MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ ENFEKSİYONLARI
|
|
|
- Erdem Vural
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ ENFEKSİYONLARI Merkezi sinir sistemi (MSS) infeksiyonları, ciddi kalıcı sekellere veya ölüme yol açabilmesi nedeniyle, hızlı tanı gerektiren hastalıkların başında gelir. Beyin ve spinal kordonu çevreleyen pia ve araknoid zarın inflamasyonuna menenjit denir. İnflamasyon sonucu araknoid zardaki kılcal damarların bütünlüğünün bozulması ile kan-beyin bariyerinin geçirgenliği artar; sıvı, protein ve lökositlerin beyin omurilik sıvısına (BOS) geçmesi kolaylaşır. Bu arada BOS a geçen bakteriler, savunma mekanizmasının olmayışından dolayı hızla çoğalır. Sonuç olarak %10-%60 ölümle sonuçlanabilecek akut ve ciddi serebral infeksiyon tablosu ortaya çıkar. Menejitlerin sınıflaması tablo 1 de gösterilmiştir. Tablo 1. Menenjitlerde sınıflama AKUT MENENJİTLER KRONİK MENENJİTLER Pürülan (Bakteriyel) Aseptik Pürülan (Fungal) Aseptik Primer: N.meningitidis Viral (Mumps,HSV) C.neoformans M.tuberculosis Sekonder: L.ichterohaemorragiae C.albicans T.pallidum S.pneumoniae) M.pneumoniae C.imitis B.melitensis H.influenzae Grup B Streptokok E.coli L.monocytogenes, v.d. Toxoplasma Plasmodium Beyin abse ve tümörü Vertebra osteomiyeliti AKUT BAKTERIYEL MENENJITLER Hemen her bakteriyel menenjitli hastada az veya çok beyin parankimide hastalığa iştirak edebilir, ventrikülit gelişebilir. Menenjit, erken tanı ve tedavinin son derece önemli olduğu bir hastalıktır; saatlerin önemi vardır. Uygun antibiyotiklerle hemen başanacak tedavi ile komplikasyonsuz iyileşme ve ölüm oranının azaltılması mümkündür. Ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma ve bilinç değişiklikleri olan bir hastada menenjit düşünerek hareket etmek bir zorunluluktur. Tanı lomber ponksiyon (LP) yapılarak alınan BOS un incelenmesi ile konur. BOS analizi merkezi sinir sitemi (MSS) infeksiyonlarının tanısında, komplikasyonlarında ve sağaltımında önemli rol oynamaktadır. BOS, biyokimyasal ve hücresel değişiklikleri ile subaraknoidal ve yaygın leptomeningeal infeksiyon konusunda bize çok önemli bilgiler verebilir. Etiyoloji Menenjit olusturan etkenler; bakteriler, virüsler, mantarlar, spiroketler, riketsiyalar, protozoa, helmintler ve diger etkenler olabilir. Akut bakteriyel menenjit olgularının %80-85
2 kadarından Streptococcus pneumoniae, Neisseria meningitidis ve Haemophilus influenzae sorumlu olmasına karsın, belli yaslarda ve bazı durumlarda etkenlerin görülme sıklıgının degistigi unutulmamalıdır. Etkenlerin yasa göre dağılımı tablo 1 de gösterilmistir. Tablo 2. Akut Bakteriyel Menenjitte Etkenlerin Yaşa Göre Dağılımı. E. coli 0-1 ay 1-3 ay 3 ay-15 yaş yaş >50 yaş H.influenzae tip B H. influenzae tip B S. pneumoniae S. pneumoniae Grup-Bstreptokoklar E. coli N.meningitidis N.meningitidis N.meningitidis L. monocytogenes S. pneumoniae S. pneumoniae L.monocytogenes N.meningitidis Gr (-) negatif enterik basiller Epidemiyoloji Akut bakteriyel menenjit olguları daha çok sonbahar sonu, kıs ve ilkbahar baslangıcında görülürler. Bakteriyel etkenler genellikle solunum yolu ile nazofaringeal kolonizasyon yaparlar. Neisseria genusu içerisinde N.meningitidis ve N.gonorhoeae dısında normal sartlarda insanlarda hastalık nedeni olmayan saprofit birçok neisseria nazofarinks florasında bulunur. Sart olmamakla birlikte N.meninigitidis A grubu epidemilerin çogundan; B,C,Y grubu ise sporadik olgulardan sorumludur. Meningokok menenejitinin diger adı epidemik menenjitdir. Ancak askeri birlikler,okul yatakhaneleri ve hapishane gibi toplu yasanılan yerlerde lokal epidemiler çıkabilir. Tasıyıcılar her enfeksiyonda oldugu gibi bu mikroorganizma için de bir kaynaktır. Nijerya da 1950 de kisinin infekte oldugunu bildiren büyük bir epidemide hasta hayatını kaybetmistir. Bulas solunum yolundan olur. Bakterilerin ilk yerlesim yeri nazofarinkstir. Bakteriyi alanların büyük bir kısmı aylarca asemptomatik tasıyıcı olarak kalır. Hastanın yakın çevresine ve ilgili doktor ve hemsireye proflaksi uygulamak gerekir. Pnömokoklar nazofarinksin normal bakteri florasının bir üyesi olarak kabul edilmez, ancak kolonizasyon-tasıyıcılık bebeklik çagında baslar. 2-5 yasında en yüksek seviyesine ulasır (%10-20). Pnömoni veya menenjit olusmasında sorumlu olan pnömokok susu, hastanın nazofarinksine daha önce kolonize olmus sustur. Yani bakterinin bir baskasından alınması gerekmez. Tasıyıcıların tedavisi gerekmedigi gibi, hastaların izolasyonu veya ilgili saglık personeli ve refakatçilerine antibiyotik proflaksisi gerekmez. Beyin omurilik sıvısı rinoresi olanlarda, burun kökünü olusturan kemiklerdeki fraktür, zaman zaman yumusak doku ile kapanır, beyin omurilik sıvısının (BOS) burundan sızması durur. Ancak kıs aylarında üst solunum yolu virus enfeksiyonları bu kanalın tekrar açılmasına ve buradan nazofarinkse
3 kolonize olmus pnömokokların kolayca SSS ne ulasmasına neden olur. Kronik alkolikler, sigara içenler, immun yetersizligi olanlar, splenektomi olanlar, kompleman defektliler pnömokok enfeksiyonlarına yatkındır. H.influenzae çocukların nazofarenks mukozasının normal bakteri florasının bir üyesidir. Akut pürülan menenjit etiyolojisinde özellikle çocuklarda önemli rol oynayan H.influenzae tip b tasıyıcılıgı ilk 6 aya kadar olan çocuklarda seyrek, 3-5 yas grubu çocuklarda ise %3-5 civarındadır. Eriskin çaglara dogru tasıyıcılık azalır. Listeria monocytogenes koyun, keçi gibi hayvanlarda enfeksiyona neden olur. Toprak, su, kokusmus sebze artıklarında bulunur. Insanların az bir kısmı bu bakteriyi kolonlarında tasır. Vajenlerine L.monocytogenes, E.coli ve S.agalactiae kolonize olmus gebe kadınlar, dogum esnasında yeni dogan bebekte bu bakterilere baglı sepsis ve ölü doguma neden olabilir. Patoloji ve Patogenez Bakteriyel menenjit patogenezinde ilk basamagı genellikle; üst solunum yolu mukozasının etken patojen tarafından kolonizasyonu olusturur. Meningokok ve pnömokok gibi meningial patojenler toplumda özellikle de aile ve okul ortamlarında yaygın olarak bulunurlar ve nazofaringeal tasıyıcılık haftalar ve aylar içinde tekrarlanır. Üst solunum yollarının viral enfeksiyonları; orofarengeal mukozanın H. Influenzae ve pnömokok gibi patojenik bakteriler tarafından kolonize edilmesini kolaylastırabilir. Yeni doganların kolonizasyonu dogum sırasında gerçeklesir. Kolonizasyonu takiben menenjit olusumuyla sonuçlanan asıl yol, bölgesel müköz membranın invazyonu ve olusan geçici bakteriyemi ve sonrasında SSS enfeksiyonudur. Bakteriyeminin ortaya çıkması daha çok yetersiz hücresel / hümoral immünitenin oldugu küçük çocuklar ve anatomik veya fonksiyonel aspleni (Orak hücreli anemi, talasemi, vs) durumlarında daha muhtemeldir ve dolayısıyla bu kisilerde menenjit riski daha yüksektir. Pnömoni özellikle de pnömokokkal pnömoni bakteriyemi yoluyla menenjite yol açabilirken, sinüzit ve otit kranial yapılara komsu olmasından dolayı subaraknoid bosluga direkt invazyon ile menenjite yol açabilir. Hastaların çok azında bakteriler travma yada cerrahi girisim gibi kafa bütünlügünün bozuldugu durumlarda direkt olarak da menenjit yapabilir. Beyin omurilik sıvısında kompleman ve antikapsüler antikor düzeyleri düsüktür. Bu opsonizasyon eksikligin sonucu olarak kapsüllü meningial mikroorganizmalara karsı BOS' undaki granülositlerin etkinligi düsüktür ve bu da bu mikroorganizmalar bir kez BOS' a ulastıkları zaman hızla çogalabilmelerine olanak tanır. Bakteriyel çogalma ve bakteriyel yıkım ürünlerinin (hücre duvarı fragmanları, lipopolisakkaridler) salınımı subaraknoid boslukta enflamatuar yanıtı tetikler, beyin vasküler endotelyal hücrelerinden adezyon moleküllerinin salınımına yol açar. Santral Sinir Sistemi
