1 Enflasyon ve Maliye Politikası
Tanım: Cari fiyat seviyesinde toplam talebin toplam arzdan fazla olmasıdır. P TT > TA Enflasyon belli bir ekonomide belirli bir dönemde fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artıştır. Enflasyon ve Maliye Politikası Toplam talebin toplam arzı aşmasından ya da, Maliyet artış eğilimlerinden kaynaklandığı iddiası bulunmaktadır. Gerek klasik iktisatçılar gerekse Keynesyen iktisatçılar mal ve hizmet talebinin, mal ve hizmet arzına göre daha fazla olmasının enflasyona yol açtığında birleşmektedirler. Ancak bu fazlalığa neden olabilecek kaynaklar arasında farklı düşüncelere sahiptirler. 2
KLASİKLER VE KEYNESYEN DÜŞÜNCEDE ENFLASYONUN SEBEBİ Klasik ekonomistlere göre, klasik miktar kuramı (M*V=P*T) varsayımı altında bir ekonomide talep miktarının arz miktarını aşmasına yol açan neden para miktarındaki değişiklik iken, Keynesyenlere göre enflasyona neden olan öğe, gelirin tüketime ayrılan kısmıdır. Keynesyenlere göre, para miktarındaki değişiklikler, doğrudan harcamalar üzerinde değil, faiz oranını ve bu yolla yatırım harcamalarını etkilemektedir. Para arzındaki artış, toplam talebe yansıdığı oranda, tam istihdama ulaşıncaya kadar üretimi artırmakta, o noktadan sonra fiyatlar genel düzeyini yükseltmektedir. 3
Talep Enflasyonu Bir ekonomide gerek toplam gerekse sektörel olarak mal ve hizmet talebinin arz tarafından karşılanamaması durumunda ortaya çıkan enflasyona talep enflasyonu denmektedir. Nedenleri: Açık bütçeler Para arzı artışı Kaydi para I > S 4
Talep Enflasyonu TA P 2 P 1 TT 2 TT 1 Y o Y 2 Talep Enflasyonu 5
MONETARİST GÖRÜŞ Talep enflasyonu ile ilgili diğer bir görüş ise, enflasyonun her yerde ve her zaman parasal bir olay olduğunu ileri süren ve enflasyonun sürekliliğini para arzındaki artışlara bağlayan monetarist görüştür. Temelde klasik miktar kuramına dayanan bu görüşe göre, enflasyonun nedeni bir ekonomide para arzının üretim miktarından daha hızlı artmasıdır. 6
Maliyet Enflasyonu Üretim girdileri içine giren kalemlerin birinde, bir kaçında veya hepsindeki fiyat yükselmelerinin genel fiyat düzeyini yükseltmesi ile oluşan enflasyondur. 7
Maliyet Enflasyonu Maliyet enflasyonu nedenleri, faktör ve mal piyasalarındaki serbest rekabetten uzak ilişkilere dayandırılmaktadır. Bu yaklaşımı savunanlara göre, ücret ve fiyatların belirlendiği kurumsal çerçevenin ayrıntılı bir incelemesi yapılmadan enflasyonun açıklanması mümkün değildir. Tekelleşme eğilimlerinin, Güçlü sendikaların bulunduğu bir ekonomide ücretleri ve karları artırma çabalarının yarattığı fiyat yükselişleri söz konusu olmaktadır. 8
Maliyet Enflasyonu P TA 2 Nedenleri: TA 1 Ücret artışları Kar marjını yükseltme P 2 Vergilerdeki artışlar Faiz oranlarının artışı P 1 TT Döviz kuru artışı İklim şartları ve doğal afetler Y 2 Y 1 Y Yurtdışından alınan hammaddelerin fiyatlarının artması 9
