Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Cahit YILMAZ Kültür Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İstanbul c.yilmaz@iku.edu.tr Key words:kredi,büyüme. Özet Banka kredileri ile ekonomik büyüme arasında bir ilişki olduğu kabulü uzun zamandır yapılmaktadır. Bu konuda yapılmış olan ve pozitif ilişkiyi doğrulayan, değişik ülkelerde yapılmış çalışmalar da bulunmaktadır. Türkiye için de yapılmış benzer çalışmalar vardır ve kredi hacmi ile büyüme arasında pozitif ilişki olduğuna ilişkin tespitler yapılmıştır. Bu çalışmada, Türkiye de son 5 yıllık dönemde benzer bir ilişkinin güçlü biçimde devam edip etmediği sorgulanmaya çalışılmıştır. Bu amaçla bir model oluşturulmamış, büyüme ve kredi hacmi ilişkisi rakamlar üzerinden açıklanmaya çalışılmıştır. Bu nedenle, çalışma sonucu, sadece bir durum tepitine yönelik olmuştur. Giriş Para ve sermaye piyasalarından beklenen en önemli sonuç, kaynakların refah artışını gerçekleştirme amacına uygun olarak, en optimum biçimde dağılımını sağlamaktır. Kredi mekanizması, bu amacı gerçekleştirmenin en önemli aracı durumundadır. Gelişmiş finansal piyasalar, bu amacın gerşekleştirilmesine ve tasarrufların yatırımlara dönüşmesine katkıda bulunurlar. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde tasarruf yetersizliği önemli bir sorundur. Oysa büyümeyi gerçekleştirmek için yeterli fona ihtiyaç vardır. Bu fonlar, yurt içinden ya da yurt dışından, bankacılık sistemi üzerinden toplanarak ekonominin kullanımına sunulmaktadır. Yeterli sermaye birikiminin olmadığı ülkelerde büyümeyi finanse etmek için yabancı kaynaklara da başvurulmaktadır. Yapılan değişik akademik çalışmalarda, farklı derecelerde olsa da, büyüme ile banka kredileri arasında ilişki olduğu görülmektedir. Büyüme artarken, banka kredileri de 1
artmakta ya da tersinden söylersek eğer, banka kredilerindeki artış büyümeyi sağlamaktadır. Türkiye' de kredi hacmi, 2001 yılında yaşanan krizden sonra sürekli artış göstermiştir. Kredi artışları ile büyüme arasında bir paralellik gözlenmektedir. Bu çalışmada, söz konusu paralelliğe vurgu yapılmakla birlikte, 2009-2013 döneminde ise benzer bir gelişmenin yaşanmadığı tespitine yer verilmekte ve olası nedenleri yorumlanmaktadır. Kredi - Büyüme İlişkisi Kredi ve ekonomik büyüme ilişkisini inceleyen literatüre bakıldığında, Schumpeter den (1912) başlayarak, iyi işleyen finansal piyasaların ve kurumların büyümeye önemli katkılarının olduğu vurgulanmaktadır. Bu ilişki özellikle, uzun dönemde daha net olarak gözlenmektedir. Daha sonra, 50 li yılların ortalarında, Gurley ve Shaw (1955) finansal sektörün katkısı ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi belirterek literatüre ilk önemli katkıyı yapmışlardır. Ancak, bu ilk çalışmalarda daha sonraları eleştiri konusu yapıldığı gibi, ilişkinin yönü üzerine (büyüme mi kredi kullanımını artırıyor, kredi arzındaki artış mı büyümeyi artırıyor?) bir tespit yapılamamıştır. Daha sonra yapılan bir çok çalışmada ise, ilişkinin yönü konusu hep tartışılmaya devam etmiş, finansal sistem ile ekonomik büyüme arasında ilişki olduğunu söyleyen çalışmaların bir kısmında ise bu ilişkinin oldukça zayıf olduğu tespitleri yapılmıştır. Lucas (1988) ve Stiglitz (1994). 