Al Oğlunu Koynuna, Toprak Ana!
|
|
|
- Müge Ölmez
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Modern Türklük Araştırmaları Dergisi Cilt 5, Sayı 2 (Haziran 2008) Mak. #25, ss Telif Hakkı Ankara Üniversitesi Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Vefeyat Al Oğlunu Koynuna, Toprak Ana! Bugünlerde Kırgızistan da yas var. Kırgızlar yazarı Cengiz Aytmatov u kendinden hiç bir zaman ayrı bakmadığı, hep kutsal saydığı toprağa verdiler. Yazarın, sevincimi, acımı paylaştığım sırdaşım dediği Toprak Ana; bundan 70 yıl önce meçhul bir cinayete kurban giden babasının ebedi mekânı Ata Beyit, Onu kucağına aldı. Toprak Ana diye hitap etmişti ona Sen her şeyi bilirsin, duyarsın, hissedersin demişti. Acaba Kutsal Toprak Ana yeryüzünde onun bıraktığı yerin boşluğuna alışamayıp acı çeken milyonların duygularını hissedebiliyor mudur? 80 yıldır onunla birlikte yaşayıp, bir evladın tattırabildiği gururu, şerefi tadarak, onun varlığını her zaman arkasında hisseden yurdunun, Kırgız-Çıngız diye uyaklı ikiz isim şeklinde bütünleşen halkının öksüzlük duygusunu bilebiliyor mudur? Her çağa ve her millette dahiler nasip olmaz derler. Bu, doğanın bir kuralı olsa gerek. 20. yüzyılda edebiyat meydanına gelmiş olan bir dahinin Kırgız toprağında doğduğundan biz Kırgızlar ve bütün Türkler gurur duyarız. Cengiz Aytmatov, Kırgızların sıradan hayatını sıradan insanların davranışlarına, düşüncelerine, duygularına yükleyerek genç Kırgız edebiyatını dünya klasik edebiyatı mertebesine ulaştırdı ve kendisi de 150 den fazla dile çevrilerek okunan eserleri ile dünya klasikleri içinde şerefli yerini aldı. Kimdir Aytmatov? Üç kez SSCB Devlet Ödülü (1968;1979;1983), Lenin Ödülü (1963), Kırgızistan ın Toktogul Devlet Ödülü (1976), Uluslar arası D. Nehru Ödülü (Hindistan,1983) almış,
2 160 Modern Türklük Araştırmaları Dergisi Cilt 5. Sayı: 2. Haziran 2008 Kırgız Cumhuriyeti Halk Yazarlığı, (1968), Kırgız Bilimler Akademisinin Asıl Üyeliği (1974), Almanya Sanat Akademisinin Muhabir Üyeliği (1978), Paris teki Avrupa Bilimleri Sanat ve Edebiyat Akademisinin aslı üyeliği (1983), Stockholm deki Dünya Bilimleri Sanat Akademisinin Asıl Üyeliği (1987), Roma Klubü Üyeliği, Uluslar arası Isık-Köl Forumunun Kurucu Üyeliği ve Başkanı gibi büyük unvanlara sahip olması Aytmatov u çoktan dünyanın sayılı entelektüelleri arasına koymuştur. 15 yıl boyunca SSCB ve daha sonra Rusya, Kırgızistan adına yaptığı Avrupa Birliği, NATO, UNESCO ve Benelüks ülkelerindeki diplomatik görevleri ise onun siyasî kişiliğinin başka boyutlarını teşkil eder. Dünya bugün işte bu kaybı konuşuyor. O nedenle bugünlerde matemde olan sadece Kırgızlar değil, Dünya edebiyatı entelektüeli de kendinden bir büyük çınarın yıkıldığının farkında. Dünyanın tanınmış bütün televizyon kanalları, radyoları gazeteleri Aytmatov un ölümüne büyük yer ayırıyorlar. İnternet sayfaları da bu haberlerle dolup taşıyor. Haberlerde Cengiz Aytmatov gibi büyük yazarın yerinin hiçbir zaman doldurulamayacağı, onun dünya edebiyatına ve kültürüne bıraktığı mirasının estetik, felsefî, hümanist yönlerinden söz ediliyor. Aytmatov, her şeyden önce bir Kırgız Halk Yazarıdır. Dünyanın neresine gitse gitsin, ne sıfatta bulunursa bulunsun onun esas kimliği buydu. Halkının 1968 yılında yazarın 40. yaş gününde verdiği bu yüksek unvanı o, 80 yıllık hayatı boyunca gururla taşıdı ve bir Kırgız Yazarı olarak da ebediyete uğurlandı. Nasıl oldu da ancak yirmi-otuz yıllık bir geçmişi olan bir genç edebiyattan böylesine usta yorumcu çıkabildi? Aytmatov veteriner okulunu bitirmiş bir genç olarak edebiyata atıldığı zaman onun sağlam adımlarına şüpheyle bakan birçok çevrenin ve aydının kafasında bu soru vardı. Sadece Kırgız edebiyatı değil kökü Rus klasik edebiyatına dayanan Sovyet edebiyatında bile şaşkınlık yaratan bir Aytmatov fenomeni uzun süre tartışılmıştı. Kimine göre bir tesadüf, kimine göre gerekli şartların uygun bir şeklide denk gelmesinden ibaret olan geçici bir patlama denildi. Gerçekten genç millî edebiyattan Aytmatov gibi bir dev yazarın çıkması hiç beklenmeyen harikulade bir olay mıydı, yoksa belli temellere dayalı doğal bir gelişme miydi? Bu soruyu cevaplamak için yazarın doğuştan yeteneğini tamamlayan ilham kaynaklarından olduğunu düşündüğümüz geçmişinin bazı önemli noktalarını işaretlemek gerekir. Bugün onunla vedalaşırken onun 80 yıllık hayatına dönüp bakabiliyor ve onun yazarlık mayasını oluşturan unsurların bir 80 yıl ile sınırlandırılmayacak kadar köklü olduğunu çok iyi kavrayabiliyoruz. Onun eserlerine ilham veren her zaman yeni düşüncelere sevk eden mitler, efsaneler, millî şuur ve gurur, doğa ve insan anlayışı bizim tahmin bile edemeyeceğimiz eski çağlara dayanır. Onun yaşam ve sanat felsefesinin pınarı hayatına yön veren o köklü kültürle örülmüş vaziyettedir.
