En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu
|
|
|
- Selim Kaldırım
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu Burak Bilgehan ÖZPEK* Özet 11 Eylül saldırılarının üzerinden on yıl geçmesine rağmen etkileri halen devam etmektedir. Saldırıları kuramsal olarak açıklamak ise saldırıların muhatabı A.B.D yönetiminin politikalarını belirlemesine yardımcı olmuştur. Bu politikalardan en fazla etkilenen bölge ise Ortadoğu dur. Hem A.B.D nin demokratikleştirme gündemi hem de teröre karşı yürüttüğü savaş, 11 Eylül sonrası dönemde Ortadoğu yu uluslararası politikanın gündeminde en üst sıralara taşımıştır. Ne var ki, bu politik gündem ulus aşırı Kürt ulusçuluğunun yükselmesi, İran ın Şiilik vasıtasıyla etki alanını genişletmesi, Suriye nin iç ve dış politika gündeminin değişmesi, İsrail- Filistin sorununun çözümsüzlüğe sürüklenmesi ve İslami radikalizmin güçlenmesi gibi sorunlarla doludur. Anahtar Kelimeler: 9/11 Terörist Saldırıları, Uluslararası İlişkiler Teorileri, Bush Doktrini, Ortadoğu. The Longest Decade: The Middle East After 9/11 Abstract After a decade, the repurcussions of the September 11 attacks still continue. The theoretical explainations of these attacks helped the U.S administration to develop policies, which mostly affected the Middle East. In post 9/11 period, the Middle East came into focus of the international politics since the U.S democratization agenda and war against terrorism. Nevertheless, this period is characterized by the problems such as the rise of transnational Kurdish nationalism, enlargement of Iran s sphere of influence through Shiism, changing domestic and foreign policy agenda of Syria, Israel-Palestine stalemate and escalation of radical Islam. Keywords: 9/11 Terrorist Attacks, International Relations Theories, Bush Doctrine, Middle East. * Yrd. Doç. Dr., TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Burak Bilgehan Özpek, En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu,, Cilt 3, No 2, Ocak 2012, ss
2 Burak Bilgehan Özpek أطول عشرة أعوام : الشرق األوسط بعد 11 ايلول/ سبتمبر بوراق بيلكاهان اوزبك خالصة : بالرغم من مرور عشرة اعوام على هجمات 11 ايلول/ سبتمبر فان تأثيراتها ال تزال مستمرة دون انقطاع. ان االعالن عن ان ثمة منظمة كانت وراء تلك الهجمات ساعد على تحديد سياسات االدارة االمريكية باعتبار ان امريكا كانت هدفا لتلك الهجمات. اما اكثر المناطق التي تأثرت من هذه السياسات فهي منطقة الشرق األوسط. ان سعي الواليات المتحدة االمريكية لفرض الديمقراطية وكذلك الحرب التي شنتها ضد االرهاب قد جعلتا الشرق االوسط تحتل الصدارة في جدول اعمال السياسة الدولية في الفترة التي تلت احداث 11 ايلول/ سبتمبر. غير ان جدول االعمال السياسي هذا حافل بمشاكل عديدة اخرى مثل تعاظم فكرة القومية الكردية المتطرفة وتوسيع ايران لرقعة نفوذها مستخدمة فكرة التشي ع وتغير جدول اعمال السياسة السورية الداخلية والخارجية وانجرار المشكلة االسرائيلية الفلسطينية نحو عدم الحل وتعاظم شأن الراديكالية االسالمية. الكلمات الدالة: هجمات 11 ايلول اإلرهابية نظريات العالقات الدولية مبدأ بوش الشرق األوسط. Giriş Üzerinden on yıl geçtikten sonra 11 Eylül ün etkilerini daha iyi anlayacağımız bir dönem başladı. Geride bıraktığımız on yılı, devletlerarası çatışma, işgal, iç savaş, artan terörist faaliyetler ve istikrarsızlık gibi kelimelerle betimlemek çok da iddialı bir yaklaşım olmayacaktır. Bu kavramların eksiksiz olarak tecrübe edildiği bölge ise Ortadoğu dur. Zira, Washington yönetimi saldırıların sorumlusu olan El Kaide ve İslami terörizm ile Ortadoğu nun sorunlu yapısı arasında kuvvetli bir bağ olduğuna inanmış, bu inanç bölgeyi şekillendirmek için üretilen politikaların destek bulmasını da beraberinde getirmiştir. 11 Eylül sonrası süreçte A.B.D Başkanı George W. Bush, Amerikan yönetiminin duruşunu net bir şekilde ortaya koymuş ve yürütülecek mücadelenin sadece savunmadan ibaret olmadığının ve terörü destekleyen ülkelere karşı da Amerikan ulusunun savaşacağının altını ısrarla çizmiştir. 11 Eylül saldırılarının üzerinden daha bir ay geçmeden Afganistan daki Taliban yönetimine karşı başlatılan savaş Bush yönetiminin kararlılığı- 184 Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
3 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu nı doğruluyordu. Uluslararası toplumdan dışlanmış bir ülke olan Taliban Afganistan ına karşı A.B.D yönetimi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ni ve NATO daki müttefiklerini de ikna etmeyi başarmıştı. Keza, El-Kaide ile Taliban arasındaki yakın ilişkiler açık seçik ortadaydı ve Taliban yönetimi Usame bin Ladin in Afganistan da olduğunu doğruluyorlardı. El-Kaide ile Taliban hükümeti arasındaki bağlantının net bir şekilde ortada olması, 11 Eylül ün yarattığı dramatik acılara karşı uluslararası kamuoyunun gösterdiği anlayış ve Afgan rejimine karşı duyduğu alerji, 7 Ekim günü A.B.D nin Afganistan a başlattığı savaşı meşrulaştırır nitelikteydi. 12 Kasım günü Kabil düştü ve Afganistan da yeni bir dönem başladı. Ne var ki, Afganistan işgalinde elde edilen başarının Bush yönetimini sakinleştirmekten ziyade daha da cesaretlendirdiği kısa sürede anlaşıldı. Teröre karşı savaşın odağı Afganistan olmaktan çıktı ve küresel bir savaşın devam ettiği sıkça vurgulandı. 11 Eylül saldırıları sonrasında ortaya çıkan hâkim söylem, A.B.D nin karşılaştığı İslami terörizm tehdidinin köklerini Ortadoğu da görüyordu. Özellikle, Bush yönetiminin 11 Eylül sonrası politikaları üzerinde etkili olmayı başaran yeni muhafazakar (neo-conservative) çevreler, Ortadoğu nun demokratik olmayan rejimlerinin İslami grupların siyasal sisteme katılmalarını engellediğini ve kendisini siyasal sistem içerisinde ifade edemeyen bu grupların sosyalleşemediğini dolayısıyla aşırılaştığını iddia ettiler. Dolayısıyla, A.B.D nin terörle mücadelesi Ortadoğu daki anti-demokratik rejimlerin demokratik değerlerle dönüştürülmesiyle başarı kazanabilirdi. Bu mantıktan hareketle, yeni muhafazakârlar için Ortadoğu da Irak ile başlayan bir işgal sürecine girmek ve Saddam Hüseyin diktatörlüğünü devirmek bölgede demokratik reformların önünü açabilecek bir hamle olarak görülüyordu. Bu bakış açısı ise, A.B.D nin 1990 lı yıllarda Ortadoğu bölgesi ile olan ilişkilerinde sınırlı tuttuğu demokratikleşme gündeminin güçlenmesini beraberinde getirmiştir. Bush yönetiminin 2002 yılında açıkladığı Middle East Partnership Initiative demokratikleşme için daha fazla fon ayrılmasını öngörürken, 2004 yılındaki G8 zirvesinde duyurulan Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Ortaklık Girişimi (The Broader Middle East and North Africa Partnership Initiative) A.B.D ve müttefiklerinin bölgedeki demokratikleşme sürecine katkı yapmasını amaçlıyordu. 1 Bu diplomatik dokümanların yanı 1 Katerina Dalacoure, US Foreign Policy and Democracy Promotion in the Middle East: Theoretical Perspectives and Policy Recommendations, Ortadoğu Etüdleri, Cilt. 2, No.3, 2010, ss Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 185
4 Burak Bilgehan Özpek sıra, 2003 yılında başlayan Irak işgali, 11 Eylül ün yarattığı atmosferin A.B.D nin Ortadoğu politikasını şekillendirmekte ne denli etkili olduğunu göstermiştir. Günün sonunda, 11 Eylül terör saldırıları, sonuçları Ortadoğu ya uzanan bir sürecin miladı olarak görülmüştür. 2 Bu çalışmanın amacı 11 Eylül sonrası Ortadoğu da meydana gelen değişikliklerin kuramsal incelemesini yapmaktır. Ilan Pappe nin 3, kavramsallaştırma Batı için Ortadoğu yu kurgulayacak kalıpların ortaya çıkmasının ön adımıdır argümanı çerçevesinde, ilk olarak 11 Eylül saldırılarının ana uluslararası ilişkiler disiplini tarafından nasıl değerlendirildiği ve bu değerlendirmelerin nasıl bir Ortadoğu kurgusu oluşturmayı amaçladığı tartışılacaktır. Ancak bu satırların yazarı 11 Eylül sonrası Ortadoğu da umulan ile gerçekleşen arasında fark olduğunun da bilincindedir. Dolayısıyla, çalışmanın ikinci kısmı, 11 Eylül kavramsallaştırmalarından türetilen politikaların, Ortadoğu yu şekillendirirken ürettiği sonuçlara odaklanacaktır. Kuramsal Yaklaşımlar 11 Eylül günü, bir devlet dışı aktörün dünyadaki en büyük materyal güce sahip olan devletin sınırları içinde yaptığı terörist saldırılarla anılacaktır. New York taki ikiz kulelere iki, Virginia daki Pentagon kompleksine bir ve yolcular ve uçuş ekibinin müdahalesiyle Washington DC. yerine Pennsylvania da kırsal bir araziye düşen bir uçak, El-Kaide militanları tarafından kaçırılmıştı. Geleneksel olarak uluslararası ilişkileri ve savaşı devletlerarası oynanan bir oyun olarak gören ve diğer aktörlerin etkilerini bir değişken olarak hesaba katmayı reddeden uluslararası ilişkiler kuramcıları için bu, beklenmedik bir olaydı. Birçok ülkeden topladığı üyeleriyle El-Kaide, hem ulus aşırı bir örgüttü hem de her hangi bir devletin denetimi ya da yetkisi altında çalışmıyordu. Bu olgu, devletlerin yerine yeni kurumların uluslararası ilişkileri etkileyip etkileyemeyeceği sorusunu da beraberinde getirmiştir. Ne var ki, geleneksel kuramlar 11 Eylül ve benzeri terörist saldırıları açıklamaktan vazgeçmemişlerdir. Özellikle realist kuram, devlet dışı te- 2 Lorne Craner, Will US Democratization Policy Work, Middle East Quarterly, Cilt. 13, No. 3, 2006, ss Ilan Pappe, Ortadoğu yu Anlamak,( İstanbul: NTV Yayınları, 2009), s Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
5 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu rörist aktörlerin sanıldığı kadar devlet dışı olmadıklarını iddia etmiştir. Bu bağlamda Lieber ve Alexander ın öne sürdüğü asimetrik dengeleme argümanına göre güçsüz devletler hegemon güç olan A.B.D nin egemenlik alanlarını ihlal etmesinden endişe duymaktadır. Bu sebeple terörist organizasyonlarla işbirliği yapmakta ve A.B.D ye karşı yapılacak saldırıları desteklemektedir. Bu desteğin amacı ise demokratik bir devlet olan ve yönetimlerin halk tarafından belirlendiği A.B.D nin kamuoyunu etkileyerek devletlerinin kendi sınırları dışında askeri güç kullanmasını engellemelerini sağlamaktır. Realist bakış açısına uygun olarak hegemonu dengeleme imkânı olmayan güçsüz devletler terörizm yöntemiyle A.B.D yi caydırmayı amaçlamaktadır. 4 Dolayısıyla, tehdit yine devletler tarafından üretilmekte ve devletlere karşı kullanılmaktadır. Sonuç olarak, sınırı aşan terörizm, devletlerin etkili olmadığı bir dünyayı önümüze getirmez. Tam aksine devletler geleneksel kaygılarıyla hareket etmekte ve terörizmi araç olarak kullanmaktadır. Bu açıklama, A.B.D yönetiminin 11 Eylül sonrası devletler ile terörist gruplar arasında kurmaya çalıştığı bağlantıyı desteklemektedir. Zira, terörizm devlet dışı bir olgu değilse, devletler hala daha ayaktaysa ve güç dengesi, caydırma ve dengeleme gibi oyunlar halen daha geçerliliğini koruyorsa, A.B.D, kendi güvenliği için bu devletlerle mücadele etmek zorundadır. Daha önce de bahsedildiği gibi, 11 Eylül saldırılarından hemen sonra Bush yönetimi saldırılar ile şer ekseni ülkelerini ilişkilendirmiş ve bu ülkeleri terörizmin sponsoru olmakla eleştirmiştir. Ne var ki, asimetrik dengeleme teorisi çerçevesinde, güçsüz ve tehdit algılayan devletlerin umdukları caydırıcılık 11 Eylül sonrası geçerli olmamış ve terörizmi desteklediğine inanılan devletlerin egemenlik alanları A.B.D nin tacizlerine (hatta Irak ta bu tacizler işgale dönüşmüştür) maruz kalmıştır. Geleneksel güvenlik çalışmalarının diğer önemli kolu olan liberal kuram ise devlet yönetme kapasitesi ile terörizm arasında bir bağ olduğunu öne sürmüştür. Bu bakış açısının önemli bir figürü olarak Fukuyama, zayıf devletlerin uluslararası düzene tehdit oluşturan birçok olgunun ortaya çıkışına zemin hazırladığını düşünmektedir. Dolayısıyla, güçsüz 4 Keir A. Lieber ve Gerard Alexander, Waiting for Balancing, International Security, Cilt. 30, No. 1, 2005, ss Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 187