Fiyat Enflasyonu (Yapısal Enflasyon) Bu enflasyon esasında talep enflasyonunun bir özel şeklidir. Ekonominin yapısından kaynaklanan bir enflasyon çeşididir. Tam rekabet şartlarının olmaması, tüketicilerin örgütlenmemesi, baskı gruplarının yeterince etkili olamaması gibi nedenlerle bazı mal ve hizmetlerin fiyatları normal fiyatın çok üzerinde (arz-talep dengesi dışında) belirlenebilir. Bu fiyatlar genel fiyat seviyesini yükselterek enflasyona sebep olabilir. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde daha sık görülür. Örneğin, çimento, demir, petrol ürünlerine olan talep çok yüksek olduğundan bunların fiyatları enflasyona sebep olabilir. 10
Enflasyonun Etkileri Enflasyon ve Tasarruf Hacmi Enflasyon ve Kaynak Kullanımı Enflasyon ve Dış Ticaret İlişkisi Enflasyon ve İstihdam Hacmi Enflasyon ve Gelir Dağılımı Enflasyon ve Firmalar 11
Enflasyon ve Tasarruf Hacmi (1) Bir ülkede iç tasarruflar zorunlu ve gönüllü tasarruflardan oluşmaktadır. Fiyatlar genel seviyesi arttığında kişiler aynı gelirleriyle daha az mal alabileceklerdir. Yani sabit gelirlilerin satınalma güçleri azalacaktır. Bu gelir kaybı, devletin gelirlerinin artması veya nakit para tutanların satınalma güçlerini transfer etmesi anlamına gelecektir. Bu zorunlu tasarrufa enflasyon vergisi denmektedir. 12
Enflasyon ve Tasarruf Hacmi (2) 13 Ilımlı bir enflasyon toplam tasarrufları artırıcı bir etki yapabilir. Ilımlı bir enflasyon milli gelirin kişiler arasında dağılımını, genellikle, girişimciler sınıfı lehine değiştirir. Bu sınıfın tasarruf eğilimi yüksektir. Bu nedenle S I dönüşebilir, bu da ekonominin üretken kapasitesini arttırabilir. Yüksek enflasyon durumunda ise durum böyle olmaz. Spekülatif yatırımlar artar. Reel yatırımlar gerçekleşmez.
Enflasyon ve Kaynak Kullanımı Enflasyon ortamında tüketim harcamaları artar. Yatırımlar azalır. Spekülatif yatırımlar artar, kaynaklar rasyonel kullanılmaz. Dolayısıyla enflasyonist ortamda kaynakların etkin kullanılması giderek güçleşir. 14
Enflasyon ve Dış Ticaret İlişkisi Enflasyon ekonominin ithalat eğilimini yükseltici yönde etkiler. İthalat ucuz, ihracat pahalı hale gelir, dış ticaret açığı büyür. 15
Enflasyon ve İstihdam Hacmi Philips Eğrisi Enflasyon (Kısa Dönem) İşsizlik = İstihdam 16
Enflasyon ve Gelir Dağılımı Sabit gelirliler Emek geliri elde edenler Memurlar, işçiler, Gelir transferi Değişken gelir elde edenler Sermaye geliri Elde edenler Ticaretle uğraşanlar Gelir dağılımı olumsuz etkilenir. Çünkü emek geliri elde edenlerin gelirleri fiyat hareketlerini takip edememektedirler. Sermaye geliri ise fiyat hareketlerine göre hareket ederler. Yoksullardan Varlıklılara doğru gelir transferi söz konusudur. 17
Enflasyon ve Firmalar Enflasyon, firmaların alacaklarını yok eder, borçlanmalarını güçleştirir, borç vadelerini kısaltır, üretimi azaltmaya yol açar. 18
Enflasyonla Mücadele Neden Gereklidir? Nispi fiyat yapısını bozarak kaynak dağılımının sapmasına neden olur. Gelir ve servet dağılımının değişmesine neden olmaktadır, Kişileri üretim ve kâra geçiş süreleri uzun olan yatırımları gerçekleştirme fikrinden uzaklaştırır Spekülatif yatırımları cazip hale getirir. 19
Enflasyonla Mücadele Neden Gereklidir? Yatırımların dönemler arası dalgalanmasına neden olacağından ekonomik büyüme açısından olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Devalüasyon yapılmaz ise ithalat artışları ödemeler bilançosu sorunlarına yol açarak belirsizlik nedeniyle yabancı sermaye girişini de engelleyecek dış şoklara karşı daha kırılgan olacaktır. 20
