ABD NİN GÜNEY KAFKASYA POLİTİKASI ( )
|
|
|
- Emre Aydoğan
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI ABD NİN GÜNEY KAFKASYA POLİTİKASI ( ) Yüksek Lisans Tezi Elnur Jamilli Ankara
2 T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI ABD NİN GÜNEY KAFKASYA POLİTİKASI ( ) Yüksek Lisans Tezi Elnur Jamilli TEZ DANIŞMANI Prof.Dr. Hasan Köni 167
3 Ankara
4 İÇİNDEKİLER Giriş...1 I. BÖLÜM Güney Kafkasya da Devletlerin Jeostrateji ve Ekonomi Uğruna Rekabeti A. Kafkasya Stratejisi Üzerine...4 B. ABD nin Güney Kafkasya Politikası...8 C. Rusya ve Güney Kafkasya...13 D. Türkiye ve Güney Kafkasya...16 E. İran ve Güney Kafkasya...21 F. Çin Halk Cumhuriyeti ve Güney Kafkasya...23 II. BÖLÜM AZERBAYCAN -AMERİKA İLİŞKİLERİ( ) A. Genel Deyerlendirme...26 B. Azerbaycan -Türkiye İlişkileri...27 C. Azerbaycan Rusya İlişkileri...30 D. Azerbaycan İran İlişkileri...33 E. Azerbaycan-Avrupa İlişkileri İngiltere Azerbaycan-Fransa Azerbaycan- Almanya İlişkileri...38 F. Azerbaycan-ABD İlişkileri ABD- Azerbaycan İlişkilerinin Tarihi
5 2- Ayaz Mütallibov Döneminde Azerbaycan-ABD İlişkileri Ebülfez Elçibey Dönemi Azerbaycan ABD İlişkileri Haydar Aliyev Dönemi Azerbaycan Dış Politikası ve ABD Azerbaycan la ABD Arasında Ticari ve Ekonomik İlişkiler: Petrol Anlaşmaları ve Boru Hatları Projeleri...62 A. Ekonomik İlişkiler...62 B. Petrol ve Doüal Gaz Boru Hatları Projeleri Bakü Tiflis Ceyhan Petrol Boru Hattı Bakü Supsa Petrol Boru Hattı Bakü Novorossiysk Petrol Boru Hattı Bakü Tiflis Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı...72 C. Hazar Denizi Statüsü ve ABD...73 D. Dağlık Karabağ Sorunu AGİT ve ABD nin Tutumu...78 III. BÖLÜM Gürcistan ABD İlişkileri( ) A. Genel Değerlendirme...90 B. Genel olarak Gürcistan-Rusya ilişkileri C. Genel Olarak Gürcistan Türkiye İlişkileri...94 D.Gürcistan AB İlişkileri E. Zviad Gamsahurdia Dönemi Gürcistan ın ABD yle Olan İlişkileri...98 F. Eduard Şeverdnadze Dönemi Gürcistan ın Dış Politikası ve ABD le Olan İlişkileri Şeverdnadze Dış Politikasında Rusya
6 2-Şeverdnadze Dış Politikasında Dost Türkiye Anlamı Gürcistan ın Komşu Devletler Olan Azerbaycan ve Ermenistan la İlişkileri Ermenistan Azerbaycan Şeverdnadze Yönetiminin ABD yle Olan İlişkileri ABD Gürcistan Ekonomik ve Ticari İlişkileri G. Abhaziya Sorunu ve Çözüm Yolları H. Acaristan Problemi İ. Güney Osetya Problemi IV. BÖLÜM Ermenistan ABD İlişkileri( ) A.1. Sovyetlerin Çöküşü ve Ermenistan ın Bağımsızlığını İlan Etmesi A.2. Ermenistan Rusya İlişkileri..128 A.3. Ermenistan Türkiye İlişkileri A.4. Ermenistan İran İlişkileri A.5. Ermenistan ABD İlişkilerinin Tarihi B.1. L. T. Petrosyan Döneminde Ermenistan ın Dış Politikası B.2. Petrosyan Dış PolitikasındaTürkiye B.3. Petrosyan Dış Politikasında Rusya..138 B.4. Petrosyan Dış Politikasında İran
7 C. Robert Koçaryan Döneminde Ermenistan Dış Politikası C.1. Rusya İle Olan İlişkiler C.2. Koçaryan Dönemi Ermenistan-İran İlişkileri C.3. Koçaryan Dönemi Ermenistan-Türkiye İlişkileri D. Petrosyan ve Koçaryan İktidarlarının ABD yle Olan İlşkileri E. Ermenistan ın İç Ve Dış Politikasında Dağlık Karabağ F. Ermenistan ın Dış Politikasında Terör ve Soykırım F.1. Terör F.2. Soykırım SONUÇ KAYNAKÇA ÖZET SUMMARY KISALTMALAR AB ABD AGİT : Avrupa Birliği : Amerika Birleşik Devletleri : Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı 172
8 AGİK AHC AIOC AK AKP AMİP AMOCO BDT BM BMDHS BP DKÖB ECHO ECO ECU EUH GIOC İİC İKÖ KEİ KGB :Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Komisyonu : Azerbaycan Halk Cephesi : Azerbaijan International Operating Company : Avrupa Komisyonu : Adalet ve Kalkınma Partisi : Azerbaycan Milli İstiklal Partisi : American Oil Company : Bağımsız Devler Topluluğu : Birleşmiş Milletler : Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi : British Petroleum : Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi : European Commission Host Organization : Economic Cooperation Organization : European Currency Unit : Ermeni Ulusal Harekatı : Georgian International Oil Corporation : İran İslam Cumhuriyeti : İslam Konferansı Örgütü : Karadeniz Ekonomik İşbirliği : Komitet Gosudarstvennoy Bezopasnosti (Devlet Güvenlik Komitesi) KİP NATO RF : Kafkas İstikrar Paktı : North Atlantic Treaty Organization : Rusya Federasyonu 173
9 SOCAR SSCB : State Oil Company of Azerbaijan Republic : Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği TACIS : Technical Assistance to the Commonwealth of Independent States TPAO USCR : Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı : United States Committee for Refugees 174
10 GİRİŞ 1991 yılında SSCB nin tarih sahnesinden silinmesinin ardından dünya yeni bir yapılanmaya gitti. Eski SSCB mekanında Asya ve Doğu Avrupa da yeni bağımsız devletler oluşmaya başladı. SSCB nin dağılmasının ardından onun iki jeostratejik bölgesi olan Baltık ve Kafkasya ülkeleri hızlı bir şekilde bağımsızlığa ve Rusya dan koparak Batıya entegre yoluna girmiştir. Ama Rusya nın kendisini SSCB varisi sayması ve çabuk toparlanması Kafkasya nı kuzeyinin bağımsız olmasını engelledi. Rusya Kuzey Kafkasya daki bağımsızlık hareketlerini tam kontrolü altına ala bildi. Bu başarı Güney Kafkasya da verimli olamadı. Güney Kafkasya da üç bağımsız devlet Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan Cumhuriyetleri oluştu. Yenice bağımsızlığını kazanan bu üç devletten ikisinin Azerbaycan ve Gürcistan ın dış politikası daha çok ABD ve Avrupa yönlü olmasıyla seçildi. Ermenistan ınsa kendine özgür bir dış politikası olmadı ve Rusya nın etkisinde kendi bağımsızlığını sürdürmeyi kararlaştırdı. Ama zaman-zaman Ermenistan Rusya nın etkisini azaltmaya ve ABD yanlı politikalar da izlemiştir. Güney Kafkasya nın bu üç ülkesinin dış politikasının ilginç tarafları vardır. Bu üç ülkenin dış politikasının ilginçliğini bölgedeki süper devletlerin rekabet ile de bağlaya biliriz. Bölge üzerinde en güçlü rekabet ABD ve Rusya arasında sürmektedir. Rusya nın bölgeye yönelik politikası az da olsa her kese malumdur. Rus üst yöneticileri Kafkasya ya eski Politbüro yöneticilerinden farklı bir politika yürütmüyorlar. Rusya Güney Kafkasya yı halen kendi toprağı olarak görüyor ve gerçeklerle barışmak istemiyor. Rusya nın bu tutumu Kafkasya da olumlu karşılanmıyor ve artan Rus baskılarını önlemek için yenice bağımsız olmuş bu cumhuriyetler ABD ve Avrupa ile işbirliğine gitmek zorunda kalmışlardır. İlk başlarda bu cumhuriyetlerle Avrupa ve ABD arasında işbirliği Türkiye aracılığıyla sağlanmıştır. Çünkü Türkiye SSCB dağıldıktan sonra da bu bölgede batının güvenilir bir 175
11 müttefiki olarak kalmıştır. Diğer yandan Güney Kafkasya nın bu üç ülkesinin Türkiye ile sınırının bulunması Türkiye nin bu bölgeye etkisinin güçlü olmasına neden olmuştur. Türkiye bu bölgede etkisini ilk başlarda Azerbaycan ile ilişkilerinden başlasa da sonradan Gürcistan ile de sıkı işbirliğine gitmiştir. Bölgenin yalnız bir ülkesinde Ermenistan da Türkiye etkisinin olmadığını görüyoruz. Bununda bir çok nedenleri vardır. Bu nedenleri aşağıdaki gibi şöyle sıralaya biliriz. 1. Ermenistan Dış Politikasında Soykırımın öne çekilmesi, 2. Ermenistan tarafından Türkiye nin topraklarına sahip olma iddiası, 3. PKK terörist örgütüne destek, 4. Dağlık Karabağ savaşı nedeniyle Azerbaycan topraklarının Ermenilerce işgal olunması. Türkiye den farklı olarak İran Ermenistan ile iyi ilişkide olan bölgenin en büyük Müslüman ülkesidir. İran ın Ermenistan la iyi ilişkiler kurmasına neden onun bölgeden dışlanması olmuştur. Çünkü İran içerisinde yaşayan 30 milyon Azerbaycan Türkü nedeniyle bağımsız Azerbaycan ı kendisi için bir tehdit olarak algılamış ve Azerbaycan a karşı işğalcılık politikası yürüten Ermenistan la sıkı ilişkilere gitmiştir. Yukarıda söylediğim bu ülkelerin Güney Kafkasya ülkeleri ile ilişkilerini tezimin içerisinde yeterince araştırmaya çalışmışım. Bu bölgede komşu olmasa da en etkili güç sayılan ABD nin bu bölgeye yönelik politikası çok az araştırılmış ve bu bölgeyle ABD nin ilişkilerinin hangi durumda olduğu hepimize belli değildir. Bu yüzden bir Güney Kafkasyalı olarak ABD nin bu ülkelerle olan ilişkilerini ABD nin Güney Kafkasya Politikası ( ) Yüksek Lisans tezi olarak araştırmaya çalıştım. 176
12 Konu çok büyük olduğu için içeriği de bir o kadar geniştir. Söz konusu araştırmamı dört bölüme ayırarak çalışmayı daha doğru buldum. 1. Güney Kafkasya da Devletlerin Jeostrateji ve Ekonomi Üzerine Rekabeti, 2. ABD Azerbaycan İlişkileri , 3. ABD Gürcistan İlişkileri , 4. ABD- Ermenistan İlişkileri Araştırmam içeriğin genişliği nedeniyle uzun bir devri tahminen 1 yıllık bir süreyi kapsamıştır. Araştırmamı iki ülkede Türkiye ve Azerbaycan da yürüttüm. Ayrıca Türk, Rus, İngiliz ve Azerbaycan dilindeki kaynakları kullandım. Bölüm I Güney Kafkasya da Devletlerin Jeostrateji ve Ekonomi Uğruna Rekabeti A. KAFKASYA STRATEJİSİ ÜZERİNE 177
13 Kafkasya, Karadeniz i Hazar Denizi nden ayıran kıstağı baştan başa kapsayan ve kuzeyde Maniç Oluğu na kadar uzanan ve km 2 yi aşan bir yüzölçümüne sahip toprakları içerir. Güneyde Türkiye ve İran, kuzeyde Rusya Federasyonu vardır 1. Dünyanın çatısı olarak görülen Kafkasya, bu değimi sadece coğrafi değil, aynı zamanda ekonomik, politik stratejik nedenlerle de hak etmiştir. Soğuk savaşın sona ermesinden bu yana yaşanan gelişmeler Avrasya coğrafyasında iktidarın ve dünya barışının Kafkasya da atılacak adımlarla mümkün olacağını kanıtlamıştır. Kafkasya da bağımsız Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan ın yanı sıra Rusya sınırları içerisinde bulunan Adigey, Karaçay Çerkez, Kuzey Osetya, Çeçenistan, Dağıstan, İnguşetya ve Kabarday Balkar Özerk Cumhuriyetleri de var. Kafkasya, hem kendisi zengin bir petrol havzasıdır, hem de Basra körfezini kontrol eden stratejik bir mevkie sahiptir. Kafkaslar: Rusya-Akdeniz, Rusya - Afrika, Rusya Ortadoğu yolları üzerinde tek geçit yeri olması, kuzey güney yönünün boğum noktasında bulunması nedeniyle, bu coğrafi konumdan kaynaklanan jeopolitik bir değer taşımaktadır. İki kutuplu dünyada Kafkasya tümü ile Rusya nın egemenlik alanında kalıyordu. Pax Sovyetika adı altında Sovyetler Birliğinin dünyanın üçte birine getirdiği barış düzeni bu bölgede geçerliydi. Bu nedenle diğer emperyalist ülkeler Kafkasya ya ne gire biliyordu nede bölgenin diğer ülkeleri kendi çıkarları doğrultusunda bir düzen kurabiliyordu 2. Kafkasya daki tüm problemlerin temelinde bölgenin pek çok ülkeye bölünmüş olması değil tam tersi, daha öncede olduğu gibi 1990 lı yıllarda bölgenin Rusya gibi bir egemen ülkenin tiranlığı altında yaşamaya mecbur edilmesi yatmaktadır. Kafkas milletlerinin birbiri ile uzlaşma sağlamasının rolü, taraflar arasında bir al ver dengesinin kurulmasına bağlıdır. Aksi halda bölgenin ekonomi bakımından geri kalmışlığı ve ticari dezavantajı sürecektir. Bu nedenle Kafkasya daki istikrarlı istikrarsızlığı aşmak gerekmektedir. Kafkasya da arzu olunan 1 Ramazan ÖZEY Kafkasya ve Kafkas Ülkeleri, Avrasya Etütleri, TİKA yayınları, Sayı 17, İlkbahar Yaz, 2000, S ÇEÇEN,A. Kuzey Kafkasya ve Çeçenistan, SAD (der), 2000/2. S
14 gelişmenin başlatılabilmesi için, Kafkasya ile komşu olan ülkeler arasındaki mevcut işbirliğinin artırılması ve bir ortak anlayışın oluşması gerekmektedir. Kafkasya da Türkiye nin faaliyetleri Rusya ve İran ın baskıları tarihi gerçeklerle dengelenmektedir. Tüm bunlar Transkafkasya ülkelerine sınırlı bir bağımsızlık ve batılı güçlerin bölgeye girebilme imkanı sağlamaktadır 3. Güney Kafkasya da takip ettiği yanlış politikalar nedeniyle Rusya ya karşı bölge halklarında bir tepki yaranmıştır. Abhaz-Gürcü ve Azerbaycan-Ermenistan savaşında taraf olan Rusya bölgede bulundurduğu ve bulundurmak istediği üsler yüzünden de bölge halkları arasında büyük bir huzursuzluk oluşturuyor. Rusya nın bu tür politikalarından en çok rahatsız olan ülkelerin önünde Azerbaycan durmaktadır. Azerbaycan Dağlık Karabağ Savaşında Ermenilerin işgal ettiği Azerbaycan topraklarının arkasında Rusya nın olduğu kanaatindedir. Azerbaycan ayrıca arazisinde hiçbir Rusya üssü bulundurmayan Kafkasya ülkesidir. Rusya ya karşı oluşan bu olaylar Washington yönetiminin bölgede aktifleşmesini sağlayan esas unsur olmuştur. Ama ABD nin bu girişimleri Rusya nın karşı adımlar atmasıyla sonuçlanmıştır. Rusya Kafkasya da artan anti Rusya ve ABD ye sempati yolundaki girişimleri önlemeye çalışmıştır. Bu nedenle de 1999 yılının Kasım ayında Aliyev, Şeverdnadze ve Koçaryan ı Moskova ya davet ederek ABD ye Kafkasya da hale etkin güç olduğu mesajını vermeye çalışmıştır 4. Ama 2001 yılının 11 Eylülünde New York ve Washington a yönelik terör saldırılarının olması dünyanın da siyasi düzenini büyük ölçüde etkilemiş ve bir çok bölgelerde yeniden yapılanmaya gidilmiştir. Bu yeni oluşumun, dünya düzenindeki Amerikan etkisini artıracağı ve yeni hegemonya ilişkileri kuracağını da dikkate almak gerekmektedir. Uluslararası sistem üzerinde bu kadar etkili olan 11 Eylülün Kafkasya daki yapılanmaya da tesir etmesi kaçınılmazdır. 11 Eylül sonrası ortaya çıkan ikili yapıda Güney Kafkasya devletleri olan Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan tahmin edileceği gibi sulh alanında yer almak isteyeceklerdir. Kafkasya nın ötesinde olan bölge ülkeleri Türkiye, İran ve Rusya nın 3 KURBANOV, E. Azerbaycan ın Güvenlik Kaygıları: Dağlık Karabağ Üzerinde Ermenistan la Çatışma ve Diğer Ülke İçi Anlaşılmazlıklar, Avrasya Etütleri, TİKA yayınları, Sayı 4, Kış 1996/97, S Cumhuriyet, 25 Ocak
15 bu tercihe hiç bir itirazı bulunmayacak. Bu ülkelerden ikisi İran ve Rusya Kafkasya da hiçbir zaman güvenlik ve istikrarın olmasını istememektedirler. Türkiye yse tarihi, dini, dili ve kültürel benzerlikleri olan Kafkasya da istikrarın yerleşmesini istemektedir 5. Kafkasya ve yakın bölgesi açısından daha dikkatli bir bakış ile 11 Eylül Türkiye, Rusya ve İran arasında yakın ilişki ve karşılıklı bağımlılığı artıracak bir ortam da oluşturmuştur. Eğer 11 Eylül sonrası Gürcistan a getirilmiş Amerikan askerleri eski bölünmeleri ortadan kaldırır ve ortaya çıkan problemleri çözmeye çalışırsa bölgede güvenlikten konuşa biliriz. Bu yalnızca Amerikan askeri güçlerine bağlı bir işte değil. Yerli yönetimlerin de çabalarını gerektirmektedir. Bu yüzden de hale 11 Eylülden önce Azerbaycan ve Gürcistan NATO ile yakınlaşma girişimlerinde bulunmuş bununla da Rusya nın bölgedeki askeri varlığını dengelemeye çalışmışlardır. Bu bağlamda batıyla her yönden bütünleşmek eğiliminde olan Azerbaycan, önce Ermeni saldırısına uğramış ve bir kısım toprakları işgal edilmiş içeride darbeler ve darbe girişimleri yenilenerek, işgalle beraber iç savaş ortamına sürüklenmek istenmiştir; Gürcistan sıkıntılı bir iç savaş yaşamıştır. 26 Mayıs 1995 te, Beyaz Rusya da Yeltsin başkanlığında ve daha sonra yapılan toplantılarda Bağımsız Devletler Topluluğu müşterek bir savunma anlaşmasına zorlamıştır. Amaç ise RF nun cumhuriyetlerde güç bulundurması ve işgali için hukuki kılıfın hazırlanmasıdır 6. Diğer yandan Kafkasya nın jeostratejik önemi dışında zengin enerji kaynaklarına sahip olması bu bölgede büyük devletlerin rekabetine hız vermektedir. Özellikle Hazar enerji kaynaklarının işletilmesi ve dünya piyasalarına çıkartılması üzerinde Avrupa ve ABD bölgede çıkarlarının üst üste düşmesi nedeniyle İran ve Rusya yla büyük bir rekabet içerisindedir. Rusya içinde bulunduğu ekonomik şartlara ve Kremlindeki güç çekişmelerine rağmen bölgedeki etkinlik siyasetinden vazgeçmedi. Yalnızca büyük Rus petrol firmaları bölgedeki bütün konsorsiyumlarda yer SEVİNÇ, T. Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye, SAD (der), Sayı 2, Şubat 2000, Ankara, S
16 almakla kalmadı, aynı zamanda Rusya aktif olarak kendi ulaştırma önerileriyle ortaya çıktı 7. İran ilk önce taşınacak olan Hazar petrollerinin kendi arazisinden geçmesini istese de sonradan bunun çok zayıf bir ihtimal olduğunu görerek ABD Azerbaycan Türkiye Gürcistan ın önerdiği Bakü Tiflis Ceyhan hattına karşı Rusya nın önerdiği Bakü Novorossiysk hattını savunmuştur. Yukarıda Kafkasya üzerinde giden oyunlara kısada olsa değindik. Ama Kafkasya nın büyük bir kısmını oluşturan Güney Kafkasya ve onun üzerine büyük devletlerce oynanan iyi ve kötü oyunların Güney Kafkasya politikasına aşağıda ayrılıklı olarak dokunacağız. B. ABD nin Güney Kafkasya Politikası Sovyet İmparatorluğunun çöküşünü ardından Güney Kafkasya da eski SSCB üyesi olmuş üç cumhuriyet Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan bağımsızlıklarını kazandılar. Eski SSCB mekanında oluşan bu bağımsız devletlerin varlığı ABD nin dış politikasında yeni bir yol açmış oldu yılına kadar bu bölgeyi kendisi için bir tehdit olarak algılayan ABD artık burayı kendi nüfus alanına salmayın planlarını çizmeye başlamıştır. Kafkasya nın jeostratejik önemi, Büyük İpek Yolunun merkez noktasında bulunması, Uzak Doğu, Orta Asya nı Avrupa yla birleştirecek ticari yolların geçtiği arazide olması ve doğal enerji kaynaklarına sahip olması, ABD nin bölgeye girişiminin esas nedenleriydi. Özellikle de Hazar denizi petrollerinin dünya pazarına sürülmesi yolunda ABD, Almanya ve Rusya arasında ciddi bir rekabet yaşanmaktadır. Washington bölgede etkinliğini artırmak için bu arazide giden etnik çatışmalara Rusya dan farklı olarak çözüm arayışı içindedir. Ama Washington un bu çözüm arayışlarına çoğu zaman kendi senatosunda büyük engeller oluşturulmaktadır. ABD Güney Kafkasya daki Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki savaşı çözmeye çalışsa da kongrenin 24 7 SEZGİN, M. N, Güney Kafkasya da Ulaştırma ve Jeostrateji, Stratejik Analiz, Cilt 2, Sayı 25, Mayıs 2002, S
17 Ekim 1992 yılında Azerbaycan a karşı ekonomik Ambargonun uygulanmasını öngören 907. ek maddenin kabulü ABD nin çabalarını çok kötü yönde etkilemiş oldu. Söz konusu 907. ek madde Azerbaycan dışında olan tüm eski SSCB ülkelerine Özgürlüğü Destekleme Kanunu (Freedom Support Act) çerçevesinde ABD devleti tarafından mali yardımı öngörüyordu 8. Ermeni lobisinin baskısıyla kongrenin bu tür karar alması neyinki Dağlık Karabağ savaşında ABD nin girişimlerini hiçe indirmiş oldu, hatta Hazar petrollerinin işletilmesinde de ABD nin kollarını bağlanmış duruma getirdi. Bu yüzden ABD Hazar petrollerini işletmek için 1992 yılında oluşturulmuş konsorsiyumun başkanlığını İngiltere şirketi olan BP ye bırakmak zorunda kaldı. ABD nin Güney Kafkasya daki ilk başarısızlıkları bu olmadı. Ermenistan ın bağımsızlığını kazandıktan sonra yeniden tamamen Rusya nın etkisine girmesi ve Gürcistan da başlatılan Rusya nın Kafkasya dan çıkarılmasına karşı düşüncelerin desteklenmemesi ABD nin başarısızlık politikasının devamı da saya biliriz. Genel olarak baktığımızda 1994 yılı Azerbaycan da petrol anlaşmaları imzalanana kadar ABD bölgede çok zayıf bir konumdaydı. ABD nin bu tür konumunun olmasının esas iki nedeni vardı. Birincisi ABD nin Kafkasya yı hale de Rusya nın arka bahçesi olarak tanıması ve Rusya yla karşılaşmamak için uzaktan yürütülen etkisiz politikalar. İkincisiyse her üç Cumhuriyet yönetiminin Rusya yönlü politikalar izlemesi. Bu Cumhuriyetlerden Ermenistan her zaman olduğu gibi Rusya nın uydusu olarak kalmakta devam etmeye üstünlük vermiş, Azerbaycan ve Gürcistan sa ABD ve Avrupa nın yeterli siyasi desteğini alamadıkları için mecburi olarak Rusya yönlü politikalar izlemiştir yılında petrol anlaşmalarının imzalanmasıyla ABD nin Güney Kafkasya politikasında yeni bir canlanma yarandı. ABD bu bölgede işletilmesi öngörülen tüm enerji kaynaklarında öncülüğünü oluşturmak ve onu korumak için girişimlerini hızlandırmıştır. Bu nedenle de bölgede AB, Rusya ve Çin in etki 8 CEFERSOY, N. Elçibey Dönemi Azerbaycan Dış Politikası (Haziran 1992 Haziran 1993), ASAM yayınları, Ankara 2001, S
18 alanlarını daraltmaya çalışmıştır 9. Süper güç olma peşinde ilerlemek isteyen ABD nin Güney Kafkasya daki olayları da denetiminde tutması şarttır. Artık ABD bu amacını gerçekleştirmek için hem siyasi hem de ekonomik girişimlerini önemli ölçüde geliştirmiştir. ABD nin bölgeye yönelik politikasını aşağıdaki tarzda özetleye biliriz. Bölgeye yönelik yatırım yapan ABD şirketlerine destek sağlanması, bu şirketlerin garanti altına alınması için bölgede siyasi ve ekonomik istikrarı sağlamak. İran ın bölge dışı tutulması için bölge ülkeleriyle birlikte İran a baskı oluşturmak. Rusya nın da İran gibi bölgeden dışlanmasını sağlamak amacıyla her üç Cumhuriyetle beraber hareket etmek ve onların Rusya ya bağlı olduğu ekonomik ilişkileri kurmak için karşılıksız mali yardımda bulunmak Böylece orta doğudan sonra ikinci stratejik ve zengin enerji kaynakları olan Kafkas lar da tek başına başat güç olmak ABD nin Kafkasya dan Rusya ve diğer rakiplerini dışlamak politikası enerji kaynaklarının işletilmesiyle sınırlı kalmamıştır. Washington yönetimi işletilecek petrolün hangi ülke vasıtasıyla dünya piyasalarına çıkmasına da büyük önem vermiştir. Bu yüzden Washington la Moskova arasında büyük bir çekişme yaşanmıştır. Washington yönetimi petrol boru hattının Rusya arazisinden geçmekle dünya piyasalarına çıkmasını desteklemiş, Rusya da en uygun projenin Bakü Novorossiyisk projesi olduğunu savunmuştur. Rusya nın bu girişimlerini tek başına değil ABD tarafından ekonomik ambargolar uygulanan İran la beraber yürütmektedir 10. Rusya nın bu girişimleri sonuçsuz kaldığı için bölgedeki güvensizlik yeniden hız kazanmaya başlamıştır. Rusya Azerbaycan ve Gürcistan ı Çeçen savaşçılarına her türlü yardımlar etmekte suçlamağa başladı. Olayların gelişimi ve Ermenistan ın tamamen Rusya etkisine girdiğini gören ABD bu arazide yalnızca Rusya nın var olmadığını göstermeye çalıştı. Washington kendi çıkarlarında Azerbaycan ve Ermeni liderlerinin barış için tavize 9 ONAY, Y. Hazar Enerji Kaynaklarının jeopolitik ve jeoekonomik Dinamikleri, Avrasya Etütleri, TİKA yayınları, Sayı 23, Yaz Sonbahar 2002, S NESIROV, E. Azerbaycan ABD İlişkileri ( ), Kanun yayınları, Bakü 1998, S
19 zorlamıştı. İstanbul daki AGİT toplantısında ABD yönetimi her iki lideri barış için toprak değişimini de içeren bir öneri sunmuştur. Karabağ sorunun çözümü için bu adımlar atılırken Ermenistan da radikal milliyetçi kişilerle ilişkisi olan Unanyan Ermenistan parlamentosuna bir saldırı düzenlenmiş, Başbakan Sarkisyan ve Meclis Başkanı Demirciyan ın da aralarında bulunduğu 9 kişi öldürülmüştür. Böylece ABD nin bölge güvenliğini sağlamak için yaptığı diplomasi atağı başarısız olmuştur. ABD nin Gürcistan a yönelik politikası da diğer iki ülkeden farklı olmamıştır. Gürcistan içinde yaşanan etnik çatışmaları çözmek ve güvenliği oluşturmak yolundaki girişimlerde sonuçsuz kalmıştır. Bu durum yeni ABD nin bölgede istediği şeyleri olamaması durumu 2001 yılının 11 Eylülüne kadar devam etmiştir. 11 Eylül olaylarının ardından dünyadaki siyasi yapılanmanın değiştiği gibi, ABD nin de Orta Doğu, Orta Asya ve Kafkasya politikası da büyük ölçüde değişmiş duruma geldi. ABD Çeçenistan sınırında yer alan Panki Vadisinde El Kaide militanlarının bulunduğu iddiasına dayanarak Gürcistan ın kuzey doğusuna 200 Amerikan askeri eğitmeni ve 65 milyon dolarlık askeri yardımda bulunmuştur. Bu rakam Gürcistan ın yıllık savunma harcamalarının 3 katından daha çoktur 11. ABD nin Afganistan merkezli bu antiterör harekatı, Orta Asya kadar Kafkasya yı da etkiledi. Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye, son olarak bölgedeki terörist örgütlerle organize suçlara karşı mücadeleyi ve Bakü Tiflis Ceyhan petrol boru hattı başta olmakla bölgeden geçecek tüm enerji hatlarının güvenliğini öngören bir anlaşmayı yaşama geçirdiler. Söz konusu anlaşma, 2001 yılının Ekim ayının ortalarında Türkiye tarafından gündeme getirildi. ABD yönetimi aynı zamanda Azerbaycan la olan ilişkilerinin önünde büyük bir engel olan 907. ek maddenin yürürlükten kalkmasını da sağlamaya çalıştı. Bush yönetimi bu amaçla Amerikan Kongresine bir mektupla müracaat ederek kararın durdurulma yetkisinin Cumhurbaşkanına verilmesini istedi. 14 Ekim 2001 de Senato, 14 Kasım 2001 de Kongrenin iki kanadı arasındaki uzlaşma komisyonu 10 Aralık 2001 de ise temsilciler Meclisi 2002 yılı sonuna kadar 907 sayılı ek maddenin uygulanmasının durdurulması konusunda ABD Başkanına yetki verilmesine ilişkin kararı onaylamıştır 12. Kongrenin verdiği kararın ardından Bakü nü ziyaret eden ABD Savunma Bakanı Donald Ramsfeld gelişmelerden memnun olduğunu ve bu kararın yürürlüğünün durdurulmasının ABD nin Azerbaycan a askeri yardım 11 SEZGİN, M. N. Kafkasya da Büyük Rekabet, Radikal, 8 Ekim, ASLANLI, A. ABD de Adaletsizliğe Verilen Ara 907 Sayılı Ek Maddenin Uygulanmasının Durdurulması, Stratejik Analiz, Cilt 2, Sayı 21, Ocak 2002, S
20 yapmasına olanak sağlayacağını bildirmiştir 13. Kafkasya nın ABD nüfus alanına girmesiyle bölgeden dışlanacak ve her tarafı Amerikan üsleriyle sarılacak olan diğer bir ülkeyse İran dır. İran ın Kafkasya daki konumu Rusya nın konumundan daha kötü durumdadır. Rusya dan farklı olarak İran ın hiç bir Kafkasya ülkesinde üssü bulunmuyor ve en sıkı ilişkide bulunduğu ülkeyse Ermenistan dır. Kısaca olarak yukarıda söylediklerimizi böyle sonuçlandıra biliriz. Bill Clinton yönetimindeki ABD olaylara daha çok karışmamayı ve dış politikada rakipleriyle yüz-yüze gelmemeyi tercih etmiş ve bu da ABD nin Orta Doğu başta olmakla Kafkaslar ve Orta Asya da nüfusunu yeterli seviyeye getirememiştir. C. Bush un iktidarlığıyla ABD artık tek kutuplu dünyada tek süper gücün kendisi olduğunu kanıtlamaya başlamış ve buna da büyük ölçüde sahip olmuştur. C. Rusya ve Güney Kafkasya Rusların Kafkasya ya girişi 1801 yılında Gürcistan ı işgaliyle başlamıştır. Bu işgaller 1830 yılında Rusya nın Kafkasya yı tam olarak işgaliyle sonuçlanmıştır. Ama Çarlık Rusya sının 1917 yılında çöküşünden sonra Güney Kafkasya kısa bir süre içinde bağımsız kaldı. Ardından Rusya da kurulmuş olan Bolşevik Yönetimi bu bölgeye ele geçirmek için savaşlara başladı ve istediği Güney Kafkasya yı yeniden işgal ede bildi. Rusya nın Güney Kafkasya daki tek başına hegemonyası 1990 lı yılların başlangıcına kadar sürdü. SSCB nin çöküşü bu bölgenin de bağımsızlığına yol açtı. Ama Rusya yine de bu araziyi tekelinden çıkmasını istemiyor. Rusya nın Kafkasya daki çıkarlarından kolay kolay vazgeçmek istememesi doğaldır. Ancak SSCB İmparatorluğu yıkıldıktan sonra Rusya nın kendi Federasyonu içindeki özerk cumhuriyetlere uyguladığı baskı politikaları artık resmen
21 bağımsız ulus devletler olan Azerbaycan ve Gürcistan a yönelik açık emperyalist politikaları kabul edilmezdir. Rusya iki yüzyıldan beri egemen olduğu Kafkasya da en azından hukuki olarak, kendisiyle eşit birimlerin varlıklarını her şeyden önce ruh hali olarak benimsememiş gözükmektedir 14. Moskova nın Güney Kafkasya politikası, bölgede varolan istikrarsızlığı kendi çıkarları için kullanmak olarak değerlendirile bilir. Rusya Gürcistan karşısında Abhazlar ve Osetyalıları destekleyerek Gürcistan ı BDT ye katılmaya ve askeri üs vermeye zorlamıştır. Yine Dağlık Karabağ savaşında Ermenilere destek vererek Azerbaycan ı BDT üyeliğine zorlamıştır yılında Rusya eski SSCB coğrafyasında tek söz sahibi olduğu tezini ihtiva eden Yakın Çevre doktrinini açıklayarak uygulamaya koymasıyla, ABD nin tek kutup haline gelmesinden rahatsızlığını gizletmeyerek çok kutuplu uluslararası sistem özlemini dile getirmiştir 15. Rusya nın Güney Kafkasya politikasında özellikle petrol ve doğalgaz projelerinin transit geçit yolu üzerinde bulunan Gürcistan ın odak noktası olarak seçildiğini, Abhazya ve Osetya sorunlarının tekrar tahrik edilerek etnik çatışmaların körüklenmeye çalıştığını, ayrıca Cavaheti de yaşayan Ermenilerin sorun çıkarmaya yönlendirildiği görülüyor. Gürcistan ın karmaşık etnik yapısı nedeniyle kırılgan bir bünyesi var. Toprak bütünlüğünü tehdit eden Abhazya ve Osetya daki ayrılıkçı hareketler Rusya tarafından kolayca maniple edilebiliyor. Rusya nın Çeçenistan sorununa yaklaşımları nedeniyle Azerbaycan ve Gürcistan ı eleştirmesi üzerine bazı uzmanlar Rusya nın 10 yıl içinde yeniden güneye inme politikası uygulayacağını iddia ederlerken, bazıları da Rusya nın buna gücünün yetmeyeceğini ancak bölgede istikrarsızlık yaratmaya devam edeceğini düşünüyorlar. Rusların Çeçenlere en fazla yardım ettiği nedeniyle suçladığı Gürcistan dan Rusya ya karşı zaman-zaman sert tepkilerde gelmiştir. Örneğin başkan E. Şeverdnadze ye göre Gürcistan da hiçbir zaman Çeçen casus yuvası olmamış ve olmayacaktır, Gürcistan ın Çeçenistan la komşuluk hariç hiçbir irtibatı yoktur yılının sonlarında B.Yeltsin istifa vermesinin ardından Rusya da yönetim eski KGB görevlisi Vladimir Putin e devredildi. 14 AĞACAN, K. Kardeş Devletler: Azerbaycan Gürcistan İlişkileri, Avrasya Dosyası, Azerbaycan Özel, İlkbahar 2001, Cilt: 7, Sayı: 1, S OĞAN,S, AĞACAN, K. Güney Kafkasya da Yeniden Başlayan Veya Bitmeyen Soğuk Savaş, Stratejik Analiz, Cilt: 2, Sayı: 13, Mayıs 2001, S
22 Putin in işbaşına geçmesiyle Rusya nın iç ve dış politikalarında köklü değişiklikler yaşandı. Putin Rusya Devlet Duma sında yaptığı ilk konuşmasında Rusya nın dış politikada yapacağı temel tercihlerin Rusların ve Rusya nın yakın ve uzak çevredeki çıkarlarının korunması olacağını belirtmişti 17. Putin in Cumhurbaşkanı olmadan önce söylediği bu sözler 10 Ocak 2000 tarihinde ilan edilen yeni güvenlik doktrini ile resmiyet kazanmıştır 18. Rusya nın bu güvenlik doktrini onun Orta Asya ve Kafkaslarda etkinliğini artırmışsa da 11 Eylül 2001 yılından sonra bu etkinliğin ortadan kalktığını görüyoruz. ABD Rusya sınırlarına yakın bölgede hatta üslerini oluşturduktan sonra Kafkasya ya doğru da yayılmaya başlamıştır. Bu yayılma şimdilik çok yavaş gidiyor. Bunun da esas nedeni Rusya nın hale de Güney Kafkasya da etkili olması ve burada güçlü askeri üsler bulundurmasıdır. Rusya nın Güney Kafkasya daki en büyük üsleri Ermenistan da ve Gürcistan da bulunmaktadır. Rusya nın Gürcistan da GRVZ Komutanlık Karargahı (2.357 Rus askeri personeli güvenlidir), Tiflis te bulunan 142. Tank Onarım Üssü, Tiflis yakınlığında Viziani 137. Askeri Üssü, Batum yakınlarında Khelvaçauri Askeri Üssü, Batum da bulunan 12. Askeri Üs, Ahılkelek te 62. Askeri Üssü, Abhazya daki Gudauta 50. Askeri Üssü, Ermenistan daysa 102. Askeri Üssü bulunmaktadır 19. Rusya nın Gürcistan da bu kadar Askeri üssü olmasına rağmen Gürcistan Rusya yı kendi bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne yönelik bir tehdit olarak algılamaktadır. Gürcistan gibi Azerbaycan da Rusya nı kendi toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı için bir tehdit olarak görmektedir. Ermenistan sa aksine Rusya nın ekonomik, siyasi ve askeri yardımı olmadan ayakta duramayacağını biliyor. Bu yüzden Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan ın Rusya etkisinden kurtulmak için Batıya dönük politikalarından dışarıda kalmıştır. ABD ye yakınlaşma ve işbirliği yolumda Azerbaycan bölge ülkeleri ve Rusya yla dengeli politika izlediği halda Gürcistan bu politikasını açık ve sert tarzda yürütmektedir. Şeverdnadze Rusya yla olan ilişkilerinin gergin olduğunu 2005 yılında Gürcistan ın NATO ya üye 17 Vladimir Putin Govarit o Glavnım. İz Vustupleniev Gasudarstvennoy Dume /0817/11.htm 18 CEFERSOY, N. Bağımsızlığın Onuncu Yılında Azerbaycan Rusya İlişkileri ( ), Avrasya Dosyası, Azerbaycan Özel, İlkbahar 2001, Cilt: 7, Sayı: 1, S KANBOLAT, H. Rusya Federasyonu nun Güney Kafkasya daki Askeri Varlığı ve Gürcistan Boyutu, Stratejik Analiz, Sayı: 3, Cilt. 1, Temmuz 2000, S
23 olacağıyla belirtmiştir 20. Gürcistan ın bu tür sert açıklamaları Rusya tarafından olumsuz karşılanmıştır. Rusya 2000 yılının Aralık ayından itibaren Gürcistan vatandaşlarına vize uygulaması getirmiştir. Rusya böylece ABD ve NATO nun eski Sovyet Cumhuriyetlerine yönelik genişlenme dalgasına karşı olduğunu belirtmektedir 21. Rusya nın Kafkasya ve Kafkasya nın en önemli bölümünü oluşturan Güney Kafkasya politikasının yılları arasında genel değerlendirmesi böyledir. Rusya tarih boyunca tek başına sahip olduğu bu bölgeyi bağımsız olsalar bile yine kendi arka bahçesi olarak görmekte devam etmektedir. Ama Soğuk Savaş sonrası değişen dünya düzeni Rusya nın bu isteklerini çoğu zaman karşılamamaktadır. Örneğin Hazar petrollerinin işletmesiyle ilgili anlaşmaların büyük bir kısmında Rusya nın dışarıda tutulması, Hazar petrollerinin taşınması için Rusya nın önerdiği Bakü Navorossiysk hattının kabul edilmemesi ve Gürcistan da Rusya nın baskılarına rağmen ABD ve Türkiye üslerinin oluşması. Bu durumda Rusya bölgede ne kadar güvensizlik olursa bende varım politikasına dayanarak etnik grupları ayaklanmaya sevk etmektedir. Rusya nın kuzeyden olan arzu ve istekleri Ermenistan ın içeride oynadığı rol Kafkasya da barış ve güvenliğin sağlanmasının büyük ölçüde Azerbaycan ve Gürcistan üzerine yüklemiştir. D. Türkiye ve Güney Kafkasya Kafkasya jeopolitik açıdan çok önemli bir bölge ve Türkiye Balkanlara olduğu gibi bu geçiş bölgesine de komşudur. Bunun yanı sıra en önemlisi Kafkasya da arzuolunan istikrarın başlatıla bilinmesi için, Kafkasya ile komşu olan ülkeler arasındaki mevcut işbirliğinin artırılması ve bir ortak anlayışın oluşması gerekmektedir. Yine burada da uyuşan çıkarların ön plana getirilmesi ve Türkiye ile Rusya arasında daha önce başarıldığı gibi, farklı konuların bir bütün içerisinde değil farklı sepetlerde değerlendirilmesi gerekir. Tüm Kafkas milletlerin 20 Ekim HODORYONOK, Mihail. Amerikan Üslerinden Oluşan Bir Halka, Stratejik Analiz, Cilt: 2, Sayı: 25, Mayıs 2002, S
24 diasporası konumundaki Türkiye her fırsatta Kafkasya da istikrarın ve gelişmenin sağlanması yönünde yapıcı adımlar atmış ve olumlu gelişmeleri teşvik etmiştir. Türkiye Güney Kafkasya nın her üç ülkesiyle iyi ilişkileri kurmaya çalışmıştır. Ama onun bu yöndeki girişimleri Azerbaycan ve Gürcistan tarafından olumlu karşılamıştır. Ermenistan sa bir çok neden yüzünden Türkiye yle hiçbir ekonomik ve siyasi ilişki kuramamıştır. Ermenistan ın Türkiye ve Azerbaycan a yönelik toprak iddiasının olması ve Sözde Soykırım Türkiye karşı baskı aracı olarak kullanmak istemesi onun bu ülkeyle ilişkilerini olumsuz etmiştir. Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan soykırımla ilgili yaptığı konuşmasının birinde şöyle diyor: Ermeni soykırımının uluslararası alanda tanınması Ermenistan ın dış politika gündemindeki yerini almıştır ve bu durum Ermeni halkının haklı taleplerini ve beklentilerini yansıtmaktadır 22. Ermenistan ın Türkiye ye yönelik ileri sürdüğü bu esasız iddialar günümüze kadar da devam etmektedir. Ermenistan dan farklı olarak Gürcistan la Türkiye nin ilişkileri çok iyi bir durumdadır. Gürcistan ın bağımsızlığını kazandığı ilk devirde Gamsahurdia yönetiminin yürüttüğü milliyetçilik politikaları yüzünden ilişkilerde ara sıra akşamlar yaşansa da Şeverdnadze devrinde bu eksiklikler ortadan kaldırıldı. Şeverdnadze yönetimindeki Gürcistan artık Türkiye nin ortağı konumunu yürütüyordu. Azerbaycan dan sonra Gürcistan ın Türkiye yle bu kadar sıcak ilişkiler kurmasının 3 esas nedeni vardı. Bu nedenleri kısa olarak şöyle özetleye biliriz: Hazar petrollerinin Türkiye limanlarına taşınması için oluşacak projelerin Gürcistan arazisinden geçmesinin öngörülmesi ve Gürcistan ın bu projeler kapsamı içinde tutulması Gürcistan Rusya nı kendi bağımsızlığını ve toprak bütünlüğü için bir tehdit olarak görmesi ve bunu önlemek için Türkiye vasıtasıyla ABD ve NATO ile sıcak ilişkiler kurma isteği 22 LAÇİNER, S. Ermenistan Dış Politikası ve Belirleyici Temel Faktörler Ermeni Araştırmaları (der), Sayı: 5, Bahar 2002, Ankara, S
25 Rusya yla ilişkilerinin bozulması nedeniyle ekonomik olarak Türkiye nin yardımına muhtaç kalması Yukarıda söylediğimiz bu üç esas nedenden sonuncusu hakta Rus basınında da çeşitli yorumlar yapılmıştır. Ruslar bunu Gürcistan ın paraya olan şiddetli ihtirası olarak nitelendirmişler. Rus yönetimi ve basını özellikle de Türkiye nin bu bölgede nüfusunun artmasını istemiyor ve bunu engellemeye çalışmaktadırlar. Rusya nın Türkiye ye karşı bu sert tutumu: Tarih boyunca Rusya ve Türkiye nin Balkanlar ve Kafkas larda etkin olmak için birbirileriyle yaptıkları savaş ve rekabet, Türkiye vasıtasıyla ABD nin Kafkasya da etkisini artıracağından korktuğu için olabilir. Her ne kadar Rus yetkilileri Türkiye nin bölgede etkinlik artırma çabalarını ekonomik etkinlik olarak değerlendirseler de, Türkiye nin asıl maksadı tüm dünyaya bende artık bir dünya devletiyim mesajını vermek istemesidir. Aslında Türkiye nin dünyaya yaydığı bu ses bir çok alanda onu haklı kılıyor. Türkiye coğrafi yönden Balkanlar, Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya arasında önemli bir yer tutuyor. Bu bölgede yaşayan insanların çoğunluğunu Türk ve Müslümanların oluşturduğunu göz önüne alırsak ve bölgenin diğer bölge ülkelerine oranla en fazla gelişmiş olan ülkesi Türkiye olduğunu düşünürsek Ankara nın bu konuda haklı olduğunu görürüz. Ama Türkiye de çoğu zaman bu politikalarını açık olarak - yürütmemiş ve bunu da açısını çekmiştir. Örneğin Azerbaycan da Abulfez Elçibey e karşı Rusya desteğiyle yapılan 4 Haziran 1993 darbesinde Türkiye yalnız seyirci kalmıştır ve Elçibey in iktidardan düşürülmesine engel olamamıştır 23. Böylece Türkiye nin Güney Kafkasya da ve Azerbaycan da güçlenmesini isteyen Elçibey iktidardan uzaklaştırılmış oldu. Türkiye nin Azerbaycan da etkisiz olduğu diğer bir konuda 1994 yılının Eylül ayının 20 de Bakü de Hazar ın Azerbaycan bölümündeki petrol kuyularının işletilmesi 23 CEFERSOY, Elçibey Dönemi, S
26 için imzalanan anlaşmalardan diğer devletlere oranla çok az pay almasıdır. Bu anlaşma sonucu Amerikan şirketleri %40, İngiliz şirketleri %19, Rus şirketleri %10 oranında pay sahibi olurken Türkiye %6.75 oranında pay almıştır 24. Bu olayların ardından Azerbaycan da H. Aliyev e karşı 1995 yılının Mart ayında yapılan darbe girişimi ilişkileri gerginleştirmiştir. Darbenin siyasi olarak Türkiye nin bazı üst yetkilileri tarafından ciddi olarak desteklendiğini ileri süren Azerbaycan söylediklerinin kanıtı olarak o zaman Azerbaycan da Türkiye nin Büyük Elçiliğini yapan Altan Karamanoğlu nun darbecilere açık desteği nedeniyle sınır dışı etmiştir. Ama yaşanan bu gerginlik çok kısa zaman da aşıldı ve ilişkiler normalleşti. İlişkilerin iyi yönde gelişmesini sağlayan diğer bir unsursa Türkiye ve Azerbaycan ın Bakü petrollerini taşıyacak hattın Bakü-Tiflis-Ceyhan olması yönünde birlikte hareket etmesi olmuştur. Türkiye ve Azerbaycan ın bu kararlı adımına Gürcistan ın da devamlı ve ciddi destek vermesi hattın oluşumunu garantilemiş durumuna getirdi. Bu üç ilke arasındaki işbirliği sonucunda Ekim 2000 de Güney Kafkasya Güvenlik Pakt imzalandı. Bu paktın imzalanmasına en çok itiraz eden ülkeyse Ermenistan dır. Ermenistan ın dışarıda bırakıldığı bu paktın asıl maksadı bölgedeki terörist örgütler ve organize suçlara karşı beraber mücadele etmeyi ve Bakü-Tiflis- Ceylan boru hattı başta olmakla bölgeden geçecek tüm enerji hatlarının güvenliğini sağlamaktır. Türkiye nin bu bölgede güvenlik için başlatmış olduğu diğer bir girişimse Kafkas Evi girişimidir. Kafkas Evi girişimi ilk kez Elçibey tarafından ileri sürülmüştür. Bu teklif 1992 yılının Şubat ayının 3 de Bakü de toplanan Şeverdnadze, Elçibey ve Dudayev tarafından değerlendirilip Kafkas Evi oluşturulmasına karar verildi. Bu toplantıda Çeçenistan Cumhurbaşkanı Cevher Dudayev, Elçibey in Kafkas Evi nin başkanı, kendisininse Askeri İşler üzere yardımcı olmasını ileri sürmüştür. Elçibey se dönemli başkanlığı teklif etmiş ve bu olumlu karşılanmıştır. Ayrıca, Çeçenistan sorununu çözmek için Şeverdnadze,Yeltsin le, Dudayev i görüştürmek ve Ermenistan ı da bu işbirliğine katmak için 24 ARAS,O. N. Azerbaycan ın Hazar Ekonomisi ve Stratejisi, DER yayınları, İstanbul 2001, S
27 Dudayev Petrosyan la konuşacağını üstlenmiştir 25. Fakat 1993 yılında Elçibey in iktidardan düşürülmesi Kafkas Evi nin de faaliyetinin durmasına neden olmuştur. Ama 2000 yılına geldiğimizde bu yönden girişimlerin hızlandığını görüyoruz. Bunun da nedeni Çeçen Savaşı nedeniyle Putin Rusya nın Gürcistan ve Azerbaycan a ciddi baskısı olmuştur 26.Azerbaycan ve Gürcistan ın bu girişimlerine Türkiye Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de katılmış ve Gürcistan a 15 Ocak 2000 de ani olarak yaptığı bir resmi ziyaretinde Kafkasya nın güvenliği için Kafkas İstikrar Paktı (KİP) önerisini teklif etmiştir Eylül olaylarının ardından Türkiye nin Güney Kafkasya da ABD desteğiyle etkili olduğu da göz önünden kaçmamalıdır. Gürcistan ın Azerbaycanlılar yaşadığı bölgesi olan Marneuli de bir askeri üs oluşturmuştur. Bu üssün kullanımı Türkiye ye hiç bir karşılık olmadan verilmiştir 28. Türkiye böylece 2000 li yıllarda 90 lı yılların sonuna kadar Kafkasya da yürüttüğü çekingenlik ve ihtiyatlı politikasını değişmiş ve bölgede ABD ve Rusya yla rekabete katılmıştır. İran ve Güney Kafkasya Sovyetler Birliğinin çöküşünden sonra İran,Orta Asya ve Kafkasya bölgesini kendi güvenliği açısından önemli bir yer olduğunu düşünüyor.bu yüzden Güney Kafkasya da gelişen bütün olaylarla çok yakından ilgilenmektedir. İran ın bölgede kurulmuş üç Cumhuriyetten Azerbaycan la daha çok ilgilendiğini görüyoruz. Çünkü Azerbaycan hem dini hem de etnik olarak İran la çok yakındır. Azerbaycan Cumhuriyeti Şii nüfusunun 25 TAHİRZADE, A. Prezident Elçibey, Yeni Müsavat gazetesi yayınları, Bakü 2001, S CEFERSOY,N. Tarihten Günümüze Kafkas Evi Girişimleri ve Türkiye, Stratejik Analiz, Cilt 1, Sayı: 7, Kasım 2000, S BAŞLAMIŞ,C. Türkiye ye İki Üs, Milliyet Gazetesi