3 Vefeyat 161 Cengiz Aytmatov meşhur Manas bahadırın karargâhının bulunduğu Talas vadisinin Şeker adlı şeker bir köyünde dünyaya gelmiş. Babası Törökul Aytmatov yüksek rütbeli devlet adamı idi. Katledilmeden iki yıl önce ( ) Moskova da Kızıl Professura Enstitüsünde okuduğunu hesaba katmazsak hayatı hep üst düzey idarî hizmetlerle geçmişti. Son görevi VKP (b) Kırgız Muhtarlık Komitesinin İkinci Sekreteri, yani devletin en üst kademesindeki 3-4. sıradaki kişisiydi. Babasının görevinden dolayı Cengiz in çocukluğunun bir kısmı Moskova da, daha sonra Bişkek te geçti. Bu durum onun Rus dilini ana dili kadar bilmesini ve Rus edebiyatına olan ilgisinin küçük yaşta uyanmasına sebep oldu. 30 lu yıllarda birçok Sovyet aydının başına gelen kargaşa, Stalin tarafından düzenlenen yargısız infaz ve katliam Aytmatov ailesini de buldu. Törökul Aytmatov da bu kurbanlar arasında gizlice götürülüp, esrarengiz şekilde yok edilenlerdendi. Onun suçsuz ve yargısız öldürülüp, birçok Kırgız aydını gibi toplu mezara gömüldüğü ancak 90 lu yıllardın başında bu mezarlığın tek tanığının konuşmasıyla tesadüfen ortaya çıktı. Cengiz Aytmatov da Toprak Ana öyküsünün epigrafı olarak Baba, ben sana anıt koyamadım; senin nerede gömüldüğünü bile bilmiyorum. Bu eserimi sana, babam Törökul Aytmatov a armağan ediyorum demekten başka babasından hiç bahsetmedi. Belki de halk düşmanı çocuğu suçlaması ve toplumdan dışlama hareketlerinin Demokles in kılıcı gibi hep başının üstünde durmasından, nerede gömüldüğünü bile bilmeyen babasının hatırasını çocukluk kalbine gömerek, bütün ömrünün, sanatının genel çizgisi olan insan oğlu ne yapar da insan olur, ne yapar da insan kalır kaygısının bitmek tükenmek bilmeyen kanayan iç yarasına dönüştürmüş olabilir. Ne var ki, Aytmatov, kendisi da payını almış olduğu halkın başına gelen bu büyük facianın gerçek yüzünü, eser kahramanlarının kaderlerine yükleyerek aydınlatmaya çalıştı. Hem de, edebiyat meydanı henüz düşünceleri özgürce ifade etmeye küçücük bile delik bırakmayan sosyalist realizmin sıkı sansürü altındayken. Örneğin, Gün Olur Asra Bedel (Gün Uzar Yüz Yıl Olur başlığı ile ilk baskısı) romanında iftiralar üzerine tutuklanıp, canından fazla sevdiği ailesinden, çocuklarından ayrıldığında çektiği azapların, sevdiklerini bir kere olsun görüp ölmek için Yaradan a yalvardığı iç acıtıcı sahnelerin Cengiz Aytmatov un kendi hayatına pek de yabancı sahneler ve duygular olmadığı malumdur yılındaki Stalin kargaşasının yarası daha sarılmadan, dört yıl sonra, Cengiz henüz 13 yaşına geldiğinde bütün dünyayı alt-üst eden Hitler in savaşı başlar. İnsanlığa bu iki felâketin getirdiği maddî ve manevî zararın bedelini Aytmatov Kassandra Damgasında net bir ifadeyle şöyle belirtiyor: Kan ve iktidar, işte bunlar ebediyetten beri tüm kötülüklerin anasıdır Bir hainlik ikincisini meydana getirir; o da üçüncüsü için tohum bırakır Bolşevizm
4 162 Modern Türklük Araştırmaları Dergisi Cilt 5. Sayı: 2. Haziran 2008 olmasaydı, faşizm meydana gelir miydi? Hitler Stalinsiz ya da bunun aksi olur muydu? Bu ayrı doğmuş, fakat cehennem karmasında aynı şekilde vaftiz edilmiş Stalinhitler veya Hitlerstalin, XX. asırda yaşayanların aklına gelince tüyler ürperiyor. Onların ayrı bedenlerde yaşayan aynı ruhu, insanlık için o kadar büyük bir kan gölünü yarattı ki, kaç on yıl geçmesine rağmen bu fizyolojik olarak ayrı bedenleri taşıyan canavarın iki kafasının çıkardığı ölüm kalım savaşına kurban gidenlerin sayısı dünya istatistikçileri tarafından hâlâ tespit edilemedi. Savaş, henüz 13 yaşındaki Cengiz i onun diğer arkadaşları gibi, zamanından erken büyüttü. 