Xinjiang a(uygur Özerk Bölgesi) Genel Bakış;

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Xinjiang a(uygur Özerk Bölgesi) Genel Bakış;"

Transkript

1 DOĞU TÜRKİSTAN (UYGUR YURDU.) Xinjiang a(uygur Özerk Bölgesi) Genel Bakış; Kısa adı Xinjiang olan Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi, Çin'in kuzeybatısında yer alıyor. Toplam yüzölçümü 1 milyon 660 bin kilometrekareyi geçen Xinjiang, ülke toprağının altıda birisini oluşturarak Çin'in yüzölçümü bakımından en büyük eyalet düzeyindeki idari bölgesi durumundadır. Nüfusu 19 milyon 250 bini bulan ve merkezi Urumçi olan Xinjiang, "şarkı ve dans memleketi", "meyve diyarı", "altın ve yeşim taşlarının memleketi" olarak da biliniyor. Xinjiang'ın sahip olduğu son derece zengin turistik kaynaklar, doğal güzellikler ve kültürel varlıklar olarak ikiye ayrılabilir. Hem rakımı 8600 metreyi aşan dünyanın ikinci en yüksek tepesi Çogri Tepesi'ne, hem de deniz seviyesinin 154 metre altında olan Çin'in en alçak yeri Aydın Gölü'ne ev sahipliği yapan Xinjiang'da, akarsular, bozkırlar, Gobi Çölü ve çöller ile ilkel hallerini bugüne kadar koruyan hayvan ve bitki türleri bulunmaktadır. Uzun bir süre içerisinde Doğu ile Batı arasındaki önemli bir ulaşım koridoru olan Tarihi İpek Yolu'nun önemli bir bölümünün geçmesi nedeniyle Xinjiang'da sayısız sit alanları bulunmaktadır. Dünyaca bilinen antik Loulan kenti, Kızıl Mağaraları, sayısız kaya resimleri ve antik mezarlar, bunların bazı örneklerini oluşturmaktadır. Xinjiang, aynı zamanda bir "gelenekler müzesi" durumundadır. Xinjiang'da yaşayan 10'larca yerli etnik grupların farklı tarihi ve kültürel birikimleri ile dini inançları, Xinjiang'a özgün bir ortak kültür kazandırdı. Kısacası Xinjiang, başlı başına bir turizm cennetidir. Tarih Xinjiang, 2 bin yıldan fazla bir süre öncesinden bugüne kadar hep birleşik ve çok etnik gruplu Çin devletinin bir parçası olmuştur. M.Ö 60 yılında Han İmparatorluğu yönetiminin Batı Bölgeleri Komutanlığı nı kurmasıyla Xinjiang, Batı Han hanedanının doğrudan yönetimi altına girdi. Batı Bölgeleri, bugünkü Balkaş Gölü ve Pamirler i kapsıyordu. Bunu izleyen 1000 yıldan fazla sürede Xinjiang, Çin merkezi yönetimine hep bağımlı kalmış, merkezi hükümetin kurduğu idari organlar tarafından yönetilmişti.

2 Bundan 300 yıl öncesindeki Qing hanedanı döneminde merkezi hükümet, Xinjiang ın İli bölgesine bağlı Huiyuan şehrinde tüm Xinjiang bölgesini yönetmekle görevli İli Komutanlığı nı kurdu. Xinjiang ın 1884 yılında bir eyalet haline dönüştürülmesi ise bölgenin Çin in iç kesiminde yer alan diğer eyaletlerle olan bağlantılarını daha da güçlendirdi. Eylül 1949 da Xinjiang ın barışçı kurtuluşu ilan edildi. 1 Ekim 1949 da Çin Halk Cumhuriyeti nin kurulmasından sonra Xinjiang, Çin in diğer eyaletleriyle eşit statüye ve aynı zamanda etnik özerklik hakkına sahip olan eyalet düzeyindeki idari bölge haline dönüştürüldü. Din Tarih boyunca Budizm, Nasturilik, Manicilik ve İslamiyet Xinjiang da hakim olmuştur. Dolayısıyla Xinjiang, dünyada bu dört büyük dinin kaynaştığı tek bölge olma özelliğini taşıyor. Budizm, M.S 1. yüzyılda Xinjiang dan İpek Yolu güzergahını izleyerek doğuya doğru Çin in iç kesimine girdi. Bir Hıristiyan mezhebi olan Nasturilik M.S 6. yüzyılda Xinjiang a girdi. Arkeolojik çalışmalara göre tarihte Xinjiang, Nasturiliğin geniş bir şekilde benimsendiği bir bölge olmakla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda bu dinin merkezi konumundaydı. Nasturilik, daha sonra İslamiyet in girişiyle birlikte Xinjiang da tarihe karıştı. M.S 694 yılında Manicilik, Çin e girdi. 19. yüzyıldan bu yana Çin in Gansu eyaletinin Dunhuang şehri yakınlarındaki Mogao Mağaraları ve Xinjiang ın Turfan bölgesinde bulunan Maniciliğe ait dini kitap ve belgeler, Maniciliğin Çin in kuzeybatısında yaygın olarak benimsendiği ve derin etkiye sahip olduğunu gösterdi. İpek Yolu aracılığıyla 10. yüzyılın ortalarında Kaşgar a giren İslamiyet ise 16. ve 17. yüzyıllar arasında Xinjiang ın tümüne yayıldı. Bugün Xinjiang da yaşayan Uygurlar, Kazaklar, Huiler, Özbekler, Kırgızlar, Tacikler ve Tatarların da aralarında bulunduğu 10 etnik grup, İslamiyet e inanır. Dini kurumlar İslamiyet, Xinjiang daki toplumsal yaşamda büyük etkiye sahip. Bugün Xinjiang genelinde başta camiler, Lama tapınakları ve kiliseler olmak üzere toplam 23 binden fazla dini mekan bulunuyor. Bu dini mekanlar, çeşitli etnik gruplardan farklı dinlere inanan vatandaşların ihtiyaçlarına cevap veriyor. İslam Cemiyetleri, medreseler ve Budizm dernekleri ise Xinjiang daki başlıca dini örgüt ve kurumlardır. Bugün Xinjiang da Uygur, Kazak ve Hui başta olmak üzere 10 etnik gruptan dokuz milyondan fazla Müslüman var. Bu rakam, tüm bölge nüfusunun yüzde 56.3 ünü teşkil ediyor. Xinjiang da yaşayan Moğolların yaklaşık 80 bini Lamaizm e inanır ve bölgede toplam 40 Lama tapınağı bulunuyor. Xinjiang daki Hıristiyan sayısı yaklaşık 30 bindir ve bölgede 24 kilise vardır. Bölgedeki Katolik nüfus ise 4 binin üzerinde ve Katolikliğe ait 25 dini mekan bulunmaktadır Ayrıca Xinjiang da Ortodoksluğa inanan 200 den fazla Rus yaşıyor ve onlara ait iki kilise var. Xinjiang'ın etnik yapısı Xinjiang, tarih boyunca birçok etnik grubun bir arada yaşadığı bir bölge oldu. Asırlardır sayısız etnik grup, burada yaşadı, kaynaştı ve zengin bir ortak kültür yarattı. Xinjiang'da bugün toplam 47 etnik gruptan vatandaşlar yaşamaktadır. Bunlardan Uygur, Han, Kazak, Hui, Kırgız, Moğol, Tacik, Xibo, Mançu, Özbek, Rus, Davur ve Tatar olmak üzere 13 etnik grup, Xinjiang'ın yerlileridir. Diğer etnik gruplar ise daha sonra ülkenin çeşitli bölgelerinden geldiler. Etnik kökeni ne olursa olsun bütün

3 vatandaşlar, uzun süreden beri Xinjiang'da barış ve uyum içinde bir arada yaşıyor, aynı zamanda mensup oldukları etnik grupların örf ve adetlerini koruyorlar. Bu nedenle Xinjiang, "etnik kültürlerin vitrini" olarak da adlandırılıyor. Xinjiang'ın nüfusu 2004 sonunda itibariyle 19 milyon 631 bin 100'e ulaştı. Bunların yüzde 45.73'ü Uygur, yüzde 39.75'i Han, yüzde 7.04'ü Kazak, yüzde 4.46'sı ise Hui'dir. Bunun yanı sıra Xinjiang'da 169 bin 600 Moğol, 43 bin 500 Tacik, 40 bin 800 Xibo, 24 bin 100 Mançu, 14 bin 200 Özbek, 11 bin 300 Rus, 6 bin 700 Davur, 4 bin 700 Tatar ile diğer etnik gruplardan 17 bin 900 kişi yaşamaktadır. Uygurlar ağırlıklı olarak Xinjiang'ın güneyinde yaşarken, Kazaklar, Xinjiang'ın kuzey ve doğu kesimlerinde, Moğollar Bayıngol ve Böltala Moğol Özerk İlleri ile Bukser Moğol Özerk İlçesi'nde, Huiler Changji Hui Özerk İli ile Yanqi Hui Özerk İlçesi'nde, Kırgızlar Kızılsu Kırgız Özerk İli'nde, Tacikler Pamir Yaylası'nda, Xibolar ise Çapçar Xibo Özerk İlçesi ile Korgaz ve Gongliu ilçelerinde toplu halde yaşamaktadır. Binlerce yıldır bu geniş topraklarda yaşayan 13 yerli etnik grup, farklı dönemlerde farklı dinleri benimsedi, zamanla kendilerine özgü kültür ile örf ve adetler yarattı. Bu etnik gruplardan vatandaşların giyim kuşamları, yemekleri, düğün adetleri, yasakları ve dini inançları, özgün tarih ve kültürlerinin birer aynasıdır. Xinjiang, varlıklarını bir arada sürdüren bu renkli kültür ve geleneklerle dünyanın ilgisini çekmektedir. Coğrafi yapı Asya nın göbeğinde yer alan Xinjiang da kuzeyden güneye doğru sırasıyla Altay Dağları, Tianshan Dağları ve Kunlun Dağları, bu sıradağlar arasında da Çungarya Havzası ve Tarım Havzası bulunuyor. Genellikle Tianshan Dağları nın güneyindeki bölge Güney Xinjiang, kuzeyindeki bölge Kuzey Xinjiang, Hami ve Turfan Havzası ise Doğu Xinjiang olarak adlandırılıyor. Xinjiang daki şehirler ve kırsal yerleşim bölgelerinin hepsi, iki büyük havzanın kenarlarına inci gibi eklenen vahalarda yer alıyor. Çin in en büyük kıta içi nehri olan Tarım Nehri, en büyük kıta içi tatlı su gölü olan Bostan Gölü ve rakımı en düşük bölgesi olan Turfan Havzası, Xinjiang da bulunuyor. Kurak iklimin hakim olduğu Xinjiang da sıcak ve soğuk mevsimler arasındaki ısı farkı son derece büyüktür. Çin de kayda geçen en düşük hava sıcaklığı Altay bölgesinde, en yüksek hava sıcaklığı ise Turfan bölgesinde görüldü. Xinjiang, Çin deki toplam çöl alanının üçte ikisini barındırıyor. Yüzölçümü 330 bin kilometrekare olan Taklamakan Çölü, Çin in en büyük çölü olmakla birlikte dünyanın da ikinci büyük çölüdür. Çungarya Havzası nda yer alan Kurbantongut Çölü de 48 bin kilometrekarelik alanı ile Çin in ikinci büyük çölüdür. Xinjiang daki çöllerde zengin petrol, doğal gaz ve maden kaynakları bulunuyor. Xinjiang da birbirlerini izleyen karlı tepeler ve buzlu dağlar, kendine özgü özellikler taşıyan ve doğal katı su deposu olarak adlandırılan büyük buzulları oluşturdu. Xinjiang ın kişi başına düşen su miktarı Çin in ilk sıralarında yer alıyor. Enerji kaynakları Xinjiang, zengin doğal kaynaklara sahiptir. Xinjiang da keşfedilen kömür ve petrol rezervi, Çin deki toplam rezervlerinin üçte birini teşkil ediyor. Zengin doğal gaz rezervine de sahip olan Xinjiang, Çin in kuzeybatısındaki en büyük petrol üretim merkezi ve karadaki petrol arama çalışmaları için geniş ufuklara sahip yedek bölge konumundadır. Xinjiang da toplam yüzölçümü 740 bin kilometrekareyi bulan petrol ve doğal gaz havzalarında yaklaşık 20 milyar 800 milyon ton petrol ve 1 milyar metreküp üzerinde doğal gaz bulunduğu tahmin ediliyor. Bu rakam, Çin in kara kısmındaki toplam petrol ve doğal gaz rezervinin yaklaşık yüzde 30 unu teşkil ediyor. Dolayısıyla

4 Xinjiang, yerli ve yabancı uzmanlar tarafından Çin in petrol sanayiinin Umut Denizi olarak adlandırılıyor. Xinjiang daki zengin doğal gaz kaynakları, geçdı Ekim ayında hizmete giren ve batıdaki doğal gazı doğuya taşıyan boru hattı aracılığışlf ülkenin doğusunda yer alan Shanghai şehri ve civarındaki bölgelere ulaştırılıyor. Xinjiang ın kömür rezervi yaklaşık 2 trilyon ton olup ülkenin toplam rezervinin yaklaşık yüzde 40 ını teşkil ediyor. Daban şehrinde kurulan rüzgar enerjisine dayalı deneme elektrik santrali, Çin in rüzgar enerjisine dayalı en büyük elektrik santralidir. UYGUR LAR da İslamiyet İslamiyet, dünyanın üç başlıca dini arasında Xinjiang'a en son giren, ancak en hızlı yayılan din oldu. 10. yüzyılda Xinjiang'a giren İslamiyet, 16. yüzyıla gelindiğinde Xinjiang'daki en önemli din haline gelmişti. Uzun bir tarih süreç içerisinde İslamiyet, Xinjiang'daki ekonomik, kültürel ve sosyal yaşamda derin iz bıraktı. Günümüzde İslamiyet, Xinjiang'da en fazla kişi tarafından inanılan, en geniş kesimi etkileyen din olmaya devam ediyor. İslamiyete inanan Uygur, Kazak, Hui, Kırgız, Tacik, Özbek, Tatar, Dongxiang, Sala ve Bao'an olmak üzere 10 etnik gruptan yaklaşık 8 milyon kişi, bölge nüfusunun yaklaşık yarısını oluşturuyor. Xinjiang'daki Müslümanlar Sünni, Sufi ve Şii mezheplerine mensup. Bügün Xinjiang'da toplam 79 İslam cemiyeti, hukuk çerçevesinde dini faaliyetde bulunmanın yanı sıra, İslam ülkeleriyle temas ve iletişimi de yoğun biçimde sürdürmektedir. Bölgede 20 bin 10 cami ile 3 bin 927 küçük çaplı ibadet yeri bulunmaktadır. Genel olarak her köyde en az bir, iki cami vardır. Yüksek vasıflı din adamları yetiştirmek üzere 1987'de kurulan Xinjiang İlahiyat Fakültesi'nden bugüne kadar 167 din adamı yetiştirildi, ayrıca 187 öğrenci fakültedeki öğrenimlerini sürdürmektedir. Ayrıca fakültede imamlar için kısa süreli kurslar da düzenleniyor. Bunun yanı sıra, Xinjiang'ın çeşitli yörelerinde 33 imam hatip okulu açıldı. Bu okullarda 1762 kişi düzenli eğitim, yaklaşık 30 bin imam da kısa süreli kurs gördü

5 Budizm M.Ö 6. ile 5. yüzyıllar arasındaki dönemde Hindistan'da ortaya çıkan Budizm, M.Ö 1. yüzyılda Keşmir üzerinden Çin'in Hotan bölgesine girdi ve daha sonra Xinjiang'da hızla yayılarak buradaki siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal yaşamın her yönünü etkiledi; kısa süre içinde de bölgenin hakim dini haline geldi. Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan Xinjiang'ın Budizm'in Çin'e girdikten sonraki ilk durağı olmasından dolayı Tarım Havzası'nın iki ucunda yer alan Hotan ve Qiuci, o dönemde Budizm'in en önemli iki merkeziydi. Tarihi kayıtlara göre Hotan'da 10 binlerce Budist rahip vardı. Bölgede kurulan çok sayıdaki Budist tapınağındaki rahiplerin sayısı 1000 ile 4000 arasında değişirdi. Bugün Kuça olarak adlandırılan Qiuci'da ise yaklaşık 1000 Budist tapınağı kurulmuştu. Sayıları oldukça fazla olan tapınakların yanı sıra, Budizm'in öğretilerini ve hikayelerini anlatan çeşitli mağaralar da açıldı. Kuça yakınlarında bulunan Kızıl Bin Buda Mağarası, bunların en önemlisiydi. O tarihte bölgede geniş katılımlı Budist törenleri yapılırdı. Bazen 14 gün süren bu görkemli törenlere sıradan insanların yanı sıra kral ve kraliçeler de katılırdı. M.S 5. ile 7. yüzyıllar arasındaki dönemde Xinjiang, arkası kesilmeyen savaş ve kaoslara sahne oldu. Vaha ekonomisinin ciddi darbe alması üzerine bölge insanlarının yaşamı hızla yoksullaştı. Buna rağmen tapınakların ve pagodaların inşası ile dini faaliyetlerin yüklü masraflarını karşılamak zorunda bırakılan Xinjianglıların acı kaderleri karşısında Budizm'e olan sadakati giderek zayıfladı. M.S 7. yüzyılın ortalarına gelindiğinde, Manicilik dahil diğer dinlerin etkisi altında Budizm'in Xinjiang'daki hakim din konumu sarsılmaya başladı ve 10. yüzyılda yerini İslamiyet'e bıraktı.

6 Coğrafi rekorlar Çin'in kuzeybatı kesiminde yer alan (UYGUR)Xinjiang, coğrafi bakımından ülkede bir çok rekora sahip. 1. Çin'in en uzun sınıra sahip eyalet düzeyindeki idari birimi Xinjiang, kuzeydoğudan güneybatıya sırasıyla Moğolistan, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan, Pakistan ve Hindistan'la komşudur. Xinjiang'ın bu ülkelerlearasındaki sınırın toplam uzunluğu 5 bin 400 kilometreyi geçerek, ülkenin kara sınırının yaklaşık dörtte birini oluşturuyor. Çin'in en uzun sınıra sahip eyalet düzeyindeki idari birimi konumundaki Xinjiang, ülkenin batıya açılan penceresidir. Bölgenin 16 birinci düzey, 9 da ikinci düzey sınır kapısı vardır. 2. Çin'in en uzun kıta içi nehri Xinjiang'ın güney kesiminden geçen Tarım Nehri, toplam 2 bin 179 kilometre uzunluğuyla Çin'in en uzun kıta içi nehri konumundadır. Dünyanın beşinci uzun kıta içi nehri olma özelliğini de taşıyan Tarım Nehri'nin, tarihte birçok nehrin birleşen bir nehir olmasına rağmen, günümüzde yalnızca Aksu, Hotan ve Yalçan olmak üzere üç kolu vardır. 3. Çin'in en sıcak yeri Turfan Xinjiang'ın doğu kesiminde yer alan Turfan havzası, Çin'in en sıcak bölgesi olarak kabul ediliyor. Turfan Havaalanı'nda Temmuz 1965 kaydedilen 48.9 derecelik hava sıcaklığı, en yüksek hava sıcaklığı olarak Çin'in meteoroloji tarihine geçti. 4. Çin'in en soğuk yeri Kektu Gölü Xinjiang'ın kuzey kesiminde Fuyun ilçesi sınırlarında yer alan Kektu Gölü, Çin'in en soğuk bölgesi olarak biliniyor. Buradaki en düşük hava sıcaklığı, 21 Ocak 1960'te kaydedilen eksi 51.5 derecedir. 5. Çin'in en kurak yeri Toksun ilçesi

7 Turfan Havzası'nda yer alan Toksun ilçesi, 6.6 milimetrelik yıllık yağış miktarıyla ülkenin en kurak bölgesi konumundadır. Toksun'da 28 Eylül 1979 ile 11 Eylül 1980 tarihleri arasında üst üste 350 gün yağış olmaması da bir rekor olarak tarihe geçti. 6. Çin'in en fazla buharlaşma görülen yeri Coma Gölü Hami bölgesi sınırlarında yer alan Coma Gölü, ülkede en fazla buharlaşma görülen yer konumundadır. Göl bölgesinde 1961 ile 1980 yılları arasındaki dönemdeki yıllık buharlaşma miktarı milimetreyi buldu. 7. Çin'in en kalın donmuş toprakları Tianshan Dağları arasında yer alan Bayınburuk Bozkırı'nda Çin'in en kalın donmuş toprakları bulunur. Buradaki en derin donmuş toprak kalınlığı 439 milimetreyi bulur. 8. Çin'in güneşin en uzun görüldüğü bölgesi Xinjiang'ın Hami bölgesinde yer alan Xingxing Vadisi, ülkenin günde en fazla güneş görülen bölgesidir. Güneşin en fazla görüldüğü Mayıs ayında Xingxing Vadisi'nde ay boyunca saat, günde ise ortalam 11.5 saat güneş görülür. 9. Çin'in en büyük kum fırtınası kaynağı Xinjiang'ın güneyindeki Taklamakan Çölü'nün güney yakası, Çin'in en büyük kum fırtınası kaynağıdır. Burada yer alan Koping ilçesinde yılda ortalama 38.8 gün, en fazla ise 53 gün kum fırtınası görülür. Aynı bölgede yer alan Weili ilçesinde bir yılda kum fırtınası görülen günlerin sayısı 73.4 gün, Hotan şehrinde ise gün, en fazla ise 260 gün olarak belirlendi. 10. Çin'in en alçak yeri Turfan Havzası'nda yer alan Aydın gölü, Çin'in en alçak yeri olarak bilinir. Eskiden göl suyu olduğunda göl yüzeyi deniz seviyesinin 155 metre altındayken, gölün kurumasıyla buranın rakımı eksi 161 metre olarak tespit edildi. Toplam genişliğinin yüzde 8.1'ini olan 4050 kilometrekaresi deniz seviyesinin altında bulunan Turfan Havzası, aynı zamanda dünyanın üçüncü en alçak havzası durumundadır. 11. Çin'in buzulları en fazla olan bölgesi Xinjiang, Çin'de en fazla ve en geniş buzulun bulunduğu eyalet düzeyindeki idari birimdir. Xinjiang'da bulunan buzulların sayısı 1901 olarak belirlenerek ülke toplamının yüzde 43'ünü, genişliği 26 bin kilometrekareyi bularak ülke toplamının yüzde 45'ini, buzullardaki buz miktarı ise 2 trilyon 853 milyar 150 milyon metreküpü bularak ülke toplamının yüzde 53.8'ini oluşturur. "Dünya Dağ Buzullarının Kralı" olarak adlandırılan Karakurum Dağları'nda yer alan Qiangwei Buzulu, 1180 kilometrekarelik genişliğiyle dünyadaki en büyük dağ buzulu olma özelliğini taşıyor. Rakımı 7546 metre olan Mustag Tepesi "Buzulların Atası", Kunlun Dağları'nın doğu kesiminde yer alan ve rakımı 7723 metre olan Muztak Tepesi ise "Buzulların Oğlu" olarak adlandırılır. 12. Çin'in "maden ve enerji deposu"

8 Çin'in zengin maden kaynaklarına sahip eyalet düzeyindeki idari birimlerinin başlarında yer alan Xinjiang'da bugüne kadar 138 çeşit maden bulundu. Bölgenin kömür, petrol ve doğal gaz rezervi ülkede ilk sırada yer alıyor. Xinjiang'ın tahmini kömür rezervi 2 trilyon 190 milyar tonu bularak ülke toplamının yüzde 40'ını, petrol rezervi 30 milyar tonla ülke toplamının yüzde 35'ini ve doğal gaz rezervi de 10 trilyon 300 milyar metreküple ülke toplamının yüzde 34'ünü oluşturuyor. 13. Çin'in en derin gölü Xinjiang'ın kuzeyinde Altay dağlarının batı kesiminde yer alan Hanas gölü metre ortalama derinliği ve metreyi bulan en derin yeriyle ülkenin en derin gölü olma özelliğini taşıyor. Çin'in Sibirya-Kuzey Buz Denizi su sisteminde yer alan tek gölü olan Hanas gölü, kilometrekare genişliğindedir. Rakımı 1370 metre olan Hanas gölü ve çevresinden oluşan Hanas Doğa Koruma Bölgesi, 2 bin 500 kilometrekareyi bulan genişliğiyle Xinjiang'ın en büyük ve en güzel doğa koruma bölgesi durumundadır. 14. Çin'in en büyük pamuk üretim merkezi Xinjiang, Çin'in en büyük pamuk üretim merkezidir. Buradaki pamuk üretim alanı, ülke toplamının yüzde 26.2'sini, üretim miktarı da yüzde 37.1'ini oluştururken, pamuğun birim başı üretimi ülke ortalamasından yüzde 49 daha fazladır. Çin Bilimler Akademisi Xinjiang Ekoloji ve Coğrafya Enstitüsü'nün Cele ilçesindeki çöllük alanda kurduğu deneme alanında hektar başına elde edilen 4 bin 2 kiloluk pamuk üretimi bu konuda bir dünya rekorudur. 15. Çin'in en geniş çöl alanı Xinjiang'daki çöllük alanın genişliği 423 bin kilometrekareyi bularak ülkedeki bütün çöllerin toplam genişliğinin yüzde 59.6'sını oluşturuyor. Çin'deki en büyük 10 çölden üçü Xinjiang'da bulunuyor. Bunlar, 337 bin 600 kilometrekare genişliğindeki Taklamakan Çölü, 48 bin 800 kilometrekare genişliğindeki Turbantungut Çölü ve 22 bin 800 kilometrekarey genişliğindeki Kumtag Çölü'dür. 16. Çin'in en çok dinozor fosili bulunan bölgesi Antik çağlarda ılıman ve rutubetli bir iklime sahip olan Xinjiang, dinazorların başlıca yaşam alanları arasındaydı. Xinjiang'da ilk dinazor fosili bulunduğu 1930 yılından bugüne kadar sayısız dinazor fosili bulundu. 1987'de Xinjiang'ın Cimsar ilçesi sınırlarında bulunan üç katlı bir bina yüksekliğindeki ve 30 metre uzunluğundaki dinazor fosili, dünyada bugüne kadar bulunan en büyük dinazor fosillerinden biri olarak kayda geçti. Bunun yanı sıra, dünyanın ikinci büyük silikonlaşmış ağaç fosili topluluğu Xinjiang'ın Cimsar ve Çitay ilçeleri arasındaki bölgelerde bulunuyor. 17. Çin'in en büyük ili Bayıngol Tianshan Dağları'nın güneyinde yer alan Bayıngol Moğol Özerk İli, Çin'in en geniş topraklara sahip ili konumundadır. 478 bin 700 kilometrekare genişliğindeki Bayıngol'da yaklaşık 1 milyon kişi yaşıyor ve bölgenin kilometrekareye düşen nüfusu yalnızca 2.2'dir. Altın Dağları'nda rakımı 4 bin metreyi geçen Kuşkuli Çölü, dünyanın denizden en yüksek çölü; 1019 kilometrekare genişliğindeki Bostan gölü de Çin'in en büyük kıta içi tatlı su gölü olma özelliğini taşıyor.