28 büyüklüğüne göre dünyada İran dan sonra ikinci sırayı almaktadır 29. Diğer yandan İran da Azerbaycan la sınır arazilerde otuz milyonun üzerinde Azerbaycan Türkünün yaşadığı bildiriliyor. Toplam diğer Türk kavimleriyle birlikte bu sayı otuz beş milyon civarındadır 30. Bu da İran da büyük bir korkuyla karşılanmaktadır. Azerbaycan bağımsızlığını ilk tanıyan komşu devlet Türkiye olsa da diğer yakın komşu devlet olan İran uzun bir süre Azerbaycan ın bağımsızlığını tanımak istememiştir. Öncelikle bağımsızlığını ilan edilmesi Tahran ı Azerbaycan la ilişkilerde nasıl bir tutum sergileyeceği konusunda ikileme sokmuştur 31. İran yalnız üç ay sonra 1991 yılının Aralık ayında Azerbaycan ın bağımsızlığını tanıdı. Azerbaycan da oluşmuş milliyetçi ortam İran ın Güney Azerbaycan endişesini haklı olarak artırıyordu. İran artık AHC dönemindeki Azerbaycan ı kendi toprak bütünlüğüne karşı bir tehdit olarak görüyordu. AHC iktidarının ardından Aliyev le ilişkilerini sıcaklaştıran İran yönetimi çok geçmeden Azerbaycan la ilişkilerini yeniden gözden geçirmek zorunda kaldı. Çünkü 1994 yılında imzalanmış petrol anlaşmalarından ABD nin baskısıyla İran uzak tutulmuş ve hiç bir pay sahibi olmamıştır. Diğer yandan Azerbaycan da çeşitli siyasi parti ve birlikler tarafından Güney Azerbaycan konusu yeniden gündeme gelmişti. Artan bu gerginliğe Hazar ın statüsü ve İran a sınır bölgedeki petrol kuyularının işletilmesi de ilave olununca durum daha da kötüleşti. İran uluslararası kuralları çiğneyerek savaş uçaklarıyla bir kaç kez 2001 yılının Ağustos ayında Azerbaycan ın hava sahasını ihmal etmiştir 32. İran ın bu tür hareketlerine en sert tepki Türkiye ve ABD den gelmiştir. Diğer yandan kendi ülke içinde yaşayan Azerbaycan Türkleri tarafından da çok sert bir dille eleştirilmiştir. İran Azerbaycan ı kendi için bir tehdit olarak algıladığı için Düşmanımın düşmanı benim dostumdur prensibini 29 NESİPLİ, N. Azerbaycan ve Moskova Erivan Tahran İttifakının Jeopolitik Kuşatması, S REHİMOĞLU,A. Satranç Tahtasında Azerbaycan ve Farsistan, Avrasya Dosyası, Azerbaycan Özel, İlkbahar 2001, Cilt: 7, Sayı: 1, S CEFERSOY, Elçibey Dönemi, S SAMEDBEYLİ, P. H, KURUÇİM,A.Y. Hidropolitik Boyutunda Azerbaycan Gürcistan Türkiye İlişkileri Orun, Ankara 2002, S
29 düşünerek Ermenistan la sıkı ilişki içerisine girmiştir. İran la Ermenistan arasındaki ortak hareket etme ve ortaklığın oluşumunu kısaca şöyle özetleye biliriz. Gerek İran ın,gerekse de Ermenistan ın birbirlerine hem politik hem de ekonomik açısından dış dünyaya açılan bir kapı olarak görmesi. İki ülke arasında üzerlerinde yoğun olarak yapılan ve bir bölümü hayata geçirilen stratejik değerdeki projelerin gerçekleştirilmesi Ermenistan ile Azerbaycan arasında yaşayan Dağlık Karabağ probleminde İran ın tutumu İran-Azerbaycan arasındaki Güney Azerbaycan sorununun ilişkilere yansıması 33. Yukarıda bahsettiğimiz konular İran ın Ermenistan la işbirliğini oluşturan esas konulardır. Bunlardan sonuncusu İran için daha önemlidir. Güney Kafkasya bölgesinde İran ın Azerbaycan ve Ermenistan la olan bütün her taraflı ilişkilerinin olmasına rağmen Gürcistan la o kadar da sıkı ilişkide bulunmamıştır. Yalnız bir kaç ticari ilişki dışında. İran ın Gürcistan la siyasi ilişkilerinin bu kadar zayıf olmasının sadece gözle görünecek iki nedeni var. Gürcistan la İran ın Ermenistan ve Azerbaycan dan farklı olarak sınırının bulunmaması, İran ın Gürcistan ı bir Rusya etki alanı olarak görmesidir. F. Çin Halk Cumhuriyeti ve Güney Kafkasya 33 GÜL,N, GÖKÇEN,E. Ortak Tehdit Algılamaları ve Stratejik İttifaklığa Doğru İlerleyen İran Ermenistan İlişkileri, Stratejik Analiz, Cilt: 2, Sayı: 22, Şubat 2002, S
30 Kafkasya da son on yılda gelişen ekonomik ve siyasi olaylar uzak doğu ülkesi olan Çin in de bu bölgeye merakını artırmıştır. SSCB nin çöküşünden sonra bir çok batılı ülkenin dış politikasında yer alan Kafkasya, Çin in de dış politikasında öne çıkmıştır. Çin Türkiye,Rusya ve ABD den farklı olarak Kafkasya nı Güney ve Kuzey bölümlerine ayırarak iki farklı politika yürütmektedir. Çin Halk Cumhuriyeti, uzun zamandan beri stratejik ortağı olan Rusya Federasyonu na toprak bütünlüğünün korunması üzerine politikalarını belirlemiş,rusya nın Kafkasya politikasına destek veren ve Çeçen sorununda Rus yanlısı bir tavır içine giren bir politika benimsemiştir 34. Kısacası Çin Kuzey Kafkasya nı Rusya nın etki alanı ve sınırları içerisinde olduğunu kabul ediyor ve bu bölgede problemlerin yaşanmamasını kendisi için de önemli sayıyor. Çünkü Çin Rusya nın bu bölgesinde oluşacak bağımsız devletlerin Rusya nın parçalanmasını ve ABD nin buraya yerleşeceğinden endişeleniyor. Çin in Güney Kafkasya politikasıyla biraz farklıdır. Çin Sovyet imparatorluğunun dağılmasından sonra boşalan Güney Kafkasya ülkelerine ABD ve Avrupa nın yerleşmesinin önlemek ve boşalan Sovyet imparatorluğunu kendisi doldurmak istiyor. Ama bölgede artık müttefiklik oluşturmuş ABD-Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan birliğine karşı direnememiş ve kendisine en uygun yer olarak Rusya-Iran-Ermenistan müttefikliği yanında yer almıştır. Çin 1999 yılının Mayıs ayında Ermenistan a bu müttefiklik içinde km. menzilli seksiz adet Tayfun füzesi satmıştır 35. Çin in bu tür tutumu resmi Bakü tarafından büyük tepkiyle karşılanmıştır. Bunu üzerine 22 Haziran 2000 yılında Azerbaycan ı ziyaret eden Çin Halk kongresi başkanı Lee Pen Çin in Azerbaycan ın bağımsızlık ve toprak bütünlüğünden yana olduğunu ve Azerbaycan la aktif işbirliğini istediklerini belirtmiştir 36. Çin yetkilisi ayrıca Hazar petrollerine olan Çin in ilgisini de açıklamıştır. Çin in Gürcistan politikası daha çok ekonomik ağırlıklı bir politika olmuştur. Diğer yandan Çin Rusya dan farklı olarak Abhazya 34 KANBOLAT,H. AĞACAN,K. Çin Halk Cumhuriyetinin Kafkasya ya Artan İlgisi ve Ekonomik Boyutları, Stratejik Analiz, Cilt: 1, Sayı: 7, Kasım 2000, S KANBOLAT, AĞACAN, Çin Halk Cumhuriyetinin, S
31 ve Güney Osetya meselelerinde Gürcistan ı desteklemiş ve onun toprak bütünlüğünü tanıdığını defalarca duyurmuştur. Güney Kafkasya politikalarının çoğu zaman farklı olmayan Çin ve Rusya nın son yıllarda farklılıklar olduğu ortaya çıkmaktadır. Rusya ve ABD nin Hazar bölgesinde tek başın hakimiyet kurma girişimlerine Avrupa Birliği nin yanı sıra Çin de sert bir şekilde karşı çıkmaktadır 37. Çin bununla hem rakiplerine hem de müttefiklerine büyük güç olduğunu bildiriyor ve yeniden yapılanan her işte kendisinde ortaklığının şart olduğunu belirtiyor. Çin in Sovyetlerin çöküşünden sonra oluşturmak istediği iki kutupluk için güçlü ordu ve ekonomiye de büyük ihtiyacı vardı. Bu yüzünden Çin 1991 yılından bu yana askeri harcamalarını önceki yıllar oranla %2.8 artmış,ekonomisiyse %9.86 büyümüştür 38. Çin in Güney Kafkasya ve Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmek istemesi Hazar havzası çevresinde rekabetin büyümekte olduğunu göstermektedir EFEGÜL, E. Washington un Hazar Havzası Politikası ve Türkiye, Avrasya Dosyası, ABD özel, Cilt: 06, Sayı: 02, Yaz 2000, S KANBOLAT, AĞACAN, Çin Halk Cumhuriyetinin, S
32 İKİNCİ BÖLÜM AZERBAYCAN -AMERİKA İLİŞKİLERİ ( ) A. Genel Değerlendirme: SSCB nin 1991 yılındaki, çöküşünün ardından diğer eski Sovyet Cumhuriyetleri gibi Azerbaycan da kendi bağımsızlığını ilan etmiş oldu. Ama diğer ülkelerden farklı olarak Azerbaycan ın bağımsızlık kazanması Moskova yönetimince olumlu karşılanmadı. Petrol ve Doğal kaynaklarla zengin olan Azerbaycan ı kendi kontrolünde tutmak için her türlü yolları deneyen ve hiçbir sonuca varamayan Emperyalist yönetim en sonunda katliam yolunu bile denemekten vazgeçmedi. 20 Ocak 1990 yılında Rus ordusu Bakü ye girerek bağımsızlık için meydanlarda toplanan sivil ve silahsız Azerbaycan vatandaşlarına saldırarak. Bakü sokaklarında dünyada benzeri bulunmayan bir katliam yaptı. Bu katliam sonucu yüzlerce sivil insan öldürüldü bir o kadar da insan sakat kaldı. Ama yapılan bu vahşilikler Azerbaycan Türklerinin bağımsızlık yolundaki mücadelesini hafifletmedi aksine daha da hızlandırdı. Azerbaycan da artan bağımsızlık için mücadele sonucunda 1991 yılının Ekim ayın 18 de Azerbaycan 20. yüzyılda ikinci kez kendi bağımsızlığını ilan etti ve kendisini 1918 yılının 28 Mayısın da oluşturulmuş ve 1920 yılının 28 Nisanın da Rus Bolşevik Kızıl Ordusu tarafından işgal edilmiş Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin varisi ilan etti. Bacımsızlığın ilanının ardından Azerbaycan bağımsızlığını yeniden kaybetmemek için Birleşmiş Milletlere (BM) üye olan tüm ülkelere Azerbaycan ın bağımsızlığını tanımaları için yazılı mektupla müracaat etti. Çok kısa zamanda Azerbaycan ın bu mektubuna tüm demokratik ülkelerden 197
33 olumlu cevaplar geldi. Uzun zaman Emperyalizm işgali altında bulunan Azerbaycan artık dış dünyayla kendisi ilişkiler kurma yoluna girmeye başlamıştı. B. Azerbaycan -Türkiye İlişkileri SSCB nin çökmesi ve Azerbaycan ın bağımsızlığını ilan etmesinin ardından tarihi, dini ve etnik yakınlıkları bulunan Türkiye ile ilişkiler hızlı bir şekilde gelişmeye başladı. Bu dönemin ilk lideri de 1990 yılının 20 Ocak olaylarından sonra devlet başına eski Sovyet yönetimince getirilen Ayaz Mütallibov dur. Komünist rejimine bağlılığı ile tanınan Mutallibov göreve başladıktan kısa bir süre sonra Türkiye ye resmi bir ziyarete gitti. Bu ziyaret sonunda Türkiye ile Azerbaycan ın ilişkilerini geliştirmek için dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı Turgut Özal 15 Mart 1991 yılında Bakü ye resmi bir ziyarete geldi. Ama Dağlık Karabağ daki gelişmeler ve Halk Cephesinin Azerbaycan halkı içerisinde etkin güce sahip olması 1992 yılının Martında Ayaz Mutallibov un istifa etmesi ve iktidara Elçibey in gelmesi ile sonuçlandı. Elçibey dış politikasında Türkiye ye diğer ülkelere göre öncelik tanıdı. Ama, Elçibey in Türkiye ye verdiği bu öncelik, karşılık görmedi. Türkiye Elçibey e gereken desteği veremedi ve 1993 yılının Nisan ayında ermeni ve Rus askeri birlikleri Karabağ dışında bulunan Azerbaycan ın Kelbecer şehrini işgal etti. Bu olayların ardından 1993 yılının haziran ayında Suret Huseynov isimli bir ordu komutanı başlattığı darbe sonucunda Ebülfez Elçibey yönetimini iktidardan devirerek Haydar Aliyev in göreve gelmesini sağladı. Türkiye Cumhuriyeti Azerbaycan ın Bağımsızlığını tanıyan ilke devlet olmuştur. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin en sıcak devri de Elçibey iktidarı devrinde olmuştur. Elçibey Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk resmi ziyaretini 1992 yılının Haziranında Türkiye ye yapmış. Burada Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİK) nın 198
34 toplantısına katılmıştır. 40 Bu devirde Azerbaycan la Türkiye arasında olan ilişkiler yalnız ekonomik ve siyasi alanlarda değil ayrıca eğitim ve kültürel alanlarda da devam etmiştir. İlk defa 1992 yılının 19 Temmuzun da Türkiye ye burslu olarak Azerbaycanlı örgenciler gönderilmeye başlanmıştır. Türkiye ayrıca Dağlık Karabağ probleminin çözümü yolunda her zaman Azerbaycan ı desteklemiş ve bu desteğini şimdiye kadarda sürdürmektedir. Ama Türkiye Cumhuriyeti Elçibey e olan desteğini tam olarak yerine yetirememiş ve 1993 yılının Haziran darbesinde seyirci kalmıştır. Elçibey in darbe sonucu iktidardan uzaklaşmasının ardından işbaşına gelen Aliyev kısa bir zaman içinde batılı devletlere uyguladığı ambargo politikasına Türkiye yi de katmış ama sonradan bu politikasından vazgeçmeye başlamıştır. Aliyev döneminde Türkiye Azerbaycan ilişkileri zaman-zaman soğukluklar yaşanmasına rağmen olumlu devam etmiştir. Aliyev yönetimiyle Türkiye Cumhuriyeti arsında soğukluk oluşturan olaylardan biriside 1995 Mart olaylarıdır. Aliyev yönetimi 1995 yılının Mart ayında kendi iktidarına yönelik yapılan darbenin Türkiye de ki bazı çevrelerce desteklendiğini iddia etmiştir. Bu olaylar sonunda Azerbaycan da görevli olan birkaç Türkiye vatandaşı tutuklanmış ve Bakü deki Büyükelçi Altan Karamanoğlu persona non grata ilan edilmiştir. Son anda dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel in araya girmesiyle tutuklanan Türk görevlileri Türkiye ye iade edilmiştir. Ama Haydar Aliyev in, dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı Demirel le olan sıcak ilişkileri nedeniyle bu gerginlik kısa bir zaman içerisinde ortadan kaldırıldı ve Azerbaycan Türkiye ilişkileri yeni bir boyuta Haydar Aliyev in sözleriyle söylesek Bir Millet İki Devlet boyutuyla ilerlemeye başladı. 40 Anadolu Toprağında Görüşmeler, Halk Gazetesi, 30 Haziran
35 Türkiye bu dönemde, Azerbaycan la siyasi ilişkilerinin yanı sıra ekonomik ilişkilerini bir o kadar da geliştirmemiştir. Türkiye 1994 yılının Eylül ayının 20 de Bakü de imzalanmış Asrın Anlaşması Petrol anlaşmalarında yalnız bir şirketle temsil olunmuş ve bu şirketinde anlaşmalardan aldığı pay oranı 6,75 olmuştur. Türkiye şimdiye kadar imzalanmış olan 19 petrol anlaşmasından sadece dördünde veya yüzde yirmi birinde pay sahibi olmuştur yılının Ekim ayında Türkiye yle Azerbaycan arasında Askeri alanda eğitim, teknik ve bilimsel işbirliği anlaşması imzalanmıştır. Azerbaycan sa aynı zamanda Türkiye için büyük öneme sahip olan Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattının çekilmesinde ısrarcı olmuştur yılının Mart ayının 12 de imzalanmış anlaşmayla Azerbaycan doğal gazı Türkiye ye ihraç edilecektir. Böylece Türkiye bununla kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadara daha ucuza mail olan doğal gaz ala bilecektir. Türkiye nin ayrıca 1992 yılından bu yana Ermenistan a kapattığı sınırlarını açmaması bu ülkeyle olan ilişkilerin sıkı olduğunu kanıtlıyor. İster Azerbaycan da isterse de Türkiye de devletin başında kimin olmasına bakmazsızın her iki ülkenin dış politikasının her zaman yabancı tehditlere karşı ortak olacağını görüyoruz. C. Azerbaycan Rusya İlişkileri 41 MESİMOV,A. Bağımsızlık Yıllarında Azerbaycan Türkiye İlişkileri, Avrasya Dosyası, (Azerbaycan Özel), C: 2, S: 1, İlkbahar 2001, s
36 1991 yılında Azerbaycan Bağımsızlığını ilan etse de Yönetimin başında halede eski Komünist parti üyeleri durmaktaydı yılının kanlı ocak katliamından sonra işbaşına gelen Ayaz Mutallibov da ondan önceki halefi Abdurahman Vezirov un yolunu devam ettirerek Rusya yönlü politika izlemeye devam etmiştir. Mutallibov yönetiminin Rusya yönlü politika izlemesinin en açık kanıtı BDT yani Bağımsız Devletler Topluluğuna üye olma imzasını atmasıydı. 42 Bu kurum eski SSCB NİN devamı olarak oluşturulmuştur. Ama parlamentoda o zaman AHC (Azerbaycan Halk Cephesi) üyelerinin çokluğu nedeniyle bu karar onaylanmamıştır. Bu devirde Rusya diğer eski SSCB Cumhuriyetleri gibi Azerbaycan ı da bağımsız olarak tanımamış ve onunla hiçbir anlaşma imzalamamıştır yılının Şubat ayında Rusya nın Dağlık Karabağ daki 366. Alayının Ermenilerle birlikte Azerbaycan ın Hocalı kentinde katliam yapması Ayaz Mutallibov iktidarının istifasına neden olmuştur. Azerbaycan da Rusya ya karşı olan nefretin arttığı bir devirde Rusya Azerbaycan a karşı izlediği politikada değişiklikler yapmaya başlamıştır. Böyle ki 1992 yılının Nisan ayının 3 de Bakü ye resmi ziyarete gelen dönemin Rusya Dışişleri Bakanı Andrey Kozırev Rusya nın Azerbaycan ı bağımsız bir devlet olarak resmen tanıdığını açıklamıştır. Kozırev, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Hasan Hasanov ile görüşmesinin ardından Dağlık Karabağ sorununa da değinerek bu sorunun çözümü Yeltsin için çok kolaydır demiştir. 43 Rusya nın bölgede etkinliğini artırdığı bir zamanda 1992 yılının Haziran ayında Azerbaycan da iktidara Azerbaycan Halk Cephesi (AHC) geldi. Azerbaycan ın bağımsızlığına her zaman büyük önem veren AHC bu bağımsızlığı tehdit edecek ülke olarak 42 İSMAYILOV,E, Azerbaycan Tarihi, Öğretmen Yayınevi, Bakü 1995, s KOZIREV: Yeltsin Karabağ Anlaşmazlığını Birkaç Günde Çözer, Azatlık Gazetesi, 7 Nisan
37 Rusya yı görüyordu. AHC bu yüzdende iktidara geldikten sonra Rusya yla Azerbaycan daki Rus üslerinin tasfiyesi için acil görüşmelere başladı. 7 Ağustos 1992 yılında Moskova da yapılan iki taraflı anlaşma sonunda Rus askerlerinin geçici statüsü belli oldu. Böyle ki, iki yıl içerisinde sınır kuvvetleri emlakını Azerbaycan a bırakarak ülkeyi terk edecekti 44 Bu anlaşmalar dan sonra Rusya ile Azerbaycan arasında ilişkilerde bir gerilme başlanmış oldu. Elçibey yönetimi Rusya yla olan bu gerilmeni ortadan kaldırmak için ne kadar çaba sarf etse de fakat olumlu yanıtlar alamadı. Bağımsızlığı korumak için Rusya ve İran ile ilişkileri ilerletmeye devam etmişler. Çünkü o zaman bağımsızlığını yenice kazanmış Azerbaycan ın ABD ve Batı Avrupa ülkeleriyle direk ilişkisi yoktu. Batıyla tüm ilişkiler sadece Türkiye vasıtasıyla sağlana biliyordu.. Artık 23 Mayıs 1993 yılında Azerbaycan daki sonuncu Rus ordusu birleşmesi General Şerbak ın başkanlığında silahlarını Azerbaycan da bırakarak ülkeyi terk etti. Elçibey İktidarının Rusya yla olan ilişkilerini etkileyen nedenlerden biride BDT nin oluşmasından buyana Azerbaycan ın bu kurum dışında kalmasıdır. Bu birlik 1991 yılının 8 Aralığında Beyaz Rusya daki Belovejskaya Puşka denilen yerde eski SSCB üyesi Rusya, Ukrayna ve Beyaz Rusya arasında imzalanmış anlaşmayla kurulmuştur. 45 Böylece Rusya eski SSCB den ayrılmış tüm cumhuriyetleri bağımsız görmeye çalışmamış, onları yeni bir kurum altında kendi yönetmenliğiyle yönetmeye çalışmıştır. Bu yüzden Rusya Azerbaycan ı bağımsızlığını ilan ettikten tam beş buçuk ay sonra Nisan 1992 de tanımıştır yılının Ekim Ayında E. Elçibey Rusya ya resmi ziyarete gitmiş ve bu ziyaret zamanı Azerbaycan la Rusya arasında birçok anlaşmalar imzalanmıştır. Ama bu ziyarette 44 Azatlık Gazetesi, 13 Ağustos cis.minsk.by/russian/cis_prof.htm 46 CEFERSOY, Elçibey Dönemi,S
38 ilişkilere bir sıcaklık getirememiş ve Rusya E. Elçibey yönetiminin iktidardan uzaklaştırmak için Suret Hüseynov tarafından başlatılan darbeye gizlide olsa tam destek vermiştir. AHC iktidarı ile anlaşamayan Rusya, Elçibey den sonra iktidara gelen Haydar Aliyev ile anlaşmakta o kadar da zorluk çekmedi. Aliyev iktidara geldikten sonra ilk resmi ziyaretini Rusya ya yaptı. Aliyev döneminde Rusya hatta Karabağ probleminin çözümü için oluştuırulmuş AGİT (Avrupa Güvenlik ve İŞ Birliği Teşkilatı) Minsk Grubu eş başkanlığına getirildi. Bu karar aynı zamanda gergin ilişkiler yaşayan AGİT- Rusya ilişkilerinin yumuşatılması değil, aynı zamanda Rusya nın problemin çözümü yolunda üzerine aldığı, Bireysel Barışseverlik isteğinin karşısının alınması idi 47. Bu dönemde aynı zamanda Karabağ da askeri yenilgiler artmış ve Azerbaycan ı yeniden BDT üyeliğine katılması tartışmaları başlamıştır. 20 Eylül 1993 te Azerbaycan Parlamentosunun verdiği yetki üzerine 24 Eylül 1993 yılında Aliyev Moskova da toplanan BDT üye ülkeleri konferansına katılmış, üyelik anlaşmasını ve birkaç güvenlik ve ekonomik işbirliği anlaşmalarını imzalamıştır. 48 D. Azerbaycan İran İlişkileri 1991 yılında bağımsızlığını bir yüzyılda ikinci kes kazanmış olan Azerbaycan ın İran la ilişkilerinin düzenlenmesi birinci için çok önemli idi. Ama bu ülkede 30 milyon civarında Azerbaycan Türkünün yaşaması yenice bağımsızlığını ilan etmiş Azerbaycan la ilişkiler kurmakta İran ı ikilemeye sokmuştur. İran Türkiye ve Pakistan gibi Azerbaycan ın 47 AHMEDOV,E. Ermenistan ın Azerbaycan a Tecavüzü ve Uluslar arası Örgütler, Tarih ve Onun Problemleri Dergisi Yayınları, Bakü 1998, s NESİBLİ,N: Azerbaycan ve Moskova- Erivan ve Tahran İttifakının Jeopolitik Kuşatması, s
39 bağımsızlığını ilk tanıyan devletlerden olmamıştır. Hatta dönemin İran Dışişleri Bakanı Velayeti Kasım 1991 de SSCB yi ziyaret ederken Bakü ye gelmiş ve verdiği açıklamalarında Sovyetler Birliğinin varlığına gerek olduğunu açıklamıştır. İran Azerbaycan ın bağımsızlığını 1991 yılının Aralık ayında tanıdı. Ocak 1992 de İran Azerbaycan da ilk resmi Büyükelçiliğini açtı. İran hatta Dağlık Karabağ sorununun çözülmesi için arabuluculuk misyonunu da üstlendi.15 Mart 1992 yılında Tahranda Azerbaycan ve Ermenistan yetkilileri Dağlık Karabağ da Ateşkes İçin Memorandum imzaladılar. 49 Ama 1992 yılının Haziran seçimlerinde Azerbaycan da iş başına gelen Elçibey in İran la olan ilişkilerinde gerginlikler yaşanmaya başlandı. Buna neden de Elçibey in İran da yaşayan yaklaşık 30 milyon çıvarındaki Azerbaycan Türklerinin haklı davasını savunması ve o toprakların eski Azerbaycan toprakları olduğunu resmen söylemesi idi. Elçibey Haziran seçimlerinden bir gün önce Azerbaycan Devlet Televizyonunda Yaptığı açıklamasında İran ın parçalanacağına ilişkin kullandığı ifadeler 50 İran yetkilileri tarafından endişe ile karşılanmıştır. Elçibey hatta 2 Şubat 1993 yılında yaptığı bir açıklamasında İran da yaşayan Azerbaycan Türklerinin Azerbaycan vatandaşları ile aynı haklara sahip olduğunu söylemiştir. Elçibey İran la ilişkilerini eşit şartlar altında kurmaya ve İran daki 30 milyonluk Azerbaycan Türkünün halklarının korunmasını bu devletten resmi olarak talep ediyordu. Güney Azerbaycan Sorunu Elçibey yönetimi ile İran arasında ilişkileri büyük bir çıkmaza sokmuştur. Elçibey resmi olarak İran a birkaç kes davet almış ama kendisi bu daveti kabul etmemiştir. Nedeni ise İran da Azerbaycan Türklerinin kendi dilinde gazete veya dergi çıkarmasına, mili kültürünü yaşatmasına izin verilmemesi olmuştur. 51 İran ın ayrıca bu dönemde Türkiye ve Azerbaycan tarafından bloke edilmiş Ermenistan a petrol, doğal gaz ve yiyecek vermesi ilişkileri daha da gerginleştirmiştir. Elçibey hükümeti ile bu tür politik savaş İran ın Haziran 1993 te Rusya desteği ile Elçibey e karşı başlatılmış olan darbeye destek vermesine getirip çıkarmıştır. 49 RAMEZANZADEH,A. İran s Role As Mediator in the Nagorna Karabah Crisis poli.vub.ac.be/publi/ 50 E. ELÇİBEYİY in 6 Haziran 1992 yılında Azerbaycan Devlet Televizyonunda Yaptığı Konuşma 51 CEFERSOY, Elçibey Dönemi,
40 1993 yılında Elçibey in Bakü yü terk edip Nahçivan a gitmesinin ardından devletin başına gelen Haydar Aliyev Azerbaycan ın dış politikasında köklü değişikler yapmaya başladı. Aliyev Elçibey döneminde Rusya ve İran la olan soğuk ilişkilere sıcaklık getirmeye çalıştı. Bunu az da olsa başarmış oldu. Ama Aliyev in İran a yönelik uyguladığı sıcak politika İran resmileri tarafından olumlu karşılanmadı yılının Ekim ayında İran la Azerbaycan arasında Ekonomik ve Siyasi İşbirliği Hakta Anlaşma imzalandı. Ama ABD nin ısrarlı isteği üzerine İran şirketlerinin petrol anlaşmalarından uzaklaştırılması gerginliği artırdı. İran ın tecrit edilmemesinin savunan Aliyev Talış Deniz Petrol Anlaşmasında İran a % 10 pay vermiştir. Daha sonra Azerbaycan da Güney ve Kuzey Azerbaycan ın birleştirilmesine yönelik hareketliliğin artması, bu yönde Azerbaycan da siyasi kurum ve kuruluşların kurulması ve onların faaliyetine Aliyev in göz yumması ve 1995 Mart darbesinin ardından, darbeni yapan Ruşen Cavadov un kardeşi Mahir Cevadovun İran da barınması ve Aliyev e karşı set suçlamalar yapması ilişkileri yeniden her iki ülke açısından büyük bir çıkmaza sokmuştur. 52 ilişkilerin bozulmasında en temel nedenlerden biri olan Hazar Denizi nin sektörlere bölünmesi konusunda bir anlaşma sağlanmamıştır. İran ın Hazar ın hukuki statüsü konusunda görüşü şöyledir: kıyıdan 12 mil açığa kadar olan yerler Hazar ın etrafındaki ülkelere ait olacak, kalan bölümünün ise ortak yönetilmesi gereklidir. Azerbaycan sa sektörlere bölünme fikrini savunmaktadır. İran la Azerbaycan arasında bu gerginlik 2001 yılının Ağustos ayında İran askeri uçaklarının Azerbaycan hava sınırını birkaç kes bozması ile daha da arttı. 52 BAYIR,E; ASLANLI, A: Tehdit Merkezli Bir Dış Politika:İran ın Azerbaycan Politikası, Stratejik Analiz, C.2, S. 18, Ekim 2001, s
41 Türkiye Ermenistan a ambargo uyguladığı halde, İran bunu aksine olarak Dağlık Karabağ Savaşı nda Karabağ Ermenilerine yiyecek, yakıt ve hatta silah yardımı etti. Bu da Aliyev iktidarı tarafından olumlu karşılanmadı. İlişkilerin gittikçe bozulmasına tek bu tür işler neden olmadı yılında imzalanmış olan Asrın Anlaşmalarında İran şirketlerine yer verilmemesi, Hazar denizi statüsü ve 1992 yılında imzalamış olan Tebriz kentinde Azerbaycan Konsolosluğunun açılması ile ilgili anlaşmanın yerine getirilmemesi olmuştur yılında İran la Azerbaycan arasında ilişkileri gerginleştirmek açısından önemli olan problemlerin halen de çözümünü bulamadığını görüyoruz. E- Azerbaycan-Avrupa İlişkileri 1. Azerbaycan-İngiltere Komşu ülkelerle ilişkilerini geliştirmekte ısrarlı olan Azerbaycan, aynı ilişkilerin Avrupa ülkeleri ile de olmasında israflı idi. İngiltere BM beş daimi üyesinden biridir. Azerbaycan üçün bu devletle karşılıklı işbirliği yapmak, çok büyük siyasi ve uluslar arası önemi vardır. Diğer Batı Avrupa ülkeleri gibi de Kafkasya da ve Azerbaycan da özel siyasi ve ekonomik çıkarları vardır. Azerbaycan ın uygun jeostratejik durumu ve Avrupa-Asya ulaştırma hatlarının merkezinde olması BDT ülkeleri içerisinde bağımsız politika izlemesi, dış politikasında batı ve Avrupa yönlü politikalara öncelik tanıması bu ülke ile kurulmuş ilişkilerin kuvvetlenmesine neden olmuştur. İngiltere yle Azerbaycan arasında ilk resmi ilişkiler 1992 yılının 15 Temmuzun da Brayn Foll un Azerbaycan a Büyükelçi tayin edilmesi ile başlamıştır yılının Şubat ayının 23 de Azerbaycan la B.K. arasında dostluk, ekonomik, siyasi, kültürel alanlarda anlaşmalar imzalanmıştır. Ayrıca 24 Eylül 1994 yılında 206
42 Bakü de imzalanmış olan Asrın Anlaşmasında B.K. da petrol şirketleri katılmış ve büyük ölçüde pay sahibi olmuşlar. Bu şirketler şunlardır: B.P, Con Brown, Kayzer İncirining, Ci-Pi-Ti, Yord-Layd. 2- Azerbaycan-Fransa Fransa SSCB nin çöküşünden sonra bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Cumhuriyetini 1992 yılının Ocak ayının 3 de resmen tanıdı ve Azerbaycan la diplomatik ilişkiler kurdu yılının Mart ayının 26 da Jak Perren Fransa nın Azerbaycan daki ilk resmi Büyükelçisi olarak atandı. Fransa Azerbaycan ın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü de tanımıştır. Aralık 1996 yılında AGİT in Lizbon Zirve Toplantısında Karabağ probleminin çözümüne dair kabul edilmiş belgeye en büyük destek veren ülkelerin başında Fransa da vardı. Fransa aynı zamanda Azerbaycan ın Avrupa ile ilişkililerinde önemli yer tutmaktadır. Bu ülkenin de diğer Avrupa ülkelere gibi Azerbaycan da siyasi ve ekonomik çıkarları vardır. 3- Azerbaycan- Almanya İlişkileri SSCB nin çökmesi yeni bağımsız devletleri ortaya çıkardığı gibi bazı devletlerin de birleşmesine neden oldu. 2. Dünya savaşından sonra Batı ile SSCB arasında paylaşılan Almanya 1990 yılında birleşerek Almanya Federal Cumhuriyeti adını aldı. Azerbaycan la Avrupa ülkeleri arasında ilk resmi ilişkiler de Almanya ile kurulmuştur. Almanya 1991 yılının Aralık ayının 12 de Azerbaycan ı resmen tanımış ve onunla her türlü iş birliğine hazır olduğunu açıklamıştır yılının Şubatında Bakü de Almanya Büyükelçiliği aynı yılın Haziran ayında Bonn şehrinde Azerbaycan Büyükelçiliği açıldı. Dağlık Karabağ Sorunu ile ilgili olarak Almanya Bundestagının Kafkasya Üzre Komisyon Başkanı Villi Vimer Aralık 207
43 1993 yılında Haydar Aliyev le görüşü zamanı şu sözleri söylemiştir: Sınırları zorla değişmek isteyenler bilmelidir ki Almanya onları desteklemiyor. Almanya aynı zamanda Azerbaycan a en çok sosyal yardım yapan bir Avrupa Birliyi ülkesidir. F- Azerbaycan Amerika İlişkileri 1- ABD- Azerbaycan İlişkilerinin Tarihi ABD yle Azerbaycan arasında ilişkiler 1990 lada değil, ondan daha öncelere, 1918 yılında Doğuda kurulmuş ilk demokratik cumhuriyet olan-azerbaycan Halk Cumhuriyeti ile başlamıştır yılı Ekim devrimi batılı devletlerin ve ABD nin Güney Kafkasya ya olan ilgisini artırdı. Bolşeviklerin savaşan ülkelere barış kararnamesi ile müracaat etmesi ANTANTA tarafından Kafkas cephesine dikkati artırmayı gerektiriyordu. o zamanki Tiflis teki ABD Konsolosu Devlet Departmanına gönderdiği telgrafta, Transkafkasya nın yerli halkının çoğunluğunun ve ordunun Bolşeviklerin ardınca gitmekten yana olmadığın hatırlatıyordu. 9 gün sonra gönderdiği 2. telgrafta Smit, Bakü nün Bolşeviklerin elinde olduğunu göstermekle beraber Transkafkasya halkının çoğunluğunu Bolşevikleri ve onların liderlerini tanımak istemediklerini, ayrıcı bakışa taraftar olmadıklarını yazıyordu. Ancak ABD hükümeti Rusya nın parçalanmasından ihtiyat ederek Transkafkasya Komiserliğine mali yardım göstermeği gereksiz gördü. Bunun ardından Transkafkasya Federasyonu da başarılı olamamış ve 26 Mayıs 1918 yılında kendisini fes etmiştir. 53 Transkafkasya Federasyonunun çöküşünün ardından ilk olarak Gürcistan 26 Mayıs 1918 yılında Bağımsızlığını ilan etti. Bunun ardında 28 Mayıs 1918 de Azerbaycan kendi bağımsızlığını ilan etti. Bağımsızlığın kazanılması ve yürütülmesi kolay olmadı. Çünkü 1. Dünya Savaşını sürdüğü bir zamanda 53 Azerbaycan, (dergi), Azerbaycan Kültür Derneği Yayını, Ankara 1 Şubat 1999, s
44 yeni devletlerin bağımsızlıklarını koruması ve o zamanki süper devletlerle normal ilişkiler kurması çok zor bir görevdi. Yenice bağımsızlığını ilan etmiş olan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti nin o zamanki yöneticileri de bunun bilincinde idiler. Bu geçici zor durumdan çıkmanın tek yolu vardı, o da Osmanlı devletinin Dış İşleri Bakanlığından yararlana bilmekti. Bu maksatla Dışişleri Bakanı M. Hacinski Osmanlı Dışişleri Bakanlığı na çektiği telgrafta gösteriyordu ki, büyük devletin esas işi batılı devletlerle ilişki kurmaktır. Azerbaycan devleti de yeni kurulduğu için Avrupa merkezlerinde temsilcilikler kurmakta zorluk çekiyor. Bu durumda Osmanlı devleti elçileri vasıtası ile batılı devletlerle Azerbaycan arasında aracı olmayı kabul etmenizi rica ediyorum. Müracaat üzerine 4 Haziran 1918 de Osmanlı Devleti Hükümeti ile Azerbaycan hükümeti Arasında Dostluk ve İşbirliği Anlaşması imzalandı. Dönemin Başbakanı F. H. Hoyski ve Dışişleri Bakanı Adil Ziyadhan 10 Kasımda ABD Başkanı Wudro Wilson a telgrafla müracaat ettiler. Telgrafta Azerbaycan Cumhuriyeti nin bağımsızlığının dünya devletleri tarafından tanınmasına Başkan W.Wilson un yardım etmesi rica olunuyordu yılında 1. Dünya Savaşının bitişinin ardından Versay Barış Konferansı çağrıldı. Bu konferansa Azerbaycan da davet edilmiştir. Yeni kurulmuş Cumhuriyetlerin temsilcileri İstanbul da olduğu zaman Versay Konferansının kararı ile Rusya nın güneyinde siyasi ve ekonomik durumu öğrenmek için 30 kişiden oluşan özel komisyon oluşturulup bu bölgeye gönderilmiştir. temsilciler 3 heyete bölünmüştür. Onlardan biri Kafkasya da olan durumu öğrenmeli idi. Bu bölüme Amerikalı albay Benjamin Burçeg Moore başkanlık ediyordu. Moore nin Azerbaycan a vasilik edebilecek ülkeyi öğrenmek isteğine cevap olarak A.M. Topçubaşov şunları söylemiştir: bizden maddi hiçbir şey ummayacağı ve başkan Wilson un 14 barış prensibinin evrensel ve manevi değerlerine dayanması halinde, ABD Azerbaycan için 209
45 manda devlet olabilir. Böyle bir durumda Azerbaycan heyeti Paris Barış Konferansı Başkanına, ABD, İngiltere, Fransa ve İtalya başkanlarının adına birer mektup yazdı. Mektupta şu sözler vardı, 28 Mayıs 1918 yılında bağımsızlığını ilan etmiş olan Azerbaycan Cumhuriyeti nin 4 milyon nüfusu ve 100 bin kilometre kare arazisi vardır. Ama Amerika Başkanı Wilson da yenice bağımsızlığını ilan etmiş Azerbaycan hakta çok az bilgisi var idi. Bu yüzden o zamanki Baş Bakan A.M. Topçubaşov Azerbaycan ın ekonomi ve mali durumu hakkında dosyaları etnik yapısı hakkında bilgileri ABD Başkanına gönderdi. Amerika ile sıcak ilişkiler kurmak için ABD nin tanınmış şirketlerinden birinin başkanı Maks Robinson, Azerbaycan heyetinin mali danışmanı tayin edilmiştir. Robinson, piyasada uygun fiyatlarla Azerbaycan dan petrol alınmasını buna mukabil Azerbaycan da ABD den manifatura malları ithal etmesini önermekte idi. Ama tüm bu çabalara rağmen o zamanki ABD yönetimi Rus Bolşevik Kızıl Ordusunun Azerbaycan ı 1920 yılının 28 nisanında işgal etmesine sessiz kaldı. 2. Ayaz Mütallibov Döneminde Azerbaycan-ABD İlişkileri Ayaz Mutallibov dönemi bağımsız Azerbaycan Cumhuriyetinin tarihinde çok kısa bir devri kapsamıştır. Bu devirde Azerbaycan bağımsızlığını yenice ilan etmiş ve batıyla o kadar da köklü ilişkiler kuramamıştır. Mutallibov dönemi genel olarak AHC-Mutallibov rekabeti ile daha çok yadda kalmıştır. Ama bunun dışında komşu ülkelerle ve ABD yle ilişkilerinde temeli koyulmuştur. Ama bu ilişkilerin ortaya çıkmasını söylemeden önce Mutallibov dan önce ve Mutallibov zamanında Azerbaycan daki siyasi duruma kısaca değinelim yılının Şubat ayının 13 de Azerbaycan sınırları içerisinde bulunan Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi nde (DKÖB) yaşayan ermecilerin bu bölgedeki idari kurumlara Ermenistan Sosyalist Cumhuriyetinin bayrağını asması ve DKÖB yönetim kurulunun olağanüstü bir 210
46 toplantı yaparak, özerk bölgenin Ermenistan a birleştirilmesine ilişkin karar alması Azerbaycan da geniş toplumsal tepkiler oluşturdu. Bununla da Ermenilerin Azerbaycan topraklarına olan esassız iddiaları resmiyete dökülmüş oldu. Böyle bir durumda Azerbaycan halkı Komünist Parti dışında çeşitli küçük ve büyük kurumlar altında örgütlenmeye başladı. 17 kasım 1988 yılında Bakü de tahminen 1 milyon kişinin katıldığı mitingler başladı. Başlayan bu mitingler 5 Aralık 1988 tarihine kadar aralıksız olarak devam etmişedir. Durumun Azerbaycan da kendileri için olumsuz olduğunu gören SSCB yönetimi 24 Aralık 1988 yılında Bakü ve Azerbaycan ın 17 ilinde olağanüstü hal ilan etti. Ama bu durum Azerbaycan da başlayan Halk Harekatını durduramadı. Halk artık meydanlarda örgütleniyordu. Bu örgütlenmenin de başında 1988 yılında oluşturulmuş Azerbaycan Halk Cephesi duruyordu. 16 Temmuz 1988 yılında Bakü de Azerbaycan Halk Cephesi kuruluş kongresi yapıldı. Kongrede AHC başkanlığına Sovyetler döneminde milliyetçilik ve vatanseverlik yüzünden tutuklanmış ve tutuklanmasına rağmen düşüncelerinden vazgeçmeyen Ebülfez Elçibey getirildi. Ekonomik alanda Bölgesel Kendini Yönetim yaklaşımını kabul eden AHC, Azerbaycan toprakları, suları, madeni kaynakları ve diğer doğal zenginlikleri üzerinde cumhuriyetin tam ekonomik egemenliğini savunmaktaydı. 54 Azerbaycan daki bu gelişmeler SSCB Yüksek Sovyet Prezidyumu nun (Başkanlık Divanı) olağanüstü hal ilan etme kararının alınmasıyla sonuçlandı. 16 Ocaktan başlayarak halkın Bakü nün giriş ve çıkış noktalarında ve askeri üslerin etrafını barikatlarla kuşatması SSCB Birlik Sovyet inin Başkanı Yevgeni Primakov tarafından Bakü de Olağanüstü hal ilan edilmeyecek açıklamasını yapmasına neden oldu. Ancak SSCB Yüksek Sovyet Prezidyumu 19 Ocakta Bakü de olağanüstü hal ilan 54 CEFERSOY,Elçibey Dönemi, S
47 etme kararını aldı. Ama karar yürürlüğe girmeden önce Rus askeri birlikleri 19 Ocak akşam saat 3 de Bakü ye girerek meydanlara toplanan ve kendi hak ve özgürlüğünü talep eden sivil insanlara karşı katliam yaptı. Sovyet Ordusunun 20 Ocak ta ateşli silah kullanarak Bakü ye girişi sonucunda, resmi açıklamalara göre 131 kişi ölmüş, 744 kişi yaralanmış, 400 kişi göz altına alınmış ve 4 kişide kaybolmuştur. 55 Tüm bu olayların ardından Azerbaycan Komünist Partisi birinci sekreterliği görevine Vezirov un yerine Mutallibov getirildi. Muhalefetin karşı çıkmasına rağmen Mutallibov 8 Eylül 1991 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimlerine gitti ve Cumhurbaşkanı seçildi. Mutallibov un Cumhurbaşkanlığı sadece 6 ay sürdü. Bu kısa zaman içinde Azerbaycan ın bağımsızlığı yabancı ülkeler tarafından artarda tanınmaya ve uluslararası örgütlere tam üyelik olmakla devam etti. Mutallibov ilk resmi dış gezisini İran dan başlamış ve bu ülkede Nahçivan a geçiş için yol verilmesini istemiştir. Mutallibov 1992 yılının Ocak ayında Türkiye ye resmi ziyarete gelmiş ve Türkiye ile Azerbaycan arasında Dostluk İşbirliği Anlaşması imzalanmıştır 56. Mutallibov un Cumhurbaşkanlığı döneminde Azerbaycan 8 Aralık 1991 yılında İslam Konferansı Örgütüne, 20 Ocak 1992 de AGİT ve 2 Mart 1992 de BM ye tam hukuklu üye kabul edilmiştir. Mutallibov iktidarının dış politikasında Rusya ve İran a öncelik tanımaları, batı ve ABD yle ilişkiler kurmasında isteksizliğe neden olmuştur. Aynı zamanda ABD de yenice SSCB den ayrılmış ve bağımsızlığını ilan etmiş Azerbaycan ın nasıl bir dış politika izleyeceğini görmek için bir süre beklemekle yetinmiştir. 55 İSMAYILOV, Azerbaycan, S İlişkilerde Yeni Dönem, Halk Gazetesi 28 ocak
48 ABD yle Azerbaycan arasında ilk resmi ilişki Aralık 1991 de ABD nin Azerbaycan ın bağımsızlığını resmen tanımasından başlamıştır. 57 ABD nin Azerbaycan ın bağımsızlığını tanımasıyla Azerbaycan dış politikasında değişikliler yaşandı. Şimdiye kadar kendi güvenliğini korumak için Rusya ve İran la sıcak ilişkiler kurmak zorunda kalan Azerbaycan artık batıya bir çıkış ve oradan gelen siyasi desteğin güvenilir olmasına inanmaya çalışıyordu. ABD yle Azerbaycan arasında bu ilişkiler zemininde 1992 yılının Şubat ayının 12 de dönemin ABD Dışişleri Bakanı Ceyms Beyker Bakü ye geldi. ABD li yetkilinin gelişinin amacı Azerbaycan ekonomisinin ve insan haklarının nasıl olduğunu ve Bağımsızlığını yenice ilan etmiş bu Güney Kafkasya ülkesinin eski SSCB başkenti Moskova ya ne kadar bağlı olup olmadığını öğrenmek olmuştur. Ceyms Beyker in bir günlük kısa ziyaretinin ardından Azerbaycan a daha bir ABD li yetkili geldi yılının Şubat ayının 17 de ABD Dışişleri Bakanı Özel İşler Üzere Büyükelçisi Nikolas Sangoya Bakü ye geldi. ABD li yetkili Bakü de Azerbaycan Cumhurbaşkanı sözcüsü Mithat Abbasov ile Bakü de ABD Büyükelçiliğinin açılmasıyla bağlı anlaşmaya vardı. 58 Azerbaycan ın ABD yle iyi ilkiler kurmasını engellemeye çalışan Rusya Dağlık Karabağ Ermenilerini yeniden Azerbaycan topraklarını işgal etmesi için ve Azerbaycan da güvenliği bozmak için alarma geçti. Karabağ da yeni Ermeni işgalleri ve katliamları başladı. Dağlık Karabağ Ermeni işgalinin artmasına Azerbaycan yönetiminin sessiz kalması halk arasında yönetime karşı büyük tepkiler oluşturdu yılının Şubat ayının 26 da Ermeni ve Rus 366. Alayı nın Karabağ Azerbaycan nüfusunun çoğunluk oluşturduğu Hocalı kentinde soykırım yapması Azerbaycan da Ermenistan, Rusya ve Azerbaycan yönetimine karşı çok sert tepkilerle karşılandı. Ermeni ve Rus askerleri tarafından yapılan bu katliam sırasında 450 kişi öldürülmüş, 400 kişi yaralanmış ve bir o kadar da sivil halk kaybolmuş veya rehin alınmıştır. 57 HASANOV,A. Anlaşılmaz İlişkilerden Stratejik İşbirliğine Doğru (Ekim 1991 Ağustos 1997), Azerbaycan Üniversitesi Yayınları, Bakü 1997, s NESİROV, Azerbaycan ABD, S
49 Azerbaycan da yönetime karşı olan bu tepkiler sonucunda 6 Mart 1992 yılında Ayaz Mutallibov İstifa etmek zorunda kaldı. Böylece Azerbaycan yeni bir siyasi sürecin içine girmiş oldu. 3. Ebülfez Elçibey Dönemi Azerbaycan ABD İlişkileri Ayaz Mutallibov un istifasının ardından o zamanki Azerbaycan Yüksek Sovyet i Cumhurbaşkanı görevlerini yürütmek için devletin başına geçici bir başkan atadı. Bu o zaman Yüksek Sovyet Başkanlığını yürüten Yakup Memmedov oldu. 25 Marta 1992 yılında yüksek Sovyet in verdiği kararla Azerbaycan da 7 haziran 1992 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimine gidildi. 13 haziran 1992 yılında Azerbaycan Merkez Seçim Kurumunun yaptığı resmi açıklamaya göre adaylardan Ebülfez Elçibey geçerli oyların %59,4 ünü alarak, 16 Haziran da yemin ederek Cumhurbaşkanlığı görevine resmen başladı. E. Elçibey in seçim programında Karabağ probleminin çözümü ülkenin siyasi olarak bağımsızlığının güçlenmesine ve ekonomik olarak gelişmesinde esas olarak nitelendiriliyordu. 59 Elçibey yönetiminde kendisinden önceki yönetim gibi dış politikada Rusya ve İran la iyi ilişkiler kurmaya öncelik veriyordu. Fakat Rusya yla ne kadar sıcak ilişkiler kurmaya çalışsa da, aynı zamanda bağımsızlığa yönelik en büyük tehdit olarak ta Rusya nı görüyordu. ABD yle Azerbaycan arasında Mutallibov döneminde olan çok kısa süreli ilişkiler Mutallibov un istifasından sonra yeni bir sürece girdi. 17 mart 1992 Yılında ABD Azerbaycan da resmi olarak ilk büyükelçiliğini açtı. Açılış konuşmasını yapan o devrin 59 Azerbaycan Cumhurbaşkanı Adayı Ebülfez Elçibey in Seçim Programı, Azatlık Gazetesi, 3 Haziran
50 ABD nin Azerbaycan daki temsilcisi Robert Finn Büyükelçiliğin açılmasının her iki devlet açısından karşılıklı ilişkilerin gelişmesine ve Azerbaycan hakta doğru, güvenilir haberlerin ABD ye zamanında ulaşacağına yardım edeceğini söylemiştir. 60 Riçard Mayls sa ABD nin Azerbaycan daki ilk Büyükelçisi tayin edildi. Bu dönemde Azerbaycan ABD ilişkileri karşılıklı anlaşmazlık içerisindeydi. ABD yle kurulan ilişkilerin ardından 1992 yılının Nisan ayında ABD Senatosunun AGİT üzere komisyon başkanı Dennis de Konsinin başkanlığı altında Kongre heyeti Bakü ye resmi ziyarete geldi. 61 Bu ziyaretin amacı Azerbaycan cumhuriyeti hakta geniş bir bilgi toplamak, Dağlık Karabağ hakta gerçekleri öğrenmek ve Azerbaycan ın Türkiye, Rusya, İran la ilişkilerinin nasıl olduğunu öğrenmekti yılının Mayıs 19 da ABD Dışişleri Bakanlığından bildirilmiştir ki,amerika Dağlık Karabağ da ve Nahçivan da savaş ve şiddetin gittikçe artmasını kınıyor ve toprakların statüsünün tek yanlı olarak değişilmesinin kabul edilemeyeceğini savunuyor. 62 Azerbaycan da Haziran 1992 de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından ABD yönetiminin yaptığı açıklamada seçimin demokratik ortamda yapıldığını ve bunun Azerbaycan ın yeni yönetiminin uluslararası hukuk ve yasal normlara sadık olacağını kanıtladığını belirtmiştir. 63 Azerbaycan daki bu iktidar değişikliğinin ardından ABD Güney Kafkasya da önemli jeostratejik bir öneme sahip olan Azerbaycan la ilişkilerini, geliştirmeye ve buradaki tüm siyasi olaylarda etkili olmaya çalışmıştır. Bu amaçla 1992 yılının Temmuzunda AGİT Helsinki Zirve Toplantısında ABD Başkanı George Bush, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Elçibey e resmi bir mektup yolladı ve ülkesinin Azerbaycan la tüm alanlarda ilişkiler kurmaya ve bu ilişkileri geliştirmekte duyarlı olduklarını belirtmiştir. 60 Azerbaycan Gazetesi, 18 Mart 1992, s.2 61 NESİROV,Azerbaycan - ABD, S HASANOV, Azerbaycan ın Dış Politikası, S CEFERSOY, Elçibey Dönemi, S
