Nihat Ziyalan GÜNEÞLE DAMGALI



Benzer belgeler
ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Çetin Öner. Roman GÜLİBİK. Çeviren: Aslı Özer. 26. basım. Resimleyen: Orhan Peker

Ferit Edgü YARALI ZAMAN BÝR DOÐU YOLCULUÐUNDAN NOTLAR

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Leyla Ruhan Okyay GEYÝKLÝ ORMAN

Feride Çiçekoðlu SÝZÝN HÝÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?

ali hikmet ÞEYTAN UÇURTMASI

ya kın ol ma yı is ter dim. Gü neş le ısı nan top rak üze rinde ki çat lak la rı da ha net gö rür düm o za man. Bel ki de ka rın ca la rı hat ta yağ

Günlük GüneşlIk. Şarkılar. Ali Çolak

ÇAĞDAŞ DÜNYA EDEBİYATI. Goscinny / Sempé. Öykü PITIRCIK KÜÇÜK PITIRCIK. Çeviren: Vivet Kanetti. 29. basım

Sezen Aksu 2. Çok Ayýp. Söz - Müzik: Sezen Aksu. Kulaðýma geliyor, atýp tutuyorsun, ileri geri konuþuyorsun aleyhimde. Çok ayýp, çok ayýp.

Kavruk Kýna. Gündüzleri, aþaðýda herkes benim için ayný; hepsi de anadan doðma elimin altýndan geçip

Merhaba Genç Yoldaþlar;

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý.

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

DE NÝZ leri Anmak, YA DEV RÝM YA Ö LÜM Þiarýný Haykýrmaktýr!

-gi de ra yak- se ve bi lir sin... Öl mek öz gür lü ğü de ya şa mak öz gür lü ğü de önem li dir. Be yoğ lu nda ge zer sin... Şöy le di yor du ken di

Gök ler. Uçak lar la gi di lir an cak ora la ra. İn san gök ler de do la şa bil se. Bir ak şa müs tü, ar ka daş la rıyla. Bel ki ora la ra uçak lar

YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR

YAS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR

STAJ ARA DÖNEM DEĞERLENDİRMESİ AYRINTILI SINAV KONULARI

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

1.Aşağıdaki isimlere uygun sıfatkarı getiriniz.(büyük, açık, tuzlu, şekerli, soğuk, uzun,güzel, zengin)

Gü ven ce He sa b Mü dü rü

sınıflar için. Öğrenci El Kitabı

1960 ANDERSEN ÖDÜLÜ ÇAĞDAŞ DÜNYA EDEBİYATI. Erich Kästner. Roman UÇAN SINIF. Çeviren: Şebnem Sunar. 50. basım. Resimleyen: Walter Trier

ÝÇÝNDEKÝLER. 1. ÜNÝTE Kümeler. 2. ÜNÝTE Bölünebilme Kurallarý ve Kesirler

STK LAR: SALDIRILARIN HEDEFÝ, DEMOKRATÝK ÇÖZÜMÜ ENGELLEMEK Çözüm arayýþýna sabotaj AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR

28 ÞUBAT TA YENÝ GÖZALTILAR

Yýldýz Tilbe 1 ADAM OLSAYDIN. Söz-Müzik: Yýldýz Tilbe. Sevdim olmadý yar, küstüm olmadý yar. Kendini arattý, beni bulmadý yar

YAS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR

AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR. 23 MART 2012 CUMA / 75 Kr

TSK, REJÝM MUHAFIZI OLMAKTAN ÇIKARILSIN

BÝR VE ÖZKASNAK TAN SONRA FEVZÝ TÜRKERÝ

YAS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR

ÇAĞDAŞ DÜNYA EDEBİYATI. Goscinny / Sempé. Öykü PITIRCIK PITIRCIK SATRANÇ OYNUYOR. Çeviren: Vivet Kanetti. 23. basım.

