1 ÇALIŞMA ORTAMI ISISININ SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ İnsan vücudunun iç ısısı ortalama ısısı 36,5-37 C civarındadır..37,5 C den itibaren ısının yükselmesi yani ateş tabir ettiğimiz durum söz konusu olur. İnsan vücudunda tüm doku ve organların, daha doğrusu hücrelerimizin normal çalışabilmesi için gerekli olan ısı bu derecelerdir. Isı dış çevrede sürekli olarak bulunan bir çeşit enerjidir. Havanın termometre ile ölçülen ısı derecesi hava sıcaklığı hakkında fiziksel indekstir. Fakat bu sıcaklığın insan üzerindeki etkisi havadaki nem, rüzgar gibi faktörler tarafından etkilenir. Eğer vücut ile çevre arasındaki ısı alışverişi sürekli ve düzenli olarak sürdürülebiliyorsa insan termal bakımdan rahatlık içerisindedir. Vücudumuzda, hücrelerimizdeki kimyasal tepkimeler sonucu ısı oluşmaktadır. İstirahat halinde insan vücudu ortalama saatte 100 kgr. Kalori değerinde ısı üretir. Bu ısı bazal metabolizma ve normal aktivite için kullanılır. 70 kg ağırlığındaki bir insan vücudundan hiç ısı kaybetmezse vücut ısısı 1 saatte 17 C yükselir. Bu yükselme de vücut ısısını düzenleyen ısı regülasyonu mekanizması tarafından önlenir. Vücutta ısı dengesinin kurulması insan vücudu ile dış çevre arasında ısı dengesinin fizyolojik koşullar çerçevesi içinde meydana gelmesi ile sağlanır. Vücut ısı düzenlenmesinde merkezi sinir sistemi ( hipotalamus ) ana rol oynar. Isı alışverişinde 2 ısı kaynağı söz konusudur. Birincisi edinilen ısı, ikincisi kaybedilen ısıdır. Vücudun ısı edinmesi ve ısı kaybetmesi olaylarının fizyolojik gereksinmeler çerçevesi içinde meydana gelmesine ısı regülasyonu diyoruz. Vücudun ısı edinmesi kısaca 2 yolla olur: 1- metabolizma sonucu vücutta üretilen ısı 2- çevreden çeşitli yollarla alınan ısı Metabolizma sonucu oluşan ısıyı bazal metabolizma ısısı, fizik aktivite sonucu oluşan ısı, besin maddelerinin spesifik dinamik etkileri ile oluşan ısı olarak kabaca ayırabiliriz. Çevreden çeşitli yollarla alınan ısıyı da radyasyon yoluyla çevreden alınan ısı, konveksiyon ve kondüksiyon yoluyla edinilen ısı olarak tanımlayabiliriz. Vücudun ısı kaybetmesi ise solunum, buharlaşma, terleme, radyasyon ve yine konveksiyon ve kondüksiyon gibi yollarla olmaktadır. İşte tüm bu mekanizmalar ile vücut iç ortam ısısı ortalama 37 C de tutularak yaşamın sürmesi için gerekli ve elverişli ortam sağlanmış olur.
2 SICAK ORTAMDA ÇALIŞMA Sıcak Çalışma Koşullarına Sahip İşler ve İşyerleri: Dökümhaneler, haddehaneler, yüksek fırınlar, kazan daireleri, çimento ve kireç fabrikaları, ekmek fabrikaları ve fırınları, termik santrallar, doğalgaz çevrim santralları, ısıl işlem üniteleri ve benzeri işyerleri sıcak çalışma şartlarının oluştuğu bölümlere sahip işyerleridir. Yine güneş altında açık havada yapılan çalışmalar bu gruptadır. Sıcaklık ve nem: Çevre sıcaklığı ve neminin artması kardiovasküler yükü arttırır. Düşük sıcaklık ise ilk başta özellikle parmak gibi uç kısımlarda esnekliği ve hassasiyeti önemli oranda azaltır. Termal konfor bölgesi çalışma için ideal sıcaklık ve nem koşullarını gösterir. Bu bölge sıcaklık ve nemin yanı sıra birçok faktör tarafından etkilenir. Hava hızı ( esintiye bağlı soğuma ), iş yükü, radyant ısı kaynağı, elbisenin miktar ve tipi bunlar arasında sayılabilir. Genel olarak vücut sıcaklığı 2 yönde 1 santigrattan fazla değişmemelidir. Kişilerin verimli bir çalışma yapabilmeleri için ortam ısısının insana uygun olması gerekmektedir. Çok soğuk ve çok sıcak ortamlar kişinin çalışma etkinliğini düşürür. Kışın iyi giyimli bir kişide uygun ortam ısısı 20-22 derecedir. Yazın ise 20-24 derecelik bir ortam ısısı en uygun ısı değeri olarak belirtilmektedir. Isının bu değerlerin üzerine çıkması genellikle yorgunluk ve uyku hali meydana getirir. Bu