Hemoroidal Hastalık ve Anal Fissür
|
|
|
- Ahmet Gökbakar
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 güncel gastroenteroloji 20/1 Hemoroidal Hastalık ve Anal Fissür Tayfun YOLDAŞ 1, Ömer ÖZÜTEMİZ 2 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, 1 Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı, 2 Gastroenteroloji Bilim Dalı, İzmir HEMOROİDAL HASTALIK Hemoroidal hastalık toplumda yaygın olarak görülen patolojilerden biridir. Amerika Birleşik Devletlerinde yılda 1 milyon kişi hemoroidal hastalıktan etkilenmektedir (1). Toplumun yaklaşık %5 kadarı hemoroidal hastalığa ait semptomlardan yakınmaktadır ve 50 yaşın üzerindeki toplumun %50 si hayatlarının bir döneminde hemoroidal semptomlardan yakınacaktır (2). İki cins arasında eşit sıklıkta görülmektedir (1). Bu makaleyi yazmaktaki amacımız hemoroidal hastalığın patofizyolojisi, tanı ve tedavisi konusunu güncel literatür ışığı altında incelemektir. PATOFİZYOLOJİ Normal bir anal kanalda yoğun submukozal vasküleriteye sahip hemoroid pakeleri mevcuttur. Bu yastıkcık şeklindeki dokular litotomi pozisyonunda anal kanalda saat kadranına göre 3,7,11 hizasında yerleşmektedirler. Bu yastıkcıkların yapısında arteriovenöz bir ağ ile birlikte elastik yapıda bir bağ dokusu ve kas dokusu bulunmaktadır. Özellikle öksürme, hapşırma, ıkınma gibi durumlarda içi kan ile dolarak büyüyen yastıkcıklar anal kanalı kapatarak gaz ve dışkı kontinensine katkıda bulunmaktadırlar. Bu dokular anal kanalın sensorial fonksiyonları içinde anahtar rol oynamaktadırlar. Anal kanala ulaşan içeriğin sıvı, katı, gaz ayrımını yapmakta görev almaktadırlar. Bu yastıkçıkların yapılarının bozularak dışarıya doğru büyüyerek sarkması sonrasında hemoroidal hastalık ortaya çıkmaktadır. Konstipasyon, uzun süre ıkınma, egzersiz, doğum yapmak, düşük lifli beslenme, gebelik, karın içi basınç arttıran sebepler, düzensiz tuvalet alışkanlığı, genetik etkenler, venlerde kapakçık olmaması ve yaşlanma gibi etkenler patolojik değişikliklerin oluşmasına katkıda bulunmaktadır (3,4). SINIFLANDIRMA Hemoroidal hastalık yastıkcıkların köken aldığı bölgeye göre internal ve eksternal olmak üzere ikiye ayrılabilir. İnternal hemoroidler dentat line nın proksimalinden köken alan kolumnar epitel ile örtülmüştürler ve ağrı duyusu bulunmamaktadır. Eksternal hemoroidler ise dentat line nın distalinden köken almaktadırlar ve modifiye skuamoz epitel ile örtülüdürler. Eksternal hemoroidler ağrı duyusunu ileten sinir uçlarından zengindir ve tromboze olduklarında ciddi ağrı meydana gelmektedir (Resim 1). Hemoroidal hastalığın derecesini gösteren bir başka sınıflandırma ise aşağıdaki gibidir. 1. Derece Hemoroid: Anal kanalın dışına sarkma yoktur anal kanalın içinde yerleşmiş küçük hemoroid pakeleri bulunur. Semptomatik olabilir ancak fizik muayenede net olarak görülmeyebilir. 2. Derece Hemoroid: Semptomlar daha belirgindir, hemoroid pakeleri dışarıdan görülür. Defekasyon sırasında pakeler dışarıya doğru protrüde olur sonrasında kendiliğinden redükte olurlar. 3. Derece Hemoroid: Hastalık artık ileri evre olmuştur. Hastalar defekasyondan sonra dışarıya sarkan pakeleri elleri ile anal kanalın içine iterler. 4. Derece Hemoroid: Son evre hemoroidal hastalıktır ve hemoroid pakeleri defekasyon ile ilişkisiz devamlı dışarıdadır (Resim 2). 39
2 SEMPTOMLAR İnternal kompenenti belirgin hemoroidal rahatsızlığı olan hastalar tipik olarak ağrısız kanamadan yakınırlar. Kanama defekasyon ile birlikte ya da sonra taze kan şeklindedir. Hemoroid pakelerinin protrüde olarak ele gelmesi, mukus deşarjı olması ve defekasyondan sonra tam boşalamama hissi diğer tipik semptomlardandır (5,3). Dentat line nın distalinden anodermden köken alan eksternal hemoroidleri olan hastalar ele şişlik gelmesi ve tromboze olduğunda ağrı şikayeti ile başvururlar (5,3). Ayrıca anüs üzerindeki pakelerin varlığından dolayı hijyen sağlamada zorluktan şikayet ederler. Özellikle yıllar içinde tedavi edilmeden kalmış hemoroidal hastalıkta hem internal hem de ekternal kompenentin bulunduğu miks tip hemoroidal hastalık meydana gelmektedir. İyi aydınlatılmış bir odada ya da ışık yardımı ile hastaya pozisyon vererek yapılan muayenede hemoroid pakelerinin görülmesi tanı için yeterlidir. Tromboze olmuş bir eksternal hemoroid ağrılı ve mor renkli sertlik ile kendini gösterir. İnternal hemoroidleri görmek için anaskop kullanmak gerekebilir. Resim 1. Tromboze eksternal hemoroid. TEDAVİ Semptomatik hemoroidlerin tedavisinde konservatif yaklaşımlardan cerrahi tedaviye kadar çok sayıda alternatif seçenek bulunmaktadır. Medikal Tedavi Hemoroidal semptomları olan hastalara ister medikal tedavi ister cerrahi tedavi adayı olsunlar diet ve yaşam tarzı değişikleri konusunda önerilerde bulunmak gerekir. Böylece semptomların tekrarlama riski daha da azalacaktır. Bu şekildeki tedavideki temel amaç yumuşak ve rahat dışkılamayı sağlamaktır. Yüksek lifli gıdalar ile beslenme, bol su tüketme, konstipasyonu önlemeye yardımcı olacaktır. Tuvalet alışkanlıklarında değişikliğe giderek uzun süre tuvalette kalmak ve uzun süre ıkınmak engellenmeli ve düzenli bir tuvalet alışkanlığı edinilmelidir (6). Resim 2. Prolabe hemoroid pakeleri. 40 Günümüzde yukarıda bahsedilen öneriler dışında hemoroidal hastalık için reçete edilen oral ya da topikal olarak kullanılan çok çeşitli ilaç grupları bulunmaktadır. Alt ekstremite varislerinin tedavisinde de kullanılan flebotonik ajanlar özellikle grade 1,2 hemoroidlerde sıklıkla reçete edilmektedir. Bu ajanlar venöz tonusta iyileşme ve prostaglandin salınımında MART 2016
3 inbisyon yaparak etki eder ve semptomları rahatlattığı ifade edilir (7). Sıcak su (40 C) oturma banyolarının dokudaki ödemi alarak ve sfinkter spazmını azaltarak etkin olduğunu söyleyen yayınlar bulunmaktadır (5). 1 ve 2. derece iç ve dış hemoroidlerde Procto-Glyvenol krem veya supozituvar kullanılabilir. Procto-Glyvenol hemoroide bağlı semptomları (ağrı, kaşıntı, cilt gerginliği gibi) giderir. Anti-inflamatuvar etkinin yanı sıra kapiller permeabiliteyi azaltarak vasküler tonusu iyileştirir. İçerdiği lidokain ile semptomların süratle iyileşmesini sağlar. Sonuç olarak hemoroidal semptomlar ile başvuran bir hastada tuvalet alışkanlığını düzenleyecek şekilde yaşam tarzı değişiklikleri mutlaka önerilmelidir. Sıcak su oturma banyolarının 15 dk süre ile uygulanmasının önemini vurgulamak gerekmektedir. Topikal ilaçlar ve sistemik plebotonik ilaçlar tedaviye eklenebilir. Medikal tedaviye yanıtsızlık durumunda aşağıda bahsedilecek ofis şartlarında yapılabilen yöntemler ve cerrahi tedavi seçenekleri de değerlendirilmelidir Ofis şartlarında yapılabilecek prosedürler Band ligasyonu Band ligasyonu birinci, ikinci ve üçüncü derece internal hemoroidlerin tedavisinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Poliklinik şartlarında lokal anestezi gerekmeksizin uygulanabilir. Hastaya barsak hazırlığı ya da lavman verilmesine gerek yoktur. Halkasal bir lastik band dentat line nın en az 1 cm proksimalinden hemoroid pakesi üzerine uygulanır (Resim 3). Lastik bandın ligatüre ettiği hemoroid pakesi yaklaşık 1 hafta sonra strangülasyona uğrayarak bir skar dokusu ile iyileşir. Skar dokusu sayesinde mukoza rektum duvarına fikse olur ve sarkma azalır (5,3). İşlem sırasında bir anaskop kullanmak gerekmektedir. İşlem birkaç seans tekrarlanabilir. ilk uygulamada hastanında toleransını değerlendirmek için tek pakenin bandlanması uygun olacaktır. Sonraki seanslarda 2 ya da 3 pakeye aynı anda band ligasyonu uygulanabilir. Gereksiz multipl uygulamanın komplikasyon riskini artırabileceğini unutmamak gerekir (1,3). Band ligasyon uygulanacak hastaların girişim öncesi antikoagülan kullanımı