5. TÜRK TIBBİ ONKOLOJİ KONGRESİ HASTA VE ÇALIŞAN GÜVENLİĞİNDE STANDARTLAR NELERDİR? Araş. Gör. Sevcan TOPÇU Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı
Değişen sağlık ihtiyaçları ve HASTA VE ÇALIŞAN GÜVENLİĞİ Sağlık hizmetlerinin giderek karmaşık bir yapıya dönüşmesi, Sağlık teknolojisindeki hızlı gelişmeler,
Hasta Güvenliği Sağlık hizmetine bağlı hataların önlenmesi ve bu hataların neden olduğu hasta hasarlarının ortadan kaldırılması veya azaltılmasıdır
Hatalar; Tanı aşamasında, Tedavi aşamasında Diğer basamaklarda
Dünya Sağlık Örgütü, 2007 Her yıl Dünya da yaklaşık 10 milyon insanın önlenebilir tıbbi uygulamalar sebebiyle sakatlandığını veya öldüğünü vurgulayarak hasta güvenliği konusunda daha fazla araştırma yapılması çağrısında bulunmuştur.
Ülkemizde Hasta Güvenliği 29 Nisan 2009 tarihinde Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında Hasta ve Çalışan Güvenliği nin Sağlanması ve Korunmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ in yayımlanması Sağlık Bakanlığı tarafından 6 Nisan 2011 tarihinde Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Yönetmelik in yayımlanması
Bu tebliğ ve yönetmelik kapsamında hasta güvenliği; Hasta kimlik bilgilerinin tanımlanması ve doğrulanması, Hastaya uygulanacak girişimsel işlemler için hastanın rızasının alınması, Sağlık hizmeti sunumunda iletişim güvenliğinin sağlanması, İlaç güvenliğinin sağlanması, Kan ve kan ürünlerinin transfüzyon güvenliğinin sağlanması, Cerrahi güvenliğin sağlanması, Hasta düşmelerinin önlenmesi, Radyasyon güvenliğinin sağlanması, Engelli hastalara yönelik düzenlemelerin yapılması
Özata, Altunkan (2010) Hastanelerde tıbbi hata görülme sıklıkları, tıbbi hata türleri ve tıbbi hata nedenlerinin belirlenmesi amacı ile yapılan çalışmada;
Özata, Altunkan (2010) Sağlık personelinin tıbbi hata yapma oranı % 6.2 Arkadaşlarının hatalarına şahit olma oranı ise %10.4 olarak belirlenmiştir.
Özata, Altunkan (2010) En çok görülen tıbbi hata türlerinin; Hastane enfeksiyonları, Yatak yaraları, Ameliyat sonrası komplikasyonlar,
Özata, Altunkan (2010) Tıbbi hata nedenlerinin başında ise; İş yükünün fazla olması, Çalışan hemşire sayısının az olması, Hemşirelere görev dışı işlerin yüklenmesi, Stres ve yorgunluk gelmektedir.
Ovayolu, Ovayolu, Dişbudak (2009) Hemşirelerin % 46,4 ünün hasta için kimlik tanımlayıcı bileklik kullanmadığı, % 66,0 ının yüksek riskli ilaçlar için alınan önlemleri bilmediği, Hemşirelerin % 70,6 sının hasta güvenliğine yönelik hemşirelerin yapması gereken uygulamaları bilmediği Hemşirelerin % 58,8 inin yapılan hataları rapor etmedikleri saptanmıştır.
Boran ve ark. (2009) Hemşireler tarafından yapılan hatalı uygulamaların bildirimlerine bakıldığında; % 18 hasta bakımı, %11,6 tedavi hazırlama ve uygulama, % 9,6 doktor istem alma,
Yıldız ve ark. (2009) Hemşirelerin % 40,4 ü yanlış bir uygulama sonucunda hasta ciddi hasar görmediyse rapor etmediklerini, % 50 si ise yanlış bir uygulama sonucunda hasta etkilenmeden fark edip düzeltildiğinde bildirimde bulunmadığını belirtmişlerdir.
