Akılcı İlaç Kullanımı nedir? Akılcı İlaç Kullanımı genel anlamıyla halkın sağlığını ve toplumun çıkarını gözetmektir. Bunu detaylandıracak olursak aslında akılcı ilaç kullanımı, hastaya doğru tanının konması, sorununun dikkatlice tanımlanması, tedavi amaçlarının belirlenmesi, değişik seçenekler içinden etkinliği kanıtlanmış, hastanın kendisi ve yaşadığı toplum için en düşük maliyetli tedavinin seçilmesi, buna uygun bir reçete yazılması, hastanın tedavi konusunda bilgilendirilmesi, tedavinin sonuçlarının izlenmesi ve değerlendirilmesini kapsayan sistematik bir yaklaşım biçimidir. Akılcı İlaç Kullanımı neden gereklidir? Akılcı olmayan ilaç kullanımı, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere tüm ülkelerin önemli bir sağlık sorunudur ve düzeltilmesi güç bir alışkanlık olarak kabul edilir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tahminlerine göre tüm ilaçların yarısından fazlası uygunsuz şekilde reçete edilmekte, dağıtılmakta ya da satılmaktadır. Türkiye deki durum bu tahminlere paraleldir. Tüm dünyada yanlış şekilde, gereksiz yere, etkisiz ve yüksek maliyetli ilaç kullanımı gibi nedenlerle ilişkili olarak çok çeşitli sorunlar yaşanmaktadır. İlaçların akılcı olmayan kullanımının sonucunda ise; tedaviden yarar görülmemesi, istenmeyen ilaç etkilerinde artış, ilaç etkileşimleri, uygunsuz antibiyotik kullanımına bağlı gelişen antibiyotik direnci, ilaçların enjeksiyon biçiminde fazla ve steril olmayan biçimde kullanımına bağlı komplikasyon ve kan yolu ile bulaşan hastalık riskinde artış gibi sorunlarla karşılaşıyoruz. Bir diğer boyut da ekonomik sorunlardır; yüksek ilaç harcamaları sosyal güvenlik kurumlarına ağır bir yük getirmekte, geri ödeme konusunda ciddi sorunlara yol 1
açmaktadır. Bu sebeplerle Akılcı İlaç Kullanımı konusunda dünyada çeşitli çözüm yolları üretilmeye, geliştirilmeye çalışılmaktadır. Ülkemizde de sınırlı parasal kaynaklara karşın, ilaca ayrılan payın büyüklüğü de göz önünde bulundurulursa, hastalığın ve hastanın durumuna uygun, akılcı tedavi yaklaşımlarının gerekliliği bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Akılcı İlaç Kullanımı nın gerçekleştirilebilmesi için nelere dikkat edilmelidir? İlacın akılcı kullanımında temel yaklaşım; ilacın gerektiği zaman, gereken nitelikte, gerektiği kadar ve gerektiği biçimde kullanılmasıdır. Bu süreç, devletin, ilaç endüstrisinin, başta hekim ve eczacılar olmak üzere sağlık personelinin ve toplumun akılcı davranmasına bağlıdır. Hangi ilacın kullanılacağına karar veren hekim, ilaçla ilgili hasta, hasta yakını, hekim ve diğer sağlık personeline danışmanlık hizmeti veren ve ilacı uygun şartlarda sağlayan eczacı, ilacı uygulayan hemşire veya hasta, akılcı ilaç kullanımında sorumlu olan kişilerdir. Akılcı İlaç Kullanımı nda hekim, eczacı ve hasta (veya hemşire) üçgeninin ilk basamağı ise hekimdir. İlaç tedavisine karar vermeden önce mutlaka ilaç-dışı tedavi seçenekleri gözden geçirilmeli ve daima ilaç tedavisi ile birlikte diyet, egzersiz gibi gerekli yaşam biçimi değişiklikleri konusunda hasta uyarılmalıdır. Hastasının durumunu etraflı bir şekilde inceleyip tanı koyduktan sonra mevcut ilaçlar arasından en uygununu seçecek