sorgulanmalıdır. Warfarin kullanımı ve heparin kullanımı kanama ve hematom riski nedeniyle işlem için kesin kontrendikasyondur. Bu hastalarda işlem sonrası 5. ve 7. günleri arasında dokunun banddan kurtulup serbest kalması ile kanama oluşabilmektedir (3). Aspirin ya da benzeri Resim 3. Band ligasyonu uygulaması. antiagregan ilaç kullanan hastalara işlem öncesi ve sonrası 5-7 gün ilaçlarını kesmeleri önerilmelidir. Böylece kanama riski minimalize edilebilir (3). Antikoagülan ajan kesilemiyecekse skleroterapi band ligasyonuna alternatif olarak uygulanabilecek bir yöntemdir. Skleroterapi Skleroterapi 1. ve 2. derece hemoroidlerde kullanılan internal hemoroidin bulunduğu kısma submukozal olarak sklerozan madde (%5 fenol) enjeksiyonu esasına dayanır. Submukozal enjeksiyon sonrasında o bölgedeki hemoroide neden olan vasküler yapılarda tromboz ve dokularda sklerozis oluşacaktır (10,7). İşlem birkaç seans tekrarlanabilir ve poliklinik şartlarında anaskop ve ince bir spinal iğnesi ile gerçekleştirilebilir. Ağrı, üriner retansiyon ve sepsis gibi komplikasyonları en aza indirgemek için her işlem sırasında en fazla 2 alana skleroterapi uygulamakta fayda vardır. Hastaların %70 i skleroterapi sonrasında ağrıdan yakınırlar ve uzun dönem takipte %30 oranında nüks semptomlar söz konusudur (3). İnfrared fotokoagülasyon İnfrared fotokoagülasyon halk arasında lazer olarak bilinir. İnfrared ışınların koagülasyon yapıcı etkisi ile hemoroid pakesinde ısıya bağlı koagülasyon ve sonrasında oluşan skar ile birlikte fiksasyon oluşturmaktadır. Bu yöntemde 1 ve 2. derece hemoroidler için hastaların % ünde tatminkar sonuçlar alınmıştır (5). İnfrared ışınlar bir tungsten-halojen lamba tarafından üretilerek polimer bir prob ile dokuya iletilir GG 41
4 (Resim 4). Prob anaskop yardımı ile hemoroidin üzerindeyken 2 saniye kadar enerji verilir ve yaklaşık 2,5 mm derinliğinde bir koagülasyon oluşturulmuş olur. Bir seferde 3-4 ayrı yere uygulama yapılabilir ve birkaç seans devam edilebilir. Komplikasyon oranı düşüktür. Dentat line a yakın yapılan uygulamalardan sonra ağrı görülebilir (5). Resim 4. İnfrared koagülasyon cihazı. Cerrahi Tedavi Diğer tedavi yöntemlerine cevap vermeyen hastalıkta ve 3. ve 4. derece hemoroidlerde cerrahi tedavi endikasyonu vardır. Semptomatik hastaların cerrahi tedaviye ihtiyaç duyma oranı %5-10 civarındadır (5). Cerrahiye karar vermeden önce hasta cerrahi ve diğer tedavi seçenekleri konusunda aydınlatılmalı, postoperatif iyileşme, potansiyel komplikasyonları ve fonksiyonel sonuçları içeren ayrıntılı bilgilendirme yapılmalıdır. Cerrahi tedavi ile ilgili birçok değişik yöntem geliştirilmiştir. Bu yöntemlerdeki temel amaç hemoroid pakesini eksize ederek ortadan kaldırmak ve semptomları gidermektir. Tedavide başarı oranı yüksek olmakla birlikte postoperatif yaklaşık 1 hafta devam eden ağrı sorunu göz önünde bulundurulmalıdır. Hastaların günlük normal aktivitelerine hzlıca dönüş sağlayan ofis şartlarında uygulanabilen girişimlerin tersine cerrahi tedavi sonrasında hastalar 2-4 hafta kadar normal günlük aktivitelerine dönememektedir (5). Postoperatif ağrı problemi aneljezikler ve sıcak su oturma banyoları ile giderilebilmektedir. Stapler ile hemoroidopeksi (Longo yöntemi) İlk kez 1998 yılında tanımlanan ve hızla popülarize olan Longo yöntemi hemoroid pakelerinin proksimalinden mukoza ve submukozayı içeren dairesel bir eksizyon yaparak tekrar anastamoz yapma esasına dayanır. Klasik cerrahi yöntemlere kıyasla daha az ağrı ve daha hızlı normal aktiviteye dönüş sağlamasından dolayı çok fazla kullanılan bir yöntem olmuştur. Çapı 33 mm olan dairesel bir stapler ile transanal yolla girilir ve dentat line nın 2-3 cm proksimaline stapler yerleştirilir. Stapler hemoraidal arterlerin terminal dallarını hemoroid pakeleri ile birlikte keser ve kapatır. Arteriyel kanlanımın büyük oranda bloke edilmesi ve mukozanın yukarıya doğru asılması ile hemoroidler söner ve küçülür (4,11-13). Stapler ile hemoroidopeksi anlamlı derecede postoperatif ağrı açısından klasik yöntemlere göre üstün olsa da uzun dönemde nüks sorunu ortaya çıkmaktadır ve işlemin pelvik sepsis, rektovajinal fistül gibi komplikasyonlarının yayınlanması popüleritesini azaltmıştır (14). Yapılan çalışmalarda rekürrens konusuna dikkat çekilmiştir. Stapler hemoroidektomi ile klasik hemoroidektomi nüks açısından karşılaştırıldığında ilk bir yıl için nüks oranları sırası ile %5.7 e %1 iken 1 yıl sonrası takiplerde %8,5 e % 1,1 olarak tespit edilmiştir (15-19). HEMOROİDAL KRİZ Hemoroidal kriz olarak adlandırılan klinik tablo 3. veya 4. derece hemoroidlerin dışarıya prolebe olup skışması ve sonrasında dolaşımının bozulması ile strangülasyon gelişmesidir (Resim 5). Hastalar şiddetli ağrı ile başvururlar. Fizik muayenede irileşmiş ve ödemlenmiş hemoroid pakeleri görülür. Bazen bu pakelerin üzerinde ülserasyon ve nekrotik alanlar ortaya çıkabilir. Hastalar dokunmakla bile şiddetli ağrı tarif ederler bu nedenle ayrıntılı muayene mümkün olmayabilir. Semptomları ve görüntüsü dramatik olmasına rağmen tedavide konservatif yöntemler genelde yeterlidir. Hastayı nadiren hospitalize etmek gerekir. Evde yaklaşık 1 hafta kadar istirahat, sıcak su oturma banyosu, bol lifli gıdalar, lokal anestezikler ve flebotonik ajanlar semptomlar ve bulgularda gerileme sağlar. Bazı merkezler bu hastalarda acil olarak cerrahi uygulamışlar ve tatminkar sonuçlar elde etmişlerdir ancak cerrahi sonrası komplikasyon oranının elektif şartlara göre daha yüksek olabileceğini göz önünde bulundurmakta fayda vardır (9). 42 MART 2016
5 15 hastada komplikasyonsuz bir şekilde iyileşme sağlanmıştır (21). ANAL FİSSÜR Resim 5. Strangülasyon gelişmiş hemoroid. GEBELİK ve HEMOROİD İntra-abdominal basınç artışı, konstipasyon ve dehidratasyon gibi sebeplerden dolayı özellikle gebeliğin son dönemlerine yakın hemoroidal semptomlar ortaya çıkabilir ya da şiddetlenebilir. Öncelikle semptomların şiddeti değerlendirilmeli ve doğum sonrası hafifleyeceği konusunda hasta bilgilendirilmelidir. Konservatif tedavi ile semptomlar gerileyebilmektedir. Bu hastalarda nadiren cerrahi ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Cerrahi tedavideki çekinceler verilecek anestezinin etkileri, erken doğum eylemi riski ve perineal bir cerrahi alan enfeksiyonu riski varlığından kaynaklanmaktadır. Eğer cerrahi yapmak gerekecekse doğum sırasında yerleştirilen epidural anestezi yardımı ile hemoroidektomi bir seçenek olarak uygulanabilir (20). Anal fissür en sık görülen benign anorektal hastalıklardan biridir. Fizik muayene ile kolayca görülebilen anoderm üzerinde dentat line distalinde yerleşmiş lineer bir çatlaktır (Resim 6). Fizik muayene, sıklıkla görülen ve karıştırılan hemoroidal hastalığın ve diğer anorektal hastalıkların ayırıcı tanısı için önemlidir (22). Genellikle genç erişkinlerde görülmektedir ve her iki cins arasında insidansı benzerdir (23). Altı haftadan daha kısa süredir semptomların bulunması durumunda akut anal fissür söz konusudur. Daha uzun süre semptomların devam etmesi ve skin tag (sentinel pili), hipertrofik papilla, fibrotik kenarlar, fissür tabanında internal sfinkter liflerinin görülmesi ile karakterize morfolojik değişikliklerin oluşması durumunda hastalığın kronikleştiği anlaşılmaktadır. Hastalığın akut ve kronik ayrımı hangi tedavi yönteminin seçileceğine karar verme açısından önemlidir. İNFLAMATUAR BARSAK HASTALIĞI ve HEMOROİD İnflamatuvar barsak hastalığı (İBH) ile birlikte olan hemoroidal hastalığın tedavisi tartışmalı bir konudur. İBH nedeniyle ishal ve tenesmus şikayetleri olan hemoroidli bir hastanın hemoroidal semptomlarının alevlenebileceği bir gerçektir. Konservatif ve medikal tedavi ilk seçenek olarak gündeme gelmelidir ancak cerrahi tedavi konusunda özellikle Crohn lu hastalar ve immünsüpresif kullanan hastalar için yara iyileşmesi açısından endişeler mevcuttur. Klasik yaklaşımın aksine Wolkomir ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada şiddetli anorektal hastalığı olamayan İBH lı hastalarda hemoroidektominin güvenli olduğu konusunda yorum yapılmıştır. Çalışmada 17 hastaya cerrahi uygulanmış ve uzun dönem takip ile birlikte GG Resim 6. Anal fissür. 43
