Tarih Okulu Dergisi (TOD) Journal of History School (JOHS) Eylül 2014 September 2014 Yıl 7, Sayı XIX, ss. 405-421. Year 7, Issue XIX, pp. 405-421. DOI No: http://dx.doi.org/10.14225/joh584 ARAMİLER Cemil BÜLBÜL Özet MÖ. 12. yüzyılın ortalarında Arabistan ve Kuzey Suriye çöllerinden hareket eden Aramiler, yaklaşık olarak MÖ. 1150-700 yılları arasında Eski Yakındoğu tarihinde önemli bir rol oynamışlardır. Fırat nehrinin yukarı ve orta kesimleri boyunca oldukça geniş bir alana yayılan Aramiler, Mezopotamya, Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'ya gelerek, kabile devletleri şeklinde, politik ve sosyal olarak örgütlenmeye çalışan yarı göçebe Sami kökenli bir topluluktur. Aramiler'in gerçekleştirmiş oldukları bu göç hareketlerinin sonucunda kurmuş oldukları devletlerin başlıcaları, Bit-Adini, Bit- Zamani, Bit-Bahiyani, Bit-Gabbar, Bit-Agusi olup, bunların yanısıra irili ufaklı pekçok Arami şehri de ortaya çıkmıştır. Asur Devleti, Tevrat, Urartu kaynakları ve özellikle Asur kaynaklarından bilgi sahibi olduğumuz Aramiler ile baş etmekte oldukça zorlanmış ve Aramiler, Asurlular için büyük bir tehlike olmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Arami, Asur, Bit-Zamani, Bit-Adini, Sam'al The Aramaeans Abstract Aramaeans, moving from the deserts of Arabia and North Syrian in the middle of the 12th century B.C., had played an important role in the history of the Ancient Near East, between about 1150-700 years B.C. Spanning throughout a wide area around the upper and middle sections of the Euphrates river, Aramaeans are a community of seminomadic Semitic origin, who came from Mesopotamia, Northern Syria and Southeastern Anatolia, and tried to be socially and politically organized as a tribal form of government. Bit-Adini, Bit-Zamani, Bit-Bahiani, Bit-Gabbar and Bit-Agusi are some of the major states which had been established as a result of Aramaean s migrations. On the other hand, many large and small Aramaean states emerged as well. Assyrian sloged Yrd. Doç. Dr., Kahramanmaras Sütçü İmam Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü
Cemil Bülbül to cope with Aramaeans about whom we have information from Torah, Urartu and particularly the Assyrian sources, and they had been a great threat for Assyrian. Keywords: Aramaean, Assyrian, Bet-Zammani, Bet-Adini, Sam'al GİRİŞ Samiler, Mezopotamya ya şehir kültürünü getiren Sümerler üzerine gelerek, Fırat ve Dicle boylarını istilâ etmişlerdir. Mezopotamya yı istila eden bu ilk Sami dalgasının Akkadlar olduğu kabul edilmektedir. Bu ilk göç hareketinin MÖ. 3. binyıl başlarında cereyan ettiği tahmin edilmektedir. İkinci göç dalgası, Amurrular ın (Martular) Filistin ve Suriye üzerine akışlarıdır. Yazılı ve arkeolojik kayıtlardan anlaşıldığına göre, ikinci Sami göç dalgasını oluşturan Amurru Göçleri, MÖ. 2500-2000 yılları arasında tarihlenmektedir. I. Babil Sülalesi ni (Eski Babil Devleti) kurarak, Babilonya toprakları üzerinde hâkimiyet tesis edenler, bu ikinci göç hareketiyle gelenlerdir. Amurrular, ilerleyen süreçte tüm Mezopotamya kentlerinin yönetimini ellerine geçireceklerdir. Amurrular ın söz konusu bölgelere (Filistin- Suriye ve Mezopotamya) girmesiyle birlikte buralarda yaşayan kavim gruplarıyla karışıp kaynaşmalar meydana gelmiş, bu da etnik yapıyı önemli ölçüde değiştirmiştir. Tarihte 3. büyük Sami göçü ise, Arami Göçleri olarak bilinir. Bazıları bu göç hareketinin MÖ. 2. binyıl ortalarında başladığını kabul ederken, bir kısım bilim insanı da onların ilk kez MÖ. 13. yüzyılda harekete geçtiklerini ileri sürmüşlerdir. Fakat bu göçlerin en yıkıcı olduğu dönem, MÖ. 11-9. yüzyıllar arasıdır. Asur kralları, bu iki asırlık zaman dilimi içerisinde, Arami kabilelerine karşı amansız bir mücadele vermişlerdir. Arami Göçleri, Aramiler i, Suriye ve Mezopotamya ya ve hatta Güneydoğu Anadolu ya taşırken, onların akrabaları olan İbranileri de Filistin e yöneltmiştir. 1 1. Aramiler'in Ortaya Çıkışı ve Politik Örgütlenmeleri MÖ. 13. yüzyılın sonları ile 12. yüzyılın başlarında olmak üzere iki aşamada gerçekleşen Ege Göçleri (Deniz Kavimleri Göçü), Eski Yakındoğu bölgesinin ekonomik, siyasi ve sosyal yapısında büyük değişikliklere neden olmuştur. Ege göçleri sırasında Suriye ve Mezopotamya bölgesinde yeni etnik topluluklar ortaya çıkmıştır. Bunlardan Aramiler, Ege göçlerinin sebep olduğu 1 Memiş-Bülbül 2012, 5-7. [406]