ve buna göre reçete yazacak olan sorumlu kişinin hekim olması nedeniyle, hekimin yükümlülüğü ve davranışı akılcı ilaç kullanımının temelini oluşturur. DSÖ tarafından hazırlanan iyi reçete yazma rehberinde, bilimsel bir ilaç seçimi için etkinlik, güvenlilik, uygunluk ve maliyet olmak üzere dört ölçüt önerilmektedir. Yani hekim reçete etmeyi düşündüğü ilacı seçerken, ilacın etkinliğine ilişkin kanıtlarını, tedavi hedefleriyle endikasyon uyumluluğunu, öngörülen tedavi süresince, özellikle kronik kullanımda kullanılması düşünülen ilacın istenmeyen etkilerini, hastanın aldığı 2
risk olup olmadığını, reçete edilmesi düşünülen ilacın kontrendikasyonlarını, hasta hamile ise hamilelerde kullanılıp kullanılamayacağını, ilacın veriliş yolunun hasta için uygunluğunu ve son olarak ilacın hastaya günlük toplam maliyetini dikkate alarak seçimini yapmalıdır. Akılcı ilaç kullanımında DSÖ tarafından dikkat çekilen ölçütlerin tam olarak yerine getirilip hastaya yansıtılmasında eczacıya da önemli görev düşer. Reçetesini yaptırmak ya da reçetesiz satılan bir ilacı almak için eczaneye gelen hastanın bilgilendirilmesi açısından en kolay danışabileceği kişi eczacıdır. Akılcı İlaç Kullanımı ilkeleri açısından eczacının rolünü biraz daha açabilir misiniz? Eczacı genel anlamda ilacı hastaya sağlayan kişi olarak düşünülmekle birlikte bu tanım yetersizdir. Akılcı İlaç Kullanımı ilkeleri kapsamında ise eczacı özel bir eğitim almış, ilacı hazırlama sanatını bilen ve ilaçları veren kişidir. Eczacı ilacın güvenilir ve uygun kullanılmasının yanı sıra ilaçların akılcı kullanımının özendirilmesinden ve hastaya eğitim verilmesinden de sorumludur. Eczacılar hastanın tedaviye başlamadan önce sağlık çalışanları ile iletişiminin son basamağını oluştururlar ve bu nedenle de Akılcı İlaç Kullanımı açısından özel bir öneme sahiptirler. Eczacının hastasına sunduğu ilaç bilgilendirme sürecinin akılcı olmasının, tedavinin başarısını ve dolayısıyla devletin ilaç ve sağlık harcamalarının sonuçlarını doğrudan etkilemektedir. Akılcı İlaç Kullanımı nda eczacının görevleri nelerdir? Akılcı ilaç kullanımında eczacıların rolü ilacın dağıtım süreciyle başlar. Eczacının ilaçların eczaneye uygun şartlarda nakledildiğinden emin olması gerekir. İlaçlar eczaneye ulaştıktan sonra da bunların uygun şekilde saklanmasını sağlamak yine eczacının sorumluluğudur. Akılcı ilaç kullanımında eczacının rolünün en 3
belirginleştiği nokta ise, reçete yanıtlama sürecidir. Reçetenin doğru yorumlanmasıyla başlayan süreç, sırasıyla reçetenin doğru ve zamanında karşılanmasını (ilaçların verilmesi/ hazırlanması), hastanın yazılı- sözlü biçimde eğitilmesini, hekimle gerekli iletişimin kurulmasını ve tedavinin izlenmesini kapsar. Eczacıların kronik hastaların (diyabet, hipertansiyon vb gibi) uzun süreli ilaç tedavisinde hasta ve ilaç takibi yapmaları gerekir. Hekim reçeteyi yazdıktan bir sonraki kontrole kadar hasta eczacısıyla daha sık muhatap olur. Bu aşamada ortaya çıkan etki, yan etki ve hastanın reçetesiz kullandığı ilaçlar konusunda sorumluluğu eczacı almalı; gerektiğinde advers etki bildirimini de yapmalıdır. Bu bildirimlerin Sağlık Bakanlığının Farmakovijilans Merkezi ne ulaştırılması