BEfi NC BASKININ ÖNSÖZÜ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BEfi NC BASKININ ÖNSÖZÜ"

Transkript

1

2 BEfi NC BASKININ ÖNSÖZÜ Müracaat kitab olan bu eserin gördü ü ilgi ve be eni, tahminlerimizin üzerinde oldu y l nda yaz m na bafllad m z bu kitab n ilk bölümü olan Lenfatik Sitem (Systema Lymphaticum) 1984 y l nda bas ld. Di er bölümleri de bunu takip etti ve her bir bölüm ayr kitaplar fleklinde yay mland. Bu kitaplar 1995 y l nda iki ciltte toplanarak 1. Bask, 1997 y l nda 2. Bask, 2001 y l nda 3. Bask, 2006 y l nda da 4. Bask olarak yay mland. K rm z kitap olarak da bilinen bu eser, 4. Bask ya kadar olan 23 senelik sürede, her seferinde gözden geçirilerek yeni bilgiler takviye edilmifl ve en faydal oldu una inand m z fleklini alm flt r. Bu 5. bask da, 4. bask - da görülen küçük terminoloji ve yaz m hatalar düzeltilmifl, bir k s m yeni bilgiler de eklenmifltir. Okuyucular n olumlu uyar lar, bundan sonraki bask larda, daha iyinin yakalanmas nda yol gösterici olacakt r. Bu bask n n gözden geçirilmesinde yard mc olan tüm mesai arkadafllar ma ve kitab n bas lmas safhas nda bize anlay fl gösteren Günefl T p Kitabevleri yöneticilerine flükranlar m sunar m. Prof. Dr. Alaittin ELHAN Ankara iv

3 Ç NDEK LER KEM KLER Kemiklerin geliflmesi, yap s ve fonksiyonlar hakk nda genel bilgiler Kemikleflme (Ossifikasyon) Kemiklerin flekilleri SKELETON APPENDICULARE (TARAF KEM KLER ) Ossa membri superioris (üst taraf kemikleri) Cingulum membri superioris (pectorale) Scapula Clavicula Pars libera membri superioris Humerus Önkol kemikleri (Ossa antebrachii) Radius Ulna Ossa manus (el kemikleri) Ossa carpi [carpalia] (el bile i kemikleri) Os scaphoideum Os lunatum Os triquetrum Os pisiforme Os trapezium Os trapezoideum Os capitatum Os hamatum Ossa metacarpi [metacarpalia] (el tara kemikleri) Ossa digitorum [Phalanges] (el parmak kemikleri) Ossa membri inferioris (alt taraf kemikleri) Cingulum membri inferioris [Cingulum pelvicum] Os coxae [pelvicum] Os ili [Ilium, os iliacum] Os ischii [Ischium] Os pubis [Pubis] Pelvis iskeleti Pelvis'in çaplar Pelvis iskeletinin pozisyonu Kad n ve erkek pelvis iskeletleri aras ndaki anatomik farklar Pars libera membri inferioris Femur [Os femoris] v

4 Patella Ossa cruris (bacak kemikleri) Tibia Fibula Ossa pedis (ayak kemikleri) Ossa tarsi [tarsalia] Talus Calcaneus Os naviculare Os cuboideum Os cuneiforme mediale Os cuneiforme intermedium Os cuneiforme laterale Ossa metatarsi [metatarsalia] Ossa digitorum [Phalanges] (ayak parmak kemikleri) SKELETON AXIALE Ossa cranii [cranialia](kafa kemikleri) Neurocranium Os frontale Os parietale Os occipitale Os sphenoidale Os temporale Os ethmoidale Viscerocranium Concha nasalis inferior Os lacrimale Vomer Os nasale Os zygomaticum Os palatinum Maxilla Mandibula Çeflitli yafllarda mandibula'da görülen de ifliklikler Os hyoideum Kafa iskeletinin bütünü Norma verticalis [calvaria] Norma lateralis Fossa temporalis Fossa infratemporalis Fissura pterygomaxillaris Fossa pterygopalatina Norma frontalis Orbita vi

5 Norma occipitalis Norma basilaris Kafa iskeletinin iç yüzü Basis cranii interna Fossa cranii (cranialis) anterior Fossa cranii (cranialis) media Fossa cranii (cranialis) posterior Cavitas [nasalis] nasi Columna vertebralis (omurga) Vertebrae cervicales Atlas Axis Vertebra promines Vertebra thoracicae Vertebrae lumbales [lumbares] Os sacrum Os coccygis [coccyx] Columna vertebralis'de görülen varyasyonlar ve anomaliler Ossa thoracis Costae (kaburgalar) Compages thoracis [Skeleton thoracis] (gö üs kafesi) Kad n ve erkek pelvis'i aras ndaki morfolojik farklar EKLEMLER Eklemlerin geliflmesi Eklemlerin s n fland r lmas Articulationes fibrosae Articulationes cartilagineae Articulationes synoviales Eklemlerde yap lan hareket çeflitleri Tam hareketli eklemlerde bulunan yap lar Eklem yüzlerinin birbirinden uzaklaflmas n engelleyen faktörler Ekstremitelerin eklemleri Üst ekstremite eklemleri Articulatio acromioclavicularis Articulatio sternoclavicularis Articulatio humeri [Articulatio glenohumerale] Articulatio cubiti Articulatio radio-ulnaris proximalis Articulatio radio-ulnaris distalis vii

6 Articulatio radiocarplis Articulationes manus Articulationes intercarpales Articulatio mediocarpalis Articulationes carpometacarpales Articulatio carpometacarpeapollicis Articulationes intermetacarpales Articulationes metacarpophalangeales Articulationes interphalangeales Alt ekstremite eklemleri Articulatio coxae Articulatio genus Articulatio tibiofibularis Syndesmosis [articulatio] tibiofibularis Articulatio talocruralis Articulationes pedis Articulatio subtalaris [talocalcanea] Articulatio talocalcaneonavicularis Articulatio calcaneocuboidea Articulatio tarsi transversa Articulatio cuneonavicularis Articulatio cuboideonavicularis Articulationes intercuneiformes Articulatio cuneocuboidea Articulationes tarsometatarsales Articulationes intermetatarsales Articulationes metatarsophalangeales Articulationes interphalangeales Ayak kubbesi Aksial iskeletin (skeleton axiale) eklemleri Articulatio temporomandibularis Articulatio atlanto-occipitalis Articulatio atlanto-axialis mediana Articulatio atlanto-axialis lateralis Articulationes vertebrales Symphysis intervertebralis Articulatio zygapophysialis Columna vertebralis'in hareketleri Articulationes costovertebrales Articulatio capitis costae Articulatio costotransversaria Articulationes sternocostales Articulationes costochondrales Articulationes interchondrales viii

7 Toraks' n hareket mekanizmas Articulatio lumbosacralis Pelvis'in eklemleri Articulatio sacro-iliaca Articulatio sacrocaccygea Symphysis pubica Pelvis'in denge ve hareket mekanizmas KASLAR Çizgili iskelet kaslar Kas dokusu'nun fonksiyonel özellikleri Ba dokusu komponentleri Kaslar n innervasyonu Kaslar n isimlendirilmesi Kas liflerinin dizilifl flekilleri Kaslar n origo ve insersiyosu Kaslar n geliflmesi Fasialar (fasciae) Bafl n kaslar ve fasialar Yüz kaslar (Musculi faciales) (mimik kaslar) Kafa derisi'nin kaslar ve fasialar Kulak kepçesi kaslar Göz kapa kaslar Burun kaslar A z ve çevresindeki kaslar Çi neme kaslar (Musculi masticatorii) Boyun kaslar ve fasialar Boynun yüzeyel kaslar ve fasialar Boyundaki üçgen bölgeler Boynun d fl taraf ndaki kaslar Hyoid üstü kaslar Hyoid alt kaslar Boyun omurlar n n ön taraf ndaki kaslar Boyun omurlar n n d fl taraf ndaki kaslar Gövdenin fasia ve kaslar S rt kaslar Yüzeyel s rt kaslar ve fasialar Derin s rt kaslar ve fasialar Derin ense kaslar (Musculi suboccipitales) Gö üs kaslar ve fasialar (Musculi thoracis et fasciae) nterkostal kaslar ve fasialar ix

8 Diaphragma (thoraco-abdominalie) Kar n kaslar ve fasialar Karn n ön yan duvar ndaki kaslar Canalis inguinalis Karn n arka duvar ndaki kaslar Pelvis'in fasia ve kaslar Diaphragma pelvis Perineum'un fasia ve kaslar Fossa ischioanalis Diaphragma urogenitale Erkeklerde regio urogenitalis'de bulunan kaslar Kad nlarda regio urogenitalis'de bulunan kaslar Regio analis'de bulunan kaslar Üst ekstremite'nin fasia ve kaslar Omuz kaslar Kolun fasia ve kaslar Önkolun fasia ve kaslar Önkolun ön yüzündeki yüzeyel kaslar Önkolun ön yüzündeki derin kaslar El bile indeki fleksor kas kirifllerinin synovial k l flar Önkolun arka yüzündeki yüzeyel kaslar Önkolun arka yüzündeki derin kaslar Elbile indeki ekstensor kas kirifllerininsynovial k l flar ve kanallar Elin fasia ve kaslar Eldeki fasial kompartmanlar Thenar kaslar Hypothenar kaslar El ayas 'n n ortas nda bulunan kaslar Alt ekstremite'nin fasia ve kaslar Kalça kaslar Kalça'n n ön taraf ndaki kaslar Kalça'n n arka taraf ndaki kaslar Uylu un d fl rotator kaslar Uylu un fasia ve kaslar Uylu un ön taraf ndaki kaslar Uylu un iç taraf ndaki kaslar Uylu un arka taraf ndaki kaslar ( skiokurural kaslar) Baca n fasia ve kaslar Baca n ön taraf ndaki ekstensor kaslar Baca n d fl taraf ndaki peroneal kaslar Baca n arka taraf ndaki fleksor kaslar Baca n yüzeyel fleksor kaslar x

9 Baca n derin fleksor kaslar Aya a çeflitli hareketler yapt ran kas gruplar Ayak bile i etraf ndaki fasial yap lar Ayak bile i eklemindeki synovial k l flar Aya n fasia ve kaslar Ayak s rt ndaki kaslar Ayak taban ndaki kaslar Ayak taban ndaki kaslar n grup olarak yapt rd klar hareketler Ç ORGANLAR S ND R M S STEM A z bofllu u Sert damak Yumuflak damak Difller Difllerin ç kma zamanlar Dil Dil papillalar Dil kaslar Tükrük bezleri Gl. parotidea Gl. submandibularis Gl. sublingualis Bo az (fauces) Bademcik (Tonsilla palatina) Yutak (pharynx) Pharynx'in kaslar Yemek borusu (oesophagus) Mide (gaster=ventriculus) nce ba rsaklar Duodenum Jejunum Ileum Jejunum ile ileum aras ndaki farklar Kal n ba rsaklar Caecum Appendix vermiformis Colon ascendens Colon transversum Colon descendens Colon sigmoideum Rectum Canalis analis Defekasyon Pancreas xi

10 Karaci er (hepar) Karaci erin kenarlar ve projeksiyonu Karaci erin loblar Karaci erin ince yap s Safra kesesi ve safra yollar Kar n (abdomen) Kar n ön duvar ndaki topografik bölgeler Kar n organlar n n pozisyonlar Periton (peritoneum) Omentum minus Omentum majus Bursa omentalis Mesenterium [mesostenium] Peritoneal ç kmazlar Peritoneum'un özel bölgeleri SOLUNUM S STEM Burun (nasus externus) Burun k k rdaklar Burun bofllu u (cavitas nasi) Paranazal sinuslar (sinus paranasales) Sinus frontalis Cellulae ethmoidales Sinus sphenoidalis Sinus maxillaris G rtlak (larynx) Larynx k k rdaklar Larynx'in eklem ve ba lar Larynx kaslar Nefes borusu (trachea) Tracheotomy Bronkus lobaris ve segmentalis'ler Akci erler (pulmones) Akci er segmentleri (segmenta bronchopulmonalia) Bronkus ve bronkulus'lar n dallanmas Bronkus ve bronkulus'lar n yap s Akci er asinuslar (acinus pulmonalis) Alveollerin yap s Damarlar Gö üs bofllu u (cavitas thoracis) Akci er zar (pleura) Akci erlerin projeksiyonu Pleura ç kmazlar n n projeksiyonu Mediastinum xii

11 ÜROGEN TAL S STEM Üriner sistem Böbrekler (ren=nephros) Böbre in k l flar Böbre i yerinde tutan yap lar Böbre in kanal sistemi drar yollar Ureter Mesane (vesica urinaria) Çocuklarda mesanenin durumu Erkek genital organlar Erkek d fl genital organlar Penis Penis'in fasialar Ereksiyon Urethra masculina Urethra masculina'n n sifinkterleri Urethra feminina Miksiyon Scrotum Erkek iç genital organlar Testis [orchis] Epididymis Ductus deferens Funiculus spermaticus Erkek genital organlar n n spesifik bezleri Prostata [gl. prostatica] Vesicula seminalis [gl. vesiculosa] Glandula bulbo-urethralis Kad n genital organlar Kad n iç genital organlar Ovarium Tuba uterina [Salpinx] Uterus Uterus'u tafl yan yap lar Menstrual siklus Vagina Kad n d fl genital organlar Vestibulum vaginae Clitoris Bulbus vestibuli Gl. vestibularis major xiii

12 Ç SALGI BEZLER Gl. thyroidea Gl. parathyroidea Thymus Gl. suprarenalis [adrenalis] Chromaffin sistem Paraganglionlar Paraaortik cisimcikler Glomus caroticum Glomus jugulare Glomus coccygeum (corpus coccygeum) KISALTMALAR NDEKS KAYNAKLAR K TAPTA GEÇEN KISALTMALAR a. = Arteria (tekil) aa. = Arteriae (ço ul) ant. = Anterior art. = Articulatio (tekil) artt. = Articulationes (ço ul) for. = Foramen ggl. = Ganglion (tekil) ggll. = Ganglia (ço ul) gl. = Glandula (tekil) gll. = Glandulae (ço ul) inc. = ncissura proc. = Processus lig. = Ligamentum (tekil) ligg. = Ligamenta (ço ul) m. = Musculus (tekil) mm. = Musculi (ço ul) n. = Nervus (tekil) nn. = Nervi (ço ul) nuc. = Nucleus post. = Posterior rec. = Recessus inf. = Inferior sup. = Superior med. = Medialis lat. = Lateralis xiv

13 KEM KLER (OSTEOLOGY) Kemiklerin geliflmesi, yap s ve fonksiyonlar hakk nda genel bilgiler Kemikler ile ilgilenen bilime osteologia (osteoloji) denilir. nsan vücudunda hareket sisteminin, iskeletini oluflturan kemikler ile bu kemikler aras nda hareketin gerçeklefltirildi i eklemler ve yer çekimi ile birlikte hareketi sa layan kaslardan olufltu unu biliyoruz. Bu yap lardan kemikler ve eklemler hareketin pasif unsurlar n, kaslar da motor, yani aktif unsurlar n olufltururlar. Kemikler insan vücudunda bir bütün halinde iskeleti (skeletum) olufltururlar. nsan iskeleti, karfl m zda ayakta ve yüzü bize dönük flekilde duran, kollar sark k, avuç içleri öne do ru ve ayaklar birbirine paralel durumda bulunan bir flahsa göre tarif edilir ve isimlendirilir (situs). Üst ve alt taraflara skeleton appendiculare, bafl m zdan pelvis'in alt k sm na kadar olan bölüme skeleton axiale denilir. Buna göre eriflkin bir insan iskeletinde bulunan 206 kemi in da l m afla daki flekildedir. Bu say çocuklarda, henüz baz kemik bölümlerin birbirleriyle kaynaflmam fl olmas nedeniyle, daha fazlad r. Örne in: Yeni do an çocuklarda 270 olmas na karfl - l k, 14 yafl nda 256 adettir yafllar nda tüm kemikler vücut a rl n n yaklafl k %15'i kadar olup, toplam a rl da 5-6 kg kadard r. skelet, gere inde tafl y c bir sütun halinde omurgay oluflturdu u gibi, birçok yass parçalar da birbiriyle büyük ölçüde kaynaflarak kafa iskeletini olufltururlar. Bunun yan s ra hareketimizi sa layan, çevremizde yer de ifltirme veya tutunma organlar halinde ifl gören iskelet parçalar n, yani üst ve alt ekstremiteleri de belirtmek gerekir. Dikkat edilirse bu kemik yap lar n her biri bulundu u yere ve her fleyden önce de meydana getirdi i olufluma ve fonksiyonuna göre, yap özellikleri gösterir. Fakat bu kemik yap larda bütün d fl farkl l klara ra men bir yap benzerli i ve birli i göze çarpar. Kemikler küçük farklar d fl nda, beyaz renkte (fildifli rengi), bazen de kiflinin yafl - na ve içindeki damarlar n kan dolafl m na göre, sar mt rak-pembe renkteki oluflumlard r. Bu oluflumlar n fonksiyonlar n n temel flart olan sa laml k, yap lar ndaki sertlik ve elastikiyetten ileri gelir. Kemik, esnekli ini veren organik maddeler ve sert- Skeleton axiale Columna vertebralis Cranium Os hyoideum Costae ve sternum Skeleton appendiculare Ossa membri superioris Ossa membri inferioris Ossicula auditus (auditoria) TOPLAM

14 2 ANATOM li ini veren inorganik tuzlar olmak üzere iki ana maddeden yap lm flt r. Birbirinin efli olan iki kemik parças ndan, mesela; kaburgalardan birisini ikiye bölüp bir parças n belirli bir süre suland r lm fl asit eriyi i içerisine b rakal m. Sonra bu kemik parças n y kayarak inceledi imizde, kemi in esas fleklinin de iflmedi ini, fakat yumuflak bir k vam kazanan bu elastik oluflumun, kolayca e ilip bükülebildi ini görürüz. Bu durumun nedeni, kemi e sertli ini veren anorganik tuzlar n asit içinde erimifl olmas d r. Bu numunede kemi in sertli i kaybolmufl, fakat organik maddelere ba l olan elastikiyeti muhafaza edilmifltir. Kaburgan n di er yar s n bu kez aside koymak yerine, yakacak olursak, kemi in flekli yine bozulmaz, fakat kolayca parmaklar m z aras nda ufalanabilir. Bu ifllemde de kemik dokusunun elastikiyetini sa layan organik maddeleri tahrip olmufl, dolay s yla sadece sertli i kalm flt r. Her iki örnekte de kemi in d fl flekli bozulmad halde, asitle ifllem görende sertlik, yak lan bölümünde ise elastikiyet kayboldu u için, her iki preparat n sa laml ortadan kalkm flt r. Demek ki sa laml k, sertlik ve elastikiyeti sa layan yap elamanlar n n belirli bir oranda ve birarada olmas ndan ortaya ç kmaktad r. Kemik dokusunun %30-40' n organik maddeler, %60-70'ini ise inorganik maddeler oluflturur. norganik maddelerin içinde en yüksek oranda kalsiyum fosfat (%85) bulunur. Bunun yan s ra çok daha düflük oranlarda s ras yla, kalsiyum karbonat (%10), magnezyum fosfat (%1.5) ile kalsiyum florit, kalsiyum klorit ile baz alkali tuzlar da mevcuttur. Röntgen resimlerinde kemiklerin az fl n geçiren cisimler olarak belirlenmesinde bafll ca faktör, kristaller fleklinde doku içinde bulunan bu kalsiyum tuzlar d r. Kristalleflme derecesi kifliye göre de iflik olan bu kristaller, elektron mikroskopta yaklafl k nm uzunlu unda ve 1,5-6 nm kal nl nda gözükürler. Kemik dokusunda, dokuyu oluflturan osteositler mezanflimal kaynakl osteoblastlardan geliflirler. Bu hücrelerin özellikleri Histoloji derslerinde etrafl ca görülecektir. Ancak 1 mm 3 lük bir insan kompakt kemik dokusunda osteosit mevcut oldu unu belirtmek, bu dokunun hayatiyetini vurgulamak bak m ndan gereklidir. Bu hücrelerin uzant lar, hücreler aras madde içinde yay l rlar. Bu ara madde, içindeki yayg n hücre a vas tas yla oldukça çabuk ve köklü reaksiyonlara imkân sa lar. Bu flekilde doku, k r lma, çeflitli kemik rahats zl klar ndaki durum ve de iflikliklerinde, flartlara uyum sa lar. Kemik dokusu genellikle çevrede bulunan kemik cevheri (substantia ossea) ile iç k s mda bulunan kemik ili inden (medulla ossea) oluflur. Kemik dokusu, kemi in fleklini veren esas maddedir ve ekleme kat lan k s mlar hariç di er bölümleri periosteum denilen kemik zar yla örtülüdür. Periosteum, kemi in beslenmesini ve gere inde tamirini sa lar. Periosteum, d flta stratum fibrosum ve içte de stratum osteogenicum olmak üzere iki tabakadan oluflur. Stratum fibrosum eklem kapsülünün fibröz tabakas ile devaml d r. Damardan zengin olan stratum osteogenicum ise kemi in enlilemesine büyümesini sa lar Periosteum'un tahribi, kemik dokusunun da ölümüne neden olur. Kemikleri birbirine ba layan ba lar, kirifller ve kaslar gibi etraf ndaki oluflumlar, periosteum vas tas yla kemi e tutunurlar. Eklem yüzlerinde kemik dokusu, do rudan eklem yüzlerini örten k k rdak dokusu (cartilago articularis) ile devam eder. Kemikler, difllerden sonra vücudumuzun en sert dokusudur. Kesitinde d flta bulunan t knaz ve sa lam k sma substantia compacta, içte bulunan süngerimsi k sma da substantia spongiosa denilir. Substantia spongiosa'daki kemik lameller kuvvet nakline uygun olarak yerleflmifllerdir. Kemik kesitlerinde, özel preparasyon metodlar yla ortaya ç kar labilen bu kuvvet çizgilerini röntgen resimlerinde de tesbit edip, inceleyebiliriz. Bu özellik bilhassa mekanik kurallarla uygunlu u bak m ndan dikkat çekicidir. Kemi in iç k sm nda, uzun kemiklerde bir bofl kanal fleklinde, di er kemiklerde ise spongioz dokunun hakim oldu u bir alan bulunur. Buras kemik ili inin yerleflti i k s mlard r. Genç kiflilerin kemiklerinde, daha ziyade kan yap c elemanlar ihtiva etmesi nedeniyle, bu doku k rm z renkte görülür ve buna medulla ossium rubra (k rm z kemik ili i) denilir. Daha ileri yafllarda burada ya dokusu ço al r ve sar renk al r. Buna da medulla ossium flava (sar kemik ili i) denilir. Fakat sternum, os ilium ve vertebra gibi baz kemiklerin yap -

15 KEM KLER 3 s nda yafll larda dahi k rm z kemik ili i dokusu bulunur. Bu nedenle, baz kan tetkiklerinde bu kemiklerden kemik ili i numunesi al nabilir (kemik ili i aspirasyonu). Uzun kemiklerin uç k s mlar nda bulunan daha taze ve canl dokuya, epiphysis (epifiz) denilir. Orta k s mlardaki dokuya da, diaphysis (diafiz) denilir. Bu son k s m daha ziyade kompakt kemik dokusundan yap lm flt r. E er kompakt dokudan enine bir kesit yap p da büyülterek inceleyecek olursak, içinde pek çok ince kanalc klar n bulundu- unu görürüz. Havers kanal denilen bu kanalc klarda kemik dokusunun damarlar kapillerler halinde görülür, aralar nda az miktarda ya ve ilik dokusu bulunabilir. Bu kanallar yanlara do ru uzanan çok say daki enine kanallara ba l olup, bu flekilde kemi in d fl yüzeyine ve periosteum'una kadar ba lant sa lan r. Bu tarif etti imiz Havers kanallar sadece kompakt dokuda görülür, spongioz dokuda bulunmaz. Birçok kemi in d fl yüzünde farkl büyüklükte delikler görülür. Foramina nutricia denilen bu delikler (tekil flekli foramen nutricium) kemik dokusu içine do ru girer. Canalis nutricius denilen bu kanallar, periosteum'la devaml olan bir zarla kapl olarak, ilik bofllu una veya substantia spongiosa'ya ulafl rlar. çlerinde kemiklerin beslenmesini sa layan damarlar (vasa nutricia) ve dokunun vegetatif düzenini sa layan sinirler bulunur. Bu kanallar uzun kemiklerin epifizlerinde dikine doku içerisine girdikleri halde, orta k s mlar nda büyüme farkl l klar ndan dolay gerilmemeleri için çok dar bir aç yla kemik dokusu içerisine girerler. Kemiklerin yap s bilhassa kaslar n tutunma yeri ile bas nc n etkili oldu u eklem yüzlerinde özellikler gösterir. Bilhassa burada bas nç ve çekme etkilerinin neden oldu u kuvvet çizgilerini (trajektörler) çok aç k olarak görebiliriz. Kemik dokusunda bu çizgilerin seyrini, ya uzun süre toprak alt nda kalarak tabii flekilde organik k s mlar çürümüfl, veya yumuflak dokular özel ifllemlerle (maserasyon) ortadan kald r lm fl kemik preparatlarda daha iyi görürüz. Bu doku farkl l klar daha etrafl olarak histoloji derslerinde incelenecektir. Kemiklerin uzunlamas na büyümesini daha iyi anlayabilmek için, kemi in gövdesini saran periosteum dokusunun ve uç k s mlar (epifiz) ile gövde k sm (diafiz) aras ndaki daha canl ve do urgan dokuyu tan mak zorunday z. Kemi i, ekleme kat lan yüzleri hariç, d fl taraftan saran periosteum'un hemen alt nda bulunan osteoblast'lar, kemik dokusunu oluflturup ço alt rken bunlar n yan ndaki osteoklast'lar da, evvelce oluflmufl kemik dokusunu ortadan kald rarak yeni oluflacak hücrelere yer açarlar. Böylece kemiklerin kuvvetlenmesine ve kal nlaflmas - na imkan sa larlar. Bilhassa çocuklarda, diafiz ve epifiz aras ndaki k k rda ms yap l bölge (synchondrosis epiphyseos) kemiklerin metabolizmas n n en yüksek oldu u ve canl olan k sm d r. Kalsifiye olmufl matriksin kemik ile yer de ifltirdi i bölgeye, metaphysis (metafiz) denilir ve bu k s mdaki hücreler kemiklerin uzunlamas na büyümesinde önemli rol oynar. Yani diafizin epifize komflu olan aktif bölümüne metafiz denilir. Kazalarda daha kolay k r labilmesi nedeniyle, klinik bak mdan bu bölge büyük önem tafl r. Bu dokunun metabolizmas n n h zl ve vücudun de iflme ve geliflmelerine büyük ölçüde ba l oldu unun en büyük delili, puberte ça nda h zl bir büyümenin olmas ve dolay s yla, boyun uzamas d r. Cinsiyet hormonlar bu geliflmeyi yavafl yavafl azalt r ve durdurur. Hormonlar n az etkili veya etkisiz olmalar halinde, afl r büyüme ve uzama dikkati çeker. Tek hücreli canl larda vücudun tüm fonksiyonlar tek bir hücre taraf ndan gerçeklefltirildi i halde, çok hücrelilerde bu ifller de iflik fonksiyonlara göre oluflan ve özellikler kazanan hücre gruplar taraf ndan karfl lan r. Burada söz konusu olan fonksiyondan, bir dokunun, organ n veya organlardan oluflan sistemin, organizman n tümü için yapt ifl ve görev anlafl l r. Elbetteki bu sistem ve oluflumlar tüm organizmalar n yan s ra, kendi yap gruplar na da hizmet verirler. Bu iki fonksiyon alan (fonksiyo publica, fonksiyo privata) ve bu de erlendirme çerçevesi içinde hareket sistemi, fonksiyo publica yönünde yapt mekanik görev nedeniyle özellik ve a rl k gösterir. Kaslar, eklemlerde hareket yapt rmalar n n yan s ra, istirahat halindeki eklemin tesbitinde de önemli rol oynarlar. Bu tesbit, nadiren ba lar taraf ndan da sa lan r.

