakınç (1990), Göncüoğlu vd., (1992) ve Seymen (1995) in görüş ve değerlendirmeleri esas alınmıştır. Kuvaterner çökelleri arazi kullanım planlarındaki zemin nitelikleri bakımından ortaya çıkan önemi nedeniyle, ilk kez bu çalışma kapsamında, çökel ortamlarına göre ayırtlanmıştır. Pamukova Metamorfikleri Armutlu yarımadasını oluşturan kayalardan, diğer istiflere göre yüksek dereceli metamorfizma gösterenler Pamukova Metamorfikleri adı altında toplanmıştır. Bu birim Pamukova kuzeyindeki yamaçlarda, Geyve boğazının doğu ve batı yamaçlarında, Gölcük güneyinde de Başkiraz Dere vadisi boyunca görülür. Yüksek dereceli metamorfizma göstermesi ve granitik Plüton ve dayklarla kesilmesi yüzünden yarımadanın en yaşlı kaya birimi olarak ele alınmıştır. Bu istifin en altı yaklaşık 200 m kalınlıkta beyaz ve açık sarı renkli, orta tabakalı kuvarsitlerden oluşur. Metakuvarsitlerden oluşan bu birim oldukça tekdüzedir ve bölgenin başka yerlerinde görülmez. Kalın tabakalı ve aşırı yeniden kristallenmeye uğramış olan mermerlerde fosil izine doğal olarak rastlanmamıştır. Yanal sürekliliği olan bu mermer düzeyinin üzerinde yaklaşık 500 m kalınlıkta amfibolit fasiyesinde metamorfizma gösteren, volkanik ve piroklastik kayalardan oluşan bir birim yer alır. Yer yer belirsiz de olsa tabakalanmalı olan bu birim, kimi yerde belirgin şistozite gösterir. Birimin temel litolojisi olan amfibolitler yeşil, gri-yeşil yada çok koyu yeşil renkli homojen kütleler halinde bulunur. Amfibolit düzeyinin üzerinde bazen pembemsi granit çakılları içeren bir konglomera ile uyumsuz olarak metakırıntılı bir birim yer alır. 49

57 Genellikle metagrovak, kuvarsit ve sleytten oluşan birim aşırı ölçüde deformasyona uğramış ve genel olarak milonitik bir yapı kazanmıştır. Konglomera düzeyleri milonitik dokulu, kuvars ve plajioklastan oluşan hamur içinde deforme granitik çakıllar taşır. İznik Metamorfikleri Yarımadanın orta kesiminde, yaklaşık GB-KD doğrultuda, Sapanca dan İznik e kadar uzanan bir kuşak boyunca yer alan düşük dereceli metamorfik kayalar İznik Metamorfikleri adı altında tanımlanmıştır. Birimin alt yarısı Şist Mermer birimi üst yarısı ise Ofiyolitli Şistler olarak adlandırılmıştır. Şist Mermer Birimi İznik Metamorfikleri kuşağının kuzeyinde yaygın olarak yüzeyleyen şist mermer birimi kaba kırıntılı, dolomit, felsik tüf ve piroklastit, kuvars porfir ve metabazik kayalar içermektedir. Çalışma alanında şist-mermer biriminin yaşına ilişkin bir bulguya rastlanamamıştır. Gerek metakırıntılılar içinde bant ve mercek konumunda yer alan gerekse birimin en üst bölümünü oluşturan karbonatlarda fosil izine rastlanmış olmasına karşın bu kayalardaki yoğun rekristalizasyon nedeniyle yaş alınamamıştır. Ofiyolitli Şistler Bu birim çökel ve volkanik kayalar içinde çeşitli boyutlarda mercek ya da blok konumlu ofiyolit ve karbonat yüzeylemeleri içeren metamorfik olistostromal bir birimden oluşmaktadır. Ofiyolitli Şist biriminin en yaygın kaya türleri kumtaşları, kiltaşları, konglomeralar ve volkanikvolkanosedimanter kayalardır. Kırıntılı kayalar genellikle türbiditik özellik sunmakta ve çakıl boyutundan dağ boyutuna değişen çörtlü kireçtaşı, serpantin, peridotit, amfibolit, felsik volkanit ve mermer blokları içermektedir. Ofiyolitli şist biriminin en üst bölümünde yer yer alacalı şistlerle geçişli yer yer uyumsuz olarak gözlenen metavolkanik birim yer alır. Fıstıklı Graniti Başlıca granit, granodiyorit ve monzogranitle temsil edilen plüton, Erendil ve diğ. (1991), Köprübaşı ve diğ. (2000) tarafından Fıstıklı granodiyoriti olarak adlandırılmıştır. Fıstıklı köyü civarında görülen, genellikle parlak gri renkli ve Armutlu yarımadasını etkileyen deformasyon süreçlerinden etkilenmiş kayaçlardır. Fıstıklı Graniti, yarımadanın batı ucunda Fıstıklı köyü çavresinde ve kuzeyde Katırlı civarında yüzeylenen iki ana kütleden oluşur. Kumla-Armutlu ve Armutlu-Çınarcık yolları bu iki kütleyi keser. Fıstıklı köyü yakınında, deniz kıyısını oluşturan dik yarlar granitik kayaların iyi yüzeylendiği yerlerdir. Fıstıklı Graniti genel olarak gri renkli, kimi yerlerde açık sarı renkli arenalaşmış, orta taneli, sert ve masif yapılı sokulum kayalardır. İnce kesitlerde orta taneli, holokristalen, genellikle granüler, hipidiyomorf, nadiren porfiritik dokulu, bol piritli granodiyorit bileşimli kayalar olarak izlenirler. Fıstıklı çevresinden alınan birkaç örnek kuvars-diyorit bileşimli olarak tanımlanmışlardır. Fıstıklı graniti, Armutlu yarımadasında önemli bir yer tutan Eosen volkanitleriyle (Sarısu) yakın ilişkilidir. Fıstıklı kuzeyinde, Sarısu volkanitlerine ait birimler, granitik kayaları epiklastik nitelikli konglomeralarla örter durumdadır. Buna karşılık Eski Büyük Kumla köyünün kuzeyindeki yüzeylenmede ise Fıstıklı Graniti bol piritli, açık gri renkli, granodiyorit bileşimli bir kütle olarak Sarısu volkanitlerini kesmektedir. Bu yapısal konumu itibariyle Fıstıklı Graniti, Sarısu volkanitleriyle birlikte gelişmiş bir magmatik olayalar zinciri içerisinde düşünülmektedir. 50

58 Sarısu volkanitlerinin, litolojik çeşitliliği ve petrografik özellikleri nedeniyle bir volkanik kaya ilintisi olduğu düşünüldüğünde, bu yay volkanizmasıyla eş zamanlı sokulum kayaları da Fıstıklı granitleriyle temsil edilmektedir. Yılmaz ve diğ. (1995) tarafından granitoyidin sokulum yaşı saha gözlemlerine dayandırılarak Orta Eosen olarak verilmiştir. İncebel Formasyonu Bu formasyon Karamürsel in güneyinde bir yayılım gösterir. Metamorfik birimlerin üzerinde uyumsuz olarak yer alır. Karamürsel güneyinde İncebel köyü civarında, kuzeybatıya eğimli kalın bir istif (3000 m) oluşturur. İncebel formasyonu üzerlediği formasyonların çakıllarından oluşan ve aşındırdığı litolojilerin rengine göre mor, gri ya da sarı renkli taban konglomerasıyla başlar. Genellikle tekdüze bir şekilde kumtaşı, çamurtaşı, marn ve konglomera ardalanmasından oluşan filiş niteliğindeki istif üst bölümlerde yer yer volkanik düzeyleri içerir. Volkanik düzeyler açık renkli tüf ve daha az oranda da andezitik aglomera niteliğindedir. Bu düzeylerin varlığından dolayı da üstteki Sarısu formasyonuyla geçişli olarak yorumlanmıştır. Bakacak Formasyonu Kampanien-Maastrihtien yaşlı Bakacak Formasyonu yaşlı kayaçlar üzerinde denizel aşma ile çökelmiştir. Tabanda çakıltaşı-türbiditik kumtaşı, ancak tavan bölümünde ise marn-çamurtaşı ile resmedilen bu birim bir olistostromal karakteristik verir. Sarısu Volkanitleri Armutlu Yarımadası nın orta kesiminde yaygınca görülen andezitik lav ve aglomeralardan oluşan volkanik istifler Sarısu volkanitleri olarak adlanmıştır. Sarısu volkanitleri en yaygın olarak Sarısu köyü çevresinde, yarımadayı kuzeydoğu güneybatı yönünde yaklaşık ikiye bölen bir şerit halinde yüzeyler. Yarımadanın batısında dağınık yüzeylenmeler halinde de görülürler. Fazla altere olmamış masif volkanik kayaların yüzeylediği Sarısu köyü çevresi, istifin niteliği hakkında genel bir fikir verebilecek kesimdir. Formasyonun tüm özelliklerini yansıtan tip yer önermek oldukça zordur. İstif volkanizmanın gelişme sürecine bağlı olarak değişik yerlerde değişik litolojilerin sıralanmasından oluşur. Sarısu formasyonu metamorfik kayalar üzerinde genellikle 5-10 m kalınlıkta bir çökel düzeyi ile başlar. Bu düzey konglomera, çamurtaşı, kumtaşı ve kireçtaşı gibi litolojilerden oluşur. Konglomeralar köşeli kuvars klastlarından oluşur ve tane desteklidir. Çamurtaşları kuvars taneli, kalkerli çamurtaşı niteliğindedir. Kireçtaşları ise litoklastik ve biyoklastik, nümmilitli, kuvars taneli istiftaşı türündedir. Bu çökel, taban istifinin üzerindeki yaklaşık 1000 m lik kesim, genellikle piroklastik ve epiklastik kayalardan oluşur. Piroklastik düzeyler normal, ters ya da simetrik derecelenmeli, ince ya da kaba taneli tüf ve lapilli içinde çeşitli boyutta andezitik tüf ve kaya parçalarından oluşur. Piroklastik akıntı çökelleri genellikle simetrik derecelenmeli ya da derecelenmesiz kötü boylanmış lahar çökelleriyle ardalanır. İstifin kimi düzeyleri ise iri andezit bloklu ve çakıllı, olasılıkla plaj konglomerası niteliğindeki epiklastik çökeller içerir. Bu istif içinde lav akıntıları, üst bölümlerde ve ortalama 5m kalınlıkta düzeyler halinde piroklastik kayalarla ardalanır. Lav akıntıları, plajiyoklaz (An 15-55) piroksen (ojit) ve hornblend fenokristalli andezitik volkanik kayalardan oluşur. Tüfler ise camsı bir hamur içinde plajiyoklaz, cam fluidal dokulu volkanik kaya parçaları içerir. 51

59 Tüflerin yanında sulu piroklastik akıntılarla oluşmuş normal ya da simetrik derecelenmeli lahar çökelleri piroklastik akıntı yüzeylerini kazıyarak çok düzensiz uyumsuzluk düzlemleri oluştururlar. Bütün bu istif, özellikle üst düzeylerinde gözlenen, bazalt dayklarıyla kesilir. Bazaltlar ojit ve plajiyoklaz bileşenli ve andezitlerden çok daha tazedir. Sarısu köyü çevresinde gözlenen masif lav akıntılar bu volkanosedimanter kısım üzerinde oldukça kalın bir lav örtüsü oluşturur. Bu kesim yeşil renkli ve sert, andezitik tüf, zeolitli andezit ve tüflerden oluşur (Erendil ve diğ, 1991). Birimin yaşı Eosen dir. Kılınç Formasyonu Yalova İli ile güney kesimlerinde, Çiflikköy, Kazımiye, Kılıç Köyleri arasında yüzeyler. Birim sarı, kahverengimsi-gri, yer yer koyu mavi renkli, laminalı, ince tabakalı, orta sıkı tutturulmuş kiltaşı, silttaşı, marn ile mercek ve bant şeklinde kumtaşı ve çamurtaşından oluşur. Üst seviyelere doğru marnlar arasında killi kireçtaşlarına rastlanır. Yeşil, beyaz veya kahverenkli kiltaşı ve marnlar beyaz kum ve ince-orta kalınlıkta, açık renkli kireçtaşları ile çökelmiştir. Kılıç formasyonu üzerinde yaygın olarak 1-6 m kalınlığında bir ayrışama seviyesi izlenir. Kil niteliğinde olan bu seviyede çamur akması, krip şeklinde kütle hareketleri gözlenir. Kılıç formasyonu kendinden daha yaşlı birimler üzerine uyumsuz olarak gelir. Miyosen istifi Triyas birimleri üzerinde bariz bir açısal diskordansla oturur. İstifin altında birkaç metrelik bir taban çakıltaşı vardır. Yuvarlak taneli, tane destekli, yer yer çapraz tabakalanma gösteren zayıf tutturulmuş bu birim alttaki birimlerden çakıllar içermektedir. Üste doğru tane boyu hızla incelir ve istif önce kumtaşlarına daha sonra da çamurtaşı, marn ve kiltaşlarına geçer. Bu birimin killi seviyeleri yoğun yüzeysel ayrışmaya uğramış, killeri şişerek akmış ya da kötü arazi topografyası gelişimine neden olmuştur. Birim, Sarmasiyen yaşındadır (Akartuna, 1968). Aslanbey Formasyonu Pliyosen çökelleri özellikle yarımadanın kuzey sınırları boyunca, daha yaşlı formasyonların faylı sınırlarına dayalı olarak gözlenir. Pliyosen çökelleri genellikle kumtaşı, kötü tabakalanmalı konglomera, çamurtaşı ve marn ardalanmasından oluşur. İstif içinde çeşitli düzeylerde beyaz renkli tüf düzeylerine rastlanır. Sarı yada beyaz renkli olan bu çökeller yumuşak morfolojili yüzeylemeler sunar. Aslanbey formasyonu yarımadanın şekillenmesinde önemli rol oynayan Kuzey Anadolu Fayı na bağlı hareketlerden etkilenmiştir. Formasyon Alt Tersiyer öncesi formasyonlarla genellikle tektonik dokanaklıdır. Kuzey yamaçlarda yaklaşık doğu-batı uzanımlı faylarla kesilen Ponsiyen-Pliyosen çökelleri içinde eğim-doğrultu değişimleri açıkça gözlenebilir. Kuvaterner Çökelleri Altınova-Yalova- Çınarcık kıyı şeridi ve vadi tabanlarında yaygın olan kuvaterner çökelleri, on üç alt birime ayrılmıştır. Bunlardan Holosen yaşlı olanların ayrımında çökelme ortamı özellikleri esas alınmış, haritalama ise birimlerin jeomorfolojik konumlarına göre gerçekleştirilmiştir. Kuvaterner birimlerin denizel seki çökelleri ile kıyı ve akarsu ortamlarında çökelmiş çökel topluluklarından oluşmaktadır. 52