da dikkat dağılmasına ve hata yapılmasına neden olabilir, kaza oranının artmasına yol açar. Vücut yüzeyinden ısı konveksiyon, kondüksiyon ve radyasyonla kazanılır ve kaybedilir. Konveksiyon hava hareketiyle meydana gelen ısı taşınmasıdır. Kondüksiyon ise maddelere dokunarak meydana gelen kazanç ve kayıptır. Radyasyon ise havanın ve derinin sıcaklığına bağlı olarak meydana gelen ısı transferidir. Termal konforu etkilemekte olan çevresel faktörler havanın sıcaklığı, radyasyon sıcaklığı, hava hızı, hava nemi olarak sıralanabilir. Kişiden kişiye ısıya dayanıklılık ve tepki bakımından çeşitli farklılıklar olmakla birlikte yüksek ortam ısısının etkisi herkes için söz konusudur. Ayrıca çok önemli başka bir konu da yüksek ısının vücutta meydana getirdiği terleme ve buna bağlı olarak oluşan elektrolit yetersizliklerine bağlı sorunlardır. Aşırı terlemeyle oluşan, özellikle tuz kaybı ilk etapta halsizlik, güçsüzlük gibi durumlara yol açmakla birlikte kaybedilen elektrolitler zamanla yerine konmazsa pek çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Elektrolit dengesizliğine
3 bağlı kas problemleri ( en basiti kramplar ), kalp damar problemleri, sinirsel problemler, şuur kaybı ve daha birçok hastalık oluşabilmektedir. Eğer ortam havası neme doymuşsa terleme ile verilen su buharlaşarak havaya karışamaz ve vücutta soğutucu etki meydana getiremez. Bu da ayrı bir sorun nedenidir. Sıcak çarpması, güneş çarpması gibi terimlerle anılan sağlık sorununun ortaya çıkmasına yol açar. Eğer ortamdaki ısı düşecek olursa deri soğur, vücuttaki kan damarları büzülür, kan vücut yüzeyinden derinlere giderek ısıyı korumaya çalışır. Kalp hızı düşer, ciltte kaz derisi görünümü meydana gelir. Bu yolla deri pürüzlü hale getirilerek ısı kaybına karşı korunmaya çalışmak da söz konusudur. ( savunma mekanizmaları ). Titreme meydana gelir, titreme sonucu küçük kasların kasılmasına bağlı olarak meydana gelen ısı vücut ısısının atmasını sağlar. Kan basıncı düşer, kan daha çok hayati organlara gönderilir. Eğer ortam ısısı artacak olursa deri yüzeyi ısınır. Bu kez vücut yüzeyine daha fazla kan gitmesi sağlanır. Kalp hızı artar, terleme başlar. Terlemeye bağlı olarak meydana gelen vücut ısı azalması yüksek ısının etkisinin azalmasını sağlar. Vücut ısısının 27 derecenin altına düşmesi uyku haline yol açar ve vücut ısısının 25 derecenin altına düşmesi ölüme neden olur. Vücut ısısının 42 derecenin üzerine çıkması ise merkezi sinir sisteminin çalışma etkinliğinin azalmasına ve beyin fonksiyonlarının bozulmasına, eğer bu durum uzun sürecek olursa da ölüme sebep olur. Bütün bunlar vücut ısısının korunmasının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Aşırı ısıya uyum 4-7 günde başlamaktadır ve genelde 12 14 günde tamamlanmaktadır. Soğuğa uyum ise daha uzun süre almaktadır, aylar sürebilir. Çeşitli çevresel sıcaklık ve nem etkileri: - Hava sıcaklığı çok yüksekse vücut çevreye ısı yayamaz. Vücut sıcaklığı artar, kalp etkinliği artar, performans düşer, hata oranı artar, uyku hali olur. Bu durumda havalandırma düzeltilmeli, soğuk hava verilmeli, sıcak hava emici sistemle uzaklaştırılmalıdır. - Hava sıcaklığı çok düşükse vücut çevre havaya çok ısı yayar. Titreme, eklem ve kas sertliği, konsantrasyon gücünde azalma, düşük hava hareketlerinde bile cereyandan yakınmalar oluşur. Bu durumda hava ısıtılmalı ısı radyasyonu sağlanmalı - Radyasyon sıcaklığı çok yüksekse vücut kaynaktan çok fazla ısı depolar ve yüksek sıcaklık etkileri görülür. Bu durumda güneşlik, çift alüminyum engeller, aşırı durumlarda özel giyeceklerle radyasyon engellenir. - Nem çok yüksekse, terin buharlaşması engellenir. Yüksek sıcaklıklara dayanma gücü azalır. Ventilasyon arttırılmalıdır. Optimal koşul % 30 70 nemdir.