Enflasyonla Mücadelede göz önünde Bulundurulacak Hususlar Enflasyon Boşluğu ve Hesaplanması Toplam Arz ve Toplam Talebin İncelenmesi Enflasyonun Kaynağını Belirlemek 21
Enflasyon Boşluğu ve Hesaplanması TH Y=C+I+G+X-M Enf.Boşluğu Y* Y f Y 22
Toplam Arz ve Toplam Talebin İncelenmesi Toplam Arz Yetersizlik Toplam Talep Fazlalarının Kaynakları - Üretim kapasitesi - Devlet Harcamaları açık bütçe ile finanse edilmiş olabilir - Kapasite tam kullanılmakta - C olabilir - İklim şartları olumsuz - M s (Kaydi para) 23 - W maliyetleri o da maliyet enflasyonu oluşturmuş olabilir
Enflasyonun Kaynağını Belirlemek -Talep -Fiyat -Maliyet Enflasyon 24
Enflasyonla Mücadelede Maliye Politikası: Keynesyen Çözüm 1- TT TA düzeyine indirilebilir. 2- TA TT düzeyine indirilebilir. Birinci durum kısa dönem istikrar politikası ile ikinci durum uzun dönem istikrarlı kalkınma ile olur. 25
Enflasyonla Mücadelede Maliye Politikası (Keynesyen Çözüm) Bütçe Politikası Bütçenin giderlerini azaltmak (Denk veya fazla bir bütçe yapılmalı) G (Tr ) >>>T sabit Bütçenin gelirlerini arttırmak T >>>> G sabit Hacimce daha küçük bir bütçe hazırlamak Denk fakat küçük bir bütçe oluşturmak Denk bütçelerde enflasyonisttir. (Denk Bütçe Çarpanı=1) 26
Kısa dönemde; 27 Enflasyonla Mücadelede Maliye Politikası: Keynesyen Çözüm Kamu harcamalarını azaltmak gerekmektedir; Mal ve hizmet alımına yönelen harcamaların kısılması gerekir. Cari harcama ve yatırım harcaması olarak ifade edilebilecek kısıntılardan en kolay olanı yatırım harcamalarının kısılmasıdır. Kamu transfer harcamalarında kısıntıya gitme olasılığı da sınırlıdır. Bir diğer alternatif kamu harcamalarında verimliliği artırıcı önlemler alarak ekonominin üretim kapasiteasini artırmak için tıkanıklık gösteren üretim alanlarına mali yardımlar bulunmak şeklinde olabilir.
Enflasyonla Mücadelede Kamu Harcamaları (G) Politikası Reel Harcamalar Transfer Harcamaları Yatırım H. Cari H. Sosyal Transferler Faiz Ödemeleri İktisadi Gayeli Mali Yardımlar 28
Yatırım Harcamaları Yatırım Harcamaları üretim kapasitesini belirlemede etkin olan bir harcama türüdür. Uzun vadeli altyapı yatırımlarından oluşmaktadır. Bunların kısılması talebi daraltır. Politik olarak bunların kısılması daha kolaydır. Ancak uzun dönemde üretim kapasitesini arttırmadığında toplam arz-toplam talep açığı giderek artar. 29
Cari Harcamalar Bunlar personel harcamaları ve diğer cari harcamalardan oluşur. Personel harcamalarını kısmak çok zordur. Diğer cari harcamaların kısılması ise verimliliği azaltmaktadır. Dolayısıyla enflasyonla mücadele edilirken bu noktalara dikkat edilmelidir. 30
Sosyal Transferler Sosyal transferler genellikle gelir dağılımını düzeltmek için emekli, dul ve yetimlere yapılan ödemelerdir. -Yeşil Kart Uygulaması -İşsizlik Sigortası Fakir (düşük gelirli) kesimin marjinal tüketim eğilimi yüksek olduğundan sosyal transfer harcamalarının kısılması toplam talebi anında kısabilir (büyüklüğü nisbetinde) Ancak bu da sosyal devlet anlayışı ile çelişmektedir. 31
