Avrupa Adelet Divanı



Benzer belgeler
ALMANYA DA 2011 OCAK AYI İTİBARİYLE ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK ALANINDA MEYDANA GELEN ÖNEMLİ GELİŞMELER. 1. İstihdam Piyasası

İşveren aleyhine suç duyurusunda bulunması her durumda fesih için haklı neden oluşturmaz.

CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI

İBRAHİM HALİL ŞUA İstanbul Anadolu Adliyesi İş Mahkemesi Hakimi KARAYOLU TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNDE KARŞILAŞILAN İŞ HUKUKU SORUNLARI

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2, 3, 6 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/6638 Karar No. 2014/11489 Tarihi:

Mahkemece, davalı işçinin eylemli çalışması bulunmadığı gerekçe gösterilerek istek hüküm altına alınmıştır.

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan;

İlgili Kanun / Madde 4857.S.İşK/17

İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/61

Yargıtay Kararları YARGITAY HUKUK GENEL KURULU. Derleyen: Av. Dr. Ertan İREN ESAS NO: 2009/9-232 KARAR NO: 2009/278 KARAR TARİHİ:

gün, Esas:2011/9-193 Karar:2011/269

İş Sözleşmesi Türlerinin Uygulaması ve Mesleki Faaliyet Olarak Geçici İş İlişkisi. Prof. Dr. Gülsevil ALPAGUT

ELEKTRİK ÜRETİM SANTRALLERİNDE KAPASİTE ARTIRIMI VE LİSANS TADİLİ

6663 SAYILI KANUNLA SOSYAL GÜVENLİK YASALARINDA YAPILAN DÜZELMELER. Değerli Meslek Mesubumuz,

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk.

YABANCI İŞÇİLERİN ÜÇ AYDAN SONRA SİGORTALI OLMALARI ZORUNLU MU? I- GİRİŞ :

ÜRÜN SORUMLULUK POLİÇESİ:

SİRKÜ : 2015/04 KAYSERİ Konu : 2015 Yılındaki Asgari Ücret Tutarları ile Bu Konuyla İlgili Diğer Değişiklikler

T.C. ANKARA 2. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO : 2011/1810 KARAR NO : 2012/280

TORBA KANUN İLE 4/A (SSK) BENDİ KAPSAMINDA PRİM ÖDEMEKSİZİN GEÇİRİLEN HANGİ SÜRELER BORÇLANILABİLİR

Hukuk Genel Kurulu 2014/454 E., 2016/481 K. "İçtihat Metni"

T.C. D A N I Ş T A Y İdari Dava Daireleri Kurulu. Esas No:2005/374 Karar No:2007/103

Sosyal Sigortalar Yönetmeliği İş Kazası ve Meslek Hastalıkları Raporları

İSTANBUL ( ). İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA GÖNDERİLMEK ÜZERE ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA. : TMMOB Şehir Plancıları Odası (İstanbul Şubesi)

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

SİRKÜLER 2009 / İşsizlik Ödeneği Almakta Olan İşsizleri İşe Alan İşverenlere Yönelik Sigorta Primi Desteği

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

Av. Oğuzhan SONGÖR Emekli Hakim Rekabet Kurulu Eski İkinci Başkanı Başkent-Ufuk-Atılım Üniversiteleri Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi

DÜNYA BANKASI İŞ ORTAMI RAPORU ÖRNEK OLAY ÇALIŞMASI

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ. ÇİFT ANADAL ve YANDAL PROGRAMI YÖNERGESİ

T.C. ZİRAAT BANKASI PERSONELİ VAKFI SOSYAL GÜVENLİK YARDIMLARI BÖLÜMÜ ÜYELERİ VE HAK SAHİPLERİNİN KAZANILMIŞ HAKLARI VE TASFİYE PAYLARI RAPORU