9 Dağlar Xinjiang, coğrafi yapısı itibariyle Altay, Tianshan ve Kunlun Dağları ile bu üç dağ sistemi arasında yer alan Çungarya ve Tarım Havzaları'ndan oluşur. Dağlık alanlar, Xinjiang topraklarının yarısından fazlasını oluşturur. Tianshan Dağları Doğudan başlayıp batıya Kazakistan'a kadar uzanan Tianshan Dağları, Xinjiang'ı güney ve kuzey olmak üzere ikiye böler. Çin'in en geniş buzullarına ev sahipliği yapan Tianshan Dağları'ndan eriyen sular, Xinjiang'ın başlıca su kaynağıdır. Bu nedenle, Xinjianglılar, kendilerini "Tianshan Dağları'nın çocukları" olarak adlandırır. Tianshan Dağları'nın Xinjiang'daki bölümü, 1700 kilometre uzunluğundadır, ortalama rakımı da yaklaşık 4 bin metredir. Bölgenin doğal coğrafi ayrım çizgisi durumundaki Tianshan Dağları'nın güneyi ve kuzeyi arasında iklim, su, bitki ve hayvan dağılımı ile doğal manzaralar açısından gözle görülür farklılıklar bulunuyor. Bunun yanı sıra Tianshan Dağları'ndaki bitki örtüsü ile iklimde de dikey geçişler görmek mümkündür. Dağ sisteminin kuzey yakası örnek alındığında, bu dikey geçişler oldukça net görülür. Kar çizgisinden yukarısı, yıl boyu erimeyen kar ve buzullar, kar çizgisinin hemen altında çıplak kayalıklarla yayla bozkırlar, rakımı metreler arasındaki bölümünde çam ormanları, 1700 metre altındaki bölgelerde yine bozkırlar, dağ eteğinde ise taşlı alan ve çöller bulunur. Yağışların daha çok Tianshan Dağları'nın üst kısmında yoğunlaştığı için burası, geniş ormanlardan oluşan güzel bir doğasıyla çok sayıda yabani hayvana ev sahipliği yapar. Altay Dağları Çin'in Kazakistan, Rusya ve Moğolistan'la arasındaki sınır bölgelerinde yer alan Altay Dağları'nın uzunluğu 2 bin kilometreyi geçer. Çin-Rusya sınırında yer alan ve denizden 4 bin 374 metre yüksekte olan Dostluk Tepesi, Altay Dağları'nın zirvesidir. Zengin granit rezervine sahip olan Altay Dağları'nda en çok bulunan diğer bir maden ise altındır. Zaten "Altay" kelimesi, Moğolca'da "Altın" anlamına gelir. Altaylar'da bulunan en büyük altın parçasının ağırlığı 12 kiloydu. Sibirya'dan gelen soğuk ve rutubetli hava akımları nedeniyle Altay Dağları'ndaki yağış miktarı oldukça fazladır, dolayısıyla dağlardaki orman alanı 260 bin hektara, dağlardaki ve etrafındaki bozkırların toplam genişliği ise 10 milyon hektara ulaşır. Burası, son derece kurak olan Çin'in kuzeybatı kesimi için kocaman bir vaha durumundadır. Eşsiz doğal güzelliklere sahip Altay Dağları, kışın buz ve kar sporları için ideal bir mekandır, yazın bir turizm cennetine dönüşür.

10 Dağları Kunlun Xinjiang'ın güney ucundan geçen Kunlun Dağları, Taklamakan Havzası'nın güneybatı çerçevesini oluşturur. Dik kayalıklar ve yüksek dağlardan oluşan Kunlun Dağları, "Dünyanın damı"nın önemli bir parçasıdır. Bir ucu "Dağların Atası" olarak adlandırılan Pamir Yaylası'na dayanan Kunlun Dağları'nın ortalama rakımı 6 bin metre civarındadır. Kunlun Dağları'nda rakımı 7 bin metre üzerinde çok sayıda dağ tepesi bulunurken, bunların beşinin rakımı 8 bin metrenin üzerindedir. Kunlun Dağları'nın ev sahipliği yaptığı dünyanın en yüksek ikinci tepesi olan Çogri Tepesi'nin rakımı 8 bin 611 metredir. Dağcıların, kaşiflerin ve turistlerin gözdesi durumundaki Kunlun Dağları, aynı zamanda rengarenk kelebekler ile sayısız yabani boğa, yabani eşek, kar tavuğu ve antilobun da yurdudur. Kunlun Dağları'ndan çıkan ve "Kuzu yağı yeşimi" olarak adlandırılan yeşim taşları, paha biçilmez değerli taşlardır.

11 Nehirler Çin'in iki büyük çölüne ev sahipliği yapan Xinjiang, aslında çoğu insanın düşündüğü kadar kurak değil. Kıta içi kurak iklimin hakim olduğu bir bölgede yer almasına rağmen Xinjiang'da, Tianshan, Altay ve Kunlun Dağları'nın rutubetli hava akımlarını kesmesi nedeniyle oldukça fazla yağış görülür. Xinjiang'daki yer üstü akarsuların ortalama yıllık su miktarı 88 milyar 400 milyon metreküpe ulaşarak ülkede 12., yer altı su kaynaklarının toplam miktarı ise 57 milyar 200 milyon metreküpü bularak ülkede 6. sırada yer alıyor. Xinjiang'ın kişi başına düşen su kaynakları miktarı, ülke ortalamasının 2.5 katıdır. Bölgedeki akarsuların sayısı ise 570'dir. Tarım, İli ve Ertis Nehirleri, Xinjiang'ın en çok bilinen akarsularıdır. Çin'in en uzun kıta içi nehri---tarım Nehri Toplam uzunluğu 2 bin 179 kilometre olan Tarım Nehri, dünyanın beşinci, Çin'in ise en uzun kıta içi nehridir. Karakunlun Dağları'ndan kaynaklanan ve Yarkent Nehri'nin Aksu ve Hotan nehirleriyle birleşmesi sonucunda oluşan Tarım Nehri, eskiden Lop Nor'da, bugün ise Roqiang ilçesi sınırlarındaki Taytma Gölü'nde son buluyor. Uygurca'da "Kontrolsüz akarsu" veya "tarım" anlamına gelen Tarım Nehri, Tarım Vadisi'nde uzanarak iki yakasında yaşayan insanların hayat kaynağı olmuuştur. Taklamakan Çölü'nün kenarından geçtiği için bol miktarda kum içeren Tarım Nehri'nin orta kesiminde vahalar oluştu. Nehrin iki yakasında yetişen yabani kavak ağaçları, nehir setlerini sağlamlaştırdığı gibi, nehri kum fırtınalarından da koruyor. Nehrin orta ve aşağı kesimindeki vahalar, bugün Xinjiang'ın önemli pamuk, tahıl, ipek ve meyve üretim merkezleri arasında yer alıyor. Xinjiang'da akıntısı en büyük nehri İli Nehri Uluslararası bir nehir olan İli Nehri, Tianshan Dağları'nın batı kesiminde yer alan Hantengri Dağı'ndan çıktıktam sonra İli vadisinden geçerek Kazakistan sınırlarındaki Balkaş Gölü'nde son buluyor. Toplam uzunluğu 1500 kilometreyi bulan İli Nehri'nin yıllık akıntı miktarı, 16

12 milyar 600 milyon metreküpe ulaşarak Xinjiang'daki bütün akarsuların toplam akıntı miktarının yaklaşık beşte birini oluşturuyor. İli Vadisi'nin batıya açılan ağzından içeriye gelen Atlantik hava akımları nedeniyle vadide yağış miktarı oldukça fazladır. Vadideki verimli toprakları besleyen İli Nehri'nin orta ve aşağı kesimlerinin akıntılarının sakin olması nedeniyle vapur geçişlerine imkan sağlıyor. En geniş kesimi 80 metreye ulaşan İli Nehri'nin yataklarında çok sayıda delta ve adacık bulunuyor, nehrin iki yakasındaki yemyeşil ağaç ve bozkırlar da eşsiz bir manzara oluşturur. Yaklaşık 20 çeşit balık yetişen İli Nehri, Xinjiang'da balık kaynağı en zengin olan bölgelerin başında yer alıyor. Çin'den Kuzey Buz Denizi'ne akan tek nehir Ertiş Nehri Altay Dağları'nın Çin sınırlarındaki güney yakasından kaynaklanan Ertiş Nehri, önce Rusya'daki Ebi Gölü'ne, oradan da Kuzey Buz Denizi'ne girer. Yatakları oldukça geniş olan Ertiş Nehri, yıllık 11 milyar 900 milyon metreküplük akıntı hacmiyle Xinjiang'da İli Nehri'nden sonra su miktarı en fazla ikinci nehir durumundadır. Akıntı hızı oldukça yüksek olan Ertiş Nehri'nin iki yakası, ormanlarla doludur. Nehir, iki yakasındaki plajlar ve daha ilerisindeki geniş bozkırlarla birlikte Gobi Çölü'ne takılan bir inciyi andırır. Yukarıda anlatılan üç nehrin yanı sıra, Kaidu, Tavuskuşu ve Urungu nehirleri de Xinjiang'ın bilinen nehirleri arasında yer alıyor. Bu nehirler, ekolojik turizm ve keşif sporları için uygun mekanlardır Göller Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nde çok sayıda göl bulunuyor. Bölgedeki yaklaşık 130 gölden genişliği 10 kilometrekareyi geçenlerin sayısı 30, 100 kilometrekareyi geçenlerin sayısı ise 10 kadardır. Xinjiang, toplam genişliği 10 bin kilometrekareyi geçen gölleriyle bu konuda Tibet, Qinghai ve Jiangsu'dan sonra ülkede dördüncü sırada yer alıyor.

13 Karmaşık jeolojik yapılanmalar sonucunda oluşan bu göller, yüksek dağlara, havzalara, ormanlara, bozkırlara ve çöllere takılan birer inciyi andırır. Bu göllerin rakımları arasında büyük farklar vardır. Kunlun Dağları'nda bulunan Aksay Gölü'nün rakımı 4 bin 963 metreyken, Turfan bölgesinde yer alan Aydin Gölü, deniz seviyesinin 155 metre altında kaldığı için Çin'in kara kısmının en alçak noktası olma özelliğini taşıyor. Bostan Gölü Tarihte "Batı denizi" olarak adlandırılan Bostan Gölü, yer kabuğundaki çöküşle ortaya çıktı. Bir büyük göl ve etrafındaki 16 gölcükten oluşan yaklaşık 1000 kilometrekare genişliğindeki Bostan Gölü, 8 milyar metreküplük su rezerviyle Xinjiang'ın, aynı zamanda Çin'in en büyük kıta içi tatlı su gölü durumundadır. "Çin'in batı kesimindeki inci" olarak da adlandırılan Bostan Gölü, Xinjiang'ın en büyük balıkçılık üssüdür. Yıllık balık üretimi 1000 tonu geçen Bostan Gölü'nün kenarındaki "Balık Sofrası"nda balıkların lezzetine bakma, yörenin turistik etkinliklerinin vazgeçilmez parçası haline geldi. Çin'in en büyük dört kamış üretim merkezinden biri olan Bostan Gölü'nde her yıl toplanan 400 bin ton kuru kamış, kağıt üretimine ve tekstil sanayine zengin ham madde sağlıyor. Kuğu Gölü Bayıngol Moğol Özerk İli sınırlarında yer alan Bayınburuk Kuğu Gölü, devlet tarafından oluşturulan bir doğa koruma bölgesidir. Çin'in ikinci büyük bozkırı olan Bayınburuk Bozkırı'nın ortasında bulunan Kuğu Gölü, rakımı 4 bin metrenin üzerinde olan onlarca dağla çevrilidir. Genişliği 1300 kilometre olan Kuğu Gölü, kuğuların Çin'deki en büyük yaşam alanı ve üreme merkezi konumundadır. İsmi Moğolca'da "Bereketli pınar" anlamına gelen Bayınburuk Kuğu gölünün on binlerce kuğuya ev sahipliği yapması, bir yandan özgün coğrafi koşullarından, diğer yandan da yöre insanlarının kuş sevgisinden kaynaklanıyor yılında kurulan ve 1986 yılında devlet düzeyine çıkarılan Kuğu Gölü Doğa Koruma Bölgesi'nde en az 128 kuş çeşidi yaşıyor. Bunların yüzde 70'i göçebe kuşlardır. Ayrıca gölde ve göl etrafından yaklaşık 30 çeşit yabani hayvan yaşıyor. Hanas Gölü Altay Dağları'nın kuzeybatısındaki dağlık bölgede yer alan Hanas Gölü, 188 metreye varan derinliğiyle Çin'in en derin kıta içi gölüdür. Etrafı yemyeşil dağlarla çevrili Hanas Gölü, masmavi gökyüzü, bembeyaz bulut ve karlı dağlar ve tertemiz göl suyuyla tabloyu andıran güzel manzaralara sahiptir. Göl suyunun rengi ise mevsimlere göre değişir. Hanas Gölü ve çevresinde kurulan doğa koruma bölgesinde hayvancılıkla geçinen vatandaşlar yaşayış biçimlerini asırlardır sürdürüyor. Selim Gölü Tianshan Dağları'nın batı kesimindeki dağların arasındaki çukurlukta yer alan Selim Gölü'nün rakımı 2 bin 73 metre, genişliği ise 459 kilometrekaredir.

14 Adı Moğolca'da "Dağ sırtındaki göl" anlamına gelen Selim gölünün çevresinde, bozkırlardaki ilkel insan topluluklarından kalma çok sayıda kaya resmi, mezar, tapınak ve kervansaray kalıntısı ve dikili taş bulunuyor, yöre insanları arasında da bitmez tükenmez rivayet ve masallar dilden dile dolaşıyor. Gölde cin yaşadığı, göl dibinde de manyetik alan ve delik bulunduğu şeklindeki söylentiler, Selim Gölü'ne esrarengiz bir çehre kazandırdı. Göl, dağlar ve bozkırları bir arada toplayan Selim Gölü bölgesi, ülkenin çok bilinen turistik yerleri arasında yer alıyor. Yukarıda sıralanan göllerin yanı sıra, Aydin, Aybi ve Urungu gölleri de Xinjiang'daki tanınmış göller arasında yer alıyor. Çöller; Çin'deki çöllük alanlarının toplam genişliği 712 bin 900 kilometrekaredir. Ülkenin kuzeybatı ve kuzey kesimlerinde bulunan çöllerin yaklaşık yüzde 60'ını oluşturan 430 bin 400 kilometrekarelik kısmı Xinjiang'da bulunuyor. Çin'in en büyük 10 çölünden Taklamakan, Kurbantungut ve Kumtag çölleri Xinjiang(UYGUR)'dadır. Çin'in en büyük çölü olan Taklamakan Çölü, dünyanın en büyük altı çölü arasındadır ve hareket halindeki çöller arasında ikinci sırada yer alıyor. Tarım Havzası'nda bulunan 337 bin 600 kilometrekare genişliğindeki Taklamakan Çölü'nün yüzde 82'sini rüzgarların etkisi altında yer değiştiren kum tepeleri oluşturur. Yükseklikleri genellikle metre arasında değişen kum tepelerinin en yüksek olanı 150 metreyi bulur. Son derece kurak olan ve bitki örtüsü bulunmayan Taklamakan Çölü, "Ölü Deniz" olarak adlandırılır. Zaten "Taklamakan" kelimesinin, "girildikten sonra çıkılmayan yer" anlamına geldiği, yaygın olarak kabul edilirdi. Ancak yapılan araştırmalar, Taklamakan Çölü'nün göbeğindeki yıllık yağmur miktarının milimetreye ulaştığını gösteriyor. Ayrıca çölün altındaki yer altı su kaynaklarının toplam rezervinin 8 trilyon metreküpe ulaştığı tespit edildi. Bu nedenle, "Taklamakan" kelimesinin doğru tercümesi, "Bir zamanlar var olan yurt" olmalıdır. Çungarya Havzası'nın göbeğinde yer alan Kurbantungut Çölü, 48 bin 800 kilometrekarelik genişliğiyle Çin'in ikinci büyük çölü durumundadır. Çölün toplam genişliğinin yüzde 97'sini sabit ve yarı sabit kum tepeleri oluşturur. Sabit kum tepelerinin yüzde 40-50'si ve yarı sabit

15 kum tepelerinin de yüzde 15-25'i bitki örtüsüyle kaplıdır. Değişik çeşitlerden bitkilerin büyük bir bölümü, bahar yağmurlarında yeşillenir. Lop Çukuru'nda bulunan Kumtag Çölü'nün genişliği 22 bin 800 kilometrekaredir. Alçak dağlık bölgede yer alması nedeniyle Kumtag Çölü'nde yüksek kum tepeleri bulunuyor. Dağ tepelerini vurduktan sonra geri dönen şiddetli rüzgarların etkisinden kaynaklanan büyük piramit şeklindeki kum tepeleri ve yaklaşık 4 bin kilometrekare genişliğinde kuş tüylerini andıran çöl alanı, Kumtag Çölü'nün özgün manzarasını oluşturur. Söz konusu üç büyük çölün yanı sıra, Xinjiang'ın çeşitli yörelerinde küçük çaplı çöller de bulunuyor Havzalar Tarım Havzası Xinjiang'ın güneyinde Tianshan ve Kunlun Dağları ile Pamir Yaylası arasında yer alan Tarım Havzası, Çin'in en büyük havzasıdır. Doğusu ile batısı arasındaki mesafe 1400 kilometre, güneyi ile kuzeyi arasındaki mesafe ise 550 kilometre olan Tarım Havzası'nın toplam genişliği 530 bin kilometrekaredir. Genişliği Fransa'nınki kadar olan Tarım Havzası'nın batısı yüksek, doğusu ise alçaktır. Havzanın kuzeydoğusunda yer alan Lop Nor çukurluğu, havzadaki bütün akarsu sistemlerinin son durağı olma özelliğini taşıyor. Tarım Havzası'nın doğal ekolojisi, çeşitli çemberlere ayrılır. Havzanın kenarında dağ eteklerinden uzanan gobiler, merkezinde çöl, bu iki kesimler arasındaki ovalarda ise yer yer vahalar bulunuyor. Etrafı yüksek dağlarla çevirili olması rutubetli havanın girişini engellediğinden Tarım Havzası'ndaki iklim kuraktır. Havzanın göbeğinde yer alan ve "Ölü Deniz" olarak adlandırılan Taklamakan Çölü, dünyanın ikinci büyük çölüdür. Aynı zamanda Çin'in en büyük çölü olan Taklamakan'ın genişliği 330 bin kilometrekaredir. Uzun süre insanoğlu için bir "yasak bölge" olan Taklamakan Çölü'nde Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana sürdürülen bilimsel araştırmalar sonucunda "Ölü

16 Deniz"in gerçek yüzü, her geçen gün daha fazla aydınlanıyor. Bilimsel araştırmaların sonuçlarına göre Taklamakan Çölü, gerçek anlamda "Ölü Deniz" değildir. Çöle giren 24 akarsuyun toplam su hacmi 40 milyar metreküpe yaklaşırken, çölün göbeğindeki yeraltı su rezervi 8 trilyon metreküp dolayındadır. Ayrıca çölde sis, dolu, yağmur, kar ve çiğin görüldüğü tespit edildi. Bir zamanlar yabani hayvanların cenneti olan Taklamakan Çölü'nde ve çevresinde yaşayan omurgalı hayvanların çeşidi 270 dolayındadır. Ayrıca çölde bulunan bir kuş adasında yaşayan kuşların çeşidinin 100'ü geçtiği belirlendi. Zengin doğal kaynaklara sahip Taklamakan'daki petrol rezervinin milyar ton arasında değiştiği tahmin ediliyor. Çungarya Havzası Altay ve Tianshan Dağları arasında toplam yüzölçümü 380 bin kilometrekare olan Çungarya, Çin'in ikinci büyük havzasıdır. Havzanın batısının alçak olması nedeniyle Atlantik Okyanusu'ndan gelen rutubetli hava, havzaya girebiliyor. Dolayısıyla havzadaki yıllık yağış miktarı 150 milimetre dolayındadır. Çungarya Havzası'nın çevresinde dağ eteklerindeki vahalar yer alıyor. İnsan yerleşiminin yoğun olduğu bu bölgelerde bol miktarda pamuk, buğday, şeker pancarı ve meyve yetişiyor. Çungarya Havzası'nda zengin kömür ve petrol rezervi bulunuyor. Bol miktarda ağaç, dinozor, balık ve diğer kabuklu hayvanların fosili bulunan Çungarya Havzası, dünyanın jeolojik yapısının değişimini gösteren bir "tarih öncesi jeoloji müzesi" olarak da biliniyor. Çungarya Havzası'nın merkezinde 48 bin 800 kilometrekarelik alanı kaplayan Kurbantungut Çölü, Çin'in ikinci büyük çölüdür. Çeşitli çöl bitkilerine ve yabani eşek, keçi, kurt, yabani tavşan gibi yabani hayvanlara ev sahipliği yapan Çungarya Havzası, çöl ekolojisi turizmi için ideal bir mekandır Uygurlar

