SÖZLÜK HEPATİT SÖZLÜĞÜ Adefovir dipivoxil (Hepsera): Hepatit B tedavisinde kullanılan ağızdan alınan virüs öldürücü ( anti viral ) ilaç. Nüklesoid analoğu da denir. Virüsün çoğalmasını durdurur. Kronik Hepatit B tedavisinde kullanılır. Akut Hepatit: Yeni gelişen karaciğer iltihabıdır. Birçok sebebe bağlı olabilir. En sık sebebi hepatit virüsleridir. Albümin: Karaciğerde yapılan bir proteindir. Vücudun ana proteinlerinden birisidir ve damar içindeki sıvının yerinde durmasını sağlar. Karaciğer hastalıklarında albümin yapımı bozulur ve kandaki seviyesi düşer, damar içindeki sıvı dışarı kaçar ve ödem, karın şişmesi ortaya çıkar. Karaciğer yetmezliklerinde albümin düşmesine bağlı olarak karın içinde büyük miktarda sıvı birikebilir bu duruma asit denir. Alfa-feto protein (AFP): karaciğer kanseri ve hamilelikte ortaya çıkan bir proteindir. Kanda Alfa Feto protein arışı karaciğer kanserinin habercisidir. Kronik hepatit hastalarında AFP değerine sık aralıklarla bakılmalıdır. Antikor Antibody: İmmün sistemin savaş silahıdır. Antikorlar proteindir ve yabancı maddeler, virüsler ve mikroplara karşı savaşta yer alırlar. Aşı sonrası oluşan antikorlar vücudumuzu korurlar. Anti-HCV (Hepatit C virüs antikoru): Hepatit C Virüse karşı oluşan antikordur. Vücutta Anti-HCV varlığı hepatit C virüse karşı bir immün cevap olduğunu virüse karşı savaşan antikorlar olduğunu gösterir. Anti HCV antikorları çok koruyucu değildir kronikleşmeyi önlemez. Antijen Antigen: Virüs, bakteri ve mantar gibi mikropların
yüzeyinde bulunan protein tabiatında yabancı maddeler. Antijenler immün sistemimizi uyararak antikor yapımını başlatırlar. Anti HBs: Hepatit B virüsün yüzeyindeki proteine karşı vücudun yaptığı antikoru gösterir. Vücudun virüse karşı savaştığını gösterir. Ya aşı ile oluşur yada enfeksiyon ile oluşur. Anti HBs pozitif olması vücudun hepatit B virüse karşı savunması olduğunu gösterir. Anti HBc: Hepatit B virüsün içyapı maddesine (kor) karşı oluşan antikordur. Hepatit B kor antikor da denir. Hastalıktan korunmaya vücudu korumaya yardımcı olmaz, hepatit b virüse karşı bir immünite sağlamaz. Hepatit b hastalarının taranmasında kullanılan bir testtir. Anti HBc pozitif olması hastalın Hepatit B virüsü ile karşılaşmış olduğunu gösterir ancak hastalığın geçip geçmediği, kronikleşip kronikleşmediğini göstermez, bunun için diğer testleri de yapmak gerekir. Ansefalopati (ensefalopati): ileri karaciğer hastalıklarında beyin fonksiyonlarının bozulmasıdır. Uykuya meyil, oriyentasyon bozukluğu, uykusuzluk, yazma, konuşma ve hafıza bozuklukları görülebilir, komaya doğru ilerler. Asemptomatik: Belirti vermeyen anlamındadır. Belirti vermeyen hastalık anlamında kullanılır. Birçok Hepatit B ve Hepatit C hastasının hiç şikayeti olmaz hastalık hiçbir belirti vermez. Bu durumdaki hastalara asemptomatik hastalar denir. Hastalık ileri devreye ulaşıp karaciğer yetmezliği başlayınca hastanın şikayetleri de başlar. Asit Ascites: karın içinde büyük miktarda sıvı toplanmasıdır. Karaciğer yetmezliği, siroz ve karaciğer kanseri vakarlında karaciğer albümin yapımı bozulur ve sıvı damar dışına kaçarak karında birikir. Aşı: bir hastalığa karşı bağışıklık sağlamak amacıyla hastalık yapmayan benzerinin vücuda verilmesidir.
Bilirübin: kırmızı kan hücrelerinin ömrü dolunca parçalanır ve içindeki hemoglobin bilirübine dönüştürülerek karaciğerden safra ile atılır. Karaciğer hastalıklarında safra atılamaz ise bilirübin kanda birikir ve sarılık ortaya çıkar. Cevapsız hasta: Tedavi veya aşılama ile istenen cevabın alınamadığı hastalar. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar: Cinsel temas ile insandan insana bulaşan hastalıklardır. En önemli ve tehlikeli olan HİV, Hepatit B, Hepatit C dir ayrıca bel soğukluğu, papilloma virüs ( HPV), sifiliz ( treponema pallidum), Lenfo granüloma venerium (LGV), Lenfo granüloma inguinale (LGI), kasık biti dahil birçok hastalık cinsel temas yoluyla bulaşır. Dalak: sağ kaburga altında yer alan bir organımızdır. Kanın filtre işlevini görür ve immün sistemin en önemli organlarından birisidir. Ömrü dolan kırmızı kan hücrelerini ve mikropları kandan temizler, siroz ve karaciğer hastalıklarında şişer. Dekompanse Siroz: Sirozun ileri dönemi. Kan testlerinde bozulma ve siroz komplikasyonlarının ortaya çıktığı dönem. Bu dönemde hastaya karaciğer nakli gerekir. DNA Polimeraz: Hepatit B virüsün çoğalması için gereken bir enzimdir. Hepatit B tedavisinde kullanılan birçok ilaç bu enzime etki ederek virüsün çoğalmasını durdurmaya çalışır. Entekavir (Entecavir) : Kronik Hepatit B tedavisinde kullanılan ilaçtır. Virüsün çoğalmasını durdurarak etki eder, ağızdan alınır. Enzim: vücuttaki kimyasal reaksiyonları hızlandıran madde. Epidemiyoloji: Hastalıkların sebebi, yayılması, dağılması, bulaşması, hastalıklardan korunma ile ilgilenen tıp bölümü. Fibroz ( Hepatik Fibroz): Karaciğerde kronik iltihabi durumların neden olduğu düzensiz iyileşme. İyileşme sırasında
oluşan dokular karaciğerin yapısını daha da bozarak siroza neden olur. Gastroenteroloji: Mide, bağırsak, karaciğer, pankreas ile ilgili tıp dalı. Genom: Canlının genetik materyali. İnsan, virüs, bakteri vb canlıların genetik kısmı. Genotip: Çeşit. Guruba özgü genetik yapı. Örneğin hepatit B nin 7, Hepatit C virüsün 6 ayrı genotipi ( çeşidi ) vardır ve doktorunuz en iyi tedavi için hepatit b genotip tayini ister. Bazı genotipler tedaviye dirençli olabilir. Hasta uyumu: doktorun çizdiği tedavi protokolüne riayet eden ve program dahilinde yapan hastalar. HBe Ab, Anti HBe (e- antikoru ): Hepatit B virüsüne karşı vücudun oluşturduğu antikor dur ( savunma proteinidir). Virüsün e-antijeni ne karşıdır. Testlerde e-antijeninin kaybolup e-antikorunun ortaya çıkmasına serokonversiyon denir ve immün sistemin virüsler savaştığını virüsü temizlemeye başladığının gösterir. HBsAg: Hepatit B yüzey antijeni. Hepatit B virüs varlığını gösterir. Hepatit B virüsün duvarında bulunan antijenik bir proteindir. HBsAg pozitif ise virüs var demektir. HBe Ag: Hastanın son derece bulaştırıcı olduğunu gösterir, kanda yüksek miktarda hepatit B virüsü olduğunu gösterir. Kronik hepatit b hastalarının tedaviye verdikleri cevabın izlenmesinde kullanılır. Hepatit: Karaciğer iltihabı demektir. Birçok sebebe bağlı olabilir: alkol kullanımı, ilaçlar, zehirlenme, virüsler, bakteriler, parazitlere bağlı olabilir ancak en sık sebebi virüsler ile olan hepatitlerdir. Virüsler ile olanlara viral hepatitler denir. Karaciğerde iltihaba sebep olan birçok virüs vardır bunlar içinde 5 tanesi en sık görülenleridir: Hepatit A
virüsü, Hepatit B virüsü, Hepatit C virüsü, Hepatit D virüsü ve Hepatit E virüsü. Hepatit A: Enfeksiyöz hepatit, bulaşıcı sarılık da denir. Hepatit A virüsü (HAV) ile meydana gelir. Hepatit A enfeksiyonu kronikleşmez. Hastalar genellikle 6 ila 10 haftada düzelirler. Hastaların dışkısı ve idrarıyla etrafa yayılır kanalizasyon sisteminin kötü olduğu yerlerde salgınlar yapar. Hepatit A aşısı vardır, aşı ile önlenebilen bir hastalıktır. Hepatit B: Serum hepatiti de denir. Hepatit B virüs (HBV) ile meydana gelir. Hastaların % 10 ila 15 i kronikleşir. Kan ve vücut salgıları ile bulaşır. Anneden bebeğe genellikle doğumda bulaşır. Yeni doğan bebeklerde hastalık kapılırsa %90 kronikleşir küçük çocuklarda ise %50 kronikleşir, bu nedenle doğum sonrası aşılama önemlidir. Korunmasız cinsel temas, temiz olmayan aletler ile yapılan manikür, pedikür, dövme, vücut deldirme, diş, diyaliz, cerrahi girişimler ile bulaşır. Hepatit B virüsüne karşı aşı vardır, hepatit b aşı ile önlenebilen bir hastalıktır. Hepatit C: non-a, non-b hepatit diye bilinir. Hepatit C Virüsü (HCV) ile meydana gelir. Vakaların % 70-80 i kronikleşir. Kan ve vücut salgıları ile bulaşır. Korunmasız cinsel temas, manikür, pedikür, dövme, diş, diyaliz, cerrahi müdahaleler ile bulaşır. 1992 öncesi kan transfüzyonları ile bulaşmış olabilir. Hepatit C Virüsüne karşı aşı yoktur. Hepatit D: delta hepatit diye bilinir. Hepatit D virüsü ( HDV) ile meydana gelir. Bu virüs sadece Hepatit B hastalarına bulaşabilir. Hastada Hepatit B yoksa bulaşamaz. Hepatit B yi kötüleştirir, siroza gidişi hızlandırır. Hepatit D Virüse karşı aşı yoktur. Hepatit E: Ağızdan bulaşan non-a, non-b hepatiti diye de bilinir. Sebebi Hepatit E Virüsü (HEV) dir. Dışkı ile etrafa yayılır, kanalizasyon sisteminin kötü olduğu bölgelerde daha sık görülür. Hepatit E akut enfeksiyon yapar, kronikleşmez.
