KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI



Benzer belgeler
KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

HIRİSTİYAN SİYASİ DÜŞÜNCESİ 2

Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı

Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı

İktisat Tarihi II

HIRİSTİYAN SİYASİ DÜŞÜNCESİ

Avrupa Tarihi. Konuyla ilgili kavramlar

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

ORTAÇAĞ FELSEFESİ MS

Hıristiyan İnanç Esasları Teslis Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adı altında üç kişilikte tek tanrıyı kabul ederler. Hıristiyan inancına göre baba kainatı ya

Konuyla ilgili kavramlar

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:

Ondalık ve Oruç Adakları

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

Otoriter Siyaset Düşüncesi-2 JEAN BODIN VE THOMAS HOBBES

Allah a Allah (ilah,en mükemmel, en üstün,en yüce varlık) olduğu için ibadet etmek

Osmanlı Devlet ve Toplum Kuruluşunun Özellikleri

Yard. Doç. Dr. Sezgin Seymen ÇEBİ. Uluslararası Antalya Üniversitesi Hukuk Fakültesi. SOSYAL ADALET Tarihsel ve Kuramsal Bir Bakış

Arkadaşınız UNITE OGRENCI RAPORLARI VE YANIT KAĞITLARI. ICI P.K. 33 Bakırköy / İstanbul

HAÇLI SEFERLERİ TARİHİ 3.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. HAÇLI SEFERLERİ Nedenleri ve Sonuçları

HÜSEYİN SEYMEN SORGUNAİHL

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM TOPLUM VE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

...Bir kitap,bir mesaj!

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ

ORTAÇAĞ SĠYASĠ DÜġÜNCESĠNĠN SONU DANTE VE MARSILIUS

ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.12, ARALIK 2016

Devletin Yükümlülükleri

ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet

3. Hafta. Luther ve Calvin

SİYASET NEDİR? Araştırma Soruları

Dua edelim: I.Korintliler 1:30, Efesliler 2:10

AYP 2017 ÜÇÜNCÜ DÖNEM ALIMLARI

6. Hafta: Farklı Devlet Oluşumu Yaklaşımları-2

SİYASET NEDİR? İnsan yaratılışı gereği sosyal bir varlıktır. İnsanlar eşit yaratılmamışlardır. SİYASET NEDİR?

Bil g elik Sözü 01137_186_WordOfWisdom.indd 1 6/28/12 2:00 PM

Avrupa da Yerelleşen İslam

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ

Balkanlarda Arnavutlar ve Arnavut Milliyetçiliği

MODERN YÖNETİM TEKNİKLERİ Prof. Dr. Fatih YÜKSEL

Asya Hun Devleti (Büyük Hun Devleti) Orta Asya da bilinen ilk teşkilatlı Türk devleti Hunlar tarafından kurulmuştur. Hunların ilk oturdukları yer

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

Burjuvazinin sahneye çıkışı BURJUVAZİ KRAL İŞBİRLİĞİNİN SERENCAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ

MİT VE DİN İLİŞKİSİ. (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

Dinlerin Buluşma Noktası. Antakya

BİLİM TARİHİ VE JEOLOJİ 6

Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı. Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü

T.C. ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ TARİH ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI

EK : DIŞSAL TASARRUFLAR ( EKONOMİLER )

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 2 (2012), ss

DİNLER TARİHİ DERSİ ÖĞRETİM ROGRAMI

Kohlberg e Göre Ahlak Gelişimi Kohlberg ahlak gelişiminin gelenek öncesi, geleneksel ve gelenek sonrası olmak üzere üç düzey içinde gerçekleştiğini

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler

T.C. KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERS KATALOĞU

Gelişmelerin Şekillendirdiği Bir Bilim Olarak Arşivcilik ve Arşivcilik Eğitimi

Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları

İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta

1. İnsan Hakları Kuramının Temel Kavramları. 2. İnsan Haklarının Düşünsel Kökenleri. 3. İnsan Haklarının Uygulamaya Geçişi: İlk Hukuksal Belgeler

ŞAMANİZM DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2

TOPLAM 30 TOPLAM 30 TOPLAM 30

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ


Üretimde iş bölümünün ortaya çıkması, üretilen ürün miktarının artmasına neden olmuştur.