4 - Nem çok düşük ise de aşırı buharlaşma oluşur, mukoz membranlar kurur. Gerekiyorsa yapay olarak nem arttırılabilir. Çalışma koşullarına bağlı olarak değişik ısı ortamlarının etkisi ömür boyu sürecektir. Bir soğuk hava deposunda ya da yüksek sıcak fırının karşısında çalışan kişi sürekli sıcak ya da soğuk etkisinde kalan kişidir. Buna bağlı stres ve fizyolojik değişiklikler sürekli bu kişiyi etkileyecektir. İdeal çalışma ısısı 16 derecenin altında olmamalıdır. Sıcak fırınlarda çalışanlarda kalp hızında artma, deri ısısının yükselmesi, susama, bitkinlik, baygınlık gibi belirtilerle seyreden sıcak çarpması oluşabilir. Bu durumda kişi derhal ortamdan uzaklaştırılmalı, serin bölgeye alınmalı, sıvı takviyesi verilmelidir. Böyle sıcak ortamlarda 20 dk lık bir çalışma dönemine 10 dk lık bir dinlenme ve serinleme dönemi önerilmektedir. Oturma odası için en düşük ısı değeri 21, yatak odası için 18, mutfak için 18, banyo için 20 tuvalet için 16, koridor için 18 derece önerilmektedir ( en düşük ) Değişik işler için kabaca farklı ısı değerleri önerilmektedir: Sedanter mental iş. 21 23 derece Ayakta hafif iş. 18 derece Ayakta ağır iş.. 17 derece Çok ağır iş..16 derece İş yerindeki giyimli bir işçi için iş yeri klima koşulları düzeltilmiş etkin sıcaklık = DES e göre hesaplanır. DES kuru termometre sıcaklığı, yaş termometre sıcaklığı, rölatif hava nemi ve hava akım hızı aracılığıyla hesaplanır. Kuru Termometre Sıcaklığı (Tkt): Kuru termometre sıcaklığı, normal bir termometre ile ölçülebilir. Kuru termometre sıcaklığı bize havanın nem oranı hakkında bir bilgi vermez. Yaş Termometre Sıcaklığı (Tyt): Yaş termometre sıcaklığını ölçmek için sıcaklık ölçerin sıcaklığı algılayan kısmının ıslak olması gerekir. Yaş termometre sıcaklığı, havanın içerdiği nem miktarı hakkında bilgi verir. Bu nem miktarı, bağıl nem (φ) veya nem oranı (w) şeklinde ifade edilebilir. Pratikte yaş termometre sıcaklığının doyma sıcaklığına eşit olduğu kabul edilir.
5 Örnek: kuru termometre sıcaklığı 40 0 C, nem % 33, ıslak termometre sıcaklığı 26 0 C, hava akım hızı 1 m/san ise DES 30 0 C dir. Bu hesaplama 2 no. lu Yaglou nomogramına göre yapılır. İş yerinde saptanan DES buraya gelen güneş ışını sıcaklığından da etkilenebilir. Sıcaklık etkisi şu etkenlerin bileşimiyle olur: -hava sıcaklığı -hava nemi -hava akımı -sıcaklık ışınım ( radyasyon ) Etkinin derecesini ve şeklini saptayan, bu 4 etkene ek olarak bir etken daha vardır ki o da yapılan işin ağırlık derecesidir. Çalışma kişisel korunma araçlarının ( örneğin solunum maskesi) taşınması zorunluğu ile daha da zorlaşabilir. Vücuda Girişi ve Etkisi: İnsan termal konforu temelde ısı üretimi ve kaybı ile belirlenir. Isı kaybı konveksiyon, kondüksiyon, radyasyon ve terin buharlaşması yoluyla meydana gelir. Isı kaybı iki ana yolla artabilir: Periferal kan akışında artış ile Terin buharlaşmasındaki artış ile Konfor ve sağlık üzerine kötü etkiler genellikle ısı kaybı ve üretimi arasındaki dengesizliğin etkisidir. Dengesizlik genellikle işyerindeki fiziksel güç ile ısı üretimi ve işyerindeki havanın yüksek sıcaklığının kombinasyonundan kaynaklanan ısı stresi nedeniyle ısı kaybı sağlayan mekanizmaların aşırı yüklenmesinden kaynaklanır. Termal dengesizlik vücut sıcaklığında insan tolerans sınırlarına ulaşan veya aşan bir artışa neden olur. Bu sınırların aşılması durumunda sağlık üzerine ters etkiler beklenebilir. Ulaşılan vücut sıcaklığına ve sıcaklık yükselme hızına bağlı olarak ısı stresi çeşitli hastalıklara neden olabilir. Kısa süreli veya nadiren sıcak koşullarda çalışan kişiler için bile mesleki tıbbi korunma gereklidir. Eğer kişilerin aklimatizasyonu söz konusu değilse sıcak koşullarda yapılan tüm işler kısa süreli ısı stresi içermektedir.