ASYA NIN BAHTININ MÝFTAHI, MEÞVERET VE ÞÛRÂDIR. 24 ARALIK 2010 CUMA/ 75 Kr CEHALET, FAKÝRLÝK AYRIMCILIK ESERLERÝMÝ ONDAN ALDIÐIM ÝLHAMLA YAZDIM

YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR

YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR

Said Nursî, Ýslâm için model þahsiyet

MÜSLÜMANLAR BU TUZAÐA DÜÞMESÝN

Atatürk milliyetçiliði anayasadan çýkarýlsýn

SINAV YÖNETMELİĞİ GEREĞİ, UYGULAMADA DİKKAT EDİLECEK KONULAR

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

TOPLUM, TEPEDEN DÝNDARLAÞTIRILAMAZ

KÝN VE ÝNTÝKAM DEÐÝL, HUKUK

ÝSTANBUL PANELE HAZIR

LÝBYA DA insanlýk dramý

BALYOZ DÂVÂSI BAÞLIYOR

SERBEST MUHASEBECİLER, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN MESLEKİ FAALİYETLERİNDE UYACAKLARI ETİK İLKELER HAKKINDA

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR;

REÇETE O NUN ONUN ÖRNEK HAYATI

AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR. 17 MART 2011 PERÞEMBE / 75 Kr ni as ya.com.tr FO TOÐ RAFLAR: A A

YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR

YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR

Türkiye nin kurtuluþu Kemalizmden demokrasiye geçiþte

Be di üz za man ýn dos tu o lan Ja pon baþ ku man da nýna dair

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

Kardeþliðimizi unutmayalým

YAS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Öykü KURABİYE EV. Resimleyen: Burcu Yılmaz

Risale-i Nur dan bahsetmek suç deðil

MENDERES BU MÝLLETÝN ÖZETÝDÝR

Ha be ri say fa 4 de AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR. 5 MART 2011 CUMARTESÝ / 75 Kr ni as ya.com.tr

OKUL ÖNCESİ KİTAPLARI - 7. PARMAKKIZ Andersen ISBN

FÜZE KALKANI TÜRKÝYE YE

A y þ e S a r ý s a y ý n Kuþlarla Giden

Baþbuð tutuklandý, Uludere unutulmasýn

VEKTÖRLER. 1. Ve ri len kuv vet le ri bi le şen le ri ne ayı rır sak, x y. kuv vet le ri ( 1) ile çar pı lıp top lanır. ve F 3

Siyasetteki yozlaþma toplumu da bozuyor

GER ÇEK TEN HA BER VE RiR AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR. 11 OCAK 2012 ÇARÞAMBA/ 75 Kr

Y AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR

Þemdinli nin barýþ feryadý

RENKLER BÖLÜM 28 MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ

DENEME 8 SAYISAL BÖLÜM ÇÖZÜMLERİ

TÜRKÝYE ATATÜRK GÖLGESÝNDEN UZAKLAÞIYOR

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

GER ÇEK TEN HA BER VE RiR AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR. 15 OCAK 2012 PAZAR / 75 Kr

GER ÇEK TEN HA BER VE RiR AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR. 28 HAZÝRAN 2012 PERÞEMBE/ 75 Kr ÖYM BÝLMECESÝ

BAĞIL HAREKET. 4. kuzey. Şekilde görüldüğü gibi, K aracındaki gözlemci L yi doğuya, M yi güneye, N yi güneybatıya doğru gidiyormuş gibi görür.

============================================================================

AS YA NIN BAH TI NIN MÝF TA HI, MEÞ VE RET VE ÞÛ RÂ DIR. 7 ARALIK 2011 ÇARÞAMBA / 75 Kr. Merkezden uyarý

Tuhaf eyleme büyük tepki

Bu yasak Rusya da bile yok

ASIL BAÞARI SAÝD NURSÎ NÝN

lýbrahim Hakký Konyalý lmahir Ýz lmünevver Ayaþlý lhüseyin DemirellYavuz Bahadýroðlu lprof. Dr. Yunus Vehbi Yavuz lvehip Sinan lgalip Gigin

İslam da İhya ve Reform, çev: Fehrullah Terkan, Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2006.