4 nin majör defans mekanizmasını hücresel immünite olusturur. Mantarlar, parazitler, viruslar, M. tuberculosis, Listeria ve T. Gondii gibi hücre içinde yasayan etkenlerle olan enfeksiyonlarda, hücresel immünite azaldıgında bu organizmaların SSS' ne geçmeleri kolaylasır. Bu etkenlere karsı olusmus spesifik antikor titrelerinin yüksek olmasına ragmen, ölümcül hastalıklar ortaya çıkabilir. Sıvısal ve hücresel bagısık yanıtlar birbirleriyle yakından iliskilidir ve T hücrelerinin aracılık ettigi immun cevabın azlıgı, HIV de oldugu gibi hümoral bagısık cevabın azlıgı Ile birlikte olabilir. Komplemanın birçok fonksiyonları vardır. Buna enfeksiyon etkenlerini lizise ugratma özelligi de dahildir. Kompleman böylece enfeksiyonlara karsı konak savunmasında önemli bir mekanizma olarak hizmet edebilir. Fakat deneysel kosullarda enfekte hücreler üzerinde komplemanın etki göstermesi, nörolojik zararın majör bir nedeni de olabilir. Enfeksiyon ve enflamasyon, sinir sistemi parankiminde sadece lokal zarara degil aynı zamanda beyin ve omurilik içinde intravasküler sıvının transüdasyonu ile kapiller bütünlügün kaybolmasına da neden olur. Bunun sonucunda, bazen ölümcül olabilen bir ödem gelisir. Birçok faktör serebral ödemin gelismesine neden olur. Klinik Bakteriyel menenjitin olusumuna sebep olan bir takım hazırlayıcı sebepler hemen her zaman mevcuttur; fakat anamnezde her zaman tespit etmek mümkün olmayabilir. Basagrısı, ates, bulantı, kusma, üsüme, titreme sikayetleri %85 oranında bulunur. Bu sikayetlerin baslangıcı hekime basvurmadan saat öncesinde baslar. Akut bakteriyel menenjitin belirtileri bakteriyel etiyolojiden büyük ölçüde bagımsızdır. Belirtiler; enfeksiyonun yanı sıra artmıs kafa içi basıncı ve vaskülit sonucu ortaya çıkar. Ates, ense sertligi, basagrısı, bulantı, kusma, mental durum degisikligi erken dönemde ortaya çıkar. Bu semptomlar enfeksiyonun alısılagelmis bulgularıdır. Akut pürülan menenjitli hasta hastaneye basvurdugunda konfüzyon, deliryum veya koma içerisindedir. Fokal nörolojik defektler, konvülziyon, kusma daha geç evrede ortaya çıkar; artmıs kafa içi basıncından kaynaklanır. Siddetli basagrısı ve deliryum nedeni ile, muayene sırasında olusan agrıdan dolayı, bazı hastaların hareketlerini kontrol etmek zordur. Aksine derin komada olan hastalar ise hareketsiz yatar. Bas agrısı siddetli, sürekli, zonklayıcı tarzda, yaygın veya lokalize olabilir. Sıklıkla boyuna veya sırta yayılır. Bulantı, kusma, fotofobi; kafa içi basınç artması (KIBAS) veya serebellar enflamasyona baglı ortaya çıkar. Ates hemen her hastada C yi bulur. Meninks irritasyon bulguları menenjitte en sık görülen ulgulardır. Muayene de ilk bakılması gereken meninks irritasyon bulguları ve ense sertligi muayenesidir. Hastanın bası fleksiyona getirildiginde hasta buna engel olmaya çalısır ve yüzünde agrı ifadesi belirir. Bunlar meninks enflamasyonu ve KIBAS ile ilgilidir. Hasta
5 basını geriye atmıs, bacaklarını kalça ve diz eklemini karnına dogru bükmüstür (tüfek tetigi pozisyonu, opistotonus). Hastada petesik ve purpurik döküntüler (meningokoksik menenjit, pnömokoksik menenjit, H.influenzae menenjiti), ECHO ve adenovirus enfeksiyonları, Henochshönline purpurası, trombositopeni gibi pek çok hastalıkta olabilecegi gibi, eger hasta menenjit hastası ise DIC ve Waterhause-Friederichsen sendromuna gidisi hatırlatması dolayısıyla ayrı bir öneme sahip oldugu hatırlanmaz ve atlanırsa hastanın kısa süre sonra öldügü görülecektir. H.influenzae menenjitinde de nadir de olsa petesi görülebilir. Akut bakteriyel menenjitte özellikle yüksek atesle seyreden olgularda herpes labialis saptanabilir. Akut bakteriyel menenjitli hastanın yaklasık %40'ında üst solunum yolu enfeksiyonu hikayesi bulunur. Üst solunum yolu enfeksiyonları farenjit, tonsillit seklinde olabilir, özellikle pnömokok pnömonisi bulunması menenjit olusumuna predispozisyon olusturmaktadır. Hastaların %10-15'inin anamnezinde otitis media bulunur. Paranazal sinüs enfeksiyonları, mastoidit, üriner sistem enfeksiyonları, kavernöz sinüs trombozu bulunması da menenjit olusumuna zemin hazırlayabilir. Kafa travmaları ve kafa kemigi kırıklarından sonra da menenjit ihtimali artmaktadır (rinore, otore). Bu hastalarda menenjit tekrarlayıcı olabilir ve çogunlukla etken S.pneumoniae dır. Bakteriyel menenjitli hastaların %25-75 inde ani ve hızlı bir baslangıç mevcuttur. H.influenzae menenjitinde daha sık, N.meningitidis menenjitinde pek ender subdural steril effüzyon ve serebral venöz trombozis gelisebilir. Çocuklarda konvülzyonlar sıktır. Meningokok menenjitinde solunum sistemine ait bulgular, pnömokok ve influenza menenjitinden çok daha azdır.
6 Resim 1. Meninks irritasyon bulguları. A; Ense sertliği, B; Kerning belirtisi, C; Brudzinski belirtisi Komplikasyonlar Dissemine intravasküler koagülasyon, akut sürrenal yetmezligi, endokardit, septik artrit, beyin hidropsu, subdural effüzyon, hidrosefali, lokalize ventrikülit, kortikal tromboflebit, saggital sinüs trombozu, epilepsi, zeka geriligi, paralizi, beyin absesi. Tanı Santral sinir sisteminin enfeksiyonlarında hastalıklarında (enfeksiyon, kanama, tümör vs), klinik belirti ve bulgular bir birine çok benzemektedir. Hastalıga yaklasımda ve tedavinin yapılabilmesi için gerekli incelemelerden sonra (CT, MRI, Göz dibi), lomber ponksiyon (LP) yapılarak alınan materyal direkt tetkik, biyokimyasal, mikrobiyolojik ve diger metotlarla incelenmesi gerekir. Tanı için yapılacak laboratuar incelemeleri kan, idrar ve BOS undan yapılır. Kesin tanı için materyal BOS dur. BOS'da basınç, görünüm, hücre sayısı, biyokimyasal olarak protein, glikoz ve Pandy bakılmalı, mikrobiyolojik olarak da Gram boyama ve kültür incelemesi yapılmalıdır.
7 Tablo 3. Çeşitli menenjit tiplerinde BOS bulguları. Basınç Görünüm Hücre* Protein** Glukoz*** Akut bakteriyel menenjit Artmış Pürülan, Opelesan >1000 / ml PNL baskın Artmış Azalmış 5-40 TbM Mantar menenjiti Artmış Artmış Berrak, Ksantokromik Berrak, Opelesan <500/ ml Azalmış Artmış MNL baskın 0-30 <1000/ ml Artmış Azalmış MNL baskın Viral menenjit N veya hafifçe artmış Berrak N veya hafifçe MNL baskın artmış Normal * Viral menenjitlerin ve Tüberküloz Menenjiti nin(tbm) erken döneminde BOS da PNL ler çoğunlukta olabilir (PNL: polimorfonükleer lökosit, MNL: mononükleer lökosit) ** Normal BOS proteini mg/ dl dir. ***Normal BOS glukozu eşzamanlı olarak bakılan kan glukozunun 2/3 ü kadardır. Lomber Ponksiyon (Lp) Kontrendikasyonları -Serebral kitle olusturan lezyon -Trombositopeni ( in altı) -Göz dibi bulgularının KIBAS ı düsündürmesi -Koagülasyon bozuklugu -LP yapılacak deri bölgesinde enflamasyon Ayırıcı Tanı Santral sinir sisteminin en sık görülen enfeksiyonu olan pürülan menenjit olgularında tanı zor degildir. Fakat diger menenjitlerle, beyin ve meninkste lokalize olmus çesitli hastalıklarla ve genel enfeksiyon yaptıgı halde meningismus tablosu olusturan diger enfeksiyonlarla karısabilmektedir. Ayırıcı tanıda viral aseptik menenjit ve ansefalitler, tüberküloz menenjit, fungal menenjitler, amip meningo ensefalitleri, sukaraknoid kanama, intraserebral anevrizma perforasyonu ilk düsünülmesi gereken hastalıklardır. Ayrıca nörosifiliz, Lyme hastalıgı, SSS belirtilerinin agır seyrettigi tifo, infeksiyoz mononükleozis, riketsiya enfeksiyonları akut bakteriyel menenjitleri taklit edebilir. BOS bulguları herhangi bir enfektif menenjiti tutmayan hastalarda serebral lösemik tutulum, meningial karsinomatozis, glioma sarkoidozis, vaskülit ve infektif endokarditli hastada septik emboli hatırlanması gereken diger hastalıklardır. Tedavi Bakteriyel menenjit acil bir hastalıktır ve menenjit düsünülen hastada tedavi hemen baslanmalıdır. Antibiyotik tedavisine baslamak için mikrobiyolojik ve serolojik testlerin sonuçlanması beklenmemeli ve kullanılacak antibiyotiklerin ilk dozu 30 dakika içinde verilmelidir. Akut bakteriyel menenjit tedavisinde hatırlanması gerekli bazı kurallar:
8 - Antibiyotikler i.v. yoldan uygulanmalı, - Bakterisidal ve yan etkisi en az olan antibiyotikler tercih edilmelidir, - LP yapılamayan veya yapılsa da BOS un incelenemeyecegi bir saglık kurumundaki hekim ilk tedavi dozunu verdikten sonra bu islemin yapılabilecegi bir hastaneye hastasını sevk etmeli, - Akut bakteriyel menenjit olasılıgı bulunan hastalar evinde veya poliklinikte tedavi edilmemeli, - LP yapılabilecek bir hastaneye basvuran hastada BOS dan boyalı preparat yapıldıktan hemen sonra tedaviye baslanmalıdır, - Yası 2-5 yas arası olan çocuklarda beta laktamaz üreten H.influenzae tip b menenjitten sorumlu olabileceginden ampirik tedavide tek basına penicilin G veya ampisillin verilmemeli, - Altta yatan hastalıgı, immun yetersizligi olanlarda, travmatik ve post operatif gelisen menenjitlerde daha genis antibakteriyel spektrum saglayacak antibiyotik kombinasyonu düsünülmeli, - Mümkünse BOS a iyi geçtigi bilinen antibiyotikler tercih edilmeli. Hasta hastaneye yatırılarak, dıs etken ve uyanlardan uzak tutulur. Damar yolu açılarak kaybedilen sıvı yerine konulmalıdır. Agızdan beslenemeyen hastalarda damar yolu ile beslenme saglanmalıdır, idrar retansiyonu olan hastalarda idrar sondası konulmalıdır. Agız hijyeni önemlidir. Hastalara gerekli sıvı ve elektrolit replasman yapılmalıdır. Kafa içi basıncı artmıs olan olgularda mannitol kullanılabilir. DIC olgularında heparin 4-6 saatte bir mg.( Ü) i.v. verilebilir. Ayrıca koagülasyon faktörlerini içeren taze kan transfüzyonu yapılabilir. Ajitasyon ve delirium halinde diazepam mg. uygulanabilir. Analjeziklerle kontrol edilemeyen bas agrısının olması halinde bosaltın LP yapılabilir. Akut bakteriyel menenjit tedavisinde LP yapılamayan bir saglık kurumunda hastayı sevk etmeden önce ilk gören hekimin intravenöz yoldan 2 gram seftriakson vermesi uygundur. Seftriakson hastane dısında gelismis, altta yatan hastalıgı olmayan hastaların akut bakteriyel menenjitinde sorumlu olan S.pneumoniae, N.menengitidis ve H.influenzae ya etkilidir. Yukarıda adı geçen üç bakteriye L.mononcytogenes i ilave etmek gerekirse seftriaksona ampisilini kombine ederler. Seftriaksonun yarılanma ömrü uzun oldugu için hastaya 12 saat kazandırır. Akut bakteriyel menenjitlerin amprik tedavisinde seçilebilecek tedavi rejimleri tablo 2 de gösterilmistir. Üçüncü kusak sefolosporinlerin olmadıgı devrede ampisilin+kloromfenikol kombinasyonu uzun yıllar bu amaçla kullanılmıstır. Bu kombinasyon halen alternatif tedavide yer almaktadır.
9 Bakteriyel menenjitte spesifik etken saptandıgında ampirik tedavi degistirilip etkene yönelik tedaviye geçilmelidir. Etkenlere tedavi seçenekleri Tablo 3 de gösterilmistir. Bakteriyel menenjitte antimikrobiyal tedavi ile ates 3-5 günde düser. Eger düsmezse menenjit bakteriyel olmayabilir, bakteri uygulanan ilaca duyarlı olmayabilir, lokalize ve drene olmamıs enfeksiyon vardır, antibiyotik yeterli dozda ve uygun yoldan verilmemektedir veya ilaca baglı ates olabilir. Tipik viral menenjitte hastalar genellikle saat sonrasında düzelme gösterirler. Tedavisi semptomatiktir. Herpes simplex meningoansefaliti ise agır seyirlidir, mortalitesi %70 civarındadır. Bu nedenle erken tam ve tedavisi sarttır. Tedavisinde asiklovir 8 saatte bir 10 mg/kg gün kullanılmalıdır. Menenjitlerde steroid kullanımının faydalı oldugu belirtilmektedir. Mental durumu bozuk, serebral ödem ve belirgin kafa içi basıncı artısı ile seyreden menenjitlerde steroid mutlaka verilmelidir. Pnömokok menenjitlerinde deksametazon kullanımının mortaliteyi ve isitme kaybını azalttıgı bildirilmistir. Deksametazonun ilk dozu antibiyotikle birlikte veya antibiyotik tedavisinden önce verilmelidir. Ancak deksametazon kullanımı seftriakson ve vankomisinin BOS a geçisini azaltacagından, steroid verilecekse rifampisin tedaviye kombine edilmelidir. Deksametazon (0.15 mg/kg/doz) i.v. 6 saat ara ile 2-4 gün süreyle verilir. Tablo 3. ABM tedavi YAŞ İLK SEÇENEK GÜNLÜK DOZ ALTERNATİF GÜNLÜK DOZ 0-4 hafta Ampisilin + Sefotaksim 200 mg/kg IV 150 mg/kg IV Ampisilin + Gentamisin 200 mg/kg IV 2.5 mg/kg IV 1-3 ay Ampisilin + Sefotaksim 200 mg/kg IV 200 mg/kg IV Vankomisin + Sefotaksim 60 mg/kg IV 5 mg/kg IV 3 ay-50 yaş (Sefotaksim veya Seftriakson) + Ampisilin 200 mg/kg, 8 g IV 100 mg/kg, 4 g IV 200 mg/kg IV, 8 g IV Meropenem ya da (Sefotaksim + Vankomisin) 40 mg/kg, 3 g IV 200 mg/kg, 8 g IV 60 mg/kg IV, 2 g IV > 50 yaş (Sefotaksim veya Seftriakson) + Ampisilin 8 g IV 4 g IV 8 g IV Meropenem ya da (Sefotaksim + Vankomisin) 3 g IV 8 g IV 2 g IV Prognoz Akut bakteriyel menenjitte mortalite oranı, etkenin cinsine, hastanın yasına, altta yatan hastalıgın varlıgına ve tedaviye baslama zamanına göre %5-40 arasında degismektedir. Sag kalanlarda ise sekel oranı %30 a kadar çıkabilmektedir. Menenjite baglı nörolojik sekeller arasında sagırlık, psiko-sosyal gerilik, motor bozukluklar, konusma ve görme bozuklukları, hidrosefali, epilepsi sayılabilir. Mortalite H. İnfluenzae enfeksiyonlarında % 5-8, meningokok enfeksiyonunda % 10-15, pnömokok menenjitinde % 25 ve psödomonas menenjitinde % 60'dır. Erken tanı ve tedavi ile mortalite azaltılabilir. Profilaksi
10 Meningokok ve H. influenzae menenjitine karsı kemoproflaksi ve ası ile korunma saglanabilir. Pnömokok menenjitlerinde kemoproflaksi önerilmez yalnızca asının koruyuculugu vardır. Pnömokok ve meningokok asıları özel risk grubundakilere önerilirken, H. influenzae asısı küçük çocuklara rutin olarak uygulanabilir. Kemoproflaksi: H. influenzae menenjiti olan bir hasta ile temas varsa ve evde dört yasından küçük çocuk bulunuyorsa yasa bakılmaksızın bütün ev halkına (gebe olanlar hariç) dört gün süreyle günde tek doz olmak üzere 20 mg/ kg (maksimum 600 mg) rifampisin verilmelidir. N. meningitidis'in neden oldugu menenjitlerde bulasmanın önlenmesi için 24 saat respiratuvar izolasyon gerekir. Kemoprofilaksi ise meningokok menenjitli ile yakın teması olanlara ve agızdan agıza solunum yaptıran saglık personeline uygulanır. Hastanede normal teması olan kisilere, okul arkadaslarına ve evde veya is yerinde normal teması olan kisilere proflaksi gerekmez. Proflakside ilk seçenek rifampisindir. Günde 12 saat ara Ile 600 mg rifampisin 2 gün kullanılır. Çocuklarda 20 mg/kg/gün 2 gün süreyle verilir. Ayrıca sulfadiazin, tetrasiklin de verilebilir. H. influenzae menenjitli ile yakın temasta bulunan tüm olgulara rifampisin 4 gün süreyle verilebilir. H. influenzae tip b menenjitinde 4 yasın altında risk mevcuttur. H. influenzae, pnömokok ve