51 Bu ilişkiler sonucunda 1992 yılının Eylülün de Azerbaycan la ABD arasında Deniz Ötesi Özel Yatırım Korporasyonu, 1993 yılının Nisan ayının 13 de Azerbaycan Cumhuriyetiyle ABD hükümeti arasında Ticari İlişkiler Hakta anlaşma imzalanmıştır. Azerbaycan ABD ilişkilerinin gelişmesinde özellikle petrol faktörü da ön plana çıkmıştır. Diğer yandan Azerbaycan tam olarak ABD ye Ermenistan la olan savaşın tam nedenini anlatamadı. Tabi ki bununda bir çok nedeni vardır. Bu nedenlerden en esası,abd de güçlü bir Ermeni lobisinin olmasıydı. ABD deki Ermeni lobisi Azerbaycan ı bu haklı savaşta haksız çıkartıyor ve senatodaki Ermeni yönlü senatörler aracılığıyla bunu Amerikan yönetimine kabul ettirmişler. Amerika savaş nedeniyle Azerbaycan ın kendi sınırlarını Ermenistan a kapatmasını Ermenistan a yönelik ekonomik ve siyasi ambargo olarak değerlendirmiş ve Azerbaycan hükümetini insan haklarını korumamakta suçlamıştır. ABD Kongresi 24 Ekim 1992 de 2532 sayılı Özürlüklere Yardım Yasası nı onayladı. Fakat bu yasaya ek olarak 907 sayılı ek maddeyle birlikte. 907 sayılı ek madde, Azerbaycan ın eski Sovyet Cumhuriyetlerine başlangıç için 460 milyon dolar olarak düşünülen yardımın dışında tutulmasını öngörmekteydi. Ek maddeye göre, Bu ve Benzeri Yasalar Kapsamında Azerbaycan a Ekonomik, Yardım Sadece ABD Devlet Başkanının, Azerbaycan yönetiminin Ermenistan ve Dağlık Karabağ a yönelik tüm ambargoları ve her türlü kuvvet kullanımını sona erdirdiğini tespit ettiği ve bu konuda Kongreye bilgi verdiği zaman yapabilecekti 64 Bunun yanı sıra ABD Rusya ve Türkiye yle birlikte Ermenistan ı işgal ettiği bölgelerden çıkmaya çağırmıştır yılının Haziran ın da Bakü ye ABD nin 64 ASLANLI, A. ABD de Adaletsizliğe Verilen Ara: 907 Sayılı Ek Maddenin Uygulanmasının Durdurulması, Stratejik Analiz, C.2, S.21, Ocak 2002, s
52 Dağlık Karabağ temsilcisi Jon Mareska ve Yeni Bağımsız Devletlerle İlişkiler temsilcisi Stroub Talbott gelmiştir. Onlarında Bakü ye gelişinin amacı Dağlık Karabağ problemi ve bu problemin AGİT çerçevesinde çözüm yollarını sağlamak olmuştur. Böylece E. Elçibey döneminde Azerbaycan ın dış politikasına, özelliklede ABD yle olan ilişkilerine ana hatlarıyla araştırmaya çalıştık. E. Elçibey iktidarı kısa bir zamanı (1992 Haziran 1993 Haziran) kapsıyor. Bu devirde Azerbaycan yönetiminin ABD yle olan ilişkileri ilk başlarda normal olmuşsa da sonralar ABD deki Ermeni lobisinin yönetime baskısı sonucunda ilişkiler büyük ölçüde bozulmuştur. Azerbaycan da Elçibey in Rusya ve İran desteğiyle yapılan iç darbe sonucunda iktidardan uzaklaşmasıyla ilişkilerde uzun bir zaman soğukluklar yaşanması devam etmiştir. Elçibey in İktidarının ardından Azerbaycan da yönetime gelen Aliyev in dış politikasında ABD nin önemi tamam farklı olmuştur. 5. Haydar Aliyev Dönemi Azerbaycan Dış Politikası ve ABD Bir önceki bölümde söylediğimiz gibi Haydar Aliyev in Azerbaycan da işbaşına gelmesiyle Azerbaycan ın dış politikası büyük ölçüde değişildi. Elçibey döneminde izlenen Türkiye ve Türkiye aracıyla Batıya dönük politika yerini Rusya ve İran yönlü politikaya verdi. Aliyev in iktidarının ilk yıllarında izlediği bu politika İster Azerbaycan da isterse de batılı ülkelerde fazlasıyla eleştirildi. Ama Aliyev in iktidara geldiği ilk devri hatırlasak bu devirde yenice bağımsızlığını ilan etmiş, ekonomik, askeri yönden çok zayıf olan bir Azerbaycan vardır. Diğer yandan Rusya ve İran ın açık olarak Azerbaycan a baskıları bağımsızlığı iyice zora sokmuştu. Rusya nın iç ve dış politikasını haleflerine oranla daha iyi bilen Aliyev Rusya yla olan ilişkilerine yeni bir şekil verdi. Bu amaçla Aliyev ilk resmi ziyaretini de Rusya dan başladı. Ziyaret sırasında Aliyev Rusya Federasyonu (RF) Cumhurbaşkanı Boris Yeltsin ve Başbakan Viktor Çernomirdin le görüştü. Görüşmelerinde 217
53 Aliyev kendisinden önceki devlet başkanından farklı bir politika izleyeceğini, Rusya yla ilişkilerini geliştireceğini ve BDT ye üye olmak isteğini bildirmiştir. 65 Fakat Rusya yla yakınlaşma girişimlerinin Karabağ da Ermeni işgallerini durduramaması ve ekim 1993 yılına kadar süren Ermeni saldırılarında 6 ilin Ermenilerce işgali, Aliyev yönetiminin Rusya yı yatıştırma politikasının sona erdirmesine neden olmuştur. 66 Bunun ardından Aliyev yönetimi batılı şirketlerle Petrol anlaşmaları imzalamak için görüşmelere başladı. Amaç ise bu şirketler vasıtasıyla Batı ve ABD yle bozuk olan ilişkilerini geliştirmek, Rusya nın ülke üzerindeki etkisini azaltmak ve en esası kendi iktidarına Avrupa ve ABD den güvenilir desteği almak olmuştur. Ama bu politikayı izlediğinde bile Aliyev Rusya ya daha fazla dokunmamaya çalışıyordu. Bu amaçla 24 Eylül 1993 te Aliyev Moskova daki BDT zirvesinde üyelik imzasını attı. 67 Rusya nın en büyük isteklerinden olan Rus Ordusunun Azerbaycan da sürekli bulunması talebi Aliyev tarafından kabul edilmemiştir. İlişkilerdeki diğer bir boyutsa petrol boyutu olmuştur. Azerbaycan hükümeti 1993 yılının Ekim ayında imzalanmış bir anlaşmayla Rusya nın petrol şirketi olan Lukoil a Hazar ın Azerbaycan sektöründe petrol çalışmaları yapma hakkı vermiştir. Ardından da 1994 yılının Eylül ayında yapılmış Asrın Anlaşması ile Lukoil a %10 oranında hisse vermiştir. Aliyev yönetimiyle Rusya arasında gerginlik oluşturan diğer bir olaysa birinci ve ikinci Rus Çeçen savaşıdır. Çeçenistan da bağımsızlık için mücadele veren tüm Çeçenleri dünyaya terörist olarak kabul ettirmeye çalışan Rusya, Azerbaycan ı bu teröristlere destek vermekte suçlamıştır yılında Rusya yla Çeçenistan arasında imzalanan Hasavyurt Anlaşmasıyla Azerbaycan ve Rusya arsındaki ilişkilerde Çeçenistan sorunu gündemden 65 NESİBLİ, Azerbaycan ve Moskova, S CEFERSOY, Bağımsızlığın Onuncu Yılında Azerbaycan Rusya İlişkileri ( ) Avrasya Dosyası, Azerbaycan Özel, İlkbahar 2001, C.7, S.1, s , NESIBLI, Azerbaycan ve Moskova,s
54 çıkmış, esasen bu sorundan kaynaklanan Rusya nın Azerbaycan a yönelik uyguladığı tek taraflı ekonomik ambargosu aşamalı olarak ortadan kaldırılmıştır. 68 Ama 1999 yılında başlayan ikinci Rus Çeçen savaşı ilişkileri yeniden gerginleştirdi. Birinci savaşta olduğu gibi Rusya ikinci savaşta da Azerbaycan ı Çeçenlere maddi ve askeri yönden desteklemekte suçladı. Rusya nın bu suçlamaları kuru laftan o tarafa gitmemiş ve 1 Ekim 1999 yılında Rus Askeri uçağı Azerbaycan ın Rusya yla sınırda bulunan ili Zakatala nın Gımır köyünü bombalamıştır Aralık 1999 yılında Yeltsin in istifa etmesinin ardından hukuki olarak devlet başkanlığı görevini üstlenen Vladimir Putin 10 Ocak 2000 de Yeni Güvenlik Doktrinini ilan etti. Bu doktrinin amacı BDT üye ülkelerinde Rusya nın menfaatlerine çalışmak ve bu ülkeleri siyasi olarak etki alanına salmayı sağlamak olmuştur. Putin 9-10 Ocak 2001 tarihinde Bakü ye resmi bir ziyaret yapmıştır. Putin in ziyaretinin amacı Güney Kafkasya da zayıflamış Rusya etkinliğini artırmak ve tüm dünyaya burası hale de benim arka bahçemdir mesajını vermek olmuştur. Aliyev ise kendi iktidarını korumak için ABD yle arasındaki buzları eritmeğe çalışmıştır. Aliyev ile ABD yönetimi arasında ilk ilişkiler Aliyev in Nahçivan da Yüksek Sovyet in başına gelmesinden başlamıştır. Aliyev 1993 yılının Ocak ayında dönemin ABD Başkanı Clinton a bir mektup yollamıştır. Mektubunda Aliyev yenice göreve başlayan Clinton u tebrik etmiş ve Nahçivan ın Ermenistan tarafından ablukaya alınmasına son verilmesini için ABD Başkanından yardım ricasında bulunmuştur. 70 Bunun ardından ABD nin Bakü deki Büyükelçisi Riçard Mayls Nahçivan a giderek Aliyev le görüşmüştür CEFERSOY,Elçibey Dönemi, S Şerq Gazetesi, 2 Ekim S Halk Gezeti, 22 Ocak 1993, s HASANOV, Azerbaycan ABD, S
55 1993 yılının Haziran ayında işbaşına gelen Aliyev ilk önce ülkedeki tüm yabancı şirketlerin banka hesaplarını dondurarak, Rusya ve İran a yönelik politika izlemesi ABD tarafından büyük tepkiyle karşılanmıştır. Aliyev 1993 yılının Eylül ayında ABD Başkanı Clinton ve Başkan yardımcısı Albert Gor a bir mektup yolladı. Mektupta Aliyev 907 sayılı ek maddenin yürürlüğünün kaldırılmasının Bakü Washington ilişkilerini etkileyeceğini ve bu kararın yürürlükten kaldırılmasını istiyordu 72. Bu mektubun ardından ABD Dışişleri Bakanlığının Yeni Bağımsız Devletlerle İş Üzere Temsilcisi Stroub Talbott Azerbaycan a gelerek Haydar Aliyev le görüşmüştür. Talbott Aliyev e ABD Başkanının bir mektubunu da getirmiştir. Mektupta ABD Başkanı Dağlık Karabağ problemiyle ilgili endişesi ve 907 sayılı ek madenin her iki ülke açısından ortaya çıkardığı problemleri azaltmak amacıyla gayri devlet fonları vasıtasıyla Azerbaycan a maddi yardım edileceğini bildirmiştir. Azerbaycan da aynı zamanda ABD de lobi faaliyetine başlamış ve birkaç Senatörle görüşmeler geçirmiştir. Bu bağlamda Senatör Konsin in talebiyle ABD Senatosu 907 sayılı ek maddenin yürürlüğünün durdurulmasıyla ilgili toplanmış ve Senatör Konsin Senato ya yolladığı mektupta Ermenistan Askeri birliklerinin Dağlık Karabağ ve aynı zamanda Karabağ dışında olan bölgeleri de işgal ettiğini ve bu işgal zamanı yüz binlerce insanın kendi yurt yuvalarını terk ederek, dayanılmaz bir durumda yaşadıklarını,ve bu amaçla onlara ABD yardımını göstermek için 907 sayılı ek maddenin yürürlükten kaldırılmasını istemiştir. 73 ABD yönetimi ayrıca bu devirde Azerbaycan ın toprak bütünlüğünü kabul eden BM nin onayladığı 7 beyanat, 4 kararı onaylamıştır. Genel olarak baktığımızda 1994 yılının ortalarından itibaren ABD yle Azerbaycan arasında ilişkilerde bir yakınlaşma oluşmaya başlamıştır. Bu yakınlaşma aslında her iki ülkenin karşılıklı olarak attığı olumlu adımlardan sonra ortaya çıkmıştır. Çünkü Aliyev in bu devirde Rusya ve İran yönlü politikası istenilen sonucu alamamış, aksine Rusya ve İran yine 72 USİA (United States İnformation Agency), 5 Ağustos 1997, s NESİROV, Azerbaycan ABD, S
56 de Azerbaycan ın bağımsızlığının korunması yolunda en büyük tehditleri oluşturmakta devam etmişlerdir. Önceleri ABD yle siyasi ilişkiler bile kurmakta zorlanan Azerbaycan artık ABD yle askeri ilişkiler kurmaya başlamıştır yılının Mayıs ayının 4 de Brüksel de Azerbaycan NATO çerçevesinde Barış İçin İşbirliği Planına katılmayı kabul etmiştir yılının Mayıs ayından başlayarak sürekli olarak Senatoda 907 sayılı ek maddenin kaldırılmasıyla ilgili tartışmalar yaşanmıştır. 907 sayılı ek maddenin yürürlükten kaldırılması için senatörler P.Saymons, G.Reyd, D. Konsini ve G. Liki nin faaliyetleri bu devirde özellikle daha aktif olmuştur. 74 Azerbaycan la ABD arasında üst düzeyde ilk görüş 1994 yılının Eylül ayının 3 de ABD nin BM deki temsilcisi Madlen Olbrite in Bakü ye gelmesi ve Haydar Aliyev^le görüşmesi olmuştur. 75 Bunun ardından 1994 yılının Eylül ayının 6 da Mısırda Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev le ABD Başkan Yardımcısı Albert Gor un, Eylül ayının 27 yse Nyu-York ta Aliyev le Başkan B. Clinton un görüşleri olmuştur. Her iki yetkiliyle görüşünde Aliyev 907 sayılı ek maddenin yürürlükten kaldırılmasını, Dağlık Karabağ Probleminin çözülmesinde ABD nin Azerbaycan a desteğinin verilmesini istemiştir. Clinton sa problemin AGİT çerçevesinde çözülmesi için yardımcı olacağını bildirmiştir. Ayrıca Hazarın Azerbaycan bölümündeki petrolün çıkarılması ve dünya pazarlarına taşınılması için 1994 yılının Eylül ayının 20 de imzalanmış anlaşmaya ABD den büyük destek gelmiştir yılındaysa Aliyev Başkan Clinton la iki kez görüşmüştür. Aliyev yönetiminin ısrarları sonucunda 1996 yılının Ocak ayının da senatör C. Wilson un teklifi üzerine Senato Azerbaycan a direk olarak maddi yardım edilmesi hakta karar kabul etti. Bu kararın senatoda oylanması ABD deki Ermeni lobisini rahatsız etmiş ve senatoda Azerbaycan a karşı yeni ambargolar uygulanması için kararlar kabul etmeye başlamışlar yılının Haziran 74 Azerbaycan Gazetesi, 27 Temmuz 1997, s USİA, 10 Şubat 1998, s
57 ayının 11 de ABD senatosu senatör Porter in önerisiyle Azerbaycan a karşı senatoda Porter İlavesi denilen bir karar kabul edildi. 76 Senatoda kabul edilmiş bu karara Azerbaycan anında sert bişr tepkiyle cevap verdi. Porter İlavesinin içeriği kısa olarak şöyledir. Dağlık Karabağ Azerbaycan Cumhuriyetinin sınırları içerisinde değil,bağımsız bir taraf olarak veriliyor ve Dağlık Karabağ a da mali yardım edilmesini içeriyordu. Bu karara Azerbaycan ın baskısı sonuç verdi. 26 Temmuz da Senatoda Yeni Bağımsız Devletlere yardım edilmesiyle bağlı toplantıda Porter İlavesi onaylanmadı. 77 Bunun ardından 1997 yılının Ekim ayında ABD Devlet Departmanı yazılı bir mesaj yayınlayarak ABD nin Dağlık Karabağ da Ermenistan vasıtasıyla düzenlenmiş olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini tanımadıklarını, Azerbaycan ın sınır bütünlüğünü tanıdıklarını desteklediklerini açıklamıştır yılına baktığımızda ABD Azerbaycan ilişkileri daha çok karşılıklı resmi ziyaretler dışında o kadar da önemli değişiklikler olmamıştır yılının Mayıs ayının de Azerbaycan ın Başbakanı başta olmakla bir grup resmi yetkili ABD ye gitti. Ziyaretin amacı ABD yle Azerbaycan arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin daha da gelişmesini ve ABD li yatırımcıları ülkeye davet etmek olmuştur. Diğer yandan cumhurbaşkanı Aliyev in Temmuz Ağustos ayında ABD ye yapılacak resmi ziyareti öncesi bir araştırma gezisi gibi de değerlendirile bilir yılın Eylül ayında Aliyev İspanya da NATO nun Avrupa Atlantik İşbirliği Komisyonunun Madrid Toplantısında ABD Başkanı B. Clinton ve Dışişleri Bakanı M. Olbrite la bir araya gelmiştir. Görüşmelerde Aliyev Dağlık Karabağ la ilgili son durum ve 907 sayılı ek maddenin ilişkilerin gelişmesinde ortaya çıkardığı olumsuzlukları açıkça söylemiştir. Aliyev ABD li yetkililerle resmi görüşlerini 1997 yılının 27 Temmuz 7 Ağustosu nda bu ülkeye yaptığı resmi ziyaretinde de devam etmiştir. Ziyaret sırasında Aliyev ABD de bir çok siyasi ve ekonomik kuruluşlar, işadamları, senatörlerle görüşler geçirmiş ve onları Azerbaycan da giden siyasi ve ekonomik gelişmelerin hızlandığına inandırmaya 76 Halk Gazetesi, 14 Haziran 1996, s USİA, 20 Haziran 1997, s Halk Gazetesi, 30 Ekim 1996, s
58 çalışmıştır. Nyu-York ve Washington daki bu görüşmelerin ardından Aliyev Ağustos ayının 1 de Başkan Clinton la bir araya gelmiştir yılının 4 Aralığında ABD Azerbaycan a yeni bir büyükelçi Stenli Eskudero yu atamıştır. Aliyev le görüşünde Aliyev Azerbaycan la ABD arasında ilişkilerin normal olduğunu söylemiş ve Azerbaycan ın bu ülkeyle imzaladığı tüm anlaşmalardan ileri yükümlülükleri uyguladığını ama nedense ABD gibi devletin 907 sayılı ek maddenin yürürlükten kaldırılmasında aciz kaldığını Büyükelçinin dikkatine çattırmıştır. Bu görüşmede Büyükelçi Dağlık Karabağ konusunda ABD nin tutumunu bir daha yenilemiş ve Dağlık Karabağ ı Azerbaycan ın toprağı olarak gördüklerini açıklamıştır. 79 Büyükelçi bununla da ülkesinin Azerbaycan ı bir müttefik olduğunu gördüğünü söylemeğe çalışmıştır. Tüm bunların yanı sıra ABD Hazar Deniz i statüsü konusunda Azerbaycan ı desteklemiş ve bu problemin biran önce çözülmesi için girişimlerini hızlandırmıştır. Bu çerçevede 1998 yılının yazında ABD Devlet Başkanı ve Dışişleri bakanı Hazar Havzası konusunda özel müşavir kadrosu oluşturmuş ve deneyimli diplomat Richard Morningstar bu göreve getirilmiştir. 80 Aynı zamanda 907 sayılı ek maddenin yürürlükten kaldırılması için Temsilciler Meclisinde görüşmeler de başlanmıştır yılını Ekim ayında ABD nin yeni Enerji Bakanı Richardson, beş bölge ülkesiyle beraber Ankara da Bakü Tiflis Ceyhan Petrol Boru Hattı nın yapılmasını öngören Ankara Beyannamesini imzalamıştır. 81 Genel olarak 1998 yılında ABD yle olan ilişkilerde bir zayıflama ortaya çıkmıştır. Ama bu Azerbaycan dan kaynaklanmamıştır. Buna neden ABD nin bölgeye yönelik yürüttüğü farklı politikaların başarısızlığı olmuştur. Yani ABD nin biri birine zıt olan üç problemi aynı anda çözmek istemesinden ortaya çıkmıştır. 79 Azerbaycan Gazetesi, 13 Aralık 1997, s NESİBLİ, N. Doğu Batı Ekseninde Azerbaycan, Stratejik Analiz, C. 2, S. 20, Aralık 2001, S NESİBLİ, Doğu Batı Ekseninde, S
59 Gelecekte Demokratik Rusya ile normal ilişkilere sahip olmak ve kendi güvenliği ile ilgili yaşamsal çıkarlarını güvence altına almak. Ermenistan ı Rusya nın etki alanından çıkararak, Güney Kafkasya yı tamamen kendi etki alanına almak. Azerbaycan ın hidrokarbon kaynaklarından ve jeopolitik olanaklarından yararlanmak, daha da ileri gedip Orta Asya yı Batılı kurumlara bağlamak. 82 Azerbaycan ise ilişkilerin böyle olmasından oldukça rahatsız olmuş ve ilişkileri yeniden geliştirmek için yapılan tüm ihalelerde Amerikalı şirketlere öncelik tanımıştır yılında Azerbaycan ABD deki Ermeni lobisinin etkisini petrol şirketleriyle dengeleme politikasını sürdürmüştür. Bu yıl içerisinde SOCAR (State Oil Company Azerbaijan Republik) Başkan Yardımcısı İlham Aliyev in ABD ye ziyareti gerçekleşmiştir. Bu ziyaret sırasında çoğu sayıda petrol şirketi, siyasi kuruluş ve medya ile önemli görüşmeler gerçekleşmiştir. Bu görüşmelerde 907 sayılı ek maddenin yürürlükten kaldırılması da ele alınmıştır. 83 Ama tüm bu görüşmelere rağmen ABD yönetimi 1998 yılına kadar Azerbaycan a 100 milyon dolar ayırmışsa da Ermenistan a ayrılan mali yardımsa 1 milyar doları geçmiştir. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev 1999 yılının Nisan ayının 22 de NATO nun 50. Yıl kutlamalarına katılmak için ABD ye resmi ziyarete gitmiştir. Ziyaret sırasında Aliyev Başkan Clinton ve Dışişleri Bakanı M.Olbrite la bir araya gelmiştir. Bu görüşmelerde de yine ana hattı 907 sayılı ek maddenin yürürlükten kaldırılması olmuştur. Clinton ve Olbrite Aliyev e bu kararın uygulanmasının durdurulması için her şeyi yapacaklarını söylemişler. 84 görüşmelerde ayrıca Dağlık Karabağ probleminin çözümü de ele alınmıştır. Aliyev ziyareti sırasında 26 Nisan da Washington da Stratejik ve Uluslar arası Araştırmalar Merkezinde yaptığı konuşmasında ABD yle olan işbirliğinden memnun kaldığını, Dağlık Karabağ probleminin çözümünde ABD nin girişimlerini desteklediklerini söylemiştir. Ayrıca petrol 82 NESİBLİ, Doğu Batı Ekseninde,S ASLANLI, ABD de Adaletsizliğe, S ASLANLI, ABD de Adaletsizliğe,S
60 konusuna da dokunan Aliyev bölgede ABD ve Avrupa şirketlerine her zaman öncelik tanıdıklarını ve bunu devam ettireceklerini de söylemiştir yılında ilişkilerde bu tür sıcak ve olumlu ilişkiler yaşanırken diğer yandan olumsuz ilişkilerde yaşanmıştır. ABD Devlet Departmanının 1999 yılında Global Terörizm hakta yayınladığı bildirisinde Azerbaycan ı uluslar arası terörizme yardım eden ülkeler sırasına katması Bakü de çok olumsuz karşılandı. Bildiride ayrıca Azerbaycan ın Rusya ya karşı yönelmiş teröristleri dolayı yolla savunduğunu ve Çeçen savaşçılarına da yardım ettiği bildiriliyordu. 86 Bu olayın ardından ABD nin Bakü Büyükelçisini kabul eden Aliyev Devlet Departmanının sözü giden bildirisinde önemli yanlışlıkların olduğunu bildirmiş ve bu bildiriyi sert bir dille eleştirmiştir. Aliyev: Ben inanmazdım ki ABD Azerbaycan a karşı bu kadar adaletsizdir, terörizmle savaş Azerbaycan ın her zaman iç ve dış politikasının esas faktörlerinden biridir. 87 Aliyev in bu sert bildirisine karşı Devlet Departmanı önceki bildirisinde bazı yanlışlıkların olduğunu bildirmiş ve ikinci bir ılımlı bildiri yayımlamıştır. Bu bildirinin ardından Aliyev Yeniden ABD nin Bakü Büyükelçisi Stenli Eskudero nu kabul etmiş ve ikinci bildirinin birinciden farklı olmasına rağmen yine de bazı adaletsizliklerin yazıldığını bildirmiştir. Aliyev aynı zamanda bu bildiriyle birlikte ABD yönetimiyle Devlet Departmanı arasında Azerbaycan a yönelik politikalarında çelişki olduğunu da belirtmiştir. 88 İlişkilerde ki, bu soğukluk Aliyev in 2000 yılını başında ABD ye yaptığı resmi ziyaretle ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Aliyev 2000 yılının Şubat ayının 12 de ABD ye resmi bir ziyaret yapmış ve bu ziyaret sırasında Beyaz Saray da Aliyev Başkan B. Clinton, Dışişleri Bakanı M. Albrite, Milli Güvenlik İşleri Üzere yetkili kişi olan Sandi Berger, Savunma Bakanı Uilyam Kohen, Enerji Bakanı Bill Richardson ve çoğu sayıda üst düzey yetkililerle görüşmelerde bulunmuştur. 89 Bu görüşmelerinde ana hatlarını 907 sayılı ek maddenin yürürlükten kaldırılması, Dağlık Karabağ probleminin çözüm yolları ABD yle Kafkasya da işbirliğinin güçlendirilmesi oluşturmuştur. Bu problemler içerisinde Aliyev in üzerinde en fazla ısrar ettiği konu 907 sayılı ek maddenin yürürlükten kaldırılması olmuştur. Aliyev mayıs 85 Washington daki Stratejik ve Uluslar arası Araştırmalar Merkezinde Azerbaycan Cumhurbaşkanının Söyleşisi, Dirçeliş - XXI Esr (der), Bakü, Mayıs 1999, s ABD nin İkili Standart Sindromu, Dirçeliş XXI Esr (der), Bakü, Temmuz Ağustos 2000, s ABD nin İkili Standart Sindromu, Dirçeliş XXI Esr (der), Bakü, Temmuz Ağustos 2000, s Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev ABD Büyükelçisini Kabul Etmiştir, Dirçeliş XXI Esr (der), Bakü, Temmuz Ağustos 2000, s Azerbaycan ABD Strateji Taraftaşlık İlişkilerini Daha da Güçlendiren Tarihi Ziyaret, Dirçeliş XXI Esr (der), Bakü, Mart 2000, s
61 2000 de ABD li senatörlerle yaptığı görüşmelerde ve Ekim 2000^de Albrite a yolladığı mektupta 907 sayılı ek maddenin varlığının verdiği rahatsızlığı tekrar dile getirmiştir yılının Eylül ayının 6 dan 8 e kadar Aliyev BM nin Nyu-York ta düzenlediği Binliğin Zirve Görüşüne katılmak için yeniden Amerika ya gitmiştir. Bu toplantıya katılmanın yanı sıra Aliyev 2000 yılında ikinci kez Başkan Clinton ve Dışişleri Bakanı M. Albrite la görüşmüştür. Bu görüşmede de önceki görüşmelerde görüşülen konular ve Bakü Tiflis Ceyhan Petrol Boru Hattı nın inşası hakkında görüşmeler olmuştur. 91 Bu ziyaret sırasında ayrıca GUUAM Devletleri Başkanları BM karargahında bir araya gelerek geleceğe doğru işbirliği ve politikalarının ne olacağı yönünde bir toplantı da yapmışlar yılı Azerbaycan da aynı zamanda parlamento seçimlerinin yapılması yılı olduğundan ABD nin de ilgisi Azerbaycan a bir hayli artmıştır. 5 Kasım 2000 yılında yapılan parlamento seçimlerinin ardından ABD Devlet departmanı sözcüsü An Jonson 6 Kasım da seçimlerin gidişiyle ilgili Devlet Departmanının görüşlerini açıkladı. Yapılan açıklamada AGİT(Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) ve A.K. nin (Avrupa Konseyi) verdiği ve kendilerine gelen bilgiler sonuncunda seçimlerin uluslar arası koşullara uygun olmadığını belirtmiştir. 92 Aliyev yönetiminin ABD yle olan ilişkilerinin en başarılı devri gibi 2001 yılını göstere biliriz. ABD bölgede kendi etkinliğini artırmak için 2000 yılından başlayarak bölgedeki etnik sorunları da çözmeyi üstlenmeğe çalışmıştır. Bununla da ABD Rusya nın Güney Kafkasya daki etkisini azaltmak ve kendi şirketlerinin rahat çalışması için güvenliği sağlamak istiyordu. Bölgede bulunan en büyük ve çözümü bulunamayan etnik problemse Dağlık Karabağ problemiydi. Bu problemi çözmeyi üstlenen ABD yönetimi 3 Nisan da Aliyev ve Koçaryan i Florida eyaletinde ki Key West şehrine davet etti. ABD yönetimi taraflara AGİT planları dışında ilk kez farklı bir plan önerdi. Plana göre Karabağ - Ermenistan ve Nahçivan 90 ASLANLI, ABD de Adaletsizliğe, S Azerbaycan ABD Dostluk ve Stratejik Taraftaşlık İlişkilerini Daha da Geliştiren Tarihi Ziyaret, Dirçeliş XXI Esr (der), Bakü, Eylül 2000, s Azerbaycan da Parlamento Seçimleri ile İlgili ABD Devlet Departmanı nın İlkin Reyi, Dirçeliş XXI Esr (der.), Bakü, Kasım Aralık 2000, s
62 Azerbaycan arasında toprak değişimi yapılmalıydı. 93 Ama ABD nin de önerdiği bu planın sonucu ondan önceki çözüm planlarından farklı olmadı. Aliyev ABD ye bu görüşmeler için yaptığı ziyaret sırasında 9 Nisan da Beyaz Saray da Başkan Clinton la bir araya geldi. Bu görüşmede esasen Hazarın enerji kaynaklarının beraber işletilmesi ve dünya piyasalarına çıkartılması, Dağlık Karabağ sorunun çözümü ve 907 sayılı ek maddenin yürürlükten kaldırılması konuları görüşülmüştür Eylül sonrası yaşanan gelişmeler ve Azerbaycan ın terör karşıtı koalisyonunda yer alması ABD yönetimine uzun zamandan beri yürürlükte olan 907 sayılı ek madde konusunda bir takım adımlar atmaya olanak sağlamıştır. Ekim ayının 2 de ABD Kongresinin 29 üyesi Dışişleri Bakanı Colin Povell e 907 sayılı ek maddenin yürürlükten kaldırılması için yazılı müracaat etmiştir. Bunun yanı sıra Başkan Yardımcısı Richard Cheyni ve Milli Güvenlik İşleri üzere yardımcı Kondoliza Rays Başkan Bush a kongre üyelerini destekleyen müracaatlar etmiştir. 95 Bu konudaki haberlerin yayılması üzerine Ermenistan Cumhurbaşkanı R. Koçaryan Başkan Bush a 9 Ekim 2001 tarihinde bir mektup göndererek 907 sayılı ek maddenin yürürlükten kaldırılmasının ve ya bu bölümdeki hükümlerin hafifletilmesinin Karabağ sorununun çözümü için sürdürülen barış sürecine zarar vereceğini ifade etmiştir. 96 Ama bu tür baskıları önemsemeyen Bush yönetimi kongreye mektupla müracaat ederek bu maddenin durdurulması konusunda Başkana yetki verilmesini istemiştir. Bunun üzerine 24 Ekim 2001 de Senato, 14 Kasım 2001 de kongrenin iki kanadı arasındaki uzlaşma komisyonu, 10 Aralık 2001 deyse Temsilciler Meclisi 2002 yılı sonuna kadar 907 sayılı ek 93 OGAN, AĞACAN,Güney Kafkasya da Yeniden, S Azerbaycan Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı H. Aliyev in ABD ye Resmi Ziyareti, Dirçeliş XXI Esr (der.), Bakü, Nisan 2001, s Mövge Gazetesi, Ekim 2001, s Ermeni Araştırmaları (der.), ASAM yayınları, Eylül, Ekim, Kasım 2001, s
63 maddenin uygulanmasının durdurulması ABD Başkanı na yetki verilmesi konusunda kararı onayladı. 97 ABD Başkanı Kongreye yolladığı mektupta Azerbaycan a gelecekte antiterör faaliyetlerini güçlendirmek, askeri kuvvetlerinin modernizasyonunu desteklemek ve sınırlarını güçlendirmek için yardım yapılması gerektiğini öngörmekteydi. 98 ABD yönetimin beklenmedik bu kararı alması Azerbaycan da çeşitli yorumların ortaya çıkmasına neden oldu. Muhalefet bu kararın kabul edilmesiyle ABD nin Azerbaycan a ilgisinin artması ve Rusya İran işbirliğinin sıkıştırılıp bölgeden çıkartılması için yapıldığını iddia ediyorduysa, iktidar bunu kendi başarısı olarak yorumluyordu. Tüm bu yorumlara rağmen Yaşanan bu son gelişmeler Azerbaycan açısından oldukça olması gereken bir olaydır. Böylece Azerbaycan ABD siyasi ilişkilerinin 10 yılını olumsuz ve olumlu olayların oluşumu ve yorumlarıyla araştırmaya çalıştık. Geldiğimiz sonuçsa kısaca şöyledir: Her ne kadar her iki ülke arasındaki ilişkilerde ilk başlarda olumsuzluklar yaşanmışsa da artık 2001 yılından başlayarak bu olumsuzluklar yerini olumlu gelişmelere bırakmıştır. Bunu Hem Azerbaycan yönetiminin yürüttüğü dış politikaya hem de ABD nin Güney Kafkasya ya artan ilgisi olarak ta değerlendire biliriz. 5. Azerbaycan la ABD Arasında Ticari ve Ekonomik İlişkiler: Petrol Anlaşmaları ve Boru Hatları Projeleri A. Ekonomik İlişkiler 97 ASLANLI, ABD de Adaletsizliğe,S Mövge Gazetesi, Ekim 2001, s
64 1991 yılında Bağımsızlığını ilan iden Azerbaycan ın önüne koyduğu en esas politikalardan biride komşu ve batılı ülkelerle siyasi ilişkiler dışında ekonomik ve ticari ilişkileri de geliştirmek olmuştur. Özellikle de ABD şirketlerini ülkeye getirmek en esas iş olmuştur. Çünkü Amerikanın büyük şirketlerinin Azerbaycan a ekonomik yatırım yapması yenice bağımsızlığını ilan etmiş olan bu ülkeni Rusya ve İran ın artan baskılarından koruya bilirdi. ABD yle siyasi ilişiklerin kurulmasının ardından Azerbaycan bu ülkeyle ekonomik ve ticari ilişkilerine deyeni boyut verdi. ABD yle Azerbaycan arasında siyasi ilişkiler resmi olarak 1991 yılında Ayaz Mutallibov un Cumhurbaşkanlığı devrinde başlasa da ekonomik ilişkilerin temeli Ebülfez Elçibey in Cumhurbaşkanlığı devrinde olmuştur. Bu devirde ilişkilerin ekonomik boyutunun ilerlemesi üç esas anlaşmayla tarihe geçmiştir. Bunlardan birincisi 1992 yılını Eylül ayında imzalanmış Deniz ötesi Özel Yatırım İşbirliği Hakta anlaşma, ikincisi 1993 yılının Nisan ayının 12 de imzalanmış Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümetiyle ABD yönetimi arasında ticari ilişkiler hakta anlaşma, sonuncusuysa 1993 yılının Eylül ayının 28 de imzalanmış Azerbaycan Cumhuriyeti hükümetiyle ABD arasında kapital yatırımına yardım hakta olan saziştir. 99 Azerbaycan la Batılı şirketler arasında ilk anlaşma 1991 yılının Ocak ayında Azerbaycan ın ilan ettiği ihaleyle başlamıştır. Bu ihaleni Amerikanın AMOKO şirketinin başını çektiği Mc Dermott, Yunokal grubu kazandı. Azerbaycan sahip olduğu kaynakları işletmek için 1992 yılının Eylülünde Azerineft ve Azneftkimya adlı iki devlet şirketini birleştirerek Azerbaycan Devlet Petrol Şirketini (State Oil Company of the Azerbaijan Republic-SOCAR) kurdu yılında Azerbaycan uluslar arası petrol konsorsiyumu ile petrol anlaşmalarının geliştirilmesi amacıyla bir anlaşma imzaladı. Anlaşmaya göre projenin yüzde otuzu SOKAR a verilmiştir. Ama 1993 yılının Haziran darbesinin ardından iktidara 99 NESIROV,Azerbaycan - ABD, S
65 gelen Aliyev bu anlaşmaları iptal etti yılının Şubat ayından itibaren bu petrol şirketleri Aliyev le anlaşmak için masaya oturdular. Rusya nın bu devirde Aliyev iktidarından artan baskısı sonucunda Azerbaycan Elçibey zamanında anlaşma dışı bırakılan Rus Lukoil şirketine %10 luk bir pay verdi.rusya nın baskısını sonuç verdiğini gören İran da bu konsorsiyumda pay almaya çalıştır. Ama batılı şirketlerin kendi devletleri aracılığı ile Aliyev iktidarına yaptığı baskı sonucunda İran anlaşmalar dışında bırakıldı yılının Eylül ayının 20 de Bakü de Asrın Anlaşması adı verilen Azerbaycan ın Hazar petrollerinin işlenmesi hakta anlaşma imzalandı. Bu anlaşmada 8 devlet, ABD, İngiltere, Norveç, Japonya, Rusya,Türkiye ve Suudi Arabistan a ait 12 şirket vardı. Bunların içerisinde en çok pay oranını ABD li şirketler sahip oldu (tahminen % 40 oranında). Bu anlaşmaları imzalamak ve ABD ni büyük ortak yapmakla Aliyev kendisine yönelik artan İran ve Rusya baskısına önemli bir sınır çekmiş oldu. bu aynı zamanda ABD nin güney Kafkasya da güçlenmesini sağlamak yolunda en büyük adımlardan biri olmuştur Bu anlaşma 1994 yılının 2 Aralığında Azerbaycan parlamentosunda onaylanmış ve 12 Aralık 1994 yılında yürürlüğe girmiştir. 100 Bu anlaşmaya göre pay dağılımı şirketler arasında şöyledir: -Azerbaycan-SOCAR %10; -Amerikan Caspian Sea Ltd %17,01; -İngiliz BP Exploration (Caspian Sea) Ltd %17,1267; -Suudi Arabistan Delta Nimir Khazar Ltd % 1,68; -Norveç Den Norske Stats Oliese Lscp a.ş. %8,5633; -Rusya S/C Lukoil % 10; -Amerikan Penzoil Caspian Corparation % 4,8175; -İngiliz Ramco Khazar Energy Ltd % 2,0825; 100 Azerbaijan İnternational, Summer 1998, s
66 -Türk Türkiye Petrolleri A.O. % 6,78; -Amerikan Unocal Khazar Ltd % 10,0489; -Amerikan Exxon % 8,006; -Japon İtochu % 3, Hazarın Azerbaycan bölümündeki petrolün işletilmesi için anlaşmalar gittikçe artmaya başladı yılının Kasım ayının 10 da Azerbaycan Hükümetiyle James A. Tilley başkanlığında kurulan ve terkibinde Lukoil, Ağip ve Penzoil olduğu CIPCO - Hazar Denizi Uluslar arası Petrol Şirketiyle Karabağ yatağının işletilmesi hakta anlaşması imzalandı. 102 Bu anlaşmada taraflardan biri SOCAR diğerleriyse Rus, Amerikan ve İtalyan şirketleri idi. Gittikçe arka arkaya imzalanan bu anlaşmalar içerisinde imzalanan bir anlaşma daha ilginçtir. Bu anlaşma 4 Temmuz 1996 yılında imzalanmış Şah Deniz projesidir. Bu projenin ilginç tarafı şimdiye kadar hiçbir projeye katılmayan İran ın bu projeye katılması ve tüm projelere katılan ABD nin bu projeye katılmamasıydı. Bu proje aynı zamanda en büyük doğal gaz projesidir. Şah Deniz projesine katılmayan ABD sayıca dördüncü proje olan Dan Ulduzu ve Eşrefi yataklarının işletilmesi için tüm şirketlerden ileri gitmeyi başarmıştır. Bu anlaşmalar 1996 yılının Aralık ayının 14 de imzalandı ve 1997 yılının Mart ayının 7 de yürürlüğe girdi. Bu anlaşma sonucunda Amerikan şirketleri olan Amoko - %30, Yunokal - %25,5 oranında pay sahibi oldular. 103 Bu anlaşmada Amerikan şirketlerine verilen pay oranı onları daha sonra imzalanan Lenkeran deniz ve Talış Deniz anlaşmalarına katılmaya sevk etmemiştir. Tüm 101 ARAS, Azerbaycan ın Hazar, S Azerbaycan Gazetesi, 11 Kasım 1995, s KLOCKRENBRİNK, T. Dan Ulduzu and Ashrafi, Azerbaijan İnternational, Summer 1998, S
67 söylediğimiz bu 5 anlaşma boyunca ABD şirketlerinin ve SOCAR ın pay oranı Aşağıdaki tablodaki gibi olmuştur. 104 Petrol Şirketleri Şirketlerin İmzalanmış 5Anlaşmaya Göre Pay Oranı % Net Gelir Mln. Ton Ortalama % AMOKO 17,0 1 EXON 8,00 6 PENZOİL 4,81 75 YUNOKAL 10, ,0 0 11,31 31, ,48 9, , ,23 14, ,5 0 7,69 21,1475 SOCAR 10,0000 7,5 10,0 20, ,09 33, yılını Ağustos ayında Aliyev in ABD ye resmi ziyareti sırasında burada yeni anlaşmalar imzalanmıştır. Bu anlaşmalardan biride 1 Ağustosta imzalanmış Abşeron anlaşmasıdır. Anlaşma Washington da ABD nin Chevron Fransa nın Total ve Azerbaycan ın SOCAR şirketi arsında olmuştur. Bu anlaşma gereğince ABD şirketi olan Chevron %30 oranında pay sahibi olmuştur. Anlaşmaların devamı olarak imzalanmış Nahçivan petrol kuyusu anlaşmasında ABD nin Exson şirketine %50 oranında pay sahibi olmuştur. 27 Kasım 1997 yılında yürürlüğe giren bu projenin yatırım maliyeti 5 milyar dolardır. ABD şirketlerinin 104 NESİROV, Elman, a.g.e, s
68 katıldığı anlaşmalar bununla kalmamış ve yeni projelerin beraber işlenmesi için işbirliği artmıştır. Bu anlaşmaları kısa olarak ve ABD şirketlerinin pay oranlarını şöyle vere biliriz. 105 Kürdaşı, Kigan, Arazdaşı yatakları anlaşması Azerbaycan ın SOCAR, Türkiye nin TPAO, Japonya nın MITSUI ve İspanya nın Repsol şirketleri arasında 2 haziran 1998 tarihinde imzalandı. Bu anlaşmaya ABD li şirketler katılmadı. İnam yatağı anlaşması 21 temmuz 1998 de Londra da imzalandı. Anlaşmaya BP AMOKO, Hollanda nın RD SHELL ve Azerbaycan ın SOCAR şirketleri katıldı. Alov Şark Araz yatakları anlaşmaları 21 Temmuz 1998 de Aliyev ve T. Blair in katılımıyla yapılmıştır. Bu projede Amerikanın EXON /MOBİL şirketi %15 oranla temsil olunmuştur. Yanan Tava Ateşgah Muğan Deniz anlaşmaları Azerbaycan la Japon şirketleri arasında 25 Aralık 1998 de yapılmıştır. Anlaşmada Amerikan şirketlerinin ortaklığı yoktur. Zafer Meşel anlaşmaları 27 nisan 1997 de Washington da imzalandı. Amerikan EXON / MOBİL şirketi %30, Amerikan CONOCO şirketi %20 oranında pay aldı. Lerik Deniz Savalan Dalğa Cenub anlaşmaları 27 Nisan 1999 tarihinde Washington da imzalandı. Yatırım hacmi 2 milyar dolar olan bu anlaşmalarda Amerikan EXXON şirketi %30 oranında pay sahibi oldu. Kürsengi Karabağlı anlaşmaları 2 Haziran 1998 de Bakü de yapıldı. Bu anlaşmaya göre iki Amerikan şirketi Frontera Resources %30, Amerada Hess %10 oranında pay sahibi oldu. Padar - Harami anlaşmaları27 Nisan 1999 yılında Washington da yapıldı. Amerikan Moneriel Oil %62 lik bir paya sahip oldu. 105 ARAS, Azerbaycan ın Hazar, S
69 Böylece ABD nin en büyük Uluslar arası şirketleri Azerbaycan ın Hazar ve Karedeki doğal gaz ve petrol anlaşmalarının büyük bir kısmında yer alarak en fazla pay oranına sahip olmuşlar. B. Petrol ve Doğal Gaz Boru Hatları Projeleri 1. Bakü Tiflis Ceyhan Petrol Boru Hattı Hazar bölgesindeki anlaşmalardan büyük pay sahibi olan ABD bu kaynakların dünya pazarlarına çıkartılması için kendine en uygun olan bir taşıma yoluna ihtiyacı vardı. Bu yol öyle bir yol olmalıydı ki Azerbaycan la komşu olan Rusya2nın etkisinde çok az bulunsun veya hiç bulunmasın. Ama Güney ve Kuzey Kafkasya daki etnik çatışmalar bu projenin coğrafi yolunun nerden geçeceğini net olarak ortaya koymamıştı. Kuzeydeki Çeçen Rus savaşı nedeniyle Güneyden geçmesi ve İran körfezine çıkarılması planlanan boru hattı projesi ABD nin İran la olan soğuk ilişkileri nedeniyle ertelenmiştir. Diğer bir yol olan Ermenistan üzerinden Türkiye ye ulaştırılması öngörülen projeyse Azerbaycan tarafından kabul edilmedi. Böyle bir durumda Azerbaycan ve Türkiye arkalarına ABD desteğini de alarak taşınması gereken bu petrolün Gürcistan üzerinden geçmekle Türkiye limanlarına ulaşmasını öneren BAKÜ TİFLİS CEYHAN projesini konsorsiyuma katılan şirketlere önerdiler. Bu projeye ilk sert tepki Rusya dan geldi. Rusya bu projenin oluşmasına ihtiyaç olmadığını ve taşınacak petrolün Bakü Novorossiysk hattıyla taşınmasını önerdi. Ama bu ABD başta olmakla Türkiye ve Azerbaycan tarafından kabul edilmedi. BTC hattının uzun ve pahalı olması nedeniyle bazı şirketler tarafından da olumlu karşılanmadı. Hattın toplam maliyetiyse 4,8 milyar dolardır. Hattın uzunluğu 1730 km.dir. Bunun 1037 km. Türkiye nin, 468 km. Azerbaycan ın, 225 km Gürcistan ın arazisinden geçecektir. Hattın ilk ortaya çıkma projesi 1992 yılında olmuştur. Bu hat yalnızca Azerbaycan petrollerini değil, gelecekte Kazakistan 234
70 petrolünü de taşımak gücünde olacaktır. Hat başlangıcın Bakü nün Sangaçal terminalinden götürecek ve Gürcistan üzerinden geçerek Ceyhan limanında son bulacak. 106 Ama bu hattın oluşması o kadar da kolay olmamıştır. Çünkü BTC hattı hazar kaynaklarını dünya pazarlarına taşıyacak tek proje olmayacak. Bu hattın ardından yeni projelerin de oluşması ortaya çıkacak mesela Bakü Tiflis Erzurum doğal gaz boru hattı projesi de gündeme gelecek. Tüm bunlarsa Kafkasya ve orta Asya da Sovyetlerin çöküşünün ardından ortaya çıkmış Rusya Türkiye rekabetini hızlandırmaktadır. Rusya bu bölgedeki doğal kaynakların Türkiye vasıtasıyla dünya pazarlarına çıkarılmasına izin vermemeğe çalışıyor. Bu işte Rusya nın aldığı en büyük destek AB üye ülkelerindendir. AB üyesi ülkelerin Rusya ya verdiği bu desteğin esas nedeni gelecekte kendi ülkelerinin enerji kaynaklarının Türkiye nin elinde bulunmasından korkuyorlar. Türkiye ise ABD nde bu yönde desteğini arkasına alarak BTC ve sonra çekilmesi planlanan hatların kendi ülkesinden geçmesini sağlamak için bölgede Rusya yla açık rekabete girmekten çekinmiyor. Çünkü bu hatları kendi ülkesinden geçirmekle Türkiye ilk olarak kendi petrol ve doğal gaz ihtiyaçlarını giderecektir. Hatların Türkiye den geçmesinin diğer önemiyse Türkiye nin Ortadoğu, Avrupa ve Kafkaslarda bir enerji hatlarını bulunduran ülke konumuna gelmesidir. 19 ekim 2000 de Türkiye de BTC Boru Hattı Nihai Anlaşması imzalandı te faaliyete girmesi planlanan boru hattı projesi, finansman giderleri ve içini dolduracak ham petrol hariç, 2,4 milyara mail olacak. 107 Bu hattın onaylanmasını istemeyen ülkeler yalnızca İran ve Rusya değil aynı zamanda Ermenistan ve ABD deki Ermeni lobisidir. ABD deki Ermeni lobisi daha ileriye giderek bu hattın Gürcistan dan geçmesini önlemeye ve hattın Ermenistan geçmesini sağlamak amacıyla ABD yönetimine baskılarını artırmış ve çeşitli medya ve basınlarda bu hatla ilgili yalan haberler yaymıştır. The New-York Times 106 ARAS, Azerbaycan ın Hazar,S ARAS, Azerbaycan ın Hazar, S
71 gazetesinde 11 Ekim 1998 tarihinde yazılmış bir makalede Amerikanın BTC boru hattı projesinden vazgeçtiği ve ana petrollerin Bakü Supsa boru hattından taşınacağına ilişkin bir haber yayımlamıştır. Bunun ardından Başkan B. Clinton un Hazar Havzası Enerji Politikaları Özel Danışmanı Richard Morningstar, AIOC un Bakü Supsa hattını tercih etmesinin söz konusu olmadığını ve BTC den başka alternatif hattın olmadığını ifade etmiştir. 2. Bakü Supsa Petrol Boru Hattı Hazar petrollerini uluslar arası piyasalara taşıyacak diğer bir boru hattıysa 9 Ekim 1995 te imzalanan Bakü Supsa Petrol Boru Hattıdır. Bu hatla genel olarak ilkin Azerbaycan petrolü olan ve Azeri, Çırak, Güneşli yataklarının petrollerini taşımak için öngörülmüştür. Bu hat 17 kasım 1999 yılından başlayarak kullanılmaya başlanılmıştır. Bu hattın oluşmasına ABD den ne Azerbaycan a nede Gürcistan a hiçbir destek verilmemiştir. Bu hat yalnız AB üye ülkeleri tarafından ciddi olarak desteklenmiştir. Diğer yandan Bakü deki Amerikan şirketleri de kendi yönetimlerine baskı yaparak ülkelerinin maliyeti BTC den az olan bu hattı desteklemesini istemiştir. Ama bu boru hattının Gürcistan dan geçen bölümünün Ermenilerin yaşadığı Cavahetiya bölgesinden geçmesi hattın güvenliğini tehlikeye sokmuştur. 108 ABD siyasi olarak bu projeye destek vermese de ekonomik çıkarlarından vazgeçmeyerek şirketleri vasıtasıyla bu projenin ihalelerine katılmıştır. Böyle ki Amerikanın Mobil şirketi Bu hatla ilgili ihalelerin birisine katılarak ihaleyi kazanmıştır. 3. Bakü Novorossiysk Petrol Boru Hattı Bakü Novorossiysk Petrol Boru Hattı eski SSCB döneminden kalma bir boru hattıdır yılının Eylül ayının 20 de imzalanan Asrın Anlaşmasıyla Hazar petrolünün dünya piyasalarına hangi yollarla çıkarılacağı ortaya çıktığında bu hat Rusya tarafından 108 NEBİYEV, N. İktisadiyat Cemiyet ve Ekoloji Muhit, Ağrı dağ yayın evi, Bakü 2000, s