6 Burak Bilgehan Özpek devletlerin siyasal ve ekonomik kalkınma sorunları sadece onların egemenlik alanları ile sınırlı değildir; bu sorunlardan diğer devletler de etkilenmektedir. Dolayısıyla, zayıf, sistemden düşmüş ve istikrarı tehdit eden unsurlar üreten devletlerin liberal ve demokratik reformlar sayesinde rehabilite edilmesi gerekmektedir. 5 Liberal bakış açısının terörizmin ortaya çıkışı ile rejim şekli arasında kurdukların ilişki sürpriz olmayan bir şekilde Bush yönetiminin söylemlerine de yansımıştır. Zira, A.B.D nin Irak işgali demokrasiyi sadece Irak ta değil aynı zamanda bütün Ortadoğu da inşa etme projesi olarak dile getirilmiştir. 6 Bush, demokratik barış önermesine sığınarak, demokrasinin Ortadoğu ya yayılmasının sadece siyasi istikrar değil aynı zamanda A.B.D ve diğer demokrasiler için güvenlik anlamına geldiğini de iddia etmiştir. Dönemin A.B.D yönetimi, Ortadoğu daki tiranlıkların radikal yeraltı örgütlenmeleri yarattığını düşünüyordu ve demokrasilerin muhalefet hareketlerini meşru bir zemine çekebileceğine inanıyordu. 7 Özetle şu iddia edilebilir ki, 11 Eylül e yönelik hem realist hem de liberal açıklamalar ve kavramsallaştırmalar, A.B.D yönetiminin Ortadoğu politikasında ya da kurgusunda bir davranış modeli oluşturmasına yardım etmiştir. Her iki bakış açısı da 11 Eylül saldırılarını yapan devlet dışı terörist örgütlenmelerin ortaya çıkışından devletleri sorumlu tutmaktadır. Ne var ki, realistler devletlerin bilinçli olarak terörist faaliyetleri desteklediklerini ve bu sayede A.B.D yi caydırmayı amaçladığını iddia ederken, liberaller yönetme kapasitesi zayıf devletlerin ekonomik ve siyasi kalkınma konularında başarısız olduğunu ve bu başarısızlığın da terörist örgütlenmelerin önünü açtığını iddia etmektedir. Fakat en nihayetinde, her iki açıklama da, A.B.D yönetimine 11 Eylül ü yapanların birer hayalet olmadığını ve hesaplaşması gereken devletlerin varlığını göstermiştir. 5 Francis Fukuyama, Neo-conların Sonu: Yol Ayrımındaki Amerika, (İstanbul: Profil Yayınları, 2006), s Bush Vows Democracy for Iraq and the Middle East. 19 Kasım recent-key-addresses/president-bush-delivers-iiss-address/press-coverage/bush-vows-democracyfor-iraq-and-middle-east/. (Erişim Tarihi: 20 Mart 2011), s F. Gregory Gause III, Can Democracy Stop Terrorism, Foreign Affairs, Cilt. 84, No. 5, 2005, s Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
7 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu 11 Eylül saldırıları sonrası, A.B.D nin Irak a yaptığı müdahaleyi sadece açıklamaya çalışmayan ama eleştiren bir yorum ise Wallerstein den gelmiştir. Realist ve liberal açıklamalar gibi Wallerstein da devletleri dışlamamış ve bu müdahaleyi ahistorik bir olgu olarak ele almayı reddetmiştir. Wallerstein, 16. yüzyıl İspanyası nın Latin Amerika da yaptığı uygulamaları konu alan bir tartışmaya atıfta bulunarak, Avrupa nın yüzyıllardır kendi değerlerini evrenselleştirmeye çalıştığını ve bu sürece direnen ülkeleri işgal etmeyi meşru gördüğünü iddia etmiştir. Ne var ki, Avrupa nın kendi değerlerini kategorik ve evrensel bir doğru olarak görmesi ve bunları işgal yolunu göze alarak yaymaya çalışması, tutkulu bir idealizmin ötesinde sömürgeleştirme sürecini meşrulaştırma gayretleridir. 8 Dolayısıyla, A.B.D nin 11 Eylül sonrası kullandığı demokrasi söylemleri ve demokrasiyi yaymak adına başlattığı işgal dalgası, bu tarihi olgunun bir devamıdır. Diğer bir ifadeyle, Wallerstein a göre 16. yüzyıl Avrupa sının Latin Amerika yerlilerini medenileştirmek için başlattığı işgal dalgası ile A.B.D nin demokrasiyi yaymak amacıyla Irak hükümetini devirmesi arasında ahlaki olarak büyük bir farklılık yoktur. Hangi açıklamanın izinden gidersek gidelim, A.B.D nin, Ortadoğu da fiili bir işgal yürütmüş olması ve terörizmle özdeşleştirdiği devletleri tehdit etmekten geri kalmaması bir gerçeklik olarak önümüzdedir. 11 Eylül, A.B.D nin bölgeye odaklanmasını sağlamış ve bu odaklanma sonucunda Ortadoğu da yeni güvenlik sorunları ortaya çıkmıştır. Ne var ki, A.B.D nin, 11 Eylül ün şekillendirdiği hırslı bir gündemle, Ortadoğu da var olması, sadece işgale uğrayan Irak ı ve tehdit edilen İran ve Suriye yi etkilememiştir. A.B.D nin stratejisi aynı zamanda, bölge devletlerinin yeni problemlerle tanıştıkları ve uzun zamandır hasıraltı etmeye çalıştıkları sorunları yeniden ele almak zorunda kaldıkları bir dönemin müjdecisi olmuştur. 11 Eylül Sonrası Ortadoğu 11 Eylül ve sonrasında Ortadoğu da gerçekleşen değişimler sadece siyasetin konusu olmamalıdır. Irak ta yaşanan kanlı iç savaş ve yarattığı kitlesel göç dalgalarından, yükselen petrol fiyatlarının etkilediği ekono- 8 Immanuel Wallerstein, Avrupa Evrenselciliği: İktidarın Retoriği, (İstanbul: Aram Yayınları, 2007). Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 189
8 Burak Bilgehan Özpek mik gelişmelere, televizyon izleme alışkanlıklarından milliyetçilik anlayışına kadar birçok konu daha kapsamlı bir şekilde incelenmeyi hak etmektedir. Ancak bütün bu konuların yanında, Ortadoğu, uluslararası ilişkiler disiplininin dikkatini çektiği birçok gelişmeye de sahne olmuştur. Hinnebusch un deyimiyle Ortadoğu dış müdahaleler için istisnai bir mıknatıstır. 9 Bu süreç ise kimilerine göre 1774 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması, kimilerine göre ise 1798 yılında Napolyon un Mısır ı işgal etmesiyle başlamıştır. Bu olaylar, Ortadoğu nun bir oyun sahnesi olarak görülme sürecini başlatmıştı. 10 Dolayısıyla, Ortadoğu siyasetini anlamak için bölgenin kendisinden kaynaklanan faktörlerden daha çok bölgeye yönelik politikalar geliştiren batılı devletlerin bakış açıları önem kazanmaktadır. Birinci Dünya Savaşı biterken bu oyun sahnesini yöneten rejisörler İngiltere ve Fransa ydı. Ortadoğu nun siyasal sınırlarını ve toplumsal hareketlerini şekillendiren bu reji deneyimleri 2. Dünya Savaşı sonrası Soğuk Savaş atmosferinin etkisiyle yeni bir şekil aldı. Artık Avrupa nın dünya politikalarındaki gücü Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği ne kaymıştı. Avrupa ikiye bölünmüş durumdaydı ve İngiltere ile Fransa nın Ortadoğu bölgesinde eski politikalarını sürdürecek heyecanı ve enerjisi azalmıştı. Haass a göre Soğuk Savaş döneminde de bölge edilgenlikten kurtulamamış ve A.B.D-Sovyetler Birliği rekabetinden etkilenmiştir. Ancak dönemin ve rekabetin atmosferi bölge devletlerine nispi olarak daha geniş bir manevra alanı sağlamıştır. Bölgeye hâkim olma olgusu üzerinden tanımlanan rekabet, bölge ülkelerine otonom politikalar üretme sahası yaratmıştır. Küresel güçlerin bölgeyi kontrol edemediği olaylara örnek olarak İran da yaşanan 1979 devrimini gösterebiliriz. Bunun dışında yaşanan İran-Irak Savaşı ve İsrail in 1982 yılındaki Lübnan işgali de bölgesel dinamiklerden kaynaklanan olaylardı. Yaşanan çatışmaların dışında, not edilmelidir ki, dünyadaki enerji ihtiyacı için bölge kaynaklarının arz ettiği hayati önem de bölge ülkelerinin otonomisini güçlendiren bir başka faktördür. Keza 1973 Petrol Krizi bunu ispatlar niteliktedir Raymond Hinnebusch, The International Politics of the Middle East, (Manchester: Manchester University Press, 2003), s Edward Said in Şarkiyatçılık kitabını okuyanlar bu tabire aşinadırlar. 11 Richard N. Haass, The New Middle East, Foreign Affairs, Cilt. 85, No. 2, 2006, ss Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
9 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu Ne var ki, Soğuk Savaş ın ve çift kutupluluğun bitmesi Ortadoğu nun uluslararası sistem içerisindeki yerini yeniden değiştirmiştir. Ancak Altunışık a göre Ortadoğu daki devletlerin bu değişimi hemen kavrayabilmesi mümkün olmamıştır. Mesela Saddam Hüseyin in Kuveyt i işgal etmesi Soğuk Savaş ın yarattığı manevra alanının artık var olmadığı gerçekliğiyle yüzleşmesiyle son bulmuştur. Bu dönemde, Ortadoğu da yeni sorunların ortaya çıktığını görüyoruz. Sistemin en güçlü aktörü olan A.B.D nin ise bölgeye yönelik politikalarının yoğunlaştığını ve üç ayak üzerinde formüle edildiğini söylemek mümkündür. Bu ayaklardan ilki İsrail-Filistin sorununu çözmeyi, ikincisi Irak ve İran ı ayrı ayrı çevrelemeyi ve son olarak da bölgeyi liberal değerlerle dönüştürmeyi amaçlıyordu. 12 Ne var ki, A.B.D, Soğuk Savaş sonrası Ortadoğu da çözmeyi planladığı problemleri çözememiş ve 11 Eylül terörist saldırılarından sonra kapsamlı bir politika değişikliğine gitmiştir. Daha önce de değinildiği gibi Ortadoğu bölgesi 11 Eylül den en çok etkilenen bölge olmuştur. 90 lı yıllardaki çevreleme politikası yerini önleyici savaş doktrinine bırakmış, özellikle George W. Bush un şer ekseni olarak tanımladığı ülkeler ve rejimleri A.B.D nin doğrudan tehdidiyle yüz yüze kalmışlardır. İran ve Suriye bu tehdidin tedirginliğiyle yaşarken, Irak taki Saddam Hüseyin rejimi bu gerçekliği bizzat tecrübe etmiştir. Bu politika değişikliği, aynı zamanda, A.B.D nin Ortadoğu politikasındaki amaçlarını de yeniden tanımladığını göstermektedir. Temel olarak, yükselen radikal İslam olgusuna karşı A.B.D nin kararlı bir karşı koyma tavrı içinde olduğu ve bunu yaparken Ortadoğu da yeni bir rejim tasarımı sürecine girdiği iddia edilebilir. Önceki bölümde açıklandığı gibi bu girişim, terörist faaliyetler ile devletlerin niyetleri veya yönetme kapasiteleri arasında kurulan ilişkinin sonucunda uygulanmaya koyulmuştur. Ortadoğu politikasındaki bu değişim, George W. Bush un 2002 yılında yaptığı ve A.B.D nin Ulusal Güvenlik Stratejisi ni anlattığı konuşmada rahatlıkla görülebilir. Bush, West Point Askeri Akademisi ndeki diploma töreninde, A.B.D nin caydırıcılık ve çevreleme gibi Soğuk Savaş dönemine özgü savunmaya dayalı yöntemlerinin küresel terörizm gibi yeni tehditlere karşı mücadele etmede yeterli olmayaca- 12 Meliha Benli Altunışık, The Middle East in the Aftermath of September 11 Attacks, Foreign Policy, Cilt. 35, 2009, ss Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 191
10 Burak Bilgehan Özpek ğını ve A.B.D nin güvenliğinin kitle imha silahlarına sahip diktatörlerin eline bırakmamak için önleyici stratejilere geçiş yapması gerektiğini söylüyordu. 13 Hem Bush doktrini hem de bu doktrinin sonucu olarak gerçekleşen Afganistan ve Irak işgalleri ve haydut devletleri yöneten hükümetleri tehdit eden söylemlerin havada uçuşması, 11 Eylül sonrası Ortadoğu da dramatik siyasi tepkimeler yaratmıştır. Bölgede ulus aşırı Kürt milliyetçiliğinin yükselişinin gözlemlenmesi, Şiiliğin yaşam alanının genişlemesi, İran rejiminin tehdit algısının hassaslaşması, Suriye nin iç ve dış politikasında yaşadığı dalgalanmalar, Filistin sorununun geldiği karamsar nokta ve anti-amerikancı radikalizmin zemin kazanması, bahsi geçen siyasi tepkimelerin somut sonuçları olarak öne çıkmaktadır. Bu sonuçların her biri ayrıca incelenmeyi hak etmektedir. Kürt Ulusçuluğunun Yükselişi Ortadoğu nun Birinci Dünya Savaşı ndan sonra dış müdahalelerle kurgulanan devletlerden oluşması 11 Eylül saldırılarının etkisini arttıran önemli bir faktördür. Zira, devletlerin sınırları, bu sınırların içinde tutulan halkların tarihi, kültürel ve siyasi birlikteliklerinden ziyade bölgeyi tasarlayan bölge dışı güçlerin menfaatleri çerçevesinde şekillenmiştir. 11 Eylül saldırıları sonrası A.B.D işgaline sahne olan Irak da benzer bir mantıkla kurulmuş ve günümüz Irak ında yaşayan Kürt gruplar, Şii Arapların ülkeyi domine etme riskine karşı Sünni Araplarla işbirliği yapacakları varsayılarak Irak içerisinde kalmaya zorlanmışlardır. 14 Bu bağlamda, Irak taki İngiliz kuvvetleri, 1918 ile 1924 yılları arasında, bağımsızlık mücadelesi veren Kürt gruplara karşı sert müdahalelerde bulunmaktan çekinmemiştir. Musul un statüsü ile ilgili Türkiye ve İngiltere arasındaki müzakerelerin 1926 yılında bitmesi ile beraber Türkiye-Irak sınırı kesinleşmiştir. Böylece Kürtlerin ağırlıklı olarak yaşadıkları 4 ülke olan Türkiye, Irak, İran ve Suriye nin sınırları belirlenmiş ve bu sınırlar günümüze kadar muhafaza edilmiştir. Ne var ki, farklı ülkelerde yaşa- 13 Commencement Address at the United States Military Academy at West Point. 1 Haziran 2002, (Erişim Tarihi: 20 Haziran 2011). 14 Peter Galbraith, Irak ın Sonu: Ulus Devletlerin Çöküşü mü,?( İstanbul: Doğan Kitap, 2007), s Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