17 Tianshan Dağları'nın güneyi ile kuzeyindeki geniş topraklarda yaşayan Uygurlar, Xinjiang'da nüfusu en fazla olan etnik gruptur. Asırlardan beri Çin'in kuzeybatı kesiminde yaşayan Uygurlar, tarih boyunca çeşitli adlarla anıldı. İslamiyet'e inanan Uygurlar, kendi diline ve yazısına sahiptir. Uzun bir tarihi dönemde başka etnik gruplarla bir arada yaşayarak kaynaştıklarından Uygurlar'ın önemli bir bölümü, başta standart Çince olmak üzere çeşitli etnik grupların dillerini de bilir. Uygurların isimleri ad ve baba adından oluşur ve ailenin soyadı yoktur. Kırsal kesimlerde yaşayan Uygurlar, ağırlıklı olarak tarımla geçinir. Uygur köylüler, aynı zamanda bahçecilik, meyvecilik, ormancılık ve evcil hayvan beslemeye de yatkındır. Şehirli Uygurlar ise, daha çok zanaatkarlık ve ticaretle uğraşır. Toplumun ilerlemesiyle birlikte, Uygurların meslek yapısında da büyük değişiklikler meydana geldi. Günümüzde Xinjianglı Uygurlar arasında yönetici, akademisyen, bilim çalışanı, yazar, öğretim görevlisi, doktor ve kültür çalışanlarının sayısı oldukça fazladır. Uygurlar, şarkı söylemeye ve dans etmeye yatkın insanlardır. Yediden yetmişe her Uygur, şarkı söylemeyi ve dans etmeyi bilir. Geleneksel Meşrep dansı, Uygur düğün ve kutlamalarının vazgeçilmez unsurudur. Ramazan ve Kurban bayramları, bütün Müslümanlar'ın olduğu gibi Uygurlar'ın da en önemli iki bayramıdır. Bu bayramlarda bütün Uygur ailelerinde zengin bayram sofraları kurulur, karşılıklı bayramlaşmalar yapılır ve değişik kutlama etkinlikleri düzenlenir. Kuzu ve dana etleri ile balık, ördek ve tavuk, Uygurlar'ın başlıca yemeklik malzemeleridir. Pilav, elle hazırlanan makarna, "Nan" denilen ekmek, kuzu ızgara ve içli büyük mantılar, Uygurların zengin mutfağının temsilcileridir. Uygurlar, çok eskilere dayanan gelenek ve göreneklerini günümüzde de sürdürüyor. Uygurların giyim ve süs töreleri

18 Uygurlar, çiçekleri çok sever. Çiçek yetiştirmeyi yaşamlarının bir parçası olarak adet edinen Uygurlar'ın giyimlerinde de çiçek motifine sıkça rastlanır. Çiçek nakışlı giyimler, Uygurların şiirsel karakterinin bir ifadesidir. Uygur kadınlarının elbise, yelek, etek, bluz, pantolon, kısacası uzun veya kısa bütün giysileri pamuklu, ipek, kadife gibi değişik kumaşlardan yapılmasına rağmen, ortak bir özelliğe sahiptir. Bu özellik, üzerlerinde çiçek desenleri olmasıdır. Ağırlıklı olarak giysilerin yaka, kol ve omuz gibi göze çarpan kısımlarında bulunan çiçek desenleri, başta altın sarısı ve gümüş beyazı olmak üzere renkli ipliklerle nakışlanır. Uygur erkeklerinin gömleklerinin yaka ve önlerinde çiçek nakşı bulunur. Özellikle ön kısmının sağında ve solunda yedişer sıra çiçek deseni bulunan sıfır yakalı gömlek, Uygur erkeklerinin en sevdiği giysilerden biridir. Burada sıra halinde dizilen çiçek deseninin eskiden erkeklerin taktıkları ok torbalarından kaynaklandığı söyleniyor. Uygur erkekleri, bellerine atkı bağlamayı sever. "Bota" diye adlandırılan bel atkısı, genellikle düğmesiz ve cepsiz uzun elbiseye bağlanarak, hem düğme, hem de cep işlevini yerine getirir. Bel atkısına yiyecek ve küçük eşya konulabilir. En uzunu iki metreye ulaşan botalar, siyah, kahverengi ve lacivert gibi koyu renkli pamuk ve ipek kumaşlardan yapılır. Gençler, parlak renkli, yaşlılar ise sade renkli bota bağlamayı severler. "Cuva", Uygurların kışın sıkça giydikleri bir deri palto türüdür. Xinjiang'da son derece çetin geçen kış aylarında hava sıcaklığı, zaman zaman eksi 30 dereceye kadar iner. Bu nedenle, Cuva, Uygurların dışarıya çıkarken en çok giydikleri giysilerden biridir. Yakası 30 santim uzunluğundaki Cuvaların kolu da insan kolundan yaklaşık 30 santim daha uzundur. Yere değecek kadar uzun olan cuvaların ağırlığı 10 kilo kadardır. Genellikle siyah renkli napadan yapılan cuvalar, geceyi dışarıda geçirenler tarafından yorgan olarak da kullanılır. Ulaşım koşullarının büyük ölçüde düzeltilmesiyle birlikte, uzun süre yolcu ve arabacıların vazgeçilmez kış giysisi olan cuvayı giyenlerin sayısı günümüzde azalmış durumda. Ancak cuvalı günler, Uygurların gönlünde hala sıcaklığını koruyor. Uygurların şapka takma töreleri

19 Xinjiang'da yaşayan Uygur erkeklerinde yılın dört mevsiminde şapka, Uygur kadınlarında ise şapka veya başörtüsü takma adeti vardır. Bu, özellikle düğün ve cenaze gibi önemli törenler için vazgeçilmez bir adettir. Törenlere şapkasız veya başörtüsüz katılmak, saygısızlık olarak kabul edilir. Bölge, meslek ve yaş farklarından dolayı Uygurların şapka çeşitleri oldukça fazladır. Şapkalar aynı zamanda, Uygurların doğum yerleri, meslekleri ve yaşlarının önemli bir göstergesi olarak da kabul ediliyor. Uygur şapkaları, deri, kumaş ve desenli olmak üzere üç ana kategoriye ayrılır. Şapkaların genel adı ise "Başkiyim", yani "Başgiyim"dir. Her kategoriden şapkalar, farklı yörelerde farklı özelliklere sahiptir. Desenli şapkalar örnek alınırsa, Xinjiang'ın güneyinde yaşayan Uygurlar, badem deseninin ağırlıkta olduğu "Bademdopa" adlı şapkaları takmayı severken, Turfan bölgesinde kırmızı çiçekli, yeşil yapraklı, kısacası parlak renkli şapkalar, Xinjiang'ın kuzeyinde ise, çiçeksiz şapkalar tercih edilir. Yutian, Mingfeng, Cele ve Qiemo bölgelerindeki orta yaşlı Uygur kadınları ise, "Hotan şapkası" denilen, yüksekliği 5-6 santim arasında, çapı ise 10 santimin altındaki şapkaları takar. Aslında renkli ipek kumaştan yapılan, kenarına kuzu derisi dikilen Hotan şapkası, daha çok başlara takılan bir süs olarak kullanılır. Bu yörelerin kadınları, bu şapkaları başörtülerinin sağına takarlar. Yakından şapka, uzaktan ise bir çiçek gibi görünen bu şapka, Uygur kadınlarına ayrı bir güzellik katar. Uygur kadınlarının şapkaları, evlilik öncesi ve evlilik sonrası olarak ikiye ayrılır. Halı desenli veya altın renkli kadife üzerinde küçük çiçek desenli şapkalar, evlenmemiş kızlara özgü bir şapka türüdür. Orta yaşlı kadınlar ile eğitim görmüş kadınlar, açık yeşil üzerinde küçük kırmızı çiçek deseni olan şapkaları severler. Aile durumu iyi olan kadınların tercih ettikleri parlak renkli, üzerine incilerden oluşan desenler bulunan şapkalar, başlı başına birer sanat eseridir. Geçmişte bir de altın süslü şapkalar vardı. Deri şapkaların da birçok çeşidi vardır. İmam gibi din adamları, kuzu veya başka hayvanların derisinden yapılan siyah şapka takarlar. Jiashi ve Yengisar yörelerindeki Uygurların ilginç bir özelliği, yalnızca kışın değil, yazında deri şapka takmalarıdır santim yüksekliğindeki bu şapkalar, bu yörelerin Uygur erkeklerine ayrı bir yakışıklılık katar.

20 Uygurların Davaz sanatı Davaz, Uygurların geleneksel sportif ve akrobatik gösterilerinden biridir. Davaz kelimesi, Uygurca'da "Yükseğe asılan ip üzerinde yürümek" anlamına geliyor. Davaz gösterileri, genellikle düzgün bir arazide veya meydanda yapılır. Gösteri alanının ortasına sekiz, dokuz katlı bina yüksekliğinde bir ahşap sütun dikilir ve bu sütun demir çubuklar ve kalın iplerle sabitlenir. Sütunun ucundan yaklaşık 35 metre uzunluğunda bir kalın ip yere çekilir. İple zemin arasında 45 derecelik açı olmasına özen gösterilir. Kalın ip üzerine süs olarak kırmızı kumaş parçaları bağlanır. Gösterinin başında genç ve güzel bir kız, elinde denge sağlamayı amaçlayan yaklaşık beş metre uzunluğunda bir sopa tutarak, ipe tırmanır ve yerden yaklaşık 20 metre yüksekliğe çıktıktan sonra geri döner. Bu Davaz gösterisinin girişidir. Bunun ardından asıl Davazcı sahneye çıkar. Elinde yine uzun bir sopayla ipe düz yerde yürürcesine çıkan Davazcı, ipin ortasına geldiğinde takla atmaya başlar. İzleyicilerin nefesini kesen tehlikeli hareketlerin ardından Davazcı, birden ip üzerinde aşağıya doğru hızla kayar ve yere tam düşecekken ipin üzerine oturur. Davazcının ipi izleyerek sütunun tepesine çıkıp izleyicileri selamlamasıyla gösteri sona erer. Davaz sanatının en büyük özelliği, Davazcıların hiç bir zaman emniyet kemeri takmamasıdır. Daha çok Xinjiang'ın güney kesiminde yaygın olan Davaz, yaklaşık 1000 yıllık geçmişe sahip. Bu gösteriyle ilgili değişik rivayetler bugün bile yöre insanları arasında dilden dile dolaşıyor. Bunlardan biri şöyle: Evvel zaman içinde havada gezerek fırtına ve yağmurlarla insanlara zarar veren bir canavar varmış. Bir delikanlı, canavarı yok etmek için yere yaklaşık 30 metre uzunluğunda bir sütun dikerek tepesine 60 metre uzunluğunda bir ip bağlamış ve çıplak ayakla ip üzerinde yürüyerek sütunun tepesine çıktıktan sonra canavarla dövüşmeye başlamış. Çetin bir mücadeleden sonra delikanlı, canavarı öldürmeyi başarmış. Yöre insanları, kendilerine huzur getiren bu kahraman genci sonsuza kadar yaşatmak için Davaz gösterilerini günümüze kadar sürdürmüş... Yaklaşık 1000 yıllık geçmişi olan Davaz sanatı, bugün Xinjiang'ın bazı yörelerinde varlığını sürdürmekle birlikte, Çin genelinde ve dünyada da giderek daha fazla tanınmaya başladı. 1953'te beri Çin Ulusal Etnik Spor Oyunları'nın vazgeçilmez unsuru olan Davaz'a zaman içinde yeni unsurlar da eklendi. Bu arada Xinjiang'da çok tanınmış Davazcılar da yetişti. Adil Usul, bunların başında geliyor. 1971'de Xinjiang'ın Yengisar ilçesinde dünyaya gelen Adil, 4 Temmuz 1997'de Çin'in en uzun nehri Yantze Nehri üzerindeki Üç Boğaz bölgesinde, nehrin iki yakasındaki tepeler arasında asılan 600 metre uzunluğundaki ip üzerinden 13 dakika 48 saniyeyle yürüyerek ilk kez Guiness Dünya Rekorlar Kitabı'na girdi. Adil, o tarihten 2003 yılına kadar beş kez dünya rekoru kırarak "İp Cambazları Prensi" unvanını kazandı

21 Akrobasi gösterisi "Merhaba Efendi" Efendi, Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nde yediden yetmişe herkes tarafından bilinen efsanevi bir imajdır. Xinjiang'in halk hikayelerinde zeka, mizah ve adaleti bir arada toplayan Efendi, bir küçük eşeğe binerek yola çıkar ve yol boyunca yoksul ve iyi kalpli insanlara yardım eder. Çocuklar olsun, yetişkinler olsun, herkes onun hikayelerine bayılır. Efendi'yle ilgili sayısız hikaye üretilmişti. Ancak günümüzde ortaya bir de "Merhaba, Efendi" adlı bir akrobasi gösterisi çıktı. Gösteride kalbi hoplatan akrobasi gösterileri, coşkulu Xinjiang halk müziği ve rüya gibi sahne dekoru ve ışıklar bir araya getirildi. Xinjiang Akrobasi Topluluğu "Merhaba Efendi" akrobasi gösterisinin hazırlıklarına 2004 yılında başladı. Ocak 2009'da gösterime başlayan program Xinjiang'da 40'dan fazla gösteri yaptı ve büyük beğeni kazandı. Xinjiang bölgesindeki akrobasi gösterilerinin yanı sıra gösteri boyunca Xinjiang müziği çalınıyor ve yer yer Xinjiang halk dansları da görülüyor. Bu nedenle program, Xinjiang'ın bir müzikali olarak da değerlendirilebilir. Çeşitli sanat üsluplarını bir arada toplamanın bir amacı da Efendi ve bindiği eşeğe canlılık katmaktır. Xinjiang Akrobasi Topluluğu'nun bütün çalışanlarının ortak çabalarıyla akrobasi, geleneksel halk şarkıları ve danslarını bir araya getiren yepyeni Efendi, Xinjianglı seyircilerin büyük

22 beğenisini kazandı ve her gösteride salon tıklım tıklım doldu. Kutadgu Bilig ve Yusuf Has Hacib Uygurların şaheseri Kutadgu Bilig, Uygur şair Yusuf Has Hacib tarafından yıllarında yazıldı. Kesin bilinmemekle birlikte Yusuf Has Hacip, M.S 1018 yılında Karahanlı Hanlığı'nın Balasagun şehrinde dünyaya geldi ve 1077 yılında hanlığın başkenti Kaşgar'da öldü. "Mutluluk veren kitap" anlamına gelen Kutadgu Bilig, 85 başlık altında 13 bin 290 dizeden oluşan ve aruz vezniyle yazılan bir uzun şiirdir. Bu eserin bugüne kadar üç el yazısı nüshası bulundu. Bunlardan ilki, eski Uygur alfabesiyle yazılmıştır ve Viyana Devlet Kütüphanesi'nde saklandığı için Viyana Nüshası olarak adlandırılır; Arap alfabesiyle yazılan ikinci nüsha, 1879'da Kahire'de bulunduğundan Kahire Nüshası olarak bilinir; yine Arap alfabesiyle yazılan üçüncü nüsha ise 1924'te Özbekistan'ın Manakan şehrinde bulunduğundan Manakan Nüshası olarak adlandırılır ve halen Özbekistan Bilimler Akademisi Doğu Bilimleri Enstitüsü'nde saklanmaktadır. Bir şiir olmasına karşın Kutadgu Bilig, siyaset, ekonomi, kültür, askeriye, felsefe, din ve ahlak dahil olmak üzere sosyal bilimlerin her alanını kapsadığı için Uygurların tarihi hakkındaki araştırmalar için vazgeçilmez bir kaynak durumundadır ve Uygur edebiyatının gelişmesinde önemli etkisi vardır. Kitapta şöyle bir hikaye anlatılır: Eskiden Kün Togdı (Gün Doğdu) adlı bir hükümdar, çok büyük bir ülkeyi hukukla yönetirmiş. Hükümdarın bilim ve bilgiye büyük değer verdiğini öğrenen Ay Toldı (Ay Doğdu) adlı bir bilgin, çok uzaklardan gelerek hükümdara başvurmuş. Bir süre sonra hükümdar, Ay Toldı'nın bilgeliğine ve ahlakına hayran kalarak onu vezir yapmış. Ay Toldı'nın yardımıyla hükümdar Kün Togdı, ülkesine refah, halkına da mutluluk kazandırmış. Ay Toldı'nın ölümü üzerine hükümdar, Ay Toldı'nın oğlu Ögdülmiş'i (Övülmüş) vezirliğe atamış. Başarılı çalışmaları ve üstün zekasıyla hükümdarın güvenini kazanan Ögdülmiş, ülkeyi daha iyi yönetmek için üstün yeteneğe sahip Odgurmış'ı (Uyanmış) hükümdara

23 önermiş. Bir derviş olan Odgurmış, hükümdarın üç kez bizzat gelip davet etmesine rağmen, devlette görev almayı kabul etmemiş, ancak Ögdülmiş'in hükümdara, dolayısıyla da halka hizmet etmesine destek vermiş. Daha sonra Odgurmış ölmüş ve geriye yalnızca bir baston ve bir tahta kase bırakmış. Ögdülmiş ise, hayatı boyunca bütün zekasını ve gücünü ülkesi ve halkı için harcamış... Hikayenin basit olmasına karşın Kutadgu Bilig, her iki dünyada da mutluluğa kavuşmak için gidilmesi gereken yolu göstermek amacıyla kaleme alınmıştır. Yusuf Has Hâcib'e göre, ahireti kazanmak için bu dünyadan el etek çekerek sadece ibadetle zaman geçirmek yanlıştır. Zira böyle bir insanın ne kendisine ne de toplumuna bir yararı olur; oysa başka insanlara faydalı olmayan kişiler ölüleri andırır; bir insanın erdemi, ancak başka insanlar arasındayken belli olur. Asıl din yolu, kötüleri iyileştirmek, cefaya karşı vefa göstermek ve yanlışları bağışlamaktan geçer. İnsanlara hizmet etmek suretiyle faydalı olmak, bir kimseyi, hem bu dünyada hem de öteki dünyada mutlu kılacaktır. Yusuf Has Hâcib bu yapıtında bilimin değerini de tartışır. Ona göre, bilginlerin bilimi, halkın yolunu aydınlatır; bilim, bir meşale gibidir; geceleri yanar ve insanlığa doğru yolu gösterir. Bu nedenle bilginlere saygı göstermek ve bilgeliklerinden yararlanmaya çalışmak gerekir. Eğer dikkat edilirse, bir bilginin biliminin diğerinin biliminden farklı olduğu görülür. Mesela hekimler hastaları tedavi eder; astronomlar ise yılların, ayların ve günlerin hesabını tutar. Bu bilimlerin hepsi de halk için faydalıdır. Bilginler, koyun sürüsünün önündeki koç gibidirler; başa geçip sürüyü doğru yola sürerler. Eski Uygur alfabesiyle yazılan ilk edebi eser olan Kutadgu Bilig, üç asır sonra Orta Asya edebiyatının "Kaşgar Çağı"na önemli bir zemin hazırladı. Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra Kutadgu Bilig hakkında yoğun derleme ve araştırma çalışmaları gerçekleştirildi. 1979'da Kutadgu Bilig'den seçmeler, Çince olarak yayımlandı, kitabın tamamının çağdaş Uygurca çevirisi 1984'te, Çince çevirisi ise 1986'da basıldı. Artık kapsamlı bir "Kutadgu Bilig Bilimi" oluşturulan Çin'de 1986 ve 1989'da Kaşgar'da iki kez Ulusal Kutadgu Bilig Semineri düzenlendi, ayrıca Kutadgu Bilig Araştırma Derneği de kuruldu. Uygurların şaheseri Divan-ı Lügat-it Türk

24 Divan-ı Lügat-it Türk, Karahanlı Hanlığı dönemindeki Uygur dil bilimcisi Kaşgarlı Mahmut tarafından yılları arasında Arapça'yla yazılan ilk Türkçe sözlüktür. Sekiz ciltten oluşan Divan-ü Lügat-it Türk, toplam 7 bin 500 kelim içerir. Telaffuza göre Arap alfabetik sırasıyla yazılan bu sözlükte yer alan kelimeler, açıklamaların yanı sıra örnek cümle, çok sayıda deyim, atasözü ve türküyle de açıklanır. Bazı kelimelerin belirli kabilelere ait olduğu da anlatılır. Bunun yanı sıra kelimelerin ses ve anlam değişikliği ile gramer bilgileri de bulunur. Sözlüğün önsözü kısmında Türk dilinin önemi, sözlüğün amacı, bilgilerin kaynağı ile Uygur alfabesi, Türk kabilelerinin coğrafi dağılımı ve dillerin özellikleri, hatta Türk kabilelerin yaşadığı bölgelerin haritası yer alır. Gök bilimi, coğrafya, yemekler, giyim, eşyalar, hayvanlar ve benzeri geniş alanları kapsayan bu sözlük, Uygurlar ile Türkçe konuşan diğer insanların temel grameri ile temel kelimeleri içerdiği gibi, Karahanlı Hanlığı dönemindeki siyasi düzen, ekonomik ilişkiler, örf ve adetleri, dini inançlar, ulusların kaynağı, coğrafi isimler, kültür ve sanat alanlarına ilişkin zengin bilgiler de aktararak Xinjiang ile tüm Orta Asya bölgesi hakkında hazırlanan bir ansikropedi niteliğini de taşır. Tam adı Mahmud bin Hüseyin bin Muhammed olan Kaşgarlı Mahmud, Divan-ı Lügat-it Türk'ü tamamladıktan sonra Abbasi Halifesi Muktedî-Biemrillah'ın oğlu Ebü'l-Kasım Abdullah'a armağan etmiştir. Bu dev eserin orijinali günümüzde bulunmazken, sözlüğün 13.yüzyıldan kalma tek el yazmalı kopyası İstanbul'daki Millet Kütüphanesi'nde saklanmaktadır. Türkçe, Özbekçe, Rusça ve Azerice dahil olmak üzere çeşitli dillere çevrilen Divan-ı Lügat-it Türk'ün üç cilt halindeki Uygurca çevirisi, 1981, 1983 ve 1984 yıllarında Xinjiang Halk Yayınevi tarafından yayımlandı. Uygurların geleneksel müzik aletleri Şarkı ve dansa yatkınlıklarıyla tanınan Uygurlar için müzik aletleri, yaşamlarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Hemen hemen bütün Uygur ailelerinde bir iki müzik aleti bulunur.