6 Hastalar çoğunlukla defekasyon sonrası anüste yırtılırcasına ağrı şikayeti ile doktora başvururlar. Defekasyon sonrası parlak taze ve az miktarda kanama yine semptomları arasındadır ancak ağrı ağırlıklı semptom olarak karşımıza çıkmaktadır. Ağrıya sekonder olarak defekasyon korkusu ve sonuç olarak konstipasyonun artması semptomların şiddetlenmsine yol açabilir (22). İnspeksiyonda lineer tarzda fissürün görülmesi ya da hastalığın kronikleşmesi sonucu oluşan sentinal pili ile birlikte fissürün görülmesi tanı için yeterlidir. PATOFİZYOLOJİ Anal fissür sert ve hacimli dışkılama sonrası sıklıkla posteriorda anodermde oluşan çatlak ile karakterizedir. Bazen ishal atakları da fissür ile sonuçlanabilir. Fissür oluştuktan sonra iyileşmeye engel olan faktörlerden biri internal anal sfinkterde spazm sonucu hipertonite olmasıdır. Sfinkter spazmı ağrıya sekonder olabileceği gibi primer olarak da ortaya çıkabilir. Kronik fissürlü hastalarda yapılan anal manometrik ölçümlerde anal kanal istirihat basıncının fissürlü olmayan gruba göre yüksek olduğu saptanmıştır (24). Fissürün sebat etmesine neden olan ikinci faktör ise anodermdeki lokal iskemidir. Anoderm inferior rektal arterin dalları ile beslenmektedir. Bu arterioller internal anal sfinkterin lifleri arasından geçerek mukozaya ulaşmaktadır. Çalışmalar posteriorda yani koksiks tarafında anodermin daha az kanlandığını göstermiştir ve bu durum iskemi açısından risk oluşturmaktadır (25,26). İnternal anal sfinkter lifleri arasından geçen kan akımı sfinkter spazmı ile birlikte azalmakta ve bir şekilde oluşmuş olan fissürün iyileşmesine engel olmaktadır. Postpartum oluşan anal fissür ise genelde vajen tarafında anteriorda yerleşmektedir. Bu hastalarda genelde sfinkterde hipertonite bulunmamaktadır. Fissür oluşumu konstipasyondan ziyade hormonal ve perineal dinamiklerin değişimi ile ilişkili olmaktadır. TEDAVİ Non-Spesifik Medikal Tedavi Düzenli bir tuvalet alışkanlığı edinilmesi, konstipasyonun önlenmesi, lif oranı yüksek gıdalar ile beslenme gibi değişiklikler ile akut fissürlü hastalarda büyük oranda iyileşme sağlanmaktadır. Ayrıca sıcak su oturma banyoları ile sfinkter spazmında elde edilecek gevşeme, iyileşmeyi hızlandıracaktır. Anal fissür tedavisinin ilk basamağı olarak bu şekilde hastalara önerilerde bulunmak güvenli ve basit bir yöntem olarak görünmek- tedir. Yüksek lifli gıdalar ile akut anal fissürün 3 hafta içinde %87 oranında iyileştiği ve lifli gıdalar ile beslenmeye devam edildiğinde hastalığın tekrar oluşması büyük oranda azaldığı ifade edilmektedir (27). Topikal olarak kullanılan ajanlar genelde lokal anestezik ve steroid ihtiva etmektedirler. Topikal ajanların kullanımı çok yaygın olmakla birlikte çalışmalarda plesobaya karşı bir üstünlükleri gösterilememiştir (28). Etkinlikleri dışkılama esnasında kayganlık verici özellikleri ile pasajı kolaylaştırmak ile sınırlıdır. Yine supozituvarlar anal kanaldan dışkının kolay geçmesini sağlayarak tedavide kullanılmaktadırlar. Yukarıda bahsedilen konservatif tedavi yöntemleri ile akut fisssürlerin %50 si 3 hafta içinde iyileşmektedir. Özellikle altta yatan sfinkter hipertonitesi gibi nedenler varsa hastalığın tekrar ortaya çıkma oranı yüksektir. Erken nüks oluşmaması için fissür iyileştikten sonra da özellikle yumuşak kıvamda dışkılamayı sağlayıcı konservatif tedavi yöntemleri devam ettirilmelidir (22). Spesifik Medikal Tedavi Spesifik medikal tedavide amaç internal anal sfinkter tonusunda geçici olarak azalma sağlıyarak anodermdeki iskemiyi düzeltmek ve fissürün iyileşmesini sağlamaktır. Kronikleşmiş olan fissürlerde cerrahi tedavi düşünülmeden önce sfinkter spazmını azaltıcı tedavi yöntemleri mutlaka denenmelidir. Topikal nitrogliserinler (Gliseril trinitrat) Gliseril trinitrat (GTN) bir nitrik oksid (NO) donörüdür ve kronik fissür tedavisinde en sık kullanılan nitrogliserin türevidir. GTN internal anal sfinkterde gevşeme sağlayarak etki gösterir. %0,2 ve %0,4 lük formları çalışmalarda kullanılmış ve %0,4 lük formunun daha etkin olduğu tespit edilmiştir. FDA (The US Food and Drug Administration) tarafından 2011 de %0.4 lük form onaylanmıştır. Piyasada mevcut olan preparatlar %0,4 lük olarak bulunmaktadır. Topikal olarak günde 2 defa bir mercimek tanesi kadar anüse sürülmesi yeterlidir ve bu tedavinin 6-8 hafta sürdürülmesi gereklidir. İnternal anal sfinkterde gevşeme sağladığı gibi sistemik dolaşıma geçerek damar düz kasında da gevşemeye neden olmaktadır. Bu nedenle %2-30 oranında hastaların baş ağrısından yakındıkları bilinmektedir. Genelde basit analjeziklere yanıt vermekle birlikte %10 civarında hasta tedaviyi kesmek zorunda kalmaktadır (29). Topikal nitrogliserin birçok kontrollü çalışmada değerlendirilmiş ve plaseboya göre yararlı etkisi gösterilmiştir. 44 MART 2016
7 Bir meta-analizde nitrogliserinin etkinliğini araştıran 75 randomize çalışma ele alınmış ve %49 a karşın %36 ile plaseboya göre daha iyi iyileşme sonuçları elde edilmiştir. Nüks açısından değerlendirildiğinde ise tedavi sonrası uzun dönemde %50 hastada fissürün tekrar oluştuğu rapor edilmiştir (28). Topikal nitrogliserin tedavisi, botilinim toksini enjeksiyonu ve topikal kalsiyum kanal blokerleri tedavileri ile karşılaştırıldığında iyileşme sonuçlarının benzer olduğu gözlenmiştir. Cerrahi sfinkteretomi ve evde anal dilatatör kullanımı ile karşılaştırıldığında ise iyileşme oranının anlamlı derecede daha düşük olduğu rapor edilmiştir (28). Bu sonuç cerrahiyi sfinkteretomiyi özendirmekle birlikte cerrahi tedavinin iyileştirici etkinliği yanında komplikasyonlarını da göz önünde bulundurmakta fayda vardır. Topikal nitrogliserin preparatı ülkemizde SGK tarafından geri ödenmemekle birlikte piyasada %0,4 lük konsantrasyonda mevcuttur. Ayrıca eczaneler tarafından hazırlanabilmektedir. Topikal kalsiyum kanal blokerleri Anal fissür tedavisinde çalışmalarda sıklıkla araştırılmış bir diğer iki ajan diltiazem ve nifedipin dir. Topikal olarak %2 lik formunun günde 2 kez 6-8 hafta uygulanımı önerilmektedir. Bu şekilde kullanıldığında anal fissürde %65 -%94,5 oranında iyileşme sağlandığı rapor edilmiştir (30-32). Nitrogliserin preparatlarının kullanımında olduğu gibi baş ağrısı en sık karşılaşılan yan etkidir. Baş ağrısı ve anal bölgede kaşıntı %10 oranında görülmektedir (33,34). Kalsiyum kanal blokerleri en az nitrogliserinler kadar etkin ve daha az komplikasyon oranına sahip gibi görünmektedir (35). Çalışmaların çoğu 1 yıldan uzun takip süresine sahip olmadığından kalsiyum kanal blokerleri ile tedavi sonrası nüks oranının ne olduğu konusunda netlik yoktur. Bir çalışmada tedaviden 2 yıl sonra nüks oranının %59 a kadar ulaşabildiği rapor edilmiştir (36). Botulinum toksini Botulinum toksini asetilkolinin presnaptik re-uptake ini inhibe eden bir nörotoksindir. Enjeksiyon sonrasında internal anal sfinkterde geçici paraliziye neden olduğunda anal fissür tedavisinde kullanılmaktadır. Oluşan paralizi ve gevşeme sonrasında anodermin vasküleritesi artacak ve fissür iyileşecektir. Birçok çalışmada ve meta-analizde botulinum toksini ile tedavi sonrasında plaseboya göre iyileşme oranının daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Botulinum verilen grupta %73 oranında iyileşme gözlenirken