60 Denizel seki çökelleri Altınova-Yalova arasında kıyı gerisindeki düzlükler arkasında, temel kayalardan oluşan yamaç eteklerinde, dağınık halde küçük yüzlekler şeklinde izlenir. Denizel çökellerden oluşan seki dolguları morfolojik olarak 3-5 m ve 8-70 m kotlarında basamaklar meydana getirilmiştir (Erinç, 1956). Üst kotlarda yer alan seki çökelleri Altınova formasyonu olarak tanımlanmıştır (Sakınç ve Bargu, 1989). Araştırmada, bölgede birbirinden farklı yaşlarda iki seki çökel topluluğu belirlenmiş olması nedeniyle karışıklılığa yol açmamak amacıyla bu adlama kullanılmamış, bunlar üst seki çökelleri (QDs1) olarak tanımlanmıştır. Üst seki çökelleri, Karamürsel-Yalova karayolunun Kaytezdere-Altınova bölümünde, Hersek Deltası ve Taşköprü Köyü kuzeyindeki Laledere Deltası nda izlenir. Bunlar sarı, boz renklerde tabakalı, çoğu düzeyleri bol fosilli, gevşek çimentolu kum, killi kum ve siltten oluşmaktadır. Temele yakın en alt seviyeler sıkı çimentolanmış volkanik kaya ve kireçtaşı çakılları kapsayan taban Çakıltaşı ile başlar. Üste doğru gevşek tutturulmuş kumtaşlarına, daha üst seviyelerde ise siltli kum ve marnlara geçer (Sakınç ve Bargu, 1989). Üst seki çökelleri kendinden daha yaşlı birimler üzerine transgresif ve açısal uyumsuzlukla gelmektedir. Üzerinde ise alüvyon çökelleri yer almaktadır. Tireniyen fosilleri içeren bu çökeller Üst Pleyistosen yaşındadır (Sakınç ve Bargu, 1989). 3-5 m kotlarında yer alan alt seki çökelleri Taşköprü-Yalova arasında Hersek ve Laledere deltaları derisindeki basamaklar ile kıyıdan ortalama 1 km içerideki yamaç önlerinde yüzeylenmektedir. Akarsu ağızlarında ise vadi tabanlarında izlenir. Tabanda kumtaşı-çakıltaşı (yalıtaşı) ile başlayan bu çökeller üste doğru kumtaşı ve silttaşına geçer. Transgresif istifler niteliğindedir. Sekiler dışında kalan Holosen birimleri kıyıda deniz, deniz/akarsu, karada ise akarsu ortamında depolanmış, tutturulmamış çökellerden oluşur. Daha yaşlı kaya toplulukları üzerinde uyumsuz olarak bulunan bu çökeller yanal ve düşey yönde birbirine geçişlidir. Denizel kökenli birimler kıyı boyunca plaj (kumsal) (QDp), kıyı kordonu (QDo), kıyı düzlüğü (QDk) ve bataklık (QDb) çökellerden oluşmaktadır. Yalova-Altınova arasında sahil boyunca kumsal bandının genişliği birkaç metre ile 100 m arasında değişmektedir. En yaygın olduğu alanlar ise delte kıyılarıdır. Bataklık çökelleri güncel ve eski olmak üzere ikiye ayrılır. Güncel bataklıklar Hersek ve Laledere deltalarındaki lagün gölleri çevresi ile diğer akarsu ağızlarında izlenir. Eski bataklıklar ise özellikle Yalova şehri yakınındaki vadi içlerinde denizden birkaç kilometre içerilerde yer alırlar. Eski bataklık çökelleri Holosen başlarında Marmara Denizi su seviyesinin daha yüksek olduğu dönemde, vadi içlerindeki haliçlerde çökelmiştir. Öte yandan Marmara Denizi nin kıyı akıntılarına (longshore currents) bağlı olarak gelişmiş kıyı kordonlarının önünü kapattığı Hersek Gölü ise bugün lagün lagün çökellerinin depolandığı tek alandır. Akarsu çökelleri kanal (QAk) ve taşkın ovası alanı (QAt) olmak üzere iki grup altında toplanmıştır. Kanal depoları vadi içlerine örgü akarsu, deltalarda ise menderes çökellerinden oluşur. Taşkın çökelleri delta ve kıyı düzlükleri yüzeyinde yaygındır. Akarsu çökelleri kapsamındaki leve (doğal set) çökelleri (QA1) sadece Yalova İl merkezi batısında, Selimandıra Deresinin denize döküldüğü yerde bugünkü bataklık alan içinde çok küçük bir alanda yüzeylenir. (Harita 18. Jeolojik Yapı Haritası) 53

61 Yapısal Jeoloji Araştırma alanının da içerisinde bulunduğu Armutlu Yarımadası, Anadolu nun paleotektonik ve neotektonik dönemdeki yapısal evrimi açısından önemli bir bölgede yer almaktadır. Bölge paleotektonik açıdan Rodop-Pontid kuşağı (İstanbul Zonu) ile Sakarya kıtası arasındaki Kenet kuşağında bulunur. Bu iki zon Eosen- Erken Oligosen de İntra- Pontid Okyanusu nun kapanması sonucu oluşan kenet boyunca bir araya gelmiştir (Şengör ve Yılmaz, 1981; Okay ve Görür, 1995; Yılmaz vd., 1995). Yalova çevresinde yüzeylenen paleotektonik dönem kaya toplulukları İstanbul Zonu içerisinde yer alan birimlerdir. Bölgesel neotektonik evrim Anadolu nun neotektoniği ile uyumlu olup Orta-Alt Miyosen de başlar (Şengör, 1980; Şengör ve Yılmaz, 1981; Şengör vd., 1985; Görür vd., 1995; Emre vd., 1998). Bölgenin günümüz jeolojisi neotektonik dönemde şekillenmiştir. Miyosen ve Kuvaterner yaşlı birimler neotektonik dönem çökellerini oluştururlar. Yalova çevresindeki neotektonik dönem yapıları değişik doğrultudaki fay ve kıvrımlardan oluşur. Bölgenin en önemli yapısal unsuru olan Kuzey Anadolu Fayı (KAF) günümüz tektoniğini denetlemektedir. Bu fay Armutlu Yarımadası nda kuzey ve güney olmak üzere iki kola ayrılır. Kuzey kol İzmit-Adapazarı koridorunu izleyerek Marmara Denizi ne doğru uzanır. Yalova çevresinde, kabaca D-B doğrultusunda Marmara Denizi çukurlarını izleyerek batıya doğru devam eder. Diğer kolu ise Geyve-Gemlik hattı boyunca Armutlu Yarımadası yükselimini güneyden sınırlandırır. Yalova yöresinde neotektonik döneme ilişkin diğer faylar KB-GD VE KD-GB doğrultusundadır. Bunlar genelde inaktiftir. Hersek ve Laledere Deltalarında izlenen aktif faylar KAF Zonu içerisinde yer almaktadır. Bölgenin aktif fayları, izleyen bölümlerde ayrıntılı tartışılmıştır. Neotektonik dönem yapılarında olan kıvrım ve bindirmeler Miyo-Pliyosen yaşlı birimler içerisinde izlenir. Kıvrımların doğrultusu genelde D-B dır Doğal Afet Durumunun Değerlendirilmesi Türkiye nin en önemli aktif fayı olan Kuzey Anadolu Fay Zonu, çalışma alanı içerisinde yer almaktadır. Bu fay zonu Dokurcun yöresinde iki ana kola ayrılmaktadır. Güney kol Dokurcun- Geyve-İznik hattını izleyerek Gemlik Körfezi nde Marmara denizine ulaşmaktadır. Buradan batıya doğru Marmara Denizi güneyini morfolojik olarak sınırlandıran güney kol Bandırma ya kadar izlenmektedir. Kuzey kol ise Dokurcun- Karapürçek-Sapanca Gölü üzerinden batıya doğru devam ederek İzmit Körfezi nde Marmara Denizi ne ulaşmaktadır. Hersek Deltası doğusunda kalan kesiminde bu koldaki faylar morfolojik olarak İzmit Körfezi nin güney kıyılarını sınırlandırmaktadır. İnceleme alanı Bakanlar Kurulunun 18 Nisan 1996 tarih ve 96/8109 sayılı kararı ile yürürlüğe giren Türkiye Deprem Bölgeleri haritasına göre 1. derece deprem bölgesinde yer almaktadır. İnceleme alanında yapılan gözlemlerde çökme-tasman, karstlaşma, tsunami, tıbbi jeoloji vb. doğal afet tehlikeleri gözlenmemiştir. Ancak yapılacak olan üst ölçekli jeolojik-jeoteknik etüt raporlarında bu durum detaylı çalışılarak tekrar değerlendirilmelidir. (Harita 19. Deprem Bölgeleri Haritası ) 54

62 4.8. Yer Altı Kaynakları MTA kaynaklarına göre ülkemizin alan olarak bu en küçük ilinde önemli herhangi bir maden yatağı bulunmamaktadır. Ancak, Kuzey Anadolu Fay Zonunun Marmara Denizine ulaştığı noktada yer alan Yalova ilinde 2 adet sıcak su kaynağı tespit edilmiştir. Bunlar Termal Kaplıcası ile Armutlu Kaplıcasıdır. Armutlu ilçesi Fıstıklı köyü kuzeyinde Tazdağı civarı ile Çalıdere içerisinde metamorfik kayaçlar içerisinde pirotin, pirit, kalkopirit cevherleşmeleri ile yörede dağınık durumda cüruf parçaları yer almaktadır. Ayrıca Çınarçık-Katırlıçiftliği mevkiinde de bakır oluşumları tespit edilmiştir. Kurşun, çinko, bakır, barit cevherleşmelerinin belirlendiği alanlarda araştırmalar sürdürülmektedir. Ayrıca il sınırları içerisindeki bilinen önemli endüstriyel hammadde kaynağı ise il güneyinde Elmalık Köyü civarında Torluk ve Dikimce mevkilerindeki kuvars kumu oluşumlarıdır. Bu kumtaşları Eosen yaşlı kireçtaşları altında yer almaktadır. İlde metalik madenler grubu dahilinde herhangi bir işletme bulunmamaktadır. Armutlu İlçesi Fıstıklı Köyü kuzeyinde Tazdağı civarı ile Çalıdere içerisinde metamorfik kayalar içerisinde pirotin, pirit, kalkopirit cevherleşmeleri ile yörede dağınık durumda cüruf parçaları yer almaktadır. Endüstriyel hammaddeler grubu kapsamında Elmalık Kum Zuhuru olarak; Yalovanın güneyinde yer alan Elmalık Köyü civarında Torluk mevkinde ton ve Dikimce mevkinde ton olmak üzere ton kuvars kumu rezervi bulunmaktadır. Bu kumtaşları Eosen yaşlı kireçtaşları altında yer almaktadır. Tablo.21. Yalova İli Kapsamındaki Jeotermal Kaynakları Jeotermal Alan Adı Yalova - Termal Armutlu Sıcak Su Doğal Çıkış Adı Yalova Armutlu Doğal Çıkış Sondaj Sıcaklık Debi (lt/sn) 20 5 Potansiyel (MWt) - - Sıcaklık Debi (lt/sn) 2,5 17,5 Potansiyel (MWt) 0,05 2,83 Kaplıcada, kaplıca tesisi, Kullanım Alanı sera ve konut ısıtılmasında Kaynak: MTA Genel Müdürlüğü Kaplıcada, kaplıca tesisi, sera ve Armutlu nun ısıtılmasında 55