herhangi bir ilaçla ilgili risklerin erken fark edilip gerekli önlemlerin çok daha hızlı hayata geçirilmesini sağlar. Bunların yanında hekime başvurmadan eczacıya danışarak ilaç kullanmak isteyen hastaların eczacı tarafından doğru yönlendirilmesi de önemli bir konudur. Hastaların ilaçlara hekim dışı yollar ile kolayca ulaşmaları (reçetesiz ilaç kullanımı) ülkemizde yaygındır. Soğuk algınlığı, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, basit alerjik deri döküntüleri gibi sık olarak ortaya çıkan durumlarda kişiler hekime gitmeden de kendi kendilerini tedavi edebilirler. Bu durum akılcı ölçüler içinde kişisel özgürlüğün ve hasta haklarının bir öğesi olarak kabul edilir. Bu gibi durumlarda reçetesiz satın alınabilecek tezgâh üstü (OTC) ilaçlar ve dozaj formları tıp otoriteleri tarafından belirlenir ve sağlık otoritesinin (ülkemizde Sağlık Bakanlığı) ilgili organları tarafından onaylanır. Bunun dışındaki ilaçların reçetesiz olarak, hekim kontrolü dışında alınması sakıncalı durumlara yol açar. Bu şekilde eczacıya başvuran hastaya ilaç önerirken eczacının yapacağı doğru yönlendirme ve hasta eğitimi de akılcı ilaç kullanımında eczacının önemli görevlerinden biridir. Akılcı ilaç tedavisi sürecinin önemli bir bileşeni de hastayı gerek hastalığı, gerekse tedavisi ile ilgili olarak bilgilendirmektir. Tedavinin başarısı hastanın da tedaviye katılmasına 4
bağlıdır. Bu nedenle, hasta, başına gelecekler ve bununla ilgili olarak kendisine düşen sorumluluklar konusunda bilgilendirilmeli ve eğitilmelidir. Özellikle kamu kurumlarında ilacı yazan hekimin hasta başına ayırabildiği zamanın azlığı, ancak muayene ve ilaç yazmasına yetmektedir. Hastanın hastalığı hakkında yeterli bilgi almaması ve/veya tedavisi hakkında bilgi ve eğitim eksikliği yetersiz tedavi edilmesine veya tamamen yanlış uygulamalara yol açmaktadır. Hastalar genellikle eczacılarına inanır ve güvenirler. Bu yüzden eczacı hastalara zaman zaman bireysel ya da gruplar halinde hasta eğitimi yaparak toplumu Akılcı İlaç Kullanımı konusunda bilgilendirmelidir. Eczacı hastayı hangi konularda bilgilendirmelidir? Eczacı hastayı bilgilendirirken öncelikle ilaçla ilgili bilgileri hastaya vermelidir. Yani ilacın neden gerekli olduğu, etkisinin ne zaman başlayacağı, ilaç alınmazsa ya da düzensiz alınırsa beklenen sonuçların neler olabileceği ve kullanılan ilaçla hangi şikâyetlerin geçip hangilerinin geçmeyeceği konusunda hasta bilgilendirilmelidir. İkinci olarak kullanma talimatı ile ilgili detaylı bilgileri hastaya aktarmalıdır; İlacın nasıl ve ne zaman alınacağı, tedavinin ne kadar devam edeceği, nasıl saklanması gerektiği, kalan ilaçların ne yapılması gerektiği gibi konularda hasta aydınlatılmalıdır. En önemli konulardan biri de hastayı ilacın yan etkileri ile ilgili bilgilendirmektir. Hangi yan etkiler oluşabilir, bu yan etkiler nasıl fark edilir, ne kadar sürer ne kadar ciddidir ve bunlar için neler yapılabilir v.b soruların cevabını hastanın ilacı kullanmaya başlamadan önce biliyor olması yan etkilere bağlı oluşabilecek ciddi bir sorunun önlenmesi açısından önemlidir. Son olarak da ilacın kontrendikasyonları, hangi besinlerle ya da ilaçlarla etkileşebilir olduğu maksimum dozu, tedavinin tümünün uygulanmasının neden gerekli olduğu, hastanın hekimine tekrar ne zaman ve hangi durumlarda gitmesi gerektiği hastaya anlatılmalıdır. Tabi tüm bunları 5