72 Azerbaycan daki yabancı şirketlere ve Azerbaycan yönetimine önerilmiştir. Rusya bu hattın güvenilir ve tehlikesiz olduğunu savunuyor ve erken petrolün buradan dünya piyasalarına çıkmasını istiyordu. Sonralar BTC nin gerçekleşmesinin güçlendiği bir zamanda Rusya nın bu hat üzerinde ısrarla durduğunu da görüyoruz. Ama birinci Rus Çeçen savaşının çıkması bu boru hattının güvenliğini tehlikeye sokmuştur. Ancak Rusya taşınacak petrolde Türkiye ye öncelik tanımamak için girişimlerini hızlandırmış ve Rusya yla Çeçenistan Devlet Petrol Şirketi YUNKO arasında anlaşma imzalamıştır. AİOC ve Rusya nın Transneft şirketi arasında 16 Şubat 1996 da imzalanan anlaşmayla Bakü Grozni Novorossiysk boru hattıyla ilkin petrolün ihracatına karar verilmiştir. 109 Rusya bu hattı diğer hatlardan hem ucuz hem de daha çabuk gerçekleştireceğini savunmaktaydı. 110 Ama 1999 yılında başlayan ikinci Rus Çeçen savaşı, Türkiye nin boğazlardan geçecek petrol tankerlerine yeni uygulamalar yapması ve ABD nde güçlü desteğiyle Azerbaycan ın ekonomik olarak Rusya dan bağlılığını koparma gayreti hattın oluşumunu engellemiştir. Böyle bir durumda Rusya ve İran BTC ye alternatif olarak Bakü Basra Petrol Boru hattını gündeme getirmişler. Ama bu proje ne Azerbaycan nede ABD tarafından desteklenmedi. 4. Bakü Tiflis Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı Hazar Denizinde bulunan Şah Deniz yatağının işletilmesi hakta anlaşma imzalandıktan sonra bu yatakta büyük ölçüde doğal gazın olması ortaya çıkmıştır. Azerbaycan da ilk kez böyle bir doğal gaz yatağının bulunması ve bulunan doğal gazın dünya piyasalarına çıkarılması için boru hattının olmaması yeni bir boru hattı projesinin ortaya çıkmasına neden oldu. İlkin belirlemelere göre Şah Deniz yatağında 700 milyar metreküp gaz bulunmaktadır. Komşusunda bu kadar doğal gazın bulunduğunu gören Türkiye diğer ülkelerden aldığı bazı doğal gaz anlaşmalarını askıya alarak onlardan daha ucuza mail olacak Azerbaycan gazını 109 ARAS, Azerbaycan ın Hazar, S BURCELİYEV,R. Petrol, İktisadiyat ve Geosiyaset Millet Gazetesi, 18 Aralık 1997, s
73 almak için Azerbaycan la bir anlaşmaya vardı. Bu anlaşmaya göre Şah deniz yatağındaki gaz Bakü Tiflis Erzurum hattıyla Türkiye ye taşınacaktır. Aynı zamanda Türkiye nin ihtiyaçları dışında kalan gazında Yunanistan a bu hat vasıtasıyla ulaştırılması da kararlaştırıldı. Bu projeye en büyük destek ABD ve Gürcistan dan geldi yılının Mart ayında Azerbaycan Cumhurbaşkanı H. Aliyev in Türkiye yi ziyareti sırasında Ankara da Azerbaycan ve Türkiye arasında doğal gaz ihracatına ilişkin bir anlaşma imzalandı. Anlaşma gergince 2004 yılından itibaren Türkiye ye Şah Deniz yatağından çıkarılacak 2 milyar metreküp hacminde, 2005 te 3 milyar metreküp, 2006 da 5 milyar metreküp ve yıllarında 6,6 milyar metreküp olmak üzere toplam 5 yıl içerisinde 23,2 milyar metreküp doğal gaz ihracı planlaştırılmıştır. 111 C. Hazar Denizi Statüsü ve ABD 1991 Yılında Sovyetler Birliğinin resmen dağılmasının ardından Rus ve Fars olmayan üç yeni Türk Cumhuriyeti bağımsızlığını ilan etti. Bununla da Hazarın kıyısındaki devletlerin sayısı 2 den 5 e yükseldi. Ama Hazar Denizinin petrol ve doğal gazla zengin olması onun hukuki statüsünün çözülmesinde büyük bir engel olmuştur. Uzmanlar günümüzde Hazar Havzasının, 275 trilyon metre küp doğal gaz ve 150 milyar varil petrol içerisinde olduğunu söylemektedirler. Bu yüzden Hazar Denizi büyük ülkelerin çekişme odağı olmuştur. Onlar Hazar göl mü yoksa deniz mi sorusuna cevap arıyorlar ARAS, Azerbaycan ın Hazar, S
74 Hazar la ilgili ilk anlaşma 10 Şubat 1828 yılında Çar Rusya sıyla İran arasında imzalanmıştır. Anlaşma tarihe Türkmençay anlaşması adı altında girmiştir. Bu anlaşma aynı zamanda Azerbaycan ı resmen ikiye bölerek İran ve Rusya egemenliğine sokmuştur. Anlaşmanın 4. maddesine göre Hazarda askeri birlik bulundurma yalnız Rusya ya aittir. Ama Çarlık Rusya sının dağılmasının ardından kurulan Rus Bolşevik hükümeti 1921 yılının Şubat ayının 26 da İran la Hazar Deniziyle ilgili yeni bir anlaşma imzalamıştır. Anlaşma gereğince tüm Sovyet ve İran gemileri Hazar üzerinde serbest dolaşma hakkı kazanmıştır. Hazar üzerinde imzalanmış anlaşmalar bununla sınırlı kalmamış, 27 Ağustos 1935 yılında imzalanmış anlaşmayla Hazar da seyrüsefer özgürlükler tekrarlanmış ve 10 millik balıkçılık bölgesi kurulmuştur. Bu anlaşmanın tekrarı 25 Mart 1940 yılında yeniden imzalanmış bir anlaşmayla devam etmiştir. 112 Sovyetlerin dağılmasıyla Rusya Hazar ı uluslararası göl olarak nitelendirmiş ve gölün statüsünün kıyıdaş ülkelerin kendisi kararlaştırılmasını ileri sürmüştür. Böylece Hazar bir göl mü veya deniz mi tartışmaları ortaya çıkmıştır. Eğer Hazar deniz olarak kabul edilirse o zaman 1982 yılında kabul edilmiş BM deniz Hukuku Sözleşmesine göre her kıyıdaş devletin kara suları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgesinin olması gerekmektedir. 113 Hazarın doğal kaynaklarının büyük kısmı Azerbaycan la, Kazakistan sınırında bulunmaktadır. Bu yüzden her iki ülke kendi ekonomilerini yeniden inşa etmeyi ve içerideki istikrarı sağlamak için yatırıma ihtiyaçları vardır. İran ında kendi sınırlarına yakın yerlerde büyük rezervlere sahip olduğu söyleniliyor ama bunlar Hazar ın derin kısmındadır ve onları 112 GROISSANT, C. M, GROISSANT, M. P, Hazar Denizi Statüsü Sorunu: İçeriği ve Yansımaları, TİKA yayınları, Avrasya Etütleri, C.3, S.4, Kış 1996/97, s ÇOLAKOĞLU, S. Uluslar arası Hukukta Hazar ın Statüsü Sorunu, A.Ü. S.B.F. Dergisi, Ocak Aralık 1998, C.53, N0 1-4, s
75 çıkarmak şimdilik çok pahalı ve zor. Yukarıda söylediğimiz gibi eğer hazar deniz statüsü alırsa bundan en karlı çıkacak ülke olan Azerbaycan olacaktır. Rusya ysa önceleri ileri sürdüğü iddiaları kendisine destek bulamayınca sonralar Hazarın deniz olarak kabul edilmesini ve tüm gelirlerinin toplanarak kıyıdaş ülkeler arasında beraberce paylaşılmasını savunmuştur. 114 İran sa Hazar ın 12 mil prensibini savunmaktadır. İran dan farklı olarak Rusya 1998 yılında Hazar la ilgili tutumunu değiştirmiş ve deniz tabanının eşit uzaklık ilkesine göre bölünmesini ve su kitlesinin ortak kullanılmasını önermiştir. Hazar ın deniz olduğunu savunan Azerbaycan sa bölgede Rusya ve İran ın çabalarının karşısını alma rolünü üstlenmiş ve Rusya nın önerdiği 45 millik kara su önerisini reddetmiştir. Çünkü Azerbaycan ın doğal kaynakları bu 45 millik arazinin içerisindedir. Azerbaycan Hazar a 1982 yılında kabul edilmiş BM DHS nin uygulanmasını istemektedir. Kazakistan da Hazar ın statüsü konusunda Azerbaycan ın bu tezini savunmaktadır. Kazakistan 1997 yılında Hazar denizi statüsüyle ilgili yeni bir öneri verdi. Bu öneriye göre Hazar yüzeyi deniz olabilir ancak tabanı göl yatağıdır. Bu öneriye ilk tepki Rusya dan geldi. Hazar ın statüsü konusunda görüşlerinin ne olduğu belli olmayan ülkeyse Türkmenistan dır. İlk önceleri Hazar ın statüsüyle ilgili Azerbaycan ve Kazakistan ın tezini savunan Türkmenistan sonralar bu tutumundan vazgeçmiş ve Rusya ve İran ın ileri sürdüğü tezleri savunmuştur. Ama Türkmenistan bu tutumuna da sadık olmamıştır. Türkmenbaşı Rusya ve İran ın önerdiği 45 millik bölünme tezine olumlu yaklaşmış ve sonralar bu düşüncesinden de vazgeçmiştir. Türkmenistan ın Azerbaycan la anlaşamadığı diğer bir konuysa Hazar da bulunan petrol yataklarının statüsüyle ilgilidir. Bu yatakla içersinde en çok tartışma yaratan yataksa Kepez yatağıdır. Bu yatak 1959 yılında Azerbaycanlı jeofizikçiler tarafından bulunmuştur. Azerbaycan ın bu yatağı işletmesi EZİZ,M. Hazar Kendisi Boyda Bir Oyundur, Zaman (Azerbaycan), Bakü, Ocak 1998, s
76 yılından başlamıştır yılında Türkmenistan Bakanlar Kurulu Hazar ın Türkmenistan a ait yataklarının işletilmesi hakta uluslar arası ihale açtı. Bu ihaleye Kepez yatağının da katılması ve Türkmenistan ın bu yatağın kendisine ait olduğunu iddia etmesi taraflar arasında anlaşmazlığa neden oldu. İran da Hazar ın statüsü konusunda Rusya ve Türkmenistan ın tezini savunmaktadır yılında Rusya ve Kazakistan ın Hazarın kuzeyini beraberce işletilmesi yolunda anlaşma imzalaması İran ın büyük tepkisine neden olmuştur. Bu anlaşmaya karşı İran ve Türkmenistan çok sert tepki göstermişler. Bundan sonra İran la Rusya arasında tek anlaşılan konu Hazar ın dibinden boru hatlarının çekilmesine karşı ittifak oluşturmak olmuştur. İran aynı zamanda hiçbir kıyıdaş devletin olumlu bakmadığı bir tezi günümüze kadar da savunmaktadır. Bu teze göre hazar 5 devlet arasında %20 olanla beraberce bölünmelidir. İran ve Rusya nın asıl amaçlarının Amerikanın petrol şirketleri vasıtasıyla bölgede güçlenmesinin karşısını almak ve bu bölgeyi kendi nüfuz alanında tutmaktan başka bir şey değildir. Hiçbir siyasi yolla bu amacına ulaşamayan İran bölgede kendi etkinliğini göstermek amacıyla askeri hava güçlerinden yararlanmaya çalışmıştır yılının Temmuz ayında İran savaş uçakları Azerbaycan ın hava sınırını bozmuş birkaç gün buna devam etmiştir. Bu olay tüm komşu devletler hatta İran ın Müttefiki sayılan Rusya tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Azerbaycan yönetimiyse olaylara seyirci kalmıştır. Olayların bu tür gelişimi ve bölgedeki Amerikan şirketlerinin güvenliğinin sağlanması için Amerika ve Türkiye İran ı sert bir dille eleştirdi. Türkiye daha ileri giderek İran a sert tepkisi dışında kendi savaş gösteri uçaklarını Bakü ye getirerek bir gösteride bulundu. İran ın bu tutumuna karşı İran da yaşayan Azerbaycan Türkleri Aliyev e bir mektup yollayarak, ülkelerinin yapmış olduğu bu hareket de Azerbaycan ın yanında olduklarını bildirmişler. Ama İran verilen bu sert tepkileri önemsiz saymış ve hareketlerine devam etmiştir. Olayların bu tür gelişiminin ardından ABD ikinci kez 241
77 İran a bu tür hareketlerine son vermesi için bir uyarıda bulunmuştur. İran ın bu tutumunun ardından Rusya İran la olan ortak hareket etme düşüncesinden vazgeçmiş ve Putin Hazar ın statüsüyle ilgili İran ın istekleri bizim genel isteklerimiz dışındadır açıklamasını yapmıştır. 115 ABD yse hazar bölgesinden uzak olmasına rağmen bu bölgede etkili olmasını sağlamaya çalışmıştır. Bunun içinse ona bu bölgede olan ülkelerden birinin üs vermesi gerekiyor. Bu misyonu Hazar kıyıdaş devletlerinden biri olan Azerbaycan üstlenmiştir. ABD Hazar denizinin hukuki statüsünün acilen çözülmesini istiyor ve bu çözüm yolunda Azerbaycan ın tutumunu açık ve tam olarak desteklemektedir. Çünkü Hazar ın sektörel olarak Azerbaycan ın istediği tarzda bölünmesi ABD nin bölgedeki ekonomik çıkarlarıyla uzlaşmaktadır. Resmi Washington Azerbaycan a en büyük desteğini Rusya nın ileri sürdüğü 45 millik anlaşma planını geri çevirdikten sonra vermiştir. ABD nin Azerbaycan2a verdiği en büyük ikinci destek İran uçaklarının Azerbaycan Hava Sınırlarını ihlal ettikten sonra olmuştur. Böylece ABD bu bölgede ona yardımcı ola bilme gücüne sahip Türkiye yi de yanına alarak bu bölgede İran ve Rusya nın etkisini azaltmaya çlışmıştır. 116 ABD nin bölgede ki hedefleri ve Azerbaycan ın hedeflerinin arasındaki paralelliğin varlığı, Azerbaycan için önemli bir avantaj olmuştur. ABD nin bu bölgede yayılma politikasını eski Amerikan yöneticilerinden biri H. Kissenger in diliyle söylesek daha doğru olur. Bizim hedefimiz her şeyden önce sağlam bir dış politika ile uzun vadeli çıkarlarımızı desteklemektir. Bu politika ne kadar çok bizim ve başkalarının çıkarlarını realist bir tarzda değerlendirilmesi üzerine dayanırsa, dünyadaki rolümüz de o kadar etkili olur. Dünya ile ilgilenmemizin nedeni yükümlülüklerimizin olması değil, dünya ile ilgilenmemizden dolayı yükümlülüklerimiz Gazete, 3 Ağustos 2001, s
78 vardır. Çıkarımız yükümlülüklerimize şekil vermiştir. Yükümlülüklerimiz çıkarlarımıza değil. 117 D- Dağlık Karabağ Sorunu AGİT ve ABD nin Tutumu Yüzyıldan beri Ermenilerle Azerbaycan Türkleri arasında çatışma noktası olan Dağlık Karabağ Hankendi merkez olmakla Şuşa, Akdere, Hocavend, Hadrut, Askeran illerinden (rayon) oluşmaktadır. Karabağ bölgenin genel ismi sayılır ve iki bölgeye ayrılır. Dağlık Karabağ ve Aran Karabağ. Aran Karabağ sa Ağdam, Terter, Yevlah, Beylegan, Kubatli, Kelbecer, hanlar, Cebrayıl, Mingeçevir ve Berde illeri oluşturmaktadır. Karabağ ın tarihine baktığımızda buranın eski bir Türk toprağı olduğunu görüyoruz. Karabağ 16. Yüzyılda kurulmuş Azerbaycan Safevi devletini oluşturan bölgelerden biri olmuştur. Bu bölge 1724 yılında Osmanlı devletinin kontrolüne geçmiştir. 118 Karabağ 18. Yüzyılda kurulan on sekiz Azerbaycan Hanlığından (yerel küçük devlet) birisi olmuştur. Karabağ Hanlığı o devirde büyük bir arazini kapsıyordu. Güneyden Araz nehrini, kuzeyden Gürcistan sınırındaki Sınık Köprünü, doğudan Kür nehrini, batıdaysa şimdiki Ermenistan la sınırlanıyordu Yüzyılda Rusya nın bölgeye artan etkisi ve birinci Rus İran savaşı sonucu Karabağ hanlığı Rusya ya katıldı. Rusya yla İran arasında 1813 yılının Ekim ayının 12 de imzalanmış Gülistan anlaşmasıyla Azerbaycan resmi olarak ilk defa iki yere ayrıldı. Araz dan kuzeyde bulunan araziler Rusya nın, güneyde bulunan arazilerse Fars ların kontrolüne geçti. 20.Yüzyılın başlarında Güney Kafkasya daki siyasi boşluk burada yeni üç devletin oluşmasını ortaya çıkardı. Bu devletlerden biride 1918 yılının 28 Mayıs ında kurulan Azerbaycan halk Cumhuriyetidir. Ermenilerin Karabağ la ilgili iddiaları bu devirden 117 KİSSİNGER,H. Diplomasi, Türkiye İş Bankası Kültür yayınları, çev. İbrahim.H.Kurt, Ankara 1998, s BÜNYADOV, Z.M, YUSİFOV, Y.B, Azerbaycan Tarihi, Azerbaycan Devlet Yayınevi, Bakü 1994, s PETRUŞEVSKİY, İ.P, Oçerki po İstorii Federalnıh Otnoşenniy Azerbaydjana i Armenii v XVI Naçale XIX vv. Moskova 1949, s
79 başlamış ama o zamanki Azerbaycan yönetimi Ermenilerin bu iddialarının gerçekleşmesini önlemeği başarmıştır. 28 mayıs 1920 yılında Azerbaycan ın Rusya tarafından işgalinin ve tüm ülkenin Sovyet yönetimine katılmasının ardından Karabağ problemi yeniden ortaya çıktı. Azerbaycan Komünist yönetimine baskı yapan Sovyet Rusya sı 7 temmuz 1923 yılında Azerbaycan sınırları içerisinde Karabağ Özerk Bölgesini oluştura bildi. Ermeni ve Rus işbirliği bununla da bitmedi yılında Stalin in emriyle Ermenistan da yaşayan yüz binden fazla Azerbaycan Türkü Azerbaycan ve Orta Asya ya sürüldü li yıllara geldiğimizdeyse Sovyetler Birliğinin ekonomik ve siyasi olarak çöküşünü görüyoruz. Böyle bir durumda Ermeni milliyetçileri Azerbaycan karşı yeni toprak iddialarında bulunmaya başladılar yılında Ermeni yazar Zori Balayan ın Ocak kitabının basılması, uzun zaman Sovyetlerin bizlere aşıladığı dostluk ve kardeşlik politikasının boş bir şey olduğunu ortaya çıkardı. Kitapta yazar kendi diliyle Türklere büyük nefretinin olduğunu saklamıyor ve Azerbaycan a karşı toprak iddialarını açıklıyor. Olayların bu tür devam etmesi ve Sovyet yöneticilerinin sessizliği sonucunda her iki ülke arasında başlayan bu anlaşmazlık büyüyerek bugünde çözümü bulunamayan bir duruma gelmiştir. 12 temmuz 1988 yılında DKÖB Yerel Meclisi Azerbaycan dan ayrılma kararı aldı. Bu olayın ardından ertesi gün toplanan Azerbaycan Yüksek Sovyet i Başkanlık Divanı yerel meclisin kararını geçersiz ilan etti. Gelişmeler üzerine 18 Temmuz da toplanan SSCB Yüksek Sovyet Başkanlık Divan ı her iki cumhuriyetin kararlarını değerlendirdi. Değerlendirme sonucu konuşma yapan SSCB KP MK Genel Sekreteri M. Gorbaçev Karabağ ın sorunlarının 244
80 varlığını kabul ettiklerini, fakat bu sorunları Azerbaycan ın toprak bütünlüğüne dokunulmadan çözüleceğini ifade etti. 120 Olayların en gergin olduğu devir SSCB nin çöküşü ve bağımsız Devletlerin oluşmasının ardından oluştu. Ermeniler Rus ordularıyla Azerbaycan köy ve şehirlerini arka arkaya işgal etmeye başladılar. 26 Kasım 1991 yılında Azerbaycan Yüksek Sovyet i toplanarak DKÖB ÜN statüsünü ortadan kaldırarak buraya bağlı tüm illeri direk Bakü ye bağladı. Ama bu Azerbaycan la Ermenistan arasındaki savaşı durduramadı. Ermeni ve Rus birlikleri 1992 yılının Şubat ayının 26 da Azerbaycan ın Hocalı Kentinde büyük bir katliam yaptı bu katliam 2. Dünya Savaşında Alman Nazilerin yaptığı katliamlardan daha korkunç olmuştur. Genel olarak Elmeni ve Rus işgalleri Azerbaycan topraklarında 1991 yılından başladı ve 1993 yılının sonlarına kadar devam etti. Bu devirde Ermeniler Hocalı dışında 1992 yılının Mayıs ayının 8 de Şuşa nı, aynı yılın Mayıs ayının 18 de Laçın ı, 1993 yılının 3 Nisanında Kelbecer i, 23,24 Temmuzda Ağdamı, 26,28 Haziranda Akderen i, 23 Ağustosta Fizulin i, 25,26 Ağustosta Cebrayıl ı ve 31 Ağustosta Gubatl ı ve Zengilan kentlerini işgal etti. 9 mayıs 1994 yılında Moskova da Azerbaycan ve Ermenistan tarafı savaşı siyasi yolla çözüm hakta ateşkes anlaşması imzaladılar. O zamandan 2001 yılının sonuna kadar kısa çatışmaları göz önünde bulundurmazsak hiçbir büyük çatışma veya savaş olmamıştır. Karabağ savaşını uluslar arası kurumlar tarafından incelenmesi ve çözümü yolundaki ilk addım Azerbaycan ve Ermenistan ın Ocak 1992 yılında Çek Cumhuriyeti nin başkenti Prag da yapılan AGİT toplantısında her iki devletin bu kuruma üye olmasıyla başlamıştır yılının Şubat ayının 26 da Ermenilerin Hocalı kentinde yaptıkları soykırım dünya 120 ASLANLI, A. Tarihten Günümüze Karabağ Sorunu, Avrasya dosyası, Azerbaycan Özel Sayısı, C.7, S.1, İlkbahar 2001, s
81 devletleri tarafından kınandıktan sonra AGİTİ DE işe karışmasına neden oldu. 24 Mart 1992 yılında 11 devletin (Azerbaycan, Almanya, ABD, Ermenistan, Çek ve Slovak Federal Cumhuriyeti, Rusya, Beyaz Rusya, Türkiye, İsveç, İtalya, Fransa) katılımı ile AGİT in Minsk Grubu oluşturuldu. 121 Bu gruba başkanlığı İtalyalı diplomat Mario Rafaelli e verildi. AGİT in Minsk Grubunu Dağlık Karabağ olaylarına direk müdahalesi komşu ülke olan İran tarafından olumlu karşılanmadı. İran AGİT içerisinde Avrupa ve ABD nin yenice kurulmuş bu devletler üzerinde etkisinin artmasına izin vermemeye ve bölgede tek etkili güç olarak kendisini gösterme amacıyla Dağlık Karabağ problemini çözmek için kendi adamlarını Bakü ye yolladı. Nisan ayında başlayan İran ın arabuluculuk politikası Mayıs ayında daha da hız kazandı. Mayısın 7 de Tahranda Azerbaycan ve Ermenistan devlet başkanları problemi çözmek için kendi aralarında İran ında katılımı ile bir anlaşma imzaladılar. İran da bu anlaşma imzalandığı sırada Ermeni ordusu Azerbaycan ın en büyük kentlerinden olan Şuşan ı işgal etti. 122 Ermeni ordusunu bunun ardından Laçın ı işgal etmesi Azerbaycan ı 21 Mayıs 1992 de Helsinki de yapılın AGİT in alt düzey toplantısında Azerbaycan ın Ermenistan tarafından saldırılara maruz kaldığını ve saldırgana karşı ciddi yaptırmalar uygulanmasını talep etmesine neden oldu. 123 AGİT in çabaları problemi çözmekten yana olsa da bunu başaramadı. 29 Haziran- 7 Temmuz 1992 yılında AGİT in Roma da yaptığı 3. Toplantısında Dağlık Karabağ Ermenilerinin daha önce Mayıs ayında elde ettikleri ilgili taraf statüsünden vazgeçerek Dağlık Karabağ Cumhuriyeti adı altında toplantılara katılma isteği katılımcılar arasında tepkiye neden olurken, ABD Dışişleri Bakanı James Baker, Dağlık Karabağ Ermenilerinin r.htm GASIMOV, M. Uluslar arası İlişkiler Sisteminde Azerbaycan ( ), Genclik Metbaası, Bakü 1996, s
82 Roma görüşmelerine katılmalarını sağlayacağını belirtti. 124 AGİT te bu devirde ve sonralar kendi içinde olaylara bakış açısından görüş ayrılıklarının olması problemi çözülmesini zorlaştırdı. Fransa, Rusya ve Ermeni lobisinin etkisi ile bazı devletler Ermenistan yanlı politika izliyor, diğer bir gurup ABD başta olmakla Türkiye ve bazı Avrupa devletleri Azerbaycan daki doğal kaynaklardan pay sahibi olmak için Azerbaycan yanlı politika izlemişler. Rusya ise bu bölgede yaşanan tüm çatışmaları kendisinin katılımı olmadan çözülmesini imkansız sanır ve bölgede artan ABD, İran ve Avrupa etkisine karşı kendi girişimlerine hız vermiştir. 3 Ocak 1993 yılında Moskova da bir araya gelen ABD Başkanı George Bush ve Rusya devlet başkanı Boris Yeltsin Dağlık Karabağ problemine ilişkin bir deklarasyon imzaladılar. Deklarasyonda taraflar Dağlık Karabağ da ve Ermenistan- Azerbaycan sınırında çatışmalardan rahatsız olduklarını, problemin AGİT çerçevesinde çözümünü tercih ettiklerini açıklamışlardır. 125 Fakat Ermenilerin 1993 yılının Nisan ayında Dağlık Karabağ la ilişkisi olmayan Kelbecer şehrini ve ona ait olan köyleri işgal etmesi barış ve çözüm için AGİT İN başlattığı çabaları hiçe indirmiştir. Azerbaycan ın o zamanki baskısı ve dünya ülkelerine çağrısı sonucunda dünya devletleri tarafından Ermenilerin bu işgali tepki ile karşılanmıştır. Bu işgale ilk tepki Dağlık Karabağ probleminin çözülmesinde her zaman Azerbaycan ın yanında yer alan Türkiye Cumhuriyetinden gelip. Dönemin T.C. Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin Rusya Dışişleri Bakanı Andrey Kozırev i ve ABD dışişleri Bakanı Uorren Kristofer le telefonla görüşerek olaylara tepki göstermelerini istedi. 126 bu olayın ardından ABD yönetimi Ermenistan a arka arkaya iki mektup yolladı. Mektuplarda ABD devlet Departmanı sözcüsü Etnik Ermeni Silahlı Kuvvetleri nin Azerbaycan ın Kelbecer şehrinin işgaline tepki ile yaklaşılmıştır. Mektupta rahatsızlığını dile getiren ABD yönetimi mektubun birini Ermenistan yönetimine diğerini ise Dağlık Karabağ Ermenileri sözcüsüne yollamıştır. Bu sırada Daşkent de olan T.C. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ın tepkisi daha sert 124 CEFERSOY,Elçibey Dönemi, S Azerbaycan Gazetesi, 5 Ocak 1993, s TAHİRZADE, A.: Prezident Elçibey, Yeni Müsavat, Bakü-2001, S
83 olmuştur. O Türkiye nin Ermenilerce yapılan bu işkalcılık politikasını durdurmak için her şeye el atacağını belirtmiştir. Yalnız bundan sonra 1993 yılının 3 Nisanında Türkiye Ermenistan a her türlü yardımı durdurmuştur. 127 Nisan ayının 6 da BM Güvenli Konsey i toplantısında Azerbaycan Cumhurbaşkanı E. Elçibey in bu kuruma yolladığı müracaata bakıldı ve güvenlik konseyi bölgede sulh ve güvenliğe engel oluşturan tüm hareketlere son verilmesini ve işkalcı güçlerin işgal edilmiş arazilerden çekilmesini istedi. Rusya ve Fransa bu kararın alınması da pasif rol alsalar da ABD, İngiltere ve Çin in tavrı Azerbaycan dan yana idi. Kelbecer in işgali zamanı o zamandan şimdiye kadar en iyi ilişkide olan Azerbaycan la Türkiye arasında hala da anlaşılmayan bir problem yaşanmıştır. Böyle ki o zamanki Azerbaycan yönetimi Kelbecer deki insanları taşımak için Türkiye den helikopter istemiş, ama Azerbaycan ın bu isteği dönemin T.C. Başbakanı S. Demirel tarafından kabul edilmemiştir. Demirel bir gazeteye verdiği demeçte bunu şöyle açıklıyor buradan oraya helikopter yollamak o kadar da kolay değil, mesafe çok uzundur, gelip gitmek kolay değil 128 Ama Agustos 2001 yılında Türkiye askeri uçakları Demirel in uzak dediği mesafeyi çok kolayca kat ederek Bakü ye gelmiş ve burada bir havai gösteri yaparak rahat bir tarzda geri dönmüştür. BM nin ardından ABD de olaya sert tepki göstererek Ermenistan ın işgallerini kınadı. 15 Nisan 1993^de BM nin Dağlık Karabağ la ilgili yayınladığı deklarasyonda ise ilk kes Ermenistan da savaş eden ikinci bir taraf olarak gösteriliyor ve savaşın Azerbaycan topraklarında gittiğini belirtiyorlar Nisan 1993 yılında BM Güvenlik Konseyi Ermenistan güçlerinin Azerbaycan a işgal olunmuş Kelbecer ve diğer arazilerinden çekilmesini isteyen 822 no lu kararı kabul etti. 822 nolu kararın içeriği kısaca şöyledir: bölgede (yani Azerbaycan-Ermenistan sınırında) ateş hemen durdurulsun ve Kelbecer başta 127 TAHİRZADE, Prezident Elçibey, S Türkiye Gazetesi, 4 Nisan 1993, s TAHİRZADE, Prezident Elçibey, S
84 olmakla diğer işgal olunmuş araziler hemen boşaltılsın.aynı zamanda AGİT e de bölgeye giderek durumu incelemeği ve BM Konseyine bilgi vermesi istendi. Bu karara esasen Ermeni Güçleri 11 Hazirandan başlamakla 5-6 Temmuzda Kelbecer i tamamen boşaltacaktı. Ama 4 Haziran1993 darbesi bu planın gerçekleşmesini askıya aldı. Azerbaycan daki darbe sonucundaki iktidar değişikliğinin olması Ermenistan ın tüm dünyaya şu açıklamayı yapmasına neden oldu: Azerbaycan da güvenilir bir yönetim yoktur ve bu bölgede yaşayan ermeni nüfusunun garantisini sağlamak çok zordur. Bunun ardından Karabağ da yeniden çatışmalar hız kazandı Temmuz 1993 te Azerbaycan ın Ağdam şehrinin Ermenilerce işgalinin ardından 29 Temmuzda BM Güvenlik Konseyi toplanarak 853 nolu kararı onayladı.bu kararda da bundan önce onaylanmış 822 sayılı kararın uygulanmasını aynı zamanda Ermeni güçlerinin işgal olunmuş Ağdam ve diğer yerlerden AGİT çerçevesinde çıkarmakla gereken tüm adımların atılmasını istedi. 130 Azerbaycan la Ermenistan arasında çatışmaların hızlandığı sırada, Ağustos ayında ABD nin BM temsilcisi M. Albrite bir açıklama yaparak durumun gerginleşmesinden üzüntü duyduğunu ve Ermenistan ın BM de kabul edilmiş tüm kararları uygulayarak Azerbaycan topraklarını terk etmesi istenmiştir. Bu aynı zamanda ABD nin bölgede etkili olduğunu göstermek için yapılmış bir çağrı olarak ta değerlendirilmiştir. Çünkü ABD çok iyi biliyordu ki Ermenistan ın bu kararları uygulamamasının arkasında Rusya nın olmasıydı. Ermenilerin gittikçe artan saldırıları sonucunda 1993 yılının sonbaharında Azerbaycan ın Zengilan kenti de Ermenilerce işgal edildi. Bu diğer arazilerin yeniden işgali üzerine 11 Kasım 1993 te toplanan BM Güvenlik Konseyi sayca 4. Olan 884 sayılı kararı kabul etti. Bu karar dada önceki kararlarda gösterilen arazilerin boşaltılması, ayrıca Zengilan ve Horadiz den de Ermeni güçlerinin çekilmesini ve ateşkes yapılmasını istiyordu. 131 Rusya ABD nin AGİT ve BM aracılığıyla olaylara etkisinin karşısını almak için kendi girişimlerini hızlandırdı. 18 Şubat 1994 de Moskova da Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya Savunma Bakanları ateşkes yapmak hakta ön protokol imzaladılar. Bunun ardından 9 Mayıs 1994 de
85 Azerbaycan, Ermenistan Savunma Bakanları ve Karabağ daki ayrılıkçı Ermenilerin temsilcisi ateşkesle ilgili anlaşma imzaladılar. 12 Mayıs 1994 ten itibaren ateşkes rejimi uygulanmaya başladı. 132 Ateşkesin ardından Rusya ve ABD gibi Fransa da olayların kendi girişimlerini başlattı. Fransa aynı zamanda problemin çözümü için oluşturulmuş AGİT Minsk Grubu eş başkanlarından biridir. Ama Fransa nın girişimleri bu ülkede yönetimin Ermeni lobisinin etkisinde olması nedeni ile Azerbaycan tarafından problemin çözümü gibi kabul edilmemektedir. Azerbaycan AGİT tarafından problemin adaletli çözümü yalnız ABD temsilciliğinde görüyor. Çünkü Dağlık Karabağ Ermenilerine Rusya nın askeri Fransa nın ise maddi desteğinin olduğu her kese bellidir. ABD nin tutumu da bundan farklı değil. Fakat ABD nin Azerbaycan vasıtasıyla Güney Kafkasya ya ve Orta Asya ya sahip olma isteği, aynı zamanda Hazar denizi doğal kaynakları üzerinde tek etkili güç olma hevesi onu az da olsa bu problemin çözümünde Azerbaycan ın haklarını savunmaya zorlamıştır. verilmiştir: AGİT tarafından şimdiye kadar Dağlık Karabağ problemini çözmek amacıyla 3 öneri yılının Haziranında sunulan çözüm paketi -Aynı yılın Ekim ayında sunulan aşamalı çözüm yılının Kasım ayında sunulan ortak devlet önerisi. Bu önerilerin ikisi Ermenistan,sonuncusu ise Azerbaycan tarafından geri çevrilmiştir. 133 problemin çözümünde en etkili olabilecek AGİT girişimi 2 Aralık 1996 yılında Portekiz in 132 ASLANLI, Tarihten Günümüze, S İBRAHİMOV, R. Dağlık Karabağ Sözde Cumhuriyetinin Bağımsızlığının Tanınması Durumunda Uluslar arası Ortamda Ortaya Çıkabilecek Sorunlar, Ermeni Araştırmaları, S.6, Yaz 2002, s
86 Başkenti Lizbon da geçirilen AGİT Lizbon Zirve Toplantısı idi. Toplantının sonuç bildirisine göre Azerbaycan ve Ermenistan ın toprak bütünlüğü güvence altına alınmalı, kendi kaderini belirtme hakkına dayanarak Dağlık Karabağ a yüksek yerel idare hakkının verilmesi, Dağlık Karabağ statüsünün tamamına güvenlik garantisi verilmesi bildiriliyordu. Bu bildiri toplantıya katılan 54 AGİT üyesinden yalnız Ermenistan ın karşı çıkmasıyla onaylanmadı. Bundan sonra devam eden AGİT girişimleri de olumsuz olmuştur. Taraflar problemin çözümünü kendilerinde görmüşler. Temmuz 1999 dan 2000 yılı sonuna kadar bu amaçla Robert Koçaryan ve Haydar Aliyev tam olarak 13 kes görüşmüşler. Ama bu görüşeler de sonuçsuz olmuştur yılının Mart ayının 5 de Paris te Fransa Cumhurbaşkanı J. Chirak ın katılımı ile Azerbaycan ve Ermenistan Cumhurbaşkanları bir araya geldi. Ama bu görüş de diğerlerinden farklı olmadı. Görüşte aynı zamanda AGİT in Şubat ayında taraflara gizli olarak önerdiği plan da görüşülmüştür. Plan ilk olarak her iki Cumhurbaşkanı tarafından medya ve halktan gizletilmiş ama sonradan artan baskılar sonucu resmi gazetelerde tam olmasa da kısmen yayımlanmıştır. Sonralar ermeni yetkilileri resmi Bakü nü Paris Anlaşmasını bozduğunu ve bazı şartları yerine yetirmemekte suçlamıştır. Bu açıklama Azerbaycan basınında yönetime karşı sert bir tepki oluşmasına neden oldu. Fransa daki görüşmelerin ardından ABD de bölgede barışı sağlamak amacıyla kendi girişimlerini hızlandırdı. 25 Mart 2001 yılında ABD Dışişleri Bakanı Colin Powel in resmi müracaatı sonucunda 3 Nisan 2001 de Azerbaycan ve Ermenistan Cumhurbaşkanları Amerikanın Florida eyaletindeki Kei West kentinde 6 Nisana kadar devam eden bir görüşme yaptılar. Bu görüşmeye her iki Cumhurbaşkanının yanı sıra ABD Dışişleri bakanı Colin 251
87 Powel, AGİT in her üç eşbaşkanı da katılmıştı. Görüşme sonunda basın toplantısı yapan Aliyev Ermenistan a yönelik sert açıklamalarda bulundu. 134 Genel olarak baktığımızdaysa Dağlık Karabağ probleminin çözümünde AGİT Minsk Grubunun yetersiz olduğunu görüyoruz. Çünkü AGİT in BM veya NATO gibi kabul ettiği kararları uygulamak için askeri birliklerden yoksun kalmasıdır. Diğer bir yandan her üç AGİT Minsk grubu eş başkanlarının Yoğun biçimde Ermeni lobisi etkisinde kalmasıdır. Azerbaycan sa bu kurumda Ermenilerin gücünü dengelemek amacıyla Türkiye nin de bu kurumun eş başkanlığına getirilmesini ısrarla talep etmiştir. Fakat bu talep Ermenistan tarafından kabul edilmiyor. Sonuç olarak 1992 yılından başlayan tüm barış ve çözüm için girişimler başarısızlıkla sonuçlanmıştır. III. BÖLÜM Gürcistan ABD İlişkileri( ) A. Genel Değerlendirme 1990 lı yılların başlarında SSCB nin çöküşü artık açıkça gözüküyordu. Bu çöküşün esas nedeni olarak Sovyet ekonomisinin yetersizliği düşünülse de çöküşünün diğer nedeni içinde tuttuğu milletleri özgürlük isteğiydi. Sovyetler içerisinde milletlerin özgürlük hareketi ilk kez Güney Kafkasya dan Azerbaycan ve Gürcistan dan başladı yılında Bakü de başlayan özgürlük harekatı çok kısa bir zamanda Gürcistan a da yayıldı Gürcistan da başlayan milliyetçi hareketler sonucunda ortaya yeni liderler ve kurumlar çıktı. Başlayan bu hareketlilik Gürcü halkını iki liderinin daha aktifliğiyle his olunmaya başladı. Bunlardan biri 134 ASLANLI,. Tarihten Günümüze, S
88 Gia Çanturiya Gürcistan Ulusal Partisini kurmuş, diğeri Z. Gamsahurdia Erdemli Aziz İlia Topluluğu nu kurmuştur. Gürcistan da artan bu hareketliliği durdurmak ve bunu diğer cumhuriyetlere yayılmaması için Sovyet Rusya sı kendi askeri güçlerinden yararlanarak 9 Nisan 1989 yılında Tiflis te kanlı katliam yapılmış 39 Ve onlarla çocuk kadın katıl edilmiştir. Rusların yaptığı bu katliam Gürcüleri bağımsızlık iradesini kırmamış ve Mart 1990 da Gürcistan kendi bağımsızlığını ilan etmiştir. Ama bağımsızlığın ilan edilmesi hiçte Gürcü halkını birlik ve beraberlik gösterisi değildir. Çünkü bağımsızlığın ardından geçirilmesi ön görülen parlamento seçimleri siyasi parti ve kurumlar arasında bir tartışma konusuydu. Nihayet 28 Ekim 1990 yılında Gürcistan da yapılan parlamento seçimleri Yuvarlak Masa muhalefet bloğunun seçimleri kazanmasıyla sonuçlanmıştır. Bu birlik seçmenlerin yüzde elli dördünün oyunu alarak parlamentoda yüz elli beş sandalye kazanmıştır. Kasım ayında yapılan parlamentonun ilk oturumunda birlik başkanı Zviad Gamsahurdia Gürcistan Yüksek Sovyet inin başkanlığına seçilmiştir. Gamsahurdia Siyasi görüşleri bakımından aşırı bir Gürcü milliyetçisiydi. Rusya nın Gürcistan da olan tüm başlarını koparmak için milliyetçi bir politika izlemekte idi. Gamsahurdia 31 Mart 1991 yılında Gürcistan ı SSCB den ayrılması ve bağımsızlığın halk tarafından kabul edilmesinin onaylatmak için referandum yaptı. Referandum sonuçları 9 Nisan şehitlerin anısına 9 Nisan 1991 yılında açıklandı. Seçmenlerin yüzde doksan yedisi bağımsızlık ve SSCB den ayrıldığı yönünde oy kullandı. Gamsahurdia Gürcistan da yaptığı bu seçimleri uluslararası arenaya taşımak için ABD ve Avrupa ülkelerinden de gözlemciler davet etmiştir ülkeye. Bunlardan en ünlüsü eski ABD başkanı Richard Nixon idi 40. Bu seçimlerin ardından Zviad Gamsahurdia 1997 yılının 26 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde büyük ses çoğunluğuyla Gürcistan ın ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Gamsahurdiya nin Gürcistan da Cumhurbaşkanlığı 1992 yılına kadar 39 AĞACAN,K.: Kardeş Devletler Azerbaycan Gürcistan İlişkileri, Avrasya Dosyası, Azerbaycan Özel, İlkbahar 2001, Cilt: 7, Sayı: 1 S Cumhuriyet, 2 Nisan Halk Bağımsızlık Dedi 253
89 sürmüştür.bu devrin Gürcistan ın Batı,Komşuları ve ABD yle ilişkilerine ileriki bölümlerimizde ayrıca dokunacağız. B. Genel olarak Gürcistan-Rusya ilişkileri Sovyet sisteminin çöküşü ve milletler topluluğu olan bu kurumun içerisinde özgürlük hareketlerinin başlanması 1990 yılında daha da hızlanmıştı.bu hareketlilik eski SSCB nin iki en önemli stratejik bölgesi olan Baltik yanı ülkeler ve Güney Kafkasya da daha da hızlı olması Sovyet yönetiminin işini daha da zora sokmuştu.baltik yanı ülkelerdeki bu hareketliliği Batının o zaman o bölgede etkili olması nedeniyle çökertemeyen Sovyet sistemi olayların sonraki gelişiminin karşısını almak için bu çökertmeni Güney Kafkasya dan başlamaya karar verdi. Güney Kafkasya da bu olaylar genel olarak Azerbaycan ve Azerbaycan dan etkilenen Gürcistan da ortaya çıkmıştı.ama nedense o zamanki Sovyet Rusya sı ilk önce Gürcistan ı cezalandırmakla yetindiler.gürcistan daki hareketliliği çökertmek için Rusya 9 Nisan 1989 da askeri güçlerini bu ülkeye soktu ve Tiflis te kanlı bir katliam yaptı.ayrıca burada etnik çatışmalar oluşturmaktan bile vazgeçmedi.bu çatışmalarında başında Abhaz-Gürcü münakaşası ve Rusya nın Abhazlara desteği öne çıkmaktadır.rusya ayrıca Gürcistan ı kendi elinde tutmak için Acaristan,Güney Osetya ve Ermeni problemine de destek vermişti.gürcistan etnik yönden çok karışık bir bölgedir.bu 254
90 yüzden burada sakin bir durumun ve zamansa mümkün olacağını söylemek çok zordur.bu etnik karışıklık aşağıdaki tabloda verilmiştir 41. Oranla % Rakamlarla Gürcüler Ermeniler Ruslar Azeriler Osetinler Bizans Yunanları Abhazlar Ukrayınlar Yahudiler Diğerleri Total Yukarıda verdiğimiz tabloda Gürcistan ın etnik olarak nasıl bir durumda olduğunu gördük.sovyetlerin dağılmasının ardından başı kendi iç karışıklıklara karışmış Rusya 1993 yılında artık onun Gürcistan da etkin hala gelmesinin karşısında büyük engel olan Gamsahurdia nı iktidardan düşürmesi ve onun yerine kendi görüşlerine uygun bir insanı 41 ÇİLOĞLU, F.: Rusya Federasyonu ve Transkafkasya da Etnik Çatışmalar, Sinatle yay. İstanbul 1998, S
91 getirmek düşüncesine varmıştır.rusya nın yardımıyla ülke dahili muhalif grupların baskısı ve etnik çatışmaların artması 1992 yılında Gamsahurdia nı iktidarda bırakmaya zorluyor. Gamsahurdia nın ardından Gürcistan da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini eski SSCB nin sonuncu Dışişleri bakanı olmuş Eduard Şevernadze kazanıyor.bununla Gürcistan ın hayatında yeni bir aşama başlıyor. Gamsahurdia zamanında soğuk olan Rusya- Gürcistan ilişkilerinde bir ısınma başlıyor.ama Şevernadze de kendisinden önceki yönetim gibi olmasa da Rusya ya o kadar da bağlanmıyor.şevernadze nin Rus askeri güçlerinin Gürcistan daki statüsünü ortaya attıktan sonra Rusya Abhaziya da gerginliyi gittikçe artırmaya başlıyor yılında Abhaziya bölgesinde Gürcistan ın egemenliği ortadan kalkıyor. Tehlikenin bu dereceye çatması Gürcistan ı Kasım 1993 te BDT ye girmeye zorluyor 42. Ama Gürcistan ın sorunları BDT içerisinde çözülmedi. Aksine gittikçe artmaya başladı. BDT içerisinde Rusya ya karşı Batı yönlü ülkelerin oluşması Gürcistan ı da bu bloğa katılmasına neden oldu. bu blok 1997 yılında başlayan Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan ilişkileri sonucu ortaya çıkmış ve 1998 yılının Nisan ayında Moldova nın da katılmasıyla GUAM adını almıştır 43. Bundan sonra Rusya nın Gürcistan a baskıları gittikçe artmış ve bu baskı sonucunda Rusya Aralık ayı 2000 den itibaren Gürcistan vatandaşlarına vize uygulaması getirmiştir. ama ilginç olan bir husus var oda Abhaz ve Osetinler in bu uygulamanın dışında tutulması olmuştur. 11 Eylül 2001 tarihinden sonra dünyanın siyasi düzeni yeniden oluşmaya başladığından Gürcistan da bunun dışında kalmamaya karar vermiş ve ülkesini ABD askeri güçlerine açmıştır. Bu da Rusya tarafından sert tepkilere neden olmuştur. C. Genel Olarak Gürcistan Türkiye İlişkileri /5_Kafkazhny.html 43 AĞACAN, Kardeş Devletler, S
92 Gürcistan bağımsızlığını ilan ettikten sonra Azerbaycan gibi onunda bağımsızlığını ilk tanıyan ülkelerden biri Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. Gamsahurdia yönetiminin sırrı Gürcü milliyetçiliğini öne çekmesi Türkiye ye olan ilişkileri zora sokmuştu. Çünkü yönetim tarafından uygulanan bu politika nedeniyle Özbekistan dan çıkartılmış Ahıska Türklerini Gürcistan kabul etmedi. Gamsahurdia yönetimi Stalin zamanında Gürcistan dan Orta Asya ve Sibirya ya sürülmüş bu grubu kabul etmemesi ilişkilerde soğukluk yarattı. Gürcistan la Türkiye arasında ilişkilerin siyasi ve ekonomik alanlarda kurulması ve gelişmesi 1992 yılının Martında E. Şevernadze nin iktidara gelmesiyle başlamıştır. İlişkilerin olumlu yönde gelişmesini sağlayacak esas rol Hazar petrollerinin Tiflis üzerinden Türkiye ye ve oradan da batıya çıkmasını sağlayacak petrol ve doğal gaz boru hatlarının gerçeği dönüşümü olmuştur. Aynı zamanda Rusya dan isteğini olamayan Gürcistan ın bu ülkeden yüz döndürerek Batıya ve ABD ye yüz tutması onun Türkiye yle ilişkilerinde de mühim adım olmuştur. Gürcistan kendi içinde bulunduğu etnik çatışmaları artık Rusya nın değil ABD ve uluslararası kuruluşlar olan NATO ve BM vasıtasıyla çözmeye çalışmaktadır. Bunun içinse ilk önce ABD ve NATO nun en iyi müttefiki olan sınır komşusu Türkiye yle ilişkilerin iyi olması gerekir. Gürcistan ın NATO yolunda arttığı adımları da en fazla destekleyen Türkiye olmuştur. Dönemin Gürcistan parlamento başkanı Zurab Jvaniya Türkiye nin bu yöndeki desteğini söyle açıklamıştır: Türkiye nin bizim bu yoldaki hedefimize olumlu yaklaşımının farkındayız ama Rusya bizim güvenliğimize bir tehdittir 44. Türkiye nin Gürcistan a yaptığı askeri yardımlar, 1995 yılında 5.5 milyon dolar, 1999 yılında 2.5 milyon dolar, 2000 yılında 4 milyon dolar ve 2001 yılında 2.5 milyon dolar olmak üzere toplam 14.6 milyon dolara ulaşmıştır 45. Türkiye askeri ve maddi yardım dışında aynı zamanda Gürcistan a siyasi desteğini de sürdürmüş ve sürdürmektedir. Gürcistan içerisinde baş veren etnik çatışmalara münasebette Türkiye Gürcistan ın sınır dokunulmazlığını her zaman desteklemiş. Türkiye nin Güney Kafkasya da güçlenmesini sağlayacak iki kale vardır. birinci kale rolünü Azerbaycan oynamaktadır. İkincisiyse Gürcistan. Azerbaycan Türkiye yle etnik, dini, kültürel ve ortak 44 Turkish Daily News KANBOLAT, H ve AĞACAN, K.: Gürcistan daki Rus üslerinin tasfiyesinde Mehter Adımları: Bir Geri, İki İleri:, Stratejik Analiz, Ankara, ASAM yayını, cilt 2, Sayı 16, Ağustos, 2001, s
93 tarih bakımından aynı hisleri paylaştığı için Türkiye burada o kadarda zorluklar yaşamıyor. Gürcistan daysa durum daha farklıdır. Gürcülerin Türkiye yle ilişkileri Azerbaycan da olduğu gibi etnik, dini ve kültürel esaslara dayanmıyor. Gürcistan sadece olarak Rusya nın artan askeri ve siyasi baskısının karşısına almak için Türkiye vasıtasıyla ABD nin ülkesinde güçlenmesini sağlamak düşüncesindedir. Diğer yandan Azerbaycan la Türkiye arasında olan ekonomik gelişmelerin dışında kalmamak ve bundan kendisi için yararlanmak istiyor. D. Gürcistan AB ilişkileri Gürcistan ın bağımsızlığını ilan ettikten sonraki devirde Avrupa ülkeleriyle olan politik ilişkilerini AB içerisinde araştırmayı daha doğru buldum. Çünkü Gürcistan ın ABD yle olan ilişkilerinin gelişmesi veya buna engellerin olması yolunda Avrupa ülkelerinin hiçbir rolü yoktur. Gürcistan ın AB yle olan ilişkileri sadece ekonomik ilişkiler olmuştur. AB yi 1996 yılına kadar Gürcistan a toplam olarak 128 milyon Euro değerinde yardım yapmıştır. Bu yardımın 63 milyonu insani yardım, 42 milyonu gıda yardımı geride kalan bölümüyse teknik yardım olarak verilmiştir. AB, SSCB yle imzalanmış olduğu 18 Aralık 1989 Tarihli Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşmasının 1 Haziran 1990 tarihinde yürürlüğe girmesine rağmen Sovyetler Birliğinin dağılması ve yeni bağımsız devletlerin kurulması karşısında bu bölgeyle ilişkilerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalmıştır 46. AB nin Kafkasya da 1992 yılından bu yana yürüttüğü en büyük projelerden biri TACİS (Tehnical Assistance to the Commonwealth of independent states Bağımsız Devletler Topluluğuna Teknik Yardım) projesi olmuştur. Programın üç temel hedefi vardır 47 : I Piyasa ekonomisi ve demokrasiye geçiş. II Tüm düzeylerde AB yle ortaklık ve ikili ilişkilerin geliştirilmesi. III Program kapsamında ülkelerin dünya ekonomisine entegrasyonu. Bu program içerisinde Gürcistan yılları arasında 70 milyon ECU almıştır. Toplam diğer ülkeleri ise bu yıllarda 4 46 HÜSEYNOV, F.: Avrupa Birliği Türk Cumhuriyetleri İlişkileri ve Türkiye Avrasya Etidleri, TİKA yayınları, Sayı 21, Kış 2002, s Avrupa Birliği ve Türkiye, T.C. Başbakanlık DTM., 4. Baskı, Ankara, Ekim 1999, s