İktisadi Gayeli Mali Yardımlar Görev zararlarından dolayı, KİT lere yapılan yardımlar, SG Kuruluşlarına yapılan ödemeler (transferler), yatırım teşvikleridir. KİT lerin özelleştirilmesi, SG Kurumlarının yeniden yapılandırılması ile transfer harcamaları azaltılabilir bu da TT kısar. Ancak yatırım teşviklerini kısmak güçtür. Çünkü siyasi partiler ile bu teşvikleri alanlar arasında çıkar ilişkileri mevcut olabilir. Teşvikler bölgelerarası kalkınmayı sağlama, döviz kazandırıcı sektörleri avantajlı hale getirme, üretimin teşvik edilmesi gibi amaçlarla verilmekte ancak çoğu krediler geri dönmemektedir. 32
Faiz Ödemeleri 33 Transfer harcamalarının en büyük kalemi faiz ödemeleridir. İç ve dış borçların miktarı arttıkça, vadeleri kısaldıkça faiz oranı da artmaktadır. Borç bir güven meselesidir. Enflasyona karşı mücadelede faiz ödemelerine hiç dokunulmamaktadır. Çünkü bu kalemde bir tereddüt devletin borçlanma kabiliyetini azaltır. Faizleri yükseltir.
Enflasyonla Mücadelede Kamu Harcamaları Politikasındaki Güçlükler Savunma giderlerini kısmak güçtür Nüfusun artması ilave kamu harcaması gerektirdiğinden G kısmak güçtür. Siyasal faktörler G kısılmasında güçlükler doğurmaktadır. Sosyal devlet anlayışı nedeniyle sosyal transferleri kısmak güçtür. 34
Enflasyonla Mücadelede Maliye Politikası: Keynesyen Çözüm Kamu gelirlerini artırmak; Ya yeni vergiler koyarak ya da vergi oranlarını artırarak vergi gelirlerini artırmak bir politika seçeneğidir. Gelir vergisi enflasyonla mücadele açısından güvenilir bir vergidir. Ancak üst ve alt gelir gruplarına ilişkin etkileri dikkate alınmalıdır. Tüketim vergilerine bakışla tüketimi azaltmak açısından daha etkinsizdir zira gelir vergisi bir ölçüde tasarruflardan ödenmektedir. Gider vergilerinin daraltıcı etkisinin eşit hasılat sağlayan gelir vergilerine göre daha fazla olduğu savunulmaktadır. Mali ilüzyon nedeniyle direnç ile karşılaşması da gelir vergilerine bakışla daha az olmaktadır. Servet vergilerinin enflasyonla mücadelede kullanılması sınırlı seviyede kalmaktadır. 35
Enflasyonla Mücadelede Vergi Politikası Enflasyonla mücadelede uygulanacak vergi politikası toplam talebi kısıcı yönde etki yapması için vergi oranlarının arttırılması veya vergilendirilmeyen konu ve mükelleflerin vergilendirilerek ekonomideki likiditenin azaltılmasını sağlamalıdır. Uzun dönemde ise seçici vergi politikaları ile toplam arzı artırıcı vergi ayarlamaları yapılmalıdır. 36
Enflasyonla mücadelede vergi politikasının kullanılmasında bazı güçlükler vardır Vergilerin artırılması vergi mükellefleri tarafından tepki ile karşılanır. Mükellef ödediği verginin miktarını nazarı dikkate alır. Vergi kanunlarında değişiklik yapmak kolay değildir. Vergilendirmede ekonomik veya siyasi sınıra ulaşılmışsa değişiklik kolay olmaz. Zamanlama çok önemlidir. Bütçe dengesi bozulabilir. İş hayatı vergilerdeki değişimden olumsuz etkilenir. Vergi mükelleflerinin vergiye karşı tepkileri gelir ve ikame etkileridir. Gelir etkisi oluşturacak şekilde ayarlamalar yapılmalıdır. Geçmiş yıl deneyimlerinden, bilimsel çalışmalardan yararlanılarak bu tepkiler minimuma indirilebilir. 37