90 lı ve 2000 li yıllarda yapılan çalışmalar, daha çok ilişkinin iki yönlü gerçekleştiğine işaret eden sonuçlar bulumuşlardır. Shan ve Morris (2002). Bu çalışmalarda, ekonomiler gelişme aşamasında iken, finansal büyümenin ekonomik büyümeden sonra geldiği, ekonomik büyümede belli aşamalara gelindikten sonra ise, finansal büyümeyle birlikte ekonomik büyümenin sağlanabildiği belirtilmektedir. Türkiye ekonomisinin büyümesi ile banka kredileri arasındaki ilişkiyi tespit etmek için yapılmış olan çalışmalarda da benzer sonuçlar ortaya çıkmıştır.(ünalmış(2002); Halıcıoğlu (2007); Öztürkler ve Çermikli (2007); Mercan (2013)). İlişkinin yönü Türkiye de de tartışmalıdır. 2
Türkiye de Banka Kredilerinin Gelişimi ve Büyüme Türkiye de, 2009 2013 arası dönem incelendiğinde, kredi büyümesinin sürdüğü gözlenmektedir. (Tablo 1). Türkiye de kredi hacmi 1 Trilyon TL yi, ilk kez 2013 yılı itibariyle aşmıştır. Kredilerin büyüme oranları incelendiğinde, bu dönemde üretim faaliyetlerine yönelik kredilerin büyüme oranının nispeten yavaş arttığı anlaşılmaktadır (Grafik 1) Tablo 1 : Türkiye de Banka Kredilerinin Gelişimi Sektörler Krediler 2008 2009 2010 2011 2012 2013 BİREYSEL KREDİLER VE KREDİ KARTLARI 92.914.131 110.126.781 148.306.013 179.033.953 212.701.071 336.984.542 Ferdi Kredi (Konut) 36.295.886 41.578.186 55.489.507 66.994.087 86.276.511 110.812.831 Ferdi Kredi (Otomobil) 5.837.637 4.675.428 5.778.710 6.987.024 7.828.871 8.941.139 Ferdi Kredi (Diğer) 35.106.349 42.637.284 61.808.874 78.818.684 82.289.247 135.483.761 Kredi Kartı 15.674.260 21.235.883 25.228.922 26.234.159 36.306.442 81.746.811 TOPTAN, PERAKENDE TİCARET 52.900.548 53.856.876 69.542.854 94.714.951 116.928.590 164.290.043 İNŞAAT 27.114.800 30.000.761 36.459.288 49.314.221 59.029.811 85.089.869 TAŞIMACILIK, DEPOLAMA VE HABERLEŞME 23.196.094 24.807.073 28.075.791 43.111.350 47.403.319 66.215.422 FİNANSAL ARACILIK 19.024.980 21.257.027 29.030.406 34.672.547 40.713.217 57.366.951 DİĞER TİCARİ KREDİLER 185.299.579 193.014.242 249.876.743 342.017.650 376.583.489 502.148.458 TOPLAM KREDİLER 400.450.133 433.062.760 561.291.095 742.864.672 853.359.497 1.212.095.283 Kaynak : TCMB ve TBB Risk Merkezi Grafik 1 : Sektörel Bazda Banka Kredilerinin Büyüme Hızları 3