16 4 ANATOM Hareket sisteminin de iflik aktif ve pasif unsurlar n n flekil ve yap lar aras ndaki ba lant ve bunun fonksiyonel yorumu, çeflitli bilim adamlar taraf ndan yap lmaya çal fl lm flt r. Bu gün için, bu konudaki tek ve biyomekani in temeli olarak kabul edilen husus, Friedrick Pauwels'in teorisidir. Bu görüflün a rl k noktas, biyolojik dokunun mekanik etkilere karfl, teknikte kullan lan bildi imiz yap malzemelerinden farkl reaksiyonlar göstermesidir. Yap malzemeleri kuvvetin etkisiyle sadece pasif de ifliklikler gösterirken, biyolojik maddelerde kendisine has aktif bir tepki görülür. Bu flekilde biyolojide dokular n çeflitli etki flekil ve derecelerine uyumu ve reaksiyonu sa lanm fl olur. Pauwels'in (nedenli histogenez) teorisine göre, hücre metabolizmas n n fazla farkl laflm fl ana dokunun (mezanflim) mekanik etkiler alt nda spesifik de ifliklikler gösterece i ve bunun hücrenin morfolojik yap s nda da de iflikliklere neden olaca görüflü mevcuttur. Mezanflimden sadece hücreler ve intersellüler maddeden oluflan ba ve destek dokular oluflur. Bu doku, flekil de ifltirten kuvvetlere çok az dayan kl k gösterir. D flar dan etki yapan kuvvetler kemik dokusuna bas nç, çekme veya itme etkileri gösterirler. Bu etkiler kemik dokusunun flekillenmesinde büyük rol oynarlar. Bir file içindeki içi s v doldurulmufl balonlar n, bu filenin çeflitli yönlere çekilmesi veya bükülmesi hallerinde gösterece i flekil de- ifliklikleri, bu görüflü destekleyici bir örnektir. Bir bofllu un içindeki s v n n her taraf nda, ayn bas nç derecesinin ölçülmesi (hidrostatik bas nç), bu flekildeki dokular için de geçerlidir. Bu aç dan bak ld nda iskeletin tasla olan hiyalin k k rda n bu yönde farkl laflmas mümkün olur. Mezanflim kompleksinde bol hücre ço almas sonucu ortaya ç kan bas nç, s n r bölgelerinde ve yak nlar nda s k flmaya ve genifllemeye neden olur. Bu nedenle bu bölgelerde fibril teflekkülü görülür. Bu flekilde oluflan her bir hücre toplulu u gittikçe sa laml artan k l flar içinde kalm fl olur. Artmaya devam eden bas nç, dokunun içindeki hücrelerin flekil kazanmalar na neden olur. Bu flekillenmede metabolizman n de iflikli i önemli bir rol oynamaktad r. Kemik dokusu, k k rdak dokusundan sonra ortaya ç kan sekonder destek dokusu olarak, evvelce mevcut olan ve mekanik etkiye tabi dokular üzerinde ve yerinde oluflur. Bu primer dokular ba dokusu ve k k rdak dokusu'dur. Bu flekil de desmal (intramembranöz) ve kondral (intrakartilaginöz) kemikleflme flekilleri ortaya ç km fl olur. Pauwels, çal flmalar nda doku ve organlarda minimum-maksimum prensibinin kemiklerde çok aflikar olarak ortaya ç kt - n göstermifltir. Kemik dokusunda minimum doku malzemesiyle maksimum ölçüde görev ve sa laml k elde edilmifltir. Kemiklerin damar ve sinirleri Arterler kemi e periosteum dan girerler periostal arterler kemi e birçok noktadan girerek kompakt kemi i besler. Bu nedenle periosteum s yr larak uzaklaflt r ld nda kemik beslenemedi i içim ölür. Gövdenin ortalar ndan giren a. nutricia, oblik olarak kompakt kemikten geçer ve spongioz k - s m ile kemik ili ini besler. Metafizial ve epifizial arterler de kemik uçlar n besler. Venler arterlere efllik eder. Birçok büyük ven de, eklem yüzleri yak n ndan kemi i terk eder. K rm z kemik ili i içeren kemiklerde çok say da büyük ven bulunur. Lenf damarlar periosteum da çok say da bulunur. Sinirler damarlar takip eder. Periosteum da a r duyusunu alan çok say da reseptör bulunur. Bunun aksine kemikte az say da bullunur Bu nedenle periosteum y rt lma ve gerilmeye karfl çok hassast r. Vasomotor sinirler damarlar n çevresinde bulunur ve kemi e gelen kan ak m n ayarlar. Kemikleflme (Ossifikasyon) ntramembranöz ve intrakartilaginöz olmak üzere 2 flekilde olur. 1- ntramembranöz kemikleflme (ba dokusu kaynakl kemikleflme): Kemikler, embriyodaki mezenflimal ba dokusu yap s ndan do rudan do ruya kemik haline dönüflürler. Yani ba dokusu k k rdak dokusuna dönüflmeden, do rudan do ruya kemikleflir. Bu tür oluflan kemikleflme, özellikle clavicula ve yass kafa kemiklerinde *Embriyo (embryo): Gebeli in ilk 8 haftal k sürecinde geliflen genç organizma. Daha sonra fetus denilir.

17 KEM KLER 5 görülür. Kafa iskeletinin bu flekilde kemikleflen bölümüne desmocranium denilir. (Os frontale, os nasale, squama temporalis, squama occipitalis, os parietale, os interparietale, os lacrimale, os palatinum, lamina medialis processus pterygoidei, maxilla, mandibula, os temporale'nin pars tympanica's desmocranium'u oluflturur.) 2- ntrakartilaginöz kemikleflme (k k rdak dokusu kaynakl kemikleflme): Ba dokusu yap s nda olan kemik tasla önce k k rdak dokusu flekline döner, daha sonra da kemik dokusu flekline geçer. Bu yolla kemikleflen kafa kemikleri chondrocranium'u oluflturur. ntrakartilaginöz kemikleflme, enkondral ve perikondral kemikleflme olmak üzere iki flekilde oluflur. a) Enkondral kemikleflme: Kemikleflme, kemik tasla n n iç k sm ndan bafllayarak di er k s mlar na yay l r. Bu tür kemikleflmeyi k sa kemik taslaklar nda görürüz. b) Perikondral kemikleflme: Kemikleflme, tasla n d fl k sm nda bafllar. Uzun kemiklerde görülen bu tür kemikleflmede perikondrium'un iç tabakas nda bulunan osteoblast'lar n faaliyeti ile oluflan kemik dokusu, önce ince bir tabaka fleklinde ve bir manflet gibi uzun kemiklerin diafizlerini (gövdelerini) her taraftan sarar. Bu ince kemik tabakas gittikçe kal nlafl r. Kan damarlar ile birlikte tasla n iç k - s mlar na do ru nüfuz eden ba dokusunda bulunan hücrelerin tesiri ile k k rdak dokusu resorbe olmaya bafllar. Bu flekilde tasla n içinde boflluklar oluflur. Bu primer boflluklar gittikçe büyür, birbiriyle birleflir ve bu flekilde uzun kemiklerin diafizlerinde bulunan ilik boflluklar teflekkül eder. Cavum medullare denilen bu boflluklarda eriflkin insanlarda sar kemik ili i (medulla ossium flava), gençlerde ise k rm z kemik ili i (medulla ossium rubra) bulunur. K k rdak tasla n içinde primer boflluklar n oluflmas yla, bu boflluklar n s n rlar nda kemikleflme hadisesi, yani k sa kemiklerde oldu u gibi, enkondral kemikleflme bafllar. K sa kemiklerde de k smen perikondral kemikleflme vard r. ç k s mda bafllayan ve enkondral kemikleflme neticesinde meydana gelen kemik dokusu, k sa kemiklerin d fl yüzüne yaklafl nca burada da uzun kemiklerde görüldü ü gibi, perikondral kemikleflme bafllar ve tasla d fltan saran bir kemik tabakas meydana gelir. Taslaklarda görülen ilk kemik oda na primer kemikleflme merkezi (centrum ossificationis primarium) denilir ve genellikle kemiklerin gövdesinde bulunur. Kemiklerde farkl zamanlarda olmakla beraber genellikle intrauterin hayat n haftalar aras nda görülür ve do umda tüm kemiklerde primer ossifikasyon merkezi bulunur. Ancak farkl zamanlarda aktif duruma geçerler. Sekonder ossifikasyon merkezleri ise femur un distal, tbia n n ise proksimal k s mlar hariç, do umdan sonra görülürler. Uzun kemiklerin uç k s mlar nda (epifiz) da sekonder kemikleflme merkezleri (centrum ossificationis secundarium) görülür. Bu kemikleflme, tasla n iç k sm nda bafllar. Gittikçe büyüyen bu kemik dokusu ile gövde kemik dokusu aras nda cartilago epiphysialis denilen k k rdak bir bölge kal r. Bu bölge, k k rda n n do urganl k özelli i fazla olmas nedeniyle, kemi in uzunlamas na büyümesi aç s ndan önemi büyüktür. Ço almaya devam eden k k rdak dokusunun diafize yak n olan bölümleri tedricen kemikleflerek diafize eklenir. Böylece gövdenin, dolay s yla kemi in uzunlamas na büyümesi sa lanm fl olur. Bu ço alan k k rdak tabakas na, yani epifiz ile diafiz aras nda kalan faal k k rdak tabakas na, büyüme çizgisi (linea epiphysialis) denir. Büyümenin durdu u yafllar aras nda buras da kemikleflerek epifiz ile diafiz birbirleriyle kaynaflm fl olur. Büyüme ça nda olan çocuklar için büyüme çizgisi (epifiz çizgisi)'nin önemi büyüktür. Burada k r klar olufltu unda, o taraf n büyümesinde aksakl klar görülür. Kemiklerin enine büyümesi periosteum'un kambiyum tabakas nda bulunan osteoblast'lar n faaliyeti ve yeni kemik tabakalar n n eklenmesi ile olur. K sa kemikler tek merkezden kemikleflir, sadece calcaneus iki merkezden kemikleflir. kinci merkezler do umdan sonra görülmeye bafllar ve ilk olarak dizde görülür. Bazen yeni do anlarda da görülebilir. Kemiklerin flekilleri Kemikler flekillerine göre befl gruba ay - r l r. 1- Os longum: Uzun kemikler olup uzunluklar, genifllik ve kal nl klar ndan fazla-

18 EKLEMLER (JUNCTURAE; SYSTAMA ARTICULARE; ARTHROLOGIA) skeletin de iflik kemikleri aras ndaki fonksiyonel ba lant ya eklem (articulatio) denilir. Baz eklemlerde kemikler birbirleriyle hareket etmeyecek flekilde ba lanm flt r. Özellikle mandibula hariç, kafa iskeletinin tüm kemikleri aras ndaki suturalar bu tip eklemlerdendir. Bu kemiklerin birbiriyle temas eden komflu yüzey kenarlar sutural ligament ad verilen sadece ince fibröz bir membran tabakas ile ayr lm flt r. Kafa iskeletinin taban ndaki baz eklemlerde bu fibröz membran n yerinde bir k k rdak tabakas bulunur. S n rl bir hareket imkân n n yan s ra büyük bir sa laml n gerekti i yerlerde kemik yüzeyler, dayan kl elastik ve fibröz bir k k rdakla birleflmifltir. Buna en iyi örnek, omur cisimleri ve iki taraf n os pubis leri aras ndaki eklemlerdir. Tam hareketli eklemlerde, eklem yüzleri birbirinden tamamen ayr lm flt r. Karfl l kl birleflmeyi kolaylaflt rmak amac ile eklemi oluflturan kemiklerin eklem yüzleri genifllemifl, k k rdakla kaplanm fl ve d fltan fibröz dokudan yap lm fl bir kapsülle sar lm flt r. Fibröz kapsülün (membrana fibrosa=stratum fibrosum) iç yüzünü örten hücreler her yerde tam olmayan bir membran (membrana synovialis=stratum synoviale) olufltururlar. Membrana synovialis, eklem yüzlerini kayganlaflt r c bir s - v (synovia) salg lar. Eklemler, eklemi oluflturan kemikler aras nda uzanan ve ligament (lig.), (ço ulu ligamenta=ligg.) denilen kuvvetli fibröz ba larla sa lamlaflt r lm flt r. Eklemlerin geliflmesi skeletin farkl k s mlar n n geliflti i mezoderm, bafllang çta her bir kemik için müstakil parçalara ayr lmam fl olup tek bir oluflum fleklindedir. Mezodermin bu kesintisiz nüvesi, ekstremite tomurcuklar n ve ileride columna vertebralis i oluflturacak bölümü içerir. Kemikler bafllang çta mezoderm in oluflturdu u s n rl kümecikler halindedir. Bu kümecikler zamanla k k rdaklafl r ve daha sonra da kemikleflerek, iskelet kemiklerini olufltururlar. Arada kalan kemikleflmemifl k s mlar, bafllang çta farkl laflmam fl mezoderm den ibarettir. Bu mezoderm dokusu daha sonra üç farkl flekilde geliflme gösterir. 1- Kafa kemiklerinde oldu u gibi, fibröz dokuya dönüflebilir ve bunun sonucu olarak, fibröz eklemler (articulationes fibrosae=juncturae ossium=synostosis) meydana gelir. 2- Kemik taslaklar aras ndaki mezoderm vas f de ifltirerek k k rda a dönüflebilir ve bunun sonucu olarak az hareketli k k rdak eklemler (articulationes cartilagineae=juncturae cartilagineae) oluflur. 3- Baz eklemlerde ise, iki kemik tasla aras nda bir boflluk oluflur ve kemik uçlar da, eklem k k rda ile kaplan r. Eklem bofllu u (cavitas articularis) eklem kapsülü (capsula articularis) ile çevrelenir. Böylece tam hareketli eklemler (articulationes synoviales) oluflur. Geliflmekte olan kemiklerin üzerindeki ilk mezoderm nüvesini çevreleyen dokunun kemik üzerindeki k sm na periosteum, k k rdak üzerindeki k sm na ise perichondrium denilir. Zar fleklindeki bu doku, eklemi oluflturan kemikler aras nda da uzanarak eklem kapsülü ve ba lar n oluflturur. Eklem kapsülünün d fl tabakas na membrana fibrosa [stratum fibrosum] denilir ve bunun da iç yüzünü membrana synovialis [stratum synoviale] döflemifltir. Membrana fibrosa ile membrana synovialis birlikte, capsula articularis i oluflturur. 71

19 72 ANATOM Capsula articularis her yerde ayn kal nl kta de ildir. Baz yerlerinde ilâve liflerle takviye edilmifltir ve eklem kapsülüne yap fl k ligamentler oluflmufltur. Bu tür ligamentlere ligg. capsularia denilir. Baz ligamentler eklem kapsülüne yap fl k de ildir, hareketli eklemlerde eklemi oluflturan kemikler aras nda, eklem kapsülü ile iliflkisi olmaks z n uzan rlar. Bu tür eklem kapsülü ile ba lant s olmayan ba lara, ligg. extracapsularia denilir. Yine tam hareketli eklemlerde mezoderm, eklem bofllu u içinde de ligamentler oluflturur. ki kemi i birbirine ba layan bu tür eklem içi ba lara da, ligg. intracapsularia denilir. Bir k s m eklemlerde kemikler aras ndaki mezoderm in tümü absorbe olmaz ve discus articularis, meniscus articularis ve labrum articulare ad n verdi imiz k k rdak yap lar oluflturur. Discus ve meniscus articularis genellikle birbirine uymayan kemik yüzleri aras nda görülür, labrum articulare ise konveks eklem yüzüne göre daha küçük olan konkav eklem yüzünün büyütülmesi gereken eklemlerde görülür. Bir eklemin tam hareketli olabilmesi için cavitas articularis, capsula articularis ve cartilago articularis in mutlaka oluflmas gerekir. Eklemlerin beslenmesi: Etraf ndaki arter a ndan ç kan dallar fibröz kapsülü deler ve subsinovial bir a oluflturarak eklemi besler. Lenfatikleri: Damarlar takip eder ve bölgeye yak n lenf nodüllerine aç l r. Sinirleri: Bir kural olarak (Hilton kanunu) bir eklem, bu ekleme hareket yapt ran kaslar innerve eden sinirlerin eklem dallar taraf ndan innerve edilir. Ancak kalça eklemi abduksiyon yapt nda kapsülün medial bölümü gerilir. Gerilen bu bölümden de kapsülün gerilmesine neden olan kaslar n antagonistlerini (adduktor kaslar ) innerve eden sinirler duyu al r. Bu gerilme duyusu antagonist kaslara etki ederek kontraksiyon yapt - r r. Dolay s yla hareket kontrol alt na al nm fl olur. (Omuz ekleminin ön-alt k sm n n. axillaris innerve etmesi nedeniyle, omuz eklemi bu kural n d fl nda kal r.) Eklemlerin s n fland r lmas Eklemler (articulatio=junctura) yap lar - na ve hareket edebilme kabiliyetlerine göre synarthroses ve diarthroses olmak üzere iki ana gruba ayr l r. Synarthroses (synostoses) I- Articulationes fibrosae (hareketsiz eklemler) a- Sutura b- Syndesmoses c- Gomphosis II-Articulationes cartilaginea (az hareketli eklemler) a- Synchondroses b- Symphysis Diarthroses III- Articulationes synoviales (tam hareketli eklemler) I- Articulationes fibrosae* Hareketsiz eklemler olup eklem yüzleri birbirine tamamen uymaktad r. Kemikler aras nda ba dokusu veya hiyalin k k rdak bulunur. Daha ziyade kafa kemikleri aras nda görülen bu tip eklemlerde, ön planda sa laml k söz konusu oldu u için, hareket görülmez. Kafa kemikleri aras nda sadece art. temporomandibularis, tam hareketli bir eklemdir. Eklem kapsülü ve eklem bofllu u bulunmayan bu tip eklemler de, kendi aralar nda 3 gruba ayr l r. 1- Sutura: Bu tip eklemler, sadece yass kafa kemikleri aras nda bulunur. Ekleme kat lan kemiklerin kenarlar diflli olup birbirine kenetlenmifllerdir. Kemiklerin ekleme kat lan kenarlar aras nda ince fibröz bir tabaka bulunur. Bu ince tabaka d flar - da pericranium, içerde ise dura mater encephali nin lamina periostalis i ile devam eder. Bu tür eklemlerin difl flekillerine göre de iflik tipleri vard r. En önemlileri flunlard r: * Eski ismi, synarthrosis.

20 EKLEMLER 73 a- Sutura plana: Sert dama oluflturan maxilla ve os palatinum a ait ç k nt lar aras nda oluflan eklemde oldu u gibi, pürtüklü olan kemik yüzleri basit olarak karfl karfl ya gelmifllerdir. b- Sutura squamosa: Ekleme kat lan kemiklerin kenarlar tek taraftan kesilmifl keski a z gibi meyillidir ve bal k pulu tarz nda üst üste oturmufllard r. Bu tür eklemi de os temporale nin pars squamosa s ile os parietale nin alt kenar aras nda görebiliriz. Sutura limbosa, sutura squamosa da oldu u gibi, keski a z fleklindeki kenarlarda ayn zamanda sutura denticulata da oldu u gibi difller bulunur. c- Sutura serrata: Ekleme kat lan kemik kenarlar ince testere a z fleklindedir. Bu tür eklemi, baz os frontale lerde görebiliriz. Embriyolojik olarak os parietale gibi, os frontale de sa -sol iki parçadan geliflir ve daha sonra birbirleriyle kaynafl rlar. Baz eriflkinlerde bu kaynama yeri tamamen kaybolmaz ve bir zikzak dikifl fleklinde görülebilir. Os frontale deki bu dikifle sutura metopica denilir. d- Sutura denticulata: Eklem kenarlar nda difl fleklinde ç k nt lar bulunur. e- Schindylesis: Yass kemiklerde görülen lamina externa ve lamina interna n n oluflturdu u oluk içerisine, di er bir kemi- in keski a z gibi incelmifl k sm n n girmesiyle oluflan eklem fleklidir. Bu tip eklemi, rostrum sphenoidale ile ala vomeris lerin oluflturdu u oluk aras nda ve vomer in, maxilla ile os palatinum un burun bofllu u taban n oluflturan ç k nt lar aras ndaki olu a oturdu u yerde görebiliriz. 2- Syndesmosis: ki kemik yüzünü ligamentler birbirine s k ca ba lam flt r. Syndesmosis [articulatio] radioulnaris te oldu- u gibi, radius ve ulna y, membrana interossea antebrachii ve chorda obliqua birbirine s k ca ba lam flt r. Bu nedenle iki kemi in normal olarak birbirinden uzaklaflmas mümkün de ildir. Yine syndesmosis [articulatio] tibiofibularis te, tibia ile fibula n n distal uçlar membrana interossea cruris in distal k sm, lig. tibiofibulare anterius ve lig. tibiofibulare posterius vas tas yla birbirine s k ca ba lanm flt r. Bu örneklere, proc. spinosus ve aralar ndaki lig. interspinale ve lig. supraspinale yi, arcus vertebrae ler aralar ndaki ligg. flava y da ilâve edebiliriz. Ancak bu tür eklemler çok s n rl hareket yapabilirler. 3- Gomphosis, syndesmosis in bir çeflidi olup, bir oyuk içerisine bir koninin girmesi fleklinde oluflur. Bu tür eklemleri difl kökleri ile çene kemikleri aras nda görmekteyiz. II- Articulationes cartilagineae (Junctura cartilaginea)* Eklem yüzleri k k rdakla örtülü az hareketli eklemler olup iki tipi vard r. 1- Synchondrosis: Geçici bir eklem fleklidir ve eriflkinlerde kemikleflti i için görülmez. Eklem yüzlerini örten k k rdaklar eriflkinlerde kemikleflir. Bu tür eklemleri, uzun kemiklerin metaphysis ile epiphysis leri aras nda ve os sphenoidale ile os occipitale nin pars basilaris i aras nda 1-2 yafl na kadar görebiliriz. Ayr ca os temporale nin pars petrosa s ile os occipitale nin proc. jugularis i aras nda da bu tür eklem görülür. 2- Symphysis: Bu tür eklemlerde eklem yüzleri aras nda, yass ve genifl fibrokartilaginöz bir diskus bulunur. Symphysis pubica, symphysis intervertebralis, symphysis xiphosternalis, symphysis manubriosternalis ve symphysis mandibulae (geçici) bu gruptand r. III- Articulationes synoviales (Junctura synovialis)** Tam hareketli eklemler olup, vücudumuzdaki eklemlerin ço u bu gruptand r. Bu tür eklemlerde, eklem yüzleri k k rdakla örtülü olup eklemi oluflturan kemikler de, capsula articularis ve eklem ba lar ile birbirine ba lanm flt r. Capsula articularis in iç yüzü ve intrakapsüler ba lar membrana synovialis ile kapl d r. Omuz ekleminde oldu u gibi, bir eklemi sadece karfl karfl ya gelen iki kemik oluflturuyorsa, bu tip eklemlere art. simplex denilir. Dirsek ekleminde oldu u gibi, bir eklemi ikiden fazla kemik oluflturuyorsa veya diz ekleminde oldu u gibi kemik- * Eski ismi, amphiarthrosis. ** Eski ismi diarthrosis.

