Köyaltı Yerleşmeleri. Mahalle

Benzer belgeler
Kırsal Planlama Dersi Kavramlar ve Kırsal Yerleşme Biçimleri. Tuba İNAL ÇEKİÇ

2. Ünite BEŞERİ SİSTEMLER. 1. Beşeri Yapı Konu Değerlendirme Testi

Türkiye'de Yerleşme ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler. Yazar Yrd.Doç.Dr. Ergin GÜMÜŞ

Türkiye nin Nüfus Özellikleri ve Dağılışı

E DE VE NASILY AŞYIORUZ?

NERE DE VE NASILY AŞYIORUZ?

Test. Beşeri Yapı BÖLÜM 7

COĞRAFYA ARAZİ KULLANIMI VE ETKİLERİ ASLIHAN TORUK 11/F-1701

BÖLGE KAVRAMI VE TÜRLERİ

KÜRESEL ORTAM: BÖLGELER ve ÜLKELER

III.BÖLÜM A - KARADENİZ BÖLGESİ HAKKINDA

Büyük baş hayvancılık

ÖSYM. Diğer sayfaya geçiniz KPSS / GYGK-CS

1- Çevresine göre alçakta kalmış ve vadilerle derin yarılmamış düzlüklere ne denir?

BÖLÜM 8 NEREDE VE NASIL YAŞIYORUZ?

TÜRKİYE DE NÜFUS ÖZELLİKLERİ VE NÜFUS HAREKETLERİ 11. BÖLÜM. - Türkiye de Nüfus ve Yerleşmenin Dağılışını Etkileyen Faktörler

TÜRKİYE DE HANEHALKI SAYILARININ COĞRAFİ DAĞILIŞI YE KIR KESİMİ HANEHALKI SAYISININ EKONOMİK FAALİYETE GÖRE AYRIMI

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

COĞRAFİ YAPISI VE İKLİMİ:

TABLO 27: Türkiye'deki İllerin 2006 Yılındaki Tahmini Nüfusu, Eczane Sayısı ve Eczane Başına Düşen Nüfus (2S34>

sonra Türkiye deki şehirli nüfus, toplam nüfusun yarısını geçmiştir. TÜİK in 2017 verilerine göre şehirli nüfus oranı %92,5 dir.

T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Meteoroloji Genel Müdürlüğü DEĞERLENDİRMESİ MAYIS 2015-ANKARA

BÖLÜM B EŞ ERİ DOKULAR

ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI ŞENKAYA İLÇE MERKEZİNİN MEKAN OLARAK DEĞİŞTİRİLMESİ PROJESİ ONUR PARLAK TUĞÇE YAĞIZ

Türkiye'de Toprakların Kullanımı

TÜRKİYE DE MEYVECİLİĞİN DURUMU

B-) Aşağıda verilen sözcüklerden uygun olanları ilgili cümlelere uygun biçimde yerleştiriniz.

TÜRKİYE EKONOMİSİ. Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü. Ankara

2006 YILI İKLİM VERİLERİNİN DEĞERLENDİRMESİ Hazırlayan: Serhat Şensoy YILI ORTALAMA SICAKLIK DEĞERLENDİRMESİ

Tanımlar. Bölüm Çayırlar

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

B A S I N Ç ve RÜZGARLAR

DERSALANI.COM ÜLKEMİZDE NÜFUS

PROGRAM EKİNİN GAYRİ RESMİ ÇEVİRİSİDİR. E K L E R EK DAİMİ İKAMET EDENLERİN SAYISI, TOPLAM NÜFUS, İLLERE GÖRE ŞEHİR VE KIRSAL

İÇİNDEKİLER SÖZEL BÖLÜM

COĞRAFYANIN PUSULASI HARİTALARLA COĞRAFYA 2018 KPSS BAYRAM MERAL

Bugün hava nasıl olacak?

