Ünite 11 KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN TÜRKİYE DEKİ GELİŞİMİ Prof. Dr. Sebahattin BEKTAŞ Kentlerimizde ilk dönüşüm dalgası Tazminat dönemi ile başlamaktadır. 1838 Osmanlı-İngiliz Ticaret Anlaşmasının özellikle liman kentlerinde meydana getirdiği dönüşümler yerel yönetim anlayışının kent mekanındaki yansımaları dönüşümün ilk göstergeleri olmuştur. Bunu Cumhuriyet döneminde başlatılan daha bölgesel ölçekte ancak kentleri doğrudan ilgilendiren bir dönüşüm dalgası izlemiştir Türkiye nin özellikle büyük kentleri 3. dönüşüm dalgasını 1950 lerde göçlerle yaşamış, ulaşım büyük kentlerin temel sorunu haline gelmiştir. Bir sonraki dalga 1980 li yıllarda başta İstanbul olmak üzere büyük kentlerin imar aflarıyla yasadışı bir kentsel dokuya dönüşümün yaşandığı belirli akslarda büyük yıkımların yapıldığı ve işlevsel dönüşümlerin başlatıldığı dördüncü dalgadır, 1
Beşinci dalga 1990 lı yıllarda küreselleşmenin kent mekanında meydana getirdiği dönüşümleri ihtiva etmektedir. Büyük ofis yapıları, plazalar, alışveriş merkezleri, kent mekanında kapsamlı dönüşümlere yol açmıştır, 1990 lı yılların sonunda özellikle 1999 Marmara Depreminin yıkıcı etkisi ile bugün yaşanılan kentsel dönüşüm süreci başlamıştır. Ülkemizde bugünkü anlamı ile kentsel dönüşüm kavramı 1950 lerde gecekondulaşma ile hayatımıza girmiş, 1999 Marmara depremiyle birlikte de gündeme oturmuştur (Kocabaş, 2005). 2004 ve 2005 yıllarında kabul edilen Dönüşüm Alanları Hakkında Kanun lar ile yasallaştırılmıştır. Türkiye nüfusunun 2023 yılında 80 milyon, İstanbul nüfusunun ise 20 milyon olması beklenmektedir. Günümüzde kentlilik oranı %74 civarında. Ülkemizdeki binaların %92 si düşük-orta-yüksek dereceli deprem riskine sahiptir. Ülkemizdeki 19-20 milyon konutun 5 milyonu 1999 sonrası inşa edilmiştir ve bu konutların iyi durumda olduğu değerlendirilmektedir. Deprem tasarımı ve malzeme dayanımı yetersiz olan yapılar ile mühendislik hizmeti almadan kaçak olarak inşa edilen yapılar gözetildiğinde ülkemizdeki toplam yapı stokunun yaklaşık % 40 ının yenilenmesinin veya güçlendirilmesinin gerektiği tahmin edilmektedir. 1999 öncesi yapılan 14 milyon konutun yaklaşık 6.5 milyonu afet riski altında olduğu tahmin edilmekte olan riskli binalardır. 1903 yılından günümüze, topraklarımızda hasar doğuran 130 depremde 100 bin can kaybı ve yaklaşık 2 milyon ev kaybedilmiştir. Son yaşanan Van depremlerinde yıkılan veya ağır hasar gören konut sayısı yaklaşık 30.000 dir. Bütün bu veriler karşısında, Ülkemizde afet riski nin olmadığını, kentsel dönüşüm için bahane olarak kullanıldığını söylemek mümkün değildir. 2
Kentsel Dönüşüm ile ilgili en son yapılan yasal düzenlemeye göre; 2012 tarihli, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamındaki kentsel dönüşüm, öncelikle birinci derece deprem kuşağında yer alan ve nüfus yoğunluğu fazla olan illerden başlayacaktır. Bu kapsamda; İstanbul Kocaeli Sakarya Bursa İzmir gibi illerimiz birinci derece deprem kuşağında bulunmaları sebebiyle dönüşümün yapılacağı öncelikli iller olup; fay hatları, sel ve heyelana maruz bölgeler gibi afet risklerinin fazla olduğu alanlar tespit edilecek ve uygulamalara tespitler doğrultusunda başlanacaktır. Bu süreçte çalışmalarını tamamlayan ve uygulamaya hazır olan bütün belediyeler ve valilikler dönüşüm uygulamalarını yürütebilecektir. Kentsel dönüşüm uygulamaları ilk olarak, 19. yüzyılda Avrupa da yaşanan kentsel büyüme hareketleri sonucunda, bazı bölgelerin yıkılıp yeniden yapılması (kentsel yenileme) şeklinde ortaya çıkmıştır. 3