21 74 ANATOM ler aras na bir meniscus veya art. sternoclavicularis de oldu u gibi bir discus girmifl ise, bu tip eklemlere de art. composita [complexa] denilir. Tam hareketli eklemler, hareketin yap ld eksenlerin say s na veya konveks eklem yüzlerinin flekline göre kendi aralar nda gruplara ayr l rlar. Tam hareketli eklemler eksenlerine göre 4 gruba ayr l r: 1- Tek eksenli (uniaxial) eklemler, 2- ki eksenli (biaxial) eklemler, 3- kiden fazla eksenli (poliaxial) eklemler, 4- Belirli bir ekseni olmayan eklemler. 1- Tek eksenli eklemlerde eksen ya transvers, ya da vertikal olur. Transvers eksen, mentefle tipi ginglymus grubu eklemlerde görülür ve bu eklemlerde sadece bükülme (fleksiyon) ve gerilme (ekstensiyon) hareketleri yap labilir. Art. interphalangea, bu gruba örnek gösterilebilir. Vertikal eksen, trokoid grubu eklemlerde bulunur ve bu eksen etraf nda sa a-sola veya içe-d fla dönme (rotasyon) hareketleri yap labilir. Art. atlantoaxialis mediana, bu gruba örnek olarak gösterilebilir. 2- ki eksenli eklemlerde eksenlerden birisi transvers di eri ise sagittal dir. Bu iki eksen birbirini dik olarak keserler. Genellikle transvers eksen daha uzundur ve uzun eksen etraf nda yap lan hareket, k sa eksen etraf nda yap lan hareketten daha genifl olur. Transvers eksen etraf nda fleksiyon-ekstensiyon, sagittal eksen etraf nda ise abduksiyon-adduksiyon hareketleri yap labilir. Art. ellipsoidea ve art. sellaris te görülen bu iki ana eksenin yan s ra, s n rl hareketlerin yap labildi i tali eksenler de vard r. Art. radiocarpalis ve art. carpometacarpalis policis, bu tür eklemlere örnek gösterilebilir. 3- kiden fazla eksenli eklemlerde transvers, sagittal ve vertikal olmak üzere üç ana eksen ve say s z tali eksen bulunur. Bu tür eklemlerde fleksiyon, ekstensiyon, abduksiyon, adduksiyon, rotasyon ve sirkumdüksiyon hareketleri yap labilir. Kalça eklemi (art. coxae) bu tür ekleme örnektir. Bu gruba, art. spheroidea [cotylica] denilir. 4- Belirli bir ekseni olmayan eklemlerde, eklem yüzleri düzdür. Art. plana grubu denilen bu tür eklemlerde eklem yüzünün bulundu u düzlemde sadece kayma hareketleri yap labilir. Omurlar n proc. articularis leri aras nda oluflan eklemler, art. plana grubundand r. Tam hareketli eklemlerin konveks eklem yüzlerinin flekline göre grupland r lmas. 1- Art. cylindirica: Konveks eklem yüzleri silindire benzeyen eklemler olup ginglymus ve art. trochoidea olmak üzere iki alt gruba ayr l r. a) Ginglymus: Konveks eklem yüzü makara, konkav eklem yüzü ise makaray içine alacak flekilde olup eklem yüzleri birbirine uygunluk gösterir. Hareket fleklinden dolay mentefle fleklinde eklemler de denilir. Bu grup eklemlerde kemi in uzun eksenine dik olan tek ve transvers bir eksen bulunur. Bu transvers eksen etraf nda sadece fleksiyon ve ekstensiyon hareketleri yap labilir. Ginglymus grubu eklemlerde yan (kollateral) ba lar bulunur. Art. interphalangea, art. humeroulnaris en tipik örneklerdir. Art. genus ve art. talocruralis de bu grup eklemlerdendir. Fakat baz pozisyonlarda çok az da olsa rotasyon ve yan tarafa kayma hareketleri yapabilirler. b) Art. trochoidea: Konveks eklem yüzü bir silindir, konkav eklem yüzü ise, osteofibröz bir halka fleklindedir. Tek eksenli olup, bu eksen kemi in uzun eksenine paraleldir ve vertikal yöndedir. Vertikal eksen etraf nda sadece rotasyon hareketleri yap labilir. Art. radioulnaris proximalis ve distalis ile art. atlantoaxialis mediana bu gruba örnek gösterilebilir. 2- Art. sellaris: Her iki eklem yüzü de bir yönde konkav, di er yönde konvekstir. Eklem yüzünün at e erine benzemesi nedeniyle, eyer tipi eklem de denilmektedir. Transvers ve sagittal olmak üzere iki ekseni vard r. Transvers eksen etraf nda fleksiyon ve ekstensiyon, sagittal eksen etraf nda, abduksiyon ve adduksiyon, tali eksenler etraf nda da çok s n rl sirkumdüksiyon hareketi yap labilir. Art. ellipsoidea da oldu u gibi bu eklemde de gerçek bir aksi-

22 EKLEMLER 75 yal rotasyon yap lamaz. Art. carpometacarpalis pollicis, bu gruba en güzel örnektir. 3- Art. ellipsoidea: Konveks eklem yüzü uzunlamas na kesilmifl yar m yumurta, konkav eklem yüzü ise bunu içine alacak oval çukur fleklindedir. Sagittal ve transvers olmak üzere iki ana ekseni vard r. Daha uzun olan transvers eksen etraf nda yap lan fleksiyon ve ekstensiyon hareketleri, daha k sa olan sagittal eksen etraf nda yap lan abduksiyon ve adduksiyon hareketlerinden genifltir. Bu iki ana eksen etraf nda yap lan bu hareketlerden baflka, tali eksenler etraf nda da çok s n rl sirkumdüksiyon hareketi yap labilir. Fakat omuz ve kalça ekleminde yap ld gibi tam bir aksiyal rotasyon yap lamaz. Art. radiocarpalis bu gruba en iyi misaldir. 4- Art. bicondylaris: Konveks eklem yüzü iki kondil, konkav eklem yüzü ise s çukur fleklinde olan eklemdir. Hareket bak m ndan mentefle fleklindeki ekleme benzer. Art. genus, bu grup eklemdir. 5- Art. spheroidea [Enarthrosis; art. cotylica]: Konveks eklem yüzü bir küre, konkav eklem yüzü ise bu küreyi k smen içine alacak yuvarlak bir çukur fleklindedir. Sagittal, transvers ve vertikal olmak üzere üç ana ekseni ve say s z tali ekseni vard r. Sagittal eksen etraf nda abduksiyon - adduksiyon, transvers eksen etraf nda fleksiyon - ekstensiyon, vertikal eksen etraf nda ise rotasyon hareketi yap labilir. Bu eksenlerin tümünü kullanarak da sirkumdüksiyon hareketi yap l r. Genellikle bu tür eklemlerde proksimaldeki kemik hareketsiz veya az hareketli, distaldeki kemik ise hareketli olan d r. Ancak distaldeki kemik tesbit edilirse, proksimaldeki kemik daha hareketli olabilir. Art. humeri ve art. coxae bu tür eklemin en güzel örnekleridir. 6- Art. plana: Eklem yüzlerinden biri düz, hafif konkav veya konveks, di eri ise buna uyacak flekildedir. Eklem yüzlerinin düz olmas nedeniyle belirli bir eksen söylemek mümkün de ildir. Art. plana da sadece eklem yüzlerinin bulundu u düzlemlerde s n rl kayma hareketleri yapabilir. Omurlar n proc. articularis leri aras nda oluflan eklemler (art. zygapophysialis) ile karpal ve tarsal kemikler aras ndaki eklemler (os capitatum un os lunatum ile olan eklemi ve yine caput tali nin os naviculare ile yapt eklemler hariç), art. plana ya örnek olarak gösterilebilir. Eklemlerde yap lan hareket çeflitleri Kayma, aç sal, rotasyon ve sirkumdüksiyon hareketleri olmak üzere 4 gruba ay - rabiliriz. 1- Kayma hareketleri: En basit hareket çeflididir. Herhangi bir aç sal, rotasyon veya sirkumdüksiyon hareketi olmaks z n bir eklem yüzünün di er eklem yüzü üzerinde kaymas veya hareketi fleklinde olur (fiek. 1). Kayma hareketi sadece düz yüzlü eklemlerde görülmez. Eklem yüzünün flekli nas l olursa olsun di er hareketlerin yan s ra bir miktar kayma hareketi de yap - labilir. Fakat karpal ve tarsal kemikler aras ndaki eklemlerin büyük k sm nda sadece kayma hareketleri yap labilir. 2- Aç sal hareketler: Eklemi oluflturan kemikler aras ndaki aç n n önde, arkada veya yanlarda azal p ço almas fleklinde olur. Bu hareketlere flexion, extension, abduction ve adduction hareketleri denilir. a- Fleksiyon (Flexion): Eklemi oluflturan kemikler aras ndaki aç n n önde veya arkada azalt lmas fleklinde yap lan harekete fleksiyon denilir (fiek. 2). Bu hareketi en aç k flekilde dirsek ekleminde görürüz. Gergin durumdaki önkol un ön tarafta bü- fiekil 1. Kayma hareketini gösteren flematik flekil.

23 76 ANATOM külerek kol a yaklaflmas esnas nda yap lan hareket fleksiyondur. Diz ekleminde baca- n arka tarafta uylu a yaklaflmas esnas nda yap lan hareket de fleksiyondur. b- Ekstensiyon (extensio): Fleksiyon durumundaki bir eklemin tekrar eski durumuna dönmesi, yani eklemi oluflturan kemikler aras ndaki aç n n büyümesiyle eklemin gergin hale gelmesi fleklinde yap lan harekete de gerilme (ekstensiyon) diyoruz (fiek. 2). Ekstensiyon yapan bir eklem 180 de gerilmeyip de bir miktar daha hareketten sonra geriliyorsa, 180 den sonra yap - lan harekete hiperekstensiyon denilir. Disk at lmas esnas nda kolun arka tarafa afl r çekilmesi hareketinde oldu u gibi. c- Abduksiyon (abductio): Alt veya üst ekstremitelerin d fl tarafa do ru olan gövdeden uzaklaflmas hareketi ile, el veya ayak parmaklar n n elin veya aya n orta hatt ndan her iki tarafa do ru uzaklaflmas hareketine, abduksiyon denilir (fiek. 3). d- Adduksiyon (adductio): Yukar da belirtilen abduksiyon hareketinin tersidir. Yani, alt veya üst ekstremitenin iç tarafa do ru, el veya ayak parmaklar n n da elin veya aya n orta hatt na getirilmesi hareketine, adduksiyon denilir. Alt veya üst ekstremitelerin ayn yönde harekete devam ederek karfl tarafa geçmesi hareketine de afl r adduksiyon denilir (fiek. 3). Ç Transvers eksen 3- Sirkumdüksiyon (circumductio): Konveks eklem yüzü küre fleklinde olan eklemlerde yap l r. Ekstremite uçlar n n daire veya daireye yak n bir flekil çizmesi hareketine sirkumdüksiyon denilir. Bu hareket esnas nda fleksiyon, ekstensiyon, abduksiyon, adduksiyon, rotasyon ve kayma hareketleri birbiri arkas na ve kar fl k olarak yap l r. Bu tür hareketi en iyi flekilde kalça ve omuz ekleminde yapabiliriz. 4- Rotasyon (rotatio): Vertikal eksen etraf nda yap lan dönme hareketidir. Bu dönme hareketi eklemine göre, içe-d fla veya sa a-sola rotasyon (rotasyo externa; exorotatio; rotatio lateralis), (rotasyo interna; endorotatio; rotatio medialis) hareketleri olarak isimlendirilir. Art. radioulnaris proximalis ve distalis te radius un kendi uzun ekseni etraf nda dönerek yapt hareket, rotasyon dur. Ancak, özelli inden dolay burada yap lan d fl rotasyona supinasyon (supinatio), iç rotasyona da pronasyon (pronatio) hareketi de denilir (fiek. 4 A). Humerus un vertikal ekseni etraf nda yapm fl oldu u bu harekete, iç-d fl rotasyon denilir. a- Supinasyon (supinasyo): Arkaya bakan el ayas n n ön tarafa getirilmesi esnas nda yap lan harekete, supinasyon denilir. Supinasyon yapm fl pozisyonda önkol kemikleri birbirine paraleldir ve bafl parmak d fl, küçük parmak ise iç taraftad r (fiek. 4B). Sagital eksen DIfi fiekil 2. Omuz ekleminde flexion ve extensiyon hareketlerini gösteren flekatik flekil. fiekil 3. Omuz ekleminde abduksiyon ve adduksiyon hareketlerini gösteren flematik flekil.

24 EKLEMLER 77 b- Pronasyon (pronatio): Öne bakan el ayas n n arka tarafa getirilmesi esnas nda yap lan harekete, pronasyon denilir. Pronasyon yapm fl elde, el s rt öne, bafl parmak içe bakar ve önkol kemikleri de birbirini çaprazlam fl pozisyondad r (fiek. 4 B). Tam hareketli eklemlerde bulunan yap lar Bir eklemin tam hareketli olabilmesi için mutlaka bulunmas gereken yap lar vard r. Bu yap lar, eklem bofllu u (cavitas articularis), eklem yüzü k k rda (cartilago articularis), eklem kapsülü (capsula articularis), eklem ba lar (ligamenta= ligg.) ve eklem s v s (synovia) d r. Bunlardan baflka, eklem yüzlerinin flekli birbirine uymayan eklemlerde baz yap lar da bulunur. Örne- in; diz ekleminde meniscus articularis, çene ekleminde discus articularis, kalça ve omuz ekleminde de konkav eklem yüzünü geniflletmeye yarayan labrum articulare bulunur. 1- Cavitas articularis: Eklem yüzleri aras nda kalan eklem aral n n d fltan çepeçevre eklem kapsülü taraf ndan kapat lmas yla oluflur. Bu boflluk eklem s v s (synovia) ile doludur. Baz ekelemlerde bu boflluk içinde meniscus articularis, discus articularis, plica synovialis ve ligamenta intracapsularia bulunur. 2- Cartilago articularis: Eklem yüzü eklem k k rda ile kaplanm flt r. Bu nedenle eklem yüzü denilince akl m za eklem k k rda gelir. Tam hareketli eklemlerin tümünde, hareketin çeflidini, yönünü ve geniflli ini belirleyen ana unsur, eklem yüzünün fleklidir. Hareketlerin maksada en uygun flekilde yap lmas, eklem yüzünün flekline ba l d r. Genifl hareketlerin yap labildi i eklem yüzlerinden birisi genellikle konveks, di- eri de konkavd r. Konveks eklem yüzü küreye benzeyen eklemlere art. spheroidea grubu denilmektedir. Bu tür eklemlerde konveks eklem yüzü genellikle konkav olan yüzden daha genifltir. Baz eklemlerin konveks eklem yüzü makara, konkav eklem yüzü de makaraya uyacak flekildedir. Baz lar n n her iki eklem yüzünde de hem konkav, hem de konveks eklem yüzü bulunur. Eklem yüzü eyer e benzedi- i için bu tür eklemlere art. sellaris denilir. Bir k s m eklemlerin konveks eklem yüzü silindirik, bir k sm n n da ellipsoid tir. Baz - lar da tamamen düz veya düze yak nd r. Eklem yüzlerinin flekli, eklemin yapabilece i hareketleri belirleyebilece i gibi, ek- Vertikal eksen A B fiekil 4. Üst ekstremite de iç-d fl rotasyon (A) ile supinasyon-pronasyon (B) hareketlerinin flematik izah.

25 128 ANATOM SKELET N ÖNDEN GÖRÜNÜfiÜ cranium vertebrae cervicales clavicula scapula cartilago costalis sternum humerus costae radius ulna ossa carpi (carpalia) ossa teracarpi (metacarpalia) ossa digitorum manus (phalanges manus) pelvis os sacrum os coccygis symphysis pubica femur patella tibia fibula ossa tarsi (tarsilia) ossa metatarsi (metatarsalia) ossa digitorum pedis (phalanges pedis)

26 KASLAR (MSCULI; SYSTEMA MUSCULARE) Genel olarak canl veya cans z bir cismin içinde bulundu u ortamda bulunan sabit nokta veya cisimlere göre yerini ve durumunu de ifltirmesini hareket olarak belirleyebiliriz. Bu genellemeden yola ç k ld - nda bir cismin kendi parçalar aras ndaki uzakl k veya durumun de iflmesi de hareket kavram içine girer. Bizim konumuz genellikle canl varl klar oldu una ve hareketlilik de canl l n bir belirtisi olarak kabul edildi ine göre, canl n n hareketini sa l yan faktör ve elemanlar etrafl ca gözden geçirmemiz gerekir. çinde bulundu umuz atmosferde bir cisim üzerine etki yapan en önemli iki mekanik unsur, yer çekimi ve havan n yo unlu udur. Havan n yo unlu u gündelik hareketlerimizde ihmal edilebilecek kadar küçük bir faktördür. Ancak çok süratle hareket eden cisimlerde kendini belli eden havan n karfl koyma gücünü daima ak lda tutmal y z. Yer çekimi ise bütün hareketlerde, hatta hareketsiz durumlarda bile canl veya cans z bütün varl klar üzerine etkisini devam ettirir. Bu gücün çekifl yönünün dünyan n merkezine do ru, içinde yaflad - m z küçük çevrede ise yere do ru oldu unu hepimiz biliriz. Canl lar n en basit örne i olarakbir s v ortamda yaflayabilen tek hücreli bir varl ald m zda, bu varl k içinde bulundu u ortamda yer de ifltirebilmek veya besin maddelerini içine alabilmek için küçük, fakat gerçek hareketleri yapmak zorundad r. Ameboid hareket olarak isimlendirilen bu basit hareketler, tek hücreli canl n n stoplazmas n n kas labilme (kontraktilite) yetene ine ba l d r ve bu canl n n bafll ca özelli ini oluflturur. Daha yukar ve ileri geliflme gösteren canl larda hareket sa lama görevini özel yap gösteren hücre gruplar n n yapt organlar sa lar. Bu hücrelerin hareketi sa l - yan esas unsur olarak özellikleri, kas lma (kontraksiyon) suretiyle aktif güç do urmalar d r. Daha önceki bölüm ve birimlerde de aç kland gibi, konumuzu oluflturan insan n yap s nda hareket art k bir sistemin görevi haline gelmifl ve bu aç dan incelenmifltir. Biliyoruz ki hareket sistemimiz, vücudumuzun iskeletini oluflturan kemikler ile bunlar n aras nda hareketlili i sa layan eklemlerimiz ve bir de hareketin gerektirdi i gücü do uran kaslar m zdan oluflur. Kemiklerimizin oluflturdu u iskelet ve bu kemikler aras nda oluflan eklemler ayr bölümler olarak daha evvelden incelenmifl ve de erlendirilmifltir. fiimdi hareketin güç kayna n, motorunu oluflturan kaslar ele alacak olursak, vücudumuzdaki bu kontraksiyon kabiliyeti gösteren yap lar n, canl vücudu içindeki de iflik fonksiyonlar yerine getirebilmek için, yap özellikleri de gösteren üç tipe ayr ld n görebiliriz. Bunlardan en büyük kütleyi oluflturan iskelet kaslar, vücudumuzun en büyük k sm n oluflturan (%40) ve genellikle kas deyimiyle belirledi imiz gruptur. Çizgili iskelet kaslar ismi de verilen bu gruptaki yap lar n da l m, yap ve fonksiyonlar n bafllad m z bölümde incelemeyi sürdürece iz. 129

27 130 ANATOM Vücudumuzdaki di er bir kas çeflidi, histolojik yap bak m ndan iskelet kaslar ndan farkl, fizyolojik özellikleri de ayr cal klar gösteren düz kas liflerinden oluflur. Genellikle damarlar m z n veya içi bofl organlar m z n duvarlar nda bulunan bu çeflit kas lifleri genellikle iste imiz ve bilincimiz d fl nda görev yaparlar ve otonom sinir sistemi taraf ndan yönetilirler. Gerek yap ve gerek fonksiyon özellikleri mikroskopik anatomi ve fizyoloji içinde de erlendirilecek olan bu iki kas grubunun baz müflterek özelliklerini kendisinde toplayan üçüncü bir kas tipi de kalp kas, yani miyokardium'dur. Bu üç kas tipinin ayr ayr incelenmesi sonucunda yap ve fonksiyon özellikleri daha iyi ortaya ç kacakt r. Biz sadece düz kaslar n yavafl, ritmik ve otonom hareketler yapt n ve bu hareketlerin genellikle dalgalar fleklinde ilerleyen peristaltik hareketler oldu unu söyliyebiliriz. Bunun yan nda çizgili iskelet kaslar n n ise, yap özellikleri d fl nda çabuk, herhangi bir ritme ba l olmayan ve Merkezî Sinir Sisteminin kontrolü alt nda bulunan büyük ve genifl bir güç kayna oluflturdu unu biliyoruz. Kalp kaslar ise fizyolojik ihtiyaca göre çabuk, ritmik ve otonom sinir sisteminin etkileyebildi i, otonom hareketler do ururlar. Esas konumuzu oluflturan çizgili kas dokular nda bir kontraksiyonun meydana gelebilmesi için, bu hücrelerin uyar labilme yeteneklerini muhafaza etmeleri ve kendilerine gelen uyart y, sinir hücrelerinden daha yavafl olsa da, di er hücrelere iletebilmeleridir. Çizgili iskelet kaslar Vücut dokular n n, kiflisel farklarla %40 kadar n oluflturan bu kas dokusu periferik olarak yer alm fl çok say da çekirdek ihtiva eden uzun liflerden oluflur. Uzunlu u 5 cm'yi bile geçebilen bu lifler d fldan sarkolemma denilen bir çeflit hücre zar ile çevrelenmifl olup içindeki stoplazmaya sarkoplazma denilir. flte bu sarkoplazma içindeki çok miktardaki miyofibriller aç k ve koyu renk gösteren enine çizgili görüntü verdiklerinden bu tip kaslara enine çizgili kaslar diyoruz. Halbuki düz kaslarda ortada bulunan tek çekirdek uzunlamas na seyreden miyofibrillerle kuflat lm flt r ve kas hücresi uzun bir harfi fleklinde gözükür. Otonom sinir sisteminin etkisi alt nda, mesela barsa m zda dakikada yaklafl k 12 defa yapt klar kontraksiyonlar peristaltik hareket olarak göze çarpar. Kalp kas ise her iki ana tipin bir kar fl m olarak hücrelerin ortas ndaki çekirdekleri, aralar nda s n rlar belli, fakat birbiriyle birleflerek bir a oluflturmufl hücreleri ve iskelet kaslar na göre daha bol miktardaki sarkoplazma içinde bulunan enine çizgili lifleriyle kendini belli eder. Kas dokusunun fonksiyonel özellikleri Kaslar n yaklafl k %70-75'i sudan oluflur. çlerindeki özel protein yap lar nedeniyle do rudan kontraksiyon olay na kar fl rlar Bu kontraksiyonlar için de gerekli enerjiyi ATP (Adenosin Tri Fosfat), fosfocreatin ve glikojen verir. Bunlardan fosfocreatin'in parçalanma ürünleri, ATP nin yeniden teflekkülünde kullan l r. Fosfocreatin'in tekrar teflekkülü için gerekli enerji ise glikojenin dokularda laktik aside dönüflümü s ras nda aç a ç kar. Bu ifllemlerde potasyum iyonu da önemli bir rol oynamakta olup, bu olaylar n fizyolojik ve kimyasal seyirleri di er bilim dallar nda daha etrafl ca ele al nacakt r. Biz bugün sadece konumuzun daha iyi anlafl lmas için gerekli baz anlamlar aç klamakla yetinece iz. Bilindi i gibi kaslar n kas lma fonksiyonu en basit olarak izole bir sinirkas preparat nda incelenebilir. Bu preparat n siniri uygun elektrik ak m yla uyar ld nda k sa bir latent zaman ndan sonra bir kas lma oluflur. E er bu ak m yeterli aral klarla devam ettirilecek olunursa, kas fonksiyonu sürekli olarak yap labilir. E er ak m aralar yeterli olmazsa devaml bir kas lma, bir tetani hali görülebilir. E er kas kontraksiyon s ras nda k salabilirse, gerilimi de iflmez. Biz buna izotonik kontraksiyon diyoruz. Bunun karfl t kas lma s ras nda kas k - salamay p da gerilimi artacak olursa bu duruma izometrik kontraksiyon ad verilir. Bir kas bir çok defa arka arkaya uyar lacak olursa bir süre sonra kas lmalar n n

28 KASLAR 131 ufald, kas n yoruldu u görülür. Bunun nedeni de kas dokusundaki kimyasal olaylar sonucunda oluflan laktik asidin birikmesidir. Masaj ve s cak banyolar, kan ve lenf ak m n h zland rmak suretiyle bu yorgunlu u gidermeye yard mc olurlar. E er büyük ölçüde laktik asit ve di er metabolizma art klar n n birikmesi olursa, genel bir kas lma ve tetani hali görülebilir. Ölümden sonra da kas dokusunda biriken metabolizma art klar ölümden dakika sonra erken bafll yabilen, bazen de 8-10 saat sonra ortaya ç kan ölüm sertli ine neden olur. E er ölüm öncesi afl r bir kas yorgunlu u olmuflsa, çok çabuk beliren ve yayg n sertleflme olay ortaya ç kar. Genellikle çi neme kaslar nda bafllayan b mm2 u durum, dokulardaki kimyasal durumun de iflmesiyle kaybolur. Yaklafl k 200 enine çizgili kas liflerinden oluflan 1 mm 2 enine kesitli bir kas dokusunda, yaklafl k kapiller damar vard r ve bunlar her bir kas lifi etraf nda birkaç tane olarak bulunurlar. stirahat halindeki bir kasta bunlar n ancak gerekli miktarda olan aç k kal r. Yo un bir kas çal flmas s ras nda ise bu miktar çok fazla say da artar. Bu damarlar n genifllemesinde laktik asit önemli bir roy oynar. Düzenli ve devaml kas çal flmalar, kaslar n geliflmesinde büyük etki yapar. Bunun afl r haline kas hipertrofisi diyoruz. E er hareketsizlik veya kasa gelen sinirdeki ar zalar nedeniyle bir duraklama olacak olursa, kas dokusunda bir azalma, yani atrofi oluflur. Birkaç kas lifini bir demet haline getiren gevflek ba dokusu yap s na perimysium internum denilir. Bu flekildeki kas lifi demetlerinden bir ço u bir araya gelip perimysium externum denilen ba dokusuyla sar larak bildi imiz kas lifini oluflturur. Bütün bir kas n yüzeyi ise bu perimysium'larla devam eden ve ba lant l olan kas fasias yla kaplanm flt r. E er bu örtüyü kas n uç veya uçlar na do ru takip edecek olursak, gittikçe sa lam ve ba dokusundan oluflan kirifllere dönüfltü ünü görürüz. Kirifller kaslar n de il, bunlar paketleyen ba dokusunun uzant s olarak genellikle kemiklere ve bunlar n periostuna tutunurlar. Bu ba lant lar o kadar sa lamd r ki, bazen kemi in bir parças kiriflin ucunda esas dokudan kopmufl olabilir. Bir kas en az bir eklemin üzerinden geçerek di er bir kemi e yap fl r. En basit bir kas tipinde, genellikle vücuda veya orta çizgiye en yak n ucundaki bir bafllang ç kiriflini, daha sonra esas kas teflkil eden kar n k sm n ve sonunda da vücuttan veya orta çizgiden uzak, yani distal taraftaki tutunma kiriflini görebiliriz. E er bir kas birbirine paralel seyreden liflerden oluflursa nisbeten az güçle genifl bir hareket sa lanabilir. Bir kas n en genifl yerinden geçen kesitte görülebilen liflerin miktar veya yüzeyleri anatomik kesiti oluflturur. Lifleri birbirine paralel bir kasdaki bu durum kufl tüyü tarz nda veya de iflik istikametlerden gelen liflerin oluflturdu u bir kasa nazaran, de iflik bir güç oluflturabilir. Böyle bir kas n tüm liflerinin toplam kesitine fizyolojik kesit denir. Böyle de iflik yönlerden gelen liflerden oluflan bir kas n anatomik ve fizyolojik kesitleri farkl oldu u halde, lifleri birbirine paralel seyreden bir kas n her iki kesiti de ayn d r. De iflik yönlerdeki liflerden oluflan kaslar genellikle fazla genifllik gerektirmeyen, fakat büyük güçle yap lmas gerekli hareketlerde görev yaparlar. Kaslar fonksiyonlar n genellikle fiziksel mekanik kural ve kanunlar na göre gerçeklefltirirler. Burada da eklemin bir taraf ndaki kuvvet x kuvvet kolu di er taraftaki yük x yük kolu dengesini sa larlar. Bu arada evvelce de belirtti imiz gibi, daima yer çekimi de bir faktör olarak genellikle yük taraf na etki yapar. Bir harekette ayn yönde etki yapan kas gruplar sinergist kaslar ad alt nda ifade edildi i halde, bu etkiye karfl koyanlar antagonist olarak belirlenirler. Bu iki grubun karfl l kl çal flmas hareketin kontrolunu, düzenlenmesini ve gere inde de bir noktada durdurulabilmesini sa lar. Kaslar n her biri epimysium denilen bir ba dokusu tabakas ile kuflat lm flt r. Bu ba dokusu tabakas n kaslar n d fl fasias olarak da tan yoruz. leride bu yap n n epitendineum ad n alarak, kaslar n fonksiyonel devam olan kirifllerin etraf nda da devam etti ini görece iz. Etraf n epimysium'un kapatt bir kas paketinin içindeki kas lifi demetleri ise, çe-