94 milyar 226 milyon Euro karşılıksız yardım yapılmıştır 48. AB aynı zamanda diğer Bağımsız Devletler Topluluğunu üye ülkelere uygulandığı iki yeni proje içerisinde Gürcistan a da büyük önem vermiştir. Bu projelerden biri Avrupa Kafkasya ve Orta Asya nın bir birine bağlayacak bir koridorun olmasını sağlayacak TRACECA (Transport Corridor Europe Caucasus Asia Avrupa Kafkasya Asya Ulaştırma Koridoru) projesidir. Bu projenin oluşumu Mayıs 1993 te Belçika da Orta Asya ve Kafkasya ülkelerinin katılımıyla ortaya çıkmıştır. Merkezi Asya dan başlayarak Kafkasya dan geçerek Kara Denize ulaşması öngörülen TRACECA programına AB büyük ilgi ve önem vermektedir 49. AB nin bu bölgede önem verdiği ve 1995 yılından başlatılmış olan projelerden biride INOGATE (İnterstate Oiland Gas Transport to Europe Petrol ve Gazın Avrupa ya Uluslararası Nakli) projesidir. İNOGATE programının esas hedefleri, yeni bağımsız devletlerin aşağıdaki konularda çabalarını desteklemekten ibarettir Bölgesel gaz ulaştırma sisteminin, petrol ve petrol ürünlerinin nakli sistemlerinin yeniden yapılması, geliştirilmesi ve modernizasyonu, 2.Hazar Deniz in den ve Merkezi Asya bölgesinden Avrupa ve Batı pazarlarına karbonhidrat nakli için alternatif yolların belirlenmesi. Böylece AB Gürcistan a yardımlarını bu programlar içerisinde ve bunların dışında da devam ettirmiştir. Diğer yandan Hazar petrollerinin ve doğal gazının Gürcistan üzerinden Kara Denize oradan da Avrupa ya çıkışında AB her zaman desteklemiştir. Bu projeler AB çıkarlarına uygun olsa da Gürcistan içinde büyük önemi vardır. Gürcistan ın bu projelerden iki esas çıkarı vardır. Birincisi bu projeler sonucunda Gürcistan ın her yıl kazandığı HÜSEYNOV,Avrupa Birliği Türk, HÜSEYNOV,Avrupa Birliği Türk,
95 milyonlarla dolarlar ve ekonomisinin kalkınması. İkincisi Gürcistan ın çıkarıysa bu projelerin devamı sonucunda ülkenin iç ve dış güvenliğinin sağlanmasıdır. E. Zviad Gamsahurdia dönemi Gürcistan ın ABD yle olan ilişkileri Sovyetlerin dağılma sürecinin hızlandığı bir devirde Gürcistan da diğer eski SSCB Cumhuriyetlerinden geri kalmamış ve kendi ülkesinin statüsünün belirlenmesi için mübarezeye başlamıştır. Gürcistan da giden bu milliyetçi proseslerin önünde aşırı milliyetçi bir görüş sahibi olarak tanınan Gamsahurdia olmuştur. Gamsahurdia 1990 yılında bir çok parti ve kurumun birleştiği Yuvarlak Masa İttifakı nın başkanı seçilmiştir. Ardından yapılan 1990 yılı Kasım ayı parlamento seçimlerinde ayların yüzde 54 ü olarak Gürcistan Yüksek Sovyet inin (Şimdiki Parlamento) başkanı seçilmiştir yılının Mart ayında SSCB nin devamı için yapılan referanduma Gürcistan katılmamış ve 9 Nisan 1991 de bağımsızlığını ilan etmiştir. Bağımsızlığının ardından 1991 yılının 26 Mayısında Gürcistan da yapılan ilk Cumhurbaşkanı seçimlerinde Gamsahurdia ezici üstünlük sağlayarak seçimleri kazanmıştır 51. Sovyet yönetimine ve politikalarına karşı sert açıklamalarıyla tanınan ve Cumhurbaşkanı seçilen Gamsahurdia iktidara geldikten sonra bu başarısını gösterememiştir. Gamsahurdia nın iktidarı devrinde ülkede hızla yayılan etnik çatışmalar ve muhalif grup taraftarlarının artışı Gürcistan ı bir anarşi devleti konumuna getirmiştir. Gamsahurdia nın iktidarda olduğu devirde Abhaziya, Güney Osetya, Acaristan olayları artmış ve bunun üzerine Gürcistan da yaşayan Ermenilerin aktifleşmesi de ilave olunmuştu. Rusya yla olan olumsuz ilişkiler nedeniyle resmi Moskova Gürcistan a ambargo uygulanmıştır.. Hem komşuları hem de batılı devletler hale de varlığını sürdüren SSCB yönetimiyle ilişkilerini gerginleştirmek niyetinde değildiler. Gamsahurdia yönetiminin ABD yle bu devirde ilişkileri de çok kötü durumdaydı. Gamsahurdia yönetimi zamanı Gürcistan a gelmiş en üst düzey de görevli 9 Nisan JONES, F, S.: Georgia: the trauma of statehood., Lan Bremmer ve Ray Taras (der) New States New Politics: Building the Post Soviet Nations, Gambridge, Gambridge Uni. Press, 1997, s
96 yılında yapılan Gürcistan ın bağımsızlığı için referanduma Gamsahurdia nın daveti üzerine gözlemci olarak gelen ABD nin eski Cumhurbaşkanı Richard Nixon olmuştur. Bağımsızlığını ilan ettikten sonra Gamsahurdia Gürcistan ın bağımsızlığının ABD tarafından tanınması için bu ülkeye bir delegasyon göndermişti 52. Ama Sovyet yönetimiyle karşılaşmaya göz önünde bulundurmak istemeyen ABD bu teklife ciddi yanaşmadı. Bakmayarak ki, Gamsahurdia zamanında ABD nin her zaman Avrupa, Afrika ve Asya daki en büyük rakibi olan Sovyet Rusya sı Gürcistan da dışlanmıştır. Bu ülkede olan Rus askeri birlikleri sorun olarak ortaya çıkmıştır. Gamsahurdia devrinde Gürcistan daki Rus ordusu işkalcı ordu olarak görülmüştür 53. Gamsahurdia nın dış politikada yaşadığı uğursuzluklar iç politikaya da yansımış ve ülkede ona karşı muhalif grupların aktifleşmesine neden olmuştur. Gamsahurdia ya karşı en büyük muhalif grupların başında Ulusal Bağımsızlık Parti Başkanı E. Şenğeliya ve Ulusal Demokratik Parti Başkanı G. Çanturiya durmuşlar. Onlar Gamsahurdia yönetimini iç ve dış politika yürütmekte yetersiz bulduklarını ve yönetimin istifasını talep ediyorlardı. Hatta bu muhalif gruplara Gamskhurdia tarafdarı olmuş tanınmış yüzlerde katılmıştır. Gamsahurdia iktidarının Başbakanı T. Sgua ve Gamsahurdia ya bağlı Ulusal Muhafızlar Silahlı Birliyinin komutanı T. Kitovani muhalifete katılan iktidar temsilcileriydi. Artan baskılar sonucunda 1992 yılının 6 Ocağında Gamsahurdia iktidarı bırakarak Gürcistan ı terk edip Çeçenistan a sığındı. Çeçenistan a sığınsa da kendini cumhurbaşkanı olarak görüyor ve dışarıya Gürcistan daki iç karışıklık nedeniyle kısa bir devir için ülkesini terk ettiğini bildiriyordu. Ama Gamsahurdia nın siyasi faaliyeti 1992 yılının sonlarına kadar devam etti yılının 4 6 Eylülünde Çeçenistan ın başkenti Groznı da dönemin Azerbaycan Cumhurbaşkanı E Elçibey in girişimleriyle başlatılan Kafkas Evi birliğine Gürcistan dan Gamsahurdia katılmıştır 54. Bu toplantıya aynı zamanda Çeçenistan Devlet Başkanı Cevhar Dudayev ve Azerbaycan Devlet Başkanı Müşaviri Arif 52 GURTİS, GLENN(dergi), Armenia, Azerbaijan and Georgia: Country Studies, Washington, Federal Research Division, Library of Gongress, 1994, s KANBOLAT, ve AĞACAN, Gürcistan daki Rus, S CEFERSOY, N.: Tarihten Günümüze Kafkas Evi Girişimleri ve Türkiye Stratejik Analiz, Cilt1, Sayı 7, Kasım 2000, s
97 Haciyev de katılmıştır 55. Bu toplantının amacı Kafkasya da Rus etkisinin azaltmak için ve Rusya nın dayaklarını mahvetmek olmuştur. Bu yüzden bu toplantıya her zaman Rusya nın Kafkasya da kalesi rolünü üslenen Ermenistan davet edilmiştir. Genel olarak ele aldığımızda Gamsahurdia nın 10 aylık iktidarını Gürcistan için verimli olarak kabul edemeyiz. Çünkü bu devirde Gürcistan iç savaşları ve dışarıdan Rusya tehditleriyle yaşamıştır. Bununda 2 esas nedeni vardır. Birincisi Gamsahurdia yönetiminin yürüttüğü aşırı milliyetçilik politika ve bu nedenle içerideki etnik grupların yönetimine karşı ayaklanması. Bu ayaklanmalara da Rusya tarafından açık ve ciddi desteğin verilmesi sonucu ülkede anarşinin oluşması. İkinci nedense halen SSCB nin çökmüş olsa da varlığını sürdürmesi ve bu yüzden Gürcistan yönetiminin Avrupa ve ABD den hiçbir destek alamaması olmuştur. Yalnız Romanya dışında bağımsızlığın anılması 1991 yılı sonuna kadar. Gamsahurdia nın Gürcistan daki iktidarlık süreci birçok anlamda Azerbaycan da E. Elçibey iktidarı süreciyle aynıdır. Gürcistan da Gamsahurdia zamanında Abhazlar, Osetinler ve Adığeyler iç savaşlar çıkartıyorduysa bu görevi Azerbaycan da Karabağ Ermenileri üstlenmişti. Her iki yönetime en büyük dış baskı Rusya dan oluyordu. Her ikisinde iktidardan düşmesini Rusya yanlı muhalif güçler yapmıştı. Sonucu olarak her iki iktidarın güç yoluyla devrilmesine kendini demokrasi ve insan hakları savunucusu aynı zamanda güç kullanmakla iktidara gelmeye karşı olan ABD nin seyirci olması olmuştur. F. Eduard Şeverdnadze dönemi Gürcistan ın dış politikası ve ABD le olan ilişkiler Zviad Gamsahurdia nın çok kısa olan 10 aylık iktidarının ardından Gürcistan da iş başına önceleri Gürcistan KGB başkanı olmuş ve buradan da yükselerek SSCB nin son Dışişleri Bakanı olmuş Eduard Şeverdnadze geldi. Şeverdnadze 7 Mart 1992 yılında Gürcistan da oluşturulan Devlet Konseyi nin başkanı seçildikten sonra resmen bu ülkenin yönetimini üstlenmiştir. Halefi Gamsahurdia dan farklı olarak Şeverdnadze dış ilişkilere
98 özellikle de Rusya ve ABD yle olan ilişkilere büyük önem vermiştir. Şeverdnadze nin iktidara gelişini ardından 1992 yılının Mart ayında batıyla olan ilişkilerinin sonucu olarak bu ülkede arka arkaya Almanya, Türkiye, ABD ve Rusya büyükelçilikleri açılmıştır 56. Bunun ardından 24 Mart 1992 yılında Gürcistan AGİT üyeliğine kabul edilmiştir. Bu gelişmeler artık Gürcistan ın dünya tarafından tanınmasına ve ona karşı olan ilginin artmasından haber veriyordu. Şeverdnadze Abhaziya ve Güney Osetya problemlerini çözmeyi kendi imkanları dahilinde çözmeye çalışsa da bunu başaramamış görünmekteydi. Şeverdnadze Rusya yla olan ilişkilerini sıcak tutmaya çalışmış ama fazlada Rusya ya bağlanmayı istememiştir. Bu yüzden Rusya nın Şeverdnadze ye çnerdiği BDT üyeliğini bir kaç kez geri çevirmiştir. Ama artan Rusya etkisine ve Abhaziya problemine devam getirmemiş ve 1993 yılında da istemese de bile BDT üyeliğine katılma hakta anlaşmaya imza atmıştır Şeverdnadze dış politikasında Rusya Rusya Sovyetler birliği dağıldıktan sonra eski SSCB nin nüfuz dairesinde olan bölgelerden vazgeçmek istemiyor ve bu arazileri yeni RF nin etki alanı olarak görüyordu. Bu yüzden Rusya bu bölgede istikrar ve güvenliğin sorumluluğunun ona ait olduğuna inanmıyordu. Bu inanç 1993 yılının Ocak ayında dönemin RF Dışişleri Bakanı Andrey Kazırev tarafından gündeme getirilen Yakın Çevre Doktrini nin Güvenlik Konseyinde onaylanması ve Nisan ayında da Cumhurbaşkanı B. Yeltsin tarafından onaylanmasıyla sonuçlanmıştır 58. Rusya bu doktrini kabul etmekle batı ve batının timsalinde ABD ye bölgede SSCB den sonra etkin güç olduğunu göstermek idi yılının Şubat ayının 3 de Rusya Cumhurbaşkanı B. Yeltsin Tiflis i ziyaret etmiş ve bu ziyaret sırasında bir kaç anlaşma imzalanmıştır. Bunlardan biri RF sınır birliklerinin Gürcistan da kalmasını içeren anlaşma, diğeriyse dostluk ve işbirliği anlaşması olmuştur. Bu anlaşmaya esasen BDT güvenliğinin korumak amacıyla Tiflis yakınlarında üç askeri üs oluşturulması kararlaştırılmıştır. Ayrıca Anlaşma çerçevesinde Rusya Gürcistan topraklarının savunmasına yardım edecek ve Rusya 56 Gurtis, Clenn E (der), Armenia, Azerbaijan and, S AGACAN, Kardeş Devletler, S CEFERSOY, Bağımsızlığın Onuncu, S
99 Gürcistan ordusunun oluşturulmasına ve eğitimine yardımcı olacaktı 59. Bunun ardından Rusya Gürcistan a 1995 yılının Mart ayında bu ülkede kendisine ait 4 askeri üs hakkı veren bir anlaşma imzalamaya mecbur etmiştir. Rusya nın baskıları sonucu Şeverdnadze ye imzalattığı bu anlaşmalar ülke dahilinde olumlu karşılanmış muhalif grupların tepkisine neden olmuştur. Muhalif gruplar hatta Şeverdnadze ni Gürcistan ı Rusya ya satmakta bile suçlandırmışlardır 60. Bu olaylar sonucunda Şeverdnadze Rusya yla olan ilişkilerine yeniden bakmak zorunda kaldı. Şeverdnadze nin bu harekatı Rusya tarafından olumlu karşılanmadı ve Rusya nın desteğiyle 29 Ağustos 1995 yılında kendisinin güvenlik başkanı tarafından kendisine suikast girişimi yapıldı. Ama bu suikast girişimi başarısız oldu. Bundan sonra Şeverdnadze Rusya ya karşı politikasında sertleşmenin ortaya çıktığını görüyoruz. Şeverdnadze 4 Ekim 1996 yılında imzaladığı bir kararla 3 Şubat 1994 de imzaladığı Gürcistan sınırlarını Rus Birlikleriyle beraber koruma anlaşmasından imtina etmiş ve Gürcistan sınırlarını Gürcü askerlerinin korumasının gerekli olduğu ileri sürmüştür. Bu devri yani Şeverdnadze nin Rusya yla ilişkilerinde bozulmasının ortaya çıkmasını ne ülke dahili muhalif grupların aktifleşmesine nede Şeverdnadze nin vatanseverlik duygularını bağlayamayız. Çünkü bu devirde ABD başta olmakla Batı Hazar petrollerini çıkarmak için Azerbaycan a büyük yatırımlar yapmış ve bu yatırımların güvenliğini sağlamak için Gürcistan ı da Rusya etki alanından uzaklaştırarak kendi etki alanına sokmaya çalışmıştır. Gürcistan Hazar petrollerini taşıyacak Bakü Ceyhan petrol boru hattının geçeceği bölge olması da onun batı tarafından desteğinin ortaçağından haber veriyordu. Diğer yandan BDT nin verimsizlik problemi ve BDT içerisinde Anti Rusya bloğunun olması Gürcistan ı da büyük ölçüde etkilemişti. Azerbaycan bu kurum içerisinde batı yönlü politika izleyen ülkeleri bir araya getirmek için girişimlerini hızlandırmıştır. Bu girişimler sonucunda 1997 yılında Gürcistan da katılmakla Azerbaycan, Ukrayna, Moldavya ve Özbekistan (1999 yılında katılmıştır) ortak işbirliği olan GUUAM oluşmuştur 61. Rusya yla olan bu tür siyasi gelişmeler önceleri imzalanmış Askeri anlaşmalarda etkilemiştir. Gürcistan kendi arazisinde olan Rus üslerinin kapatılması ve Rus ordusunun ülkesinden çıkmasını istese de Rusya buna olumlu yanaşmamış ve durum AGİT in İstanbul zirvesine kadar taşınmıştır. Kasım 1999 yılında 59 KANBOLAT, H ve AĞACAN, K.: Gürcistan daki Rus, S Cumhuriyet, 3 Mart GOLOVENKE, A.: Troyanski Kon v stranah SNG Troya atı BDT ülkelerinde 264
100 İstanbul da yapılan AGİT zirvesinde üye ülkelerinde baskısıyla Rusya ve Gürcistan 17 Kasımda bir bildiri yayımlamışlar.bu bildiriye göre Rusya yla Gürcistan arasında yapılmış anlaşmaya göre Gürcistan arazisinde bulunan Vaziani ve Gudaita askeri üslerinin boşaltılması 1 Temmuz 2001 yılında bitmelidir 62. Gürcistan da askeri üslerini kaybetmeye başlayan Rusya bu ülkeyi ekonomik şartlar altında kendi kontrolünde tutmaya çalışmıştır. Rusya bu amaçta Gürcistan vatandaşlarına 5 Aralık 2000 den itibaren vize uygulaması yapmıştır. Rusya bunu yapmasını nedenini bu ülkeden Rusya ya geniş çaplı ve yasadışı yollarla insan Göçünün karşısını almak olduğunu açıklamıştır 63. Ama bu karar Gürcistan vatandaşlarına uygulanması öngörülse de nedense Gürcistan vatandaşı olan Abhazlar, Osetinler ve Acarlar bunun dışında tutulmuştur. Bu da Rusya nın bölgede kendisinin de defalarca açıkladığı gibi barışçı bir devlet olduğu düşüncesinin gerçek olmadığını açıkça yansıtıyordu. Rusya bu tür eylemleri yani Gürcistan da iç karışıklık yaratmak eylemlerini 1991 yılından bu yana devam ettirmiş ama istediği sonuca varamamıştır. Gürcistan sa Rusya nın bu baskılarının karşısını almak için ABD nin desteğini daima arkasında tutmak istiyor. Bu yüzdende Gürcistan Cumhurbaşkanı Şeverdnadze değişik zamanlarda 2005 te NATO nun kapısını çalacağını açıklamıştır yılının 11 Eylül ABD ye yönelik terör saldırılarının ardından dünya düzeninin hızla değişmesi ve ABD nin Gürcistan a olan ilgisinin bu ülke tarafından olumlu ve sıcak karşılanması Şeverdnadze nin NATO haktaki önceleri verdiği açıklamalar da ne kadar ciddi olduğunun kanıtıdır. 2-Şeverdnadze Dış Politikasında Dost Türkiye Anlamı Bağımsızlığını kazanmış Gürcistan ın İkinci Cumhurbaşkanı E. Şeverdnadze dış politikasında önem verdiği hususlardan biride komşu ülkelerle iyi ilişkiler kurmak olmuştur. Şeverdnadze özellikle Türkiye yle kurulacak ilişkilerde daha meraklı olmuştur. Çünkü Gürcistan a yönelik artan Rusya baskınlarının karşısını Türkiye ve Türkiye vasıtasıyla batıyla sıcak ilişkiler kurmaktan geçer. Şeverdnadze nin Türkiye ye yönelik sıcak ilişkileri bir taraflı değildi. Türkiye de Gürcistan la ilişkilerini geliştirmek ve Güney Kafkasya da etki alanını 62 Anlaşma metni için bkz. 17 Kasım AĞACAN, K.: Rusya nın Gürcistan a Vize Uygulaması silahsız savaş mı? Stratejik Analiz, Sayı: 9, Ocak 2001, s AĞACAN, K.: Bağımsızlığın 10 Yılında Gürcistan: ABD nin Kafkasya daki kalesi mi? Stratejik Analiz, Cilt 1, Sayı 11, Mart 2001, s
101 genişletmek düşüncesinde olmuştur. Ama Şeverdnadze nin iktidarının ilk yıllarında bu ilişkiler daha çok ekonomik ağırlıklı olmuştur. Hem Şeverdnadze Rusya yı dışlayıp Türkiye yle açık ilişkiler kurmaktan çekiniyor. Hem de Türkiye bu bölgede Rusya yla karşılaşmak istemiyordu. Gürcistan la Türkiye arasında 1992 yılının Mart ayında Tiflis te Büyükelçiliğin açılmasının ardından ilişkiler siyasi anlamdan daha çok ekonomik olarak gelişmiştir. Türkiye 1992 yılında Gürcistan a 50 milyon dolarlık Eximbank kredisi ayırmıştır 65. Türkiye ayırıcı Rusya dan farklı olarak Gürcistan ın sınır bütünlüğünü tanımış ve içeride giden etnik çatışmalarda Şeverdnadze hükümetine desteğine her zaman devam ettirmiştir yılının Eylül ayında Azerbaycan da petrol anlaşmalarının imzalanmasının ardından Gürcistan ın önemi Türkiye açısından daha da artmıştır. Azerbaycan petrol ve gazının bu ülke vasıtasıyla Türkiye ye taşınması projeleri ikili ilişkilerin olumlu yönde hızlı gelişimi sağlamıştır. Gürcistan bağımsızlığını ilan ettikten sonra Türkiye den bu ülkeye ilk resmi ziyaret dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı Hikmet Çetinin 21 Mayıs 1992 yıl Tiflis ziyareti olmuştur 66. Bunun ardından Tiflis i Başbakan Süleyman Demirel başkanlığında bir heyet ziyaret etmiştir. Türkiye 1992 yılında Karadeniz kenarında ve Kafkasya da mevcut olan devletleri bir araya getirmek için KEİ (Karadeniz Ekonomik İşbirliği) teşkilatı oluşturmak girişimlerine başlamıştı. Bu teşkilatın kuruluş toplantısına katılmak için E. Şeverdnadze 25 Haziran 1992 yılında İstanbul da resmi bir ziyaret yaptı 67. Ziyaret sırasında Şeverdnadze Başbakan S. Demirel ve birçok yabancı devlet yöneticileriyle görüşmelerde bulunmuştu. Böylece Türkiye yle Gürcistan arasında ilişkilerde yeni bir dönem başlamış oldu. Türkiye toplam bu 10 yıl içerisinde Gürcistan a 100 milyon dolarlık bir yardım yapmıştır. Bu yardımında büyük kısmı askeri yardımlar olmuştur. Türkiye ayrıca mali yardım dışında Gürcistan a askeri eğitim ve Gürcü ordusunun NATO kriterlerine uygun hazırlanmasında da büyük yardımlar yapmıştır. Ekim 2000 de Türkiye ve Gürcistan Marneuli Askeri Havaalanının modernsize edilmesi için anlaşma imzalanmıştır. Bu anlaşma sonucunda, Türkiye nin yaklaşık bir buçuk milyon dolar yardımı ile tamamlanan havaalanı Ocak 2001 de 65 AĞACAN, Kardeş Devletler, S İMEDAŞVİLİ, A.: Anlaşmanın 10. Yıl Dönümü Yeni Köprü (der), Sayı: 3, s İMEDAŞVİLİ, Anlaşmanın 10, S
102 Türkiye Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlunun da katılımıyla hizmete açılmıştır 68. Bunun ardından Türkiye Marneuli den sonra 2001 yılının Temmuz ayında imzalanmış bir anlaşmaya Rusya nın boşalttığı Vaziani üssünün de modernizasyonunda üslenmiştir. Türkiye nin bu tutumu Moskova yönetimince endişeyle karşılanmıştır 69. Ama Türkiye Moskova nın bu endişeleri karşısında geri çekilmemiş ve Gürcistan a NATO yla işbirliği içerisinde askeri yardımlarını devam ettirmiştir. 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından dünyada giden yeniden yapılanmada Gürcistan da dışarıda kalmamayı istememmiş ve bundan yararlanarak Rusya dan tam kopmayı ve Türkiye aracılığıyla batıya entegre olmayı büyük fırsat olarak değerlendirmektedir. 3-Gürcistan ın Komşu Devletler Olan Azerbaycan ve Ermenistan la İlişkileri 3-1. Ermenistan Gürcistan SSCB döneminde hiç bir problem yaşamadığı Ermenistan la bu birliğin dağılmasının ardından etnik ve arazi sorunlarını yaşamağa başladı. Özelliklede Ermenilerin çoğunluk oluşturduğu Cevahetiya bölgesi gelecekte yaşanabilecek her türlü problem açısından Tiflis i endişen diriyor 70. Çünkü bazı Ermeni yazarları da komşularının topraklarını Ermenistan sınırları içerisinde gösterme hastalığı vardır. Nitekim Erivan Üniversitesi Ermeni Dil ve Edebiyatı Fakültesinde S. Ambarsumyan başkanlığında B. Nersesyan, E. Ağayan, G. Caukyan, E. Ayvazyan ve G. Ananyan ın redaksiyonunda yaptıkları dört cildlik Ermenistan ve Yakın Çevresinin Toponom Sözlüğü isimli esas söz konusu hastalığı taşımaktadır. T. Hakopyan, S. Melikyan ve H. Barsegyan ın ilk iki cildin yazarları olduğu eserin önsözünde gerçekler tahrif edilerek Ahalkalaki ve Güney Gürcistan toprakları Ermeni bölgesi olarak ele 68 KANBOLAT, ve AĞACAN, Gürcistan daki Rus, S Georgia Asks Türkey s Help to Remove Russian military Bases, Turkish Daily News, Ankara, KOEN, A.: SŞA, Stranı Sentralnoy Azii i Kafkaza: Problem i Perespektivi Vzaimootnoşeniy Shtml 267
103 alınmıştır 71. Diğer bir yandan Gürcistan nüfusunun %8.1 ni Ermenilerin oluşturduğunu 72 göz önüne alsak resmi Tiflis in endişelenmeğine hak vere biliriz. Ermeniler ayrıca Gürcistan da giden iç karışıklıklardan yararlanarak bu bölgede güçlene bilmişlerdir ve bu bölgeye hakim olmuşlar. Ermeniler Gürcistan yönetimine karşı olan itirazlarını 9 Nisan 2000 de yapılacak Başkanlık seçimleri öncesi bölgeye ziyaret eden Şeverdnadze ye yumurtalı saldırıyla bildirmişler 73. Ama resmi Ermenistan Gürcistan içerisinde gelişen bu tür etnik Ermeni hareketliliğine açık destek vermekten şimdilik kaşıyor. Çünkü Karabağ savaşı nedeniyle Ermenistan ın Azerbaycan ve Türkiye yle olan sınırları kapatılmıştır. Ermenistan dışarıyla olan bağlantısını yalnız İran ve Gürcistan üzerinden sağlamaktadır. Eğer Gürcistan da kendi sınırlarını Ermenistan ın yüzüne kapatırsa Ermenistan ekonomik olarak büyük bir krizle uğraşacak. Gürcistan Ermenistan ın ekonomik olarak kullandığı en esas ülkedir. Ermenistan Gürcistan la arasındaki gizli soğuk savaş durumuna rağmen, 1994 senesinden beri Ahalkelek (Ahıska bölgesi) Gümrü demiryolu yapılmaktadır 74. Ne Gürcistan Ermenistan la ilişkilerini bozmak istemiyor nede Ermenistan Gürcistan la Ermenistan ın nedenleri aynıdır. Yani Gürcistan ın arazisini kullanmakla dışarıyla ekonomik ve ticari ilişkilerini ayakta tutmak, en büyük destekçisi Rusya yla bu araziden kara bağlantısı oluşturmak ve.s.gürcistan ınsa çıkarları ülkede giden bir kaç etnik karışıklığa bir yenisini yani Ermeni ayaklanmasını da başlatmamak. Gürcistan ülkesinde yaşayan Ermeni grupların aktifleşmesini önlemek için Ermenistan la ilişkilerini ılımlı tutmaya devam etmektedir. 71 ARVELADZE, B.: Henüz Geç Değil, Uluslararası İlişkiler Literatüründen,Stratejik Aaliz, Cilt 2, Sayı: 25, Mayıs 2002, S AGACAN, Gürcistan a Yönelik Artan, S BÖRÜSOY, E.: Ermenistan ve Gürcistan Arasındaki Sorunlar, Stratejik Analiz, Cilt 2, Sayı 22, Şubat 2002, s
104 3-2. Azerbaycan Gürcistan da toplam nüfusun %8.1 ni Ermeniler oluşturuyorsa bu nüfusun %5.7 ni de Azerbaycan Türkleri oluşturmaktadır 75. Resmi bildirilere göre Gürcistan da 31 bine yakın Azerbaycan Türkü yaşıyor. Onlar başlıca olarak Tiflis ve Kvemo vilayetine bağlı Marneuli, Bolnisi, Dmanisi ve Gardabani rayonların da yaşamaktadırlar. Bu bölge Azerbaycan Türkleri arasında Borçalı mahalı olarak adlandırılmaktadır 76. Ama burada yaşayan Azerbaycan Türkleri Ermenilerden farklı olarak hiçbir otonomi taraf olmamışlar. Şeverdnadze nin iktidara gelişiyle Gürcistan ın Azerbaycan la olan ilişkilerinde yeni bir merhale başlatmıştır. Bu iki devlet Güney Kafkasya nın bir birine toprak iddiasında olan devletler olmamışlar. Şeverdnadze nin yanı sıra Azerbaycan da da devletin başında H. Aliyev in olması ilişkileri olumlu yönde etkilemiştir. Bu iki yöneticinin ilginç benzer tarafları da var. Böyle ki H. Aliyev ve E. Şeverdnadze her biri Sovyetler döneminde ilk olarak en büyük görevleri Gürcistan ve Azerbaycan KGB lerine başkan tayin edilmekle başlamışlar. Ardından her ikisi de kendi Cumhuriyetlerinde Komünist Parti Birinci Sekreterliğine, oradan da SSCB Politbüro üyeliğine kadar gitmişler. Aynı zamanda H. Aliyev SSCB Başbakan Yardımcılığına, E. Şeverdnadze yse SSCB Dışişleri Bakanı görevini de yürütmüşler. Bu yüzden her iki devletin iç ve dış politikasını bir az yakından izlersek tamamen aynı olduğunu görürüz. İlişkilerin olumlu yönde gelişmesinin ilk adımları 1993 yılının Şubat ayında E. Şeverdnadze nin Azerbaycan a resmi ziyaretiyle başlamıştır. Bu ziyaret sırasında Azerbaycan la Gürcistan arasında Dostluk, İşbirliği ve Savunma Antlaşması imzalanmıştır 77. Her iki devletinde bağımsızlıklarına dışarıdan en büyük tehdit Rusya dır. Rusya nın bu tür tehditlerini önlemek için dış ilişkilerde beraber hareket etmektedir. Bu iki Cumhuriyete dışarıdan diğer bir tehdit yaşatan ülkede Ermenistan dır. Ermenilerin Azerbaycan da Dağlık Karabağ, Gürcistan da Ahalkala ki bölgelerinde haksız iddiaları onu bu iki devletten tehcir etmiştir. Bu yüzden 75 Gürcistan ın etnik terkibi için bakınız: 76 AĞACAN, Kardeş Devletler, S Azerbaycan Gazetesi,
105 Ermenistan Azerbaycan ve Gürcistan ın Rusya nı bölgeden çıkarmak yolundaki en büyük engel olmuştur. Bu yüzden Azerbaycan ve Gürcistan arasında oluşmuş bu stratejik ortaklık Rusya tarafından olumlu karşılanmamış ve Rusya bu ortaklığı bozmaya çalışmaktadır Şeverdnadze Yönetiminin ABD yle Olan İlişkileri Sovyetler Birliğinin tam olarak dağılmasının ardından eski SSCB üyesi olmuş diğer devletler de olduğu gibi Gürcistan da da bir iç boşluk yaranmıştı. Kendisini eski SSCB nin varisi ilan etmiş Rusya nın içerisinde giden iç savaşlar (Çeçenistan, İnguşetiya, Tataristan) nedeniyle arka bahçesi saydığı Kafkas lardan kopmuştu. Güney Kafkasya da Rusya dan kopmanın ilk adımlarını Gürcistan atmıştır. Fakat o zaman SSCB nin de yuri ayakta olması ABD ni bu bölgeye girmekte çekindiriyordu. Diğer bir yandan Gürcistan ında kendi içinde giden iç savaş ve huzursuzluklar onun dış politikasında büyük ölçüde etkilemişti yılının Ocak aylarından sonra Z. Gamsahurdia nın iktidarı bırakıp ülkeni terk etmesi ve onun yerine E. Şeverdnadze nin gelmesi Gürcistan açısından olumlu bir olay olmuştur. Şeverdnadze nin SSCB nin sonuncu Dışişleri Bakanı olması kendisinin bir çok batı ve ABD li yöneticilerle şahsi ilişkiler kurmasına neden olmuştur. Gürcistan da iş başına geldikten sonra Şeverdnadze bu ilişkilerden Gürcistan için yararlanmaya çalışmıştır. Nitekim 1992 yılının 25 Mayısında dönemin ABD Dışişleri Bakanı James Baker Lizbon dan ülkesine dönerken Gürcistan a gitmiş ve bununla da ABD nin Şeverdnadze yönetimine destek verdiğini belirtmiştir 79. Şeverdnadze yönetimininse ABD ye yönelik politika izlemesinin esas üç nedeni var. Birincisi ülke içerisinde giden etnik çatışmaları çözmek için Rusya dan istediğini alamadığı için çözümün diğer yolunu ABD de görmesi. İkincisi RF nun Gürcistan a karşı tutumu ve onu kendi arka bahçesinin bir tarafı olarak görmesi. Üçüncüsü Hazar enerji kaynaklarının başta ABD olmakla batılı şirketlerin işletmesinden dışarıda kalmamak ve ortaya çıkmış projelere katılmakla kendi devletinin güvenliğini sağlamak olmuştur. Diğer yandan ABD de esas rakibi olan SSCB nin yakınında önemli rol üstlenmiş Şeverdnadze nin karşısında manevi olarak 78 İBRAHİMLİ, H.: Rusya nın Kafkaslara Yönelik Yeni Siyaset Felsefesi, Ayna Gazetesi, 30 Mart, ÇİLOĞLU, Rusya Federasyonu,S
106 borçlu durumundaydı 80. ABD aynı zamanda RF nun etkin olduğu bölgelerde onun çıkarlarını tehdit etmediği süreçte RF nun her hangi bir askeri müdahalelerine karşı çıkmamayı düşünüyordu. Rusya nın Şubat 1993 te Yakın Çevre Doktrini ni kabul etmesi ve B. Yeltsin tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girmesiyle Gürcistan ın ABD ve Batıyla olan ilişkilerin sınırlı olmuştur. Çünkü o zaman Gürcistan ın üst görevli yetkilileri ve Şeverdnadze nin taraftarları Rusya yı bir tehdit olarak görmüyor ve aksine ülke içindeki etnik çatışmaların ve ekonomik huzursuzlukların çözümünü Rusya da görüyordu. Diğer yandan ABD nin de Gürcistan ı hala Rusya nın etki alanı olarak görmesi Gürcistan la ilişkilerini pek geliştirmeye getirip çıkarmadı. İlişkilerde bu tür sınırlı işbirliği 1995 yılına kadar devam etti. Ama 1995 yılına kadar ABD Gürcistan a diğer eski SSCB ülkelerine ayırdığı gibi her yıl belirli bir miktarda demokrasi ve insani yardımda bulunmuştur senesine geldiğimizde Gürcistan da yeni bir gelişmelerin olduğunu görüyoruz. Artık Rusya nın Gürcistan daki problemleri çözmek istemediğini ve bu problemlerin devam etmesi durumunda Rusya Gürcistan ı daha iyi halde kendi etkisi altında tuttuğu düşüncesini görüyoruz. Rusya nın bu tutumu hem Gürcü halkı hem de yönetim tarafından iyice anlaşılmıştı. Artık yönetim dış politikasında Rusya ya daha az yer ayırmadığı ve batıyla ilişkilerini geliştirmeye yön vermekteydi. İlişkilerin bu tür gelişimini etkileyen diğer bir neden 19 Ağustos 1995 yılında E. Şeverdnadze ye yapılan suikast girişimi olmuştur. Gürcü yöneticileri bu başarısız suikast girişiminin arkasında Rusya nın olduğunu söylüyor ve artık Rusya nı bir güvenlik etkeni olarak değil tehdit olarak düşünüyorlardı. Diğer yandan Hazar ın enerji kaynaklarının batı pazarlarına çıkarılması için Bakü de yapılmış anlaşmalar Gürcistan ın önemini ABD için artırmış olmuştu bu devirde. Bunu ayrıca Gürcistan açısından zamanın şansı olarak da değerlendire biliriz. Çünkü anlaşmaların yapıldığı bir zamanda ABD bölgedeki enerji kaynaklarının Rusya nın tekelinden çıkarmak için taşınacak petrol ve doğal gaz kemerlerinin Ermenistan dan geçmesine taraftar olmuş, ama Dağlık Karabağ savaşı nedeniyle Azerbaycan buna razı olmamış. İran ve Gürcistan varidatlarında ısrar etmiştir. Bu devirde İran içerisinde ve dış politikasında ABD ve İsrail e yönelik kötü gelişmelerin yaşanması Gürcistan 80 NODİA,G.: Obraz Zapada v Gruzinskom Soznanii, Mejdunarodniy Opıt Razresheniya Etnicheskih Konfliktov
107 varyantını daha optimal hale getirmiştir. Bu gelişmeler Gürcistan ı ekonomik olarak ABD ye bağlılığını artırmakla yanışı aynı zamanda siyasi alanlarda da ABD yle işbirliğinin artırmasına neden ola bilerdi. Böylece Gürcistan, Rusya nın toprak bütünlüğüne ve bağımsızlığına yönelik oluşturduğu tehdidi, yalnız geniş anlamda batı, özel olarak ABD ve bölgesel güç olarak Türkiye ile dengeleyebileceğini düşünmekteydi 81. Eğer Ağustos 1995 yıl Şeverdnadze ye karşı olan suikast başarılı olsaydı Gürcistan yeniden çok asanlıkla geriye iç huzursuzluklara ve etnik çatışmalara getire bilirdi. Bu devirde ABD nin Gürcistan a ilgisi de artarak devam ediyordu. Bunun da bir nedeni vardı. Hazar bölgesinin büyük petrol kaynaklarının çoğu Gürcistan dan ihraç olunmasını düşünüyordu. Çünkü eğer Gürcistan da yeniden münakaşalar başlardıysa, Hazar petrol ihracatçıları bazen Rusya yla petrol ihracında azaltmalar ede bilerdi yılına geldiğimizde ABD nin Gürcistan a daha sıkı bağlandığını ve hatta ekonomik yardımlar dışında iç politikaya da etkili olduğunu görüyoruz. Nitekim Clinton yönetimi 1996 dan itibaren geliştirmeye başladığı Gürcistan la ilişkilerini kısa bir süre sonra Tiflis in karşı karşıya olduğu sorunlara sahip çıkarak, Gürcistan ın hamisi olduğunu ve Rusya nın bu ülkenin bağımsızlığına tehdit niteliği taşıyan girişimlerini önlemek niyetinde olduğunu göstermiştir 83. ABD nin bu devirdeki Gürcistan a yardımları daha çok USAİD tarafından sağlanan teknik yardımlar olmuştur USAİD yardımlarını üç esas iş için ayırmıştır. I. Ekonominin yeniden yapılandırılma II. III. Demokratik dönüşüm Sosyal istikrarın sağlanması USAİD aynı zamanda Gürcistan yönetimine bütçe ve ekonomik reformlar konusunda da danışmanlık yardımları yapmıştır. Genel olarak öten yıllar içerisinde ABD yönetiminin eski Sovyet Birliğinin yerinde kurulmuş yeni bağımsız Devletlerine (YBD) yardımı ABD nin en önemli bölgeler olan bir 81 AĞACAN, Bağımsızlığın 10, S U. S. Covernment Assistance to and Cooperative Activities with the New İndependent States of the Former Soviet Union, FY 1995 Annaual Report AĞACAN, Bağımsızlığın 10, S
108 araziye dikkatinin artırmasına neden olmuştur. ABD yönetiminin düşüncesine göre bu bölgede, güvenlik, gelişme ve kalkınmanın hızlanması ayrıca demokrasinin artışı bölgede ABD çıkarlarını koruya bilir. Bunun için ABD 1997 yılında bölgeye yönelik mali yardımlarını artırmıştı. Bu yardımlar özellikle Gürcistan ekonomisinin kalkınması için yapılmıştır yılının Temmuz ayında Gürcistan Devlet başkanı E. Şeverdnadze ABD ye resmi bir ziyarete gitti. Bu ziyaret sırasında o ABD yle ekonomik ve siyasi işbirliği anlaşmaları imzaladı. Şeverdnadze ayrıca ABD yönetimiyle askeri işbirliği içinde görüşmelerde bulunmuştur 84. Bu görüşmelerin ardından ABD yönetimi Gürcistan ordusuna yaklaşık 17.6 milyon dolar askeri yardım yapmıştır. Bunun dışında ABD özgürlüklere destek kanunu çerçevesinde Gürcistan a yaklaşık 27 milyon dolar yardım ayırmıştır. Kısaca olarak 1997 yılını ABD nin Gürcistan a dikkatinin ve etkisinin artığı yıl olarak ta diye biliriz yılının başlarında Şeverdnadze nin ABD yönlü politikasını önlemek için ona karşı yeni bir suikast girişimi bulunuldu. Ama bu suikast girişimi de öncesinden farklı olmadı yani başarısızlıkla sonuçlandı. Aynı zamanda hükümet içinde de bir huzursuzluk yaranmıştı. Gürcistan da 1998 yılında olmuş esas olayları şöyle sıralaya biliriz. I. Şubat ayında Şeverdnadze ye karşı olan suikast girişimi II. Mayıs ayında Abhaziya nın Gali rayonun da yeniden başlanan savaş ve bu savaş sonucunda Gürcünün göçmen olarak evlerini terk ederek Gürcistan ın diğer bölgelerine gelmesi III. IV. Yaz aylarında ortaya çıkmış kabine krizi Ekimde yönetime karşı başarısız askeri ayaklanma V. Kasımda olmuş ekonomik kriz. Tüm bu yukarıda söylediklerimiz Gürcistan ı 1998 yılında ekonomik ve siyasi gelişiminin durmasına neden olmuştur. Ama tüm bu yaşananlara rağmen Gürcistan yönetimi bir kaç önemli reformları yapa bilmişti. Gürcistan 1998 yılında ABD nin yardımıyla Kara Deniz sınır gözlemciliğini Rusya dan alarak kendi sınır gözlemcilerine vere bildi. Gürcistan yönetimi bu yardım kapsamında aynı zamanda Türkiye yle olan sınırların kendi askeri güçlerinin koruması yolunda Rusya yla anlaşma sağladı. Bu yıl içerisinde ayrıca Gürcistan da 84 DORCHİASVİLİ, D.: The Russian Military Presence in Georgia: The Parties Attitudes and Prospects, Caucasian Regional Studeis, 1997, C. 2, S
109 olan ABD şirketlerinin sayı iki kez arttı 85. Gürcistan aynı zamanda Hazar enerji kaynaklarının Türkiye nin Aralık denizi limanlarına çıkması için oluşacak projeler kapsamında resmi toplantılara davet aldı. Dış politikaya yardım kapsamındaysa Gürcistan ABD den 1998 yılında 1.5 milyon dolar yardım almıştır. ABD nin Gürcistan a yönelik politik ve ekonomik yardımları NATO çerçevesinde de devam etmiştir yılında ABD yönetimi Gürcistan a milyon dolar yardım etmiştir. Bu yardımın milyonu özgürlüye yardım aktı çerçevesinde olmuştur. Ayrılan mali yardımının 21.5 milyon dolar çeşitli ABD hükümeti fontları ve milyon doları Savunma Bakanlığıyla insani yardım kurumları yapmıştır. Ayrıca USİAD (U. S. Agency For İnternational Developmant ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı) Gürcistan a 1998 yılında 57 milyon dolar yardım etmiş ve bu yardımında milyon doları insani yardım, 19.6 milyon doları ekonomik reformlar, 8.5 milyon doları demokratik reformlar, 4.4 milyon dolarıysa diğer reformlar için ayrılmıştır. Gürcistan a ABD tarafından ayrılan mali yardımlar bununla sınırlı kalmamıştır. USDA (U. S. Deportment of Agriculture - ABD Tarım Bakanlığı) tarafından 17.8 milyon dolar yardım ayrılmıştır. Bu yardımın 15 milyon doları Gürcistan hükümetine. 2.8 milyon dolarıysa gayri hükümet kuruluşlarına verilmiştir 86. Böylece Gürcistan Ermenistan dan sonra eski SSCB üye ülkeler içerisinde ABD den en fazla yardımdan ülke konumuna gelmiştir. Bu mali yardımlar dışında ABD aynı zamanda Gürcistan a siyasi desteğini de kesmemiş ve onu Moskova nın etkisinden korumaya çalışmıştır. ABD aynı zamanda Gürcistan ı Rusya etkisinden korumak çerçevesinde Gürcü ordusuna da modernizasyon ve silah almak için de yardımlarını devam ettirmiştir. Gürcistan ayrıca FMF (Foreign Military Financing Yabancı Askeri Finansman) ve IMET (İnternational Military Education and Training Uluslararası Askeri Eğitim ve Talim) programlarından da yararlan bilmiş ve bu programa uygun olarak ABD den askeri araçlar ala bilmiştir yılının mali ilinde ABD hükümeti Gürcistan a milyon dolar yardımda bulunmuştur. Gösterilen bu yardımın 5 milyon doları ABD Tarım Bakanlığına 480 sayılı devlet kanununun 1. maddesine uygun olarak indirimli oranla milyon doları ABD Savunma Bakanlığı ve başka insani yardımlar tarafından edilmiştir 88. ABD nin Güney Kafkasya ülkelerine ayırdığı yardımlar kapsamında en çok askeri yardımı da Gürcistan ın alması iki yorumun ortaya çıkışını sağlıyor. Birincisi Rusya nın siyasi ve askeri baskısı karşısında Gürcistan ordusunun direnişini sağlamak, ikincisiyse gelecekte NATO üyeliğine alınması planlanan Gürcistan ordusunun modernizasyonunu sağlamak ve Gürcü ordusunun 85 FY 1998 Annual Report 86 FY 1999 Annual Report 87 Fy Annual report 88 Fy Annual report 274
110 NATO ordusuna uzlaştırmak. ABD 1999 yılı ve ondan önceki iki yıl içerisinde Gürcistan ordusuna 17.5 milyon dolar askeri yardım yapılmıştır ki, bu da Gürcistan için büyük bir rakamdır yılında ABD hükümeti Gürcistan a milyon dolar mali yardım ayırmıştır. bu yardımın milyon doların Özgürlüğe yardım fonunun milyon doları diğer yardım fonlarının ettiği yardımlardır. ABD Savunma Bakanlığının 2000 yılında Gürcistan a diğer insani kurumlarla birlikte yaptığı yardımın miktarıysa milyon dolar civarında olmuştur yılında Gürcistan a artan mali yardımla birlikte ABD siyasi desteği de önemli ölçüde artmıştır. Bunun da asıl nedeni Rusya da B. Yeltsin in istifasının ardından V. Putin in iktidara gelmesi ve Rusya nın Yeni Güvenlik Doktrinini kabul etmesiydi.yeni Güvenlik Doktrininde uluslararası prensiplere uygun olarak Bağımsız Devletler Topluluğuna üye devletlerle ilişkilerin geliştirilmesi, Bağımsız Devletler Topluluğu çerçevesinde Rusya menfaatlerine uygun düşen entegrasyon süreçlerinin geliştirilmesi: küresel ve bölgesel iktisadi ve siyasi yapılara Rusya nın bütün haklara sahip olarak katılması: yurtdışındaki Rusya vatandaşlarının hukuki hak ve menfaatlerinin korunması, bu amaçlar siyasi, iktisadi ve diğer karakterli tedbirlerin alınması, temel dış politika amaçları olarak ele alınmıştır 91. Rusya nın bu doktrin çerçevesinde Güney Kafkasya da yerleşmek istemesi ABD nin endişelerini haklı olarak artırmaya başladı. Çünkü Ermenistan da etkin güç olan Rusya Güney Kafkasya daki yerleşmesini Gürcistan üzerinden sürdürecekti. Bunun için Rusya nın elinde iki koz vardı. Birincisi Gürcistan da çoğu sayıda Rus üssünün bulunması ve ikincisi ikinci Çeçen Rus savaşı nedeniyle Rusya nın kendi sınır güvenliğini sağlamak istemesini savunmasıydı. Putin yönetimi kendi sınırları Gürcistan ın arazisi sayılan Panki Vadisindeki Çeçen teröristlerce ihlal edildiğini açıklıyor. Washington un desteğini arkasına alan Tiflis yönetimiyse bunu yalanlıyordu. Cumhurbaşkanı Şeverdnadze yaptığı basın konferanslarının birinde Rusya nın Gürcistan a olan baskısını şöyle eleştirilmiştir: Panki vadisi problemi Çeçenistan problemi ile bağlı olarak yaranmıştır ve bazı Rus politikacılarının söylediği gibi, Çeçenistan problemi bizim suçumuz değil 92. Rusya nın Şeverdnadze ye olan baskıları direk onun şahsiyetine de yapılmıştır. Böyle ki, Rusya nın Başsavcısı Şeverdnadze ye karşı dava açılmasını Rusya yönetiminden talep etmiştir. Nedeniyse Şeverdnadze nin SSCB Dışişleri Bakan işlediği devirde ABD Dışişleri Bakanıyla yaptığı bir anlaşmanın devlet çıkarlarına aykırı olması ve bu anlaşma sonucunda Rusya nın şimdi de 89 DARCHİASVİLİ, D.: Georgia Courts NATO, Strves For Defense Overhaul, 90 Fy Annual report 91 CEFERSOY, Bağımsızlığın 10, S Rusya nın Gürcistan Planları, Yeni Müsavat gazetesi 7 Ağustos,
111 büyük ekonomik kayıplar vermesi iddiası olmuştur 93. ama Rusya nın Gürcistan a olan baskıları sonuç vermedi yılının 11 Eylülünde ABD nin New York ve Washington kentlerinde yapılmış terörist saldırıların ardından ABD ve NATO tarafından başlatılan askeri operasyonların dünyayı yeni bir yapılanmaya götürdüğünü yukarıda söylemiştir. ABD ve onun müttefiklerinin başlatmış olduğu bu yapılanma Güney Kafkasya bölgesinde de Gürcistan üzerinden başlanmıştır. Afganistan da operasyonu başarıyla sonuçlandıran ABD Gürcistan ında isteği üzerine bu ülkeye El Kaide örgütüyle ilişkisi olan terörcü grupları aradan kaldırmak için bir grup Amerikan askeri yolladı. Bu askerlerin Gürcistan a yollanması Rusya tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Ama Gürcistan daki alt yapının, halen uluslararası terörizme karşı mücadeleyi sürdüren ABD ile NATO nun kullanımına teslim edileceğine şaşırmamak gerekir herhalde. Çünkü ülkenin Orta Asya dan petrol ürünleriyle diğer mineral kaynakların dünya piyasalarına taşınması bakımından önemli bir transit geçit bölümünü temsil eden jeopolitik durumu, bu genç bağımsız Cumhuriyetin yönetimine dış siyaset alanında geniş manevra olanağı için çok sayıda avantaj vermektedir. Ayrıca Gürcistan topraklarının ABD nin artık oldukça geniş bir biçimde dünya çapında duyurulmuş olan İran ve Irak a karşı giriştiği kapışmanın içerisinde kullanılabileceği belli bir takım avantajlar sahip bir üs olabilmesi de göz ardı edilmemesi gerekmektedir 94. Gürcistan böylece, ABD nin doğal bir müttefikine dönüşmektedir. Bununla birlikte Rusya ABD ve NATO nun Gürcistan daki askeri mevcudiyetinin ikinci ve şimdiki teorik düzeyde olan üçüncü genişletme dalgasına doğal olarak karşıdır. Çünkü NATO üyesi ülkelerle ABD, Türkiye yle askeri alanda işbirliği yapan Gürcistan Rusya yı tedirgin etmektedir 95. Rusya nın baskılarının amacının Gürcistan ı Batı yanlısı politikalarından döndürmek olduğunu bilen ABD, Gürcistan ı himaye etmekte ve Rus baskılarına karşı tavır almaktadır 96. Bunun yan sıra ABD Gürcistan ın ihtiyaç duyduğu toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığına yönelik tehdit olarak algıladığı Rusya baskılarına karşı desteğini her fırsatta dile getirmiştir 97. ABD yönetimi Rusya baskıları karşısında gerileniyor aksine daha da ileriye doğru ilerliyor. Gürcistan da askeri yönden güçlenmeye başlayan ABD FMF programı çerçevesinde 2001 yılında bu ülkeye 10 UH1H helikopteri de vermiştir. Böylece ağırlıklı olarak 1996 da başlayan Gürcistan ABD ilişkileri, 93 Gürcistan Rusya Karşısında Geri Çekiliyor, Şerg gazetesi, 10 Eylül 2002, Elçin Halidbeyli 94 HODORYONOK, M.: Amerikan Üslerinden oluşan Bir halka Stratejik Analiz, Cilt: 2, Sayı 25, Mayıs 2002, s AĞACAN,Bağımsızlığın 10, S KOEN, SŞA, Stranı Sentralnoy 276