63 Yine MTA verilerine göre ilin çalışma konusu dahilindeki maden varlığı ton kireçtaşı ve ton silis kumu olmak üzere toplam tondur. Tablo.21. Maden Varlığı, Rezerv ve Tenör Bilgileri Madenin Adı Rezerv (ton) Tenör (%) Bulunduğu Yer ve Mevkii Kireçtaşı İyi Merkez Kireçtaşı İyi Altınova Kireçtaşı İyi Çınarcık(Ortaburun/Şenköy) Silis Kumu İyi Torluk Silis Kumu İyi Çavuş Çiftliği Silis Kumu İyi Dikimce TOPLAM Kaynak: MTA Genel Müdürlüğü Yayınları ve Raporları, Çevre Orman İl Müdürlüğü kaynaklarına göre ise; ilde en yaygın madencilik faaliyeti taşkireç-kum ocağı işletmeciliğidir. İl sınırları içerisinde kamu ve özel sektöre ait taş ocakları bulunmaktadır. İl genelinde taş ocağı faaliyetleri açık işletmecilik yöntemi ile çalışmakta olup herhangi bir yer altı faaliyeti yapılmadığından ocak sahalarında zemin problemi ve göçük gibi durumlar söz konusu değildir. Herhangi bir yer altı suyu açığa çıkması durumu yoktur. Çalışma alanında; I - II (A) grubunda yer alan ve gayri sıhhi müessese ruhsatı bulunan toplam 30 adet işletme bulunmaktadır. Bu işletmelerin toplam işletme ruhsat sahalarının yüzölçümü 722 hektardır. (Harita 20. Yer Altı Kaynakları Haritası) 56

64 5. DEMOGRAFİK YAPI 5.1. Nüfus Değişimi Yalova ili DİE genel nüfus sayımı verilerine göre 2000 yılı toplam nüfusu kişidir. Yalova ilinin 2010 yılı nüfusu TÜİK Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre ise kişidir. Bu nüfusun kişi ile % 68 ini kent nüfusu, kişi ile % 32 sini kır nüfusu oluşturmaktadır. İlin nüfus gelişimi tarihsel süreç içinde değerlendirildiğinde; 1970 yılında 100 olan nüfus toplam indeksinin 1985 yılında 171, 1990 yılında 256, 2000 yılında 320 ve 2010 yılında 386 olduğu görülmektedir. Tablodan da anlaşılacağı üzere 1990 yılına kadar aritmetik bir nüfus artış trendi gösteren ilin nüfus gelimi 1990 lı yıllardan itibaren yavaşlayarak düşük bir artış göstermiştir. Bu durum Yalova ya göçün yavaşladığını ve nüfus gelişiminin stabil bir durumda olduğunu göstermektedir. Tablo.22. Yalova İli Nüfusunun Tarihsel Süreçteki Değişimi Kent NÜFUS Kır Toplam Kent İNDEKS Kır Kaynak: TÜİK Toplam İl geneli kentsel nüfusunun tarihsel süreç içindeki gelişimi; kırsal ve toplam nüfusa göre daha hızlı olduğu görülmektedir yılında 100 olan toplam kentsel nüfus indeksinin 1990 yılında 349, 2010 yılında ise 559 olduğu görülmektedir. Tablodan da açıkça görüldüğü gibi; i,l geneli toplam nüfusu yılları arasında 3,5 kat, yıllar arasında ise 1,6 kat artmıştır. Bu durum ilin toplam nüfusuna ilişkin olarak; yukarıda da bahsedilen duruma örnektir. İl toplam nüfusunda olduğu gibi kentsel nüfus gelişim hızı da son 20 yıllık süreçte yavaşlamıştır. Madencilik faaliyetlerinde talebin ve kapasitenin analizinde ili genelinde nüfusun değişim hızı önem arz etmektedir. Bu göstergeler il geneli nüfus projeksiyonlarının şekillenmesinde önemli bir değişken olarak ortaya çıkmaktadır. Kısa, orta ve uzun vadedeki nüfus tahminleri için belirleyici olan nüfus projeksiyonları; kapasite ve talebin şekillenmesinde önemli rol oynamaktadır. 57

65 Grafik.9. Yalova İli Nüfus Değişimi Nüfus Yıllar Kent Kır Toplam Kaynak: TÜİK 5.2. Nüfusun Dağılımı TÜİK verilerine göre, 2010 yılı itibariyle Yalova İli nüfus yoğunluğu 241 kişi/km² dir. Yalova Merkez İlçesi, bağlı ilçeler içerisinde yüzölçümü bakımından 3. sırada yer almasına karşın nüfus büyüklüğü ve yoğunluğu açısından diğer ilçelerin büyük farkla önüne geçmektedir. Bu durum, ilde kentin dinamiklerini oluşturan ekonomik ve sosyal işlevlerin çoğunun bu alanda gerçekleşmesinden kaynaklanmaktadır. Aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi nüfus yoğunluğu 710 kişi/km² olan Merkez İlçeyi; 244 kişi/km² ile Altınova, 229 kişi/km² ile Çiftlikköy, 130 kişi/km² ile Çınarcık, 111 kişi/km² ile Termal ve 33 kişi/km² ile Armutlu İlçesi izlemektedir. Tablo.23. Yalova İli, İlçeleri 2010 Yılı Nüfusu, Yüzölçümü ve Nüfus Yoğunluğu İlçe 2010 Yılı Nüfusu Kent Kır Toplam Yüzölçümü (km 2 ) Nüfus Yoğunluğu (kişi/km 2 ) Merkez Altınova Armutlu Çınarcık Çiftlikköy Termal TOPLAM Kaynak: TÜİK 58

66 1970 li yılların başında kişilik nüfusuyla kendi halinde bir kasaba görünümü veren Yalova İl merkezinin 40 yıllık sürecin sonunda bandına yaklaşan bir nüfus yapısıyla orta ölçekli bir kent görünümüne kavuştuğu açıkça ortadadır. Bu değişimde rol oynayan en önemli faktör; bölgedeki sanayi yatırımlarının son 50 yıllık süreçte yüksek artış göstermesi, bölgenin ülke ekonomisi içinde en çok katma değeri yaratan ekonomik yapıya kavuşmasına bağlı olarak göç olgusunun artmasıdır. Tablo.24. Yalova İlinde Bulunan İlçelerin Nüfus Gelişimleri İLÇELER / YILLAR Merkez Altınova Armutlu Çınarcık Çiftlikköy Termal TOPLAM Kent Kır Toplam Kent Kır Toplam Kent Kır Toplam Kent Kır Toplam Kent Kır Toplam Kent Kır Toplam Kent Kır Toplam Kaynak: TÜİK İl genelinde kentsel nüfus büyüklüğü açısından merkez ilçeyi kişi ile Çiftlikköy İlçesi, toplam nüfusta ise kişi ile yine Çiftlikköy İlçesi takip etmektedir. Yalova genelinde toplam ve kentsel nüfus büyüklüğü en küçük olan ilçe Termal dir. İl geneli yıllık nüfus artış oranlarının son 40 yıllık seyri aşağıdaki tabloda 20 yıllık süreçlerde incelenmiştir. 59

67 Tablodan da açıkça görüldüğü gibi, son 20 yıllık süreçteki nüfus artış hızı dönemine göre çok daha yavaş gerçekleşmiş, nüfus gelişimi bu dönemde sabit bir hızla seyretmiştir. Bu göstergelerin şekillenmesinde daha önce belirtildiği gibi göç olgusunun yavaşlamış olmasının yanı sıra 1999 yılında meydana gelen Marmara depreminin de etkisi bulunmaktadır. Tablo.25. Yalova İli, İlçeleri Nüfus Artış Oranları (Log - %) Merkez Altınova Armutlu Çınarcık Çiftlikköy Termal TOPLAM Nüfus Nüfus Nüfus Nüfus Artış Hızı Nüfus Artış Hızı Kent ,57 2,01 Kır ,21 2,36 Toplam ,64 2,06 Kent ,79 4,15 Kır ,97 1,48 Toplam ,07 1,95 Kent ,75 2,36 Kır ,47-0,22 Toplam ,11 1,32 Kent ,53 1,92 Kır ,63 1,59 Toplam ,71 1,74 Kent ,04 5,57 Kır ,90 0,18 Toplam ,35 3,01 Kent ,11-0,57 Kır ,98 2,08 Toplam ,51 0,75 Kent ,25 2,35 Kır ,74 1,46 Toplam ,71 2,05 Kaynak: TÜİK 5.3. Nüfusun Yapısı İldeki nüfusun yaş gruplarına dağılımı incelendiğinde; ülke ve bölge ortalamalarında olduğu gibi genç nüfus dağılımının yüksek, 60 üstü yaş dağılımının düşük olduğu görülmektedir. Yalova da nüfusun önemli bir kısmı 0 20 yaş grubu arasındadır yaş grubu arasındaki erkek nüfusu kadın nüfusa göre, 60 ve üzeri yaşlarda ise kadın nüfus erkek nüfusa göre daha fazladır. Yalova da cinsiyete göre toplam nüfusun % 49,9 u ( kişi) erkek, % 50,1 1 ( kişi) ise kadındır. Genç nüfusun fazla oluşu kentte çalışan nüfusun fazla olduğunun bir göstergesidir. 60

68 Tablo.26. Nüfusun Yaş Gruplarına Dağılımı Yaş Grubu Toplam Erkek Kadın Toplam Kaynak: TÜİK Grafik.10. Yalova İli Yaş Piramidi Kaynak: TÜİK Erkek Kadın İldeki diğer nüfus göstergeleri incelendiğinde; faal nüfusun yüksek bir oran arz ettiği görülmektedir. Bu durum genç nüfusun yüksek olmasından kaynaklanmaktadır. İldeki kadın-erkek nüfus oranı da normal seviyelerde bulunmaktadır. 61

69 İldeki diğer nüfus göstergelerine bakıldığında; yaş grubu nüfusunun diğer yaş gruplarına oranla yüksek olmasından dolayı bağımlılık oranının 44,09 gibi yüksek olmayan bir değer olarak çıktığı görülmektedir. TÜİK verilerine göre Yalova ilinde bulunan yaklaşık 43 bin hane halkının %62 si kentlerde yaşamaktadır. İl genelinde ortalama hane halkı büyüklüğü 3,8 dir. Armutlu ve Çınarcık ilçe merkezleri 3,3 lük ortalama hane halkı büyüklüğü ile en düşük, Altınova ilçe merkezi 4,3 lük ortalama hane halkı büyüklüğü ile en yüksek değere sahiptir. Tablo.27. Nüfusun Yapısı Demografik Göstergeler Oran (%) Açıklama Toplam Nüfus Erkek Nüfusu ,90 Kadın Nüfusu ,10 Çocuk Nüfusu , yaş grubu Faal Nüfus , yaş grubu Yaşlı Nüfus , yaş grubu Doğurganlık Oranı 7,15 (0-1) / (15 44) kadın nüfusu x 100 Ana Çocuk Oranı 90,84 (0-14) / (15-44) kadın nüfusu x 100 Cinsiyet Oranı 99,59 Erkek nüfus / kadın nüfus x 100 Bağımlılık Oranı 44,09 (0-14) + (65+) / (15-64) x 100 Kaynak: TÜİK 5.4. Nüfus Projeksiyonları Yalova il genelinin önümüzdeki dönemde nüfus gelişiminin sağlıklı öngörülebilmesi için 7 farklı yöntemle projeksiyon hesaplamaları yapılmıştır. Nüfus projeksiyon hesaplarında 5 er yıllık trendler dikkate alındığı için, Logaritmik yönteme göre Yalova nın 1995 ve 2005 yılları nüfusları hipotetik olarak hesaplanmış ve projeksiyon hesaplarında 1995 ve 2005 yılı nüfusları da veri olarak kullanılmıştır. P1995 = P1990 * (a) 5 a = ant. [(log (P2000/P1990)) / 10)] P1995 = kişi P2005 = P2010 / e r r= (LN (P2010/P2000)/10) P2005 = kişi Yukarıdaki hesaplamadan sonra ilin yılları arasındaki nüfus gelişimini incelediğimizde aşağıdaki tabloda belirtilen sonuçlar ortaya çıkmıştır. 62

70 Tablo.28. Nüfus Artış İndeksi Yıllar Toplam Nüfus İndeks Yıllık Mutlak Artış (Kişi) Yıllık Ortalama Artış (kişi) Yıllık Ort. Artış Hızı (log) *** , , (*) , , (**) , ,0191 ORTALAMA 0,0277 Kaynak: TÜİK (*) 1995 nüfusları 1990 ve 2000 yılları kullanılarak hesaplanmıştır. (**) 2005 nüfusları 2000 ve 2010 yılları kullanılarak hesaplanmıştır. (***) r = [ant. ((log Pn/Po) / 5)] yılında indeks 100 olarak kabul edildiğinde, 2010 yılında indeks 233 çıkmaktadır yılları arasında logaritmik olarak hesaplanan nüfus artış hızı r= 0,0287 dir. Tablo.29. Nüfus Projeksiyon Hesapları YILLAR X Nüfus(P) x2 P*x Log P Log P*x r (Log) , , , ,0873 0, ,1307-5,1307 0, ,1788 0,0000 0, ,2268 5,2268 0, , ,5359 0, , ,9272 0,0191 Toplam ,1110 1,6100 0,0277 Tablo.30. Nüfus Projeksiyonları Yıllar x En Küçük Kareler Doğrusal Logaritmik Bileşik Faiz Üssel Artış Üssel (1) Üssel (2) Üssel (3) Üssel (4) Ortalama