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/ K. 2015/1362 T

HİZMET BİRLEŞTİRMESİNDEKİ YERİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARAR İNCELEMESİ

12.1 ODA TARAFINDAN AÇILAN DAVALAR VE SONUÇLARI

Alman Federal Mahkeme Kararları

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığı

TARİHLERİ ARASI ASGARİ ÜCRETE UYGULANACAK DEVLET DESTEĞİ HAKKINDA BİLGİ NOTU

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ESTONYA CUMHURİYETİ ARASINDA YATIRIMLARIN KARŞILIKLI TEŞVİKİ VE KORUNMASINA İLİŞKİN ANLAŞMA

TÜİK KULLANICI ANKETİ SONUÇLARI

VERGİ DAVALARINDA İDARE LEHİNE HÜKMEDİLEN KARŞI VEKALET ÜCRETİNİN TAHSİLİNDE ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN BELİRLENMESİ 1

TÜRKİYE DE ÇALIŞAN KADINLAR: SORUNLARI, BEKLENTİLERİ VE SENDİKALARA KARŞI TUTUMLARI

AvivaSA Emeklilik ve Hayat. Fiyat Tespit Raporu Görüşü. Şirket Hakkında Özet Bilgi: Halka Arz Hakkında Özet Bilgi:

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON BÖLÜMÜ STAJ ve KLİNİK UYGULAMA YÖNERGESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI. İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesi

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

DEMİRYOLUNUN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN YENİ YAPILANMA SERBESTLEŞME TÜRKİYE DEMİRYOLU ALTYAPISI VE ARAÇLARI ZİRVESİ EKİM 2013 İSTANBUL TÜRKİYE

Ancak İş-Kur lara bu konu ile ilgili bakanlıktan gelen bilgi notu var.

KOOPERATİFLER HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ:

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir? Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir?

Yönetici Çal tay. Oturum x: Ayr mc kla mücadele ve e itlik

MESLEKİ EĞİTİM KURSLARI KURSİYER TAAHHÜTNAMESİ

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ LEMKE- TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:17381/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. 5 Haziran 2007

FRANSIZ CEZA USÛL KANUNUNDA YER ALAN ÜST MAHKEMELER İLE İLGİLİ HÜKÜMLER

OMURGA GAYRİMENKUL PORTFÖY YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİ 2015 YILI ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU OMURGA GAYRIMENKUL PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

GRUP ŞİRKETLERİNE KULLANDIRILAN KREDİLERİN VERGİSEL DURUMU

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Sayfa : 4 RESMÎ GAZETE 19 Ocak 2013 Sayı : 28533

2. Söz konusu koruma amaçlı imar planı üst ölçek plana aykırı hususlar içermektedir.

GÜVENCE HESABI YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

GÖKTAŞ İNŞAAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ 2012 YILI FAALİYET RAPORU

KISMİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİNE GÖRE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN 5510 SAYILI KANUN KAPSAMINDA SİGORTALILIĞI

BİLGİ NOTU. : Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik

ÜCRET GARANTĠ FONU YÖNETMELĠĞĠ. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

Prof. Dr. TEKİN MEMİŞ İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi SİGORTA SÖZLEŞMESİ ŞARTLARININ YARGISAL DENETİMİ

TEŞVİK BELGELİ MAKİNA VE TEÇHİZAT TESLİMLERİNE UYGULANAN KDV İSTİSNASINDA BİR SORUN

Alman Federal Mahkeme Kararları

TAŞERON İŞÇİLERİN KIDEM TAZMİNATI ÖDEMELERİNDE KAMU KURUMLARINCA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU

İŞÇİLİK ALACAKLARI BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (Karar İncelemesi)

SİRKÜLER 2013/23. : Vadesi Gelmemiş İleri Tarihli Çeklere Senetler Gibi Reeskont Uygulanabilecek

Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Satın Alma-Satma ve İhale Prosedürlerinin Hazırlanması ve Uygulanmasına İlişkin Yeni Yönetmelik Yayımlandı

İŞBAŞI EĞİTİM PROGRAMLARI VE TEŞVİKLER

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KEPENEKLİOĞLU VE CANPOLAT - TÜRKİYE. (Başvuru no: 35363/02) KARAR STRAZBURG.