14 yaşında okulunu bırakıp, köy muhtarlığının kâtipliği görevini üstlenmek zorunda kalmıştı. Görevi nedeniyle köydeki insanların gıda, yakıt, araç-gereç gibi ihtiyaçlarını temin etmek, şehitlerin ailelerine haber vermek gibi savaşın kahrını canlı görüp, canlı tadacak durumlarla karşılaştı. Doğuştan zeki, kaderin cilvesinin erken yaşta çekmesinden hassas ve gönlü yaralı büyüyen çocuğun Şeker de geçen savaş yılları, ömrü boyunca silinmez bir film gibi hafızasına yerleşip kaldı ve onun için büyük bir hayat mektebi oldu. Belki de Aytmatov un eserlerinin çoğunda başkahramanın çocuk olması bu yüzdendir. Cemile de Seyit, Beyaz Gemi nin adsız çocuğu, Deniz Kenarında Koşan Ala Köpek te Kirisk, İlk Öğretmen de Altınay, Erken Gelen Turnalar da Sultanmurat; bunlar, Aytmatov un yaşayamadığı çocukluğunun canlandırılmış birer hatıraları. Yazar bugünkü aklını, hayattan edindiği tecrübeyi, felsefeyi dünkü çocukluk ruhunun tertemiz gözü ile görüp, dili ile ifade etmeye gayret etmiş. İnsanlık, ahlakî temizlik, dürüstlük gibi çocuktaki halis duyguları körleştiren veya tamamıyla yok eden büyüklerin acımasız dünyasının ne kadar kirli olduğunu anlatmak için çocuk ruhunu bir akıl terazisi olarak kullandı Aytmatov da çocuklar sadece bir öykü kahramanı değil aynı zamanda Aytmatov dünyasının yüzü, dili ve sembolleridir. Aytmatov un dünya anlayışının kalıplaşmasındaki bir önemli etken de onun millî kültür unsurları adını verdiğimiz köy hayatındaki gelenek-görenek, örf-adetler, halkın dili ve edebiyatı ile iç içe büyümesi olmuştur. Onun yazarlık kaderini hazırlayan önemli şartlardan biri, belki de en belli başlısı onun Kırgız epik medeniyetinin halen doruk noktasında olduğu zamanda doğması ve o hazinenin tam kaynayan yerinde büyümesi olmuştur. Aytmatov, halk edebiyatı pınarını kitaplardan, filmlerden değil doğrudan doğruya halk şairlerinin, ozanlarının ağzından tattı. Kırgız halkı sanatsal kabiliyetini sözlü edebiyatın en güçlü türü olan epik türünde birleştirmiştir. Manas trilojisi başta olmak üzere, yirmiye yakın destanın sahibi olan Kırgızlar, bunlarla geçmişinin tüm yönlerini birer tarihî-edebî eser olarak yaşata gelmişler, belki de kuvvetli kültürel gelenekleri sayesinde adını kaybetmeden ayakta kalabilmişler. Manas destanının binlerce yıllık tarihî zaman ve mekân sentezi açısından da,
5 Vefeyat 163 içerik ve kompozisyon sisteminin olağanüstü harmonisi açısından da fevkalâde bir eser olması, böyle bir zemin üstünde gelişmekte olan genç yazılı edebiyat ve onun mensupları için çok verimli bir zemin oluşturmuş. Bu yönden Kırgız yazılı edebiyatı başından beri talihli çıkmıştı. Mesele, şimdi bu bir bakışta basit görünen epik tecrübeyi yazılı edebiyat usullerine uydurarak götürebilmekti. Aytmatov, hem destanlar, Manasçılar hakkındaki teorik incelemelerinde, hem de kendi eserlerindeki uyarlamalarda bu sorumluluğun üstesinden geldi. Onun Manas destanının kaderi hakkında sarf ettiği bu sözler üstlendiği sorumluluğun derecesini açıkça gösteriyor: Canlı ve esnek sanat şuuru ve anlayışı sayesinde nesilden nesle, atalardan yeni kuşaklara nakledilen Manas destanı, en sonunda kendi gelişmesinin tam zirvesine, mutlak kuvvetinin son mertebesine, kemal derecesinin yüksek noktasına erdiği anda ve değerinin tartışılmaz doruğuna ulaştığı sırada bizimle, bizim zamanımız ile yüz yüze geldi. Ve bu onun tarihî talihi oldu. Yazarın çocukluğunda damarlarına işlemiş halk edebiyatı geleneği sonradan Aytmatov un dünya edebiyatı arenasına girmeye hazırlandığı sıralara kadar canlı ve kuvvetli şekilde eşlik etmiştir. Bu büyük kültür Aytmatov un şahsında kendi mirasçısını, farklı şekilde yaşatacak yeni vücudu bulmuş, böylece de iki edebiyatın devri bir şekilde gerçekleşmişti. Aytmatov eserlerinin şelâle gibi dolup-taşan bir kuvvetin güçlükle zapt edilerek düz yazı satırlarına dönüştürüldüğü bir his uyandıran şiirsel akışı, konudan konuya geçerken sürekli tekrarlanarak özel amaçla kullanılan nakaratlar, yazarın folklor geleneğini yazılı edebiyat için ustaca uygulaması ve yaşatmasındaki başarısı olarak nitelendirilebilir. Hele güncelliğini ve güzelliğini hiç kaybetmeyen ilkel tabiat görüşleri, animistik, totemistik muhtevalı mitlerin, efsanelerin esas konuya eş motif olarak kullanması, Aytmatov üslûbunun vazgeçilmez unsurlarından biridir. Eserleri, ilk hikâyesi olan "Gazete dağıtıcı Dzyudo"dan öykülere, ondan