71 Grafik.11. Nüfus Projeksiyonu Sonuçları Nüfus Yıllar Doğrusal Logaritmik Bileşik Faiz Üssel (1) Üssel (2) Üssel (3) Üssel (4) 2025 yılı için nüfus projeksiyonu sonuçlarına baktığımızda; elde edilen değerlerin ile kişi arasında değiştiği, ortalama değerinin ise kişi olduğu görülmektedir. Aynı göstergeler 2040 yılı için incelendiğinde; elde edilen değerlerin ile kişi arasında değiştiği, ortalama değerinin ise kişi olduğu görülmektedir. 64

72 6. EKONOMİK YAPI Devlet Planlama Teşkilatı nın 2003 yılında yaptığı Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması çalışmasına göre Yalova İli gelişmişlik düzeyi olarak 81 il içinde 9. sırada, yer almaktadır. Bu düzey ile Yalova 2. derece gelişmiş iller grubu içinde yer almaktadır. Türkiye İstatistik Kurumunca 2000 yılında yapılan sosyal ve ekonomik sayım sonrasında Yalova İl genelinde kişinin bir işte çalıştığı tespit edilmiştir. Tablo.31. Yalova İlindeki İstihdam Göstergeleri Tarım İşkolunda Çalışanların Toplam İstihdama Oranı Sanayi İşkolunda Çalışanların Toplam İstihdama Oranı Ticaret İşkolunda Çalışanların Toplam İstihdama Oranı Mali Kurumlar İşkolunda Çalışanların Toplam İstihdama Oranı Ücretli Çalışanların Toplam İstihdama Oranı Ücretli Çalışan Kadınların Toplam İstihdama Oranı Türkiye (%) Marmara (%) Yalova (%) Sıra (81 il içinde) 48,38 25,33 38, ,35 25,67 13, ,67 14,28 10,81 9 3,11 5,39 3, ,52 62,23 51,27 9 8,81 14,68 10,28 9 İşverenlerin Toplam İstihdama Oranı 2,61 4,29 2,73 9 Kaynak: DPT Yılı Çalışması, TÜİK 2000 Yılı Göstergeleri Marmara yı Ege ve Akdeniz Bölgelerine bağlayan köprü konumundaki Yalova, yaşadığı 17 Ağustos 1999 tarihli büyük bölgesel deprem ile önemli ekonomik ve ticari kayıplara uğramıştır. Yalova İli, iç turizme hizmet eden bir tatil bölgesidir. Termal turizmi için çok önemli bir potansiyele sahiptir. Çiçek üretimi ve kendi adını taşıyan tarımsal ürünleri vardır. Yalova İli nin ekonomisi temel olarak tarım sektöründe çiçekçilik ve seracılık, sanayi sektöründe tekstil, kimya ve kâğıt gibi alanlar ile turizm sektörüne dayanmaktadır. Ekonomik gelirlerin önemli bir kısmını tarım ve turizm sektöründen elde edilen gelirler oluşturmaktadır. Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere tarım işkolunda çalışanların toplam istihdama oranındaki % 38,50 lik oran Marmara Bölgesi itibariyle hayli yüksek bir değer olarak değerlendirilmektedir. Tarımsal faaliyetlerde; seracılık ve süs bitkileri üretimi; kapsadığı alan bakımından en küçük paya sahip olmakla birlikte; tarımsal üretimde sağladığı ekonomik girdi bakımından en yüksek paya sahiptir. Ülke kesme çiçek üretiminin yaklaşık % 20 lik bölümü Yalova tarafından gerçekleştirilmektedir. Yapılan üretim sadece yurt içi pazarlarda tüketilmemekte, ihracat da yapılmaktadır. 65

73 Yazlık turizmin önem taşıdığı Yalova da özellikle Çiftlikköy ve Çınarcık kıyı şeridinde yazlık siteler bulunmaktadır. Ayrıca Termal Kaplıcaları ve Armutlu Kaplıcaları turizm gelir kaynakları arasındadır. İlde plastik, tekstil, elyaf, kimya, dondurulmuş gıda, kâğıt ürünleri, ambalaj ve otomotiv yedek parçası konusunda üretim yapan sanayi kuruluşları faaliyetlerini sürdürmektedir. Sanayi Sicil Belgesi alan kuruluşların iş kollarına göre dağılımı şu şekildedir: tekstil sektöründe 15, kimya sektöründe 3, enerji sektöründe 2, kâğıt sektöründe 2, tarım sektöründe 4, inşaat sektöründe (hazır beton tesisi olarak) 4, gıda sektöründe 6, mermer, maden ve seramikte 6 adet büyük sanayi işletmesi mevcuttur. İlde sanayi işkolunda çalışanların toplam istihdama oranı % 13,71 olup, bu değer 25,67 bölge ortalamalarının oldukça altında, ülke değerlerine ise yakın olduğu görülmektedir. Yalova İli iç turizme hizmet eden bir kent olması sebebiyle hizmetler sektörü % 48 lik bir oranla ekonomik sektör paylarında ana sektörü oluşturmaktadır. İl ekonomisi içerisindeki ikinci temel sektör % 39 luk payı ile tarım ve hayvancılık sektörüdür. Hem iç pazara hem de dış pazara yönelik çiçekçilik ve seracılık faaliyetlerinin ilde çok gelişmiş olması tarım sektörünün yüksek bir paya sahip olmasında etken olmaktadır. Grafik.12. Çalışanların Sektörlere Göre Dağılım 48% 39% 13% Tarım ve Hayvancılık Sanayi Hizmetler Kaynak: TÜİK Yalova da madencilik ve taş ocakçılığı sektörü il ekonomisinde çok önemli bir yere sahip değildir. Toplam istihdamda sadece % 0,15 lik bir paya sahip olan madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe 109 kişi istihdam edilmektedir. İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü nün 2000 yılı cari fiyat verilerine göre sektör gelişme hızları incelendiğinde; sanayi sektörü % 82 ile birinci sırada, ticaret % 67 ile ikinci sırada yer almaktadır. Ulaştırma ve haberleşme sektörü de % 62,2 lik gelişme hızı ile ticaret sektörüne paralellik göstermektedir. En düşük gelişme hızına sahip sektör ise % 31,8 ile tarımdır. 66

74 Sanayi sektörünün hızla gelişmesinin nedenleri ilin İstanbul, İzmit, Bursa gibi önemli sanayi ve hizmet merkezlerine yakınlığından kaynaklı olduğu söylenebilir. Tablo.31. Çalışanların Sektörel Dağılımı Sektör Çalışan (kişi) Oran (%) Ziraat, Avcılık, Ormancılık ve Balıkçılık ,55 Madencilik ve Taş Ocakçılığı 109 0,15 İmalat Sanayi ,16 Elektrik, Gaz ve Su 303 0,42 İnşaat ,87 Toptan ve Perakende Ticaret Lokanta ve Oteller ,82 Ulaştırma, Haberleşme ve Depolama ,65 Mali Kurumlar, Sigorta, Taşınmaz Mallara Ait İşler ve Kurumları, Yardımcı İş Hizmetleri ,32 Toplum Hizmetleri, Sosyal ve Kişisel Hizmetler ,98 İyi Tanımlanmamış Faaliyetler 65 0,09 TOPLAM Kaynak: TÜİK Yalova nın sahip olduğu tarihi, kültürel potansiyel ile doğal ve rekreatif kaynaklar ilin yerli ve yabancı turistler tarafından ilgi odağı olmasına sebep olmaktadır. Yalova Ticaret ve Sanayi Odası verilerine göre Yalova ili ve ilçelerinde turizm sektörü ile iştigal eden firmalar ve diğer odalara kayıtlı firmalarda yaklaşık 750 ile 1000 kişi istihdam etmektedir. Ancak bu sayı mevsime göre artış veya azalış gösterebilmektedir. Yıllar itibariyle Yalova ya gelen yerli ve yabancı turist sayısı incelendiğinde 1999 yılında bir düşüş olduğu görülmektedir. Bunun sebebi 1999 Marmara depremidir. Tablo.32. Yıllar İtibariyle Gelen Yerli ve Yabancı Turist Sayısı (Kişi x1000) Yerli Turist Sayısı Yabancı Turist Sayısı Yerli-Yabancı Turist Toplamı / Sağlanan Gelir (Milyon) Kaynak: İl Turizm Müdürlüğü, Kaplıca turizmi en önemli turistik faaliyetlerin başında gelmektedir. Termal ve Armutlu kaplıcaları ilçe ve kent ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Yalova da; konaklama belgesine sahip 11 adet turizm işletmesi mevcut olup; bu tesislerin toplam yatak kapasitesi 727 dir. 67

75 7. ARAZİ KULLANIM ve ALTYAPI 7.1. Arazi Kullanım İl topraklarının hektar olduğuna önceki bölümlerde değinilmişti. Tabloda görüldüğü üzere 847 km 2 lik il topraklarının, % 26 sı tarım alanı, % 55 i orman ve fundalık, %1 i mera ve %18 i de tarım dışı araziler ile yerleşim alanlarından oluşmaktadır. Toplamları % 82 olan tarım alanları, orman ve fundalıklar ile çayır-meralar; kırsal arazi sayılırlar. Tablo.33. Yalova İli Arazisinin İlçelere Göre Genel Dağılımı İlçe adı Alan (ha) Tarım Alanı (%) Orman (%) Mera (%) Yalova Merkez ,38 51,41 2,08 Altınova ,59 62,75 0,42 Armutlu ,61 66,63 0 Çiftlikköy ,75 30,56 2,1 Çınarcık ,92 128,54 0 Termal ,63 70,67 0,53 İL TOPLAMI Kaynak: Büro Analiz Çalışmaları Aşağıdaki tabloda yerleşmelerin global olarak büyüklükleri ve yaklaşık olarak brüt yoğunlukları verilmiştir. Yerleşimlere ait brüt yoğunluklar incelendiğinde sırasıyla Kadıköy, Yalova ve Termal in yüksek yoğunluklu yerleşimler olduğu görülmektedir. Kaytazdere, Esenköy ve Koru nun ise düşük yoğunluklu yarı kırsal nitelikli yerleşmeler olduğu görülmektedir. Tablo.34. Yalova İli İlçelere Göre Yerleşim Alan Büyüklükleri ve Brüt Yoğunluklar Belediyeler Yerleşim alanı Nüfus Brüt Yoğunluk (k/ha) Yalova Kadıköy Altınova Kaytazdere Subaşı Tavşanlı Armutlu Esenköy Kocadere Koru Teşvikiye Kılıç Taşköprü Çınarcık Çiftlikköy Termal Kaynak: TÜİK, Büro Analiz Çalışmaları 68

76 Yalova da eğim çoğunlukla % 12 nin üzerinde ve doğal örtü de nispeten tahrip edilmiş olduğundan toprakların % 75,7 si erozyondan şiddetli şekilde etkilenmiştir. Dolayısıyla toprakların büyük çoğunluğu sığ veya çok sığdır. Ayrıca sarp eğimli hektarlık kısımda kayalık vardır. Toprakların hektarında drenaj yetersiz, 772 hektarında bozuktur. Buralar çoğunlukla tarım alanıdır. Yukarıdaki arazi kullanım tablosunda da görüleceği üzere Yalova İl topraklarının % 55 i ormandır ve bu özelliği ile il toprakları ülkedeki ilk sırada yer almaktadır. İl topraklarının genel arazi kullanım dağılımı incelendiğinde; eğimin nispeten daha az olduğu ve ormanlık alanların haricindeki bölgelerin yerleşme ve çalışma alanları ile tarım alanları olarak kullanıldığı dikkati çekmektedir. İl topraklarının kuzeydoğu kesiminden batıya uzanan bölüm yerleşme alanları geniş yer kaplamaktadır. Yine il topraklarının kuzey kesiminde sanayi tesisleri de yer seçmiştir. Sanayi tesislerin bu bölgede yer seçmelerinin en önemli sebebi; Kocaeli, Sakarya gibi büyük endüstri bölgelerine yakın olmaktır. İl topraklarının batı kesiminin büyük bölümü kırsal görünümlü veya ormanlıktır. Yerleşik alanlardan sonra sahil boyunca günübirlik faaliyetler ve ikinci konut yerleşimleri görülmektedir. Bu alanların geri bölgesi yine ormanlık araziler ile çevrilidir. İldeki ekili olan mutlak tarım arazilerinin dağılımı ise muhtelif şekillidir. İlin batısında Armutlu Yarımadasında ve kuzey bölümdeki Yalova İl Merkezinin doğusundan mutlak tarım alanları ve sera alanları bulunmaktadır. Zeytinlikler ise ilin kuzey kesimindeki sahil bölümlerine yakın kesimde ve yine Armutlu Yarımadası batı bölümü sahil kesiminde münferit olarak yer almaktadırlar. İlde dağılımı en homojen yapı gösteren tarım alanları diğer (marjinal) tarım alanlarıdır. Bu alanlar çoğunlukla ilin doğu kesiminde yerleşik alanlar ile orman alanları arasında yer almakta ve il topraklarının doğusundan başlayarak batıda Gökçe Baraj Gölüne kadar uzanmaktadır. Yalova ilinde askeri alanlar da geniş alan kaplamaktadır. İlde; Yalova-Karamürsel Tali Garnizon Komutanlığı sorumluluk sahası içinde yer alan Karamürsel Bey Eğitim Merkezi Komutanlığı ve bağlısı Yalova-Karamürsel Merkez Komutanlığıdır. Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığına ise; Dil Burnu D/G İstasyon komutanlığı, Yalova Özel Eğitim Merkezi Komutanlığı bulunmaktadır. İlde Hava Kuvvetlerine; Yalova Hava Meydan Komutanlıklarına ait askeri alanlar, uçuş konileri ve Deniz Askeri Yasak Bölge alanları bulunmaktadır Altyapı Ulaşım Altyapısı İl toprakları havayolu ve demiryolu ulaşımı hariç karayolu ve denizyolu ulaşımı bakımından oldukça avantajlı bir konumda yer almaktadır. Karayolu Yalova İli Türkiye nin en büyük üretim, ihracat ve finans merkezi İstanbul İli ni Ege ve Akdeniz e bağlayan köprü konumundadır. 69