112 Gürcistan ın jeopolitik konumu ve Batıyla bütünleşme stratejisi sebebiyle müttefiklik düzeyine ulaşmıştır. Günümüzde ABD Gürcistan ilişkileri çok yönlü olarak gelişmektedir ABD Gürcistan Ekonomik ve Ticari İlişkileri Yeni bağımsız devletler gibi Gürcistan ında bağımsızlığını kazandıktan sonra büyük bir ekonomik kriz yaşamaktadır. Kendisinin bu krizi önlemek için yeterince enerji kaynakları olmayan Gürcistan ın bu yüzden ekonomik olarak Batıya ve ABD ye bağlamak zorunda kalmıştır. Gürcistan 1991 yılından 2001 yılına kadar olan zaman içerisinde ABD den yaklaşık olarak 1 milyar dolar mali yardım almıştır yılında Amerikan yönetimi hem devlet hem de özel kurumlar vasıtasıyla Gürcistan a 224 milyon dolar ayırmıştır. Ama yetersiz durumda olan Gürcistan ekonomisinin bu paralar geliştirilmemiş ve Şeverdnadze ABD hükümetinden ilave yardım edilmesini rica etmiştir 99. Gürcistan a en fazla dış yatırımda ABD tarafından yapılmaktadır. ABD nin Gürcistan a ayırdığı ekonomik ve siyasi programlar çerçevesindeki yardımlar sırasıyla şöyle söyleye biliriz. I. Eğitim ve ortaklık II. III. IV. Bölgesel istikrar ve güvenlik Ekonominin gelişimi ve yapılanması Sosyal ve insani yardımlar V. Ticari ve yatırımlar VI. Enerji VII. Demokrasinin gelişimi programları 100 Genel olarak ABD Gürcistan ın dış ticaretinde 28.5 lik payla beşinci sırada bulunmaktadır AĞACAN,Bağımsızlığın 10, S Gurtis, Glenn E(der), Armenia, Azerbaijan, S F. Y Annakal Report 101 AĞACAN,Bağımsızlığın 10, S
113 Gürcistan 1995 yılına kadar ABD den 430 milyon dolar yardım almıştır mali yılındaysa Gürcistan ABD den 118 milyon dolar yardım almıştır. yapılan bu yardım ülkede enflasyonu büyük ölçüde durdura bildi ve Uluslararası Para Fonu hedefleriyle uzlaştırdı. Gürcistan Tarım Bakanlığı ve USAİD ın yardımıyla Tri velley Growers şirketi 1995 yılında Gürcistan da ABD Gürcü bira fabrikası kurdu. Ayrıca USAİD yardımıyla enerji sektörünün gelişimi için 2 milyon dolar yardım alındı. Yapılan yardımlar içerisinde tekniği yardımlar daha fazla olmaktadır. bu yardımlar daha çok USAİD tarafından maliyeleşmekte ve yürütülmektedir 102. USAİD ayrıca Gürcistan yönetimine ekonomik ve ticari reformlar için danışmanlık hizmetleri de yapmaktadır. ABD yönetimi Gürcistan ın ekonomik zorluklarını aşması için yaptığı ekonomik yardımları Uluslararası Para Fonu İMF (İnternational Monetary Fond) tarafından da sürdürmüştür. İMF Gürcistan yönetimine 2000 yılına kadar toplam 294 milyon dolar yardımda bulunmuştur. Gürcistan da bu yatırımlar sonucunda 1996 yılına kadar yabancı yatırım 6 milyon olduğu halde 1996 dan itibaren 50 milyonun üzerine çıkmıştır. Ama batıdan ve ABD den yapılan bu yardımların olmasına rağmen Gürcistan halada Rusya ya olan ekonomik bağımlılığını koparamamıştır. Şuanda Rusya da 700 bin civarında Gürcistan vatandaşı çatışmaktadır. Zor günler yaşayan Gürcistan ekonomisinin kişiyi adsorbe etmesine imkan yoktur. Ayrıca bu 700 binin büyük çoğunluğunda aile reisidir 103. Diğer yandan Gürcistan ın ithal ve ihraç ettiği ürünler Rusya başta olmakla eski SSCB ülkelerine yönlüdür. Son yıllarda Gürcistan ın bu bağı koparmağa çalıştığını da görüyoruz yılında Gürcistan ABD de desteğiyle Dünya Ticaret örgütüne WTO ya (World Trade Prganization) 4. Gamsahurdia ü eski SSCB ülkesi olarak üyeliğe kabul edilmiştir. Bununla da ABD yönetimi 1974 yılında SSCB mallarının ülkeye girişimini yasaklayan Jakson Vanik düzelisini Gürcistan için kaldırmıştır. Bu kısıtlamanın kalkmasından sonra ABD yle Gürcistan arasında olan ekonomik ilişkilerin daha da gelişmesi beklenmektedir. Gürcistan ın ABD yle olan siyasi ilişkilere beraber ekonomik ilişkilerinde geliştirilmesi Tiflis yönetimince ve halkınca büyük desteğini kazanmıştır. Çünkü Gürcistan yönetimi ne kadar Batı ve ABD ye bağlanırsak bir o kadar da Rusya dan koparız ve iç güvenliğimizle beraber bağımsızlığımızda garantilemiş oluruz düşüncesiyle bu işe katılmıştır. G. Abhaziya Sorunu ve Çözüm Yolları AĞACAN, Gürcistan a Yönelik Artan, S
114 Abhaziya Kafkasya da en batıda Karadeniz kıyısında yer alan Gürcistan a bağlı özerk bir cumhuriyettir. Kafkasların Karadeniz e sokulduğu kısımda toplam 8600 km 2 lik bir alan üzerinde kurulmuştur. Buranın yerli nüfusu sayılan Abhazlar Çerkezlerin bir kolu olarak biliniyor. Onlara tarihte ilk kez Eski Yunan kaynaklarında Abasgi adında rast geliniyor. Toplam şu andaki Abhaziya nüfusunun sayı dir. Bunun %35 ini Miğrel ve Svanlar, %14 ünü Ruslar, %14 ünü Ermeniler, %18 ini Abhazlar, %10 nu Gürcüler ve %7 ini diğer Kafkas toplulukları oluşturmaktadır. Başkenti nüfusu olan Suhumi kentidir 104. Abhaziya isminde ilk Cumhuriyet 1921 yılının 3 Martında Bolşevikler tarafından oluşturulmuş ve 21 Aralık 1921 yılında Gürcistan SSC le imzalanmış Birlik Anlaşması sonucunda Gürcistan a katılmıştır yılında itibaren Abhaziya ya Gürcistan içerisinde özerk Cumhuriyet statüsü verilmiştir. 190 lı yılların başlarında eski SSCB Cumhuriyetlerinde oluşan milliyetçilik düşünceleri Abhaz lardan da vaz geçmemiştir. Abhaziya da bağımsızlık mücadelesi 1989 yılının 18 Martında Lıhnı toplantısına katılan Abhaz içtimai ve siyasi birliklerinin ve Abhaz parlamenterlerin katılmasıyla başlamıştır. Toplantının sonunda ortak bir deklarasyon yayımlanmıştır. Deklarasyonda Stalin zamanından başlayarak bu güne kadar özerk Cumhuriyetin Abhazlar a hiçbir problemlerini çözmekte yardım etmediğini ve bu problemlerin çözümü için Bağımsız Abhaz Cumhuriyetinin oluşmasının şart olduğu gösterilmiştir 105. Bu deklarasyon Tiflis yönetimince çok sert bir tarzda eleştirildi yılının 28 Martında Gürcistan Komünist parti iktidarı toplanarak bu deklarasyonu tartışmış ve onu geri çevirmiştir. bunun üzerine Abhaziya da gerginlik gittikçe tırmanmaya başladı. 14 Ağustos 1992 yılında Gürcistan askeri birlikleri Abhaz ların itirazlarının önüne almak için Abhaziya ya girdi. Gürcüler savaşın ilk devrinde Abhazlar a üstünlük sağlasalar da sonrada Rusya nın Abhaz lara verdiği destek sayesinde bu üstünlükleri kayıp etmiştiler. Abhaziya da her şeyini kayıp eden Gürcistan yönetimi NATO, AGİT, BM başvurarak ülkesinin toprak bütünlüğünün korunması ve barış için çözüm istemiştir 106. Abhaz larla yanı sıra bu savaşta Çeçenler ve Kafkasya nın Müslüman halkları da Gürcülere karşı savaşmaktaydı 107. E. Şeverdnadze yönetimi problemi çözmek için girişimlerini özellikle BM içerisinde 104 ÖZEY, Kafkasya ve Kafkas, S Lıhnı Deklarasyonu, 18 Mart 1998, NART, Ankara, Kafkas Derneği Yayını, Eylül Ekim 1999, S Cumhuriyet, 8 Ekim KOEN, SŞA, Stranı Sentralnoy 279
115 hızlandırmışlardır. Ama BM den Şeverdnadze istediği desteği alamamıştı birkaç gözlemci göndermek dışında. Şeverdnadze nin asıl istediği Gürcü Abhaz barış bölgesine BM barış gücünün gelmesini sağlamak olmuştuysa bunu başaramamış ve BDT barış gücünün bölgeye yerleşmesini kabul etmiştir. BDT barış gücünün bu araziye girmesiyle Rusya nın Gürcistan daki üs sayısı artmış ve Gürcistan a ilave olarak 1800 asker yeniden getirilmiştir. Rusya aynı zamanda barış sağlamak için BM ve AGİT i devre dışı bırakmayı başarmış ve çözümün anahtarının kendisinde olduğunu öne sürmüştür yılının 4 Nisanında Moskova da Gürcistan ve Abhaziya yetkilileri bir araya gelerek Barış İçin Öneriler Deklarasyonu imzalamışlar. BDT barış gücünün Gürcistan a yerleşmesini Şeverdnadze ısrarla istese de parlamento üyeleri buna karşı çıkmışlar yılının Temmuz ayında bu barış gücünün zamanı dolmalıydı. Bundan yararlanmak isteyen Gürcistan bölgeye BM gözlemcilerini getirmek için diplomasi atağına geçti. Şeverdnadze ABD başkanı Clinton ve BM başkanı K. Annan la uzun görüşmeler yaptıysa da hiçbir sonuca varamadı. Diğer yandan Rusya nın baskısı üzerine BDT barış güçlerinin zamanını ikinci kez uzatmış oldu 108. Genel olarak Abhaziya probleminin uluslararası örgütler vasıtasıyla çözmek için bir çok girişimlerde bulunmuştur. Bunları arka - arkaya şöyle sıralıya biliriz. I Kasım 1997 Cenevre görüşmeleri II. III. IV Ekim 1998 Atina görüşmeleri 7 9 Haziran 1999 İstanbul görüşmeleri Mart Yalta görüşmeleri Ama bu görüşmelerde hiçbir sonuç vermemiştir. Böylece radikal görüşlere sahip Abhaz politikacıların bakış acısıyla son on yıllık döneminde Gürcistan da her aşamada ulus devletin kuruluşunun ilerlemesi Gürcü olmayan grupları Sovyet döneminden de geriye götüren koşulların oluşmasına yol açmıştır Cumhuriyet, 11 Ağustos ULUDAĞ, M.B, (Miheil Hmaladze).: 1995 Gürcistan Anayasası ve Abkhazya Sorununun Çözümüne olası Etkileri, Çveneburi (der) Sayı 46, Ekim Aralık 2002, S
116 H. Acaristan problemi Acaristan Gürcistan la Türkiye arasında, Karadeniz sahili boyunca yer alan bir özerk Cumhuriyetidir. Acaristan ın yüz ölçümü 2911 km 2 dir. Acaristan Özerk Cumhuriyeti 16 Temmuz 1921 yılında kurulmuştur. 1921, 1929, 1945 yıllarında Acarlar kendi yurtlarından Orta Asya ve Sibirya ya sürülmüşlerdir. Acaristan ın toplam nüfusu dir. bunun i Acarlar, i Ruslar, i Ermeniler geride kalanını diğer halklar oluşturmaktadırlar. Nüfusun %70 i Müslümanlardır. Başkenti Batum şehridir. Gürcistan ın bağımsızlığını ilan etmesiyle Acarlar da kendi bağımsızlığını ilan etmemişlerdir. Çünkü Acaristan ın o zaman başında duran kişi Aslan Abaşidze Gamsahurdia nın Yuvarlık Masa birliğinin Acaristan temsilçisi olmuştur. Bu yüzden Abaşidze Acaristan da bağımsızlık isteyenlerin önünü ala bilmişti. Gamsahurdia nın devrilmesi sonrası yeni yönetimi tanıtmış olsa da Gamsahurdia yanlıları ile de bağlantısını devam ettirmiştir. Abaşidze Gamsahurdia nın iktidardan uzaklaşması sonrası, Tiflis le ilişkilerini daha dikkatli bir zemine oturtmuş,siyasi iktidar çekişmesine taraf olmamıştır. Abhaziya Gürcü savaşında tarafsızlığını ilan etmiştir 110. Türkiye yle sınırda yerleşmesi Acaristan ın durumunu daha da iyileştirmiştir. Bu da Acaristan ı ekonomik ayakta tutmakta büyük rol oynamaktadır. Abaşidze 1992 yılında halen başkanlığını yürüttüğü Gürcistan ın canlanması için Demokratik Birlik (GCİDB), (İlk Kurulduğunda Canlanma için Tüm Gürcistan ın Birliği Adıyla kurulmuştur. Gürcüce: Sruliad Sakartvelos Aghordzinebis Kavşiri olan parti günlük kullanımda daha çok canlanma anlamına gelen Aghordzineba olarak kullanılmaktadır) adlı siyasi partiyi kurmuştur 111. Bu parti sonralar Gürcistan da geçirilen parlamento seçimlerinde tek başına bazen de diğer partilerle Fraksiyalar oluşturarak önemli sayıda milletvekili çıkara bilmiştir. Güney Osetya ve Abhaziya dan farklı olarak Acaristan yönetimi ve halkı bağımsızlık istemiyor aksine Gürcistan ın toprak bütünlüğünü korunmasını desteklemişler. 110 ZOİDZE, O,BERDZENİŞVİLİ, D.: Protivostoyanie Mejdu Tbilisi i Batumi, İli O Problemali Sobrannosti Naçii i Polnote Gasudarstva, Çentralnoya Aziya i Kavkaz, AĞACAN, K.: Bir Özerkliğin Anatomisi: Gürcistan Acaristan İlişkileri, Stratejik Analiz, Cilt 2, Sayı 14, Haziran S
117 Ama Abaşidze yönetimi Gürcistan yönetiminin Acaristan ın işlerine karışmasını istememiş ve her şeyi kendi istediği gibi yönetmeye çalışmıştır. Gürcistan da 1995 yılında kabul edilmiş Anayasaya uygun olarak Acaristan, Abhaziya ve Güney Osetya nın özerklik hakkı tanınmamıştır. Fakat Acaristan ın özerkliği değerlerinden farklı olarak Kars Antlaşmasıyla kararlaştırıldığından Nisan 2000 de Gürcistan Parlamentosu Acaristan a özerklik tanıyan Anayasa değişikliğini kabul etmiştir 112. Gürcistan la iyi ilişkilerde olmakla yanı sıra, bu ülkeyle Acaristan arasında çözümü bulunmayan problemlerde var. Gürcistan yönetimi ABD yönlü bir politika izlemesine rağmen Acaristan yönetimi Rus üslerinden yana bir politika izlenimi içerisinde olmuştur. Diğer yandan Acaristan a özerklik statüsü verilmesine rağmen özerk, yönetim arasındaki yetki ve görev paylaşımı henüz oluşmaması çözümünü bekleyen problemlerdendir. Diğer bir çözümü bekleyen problemse Acaristan ın Türkiye yle olan sınırlarının korunmasının kimin yetkisinde olduğunu belirlemek olmuştur. Gürcistan yönetimi bunun kendisine ait olduğunu ve sınırı Gürcü Sınır Birliklerinin korunmasını istiyor. Acaristan yönetimiyse bu sınırı korumayı kendisine ait olduğunu ve Rus sınır birliklerinin korumasını istiyor. Abaşidze Gürcistan yönetimiyle ne kadar iyi ilişkilerdeyse bir o kadar da bu yönetimi kendisine karşı bir tehdit olarak algılıyor. Bu yüzdendir ki, 1991 yılından bu yan Gürcistan Parlamentosunun üyesi olsa da bir kez olsun Tiflis e gelip parlamento toplantısına katılmamıştır. Acaristan ın statüsünün netleşmesi Gürcistan yönetiminin yanı sıra bölge ve komşu ülkeleri de ilgilendirmektedir. Çünkü Güney Kafkasya ve Avrasya nı Türkiye yle bağlayan tek kara yol geçidi buradaki Sarp sınır kapısından geçir. Türkiye nin bu bölgeyle tüm ekonomik ilişkileri bu sınır kapısından geçiyor. Diğer bir yandan burada Rusya nın 12. Batum Askeri üssü bulunmaktadır 113. Bu üssün boşaltılmaması için Acaristan yönetimi elinden geleni yapmaktadır. Çünkü Acaristan mevcut yönetiminin arkasında önemli bir halk desteği 112 AĞACAN, Bir Özerkliğin Anatomisi, S KANBOLAT, H.: Rusya Federasyonu nun Güney Kafkasya daki Askeri Varlığı ve Gürcistan Bıyutu, Stratejik Analiz, C. 1, S: 3. S
118 bulunmaktadır. Fakat Acaristan halkı kendisini Gürcistan dan ayırmakta istemiyor. Gürcistan yönetimiyse durumu gerginleştirmemek üçün Acaristan yönetimine yeni teklifler vermeyi planlaştırmaktadır. Çünkü Acaristan ın statüsünün ve merkez özerk yönetim yetkililerinin ne olacağı diğer iki özerk cumhuriyet olan Abhaziya ve Güney Osetya bakımından da önemlidir. İ. Güney Osetya Problemi Güney Osetya Büyük Kafkas dağlarının güney yamaçlarında yer alır. Yüzölçümü km 2 dir. Toplam nüfusu civarındadır. Gürcistan a bağlı bir yönetim birimidir. Güney Osetya: Başkenti Tskhinvali dir (Şhinval). Toplam nüfusun %66 sını Osetler, %29 unu Gürcüler geride kalanıysa diğer halklar oluşturmaktadır. Osetinler Kafkasya da iki ülkenin arazisinde yaşamaktadır. Gürcistan arazisinde yaşayan Güney Osetya lılar ve Rusya Federasyonu na bağlı Kuzey Osetya Özerk Cumhuriyetinde yaşayanlar Kuzey Osetya nın hem yüzölçümü hem de nüfusu Güney Osetya dan defalarca büyüktür. Yüzölçümü km 2, nüfusu dir. Bu nüfusunda %53 ü Osetyalılar oluşturuyor 114. SSCB nin dağılma sürecinde Gürcistan da giden milliyetçi hareketlilik Güney Osetya dan da yan geçmemiş aksine bu bölgede bağımsızlık harekatının başlanmasına neden olmuştur. Bu devirde Güney Osetya da bir çok örgütler kurulmuştur. Ama bu örgütler içerisinde en fealı öğrenciler ve ilim insanlarının oluşturduğu Adamon Nihas yani kurultay örgütü olmuştur. Örgüt aşırı milliyetçi insanların toplandığı bir kurum haline gelmiştir yılının 26 Eylülünde Güney Osetya Özerk Vilayeti Sovyet i Oset dilini geliştirme programını kabul etmiş, Gürcü ve Rus dillerini yani sıra Oset dilinin de vilayetin resmi dili olmasına önermiştir 115. Ama Adamon Nihas örgütü daha ileri giderek Güney ve Kuzey Osetya nın birleşmesini ileri sürmüşler. Örgüt bu birleşmeni yalnız RF sınırları içerisinde görmekteydi. Bu yüzden onlar Gürcistan dan ayrılarak RF na katılmaya talep etmekteydiler. Bu örgütün başkanlığındaysa Rusya ya yakınlığıyla tanınan Alan Çoçiev yapmaktaydı. Gelişmelerin üzerine Gürcistan parlamentosu Aralık 1990 da Güney Osetya nın özerkliğini kaldırma kararı almıştır. Güney Osetya ya özerklik statüsü ilk kez 1922 yılında verilmiştir yılının 20 Eylülünde Güney Osetya Vilayet Sovyet i vilayetin ismini Güney Osetya Demokratik Cumhuriyetine sonralarsa Güney Osetya Cumhuriyeti olarak değiştirmiştir. Tüm bu gelişmeler yukarıda da söylediğimiz gibi Güney Osetya nın özerklik statüsünün Gürcistan yönetimince 114 ÖZEY, Kafkasya ve Kafkas, S ÇOÇİEV, B., DZOEV, M. (der), Güney Osetya , Gürcü Saldırıları, Tutanaklar, İstanbul, Nart Yayıncılık, 1999, S
119 kaldırılmasına neden olmuştur. Sorunun çözümünün aranmasından daha çok her iki yönetim tarafından gerginlik oluşturulması sonucu 1991 yılının Ocak ayından 1992 yılının Haziran ayına kadar Osetya lılarla Gürcüler arasında savaş başlamış ve çok sayıda insan ölmüştür. Bu çatışmalarda Rusya Kuzey Osetya vasıtasıyla Gürcistan daki Oset leri gizlice desteklemiştir. Hatta RF parlamento başkanı Ruslan Hasbulatov 22 Haziran 1992 de yaptığı bir açıklamada Tiflis in geri adım atmayacağı halde Güney Osetya nın Rusya ya birleştirilmesi dilekçesine bakacağıyla Gürcistan ı tehdit etmiştir Haziran 1993 de Rusya Federasyonu başkanı B. Yeltsin ve Gürcistan Cumhuriyeti başkanı E. Şeverdnadze arasında savaşı çözmek için Dagomis Anlaşması imzalanmıştır. Anlaşmada hemçinin bölgedeki barışı sağlamak için Gürcü, Osetyalılar ve Ruslardan teşkil olunmuş barış gücüde oluşturmak kararlaştırılmıştır. Her üç gruptan oluşan barış güçleri 15 Temmuzdan 1992 yılından bölgeye yerleştirilmiş ve böylece çatışmaların önüne bu günkü güne kadar önleye bilmiştir. Rusya bir yandan bu bölgede barışı sağlamak görüntüsü çizse de diğer hareketleriyle bunu istemediğini kanıtlıyor. Örneğin Aralık 2000 de Rusya nın Gürcistan a vize uygulaması ve Abhazlarla Güney Osetya nüfusunun bu vize kapsamına girmemesi bunun kanıtdır 117. Rusya bununla da Gürcistan ın toprak bütünlüğünü tanımadığını belirtiyor ve kendi askeri üslerinin boşatılmaması için Abhaziya ve Güney Osetya nı Gürcistan a karşı bir tehdit olarak kullanıyor AĞACAN, Rusya nın Gürcistan a, S
120 IV.BÖLÜM Ermenistan ABD İlişkileri( ) A.1. Sovyetlerin Çöküşü ve Ermenistan ın Bağımsızlığını İlan Etmesi 1980 lerin sonuna doğru SSCB nin gittikçe çöküşe doğru gitmesi bir çok eski SSCB üyesi gibi Ermenistan da da his olunuyordu. Bu yüzden 1980 li yılları sonuna doğru Ermenistan da da bir canlanma vardı. Fakat bu canlanma ilk olarak eski Azerbaycan toprağı olan ve şimdiye kadarda Azerbaycan sınırları içerisinde bulunan Yukarı Karabağ da başladı. 20 Şubat 1988 yılında Hankenti (Stepanakert) meclisindeki Ermeni asıllı üyelerin Ermenistan Azerbaycan sınırını değiştirerek Yukarı Karabağ ın Ermenistan ın parçası haline getirilmesi yönünde Moskova ya bir teklif götürme kararı bu iki SSCB üyesi ülke arasında şimdiye kadarda çözümü bulunmayan büyük bir krize neden oldu. Gittikçe artan bu krizin ilk kurbanları Ermenistan arazisinde tarih boyunca yaşamış ve yaşamakta olan Azerbaycan türkleri oldu yılında başlayan Azerbaycan Türklerini Ermenistan dan çıkartma operasyonu sonunda Azerbaycan Türkü yuvasından göçmeli oldu yılında Ermenistan da Karabğ daki Ermeni gruplarınıda kapsayan Ermeni Ulusal Harekatı (EUH) kuruldu. EUH 1990 yılının Ağustosunda Sovyet Ermenistan ı Hükümetini kurdu. Levon Ter Petrosyan Yüksek Sovyet Prezidyumunun başkanı seçildi yılının Eylül ayında Ermenistan da bağımsızlık için bir referandum yapıldı ve halkın çoğu Ermenistan ı bağımsız gördüğünü duyurdu. Aynı yılda yapılmış olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini de yine Levon Ter Petrosyan kazandı. Bağımsızlık sonrasında Ermenistan ın dış politikasında genellikle dışarıdaki diasporayla birlik, Haydat doktrininini hayata geçirmeye çalışılmıştır. Doktrinin teorik esasını, bölgesel yayımcılığa ulusal güvenlikleri için başlıca tehdit olarak kabul eden 285
121 Ermeni tarihsel politik komşularından duyulan korku geleneği oluşturmaktadır yılının Temmuz ayında Ermenistan ın Anayasası kabul edildi. Ama kabul edilmiş Anayasada diğer komşu ülkelerin yani Gürcistan ve Azerbaycan Anayasalarında farklı olarak demokrasi çok sınırlıydı. L. T. Petrosyan ın Ermenistan da Cumhurbaşkanlığı dönemi 1998 yılının Şubat ayına kadar devam etti. Aynı gün Petrosyan ın istifasının ardından bu mevkiye Azerbaycan vatandaşı olan Robert Köçeryan geldi. Köçeryan göreve başladıktan çok kısa bir zaman sonra Taşnak lideri Vahan Havannisian la görüşmüş ve bu görüşme sonunda Havannisyan Taşnakların sonuna kadar Köçeryan ı desteklediğini bildirmiştir 119. A.2. Ermenistan Rusya İlişkileri Ermenilerin Ermenistan dışında en fazla yaşadıkları yerlerden biride Rusya dır. Siyasi ve Kültürel merkezlerini sayına göre Rusya da Yahudi, Ukraynalı ve Tatarlardan sonra Ermeniler dördüncü sırada yer alırlar 120. Bağımsızlığını ilan ettikten sonra Ermenistan a en fazla yardım gösteren ülkelerin başında da Rusya geliyordu Eylül seçimlerini kazanan L. T. Petrosyan iç ve dış politikasında kendi devleti ve milleti açısından doğru bir yol tutmuş oldu. Petrosyan Batı ve Rusya yla olan iyi ilişkilerini Türkiye yle de sürdürmek istiyordu. Ermenistan ın dış politikasının analizini yaparken önemle üzerinde durulması gereken konulardan biriside Ermeni toplumunun gerek Ermenistan toprakları içerisinde, gerekse de diaspora Ermenilerinde ki, etno psikolojik durum, yani Mağduriyet psikolojisidir. Tarih boyunca olduğu gibi SSCB çöküşünün ardından da Ermeniler yine Rusların desteğiyle ayakta durmaya çalışmaktadırlar. Petrosyan Cumhurbaşkanlığının ilk dönemlerinde Rusya ya ne kadar bağlıydıysa bir zaman geçtikten sonra bu bağlılığı koparmak ve Batıyla entegrasyona 118 SARKİSYAN, M.: Ermenistan ın Dış Politikası, Ermenistan Ulusal ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi Yayını, Erivan DANİELYAN,E.: Change of Leadership Without Political Reform, Country Files: Armenia. Annual Report PALOSKOVA, A.: Armyanskaya Diaspora v Rossi - (Rusyadaki Ermeni Diasporası) 286
122 çalışıyordu. Ama Dağlık Karabağ çatışmasından kaynaklanan bölgesel istikrarsızlık Ermenistan ın güvenlik kaygılarını arttırdı ve her geçen yıl Ermenistan Rusya ya daha da bağımlı hale geldi. Ermenistan Rusya nın hiçbir problem ile karşılaşmadan üsler bulundura bileceği bir ülke oldu 121. Yalnız Rusya Ermenistan için gerekli değildi, aynı zamanda Ermenistan da Rusya için Kafkasya da stratejik bir öneme sahip olma üstünlüyü veriyordu. Böyle ki Sovyetler Birliğinin çöküşünün ardından Kafkasya da bağımsızlık hareketleri güçlendi ve bu hareketler sonucunda bağımsızlığını duyurmuş olan Kafkas Cumhuriyetlerinin başına milliyetçi ve Batıya yönük politikalar izleyen liderler geldi (Azerbaycan da E. Elçibey, Gürcistan da Z. Gamsahurdiya, Çeçenistan da C. Dudayev). Bu değişiklik aynı zamanda Rusya nın bölgeden izolya olmasına neden olmuştur. Rusya bu dönemde bu bölgede tamamen kendi nüfuzunu kaybetmiş sayılırdı. Böyle bir kritik durumda Rusya Ermenistan ı kullanarak Kafkasya da kendi etkinliğini artırmaya çalışmıştır. Diğer yandan Azerbaycan la Ermenistan arasındaki Yukarı Karabağ savaşı Rusya nın açık şekilde bölgede askeri birliklerini de yerleştirmesine neden olmuştur. Ermenistan Güney Kafkasya da Rus askeri birliklerini arazisinde bulunduran tek ülkedir 122. Rusya Yukarı Karabağ savaşı başlayandan bu yana Ermenistan a gizli ve açık tarzda destek veren tek ülkedir. Tüm bunlara göre resmi Moskova bu kanaatindedir ki, Ermenistan hiçbir zaman Rusya yı terk etmeyecek 123. Ermeniler Azerbaycan topraklarında Rus askerleri ve Rus silahlarıyla kazanmışlar 124. Görünen bu ki, ne Ermenistan ın başına gelecek yeni isimler Rusya dan kopmak ne de Rusya nın başına gelecek yeni isimlerin Ermenistan ı elinden bırakmak niyetleri olmayacaktır. A.3. Ermenistan Türkiye İlişkileri 121 ADALİAN, R, and MASİH, J.: (ed), Armenia and Karabagh Factbook, Washington D. C. : Armenian Assembly of America, Temmuz 1996, s Rossiya - Zakavkaziye naçinaetsya novoya partiya 124 Rusya dan Ermenistan a Silah Cumhuriyet 19 Temmuz
123 1997 yılında bağımsızlığını kazanan Ermenistan ın aslında diğer komşuları gibi (İran ve Rusya), Türkiye ile ilişkileri normal ve karşılıklı iletişim şeklinde olmamıştır. Bununda bir çok nedeni vardır. Birincisi Ermenilerin uzun zamandan beri Türklerin (Osmanlı Devletinin) onları karşı soykırım yaptığını dünya kamuoyuna sürekli çıkartması ve bir çok Avrupa ülkelerinin parlamentolarında Türkler Ermeni milletine soykırım yapan millet gibi tanıtmasıdır. İkinci neden bağımsızlığını yeniden ilan eden Ermenistan ın hayali olarak düşündüğü Büyük Ermenistan haritası içerisinde Türkiye nin 6 İlinin isminin de bulunması ve milli marşlarında Türklere yönelik hakaretli lafların kullanılmasıdır. Üçüncü nedeni ise 1988 yılından başlamış Yukarı Karabağ problemi nedeniyle ilişkilerin kötüye doğru gitmesi. Yani Türkiye tarih boyunca aynı kanı, aynı dili ve aynı dini yaşatan Azerbaycan la ilişkilerini iyi tutmak ve Kafkaslarda tek sığınacağı ülkenin, Ermenistan la olan kötü ilişkiler nedeniyle bu ülkeyle ilişkilerini geçici olarak durdurmuştur. Ama Türkiye ilişkileri bu kadar da bitirmemiş zaman zaman Ermenistan la iyi ilişkiler kumaya çalışmıştır. Böyle ki, Türkiye dönemin Cumhurbaşkanı L. T. Petrosyan a sıcaklık göstermeye çalışmış ve 1992 yılının Eylül ayında Ermenistan a 100 bin ton buğday satmıştır. İlişkiler bu kadar da kalmamış kış aylarında Türkiye nin Ermenistan a üç yüz milyon kilovat saat elektrik enerjisi satmaya taahhüdünü içeren bir anlaşma imzalanmıştır 125. Türkiye nin bu girişimleri Azerbaycan tarafından büyük tepkiyle karşılanmıştır yılında Ermenistan ın Azerbaycan topraklarına misilleme saldırılarının ardından Türkiye Ermenistan la ilişkilerini tam olarak kesmiş ve Kars taki sınır kapısını da kapatmıştır. Türkiye nin bir tür tutumu Avrupa ve Amerika da hoş karşılanmamış hemen harekete geçen Avrupa ve Amerika daki Ermeni lobisi Türkiye nin bu kapıları açmadığı halda AB den dışlanacağı haberlerini yaydı. Örneğin Fransız ajansı AFR, Eğer Türkiye AB ye girmek istiyorsa Ermenistan la olan Ekonomik ilişkilerini geliştirilmesi 125 BÖLÜKBAŞI, S.: Ankara s Baku Centered Transcaucasia Policy: Hasit Failed?. Middle East Journal, ciltsı, No 1. Yaz s
124 gerekir diye yazmıştır 126. L. T. Petrosyan dan sonra iş başına gelen R. Koçaryan daha değişik bir politika izlemiştir. R. Koçaryan Türkiye ye rakip olan tüm ülkelerle işbirliğini artırmak, hatta bu yakınlaşmaları askeri iş birliğine de taşımağa çalışmıştır. Bu konuda Ermenistan da en iyi ilişkileri Yunanistan kurmuştur. Hatta bu yakınlaşmanın en iyi misali gibi 19 Mayıs ta Ermenistan da Sözde Rum Soykırımını Anma Günü ilan edilmiş olmasıdır 127. Ama tüm çabalara rağmen Köçeryan da Türkiye nin bölgedeki nüfusunu görmüş ve Türkiye ile temasa geçme konusunda her fırsatı kullanmaya başlamıştır 128. A.4. Ermenistan İran İlişkileri Soğuk Savaşın ardından çöken eski SSCB mekanı içerisinde bulunan Güney Kafkasya da bağımsızlığını ilan eden 3 cumhuriyetten (Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan) ikisi (Azerbaycan ve Gürcistan) dış politikalarını batıya yönük kurmaya çalışmışlardır. Bu iki Cumhuriyetin batı yanlı politika izlemesi komşu ülke olan İran ı rahatsız etmişdir. Azerbaycan ve Gürcistan Türkiye vasıtasıyla ABD nin bölgede daha üstün ve etkileyici güç olmasını sağlaması yolundaki politikaları İran ı bölgede güçlendirmek için yeni bir üs bulmayı vadar etti. Bu üste ambargo uygulamaları ve yetersiz ekonomik durumuyla kötü durumda kalan Ermenistan dı. İran aynı zamanda Ermenistan la Azerbaycan arasındaki Yukarı Karabağ savaşı nedeniyle her iki ülkenin iç ve dış politikalarına açıkça karışmaya başlamıştır. İran bölgede etkin olma bağlamındaki girişmelerinden biride Karabağ sorununda arabuluculuk misyonunu üstlenmesiydi. Bu çerçevede 25 Şubat 1992 de İran Dışişleri Bakanı Vilayeti Bakü yü ziyaret ederek arabuluculuk önerisinde bulundu 129. Diğer yandan İran defalarca Ermenistan ın Azerbaycan topraklarını işgal etti söylese de bunlar yalnız söz olarak kaldı. Yani İran da Türkiye gibi sınırlarını Ermenistan a kapatmadı. Aksine Ermenistan a 126 Turkey will not Re open with Armenia: Minister; Agence France Press, 19 Ağustos Armenia to Comme morate Greek Genocide Memorial Day, Pan Armenian News, 14 Mayıs Armenian President Convinced Yerevan Should Not Avoid Contacts with Ankara, Pan Armenian News, 20 Mayıs Velayetinin Bakü Ziyareti, Halk Gazeti, 26 Şubat
125 maddi ve enerjik yardımlar yaptı. Mesela 2000 yılında Agarak Norduz sınır kapısını (bu sınır Ermenistan la İran arasındadır) 15 bin araç geçmiş ve bu araçlardan da 12 bini İran a aittir 130. Aynı zamanda Yukarı Karabağ çatışmasının çözümü konteksinde Laçin i Meğri koridoruyla değiştirme olasılığı gündeme geldiğinden bu yana Tahran Ermeni İran sınırını iki ülke için geçişleri daha da kolaylaştırma konusunda bizim verilerimize göre en az üç kez Yeravan a çağrıda bulundu. Meğri sınır pazarı açıldı. Tüm bunların sonucu olarak 3 Mayıs 2001 de Ermenistan ve İran arasında Araks ırmağı üzerinde hidro elektrik santralı kurulmasıyla ilgili belge imzalandı 131. Bu işbirliği bununla kalmamış bu her iki ülkenin dış politikada da beraber hareket etmesine kadar gitmiştir. Ağustos 1995 te Ermenistan, İran ve Yunanistan işbirliği ortaya atılmış Aralık 1997 tarihinde ise Atina da her üç ülkenin Dışişleri Bakanlarının toplantısıyla hayata geçmiştir. Şimdilik üçlü işbirliği adı altında 6 alt komite faaliyet yürütmektedir. Üçlü işbirliği gündeminde İran Ermenistan gaz boru hattının inşası, Yunan tarafının da katılımıyla plan proje kısmı tamamlanmıştır. Meğri Marand Fiberoptik projesinin gerçekleştirilmesi İran kömür ocaklarının işlenmesi alanında işbirliği ve diğerleri de yer olmaktadır 132. Aslında bu üçlü işbirliğinin birinci isteği bölgede kendi etkinliğini artırmaksa ikinci isteği Azerbaycan ve Türkiye karşı oluşturulmuş bir kurum olmak ve bölgede Türkiye yi sıkıştırıp çıkartmaktır. Bazı Ermeni araştırmacıları ise bölgenin batıyla entegrasyonunun zararını yalnızca Ermenistan ın gördüğünü ve bunun içinde buna karşı çıktıklarını ileri sürmektedirler. Bunun içinde bölgede Ermenistan ın da yardımıyla Rusya ve İran ında güçlenmesini gerekli görüyorlar. İran tarafından bakıldığındaysa Ermenistan İran ın batı ve kuzeyini Türklerden korumasını sağlayan bir etkendir
126 A.5. Ermenistan ABD İlişkilerinin Tarihi Ermenilerin ABD ile olan ilişkileri aslında ABD kurulduğundan başlamıştır. Fakat bu uzun süreli bir devri kapsadığı için ben sadece diğer iki Cumhuriyet deki gibi genellikle on dokuzuncu yüzyılın sonu yirminci yüzyılı kısaca araştırmaya çalışacağım. Aslında Ermeniler ABD deki ve diğer ülkelerdeki lobicilik faaliyetlerinin başlamasını 1915 yılında Osmanlılarca Ermenilere yapılmış olan Sözde Ermeni Soykırımına bağlarlar. Yani tehcir olayından sonra Ermeniler tüm dünya ya dağılmış ve kendi haklarını korumak için lobiciliğe başlamışlar. Lobiciliğin ana hattını da Türkiye nin dış politikasına her an mümkün olduğu kadar darbe indirmek olmuştur. ABD deki Ermeni lobisinin tarihi uzun olsa da en etkin oldukları devir 60 lı yıllardan sonra olmuştur. Bu lobicilik faaliyetleri ABD de yaşayan zengin Ermeni asıllı kişiler tarafından oluşturulan çeşitler kuruluşlar vasıtasıyla daha da etkili hala gelmiştir. ABD de faaliyet gösteren Ermeni çalışmaları ve Araştırma Merkezleri çeşitli Amerikan Üniversitelerinde faaliyet göstermektedirler. Bunun dışında ABD de bugün başta Kaliforniya da olmak üzere Michigan, New Jersey, New York ve Nevada da ABD ve dünyanın diğer yerlerinde Ermeni çıkarları için hizmet veren vakıflar vardır. Bu kuruluşlar dışında ABD de mevcut olan Ermeni kiliseleri de buradaki Ermeni lobisinin etkileyici kollarından biridir. Tüm bu kuruluşlar 1984 yılında Amerika Ermeni Asamblesi adıyla bir lobi kurumu kurmuşlar 133. Bu çalışmalarıyla Ermeni lobisi zaman zaman istediği Ermenistan la ilgili birçok yardım kararlarının çıkarılmasında etkili olmuştur yılında Senatör Porterin çalışmalarının sonucu buna örnektir. Yani gelişim için Ermenistan a 30, insani yardım olarak da 85 milyon dolar yardım ayırtmıştır devletten 134. B.1. L.T.Petrosyan Döneminde Ermenistan ın Dış Politikası U. S. Congressional Records, April , S. H 3776? 291
127 Ermenistan ın Dış politikasına girmezden önce onun jeopolitik konumuna ve hangi ülkelerle sınır komşusu olmasına da bakmamız gerekir. Çünkü her bir ülkenin dış politikasında bu tür şeyler çok önemlidir. Ermenistan coğrafi olarak kapalı bir ülkedir. Hiçbir denize ve ticari merkezlere direk yada dolayısı çıkışı yok durumdadır. Ermenistan ı eski SSCB Cumhuriyetlerine bağlayan bir çok demir yolları, karayolları ve deniz yolu Azerbaycan üzerindendi. Çok az kısmıyla Gürcistan üzerindendi. Malum Dağlık Karabağ savaşı nedeniyle Azerbaycan kendi arazisinden Ermenistan a giden tüm bu yolları haklı olarak kapatmıştır. Bu yüzden Ermenistan için Gürcistan büyük bir öneme sahiptir. Çünkü Ermenistan ın diğer bir komşu ve sınır ülkesi olan Türkiye de kendi, sınırlarını Dağlık Karabağ ve Azerbaycan ın topraklarının Ermeni ve Rus birlikleri tarafından işgalini durdurmak ve işgal olunmuş toprakların Azerbaycan a geri verilmesi nedeniyle kapatmıştır. Bu kapatma için Türkiye şimdiye kadar bir çok Avrupa ülkeleri ve hatta ABD tarafından baskılara maruz kalmaktadır. Böyle bir durumda Ermenistan için Gürcistan ın önemi çok büyüktür. İster ekonomik alanda isterse de siyasi alanda. Ama son 3 yılda Ermenistan ın Gürcistan a arazi iddiasında çıkış etmesi ve orada yaşayan Ermenilere muhtariyet verilmesi talebi Gürcistan la bu ülke arasında ilişkileri büyük bir çıkmaza sokmuştur. Aynı zamanda Gürcistan ın ABD yanlı bir politika izlemesi onu Rusya nın Güney Kafkasya daki tek varlığı olan Küçük Rusya dan yani Ermenistan dan uzaklaştırmıştır. Rusya Ermenistan ın dış politikasında önemli rol oynayan bir ülkedir. İster L. T. Petrosyan isterse de R. Koçaryan ın Ermenistan ı Rusya ya olan bağımlılıktan kurtarma çabalarında başarılı olamamışlar. Ermenistan ın diğer bir sınır komşusu İran dır. SSCB nin çöküşünün ardından bir çok yeni devletlerin oluşması ortaya çıkmıştır. bu devletlerden biride Güney Kafkasya daki Azerbaycan Cumhuriyetidir. İran sınırında Azerbaycan adını taşıyacak bir Cumhuriyetin varlığını hiçbir zaman istememiştir. Çünkü kendi sınırları içerisinde üç tane Azerbaycan 292
128 Ostanı (Vilayeti) ve aynı zamanda 30 milyon çivarında Azerbaycan Türkü yaşamaktadır. Azerbaycan la Ermenistan arasında Dağlık Karabağ savaşı başladıktan sonra İran Ermenistan a gizli ve açık şekilde her zaman yardım etmiş ve bu günde bu yardımlar davam etmektedir. İran ın Ermenistan a yardımının nedeni birinci olarak hem Farsların hem de Ermenilerin aynı milli kökten olmasıysa ikinci nedeni Azerbaycan ın iç problemlerden kurtulmamasını sağlamaktır. Çünkü içerisinde hiçbir problemi bulunmayan ve ekonomisi güçlü olan bir Azerbaycan İran için tehlikelidir. Bu yüzden Ermenistan İran ın bölgede en iyi anlaşa bildiği bir ülkedir. B.2. Petrosyan Dış PolitikasındaTürkiye 1991 yılının Ekim ayının 16 da Ermenistan da geçirilmiş devlet başkanlığı seçimlerini Ulusal Demokratik Birlik partisinin lideri Levon Ter Petrosyan kazandı 135. Petrosyan da kendisinden sonra devlet başına gelecek olan Robert Koçaryan gibi Dağlık Karabağ sorunundan faydalanarak bu koltuğa oturdu. Petrosyan ın dış politikasına baktığımızda öne çıkan ana hatlar şunlardır. Ermenistan ın sınır ülkelerle özelliklede Türkiye yle dış ilişkilerini normsallaştırmak, Rusya yla olan bağımlılığı azaltmak ve ABD yanlı politika izlemek, Dağlık Karabağ sorununa kısa zamanda çözüm bulmak. Aslında birinci ve üçüncü hattın tüm amaçları aynıdır. Yani Türkiye yle dış ilişkilerin normalleşmesi Dağlık Karabağ sorununun çözümünden geçiyor. Çünkü Türkiye nin sınırlarını Ermenistan a kapatmasının nedeni budur. Petrosyan Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Türkiye yle ilişkilerini iyi şekilde tutmak istemesini de açıklamıştı. Ama Türkiye Sözde Ermeni Soykırımı iddialarından Ermenistan ın bir devlet olarak vaz geçmesini ve Dağlık Karabağ da bir çözüm bulunmasını talep etmiştir. Fakat 23 Ağustos 1991 tarihli Bağımsızlık bildirisi nin 11. maddesinde Ermenistan Cumhuriyeti, 1915 te Osmanlı Türkiye si ve Batı Ermenistan da işlenen 135 LİBARELDİAN, J.: Ermenilerin Devletleşme Sınavı, İletişim Yayınları, İstanbul, 2001, S
129 soykırımın uluslararası alanda kabul edilmesi için sürdürülen çabaları destekleyecektir demektir 136. Petrosyan ın en çok çekindiği noktalardan biride dışarıda bulunan diasporanın devlet işlerine karışması ve dış politikada ki etkisini artmasıdır. Diasporanın Ermenistan ın gelişmesinde maddi ve manevi olarak mutlaka olmasını bilen Petrosyan bir yandan diasporayla ilişkileri iyi tutmakta onları kendisinden ve Ermenistan dan uzak tutmamayı çalışırken diğer yandan diasporanı iç ve dış politikadan mesafeli tutmaya çalışmıştır. Ama Ermenistan ın dış politikasında özelliklede ABD ile olan ilişkilerinde diasporanın yeri inkar edilmezdir. ABD deki Ermeni lobisi, Kongrede genel olarak üç tema üzerinde çalışmaktadır. Birincisi: Sözde Soykırımı Amerikan Senatosundan çıkarmak. İkincisi: ABD nin Ermenistan a insani yardım programları, teknik yardım ve kalkınma yardımını sağlamak. Üçüncüsü: Azerbaycan a ve Türkiye ye müeyyideler uygulanmasıdır 137. ABD deki Ermeni lobisinin çalışma taktiklerinden biriside Parlamento senatörlerini sık sık Ermenistan a kısa gezilere götürmeleridir. Bu senatörlerden biri Senatör Pell 1990 yılının 24 Nisanında bölgeye gittiğini ve Ermeni mültecilerle konuştuğunu ve onların ne kadar acılar çektiğini, gördüğünü anlatmıştır Senato toplantısında 138. Ermenistan ın dışında lobi tarafından aparılan bu tür propagandalar hiç gerçeği anlatmıyor. Ama bir şeyde doğru ki, Dağlık Karabağ savaşı Ermenistan ın iç politikasını ne kadar etkilemişse dış politikasını da bir o kadar etkileye bilmiştir. Böyle ki, Ermenistan bağımsızlıktan bu güne kadar Dağlık Karabağ probleminin yarattığı güvenlik problemleri ile karşılaşmış, bu da Ermenistan ın dış politikasına bütün komşu ülkelerle ve bu devletlerin jeopolitik ve jeoekonomik ortamda ki rolleriyle beraber, 136 İbrahim Kaya, Sözde Soykırımın Tanınması: Ermenilerin Amaçları ve Sorunları, Stratejik Analiz, cilt3, sayı 28, Ağustos 2002, s KANTARCI, Ş.: Ermeni lobisi: ABD de Ermeni Diasporasının oluşması ve lobi Faaliyetleri, Ermeni Araştırmaları, sayı 1, Mart Nisan Mayıs 2001, s U. S. Congressional Records, April , s. S 4850? 294
130 Ermenistan ın temel stratejik çıkarları göz önünde tutularak ilişkileri kurma zorunluluğunu yaratmıştır 139. B.3. Petrosyan Dış Politikasında Rusya Bu konuya genel olarak Ermenistan ın dış politikasında Rusya bölümünde kısaca değinmişiz. Ama L. T. Petrosyan dönemindeki Ermenistan Rusya ilişkileri o kadar da açıklık kazanmamıştır. Ermenistan da L. T. Petrosyan dönemi 1990 lardan 1998 e kadar olan devri kapsıyor. Bu devirde Petrosyan iktidarı dış politikasında Rusya yı iki farklı bölüme ayıra biliriz. Birinci dönem Ermenistan da Rusya ya tam bağlılık devri ve ikinci dönem L. T. Petrosyan ın ikinci kez Cumhurbaşkanı seçildikten sonra izlediği batı yönlü politika ve bu politika sonucu Rusya dan kısmen de olsa kopa bilme isteği vardı. Birinci dönem yani Ermenistan ın Rusya ya sıkı halde bağlamasının ardından ekonomik olarak çok kötü durumda olarak Rusya nın ekonomik yardımları sonucunda ayakta kala bilmesini sağlamak. II. Dağlık Karabağ için giden savaşlarda Rusya nın Ermenistan a olan askeri yardımının devam etmesini sağlamak. Ermeni dış politikasında Sözde Ermeni Soykırımının arttığı bir devirde Rusya Duması da buna sessiz kalmamış ve 15 Nisan 1995 tarihinde Sözde Ermeni Soykırımını tanıyan bir karar kabul etmiştir 140. Rusya nın Ermenistan a yaptığı bu iyiliklerin tek karşılığı Kafkasya da güçlenmek değil. Rusya nın asıl amacı Gürcistan ve Azerbaycan da etkili güç durumuna gelmekte olan eski rakibi Türkiye yi buradan sıkıştırıp çıkarmaktır. Başlangıçtan beri bölgesel stratejisini Rusya yla işbirliği üzerinde kuran Ermenistan ise bir ilkem içerisinde bulunmaktadır. Ermenistan Rusya yla sağladığı askeri stratejik işbirliğiyle bölgede önemli toprak işgal etmiş ve nüfus yarışında Rusya lehine kazanımlar sağlamıştır 141. Rusya Devlet Duması nın Savunma Komisyonu Başkanı General Eva Roxlin in yaptığı açıklamalara göre yıllarında Rusya Ermenistan a bir milyar dolarlık silah vermiştir. bu silahlar içerisinde son model T 72 tankları, uzağı vurma için 139 SARGSİAN,M,GRİGORİAN, A, NOVİKOVA, G.: Armenia s National Policy, The Armenian Center For National and İnternational Studies Ermeni Araştırmaları Dergisi, Sayı: 3, Eylül, Ekim, Kasım s OĞAN, S, AĞACAN, K.: Güney Kafkasya da Yeniden Başlayan veya Bitmeyen Soğuk Savaş, Stratejik Analiz, Cilt: 2. Sayı: 13, Mayıs 2001, s