Nükleer korku. 90 ya þýn da. Halkýn yarýsý geçinemiyor. Ja pon ya 2 metre denize kaydý, 70 santim çöktü

BAĞIL HAREKET BÖLÜM 2. Alıştırmalar. Bağıl Hareket ÇÖZÜMLER. 4. kuzey

Deprem de korku da sürüyor

YGER ÇEK TEN HA BER VE RiR

Hadi Çaman GÜZELTMEK 3

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

BÜYÜKÞEHÝR KAR ALTINDA

Transkript:

1

2

Nihat Ziyalan GÜNEÞLE DAMGALI 3

TÜRK YAZARLARI Nihat Ziyalan, Can Sanat Yayýnlarý, 2005 1. basým : 2005 Yayýna Hazýrlayan: Faruk Duman Kapak Tasarýmý: Erkal Yavi Kapak Düzeni: Semih Özcan Dizgi: Gülay Yýldýz Düzelti: Nurten Sönmezcan Montaj: Mine Sarýkaya Kapak Baský: Çetin Ofset Ýç Baský: Özal Basýmevi Cilt: Eko Ofset ISBN 975-07-0473-8 CAN SANAT YAYINLARI LTD. ÞTÝ. Hayriye Caddesi No. 2, 34430 Galatasaray, Ýstanbul Telefon: (0212) 252 56 75-252 59 88-252 59 89 Fax: 252 72 33 http://www.canyayinlari.com e-posta: yayinevi@canyayinlari.com 4

Nihat Ziyalan GÜNEÞLE DAMGALI ROMAN CAN YAYINLARI 5

NÝHAT ZÝYALAN IN CAN YAYINLARI NDAKÝ ÖTEKÝ KÝTAPLARI KISA PANTOLONLU SEVDA / roman 6

7

8

Nurani Yurtgülü ne 9

10

Horoz ötüþü, önce pencere camlarýný gagalamýþ, son ra ko nacak bir yer ararmýþçasýna odayý dolaþmýþ, Ez gi nin yas týðýnda, kulaðýnýn dibinde karar kýlmýþtý. Yatmadan önce içtiði çayýn rengiyle uyuyakalmýþtý. Ho roz sesine gözlerini açtýðýnda anýmsamýþ, aranmýþtý rengi. Aralýklarla gelen ü-ü-rü-ü-ü-ü ler eþyalara çarptýkça dö külüþüyor, eve baskýn olan akþamdan kalma kokulara karýþýp siniyordu. Kuþtüyü yorgan iyice ýsýnmýþ, yataðýn içini hamam gibi yapmýþtý. Kalçalarýný kaldýrýp uyluklarýný havalandýrdý. Öff deyip yorganý savurunca ayaklarý dýþarý çýktý. Akþamdan hazýrlýk yapmýþtý: aðda, týrnaklarýný boyama. Pamuk gibi topuklarýný birbirine sürterken ayak týrnak larýndaki cilayý hissetti, teniyle kaynaþtýrýrcasýna kay dýrdý sürtmeyi. Havalandýrdýðý elini yorganýn altýna çek ti. Elindeki serinlik nemli bacak arasýna, kaymak gibi çev resine deðince içi ürpertilerle doldu. Kasýðýna dokundu ðunda, ne zamandan beri çiþini tuttuðunu anýmsadý. Kalk tý. Kimonosunu alýrken, üstüne kurulmuþ Onbir in, ba na ilgi göstersene, diyen suratýna takýldý bakýþý. Þý martmak istercesine pamuþluðunu kucaklayýnca piþman ol du. Uzun süre el deðmemiþ bir kadýnýn istekleri vardý bu kucaklayýþta. Duygusunu paylarcasýna hýrsla çekti ki mo noyu. Çýkan hýþýrtý üzerine, yakýnan bir miyav patlamýþtý. Miyavýna baþlarým ha! Banyoda iþini görürken horoz ötmelerini düþündü. 11