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

08 Mart 2010 Elazığ-Kovancılar Deprem Raporu

DOĞU ANADOLU BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR

YGS COĞRAFYA HIZLI ÖĞRETİM İÇİNDEKİLER EDİTÖR ISBN / TARİH. Sertifika No: KAPAK TASARIMI SAYFA TASARIMI BASKI VE CİLT İLETİŞİM. Doğa ve İnsan...

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

MEKANSAL BIR SENTEZ: TÜRKIYE. Türkiye nin İklim Elemanları Türkiye de İklim Çeşitleri

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

TURIZM OTEL YÖNETICILERI DERNEĞI TANITIM DOSYASI

Konu: Bölgeler Coğrafyası Özet-2

Atoller (mercan adaları) ve Resifler

Kıyı turizmi. Kıyı turizminin gelişiminde etkili olan etmenler; İklim Kıyı jeomorfolojisi Bitki örtüsü Beşeri etmenler

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER ÜRETTİKLERİMİZ HAYVANCILIK TİCARET

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

ULUSAL HUBUBAT KONSEYİ 2018 ÜLKESEL HUBUBAT REKOLTE DEĞERLENDİRME RAPORU

Karşılıksız İşlemi Yapılan Çek Sayılarının İllere ve Bölgelere Göre Dağılımı (1) ( 2017 )

TÜRKİYE DE GÖÇ BOYUTU, NEDENLERİ ve GÖÇÜN SAĞLIKLA İLİŞKİSİ

Bölüm 7. Tarımsal Üretim Faktörleri. Üretim Faktörleri Toprak Sermaye Emek (iş) Girişimcilik (yönetim yeteneği)

Yayla Turizmi, doğayla iç içe yaşamayı sevenler veya macera tutkunlarının genellikle günübirlik kullanım veya kısa süreli konaklama amacıyla yüksek

BÖLÜMLERİ: - 1. Adana Bölümü - 2. Antalya Bölümü YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ: AKDENİZ BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: Akdeniz Bölgesi

KPSS 2008 GK (31) G.K. SORU BANK. / 408. SAYFA / 10. SORU KONU ANLATIM SAYFA 19 / 3. SORU

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

ISBN: YAYIN NO: GAPUTAEM-K-01

TÜRKİYE'NİN FİZİKİ ÖZELLİKLERİ VE COĞRAFİ KONUMU

ÇANKIRI KUZEYİ İLE ILGAZ DAĞLARI ARASINDA KIR YERLEŞ MELERİ İLE İLGİLİ GÖZLEMLER*

Nüfus Dağılışını Etkileyen Faktörler İkiye Ayrılır: 1-Doğal Faktörler 2-Beşeri Faktörler

ek: eğitim izleme göstergeleri

2009 Yılı İklim Verilerinin Değerlendirmesi

İL BAZINDA DAĞILIM İSTANBUL 136 ANKARA 36 İZMİR 23 ANTALYA 12 KOCAELİ 10 GAZİANTEP 9

Bülten No : 2015 / 2 (1 Ekim Haziran 2015)

Gayri Safi Katma Değer

RÜZGARLAR. Birbirine yakın iki merkezde sıcaklık farkı oluşması durumunda görülecek ilk olay rüzgarın esmeye başlamasıdır.

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

Tarım Alanları,Otlak Alanları, Koruma Alanları Öğrt. Gör.Dr. Rüya Bayar

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

Türkiye Bankacılık Sistemi Banka, Şube, Mevduat ve Kredilerin İllere ve Bölgelere Göre Dağılımı

MARMARA BÖLGESi. IRMAK CANSEVEN SOSYAL BiLGiLER ÖDEVi 5/L 1132

ÖZEL EGE LİSESİ İKLİM

İdari Durum. İklim ve Bitki Örtüsü. Ulaşım

Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler

Bülten No 2: Ekim 2011-Mayıs 2012

Meteoroloji'den K.Maraş'a Yağış Uyarısı

kpss coğrafya tamam çözümlü mesut atalay - önder cengiz

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF COĞRAFYA DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