Bir sağlık kurumunda hasta güvenliği kültürü, kurumsal kültürün en önemli parçalarından biri olmalıdır
Bir kurumda hasta güvenliği kültürünü oluşturabilmek için; Yüksek riskli aktiviteler belirlenmeli, Tıbbi hataların çekinmeden bildirilebildiği ve cezalandırılmadığı bir ortam oluşturulmalı ve Hasta güvenliği için yeterli kaynak ayrılmalıdır
Uluslararası Hemşireler Birliği, (ICN) hasta güvenliği konusunda hemşirelerin sorumlulukları; Hastalar ve aileler olası riskler konusunda bilgilendirilme İstenmeyen olaylar ilgili makamlara rapor edilmesi Bakım hizmeti güvenliği ve kalitesinin değerlendirilmesinde hemşireler aktif rol alması Hastalar ve sağlık profesyonelleri ile iletişim güçlendirilmesi Hasta güvenliğini arttırıcı önlemlerin desteklenmesi Sıkı ve kapsamlı enfeksiyon ile mücadele programları teşvik edilmesi. Hataları en aza indirecek tedavi politikaları ve protokollerinin standart hale getirmesine yönelik faaliyetler yürütülmesi
Çalışan Güvenliği Sağlık çalışanları için tehlikeli ilaçlara mesleki maruziyet ve potansiyel sağlık riskleri ilk olarak 1970 lerde bir güvenlik sorunu olarak tanındı.
Sağlık Çalışanları Tehlikeli İlaçların; İnhalasyon Hazırlanması Taşınması Uygulanması Depolanması Atıkların yok edilmesi Sindirim Cilde Temas
Tehlikeli İlaçlara Yönelik Alınması Gereken Korunma Önlemleri Düzey 1 Eliminasyon, yerine koyma, yer değiştirme Düzey 2 Tehlike izolasyonu Düzey 3 Mühendislik kontroller/ventilasyon Düzey 3B Yönetimsel kontroller/organizasyon önlemleri Düzey 4 Kişisel Koruyucu Ekipman
Antineoplastik ilaçlara mesleki maruziyet akut ve kronik yan etkilere neden olabilmektedir.
Akut Yan Etkiler Diyare Tırnak hiperpigmentasyonu Senkop Libidoda azalma Baş dönmesi Cilt döküntüsü Konstüpasyon Kusma Nefes darlığı Baş ağrısı Alopesi Ateş Uykusuzluk Bulantı Halsizlik Göz iritasyonu Alerjik reaksiyonlar Dizüri Kızarıklık
Sağlık çalışanları tarafından kullanılan tehlikeli ilaçların çoğu; Fetüs ve embriyoda zarara yol açma, İnfertiliteye yol açma, Düşüğe yol açma, Kansere neden olma potansiyeline sahiptir (OSHA, 1999).
Rekhadevi ve ark. (2007) tarafından Hindistan da yapılan çalışmada, Hemşirelerde kişisel güvenlik önlemleri veya biyolojik güvenlik kabini kullanmadan yapılan tehlikeli ilaç uygulamalarından sonra Düşük doğum ağırlıklı bebeklerin, infertilite ve spontan düşüklerin görüldüğü saptanmıştır.
Dranitsaris ve ark. (2005) tarafından yapılan meta analiz çalışmasında Kemoterapiye maruz kalma ve spontan düşükler arasında anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır OR=1.46; 95% CI:1.11-1.92.
Skov ve ark. (1992) tarafından 1943-1947 döneminde Danimarka Kanser kayıtlarında yapılan incelemelerde Onkoloji hemşirelerinde lösemi riskinde anlamlı artış olduğu saptanmıştır
Ratner ve ark. (2010) tarafından 1974 ve 2000 yılları arasında hemşirelerde yapılan kohort çalışmasında Kanser merkezi veya onkoloji merkezinde çalışan hemşirelerde RR = 1.83; 95% CI=1.03-3.23, 12 vaka. Meme kanseri riskinin arttığı saptanmıştır
Günümüzde antineoplastik ilaç çeşitlerinin, doz miktarının, kullanım sıklığının ve kombinasyon kullanımının yaygınlaşması sonucunda mesleki risklerin arttığını gösteren çalışmalar, İlaçların güvenli kullanılmasının gereğini ve önemini ortaya koyarak güvenli kullanımla ilgili rehber ve yönetmeliklerin geliştirilmesine neden olmuştur. (Antineoplastik İlaçlarla Güvenli Çalışma Rehberi, 2004)