Hepatit E nin aşısı yoktur. Hepatit E hamilelerde tehlikeli olabilir ve nadiren kronikleşir. Hepatit paneli: Hepatit teşhisi ve karaciğerin durumunu gösteren kan testleri. Hepatit serolojisi: Hepatit teşhisi için istenen kan testleri. Hepatit B İmmün Globülin (HBIG): Hepatit B virüsü için immün serum dur. Bulaşma sonrası hastayı korumak amacıyla aşı ile birlikte kullanılır. Herhangi bir şekilde hepatit b bulaşması durumunda örneğin: iğne batması, hepatit b taşıyan annenin doğum yapması, şüpheli cinsel temas vb. hepatit b aşısı ile birlikte hepatit b immün globülin (HBIG) de yapılır. Karaciğer nakli sonrası tedavide de kullanılır. HBV-DNA PCR: Hepatit B virüsün miktarını gösterir. Miktar arttıkça bulaştırıcılık da artar. Kronik hepatit b hastalarının tedaviye verdikleri cevabı izlemekte kullanılır. Hepato Sellüler Karsinom (HCC): Karaciğer kanseri. Karaciğerin malin tümörüdür. Kronik hepatit b ve hepatit C hastalarında kronik karaciğer iltihabı siroz ve karaciğer kanserine ilerler. Hepatosit: Karaciğer hücresi. IgG anti HBc: Hepatit B virüs kor antikorunun IgG türüdür. İlk aylardan sonra ortaya çıkar. HBs Ag ile birlikte IgG anti HBc pozitif olması kronikleşmeyi düşündürür ( IgM anti Hbc negatif ise). IgM anti HBc: Hepatit B virüs kor antikorunun IgM türüdür. IgM anti HBc pozitif olması akut enfeksiyonu, yakın zamanda hepatit B geçirildiğini gösterir( son altı ay içinde). İğne kazası: ( needlestick injury) hasta iğnesinin yanlışlıkla personele batmasıdır. Hastane, laboratuar ve sağlık hizmetleri sırasında sık karşılaşılan tehlikeli durumdur. İğne kazaları personele bulaşıcı hastalıklar bulaşmasına yol açabilir.
Hepatit B, Hepatit C, HİV ve diğer hastalıklar iğne kazaları ile bulaşır. İmmün sistem: Vücudun savunma sistemidir. Özellikle bakteri, virüs, mantar, kanser hücresi gibi istilacılarla savaşmakta görev alır. İmmünoloji: immün sistem ve alerji ile ilgilenen tıp dalı. İnfeksiyon ( enfeksiyon): zararlı mikropların vücuda girmesi. İnfeksiyon akut ( kısa zaman önce başlamış ) yada kronik ( uzun zamandır devam eden ) olabilir. İnjeksiyon: vücut içine iğne ile ilaç, besin maddesi, vitamin vb. verme yolu. İntra Müsküler ( İM) injeksiyon: kas içine, İntra Venöz (İV) injeksiyon: damar içine, Subkutan injeksiyon ( SC): deri altına ilaç vermek demektir. İnterferon: Enfeksiyonları durdurmak için immün sistem hücreleri tarafından üretilen bir proteindir. Karaciğer hücreleri dahil birçok hücrede interferon üretilir. Laboratuarda da üretilir ve kronik hepatit B ve hepatit C tedavisinde interferon kullanılır. İnterferon Alfa-2b (Intron A): Doğal interferonun laboratuarda üretilmiş halidir. Haftada üç kez deri altından enjeksiyon yapılarak kullanılır. Kronik hepatit B tedavisinde ilk kullanılan ilaçtır ve 1991 de kullanılmaya başlanmıştır. İki yaşından itibaren kullanılabilir. Kalıcı cevap: Sustained Response: tedavi ile sağlanan düzelmenin uzun süre devam etmesidir. Örneğin kronik hepatit tedavisinde 6 aydan uzun süre virüs tespit edilemediği bir dönem elde etmek kalıcı cevap, sustained response olarak adlandırılır. Kanla bulaşan mikroplar: kanda bulunan ve kan ile insandan insana bulaşan mikroplardır. Hepatit B, Hepatit C ve Hepatit D kan ile bulaşan mikroplardır.
Karaciğer: vücudun en büyük organıdır. Vücudun rafinerisidir. Bağırsaklara giren her madde karaciğerden geçmek zorundadır. Birçok fonksiyonu vardır. Protein, karbonhidrat, safra, pıhtılaşma faktörleri, immün globülin üretimi yapar, vitamin ve enerji depolar, birçok maddenin zararsız hale getirilip atılmasını sağlar. Karaciğer biyopsisi: karaciğerden küçük bir parça alınıp incelenmesi. Genellikle iğne ile alınır. Alınan parça karaciğerin durumunu gösterir. Karaciğer enzimleri: karaciğer içinde yapılan işlemleri hızlandıran proteinlerdir. Kandaki miktarlarının artması karaciğer hücrelerinde bir harabiyet olduğunu gösterir. En sık bakılanları ALT ve AST dir ( SGOT, SGPT). ALT karaciğere daha özgü bir testtir. AST karaciğer ve kalp kasında da bulunur, hepatit ve kalp krizinde artar. Karaciğer fonksiyon testleri: karaciğerin durumunu değerlendirmek amacıyla yapılan testlerdir. Karaciğer hastalıklarının tespiti ve tedaviye cevabın görülmesi için bu testlere bakılır. Aspartate Aminotransferase (AST) Serum Glutamik Oksaloasetik Transaminaz (SGOT) de denir. Alanine Aminotransferase (ALT) Serum Glutamik Pirüvik Transaminaz (SGPT) de denir. Aspartat Aminotransferaz ( AST): Alkalen Fosfataz (ALP): Gamma Glutamik Transferaz (GGT) : Albümin, Total protein, Bilirübin, Laktat Dehidrogenaz, Pıhtılaşma testleri ve INR, Karaciğer yağlanması: Karaciğerde aşırı yağ depolanmasıdır. Karaciğerin yapısını ve çalışmasını bozabilir.
Karsinom: Kanserleşen hücreler Hepatosellüler Karsinom = karaciğer kanseri demektir. Komplikasyon: hastalığın tedavisi sırasında ortaya çıkan tıbbi problemler. Kronik Hepatit B Enfeksiyonu: 6 aydan uzun süre Hepatit B testleri pozitif olan hastalara kronik hepatit B enfeksiyonu denir. Lamivudine (Epivir-HBV, Zeffix, Heptodin): hepatit B virüsünün çoğalmasına engel olarak virüsü durduran ilaçtır. Hepatit B tedavisinde kullanılır, nükleosid analoğudur. PCR (polymerase chain reaction): virüs DNA sını tespit eden test yöntemi. Örnekte virüsün varlığının kanıtıdır. Sayı olarak da sonuç alınır, kanda mm küpte virüs sayısını tespit etmekte kullanılır. Pegile interferon: Peg Interferon Alfa-2a (Pegasys): interferon vücut tarafından üretilen ve virüsleri durduran bir proteindir. Pegile interferon vücudun yaptığı interferonun sentetik olarak üretilmiş olanıdır ve hepatit B ve Hepatit C tedavisinde haftada bir iğne olarak kullanılır. 2005 yılında kullanılmaya başlandı. Pegile formu yan etkisini azaltmıştır. Perinatal bulaşma ( anneden bebeğe bulaşma), Perinatal Transmission (vertical transmission): hastalığın anneden bebeğe bulaşmasıdır. Bulaşmanın çoğu doğum sırasında olur. Çok önemlidir çünkü hepatit B yeni doğan çocuğa bulaşırsa bu çocukların % 90 ında hastalık kronikleşir ve %25 i kronik karaciğer hastalıkları ve karaciğer kanserinden erken yaşta hayatını kaybeder. Bu nedenle hamilelerin gebelik sırasında hepatit taramasından geçmesi ve eğer hepatit B taşıyorlar ise bebeğin doğar doğmaz ( doğumu takiben 12 saat içinde ) hepatit B ile aşılanması ve hepatit B immün globülin yapılması gerekir.
Persistan: geri dönen yada uzun zaman devam eden hastalık. Post transfüzyon hepatiti: kan naklinden sonra ortaya çıkan hepatit tablosudur. 1993 öncesinde kanlar hepatit C taramasından geçirilmiyordu ve kan nakli sonrası hepatit C hastalığı görülüyordu. Günümüzde bütün kan ve kan ürünleri hepatit ve hiv taramasından geçmek zorundadır. Protein: amino asitlerden yapılmış zincirlerdir. Proteinler insan vücudunun ana yapı malzemeleridir. Recombinan DNA: genetik materyalin yeniden üretilmesidir. Laboratuarda DNA nın kesilip şekillendirilerek yeniden oluşturulmasıdır. Birçok ilaç ve hepatit aşıları bu yöntemle oluşturulmaktadır. Relaps: iyileşmeyi takiben bir süre sonra hastalık yada şikayetlerin geri dönmesi (recurrence). Remisyon: Hastalık şikayetlerinin ortadan kaybolduğu veya şikayetlerin azaldığı dönem. Remisyon kendi kendine yada tedaviyi takiben gelişebilir. Pıhtılaşma faktörleri: karaciğerde yapılan ve pıhtılaşmayı sağlayan proteinlerdir. Eksikliklerinde kanama durmaz. Pıhtılaşma faktörlerinin azalması karaciğerin işini aksattığını, bozulmaya başladığını ve karaciğer hastalıklarını gösteren önemli bir ipucudur. Kronik hepatit hastalarında kanama zamanının uzaması karaciğer nakli gerektiğini gösterir. Risk faktörü: hastalığın bulaşma ihtimalini arttıran davranış ve durumlar. Örneğin sigara akciğer kanserini arttıran bir risk faktörüdür. İğne kazası ihtimali olan işler ( doktorluk, hemşirelik) hepatit bulaşması için risk faktörüdür. İlaç ve uyuşturucu bağımlılığı hepatti B ve C bulaşması için risk faktörüdür. Serokonversiyon: vücudun savunma sisteminin üstün duruma geçtiğinin gösterilmesidir. Virüsün varlığını gösteren testler
antijen testleri, immün sistemin silahlarını gösterenler antikor testleridir. Bir hastalık için testlerde antijen pozitif / antikor negatif iken durumun antijen negatif/ antikor pozitif hale gelmesine serokonversiyon denir. Örneğin hepatit B hastalığında HBe antijeni pozitif / HBe antikoru negatif iken serokonversiyon olmuş ve HBE antijeni negatif / Anti HBe antikoru pozitif olmuş ise vücut hepatit B virüsünü temizlemeye başlamış ve büyük miktar hepatit B virisi temizlenmiş demektir. Seroloji: kanın serum kısmında çalışılan antikor testlerine denir. Hepatit B ve hepatit C gibi mikroplarla karşılaşan vücut bunları ortadan kaldırmak için antikor denilen silahları üretir. Yapılan testler ile bu antikorların tespit edilmesi hastalığın varlığını gösterir. Sarılık: deri ve göz aklarında sararma. Bilirübin ömrünü doldurmuş kan hücrelerinin parçalanması sonucu ortaya çıkar ve safra ile karaciğerden atılır. Karaciğer hastalıkları ve safra kanallarının tıkandığı durumlarda bilirübin kanda birikir ve sarılık ortaya çıkar. Sarılık safra taşlarına, karaciğer kanserine, parazitlere, pankreas başı tümörlerine, alkolizme, zehirlenmeye, safra kesesini tıkayan bütün hastalıklara bağlı olabilir. Semptom: Hastalık bulgusu olarak vücutta meydana gelen değişiklikler yada fonksiyon kaybıdır. Siroz: karaciğerin işlemesini bozacak derecede geri dönüşü olmayan hasar. Kronik Hepatit B kronik hepatit C sürekli iltihaba neden olarak ve karaciğerin dokusunu bozarak siroza yol açan en önemli sebeplerdir. T- hücreleri: Yabancı maddeleri ve virüsleri fark ederek onlarla savaşan, antikor üretimini başlatan immün sistemin beyaz hücreleridir. Tam kan sayımı: kan içindeki kırmızı hücreler( eritrositler), beyaz hücreler (lökositler), pıhtılaşma hücreleri (
trombositler), hemoglobin miktarı ve hücre oranlarını gösteren testler gurubudur. Kronik hepatit hastalarında beyaz kürelerin ( lökositlerin) düşmesi siroza gidişi gösterir. Tarama testi: Screening: kan vericilerin hepatit ve diğer hastalıklar açısından tarama testinden geçirilmesidir. Tüm kan vericiler ve torba kanları hepatit B, hepatti C, HİV ve diğer kanla bulaşan hastalıklar açısından testten geçirilir. Tekrar tedavi (Retreatment): ilk tedaviye cevap vermeyen yada şikayetleri tekrar başlayan hastaların ikinci tedaviye alınmasıdır. Transaminazlar: karaciğer hücrelerinde bulunan enzimlerdir ve kandaki miktarlarının artması karaciğer hücrelerinde harabiyet olduğunu gösterir. ALT, AST ( eski adı SGOT, SGPT). Transmisyon: hastalığın bulaşma yoludur. Transfüzyon: kan veya kan ürünlerinin tedavi amacıyla hastaya verilmesidir. Trombosit: kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücreler. Trombositler kemik iliğinde yapılır ve kanın pıhtılaşmasını sağlarlar. Karaciğerde yapılan pıhtılaşma faktörleri bu süreci başlatır ve kolaylaştırır. Karaciğer hastalıklarında trombosit olsa da pıhtılaşma bozulur. Varis kanaması: karaciğer yetmezliği ve siroz hastalarına karaciğerden geçemeyen kanın yutak borusu etrafında varis yapması ve bu varislerin kanamasıdır. Bu kanamalar çok şiddetli olabilir. Viral hepatitler: karaciğer iltihabına sebep olan virüsler. Birçok virüs karaciğerde iltihaba yol açabilir ancak sadece karaciğeri seven ve hepatit yapan beş virüsü anlatmak amacıyla kullanılan bir deyimdir. Hepatit A, Hepatit B, Hepatit C, Hepatit D ve hepatit E. Viral yük: kronik hepatit hastalarında ( hepatit B ve C de)
kandaki virüs miktarını tespit amacıyla yapılan ölçümdür. PCR yöntemiyle bakılır. Tedaviye başlama ve tedaviye alınan cevabın ölçülmesinde kullanılan bir testtir. Viremi: kan dolaşımında virüsün bulunmasıdır. Virüs: hastalık yapan bakteriden küçük mikroplardır. Sadece hücre içinde çoğalarak üreyebilirler. Yanlış pozitif: Hastalık olmadığı halde testin pozitif çıkması. KARACİĞER FONKSİYON TESTLERİ Karaciğerin sağlık durumunu anlamak amacıyla bakılan bir gurup biyokimya testidir. Karaciğerde yapılan metabolitlerin kanda test edilmesidir. Bu testlerde anormallik olması karaciğer de bir problem olduğunu gösterir. Karaciğer ne iş yapar? Karaciğer karın üst sağ tarafında kaburga kafesinin hemen altında yer alan vücudumuzun en büyük ikinci organıdır. Gıdalardan alınan şekeri glikojene çevirip depolar, gıdalardan alınan protein ve yağların sindirilmesinde görev alır. Vücudun ana proteini olan albümini üretir, pıhtılaşma faktörlerini üretir. Vücudumuzda oluşan veya dışarıdan alınan zehirli maddelerin, ilaçların zehirsizleştirilip atılmasında görev alır. Kanın yıkılmasından ve atık maddelerden ortaya çıkan safra asitlerini ve bilirubini üretir. Safra sarı siyah bir maddedir, karaciğerde yapılarak safra kesesinde depolanır, yemekle birlikte bağırsağa boşaltılır ve yağların sindirilmesinde kullanılır.