Aramiler karışıklıklardan da yararlanarak Suriye çöllerinden yola çıkıp, Mezopotamya ve diğer kültür merkezlerine doğru hareket etmişlerdir. 2 Gerçekten de Aramiler, Suriye çöllerinde kabileler halinde yaşayan, birbirleriyle akraba birçok gruptan oluşmaktaydı. Uzun süre devam eden göçlerin sonucunda, başta Kuzey Suriye olmak üzere Mezopotamya nın tümüne, Doğu Akdeniz kıyılarına ve Güneydoğu Anadolu ya sızmışlardı. Ortaya çıkışlarından itibaren, her zaman merkezi otoriteden uzak olmuşlar ve tam olarak kendilerine ait ortak bir kültür oluşturamamışlardır. 3 Özellikle MÖ. 11. ve 10. asırlar, tam anlamıyla bir Arami asrı olmuştur. MÖ. 11-9. yüzyıllar arasında yoğunlaşan Arami göçleri 4 yüzünden, Kuzey Mezopotamya, Suriye-Filistin ve Güneydoğu Anadolu toprakları Arami kabileleri tarafından istilâ edilmiştir. Bunlardan Bit-Zamani 5 kabilesi doğuda Diyarbakır civarına, Bit-Adini 6 kabilesi Fırat nehrinin büyük kıvrımı içerisine, Bit-Agusi 7 kabilesi Fırat ile Karasu arasına, Bit-Gabbar 8 kabilesi Gaziantep civarına, Bit-Brutaş kabilesi ise Kayseri civarına kadar sokulmuş idiler. 9 "Arami halkının en eski tasvirini II. Asurnasirpal in MÖ. 9. yüzyılın ilk yarısında diktirdiği Bronz Kapılar da görürüz. Bunun yanısıra Arami halkının bir başka tasvirini Habur nehri üzerindeki Tell Halaf ta (Guzana,Bit-Bahiyani) 10 bir Arami sarayını süsleyen taşlar üzerinde de görmekteyiz. Asur kralı Tiglat-pileser in kitabeleri, onun savaştığı Arami topluluklarının hayatı hakkında bize çok az şeyler söyler, fakat onun coğrafi durumla ilgili olarak vermiş olduğu bilgiler enteresandır. Onlar, Orta Fırat sahasının kuzeyini; batı sınırını oluşturan Palmira nın kuzeydoğusu boyunca uzanan Cebel Bişri otlaklarını silip süpürürler. 11. ve 10. yüzyıllarda Babilli Simbar-Shipate ile Asurlu Assur-bel-kala nın kitabeleri de Aramiler i Kuzey 2 Memiş 2012, 215-216. 3 Köroğlu 2006, 144. 4 Arami Göçleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz: Saggs 2000, 128-134; Oates 2003; Daviau, Wevers, Weigl 2001; Winckler 1907, 206-208; Kınal 1987, 232-236; Memiş 2013, 174-178; Köroğlu 2006, 144-150; Günaltay 1987; 135-160; Dion 2006,1281-1294; Fales 2007, 288-298; Kuhrt 1995, 393-401; Millart 1983, 101-108; Albright 1975, 507-536; Mieroop 2004, 239-240; Gelb 1961, 27; Lipinski 2000. 5 Bit-Zamani hakkında bkz: Lipinski 2000,135-161. 6 Bit-Adini hakkında bkz: Lipinski 2000,163-193; Ussishkin 1971, 431-437. 7 Bit-Agusi-Arpad hakkında bkz: Kahn 2007, 66-89; Lipinski 2000, 193-217; Millard 1973, 161-164. 8 Bit-Gabbar hakkında bkz: Lipinski 2000, 233-247; Schloen-Fink 2009, 203-219. 9 Memiş 2013, 174 10 Bit-Bahiyani hakkında bkz: Lipinski 2000, 119-133; Duymuş Florioti 2012, 23-40. [407]
Cemil Bülbül Mezopotamya ile bağlantılı gösterir. Böylelikle biz MÖ. 3. Binyılın sonlarındaki Amurrulu 11 çobanların ve köylülerin anavatanlarına yaklaştırılmış oluruz. Tıpkı bu öncüleri gibi Aramiler de, kendilerini Batı Asya nın siyasi sahnesinde bulmadan önce birkaç yüzyıl köy hayatının ve kendi içine kapalı nomadizmin belirsizliği içerisinde yaşamış olabilirler. Aslında klan ya da topluluk anlamına gelen ummat hibrum ve köy anlamına gelen kaprum gibi birkaç sözcük, Aramiler in ataları ile MÖ. 18. yüzyıl Mari çivi yazılı tabletlerinde zikredilen şehirli olmayan toplumlar arasındaki yakın benzerlikleri ortaya koyar. Ne yazık ki, arkeologlar, Bronz çağının sonunda, Arami kabileleri, Suriye ve Mezopotamya üzerinde yayılmaya başladıkları zaman Aramiler'in maddi kültürlerinin neye benzediği ve nelerden oluştuğu hakkında bize henüz bir şey söyleyemezler." 12 Aramiler in erken siyasi tarihleri hakkındaki bilgilerimiz çok az olduğundan, onların kökenleri hakkında net bir şeyler söylemek oldukça zordur; ancak hemen belirtelim ki, Aram ismi MÖ. 3. Binyılın sonları ile 2. Binyılın başlarına ait çiviyazılı metinlerde geçmektedir. 13 Aramiler olarak bilinen toplulukların Aramice'yi orijinal şekliyle konuşup konuşmadıkları bilinmemektedir. Dūr-Kurigalzu'da MÖ. 13. yüzyılda bulunan bir mektupta Ḫira-na ve Ḫa-as-mi kabile halklarının birleşmesinden söz edilmektedir. Bu durum Aramice konuşan kabilelerin MÖ. 13. yüzyılda var olduğunu göstermektedir. Onların müşterek isimleri yani Aramiler adı MÖ. 12. yüzyılın sonlarına doğru resmi Asur terminolojisine girmiştir. 14 MÖ. 1200 yıllarından önce büyük bir ihtimalle Kuzey Suriye de çoban olarak yaşayan Aramiler, MÖ. 2. Binyılın büyük devletlerinin yıkılması ve bazılarının da zayıflamasından yararlanarak Eski Yakındoğu da pek çok yere yayıldılar. Kabileler şeklinde örgütlendiler. Kuzey Suriye de Aramiler, Hititler in kültürel ve siyasi geleneklerini korumuş insanların yaşadığı kentler de dahil olmak üzere pek çok kentin egemenliğini ele geçirdiler. Diğer kentler ise tümüyle Arami kentleriydi ve devlet merkezleri olmuşlardı. 15 11 Amurru ve Amurru Göçleri hakkında bkz: Clay 1919; Kenyon 1966; Buccellati 1966; Haldar 1971; Arnold 2005; Whiting 2006, 1231-1242; Memiş-Bülbül 2012; Bülbül 2010, 29-50. 12 Dion 2006, 1281. 13 Mieroop 2004, 238. 14 Lipinski 2000, 49,50. 15 Mieroop 2004, 238. [408]