romanlara doğru genişledikçe, ele aldığı konular da bir küçük Kırgız köyünden dünya meselelerine doğru yol aldı, genişledi, yükseldi. Eserleri hep tartışmaya, araştırılmaya, düşündürmeye açık bir meydan oldu. Çok anlamlı idi. Öyküleri, hikâyeleri, romanları, hatta içeriğinde gizlenmiş olan efsaneler, mitler bile sahneleştirilip tiyatroya, senaryosu yazılarak filmlere, balelere, resimlere, şarkılara, türkülere taşındı. Böylece kulaklara, gözlere, gönüllere hitap eden bir Aytmatov Dünyası yaratıldı. Bu dünya çok renkli ve gizemli dünyadır. Temas ettiği anda insanı büyüler. Onun Selvi Boylum Al Yazmalım öyküsüne yazılan senaryo üzerine ünlü yönetmen Atıf Yılmaz ın çektiği Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin başrollerini oynadığı, çoktan bir Türk sinema klasiği olan film, Türkan Şoray ın şu günlerde söylediği gibi Türk seyircisinin gönlünde taht kurmuş bir filmdir. Bu filmin Türk halkında o denli sevilmesinde herkesten çok Aytmatov un katkısı vardır.
6 164 Modern Türklük Araştırmaları Dergisi Cilt 5. Sayı: 2. Haziran 2008 Aytmatov un bütün yapıtları böyledir. Aytmatov hangi konuyu hangi yönden ele almış olursa olsun onun eserlerinde hep var olan bir kırmızı çizgi "insan oğlu ne yapar da insan olur yada insan kalır?" sorusudur. Bu soruya yazar her kesimden, her yaştan olan kahramanlarıyla hep cevap aramıştır ve cevabını da verebilmiştir. İster bir küçük Şeker köyünün maliklerini konu eden "Yüz Yüze", "Cemile", "Toprak Ana", "Elveda Gülsarı" olsun, ister deniz kenarında yaşayan küçük Kirisk ve dedesi ya da Kassandra Damgasında kendini uzay boşluğuna bırakmak zorunda kalan rahip Filofey olsun ya da son romanı Dağlar Yıkılırken deki Arap magnatları ve çaresizlikten teröre başvuran köylü Kırgız Taşafgan olsun her zaman kendi vicdanlarıyla karşı karşıya gelirler ve hayatın gerçeği altında sorguya çekilirler. Aytmatov'un büyüklüğü de işte bu sıradan olaylardan küresel sorunları, dünyayı, insanoğlunu meşgul eden düşünceleri mercek altına alarak ortaya koyabilmesidir. Son romanının adını Dağlar Yıkılırken koymuş. Bilindiği gibi Aymatov eserlerinin, kahramanlarının adı hep duygu yüklü ve derin anlamlıdır. Hatta, kahramanına Beyaz Gemi deki gibi ad vermemesi bile özel anlam taşır. Dağlar Yıkılırken de belki yazarın, dünyanın gidişatından endişesini, tabiattaki yozlaşmadan korkusunu dile getirmeye çalışan kendine has feryadını ifade ediyor gibi. Bugün onu toprağa verirken biz dünyalılar, Aytmatov un mirasından çok ders çıkaracağımıza, bu büyük mirasın etik, estetik, felsefî, eğitimsel yönlerini ona layık bir şekilde kavrayabileceğimize, onun aklına ve alarmlarına kulak vereceğimize kendimize söz verebilir miyiz? Ona Toprak Ananın kucağında rahat uyu usta. Dağların da yıkılmaz, deve gözlü pınarların da solmaz, boynuzlu geyiklere de vurmayacağız, mankurt da olmayacağız diyebilir miyiz acaba?! Gülzura Cumakunova (Ankara) (E-Yayın tarihi 15 Ağustos 2008)
Doç.Dr. Abbas KETİZMEN Kazakistan milli televizyonunda
Fakültemiz Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç.Dr. Abbas Ketizmen "Cengiz Aytmatov'u Okumak" sanat albümünde 39 sanatçı arasında 3 adet resmiyle Türkiye den yer
Bir Bilgelik Durağı Cengiz Aytmatov Uluslararası Sempozyum 16-17 Ekim Bişkek / KIRGIZİSTAN. Prof. Dr. Osman HORATA Açış Konuşması
Bir Bilgelik Durağı Cengiz Aytmatov Uluslararası Sempozyum 16-17 Ekim Bişkek / KIRGIZİSTAN Prof. Dr. Osman HORATA Açış Konuşması Sayın Rektörüm, Sayın Rektör Birinci Yardımcımız, Değerli Bilim Adamları
Cengiz Aytmatov Kaynakçası
Cengiz Aytmatov Kaynakçası Şahin, S. (2004). "Cengiz Aytmatov'un Beyaz Gemi Romanıyla Murathan Mungan Kasım ile Nâsır'ın Hikâyesi'nde Geyik Motifinin Kullanımı". Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Ders No : 0310460203 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 4 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili
-Anadolu Türkleri arasında efsane; menkabe, esatir ve mitoloji terimleri yaygınlık kazanmıştır.