meningokoklara karsı ası vardır, % 95 koruyucudur. Orak hücreli anemi, fonksiyonel veya anatomik asplenisi (splenektomi) olanlar, nefrotik sendrom veya kronik renal yetmezlik, immün yetmezlik veya immünsupressif tedavi, HIV enfeksiyonu ve BOS kaçagı var ise pnömokok asısı endikasyonu vardır. Meningokokların A, C, Y ve VV-135 serogruplarını içeren asısı mevcuttur. Fonksiyonel veya anatomik asplenisi olan olgular, kompleman veya properdin eksikligi olanlar ve hastalıgın endemik oldugu bölgelere seyahat edecek olanlara önerilir. VİRAL MEMİNGOENSEFALİTLER Beyin omurilik sıvısı (BOS) nda pleositoz (lenfositerhakimiyette) ve protein artımının görüldüğü; rutin inceleme, boyama ve kültürlerde bir nedenin gösterilemediği durumlar aseptik menenjit olarak tanımlanır. Virüsler akut aseptik menenjitin önde gelen etkenlerindendir. Ayrıntılı epidemiyolojik ve mikrobiyolojik araştırmalarda hastalarda %55-70 e varan oranlarda viral etken belirlenebilmektedir. Çeşitli çalışmalarda, viral menenjit ve ensefalit insidansı yılda 10-20/ kişi olarak saptanmıştır. Çocuklarda özellikle bir yaş altında, olgu sayısının arttığı görülmektedir. Viral menenjitlerin %80-95 inin etkeni enterovirüs (EV) lerdir. Herpes Simplex Virüsleri (HSV) tüm aseptik menenjit vakalarının %0.5-3 ünün etkenidir. Herpes Simpleks Virus 1 ve 2, insanlarda merkezi sinir sisteminde çeşitli infeksiyonlara sebep olabilen viruslardır. Hem primer hem de tekrarlayan herpesvirus
11 infeksiyonları MSS de infeksiyon ve hastalığa yol açabilir. Bütün herpes simpleks ensefaliti gelişen hastalarının yarısı primer infeksiyonu, yarısı ise tekrarlayan infeksiyonu olan hastalardır. Herpes simplex ensefaliti 6 aydan büyük çocuklar ve erişkinlerde akut sporadik ölümcül ensefalitlerin en sık sebebidir. HSV bütün ensefalit vakalarının % 2-19 unu oluştururken, bütün nekrotizan ensefalit vakalarının % ini oluşturur. Çoğunluğuna HSV-1 sebep olmaktadır. HSV tip 1 merkezi sinir sistemi infeksiyonları, tedavisiz kaldıklarında genellikle ölümle sonuçlanan ensefalit olarak seyrederken; HSV tip 2 menenjiti sağlıklı bireylerde kendiliğinden iyileşebilmektedir. Primer Varicella Zoster Virüs (VZV) infeksiyonunda nörolojik tutulum genellikle ensefalit olarak görülür. Herpes zosterli hastalarda da menenjit gelişebilmektedir. Sitomegalovirüs (CMV) özellikle immun yetmezliği olanlarda bir mononükleoz sendromu eşliğinde aseptik menenjite yol açabilir. Viral menenjitlerin erken tanısı ve tedavisi morbidite ve mortalite oranlarında düşmeye neden olmaktadır. Viral etkenlerin tanısı, gereksiz antibiyotik veya antiviral kullanımını, invaziv ve pahalı ek testlerin yapılmasını önleyerek ve hastanede kalış süresini azaltarak ek yarar sağlamakta; epidemiyolojik bilgiler toplanabilmekte; koruyucu tedavi edici çalışmalar yapılabilmektedir. Viral menenjitlerin laboratuvar tanısında antijen saptayan yöntemler, moleküler yöntemler, izolasyon ve serolojik yöntemler uygulanmaktadır. Santral sinir sistemi (SSS) infeksiyonu tanısında virüs antijenleri saptayan yöntemlerinin heterojenite göstermeleri ve çapraz reaksiyona açık olmaları bu yöntemlerin olumsuz yönleridir. BOS da antikor düzeyleri araştırılırken; enterovirüslerin yaygın serotiplerinin olması IgM düzeylerinin güvenilirliğini kısıtlamaktadır. HSV e bağlı aseptik menenjitlerde ise Ig düzeylerinin ölçümü primer-sekonder infeksiyon ve santral-periferal sinir sistemi infeksiyonlarının ayrımını yapamamaktadır. Moleküler yöntemlerin gelişmesinden sonra viral etkenlerin belirlenmesinde duyarlılık ve özgüllük artmıştır. BOS ta Herpesvirüs-DNA ve Enterovirüs-RNA saptanmasında standart laboratuar testi olarak uygulanmaktadır. HSV hem nöronları hem de glial hücreleri invaze ederek ve replike olarak beyin parenkiminde, özellikle temporal lobda nekrotizan ensefalit ve dissemine hemorajik nekroz yapar. Merkezi sinir sisteminde Herpes simplex virus infeksiyonları, yenidoğan döneminde (<1 ay) neonatal herpes olarak ortaya çıkabildiği gibi daha büyük çocuklar ve erişkinlerde hem hayatı tehdit eden herpes simplex ensefalitine hem de klinik olarak daha hafif seyreden selim aseptik menenjitlere sebep olabilir. HSV ayrıca miyelit ve/veya radikülitle birlikte olabilen tekrarlayan aseptik menenjit etkeni olabilir. Tekrarlayan HSV menenjitleri Mollaret menenjiti adı verilen farklı bir grupta ele alınır. Mollaret menenjiti terimi şimdi idiyopatik tekrarlayan menenjitler için kullanılmaktadır.
12 İmmün sistemi normal olan erişkinlerde Herpes Simpleks Ensefalitleri vakalarının % 90 ından fazlası HSV-1 infeksiyonu ile oluşurken, geri kalan kısmı HSV-2 ile oluşmaktadır. HSV-2 ensefalit vakaları genellikle reaktivasyondan daha fazla primer infeksiyon ile ortaya çıkmaktadır. Primer infeksiyon ve reaktivasyonu takiben HSV nin MSS ne ulaşması ve ensefalite sebep olması tam olarak anlaşılamamıştır. Birkaç olasılıktan biri, trigeminal gangliyonda reaktive olmuş virus herpes labialis oluşturmak üzere yüze ve dudaklara gitmek yerine tentoriyal sinirler yoluyla ön ve orta kranyal çukura ulaşabilir. Primer infeksiyonlarda ise virus olfaktör bulbus aracılığı ile olfaktör yolları kullanarak orbitofrontal ve medial temporal loblara ulaşabilir. Ensefalite sebep olan HSV infeksiyonlarının çoğu fokal bir ensefalopati gösterir. Herpes simpleks ensefaliti akut inflamasyon, konjesyon, ve/veya hemoraji ile sonuçlanır, dominant olarak temporal lobları etkiler, genellikle erişkinlerde asimetrik, yeni doğanlarda ise diffüz bir görüntü sergiler. Çok yakın limbik bölgeler de infekte olabilir. Temporal lobları çevreleyen meninkslerde konjesyon görülebilir.büyük çocuklar ve erişkinlerde herpes simpleks ensefalitleri genellikle primer fokal ensefalit olarak görülür. Ateş, bilinç değişiklikliği, davranış bozukluğu, mental durum bozukluğu ve lokalize nörolojik bulgularla seyreder. Hastalık tipik olarak temporal loba lokalizedir. Herpes simpleks ensefaliti için patognomonik hiçbir belirti olmasa da bile diğer infeksiyon etkenlerinin yokluğunda değişen seviyelerde bilinç bulanıklığı, ateş, anormal BOS bulguları ve fokal nörolojik bulguların varlığı Herpes simpleks ensefalitini düşündürmelidir. Antiviral tedaviye rağmen mortalite % 19 dur ve nörolojik sekel oranı ise % 62 dir. Elektroensefalografik testler oldukça duyarlı sonuçlar vermektedir. Yayınlarda çocuk HSE olgularının % ünde ilk EEG de lokalize edici bulguların oldugu bildirilmektedir (3,33). Hastalıgın erken dönemlerinde elektrik aktivitedeki anormallikler sadece tek tarafta temporal lobda gözlenirken, günlerde kontrolateral temporal lob da tutulmaktadır. Genellikle yaygın yada fokal yavas dalga aktivitesi, lokal sivri dalgalar rapor edilmektedir. Bilgisayarlı tomografi ve MRG, HSE tanısında en çok yararlanılan invaziv olmayan görüntüleme yöntemleridir. Hastalıgın erken dönemlerinde BT bulguları normal olabilir. İlk günlerde çekilen MRG, BT ile kıyaslandıgında daha duyarlıdır, ancak bazı vakalarda normal bulunabilir. Herpes simpleks ensefaliti özellikle temporal loblarda, insula ve frontal lobun orbital bölgelerde nekrotik, hemorajik lezyonlar ile kendini göstermektedir. Herpes simpleks ensefalitinde kullanılması önerilen doz 12 yas altında 60 mg/kg/gün, 12 yas ve üzerinde ise 30 mg/kg/gün olarak, 3 dozda, intravenöz yolla en az gündür. Asiklovir tedavisinin mümkün olan en kısa sürede baslanması tedavinin basarısını belirleyen en önemli etkendir.