Aramiler Biz, Aramiler le ilk olarak Asur kralı I. Tiglat-pileser (MÖ. 1114-1074) zamanında Kuzey Mezopotamya da yani Suriye Çölleri nde karşılaşıyoruz. 16 I. Tiglat-pileser'in yıllıklarında Aramilerle "Ahlame-Aḫlamū" adıyla tanışıyoruz. I. Tiglat-pileser Aḫlamū-Aramiler'e karşı yapmış olduğu seferlerde, yılda 2 kere toplamda ise 28 defa Aḫlamū-Aramileri'ni takip etmek için Fırat'ı geçtiğinden bahseder: "Yılda iki kere, toplamda 28 defa Aḫlamū-Aramileri'ni ( Kur Aḫ-la-me-e Kur Ar-ma-a-ia meš ) takip etmek isin Fırat'ı geçtim. Onları Amurru ülkesi Tadmor'dan, Suhu ülkesi Anat'tan ve Karduniaş'ın (Babilonya) Rapiku kenti kadar uzakta yendim. Ganimetlerini ve mallarını şehrim Asur'a getirdim." 17 O zamanlar onlar Asurlular tarafından Arami bedevileri 18 olarak adlandırılmışlardı. Bir veya iki kelimeden daha fazlasını ihtiva eden en eski kitabeler, Damascuslu (Şamlı) Barhadad ve Hazael e aittirler. Birincisi aşağı yukarı MÖ. 850 lere, ikincisi de MÖ. 840 ve 800 arasındaki bir zamana tarihlenir. Her iki kitabe standart bir şekilde Eski Aramca ile yazılmışlardır. Hamat dan çıkarılan Zakir kitabeleri (MÖ. 750 den biraz önceye aittir) ve Halep yakınlarında ele geçirilen Sefire antlaşmaları (MÖ. Ca. 750) da yine Aramca ile kaleme alınmışlardır. Diğer taraftan, Zincirli (Sam al) kralı Panamu nun MÖ. 8. yüzyıla tarihlenen iki uzun kitabesi, Kenanca ile benzerlikler arz eden Aramca nın bir lehçesi ile kaleme alınmışlardır. 19 "Aramiler için Demir Çağı nın başları güçlü bir yayılma zamanı idi ve Tiglat-pileser onların ilerleyişini durdurmada başarılı olamadı. Yüz yılı aşkın bir süre, ona halef olan gölge şahsiyetler de bu durumu değiştirmeye muvaffak olamadılar ve I. Nabukadnezar dan sonraki Babil gerçeği de aynı idi. Babilonya da Aramiler, akrabaları Kaldeliler ve uzun süredir orada yaşayan Akkad nüfusu ile birlikte önemli bir etnik kaynaşmaya zemin hazırladılar. MÖ. 8. yüzyıl Asur kaynakları onların 36 kabilesinin ismini zikrederler. İmparatorluk yetkililerine direnme konusunda onlar tüm zamanların en itaatsiz unsurları 16 Lindenberger 2003, 2; Morris and Scheidel 2009, 34; Ayrıca bkz: Oates 2003, 106, Leick 2003, 10. 17 RIMA II, A.0.87.4, 43; Ayrıca bkz: Moscati 1959, 303-307; Adamthwaite 2001, 273-275; Ahlamu adının geçtiği en eski belgelerden birisi de EA 200 numaralı mektuptur. Bu mektup için bkz: Moran 1992, 277 18 Göçebe halkların neredeyse tamamı, Sutular, Aḫlamūlar ve Aramiler isimleri ile temsil edilmişlerdir. 19 Albright 1975, chp. XXXIII, 529. [409]
Cemil Bülbül olarak gösterilirler. Bir metinde, Babilonya içlerine kadar başarılı bir şekilde girmekle övünen II. Sargon, güvensizlik kaynakları olarak, arslanlar ve kurtlarla birlikte Aramiler in ismini de zikreder." 20 Daha önce ifade ettiğimiz gibi, biz Aramilerle ilk kez I. Tiglat-pileser zamanına ait (MÖ. 1114-1074) çağdaş vesikalarda karşılaşıyoruz. I. Tiglatpileser in Suriye çöllerindeki Aramiler üzerine defalarca yapmış olduğu ve çok övündüğü seferlerine rağmen, Asur un merkez bölgesi, bir süre kıtlık ve kargaşa getiren Arami baskınlarıyla karşı karşıya kalmıştı. Aramiler haberleşmeyi bozmuş, Asur köylerine sızmıştı. Köy halkı onlardan kurtulmak için Arbela nın doğusundaki dağlara kaçmış, ekinler yakılmış, Arami toplulukları Ninive ye doğru ilerlemiş ve Tiglat-pileser i Musul un kuzeyindeki dağlara çekilmek zorunda bırakmışlardı. 21 Daha sonra adı geçen Asur kralı, iktidarının 4. yılında (MÖ. 1112), Suhu memleketinden (Asurca da Sukhu), Babilonya nın kuzey batısına ve Karkamış a kadar uzanan Fırat vadisinin muhtelif kesimlerindeki Arami merkezlerine hücum etti. Ardından, Aramiler in peşini takip ederek Fırat ı geçen Asur kralı, Palmyrene deki Bişri Dağı nın eteğinde yer alan 6 şehri yaktı. Daha sonra, tarihlenemeyen bir kitabede kral, Aramili bedevileri takip etmek amacıyla 28 defa Fırat ı geçtiğini iddia eder. Burada O, açıkça belirtmektedir ki, Aramiler Tadmor dan (Palmyra) Suhu daki Anat a ve hatta Babil sınırındaki Rapigu ya doğru yönlendirilmişlerdi. Aramiler e karşı verilen mücadele, daha sonra iktidara gelen Asur kralları zamanında da devam etti. Eğer, Asur-bel-kala ya ait fragmanlar halindeki neşredilmemiş bir metindeki bilgi doğru ise; bu kral, MÖ. 1070 yılında Aram a karşı ( mat Arime-Aram memleketi) savaşmıştı. MÖ. ca. 1062'de, çivi yazılı bir kroniğin Aramili olduğunu söylediği, Adad-apla-iddina isimli bir gasıp, Babil tahtını ele geçirmişti. Mezopotamya da çağdaş vesikalar, şimdi hemen hemen tam bir nihayete ererler, fakat daha sonraki Asur kitabeleri bize değerli ayrıntılar verirler. Nitekim, II. Assur-dan (MÖ. 934-912), II. Assur-rabi nin iktidarı döneminde (MÖ. 1013-973), Aramiler in Asur ve Babil arasında yer alan Doğu- Dicle memleketinde Küçük Zap suyu ile Hamrin dağları arasındaki, bölgeyi işgal etmiş olduklarını, bize bildirir. 22 "Fırat ın batı yakasında ciddi bir genişlemeye teşebbüs etmeden önce, MÖ. 9. yüzyılın Asur kralları, atalarının 13. yüzyılda kolonize ettikleri ve daha 20 Dion 2006, 1282. 21 Kuhrt 2009, 473-474. 22 Albright 1975, chp. XXXIII, 532-533. [410]