İçindekiler 1 Efsane Nedir? 2 Efsanenin Genel Özellikleri 3 Efsanelerin Oluşumu 4 Oluşumuyla İlgili Kuramlar 5 Efsanelerin Sınıflandırılması 6 Efsanelerde Konu ve Amaç 7 Efsanelerde Yapı, Dil ve Anlatım
İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı.
İSTİKLÂL MARŞI'MIZ Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. Kimisi yazılmış bilmem hangi krala; lorda, barona. Küçümsemem ama, benzetirim
İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871
İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı
Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı
Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet
İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI
İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ ile ARDEV Vakfı nın birlikte düzen-lediği ileri düzey senaryo yazarlığı atölyesi 10 hafta sürecektir. Program hafta içi yapılacaktır.
TEMEİ, ESER II II II
1000 TEMEİ, ESER II II II v r 6n ıztj BEHÇET K E M A L Ç A Ğ L A R MALAZGİRT ZAFERİNDEN İSTANBUL FETHİNE (Dört destan) BİRİNCİ BASILIŞ DEVLET KİTAPLARI MİLLİ EĞİTİM BASIMEVİ _ İSTANBUL 1971 1000 TEM EL
Bir Altın Yaprak Koptu Manas tan!
Bir Altın Yaprak Koptu Manas tan! 1 Sonbahara hüzün mevsimi derler, hazân derler, güz derler. Yüzlerce şiir yazılmıştır hazân üstüne. Fakat bu yıl bahar, hazândan da yaman geçti. Edebiyatımızın yaprak
KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU
KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,
Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz
Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora
Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.
Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince
TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.
TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi
olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.
MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel
Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat
- şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin
Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji
Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji kaynağı olmuştur. Güzel bir şey ortaya koymanın heyecanı
I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS
I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMİ BİR DERS Genç adam evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara
Sanatta Doğa ve İnsan İlişkisi
FURKAN ŞAHİN Sanatta Doğa ve İnsan İlişkisi Yaşadığımız evren ve doğa ile olan ilişkimiz geçmişten bugüne bizlerin üzerinde ihtiyatla durduğu bir konu. İhtiyatlı yaklaşma sebebimiz ise kadim zamanlardan
4.Öğrenim Durumu: ÖZGEÇMİŞ. 1.İsim : Turgut. 2.Soyadı: Yüksel. 3.Ünvanı: Öğretim Görevlisi. Derece Alan Üniversite Yıl
ÖZGEÇMİŞ 1.İsim : Turgut 2.Soyadı: Yüksel 3.Ünvanı: Öğretim Görevlisi 4.Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İşletme Anadolu Üniversitesi 1998 Yüksek Lisans Doktora 5.Akademik Unvanlar Arts
YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ BESYO TME-110 TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ 1.HAFTA
YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ BESYO TME-110 TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ 1.HAFTA Hayatta müzik gerekli değildir. Çünkü hayatın kendisi müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar insan değildir. Eğer söz konusu olan
Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.
Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece
Adım-Soyadım:... Oku ve renklendir.
Adım-Soyadım:... Oku ve renklendir. Gemiyle bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın? O zaman geminin üzerindeki çiçeklerden 2 tanesini yeşile, bir tanesini pembe renge boyamalısın. Geminin pencereleri açık mavi
Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.
Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,
Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan
Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu
Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim
Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com [email protected] 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında
İNSANIN YARATILIŞ'TAKİ DURUMU
25 Ders 3 İnsan Bir gün ağaçtan küçük bir çocuk oyan, ünlü bir ağaç oymacısı hakkında ünlü bir öykü vardır. Çok güzel olmuştu ve adam onun adını Pinokyo koydu. Eserinden büyük gurur duyuyordu ama oyma
İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur.
İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA Müşteki Vekilleri Şüpheli Konu Müsnet Suç : (T.C.:.)./ 3 Ümraniye İstanbul : Av. Aytekin TETİK & Av. Ahmet AYDIN - Adres Antette :...T.C.:2...2 Üsküdar İstanbul
Herkesin Kalbi Çanakkale de Attı
Herkesin Kalbi Çanakkale de Attı Üniversitemiz Tayfur Sökmen Kampüsü nde ve İskenderun- Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuarı nda 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü vesilesiyle program düzenlendi.
T.C. ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS TEZİ. Hazırlayan. Bayram GÜNEŞ. Tez Danışmanı
T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ VE EDEBİYATLARI ANABİLİM DALI CENGİZ AYTMATOV'UN TÜRKİYE TÜRKÇESİNE AKTARILAN ESERLERİNDEKİ ÇOCUK KAHRAMANLAR YÜKSEK LİSANS TEZİ Hazırlayan
15 Ekim 2014 Genel Merkez
ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri
Minti Monti. Uzayı Keşfetmek İster misin? Uzayı Nasıl Keşfettik? Haydi Uzay Aracı Tasarla Evrenin En Sıradışı Gökcismi: KARADELİK Ay'a Yolculuk
Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Yaz 2012 Sayı:6 ISSN: 2146-281X Uzayı Keşfetmek İster misin? Uzayı Nasıl Keşfettik? Haydi Uzay Aracı Tasarla Evrenin En Sıradışı Gökcismi: KARADELİK
Cesaretin Var Mı Adalete? Çocuklar günümüz haberleriyle, gündemle ne kadar iç içe?