Eczacılık VII.1. ECZACILIK UYGULAMALARI VII.2. ECZACILIK EĞİTİMİ

ANKARA KECİSİNİN TANIMLAYICI ÖZELLİKLERİ. Prof. Dr. Okan ERTUĞRUL Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Genetik Anabilim Dalı

EK 1: TABLO VE ŞEKİLLER

YAYLALARDAKİ ARAZİ KULLANIM DEĞİŞİMİNİN CBS İLE İZLENMESİ: TRABZON ÖRNEĞİ. Yrd. Doç. Dr. Mustafa ATASOY

4. Ünite ÜRETTİKLERİMİZ

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR

2011 YILI YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ

Yrd. Doç. Dr. Tahsin KARABULUT

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı HANEHALKI TÜKETİM HARCAMALARI

Transkript:

Köyaltı Yerleşmeleri Şekil ve fonksiyonları bakımından şehir, kasaba ve köyleri birbirinden ayırmak nasıl mümkün ise, köyaltı (henüz köy niteliğine ulaşamamış) iskan şekillerini de ayrı bir grupta ele almak mümkündür. Ülkemizde köyaltı iskan şekillerinin sayısı tam olarak bilinmemekle beraber, köy sayısından çok daha fazla olduğu bir gerçektir. Köyaltı yerleşmelerinin en basitini "iskan çekirdeği" oluşturur ki bu tip iskan sadece tek bir ev ve onun eklentisinden meydana gelmiştir. Daha sonra birkaç ev ve eklentilerinin bir araya gelmesi ile oluşan "iskan grubu" ile devam eden köyaltı yerleşmeleri, mahalle, kom, çiftlik, mezra, yayla, divan ve oba gibi çok çeşitli yerleşme tipleri ile köye kadar uzanır. Mahalle Birden fazla iskan grubunun birleşmesi ile meydana gelmiş bir yerleşme ünitesidir. Mahalle sadece kır iskanı içinde bulunan bir sistem değildir. Nitekim en ufak kasabadan en büyük şehrin içine kadar idari bir sistem olarak girmiştir. Mahalle şu şekilde tarif edilebilir; ister tek bir ailenin fertleri veya aynı kökten gelen akrabalar olsun, isterse fertler arasında bir akrabalık bağı mevcut olmasın, birbirleri ile sosyo-ekonomik bağlar kurmuş, karşılıklı bir dayanışma sistemine ulaşmış kişilerin, birbirine uzak veya yakın mesafede tesis ettikleri meskenlerin oluşturduğu iskan şeklidir. Bir mahallede birkaç iskan grubu bulunabildiği gibi, bu gruplar arasına serpilmiş iskan çekirdekleri de mevcut olabilir. Fakat önemli olan aileler arasında bir bağın mevcut olmasıdır. Tek bir iskan çekirdeğinin gelişmesi ile oluşan mahallelerde bu bağ akrabalık nedeniyle daha da güçlüdür ve bu tip mahalleler çoğunlukla ecdat isimlerini taşırlar. Ancak büyük bir aile ile akraba olmayan bazı aileler de aynı mahalle içinde yer alabilirler. Mahalle konusunda dikkati çeken bir başka husus da "aşağı" ve "yukarı mahalle" kavramlarıdır. Bu durum, aynı mahallenin insanlarının biri yazlık, diğeri kışlık olmak üzere iki ayrı yerde mahalleye sahip olmalarından dolayı meydana gelmiştir.