Bu dönemde kamu sektörü yönetimli liderlik modeli ile gerçekleştirilen kentsel dönüşüm süreçleri iki farklı temele dayanmaktadır. Bunlar; 1851 de İngiltere de çıkarılmış olan ve kentsel politikalar üreten Konut Kanunu 1851-1873 yılları arasında Fransa da, Paris kenti için gelişim müdahaleleri gerçekleştiren Haussmann ın operasyonlarıdır (Gürler, 2003). Endüstri Devrimi sonrasında, Avrupa nın büyük kentlerinde işçi sınıfının içinde bulunduğu insanlık dışı koşullar, birçok düşünürü ve plancıyı etkilemiş ve ilk kentsel dönüşüm fikrinin ortaya çıkmasını hızlandırmıştır (Polat ve Dostoğlu, 2007). Özellikle de II. Dünya Savaşı ndan büyük hasarla çıkan ve tarihi zenginlikleri dolayısıyla büyük önem taşıyan kentlerde yaşanan kentsel çöküntü, ilgili çevreleri konuyla yakından ilgilenmeye ve çözüm arayışlarına itmiştir. Bu nedenlerle Avrupa ülkeleri ve Amerika da kentsel dönüşüm 1950 lerde önem kazanmış ve zaman içinde hak ettiği yeri bulmuştur. 1970 yılları kentsel dönüşüm ile ilgili arayışların, çalışmaların sürdürüldüğü yıllar olarak ifade edilmektedir. 1980 lerden bu yana ise, kentsel dönüşüm ilkesel bazda yerleşmiş, özümsenmiş ve bu yönde uygulamalarla kendini ispat etmiştir. 4
Zaman içinde kentsel dönüşüm sürecinin politik ve ekonomik yapısı, ulusal gelişimden, küresel bütünleşme hedefine yönelerek, kentsel planlama sürecini de değiştirmiştir. Bu nedenle, dünyadaki kentsel dönüşüm uygulamalarında farklı dönemlere farklı yaklaşımlar sergilendiği söylenebilir (Gürler, 2003). DÜNYA DA KENTSEL DÖNÜŞÜM STRATEJİLERİ Kentsel Koruma Yeniden Canlandırma Kentsel Düzenleme İyileştirme Soylulaştırma Kentsel Temizleme Rönesans Kentsel Yeniden oluşum Boşlukları doldurarak geliştirme Yenileme Kentsel yeniden geliştirme Kentsel Bezeme Yeniden kentleştirme Yeniden düzenleyerek yerleştirme TÜRKİYE DE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KENTSEL DÖNÜŞÜM AMAÇLI KULLANILAN YASALAR Dönüşüm alanları hakkında kanunun 2004 ve 2005 yıllarında kabul edilmiş olması, kentsel dönüşüm çalışmalarının daha önce yapılmamış olması anlamına gelmemektedir. TÜRKİYE DE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KENTSEL DÖNÜŞÜM AMAÇLI KULLANILAN YASALAR Yasa çıkmadan önce amaç ve kapsamlarıyla kentsel dönüşümü konu edinen kanunlarımız vardır. Bunlar; 1982 tarih, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu 1984 tarih, 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun 1985 tarih, 3194 sayılı İmar Kanunu 5
TÜRKİYE DE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KENTSEL DÖNÜŞÜM AMAÇLI KULLANILAN YASALAR 1984 tarih, 2981 Sayılı imar Ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler Ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun 1983 tarih, 2863 sayılı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 1983 tarih, 2872 sayılı Çevre Kanunu 1966 tarih, 755 sayılı Gecekondu Kanunu 1984 tarih, 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu 1982 tarih, 2709 sayılı T.C. Anayasası 1990 tarih, 3621 sayılı Kıyı Kanunu KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN MEVCUT YASAL DAYANAKLARI Kentsel dönüşüm projeleri, T.C. Anayasasının Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması ile ilgili 56. Maddesinde belirtilen Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir. esasınca ve yine Anayasanın 57. maddesinde belirtilen KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN MEVCUT YASAL DAYANAKLARI Devletin şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri almakla yükümlü olduğu esaslarınca ve modern şehirleşme ilkelerine uygun olarak yaşanabilir sağlıklı kentlerin oluşturulması genel hedefiyle uygulanmaktadır. KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN MEVCUT YASAL DAYANAKLARI 2004 tarih, 5104 sayılı Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu 2005 tarih, 5366 sayılı Yıpranan Tarihi Ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması Ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun 6
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN MEVCUT YASAL DAYANAKLARI 2005 tarih, 5393 sayılı Belediye Kanunu (kentsel dönüşüm kavramı bu kanunun 73.maddesinde kentsel dönüşüm ve gelişim başlığı ile belirtilmiştir.) 2012 tarih, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Ünite 11 Teşekkürler Prof. Dr. Sebahattin BEKTAŞ 7