Karaciğer fonksiyon testlerinin normal değerleri laboratuarlar arasında farklılık gösterebilir. Yani farklı laboratuarlar dan alınan sonuçların karşılaştırılması zor olabilir, keza normal değerler erkek/kadın cins ve yaşına bağlı olarak da değişir. Karaciğer fonksiyon testleri nerede kullanılır? Karaciğer fonksiyon testleri karaciğer hastalıklarının teşhisinde kullanılır. Testlerin yüksekliği karaciğerdeki harabiyetin nedenine göre değişir. Karaciğer fonksiyon testleri karaciğer hastalıklarının izlenmesin dede kullanılır. Hastalığın tedaviye verdiği cevap, hasarın iyileşmesi, karaciğer fonksiyon testleri ile takip edilir. Karaciğere dokunacak ilaçlar kullanılırken bu testlere sıklıkla bakılır. Hepatit gibi kronik karaciğer hasarı yapabilecek hastalıkların takibinde bu testler sık aralıklarla kontrol edilir. Karaciğer fonksiyon testleri nelerdir? Karaciğer birçok metabolik fonksiyonu aynı anda yürütür, safra ve kana birçok metabolik madde karışır. Karaciğer hastalıklarına bağlı olarak bu maddelerin bir veya birkaçı artar. Karaciğerin sağlık durumunu ortaya koymak üzere bakılan bu testlere karaciğer fonksiyon testleri denir. Karaciğer fonksiyon testlerinden: AST ve ALT karaciğer hasarını, GGT ve ALP karaciğer ile birlikte safra yollarındaki hasarı, Albümin, pıhtılaşma testleri ve INR karaciğerin fonksiyon bozukluğunu yetmezlik tablosunu gösterir. Alanin Transaminaz ( ALT): Serum Glutamik Pirüvik Transaminaz (SGPT) de denir. Bu bir enzimdir ve protein üretimi sırasında kullanılır. Karaciğer hücrelerinin parçalanması ile kana karışır. Karaciğer hasarını tespit etmek amacıyla en sık kullanılan testtir. Karaciğer
hasarında kana çok fazla karışır ve ALT yükselir. ALT sadece karaciğerde bulunur. Yani ALT yüksek olması demek karaciğerde hasar var demektir. Karaciğer hastalıklarının teşhisi yada hastalığı olanların tedavisini takip etmek, tedavinin işe yarayıp yaramadığını anlamak için ALT testi istenir. Bu amaçla sadece ALT veya diğer testlerle birlikte istenebilir. ALT karaciğer hastalıklarının teşhisinde ve izlenmesinde AST den daha değerlidir. Aspartat Aminotransferaz ( AST): Serum Glutamik Oksaloasetik Transaminaz (SGOT) da denir: karaciğer hücrelerinin içinde yer alan ve protein üretiminde kullanılan bir enzimdir. Karaciğer hücrelerinin parçalanmasıyla kana karışır ve miktarı yükselir. AST sadece karaciğerde değil kalp ve iskelet kaslarında da bulunur. AST yüksekliği karaciğer, kas veya kalp problemi olduğunu gösterir. ALT/AST oranı da karaciğer hastalığı hakkında fikir verir. Kronik hepatit süresince ALT>AST iken siroz başladıktan sonra AST>ALT olur. AST / ALT nin >2 olması alkolik ve toksik karaciğer hastalıklarında <1 olması alkolik ve toksik olmayan karaciğer hastalıklarında görülür. Alkalen Fosfataz (ALP): Alkali fozfataz enzimi safra kanalları yakınındaki karaciğer hücrelerinde ve kemiklerde bulunur. Karaciğer ve kemik hastalıklarında yükselir. Safra kanalı tıkanmalarında GGT ile birlikte yükselir. GGT normal sadece ALP yükselmesi kemik hastalıklarında yada kemik iliğini tutan hastalık ve tümörlerde görülür. Gençlerde kemik yapım hızı yüksek olduğundan gençlerde ALP yüksektir. Gebeliğin son üç ayında ( üçüncü trimester ) plasentada ALP yapıldığı için yüksek bulunur.
Gamma Glutamik Transferaz (GGT) : Safra kanallarına yakın karaciğer hücrelerinde bulunur. Safra kanallarını ilgilendiren enzimdir ve safra kanallarının tıkanıklığında ALP ile birlikte artar. Eğer GGT yüksek ALP normal ise alkol, ilaç, zehirlenme gibi nedenlere bağlıdır. Alkol karaciğerde metabolize edilerek atılır ve bu işlem sırasında GGT kullanılır. Aşırı alkol alımında GGT artar. Albümin: karaciğerde üretilen vücudun ana proteinidir. Kanda bol miktarda bulunur. Bazı karaciğer hastalıklarında albümin üretimi bozulur ve kandaki miktarı düşer. Total protein: Kanda bulunan albümin ve diğer proteinlerin ölçümüdür. Albümin ile birlikte pıhtılaşma faktörleri ve diğer proteinlerde karaciğerde üretilir. Bazı karaciğer hastalıklarında protein üretimi bozulur ve kandaki miktarı düşer. Bilirubin: Yeşil siyah renkli safra sıvısına rengini veren maddedir. Kanda bilirubin yükselmesi sarılığa yol açar. Bilirubin hemoglobin yani kan molekülünden yapılır. Ömrünü dolduran kan hücreleri parçalanınca açığa çıkan hemoglobin bilirubine dönüştürülür ve karaciğere getirilir burada bir şeker eklenerek safraya atılır buna konjuge bilirubin denir. Bilirubin yüksekliğinde ilk önce hangi bölümün yüksek olduğuna bakılır ortalama olarak konjuge / unkonjuge bilirubin oranı eşittir. Konjuge bilirubin in yükselmesi demek safranın atılmasında bir problem var demektir. Safra taşı vb. ile safra yolları tıkalı veya hepatit gibi karaciğeri şişiren ve iç safra yollarını tıkayan durumlarda, uzun süre alkol alımına bağlı olarak yada
pankreas başı tümörlerinde safra yolları da tıkandığı için konjuge bilirubin yükselir. Konjuge edilmemiş (Unkonjuge Bilirübin) yükselmesi: kan hücrelerinin aşırı derecede yıkılması sonucu ortaya çıkar. Hemolitik anemi, hematom vb. hastalıklarda görülür. Laktat Dehidrogenaz ( LDH): Birçok dokuda yaygın olarak bulunur. Karaciğer, Kas, Böbrekler, Akciğer, Kalp ve kanda bol miktarda LDH vardır. Karaciğer hastalıkları da dahil birçok hastalıkta hatta gebelik ve ağır egzersizde dahi yükselir. Pıhtılaşma testleri ve INR: Pıhtılaşma faktörlerin büyük oranda karaciğerde üretilir. Bazı karaciğer hastalıklarında bu maddelerin üretimi aksar ve pıhtılaşma problemleri ortaya çıkar. Karaciğerin sentez fonksiyonunu değerlendirmede istenen önemli bir testtir. Bu nedenle pıhtılaşma testleri karaciğerin işleyişini gösteren önemli testlerden dir. Diğer testler: karaciğer fonksiyon testlerindeki bozuklukların daha ileri araştırması ve teşhis koymak amacıyla istenen testlerdir. İmmünolojik testler: Viral hepatit serolojisi: karaciğerde hastalık yapan virüslerin tespiti amacıyla istenir. Bilinen 5 adet hepatit virüsü var Hepatit A, B, C, D ve E. Hepatit virüslerini tespit için kullanılan testlere viral markırlar da denir.
Otoantikorlar: Karaciğer dokusuna saldıran antikorlardır ve otoimmün hastalıklar denilen hastalıklara yol açarlar. En sık görülen otoimmün hastalıklar: Primer bilier siroz: ( antimitokondrial antikor AMA ), Otoimmün hepatit ( Düz kas antikoru Anti Sm ), Primer sklerozan kolanjit ( antinukleer sitoplazmik antikor ANCA). Karaciğer metabolik hastalıklarının tespiti için istenen testler: Enzim eksikliği sonucu ortaya çıkan karaciğer hastalıklarının teşhisinde kullanılan testlerdir. Wilson hastalığı karaciğerde bakır birikimine bağlı harabiyet olur kanda seruloplazmin bakılır. Kistik fibroz nadir görülen bir siroz sebebidir kanda alfa 1 antitripsin bakılır, Hemakromatoz karaciğerde demir birikimi ile ortaya çıkar kanda ferritin bakılır. Karaciğer biyopsisi: karaciğer hasarının derecesini tespit etmek amacıyla kullanılan çok önemli bir testtir. Görüntüleme yöntemleri içinde en sık tercih edilen karaciğer ultrasonu dur. Hızlı, kolay ve zahmetsiz bir uygulamadır ve karaciğer içinde yer kaplayan lezyonların tespitinde en çok kullanılan yöntemdir. Ayrıca karaciğer Tomografisi ve Manyetik Rezonans görüntüleme de karaciğer hasarının teşhisinde sık kullanılan testlerdir. Anormal karaciğer fonksiyon testlerine yaklaşım Karaciğer fonksiyon testlerindeki anormalliklerde ilk akla gelmesi gereken ilaç ve zehirlenmeler olmalıdır.