Roma. Ostrogot. Konstantinopolis. a. Angllar, Saksonlar. b. Franklar c. Gotlar d. Vizigotlar e. Ostrogotlar f. Hunlar g. Vandallar. Piktler.

SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)

İŞLETME İKTİSAT SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ SOSYAL HİZMET ULUSLARARASI İLİŞKİLER YÖK ZORUNLU DERSLER PERŞEMBE ULS103 İKTİSADA GİRİŞ I

ESKİ İRAN DA DİN VE TOPLUM (MS ) Yrd. Doç. Dr. Ahmet ALTUNGÖK

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu

ÜNİTE:1. Siyaset ve Siyaset Bilimi ÜNİTE:2. Siyasetin Dili: Kavramlar, Kurumlar ÜNİTE:3. Bir Örgütlü İktidar Olarak Devlet ve Siyasal Sistemler

Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları

JANDARMA VE SAHİL GÜVENLİK AKADEMİSİ GÜVENLİK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KAMU YÖNETİMİ (YÖNETİM VE LİDERLİK) YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE DAĞILIMLARI

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri

KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ DERS TARİHİ 1. DERS SAATİ 2.

Hristiyan Kilisesi. Tanrı nın Kilisesi nin tarihi ve büyümesi üzerine bir çalışma

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

İman. Çalışmanın ana fikri. İsa ya iman etmek, zihin, duygu ve iradeyle O na güvenmek, dayanmak demektir. Çizimler: Meghan Burns

Bu Ders Şunları Yapmanıza Yardımcı Olacaktır

Dr. Uğur URUŞAK. Ceza Hukukunda Hukuka Uygunluk Sebebi Olarak Bir Hakkın Kullanılması

Devleti yönetme hakkı Tanrı(gök tanrı) tarafından kağana verildiğine inanılırdı. Bu hak, kan yolu ile hükümdarların erkek çocuklarına geçerdi.

ĐKV DEĞERLENDĐRME NOTU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

Genel Devlet Teorileri (LAW 423) Ders Detayları

Eğer bir tane bile [iyi iş] gösterebilseydik, tek bir günahımızı bile hatırlaması Tanrı nın o işi reddetmesi için yeterliydi. Eğer Kurtarıcımızın acı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi

SİYASİ DÜŞÜNCELER TARİHİ (TAR222U)

Transkript:

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN

5. ORTA ÇAĞDA SİYASET FELSEFESİ 5 ORTA ÇAĞDA SİYASET FELSEFESİ 5.1 Orta Çağda Politik Ve Toplumsal Durum 5.2 Kilise Babaları ve Siyasal Teori 5.3 Piskoposların Atanması Sorunu 1

5.1Orta Çağda Politik Ve Toplumsal Durum Avrupa feodalizmi ortaya çıkışına olanak veren genel ekonomik ve politik krizin yanı sıra tarımsal ve askeri teknolojik değişikliklerdir. Teori açısından ise Avrupa feodalizmi Roma hukukundan gelen sözleşme anlayışı, Cermen kabilelerine içkin sadakat ilkesi ve Hıristiyanlığın kültürel bağları belirleyicidir. Feodal ilişki hiyerarşik ve doğrudan bir ilişkidir. Toprağa bağlı köylüler yani serfler hizmet ettikleri derebeyine karşı kimi angaryalar gerçekleştirmek ve ayni vergi ödemekle yükümlüdür. Derebeyi ise serflerin güvenliği ve adaletten sorumludur. Bu derebeyinin bağlı olduğu daha büyük soylu yani onun suzeraini kendi serfleri olan başka bir derebeyidir ve ona bir yeminle (yani sadakat ilkesiyle) ve sembolik bir sözleşmeyle bağlı olan küçük derebeyinin (yani vassalinin) serfleri üzerinde hiçbir hakka sahip değildir. Suzerain vassale belli bir toprağı kendi namına koruması için bırakmış o da bu kendisine bırakılan toprağın gelirlerine karşılık orayı korumaya ve gerektiğinde suzeraine askeri destek sağlamak için ant içmiştir. Eğer dinin kültürel bağlayıcılığı olmasa bütün sistemin işleyeceği şüphelidir. 2

5.1Orta Çağda Politik Ve Toplumsal Durum Feodal dönemde toplumsal konumları gösteren piramit 3