11 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu malarına rağmen milliyetçi Kürt grupların birbirleri ile olan iletişimi ve faaliyetleri aradan geçen zaman zarfında bahsi geçen ülkeleri hep rahatsız etmiştir. Robins, 1937 yılında Türkiye, Irak, İran ve Afganistan tarafından kurulan Sadabad Paktı nın Kürtlerin siyasal faaliyetlerini sınırlandırmayı amaçladığını söylemektedir. 15 Bu devletlerin Kürt gruplarının sınırları aşan aktivitelerinden rahatsız olmaları anlaşılabilir bir durumdur. Zira İran Kürtlerinin kurduğu Kürdistan Demokratik Partisi nin ideolojik olarak ilham verdiği grupların aynı isimle Irak, Suriye ve Türkiye de parti kurmaları Kürt milliyetçiliğinin ulus aşırı karakterini göstermektedir. Bu konuya daha da netlik kazandırmak için, İran da 1945 yılında kurulan Mahabad Devleti nin Savunma Bakanının, Iraklı bir Kürt olan Molla Mustafa Barzani olduğunu hatırlatmak gerekir. 16 Süreç içerisinde siyasal özerklik yolunda en büyük adımı Iraklı Kürt grupların attığını söylemek yanlış olmayacaktır ve 1989 yılları arasında Saddam güçleri tarafından yürütülen Enfal harekâtı, bu harekât kapsamında yaşanan Halepçe katliamı gibi olaylar, 1991 yılında Saddam Hüseyin güçlerinin Kürt isyancılara ve sivil halka karşı kitlesel katliamı andıran orantısız bir askeri güçle karşılık vermesi uluslararası kamuoyunun tepkisine sebep olmuştur yılının 5 Nisan günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi nin aldığı 688 No lu karar bu tepkinin politik bir yansımasıdır ve Irak ta 36. paralelin kuzeyini uçuşa yasak bölge ilan etmiştir. Bu karar sonrası, Kuzey Irak bölgesi Bağdat ın kontrolünden çıkmış ve Kürt gruplar devlet inşası sürecine girmişlerdir. Ne var ki, bu süreç Mesud Barzani önderliğindeki Kürdistan Demokratik Partisi ile Celal Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasında çıkan çatışmayla beraber kesintiye uğramış ve bu guruplar arasında diyalog 2002 yılına kadar tam anlamıyla sağlanamamıştır. 17 Ancak bu bölünmüş tablo A.B.D nin Irak işgaliyle beraber değişmiştir. Türkiye Parlamentosu nun 1 Mart 2003 tarihinde A.B.D liderliğindeki koalisyon güçlerine katılmayı ve bu güçlerin Türkiye topraklarını kullanmasını reddetmesi hem Türk Amerikan ilişkilerinde gerilimli bir 15 Philip Robins, The Overlord State: Turkish Policy and Kurdish Issue, International Affairs, Cilt.69, No. 4, 1993, s Altan Tan, Kürt Sorunu, (İstanbul: Timaş, 2010), s Burak Bilgehan Özpek, Çatışmadan İşbirliğine: Türkiye ve Iraklı Kürtler, (Ankara: Seta Yayınları, 2011), ss Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 193
12 Burak Bilgehan Özpek dönemin başlamasına sebep oldu hem de Iraklı Kürt grupları Kuzey Irak ta A.B.D nin müttefiki haline getirdi. Kürt grupların elde ettiği siyasi desteği, 2005 yılında kabul edilen Irak anayasasının federalizm ile ilgili maddeleriyle perçinlenmiş ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi adeta de facto bir devlet gibi hareket etmeye başlamıştır. Iraklı Kürtlerin elde ettiği geniş otonomi ise bölgede Kürt nüfusu barındıran ülke yönetimlerince tepkiyle karşılanmıştır. Bu dönemde Türkiye PKK nın, İran ise PEJAK ın artan faaliyetleriyle mücadele etmek zorunda kalmıştır. Öte yandan, 2004 yılında Suriye nin Kamışlı şehrinde oynanan bir futbol maçı sırasında çıkan olaylar, Irak ta kurulan Kürt otonomisinin bölgesel statükoyu ne denli tehdit ettiğini bir kere daha ortaya koymuştur. Maç esnasında Arap taraftarların Saddam lehine ve Kürtler aleyhine slogan atmaları sonucu, Kürt ve Arap taraftarlar arasında çıkan çatışmada 27 kişi hayatını kaybetmiş ve olaylar kısa zamanda ülke geneline yayılarak geniş bir Kürt protestosuna dönüşmüş ve güçlükle bastırılabilmiştir. 18 Bu olay, Irak taki Kürt grupların lehine olan federasyon, otonomi ve hatta de facto devlet gibi kazanımların bölge ülkelerini ne denli çabuk ve derinden etkileyebileceğini göstermesi bakımından önemlidir. Irak ın işgalinden sonra tetiklenen ulus aşırı Kürt milliyetçiliğinin Ortadoğu yu iki şekilde etkilediği öne sürülebilir. Bunlardan birincisi, Irak a komşu Kürt nüfusa sahip devletlerin bu olguya verdiği tepkidir. Türk sivil ve askeri elitinin artan PKK aktivitelerini Kuzey Irak taki Kürt yönetimi ile ilişkilendirmeleri ve 2007 Aralık ile 2008 Şubat aylarında Irak a yapılan sınır ötesi operasyonlar bu tepkinin boyutlarını göstermektedir. Zaten bu operasyonlar sonrasında Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, operasyonların Irak taki Kürt siyasi varlığına karşı bir tepki olduğunu ve Kürt otonomisini zayıflatmayı amaçladığını iddia etmişti. 21 Aynı şekilde Bağdat taki merkezi Irak hükümeti de, operasyonların derhal durmasını istediği uyarı notunu 18 Suriye de Arap-Kürt Çatışması, Radikal, 14 Mart php?haberno= (Erişim Tarihi: 14 Haziran 2011). 19 Büyükanıt: Kuzey Irak a Operasyon Gerekli, NTV, 13 Nisan 2007, com/news/ asp (Erişim Tarihi: 10 Nisan 2011). 20 Gül den Kuzey Irak a PKK Uyarısı, NTV, 2 Kasım 2005, news/ asp, (Erişim Tarihi: 10 Eylül 2011). 21 Barzani: A.B.D İzin Verdi, Bağdat Seyirci Kaldı, Milliyet, 25 Şubat 2008, tr/barzani--a.b.d-izin-verdi--bagdat-seyirci-kaldi/guncel/haberdetayarsiv/ /253348/ default.htm (Erişim Tarihi : 19 Nisan 2011). 194 Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
13 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu Ankara ya gönderdi. Bu durum, ulus aşırı Kürt milliyetçiliğinin devletlerarası çatışma ihtimalini arttırdığını göstermektedir. İkinci etki ise Kürt milliyetçiliğinden ortak tehdit algılayan Türkiye, İran ve Suriye nin başlattıkları işbirliği sürecidir. Irak ın işgali sonrası ortaya çıkan tablo, bu ülkelerin güvenliklerini birbirlerine bağımlı hale getirmiş ve her bir aktörün güvenliği diğerleri için de önemli hale gelmiştir. Toprakları içinde Kürt nüfus barındıran bu ülkelerin, Irak ta ortaya çıkan Kürt otonomisine karşı dayanışma içine girmeleri ve Irak ın toprak bütünlüğüne vurgu yapmaları bölgede 11 Eylül ün tetiklediği yeni işbirliği alanlarının ortaya çıkmasını beraberinde getirmiştir. 22 Bu etkiler, Birinci Dünya savaşı sonrası bölge dışı güçler tarafından çizilen sınırların, yine bölge dışı güçlerin müdahaleleri sonucu değişme ihtimalini ve bölge devletlerinin gösterdikleri direnci anlatmaktadır. İran da Şahinlerin İktidarı ve Şii Jeopolitiği Bush Doktrini, daha önce de tartışıldığı gibi, Soğuk Savaş dönemi ve sonrasındaki savunmacı ve çevreleyici anlayışı reddetmiş ve A.B.D yi tehdit eden rejimlerin değiştirilmesini esas alan önleyici savaş stratejisini üretmiştir. Bu stratejinin meşruluk retoriği ise demokrasi olmuştur. Diğer bir ifadeyle, A.B.D yi tehdit eden anti-demokratik rejimlerin dönüştürülmesi bir daha 11 Eylül benzeri bir olayın yaşanmaması için gereklidir. Saldırılardan sonra, üç Ortadoğu ülkesi, İran, Irak ve Suriye, önleyici savaşın hedefindeki ülkeler olarak öne çıkmıştır. Ne var ki, Afganistan ve Irak hükümetlerinin değiştirilmesi ve batılı ve demokratik normlara uygun olma iddiasındaki rejimlerin tesis edilmesi Ortadoğu nun müdahaleye uğramamış diğer iki devletinde de rejim güvenliği endişesi yaratmıştır. Bu endişe her iki devletin birbirleriyle olan ilişkilerini geliştirmekle kalmamış, aynı zamanda İran ın daha agresif bir dış politika izlemesinin de yolunu açmıştır. 11 Eylül sonrası dönemin ürettiği retorik ve eylemler öncelikli olarak İran iç politikasını etkilemiştir. İran da 1997 yılında başlayan yenilikçi Muhammet Hatemi dönemi her ne kadar rejimin radikal gündemini yumuşatacağının sinyallerini verse ve bu dönem Avrupa Birliği gibi ak- 22 Bülent Aras ve Rabia Karakaya Polat, From Conflict to Cooperation: Desecuritization of Turkey s Relations with Syria and Iran, Security Dialogue, Cilt 39, No. 5, 2008, s Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 195
14 Burak Bilgehan Özpek törlerin İran ile olan ilişkilerini geliştirse de, 23 İran ın ılımlı politikaları A.B.D ile olan ilişkilerini umduğu düzeye getirememiştir. Üstelik, 11 Eylül saldırılarından sonra İran, A.B.D işgali tehlikesiyle yüz yüze gelmiş, ılımlı politikalarının dış politikada meşruiyet üretmediği görülmüştür. Bu durum ise 2005 yılında Mahmut Ahmedinejad ın temsil ettiği şahin ve radikal grubun işbaşına gelmesiyle sonuçlanmıştır. 24 Bu görev değişikliği İran ın kendi güvenliği için yeni stratejiler izlemesini beraberinde getirmiştir sonrası İran, A.B.D tehdidini bertaraf edebilmek için iki farklı politika geliştirmiş ve bu politikaların her biri Ortadoğu politikalarını derinden etkilemiştir. Ahmedinejad ilk olarak İran ın hali hazırda devam eden nükleer programını hızlandırarak daha iddialı bir hale getirmiş ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinde ülke olarak önemli aşama kaydettiklerini dünya kamuoyuyla paylaşmıştır. Bunu yaparken, amacının nükleer teknolojinin nimetlerinden faydalanmak olduğunu söylese de, uluslararası toplum nezdinde bu iddia kabul görmemiştir. A.B.D ye göre, İran, İslami rejimini muhafaza etmek için nükleer silah elde etmek istemektedir ve nükleer faaliyetler masumane bir kalkınma amacı taşımamaktadır. 25 Bu görüş, 2010 yılının Haziran ayında yapılan BM Güvenlik Konseyi nin de gündemine gelmiş ve İran ın nükleer faaliyetlerini durdurması için yaptırım kararının alınmasıyla sonuçlanmıştır. Bu karara sadece Türkiye ve Brezilya hayır oyu vermiş, Lübnan ise çekimser kalmıştır. Dolayısıyla, uluslararası toplum da A.B.D nin çekincelerini paylaşan bir görüntü çizmiştir. Ancak her şeye rağmen, Ahmedinejad ülkesinin uranyum zenginleştirme kararlılığının altını çizmektedir. İran ın nükleer silaha sahip olması, dünyadaki nükleer statükoyu tehdit edecek, İran rejimine dokunulmazlık kazandıracak ve bölgede kaçınılmaz olarak yeni güvenlik ikilemleri yaratacaktır. Bu durum ise Ortadoğu bölgesinde, İran dan tehdit algılayan bölge devletlerinin de nükleer silah edinme yoluna gidebileceğini göstermektedir. 23 Ziba Moshaver, Revolution, Theocratic Leadership and Iran s Foreign Policy: Implications for Iran-EU Relations, The Review of International Affairs, Cilt 3, No.2, 2003, s John Brennan, The Conundrum of Iran: Strengthening Moderates without Acquiescing to Belligerence, The ANNALS of the American Academy of Political and Social Science, Cilt 618, No.1, 2008, ss Gawdat Bahgat, Nuclear Proliferation: The Islamic Republic of Iran, Iranian Studies, Cilt 39, No.3, 2006, ss Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
15 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu İkinci olarak İran dış politikası, A.B.D nin ve onun Ortadoğu daki müttefiki İsrail in dikkatinin İran üzerinde yoğunlaşmasını önlemek için sınırlarının ötesinde bazı hamlelerde de bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi, Şii muhalifleri ve terörist grupları destekleyerek bahsi geçen devletlerin enerjisini tüketmektir yılında başlayan ve kısa zamanda tamamlanan işgalin ardından Irak ta beklenen istikrar sağlanamamış, özellikle 2006 yılının 22 Şubat günü Şiiler için kutsal kabul edilen Samarra şehrindeki Altın Camii nin bombalanması sonucu Şii ve Sünni gruplar arasında kanlı bir iç savaş dönemi başlamıştır. Ortaya çıkan istikrarsız tablo, hem A.B.D işgalinin başarısını gölgelemiş hem de Amerikan askerlerini uzunca bir süre meşgul etmeyi başarmıştır. 26 İran ın Şii lik kartını kullanarak, Irak taki ve Ortadoğu daki siyasi atmosferi etkilemeye çalışması, A.B.D nin bir sonraki hedefi olmaktan duyduğu rahatsızlık ve çekinceden kaynaklanmaktadır. 27 Zaten, yaşanan iç savaş ve istikrarsızlık, A.B.D yi strateji değiştirmeye zorlamış, İran ve Suriye ye saldırmak bir tarafa, Bush yönetimi Irak ta istikrarı sağlayıp güçlerini ülkeden aşamalı olarak çekme planına yönelmişlerdir. 11 Eylül saldırılarının ardından, Irak ı işgal ederek Saddam rejimine son veren Bush yönetimi, Ortadoğu iktidarlarının dışladıkları Şii toplulukları İran ın etki sahasına sokmayı elbette ki amaçlamıyorlardı. Üstelik bunun olabileceğini ve nasıl sonuçlar üretebileceğini de anlaşılan hesaplamamışlardı. Ancak işgal sonrası Şii partilerin Irak ta hükümeti kuracak noktaya gelmeleri, Ortadoğu nun siyasi sistemden dışlanmış Şii grupları için umut ışığı oldu. Şii ler Bahreyn de nüfusun %75 ini, Katar da %16 sını, -Kuveyt te %30 unu Birleşik Arap Emirlikleri nde %6 sını, Suudi Arabistan da ise % 10 unu oluşturmasına rağmen Sünni idareciler tarafından yönetilmektedirler. 28 Dolayısıyla, Irak işgalinin şişeden çıkarttığı cin olan Şii özgürleşmesi, hem Şii dünyasının lideri konumundaki İran ın etki sahasının genişlemesi hem de Sünni devletlerin kurduğu statükonun tehdit edilmesi anlamına gelmiştir Vali Nasr, When the Shiites Rise, Foreign Affairs, Cilt 85, No. 4, 2006, ss Daniel L. Byman, The Changing Nature of State Sponsorship of Terrorism, The Saban Center for Middle East Policy at the Brooking Institution Analysis Paper, 16, 2006, s Vali Nasr, When the Shiites Rise, ss Kayhan Barzegar, Iran, the Middle East and International Security, Ortadoğu Etüdleri, Cilt 1, No , ss Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 197