Diğer karaciğer fonksiyon testleri normal iken sadece bilirubin yüksekliği: Bilirubin yüksekliğinde ilk bakılması gereken şey hangi bölümün yükseldiğidir. Konjuge ve Unkonjuge bilirubin oranları ortalama olarak eşittir. Unkonjuge hiperbilirubinemi: yani kan hücreleri parçalanıp bilirubin yapılmış ancak karaciğere gidip şeker ilavesi yapılamamış. Hemoliz: yani aşırı kan yıkımı. Birçok hastalığa bağlı olabilir. Kan hücrelerinde anormalliklere bağlı olarak ortaya çıkabilir. İlaçlar, Gilbert sendromu, Crigler Najjar sendromu Konjuge hiperbilirubinemi: yani kan hücreleri parçalanmış ve bilirubin karaciğere giderek şeker ilavesi de yapılmış ancak atılamıyor. Dubin johnson sendromu, Rotor sendromu, Kronik karaciğer hastalıkları ( bu durumda bir miktar diğer karaciğer testlerinde de bozukluk görülür). Kolestatik tablo: ALP ve GGT yüksekliği AST ve ALT den daha belirgin Safra yolu tıkanıklıklarına bağlı karaciğer fonksiyon bozuklukları: safra kanalı tıkanıklıklarında ALP ve GGT yüksekliği AST- ALT yüksekliğinden daha fazladır. Safra yolu tıkanıklığı karaciğer içindeki ince safra yolları (intrahepatik) yada karaciğerden çıkan ana safra yolları ve
safra kesesi (ekstrahepatik) tıkanıklığına bağlı olabilir. Safra tıkanıklığında konjuge bilirubin de genellikle yüksek olur. İntrahepatik safra yolu tıkanıklığı sebepleri: Akut viral hepatitler, Primer bilier siroz, İlaça bağlı, Toksik ( zehirlenmeye bağlı), Ekstrahepatik safra yolu tıkanıklığı sebepleri: Ana safra kanalında taş, Pankreas başı tümörü, İlaçlar Eritromisin, Antidepresan ilaçlar, Doğum kontrol ilaçları, Testosteron ve anabolik steroidler, Kalp yetmezliği, Primer bilier siroz; kadınlarda daha sık görülür ve ilk bulgu ALP artışıdır, Primer sklerozan kolanjit, Karaciğer kanserleri ve karaciğer metastazları, Familial. Hepatit tablosu : AST ve ALT yüksekliği ALP ve GGT den daha belirgin ise hepatit tablosu denir. Karaciğer fonksiyon testlerinden AST ve ALT nin ALP ve GGT ye oranla daha fazla arttığı tabloya hepatit tablosu denir. Karaciğerde ciddi harabiyet ve iltihap göstergesidir. Genellikle hepatit virüsleri ile meydana gelir.
Akut viral hepatitler Hepatit A, Hepatit B, Hepatit C ve Hepatit E ye bağlı olabilir, Kronik viral hepatitler Hepatit B, Hepatit C, ve Hepatit D enfeksiyonu, Diğer viral hepatitler CMV hepatiti, EBV hepatiti, Alkol Akut alkolik hepatit: çok ağır ve hılı ilerleyen karaciğer harabiyetine yol açar, bir seferde alınan aşır ıalkole bağlı olarak ortaya çıkar, GGT de yükselir. Alkole bağlı yağlı dejenerasyon, uzun süreli alkol alımına bağlı karaciğer hasarıdır. Siroz ( sirozun en büyük nedeni alkoldür), İlaçlar: Transaminazlar AST ve ALT >1000/IU/L üzerindedir. Fenitoin, karbamezapin, isoniazid, statinler, metotreksat, parasetamol zehirlenmesi, amiodaron. Karaciğer tümörleri yada karaciğer metastazları, Hemokromatoz, Metabolik karaciğer hastalıkları ( glikojen depo hastalıkları ve Wilson hastalığı ), İskemik karaciğer hasarı, Karaciğer yağlanması ( Transaminazlar AST ve ALT <100IU/L dir) Karaciğer hastalıkları dışı sebeplere bağlı hepatit tablosu sebepleri: Tiroid hastalıkları, Çeliak hastalığı, Hemolitik anemiler. İzole ALP yüksekliği: diğer karaciğer enzimleri normalken sadece ALP yüksekliğidir,
Gebelik ( gebeliğin 3. Trimesterinde yani son 3 ayında plasentada Alkalen Fosfataz yapıldığı için kanda ALP artar. Diğer Karaciğer testleri normal bulunur). Karaciğer dışı Kemik yada Böbrek kaynaklı ALP yüksekliği: ( Osteoporoz da kırık olmadan ALP artmaz). Kemik kırığı, Kemiğin Paget hastalığı, Osteomalazi, Tümörlerin Kemik metastazları. İzole GGT yüksekliği: Diğer karaciğer enzimleri normal iken sadece Gamma Glutamik Transferaz GGT yüksekliği: Alkol alımı GGT yüksekliğine yol açan en sık sebeptir, Alkol miktarına bağlı değildir, Birçok alkolikte normal bulunabilir, Alkolün bırakılmasını takiben 4 haftada normale dönmesi beklenir, İlaçlar. Nadiren hepatit tablosu ile kolestaz tablosu birbirine karışır her 4 parametrede eş değerde yükselir. Referanslar: 1. ^ Lee, Mary (2009-03-10). Basic Skills in Interpreting Laboratory Data. ASHP. pp. 259. ISBN 978-1-58528-180-0. Retrieved 5 August 2011. 2. ^ McClatchey, Kenneth D. (2002). Clinical laboratory medicine. Lippincott Williams & Wilkins. pp. 288. ISBN 978-0-683-30751-1. Retrieved 5 August 2011. 3. ^ Mengel, Mark B.; Schwiebert, L. Peter (2005). Family medicine: ambulatory care & prevention. McGraw-Hill Professional. pp. 268.ISBN 978-0-07-142322-9. Retrieved 5
August 2011. 4. ^ a b c MedlinePlus Encyclopedia Liver function tests 5. ^ http://www.gpnotebook.co.uk/simplepage.cfm?id=322240579 6. ^ Nyblom H, Berggren U, Balldin J, Olsson R (2004). High AST/ALT ratio may indicate advanced alcoholic liver disease rather than heavy drinking. Alcohol Alcohol. 39 (4): 336 339. doi:10.1093/alcalc/agh074. PMID 15208167. 7. ^ Nyblom H, Björnsson E, Simrén M, Aldenborg F, Almer S, Olsson R (September 2006). The AST/ALT ratio as an indicator of cirrhosis in patients with PBC. Liver Int. 26 (7): 840 845. doi:10.1111/j.1478-3231.2006.01304.x. PMID 16911467. GEBELİKTE HEPATİT Gebelik ve hepatit Gebelik ve hepatit iki ayrı durumu anlatır. Birincisi gebelik sırasında ortaya çıkan akut hepatit tablosu, ikincisi ise kronik hepatit hastasının gebe kalmasıdır. Her iki durumda da ilk soru bu durumun bebeği nasıl etkileyeceği, İkinci soru ise kronik hepatit hastasının gebelikten nasıl etkileneceğidir. Bu soruların cevabı basit değildir ancak aşağıdaki bilgilerin konuya bir miktar ışık tutmasını umarım. Hepatit Hastalığı Gebelikten Etkilenir mi? Hepatit E hariç, gebe kalmak hepatitlerin seyrini değiştirmez. Hepatit E gebelerde çok ağır ve hızlı seyreder. Yani hepatit E virüs enfeksiyonu hariç diğer viral hepatitlerin seyri gebelikle değişmez.
Gebeliğin kendisi hepatitin seyrini değiştirmez, kötüleştirmez, ancak karaciğer hepatit nedeniyle zarar görmüş ise gebeliğin yağlı karaciğeri denen akut karaciğer yetmezliği tablosuna neden olabilir. Gebelikte ortaya çıkan sarılıkların diğer nedenleri Gebeliğin akut yağlı karaciğeri: karaciğer hastalıkları, enzim eksiklikleri ve metabolizma hastalıklarına bağlı olarak yada bilinmeyen nedenlerle ortaya çıkabilir. Gebeliğin akut yağlı karaciğeri hızla kötüleşen bir tablodur ve anne ve bebeğin kaybına yol açabilir. Tedavisi ise gebeliğin hızla sonlandırılması ve yoğun bakım destek tedavisidir. Karaciğer hasarı çok değilse gebeliğin sonlandırılması ile hasta hızla düzelir. Gebelerde görülen sarılıkların en sık sebeplerinden birisi de safra taşı tıkanmalarıdır. Gebelikte ortaya çıkan viral hepatitler ile karıştırılır ancak gebelerin % 6 sında gebeliğe bağlı safra koyulaşması nedeniyle taşlar ve tıkanma oluşabilir. İlk 6 ayda bu taşlar laparoskopik olarak alınabilir. Gebelikte karaciğer testleri Karaciğer testleri gebelikte yükselir özellikle ALP (Alkali Fosfataz) gebeliğe bağlı olarak 3-4 kat artar çünkü plasenta dada ALP yapılır. Gebelik sırasında ALP miktarının beklenenden çok daha fazla artması ya plasentada yada karaciğerde bir problem olduğunu gösterir. Hepatit, safra taşı tıkanması, ilaca bağlı karaciğer hasarı, aşırı gebelik kusması, gebeliğin akut yağlı karaciğeri vb.). Gebelikte hepatit A Hepatit a su ve gıdalar ile ağızdan bulaşan viral bir hepatit tablosudur. Hastalık 3-6 haftalık bir kuluçka süresinden sonra
ortaya çıkar. Dünyada her 1000 gebede 1 akut hepatit a tablosu görülmektedir. Akut hepatit a laboratuar testleri ile kolayca tespit edilir. Anti-HAV IgM pozitif olması akut hepatit A hastalığını gösterir. Akut hepatit a hastalığı gebelikten etkilenmez yani gebelerde daha ağır yada daha hafif seyretmez. Akut hepatit a hastalığının özel bir tedavisi yoktur. Tedavisi dinlenme, istirahat, dengeli beslenmedir ve genellikle bir iki ayda düzelir. Eğer yeni doğan bebeğe bulaşırsa bebekte de bir iki ay içinde kendiliğinden düzelir ve hayat boyu bağışıklık bırakır. Eğer bir gebeye hepatit a bulaştığı düşünülüyor ise ( hastalığın çok görüldüğü bir bölgeye seyahat veya salgın vb. ) bu durumda gebe hepatit a aşısı ve gamaglobülin ile korunmaya alınmalıdır. Gebelikte hepatit B Viral hepatitler içinde anneden bebeğe en çok geçen hepatit b dir. Hepatit b virüsü son derece bulaşıcı bir virüstür. Gebelik sırasında yeni ortaya çıkan hepatit b hastalığı büyük ihtimalle sarılık ile seyreder ve teşhisi kolaydır ancak hiçbir belirti vermeden de seyredebilir. İşte bu sessiz seyreden hepatit b vakaları nedeniyle dünya sağlık örgütü her hamile kadının ilk üç ayda mutlaka hepatit b yönünden taranması gerektiğini söyler. Neden? Çünkü bu annelerden bebeklere % 20 oranında virüs bulaşır. Eğer anne HBsAg pozitif ise %10 ila 20 oranında virüs bebeğe bulaşır. Eğer anne hem HBsAg hem de HBeAg pozitif ise virüs %90 bebeğe bulaşır. Peki anneden bebeğe hepatit b virüsü ne zaman ve nasıl bulaşır? İşte bu bulaşmaların pek çoğu doğum sırasında anne kanı ile temas ve vajinal salgılar ile temas sırasında olur. Eğer annenin hepatit B testleri biliniyor ise bebeğe doğar doğmaz yapılacak olan Hepatit B immün globülin ve aşı hayat boyu
bebeği koruyacaktır. Bu immün globülin ve aşı sayesinde bulaşma oranı %0-3 arasına çekilebilmektedir. Bebeklerde hepatit b çok tehlikeli seyreder bu bebeklerde hepatit b %90 oranında kronikleşir ve hayatlarının orta yaş dönemlerinde karaciğer yetmezliği, siroz ve karaciğer kanseri şeklinde ortaya çıkar. İşte bu nedenle gebe kadınların ilk perinatal muayenede hepatit B testlerinin yapılması gerekir Nedir bu testler: HBsAg, Anti-HBs, HBeAg, Günümüzde yeni doğan bebekler rutin olarak doğar doğmaz hepatit B virüse karşı aşılanmaktadır, ancak hepatit b li anneden doğan bebeklerin ayrıca immün globülin ile de korunmaları gerekir. Gebelikte Hepatit C Gebelik genellikle kadınların 20-40 yaş arası yaşadıkları bir olgudur ancak bu yaş aralığı aynı zamanda hepatit C nin de en sık görüldüğü yaş gurubudur. Hepatit c hastalığı risk faktörü taşıyan her kadının gebelik sırasında hepatit C açısından taranması gereklidir. Hepatit C li anneden bebeğe bulaşma Gebelik sırasında hepatit C virüsü bebeğe geçebilir. Hepatit C virüsü miktarını gösteren HCV RNA PCR testi bu konuda bir fikir verir. HCV RNA PCR testi kanda bulunan virüs miktarını gösteren bir testtir ve değeri 1 ml kanda 1 milyon olmuş ise virüs %18-20 oranına bebeğe de bulaşır. Eğer HCV RNA PCR değeri düşükse bulaşma ihtimalide düşer. Hepatit C virüsün anneden bebeğe bulaşmasını azaltacak veya engelleyecek bir tedavi imkanı halihazırda mevcut değil. Anne ve bebeğin bir enfeksiyon hastalıkları uzmanınca düzenli olarak takip edilmesi gereklidir.