diğer kolda bu oran %32 olarak rapor edilmiştir (37,38). Yine etkinlik açısından karşılaştırıldığında GTN ile benzer etkiye sahiptir. Cerrahi internal sfinkteretomi ile botulinum toksini enjeksiyonu karşılaştırıldığında iyileştirici etkinlik ve nüks açısından cerrahi tedavi daha avantajlı görünmektedir ancak cerrahi sonrası gaz inkontinansı riski botulinum enjeksiyonuna göre 9 kat fazladır (39). Enjekte edilecek bölge ve dozun ne olacağı konusunda tam bir konsensus olmamasına rağmen genellikle ünite toksinin fissürün her iki tarafına internal anal sfinkter içine enjekte edilmesi önerilmektedir. Belirgin bir yan etkisi yoktur ve tedavide etkindir. Pahalı olması bir dezavantaj olarak görülebilir. Cerrahi Tedavi Cerrahi tedavi anal fissürlü bir hastada ilk seçenek olmamalıdır. Akut fissürlerde konservatif tedavi ile büyük oranda iyileşme sağlanmaktayken asıl sorun hastalığın 8 haftadan sonra da sebat etmesi sonucu ortaya çıkan kronik fissürlerdir. Kronik fissürlü hastalarda konservatif tedavi yöntemleri dışında medikal tedavi olarak adlandırılan nitrogliserin, kalsiyum kanal blokörleri ya da botulinum enjeksiyonu mutlaka tedavide denenmelidir. Yaklaşık 8 haftalık medikal tedavi sonrası iyileşmeyen fissürlerde cerrahi tedavi gündeme gelmelidir. Çeşitli cerrahi metodlar ve modifikasyonlar denenmiş olmasına karşın cerrahi tedavide altın standart internal anal sfinkteri anal kanalın lateralinden keserek relaksasyonu sağlamaktır. Rejyonel ya da genel anestezi ile cerrahi uygulanır. Hemen anal kanalın lateralinden yapılan küçük bir insizyon ile internal anal sfinkter fissürün uzunluğu kadar ya da dentat line a kadar bölünür ve böylece sfinkter spazmı ortadan kaldırılır. Sfinkteretomi yapmak için anal kanalın posterior ya da anterior orta hattı tercih edilmemelidir. Aksi halde anahtar deliği deformitesi oluşacak ve hasta inkontinans riski ile karşı karşıya kalacaktır. Fissürün kendisine yönelik genelde bir işlem yapılmaz ancak şüphe varsa biyopsi alınmalıdır. Lateral internal sfinkterotomi ile %95 oranında fissürde iyileşme sağlanmaktadır ve bu oran anlamlı derecede medikal tedavi sonuçlarından yüksektir (40). İnternal sfinkteretomi yöntemlerini karşılaştıran bir seride 350 hasta çalışmaya dahil edilmiş ve sadece 21 (%6) hastanın takibinde tedavinin başarısız olduğu gözlenmiştir (41). Bu hastaların takiplerinde gaz ve gaita inkontinansı çoğunda geçici olmakla birlikte %17 oranında tespit edilmiştir. Ayrıca post operatif enfeksiyon 7 (%2) hastada saptanmıştır. GG 45
8 KAYNAKLAR 1. Corman ML. Hemorrhoids. In: Brown B, McMillan E, LaPlante MM, editors. Colon and rectal surgery. 5th edition. New York: Lippincott Williams and Wilkins, Inc; 2002; Gencosmanoglu R, Orhan S, Demet K, et al. Hemorrhoidectomy: open or closed technique? Dis Colon Rectum 2002;45: Fleshman J, Madoff R. Hemorrhoids. In: Cameron J, editor. Current surgical therapy. 8th edition. Philadelphia: Elsevier; 2004; Stolfi VM, Sileri P, Micossi C, et al. Treatment of hemorrhoids in day surgery: stapled hemorrhoidopexy vs Milligan-Morgan hemorrhoidectomy. J Gastrointest Surg 2008;12: Cintron J, Abcarian H. Benign anorectal: hemorrhoids. In: Wolff BG, Fleshman JW, Beck DE, et al, editors. The ASCRS textbook of colon and rectal surgery. New York: Springer-Verlag, Inc; 2007; Welton ML, Chang GJ, Shelton AA. Hemorrhoids. In: Doherty GM, editor. Current surgical diagnosis and treatment. 12th edition. New York: Lange; 2006; Yuksel BC, Armagan H, Berkem H, et al. Conservative management of hemorrhoids: a comparison of venotonic flavonoid micronized purified flavonoid fraction (MPFF) and sclerotherapy. Surg Today 2008;38: Menteş BB, Görgül A, Tatlıcıoğlu E, et al. Efficacy of calcium dobesilat in treating acute attacks of hemorrhoidal disease. Dis Colon Rectum 2001;44: Beck D, Roberts P, Rombeau J, et al. Benign anorectal hemorrhoids. Springer 2009; Aigner F, Gruber H, Conrad F, et al. Revised morphology and hemodynamics of the anorectal vascular plexus: impact on the course of hemorrhoidal disease. Int J Colorectal Dis 2009;24: Ceci F, Picchio M, Palimento D, et al. Long-term outcome of stapled hemorrhoidopexy for grade III and grade IV hemorrhoids. Dis Colon Rectum 2008;51: Longo A. Treatment of hemorrhoids disease by reduction of mucosa and hemorrhoidal prolapsed with a circular suturing device: a new procedure. In: Montori A, Lirici MM, Montori J, editors. Proceedings of the 6th world congress of endoscopic surgery. Bologna (Italy): Monduzzi Editori; 1998; De Nardi P, Corsetti M, Passaretti S, et al. Evaluation of rectal sensory and motor function by means of the electronic barostat after stapled hemorrhoidopexy. Dis Colon Rectum 2008;51: Guy RJ, Seow-Choen F. Septic complications after treatment of haemorrhoids. Br J Surg 2003;90: Pescatori M, Gagliardi G. Postoperative complications after procedure for prolapsed hemorrhoids (PPH) and stapled transanal rectal resection (STARR) procedures. Tech Coloproctol 2008;12: Nisar PJ, Acheson AG, Neal K, et al. Stapled haemorrhoidopexy compared with conventional haemorrhoidectomy: systematic review of randomized controlled trials. Dis Colon Rectum 2004;47: Jayaraman S, Colquhoun PH, Malthaner RA. Stapled haemorrhoidopexy is associated with a higher long-term recurrence rate of internal hemorrhoids compared with conventional excisional hemorrhoidal surgery. Dis Colon Rectum 2007;50: Mehigan BJ, Monson JR, Hartley JE. Stapling procedure for haemorrhoids versus Milligan-Morgan haemorrhoidectomy: randomized controlled trial. Lancet 2000;355: Ganio E, Altomare DF, Gabrielli F, et al. Prospective randomized multicentre trial comparing stapled with open haemorrhoidectomy. Br J Surg 2001;88: Sneider EB, Maykel JA. Diagnosis and management of symptomatic hemorrhoids. Surg Clin North Am 2010;90: Wolkomir AF, Luchtefeld MA. Surgery for symptomatic hemorrhoids and anal fissures in Crohn s disease. Dis Colon Rectum 1993;36: Higuero T. Update on the management of the anal fissure. J Visc Surg Apr;152(2 Suppl):S Hananel N, Gordon PH. Re-examination of clinical manifestations and response to therapy of fissure-in-ano. Dis Colon Rectum 1997;40: Farouk R, Duthie GS, MacGregor AB, et al. Sustained internal sphincter hypertonia in patients with chronic anal fissure. Dis Colon Rectum 1994;37: Lund JN, Binch C, McGrath J, et al. Topographical distribution of blood supply to the anal canal. Br J Surg 1999;86: Klosterhalfen B, Vogel P, Rixen H, et al. Topography of the inferior rectal artery: a possible cause of chronic, primary anal fissure. Dis Colon Rectum 1989;32: Jensen SL. Treatment of first episodes of acute anal fissure: prospective randomised study of lignocaine ointment versus hydrocortisone ointment or warm sitz baths plus bran. Br Med J (Clin Res Ed) 1986;292: Nelson RL, Thomas K, Morgan J, et al. Non surgical therapy for anal fissure. Cochrane Database Syst Rev 2012;2:CD Tottrup A, Glavind EB, Svane D. Involment of the L-arginine-nitric oxide pathway in internal anal sphincter relaxation. Gastroenterology 1992;102: Perrotti P, Bove A, Antropoli C, et al. Topical nifedipine with lidocaine ointment vs. active control for treatment of chronicanal fissure: results of a prospective, randomized, double-blind study. Dis Colon Rectum 2002;45: Carapeti EA, Kamm MA, Phillips RK. Topical diltiazem and bethanechol decrease anal sphincter pressure and heal anal fissures without side effects. Dis Colon Rectum 2000;43: Jonas M, Neal KR, Abercrombie JF, et al. A randomized trial of oral vs. topical diltiazem for chronic anal fissures. Dis ColonRectum 2001;44: Bielecki K, Kolodziejczak M. A prospective randomized trial of diltiazem and glyceryl trinitrate ointment in the treatment of chronic anal fissure. Colorectal Dis 2003;5: Kocher HM, Steward M, Leather AJ, et al. Randomized clinical trial assessing the side effects of glyceryl trinitrate and diltiazem hydrochloride in the treatment of chronic anal fissure. Br J Surg 2002;89: Perry WB, Dykes SL, Buie WD, et al. Practice parameters for the management of anal fissures (3rd revision). Dis Colon Rectum 2010;53: Nash GF, Kapoor K, Saeb-Parsy K, et al. The long-term results of diltiazem treatment for anal fissure. Int J Clin Pract 2006;60: Maria G, Cassetta E, Gui D, et al. A comparison of botulinum toxin and saline for the treatment of chronic anal fissure. N Engl J Med 1998;338: MART 2016