29 132 ANATOM flitli kal nl ktaki ba dokusu bölmeleri ile sar lm fl ve birbirinden ayr lm flt r. Bu ba dokusuna da perimysium ad verilir. Bu yap ya ba lanan ve devam durumundaki ince ba dokusu lifleri de, her bir kas lifini ayr ayr sar p kuflatan endomysium'u olufltururlar. Sonuç itibariyle bütün kas lifleri beraberce birbirine ba l durumdaki bu ba dokusu sistemi içinde paketlenmifl fonksiyonel bir birim oluflturur. Kaslar n etraf ndaki bu ba dokusu paketleme sisteminin, kas liflerinin fonksiyonel devam olan kirifl lifleri etraf nda devam etti ini yukarda belirtmifltik. Bunlar tüm kiriflin etraf nda epitendineum, di er ad yla peritenonium externum ad yla devam ettikleri gibi, bu yap y oluflturan daha iç kirifl lifi demetlerinin etraf nda da peritendineum, yine di er ad yla peritenonium internum, halinde görülebilirler. Bu flekilde kas sistemi ve bunun devam durumundaki kirifllerin etraf ndaki ba dokusu k l flar bir iç destek ve düzenleme sistemi olarak fonksiyon görür, demetlerin birbiri üzerinde kaymas ile durum ve yer de ifltirmeleri mümkün olur. Daha d fltan kas gruplar n saran fasialar ise, örne in m. sartorius etraf nda oldu u gibi, kaslar n belli yönde hareketini ve etkisini düzenleyen yap lar olufltururlar. Bu arada hareket sisteminde kaslar ve kirifllerle ilgili olarak birlikte kullanaca - m z baz deyimleri de aç klamam z gerekir. Kaslar n fonksiyonel devam olan ve kaslarda oluflan gücü, tutunma noktalar - na ileten ba dokusu yap ya kirifl, yani tendo denildi ini biliyoruz. Bu tendolar tutunma yerine kadar peritendineum dedi- imiz ba dokusu k l f içinde seyrederler. Burada çok defa kiriflin etraf nda iç yüzü, eklemlerde gördü ümüz sinovial zarla kapl, d fl k sm ise daha dayan kl ba dokusundan oluflan, kapal bir sistem halindeki k l flar oluflur. Özellikle kirifllerin belli bir yönde kalmas için de ifle yarayan bu yap lara vagina synovialis ad verilir. Bu k - l flar kirifllerin belli bir yönde kalmas, yani ilettikleri gücün yönünün de iflmemesi için kendi fibröz yap lar na s k ca kaynaflm fl, alttaki hareketsiz ve sa lam dokuya da, vincula tendineum denilen ba larla tutturulmufltur. Bu yap lar, hem kiriflin yönünün sabit kalmas na, hem de kiriflleri besleyen damarlar n içinden geçmesine yarar. Kirifller genellikle gördü ümüz, yuvarlak flekilleri yan nda, bazen de ba l olduklar kas n flekline uyar durumda yass birer levha halinde uzan rlar. Bu flekilde kirifllere, örne in kar n kaslar nda veya bel bölgesi yass kaslar nda oldu u gibi, aponeurosis ad verilir. Bu yap lar genellikle yayg n ve genifl bir çizgiye kuvveti iletirler. Vücudumuzda kirifllerin iletti i gücün alt nda bulunan dokulara zararl etki yapmamas için bursa denilen keseler oluflurlar. Genellikle omuz ve diz eklemi civar nda gördü ümüz bu yap lar bazen eklem bofllu u ile ba lant s n sürdüren ve iç yüzleri synovial zarla kaplanm fl yap lar halindedirler. Bu yap lardan ayr olarak yine kirifl yap lar olan aponeuroz'lar n alt nda olmak üzere, omuz veya s rt nda yük tafl yan baz kiflilerin kaslar n n alt nda bas nc ve sürtünmeyi azaltan bu flekilde keseler oluflabilir. Ba dokusu komponentleri Deri alt nda bulunan veya kaslar ile di- er organlar saran, genifl yaprak fleklinde fibröz ba dokusuna fascia denilir. Fascia superficialis (fascia subcutanea = tela subcutanea) derinin hemen alt nda bulunur. Fascia superficialis ya dokusu ve gevflek ba dokusundan oluflur. Birçok önemli fonksiyonlar vard r. 1- Su ve ya deposu olarak görev yapar. Özellikle fliflmanlarda vücut ya n n büyük bir bölümü burada bulunur. 2- Bir izolatör olarak, vücudun s kayb - n önler. 3- Vücudu mekanik etkilerden korur. 4- çersinde yüzeyel damar ve sinirler seyreder. Fascia profunda, s k ba dokusundan oluflan yaprak fleklinde örtüdür. Fascia superficialis'in derininde bulunur. Ekstremite kaslar n ve gövde duvarlar n sararak kaslar birarada tutar veya kaslar fonksiyonel gruplara ay r r. Kaslar n serbestçe

30 KASLAR 133 hareketlerini sa lar, kan damarlar ve sinirleri içerir ve bunlar çeflitli vücut bölümlerine tafl r. Kaslar aras na girerek bunlara orijin verir. Fasialar n birleflme yeri genellikle damars zd r. Bu nedenle kans z kesi yap lan yerler olarak cerrahide tercih edilir. Yine buralar sa lam yap l olmalar nedeniyle dikifllerin tutturulaca yer olarak da tercih edilir. Kaslar n innervasyonu Bir motor neuron ve sitimüle etti i kas liflerine, bir motor ünit denilir. Ortalama olarak bir motor neuron 150 kas lifini sitimüle eder. Bu lifler birlikte kas l r veya gevfler. Gözü hareket ettiren kaslar gibi çok hassas çal flan kaslarda 10 veya daha az kas lifine bir motor neuron gider. Fakat kaba hareketler yapan m. biceps brachii ve m. gastrocnemius'da 500 kas lifine bir motor neuron gider. Bir kas n tüm motor üniteleri ayn zamanda çal flmaz, dinlenerek çal fl rlar. Gözün iris'inde bulunan kaslar ve k l dibi kaslar hariç tüm kaslar mezodermadan menfleini al rlar. Mezoderma geliflirken, bir bölümü, geliflen sinir sisteminin her iki yan nda s k yap da sütunlar oluflturur. Bu mezoderma sütunu somit denilen bölümlere ayr l r. Somitlerin ilk çifti intrauterin hayat n 20. günde görülür. 30. günde 44 çift somit oluflur. Bafl ve ekstremite kaslar hariç, gövde kaslar mezoderma'dan oluflan somitlerden geliflir. Embriyoda bafl bölgesinde çok az somit vard r ve bafl n kaslar genel mezodermadan geliflir. Ekstremite kaslar da, embriyoda ekstremite tomurcu undaki kemikler etraf nda bulunan genel mezoderma'dan geliflirler. Kaslar n isimlendirilmesi Yaklafl k olarak vücutta bulunan 700 e yak n iskelet kas, isimlendirilirken çeflitli yollar takip edilmifltir. 1- Kas n seyrine göre: Kaslar n düz, oblik ve transvers seyirlerinden dolay, m. rectus abdominis, m. transversus abdominis ve m. obliquus abdominis gibi isimlendirilir. 2- Yerleflti i bölgeye göre: M. temporalis, m. pectoralis gibi. 3- Büyüklü üne göre: M. gluteus maximus, m. gluteus minimus gibi. 4- Uzunluklar na göre: M.extensor carpi radialis longus ve brevis gibi. 5- Orijin say s na göre: M. biceps brachii, m. quadriceps femoris gibi. 6- fiekline göre: M. piriformis, m. trapezius gibi. 7- Bafllama ve bitme yerlerine göre: M. sternocleidomastoideus, m.sternohyoideus gibi. 8- Fonksiyonuna göre: M. supinator, m. pronator teres gibi. Kas liflerinin dizilifl flekilleri skelet kaslar, birbirine paralel olarak uzanan kas liflerinden oluflur. Bu lifler de kas kirifline tutunma tarzlar na göre de iflik tiplerde görülür. 1- M. quadratus: Kas lifleri birbirine paralel olarak bulunur ve lifler yass bir tendonda sonlan rlar. M. quadratus, M. rhomboideus major ve m. sternohyoideus buna örnek olarak gösterilebilir. 2- M. fusiformis: Bunun da kas lifleri hemen hemen birbirine paraleldir. Lifler bafllang ç yerinden sonlanma yerine kadar kesilmeksizin uzan rlar. Fakat bafllama ve sonlanma yerlerinde dar, orta k sm nda genifltirler. Ör. M. biceps brachii. 3- M. triangularis: Kas lifleri bafllang ç yerinden sonlanma yerlerine kadar kesilmeksizin uzan r. Ancak bafllama yerleri genifl, sonlanma yerleri dar olup üçgen fleklindedirler. Ör. m. trapezius. 4- M. unipennatus: Kas lifleri bafllama ve sonlanma yerleri aras nda uzanmaz. Bu tür kaslarda bafllama ve sonlanma yerlerinde uzun kirifller bulunur ve bu kirifller aras nda da oblik olarak kas lifleri uzan r. Ör. M.extensor digitorum longus. 5- M. bipennatus: Bunun da kas lifleri m. unipennatus'da oldu u gibi k sa ve oblik olup, kufl tele i manzaras nda bir dizilim gösterirler. Di er bir deyiflle yan yana gelmifl iki m.unipennatus'dan oluflur da, diyebiliriz. Bu tür kaslarda, benzetilen kufl tele inin orta sap sonlanma yeri, her iki tarafa uzanan tüycüklerin serbest uçlar da bafllama yerleridir. Ör. m. rectus femoris.

31 Ç ORGANLAR S ND R M S STEM [SYSTEMA DIGESTORIUS] Organ: Vücudun, özel fonksiyonu olan bir bölümü. A z bofllu u (Cavitas oris) Cavitas oris, sindirim kanal n n bafllang - c nda bulunur. Hemen hemen oval flekilli olan a z bofllu u, vestibulum oris ve cavitas oris propria olmak üzere iki bölüme ayr l r. Vestibulum oris: D fltan dudak ve yanaklar n, içten de difl ve difletlerinin s n rlad dar bir aral kt r. Vestibulum oris, dolay s yla a z bofllu u d fl ortamla rima oris arac - l ile ba lant kurar. Yanak ve duda n iç yüzünü döfleyen mukoza, yukar da ve afla- da difletleri üzerine atlayarak ç kmazlar oluflturur. A z kapand zaman vestibulum oris ile cavitas oris propria aras ndaki ba lant y son molar difllerin arkas nda bulunan aral k ile alt ve üst difller aras nda kalan ince aral klar sa lar. Vestibulum oris'e gl. parotidea, gll. buccales ve gll. labiales'in salg lar boflal r. Cavitas oris propria: Ön ve yanlardan difl ve difletlerinin s n rlad ve içinde dilin bulundu u boflluktur. Difller ve difletleri ayn zamanda, vestibulum oris ile cavitas oris propria aras ndaki s n r oluflturur. Arka tarafta isthmus faucium denilen geçit ile pharynx'e ba lan r. Tavan n önde sert damak (palatum durum), arkada ise yumuflak damak (palatum mollae) oluflturur. Taban n n büyük k sm n dil oluflturur. Yanlarda kalan küçük bölümünü ise, difletlerinden a z döflemesine atlayan mukoza oluflturur. Cavitas oris propria'ya gl. submandibularis ve gl. sublingualis'in salg lar boflal r. Labia oris (dudaklar): Vestibulum orisi önden s n rlar. Üst duda a labium superius, alt duda a ise labium inferius denilir. Üst duda n ortas nda bulunan çukur k sma philtrum, bunun da alt ucundaki ç k nt ya tuberculum ad verilir. Her iki dudak aras nda kalan aral a rima oris ad verilir. Bu aral k sindirim sistemini d fl ortama ba lar ve dudaklar kapal oldu u zaman üst kesici difllerin alt kenarlar hizas nda bulunur. ki duda yanlarda birlefltiren k sma commissura labiorum, burada oluflan aç ya da angulus oris denilir. Commissura labiorum 1. premolar difl hizas nda bulunur. Dudaklar n d fl yüzünü deri (cutis) iç yüzünü ise mukoza (tunica mucosa oris) örter. kisi aras nda m. orbicularis oris, damarlar, sinirler, ba dokusu, ya dokusu ve çok say da da dudak bezleri (gll. labiales) bulunur. Deride k llar, ya ve ter bezleri bulunur. Alt ve üst dudak mukozalar n n orta hatt nda difl etlerine atlayan mukoza plikalar na frenulum labii superioris ve frenulum labii inferioris denilir. Üst duda yanaktan ay ran olu a sulcus nasolabialis ad verilir. Bu oluk, burun delikleri- 223

32 224 ANATOM nin d fl taraf ndan, a z köflelerine do ru uzan r. Alt duda çene ucundan ay ran olu a da sulcus mentolabialis denilir. Dudaklar n birbirine bakan k s mlar ile iç yüzleri mukoza ile kapl d r. Fakat birbirlerine bakan yüzlerini örten mukoza, iç yüzünü örten mukozadan biraz farkl d r. Buras, modifiye olmufl mukoza yani, çok katl yass epitelle kapl d r. Gerek epitel tabakas gerekse lamina propria's daha sa lam ve daha dayan kl d r, kas tabakas - na da s k ca yap fl kt r. Modifiye olmufl bu mukoza ile deri aras nda belirgin bir s n r vard r. Bu s n rdan itibaren dudakta stratum corneum tabakas bulunmaz ve sadece modifiye olmufl çok katl yass epitel bulunur. Bu epitel tabakas n n alt ndaki kapiller a daki kan n renginden dolay, dudaklar n serbest kenarlar k rm z mtrak olarak görülür. Bebeklerde burada transvers bir oluk, bu olu un da kenarlar nda küçük ç k nt lar bulunur. Bu yap lar bebe- in meme bafl n daha iyi kavramas n ve emerken hava yutmamas n sa lar. Burada ter bezleri bulunmaz. Buna karfl l k ya bezleri bulunur. Bunlar n salg s buradaki modifiye mukozan n çatlamas n engeller. Duda n k rm z bölgesinde oldu u gibi, k llara ba l olmadan labium minus pudendi, glans penis, preputium'un iç yüzü, yanak mukozas, meme bafl derisi, canalis analis'in üst k sm ve göz kapa n n serbest kenar nda (Meibom) bu tür ya bezleri bulunur. Bu tür bezlerin daha büyük olanlar kulak kepçesi, burun ve yanak derisinde görülür. Bunlar n deriye aç ld klar yerde siyah nokta fleklinde comedon oluflabilir. Bucca (yanak): Yanaklar vestibulum oris'i yandan s n rlar ve önde dudaklarla birleflir. Yanaklar n d fl yüzünü deri, iç yüzünü de mukoza örter. Deri ile mukoza aras nda m. buccinator, corpus adiposum buccae, ba dokusu, damarlar, sinirler ve yanak bezleri (gll. buccales) bulunur. Corpus adiposum buccae, yana n tombullu- unu verir. Özellikle bebeklerde daha belirgin olan corpus adiposum buccae, yana- kuvvetlendirerek emme esnas nda yana n kolay çökmesini önler. Dudak ve yanaklar emme, üfleme, yeme ve öpme gibi fonksiyonlarda birlikte çal - fl rlar. Yeme fonksiyonu esnas nda bir sifinkter gibi çal flarak vestibulum oris'deki g da maddelerini cavitas oris propria'ya iterler. Yine çi neme esnas nda yanaklar, dil ile birlikte g dalar n difller aras nda kalmalar n sa lar. Gll. labiales: Mukoza ile kas tabakas (m. orbicularis oris) aras nda bulunan çok say - daki k smen seröz, k smen de müköz küçük tükürük bezleridir. Dudaklar m z difllerimiz aras nda hafifçe s racak olursak, mukoza alt nda ve difllerimiz aras nda küçük kabart lar fleklinde bu bezleri hissedebiliriz. Müköz bezlere benzeyen bu bezciklerin salg lar vestibulum oris'e aç l r. Gll. buccales: Mukoza ile kas tabakas (m. buccinator) aras nda bulunan çok say - daki k smen seröz, k smen de müköz küçük bezlerdir. Bunlar dudak bezlerinden daha küçüktürler. M. buccinator ile m. masseter aras nda bulunan yaklafl k 5 adet bez, di er yanak bezlerinden daha büyüktür. Bu bezlerin kanallar, m. buccinator'u delerek üst ikinci molar difl hizas nda papilla ductus parotidei etraf nda vestibulum oris'e aç l r. Bu bezlere gll. molares denilir. Yana içten döfleyen mukoza, yukar da ve afla da difletlerinin üzerine geçer. Arkada yumuflak dama döfleyen mukoza ile devam eder. Yana n iç yüzünde ve üst 2. molar difl hizas nda papilla ductus parotidei denilen bir kabart bulunur. Buraya ductus parotideus aç l r. Yana n esas kas m. buccinator'dur. Fakat m. risorius, m. zygomaticus'lar ve platysma gibi mimik kaslar da birer bölümleriyle yana n yap - s na kat l rlar. Gingiva (difl eti): S k fibröz dokudan oluflan difl eti, proc. alveolaris'lerin periosteum'una s k ca yap fl r ve difl boynunu da sarar. Difl etini kan damarlar ndan zengin düz bir mukoza tabakas sarar. Bu mukoza uyaranlara karfl pek duyarl de ildir. Difl boynunu saran bu mukozada çok say da papilla bulunur. Difl etinin difllere yaslanan serbest kenar na margo gingivalis, difller aras ndaki ç k nt l k s mlar na ise papilla gingivalis [interdentalis] denilir. Bu muko-

33 Ç ORGANLAR 225 za, difl alveollerini döfleyen periosteum ile birleflir. Arterleri: Dudaklar, a. facialis'in dallar olan a. labialis superior ve inferior besler. Her iki taraf n damarlar dudak içinde bir halka oluflturacak flekilde birleflirler. Bu damar halkas na circulus arteriosus labiorum denilir. Duda iki parmak aras nda s - k flt rarak bu arterlerden nab z al nabilir. Dudaklar damardan zengin organlard r, kesilmesi halinde bolca kanar, fakat yaralar da daha çabuk iyileflir. Venleri: Arterleri takip ederek v. facialis'e aç l r. (Genifl bilgi için dolafl m sistemine bak n z.) Lenf drenaj : Her iki duda n lenf damarlar nodi submandibularis'e aç l r. Ayr - ca alt duda n orta k sm nodi submentales'e, ya da nodus juguloomohyoideus'a ba lan r. Nodi submandibulares'ten ç kan lenf damarlar da, boynun derin lenf nodüllerine aç l r. Üst dudaktaki iltihapl bir sivilcenin s - k lmas tehlikeli olabilir. Çünkü enfeksiyon s ras yla v. labialis superior, v. angularis ve v. supraorbitalis yoluyla sinus cavernosus'a, buradan da beyin zarlar na yay larak menenjit'e neden olabilir. Üst dudakta 1/1000 oran nda yar k dudak (tavflan dudak) anomalisi görülebilir. Yine bafl ve boyunda görülen kanser vakalar n n %15'i dudaklarda görülür. Sinirleri: Üst dudaktan duyuyu n. infraorbitalis (n. maxillaris'in dal ), alt dudaktan ise n. mentalis (n. mandibularis'in dal ) al r. Damak (palatum) A z n tavan na damak denilir. Damak palatum durum (sert damak) ve palatum mollae (yumuflak damak) olmak üzere iki bölüme ayr l r. Palatum durum (sert damak): A z bofllu- u tavan n n büyük k sm n oluflturur ve yumuflak damakla birlikte burun bofllu unu a z bofllu undan ay r r. Sert dama ön ve yan taraflardan proc. alveolaris ile difl eti s n rlar. Arkada da yumuflak damak ile birleflir. Sert dama n kemik k sm n (palatum osseum) maxilla'n n proc. palatinus'u ile os palatinum'un lamina horizontalis'i oluflturur. Bu kemikler periosteum ile a z mukozas ndan oluflan s k bir doku ile kapl d r ve bu doku kemi e s k ca yap - fl kt r. Dama n ortas nda raphé palati denilen bir kaynaflma çizgisi bulunur. Bu rafe, önde canalis incisivus'un bulundu u yerde papilla incisiva denilen bir kabart ile sonlan r. Raphé palati'ninin her iki yan nda transvers yönde uzanan soluk renkli, kal n plikalar bulunur. Bu plikalara plicae palatinae transversae (rugae palatinae) denilir. Sert damak mukozas n n arka k sm koyu renkli, ince ve düzdür. Bu mukoza çok katl yass epitelle kapl d r. Kemik ile membrana mukoza aras nda da çok say da gll. palatinae denilen damak bezleri bulunur. Palatum mollae [velum palatinum] (yumuflak damak): Sert dama n arkas nda yelken fleklinde as l olan damak bölümüdür. Yumuflak damak sert dama n periosteum unun uzant s olan bir aponeuroz, çizgili kaslar, damarlar, sinirler, lenfoid dokular, müköz bezler ve bunlar saran mukozadan oluflur. Yutma veya emme fonksiyonu esnas nda kaslar taraf ndan yukar kald r larak arka kenar pharynx'in arka duvar ile birleflir. Böylece nosopharynx ile oropharynx'i birbirinden tamamiyle ay r r. Normal pozisyonunda, yani gevflek oldu u zaman, sert dama n arka kenar ndan afla, oropharynx'e do ru sarkar. Bu pozisyonda ön yüzü konkav, arka yüzü ise konvekstir. Ön yüzü sindirim sistemi mukozas ile, arka yüzü ise solunum yolu epiteli ile kapl d r. Ön yüzde, sert damakta görülen raphé palati bulunur. Yumuflak damak ön tarafta sert dama n arka kenar na, yan taraflarda ise pharynx'in yan duvarlar na tutunur. Arka kenar serbesttir ve alt bölümü a z bofllu- u ile oropharynx aras nda bir bölme gibi yer al r. Yumuflak dama n serbest arka kenar - n n ortas nda bulunan küçük ç k nt ya uvula palatina (küçük dil=dilcik) denilir. Uvula palatina dan yan taraflara uzanan iki adet