Aramiler sonra Aramiler e kaptırdıkları kuzey bölgelerini tekrar kazanabilmek için uzun zaman harcadılar. Asur askeri yıllıkları, her çeşit coğrafi ve politik varlıklardan, daha küçük arazilerin yanısıra daha büyük bölgelerden söz eder. Ayrıca, Yukarı Dicle nin batısında yayılmış olan göçebe kabilelerden, şehir devletlerinden ve hatta daha büyük krallıklardan bahseder. Ancak bu raporlardaki sosyal ve ekonomik bilgi zenginliği onların tarihini kolaylıkla yapılandırmamıza izin vermez; hatta etnik ve coğrafi lokalizasyonlara bile çoğu zaman imkân bulamayız. Mümbit Hilal in batı tarafındaki Aramiler in yüzyüze kaldığı durum ise farklı idi. Hitit ve Mısır devletlerinin MÖ. 12. yüzyıldaki zaafiyetleri yüzünden Arami halkları sadece Asur gibi büyük devletlerle değil, daha küçük siyasi güçlerle de yarışıyorlardı. MÖ. 11. yüzyılda kendilerini Hititler in devamı olarak gören ve bundan gurur duyan bazı krallıklar kendilerini Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye de muhafaza ettiler. Onlar genellikle Geç-Hititliler olarak isimlendirilirler. Akdeniz in doğu sahili, kısmen Kenanlı bir karaktere sahip şehir devletlerine (Fenikeliler) ve kısmen de Filistinlilere ve diğer Deniz kavimlerine ait idi. Kenan diliyle Aramiler den ayırt edilebilen İsrail, Ürdün nehri ve sahil ovası arasında gelişiyordu ve Ürdün ün doğusu ile Ölü Deniz taraflarında da akraba uluslar ortaya çıkıyordu." 23 Bazı Geç-Hitit bölgeleri, ya fetih yoluyla ya da sızma hareketiyle Aramiler in eline geçti. Bunun en iyi örneği Hamat Krallığı dır. 24 Geç Bronz Çağı nın sonlarında Hititler in bir vasali olan Amurru krallığı ise Orontos (Asi) orta kesimini kontrolü altında tutan bir yerde kurulmuştu. Uzun bir süre Amurru şehrinin kralları Sami olmayan isimler kullandılar ve onların abideleri üzerindeki kitabeler Luwi diliyle (Hitit Hiyeroglif Yazısı) yazıldı. Fakat Aramili Zakkur (Zakir) MÖ. 9. yüzyılın sonunda iktidarı ele geçirdi ve onun ünlü Aramca kitabesini, aynı dilde yazılmış pek çok diğer kitabe izledi. Başka bir Aramca vesika da Amanos silsilesinin tam doğusunda yer alan Zincirli de bulunmuştur. Orada bazen Y DY ve bazen de Sam al (Kuzey anlamına gelir) olarak adlandırılan küçük bir krallığın başkenti yer alır. Bir Arami kabilesi, bu siteyi MÖ. 1. Binyılın başlarında ele geçirdi, fakat yerel mimariler uzun süre eski Suriye geleneğine sadık kalınarak yapıldı. Ancak bu durum MÖ. 9. yüzyıla kadar bile sürmedi. Çünkü Sam al sanatı üzerinde Asur ve Fenike etkileri kesin olarak damgasını vurdu. Aşağı yukarı aynı zaman dilimi 23 Dion 2006, 1282. 24 Hamat Krallığı için ayrıca bkz: Lipinski 2000, 249-318. [411]
Cemil Bülbül içerisinde Sami dilde yazılmış kitabeler ortaya çıktı. Fakat bu kitabeleri bırakan krallardan bazıları MÖ. 8. yüzyıla kadar Anadolulu isimler taşıdılar. Sam al ve Zincirli sadece Arami değil, yerel pek çok kültürün izlerini de taşır. Hitit sanatının örneklerini, Kuzey Suriye, Mezopotamya ve diğer Sami kökenli halkların izlerini buralarda görmek mümkündür. Saç şekilleri, giysi özellikleri ve yüz ifadelerinde bile bunlar rahatlıkla görülebilir. Sam al, Aramiler in kuzeybatı yönündeki en uzak yayılmalarını temsil eder. Geç Hitit Bölgesi halâ kuzey, doğu ve batıyı etkiliyordu. Güney yönündeki Suriye siyasi haritası karmaşık ama birbirine sıkıca bağlanmış bir örnek oluşturuyordu. Örneğin Karkamış Krallığı Hatti ismini muhafaza etti ve asla Aramiler in eline düşmedi. Fakat Karkamış ın 20 kilometre aşağısında bulunan Tel Barsip te (modern Tel Ahmar) Bit Adini kabilesine mensup Aramiler nihayet şehrin yönetimini Geç Hititler den devraldılar. Asurlular MÖ. 856 yılında onları fethettikleri zaman Bit-Adinili Aramiler Fırat ın her iki kıyısının da sahibi idiler. Til Barsip in batısı ve Orta Suriye deki Hamat ın kuzeyinde Aramili Bit-Agusi (Guş un Evi) Krallığı uzanır. MÖ. 8. yüzyılda Tel Rıfat ta lokalize edilen bir şehirden dolayı bu krallık Arpad Krallığı olarak tanındı. Arpad ın 35 kilometre güneyine Fırtına Tanrısının önemli kutsal mekânlarından biri olan eski Halep şehrine gelenler de tıpkı Amurrular, Hurriler, Hititler, Aramiler ve Asurlular gibi bu kente saygılı davrandılar." 