CEZA İNFAZ KURUMLARI VE TUTUKEVLERİ PERSONELİ EĞİTİM MERKEZLERİ KANUNU. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Kuruluş ve Görev

Er veya erbaş olarak silâh altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri,

ÖZET: Hüküm uyuşmazlığının varlığı için öngörülen koşullar gerçekleşmediğinden,

Alman Federal Mahkeme Kararları. Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan:

4/B L S GORTALILARIN 1479 VE 5510 SAYILI KANUNLARA GÖRE YAfiLILIK, MALULLUK VE ÖLÜM AYLI INA HAK KAZANMA fiartlari

Ticaret Unvanı: YAYLA ENERJİ ÜRETİM TURİZM VE İNŞAAT TİCARET A.Ş. Merkez Adresi : Turan Güneş Bulvarı İlkbahar Mah.606.Sok. No : 12 Çankaya / ANKARA

KAMU İHALE KANUNUNA GÖRE İHALE EDİLEN PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARI KAPSAMINDA İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİLERİN KIDEM TAZMİNATLARININ

Alman Federal Mahkeme Kararları

AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

Buradaki bilgiler özet olup genel hatları ile tanımlamalar bulunmaktadır. Derste anlatılan örnekler ve analizler bu dokümanda yer almaktadır.

DANIŞTAY İDARİ ve VERGİ DAVA DAİRELERİNE İLİŞKİN TEMEL UYUŞMAZLIKLAR İLE UYUŞMAZLIKLARIN YOĞUNLAŞTIĞI BÖLGELER ;

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Ana bilim Dalı Öğretim Üyesi.

Transkript:

Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adalet Divanı Çev: Alpay HEKİMLER * Karar Tarihi : 22.11.2012 Sayısı : C-385/12 Kısmi süreli çalışan işçilerin diğer işçilere oranla daha uzun süreli emeklilik sigortasına prim ödemek zorunda kalmaları yönündeki hüküm, Eşit Davranılma Direktifine aykırılık oluşturmaktadır. Özü: Kısmi süreli olarak çalışan bir işçinin, ödediği prime bağlı olarak daha az emeklilik maaşı almasını ön gören düzenlemenin yanında aynı zamanda, diğer çalışanlara göre oransal olarak daha da uzun süreli prim ödemesini düzenleyen ulusal düzenleme (dava konusu olayda İspanya) Eşit Davranılma Direktifi hükümlerine aykırılık oluşturmaktadır. Kısmi süreli istihdam modelinde ağırlıklı olarak kadınların çalıştıkları dikkate alındığında burada açıkça cinsiyet nedeniyle ayrımcılık yapılması söz konusu olmaktadır. Olay: Davacı, 18 yıl boyunca haftada dört saat boyunca İspanya da temizlik işçisi olarak çalışmış, buna bağlı olarak da emeklilik sigortasına primlerini ödemiştir. İspanyol hukukuna göre emeklilik sigortasından edinim sağlanabilinmesi için asgari olarak 15 yıl sigortalılık süresi aranmakta olup, bu bağlamda kısmi süreli çalışanların sigortalılıkları 15 yıl tam gün çalışanlara göre tamamlanması gerekmektedir. Bu kapsamda kısmi süreli çalışanlar oransal olarak, tam gün çalışanlara göre daha uzun süreli sigortalı olmaları gerekmektedir. Bu hüküm uyarınca davacının sigortalılık süresi 3 yıl olarak belirlenmiş olup, 15 yıllık sigortalılık süresin tamamlayabilmesi için 100 yıl daha çalışması gerekmekte olup bu çalışmanın karşılığında ayda 112,93 Euro elde etmesi mümkün olacaktır. Dava konusu olayı ele alan yetkili İspanyol mahkemesi davayı askıya alarak, İspanyol hukukundaki düzenlemenin kadın ve erkekler arasında sosyal güvenlik bağlamında ayrımcılığın yapılmasını yasaklayan Direktif hükümleri (79/7/EWG) ile uyumlu olup olmadığının değerlendirilmesi için Avrupa Adalet Divanına başvurmuştur. * Doç. Dr. Namık Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi 503