Ekşi, 1 Buse Ekşi 21502152 TURK 101-74 Ali Turan Görgü Final Cesaretin Var Mı Adalete? Çocuklar günümüz haberleriyle, gündemle ne kadar iç içe? Yaşadıkları çevrenin sorunları ile ne kadar ilgili hiç düşündünüz
Dünyayı Değiştiren İnsanlar
Dünyayı Değiştiren İnsanlar MARIA MONTESSORI Hayatın en önemli dönemi üniversite çalışmaları değil, doğumdan altı yaşa kadar olan süredir. Çünkü bu, bir çocuğun gelecekte olacağı yetişkini inşa ettiği
Mitoloji ve Animizm, Fetişizm. Dr. Süheyla SARITAŞ 1
Mitoloji ve Animizm, Fetişizm Dr. Süheyla SARITAŞ 1 Animizm Canlıcılık olarak da bilinin animizmin mitolojinin gelişmesinde önemli rolü vardır. İlkel devirde, eski insanlar her bir doğa olayının, eşyanın,
Ali Rıza Malkoç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.8.2005. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat
- şiirler - Yayın Tarihi: 6.8.2005 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin
T.C. ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ İLK VE YENİDEN ATAMA VE PERFORMANS DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ
T.C. ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ İLK VE YENİDEN ATAMA VE PERFORMANS DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ 247 Sayılı Kanun un 23,2 ve 26. Maddesi gereğince hazırlanmış olup, yardımcı doçentlik, doçentlik ve
Yönetmen: Cate Shortland Oyuncular: Saskia Rosendahl, Kai-Peter Malina Senaryo: Cate Shortland, Robin Mukherjee Görüntü Yönetmeni: Adam Arkapaw
03 ÖZET Başarılı yönetmen Cate Shortland in katıldığı hemen hemen tüm festivallerden ödülle dönen ve eleştirmenlerin favorisi haline gelen filmi SAVAŞIN GÖLGESİNDE /LORE, 2. Dünya Savaşı na ters köşeden
HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ
HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ 17-26 MAYIS 2013 / CEMAL REŞİT REY SERGİ SALONU Başkan dan Yazı,
Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.
30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış
11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma
KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.
KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3
KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?
İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ÖABT Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Konu Anlatımlı Soru Bankası ESKİ TÜRK DİLİ VE LEHÇELERİ...
İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm... 7 ESKİ TÜRK DİLİ VE LEHÇELERİ... 8 Türk Dillerinin Sınıflandırılması... 14 Türk Dillerinin Ses Denklikleri Bakımından Sınıflandırılması... 16 Altay Dilleri Teorisini Kabul
Foto: Savaş Ekşioğlu
Foto: Savaş Ekşioğlu Geleneksel Ebru sanatı ile digital teknolojileri ilk kez buluşturan bir sergi: HARALD A MEKTUP Konstantin A. Schmidt in digital ortama taşıdığı Ebru lardan oluşan Harald a Mektup adlı
MEHMET AKİF ERSOY UN EDEBÎ KİŞİLİĞİ 1
MEHMET AKİF ERSOY UN EDEBÎ KİŞİLİĞİ 1 Türk edebiyatında Mehmet Akif kadar hayatı, edebiyat anlayışı ile şiirleri arasında büyük bir uygunluk bulunan pek az şair vardır. 2 Akif II. Meşrutiyet in ilan edildiği
ilkokulu E-DERGi si 23 Nisan ın Önemi Sorumluluk Okulumuzda 23 Nisan Hedef Siir: Egemenlik Ulusundur 2017 Nisan Sayısı Bu Sayımızda:
ilkokulu E-DERGi si 2017 Nisan Sayısı Bu Sayımızda: 23 Nisan ın Önemi Sorumluluk Siir: Dünya Çocuk Bayramı Hikaye: Sagır Kaplumbaga Okulumuzda 23 Nisan Hedef Siir: Egemenlik Ulusundur Siir: 23 Nisan Söylediklerimiz
HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1
HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Sözlü Kompozisyon Teorisi DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Sözlü Kompozisyon Teorisi Teorinin ortaya çıkışı ve kavramsal yapının oluşumu Milman Parry ve Sözlü Kompozisyon
ÖZGEÇMİŞ. : 05422401118 :[email protected]
1. Adı Soyadı :Ahmet Güngör ÖZGEÇMİŞ Adres Telefon E-posta : Gedikkaya Mah., Naci Bey Cad., Atakent Sitesi, B-Blok, No:82/14 Giresun : 05422401118 :[email protected] 2. Doğum Tarihi :05.06.1967 3.
ÖZGEÇMİŞ. 4. Öğrenim Durumu :Üniversite Derece Alan Üniversite Yıl Türk Lisans. Halk Atatürk Üniversitesi 1970. Türk Halk Hacettepe Üniversitesi 1971
Resim ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Prof. Dr. Ensar ASLAN İletişim Bilgileri :Ahi Evran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Adres Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanlığı Telefon : Mail : 2. Doğum Tarihi : 3. Unvanı
İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ
İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin
http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf
ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar
BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ
BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ Her yönüyle edip (edebiyatçý) ve öðretmen Ýbrahim Zeki Burdurlu nun ölümsüz bir yapýtý elinizi öpüyor. Burdurlu bu çalýþmasýnda, cennet Anadolu nun deðiþik yörelerinden
DESTANLAR VE MASALLAR. Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE. Masal. KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon
Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon DESTANLAR VE MASALLAR Masal Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon Yayın Yönetmeni: Samiye
Kitabı mı Çıkmış, Dizisi mi?