25 Halep kenti, Orta Bronz Çağı ında Büyük Bir Krallığın merkezi olmuştu ve o bir dereceye kadar özerkliğini MÖ. 9. yüzyıl ortalarına kadar korudu. Fakat 8. yüzyılda bu kent kesin olarak Bit Agusi'ye (Guş un Evi ne) ait oldu. Arpad Krallığı nın batısında, Antakya ovasında Geç-Hitit Pattina (Hattena) sı uzanır. Başkenti Kunulua, muhtemelen önemli Bronz çağı sitelerinden biri olan Alalakh ın (modern Tel Açana) 26 yanıbaşındaki Tel Tay inat idi. MÖ. 800 lere kadar geriye giden erken bir dönemde Kıbrıslı tüccarlar Pattina nın Akdeniz sahilindeki kenti El-Mina da bir emporium (alışveriş merkezi) kurdular. Güney Suriye de de Arami nüfuzu vardı fakat bu nüfuz olumlu bir gelişme idi. Mısır, Kenan memleketindeki önemli kalelerini MÖ. 12. yüzyıl ortalarına kadar muhafaza etti, fakat Merneptah döneminden sonra Lübnan ve Güney Suriye nin hinterlandında yer alan Mısır topraklarının akıbeti hakkında hiçbir kaynak bize bilgi vermez. 25 Dion 2006, 1283. 26 Alalah hakkında ayrıntılı bilgi için bkz: Wiseman 1953; Woolley 1953; Bülbül 2012. [412]
Aramiler Kitab-ı Mukaddes, Zobah Aramileri ve onların vasallar üzerinde kazanılan parlak zaferleri Davud a (MÖ. ca. 1000 ler) mal eder. Samuel in kitabına göre, Zobah güçlü bir krallık bu krallık Ürdün ötesindeki meselelere müdahale edecek kadar da İsrail e yakındı, fakat onun menfaatleri Fırat a kadar olan yerlerle sınırlı idi. Daha sonraki bilgi ve bulgular bu krallığın Beka Vadisi nde merkezlendiğini gösterir. "Damaskus un (Şam) 27 hâkimiyeti zor da olsa MÖ. 9. yüzyılın başlarına kadar sürer. Arami reisi Rezon un eline geçtiği MÖ.10. yüzyıl başlarına kadar, bu kentin Aramili karakterine işaret sayılabilecek hiçbir güvenilir delil yoktur. Bu maceraperest, Zobah ın yenilgisini fırsat bilerek bu zengin vahayı eline geçirdi ve Süleyman a karşı canla başla savaşarak özerkliğini korudu. MÖ. 9. yüzyılın başlarında Damaskus, İsrail ve Yahuda arasındaki kavgalara müdahale edecek kadar kuvvetliydi." 28 2. Aramiler'in Sosyal ve Kültürel Hayatı Toplumsal ve kültürel hayatlarına bakacak olursak; MÖ. 2. Bin ortalarından bu yana Ön Asya tarihinde önemli bir yer almaya başlayan Aramiler, Doğu Asya ile Avrupa ve Afrika arasındaki kara yollarına hakim bulunuyor, kara ticaretini ellerinde tutuyorlardı. Bu durum, Ön Asya'da Aramiler e büyük önem kazandırmış, onları medeniyet yayan bir kavim haline getirmiştir. Fenike alfabesi deniz ticareti yoluyla Orta Asya içlerine kadar yayılmıştır. Fenike alfabesinden alınmış bir yazı olan Arami alfabesi, doğuda yavaş yavaş çivi yazısı ile hiyeroglifin yerini tutmuştur. Aramiler in sosyal ve dini alandaki gelişmeleri Sümerler de olduğu gibi milli bir birliğe ve kimliğe kavuşamamıştır. Geniş bir alana yayılan Arami boylarının, durumları ve kaderleri birbirlerine benzemiyordu. Çünkü bunların sosyal ve din hayatlarının serpilme ve gelişmesinde başlıca etken doğal şartlar, birbirlerinden çok farklı bulunuyordu; yayıldıkları toprakların batı tarafları, yani Akdeniz kıyılarına yakın olan bölgeler çok fazla ve verimli oldukları halde doğu tarafları, yani Fırat ırmağını çevreleyen yayla, son derece kısır ve çıplaktı. Aramiler Suriye bölgesine gelmeden önce, yani Kuzey Mezopotamya'da yaşadıkları eski devirlerde, yüksek bir medeniyete ulaşmış bulunuyor, bir kısmı yerleşik, bir kısmı da yarı göçebe bir hayat sürüyorlardı. MÖ. 14. Yüzyıl a ait Asur tabletlerinde bu bölgelerdeki Aramiler le olan savaşlara dair kayıtlar 27 Bkz: Gordon 1952, 174-175; Unger 1957. 28 Dion 2006, 1284. [413]
Cemil Bülbül görülmektedir. Bunlar, Kuzey Mezopotamya'da bulundukları devirlerde, diğer kavimler gibi Sümer medeniyetinin, Subaru kültürünün etkisi altında kalmışlardı. Tel-Ahmar kazıları, bu hususu çok iyi belirtmektedir. Her halde AramiIer, Suriye'ye ulaştıkları zaman, buralarda karşılaştıkları Sami Amurrular a oranla medeniyet bakımından daha ileri bulunuyorlardı. 29 "Çevreleri ile uyum halinde bir hayat süren Arami halkları kuru tarımı çok iyi uyguladılar ve onların kitabelerinden öğrenildiğine göre, Aramiler, ziraat ve hayvan besleyiciliği konusunda çok ünlü idiler. Çok sayıdaki MÖ. 7. Yüzyıl kaynakları, Harran bölgesi gibi uzun süre iskân edilmiş sahalarda tahıl üretiminin ön plânda olduğunu gösterir. Diğer taraftan Babilonya da, Gambulu gibi Arami kabilelerinin ekonomisinde sığır besiciliği önemli rol oynadı. Suriye de arpa, buğday ve sarımsak gibi ürünler bölgenin gururu idiler ve kaynaklar özellikle arpadan çok sık söz ederler. Aramca kitabeler ve çivi yazılı tabletler üzüm asmasına çok önem verirler ve yerli akıl, şarabının kullanımını tartışır. Şarap ve bira sıklıkla ve büyük miktarlarda Asurlulara sevkedildi." 