9 38. Daniel F, de Parades V, Siproudhis L, et al. Botulinum toxin and chronic anal fissure. Gastroenterol Clin Biol 2006;30: Shao WJ, Li GC, Zhang ZK. Systematic review and meta-analysis of randomized controlled trials comparing botulinum toxin injection with lateral internal sphincterotomy for chronic anal fissure. Int J Colorectal Dis 2009;24: Hymann N. Incontinence after lateral internal sphincteretomy: a prospective study and quality of life assessment. Dis Colon Rectum 2004;47: Lewis TH, Corman ML, Prager ED, Robertson WG. Long-term results of open and closed sphincteretomy for anal fissure. Dis Colon Rectum 1988; 31: KARL MARKS ( ) Almanya da doğdu. İngiltere ye göç edip ömrünün büyük kısmını orada geçirdi. Hegel in kalıcı ruh öğrentisinden etkilendi. Bu görüşe göre dünya ruh tarafından yönlendirilmektedir. Marks ın görüşe katkısı dünyanın ruh tarafından değil para tarafından yönlendirildiğini eklemesidir. Ekonomik sosyolojinin babasıdır. Günümüz politik felsefesine en çok etki etmiş kişidir. Konumuz genel felsefe tarihi olmasa, değil felsefenin, tarihin bile en etkili kişilerinden olabilir. Komünist Manifesto ve Kapital gibi eserleriyle iş, işçilik, işveren, ekonomi, kapitalizm gibi konuları çalkalamış çarpmıştır. Onun görüşlerinden yola çıkan kişiler dünyanın yarısında devrim yaptı, yarısında da engellendiler diyebiliriz. Ona göre kapitalizm, işçi sınıfının sınıf çatışmasını kazanmasından önceki aşamadır. Kendi zamanında devrim ha oldu, ha olacak diye beklemiştir. Ancak 120 sene geçmesine rağmen böyle bir ortam gerçekleşmemiş, komünizm adı altında da diktatörlük ve sömürü uygulanmıştır. Kendisinin şöyle bir ünlü sözü var: filozoflar dünyayı yalnızca yorumlamışlardır oysa sorun onu değiştirmektir Kendisi değiştirmek için yazmış ama yaşananlar iyi düşünceler altında kötü şeylerden öteye gitmemiştir. GG 47
Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid. Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu
Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu 2006 Hemoroidal Hastalık Hemoroidal hastalık Eski Mısır, Yunan, Hindu, İbrani medeniyetlerinde İncil de sıkça adı geçmektedir
Hemoroidal Hastalık. Prof Dr Fatih Ağalar, FACS Genel cerrahi Departman Uzmanı [email protected] Tarih
Hemoroidal Hastalık Prof Dr Fatih Ağalar, FACS Genel cerrahi Departman Uzmanı [email protected] Tarih Epidemiyoloji Toplumun %4.4 ünde hemoroid vardır. Prevelans 45-65 yaşları arasında en
HEMOROİDAL HASTALIKTA CERRAHİ TEDAVİ
HEMOROİDAL HASTALIKTA CERRAHİ TEDAVİ Dr. UĞUR SUNGURTEKİN Pamukkale Üniversitesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı DENİZLİ Hemoroidal hastalıkta cerrahi tedavi seçenekleri İnfrared Koagülasyon Band Ligasyon
Akut Hemoroidal Hastalıkta Cerrahi Tedavi. Dr. Cem Terzi
Akut Hemoroidal Hastalıkta Cerrahi Tedavi Dr. Cem Terzi Hemoroidal Hastalık Eksternal hemoroidler Đnternal hemoroidler Tromboze eksternal hemoroid Tromboze/strangüle/nekroze (gangrenöz)/ ülsere/ infekte
Stapler Hemoroidopeksi Deneyimlerimiz
140 ÖZGÜN MAKALE Stapler Hemoroidopeksi Deneyimlerimiz Our Experience with Stapled Hemoeehoidopexy Ünal Sabancı, 1 İbrahİm Öğün, 2 Gültekİn Candemİr 2 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi
Stapler Hemoroidopeksi: 50 Olgunun Prospektif De erlendirmesi
ÖZGÜN MAKALE Stapler Hemoroidopeksi: 50 Olgunun Prospektif De erlendirmesi Stapled Hemorrhoidopexy: Prospective Evaluation of 50 Cases OSMAN S. GÜNER, VOLKAN TÜMAY, ABDULLAH ZORLUO LU Özel Bursa Ac badem
Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir.
REKTOVAGİNAL FİSTÜL Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. KLİNİK-TANI: Vagenden gaz ve gaita gelmesi en
Hemoroidal Hastalıkların Tanı ve Tedavisinde Gastroenterolojik Yaklaşımlar
güncel gastroenteroloji 18/2 Hemoroidal Hastalıkların Tanı ve Tedavisinde Gastroenterolojik Yaklaşımlar Semra AKTAŞ Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı, İstanbul GİRİŞ Hemoroid
ANOREKTAL HASTALIKLAR DR. MÜJDAT ŞİMŞEK
ANOREKTAL HASTALIKLAR DR. MÜJDAT ŞİMŞEK REKTUM 3. Sakral omurla anüs arasında bulunan kalın barsağın son kısmıdır. Rekto sigmoid köşe ile anal kanal arası ampulla rekti olarak bilinmektedir;12-15 cm arasındadır.
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Çocuk Polikliniği Olgu Sunumu 10 Ağustos 2018 Cuma
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Polikliniği Olgu Sunumu 10 Ağustos 2018 Cuma İnt. Dr. Muhammed Türk Olgu 4 yaş, 10 aylık kız hasta Yaklaşık bir yıldır
Gerilim Tipi Baş Ağrısı Nedir? Nasıl Tedavi Edilir? - Genç Gelişim Kişisel Gelişim
Gerilim baş ağrısı baş ağrıları içinde en sık görülen tiptir. Çevresel faktörlerin değişmesi, aşırı sorumluluk yüklenme, düş kırıklıkları, ailesel ve ekonomik sorunlar gibi insan yaşamındaki önemli değişiklikler
SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1
SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1 HEMOROİD - BASUR HAZIRLAYAN: OP. DR. ŞABAN BEYAZPINAR ANA SAYFAYA DÖN 1 GİRİŞ Sağlıklı bir toplum olmak. Sağlıklı karar vermeyi sağlamak ve yanlış yapmamak. Bilgilerimizin doğruluğunu
ANAL BÖLGENİN BENİGN HASTALIKLARI. Dr. Akın Önder Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı 23.04.2013 Antalya
ANAL BÖLGENİN BENİGN HASTALIKLARI Dr. Akın Önder Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı 23.04.2013 Antalya HEMOROİD Hemoroid kanama anlamına gelir. Popülasyonda %25-40 E/K:1 Wolff
Evre IB1 serviks kanserli hastalarda tedavi sonuçları: Tek merkez deneyimi
Evre IB1 serviks kanserli hastalarda tedavi sonuçları: Tek merkez deneyimi Anıl Alpsoy, Nursu Erdoğan, Ecem Güçlü, Kemal Küçük, Zeki Sönmez, Doruk Çelebi DANIŞMAN: Doç. Dr. Ömer DİZDAR ÖZET Serviks kanserinde,
ANAL BÖLGENİN BENİGN HASTALIKLARI
ANAL BÖLGENİN BENİGN HASTALIKLARI HEMOROİDAL HASTALIK Hemoroid Yunancadan alınmış kanama anlamına gelen bir kelimedir Hemoroidal hastalık, toplam popülasyonun % 25-40 ı arasında bir prevalansı Hemoroidal
Ferguson Hemoroidektomiye Karfl Stapler Hemoroidopeksi: Randomize Klinik Çal flma
Araflt rmalar / Researches Ferguson Hemoroidektomiye Karfl Stapler Hemoroidopeksi: Randomize Klinik Çal flma Oktay Büyükafl k 1, Ahmet O uz Hasdemir 2, A. lker Keskin 1, Bilal Ar kan 1, Salih Bülbül 3
KANSERDEN KORUNMA STRATEJİLERİ VE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
KANSERDEN KORUNMA STRATEJİLERİ VE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR 1 İÇERİK o KANSER NEDİR? o METASTAZ NEDİR? o KANSER TEHLİKESİNİN 7 HABERCİSİ? o EN SIK GÖRÜLEN KANSER TİPLERİ? o KANSERDEN KORUNMAK NEDEN ÖNEMLİ? o
HEMOROİD HASTALIĞI (BASUR)
NORMAL ANATOMİ HEMOROİD HASTALIĞI (BASUR) Hemoroidler anal kanalda yerleşmiş damarsal yapılardır. Bu doku normal ve sağlıklı bireylerde de mevcuttur. İşlevi konusunda kesin bir fikir birliği yoktur. Anal
Ulusal Cerrahi Dergisi
YIL//2006 CÝLT//22 SAYI//2 NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ISSN 1300-0705 s. 67-71 ARAŞTIRMA YAZISI Ulusal Cerrahi Dergisi Turkish Journal of Surgery Hemoroid hastalýðýnýn tedavisinde stapler hemoroidopeksi ile Milligan-Morgan