16 Burak Bilgehan Özpek Bu iddiayı desteklemek için 2004 yılında Yemen de yaşanan iç savaşa bakmak yeterli olacaktır. Yemen hükümeti ile nüfusun %35 ini oluşturan Zeydi Şiiler 30 arasındaki sorunlar iç çatışmaya dönüşmüş ve hemen ardından da bölgesel güç oyununun bir sahnesi haline gelmiştir. İran tarafından desteklenen Şiilere karşılık vermek için Suudi Arabistan, Ürdün, Fas, Mısır ve A.B.D nin Yemen hükümetine verdikleri askeri destek, İran ın etkisini sınırları ötesine yayma girişimini engelleme çabasından başka bir şey değildi. 31 Zira İran, benzer şekilde Lübnan daki Şii grupları 1979 yılından itibaren desteklemiş ve askeri eğitim vermiştir. Bu geleneğin devamı olarak Ahmedinejad, iktidarı döneminde, Hizbullah ile ilişkilerini geliştirmiş ve bu yakın ilişkiler Hizbullah ın 2006 yılında İsrail saldırısı karşısında gösterdiği başarılı direniş ile meyvesini vermişti. 32 İran dış politikasının 11 Eylül sonrası etki ve güç kazanması Bush doktrininin en çok eleştirilmesi gereken noktalarından birisidir. Zira, teröre karşı savaş İran ın tehdit edilmesi olgusunu yaratmış ve İran ın terörist gruplarla daha sıkı ve agresif bir ilişki modeli geliştirmesine yol açmıştır. Öte yandan Bush yönetiminin demokratikleşme gündemi, Sünni grupların hakimiyeti altında yaşayan Şiilere daha geniş bir siyasal alan vaat etmiştir. Bu durum ise, İran ın Şii gruplar vasıtasıyla Ortadoğu politikalarına müdahale etmesinin yolunu açmıştır. Bu tablo, İran ın hem Arap komşuları ile hem de A.B.D ile olan ilişkilerinde yeni bir sayfa açmış ve Ortadoğu da daha etkili ve mevcut statükoyu tehdit eden bir politika izlemesini beraberinde getirmiştir. 33 Ortadoğu da Değişim ve Suriye Şam Baharı tabiri 17 Haziran günü yemin eden ve başkanlık görevine başlayan Beşar Esad ın reform vurgusu yaptığı konuşmasından sonra sıkça dile getirilen bir tabir olmuştur. İdari ve ekonomik reformlar sözü 30 Yemen: A Shia Shadow, The Economist, 19 Mayıs node/ (Erişim Tarihi: 10 Haziran 2011). 31 İbrahim Karagül, Suudiler Bahreyn de! Peki Iran Ne Diyecek?, Yeni Şafak, 15 Şubat Manochehr Dorraj, Iran s Regional Foreign Policy, içinde Karl Yambert (der.) The Contemporary Middle East, (Boulder: Westview Press, 2010), s Juan Cole, A Shiite Crescent? The Regional Impact of the Iraqi War, Current History, No.687, 2006, s Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
17 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu veren Esad ın, ofisi devraldıktan sonra yaptığı ve önceki dönemin kapalı yapısını değiştirmeyi amaçlayan siyasi açılımları bu tabirin daha da popülerlik kazanmasını beraberinde getirmiştir. Özgürlüğün istikrarsızlık üreteceğini düşünen statükocu merkezlerin karşı adımları siyasi açılımları gölgelese de Esad rejiminin özgürlük çerçevesini genişlettiğini savunmak yanlış olmayacaktır. Ne var ki, Esad ın iddialı gündemi uluslararası gündemden bağışık bir gelişim göstermemiştir. 11 Eylül saldırıları sonrası A.B.D nin teröre karşı başlattığı savaş ve Afganistan ve Irak a yönelik operasyonları, Esad yönetiminin gündeminde dramatik değişiklikler yaratmıştır. Diğer bir ifadeyle, Bush yönetiminin yeni muhafazakâr doktrinlerin etkisi altında olması ve Ortadoğu yu yeniden şekillendirmek gibi hırslı bir gündemle hareket etmesi Şam yönetimini korkutmuştur. Bu durum ise Suriye nin de bir aktör olarak belirleyici olduğu bölge politikalarında önemli değişimleri beraberinde getirmiştir Eylül ün ürettiği söylem ve eylemler, Suriye dış politikasının geleneksel bağlantılarının sorgulandığı bir dönemin başlangıcı olmuştur. İlk olarak, Suriye nin A.B.D ile ilişkileri değişmiştir. Hafız Esad döneminde rejimin iç ve dış politika karakteristiğini belirleyen olgu güçlü Arap milliyetçiliği ve Golan tepelerini geri alabilmek için izlenen politikalardı. 11 Eylül saldırılarına kadar Suriye nin bu değerler üzerinden tanımladığı dış politikası bölge ülkeleriyle çatışmalar üretse de, Suriye nin egemenliği bölge dışından bir büyük gücün doğrudan tehdidine maruz kalmamış ve bölgesel denklemler ve imkânlar dâhilinde bir dış politika yürütmeye çalışmıştır. Ne var ki, 11 Eylül sonrası dönem Suriye dış politikası A.B.D yönetimi üzerinde etkili olan yeni muhafazakârların da etkisiyle egemenlik sahasını korumak gibi yeni bir gündemle tanışmıştır. Saldırılardan hemen sonra El Kaide ye karşı bilgi paylaşımı yapmış olmasına rağmen, Suriye nin Hamas ve Hizbullah gibi örgütlere sağladığı geleneksel destek Bush yönetimi tarafında terörizme sponsorluk yapmak olarak görülmüştür. 35 Daha sert eleştiriler, Irak işgali sonrası yapılmış ve Suriye, Iraklı işgalcilere yardım yapmak, kaçakları korumak ve Amerikan personelinin Irak ta bulamadığı kitle imha silahlarını gizlemekle 34 David Lesch, Syrian Arab Republic, içinde David E. Long, Bernard Reich ve Mark Gasirowski (der.) The Government and Politics of the Middle East and North Africa, (Boulder: Westview Press, 2011), ss Raymond Hinnebusch, Syrian Foreign Policy under Bashar El-Asad, Ortadoğu Etüdleri, Cilt 1, No. 1, 2009, s. 17. Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 199
18 Burak Bilgehan Özpek suçlanmıştır. Suriye, 11 Eylül sonrası verdiği destek ile Amerikalıların hayatını kurtaran bir rolden, Irak işgali sonrası Amerikalıların hayatlarına mal olan role geçiş yapmıştır. İlişkilerin kötüleşmesini ise 2003 yılının E- kim ve Kasım aylarında A.B.D Kongresi nde kabul edilen ve 2004 yılının Mayıs ayında Başkan Bush tarafından uygulamaya konulan Suriye Sorumluluk Yasası (Syria Accountability Act) sembolize etmektedir. Buna göre iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin düşük seviyede seyretmesi esas alınmış ve başkana hava sahası kullanımını ve iş ilişkilerini kısıtlamak gibi bazı yaptırımları uygulaması konusunda yetki tanınmıştır. 36 Suriye nin terör örgütleriyle ilişkisinin sorgulandığı bu dönemde, Şam yönetiminin merkezinde olduğu birçok ilişki modeli de değişime zorlanmıştır. Bunların en önemlisi Suriye nin Lübnan politikası ve Lübnan da faaliyet gösteren Hizbullah ile olan ilişkisidir yılında İsrail in Lübnan ı işgali ve İsrail yanlısı bir hükümet kurma girişimi Lübnan daki en temel Şii grubu olan Emel den ayrılan Hüseyin El-Musavi nin aşırı Şii din adamlarıyla birleşip Hizbullah ı kurmasıyla yeni bir boyut kazanmıştır. Teokratik bir devlet haline gelen İran, Devrim muhafızları vasıtasıyla Hizbullah ı eğitirken, Suriye ise bu örgütün kamplarına ev sahipliği yapmayı ve lojistik yardımda bulunmayı önermişti. Hizbullah a verilen bu desteğin amacı ise Lübnan iç politikasında etkili olmak ve İsrail yanlısı bir siyasi yapı oluşmasını engellemekti. 37 Ne var ki Suriye nin Hizbullah ile olan ilişkisi bu denli yalın ve basit değildir. İlk olarak Suriye Hizbullah a şartsız bir destek sağlamamıştır. Tam aksine Suriye, verdiği destek karşılığında Hizbullah üzerinde sıkı bir denetim kurmayı şart koşmuştur. Zira Suriye nin denetimi dışında yapılan eylemlerden ötürü Hizbullah ile Suriye zaman zaman karşı karşıya gelmişlerdir. Bu kontrolün amacı Suriye nin İsrail ile bir askeri çatışmaya girmekten kaçınması ve Hizbullah ı dış politikasının bir aracı olarak görme eğiliminden kaynaklanmaktadır yılında Suudi Arabistan, Cezayir ve Suriye nin arabuluculuğuyla Lübnanlı gruplar arasında imzalanan Taif Anlaşması, 15 yıl süren 36 David Lesch, Syrian Arab Republic, ss Robert G. Rabil, Has Hezbollah s Rise Come at Syria s Expense, Middle East Quarterly, Cilt 14, No.4, 2007, ss Ibid. 200 Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
19 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu Lübnan İç Savaşı nı bitirmiş ve Hizbullah ın dönüşmek zorunda olduğu bir dönemin habercisi olmuştur. Anlaşma, Suriye ile Lübnan arasındaki özel ilişkiyi tanımış ve 1991 yılında iki ülke arasında savunma, güvenlik ve işbirliği anlaşmaları imzalanmıştır. Yeni dönem, Suriye nin Lübnan politikalarındaki hâkimiyetini arttırmış, Lübnan da Suriye karşıtı herhangi bir politik adımın atılmasını önlemiştir ve fiili olarak Suriye yi Lübnan ın egemenliği üzerinde söz sahibi yapmıştır. Öte yandan, Hizbullah, Lübnan ı İslamileştirmek gibi hırslı bir gündemi değişen koşullarla uyumlu hale getirerek ertelemiş ve Lübnan ın ana politik akımlarından biri olmayı hedeflemiştir. Taif sonrası dönemde de Suriye ile Hizbullah ın ilişkisi devam etmiş ve Suriye hem İsrail i Golan tepelerinden çekilmeye zorlamak hem de Lübnan üzerindeki konumunu korumak için Hizbullah a olan desteğini sürdürmüştür li yıllar hem Suriye hem de Hizbullah için yeni bir dönemin başlangıcına işaret eden gelişmeleri beraberinde getirmiştir. İsrail in Güney Lübnan dan tek taraflı olarak çekilmesi bir taraftan Suriye nin bu ülkedeki varlığının meşruiyetinin sorgulanmasına yol açarken, bir yandan Hizbullah ın güçlenmesinin önünü açmıştır. Dolayısıyla, Suriye nin Hizbullah a olan lojistik desteği bu dönemde devam etmiştir. Ancak 11 Eylül saldırılarıyla şekillenen ve Ortadoğu yu da kaçınılmaz olarak etkileyen A.B.D nin Ortadoğu politikası Suriye ile Hizbullah arasındaki ilişkileri ve Suriye nin Lübnan politikasını süregelen rotasından saptırmıştır. Daha önce de değinildiği gibi, Bush yönetiminin İslami terörizm ile Ortadoğu nun baskıcı rejimleri arasında kurduğu bağlantı ve 2003 yılında başlattığı Irak işgali, şer ekseni olarak tanımlanan İran ve Suriye gibi Irak a komşu Ortadoğu ülkelerini ziyadesiyle tedirgin etmiştir. Suriyeli yetkililer Irak işgalinden duydukları memnuniyetsizliği ve A.B.D nin başarısızlığından duyacakları memnuniyeti ifade etmekten çekinmemişlerdir. Bu açıklamaların yanı sıra Irak taki isyancı ve terörist gruplar ile Suriye devleti arasındaki ilişkilerin samimiyeti Suriye ile A.B.D arasında ilişkilerin kötüleşmesi için yeterli olmuştur. 12 Aralık 2003 tarihinde Amerikan Kongresi nden geçen Suriye Sorumluluk ve Lübnan Egemenlik Devri Yasası (Syria Accountability and Lebanese Sovereignty Restoration Act) Suriye ye terörü desteklemeyi bırakması, Lübnan daki işgalini sona erdirmesi ve kitle imha silahları geliştirmeyi 39 Ibid. Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 201
20 Burak Bilgehan Özpek durdurması çağrısı yapmıştır. 40 Öte yandan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 1559 No lu kararında, Suriye nin Lübnan dan çekilmesinin ve Hizbullah ın silahsızlandırılmasının gerekliliğinin altını çizmiştir. Bu gelişmeler ise Lübnan daki Suriye varlığını sorgulayan grupları cesaretlendirmiş ve Suriye karşıtı gösteriler hız kazanmıştır Şubat 2005 günü Suriye karşıtı gösterilerin lideri konumunda olan eski başbakan Refik Hariri nin bir suikast sonucu hayatını kaybetmesi Lübnan da popüler bir hareketi tetiklemiştir. Sünni-Dürzi ve Maruni grupların oluşturduğu ve ismini 14 Mart günü Beyrut ta düzenlenen geniş çaplı protesto gösterilerinden alan 14 Mart Grubu, sayısı olarak tahmin edilen Suriye silahlı güçlerinin ve istihbarat elemanlarının Lübnan ı terk etmelerini, Hariri suikastının uluslararası bir komisyon tarafından incelenmesini ve ülkeyi seçimlere hazırlayacak tarafsız bir hükümetin kurulmasını talep etmiştir. Buna karşılık Hizbullah ın başını çektiği ve yine ismini bir protesto günü olan 8 Mart tan alan koalisyon ise Hariri suikastından ötürü Suriye yi suçlamanın acelecilik olduğunu ve Lübnan daki bütün grupların Hizbullah ın İsrail e karşı mücadelesini sürdürmesi için Suriye-Lübnan ilişkilerinin destek olması gerektiğini dile getirmiştir. 42 Lübnan içindeki grupların sergilediği karşıtlık ülkeyi politik bir belirsizliğe sürüklerken, uluslararası toplumun tavrı Suriye nin ülkedeki varlığı konusunda belirleyici olmuştur. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi nin üç üyesi A.B.D, İngiltere ve Fransa nın yanı sıra Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün de Suriye nin Lübnan ı terk etmesini ve Hariri suikastini inceleyen uluslararası komisyon ile eksiksiz bir işbirliği içinde olmasını istemişlerdir. Hem iç hem de dış baskılar sonucu 2005 yılının Nisan ayında Suriye güçlerinin Lübnan dan çekilmiş ve Suriye karşıtı partiler Mayıs ve Haziran ayında yapılan parlamento seçimlerini kazanmıştır. Bu durum, Lübnan İç Savaşı sırasında, 1978 yılında, Arap Ligi kararlarıyla oluşturulan Arap Caydırma Gücü nün meşruiyetini kullanarak Lübnan a yerleşen ve ilerleyen yıllarda bu varlığını pekiştiren Suriye nin olmadığı bir Lübnan anlamına gelmekteydi Raymond Hinnebusch, Syrian Foreign Policy under Bashar Al-Asad, ss William Harris, Bashar Al-Asad s Lebanon Gamble, Middle East Quarterly, Cilt 12, No.3, 2005, ss Karim Knio, Is Political Stability Sustainable in Post-Cedar Revolution in Lebanon, Mediterranean Politics, 13(3) 2008, ss Ersun N. Kurtuluş, The Cedar Revolution: Lebanese Independence and the Question of Collective Self Determination, British Journal of Mİddle Eastern Studies, 36(2) 2009, ss Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