30 Arami bağlarının bulundukları yerlerin isimleri Kasieri dağları ile Azalla'daki vadiler, Til Abni, İmmerinu, Bit-Adini, Bit-Agusi ve Sam'al olarak bilinmektedir. Üzüm bağları ve meyve bahçeleri genel olarak büyük bir dikkat ve iyi bir sulama gerektirmektedir. Ancak bu şartlar sağlandığında bu arazilerden verim alınabilmektedir. II. Sargon, bu faaliyetleri Babil'deki Aramiler'in yaşam kaynağı olarak görmüştür. Zeytin daha çok kayalık yamaçlarda yani kıraç bölgelerde yetişmekte olup, zeytinin yetiştirilebilmesi için iyi bir toprak ve sulama sisteminin olduğuna işaret etmektedir. Asurlular bahçe tarımını da daha çok Til-Barsib, Amida, Damaskus ve Babil'in güneydoğusundaki Arami topraklarında yapmaktadır. 31 "Koyunlar ve öküzler hemen neredeyse bütün yerli kitabelerde geçen hayvanlardır. Domuzlardan ise neredeyse hiç söz edilmez. Evcil kümes havyanları arasında yalnızca ördekler ve kazlar vesikalarda geçmektedir. Savaş için rezerve edilen atlar ise yalnızca, büyük nehirlerin başlarına yakın yüksek memleketlerde büyük oranlarda beslenirdi. Asurlular, Türkistan develerini ve özel eşek yavrularını, Orta Fırat bölgesinin ticaretle uğraşan kabilelerinden temin ettiler. Asur vergi listeleri gösterir ki, yün ve keten her yerde imâl 29 Günaltay 1987, 156,157. 30 Dion 2006, 1287. 31 Lipinski 2000, 518,519. [414]
Aramiler ediliyordu. Bununla beraber mor boyalı dokumalar, lüks bir mal idi. Bu tür malların üretimi, Fenike ve Geç Hitit tekelinin elinde idi, fakat Aramili tüccarlar onları aşağıya Fırat a götürdüler. Bu tüccarlar tarafından taşınan beyaz mermer, sedir ve kıymetli ağaçlar gibi bazı mallar, orijin bakımından Geç Hitit ve Sam al ile ilişkili olabilirler; fakat sürme taşı, kıymetli taşlar, kıymetli yağlar ve aromatik ürünler gibi diğer mallar, çok farklı kaynaklardan sağlanmış olmalıdır. Aramilerin maddi kültürü, Demir çağının ikinci yarısındaki sır perdesine rağmen daha az örtülüdür. Asur kaynaklarından çok şey öğrenilebilir ve saray mimarisinin ve anıtsal sanat eserlerinin önemli kalıntıları, Zincirli, Tel Halaf ve Hama (eski Hamat) gibi sitelerden çıkarılmıştır. Neşredilen arkeolojik bulgular büyük ölçüde, MÖ.11. yüzyılın ilk yarısı ve 10. yüzyılın geç evrelerinde yapılmışlardı. Aramiler'in şehir kültürünü ve mimari gelenekleri, Geç Hitit sitelerinden aldıklarını göstermek için yeterli deliller vardır." 32 Sanat eserlerinde, özellikle de heykel ve kabartmalar üzerinde, Kuzey Suriye de Geç Hitit, Doğu Akdeniz kıyılarında Fenike, Asur kentlerinde de Asur üsluplarıyla iç içe geçmiş, bazı yönleriyle de onlardan ayrılan bir Arami üslubu veya Arami tipi ayırt edilebilmektedir. Kuzey Suriye de, Geç Hitit kentlerinde de inşa edilen, ön cephesi sütunlu, arkasında uzun bir oda olan ve Bit Hilani olarak adlandırılan saraylar, Arami kentlerinde de karşımıza çıkmaktadır. 33 Yukarıda da belirttiğimiz gibi, MÖ. 10. yüzyıldaki Arami sanatı, Zincirli, Hamat ve Gozan ın daha eski anıtlarından tanıdığımız gibi, hemen hemen tamamıyla saf Suriye-Hitit sanatı idi. Bu Suriye-Hitit sanatının sahiplerinin halâ Samî olmadıklarını düşünmek hata olur. Halep yakınlarında bulunan I. Benhadad a ait Melcarth steli, mükemmel bir tablodur. Saf aramca ile kaleme alınmış olan ve MÖ. 9. yüzyılın aşağı yukarı ortalarından kalan bu steli süsleyen tanrı figürü henüz Asur veya çağdaş Fenike sanatından açıkça etkilenildiğini göstermez; o halâ Suriye-Hitit özelliğini korur. Hamat da, MÖ. 9. yüzyılın ortalarına kadar geç bir zamanda, Urkhilina (Irkhulina) döneminde bile Hitit kitabelerinin taşlara yazıldığını biliyoruz, fakat bir asır evvel, Tou nun oğlu Hadoram, karakteristik olarak Sami bir isim taşımıştı. 34 32 Dion 2006, 1287; Ayrıca bkz: Morris and Scheidel 2009, 56. 33 Köroğlu 2006, 149-150. 34 Albright 1975, chp. XXXIII, 536. [415]
Cemil Bülbül Aramiler acaba hangi dil 35 grubuna mensuptular? Hangi dillerle akraba idiler? Dört yüz yıllık bir zaman içerisinde onlardan ilk defa çağdaş kitabelerde bir kavim olarak söz edildiği zaman, Aramca güneybatı Asya nın müşterek dili haline gelmişti. Buna rağmen biz Arami dilinin konuşulduğu bölgenin tayininde ciddi zorluklarla karşı karşıya kalırız, zira konuşulduğu yerlerde Arami dili ve muhtemelen bu dilin ilk sahipleri- müşterek bir Sami orjininden epeyce uzaklaşmışlardı. Aramca ve MÖ. 2. Binyılın daha eski Kuzeybatı Sami dili arasındaki bağlantının analizi açıkça göstermektedir ki, Aramca nın Güney Kenanca (Fenikece) veya Kuzey Kenanca (Ugaritçe) ya da Amorit (Amurru) dili ile köken birliği yoktur. Buna rağmen Kuzey Kenanca ve Amoritçe ile olan müşterekliği Güney Kenanca (Fenikece) ile olan otaklığından çok daha fazladır. Harf değişikliği bakımından da Aramca, öteki üç dilden farklıdır. "Ni" harfinin ikili ve çoğul kullanımında o, Amorit dili ile benzerlik arzeder. Fiil yapısı bakımından ise Amoritçe ile olan yakınlığı diğer iki dile nazaran çok daha fazladır. Eski Aramca, gerek vokabüler gerekse morfoloji bakımından Fenike dilinden kuvvetli bir şekilde etkilenmişti. Ancak cümle yapısından ve almış olduğu yüzlerce kelimeden de kolaylıkla görüleceği üzere, MÖ. 7. yüzyıldan itibaren Asur-Babil etkisi üstün gelmiş görünüyor. Aramca ve İbranice arasında ses bakımından görülen yüzeysel farklılık, büyük ölçüde MÖ. 13. yüzyıldan itibaren, bilinen bütün Kuzeybatı Sami dillerde müşterek olan aksan değişikliğinden kaynaklanmıştır. 