Kronik anal fissür tedavisinde, botoks ve lateral internal sfinkterotomi uygulanan hastaların tedavi sonuçlarının karşılaştırılması
Dicle Tıp Dergisi / 2014; 41 (1): 133-137 Dicle Medical Journal doi: 10.5798/diclemedj.0921.2014.01.0387 ÖZGÜN ARAŞTIRMA / ORIGINAL ARTICLE Kronik anal fissür tedavisinde, botoks ve lateral internal sfinkterotomi
Olgu Sunumu. Tromboze Eksternal. Hemoroidlerin Boşaltılması. 27 yaşında erkek hasta. Anal bölgede ağrı ve şişkinlik. İki gün önce aniden başlamış
Olgu Sunumu 27 yaşında erkek hasta Anal bölgede ağrı ve şişkinlik A.B.D BERBEROĞLU AÜTF AcilTıp Dr.Murat 16.03.2010 İki gün önce aniden başlamış Kanama yok ele gelen şişlik mevcutmuş Son altı aydır vücut
Hisar Intercontinental Hospital
Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan
AAM de ikinci düzey tedavi
Hasta Bilgilendirme Formu Türkçe 35 AAM de ikinci düzey tedavi Altı çizili terimler sözlükte listelenmiştir. Bazen reçete edilen ilaçlar semptomlarınızı gidermez. Bu vakalarda diğer tedavi opsiyonları
NEBÜLİZASYON TEDAVİSİ: NE ZAMAN? NASIL? Ecz. Pırıl Karataş 04.04.2014 TÜKED
NEBÜLİZASYON TEDAVİSİ: NE ZAMAN? NASIL? Ecz. Pırıl Karataş 04.04.2014 TÜKED ASTIM EPİDEMİYOLOJİ Astımın dünyada yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilediği düşünülmektedir. Bu rakam ülkemiz için yaklaşık 3.5
Kabızlık (Konstipasyon) Prof.Dr.Ömer ŞENTÜRK
Kabızlık (Konstipasyon) Prof.Dr.Ömer ŞENTÜRK Tanım: Rome-II Tanı Kriterleri Son 6 ay içerisinde en az 3 ay (aralıklı veya sürekli) aşağıdaki semptomlardan 2 veya daha fazlasının olmasıdır. **Haftada 2
ANOREKTAL ACĠLLER. DR. ÖĞR. ÜYESĠ FERĠDE SĠNEM AKGÜN Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD
ANOREKTAL ACĠLLER DR. ÖĞR. ÜYESĠ FERĠDE SĠNEM AKGÜN Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD Sunum Planı Tanım Anatomi Fizik Muayene Patolojiler Tanım Anorektal acil durumlar, anorektal ağrı ve kanama
ANOREKTAL HASTALIKLAR
ANATOMİ ANOREKTAL HASTALIKLAR Dr.Dilek DURMAZ 16/03/2010 Rektum;S3 vertebra ile anüs arasında 13-15 cm uzunluğundadır Anal bölge, proksimalde pelvik diyafragmadan başlar ve 4 cm uzunluğundadır Anal kanal;linea
Cinsiyet Eşitliği MALTA, PORTEKİZ VE TÜRKİYE DE İSTİHDAM ALANINDA CİNSİYET EŞİTLİĞİ İLE İLGİLİ GÖSTERGELER. Avrupa Birliği
Cinsiyet Eşitliği MALTA, PORTEKİZ VE TÜRKİYE DE İSTİHDAM ALANINDA CİNSİYET EŞİTLİĞİ İLE İLGİLİ GÖSTERGELER Projenin Malta, Portekiz ve Türkiye de cinsiyet ayrımcılığı problemlerini çözme amacıyla ilgili
HAMDİ ÖZŞAHİN,GÜRKAN YETKİN,BÜLENT ÇİTGEZ,AYHAN ÖZ, MEHMET MİHMANLI, MEHMET ULUDAĞ
HAMDİ ÖZŞAHİN,GÜRKAN YETKİN,BÜLENT ÇİTGEZ,AYHAN ÖZ, MEHMET MİHMANLI, MEHMET ULUDAĞ ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ GENEL CERRAHİ KLİNİĞİ Tiroit nodülleri toplumda sık görülen patolojilerdir.
TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ
TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALFİ S S ÜR TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİSİ DERNEĞİ MAKATTA ÇATLAK (Anal Fissür) BU NASIL BİR HASTALIKTIR? Makatta çatlak, (tıp dilinde anal fissür denir) makat
ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI
ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI Prof. Dr. Aydan Kansu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı 7 y, ~ 1 yıldır karın ağrısı Göbek çevresinde Haftada
Karaciğerin Kistik Hastalıkları. Prof.Dr.Hasan Besim
Karaciğerin Kistik Hastalıkları Prof.Dr.Hasan Besim Karaciğerin Kistler Paraziter kistler (İnfeksiyon) Non-paraziter kistler (Yapısal/neoplastik) Karaciğer Kist Hidatiği Dünyada en yaygın karaciğerin paraziter
Hemoroid (Basur) Nedir?
Sindirim sisteminin giriş kapısını ağız ve dişler, çıkış kapısını ise anal kanal ve anüs oluşturur. İstemli olarak sağlanan dışkı ve gaz çıkışının kontrolü; hemoroitlerin de bir parçası olduğu bu anal
Aft, Farenjit, Adenit İle Birlikte Olan Periyodik Ateş (PFAPA)
www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Aft, Farenjit, Adenit İle Birlikte Olan Periyodik Ateş (PFAPA) 2016 un türevi 1. PFAPA NEDİR 1.1 Nedir? PFAPA, (İngilizce) Aft, Farenjit, Adenit ile birlikte
14. MODÜL: CERRAHİ HASTALIKLAR
14. MODÜL 14. MODÜL: CERRAHİ HASTALIKLAR 2 14. Modül: Cerrahi Hastalıklar Modüle Katkı sağlayanlar Hazırlayan Konu Başlığı Yrd. Doç. Dr. Atilla Şenaylı - Doç. Dr. Yusuf Üstü Doç. Dr. Mehmet Kılıç - Doç.
LOKAL ANESTETİKLER VE BÖLGESEL ANESTEZİ
PLAN LOKAL ANESTETİKLER VE BÖLGESEL ANESTEZİ DR. SONER IŞIK AKDENİZ ACİL TIP AD 30.11.2010 1 Giriş Farmakoloji Toksisite Uygulama yöntemleri Bölgesel anestezi 2 GİRİŞ Lokal anestetiklerden önce ağrıyı
VARİS TEDAVİSİNDE KONFORUN YENİ ADI. Endovenöz Radyofrekans Ablasyon
VARİS TEDAVİSİNDE KONFORUN YENİ ADI Endovenöz Radyofrekans Ablasyon Varis ve venöz yetersizlik toplumda en sık görülen belki de bu nedenle kanıksanabilen ciddi bir hastalıktır.venöz yetersizliğin ana nedeni
REKTUM KANSERİNDE NEO / ADJUVAN RADYOTERAPİ. Ethem Nezih Oral İstanbul Üniversitesi İTF Rad Onk AD
REKTUM KANSERİNDE NEO / ADJUVAN RADYOTERAPİ Ethem Nezih Oral İstanbul Üniversitesi İTF Rad Onk AD Sunu Akışı Postop KTRT Preop RT vs cerrahi Preop KTRT vs postop KTRT Preop RT vs preop KTRT 1975-1990 Postop
DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL
HEMOROİD HASTALIĞI WORKSHOP'18
HEMOROİD HASTALIĞI 28 Nisan 2018 Ankara TKRCD Başkanı TKRCD Kurslar Sorumlusu Kurs Sorumlusu Kurs Kontenjanı Kurs Yeri Dr. Selman Sökmen Dr. Mustafa Öncel Dr. Sezai Leventoğlu 25 kişi Gazi Üniversitesi
Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Kanser Hastalığına Eşlik Eden Kronik Hastalıklar-I Hipertansiyon
Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kanser Hastalığına Eşlik Eden Kronik Hastalıklar-I Hipertansiyon HİPERTANSİYON Dr. Hatice ODABAŞ Yüksek Kan Basıncının Nasıl Bir Tehlikesi Vardır?
İnmede Tedavisi BR.HLİ.102
BR.HLİ.102 Serebral Felç (İnme) ve Spastisitede Botoks Spastisite Nedir? Spastisite belirli kasların aşırı aktif hale gelerek, adale katılığına, sertliğine ya da spazmlarına neden olmasıyla ortaya çıkan
LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU
LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ KLİNİĞİ DR.TAHSİN DALGIÇ GİRİŞ Laparoskopik kolorektal cerrahi son
PIHTIÖNLER (KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI RİVAROKSABAN (XARELTO)
RİVAROKSABAN (XARELTO) NE İÇİN KULLANILIR? Rivaroksaban (XARELTO) pıhtıönler ilaç grubundadır. Halk arasında kan sulandırıcı ilaç olarak bahsedilen ilaçlardan bir tanesidir. Kan damarları içerisinde pıhtı
TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ
TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ BAS UR TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİSİ DERNEĞİ Biliyor musunuz? HEMOROİDAL HASTALIK (Basur-Mayasıl-Hemoroid) En sık görülen hastalıklardan biridir. Toplumun yarsından
İNSİZYON. Cilt: 6 Say : 1 Y l: Cerrahi Tıp Bilimleri Dergisi. The Journal of Surgical Sciences Volume:6 Number:1 Year:2003 ISSN:
ISSN: 1301-3890 Cilt: 6 Say : 1 Y l: 2003 İNSİZYON Cerrahi Tıp Bilimleri Dergisi The Journal of Surgical Sciences Volume:6 Number:1 Year:2003 ÜÇ AYDA BİR YAYIMLANIR İNSİZYON Cilt: 6 Sayı: 1 Yıl: 2003 C
PELVİS KIRIKLARI. Prof. Dr. Mehmet Aşık
PELVİS KIRIKLARI Prof. Dr. Mehmet Aşık PELVİS KIRIKLARI Pelvis, lokomotor sistemin en fazla yük taşıyan bölümüdür. İçindeki majör damar, sinir ve organ yapıları nedeniyle pelvis travmaları kalıcı sakatlık
Submukozal Hemoroidektomi ve Whitehead Ameliyatı
DERLEME Submukozal Hemoroidektomi ve Whitehead Ameliyatı Prof.Dr. Mustafa Ali KORKUT, a Uz.Dr. Tayfun YOLDAŞ a a Genel Cerrahi AD, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, İzmir Yazışma Adresi/Correspondence: Prof.Dr.