On5yirmi5.com Kitabı mı Çıkmış, Dizisi mi? Romanlardan uyarlanan dizilerin son dönemde popüler olduğunu düşünenlerdenseniz, yanılıyorsunuz... Yayın Tarihi : 13 Ekim 2009 Salı (oluşturma : 1/31/2017) Hazırlayan:
Azrail in Bir Adama Bakması
Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen
Hatırlatma: 1. Ünitede canlıların en küçük yapı biriminin hücre olduğunu,
Hatırlatma: 1. Ünitede canlıların en küçük yapı biriminin hücre olduğunu, hücrelerin bir araya gelerek dokuları, dokuların bir araya gelerek organları, organların bir araya gelerek sistemleri oluşturduğunu
PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN
PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun olduktan (1972) sonra bir süre aynı bölümde kütüphane memurluğu yaptı (1974-1978). 1976 da Türk
Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise
Işık Tünelinin Sonrası Fulya SanatMerkezinde birbirinden güzel etkinlikler sanatseverler ile buluşuyor. Aralıkayının ilk haftası yine yoğun programlarıyla FulyaSanat Merkezi odak noktasıydı. Bu etkinliklerden
SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni
SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan
İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK!
İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! ALEM-İ İŞ, NE İŞ? Alem-i İştir kişinin lafa bakılmaz! diyoruz ve iş hayatında yaşadıklarımız konusunda bize, size, herkese esprili
Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak
Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,
Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince
İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III
İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III Bölüm I Çocuk Edebiyatı ve Gelişimle İlgili Temel Kavramlar 15 Fiziksel (Bedensel)Gelişim 20 İlk Çocukluk Döneminde(2-6)Fiziksel Gelişim 21 6-12 Yaş Arası Fiziksel Gelişim 23 12-18
KİTABININ GELİRİNİ, İHTİYACI OLAN KIZ ÇOCUKLARINA VERECEK
KİTABININ GELİRİNİ, İHTİYACI OLAN KIZ ÇOCUKLARINA VERECEK Sosyal ve siyasi yaşamda Bodrum un tanınmış simalarından biri olan Nuran Yüksel yaşamını kitap haline getirdi. Nuran Yüksel kitabının sadece kendi
İstanbul 24 Kasım 2004 SULTANAHMET TİCARET LİSELİ OLMAK BÜYÜK AYRICALIK;
İstanbul 24 Kasım 2004 SULTANAHMET TİCARET LİSELİ OLMAK BÜYÜK AYRICALIK; Okulumuzun tarihçesinden de anlaşılacağı üzere Türkiye nin ilk Ticaret Lisesi olan Sultanahmet Ticaret Lisesinde okumuş olmak büyük
YÜZ YÜZE 2016 ISTANBUL 2016
YÜZ YÜZE 2016 ISTANBUL 2016 İyi Öğretmenin Önemi Çocukta etki bırakır (doğrudan veya dolaylı) Eğitime yakınlaştırır veya uzaklaştırır Rol modeldir Hayat felsefesini aşılayabilir Karakter oluşumunda etki
Bilgi güçtür. Sevdiğiniz kişiyi dinleyin ve kendinizi eğitin.
Bu kitapçığı, büyük olasılıkla kısa bir süre önce sevdiklerinizden biri size cinsel kimliği ile biyolojik/bedensel cinsiyetinin örtüşmediğini, uyuşmadığını açıkladığı için okumaktasınız. Bu kitapçığı edindiğiniz
İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESINDE GELIŞEN TÜRK EDEBIYATI. XIII - XIV yy. Olay Çevresinde Gelişen Metinler
İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESINDE GELIŞEN TÜRK EDEBIYATI XIII - XIV yy. Olay Çevresinde Gelişen Metinler OLAY ÇEVRESINDE GELIŞEN EDEBI METINLER Oğuz Türkçesinin Anadolu daki ilk ürünleri Anadolu Selçuklu Devleti
MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.
Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür
Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri
Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TDE729 1 3 + 0 6 Sosyal bilimlerle ilişkili
AŞKIN ACABA HÂLİ. belki de tek şeydir insan ilişkileri. İki ayrı beynin, ruhun, fikrin arasındaki bu bağ, keskin
AŞKIN ACABA HÂLİ Varoluştan bu yana herhangi bir metoda uydurulup bu doğrultuda devam edilemeyen belki de tek şeydir insan ilişkileri. İki ayrı beynin, ruhun, fikrin arasındaki bu bağ, keskin hatlarla
"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."
Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir
FECRİ-ATİ EDEBİYATI SANATÇILARI
FECRİ-ATİ EDEBİYATI SANATÇILARI AHMET HAŞİM ( 1884 1933 ) Fecriati topluluğunun en önemli şairi olup modern Türk şiirinin kurucularından biridir. Türk edebiyatında akşam şairi olarak da tanınır. Sanat
MATBAACILIK OYUNCAĞI
Resimleyen: Özlem Isıyel Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman 1. basım Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel cancocuk.com [email protected] Yayın Koordinatörü:
Bir başka ifadeyle sadece Allah ın(cc) rızasına uygun düşmek için savaşmış ve fedayı can yiğitlerin harman olduğu yerin ismidir Çanakkale!..