25 Uygurların geleneksel müzik aletlerinin çeşitleri oldukça fazladır, telli, yaylı, üflemeli ve vurmalılar olmak üzere dört ana kategoriden onlarca çeşit vardır. Çeşitleri en zengin olan telli çalgılar arasında tambur, revap, dutar ve kanun; yaylı çalgılar arasında ecek, hoştar, satar; üflemeli çalgılar arasında zurna ve ney, vurmalı çalgılar arasında da daf, nahra, taş vs bulunuyor. Uygurların bütün müzik aletleri için birer rivayet vardır. Örneğin, tamburun Uygurların uğur tanrısı Hızır tarafından koyun bağırsaklardan yapıldığı söyleniyor. Uygur çalgılarının en uzunu olan taburun boyu bir metreyi geçer. Dut veya gül ağacından yapılan tamburun beş teli vardır. Bir rivayete göre, Damollah Sayip Belih adlı Uygur müzisyen tamburu çalarken, etrafında yüzlerce tarlakuşu uçuşmuş, tamburun güzel sesine bayılan bu kuşların çoğu tambura çarparak ölmüş. Bu rivayet, tamburun çekiciliğini anlatır. Revap, Uygurlar arasında en yaygın kullanılan müzik aletidir. Kuzu, at, eşek veya büyük yılan derisiyle kaplı, sapı ve gövdesi hayvan kemiklerinden yapılan ve özgün desenleri bulunan revap, bir çalgı olmanın yanı sıra, aynı zamanda başlı başına bir sanat eseridir. Tarihi kayıtlara göre eskiden 37 teli bulunan kanunların günümüzde tel sayısı 20'dir. En çok teli bulunan Uygur çalgısı olma özelliğini taşıyan kanun, 12 Makam'ın seslendirilmesinde vazgeçilmez bir alet durumundadır. Eskiden "Harzak" olarak adlandırılan ecek, Uygurların en kısa çalgısıdır. Dört teli bulunan ecek, keman yayıyla çalınır. Şekil itibariyle tambura benzeyen satarın bir ana teli ve sayıları 9 ile 13 arasında değişen yardımcı teli vardır. Hoştar ise, ecek ile kemanın birleşimi olarak kabul edilir. Genellikle "el davulu" olarak adlandırılan tef, kuzu veya eşek derisi örtülü çerçevesinde çok sayıda küçük demir veya bakır halkası vardır. Vurmalılar arasında yer alan nahra ise, bir zamanlar savaşlarda moral vermek için kullanılmıştır. Deve ya da dana derisiyle örtülü nahra, 6'lı takımlar halinde çalınır ve şaman dansının başlıca unsurudur. Uygur müzik aletleri, günümüzde Çin ulusunun müzik hazinesinin parlak incileri olarak kabul edilir

26 Uygurların beşikleri ve Yengisar bıçakları Uygurların beşikleri, eşya olduğu gibi başlı başına birer el sanatı eseri olarak da kabul edilir. Yaklaşık 60 santim yüksekliğinde, bir metre uzunluğunda ve 50 santim genişliğinde olan Uygur beşikleri, hiç çivi çakılmadan tamamen geçme yöntemiyle yapılır. Beşiğin çerçevesinde ve ayaklarında farklı büyüklüklerde yuvarlak desenler bulunur, kırmızı, yeşil, altın sarısı ve mavi renklerle boyanır. Beşik ayaklarıyla çerçeve arasında bağlantı kuran eğik tahta parçası sayesinde sallanır. Uygur kadınları, genellikle bir yandan iş yaparken, diğer yandan ayaklarıyla beşik sallayarak bebekleri uyutur. Bazıları ise, beşiğe uzun bir ip bağlar ve oda dışında çalışırken ara sıra ipi çekerek beşiği sallar ve böylece gidip gelmekten kurtulur. Beşiğin iki ucunda üzerinde oyma bulunan tahta çubuklar vardır. Beşiğin yerinin değiştirilmesine yarayan bu çubuklar, beşiğin örtülmesinde de işlev görür. Beşiğin ortasına bebeğin el ve ayaklarını bağlamak için ip konulur. Beşiğin tabanında kase büyüklüğünde bir delik vardır. Bebek işerse idrar, bu delikten beşiğin altına konulan seramik kavanoza akar ve böylece bebeğin ıslak kalması önlenmiş olur. Bebeği uyurken sinek ve sivrisineklerden korumak için beşiğin üzerine genellikle çarşaf örtülür. Uygur bebekleri, ancak doğumundan 40 gün sonra beşiğe yatırılır. Bunun için de Beşiktoy denilen tören yapılır. Yengisar bıçakları, Xinjiang'da çok sevilen bir el işidir. Yengisar bıçaklarının üretim merkezi, Tianshan Dağları'nın güneyindeki Tarım havzasının batı kenarında yer alan Yengisar ilçesidir. Bu bıçakların 20'den fazla çeşidi vardır. Yengisar bıçakları, 1987'de düzenlenen Ulusal Turistik Eşyalar Yarışması'nda birinci olmuştu. Yengisar'daki bıçak üretimi, yaklaşık 300 yıl öncesine dayanır. Yerel halkın anlattığına göre, o dönemde Yengisar ilçesinin güneyinde yer alan Karvaş köyünde Mehmet Kurahon adlı bir demirci ustası, çok keskin bıçaklara kırmızı ve yeşil gibi değişik renklerle boyanan, üzerine

27 kare, üçgen, yuvarlak ve tırnaklı desenler oyulan tahta sapları takmış. Bu bıçakları, gören herkes beğenmiş. Kurahon'un bu tekniği başkalarına öğretmesi üzerine yörede üretilen bıçaklar, zamanla Xinjiang ve ülke genelinde tanındı. Yüksek kaliteli çelik levhadan özel işlemler yapılarak üretilen Yengisar bıçakları demir doğrayabilecek kadar keskindir. Bıçakların çeşitleri de oldukça zengindir. Xinjiang'da yaşayan farklı etnik gruplardan insanlar için farklı bıçak stili geliştirildi. Yengisar bıçaklarının sapları, bakır, gümüş, yeşim taşı, kemik ve değerli taşlardan oluşan desenlerle süslenir. Her bir bıçak için de sığır veya koyun derisinden yapılan ve üzerinde güzel desenler bulunan kılıf vardır. Bazen gümüş, bakır veya alüminyumdan da yapılan bıçak kılıfları da birer el sanatı eseridir. Meşrep Dansı Uygurlar arasında çok yaygın olan Meşrep dansı, dans ve şarkıyı içeren bir eğlence türüdür. Genellikle tatil günlerinde veya akşam saatlerinde yapılan Meşrep dansına katılan kişi sayısı için alt veya üst sınır yoktur. Bu dans, özellikle düğünlerin ve değerli misafirleri karşılamak için düzenlenen törenlerin vazgeçilmez unsurudur. Meşrep dansının geçmişi, çok eskilere dayanıyor. Tarihi kitaplarda ve antik duvar resimlerinde görülen Meşrep dansı, 11 yüzyılda Kaşgarlı Mahmud tarafından yazılan Divanü Lügatit Türk'te Sorçuk ve Suhdit olarak geçer. Xinjiang'ın farklı yörelerinde Meşrep dansının farklı özellikleri, biçimi ve boyutu vardır. Örneğin, Kaşgar ve İli'de meslektaşlar arasında, yaşıtlar arasında, kızlar arasında ve genç kadınlar arasında Meşrep dansı oynanır. Bir de mevsimsel meşrep dansları vardır. Ancak Uygur Meşrep danslarının temsilcisi, Mecit ilçesinde oynanan Dolan Meşrepleri'dir. Bayram Meşrebi, Düğün Meşrebi, Davet Meşrebi, Özür Dileme Meşrebi, Dolan Meşrepleri'nin çeşitleri arasındadır. Burada Meşrep dansları, genellikle akşamdan başlayıp sabaha kadar sürer. İnsanları coşturmayı amaçlayan Meşrep danslarında önce dans edilir, ardından şarkı söylenir.

28 Uygur ekmeği: Nan Uygurların "nan" diye adlandırılan ekmeğinin, Çin'in yemek kültüründe özgün bir yeri vardır. Nan, Uygurların ana yemeğidir. Nan çok eskilere dayanan bir tarihe sahip. Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Müzesi'nde, Turfan'daki arkeolojik kazılarda çıkarılan bundan yaklaşık 2 bin yıl önceki Tang Hanedanı dönemine ait nan fosili sergilenmektedir. Çin tarihinde çok sayıda tanınmış şair, şiirlerinde nana yer vermişlerdi. Nanın tarifi de eski yemek kitaplarında sıkça görülüyor. Toplumun ilerlemesiyle birlikte, Uygurların nanının çeşitleri zenginleşti, kalitesi de yükseldi. Genellikle mayalı undan yapılan nana karbonat katılmaz, az miktarda tuz konulur. Genellikle yuvarlak biçimdeki nanların "Emek" denilen en büyük çeşidinin çapı santim arasında değişir. Bu türden bir nanı pişmek için 1-2 kilo un gerekir. En küçük nan ise, bardak ağzı kadardır ve "Tokaş" olarak adlandırılır. "Gecid" denilen yaklaşık 10 santim çapında ve 5-6 santim kalınlığındaki nan ise, en kalın nan olarak kabul edilir. Özellikle Kaşgar bölgesinde çok yaygın olan gecid nanının gövdesi pürüzsüz, rengi kahverengi ve ortası deliklidir. Nan, mayalı undan olduğu gibi mayasız undan da yapılır. "Kakçi" ve "Biter" nanları, bunların birer örneğidir. Bu nanlar, kuzu yağı veya bitki yağıyla karıştırılan undan yapılır. Kokusu güzel olan, gevrek ve uzun süre bozulmayan bu nanlara yağlı nan da denilir. Üzerine bazen kuru soğan veya susam da serpilir. Tuzlu nanların yanı sıra, tatlı nanlar da var. Ama en güzel nan, "Şıkman" adı verilen kıymalı nandır. İçine kuzu etinden kıyma karıştırılan veya konulan bu nanların lezzetine doyum olmaz. Nan, genellikle yer fırınlarında pişirilir. Fırınların şekil ve malzemeleri ise yöreden yöreye değişir. Çok sık görülen fırın yaklaşık bir metre yüksekliğindedir ve içinde koyun yünü karıştırılan balçık kullanılır, ağzında da topraktan kare biçiminde bir platform kurulur. Urumçi civarındaki fırınların bazıları tuğladan yapılmıştır. Fırınların büyüklükleri ise, ailedeki kişi sayısına göre değişir. Ancak bazı nanlar, fırında değil, tavalarda yağda kızartılır. Bazı nanlar ise, sıcak odun külü içinde pişirilir.

29 Uygur pilavı Pilav, Xinjiang'da yaşayan Uygurların en çok sevdikleri yemeklerden biridir. Genellikle pirinç, kuzu eti, havuç, soğan ve yağdan yapılan Uygur pilavının görünüşü, kokusu ve tadı güzel olduğu gibi, besin değeri de yüksektir. Pilav, Uygurların bayram sofralarının ve misafirlere verilen ikramların vazgeçilmez unsurudur. Uygur pilavının kökeni, 1000 yıl önce yaşamış ünlü bilgin İbn-i Sina'ya dayanır. Yaşlanınca hastalanan İbn-i Sina, birçok ilaç denemiş, ancak bir sonuç alamamış. Sonunda havuç, soğan, pilav ve kuzu etinden yapılan pilavla sağlığına yeniden kavuşmuş. Bu pilavın sağlığa yararlı olduğu, günümüzde modern bilimle kanıtlanmıştır. Japonlar tarafından "Yer gingseni", Çinliler tarafından da "Küçük gingsen" olarak adlandırılan havucun, insan vücuduna güç verdiği, susuzluğu giderdiği ve beyni beslediği tespit edilmiştir. Soğan da zengin vitamin ve mineral içeriyor. Pirinç ve kuzu eti de çok besleyicidir. Xinjiang'da yaşayan Uygurlar, İbn-i Sina'nın bulduğu pilavı yörede üretilen malzemelere dayanarak çeşitlendirdi. Örneğin Uygur pilavında ayçiçeği yağı gibi bitkisel yağların yanı sıra ilik yağı, kuzu ağı ve tereyağı, et olarak da kuzu etinin yanı sıra tavuk, ördek, kaz ve kuzu eti de kullanılır. Uygur pilavı, normalde tuzludur. Ancak tatlı pilav çeşitleri de vardır. Kuru üzüm, kayısı ve şeftali gibi kurumuş meyveler katılarak hazırlanan tatlı pilavlar, insan vücuduna daha fazla enerji verdiği için genellikle kışın yenir. Yazın ise, pilava papaya konur. Yumurta, marul, patates ve biber de pilava eklenebilen malzemeler arasındadır. Eğer eve çok değerli misafir gelirse, Uygurlar hazırlanmış etli pilavın üstüne beş altı büyük Uygur mantısı koyarak "Mantılı Pilav" hazırlarlar.

30 Uygur şiş kebabı Xinjiang'da yaşayan Uygurların geleneksel yemeklerinden biri olan şiş kebap, Çin genelinde son derece popüler bir yemektir. Ülkenin hangi köşesine giderseniz gidin, her yerde şiş kebaba rastlamak mümkündür. Uygur şiş kebabının kaynağı, ilkel toplumda ateşin ilk keşfedildiği döneme dayanıyor. Çin'in ilk tarih kitaplarında kebapla ilgili kayıtlar bulmak mümkün. Hunan eyaletinde bundan 2000 yıl önceki Batı Han Hanedanı dönemine ait Mawandui Mezarlığı'nda kebabın hazırlanışıyla ilgili yazılı belgeler bulunmuştu. Shangdong eyaletinde Doğu Han Hanedanı dönemine ait bir antik mezardan ise günümüzde Xinjiang'da yaygın olan şiş kebapa çok benzer kebap yemeklerinin pişirilmesiyle ilgili resimli tarifeler çıkarılmıştı. Uygurların şiş kebabının ünlü olması, her şeyden önce yörede yetiştirilen kuzuların etlerinin son derece lezzetli olmasından kaynaklanıyor. Xinjiang'ın bereketli bozkırlarında yetiştirilen kaliteli cins kuzuların etlerinin lezzetine doyum olmaz. Şiş kebap, genellikle dumansız kömür ateşinde pişirilir, ama fırında pişirilen şiş kebaplar da vardır. Şişlerin uzunlukları ise farklıdır. Xinjiang'ın Kuça bölgesinde bir metre uzunluğunda "Metrekebap" adı verilen bir şiş kebap türü ünlüdür. Bir zamanlar yalnızca bir sokak yemeği olan şiş kebap, artık özerk bölgenin en üst düzey ziyafet sofralarında da yer alıyor.

31 Karlık Oyunu Xinjianglı Uygur gençleri, yılın ilk karının gelişini kutlamak için Karlık oyunu oynar. Bu oyuna katılan gençler, önce bir arkadaşına bir mektup ya da bir not yazar, bu mektup ya da notu elden verebileceği gibi hemen görülebilecek yerlere de asabilir. Mektup veya notta ilk karı öven yazı, şiir veya atasözü, altta da kendisinin ve birkaç arkadaşının isimleri yazılır. Mektubu veya notu alan kişi, en kısa sürede yazanı tespit ederek yüzünü boyar. Eğer tespiti doğruysa, mektubu ya da notu yazan, aksi halde alan kişi yemek vermek zorundadır. Genellikle delikanlılar arasında oynanan bu oyuna günümüzde kızlar da katılmaya başladı. Bu oyun, karın bereketli bir yıl getirmesini dilemek için oynanır. Uygurların isim ve lakapları

32 Uygurların isimleri, kendi isimleri ve baba isimlerinden oluşur. Bu nedenle, Uygurlar arasında aynı isme sahip çok kişi vardır. Bu kişileri birbirlerinden ayırmak için genellikle şu yöntemlere başvurulur. İlk yöntem, lakaplarla aynı isimdeki insanları birbirlerinden ayırt etmektir. Uygur erkeklerinin tamamına yakınının lakabı vardır. Bazı yörelerde kadınların da lakabı olur. İkinci yöntem, mesleklerle ayırt etmektir. Yani kişi isimlerinin arkasına meslekleri de eklenir. Özellikle Xinjiang'ın güneyindeki kırsal bölgelerde bu uygulama oldukça yaygındır. Uygurlar, aynı isimdeki insanları doğum yerleriyle de ayırt eder, "Kaşgarlı Mehmet", "Bigullu Mehmet" gibi. Yaş, boy ve vücut yapısı da aynı isimdeki insanların ayırt edilmesinde kullanılır. "Con Mehmet (Büyük Mehmet)", "Küçük Mehmet" ve "İge Mehmet' (Kısa boylu Mehmet)" buna örnek olarak verebiliriz. "Kara Mehmet" ve "Ak Mehmet" gibi ten rengi de ölçütlerden biridir. Güney Xinjiang'ın bazı yörelerinde aynı isimdeki insanları ayırt etmek için eşlerinin isimleri de eklenir. Örneğin "Mehmet Zeynephan", "Aygül Mehmet" vb. Kişinin görevi ve fiziksel durumu da bazen aynı isimdeki insanları ayırt etmekte kullanılıyor. Uygurlar, sıcakkanlı ve misafirperver oldukları gibi, mizahı seven insanlardır ve günlük yaşamlarında yaşama renk katmak için birbirlerine lakap takmayı severler. Özellikle Uygur erkeklerin hemen hemen her birinin lakabı olduğu söylenir. Lakaplar, kişilerin görünüşü, kişiliği, özgün becerisi, mesleği, davranışı veya ahlaki düzeyine göre verilir. Bazen kişinin yaptığı komik bir iş de lakabı olur. Örneğin kasaplık yapan biri, gelir düşüklüğünden dolayı dışardan bir tür ayakkabı kılıfı olan "Kalaşi" getirip satmaya çalışmış ve para kazanmak yerine zarar etmişse, onun lakabı "Kalaşi" olur. Eğer biri, çok hızlı ve uzun konuşmayı severse, ona "tren" anlamına gelen "Boyuz" lakabı takılır; çok içki içerse, lakabı "içki atölyesi" anlamına gelen "Şoban" olur. Genellikle eğlenmek için kullanılan ve herhangi bir kötü niyet taşımayan lakaplar, bazen iyi niyetli eleştiri için de kullanılır. Örneğin biri, bedava yiyip içmeyi severse veya emek harcamadan kazanç elde etmeyi tercih ederse, ona "Pilav" gibi lakaplar takılarak uyarılır. Bitki, hayvan, günlük eşya ve her türlü tesis bile insanların lakabı olur. Lakaplar yaygın olmalarına rağmen, yalnızca belirli ortam ve kapsam içinde, birbirleriyle yakın olan ve genellikle aynı kuşaktan insanlar arasında kullanılır.

33 Uygurların uğurlu tek sayıları ve 7 sayısı Uygurlar, tek sayıların uğurlu olduğuna inanıyorlar. Bu nedenle önemli faaliyetler için genellikle tek sayılar tercih edilir. Örneğin günde beş vakit namaz, haftanın beşinci günü, yani Cuma gününde de Cuma namazı kılınır. Camilerdeki basamakların sayıları tektir. Uygur kızların saç örgülerinin sayıları tektir. Nikahlarda gelin ve damatlara üç kez "evlenmek ister misin?" diye sorulur. Boşanma davasında da erkek, üç kere "Talak" diyerek kararını vurgular... Aslında Uygurların tek sayıları tercih etmesi, İslamiyet'in etkisinden kaynaklanıyor. Çünkü bütün Müslümanlar için Allah birdir. Tek sayılara verilen önem, Allah'a yönelik bağlılığın ifadesi olarak algılanır. Ayrıca Uygurlar, diğer Müslümanlar gibi 7 sayısını severler. Örneğin her yedi günde bir, camilerde topluca namaz kılınır; Kurban ve Ramazan bayramlarında yeni kez bayram ayeti okunur; erkek çocukların büyük çoğunluğunun sünneti yedi yaşında yapılır; ölenler için ölümünün yedinci gününde anma töreni düzenlenir... 7 sayısına verilen öncelik, Kuran-ı Kerim'den kaynaklanmıştır. Kuran-ı Kerim'in ilk bölümü Fatiha, Müslümanların en çok okudukları bölümdür. Fatiha, yedi ayetten oluşuyor. Hz. Muhammed'in ölümünden sonra Kuran-ı Kerim'in yedi nüsha halinde Müslümanlara dağıtıldığı anlatılır. 7 sayısı Uygurların yalnızca yaşamlarında değil, diğer alanlarda da önemsenir. Örneğin bazı camilerin basamak sayısı yedidir, pencere sayısı yedidir... Özetle, Uygurlar için tek sayı ve özellikle "7" uğurludur.

34 Uygur düğünü Uygurların düğünleri, nikah töreniyle başlar. Nikah töreni, Xinjiang'ın farklı yörelerinde farklı zamanlarda ve farklı biçimlerde yapılır. Xinjiang'ın güneyindeki bazı bölgelerde nikah töreni düğünden bir gün önce, kuzeydeki bazı bölgelerde ise düğünün yapıldığı günün sabah saatlerinde yapılır. Nikah töreninin yeri, gelin evidir. Törene gelin, damat, anne babaları ve akrabaları dışında genellikle misafir davet edilmez. Törenden önce gelin ailesi, evini temizleyerek nan, meyve, reçel, şeker ve hamur işi yiyecekler hazırlar. Nikah törenine imam başkanlık eder. Törenin başında gelin, ağlayarak annesiyle vedalaşır, ailesine olan duygularını ifade eder. Sonra törene başkanlık eden imam, gelin ve damada birbirleriyle evlenmeyi isteyip istemediklerini, ömür boyu birbirlerini sevip sevmeyeceklerini sorar. Bu sorulara damat, yüksek sesle cevap vermek zorundadır. Gelin ise ancak soru üçüncü kez tekrarlandığında alçak sesle cevap verir. Soruların yanıtlanmasının ardından gelin ve damada bir küçük porselen kasede yeni yaşamın başlangıcının ve aşka sadakatin sembolü olan tuzlu su ve iki küçük nan parçası sunulur. Gelin ve damat, nanları ele geçirmek için çok hızlı davranmak zorundadırlar. Çünkü nanı önce kim alırsa, onun aşka daha sadık olduğu kabul edilir. Nikah töreninden sonra damat ve ailesi, evlerine dönerek düğün için son hazırlıkları yaparlar. Bunun ardından damat, tören kıyafeti giyerek yakınlarının eşliğinde kız almaya gider. Yol boyunca Uygurların her türlü müzik çalgısı çalınır. Kız ailesi ise, gelin almaya gelen kafileyi görünce evin kapısını kapatır, ancak kendilerine hediye verildiğinde kafilenin eve girmesine izin verirler. Gelin, başı örtülü şekilde odasında beklerken, kız arkadaşları, gelen misafirlere kumaş peçeteler gibi hediyeler verirler. Gelin evinden çıkarken ağlamak zorundadır. Gelin ailesinden biri ise, gelin ve damada mutluluk dileyen şarkı söyler. Gelin ve damat, süslenmiş arabaya binerek damat evine

35 giderken, kafiledeki delikanlılar, darbuka, dutar ve keman çalarak ve şarkı söyleyerek onlara eşlik ederler. Geleneklere göre kafilenin geçtiği yolda herkes, kafileyi durdurabilir. Damat da onlara selam vermek, çocuklara da şeker dağıtmak zorundadır. Kafile damat evine ulaştıktan sonra, damat ailesinin akrabaları ve arkadaşları, gelini görmeye gelirler. Gelinin baş örtüsü kaldırılırken, onun güzelliğini öven, genç çifte mutluluk dileyen şarkılar söylenir. Bunun ardından düğün ziyafeti başlar. Ziyafetin başında çay, şeker, kuru yemiş ve hamur işi yiyecekler ikram edilir. Nan, kuzu eti haşlaması ve etli pilav, düğün ziyafetinin vazgeçilmez yemekleridir. Ziyafetten sonra dans partisi düzenlenir. Parti gece geç saatlere kadar sürer. Xinjiang'ın bazı kırsal bölgelerinde gelinin damat evine girerken yanan mangal üzerinden geçmesi, gelinin dayısının kucağında düğün arabasına bindirilmesi gibi gelenekler de sürüyor Hanlar Hanlar, Uygurlar'dan sonra Xinjiang'ın nüfusu en kalabalık ikinci topluluğudur. Nüfusu 7 milyon 800 bin olan Hanlar Xinjiang nüfusunun yaklaşık yüzde 39'unu oluşturuyor. Xinjiang'ın yerlileri arasında yer alan Hanlar, M.Ö 1. yüzyıldaki Batı Han Hanedanı döneminde Xinjiang'da yaşamaya başladılar. Xinjiang'da yaklaşık 2 bin yıldır varlığını sürdüren Hanlar, Xinjiang'ın Moğollar, Kazaklar, Özbekler, Mançular, Huiler ve Xibolar'dan, hatta bazı Uygur kavimlerinden bile eski bir yerleşik topluluğudur. Tarih boyunca Hanlar, Xinjiang'ın refahına, gelişmesine ve istikrarına önemli katkılarda bulundu. Xinjiang'da yaşayan Hanlar, ülkenin farklı bölgelerinden gelmelerine rağmen, mensup oldukları etnik grubun ortak kültürünü ve geleneklerini sürdürüyor.