Bu çift iskan arasındaki mesafe 250-300 m. den başlar ve birkaç km'yi bulabilir. Benzer şekilde bir mahallede nüfusun artması nedeniyle geçim sahasının dar gelmeye başlaması ile birinci mahalleye ek bir yerleşme sahası daha açmakla da aynı ismi taşıyan bir başka mahalle meydana gelebilir. ve kısmen Akdeniz bölgelerinde bulunurlar. Mahalleler de toplu, dağınık ve gevşek olmak üzere çeşitli gruplara ayrılabilirler. Ülkemizde gevşek ve dağınık dokulu mahalleler Karadeniz bölgesinde, buna karşılık toplu strüktüre sahip mahalleler ise Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu Çiftlik Çiftlik çok köklü ve oldukça yaygın bir iskan şeklidir. Türkiye içinde yaygın olduğu bölgeler başta Trakya olmak üzere Marmara Bölgesi, Ege, Akdeniz ve İç Anadolu'dur. Çiftliğin genişçe bir toprak mülkiyeti içinde bir veya birkaç ailenin hem geçimini hem de ikametini sağlayan bir yerleşme şekli olduğu söylenebilir. Türkiye'de çiftlikleri sosyal ve ekonomik yapıları bakımından üçe ayırmak mümkündür. Tamamen hayvancılık yapılan ve dolayısıyla sahaları çok geniş olanlar. Hem hayvancılık hem de tarla tarımı yapılan çiftlikler. Sadece tarla tarımı ile karakterize olan ve geçim sahaları nisbeten dar olan çiftlikler. Çiftlikler çoğunlukla sürekli oturulan yerleşme şekilleri olmalarına karşın bazen yılın belirli dönemlerinde yerleşilen çiftliklere de rastlanılır. Bu tür geçici çiftliklere "ova" adı verilir ve daha ziyade Batı Anadolu'da yaygındırlar. Ova'lar genellikle ufak çaplı çiftliklerdir ve fazlaca bakım ve emek isteyen pamuk, tütün gibi bitkilerin üretimine yöneliktirler. Ova'lara ilkbaharda tarlaların ekime hazırlanması esnasında yerleşilir, yazın tüm canlılık devam eder ve ürünün derlenip, pazara sevk edilmesi ile ova sakinleri köylerine dönerler. Çiflikler, içinde bulunduğumuz yüzyılda sayı bakımından çok azalmışlardır. Oysa 18. ve 19. yy.'larda özellikle Trakya'da kır iskanının temelini çiftlikler meydana getiriyordu. Ancak 19. yy'da Trakya'nın Balkan göçmenlerinin yerleşimine açılması nedeni ile büyüyerek köy karakterine bürünmüşlerdir. Günümüz çiftlikleri sayı itibariyle azalmalarının yanısıra saha bakımından da küçülmüşlerdir. Fakat artık hemen her çiftlikte ufak çaplı bir de atölye yer almaktadır. Böylece bugünün çiftlikleri adeta A.B.D.'nin "farmstead"larını andırırlar. Mezra Mezra Anadolu'nun doğu yarısının en tipik yerleşme şekillerinden biridir. Özellikle Siirt, Batman, Mardin, Diyarbakır, Bingöl, Elazığ, Tunceli, Malatya, Kahramanmaraş, Urfa ve Sivas illerinin sınırları içinde kalan sahalarda yoğunluk gösterirler. Mezranın kuruluş yeri tamamıyla topoğrafya ile ilgili olup, röliyefin arızalandığı, platoların sıkça yarıldığı, oldukça engebeli, bu nedenle geçim sahasının dar olduğu kesimlerde sayıları son derece fazladır. Mezraların tanımı ise şu şekilde yapılabilir. Kabaca 50 kişiden fazla nüfusu geçindiremeyecek kadar küçük bir alanda ve bağlı bulunduğu köyün idari sınırları içinde olmasına rağmen, köyde yaşayanların daimi olarak