Yok sa kendi mi uyduruyordu? Hayýr, hayýr, bu kapýcýnýn iþi olmalýydý. Köyündeki yaþamý kapýcý dairesine kurma he vesindeydi. Güvercin besliyordu, neden horoz ol masýn? Sabahlar renklenecekti, fena mýydý yani? Þimdi mer diven sahanlýðýna dikilmiþ onu bekliyordur, Ýþin rast gelsin Ezgi Haným, demek için. Þu sigarayý bir türlü býrakamadýn Halil, fabrika ba ca sý gibisin. Kih kih kih. Haklýsýn vallahi Ezgi Haným, bütçemi acayip sarsýyor, ama na piim? Bari Malboro içme. Öbürleri öksürtüyor. Sanki bu öksürtmüyor. Öhö öhö... Allahýn belasý! Kurulandý. Küvete sýcak su doldurup kalýn köpüðün al týnda saklanmak! Hem de bütün gün! Salona geçerken kimonosundaki ejderha titreþip geriniyordu. Loþ, ne loþu, neredeyse karanlýk! Annesiyle babasý her duruþmaya gittiði zamanki gi bi, gene dün akþam onda kalmýþlardý. Hem de ayrý ayrý oda larda! Peki neredeydi bunlar? Mutfaða yönelir yönelmez yatak odasýndaki çalar sa a tin zýrlamasýyla kasýldý. Zil sesi durduðunda, çözüldü. Annesi karþýladý. Benim Ezgim uyanmýþ demek! Kucaklayýp anaçlýðýný duyurmak için yaptýðý hamlenin içinden geçti. Çýtýný çýkarmadan kahvaltýlýkla donanmýþ masadaki yerine oturdu. Annesinin, medet umarcasý na kocasýnýn bakýþýný yakalamak için kývranmasýna üzül dü. Önündeki boþ kahve fincanýyla çok ama çok meþguldü babasý! Sanki yas tutuluyor, perdeler sýký sýkýya kapalý! Madem öyle, açsaydýn kýzým, demedi annesi, sö zünü sürdürmesini bekledi. 12

Ezgi havaya konuþmuþtu sanki. Fincanýný doldururken kahvenin koyuluðuna daldý, kaldý öylece. Yatarken içtiði çay rengini koymuþtu uykusuna. Horoz ötüþü, zil sesi, kahvenin koyuluðu, sýký sýkýya kapalý perdeler... Sesine rahat bir ton vermeye çalýþarak sordu annesi: Ne zamandý? Öðleden sonra. Ha, öyle ya! Akýl mý kaldý bende? Sen de bir þeyler söylesene be herif, dercesine ýsrarla ko casýna baktý. Boþunaydý. Kocasýnýn aklý her zamanki gibi baþka yerlerdeydi. Suskun oturuldu. Caný bir þey yemek istemiyordu Ezgi nin. Dördüncü fincanýný yudumlarken, bakýþý, annesinin hü zün dolu gözetleyiþine yakalandý, uzun uzun süzdüler bir birlerini ve bir þey demeden kalkýp kucaklaþtýlar. Yavrum, karabiberim benim! Kýzýndan yanýt gelme yince konuþmasýný sürdürdü: Ucunda ölüm yok ya, genç sin, güzelsin, yarýnýn ne getireceði belli olmaz. Bütün gün sarýlmýþ kalabilirlerdi. Annesi sulugözdü. En küçük bir þey karþýsýnda, koyve rirdi. Saçlarýný okþamasý her zaman içini rahatla týrdý. Ba þýný omzunda býraktý bir süre. Onbir, bu hüzünden beni yoksun býrakmayýn der cesine, ayaklarýna yýlýþýyordu. Dün aldýðýn elbiseyi mi giyeceksin? Hayýr, çýplak gideceðim. Gülüþtüler. Babasýnýn isteksizdi gülüþü; annesininkinden uzak, onun gülüþüne, kendi gülüþünün karýþmasýndan sakýnýrcasýna. Ýstersen ben de seninle geleyim? Hoppala, bu da nereden çýktý gibisinden iç geçirip susmayý yeðledi Ezgi. 13