34 226 ANATOM kemer bulunur. Bunlardan öndeki, yumuflak dama dile ba lar. Bu kemere arcus palatoglossus denilir. Arkadaki ise yumuflak dama pharynx'e ba lar. Bu kemere de arcus palatopharyngeus denilir. Bu kemerleri s r s yla m. palatoglossus ve m. palatopharyngeus denilen kaslar ve bunlar n üzerini örten mukoza oluflturur. Önde bulunan kemerler, arkadakilere oranla birbirinden daha uzakta bulunur. Bu nedenle a z bofllu undan bak ld nda her iki kemer de görülür. ki kemer aras ndaki çukura fossa tonsillaris denilir. Bu çukurda tonsilla palatina (bademcik) bulunur. Arterleri: A. palatina major (a. maxillaris'in dal ), a. palatina ascendens (a. facialis'in dal ) ve a. pharyngea ascendens'in (a. carotis externa'n n dal ) bir dal. Venleri: Büyük ölçüde plexus pterygoideus ile plexus tonsillaris'e aç l rlar. Lenf drenaj : Boynun derin lenf nodüllerine aç l r. Sinirleri: Buradan al nan duyular, n. palatinus major, n. palatinus minor, n. nasopalatinus ve n. glossopharyngeus tafl r. Yumuflak dama n a z bofllu una bakan yüzünden al nan tad duyular, n. palatinus minor'daki n. facialis'e ait lifler taraf ndan merkeze tafl n r. Yumuflak dama n iskeleti (Aponeurosis palatinae): Sert dama n periosteum'u iki yaprak fleklinde arkaya do ru yumuflak dama n içine uzanarak yumuflak dama- n iskeletini oluflturur. Ön 2/3'ünde kal n, arka 1/3'ünde ise ince olan bu aponevroza, yumuflak dama n kaslar tutunur. Yumuflak damak ve bo az kaslar (Mm. palati et faucium) M. levator veli palatini, m. tensor veli palatini, m. uvulae, m. palatoglossus ve m. palatopharyngeus'tur. 1- M. levator veli palatini: Choanae'nin lateralinde ve torus tubarius'un da derininde bulunur. Os temporale'nin pyramis bölümünün tepe k sm n n alt yüzü ile tuba auditivae'nin k k rdak bölümünün iç laminas ndan bafllar. M. constrictor pharyngis superior'un konkav üst kenar n n derininden geçtikten sonra yumuflak damakta yay larak afla ve mediale do ru uzan r. Orta hatta karfl taraf n lifleri ile kar fl r. Fonksiyonu: Yumuflak dama kald r r. 2- M. tensor veli palatini: M. levator veli palatini'nin ön-d fl taraf nda bulunan flerit fleklinde bir kast r. Proc. pterygoideus'un arka-üst k sm nda bulunan fossa scaphoidea, spina ossis sphenoidalis ve proc. pterygoideus'un d fl laminas ndan bafllar. M. pterygoideus medialis ile proc. pterygoideus'un iç laminas aras nda vertikal olarak afla iner. Hamulus pterygoideus yak n nda kiriflleflir. Bu kirifl hamulus pterygoideus'un etraf ndan dönerek medialde yumuflak dama a girer. kisi aras nda küçük bir bursa da bulunur. Burada aponeurosis palatinae ve os palatinum'un lamina horizontalis'inin alt yüzünün arka bölümünde sonlan r. Fonksiyonu: Tek tarafl kas lmas sonucunda yumuflak dama kendi taraf na çeker. ki tarafl kas ld nda ise, özellikle yumuflak dama n ön bölümünü gerer. 3- M. uvulae: Spina nasalis posterior ve aponeurosis palatinae'den bafllar ve uvula'n n mukozas nda sonlan r. Fonksiyonu: Küçük dili yukar kald rarak geri çeker. 4- M. palatoglossus: Isthmus faucium'un yan, tonsilla palatina'n n da ön taraf nda bulunan arcus palatoglossus'un içinde uzanan ince bir kast r. Yumuflak dama n ön yüzünden bafllar, tonsilla palatina'n n ön taraf ndan geçerek dilin yan taraflar nda sonlan r. Liflerinin bir k sm dil s rt nda da l r, bir k sm da m. transversus linguae'nin lifleri ile kar fl r. Fonksiyonu: Sonland dil kökünü yukar ve arkaya do ru çeker. Oluflturdu u arcus palatoglossus'lar birbirlerine yaklaflt rarak isthmus faucium'u daralt r. 5- M. palatopharyngeus: Isthmus faucium'un yan, tonsilla palatina'n n da arka taraf nda bulunan arcus palatopharyngeus'un içinde uzanan ince bir kast r. Yumuflak damaktan bafllar. Bu kas bafllang ç yerinde, içinden geçen m. levator veli palatini iki bölüme ay r r. Kas n iki bölümü de afla do ru uzan r ve m. stylopharyngeus ile birlikte cartilago thyroidea'n n arka ke-

35 Ç ORGANLAR 227 nar nda sonlan r. Liflerinin bir k sm pharynx'in yan duvar nda sonlan r, bir k sm da arka yüzde ve orta hatta karfl taraf kas n ayn lifleri ile çaprazlafl r. Fonksiyonu: Yutma esnas nda pharynx'i yukar, öne ve içe do ru çekerek k salt r. Oluflturdu u arcus palatopharyngeus'lar birbirine yaklaflt rarak isthmus faucium'u daralt r. Sinirleri: M. tensor veli palatini, n. pterygoideus medialis'in bir dal taraf ndan innerve olur (n. trigeminus'un dal olan n. mandibularis'in dal d r). Yumuflak dama- n geri kalan kaslar n. accessorius'un pars cranialis'i taraf ndan innerve olur. Bu lifler n. vagus'a kat larak plexus pharyngeus'a, buradan da kaslara ulafl r. Difller (Dentes) Süt diflleri (dentes decidui) ve kal c difller (dentes permanentes) olmak üzere, farkl zamanlarda ç kan iki çeflit difl grubu bulunur. Dentes decidui (süt diflleri): Her bir yar - da 5 adet olmak üzere toplam 20 adet süt difli bulunur. Her bir çenede, 2 si kesici difl (dentes incisivi), 1 i köpek difli (dens canini) ve 2 si de molar (dentes molares) olmak üzere 10 adet süt difli bulunur. Bunun formülü 2, 1, 2 olarak yaz l r. Dentes permanentes (kal c difller): Her iki çenede 32 adet kal c difl bulunur. Her bir çene yar s nda 2 kesici difl (dentes incisivi), 1 köpek difli (dens canini), 2 premolar difl (dentes premolares) ve 3 de molar difl (dentes molares) bulunur. Bunun da formülü 2, 1, 2, 3 olarak yaz l r. Difllerin genel özellikleri: Her bir difl corona dentis, cervix dentis ve radix dentis olmak üzere üç bölümden oluflur. Corona dentis: Difllerin görünen k s mlar na corona dentis denilir. Cervix dentis: Difllerin, difl etinin tutundu u boyun k sm d r. Radix dentis: Difllerin maxilla ve mandibula'daki alveoller içine oturan k sm d r. Alveollerin iç yüzünü periosteum döfler. Bu periosteum, alveollerin kenar nda difl etinin fibröz dokusu ile devam eder. Difl kökleri ile alveol duvar aras nda mm geniflli inde spatium periodontale denilen bir aral k bulunur. Bu aral kta da periodontium bulunur. Radix dentis'ler pozisyonlar na göre radix buccalis, radix palatalis, radix mesialis, radix distalis, radix mesiobuccalis, radix mesiolingualis ve radix accessoria olarak isimlendirilir. Difllerin yüzleri genellikle komflu olduklar yap lara göre isimlendirilir. Vestibulum oris'e bakan yüzlerine facies vestibularis denilir. Bu yüzün de duda a bakanlar - na facies labialis, yana a bakanlar na ise facies buccalis denilir. Dile bakan iç yüzlerine facies lingualis denilir. Ayn s radaki difllerin birbirlerine komflu olan yüzlerine facies approximalis (contactus) denilir. Kesici ve köpek difllerinde bu yüz laterale ve mediale bakar. Halbuki premolar ve molar difllerin bu yüzleri öne ve arkaya bakar. Çene kapand nda alt ve üs difllerin birbirine temas eden çi neme yüzlerine facies occlusalis [masticatoria] denilir. Üst çene difllerinin oluflturdu u difl kavsi, alt difl kavsinden daha genifltir. Bu nedenle, kapal pozisyonda üst difller alt diflleri önden ve yanlardan bir miktar örter. Yine üst birinci kesici difller, alt kesici difllerden daha büyüktür. Üst çenenin di er diflleri alt difllere oranla biraz daha arkaya kaym fl durumdad r. Bu nedenle, kapal a zda üst ve alt çene diflleri tam birbirleri üzerine gelmezler. Örne in üst köpek difli, alt köpek difli ile birinci premolar difl aras - na oturur. Üst çene molar diflleri, alt çenenin molar difllerinden daha küçük olmalar nedeniyle, her iki çenenin diflleri arkada ayn hizada sonlan rlar. Kal c difller (Dentes permanentes) Dentes incisivi (kesici difller): Ön difllere, kenarlar n n keskin olmas nedeniyle, kesici difller denilir. Bu difller, g da maddelerini s rarak kesmeye yarar. Her bir yar da ikifler adet olmak üzere toplam 8 kesici difl vard r. Kesici difllerde corona dentis vertikal olarak bulunur, serbest kenar na da margo incisalis denilir. Bu kenar, lingual yüzünden yontulmufl keski a z gibi keskindir ve

36 ÜROGEN TAL S STEM [SYSTEMA UROGENITALE] Üriner sistem (Systema urinarium) Üriner sistem idrar kandan süzen böbrekler, böbreklerin süzdü ü idrar mesaneye ileten ureterler, bu idrar içinde biriktiren mesane ve mesane'de toplanan idrar da vücuttan d flar atan urethra'dan oluflur. Böbrekler (Ren; Nephros) Kar n arka duvar n n en üst k sm nda ve columna vertebralis'in her iki yan nda bulunurlar. Böbreklerin her taraf n gevflek ba dokusu ve ya dokusu sarar, ön yüzünü de peritoneum örter. Üst uçlar 12. gö- üs omurunun üst kenar, alt uçlar ise 3. bel omuru seviyesinde bulunur. Kar n bofllu unun sa üst k sm nda karaci erin bulunmas nedeniyle, sa böbrek soldakine oranla biraz daha afla da bulunur. Böbreklerin uzun ekseni, omurgaya hemen hemen paraleldir. Fakat üst uçlar birbirine daha yak nd r. Her bir böbrek yaklafl k 11,5 cm uzunlu unda, 5-7 cm geniflli inde ve 2,5 cm kal nl ndad r. Sol böbrek sa böbre e oranla biraz daha uzun ve dard r. A rl eriflkin erkeklerde, 125 ilâ 170 g, kad nlarda ise 115 ilâ 155 g kadard r. ki böbre in toplam a rl vücut a rl n n, yaklafl k 1/240' kadard r. Yeni do an bebeklerde bu oran, üç kat daha büyüktür. Böbrekler metabolizma sonucu oluflan art k ürünlerin ve fazla suyun d flar ya at lmas nda önemli rol oynar. Bu nedenle vücudun elektrolit ve su dengesini ayarlar. Dolayl olarak da kan bas nc üzerinde de etkili olur. Böbrekler bir kuru fasulye fleklinde olup, facies anterior ve facies posterior olmak üzere iki yüzü, margo medialis ve margo lateralis olmak üzere iki kenar, extremitas superior ve extremitas inferior olmak üzere, iki de ucu vard r. Facies anterior: Böbreklerin ön yüzleri konveks olup, öne ve biraz da d fla do ru bakarlar. Bu yüzün komflular sa ve sol tarafta farkl d r. Sa böbre in ön yüzünün yukar da kalan küçük bir sahas sa böbreküstü bezi ile, bunun afla s nda kalan genifl saha karaci erin sa lopu ile, alt uçdaki küçük bir saha flexura coli dextra ile ve iç kenar na yak n flerit fleklindeki dar bir saha da duodenum'un ikinci bölümü ile komfluluk yapar. Genellikle alt ucun medial bölümü, ince ba rsak k vr mlar yla komfluluk yapar. Sadece karaci er ve ince ba rsaklar ile sa böbrek aras nda peritoneum bulunur. Di er komflular ile aralar nda peritoneum bulunmaz, dolay s yla bunlar fascia renalis'e yap fl k durumdad rlar. Sol böbre in ön yüzünün medial kenara yak n olan bölümünün üst k sm gl. suprarenalis sinistra ile, d fl kenara yak n genifl bir saha dalak ile, böbrek hilusunun yukar s nda ve bu iki saha aras nda kalan bölüm mide ile, böbrek hilusuna komflu bölüm pankreas ile, alt ucun lateral yar s flexura coli sinistra ile, medial yar s da jejunum k vr mlar ile komfluluk yapar. Bu komflular ndan sadece dalak ve jejunum periton arac l ile komfluluk yapar. Di er komflular ile aralar nda peritoneum bulunmaz, dolay s yla bunlar fascia renalis'e yap fl k durumdad rlar. Facies posterior: Böbreklerin, arkaya ve biraz da iç tarafa bakan arka yüzleri, gevflek ya -ba dokusundan oluflan bir yast k içerisine oturmufl durumdad r. Böbreklerin retroperitoneal organlar olmalar nedeniyle, arka yüzlerinde peritoneum bulunmaz. Her iki böbre in de arka yüzleri diaphragma, m. psoas major, m. quadratus lumborum ve m. transversus abdominis'in üzerine oturur. Bu kaslar ile böbrek aras nda a. subcostalis, ilk bir veya iki a. lumbalis, n. subcostalis, n. iliohypogastricus ve n. ilioinguinalis bulunur. Sa böbre- in üst ucu 12. kaburga ile, sol böbre in üst ucu ise 11. ve 12. kaburgalar ile komfluluk yapar. Böbreklerle pleura bofllu unun en alt k sm olan recessus costodiap- 311

37 312 ANATOM hragmaticus aras nda diaphragma bulunur. Böbrekle komfluluk yapan diafragman n bir bölümünde kas lifi bulunmaz. Bu nedenle böbrek sadece pleura ve pleura mediastinalis lerle do rudan komfluluk yapar. Margo lateralis: Kar n duvar n n arka d fl k sm na yönelmifl olup d fla, biraz da arkaya ve yukar bakar. Sol böbre in d fl kenar n n üst k sm dalak ile komfludur. Margo medialis: Böbre in iç kenar n n orta k sm konkav, her iki ucu ise konvekstir. Bu kenar mediale, biraz da öne ve afla- ya bakar. Konkav olan orta k sm nda vertikal yönde bulunan yar a hilum renale denilir. Buradan damarlar, sinirler ve pelvis renalis (bazen ureter) geçer. Margo medialis, böbrek hilusunun yukar s nda gl. suprarenalis ile, afla s nda ise ureter ile komfluluk yapar. Hilum renale'de bulunan yap lar n pozisyonlar önemlidir. Bunlar önden arkaya do ru v. renalis, a. renalis'in 2-3 dal, ureter ve a. renalis'in (VAUA) bir dal bulunur. Bazen ureter'in arkas nda a. renalis'in bir dal ile birlikte v. renalis'in bir dal da bulunabilir. Extremitas superior: Alt ucuna oranla daha kal n, daha künt ve birbirine daha yak nd rlar. Gl. suprarenalis, üst uca ve biraz da ön yüze do ru oturur. Extremitas inferior: Alt uçlar üst uçlar - na oranla daha küçük, daha ince ve birbirinden daha uzakta bulunurlar. Alt uç, crista iliaca'dan yaklafl k 5 cm yukar da bulunur. Böbre i saran k l flar Böbre i içten d fla do ru capsula fibrosa, capsula adiposa ve fascia renalis olmak üzere üç k l f sarar. Capsula fibrosa: Böbre i d fltan saran, ince fakat sa lam fibröz bir k l ft r. Böbrek hilusuna geldi inde iki yapra a ayr l r. Bu yapraklardan birisi, böbrek hilusunda bulunan yap lar n üzerine geçerek, onlar n adventitias olarak devam eder. Di er yaprak ise hilum renale'den içeri girer ve papillalar hariç olmak üzere, sinus renalis'in iç yüzünü döfler. Capsula fibrosa, sa lam kollagen liflerden yap lm flt r. Kollagen liflerin uzama kabiliyetinin çok s n rl olmas nedeniyle, böbre in baz hastal klar nda capsula fibrosa geniflleyemez ve bu nedenle de ç kar lmas gerekebilir. Capsula fibrosa ile böbrek dokusu aras nda tunica subfibrosa denilen ince bir tabaka bulunur. Düz kas lifleri de içeren tunica subfibrosa, sinus renalis'in iç yüzünü de döfler. Sinus renalis'i döfleyen bu bölümde düz kas lifleri daha fazla oranda bulunur ve özellikle papillalar etraf nda yo unlaflarak kas halkalar oluflturur. Tunica subfibrosa böbrek dokusuna s k ca yap flmas na karfl - l k, capsula fibrosa'ya gevflek olarak tutunur. Bu nedenle capsula fibrosa, bir kesi yap larak kolayca böbrekten uzaklaflt r labilir. Ancak, böbrek hilusundaki yap lara yap fl k olmas nedeniyle, bu bölgede capsula fibrosa'y kesmek gerekir. Tunica subfibrosa'daki düz kas lifleri, kontraksiyon yapt klar nda böbre i küçültecek kadar kuvvetli de ildirler. Ancak herhangi bir nedenle böbrekte bas nc n artmas durumunda kas larak, capsula fibrosa'n n gerilmesini bir dereceye kadar önleyebilir. Capsula adiposa (perirenal ya tabakas ): Capsula fibrosa'y d fltan saran bir ya tabakas d r. Bu ya tabakas n n kal nl flahs n fliflmanl k durumuna ba l olarak de iflir. Ancak, böbre in ön yüzünde, di er yüz ve kenarlar na oranla daha az miktarda bulunur. Bu ya dokusu böbrek hilusundan geçerek sinus renalis'e girer ve sinus renalis'deki yap lar aras nda kalan boflluklar doldurur. Fascia renalis (Gerota fasias ): Kar n duvar ndaki fascia subserosa'n n capsula adiposa'y d fltan saran bölümüne, fascia renalis denilir. Peritoneum ile fascia endoabdominalis (kar n bofllu unu s n rlayan kaslar n iç yüzünü örten derin fasia. Fascia transversalis, fascia endoabdominalis'in bir bölümüdür) aras nda bulunan fascia subserosa, böbre in d fl kenar yak n nda yo unlafl r ve iki yapra a ayr l r. Bu yapraklar n birisi böbre in ön, di eri ise arka taraf ndan geçerek mediale do ru uzan r. Fascia prerenalis de denilen ön yaprak, medialde böbrek damarlar, v. cava inferior ve aorta'n n önünden geçerek karfl taraf n ayn yapra ile birleflir. Fascia retrorenalis de denilen arka yaprak, ön yapraktan daha kal nd r. Arka yaprak

38 Ç ORGANLAR 313 m. psoas major'un fasias ve fascia prevertebralis ile kaynafl r. Fascia renalis'in iki yapra yukar da kaynaflarak diafragman n fasias na, lateralde fascia transversalis'e tutunur. Afla da, daha gevflek olarak kaynaflan bu yapraklar, fascia iliaca ile devam ederler. Fascia renalis'den ç kan bir k s m fibröz lifler, corpus adiposum dan geçerek capsula fibrosa'ya tutunur. Böbre- i pozisyonunda tutan en önemli oluflum, fascia renalis'tir. Fascia renalis'in arkas nda da bir miktar ya tabakas bulunur. Buna da corpus adiposum pararenale denilir. Böbrekleri yerinde tutan yap lar: Kar n arka duvar nda retroperitoneal olarak bulunan böbrekler, baz durumlarda biraz afla -yukar yönde hareket edebilirler. Üst yar lar n n diafragmaya yaslanmas nedeniyle, derin inspirasyonda 1-2 cm afla inerler. Böbrekleri yerinde tutan en önemli oluflumlar, damarlar ve fascia renalis'tir. Ayr ca capsula adiposa ve pararenal ya tabakas da yard mc olur. Böbreklerin yap s : Taze bir böbre i kenarlar ndan geçen bir kesitle ikiye ay rarak kesit yüzeyini inceledi imizde, renk ve fonksiyon bak m ndan farkl iki bölümden olufltu unu görürüz. Daha aç k renkli (k rm z ) olan d fl k sm na cortex renalis, daha koyu renkli (kahverengi-k rm z ) ve çizgili görünümlü olan iç k sm na ise medulla renalis denilir. Orta k sm nda bulunun böbrek fleklindeki bofllu a da, sinus renalis denilir. Cortex renalis, menfleini nefrogen dokudan al r ve idrar süzen yap lar ihtiva eder. Medulla renalis ise menfleini ureter tomurcu undan al r ve toplay c kanallardan oluflur. Medulla renalis: Medulla renalis'i, pyramis renalis (Malpighi piramitleri) denilen 8-10 adet (bazen 18-20) koni fleklindeki yap lar oluflturur. Bu piramitlerin basis pyramidis denilen taban k s mlar böbre in d fl yüzüne, papilla renalis denilen tepe k s mlar ise sinus renalis'e yönelmifltir. Pyramis renalis'ler birbirlerine de meyecek flekilde sinus renalis etraf nda dizilmifllerdir. Bunlar n aralar nda columna renalis (Bertin sütunlar ) denilen kortikal cevher uzant lar bulunur. Üç boyutlu olarak düflünüldüklerinde, bir pyramis renalis'in sadece papilla renalis k sm hariç olmak üzere, di er yüzleri tamamen kortikal cevherle sar l d r. flte bir pyramis renalis ve etraf n saran kortikal cevher bölümüne, bir böbrek lopu (lobus renalis) denilir. Buna göre, bir böbrekte piramit say s kadar böbrek lopu bulunur. Yeni do anlarda böbre in d fl yüzünde bu loplar n s n rlar n belirleyen s oluklar görülür. Daha sonra bu oluklar kaybolarak böbre in d fl yüzü, düz bir görünüm al r. Kesitlerde koyu k rm z renkte olan pyramis renalis'lerin taban k s mlar ndan, kortikal cevhere parmak gibi uzant - lar girer. Medullar cevhere ait olan bu uzant lara pars radiata (stria medullaris= Ferrein uzant lar ) denilir. Cortex renalis: Papillalar hariç olmak üzere, pyramis renalis'lerin her taraf n saran böbrek dokusudur. Kortikal cevherin iki bölümü vard r. 6 mm kal nl ndaki birinci bölümü, böbre i bir kabuk gibi sarar. Bu bölüm, capsula fibrosa ile pyramis renalis'lerin taban k s mlar aras nda bulunur. kinci bölüm ise böbrek piramitleri aras nda bulunur. Sinus renalis'e kadar uzanan bu ikinci bölüm, kesitlerde pyramis renalis'ler aras nda bir sütun fleklinde görülürler. Bu nedenle bunlara columna renalis (Bertin sütunlar ) denilir. Taze preparatlarda kortikal cevherin kabuk fleklindeki birinci bölümü bir lupla incelendi inde, medüllar cevhere ait olan pars radiata ve kortikal cevhere ait olan pars convoluta olmak üzere, farkl iki bölümden olufltu u görülür. Pars radiata (stria medullaris=ferrein uzant lar ), daha koyu renkli ve koni fleklinde sahalar olup, medullar cevherin kortikal cevher içerisine gönderdi i uzant lard r. Pars convoluta ise, iki pars radiata aras nda kalan daha aç k renkli ve daha kompleks yap l sahalard r. Burada kandan idrar süzen corpusculum renale'ler ve idrar kanalc klar 'n n bir k sm bulunur. Corpusculum renale (Malpighi cisimcikleri) küçük k rm z nokta fleklinde yap lar olarak görülürler. Kandan idrar süzen damar yuma - n (glomerulus) ihtiva eden bu yap lar, ölümden bir süre sonra renklerinin de iflmesi nedeniyle görülmez olurlar. Pars radiata ile pars convoluta birlikte, bir böbrek lopçu unu (lobuli corticalis) olufltururlar.