36 Hanlar, Xinjiang'da yaşayan başka etnik grupların örf ve adetlerine uyum sağlamanın yanı sıra onları da derinden etkiledi. Xinjiang'daki Hanlar arasında çok sayıda petrol, sivil havacılık, karayolu ulaşımı, inşaat, tıp, elektronik ve maliye sektörlerinde başarılı elemanın yanı sıra, ismini tüm ülkeye duyuran edebiyatçılar da yetişti. 2 bin yılı aşkın süredir Xinjiang'da yaşayan Hanlar, diğer etnik gruplardan kardeşleriyle birlikte alın terleriyle Xinjiang'ı adım adım kalkındırdılar. Kazaklar Xinjiang'da Uygur ve Hanlardan sonra en kalabalık nüfusa sahip üçüncü topluluk olan Kazaklar'ın büyük bir bölümü hayvancılıkla geçinir. Uzun bir dönem göçebe yaşam sürdüren Kazaklar, çadırlarda yaşamaya alışkındır. Et ve süt mamulleri, Kazakların başlıca yemekleridir. Konukseverlikleriyle bilinen Kazaklar'ın çadırlarına gelen her konuk, ev sahibi tarafından en güzel yemeklerle ağırlanır. Kendi dil ve yazısına sahip olan Kazaklar'ın renkli kültürü vardır. Akın türküleri, bütün bayramlarda ve düğün gibi önemli kutlamalarda vazgeçilmez halk sanatı gösterileridir. Kazakların başlıca çalgılarının başında Donbra ve Kubuz denilen saz çeşitleri bulunur. At yarışları ise Kazaklar'ın eğlence ve sporlarının başında gelir. İslamiyet'e inanan Kazakların en büyük bayramları, Ramazan, Kurban ve Nevruz bayramlarıdır. Kazak düğünleri, önce gelin evinde, sonra da damat evinde olmak üzere iki bölümden oluşur. Cenaze töreleri ise İslamiyet'in genel kurallarına uygun olduğu gibi, özgün özellikler de taşır. Örneğin yaşlı veya çok saygın birinin ölümünün birinci yıldönümünde, ölenin anısına

37 hayattayken bindiği at kesilir, ayrıca at ve güreş yarışları ile akın türküsü gösterileri yapılır Kazakların giyim ve süsleri Xinjiang'da yaşayan Kazakların tamamına yakını, hayvancılıkla geçiniyor. Bu nedenle Kazakların giyim tarzı, bozkır kültürünün tarihini ve özelliklerini sergiler. Kazak erkeklerin giyimleri, genellikle bol ve sağlamdır. Ağırlıklı olarak deri ve kürkten yapılan bu giysiler, ata binmeye çok uygundur. Kazak çobanları, kışın "toen" denilen kalın napa giyer. Bellerine kalın kemer takan Kazak çobanları, soğuk hava ve fırtınadan korunmak için başlarına "tumak" denilen deri şapka takarlar. Ancak Kazaklar, misafirliğe giderse kumaş veya kadife palto giyer. Astarı uzun tüylü kuzu napası olan bu paltolar, hem sıcak tutar, hem de hafiftir. Bu paltoların beline gümüş süslü deri kemer ve ince işçilikle yapılan küçük bıçak takılır. Kazakların baş süsleri oldukça zengindir. Erkeklerin şapkaları, yöreden yöreye farklılık gösterir. İli bölgesinde Kazay kabilesinden Kazaklar, yazın yuvarlak ve beyaz renkli yün şapka tercih eder. Alt kenarı siyah olan bu beyaz şapkalar, yemyeşil bozkırlarda özgün bir manzara oluşturur. Altaylar'da yaşayan Kazaklar ise yazın şapka yerine beyaz havlu veya üçgen beyaz örtü, kışın ise tilki derisinden yapılan şapka takar. Kazak kadınların giyim ve süsleri de rengarenktir. Giyim tarzı, medeni durumlarına göre değişir. Evlenmemiş Kazak kızları, başta mor olmak üzere parlak renkli giysiler giyer, elbiselerin önüne ve omuzlarına gümüş süsler de takarlar. İnci, baykuşu tüyü ve gümüş veya altın pullarla süslenen yuvarlak şapka, bekar genç kızlara özgüdür. Evlenen Kazak kadınların giyim tarzı ise çok daha sadedir, üzerlerinde pek fazla süs yoktur. Orta yaşlı Kazak kadınları,

38 ayrıca başörtüsü takarlar Kazakların battaniyeleri ve kırbaçları Battaniye, Xinjiang'da yaşayan çeşitli etnik grupların yaşamında hem vazgeçilmez bir günlük eşya, hem de süs eşyalarından biridir. Uygurlar genellikle nakışlı battaniye kullanırken, Kazaklar ve hayvancılıkla geçinen diğer bazı etnik gruplardan vatandaşlar, dikişli battaniye kullanırlar. Kazaklar desenli battaniyeye "Sermak" derler. İnce işçiliği ve özgün desenleriyle ün sala Kazak battaniyeleri kuzu yünü, yün iplik, desenli kumaş ve dikiş ipliğiyle yapılır. Kazakların üç yöntemle yapılan battaniyeleri vardır. Bunlardan birincisi, beyaz yün battaniye üzerine yün iplikle desenli kumaş parçaları dikilir; ikincisi, değişik renklere boyanan battaniyeler kesilip parçalara ayrıldıktan sonra, belirli desenler oluşturacak şekilde dikilir; üçüncüsü ise hem renkli battaniye, hem de kumaş parçaları belirli desenler oluşturulacak şekilde dikilir. Yöntemleri ne olursa olsun, Kazakların battaniyelerinin ortak özelliği, iki katlı ve kalın olması, ayrıca dikişlerin sıkı olmasıdır. Bir battaniye, genellikle iki kuşak tarafından kırk, elli yıl kullanılır. Genişliği 2-3 metrekareden metrekareye kadar değişen Kazak battaniyeleri, yataklara veya yerlere serilerek hem soğukluk ve rutubeti önler, hem de evlere renk katar. Kazak battaniyeleri tümüyle elle yapılır. Yaz, en çok battaniye yapılan mevsimdir. Bir evde battaniye yapılırsa, komşular da gelip yardım eder. Bu nedenle her battaniye, kolektif zekanın ürünü kabul edilir. At kırbacı, Kazak çobanların en iyi arkadaşıdır. Kazak çobanlar, nereye giderlerse gitsinler, yanlarında her zaman kırbaç bulundurur. Kırbaç, ata binmede olduğu gibi, keçi ve tavşan avlarında veya kurt ve ayılardan korunmada da kullanılır. At kırbaçlarının çeşit ve biçimleri, kabileden kabileye değişir. Kazakların hemen hemen her kabilesinde at kırbacı yapan vardır. At kırbaçlarında dayanıklılık ve kullanışlılıkla güzellik

39 aranır. At, sığır, deve ve kuzu derilerinden yapılan kırbaçlar, bakır, gümüş ve demir gibi metal parçalarıyla değişik desenler oluşturularak süslenir. Dolayısıyla iyi bir at kırbacı, hem kullanılışlı bir alet, hem de güzel bir el sanatı eseridir. Kazak erkekler için son derece önemli bir eşya olmasına rağmen, at kırbaçlarının başkalarının çadırlarının içine, hele yaşlıların çadırlarının içine sokulması, saygısızlık olarak kabul edilir. Bu nedenle, Kazaklar, başkalarını ziyarete gittiklerinde at kırbaçlarını çadırın dışında bırakmak zorundadır. Kazakların at sırtındaki eğlenceleri Kazaklar, atı seven insanlardır. Ömürlerinin önemli bir bölümünü at sırtında geçiren Kazaklar, at sırtında bir dizi eğlence icat etti. At sırtındaki güreş, Kazakların hem heyecan verici, hem de güldürücü eğlencelerinden biridir. Bayramlarda, tatillerde veya düğünlerde yakışıklı ve güçlü Kazak biniciler, bir araya gelerek güreş tutarlar. At sırtındaki güreşin çok katı kuralları yoktur. Rakibini at sırtından yere düşüren, yarışmanın galibi olur. Güçlü bir güreşçi, bir yarışmada onlarca rakibini yenebilir. At sırtındaki güreş için yalnızca güreşçinin üstün binicilik becerisi ile güçlü ve çevik olması yeterli değildir. Bindiği atın da çok güçlü olması şarttır. Çekişmeli bir yarışmadan sonra hem güreşçi, hem de atı, duş almış gibi ter içinde kalır. Kazak güreşçilerin güç ve becerileri, günlük yaşam ve üretim faaliyetlerinden kaynaklanır. Başarılı bir güreşçi, çok küçük yaşlarından itibaren kuzu ve sığır yavrularını kucağına alarak pratik yapar, büyüyünce kilo ağırlığındaki danaları rahatlıkla kaldırabilecek güce sahip olur. Kız Kovar, Kazakların at sırtındaki bir diğer eğlencesidir. Geniş ve düz bozkırda yapılan Kız Kovar, Kazak delikanlılar ve genç kızlar arasındaki önemli bir iletişim aracı da sayılır. Kız Kovar'a bir delikanlı ve bir kız katılır. Önce iki genç, ata binerek yan yana yaklaşık metre yürür. Bu sürede delikanlı, kızı güldüren sözlerin yanı sıra, ona olan sevgisini istediği sözlerle ifade edebilir. Kız ise, genellikle konuşmadan yalnızca dinlemekle yetinir.

40 Start çizgisine geldiklerinde durum derhal değişir. Delikanlı, atını koşturmaya, kız da onu kovalamaya başlar. İzleyicilerin bağırış çağırışları arasında kız, delikanlıya yetişir, onu kırbaçlamaya başlar. Eğer kız, delikanlıdan hoşlanırsa, kırbacını yalnızca delikanlının başının üstünde sallayarak ona yalnızca hafifçe vurur. Eğer delikanlıdan hoşlanmazsa kız, delikanlıyı var güçle kırbaçlayabilir, delikanlı ise hiç bir şekilde direnemez, yalnızca kaçmaya çalışabilir. Genellikle yaz mevsiminde düzenlenen Kız Kovar, bazen saatlerce sürer. Günümüzde bu eğlenceye yalnız bekar gençler değil, evli olanlar veya turistler de katılıyor Keçi kapma oyunu Keçi kapma, Kazakların geleneksel bir oyunudur. İlk önce Altay bölgesinde geliştirildiği söylenen bu gelenek, günümüzde Kazak çobanlar arasında halen sürmektedir. Keçi kapma, yalnızca at üzerinde oynanan bir oyun değil, güç ve cesaretin de boy ölçüştüğü bir binicilik yarışıdır. Keçi kapma oyunu, genellikle bayramlar sırasında düzenlenir. Bu nedenle her bayram öncesinde, çobanlar arasından seçilen temsilciler yer ve tarih belirler. Keçi kapma oyununun yapılacağı gün, erkek-kadın, genç-yaşlı herkes bayram kıyafetlerini giyip belirlenen yere giderek kocaman bir daire oluşturur ve oyunu seyreder. Oyunda genellikle iki yaşındaki keçiler tercih edilir. Keçinin başı ve ayakları kesilir ve yemek borusu sıkı şekilde bağlanır. Bazen keçi suda belli bir süre bekletilir ya da karnına su doldurulur; böylece daha sağlam olması ve kolay parçalanmaması sağlanır. Keçi kapma oyunu çeşitli biçimlerde oynanır. Bunlardan üç tanesi en çok tercih edilen biçimlerdir. Birincisi, iki kişi arasında oynanır. İki kişiden biri keçiyi bir ucundan, diğeri de diğer ucundan tutar ve çekmeye başlar. Keçi kimin elinde kalırsa, o kazanır. İkincisi ise, gruplar arasında oynanır. Eskiden bu oyun iki aşiret arasında oynanıyor ve kazanmak aşiretin onuru sayılıyordu. Üçüncüsü ise, toplu halde oynanır. Oyunun hakemi keçiyi yere atar atmaz, oyuncular keçiyi kapmaya çalışır. Kim keçiyi eline alıp kimseye kaptırmadan daha önceden belirlenen çadırın üzerine atmayı başarırsa, oyunun galibi o olur. Oyunun galibi, keçiyi hangi ailenin çadırına atarsa, o çadırın sahibi çok mutlu olur; bu, o aile için bir uğur sayılır. Çadırın sahibi koyun kesip yemek hazırlar ve kutlamaya gelen konukları

41 ağırlar. Karınlarını doyuran konuklar da şarkı söyleyip dans etmeye başlar; bu eğlence ertesi günün sabahına kadar sürer. Oyunu kazanan kişi için ise bu galibiyet büyük bir gurur ve onur kaynağıdır. Herkes onu kutlar. Oyunda kullanılan keçinin etini yiyenler de gurur ve mutluluk duyar. Çünkü, Kazak geleneklerine göre bu keçinin etinden yiyenler, felaketlerden korunur ve şansları açık olur. Kazakların evlilik töreleri Aynı sülaleden gençlerin evlenememesi, evlenmek isteyen gençler arasındaki akrabalık ilişkisinin en az yedi nesli aşmış olması, ailelerin arasında en az yedi nehir kadar mesafe olması bu kısıtlamalardan bazılarıdır. Bu kısıtlamalar esas olarak, yakın akrabalar arasındaki evliliği önlemeyi amaçlıyor. Düğünler, Kazakların geleneksel çadırlarında yapılır. Gelin ve damat, çadırın ortasında yakılan mangal önünde durup büyüklerine ve konuklara üç kez boyun eğerler. Bunun ardından düğüne başkanlık eden kişi, eline kırmızı ipek kumaş bağlanan at kırbacını alarak yeni çifte mutluluk dileyen şarkı söyler. Şarkıdan sonra konuklar, yer sofrasının etrafında oturur. Bu sırada damadın annesi, "Çeşvu" olarak adlandırılan kuru peynir, şeker ve diğer yiyeceklerin karışımını avucuna alıp gelinin ve konukların başlarına serper. Çocuklar yerden "çeşvu"ları toplarken, erkek konuklar "Baş örtüsünü kaldırma" şarkısını söylerler, gelin de kayınpederine, kaynanasına ve diğer aile büyüklerini selamlar. Düğünler, genellikle Akıncıların türkü yarışmaları arasında gün doğumuna kadar sürer. Kazakların düğünlerini İslamiyet'e inanan diğer etnik gruplarınkinden farklı kılan, düğünlere imamın başkanlık etmemesidir. Kazak düğünlerinde herkes, düğün şarkıları söyler. Kazakça'da "Avugar" olarak adlandırılan düğün şarkılarının sabit sözleri yoktur, ancak ezgileri bellidir. Avugarlar, genel olarak Ön perde, Ovutmalar, Ağlayışlar, Ayrılış ve Baş örtüsünü kaldırma olmak üzere beş kategoride toplanır. Bu şarkıların bazıları, gelinin anne babasıyla vedalaşırken, bazıları damat evine ulaştığında söylenir.

42 Her kategoriden şarkılar, farklı konuları ve farklı duyguları anlatır. Mesela ayrılış bölümünde gelin, annesi, babası ve kardeşlerinden ayrılmanın üzüntüsünü, yeni yaşama olan endişelerini dile getirir. Gelinin damat evine ulaştığında damat tarafından erkeklerin söyledikleri Baş örtüsünü kaldırma şarkılarında da geline olan övgüler, gelinin evlilikte uyması gereken kurallar işlenir. Özetlemek gerekirse Kazakların düğünleri, şarkılarla başlar, şarkılarla sona erer. Huiler Müslüman Çinliler olan Huiler'in Xinjiang'daki yerleşimi, bundan yaklaşık 700 yıl öncesine dayanır. Cengiz Han, 13. yüzyılda Orta Asya seferinden sonra ülkenin batı sınırında yer alan Xinjiang'da sınır savunmadan sorumlu büyük bir askeri güç konuşlandırdı. Bu kapsamda yaklaşık 15 bin Hui askeri, 1290 yılında Tencir'de, bugünkü adıyla Fukang'da konuşlandırıldı. Bu askerler, Xinjiang'a yerleşen ilk Huiler oldu. 18. yüzyıla gelindiğinde dönemin Qing Hanedanı, sınır güvenliğini pekiştirmek amacıyla Xinjiang'a göç politikası uyguladı. Bu kapsamda Sha'anxi, Gansu, Ningxia ve Qinghai eyaletlerinden çok sayıda Hui'nin Xinjiang'a göç etmesiyle bölgedeki Hui nüfusunda artış görüldü. Hui göçmenler, Xinjiang'daki sınır savunma çalışmalarına katılırken, tarımla geçinirdi. Xinjiang'da yaşayan Huiler, Çince yazısını kullanır, memleketlerinin şiveleriyle konuşur. Uzun bir tarih içerisinde farklı etnik gruplar arasındaki kaynaşmanın sonucunda Xinjianglı Huilerin diline Uygurca ve Kazakça kelimeler de girdi, Huilerin önemli bölümü Uygurca ve Kazakça da bilir. Müslüman olan Huilerin yaşam biçimi ise, İslamiyet'in kurallarına sımsıkı bağlıdır. Küçük beyaz şapka, beyaz gömlek ve siyah yelek, Xinjianglı Hui erkeklerin; beyaz veya mavi kumaş şapka ise Hui kadınların giyim kuşamının vazgeçilmez unsurlarıdır. Eskiden genellikle ticaret ve tarımla uğraşan Xinjianglı Huiler, Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra eğitime verilen önem sayesinde çok sayıda bilim ve kültür adamı ile öğretmen yetiştirdi.

43 Bütün Müslümanlar'ın olduğu gibi, Xinjianglı Huilerin de en önemli bayramları Ramazan ve Kurban Bayramları'dır. Huiler, bayrama "Erdi", Ramazan Bayramı'na "Büyük Erdi", Kurban Bayramı'na ise "Küçük Erdi" derler. Bayram öncesinde bütün Hui aileleri, evlerinde temizlik yapar ve bayram sofraları hazırlar. Bayram gününde Hui erkekleri, sabah erken saatlerde camilerde bayram namazı kıldıktan sonra aile mezarlığını ziyaret eder. Hui kadınları ise evde bayram yemeği hazırlar. Birbirlerine ziyaret ederek bayramlaşma, Huiler'in bayramlarının en önemli faaliyetidir. Huiler'in bayram ve düğün gibi önemli günlerdeki sofra düzenlemesinin en büyük özelliği, üç sıra şeklinde dizilen dokuz büyük kase bulundurulmasıdır. Kaselere konulan yemekler ise, tümüyle buharda pişirilir. Huilerin soyadı ve adları ve İslami adlardan oluşur. Kırgızlar Kökü çok eskilere dayanan Kırgızlar, Pamir Yaylası'nda yer alan Kızılsu Kırgız Özerk İli'nde toplu halde yaşıyor. İslamiyet'e inanan Kırgızlar'ın kendi dili vardır. Bununla birlikte etnik gruplar arasındaki iletişim ve etkileşimin giderek yoğunlaştığı günümüzde Xinjiang'da yaşayan Kırgızlar'ın önemli bir bölümü, başta Uygurca ve standart Çince olmak üzere başka etnik grupların dillerini de bilir. Beyaz yün şapka, Kırgız erkeklerin en önemli simgelerinden biridir. Kuzu yününden yapılan bu şapkaların alt kenarında siyah çizgi vardır. Yaz kış demeden yıl boyu uzun çizme giyen Kırgız erkeklerin üstünde, yazın kısa gömlek ve bol pantolon, kışın ise yakasız palto bulunur. Kırgız kadınlara gelince, kadife şapka, onların giyim kuşamının vazgeçilmez unsurudur. Ayrıca kadın veya erkek, yaşlı veya genç bütün Kırgızlar, yelek giymeyi sever. Kırgız çobanlar çadırlarda, köylüler ise toprak ve ahşap evlerde yaşar. Duvarda kilim, yatakta yün halı ve üzerinde oturma minderi, bütün Kırgız ailelerinin olmazsa olmaz eşyalarıdır. Kırgız kadınların göz nuruyla yaptıkları nakışlar, bu eşyaları birer sanat eserine dönüştürür. Kırgızların et ve süt mamullerine dayalı yemek alışkanlığı vardır. Kırgızlar, sütlü çaydan ayrı yaşayamazlar. Buğday, arpa ve sebzeler ise, Kırgızlar için olmazsa da olur yiyeceklerdir.

44 Kırgızlar'ın çok gelişmiş müzik kültürü vardır. Kumuz denilen üç yaylı çalgı, Kırgızlar'ın milli çalgısıdır. "Doğumuna ve ölümüne eşlik eden kumuzdur" şeklindeki atasözü, kumuzun Kırgızlar'ın yaşamındaki önemli konumunu anlatır. Aynı şekilde Kırgızlar'ın çok zengin ve değerli halk edebiyatı vardır. Destan, türkü, rivayet, masal, atasözü hikaye, Kırgız halk edebiyatının başlıca unsurlarıdır. Kırgızlar'ın ünlü Manas Destanı, dünya medeniyetinde önemli bir konuma sahiptir. Kırgızlar'ın özgün eğlenceleri de vardır. Bunların en ilginç olanı, Kazaklar'ın "Kız kovalama"sının tam tersi olan "Kızı kovalama"dır. Bu eğlencede bir kız ve bir delikanlı, önce birer ata binerek yan yana belirlenen noktaya kadar ilerler, yol boyunca delikanlı kızla istediği biçimde şakalaşabilir, evlilik bile teklif edebilir. Ancak belirlenen noktaya gelince kız, atını geri çevirerek hızla geri döner, delikanlı ise onu kovalamaya çalışır. Eğer bitiş noktasına kadar delikanlı, kıza yetişebilirse, kalabalık önünde kızı kucaklar veya okşar. Aksi takdirde delikanlı, gülünç duruma düşer. Kırgızların giyim geleneği "Kırgız" kelimesi, "Kırk Kız" anlamına geliyor. Kırgızların giyimleri de "kırk kız" kadar güzel ve rengarenktir. Pamir Yaylası'nda yaşayan Kırgızların giyim ve süsleri, yaylanın özelliklerini taşır. Kırgızlar, şapka takmayı sever. Aynı zamanda şapka takmak, başkalarına olan saygının da bir ifadesi olarak kabul edilir. Bu nedenle, Kırgız şapkalarının çeşidi oldukça zengindir. "Tof", yılın dört mevsiminde Kırgız kadın ve erkeklerin sıkça taktıkları bir küçük ve yuvarlak şapka türüdür. "Tof", genellikle kırmızı, yeşil, mor ve mavi renkli kadifeden yapılır. Yaşlılar ise genellikle siyah tof takar. Kışın en çok takılan, siyah kuzu veya tilki derisinden yapılan uzun kulaklı ve yüksek şapkalardır. Bu şapkayla eksi 30 derecelik soğuk havada dolaşsanız bile, kulaklarınız üşümez. Kışın sıkça kullanılan şapkalardan biri de tepesi ipek, diğer bölümleri kadifeden yapılan, etrafı ise kuzu veya tilki derisiyle çevrili şapka türüdür. Yazın Kırgız erkeklerinin taktıkları beyaz yün şapka, Kırgızların milli sembollerinden biri kabul ediliyor. Tepesi kare biçiminde, boncuk ve iplik örgüsüyle süslü bu şapkanın kenar,

45 çıkıktır ve üzerinde siyah bir çizgi vardır. Şapkanın iki yanında birer yırtmaç bulunur. Bu şapka, beyaz gömlek ve siyah yelekle birlikte, Kırgız erkeklerinin tipik giyim tarzını oluşturur. Ayrıca Kırgız erkekleri, bellerine deri kemer, üzerine de küçük bıçak takar, kadife veya deri pantolon ile yüksek çizme giyer. Kırgız kadınları, genellikle kırmızı renkli kısa bluz ve etek giyer. Kırgız bluzların yakası dik ve geniştir, etekleri ise çok plili ve alt kenarı kürklüdür. Siyah veya mor yelekler de Kırgız kadınlarının giyiminin önemli bir parçasıdır. Yeleğin ön kısmına renkli plastik düğme, bakır veya gümüş para takılması, bekar kızların evli kadınlardan farklı olan bir özelliğidir. Başörtüsü, Kırgız kadınların geleneksel giyimlerinin bir parçasıdır. Orta yaşlı ve yaşlı kadınlar daha sade renkli başörtü takarken, genç kızlar, kırmızı, sarı ve mavi başörtüleri tercih eder. "Takşi" denilen kırmızı kadife şapkaları ve üzerine örtülen parlak renkli başörtü, Kırgız kızlarını peri gibi güzel yapar. Yaylamım dondurucu kış soğuğunda Kırgız kadınları, boyunlarına atkı, başlarına da deri şapka takarlar. Kırgızların duvar kilimleri ve "Kumuz" çalgısı İnce işçilikle işlenen duvar kilimleri, Xinjiang'da yaşayan Kırgızların başlıca süs eşyalarından biridir. Genellikle evin göze en çok çarpan bölümüne asılan duvar kilimlerinin boyutları çok farklı olmasına karşın genellikle metre genişliğinde ve yaklaşık üç metre uzunluğundadır. Kırgız duvar kilimlerinde birbirleriyle zıt tonlarda renk kullanılır. Kırgızlar uzun yıllar bozkırlarda ve yaylalarda hayvancılığa dayalı bir yaşam sürdürdükleri için, duvar kilimlerindeki başlıca motifleri dağlar, göldeki dalgalar, bulutlar, çiçekler, otlar ve ağaç dalları oluşturur. Tamamen elle yapılan duvar kilimlerinde çok değişik nakış teknikleri kullanılır. Kırgız kadınların hepsi, birer nakış uzmanı olduğu gibi birer kilim ustasıdır. Bir kilimin nakışlanması, birkaç aydan altı aya kadar sürer. Duvar kilimleri nakışlamak, evlenme yaşına gelen kızların en önemli işlerinin başında gelir. Çünkü nakış becerisi, delikanlıların gelin seçerken dikkat ettiği önemli bir kıstastır.