REHBERLER Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Antineoplastik İlaçlarla Güvenli Çalışma Rehberi, Onkoloji Hemşireleri Deneği tarafından hazırlanan Antineoplastik İlaçların Güvenli Kullanım Standartları Rehberi ve ISOPP (International Society of Oncology Pharmacy Practitioners) tarafından hazırlanan Sitotoksik İlaçların Güvenli Kullanım Standartları NIOSH (National Institute for Occupational Safety and Health) tarafından hazırlanan Sağlık Bakım Ortamlarında Antineoplastik ve diğer Tehlikeli İlaçlara Mesleki Maruziyetin Önlenmesi ASHP (American Society of Health-System Pharmacists) tarafından hazırlanan Tehlikeli İlaç Kullanımında ASHP Rehberinden
ANTİNEOPLASTİK İLAÇLARIN GÜVENLİ KULLANIM STANDARTLARI REHBERİ Onkoloji Hemşireliği Derneği Geliştirilme Tarihi: 2003 Gözden Geçirme Tarihi:2009 Bir Sonraki Gözden Geçirme Tarihi: 2014
Tehlikeli İlaçlarla Güvenli Çalışma Biyolojik güvenlik kabini kullanımı Kapalı sistem aparatı kullanımı Kişisel Koruyucu Ekipman kullanımı (kemoterapi eldiveni, kemoterapi örtüsü, kemoterapi gömleği, gözlük, maske vb.) Taşıma çantası Dökülme seti Atıklar
Olası maruziyetten sağlık çalışanlarını korumak amacıyla 1980 lerin sonlarından itibaren rehberler yayınlanmaya başlamıştır. Ancak yapılan çalışmalarda bu rehberlerin kullanımının hala yaygın olmadığı belirtilmektedir (Ben-Ami ve ark, 2001; Rillo, 2009; Türk ve ark, 2004; Şimşek, 2010)
İsrail de onkoloji hemşirelerinin kemoterapi uygulamalarının değerlendirildiği çalışmada, Hemşirelerin güvenlik standartlarına yönelik uygulamalarının düşük olduğu saptanmıştır. Ben-Ami ve ark. (2001)
Uluslararası rehberlere uyumu engellediği belirtilmiştir Sağlık riskleri konusunda eğitim eksikliğinin Kemoterapi uygulamalarında kişisel koruyucu önlemlerin kullanımı konusunda eğitim eksikliğinin, Kemoterapi uygulama konusunda belirsiz güvenlik politikalarının (Ben-Ami, 2001).
Riley (2009) tarafından antineoplastik ilaçlarla çalışan hemşirelerle yapılan çalışmada; Katılımcıların sadece % 50 sinin maske kullandığı %75 inin Onkoloji Hemşireleri Derneği tarafından verilen kursu tamamladıkları saptanmıştır. % 95 inin eldiven kullandığı % 20 sinin gözlük kullandığı % 65 inin önlük kullandığı
Ayrıca rehberlere uyumun; Maliyet, Zaman sıkıntısı Personel sıkıntısı ile ilişkili olduğu saptanmıştır (Polovich, 2004).
Türk ve ark (2004) tarafından yapılan başka bir çalışmada; Hemşirelerin antineoplastik ilaçlar konusunda bilgilerinin yetersiz olduğu, Bu ilaçların hazırlanması ve uygulanması sırasında kurallara tümüyle uymadıkları saptanmış, Bilgi düzeyini arttırmak için etkili araçlar geliştirilerek eğitimlerin yapılması önerilmiştir.
Antineoplastik ilaçları kullanan hemşirelerin maruziyet durumlarının ve rehberlere uyumunun değerlendirildiği birçok çalışmada da; Antineoplastik ilaçları bu alanda eğitim almış özel hemşirelerin uygulaması gerektiği, Yıllık olarak eğitim programlarının planlanması gerektiği vurgulanmıştır (Connor, McDiarmid, 2006; Riley, 2009; Nixon, Schulmeister, 2009).
Maruziyeti önlemek için rehberlerin geliştirilmesi ve uygulanmasına ek olarak, TIBBİ DEĞERLENDİRME Güvenli kullanım programlarının bir parçası olması gerektiği belirtilmektedir EĞİTİM (OSHA, 1999).
Sağlık çalışanları; Antineoplastik ilaçların hazırlanmasında, uygulanmasında ve bu ilaçları alan hastaların bakımında mevcut riskler konusunda bilgilendirilmesi, Bilgilendirme ve eğitimin işe başlarken ve yıllık olarak sağlanması gerekmektedir (OSHA, 1999).
TEHLİKELİ İLAÇLARLA ÇALIŞIRKEN ÇALIŞAN GÜVENLİĞİ?
ÇALIŞAN GÜVENLİĞİ Güvenlik programı oluşturulmalı Güvenli çalışılacak alanlar belirlenmeli (taşıma, hazırlama, uygulama, atıklar, dökülme vb.) Kullanılan malzemelerin/ekipmanın uygun seçimi (eldivenler, maskeler, önlükler vb.) Eğitim (işe başlarken, her yıl düzenli olarak) Tıbbi izlem