Gebelikte hepatit ilaçları: Kronik hepatit tedavisinde kullanılan interferon gebelikte kullanılamaz. İnterferon kullanan hastaların ise gebe kalmaları istenmez. Hatta ilacın kesilmesini takiben 6 ay içinde dahi gebe kalınması istenmez çünkü bebekte doğumsal anormalliklere neden olmaktadır. Hepatit tedavi ilaçları süte de geçtiğinden süt veren annelerin tedavi sırsında doktora danışmaları gereklidir. Sonuç olarak Hepatit E hariç diğer hepatitlerin seyri gebelik ile değişmez, hepatit a ve hepatit b gebelik sırasında bebeğe bulaşabilir ancak aşı ve immün globülin ile bu geçiş büyük oranda önlenebilir ve bebek korunabilir. Hepatit c nin bebeğe geçişi annedeki viral yüke bağlı olarak değişir. Hepatit c viral yükü ml de 1 milyon ve üstü ise %18 oranında bebeğe virüs bulaşır. Ger gebe hamileliğin ilk aylarından itibaren hepatit için test edilmeli ve gerekirse anne ve bebek aşı ve immün globülin ile korunmalıdır. Hepatit virüsleri dışında gebelerde sarılığa neden olabilecek diğer sebepler atlanmamalıdır. Referanslar: 1. Viral Hepatitis Centers for Disease Control 2. HepBMoms.org Stanford University 3. Tan HH, et al.,.chronic hepatitis B virus (HBV) infection in pregnancy. Hepatol Int. 2008 Sep;2(3):370-5. PMID: 19669267 4. Lin K, Vickery J..Screening for hepatitis B virus infection in pregnant women: evidence for the U.S. Preventive Services Task Force reaffirmation recommendation statement. Ann Intern
Med. 2009 Jun 16;150(12):874-6. PMID: 19528566. PMID: 19669267 5. Tran TT.Management of hepatitis B in pregnancy: weighing the options.cleve Clin J Med. 2009 May;76 Suppl 3:S25-9.PMID: 19465706 6. Reynaud L, et al.tenofovir and its potential in the treatment of hepatitis B virus. Ther Clin Risk Manag. 2009 Feb;5(1):177-85. Epub 2009 Mar 26.PMID: 19436619 7. Chatterjee S, et al. Hepatitis B Prevalence during pregnancy.indian Pediatr. 2009 Nov;46(11):1005-8. PMID: 19430075 HEPTİT E Hepatit E virüsü nasıl bulaşır? Hepatit E virüsü aynı hepatit A virüsü gibi sular ve gıdalar ile bulaşan enfeksiyona neden olur. Hasta insanların dışkısı ile ortama yayılan virüs kontamine olmuş su ve gıdalar yoluyla salgınlara yol açar. Hepatit E özellikle az gelişmiş ve alt yapısı bozuk bölgelerde salgınlar şeklinde görülür. Şehir sularının kirlenmesi salgınların ana sebebidir. Hastalık direk olarak kişiden kişiye bulaşmaz. Hepatit E virüsünün kuluçka süresi 15 ila 75 gündür bu sürenin sonunda sarılık belirtileri ortaya çıkar. Hepatit E hastalığı nasıl seyreder? Hepatit E virüsü enfeksiyonları hemen herzaman sarılıkla seyreder. Sarılık, İştahsızlık,
Eklem ağrıları, İdrarda koyulaşma, Bulantı, kusma en sık görülen şikayetlerdir. Hepatit E kronikleşir mi? Hepatit E enfeksiyonu immün sistemi bozuk kişilerde kronikleşebilir. Yani 6 aydan uzun süren karaciğer iltihaplanmasına yol açabilir. Hastalık daha çok gençlerde ve orta yaşlarda görülmektedir. Çocuklarda ve yaşlılarda hepatit E enfeksiyonu nadirdir. Hepatit e enfeksiyonu gebeler için çok tehlikelidir. Gebe kadınlarda hepatit e enfeksiyonu hızla ilerleyip karaciğer yetmezliği ve karaciğer komasına yol açarak hastanın ölümüne sebep olabilir. Gebelerde hepatit e enfeksiyonu % 20-30 oranında ölümle sonuçlanır. Gebelerin mutlaka hastaneye yatırılarak izlenmesi gerekir. Hastalığın özel bir tedavisi yoktur. Hepatit E teşhis ve tedavisi Hepatit E enfeksiyonu nun teşhisi laboratuar testleri ile konur. Hepatit E enfeksiyonu düşünülen hastadan Anti HEV testi istenir. Sanitasyon önlemleri ve hijyenik kurallara uymak hepatit E den korunmakta önemlidir. Hepatit E tedavisinde hastanın genellikle hastaneye yatması gerekmez ancak gebe kadınların yatırılarak izlenmesi gerekir. Hepatit E aşısı varmı? Hepatit E virüsüne karşı henüz bir aşı yok ancak yapılan çalışmalar olumlu sonuçlanmış ve yakın zamanda hepatit E virüsüne karşı bir aşı geliştirilebileceğini göstermiştir. Referanslar: 1. Rosenthal, M. Sara. The Gastrointestinal Sourcebook. Los Angeles: Lowell House, 1997.
2. Mast, E. E., and M. J. Alter. Epidemiology of Viral Hepatitis: An Overview. Seminars in Virology 4 (1993): 273-283. 3. Tepper, M. L., and P. R. Gully. Viral Hepatitis: Know Your D, E, F and Gs. Canadian Medical Association Journal (1997): 1735. 4. American Liver Foundation. 1425 Pompton Ave., Cedar Grove, NJ 07009. (800) 223-0179. <http://www.liverfoundation.org>. 5. King, J. W. Bug Bytes. Louisiana State University Medical Center <http://www.ccm.lsumc.edu/bugbytes>. HEPATİT D (DELTA HEPATİT) Hepatit D hastalığı (delta hepatiti) nedir? Hepatit D virüsünün ( HDV ) neden olduğu karaciğer iltihabıdır. Hepatit D virüsü çoğalabilmek için Hepatit B virüsüne ihtiyaç duyar. Bu nedenle bir kişide hepatit D hastalığı gelişebilmesi için o kişinin zaten hepatit B hastası veya taşıyıcısı olması gerekir. Yani Hepatit B hastası değilseniz delta hepatitit kapamazsınız. Hepatit B hastası olmayan yada taşıyıcısı olmayan bir kişide Hepatit D olmaz mı? Olmaz. Ancak her iki virüs aynı anda bulaşabilir. İki hastalık aynı anda gelişebilir.
Hepatit D hastalığı nasıl bulaşır? Hepatit D virüsü ( HDV) aynı hepatit B ve C gibi kan ve vücut sıvıları ile bulaşır. Korunmasız cinsel ilişki, şüpheli cinsel temas, dövme, manikür pedikür, vücut deldirme, temiz olmayan aletler ile yapılan diş ve cerrahi müdahaleler gibi yollarla bulaşır. Anneden bebeğe geçiş olabilir. delta hepatitin kuluçka süresi 15 45 gün arasında değişir. Yaklaşık olarak hepatit B hastalarının % 5 inde hepatit D vardır. Hepatit D hastalığı hepatit B hastalığını nasıl etkiler? Delta enfeksiyonu hepatit B hastalığının gidişini hızlandırır ve kötü yönde etkiler. Hepatit D virüsü çoğalmak için hepatit B virüsüne ihtiyaç duyduğundan beraberce karaciğer yetmezliğine, siroza ve karaciğer kanserine gidişi hızlandırırlar. Hepatit B hastalarında siroz riskini 2 3 kat arttırır. Hepatit D hastalığının belirtileri nelerdir? Hastalık sarılık, idrarda koyulaşma, karaciğer enzimlerinde yükselme, halsizlik şikayetleri ile akut hepatit gibi yada kronik hepatit akut alevlenmesi şeklinde ortaya çıkar. Hepatit B hastası olduğu bilinen bir hastada aniden ortaya çıkan sarılık karaciğer değerlerinde bozulma, hastalığın hızla kötüye girmesi hepatit D yi düşündürür. Hepatit D teşhisi nasıl konur? Hepatit D düşünülen hastalarda anti Delta antikor bakılır ( anti hdv ). Anti HDV pozitifliği hepatit D teşhisi koydurur. Erken dönemde antikor negatif bulunabilir bu durumda HDV RNA PCR bakılmalıdır. HDV RNA PCR ilk pozitif olan testtir ve erken dönemde pozitif olarak hastalığı gösterir.