Gerekçe: Kısmi süreli olarak çalışan işçilerin emekli maaşı alabilmeleri için, diğer çalışanlara göre oransal olarak daha uzun süreli sigortalılık süresi öngören ulusal düzenleme; kısmi süreli olarak çalışanların ağırlıklı olarak kadın olmalarından dolayı da açıkça kadın ve erkekler arasında ayrımcılık yapılığı gerekçesiyle 79/7/EWG sayılı Direktifin hükümlerinin ihlali anlamına gelmektedir. Ulusal bir hüküm cinsiyet belirtilmeden formüle edilmiş olunsa dahi uygulamada ağırlıklı olarak hükmün kadınlara yönelik uygulanılması söz konusu ise bu durumda cinsiyet nedeniyle açıkça ayrımcılığın varlığının kabul edilmesi gerekmektedir. Nitekim dava konusu olayda İspanya da durum bu yönde olup, kısmi süreli çalışanların %80 ni kadınlar oluşturmaktadır. Objektif faktörlerde dikkate alındığında, cinsiyet nedeniyle ayrımcılık ön görülmemiş olunsa dahi, bu yöndeki ulusal düzenlemeyi kabul etmek mümkün değildir. İlgili hüküm yasal bir amaca ulaşmak, yani primler ile finanse edilen sosyal güvenlik sisteminin gerçek anlamda hedeflerine ulaşılmasını amaçlanmış olsa da, bu yönde başka tedbirlerinin de getirilmesinin mümkün olabilineceği dikkate alınması gerekmektedir. 504

Federal İş Mahkemesi Karar Tarihi : 24.01.2013 Sayısı : 2 AZR 140/12 İşçinin Haksız Feshe Karşı Koruma Kanunun hükümlerinin uygulanabilinmesinde bir işyerinde istihdam edilen ödünç çalışan işçiler de dikkate alınabilinir. Özü: İşçinin Haksız Feshe Karşı Koruma Kanunun (KSchG) 23.maddesinin 1.fıkrası hükmü uyarınca, bir işyerinde çalışan sayısının tespitinde, işyerinde istihdam edilen ödünç çalışan işçilerde dikkate alınabilinir. Bu durum en azından, ödünç çalışanların, esas itibariyle personel ihtiyacının ortaya çıkması nedeniyle istihdam edilmeleri durumunda ortaya çıkmaktadır. Küçük işyeri şartının gerekçesi ve amacı; dava konusu olayda sürekli istihdam edilen işçiler ile ödünç alınan işçiler arasında bir ayrım yapılmasını haklı kılmamaktadır. Olay: Davacı, toplamda on kişi istihdam etmekte olan davalı işverenin yanında Haziran 2007 tarihinden beri yardımcı hizmetlerde işçi olarak istihdam edilmiştir. Davalı, davacı ile aralarındaki iş ilişkisini ihbar sürelerini dikkate alarak Kasım 2009 tarihinde feshetmiştir. Davacı açmış olduğu davası ile davalının KSchG nin 1.maddesinde öngörülmüş olan sosyal gereklilik şartını sağlamadığı gerekçesiyle fesih kararının iptalini talep etmiştir. Davacı açmış olduğu davası ile davacının sürekli olarak istihdam etmekte olduğu on işçinin yanında ödünç iş ilişkisi kapsamında da işçiler istihdam etmekte olduğundan dolayı, KSchG nin 23.maddesinin 1/3.fıkrası hükmü uyarınca, İşçinin Haksız Feshe Karşı Koruma Kanunun uygulanılması gerektiğini iddia etmiştir. İş Mahkemesi ve Eyalet İş Mahkemesi davanın reddi yönünde karar vermişlerdir. Davacının, davayı Federal İş Mahkemesi nezirinde temyiz etmesi üzerine Mahkeme, kararın bozulmasına ve yargılamanın yeniden yapılması için Eyalet İş Mahkemesine iadesine karar vermiştir. Gerekçe: Birinci ve ikinci derece mahkemelerin kararlarında ifade edildiği üzere, dava konusu olayda baştan itibaren KSchG nin 23.maddesinin 1/3.fıkrası hükmünün uygulanamayacağı ve fesih kararı için sosyal gereklilik şartının aranıp aranmayacağı hususu kesin değildir. 505