36 "İskender in fetihleriyle Aramca tüm Yakın Doğu da resmi statüsünü kaybetti. Ancak Aramca her yerde terk edilmedi. Grek-Roma emperyalizminin tam olarak ulaşmadığı Nebati Krallığı, Palmira, Edesa (ırfa) ve Hatra (modern El-Hadr) gibi yerlerde Aramca nın lehçeleri önemini muhafaza etti. Daha da önemlisi Aramca Yahudilik, Suriye Hristiyanlığı, Mandeizm ve Maniheizm gibi geniş çaplı dini edebiyatları üretmek için yeniden doğdu. Siyasi olarak, Palmira nın ve bu şehrin kraliçesi Zenobia nın (Bat Zabbai) Romalılar tarafından MS. 272 de ele geçirilmesi Arami dünyasının sonu olarak kabul edilebilir." 37 Aramiler'in dinsel inançları ve tanrıları yönünden oldukça farklı yapısal özellikleri vardır. Bir yandan yerlilerin (Hurri, Hitit ve Kenanlı gibi) dinlerini ve 35 Aramiler in dili hakkında daha fazla bilgi için bkz: Creason 2004, 391-426; Ginsberg 1942, 229-238; Ginsberg 1933, 1-9; Creason, 2004, 391-426. 36 Albright 1975, chp. XXXIII, 529-530. 37 Dion 2006, 1293. [416]
Aramiler ilahlarını almışlar, öte yandan Fenike yönünden gelen ve gelecek olan ilahlara da dinlerinde yer vererek birçok ilahlara aynı anda tapma sistemini benimsemişlerdir. 38 "Sam al de MÖ. 8. yüzyılda, Panamuwa ve Bar-Rakip in Kitabeleri, Hadad, El, Sülalenin Beyi Rakip-El, Şamaş, Reşep, ve tüm Y DY tanrılarının listesini verir. Benzer şekilde, Sefire de bulunan antlaşma kitabeleri Arpad ın tanrıları 'ndan söz eder. Hamatlı Zakkur un erken dönem kitabelerinde olduğu gibi bu kitabelerde de mahalli tanrıların bir listesini ihtiva ederler." 39 Bu kitabelerde özellikle iki önemli tanrı adı görülmekledir. Bunlardan biri Aramiler in en büyük tanrısı Hadad, diğeri de El'dir. Dinler tarihi bilim adamları Hadad'ı Suriye tanrılarının kralı gibi tasvir ederler. Aramiler'den kalan bir silindir üzerindeki resimde Hadad, uzun sakallı, kıvırcık saçlı, başında danteleli taç, elinde kamçı bulunan savaşçı bir Gök tanrısı gibi tasvir edilmiştir. 40 Arami Panteonunun baş ilahı Fırtına ve Hava tanrısı olan ve Babil ve Asur devletlerinde Adad adıyla tapılan Hadad, yağmur, fırtına ve kasırga tanrısı olup sembolü boynuzlu taç idi. Babil edebiyatında ona Semanın aslanı adı verildiği gibi, Göklerin ve yerin boğası da denilmektedir. 41 Tel-Amarna mektuplarında Hadad, bora ve fırtına tanrısı Balıbar (Ramman) benzeri olarak gösterilmiştir. Fakat bir Arami yazıtında Hadad'ın adı yanında Ramman adı ayrı bir tanrı ismi olarak görülmektedir. Bununla beraber, Asurlular ın Hadad ile Ramman'ı bir tanrı tanıdıkları anlaşılmaktadır. El'e gelince, bu kelime ilk defa Zincirli yazıtında bir tanrı adı olarak görülmüştür. Sinear'ın İştar'ı (Astarte), Suriye'de Al-har şeklini almıştır. Bu isim, yalnız olarak ancak Kuyuncuk'ta elde edilen Arami yazıtta (Ozeh Athar- Atar kuvvet verir) suretinde görülmektedir. Diğer bölgelerde Atargalis şeklinde birleşik ad olarak rastlanmaktadır. Koruyucu tanrı sayılan Gad, Atargalis ile sıkı ilgilidir. 42 "Rakib-El in ismi (El in savaşçısı) ve onun Sülalenin Efendisi şeklindeki ünvanı, Zincirli ye özgü bir durumdur. Fakat yukarıda adları listelenen her bir tanrı Eski Yakın Doğu da gayet iyi biliniyordu. Sam al panteonu, tamamen Asurlulaşmadan önce, Arami dünyasının tipik bir örneği olarak kabul edilebilir. 38 Yıldırım 1996, 105. 39 Dion 2006, 1290. 40 Günaltay 1987, 157. 41 Kınal 1987, 272. 42 Günaltay 1987, 157-159. [417]
Cemil Bülbül Sam al listesi, Fırtına tanrısı Hadad a onurlu bir yer verir. Bu tanrı kuzeybatı Sami dünyasının tümü tarafından aynı şekilde saygı görmüştür." 