Hepatit D hastalığının tedavisi var mı? Evet. Hepatit D hastalığının tedavisinde interferon ve antiviraller kullanılmaktadır. Tedaviye mümkün olduğunca erken başlanmalıdır. Tedavi sonrasında hastaların yaklaşık yarısında görülen nüks önemli bir sorundur. Hepatit D hastalığı siroza veya karaciğer kanserine yol açarmı? Evet. Hepatit D si olan hepatit B hastalarının % 70 i siroz ile sonuçlanmaktadır ve bu hastaların yaklaşık % 15 inde siroz ilk 1-2 yılda ortaya çıkmaktadır. Hepatit D hastalarında karaciğer kanseri riski de yüksektir. Hepatit D hastalığından korunmak için ne yapılmalıdır? Hepatit D den korunmanın en önemli yolu hepatit B den korunmaktır. Hepatit B hastası iseniz kan ve vücut salgılarından kendinizi korumanız gerekir. Hepatit D aynı hepatit B ve C gibi kan ve vücut salgıları ile bulaşır. Korunmak için korunmasız cinsel ilişkide bulunmamak, kondom kullanmak, Dövme, vücut deldirme gibi işlemleri uygun hijyenik şartlar altında yaptırmak, Manikür pedikür gibi girişimler için kendi eşyanızı kullanmak, Sterilizasyonundan emin olmadığınız yerlerde diş ve cerrahi girişim yaptırmamak gerekir. Referanslar: 1. 2. Delta Agent (Hepatitis D). (2010). National Institutes of Health. Retrieved June 26, 2012, from http://www.meddean.luc.edu/lumen/meded/orfpath/virhepd.h tm Hepatitis D. (2009). Centers for Disease Control and Prevention.Retrieved June 20, 2012, from
http://www.cdc.gov/hepatitis/hdv/index.htm 3. Hepatitis D. (n.d.). The Children s Hospital of Philadelphia.Retrieved June 20, 2012, from http://www.chop.edu/service/viral-hepatitis-clinical-car e-program/hepatitis-d.html#diagnosis 4. Hepatitis D. (n.d.). World Health Organization.Retrieved June 20, 2012, from http://www.who.int/csr/disease/hepatitis/whocdscsrncs200 11/en/index5.html 5. Viral Hepatitis D. (n.d.). Loyola University Chicago.Retrieved June 20, 2012, from http://www.meddean.luc.edu/lumen/meded/orfpath/virhepd.h tm HEPATİT TARAMA TESTLERİ Hepatit Tarama Testleri (Hepatit Check Up) Hepatit taraması yaptırın, aşı olun, tedavi olun, kendinizi ve sevdiklerinizi koruyun. Hepatitler toplumda hızla yayılan ve kronikleşerek karaciğer yetmezliği, siroz ve karaciğer kanserine neden olan kolay bulaşan enfeksiyon hastalıklarıdır. Hepatit tarama testleri sık görülen hepatit A,B ve C virüslerin testini içerir. Neden Sadece Hepatit A,B ve C bakılıyor? Çünkü hepatit B ve Hepatit C büyük oranda kronikleşerek karaciğere yerleşiyor, siroz ve karaciğer kanserine yol açıyor.
Kronik hepatit B ve kronik Hepatit C tedavisi olan ve erken dönemde müdahale gereken hastalıklardır. Erken teşhis hem aile bireylerinin korunması hem de uzun süreli başarılı bir tedavi için önemlidir. Hepatit A ise en sık görülen hepatit sebebedir. Hepatit A ve B ye karşı aşı mevcuttur ve aşı ile korunmak mümkündür. Hepatit D sadece hepatit B var ise hastalık yapar. Hepatit E ise çok nadir görülür ve sadece hamileler için tehlikelidir. Hepatit tarama testleri neyi gösterir? Hepatit tarama testleri Daha önce hepatit geçirip geçirmediğinizi, Geçirdiyseniz bu hastalığa karşı bağışıklığınızın olup olmadığını, Aşılı olup olmadığınızı, Aşılı iseniz aşınızın tutup tutmadığını, Aşıya ihtiyacınızın olup olmadığını, Şu anda kronik hepatit hastası olup olmadığınızı, Hepatit taşıyıcısı olup olmadığınızı gösterir. Neden işe girerken yada evlenirken hepatit tarama testi isteniyor? Çünkü ülkemizde 4 milyon hepatit B ve 600 bin hepatit C hastası vardır ve bu hastaların çok büyük bir kısmının hastalığından haberi bulunmamaktadır. Hastalar farkında olmadan yakınlarını da hasta etmektedir. Hastaların neredeyse tamamı bu durumu ya kan verirken yada zorunlu taramalar sırasında öğrenmektedir. Hepatit sinsi ve ölümcül bir hastalıktır. Test yaptırın aşı olun kendinizi ve yakınlarınızı koruyun. Hepatit Tarama Testleri Nelerdir? Hepatit tarama testleri sadece dört basit test den oluşur:
Anti HAV Total, HBsAg, Anti-HBs, Anti-HCV. Hepatit tarama testlerinin sonucu ne zaman çıkar? Hepatit tarama testleri genellikle bir gün içinde sonuçlandırılır. KARACİĞER BİYOPSİSİ Karaciğer biyopsisi nedir? Karaciğer biyopsisi karaciğerden küçük bir parçanın alınıp mikroskopta incelenmesi ile hastalıkların karaciğere verdiği zararın tespit edilmesidir. Karaciğer biyopsisi genellikle ince bir iğne yardımıyla deriden girilerek yapılır ancak çok nadir hallerde laparoskopi ile yada açık olarak da yapılması gerekebilir. Karaciğer nedir? Karaciğer vücudun en büyük organıdır. Vücudun birçok fonksiyonu karaciğer tarafından idare edilir. Kandan zehirli maddelerin, temizlenmesi, Mikroplara karşı savaşmak,
Yenilen gıdaların sindirilmesi, Besin ve vitaminlerin saklanması, Enerji depolamak, Protein üretmek gibi temel görevler hep karaciğerin işidir. Karaciğer Biyopsisi Ne zaman Yapılır? Karaciğer biyopsisi kan testleri, ultrason, film ve diğer teşhis araçları ile karaciğerdeki hastalık teşhis edilemeyince yapılır. Genellikle kronik hepatit gibi karaciğere zarar veren hastalıkların ne derece zarar verdiklerini tespit etmek ve buna göre tedaviyi programlamak için yapılmaktadır. Karaciğer Biyopsisi İçin Hazırlık Gerekir mi? Evet karaciğer biyopsisinden en az 1 hafta önce doktorunuzun ilaçlarınızı kontrol etmesi ve birtakım ayarlamalar yapması gerekir. Bazı ilaçların karaciğer biyopsisi öncesi ve biyopsi sonrası bir süre kesilmesi gerekir. Özellikle kan pıhtılaşmasını bozan ilaçlar, sedatif ilaçlar kesilir. Karaciğer biyopsisi öncesi kısıtlanan veya kesilen ilaçlar şunlardır: Aspirin, ibufen gibi ağrı kesiciler ve kan sulandırıcı ilaçlar, Steroid ilaçlar, Heparin ve benzeri kan sulandırıcılar, Tansiyon ilaçları, Diyabet ilaçları, Anti depresan ilaçlar, Antibiyotikler, Astım ilaçları, Diyet takviyesi amacıyla kullanılan ilaçlar. Karaciğer biyopsisi öncesi bu ilaçların doktor tarafından dikkatle gözden geçirilip kesilmesi veya doz ayarlaması yapılması gereklidir. Prosedür sırasında hastanın nefesini tutması istenecektir bu
nedenle hastanın gelmeden önce nefes egzersizleri yapması ve nefesini 30 40 saniye tutmaya çalışması istenir. Biyopsi öncesinde sabah kan alınıp kanama ve pıhtılaşma değerleri gözden geçirilir. Ağır karaciğer hastalığı olanlarda kanama problemi biyopsi sonrası kanama riskini arttırır. Bu durumda pıhtılaşma sağlayıcı ilaçlar yapılır. Hastaların biyopsi öncesi ve sonrasında aç olmaları gereklidir. Biyopsi öncesi 8 saat açlık gerekir. Hastalara ağrı kesici ve anksiyete giderici sedatif ilaçlar verileceği için 12 saat boyunca araba kullanmaları sakıncalıdır, hastaların yalnız gelmemeleri ve dönüşlerini ayarlamaları gerekir. Prosedür süresince damar yolu açık tutulur ve gerekirse ilaçlar bu yoldan verilir. Karaciğer Biyopsisi Nasıl Yapılır? Karaciğer biyopsisi hastanede yada klinikte yapılabilir. İnce bir iğne ile karaciğere girilerek küçük bir parça alınır. En çok tercih edilen yöntem deriden girilerek iğne ile parçanın alınmasıdır. Bu işlen 20 40 saniye kadar sürer. Bu işlen sırasında hastanın nefesini tutması istenir. Girişim öncesinde Ultrason veya Tomografi istenebilir. Hastaya sakinleştirici verilir, Hastaya pozisyon verilerek sol yanına yatırılır, Giriş yeri işaretlenir, Bölge iğne ile uyuşturulur, Biyopsi iğnesi ile karaciğere girilir ( bu sırada Ultrason kullanılabilir), Parça alınarak çıkılır, Bölgeye 5-10 dakika kompres yapılarak basılır, Hastaya pozisyon verilerek istirahat yatağına alınır, Hasta en az 4 6 saat kum torbası ile bası altında yatakta tutulur, Kontrol ultrasonu yapılarak kanama vb. komplikasyon varlığı araştırılır,
Her şey normal ise hasta ayağa kaldırılır ve taburcu edilir. Anestezinin etkisi 12 saat kadar sürer, bu süre içinde hasta bayılabilir, araba kullanmak, mutfak işleri gibi tehlikeli işler ile uğraşmak, tek başına yürümeye kalkışmak tehlikelidir. Biyopsi sonrası 2 gün istirahat etmek, spor yapmamak, ağır kaldırmamak gerekir. Biyopsi yerinde bir haftayı bulan hafif ağrı olabilir. Ağrı olursa parasetamol içeren, kanama değerlerini bozmayan hafif ağrı kesiciler kullanılabilir. Biyopsi Sonucumu Ne Zaman Alırım? Biyopsi materyali kısa sürede patoloji merkezine gönderilir, burada yapılan boyama ve özel teknikler ile karaciğerdeki harabiyet ve hastalığın durumu derecelendirilir. Biyopsi sonucu genellikle bir hafta içinde alınır. Karaciğer Biyopsisinin Tehlikesi Nedir? Karaciğer biyopsisinden sonra en sık görülen komplikasyon ağrıdır. Hastaların %20 sinde biyopsi sonrası ağrı şikayeti olur ancak bunların neredeyse tamamı parasetamol ile geçer. Biyopsi yerinde kanama nadir görülen bir komplikasyon dur hastaların 500 de birinde görülür. iç organların zedelenmesi, enfeksiyon, karın iç zarının iltihabı çok nadir görülen yan etkileridir. Sol omuza vuran ağrı, karın ağrısı, yüksek ateş yada aşırı halsizlik durumunda doktorunuzu arayınız. Karaciğer Biyopsisini SGK Karşılıyormu? Evet karaciğer biyopsi girişimi SUT tarafından ödenmektedir. Kısaca Karaciğer Biyopsisi Karaciğer hastalığının teşhisi veya derecelendirilmesi için iğne ile karaciğerden küçük parça alınmasıdır, Parça patolojide değerlendirilir, rapor bir haftada çıkar, En sık iğne ile ve hafif uyuşturularak yapılır, 20-40 saniye süren bir işlemdir,
SUT tarafından parası ödenir, Bir hafta önceden hazırlık gerekir bazı ilaçların kesilmesi gerekir, doktorunuza tüm ilaçlarınızı söyleyin, Biyopsiden önce nefes tutma egzersizi yapın, Hastaya ağrı kesici verilecek hasta tek başına dönemez, 12 saat araba kullanamaz, tehlikeli iş yapamaz, düşebilir, bayılabilir, Biyopsiden önce 8 saat aç olması gerekir, Biyopsiden sonra 4-6 saat hastanede kalması gerekir, Bir iki gün ev istirahatı gereklidir, Biyopsi sonrası bir hafta ağır egzersiz, ağır kaldırma yapmayacak, Biyopsi yerinde bir hafta hafif ağrı olabilir parasetamol ile geçer, Şiddetli karın ağrısı, sol omuz ağrısı, ateş yada halsizlik olursa doktora başvurulacak. Geçmiş olsun. KRONİK HEPATİT Kronik hepatit 6 aydan uzun süren karaciğer iltihabıdır. En büyük sebebi hepatit B hepatit C ve hepatit D dir. Karaciğer harabiyeti ileri düzeye varmadan hastanın şikayeti olmaz. Karaciğer yetmezliği sirozla ve karaciğer kanseri ile sonuçlanabilir. Siroz son dönem karaciğer yetmezliğidir. Karaciğer fitre görevini yapamaz, karında sıvı birikir, beyin fonksiyonları bozulur, varisler oluşur, dalak şişer, karaciğer koması ve ölümle sonuçlanır. Kronik hepatit hastalığı karaciğer biyopsisi ile teşhis edilir. Kronik hepatit tedavisinde antiviral ilaçlar kullanılır, son dönemde karaciğer nakli yapılabilir.