5.1Orta Çağda Politik Ve Toplumsal Durum Feodal dönem siyasal iktidarın bölünmesiyle de anılır. Antik çağın birbiriyle bütünleşmiş medeniyetinin yerine uluslararası ticaretin çöktüğü, insan yerleşimlerinin güvenliğinin temel bir meseleye dönüştüğü ve imparatorlukların Zayıfladığı bir düzen almıştır. Siyasal iktidarın esas merkezi bölgesel olarak oluşmaya başlar. Orta çağda iktidarın kaynağı dünyevi olarak düşünülmekten ilahi olarak kurgulanmaya başlar. Tevrat ta aktarılan bir kıssa, Tanrı nın din adamı olmayan Saul u İsrail oğullarının başına kral olarak geçirilmesini peygamber Samuel e vahiy etmesi, ki aynı kıssa peygamberin adı verilmeden Bakara suresinin 246 ila 248. ayetleri arasında da aktarılır, dünyevi iktidarın hükümdarlara tanrısal olarak bahşedildiği anlayışını ifade etmektedir. Bununla birlikte siyasal iktidarın kaynağının uhrevileşmesi pratikte çok az farklılık yaratmıştır. Sonuçta, Cicero nun iktidarın kaynağında kamuyu gören anlayışı da ahalinin siyasete fiili bir müdahalesini öngörmemekteydi. 4

5.2 Kilise Babaları ve Siyasal Teori 354 yılında Cezayir de Romalı Berberi bir aileye mensup olarak doğan Aziz Augustine otuzlu yaşlarında Hıristiyanlığı benimsemesine rağmen kısa sürede önemli bir ilahiyatçı olmuştur. Yazdığı Tanrı nın Şehri kitabı Hıristiyanlık açısından din ve devlet arasındaki ilişkinin temel parametrelerini ortaya Aziz Augustine i temsil eden bir kilise vitrayı koymuştur. 5

5.2 Kilise Babaları ve Siyasal Teori 5.2.1 Aziz Augustine Vizigotlar ın Roma yı yağmalanmasından hemen sonra yazdığı Tanrının Şehri nde Augustine, dünyevi iktidarın çaresizliği ve insan acılarına engel olamayışını işler. İnsanlık tarihini ona göre insanların şehri ve Tanrının şehri diye adlandırdığı iki farklı biçim arasında bir mücadelenin sahnesidir. İnsanların şehrinde bulunanlar bu dünyanın geçici nimetlerinin peşinde koşmaktadır, Tanrının şehri ise ilahi ebedi gerçeklerin peşinde olanların yurdudur, tabi ki nihai zafer de onların olacaktır. Bu iki şehir bir tür birlik içinde var olur ancak dünyevi kurumlar, Roma nın yağmalanmasının gösterdiği gibi, zayıftır. Dolayısıyla esas olan Tanrının şehridir. Gerçek kurtuluş, gerçek mutluluk ancak orada mümkün olacaktır. Bu ayrım şu bakımdan önemlidir, Roma nın Hıristiyanlaşmasıyla kimi din adamları imparatorluğun siyasal otoritesiyle dinsel otoriteyi birbirine benzetmeye başlamıştır, dolayısıyla siyasal otoritenin her başarısızlığı kiliseye de olumsuz etki etmektedir. Augustine bu bağı koparmaktadır. Eserine etki eden ana tema dünyevi olanın ikincilliğidir, dolayısıyla insanların şehrinde egemen olan siyasal otorite de dinsel otorite karşısında talileşmektedir. 6

5.2.2 Papa Gelasius ve İki Kılıç Teorisi 492 yılında Papa seçilen son Kuzey Afrika kökenli kişi olan Gelasius kilise ve devlet ilişkileri konusunda Hıristiyanlığın resmi yaklaşımı olan iki kılıç teorisini formüle etmesiyle bilinir. Getirdiği yaklaşımda Aziz Augustine in etkisi Papa Gelasius u temsil eden bir gravür açıktır. 7