anlattıktan sonra hastanın anlatılanları tam ve doğru olarak anlayıp anlamadığı teyit edilirse eczacı hasta bilgilendirme konusunda kendine düşen görevi tam olarak yerine getirmiş olur. Bu şekilde hasta bilgilendirilmesi çoğunlukla serbest eczanelerde yapılabilmektedir. Hastane Eczacılar Akılcı İlaç Kullanımı İle İlgili Neler Yapıyor? Maalesef hastane eczacıları, hastanelerde klinik eczacı olarak görev yapan çok az sayıda eczacı dışında ilacın uygulanması veya verilmesi sırasında hastayı görememektedir. Bu nedenle ilaç kullanımı sırasında doğrudan hastayı bilgilendirememektedir. Bununla birlikte akılcı ilaç kullanımında hastane eczacılarına da çok önemli görevler düşmektedir. Öncelikle eczacıların hastaneye alınacak ilaçların seçimi konusunda yeterli tecrübeye sahip olması ve hekimleri doğru yönlendirmesi gerekir. Özellikle hastanelerde uygunsuz ilaç kullanımında antibiyotikler başı çekmektedir Akılcı İlaç Kullanımı kapsamında değerlendirilen akılcı antibiyotik kullanımının başlıca üç unsuru vardır: Etkinlik, güvenirlik ve maliyet. Antibiyotiklerin akılcı olarak kullanılmaması; tedavi başarısızlığı, bakteriyel direnç gelişimi, yan etki sıklığı ve tedavi maliyetlerinde artış gibi bir takım sorunları beraberinde getirmektedir. Hekimlerimiz antibiyotik tedavisinin maliyeti üzerinde daha az durmaktadır. Ancak hastane eczacıları hastane içinde verilen göreve bağlı olarak ilaçların mali boyutundan da sorumludur. Bir enfeksiyon hastalığının tedavisi için etkinlik ve güvenirlik sınırları içinde olan antibiyotik seçeneklerinden, en ucuz tedavi maliyeti olanını seçmek tedavi maliyetlerini düşük tutmak açısından akılcı bir yaklaşımdır. Ancak burada sadece antibiyotiğin birim maliyetinin ucuz olmasından çok, tedavi süresi ve tedavi boyunca antibiyotiğe harcanan para, hastalığa ait komplikasyon veya 6
ilaca ait yan etki görülme olasılığı ve bunların maliyeti ile hastanede kalış süresinin maliyeti gibi unsurların hesaplanması gereklidir. Antibiyotik seçiminde hastanın özellikleri, enfeksiyon alanı, etiyolojik ajanın özellikleri ve ilacın farmakolojik özellikleri gibi birçok faktörün göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Akılcı antibiyotik kullanımı en iyi antibiyotik seçimini, en uygun veriliş yolunu, dozunu ve en uygun sağaltım süresini kapsar. Kurumunuzda siz nasıl bir fark yaratmaya çalışıyorsunuz? Görev yaptığım hastanede enfeksiyon kontrol komitesinin bir alt birimi olarak antibiyotik kontrol birimi oluşturulmuştur. Ben de hem enfeksiyon kontrol komitesi hem de bu birimin üyesi olarak görev yapıyorum. Hastane antibiyotik formülleri planlanırken enfeksiyon hekimleri ile ortak bir çalışma yapıyoruz. Bu konuda enfeksiyon hekimlerimizi yönlendiriyoruz. Son yıllarda bu konuyla ilgili gösterdiğimiz titiz çalışmanın sonucunda hastanemizde antibiyotik kullanımında önemli oranda azalma olmuştur. Bunun yanında antibiyotikler dışındaki ilaçlar için de ilgili kliniklerle sürekli iletişim halindeyiz. Ben bir ihtisas