77 İstanbul İli nden Kocaeli-Yalova bağlantılı karayolu ile araç trafiği Yalova kullanılarak Bursa istikametine geçiş yaparken, Eskihisar-Topçular arası çalışan Denizcilik İşletmesi arabalı vapurları aracılığı ile de her tür ve tonajda kara taşıtı Yalova bağlantı yolunu kullanmaktadırlar. Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi ne ait İDO-İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmesine ait hızlı feribotlar ile de araç taşınmakta, Yalova Merkezde karaya çıkan bu taşıtlar Yalova-Bursa ve Yalova-Kocaeli bağlantı yollarını kullanmaktadırlar. Trafik yoğunluğu bu güzergâhların tersine de yoğunluk göstermektedir. Yalova ile diğer il bağlantı karayolunda yaşanan trafik yoğunluğu mevsimlik olarak da farklılık arz etmektedir. Temmuz ve Ağustos ayları en yoğun trafiğin görüldüğü aylardandır. Yalova İli yarımada konumunda bir coğrafyaya sahip olup karadan Kocaeli ve Bursa ile karayolu bağlantısı, denizden ise arabalı vapur ve feribotlar ile İstanbul İli ne bağlantısı bulunmaktadır. Tablo.35 İl Merkezi Bağlantılı Karayolunun Çift Yönlü Günlük Trafik Yoğunluğu (Adet) Bağlantılı Karayolu Otomobil Minibüs Kamyonet Kamyon Tır Diğer Yalova-Kocaeli Yalova-Bursa Toplam Kaynak: TCK-Karayolları İlde; Merkez İlçeyi Çiftlikköy ve Altınova ilçelerine bağlayan karayolu ağı mevcut olup, toplam karayolu uzunluğu 131 km dir. Bu karayolu uzunluğunun 38 km si Devlet yolu, 93 km si yerleşim merkezinin yoludur. Tablo.36. Yerleşim Birimindeki Yolların Satıh Cinsine Göre Dağılımı Satıh Cinsi Uzunluk (km) Genişlik (m) Asfalt (Devlet Yolu) Asfalt (İl Yolu) Parke Stabilize - - Toprak - - Kaynak: T.C. Karayolları Genel Müdürlüğü İl dahilinde halen otoyol bulunmamaktadır fakat inşa halindeki İstanbul İzmir Otoyolunun 23 km lik kesimi il topraklarından geçecektir. Ülke ekonomisinde sanayi üretimi açısından ilk sırada yer alan Marmara Bölgesi ile ikinci sıradaki İzmir i birbirine bağlayan İstanbul-İzmir aksı, ülkemizin can damarlarından birini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda, özellikle İzmit körfezinin yaklaşık 90 km yi bulan ve 75 dakika gibi bir zamanda geçilebilen devlet karayolu; trafik yoğunluğu ve konfor açısından bu arterin en büyük olumsuzluğunu teşkil etmektedir. Bu nedenle, bölgede gerçekleştirilmesi planlanan İstanbul-İzmir Otoyolu Projesi özel önem arz etmektedir. 70

78 İki bölgeyi yüksek standartlı bir ulaşım sistemiyle birbirine bağlayacak olan Gebze- Orhangazi-İzmir (İzmit Körfez Geçişi dâhil) Otoyolu, Gebze den başlamakta ve İzmir Çevreyolu üzerindeki Anadolu Lisesi Kavşağına bağlanarak son bulmaktadır. Projenin başlangıç noktası Gebze olup; Dilovası ile Hersek Burnu arasında yer alan İzmit körfezini Asma Köprü ile geçen Otoyol, Orhangazi ve Gemlik yakınlarından geçerek, Ovaakça kavşağı ile Bursa Çevre yoluna bağlanmaktadır. Otoyol, yapımı tamamlanmış olan Bursa çevre yolundan sonra Karacabey kavşağından başlayarak Uluabat gölünün doğusundan, Mustafakemalpaşa nın güneyinden ve Susurluk un kuzeyinden geçerek Balıkesir e ulaşmaktadır. Balıkesir in batısından güneye yönelerek Savaştepe, Soma, Kırkağaç ilçelerinin yakınlarından geçen otoyol, Turgutlu yakınlarında batıya yönelmekte, İzmir-Uşak devlet yoluna paralel olarak ilerlemekte ve İzmir Çevreyolu üzerindeki Anadolu Lisesi Kavşağına bağlanmaktadır. 377 km otoyol ve 44 km. Bağlantı yolu olmak üzere toplam 421 km uzunluğundaki Proje kapsamında; yaklaşık 3 km uzunluğunda bir asma köprü, toplam m uzunluğunda 30 adet viyadük, toplam m uzunluğunda 4 adet tünel, 209 adet köprü, 18 adet gişe alanı, 5 adet Otoyol Bakım İşletme Merkezi, 7 adet Servis alanı ve 7 adet park alanı yer almaktadır. Tamamlandığında dünyanın en uzun açıklıklı ikinci asma köprüsü olacak olan çelik asma köprünün uzunluğu 3 bin m, orta açıklığı m, platform genişliği 35,5 m, şerit sayısı 2x3 tür. Fizibilite çalışmalarına göre, bu yeni projenin, mevcut devlet yoluna göre yaklaşık 140 km kısalacak olmasının hem süre, hem de parasal açıdan büyük kazançlar sağlayacağı belirlenmiştir. Proje tamamlandığında İstanbul-İzmir arasındaki 8-10 saatlik mevcut ulaşım süresi 3,5-4 saate inecek ve karşılığında da yılda 870 Milyon TL tasarruf sağlanacaktır. Yol, Türkiye ekonomisinin en gelişmiş bölgesi olan ve nüfusun önemli bir bölümünün yaşadığı Marmara ve Ege bölgelerindeki limanlar, demiryolu ve hava ulaşım sistemlerinin karayolu ulaşım projeleriyle entegrasyonunu sağlayarak; bu bölgelerde ekonomik gelişime ve sanayinin ihtiyaç duyduğu dengeli bir planlama ve yapılanmanın oluşturulmasına imkân sağlayacaktır. Demiryolu Yalova İli dâhilinde Demiryolu ağı bulunmamaktadır. Demiryolu taşımacılığı yapılan en yakın yerleşim birimleri 63 km ile Kocaeli, 174 km ile İstanbul dur. Havayolu Yalova ili dâhilinde 1 adet Hava Kuvvetleri Komutanlığı na bağlı eğitim amaçlı kullanılan askeri havaalanı mevcut olup, sivil uçuşlara kapalıdır. Bunun dışında il merkezi ve bağlı ilçelerinde havaalanı bulunmamaktadır. Havayolu taşımacılığı yapılan en yakın yerleşim birimi 65 km ile Bursa ve 174 km ile İstanbul dur. 71

79 Denizyolu Yalova ile İstanbul arasında iç hat yolcu ve araç taşımacılığa yönelik gemi seferleri yapılmaktadır. Buna göre; Denizcilik işletmesinin Yalova Merkez, Çınarcık ve Armutlu ilçelerinde bulunan iskelelerinden yaz ve kış mevsim koşullarında farklı tarifeler uygulanmak üzere şehir hatları vapurları ile karşılıklı olmak üzere İstanbul a yolcu taşımacılığına yönelik olarak gemi seferleri bulunmaktadır. Yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi ne ait İDO-İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmesine ait deniz otobüsleri yaz ve kış tarifeleri ile yıl içinde farklı uygulamalar ile Yalova Merkez, Çınarcık ve Armutlu ilçelerinden İstanbul a karşılıklı yolcu taşımacılığa yönelik gemi seferleri yapılmaktadır. Ayrıca Denizcilik İşletmesi Şehir hatları feribotları ile Yalova Topçular-Kocaeli Eskihisar arasında motorlu kara taşıtlarının denize geçişinde feribot seferleri yapılmakta, yine Yalova Merkez İstanbul-Yenikapı bağlantılı İDO ya ait hızlı feribotlar ile yolcu ve motorlu kara taşıtı taşıması amacı ile düzenli gemi seferleri yapılmaktadır. Yalova İli nde liman bulunmamakla birlikte özel sektöre ait Çiftlikköy İlçesi Denizçalı köyü mevkiinde bulunan fabrikaların hammadde ve mamul madde taşımacılığında kullandıkları kendi amaçlarına uygun liman bulunmaktadır. Bu limanın 200 metre uzunluğa sahip iskele uzunluğu ve 100 gemi/yıl gemi kabul kapasitesi vardır. Tablo.37. Denizyolu Taşımacılığı Yapılan En Yakın Yerleşim Birimleri Yerleşim Biriminin Adı Uzaklığı (km) Bursa-Gemlik 45 Kocaeli-Derince 80 İstanbul-Haydarpaşa 180 Geçen yıllar içerisinde inşa edilerek işletmeyi yapacak yerel yönetim veya Kooperatiflere devredilmiştir. Devredilen işler içerisinde yer alan Armutlu B.A. iskelesi için onarım çalışmalarına esas olacak proje çalışmaları 2004 yılı içerisinde tamamlanmış olup, en kısa zamanda onarım çalışmalarına başlanabilecektir. Deniz Limanı olarak Yalova da yapımı sürdürülen Yat Limanı inşası 2006 yılı içerisinde tamamlanmış olup, turistik amaçlı hizmet verecek tesisten yaklaşık 180 yat istifade etmektedir. (Harita 21. Ulaşım Altyapısı) 72

80 Teknik Altyapı Enerji Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü nün mevcut, inşaat halinde veya planlanan baraj ve hidroelektrik santral plan ve projeleri bulunmamaktadır. Ancak Yalova il sınırları içerisinde hâlihazırda kullanılan bir adet Rüzgâr Gözlem İstasyonu, bir adet Güneş Gözlem İstasyonu, bir adet Akım gözlem İstasyonu, bir adet de kapalı Akım Gözlem İstasyonu bulunmaktadır. Yalova İlinde kamu tarafından işletilen elektrik enerjisi üreten enerji santrali bulunmamaktadır. Ancak özel sektöre ait bir adet halen çalışan, bir adet ise yatırım izni alınmış elektrik üretim merkezi bulunmaktadır. Bunlardan Ak-Enerji Elektrik Üretim Otoprodüktör A.Ş. halen kojenarasyon santrali ile üretimine devam etmekte olup, yıllık elektrik enerjisi üretim kapasitesi 2,1 Milyar kw/h olup, Yalova da kurulu işletmesinin kapasitesi 595 Milyon kw/h dır. Bu kurulu güç ile 2000 yılında toplam elektrik üretiminin %1.6 sını, otoprodüktör grupları içinde üretilen elektriğin %12 sini üretmektedir. AKEL Elektrik Üretim A.Ş. yatırımına devam etmektedir. Tablo.37. Yararlanılan Elektrik Enerjisi Kaynakları ve Üreten Kuruluşlar Kurulu Yararlanılan Türü Safhası İşletmeye Güç Elektrik Santrali (Hidroelektrik (İşletme/İnşaat/ Açılış (Kwh/Yıl) Kaynağının Adı /Termik) Proje) Tarihi x1000 Kuruluş Yeri Uzaklığı (km) AK-ENERJİ A.Ş. Termik İşletme Denizçalı 15 AKEL ELKT. ÜRT. A.Ş. Termik Proje Proje Denizçalı 15 Toplam Kaynak: Yalova Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü, İçme ve Kullanma Suyu Yalova İli merkezi ile bağlı 4 ilçe ile beldelerinin içme suyu ihtiyacı Termal İlçesi sınırları içinde kalan DSİ Genel Müdürlüğü nce inşa edilmiş, İşletmeciliği kullanıcı Belediyelerce oluşturulan Yeşil Körfez Su Birliği tarafından yapılan Gökçe Barajından kimyasal arıtma yapılarak karşılanmaktadır. Bu barajdan birlik tarafından sağlanan su ile Yalova İli dâhilindeki yerleşim yerlerinin yanı sıra Kocaeli İline bağlı Karamürsel, Değirmendere ve İhsaniye İlçeleri ile bu güzergâh aralarında bulunan Beldelerin içme ve kullanma suyu ihtiyacı karşılanmaktadır. 73