Yani bugün karar günü de, onun için demiþtim. Kardeþini bir arasan iyi olur, sen uyurken telefon etti. Babasýnýn sözlerini duymazlýktan geldi. Bugün ka rar günüymüþ! Annesinin eli hâlâ elindeydi. Salt sýcaklýðýný duyurma, güç verme deðildi bu tutuþ, bunlarýn daha ötesinde, baþkaca bir þeydi. Yirmi sekiz yaþ nedir ki, sen benim hâlâ küçücük ký zým sýn. Daha dün emzirmiþim gibi. Bir keresinde Ýhsan Am ca nýn Büyükçamlýca daki baðýna gitmiþtik... Bakla mýy dý, bezelye miydi, þimdi tam hatýrlamýyorum, silme çi çek açmýþtý. Kelebek sürüsü diye çiçekleri uçurmaya kal kýþmýþtýn. Elma aðacýndan inesin diye sana masal an lat mýþtým, sonra da orada uyuyup kalacaksýn diye ödüm kop muþtu. Ahh ah, günler ne çabuk geçiyor. Keþke üni ver sitede kalýp öðretim görevlisi olsaydýn. Gittin, o oto mo bil tamircisiyle evlendin. Otomobil tamircisini garaj sa hibi yaptýn baþýmýza. Biraz orospucuk olsaydýn, avu cun dan yedirirdin. Aþk olduktan sonra, görmek istediði gi bi görürmüþ seni. Darýlma ama, bu sözlerine hiçbir za man kanmadým. Sen üzülünce ben kahroluyorum. Sanki kendisine bir þey sorulmuþ da onu yanýtlýyormuþ gibi konuþtu Ezgi: Artýk çok geç. Benim asýl zoruma giden þeyi biliyorsunuz... Annesinin yüklediði yükle, içini bir hoþ eden duygularla elini çekti. Yavaþ yavaþ hazýrlanmalýydý. Biliyordu, her hareketi gözleniyordu. Salt annesi ba ba sý tarafýndan deðil, Onbir hazretleri tarafýndan da. Giyeceði þeyleri seçerken kendi kendine konuþmaya baþladý: Hava nasýl dýþarýda? Karpuz kabuðu denize düþ tüðü ne göre iyi olmalý. Ya karpuz kabuðu denize düþmemiþ de bir yerlerde takýlýp kalmýþsa! Eþeðin aklýna karpuz 14