46 Kumuz, Kırgızların duygularını en iyi ifade eden bir müzik çalgısı olarak kabul edilir. Kırgızların "Sana doğumunda ve ölümünde kumuz eşlik etsin" şeklindeki atasözü, kumuzların Kırgızların yaşamındaki yerini ortaya koyuyor. Kırgızların zengin duygularını ifade etmek için en sık kullandıkları alet olan kumuz, Kırgız dilinde "Gizemli ağız" anlamına geliyor. Kumuzun değişik çeşitleri vardır. Bunlardan "Yakçi Kumuz", tamamen tahtadan yapılan üç yaylı bir çalgı çeşididir. "Tumir Kumuz" ise demirden yapılır. Son derece güzel sesler çıkaran kumuzun çok uzun geçmişi vardır. Tarih kayıtlarına göre Kırgızlar, M.S 7. yüzyıl dolayında kumuz çalgısını dönemin merkezi yönetimi olan Tang Hanedanı İmparatoru'na sunmuştu. Daha sonra kumuz, Tang Hanedanı'nın Japonya'ya hediye ettiği müzik aletleri arasında yer aldı. Kumuz, Kırgızların yaşamının bir parçası ve vazgeçilmez bir "dostu"dur. Bayramlarda, düğünlerde, boş zamanlarda Kırgızlar, hep kumuz çalarak eğlenir, üzgün olduklarında da kumuz çalarak üzüntülerini müzikle dile getirirler Kırgızların "Sarkol"u ve "Boza"sı Bozkırlarda yaşayan Kırgızlar'ın mutfağında kuzu ve dana etli yemekler ağırlıktadır. Ancak "Sarkol" denilen yemek, etsizdir. "Sarıgöl" anlamına gelen "Sarkol" adı, bu yemeğin görünüşünden kaynaklanır. Çünkü "Sarkol", görünüş itibariyle dağların arasındaki bir altın gölü andırır. Sarkol, pirinç, süt ve tereyağından yapılır. Önce sütle pirinç pilavı pişirilir, oldukça yapışkan olan pilav, oval bir tabağa konulur. Bu pilav yığınına dağ tepeleri şekli verildikten sonra tabağın ortasında bir çukurluk oluşur. Oraya erimiş tereyağı dökülerek sarı bir "mini göl" oluşturulur. Sütlü pilav bembeyaz karlı dağları, pilavın sıcaklığından kaynaklanan buharlar da karlı tepeleri saran bulutları andırır. Böylece doğanın güzel manzarası, sofraya taşınmış olur. Sarkol, genellikle elle tabaktaki "göl suyu" olan tereyağına batırılarak yenilir. Kırgızların misafirperverliğinin bir göstergesi olan Sarkol, aynı zamanda estetik bir haz da verir.

47 "Boza", Kırgızlar arasında çok yaygın ve besin değeri yüksek bir kış ikramıdır. Yapışkan akdarı unundan yapılan bir lapa olan bozanın tadı, hem biraz tatlı, hem de biraz ekşidir. Küçük bir oranda alkol içeren boza, insan vücuduna enerji verdiği için hemen hemen bütün Kırgız ailelerinin vazgeçilmez kış içeceğidir. Boza hazırlamak için önce yapışkan akdarı unuyla lapa pişirilir. Pişmiş lapa, tahta kovaya konulur, soğuyunca içine malta unundan hazırlanan maya ilave edilir. Bir gün bekletilip mayalanan lapaya soğuk su ilave edildikten sonra boza hazırlanmış olur. Birçok besleyici madde içeren Boza, Kırgız çobanlar tarafından kansızlığı gidermek için ilaç olarak da kullanılır. Aynı zamanda bozanın sindirimi kolaylaştırma işlevi bulunur. Bu nedenle Kırgızların zengin sofrasında bozanın her zaman yeri vardır. Kırgızların Evlilik Töreleri Kırgızların evlilik töreleri nişan ve düğün olmak üzere iki aşamadan oluşur. Nişan için erkek tarafı, hediyelerini at sırtına yükler, atın başına da bir parça pamuk asar. Kızın ailesi ise, eğer evlilik teklifini kabul ederse, damat adayının üzerine un serperek mutluluk diler, ardından düğün tarihi kararlaştırılır. Genellikle kız evinde yapılan düğün, üç gün sürer. Düğünün ilk günü damat, anne babası ve yakınlarının eşliğinde gelinin evine gelir. Beraberinde getirdiği hediyelerin vazgeçilmez parçası, canlı bir koyundur. Koyun, kesildikten sonra derisi çıkarılmaz, yalnızca tüyleri ateşle alınır. Bu koyuna "Kuykakoy" denir. Damat ve yakınları, gelin evinin yakınlarına geldiklerinde ikiye ayrılırlar. Damadın annesi ve babası ile bazı yakınları gelinin evine, damat ve bazı arkadaşları ise gelinin yengesinin evine yerleşirler ve koyun kesilerek ağırlanırlar. Düğün, İslami kurallara göre imam başkanlığında yapılır. Gelin ve damat, aşklarının sonsuza kadar sürmesini simgeleyen tuzlu suya batırılan nanı paylaşarak yerler.

48 Düğün, ikinci günde doruğa ulaşır. O gün kalabalık misafirler gelir, at yarışı ve güreş gibi geleneksel eğlenceler düzenlenir, gelin ve damadın anne babaları arasında hediye değiş tokuşu yapılır. Akşam olduğunda gelin, yengesinin evinde damatla bir araya gelir. Misafirler ise, geleneksel müzik aletleri kumuz ve ozkumuz çalarak dans eder, şarkı söyler, şiir yarışı düzenler ve çeşitli oyunlar oynayarak gece geç vakitlere kadar eğlenirler. Kutlamaların ardından damat, üçüncü gün gelini ailesine götürür. Gelin ise, ağlayarak aile yakınlarıyla vedalaşır. Gelinin annesi, kızına eşlik ederek, damat evinden en az 2-3 gün, en fazla da bir ay kalır. Düğün sırasında kayınpeder ve gelin karşılaşmazlar. Düğünden sonra en az 2-3 gün, en fazla da bir ay sonra gelin başı örtülü biçimde kayınpederinin önüne gelip boyun eğerek selam verir. Kayınpeder "Yüz koreşi", yani görüşelim dediğinde, gelinin başörtüsü yenge tarafından kaldırılır. Düğünden sonra gelin ve damat, arkadaşlarına sırayla misafir olur, çeşitli eğlencelere katılırlar. Moğollar Xinjiang'daki Moğollar, Bayıngol ve Böltala Moğol özerk illeri ile Bukser Moğol Özerk İlçesi'nde toplu halde yaşıyor. Burada yaşayan Moğollar, Ming ve Qing hanedanları döneminden bu yana bölgede yaşayan Çungar kabilesi ve Qing Hanedanı döneminde İç Moğolistan'dan göç eden Çahar kabilesinin yanı sıra 1770'li yıllarda Rusya'nın Volga Nehri havzasından Çin'e dönen Turhut kabilesinden oluşur. Cengiz Han'ın 13. yüzyılda Orta Asya ve Avrupa'ya yaptığı batı seferlerinden sonra Moğollar, Volga Nehri havzasında Turhut Hanlığı'nı kurmuştu yılına gelindiğinde Turhut Hanı Obası, Çarlık Rusyası'nın baskılarına karşı ayaklanarak kabilesiyle birlikte vatana dönüş yolculuğuna başladı. Yaklaşık sekiz ay süren ve 10 bin kilometreyi aşan zorlu yolculuk boyunca Obasi Han ve halkı, Çarlık Rusyası ordusuyla kanlı savaşlara girdi, hastalık ve açlığa

49 karşı da zorlu mücadeleler verdi. Bu zorlu yolculuktan sonra Volga Nehri'nden yola çıkan 170 bin kişinin yalnızca 70 bini, vatana kavuşmayı başardı. Xinjiang'daki Moğollar, İç Moğolistan'daki soydaşlarıyla aynı örf ve adetleri sürdürür, ancak farklı bir şive kullanır. Ağırlıklı olarak hayvancılıkla geçinen Xinjianglı Moğollar, Moğol çadırlarında yaşar ve Moğol paltosu giyer. Tamamına yakını Budizm'in Tibet mezhebine inanan Xinjianglı Moğolların et ve süt mamullerine dayalı yemek geleneği vardır. İçki ise, Moğolların değerli misafirlere sundukları ikramların vazgeçilmez unsurudur. Güreşi, ata binmeyi ve ok atmayı seven Moğolların en büyük şenliği, her yılın Ağustos ayında bozkırlarda düzenlenen Nadam Şenliği'dir. Moğolca'da "eğlence" ve "oyun" anlamına gelen Nadam Şenliği, genellikle 5-7 gün sürer. Yeni giysiler içinde at ve arabalarla şenlik yerine gelen Moğol çobanları, yemyeşil bozkırlarda çadır kurarak gönüllerince kadar eğlenir. Okçuluk, güreş ve at yarışlarının yapıldığı Nadam Şenliği'nde günümüzde mal ticareti ve sanat gösterileri de yapılıyor. Moğolların süt içkisi Xinjiang'a gelenler, Moğolların süt içkisine hayran kalır. Süt içkisi, İli, Böltala, Bayıngol ve Hopkoser'de yaşayan Moğolların geleneksel içkisidir. Düğünlerde, yeni eve taşınıldığında yapılan kutlamalarda, misafirliğe gidildiğinde, süt içkisi, vazgeçilmez ikram ve hediyedir. Ölenler bile beraberinde süt içkisiyle gömülür. Xinjiang'da yaşayan Moğollar, misafirperverlikleriyle bilinir. Misafirperverliklerinin bir göstergesi de süt içkisinin ikram edilmesidir. İkram, misafir karşılamaya özgü şarkılarla başlar. Şarkı sözleri, misafirlerin kimliğine göre değişir. Ev sahibi, önce içkiden bir yudum içerek içkinin temiz olduğunu ve misafirle olan duygu bağını ifade eder. Misafir de ev sahibinin misafirperverliğine yine süt içkisiyle teşekkür eder. Ancak misafirin sunduğu içki kasesinden yalnızca ev sahibi değil, sofrada bulunan herkes birer yudum içer.

50 Moğolların süt içkisinin alkol oranı genellikle 30 dereceyi geçmez. İçki, taze sütten değil, yağı alınmış yoğurt veya beyaz peynir gibi diğer süt ürünlerinin yapımından kalan sütlü suyla yapılır. Sütlü su, tahta fıçı veya deri torbada uygun sıcaklıktaki bir ortamda bekletilir ve zaman zaman karıştırılır, böylece yeterince mayalanır, ardından büyük kazanda kaynatıldıktan sonra süt içkisi elde edilir. Süt içkisi, deve veya sığır derisinden yapılan torbalarda saklanır. Torbaların hacimleri, 1 kilodan 56 kiloya kadar değişir. İnce işçilikle yapılan bu içki torbaları, başlı başına birer el sanatı eseridir. Bu torbalara konulan içki, uzun süre bozulmaz, tadı da kaçmaz. Ayrıca bu torbalar, kırılmadığı için içkilerin at sırtında taşınması için de çok uygundur. Üstelik süt torbalarının kullanım ömürleri yılı bulur. Bu da iki üç kuşak demektir. Moğolların içki sunumu ve çocuklarına isim verme adetleri İçki, Moğolların gözünde saydıkları insanlara ve misafirlere verilen en iyi ikramdır. Bu nedenle Xinjiang'da yaşayan Moğolların içki sunumuyla ilgili özgün adetleri vardır. Moğolların içkileri "Selinerk" denilen sütten yapılmış içkiler ve "Hark" denilen tahıldan yapılmış içkiler olmak üzere ikiye ayrılır. İçki sunumlarında yaşlılara ve misafirlere olan saygıyı göstermek için şarkı söylenir. Bu şarkılarda yaşlılar ve misafirlerle birlikte olmanın mutluluğu dile getirilir. Bazı şarkılarda dağ, nehir, çiçek, göl ve hayvanlar, duyguların ifade aracı olarak kullanılır. Son derece misafirperver olan Moğollar, yaşlıların ve misafirlerin ata binmesinde, attan inmesinde, kapıdan içeriye girmesinde, karşılanmasında ve uğurlanmasında hep şarkı eşliğinde içki sunarlar. Misafirler, ikram edilen içkileri başkalarına sunarak saygı ve dostluğu ifade edebilirler. Ayrıca Moğollar, misafirliğe asla eli boş gitmez, yanlarında muhakkak içki veya yiyecek götürürler. İçki sunan bir Moğol, önce içki kasesinden bir yudum içer, sonra kaseyi misafire verir. Bu, içkinin temizliğinin ve aynı kaseden içki içme mutluluğunun ifadesi olarak kabul edilir. Bazen

51 aynı kasedeki içkiden, sofra etrafında oturan herkes birer yudum içerek, aralarındaki yakınlığı gösterir. Xinjiang'da yaşayan Moğollar, yeni doğan bebeğe doğumunun yedinci gününde isim koyar. Bebeğe verilen isim, sayılan bir yaşlı veya Lama (Budist Rahip) tarafından belirlenir. Moğol bebeklere, tarihteki milli kahramanların isimlerinin yanı sıra, yaşlıların arzu ve dileklerine göre isim verilir. Örneğin, "mutluluk" anlamına gelen "Cirgerin", "bayram" anlamına gelen "Bayar", "yapılı" anlamına gelen "Batu" ve "zenginlik" anlamına gelen "Bayin", erkek çocuklara sıkça verilen isimlerin başında geliyor. Aile büyüklerinin yaşları da çocuklara isim olarak verilir. Örneğin "50" anlamına gelen "Teventay", "60" anlamına gelen "Cirentay", "80" anlamına gelen "Bayta" vs. "Kahraman savaşçı" anlamına gelen "Batır", "zeki insan" anlamına gelen "Bilktayt", "altın" anlamına gelen "Alıboten" ve "gümüş" anlamına gelen "Mengen", erkek çocuklara verilen isimler arasında yer alıyor. Kız çocuklarına ise "güneş" anlamına gelen "Naren", "ay" anlamına gelen "Saren", "yıldız" anlamına gelen "Oden", "çiçek" anlamına gelen "Çiçige", "inci" anlamına gelen "Tana" ve "yeşim taşı" anlamına gelen "Haşi" gibi isimler verilir. Moğolların bazılarının isimleri ise Tibetli'lerden gelmiştir Tacikler Pamir Yaylası'nda yer alan Taşkurgan Tacik Özerk İlçesi'nde toplu halde yaşayan Tacikler, "Bulutların üzerinde yaşayan insanlar" diye adlandırılıyor. Geçimlerini esas olarak hayvancılıktan sağlayan Tacikler, aynı zamanda tarımla da uğraşırlar. Genellikle deniz seviyesinden 3 bin metre yükseklikteki vadilerde yerleşen Tacikler, ilkbaharda soğuğa dayanıklı ekinler yetiştirir, yazın hayvanlarını yayla bozkırlarında otlatır, sonbaharı ve kışı ise köyde geçirir. Taciklerin kış evleri, kare biçiminde ve düz tavanlı ahşap evlerdir. Oldukça alçak olan bu evler, kışın sıcaktır. Yaza girildikten sonra ise Tacikler, çadırlarda yaşar. Kendi dili olan Taciklerin büyük bir çoğunluğu, Uygurca ve Kırgızca da bilir. Yakasız uzun gömlek, deri kemer ve kuzu derisinden şapka, Tacik erkeklerin giyiminin başlıca unsurlarını oluştururken, Tacik kadınlar uzun elbise giyer, nakışlı ve pamuklu şapka takar. Kadın veya

52 erkek bütün Tacikler, tabanı yak derisinden uzun çizme giyerler. Son derece yumuşak ve dayanıklı olan bu çizmeler, özellikle dağlarda yürümek için çok uygundur. Taciklerin süt mamulleri ile ete dayalı yemek alışkanlığı vardır. Tereyağı, yoğurt, peynir, etli pilav, sütlaç Tacik sofralarının başlıca unsurlarıdır. İslamiyet'e inanan Tacikler, Kurban ve Ramazan bayramlarının yanı sıra Mart ayında "Bahar bayramı" anlamına gelen "Çitoçidir Bayramı" ile Ramazan ayı öncesinde "Barot Bayramı"nı da kutlarlar. Kartal, Tacikler için kahramanların sembolüdür. Dolayısıyla şarkı söylemeye ve dans etmeye yatkın olan Tacikler'in danslarında sık sık kartal taklidi yapılır Taciklerin giyim adetleri Bembeyaz karla kaplı dağlara ve yemyeşil bozkırlara ev sahipliği yapan Pamir Yaylası'nda yaşayan Tacikler, "Bulutlar arasında yaşayan insanlar" olarak adlandırılıyor. Taciklerin giysileri de yaşadıkları ortam gibi güzeldir. Güçlü ve cesur Tacik erkekleri en çok yakasız uzun ceket giyer. Genellikle koyu yeşil ve lacivert gibi koyu renkli olan bu elbisenin beline bağlanan kumaş kuşağa genellikle küçük bıçak asılır. Böyle bir elbise ile uzun deri çizme ve yüksek napa şapka, Tacik erkeklerin şövalye ruhunu sergiler. Tacik kadınlarının giysileri ise rengarenktir, ancak en sevilen renk kırmızıdır. Kenarları çiçek desenleriyle süslenen uzun etek giyen Tacik kadınları, küpe, kolye ve bilezik takmayı sever. Bekar Tacik kızları, altın ve gümüş pul ve boncuklarla süslenen yuvarlak desenli şapkalar takarak, bulutlar arasından dünyaya inen peri kızlarını andırırlar. Evli kadınlar ise, genellikle şapkalarının üstüne büyükçe bir şal örter. Tacik kadınları, güzelliklerinin yanı sıra, çok da hünerlidir. Taciklerin giysileri, şapkaları, eldivenleri, bel kemerleri, yorganları, kilimleri, battaniyeleri ve hatta çorapları ve at eyerlerinin üzerinde Tacik kadınlarının hünerli elleriyle nakışlanan rengarenk desenler görülür.

53 Xinjianglı(DOĞU TÜRKİSTAN) Taciklerin Barot Barot Bayramı, başka bir deyişle "Lamba Bayramı", Xinjiang'da yaşayan Tacik vatandaşların geleneksel bayramıdır. Her yıl Ramazan ayından bir ay önce kutlanan Barot Bayramı iki gün sürer. Bayramın ilk günü akşam saatlerinde Tacikler, altı tandırlı yatakta ailece toplanır. Yatak ortasına yağ lambası dikmek için kumlu bir tepsi konur. Herkes yerini aldıktan sonra aile reisi, aile üyelerinin isimlerini tek tek söyler. İsmi söylenen kişi de yatak ortasındaki tepsiye bir yağ lambası koyar. Ardından herkes, iki elini yağ lambasına uzatarak kısa süre ısıtır ve hep birlikte Allah'tan bereketli bir yeni yıl diler. Törenin ardından bayram yemeği yenir. Ardından "Kavuru" denilen bir ot çeşidinin sapına yağlı pamuk sarılarak yakılır. Yakılan bu özel meşale, evlerin damlarına dikilir. "Tanrı lambası" denilen bu meşalenin Taciklere mutluluk ve uğur getireceğine inanılır. Bunun yanı sıra evlerin önünde kötü ruhları kovmak için mangal yakılır. Ardından sabaha kadar eğlence düzenlenir. Bayramın ikinci gününde ataları anma törenleri düzenlenir. Aile mezarlarının önünde toplanan kalabalık, önce her mezarın başında üç veya beş yağ lambası ile ekmek ve pişmiş koyun eti koyar. Buğday kepeği, un ve tereyağından yapılan "İde" denilen yiyecek, atalara sunulan yiyeceklerin vazgeçilmez unsurudur. Sunum yapıldıktan sonra mezar başında dua edilir ve atalardan aileyi kötülük ve felaketlerden koruması dilenir.

54 Bütün bu törenlerden sonra sıra bayramlaşmaya gelir. Özbekler Tarihte Orta Asya'dan göç eden Özbeklerin torunları olan Xinjianglı Özbekler, Kaşgar, Yining, Taçen, Urumçi, Saçe ve Yarkent'te toplu halde yaşıyor. Nüfusu görece az olan Xinjianglı Özbeklerin büyük bölümü, ticaret ve zanaatla, geri kalanı ise hayvancılık ve tarımla geçinir. Desenli şapkalar, Özbeklerin geleneksel giyimlerinin başlıca unsurudur. Onlarca çeşidi olan Özbek şapkalarının ortak özelliği, ince işçilik ve parlak renklerdir. Ayrıca Özbekler, deri çizme giymeyi de sever. İslamiyet'e inanan Xinjianglı Özbeklerin, kendi dili ve yazısı vardır. Özbekçe, Uygurca ve Tatarca'ya çok yakındır. Diğer Müslümanlar gibi Ramazan ve Kurban bayramlarını kutlayan Özbeklerin en önemli bayramı, Nevruz Bayramı'dır. Şarkı söylemeye ve dans etmeye çok yatkın olan Özbeklerin en sevdiği dans ve eğlence, Meşrep dansıdır. At yarışı ve güreş, Özbeklerin geleneksel sporlarının başında geliyor. Özbeklerin uzun geçmişe dayalı sözlü halk edebiyatı vardır. Özbeklerin efsane,

55 rivayet, hikaye, destan ve türküleri zengin içeriğe sahiptir. Özbeklerin giyim adetleri Xinjian g'ın çeşitli bölgelerinde yaklaşık 13 bin Özbek yaşıyor. Kendi dil ve yazıları bulunan Özbeklerin örf ve adetleriyle giyim alışkanlıkları, Uygurlarınkine çok benzer. Kadın veya erkek bütün Özbekler, desenli küçük şapka takmayı sever. Köşeli ya da köşesiz çeşit çeşit şapkaların üzerinde geometrik simgelerle çiçek motifi ağırlıklı nakışlar bulunur. Özbek erkekleri, Uygurlar gibi uzun elbise ve beyaz gömlek giyer. Özbek kadınları ise uzun ve bol kesimli, çok yırtmaçlı elbise giyer. Xinjiang'da yaşayan diğer birçok etnik gruba mensup kadınlar gibi Özbek kadınları da nakışta çok ustadır. Özbek kadınları, hünerli elleriyle kendilerinin yanı sıra, erkeklerinin giysilerini, mendillerini ve tütün keselerini de süsleyerek yaşamı renklendirirler

56 Özbeklerin düğün töreleri Özbekler, Xinjiang'da yaşayan ve nüfusu görece az olan bir topluluktur. Özbek ailelerinde evlenme sırası, yaşa göre belirlenir. Ailenin en büyük çocuğu evlenmezse, kardeşleri de evlenemez. Masraflarının tamamına yakını erkek tarafınca karşılanan düğün, kızın evinde yapılır. Başörtüsü, gelinin düğün kıyafetinin en önemli unsurudur. Düğün öncesinde kuzu kesilir. Kuzu haşlama, etli pilav ve süt ürünleri düğün sofrasının olmazsa olmaz yemekleridir. Konuklar başta günlük eşyalar olmak üzere çeşitli hediyeler getirir. Bu da genç çiftin yeni yuva kurmasına yardım etme anlamına geliyor. Düğün günü misafirleri karşılama görevi, gelin ve damadın anne babalarına düşer. Ama en önemli misafir, damadın kız kardeşidir. Gelinin ailesi tarafından törenle karşılanan damadın kız kardeşi, yemek sofrasına uzun bir masa örtüsü serer ve getirdiği şekerlemeleri çocuklara dağıtır. Nikah, akşam vaktinde imam başkanlığında yapılır. Nikahtan sonra damat, gelini ailesine götürür. Ertesi gün gelin, arkadaşları ve akrabaları için Cirkpek adı verilen eğlence partisi düzenler. Bir iki gün sonra da gelinin ve damadın anne babaları, birbirlerinin onurlarına Çalıçal adı verilen teşekkür partisi düzenlerler. Partiye yaşlı dost ve akrabalar davet edilir. Düğün de böylece tamamlanmış olur. Düğün öncesinde veya sonrasında başka ilginç etkinlikler de düzenlenir. Örneğin düğün öncesinde damadın yakınları, gelin ailesine misafir olup tebrik eder. Gelinin eş-dostları, düğünden sonra gelini "geri çağırır", damat ise yanına hediyeler alarak gelini geri getirmek üzere evine gider. Gelinse yeni aileye "dönmek istemiyorum" deyip annesiyle kucaklaşarak ağlaşır. O sırada gelinin babası, mutluluk dileyerek kızını "teselli eder", ardından gelinin yengesi ve kadın akrabaları, onu damat evine "gönderir".