6 Yüksek ısıya akut ya da kronik maruziyet sonucu ısı dengesinin bozulması durumunda meydana gelecek durumlar: A) SİSTEMİK BOZUKLUKLAR 1- ısı çarpması Çevre ısısının yüksekliği ile ağır iş birleşince ısı çarpması oluşabilir. Çok sıcak ortamda çoğu defa güneşte ağır iş yapan kişi vücudunda meydana gelen metabolizma ısısını, dengeyi sağlayacak biçimde dışarı veremez. Böylece ısı regülasyonu bozulur, vücutta ısı birikimi olur ve vücut ısısı 41 dereceye kadar yükselebilir. Hasta derisi sıcak ve kurudur. Çok şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma, görme bozuklukları olur, algılama bozukluğu görülebilir. Tedavi için hasta sıcak ortamdan uzaklaştırılır, vücudu soğuk tutulmaya çalışılır, yaş çarşafa sarılır ya da çok soğuk olmayan suya sokulur ( çeşme suyu sıcaklığı ) 2- ısı krampı: Aşırı terleme nedeni ile fazla su ve tuz kaybı söz konusu olur. Yoğun kaslarda kasılmalar olur. Su kaybını karşılamak için her yarım saatte bir 200-300 ml su verilmesi uygundur. Kişinin susamasını beklememek gerekir. Tuz verilmesi tartışmalı bir konudur. Bunun yerine elektrolitli içecekler ( maden suyu ) ya da az tuzlu ayran verilebilir. 3- ısı bitkinliği: Isı bitkinliğinde fazla ısıya maruziyet nedeni ile vücutta aşırı vazodilatasyon olması ve bu nedenle kardiyovasküler sistemin yükünün artması sonucu tansiyon düşmesi, dolaşım yetersizliğinin oluşması söz konusudur. Hastanın başı döner, deri nemli ve soğuktur. Ateş görülmez. B) DERİ BELİRTİLERİ Ter bezlerinin disfonksiyonu sonucu oluşan bir durumdur. Çok sıcak ve nemli ortamlarda çalışanlarda görülür. Kaşıntılı kırmızı lekeler şeklinde görülür. Tedavi kişinin bir süre serin yerde çalıştırılması ile olur. C) PSİKOLOJİK BELİRTİLER Aşırı sıcak ortamda çalışan kişilerin morallerinde bozukluk oluşur, duyarlılıkları artar, endişeli bir ruh hali oluşur, konsantrasyon bozuklukları görülür, kesiklik ve yorgunluk vardır. Aşırı sıcağın üretim üzerine etkisi mental ve fizik performansı azaltmasından ileri gelir.