Kronik hepatit yıllar boyunca devam eden bir hastalıktır. Birçok hastada karaciğer iltihabı ve harabiyeti uzun yıllar hiçbir şikayete yol açmaz, hastalar günlük yaşamlarına devam ederler. Birçok hastada karaciğer yetmezliği şikayetleri başladıktan sonra tanı konmaktadır. Kronik hepatit ileri dönemlerde karaciğer yetmezliğine siroz ve karaciğer kanserine yol açar. Viral Kronik Hepatitler Hepatit C enfeksiyonu geçiren hastaların yaklaşık % 75 inde hastalık karaciğerde yerleşerek kronikleşir. Hastaların ancak % 25 i iyileşir. Hepatit B enfeksiyonu geçiren hastaların ise % 20 sinde hastalık karaciğere yerleşerek kronikleşir. Hepatit D virüsü sadece hepatit B enfeksiyonu var ise hastalık yapabilir ve kronikleşme şansını arttırır. Hepatit A kronikleşmez, hepatit E immün sistemi bozuk olan hastalarda kronikleşebilir. Hepatit virüslerinin neden bazı kişilerde kronikleşip diğerlerinde kronikleşmediği hakkında çok detaylı bir bilgiye sahip değiliz ancak çocukluk çağda geçirilen viral hepatitlerin daha çok kronikleştiği bilinmektedir, bu yüzden çocukluk çağda hepatit aşısı olmak kronik hepatitten korunmada önemlidir. Kronik Hepatit ne şikayete yol açar? Hastaların üçte ikisinde siroz gelişinceye kadar hiçbir şikayet olmaz. Kalan üçte birinde ise kronik hepatit akut alevlenmeleri şikayete yol açar. En sık görülen şikayetler : Halsizlik, Çabuk yorulma, Karın sağ üst kadranında hafif dolgunluk hissi ve ağrı, Hafif ateş tir. İleri dönemlerde siroz şikayetleri ortaya çıkmaya başlar:
Dalakta büyüme, Karında sıvı birikimi, Ciltte kılcal damarların belirmesi, Kıllarda dökülme, Avuç içlerinde kızarıklık, Beyin fonksiyonlarına bozulma, Uykuya meyil, Son dönemde karaciğer koması ortaya çıkar. Birçok hastada kronik hepatitin siroza ilerlemesi on yılları bulur. Hepatit akut alevlenmeleri ile karaciğer dokusu giderek bozulur ve sonunda karaciğer yetmezliği siroz ve / veya karaciğer kanseri ile sonuçlanır. Hepatit C hastalarının % 75 i kronikleşir. Bu hastaların % 15 ila 25 i siroz ve / veya karaciğer kanseri ndeniyle kaybedilir. Hepatit B hastalarının % 20 sinde hastalık kronikleşir. Hepatit B ile birlikte Hepatit D var ise bu oran % 70 e çıkar. Akut alevlenmeler ile karaciğer sirozu gelişir bu hastalarda da siroz ve karaciğer kaneri riski yüksektir. Kronik hepatit teşhisi nasıl konur? 6 aydan uzun süren karaciğer iltihabı varlığı kronik hepatit demektir. Laboratuar testleri ile gösterilen hepatit varlığı teşhis için yeterli değildir. Kronik hepatit teşhisi karaciğer biyopsisi ile konur. Kronik Hepatit Laboratuar Testleri Hepatit C için Anti HCV HCV RNA PCR Hepatit B için HBs Ag, Anti HBs Anti HBc IgG,
Anti HBc IgM, HBV DNA PCR, Karaciğer fonksiyon testleri: SGOT, SGPT, GGT, LDH, ALP, Total protein, Albümin, PT, bakılmalıdır. Karaciğer kanseri taraması için 6 ayda bir karaciğer ultrasonu ve kanda alfa feto protein (AFP) bakılmalıdır. Kronik Hepatit Tedavisi Kronik hepatit B ve kronik hepatit C tedavisi olan hastalıklardır. Tedaviden amaç hastalığın siroza ilerleyişinin durdurulmasıdır. İnterferon ve antiviral ilaçlar ile hastalığı durdurmak, karaciğer yetmezliği ve siroza ilerleyişini geciktirmek mümkündür. Son dönem karaciğer sirozunda karaciğer nakli denenebilir. Nakil yapılan karaciğer de de hepati B ve hepati C ortaya çıkmakta ancak ilaçlar ile yaşam kalitesi ve süresi uzatılabilmektedir. Referanslar: 1. American Liver Foundation http://www.liverfoundation.org/ 2. Hepatitis B Foundation. http://www.hepb.org/ 3. Canadian Liver Foundation http://www.liver.ca/ 4. Health Canada http://www.hc-sc.gc.ca 5. Baker CJ, Pickerling LK, Chilton L, et al. Advisory Committee on Immunization Practices. Recommended adult immunization schedule: United States, 2011. Ann Intern Med. 2011;154(3):168-173.
6. Hepatitis B. American Liver Foundation website. Available at: http://www.liverfoundation.org/abouttheliver/info/hepati tisb/. Updated February 17, 2012. Accessed October 15, 2012. 7. Hepatitis B. Centers for Disease Control and Prevention website. Available at: http://www.cdc.gov/hepatitis/hbv/. Updated May 16, 2012. Accessed October 15, 2012. 8. Hepatitis B. EBSCO DynaMed website. Available at: http://www.ebscohost.com/dynamed. Updated September 28, 2012. Accessed October 15, 2012. 9. Hepatitis delta. World Health Organization website. Available at: http://www.who.int/csr/disease/hepatitis/hepatitisd_whoc dscsrncs2001_1.pdf. Accessed October 15, 2012. 10. Immunization schedules. Centers for Disease Control and Prevention website. Available at: http://www.cdc.gov/vaccines/schedules/. Updated May 31, 2012. Accessed October 15, 2012. 11. Sexually transmitted diseases. Centers for Disease Control and Prevention website. Available at: http://www.cdc.gov/std/default.htm. Updated August 31, 2012. Accessed October 15, 2012. 12. Vaccine information statement: hepatitis B vaccine. Centers for Disease Control and Prevention website. Available at: http://www.cdc.gov/vaccines/pubs/vis/downloads/vis-hep-b.pdf. Updated February 2, 2012. Accessed October 15, 2012.
SİROZ Siroz karaciğer hücrelerinin ve dokusunun kalıcı olarak bozulması ve karaciğerin iş göremez hale gelmesidir. Siroz da sağlıklı karaciğer hücrelerinin yerini bağ dokusu alır ve karaciğer metabolik işlerini yapamaz, zehirli maddeleri kandan temizleyemez, yaşam için gerekli besin maddelerini üretemez. Karaciğer dokusunun yerini alan bağ dokusu karaciğer içindeki kan akışını da yavaşlatır, kan normal yolundan akamaz, yan yollara sapar, varisler ortaya çıkar ( özefagus varisleri) kanamalar olur. Siroz sebepleri Siroz birçok sebebe bağlı olsa da tedavi edilmeyen Kronik Hepatitler günümüzde en sık görülen siroz sebepleridir. Kronik Hepatit B, Kronik Hepatit C, Hepatit D enfeksiyonu, Aşırı alkol alımı, Otoimmün hepatit, Kalıtsal hastalıklar, Glukojen depo hastalıkları, Galaktozemi, Fruktoz intoleransı, Tirozinemi, Hemokromatoz, Wilson hastalığı, Alfa 1 anti tripsin eksikliği, Kistik fibroz, Karaciğer yağlanması steatohepatit ( Non Alkolik Steato Hepatit NASH ) Diyabet, Obezite,
Kalp hastalıkları, Yüksek trigliserid, Steroid ilaçların kullanımı, Safra yolu hastalıklarına bağlı siroz, Safra taşı, Safra kanalı ve safra kesesi tümörleri, Safra kanalı tıkanmaları ve parazitleri, Safra taşı cerrahileri, İltihabi barsak hastalıklarına bağlı safra kanalı problemleri, Pankreatit, İlaç ve zehirli maddelere bağlı karaciğer sirozu, Arsenik, İzoniyazid, Metotreksat, Aşırı A vitamini kullanımı, Enfeksiyonlar, Shistosomiyazis, Brusella, Ekinokok kist hidatik ( karaciğer kistleri ) Sifiliz, Ağır kalp yetmezliğine bağlı siroz. Siroz için risk faktörleri Aşağıdaki risk faktörleri karaciğer sirozu ihtimalini arttırmaktadır: Tedavi edilmeyen kronik hepatit B ve kronik hepatit C, Hepatit D enfeksiyonu, Aşırı alkol alımı, Karaciğere zarar veren ilaç ve madde kullanımı, Obezite, Kontrolsüz diyabet, Aşırı demir kullanımı siroz gelişimi için önemli risk faktörleridir.