43 KAYNAKÇA Adamthwaite 2001: Murray R. Adamthwaite, Late Hittite Emar, Louvain 2001. Albright 1975: W. F. Albright, Syria, The Philistines and Phoenicia, CAH II/2 chp. XXXIII, Cambridge 1975, 507-536. Arnold 2005: Bill T. Arnold, Who were the Babyloniens?, Leiden 2005. Bryce 2012: Trevor Bryce,The World of The Neo-Hittite Kingdoms, New York 2012. Buccellati 1966: Giorgia Buccellati, The Amorites of the Ur III Period, Naples 1966. Bülbül 2012: Cemil Bülbül, Eski Yakındoğu Tarihinde Alalah, Altınpost Yayınları, Ankara 2012. Clay 1919: Albert T. Clay, The Empire of the Amorites, Yale University Press, New Haven 1919. Creason 2004: Stuart Creason, "Aramaic", Editör Roger D. Woodard, The Cambridge Encyclopedia of The World's Ancient Languages, United Kingdom 2004, 391-426. Daviau-Wevers-Weigl 2001: P. M. Michele Daviau, John W. Wevers and Michael Weigl, The World of the Aramaeans I-II-III, England 2001. Dion 2006: E. Paul Dion, Aramaean Tribes and Nations of First Millenium Western Asia, Civilizations of The Ancient Near East, Vol. I-II, 2 nd edition, New York 2006, 1281-1294. Duymuş Florioti 2012: H. Hande Duymuş Florioti, Yeni Asur Dönemi Yazılı Kaynaklarında Bit-Bahiyani Arami Krallığı, Tarih Okulu, 2012, Sayı XII, 23-40. Fales 2007: Frederick Mario Fales, Aramaeans and Chaldeans The Babylonian World, 2007, USA, 288-298. Gelb 1961: I. J. Gelb, The Early History of the West Semitic Peoples JCS 15, 1961, Ginsberg 1933: H.L. Ginsberg, Aramaic Dialect Problems, The American Journal of Semitic Languages and Literatures, Vol. 50, No. 1, 1933, 1-9. 43 Dion 2006, 1290. [418]
Aramiler Ginsberg 1942: H.L. Ginsberg, Aramaic Studies Today Journal of the American Oriental Society, Vol. 62, No. 4, 1942, 229-238. Gordon 1952: Cyrus H. Gordon, "Damascus in Assyrian Sources", Israel Exploration Journal, Vol 2, No 3 1952, 174-175. Günaltay 1987: M. Ş. Günaltay, Yakın Şark III Suriye-Filistin, T.T.K Basımevi, 2.Baskı, Ankara 1987. Haldar 1971: Alfred Haldar, Who were the Amorites?, Leiden 1971 Kahn 2007: Dan'el Kahn, "The Kingdom of Arpad (Bīt Agūsi) and 'All Aram': International Relations in Northern Syria in the Ninth and Eight Centuries BCE", ANES 44, 2007, 66-89. Kenyon 1966: Kathleen M. Kenyon, Amorites and Canaanites, The Oxford University Press, London 1966. Kınal 1983: Füruzan Kınal, Eski Mezopotamya Tarihi, Ankara 1983. Kınal 1987: Füruzan Kınal, Eski Anadolu Tarihi, TTK Yayınları, Ankara 1987. Köroğlu 2006: Kemalettin Köroğlu, Eski Mezopotamya Tarihi, İletişim Yayınları, İstanbul 2006. Kuhrt 1995: Amelie Kuhrt, The Ancient Near East C. 3000-330B.C., Vol II, USA 1995. Kuhrt 2009: Amelie Kuhrt, Eskiçağda Yakındoğu Cilt I, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul 2009. Leick 2003: Gwendolyn Leick, Historical Dictionary of Mesopotamia, Oxford 2003. Lindenberger 2003: James M. Lindenberger, (Editör Kent Harold Richards) Ancient Aramaic and Hebrew Letters, Atlanta 2003. Lipinski 2000: Edward Lipinski, The Aramaeans ( Their Ancient History, Culture, Religion), Leuven-Paris- Sterling- Virginia 2000. Memiş 2012: Ekrem Memiş, Eskiçağda Mezopotamya, Ekin Kitabevi Yayını, Gözden Geçirilmiş 2. Baskı, Bursa 2012. Memiş-Bülbül 2012: Ekrem Memiş-Cemil Bülbül, Amurrular (Arapların En Eski Ataları), Fırat Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Merkezi Yayını, Elazığ 2012. Memiş 2013: Ekrem Memiş, Eskiçağ Türkiye Tarihi, Ekin Kitabevi Yayını, 12. Baskı, Bursa 2013. Mieroop 2004: Marc Van De Mieroop, Antik Yakındoğu nun Tarihi, Dost Yayınları, Ankara 2004. [419]
Cemil Bülbül Millard 1973: A. R. Millard, "Adad-Nirari III, Aram ve Arpad", Palestine Exploration Quarterly, 105, 1973, s. 161-164. Millart 1983: A.R. Millart, Assyrians and Arameeans Iraq, Vol. 45, No. 1, Papers of 29 Rencontre Assyrioloyique İnternationale, London, 5-9 July 1982 (Spring 1983), 101-108. Moran 1992: William L. Moran, The Amarna Letters, USA 1992. Morris- Scheidel 2009: Ian Morris- Walter Scheidel, The Dynamics of Ancient Empires, Oxford University Press, 2009. Moscati 1959: S. Moscati, "The Aramaean Ahlamu", Journal of Semitic Studies, Vol. 4 No. 4, 1959, s. 303-307. Oates 2003: Joan Oates, Babylon, London 2003. RIMA II: Albert Kirk Grayson, Assyrian Rulers of the Early First Millenium BC I (1114-859 BC) Vol II, University of Toronto Press, London 1991. Saggs 2000: H.W.F. Saggs, Peoples of The Past Babylonians, California 2000. Schloen-Fink 2009: David Schloen-Amir S. Fink, "Searching for Ancient Sam'al: New Excavations at Zincirli in Turkey", Near Eastern Archaeology, Vol 72 No 4, 2009, s. 203-219. Unger 1957: Merril F. Unger, Israel and The Aramaeans of Damascus, London 1957. Ussishkin 1971: David Ussishkin, "Was Bit-Adini a Neo-Hittite or Aramaean State", Orientalia 40, 1971, 431-437. Whiting 2006: Robert M. Whiting, Amorite Tribes and Nations of Second-Millenium Western Asia", Civilizations of the Ancient Near East, vol I- II, 2nd edition, New York 2006, 1231-1242 Winckler 1907: Hugo Winckler, The History of Babylonia and Assyria, New York, 1907. Wiseman 1953: D.J. Wiseman, The Alalakh Tablets, London 1953 Woolley 1953: S. L. Woolley, A Forgotten Kingdom, MaxParrish London, 1953 Yıldırım 1996: Recep Yıldırım, Önasya Tarih ve Uygarlıkları, İzmir 1996. EK 1: [420]
Aramiler Harita: Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu Demir Çağı Krallıkları (Bryce 2012, 46) [421]