21 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu Ne var ki, 11 Eylül sonrası dönem Suriye nin Lübnan dan çekilmesini beraberinde getirmişse de bu durum Lübnan a ve bölgeye istikrar getirmemiştir. Daha önce tartışılan, Suriye-Hizbullah ilişkilerinin kopması zannedildiği kadar kolay olmamıştır. Zira Suriye karşıtı koalisyon aldığı iç ve dış destek sayesinde Hizbullah ın yaşam alanını daraltmaya çalışmış ancak bu girişim Hizbullah ın radikal ajandasına geri dönmesine yol açmıştır yılının yaz aylarında Hizbullah ın İsrail in elindeki tutuklu Lübnanlıların serbest bırakılması için iki İsrail askerini kaçırmasıyla tetiklenen İsrail-Hizbullah savaşı da bu radikal ajandanın sonucu olarak kabul edilebilir ve Hizbullah ın silahlı mücadelesinin meşruiyetini besleyen bir faktör olarak görülebilir. Diğer bir ifadeyle, Suriye nin Lübnan dan çekilmesiyle beraber silahlı bir örgüt olarak varlığı sorgulanan Hizbullah, bu savaş sayesinde, İsrail e karşı kendisini savunmak için silahlara ihtiyacı olduğunu göstermiştir. Bunun da ötesinde, Hizbullah, savaş dönemi Beyrut hükümetinin tavrını eleştirmiş ve siyasi arenada daha fazla rol talep etmiştir. 44 Suriye nin Lübnan dan çekilmesinden sonra sorulan soru Suriye denetimi altında kontrollü bir eylem perspektifi olan bir Hizbullah ın mı yoksa kendi sınırlarını kendisi belirleyen bir Hizbullah ın mı bölge barışı ve istikrarı için daha çok katkı sağlayacağıdır. Ancak günün sonunda cevabını bulmuş en önemli soru 11 Eylül saldırılarının Ortadoğu da yarattığı değişim dalgasından Suriye nin payına düşenin ne olduğudur. Suriye nin Lübnan daki varlığı sona ermiştir. Bu değişim ise Suriye nin Lübnan iç siyasetini kullanarak İsrail üzerine baskı yaratma ve Golan Tepelerini geri alma stratejisinin artık işlemeyeceğini göstermiştir. Bu durum 2008 yılında Suriye ve İsrail in dolaylı görüşmeler yoluyla barış müzakerelerine başlaması üzerinde etkili olmuştur. Her ne kadar bu süreç işlerliğini yitirse de, tarafların Lübnan topraklarından ve iç siyasetinden çekilmeleri sorunlarını üçüncü bir ülkeden bağımsız çözmelerinin zaruretine işaret etmiştir. Radikalizmin Başarısı Soğuk Savaş ın bitimiyle beraber, dünyada tek süper güç olarak kalan A.B.D nin Ortadoğu ajandasında yükselen İslami radikalizm önemli bir yer tutuyordu. Giderek etkilerini arttıran radikal İslami grupların var- 44 Emile El-Hokayem, Hizballah and Syria: Outgrowing the Proxy Relationship, Washington Quarterly, Cilt 20, No. 2, 2007, s. 46. Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 203
22 Burak Bilgehan Özpek lıklarını meşrulaştıran üç sebepten bahsedilebilir. 45 Bunlardan birincisi 1948 yılında Filistin toprakları üzerinde kurulan İsrail devletinin ürettiği ve günümüze kadar süre gelen problemlerdir yılından bu yana yaşanan Arap-İsrail savaşları, Filistinli mültecilerin yaşadığı insanlık dramları, intifadalar ve İsrail devletinin sınırlarının dışına çıkan ve diğer Arap devletlerinin egemenliklerini ihlal eden müdahaleleri, radikal İslami hareketleri güçlendirmiştir. İkinci olarak, Birinci Körfez Savaşı sonrası Suudi Arabistan da konuşlanan A.B.D güçleri içinde Usame bin Ladin in de bulunduğu radikal İslami grupların eleştirilerine hedef olmuştur. 46 Bu eleştiriler Müslümanların kutsal şehirlerinin bulunduğu Suudi Arabistan daki Amerikan varlığını tarihi bir ihanet olarak görmekte ve bu durumun A.B.D nin Suudi Arabistan üzerindeki egemen durumu sembolize ettiğini göstermektedir. 47 Son olarak, Birinci Körfez Savaşı sonrası Saddam Hüseyin rejimini zayıflatmak için uygulanan Birleşmiş Milletler ambargosu batı karşıtı radikalizmin beslendiği unsurlar arasındadır. 48 Zira, 687 sayılı ambargo kararı Irak elitinden ziyade sıradan halk kitlelerini etkilemiş, genel sağlık durumu kötüleşmiş, ekonomi çökme noktasına gelmiş ve ölüm oranı dramatik rakamlara ulaşmıştır. Yaşanan olumsuzlukların faturası ise yaptırımları destekleyen A.B.D ye kesilmiştir. 49 Ortadoğu da radikalizmi besleyen bu unsurların yanına 11 Eylül saldırılarıyla beraber A.B.D nin Irak işgali de eklenmiştir. Bu durum Ortadoğu daki radikalizmin güçlenmesine üç farklı şekilde sebep olmuştur. İlk olarak, Hıristiyan batı dünyasının Müslümanların yaşadığı ve yönettiği toprakları işgal etmesi, radikal grupların dinler arası karşıtlık üzerine kurdukları argümanlarına yeni söylemler kazandırmıştır. Bu söylemler, A.B.D işgalinin karşı konulması gereken bir haçlı seferinden farklı olmadığının altını çizmektedir. 50 İkinci olarak, Saddam Hüseyin rejiminin 45 Meliha Benli Altunışık, The Middle East in the Aftermath of September 11 Attacks, s William L. Cleveland, Modern Ortadoğu Tarihi, İstanbul: Agora Kitaplığı, 2008, s US Pulls Out of Saudi Arabia, 29 Nisan 2003, east/ stm (Erişim Tarihi: 22 Temmuz 2011) 48 Amin Saikal, Islam and the West: Challenges and Opportunities, içinde Virginia Hooker ve Amin Saikal, (der.) Islamic Perspectives on the New Millenium, (Singapore: ISEAS Publications, 2004), s Fareed Zakaria, The Politics of Rage: Why Do They Hate Us?, Newsweek, October, 2001, ss Thomas Hegghammer, Global Jihadism after Iraq War, Middle East Journal, Cilt 60, No.1, 2006, s Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
23 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu yıkılmasıyla kurulan Irak hükümeti, Sünni Arap nüfusun uzun yıllardır sahip oldukları iktidarlarına ve ayrıcalıklarına son vermiştir. 51 Üstelik Sünni Arapların siyasi süreçleri 2008 yılına kadar boykot etmeleri ve Şii- Sünni iç savaşı, radikal İslami gruplar için Irak ı güvenli bir liman haline getirmiştir. Bu dönemde El Kaide militanları Sünni Arapların yanında saf tutarken, İran la yakın ilişkileri olan Sadr Grubu nun desteklediği Mehdi Ordusu da Iraklı Şiilerin koruyuculuğunu üstlenmiştir. 52 Üçüncü olarak da, A.B.D nin saldırgan tavrından tehdit algılayan Suriye ve İran gibi devletler Irak ın içindeki radikal grupları destekledikleri gibi, Lübnan da Hizbullah, Gazze de ise Hamas ile güçlü ilişkiler kurmuş, bu gruplara hem maddi destek vermiş hem de bu grupların siyasi etkinliklerini arttırmasına yardımcı olmuşlardır. 53 Özetle, 11 Eylül saldırıları sadece belirli bir toprak parçasını yöneten hükümetleri değiştirmemiş aynı zamanda bölge devletlerinin ve topluluklarının siyasi pozisyonlarını da etkilemiştir. Bununla beraber radikal akımların güçlenmesine sebep olan kronik sorunlar daha da çözümsüz bir döneme girmiştir. Bu çözümsüzlüğün en önemli noktası tartışma götürmez bir şekilde Arap-İsrail çatışmasıdır. Ne var ki, bu sorun, 11 Eylül ile beraber ortaya çıkmamış ancak 11 Eylül sonrası gelişen siyasi atmosferin etkisinden kurtulamamıştır yılında kurulan İsrail devleti sadece Filistin halkı ile değil aynı zamanda Arap dünyası ile de sorunlu bir ilişkiye sahip olmuştur. Geride kalan dönemde İsrail, Arap devletleriyle ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), Hizbullah ve Hamas gibi devlet dışı aktörlerle savaşmış, intifada olarak adlandırılan halk ayaklanmalarıyla yüzleşmek zorunda kalmıştır. Ancak bu çatışmalarla dolu tarih içerisinde, İsrail devletinin Arap komşuları ve Filistinlilerle iyi ilişkiler geliştirmeyi dış politikasının temel taşı yaptığını ve bunun varlığının ve gelişiminin uzun süreli teminatı olarak gördüğü iddia edilebilir. Zira, çatışmaların sebebi Arap devletlerinin İsrail devletinin varlığını kabul etmemeleridir Savaşında Arap devletlerinin ağır yenilgisinden sonra Sudan da toplanan Arap Birliği nin 3 Hayır kararı ( İsrail le barışa hayır; İsrail i tanımaya hayır; İsrail le müzakerelere 51 Ahmed S. Hashim, Insurgency and Counter Insurgency in Iraq, (New York: Cornell University Press. 2006), s Vali Nasr, When the Shiites Rise. 53 Anthony H Cordesman, Iran s Support of the Hezbollah in Lebanon, (Washington: Center for Strategic and International Studies, 2006). Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 205
24 Burak Bilgehan Özpek hayır) bile İsrail i kabul etme ve onunla barış içinde yaşama umudunun ne denli zayıf olduğunu göstermektedir. 54 Ne var ki, Arap-İsrail çatışmaları İsrail in bölgedeki varlığını sağlamlaştırmaktan başka bir olgu üretmemiştir ve bu durum, İsrail ile Arap komşuları ve FKÖ arasında müzakerelerin başlamasını beraberinde getirmiştir. Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat ın 1977 yılında İsrail e gitmesi ve doğrudan ikili görüşmelere başlama kararının alınması, Arap Birliği nin taviz vermez İsrail karşıtlığının on sene içerisinde ne denli aşındığını da göstermiştir. Zira taraflar 1978 Camp David zirvesinde müzakerelerin devam etmesi için anlaşmış ve bir yıl sonra karşılıklı barış anlaşması imzalanmış, böylece İsrail tanınma ve işbirliği amacına ulaşırken, Mısır ise 1967 savaşında kaybettiği Sina yarımadasını geri almayı başarmış ve Fouad Ajami nin deyimiyle, bu anlaşma Pan-Arabizm in sonu getirmiştir. 55 Soğuk Savaş ın bitişi, Irak ın sınırlandırılması ve savaş sonrası İran ın yaşadığı güçsüz dönem, 1990 lı yıllara gelindiğinde İsrail in izole edilmişliğini azaltacak yeni fırsatlar sunmuştur. Bu dönem ilk meyvesini 1994 yılında İsrail ile Ürdün arasındaki ilişkilerde vermiş ve taraflar savaş durumuna son verip ilişkilerini normalleştirme kararı almıştır. 56 Yine 1993 yılında başlayan Oslo süreci, İsrail ve FKÖ arasında barış için başlatılan diplomatik bir süreç olmuş ve ana anlaşmazlık konularının zaman içerisinde çözülmesini öngörmüştür. Ne var ki, İsrail ile Filistin arasındaki Oslo Süreci 2000 yılında tarafların nihai bir anlaşmaya varamamalarından ötürü sona ermiştir. İsrail tarafı, Arafat ın cömert bir teklifi elinin tersiyle ittiğini ve yeni bir mücadele dalgasını tercih ettiğini iddia ederken, Filistin tarafı İsrail in adil bir toprak anlaşması yapmaya ve göçmen Filistinlilerin durumunu göz önünde bulundurmaya yanaşmadığını savunmuşlardır yılında başlayan ikinci intifadanın ilkine nazaran daha az şiddet karşıtı olması ve 2001 yılında Ariel Sharon un iktidara gelmesi Oslo süreci- 54 David H. Goldberg ve Bernard Reich, State of Israel, içinde David E. Long, Bernard Reich ve Mark Gasirowski (der.) The Government and Politics of the Middle East and North Africa,( Boulder: Westview Press, 2011), ss Fouad Ajami, The End of Pan-Arabism, Foreign Affairs, Cilt 57, No.2, 1978, ss Barbara Slavin, Should Israel Become a Normal Nation, Washington Quarterly, Cilt 33, No.4, 2010, p Glenn E. Robinson, The Palestinians, içinde Karl Yambert (der.) The Contemporary Middle East, (Boulder: Westview Press, 2010), s Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
25 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu nin bitişi anlamına gelmiştir ve bu döneme tesadüf eden 11 Eylül saldırıları İsrail ile Filistin arasındaki sorunların daha da karmaşıklaşacağı bir dönemin habercisi olmuştur. İsrail savunma kuvvetleri operasyonlarının şiddetini arttırmış ve daha önce Filistin otoritesine devredilen Gazze ve Batı Şeria yı tekrar işgal etmiştir. Bu durum aynı zamanda Filistinli yerleşimcilerin dış dünyayla bağlantısını kesmiş ve ekonomik durumun bu bölgelerde kötüleşmesine sebep olmuştur. Ne var ki, İsrail ordusunun uyguladığı şiddet yine şiddeti doğurmuş ve Filistinli grupların intihar saldırıları aratarak devam etmiştir Eylül sonrası geliştirilen Bush doktrini ve terörizme karşı savaş söyleminin ise İsrail-Filistin sorununa iki farklı etkisi olmuştur. İlk olarak, Ariel Sharon yönetimi, A.B.D nin teröre karşı yürüttüğü savaşı ve bu savaş etrafında gelişen söylemleri, Filistin sorunuyla ilişkilendirmeyi başarmıştır. Daha net bir ifadeyle Sharon, Bush yönetiminin, A.B.D nin Afganistan da yaptığı mücadele ile İsrail in Filistinlilerle yaşadığı çatışma arasında bir fark olmadığına inanmasını sağlamıştır. Bu inanç ise Yasser Arafat ile FKÖ yü Usame bin Ladin ve El Kaide nin bir versiyonu olarak görme eğilimini kaçınılmaz olarak beraberinde getirmiştir. 59 Bu durum ise A.B.D nin İsrail politikasını etkilemiş, özellikle Arap kamuoyunun gözünde İsrail in giriştiği eylemlerden A.B.D de sorumlu tutulmuştur. Özellikle 11 Eylül den sonra yaşanan, İsrail-Hamas gerginliği, Gazze operasyonları ve ablukası ve 2006 yılında yaşanan Hizbullah-İsrail Savaşı, İsrail karşıtlığı kadar Amerikan karşıtlığını da beslemiştir. İkinci etki ise demokratikleşme söyleminin yarattığı düş kırıklığı ve radikal grupların bu söylemden sağladığı kazanç ve iktidardır. Daha önce de tartışıldığı gibi, 11 Eylül, Bush yönetiminin Ortadoğu nun demokratikleşmesinin Amerikan ulusal güvenliği için gerekli gördüğü bir dönemi başlatmıştır. Ortadoğu nun dönüşümü için ise George W. Bush, Irak ve Filistin de reformun ve demokratik yollarla seçilmiş yeni liderlerin bölgeye ilham verebileceğini iddia etmiştir. 60 Ne var ki, A.B.D nin desteklediği demokratikleşme süreci umulan sonuçları doğurmamıştır yılında Gazze de yapılan seçimlerde A.B.D ve İsrail tarafından bir terör örgütü olarak kabul edilen Hamas galip gelmiş 58 William L. Cleveland ve Martin Bunton, Israeli-PalestinianRelations After the Oslo Accords, içinde Karl Yambert (der.) The Contemporary Middle East, (Boulder: Westview Press, 2010), s David W. Lesch, Israel, the Palestinians, Hamas and Hizbollah, içinde Karl Yambert (der.) The Contemporary Middle East, (Boulder: Westview Press, 2010), s Amy Hawthorne, Can the United States Promote Democracy in the Middle East, Current History, No.660, 2003, 24. Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 207