Vergi Türleri ve Enflasyonla Mücadele Gelir vergisi Kurumlar vergisi Gider vergileri Servet vergileri 38
Gelir vergisi Artan oranlı gelir vergisi enflasyonu önlemede kullanılan en etkin vergi türüdür. Bu vergi aynı zamanda adaletli gelir dağılımının sağlanmasında da en önemlidir. Artan oranlı gelir vergisinin enflasyonla mücadelede etkin olmasının sebebi enflasyon dönemlerinde yüksek gelir elde edenlerin daha büyük bir oran ile vergilendirilerek talebi düşürme etkisinin olmasıdır. Kaynaktan kesme ve peşin vergi uygulamaları ile de anti enflasyonist gücü artmaktadır. Ayırma ilkesi ile ücret geliri ile sermaye gelirleri farklı vergilendirildiğinden farklı ayarlama yapılmasına imkan vermektedir. 39
Gelir vergisi Gelir vergisinin enflasyonla mücadelede kullanılmasında iki noktada dikkatli olunmalıdır. 1-Yüksek gelir elde edenlerin tasarruf eğilimleri yüksek olduğundan bunların karşılaştıkları marjinal vergi oranı yükseldikçe, yatırımlara ayıracakları kaynaklar azalmaktadır. Bu da uzun dönemde üretim kapasitesini azaltabilir. 2- Düşük gelire sahip mükelleflerin karşılaşacakları marjinal veri oranının artması bu kesimin marjinal tüketim eğilimi yüksek olması nedeniyle vergi yükleri artacak bu da gelir dağılımını adaletsiz hale getirebilecektir. 40
Kurumlar Vergisi Kurumlar Vergisi yeni yatırım fonlarını kıstığı ve beklenen geliri azalttığı için genel etkisi bakımından yatırımları kısıcıdır. Kurum hissedarlarının gelirlerini de azaltacağından harcamaları da kısıcı etkisi vardır. Kurumlar vergisi gelir vergisine kıyasla konjonktüre uyma ve olumlu sonuç verme imkanı daha düşüktür. Çünkü bu vergi genelde düz oranlıdır. Bu küçük ölçekli kurumları daha yüksek vergi baskısı altına sokacaktır. Bu verginin yansıtılıp yansıtılmamasına göre sonuçları da farklı olacaktır. 41
Kurumlar Vergisi Yansıtılması halinde vergiler tüketicilere yüksek fiyat olarak ödetilecek ve gider vergilerine benzeyecektir. Yansıtılması az ise bu durumda kurum hissedarlarının harcanabilir geliri azalacağından tüketimi kısıcı olabilir. Ancak kurum hissedarlarının yüksek gelir elde edenler oldukları dikkate alındığında tasarrufları azalacağı ve yatırım imkanları azalacağı sonucuna varılabilir. Ülkemizde kurumlar vergisinin enflasyonla mücadele göz önünde tutularak dizayn edilmiştir. Tek oranlı olması ve toplam vergiler içinde payının nispeten daha küçük olması enflasyonla mücadelede etkisini azaltmaktadır. 42
Gider Vergileri Gider vergileri tüketicilerin harcamaları üzerinden alındığından, toplam talebi kısmakta ve enflasyonla mücadelede etkin araçlardan birisidir. Bu vergiler dolaylı vergiler olup, mükellefler arasında bir ayırım yapmamaktadır. Özellikle zorunlu tüketim mallarından alınan vergiler gelir dağılımını çok olumsuz etkilemektedir. Çünkü düşük gelirli insanlar gelirlerinin tamamına yakınını zorunlu tüketime ayırmakta, yüksek gelir elde edenler ise gelirlerinin daha küçük kısmını tüketime ayırdıklarından dolayı vergide adalet ilkesi ile bağdaşmamaktadır. 43