81 Tablo.38. Yaralanılan İçme ve Kullanma Suyu Kaynakları Yararlanılan İçme ve Kullanma Suyu Kaynağının Adı Kullanım Amacı (İçme-Kullanma/ Sulama/ Enerji Üretimi) Safhası (İşletme/ İnşaat/ Proje) Kurulu Güç (Milyon, m 3 /Yıl) İşletmeye Açılış Tarihi Kuruluş Üzerine Kurulduğu Akarsu Adı Yeri Yerleşim Biriminin Adı Uzaklığı (km) Gökçe Barajı İçme-Kullanma İşletme Selli Mandıra Termal 10 km Kaynak: Yeşil Körfez Su Birliği, Yalova İlinde merkez ve bağlı 4 ilçesi ile beldelerin büyük kısmına içme suyu Gökçe Barajından sağlanıp Yeşil Körfez Su Birliği arıtma tesislerinden verilmektedir. Ayrıca Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce de köyler ve bağlı mahallelerin içme ve kullanma suyu ihtiyacı doğal su kaynaklarından sağlanmakta ve şebeke tesis etmek suretiyle köylere ulaştırılmaktadır. Yalova dâhilinde içme ve kullanma suyu hizmetlerinin verilemediği yerleşim yeri bulunmamaktadır. Arıtma, Kanalizasyon ve Çöp Yalova ilinde düzenli depolama tesisi ve kompost tesisi bulunmamaktadır. Atık su arıtma tesisleri genellikle sanayi alanlarında mevcut olup bu tesislerin teknik özellikleri Tablo 6.18 de verilmiştir. Arıtılan atık suyun geri kullanım imkânı (sulama vb.) mevcut değildir. Tablo.39. Atık Su Arıtma Tesisinin Teknik Özellikleri Kuruluş Yeri Tesis Sayısı (Adet) Safhası (Mevcut/ İnşaat/Proje) Büyüklük (m 2 ) Kullanılan Proses Kapasite (m 3 /yıl) Kapasite Kullanım Oranı (%) Tesise Gelen Atık su Miktarı (m 3 /yıl) İşletmeye Geçiş Tarihi Yalova Elyaf A.Ş. 1 Mevcut 1500 Fiziksel Kimyasal Biyolojik Altıntaş Mermer 1 Mevcut 150 Fiziksel Kimyasal Aksa A.Ş. 1 Mevcut Fiziksel kimy.biy ileri arıtma Mantar ür. A.Ş. 1 Mevcut 13 Fiziksel Biyolojik SCA Ambalaj A.Ş. 1 Mevcut 300 Fiziksel Kimyasal Biyolojik Deniz Kuv. 1 Mevcut 2000 Fiziksel Komt.Eğ.Merkezi Biyolojik Akal-Aktops A.Ş. 1 Mevcut 1530 Fiziksel Kimyasal Biyolojik Merko Gıda A.Ş. 1 Mevcut 50 Fiziksel

82 Tablonun devamı Kuruluş Yeri Tesis Sayısı (Adet) Safhası (Mevcut/ İnşaat/Proje) Büyüklük (m2) Kullanılan Proses Kimyasal Kapasite (m3/yıl) Kapasite Kullanım Oranı (%) Tesise Gelen Atık su Miktarı (m3/yıl) İşletmeye Geçiş Tarihi Akkim A.Ş. 3 Mevcut 190 Kimyasal Evsel Proses Biyolojik Evsel 1990 Kademler Tekstil 1 Mevcut 15 Biyolojik İpek Kağıt A.Ş. 4 Mevcut Fiziksel Kimyasal Proses 1984 Biyolojik 250 Evsel 1991 Yalova-Dereağzı 1 Mevcut 5000 Kum Tutucu Kaynak: Yalova Çevre Müdürlüğü, Yalova Belediyesi, Yalova İli doğusunda Denizçalı Köyünün olduğu kısımda daha önce ilgili kurum ve kuruluş görüşleri alınarak yer seçimi ve projelendirmesi yapılmış olan ve bölgedeki belediyelerin ve yerleşmelerin bu yöndeki ihtiyaçlarını karşılamaya dönük çöp toplama tasfiye alanı-katı atık depolama alanı niteliğindeki teknik altyapı alanı yer almaktadır. (Harita 22. Teknik Altyapı)

83 8. ONAYLI PLANLAR, ÖZEL KANUNLARLA TANIMLANMIŞ ALANLAR 8.1. Özel Kanunlarla Tanımlanmış Alanlar Yalova Termal Turizm Merkezi ve Yalova Armutlu Termal Turizm Merkezi 4957/2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu uyarınca, tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanarak ilan edilmiştir. Yalova Termal Turizm Merkezi ve Yalova Armutlu Termal Turizm Merkezi içerisinde öncelikli olarak turizm yatırımcılarına tahsise konu olabilecek kamu arazilerine yönelik ve kısmi olarak Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planları 4957/2634 sayılı kanunun 7. maddesi uyarınca onaylanmıştır. Yalova İli Bahçelievler Mahallesi nde yer alan TİGEM mülkiyetinde iken hazineye tescil edilen 14 adet parselin 1/5000 ölçekli Yalova Termal Turizm Kenti Nazım İmar Planı çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı nca yürütülmektedir yılı itibariyle planlar onanmış ve Kültür ve Turizm Bakanlığına verilmiştir. Yalova İli nde Yalova-Karamürsel Tali Garnizon Komutanlığı sorumluluk sahası içinde yer alan Karamürsel Bey Eğitim Merkezi Komutanlığı ve bağlısı Yalova-Karamürsel Merkez Komutanlığı, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı bağlısı, Dil Burnu D/G İstasyon komutanlığı, Yalova Özel Eğitim Merkezi Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri bağlısı Yalova Hava Meydan Komutanlıklarına ait askeri alanları, uçuş konileri ve Deniz Askeri Yasak Bölge alanları bulunmaktadır. Bu alanlarda 2565 Sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu hükümleri uyarınca herhangi bir madencilik faaliyetleri yapılmamaktadır Onaylı Planlar Çevre Düzeni Planları Tarihsel süreç içinde Yalova İli nde onaylanmış 3 adet Çevre Düzeni Planı vardır. Birincisi; Bayındırlık ve İskân Bakanlığı nca yapılan 1/ ölçekli Bursa Kıyı Kesimi Çevre Düzeni Planı olup tarihinde onanmıştır. Bu plan içerisinde Armutlu da bulunmaktadır. İkincisi; tarihinde Bayındırlık ve İskân Bakanlığı nca onaylı 15 paftalık Çınarcık-Yalova Karamürsel Çevre Düzeni Planı olup İmar Kanunu nun 9. maddesi uyarınca tarihinde iptal edilmiştir tarihinde Çınarcık-Yalova- Karamürsel Çevre Düzeni Planı Kısmi Revizyonu yapılmıştır. İldeki son çevre düzeni planı olan Yalova İl Çevre Düzeni Planı ; Yalova Valiliği İl Genel Meclisi tarafından tarihinde onaylanmıştır. Bu plan il topraklarının tamamını kapsamakta olup halen yürürlüktedir. (Harita 23. Onaylı İl Çevre Düzeni Planı) 76

84 İmar Planları Yalova ilindeki tüm belediyelerin büyük çoğunluğu son 10 yılda yenilenmiş veya yapılmış onanlı imar planları mevcuttur. Farklı hedef yıllarına göre yapılan imar planlarında yapılan ilave, revizyon ve değişikliklerle mevcut planların nüfus kapasitelerinin plan nüfus hedeflerini aştığı görülmektedir. Belediyelerin imar planları haricinde ilde farklı amaçlı onaylanmış imar planları bulunmaktadır. Bu kapsamda; ilin kuzey sahillerinde Topçular İskelesi - Tavşanlı Beldesi ile Hersek Burnu arasında kalan bölümde Tersane (Tekne Çekek, İnşa, Bakım ve Onarım) amaçlı yapılmış ve dolgu kısımları Bayındırlık İskân Bakanlığı nca onaylanmış çeşitli alt ölçekli imar planları bulunmaktadır. Buna ek olarak; Yalova (Merkez) Kıyı Dolgu Alanı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yaklaşık 11 hektarlık bir alanı kapsamakta olup 2005 yılı içerisinde onanmıştır. Plan balıkçı barınakları, yat limanı, feribot iskelesi ve açık, yeşil alanları içermektedir. Ayrıca Çınarcık, Koru, Çiftlikköy belediyelerinin dolgu alanı imar planları bulunmaktadır. (Harita 24. Planlı Alanlar ve Turizm Merkezi Sınırları) 77

85 9. SONUÇ DEĞERLENDİRME VE KARARLAR Daha öncede bahsedildiği üzere Yalova İli Madencilik Faaliyetlerine İlişkin Master Plan Çalışması nın temel amacı; ilgili hukuki mevzuat çerçevesinde koruma - kullanma dengesinin gözetilmesiyle madencilik faaliyetleri için yol haritası oluşturmaktır. Bu çalışma 3212 Sayılı Maden Kanununda değişiklik yapan 5995 Sayılı Kanunun Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği de dikkate alınarak gerçekleştirilmekte olup, Yalova İl sınırının tamamını kapsamaktadır. Bu kapsamda hazırlanan Yalova İli Madencilik Faaliyetlerine İlişkin Master Plan ile madencilik faaliyetlerine dair kalkınma çabalarında karar alıcılar için yol gösterici olmanın yanı sıra özel sektör için ildeki yatırım alanlarının fırsatlarının ve risklerinin belirlenmesinde kaynak olacaktır. Böylece bir yandan sınırlı kaynakların daha etkin ve verimli kullanılması sağlanırken diğer yandan Yalova ilinin sorunlarına yönelik gerçekçi çözümler daha kısa sürede üretilebilecektir. Planlama belli bir gelecek döneme göre hazırlanacağından, planlamada doğru kararların verilebilmesi için dayandığı tespitlerin ve verilerin sağlıklı olması gerekliliktir. Yalova İlinin yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası konumu, sahip olduğu potansiyeller, kapasitesi olanakları, sorunları, kısa süre önce büyük bir deprem felaketi yaşamış olması vb. hususlar ile mevcutta kurumlar arası yetki ve mevzuat karmaşası, arazi, alan, mekan kulanım kararlarına etki eden sektörel çeşitlilik ve çakışma bu sektöre dair veri ve bilgilerin toplanmasındaki güçlük, veri ve bilginin doğru değerlendirilememesi ve sektörü yönlendirememesi böyle bir plan gereksinimini ortaya çıkartmıştır. Yapılan bu çalışma neticesinde toplanan tüm veriler dikkate alındığında; madencilik faaliyetleri açısından değerlendirmeye tabi tutulan alanları 3 sınıfta belirlemek uygun görülmüştür. Madencilik faaliyetlerine göre uygunluk düzeyini ifade eden bu sınıflama tüm il topraklarını kapsamakta olup ve 3. sınıf olarak gruplandırılan alanlardan oluşmaktadır Sınıf Alanlar 1. Sınıf Alanlar olarak gruplandırılan alanlar İl topraklarının büyük bölümü olan yaklaşık % 81 ini kapsamaktadır. Bu alanların başında doğal karakteri nedeniyle korumaya haiz orman alanları gelmektedir. İli toprakları orman varlığı açısından önemli bir zenginliğe sahiptir. Yalova nın güneyindeki dik yamaçlar tümüyle gür bir orman örtüsü ile kaplıdır ve orman alanları ilin yaklaşık % 55 ini kaplamaktadır. İlde doğal karakteri nedeniyle dikkate alınması gerekli diğer alanlar ise mutlak tarım alanlarıdır. Çalışma alanlarındaki tarım alanlarıyla ilgili olarak temin edilen Tarım İl Müdürlüğünün görüşünde açıkça görüldüğü üzere il, geniş tarım topraklarına sahip değildir. İldeki tarım alanlarının % 5,38 ini mutlak tarım alanları, % 7,84 ünü organik tarım alanları, %10,74 ünü zeytinlik (dikili tarım alanları), % 1,76 sını sera alanları oluşturmaktadır. İlin batı kesimindeki Armutlu Yarımadası, güneydeki Sugören Köyü civarı, Kılıç Köyü civarı ve kuzey sahillerinde yer alan muhtelif zeytinlik alanlar; tarımsal üretim açısından korunması büyük önem arz eden karakteristik bir bitki örtüdür. 78