kullandığı sahaların dışında kalan ve o sahadan mutlaka bir röliyef ile ayrılmış başka bir geçim sahasında, çoğunlukla tarım yapılan bir yerleşme ünitesidir. Mezraların çoğu bir veya birkaç kişiye aittir. Oysa bağlı bulunduğu köyde hemen herkesin ufak veya büyük bir toprağı mevcuttur. Mezranın sahibi genellikle eski oymak veya boy beylerinin sülalesinden gelir ve o mezranın bağlı olduğu köyde ikamet eder. Köyde de genişçe bir toprağı vardır. Dolayısıyla mezrasını işletecek zamanı ve imkanı pek bulamaz. Bu nedenle mezralar çoğunlukla kiracılar tarafından işletilir ki, bunlara "yarıcı" ismi verilmektedir. Bazı mezralar yarıcıya verilmeyip, sahipleri tarafından sayfiye amaçlı olarak da kullanılırlar. Mezraların kuruluş aşamasında 2-3 hane mevcuttur. Zamanla nüfus ve hane sayısı artarsa mezra artık karakterini kaybederek bağımsız bir köye dönüşebilir. Nitekim Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki pek çok köyün kökeninin, gelişme imkanı bulmuş eski mezralar olduğu bilinmektedir. Kom ve Ağıl Anadolu'nun doğu yarısına mahsus bir başka iskan şekli de kom'dur. Aslında mezraya oldukça benzemekle birlikte kendisine has bazı özellikleri vardır. Komları mezradan ayıran ana karakteri, hayvancılığın ağırlığının hissedilmesidir. Nitekim kom'u; köy sahasının dışında hayvan beslemek için yapılmış birkaç ağıl ve çoban kulübesinden oluşan bir iskan şekli olarak tarif etmek mümkündür. Öte yandan komlar mezralara nazaran çok daha küçük sahalarda yeralmışlardır. Komlarda meskenlerin çoğu ağıllardan müteşekkildir. Hatta çok basitlerinde çobanın barınacağı ayrı bir mesken dahi yoktur ve çoban da ağılların içinde kalır. Ancak aynı çatı altında olmasına rağmen çoban için yapılmış ufak bir ocak ve hayvanlardan ayrılması için zeminin yükseltilmesi ile oluşturulmuş, nisbeten yüksek bir yer mevcuttur. Buna "seki" adı verilir. Komlar da mezralar gibi çoğunlukla kiraya verilirler. Komlar yaz devresinde genellikle boştur. Çünkü hayvanlar ilkbaharda kiralanan meralara götürülürler ve ancak kış başında kom'a geri dönülür. Divan Kuzeybatı Anadolu'da Samsun-Bolu-İstanbul üçgeni içinde kalan sahada bulunan ve kendine has bir idari sistemin meydana getirdiği köyaltı iskan şeklidir. Ancak gerek şekil gerekse isim bakımından eski özelliği devam eden divanlar sadece Kocaeli yarımadasında bulunur. Özellikle Kaynarca kazasında divanlar çok yaygındır. Divanlar birden fazla mahallenin toplanmasıyla oluşmuş bir yerleşme şeklidir. Mahalleler grubu olarak da nitelendirilebilirler. Her bir mahalle genellikle tek bir ailenin üremesinden meydana gelmiştir. Divan içindeki bir mahallede oturan muhtar ve diğer mahallerin de katılımıyla oluşturulmuş bir ihtiyar heyeti tarafından idare edilmektedir. Muhtar hangi mahalleden seçilmiş ise muhtarlık oraya taşınmaktadır.