13 TÜBERKÜLÖZ MENENJİT Tüberkülöz menenjit (TM) toplumda tüberkülozun yaygınlığına paralel olarak genellikle primer infeksiyonun komplikasyonu olarak geliştiğinden en sık 0 4 yaş arasında görülür (HIV olguları hariç). Erişkinlerde ise en sık yaşları arasında görülür. Tüberkülozlu hastaların %2 sinde TM gelişmektedir. TM genellikle primer infeksiyonda oluşan bakteriyeminin bir komplikasyonu olarak submeningeal bir odaktan oluşur. Ancak kazeöz bir odaktan subaraknoid boşluğa yayılma ile de gelişebilir. Patolojik tablo hastanın yaşı, infeksiyonun ciddiyeti, hastanın immunitesi, hastalık süresi gibi birçok faktöre bağlıdır. TM sadece menenjit değil, sıklıkla meningoensefalit olarak görülmektedir. TM de oluşan meningoensefalit özellikle beynin bazalini tutar ve konveks kısım fazla etkilenmez. Daha çok kronik vakalarda fibröz doku kraniyal sinirleri kaplayabilir. Damar endotel nekrozuna yatkınlık olduğundan tromboz ve doku infarktüsleri gözlenebilir. Vasküler değişiklikler diffüzdür, venleri olduğu gibi büyük, orta ve küçük arterleri de tutabilir. Bazal gangliona ve ponsa giren damarlar sık tutulan damarlardır. Orta serebral arter dallarının tutulumu hemipareziye neden olabilir. KLİNİK TM için düşük sosyoekonomik yapı, malnütrisyon, immünite bozukluklarıyla giden immunsupressif ya da kronik hastalıklar, uyuşturucu kullanımı, HIV infeksiyonu, 0-5 yaş arasında ya da 60 yaş üstünde olma risk etmenleri olarak kabul edilir. TM oldukça hafif şekillerden, ölüme kadar gidebilen değişik klinik şekillerde ortaya çıkabilir. Bütün tüberküloz şekilleri arasında, santral sinir sistemi tüberkülozu en ağır klinik tabloya sahiptir. TM de belirtiler genellikle 2 3 hafta ara ile başlar. Ancak hastaların %50 sinde klinik bulgular 2 haftadan kısa bir sürede şekillenmiş olabilir. Bazen hastalığın başlangıcı 3 güne kadar inebileceği gibi 6 9 aya kadar da uzayabilir. Hastalık tablosunun ilerlemesiyle beraber hastalarda baş ağrısı, ateş, bulantı ve kusmalar, kranial sinir paralizileri, bilinç değişiklikleri, nöbetler ve koma gözlenebilir. Konvülziyonlar hastalığın her evresinde gözlenebilir. Hastalarda ense sertliği, meninks irritasyon bulguları görülür. TM de beynin bazalı tutulduğundan en sık da buna uygun klinik tablo şekillenir. Kraniyal sinirlerde tutulum sıktır. En fazla 6. sinir, bunu 3. ve 4. sinir tutulumu izler. Eğer TM meningiom ile şekillenirse yer kaplayan lezyon kliniği görülür. Klinik sınıflamada British Medical Council tarafından yapılan sınıflama oldukça kabul görmüştür. Bu sınıflamada TM olguları klinik olarak 3 evreye ayrılmaktadır:
14 Evre I: Hastanın bilinci açık, nörolojik belirti yoktur. Özgün olmayan klinik bulgular var. Evre II: Bilinç açık. Meninks irritasyon bulguları ve küçük nörolojik defisitler (kraniyal sinir paralizileri) var. Evre III: Ciddi şuur bozukluğu, stupor ve koma veya konvülziyon, istemsiz hareketler, paraliziler olabilir. TANI TM lilerin fizik muayenesi ve birçok rutin tetkikleri (tam kan analizi, akciğer grafisi, hatta balgam tetkikleri) genellikle tanıya yardımcı değildir. PPD testi çoğu zaman negatiftir. Hastalarda hafif derecede anemi, yüksek sedimantasyon hızı gözlenebilir. BOS tetkiki TM için gereklidir. Başlangıç dönemindeki BOS ta nötrofili olabilir ama sonrasında / mm3 kadar hücreden oluşan lenfositik pleositoz gözlenir. BOS ksantokromik görünüm alır. BOS protein seviyesi mg/l seviyesindedir. Subaraknoid blok geliştiği durumlarda (yüksek protein konsantrasyonuyla oluşabilir) protein düzeyi 2-6 g/dl ye kadar çıkabilmektedir. BOS glikoz konsantrasyonu çoğu zaman 45mg/l altındadır. TM tanısında altın standart BOS ta aside rezistan basilin (ARB) gösterilmesi ve M. tuberculosis in izole edilmesidir. BOS ta yapılan ARB boyama %10 90 hastada pozitiftir. Duyarlılık incelenen BOS miktarıyla ve incelenen yayma alanıyla doğru orantılıdır. Dolayısıyla BOS un ARB için incelenmesi gerektiğinde santrifüje edildikten sonra birçok alan incelenmelidir. Otuzsekiz olguluk bir seride BOS un Erlich-Ziehl-Nielsen (EZN) yöntemi ile boyanarak direk mikroskopik incelemesinde 13 olguda (%34,2) asidorezistan basil görülürken, sadece iki olguda Mycobacterium tuberculosis in kültürde üretildiği bildirilmiştir. Bir diğer seride EZN pozitifliği %18,8 olarak raporlanmıştır. Tüberküloz için yapılan BOS kültürü %45 90 duyarlılıktadır ama 6 haftayı gerektirir. BOS ta PCR ile tüberküloz DNA sının aranması, üzerinde çokça çalışılmış bir konu olmasına karşın duyarlılığı ancak %56 ve özgünlüğü %98 dir. Bu durumda BOS ta PCR nin negatif olması tüberküloz olasılığını dışlayamamaktadır. BOS ta T lenfositlerinden salınan adenosine deaminase (ADA) seviyesinin yüksek olması, uygun kliniğin varlığında tanıyı destekleyebilir. Bilgisayarlı tomografi ile baziller araknoidit, infarkt, hidrosefali veya tüberkülomlar görülebilir. TEDAVİ Bu hastalara tanı konulduktan sonra hızla tedavi başlanması önerilmektedir. TM için yapılan anti-infektif tedavi en az 9 12 ay sürmelidir. Antibakteriyel tedavideki temel ilaç izoniaziddir (INH). INH meningial inflamasyon varlığında 10 mg/kg /gün dozunda verilir. INH inflamasyon varlığında BOS a kanla eş seviyede geçer. İlacın periferik nöropati ve
15 hepatotoksisite gibi yan etkileri izlenmelidir. Ayrıca hipersensitivite, jinekomasti ve sistemik lupus eritematozus (SLE) benzeri tabloya neden olabilir. İnflamasyon varlığında BOS a iyi geçen bir diğer ilaç pirazinamiddir (PZA). Erişkinlere ağız yolundan 2 gr/gün verilir. PZA nın en önemli yan etkileri hepatotoksisite (doza bağımlıdır), trombositopeni ve ışığa hassasiyetdir. Rifampisin in (RIF) kan beyin bariyerini geçme yeteneği kötüdür. Ancak meninkslerde inflamasyon varlığında yeterli seviyede BOS a ulaşmaktadır. Erişkinlerde 600 mg/gün dozunda kullanılmaktadır. RIF in başlıca yan etkileri hepatotoksisite, trombositopeni, cilt döküntüleri ve nefrittir. Tedavide önerilen en az üç ilacın birlikte kullanılmasıdır ancak primer INH direncinin yüksek olduğu bölgelerde bunlara dördüncü bir ilaç eklenmelidir. INH, rifampisin ve pirazinamid tedavide olmalıdır. Ethambutol tedaviye dördüncü ilaç olarak eklenebilir. Tedaviye 15 mg/kg dozunda başlanır. En önemli yan etkileri optik nevrit ve ürik asit düzeyinde yükselmedir. Steroidlerin beyin ödemini, intrakranial basınç artışını azalttığı gösterilmiştir. Tedavinin ilk 6 8 haftasına deksametazon eklenmesi mortaliteyi ve nörolojik sekelleri azaltmakta ve başarı şansını artırmaktadır. PROGNOZ Prognozu belirleyen en önemli faktör yaş ve hastalığın süresidir. Tüberkülozun beş yaşın altında (%20) ve 50 yaşın üzerindeki (%60) olgularda mortalitesi yüksektir. Ayrıca iki aydan daha fazla hastalık bulguları olanlarda da mortalitesi yüksektir. KORUNMA Artan göç, sığınmacı akımları, uluslararası turizm ve kazanılmış bağışıklık yetmezliği sendromunun (AIDS) soruna getirdiği yeni boyut ile gelişmiş ülkeler de soruna uzak kalamamaktadır. Bu nedenlerle tüberkülozdan korunmayı sağlayabilecek etkin yöntemlere ihtiyaç vardır. Primer tüberküloz için INH profilaksisi kullanılan çocukların hiç birinde ekstrapulmoner tüberküloz gelişmemesi bu profilaksinin önemini arttırmıştır. Bir çalışmada, INH profilaksisi başlanan PPD (+) olgularda ilk yıl içinde tüberküloz gelişmesinin %80 oranında düştüğü rapor edilmiştir. Koruyucu etki zamanla azalmakla birlikte yıl kadar sürmektedir. INH profilaksisinin 300 mg/gün (10-15 mg/kg) dozunda ve 6-9 ay süreyle yapılması önerilmektedir. Yapılan araştırmalarda BCG aşısının tüberkülozdan koruma oranı %0-%82 arasında rapor edilmiştir. BCG aşısının etkinliği ortalama 15 yıl kadar sürer. Genellikle tüberkülin testi 5 10 yıl sonra negatifleşir.
16 Kaynaklar 1. Parlak M. Akut bakterıyel menenjıtler. Toplumdan edinilmiş enfeksiyonlara pratik yaklaşımlar Sempozyum dizisi no:61, Şubat 2008; s David R. Chadwick,Viral Meningitis.British Medical Bulletin 2005; 75 and 76: Boos J, Kim JH: Biopsy histopathology in herpes simplex encephalitis and in encephalitis of undefined etiology. Yale J Biol Med 1984; 57: David W. Kimberlin Herpes Simplex Virus Infections of the Central Nervous System, Seminars in Pediatric Infectious Diseases, 2003; 14(2): Yıldırım İB. Herpes simpleks ensefaliti tanısıyla takip edilen çocuklarda (klinik, laboratuvar bulgular ve nöropsikometrik degerlendirme). Yan dal uzmanlık tezi Ankara. 6. Karabay O, Öğütlü A, Teker B. Tüberkülöz menenjit. Nobel medıcus 2011;7(2):5-8.
Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit
www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 1. ROMATİZMAL ATEŞ NEDİR? 1.1 Nedir? Romatizmal ateş, streptokok adı
AKUT BAKTERİYEL MENENJİTLER
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 151 TOPLUMDAN EDİNİLMİŞ ENFEKSİYONLARA PRATİK YAKLAŞIMLAR Sempozyum Dizisi No:61 Şubat 2008; s.151-164 AKUT BAKTERİYEL MENENJİTLER Prof. Dr.
Ölümcül Santral Sinir Sistemi Hastalıkları II menenjit, ensefalit, KİBAS ve status. Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Acil Tıp Anabilim Dalı
Ölümcül Santral Sinir Sistemi Hastalıkları II menenjit, ensefalit, KİBAS ve status Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Acil Tıp Anabilim Dalı Olgu 1 25 yaşında inşaat işçisi Yüksek ateş, şuur bulanıklığı
LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir.