26 Burak Bilgehan Özpek ve demokrasinin istikrar ve reform üreteceği beklentisi büyük bir yara almıştır. 61 Bu durum ise Mansfield ve Snyder ın pekişmiş demokrasiler ile demokratikleşen toplumlar arasında yaptıkları ayrıma dikkat çekmiştir. Bu argümana göre, demokratikleşme sürecini tamamlamış olan ülkelerin aksine demokratikleşen ülkelerin çatışma üretme ihtimali daha yüksektir. Zira demokratikleşme bu tip ülkelerin iç kompozisyonunda değişiklikler medyana getirdiği için çatışan elitler popüler bir destek sağlama adına iç ve dış aktörlere karşı ötekileştirici ve marjinalize edici söylemlerde bulunabilirler yılında yapılan seçimlerden önce her ne kadar Sharon yönetimi Hamas ın olası zaferinden tedirginliğini dile getirse de Washington yönetimi seçimleri engellememesi için İsrail i uyarmıştır. Ne var ki, Filistin de yapılan demokratik seçimler Hamas ın iktidarını getirmiş ve iki demokrasi arasında çatışma yaşanmayacağını öngören demokratik barış önermesi Mansfield ve Snyder in yaptığı gibi daha kapsamlı bir izaha ihtiyaç duymuştur. İsrail in radikal ve terörist bir İslami örgüt olarak gördüğü Hamas ı muhatap olarak kabul etmemesi, Hamas a yönelik halk desteğinin azalması için diplomatik ve ekonomik izolasyon politikaları uygulaması ve 2008 yılında Hamas ın ateşkese son verdiğini açıklaması üzerine Gazze ye yönelik operasyonları Filistin için demokratikleşme fikrinin bölge için umut edilen istikrarı sağlamaktan çok uzak olduğunu göstermiştir. Üstelik Abbas yönetimi ile Hamas arasındaki kanlı iktidar mücadelesi ve İsrail in Gazze ye karşı benimsediği yıldırma politikasına karşı Batı Şeria daki Abbas yönetimiyle olan ilişkilerini normalleştirmesi Filistinliler üzerinde de bir iç çatışma döneminin başlamasına sebep olmuştur. 63 Özetle, A.B.D karşıtı radikalizmin sebepleri 11 Eylül sonrası dönemde güçlenerek devam etmiştir. Bu radikalizmi destekleyen unsurlardan birisi olan İsrail-Filistin sorunu Hamas gibi bir aktörün iktidara gelmesiyle beraber çözümsüzlüğe sürüklenirken, Ortadoğu daki Amerikan askeri varlığı Irak işgali sayesinde artmıştır. Bush yönetiminin teröre karşı savaşı İsrail in eylemlerinin sorumluluğunu da A.B.D ye yüklemiş, de- 61 Evan Braden Montgomery ve Stacie L. Pettyjohn, Democratization, Instability, and War: Israel s 2006 Conflicts with Hamas and Hezbollah, Security Studies, Cilt 19, No.3, 2010, s Edward D. Mansfield ve Jack Snyder, Democratization and War, Foreign Affairs,Cilt 74, No.3, 1995, ss Evan Braden Montgomery ve Stacie L. Pettyjohn, Democratization, Instability, and War: Israel s 2006 Conflicts with Hamas and Hezbollah, ss Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
27 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu mokratikleşme stratejisi umulmadık bir şekilde radikal grupları siyasal sistemler içerisinde aktif bir noktaya getirmiştir. 11 Eylül ün ardından Washington tarafından benimsenen Ortadoğu politikası, radikalizmin yükselişini önleyememiş hatta radikalizmi besleyen yeni denklemler üretmiştir. Nasıl Bir Gelecek? Üniversitelerin uluslararası ilişkiler bölümünde ders veren her hangi bir öğretim elemanı için Ortadoğu bölgesi kavram ve kuramları somutlaştırmak için istisnai örnekler sunabilir. Bahsi geçen öğretim elemanı, devletlerarası rekabetten, sistemik faktörlerin dış politika üzerindeki etkisine, rejim şekli çatışma ilişkisinden, uluslararası örgütlerin rolüne, terörist organizasyonlardan, de facto devletlere ve devlet dışı aktörlerden kimliklerin belirleyici gücüne kadar birçok konuyu Ortadoğu bölgesinde yaşananları açıklamak için inceleyebilir. Ne var ki, bu durumdan daha ilginç olanı, bütün Ortadoğu tarihi bir yana, 2001 yılında meydan gelen 11 Eylül saldırılarının üzerinden henüz 10 sene geçmiş olmasına rağmen yukarıda sözünü ettiğimiz konuların hepsinin Ortadoğu da hayata geçmiş olmasıdır. İran ve Suriye nin kendilerini güvenli kılma çabaları, büyük güçlerin bölgeyi yeniden şekillendirmeyi amaçlayan politikaları, Ortadoğu daki demokrasi sorununun bölgeyi dış güçlerin müdahalesine açık hale getirmesi, Birleşmiş Milletler kararlarının yarattığı problemler, El-Kaide, PKK, Hizbullah ve Hamas gibi terörist grupların bölgedeki ikili ilişkilerin bir aracı olması, suni çizilen sınırları kabul etmeyen ve bağımsız bir devlet gibi davranan Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi gibi fiili devletler, radikalizmi besleyen unsurların güçlenerek devam etmesi ve etnisite-din-mezhep gibi kimliklerin yarattığı ulus aşırı etki 2001 sonrası dönemin gerçeklikleri olarak karşımızda durmaktadır. Üstelik bölge 2010 yılının son günlerinden itibaren Arap Baharı ismi verilen halk isyanlarıyla tanışmış, ardı ardına Tunus, Mısır ve Libya nın otoriter yönetimleri devrilmiştir. 11 Eylül sonrası dönem, demokratikleşme konusunda, bölgenin kendi dinamiklerinin dış müdahale ve telkinlerden daha etkili olduğunu göstermiştir. Bu durum ise, özellikle A.B.D ye ne yapmaması gerektiğini vaaz eden derslerle doludur. İsyanlar sırasında Obama yönetiminin ölçülü ve tek taraflı hareket etmekten kaçınan tavrı bu derslerin ne denli önemli olduğunu göstermiştir. Ancak, Arap Baharı sonrası yeni siyasal gündemlerle ortaya çıkacak devletlerin hem kendi Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 209
28 Burak Bilgehan Özpek ülkelerinde hem de bölgelerinde istikrarlı yapılar kurup kuramayacakları ve bölge dışındaki güçlerin bu mesafeli duruşlarını muhafaza edip edemeyecekleri önemli bir soru işareti olarak zihinlerde durmaktadır. Elbette ki bu sorunlar, 11 Eylül saldırılarından sonra ortaya çıkmamışlardır. Birinci Dünya Savaşı ndan sonra kurgulanan ve zaman içerisinde iç ve dış dinamiklerle kendine has bir yapıya kavuşan Ortadoğu nun kadim ve sarih meseleleridir. Ancak 11 Eylül saldırıları, A.B.D nin çevreleyici politikasını terk etmesine ve önleyici savaş doktrinini benimsemesine sebep olmuş, böylece Ortadoğu, dış güçlerin bölge devletlerinin egemenliklerine sadece müdahale etmedikleri aynı zamanda ihlal etmeyi amaçladıkları bir döneme girmiştir. Batı dünyasınca çok iyi bilinen ve klasik Ortadoğu edebiyatının en önemli eserlerinden birisi olan Binbir Gece Masalları, Alaaddin isimli iyi yürekli bir gencin elde ovulunca içinden cin çıkan lambasından bahsetmektedir. Alaaddin, lambadan çıkartıp özgürleştirdiği cinin yardımıyla birçok macerayı atlatır, zengin olur ve Sultan ın kızıyla evlenir. 11 Eylül sonrasında meydana gelen Ortadoğu daki gelişmeleri lambadan çıkan cine benzeten bu satırların yazarı, Binbir Gece Masalları nın iyimserliğine sahip olmayı çok istemiştir. Ancak Ortadoğu konusunda ne Alaaddin in ne de lambadan çıkan cinin ontolojik bir iyi kalplilikle hareket edeceğine dair şüpheleri vardır. 210 Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
29 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu Kaynakça Ajami, Fouad, The End of Pan-Arabism, Foreign Affairs, Cilt 57, No.2, Altunışık, Meliha Benli, The Middle East in the Aftermath of September 11 Attacks, Foreign Policy, Cilt 35, Aras, Bülent ve Rabia Karakaya Polat, From Conşict to Cooperation: Desecuritization of Turkey s Relations with Syria and Iran, Security Dialogue, Cilt 39, No.5, Bahgat, Gawdat, Nuclear Proliferation: The Islamic Republic of Iran, Iranian Studies, Cilt 39, No.3, Barzani: A.B.D İzin Verdi, Bağdat Seyirci Kaldı. 25 Şubat 2008, guncel/haberdetayarsiv/ /253348/default.htm. Barzegar, Kayhan, Iran, the Middle East and International Security, Ortadoğu Etüdleri, Cilt 1, No.1, Brennan, John, The Conundrum of Iran: Strengthening Moderates without Acquiescing to Belligerence, The ANNALS of the American Academy of Political and Social Science, Cilt 618, No.1, Bush Vows Democracy for Iraq and the Middle East. 19 Kasım Büyükanıt: Kuzey Irak a Operasyon Gerekli. 13 Nisan 2007, Byman, Daniel L., The Changing Nature of State Sponsorship of Terrorism, The Saban Center for Middle East Policy at the Brooking Institution A- nalysis Paper, Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 211
30 Burak Bilgehan Özpek Cleveland, William L., Modern Ortadoğu Tarihi, (İstanbul: Agora Kitaplığı, 2008). Cleveland, William L.ve Martin Bunton, Israeli-PalestinianRelations After the Oslo Accords, içinde Karl Yambert (der.) The Contemporary Middle East, (Boulder: Westview Press, 2010). Cole, Juan, A Shiite Crescent? The Regional Impact of the Iraqi War, Current History, No. 687, Commencement Address at the United States Military Academy at West Point. 1 Haziran 2002, Cordesman, Anthony H., Iran s Support of the Hezbollah in Lebanon, (Washington: Center for Strategic and International Studies, 2006). Craner, Lorne, Will US Democratization Policy Work, Middle East Quarterly, Cilt 13, No.3, Dalacoure, Katerina, US Foreign Policy and Democracy Promotion in the Middle East: Theoretical Perspectives and Policy Recommendations, Ortadoğu Etüdleri, Cilt 1, No Dorraj, Manochehr, Iran s Regional Policy, Yambert, Karl (der). The Contemporary Middle East, (Philadelphia: Westview Press, 2010). El-Hokayem, Emile, Hizballah and Syria: Outgrowing the Proxy Relationship, Washington Quarterly, Cilt 20, No.2, Fukuyama, Francis, Neo-Conların Sonu: Yol Ayrımındaki Amerika, (İstanbul: ProŞl Yayınları, 2006). Galbraith, Peter, Irak ın Sonu: Ulus Devletlerin Çöküşü mü?, (İstanbul: Doğan Kitap, 2007). Gause III, F. Gregory, Can Democracy Stop Terrorism. Foreign Affairs. Cilt 84, No.5, Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
31 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu Goldberg, David H. ve Bernard Reich, State of Israel, içinde David E. Long, Bernard Reich ve Mark Gasirowski (der.) The Government and Politics of the Middle East and North Africa, (Boulder: Westview Press, 2011). Gül den Kuzey Irak a PKK Uyarısı, 2 Kasım 2005, com/ news/ asp. Haass, Richard N., The New Middle East, Foreign Affairs. Cilt 85, No.2, Harris, William, Bashar Al-Asad s Lebanon Gamble, Middle East Quarterly, Cilt 12, No.3, Hashim, Ahmed S., Insurgency and Counter Insurgency in Iraq, (New York: Cornell University Press, 2006). Hawthorne, Amy, Can the United States Promote Democracy in the Middle East?, Current History, 660, Hegghammer, Thomas, Global Jihadism after Iraq War, Middle East Journal, Cilt 60, No.1, Hinnebusch, Raymond, The International Politics of the Middle East, (Manchester: Manchester University Press, 2003)., Syrian Foreign Policy under Bashar El-Asad, Ortadoğu Etüdleri, Cilt 1, No.1, Karagül, İbrahim, Suudiler Bahreyn de! Peki Iran Ne Diyecek?, Yeni Şafak, 15 Şubat Knio, Karim, Is Political Stability Sustainable in Post-Cedar Revolution in Lebanon, Mediterranean Politics, Cilt 13, No.3, Kurtuluş, Ersun N., The Cedar Revolution: Lebanese Independence and the Question of Collective Self Determination, British Journal of Mİddle Eastern Studies, Cilt 36, No.2, Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 213
32 Burak Bilgehan Özpek Lesch, David W., Israel, the Palestinians, Hamas and Hizbollah, Karl Yambert (der.) The Contemporary Middle East, (Boulder: Westview Press, 2010). Lesch, David W., Syrian Arab Republic, içinde David E. Long, Bernard Reich ve Mark Gasirowski (der.) The Government and Politics of the Middle East and North Africa, (Boulder: Westview Press, 2011). Lieber, Keir A. ve Alexander, Gerard, Waiting for Balancing, International Security, Cilt 30, No. 1, MansŞeld, Edward D. ve Jack Snyder, Democratization and War, Foreign Affairs, Cilt 74, No. 3, Montgomery, Evan Braden ve Stacie L. Pettyjohn, Democratization, Instability, and War: Israel s 2006 Conşicts with Hamas and Hezbollah, Security Studies, Cilt 19, No. 3, Moshaver, Ziba, Revolution, Theocratic Leadership and Iran s Foreign Policy. Implications for Iran-EU Relations, The Revies of International Affairs, Cilt 3, No.2, Nasr, Vali, When the Shiites Rise, Foreign Affairs, Cilt 85, No.4, Özpek, Burak Bilgehan, Çatışmadan İşbirliğine: Türkiye ve Iraklı Kürtler, (Ankara: Seta Yayınları, 2011). Pappe, Ilan, Ortadoğu yu Anlamak, (İstanbul: NTV Yayınları, 2009). Rabil, Robert G., Has Hezbollah s Rise Come at Syria s Expense, Middle East Quarterly, Cilt 14, No.4, Robins, Philip, The Overlord State: Turkish Policy and Kurdish Issue, International Affairs, Cilt 69, No. 4, Robinson, Glenn E., The Palestinians, Karl Yambert (der.) The Contemporary Middle East, (Boulder: Westview Press, 2010). 214 Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2