39 314 ANATOM Birbiri içerisine girmifl ayr iki cevherden oluflan böbrek parankimini, d fltan capsula fibrosa sarar. Capsula fibrosa, papillalar hariç olmak üzere, sinus renalis'in iç yüzünü de kaplar. Sinus renalis: Böbrek, her iki kenar ndan geçecek flekilde ön-arka yar lar na ayr ld - nda, hilum renale'nin böbrek içinde bir bofllukla devam etti i görülür. Böbrek fleklinde olan bu bofllu a, sinus renalis denilir. Sinus renalis'de pelvis renalis'in üst bölümü, calyx renalis'ler, böbrek damarlar (a. ve v. segmentalis'ler) ve bunlar aras ndaki bofllukta da ya dokusu bulunur. Böbre- in d fl yüzünü saran capsula fibrosa, hilum renale'den girerek sinus renalis'in iç yüzünü döfler ve pelvis renalis'in d fl yüzünde devam eder. Say lar 4 ilâ 14 adet olan calyx renalis minor'un her biri, 1-3 papilla renalis'i içine al r. Calyx renalis minor'lar n 2-3 tanesi birleflerek calyx renalis major'u, bunlar da kendi aralar nda birleflerek pelvis renalis'i olufltururlar. Kalikslerin duvar nda bulunan spiral flekilli kas liflerinin kontraksiyonu sonucunda idrar afla do ru iletilir. Pelvis renalis, böbrekten ç karken birden daralarak ureter'i oluflturur. Varyasyonlar : Böbrek taslaklar pelvis'de oluflur ve intra uterin dönemin 9. ay nda normal yerine ç kar. Bu yükselifl s ras nda afla daki arterleri rudimente olur ve yukar da yeni arterler oluflur. Bazen afla daki arterler de kalabilir ve birden fazla arterli böbrekler oluflur. Böbrekler pelviste iken alt uçlar birbirine yak n olup kaynaflabilir. Böylece at nal böbrek oluflur. Yukar ç karken de a. mesenterica inferior'a tak l r. Bazen böbrek ilk olufltu u yerde kal r ve ektopik pelvik böbrekler oluflur. Bu gibi durumlarda do um esnas nda zedelenebilir. Bazen iki böbrek de ayn tarafta bulunabilir. Birden fazla veni olan böbrek de vard r. Böbre in kanal sistemi (tubulus renalis): Glomerulus'da süzülen idrar, bir tak m kanal sisteminden geçerek, sonunda papilla renalis'deki for. papillare denilen deliklerden kalikslere dökülür. flte süzülmenin bafllad yerden sonlanma yerine kadar olan kanal sistemine tubulus renalis denilir. Tubulus renalis hem menfle, hem de fonksiyon bak m ndan farkl iki bölümden oluflur. Birinci bölüm (idrar kanalc klar ), idrar n kandan süzülerek haz rlanmas ile ilgili olup, menfleini nefrogen dokudan al r. Bu kanal sistemi capsula glomerularis (Bowman kapsülü) ile bafllar. Bowman kapsülünün içinde glomerulus denilen damar yuma bulunur. Glomerulus ve bunu saran Bowman kapsülüne birlikte corpusculum renale denilir. Her bir böbre in kortikal cevherinin pars convoluta denilen bölümünde yaklafl k adet corpusculum renale bulunur. Corpusculum renale'nin damarlar n girip ç kt kutbuna polus vascularis, süzülen idrar n ç kt kutbuna ise polus tubularis denilir. Her bir Bowman kapsülünden bir adet idrar kanalc bafllar. Bu kanallar böbrek dokusunun muhtelif k s mlar nda birçok k vr mlar yaparak uzan r ve sonunda toplay c kanallara aç l rlar. Seyri esnas nda bir tak m geniflleme ve daralmalar gösteren idrar kanalc klar, birbirleriyle anastomoz yapmazlar. Bu bölüme ait kanalc klarda glomerulusta kandan süzülen idrar n suyu tekrar emilerek kan dolafl m na geçer. Her bir corpusculum renale ve buna ait idrar kanalc, kandan idrar süzen bir birim oluflturur. Nephron denilen bu birimler, her bir böbrekte yaklafl k adet bulunur. kinci bölüm (toplay c kanallar), menfleini ureter tomurcu undan al r. Bu kanallar sadece idrar n nakli ile ilgilidirler ve idrar burada herhangi bir de iflikli e u ramaz. drar kanalc klar toplay c kanallara aç l rlar. Toplay c kanallar da birleflerek daha kal n toplay c kanallar oluflturur. Sonunda her bir papilla renalis'de bulunan ve say lar 10 ilâ 25 aras nda de iflen (her böbrekte toplam 116 ilâ 776) deliklerle (for. papillare) calyx renalis minor'a aç l rlar. Toplay c kanallar, böbre in medullar cevherinde (pyramis renalis ve pars radiata) bulunur. Böbre in segmentleri: Böbrek, kan damarlar - n n da l m sahas na göre 5 segmente ayr l r. Bunlardan birisi üst kutupta (segmentum superius), birisi alt kutupta (segmentum inferius), ikisi ön yüzün orta k sm nda (segmentum anterius superius, segmentum anterius inferius), birisi de arka yüzün orta k sm nda (segmentum posterius) bulunur. Böbre in damarlar : A. renalis'ler her iki tarafta 1. ve 2. lumbal omurlar aras ndaki discus intervertebralis hizas nda dik aç ile aorta'dan ayr l r. Ancak böbreklerin pozisyonundan dolay, sol arter sa arterden biraz daha yukar da bulunur. A. renalis'ler böbre in hacmine göre kal n damarlard r. Bu da, k sa zamanda böbrekten fazla miktarda kan n geçmesini sa lar. Bu damarlar böbre in hem fonksiyonel damarlar, hem de besleyici damarlar d r. Böbrekler afla sarkt klar zaman a. renalis'ler de afla çekilerek uzar ve daral rlar. Bu nedenle böb-

40 Ç ORGANLAR 315 reklerden kan n geçifli zorlaflabilir. A. renalis'ler hilum renalis'e gelince böbrek segmenti say s nca (genellikle 5) dala ayr l rlar. A. segmentalis denilen bu dallar n ço u, pelvis renalis'in ön taraf ndan geçer. Fakat bazen 1 veya 2 tanesi en arkadan geçebilir. A. segmentalis'ler sinus renalis'de tekrar dallar na ayr larak calyx renalis minor'lar n çevresinde columna renalis'lere girerler. Böbrek loplar aras nda uzanan bu dallara a. corticalis radiata [a. interlobaris] denilir. A. interlobaris'ler kortikal ve medullar cevher hizas nda yan tarafa k vr larak iki cevher aras nda bir kavis fleklinde uzan rlar. A. arcuata denilen bu arterler, birbirleriyle anastomoz yapmazlar. A. arcuata'lardan dik olarak ç kan ince dallara, böbrek lopçuklar aras nda uzanmalar nedeniyle, a. interlobularis ad verilir. A. interlobularis'lerden yan taraflara uzanan ince dallara arteriola glomerularis afferens denilir. Bunlar capsula glomerularis'in (Bowman kapsülü) damar kutbundan girerek içeride rete capillare glomerulare denilen k lcal damar yuma n olufltururlar. Bu k lcal damar yuma, tekrar birleflerek arteriola glomerularis efferens'i oluflturur. Bu da, arterin girdi i kutuptan ç karak v. interlobularis'e aç l r. V. interlobularis de arterleri takip ederek s ras yla v. arcuata, v. interlobularis, v. segmentalis ve sonuçta v. renalis olarak v. cava inferior'a aç l r. Arteriola glomerularis efferens, kortikal cevhere gelince tekrar k lcal dallara ayr l r. Bu k lcal damarlar menfleini nefrogen dokudan alan idrar kanalc klar n n etraf nda rete capillare peritubulare corticale denilen bir a olufltururlar. Bu a daki kan, konsantre olup yavafl seyreder. drar kanalc ndaki idrar ise fazla diluedir. Bu nedenle kan, idrar kanal ndaki suyu tekrar emer. Bu flekilde glomerulustan süzülerek Bowman kapsülüne geçen suyun büyük bir k sm, bu a vas tas yla tekrar emilmifl olur. Bu emilme esnas nda bir tak m maddeler de kan dolafl m na geri döner. Böbre in medüllar cevherini besleyen damarlar (fasciculus vascularis [vasa recta]), k smen arteriola glomerularis efferens'ten, k smen de a. arcuata'dan ç kar. Bunlar pyramis renalis'in tepesine do ru uzan rlar. Medullar cevheri besleyen bu damarlar venula recta denilen venler arac l ile tekrar dönerek v. arcuata'ya aç l rlar. A. interlobularis'lerin uç k sm ndan ayr lan ince dallar böbre in d fl yüzüne do ru uzan rlar. Rr. capsulares denilen bu dalc klar, böbrek dokusundan ç karak capsula fibrosa içinde bir a olufltururlar. Capsula fibrosa, böbrekten s yr ld zaman bu damarlar kopar. Capsula fibrosa ve capsula adiposa'y besleyen bu dalc klar, a. suprarenalis, a. lumbalis ve a. testicularis'den gelen dalc klarla anastomoz yaparlar. Bu dalc klar n getirdi i kan drene eden venlere, v. capsularis denilir. Bu venler venula stellata'lara, bunlar da v. interlobularis'e aç l rlar. Böbrek hilusunda a. renalis'den ayr lan bir k s m dallar pelvis renalis, calyx renalis ve capsula adiposa'y besler. Bu dallar yukar da da belirtildi i gibi a. suprarenalis, a. lumbalis ve a. testicularis'in capsula adiposa'ya gelen dallar ile anastomoz yapar. Böbrekte arteriovenöz anastomozlar vard r. Bu tür anastomozlar calyx renalis'ler civar nda, a. ve v. interlobularis'ler aras nda, kortikal cevherin ince damarlar aras nda tesbit edilmifltir. Bu anastomozlar sayesinde, herhangi bir nedenle glomerulustan geçemeyen kan n bir k sm veya tamam, süzülmeksizin do rudan venöz sisteme geçebilir. Kalbin att kan n yaklafl k 1/4'ü böbrekten geçer, di er bir de iflle her bir böbrekten dakikada ml kan geçer. 24 saatte kandan 180 litre filtrat (yaklafl k vücut a rl n n iki kat ndan fazla) süzülür. Bunun %99 u geri emilir, geri kalan da idrar olarak d flar at l r. Lenf drenaj : Lenf damarlar 3 pleksus oluflturur. Bunlardan birincisi tubulus renalis lerin çevresinde, ikincisi fascia renalis in alt nda, üçüncüsü de corpus adiposum pararenale de bulunur. Birinci pleksusdaki damarlar birleflerek 3-4 ana dal oluflturur. Hilum renale den ç karken di er iki pleksus un damarlar ile birleflirler. Böbrekten ç kan lenf damarlar v. renalis'i takip ederek aorta n n yan taraf ndaki nodi lumbales (aortici laterales)'e aç l rlar. Sinirleri: Simpatik lifler n. splanchnicus minor, n. splanchnicus imus ve truncus sympathicus'un lumbal bölümünden, parasimpatik lifleri ise n. vagus'tan gelir. (Baz kaynaklar, böbreklerin parasimpatik lerinin bulunmad n belirtmektedir). Bu lifler önce plexus coeliacus, daha sonra a. renalis etraf ndaki plexus renalis arac l ile böbre e gelir. Bu pleksus içinde birçok ganglion bulunur. Bunlardan en büyü ü a. renalis'in bafllang ç k sm n n ön taraf nda bulunan, ggl. aorticorenale'dir. Bu lifler kan damarlar ile tubulus renalis'in hücrelerine gider. Simpatikler damarlar daraltarak, damardan geçen kan n miktar n azalt r. Böylece kandan süzülen idrar n miktar n azaltm fl olur. A r s tüm bel bölgesinde duyulur. Kolik tarzda keskin ve bat c bir a r fleklindedir. Bazen nefes almam z dahi zorlaflt r r.

41 316 ANATOM drar yollar Böbre in süzdü ü idrar mesaneye tafl - yan boru sistemidir. Bu yollar yukar dan afla ya do ru s ras yla calyx renalis minor, calyx renalis major, pelvis renalis ve ureter'den oluflur. Bunlardan sadece ureter böbre in d fl nda olup, di erleri sinus renalis içinde bulunur. Böbre in süzdü ü idrar, papilla renalis'ler üzerindeki deliklerden (for. papillare) (bir böbrekte toplam adet bulunur) idrar yollar n n bafllang c olan calyx renalis minor'lara akar. Huni fleklindeki calyx renalis minor'lar, genifl olan kenar k s mlar ile papilla pyramidalis'in çevresine yap fl rlar. Böylece papilla renalis, calyx renalis minor içerisine sokulmufl olur. Bazen 2 veya 3 papillay birden içine alan kaliksler de vard r. Bu nedenle genellikle calyx renalis minor'lar n say s, papilla renalis'lerden biraz daha azd r. Calix renalis minorlar n birkaç birleflerek calyx renalis major'u oluflturur. Bunlar da pelvis renalis'e aç l r. Pelvis renalis, k smen sinus renalis'in içinde, k smen de d - fl nda yer al r. Ön-arka yönde biraz bas k huni fleklinde olan pelvis renalis, birinci lumbal omurun spinal ç k nt s hizas nda ureter ile birleflir. Ureter Yaklafl k cm uzunlu undad r. Ancak, sa böbre in biraz afla da bulunmas nedeniyle, sa ureter sol ureterden 1 cm kadar daha k sad r. Kal n duvarl olan ureterin lümeni baz bölümlerinde 1 mm, baz bölümlerinde de 10 mm kadard r. M. psoas major'un önünde ve peritonun arkas nda olmak üzere, yukar dan afla ya ve biraz da mediale do ru uzanarak pelvis bofllu una girer. Burada mesanenin fundus k sm na aç l r. Ureter peritoneum'a daha s k yap flm flt r. Bu nedenle peritoneum kald r ld nda onunla birlikte gelir. Ureter, pars abdominalis ve pars pelvica olmak üzere iki bölümden oluflur. Bu bölümler hemen hemen birbirine eflit uzunluktad r. Pars abdominalis: Ureter'in pelvis renalis ile linea terminalis aras nda uzanan bölümüdür. Bu bölüm, m. psoas major'un medial yar s ile peritoneum aras nda, fascia subserosa içerisine gömülü olarak bulunur. A. testicularis (veya a. ovarica) bu bölümü ön taraf ndan çaprazlar. Pelvis bofllu una girerken sa taraftaki a. iliaca externa'n n bafllang ç k sm n, sol taraftaki ise a. iliaca communis'in son bölümünü önden çaprazlar. Sa ureter, v. cava inferior'un hemen lateralinde uzan r. Ön yüzü yukar dan afla - ya do ru pars descendens duodeni, a. colica dextra, a. ileocolica, radix mesenterii ve ileum'un son bölümleri ile komfludur. Sol ureter a. testicularis (ovarica), a. colica sinistra, colon sigmoideum ve mesocolon sigmoideum ile komfludur. Pars pelvica: Ureter'in linea terminalis ile mesane aras nda uzanan bölümüdür. Önce, pelvis'in lateral duvar nda, inc. ischiadica major'un ön kenar boyunca afla do ru uzan r. Peritoneum ile örtülü olan bu bölüm, a. iliaca interna'n n ön taraf nda, a. obturatoria, n. obturatorius, a. vesicalis inferior ve a. rectalis media'n n da medialinde bulunur. Spina ischiadica hizas nda yön de ifltirerek, mediale do ru uzan r ve mesanenin fundus k sm na girer. Ureter burada erkeklerde vesicula seminalis'in üst bölümünün ön taraf nda bulunur ve ductus deferens'i arkadan çaprazlar. Ureter'in son bölümü mesane venleri taraf ndan sar lm fl durumdad r. Ureter, sonunda mesane duvar na girer ve burada yaklafl k 2 cm oblik olarak uzan r. Mesanenin iç yüzündeki trigonum vesici'nin d fl köflesinde bulunan yar k fleklindeki ostium ureteris arac l ile mesaneye aç l r. Dolu mesanede ostium ureteris'ler aras ndaki uzakl k 5 cm kadard r. Boflald zaman bu uzakl k yar yar ya azalarak 2,5 cm ye iner. Baz kaynaklarda mesane duvar içinde uzanan ureter bölümüne, pars intramuralis denilmektedir. Bu bölüm mesane duvar nda oblik olarak uzanmas nedeniyle, mesane doldukça ön ve arka duvarlar birbirine yaklaflarak bir kapak vazifesi görürler. Bu nedenle mesanedeki idrar n, tekrar ureter'e geçmesi engellenmifl olur. Kad nlarda ureter'in pars pelvica's n n komfluluklar farkl d r. Pelvis duvar nda ovarium'un arkas nda uzan r. Bu nedenle fossa ovarica'n n arka s n r n oluflturur.

42 KRAN AL S N RLER (NERVI CRANIALES) Kranial sinirlerin beyin içindeki bölümleri 12 çift kranial sinir bulunur ve bunlar n hepsi beyinle ba lant l olup kafa iskeletindeki delik veya yar klardan geçerek, X. (n. vagus) hariç olmak üzere, hepsi kafa ve boyunda da l rlar. X. kafa çifti, gö üs ve kar n organlar nda da da l r. Kranial sinirler Romen rakamlar yla gösterilebildi i gibi, özel isimleriyle de belirlenirler. Bunlar: I. Nn. olfactorii II. N. opticus III. N. oculomotorius IIV. N. trochlearis V. N. trigeminus VI. N. abducens VII. N. facialis VIII. N. vestibulocochlearis IX. N. glossopharyngeus X. N. vagus XI. N. accessorius XII. N. hypoglossus Kranial sinirlerin genel olarak içerdikleri lif çeflitleri N. trochlearis, n. abducens, n. accessorius ve n. hypoglossus sadece somatomotor; n. trigeminus sensitif ve somatomotor; n. oculomotorius somatomotor ve parasimpatik; n. facialis, n. glossopharyngeus ve n. vagus da sensitif, somatomotor ve parasimpatik lifler içerir. Kranial sinirlerin motor (veya efferent) lifleri, beyin sap nda (truncus encephali) bulunan sinir hücrelerinin aksonlar d r. Bu sinirlerin hücre gövdeleri, beyinde belirli gruplar oluflturarak, motor (somatomotor, visseromotor ve sekretomotor) liflerin ç - k fl merkezleri olan çekirdekleri (nucleus) olufltururlar. Her bir somatomotor sinir hücresi uzant lar ile birlikte, bir alt motor nöron olarak tan mlan r. Kranial sinirlerdeki böyle bir nöron, medulla spinalis'in ön boynuzunda bulunan motor nöronlar n karfl l d r. Kranial sinirlerdeki motor nöronlar emirleri, tr. corticonuclearis (corticobulbaris) vas tas yla beyin korteksinden al r. Tr. corticonuclearis, gyrus precentralis'in (4. saha) alt k smlar ile gyrus postcentralis'in buraya komflu k s mlar ndaki pyramidal hücrelerden bafllar. Corona radiata'da afla- do ru inerek, capsula interna'n n genu'sundan geçer. Crus cerebri'de (mesencephalon), tr. corticospinalis'in hemen medialinde seyreder. Bu yolun lifleri, ya do rudan do ruya veya bir ara nöron vas tas yla, alt motor nöronla sinaps yapar. Böylece korteksten ç kan bir impuls, 3 nöronla effektör organa ulafl r. Bunlardan tr. corticonucleaaris'i oluflturan lifler 1. nöronu (üst motor nöron), ara nöronlar 2. nöronu ve kranial sinirin motor nöronlar da 3. nöronu (alt motor nöron) olufltururlar. Tr. corticonuclearis'i oluflturan liflerin büyük bir k sm, kranial sinirin motor çekirdeklerine gelmeden önce orta hatt çaprazlayarak karfl taraf n, bir k sm da ayn taraf n çekirde indeki sinir hücreleri ile sinaps yapar. Böylece bir kranial sinirin motor çekirde i, her iki taraf n korteksi ile de ba lant kurmufl olur (bilateral=iki tarafl innervasyon). N. facialis'in yüzün alt k sm n innerve eden bölümü ile n. hypoglossus un m. genioglossus'u innerve eden bölümü, sadece karfl taraf (kontralateral=tek ve karfl taraf) korteksle ba lant kurar. Bu ba lant flekilleri klinik aç dan önemlidir, çünkü tek tarafl korteks harabiyetinde m. genioglossus ve yüzün alt k sm ndaki kaslar, sadece karfl tarafta felç olur. Hatta sadece kortekste de il, sinaps yapaca çekirdek seviyesine kadar herhangi bir yerde harabiyet oldu unda, ayn klinik tablo ortaya ç kar. Çaprazdan sonra bir harabiyet oldu unda, elbetteki harabi- 323

43 324 ANATOM yetin oldu u taraftaki kaslarda felç görülür. Bunun d fl ndaki sinirlerin motor çekirdekleri, iki taraf n (bilateral) korteksi ile ba lant l oldu u için, tek taraf n korteksinin harabiyetinden pek fazla etkilenmezler. Alt motor nöronlardan sadece n. trochlearis'e ait olanlar çapraz yapar. Bu nedenle alt motor nöron seviyesindeki bir harabiyette n. trochlearis hariç, felç ayn taraf kaslarda görülür. Yukar da da belirtildi i gibi sadece n. trochlearis'in lifleri çapraz yapt için, karfl taraf kaslar etkilenecektir. Kranial sinirlerin sensitif liflerinin sinir gövdeleri (ç k fl merkezi) beynin d fl nda bulunan bir ganglion (ggl. semilunare, ggl. geniculi ve ggl. superius ve inferius gibi) veya burun mukozas, göz veya kulak gibi organlar n içinde bulunur. Kranial sinirlerin ganglionlar, spinal sinirlerin arka köklerindeki ggl. spinale'lerin benzeridir. Bu ganglionlardaki hücreler 1. nörondur. 1. nöronlar n santral uzant lar beyne sokularak buradaki terminal çekirdekleri oluflturan hücrelerle (2. nöron) sinaps yaparlar. kinci nöron aksonlar orta hatt çaprazl yarak karfl tarafa geçer, burada thalamus'un nuc. ventralis posteromedialis indeki hücrelerle (3. nöron) sinaps yaparlar. Üçüncü nöronlar da beyin korteksinde (3., 1. ve 2. sahalar) sonlan rlar. Her kranial sinir yukar da izah edildi i gibi basit yap ve seyire sahip de ildir. N. facialis, n. vagus ve n. glossopharyngeus gibi baz sinirlerde visseromotor (visseral efferent-parasimpatik) lifler ve tad lifleri (spesifik afferent) bulunur. Bunlar da s ras geldikçe izah edece iz. I. Nervus olfactorius Burun bofllu unda concha nasalis superior'un üst k sm, bunun üstünde kalan d fl duvar, burun bofllu u tavan ve burun bölmesinin üst k sm n örten mukoza bölümüne, koku ile ilgili olmas nedeniyle regio olfactoria denilir. Koku reseptörleri küçük sinir hücreleri olup, regio olfactoria'daki mukoza içinde bulunur. Bu hücrelerin, burun mukozas n n yüzeyine uzanan periferik, bir de derinine uzanan ince santral uzant s bulunur. Periferik uzant lardan ç kan k sa tüycükler (cilia), burun mukozas ndan burun bofllu una do ru uzan rlar. Bu tüycükler, havada bulunan koku zerrelerine karfl duyarl d r. nce santral uzant lar nn. olfactorii'yi olufltururlar. Bu liflerin oluflturdu u demetler, os ethmoidale'deki deliklerden (foramina cribrosa) geçerek kafa iskeleti bofllu una girer ve bulbus olfactorius'da nöron de ifltirir. Bu sinirin lifleri myelinsiz olup, Schwann hücreleri ile kapl d r. Bulbus olfactorius: Fossa cranii anterior'da crista galli'nin her iki yan nda ve os ethmoidale'nin lamina cribrosa's üzerinde bulunan ovalimsi bir yap olup, çok çeflitli sinir hücreleri içerir. Bunlar n en büyü- ü mitral hücrelerdir ve burun mukozas ndan gelen sinir uzant lar ile sinaps yaparak glomerül olarak isimlendirilen yuvarlak yap lar oluflturur. Mitral hücreler ayr - ca daha küçük olan granüler ve tüylü hücrelerle de sinaps yapar. Ayr ca bulbus olfactorius tractus olfactorius ve commissura anterior arac l ile karfl taraf n bulbus olfactorius'u ile de ba lant kurar. Tractus olfactorius: Bulbus olfactorius'un arka ucundan ç kan dar bir flerit fleklindeki bu lif demeti, frontal lobun alt yüzündeki sulcus olfactorius içinde bulunur. çerdi i lifler, bulbus olfactorius'daki mitral ve tüylü hücrelerin santral uzant lar d r. Yine yukar da da izah edildi i gibi commissura anterior'dan geçerek her iki taraf n bulbus olfactorius'unu birbirine ba layan lifler de bulunur. (Genifl bilgi için bk. s. 320) Tractus olfactorius, substantia perforata anterior'a geldi inde, stria olfactoria lateralis ve medialis denilen kollar na ayr l r. Stria olfactoria lateralis bafll ca periamigdaloid ve prepiriform sahaya gider. Stria olfactoria medialis'deki lifler, commissura anterior'dan karfl tarafa geçerek, karfl taraf n bulbus olfactorius'una gider. Periamygdaloid ve prepiriform sahalar kortikal primer koku merkezi olarak bilinir. Entorinal saha (28. saha) gyrus parahippocampalis'in bir bölümü olup, pirimer koku merkezinden çok say da ba lant al r ve sekonder koku merkezi olarak bilinir. Bu sahalar kokunun alg land (idrak edildi- i) yerdir. Koku duyusu, di er duyulardan

44 MERKEZ S N R S STEM 325 farkl olarak thalamus'a u ramaks z n iki nöronla merkeze ulafl r. II. Nervus opticus N. opticus'u oluflturan lifler, gözün iç tabakas nda (pars optica retina) bulunan multipolar ganglion hücrelerinin santral uzant lar d r. Myelinli olan bu lifler, Schwann hücrelerinden ziyade oligodentrocyt'lerden oluflan bir k l fla sar lm flt r. N. opticus, canalis opticus'dan kafa bofllu- una girer. N. opticus'da nereden kaynakland henüz bilinmeyen efferent lifler de vard r. Chiasma opticum: Chiasma opticum'un, ön-d fl köflesi n. opticus ile, arka-d fl köflesi de tractus opticus ile birleflir. Her bir gözün retina ve macula's n n nazal yar lar ndan gelen lifler, chiasma opticum'un orta k sm nda çaprazlaflarak karfl taraf n, temporal yar lar ndan gelen lifler ise, çaprazlaflmadan ayn taraf n tr. opticus'unda seyrederler. Böylece, örne in sa taraf n nazal yar s ile sol taraf n temporal yar s, sol tr. opticus'da seyreder (fiek. 43, 44, 45). Tractus opticus: Chiasma opticum'un arka-d fl köflelerinden ç kar ve arkaya-d fla do ru crus cerebri etraf nda dolanarak corpus geniculatum laterale ile birleflir. Lif- Sol temporal Sol nazal Görme alan Sa nazal Sa temporal Burun Fovea centralis N. opticus Chiasma opticum Tractus opticus Pedunculus cerebri Corpus geniculatum laterale Radiatio optica Sulcus calcarinus Sol kortikal görme alan Sa kortikal görme alan fiekil 43. Görme yollar.

45 326 ANATOM lerinin ço u burada sinaps yapar, fl k refleksi ile ilgili olan az bir bölümü ise buradan kesilmeksizin geçerek nuc. pretectalis ve colliculus superior'da sinaps yapar (fiek. 43, 44, 45, 46). Corpus geniculatum laterale: Pulvinar thalami'nin d fl k sm nda bulunan küçük ovalimsi bir kabart d r. Burada, tractus opticus'u oluflturan 3. nöronun sinaps yapt - 6 tabakal bir yap vard r. Buradan bafllayan 4. nöronlar arkaya do ru radiatio optica olarak uzan r (fiek. 43, 44, 45). Radiatio optica: Corpus geniculatum laterale'deki sinir hücrelerinin aksonlar d r. Capsula interna'n n pars retrolenticularis'inden geçerek, sulcus calcarinus'un üst ve alt k sm ndaki kortikal görme merkezine (17. saha) projekte olurlar. Görme assosiasyon sahalar (18. ve 19. sahalar) objeleri tan ma ve renkleri ay rt etme merkezleridir (fiek. 43, 44, 45). Görme yolu nöronlar ve binoküler görme: Retina'dan kortikal görme merkezine duyular 4 nöron arac l ile ulafl r. 1. nöron: Koni ve çubuk fleklindeki fotoreseptör nöronlar olup, pars optica retina'n n en derin kat nda bulunurlar. 2. nöron: Retina'daki bipolar ganglion hücreleri olup, koni ve çubuk fleklindeki hücreleri, multipolar ganglion hücrelerine ba larlar. 3. nöron: Multipolar ganglion hücreleridir. Pars optica retina'n n en yüzeyel kat nda bulunur ve orta kat nda bulunan bipolar ganglion hücrelerini corpus geniculatum laterale'ye ba larlar. 4. nöron: Corpus geniculatum laterale'den ç k p kortikal görme merkezine uzanan nöronlard r. Binoküler görmede sa ve sol görme alanlar (görülen cisim) (fiek. 43) her iki retinaya da projekte olur. Sa görme alan ndaki bir objenin görüntüsü sa retina'n n Burun M. rectus medialis M. sphincter pupillae N. ciliaris brevis Ggl. ciliare Frontal göz sahas Nuc. pretectalis Colliculus superior Mesencephalon Radiatio optica Nuc oculomotorius accessorius (autonomicus) Edinger-Westphal Kortikal görme alan Nuc. nervi oculomotorii (somatomotor) fiekil 44. Görme yollar.