57 Özbekler için boşanma, şerefsizliktir. Bu nedenle Özbeklerde boşanma çok nadir görülen bir ola ylardır. TATARLAR. Uzun bir tarihi olan Tatarlar, antik çağlarda Bulgar, Çinli ve Türkleşmiş Moğolların kaynaşması sonucunda oluşan bir etnik gruptur. İslamiyet'e inanan Xinjianglı Tatarlar, Altay, Changji, İli, Urumçi ve Taçen bölgelerinde toplu halde yaşıyor. Tatarlar, giyime büyük özen gösterir. Tatar erkekleri, dik yakalı, bol kollu beyaz gömlek ile siyah yelek giyer, kadınlar ise inci süslü desenli şapka veya başörtüsü takar. Şiirleri ve türküleriyle bilinen Tatarların geleneksel müzik çalgıları arasında çift telli violin, akordeon, yedi telli çalgı ve keman bulunur. Şarkı söylemeye ve dans etmeye yatkın olan Tatarların geleneksel spor ve eğlencelerin başında at yarışı ve güreş gelir. İslamiyet'e inanan Tatarlar, Nevruz ve Kurban bayramlarının yanı sıra Saban Bayramı'nı da kutlar. Her yıl ilkbaharda kutlanan Saban bayramı, bahar ekiminin başlamasını temsil ettiği gibi, Tatarların ilkbahar neşesini doyasıya yaşadığı bir şenliktir. Tatarların özgün örf ve adetlerinin en ilginç olanı, düğün töreleridir. Tatar düğünü, damadın evinde değil, gelinin evinde yapılır. Düğünden sonra damat ve gelin, gelin ailesinde yaşar, ancak ilk çocukları olduktan sonra damadın evine yerleşir

58 Tatarların evlilik töreleri Tatarların evlilik törelerinin Xinjiang'da yaşayan diğer etnik gruplarınkinden en büyük farkı, önce damadın kısa süreliğine "iç güveyi" girmesi, sonra da gelini almasıdır. Tatar düğünleri gelin evinde yapılır. Damatdın ailesi, düğünden birkaç gün önce gelinliği, mutfak eşyalarını, yiyecekleri ve damadın "çeyiz"lerini gelin evine gönderir. Damadın "iç güveyi" girmesi, düğün gününde olur. Düğün kıyafeti giyen damat, yakınlarının eşliğinde at arabasına biner. Yolculuk sırasında damadın arkadaşları, müzik ve ıslık çalarak, çığlıklar atarak neşelerini ortaya koyar. "Cir", düğüne giden gençlerin en sık söyledikleri şarkıdır. Şarkıda şu sözler yer alır: "Ormanı dolduran neşe, Tarlakuşunun duygu dolu şarkısıdır. Akordeon çalan gençler, Aşklarını şarkılarla dile getirir. Kaş siyah, göz siyah, Kaşlarla gözler, birbirlerinden ayrılamaz Sırılsıklam aşıklar, nihayet karı-koca oldular Bal gibi mutlu yaşam içinde birbirlerinden ölünceye kadar ayrılamazlar." Kızın ailesi, damat ve arkadaşlarını kapı önünde karşılayarak damada mutluluk diler. Bunun ardından düğün törenine geçilir. Damat ve gelin, misafirlerin önünde mutlu yaşam ve sonsuza kadar süren aşkı simgeleyen şekerli su içerler.

59 Törenin ardından damat, gelini kendi evine götürmek yerine gelin evine yerleşir. Damadın gelin evindeki kalış süresi, bir iki aydan bir yıla, hatta ilk çocuğunun doğumuna kadar sürer. Bunun ardından damat, gelini kendi evine götürür. Tatarlar, damatlarına kendi oğulları gibi davranırlar. Kayınpederi ve kaynanası, damada her zaman en güzel yemekleri ikram ederek, kendini ailesindeki kadar rahat ve mutlu hissetmesini sağlamaya çalışırlar. ler. ÇİN HARİTASI İÇİNDE DOĞU TÜRKİSTAN& XİNJİANG.

Finlandiya nın Tarihçesi

Finlandiya nın Tarihçesi Finlandiya Yüzölçümü :338.145 km 2 Nüfusu :5.175.783 İdare şekli :Cumhuriyet Başkenti :Helsinki Önemli şehirleri :Tampere, Espoo, Turku Dili :Fince Dini :Hristiyanlık Para birimi :Euro, Fin Markası Finlandiya

Detaylı

Tarım, yeryüzündeki belli başlı üretim şekillerinden en gerekli ve yaygın olanıdır. Tarımın yapılış şekli ve yoğunluğu, ülkelerin gelişmişlik

Tarım, yeryüzündeki belli başlı üretim şekillerinden en gerekli ve yaygın olanıdır. Tarımın yapılış şekli ve yoğunluğu, ülkelerin gelişmişlik TARIM VE EKONOMİ Tarım, yeryüzündeki belli başlı üretim şekillerinden en gerekli ve yaygın olanıdır. Tarımın yapılış şekli ve yoğunluğu, ülkelerin gelişmişlik düzeyine bağlıdır. Bazı ülkelerde tarım tekniği

Detaylı

DEVLETİN ADI: Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı BAŞŞEHRİ: Londra YÜZÖLÇÜMÜ: 244.110 km2 NÜFUSU: 57.411.000 RESMİ DİLİ: İngilizce

DEVLETİN ADI: Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı BAŞŞEHRİ: Londra YÜZÖLÇÜMÜ: 244.110 km2 NÜFUSU: 57.411.000 RESMİ DİLİ: İngilizce İNGİLTERE DEVLETİN ADI: Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı BAŞŞEHRİ: Londra YÜZÖLÇÜMÜ: 244.110 km2 NÜFUSU: 57.411.000 RESMİ DİLİ: İngilizce DİNİ: Hıristiyanlık PARA BİRİMİ: Sterlin 1.

Detaylı

SARAY Saray İlçesinin Tarihçesi:

SARAY Saray İlçesinin Tarihçesi: Saray İlçesinin Tarihçesi: Saray İlçesinin ne zaman ve kimler tarafından hangi tarihte kurulduğu kesin bilinmemekle beraber, bölgedeki yerleşimin Van Bölgesinde olduğu gibi tarih öncesi dönemlere uzandığı

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla

Detaylı

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: Ülkemizin güney doğusunda yer alan bölge nüfus ve yüzölçümü en küçük bölgemizdir. Akdeniz, Doğu Anadolu Bölgeleriyle, Suriye ve Irak Devletleriyle

Detaylı

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI COĞRAFYA

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI COĞRAFYA YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI COĞRAFYA CEVAP 1: (TOPLAM 10 PUAN) 1.1: 165 150 = 15 meridyen fark vardır. (1 puan) 15 x 4 = 60 dakika = 1 saat fark vardır. (1 puan) 12 + 1 = 13 saat 13:00 olur. (1 puan) 1.2:

Detaylı

Fiziki Özellikleri. Coğrafi Konumu Yer Şekilleri İklimi

Fiziki Özellikleri. Coğrafi Konumu Yer Şekilleri İklimi KİMLİK KARTI Başkent: Roma Yüz Ölçümü: 301.225 km 2 Nüfusu: 60.300.000 (2010) Resmi Dili: İtalyanca Dini: Hristiyanlık Kişi Başına Düşen Milli Gelir: 29.500 $ Şehir Nüfus Oranı: %79 Ekonomik Faal Nüfus

Detaylı

EDİRNE UZUNKÖPRÜ DOĞAL ORTAMI TEMİZ HAVASI İLE SÜPER BİR YAŞAM BURADA UZUNKÖPRÜ DE. MÜSTAKİL TAPULU İMARLI ARSA SATIŞI İSTER YATIRIM YAPIN KAZANIN

EDİRNE UZUNKÖPRÜ DOĞAL ORTAMI TEMİZ HAVASI İLE SÜPER BİR YAŞAM BURADA UZUNKÖPRÜ DE. MÜSTAKİL TAPULU İMARLI ARSA SATIŞI İSTER YATIRIM YAPIN KAZANIN EDİRNE UZUNKÖPRÜ MÜSTAKİL TAPULU İMARLI ARSA SATIŞI Yunanistan sınırına 6 kilometre uzaklıkta yer alan Edirne nin Uzunköprü ilçesi, Osmanlı İmparatorluğu nun Trakya daki ilk yerleşimlerinden biri. Ergene

Detaylı

70 inde doğuran ortalama 120 yıl yaşayan kanser bilmeyen Türkler

70 inde doğuran ortalama 120 yıl yaşayan kanser bilmeyen Türkler Hunza Türkleri 70 inde doğuran ortalama 120 yıl yaşayan kanser bilmeyen Türkler Bu Türkler kansere yakalanmıyor 120 yıl yaşıyor sırrı ise, Hunza Türkleri Hun Türklerinden geliyor. Pakistan ve Hindistan

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

COĞRAFİ YAPISI VE İKLİMİ:

COĞRAFİ YAPISI VE İKLİMİ: TARİHİ : Batı Toroslar ın zirvesinde 1288 yılında kurulan Akseki İlçesi nin tarihi, Roma İmparatorluğu dönemlerine kadar uzanmaktadır. O devirlerde Marla ( Marulya) gibi isimlerle adlandırılan İlçe, 1872

Detaylı

Coğrafya Proje Ödevi. Konu: Hindistan ve Nijerya nın Ekonomik Özellikleri. Kaan Aydın 11/D

Coğrafya Proje Ödevi. Konu: Hindistan ve Nijerya nın Ekonomik Özellikleri. Kaan Aydın 11/D Coğrafya Proje Ödevi Konu: Hindistan ve Nijerya nın Ekonomik Özellikleri Kaan Aydın 11/D---1553 Hindistan ın Genel Özellikleri DEVLETİN ADI: Hindistan Cumhuriyeti BAŞKENTİ: Yeni Delhi YÜZÖLÇÜMÜ: 3.287.590

Detaylı

İTALYA. Sanayi,Turizm,Ulaşım

İTALYA. Sanayi,Turizm,Ulaşım İTALYA FİZİKİ ÖZELLİKLERİ Coğrafi konum Yer şekilleri İklimi BEŞERİ ÖZELLİKLERİ Nüfusu Tarım ve hayvancılık Madencilik Sanayi,Turizm,Ulaşım İTALYANIN KİMLİK KARTI BAŞKENTİ:Roma DİLİ:İtalyanca DİNİ:Hıristiyanlık

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.

Detaylı

Doğal Su Ekosistemleri. Yapay Su Ekosistemleri

Doğal Su Ekosistemleri. Yapay Su Ekosistemleri Okyanuslar ve denizler dışında kalan ve karaların üzerinde hem yüzeyde hem de yüzey altında bulunan su kaynaklarıdır. Doğal Su Ekosistemleri Akarsular Göller Yer altı su kaynakları Bataklıklar Buzullar

Detaylı

Bölgesel iklim: Makroklima alanı içerisinde daha küçük alanlarda etkili olan iklimlere bölgesel iklim denir.(marmara iklimi)

Bölgesel iklim: Makroklima alanı içerisinde daha küçük alanlarda etkili olan iklimlere bölgesel iklim denir.(marmara iklimi) YERYÜZÜNDEKİ BAŞLICA İKLİM TİPLERİ Matematik ve özel konum özelliklerinin etkisiyle Dünya nın çeşitli alanlarında farklı iklimler ortaya çıkmaktadır. Makroklima: Çok geniş alanlarda etkili olan iklim tiplerine

Detaylı

III.BÖLÜM A - KARADENİZ BÖLGESİ HAKKINDA

III.BÖLÜM A - KARADENİZ BÖLGESİ HAKKINDA III.BÖLÜM Bu bölümde ağırlıklı olarak Kızılırmak deltasının batı kenarından başlayıp Adapazarı ve Bilecik'in doğusuna kadar uzanan ve Kastamonu yu içine alan Batı Karadeniz Bölümü, Kastamonu ili, Araç

Detaylı

-İÇİNDEKİLER- 1.1.ANTALYA... 2. Tarihi... 2. Nüfus... 3 4.PLANLAMA ALAN TANIMI... 6 5.PLAN KARARLARI... 7

-İÇİNDEKİLER- 1.1.ANTALYA... 2. Tarihi... 2. Nüfus... 3 4.PLANLAMA ALAN TANIMI... 6 5.PLAN KARARLARI... 7 -İÇİNDEKİLER- 1.KENTİN GENEL TANIMI... 2 1.1.ANTALYA... 2 Tarihi... 2 Coğrafi Yapı... 2 İklim ve Bitki Örtüsü... 3 Nüfus... 3 Ulaşım... 3 2.JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU... 4 3.ÇED BELGESİ... 5 4.PLANLAMA

Detaylı

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Orta Asya Tarihine Giriş

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Orta Asya Tarihine Giriş ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders Dr. İsmail BAYTAK Orta Asya Tarihine Giriş Türk Adının Anlamı: Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı Türk adından ilk olarak Çin Yıllıklarında bahsedilmektedir. Çin kaynaklarında

Detaylı

BÖLÜMLERİ: - 1. Adana Bölümü - 2. Antalya Bölümü YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ: AKDENİZ BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: Akdeniz Bölgesi

BÖLÜMLERİ: - 1. Adana Bölümü - 2. Antalya Bölümü YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ: AKDENİZ BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: Akdeniz Bölgesi AKDENİZ BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: Bölge yurdumuzun güneyinde, Akdeniz boyunca bir şerit halinde uzanır. Komşuları Ege, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri, Suriye, Kıbrıs

Detaylı

SU HALDEN HALE G İ RER

SU HALDEN HALE G İ RER SU HALDEN HALE GİRER Doğada Su Döngüsü Enerji Kaynağı Güneş Suyun yeryüzünde, buharlaşma, yağış, yeraltına süzülme, kaynak ve akarsu olarak tekrar çıkma, bir göl veya denize akma vs gibi hareketlerine

Detaylı

Çaldıran daha önceleri Muradiye İlçesinin bir kazası konumundayken 1987 yılında çıkarılan kanunla ilçe statüsüne yükselmiştir.

Çaldıran daha önceleri Muradiye İlçesinin bir kazası konumundayken 1987 yılında çıkarılan kanunla ilçe statüsüne yükselmiştir. Çaldıran Tarihçesi: İlçe birçok tarihi medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Medler, Bizanslılar, Urartular, İranlılar ve son olarak Osmanlı devleti bu ilçede hâkimiyet sürmüşlerdir. İlçenin tarih içerisindeki

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ. Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü. Ankara

TÜRKİYE EKONOMİSİ. Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü. Ankara TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü 1 Ankara Ülke Ekonomisinde Etkili Olan Faktörler Tarih Doğal Kaynaklar Coğrafi yer Büyüklük Arazi şekilleri

Detaylı

Suyun yeryüzünde, buharlaşma, yağış, yeraltına süzülme, kaynak ve akarsu olarak tekrar çıkma, bir göl veya denize akma vs gibi hareketlerine su

Suyun yeryüzünde, buharlaşma, yağış, yeraltına süzülme, kaynak ve akarsu olarak tekrar çıkma, bir göl veya denize akma vs gibi hareketlerine su Suyun yeryüzünde, buharlaşma, yağış, yeraltına süzülme, kaynak ve akarsu olarak tekrar çıkma, bir göl veya denize akma vs gibi hareketlerine su döngüsü denir. Su döngüsünü harekete geçiren güneş, okyanuslardaki

Detaylı

Akdeniz iklimi / Roma. Okyanusal iklim / Arjantin

Akdeniz iklimi / Roma. Okyanusal iklim / Arjantin Akdeniz iklimi / Roma Okyanusal iklim / Arjantin Savan iklimi/ Meksika Savan iklimi/ Brezilya Okyanusal iklim / Londra Muson iklimi/ Calcutta-Hindistan 3 3 Kutup iklimi/ Grönland - - - - - - -3-4 -4 -

Detaylı

COĞRAFİ KONUM ÖZEL KONUM TÜRKİYE'NİN ÖZEL KONUMU VE SONUÇLARI

COĞRAFİ KONUM ÖZEL KONUM TÜRKİYE'NİN ÖZEL KONUMU VE SONUÇLARI COĞRAFİ KONUM Herhangi bir noktanın dünya üzerinde kapladığı alana coğrafi konum denir. Özel ve matematik konum diye ikiye ayrılır. Bir ülkenin coğrafi konumu, o ülkenin tabii, beşeri ve ekonomik özelliklerini

Detaylı

Herhangi bir noktanın dünya üzerinde bulunduğu yere COĞRAFİ KONUM denir. Coğrafi konum ikiye ayrılır. 1. Matematik Konum 2.

Herhangi bir noktanın dünya üzerinde bulunduğu yere COĞRAFİ KONUM denir. Coğrafi konum ikiye ayrılır. 1. Matematik Konum 2. Herhangi bir noktanın dünya üzerinde bulunduğu yere COĞRAFİ KONUM denir. Coğrafi konum ikiye ayrılır. 1. Matematik Konum 2. Özel Konum 1. Türkiye nin Matematik (Mutlak) Konumu Türkiye nin Ekvatora ve başlangıç

Detaylı

Beşparmak, Karakümes ve Marçal Dağları'ndan oluşan dağlara "Batı Menteşe Dağları" denir.

Beşparmak, Karakümes ve Marçal Dağları'ndan oluşan dağlara Batı Menteşe Dağları denir. Beşparmak, Karakümes ve Marçal Dağları'ndan oluşan dağlara "Batı Menteşe Dağları" denir. yukarıda adı geçen dağlardan oluşan "Doğu Menteşe Dağları" arasında arasında Çine Çayı Vadisi uzanır. Aydın iline

Detaylı

ÜLKELER NEDEN FARKLI GELİŞMİŞLERDİR

ÜLKELER NEDEN FARKLI GELİŞMİŞLERDİR ÜLKELER NEDEN FARKLI GELİŞMİŞLERDİR Ülkelerin Gelişmişliğini Belirleyen Faktörler Coğrafya Öğretmeni Gelişmeyi tek bir ölçütle ifade etmek, ülkelerin ekonomik, sosyal ve siyasal yapılarındaki farklılık

Detaylı

Başkale nin Tarihçesi: Başkale Coğrafyası:

Başkale nin Tarihçesi: Başkale Coğrafyası: Başkale nin Tarihçesi: Başkale Urartular zamanında Adamma olarak adlandırılan bir yerleşme yeriydi. Ermeniler buraya Adamakert ismini vermişlerdir. Sonraları Romalılar ve Partlar arasında sınır bölgesi

Detaylı

MURADİYE Nüfus Erkek Kadın Toplam Gürpınar Oran %52 % Kaynak: Tüik

MURADİYE Nüfus Erkek Kadın Toplam Gürpınar Oran %52 % Kaynak: Tüik Muradiye Tarihi: Muradiye, cumhuriyet ilanına kadar Kandahar ve Bargıri adıyla iki yerleşim birimi olarak anılırken cumhuriyet sonrası birleşerek Muradiye ismini almıştır. Tarihi ile ilgili fazla bilgi

Detaylı

Nüfusu. Tarım ve Hayvancılık Sanayi. Coğrafi Konumu. Turizm Ulaşım. Yer Şekilleri. İklimi

Nüfusu. Tarım ve Hayvancılık Sanayi. Coğrafi Konumu. Turizm Ulaşım. Yer Şekilleri. İklimi KİMLİK KARTI Başkent : Seul Yönetim biçimi: Cumhuriyet Nüfus : 50,062,000 Yüzölçüm : 99.480 km² Dili: Korece Dini : Hıristiyan, Budist,Şamanist Kişi başına düşen milli gelir: 27,978 dolar Para birimi:

Detaylı

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 1. Dünya mızın şekli neye benzer? Dünyamızın şekli küreye benzer. 2. Dünya mızın şekli ile ilgili örnekler veriniz.

Detaylı

İnce Burun Fener Fener İnce Burun BATI KARADENİZ BÖLGESİ KIYI GERİSİ DAĞLARI ÇAM DAĞI Batıdan Sakarya Irmağı, doğudan ise Melen Suyu tarafından sınırlanan ÇAM DAĞI, kuzeyde Kocaali; güneyde

Detaylı

4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ

4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ 4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ Ekonomi: İnsanların geçimlerini sürdürmek için yaptıkları her türlü üretim, dağıtım, pazarlama ve tüketim faaliyetlerinin ilke ve yöntemlerini inceleyen bilim dalına ekonomi denir.

Detaylı

ÖSYM. Diğer sayfaya geçiniz KPSS / GYGK-CS

ÖSYM. Diğer sayfaya geçiniz KPSS / GYGK-CS 31. 32. Televizyonda hava durumunu aktaran sunucu, Türkiye kıyılarında rüzgârın karayel ve poyrazdan saatte 50-60 kilometre hızla estiğini söylemiştir. Buna göre, haritada numaralanmış rüzgârlardan hangisinin

Detaylı

4.SINIF TÜRKÇE 15. HAFTA SONU ÖDEVİ

4.SINIF TÜRKÇE 15. HAFTA SONU ÖDEVİ 4.SINIF TÜRKÇE 15. HAFTA SONU ÖDEVİ Kazanım: Noktalama işaretlerinin nerede kullanıldığını ve yazım kurallarını bilir. Aşağıdaki cümlelerde yay ayraçların ( ) içine uygun noktalama işaretlerini getiriniz.

Detaylı

COĞRAFYA-2 TESTİ. eşittir. B) Gölün alanının ölçek yardımıyla hesaplanabileceğine B) Yerel saati en ileri olan merkez L dir.

COĞRAFYA-2 TESTİ. eşittir. B) Gölün alanının ölçek yardımıyla hesaplanabileceğine B) Yerel saati en ileri olan merkez L dir. 2012 LYS4 / COĞ-2 COĞRAFYA-2 TESTİ 2. M 1. Yukarıdaki Dünya haritasında K, L, M ve N merkezleriyle bu merkezlerden geçen meridyen değerleri verilmiştir. Yukarıda volkanik bir alana ait topoğrafya haritası

Detaylı

İstanbul Boğaz Turları

İstanbul Boğaz Turları İstanbul Boğaz Turları İstanbul'un ayrılmaz parçası boğazın mis gibi havasını içinize çekin, mavisiyle huzur bulun ve Boğaziçi'nin tarihine tanıklık edin. Sizi, İstanbul'u ve boğazı doyasıya yaşamaya davet

Detaylı

KARDEŞ ÜLKE PAKİSTAN PAKİSTAN TEFRİŞAT PROJELERİ İPEKYOLU ASYA LAHOR KUR AN KURSU YENİ BİNAMIZ

KARDEŞ ÜLKE PAKİSTAN PAKİSTAN TEFRİŞAT PROJELERİ İPEKYOLU ASYA LAHOR KUR AN KURSU YENİ BİNAMIZ KARDEŞ ÜLKE PAKİSTAN PAKİSTAN TEFRİŞAT PROJELERİ İPEKYOLU ASYA LAHOR KUR AN KURSU YENİ BİNAMIZ 11.12.2015 PAKİSTAN DAKİ KUR AN KURSLARIMIZ Derneğimiz Pakistan'ın eğitim alanında tanınmış Süleymaniye ICC

Detaylı

Sudan Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ankara

Sudan Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ankara Sudan Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ankara Sudan daki Yatırım Ortamı ve İş Olanakları 1- Temel Bilgiler: Hazırlayan: Abdelgader ABDALLA* Sunan: Dr. Mutrif SIDDIG** Çeviren: Ufuk TEPEBAŞ Konum: Afrika bölgesinin

Detaylı

BÖLGE KAVRAMI VE TÜRLERİ

BÖLGE KAVRAMI VE TÜRLERİ BÖLGE KAVRAMI VE TÜRLERİ Doğal, beşerî ve ekonomik özellikler bakımından çevresinden farklı; kendi içinde benzerlik gösteren alanlara bölge denir. Bölgeler, kullanım amaçlarına göre birbirine benzeyen

Detaylı

Bozkır hayatının başlıca ekonomik faaliyetleri neler olabilir

Bozkır hayatının başlıca ekonomik faaliyetleri neler olabilir Kısrak sütünden üretilen kımız, darıdan yapılan begni bekni ve boza Türklerin bilinen içecekleriydi Bozkır hayatının başlıca Bu Türklerin kültürün bilinen önemli en eski gıda ekonomik faaliyetleri neler

Detaylı

COĞRAFYA BÖLÜMÜ NDEN EDREMİT KÖRFEZİ KUZEY KIYILARINA ARAZİ ÇALIŞMASI

COĞRAFYA BÖLÜMÜ NDEN EDREMİT KÖRFEZİ KUZEY KIYILARINA ARAZİ ÇALIŞMASI COĞRAFYA BÖLÜMÜ NDEN EDREMİT KÖRFEZİ KUZEY KIYILARINA ARAZİ ÇALIŞMASI Fen Edebiyat Fakültesi, Coğrafya Bölümü 4. Sınıf öğrencilerine yönelik olarak Arazi Uygulamaları VII dersi kapsamında Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Murat TÜRKEŞ ve Telat KOÇ Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü, Çanakkale

Murat TÜRKEŞ ve Telat KOÇ Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü, Çanakkale (*)Türkeş, M. ve Koç, T. 2007. Kazdağı Yöresi ve dağlık alan (dağ sistemi) kavramları üzerine düşünceler. Troy Çanakkale 29:18-19. KAZ DAĞI YÖRESİ VE DAĞLIK ALAN (DAĞ SİSTEMİ) KAVRAMLARI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Detaylı

YAZ 2015 SAYI: 305. şehir tanıtımı

YAZ 2015 SAYI: 305. şehir tanıtımı YAZ 2015 SAYI: 305 58 59 şehir tanıtımı Çin in fuar şehri: Guangzhou GUANGZHOU, ZİYARETÇİLERİNE HEM TİCARET HEM ZİYARET İMKANLARINI BİR ARADA SUNUYOR. BAŞAR KURTBAYRAM TUR REHBERİ şehir tanıtımı 60 61

Detaylı

ÖZEL EGE LİSESİ İKLİM

ÖZEL EGE LİSESİ İKLİM ÖZEL EGE LİSESİ İKLİM Rehber Öğretmen : Şule Yıldız Hazırlayanlar : Bartu Çetin Burak Demiral Nilüfer İduğ Esra Tuncer Ege Uludağ Meriç Tekin 2000-2001 İZMİR TEŞEKKÜR Bize bu projede yardımda bulunan başta

Detaylı

Orta Asya da Çin ve Rusya Enerji Rekabeti

Orta Asya da Çin ve Rusya Enerji Rekabeti Orta Asya da Çin ve Rusya Enerji Rekabeti 05.02.2013 Toplam 26.2 trilyon metreküp ispat edilen doğalgaz rezervleriyle dünyadaki ispat edilen doğalgaz kaynaklarının yüzde 11,7 sini elinde bulunduran Türkmenistan,

Detaylı

Atoller (mercan adaları) ve Resifler

Atoller (mercan adaları) ve Resifler Atoller (mercan adaları) ve Resifler Atol, hayatlarını sıcak denizlerde devam ettiren ve mercan ismi verilen deniz hayvanları iskeletlerinin artıklarının yığılması sonucu meydana gelen birikim şekilleridir.