Gider Vergileri 44 Bunu önlemek için lüks tüketim malları üzerine daha yüksek oranlı gider vergileri konarak adalet ilkesi sağlanmaya çalışılmaktadır. Bir diğer nokta ise gider vergilerinin fiyatları yükselterek enflasyonist etki oluşturmasıdır. Eğer kamu harcamaları sabit kalırsa bu etkinin önemli olmayacağıdır. Çünkü vergiler bir defalık artışı, enflasyon ise
Gider Vergileri ile Gelir Vergisinin Enflasyonu Önlemede Etkinliği 1- Gider vergileri ödeme anında etkisini göstermekte gelir vergileri ise bir yıl sonra ödeneceğinden daha az etkilidir. -- Peşin vergi, kaynaktan kesme 2- Gider vergilerini, direkt tüketicilerin ödemesine karşılık gelir vergilerinin mükellefleri, en az geçim indirimi, istisna ve muafiyet gibi düzenlemelerden dolayı bazen daha az vergi ödemektedir. Dolayısıyla gider vergileri daha etkili olmaktadır. 3- Gider vergileri daha çok dar ve sabit gelirliler üzerinde etkili olduğundan, gider vergilerindeki artış bu kesimin satın alma gücünü azaltacağından TT i kısması daha kolaydır. 4- Gider vergileri malın fiyatına eklendiğinden bu vergilere olan tepkiler gelir vergisine nazaran daha azdır. 5- Gider vergileri doğrudan tüketim hacmini etkilerken, gelir vergileri tasarruf e tüketimi birlikte etkiler. 6- Gelir vergilerinin gider vergilerine karşı tek üstünlüğü artan oranlı olmasıdır. 45
Servet Vergileri Servet vergileri genellikle yansıtılmayanı ve konjonktürel esnekliği düşük olan vergilerdir. Bu nedenle enflasyonu önleyici bir politika olarak etkinliği oldukça düşüktür. Yüksek gelire sahip kişilerden alındığı için de tüketimi kırıcı etkisi azdır. Ülkemizde uygulanan servet vergileri daha çok gelir elde etmek ve gelir dağılımını dengelemek için alınmaktadır. 46
Enflasyonla mücadelede Borçlanma Politikası Borçlanma günümüz devlet anlayışında normal kamu geliri sayılmaktadır. Enflasyonla mücadelede borçlanma politikası likidite fazlasının piyasadan çekilmesi temeline dayanmaktadır. Borç politikasının enflasyonla mücadelede başarılı olması borçlanmanın kimlere yapıldığı, ihraç edilecek borç senetlerinin tipi, vadesi, faiz 47
Devlet enflasyonla mücadele için kişi ve firmalardan borçlanırken bu borçlanma ile tüketimin kısılması oranında başarılı olacaktır. Bu başarıyı artırmak için; Kişi ve Firmalara Borçlanma Devlet tahvili mümkün olduğunca kişilere satılmalı ve bu kişilerin tüketimlerini azaltmalıdır. Ayrıca vadede uzun olmalıdır. Bu da ödenek faiz oranına bağlıdır. Bu gelirlerin vergi istisnası sağlanması başa başın altında ihraç etmesi vb. 48
Ticari Bankalara Borçlanma Enflasyonla mücadele için asıl amaç toplam talebi azaltmak için tüketime gidecek fonları azaltmaktır. Bu nedenle de borçlanmaya gidildiğinde bu amaç göz önünde tutulmalıdır. Eğer devlet ticari bankalardan borçlanırsa bu bankaların kaydi para oluşturmasından dolayı enflasyonu arttırıcı etki yapar. Ülkemizde iç borçlanmanın asıl amacının enflasyonla mücadele değil kamu finansman açığını kapatmak için yapıldığından dolayı enflasyonla mücadele başarılı olamamıştır. 49
Emisyon Enflasyonun yaşandığı bir ortamda merkez bankasına borçlanmanın hiçbir daraltıcı etkisi yoktur. Aksine devlet borçlanmayla elde ettiği geliri harcadığından para arzı artacak, enflasyon hızlanacaktır. 50