86 Zeytinlik alanlarla ilgili 3573 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafedeki koruma tampon alanları bulunmaktadır. Doğal karakteri nedeniyle korunması gerekli diğer alanlar ise ekolojik yönden önemli bir zenginlik arz eden yayla alanları, mesire alanları ve orman içi dinlenme alanlarıdır. İlde madencilik faaliyetleri açısından 1. sınıf alanlar grubunda bulunan hidrografik yönden korumaya tabii alanlar büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda bulunan doğal göller, mevcut ve planlanan barajlar ve göletler, su toplama alanları, mutlak ve kısa mesafeli içme suyu havzası koruma alanları, su kaynakları ve akarsular bu sınıflama içinde yer almaktadır. Yalova nın tarih içindeki konumundan ve sahip olduğu doğal güzelliklerden dolayı çok sayıda taşınmaz kültür varlığı ve sit alanı bulunmaktadır. İl kapsamında bulunan 1. derece sit alanları da 1. sınıf alanlar kapsamında yer almaktadır. İl de 1. derece doğal ve arkeolojik sit alanları, doğal sit alanları ve tarihi sit alanları mevcuttur. Termal su şehri 1. derece arkeolojik sit alanı, doğal sit alanı ve tarihi sit alanı özellikleri ile karma sit alanı özelliği göstermektedir. Soğucak köyündeki mağara ve Hersek deki lagün gölü de doğal sit alanıdır. Bunların dışında ilçelerde pek çok tarihi sit alanları da bulunmaktadır. İl topraklarının zengin tarihi, kültürel ve doğal yapısı ve ilin muhtelif bölgelerinde bulunan sit alanları ile taşınmaz kültürel varlıkların korunması ve sürdürülebilirliği büyük önem taşımaktadır. Madencilik faaliyetlerinin açısından 1. sınıf alanlar grubunda yer alan diğer özel statülü alan sulak alanlardır. Hersek Lagün Gölü olarak da adlandırılan Hersek Gölü ve Hersek Gölü Sulak Alanı bu kapsamda yer almaktadır. İlde 1. sınıf alanlar kapsamına giren bir diğer faktör ise ulaşım ve teknik altyapı bileşenleridir. Yalova ili dahilinde bulunan karayollarıyla ilgili olarak Karayolları Genel Müdürlüğü nün madencilik faaliyetleriyle ilgili çeşitli görüşler temin edilmiş ve bu görüşler kapsamında otoyol, karayolları ve il yolları 1. sınıf alanlar kapsamında değerlendirilmiştir. Çalışma alanının doğu bölümünde kuzey-güney yönünde Hersek Orhangazi arası ile doğu-batı yönünde OSB alanına kadar uzanan BOTAŞ doğalgaz iletim hattı güzergâhı ile enerji iletim hattı güzergahları da 1. sınıf alanlar kapsamında yer almaktadır. Yalova ili batı bölümünde Armutlu da ve ilin doğusunda Denizçalı Köyünün olduğu kısımda katı atık depolama ve tasfiye yerleri bulunmaktadır. Bu alanlar; daha önce ilgili kurum ve kuruluş görüşleri alınarak yer seçimi ve projelendirmesi yapılmış olan ve bölgedeki belediyelerin ve yerleşmelerin bu yöndeki ihtiyaçlarını karşılamaya dönük çöp toplama tasfiye alanı-katı atık depolama alanı niteliğindeki teknik altyapı alanlarıdır. 1. Sınıf Alanlar olarak gruplandırılan alanlar; ildeki doğal, çevresel, kültürel, tarihi açıdan yüksek nitelikli ve korunması gerekli değerli alanları içine almaktadır. Bu değerler ile Yalova ülke ve bölgede müstesna bir yer olma özelliğini kazanmaktadır. İlgili yasal mevzuatlar da dikkate alınarak 1. Sınıf Alanlar madencilik faaliyetleri açısından en az uygun alanlar olarak değerlendirilmiştir. 79

87 Sınıf Alanlar 2. Sınıf Alanlar olarak gruplandırılan alanlar İl topraklarının yaklaşık % 13 ünü kapsamaktadır. Bu alanların başında yerleşme sanayi ve çalışma alanları gelmektedir. Bu alanlar tespit edilip ilgili haritalara aktarılırken; mevcut kırsal ve kentsel kullanım alanları ile bu alanların ileriki dönemde gelişme alanları dikkate alınmıştır. Bu alanlardan kentsel yerleşik alanlar, sanayi alanları, çalışma alanları ve tersane alanları onaylı imar planları kapsamında yer almaktadır. Yalova ilinde askeri alanlar da geniş alan kaplamaktadır. İlde; Yalova-Karamürsel Tali Garnizon Komutanlığı sorumluluk sahası içinde yer alan Karamürsel Bey Eğitim Merkezi Komutanlığı ve bağlısı Yalova-Karamürsel Merkez Komutanlığıdır. Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığına ise; Dil Burnu D/G İstasyon komutanlığı, Yalova Özel Eğitim Merkezi Komutanlığı bulunmaktadır. İlde Hava Kuvvetlerine; Yalova Hava Meydan Komutanlıklarına ait askeri alanlar, uçuş konileri ve Deniz Askeri Yasak Bölge alanları bulunmaktadır. İlin muhtelif bölgelerinde bulunan ve doğal karakteri nedeniyle önem arz eden mera alanları da 2. sınıf alanlarda yer almaktadır. İlde madencilik faaliyetleri açısından 2. sınıf alanlar grubunda bulunan hidrografik yönden korumaya tabii alanlar bulunmaktadır. Baraj ve gölet gövdeleri koruma tampon alanı kapsamında; işletme ve planlama aşamasında olan baraj ve gölet gövdelerinden 1000 metre mesafe içinde patlayıcı madde kullanımı ile yapılan faaliyetler ve içme suyu koruma havzalarından orta ve uzun mesafeli koruma alanları 2. sınıf alanlar kapsamındadır. Sit ve koruma alanı statüsü kapsamındaki 3. derece sit alanları ile Turizm Teşvik Kanunu uyarınca, Turizm Merkezi statüsündeki Yalova Termal Turizm Merkezi ve Yalova Armutlu Termal Turizm Merkezi 2. sınıf alanlar grubunda yer almaktadır İl genelinde 14 ayrı noktada bulunan sismik ölçüm cihazları ve 1000 metre mesafeli koruma tampon alanları ile otoyolların her iki yönden 300 metre mesafe içinde olan otoyol koruma tampon alanları 2. sınıf alanlar kapsamında değerlendirilmektedir. 2. Sınıf Alanlar olarak gruplandırılan alanlar; doğal, kültürel, çevresel ve tarihi açıdan 1. sınıf alanlara göre nispeten daha düşük nitelik düzeyindedir. İlgili yasal mevzuatlar da dikkate alınarak 2. Sınıf Alanlar madencilik faaliyetleri açısından orta düzeyde uygun alanlar olarak değerlendirilmiştir Sınıf Alanlar 3. Sınıf Alanlar olarak gruplandırılan alanlar İl topraklarının yaklaşık % 13 ünü kapsamaktadır. Bu alanların başında diğer tarım alanları olarak adlandırılan marjinal tarım alanları gelmektedir. Yine bu alanlar kapsamında orman mülkiyeti dışında bulunan makilik, fundalık ve çalılık araziler ile içmesuyu havzaları koruma alanlarından uzun mesafeli koruma alanı (ilk 3 km. dışı) bulunmaktadır. 80

88 3. Sınıf Alanlar olarak değerlendirilen alanlar: madencilik faaliyetleri açısından diğer alanlara göre korunması gerekli doğal alanların nispeten daha düşük düzeyde olduğu alanlardır. İlgili yasal mevzuatlar da dikkate alınarak 3. Sınıf Alanlar madencilik faaliyetlerinin belli düzenlemeler kapsamında yürütülebileceği en uygun alanlar olarak değerlendirilmektedir. Çalışma kapsamında sosyal, kültürel, doğal, çevresel ve mekânsal analizler il genelini kapsayacak şekilde yapılmış, konuyla ilgili muhtelif kurumlardan görüşler toplanmıştır. İlin Marmara Bölgesinin güneyinde coğrafi konum olarak yarımada üzerine dar bir alana sıkışmış olduğu, kısıtlı su kaynaklarına sahip olmasına rağmen doğal ve ekolojik olarak nadide zenginliklere sahip olduğu görülmüştür. Yalova ili; ülkedeki en önemli sanayi koridoru içinde yer almakta olmasına rağmen doğal ve çevresel kaynakları açısından nadir olarak korunmuş bölgelerden biridir. Bu çalışmanın en önemli sonucu; Yalova nın sahip olduğu doğal, çevresel, sosyal ve kültürel değerlerinin korunması, sürdürülebilirliğinin sağlanması ve geleceğe aktarılmasıyla ilgili olacaktır. Yapılan mekânsal analizler sonucunda ilde diğer bölgelerle kıyaslanmayacak derece doğal ve çevresel kısıtlama faktörlerinin bulunduğu, bu değerlerin çok kırılgan ve tahrip edilebilir özellikte olduğudur. Bu nedenle ilde mevcut olan doğal, kültürel, tarihi ve turistik potansiyellerin ekonomik kalkınmada öncelikli değerler olarak algılanarak bu değerler üzerinde yıkıcı etkisi olan madencilik faaliyetlerinin olabildiğince başka bölgelerde düşünülmesi bu değerlerin sürdürülebilirliğini sağlayacaktır I II (A) Grubu Madencilik Faaliyetleri Açısından Kısıtlamaya Tabi Olmayan Alanlar İlde bulunan I - II (A) grubu madencilik faaliyetlerine ilişkin I - II (a) Grubu Madencilik Faaliyetleri Açısından Kısıtlama Getirilecek Alanların Tespiti Çalışması gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmaların sonucunda GSM ruhsatı bulunan I - II (A) grubu madencilik faaliyetleri yapan işletmelerin; Yalova nın kısa, orta ve uzun vadedeki talebi rahatlıkla karşılayacağı belirlenmiştir. Bu çalışma kapsamında sosyal, kültürel, doğal, çevresel ve mekânsal analizler il genelini kapsayacak şekilde yapılmış, konuyla ilgili muhtelif kurumlardan görüşler toplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda ilde büyük önem arz eden doğal ve çevresel değerlerin bulunduğu ve ilde yer alan mevcut tesislerin Yalova nın gelecekte ortaya çıkacak talebi rahatlıkla karşılayabilecek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. I - II (a) Grubu Madencilik Faaliyetleri Açısından Kısıtlama Getirilecek Alanların Tespiti Çalışmasında; Yalova da hâlihazırda GSM ruhsatı bulunan 26 adet I (B) - II (A) grubu ve 4 adet I (A) grubu olmak üzere toplam 30 adet işletme haricinde yeni ruhsat sahasına ve işletmeye ihtiyaç olmadığı tespit edilmiştir. Master Plan I ve II haritalarında I - II (A) Grubu Madencilik Faaliyetleri Açısından Uygun Alanlar (722 ha) lejantıyla gösterilen alanlar bu faaliyetler için uygun görülmüş alanlar olup, bu alanlar haricinde kalan sahalar I - II (A) grubu madencilik faaliyetleri için ruhsat müracaatına kapalı bölgelerdir. 81

BALIKESİR DE TURİZMİN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ:

BALIKESİR DE TURİZMİN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ: BALIKESİR DE TURİZMİN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ: BALIKESİR TURİZM ÇALIŞTAYI RAPORU 19 NİSAN 2011 (Son Güncelleme: Ağustos 2012) 1 SUNUŞ Günümüzde tüm dünyada iktisadi kalkınma anlayışı değişmekte ve yerel aktörlerin

Detaylı

TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI MADENCİLİK SEKTÖRÜ VE POLİTİKALARI RAPORU " DOĞAL KAYNAKLARIN GERÇEK SAHİBİ HALKTIR "

TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI MADENCİLİK SEKTÖRÜ VE POLİTİKALARI RAPORU  DOĞAL KAYNAKLARIN GERÇEK SAHİBİ HALKTIR TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI MADENCİLİK SEKTÖRÜ VE POLİTİKALARI RAPORU " DOĞAL KAYNAKLARIN GERÇEK SAHİBİ HALKTIR " MART 2011 MADENCİLİĞİN ÖNEMİ MADENCİLİĞİ DİĞER SEKTÖRLERDEN AYIRAN ÖZELLİKLER, ULUSAL

Detaylı

1/100.000 ÖLÇEKLİ TRAKYA ALT BÖLGESİ ERGENE HAVZASI REVİZYON ÇEVRE DÜZENİ PLANI PLAN AÇIKLAMA RAPORU

1/100.000 ÖLÇEKLİ TRAKYA ALT BÖLGESİ ERGENE HAVZASI REVİZYON ÇEVRE DÜZENİ PLANI PLAN AÇIKLAMA RAPORU 1/100.000 ÖLÇEKLİ TRAKYA ALT BÖLGESİ ERGENE HAVZASI REVİZYON ÇEVRE DÜZENİ PLANI PLAN AÇIKLAMA RAPORU AĞUSTOS, 2009 PROJE EKİBİ MESLEK/ÜNVAN IBB Genel Sekreter Yardımcısı İrfan UZUN Mimar IBB İmar ve Şehircilik

Detaylı

OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI

OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI 1 2 OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI ÖNSÖZ Turizm sektörü son yıllarda gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler için giderek daha büyük bir önem kazanmaktadır.