ka buðu düþürme! Perdeyi açýp baksana! Evet, iþim yok da gidip perde açacaðým. Hava dünkü gibidir. Günlük gü neþlik. Atla vapura, doðru Büyükada ya. Mutfaða doðru baðýrdý: Boyasý, temizliði bitmiþ mi? Dün Zekeriya yý aradým, haftaya hazýrmýþ. Söyledin mi bu yýl kiraya vermiyoruz diye? Biliyor caným, daha önce söylemiþtim. Baðýrmak iyi gelmiþti. Üstündekileri çýkardý. Tekrar kendi kendine konuþarak kültürfiziðe baþ ladý, memeleri sertleþtirme hareketi. Boyun, bel. Biraz ye rin de koþma, ýsýnma. Zaten benim ateþim baþýma vurmuþ! Hadi hadi kaytarma! Onbir de hoplayýp zýplayarak ona eþlik etti. Tamam, bu kadar yeter. Önce þu pamuklu beyaz ço rap, yok yok tiþört. Nasýl bir tiþört? Hah bu olur iþte. Her za man çoraptan baþlýyordun, ama alýþkanlýklar deðiþmez mi yani? Evet, iþler yolunda gözüküyor. Ben gidiyorum! Dur kýzým, bir dakika! Annesiyle babasý yýllardýr süregelen sürtüþmeyi arala rýna alarak sözde koþarcasýna geldiler. Ne bu? Pantolon, ceket! Pantolon, ceket deðil anne, blucin, mont! Bugün bir tuhafsýn kýzým! Olmasýn mý yani? Kendisi yerine salt karýsýný terslemek için babasý yanýtlamýþtý. Býkmýþtý onlarýn bu çocuksu davranýþlarýndan. Te k- rar yanaklarýna birer öpücük kondurdu. Tahtaya vurdular. Týk týk sesi, Ezgi nin basamaklarý çýnlatan topuklu ayak kabýlarýnýn sesine eþlik etti bir süre. Týrabzanýn baþýnda alestaydý Halil. Ýþiniz rast gelsin Ezgi Haným! 15

Yaðcýlýk, cývýklýk hiçbir zaman olmamýþtý konuþmasý nýn tonunda. Aileden biri gibi olmaya özen göstermiþti hep. Sað olasýn Halil. Horozunun adý var mý? Kih kih kih! Cumhur! Yoksa kýzdýnýz mý küçükhaným? Yanýna bir mucmur koysana! O ne demek gibisinden þaþkýn þaþkýn baktý. Arabayý kapýnýn önüne çekeyim mi? Sen de benim arabada öðreniyorsun þoförlüðü, demedi. Hayýr. Yürüyeceðim. Ezgi Haným! Üürüü Halil! Kih kih kih! Gene o mütahit geldi, versinler þu binayý, kat kar þýlý ðý kendilerine gül gibi daireler... Güüm diye kapanan demir kapýya çarpýp yankýlandý Ha lil in sözleri. Bozum olmasýný kendi kendine gülerek gi dermeye çalýþtý. Þaþkýnlýðýný yatýþtýrdýðý sýrada kapý açýl dý, mahkemeyle ilgili evraký unuttuðunu anýmsa yan Ezgi dönüp gelmiþti. Hýzla merdivenlere yürüdü, Ha lil in yanýndan geçerken üürü üüü diye þakýdý. Merdivenlerde serçe gibi sekiyordu. Kiracýlarý Seniye Haným ýn þikâyet dolu sesi önünü kesti, geçemedi. Miniþ le kavga ediyoruz þekerim! Horoz sesi duydum diye beni kandýrýp sokaða kaçmak istedi. Yutar mý yým? Sokaða çýksýn da baþýna çorap örülsün. Kuzum, sa hi den horoz sesi gibi bir þey duydunuz mu? Bu arada Halil, konuþmalarý duyabilmek için birkaç mer diven çýkmýþ, þimdi ne olacak gibisinden merakla iz - liyordu. Yok caným sana öyle gelmiþ, apartmanda horozun ne iþi var? Seniye Haným ýn, arkasýndan yetiþtirmeye çalýþtýðý 16