46 MERKEZ S N R S STEM 327 nasal, sol retinan n da temporal yar lar na projekte olur. Buralardan ç kan aksonlar, sol tr. opticus içinde seyrederler. Böylece sa görme alan ndan gelen duyular sol corpus geniculatum lateraleden geçerek sol kortikal görme merkezine, sol görme alan ndan gelen duyular ise sa kortikal görme merkezine projekte olurlar. Üst görme alan ndan retina'n n alt k sm na gelen duyular, sulcus calcarinus'un alt yar s na, alt görme alan ndan gelenler ise sulcus calcarinus'un üst yar s na projekte olurlar. Macula, 17. sahan n (sulcus calcarinus'un üst ve alt k s mlar ) arka k sm na, retina'n n periferik ön k sm ise 17. saha'n n ön k sm na projekte olurlar. Görme refleksleri Direkt ve endirekt fl k refleksi: Bir gözü kapat p di er göze fl k tutarsak, her iki göz pupilla's n n darald n görürüz. Ifl - n tutuldu u gözün pupilla's n n daralmas na direkt, kapal göz pupilla's n n daralmas na ise indirekt fl k refleksi denilir. Ifl k n. opticus, chiasma opticum ve tr. opticus'la fl k refleks merkezlerine eriflir. Daha önce de belirtildi i gibi, tr. opticus'daki bir k s m lifler corpus geniculatum laterale'de sinaps yapmadan colliculus superior ve bunun hemen önünde bulunan nuc. pretectalis'e geçer. Nuc. pretectalis'te sinaps yapt ktan sonra her iki taraf n nuc. Sol görme alan Temporal Sol Sa Nazal Nazal Temporal Sa görme alan 1 1 N. opticus 1 (Periferik k sm ) 2 3 Chiasma opticum Tr. opticus Corpus geniculatum laterale 5 6 Radiatio optica Sa tarafta retrobulbar neuritis nedeniyle oluflan sa periferik körlük. 2- Sa n. opticus un kesilmesi sonucu sa total körlük. 3- Chiasma opticum un sa yar s kesildi inde sa nazal hemianopsi oluflur. 4- Chiasma opticum un sagittal yönde tam kesilmesinde bitemporal hemianopsi oluflur. 5- Sa tractus opticus un kesilmesi sonucunda sol temporal ve sa nazal hemianopsi oluflur. 6- Sa radiastio optica n n kesilmesi durumunda, 5. kesinin ayn s oluflur. 7- Sa kortikal görme alan n n harabiyetinde 5. ve 6. kesilerde görülen durum oluflur. fiekil 45. Görme yollar n n harabiyeti durumunda ortaya ç kan bozukluklar.

ANATOMİ UYGULAMA KİTABI

ANATOMİ UYGULAMA KİTABI ANATOMİ UYGULAMA KİTABI GENİŞLETİLMİŞ 2. BASKI Editör Prof. Dr. Hasan Basri Turgut ANATOMİ UYGULAMA KİTABI GENİŞLETİLMİŞ 2. BASKI Editör Prof. Dr. Hasan Basri Turgut NOBEL TIP KİTABEVLERİ 2014 Nobel Tıp

Detaylı

KEM K OLU UMU ki çe it kemik olu umu vardır. 1)Ba dokusu aracılı ıyla süngerimsi kemik olu umu 2)Kıkırdak doku aracılı ıyla sıkı kemik olu umu

KEM K OLU UMU ki çe it kemik olu umu vardır. 1)Ba dokusu aracılı ıyla süngerimsi kemik olu umu 2)Kıkırdak doku aracılı ıyla sıkı kemik olu umu Embriyonik evrede kıkırdak kökenlidir. Daha sonra kemiklesir. Ergin evrede bazı vücut kısımlarında kıkırdak olarak kalır (burun ucu, kulak kepçesi, soluk borusu) skelet sistemi kemikler, eklemler, ligamentler

Detaylı

ÜNİTE. TEMEL ANATOMİ Doç. Dr. İsmail MALKOÇ İÇİNDEKİLER HEDEFLER OSTEOLOJİ GENEL BİLGİLER VE VÜCUT KEMİKLERİ

ÜNİTE. TEMEL ANATOMİ Doç. Dr. İsmail MALKOÇ İÇİNDEKİLER HEDEFLER OSTEOLOJİ GENEL BİLGİLER VE VÜCUT KEMİKLERİ HEDEFLER İÇİNDEKİLER OSTEOLOJİ GENEL BİLGİLER VE VÜCUT KEMİKLERİ Kemikler Hakkında Genel Bilgiler Kemiklerin Sınıflandırılması Skeleton Axiale Cranium Kemikleri Columna Vertebralis Os Hyoideum Thorax Skeleton

Detaylı

EKLEMLER. Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP Yrd. Doç. Dr. Önder AYTEKİN

EKLEMLER. Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP Yrd. Doç. Dr. Önder AYTEKİN EKLEMLER Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP Yrd. Doç. Dr. Önder AYTEKİN EKLEM NEDİR? Vücudumuzdaki kemikler birbirleri ile eklemler vasıtasıyla birleşirler. Eklemleşen kemiklerin yüzeyleri çoğunlukla bir kıkırdak

Detaylı

Sağlık Bilimleri İçin ANATOMİ. Prof. Dr. Dr. Gürsel ORTUĞ

Sağlık Bilimleri İçin ANATOMİ. Prof. Dr. Dr. Gürsel ORTUĞ Sağlık Bilimleri İçin ANATOMİ Prof. Dr. Dr. Gürsel ORTUĞ 2018 Sağlık Bilimleri İçin ANATOMİ ISBN: 978-605-9160-67-4 Tüm hakları saklıdır. 5846 ve 2936 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası gereği; bu kitabın

Detaylı

OSSA CARPİ (El Bileği Kemikleri)

OSSA CARPİ (El Bileği Kemikleri) OSSA CARPİ (El Bileği Kemikleri) Distal yöndekiler, Lateralden-Mediale: 1) Os trapezium2) Os trapezoideum3) Os capitatum4) Os hamatum Proksimal yöndekiler Lateralden-Mediale: 1) Os scaphoideum2) Os lunatum3)

Detaylı

OMURGA Omurganın kavisleri Skolyoz Tipik Bir Vertebra da (Omur) Bulunan Anatomik Yapılar

OMURGA Omurganın kavisleri Skolyoz Tipik Bir Vertebra da (Omur) Bulunan Anatomik Yapılar iskelet sistemi 1 KAFATASI Kranyum kemikleri Calvaria (kafa kubbesi) kemikleri Arcus superciliaris (kaş arkı) Frontal kemik önden görünüm Etmoidal kemik ve ilgili yapılar Sfenoidal kemik üstten görünüm

Detaylı

OMURGA Omurganın kavisleri Skolyoz Tipik Bir Vertebra da (Omur) Bulunan Anatomik Yapılar

OMURGA Omurganın kavisleri Skolyoz Tipik Bir Vertebra da (Omur) Bulunan Anatomik Yapılar iskelet sistemi 1 KAFATASI Kranyum kemikleri Calvaria (kafa kubbesi) kemikleri Arcus superciliaris (kaş arkı) Frontal kemik önden görünüm Etmoidal kemik ve ilgili yapılar Sfenoidal kemik üstten görünüm

Detaylı

2017 / 2018 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 4 (TIP 142) TEMEL TIP BİLİMLERİNE GİRİŞ IV

2017 / 2018 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 4 (TIP 142) TEMEL TIP BİLİMLERİNE GİRİŞ IV 2017 / 2018 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 4 (TIP 142) TEMEL TIP BİLİMLERİNE GİRİŞ IV KURUL IV KOORDİNATÖRÜ: Yard. Doç. Dr. Aslı Zengin Türkmen Başlama Tarihi: 02.04.18 Bitiş Tarihi: 25.05.18 Kurul süresi

Detaylı

KAFATASI Kranyum eklemleri Articulatio temporomandibularis (temporomandibular eklem) Ligamentum sphenomandibulare Ligamentum stylomandibulare

KAFATASI Kranyum eklemleri Articulatio temporomandibularis (temporomandibular eklem) Ligamentum sphenomandibulare Ligamentum stylomandibulare eklem sistemi 1 2 3 KAFATASI Articulatio temporomandibularis (temporomandibular Ligamentum sphenomandibulare Ligamentum stylomandibulare OMURGA Atlantooksipital eklem Atlantoaksiyel eklemler Symphysis

Detaylı

ÜNİTE. TEMEL ANATOMİ Yrd. Doç. Dr. Papatya KELEŞ İÇİNDEKİLER HEDEFLER EKLEMLER (ARTICULATIONES)

ÜNİTE. TEMEL ANATOMİ Yrd. Doç. Dr. Papatya KELEŞ İÇİNDEKİLER HEDEFLER EKLEMLER (ARTICULATIONES) HEDEFLER İÇİNDEKİLER EKLEMLER (ARTICULATIONES) Eklemler Hakkında Genel Bilgiler Eklemlerin Gruplandırılması Vücudumuzda Bulunan Eklemler TEMEL ANATOMİ Yrd. Doç. Dr. Papatya KELEŞ Bu üniteyi çalıştıktan

Detaylı

FOSSA TEMPORALIS DR. A. MURAT ÖZER ŞUBAT 2019

FOSSA TEMPORALIS DR. A. MURAT ÖZER ŞUBAT 2019 FOSSA TEMPORALIS DR. A. MURAT ÖZER ŞUBAT 2019 FOSSA TEMPORALIS FOSSA TEMPORALIS FOSSA TEMPORALIS SINIRLARI Linea temporalis superior Os zygomaticum proc. Frontalis Arcus zygomaticus FOSSA TEMPORALIS TABANI

Detaylı

ÜNİTE TIBBİ TERMİNOLOJİ OSTEOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER. Doç. Dr. İsmail MALKOÇ

ÜNİTE TIBBİ TERMİNOLOJİ OSTEOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER. Doç. Dr. İsmail MALKOÇ HEDEFLER İÇİNDEKİLER OSTEOLOJİ Kemikler Hakkında Genel Bilgiler Extremite Kemikleri Üst Extremite Kemikleri Alt Extremite Kemikleri Cranium Kemikleri Neurocranium Kemikleri Splanchnocranium Kemikleri Omurga

Detaylı

AKSİYAL İSKELET SİSTEMİ (STERNUM, COSTAE VE CRANİUM) Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP Yrd. Doç. Dr. Önder AYTEKİN

AKSİYAL İSKELET SİSTEMİ (STERNUM, COSTAE VE CRANİUM) Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP Yrd. Doç. Dr. Önder AYTEKİN AKSİYAL İSKELET SİSTEMİ (STERNUM, COSTAE VE CRANİUM) Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP Yrd. Doç. Dr. Önder AYTEKİN COSTAE (Kaburgalar) İlk 7 costa, sternum ile costal kıkırdaklar sayesinde eklemleşirken, 8,9

Detaylı

eklem sistemi KAFATASI Kranyum Eklemleri Temporomandibular Eklem

eklem sistemi KAFATASI Kranyum Eklemleri Temporomandibular Eklem eklem sistemi 1 KAFATASI Kranyum Eklemleri Temporomandibular Eklem 2 OMURGA Atlantooksipital Eklem Atlantoaksiyel Eklemler Symphysis Intervertebralis Articulationes Zygapophysiales 3 ÜST EKSTREMİTE Sternoklaviküler

Detaylı

Hareket, Cerrahi, Ortopedi DERS 2

Hareket, Cerrahi, Ortopedi DERS 2 Hareket, Cerrahi, Ortopedi DERS 2 Osteoloji; Yunanca osteon: kemik, logos: bilim, terimlerinin birleşmesini ifade eder. Latince (os) terimi özel kemiklerin isimlendirilmesinde kullanılır. Örneğin; os coxae.

Detaylı

Foramen infraorbitale (göz boşluğunun altındaki delik) Sinus maxillaris (üst çene kemiği içerisindeki boşluk) Bregma Lambda Os hyoideum (dil kemiği)

Foramen infraorbitale (göz boşluğunun altındaki delik) Sinus maxillaris (üst çene kemiği içerisindeki boşluk) Bregma Lambda Os hyoideum (dil kemiği) iskelet sistemi 1 KAFATASI Ossa cranii (kranyum kemikleri) Calvaria (kafa kubbesi) kemikleri Os frontale komşuluk Arcus superciliaris (kaş arkı) Os frontale önden görünüm Os ethmoidale ve ilgili yapılar

Detaylı

ALT TARAF EKLEMLERİ DOÇ. DR. ERCAN TANYELİ

ALT TARAF EKLEMLERİ DOÇ. DR. ERCAN TANYELİ ALT TARAF EKLEMLERİ DOÇ. DR. ERCAN TANYELİ A) Alt taraf kavşağı eklemleri 1- Art. sacroiliaca 2- Symphysis pubica B) Serbest alt taraf eklemleri 1- Art.coxae (kalça eklemi) 2- Art.genus (diz eklemi) 3-

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM I SIRT BÖLÜM II GÖĞÜS. ABDOMEN (Karın) BÖLÜM III

İÇİNDEKİLER BÖLÜM I SIRT BÖLÜM II GÖĞÜS. ABDOMEN (Karın) BÖLÜM III İÇİNDEKİLER BÖLÜM I SIRT ŞEKİL 1. Sırt Kasları- Yüzeysel tabaka 1 ŞEKİL 2. Sırt Kasları- derin tabaka 2 ŞEKİL 3. Suboksipital bölge kasları 3 ŞEKİL 4. Columna vertebralis 4 ŞEKİL 5. Meninges spinales 5

Detaylı

TF 100 DÖNEM I KURULLARA GÖRE ANATOMİ DERS İÇERİKLERİ TEMEL TIP BİLİMLERİ DERS KURULU IV

TF 100 DÖNEM I KURULLARA GÖRE ANATOMİ DERS İÇERİKLERİ TEMEL TIP BİLİMLERİ DERS KURULU IV TF 100 DÖNEM I KURULLARA GÖRE ANATOMİ DERS İÇERİKLERİ TEMEL TIP BİLİMLERİ DERS KURULU IV Konu: Anatomiye Giriş Anatomi Terminolojisi Amaç: Anatominin Bilimsel tanımını kavramak, tıp eğitimindeki önemini

Detaylı

BAŞ VE BOYUN DAMARLARI

BAŞ VE BOYUN DAMARLARI BAŞ VE BOYUN DAMARLARI DR. A. MURAT ÖZER ŞUBAT 2019 BAŞ VE BOYUN ARTERLERİ A. Carotis externa Boyun, yüz ve saçlı derideki yapıların arteriel beslenmesini sağlar. Ayrıca dil ve maxilla yı da kanlandırır.

Detaylı

Anatomik Pozisyon

Anatomik Pozisyon Anatomik Pozisyon Ayakta dik duran, baş dik, yüz karşıya dönük, kollar iki yanda sarkık, avuç içleri karşıya dönük ve ayakların topuklardan bitişik olduğu pozisyona denir. 10.04.2018 65 Anatomik Düzlemler

Detaylı

Fen ve Teknoloji VÜCUDUMUZDAK S STEMLER Ünite 1

Fen ve Teknoloji VÜCUDUMUZDAK S STEMLER Ünite 1 BOfiALTIM S STEM Besinlerin hücrelerimizde kullan lmas sonucu karbondioksit, amonyak, üre, ürik asit, madensel tuz gibi vücut için zararl maddeler oluflur. Bu zararl maddelerin vücuttan uzaklaflt r lmas

Detaylı

OSSA MEMBRİ İNFERİORİS ALT EKSTREMİTE KEMİKLERİ

OSSA MEMBRİ İNFERİORİS ALT EKSTREMİTE KEMİKLERİ OSSA MEMBRİ İNFERİORİS ALT EKSTREMİTE KEMİKLERİ Alt ekstremitelere, alt taraf veya alt yanlar da denir. Alt taraflar, pelvisin (leğen) her iki yanına tutunmuş sağ ve sol olmak üzere simetrik iki sütun

Detaylı

Columna vertebralis (omurga); vücudun arka ve orta kısmında yer alır, kemikten ve kıkırdaktan oluşur ve içinde omuriliği barındırır.

Columna vertebralis (omurga); vücudun arka ve orta kısmında yer alır, kemikten ve kıkırdaktan oluşur ve içinde omuriliği barındırır. Columna vertebralis (omurga); vücudun arka ve orta kısmında yer alır, kemikten ve kıkırdaktan oluşur ve içinde omuriliği barındırır. İskeletin önemli bir bölümüdür ve temel eksenidir. Sırt boyunca uzanır

Detaylı

İSKELET YAPISI VE FONKSİYONLARI

İSKELET YAPISI VE FONKSİYONLARI İSKELET YAPISI VE FONKSİYONLARI 1- Vücuda şekil vermek 2- Kaslara bağlantı yeri oluşturmak ve hareketlerin yapılmasına olanaksağlamak 3- Vücut ağırlığını taşımak 4- Vücudun yumuşak kısımlarını korumak

Detaylı

Ürogenital sisteme giriş

Ürogenital sisteme giriş Ürogenital sisteme giriş Dr. Ayşin ÇETİNER KALE İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ ANATOMİ ANABİLİM DALI SYSTEMA UROGENITALE ORGANA URINARIA (organa uropoetica) ORGANA GENITALIA Systema genitale

Detaylı

BAŞ VE BOYUN. Cranium ve Fossa Cranii

BAŞ VE BOYUN. Cranium ve Fossa Cranii BAŞ VE BOYUN 1 Cranium ve Fossa Cranii Cranium (Kafa iskeleti): Santral sinir sistemi yapılarını içeren Neurocranium ve yüz iskeletini oluşturan Viscerocranium dan oluşur. Calvaria (Kafatası): Frontal,

Detaylı

Toraks; gövde nin boyun ile abdomen arasında yer alan parçasıdır. Toraks oniki çift kaburga, sternum, kıkırdak kaburgalar ve oniki torakal omur dan

Toraks; gövde nin boyun ile abdomen arasında yer alan parçasıdır. Toraks oniki çift kaburga, sternum, kıkırdak kaburgalar ve oniki torakal omur dan Toraks; gövde nin boyun ile abdomen arasında yer alan parçasıdır. Toraks oniki çift kaburga, sternum, kıkırdak kaburgalar ve oniki torakal omur dan oluşur. Bu kemik ve kıkırdak yapılar toraks kafesini

Detaylı

Alt extremite kemikleri üst extremiteye uygun olarak sınıflandırılmıştır.

Alt extremite kemikleri üst extremiteye uygun olarak sınıflandırılmıştır. Alt extremite kemikleri üst extremiteye uygun olarak sınıflandırılmıştır. Alt extremite kemikleri iki kalça kemiği ile omurganın kuyruk sokumu kemiği arasında oluşan pelvis (leğen kavşağı) ile başlar.

Detaylı

ÜREME SİSTEMİ (Systema genitalia)

ÜREME SİSTEMİ (Systema genitalia) ÜREME SİSTEMİ (Systema genitalia) Neslin devamında kadın genital organlarının görevi erkek genital organlarının görevinden daha komplekstir. Kadın üreme sistemine ait organlar hem dişi üreme hücresi olan

Detaylı

Toraks; gövde nin boyun ile abdomen arasında yer alan parçasıdır. Toraks oniki çift kaburga, sternum, kıkırdak kaburgalar ve oniki torakal omur dan

Toraks; gövde nin boyun ile abdomen arasında yer alan parçasıdır. Toraks oniki çift kaburga, sternum, kıkırdak kaburgalar ve oniki torakal omur dan Toraks; gövde nin boyun ile abdomen arasında yer alan parçasıdır. Toraks oniki çift kaburga, sternum, kıkırdak kaburgalar ve oniki torakal omur dan oluşur. Bu kemik ve kıkırdak yapılar toraks kafesini

Detaylı

Alt extremite kemikleri üst extremiteye uygun olarak sınıflandırılmıştır.

Alt extremite kemikleri üst extremiteye uygun olarak sınıflandırılmıştır. Alt extremite kemikleri üst extremiteye uygun olarak sınıflandırılmıştır. Alt extremite kemikleri iki kalça kemiği ile omurganın kuyruk sokumu kemiği arasında oluşan pelvis (leğen kavşağı) ile başlar.

Detaylı

ÜNİTE. TIBBİ TERMİNOLOJİ Doç. Dr. Samet KAPAKİN İÇİNDEKİLER HEDEFLER EKLEMLER

ÜNİTE. TIBBİ TERMİNOLOJİ Doç. Dr. Samet KAPAKİN İÇİNDEKİLER HEDEFLER EKLEMLER HEDEFLER İÇİNDEKİLER EKLEMLER Eklemler Hakkında Genel Bilgiler Kafa İskeleti Eklemleri Omurga Eklemleri Toraks Eklemleri Üst Ekstremite Eklemleri Alt Ekstremite Eklemleri Eklemlerle İlgili Klinik Terimler

Detaylı

BURUN (NASUS) Prof. Dr. Mürvet Tuncel. Burun solunum ve koku organıdır. Kemik ve kıkırdaktan yapılmış olup üzeri kas ve deri ile örtülüdür.

BURUN (NASUS) Prof. Dr. Mürvet Tuncel. Burun solunum ve koku organıdır. Kemik ve kıkırdaktan yapılmış olup üzeri kas ve deri ile örtülüdür. BURUN (NASUS) Prof. Dr. Mürvet Tuncel Burun solunum ve koku organıdır. Kemik ve kıkırdaktan yapılmış olup üzeri kas ve deri ile örtülüdür. Yapısı iki kısımda incelenir: - Nasus externus (dış burun) - Cavitas

Detaylı

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi. Prof. Dr. Demir Budak Dekan

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi. Prof. Dr. Demir Budak Dekan DERS KURULU YÜRÜTME KURULU DÖNEM I KOORDİNATÖRÜ: Prof. Dr. Mine KÜÇÜKER İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 / 2016

Detaylı

ÜRİNER SİSTEMİ. Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP Yrd. Doç. Dr. Önder AYTEKİN

ÜRİNER SİSTEMİ. Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP Yrd. Doç. Dr. Önder AYTEKİN ÜRİNER SİSTEMİ Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP Yrd. Doç. Dr. Önder AYTEKİN ÜRİNER SİSTEM Vücutta, hücresel düzeyde gerçekleşen kimyasal olaylar sonucunda ortaya çıkan başta üre olmak üzere diğer atık maddeler

Detaylı

VÜCUDUN TEMEL PARÇALARI. 1) Baş-boyun 2)Gövde 3)Ekstremiteler (Kollar ve bacaklar)

VÜCUDUN TEMEL PARÇALARI. 1) Baş-boyun 2)Gövde 3)Ekstremiteler (Kollar ve bacaklar) VÜCUDUN TEMEL PARÇALARI 1) Baş-boyun 2)Gövde 3)Ekstremiteler (Kollar ve bacaklar) 1)BAŞ a)yüz b)kranium (Kafatası) 2) GÖVDE a)toraks (Göğüs kafesi) b)karın 3) EKSTREMİTELER a)üst ekstremiteler b)alt ekstremiteler

Detaylı

ANATOMİK TERMİNOLOJİLERLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER VE HATIRLATMALAR. YRD. DOÇ.DR. Kadri KULUALP YRD. DOÇ. DR. Önder AYTEKİN

ANATOMİK TERMİNOLOJİLERLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER VE HATIRLATMALAR. YRD. DOÇ.DR. Kadri KULUALP YRD. DOÇ. DR. Önder AYTEKİN ANATOMİK TERMİNOLOJİLERLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER VE HATIRLATMALAR YRD. DOÇ.DR. Kadri KULUALP YRD. DOÇ. DR. Önder AYTEKİN Kemiklerle İlgili Terimler Apex: Tepe Basis: Taban Canalis: Kanal Canaliculus:

Detaylı

VETERİNER ANATOMİ İÇİNDEKİLER

VETERİNER ANATOMİ İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER Genel Bilgi... 1 Vertebratae (omurgalılar)... 2 Mammalia (memeliler)... 2 Aves (Kanatlılar)... 2 Vücut düzlemleri... 3 Yön belirten bazı önemli terimler... 3 Vücut kısımları... 4 Chondrologia...

Detaylı

Pars libera membri superioris

Pars libera membri superioris Pars libera membri superioris Kol, önkol ve el iskeletini oluşturan kemiklerin tümüne birden bu isim verilir. HUMERUS (KOL KEMİ Ğ İ ) Üst ekstremitenin en uzun ve en kalın kemiğidir. Bir proksimal uç,

Detaylı

İnsan vücudu topografik olarak baş-boyun, gövde ve ekstremitelere ayrılarak incelenir. Sistematik anatomide hareket sistemi oluşumlarının işlenişinin

İnsan vücudu topografik olarak baş-boyun, gövde ve ekstremitelere ayrılarak incelenir. Sistematik anatomide hareket sistemi oluşumlarının işlenişinin İSKELET KEMİKLERİ İnsan vücudu topografik olarak baş-boyun, gövde ve ekstremitelere ayrılarak incelenir. Sistematik anatomide hareket sistemi oluşumlarının işlenişinin temeli bu ayırıma dayanır. Baş-boyun

Detaylı

LOKOMOTOR SİSTEM ANATOMİSİ ÖRNEK SORULAR (EKLEM-KAS) BİRİNCİ BÖLÜM

LOKOMOTOR SİSTEM ANATOMİSİ ÖRNEK SORULAR (EKLEM-KAS) BİRİNCİ BÖLÜM LOKOMOTOR SİSTEM ANATOMİSİ ÖRNEK SORULAR (EKLEM-KAS) BİRİNCİ BÖLÜM.En hareketli sinovial eklem tipini işaretleyiniz. a) Ginglymus d) Art. trochoidea b) Art. spheroidea e) Art. plana c) Art. sellaris. Üst

Detaylı

OSSA MEMBRI PELVINI. v Cingulum membri pelvini Ossa Coxarum v Femur v Patella v Ossa cruris v Ossa tarsi v Ossa metatarsalia v Ossa digitorum pedis

OSSA MEMBRI PELVINI. v Cingulum membri pelvini Ossa Coxarum v Femur v Patella v Ossa cruris v Ossa tarsi v Ossa metatarsalia v Ossa digitorum pedis OSSA MEMBRI PELVINI v Cingulum membri pelvini Ossa Coxarum v Femur v Patella v Ossa cruris v Ossa tarsi v Ossa metatarsalia v Ossa digitorum pedis OSSA COXAE OS ILIUM OS PUBİS OS ISCHII OS ILIUM Corpus

Detaylı

DOKULAR BÖLÜM. Bu Bölümü Çal flt ktan Sonra Neler Ö renece iz? Doku kavram n, Doku çeflitlerini, Hayvansal dokular, Bitkisel dokular ö renece iz.