Detaylı

YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI

YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI Ülkemizin nadide şehirlerinden birisi olan Bolu alanlarında bulunan ve yedi adet gölden oluşan Yedigöller milli parkı adeta bir saklı cennet köşesi gibidir.. Gerçek huzur ve doğa

Detaylı

128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ AÇIKLAMA RAPORU

128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ AÇIKLAMA RAPORU AKÇAKALE KÖYÜ (MERKEZ/GÜMÜŞHANE) 128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI AÇIKLAMA RAPORU 2016 AKÇAKALE KÖYÜ-MERKEZ/GÜMÜŞHANE 128 ADA 27 VE 32 NUMARALI PARSELLERE

Detaylı

İKLİM TİPLERİ. Yıllık ortalama sıcaklık 25 C dolayındadır. Yıllık ve günlük sıcaklık farkı 2-3 C yi geçmez. Yıllık yağış miktarı 2000 mm den

İKLİM TİPLERİ. Yıllık ortalama sıcaklık 25 C dolayındadır. Yıllık ve günlük sıcaklık farkı 2-3 C yi geçmez. Yıllık yağış miktarı 2000 mm den İKLİM TİPLERİ Dünya'nın hemen her bölgesinin kendine özgü bir iklimi bulunmaktadır. Ancak, benzer iklim kuşaklarına sahip alanlar büyük iklim kuşakları oluştururlar. Yüzlerce km 2 lik sahaları etkileyen

Detaylı

2016 Özalp Tarihçesi: Özalp Coğrafyası: İlçe Nüfus Yapısı: Yaş Grubu Erkek Kadın Toplam 0-14 Yaş Yaş Yaş Yaş Yaş

2016 Özalp Tarihçesi: Özalp Coğrafyası: İlçe Nüfus Yapısı: Yaş Grubu Erkek Kadın Toplam 0-14 Yaş Yaş Yaş Yaş Yaş Özalp Tarihçesi: Özalp ilçesi 1869 yılında Mahmudiye adıyla bu günkü Saray ilçe merkezinde kurulmuştur. 1948 yılında bu günkü Özalp merkezine taşınmış ve burası ilçe merkezi haline dönüştürülmüştür. Bölgede

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

1- Çevresine göre alçakta kalmış ve vadilerle derin yarılmamış düzlüklere ne denir?

1- Çevresine göre alçakta kalmış ve vadilerle derin yarılmamış düzlüklere ne denir? 1- Çevresine göre alçakta kalmış ve vadilerle derin yarılmamış düzlüklere ne denir? a. Ova b. Vadi c. Plato d. Delta 2- Coğrafi bölgelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? a. Coğrafi özellikleri

Detaylı

BİNA BİLGİSİ 2 ÇEVRE TANIMI - İKLİM 26 ŞUBAT 2014

BİNA BİLGİSİ 2 ÇEVRE TANIMI - İKLİM 26 ŞUBAT 2014 BİNA BİLGİSİ 2 ÇEVRE TANIMI - İKLİM DOÇ. DR. YASEMEN SAY ÖZER 26 ŞUBAT 2014 1 19.02.2014 TANIŞMA, DERSLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER, DERSTEN BEKLENTİLER 2 26.02.2014 ÇEVRE TANIMI - İKLİM 3 05.03.2014 DOĞAL

Detaylı

Diğer sayfaya geçiniz YGS / SOS

Diğer sayfaya geçiniz YGS / SOS 18. Doğal ve beşerî unsurlar birbirleriyle karşılıklı etkileşim içindedir. 19. Arazide yön ve hedef bulma sporlarında pusula ve büyük ölçekli haritalar sporcuların en önemli yardımcılarıdır. Sporcular

Detaylı

B A S I N Ç ve RÜZGARLAR

B A S I N Ç ve RÜZGARLAR B A S I N Ç ve RÜZGARLAR B A S I N Ç ve RÜZGARLAR Havadaki su buharı ve gazların, cisimler üzerine uyguladığı ağırlığa basınç denir. Basıncı ölçen alet barometredir. Normal hava basıncı 1013 milibardır.

Detaylı

HAZIRLAYAN GAZİANTEP SANAYİ ODASI TİCARET DAİRESİ EKİM

HAZIRLAYAN GAZİANTEP SANAYİ ODASI TİCARET DAİRESİ EKİM SURİYE ÜLKE RAPORU HAZIRLAYAN GAZİANTEP SANAYİ ODASI TİCARET DAİRESİ EKİM 2011 SURİYE ÜLKE VE İHRACAT RAPORU RESMİ ADI BAŞKENTİ DİL : Suriye Arap Cumhuriyeti : Şam (Damascus) : Arapça (resmi), Kürtçe,

Detaylı

DÜNYADA NÜFUS VE EKONOMİK FAALİYETLER

DÜNYADA NÜFUS VE EKONOMİK FAALİYETLER DÜNYADA NÜFUS VE EKONOMİK FAALİYETLER Dünyanın bazı yerlerinde nüfus yoğunken bazı yerlerinde seyrektir. Bu durumu etkileyen iklim, yeryüzü şekilleri, su kaynaklarını yakınlık, bitki örtüsü, sanayi, tarım,

Detaylı

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 5.ders. Dr. İsmail BAYTAK. İlk Türk Devletleri TABGAÇLAR

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 5.ders. Dr. İsmail BAYTAK. İlk Türk Devletleri TABGAÇLAR ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 5.ders Dr. İsmail BAYTAK İlk Türk Devletleri TABGAÇLAR TABGAÇ DEVLETİ (385-550) Hunların yıkılmasından sonra Çin e giden Türklerin kurduğu devletlerden biri de Tabgaç Devleti dir.

Detaylı

KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA GEZİMİZ

KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA GEZİMİZ KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA GEZİMİZ Okulumuz Gezi İnceleme ve Tanıtma Kulübümüz 17-18 Ocak 2015 tarihinde bir gece konaklamalı KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA gezisi gerçekleştirdi.. 17 Ocak 2015 Cumartesi sabahı

Detaylı

İspanya ve Portekiz de Tahıl ve Un Pazarı

İspanya ve Portekiz de Tahıl ve Un Pazarı İspanya ve Portekiz de Tahıl ve Un Pazarı İspanya da 120 un değirmeni olduğu bilinmektedir. Bu değirmenlerin çok büyük bir çoğunluğu yılda 2000 tonun üzerinde kapasiteyle çalışmaktadır. Pazarın yüzde 75

Detaylı

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Çekerek ırmağı üzerinde Roma dönemine ait köprüde şehrin bu adı ile ilgili kitabe bulunmaktadır. Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Antik Sebastopolis

Detaylı

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA 6.3.2.4. Akdeniz Bölgesinde Tarımsal Ormancılık Uygulamaları ve Potansiyeli Bölgenin Genel Özellikleri: Akdeniz kıyıları boyunca uzanan Toros

Detaylı

Tarih Fransız koloniciler, Nova Scotia da Avrupalıların ilk yerleşim birimini kurdu Hudson s Bay Company kuruldu.

Tarih Fransız koloniciler, Nova Scotia da Avrupalıların ilk yerleşim birimini kurdu Hudson s Bay Company kuruldu. Konumu Kanada, Kuzey Amerika kıtasının en kuzeyinde bulunan ülkedir. Batıda Büyük Okyanus, doğuda Atlantik Okyanusu arasında kalır. Kuzeyda Arktik Denizi, güneyde Amerika Birleşik Devletleri arasında kalır.

Detaylı

Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı

Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı Polonya da 400-450 un değirmeni olduğu biliniyor. Bu değirmenlerin yıllık toplam kapasiteleri 6 milyon tonun üzerine. Günde 100 tonun üzerinde üretim gerçekleştirebilen

Detaylı

MEKANSAL BIR SENTEZ: TÜRKIYE. Türkiye nin İklim Elemanları Türkiye de İklim Çeşitleri

MEKANSAL BIR SENTEZ: TÜRKIYE. Türkiye nin İklim Elemanları Türkiye de İklim Çeşitleri MEKANSAL BIR SENTEZ: TÜRKIYE Türkiye nin İklim Elemanları Türkiye de İklim Çeşitleri Türkiye de Sıcaklık Türkiye de Yıllık Ortalama Sıcaklık Dağılışı Türkiye haritası incelendiğinde Yükseltiye bağlı olarak

Detaylı

Yeni Yerler keşfetmek lazım

Yeni Yerler keşfetmek lazım Yeni Yerler keşfetmek lazım Dans, Eğlence Diyorsanız! Rio Sizi Bekliyor Rio Hakkında Rio de Janeiro, Brezilya'nın 26 eyaletinden birisinin başkenti ve Brezilya'nın en büyük ikinci kentidir. Ekvatoral iklimin

Detaylı

Minti Monti. İlkbahar 2015 Sayı:17 Ücretsizdir. Kızıl Panda

Minti Monti. İlkbahar 2015 Sayı:17 Ücretsizdir. Kızıl Panda Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi İlkbahar 2015 Sayı:17 Ücretsizdir ISSN: 2146-281X Kızıl Panda Himalayalar Yeryüzünün Zirvesi Sıradağlar Doğa Yürüyüşünde Yanına Hangi Malzemeleri Alırsın?

Detaylı

AVUSTURYA VE MACARİSTAN DA TAHIL VE UN PAZARI

AVUSTURYA VE MACARİSTAN DA TAHIL VE UN PAZARI AVUSTURYA VE MACARİSTAN DA TAHIL VE UN PAZARI Avusturya da un üretimi sağlayan 180 civarında değirmen olduğu tahmin edilmektedir. Yüzde 80 kapasiteyle çalışan bu değirmenlerin ürettiği un miktarı 500 bin

Detaylı

Nüfus Dağılışını Etkileyen Faktörler İkiye Ayrılır: 1-Doğal Faktörler 2-Beşeri Faktörler

Nüfus Dağılışını Etkileyen Faktörler İkiye Ayrılır: 1-Doğal Faktörler 2-Beşeri Faktörler Nüfusun Dağılışında Etkili Faktörler Nüfus Dağılışını Etkileyen Faktörler İkiye Ayrılır: 1-Doğal Faktörler 2-Beşeri Faktörler 1-Doğal Faktörler: 1.İklim : Çok sıcak ve çok soğuk iklimler seyrek nüfusludur.

Detaylı

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Rusya Federasyonu na ihracat yapan 623 firma

Detaylı

MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI

MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI TÜRKİYE DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI ENVANTERİ ENV. NO. 58.01.0.02 ÇİMENYENİCE KÖYÜ, KÖROĞLU TEPELERİ, I39-a4 MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI İL SİVAS İLÇE HAFİK MAH.-KÖY VE MEVKİİ Çimenyenice Köyü GENEL

Detaylı

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN MUTLU HAFTALAR Emrah&Elvan PEKŞEN ilkok BÜYÜK HARFLERIN KULLANIMI Emir Defne Özel isimlerin ilk harfleri büyük yazılır. Cesur Yumak Nevşehir Japon Azerbaycan Ağrı Dağı Anıtkabir Cümleler her zaman büyük

Detaylı

ARALIK AYI +3 YAŞ ÖZEL YAKACIK BALKANLAR KOLEJİ Eğitim Öğretim Yılı AYIN TEMASI

ARALIK AYI +3 YAŞ ÖZEL YAKACIK BALKANLAR KOLEJİ Eğitim Öğretim Yılı AYIN TEMASI ÖZEL YAKACIK BALKANLAR KOLEJİ 2016 2017 Eğitim Öğretim Yılı AYIN TEMASI ARALIK AYI +3 YAŞ Engelliler Haftası (3 Aralık ) Tutum Yatırım ve Yerli Malı Haftası (12-18 Aralık ) Kış Mevsimi Yeni Yıl ( 31 Aralık-

Detaylı

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN MUTLU HAFTALAR Emrah&Elvan PEKŞEN ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok BÜYÜK HARFLERIN KULLANIMI Emir Defne Özel isimlerin ilk harfleri

Detaylı

Büyük İklim Tipleri. Ata Yavuzer 9- A Coğrafya Performans Ödevi. Bu çalışma Bilgi ve İletişim Teknolojileri dersinde hazırlanmıştır.

Büyük İklim Tipleri. Ata Yavuzer 9- A Coğrafya Performans Ödevi. Bu çalışma Bilgi ve İletişim Teknolojileri dersinde hazırlanmıştır. Büyük İklim Tipleri Ata Yavuzer 9- A Coğrafya Performans Ödevi Hisar Okulları İçindekiler Büyük İklim Tipleri... 3 Ekvatoral İklim... 3 Görüldüğü Bölgeler... 3 Endonezya:... 4 Kongo:... 4 Tropikal İklim:...

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

Jeolojik Miras Listeleri (AFRİKA) Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü

Jeolojik Miras Listeleri (AFRİKA) Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü Jeolojik Miras Listeleri (AFRİKA) Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü AFRİKA DOĞAL MİRAS LİSTESİ http://www.africanworldheritagesites.org/ Afrika da Madagaskar Adası nda 2 ve Şeysel Adası

Detaylı

ADI: DÜNYA ĠKLĠMLERĠ

ADI: DÜNYA ĠKLĠMLERĠ ADI: DÜNYA ĠKLĠMLERĠ DERS : SOSYAL BĠLGĠLER SINIF : 6 YAKLAġIK SÜRE : 2 DERS SAATĠ ÖĞRENME ALANI : ĠNSANLAR YERLER VE ÇEVRELER ÜNĠTE : YERYÜZÜNDE YAġAM KAZANIMLAR : 3.Dünyanın farklı doğal ortamlarındaki

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER ÜRETTİKLERİMİZ HAYVANCILIK TİCARET

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER ÜRETTİKLERİMİZ HAYVANCILIK TİCARET 1- EKONOMİK FAALİYET SANAYİ HAYVANCILIK TİCARET - Doğu Anadolu bölgesinde çayırlık alanların bol olması halkın İle uğraşmasına neden olmuştur. - Kâr elde etmek amacıyla yapılan alışverişe Denir. - İnsanların

Detaylı

a 3 -<» rt3 ft3 Ö o\3 CO o\3 Ö o\3 CO v-< 0x3 Ö V-i -i» 3 Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın 0x3 Ö 0x3 Kitap / Kayıp Gül

a 3 -<» rt3 ft3 Ö o\3 CO o\3 Ö o\3 CO v-< 0x3 Ö V-i -i» 3 Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın 0x3 Ö 0x3 Kitap / Kayıp Gül ft o\ I V-i :p --( a * > Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın Kitap / Kayıp Gül Röportaj / Dr. Süleyman Ozüpekçe El Sanatları / Geleneksel Sanatlarımız/

Detaylı

SU HALDEN HALE GİRER. Nazife ALTIN. Fen ve Teknoloji

SU HALDEN HALE GİRER. Nazife ALTIN. Fen ve Teknoloji SU HALDEN HALE GİRER SU DÖNGÜSÜ Güneş, yeryüzündeki karaları ve suları ısıtır. Havayı ise yeterince ısıtamaz. Havanın bir kısmı dolaylı yoldan ısınır. Karalar ve suların ısınması sırasında bunlarla temas

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

TRA1 FLORA. Erzurum Erzincan Bayburt FAUNA

TRA1 FLORA. Erzurum Erzincan Bayburt FAUNA TRA1 FLORA Erzurum Erzincan Bayburt FAUNA Avrupa dan Asya ya geçiş, saatten saate belli oluyor. Yiten ormanların yerini sık ve bitek çayırlar alıyor. Tepeler yassılaşıyor. Bizim ormanlarımızda bulunmayan

Detaylı

Gezi, 4 gece konaklama 5 gündüz şeklinde olacak. Gidiş: Havayolu ile İstanbul - Bosna, Dönüş; Üsküp - İstanbul olacak. 5 Ülke 12 vilayet gezilecek.

Gezi, 4 gece konaklama 5 gündüz şeklinde olacak. Gidiş: Havayolu ile İstanbul - Bosna, Dönüş; Üsküp - İstanbul olacak. 5 Ülke 12 vilayet gezilecek. Gezi, 4 gece konaklama 5 gündüz şeklinde olacak. Gidiş: Havayolu ile İstanbul - Bosna, Dönüş; Üsküp - İstanbul olacak. 5 Ülke 12 vilayet gezilecek. Gezilecek yerler: Bosna-Mostar (Bosna Hersek), Tivat,

Detaylı

YABANI MEYVELER ve KULLANıM ALANLARı. Araş. Gör. Dr. Mehmet Ramazan BOZHÜYÜK

YABANI MEYVELER ve KULLANıM ALANLARı. Araş. Gör. Dr. Mehmet Ramazan BOZHÜYÜK YABANI MEYVELER ve KULLANıM ALANLARı Araş. Gör. Dr. Mehmet Ramazan BOZHÜYÜK Dünyada kültüre alınıp yetiştirilmekte olan 138 meyve türünden, yaklaşık 16'sı subtropik meyve türü olan 75'e yakın tür ülkemizde

Detaylı

Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları

Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları Yrd. Doç. Dr. Yiğit H. Erbil, Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı

Detaylı

COĞRAFYANIN PUSULASI HARİTALARLA COĞRAFYA 2018 KPSS BAYRAM MERAL

COĞRAFYANIN PUSULASI HARİTALARLA COĞRAFYA 2018 KPSS BAYRAM MERAL COĞRAFYANIN PUSULASI HARİTALARLA COĞRAFYA 2018 BAYRAM MERAL 1 Genel Yetenek - Cihan URAL Yazar Bayram MERAL ISBN 978-605-9459-31-0 Yayın ve Dağıtım Dizgi Tasarım Kapak Tasarımı Yayın Sertifika No. Baskı

Detaylı

İKLİM ELEMANLARI SICAKLIK

İKLİM ELEMANLARI SICAKLIK İKLİM ELEMANLARI Bir yerin iklimini oluşturan sıcaklık, basınç, rüzgâr, nem ve yağış gibi olayların tümüne iklim elemanları denir. Bu elemanların yeryüzüne dağılışını etkileyen enlem, yer şekilleri, yükselti,

Detaylı

Kafiristan nasıl Nuristan oldu?

Kafiristan nasıl Nuristan oldu? Kafiristan nasıl Nuristan oldu? Afganistan'ın doğusunda Nuristan olarak anılan bölgenin Kafiristan geçmişi ve İslam diniyle tanışmasının hikayesi hayli ilginç. 10.07.2017 / 13:21 Hindikuş Dağları'nın güneydoğusunda

Detaylı

1. İnsan etkisi dışında, kendiliğinden oluşan her unsur doğayı oluşturmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir doğal unsurdur?

1. İnsan etkisi dışında, kendiliğinden oluşan her unsur doğayı oluşturmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir doğal unsurdur? COĞRAFYA, yeryüzünü oluşturan doğal ortamların özelliklerini, Dünya üzerindeki dağılışlarını; doğal ortamla insan toplulukları ve etkinlikleri arasındaki karşılıklı ilişki ve etkileşimi nedenleriyle birlikte

Detaylı

WWW.KAYNASLİKONAKLARİ.COM PROJE HAKKINDA Şaheser Grup Güvencesiyle inşaa edilen Kaynaşlı konakları Bölgenin Turizm cenneti yakın Karadeniz Kaynaşlı sloganıyla çıtayı her geçen gün yükselen Düzce kaynaşlıda

Detaylı

MARMARA BÖLGESi. IRMAK CANSEVEN SOSYAL BiLGiLER ÖDEVi 5/L 1132

MARMARA BÖLGESi. IRMAK CANSEVEN SOSYAL BiLGiLER ÖDEVi 5/L 1132 MARMARA BÖLGESi IRMAK CANSEVEN SOSYAL BiLGiLER ÖDEVi 5/L 1132 COĞRAFİ KONUMU Marmara Bölgesi ülkemizin kuzeybatı köşesinde yer alır. Ülke yüz ölçümünün %8,5'i ile altıncı büyük bölgemizdir. Yaklaşık olarak

Detaylı

Muson Yağmurlarını Atlatmak Kelsey, Dylan, and Trevor Bölüm 1 Fen Bilimleri

Muson Yağmurlarını Atlatmak Kelsey, Dylan, and Trevor Bölüm 1 Fen Bilimleri Muson Yağmurlarını Atlatmak Kelsey, Dylan, and Trevor Bölüm 1 Fen Bilimleri Hedefimiz Arizona, Phoenix te yaşayan sizleri büyük Phoneix bölgesindeki musonların olası riskleri hakkında bilgilendirmek. Bir

Detaylı

1.10.2015. Kömür ve Doğalgaz. Öğr. Gör. Onur BATTAL

1.10.2015. Kömür ve Doğalgaz. Öğr. Gör. Onur BATTAL Kömür ve Doğalgaz Öğr. Gör. Onur BATTAL 1 2 Kömür yanabilen sedimanter organik bir kayadır. Kömür başlıca karbon, hidrojen ve oksijen gibi elementlerin bileşiminden oluşmuş, diğer kaya tabakalarının arasında

Detaylı

FRANSA. Turizm,Ulaşım,Sanayi. www.sosyal-bilgiler.com

FRANSA. Turizm,Ulaşım,Sanayi. www.sosyal-bilgiler.com FRANSA FİZİKİ ÖZELLİKLERİ Coğrafi konum Yer şekilleri İklimi BEŞERİ ÖZELLİKLER Nüfusu Tarım,Maden Turizm,Ulaşım,Sanayi www.sosyal-bilgiler.com FRANSANIN KİMLİK KARTI Başkenti: Paris Dili: Fransızca Dini:

Detaylı

Test. Beşeri Yapı BÖLÜM 7

Test. Beşeri Yapı BÖLÜM 7 BÖLÜM 7 Beşeri Yapı 1. Yeryüzünde sıcaklık ve yağış gibi iklim özellikleriyle birlikte denizler, buzullar ve yüksek alanlar gibi etkenler nüfus ve yerleşmenin dağılışında önemli rol oynar. Doğal şartlar

Detaylı