Detaylı

Yarýna bir deðer býrak

Yarýna bir deðer býrak Yarýna bir deðer býrak TURÝZM SEKTÖRÜ ÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLÜ Mehmet Kemal Dedeman Araþtýrma ve Geliþtirme GÜNEYDOÐU ANADOLU BÖLGESÝ NDE TURÝZMÝN GELÝÞTÝRÝLMESÝ & GÜNEYDOÐU ANADOLU PROJESÝ NÝN VE YEREL KAYNAKLARIN

Detaylı

BULDAN STRATEJİK YOL HARİTASI

BULDAN STRATEJİK YOL HARİTASI BULDAN STRATEJİK YOL HARİTASI Mayıs, 2010 Hazırlayan: Denizli ABİGEM AB Türkiye İş Merkezlerinin Yaygınlaştırılması Projesi AB tarafından finanse edilen ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından

Detaylı

MEKÂNSAL PLANLAR YAPIM YÖNETMELİĞİ İKİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam ve Dayanak

MEKÂNSAL PLANLAR YAPIM YÖNETMELİĞİ İKİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam ve Dayanak MEKÂNSAL PLANLAR YAPIM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; fiziki, doğal, tarihi ve kültürel değerleri korumak ve geliştirmek, koruma ve kullanma dengesini

Detaylı

SAKARYA İLİ, GÜNEY PLANLAMA ALT BÖLGESİ 1/25000 ÖLÇEKLİ ÇEVRE DÜZENİ PLANI PLAN HÜKÜMLERİ

SAKARYA İLİ, GÜNEY PLANLAMA ALT BÖLGESİ 1/25000 ÖLÇEKLİ ÇEVRE DÜZENİ PLANI PLAN HÜKÜMLERİ SAKARYA İLİ GÜNEY PLANLAMA ALT BÖLGESİ 1/25000 ÖLÇEKLİ ÇEVRE DÜZENİ PLANI PLAN HÜKÜMLERİ SAKARYA GÜNEYİ 1/25.000 ÖLÇEKLİ ÇEVRE DÜZENİ PLANI PLAN HÜKÜMLERİ DOĞUKAN İMAR İNŞ. SAYFA 1 PLAN HÜKÜMLERİ... 5

Detaylı

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE YAPILAN ÇALIŞMALAR

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE YAPILAN ÇALIŞMALAR İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE YAPILAN ÇALIŞMALAR T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI EKİM 2008 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... 4 1. GİRİŞ... 6 2. KÜRESEL ISINMA VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ... 7 3. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKİLERİ... 9 3.1.

Detaylı

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Makine, Metal ve Döküm Kümesi Yol Haritası

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Makine, Metal ve Döküm Kümesi Yol Haritası İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Makine, Metal ve Döküm Kümesi Yol Haritası İçerik Takdim ve Teşekkür... 1 1. Giriş... 3 2. Küme Analizi... 7 2.1. Sektörel Analiz... 7 2.2. Yerel Ekonomi...

Detaylı

ORTA DOĞU DURUM RAPORU

ORTA DOĞU DURUM RAPORU ORTA DOĞU DURUM RAPORU Ocak, 2011 ORTADOĞU HARİTASI 1 BÖLGE VİZYONUMUZ Bölgenin üretken faktörlerini ve dinamiklerini bir araya getirerek; üretim ve istihdamı artırmak, sahip olduğu kültürel miras ile

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI

KAHRAMANMARAŞ İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI KAHRAMANMARAŞ İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI 2012-2015 KAHRAMANMARAŞ İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI 1 ÖNSÖZ Turizm sektörü son yıllarda gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler için giderek daha büyük

Detaylı

MADEN POTANSİYELİNE BİR BAKIŞ

MADEN POTANSİYELİNE BİR BAKIŞ BALIKESİR İLİ MADEN POTANSİYELİNE BİR BAKIŞ 2011 1 Güney Marmara Kalkınma Ajansı 2 İçindekiler TERİMLER SÖZLÜĞÜ...1 YÖNETİCİ ÖZETİ...3 1 GİRİŞ...5 1.1 DÜNYADA MADENCİLİK SEKTÖRÜNÜN GENEL DURUMU...6 1.2

Detaylı

KUZEY KENTSEL GELİŞME ALT YÖRESİ

KUZEY KENTSEL GELİŞME ALT YÖRESİ KUZEY KENTSEL GELİŞME ALT YÖRESİ 5.2. KUZEY KENTSEL GELİŞME ALT YÖRESİ (KKGAY) 5.2.1. PLANLAMA ALANI Kuzey Kentsel Gelişme Alt Yöresi, kuzeyde Yenişakran belediyesi, doğuda Manisa il sınırı, güneyde Menemen

Detaylı

TÜRKİYE ULAŞIM VE İLETİŞİM STRATEJİSİ

TÜRKİYE ULAŞIM VE İLETİŞİM STRATEJİSİ TÜRKİYE ULAŞIM VE İLETİŞİM STRATEJİSİ HEDEF 2023 HEDEF 2023 Çalışmadan, üretmeden rahat yaşamayı alışkanlık haline getirmiş toplumlar; önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra da istikbâllerini

Detaylı

T.C. KALKINMA BAKANLIĞI DOĞU KARADENİZ PROJESİ BÖLGE KALKINMA İDARESİ BAŞKANLIĞI RİZE İL RAPORU MAYIS 2013 GİRESUN

T.C. KALKINMA BAKANLIĞI DOĞU KARADENİZ PROJESİ BÖLGE KALKINMA İDARESİ BAŞKANLIĞI RİZE İL RAPORU MAYIS 2013 GİRESUN T.C. KALKINMA BAKANLIĞI DOĞU KARADENİZ PROJESİ BÖLGE KALKINMA İDARESİ BAŞKANLIĞI RİZE İL RAPORU MAYIS 2013 GİRESUN Gİ Rİ Ş Rize İli, Kuzeyden Karadeniz, doğudan Artvin, güneyden Erzurum, güneybatıdan Bayburt

Detaylı

YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI

YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI SOSYAL SEKTÖRLER VE KOORDİNASYON GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2007 ISBN 978 975 19-4115 - 5 (basılı nüsha) Bu Çalışma Devlet Planlama Teşkilatının

Detaylı

Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu

Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu Türkiye nin 2012 BM Sürdürülebilir Kalkınma Konferansına (Rio+20) Hazırlıklarının Desteklenmesi Rio dan Rio ya: Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu -2012- Rio dan Rio ya: Türkiye de Sürdürülebilir

Detaylı

Türkiye de Suyun Durumu ve Su Yönetiminde Yeni Yaklaşımlar: Çevresel Perspektif

Türkiye de Suyun Durumu ve Su Yönetiminde Yeni Yaklaşımlar: Çevresel Perspektif İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği-Türkiye Birlemiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Doğa Koruma Merkezi Yaşama Dair Vakıf Yazarlar: Çağrı B. Muluk Bahtiyar Kurt Ayşe Turak Arda Türker Mehmet

Detaylı

1/25.000 ÖLÇEKLİ KIRKLARELİ İL ÇEVRE DÜZENİ PLANI PLAN HÜKÜMLERİ

1/25.000 ÖLÇEKLİ KIRKLARELİ İL ÇEVRE DÜZENİ PLANI PLAN HÜKÜMLERİ ii iii 1/25.000 ÖLÇEKLİ KIRKLARELİ İL ÇEVRE DÜZENİ PLANI PLAN HÜKÜMLERİ PLANLAMA YAKLAŞIMI Bu Plan, 1/100.000 Ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı doğrultusunda İl bütününde

Detaylı

VİZYON 2023 Ulaştırma ve Turizm Paneli VİZYON 2023 TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜSÜ PROJESİ RAPOR. ULAŞTIRMA ve TURİZM PANELİ. Temmuz.

VİZYON 2023 Ulaştırma ve Turizm Paneli VİZYON 2023 TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜSÜ PROJESİ RAPOR. ULAŞTIRMA ve TURİZM PANELİ. Temmuz. VİZYON 2023 TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜSÜ PROJESİ RAPOR ULAŞTIRMA ve TURİZM PANELİ Temmuz. 2003 Ankara İÇİNDEKİLER: ÖNSÖZ PANEL ÜYELERİ PANELİN YAPISI, ÇALIŞMA PROGRAMI ve YÖNETİCİ ÖZETİ 1 ULAŞTIRMA: 1. GİRİŞ 5 1.1.

Detaylı

DSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 24. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ

DSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 24. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 24. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ TUZLUCA BARAJI VE HES PROJESİ (KIRMA ELEME YIKAMA TESİSİ, BETON SANTRALİ VE MALZEME OCAKLARI DAHİL) KARS İLİ, DİGOR İLÇESİ, VE IĞDIR İLİ, TUZLUCA İLÇESİ, ARAS NEHRİ ÜZERİ KASIM - 2013

Detaylı

KARASU NUN GENEL DURUM DEĞERLENDİRMESİ VE SWOT ANALİZİ

KARASU NUN GENEL DURUM DEĞERLENDİRMESİ VE SWOT ANALİZİ KARASU NUN GENEL DURUM DEĞERLENDİRMESİ VE SWOT ANALİZİ Yayın Tarihi: Ağustos, 2011 MARKA Yayınları Serisi Özet Bu proje Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) tarafından Teknik Destek Programı kapsamında

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Empowered lives. Resilient nations. Foça Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı Raporu

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Empowered lives. Resilient nations. Foça Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı Raporu T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Empowered lives. Resilient nations. Foça Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı Raporu T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Güçlü bireyler. Güçlü toplumlar. Foça Özel

Detaylı

ÖZEL İLGİ TURİZMİ: KAPSAMI, ÇEŞİTLERİ VE TÜRKİYE DE UYGULANABİLİRLİĞİ

ÖZEL İLGİ TURİZMİ: KAPSAMI, ÇEŞİTLERİ VE TÜRKİYE DE UYGULANABİLİRLİĞİ T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI DIŞ İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ KOORDİNASYON DAİRESİ BAŞKANLIĞI ÖZEL İLGİ TURİZMİ: KAPSAMI, ÇEŞİTLERİ VE TÜRKİYE DE UYGULANABİLİRLİĞİ UZMANLIK TEZİ TOLGA HAN ULUÇEÇEN MAYIS

Detaylı

İklim Değişikliğinin Tarımsal Ürünlere Etkisi Üzerine Bir Araştırma Projesi. Proje No; TR51/12/TD/01/020

İklim Değişikliğinin Tarımsal Ürünlere Etkisi Üzerine Bir Araştırma Projesi. Proje No; TR51/12/TD/01/020 Karapınar Ziraat Odası İklim Değişikliğinin Tarımsal Ürünlere Etkisi Üzerine Bir Araştırma Projesi Proje No; TR51/12/TD/01/020 Hazırlayanlar Prof. Dr. Süleyman SOYLU Prof. Dr. Bayram SADE 2012-KONYA 1

Detaylı

154 kv Olur Havza-Ayvalı HES Enerji İletim Hattı ÇED Raporu

154 kv Olur Havza-Ayvalı HES Enerji İletim Hattı ÇED Raporu TEİAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM A.Ş. 154 kv Olur Havza-Ayvalı HES Enerji İletim Hattı ÇED Raporu ERZURUM İLİ, OLTU VE OLUR İLÇELERİ, ARTVİN İLİ YUSUFELİ İLÇESİ ANKARA - TEMMUZ 2013 PROJE SAHİBİNİN ADI ADRESİ

Detaylı

KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİ İŞLETMELERİ (KOBİ LER)

KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİ İŞLETMELERİ (KOBİ LER) tmmob makina mühendisleri odası ODA RAPORU KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİ İŞLETMELERİ (KOBİ LER) Genişletilmiş Dördüncü Baskı Hazırlayanlar Yavuz BAYÜLKEN Cahit KÜTÜKOĞLU Nisan 2012 Yayın No: MMO/583 tmmob

Detaylı

Entegre ve makro bir yaklaşımla KOP BÖLGESİNDE ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI VE TARLA İÇİ GELİŞTİRME HİZMETLERİ EYLEM PLANI ÖNERİSİ MAYIS 2013 KONYA

Entegre ve makro bir yaklaşımla KOP BÖLGESİNDE ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI VE TARLA İÇİ GELİŞTİRME HİZMETLERİ EYLEM PLANI ÖNERİSİ MAYIS 2013 KONYA MAYIS 2013 KONYA Entegre ve makro bir yaklaşımla KOP BÖLGESİNDE ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI VE TARLA İÇİ GELİŞTİRME HİZMETLERİ EYLEM PLANI ÖNERİSİ T.C. KALKINMA BAKANLIĞI KOP BÖLGE KALKINMA İDARESİ BAŞKANLIĞI

Detaylı