İleri evre mesane kanseri tedavisi. Dr. Mustafa Erman Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü
İleri evre mesane kanseri tedavisi Dr. Mustafa Erman Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Mesane ca kemosensitiftir! Kombinasyon tedavileriyle ~%50-60 yanıt oranı ve %20-30 tam yanıt elde edilebilir.
KATARAKT CERRAHİSİ VE/VEYA GÖZİÇİ LENS İMPLANTASYONU İÇİN ONAM FORMU
Katarakt Cerrahisi Onam Formu [GENEL ONAM FORMUNA EK FORM] KATARAKT CERRAHİSİ VE/VEYA GÖZİÇİ LENS İMPLANTASYONU İÇİN ONAM FORMU Giriş Katarakt cerrahisi hakkında bilgilenerek karar vermenizi sağlamak amacıyla
HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM
HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve
PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI APİKSABAN (ELIQUIS)
APİKSABAN (ELIQUIS) NE İÇİN KULLANILIR? APİKSABAN (ELIQUIS) pıhtıönler ilaç grubundadır. Halk arasında kan sulandırıcı ilaç olarak bahsedilen ilaçlardan bir tanesidir. Kan damarları içerisinde pıhtı oluşmasını
Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı
Portal Hipertansiyon Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 GİS Dalak Portal Ven Karaciğer Hepatik Ven Hepatik Arter Portal Hipertansiyonun Tanımı Portal hipertansiyon:
Dirençli Aşırı Aktif Mesane
Dirençli Aşırı Aktif Mesane Nöromodülasyon Dr. Şahin KABAY Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. Perkutanöz Posterior Tibial Sinir Sitümülasyonu- PTNS (Urgent PC) Sacral Nöromodülasyon (S3)-
Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Derin İnfiltratif Endometriozis Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endometriozis Peritoneal Ovarian Derin infiltratif Anterior Mesane Posterior P1-Uterosakral ligament P2-Vajinal
ANAL FİSSÜRLERDE MEDİKAL TEDAVİ* Yılmaz ERSAN, Nihat YAVUZ, Yusuf ÇİÇEK, Sabri ERGÜNEY, Ramazan KUŞASLAN
194 CERRAHPAŞA TIP DERGİSİ Cilt (Sayı) 35 (4) ANAL FİSSÜRLERDE MEDİKAL TEDAVİ* Yılmaz ERSAN, Nihat YAVUZ, Yusuf ÇİÇEK, Sabri ERGÜNEY, Ramazan KUŞASLAN Background and Design.- Fissure-in-ano or anal fissure
EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA
EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA 1. vaka S.P ERKEK 1982 DOĞUMLU YUTMA GÜÇLÜĞÜ ŞİKAYETİ MEVCUT DIŞ MERKEZDE YAPILAN ÖGD SONUCU SQUAMOZ HÜCRELİ CA TANISI ALMIŞ TEKRARLANAN
K-İlaç Seçimi ( Yrd.Doç.Dr. İlker KELLE)
K-İlaç Seçimi ( Yrd.Doç.Dr. İlker KELLE) K-İlaçlar: Sürekli olarak reçete etmek üzere seçilen ve iyi tanıdığımız ilaçlardır. Belirli endikasyonlarda öncelikli seçimlerimizdir. Hekimlerin çoğu rutin olarak
Ağrı Tedavisinde Akupunkturun Yeri
Ağrı Tedavisinde Akupunkturun Yeri Zekeriya AKTÜRK Şifa Üniversitesi Tıp Fakültesi, Aile Hekimliği AD 22 Mart 2016 [email protected], http:aile.sifa.edu.tr 1 Sunum planı Akupunktur nedir? Akupunkturun
Epididimo Orşit; Epididymo-orchitis; Testis İltihabı;
EPİDİDİMİT Epididimo Orşit; Epididymo-orchitis; Testis İltihabı; Testiste yer alan epididim bölgesinin iltihabıdır. Epididim testislerin üzerinde tüp şeklinde uzantıdır ve sperm hücrelerinin saklanmasını
GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ HAYVAN DENEYLERİ YEREL ETİK KURULU BAŞVURU FORMU
GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ HAYVAN DENEYLERİ YEREL ETİK KURULU BAŞVURU FORMU (Kurul tarafından doldurulacak) Protokol No: Onay Tarihi: 1. PROJE PERSONELİ Proje Yürütücüsü Ünvan: Ad-Soyad: Fakülte/Akademik
REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No
REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No 1/5 1. AMAÇ: Bu talimatın amacı kan gazı alımında standart bir yöntem belirlemektir. 2. KAPSAM: Bu talimatın amacı kan gazı almaya yönelik tüm faaliyetleri
T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 6. SINIF GENEL CERRAHİ STAJI DERS PROGRAMI 2011-2012 AKADEMİK YILI
T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 6. SINIF GENEL CERRAHİ STAJI DERS PROGRAMI 2011-2012 AKADEMİK YILI Dersin adı: GENEL CERRAHİ Dersin Kodu: MED608 AKTS Kredisi: 5 6. YIL Lisans Zorunlu 1 ay Uygulamalı:
Sık Görülen Anorektal Hastalıklar
DERLEME Sık Görülen Anorektal Hastalıklar Yasemin ÇAYIR a a Aile Hekimliği AD, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Erzurum Yazışma Adresi/Correspondence: Yasemin ÇAYIR Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi,
TC Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü Sağlık Politikalarını Geliştirme ve Mevzuat Dair Başkanlığına Ankara,
TC Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü Sağlık Politikalarını Geliştirme ve Mevzuat Dair Başkanlığına Ankara, Başkanlığınızın, 04.02.2010 tarihli, B.13.2.SSK.0.11.04.08
KOAH ALEVLENMELERİNDE TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI
KOAH ALEVLENMELERİNDE TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI ÖĞRENİM HEDEFLERİ KOAH alevlenme tanımını söyleyebilmeli, KOAH alevlenmelerine yol açan nedenleri sayabilmeli, KOAH alevlenme ağırlığını sınıflayabilmeli,
BATTICON Pomad Deriye uygulanır.
BATTICON Pomad Deriye uygulanır. Etkin Madde: 100 g krem 10 g povidon-iyot 30/06 içerir. Yardımcı Maddeler: Sodyum hidrojenkarbonat, polietilen glikol, polietilen glikol 4000, deiyonize su. Bu ilacı kullanmaya
Özofagus varislerinde endoskopik tedavi. Dr. Ömer Topalak D.E.Ü.T.F Gastroenteroloji Kliniği İzmir
Özofagus varislerinde endoskopik tedavi Dr. Ömer Topalak D.E.Ü.T.F Gastroenteroloji Kliniği İzmir SİROZ direnç SINUSOID SİNUZOİD VARİS portal basınç Splanknik vazodilatasyon Akım Mezenterik damarlar SPLENO-
TİROİD KANSERİ. Kaç çeşit tiroid kanseri vardır?
TİROİD KANSERİ Tiroid kanseri tiroid dokusundan kaynaklanan kanserdir. Tiroid bezi tiroid hormonunu üretir. Tiroid hormonu vücudumuzun normal çalışması için gereklidir ( bkz:hipotiroidi, Hipertiroidi ).