131 raket atarlar ve Skud 2 roketleri de bulunmaktadır 142. Ermenistan ayırıcı Rusya yla 18 Nisan 1997 tarihinde Ermenistan da bulunan 30 bin askere sahip 2 Rus üsü nün statüsünü onaylamıştır. Bununla da Ermenistan savaş olduğu halde Rusya nın onun yanında yer almasını planlamıştır 143. Petrosyan iktidar ayrıca Rusya nın AGİT eş başkanlığına getirilmesinde aktif rol oynamıştır yılının Aralık ayında AGİT in Budapeşte zirve toplantısında tek başkanlı Minsk Grubu ikili eş başkanlık sistemine geçmeye ve Rusya nı ikinci eş başkanı olarak kabul etmiştir 144. Petrosyan yönetimi Rusya ya bu kadar bağlı olmasına rağmen aynı zamanda ABD le de ilişkilerini geliştirmeye başlamıştır. Özelliklede Petrosyan ın ikinci kez 1996 yılında Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra Rusya dan kopma meyilleri yönetim içerisinde artmıştır. Ama parlamentoysa tam tersi Ermenistan ın Rusya ya bağımlılığını artırmaya ve bunu da korumaya çalışırdı. Parlamentonun bu tutumuna Rusya nın destek vermesi ve Petrosyan a baskısı hükümeti ikiye bölmüştür. Artık Petrosyan ın Parlamentoya yolladığı kararlar onaylanmıyor ve geri çevriliyordu. İç politikada yaşananlar dış politikada yansımaya başlamıştı. Ermenistan ın ABD le yakınlaşmasına karşı Başbakan Robert Koçaryan, Savunma Bakanı Vazgen Sarkisyan, İçişleri ve Güvenlik Bakanı Serj Sakisyan dış politikada Rusya ya öncelik verilmesini istiyorlardı. böylece yönetimde Rusya ve ABD yanlı güçler arasında bir rekabet olmuştu. Hatta Petrosyan ın istifası da dile getirilmeye başlamıştı. Petrosyan ın Dağlık Karabağ sorununu çözmek yolunda tutuğu yumsama da Rusya yanlı güçler için bir bahane oluşturdu. Ter Petrosyan Yukarı Karabağ anlaşmazlığını çözmek için AGİT Minsk Grubu eş başkanlarından birinin 1997 Eylülünde sunduğu taslak öneriyi kabul etmiş, buna karşı çıkan kendi kabinesindeki kuvvetli üyelerin baskısı sonucu istifa etmiştir 145. Petrosyan a karşı olan bu grup Ermenistan ı Rusya nın bir parçası olarak görür ve bunun da karşılığında Rusya onları Karabağ ı Ermenistan a vermekle ödüllendireceğini düşünüyorlardı. Ama Rusya nın ulusal çıkarlarının izin verdiğinden daha fazlasını Ermenistan için yapamayacağını görünen o ki, anlamamışlardır. 142 COHEN, SŞA Stranı 143 Rus Silah Mafyası Korkuttu, Zaman, 5 Şubat GASPARYAN, A.: Dinamika Karabakskoğa Konflikta I Rol Rossiyskoy Federasii v Ego Uregulirovanii (Dağlık Karabağ Sorununun Dinamiği ve Rusya Federasyonunun Sorunun Çözümündeki Rolşü LİBARDİAN, Ermenilerin Devletleşme, S
132 B.4. Petrosyan Dış Politikasında İran İran Ermenistan bağımsızlığını kazandıktan bu yana Rusya dan sonra bu ülkeye hem siyasi hem de ekonomik olarak en büyük destek veren ikinci ülke konumundadır. İran böylece Moskova nın eski Sovyetlerinin güneyindeki politikasını desteklemiştir. Gürcistan ve Azerbaycan ın Batı ile entegrasyonu ndan korkan Ermenistan, Rusya ve İran başta olmak üzere diğer bölgesel güçlerinde Kafkaslarda bulunmasına çaba göstermektedir 146.Ama Ermeni araştırmacılar Ermenistan-İran ilişkileri açısından, İran I genel olarak batı entegrasyon süresine karşı tek başına durabilecek güç olarak yetersiz bulmakta, Tahranı ancak Rusya ve Çin e destek verecek jeopolitik oyuncu ve Türkiye nin Kafkaslarda ki ekonomik ve kültürel yayılmacılığına siper olabilecek ülke gibi değerlendirmektedir 147. İran ınsa Ermenistan la olan iyi ilişkilerinin nedeni ülkesinin Türk milli gruplarının çoğunluğu oluşturmasıdır. Ermenistan bağımsızlığını kazandıktan ta 1998 yılının Şubat ayına kadar Ermenistan da Devlet başında L. T. Petrosyan olmuştur. Petrosyan döneminin Ermenistan ının İran la ilişkileri diğer komşu ülkelere oranla daha iyi bir yoldaydı. Hatta Petrosyan komşularla ilişkilerini geliştirme konusunda İran a 1992 yılında bir ziyarette bulunmuş ve iki devlet arasında, Aras nehrinin üzerinde köprü yapmak anlaşması imzalanmıştır. Bu arada 21 maddelik bir anlaşma iki devletin cumhurbaşkanları arasında yapılmıştır. C. Robert Koçaryan Döneminde Ermenistan Dış Politikası 146 GÜL, N, EKİCİ, G.: Azerbaycan ve Türkiye ile Bitmeyen Kan Davası Ekseninde Ermenistan ın Dış Politikası, Avrasya Dosyası, Azerbaycan Özel, İlkbahar 2001, Cilt: 7, Sayı:1, s GÜL, EKİCİ, Azerbaycan ve Türkiye, S
133 C.1. Rusya İle Olan İlişkiler Petrosyan dan sonra Ermenistan da işbaşına gelen R. Koçaryan selefinden farklı olarak dış politikasında Rusya ya fazla öncelik vermeye başladı. Koçaryan ın iktidarının ilk 3 yılı tamamen Rusya yönelik olmasıyla tanındı. SSCB nin çökmesinin ilk başlarından Dağlık Karabağ da Krunk (Turna) teşkilâtının liderliğini yapan Koçaryan, 1992 de sözde Dağlık Karabağ Savunma Komitesi Başkanı, 1996 da ise Cumhurbaşkanı seçilmiştir. 148 Petrosyan tarafından Ermenistan da 1997 yılının Mart ayında Başbakanlık görevine getirilen Koçaryan, daha sonra muhalefet sıralarına katılarak Petrosyan ın Dağlık Karabağ politikasını eleştirmeye başlamıştır. Petrosyan, 1998 te istifa ettikten sonra Başbakanlık görevinde bulunan Robert Koçaryan devlet başkanının yetkilerini kullanmaya başlamıştır yılının 30 Mart tarihinde yapılan seçimlerde devlet başkanı seçilmiştir. Koçaryan iktidara geldikten sonra Ermenistan ın iç ve dış politikasında ciddi değişiklikler olmuştur. Her şeyden önce, Rusya ile ilişkilerini geliştirmeye çalışan Koçaryan, askeri, ekonomik ve siyasi açıdan Rusya ile işbirliğine önem vermiştir. Koçaryan, iktidarının ilk yıllarında ekonomik sorunlardan daha çok siyasi sorunların çözülmesine öncelik vermiştir. Karabağ sorununun çözümü için Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Aliyev ile yaptığı görüşmelerde konu ile ilgili anlaşma sağlanmamıştır. Koçaryan, yönetimi çözümsüzlükte bir çözümdür prensibine göre hareket ederek sorunu zamana yaymaya çalışmıştır. 148 Daha geniş bilgi için bkz: Ermenistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Web Sitesi: 298
134 Dış politika çerçevesinde başta Rusya olmak üzere ABD ve Avrupa ülkeleri ile ilişkilerini geliştirmeye çalışmış, yurtdışında yaşayan Ermenilere yönelik ciddi çalışmalar başlatılmıştır. Diaspora Ermenileri ile ilişkilere özel önem veren Koçaryan, bununla da diaspora Ermenilerinin yatırımları ile ekonominin sorunlarını azda olsa hafifleteceğini düşünmüştür. Ermenistan ve Rusya arasında ekonomik ve ticari ilişkileri etkileyen en önemli sorunlardan biri de Ermenistan ın Rusya ya olan borcunun ödenmesinde yaşanan zorluklar olmuştur. Bağımsızlığın ilk yıllarında Rusya nın verdiği borçlarla ayakta kalmaya çalışan Ermenistan birkaç yıl sonra bu borçları ödeyemez duruma gelmiştir. Rusya bulduğu her fırsatta Ermenistan a borcunu geri ödemesi gerektiğini hatırlatmış ve verdiği doğalgazda kesintiler yapmaya başladıktan sonra, Ermenistan hükümeti Rusya ya olan borcunu ödemek için yollar aramıştır. Taraflar arasında yapılan uzun görüşmelerden sonra Ermenistan Devlet Başkanı Robert Koçaryan ın teklifi üzerine Rusya, toplam 101 milyon Dolar borç karşılığında Ermenistan ın büyük askerî sanayi tesisi olan Nairit ve ülke elektrik ihtiyacının % 40 nı üreten Hrazdan hidroelektrik santrali başta olmakla beş büyük sanayi tesisini almaya karar vermiş ve 17 Temmuz 2002 de bu konuda anlaşma imzalanmıştır. 149 Taraflar arasında imzalanmış bu anlaşma uzun süre Rusya Duma sında onaylanmamıştır. Bunun en büyük nedenlerinden biri de Rusya nın kontrolüne verilmiş bu sanayi merkezlerinin demirbaş sayısının kesin olarak hesaplanmaması olmuştur. Yapılan görüşmelerden sonra bu konudaki anlaşmazlıklar da halledilmiş ve Rusya Duma sı Ermenistan ile imzalanmış anlaşmayı 15 Mayıs 2003 tarihinde onaylamıştır. 149 Daha Geniş Bilgi İçin Bkz: 299
135 Rusya daki Ermeni diasporası, Ermenistan-Rusya arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesi yönünde ciddi faaliyette bulunmuştur. Ermeni diasporası liderleri Rus işadamlarının Ermenistan a yatırım yapmalarını propaganda etmektedir. Özellikle Rusya Ermenileri Birliği nin (REB) bu konuda ciddi girişimleri vardır. C.2. Koçaryan Dönemi Ermenistan-İran İlişkileri Petrosyan ın iktidarı bırakmasının ardından Ermenistan da Taşnak komitecilerinin de desteğini alarak işbaşına gelen R.Koçaryan ın ekonomik politikalarda ve ülkenin krizden çıkartılması için İsrail den sonra en yoğun ABD yardımı alan devletin Ermenistan olacağı düşünülüyordu. Koçaryan ın seçim programlarında, ABD çerçevesinde ilişkilerin gelişmesi, Rusya ile geleneksel işbirliğinin daha da canlandırılması ve en önemlisi dış politikanın önceliklerinden biri, yakın komşularla, özelikle de İran ve Gürcistan ile ilişkilerinin geliştirilmesi olmuştur. 150 Koçaryan dış politikasında Rusya dan sonra kendine en güvenilir müttefik olarak İran ı görmekteydi. C.3.Koçaryan Dönemi Ermenistan-Türkiye İlişkileri Petrosyan yönetiminin kısmen ılımlı dış politikasından sonra Koçaryan ın 1998 yılının Nisan ayında cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte, aşırı milliyetçi hareketler serbest olmuş ve Ermenistan komşularıyla özellikle Türkiye ile ilişkilerine fazla dikkat etmemiş aksine ilişkilerin normalleşmesine hiçbir gayrette bulunmamıştır. Hatta Koçaryan resmi bir 150 Ermenistan da İkinci Raunt Milliyet, 30 Mart
136 açıklamasında : Soykırım trajediyi dünyaya hatırlatmak durumunda olduklarını ve bu olayı hiçbir zaman unutmayacaklarını ifade etmiştir. Koçaryan aynı söylemlerini BM Genel Kurulunda da dile getirmiş ve Ermenistan ın Azerbaycan ve Türkiye tarafından ablukaya alındığını söylemiştir. Söz konusu devlet politikasını Dışişleri Bakanı Vardan Oskanyan da dile getirmekte ve (sözde) soykırımın tanınması konusunun Ermenistan dış politikasının en önemli parçalarından birisi olduğunu savunmaktadır. Böylece Türkiye nin önünde bağımsızlık bildirgesine (sözde) soykırım iddiasını koyan ve buna sadık kalınacağı ifadesini yerleştiren, Anayasasının 13. maddesinin ikinci fıkrasında Ermenistan devletinin arma sı tarif edilirken, Ağrı Dağına yer veren, gerek Ermenistan da gerekse dünya kamuoyunda Türkiye ye sürekli sorun çıkartan bir Ermenistan tablosu bulunmaktadır. D. Petrosyan ve Koçaryan İktidarlarının ABD yle Olan İlşkileri ABD, 1991 de bağımsızlığının hemen ardından Ermenistan ı tanımış ve diplomatik ilişkiler kurmuştur. ABD de büyük Ermeni toplumunun bulunması nedeniyle Ermenistan ile ilişkileri diğer Güney Kafkasya ülkelerinden farklı olmuştur. Bundan başka daha Sovyetler Birliği nin dağılmasından çok önce ABD ve Ermenistan arasında bazı ilişkiler mevcut olmuştur. Nitekim daha 1970 li yılların başlarından itibaren Ermenilerin ABD ye göç etmelerine izin verilmiştir. XIX. Yüzyılın sonu, XX. Yüzyılın başlarından itibaren ve Sovyetler zamanı ABD ye göç eden Ermeniler burada ciddi bir şekilde örgütlenmiştir. Bağımsızlık sonrası ABD nin Ermenistan politikasının oluşumunda Ermeni diasporasının büyük önemi olduğu söylenebilir. Bunu ABD-Ermenistan ilişkilerinin ilk dönemlerini incelediğimiz zaman görebiliriz. 301
137 Bağımsızlığının ilk yıllarında ABD, Azerbaycan ve Gürcistan ile diplomatik ilişkiler kurmasına rağmen, bazı konularda kendisini dışarıda tutmaya çalışmıştır. Ancak Ermenistan ın siyasi, ekonomik ve mali sorunları ile daha yakından ilgilenmiş, Ermeni diasporasının başarılı faaliyeti sonucunda Ermenistan a özel ilgi göstermiştir. ABD mali ve ekonomik olarak Ermenistan ile daha sıkı bir işbirliği içinde bulunsa da askeri ve siyasi açıdan ilişkilerinde ciddi bir gelişme yaşanmamıştır ve ABD nin Ermenistan da askeri varlığı söz konusu değildir. Ermenistan Barış İçin İşbirliği programı çerçevesinde NATO ile ilişkilerini geliştirmeye çalışsa da, güvenlik alanında Rusya ile işbirliğine daha çok önem vermektedir. ABD nin mali açıdan Ermenistan ı desteklemesinin en önemli nedenlerinden biri de ABD Ermeni diasporasının Kongre ve Senato da yaptıkları lobi faaliyetleridir. Özellikle Ermenistan ın Türkiye ve Azerbaycan tarafından ekonomik ablukaya alındığını iddia eden Ermeni diasporası 2002 yılı başlarına kadar ABD nin Ermenistan a 1 milyar 200 milyon Dolar mali yardım etmesini sağlamıştır ki bu açıdan Ermenistan İsrail den sonra ABD den en çok yardım alan ikinci ülke olmuştur. Üç milyon nüfusa sahip Ermenistan da kişi başına 42 dolar Amerikan yardımı düşerken bu rakam Bosna da 34 dolara, Rusya da 1.40 Dolara, Hindistan da ise 0.14 Dolara kadar iniyor.abd Yönetiminin dış yardımları azaltma eğilimine karşın bu durumdan etkilenmeyen çok az ülke arasında bulunan Ermenistan a 2001 yılı bütçesinden de 90 milyon dolar ayırdı. 151 Özellikle de Mitch McCONNELL in 1994 yılında ABD Senatosu Ödenekler Dış Operasyonlar Alt komitesi Başkanı seçilmesinden sonra ABD yönetimi 1994 yılından şimdiye kadar Ermenistan a 500 milyon doların üzerinde yardımda bulunmuştur yılında ABD yönetimi Ermenistan a 300 milyon dolar kredi sağlamış ama bu kredinin nereye harcandığı üzerinde durmamıştır yılında ABD nin ettiği yardımlar sayesinde Ermenistan da kişi başına düşen para 97 dolar olduğu halde
138 Azerbaycan da bu rakam 3 dolar olmuştur. 154 Kısa olarak ABD nin Güney Kafkasya ülkelerine yaptığı yardımların listesini aşağıdaki tabloda göstere biliriz. 155 Yıllar Ülkeler ve Azerbaycan Ermenistan Gürcistan Ermenistan Başbakanı A.Margaryan ın açıklamasına göre, yılları arasında ABD, Ermenistan a teknik ve insani yardım çerçevesinde1.400 milyon Dolar yardımda bulunmuştur. 156 Bundan başka ABD Kafkasya ülkelerine mali yardım ederken Dağlık Karabağ ı ayrı bir birim olarak görmüş ve yardımda bulunmuştur ki bu durum Azerbaycan ın toprak bütünlüğünü tanıması hakkında görüşlerine ters düşmektedir yılında ABD Freedom Support Act programı gereğince Ermenistan a 93 milyon 750 bin Dolar, Karabağ a ise 25 milyon Dolar yardımda bulunmuştur Ocak 2002 tarihinde Ermenistan da yapılan Ermenistan Cumhuriyetinin Güncel Sorunları adlı yuvarlak masa toplasında Ermenistan Dışişleri Bakanı Vardan Oskanyan ın ABD nin Ermenistan a yerleşmesi hiçbir zaman Rusya nın varlığı ile mukayese edilemez ve onun yerini dolduramaz şeklinde açıklama yapması, ABD-Ermenistan arasındaki ilişkileri etkilememiştir. Bu açıklamaya rağmen, Ermenistan Barış için İşbirliği programı çerçevesinde Daha geniş bilgi için bkz: Daha geniş bilgi için bkz: &month=01&year=2003&id=
139 NATO ile ilişkilerine devam etmektedir. Ermenistan Savunma Bakan Yardımcısı Mikael Melkonyan NATO-Ermenistan ilişkilerini değerlendirirken NATO ile işbirliği içinde olduklarını ancak, Ermenistan ın NATO ya üye olmak istemediğini vurgulamıştır. 159 Ermenistan ın bu tutumu karşısında bile ABD Ermenistan ile askeri işbirliğine devam etmekte ve özel olarak askeri yardımlarda bulunmaktadır. Ermenistan ın ABD den aldığı mali yardımlara rağmen, devlet yetkililerinin bu tür açıklamalarda bulunması özellikle güvenlik ve askeri ilişkiler açısından Rusya ya olan bağımlılığının bir göstergesidir Mayıs 1999 da Erivan da düzenlenen Rusya-Ermenistan-İran: Uygarlık Diyalogu adlı konferansta konuşma yapan Ermeni Devrimci Federasyonu (Taşnaksutyun Partisi) Merkez Yönetim Kurulu Başkanı ve Devlet Başkanı Koçaryan ın Danışmanı görevinde bulunan Vahan Ovannisyan Ermenilerin son 300 yıllık tarihinde Rusya nın büyük rol oynadığını ve Ermenistan ın bağımsızlığının garantörü olduğunu ifade etmiştir. 160 Ovannisyan ın bu görüşü 8 Ekim 2002 de Moskova da düzenlenen Yüzyılın Kavşağında Dünya Ermenileri ve Uluslararası İlişkilerin Güncel Sorunları adlı konferansta konuşma yapan Rusya Dışişleri Bakanı İgor İvanov un görüşleri ile uyuşmaktadır. İvanov görüşlerini, Rusya Kafkasya devletidir ve bu bölgede doğal çıkarları vardır. Rusya nın Kafkasya politikası tarihi, ekonomik, siyasi, dini ve kültürel ilişkilerin sürekliliğine dayanmaktadır. Bizim başlıca amacımız bu bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamaktır. Bizim bölgedeki varlığımız istikrarın sağlanması için yeterlidir. Bu konu bugün de bizim için 159 GRİGORYAN, L.: Armeniya ne Sobiraetsa Vstupat v NATO, Daha geniş bilgi için bkz: PETROSYAN, S.: Rossiya Armeniya İran:Dialog Tsivilizatsii, Daha Geniş Bilgi İçin Bkz
140 güncelliğini korumaktadır. Ermenistan Kafkasya ülkeleri arasında Rusya için özel öneme sahiptir. İki ülke arasındaki ilişkiler dostluk ve işbirliği prensibine, karşılıklı anlaşmaya, milli çıkarların örtüşmesine ve tarihi geleneklere dayanmaktadır. 161 şeklinde ifade etmiştir. Ermenistan da Rusya nın askeri ve siyasi varlığının büyük bir ölçüde devam etmesi üzerine ABD, Türkiye nin Ermenistan ile olan sınır kapısının açılması için zaman zaman Türkiye ye karşı baskı uygulamıştır. ABD, Türkiye ile ilişkilerini geliştiren Ermenistan ın bu ülke üzerinden batıya açılması üzerine Rusya nın siyasi ve askeri etkinliğinin zayıflayacağını düşünmektedir. Bu konuda önemli olan konulardan biri de ABD nin tek taraflı olarak Türkiye ye baskı uygulamasıdır. Sınır kapılarının açılmasını isteyen ve Rusya nın Ermenistan daki askeri ve siyasi etkinliğinin zayıflamasına çalışan ABD sözde soykırım propagandasını durdurmak için Ermenistan ı uyarmamıştır. Ancak sadece sınır kapılarının açılması Ermenistan-Rusya askeri ve siyasi ilişkilerini zayıflatmayacaktır. Bunun da birkaç nedeni vardır: - Her şeyden önce Rusya, Ermenistan yönetiminin iç işlerine karışmamakta, ülkedeki baskıcı rejimi eleştirmemekte, insan hakları, basın yayın özgürlüğünü sorgulamamıştır. - Dağlık Karabağ Savaşı nda Ermenistan ı her zaman askeri ve siyasi açıdan desteklemiştir. 161 Vstuplenie Ministra inostrannıh Del Rossii İ. S. İvanova Zaklyuçitelnom Plenarnom Zasedanii Mejdunarodnıy Konferantsii Armyane na Rubeje Vekov i Aktualnıe problemı Mejdunarodnıh Otnoşenii, Daha geniş bilgi bkz: ?OpenDocument 305
141 - Rusya da yaşayan yaklaşık 2 milyon Ermeninin Rusya ile ilişkilerin bozulması sonucunda ana vatanlarına geri dönmeleri Ermenistan ın iç politikasında ciddi sorunların yaşanmasına neden olacaktır (ABD de yaşayan yaklaşık 1 milyon Ermeninin her hangi bir nedenle ABD hükümetinin geri göndermesi söz konusu değildir). Bağımsızlığının ilk yıllarından bugüne kadar Ermenistan Rusya ve ABD arasında denge politikasını izlemeye çalışmış, hem Rusya nın askeri ve siyasi desteğinin hem de ABD nin mali yardımlarının devam etmesini sağlaya bilmiştir. Ancak Ermenistan ile askeri ve siyasi ilişkilerinin üst düzeyde olmasına rağmen, Rusya Kafkasya daki etkinliğini daha fazla sürdürme imkanına sahip değildir. Çünkü, ABD bölgedeki enerji kaynaklarının ve ulaştırma hatlarının tamamının kontrolünü eline geçirmiş ve bölgeye Rusya dan daha çok sermaye yatırmıştır. Bu nedenle de bölgenin güvenliğinin sağlanmasında kendisini sorumlu görmektedir. E. Ermenistan ın İç Ve Dış Politikasında Dağlık Karabağ Azerbaycan ın tarihi toprağı olan Dağlık Karabağ a Ermenilerin asılsız benimdir iddiası 1988 yılından Sovyetler Birliği çökmezden önce başlamıştır. Bu iddianın arkasında o zamanlar Moskova ya yakınlığı bulunan ermeni aydınlar dayanmaktaydı. Onların desteğiyle 1988 yılında Hankenti (Stepanakert) Meclisi Ermenistan- Azerbaycan sınırını değiştirilmesine karar vererek bu kararı Moskova ya götürmüştür. Fakat bu karar hem Azerbaycan hem de Sovyet yönetimince olumlu karşılanmamıştır. Gittikçe artan siyasi gerginliyi çözemeyen Moskova Ermenistan ve Azerbaycan arasında Dağlık Karabağ dışarıda kalmakla nüfus değişimi getiren bir düzenleme yaptı. 170 bin Etnik Azerbaycan türkü Ermenistan ı terk 306
142 etmeye zorlanarak Azerbaycan a gönderildi ve 300 bine yakın etnik Azerbaycan Ermenileri de aynı kadere zorlanarak Ermenistan, Rusya, ve Orta Asya cumhuriyetlerinde sığınmacı oldu 162. Ermenilerin bu asılsız iddialarına dışarıdan en etkili destek uzun süredir ABD ve Avrupa da oluşmuş Ermeni lobisinden gelmiştir yılında başlayan bu problem 1991 yılında Azerbaycan ve Ermenistan ın bağımsızlıklarını kazanmasıyla yeni bir mecraya girmiştir. Ermenistan ın bağımsızlığını ilan etmesinin ardından işgalci Dağlık Karabağ yönetimi de sözde Dağlık Karabağ Cumhuriyetini ilan etmiştir. 163 Ama dönemin Ermenistan cumhurbaşkanı Petrosyan dağlık Karabağ cumhuriyetini tanımadı. Petrosyan devam eden bu çatışmanın Ermenistan Azerbaycan arasında bir çatışma olarak algılanmaması için çaba sarf ettiğini ve Dağlık Karabağ Cumhuriyetini Ermenistan ın tanıması halinde Ermenistan!ı Azerbaycan ın iç işlerine karışmak ile suçlanacağını belirtti. 164 Ermenistan bununla da savaşta taraf olmadığını ve bu savaşı Dağlık Karabağ Ermenilerinin özgürlük savaşı olarak uluslararası arenada ad kazanmasını sağlamayı planlıyordu lerin sonlarına doğru başlayan küçük çaplı çatışmalar, 1990 ların başında tam anlamıyla savaşa dönüştü yılının ortalarına kadar Ermenistan askeri güçleri bazen küçük operasyonlarla, bazen de Hocalı soykırımında olduğu gibi büyük çaplı saldırılarla Azerbaycan ın Karabağ bölgesinin önemli bir kısmını işgal ettiler yılı ortalarından sonlarına kadar olan dönemde Azerbaycan savaşta bir takım başarılar kazanarak topraklarının önemli bir kısmını işgalden temizlese de fakat çok geçmeden bunu Ermenistan askeri güçlerinin yeni işgalleri izledi LİBARDİAN, Ermenilerin Devletleşme, S KASIM, K.: Ermenistan ın Dış Politikası: Ter Petrosyan ve Koçaryan Dönemlerinin Temel Parametreleri, Stratejik Analiz, Cilt:3, Sayı:27, Temmuz 2002, S KASIM, Ermenistan ın, S ASLANLI, A.: Küresel ve Bölgesel Aktörlerin son girişimleri Işığında Karabağ Sorunu: Çözüme Doğru mu? Stratejik Analiz, Cilt:1, Sayı:12, Nisan 2001, S
143 Karabağ savaşının Ermenistan dış politikası üzerindeki etkisini özetleyecek olursak bu savaş Ermenistan da istikrarın sağlanmasını geciktirmiş, olaylara daha gerçekçi ve sağduyulu yaklaşa bilen grupları olabildiğince çok zayıflatmıştır. 166 Azerbaycan da da durum bundan farklı değildi. Olayların gittikçe gerginleştiğini gören her iki taraf problemi çözmek için ortaya arabulucuları sokmaya çalıştı. İlk arabuluculuk görevini de Rusya ve İran üstlendi. Ama bu yeterli olmadı yılını Haziran ayında Rusya ve İran ın başlattığı Azeri ve Ermeni taraflar arasında arabuluculuk çabaları yerini Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı nın (AGİT zamanın AGİK i) arabuluculuğundaki görüşmelere bıraktı. 167 AGİT in Minsk Grubu bugüne kadar taraflara paket, aşamalı ve ortak devlet ilkesine dayalı çözüm önerileri verse de sonuç olumsuz olmuştur. AGİT in ileri sürdüğü çözüm önerileri içerisinde en optimalı 2 Aralık 1996 yılında Lizbon da toplanan AGİT üyelerinin 53 nün onayladığı işgal olunmuş Azerbaycan topraklarının boşaltılması ve Karabağ a Azerbaycan içinde en yüksek özerklik sağlanmasını öngören plan olmuştur. Bu plan Azerbaycan tarafından kabul edilirken Ermenistan tarafından reddedilmiştir. 168 Lizbon toplantısının ardından Ermenistan da muhalefetin Petrosyan a karşı sert eleştirileri de başlamıştır. Muhalefet AGİT in 53 ülkesinin aldığı kararın Ermenistan ın dış politikasını zayıf olmasından kaynaklandığını belirtiyordu. İşin gerçeği artık Petrosyanı istemeyen Rusya bu toplantıyı muhalefetin elinde en büyük koz olarak kullanmaya sevk etmesiydi. Petrosyan Rusya nın kendisine yönelik oyunların arkasında dayandığını gördüğü için ABD yanlısı politika izlemeye çalışmıştır yılında AGİT Minsk Grubunun Ermenilerin işgal ettikleri Azerbaycan topraklarının bir kısmından geri çekilmesini öngören barış planını Petrosyan ın imzalaması muhalefet tarafından çok sert karşılandı. 169 Parlamento ve bazı Bakanların da Petrosyan a karşı çıkması sonucunda Petrosyan 1998 yılının Şubat ayında istifa etmek zorunda kaldı. 166 LAÇİNER, S.: Ermenistan Dış Politikası ve Belirleyici Temel Faktörler , Ermeni Araştırmaları, Sayı:5, Bahar 2002, S LİBARDİAN, Ermenilerin, S AYDIN, M.: Dağlık Karabağ Sorunu, Türk Dış Politikası İçinde, Baskın Oran (ed), Cilt:2, İletişim yayınları, İstanbul 2002, S KASIM, K.: Başlangıçtan Barış Sürecine Dağlık Karabağ Çatışması, Ermeni Araştırmaları, Sayı: 2, Haziran-Temmuz-Ağustos 2001, S
144 Petrosyan ın istifasının ardından cumhurbaşkanı seçilen ve Azerbaycan vatandaşı olan Robert Koçaryan Karabağ sorununu çözmek için görüşmelere Dağlık Karabağ yönetiminin de taraf olarak katılması yönünde çaba göstermiştir. Ama Koçaryan ın bu ilginç iddiası vatandaşı olduğu Azerbaycan tarafından kabul edilmedi. Koçaryan a göre Dağlık Karabağ hiçbir şekilde Azerbaycan a bağlanamaz, Azerbaycan içinde Dağlık Karabağ ın tecrit olunmuş vaziyette kalmasının mümkünsüzlüyü, Dağlık Karabağ ın tam ve geniş güvenlik garantisinin bulunması gereklidir. 170 Bu öneriler Azerbaycan tarafından kabul edilmediği için Koçaryan çözüm için Aliyev le görüşmek fikrinden vazgeçti. Olayların kontrolden çıktığını ve Kafkasya da Rusya nın istediğini yaptığını gören ABD olayların bu tür gidişine müdahale etmeye başladı. Washington un kendi çıkarlarını da gözeterek Azerbaycan ve Ermeni liderlerini barış için tavize zorlaması Moskova da ve Ermenistan daki radikal milliyetçileri rahatsız etmiştir. AGİT in İstanbul toplantısında Washington yönetiminin taraflara barış için toprak değişimini de içeren bir önerini sunması Ermenistan da bir iç karışıklığa neden olmuştur. 27 nisan 1999 tarihinde Ermenistan parlamentosunda gerçekleştirilen saldırıda Başbakan Vazgen Sarkisyan ve Parlamento başkanı Karen Demirçiyan ında bulunduğu 8 parlamenter öldürüldü. 171 Ermenistan parlamentosunda gerçekleşen bu terör eylemi Karabağ sorununun çözümü için başlatılan görüşmeleri yarıda bıraktı yılında AGİT Minsk Grubu çerçevesinde Rusya nın önerdiği Azerbaycan ve Karabağ arasında bir çeşit ortak devlet kurulması önerisi ise 1996 Lizbon kararlarının hiçe sayılması anlamına geleceğinden Azerbaycan tarafından reddedilmiştir. 172 Ama Azerbaycan ve Ermenistan liderleri barış için görüşmelerine ara vermemiş şimdiye kadar da bu görüşmelerini devam ettirmektedirler. Aliyev ve Koçaryan 30 Kasım 2000 yılında Beyaz Rusya nın başkenti Minsk te BDT zirve toplantısına katılmış ve toplantıdan sonra Dağlık Karabağ sorununu çözmek için yeniden biraraya gelmişler. Görüşmeden sonra her iki liderin yaptığı açıklamada problemin çözümünün 2001 yılına umutlu oldukları açıklanmış ve bunu gerçekleştirmek için her iki 170 NESİPLİ, Azerbaycan ve Moskova, S KAMER, Ermenistan ın, S KASIM, Başlangıçtan Barış, S
145 tarafında karşılıklı tavizler vermesi belirtilmiştir. 173 Rusya nın bu girişimlerine karşı ABD Dışişleri Bakanı Colin Powel Aliyev ve Koçaryan ı 3 Nisan 2001 yılında Florida eyaletindeki Kei West kentine çözüm için görüşmeye davet etti. 3-6 Nisan 2001 yılında Kei West de Azerbaycan Devlet Başkanı Aliyev, Ermenistan Devlet Başkanı Koçaryan ve ABD Başkanı Bush soruna çözüm bulmak amacıyla biraraya geldiler. Taraflar AGİT Minsk Grubu ile işbirliği içerisinde görüşmelere devam etmek konusunda anlaştılar. 174 Koçaryan Erivan a dönüşte yaptığı açıklamasında Karabağ görüşmelerinin yapıcı geçtiğini ve 13 yıllık sorunu sona erdirecek yeni bir barış planının yolunu açtığını da ifade etmiştir yılında dünya sistemini yeniden yapılandıracak olan 11 Eylül olaylarının olması ABD nin Güney Kafkasya da yerleşmesini sağlayacak esas neden olmuştur. Teröre karşı koalisyon oluşturan ABD tüm dünyada terörle mücadelenin aralıksız devam ettireceğini açıklaması yıllardır Ermeni teröründen yaralar alan Azerbaycan ı da koalisyona girmesine neden olmuştur. Azerbaycan bununla da teröre karşı olduğunu ve uzun yıllardır terörle mücadele ettiğini tüm dünyaya daha açık tarzda duyura bilme imkanı da kazanmıştır. Bunun karşılığında Bush yönetimi dağlık Karabağ savaşı nedeniyle Azerbaycan a karşı uyguladığı 907 sayılı ek maddenin yürürlüğünü durdurması ve Dağlık Karabağ sorunu konusunda Azerbaycan ın haklı olduğunu bir kez daha vurgulamıştır. F. Ermenistan ın Dış Politikasında Terör ve Soykırım F.1. Terör: 173 ASLANLI, Tarihten Günümüze, S KASIM, Başlangıçtan Barış, S ASLANLI, Tarihten Günümüze, S
146 Ermeni terörü tarihte yeni değildir. Bu terör Ermenilerin 1915 te Anadolu da ve 1918 de Azerbaycan da yaptıkları katliamlarla ortaya çıkmıştır. Her iki bölgede yüz binlerce Müslüman türkünü katleden bu terörist etnik grup bu adı kendi üzerinden kaldırmak için kendilerine karşı Osmanlı tarafından soykırım yapıldığını iddia etmeye başladılar. Ne kadar terörist bir millet olmadıklarını kanıtlamaya çalışsalar da 1970 li yıllardan başlayarak yeniden terör sahnesinde yer almaya başladılar. Bu yıllarda ilk Ermeni terörü 1973 yılında ABD nin Santa Barbara kasabasında başlamış ve 1984 yılına kadar devam etmiştir. Türk diplomatlara karşı yönelen bu terör sonucu Türkiye nin yaklaşık 34 diplomatının öldürülmesiyle sonuçlanmıştır. 176 Türkiye2nin Ermeni terörüne şehit verdiyi ilk diplomat Los Angeles Baş Konsolosu Mehmet Baydar ve yardımcısı Konsolos Bahadır Demir olmuştur. 177 Büyük açılmasızlıkla devam eden bu terör eylemleri şu sırayla devam etmiştir. 22 ekim 1975 de Vyana Büyükelçisi Danış Tunalıgil, 24 Ekim1975 te Paris Büyükelçisi İsmail Erez ve şoförü Talip Yener, 1980 li yıllardaysa Belgrad Büyükelçisi Galip Balkaç, Sydney Başkonsolosu Kemal Arıkan, Ottawa Büyükelçisi ve Askeri ataşesi Atilla Altıkat ve başkaları olmuştur. 178 Temeli 1980 yılında koyulmuş Hınçak ve Daşnaksyütün terör örgütleri yaptıkları bu terörist eylemleri dünya kamuoyunu kendilerine doğru çekmeye çalışmışlardır. Ama sonralar bu terörist eylemler sonucu Avrupa ve Amerika vatandaşlarının da zarar görmesi Ermenilerin suskunlaşmasına neden olmuştur. Çünkü artık Avrupa ve ABD de Ermeniler ve Ermeni lobisi terörist bir tanımlamaya doğru gitmeye başlamıştır. Ama Ermenilerin Türklere karşı tarih boyunca başlattıkları terör eylemlerine son verme durumu uzun sürmemiş ve 1988 yılında bu terör eylemleri coğrafi olarak yönünü değişerek Azerbaycan da ve onun tarihi 176 LAÇİNER, S.: 11 Eylül Olayları (Yeni Terörizm) ve Ermeni Sorunu, Stratejik Analiz, Sayı:19, Cilt: 2, Kasım 2001, S ŞEMŞİR.N, B.: Ermeni Terörü Kurbanları Şehit Diplomatlarımız Anıldı, Ermeni araştırmaları, Sayı:1, Mart-Nisan-Mayıs 2001, S ŞEMŞİR.N, Ermeni Terörü,S
147 toprakları olan Dağlık Karabağ da devam etmiştir. Karabağ da Ermenilerce başlatılan terör eylemleri sonucu binlerce Azerbaycan türkü Anadolu Türklerinin önceleri yaşadığı ermeni vahşiliğini yaşamak zorunda kalmıştır. Yalnız 1988 yılında Dağlık Karabağ da Ermeniler tarafından 40 eylemi yapılmıştır yılında Bakü metrosunda yapılan terörist eylemin Ermeniler tarafından yapılması ispatlanmıştır. Ermeni teröristlerin Azerbaycan da yaptıkları en büyük terörist eylem 1992 yılının Şubatın 26 da yaptıkları Hocalı katliamı olmuştur Rus Alayı ve ermeni teröristlerce yapılan bu terör eylemi sonucu binden fazla çocuk, kadın ve sivil halk katledilmiştir. Rusya nın 366. alayının yanı sıra bu terör eylemine ASALA ve HAYDAT örgütleri de katılmıştır. İlginç olan diğer bir olaysa bu katliam sırasında teröristlerin çeşitli kod adlar kullanmasıdır. Kod Adlarsa şöyle olmuştur: 16+97, yani 16 Ermeni teröristi ve 97 Rus askeri, 14 Ermeni teröristi ve 64 Rus Askeri. 180 Bu katliamın ardından 366. Rus alayının generallerinden V. Savelyev in BM ve Avrupa Konseyine yolladığı gizli dosyada şöyle yazılmıştır: Ben tüm bunları yazamaya bilmem. İnsanların çocuk ve hamile kadınların kurşunlanmış bedenlerini unutmam. Azerbaycanlılar beni afetsin çünkü bu katliamı durdurmak için elimden hiçbir şey gelmedi. Okumanızı isterim. Biz Rusların şerefini görün nasıl sattılar. 181 Dağlık Karabağ ın Ermenilerce işgalinin ardından bu arazi kontrolsüz bölge haline gelmiştir. Ermeni terör örgütlerinin yanı sıra burada uluslar arası terör örgütleri de kendi kamplarını kurmuşlar. Bu Örgütlerin isimleri ve Karabağ ın hangi ilinde bulundukları da Azerbaycan İstihbaratı tarafından tespit edilmiştir. Bu terör örgütleri aşağıdakilerdir: 1.Vatan Kıvılcımları (Çin Halk Cumhuriyeti, Örgüt başçısı Abdülkadir Şehriyar), 2. Kürt Kongresi (Örgüt başçısı Zeynal Öcalan, yerleştiği arazi Laçın ili Zabuh köyü), 3. Halk Özgürlük Cephesi (Suriya, örgüt başçısı Zamir Al-Gisse), 4. Hizbullah (Livan, örgüt başçısı Ömer Şahabi), 5. Hamas (Livan, örgüt başçısı Musa Gulam Hak), 179 NURANİ, Azerbaycan ve Ermeni Terörizmi, Stratejik Analiz, Cilt:2, Sayı:19,Kasım 2001, S MEHERREMOĞLU, Ş.: Ermeni Terörünün Hocalı Eseri, Olaylar Gazetesi, Bakü, Kasım NOVRUZOĞLU.R.: Rus Komandanın İtirafları, Olaylar Gazetesi, Kasım,
148 6. El-Cihat (Mısır, örgüt başçısı Seid Cemal). 182 Böylece durum göz önündedir. Terörün belirtileri ortadadır. Azerbaycan toprakları olan Karabağ da terör birlikleri bulunmaktadır. 183 Ama 11 eylül olaylarından sonra görünen o ki Ermeni ve ya diğer terörist gruplar eylemlerini bundan sonra çok kolay bir şekilde meşrulaştıramayacaklardır. Gelinen noktada her türlü olasılık üzerinde durulmalı, bunun yanında Ermeni terörünün unutturmayacak şekilde hem Azerbaycan hem de Türkiye ciddi bir kampanyada başlatmalıdır. F.2. Soykırım Osmanlıdan günümüze kadar gelen ve üzerinden uzun bir zaman geçmiş olmasına rağmen, sözde ermeni soykırımı halen güncelliğini korumaktadır. Ermeniler Türklerin onlara soykırım ve tehcir yaptığını Türkiye ise tarihte hiçbir zaman Ermeni soykırımının yapılmadığını söylüyor. Gerçekten Ermenilere soykırım ve ya tehcir yapıldığını hukuki ve tarihi yönden inceleyelim. Soykırım suçu hukuki bir terimdir: çerçevesi 9 Aralık 1948 tarihli soykırım suçunu önleme ve cezalandırma sözleşmesi tarafından çizilmiştir. 184 Soykırımda bir grubun tümünü ve ya bir bölümünü yok etme iradesiyle bazı fillerin işlenmesi gerekiyor. Oysa bir grubun mensuplarının o gruba ait olduklarından dolayı ırkçı nefretle yok edilmesi söz konusuysa, yok etme iradesinin grubun tümüne dönük olması gerekiyor. Milliyet, etnik köken, ırk ve ya dini bağlamdan oluşan bir gruba mensup insanlardan her hangi birini sadece ve sadece o grubun üyesi olduğu için fiziksel olarak yok etme girişimine açık olarak niyetlenmek ve ya kastetmek durumunda, öldürme eylemi soykırım haline dönüşür. 185 Ama 182 Vatan Sesi (gaz), Bakü, 12 Temmuz, NURANİ, Azerbaycan ve Ermeni, S PULAT.Y.T.: Ermenilere Soykırım Yapıldığı Savının Hukuksal ve Ahlaki Açıdan İncelenmesi, Ermeni Araştırmaları, Sayı:2, Haziran-Temmuz-Ağustos 2001, S TÜRKMEN.F, EKİCİ.M, FEDAKAR.S, 10 Soruda Ermeni Sorunu Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü, İzmir-2001, S
149 Türklerin hiçte böyle bir niyetinin olmadığını görüyoruz.bunu o zamanki Osmanlı Devletinin üst düzey yöneticilerinin çoğunun Ermeni olması kanıtlıyor. Bu yüzden Ermeniler de yok etme amacını kanıtlayacak belgelerin olmaması onları farklı bir stratejiye doğru sürüklemiştir. Ermenilerin iddiasına göre Osmanlı Ermenileri yok etmekten çekindikleri için tehcirden yararlanıp Ermenileri katletmişler. Bu iddiayı daha çok Amerika daki ermeni lobisi savunmaktadır. Ama Amerika nın 2. Dünya Savaşı sırasında batısında yaşayan Japonlara tehcir yaparak onları doğuya göçürmesini hiç kimse katliam olarak görmüyor. Osmanlı imparatorluğunda Ermenilere karşı ırkçı nefret olmadığı biliniyor. Ermenilerle karşılaştırıldığında, Almanya daki Yahudiler bağımsızlık için mücadele etmemiş, teröre başvurmamış, savaş düşmanlarıyla işbirliği yapmamış, terör örgütleri vasıtasıyla sivilleri katletmemişler. Yahudilerden farklı olarak Ermeniler tüm yukarıda söylediklerimizi Osmanlı Devletine ve Halkına yapmışlardır. Ama maalesef bazı devletler olaya Ermeni lobisi açısından bakmış ve bunu soykırım olarak tanımışlardır yılında Ermenistan ın bağımsız olmasından sonra bu iddia artık lobi faaliyetleri dışına çıkarak bir devlet politikası olmuştur. Nitekim Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan ın 24 Nisan 2002 de yaptığı bir konuşmada aynen böyle diyor: Ermeni soykırımının uluslar arası alanda tanınması Ermenistan ın dış politika gündemindeki yerini almıştır ve bu durum Ermeni halkının haklı taleplerini ve beklentilerini yansıtmaktadır. 186 Böylece Ermenilerin amacı dünyada ve özellikle Avrupa ve Amerika da böyle kararlar aldırmak ve Türkiye ye baskı yapmaktır. Ermenilerin bu yasayı tüm dünyaya tanıtmalarının bir nece nedeni vardır. 1. Türkiye den tazminat talebi yani 1915 yılında Osmanlıya karşı ayaklanmada ölen Ermenilerin ailelerine Türkiye nin mali yardımda bulunmasını sağlamak, 2. Türkiye ye karşı iddia ettikleri toprak taleplerine dış arenada destek sağlamak, 186 LAÇİNER, Ermenistan Dış Politikası, S
150 3. Sözde soykırımın tanınmasının Ermenistan ın güvenliğini sağlayacağını. 187 Türkiye ise buna karşı olarak bugüne kadar izlemiş olduğu savunma politikasından çıkmak zorundadır. Suçlu izlenimi veren bu politika bugüne kadar başarısız olduğunu göstermiştir. Türkiye nin haklı ve güçlü olduğu bir çok konu vardır ve atak zamanı gelmiştir. 188 Türkiye ayrıca Ermenilerce Azerbaycan ve Anadolu Türklerine yapılmış terör ve soykırımı dünyaya duyurmak için Azerbaycan la beraber radikal adımlar atmalıdır. SONUÇ 1980 lerin son yıllarında eski SSCB mekanında yeni bağımsızlık mücadelesi dönemi başlamıştır. Bu ulusal bağımsızlık mücadelesini etkileyen faktörler, 1980 lerin sonlarında Sovyetler Birliğinde ekonomik, siyasi ve sosyal alanda gelişen süreç ve bunun başta Güney Kafkasya olmakla tüm cümhuriyetlere yansıması olmuştur. Güney Kafkasya da olayların hızlanmasına en önemli neden bu bölgenin insanları arsında Rusya ya tarıh boyunca oluşmuş anti sempati dayanıyordu. Deli Petro döneminden başlayan Rusya nın Kafkasya işğali bu bölgenin uzun zamanlar Rusya ya karşı sürdürdüğü savaşlarla 187 KAYA, İ.: Sözde Soykırımın Tanınması: Ermenilerin Amaçları ve Sorunlar, Stratejik Analiz, Cilt:3, Sayı.28, Ağustos 2002, S LAÇİNER, 11 Eylül Olayları, S
151 yadda kalmıştır. Bu mücadelelerin sonucu olarak 1918 yılında Güney Kafkasya da 3 bağımsız cumhuriyet oluşmuştur. Ama bu cumhuriyetlerin bağımsızlıkları cok fazla devam etmemiş ve 1920 yılında Rusya nın ardarda bu cumhuriyetleri işğal etmesiyle sonuçlanmıştır lerin ikinci yarısında Sovyetler Birliği nde ortaya çıkan sosyo-ekonomik sorunlar ve Sovyet ekonomisinin verimsizli artarak toplumun yiyecek ihtiyacını bile karşılayamaz duruma düşmesi, SSCB yöneticilerinin sosyalizmi giçlendirme sloganı adı altında reformlara başlamasına neden olmuştur. Başlatılan bu program çerçevesinde demokrasileşmeye büyük önrm verilmesi kararlaştırılmıştı. Doğal olarak, siyasal sistemde yapılan demokratikleşme girişimleri sonucu tek parti tekelinin sona ermesi ve çok partililiğin ortaya çıkması da imparatorluğa bağlı cumhuriyetlerde siyasi mücadele için uygun ortam yaratmıştır. Güney Kafkasya ülkeleri olan Azerbaycan ve Gürcistan da ulusal siyasi mücadelenin başlangıcında önemli faktör rolünü oynayan ülke dahilindeki sosyo-ekonomik durum ve bunun zorlamasıyla merkezi yönetimin uyguladığı Perestroyka ve Glasnost politikalarının dışındaki diğer bir önemli etken, Azerbaycan da Karabağ bölgesinin Ermenistan la birleştirilmesi yönündeki Ermeni talepleri, Gürcistanda ise Acaristan, Abhaziya ve Güney Osetya nın bağımsızlık talepleri olmuştur. Moskova yönetiminin Karabağ sorununda Ermeni yanlısı tutumuna ve Gürcistan da bağımsız olmak isteyen bölgelere yeterli cevap vermemesi her iki cümhuriyetin halklarının gündemine girmiş ve zamanla kendiliğinden başlayan kitlesel gösterileri düzenli bir şekilde sürdürecek örgütlenmeye sevk etmiştir. 316
152 Azerbaycan da bu örgütlenmeye E.Elçibey başkanlığındaki AHC öncüllük etmişdirse Gürcistan da bu misyonu Z.Gamsahurdiya yönetimindeki Yuvarlaq Masa kendi üzerine almıştır. Ermeniatan daysa durum daha farklı idi. Ermenistan SSCB de giden bu bağımsızlık harekatlarına seyirci olarak bakmak istemiyor ama Rusyan ın elinin üzeründen götürmesini de istemiyordu. Ermenistan da giden bağımsızlık mücadelesini EUH üstlenmişti. Ama her üç cumhuriyet için bağımsızlığa giden süreç kolay olmamıştır. Bir yandan Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki Karabağ problemi nedniyle orataya çıkan savaş ve Gürcistan da özerk bölgelerin merkez yönetime tabe olmamak isteyi, öte yandan SSCB yönetiminin bağımsızlığı engelleme çabaları, ulusal bağımsızlık mücadelelerini büyük zorluklarla karşı karşıya bırakmıştır. Fakat çökmekte olan SSCB yönetimi tarafından yapılan tüm merkeze birleştirme işleri başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Tam Bağımsızlıkatn sonra Ermenistan daha cok Rusya yanlı politika izlemeye üstünlük versede Azerbaycan ve Gürcistan daha çok batı yanlısı dış politika izlemeye üstünlük vermişlerdir. Bu politikanın acılarını her iki cumhuriyet çok yaşamıştır. Her iki cumhuriyete ardarda yaşanan yönetime karşı darbeler, yönetim deyişikliyi ve ülke dahilinde karışıklık buna kanıttır yılından 1993 yılının ortalarına kadar Azerbaycan ve Gürcistan ı tamamen itirmiş Rusya ciddi çabalardan sonra bu isteyine varmıştır. Ama Rusya nın bu başarısı yinede uzun sirmemiştir. Gamsahurdia ve Elçibey den sonra işbaşına gelen Şeverdnadze ve Aliyev yönetimleri işk yıllarda Rusya ya yönelik politika izlediklerini gösterselerde sonrakı yıllarda bunun tam aksini göstermeye başlamışlardır. Aliyev in 1994 yılının 20 Eylülünde Azerbaycan petrolunun batılı şirketler 317