LENFOMA LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENF SİSTEMİ NEDİR? Lenf sistemi vücuttaki akkan dolaşım sistemidir. Lenf yolu damarlarındaki bağışıklık hücreleri,
Bağışıklama ve Mikrobiyolojik Sürveyans İnvaziv Bakteriyel Etkenler
Bağışıklama ve Mikrobiyolojik Sürveyans İnvaziv Bakteriyel Etkenler Dr. Selin NAR ÖTGÜN Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları Daire Başkanlığı 3.Ulusal Klinik Mikrobiyoloji
Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları
HEPATİT B TESTLERİ Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları Hepatit B virüs enfeksiyonu insandan insana kan, semen, vücut salgıları ile kolay bulaşan yaygın görülen ve ülkemizde
SSS ENFEKSİYONLARI OLGU SUNUMLARI. Dr. Hande Aydemir Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları A.D
SSS ENFEKSİYONLARI OLGU SUNUMLARI Dr. Hande Aydemir Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları A.D Olgu 1-30 yaş - Erkek - Çaycuma, Zonguldak ŞİKAYET -Bulantı -Kusma -Baş ağrısı ÖYKÜ Burun
AKUT OTİTİS MEDİA. Prof.Dr.Ergin ÇİFTÇİ Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları BD
AKUT OTİTİS MEDİA Prof.Dr.Ergin ÇİFTÇİ Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları BD AKUT OTİTİS MEDİA TANIM Akut semptomların olması + Orta kulak sıvısı (Kulak ağrısı, ateş...) EPİDEMİYOLOJİ
Burcu Bursal Duramaz*, Esra Şevketoğlu, Serdar Kıhtır, Mey Talip. Petmezci, Osman Yeşilbaş, Nevin Hatipoğlu. *Bezmialem Üniversitesi Tıp Fakültesi
Burcu Bursal Duramaz*, Esra Şevketoğlu, Serdar Kıhtır, Mey Talip Petmezci, Osman Yeşilbaş, Nevin Hatipoğlu *Bezmialem Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Merkezi sinir sistemi
ACİL SERVİSTE NÖBET YÖNETİMİ UZ DR SEMRA ASLAY YDÜ HASTANESİ ACİL SERVİS MART 2014
UZ DR SEMRA ASLAY YDÜ HASTANESİ ACİL SERVİS MART 2014 Nöbet Beyin hücrelerindeki aşırı ve anormal elektrik deşarjına bağlı olarak serebral fonskiyonların baskılanması ile sonuçlanan bir durum Epilepsi
AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD)
AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD) 1 GÜNDEM Tanım Epidemiyoloji (Hastalığın Yayılımı) Mücadele Soru-Cevap 2 Afrika Hastalığı Nedir? Sivrisinek, kene ve sokucu sineklerle
Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu
Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Dr. Asım Armağan Aydın Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Dr. Asım Armağan Aydın Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu antalya EAH Çalışmaya Katılan
Türk Toraks Derneği. Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. www.toraks.org.tr
Türk Toraks Derneği Türk Toraks Derneği Cep Kitapları Serisi Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı www.toraks.org.tr Editörler HAZIRLAYANLAR Prof. Dr. Münevver Erdinç Ege Üniversitesi
Diyabet te Sağlık Önerileri. Diyabet
Diyabet te Sağlık Önerileri Diyabet BR.HLİ.041 Diyabette Sağlık Önerileri Her sağlıklı birey gibi diyabetli birey de bireysel bakımını sağlamalı; diyabete bağlı gelişen özellikli durumlarda gereken uygulamaları
KULLANMA TALİMATI HEKSA DERİ MERHEMİ. Deriye lokal olarak uygulanır. Etkin madde:
KULLANMA TALİMATI HEKSA DERİ MERHEMİ Deriye lokal olarak uygulanır. Etkin madde: Her 1 gram merhemde 30 mg oksitetrasiklin e eşdeğer oksitetrasiklin hidroklorür ve 10.000 ünite polimiksin B ye eşdeğer
08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D
VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D Vitamin D ve İmmün Sistem İnsülin Sekresyonuna Etkisi Besinlerde D Vitamini Makaleler Vitamin D, normal bir kemik gelişimi ve kalsiyum-fosfor homeostazisi için elzem
HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR
HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR Hepatit C nedir? Hepatit C virüsünün neden olduğu karaciğer hastalığıdır. Hepatit C hastalığı olarak bilinir ve %70 kronikleşir, siroz, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri
KULLANMA TALİMATI. 35, 50 ve 100 gramlık alüminyum tüplerde, uygulayıcısı ve kullanma talimatı ile birlikte karton kutuda kullanıma sunulmaktadır.
ESTRIOL Vajinal Krem, 1 mg Vajinal yolla veya haricen uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: 1 gramında 1 mg östriol bulunur. Yardımcı maddeler: Dekalinyum klorür, Parfüm yağı, Dokusat sodyum, Propilen
KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MEDOTİLİN 1000 mg/4ml İ.M./İ.V. enjeksiyonluk çözelti içeren ampul
KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MEDOTİLİN 1000 mg/4ml İ.M./İ.V. enjeksiyonluk çözelti içeren ampul 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin Madde: Her bir ampul 1000 mg Kolin alfoskerat a
Gebelikte Viral Enfeksiyonlar
Gebelikte Viral Enfeksiyonlar Prof. Dr. Sabahattin ALTUNYURT Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD Perinatoloji BD 2016 İzmir Gebelikte Viral Enfeksiyonlar Gebelikte geçirilen
Akut Menenjitlerde Klinik Tanı. Dr.Kaya Süer Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji
Akut Menenjitlerde Klinik Tanı Dr.Kaya Süer Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji MSS Enfeksiyonları Yaşamı tehdit eden ve yüksek mortalite ile giden enfeksiyon hastalığıdır. Enfeksiyon hastalıklarının
PNÖMOKOK ENFEKSİYONLARINDA SON DURUM. Doç.Dr. Ener Çağrı DİNLEYİCİ 20 Ocak 2014 Eskişehir
PNÖMOKOK ENFEKSİYONLARINDA SON DURUM Doç.Dr. Ener Çağrı DİNLEYİCİ 20 Ocak 2014 Eskişehir Amaç: Hastalıkları oluşmadan Önlemek!!!! PNÖMOKOK Streptococcus pneumoniae Gram pozitif diplokok Polisakarid kapsül
Pnömonilerde Ak lc Antibiyotik Kullan m
.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Çocuklarda Ak lc Antibiyotik Kullan m Sempozyum Dizisi No: 33 Aral k 2002; s. 35-39 Pnömonilerde Ak lc Antibiyotik Kullan m Prof. Dr. Necla
Gebelik ve Enfeksiyonlar. Prof.Dr. Levent GÖRENEK
Gebelik ve Enfeksiyonlar Prof.Dr. Levent GÖRENEK Olgulara Yaklaşım 2 1. TORCH grubu enfeksiyon etkenleri nelerdir? Toxoplasmosis Other (Sifiliz, Varicella zoster ) Rubella Cytomegalovirus Herpes simplex
BAŞAĞRILARI 1- Primer başağrıları; 2-Sekonder (ikincil) başağrıları;
BAŞAĞRILARI Hemen hepimiz yaşamımızın bir döneminde başağrısından yakınırız. Ancak bazılarımız için başağrısı daha ciddi bir sorun hatta bir hastalık durumundadır. Başağrıları basitçe iki kategoriye ayrılabilir;
Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi
Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Ergin AYAŞLIOĞLU Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Maternal
Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün
Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi
BALIK YAĞI MI BALIK MI?
BALIK YAĞI MI BALIK MI? Son yıllarda balık yağı ile ilgili kalp damar hastalıklarından tutun da romatizma, şizofreni, AIDS gibi hastalıklarda balık yağının kullanılmasının yararları üzerine çok sayıda
KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her saşe1200 mg asetilsistein içerir. Yardımcı maddeler: Beta karoten, aspartam, sorbitol ve portakal aroması içerir.
KULLANMA TALİMATI ASİST 1200 mg toz içeren saşe Ağızdan alınır. Etkin madde: Her saşe1200 mg asetilsistein içerir. Yardımcı maddeler: Beta karoten, aspartam, sorbitol ve portakal aroması içerir. Bu ilacı
Türk Toraks Derneği. Çocuklarda Toplumda Gelişen Pnömoni Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. www.toraks.org.
Türk Toraks Derneği Turkish Thoracic Society Türk Toraks Derneği Cep Kitapları Serisi Çocuklarda Toplumda Gelişen Pnömoni Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu Cep Kitabı www.toraks.org.tr Editörler HAZIRLAYANLAR
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1
Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık
Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
KULLANMA TALİMATI LUCENTIS 10 mg/ml enjeksiyonluk çözelti içeren flakon Göz içine uygulanır. Etkin madde: Her flakonun 0,3 ml si 3 mg ranibizumab içerir. Yardımcı maddeler: Alfa,alfa-trehaloz dihidrat,
Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015
Ödem, hiperemi, konjesyon Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 1 Hemodinamik bozukluklar Ödem Hiperemi / konjesyon Kanama (hemoraji) Trombüs / emboli İnfarktüs Şok 2 Hemodinamik bozukluklar Ödem 3 Ödem Tanım: İnterstisyel
KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.
KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal
KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
SPRAMAX 1.5 M.I.U film kaplı tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Her kaplanmış tablet; 1.500.000 IU Spiramisin içerir. Yardımcı maddeler: Hidroksipropil selüloz, Prejelatinize Mısır Nişastası,
BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU
BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU Ramazan Gözüküçük 1, Yunus Nas 2, Mustafa GÜÇLÜ 3 1 Hisar Intercontinental Hospital, Enfeksiyon Hastalıkları
Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015
Hücre zedelenmesi etkenleri Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Homeostaz Homeostaz = hücre içindeki denge Hücrenin aktif olarak hayatını sürdürebilmesi için homeostaz korunmalıdır Hücre zedelenirse ne olur? Hücre
Şeker Hastaları için Genel Sağlık Önerileri
ÖNEMLİ! İlaçlarınızı düzenli kullanmanız çok önemlidir. Kilonuza dikkat ediniz. Ani bir kan şekeri düşmesi (hipoglisemi) durumuna karşı yanınızda her zaman birkaç adet şeker bulundurunuz. Mutlaka egzersiz
SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR
SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT
PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları
PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Perinatal dönemde herpesvirus geçişi. Virus Gebelik sırasında Doğum kanalından Doğum
KLİNİĞİMİZDE SON ALTI YILDIR İZLENEN MENENJİT OLGULARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
T.C. Sağlõk Bakanlõğõ Şişli Etfal Eğitim ve Araştõrma Hastanesi Enfeksiyon Hastalõklarõ ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Şef Doç. Dr. Turan ASLAN KLİNİĞİMİZDE SON ALTI YILDIR İZLENEN MENENJİT OLGULARININ
EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA
EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA 1. vaka S.P ERKEK 1982 DOĞUMLU YUTMA GÜÇLÜĞÜ ŞİKAYETİ MEVCUT DIŞ MERKEZDE YAPILAN ÖGD SONUCU SQUAMOZ HÜCRELİ CA TANISI ALMIŞ TEKRARLANAN
BURSA DAKİ ENBÜYÜK 250 FİRMAYA FİNANSAL ANALİZ AÇISINDAN BAKIŞ (2005) Prof.Dr.İbrahim Lazol
BURSA DAKİ ENBÜYÜK 250 FİRMAYA FİNANSAL ANALİZ AÇISINDAN BAKIŞ (2005) Prof.Dr.İbrahim Lazol 1. Giriş Bu yazıda, Bursa daki (ciro açısından) en büyük 250 firmanın finansal profilini ortaya koymak amacındayız.
Kent Hastanesi, Hepimizden Önce Çocuklarımızın Hastanesi!
Kent Hastanesi, Hepimizden Önce Çocuklarımızın Hastanesi! www.kenthospital.com Kent Hastanesi, hepimizden önce çocuklarımızın hastanesi! Çünkü, çocuklarımız, hepimizin geleceği! Kuruluşumuzdan bu yana
YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK
YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK GİRİŞ Yaygın anksiyete bozukluğu ( YAB ) birçok konuyla, örneğin parasal, güvenlik, sağlık,
Cerrahi Alan Enfeksiyonu Önleme Talimatı
1. AMAÇ Cerrahi alan enfeksiyonlarının (CAE) önlenmesidir. 2. KAPSAM Ameliyat sürecinde hastaya sağlık hizmeti sunan tüm birimleri ve bireyleri kapsar. 3. GENEL ESASLAR Cerrahi alan enfeksiyonları; cerrahi
FEBRİL NÖBETLER. Doç Dr. Sema Saltık
FEBRİL NÖBETLER Doç Dr. Sema Saltık FEBRİL NÖBETLER (FN)- TANIM FEBRİL NÖBET (FN): 6 ay- 5 yaş arası çocuklarda, santral sinir sistemi enfeksiyonu veya başka bir etken bulunmaması koşuluyla ateşle birlikte
Emilebilir, Mikro gözenekli Doğal Epitelyum Eşdeğeri Sentetik Yanık ve Yara Tedavi Ürünü GEÇİCİ DERİ EŞDEĞERİ
Emilebilir, Mikro gözenekli Doğal Epitelyum Eşdeğeri Sentetik Yanık ve Yara Tedavi Ürünü UYGULAMA VİDEOSU LİTERATÜR GEÇİCİ DERİ EŞDEĞERİ SUPRATHEL Geçici Deri Eşdeğeri İle Yenilikçi Yanık ve Yara Tedavisi
İş Sağlığı İş Sağlığı nedir? Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir?
İş Sağlığı İş sağlığı denilince, üretimi ve işyerini içine alan bir kavram düşünülmelidir. İşyerinde sağlıklı bir çalışma ortamı yoksa işçilerin sağlığından söz edilemez. İş Sağlığı nedir? Bütün çalışanların
HİÇBİR KADIN YAŞAM VERİRKEN ÖLMEMELİ! GÜVENLİ ANNELİK. Doç. Dr. Günay SAKA MAYIS 2011
HİÇBİR KADIN YAŞAM VERİRKEN ÖLMEMELİ! GÜVENLİ ANNELİK Doç. Dr. Günay SAKA MAYIS 2011 1 GÜVENLİ ANNELİK GİRİŞİMİ Yüksek maternal mortalite ve morbiditeyi azaltmak için, 1987 yılında DSÖ öncülüğünde Nairobi
Şeker Hastalığı Nedir? Neden Önemlidir?
Aile Hekimliği Sürekli Mesleki Gelişim Programı Hayatınız boyunca öngöremediğiniz ve hayat kalitenizi düşürecek pek çok sorun yaşayabilirsiniz. Şeker hastalığı(kısa olarak Diyabet diyebiliriz) ve obezite
Sunum Planı. Hayatı Tehdit Eden. Enfeksiyon. Kimler Risk Altında? Nasıl Sınıflanıyor MSS Enfeksiyonları
Sunum Planı Hayatı Tehdit Eden Enfeksiyonlar Dr. Erkan GÖKSU Acil Tıp Anabilim Dalı MSS Enfeksiyonları Ensefalit Erken dönemde oldukça benign bir görüntü Yoğun yumuşak doku nekrozu Sistemik toksisite Yüksek
Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi
Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi Dr. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 26.12.15 KLİMİK - İZMİR 1 Eklem protezleri
Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü
Gebede HSV İnfeksiyonu Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Olgu 14 günlük, erkek bebek Şikayeti: Sol kol ve bacakta kasılma, emmeme Hikaye:
ÇOCUKLARDA MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ ENFEKSİYONLARI-2. Prof. Dr. Ayper SOMER
ÇOCUKLARDA MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ ENFEKSİYONLARI-2 Prof. Dr. Ayper SOMER www.aypersomer.com Menenjit, beyin ve spinal kordu çevreleyen membranların inflamasyonudur En sık nedenleri enfeksiyonlar; ayrıca
MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ
MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül
D- BU AMELİYATIN RİSKLERİ Bu ameliyatın taşıdığı bazı riskler/ komplikasyonlar vardır. Ameliyattaki riskler:
Mikro TESE Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi, Mikroskopik TESE ameliyatı genel, veya bolgesel anestezi altında yapılabilir. Skrotum (torba) orta hattan 4 cm lik bir kesi yapılırak testislere ulaşılır ve testisler
ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR
ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım
II. SANTRAL SİNİR SİSTEMİNİN ANATOMİSİ
II. SANTRAL SİNİR SİSTEMİNİN ANATOMİSİ Santral sinir sistemi rölatif olarak enfeksiyonlara karşı iyi korunan bir bölgedir. Kranium ve meninksler dışarıdan gelebilecek patojenlere karşı sinir sistemini
Hepatit C virüs enfeksiyonunun laboratuar testleri:
HEPATİT C TESTLERİ Hepatit C virüs enfeksiyonunun laboratuar testleri: * Anti HCV ve * HCV RNA PCR dır. Bu testler hepatit C hastası olup olmadığınızı, hepatit C taşıyıp taşımadığınızı, kronik hepatit
Ayşe YÜCE Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD.
TÜRKİYE DE TÜBERKÜLOZUN DURUMU Ayşe YÜCE Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. DSÖ Küresel Tüberküloz Kontrolü 2010 Raporu Dünya için 3 büyük tehlikeden
BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9
BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal
BUĞDAY RUŞEYMİ (WHEAT GERM)
BUĞDAY RUŞEYMİ (WHEAT GERM) Buğday rüşeymi buğday başağının alt kısmında bulunan embriyodur. Buğdayın 1 tonundan sadece 1 kilogram rüşeym elde edilebilmektedir. Rüşeym özel yöntemlerle elde edilmediği
Hematopoetik Kök Hücre Nakli Mikrobiyoloji Laboratuarından Beklentiler. Dr. Gülsan Türköz SUCAK
Hematopoetik Kök Hücre Nakli Mikrobiyoloji Laboratuarından Beklentiler Dr. Gülsan Türköz SUCAK Allojeneik kök hücre nakli Lenfo-hematopoetik sistem kendini yineleme (self-renewal) kapasitesi olan tek organ
ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 26 Ocak 2016
ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 26 Ocak 2016 19 Ocak 2016 tarihli Alpha Altın raporumuzda paylaştığımız görüşümüz; Kısa dönemde 144 günlük ortalama $1110.82 trend değişimi için referans takip seviyesi olabilir.
İÇİNDEKİLER. 1 Projenin Amacı... 1. 2 Giriş... 1. 3 Yöntem... 1. 4 Sonuçlar ve Tartışma... 6. 5 Kaynakça... 7
İÇİNDEKİLER 1 Projenin Amacı... 1 2 Giriş... 1 3 Yöntem... 1 4 Sonuçlar ve Tartışma... 6 5 Kaynakça... 7 FARKLI ORTAMLARDA HANGİ RENK IŞIĞIN DAHA FAZLA SOĞURULDUĞUNUN ARAŞTIRILMASI Projenin Amacı : Atmosfer
KONGENİTAL KALP HASTALIKLARINDAN KORUNMA. Doç. Dr. Kemal Nişli İTF Pediatrik Kardiyoloji
KONGENİTAL KALP HASTALIKLARINDAN KORUNMA Doç. Dr. Kemal Nişli İTF Pediatrik Kardiyoloji Doğumsal kalp hastalığının sıklığı % 0.9 Ciddi anomali % 0.3 Her yıl 1.2 milyon kalp hastası bebek dünyaya gelmekte
BU İNFLUENZA SALGIN DEĞİL: ÇOCUK VE ERİŞKİN HASTALARIMIZIN DEĞERLENDİRİLMESİ
BU İNFLUENZA SALGIN DEĞİL: ÇOCUK VE ERİŞKİN HASTALARIMIZIN DEĞERLENDİRİLMESİ *Bahar Kandemir, *İbrahim Erayman, **Sevgi Pekcan, ***Ümmügülsüm Dikici, *Selver Can, ***Mehmet Özdemir, *Mehmet Bitirgen *
4- Solunum Sisteminin Çalışması : Solunum sistemi soluk (nefes) alıp verme olayları sayesinde çalışır.