VE GIDALARDA KULLANIM POTANSİYELLER YELLERİ. ÜSTÜN, Sadettin TURHAN
ANTİFR FRİZ Z PROTEİNLER VE GIDALARDA KULLANIM POTANSİYELLER YELLERİ N. Şule ÜSTÜN, Sadettin TURHAN Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Gıda Mühendisliği Bölümü, Samsun, Türkiye Antifriz
Renal Biyopsi İşlemine Bağlı Ağrının Değerlendirilmesi
Renal Biyopsi İşlemine Bağlı Ağrının Değerlendirilmesi Simge Bardak, Kenan Turgutalp, Gizem İşgüzar, Ezgi Payas, Esra Akgül, Merve Türkegün, Serap Demir, Kaan Esen, Ahmet Kıykım Mersin Üniversitesi İç
Aşırı Aktif Mesane. Pharmacological treatment. Dr.Kadir Ceylan ELAZIG-2010
Aşırı Aktif Mesane Pharmacological treatment Dr.Kadir Ceylan ELAZIG-2010 AAM %17 Yasam kalitesini bozar TUVALET SIRASI ETKI MEKANIZMASI Detrusor kasını stabilize eder Fonksiyonel mesane kapasitesini
KAFA TRAVMASI VE RADYOLOJİ KRANİOSEREBRAL TRAVMALI HASTALARDA NÖROGÖRÜNTÜLEMENİN TANI, TEDAVİ VE PROGNOZA KATKISI
KRANİOSEREBRAL TRAVMALI HASTALARDA NÖROGÖRÜNTÜLEMENİN TANI, TEDAVİ VE PROGNOZA KATKISI Prof. Dr. Mustafa UZAN İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi AD 27 Şubat 2015 KAFA TRAVMASI VE RADYOLOJİ
Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak
Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Zeliha Korkmaz Dişli 1, Necla Tokgöz 2, Fatma Ceyda Akın Öçalan 3, Mehmet Fa>h Korkmaz 4, Ramazan Bıyıklıoğlu 2 1 Anesteziyoloji Bölümü, Malatya Devlet Hastanesi 2
Skolyoz ve Kifoz Ameliyatları Hakkında Bilgilendirme ve Ameliyat Sonrası Egzersiz Programı
Skolyoz ve Kifoz Ameliyatları Hakkında Bilgilendirme ve Ameliyat Sonrası Egzersiz Programı Tanımlama Skolyoz: Omurganın yana doğru olan eğriliklerine skolyoz denir. Kifoz: Omurganın öne doğru olan eğriliğine
DİRENÇLİ AAM TEDAVİSİNDE BOTULİNUM TOKSİNİ. Dr. Abdullah Demirtaş Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Kayseri
DİRENÇLİ AAM TEDAVİSİNDE BOTULİNUM TOKSİNİ Dr. Abdullah Demirtaş Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Kayseri Aşırı Aktif Mesane Tanım: idrar yolu enfeksiyonu veya başka herhangi bir
Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları
Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Doğu Asya Cerrahi D2 sonrası oral floropirimidin bazlı adjuvan tedavi Avrupa Perioperatif kemoterapi (neoadjuvan ve adjuvan) Amerika Adjuvan kemoradyoterapi Surg Oncol
KAN BAĞIŞI DR.HÜLYA ÇOKSAK. Toplumda Kan Bağışı Bilincinin Oluşturulması Projesi
KAN BAĞIŞI DR.HÜLYA ÇOKSAK Neden Kan Bağışı? Kimler Kan Bağışı Yapabilir? Kan Bağışçısının Seçimi Kan Bağışı Dört Adımda Gerçekleşir. Kan Bağışından Sonra Nelere Dikkat Edilmeli? Kan Bağışçısının Her Kan
Ağrılarınızı yaşamın doğal bir parçası olarak görmeyin. Menisküs Yırtıkları
Menisküs Yırtıkları Diz vücudumuzun en büyük ve en karmaşık eklemlerden biridir. Diz birçok yapıyı içinde barındırır. Bu yapılar bazen istem dışı olarak zarar görebilir. Menisküs yırtıkları diz de en sık
Tarifname ÜLSER TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON. Teknik Alan Buluş, ülser tedavisine yönelik oluşturulmuş bir kompozisyon ile ilgilidir.
1 Tarifname ÜLSER TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON Teknik Alan Buluş, ülser tedavisine yönelik oluşturulmuş bir kompozisyon ile ilgilidir. Tekniğin Bilinen Durumu 1 Günümüzde ülser sindirim kanalının
NLRP-12 İlişkili Tekrarlayan Ateş
www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro NLRP-12 İlişkili Tekrarlayan Ateş 2016 un türevi 1. NALP-12 İLİŞKİLİ TEKRARLAYAN ATEŞ NEDİR? 1.1 Nedir? NALP-12 ilişkili tekrarlayan ateş kalıtsal bir hastalıktır.
Hemoroidal Hastal kta Tedavi Yöntemleri TREATMENT OF HEMOROIDAL DISEASE. Nursen Kartal 1. Key words: Hemoroidal disease, treatment.
Türk Aile Hek Derg 2002; 6(3): 121-126 Derlemeler Hemoroidal Hastal kta Tedavi Yöntemleri TREATMENT OF HEMOROIDAL DISEASE Nursen Kartal 1 Özet Hemoroidal venöz pleksusun artm fl hidrostatik bas nç (d flk
ANAL FİSSÜR( AKUT ANAL FİSSÜR KRONİK ANAL FİSSÜR ) ve TÜM TEDAVİ YAKLAŞIMLARI
ANAL FİSSÜR( AKUT ANAL FİSSÜR KRONİK ANAL FİSSÜR ) ve TÜM TEDAVİ YAKLAŞIMLARI Anal fissür(çatlak,yırtık) anüs iç mukozal örtüsünde oluşan çatlaktır.cilt ile dişli çizgi diye bilinen dentat line arasında
KRONİK ANAL FİSSÜR TEDAVİSİNDE LATERAL İNTERNAL SFİNKTEROTOMİ VE TOPİKAL DİLTİAZEMİN KARŞILAŞTIRILMASI
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI DR. LÜTFİ KIRDAR KARTAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1. GENEL CERRAHİ KLİNİĞİ KLİNİK VEKİL ŞEFİ: PROF. DR. MUSTAFA GÜLMEN KRONİK ANAL FİSSÜR TEDAVİSİNDE LATERAL İNTERNAL SFİNKTEROTOMİ
JİNEKOLOJİDE SİNGLE PORT OPERASYONLAR. Doç Dr Ahmet Kale. Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği
JİNEKOLOJİDE SİNGLE PORT OPERASYONLAR Doç Dr Ahmet Kale Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği SINGLE PORT OPERASYONLAR Yirmibirinci yüzyıldaki önemli gelişmelerden
ANKARA İLİ BASIM SEKTÖRÜ ELEMAN İHTİYACI
ANKARA İLİ BASIM SEKTÖRÜ ELEMAN İHTİYACI Gülnaz Gültekin*, Orhan Sevindik**, Elvan Tokmak*** * Gazi Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Matbaa Öğretmenliği Bölümü, Ankara ** Ankara Ü., Eğitim Bil. Ens.,
Cumhuriyet Halk Partisi
1 Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Kaleli sığınma evlerinde kalan kadınlarla ilgili hazırladığı iki ayrı kanun teklifi sundu. Tarih : 08.03.2013 Bursa Milletvekili Sena Kaleli nin kanun teklifleri
ASTIM. Astım; Asthma; Asthma Bronchiale; Sebebi ve risk faktörleri: En sık rastlanan astım sebepleri: Astım atakları:
ASTIM Astım; Asthma; Asthma Bronchiale; Astım solunum yollarının alerjik hastalığıdır. Hırıltılı solunum, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, öksürük, çabuk yorulma şikayetleri ile seyreder. Sebebi ve
Araştırma Yöntemleri. Doç Dr. Zeliha Öcek Halk Sağlığı AD
Araştırma Yöntemleri Doç Dr. Zeliha Öcek Halk Sağlığı AD Öğrenim Hedefleri Epidemiyolojik araştırmaların Amaçlarının ve kullanım yerlerinin bilinmesi Sınıflandırılması Veri Toplama Tekniğine Göre Araştırmalar
Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği ; Üremeye Yardımcı Tedaviler. Yrd.Doç.Dr. Vedat UĞUREL
Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği ; Üremeye Yardımcı Tedaviler Yrd.Doç.Dr. Vedat UĞUREL SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİ-2013 Resmi Gazete: 24.03.2013-28597 2.4.4.İ-1 - İnvitro
Kronik Migrende Botulinum Toksin (BOTOX) Deneyimi
Kronik Migrende Botulinum Toksin (BOTOX) Deneyimi Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji AD Maslak Hastanesi Cephalalgia. 2010 Jul;30(7):793-803. doi: 10.1177/0333102410364676.
Anal Fissürün Tedavisinde Uygulama Parametreleri
PRAT K PARAMETRELER & Hastal klar Dergisi Journal of Diseases of the Colon and Rectum Anal Fissürün Tedavisinde Uygulama Parametreleri SEZA DEM RBAfi GATA Genel Cerrahi Anabilim Dal, Ankara- Türkiye Brian
NEVRALJİLER. Dr. Yavuz YÜCEL Nöroloji A.D.
NEVRALJİLER Dr. Yavuz YÜCEL Nöroloji A.D. Nevralji nedir? Ağrı: Gerçek ya da potansiyel doku hasarıyla ilişkili hoş olmayan duyusal ve duygusal deneyimdir. Nevralji ise, genellikle belirli bir sinirin
Düşüğe Neden Olan Bir Hipertansif Fibromusküler Displazi Vakası. A Case of Hypertensive Fibromuscular Dysplasia Leading To Abortus
Düşüğe Neden Olan Bir Hipertansif Fibromusküler Displazi Vakası A Case of Hypertensive Fibromuscular Dysplasia Leading To Abortus Mehmet Mustafa TABAKCI1, Cüneyt Toprak1, Anıl Avcı1, Ramazan Kargın1 1
ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ
Dönem IV Anesteziyoloji ve Reanimasyon Staj Eğitim Programı Genel Bilgiler: Staj süresi: 2 hafta ÇOMÜ kredisi: AKTS kredisi: 4 kredi 3 kredi Eğitim Başkoordinatörü: Dönem 4 Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı:
CPAP (Continuous Positive Airway Pressure) Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Nöroloji Epilepsi ve Uyku Bozuklukları Birimi
CPAP (Continuous Positive Airway Pressure) Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Nöroloji Epilepsi ve Uyku Bozuklukları Birimi Teknisyen : Evren SÖNMEZIŞIK CPAP OSAS tedavisinde birinci seçenektir.
(RANULA : TEKRARLAYAN BİR OLGU) RANULA : AĞIZ TABANINDA TEKRARLAYAN BİR OLGU ÖZET
G. U. Dişhek. Fak. Der. Cilt VIII, Sayı 1, Sayfa 167-171 1991 (RANULA : TEKRARLAYAN BİR OLGU) RANULA : AĞIZ TABANINDA TEKRARLAYAN BİR OLGU Yrd. Doç. Dr. Sina UÇKAN* Dt. Mehmet KÜRKÇÜ** ÖZET Ranulanın prognozunun