KSchG nin 23.maddesinin 1/3.fıkrası hükmüne göre, İşçinin Haksız Feshe Karşı Koruma Kanunu 31.12.2003 tarihinden sonra istihdam edilenler için sadece işyerinde on kişinin çalışıyor olması halinde geçerli olmaktadır. Ödünç alınan işçiler ile ödünç alan arasında bir iş ilişkisi kurulmamış olunsa dahi, işyerinde istihdam edilen işçi sayısının belirlenmesinde, bu işçiler eğer esas itibariyle personel gereksinimi nedeniyle istihdam edilmişlerse, toplam işçi sayısının belirlenmesinde dikkate alınmak zorundadırlar. Bunun nedeni ise kanunun gerekçesi ve amacı ile uyumlu olmasına dayanmaktadır. Dava, yargılamanın yeniden yapılması için Eyalet İş Mahkemesine iade edilmiştir. Çünkü KSchG nin 23.maddesinin 1/3.fıkrası hükmü kapsamında, fesih kararının alındığı tarihte davalı işverenin işyerinde sürekli olarak mı yoksa esas itibariyle bir personel ihtiyacın ortaya çıkması nedeniyle mi, ödünç işçi istihdam edilip edilmediği tespit edilememiştir. 506

Berlin-Brandeburg Eyalet İş Mahkemesi Karar Tarihi : 09.01.2013 Sayısı : 15 Sa 1635/15 Sürekli işçi ödünç alan işverenler, ödünç alan işveren konumundan asıl işveren konumuna geçerler. Özü: Ödünç iş ilişkisi, Ödünç Çalışma Kanunun 1.maddesinin 1/2 fıkrası hükmüne aykırı olarak geçici olarak değil de, sürekli olarak kurulursa, iş ilişkisinin ödünç alan ile ödünç verilen işçi arasında bağıtlanıldığı kabul edilir. Ödünç Çalışma Kanunun 1.maddesinin 1/2 fıkrası hüküm uyarınca gerekli izin alınsa dahi süreklilik arz edecek bir ödünç çalışma ilişkisinin kurulmasına cevaz vermemektedir. Kanunun 10.maddesinin 1.fıkrası hükmü doğrultusunda izine sahip olunmadan bu yönde bir ilişkinin kurulmasının sonucu, iş ilişkisinin ödünç alan ile ödünç verilen işçi arasında kurulmuş olunmasıdır. Olay: Davalı işveren, hastaneler işletmekte olup holding bünyesindeki bir ödünç çalışma bürosu üzerinden hasta bakıcılarını ödünç çalışma modelli kapsamında istihdam etmektedir. Bu yöndeki istihdam, çekirdek işgücü olmadan, sürekli olarak sağlanılmaktadır. Ödünç çalışma bürosunun, ödünç işçi verebilme izni bulunmaktadır. Davacı açmış olduğu davası ile sürekli olarak ödünç alan işverenin yanında istihdam ediliyor olmasından dolayı, iş ilişkisinin kendisiyle ödünç alan işveren arasında kurulduğunu iddia etmiştir. Eyalet İş Mahkemesinin 15. Dairesi davayı kabul etmiştir. Gerekçe: Taraflar arasında bir iş ilişkisi kurulmuştur. Ödünç Çalışma Kanunun 9.maddesinin 1.fıkrası hükmü uyarınca, ödünç veren ile ödünç çalışan işçi arasında kurulan iş ilişkisi geçersiz olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir, çünkü Kanunun 1.maddesinin 1.fıkrası hükmü kapsamında ödünç verenin, izni bulunmamaktadır. Bunun hukuksal sonucu ise Kanunun 10.maddesinin 1.fıkrası hükmü uyarınca iş sözleşmesinin ödünç alan ile ödünç verilen işçi arasında kurulmuş olunmasıdır. Dava konusu olayda ödünç veren işverenin esasen izni bulunmaktadır. Ancak verilen izin, Kanunun 1.maddesinin 1/2 fıkrası gereğince ödünç verilme süresinin geçici olması öngörülmüş olup, sürekli ödünç verilmesi esasını kapsamamaktadır. Holding bünyesinde faaliyet gösteren bir ödünç çalışma bürosu, 507