Yayla Türkiye'nin en yaygın köyaltı yerleşme şekli yayla olup, bölge ayırdetmeksizin hemen her köyümüzün, kasabamızın, hatta bazen şehirlerimizin dahi birer yaylası vardır. Yayla en basit görünümü ile insanların yılın en sıcak aylarını geçirdikleri bir mahal olup, şu şekilde tarif edilebilir; Yaz ayları içinde hayvan otlatmak, ziraat yapmak veya geçimin temini için her türlü işte çalışmak, hatta dinlenmek amacıyla çıkılan, gidilen, köyün hayat sahasının dışında kalan, çoğu kez köyden oldukça uzak olmasına karşın sosyo-ekonomik bağlarla köye bağlı bir geçim sahası veya köyün asıl geçim sahasına ekli ikinci bir bölümüdür. Yaylaların dağılışında röliyef veya iklim şartları tek başına etkili olmaz. Başka kelimelerle yaylaların lokasyonunda her bir bölgenin kendine has coğrafi koşulları rol oynar. Örneğin; İç Anadolu'da yaylacılık, suyun yaz aylarında da bulunabildiği yerlere doğru yatay istikamette gerçekleşirken, suyun her zaman bulunabildiği dağlık kesimlerde ise alpin çayırlar yazın hayvan otlatmak için uygun olacağından yayla olarak seçilirler ve böylece yaylacılık düşey istikamette gerçekleşmiş olur. Ancak ülkemizde yaylacılık faaliyetleri çoğunlukla düşey doğrultuda olup, sadece Karapınar yöresi yatay yaylacılık faaliyetleri ile tanınır. Aslında Türkiye'nin coğrafi potansiyelini "alt zon" ve "üst zon" olarak düşey doğrultuda iki farklı bölgeye ayırmak doğrudur. Alt zonda daimi iskan bulunur ve kır nüfusumuzun % 90'ı burada yaşar. Kış ziraati burada yapılır, köylere civar sahalarda hayvan otlatılır. Bu zon, yaz aylarında coğrafi potansiyelini kaybeder. Oysa üst zonda yazın karlar erimiş, çayırlar gelişmiştir. Yani alt zonun kış aylarındaki özellikleri hakim olmuştur. İşte bu nedenle hemen her bölgemiz Nisan-Mayıs aylarından itibaren milyonlarca kır insanı evi, eşyası, yiyeceği ve hayvanıyla üst zona hakaret eder ve yılın 5-6 ayını burada geçirir. Türkiye'nin bu şekilde farklı iki geçim kuşağına sahip olması, yaylaların bu kadar fazla olmasını sağlamıştır. Ancak ülkemizde yaylalar da diğer köyaltı yerleşme birimleri gibi hızla kabuk değiştirmektedir. Artık pek çok yayla geçimin temini için değil, dinlenmek için kullanılmaktadır. Hatta bazı yaylalar tamamen turizm amaçlı olarak kullanıma açılmışlardır. Oba Oba temelde, konar-göçer aileler ve bunların çadır hayatı ile ilgili anlamlar taşır. Asıl ekonomik fonksiyonu hayvancılık olan bu yerleşme şekli, gezici bir faaliyet olması nedeni ile bir bakıma "göçerevler" olarak da adlandırabileceğimiz çadırlardan ayrı düşünülemez. Ülkemizde Doğu Karadeniz, Ege, Batı ve Güneydoğu Toroslarda geçimini hayvancılık ile sağlayan aile veya aşiretler yaz başından itibaren hayvan otlatmak amacı ile üst zona çıkmakta ve çadırlarını burada kurmaktadırlar. Aslında oba yerleşmeleri ile yaylalar arasında pek çok benzerlikler vardır. Fakat obalar meskenlerinin çadırlardan oluşması ve her yaz yerleşmenin farklı bir sahada kurulabilir olması ile yaylalardan ayrılırlar. Dam 15-20 evden oluşan, genelde hayvan yetiştirme amacıyla kurulan, geçici yerleşim birimleridir. Az sayıda Dam yerleşmesi vardır ve bunlar Ege Bölgesi, Gökçeada ve Bozcaada da bulunurlar.

Dalyan Deniz kıyılarında balıkçılıkla geçimlerini sağlamak amacıyla küçük koylarda kurulan yerleşmelerdir. Akdeniz, Ege ve Karadeniz kıyılarında dalyanlara rastlanır.