hastanesinde çalıştığım için sadece belli grup ilaçları hastanemizde bulunduruyoruz. Bu ilaçların seçiminde de ilgili kliniklerle iletişim halinde oluyoruz ve birlikte karar veriyoruz. Hastanelerde sıklıkla yaşanan sorunlardan biri de hekimlerin talep ettikleri ilaçların kullanımının, bir süre sonra azalması ve bunun sonucunda ilaçla ilgili miat sıkıntısı yaşanmasıdır. Bu sorunu nasıl aşıyorsunuz? Biz yıllık ihtiyaçlar belirlenirken hekimleri yönlendiriyoruz aynı grup ilaçlardaki çeşitliliğini çok fazla arttırmamaya çalışıyoruz. Bu şekilde de gereksiz ilaç kullanımı ve yığılmaların önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Akılcı İlaç Kullanımı kapsamında miadı dolmuş ilaçların yanlış kullanımına yol açmamak için 7
toplatılıp imha edilmesi de önemlidir. İlaçların imhası, çevre ve toplum sağlığını tehlikeye sokmamak amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından tehlikeli atık kapsamına alınmış ve özel şartlara bağlanmıştır. Bu tür miadı dolmuş ilaçların toplatılıp, depolanması, taşınması ve imha için ilgili lisanslı firmalara teslimatı eczacının kontrolü ve bilgisi dâhilinde yapılmaktadır. Bunun dışında Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından hastane hizmet kalite standartları gereğince Akılcı İlaç Kullanımı ile ilgili kılavuz doğrultusunda hastanelerde planlama yapmak ve faaliyetlerde bulunmak amacıyla da Akılcı İlaç Komisyonu ekipleri oluşturulmuştur. Hekim, eczacı ve diğer sağlık personelinden oluşan bu komisyon öncelikle hastaların ve sağlık görevlilerinin akılcı ilaç konusunda bilgilendirilmesinden sorumludur. Çeşitli görsel ve yazılı tanıtımların organize edilmesi ve duyurulması bu komisyonun görevlerindendir. Daha önce de belirttiğim gibi hastane eczacıları hastaya ilacın uygulandığı sırada çoğunlukla hastayı görememekte ve ilacı ilgili hemşirelere teslim etmektedir. Bu nedenle Akılcı İlaç Kullanımı ve hasta güvenliği çalışmaları doğrultusunda, hastane içinde ilaç kullanımında, hemşire ve diğer sağlık hizmeti personeline, Akılcı İlaç Kullanımı ilkeleri ve kendilerine düşen rol açısından eğitimler vermek de hastane eczacısının sorumluluğundadır. Bizde hastanemizde bu eğitimleri belirli aralıklarla düzenliyoruz. Sizce serbest eczacılar ya da hastane eczacıları Akılcı İlaç Kullanımı konusunda kendilerine düşen görevi yeterince uygulayabiliyor mu? Şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki tüm meslektaşlarım gerçek anlamda eczacılık yapmak ve ilaçla ile ilgili tüm bilgilerini gerek hastaya gerekse hekim veya hemşireye aktarmayı istiyor. Ancak bunun ne kadarını gerçekleştirebiliyor bu tartışılır. Ben serbest eczane eczacılığı yapmamış olsam da yaptığım stajlarda 8
ve çok yakınımda gördüğüm serbest eczacı arkadaşlarımın uğraşmak zorunda kaldığı yoğun bürokratik işlemlere tanık oluyorum. Eczacının hastaya ilacı verinceye kadar dikkat etmesi gereken öyle çok prosedür var ki tüm bu işlemlerden sonra hastayı bilgilendirmek için ne kadar zaman ayırabileceği düşündürücüdür... Hastane eczacıları da benzer şekilde ilaç giriş çıkışları, mali işlemler ihale gibi yoğun bir iş yükü altında oldukları için hastanelerde de eczacılık mesleğinin gereklerini