Ele alınan dönemde, ki bu dönem 2008 global finans krizi sonrasıdır, GSYİH büyümeye devam etmiştir. Ancak bu dönemdeki büyüme, kredi büyümesi ile kıyaslandığında çok yavaş kalmıştır. Önceki yıllarda gözlenen paralel gelişme süreci bu dönemde aynı paralellikte sürmemiştir. Aşağıdaki Grafik 2 ve 3 de, 2009 2013 dönemi GSYİH ve Banka Aktif-Kredi büyümesi rakamları yer almaktadır. Kredi büyümesi, GSYİH büyümesi arasındaki ilişkinin özellikle 2012 ile birlikte bozulduğu anlaşılmaktadır. 2013 yılındaki aktif büyümesi, GSYİH büyümesinin çok üzerindedir. Bu büyümenin GSYİH ya katkısının neden bu denli zayıf olduğunun incelenmesi gerekir. 50,0% 40,0% GSYİH ve Kredi Büyümesi (%) 42,0% 30,0% 29,6% 32,3% 20,0% 10,0% 0,0% -10,0% 14,9% 8,1% 9,2% 8,5% 2,2% 3,5% T 2009-4,7% 2010 2011 2012 2013 TOPLAM KREDİLER GSYİH Grafik 2 : GSYİH Kredi Büyümesi İlişkisi Bankalarda Aktif ve GSYİH Büyümesi 15% 14% 15% 10% 5% 9% 9% 9% 6% 2% 3,5% 0% 2010 2011 2012 2013 /9 Toplam Aktif GSYİH Grafik 3 : Bankalarda Aktif ve GSYİH Büyümesi 4
2012 sonrası gelişmeyi daha net görebilmek için, aşağıdaki Grafik 4 de, reel rakamlar ile gelişme süreci verilmiştir. Grafik 4 te net olarak, büyüme kredi ilişkisinin, 2012 Eylül ayı itibariyle koptuğu gözlenebilmektedir. Bu tarihten sonra, kredi büyümesi devam etmekte ancak bu gelişme gelir büyümesine, beklenen oranda yardımcı olmamaktadır. 20% 15% 10% 5% 0% GSYİH ve Kredi Büyümesi (Reel, Yıllık % Değişim) 13% 7% 10% 5% 5% 4% 10% 13% 15% 18% 2% 2% 3% 3% 2012 / 3 Haziran Eylül Aralık 2013 /3 Haziran Eylül Kredi GSYİH Kaynak : TBB Grafik 4 : GSYİH ve Kredi Büyümesi (Reel, Yıllık % Değişim) Diğer yandan, bu döneme ilişkin bir diğer önemli gelişme ise mevduatlar ve bankaların kaynak yapısı ile ilgili olarak ortaya çıkmıştır. Ele alınan dönemde, mevduatların GSYİH ya oranı azalırken, kredilerin oranı artmıştır. Mevduatların krediye dönüşümünün % 100 leri aştığı bu dönemde, daha fazla yabancı kaynak kullanılarak kredilerin artırılabildiği anlaşılmaktadır. Yani, ülkemizde tasarruf eğilimindeki azalma teyit edilirken, harcama eğiliminin ise arttığı gözlenmektedir. Ancak, kredilerin desteklediği bu harcama artışının yatırımlardan çok, tüketimi desteklediği anlaşılmaktadır. Mevduat ve Kredilerin GSYİH' ya Oranı 65% 60% 55% 50% 45% 61% 61% 57% 58% 56% 56% 55% 53% 2010 2011 2012 2013 /9 Mevduat Kredi 5
Grafik 3 : GSYİH ve Kredi Büyümesi (Reel, Yıllık % Değişim) Kaynak : TBB Sonuç Banka kredileri ile büyüme ilişkini araştıran literatür, çoğu zaman aralarında iki yönlü (karşılıklı) bir ilişki olduğu sonucunu bulmuşlardır. Bir çok çalışmada da, önce ekonominin büyüdüğü daha sonra kredilerin (mali kesimin) büyüdüğü tespitleri yapılmıştır. Ancak, kredi büyümesinin ekonomik büyümeyi desteklediği tespitini yapan çok sayıda çalışma da bulunmaktadır. Türkiye örneği incelendiğinde, kredi büyümesinin ekonomik büyümeye katkısını tespit eden çalışmalar bulunmaktadır. Mercan (2013). Bu tespiti teyit eder biçimde, Merkez Bankası başkanı Erdem Başçı 25 Ocak 2013 tarihinde, Dünya Ekonomik Forumu nda (Davos) yaptığı açıklamada,...sürdürülebilir yüzde 4 lük büyüme hedefi için kredi hacminde yüzde 15 lik artış öngörüldüğünü.. belirtmiştir. Ancak, kredi hacmi yıllar itibariyle % 15 in çok üzerinde artmış olmasına karşın, istenen ekonomik büyüme oranlarına ulaşılamamıştır. Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi, bu çalışmada gerekçeler üzerine bir model çalışması yapılmamıştır. Ancak, yine de, bu sonuca nelerin yol açmış olabileceği konusunda, elimizdeki veriler üzerinden bir değerlendirme yapılmıştır. Bu çalışmadaki tespitlerimizden hareketle, kredi hacmindeki büyümenin ekonomik büyümeye aynı biçimde katkı vermemesinin sebebini; yatırımlardan daha çok tüketimin kredilendiriliyor olması olarak görüyoruz. Tüketimin de ekonomiyi büyütmesi mümkündür. Ancak bu sonucun elde edilemiyor olmasını, fonlamada daha fazla yabancı kaynak kullanılıyor olmasına ve cari açığa yol açan bu yapının, tüketime yönelik kredilendirme nedeniyle, önceki yıllardan farklı olarak büyümeye yardımcı olmamasına bağlıyoruz. Türkiye ekonomisinin büyüme analizi yapıldığında, cari açığın arttığı dönemlerde büyümenin arttığı tespit edilebilmektedir. Oysa ele aldığımız dönemde bu etki, belirgin olarak ortaya çıkmamıştır. Cari açık artışına rağmen ekonomi büyümekte zorlanmaktadır. Çünkü, ekonomiye kazandırılan fonlar tüketim harcamalarında (ağırlıklı olarak ithal ürünlerin finansmanında) 6
kullanılmakta ancak yatırım kredilerinde yeterli büyüme sağlanamamaktadır. Son 5 yıllık kredi büyümesi sürecinin bu haliyle sürdürülmesi, orta vadede önemli sıkıntılar yaratabilecektir. Politika oluşturucuların, bireysel kredilerin büyümesinden endişe ediyor olmaları normaldir. Kredi büyümesi, son iki yıldır ekonomik büyümeye yeterince yardımcı olamamaktadır. Kredilerin yatırımlara yönlendirilmesinin sağlanması, büyüme üzerine daha fazla kalıcı etki sağlayabilecektir. 7
References Gurley, J. G. and Shaw, E. S. (1955). Financial Aspects of Economic Development. American Economic Review, 45(4): 515-538. Halıcıoğlu, F. (2007). Financial Development and Economic Growth Nexus For Turkey. MPRA Paper No:3566, (http://mpra.ub.unimuenchen.de/3566/). Lucas, R. (1988). On the Mechanics of Economic Development. Journal of Monetary Economics, 22(1): 342. Mercan, M. (2013). Kredi Hacmindeki Değişimlerin Ekonomik Büyümeye Etkisi: Türkiye Ekonomisi İçin Sınır Testi Yaklaşımı. Bankacılar Dergisi. Sayı 84 : 54-71 Öztürkler, H. ve Çermikli, A. H. (2007). Türkiye de Bir Parasal Aktarım Kanalı Olarak Banka Kredileri. Finans Politik ve Ekonomik Yorumlar, 44(514): 57-68. Shan, J. Z. and Morris, A. (2002). Does Financial Development Lead Economic Growth? International Review of Applied Economics, 16(2): 153 168 Schumpeter, J. A. (1912). The Theory of Economic Development. Cambridge: Harvard University Press. Stiglitz, J. (1994). The Role of The State in Financial Markets, içinde M. Bruno ve B. Pleskoviç (editörler), Proceedings of The World Bank Conference on Development Economics, Washington D C. World Bank. Ünalmış, D. (2002). The Causality Between Financial Development and Economic Growth: The Case of Turkey. CBRT Research Department, Working Paper No: 3, Ankara. www.tbb.org.tr www.bddk.org.tr 8