İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN
5. ORTA ÇAĞDA SİYASET FELSEFESİ 5 ORTA ÇAĞDA SİYASET FELSEFESİ 5.1 Orta Çağda Politik Ve Toplumsal Durum 5.2 Kilise Babaları ve Siyasal Teori 5.3 Piskoposların Atanması Sorunu 1
5.1Orta Çağda Politik Ve Toplumsal Durum Avrupa feodalizmi ortaya çıkışına olanak veren genel ekonomik ve politik krizin yanı sıra tarımsal ve askeri teknolojik değişikliklerdir. Teori açısından ise Avrupa feodalizmi Roma hukukundan gelen sözleşme anlayışı, Cermen kabilelerine içkin sadakat ilkesi ve Hıristiyanlığın kültürel bağları belirleyicidir. Feodal ilişki hiyerarşik ve doğrudan bir ilişkidir. Toprağa bağlı köylüler yani serfler hizmet ettikleri derebeyine karşı kimi angaryalar gerçekleştirmek ve ayni vergi ödemekle yükümlüdür. Derebeyi ise serflerin güvenliği ve adaletten sorumludur. Bu derebeyinin bağlı olduğu daha büyük soylu yani onun suzeraini kendi serfleri olan başka bir derebeyidir ve ona bir yeminle (yani sadakat ilkesiyle) ve sembolik bir sözleşmeyle bağlı olan küçük derebeyinin (yani vassalinin) serfleri üzerinde hiçbir hakka sahip değildir. Suzerain vassale belli bir toprağı kendi namına koruması için bırakmış o da bu kendisine bırakılan toprağın gelirlerine karşılık orayı korumaya ve gerektiğinde suzeraine askeri destek sağlamak için ant içmiştir. Eğer dinin kültürel bağlayıcılığı olmasa bütün sistemin işleyeceği şüphelidir. 2
5.1Orta Çağda Politik Ve Toplumsal Durum Feodal dönemde toplumsal konumları gösteren piramit 3
5.1Orta Çağda Politik Ve Toplumsal Durum Feodal dönem siyasal iktidarın bölünmesiyle de anılır. Antik çağın birbiriyle bütünleşmiş medeniyetinin yerine uluslararası ticaretin çöktüğü, insan yerleşimlerinin güvenliğinin temel bir meseleye dönüştüğü ve imparatorlukların Zayıfladığı bir düzen almıştır. Siyasal iktidarın esas merkezi bölgesel olarak oluşmaya başlar. Orta çağda iktidarın kaynağı dünyevi olarak düşünülmekten ilahi olarak kurgulanmaya başlar. Tevrat ta aktarılan bir kıssa, Tanrı nın din adamı olmayan Saul u İsrail oğullarının başına kral olarak geçirilmesini peygamber Samuel e vahiy etmesi, ki aynı kıssa peygamberin adı verilmeden Bakara suresinin 246 ila 248. ayetleri arasında da aktarılır, dünyevi iktidarın hükümdarlara tanrısal olarak bahşedildiği anlayışını ifade etmektedir. Bununla birlikte siyasal iktidarın kaynağının uhrevileşmesi pratikte çok az farklılık yaratmıştır. Sonuçta, Cicero nun iktidarın kaynağında kamuyu gören anlayışı da ahalinin siyasete fiili bir müdahalesini öngörmemekteydi. 4
5.2 Kilise Babaları ve Siyasal Teori 354 yılında Cezayir de Romalı Berberi bir aileye mensup olarak doğan Aziz Augustine otuzlu yaşlarında Hıristiyanlığı benimsemesine rağmen kısa sürede önemli bir ilahiyatçı olmuştur. Yazdığı Tanrı nın Şehri kitabı Hıristiyanlık açısından din ve devlet arasındaki ilişkinin temel parametrelerini ortaya Aziz Augustine i temsil eden bir kilise vitrayı koymuştur. 5
5.2 Kilise Babaları ve Siyasal Teori 5.2.1 Aziz Augustine Vizigotlar ın Roma yı yağmalanmasından hemen sonra yazdığı Tanrının Şehri nde Augustine, dünyevi iktidarın çaresizliği ve insan acılarına engel olamayışını işler. İnsanlık tarihini ona göre insanların şehri ve Tanrının şehri diye adlandırdığı iki farklı biçim arasında bir mücadelenin sahnesidir. İnsanların şehrinde bulunanlar bu dünyanın geçici nimetlerinin peşinde koşmaktadır, Tanrının şehri ise ilahi ebedi gerçeklerin peşinde olanların yurdudur, tabi ki nihai zafer de onların olacaktır. Bu iki şehir bir tür birlik içinde var olur ancak dünyevi kurumlar, Roma nın yağmalanmasının gösterdiği gibi, zayıftır. Dolayısıyla esas olan Tanrının şehridir. Gerçek kurtuluş, gerçek mutluluk ancak orada mümkün olacaktır. Bu ayrım şu bakımdan önemlidir, Roma nın Hıristiyanlaşmasıyla kimi din adamları imparatorluğun siyasal otoritesiyle dinsel otoriteyi birbirine benzetmeye başlamıştır, dolayısıyla siyasal otoritenin her başarısızlığı kiliseye de olumsuz etki etmektedir. Augustine bu bağı koparmaktadır. Eserine etki eden ana tema dünyevi olanın ikincilliğidir, dolayısıyla insanların şehrinde egemen olan siyasal otorite de dinsel otorite karşısında talileşmektedir. 6