153 tarafından imal edilmesini sağlayan mukavile imzalaması Rusya nın Azerbaycan dan sıkıştırılmasının ilk adımı olmuştur. Bölgeden sıkıştırıldığını anlayan Rusya kendisine destek arayışlarına başlamıştır. Arayışıysa uzun sürmemiş ve ona bölgede tam destek İran tarafından gelmiştir. Böylece Güney Kafkasya da iki taraf oluşmuştur. Bu tarflardan Biri Rusya ve İran birliği, diğeriyse Başta ABD olmakla batılı devletlerin Türkiye yle beraber oluşturduğu birlik. Neden Türkiye yle? Çünki Türkiye bölgeye en yakın NATO üyesidir ve en esası Güney Kafkasya halklarıyla milli, dini ve etnik bağları olan bir ülkedir. Böylece bu bölge üzerinde bazen gizli bazen de açık olarak ABD-Rusya rakabeti yaşanmaktadır lı yılların başlarında bölgede ABD etkisi zayıf olsa da artık 1990 lı yılların sonlarında aynı şeyleri Rusya için söyleye biliriz. ABD nin Güney Kafkasya da güçlenmesinin esas nedni Azerbaycan ve Gürcistan daki yönetimlerin izlediyi ABD yönlü dış politika olmuştur. Tabii ki bu politikanın her iki cümhuriyyetde izlenmesi yalnızca ABD nin bölge için uyğuladığı dış politikasının başarısı olarak deyil, Türkiye nin her iki cümhuriyet içerisindeki olumlu imajı ile bağlamk daha iyi olurdu. Yani ABD bölge içerisinde ne kadar etkili olmuşsa bunun için Türkiye ye çok şeyler borçludur. 318
154 KAYNAKÇA Kitaplar ARAS,N.O.: ARTAM, A.: Azerbaycan ın Hazar Ekonomisi ve Stratejisi, İstanbul, Der yayınları,eylül-2001 Türk Cumhuriyetlerinin Sosyo-Ekonomik Analizleri ve Türkiye İlişkileri, İstanbul, SAV yayınları, 1993 BÜNYADOV. Z. M, YUSİFOV. Y. B.: Azerbaycan Tarihi, Azerbaycan Devlet yayınevi, Bakü-1994 CEFERSOY, N.: Elçibey Dönemi Azerbaycan Dış Politikası (Haziran Haziran 1993), Ankara, ASAM yayınları, 2001 GASIMOV, M.: HASANOV, A.: HASANOV, A.: Uluslararası İlişkiler Sisteminde Azerbaycan( ), Bakü, Genclik yayınevi, 1996 Anlaşılmaz İlişkilerden Stratejik İşbirliğine Doğru (Ekim 1991-Ağustos 1997), Bakü, Azerbaycan Üniversitesi yayınları, 1997 Azerbaycan ın Dış Politikası: Avrupa Devletleri ve ABD ), Bakü, Azerbaycan yayınevi, 1998 İSMAYILOV, E.: Azerbaycan Tarihi, Bakü, Öğretmen yayınları, 1995 KİSSİNGER, H.: LİBARDİAN, G. J. NEBİYEV, N.: Diplomasi, Ankara, Türkiye İş Bankası Kültür yayınları,1998, Çev.İbrahim H. Kurt Ermenilerin Devletleşme Sınavı, İstanbul, İletişim Yayınları, 2001 İktisadiyat Cemiyet ve ekoloji Muhit, Bakü, Ağrıdağ yayınevi, 2000 NESİROV, E.: Azerbaycan-ABD İlişkileri, Bakü, Kanun yayınları, 1998 PETRUŞEVSKİY. İ. P.: Oçerki Po İstorii Federalnıh Otnoşeniy Azerbaydjana i Armenii v xvı- naçale xıx vv., Moskova, 1999 SAMEDBEYLİ, P. H, KURUÇİM,A.Y.: Hidropolitik Boyutunda Azerbaycan- Gürcistan-Türkiye İlişkileri, Ankara, Orun, 2002 SARAY, M.: Azerbaycan Türkleri Tarihi, İstanbul, Nesil yayıncılık,
155 SARKİSYAN, M.: Ermenistan ın Dış Politikası, Ermenistan Ulusal ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi Yayını, Erivan 1998 TAHİRZADE, A.: Prezident Elçibey, Bakü, Yeni Müsavat yayınevi, 2001 ÇİLOĞLU. F.: Rusya Federasyonu ve Transkafkasya da Etnik Çatışmalar, İstanbul, Sinatle yayınları, 1998 Makaleler ADALİAN, R, and MASİH, J.: (ed), Armenia and Karabagh Factbook, Washington.D. C.:Armenian Assembly of America, Temmuz 1996 AGACAN, K. : Kardeş Devletler: Azerbaycan Gürcistan İlişkileri, Avrasya Dosyası, Azerbaycan Özel, İlkbahar 2001, Cilt: 7, Sayı: Bağımsızlığın 10 Yılında Gürcistan: ABD nin Kafkasya daki kalesimi? Stratejik Analiz, Cilt 1, Sayı 11, Mart Bir Özerkliğin Anatomisi: Gürcistan Acaristan İlişkileri, Stratejik Analiz, Cilt 2, Sayı 14, Haziran 2001 ASLANLI, A.: ABD de Adaletsizliğe Verilen Ara 907 Sayılı Ek Maddenin Uygulanmasının Durdurulması, Stratejik Analiz, Cilt 2, Sayı 21, Ocak Tarihten Günümüze Karabağ Sorunu, Avrasya Dosyası, Azerbaycan Özel Sayısı, C.7, S.1, İlkbahar Küresel ve Bölgesel Aktörlerin son girişimleri Işığında Karabağ Sorunu: Çözüme Doğru mu? Stratejik Analiz, Cilt:1, Sayı:12, Nisan 2001 AHMEDOV, E.: Ermenistan ın Azerbaycan a Tecavüzü ve Uluslararası Örgütler Tarih ve Onun ProblemleriDergisi Yayınları, Bakü
156 ARVELADZE, B.: Henüz Geç Değil, Uluslararası İlişkiler Literatüründen,Stratejik Analiz, Cilt 2, Sayı: 25, Mayıs 2002 AYDIN, M.: Dağlık Karabağ Sorunu, Türk Dış Politikası İçinde Baskın Oran (ed),cilt:2, İletişim yayınları, İstanbul, 2002 BAŞLAMIŞ,C.: BAYIR,E; ASLANLI, A.: BÖLÜKBAŞI, S.: Türkiye ye İki Üs, Milliyet Gazetesi Tehdit Merkezli Bir Dış Politika:İran ın Azerbaycan Politikası, Stratejik Analiz, C.2, S. 18, Ekim 2001 Ankara s Baku Centered Transcaucasia Policy: Hasit Failed?. Middle East Journal, cilt, No 1. Yaz 1997 BÖRÜSOY, E.: CAFERSOY, N.: Ermenistan ve Gürcistan Arasındaki Sorunlar, Stratejik Analiz, Cilt 2, Sayı 22, Şubat 2002 Bağımsızlığın Onuncu Yılında Azerbaycan Rusya İlişkileri ( ), Avrasya Dosyası, Azerbaycan Özel, İlkbahar 2001, Cilt: 7, Sayı: Tarihten Günümüze Kafkas Evi Girişimleri ve Türkiye, Stratejik Analiz, Cilt 1, Sayı: 7, Kasım 2000 ÇEÇEN, A. Kuzey Kafkasya ve Çeçenistan, SAD (der), 2000/2 ÇOLAKOĞLU, S.: DANİELYAN, E.: DARCHİASVİLİ, D.: DARCHİASVİLİ, D.: EFEGÜL, E.: EZİZ, M.: Uluslararası Hukukta Hazar ın Statüsü Sorunu, A.Ü. S.B.F. Dergisi, Ocak Aralık 1998, C.53, N0 1-4 Change of Leadership Without Political Reform, Country Files: Armenia. Annual Report 1998 Georgia Courts NATO, Strves For Defense Overhaul, The Russian Military Presence in Georgia: The Parties Attitudes and Prospects, Caucasian Regional Studeis, 1997, C.2, S.1. Washington un Hazar Havzası Politikası ve Türkiye, Avrasya Dosyası, ABD Özel, Cilt: 06, Sayı: 02, Yaz 2000 Hazar Kendisi Boyda Bir Oyundur, Zaman (Azerbaycan), Bakü, Ocak
157 GASPARYAN, A.: GOLOVENKE, A.: GRİGORYAN, L.: Dinamika Karabakskoğa Konflikta I Rol Rossiyskoy Federasii v Ego Uregulirovanii (Dağlık Karabağ Sorununun Dinamiği ve Rusya Federasyonunun Sorunun Çözümündeki Rolşü. Troyanski Kon v stranah SNG Troya Atı BDT Ülkelerinde Armeniya ne Sobiraetsa Vstupat v NATO, Daha geniş bilgi için bkz: GROISSANT.C.M, GROISSANT.M.P.: Hazar Denizi Statüsü Sorunu: İçeriği ve Yansımaları, TİKA yayınları, Avrasya Etütleri, C.3, S.4, Kış 1996/97 GURTİS, G.: GÜL.N, EKİCİ.G.: GÜL.N, GÖKÇEN. E.: HALİTBEYLİ, E.: HODORYONOK, M.: HÜSEYNOV, F.: İBRAHİMLİ, H.: İBRAHİMOV, R.: (der), Armenia, Azerbaijan and Georgia: Country Studies, Washington, Federal Research Division, Library of Gongress, 1994 Azerbaycan ve Türkiye ile Bitmeyen Kan Davası Ekseninde Ermenistan ın Dış Politikası, Avrasya Dosyası, Azerbaycan Özel, İlkbahar 2001, Cilt: 7, Sayı:1 Ortak Tehdit Algılamaları ve Stratejik İttifaklığa Doğru İlerleyen İran Ermenistan İlişkileri, Stratejik Analiz, Cilt: 2, Sayı: 22, Şubat 20 Gürcistan Rusya Karşısında Geri Çekiliyor, Şerg Gazetesi, 10 Eylül 2002 Amerikan Üslerinden oluşan Bir halka Stratejik Analiz, Cilt: 2, Sayı 25, Mayıs 2002 Avrupa Birliği Türk Cumhuriyetleri İlişkileri ve Türkiye Avrasya Etidleri, TİKA yayınları, Sayı 21, Kış 2002 Rusya nın Kafkaslara Yönelik Yeni Siyaset Felsefesi, Ayna Gazetesi, 30 Mart, 2001 Dağlık Karabağ Sözde Cumhuriyetinin Bağımsızlığının Tanınması Durumunda Uluslararası Ortamda Ortaya Çıkabilecek Sorunlar, Ermeni Araştırmaları, S.6, Yaz
158 İMEDAŞVİLİ, A.: Anlaşmanın 10. Yıl Dönümü Yeni Köprü (der), Sayı: 3, 2002 JONES, F, S.: Georgia: The Trauma of Statehood., Lan Bremmer ve Ray Taras (der) New States New Politics: Building the Post Soviet Nations, Gambridge, Gambridge Uni. Press, 1997 KANBOLAT, H.: KANBOLAT. H, AĞACAN,. K.: Rusya Federasyonu nun Güney Kafkasya daki Askeri Varlığı ve Gürcistan Boyutu, Stratejik Analiz, Sayı: 3, Cilt. 1, Temmuz 2000 Çin Halk Cumhuriyetinin Kafkasya ya Artan İlgisi ve Ekonomik Boyutları, Stratejik Analiz, Cilt: 1, Sayı: 7, Kasım Gürcistan daki Rus üslerinin Tasfiyesinde Mehter Adımları: Bir Geri, İki İleri:, Stratejik Analiz, Ankara, ASAM yayını, cilt 2, Sayı 16, Ağustos, 2001 KASIM, K.: Başlangıçtan Barış Sürecine Dağlık Karabağ Çatışması, Ermeni Araştırmaları, Sayı: 2, Haziran-Temmuz-Ağustos Ermenistan ın Dış Politikası: Ter Petrosyan ve Koçaryan Dönemlerinin Temel Parametreleri, Stratejik Analiz, Cilt:3, Sayı:27, Temmuz 2002 KAYA, İ.: KOEN, A.: KONTARCI, Ş.: Sözde Soykırımın Tanınması: Ermenilerin Amaçları ve Sorunlar, Stratejik Analiz, Cilt:3, Sayı.28, Ağustos 2002 SŞA, Stranı Sentralnoy Azii i Kafkaza: Problem İ Perespektivi Vzaimootnoşeniy Shtml Ermeni lobisi: ABD de Ermeni Diasporasının Oluşması ve lobi Faaliyetleri, Ermeni Araştırmaları, sayı 1, Mart Nisan Mayıs 2001 KOZIREV,A.: Yeltsin Karabağ Anlaşmazlığını Birkaç Günde 323
159 Çözer, Azatlık Gazetesi, 7 Nisan 1992 KURBANOV, E.: LAÇİNER, S.: Azerbaycan ın Güvenlik Kaygıları: Dağlık Karabağ Üzerinde Ermenistan la Çatışma ve Diğer Ülke İçi Anlaşılmazlıklar, Avrasya Etütleri, TİKA yayınları, Sayı 4, Kış 1996/97 Ermenistan Dış Politikası ve Belirleyici Temel Faktörler Ermeni Araştırmaları (der), Sayı: 5, Bahar 2002, Ankara Eylül Olayları (Yeni Terörizm) ve Ermeni Sorunu, Stratejik Analiz, Sayı:19, Cilt: 2, Kasım 2001 MEHERREMOĞLU, Ş.: MESİMOV, A.: Ermeni Terörünün Hocalı Eseri, Olaylar Gazetesi, Bakü, Kasım 2001 Bağımsızlık Yıllarında Azerbaycan Türkiye İlişkileri, Avrasya Dosyası, (Azerbaycan Özel), C: 2, S: 1, İlkbahar 2001 NESİBLİ, N.: NODİA,G.: NOVRUZOĞLU, R.: NURANİ.: OĞAN.S, AĞACAN. K.: ONAY,Y.: ÖZEY, R. Doğu Batı Ekseninde Azerbaycan, Stratejik Analiz, C. 2, S. 20, Aralık 2001 Obraz Zapada v Gruzinskom Soznanii, Rus Komandanın İtirafları, Olaylar Gazetesi, Kasım, 20 Azerbaycan ve Ermeni Terörizmi, Stratejik Analiz, Cilt:2, Sayı:19,Kasım 2001 Güney Kafkasya da Yeniden Başlayan Veya Bitmeyen Soğuk Savaş, Stratejik Analiz, Cilt: 2, Sayı: 13, Mayıs 2001 Hazar Enerji Kaynaklarının Jeopolitik ve Jeoekonomik Dinamikleri, Avrasya Etütleri, TİKA yayınları, Sayı 23, Yaz Sonbahar Kafkasya ve Kafkas Ülkeleri, Avrasya Etütleri, TİKA yayınları, Sayı 17, İlkbahar Yaz,
160 PALOSKOVA, A.: PETROSYAN, S.: Armyanskaya Diaspora v Rossi - (Rusyadaki Ermeni Diasporası) Rossiya Armeniya İran:Dialog Tsivilizatsii, Daha Geniş Bilgi İçin Bkz. PULAT, Y, T.: RAMEZANZADEH, A.: REHİMOĞLU, A.: Ermenilere Soykırım Yapıldığı Savının Hukuksal ve Ahlaki Açıdan İncelenmesi, Ermeni Araştırmaları, Sayı:2, Haziran-Temmuz- Ağustos 2001 İran s Role As Mediator in the Nagorna Karabah Crisis poli.vub.ac.be/publi Satranç Tahtasında Azerbaycan ve Farsistan, Avrasya Dosyası, Azerbaycan Özel, İlkbahar 2001, Cilt: 7, Sayı: 1 SARGSİAN.M, GRİGORİAN. A, NOVİKOVA. G.: Armenia s National Policy, The Armenian Center For National and İnternational Studies. SEVİNÇ, T.: SEZGİN,M,N.: Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye, SAD (der), Sayı 2, Şubat 2000, Ankara Güney Kafkasya da Ulaştırma ve Jeostrateji, Stratejik Analiz, Cilt 2, Sayı 25, Mayıs Kafkasya da Büyük Rekabet, Radikal, 8 Ekim, 2002 ŞEMŞİR.N, B.: Ermeni Terörü Kurbanları Şehit Diplomatlarımız Anıldı, Ermeni araştırmaları, Sayı:1, Mart- Nisan-Mayıs 2001 TÜRKMEN.F, EKİCİ.M, FEDAKAR.S, 10 Soruda Ermeni Sorunu Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü, İzmir ULUDAĞ, M.B, (Miheil Hmaladze).: ZOİDZE.O, BERDZENİŞVİLİ. D.: 1995 Gürcistan Anayasası ve Abkhazya Sorununun Çözümüne olası Etkileri, Çveneburi (der) Sayı 46, Ekim Aralık 2002 Protivostoyanie Mejdu Tbilisi i Batumi, İli O Problemali Sobrannosti Naçii i Polnote Gasudarstva, Çentralnoya Aziya i Kavkaz,
161 Azerbaycan Cumhurbaşkanı Adayı Ebülfez Elçibey in Seçim Programı, Azatlık Gazetesi, 3 Haziran 1992 Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev ABD Büyükelçisini Kabul Etmiştir, Dirçeliş XXI Esr (der), Bakü, Temmuz Ağustos 2000, s Azerbaycan ABD Strateji Taraftaşlık İlişkilerini Daha da Güçlendiren Tarihi Ziyaret, Dirçeliş XXI Esr (der), Bakü, Mart 200 Azerbaycan da Parlamento Seçimleri ile İlgili ABD Devlet Departmanı nın İlkin Reyi, Dirçeliş XXI Esr (der.), Bakü, Kasım Aralık 2000, s. 65 "Azerbaycan Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı H. Aliyev in ABD ye Resmi Ziyareti, Dirçeliş XXI Esr (der.), Bakü, Nisan 2001 ABD nin İkili Standart Sindromu, Dirçeliş XXI Esr (der), Bakü, Temmuz Ağustos 2000, s.106 Armenia to Comme Morate Greek Genocide Memorial Day, Pan Armenian News, 14 Mayıs 2002 Armenian President Convinced Yerevan Should Not Avoid Contacts with Ankara, Pan Armenian News, 20 Mayıs 2002 Anadolu Toprağında Görüşmeler, Halk Gazetesi, 30 Haziran 1992 Avrupa Birliği ve Türkiye, T.C. Başbakanlık DTM., 4. Baskı, Ankara, Ekim 1999, s. 145 konuşma E. Elçibey in 6 Haziran 1992 yılında Azerbaycan Devlet Televizyonunda yaptığı Georgia Asks Türkey s Help to Remove Russian Military Bases, Turkish Daily News, Ankara, İlişkilerde Yeni Dönem, Halk Gazetesi 28 ocak 19 Lıhnı Deklarasyonu, 18 Mart 1998, NART, Ankara, Kafkas Derneği Yayını, Eylül Ekim 1999, S Rusya nın Gürcistan Planları, Yeni Müsavat gazetesi 7 Ağustos, 2002 Rus Silah Mafyası Korkuttu, Zaman, 5 Şubat
162 Vladimir Putin Govarit o Glavnım. İz Vustupleniev Gasudarstvennoy Dume Vstuplenie Ministra inostrannıh Del Rossii İ. S. İvanova Zaklyuçitelnom Plenarnom Zasedanii Mejdunarodnıy Konferantsii, Armyane na Rubeje Vekov i Aktualnıe Problemı Mejdunarodnıh Otnoşenii,Daha geniş bilgi bkz: Washington daki Stratejik ve Uluslar arası Araştırmalar Merkezinde Azerbaycan Cumhurbaşkanının Söyleşisi, Dirçeliş - XXI Esr (der), Bakü, Mayıs 1999, s Elektronik Kaynaklar
163 GAZETE VE DERGİLER Azatlık (Azerbaycan) 13 Ağustos 1992 Azerbaycan (Azerbaycan) 18 Mart Temmuz Aralık Şubat 1993 Azerbaycan, (dergi), Azerbaycan Kültür Derneği Yayını, Ankara 1 Şubat 1999 Azerbaijan İnternational (Azerbaycan) Summer 1998 Cumhuriyet (Türkiye) 2 Nisan Mart Ekim Ağustos Temmuz
164 Ermeni Araştırmaları (dergi), ASAM yayınları Eylül, Ekim, Kasım 2001 Halk Gazetesi (Azerbaycan) 30 Haziran Ocak Ocak Haziran Ekim Şubat 1992 Milliyet (Türkiye) 30 Mart 1998 Mövge (Azerbaycan) Ekim Ekim 2001 Turkish Daily News (Türkiye) Türkiye (Türkiye) 4 Nisan 1993 Şerq Gazetesi (Azerbaycan) 2 Ekim 1999 U. S. Congressional Records (USA) April April USİA (United States İnformation Agency) 10 Şubat Haziran Ağustos 1997 Vatan Sesi (Azerbaycan) 12 Temmuz,
165 525.Gazete (Azerbaycan) 3 Ağustos 2001 U. S. Covernment Assistance to and Cooperative Activities with the New İndependent States of the Former Soviet Union, F.Y Annaual Report. F.Y Annual Report F.Y Annual Report F.Y Annual Report F.Y Annual Report 330
166 ÖZET ABD nin Güney Kafkasya Politikası ( ) başlığı taşıyan tez Giriş, Dört Bölüm ve Sonuçtan oluşmuştur. Birinci bölüm Güney Kafkasya da Devletlerin Jeostrateji ve Ekonomi Uğruna Rekabeti ismini taşıyor. Bu bölümde genel olarak Giney Kafkasya ölkelerinde SSCB nin çöküşünün ardından bağımsızlığını kazanan üç Güney Kafkasaya cümhuriyeti, baüımsızlıktan sonra ortaya çıkan problemler ve süper devletlerin bu bölge üzerindeki rekabetinden bahs ediliyor. Azerbaycan-Amerika İlişkileri ( ) başlığını taşıyan ikinci bölümde genel olarak Azerbaycan ın 1991 yılında bağımsızlığını kazandıktan sonra başta ABD olmakla komşu ülkelerle olana siyası, ekonomik ve ticari ilşkileri araştırılmıştır. Üçüncü bölüm Gürcistan ABD İlişkileri( ) ismini taşıyor. Bu bölümde Gürcistan ın bağımsızlığını kazandıktan sonra Z. Gamsahurdia ve E.Şeverdnadze döneminde ABD ve komşularıyla siyasi ve ekonomik ilşkilerinden ve aynı zamanda her iki liderin dış politikasında Rusya nın etkisinden bahs ediliyor. Ermenistan ABD İlişkileri( ) ismini taşıyan dördüncü bölümde Ermenistan ın dış politikasının parametrelerinin neler olduğu araştırılmış ve Ermenistan ın ABD yle olan ilşkilerinin nasıl bir çerçeve içinde olduğuna dikkat edilmiştir. 331
167 Böylece araştırdığım bu tez yılları arasında Güney Kafkasya da, başta ABD olmakla süper devletler tatarafından yürütülen siyasi ve ekonomik politikalar ve onların ortaya çıkardığı sonuçlara dokunulmuştur. 332
168 SUMMARY The thesis named The U.S. Policy on South Caucasus ( ) is composed of Introduction, Four Chapters, and Conclusion. The first chapter is named The Geo-strategic and Economic Competition of Powers in South Caucasus. There are generally talked about three South Caucasian republics that gained independence after the break-up of the USSR, problems appeared after the independence at the South Caucasus states, and competition of the super powers on this region. There are, in general, searched political, economic, and trade relationships of Azerbaijan with the neighboring states being in the head the U.S. after having gained its independence in 1991 at the second chapter which is titled The Azerbaijani-American Relations ( ). The third chapter is named The Georgian-U.S. Relations ( ). This chapter is discussed about the political and economic relationships of Georgia with the United States and its neighbors during the ruling of Z. Gamsahurdia and E. Shevardnadze after gaining its independence, and at the same time about the influence of Russia at the foreign policy of both leaders. There have been searched the parameters of the Armenia s foreign policy and paid attention in which framework is the Armenian relationships with the U.S. at the forth chapter titled The Armenian- U.S. Relations ( ). 333
169 Thus, there has been touched political and economic politics run in the South Caucasus by the super powers headed by the U.S. in and conclusions appeared by them at my thesis. 334
5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ. Prof. Dr. Atilla SANDIKLI
5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ Prof. Dr. Atilla SANDIKLI Karadeniz bölgesi; doğuda Kafkasya, güneyde Anadolu, batıda Balkanlar, kuzeyde Ukrayna ve Rusya bozkırları ile çevrili geniş bir havzadır.
Kafkasya da Etnik Grupların Boru Hatları Üzerindeki Etkisi
Kafkasya da Etnik Grupların Boru Hatları Üzerindeki Etkisi Onlarca etnik grubun yaşadığı Kafkasya bölgesi, kabaca Karadeniz ile Hazar Denizi arasında, İran, Türkiye ve Rusya nın kesiştiği bir noktada yer
SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi
SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,
AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ
AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ 1. "Azerbaycan Milli Güvenlik Stratejisi Belgesi", Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 23 Mayıs 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.
ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ
STRATEJİK VİZYON BELGESİ ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ Ekonomi, Enerji ve Güvenlik; Yeni Fırsatlar ( 20-22 Nisan 2016, Pullman İstanbul Otel, İstanbul ) Karadeniz - Kafkas coğrafyası, tarih boyunca
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan
TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1
( STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 Yeni Dönem Türkiye - Suudi Arabistan İlişkileri: Kapasite İnşası ( 2016, İstanbul - Riyad ) Türkiye 75 milyonluk nüfusu,
TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1
STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk
Çepeçevre Karadeniz Devam Eden Sorunlar, Muhtemel Ortakl klar - Güney Kafkasya ve Gürcistan aç s ndan
Çepeçevre Karadeniz Devam Eden Sorunlar, Muhtemel Ortakl klar - Güney Kafkasya ve Gürcistan aç s ndan Hasan Kanbolat 8 Ağustos ta Güney Osetya Savaşı başladığından beri Güney Kafkasya da politika üreten,
Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti
Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını
Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL
Title of Presentation Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL İçindekiler 1- Yeni Büyük Oyun 2- Coğrafyanın Mahkumları 3- Hazar ın Statüsü Sorunu 4- Boru Hatları Rekabeti 5- Hazar
Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri
27.12.2012 Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri 000 Sinem KARADAĞ Gözde TOP Babasının denge siyasetini başarıyla yürüten İlham Aliyev, Azerbaycan ın bölgesel nitelikli
11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ
INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM
Merkez Strateji Enstitüsü. Türkiye-Rusya İlişkileri Mevcut Durumu ve Geleceği
Merkez Strateji nstitüsü Türkiye-Rusya İlişkileri Mevcut Durumu ve Geleceği 1 Türkiye-Rusya İlişkilerinin Tarihsel Seyri: Savaş-Kriz-İşbirliği Savaş Kriz İşbirliği 16. yy 1917 1940 1990 2011 2015 2 Türkiye-Rusya
ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Uluslararası İlişkiler Ana Gazi Üniversitesi 2004
ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Fatma ÇOBAN Doğum Tarihi: 1983 Öğrenim Durumu: Doktora Yabancı Dil : İngilizce Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Uluslararası İlişkiler
K A N A Y A N Y A R A K A R A B A Ğ
KANAYAN YARA KARABAĞ Astana Yayınları KANAYAN YARA KARABAĞ Derleyen: Yrd. Doç. Dr. Bahadır Bumin ÖZARSLAN Bu eserin bütün hakları saklıdır. Yayınevinden izin alınmadan kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz,
ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU
DAĞLIK KARABAĞ SORUNU DAR ALANDA BÜYÜK OYUN ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Avrasya Araştırmaları Merkezi USAK RAPOR NO: 11-07 Yrd. Doç. Dr. Dilek M. Turgut Karal Demirtepe Editör Eylül 2011
KÖKSAV E-Bülten. Hassas Konular KÖK SOSYAL VE STRATEJİK ARAŞTIRMALAR VAKFI. 2 Aralık 2007 Rusya Federasyonu DUMA seçimleri ve Kafkasya
Hassas Konular 2 Aralık 2007 Rusya Federasyonu DUMA seçimleri ve Kafkasya Ufuk Tavkul 29 Ocak 2008 Rusya Federasyonu Parlamentosu nun alt kanadı Duma seçimleri 2 Aralık 2007 tarihinde gerçekleştirildi.
Bağımsızlık Sonrası Dönemde Azerbaycan
Azerbaycan ın bağımsızlığını kazandığı sırada yönetimde Sovyet yanlısı Muttalibov vardı ve Rusya dış politikada en önemli aktördü. Dolayısıyla da Karabağ sorunun çözümü için Rusya dan yardım beklenmekteydi
TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK GÜCÜ
Dr. Tuğrul BAYKENT Baykent Bilgisayar & Danışmanlık TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK GÜCÜ Düzenleyen: Dr.Tuğrul BAYKENT w.ekitapozeti.com 1 1. TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK KONUMU VE ÖNEMİ 2. TÜRKİYE YE YÖNELİK TEHDİTLER
TÜRKİYE - FRANSA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1
( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - FRANSA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Fransa İlişkileri; Fırsatlar ve Riskler ( 2016 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen ekonomisi
PETROL BORU HATLARININ ÇUKUROVA'YA KATKILARI VE ÇEVRESEL ETKİLERİ
Dosya PETROL BORU HATLARININ ÇUKUROVA'YA KATKILARI VE ÇEVRESEL ETKİLERİ Hüseyin ERKUL Yrd. Doç. Dr., İnönü Üniversitesi İ.İ.B.F. Kamu Yönetimi Bölümü [email protected] Yeliz AKTAŞ POLAT Arş. Gör., İnönü
Doğu Akdeniz de Enerji Savaşları
Doğu Akdeniz de Enerji Savaşları Kıbrıs açıklarında keşfedilen doğal gaz rezervleri, adada yıllardır süregelen çatışmaya barışçıl bir çözüm getirmesi umut edilirken, tam tersi gerilimi tırmandırmıştır.
ÖRNEK SORU: 1. Buna göre Millî Mücadele nin başlamasında hangi durumlar etkili olmuştur? Yazınız. ...
ÖRNEK SORU: 1 1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti açısından, 30 Ekim 1918 de, yenilgiyi kabul ettiğinin tescili niteliğinde olan Mondros Ateşkes Anlaşması yla sona erdi. Ancak anlaşmanın,
Devrim Öncesinde Yemen
Yemen Devrimi Devrim Öncesinde Yemen Kuzey de Zeydiliğe mensup Husiler hiçbir zaman Yemen içinde entegre olamaması Yemen bütünlüğü için ciddi bir sorun olmuştur. Buna ilaveten 2009 yılında El-Kaide örgütünün
ÖN SÖZ... XI KISALTMALAR... XIII KAYNAKLAR VE ARAŞTIRMALAR... XV GİRİŞ... 1 I. ARNAVUTLUK ADININ ANLAM VE KÖKENİ...
İçindekiler ÖN SÖZ... XI KISALTMALAR... XIII KAYNAKLAR VE ARAŞTIRMALAR... XV GİRİŞ... 1 I. ARNAVUTLUK ADININ ANLAM VE KÖKENİ... 5 I.1. Arnavutluk Adının Anlamı... 5 I.2. Arnavutluk Adının Kökeni... 7 I.3.
TÜRKİYE - POLONYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1
( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - POLONYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Polonya İlişkileri; Fırsatlar ve Riskler ( 2016 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen
Kitap İncelemeleri / Book Reviews SOĞUK SAVAŞ SONRASI KAFKASYA
OAKA Kitap İncelemeleri / Book Reviews SOĞUK SAVAŞ SONRASI KAFKASYA Kamer KASIM, Soğuk Savaş Sonrası Kafkasya, (Ankara: USAK Yayınları, 2009), 292 Sf., 16 TL, ISBN: 978-605-4030-21-7 Dr. M. Turgut DEMİRTEPE
KAFKASYA JEOPOLİTİĞİNDE YENİ YAPILANMA
KAFKASYA JEOPOLİTİĞİNDE YENİ YAPILANMA Kaan Öğüt Kafkasya jeopolitik açıdan çok önemli bir bölge ve Türkiye Balkanlara olduğu gibi bu geçiş bölgesine de komşu. Kafkasya, hem kendisi zengin bir petrol havzasıdır,
1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN
i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı
NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem
NEDEN Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem YERLi VE MiLLi BiR SiSTEM Türkiye, artık daha büyük. Dünyada söz söyleyen ülkeler arasında. Milletinin refahını artırmaya başladı. Dünyanın en büyük altyapı
1. ABD Silahlı Kuvvetleri dünyanın en güçlü ordusu
2016 yılında 126 ülkenin ordusu değerlendirilmiş ve dünyanın en güçlü orduları sıralaması yapılmıştır. Ülkenin sahip olduğu silahlı gücün yanında nüfusu, savaşabilecek ve askerlik çağına gelen insan sayısı,
İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU
İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU TEMMUZ 2016 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı : Azerbaycan Cumhuriyeti Nüfus : 9,780,780 Dil :Resmi dil Azerice dir. Rusca ve Ermenice
İZMİR TİCARET ODASI GÜRCİSTAN ÜLKE RAPORU
İZMİR TİCARET ODASI GÜRCİSTAN ÜLKE RAPORU TEMMUZ 2016 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı : Gürcistan Cumhuriyeti Nüfus : 4,931,226 Dil :Resmi dil Gürcücedir. Rusca,Ermenice,Azerice
GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI
(2015) GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İran ın nükleer programı üzerine dünya güçleri diye
TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR. Prof. Dr. Ýlter TURAN
TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR Prof. Dr. Ýlter TURAN 63 TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR GÝRÝÞ Prof. Dr. Ýlter TURAN Türk-Rus iliþkileri tarih boyunca rekabetçi bir zeminde geliþmiþ,
ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER
ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER Türkmenistan da Siyasal Rejimin Geleceği: İç ve Dış Dinamikler Açısından Bir Değerlendirme Yazar: Haluk ALKAN Özet: Türkmenistan, çok yönlü özelliklere sahip bir ülkedir. Sahip
Yrd.Doç.Dr. UTKU YAPICI
Yrd.Doç.Dr. UTKU YAPICI Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Eğitim Bilgileri 1997-2001 2001-2003 2003-2009 İşletme Fakültesi Uluslararası İlişkiler Pr. (İngilizce) Yüksek LisansDokuz
değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir
Yalnız z ufku görmek g kafi değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir 1 Günümüz bilgi çağıdır. Bilgisiz mücadele mümkün değildir. 2 Türkiye nin Jeopolitiği ; Yani Yerinin Önemi, Gücünü, Hedeflerini
Türkiye-Rusya ilişkilerinin son 16 yılı
On5yirmi5.com Türkiye-Rusya ilişkilerinin son 16 yılı Türkiye ve Rusya arasında son 16 yıldaki ilişkiler, bazı anlaşmazlıklara rağmen tarihin en iyi dönemi olarak kayıtlara geçti. Yayın Tarihi : 4 Aralık
TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1
( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen
İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011
GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,
Yrd. Doç. Dr. Bahadır Bumin ÖZARSLAN
Yrd. Doç. Dr. Bahadır Bumin ÖZARSLAN EĞİTİM GEÇMİŞİ 1. Hukuk Lisansı (2000) Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. Kamu Hukuku Yüksek Lisansı (2006) Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Sosyal
VİZYON BELGESİ (TASLAK) TÜRKİYE - MALEZYA STRATEJİK DİYALOG PROGRAMI Sivil Diplomasi Kapasite İnşası: Sektörel ve Finansal Derinleşme
VİZYON BELGESİ (TASLAK) TÜRKİYE - MALEZYA STRATEJİK DİYALOG PROGRAMI Sivil Diplomasi Kapasite İnşası: Sektörel ve Finansal Derinleşme ( 2017-2021 Türkiye - Malezya ) Türkiye; 80 milyonluk nüfusu, gelişerek
İÇİMİZDEKİ KOMŞU SURİYE
İÇİMİZDEKİ KOMŞU SURİYE Yazar: Dr. A. Oğuz ÇELİKKOL İSTANBUL 2015 YAYINLARI Yazar: Dr. A. Oğuz ÇELİKKOL Kapak ve Dizgi: Sertaç DURMAZ ISBN: 978-605-9963-09-1 Mecidiyeköy Yolu Caddesi (Trump Towers Yanı)
JANDARMA VE SAHİL GÜVENLİK AKADEMİSİ GÜVENLİK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI GÜVENLİK VE TERÖRİZM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE DAĞILIMLARI
JANDARMA VE SAHİL GÜVENLİK AKADEMİSİ GÜVENLİK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI GÜVENLİK VE TERÖRİZM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE DAĞILIMLARI 1. ve Terörizm (UGT) Yüksek Lisans (YL) Programında sekiz
Kuzey Irak ta Siyasi Dengeler ve Bağımsızlık Referandumu Kararı. Ali SEMİN. BİLGESAM Orta Doğu ve Güvenlik Uzmanı
Orta Doğu Kuzey Irak ta Siyasi Dengeler ve Bağımsızlık Referandumu Kararı Ali SEMİN BİLGESAM Orta Doğu ve Güvenlik Uzmanı 56 Stratejist - Temmuz 2017/2 Orta Doğu da genel olarak yaşanan bölgesel kriz ve
KAYSERİ SANAYİ ODASI. AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU 17 Ağustos 2017
KAYSERİ SANAYİ ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU 17 Ağustos 2017 AZERBAYCAN Ülke Raporu Resmi Adı : Azerbaycan Cumhuriyeti Yönetim Biçimi : Parlamenter Cumhuriyet Cumhurbaşkanı : İlham Aliyev Başkent : Bakü
Dr. Zerrin Ayşe Bakan
Dr. Zerrin Ayşe Bakan I. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Güvenlik Teorilerine Bir Bakış: Soğuk Savaş'ın bitimiyle değişen Avrupa ve dünya coğrafyası beraberinde pek çok yeni olgu ve sorunların doğmasına
TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM
TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM Türk Dünyası, Türk milletine mensup bireylerin yaşamlarını sürdürdüğü ve kültürlerini yaşattığı coğrafi mekânın tümünü ifade eder. Bu coğrafi mekân içerisinde Türkiye, Malkar Özerk,
Orta Asya daki satranç hamleleri
Orta Asya daki satranç hamleleri Enerji ve güvenlik en büyük rekabet alanı 1 Üçüncü on yılda Hazar Bölgesi enerji kaynakları Orta Asya üzerindeki rekabetin en ön plana çıktığı alan olacak. Dünya Bankası
YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI
YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma
Orta Asya da Çin ve Rusya Enerji Rekabeti
Orta Asya da Çin ve Rusya Enerji Rekabeti 05.02.2013 Toplam 26.2 trilyon metreküp ispat edilen doğalgaz rezervleriyle dünyadaki ispat edilen doğalgaz kaynaklarının yüzde 11,7 sini elinde bulunduran Türkmenistan,
Türk Elitlerinin Türk Dış Politikası ve Türk-Yunan İlişkileri Algıları Anketi
Türk Elitlerinin Türk Dış Politikası ve Türk-Yunan İlişkileri Algıları Anketi Araştırma üç farklı konuya odaklanmaktadır. Anketin ilk bölümü (S 1-13), Türkiye nin dünyadaki konumu ve özellikle ülkenin
YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI
YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Bahar Dönemi ZORUNLU DERSLER Uluslararası Ġlişkilerde Araştırma ve Yazma
Bu yüzden de Akdeniz coğrafyasına günümüz dünya medeniyetinin doğduğu yer de denebilir.
Sevgili Meslektaşlarım, Kıymetli Katılımcılar, Bayanlar ve Baylar, Akdeniz bölgesi coğrafyası tarih boyunca insanlığın sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimine en çok katkı sağlayan coğrafyalardan biri
Kafkasya Bölgesinde Uluslararas Siyasetin Gerginlik Alan nda Türkiye Rusya Ç karlar Aç s ndan
Kafkasya Bölgesinde Uluslararas Siyasetin Gerginlik Alan nda Türkiye Rusya Ç karlar Aç s ndan Dr. Uwe Halbach Benim konum, Kafkaslardaki Türk politikası üzerindeki Rus çıkarları perspektifidir. Bunun için
Engin Erkiner: Orta Asya ve Kafkasya daki doğal gazı Avrupa ülkelerine taşıması beklenen Nabucco boru hattı projesiyle ilgili imzalar törenle atıldı.
Engin Erkiner: Orta Asya ve Kafkasya daki doğal gazı Avrupa ülkelerine taşıması beklenen Nabucco boru hattı projesiyle ilgili imzalar törenle atıldı. Planlanan, Türkmenistan dan başlayan Hazar Denizi nin
- Dr. Hatem Cabbarlı
www.1news.com.tr - Dr. Hatem Cabbarlı 26-27 Ağustos 2011 de Bakü de Kempinski Hotel Badamdar da 40 ülkeden 250 Azerbaycanlı gencin katıldığı 9. Yurtdışında Eğitim Gören ve Mezun Olmuş Azerbaycanlı Gençlerin
ÖZET. İstanbul, 15 Ağustos 2016 KIRK YEDİNCİ GENEL KURUL
İstanbul, 15 Ağustos 2016 ÖZET KIRK YEDİNCİ GENEL KURUL AÇILIŞ TÖRENİ Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi Kırk Yedinci Genel Kurulu, Rusya Federasyonu Federal Asamblesi Devlet Duması nın
Sayın Yönetim Kurulu Üyesi/ ve Meclis Üyesi Arkadaşlarım,/
1 Sayın Meclis Başkanım,/ Sayın Yönetim Kurulu Üyesi/ ve Meclis Üyesi Arkadaşlarım,/ 2018 yılının/ ilk meclis toplantısına hoş geldiniz diyor,/ sizleri saygılarımla selamlıyorum./ Sözlerime başlarken,/
Fikret BABAYEV * * Azerbaycan Anayasa Mahkemesi Başkanı
Fikret BABAYEV * Sayın Başkan, değerli katılımcılar! Öncelikle belirtmek isterim ki, bugün bu faaliyete iştirak etmek ve sizlerle bir arada bulunmak benim için büyük bir mutluluktur. Bu toplantıya ve şahsıma
KÖRFEZ DE SAVAŞ. KAZANIM : Körfez Savaşlarının Türkiye ye siyasi, Sosyal, Askeri ve Ekonomik etkilerini değerlendirir.
KÖRFEZ DE SAVAŞ KAZANIM : Körfez Savaşlarının Türkiye ye siyasi, Sosyal, Askeri ve Ekonomik etkilerini değerlendirir. 1990 yılında Irak ın Kuveyt i işgali ile 1.Körfez savaşı başlamıştır. Irak Kuveyt i
TÜRKİYE NİN ENERJİ SATRANCI EKİM 2007
EKONOMİ TÜRKİYE NİN ENERJİ SATRANCI EKİM 2007 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com TÜRKİYE NİN ENERJİ SATRANCI Yirmi birinci yüzyılda ekonomik
Avantaj Tahran da: Trump ın yeni Afganistan stratejisi İran için bir fırsat
Avantaj Tahran da: Trump ın yeni Afganistan stratejisi İran için bir fırsat ABD'nin Afganisan daki strateji değişikliği İran a, Pakistan ın ülke sınırlarında devam eden savaş ile ilgili hırslarını yoklamak
Hazar dan Karadeniz e Stratejik Bakış Uluslararası Sempozyum Aralık 2013 / İstanbul
Hazar dan Karadeniz e Stratejik Bakış Uluslararası Sempozyum 02-03 Aralık 2013 / İstanbul 02 Aralık 2013 / Pazartesi AÇILIŞ 11.00-12.00 Doç. Dr. Okan YEŞİLOT / Sempozyum Koordinatörü Hikmet EREN Avrasya
Amerikan Stratejik Yazımından...
Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını
Yrd.Doç.Dr. MERVE İREM YAPICI
Yrd.Doç.Dr. MERVE İREM YAPICI İktisadi Ve Uluslararası İlişkiler Siyasi Tarih Anabilim Dalı Eğitim Bilgileri 1996-2001 Lisans Ege Üniversitesi 2001-2003 Yüksek Lisans 2003-2009 Doktora Ankara Üniversitesi
Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı
DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNE AZERBAYCAN DAN BAKIŞ
15 TEMMUZ DARBE GIRIŞIMININ İSLAM COĞRAFYASINDA YANSIMALARI KONFERANSI 24-26 Ağustos 2016 Kütahya gesam.dpu.edu.tr 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNE AZERBAYCAN DAN BAKIŞ Araz ASLANLI 1 Türkiye Cumhuriyeti 15-16
Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi
Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.
1915 OLAYLARINI ANLAMAK: TÜRKLER VE ERMENİLER. Mustafa Serdar PALABIYIK
1915 OLAYLARINI ANLAMAK: TÜRKLER VE ERMENİLER Mustafa Serdar PALABIYIK Yayın No : 3179 Araştırma Dizisi : 12 1. Baskı - Şubat 2015 ISBN: 978-605 - 333-207 - 7 Mustafa Serdar Palabıyık 1915 Olaylarını Anlamak:
Yaşar ONAY* Rusya nın Orta Doğu Politikasını Şekillendiren Parametreler
Bilge Strateji, Cilt 7, Sayı 12, Bahar 2015, ss.17-21 Rusya nın Orta Doğu Politikasını Şekillendiren Parametreler Yaşar ONAY* Adına Rusya denilen bu ülke, Moskova prensliğinden büyük bir imparatorluğa
TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?
TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan
EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Hacı Dede Hakan KARAGÖZ
Ekonomik İşbirliği Teşkilat (EİT), üye ülkeler arasında yoğun ekonomik işbirliğinin tesis edilmesini amaçlayan bölgesel düzeyde bir uluslararası teşkilattır. Teşkilat, 1964 yılında kurulan Kalkınma İçin
"Türkiye, Gürcistan'a ilham kaynağı olabilir"
Wider Black Sea: Perspectives for International and Regional Security Yerevan, 14-15.01.2008 гÛÏ³Ï³Ý ÙÇç³½ ³ÛÇÝ ïýï»ë³ï³ý ѻﳽáïáõÃÛáõÝÝ»ñÇ ËáõÙµ Turkish Media Reactions (In Turkish) "Türkiye, Gürcistan'a
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı / Temmuz - Ağustos 2013 - Sayı: 27 15 Temmuz 2013: Tuzhurmatu olaylarının araştırılması
RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015
RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Rusya Federasyonu na ihracat yapan 623 firma
AVRUPA ENERJİ BORU HATLARI
AVRUPA ENERJİ BORU HATLARI GÜNEY GAZ KORİDORU PROJELERİ ÇELİK BORU İMALATÇILARI DERNEĞİ 2012 AVRUPA ENERJİ BORU HATLARI GÜNEY GAZ KORİDORU PROJELERİ 1. Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP)
ŞANGAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ VE TÜRK DIŞ POLİTİKASI
ŞANGAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ VE TÜRK DIŞ POLİTİKASI Tarihte ilk kez bir imparatorluk(sscb) büyük bir savaş vermeden dağıldı. Bunun sonucunda SSCB den ayrılan devletler savaşmadan bağımsız oldular. Kendilerinin
Kazakistan Ekonomisi ve Yatırım Fırsatları. 18 Şubat 2016, İstanbul. Açış Konuşması - Ömer Cihad Vardan, DEİK Başkanı
Kazakistan Ekonomisi ve Yatırım Fırsatları 18 Şubat 2016, İstanbul Açış Konuşması - Ömer Cihad Vardan, DEİK Başkanı Kazakistan Cumhuriyeti Maliye Bakanı Sayın Bahıt Sultanov; KAZNEX INVEST Başkanı Sayın
AVİM Yorum No: 2014 / 79 Ekim 2014
AVİM Yorum No: 2014 / 79 Ekim 2014 UKRAYNA KRİZİNİN BÖLGEYE YANSIMALARI VE TÜRKİYE'NİN TUTUMU Hande Apakan Hande APAKAN Uzman, AVİM 15.10.2014 2004 yılında gerçekleşen Turuncu Devrimi takip eden süreçte
ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ
209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.
KAFKASYA STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ
KAFKASYA STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TÜRKİYE NİN KAFKASYA YA YÖNELİK POLİTİKALARINI ŞEKİLLENDİREN ETMENLER VE DIŞ POLİTİKA ÖNERİLERİ RAPORU -1- TÜRKİYE NİN KAFKASYA YA YÖNELİK POLİTİKALARINI ŞEKİLLENDİREN
Eslen: Stratejik İnisiyatif Ayrılıkçılarda
Eslen: Stratejik İnisiyatif Ayrılıkçılarda Zeynep Fazlılar Açılım sürecinin, ayrılıkçı Kürtlerin siyasi taleplerinin karşılanamaz olduğunu gösterdiğini belirten Tuğgeneral (E) Nejat Eslen; şiddet riskini
F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER
F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER 20. yy.da meydana gelen I. ve II. Dünya Savaşlarında milyonlarca insan yaşamını yitirmiş ve telafisi imkânsız büyük maddi zararlar meydana gelmiştir. Bu olumsuz durumun
2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011
Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 6 Kitabın Adı Türkiye de Dış Politika Editör İbrahim KALIN Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-27-3 BBaskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık
KAYSERİ SANAYİ ODASI. AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU 20 Kasım 2018
KAYSERİ SANAYİ ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU 20 Kasım 2018 AZERBAYCAN Ülke Raporu Kasım 2018 Resmi Adı : Azerbaycan Cumhuriyeti Yönetim Biçimi : Parlamenter Cumhuriyet Cumhurbaşkanı : İlham Aliyev Başkent
ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)
DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)
İran'ın Irak'ın Kuzeyi'ndeki Oluşum ve Gelişmelere Yaklaşımı Kuzey Irak taki sözde yönetimin(!) Parlamentosu Kürtçü gruplar İran tarafından değil, ABD ve çıkar ortakları tarafından yardım görmektedirler.
TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007
TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 1 Adana Gelecek Stratejisi Konferansı Çalışmanın amacı: Adana ilinin ekonomik, ticari ve sosyal gelişmelerinde
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan
NATO'yu nasıl bir gelecek bekliyor?
NATO'yu nasıl bir gelecek bekliyor? Dünyada yeniden şekillenen siyaset ve günden güne artan gerginlik, NATO'nun daha büyük sınavlarla yüzyüze kalacağına işaret ediyor. 27.05.2017 / 13:05 Bugüne kadar NATO'nun
İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ (TÜRKÇE LİSANS PROGRAMI) 4 YILLIK DERS PLANI
İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ 2017-2018 BÖLÜMÜ (TÜRKÇE LİSANS PROGRAMI) 4 YILLIK DERS PLANI (Eğitim planı toplamda 135 Kredi ve 241 AKTS den oluşmaktadır. Yarıyıllara göre
İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN DIŞ PİYASALARDAKİ DURUMU
İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN DIŞ PİYASALARDAKİ DURUMU Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri, doğrudan hizmet ihracatını gerçekleştirmenin yanısıra, mal ve servis ihraç eden birçok sektörün yeni pazarlar bulmasına
İktisat Tarihi
İktisat Tarihi 7.5.18 SAVAŞLAR VE EKONOMİK PERFORMANS Savaş 10 milyon askerin ölümüne, 20 milyonunun yaralanmasına neden oldu. Ekonomik açıdan uzun dönemde fizik yıkımdan daha zararlı olan normal ekonomik
Amerika Küresel Politikasını Değiştiriyor mu?
Amerika Küresel Politikasını Değiştiriyor mu? Yazar: Ferdi Güçyetmez Amerika nın Değişen Tehdit Kavramı Geçtiğimiz hafta içerisinde ABD Savunma Bakanı James Mattis ülkesinin yeni ulusal savunma stratejisini
Afganistan'da Afyon Üretimi Dosyası (İnfografik)
Afganistan'da Afyon Üretimi Dosyası (İnfografik) Uzun yıllar süren iç savaşlar ve dış müdahaleler sonucu istikrarsızlaşan Afganistan, dünya afyon üretiminin yaklaşık olarak yüzde 90'ını karşılıyor. 28.04.2016
ABD nin Doğu Avrupa Stratejisi: AB ve RF Arasındaki Stratejik Dengeler
ABD nin Doğu Avrupa Stratejisi: AB ve RF Arasındaki Stratejik Dengeler 1991 yılında SSCB nin dağılması ve Soğuk Savaş ın sona ermesiyle birlikte Avrasya coğrafyasında bazı bölgelerde jeopolitik boşluklar-güç
Türkiye ve Avrupa Birliği
Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisi Avrupa Birliği 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması'yla Avrupa Ekonomik Topluluğu adı altında doğdu. Türkiye 1959 yılında bu topluluğun