yapabilmek tamamen kişisel çabaya kalıyor. Ülkemizde hastanede çalışıp da klinik eczacı olarak görev yapan çok az sayıda eczacı bulunmaktadır. Bunun dışındaki hastane eczacıları kliniklerde değil hastanenin servis eczanesinden hizmet verebilmektedir. Personel yetersizliği iş yoğunluğu nedeniyle ilaç konusunda bilgilendirme ancak kliniklerden bir talep geldiğinde yapılabiliyor. Bu durumda açıkçası her iki alanda çalışan eczacıların da mesleki olarak yeterli doygunluğa ulaştığını düşünmüyorum. Ben yaşadığımız olumsuz koşullardan bahsetmek yerine, bu koşullarda mesleğimizi en iyi şekilde nasıl yapabileceğimizi konuşmaktan yanayım. Koşullarımız ne olursa olsun asıl işimizi, ilaç uzmanı olduğumuzu ve bu konuda hasta hekim veya diğer sağlık personeline karşı sorumluluklarımız olduğunu unutmamalıyız. Akılcı İlaç Kullanımının Geliştirilmesi İçin Eczacılık Uygulamaları Nasıl Olmalıdır? Akılcı olmayan ilaç kullanımı dünyada ve yurdumuzda ciddi bir tıbbi ve ekonomik sorundur. Akılcı ilaç kullanımının sağlanmasında tüm sağlık personeline önemli görevler düşmektedir. Hastanın tedaviye başlamadan önce karşılaştığı son basamağın eczacılar olduğu düşünüldüğünde akılcı ilaç kullanımı açısından eczacının özel bir öneme sahip olduğu görülmektedir. Burada eczacının hastaya, reçetesinde yazılan ilaçlar hakkında yeterli/ uygun bilgiler vermesi ve bunun yanında tedavi sürecini izlemesi akılcı ilaç kullanımında 9
tedavinin başarısını doğrudan etkileyecek unsurlardır. Eczacının bunları yapabilmesi için de içinde yeterli bir bilgi birikimine sahip olması, kendisini sürekli geliştirmesi ve mesleki yeniliklerden haberdar olması gerektiğini düşünüyorum. Eczacılara lisans aşamasında bu konuda yeterli eğitim verilmeli ve sonrasında meslek içi eğitim programları düzenlenmelidir. Bunun için de gerek akademik kurumlar, gerek meslek örgütleri, gerekse bakanlıklar nezdinde çalışmalar yapılmalıdır. Eczacıların meslek örgütlerine üye olması; meslek içi eğitim programlarının takibi ve mesleki yeniliklerden haberdar olmalarını kolaylaştırır. Ben de Tüm Kamu Eczacıları Derneğinin (TUKED) Yönetim Kurulu üyesiyim. Meslek içi eğitim programlarına çok önem veren derneğimiz ilk eğitim programını KEPAN (Klinik Enteral Paranteral Nutrisyon Derneği) ile 15 Haziran 2013 tarihinde İzmir'de düzenlemiş ve toplantı büyük ilgi görmüştür. Bu toplantıda meslektaşlarımızın bu tür eğitim programlarını önemsediğini ve sürekliliğini istediklerini gördük. Yine TUKED başkanı Ecz. Mustafa Gönen in öncülüğüyle Türkiye İlaç Ve Tıbbi Cihaz Kurumu Akılcı İlaç Kullanımı Şube Müdürlüğü ile görüşüp eğitimler yapmayı planlıyoruz. Bunun dışında eczacılıkta uzmanlaşma ülkemizde henüz tam olarak resmi bir boyut kazanmamış olsa da yüksek lisans programları eczacının mesleki gelişimi açısından önemli eğitim alanlarıdır. Özetle, doğru ilaç kullanımı için sağlık mensuplarının eğitim kaliteleri artırılmalı ve bilgileri periyodik hizmet içi eğitim programlarıyla güncelleştirilmelidir. Periyodik olarak bilgilendirmenin kontrolü de yapılmalı ve ilaç kullanımı konusunda halk eğitilmelidir. Özellikle medya halkın gereksiz ilaç kullanımı konusunda eğitilmesinde çok büyük rol oynayacaktır. 10