ORTA ÇAĞDA SİYASET FELSEFESİ 5.2.2 Papa Gelasius ve İki Kılıç Teorisi Gelasius a göre insan ikili bir yapıdadır. Bir tarafta dünyevi varlığı olan bedeni ve onun ihtiyaçları vardır, öte yanda ebedi varlığı olan ruhu ve onun ahiret gününde kurtuluşu sorunu vardır. Tüm insanlar böyle bir ikili varlığa sahiptir. Onların dünyevi varlık ve mallarının korunması ve savunulması siyasi otoriteyi elinde bulundurulan hükümdarların sorumluluğudur. Bu savunmanın yerine getirilmesi için insanlar siyasi otoriteye dünyevi varlıklarıyla itaatle sorumludur. Kilise adamları da aynı sorumlulukla yükümlüdür. İnsanların ruhlarının kurtuluşu ise bütünüyle kilisenin sorumluluğundadır. Dolayısıyla ahiretteki halasları için inananlar kiliseye, başındaki papaya ve onun emirlerine uymakla yükümlüdür ve bu imparatorlar içinde geçerlidir. Bu iki farklı otorite kılıç benzetmesiyle anlatılır. İnsanların bedenlerini yöneten otoriteyi temsilen bir kılıç ve ruhlarını yöneten otoriteyi temsilen diğer bir kılıç. Bunlardan biri imparatora aittir diğeri kiliseye ve aynı el her iki kılıcı birden asla tutmamalıdır. Kuşkusuz insanların ebedi hayattaki kurtuluşu dünyevi varlıklarının refahından çok daha önemli olduğu için esas olan otorite kiliseninkidir, açıkça söylenmese de ima edilen budur ve bu çıkarım Aziz Augustine in yaklaşımıyla da uyumludur 8

5.3 Piskoposların Atanması Sorunu Siyasal otorite ile papalık arasında ilk büyük politik sorun 1075 yılında ortaya çıkan ve batı dillerinde piskoposların atanması tartışması diye bilinen meseledir. Her iki taraf da kendi kurumsal yapılarını reforme ederek merkezileştirmeye uğraşan önderlerdir. İhtiyar papa Gregory hem papalık seçimleri üzerindeki siyasi otoriteyi tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen, hem de Katolik din adamlarının tek biçim kilise kurallarına göre yaşamasını sağlamayı amaçlamış önemli bir reformcuydu. Genç imparator Heinrich ise dedesi ve babasının yolunda yürüyerek Frankonya dükalığını bugünkü Almanya coğrafyasının merkezi siyasi gücü yapmaya uğraşmaktaydı. Bu konjonktürde Gregoryen reformcular piskopos atamalarının bütünüyle kilisenin tekelinde olması için bastırmaktaydı. Feodal Avrupa kilise önemli bir toprak sahibiydi, pek çok soylunun küçük oğulları toplumda saygın bir konum elde etmek amacıyla din adamı oluyordu. Bu kimselerin köylerde papazlık yapmayıp hızla yükselmesi de bir vakıaydı. Dolayısıyla soylular kendileri açısından stratejik olan kilise toprakları yakınları tarafından kontrol edilsin diye bunları kendi bölgelerine piskopos olarak atamaktaydı. 9

5.3 Piskoposların Atanması Sorunu İmparator 4. Henry i Canossa da Papa Gregory den af dilerken tasvir eden bir rölyef 10

Papacıların İki Argümanı Papacılar feodal toplumun üç zümresinden ikisinin, yani savaşanlar ve çalışanların, bedenlerinin refahını siyasal otoritenin sorumluluğunda olduğunu kabul etmekle birlikte, dua edenler için bu durumun geçerli olmadığını iddia ediyorlardı. Onlara göre hayatlarını kiliseye adayan, evlenemeyen, çocukları olmayan, aile bağlarını geride bırakan bu adamların hem ruhları, hem bedenleri kilisenin sorumluluğundaydı, dolayısıyla hayatlarının her veçhesi papanın emirlerine göre şekillenmeliydi. Esas olan ruhların ebedi kurtuluşu olduğuna göre kilisenin ruhlar üzerindeki sorumluluğu bu dünyada bedenler üzerinde maddi sonuç doğurabilir hatta doğurmalıdır. Argümanın pratik anlamı şudur, ruhların kurtulması için kilisenin siyasi otoritenin alanına bırakılan bedenler üzerinde de söz sahibi olmasını gerektirir. Bir günahkarın ruhunun kurtuluşu için ona bu dünyada ceza verilmesi demek, onun bedeni üzerinde kilisenin tasarrufta bulunması demektir. 11

auzef.istanbul.edu.tr 12