7 Aşırı ısının üretim üzerine etkisi: İnsan vücudunda fizyolojik bozukluklara neden olan aşırı ısı çeşitli ısı hastalıklarından başka, insan performansının düşmesine de neden olur. Araştırmalar efektif ısının 30 derece olduğu ortamda fizyolojik bozukluklar meydan gelmeden kişideki sıkıntı duygusu sebebi ile fizik performansta düşme meydana geldiğini saptamıştır. Kabaca yapılan değerledirmelerde; Efektif ısı 29 derece olunca performans %5 düşer 30 % 10 31 % 17 32 % 30 İlk yardım ve acil tedavi: 1. Sıcak ortamdan uzaklaştırma 2. Acil tedavi serin ve temiz hava akımının olduğu bir yerde yapılmalı 3. Giysiler gevşetilmeli ( çıkarılmalı ), cildin havalanması sağlanmalı 4. Baş ve ekstremitelere (kol bacak ) soğuk kompres 5. Mutlak istirahat Acilen bir sağlık merkezine gönderilir (112) Kaynaklar: 1) Meslek Hastalıkları Dr Vahide Bilir 2004 TÜRK-İŞ 2) İş Sağlığı Ve Meslek Hastalıkları Dr. Cahit Erkan ANKARA ÜN. TIP FAK YAYINLARINDAN sayı:441 1984 3) Meslek Hastalıkları Rehberi, Dr. Rana Güven, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (İSGGM), Kasım 2011 )
8 SOĞUK ORTAMDA ÇALIŞMA Genellikle sıcaklığın 25 C den daha düşük olduğu ortamlarda, kısa süreli olmayarak çalışıldığı zaman soğuk etkisinin ortaya çıktığı kabul edilir. 25 C nin altındaki sıcaklıklarda yapılan kısa süreli işlerde soğuk etkisi olmaz. Ne var ki buradaki kısa süreli iş den kasıt, soğuk ortamda kontrol amacıyla, ya da direktif vermek için ve 15 dk. dan az kalmak üzere girilmesi demektir. Bu sırada soğuktan koruyucu giysi kullanılması ön koşuldur. Hava akımı nedeniyle organizmanın hızla ısı yitireceği işlerde çalışanlar özellikle tehdit altındadır. Buharlaşan soğutucu ve dondurucularla direkt temas, ya da çok soğuk yüzeylerle kısa süreli temas şiddetli bir lokal soğuma ile donmalara yol açabilir. Etki şekli: 1 genel: Organizmanın sıcaklığının düşmesiyle ve refleks etkilerle kalp, kan dolaşımı, solunum ve metabolizma regülasyonu bozulması, depresyonu 2 lokal: Lokal soğuma ile cilt ve mukozalarda dolaşımın bozulması, metabolizmanın olumsuz etkilenmesi, termoreseptörlerde soğuk irritasyonu. Genel soğuma ile önce sübjektif bir üşüme hissi, ürperme, titreme ya da kas sertleşmesi, sonra organizmanın iç sıcaklığının düşmesiyle yorgunluk, solunum ve kalp atımlarının yavaşlaması ve zayıflaması, kollaps tehlikesi oluşur. Soğuma daha da artarsa fibrilasyona kadar varan kalp ritim bozuklukları, kan ve dokularda elektrolit dengesi bozukluğu, bilinç kaybı ve sonunda donma ile ölüm meydana gelir. Bir kişinin, düşük ısıya maruziyeti kısa olmadıkça, teknolojik olarak -25 C altında sıcaklık derecesinde soğutulan mekânlarda çalıştığında soğuk stresine maruz kalmış olduğu varsayılabilir. Soğuk stresinin tamir işleri dahil soğuk odalarda, dondurma odalarında, dondurarak kurutma yapılan yerlerde ve düşük sıcaklıktaki araştırma kabinlerinde çalışma sırasında oluşması beklenebilir. Kısa maruziyetler 15 dakikadan daha az süreler için, kontrol amaçlı veya talimatta yer aldığından bu türde odalara girilmesini kapsar. Bu durumlar yalıtkan giysi giyilmesini gerektirir.
9 Rüzgârın veya hava akımlarının vücut üzerinde soğutucu etkiyi arttırdığı iş yerlerinde çalışanlar özellikle risk altındadır. Buharlaştırıcı soğutucularla doğrudan temastan veya soğuk yüzeylerle kısa temastan oluşan, bölgesel soğuma soğuktan yanmaya neden olabilir. İlk yardım ve acil tedavi: 1- soğuk ortamdan uzaklaştırarak sıcak ( normal ) bir yere getirmek 2- sıcak tutacak giysi ve örtülerle sarmak ( soğuk ve ıslak giysi çıkarılır ) 3- sıcak içecek verilir 4- soğuyan ekstremitelere ( kol-bacak ) hafif masaj ( nekroz morarma yoksa ) 5- bilinç açık tutulmaya çalışılır, bilinç kapalı ise solunum yolu açık tutulmaya çalışılır. Acilen bir sağlık merkezine gönderilir. ( 112 ) --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Kaynaklar: 1) Meslek Hastalıkları Dr Vahide Bilir 2004 TÜRK-İŞ 2) İş Sağlığı Ve Meslek Hastalıkları Dr. Cahit Erkan ANKARA ÜN. TIP FAK YAYINLARINDAN sayı:441 1984 3) Meslek Hastalıkları Rehberi, Dr. Rana Güven, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (İSGGM), Kasım 2011 )