DOKULAR BÖLÜM. Bu Bölümü Çal flt ktan Sonra Neler Ö renece iz? Doku kavram n, Doku çeflitlerini, Hayvansal dokular, Bitkisel dokular ö renece iz. BÖLÜM 6 DOKULAR Bu Bölümü Çal flt ktan Sonra Neler Ö renece iz? Doku kavram n, Doku çeflitlerini, Hayvansal dokular, Bitkisel dokular ö renece iz. KONULAR Dokunun tan m Hayvansal dokular Epitel doku, ba

Detaylı

Omuz kemeri kemikleri Clavicula (köprücük kemiği)

Omuz kemeri kemikleri Clavicula (köprücük kemiği) Üst ekstremite kemikleri omuz hizasında kürek kemiği ve köprücük kemiğinden oluşan omuz kemeri kemikleri ile başlar. Diğer üst ekstremite kemikleri, humerus (pazu kemiği, kol kemiği), antebrachium (radius

Detaylı

Diz ekleminin hareketleri; fleksiyon ve ekstansiyon hareketleridir.

Diz ekleminin hareketleri; fleksiyon ve ekstansiyon hareketleridir. Articulatio coxae (kalça eklemi); articulatio spheroidea tipi eklemdir. Labrum articulare si (labrum acetabulare) vardır. Os coxa ile femur başı arasındadır. Bağları; capsula articularis, zona orbicularis,

Detaylı

Dr. Ayşin Çetiner Kale

Dr. Ayşin Çetiner Kale Dr. Ayşin Çetiner Kale Fascia superficialis- Camper fasyası Üst (dış) yaprak Yağ dokusundan zengin Scrotum da yağ dokusunu kaybeder ve düz kas liflerinden zenginleşerek, scrotum a buruşuk görünümünü veren

Detaylı

KASLAR (MUSCLE) 6. HAFTA. Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP Yrd. Doç. Dr. Önder AYTEKİN

KASLAR (MUSCLE) 6. HAFTA. Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP Yrd. Doç. Dr. Önder AYTEKİN KASLAR (MUSCLE) 6. HAFTA Yrd. Doç. Dr. Kadri KULUALP Yrd. Doç. Dr. Önder AYTEKİN KAS (MUSCLE) Hareket sisteminin aktif elemanları kaslardır. Kasın Latincesi, küçük fare anlamına gelen Musculus sözcüğüdür.

Detaylı

Articulatio sternoclavicularis (sternoklaviküler eklem)

Articulatio sternoclavicularis (sternoklaviküler eklem) Articulatio sternoclavicularis (sternoklaviküler eklem); articulatio sellaris tipi eklemdir. Discus articularis i (eklem diski) vardır. Manubrium sterni ile clavicula nın (köprücük kemiği) extremitas sternalis

Detaylı

Systema Respiratorium

Systema Respiratorium SOLUNUM SİSTEMİ NASUS Systema Respiratorium 2005-2005 LARYNX 1 PULMO Prof. Dr. Mehmet YILDIRIM İ.Ü. Cerrahpaşa TIP Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı CANLILAR ALEMİNDE SOLUNUMUN TEMEL DÜZENLENİŞİ İNSAN Ductus

Detaylı

Solunum yolları Solunum yolları

Solunum yolları Solunum yolları Solunum yolları Üst solunum yolları; nasus (burun), pars nasalis pharyngis (burun yutağı) ve larynx (gırtlak) şeklinde, Alt solunum yolları; trachea (soluk borusu), bronşlar (büyük hava yolları), akciğerler

Detaylı

EKLEM Dicle Aras. Eklem, eklem türleri, eklem içi oluşumlar, insan vücudundaki eklemler

EKLEM Dicle Aras. Eklem, eklem türleri, eklem içi oluşumlar, insan vücudundaki eklemler EKLEM Dicle Aras Eklem, eklem türleri, eklem içi oluşumlar, insan vücudundaki eklemler Eklem İki veya daha fazla kemiğin eklem yüzeylerinin bir araya gelmesiyle oluşan yapılardır. Arthrologia artroloji.

Detaylı

Anatomi Ders Notları

Anatomi Ders Notları REGİONES CORPORİS ( VÜCUT BÖLGELERİ) İ OLUŞTURAN OLUŞUMLAR Regiones capitis Regiones colli Regiones pectoris Regiones abdominis Regiones dorsi Regiones membri thoracici Regiones membri pelvini REGİONES

Detaylı

içindekiler Bölüm 1 - AnATOMiYe GiriŞ Bölüm 2 - iskelet SiSTeMi

içindekiler Bölüm 1 - AnATOMiYe GiriŞ Bölüm 2 - iskelet SiSTeMi içindekiler Bölüm 1 - ANATOMİYE GİRİŞ 1.1. GENEL BİLGİLER...3 1.1.1. Anatominin Tanımı...3 1.1.2. Anatominin Kısımları...3 1.2. ANATOMİK TERİMLER VE AÇIKLAMALARI...4 1.2.1. Anatomik Pozisyon...4 1.2.2.

Detaylı

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Demir Budak Dekan

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Demir Budak Dekan İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 / 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 4 (TIP 142) TEMEL TIP BİLİMLERİNE GİRİŞ

Detaylı

ÜST TARAF KEMİKLERİ OSSA MEMBRI SUPERIORIS

ÜST TARAF KEMİKLERİ OSSA MEMBRI SUPERIORIS ÜST TARAF KEMİKLERİ OSSA MEMBRI SUPERIORIS Üst ekstremitelere üst taraf veya üst yanlar da denir. Gövdenin iki yanına tutunmuş, sağ ve sol simetrik uzantı şeklindedirler. Üst taraf; Omuz, Kol, Önkol El

Detaylı

ÖZET Yüksek Lisans Tezi TÜRKİYE FINDIKFARESİ NİN (Muscardinus avellanarius LİNNAEUS, 1758) (RODENTİA: MAMMALİA) İSKELET SİSTEMİNİN MAKRO ANATOMİSİ Esr

ÖZET Yüksek Lisans Tezi TÜRKİYE FINDIKFARESİ NİN (Muscardinus avellanarius LİNNAEUS, 1758) (RODENTİA: MAMMALİA) İSKELET SİSTEMİNİN MAKRO ANATOMİSİ Esr ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ TÜRKİYE FINDIKFARESİ NİN (Muscardinus avellanarius LİNNAEUS, 1758) (RODENTİA: MAMMALİA) İSKELET SİSTEMİNİN MAKRO ANATOMİSİ Esra ENGİN BİYOLOJİ

Detaylı

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TIP 221 GASTROİNTESTİNAL SİSTEM VE ÜROGENİTAL SİSTEM

Detaylı

11. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: KUVVET ve HAREKET 4. KONU AĞIRLIK MERKEZİ - KÜTLE MERKEZİ ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ

11. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: KUVVET ve HAREKET 4. KONU AĞIRLIK MERKEZİ - KÜTLE MERKEZİ ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ 11. SINIF KNU ANLATIMLI 2. ÜNİTE: KUVVET ve HAREKET 4. KNU AĞIRLIK MERKEZİ - KÜTLE MERKEZİ ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ 2 2. Ünite 4. Konu 3. A rl k Merkezi - Kütle Merkezi A nn Çözümleri su 1. BM fiekil I fiekil

Detaylı

NASUS. Prof. Dr. S. Ayda DEMİRANT

NASUS. Prof. Dr. S. Ayda DEMİRANT NASUS Prof. Dr. S. Ayda DEMİRANT Nasus-Burun Solunum ve koku alma organı Kemik ve kıkırdaklardan yapılmış, kas ve deri ile örtülü Havanın ısıtılması, nemlendirilmesi, süzülmesi Kokunun alınması Sesin amplifikasyonu

Detaylı

HAREKET SİSTEMİ; İskelet Sistemi

HAREKET SİSTEMİ; İskelet Sistemi HAREKET SİSTEMİ; İskelet Sistemi Hareket sistemi iki kısımdan oluşur: iskelet sistemi ve kas sistemi. İskelet sistemi; kemikleri, eklemleri ve ligamentleri (bağları) içerir. Kas sistemi de; kasları ve

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ (SISTEMA RESPIRATORIUM)

SOLUNUM SİSTEMİ (SISTEMA RESPIRATORIUM) SOLUNUM SİSTEMİ (SISTEMA RESPIRATORIUM) Atmosferdeki O2 in kana geçmesi, kan dolaşımındaki CO2 in atmosfere geri verilmesi işlemine solunum (respirasyon) denilir. Solunum iki fazdan meydana gelir. Soluk

Detaylı

2.YARIYIL, DERS KURULU IV: TEMEL TIP BİLİMLERİNE GİRİŞ IV

2.YARIYIL, DERS KURULU IV: TEMEL TIP BİLİMLERİNE GİRİŞ IV .YARIYIL, DERS KURULU IV: TEMEL TIP BİLİMLERİNE GİRİŞ IV GÜNLER SAATLER 09-0 0- - -3 3-4 4-5 5-6 6-7 NİSAN HİSTOLOJİ HİSTOLOJİ HİSTOLOJİ LAB ANATOMİ MES.İNG. SEÇMELİ DERS SEÇMELİ DERS NİSAN SAĞ.BİL.ARAŞ.-EPİ.

Detaylı

b. Amaç: İnsan vücudunda hareket sistemini oluşturan kemikler ile ilgili genel bilgi öğretilmesi amaçlanmıştır.

b. Amaç: İnsan vücudunda hareket sistemini oluşturan kemikler ile ilgili genel bilgi öğretilmesi amaçlanmıştır. ANATOMİ I-DERS TANIMLARI 1-Tanım: Kemikler hakkında genel bilgilerin öğretilmesi. b. Amaç: İnsan vücudunda hareket sistemini oluşturan kemikler ile ilgili genel bilgi öğretilmesi c. Öğrenim Hedefleri:

Detaylı

URİNER SİSTEM. BÖBREK REN (Lat.) NEPHROS (Gr.) Böbrekler Üreterler İdrar kesesi Üretra Böbrekler in görevleri

URİNER SİSTEM. BÖBREK REN (Lat.) NEPHROS (Gr.) Böbrekler Üreterler İdrar kesesi Üretra Böbrekler in görevleri URİNER SİSTEM Böbrekler Üreterler İdrar kesesi Üretra 1- Metabolizma son ürünlerin atılması Böbrekler in görevleri BÖBREK REN (Lat.) NEPHROS (Gr.) 2- Organizmanın sıvı-elektrolit dengesini regüle etmek

Detaylı

N-3 Diz Sabitleyici (Posterior Sheel)

N-3 Diz Sabitleyici (Posterior Sheel) N-3 Diz Sabitleyici (Posterior Sheel) Laminasyon tekni i ile kaplanm fl 1 cm lik özel süngerli kumafltan yap lan dizli in sa ve sol yanlar nda 1'er adet arkada ise 3 adet cep içine yerlefltirilmifl sert

Detaylı

Dr. Ayşin Çetiner Kale

Dr. Ayşin Çetiner Kale Dr. Ayşin Çetiner Kale Fascia superficialis- Camper fasyası Üst (dış) yaprak Yağ dokusundan zengin Scrotum da yağ dokusunu kaybeder ve düz kas liflerinden zenginleşerek, scrotum a buruşuk görünümünü veren

Detaylı

OSTEOLOGIA KEMİK BİLİMİ

OSTEOLOGIA KEMİK BİLİMİ OSTEOLOGIA KEMİK BİLİMİ İnsan vücudunun hareket sisteminin pasif unsurlarını kemikler ve eklemler, aktif unsurlarını ise kaslar meydana getirirler. Anatominin kemikler ile ilgilenen bölümüne osteologia-osteoloji

Detaylı

CAVITAS ABDOMINALIS (KARIN BOŞLUĞU) Karın boşluğunda yer alan organların görüntülenmesi Karın boşluğunda yer alan önemli organlar

CAVITAS ABDOMINALIS (KARIN BOŞLUĞU) Karın boşluğunda yer alan organların görüntülenmesi Karın boşluğunda yer alan önemli organlar sindirim sistemi 1 CAVITAS ABDOMINALIS (KARIN BOŞLUĞU) Karın boşluğunda yer alan organların görüntülenmesi Karın boşluğunda yer alan önemli organlar 2 CAVITAS ORIS (AĞIZ BOŞLUĞU) Vestibulum oris Labia

Detaylı

Üriner sistemde yer alan organların görüntülenmesi

Üriner sistemde yer alan organların görüntülenmesi Üriner sistemde yer alan organların görüntülenmesi Renal (böbrek) ultrason; çabuk, güvenli, ucuz ve invaziv (girişimsel) olmayan ve ultrason (insan kulağının işitemeyeceği kadar yüksek frekanslı ses) dalgalarının

Detaylı

TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE

TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE 1 TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE GİRİŞ : Bir yaralı, hasta ya da kazazedeye ilk yardım yapabilmek ya da herhangi bir yardımda bulunabilmek için, öncelikle gerekenlerin doğru yapılabilmesi için, insan

Detaylı

Klinik Temelli Topografik nsan Anatomisi

Klinik Temelli Topografik nsan Anatomisi Deomed Medikal Yay nc l k Schumacher / Aumüller Klinik Temelli Topografik nsan Anatomisi Türkçe Editörleri / Salih Murat Akk n, Tania Marur 16.5 x 24 cm, X + 454 Sayfa 350 fiekil ISBN 978-975-8882-22-9

Detaylı

Anatomi bir tanım bilimidir. anlamlı terimler kullanılır.

Anatomi bir tanım bilimidir. anlamlı terimler kullanılır. ANATOMİK TERİMLER VE KAVRAMLAR Anatomi bir tanım bilimidir. Vücudun bütününe ve yapıların birbirlerine göre olan pozisyonlarını belirlemek için tek anlamlı terimler kullanılır. Anatomik pozisyon Ayakta

Detaylı

Hareket Sistemi Organ ve Yapılarının Temel Bilgileri

Hareket Sistemi Organ ve Yapılarının Temel Bilgileri Öğr.Gör.Dr. Nurullah YÜCEL Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Temel Anatomi ve Fizyoloji Dersi SBF 122 HAREKET SİSTEMİ ORGANLARI Kemikler Eklemler Kaslar BÖLGELERE GÖRE HAREKET SİSTEMİ

Detaylı

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TIP 221 GASTROİNTESTİNAL SİSTEM VE ÜROGENİTAL SİSTEM

Detaylı

ANATOMİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI İLE

ANATOMİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI İLE ANATOMİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI İLE İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE FIRAT ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ANATOMİ ANABİLİM DALI ORTAK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Program Yürütücüsü : Prof. Dr. Davut

Detaylı

ÜNİTE. TEMEL ANATOMİ Uz. Dr. Aslı KARA İÇİNDEKİLER HEDEFLER ANATOMİK TANIMLAR VE GENEL BİLGİLER

ÜNİTE. TEMEL ANATOMİ Uz. Dr. Aslı KARA İÇİNDEKİLER HEDEFLER ANATOMİK TANIMLAR VE GENEL BİLGİLER ANATOMİK TANIMLAR VE GENEL BİLGİLER İÇİNDEKİLER Anatomi Tanımı ve Bölümleri Anatomik Pozisyon Anatomi'de Düzlem ve Eksenler Vücut Boşlukları ve Bölümleri Anatomik Kısaltmalar İnsan Vücudu ile İlgili Hareket

Detaylı

Ġnsan Ġskeletini Oluşturan Yapılar. Doç.Dr.Mitat KOZ

Ġnsan Ġskeletini Oluşturan Yapılar. Doç.Dr.Mitat KOZ Ġnsan Ġskeletini Oluşturan Yapılar Doç.Dr.Mitat KOZ İskeletin Bölümleri İnsan iskeleti kafatası, spinal kolon, omuz kuşağı, üst ekstremiteler, pelvik kuşak ve alt ekstremitelerden oluşur. İskeleti oluşturan

Detaylı

ANATOMİ. 1) Makroskopik Anatomi. 2) Mikroskobik Anatomi

ANATOMİ. 1) Makroskopik Anatomi. 2) Mikroskobik Anatomi ANATOMİYE GİRİŞ ANATOMİYE GİRİŞ Anatominin Tanımı: İnsan vücudunun normal şekil ve yapısını, vücudu oluşturan yapı ve organların birbirleri ile olan ilişkilerini ve bu yapıların çalışma şeklini inceleyen

Detaylı

Apertura thoracis superior (göğüs girişi) Apertura thoracis inferior (göğüs çıkışı) Toraks duvarını oluşturan tabakalar

Apertura thoracis superior (göğüs girişi) Apertura thoracis inferior (göğüs çıkışı) Toraks duvarını oluşturan tabakalar solunum sistemi 1 TORAKS (GÖĞÜS) DUVARI Toraks (göğüs) Apertura thoracis superior (göğüs girişi) Apertura thoracis inferior (göğüs çıkışı) Toraks duvarını oluşturan tabakalar Toraks duvarı kasları 2 SOLUNUM

Detaylı

Uyluk ön bölge kasları; musculus iliopsoas, musculus sartorius (terzi kası), musculus quadriceps femoris, musculus tensor fasciae latae dır.

Uyluk ön bölge kasları; musculus iliopsoas, musculus sartorius (terzi kası), musculus quadriceps femoris, musculus tensor fasciae latae dır. Uyluk ön bölge kasları; musculus iliopsoas, musculus sartorius (terzi kası), musculus quadriceps femoris, musculus tensor fasciae latae dır. Musculus sartorius; vücudun en uzun kasıdır. Spina iliaca anterior

Detaylı

www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar

www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar Kazand ran Güç Mercedes-Benz orijinal ya lar arac n z üreten uzmanlar taraf ndan, gelifltirilmifltir. Mercedes-Benz in dilinden en iyi Mercedes-Benz

Detaylı

4- Solunum Sisteminin Çalışması : Solunum sistemi soluk (nefes) alıp verme olayları sayesinde çalışır.

4- Solunum Sisteminin Çalışması : Solunum sistemi soluk (nefes) alıp verme olayları sayesinde çalışır. SOLUNUM SİSTEMİ Canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. İhtiyaç duyulan bu enerji besinlerden karşılanır. Hücre içerisinde besinlerden enerjinin üretilebilmesi için,

Detaylı

Mandibula ya Tutunan Kaslar

Mandibula ya Tutunan Kaslar Mandibula ya Tutunan Kaslar Journal of Clinical and Analytical Medicine Musculus Temporalis Fossa temporalis i doldurur. Fossa temporalis ve fascia temporalis ten başlar. Ramus mandibulae nin üst ön bölgesinde

Detaylı

CO RAFYA GRAF KLER. Y llar Bu grafikteki bilgilere dayanarak afla daki sonuçlardan hangisine ulafl lamaz?

CO RAFYA GRAF KLER. Y llar Bu grafikteki bilgilere dayanarak afla daki sonuçlardan hangisine ulafl lamaz? CO RAFYA GRAF KLER ÖRNEK 1 : Afla daki grafikte, y llara göre, Türkiye'nin yafl üzerindeki toplam nufusu ile bu nüfus içindeki okuryazar kad n ve erkek say lar gösterilmifltir. Bin kifli 5. 5.. 35. 3.

Detaylı

Hareket Sistemi (Systema locomotorium)

Hareket Sistemi (Systema locomotorium) Hareket Sistemi (Systema locomotorium) Hareket sistemi İskelet sistemi kemikleri, eklemleri ve ligamentleri (bağları)içerir. Kas sistemi kasları ve bunların aksesuarları olan tendonları, tendon kılıflarını,

Detaylı

TIBBI TERMİNOLOJİ ÖZET ÜNİTE 1-14

TIBBI TERMİNOLOJİ ÖZET ÜNİTE 1-14 TIBBI TERMİNOLOJİ ÖZET ÜNİTE 1-14 TIBBİ TERMİNOLOJİ DERSİ ÜNİTE 1: TERMİNOLOJİYE GİRİŞ A- Anatominin Tanımı İnsan vücudunun genel yapısı ve şeklini, vücudu oluşturan organların yerini, yapısını, şeklini,

Detaylı

OS FEMORIS (FEMUR, UYLUK KEMI Ğ I )

OS FEMORIS (FEMUR, UYLUK KEMI Ğ I ) Pars libera membri inferioris Uyluk, bacak ve ayak iskeletini oluşturan kemiklerin tümüne birden bu isim verilir. OS FEMORIS (FEMUR, UYLUK KEMI Ğ I ) İnsan vücudunun en uzun kemiğidir, uyluk kemiği de

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 62

Detaylı

Yüzeyel ense, sırt, omuz ve kolun arka bölgesi. Prof. Dr. S. Ayda DEMİRANT

Yüzeyel ense, sırt, omuz ve kolun arka bölgesi. Prof. Dr. S. Ayda DEMİRANT Yüzeyel ense, sırt, omuz ve kolun arka bölgesi Prof. Dr. S. Ayda DEMİRANT Venter frontalis Venter occipitalis Galea aponeurotica Siniri; n.facialis İşlevi; venter frontalis kaş ve burun kökü derisini yukarı

Detaylı

9- Deri, koku, göz, kulak ve tad organları anatomisi

9- Deri, koku, göz, kulak ve tad organları anatomisi DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Anatomi 744001512010 1 3+2 4 4 Ön Koşul - Dersin Dili Türkçe Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Zorunlu Dersi Veren Öğretim Elemanı Dersin Yardımcıları

Detaylı

2.YARIYIL, DERS KURULU IV: TEMEL TIP BİLİMLERİNE GİRİŞ IV

2.YARIYIL, DERS KURULU IV: TEMEL TIP BİLİMLERİNE GİRİŞ IV .YARIYIL, DERS KURULU IV: TEMEL TIP BİLİMLERİNE GİRİŞ IV GÜNLER SAATLER 09-0 0- - -3 3-4 4-5 5-6 6-7 NİSAN FİZYOLOJİ FİZYOLOJİ HİSTOLOJİ ANATOMİ MES.İNG. SEÇMELİ DERS SEÇMELİ DERS NİSAN SAĞ.BİL.ARAŞ.-EPİ.

Detaylı

Tablo 3.3. TAKV YES Z KANAL SAC KALINLIKLARI (mm)

Tablo 3.3. TAKV YES Z KANAL SAC KALINLIKLARI (mm) 3. KANAL KONSTRÜKS YONU Türk Standart ve fiartnamelerinde kanal konstrüksiyonu üzerinde fazla durulmam flt r. Bay nd rl k Bakanl fiartnamesine göre, bas nç s - n fland rmas na ve takviye durumuna bak lmaks

Detaylı

ORGANA URINARIA ORGANA GENITALIA

ORGANA URINARIA ORGANA GENITALIA APPARATUS UROGENITALIS ORGANA URINARIA ORGANA GENITALIA ORGANA URINARIA Ren, Ureter, Vesica urinaria, Urethra ORGANA GENITALIA Organa genitalia masculina Testis, Epididymis, Ductus deferens, Gll.genitales

Detaylı

giris Temel anatomi terimleri İsim takımı tamlaması İsimlerde anlamca küçülme Fiilden türeyen isimler Sıfatlarda karşılaştırma Sıfat tamlaması

giris Temel anatomi terimleri İsim takımı tamlaması İsimlerde anlamca küçülme Fiilden türeyen isimler Sıfatlarda karşılaştırma Sıfat tamlaması giris Temel anatomi terimleri İsim takımı tamlaması İsimlerde anlamca küçülme Fiilden türeyen isimler Sıfatlarda karşılaştırma Sıfat tamlaması Tekil çoğul yapısı Kısaltmalar Tıp terminolojisinde sık kullanılan

Detaylı

Truncus (arteria) pulmonalis

Truncus (arteria) pulmonalis Truncus (arteria) pulmonalis; sağ ventrikülden başlar, arter olarak ifade edilmesine karşın venöz kan taşır. Sağ ventriküldeki kanı akciğerlere taşır. Kalple ilgili damarların en önde olanıdır. Arcus aortae

Detaylı

MUSCULI FACIALES. Doç. Dr. Özlen Karabulut D.Ü. Tıp Fakültesi, Anatomi AD

MUSCULI FACIALES. Doç. Dr. Özlen Karabulut D.Ü. Tıp Fakültesi, Anatomi AD MUSCULI FACIALES Doç. Dr. Özlen Karabulut D.Ü. Tıp Fakültesi, Anatomi AD Musculi capitis Musculi capitis (Başın Kasları) iki grupta incelenir: A)Yüz kasları (Musculi faciales) B)Çiğneme kasları (Musculi

Detaylı

ÜNİTE ÜNİTE. TEMEL ANATOMİ Yrd. Doç. Dr. Papatya KELEŞ İÇİNDEKİLER HEDEFLER ÜREME SİSTEMİ (SYSTEMA GENITALE) (ERKEK VE KADIN GENİTAL ORGANLARI)

ÜNİTE ÜNİTE. TEMEL ANATOMİ Yrd. Doç. Dr. Papatya KELEŞ İÇİNDEKİLER HEDEFLER ÜREME SİSTEMİ (SYSTEMA GENITALE) (ERKEK VE KADIN GENİTAL ORGANLARI) HEDEFLER İÇİNDEKİLER ÜREME SİSTEMİ (SYSTEMA GENITALE) (ERKEK VE KADIN GENİTAL ORGANLARI) Pelvis İskeleti Perineum Erkek Genital Organları İç Genital Organlar Dış Genital Organlar Kadın Genital Organları

Detaylı

İSKELET SİSTEMİ. Öğr. Gör. Nurhan BİNGÖL

İSKELET SİSTEMİ. Öğr. Gör. Nurhan BİNGÖL İSKELET SİSTEMİ Öğr. Gör. Nurhan BİNGÖL Hareket sistemi, (Systema Locomotorium) insan vücuduna Sekil veren ve ona hareket etme imkânı sağlayan bir sistemdir. Hareket sistemi iskelet, kaslar ve eklemlerden

Detaylı