BABAN GELİRSE ÇAĞIR BENİ OĞUL.. Çanakkale destanının 99. yıl dönümünü yaşadığımız günlere saatler kala yine bir Çanakkale k ahramanının hikayesiyle karşınızdayım.. Değerli okuyucular; Hak için, Hakikat
Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular
Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil
Fatma Atasever.
Fatma Atasever [email protected] Karar almak ne güç bir iştir. Çok zorlar insanı. Yorar. Takatsiz bırakır. Belki de yaşam içindeki en karmaşık zaman dilimidir karar alma süreci. Büyüklere danışırız,
ABDULLAH UÇMAN PROF. DR. İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun oldu.
PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun oldu. 1976 da Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi nin yayın kurulunda görev aldı. 1981 de doktorasını
YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI
Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp
ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ. (07 Aralık Ocak 2016)
ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (07 Aralık 2015-15 Ocak 2016) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca
ÖZGEÇMİŞ. Sanatta Yeterlik Tez Başlığı ve Tez Danışmanı: Yabancılaşmış Toplumda Özne-Nesne İlişkileri Esinti (Prof. Sabri Özaydın)
1. Adı Soyadı : Ali Altan Yücel ÖZGEÇMİŞ 2. Doğum Tarihi : 12.02.1984 3. Unvanı : Dr. Öğr. Üyesi 4. Öğrenim Durumu : Sanatta Yeterlik Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Radyo, Televizyon ve Sinema Marmara
TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları...
TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... Hatta Tarsuslular. Dünyanın öbür ucundan gelen Japonlar,Koreliler,Almanlar
Kafiristan nasıl Nuristan oldu?
Kafiristan nasıl Nuristan oldu? Afganistan'ın doğusunda Nuristan olarak anılan bölgenin Kafiristan geçmişi ve İslam diniyle tanışmasının hikayesi hayli ilginç. 10.07.2017 / 13:21 Hindikuş Dağları'nın güneydoğusunda
13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği
13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL A.A Nursel Gürdilek İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği Türkiye ile İsrail arasında bir yılı aşkın süredir devam eden "işitme engelli çocuklara daha iyi bir
T.C. MANİSA CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanlığı
Evrak Tarih ve Sayısı: 08/05/2017-E.38326 T.C. MANİSA CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanlığı Sayı : 82182560-106.02- Konu : Final ve
DTİK TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI. Açış Konuşması. Ömer Cihad Vardan, DEİK Başkanı. 26 Mart 2016, İstanbul
DTİK TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI Açış Konuşması Ömer Cihad Vardan, DEİK Başkanı 26 Mart 2016, İstanbul Sayın Başbakan Yardımcılarım; Bakanlarım; Saygıdeğer Protokol; Çok Değerli Başkanlar; Dünyanın dört
þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.
Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.
ÖZ GEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Oğuzhan KARABURGU 2. Doğum Tarihi: 1975 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu:
ÖZ GEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Oğuzhan KARABURGU 2. Doğum Tarihi: 1975 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Erciyes Üniversitesi 1998 Y. Lisans Yeni
Kökü Mazide Olan Âtiyim
Kökü Mazide Olan Âtiyim Yahya Kemal Beyat lı Yılı Açılış Programı Yapıldı Mustafa Kemal Üniversitesi ve Hatay İl Müdürlüğü işbirliğiyle hazırlanan Yahya Kemal Beyatlı Yılı Açılış Programı Atatürk Konferans
Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.
ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : İSLAM FELSEFE TARİHİ I Ders No : 0070040158 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 3 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili
tellidetay.wordpress.com
Acele karar vermeyin Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama kral bile onu kıskanıyormuş. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, kral bu at için ihtiyara neredeyse hazinesinin tamamını
GARİP AKIMI (I. YENİ)
GARİP AKIMI (I. YENİ) Garipçiler: Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat Horozcu nun oluşturduğu bir topluluktur. 1941 yılında Orhan Veli, Oktay Rıfat, Melih Cevdet Garip adlı ortak bir kitap yayımladılar.
D. Kodu Ders Adı Ders Saati Kredi Z/S TDE 501 AğızAraştırmaları 3 3 S TDE 503 Arapça I 3 3 S TDE 505 Âşık Edebiyatı 3 3 S TDE 507
YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ABD LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI Türk Dili ve Edebiyatı Tezli Yüksek Lisans Programı Programın öngörülen
OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNDA UYKU SORUNLARI VE ÖNERİLER
OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNDA UYKU SORUNLARI VE ÖNERİLER Uykuyla ilgili sorunlar sadece bebeklik döneminde yaşanmaz.okul öncesi dönemde ki çocuklarda çeşitli uyku sorunu yaşarlar.uykuya dalmada güçlük,gece terörleri
Türk Dünyası Ortak İletişim Dili. Prof. Dr. Gülzura JUMAKUNOVA Ankara Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Üyesi, Türkiye
Türk Dünyası Ortak İletişim Dili Prof. Dr. Gülzura JUMAKUNOVA Ankara Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Üyesi, Türkiye Geçen yüzyılın 90 lu yıllarında Sovyetler Birliğinin