işgücü piyasasında faaliyet göstermeyip salt ücretleri düşürmek için holding bünyesinde faaliyet gösteriyorsa, bu durumu kurumsal istismar olarak değerlendirmek gerekmektedir. 508

Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi Karar Tarihi : 18.12.2012 Sayısı : L 3 U 199/11 Mobbing etkileri Meslek Hastalığı değildir. Özü: Mobbing sonrası ortaya çıkan etkiler meslek hastalığı olmadığı gibi, iş kazası olarak da değerlendirilmesi mümkün olmadığından dolayı, ilgili işçinin kanuni kaza sigortasından bir edinim sağlayabilmesi mümkün değildir. Mobbing etkilerinin, meslek hastalığı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir, çünkü mobbingin risk faktörü olarak arttığı bir meslek bulunmamaktadır. Yine, iş kazası olarak da kabul edebilmek mümkün değildir, çünkü mobbing eylemleri zamanla sınırlı eylemler olmamaktadır. Olay: Davalı işçi, işverenin yanında birkaç yıldan beri yazı işlerinde sorumlu olarak istihdam edilmiştir. Bir meslektaşının kendisi hakkında olumsuz dedikodular yayıyor olması nedeniyle mobbinge uğradığı iddia etmiştir. Bu nedenle ağır psikolojik rahatsızlıklar yaşadığını ve uzun süreler iş göremez hale geldiğini belirtmiştir. Davacı, davalı Kaza Sigortasından psikolojik rahtsızlığından dolayı, tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı, talepleri kabul edilmemiştir. Davacının açmış olduğu dava gerek Sosyal Mahkeme, gerekse Eyalet Sosyal Mahkememiz tarafından reddedilmiştir. Gerekçe: Davacının, davalıdan tazminat talep etme hakkı bulunmamaktadır, çünkü dava konusu olayda bir meslek hastalığı ortaya çıkmadığı gibi, bir iş kazası da söz konusu değildir. Mobbing ve bu eylem sonrasında ortaya çıkan sonuçlar SBG VII nın 9.maddesinin 1.fıkrası hükmü bağlamında tanımlanmış bir meslek hastalığı kapsamına girmemektedir. SGB VII nın 9.maddesinin 2.fıkrası hükmü doğrultusunda bilimsel veriler kapsamında yeni bulguların ortaya çıkması halinde yeni meslek hastalıkları tanımlarına gidilebilinmektedir. Ancak bunun için ilgili madde hükmü uyarınca hastalığın, belirli kişilerin toplumun geri kalanından daha fazla bir biçimde etkilenmiş olunması gerekmektedir. Ancak böyle bir durum dava konusu olayda ortaya çıkmamıştır, çünkü mobbing tüm meslek gruplarında ortaya çıkabilmekte olup bundan belirli meslek grupları özellikli bir risk oluşturmamaktadırlar. 509

Yine SGB VII nın 8.maddesinin 1.fıkrası hükmü doğrultusunda, vücut bütünlüğüne dışarıdan gelen bir tesir sonucu kişinin sağlığı bozulur ya da hayatını kaybederse, iş kazasının varlığı kabul edilmektedir. Bu yönde bir durum da dava konusu olayda ortaya çıkmamıştır. 510