sözlerden hýzla uzaklaþarak avcunda hazýrladýðý anahtarý kilide soktu, açar açmaz annesiyle babasýyla bu run bu runa geldi. Merdivendeki konuþmayý iyi duyabil mek için herhalde kulaklarýný kapýya dayamýþlardý. Bi raz sonra, kendilerince uðurlama töreninin bittiðine inan dýklarý an, alt kata, dairelerine inerlerdi. Sürtüþ me le rini daha ra hatlýkla sürdürebilecekleri yere. Onbir he men kendini ayak larýnýn önüne attý, Ezgi hakkýný verdi, kahkahalar ata rak taþaklarýný sýktý. Onbir in miyavlamasý, kýlýç gibi doð radý, çýnlattý ortalýðý. Evraký aldýktan sonra kahka hasýný allahaýsmarladýk anlamýnda sürdürüp merdivenleri inerken, Seniye Haným ýn kedisi Miniþ e dertlenen se si kulaðýna çalýndý. Kýzdýnýz mý Ezgi Haným! Kýzdýysanýz vallahi þimdi gider keserim onlarý. Yok caným kýzmadým, sen de arka bahçeye kafes gi bi, kümes gibi bir þeyler yapsaydýn ya! Anneniz izin vermedi. Kaç kere sordum, hayýr de di. Sen bana söyleyecektin, neyse boþ ver. Ha unutturma bana, daha sonra senden bir þey isteyeceðim. Þimdi desenize küçükhaným. Yok yok, þimdi iþim baþýmdan aþkýn. Sonra. Kapýdan çýkarken sözünü yetiþtirdi Halil: Ezgi Haným, mucmur ne demek? Demin çýktýðýnda da güneþ gözünü almýþ, yummak zo runda kalmýþtý. Kamaþmasý dayanýlacak duruma ge lince, bildiði o eþsiz güzelliðe açtý. Ýstanbul onun için Sa la - cak demekti. Sýcak sayýlacak bir gündü. Güneþ, aradaki boþluðu yutmuþ Sarayburnu nu, Top kapý Sarayý ný neredeyse elinin deðeceði kadar ya kýnýna getirmiþti. Gemilerin, Harem Otobüs Terminali nin gü rültüsü, bir uðultuydu. Gözleri yardýmcý oluyordu sesle ri ayýrmasýna, gördüklerinin üstüne döþeniyordu sesler. Bir eksiklik vardý, bulmaya çalýþtý. Tamam, bulmuþtu. Kýzkulesi nin beyazlýðý bir teslim 17

bayraðý hüznündeydi. Yürümesini yavaþlatan, nereden geliyor diye kulak ke sildiði, kof pat pat seslerinin kaynaðýný arandý. Tahta çi tin ardýnda yetiþkin görünümlü bir kýz, çamaþýr ipine se rili halýyý bir çam dalýyla dövüyordu. Baþka bir þey bulamadýn mý halý dövecek? Yanýt gelmedi. Kýzz... Sen ne güzel þeysin! Nereden buldun o çam dalýný? Güldü. Diþleri nar taneleri gibi ýþýdý. Karþýki çamdan! Yoldan geçen bir yabancýyla konuþuyor diye azar iþitmek ten çekindiði belliydi. Konuþurken halý dövmeyi sür dürüyor, gözucuyla da evin penceresini kesiyordu. O dalý koparmaya nasýl kýydýn, aðacýn da bir caný var di ye anlatmaya çalýþsa, komik kaçabilirdi. Asýl o emri verendeydi kabahat. Korkmadýn mý aðaca çýkmaya, deniz tarafý uçurum gibi? Kýzýn söyledikleri, pat patlarýn arasýna sýkýþarak geldi: Keçi Elif hiçbir þeyden korkmaz. Bu kýzda Ezgi yi çeken bir þeyler vardý. Elifçiðim, sen okuma yazma biliyor musun? Böyle bir sorunun kendisine yöneltilmesine bozulmuþ gibiydi. Baþýný sallamakla yetindi. Hangi anlamda ba þýný sallamýþtý, çýkaramadý Ezgi. Tekrardan, kof kof öksürmeye baþladý halý. Seni elime alýp bir güzel þehirli yaparým, o zaman ger çekten hiçbir þeyden korkmazsýn, iþte yazýyorum ak lý mýn defterine. Sende öyle bir çekicilik var ki, haným olacak birisin, haným! Görüþeceðiz Elif. Kýzýn kara gözlerinde bir ýþýk yanýp söndü. Havada bir toz kokusu. Adliye binasýnýn öcülüðünden, tozuþarak gelen... 18

Güneþle Damgalý 19/2

20