33 En Uzun On Yıl: 11 Eylül Sonrası Ortadoğu Saikal, Amin, Islam and the West: Challenges and Opportunities, i- çinde Virginia Hooker, ve Amin Saikal, (der.), Islamic Perspectives on the New Millenium, (Singapore: ISEAS Publications, 2004). Slavin, Barbara, Should Israel Become a Normal Nation, Washington Quarterly, Cilt 33, No.4, Tan, Altan, Kürt Sorunu, (İstanbul: Timaş, 2010). US Pulls Out of Saudi Arabia. 29 Nisan 2003, hi/middle_east/ stm. Wallerstein, Immanuel, Avrupa Evrenselciliği: İktidarın Retoriği, (İstanbul: Aram Yayınları, 2007). Yemen: A Shia Shadow. 19 Mayıs node/ Zakaria, Fareed, The Politics of Rage: Why Do They Hate Us?, Newsweek, October, Ocak 2012, Cilt 3, Sayı 2 215
34
SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi
SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,
Devrim Öncesinde Yemen
Yemen Devrimi Devrim Öncesinde Yemen Kuzey de Zeydiliğe mensup Husiler hiçbir zaman Yemen içinde entegre olamaması Yemen bütünlüğü için ciddi bir sorun olmuştur. Buna ilaveten 2009 yılında El-Kaide örgütünün
ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3
KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS
Kuzey Irak ta Siyasi Dengeler ve Bağımsızlık Referandumu Kararı. Ali SEMİN. BİLGESAM Orta Doğu ve Güvenlik Uzmanı
Orta Doğu Kuzey Irak ta Siyasi Dengeler ve Bağımsızlık Referandumu Kararı Ali SEMİN BİLGESAM Orta Doğu ve Güvenlik Uzmanı 56 Stratejist - Temmuz 2017/2 Orta Doğu da genel olarak yaşanan bölgesel kriz ve
İÇİMİZDEKİ KOMŞU SURİYE
İÇİMİZDEKİ KOMŞU SURİYE Yazar: Dr. A. Oğuz ÇELİKKOL İSTANBUL 2015 YAYINLARI Yazar: Dr. A. Oğuz ÇELİKKOL Kapak ve Dizgi: Sertaç DURMAZ ISBN: 978-605-9963-09-1 Mecidiyeköy Yolu Caddesi (Trump Towers Yanı)
İdris KARDAŞ Küresel Sorunlar Platformu Genel Koordinatörü
santralistanbul Küresel Sorunlar Platformu http://www.platformforglobalchallenges.org http://www.twitter.com/pgchallenges http://www.facebook.com/kureselsorunlarplatformu İdris KARDAŞ Küresel Sorunlar
İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGİN
İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGİN İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGIN SETA Abdullah YEGİN İstanbul
İÇİNDEKİLER EDİTÖR NOTU... İİİ YAZAR LİSTESİ... Xİ
İÇİNDEKİLER EDİTÖR NOTU... İİİ YAZAR LİSTESİ... Xİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİ NİN SURİYE KRİZİNDEKİ TUTUMU... 1 Giriş... 1 1. BM Organı Güvenlik Konseyi nin Temel İşlevi ve Karar Alma Sorunu...
İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Fransa Cumhurbaşkanı Macron
İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Fransa Cumhurbaşkanı Macron Komple saldırı mı komplo tezgâh mı? -PARİS- İki devlet düşünün. Biri, güçlü ve etkili bazı devletler tarafından kuşatılmak istenirken, diğeri ise
ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.12, ARALIK 2016
TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ No.12, ARALIK 2016 TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ NO.12, ARALIK 2016 ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI 30 Kasım 2016 Çarşamba günü Ortadoğu Stratejik
KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 1
Rapor No: 41, Mart 2011 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 1 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi Center for Mıddle Eastern Strategıc Studıes mezhepçilik Irak
15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye Salonu
Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Bashar al-assad ın Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül ve Bayan Hayrünnisa Gül onuruna verilen Akşam Yemeği nde yapacakları konuşma 15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye
Filistin Sahnesinde Faal Olan Gruplara Karşı Filistin Halkının Tutumu (Anket)
Kamuoyu Yoklaması Filistin Sahnesinde Faal Olan Gruplara Karşı Filistin Halkının Tutumu (Anket) Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi 2017 1 Filistin Sahnesinde Faal Olan Gruplara
11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ
INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM
1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN
i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı
Doç. Dr. Aylin GÜNEY Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü
Doç. Dr. Aylin GÜNEY Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Raporun Anahatları Megatrends: Küresel ana eğilimler Game-Changers: Ana Eğilimlerde değişime yol açabilecek etkenler Senaryolar Ana
Kerkük, Telafer, Kerkük...
Kerkük, Telafer, Kerkük... P R O F. D R. Ü M İ T Ö Z D A Ğ A L A E D D İ N PA R M A K S I Z BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası gerekçelerden vazgeçerek konuyu
DURAP 20 OCAK - 04 ŞUBAT
Zeytin Dalı Harekâtı Suriye DURAP 20 OCAK - 04 ŞUBAT 2018 Önemli Gelişmeler Zeytin Dalı Harekâtının Hukuki Dayanakları Uluslararası Hukuk Bakımından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin terörle mücadele
TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ ALAN KALDI MI?
DIŞ POLİTİKA TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ ALAN KALDI MI? HAZİRAN 2011 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA SORUNSUZ
İ Ç İ N D E K İ L E R
İ Ç İ N D E K İ L E R ÖN SÖZ.V İÇİNDEKİLER....IX I. YURTTAŞLIK A. YURTTAŞLIĞI YENİDEN GÜNDEME GETİREN GELİŞMELER 3 B. ANTİK YUNAN-KENT DEVLETİ YURTTAŞLIK İDEALİ..12 C. MODERN YURTTAŞLIK İDEALİ..15 1. Yurttaşlık
JANDARMA VE SAHİL GÜVENLİK AKADEMİSİ GÜVENLİK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI GÜVENLİK VE TERÖRİZM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE DAĞILIMLARI
JANDARMA VE SAHİL GÜVENLİK AKADEMİSİ GÜVENLİK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI GÜVENLİK VE TERÖRİZM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE DAĞILIMLARI 1. ve Terörizm (UGT) Yüksek Lisans (YL) Programında sekiz
TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1
( STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 Yeni Dönem Türkiye - Suudi Arabistan İlişkileri: Kapasite İnşası ( 2016, İstanbul - Riyad ) Türkiye 75 milyonluk nüfusu,
Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014
Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana
NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem
NEDEN Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem YERLi VE MiLLi BiR SiSTEM Türkiye, artık daha büyük. Dünyada söz söyleyen ülkeler arasında. Milletinin refahını artırmaya başladı. Dünyanın en büyük altyapı
Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları
Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin
İran'ın Irak'ın Kuzeyi'ndeki Oluşum ve Gelişmelere Yaklaşımı Kuzey Irak taki sözde yönetimin(!) Parlamentosu Kürtçü gruplar İran tarafından değil, ABD ve çıkar ortakları tarafından yardım görmektedirler.
Amerikan Stratejik Yazımından...
Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını
TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA GÜÇ KULLANMA SEÇENEĞİ ( )
TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA GÜÇ KULLANMA SEÇENEĞİ (1923-2010) Teorik, Tarihsel ve Hukuksal Bir Analiz Dr. BÜLENT ŞENER ANKARA - 2013 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... iii TABLOLAR, ŞEKİLLER vs. LİSTESİ... xiv KISALTMALAR...xvii
Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı
DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,
KUZEYDOĞU ASYA DA GÜVENLİK. Yrd. Doç. Dr. Emine Akçadağ Alagöz
KUZEYDOĞU ASYA DA GÜVENLİK { Yrd. Doç. Dr. Emine Akçadağ Alagöz Soğuk Savaş sonrası değişimler: Çin in ekonomik ve askeri yükselişi Güney Kore nin ekonomik ve askeri anlamda güçlenmesi Kuzey Kore nin
JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK
JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, TPQ yla gerçekleştirdiği özel söyleşide Rusya ile yaşanan gerginlikten Ukrayna nın
İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011
GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,
DIŞ POLİTİKA AKADEMİSİ - III
DIŞ POLİTİKA AKADEMİSİ - III Abant-Bolu Büyük Abant Oteli 11-14 Mayıs 2017 Program 09.00 İstanbul dan Hareket 09.00 Ankara dan Hareket 13.00-14.00 Öğle Yemeği ve Serbest Zaman 11 MAYIS 2017 PERŞEMBE 14.00-14.30
Türkiye ve Kitle İmha Silahları. Genel Bilgiler
Türkiye ve Kitle İmha Silahları Genel Bilgiler Nükleer Silahlar ABD nin nükleer güç tekeli 1949 a kadar sürmüştür. Bugün; Rusya, İngiltere, Fransa, Çin, İsrail, Hindistan ve Pakistan ın nükleer silahları
Yaşar ONAY* Rusya nın Orta Doğu Politikasını Şekillendiren Parametreler
Bilge Strateji, Cilt 7, Sayı 12, Bahar 2015, ss.17-21 Rusya nın Orta Doğu Politikasını Şekillendiren Parametreler Yaşar ONAY* Adına Rusya denilen bu ülke, Moskova prensliğinden büyük bir imparatorluğa
İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI
İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,
Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Suriye de insan hakları ihlallerinin
1 Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Suriye de insan hakları ihlallerinin sistematik olarak artması ışığında, Haziran 2011 de kurulan, kar amacı gütmeyen bir sivil toplum örgütüdür. SNHR, mağdurların haklarının
5 bin PKK lı ve peşmergeye terör eğitimi
5 bin PKK lı ve peşmergeye terör eğitimi ABD, 50 yıldır Irak ı parçalayıp kukla bir Kürt devleti kurmanın altyapısını yapıyor. Son olarak 1996 da 5 bin peşmerge ve PKK lı, Guam Adası nda gayrinizami savaş,
Siber Savaş ve Terörizm Dr. Muhammet Baykara
SİBER GÜVENLİK Siber Savaş ve Terörizm Dr. Muhammet Baykara 1 3 İçindekiler Siber Uzay: Küresel Bir Alan Siber Uzaya Artan Bağımlılık Siber Tehditler, Siber Suçlar, Siber Terörizm Devlet Destekli Siber
Dış Politika Analizi (IR310) Ders Detayları
Dış Politika Analizi (IR310) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Dış Politika Analizi IR310 Seçmeli 3 0 0 3 5 Ön Koşul Ders(ler)i yok Dersin Dili
ITUC KONGRESİ KARAR TASLAĞI NDA HAK-İŞ İN ÖNERİLERİ KABUL GÖRDÜ
ITUC KONGRESİ KARAR TASLAĞI NDA HAK-İŞ İN ÖNERİLERİ KABUL GÖRDÜ HAK-İŞ Konfederasyonu olarak 24-25 Mayıs 2018 tarihinde Londra da gerçekleştirilen ITUC Genel Kurul kararlarını ele alan, ITUC İcra Kurulu
Proje Koordinatörü. Talha Köse. Katkıda bulunan. Selin Bölme. Proje Asistanları. Ahmet Selim Tekelioğlu. Ümare Yazar
SETA LÜBNAN RAPORU LÜBNAN DA İSTİKRAR ARAYIŞLARI Proje Koordinatörü TALHA KÖSE Aralık 2006 Talha KÖSE 2000 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun olduktan
RİSKLER VE FIRSATLAR KAVŞAĞINDA IRAK'IN GELECEĞİ VE TÜRKİYE
RİSKLER VE FIRSATLAR KAVŞAĞINDA IRAK'IN GELECEĞİ VE TÜRKİYE Mustafa AYDIN Nihat Ali ÖZCAN Neslihan KAPTANOĞLU Temmuz 2007 TEPAV ORTADOĞU ÇALIŞMALARI II SUNUŞ Orta Doğu da yine önemli gelişmeler yaşanıyor.
Araştırma Notu 15/179
Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara
Avantaj Tahran da: Trump ın yeni Afganistan stratejisi İran için bir fırsat
Avantaj Tahran da: Trump ın yeni Afganistan stratejisi İran için bir fırsat ABD'nin Afganisan daki strateji değişikliği İran a, Pakistan ın ülke sınırlarında devam eden savaş ile ilgili hırslarını yoklamak
ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ
STRATEJİK VİZYON BELGESİ ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ Ekonomi, Enerji ve Güvenlik; Yeni Fırsatlar ( 20-22 Nisan 2016, Pullman İstanbul Otel, İstanbul ) Karadeniz - Kafkas coğrafyası, tarih boyunca
Yükselen Güç: Türkiye-ABD İlişkileri ve Orta Doğu Tayyar Arı, Bursa: MKM Yayıncılık, 2010, 342 sayfa, 18,00 TL ISBN:
Alternatif Politika, Özel Sayı 1, 113-117, Kasım 2010 113 Yükselen Güç: Türkiye-ABD İlişkileri ve Orta Doğu Tayyar Arı, Bursa: MKM Yayıncılık, 2010, 342 sayfa, 18,00 TL ISBN: 978-605-5911-19-5 Veysel AYHAN
Dr. Zerrin Ayşe Bakan
Dr. Zerrin Ayşe Bakan I. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Güvenlik Teorilerine Bir Bakış: Soğuk Savaş'ın bitimiyle değişen Avrupa ve dünya coğrafyası beraberinde pek çok yeni olgu ve sorunların doğmasına
Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..