Siroz bulguları nelerdir Siroz hastalığı ileri evrelere gelene dek hastanın şikayeti olmaz. Karaciğer fonksiyonlarının birçoğunu kaybettikten sonra hastanın şikayetleri başlar. Karaciğer yetmezliği başlayınca en çok görülen şikayetler şunlardır: Halsizlik, İştah kaybı, Karında şişlik ve gerginlik, karında hassasiyet ve ağrı, Karında sıvı toplanması, Bulantı, Kilo kaybı, Kaslarda zayıflama, Erkeklerde göğüslerde büyüme, Daha ileri dönemlerde şikayetler koplikasyonlara bağlı olarak gelişir: Safra kanallarının tıkanmasına bağlı sarılık, ciltte kaşıntı, Avuçlarda kızarıklık, Saç dökülmesi, tüylerde dökülme, Testislerde küçülme, Dalak büyümesi, Karaciğerde önce büyüme sonra küçülme olur, Ciltte ince kılcal damarlar belirir, İdrarda koyulaşma, Karında sıvı birikmesi, Bacaklarda ödem ve şişme, Kolay morarma, uzun süre kanama, pıhtılaşma bozulması, Özefagus varislerine bağlı Kanlı kusma, Adet düzensizliği, anormal vajinal kanamalar, Karın içinde iltihaplanma, Cinsel istekte azalma, Unutkanlık, Dalgınlık,
Sinirlilik, Ellerde ayaklarda titreme, Varis gelişimi, Kemiklerde erime, Kalpte ritm bozukluğu, Uykus bozukluğu ve uykuya meyil, Ülser, İnsülin direnci diyabet kontrolünde bozulma, Koma, Siroz zemininde karaciğer kanseri gelişebilir. Siroz teşhisi Şikayet ve muayene bulguları sirozu düşündüren hastada teşhis laboratuar testleri ve incelemeler ile konur. LABORATUVAR TESTLERİ Laboratuvar testleri Karaciğer fonksiyon testleri Laboratuar testleri: Karaciğer fonksiyon testleri SGOT, AST SGPT, ALT GGT, LDH, ALP, Bilirubinler, Total Protein, Albümin, PT, Hepatit A, Hepatit B, Hepatit C, Hepatit D testleri, Tümör markerları, ANA, ASMA, Otoimmün hepatit araştımaları yapılır. Görüntüleme yöntemleri: Ultrason, Bilgisayarlı Tomografi ve Manyetik rezonans görüntüleme yönemleri ile karaciğer ve safra yollarını yapısı incelenir,
Karaciğer Biyopsisi ve patolojik inceleme kesin teşhisi koydurur. Siroz tedavisi Siroz geriye dönüşü olmayan karaciğer doku harabiyetidir. Tedavinin ana hedefi karaciğerdeki bozulmayı ve hastalığın ilerlemesini durdurmaktır. Bu amaçla: Bozulmaya neden olan hastalıkların kontrolü mümkün ise derhal kontrol altına alınmalıdır. Örneğin hasta kronik hepatit hastası ise ve tedavi imkanı var ise kronik hepatit tedavisi başlanmalıdır, Sirozu ağırlaştıran durumlar tespit edilmeli ve hızla tedavi edilmelidir. Durumu ağırlaştıran faktörler ortadan kaldırılmalıdır. Siroz semptom ve komplikasyonları sık aralıklarla izlenmelidir. Karaciğer kanseri sık aralıklarla izlenmelidir. Siroz vakalarında karaciğer kanseri gelişme şansı yüksektir. Varis, enfeksiyon gibi komplikasyonlar sık sık aranmalı var ise hemen tedavi edilmelidir. Karında biriken sıvı boşaltılmalıdır, Karaciğer nakli Siroz hastalığının kalıcı tek tedavi yolu karaciğer naklidir. Karaciğer nakli her zaman mümkün olmamaktadır. [nbox type= error ] Karaciğer nakillerinin en büyük sebebi KRONİK HEPATİT hastalığıdır. [/nbox] Siroz hastalarının dikkat etmesi gerekenler Alkol tamamıyla kesilmelidir, Doktor reçete etmediği taktirde hiçbir ilaç kullanmayın, İyi gelecek diye aktardan alınan, kendi yaptığınız
maddeleri kullanmayın ( bitki çayları vb. ), Dengeli beslenin aşırıya kaçmayın diyabetik iseniz şekerinizi sıkı kontrol edin, İleri karaciğer ytmezliği varsa protein tamamen kesilebilir, Tuz kullanmayın, Zatüre aşısı, yıllık grip aşıları ve hepatit aşılarınızı yaptırın, Çiğ gıda yemeyin, Normal kilonuzu koruyun, Ellerinizi sık sık yıkayın, Doktorunuzu dinleyin. Referanslar 1. American College of Gastroenterology http://www.acg.gi.org/ 2. American Gastroenterological Association http://www.gastro.org/ 3. American Liver Foundation http://www.liverfoundation.org/ 4. Canadian Liver Foundation 5. http://www.liver.ca 6. http://www.hc-sc.gc.ca/index_e.html/ 7. Cirrhosis. National Guideline Clearinghouse website. Available at: http://www.guideline.gov/. Accessed July 9, 2009. 8. Cirrhosis. National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases website. Available at: http://digestive.niddk.nih.gov/ddiseases/pubs/cirr hosis/. Published December 2008. Accessed July 9, 2009. 9. Cirrhosis and chronic liver failure: what you should know. American Academy of Family Physicians website. Available at: http://www.aafp.org/afp/20060901/781ph.html.
Published September 2006. Accessed July 9, 2009. 10. Cirrhosis of the liver. AGA Patient Center. American Gastroenterological Association website. Available at: http://www.gastro.org/wmspage.cfm?parm1=5673. Accessed July 9, 2009. 11. Dambro MR, Griffith JA. Griffith s 5-Minute Clinical Consult. Philadelphia, PA: Lippincott Williams & Wilkins; 1999. 12. Ferri F, ed. Ferri s Clinical Advisor 2010. Philadelphia, PA: Mosby Elsevier; 2009. 13. Feldman M. Sleisenger & Fordtran s Gastrointestinal and Liver Disease. 8th ed. St. Louis, MO: Mosby; 2005. 14. Hirschfield GM, Gershwin ME. Primary biliary cirrhosis: one disease with many faces. Isr Med Assoc J. 2011;13(1):55-59. 15. Molodecky NA, Kareemi H, Parab R, Barkema HW, Quan H, Myers RP, Kaplan GG. Incidence of primary sclerosing cholangitis: a systematic review and meta-analysis. Hepatology. 2011;53(5):1590-1599. en iyi enfeksiyoncu dr aydoğan lermi This is a paragraph. 1. 2/12/2010 DynaMed s Systematic Literature Surveillance DynaMed s Systematic Literature Surveillance : Chang Y, Ryu S, Sung E, et al. Weight gain within the normal weight range predicts ultrasonographically detected fatty liver in healthy Korean men. Gut. 2009;58(10):1419-142
KARACİĞER KANSERİ (Malignant Hepatoma; Hepatocellular Carcinoma; Primary Liver Cancer) Karaciğer kanserlerinin en büyük sebeplerinden birisi kronik hepatitlerdir. Tedavi edilmeyen Kronik Hepatit B ve Kronik Hepatit C siroza ve karaciğer kanserine yol açabilir. Karaciğer Karaciğer sağ kaburga altında yer alan vücudumuzun en büyük organıdır. Bağırsaklardan emilen tüm besinler karaciğerde işlenerek kullanılırlar. Karaciğer bir filtre gibi kandaki tüm zararlı maddeleri süzer ve atar. Karaciğer kanseri karaciğer hücrelerinin kontrol dışı çoğalmalarıdır. Kanser hücrelerin kontrol dışı çoğalmaları demektir. Kontrol dışı çoğalan hücrelerin oluşturduğu kitleye tümör denir. Kanserler kötü huylu tümörlerdir ve vücuda hızla yayılarak diğer hücrelerinde çalışmasını bozarlar. Karaciğer kanseri neden olur: Karaciğer kanserleri birçok sebebe bağlı olabilir en sık görülen sebeplerin başında kronik hepatitler yani kronik hepatit B ve kronik hepatit C gelmektedir. Karaciğer kanseri risk faktörleri şunlardır: Erkek cins, 40 yaş üstü, Kronik Hepatit B veya Kronik Hepatit C, Siroz, Aşırı alkol tüketimi, Kötü beslenme,
Obezite, Karaciğer Paraziter hastalıkları, Hemakromatoz ( karaciğerde demir birikimi), Metabolik hastalıklar ( Alfa 1 anti tripsin eksikliği ve Tirozinemi ), Bazı ilaç ve kimyasal maddeler Aflatoksin: bakliyat ve baharatlarda üreyen bir küf zehiridir, Arsenik, Vinil klörür, Thoryum Klorür, Karbon tetraklörür: Sanayi kimyasalları, Hormonlar: Vücut geliştirme, Spor, Doping amacıyla kullanılan anabolik steroid ve testosteron türevleri Kullanmak karaciğer kanser riskini arttıran önemli faktörlerdir. Karaciğer kanseri belirtileri Karaciğer kanserinin erken dönemlerinde pek şikayet olmaz, ileri dönemlerde şikayetler ortaya çıkmaya başlar. En sık görülen şikayetler: İştah kaybı, Kilo kaybı, Ateş, Halsizlik, Çabuk yorulma, Karın ağrısı, Karında şişme, Bulantı, İdrarda koyulaşma, Ciltte ve gözlerde sarılık, Ciltte kaşıntı, Sersemlik hali, Uykuya meyil, Bu şikayetler karaciğer kanseri dışında birçok sebebe de bağlı
olarak oluşabilir. Karaciğer kanserine özgü şikayetler değildir. Karaciğer kanseri teşhisi nasıl konur Yukarıda yer alan şikayetler karaciğer kanseri araştırmasını gerektirir. Laboratuar testleri teşhise yardımcı olur: Kan testleri: Karaciğer fonksiyonlarını değerlendirmeye yarayan testlerdir. SGOT, AST SGPT, ALT GGT, LDH, ALP, Bilirubin, Albümin, Total Protein, PT, Hepatit A, Hepatit B, Hepatit C testleri, Tümör markerları, ANA, ASMA, Bakır, serüloplazmin Karaciğer ultrasonu, Bilgisayarlı Tomografi, Manyetik Rezonans görüntüleme, gerekirse anjiografi yapılarak karaciğer kanseri teşhisi doğrulanmaya çalışılır. Kesin teşhis biyopsi ile konulur. Karaciğerde görülen bir lezyon var ise iğne biyopsisi ile alınan parçanın incelemesi kesin teşhis koydurur. Karaciğer kanseri tedavisi Karaciğer kanser teşhisi konduktan sonra evrelemesi yapılmalıdır. Evreleme karaciğer kanserinin ne derece yayıldığını gösterir. Karaciğer kanserinde kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi tedavi yöntemleri denenir. Cerrahi: tümöral bölgenin etraf doku ile birlikte
çıkarılmasıdır. Çok nadir durumlarda böyle bir imkan ortaya çıkar. Karaciğer kanserleri genellikle teşhis edildikleri dönemde yaygın olurlar. Kriyosurgery (kriyocerrahi): bir metal uç ile kanser dokusunun olduğu bölgenin dondurularak tedavisidir. Etanol ablasyon (alkol ablasyon ): kanser dokusunun içine alkol enjekte ederek tümör hücrelerinin öldürülmesidir, Radyoterapi: radyasyon ile kanser hücrelerinin öldürülmesidir. Dışarıdan yada radyoaktif maddelerin yerleştirilmesi ile içeriden yapılabilir, Radyofrekans ablasyon: bir metal uç ile tümör hücrelerinin yakılmasıdır, Kemoterapi: ilaçlar ile tümör hücrelerinin öldürülmeye çalışılmasıdır. İlaçlar hap, iğne yada o bölgeye yerleştirilen bir kateterden verilebilir. Biyolojik tedavi: vücut hücreleri tarafından yapılan ve kansere karşı mücadeleyi arttıran maddelerdir. Biyolojik cevap arttırıcılar (biological response modifier (BRM)) de denir. Karaciğer kanserinden korunma Karaciğer kanserinden korunmak için hepatit aşılarınızı olun, hepatitten korunun, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunun, prezervatif kullanın, aşırı alkol kullanmayın, kimyasal maddeler ile çalışırken gerekli önlemi alın. Çocuklarınızı hepatite karşı aşılatın. [nbox type= warning align= center ] Çocuklarınızı hepatite karşı aşılatın. [/nbox]
Referanslar: 1. American Cancer Society http://www.cancer.org/ 2. American Liver Foundation http://www.liverfoundation.org/ 3. BC Cancer Agency http://www.bccancer.bc.ca/ 4. Canadian Cancer Society http://www.cancer.ca/ 5. All about liver cancer. American Cancer Society website. Available at: http://www.cancer.org/. Accessed July 1, 2009. 6. Liver cancer. National Cancer Institute. National Institutes of Health (NIH) website. Available at: http://www.cancer.gov/. Accessed July 1, 2009. 7. Salem, R, Lewandowski, RJ, Mulcahy, MF, et al. Radioembolization for hepatocellular carcinoma using Yttrium-90 microspheres: a comprehensive report of longterm outcomes. Gastroenterology. 2010;138:52. 8. SHARP: study of heart and renal protection. Clinical Trials.gove website. Available at: http://clinicaltrials.gov/ct2/show/nct00125593. Updated 2006. Accessed July 1, 2009. 9. 3/19/2010 DynaMed Systematic Literature Surveillance DynaMed s Systematic Literature Surveillance : Saunders D, Seidel D, Allison M, Lyratzopoulos G. Systematic review: the association between obesity and hepatocellular carcinoma epidemiologic evidence. Aliment Pharmacol Ther. 2010 Feb 18.