5.2.2 Papa Gelasius ve İki Kılıç Teorisi 492 yılında Papa seçilen son Kuzey Afrika kökenli kişi olan Gelasius kilise ve devlet ilişkileri konusunda Hıristiyanlığın resmi yaklaşımı olan iki kılıç teorisini formüle etmesiyle bilinir. Getirdiği yaklaşımda Aziz Augustine in etkisi Papa Gelasius u temsil eden bir gravür açıktır. 7
ORTA ÇAĞDA SİYASET FELSEFESİ 5.2.2 Papa Gelasius ve İki Kılıç Teorisi Gelasius a göre insan ikili bir yapıdadır. Bir tarafta dünyevi varlığı olan bedeni ve onun ihtiyaçları vardır, öte yanda ebedi varlığı olan ruhu ve onun ahiret gününde kurtuluşu sorunu vardır. Tüm insanlar böyle bir ikili varlığa sahiptir. Onların dünyevi varlık ve mallarının korunması ve savunulması siyasi otoriteyi elinde bulundurulan hükümdarların sorumluluğudur. Bu savunmanın yerine getirilmesi için insanlar siyasi otoriteye dünyevi varlıklarıyla itaatle sorumludur. Kilise adamları da aynı sorumlulukla yükümlüdür. İnsanların ruhlarının kurtuluşu ise bütünüyle kilisenin sorumluluğundadır. Dolayısıyla ahiretteki halasları için inananlar kiliseye, başındaki papaya ve onun emirlerine uymakla yükümlüdür ve bu imparatorlar içinde geçerlidir. Bu iki farklı otorite kılıç benzetmesiyle anlatılır. İnsanların bedenlerini yöneten otoriteyi temsilen bir kılıç ve ruhlarını yöneten otoriteyi temsilen diğer bir kılıç. Bunlardan biri imparatora aittir diğeri kiliseye ve aynı el her iki kılıcı birden asla tutmamalıdır. Kuşkusuz insanların ebedi hayattaki kurtuluşu dünyevi varlıklarının refahından çok daha önemli olduğu için esas olan otorite kiliseninkidir, açıkça söylenmese de ima edilen budur ve bu çıkarım Aziz Augustine in yaklaşımıyla da uyumludur 8
5.3 Piskoposların Atanması Sorunu Siyasal otorite ile papalık arasında ilk büyük politik sorun 1075 yılında ortaya çıkan ve batı dillerinde piskoposların atanması tartışması diye bilinen meseledir. Her iki taraf da kendi kurumsal yapılarını reforme ederek merkezileştirmeye uğraşan önderlerdir. İhtiyar papa Gregory hem papalık seçimleri üzerindeki siyasi otoriteyi tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen, hem de Katolik din adamlarının tek biçim kilise kurallarına göre yaşamasını sağlamayı amaçlamış önemli bir reformcuydu. Genç imparator Heinrich ise dedesi ve babasının yolunda yürüyerek Frankonya dükalığını bugünkü Almanya coğrafyasının merkezi siyasi gücü yapmaya uğraşmaktaydı. Bu konjonktürde Gregoryen reformcular piskopos atamalarının bütünüyle kilisenin tekelinde olması için bastırmaktaydı. Feodal Avrupa kilise önemli bir toprak sahibiydi, pek çok soylunun küçük oğulları toplumda saygın bir konum elde etmek amacıyla din adamı oluyordu. Bu kimselerin köylerde papazlık yapmayıp hızla yükselmesi de bir vakıaydı. Dolayısıyla soylular kendileri açısından stratejik olan kilise toprakları yakınları tarafından kontrol edilsin diye bunları kendi bölgelerine piskopos olarak atamaktaydı. 9
5.3 Piskoposların Atanması Sorunu İmparator 4. Henry i Canossa da Papa Gregory den af dilerken tasvir eden bir rölyef 10
Papacıların İki Argümanı Papacılar feodal toplumun üç zümresinden ikisinin, yani savaşanlar ve çalışanların, bedenlerinin refahını siyasal otoritenin sorumluluğunda olduğunu kabul etmekle birlikte, dua edenler için bu durumun geçerli olmadığını iddia ediyorlardı. Onlara göre hayatlarını kiliseye adayan, evlenemeyen, çocukları olmayan, aile bağlarını geride bırakan bu adamların hem ruhları, hem bedenleri kilisenin sorumluluğundaydı, dolayısıyla hayatlarının her veçhesi papanın emirlerine göre şekillenmeliydi. Esas olan ruhların ebedi kurtuluşu olduğuna göre kilisenin ruhlar üzerindeki sorumluluğu bu dünyada bedenler üzerinde maddi sonuç doğurabilir hatta doğurmalıdır. Argümanın pratik anlamı şudur, ruhların kurtulması için kilisenin siyasi otoritenin alanına bırakılan bedenler üzerinde de söz sahibi olmasını gerektirir. Bir günahkarın ruhunun kurtuluşu için ona bu dünyada ceza verilmesi demek, onun bedeni üzerinde kilisenin tasarrufta bulunması demektir. 11
auzef.istanbul.edu.tr 12