28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri
TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK GÜCÜ
Dr. Tuğrul BAYKENT Baykent Bilgisayar & Danışmanlık TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK GÜCÜ Düzenleyen: Dr.Tuğrul BAYKENT w.ekitapozeti.com 1 1. TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK KONUMU VE ÖNEMİ 2. TÜRKİYE YE YÖNELİK TEHDİTLER
Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T
Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T 2016 Brexit, yani İngiltere nin Avrupa Birliği nden (AB) ayrılması olarak ifade edilen kavram, İngilizcede Britain (Britanya ve Exit (çıkış) kelimelerinin birleştirilmesiyle
AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ
AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ 1. "Azerbaycan Milli Güvenlik Stratejisi Belgesi", Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 23 Mayıs 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MEDYA ÇALIŞMALARI DOKTORA PROGRAMI
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MEDYA ÇALIŞMALARI DOKTORA PROGRAMI 1. PROGRAMIN ADI Medya Çalışmaları Doktora Programı 2. LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARININ YENİDEN DÜZENLENMESİNİN GEREKÇESİ İlgili
Afganistan'da Afyon Üretimi Dosyası (İnfografik)
Afganistan'da Afyon Üretimi Dosyası (İnfografik) Uzun yıllar süren iç savaşlar ve dış müdahaleler sonucu istikrarsızlaşan Afganistan, dünya afyon üretiminin yaklaşık olarak yüzde 90'ını karşılıyor. 28.04.2016
Türkiye Siyasi Gündem Araştırması
I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına
Türk Elitlerinin Türk Dış Politikası ve Türk-Yunan İlişkileri Algıları Anketi
Türk Elitlerinin Türk Dış Politikası ve Türk-Yunan İlişkileri Algıları Anketi Araştırma üç farklı konuya odaklanmaktadır. Anketin ilk bölümü (S 1-13), Türkiye nin dünyadaki konumu ve özellikle ülkenin
SURİYE SORUNU VE TÜRK DIŞ POLİTİKASINA TOPLUMSAL BAKIŞ *
SURİYE SORUNU VE TÜRK DIŞ POLİTİKASINA TOPLUMSAL BAKIŞ * Salih AKYÜREK ** Cengiz YILMAZ *** Türkiye-Suriye ilişkileri Cumhuriyet döneminde ve özellikle son 30 yılda iniş çıkışları ve gerginlikleri çok
Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için
ÖN SÖZ Barış inşası, Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Boutros Boutros-Ghali tarafından tekrar çatışmaya dönmeyi önlemek amacıyla barışı sağlamlaştırıp, sürdürülebilir hale getirebilecek çalışmalar
Yrd.Doç.Dr. MERVE İREM YAPICI
Yrd.Doç.Dr. MERVE İREM YAPICI İktisadi Ve Uluslararası İlişkiler Siyasi Tarih Anabilim Dalı Eğitim Bilgileri 1996-2001 Lisans Ege Üniversitesi 2001-2003 Yüksek Lisans 2003-2009 Doktora Ankara Üniversitesi
YÜKSEK ÖĞRETIM ALANINI GELIŞTIRMEK IÇIN IRAK VE TÜRKIYE ARASINDA DAHA ÇOK IŞBIRLIĞI YAPILMASINI UMUYORUZ.
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER SÖYLEŞİLERİ No.41, No.23, OCAK MART 2017 2015 ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER SÖYLEŞİLERİ NO.41, OCAK 2017 YÜKSEK ÖĞRETIM ALANINI GELIŞTIRMEK IÇIN IRAK VE TÜRKIYE ARASINDA DAHA ÇOK
A.B.D. nin IRAK POLİTİKASI
A.B.D. nin IRAK POLİTİKASI Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Cilt 5, Sayı:4, 2003 Bülent UĞRASIZ * Bugünlerde A.B.D. nin Irak a yapacağı askeri müdahale, gündemden düşmemekte hatta,
SİNCAR KARAÇUK OPERASYONU [SİNCAR KARAÇUK OPERASYONU]
SİNCAR KARAÇUK OPERASYONU Son dönemde bir taraftan Afrin, bir taraftan Rakka, diğer taraftan El Bab gibi bölgeler gündemde iken bir anda Sincar ve Karaçuk a neden bu 1 operasyon yapıldı? SİNCAR KARAÇUK
Zeytin Dalı Harekâtı Suriye DURAP OCAK 2018 Önemli Gelişmeler
Zeytin Dalı Harekâtı Suriye DURAP 20-26 OCAK 2018 Önemli Gelişmeler Suriye Kuzey Batısı Genel Durum TÜRKİYE TÜRKİYE 25 km Zeytin Dalı Harekâtının Hukuki Dayanakları Uluslararası Hukuk Bakımından Birleşmiş
ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum
ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum Kunduz'da yaşanan savaş ABD için iki seçeneği ortaya çıkardı; ya işgal güçlerini artıracak yada Taliban'ın ilerleyişine göz yummak zorunda
1 1. BÖLÜM ASKERLİKTE ÖZELLEŞTİRMENİN TARİHİ
İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... iii KISALTMALAR...xiii TABLOLAR LİSTESİ... xv ŞEKİLLER LİSTESİ... xvii GİRİŞ... 1 1. BÖLÜM ASKERLİKTE ÖZELLEŞTİRMENİN TARİHİ 1.1. ANTİK VE ORTA ÇAĞ... 9 1.1.1. Antik Çağ... 9 1.1.2.
Kürtler gerçekten de ABD'nin umrunda mı?
Kürtler gerçekten de ABD'nin umrunda mı? Iraklı Kürtler, yerel aktörlerin sürekli yaptığı bir hataya düşerek, kendilerinin Amerikalıların gözündeki stratejik değerini fazla abartmış görünüyorlar. 04.10.2017
Türk ve Alman Bak fl Aç s ndan ran daki Geliflimin Güvenlik Politikas Boyutlar
Türk ve Alman Bak fl Aç s ndan ran daki Geliflimin Güvenlik Politikas Boyutlar Nüzhet Kandemir İran daki Gelişimin Güvenlik Politikası Boyutları BM Güvenlik Konseyi nin 5 daimi üyesi ve Almanya nın ortaya
4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU
4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye
Avrupa da Yerelleşen İslam
Avrupa da Yerelleşen İslam Doç. Dr. Ahmet Yükleyen Uluslararası İlişkiler Bölümü Ticari Bilimler Fakültesi İstanbul Ticaret Üniversitesi İçerik Medeniyetler Sorunsalı: İslam ve Avrupa uyumsuz mu? Özcü
DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5
DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 2 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri PSIR Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Zorunlu Dersin Koordinatörü
KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009
İÇ POLİTİKA KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT
PROF. DR. TANEL DEMİREL
PROF. DR. TANEL DEMİREL KİŞİSEL BİLGİLER Uyruğu : Türkiye Cumhuriyeti Cinsiyeti : Erkek Medeni Durumu : Evli Doğum Yeri ve Tarihi : Fatsa/Ordu, 08. 09. 1968 Adres : Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler
TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA GÜVENLİK RİSKLERİ: SURİYE SORUNU VE TEHDİT DENGESİ
TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA GÜVENLİK RİSKLERİ: SURİYE SORUNU VE TEHDİT DENGESİ Yusuf ÇINAR BİLGESAM, 17.02.2016 Times da yer alan bir makale NATO, TÜRKİYE'NİN İZİNDEN GİTMEZ TÜRKİYE'Yİ KIŞKIRTMAK, PUTİN'İN
Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu
Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği
ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Uluslararası İlişkiler Ana Gazi Üniversitesi 2004
ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Fatma ÇOBAN Doğum Tarihi: 1983 Öğrenim Durumu: Doktora Yabancı Dil : İngilizce Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Uluslararası İlişkiler
BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi
2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI
Türkiye nin Güvenlik Stratejileri Çerçevesinde Irak ve Suriye
Türkiye nin Güvenlik Stratejileri Çerçevesinde Irak ve Suriye Sayfa 1 Türkiye nin Güvenlik Stratejileri Çerçevesinde Irak ve Suriye Ali SEMİN 11 Eylül terör saldırılarının ardından uluslararası arenada
BAŞBAKAN ERDOĞAN İRAN DA BAŞBAKAN ERDOĞAN, CUMHURBAŞKANI AHMEDİNEJAD, DİNİ LİDER HAMANE
BAŞBAKAN ERDOĞAN İRAN DA BAŞBAKAN ERDOĞAN, CUMHURBAŞKANI AHMEDİNEJAD, DİNİ LİDER HAMANE Aralık 03, 2006-12:00:00 BAŞBAKAN ERDOĞAN İRAN DA BAŞBAKAN ERDOĞAN, CUMHURBAŞKANI AHMEDİNEJAD, DİNİ LİDER HAMANEY
İç Savaş Suriye Ekonomisini Nasıl Etkiledi?
İç Savaş Suriye Ekonomisini Nasıl Etkiledi? Suriye ekonomisi, ülkedeki çatışmaların başladığı 2011 yılından bu yana yaklaşık yüzde 60 oranında küçüldü. 24.02.2016 / 15:25 Mark Lobel / BBC Orta Doğu Ekonomi
SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ
SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi
VİZYON BELGESİ (TASLAK)
VİZYON BELGESİ (TASLAK) VİZYON BELGESİ İSTANBUL GÜVENLİK KONFERANSI 2016 Devlet Doğasının Değişimi: Güvenliğin Sınırları ( 02-04 Kasım 2016, İstanbul ) Bilindiği üzere ulus-devlet modern bir kavramdır
Sayın Yönetim Kurulu Üyesi/ ve Meclis Üyesi Arkadaşlarım,/
1 Sayın Meclis Başkanım,/ Sayın Yönetim Kurulu Üyesi/ ve Meclis Üyesi Arkadaşlarım,/ 2018 yılının/ ilk meclis toplantısına hoş geldiniz diyor,/ sizleri saygılarımla selamlıyorum./ Sözlerime başlarken,/
Koalisyon Pazarlıkları ve Olası Hükümet Formülleri. Maliki'nin Türkiye Ziyareti ve Irak'ta Yeni Hükümet Kurma Senaryoları
7 Mart 2010 seçimleri üzerinden yaklaşık 8 ay geçmesine rağmen Irak ta henüz bir hükümet kurulabilmiş değildir. Yeni hükümet kurma çalışmalarının yoğun bir şekilde sürdüğü Ekim 21 de Başbakan Maliki nin
HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)
DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET
İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İKTİSDİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİŞLER BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI
İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İKTİSDİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİŞLER BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI I. ULUSLARARASI İLİŞKİLER I (3.0.3) Uluslar arası sistem/ Temel Kavramlar/ Devlet/ Sivil Toplum Örgütleri/
Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek!
Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek! Cezayir'de 1990'lı yıllardaki duvar yazıları, İslamcılığın yükseldiği döneme yönelik yakın bir tanıklık niteliğinde. 10.07.2017 / 18:00 Doksanlı
ULUSLARARASI ÖRGÜTLER
DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. ULUSLARARASI ÖRGÜTLER KISA ÖZET KOLAYAOF
KGAÖ NÜN KOLEKTİF GÜVENLİK SİSTEMİ
KGAÖ NÜN KOLEKTİF GÜVENLİK SİSTEMİ Valeriy SEMERIKOV KGAÖ (Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü) Genel Sekreter Yardımcısı Bir devletin ve müttefiklerinin güvenliğinin sağlanması, çağdaş toplumların bir
ABD İLE YAPTIĞIN GİZLİ ANLAŞMAYI AÇIKLA -(TAMAMI) Çarşamba, 03 Temmuz :11 - Son Güncelleme Perşembe, 04 Temmuz :10
Gül, ABD ile hizmet sözleşmesi yapmıştır İşçi Partisi Genel Başkanvekili Hasan Basri Özbey, dün Ankara da bir basın toplantısı düzenledi ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ü ABD ile yaptığı gizli anlaşmayı
TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1
( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen
NAZİLLİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ(TÜRKÇE) 2016/2017 EĞİTİM-ÖĞRETİM PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ
NAZİLLİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ(TÜRKÇE) 2016/2017 EĞİTİM-ÖĞRETİM PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ULU101 Uluslararası İlişkiler (3+0)6 Uluslararası ilişkilerin temel
ABD Seçimleri ve Sonrası. Mümin Bumin SEZEN Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM) ABD Masası Direktörü
ABD Seçimleri ve Sonrası Mümin Bumin SEZEN Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM) ABD Masası Direktörü www.sahipkiran.org ABD Seçim Sonuçları Seçim Kampanyasının Temaları Donald Trump Hillary
TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER
TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER Merve Nur Bulut, Kübra Sezgin www.improkul.impr.org.tr facebook.com/improkul @improkul [email protected] SURİYE KRİZİ VE TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER 2011
BLOG ADRESİ :
BLOG ADRESİ : http://ozel-buro.tumblr.com ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBUNA AİT TUMBLR BLOGUNDA HALEN İŞLENEN VE İLERİDE İŞLENECEK OLAN KONULAR AŞAĞIDA GAYET AÇIK VE BİR ŞEKİLDE YER ALMAKTADIR. MAKALE VE ARAŞTIRMA
KAMU POLİTİKASI BELGELERİ
Ünite 4 Doç. Dr. Nuray ERTÜRK KESKİN Türkiye deki kamu politikası belgelerinin tanıtılması amaçlanmaktadır. Kamu politikası analizinde görüş alanında olması gereken politika belgeleri altı başlık altında
Dünden Bugüne Ortadoğu (UI506) Ders Detayları
Dünden Bugüne Ortadoğu (UI506) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Dünden Bugüne Ortadoğu UI506 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i yok Dersin
USTAD Tahlil Nisan-2011
Meydana Dökülme ve Öfke Bahreyn de 14 Şubat hareketi USTAD Tahlil Nisan-2011 Çalışma No:5 Nisan 2011 Mardin -TURKEY ÖZET: Bahreyn e Bahreyn den penceresinden baktığınızda, onu diğer ülkelerden ayıran önemli
DenizBank Yatırım Hizmetleri Grubu Özel Bankacılık Araştırma İngiltere, Haziran 2017 Seçim Sunumu
DenizBank Yatırım Hizmetleri Grubu Özel Bankacılık Araştırma İngiltere, Haziran 2017 Seçim Sunumu Orkun GÖDEK, Grup Araştırma Yönetmeni Banu GÜLTEKİN, Grup Araştırma Uzmanı 31.05.2017 1 DenizBank Yatırım