SOLUNUM SİSTEMİ Canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. İhtiyaç duyulan bu enerji besinlerden karşılanır. Hücre içerisinde besinlerden enerjinin üretilebilmesi için,
Tromboz ve tromboz tedavisi komplikasyonları. Prof. Dr. Özcan Bör Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi
Tromboz ve tromboz tedavisi komplikasyonları Prof. Dr. Özcan Bör Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Trombozun komplikasyonları Trombozun kliniği; tromboembolik olayın yerine,
KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir çiğneme tableti 725 mg (250 mg baza eşdeğer) Pirantel pamoat içerir.
KULLANMA TALİMATI KONTİL çiğneme tableti Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir çiğneme tableti 725 mg (250 mg baza eşdeğer) Pirantel pamoat içerir. Yardımcı maddeler: Sodyum siklamat, povidon K-30, sukroz,
Yeni Anket Verisi Girişi
Yeni Anket Verisi Girişi lara ait kimlik verileri kesinlikle başka bir alanda paylaşılmayacaktır. ya ait özel veriler, sadece bilimsel çalışma merkezinin kendisi tarafından görüntülenebilecektir. proje
Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar
Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Konular Geçmi ten önemli trendler Esneklik ve esnek güvence Bireyselcilik ve azalan dayan ma Silikle en toplum 2 Toplumsal: Daha az evlilik Daha fazla
Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu;
PROLAKTİNOMA Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu; Prolaktinoma beyinde yer alan hipofiz bezinin prolaktin salgılayan tümörüdür. Kanserleşmez ancak hormonal dengeyi bozar. Prolaktin hormonu
Çocuğum Krup Oldu! Türkischer Elternratgeber Krupp. Doktorunuzla birlikte çocuğunuza nasıl yardımcı olabilirsiniz.
Türkischer Elternratgeber Krupp Çocuğum Krup Oldu! Doktorunuzla birlikte çocuğunuza nasıl yardımcı olabilirsiniz. Anne babalar için yararlı ipuçları: Bir krupnöbetinde ne yapmalı? Krupa karşı hangi ilaçlar
KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
KULLANMA TALİMATI LOCODERM %0.1 merhem Haricen uygulanır. Etkin madde: 1 g merhem 1 mg hidrokortizon-17-butirat içerir. Yardımcı maddeler: Plastibaz. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI
Nocardia Enfeksiyonları. Dr. H.Kaya SÜER Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji
Nocardia Enfeksiyonları Dr. H.Kaya SÜER Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Nocardia Enfeksiyonları Nocardia insanlarda ve hayvanlarda lokalize veya dissemine enfeksiyonlardan sorumlu olabilen
Mikobakteriyoloji Laboratuvarı: Sorular - Sorunlar
Mikobakteriyoloji Laboratuvarı: Sorular - Sorunlar «Örnek Yönetimi ve Biyogüvenlik ile ilgili Sorunlar» Prof. Dr. Ali Albay 3. Klinik Mikrobiyoloji Kongresi 18-22 Kasım 2015, Antalya Sunum İçeriği Tüberküloz
Aliye Baştuğ. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 16 Ekim 2015 Konya Enfeksiyon Akademisi
Aliye Baştuğ Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 16 Ekim 2015 Konya Enfeksiyon Akademisi 19 yaş, erkek İki gün önce başlayan ateş yüksekliği Baş ağrısı, bulantı, kusma Çift görme Altta yatan hastalık
Boyun Ağrılarında Tanı ve Tedavi. Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi
Boyun Ağrılarında Tanı ve Tedavi Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi Boyun Anatomisi Boyun Anatomisi Omurganın en hareketli parçasıdır. Karotis, vertebral arter, omurilik ve spinal sinirleri
SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi Asinetobakterli Hastalarda DAS Uygulamalar ve yilefltirme Çabalar
SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi Asinetobakterli Hastalarda DAS Uygulamalar ve yilefltirme Çabalar Hmfl. Özlem SANDIKCI SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi, nfeksiyon Kontrol Hemfliresi,
TİROGLOSSAL DUKTUS KİSTİ EKSTİRPASYONU AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU
TİROGLOSSAL DUKTUS KİSTİ EKSTİRPASYONU AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi, Bu yazılı form,
SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ
SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ Sağlık hizmeti veren, Doktor Ebe Hemşire Diş hekimi Hemşirelik öğrencileri, risk altındadır Bu personelin enfeksiyon açısından izlemi personel sağlığı ve hastane
EGZERSİZ TEST SONUÇLARININ YORUMLANMASI. Doç.Dr.Mitat KOZ
EGZERSİZ TEST SONUÇLARININ YORUMLANMASI Doç.Dr.Mitat KOZ Fiziksel Uygunluk Test Sonuçları Klinik Egzersiz Test Sonuçları Fiziksel Uygunluk Test Sonuçlarının Yorumlanması Bireyler arası karşılaştırmalar
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Endodonti Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU Endodonti Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu Endodonti Uzmanlık Eğitimi Çekirdek Eğitim Müfredatı 2011 Ankara 1 TUK Endodonti
3- Kayan Filament Teorisi
3- Kayan Filament Teorisi Madde 1. Giriş Bir kas hücresi kasıldığı zaman, ince filamentler kalınların üzerinden kayar ve sarkomer kısalır. Madde 2. Amaçlar İnce ve kalın filamentlerin moleküler yapı ve
İNVAZİF ASPERGİLLOZ Radyolojik Tanı. Dr. Recep SAVAŞ Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD, İzmir
İNVAZİF ASPERGİLLOZ Radyolojik Tanı Dr. Recep SAVAŞ Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD, İzmir AMAÇ Radyolojik olarak algoritm Tanı ve bulgular Tedavi sonrası takip İnvazif Asperjilloz Akciğer
Sizinle araştırmalar bir adım daha ileriye gidecek. Hastalara ait veri ve tahlillerin kullanılması hakkında bilgiler
Sizinle araştırmalar bir adım daha ileriye gidecek Hastalara ait veri ve tahlillerin kullanılması hakkında bilgiler Sayın hast, Hastalıkların teşhisi ve tedavisinde son on yılda çok büyük gelişmeler kaydedildi.
TULAREMİ KONTROL ve KORUNMA. Dr. Kemalettin ÖZDEN
TULAREMİ KONTROL ve KORUNMA Dr. Kemalettin ÖZDEN Bulaş yolları Deri ve mukozal yol: İnfekte kene veya sinek gibi vektörlerin ısırmasıyla veya infekte hayvan dokuları, hayvan çıkartılarıyla (idrar, dışkı
ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi
KİHG/İŞL-005 19.08.2009 07.08.2012 2 1/8 GÜNCELLEME BİLGİLERİ Güncelleme Tarihi Güncelleme No Açıklama 11.11.2009 1 Belge içeriğinde ve belge numarasında değişiklik yapılması 07.08.2012 2 Komite, başlık,
KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
KULLANMA TALİMATI TİSİNON 10 mg kapsül Ağızdan alınır. Her kapsül; Etkin madde: 10 mg nitisinon Yardımcı maddeler: Prejelatinize nişasta ve opak beyaz gövde / opak lacivert kapak No:3 sert jelatin kapsül
KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
KULLANMA TALİMATI AMBREKS PEDİATRİK şurup Ağızdan alınır. Etkin madde: 5 ml (1 ölçek) şurup solüsyonu, 15 mg ambroksol HCl içerir. Yardımcı maddeler: Sorbitol % 70 solüsyonu, metil paraben, propil paraben,
ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 10 Kasım 2015
ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 10 Kasım 2015 3 Kasım 2015 tarihli Alpha Altın raporumuzda paylaştığımız görüşümüz; RSI indikatörü genel olarak dip/tepe fiyatlamalarında başarılı sonuçlar vermektedir. Günlük bazda
DERMATOZLU KÖPEKLERDE MALASSEZİA ETKENLERİNİN PREVALANSI
T.C. ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI VİH-YL 2010 0001 DERMATOZLU KÖPEKLERDE MALASSEZİA ETKENLERİNİN PREVALANSI Veteriner Hekim Fırat SEVEN DANIŞMAN
D VİTAMİNİ TARİHSEL BAKI 01.11.2008. 25-D vitamini miktarına göre değişir. öğünde uskumru yesek de, böbrekler her
VİTAMİN BİYOKİMYASI D VİTAMİNİ BU BÖLÜMDE ANLATILACAK KONULAR: Tarihsel Bakış D vitamininin kimyasal ve biyolojik fonksiyonları Besin kaynakları Hazırlayan: V. Murat BOSTANCI Toksisite 1 2 TARİHSEL BAKI
Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man
214 EK M-ARALIK DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 214 y dördüncü çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 9 Ocak 215
KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI)
KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI) Dr.Gülbin Bingöl Karakoç Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi K.İnci 1: Bebek K, 2 günlük kız hasta Meme emememe, morarma yakınması
Proteinler. Fonksiyonlarına göre proteinler. Fonksiyonlarına göre proteinler
Proteinler Canlılarda miktar olarak en çok bulunan biyomoleküllerdir. Amino asit birimlerinden oluşurlar Yapısal ve işlevsel olabilirler Genlerle aktarılan kalıtsal bilginin ortaya çıktığı moleküllerdir.
KULLANMA TALİMATI SOMATOSTATİN EUMEDICA 250 µg i.v. İnfüzyon için Liyofilize Toz içeren Flakon Damardan uygulanır. Etkin madde: Her flakonda etkin madde olarak, 250 µg somatostatine eşdeğer miktarda hidratlanmış
